Zararlı – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 15 May 2024 21:15:41 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Milletvekili Seyit Torun, istilacı tarım zararlılarına karşı kanun teklifi sundu https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-seyit-torun-istilaci-tarim-zararlilarina-karsi-kanun-teklifi-sundu/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-seyit-torun-istilaci-tarim-zararlilarina-karsi-kanun-teklifi-sundu/#respond Wed, 15 May 2024 21:15:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31796 (ANKARA) – CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, istilacı tarım zararlılarının Türkiye’de hızla yayıldığına işaret ederek, konuya ilişkin hazırladığı kanun teklifini TBMM’ye sundu. Torun, “Ülkemizin kimi bölgelerinde Tarım ve Orman Bakanlığı daha etkin mücadele yürütürken, kimi bölgelerde üreticilerimiz çaresiz kaldığı halde Bakanlık destekleri oldukça yetersiz kalmaktadır. Tarımsal üretimi yüksek oranlarda düşüren, ağaç ve bitkilerle birlikte hayvan ve insan sağlığını tehlikeye atan zararlılar ile mücadelenin istikrarlı ve etkin olarak sürdürülebilmesi için çiftçilerimizin bu alanda kanun ile koruma altına alınması zorunluluğu doğmuştur” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, “Tarım ve Orman Bakanlığının, istilacı zararlı türlerinin tespit edildiği riskli tarım ve orman arazilerindeki zararlıların tamamen imha edilinceye kadar biyoteknik ve biyolojik mücadele sürdürmesi”ne ilişkin hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu.

Teklifte, ağaç ve tarım zararlısı olarak adlandırılan böcek türlerinin tarım alanlarındaki yayılımına ve çiftçinin ürünlerine verdiği zarara dikkati çeken Torun, küresel iklim değişikliği sebebiyle Türkiye’de daha önce hiç görülmemiş tarım zararlısı ve istilacı türlerin tarımsal üretime darbe vurduğunu belirtti. Torun, “Küresel iklim değişikliğinin yanı sıra uluslararası bitki ve hayvan ticareti, sınır komşumuz olan ülkelere göre farklılık gösteren zirai mücadele yöntemlerinin ülkemize ittiği zararlılar ülkemizin dört bir yanında üreticilerimizi mağdur etmektedir. Ordu bölgesini esir alan ve hızla ülkemizdeki tarımsal üretim merkezlerine yayılan kahverengi kokarca böceği (Halyomorpha halys), Sakarya’da görülen ağaç zararlısı “Plumilus grandicollis” böcek türü, Trabzon ve Doğu Karadeniz İllerimizde görülmeye başlanan, halk arasında ‘katil arı’ ya da ‘gal arısı’ olarak bilinen ‘Dryocosmus kuriphilus’ türü böcek söz konusu istilacı türlerden yalnızca birkaçıdır.” ifadelerine yer verdi.

“ÇİFTÇİLERİMİZİ KANUNLA KORUMA ZORUNLULUĞU DOĞMUŞTUR”

İstilacı böceklerin yayılım hızının çok yüksek olması nedeniyle çiftçilerin kendi imkanlarıyla tarım arazilerinde etkin mücadele yürütemediğini vurgulayan Torun, “Ülkemizin kimi bölgelerinde Tarım ve Orman Bakanlığı daha etkin mücadele yürütürken, kimi bölgelerde üreticilerimiz çaresiz kaldığı halde Bakanlık destekleri oldukça yetersiz kalmaktadır. Tarımsal üretimi yüksek oranlarda düşüren, ağaç ve bitkilerle birlikte hayvan ve insan sağlığını tehlikeye atan zararlılar ile mücadelenin istikrarlı ve etkin olarak sürdürülebilmesi için çiftçilerimizin bu alanda kanun ile koruma altına alınması zorunluluğu doğmuştur. Son yıllarda ülkemizde görülen ve fındık üretimini felce uğratan kahverengi kokarca böceği istilası konuya ilişkin en önemli olayların başında gelmektedir. Zararlının 2016 yılında Gürcistan’da tespit edilmesinin ardından, 2017 yılında Artvin ilinde kayıt altına alınmıştır. Aynı yıl zararlı İstanbul’da da gözlemlenmiştir. Türkiye’nin kuzey sahil şeridinde yayılımına devam etmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

“YAZ AYLARI YAKLAŞIRKEN BAKANLIK FINDIK BAHÇELERİNDE BÖCEK KOVALAMAKTADIR”

Kokarca böceğinin Gürcistan’da yürütülen planlı ve sistemli bir çalışma ile yok edildiğini ancak Ordu’da aynı böcek türünün fındık tarlalarına girdiğini anlatan Torun şunları kaydetti:

“Fındık üreticilerinin bireysel çabaları yetersiz kalmakta, Tarım ve Orman Bakanlığı söz konusu zararlıya karşı etkin bir mücadele yürütmemektedir. Böcekle mücadele için en uygun zamanın kış ayları olduğu bilinmesine karşın kış aylarında böcekleri toplu olarak imha etmeyen Bakanlık yaz aylarına yaklaşılırken fındık bahçelerinde adeta böcek kovalamaktadır. İstilacı türlere karşı mücadelenin kanun ile düzenlenmesi ile çiftçimizin belini büken zirai mücadelenin daha etkin yürütüleceği, üretim miktarlarındaki düşüşün engellenmesi ile tarımsal ürünlerin ülkemizde yarattığı katma değerin artacağı öngörülmektedir. Bu bağlamda kanun teklifiyle tarımsal alanları yıkıma uğratan, istilacı böceklere karşı Tarım ve Orman Bakanlığı eliyle etkin mücadele yürütülerek söz konusu zararlıların ekonomimize ve biyoçeşitliliğe vereceği zararın minimuma indirgenmesi amaçlıyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-seyit-torun-istilaci-tarim-zararlilarina-karsi-kanun-teklifi-sundu/feed/ 0
Ulaştırma Bakanı: Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi 330 Bin Zararlı Bağlantıyı Engelledi https://www.haber60.com.tr/ulastirma-bakani-ulusal-siber-olaylara-mudahale-merkezi-330-bin-zararli-baglantiyi-engelledi/ https://www.haber60.com.tr/ulastirma-bakani-ulusal-siber-olaylara-mudahale-merkezi-330-bin-zararli-baglantiyi-engelledi/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:48:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27287 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin siber olaylara müdahalede çok iyi bir konumda olduğunu belirterek, 2014 yılında kurulan Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezinin (USOM) bugüne kadar 330 binin üzerinde zararlı bağlantı tespit ettiğini ve bunlara erişimi engellediğini bildirdi.

Bakan Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, yurt içinde tespiti yapılan zararlı adres bağlantılarının vakit kaybetmeksizin Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına iletildiğini ifade etti.

Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bünyesinde faaliyet gösteren USOM’un ülke genelinde siber güvenlik anlayışını geliştirme ve siber tehditleri önleme amacıyla faaliyetler yürüttüğünü, merkezin siber olaylara müdahalede ulusal güvenlik ve koordinasyonun sağlanmasında önemli bir görevi yerine getirdiğini belirtti.

Kritik sektörlerde Siber Olaylarla Müdahale Merkezi (SOME) ile kurumların bünyesinde kurumsal SOME’ler kurularak teknik seviyede ulusal siber güvenliğe yönelik organizasyonun şekillenmesinin sağlandığını ifade eden Uraloğlu, “2024 Mart sonu itibarıyla USOM koordinasyonunda görev yapan 14 sektörel SOME ve 2 bin 268 adet kurumsal SOME ile buralarda görev yapan 7 bin 750 siber güvenlik uzmanı, ülkemizin siber sahasının korunmasına yönelik çalışmaları gerçekleştirmektedir.” bilgisini verdi.

“Oltalama saldırısıyla kullanıcı bilgilerine erişmeye çalışıyorlar”

Uraloğlu, internetin gündelik hayatın vazgeçilmezi olduğuna işaret ederek, mobil cihazlar sayesinde her an, her yerde internete ulaşabilmenin insanlara büyük kolaylıklar sağladığını belirtti.

Siber saldırılarla normal yollarla elde edilemeyecek bilgilerin ele geçirilmeye çalışıldığını, internet hizmetinin başladığı ilk yıllardan bu yana var olan oltalama saldırılarının da internet kullanıcılarına ciddi zararlar verme potansiyelini olduğunu vurgulayan Uraloğlu, “Ülkemizin maruz kaldığı oltamala saldırıları e-posta, internet tarayıcılarındaki aramalar, sosyal medya paylaşımları, kısa mesajlar ve telefon aramaları ile yapılmaktadır.” ifadesini kullandı.

Uraloğlu, ülkedeki kritik kurumları tehdit ve zafiyetlere karşı uyararak gerekli önlem alınmasını amaçladıklarını belirterek, USOM’un çalışmaları kapsamında, “oltalama”, “bankacılık oltalama”, “zararlı yazılım” ve “siber saldırı” başlıkları altında 330 binin üzerinde zararlı bağlantı tespit edildiğine, altyapı seviyesinde erişim engeli getirildiğine dikkati çekti.

Her yıl artarak devam eden saldırılar karşısında önlemlerin hızlı bir şekilde alındığını vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:

“Oltalama saldırıları sayısı 2022’de 72 bin 209 iken 2023’te 105 binin üzerine çıktı. USOM tarafından 2024’ün ilk 3 ayında 37 bin 600’e yakın saldırı tespit edilip erişim engeli getirildi. Ancak siber güvenlik açısından ‘burası yeter, burası tamam’ deme lüksümüz yok. Çünkü sektör gelişiyor, sektör geliştikçe siber saldırılarla ilgili geliştirilen yöntemler de aynı oranda gelişiyor. Dolayısıyla çalışmanın hep devam etmesi, kesintisiz bir şekilde bu alanda da hep gücümüzün üstüne güç koymamız gerektiği de bir gerçek. İşte biz de bu nedenle gelişmeye, geliştirmeye devam ediyoruz.”

Uraloğlu, oltalama saldırısı yöntemlerinin internet tarayıcıları ve çeşitli sosyal medya paylaşım platformlarındaki reklamlarla daha büyük kitlelere yayıldığına işaret etti.

Bakan Uraloğlu, USOM’a ulaşan oltalama ihbarlarını, “oltalama adresleri, sahte banka siteleri, sahte kripto para siteleri, sahte PTT adresleri, sahte HGS yükleme adresleri, sahte pandemi destek adresleri, sahte çevrim içi fatura ödeme adresleri, kamu kurumlarına ait sahte web siteleri, sahte internet servis sağlayıcı adresleri, sahte e-Devlet adresleri, sahte sosyal medya adresleri, sahte blog adresleri, sahte bulut depolama adresleri, sahte çekiliş ve indirim kuponu adresleri, sahte turizm acente siteleri, sahte sigorta acentesi siteleri, sahte araç ve ev kiralama siteleri, sahte e-ticaret siteleri, sahte bağış siteleri, sahte kripto para uygulaması adresleri” olarak sıraladı.

Uraloğlu, tehdit istihbaratı, yapay zeka algoritmaları ile çalışan AZAD sistemiyle bankacılık oltalama alan adları, hedef odaklı APT kategorisinde yer alan oltalama saldırı adresleri, çeşitli yer altı hacker forumları, ICQ ve Telegram kanallarının da USOM tarafından yakından takip edildiğini, saldırganların kullandıkları yeni yöntem ve saldırılar konusunda bilgi toplandığını bildirdi.

Oltalama bildirimlerine ilişkin Bakan Uraloğlu, bu konudaki çalışmaların 2015’te başlatıldığını, toplam 67 bin 710, 2024 Mart sonu itibarıyla da 5 bin 107 resmi bildirim yapıldığını ifade etti.

Uraloğlu, şu bilgileri verdi:

“Oltalama amaçlı kullanılan zararlı adreslerle ilgili olarak USOM’a gönderilen ihbarlar ile ilgili olarak yapılan işlemlerde ihbar ekine zararlı dosya eklenmesi halinde ilgili zararlı dosya incelenerek zararlı yazılımın iletişim kurduğu komuta kontrol merkezleri tespit edilmektedir. İhbar içinde zararlı link eklenmesi durumunda ilgili adresler incelenmektedir. Bu işlemlerin tamamlanmasının ardından USOM, zararlı bağlantı listesine altyapı seviyesinde erişimleri engellemektedir. Erişim engellemesi yapılan zararlı adreslere iletişim isteğinde bulunmaya çalışan kritik kurum ve kuruluşlar USOM Sinkhole’undan ayrıca takip edilmekte olup yapılan iletişim istekleri analiz edilmekte, ilgili kuruluş veya işletmecilere bildirilerek oltalama adreslerinin yayılmasının engellenmesi sağlanmaktadır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ulastirma-bakani-ulusal-siber-olaylara-mudahale-merkezi-330-bin-zararli-baglantiyi-engelledi/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: “330 binin üzerinde zararlı bağlantı engellendi” https://www.haber60.com.tr/bakan-uraloglu-330-binin-uzerinde-zararli-baglanti-engellendi/ https://www.haber60.com.tr/bakan-uraloglu-330-binin-uzerinde-zararli-baglanti-engellendi/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:18:50 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27272 Bakan Uraloğlu: “330 binin üzerinde zararlı bağlantı engellendi”

“7 bin 750 siber güvenlik uzmanı ülkemizin siber sahasını koruyor”

“2023 yılında 105 bin zararlı bağlantı engellendi”

ANKARA – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, oltalama, bankacılık oltalama, zararlı yazılım ve siber saldırı başlıkları altında 330 binin üzerinde zararlı bağlantı tespit edilerek kontrollerinin yapıldığını ve altyapı seviyesinde erişim engeli getirildiğini açıkladı.

Uraloğlu, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi Siber Güvenlik İstatistiklerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bünyesinde faaliyet gösteren USOM’un ülke genelinde siber güvenlik anlayışını geliştirmek, siber tehditleri önlem amacıyla faaliyetler yürüttüğünü belirten Uraloğlu, siber olaylara müdahalede ulusal güvenlik ve koordinasyonun sağlanması amacıyla önemli bir görevi yerine getirdiğini ifade etti.

“7 bin 750 siber güvenlik uzmanı ülkemizin siber sahasını koruyor”

Uraloğlu, kritik sektörlerde, SOME ile kurumlar bünyesinde Kurumsal SOME’ler kurularak teknik seviyede ulusal siber güvenliğe yönelik organizasyonun şekillenmesinin sağlandığını işaret ederek, “2024 yılı Mart ayı sonu itibarıyla, USOM koordinasyonunda görev yapan 14 adet sektörel SOME ve 2 bin 268 adet Kurumsal SOME ile buralarda görev yapan 7 bin 750 siber güvenlik uzmanı ülkemizin siber sahasının korunmasına yönelik çalışmaları gerçekleştirmektedir” dedi.

“Oltalama saldırısı ile kullanıcı bilgilerine erişmeye çalışıyorlar”

Bakan Uraloğlu, internetin gündelik hayatın bir vazgeçilmezi olduğunu, mobil cihazlar sayesinde her an her yerde internete ulaşımın insan hayatına büyük kolaylıklar getirdiğini söyledi.

Uraloğlu, internet ile birlikte gelen siber saldırılar ile normal yollarla elde edilemeyecek bilgilerin ele geçirilmeye çalışıldığını, internetin ilk yıllarından bu yana günümüze kadar varlığını devam ettiren Oltalama saldırılarının internet kullanıcılarına ciddi zararlar verme potansiyelinin olduğunun altını çizdi.

Oltalama saldırılarının kullanıcılara yanıltıcı elektronik mesaj veya web siteleri aracılığıyla farklı şekillerde gerçekleştiğini belirten Uraloğlu, “Ülkemizin maruz kaldığı ortalama saldırıları elektronik mesaj ile internet tarayıcılarındaki aramalar ile sosyal medyada paylaşımları ile kısa mesaj ile telefon aramaları ile yapılmaktadır” diye konuştu.

“2023 yılında 105 bin zararlı bağlantı engellendi”

Sürdürülen çalışmalar ile Türkiye’deki kritik kurum ve kuruluşların tehditler ve zaafiyetlere karşı uyarılarak ilgililerce gerekli önlemlerin alınmasının amaçlandığını kaydeden Bakan Uraloğlu, USOM çalışmaları kapsamında, oltalama, bankacılık oltalama, zararlı yazılım ve siber saldırı başlıkları altında 330 binin üzerinde zararlı bağlantı tespit edilerek kontrollerinin yapıldığını ve altyapı seviyesinde erişim engeli getirildiğinin altını çizdi.

Her geçen yıl artarak devam eden bu saldırılar karşısında önlemlerin hızlı bir şekilde alındığını dile getiren Uraloğlu, “Her geçen yıl giderek artan oltalama saldırıları sayısı 2022 yılında 72 bin 209 iken 2023 yılında 105 binin üzerine çıktı. USOM tarafından 2024 yılı ilk 3 ayında ise 37 bin 600’e yakın saldırı tespit edilip erişim engeli getirildi. Ancak siber güvenlik açısından burası yeter, burası tamam deme lüksümüz yok” ifadelerini kullandı.

-“İlgili kurumlara 5 bin 107 adet resmi bildirim yapıldı”

Oltalama saldırılarında kullanılan zararlı adreslerin yurt içi kaynaklı olduğunun tespit edilmesi halinde ise elde edilen tüm bilgi ve belgelerin vakit kaybetmeksizin Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına ilettiklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, USOM tarafından ayrıca siber güvenlik bildirimleri ilgili kurum ve kuruluşa bildirilerek gerekli önemlerin alınmasının sağlandığını kaydetti. 2015 yılında başlatılan çalışmalarda toplamda 67 bin 710 adet resmi bildirim yapıldığını vurgulayan Uraloğlu, 2024 Mart ayı sonu itibariyle 5 bin 107 adet resmi bildirim yapıldığını söyledi.

“Oltalama saldırıları birçok farklı şekilde gerçekleşiyor”

Oltalama saldırı yöntemleri ile internet tarayıcıları ve çeşitli sosyal medya paylaşım platformlarında reklamlar ile daha büyük kitlelere yayılmasının sağlandığını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Oltalama saldırıları elektronik mesaj yolu ile mail ekine zararlı dosya eklenerek veya mail metni içerisine zararlı link eklenerek kullanıcılar saldırıya maruz kalmaktadırlar” dedi.

Oltalama saldırılarının birçok farklı konu başlığında ortaya çıktığını belirten Uraloğlu, “USOM’a gelen oltalama ihbarlarında sıklıkla karşılaşılan oltalama adresleri; sahte banka siteleri, sahte kripto para siteleri, sahte PTT adresleri, sahte HGS yükleme adresleri, sahte pandemi destek adresleri, sahte çevrimiçi fatura ödeme adresleri, kamu kurumlarına ait sahte web siteleri, sahte internet servis sağlayıcı adresleri, sahte e-Devlet adresleri, sahte sosyal medya adresleri, sahte sosyal medya takipçi arttırma siteleri, sahte blog adresleri, sahte bulut depolama adresleri, sahte çekiliş ve indirim kuponu adresleri, sahte turizm acente siteleri, sahte sigorta acentesi siteleri, sahte araç ve ev kiralama siteleri, sahte e-ticaret siteleri, sahte bağış siteleri, sahte kripto para uygulaması adresleri şeklindedir” ifadelerini kullandı.

“Siber güvenlikte bu yeter deme şansımız yok

Bakan Uraloğlu, siber olaylara müdahale mücadelesinde Türkiye’nin çok iyi bir konumda olduğunu belirterek, “Yarın çok daha iyi, çok daha güçlü olmak zorundayız. Siber güvenlik açısından burası yeter, burası tamam deme lüksümüz yoktur. Çünkü sektör gelişiyor, sektör geliştikçe siber saldırılarla ilgili geliştirilen yöntemlerde aynı oranda gelişiyor. Dolayısıyla çalışmanın hep devam etmesi, kesintisiz bir şekilde bu alanda da hep gücümüzün üstüne güç koymamız gerektiği de bir gerçek. İşte biz de bu nedenle gelişmeye, geliştirmeye devam ediyoruz” dedi

“Yeni yöntemleri yakından takip ediyoruz”

USOM’un operasyonel faaliyetler kapsamında tehdit istihbaratı, yapay zeka algoritmaları ile çalışan AZAD sistemi ile bankacılık oltalama alan adları, hedef odaklı APT kategorisinde yer alan oltalama saldırı adresleri, çeşitli yeraltı hacker forumları, ICQ ve Telegram kanallarının da USOM tarafından yakından takip edildiğini, saldırganların kullandıkları yeni yöntem ve saldırılar hakkında bilgi toplandığının altını çizen Bakan Uraloğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Oltalama amaçlı kullanılan zararlı adresler ile ilgili olarak USOM’a gönderilen ihbarlar ile ilgili olarak yapılan işlemlerde ihbar ekinde ekine zararlı dosya eklenmesi halinde ilgili zararlı dosya incelenerek zararlı yazılımın iletişim kurduğu komuta kontrol merkezleri tespit edilmektedir. İhbar içerisinde zararlı link eklenmesi durumunda ilgili adresler incelenmektedir. Bu işlemlerin tamamlanmasının ardından USOM zararlı bağlantı listesine altyapı seviyesinde erişimleri engellemektedir. Erişim engellemesi yapılan zararlı adreslere iletişim isteğinde bulunmaya çalışan kritik kurum ve kuruluşlar USOM Sinkhole’undan ayrıca takip edilmekte olup yapılan iletişim istekleri analiz edilmekte, ilgili kuruluş veya işletmecilere bildirilerek oltalama adreslerin yayılmasının engellenmesi sağlanmaktadır.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-uraloglu-330-binin-uzerinde-zararli-baglanti-engellendi/feed/ 0
Pürmüz Kullanımı İnsan Sağlığına Zararlı Olabilir https://www.haber60.com.tr/purmuz-kullanimi-insan-sagligina-zararli-olabilir/ https://www.haber60.com.tr/purmuz-kullanimi-insan-sagligina-zararli-olabilir/#respond Sun, 21 Jan 2024 08:42:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4402

Mehmet ALA/ -ÖZELLİKLE restoran ve kafelerde pek çok tatlı çeşidinde kullanılan mutfak ekipmanlarından biri pürmüz. Halk arasında alev tabancası olarak da bilinen pürmüz, sütlaç, krem brule gibi bazı tatlıların yüzey bölümlerinin yakılması, peynir gibi ürünlerin eritilmesi için sıklıkla kullanılıyor. Ancak uzmanlar pürmüzün yiyeceklerde bu şekilde kullanılmasının insan sağlığına zararlı olduğunu belirtiyor. Sebebi ise özellikle tatlılarda pürmüzle karamelizasyon elde edilirken akrolein maddesinin ortaya çıkması. Akroleinin normal şartlarda doğada da bulunduğunu ve insan sağlığı için korkulacak bir madde olmadığını belirten Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Göral, fazla tüketilmesi durumunda vücutta zarara neden olabileceğini vurguladı. Akroleinin fazla tüketilmesinin ağızda ve boğazda yanmalara ve yaralara da neden olduğunu belirten Göral, mümkün olduğunca pişirmede doğal yöntemlerin tercih edilmesini, tüketicinin doğal yollar ile pişen yiyecekleri tercih etmesi gerektiğini ifade etti.

“SIK TÜKETİLİRSE AKROLEİN, VÜCUTTA ZARARLAR MEYDANA GETİREBİLİR”

Prof. Dr. Göral, “Bu pürmüzün kullanılması sonrası ortamda akrolein denilen bir zararlı madde oluşuyor. Tabi bu zararlı madde en çok pürmüzü uygulayan kişide oluyor, aşçılarımızda oluyor. Tabi yiyen kişide de oluyor. Örneğin tatlılarda karamelizasyon meydana gelirken akrolein ortaya çıkıyor. Bunun çok fazla alınması sakıncalı. Hani 1 kere 2 kereden dolayı bir şey olmaz. Devamlı yapılıyorsa ve yapan kişi de bunu devamlı uyguluyorsa kişi risk altında olabilir. Tabii akrolein çok da korkulacak bir madde değil, tütünde var, toprakta var doğada da bulunuyor. Ama belirli miktarı aşarsa çok sık tüketilirse bu akrolein maddesi vücutta zararlar meydana getirebilir. Özellikle ağız ve boğazda yanmalar, yaralar oluşabilir. Kişi bunu inhale ederse yani akciğerine alırsa akciğerde sıkıntılar, nefes darlığı hatta bazen alerji nadir de olsa ölüme kadar gidebilir. Çünkü herkesin bünyesi bir değil. Farklı kimyasallara karşı farklı tepkiler yapabilir. Belki arada bir tüketilebilir ama çok sık tüketmemek lazım. En çok yapan kişi risk altında. Tabi yiyen kişi de risk altında. Örneğin sütlacı pürmüzle yakmaya çalışıyorlar. O anda da bu akrolein maddesi oluşuyor. Dolayısıyla kişilerin bu konuda dikkatli olması gerekir” şeklinde konuştu.

PÜRMÜZLE KARAMELİZASYON YAPARKEN TATLARIN VASFI DEĞİŞİYOR

Pürmüzün 90-100 derecede tahlike saçtığını belirten Göral, “Muhtemelen 90-100 derecede. Çünkü o dokuyu yakması gerekiyor. veya karamelizasyon oluşuyor. Oradaki tatlılar vasıf değiştiriyor. Aslındaki doğadaki gıdaların hepsi sağlıklı. Biz bazen pişirirken çabuk olsun, güzel gözüksün, müşteriyi etkilesin diye pürmüzle karamelizasyon yaparken tatların vasfı değişiyor. Belki görüntüsü güzel ama o esnada oluşan akroleinler kişi de bir takım sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle doğala kaçmak lazım, görüntüsü güzel, moda olan, çabuk tüketilen gıdalardan biraz uzak durmak lazım. Daha klasik, anne babaların pişirdiği gibi sütlaçları, tatlıları tüketelim. Teknolojinin geliştirdiği bir takım teknikler sağlığımıza olumsuz bir zarar verebilir” diye konuştu.

“HER ŞEYİ DOĞAL YOLLAR İLE YAPIYORUZ, PÜRMÜZÜ KESİNLİKLE REDDEDİYORUZ”

Restoran Müdürü Ahmet Yazıcı, pürmüzü kesinlikle kullanmadığını, insan sağlığı için zararlı olduğunu belirterek, “Ben 38 yıldır lokantacıyım. Ama hiçbir zaman ne Hatay sofralarına ne şu anda çalıştığım işletmede pürmüz kullanmadım. Aynı zamanda aşçılık belgem de var. Aşçılık yaptığım zaman da hep reddetmişimdir. Çünkü pürmüz gazın, ateşin, direkt ete ürüne temas etmesi sağlığa zararlıdır. Zararlı olduğunu bildiğimiz için karşıyım. Hiçbir zamanda kullanmadım. Şu anda müessesemizde kullanmıyoruz. Çünkü doğal fırınımız var. Fırınımızda gereken kızartmaları, pişirmeleri, ızgarayı her şeyi doğal yollar ile yapıyoruz. Pürmüzü kesinlikle reddediyoruz” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/purmuz-kullanimi-insan-sagligina-zararli-olabilir/feed/ 0
Türkiye sigara kullanımında dünya birincisi https://www.haber60.com.tr/turkiye-sigara-kullaniminda-dunya-birincisi/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-sigara-kullaniminda-dunya-birincisi/#respond Thu, 18 Jan 2024 08:18:47 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3972 Türkiye, kişi başına düşen ortalama günlük sigara tüketim adedi sayısında dünya birincisi olduğu belirtildi. Sigarayı bırakmak isteyenlerin yöneldiği elektronik sigaraların da en az sigara kadar zararlı olduğunu belirten uzmanlar, bazı kesimlerce sigaraya göre masum gösterilmek istenen elektronik sigaraların ‘ağır solunum yetmezliği ile akciğer hasarına yol açtığı’ belirtildi.

DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ ACİL EYLEM ÇAĞRISI YAPTI

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), toplum sağlığına yönelik zararları en aza indirmek amacıyla elektronik sigara kullanımının kontrol altına alınması için acil eylem çağrısında bulundu. Sigaradan daha az zararlı olarak kabul edilen ve kullanımı gittikçe yaygınlaşan elektronik sigaranın içeriğindeki kimyasalların en az sigara dumanında bulunanlar kadar zararlı olduğunu söyleyen uzmanlar sigarayı bırakmak için farklı yöntemler denemek yerine kararlı olmak gerektiğini belirttiler.

TÜRKİYE’DE SAYI 15 MİLYONDAN FAZLA

Dünya genelinde 2 milyar insanın sigara ve diğer tütün ürünlerinin bağımlısı olduğunu belirten uzmanlar 2018-2023 Tütün Kontrolü Planı’na göre Türkiye’de sigara içenlerin sayısının 15 milyondan fazla olduğunu belirtti. Türkiye’de 15 yaş ve üzeri toplam nüfusta her 4 kişiden en az 1’inin sigara kullandığı belirtilen açıklamada; bu orana göre yaklaşık 20 milyona yakın kişinin düzenli sigara içicisi olduğu açıklandı.

AVRUPA ÜLKELERİ ARASINDA 2. SIRADAYIZ

Avrupa Birliği (AB) İstatistik Ofisi raporuna göre Avrupa ülkelerinde en fazla sigara içilen ülke yüzde 29 ile Bulgaristan olurken 2. sırada yüzde 27,3 ile Türkiye geliyor. Araştırmada AB ülkelerinde sigara kullanma ortalamasının ise yüzde 18.4 olduğu açıklandı. Sigara bağımlılarının büyük bir bölümünün sigara içmeyi çocukluk ve ergenlik döneminde denedikleri belirtilirken sigara bağımlılarının yüzde 70’inin düzenli sigara içmeye 18 yaş civarında başladığını ve düzenli sigara içmeye başlayanların da birkaç yıl içinde günlük sigara içimini önemli oranda artırdıkları kaydedildi.Yapılan araştırmalarda Türkiye’de, kişi başına düşen ortalama günlük sigara tüketim adedi sayısında 17,1 ile dünya birincisi olduğu belirtildi. Bu rakamın Yunanistan’da 15.7, İsrail’de, 15.5 ile Japonya ve Avusturya’da 15.4 adet olduğu açıklandı.

“TÜKETİCİYİ ÖLDÜREN VE SATIŞI YASAL OLAN TEK ÜRÜN”

Yapılan açıklamada “Üreticinin önerdiği şekilde kullanıldığında tüketiciyi öldüren ve satışı yasal olan tek ürün tütün. Gelişmiş ülkelerin çok uluslu tütün şirketleri tütün satarak insanları hastalandırıyor ve sonra bu hastalıkların ilaçlarını satarak kazançlarını katlayarak artırıyorlar. Dolayısıyla tütün sektörü kelimenin tam anlamıyla bir sömürü düzeni oluşturmaktadır. Bu firmalar savaşlardan çok daha fazla insanı öldürerek bir ölüm makinası gibi çalışıyorlar” ifadelerine yer verildi.

PASİF İÇİCİLİKTEN EN ÇOK ÇOCUKLAR ETKİLENİYOR

Yayınlanan raporlarda pasif içiciliğin sağlık üzerindeki zararlarının kesin olarak kanıtlandığı da belirtilirken ‘Pasif içicilikten’ en çok çocukların etkilendiği belirtildi. Açıklamada ayrıca sigarayı bırakmak isteyenlerin öncelikle kararlı olması gerektiği, sigaradan daha az zararlı olarak kabul edilen ve kullanımı gittikçe yaygınlaşan elektronik sigaranın içeriğindeki kimyasalların en az sigara dumanında bulunanlar kadar zararlı olduğu kaydedildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-sigara-kullaniminda-dunya-birincisi/feed/ 0