Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Atlı Spor Tesisleri ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi görüyor. Deniz manzaralı kafeteryasında kahvaltı keyfi yaparken ya da doğanın huzur verici atmosferinde atlarla vakit geçirirken ziyaretçiler günlük hayatın yoğun temposundan arınıyorlar. kapalı manej, ısınma maneji, lonj maneji ve müsabaka maneji, çocuk oyun parkı gibi farklı alanları olan tesis, hem amatörler hem de profesyoneller için ideal bir ortam sunuyor. 7 Arap atı, 10 İngiliz atı, 7 Avrupa atı, 4 Shetland ve 3 Haflinger cinsi olmak üzere toplam 31 atın bulunduğu tesiste alanında uzman eğitmenler ve deneyimli seyisler eşliğinde ziyaretçilere hizmet veriliyor. 2024 yılının ocak ayından bu yana yaklaşık 50 bin ziyaretçiyi ağırlayan tesis, bölgenin spor turizmi açısından önemli bir merkezi haline gelmiş durumda.
Pazartesi günü hariç haftanın her günü ziyaret edilebilen tesis, Samsun ve çevre illerden gelen atlı spor tutkunlarını ağırlıyor. Ahırlarda atlarla doğrudan iletişim kurma fırsatı bulan çocuklar, uzman eğitmenlerden aldıkları eğitimlerle seyisler eşliğinde ata binme deneyimi yaşayarak hem eğleniyor hem de öğreniyorlar. Samsun Büyükşehir Belediyesi Atlı Spor Tesisleri, sadece spor ve eğlence değil aynı zamanda sağlık ve terapi alanında da önemli bir rol üstleniyor. Tesis, uzmanlar tarafından iletişim yeteneğinin gelişmesine, toplumsal hayata uyumun kolaylaştırılmasına katkı sağlayan atlarla hipoterapi etkinliklerine ev sahipliği yapıyor. Doğayla iç içe atlarla dolu bu muhteşem tesiste geçirilen zaman hem bedensel hem de zihinsel yenilenmeye katkı sağlayarak ziyaretçilerin kişisel gelişime katkıda bulunuyor.
“Hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz”
Atlı Spor Tesisleri’nin ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim yaşattığını belirten Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Samsun’umuz içerisinde birçok zenginliği barındıran müstesna bir şehir. Gezilip görülecek, keyifli vakit geçirilecek birçok alanımız, tesisimiz mevcut. Samsun’umuzun bu güzelliklerini herkese tanıtmak, hem şehrimizden hem de çevre illerden ziyaretçilerimize keyifli vakit geçirilecek alanlar oluşturmak bizlerin sorumluluğu. Turizmde lider olmak, Karadeniz’in medarıiftiharı Samsun’umuzu daha da fazla tanıtmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir yandan da Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizin kültürel ve doğal mirasını korumanın yanı sıra hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda Atlı Spor Tesislerimiz; sadece bir spor merkezi olmanın ötesinde doğayla iç içe huzur bulduğumuz, sağlık ve terapi imkanları sunan bir yaşam alan olarak hizmet veriyor diyebiliriz. Atların dostluğunu ve doğanın huzurunu bir arada bulabileceğiniz bu tesiste hemşehrilerimiz doğayla baş başa kalıp binicilik yapmanın keyfini çıkarabiliyorlar. Samsun’umuzun güzelliklerini keşfetmek ve şehir hayatının temposundan uzaklaşmak isteyen herkesi Atlı Spor Tesisleri’ne davet ediyorum. Ziyaretçilerimiz burada doğanın sesini dinleyerek huzur bulabilir, ailece keyifli vakit geçirebilirler” diye konuştu. – SAMSUN
]]>Topkapı Sarayı bu gece itibarıyla her Cumartesi gecesi saat 21.00 ile 23.00 saatleri arasında ziyaretçilere kapılarını açtı. Topkapı Sarayı’na gelecek ziyaretçiler, iki grup halinde saray içerisinde gezme imkanı bulacak.
Milli Saraylar Başkanlığı’na bağlı Topkapı Sarayı müzesi tarihinde ilk defa gece ziyaretlerine kapılarını açtı. Gece ziyaretleri, bu gece saat 21.00 ile 23.00 aralarında başladı. Ziyarete geleceklerin iki grup halinde müzeyi gezecekleri bildirildi. Ziyaretçiler, gezi sırasında ikinci avluda yer alan Divan-ı Hümayun, Kubbealtı ve Saray Saatleri Galerisi’ni görebilecek. Harem bölümünde de Karaağalar Mescidi, Karaağalar Taşlığı, Cariyeler Koridoru, Valide Sultan Dairesi, Hünkar Hamamı, III. Murat Has Odası, Gözdeler Dairesi ve Mabeyn Taşlığı, Altın Yol ile yeni sergi düzeniyle yakın zamanda ziyarete açılan Kuşhane Mutfağı gezilebilecek.
MUKADDES EMANETLER DAİRESİ VE HAZİNESİ DE AÇIK OLACAK
Topkapı Sarayı’nın üçüncü avlusunda yer alan Arz Odası, Mukaddes Emanetler Dairesi ve Fatih Köşkü ile Hazine Sergisi de ziyaretçilere açık olacak. Topkapı Sarayı’nın dünyaca ünlü Hazine Sergisi içerisinde yer alan Kaşıkçı Elması, Topkapı Hançeri ve Altın Taht gibi eserler ziyaretçiler tarafından görülebilecek. Topkapı Sarayı’nın ‘Köşkler Bahçesi’ olarak adlandırılan son avluda şehir manzarası ise ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.
BİLET FİYATLARI GECE GEZİSİNDE FARKLILIK GÖSTERİYOR
Topkapı Sarayı’nın gece ziyaretlerine açılması ile bilet fiyatlarının da gündüz ziyaretlerinden farklı uygulanacağı öğrenildi. Sabah ziyaretlerinde Müze Kart ile girişler yapılırken, gece ziyaretlerinde Türk vatandaşlarına bin TL, turistlere ise 5 bin TL olarak uygulanacak.
“TARİHİNDE İLK DEFA BÖYLE BİR PROJE GERÇEKLEŞİYOR”
Topkapı Sarayı Daire Başkanı İlhan Kocaman, “Buradaki gerek açık alanlarda gerek kapalı alanları ziyaretçilerimizin gezmesini sağlamak amacıyla bir proje hazırladık. Bugün bu projemizi hayata geçiriyoruz. Topkapı Sarayı tarihinde ilk defa böyle bir proje gerçekleştiriyor. Hedefimiz özellikle insanların gündüz gezdikleri bölümleri, birimleri, avluları gece nasılmış nasıl görünüyor; özellikle harem olsun diğer bahçeler olsun galeriler olsun müzemizin tamamını gezmesini sağlamak amacıyla bugün itibarıyla gece gezilerini başlatmış bulunuyoruz. Burası 400 yıllık bir payitaht olarak yaşanmış bir mekan. Burada gerek harem bölümü olsun gerekse selamlık bölümü olsun herkesin özellikle merak ettiği ve buradaki hayatın nasıl gündüz olduğu gibi gece de nasıl olduğu merak ediliyordu. O merakı gidermek amacıyla hem ziyaretçilerimizin, özellikle avlularımız olsun ve diğer bölümlerde harem de dahil olmakla üzere görmesini sağlamak amacıyla bu projeyi hayata geçirdik” şeklinde konuştu.
“HER CUMARTESİ ZİYARETE AÇIK OLACAK”
Kocaman, “Haftanın Cumartesi günleri akşam saat 21.00 ile 23.00 arasında iki saatlik bir süreçte sarayın bütün bölümlerini açık tutacağız ve gezilerini sağlayacağız. Bizim hedefimiz özellikle grup halinde gezdirebilmek çünkü sarayın içerisinde belli bölümlerinde güvenlik nedeni ile elektrik götürülmemiştir. O bölümlerde geziler bireysel zor olacağını düşündüğümüz için Bab-u Selam kapısında grup oluşturup gruplar halinde içeride gezdireceğiz” ifadelerini kullandı.
“TAHMİN ETTİĞİMİZDEN DAHA GÜZEL”
Ailesi ile birlikte Topkapı Sarayı’nı ziyarete gelen Bora Tayfun Özmeye, “Biz ilk gelenlerden değil, ilk bilet alanlardanız. Sabah sosyal medyadan görmüştüm bunu o yüzden akşam saati geldik, geldiğimizde de kimse yoktu, gündüze göre daha az insanlar vardı. Tahmin ettiğimizden daha güzel. Gece İstanbul’u buradan seyredilmesi, padişahların İstanbul’u izlediği noktadan buradan bakması çok keyifli. Bilet fiyatları normalden farklı ama yabancı turistlerin girdiği fiyattan bir tık daha uygun. Gece olduğu için normaldir diye düşünüyorum, verdiğiniz paraya her türlü değiyor bence” dedi.
]]>
Geçtiğimiz günlerde yaptığım Kore seyahati, beni sadece görsel bir şölenle değil, aynı zamanda zengin bir kültürel deneyimle de büyüledi. Özellikle pirinç, deniz ürünleri ve çay gibi üç temel gıda maddesi, Korelilerin yaşam tarzlarına olan derin bağlılıklarını yansıtıyordu. Ancak beni en çok etkileyen, çayın Kore kültüründe oynadığı eşsiz roldü.
Kore’de çay, sıradan bir içecek olmanın çok ötesine geçiyor; o, dostluğun, rahatlamanın ve sohbetin kaynağı, her anın tamamlayıcısı. Geleneksel çay seremonileri adeta bir meditasyon pratiğine dönüşüyor. Özenle seçilen çay yaprakları, incelikle demleniyor ve büyük bir saygıyla sunuluyor. Bu ritüel, doğayla uyum içinde olmanın ve yaşamın basit zevklerini takdir etmenin önemini vurguluyor.
Ülke genelinde bulunan sayısız çay evleri Korelilerin sağlıklı yaşam felsefesinin de bir parçası haline gelmiş durumda. Nesilden nesile aktarılan bu değerli gelenek, Kore kültürünün ayrılmaz bir parçası olmaya devam ediyor. Kısacası, Kore’de çay sadece bir içecek değil; huzurun, dinginliğin ve geleneğin sembolü.

İşte Kore’de gezmenizi tavsiye edeceğim bazı çay bahçeleri:
Daehan Dawon Çay Plantasyonu: Yeşilin ve Denizin Buluştuğu Nokta
Kore’nin gezilmesi gereken doğa harikası yerlerinden biri olan Daehan Dawon Çay Plantasyonu, yüksek kaliteli yeşil çayıyla ünlü ve yıl boyunca ziyaretçiler için popüler bir cazibe merkezi haline gelmiş durumda. Plantasyon, adeta bir doğa harikası olan tepe yamacında, derin yeşil çay ağaçlarının büyüleyici sıralarıyla göz alıcı bir manzara sunuyor. Deniz seviyesinden sadece 350 metre yüksekte bulunan bu küçük tepe, zirvesindeki gözlem güvertesinden açık günlerde denizi görebilme imkanı sunarak ziyaretçilere eşsiz bir görsel şölen deneyimleme imkanı veriyor.
Çay bahçesinin girişi, yüksek sedir ağaçları ile çevrili olan bu doğal güzellik, plantasyona adeta bir film seti havası katıyor. Gerçekten de Plato “Yaz Kokusu (2002)”, “Mavi Deniz Efsanesi (2017)” ve “Asi (2017)” gibi Kore’nin popüler dizilerine ev sahipliği yapan yapmış.

Kore Çay Müzesi: Boseong Çayının Tarihine Yolculuk
Kore Çay Müzesi, Kore’nin zengin çay kültürünü kutlamak ve Boseong çayının tarihini sergilemek amacıyla ziyaretçilere kapılarını açıyor. Baekje Dönemi’ne kadar uzanan bir geçmişe sahip olan Boseong çayı, bu müze ile onurlandırılmış. Üç katlı bir yapıya sahip olup olan müzede, her katta çayın farklı bir yönüne odaklanır.
İlk katta bulunan Çay Kültürü Salonu’nda, çay üretim süreci grafik paneller, videolar ve dioramalar aracılığıyla anlatılırken, ikinci katta yer alan Çay Tarihi Salonu, çeşitli dönemlere ait çay takımları ve araçları sergileyerek çay kültürünün zaman içindeki evrimini gözler önüne seriliyor. Üçüncü katta bulunan Çay Yaşamı Salonunda ise; eğitime ve uygulamalı deneyimlere ayrılmış ve ziyaretçilere Kore, Çin, Japonya ve Avrupa’nın çay kültürlerini keşfetme fırsatı sunuyor. Ayrıca, dünya genelinden çeşitli çay araçları da burada sergileniyor.
Çay Yapımı Atölyesi’nde ziyaretçiler, farklı türdeki yeşil çayları yapma sürecini öğrenme imkanı bulur. Kore Çay Müzesi, çay severler için keşfedilmeyi bekleyen bir hazine olarak Boseong’un yeşil tepelerinde sizi bekliyor.
O’Sulloc Tea Museum: Çayın Büyülü Dünyası
2001 yılında kapılarını ziyaretçilere açan O’Sulloc Tea Museum, Güney Kore’nin en prestijli çay plantasyonlarından birinde yer alıyor. Dünyanın en kaliteli yeşil çaylarını üretme ününe sahip bu müze, çay severler için adeta bir cennet. Siyah, yeşil ve beyaz çayların yanı sıra çay kültürü ile ilgili neredeyse her şeyi bulabileceğiniz bu benzersiz mekan, ziyaretçilere çayın tarihini ve işlenişini keşfetme fırsatı sunuyor.
Müze içerisinde dolaşırken, çay yapraklarının taze ve hafif kokusu havayı doldurur ve çevreyi büyüleyici bir atmosferle sarar. Bu kokular eşliğinde, çayın serüvenini öğrenmek ve çeşitli çay türlerini tatmak, gerçekten unutulmaz bir deneyim haline gelir. O’Sulloc Tea Museum, ziyaretçilere çayın sadece bir içecek olmadığını, aynı zamanda bir medeniyetin ve kültürün taşıyıcısı olduğunu hissettirir.
Av. Bedia Teymur İnstagram: https://www.instagram.com/av.bedia.teymur/
Kore Turizm Organizasyon: https://www.instagram.com/ktoturkiye/
]]>Ortahisar Belediyesince Zağnos ve Tabakhane vadileri arasında yapılan 200 metre uzunluğunda ve 16 metre genişliğindeki Trabzon Akvaryum’u ziyarete açıldığı 19 Mayıs 2022’den itibaren 441 bin 364’ü yerli, 85 bin 779’u yabancı olmak üzere 527 bin 143 kişi gezdi.
Üç dalgıç, köpek balığı ve vatozun da aralarında bulunduğu 83 türde binlerce balığa yuva olan akvaryumun temizliğini her gün programlanan şekilde yapıyor.
Dalgıçlar, çeşitli ebatlardaki akvaryumların yanı sıra tünel şeklindeki 3,5 metre derinliğe sahip tankı da çeşitli boylarda fırça, dip süpürgesi ve bez kullanarak temizliyor.
Dalgıçların temizliği ve haftada üç gün balıkları beslemeleri çocuklar kadar yetişkinlerin de dikkatini çekiyor.
Trabzon Akvaryum Küratörü Hüseyin Derin, AA muhabirine, biri tünel, 61’i de tematik olmak üzere 62 akvaryumda binlerce tür bulunduğunu söyledi.
Derin, tünel içinde yapılan akvaryumun ziyaretçilerin ilgisini çektiğini belirterek, “Ana tank dediğimiz bölümde 28 metrelik tünel akvaryumumuz var. Dalgıçlarımız balıkların ve akvaryumun bakımını yapıyor.” dedi.
Aynı şekilde küçük akvaryumlarda da dalgıçların temizlik yaptığını anlatan Derin, “Dalgıçlarımızla belirlemiş olduğumuz bir çalışma programımız var. O program dahilinde her gün dalış yapıyorlar.” diye konuştu.
Derin, haftanın 3 günü de dalgıçların ziyaretçilerin yoğun olduğu saatlerde tanklara girerek besleme yaptığını ifade ederek, “Ziyaretçilerimiz de temizlik saatlerinde daha fazla geliyorlar. Balıklardan daha fazla dalgıçlar çocukların ilgisini çekiyor diyebilirim. ‘Abla suda’, ‘Ağabey suda’ diye tepki veriyorlar, onlara baksınlar diye camlara vuruyorlar. Onlar da el sallayınca mutlu oluyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.
“Camın arkasında görülmeyen çok farklı bir sistem var”
Baş dalgıç Hüseyin Emre Gürsoy, çok zevkli ancak yorucu bir iş yaptıklarını söyledi.
Gürsoy, işini severek yaptığını dile getirerek, “Balıkların günlük rutin bakımları var. Akvaryumların temizliğine akriliklerin silinmesiyle başlıyoruz ve doğal olmayan hiçbir şey kullanmıyoruz. O nedenle bu bakımları dalgıçlar olarak biz yapıyoruz.” dedi.
Temizlik için 45 dakikalık periyodlarda dalış yaptıklarına dikkati çeken Gürsoy, “Temizlik ziyaretçiler açısından çok önemli ama bizi ilgilendiren kısım balıkların sağlığı. Onlar için 61 tankta dip sifon ve organik maddelerin çekimi gibi rutin temizlik çalışması yapıyoruz. Detaylı temizlik için diş fırçası, mop, sifon motorları ve filtreler kullanıyoruz. Camın arkasında görülmeyen çok farklı bir sistem var. Yoğun, karışık ama bize zor gelmiyor.” ifadesini kullandı.
Dalgıç Nas Aydın ise akvaryumların kumundan dekoruna kadar her yerini temizlediklerini ve balıkların durumunu gözlemlediklerini söyledi.
Balıklarda herhangi bir sorun gördüklerinde ilgili birime bildirdiklerini vurgulayan Aydın, “Köpek balıkları beslerken acıtabiliyorlar ama çok sıkıntı yaşamıyoruz. Ziyaretçilerden çok fazla ilgi görüyoruz. Özellikle de kadın olarak ben daha çok ilgi görüyorum. İşin bir kısmı çalışmak, bir kısmı da eğlence olarak geçiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Ziyaretçiler dalgıçların balıkları beslemesini merakla izliyor
Ziyaretçilerden Sude Danışmaz, ilk defa bu kadar yakından balık, yılan ve yengeç gördüğünü belirterek, “Bazıları korkutucu ama çok eğlenceliydi. Bir dalgıcın balıkları elleriyle yedirmesini ilk defa gördüm ve çok güzeldi.” dedi.
Arkadaşlarıyla akvaryumu gezen Olgun Fukul da canlıların ve ortamın çok güzel olduğunu dile getirerek, “Özellikle dalgıçların balıkları elleriyle beslemesine hayran kaldım.” diye konuştu.
Tuğba Nur Tepe ise “Müthiş, harika ötesi bir yer. Sadece balıklar değil, akvaryumların içindeki mercanlar, süslemeler ve görseller harika bir şölen diyebilirim. Birazdan akvaryumun içine dalgıçlar girecek ve biz ilk kez göreceğiz, heyecanla bekliyoruz.” ifadesini kullandı.
Çocuklarıyla akvaryumu gezmek için Bayburt’tan gelen Musa Yazıcıoğlu da şunları kaydetti:
“Çok güzel bir atmosferi var buranın, güzel dizayn edilmiş. Çocuklar da ilgi gösteriyor akvaryuma, memnun oldular. Onlar da biz de böyle bir mekanın kazandırılmasından dolayı mutluyuz. Dalgıçların köpek balıklarını elleriyle beslemelerini bekliyoruz, güzel bir deneyim olacak.”
]]>