Jandarmanın 20 ilde düzenlediği operasyonlarda 366 zehir taciri ve sokak satıcısı yakalandı
ANKARA – Jandarma tarafından 20 ilde uyuşturucu madde imalatçılarına ve bunların satışını yapanlar ile sokak satıcılarına yönelik düzenlenen “Narkoçelik-16” operasyonlarında; 700 kilogram uyuşturucu madde ve 13 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildi, 366 zehir taciri ve sokak satıcısı yakalandı.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 20 ilde uyuşturucu madde imalatçılarına ve bunların satışını yapanlar ile sokak satıcılarına yönelik jandarma tarafından düzenlenen “Narkoçelik-16” operasyonlarında; 700 kilogram uyuşturucu madde ve 13 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini belirterek, 366 zehir taciri ve sokak satıcısının da yakalandığını açıkladı.
Bakan Yerlikaya açıklamasında şu bilgileri verdi:
“Aziz milletimizin bilmesini isterim ki; ülkemizi zehir tacirlerinden ve sokak satıcılarından temizlemeye kararlıyız. Ülkemizin dört bir yanında zehir tacirlerine karşı operasyonlarımız artarak devam edecek. Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlıklarınca; 230 ekip ve 980 jandarma personelinin katılımıyla Diyarbakır, Antalya, İzmir, Ağrı, Kastamonu, Amasya, Gaziantep, Hakkari, İstanbul, Sakarya, Van, Bingöl, Aydın, Tekirdağ, Çanakkale, Hatay, Afyonkarahisar, Şanlıurfa, Kahramanmaraş ve Kayseri olmak üzere 20 ilde ‘Narkoçelik-16’ operasyonları düzenlendi. Operasyonlarda illerimizde ele geçirilen uyuşturucu miktarları, yakalanan zehir tacirleri ve sokak satıcıları şöyle;
Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda 461 kg esrar ele geçirildi, 4 zehir taciri yakalandı.
Antalya İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda 4 kilo 200 gram metamfetamin, 2.5 kg bonzai, 250 gr kokain, 4 kilo 200 gram skunk ele geçirildi, 39 sokak satıcısı yakalandı.
İzmir İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda 1 kilo 250 gram metamfetamin ele geçirildi, 1 zehir taciri yakalandı.
Ağrı İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda 30 kg metamfetamin ele geçirildi, 5 sokak satıcısı yakalandı.
Kastamonu İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda 27 kg esrar ele geçirildi, 4 zehir taciri yakalandı.
Amasya İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda muhtelif miktarda uyuşturucu madde ele geçirildi, 68 sokak satıcısı yakalandı.
Gaziantep İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda bin 308 adet uyuşturucu hap ve muhtelif miktarlarda uyuşturucu madde ele geçirildi, 31 sokak satıcısı yakalandı.
Hakkari İl Jandarma Komutanlığınca yapılan arazi operasyonunda 40 kg metamfetamin ele geçirildi.
İstanbul İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda 50 kg esrar, 4 kg metamfetamin ele geçirildi, 3 zehir taciri yakalandı.
Sakarya İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda 16 kg esrar ele geçirildi, 4 zehir taciri yakalandı.
Van İl Jandarma Komutanlığınca yapılan arazi operasyonunda 50 kg metamfetamin ve 3 kg esrar ele geçirildi.
Bingöl İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda 5 kg esrar ele geçirildi, 2 zehir taciri yakalandı.
Aydın İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda 3 bin 650 adet uyuşturucu hap ve muhtelif miktarlarda uyuşturucu madde ele geçirildi, 85 sokak satıcısı yakalandı.
Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda 500 gr skunk ve muhtelif miktarda esrar ele geçirildi, 11 sokak satıcısı yakalandı.
Çanakkale İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda 100 gr metamfetamin ele geçirildi, 4 zehir taciri yakalandı.
Hatay İl Jandarma Komutanlığınca yapılan arazi operasyonunda 1,5 kg esrar ele geçirildi.
Afyon İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda 8 bin 143 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, 3 zehir taciri yakalandı.
Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda muhtelif miktarda uyuşturucu madde ele geçirildi, 53 sokak satıcısı yakalandı.
Kahramanmaraş İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda muhtelif miktarda uyuşturucu madde ele geçirildi, 11 sokak satıcısı yakalandı.
Kayseri İl Jandarma Komutanlığınca yapılan operasyonda muhtelif miktarda uyuşturucu madde ele geçirildi, 38 sokak satıcısı yakalandı.
Operasyonları gerçekleştiren kahraman jandarmamızı tebrik ediyorum. Allah ayağınıza taş değdirmesin. Milletimizin duası sizinle.”
]]>Kıtada vahşi yaşamın en iyi korunduğu yerlerin başında gelen Güney Afrika ülkeleri, birçoğu on binlerce kilometrekare alana yayılan onlarca ulusal parka ev sahipliği yapıyor.
Güney Afrika savanaları, aslan, leopar, çita, yaban köpeği, sırtlan, fil ve gergedan başta olmak üzere yüzlerce hayvan türü için adeta sığınak özelliği taşıyor.
Kaçak avcılık
Bu, aynı zamanda bölgeyi Asya ülkelerinde statü simgesi takı ve geleneksel ilaç üretiminde kullanılmak üzere yoğun talep gören aslan kemiği ve gergedan boynuzu gibi piyasa değeri yüksek ürünlere ulaşmak isteyen suç örgütlerinin hedefi haline getiriyor.
Uzak Doğu mafyasından yerel çetelere uzanan kaçak avcılıkla mücadele ise koruculardan ve kolluk kuvvetlerinden oluşan yüksek bütçeli operasyon gerektiriyor.
Kaçak avcılar, onlarca yıl hapis cezasına çarptırılsa da avcılığın maddi getirisi nedeniyle hayvanlar katledilmeye devam ediyor.
Yırtıcıları zehirliyorlar
Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Mozambik ve Zimbabve sınırı boyunca 19 bin kilometrekareden fazla alanı kaplayan Kruger Ulusal Parkı, kıtada kaçak avcılıkla mücadelenin en başarılı örneklerinden birini teşkil ediyor.
Kruger Ulusal Parkı’nın korucularından Don English, AA muhabirine, son yıllarda parkta gergedan avcılığında büyük düşüş yaşandığını, başta aslan olmak üzere yırtıcı türlerin daha sıklıkla hedef alındığını söyledi.
English, aslan ve diğer yırtıcıların, geleneksel ilaç yapımı nedeniyle avlanmasının yanı sıra çevredeki çiftlik hayvanlarının korunması için de öldürüldüğüne dikkati çekerek, “Bu da Kruger Parkı yakınındaki çiftlik hayvanlarına yönelik tehdit nedeniyle onları ortadan kaldırmak anlamına gelir. Yırtıcı hayvanlar, burada olduğu sürece onların hayvanlarını öldürecekler. Öyleyse yırtıcı hayvanları yok edince sığırlarının güvenliğini sağlamış oluyor ve aynı zamanda yırtıcı hayvanları öldürürse onu satabilir, böylece bir taşla iki kuş vurmuş olur.” diye konuştu.
Son yıllarda aslanlar ve diğer yırtıcıların avlanmasında zehirleme yönteminin giderek arttığına dikkati çeken English, bunun zehirli küçük et parçalarının, akbabaların görmeyeceği, yalnızca yırtıcıların kokusunu alıp erişebileceği noktalara yerleştirilmesi suretiyle yapıldığını ifade etti.
English, kaçak avcıların zaman zaman fil avında da zehir kullandıklarını kaydederek, gergedanların ise yalnızca otlayarak beslendikleri için bu yöntemden etkilenmediklerini söyledi.
Akbaba nüfusu tehlikede
Parkın korucularından Richard Sowry de zehirleme yöntemiyle avcılığın vahşi doğada yarattığı tahribata dikkati çekerek, “Zehirleme yöntemiyle avcılık ayrım gözetmiyor. Zehirli leşler, böceklerden en büyük yırtıcılara kadar, bununla temas eden herkesi öldürüyor.” dedi.
Son dönemde akbaba nüfusunun avcılar tarafından kasıtlı hedef alındığını belirten Sowry, akbabaların kaçak avlanan hayvanların leşlerini, dolayısıyla kaçak avcıların tespitini kolaylaştırdığı için yok edilmek istendiğini söyledi.
Sowry, “Son birkaç yılda 2 bine yakın akbabayı kaybettik. Bu, diğerlerinin tüm ekolojisini ciddi şekilde etkiliyor. Bu aşamada bölgemizde muhtemelen 100’ün üzerinde olan aktif akbaba yuvasının sayısı yaklaşık 9’a geriledi.” diye konuştu.
Zehirlenme vakaları nedeniyle Kruger Ulusal Parkı’nın kuzeyinde akbaba popülasyonunun endişe verici seviyeye düştüğünü kaydeden Sowry, “Uzmanların görüşüne göre, bölgedeki aslan ve leopar popülasyonu da neredeyse yok olmak üzere.” ifadesini kullandı.
]]>CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, Kütahya Simav’da açılması planlanan altın madeni alanını ziyaret etti. Aksaz Şahbaz, “Burası Akşehir-Simav fay zonu üzerinde birinci derece deprem bölgesi. Zaten, işletmenin kurulmak istendiği yer de Gökçeören Deresi, bir fay hattı. Fay hattının üzerinde siyanürle ve ayrıştırılan ağır metallerle dolu milyonlarca tonluk maden atıkları biriktirilmek isteniyor. Aynı zamanda burası Susurluk Havzası’nın su kaynağı. Bütün bu Susurluk Havzası’nı besleyen sular, akarsular bu bölgeden çıkıyor. Ağır metaller sulara karıştığında sadece Kütahya ya da Tavşanlı, Simav değil, bütün Güney Marmara Bölgesi, Marmara Denizi’ne kadar bu ağır metallerle zehirlenecek” dedi. Bölgede yaşayan bir vatandaş ise “İliç’ten 75 bin kamyon daha fazla atık Susurluk Havzası’na dökülecek. Yani bu Türkiye’yi sömüren, dağlara, taşlara, sulara saldıran, vatandaşın arazisine kamulaştırma çıkaran bu sömürü düzeni madenler derhal kapatılmalıdır” dedi.
CHP Sağlık Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Gölge Bakan Zeliha Aksaz Şahbaz, Kütahya’da Zenith Madencilik’in açmayı planladığı altın madeni işletmesinin yapılacağı Simav ve Tavşanlı ilçelerini ziyaret etti. Konuya ilişkin bölgede açıklama yapan Aksaz Şahbaz, şunları söyledi:
“ÇED RAPORUNUN İPTALİ İÇİN AÇILAN DAVALAR, SİYASALLAŞMIŞ YARGI ELİYLE REDDEDİLDİ”
“Simav ilçemize bağlı Örencik köyünde, Eğrigöz Dağı’nın eteklerinde açılmak istenen Zenith Altın Madeni işletmesinin bulunduğu bölgedeyiz. Burası Susurluk Havzası’nı besleyen su kaynaklarının olduğu bölge. Burada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Zenith Madencilik’e altın madeni işletmesi yapılması için ruhsat verildi, ÇED raporu verildi. Köylülerimiz, burada yaşayan insanlarımız bu ÇED raporunun iptali için dava açtı fakat siyasallaşmış yargı eliyle bizim açtığımız davalar reddedildi.”
“İLİÇ’TEN 75 BİN KAMYON DAHA FAZLA ATIK SUSURLUK HAVZASI’NA DÖKÜLECEK”
Bir köy sakini ise şunları söyledi:
“Şu anda karşıda, köye 300 metre mesafede 72400 ruhsat sahasındaki ocaklarda çalışan araçları görüyoruz. Onların mobilizasyon, beslenme ofisleri karşıda. Tam karşımızda bitkisel toprak sahası var. Buraya yaklaşık 50 bin ton pasa stoklandı ve orası fay hattı olduğu için derin yarıklar oluştu toprakta, büyük ihtimalle kayacak. Yani 9 milyon 500 bin ton siyanürden geçirilmiş yığın liç alanı da harekete geçerek havuzları ittirecek. Sonuçları düşünmek bile istemiyorum. İliç’ten 75 bin kamyon daha fazla atık Susurluk Havzası’na dökülecek. Yani bu Türkiye’yi sömüren, dağlara, taşlara, sulara saldıran, vatandaşın arazisine kamulaştırma çıkaran bu sömürü düzeni madenler derhal kapatılmalıdır.”
“FAY HATTININ ÜZERİNDE SİYANÜRLE VE AĞIR METALLERLE DOLU MİLYONLARCA TONLUK MADEN ATIKLARI BİRİKTİRİLMEK İSTENİYOR”
CHP’li Aksaz Şahbaz, şöyle devam etti:
“Bunun etrafındaki Avcılar ve diğer köylerin arazileri üzerinde maden kurulmak isteniyor. ve burası Akşehir-Simav fay zonu üzerinde birinci derece deprem bölgesi. Zaten, işletmenin kurulmak istendiği yerde Gökçeören Deresi, bir fay hattı. Fay hattının üzerinde siyanürle ve ayrıştırılan ağır metallerle dolu milyonlarca tonluk maden atıkları biriktirilmek isteniyor. Bu şu demektir: Bu havuzların yıkılması ve bu ağır metallerin boşalması an meselesi. Aynı zamanda burası Susurluk Havzası’nın su kaynağı. Bütün bu Susurluk Havzası’nı besleyen sular, akarsular bu bölgeden çıkıyor. Burası zehirlendiğinde bu sular kuruyacak; yeraltı sularına ağır metaller, arsenik, kobalt, nikel, kadmiyum, kurşun, cıva gibi çok ağır metaller; insanlar, hayvanlar, bitkiler için zehirli olan bu ağır metaller sulara karıştığında sadece Kütahya ya da Tavşanlı, Simav değil, bütün Güney Marmara Bölgesi, Marmara Denizi’ne kadar bu ağır metallerle zehirlenecek. Bu; Bursa Ovası, Susurluk zehirlenecek demektir. Türkiye’nin en zengin tarım üretiminin yapıldığı ovalar artık kuraklaşacak, orada yetişen besinlere de bu ağır metaller bulaşacak demektir. Orada yetişen meyve-sebzeleri tükettiğimizde de bu ağır metaller bizim vücudumuza girerek bir zehirlenme tablosu oluşacak bu da çok ciddi bir halk sağlığı problemidir.
“MURAT KURUM VE AKP İKTİDARI BİZE SADECE ZEHİR BIRAKACAK”
Biz burada ÇED raporuna itiraz ettiğimizde, halk sağlığı uzmanının bilirkişi olarak kabul edilmesini istedik. Biz bunu mahkemeye kabul ettiremedik. Bu madenin işletmesinin çevreye ve halk sağlığına olası olumsuz etkileri üzerinden açtığımız dava, siyasallaşmış yargı eliyle reddedildi. ve ÇED raporu onaylandı. Bu ÇED raporunun altında o zamanın Çevre ve Şehircilik Bakanı ve şu anda İstanbul’u yönetmek üzere aday olan Murat Kurum’un imzası var. Murat Kurum ve AKP iktidarı bize sadece zehir bırakacak. Doğamızı, buradaki cennet gibi ormanları, bu alanı, bu güzel platoyu, bu dağı yok edecek ve zehir çukuruna dönüştürecek projelerin altına imza attılar. Biz buradaki köylülerimizle, yaşam savunucularımızla buna hayır diyoruz ve hayır demeye devam ediyoruz. Bu topraklar bizim. Bizim doğmamış torunlarımıza borcumuz var. Bu toprakları, bu köyü, buradan doğan nehirleri tertemiz bırakma borcumuz var. Onun için biz mücadelemize devam ediyoruz ve devam edeceğiz. Esas olan sağlıktır, canlılıktır, ekolojik dengedir.”
]]>
İçişleri Bakanı Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, uyuşturucu madde imalatçılarına ve bunların satışını yapanlar ile sokak satıcılarına yönelik 46 ilde düzenlenen “Narkoçelik-2” Operasyonlarında; 983 kg uyuşturucu madde ve 92 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini belirterek 227 zehir taciri ve sokak satıcısının da yakalandığını kaydetti.
“Aziz milletimizin bilmesini isterim ki; gençlerimizi ve geleceğimizi zehirleyen uyuşturucu tacirlerine göz açtırmayacağız. Her an enselerindeyiz. Bizden kaçamayacaklar” diyen Bakan Yerlikaya, operasyonlarla ilgili şu ayrıntıları paylaştı:
Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüklerince; 498 ekip, bin 590 personel ve 24 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla Adana, İstanbul, Ankara, Batman, Antalya, Kırklareli, Tekirdağ, İzmir, Bursa, Konya, Kocaeli, Kütahya, Mersin, Samsun, Mardin, Osmaniye, Trabzon, Kayseri, Gaziantep, Yozgat, Diyarbakır, Giresun, Denizli, Karaman, Balıkesir, Bitlis, Şanlıurfa, Muğla, Sakarya, Edirne, Aksaray, Aydın, Eskişehir, Kahramanmaraş, Ordu, Düzce, Erzincan, Bolu, Malatya, Sivas, Erzurum, Niğde, Hatay, Elazığ, Kilis ve Kastamonu olmak üzere 46 ilde ‘Narkoçelik-2’ Operasyonları düzenlendi.
Bazı illerde ele geçirilen uyuşturucu miktarları, yakalanan zehir tacirleri ve sokak satıcıları şöyle:
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 327 kg metamfetamin, 53 kg esrar, 39 kg skunk, 9 kg kokain ve 41,5 kg kimyasal hammadde ele geçirildi. 14 sokak satıcısı yakalandı.
Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 171 kg skunk ele geçirildi. 1 zehir taciri yakalandı.
Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 66,5 kg skunk ele geçirildi. 1 zehir taciri yakalandı.
Düzce İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 26 kg eroin ele geçirildi. 1 zehir taciri yakalandı.
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 12 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildi. 1 zehir taciri yakalandı.
Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 24 bin adet sentetik ecza ele geçirildi. 1 zehir taciri yakalandı.
Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 6 kg metamfetamin ele geçirildi. 1 zehir taciri yakalandı.
Adana İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 101 kg esrar, 7 kg kimyasal hammadde ele geçirildi. 3 zehir taciri yakalandı.
Edirne İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 17 kg skunk, 3 kg kokain, 17 kg sentetik kannabinoid ele geçirildi. 1 zehir taciri yakalandı.
Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 56 bin adet sentetik ecza ele geçirildi. 1 zehir taciri yakalandı.
Mardin İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 70 kg metamfetamin, 28 kg kimyasal hammadde ele geçirildi. 4 Sokak Satıcısı yakalandı.
Operasyonları gerçekleştiren kahraman polislerimiz tebrik ediyorum.” – ANKARA
]]>Taşbudak Mahallesi’nde yaşayan ve kronik hastalıkları bulunan Kemal (71) ve Canan Düzgün (68) çifti, dondurucu soğukların etkili olduğu bugünlerde ısınmak için akşam saatlerinde yaktıkları sobadaki közleri mangala koyup yatak odalarının bir köşesine yerleştirdi.
Uyumak üzereyken fark edilmesi imkansız olduğu için “sessiz katil” olarak da tanımlanan karbonmonoksit gazından etkilenen ve rahatsızlık geçiren çift, yataktan kalmak isterken yere yığıldı.
Bu sırada Canan Düzgün sürünerek yaklaştığı yatak odasının kapısına vurarak evde misafir kalan oğlu Serhat’a sesini duyurmaya çalıştı.
Sesler üzerine gittiği odada yerde baygın yatan anne ve babasını dışarı çıkaran Serhat, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi.
Hayati tehlikeyi atlattılar
Ambulansla kaldırıldığı Hınıs Şehit Yavuz Yürekseven Devlet Hastanesindeki müdahale sonrası Atatürk üniversitesi Araştırma Hastanesine sevk edilen Düzgün çifti, Acil Yoğun Bakım Ünitesinde tedaviye alındı.
Hayati tehlikeyi atlatan ve yoğun bakımda tedavisi süren çift, yaşadıkları talihsiz olayı unutamıyor.
Kemal Düzgün, AA muhabirine, mangalı bıraktıktan 15-20 dakika sonra yataktayken midesinin bulandığını anlatan Düzgün, “Başım ağrıdı, mangalı ve elektrikli ısıtıcıyı söndürmek istedim ama ayağa kalkınca başım döndü, 3-4 kez yere düştüm. Hanım kalkınca o da yere düştü. Eşim sürünerek odanın kapısına kadar gidip yan odadaki oğluma seslenmiş ve oğlum bizi dışarı çıkarmış.” dedi.
Zehirlendikten sonra oğlunun sırtına alarak kendilerini dışarı çıkardığını ve olayın şokundan halen kurtulamadığını ifade eden Düzgün, “Eşim oğluma ‘Serhat baban öldü, biz öldük’ diye seslendi, çocuk eşimi duymasa odada ölecektik. Hınıs’a ve Erzurum’daki hastanelere nasıl gelmişiz bilemiyorum. Allah devlete zeval vermesin. Allah kimseyi bu duruma düşürmesin, çok hastalık çektim ama o gece çok kötüydü. Bizim başımıza geldi, kimsenin başına gelmesin. Kimse mangalla ısınmasın, soba külünden uzak dursun. Bundan sonra böyle işler yapmaya tövbe ettim. Allah oğlumu var etsin, o olmasaydı ölmüştük.” diye konuştu.
Havaların soğumasıyla vakalar arttı
Canan Düzgün de yataktayken kusma şikayetleri başladığını belirterek, “Eşime yardım etmek isterken ben de yere düştüm. Sonra sürünerek odanın kapısına gidip oğluma seslendim. Oğlum olmasaydı ölmüştük, Allah devletten razı olsun. Tek böbrekliyim, tansiyon hastalığım da var. Devletimiz ve doktorlarımız olmasaydı yaşayamazdık.” ifadelerini kullandı.
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeynep Gökcan Çakır da havaların soğumasıyla kırsaldaki karbonmonoksitten zehirlenme vakalarının arttığına dikkati çekti.
Tedaviye alınan yaşlı çiftin hayati tehlikesinin bulunmadığını söyleyen Çakır, “Allah’tan uykuda yakalanmamışlar, ısındıkları sobadan aldıkları mangalı yatacakları odaya götürmüşler, bu büyük risk. Zehirlendiklerini uyumadan erkenden fark edip yardım istemişler. Erken dönemde fark edilmesine rağmen kanlarındaki zehir oranı bayağı yüksekti. Burada uygun tedavilerle toparladılar, oksijen tedavisi alıyorlar. ” dedi.
“İlk yardımda yapılacak şey gazla teması kesip açık havaya çıkmak”
Çakır, bu tip zehirlenmelerde en önemli tedavinin oksijen olduğunu, organ tutulumları yönlerinden hastaları sıkı takip ettiklerini dile getirdi.
Geç kalınması durumunda ölüm başta olmak üzere, beyinle ilgili ciddi problem, kalıcı veya geçici beyin hasarının oluşabildiğini aktaran Çakır, şunları kaydetti:
“Allah’tan zehirlendiklerini erkenden fark edip hemen açık havaya çıkarılmışlar, zaten ilk yardımda yapılacak şey gazla teması kesip açık havaya çıkmak. Oksijen destekleriyle kanların bu zehirden arınmasını sağladık. Soğuk memlekette yaşıyoruz. Soğuk olmayan yerlerde de ters rüzgar, lodos vesaire bunların her zaman başımıza gelebileceğini artık öğrendik. Bunun için baca temizliğine önem vermeliyiz, mangal yapma gibi alışkanlıktan vazgeçmeliyiz, mangal derken piknik mangalını kastetmiyorum, sobadan alınan közü yatılacak odaya götürmeyi terk etmeliyiz.”
]]>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde, “Uyuşturucu Madde İmalatçılarına ve Bunların Satışını Yapanlar ile Sokak Satıcıları”na yönelik 48 ilde düzenlenen “Narkogüç-48” operasyonlarında; 1 ton 39 kilogram uyuşturucu madde ve 509 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini kaydetti. Bakan Yerlikaya operasyonda 242 zehir taciri ve sokak satıcısının yakalandığını belirterek şu ayrıntıları paylaştı:
“Aziz milletimizin bilmesini isterim ki; gençlerimizi ve geleceğimizi zehirleyen uyuşturucu tacirlerine göz açtırmayacağız. Her an enselerindeyiz. Bizden kaçamayacaklar. İl Emniyet Müdürlüklerince; 382 ekip, bin 438 personel, 4 hava aracı ve 23 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla Ankara, Adana, Gaziantep, İzmir, Eskişehir, Antalya, Osmaniye, Kocaeli, Malatya, Bursa, Yozgat, Nevşehir, Van, Isparta, Sakarya, Tekirdağ, Balıkesir, Konya, Kütahya, Şanlıurfa, Diyarbakır, Manisa, Kırklareli, Adıyaman, Aksaray, Amasya, Batman, Erzurum, Mersin, Burdur, Erzincan, Bitlis, Çanakkale, Muğla, Çorum, Denizli, Hatay, Kayseri, Samsun, Sivas, Yalova, Elazığ, Düzce, Bolu, Rize, İstanbul, Bingöl ve Aydın olmak üzere 48 ilde ‘Narkogüç-48’ operasyonları düzenlendi.
Bazı illerde ele geçirilen uyuşturucu miktarları, yakalanan zehir tacirleri ve sokak satıcıları şöyle; Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 266 kilogram skunk ele geçirildi. 4 zehir taciri yakalandı.
Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 31, 5 kilogram skunk ele geçirildi. 1 zehir taciri yakalandı.
Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 359 bin adet uyuşturucu hap, 122 kilogram uyuşturucu yapımında kullanılan ham madde ele geçirildi. 4 zehir taciri yakalandı.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 109 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildi. 1 zehir taciri yakalandı.
Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 55,5 kilogram skunk ele geçirildi. 2 zehir taciri yakalandı.
Konya İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 41 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildi. 2 zehir taciri yakalandı.
Osmaniye İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 41 kilogram metamfetamin ele geçirildi. 3 zehir taciri yakalandı.
Bingöl İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 21 kilogram esrar ele geçirildi. 1 zehir taciri yakalandı.
Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 3 kilogram kokain ele geçirildi.1 zehir taciri yakalandı.
Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 406 kilogram skunk ele geçirildi. 3 zehir taciri yakalandı.
Van İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 30 kilogram eroin ele geçirildi. 3 zehir taciri yakalandı.
Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 12 kilogram metamfetamin ele geçirildi. 1 zehir taciri yakalandı.
Malatya İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 32 kilogram skunk ele geçirildi. 4 zehir taciri yakalandı.
Bitlis İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 10 kilogram metamfetamin ele geçirildi. 2 zehir taciri yakalandı.
Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 2 kilogram eroin ele geçirildi. 3 zehir taciri yakalandı.
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonda; 2 kilo 500 gram bonzai, 3 kilo 300 gram kokain ele geçirildi. 2 zehir taciri yakalandı. Operasyonu gerçekleştiren kahraman polislerimizi gönülden tebrik ediyorum. Ülkemizin dört bir yanında zehir tacirlerine karşı operasyonlarımız kararlılıkla devam edecek.” – ANKARA
]]>ÇUKUROVA Üniversitesi (ÇÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, Hatay’ın İskenderun ilçesinde balon balığı tüketimi sonucu hastanelik olan 7 kişilik ailenin, Akdeniz’in en zehirlisi olanı benekli balon balığını yediklerini söyledi.
İskenderun’da 2 Ocak günü amatör balıkçı motor tamircisi Müfit Arslan, tuttuğu balon balığını ailesiyle birlikte tüketince kendisiyle birlikte 7 kişi zehirlendi. Sağlık durumu ciddi olan Arslan’ın tedavisi sürerken aile fertleri taburcu edildi. Arslan ailesinin tükettiği balon balığını yemeden önce çektiği fotoğrafları inceleyen Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, yenen balığının tüm dünyada sakınılan Akdeniz’in en zehirli ‘benekli’ balon balığı olduğunu belirtti. Daha önce de Türkiye’de yaşanan balon balığı zehirlenmesi vakaların çoğunun amatör balıkçıların olta ile yakaladığı balıkları tüketmesi sonucu gerçekleştiğini söyleyen Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, bu kez yaşanan olayın Türkiye kıyılarındaki en zehirli iki balon balığı türünden birisi olan ve tüm dünyada sakınılan ‘benekli’ balon balığı kaynaklı olduğunu anlattı. Köşker, yaptıkları araştırmalara göre benekli balon balığının etinde, derisinde, karaciğerinde, bağırsaklarında yüksek miktarda dünyada bilinen en güçlü denizel kaynaklı zehirlerden birisi olan tetrodotoksin barındırdığını bildirdi.
‘JAPONLAR TÜKETİYOR, BİZ DE TÜKETEBİLİRİZ’ ALGISI HENÜZ KIRILAMADI’
Türkiye kıyılarında özellikle ‘benekli ve ‘cüce’ isimli türlerin yüksek miktarda zehir içermesinden dolayı halk sağlığı açısından önemli bir risk teşkil ettiğini vurgulayan Doç. Dr. Köşker, uyarılarda bulundu. Balon balıklarıyla ilgili toplumda ciddi bir bilgi kirliliği olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, ‘Japonlar tüketiyor, biz de tüketebiliriz’ algısının henüz tam olarak kırılamadığını söyledi. Japonların tükettiği balon balıklarının Türkiye denizlerinde yaşayan balon balıkları olmadığını belirten Doç. Dr. Köşker, “Bizim kıyılarımızda yaşayan zehirli balon balıklarının bazıları Japonya kıyılarında yaşamasına rağmen Japonlar bu balıkları tüketmiyor. Onlar zehirsiz ya da özel olarak işlenmiş balon balıklarını tüketmektedir. Bizim kıyılarımızdaki balon balıkları ölümcül düzeyde zehir içermektedir. Bu gerek Tarım Bakanlığı’nın gerek üniversitelerin yapmış olduğu bilimsel çalışmalarla ortaya konulmuştur. Özellikle benekli balon balığı ölümcül zehrinden dolayı sadece bizim ülkemizde değil tüm dünyada tüketilmeyen ve dikkatle sakınılan bir türdür. Akdeniz’in yerli balık türlerimiz, balıkçılık ve en önemlisi insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle en tehlikeli, en zehirli balığıdır” diye konuştu.
AMATÖR AVCILIK TEBLİĞİNDE BALON BALIĞINA YASAK GETİRİLMELİ
Balon balıklarıyla ilgili zehirlenme vakalarının önüne geçilmesi için bilgi kirliliğini önleyecek farkındalık çalışmalarının yapılması gerektiğini söyleyen Köşker, şöyle devam etti:
“Özellikle sahil bölgelerinde yaşayan insanlarımızın bilinçlendirilmesi, Samandağ’dan Çanakkale’ye kadar sahil hattında halkımıza balon balıklarının tüketilmesinin ne denli tehlikeli olduğu anlatılmalıdır. Genelde yaşanan zehirlenme vakaları amatör balıkçıların olta ile yakaladığı balıkları tüketmesi sonucunda gerçekleşti. Vatandaşlarımız yakaladığı bu balıkları kesinlikle tekrar suya bırakmalıdır. Ayrıca amatör su ürünleri avcılığını düzenleyen tebliğlerde balon balıklarının yasaklanması kesinlikle önem arz etmektedir.”
]]>