ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Türksat 6A sorunsuz bir şekilde uzaydaki yolculuğuna devam ediyor ve bizler de sabırsızlıkla yörüngesinde hizmete başlayacağı anı bekliyoruz. Hiç şüphesiz ülkemizin ürettiği en yüksek değere sahip teknoloji projelerinden biri olan ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’dır” dedi.
Artvin’de Çoruh Nehri üzerine inşa edilen, Türkiye’nin en yüksek barajı Yusufeli’nin sularına gömülen eski yerleşim yerinde değişen kara yolu ağı kapsamında inşa edilen 685 metre uzunluğunda ve 150 metre yüksekliğindeki, ‘Yusufeli Merkez Viyadüğü’ için resmi açılış töreni düzenlendi. Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Artvin Valisi Cengiz Ünsal, AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik ile çok sayıda kişi katıldı.
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, konuşmasında, Yusufeli Barajı köprülerinin son halkası olan Yusufeli Merkez Viyadüğü’nün açılış töreni vesilesiyle Yusufelilerle bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu söyleyerek, “Ülkemizin ilk yerli ve milli uydusu TÜRKSAT 6A’yı Space X’in, Florida’daki uzay üssünden yörüngesine fırlatıp Türkiye’ye döndükten sonra ayağımızın tozuyla Yusufeli’ye geldik. Bildiğiniz üzere 8 Temmuz’u 9 Temmuz’a bağlayan gece uydumuzu ilk yörüngesine başarıyla fırlattık ve uydumuzdan ilk sinyali planlanan şekilde 67’nci dakikada başarıyla aldık. Şu anda uydumuz 35 bin 786 km uzaklıktaki yer sabit yörüngesine varmak için kimyasal itki sistemiyle ateşlenerek aşama aşama kalıcı yörüngesine doğru ilerliyor. Yörüngesine varması için planlanan bu ateşlemelerden ilkini 10 Temmuz günü gerçekleştirmiştik. Hamdolsun dün itibarıyla Türkiye saatiyle 20.00 civarında başlayan ve 69 dakika süren 2’nci ateşleme süreci de başarıyla sonuçlandı” dedi.
Türksat 6A’nın uzaydaki yolculuğunu anlatan Bakan Uraloğlu, “Türksat 6A, sorunsuz bir şekilde uzaydaki yolculuğuna devam ediyor ve bizler de sabırsızlıkla yörüngesinde hizmete başlayacağı anı bekliyoruz. Hiç şüphesiz ülkemizin ürettiği en yüksek değere sahip teknoloji projelerinden biri olan ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’dır. Maalesef biz geçmişte ‘Siz yapamazsınız’ nidalarıyla büyüdük. Ama Rabb’imizin izniyle her geçen gün gücüne güç katan ülkemizin, her şeyin en iyisini, en güzelini hak eden milletimizin nelere imza atabileceğini, neler başarabileceğini TÜRKSAT 6A ile bir kez daha gösterdik. Tekrar hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.
‘DERİN VADİLERİNİ TÜNEL VE VİYADÜKLERLE AŞTIK’
Suyun medeniyet olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, 2,3 milyar metreküp su depolama ve yıllık 1 milyar 900 milyon kilovatsaat enerji sağlama kapasitesiyle Cumhuriyet tarihinin en gurur verici eserlerinden Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin öneminin daha da ortaya çıkmakta olduğunu söyledi. Bakan Uraloğlu, “Bir başka medeniyet göstergesi ise hiç şüphesiz yoldur. Su ile yol birleştiği zaman orada hayat binbir rengiyle ortaya çıkmakta, refah ve zenginlik artmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ‘Yol Medeniyettir’ sözünden hareketle; 2002 yılında 6 bin 101 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, yaklaşık 29 bin 434 kilometreye ulaştırdık. Ana akslarımızın tamamına yakınını bölünmüş yol haline getirdik. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. Ülkemizin yalçın kayalarını, derin vadilerini tünel ve viyadüklerle aştık” dedi.
‘TÜNEL UZUNLUĞUMUZU 50’DEN 753 KİLOMETREYE YÜKSELTTİK’
Bakanlığın ortaya koyduğu hizmetlerden bahseden Bakan Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Köprü yapım çalışmaları kapsamında; 2002 yılında 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunu 779 kilometreye çıkardık. Tünel yapım çalışmaları kapsamında da 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. Başlatmış olduğumuz otoyol seferberliği çerçevesinde 1714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık. Türkiye’nin dört bir noktasında; doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi demeden, köyü-kasabası ya da büyükşehri fark etmeden de yeni yol çalışmalarıyla, ülkemizin ulaşım altyapısını güçlendirmek, modernize etmek ve vatandaşlarımıza daha konforlu bir yaşam sunmak hedefiyle önemli adımlar atıyoruz.”
Bakan Uraloğlu, Yusufeli Barajı inşası sürecinde fedakarlıkları için Yusufeli halkına teşekkürlerini sunup, şöyle devam etti:
“Yusufeli Barajı kapsamında mevcut yerleşkesi ve kara yolunun bir bölümü sular altında kalan yeni Yusufeli ilçesinin ulaşımını sağlayacak bağlantı yollarını inşa etmenin gururunu yaşıyoruz. 69,2 kilometre uzunluğundaki Yusufeli Relokasyon Yollarını, Merkez Viyadüğü dışında 22 Kasım 2022 tarihinde Yusufeli Barajı ile birlikte hizmete açmıştık. Bu projemiz ile Artvin’i Erzurum’a, Kafkasları ve Karadeniz sahil kesimini Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya bağlayan kuzey-güney aksının standardını önemli ölçüde yükselttik. Yüksek dağların ve derin vadilerin bulunduğu bölgede, doğaya meydan okuyan yüksek teknoloji ürünü viyadüklerle ulaşım standardını arttırarak daha güvenli ve konforlu bir seyahat imkanı sunduk. Şimdi sizlerle birlikte resmi açılışını gerçekleştirdiğimiz Çoruh Nehri üzerinde bir gerdanlık gibi duran Yusufeli Merkez Viyadüğü’nü de aslında insanımız bir an evvel faydalanmaya başlasın diye 11 Haziran’da araç trafiğine açmıştık.”
‘7 BİN 100 TON ÇELİK KULLANDIK’
Yusufeli Merkez Viyadüğü’nün özelliklerini sıralayan Bakan Uraloğlu, “Viyadüğümüzün tamamlanmasıyla, Yusufeli Barajı’nın su tutması sonucunda su altında kalan Artvin-Yusufeli-İspir-Erzurum güzergahında yeniden bütünlük sağladık. Yolun büyük bölümünü tünel, köprü ve viyadüklerle geçerek Artvin’in yüksek turizm potansiyeline sahip eşsiz doğasını koruduk. ‘Çelik Ortotropik Köprü’ olarak projelendirilen Yusufeli Merkez Viyadüğü’nü de itme-sürme yöntemiyle hayata geçirdik. Tabliyelerinin yapımında yaklaşık 7 bin 100 ton çelik kullandık. Bakın, Fransa’nın simge yapılarından biri olan Paris’in ortasındaki Eyfel Kulesi’nde 7 bin 300 ton çelik kullanıldığını düşündüğümüzde, Yusufeli’de hayata geçen projemizin ne kadar büyük bir proje olduğu daha da iyi anlaşılıyor. Köprümüz 8 orta ayak, 2 de kenar ayak olmak üzere 10 ayaktan oluşuyor. 685 metre uzunluğa ve en yüksek ayağı yaklaşık 150 metre yüksekliğe sahip projemiz sayesinde kış aylarında meydana gelen buzlanma, kaya düşmesi ve heyelan gibi doğa olayları sonucunda yaşanabilecek tehlikelerin önüne geçtik. Trafiği güvenli hale getirerek, seyahat konforunu arttırdık” ifadelerini kullandı.
‘YILLIK TOPLAM 43 MİLYON LİRA TASARRUF EDECEĞİZ’
Viyadükle Yusufeli-Artvin arasında ortalama 95 dakika süren yolculuk süresini de 70 dakikaya indirdiklerini dile getiren Bakan Uraloğlu, “Yusufeli-Sarıgöl-Öğdem ile Yusufeli-İspir gibi yerel yol ağlarının da konforlu kara yolu bağlantısını sağladık. Baraj gölünün etrafından dolanan 16,2 kilometrelik yol kesimini 685 metrelik merkez viyadüğü ile geçerek, mevcutta 90,5 kilometre olan Yusufeli-Artvin merkez yolu uzunluğunu 75 kilometreye düşürdük, yolu 15,5 kilometre kısalttık. Bu kısalma sayesinde 25 dakika kazanarak Yusufeli-Artvin arasında ortalama 95 dakika süren yolculuk süresini de 70 dakikaya indirdik. Böylece viyadüğümüzle zamandan 30 milyon lira, akaryakıttan 13 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 43 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 1005 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız.”
‘DOĞAYA MEYDAN OKUYAN DEV BİR PROJEYE İMZA ATTIK’
Artvin’e son 22 yıl içerisinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak 85 milyar 889 milyon lira yatırım gerçekleştirdiklerini aktaran Bakan Uraloğlu, bölgeye kazandırılan havalimanlarının önemine dikkati çekerek, “Artvinli kardeşlerimizin hava yoluyla seyahat etmeleri için de doğaya meydan okuyan dev bir projeye imza attık. Dünyanın deniz üzerine inşa edilen sayılı, ülkemizin ise Ordu- Giresun Havalimanı’ndan sonra ikinci havalimanı olan Rize-Artvin Havalimanı’nı 2022 yılında hizmete açtık. Bu 2 havalimanımız gibi deniz üzerine inşa edilmiş bir havalimanı Avrupa’da yok ve dünyada da örnekleri çok az. Hatta, Rize-Artvin Havalimanı’mız dünyadaki 5’inci havalimanı oldu. Daha bu yılın ilk 6 ayında yaklaşık 530 bin yolcu havalimanımızı kullanarak yolcu sayısında geçen yıl aynı döneme göre yüzde 22 artış yakaladık. Rize-Artvin Havalimanı’mız açıldığı günden bu yana 15 binin üstünde uçak trafiğiyle 2 milyon 115 bin yolcuya hizmet verdi” dedi.
‘BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’Yİ İNŞA EDECEĞİZ’
Bakan Uraloğlu, Yusufeli Merkez Viyadüğü inşasında katkı sunanlara teşekkür ederek, “Biliyoruz ki güvenli, hızlı ve kolay ulaşım; ticaretin, üretimin ve ihracatın en önemli bileşenidir. Bakanlık olarak Artvin için planladığımız her bir projemizin bölgenin ticaret, üretim ve turizm faaliyetleri potansiyelini katbekat arttıracağına inanıyoruz. Geçmişte yaptıklarımızdan gelen güvenle, ‘Türkiye Yüzyılı’nın üzerinde yükseleceği büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.
Bakan Uraloğlu’nun konuşmasının ardından katılımcılar kurdele kesip, Yusufeli Merkez Viyadüğü’nü hizmete açtı.
YUSUFELİ MERKEZ VİYADÜĞÜ
Yüzlerce kişinin aralıksız çalıştığı, ‘dengeli konsol’ yöntemiyle yapılan, Karadeniz ile Doğu Anadolu Bölgesi’ni birbirine bağlayan 685 metre uzunluğundaki ‘Yusufeli Merkez Viyadüğü’nün tamamlanmasıyla iki yaka birleşti. İzolasyon, giriş, çıkış dolgu, alt ve üstyapı işlemleriyle asfaltlama çalışmaları tamamlanıp, Kurban Bayramı öncesi ulaşıma açılan viyadükle, mevcut kara yolu 15,5 kilometre kısaldı. ‘Çelik orthotropic köprü’ olarak da projelendirilen, itme-sürme yöntemiyle inşa edilen, en yüksek ayağı zeminden 150 metre yüksekte bulunan Yusufeli Merkez Viyadüğü’nde tabliyelerin yapımında yaklaşık 7 bin 100 ton çelik kullanıldı. 8 orta ayak, 2 de kenar ayak üzerine baraj suları üzerine kurulan viyadük sayesinde; Yusufeli ilçesi ve çevre köyler ile Artvin arası ulaşım süresi de 25 dakika kısaldı.
]]>Artvin’de Çoruh Nehri üzerinde inşa edilen kemer baraj sınıfında 275 metreyle Türkiye’nin birinci, dünyanın beşinci en yüksek barajı olan Yusufeli Barajı ve HES nedeniyle Yusufeli baraj sularına gömülmüş, bu nedenle üst kotlarda yeniden bir ilçe inşa edilmişti. Yeni yerleşim yerlerine 1,5 yıl önce taşınan ilçe halkı, ilk yerel seçimlerini 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirdi.
Üç dönem Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) kazandığı belediye bu kez el değiştirerek Cumhuriyet Halk Partisine geçti. Seçimi 48 oy farkıyla CHP’nin adayı Barış Demirci kazanırken, 56 yıl sonra CHP’nin ilçede galip gelmesi partililer tarafından mutlulukla karşılandı. Aynı zamanda bir çok yatırıma rağmen AK Parti’nin kaybetmesinin tepki oyundan kaynaklı olduğu belirtildi.
Başkan Demirci: “Devletin bu kadar yatırımlarına rağmen AK Parti 100 sene yerelde seçimi kaybetmemesi lazımdı”
Belediye Başkanı Barış Demirci seçimle ilgili yaptığı açıklamasında, “Devletin bu kadar yatırım yapmış olduğu bir yerde AK Parti iktidardan düşmüş olsa dahi en azından yerelde 100 sene belediye seçimi kaybetmemesi lazım. Sadece bu yatırımlardan bahsediyorum. Eğer Yusufeli halkı ilk seçimlerde değişimden yana tercihini kullanmışsa iktidar temsilcilerinin dönüm kendilerine bakmasını istirham ediyorum. Çünkü bu dağıtımlar yapılırken adil değillerdi. İnsanların ellerinden alınıp bir başkasına verildi. İnsanlar burada huzursuz oldu. Biz makama geldikten sonra en fazla mağduriyet konut mağduriyeti olduğunu gördük. Konut mağduriyetlerinde adaletsizliklerin giderilmesi gerekiyor. Biz bunları da gerçekleştireceğiz” dedi.
“Mevcut iktidarın yapamadıklarının bizler yapacağız”
“Cumhuriyet Halk Partisi adı altında 56 yıl sonra başarı elde ettik” diyen Demirci, “Her ne kadar zor olsa da kolay olanı yaptık. Esas işimiz bundan sonra. Mevcut iktidarın yapamadıklarını bu saatten sonra bizler yapacağız. Onun sorumluluğuyla hareket ediyoruz. En büyük sıkıntı konut sıkıntısı, kiralık daire sıkıntısı ve istihdam sıkıntısı. 500 konutlu bir projemizle bu üç sorunu ortadan kaldıracağız” şeklinde konuştu.
“Yusufeli hem fizikken baraj altında kaldı hem de siyasetten”
İlçede esnaflık yapan Ali Tamyürek ise “Bu kadar yatırımın yapıldığı başka bir ilçe yoktur sanırım. Lakin Yusufeli’nde bir taşınma süreci yaşandı. Eski yaşanmışlıklar sular altında bırakıldı eski düzene geçildi. Galiba halkla birebir olunamadı. İnsanların ihtiyaçları birebir karşılanmadı. Bir çok mağduriyetler var. Yapılan güzel şeyler de var ama insanlar kaybettiklerinden daha çok etkileniyor. Burada iktidar yatırımlarında vatandaşa birebir ulaşılamamış olabilir diye düşünüyorum. Çünkü kaybettiğimiz çok değerimiz var. Yeni yerleşim yerine alışmak bizi çok zorladı. Burada insanlar değişim istedi çünkü yıpranmışlıkta var. Yusufeli hem fizikken baraj altında kaldı. Siyaseten de baraj altında kalma durumu yaşandı” ifadelerini kullandı.
“Barajın ilçeye hiçbir karı olmadı”
İlçe sakinlerinden Hüseyin Alkan (87) ise “Burada bir çok insan mağdur oldu. Esnaf da mağduriyet yaşadı. Yusufeli barajının ilçeye hiçbir karı yok bence. Yollarımız uzadı, köprülerde sıkıntı çıktı” diye konuştu.
“Devlet istediğini aldı vatandaşlar alamadı”
Mehmet Dalkılıç ise “Devlet Yusufeli barajı yaparak istediğini aldı ama vatandaş istediğini alamadı. Eski ilçede kendi yerim vardı hak sahibi olmadım, yeni ilçede kiracı oldum” dedi.
“Burada hak mağduriyeti yaşandı”
İlçe halkından Kuddüs Çiçek de, “Buradaki en büyük mağduriyetlerden biri hak mağduriyeti. Yaşamayan insanların hak sahibi olmaları büyük bir tepki aldı. Bunu ifade etsek de karşılık bulamadık. İnsanlarda buna ister isteme tepki oyu verdi. Kiralık ev de bulamıyoruz, kiralar çok pahalı, ev sahipleri kim onları da bulamıyoruz” şeklinde konuştu. – ARTVİN
]]>Artvin’e gelerek bir dizi temas ve ziyaretlerde bulunan Uraloğlu, Gençlik Merkezi toplantı salonunda sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi.
Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, Artvin’e Rize-Artvin Havalimanı’nı kullanarak geldiğini belirterek, “Rize-Artvin Havaalanı’nda geçen yıl 1 milyonu geçen yolcu trafiğimiz oldu. Haftalık sefer sayımız 65.” dedi.
Artvin’e şimdiye kadar birçok yatırım yaptıklarına işaret eden Uraloğlu, “86 milyar liralık sadece Ulaştırma ve Altyapı bakanlığı olarak ilimize yatırım yaptık. Yapmaya da devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Uraloğlu, Yusufeli’nde özel tasarım viyadüğü inceledi
Bakan Uraloğlu daha sonra Yusufeli ilçesine giderek yapımı devam eden Yusufeli Merkez Viyadüğü’ndeki çalışmaları inceledi. Karayolları ve firma yetkililerinden bilgi alan Uraloğlu, bir süre viyadük üzerinde dolaştı.
Uraloğlu, burada gazetecilere, Yusufeli Barajı nedeniyle Yusufelililerin doğdukları, büyüdükleri yerleri terk ettiğini, bunun zor bir durum olduğunu bildiklerini söyledi.
Türkiye’nin de ihtiyaçları olduğunu kaydeden Uraloğlu, “Ülkemizin bu anlamda yapılması gerekenleri var. Yusufeli halkımız gerekli özveride bulundu. Gerçekten onlara güzel yaşam merkezleri beraberce yaptık, Cumhurbaşkanımızın talimatıyla.” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, bölgede bazı eksikliklerin olduğunu bildiklerini dile getirerek, “Cumhurbaşkanımız Yusufeli’nin evladını, sizin abinizi, kardeşinizi buraya tekrar gönderdi. Sayın Bakanımız inşallah onları takip edecek, biz de kendisini, bize düşen ne varsa destekleyeceğiz. Bundan sonra Yusufeli inşallah çok daha yaşanır, çok daha güzel bir şehir olma yolunda adımlar atacak.” dedi.
“Türkiye’de kendi sınıfında önemli köprülerden biri”
Yusufeli Merkez Viyadüğü’ne ilişkin de Uraloğlu, şunları söyledi:
“Bu köprü ile ilgili güzel hatıralarımız var, aldığımız güzel kararlar var. Şunu söyleyeyim teknik bir detaya girmeden, 685 metre uzunluğunda, 147 metre ayak yüksekliğinde ve bu itme sürme dediğimiz bu tabletleri kenarda yapıp buraya krikolarla beraber sürdüğümüz bir köprü. Türkiye’de kendi sınıfında önemli köprülerden biri. İnşallah önümüzdeki ay içerisinde de bu köprüyü bitirerek hizmete açmış olacağız. Yusufeli’nin hizmetine vermiş olacağız. O manzaradan baktık mı aşağısını boğaz düşünelim, bunu da boğaz köprüsü düşündük mü gerçekten güzel bir manzara olacak. Hayırlı uğurlu olsun.”
Uraloğlu, yerel seçimlere de değinerek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Önümüzde bir seçim var, bu seçimde de belediye başkan adayımız var. Mevcut belediye başkanımıza teşekkür ediyoruz yaptığı hizmetlerden dolayı. Yeni başkanımız da inşallah 1 Nisan’dan itibaren daha güzel işler yapma noktasında gayret edecek. Biz de kendisini destekleyeceğiz. Ben Yusufelili hemşehrilerimizin, kardeşlerimizin ramazan-ı şerifini kutluyorum, Allahutaala mübarek etsin. İnşallah 31 Mart’ta da Allah’ın izniyle tekrar Yusufeli’yi alacağız ama yüksek oy oranıyla almak istiyoruz.”
Bakan Uraloğlu’na, AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik, Yusufeli Belediye Başkanı Eyüp Aytekin, ilgili kurum müdürleri ve partililer eşlik etti.
]]>Çoruh Vadisi’ndeki Yusufeli ilçesine bağlı Yağcılar köyü sakinlerinden Süleyman Küçükkoçak ve ailesi 4 kuşaktır geleneksel tarım yöntemleriyle zeytin yetiştiriyor.
Atalarından kalma zeytin bahçelerindeki ağaçların bakımını üstlenen Küçükkoçak, eşi, çocukları ve torunlarıyla her yıl kasım ve ocakta emeklerinin karşılığını almak için hasat yapıyor.
Yetiştirdikleri zeytinlerin bir kısmını kendilerine ayıran aile, kalan zeytinleri de satarak aile ekonomisine katkı sağlıyor.
Üretici Süleyman Küçükkoçak, AA muhabirine, coğrafi yapı dolayısıyla zeytinliklerin genellikle dik yamaçlarda ya da uçurumun kenarında olduğunu söyledi.
Bazıları 15 metreye ulaşan ağaçlara tırmanarak hasat yaptıklarını anlatan 66 yaşındaki Küçükkoçak, zeytinlerin tek tek elle toplandığını ifade etti.
Küçükkoçak, ailesinin asırlardır bu coğrafyada yaşadığını ve zeytin yetiştiriciliğinden asla vazgeçmediklerini belirterek, “Atalarım, dedem, babam vazgeçmemiş. Ben de onlardan aldığım mirası devam ettiriyorum. Ben çocuklarıma, onlar da kendi çocuklarına, torunlarına bırakacak. Ben 10 yaşından beri bu işle uğraşıyorum. Zeytinlik atalarımızdan, dedelerimizden bize kaldı. Bu iş nesilden nesle aktarılıyor. Ben de çocuklarıma, torunlarıma öğretiyorum ki bizden sonra onlar devam ettirsin.” dedi.
Yusufeli’nde zeytin sezonunun martta bakım ve temizlik işleriyle başladığına işaret eden Küçükkoçak, mayıs itibarıyla haftalık sulamayla devam ettiğini, kasım ve ocakta da hasatla sonlanan uzun bir süreci kapsadığını kaydetti.
Küçükkoçak, beklediklerinden daha verimli bir sezon geçirdiklerini, hasadın yüzlerini güldürdüğünü, emeklerinin karşılığını almaktan mutlu olduklarını aktardı.
Zeytin denilince akla Marmara ve Ege bölgesinin geldiğini ancak kendilerinin de Türkiye’nin farklı illerine zeytin ve zeytinyağı gönderdiklerini vurgulayan Küçükkoçak, “İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir, Eskişehir başta olmak üzere Türkiye’nin her vilayetine buradan zeytin gönderiyoruz. Yurt dışında da Almanya ve Fransa’ya gönderdiğimiz oldu.” diye konuştu.
“Zeytinliklerimize özenle bakıyoruz”
Süleyman Küçükkoçak’ın damadı 40 yaşındaki Vaiz Keleş de bereketli bir sezonun ardından zeytin hasadının bitmek üzere olduklarını söyledi.
Keleş, topladıkları zeytinleri tanelerinin büyüklüklerine göre yağlık ve sofralık olarak ayırdıklarını ifade ederek, “Yusufeli zeytininin asit oranı düşük, lezzetli ve nam salmış bir zeytin. Köyümüzün en önemli gelir kaynağı. Zeytinliklerimize özenle bakıyoruz.” dedi.
Zeytin toplama işine küçük yaşta başladığını dile getiren Keleş, “Ağaçların boyu çok yüksek. Tırmanarak çıkamadığımız ağaçlara merdivenlerle çıkıyoruz. Bu zeytinler ve elde ettiğimiz zeytin yağlarımız sofralarımızın baş tacı olarak her öğün soframızda yer alıyor.” ifadesini kullandı.
12 yaşındaki Sait Ensar Keleş ise iki yıldır zeytin hasat sezonunda babasına ve dedesine yardım ettiğini söyledi.
Zeytin toplamanın zor olduğunu anlatan Keleş, “Bir avuç zeytin için yeri geliyor bir sürü zaman harcıyoruz. Ağaçlar çok yüksek, toplaması da ağaca çıkması da çok zor. Ben marketlerden alınan zeytini sevmiyorum ama Yusufeli zeytinini çok seviyorum. Her kahvaltıda Yusufeli zeytini soframızda bulunur. İki yıldır geliyorum, anneme babama yardım ediyorum. Onlardan işi öğreniyorum.” dedi.
]]>