Zorunlu – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 17 Apr 2024 09:00:39 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 AYM, terör suçlarından tutuklu veya hükümlülere ‘tek tip kıyafet’ zorunluluğunu iptal etti https://www.haber60.com.tr/aym-teror-suclarindan-tutuklu-veya-hukumlulere-tek-tip-kiyafet-zorunlulugunu-iptal-etti/ https://www.haber60.com.tr/aym-teror-suclarindan-tutuklu-veya-hukumlulere-tek-tip-kiyafet-zorunlulugunu-iptal-etti/#respond Wed, 17 Apr 2024 09:00:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27838 Anayasa Mahkemesi (AYM), terör suçlarından tutuklu veya hükümlülere “tek tip kıyafet” zorunluluğu getiren yasa hükmünü, Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.

CHP,  7079 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un bazı maddelerinin iptali istemiyle açtığı davada, verilen kararın gerekçesi Resmi Gazete’de yayımlandı.

AYM, söz konusu yasanın ilgili hükmünü Anayasa’nın 13 ve 17. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verdi. AYM’nin gerekçeli kararında, şu tespitler yer aldı:

“…. İncelenen kuralda 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlar nedeniyle tutuklu veya hükümlü bulunanların duruşmaya sevk nedeniyle ceza infaz kurumu dışına çıkarılması durumunda ceza infaz kurumu idaresince verilen giysileri giymek zorunda oldukları düzenlenmektedir.

Kişinin kendi iradesi doğrultusunda davranışlarda bulunması kişisel özerklik ve kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirme hakkıyla doğrudan ilgilidir. Kişisel özerkliğe yönelik sınırlamalar özel hayat boyutuyla Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkı kapsamında kalmaktadır.

Kural ile getirilen zorunluluk gereği kişinin istediği kıyafeti giymek yerine ceza infaz kurumunca verilen kıyafeti giymek zorunda olmasının söz konusu kıyafetin türü de dikkate alındığında kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkını sınırlandırdığı açıktır.

Dava konusu kuralla hangi suçlar nedeniyle tutuklu veya hükümlü bulunanların idarece verilen kıyafetleri giymek zorunda oldukları açıkça düzenlenmiştir.

Öte yandan, söz konusu kıyafetlerin ceza infaz kurumu dışına sadece duruşmaya sevk nedeniyle çıkılması durumunda giyilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bu yönüyle kuralın herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde açık, net ve öngörülebilir nitelikte olduğu ve dolayısıyla hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik şartlarını taşıyan kuralın kanunilik ölçütünü sağladığı anlaşılmaktadır.

“SINIRLAMA ÖLÇÜLÜ OLMALIDIR”

Kuralın gerekçesinde yer almamakla birlikte kuralla ulaşılmak istenen muhtemel amaçların başında duruşma düzeninin korunması gelmektedir. Şöyle ki kural sadece duruşmaya sevk nedeniyle ceza infaz kurumu dışına çıkılması halinde idarece verilen kıyafetin giyilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu sayede terör suçlarından kaynaklı tutuklu veya hükümlü bulunanların sembol veya yazı içeren kıyafetlerle duruşma düzenini bozmalarının engellenmesinin amaçlandığı değerlendirilmektedir. Bu amacın ise kamu düzeninin korunması temelinde anayasal açıdan meşru olduğu anlaşılmaktadır. Ancak sınırlamanın meşru bir amacının bulunması yeterli olmayıp ölçülü olması da gerekmektedir.

Söz konusu meşru amaca ulaşma bakımından idarece verilen kıyafetlerin giyilmesinin zorunlu kılınmasının elverişli olmadığı söylenememektedir.

İkinci olarak getirilen sınırlamanın gerekli olup olmadığı incelenmelidir. Gereklilik, ulaşılmak istenen amaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmasını, diğer bir ifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasının mümkün olmamasını ifade etmektedir. 5271 sayılı Kanun’un Üçüncü Kitap Birinci Kısım Üçüncü Bölümü’nde duruşmanın düzen ve disiplininin tesisine yönelik hükümlere yer verilmiştir. Kanun’un bu başlık altında yer alan 203. maddesinde mahkeme başkanı veya hakimin duruşmanın düzenini bozan kişiyi savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla salondan çıkarttırabileceği düzenlenmektedir. 204. madde de ise sanığın davranışları nedeniyle hazır bulunmasının duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşıldığında duruşma salonundan çıkarılacağı ve sanığın duruşmada hazır bulunması dosyanın durumuna göre savunması bakımından zorunlu görülmezse, oturumun yokluğunda sürdürülüp bitirilebileceği belirtilmiştir.

Görüleceği üzere tutuklu veya hükümlünün duruşma düzenini bozmaya yönelik sembol veya yazı içeren kıyafet giymesi durumunda 5271 sayılı Kanun’un 203. ve 204. maddeleri uygulama alanı bulabilecektir. Bu nedenle kanunda öngörülen kıyafetin giyilmesinin zorunlu kılınması şeklindeki sınırlamanın ulaşılmak istenilen amaç bakımından gereklilik kriterini taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13. ve 17. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/aym-teror-suclarindan-tutuklu-veya-hukumlulere-tek-tip-kiyafet-zorunlulugunu-iptal-etti/feed/ 0
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, zorunlu afet sigortasının kapsamını genişletmeyi düşündüklerini açıkladı https://www.haber60.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-zorunlu-afet-sigortasinin-kapsamini-genisletmeyi-dusunduklerini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-zorunlu-afet-sigortasinin-kapsamini-genisletmeyi-dusunduklerini-acikladi/#respond Fri, 08 Mar 2024 02:24:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16800 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Bu yıl içerisinde, 2024’ün 3. ve 4. çeyreğinde zorunlu afet sigortasını getirmeyi düşünüyoruz. Deprem sigortasının kapsamı çok dar. Sadece binaları kapsıyor, afet sigortası ise bütün diğer riskleri de kapsamış olacak.” dedi.

Şimşek, Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde (HKÜ) düzenlenen Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması Ödül Töreni’ndeki konuşmasında, anlamlı bir yarışma düzenlendiğini belirterek, katılımcıları tebrik etti.

Depreme dayanaklı binaların tasarımlarının oluşturulmasının önemine işaret eden Şimşek, “Türkiye büyük bir oranda deprem ülkesi. Depremle yaşamak dışında bir seçeneğimiz yok. Onun için de mutlaka dirençli yapıları inşa etmemiz lazım.” ifadelerini kullandı.

Şimşek, zorunlu deprem sigortasının 1999’daki depremin ardından hayata geçirildiğini hatırlatarak, Türkiye’nin deprem ülkesi olması nedeniyle sigortaların yapılması gerektiğini dile getirdi.

DASK bünyesindeki deprem teminat havuzuna finansal güvence sağlandığını dile getiren Şimşek, “2023 itibarıyla zorunlu deprem sigortası poliçe sayısı yaklaşık 11,7 milyon. Teminat tutarı ise yaklaşık 3,7 trilyon liraya ulaşmış durumda. Adı da zorunlu sigorta ama sigortalık durumu hala düşük. Bu zorunlu sigorta önemli bir temel taşı, bunun üzerine ilave adımlar atmamız gerekiyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin geçen sene depreme 1,1 trilyon liranın üzerinde kaynak harcadığını bildiren Şimşek, şöyle devam etti:

“Bu deprem sigortası bir nebze de olsa bu yaraların sarılmasında faydalı oldu. Bölgedeki yaklaşık 500 bin hasar başvurusuna yaklaşık 35 milyar lira ödeme yapıldı. Dolayısıyla biz zorunlu deprem sigortasını, yaygınlaşmasını önemsiyoruz ve sadece depremle sınırlı olmasın istiyoruz. 2024 için bir reform programımız var. Bu reformun birleşenlerden bir tanesi de mevcut sigortanın kapsamını genişletmek. Şu an itibarıyla zorunlu deprem sigortası, bazı ülkeler açısından da örnek oluşturdu. Geçtiğimiz dönemde Azerbaycan, Arnavutluk gibi ülkelerin yetkilileri geldi, bu sistemi öğrenmek ve tecrübelerimizi paylaşmamızı istedi. Hakikaten örnek bir uygulama görüyoruz. Türkiye bir deprem bölgesi, bu bir gerçek.”

Şimşek, iklim değişikliğinin de başka gerçek olduğuna dikkati çekti.

Zorunlu afet sigortası

İklim değişikliğine ve yol açacağı afetlere karşı dirençli şehirlerin kaçınılmaz bir öneme sahip olduğunu belirten Şimşek, şöyle konuştu:

“İklim krizi bir realiteyse bizim ona bir hazırlık yapmamız lazım. Yeşil dönüşüm de hazırlığın bir parçası. Bu yıl içerisinde, 2024’ün 3. ve 4. çeyreğinde zorunlu afet sigortasını getirmeyi düşünüyoruz. Deprem sigortasının kapsamı çok dar. Sadece binaları kapsıyor, afet sigortası ise bütün diğer riskleri de kapsamış olacak. 2000 yılında iyi bir reform yapılmış, zorunlu deprem sigortası getirilmiş, şimdi biz bir adım daha öteye geçip iklim değişikliğini de dikkate almamız lazım. Doğal afetlerin sıklığını artırma riskine karşı tedbir olarak, şimdi ‘zorunlu afet sigortası yapacağız’ diyoruz. 12. Kalkınma Planımızda bu düzenleme de yer alıyor. Ev eşyası dahil diğer bütün boyutlarıyla riskleri kapsamış olacak. Böylece ülkemizin sigortacılık oranı artmış olacak.”

HKÜ Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Haluk Kalyoncu ise depremin açacağı riskleri analiz ederek farkındalığına vurgu yapılacak yarışma düzenlediklerini ve gençlerin güvenli binaları inşa edeceklerine inandıklarını anlattı.

HKÜ Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli ise uygulamalı eğitime önem verdiklerini ve bu misyonla eğitimlerini sürdürdüklerini belirtti.

Konuşmaların ardından yarışmalarda derece elde edenlere ödülleri verildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-zorunlu-afet-sigortasinin-kapsamini-genisletmeyi-dusunduklerini-acikladi/feed/ 0