CHP Genel Başkanı Özgür Özel; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 52’nci yılında Karşıyaka Mezarlığı’nda düzenlenen anma törenine katıldı. Özel’e; Genel Başkan Yardımcıları Aylin Nazlıaka ve Yalçın Karatepe, Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Milletvekilleri Aliye Timisi Ersever, Aylin Yaman, Sema Dinçer, Sibel Suiçmez, Tekin Bingöl, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu eşlik etti.
Özel, beraberindekilerle birlikte Ankara İl Başkanlığı pankartının arkasında yürüdü. Özel’i karşılayanlar arasında Deniz Gezmiş’in ağabeyi Bora Gezmiş’te vardı.
Yürüyüş sırasında 80 yaşindaki bir kadın Özel’e sarılarak, “Yıkılıyorduk, tuttun bizi 80 yaşındayım senin için geldim” dedi. Özel’in boynunda Filistin bayrağı işlemeli atkı yer aldığı görüldü. Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ın mezarlarına karanfiller bıraktı ve dua etti.
CHP lideri Özgür Özel, Deniz Gezmiş’in mezarı başında yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Bu anmaya katılan herkes 25 yaşındaki Deniz’in kardeşleridir, abileridir, yoldaşlarıdır. Onların yürüyüşü antiemperyalizm yürüyüşüdür. Deniz Gezmiş son sözlerini söylerken ‘Yaşasın halkların kardeşliği’ demiştir. ‘Kahrolsun emperyalizm’ demiştir. ‘Yaşasın işçiler ve köylüler’ demiştir. Bunları söyleyen 25 yaşındaki 3 genci bu hayattan kopardılar. Bugün halen Hüseyin ve Yusuf’u ODTÜ’deki stada ‘devrim’ yazısı yazdıkları statta hala ODTÜ öğrencilerine orada tören yapmalarını yasaklayan bi anlayış var.
“TAKSİM YASAK, DEVRİM STADI YASAK… NE YUMUŞAMASINDAN BAHSEDİLİYOR”
Birileri Türkiye’de bir başka tartışma başlatmak istiyor. Yumuşama olsun istiyor ve bu işin sonu anayasaya varsın istiyor. ODTÜ öğrencileri, 25 yaşındaki günahsız öğrencilerin yazdıkları statta tören yapamayacak ise ne yumuşamasından bahsediliyor? ODTÜ’de izni verin bir görelim, nasıl oluyo bu yumuşama? Taksim yasak, Devrim Stadı yasak. Normalleşelim. En çok ben istiyorum normalleşelim, yumuşayalım.
Anayasa Mahkemesi kararına rağmen arkadaşlarımız Gezi’den içeride yatıyorsa kimse normalleşmeden bahsetmesin. Deniz’leri asanlar mahkeme kararına ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmak’ yazdılar. Kardeşlerimizi, evlatlarımızı bu bahaneyle astılar. Oysa Deniz Anayasa’yı savunuyordu. Anayasal düzeni savunuyodu.
Bugün Anayasa çağrısı yapan ve yeni bi anayasa isteyen herkese diyoruz ki: Mevcut Anayasa’ya harfiyen uymadan Türkiye’de Anayasa’ya aykırı işler yapmaya devam ederek kayyım da atasan Anayasa’ya aykırıdır. Öbür taraftan serbestçe anayasal hakkını kullanmak isteyen işçiye, ODTÜ’lüye de izin vermeyince de siz Anayasa’ya uymuyorsunuz.
Burada bir Filistin atkısı var. Deniz Gezmiş’in davası aynı zamanda Filistin davasıdır. Deniz Gezmiş, Filistin’de el Fetih kamplarında İsrail zulmüne karşı direnmiştir.
“BÜTÜN CHP’LİLER DENİZ GEZMİŞ’TİR”
Deniz’in Filistin’de el Fetih kampındaki en yakın arkadaşı İsa… Deniz Gezmiş’e Filistin şiiri okur. Kitap arapçadır. Deniz Gezmiş, bir yandan arapça sökmeye, bir yandan da şiiri ezberlemeye çalışırken ‘bu kitabın Türkçe’ye çevrilmesi lazım’ der. O kitap Türkçe’ye çevrilir ama Deniz Gezmiş’ine eline hiç ulaşamaz. İsa, 2 sene önce ölmeden önce evladına bu kitabı verir ve ‘Deniz Gezmiş’in izinden geçen birine verin bunu Türkiye’de’ der. İsa’nın oğlu bu kitabı Türkiye’de Filistinli Öğrencilerinin Dernek Başkanı eliyle geçen hafta bana ulaştırdı. Filistinle dayanışan sözlerimiz Yaser Afarat ile Bülent Ecevit’in mücadelesidir. Bizim bizim mücadelemiz Bülent Ecevit’in mücadelesidir. Bu kitabı alıp kişisel kütüphaneme koymayacağım. Bu kitabı CHP’nin müzesine koyacağız. Devir teslimlerde CHP genel başkanları bir sonraki genel başkana verecekler. Çünkü Deniz Gezmiş’in yolundan giden tek başına Özgür Özel değildir, bütün CHP’liler Deniz Gezmiş’tir, Deniz Gezmiş’in yolundan yürümektediler.
Hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Bora abinin şahsında Deniz Gezmiş’n kan bağı olan bütün akrabalarına başsağlığı diliyorum. Yusuf Aslan’ın, Hüseyin İnan’ın ailelerine bir kez daha başsağlığı diliyorum. Hepimiz Deniziz, hepimiz Yusufuz, hepimiz Hüseyiniz, onların mücadelesi durmadı, sönmedi, mücadele sürüyor, mücadeleyi sürdürüyoruz.”
Anmaya katılanlar “Deniz, Yusuf, Hüseyin mücadeleye devam” sloganları attı.
Özgür Özel, daha sonra Denizler’in avukatı Halit Çelenk ile 68 kuşağının önderlerinden Ulaş Bardakçı’nın mezarına karanfiller bıraktı ve dua etti.
Karşıyaka Mezarlığı’nda Deniz Gezmiş’in mezarına giden yola üzerinde parkayla çekilmiş olduğu fotoğraf asıldı. Gezmiş, Aslan ve İnan’ın mezarlarını ziyaret eden vatandaşlar, karanfiller bırakarak, saygı duruşunda bulundu.
]]>Geçen hafta İskoç Yeşiller Partisi ile iki yılı aşkın süredir devam eden iktidar paylaşımı anlaşmasını sona erdiren Yusuf’un son günlerde istifa etmesi için baskı artıyordu.
Yusuf’un koalisyonu sonlandırma kararı, iki partinin İskoçya’nın iklim hedefleri ile toplumsal cinsiyet politikalarındaki anlaşmazlığından sonra geldi.
İskoç Parlamentosu’ndaki muhalefet partileri hafta sonu başbakana ve SNP hükümetine yönelik güven oylaması yapılması için teklif sundu.
Azınlık hükümetine liderlik edebilmek için destek bulmakta zorlanan Yusuf ise muhalefet partilerine yazarak “ortak bir zemin” bulma çağrısı yaptı.
Bugün istifasını sunan Yusuf, iktidarı elinde tutmak için ilkelerinden ödün vermeyeceğini söyledi.
Bir anlaşma yaparak güven oylamasını kazanmasının “kesinlikle mümkün” olduğunu belirten Yusuf, hafta sonu pozisyonu üzerine düşündükten sonra devam etmemeyi tercih ettiğini paylaştı.
Yusuf, “Sevdiğim ülkenin, ailemi büyüttüğüm ülkenin ve evim diyebileceğim tek ülkenin başbakanı olmanın ne kadar büyük bir onur olduğunu anlatamam” diye konuştu.
Göreve gelecek kişinin çocuk yoksulluğu ve ayrımcılıkla mücadele de dahil olmak üzere öncelik verdiği konularda mücadele etmeye devam edeceğinden hiç şüphesi olmadığını söylen Yusuf, bundan sonraki süreçte milletvekili olarak “duyulmayan kişilerin sesi” olma söz verdi.
İngiltere Başbakanlık Ofisi, Yusuf’un konuşmasının ardından yeni yönetimle ekonomi ve enerji gibi önemli alanlarda işbirliği yapacağını belirtti.
İktidar koalisyonu neden bozuldu?
Hamza Yusuf’un İskoç Yeşiller Partisi ile güç paylaşımını sona erdirme kararı, SNP’nin 2030 iklim hedeflerini ve toplumsal cinsiyet politikalarını rafa kaldırma kararının ardından geldi.
Hükümetin kararına tepki gösteren Yeşiller, Yusuf’u “gelecek nesilleri satmakla” suçladı.
Yeşiller Partisi’nin SNP ile iktidarda kalıp kalmama konusunda oylama yapması bekleniyordu.
Ancak Yusuf Cuma günü, 2021’de yapılan seçimin ardından iki parti tarafından imzalanan anlaşmanın feshedildiğini duyurdu.
Yaptığı açıklamada Yeşiller Partisi’ne hükümete katkılarından dolayı teşekkür eden Yusuf, koalisyonun İskoç hükümetine istikrar sağlamak için oluşturulduğunu, ancak “anlaşmanın artık parlamentoda istikrarı garanti etmediğini” söyledi.
Hamza Yusuf kimdir?
Mart 2023’te yemin ederek göreve başlayan İskoçya’nın ilk Müslüman başbakanı Hamza Yusuf bundan önce İskoçya Sağlık Bakanı’ydı ve 2012’den bu yana özerk yönetimde adalet bakanlığı ve ulaştırma bakanlığı da yapmıştı.
Hamza Yusuf’un babası Pakistan kökenli ve İskoçya’ya 1960’larda göç etti. Annesi ise Kenya’da Güney Asyalı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.
Yusuf da geçmişte sık sık ırkçılıkla karşı karşıya kaldığını söylemişti.
Göreve geldikten sonra Yusuf, İskoçya Özerk Yönetimi Başbakanı olarak hizmet etmenin, hayatının “en büyük ayrıcalığı ve onuru” olacağını söylemiş, “Bu, ailemin en çılgın hayallerinin ötesinde” demişti.
İskoçya’nın bağımsızlığa her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğunu savunan Yusuf, Birleşik Krallık’tan ayrılmaya karşı çıkanları da bağımsızlığa ikna edeceğini söylüyordu.
2014’te rakipsiz şekilde Alex Salmond’ın yerine geçen eski başbakan Nicola Sturgeon ise İskoçya Ulusal Partisi’ni bölgedeki en hakim siyasi partiye dönüştürmüştü.
Ancak son yıllarda, özellikle bağımsızlık mücadelesinde en iyi stratejinin ne olduğuna yönelik tartışmalar SNP’yi bir nebze de olsa yıpratmış, Sturgeon görevi bırakma kararı almış, 2004’ten bu yana ilk kez üyelerin katıldığı bir oylamayla partinin liderliği için seçim yapılmıştı.
Aralık’ta Erdoğan’la görüşmüştü
Hamza Yusuf, Kasım ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nde düzenlenen İklim Zirvesi (COP28) kapsamında yanında İngiltere Dışişleri Bakanlığı görevlileri olmadan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşme yapmıştı.
Yusuf sosyal medya paylaşımında, Erdoğan ve Lübnan Başbakanı ile iklim krizinin yanı sıra Gazze’de yaşananları da görüştüklerini belirterek acil ve kalıcı bir ateşkes için çağrıda bulunmuştu.
Ancak Yusuf’un Londra’yı devre dışı bıraktığını söyleyen İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron, İskoçya başbakanının İngiltere hükümetinin tavrıyla çeliştiğini ve İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nda kaygı yarattığını söylemişti.
]]>Filistin Ekonomi Bakanlığı Politika ve İstatistik Departmanı Direktörü Yusuf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 10 yıl önceye kadar İsrail’den sonra Filistin’e ürün ihraç eden ülkelerin başında Çin’in geldiğini söyledi.
Filistin’in ithalat yaptığı Türkiye’nin son 5 yılda Çin’in yerini aldığına dikkati çeken Yusuf, “İsrail’i istisna tutarsak Filistin pazarına en çok ürün ihraç eden ülke Türkiye’dir.” diye konuştu.
Filistin piyasalarına ithal edilen Türk ürünlerinin diğer dünya ülkeleri ürünlerine oranla hızla artarak birinci sırada yer aldığına vurgu yapan Yusuf, Filistin’in Türkiye’yle ticaret hacminin ithalat ve ihracat düzeylerinde net artış gösterdiğini belirtti.
Filistin ürünlerinin Türk pazarındaki payı da arttı
Filistinli yetkili Yusuf, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Karşılıklı ticaret hacmi rakamlarındaki artış oranı net ortada. İki ülke (Filistin-Türkiye) arasındaki ticaret hacmi 2022 yılında 900 milyon doları aştı. İkili ticaret hacmi 2022 yılında 2021’e oranla yüzde 12 arttı, 2021 yılında ise 2020 yılına oranla yüzde 32 arttı. Bu da (Türkiye’den Filistin’e) ithalatın büyümesini gösteriyor.”
Türkiye’nin Filistin’e ihraç ettiği ürünlerin başında demir, ahşap, bitkisel yağlar, tekstil, mobilya ve gıda ürünlerinin geldiğine vurgu yapan Yusuf, “Türkiye, Filistin ithalat pazarında lider olmakla yetinmiyor. Bilakis Ankara, Filistin ürünlerinin de Türk pazarındaki payını artırmasına katkı sundu.” ifadelerini kullandı.
Türk üreticilerin Filistin pazarında kabul gördüğünün altını çizen Yusuf, bunun da Türk ürünlerinin yüksek kalite standartlarından taviz vermediğinin göstergesi olduğunu söyledi.
Yusuf, “Ticaretteki bu rakamlar aslında Türkiye’nin Filistinlilere ne kadar yakın olduğunu ve onlara desteklerini yansıtıyor. Filistinli tüketici de yabancı veya İsrail menşeli ürünlere göre Türk ürünlerini daha kaliteli görüyor.” dedi.
Filistin’e ithalat İsrail üzerinden yapılıyor
Filistin ticaretinin İsrail üzerinden yapılması sebebiyle hem Filistin’in hem de İsrail’in ticaret verilerinin çarpıtıldığını vurgulayan Yusuf, “Türkiye, Filistin pazarının ihtiyaçlarını karşılayacak birçok alanda sanayisi olan bir ülkedir. Ancak İsrail’in kısıtlamaları ve onunla olan ekonomik anlaşmalar, Filistin ile Türkiye arasında ticari alışverişte ortaklık kurulmasını kısıtlıyor.” ifadelerini kullandı.
Filistin yönetiminin sınır kapıları konusunda bir egemenliğe sahip olmadığına işaret eden Yusuf, dolayısıyla Filistin’in ithal ettiği tüm ürünlerin İsrail’den geçmek zorunda kaldığını belirtti.
İsrail’in tüm sınır kapılarını kontrolünde tuttuğunun altını çizen Yusuf, “Filistin’in ithal ettiği ürünler, Akdeniz’e açılan Hayfa veya Aşdod limanlarından ulaştırılıyor. İthalat aynı zamanda Ürdün’le olan sınır kapısı üzerinden ulaştırılıyor.” diye konuştu.
Yusuf, İsrail’in sınır kapılarını kontrolünde tutması sebebiyle Filistin’e ithal eden edilen ürünlerin maliyetlerini artırdığını ve bunun da tüketiciyi etkilediğini aktardı.
İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü arasında 1994’te imzalanan Paris Ekonomi Protokolü gereğince Filistin dış ticareti sadece İsrail üzerinden yapılıyor.
Filistin İstatistik Merkezi verilerine göre, İsrail’den sonra Filistin’in en büyük ticaret ortağı ülkeler yıllık 900 milyon doları aşan rakamlarla Türkiye ve Çin’dir.
Filistin’in dünya ülkelerinden ithal ettiği ürünler, Hayfa ve Aşdod limanlarından teslim alınarak kara yoluyla Filistin pazarına ulaştırılıyor.
Paris Ekonomi Protokolü gereğince İsrail yönetimi, kontrolü altındaki sınır kapılarından Filistinliler adına topladığı vergileri, aylık olarak Filistin hazinesine aktarıyor.
]]>