Bolu’da Filistin’e Destek Platformu üyeleri ile vatandaşlar, Heniyye’nin İran’da uğradığı suikast nedeniyle ” Gazze’nin Sesi İsmail Heniyye’nin Vasiyeti” adlı yürüyüş için İzzet Baysal Caddesi üzerinde bulunan Kadı Cami önünde bir araya geldi.
Ellerinde pankart ve dövizler taşıyan grup, sloganlar atarak Kent Meydanı’na kadar yürüdü. Burada Kuran’ı Kerim tilavetinin ardından Filistin ve Gazze’yle ilgili şiirler okundu.
Yürüyüşe katılan gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, burada yaptığı konuşmada, İsrail’in son zamanlarda mülteci kamplarına saldırdığını, çadırlarda yaşayan silahsız insanları kaçırarak işkence yaptığını söyledi.
“Bizim sadece şehidimiz yok, bir de yaşayan şehitlerimiz var” diyen Dilipak, yaşayan şehitlerin ölmeden önce öldüğünü ifade etti.
Dilipak, Gazze’nin kendileri için sadece vicdan meselesi değil aynı zamanda din davası olduğunu vurgulayarak, “Orası bizim ilk kıblemizdir. Eğer biz Allah’ın kıblesinin izzetini korumakta gaflete düşersek, Allah’ın ipini bırakırsak Allah da bizim ipimizi bırakır. O zaman, Gazzelilerin başına gelen bizim de başımıza gelir. Onun için Gazze’ye sahip çıkmak, kendi geleceğimize sahip çıkmak demektir.” değerlendirmesinde bulundu.
Filistin’deki direnişin, Çanakkale ve Kurtuluş savaşlarının devamı olduğunu söyleyen Dilipak, “100 yıl önce orası bizim parçamızdı. Biz oranın hizmetkarıydık. Orası aynı zamanda bizim için tarih davası.” dedi.
Daha sonra grup adına açıklama yapan Memur-Sen Bolu Şube Başkanı Sami Yılmaz, İsmail Heniyye’nin vasiyetini yerine getirmek, eylem çağrısına icabet etmek, siyonizmi lanetleyip, tarihin en büyük imtihanını veren Gazzelilerin sesi olmak için toplandıklarını belirtti.
İsrail rejiminin 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğini dile getiren Yılmaz, 40 bin insanın alçakça katledildiğini, 100 binden fazla insanın da yaralandığını vurgulayarak, Gazze şeridinde ayakta kalmış tek bir şehir ve mahallenin kalmadığını ifade etti.
Duayla sona eren programa, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı, AK Parti Bolu İl Başkanı Suat Güner, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Gebze’de yürüyüş düzenlendi
Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri tarafından düzenlenen yürüyüş için çok sayıda vatandaş Gebze Eski Çarşı’da toplandı. Yürüyüşte İsrail aleyhine slogan atan ve Filistin’e destek veren pankartlar taşıyan eylemciler, Gebze Kent Meydanı’na ulaştı.
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından basın açıklaması yapan Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri Dönem Başkanı Muhammed Hanefi Akbulut, siyonizmi lanetlemek ve Gazzelilerin sesi olmak için toplandıklarını söyledi.
Akbulut, Gazze’de, daracık bir alana hapsedilmiş 3 milyon insanın bütün insanlığın sessiz bakışları arasında çaresizce sıranın kendilerine gelmesini beklediğini dile getirerek, “Küresel zalimler bir araya gelmiş Gazze’de planlı programlı bir soykırım uyguluyor. Kundaktaki bebekleri, sokaktaki çocukları, camide ibadet edenleri, un kuyruğundaki aç insanları öldürüyorlar. Meleklerin lanet okuduğu, şeytanların hayranlıkla izlediği bu alçakça, namussuzca vahşet karşısında BM çaresiz, BMGK ikiyüzlü, uluslararası toplum sessiz.” diye konuştu.
Siyonist katillerin, Gazze davasına ömrünü adamış İsmail Heniye’ye yürekleri kahreden elim bir suikast düzenlendiğini anlatan Akbulut, şöyle devam etti:
“Şehidimize Allah’tan rahmet, ümmetimize başsağlığı diliyoruz. Onlar Heniye’yi öldürdüklerini sanıyorlar oysa Allah yolunda öldürülenler ‘ölüler’ değildir ve onlar Rabb’imizin katında rızıklanmaktadırlar. Onlar, bu suikastlarla direnişi durduracaklarını, Filistin’in direncini kıracaklarını, özgürlüğe olan inancı yok edeceklerini sanıyorlar ama yine yanılıyorlar ve yanıldıklarını gün gelecek görecekler.”
Akbulut, Filistin topraklarının Filistin halkının olduğunu vurgulayarak, “Bir çakıl tanesinde bile meşru bir hakkı olmayan, Filistin’deki bir zeytin ağacı kadar bile tarihi olmayan İsrail, 139 ülkenin tanıdığı, başkenti Kudüs olan Filistin devletinden defolup gitmelidir.” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından İran’da suikasta uğrayan Heniye ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında hayatlarını kaybedenler için dua edildi.
Yürüyüşe, AK Parti Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Karabük
Yenişehir Camisi önünde toplanan Karabük Filistin’e Destek Platformu temsilcileri, ellerinde pankart ve dövizlerle Kemal Güneş Caddesi’ne kadar yürüdü.
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından konuşan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1917’de Osmanlı Devleti’nin Kudüs’ten çekildiği gün siyonizmin oyunlarının başladığını söyledi.
1948’de siyonistlerin terör devleti kurduğunu ifade eden Arslan, “İsrail’i kuran bütün örgütler terör örgütüydü. Onun için sakın 7 Ekim’den falan başlatmayın Filistin direnişini. 107 yıllık bir geçmişi var. Emperyalizmin kazananları İngilizlerin oyunuyla Filistin toprakları Siyonistlere peşkeş çekildi.” dedi.
Arslan, Filistin’de 107 yıldır mücadelenin sürdüğüne işaret ederek, şunları kaydetti:
“Biz oradan gittik zulüm başladı. Filistin, 4 asır o topraklarda barış ve kardeşliği inşa etmiş, farklı dinlerin bir arada barış içinde yaşamasını sağlamış Osmanlı’nın eyaletidir. Bu topraklar mukaddes topraklardır. Buraya sırtımızı dönemeyiz. ‘Bize ne?’ diyemeyiz. İnancımız gereği orada olmak zorundayız. Tarihin bize yüklediği büyük bir sorumluluk var. Dört asır o toprakların tapusu elimizde. Bize ne diyemeyiz.”
Grup adına basın açıklamasını yapan Memur-Sen İl Temsilcisi Zeki Öz de İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğini dile getirdi.
Etkinlik, yapılan duanın ardından sona erdi.
Yürüyüşe, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt ve vatandaşlar katıldı.
]]>Lala Paşa Camii önünde buluşan sağlık çalışanları Türk ve Filistin bayrakları eşliğinde Yakutiye Medresesi’ne kadar yürüdü.
Yürüyüş sonrası yapılan açıklamada, Gazze’yi unutmamak, vicdanları diri tutmak, zulme karşı olduklarını göstermek için Türkiye’deki hekimler ve sağlık çalışanları olarak sessiz yürüyüşlerin devam ettiği belirtildi.
Burada grup adına basın açıklamasını Şehir Hastanesi Radyoloji Teknikeri Yaşar İlbaş yaptı. İlbaş, “Bugün hekimler ve sağlık çalışanları olarak terör, soykırım ve işgale karşı yürüyüşümüzü 36. haftasında Türkiye’nin birçok ilinde tek yürek olarak gerçekleştiriyoruz. Gündemden düşürülmeye çalışılsa da, kimileri için sıradan hale gelse de Gazze’de ambargo ve katliamlar hız kesmeden devam ediyor. Bizler ilk günkü öfke ve acımızı diri tutmak için, sözün tükendiği yerde, sessiz yürüyüşümüz ile farkındalık oluşturmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
“Gazzeli sağlık çalışanlarını selamlıyoruz”
“Fırat ve Nil arasında, kendilerinin olduğuna inandıkları Arz-ı Mev’ud’da devlet kurma hayalleri için, yıllardır hiçbir alçaklığı yapmaktan çekinmeyen siyonist işgalcilerin, 7 Ekim’den bu yana had safhaya ulaşan zulümlerini vicdanımıza danışalım. ve sonra karar verelim” diyen Yaşar İlbaş açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Ben boykot ürünleri satın alarak bu zulme ortak olmak istiyor muyum? Tüm ambargolara rağmen biraz olsun yiyecek bulmaya gönderdiği evladını bekleyen annelerin, yavrusunun adice katledildiği haberini almasından bahsedelim vicdanımıza. Minicik kafatası canice patlatılan küçük çocuğu gösterelim. Tüm zulümlerin içerisinde bir nebze olsun dinlenebilmek için uyurken, çadırının içine gönderilip uykusunda üzerine saldırtılan köpek ile başka bir kabusa uyanan yaşlı teyzemizin yaşadığı dehşeti bir nebze olsun hissedelim! Kimyasallarla derileri, etleri, hatta kemikleri eritilen masum sabiler aşkına artık ses çıkarmamızın, boykot etmemizin vakti gelmedi mi? Bütün zulümlere, İsrail tarafından uygulanan teröre rağmen korkmayan ve yılmayan Gazze halkını, tutuklansalar da öldürülseler de görevleri başından bir an ayrılmayan Gazzeli sağlık çalışanlarını selamlıyoruz. 7 Ekim’den bu yana onlarca doktor ve sağlık çalışanı esir alınırken onlarcasının ise nerede olduğu hala bilinmiyor. Havadan ve karadan Gazze’ye ölüm yağdıran İsrail, bir taraftan da sağ kalanların suya, gıdaya, sağlık hizmetine, elektriğe, internete ulaşımını engellemekte. Gazzeliler açlık, susuzluk ve salgın hastalıklarla karşı karşıyalar.”
“Gazze’de sağlık sistemi çöktü”
Gazze’de sağlık sisteminin çöktüğünü ifade eden İlbaş, “Tüm şehitlerin ve yaralıların yanında binlerce kişi ise kayıp. Nereye götürüldükleri, nelere maruz bırakıldıkları meçhul. Terörist İsrail, esir tuttuğu Filistinlilere akıl almaz işkenceler yapıp ‘birkaç’ organını çaldıktan sonra serbest bırakıyor. Filistinlilerin sadece bedenlerinden değil ruhlarından da yaralanıyorlar. Peki, bu kadar acı ile ne yapacağız? Bir köşeye sinip halimize ağlayacak mıyız? ‘Dipdiri meyyit’ rolüne devam mı edeceğiz? Hayır! Elbette ki durmayacağız, elbette ki yaptığımız işi mazlumların elinden tutmak, dünyadaki her yerde bilhassa Gazze’de, zalimle mücadele etmek niyetiyle, elimizden gelen en iyi şekilde yapacağız! Elimden ne gelir ki, ben güçsüz bir öğrenciyim diyen kardeşim! Sen, dersini Gazze’yi niyetine alarak çalış. Türlü katliamlarla katledilen küçücük yavruları gördükçe evladına sarılmaktan dahi imtina eden, yüreği kırk parçaya ayrılmış olan anne! Sen evlatlarını zalime karşı durmaları için yetiştir. Evine helal rızık getirmek, ailesinin geçimini sağlamak için her gün dünyanın bin bir derdiyle uğraşan yorgun baba! Bir kuruşun dahi siyonist İsraillilere fayda sağlamasın. Kendini yalnız ve güçsüz hisseden esnaf abi! Sakın kendini küçümseme, yapacağın boykot ekonomik bir savaştır. Fakülteden mezun olurken Hipokrat yemini eden, bu ülkenin gururu olan hekim! ‘Mesleğimi vicdanımla, onurumla ve iyi hekimlik ilkelerini gözeterek uygulayacağıma yemin ederim’ diyerek başladığın bu görevde, zulme destek olacak şirketlerin ilaçlarını zorunda kalmadıkça reçetene yazma. Sağlık hizmetlerinde kullanılacak olan her türlü ilaç ve tıbbi cihazın halka ulaştırılmasından sorumlu olan Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı! Kullandığımız ilaçlarla bebek katillerini desteklemek istemiyoruz, hastanelerimizde boykotlu hiçbir ürünün bulunmamasını talep ediyoruz” dedi.
Sessiz yürüyüş yapılan duanın ardından sona erdi. – ERZURUM
]]>Davanın ilk duruşması öncesi Anadolu Adliyesi önündeki ortak basın açıklamasını KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz okudu. “Depremlere, depremlerde ölümlere, kayıplara dikkat çekmek, devlet kurumlarını görevlerini yapmaya, afetlere karşı önlem almaya, sağlam zeminde, güvenli şehirler kurulmaya davet etmek suç mudur?” denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Bugün tam da Türkiye’de olabilecek bir davanın ilk duruşması için İstanbul Anadolu Adliyesindeyiz. 26 Şubat 2023 günü İstanbul Kadıköy’de Emek Barış ve Demokrasi Güçleri tarafından depremlere dikkat çekmek üzere biraraya gelmek isteyen yüzlerce insan gözaltına alındı, ifadeleri alındıktan sonra da serbest bırakıldılar. İşte bugün bu arkadaşlarımız hakkında açılan davanın ilk duruşması yapılacak. Şimdi bizim anlamaya çalıştığımız ise sayın savcının bizleri neyle suçlayacağıdır. Zira bir araya gelmeye çalışan insanlar neyle suçlanabilir ki? Biraraya gelmek suç mudur? Depremlere, depremlerde ölümlere, kayıplara dikkat çekmek, devlet kurumlarını görevlerini yapmaya, afetlere karşı önlem almaya, sağlam zeminde, güvenli şehirler kurulmaya davet etmek suç mudur? Savcılar ne zamandan beridir niyet okuyarak dava açmaktadır? Ama daha önce berat eden dostlarımızın aynı suçlamalarla, hiçbir delile ihtiyaç duymadan onlarca yıllık cezalara çarptırıldığı günlerde bu yaşananlara şasırmamak gerekiyor. İnsan olarak, yurttaş olarak hiçbir hakkımızı baskılara ve tehditlere teslim etmeyeceğimizi birlere de İstanbul Anadolu Adliyesinin önunden haykırıyoruz. Bıkmayacağız, yılmayacağız, haklarımızı asla teslim etmeyeceğiz. Gezi tutsakları, 1 Mayıs 2024 tutsakları ve haksız, hukuksuz şekilde cezaevlerinde tutulan tüm siyasal tutsaklar derhal serbest bırakılsın.”
İddianame…
İstanbul Kadıköy’de Emek Barış ve Demokrasi Güçleri’nin 26 Şubat 2023’te depremlere dikkati çekmek üzere bir araya gelmek isterken gözaltına alınan 106 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, Kadıköy İskele Meydanında çeşitli mevkilerde kümeler halinde izinsiz ve bildirimsiz şekilde toplanıldığı ve yürüyüşe başladıkları belirtildi.
İddianamede, saat 17.00 sularında anılan alanda toplanılması için öncesinde sosyal medya üzerinden yapılmış bir çağrı bulunduğu, çağrıda toplanma ve yürüyüş konusunun “deprem değil, rantçı düzeniniz öldürdü, şimdi dayanışma zamanı” sloganıyla belirlendiği, Kadıköy Kaymakamlığı tarafından tüm açık alanlarda toplantı, yürüyüş, stant açma, çadır kurma, bildiri dağıtma gibi eylemlerin yasaklandığı hatırlatıldı.
İzinsiz yürüyüşe katılan şüphelilerden Lizge Biter’ in kamera kayıtlarına yansıdığı üzere “kurtuluş yok teş başına ya hep beraber ya hiç birimiz” şeklinde slogan attığının, şüpheli Aşude Leba’ nın “hükümet istifa, deprem değil, bu bir katliam” şeklinde slogan attığı, şüpheliler Murat Can Kaya, Özenç Cevahir İslamoğlu, Mehmet Sertel, Zeynep Büşra Islak, Birsen Özge Gökçe, Bayram Metin Coşkun’un “deprem değil, bu bir katlima” şeklinde slogan attığı, dolayısıyla şüphelilerin yapılan tüm çağrılara rağmen izinsiz yürüyüş kararlılığını sürdürdüğü, takiben tüm şüphelilerin kolluk kuvvetlerince yakalandığı anlatılan iddianamede, şüpheliler hakkında, “Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanlar, ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar edilmesi” suçundan cezalandırılmaları talep edildi.
]]>Büyükçekmece Belediyesi tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı çerçevesinde ’19 Mayıs Gençlik Yürüyüşü’ ve ’37. Ata Gençlik Konseri’ düzenlendi. ’19 Mayıs Gençlik Yürüyüşü’ 7’den 77’ye binlerce Büyükçekmecelinin katılımıyla gerçekleşti. Albatros Sahili – Belediye Kent Meydanı arasında yapılan yürüyüşte Büyükçekmece halkını selamlayan Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, gençlerin bayramını kutladı. Yoğun ilgi gören gençlik yürüyüşüne ellerinde Türk bayrakları katılan vatandaşlar her bir ağızdan marşlar söyledi. Denizden teknelerin de eşlik ettiği yürüyüş renkli ve coşkulu gösterilere sahne oldu. Belediye Kent Meydanı’nda son bulan yürüyüşün adından geleneksel Ata Gençlik Konseri’nde Eypio sahne aldı. Binlerce gencin katılımıyla gerçekleşen konserde Eyipo’nun şarkılarına eşlik eden gençler, kendilerine armağan edilen bayramı gönüllerince kutladı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren konserde zaman zaman sahneye çıkan gençler Eypio ile birlikte dans edip şakılar söyledi. Konser sonrasında ise, Başkan Akgün ünlü müzisyene Mimar Sinan Köprüsü’nün maketini hediye etti.
“Geçmişimizi iyi bilmezsek geleceğe ışık olamayız”
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı hakkında konuşan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, ” Eğer burada, sanatçıları bu bayrağın altında hür ve bağımsız olarak dinleyebiliyorsak bunun sebepleri vardır. 19 Mayıs Türk gençliğine Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından armağan edilen bir bayramdır. Emperyalistlere bu ülkeyi teslim etmemek üzere karar alan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919’da bu ideali ile yola çıkıyor. 19 Mayıs Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinin atılmaya başladığı gündür. Cumhuriyetin sancılarının başladığı gündür. Atatürk’ün doğduğu ve bütün gençliğin doğduğu gündür. 19 Mayıs kurtuluş meşalesinin yakıldığı gündür. Bütün süreçleri biliyorsunuz. 19 Mayıs arkasından Kurtuluş Savaşı ardından Cumhuriyet’in ilanı. Bunları iyi öğrenmezsek geçmişimizi iyi bilemezsek geleceğe ışık olmakta eksikliğimiz olur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bizim liderimiz Türkiye’nin lideri ama bütün mazlum devletlerinde lideri. Böyle bir liderin bizim olması diğer ülkelerle bizi ayrı noktaya getirmiştir. Bizim Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi bir liderimiz varsa başka hiçbir şeye ihtiyacımız yok sadece çalışmaya ihtiyacımız var” dedi.
” Gençlerimizin, çocuklarımızın her zaman emrindeyiz”
Konuşmasının devamında gençlerin ülkenin geleceği olduğunu ifade eden Akgün, “Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, bu vatanın korunmasını bu Cumhuriyet’in bugüne kadar dimdik ayakta kalmasını sağlayan bayrağımızı, vatanımızı, dilimizi korumak üzere hayatını feda eden bütün şehitlerimizi, ebediyete intikal eden gazilerimizi şükranla minnetle anıyorum. Türk gençliğine selam olsun. Cumhuriyetin bekçisi Türk gençliğine her şey değer. Her zaman emrinizdeyiz. Gençlerimizin, çocuklarımızın emrindeyiz. Bu ülkenin geleceği sizlersiniz” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>(İSTANBUL)-SOL Parti üyeleri, İstanbul’da Taksim’den Dolmabahçe’ye kadar “bağımsızlık” yürüyüşü düzenledi. SOL Parti Sözcüsü Önder İşleyen, “Bu ülke ayağa kalktı. Yarın bu ülkenin tepesinde bunlar oturmayacak. Yarın bu ülkenin yönetiminde ilerici, kardeşlikten yana insanlarının yönetmesi için mücadele edeceğiz. Amerikan iş birlikçileri gelir, gider. BOP başkanları olurlar, gelirler ve giderler ama bizim bu topraklardaki köklerimiz derindir. Bizim bu topraklardaki bağlılığımız derindir. Ne yaparlarsa yapsınlar bu ülkenin devrimcilerini, ilerici birikimini yıkamadılar, yıkamayacaklar” dedi.
SOL Parti üyeleri, bugün İstanbul’da yürüyüş düzenledi. Taksim’deki Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünde başlayan yürüyüşte “ABD ve NATO üsleri kapatılsın” ve “Tam bağımsız Türkiye” yazılı pankartlar açıldı, İsrail’in saldırdığı Filistin’in bayrakları taşındı. Yürüyüş boyunca sık sık “Emperyalistler, iş birlikçiler 6’ncı Filo’yu unutmayın”, “Eşitlik, adalet, memlekete sol gerek” ve “AKP mezara, halk iktidara” sloganları atıldı.
“İSRAİL’E TİCARETTEN BİLE VAZGEÇMEDİLER”
Dolmabahçe’de sona eren yürüyüşte partinin İstanbul İl Sözcüsü Nuriye Alsancak, hazırlanan ortak açıklamayı okudu. AKP’nin 20 yılı aşkın iktidarı boyunca fabrikaları, dereleri ve toprakları emperyalist tekellere peşkeş çektiğini söyleyen Alsancak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“IMF ve Dünya Bankası politikalarını yürüterek ekonomik bağımlılığı perçinlemiştir. Bugün de 20 yılı aşkın süredir yürüttükleri IMF politikalarının devamı olan kemer sıkma politikaları ile emekçi halkı açlığa ve sefalete mahküm etmeye çalışıyorlar. 22 yıllık AKP iktidarı da emperyalistlerden bir an bile uzak durmadı. Beyaz Saray’dan randevu alabilmek için bin bir takla atanlar, sözde ABD karşıtı izlenimi vermek için tüm imkanlarını seferber etti. Devrimciler, Denizlerin yolundan Filistin davasını karşılıksız olarak savunurken ABD’nin uydu devleti İsrail’in, Filistin’de yaptığı onca katliama rağmen ticaretten bile vazgeçemediler. SOL Parti olarak geçmişte antiemperyalist mücadele tarihinden aldığımız güçle tam bağımsız bir ülke yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. 56 yıl önce Denizlerin, Taylan Özgürlerin, Mahirlerin, Harun Karadenizlerin 6. Filo’yu denize döktüğü gibi ülke genelinde yapacağımız bağımsızlık yürüyüşlerinin ilkini bugün Dolmabahçe’ye yürüyerek gerçekleştirdik. Bu ülkeyi ne ABD’ye ne NATO’ya ne de diğer emperyalist ülke ve oluşumlara teslim etmeyeceğiz. Bu ülkeyi emperyalistlerin temsilcisi hükümetlere, yerli işbirlikçilerine, BOP’un Eş Başkanı olmakla övünenlere bırakmayacağız. SOL Parti olarak eşit, özgür ve tam bağımsız ülke mücadelemizi ülkenin dört bir yanından haykırmaya devam edeceğiz. Kahrolsun ABD emperyalizmi, kahrolsun savaş örgütü NATO, kahrolsun emperyalizmin yeli işbirlikçileri. Yaşasın tam bağımsızlık mücadelemiz.”
“İKTİDARDAKİLER, 6. FİLO’YA SECDE DURANLAR”
SOL Parti Sözcüsü Önder İşleyen de şunları dile getirdi:
“Emperyalistler, iş birlikçiler unutmasın ama Türkiye toplumu da 6. Filo’yu unutmasın. Çünkü 6. Filo’da bu ülkenin iki yüzü vardı. Bir yüzünde Amerikan filosuna karşı secdeye durmuş; tarikatıyla, cemaatiyle onların beslemesi siyasal İslamcılar vardı. Şimdi iktidarda olanlar, 6. Filo’nun önünde secdeye duranlardı. Bir de 6. Filo’nun karşısında olanlar, devrimciler vardı, Taylanlar, Denizler, Ulaşlar vardı. Bugün de onların yolunda yürüyenler var. Bu ülke bugünkü karanlığa hapsedilmişse onların ağababası emperyalistler ve onların hizmetindeki katiller bu ülkenin en güzel çocuklarını, onurlu, devrimci çocuklarını katlettiği için, Denizleri astığı için, Mahirleri katlettiği için, Sinanları öldürdüğü için bu ülke bu hale geldi. Her şeye rağmen bu ülkenin ayakta kalan bir umudu, bu ülkenin yarınına dair bir heyecanı varsa bizim tarihimizden gelen bu ülkenin alnı ak onurudur. Bu onurla konuşuyoruz. Eğer bu ülkede bağımsızlıktan yana güçler böyle ezilmeseydi şimdi Filistin toprakları İsrail vahşetinin altında böyle ezilmezdi, böyle ezdirmezdik. Denizler, Mahirler, devrimciler Filistin topraklarını savunmak için Filistin halkıyla omuz omuza verip mücadeleye gidenlerdir ama bugün Orta Doğu’da hiçbir toprak parçası kalmadı ki üzerine kan dökülmemiş olsun, Ortadoğu’da hiçbir toprak parçası kalmadı ki insanlar din diye, mezhep diye birbirine kırdırılmamış olsun.
“BU TOPRAKLARDAKİ KÖKLERİMİZ DERİNDİR”
Bugün Filistin’in her bir parçasında acı ve dram varsa, Filistin’in her bir parçası Amerikan emperyalizminin ve siyonizmin ölüm makinaları altında eziliyorsa bu çürüyen düzenin, Amerikan emperyalizminin, bu kirli düzenin bir sonucudur. Bu toplumun ve bu ülkenin hak etmediği bir iktidar doğrudan Amerikan emperyalizm tarafından 12 Martlardan, 12 Eylül cuntalarından geçilerek Büyük Orta Doğu Projesi’nin Eş Başkanlığı tayin edilerek bu ülkeye giydirilmiş sömürücü ve siyasal İslamcı gömleği yırtacağımızı, tarihin karanlık sayfalarına göndereceğimi ilan ettik. Bu ülke ayağa kalktı. Yarın bu ülkenin tepesinde bunlar oturmayacak. Yarın bu ülkenin yönetiminde ilerici, kardeşlikten yana insanlarının yönetmesi için mücadele edeceğiz. Amerikan iş birlikçileri gelir, gider. BOP başkanları olurlar, gelirler ve giderler ama bizim bu topraklardaki köklerimiz derindir. Bizim bu topraklardaki bağlılığımız derindir. Ne yaparlarsa yapsınlar bu ülkenin devrimcilerini, ilerici birikimini yıkamadılar, yıkamayacaklar.”
]]>Olay, 3 Mayıs’ta saat 16.00 sıralarında Cendere Yaşam Vadisi’nde meydana geldi. İddiaya göre, 40 yaşındaki triatlon sporcusu Mehmet Ayan, yürüyüş yapmak için evine yakın olan parka gitti. O esnada bir grup köpeği gören Ayan, yavaşladı. Sonrasında köpeklerden bir tanesi Ayan’ın üzerine koşarak bacağından ısırdı. 2 hafta sonra yurt dışında yarışmaya katılacağı öğrenilen sporcu Ayan, olayın hemen ardından Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesine gitti. Ayan’a kuduz aşısı yapıldı.
Köpeğini gezdirmeye çıkaran kadın, bacağından ısırılan sporcuya tepki gösterdi
Köpeğin saldırmasının ardından yaralanan Ayan, başıboş köpeklerin videosunu çekti. O sırada parka köpeğini gezdirmeye gelen bir kadın ise, “Ben her gün buraya mama getiriyorum. Toplatılsa ne olacak? Bunların başına ne gelecek” diyerek sporcuya tepki gösterdi. Sporcu ise mağdur olduğunu ve şikayetçi olacağını belirtti.
“Sokak köpeği korkusundan çocuğumuzu parka çıkaramıyoruz”
Sokak köpeği tarafından bacağından ısırılan sporcu Mehmet Ayan, “Koşuya çıkmıştım. Triatlon sporcusuyum. Zaten düzenli olarak koşuya çıkıyorum. 5-6 köpek vardı. Bir hanımefendi onları besliyordu. Başka bir köpek geldiği anda bunlar hareketlendi. Onların hareketlendiğini gördüğümde durdum. Bir köpek arkamdan geldi. Durduğum esnada fark etmedim. Isırıldığım an fark ettim. Tabii o anın şokuyla acı falan hissetmedim. Kanama başladığında direkt hastaneye kuduz aşısı olmak için gittim. Çok güzel tesisler yapılıyor, çoluğumuz çocuğumuz ile geziyoruz. Çok güzel parklar da var ama sokak köpeği korkusundan çıkamıyoruz, çocuğumuzu da çıkaramıyoruz. Yetkililerden bu konuya ivedilikle önlem almalarını istiyoruz. Ben genelde o bölgede koşuyorum. Köpek olan bölgede genelde duruyordum, yolun karşısına geçiyordum. Bu sefer sol tarafımdan arkamdan geldiği için fark edemedim. 5-6 köpek vardı yoldan gelen yabancı köpeği de sayarsak yaklaşık 7 köpek vardı. Diğer köpeği görünce hareketlendiler. Sürekli oraya mama bırakma durumu olduğu için oradan ayrılmıyorlar. Ben görüntü çekmeye başladığımda bir hanımefendi yanıma geldi ve ‘Neden çekiyorsun’ dedi. Ben de, ‘Yetkililere şikayet edeceğim biz burada yaşıyoruz, çoluğumuz çocuğumuz geçiyor buradan’ dediğimde bana, ‘Ben her gün buraya kova kova mama getiriyorum. Bunlar can toplatılırlarsa bunların başına neler gelecek’ dedi. ‘Hanımefendi ben ısırıldım şu an’ dedim. Bundan 15 gün sonra da yarışım var yurtdışında. Başıma daha büyük bir şey de gelebilirdi. Bir taneyle kalmayıp hepsi üstüme saldırabilirdi. Bizden daha mı kıymetliler” diye konuştu.
“Yürüyüş yaparken 4 köpek bize doğru gelmeye başladı geri döndük”
Parkta yürüyüş yaptığı esnada köpeklerin saldırısına uğrayan ancak kendini korumayı başardığını söyleyen Ertuğrul Ünver ise, “Burada başıboş köpekler var. Çok çok zararlı değiller ama benim başıma da bir saldırı geldi köpekler beni ısırmaya teşebbüs etti. Fakat ben hayvanlardan korkmadığım için ona karşı bir tepki verdim, bağırdım ardından uzaklaştı. Özellikle Kağıthane’ye doğru yürüdüğümüz yolda köpekler var. Hatta biraz önce yürüyüş yaparken 4 köpek bize doğru gelmeye başladı geri döndük. Korkan bir insan ya da çocuklar için tehlikeli bir durum. Korktuğunuz zaman kaçıyorsunuz, korktuğunuzu anladıkları zaman saldırıya geçiyorlar. Bu durum için iyi bir önlem alınması lazım. Çocuklar korkuyor, kaçıyor ve kaçarken araçların altına giriyorlar. Duyuyoruz haberlerde de. Genelde burada hep yürüyüş yapıyoruz ve bu sıkıntı hep var” dedi. – İSTANBUL
]]>İzmir’de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelen çok sayıda sendika, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu üyesi, ellerindeki pankart ve bayraklarla slogan atarak Gündoğdu Meydanı’na yürüdü.
Bazı katılımcılar “Katil İsrail”, ” Gazze’nin hesabı sorulacak”, “İsrail döktüğü kanda boğulacak” yazılı dövizler ile Filistin bayrağı taşıdı.
Kutlamaya katılanlar halay çekti.
Gündoğdu Meydanı’nda kurulan sahnede konuşmalar yapıldı, ardından müzik grubu Moğollar konser verdi.
Aydın
Aydın’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan kalabalık, Doğu Gazi Bulvarı’ndan Atatürk Kent Meydanı’na yürüdü.
Katılımcılar, Türk bayrağı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün posteri, sendika, bağlı bulundukları sivil toplum kuruluşları ve partilerinin bayraklarını taşıdı.
Meydanda kurulan platformda yapılan konuşmaların ardından müzik eşliğinde halay çekildi.
Programa, CHP Aydın Milletvekilleri Evrim Karakoz ve Hüseyin Yıldız, Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin ve CHP İl Başkanı Hikmet Saatçı da katıldı.
Denizli
Denizli’de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, yürüyüş ve mitingle kutlandı.
15 Temmuz Delikliçınar Şehitler Meydanı’nda toplanan katılımcılar, mitingin düzenleneceği Ulus Caddesi ile Tokat Caddesi kavşağına kadar yürüdü.
Güvenlik noktalarındaki kontrolden sonra alana geçen katılımcılar, davul zurna eşliğinde halay çekti. Etkinlikte, sendika ve işçi temsilcileri konuşmalar yaptı, konser verildi.
Manisa
Manisa’da Manisa Emek Demokrasi ve Barış Platformu öncülüğünde yürüyüş düzenlendi.
Sultan Camisi önünde başlayan yürüyüşe CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek de katıldı.
Yürüyüş sloganlar eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na kadar sürdü. Yürüyüş sırasında bir grup Filistin bayrağı taşıdı.
Cumhuriyet Meydanı’nda çalışırken hayatını kaybeden işçiler için saygı duruşunda bulunuldu, konuşmalar yapıldı.
Uşak Milletvekili Karaoba’dan söz verilmeme tepkisi
Uşak’ta yürüyüş için Uşak Belediyesi eski hizmet binası önünde toplanan sendika üyeleri, İsmet Paşa Caddesi’nden 15 Temmuz Şehitleri Meydanı’na yürüdü.
1 Mayıs Tertip Komitesi tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Daha sonra sendika temsilcileri, CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, Belediye Başkanı Özkan Yalım, CHP Uşak İl Başkanı Sevinç Soyer Yazgan katılımcıları selamlamak için sahneye davet edildi.
Selamlamanın ardından konuşan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladı.
Yalım’ın konuşmasının ardından sahnede bulunanların indirilmesi üzerine CHP Uşak Milletvekili Karaoba, Yalım dışında kimseye söz verilmemesine tepki gösterdi.
Miting alanının dışına çıkan Karaoba, kendisini ikna etmeye çalışan sendika temsilcilerine, “Yalakalığa karşıyım. Bu benim partimin belediye başkanı da olsa karşıyım. Sendikalar konuşacaksa sendikalar konuşacak. Belediye başkanı konuşacaksa milletvekili de konuşacak. Bu herkes için geçerli.” dedi.
Daha sonra tekrar miting alanına dönen ve konuşma için sahneye çıkan Karaoba, “Bugün ben konuşmayacaktım. Burada siyasi partiler konuşmaz. Bugün işçilerin günüdür, emekçilerin günüdür. Ancak bir kişi konuşuyorsa herkes konuşmalıdır. Tüm siyasi partilere konuşma hakkı verilmelidir. Herkes işçinin yanında.” ifadelerini kullandı.
Program, sendika temsilcilerinin konuşması ve halay çekilmesinin ardından sona erdi.
]]>Gümüşhaneli doğaseverlerden keyifli bahar kaçamağı
GÜMÜŞHANE – Gümüşhaneli doğaseverler, baharın tüm renklerini sergilediği Damlı Köyünde nefes kesici bir doğa yürüyüşü gerçekleştirdi. Mavi dağ sümbüllerinin Trabzon’un Kadıralak yaylasına benzer şekilde sardığı, yeşilin her tonu ve çiçek açan ağaçların hakim olduğu köyde 60 kişi doğayla iç içe keyifli bir gün geçirdi.
Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları ve Gençlik Derneği bahar aylarıyla birlikte yeniden canlanan Gümüşhane coğrafyasında yeni keşifler yapmaya, doğanın cömertçe kendini sergilediği bu günlerde doğa yürüyüşleriyle katılımcılara görsel şölen eşliğinde unutulmaz anlar yaşatıyor.
Kürtün ilçesine bağlı Damlı Köyü sınırlarında bulunan Sazalanı Mesire Alanından yürüyüşe başlayan 60 kişilik sporcu ve doğasever, Damlı Köyünün muhteşem güzellerini köyün etrafını saran bir rotada gerçekleştirilen doğa yürüyüşüyle keşfetti.
Köy içinde öbek öbek mavi renkte açan dağ sümbüllerin Trabzon’un Kadıralak Yaylasını anımsattığı köyde 7’den 70’e kadın erkek doğaseverler bol bol fotoğraf çekerken çiçek meyve ağaçlarının yanından yürüyen sporcular toplamda 11,5 kilometrelik parkurun 2,5 kilometrelik kısmını da orman içinde enfes manzaralı patika yoldan gerçekleştirerek Sazalanı Mesire Yerinde etkinliği sonlandırdı.
Kürtün ilçesine bağlı Özkürtün Beldesi Belediye Başkanı Yakup Turgut’un da katıldığı programda sporcular sık sık horon oynayıp mevsim itibariyle coğrafyada doğal olarak bulunan şifalı bitkilerden toplamayı da ihmal etmedi.
“Burası doğanın bütün güzellikleri sunduğu bir yer”
Doğanın bütün güzellikleri sunduğu bir yerde yürüyüş yaptıklarını kaydeden GÜDAK Başkanı Mustafa Akbulut, “Bugün Sazalanı-Damlıköy-Erikbeli rotasındayız. Gümüşhane’nin güzide yaylalarından birisi. Doğanın bütün güzellikleri sunduğu bir yer. Çiçekler açmış, çimler çok güzel, hayvanlar yaylaya çıkmış, insanlar yavaş yavaş çıkıyorlar. Biz de aradığımızı çok güzel bulduk. Yaklaşık 3 saattir yürüyoruz, 5 saat daha yürüsek doymayız. Kesinlikle tavsiye edeceğim güzelliklerden bir yer Damlı Köyü. Kürtün’ümüzün güzel bir yaylası. İyi bir gün geçiriyoruz. Bütün doğa severleri bu yaylalara davet ediyorum. Genelde Örümcek Ormanlarında 150 kişi falan oluyordu. Bugün de 60 kişiyle yürüyoruz. Katılım çok güzel. Hava çok güzel. Yağmur bekliyorduk yağmur olmayınca daha tatlı yürüyoruz” dedi.
Etkinliğin en küçük katılımcısı 11 yaşındaki İnan Soydaş ise “Bugün ilk defa geldim buraya. Güzel bir yer, bir sürü çiçek var, dereler var, ormanlar var. Nasıl anlarsam çok güzel bir doğa, yemyeşil bir yer. Mantarlar var. Sanki cennette gibiyiz, çok güzel bir yer. Herkesin gelmesini tavsiye ederiz. Beklerim herkesi” ifadelerini kullandı.
“Mavi çiçekler de oldukça güzeldi ve yoğunluktaydı”
Görsel şölenin kadın sporcularından Demet Bayraktar da “Çok güzel bir parkurdu bugünkü katıldığımız parkur. Ekip de kalabalıktı, talep çoktu. Arkadaşlarla güzel, keyifli bir yürüyüş yaptık. Hava da oldukça güzeldi. Rahattı parkurumuz. Yeşillikler içinde, çiçekler içinde güzel bir yürüyüş yaptık bugün. Mavi çiçekler de oldukça güzeldi ve yoğunluktaydı. Beklediğimin çok üstündeydi, hoştu. Orman manzarası güzeldi. Ağaçlar çiçek açmış. Doğa çok güzeldi zaten. Harikaydı, kuş sesleri içinde keyifli bir yürüyüş oldu” diye konuştu.
“Gümüşhane’nin doğa harikası olan yerlerden bir tanesi”
Programa rehberlik yapan Orhan Köse ise Kürtün ilçesine bağlı Damlı Köyü sınırlarında bulunan Sazalanı Mesire Yerinden başladık yürüyüşün 11,5 kilometre olduğunu belirterek, “Damlı Köyün etrafından dolanarak Kale denilen mevkiye geldik. Burada dinlendikten sonra tekrar Sazalanı’na döndük. Yaklaşık 11,5 kilometrelik bir parkur yaptık. İlimizin güzel yerlerinden, güzel köylerinden bir tanesindeyiz. Doğa harikası olan yerlerden bir tanesi. Güzel bir parkurdu. Katılanlara teşekkür ediyoruz. İnsanlar mor çiçekleri gördüler. Sadece Trabzon Kadıralak Yaylasında olmayan, Gümüşhane’de de bulunan mor çiçekleri gördüler. Onun haricinde Zifin çiçekleri yeni açma eğilimindeydi. Orman gülleri açmamıştı daha ama papatyalar, diğer sarı rengarenk çiçekler mevcuttu. O çiçeklerle birlikte iyi bir parkur olduğunu düşünüyorum. Doğal ürünlerden de topladı insanlar ısırgan otu ve benzeri yiyeceklerden de topladı. Parkurun yaklaşık 2,5 kilometrelik kısmı orman içinden sadece patika yoldan yürüdük. Bölgemizde cılga diye tabir ettiğimiz patika yoldan yürüdük” ifadelerini kullandı.
]]>Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu, İHH İnsani Yardım Vakfı Bursa Şubesi ve Gazze Dayanışma Platformu tarafından Gazze’deki ablukanın kalkması ve Filistin’in özgürlüğü için yürüyüş düzenlendi.
Ellerinde Filistin ve Türk bayraklarıyla dövizler taşıyan çok sayıda kişi, Ulu Cami önünden 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’na kadar yürüdü.
İHH Bursa Şube Başkanı Hüseyin Kaptan, yürüyüşün ardından yaptığı konuşmada, Gazze’deki katliamın 211 gündür dünyanın gözünün önünde devam ettiğine dikkati çekti.
Kudüs ve Filistin için daha fazlasını yapma sorumluluğunu üstlenmek gerektiğini belirten Kaptan, şunları söyledi:
“Her alanda meydanlarda olacaksak, olacağız. Nöbetler tutacaksak, tutacağız. İnşallah ta ki Allah, nurunu tamamlayana kadar. Rabbim oradaki direnişte olan kardeşlerimize zaferi oluşturana kadar. Mavi Marmara’yı hatırlıyorsunuz değil mi? 14 yıl önce orada bir gedik açtı. Oradaki, Gazze’deki hastalara, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırma adına Avrupa’dan 36 ülke, 185 kuruluşun olduğu ‘Özgürlük Filosu’ şu anda hazırlandı. Yola çıkmak için bekliyor ama zalim zalimliğini yapıyor. Şu anda İsrail, Gazze’yi bıraktı. Filonun çıkmaması için tüm dünyadaki iletişim kurduğu her yere baskı kuruyor ama ümitsiz olmayın. Allah’ın izniyle bu filo yola çıkacak. İnşallah oradaki yardımların yerine ulaşması, oradaki hastalara ilaç ulaştırma adına bir koridor oluşturacak.”
İHH Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Adem Demir de hazırlanan bildiriyi okudu.
Gazze Şeridi’ne yönelik bombalı saldırılarda, sahilde piknik yapan ailelerin, sokakta oynayan çocukların, hastanelerde tedavi bekleyen hastaların, ibadethanelerin hedef alındığını, İsrail’in en vahşi öldürme yöntemlerini kullanarak Filistin toplumunun yok edilmesi için kan döktüğünü ifade eden Demir, “Şehit yavrusunun parçalarını toplayan annenin görüntüleri karşısında kalpler incinmekten çok uzak kalmıştır. Vicdanlar, bombaların enkazı altında kaybolmaktadır.” dedi.
Demir, tüm koşullara rağmen bir avuç mücahit ve onurlu Gazze halkının görkemli bir direnişle İsrail’e karşı koyduğunu sözlerine ekledi.
Kütahya
Kütahya Sivil Toplum Kuruluşları Dayanışma Platformu (KÜSİDAP) öncülüğünde organize edilen “Gazze’yi Unutma” başlıklı etkinliğe katılan çok sayıda kişi, belediye önünden ellerinde Filistin ve Türk bayrakları, döviz ve pankartlarla Zafer Meydanı’na yürüdü.
KÜSİDAP Başkanı Ülfet Balon, yürüyüş sonrası yaptığı açıklamada, Filistin’i özgür oluncaya kadar unutmayacaklarını dile getirdi.
Gazze’nin, direnişiyle, şehadetleriyle ders vermeye, uyandırmaya, diriltmeye devam ettiğini vurgulayan Balon, şu ifadeleri kullandı:
“Bizler, gücümüz yettiği sürece konuşmaya, gücümüzün yettiği her şeyi yapmaya devam edeceğiz. Dualarımız ısrarlı bir şekilde devam edecek. Allah’ın izniyle yardımlarımız devam edecek. Boykotumuz kesintisiz sürecek. İslam coğrafyasının ortasında, Filistin’de yaşananlar öncelikle Müslümanların, sonra bütün insanlığın bir sınavı. Bu acımasız planları kurup uygulayan ve bu plana destek sağlayanların planları tutmayacak. Ne kadar kalabalık ve güçlü olurlarsa olsunlar, bütün dünyayı arkalarına da alsalar hakikat duvarı karşısında dağılıp parçalanacaklar. Bugün zalimlere göz yumup ses çıkarmayanlar da yarın kendi yüreklerini kemirecekler.”
Kütahya’da yaşayan Filistinli Muhammed Ziya Afifi de Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında yapılan eylemlerin, Gazze’de mücadele edenlere cesaret ve umut verdiğini söyledi.
Filistin’in, Gazze’nin unutulmaması için yürüyüşe katılanlara teşekkür eden Afifi, Gazze’de ateşkes için oturma eylemi başlatacaklarını kaydetti.
]]>DEM Parti’den Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Abdullah Zeydan’ın memnu haklarının Adalet Bakanlığı’nın seçime 2 gün kala yaptığı itiraz üzerine geri alındığının açıklanmasının ardından gündüz başlayan protesto olayları, iftar saatinden sonra da devam etti.

POLİS BASINÇLI SU VE BİBER GAZIYLA MÜDAHALE ETTİ
Kentin cadde ve sokaklarında bir araya gelen göstericilere polis basınçlı su ve biber gazı sıkarak müdahale etti. Bu arada Cumhuriyet Caddesi’nde iş yeri bulunan bir esnaf, kendisine iş yerini kapatması için uyarıda bulunan polis ekiplerine tepki gösterdi.

KENTTE GÖSTERİ VE YÜRÜYÜŞLER 15 GÜN BOYUNCA YASAKLANDI
Van Valiliği, kentte düzenlenecek gösteri yürüyüşü ve açık hava toplantılarının 15 gün süreyle yasaklandığını duyurdu. Valilikten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Van ili coğrafi sınırları içerisinde 3 Nisan 2024 tarihinden geçerli 17 Nisan 2024 tarihi de dahil olmak üzere 15 gün süre ile; Valilik ve Kaymakamlık makamlarınca uygun görülenler hariç olmak üzere, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hükümlerine göre düzenlenecek gösteri yürüyüşü, açık hava toplantıları ve kapalı yer toplantılarının 2911 Sayılı Kanunun ilgili hükümlerine istinaden yasaklanması, Yine Valilik ve Kaymakamlık makamlarınca uygun görülenler hariç olmak üzere, basın açıklaması, oturma eylemi ve anket yapılması, çadır ve stant kurulması/açılması, imza kampanyası düzenlenmesi, bildiri, broşür ve el ilanı dağıtılması ve her türlü protesto eylemi şeklindeki faaliyetlerin de 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11. Maddesinin (a) ve (c) fıkra hükümleri gereğince belirtilen tarihler arasında yasaklanması, Yine yukarıda belirtilen tarihler arasında, ilçelerimizden veya çevre illerden bireysel veya toplu olarak veya ilimiz güzergâhını kullanarak, başta yukarıda belirtilen paylaşımlarda bahsedilen konu ve benzer konulara ilişkin her türlü kanuna aykırı eylem/etkinliklere katılım sağlanmasının önlenmesi amacıyla, kanuna aykırı eylem/etkinliklere katılması muhtemel şahıs/şahıslar/grup/grupların 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11. Maddesinin (c) fıkra hükümleri gereğince, ilimiz ve ilçelerimize girişlerine, buralardan bireysel veya toplu olarak çıkışlarına izin verilmemesi hususunda Valilik makamınca karar alınmıştır.”

OLAYLAR HAKKARİ’YE DE SIÇRADI
Van’daki olaylar Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde de protesto edildi. İftar sonrası ilçenin Cengiz Topel caddesinde bir araya gelen kalabalık bir grup, yürüyüş yapmak isteyince polis müdahale etti.

Basınçlı su ve biber gazı ile yapılan müdahale sonrası gruptakiler ara sokaklara dağılarak ateş yaktı. İlçe esnafı olaylar nedeniyle kepenk kapattı.

SİİRT DE KARIŞTI
Siirt’te, DEM Parti il binası önünde toplanan kalabalık, Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Abdullah Zeydan’ın memnu hakkının geri alınmasını protesto ederek Saat Kulesi önüne kadar yürüyüş yaptı. Basın açıklaması yapmak ve yürüyüşe devam etmek isteyen gruba polis izin vermedi.

Uyarılara rağmen Abdullah Zeydan lehine sloganlar atarak yürüyüşe geçen gruba polis müdahale etti. Ara sokaklara kaçan gruptakilerden bazıları polise taş attı. Çıkan arbedede çok sayıda kişi gözaltına alındı.

VAN’DA BELEDİYE AK PARTİ’YE GEÇTİ
DEM Parti’nin adayı Abdullah Zeydan, Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde 245 bin 573 oy alarak yüzde 55.48 oranıyla kazandı. AK Partili aday Abdulahat Arvas ise 120 bin 147 adet oyla, yüzde 27.51 oranında kaldı.
Abdullah ZeydanAncak Yüksek Seçim Kurulu ise DEM Partili Zeydan’ın yerine AK Parti adayı Abdulahat Arvas’ı belediye başkanı olarak belirledi ve mazbata verdi.
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ilk olarak Bartın’ın tarihi, turistik kenti Amasra ilçesinde gerçekleştirilen Sevgi Yürüyüşüne katıldı. AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, AK Parti ve MHP’li yönetici ve vatandaşların da katıldığı yürüyüşte, esnaf ve ilçe halkına karanfil dağıttı. Yürüyüş esnasında ise bir vatandaş tarafından Bakan Tunç’a adının yazılı olduğu bir kemençe hediye edildi. Bir süre kemençeyi inceleyen Tunç, mini bir kemençe konseri vermek istedi. İlk kez kemençe kullanan Tunç, büyük bir gayret ile kemençe çalmaya çalıştı. Yürüyüşe katılanlar ise alkışlayarak Bakan Tunç’a destek verdi.
Milletvekili Aldatmaz ise, “Beraber yürüdük biz yollarda” diyerek kemençe çalmaya çalışan Bakan Tunç’a destek oldu. Amasra’nın tarihi kale bölgesine de çıkan Bakan Tunç ve beraberindekiler burada ise ilçenin eşsiz güzelliklerinde hatıra fotoğrafı çektirdi.
Bakan Tunç, “Amasra’yı ne kadar sevdiğinizi bu birlik ve beraberliğinizden anlıyoruz. Biz Amasra’yı çok seviyoruz. Amasra Fatih Sultan Mehmet’in emaneti” dedi.
Başarılı bir seçim dönemi geçmesi temennisinde bulunan Bakan Tunç, 2Seçimler demokrasi şöleni. İnşallah bugüne kadar olduğu gibi yine yarın da inşallah ülkemiz çok başarılı bir seçimi gerçekleştirecektir’ ifadelerini kullandı.
Seçim yasakları uyarısı
Bakan Tunç, Amasralılara saat 18.00’den sonra seçim propaganda yasaklarının başladığını hatırlatarak, şu uyarılarda bulundu:
“Birazdan biz Bartın’a sevgi yürüyüşüne katılmaya gideceğiz. Sizler saat 18.00’e kadar propaganda yapabilirsiniz. Propaganda serbestisi var. Saat 18.00’e kadar eşinizi, dostunuzu ziyaret edebilirsiniz. Saat 18.00’den sonra da telefon görüşmesi yasak değil. Telefonlarınızla, bütün komşularınızı arayabilirsiniz. Adalet Bakanımız, Amasralı komşumuzun size selamı var, bu kez böyle yapmamız gerekiyor. Bu kez Amasramıza altın çağ yaşatmamız gerekiyor diyeceğiz. ve Amasralı da pişman olmayacak.”
Milletvekili katılımcıları coşturdu
Ardından Bartın’a geçen Bakan Tunç, Bartın Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın başkan adayı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu’na destek için düzenlenen Sevgi Yürüyüşü’ne katıldı. Bakan Tunç, Başkan Fırıncıoğlu ile birlikte vatandaşlara ve esnafa karanfil dağıttı.
Belediye Başkanı Fırıncıoğlu, “Ben hayal görmedim. 1 yıldır bu gücü arkamda hissettim. Bir senelik başarılı dönemimden sonra belediye başkanı olsam ne olurdu, olmasam ne olurdu. Ama Bartın kararını verdi. Büyüklerim de aday gösterdi. Bana da bir tek çalışmak düşer” dedi.
Seçim yasakları esprisi güldürdü
Bakan Tunç, konuşması esnasında mikrofon pili bitince seçim yasakları ile ilgili espri yaptı. Tunç’un “Mikrofon bitti, seçim yasakları mı başladı” esprisi alandakileri güldürdü.
Bakan Tunç, Bartın’da tam anlamda ittifakı sağladıklarını belirterek, “Bartın’ımızda Cumhur İttifakı olarak Türkiye’ye örnek bir birlikteliği gerçekleştirdik. Gerçek belediyecilik, proje üretir. Ürettiği projeleri milletvekiline ve bakana ulaştırır ve gerçekleşmesi için çalışır. Bu avantaj, Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu’nda var. Milletvekili, bakanı, Cumhurbaşkanı var. Genel Başkanlarımız var. Olmayan ne var. Milletvekili, bakanı, Cumhurbaşkanı, üçü bir arada olsun, Bartın güçlü olsun inşallah. Bartın’ımızda tam ittifak sağladık, tam. Bu birlikteliği seçimden sonra inşallah, eser ve hizmet siyasetine dönüştüreceğiz” şeklinde konuştu
Herkesi oy kullanmaya davet eden Tunç, sandık esprisi de yaptı. Tunç, konuşmasında, “Sandıklar patlasın dediler ama bir dahaki seçimde yeniden kullanırız. Sonuna kadar, tam dolduralım. İnşallah akşam da erken saatte, Türkiye’nin seçim sonuçları belli olan ilk ili Bartın olsun, Belediye Başkanı Fahri Fırıncıoğlu olsun” diye konuştu.
Bakan Tunç ve beraberindekiler, bir süre daha karanfil dağıtarak alandan ayrıldı – BARTIN
]]>Türkiye Dağcılık Federasyonunun düzenlemiş olduğu 2024 yılı Ağrı Dağı kış tırmanışına Bursalı ve Ankaralı iki dağcı damga vurdu. 30 dağcı ekibinden 28’i 4 bin 200 metrede tırmanışı bitirirken, Bursalı ve Ankaralı iki dağcı daha önce TDF tarafından hiç yapılmamış bir günde 3 bin metre yükselip 4 bin 200 metreden 5 bin 137 metre yükseklikteki zirveye tırmandı. Zirve yürüyüşünde kar suyunu eritip içerek susuzluklarını gideren 2 dağcının zor anları kameraya yansıdı.
10’u kadın 30 dağcının katılımıyla gerçekleştirilen yürüyüş için Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesindeki bir otelde buluşan ekipler Teknik Direktör Şahap Eryılmaz eşliğinde 2 bin 200 rakımlı çevirme mezrasından yola çıktı. Geceyi 3 bin rakımlı kamp alanında geçirerek bir gün sonra Ağrı Dağı’nın zirvesi 5 bin 137 metreye ulaşmayı hedefleyen 30 dağcı gece yarısı 02.00’de başladıkları yürüyüşe saat sabah 10.00’da 4 bin 200 metreye ulaştı. Ancak teknik direktör ve teknik ekibin durum değerlendirmesinin ardından kış şartları göze alındığında geç kalındığı için geri dönme kararı alıp ekibe bildirildi.
3 dağcı yürüyüşe devam etti, zirveye 2’si ulaştı
Teknik ekibin geri dönme kararına rağmen Bursa Uludağ Dağcılık Kulübü Başkanı Ömer Faruk Kaya ile birlikte 2 dağcı yürüyüşe devam etmek istediklerini bildirdi. İzin verilmesinin ardından 3 dağcı 4 bin 200 metreden yürüyüşe devam etti ancak dağcılardan biri 4 bin 300 metreye geldiğinde geri döndü. Bursalı ve Ankaralı iki dağcı bu metreden sonda zirve yürüyüşüne ikisi birlikte devam etti. Yolda suları tükenen usta dağcılar yanlarında taşıdıkları kamp tüpleriyle erittikleri kar sularını içerek susuzluklarını giderdi. Soğuk hava ve rüzgara rağmen iki dağcı 5 bin 137 metre yükseklikteki Ağrı Dağı’nın zirvesine ulaşıp birlikte fotoğraf çektirdi.
Bursa Uludağ Dağcılık Kulübü Başkanı Ömer Faruk Kaya, “Başta 3 kişiydik ancak bir arkadaş 4 bin 300 metreden geri döndü. Biz iki arkadaş Ankara’dan bir dağcı arkadaş Nesrin hanım ile birlikte yolumuza devam ettik. 5 bin 137 metreye vardığımızda akşam 17.35’ti. Gün batımını izledik. Çok yüksek rüzgar yoktu. Soğuk rüzgar vardı. Orada birkaç fotoğraf çektikten sonra tekrar geriye döndük. 4 bin 200 kampında tüplerde kar kaynatarak su elde ettik ve onları içtik. TDF daha önce 3 binden 5 bin 137’ye tırmanış denemedi ama bu imkanlar sporculara verilmeli. Hem kendi kapasitemizi hem de bunun yapılabilirliğini görmek gerekiyor. İnsan denemediği şeyler hakkında bilgi sahibi olamıyor maalesef. Gidilebiliyor muymuş? Evet gidiliyormuş. Denedik gördük” dedi. – BURSA
]]>2 bin 400 rakımlı Kop Dağı’nda toplanan çok sayıda vatandaş, metrelerce uzunlukta bayrağın gölgesinde Kop Şehitliği önüne kadar yürüyerek, marşlar okuyup, kahramanlık ezgileri söylediler.
Bayburt halkı tarafından yoğun ilgi gösterilen yürüyüş öncesi vatandaşlara Bayburt Belediyesi tarafından üzerinde ay yıldız motifli kırmızı renkli atkı, bere ve Türk bayrakları dağıtıldı. Açılan dev Türk Bayrakları yaklaşık 2 kilometrelik güzergah boyunca katılımcılar tarafından omuzlarda taşındı.
Bayrak ve flamalar eşliğinde yürüyen kortejin şehitliğe ulaşmasının ardından törende şehitler için saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının sonrasında Vali Mustafa Eldivan, Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci ve Garnizon Komutanı Topçu Albay Gürol Akkaya tarafından şehitliğe çelenk bırakıldı. Daha sonra İl Müftülüğü görevlilerince Kur’an-ı Kerim okunarak şehitler için dualar edildi.
Dua sonrası konuşan Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, “Bugün burada bundan 106 yıl önce Kop Dağları’nda verilen mücadelenin ruhunu hissetmek adına düzenlediğimiz Şühedaya Saygı Yürüyüşü ile onları yad etmek üzere toplandık. Mareşal Fevzi Çakmak’ın ifadesiyle “Kazanılmış ikinci Plevne Destanı”nı yazanları rahmetle anıyoruz. 16 Şubat 1916’da Osmanlı İmparatorluğu’nun en büyük üslerinden biri Erzurum’un işgali ile başlayan harekatta Rusların Komutanı Yudenic sayısı yaklaşık 200 bin kişiyi bulan ordusuna şöyle diyor: “Artık bundan sonra önümüzde Türk askeri, Türk ordusu yok. Çar’ın emri gereği haziran başlarında İstanbul önlerinde olacağız.” Ama dedikleri gibi olmadı. Kop Dağı’ndan bugün geçerken hürriyetine susamış bir milletin evlatları olarak o günleri ihtiramla yad ediyoruz.
Bu topraklar için can veren, kan veren aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmetle anıyor, hayatta olan gazilerimize ise hayırlı ve sağlıklı bir ömür diliyorum” ifadelerini kullandı.
Bayburt Valisi Mustafa Eldivan ise Şühedaya saygı yürüyüşü ile başlayan anma programlarının büyük bir milletin zaferinin habercisi durumunda olduğunu belirterek, “Al bayrağımız dalgalandığı sürece, bu topraklar bizlere vatan olmaya devam edecektir. Bu toprakları bizlere vatan eden başta aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle, şükranla anıyorum. Bu soğukta bizleri yalnız bırakmayarak, buraya gelen değerli hemşerilerimize teşekkürlerimi iletiyorum. Allah devletimizi var etsin, milletimizi bir etsin” dedi.
Konuşmaların ardından yürüyüşe katılan askeri birliklerin okuduğu Komando Andı ve Remzi Çavuldak’a ait “Kop Dağı Oldu Duman” isimli türkünün sözleri alanda bulunanlar tarafından büyük bir coşku ve gururla izlendi.
Program, Bayburt Belediyesi tarafından katılımcılara şehrin geleneksel lezzetlerinden olan kavut çorbası ikram edilmesiyle sona erdi.
Programa, Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, Bayburt Milletvekili Prof. Dr. Orhan Ateş, Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, Garnizon Komutanı Topçu Albay Gürol Akkaya, İl Genel Meclis Başkanı Bülent Yardımcı, İl Emniyet Müdürü Nihat Uzun, İl Jandarma Komutanı Albay Dr. Talha Övet, Belediye Başkan Yardımcısı Süreyya Türkmenli, Kurum Müdürleri, Belediye Meclis Üyeleri, İl Genel Meclisi Üyeleri, Siyasi Parti Temsilcileri, Bayburt Belediyesi birim müdürleri, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, emniyet teşkilatı, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, öğrenciler ve binlerce vatandaş katıldı. – BAYBURT
]]>Kazım Karabekir Paşa Camisi’nde şehitler için okunan mevlide katılanlar, ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle Sarıkamış 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda toplandı.
İzmir Soğuk Heykel Atölyesi tarafından yönetmenliğini Hüseyin Özer’in yaptığı “Soğuk heykeller” adlı tiyatro oyunu, alanda kurulan platformda sahnelendi.
Kum sanatçısı Ömer Faruk Elmas, etkinlikler kapsamında kum sanatıyla Sarıkamış şehitlerini anlatan gösteri sundu.
Sarıkamış Harekatı’nda yaşanan bazı olayları konu alan oyunun ardından Kars Valisi ve Belediye Başkanı Ziya Polat, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak, AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın ile binlerce kişi, ellerinde meşalelerle yürüyüşe geçti.
Hava sıcaklığının sıfırın altında 5 dereceye düşmesine aldırmayan katılımcılar, tekbirler eşliğinde Sarıkamış 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’ndan yaklaşık 3 kilometrelik yürüyüş sonrası Yukarı Sarıkamış Şehitliği’ne geldi.
Burada şehitler için Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi ve “Ruhun Şad Olsun” yazısı meşalelerle ateşe verildi.
Yürüyüşe askeri birliklerin yanı sıra Kızılay gönülleri ve farklı şehirlerden gelen çok sayıda sivil toplum kuruluşu katıldı.
Kızılay gönüllüleri, alandakilere sıcak çorba ve çay ikramında bulundu.
Yürüyüş, AA ekibince dron ile görüntülendi.
Kars Valisi ve Belediye Başkan Vekili Ziya Polat, beyaz kefen giyenlerin memleketi Sarıkamış’ta tüm şehitleri rahmetle andıklarını belirterek, “Aynı ruh aynı imanla bu bölgede, Sarıkamış’ta, Allahuekber Dağları’nda on binlerin şehit olması, yüreklerimiz yandı tabii ki, halen aynı inancı yaşayan nesil çok güzel. Burada binlerce kişi yürüdü, pazar günü on binler olacak.” dedi.
Türkiye’nin farklı illerinden gelen binlerce kişinin yürüyüşe katıldığını anlatan Polat, “Neslimizi aynı iman ve inançla yetiştirmemiz lazım. Şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak zorunda olduğumuzun farkına varmamız, neslimizi de buna göre yetiştirmemiz lazım. Şükürler olsun ki neslimiz aynı imanla inançla yetişiyor, yetişmeye devam edecek. 109 yıl önce beyaz kefen giyen şehitlerimizi, 109’uncu yılda binlerle, on binlerle birlikte anmak, Türkiye’nin farklı yerlerinden gelenlerle anmak çok güzel. İman ve inanç Türkiye’nin her tarafına dağılmış durumda, Rabb’im bizi bu inançtan ayırmasın.” diye konuştu.
Yürüyüşe katılanlardan Feride Ayna, duygularını şöyle aktardı:
“Vatan, bayrak, millet benim için çok önde gelen bir şey. Bir Atatürkçü olarak böyle topluluğu ve gençliği görmek çok güzel bir şey, çok mutlu oldum. Herkesi bekliyorum, gelsinler şehitlerimizi analım. Bu soğuk onların yanında hiç, onlar donarak ölmüş, biz sıcakta yürüdük. Sıcak yatağımızda gidip yatacağız ama onlar karda donarak öldüler. Bundan dolayı şehitlerimize ne kadar dua etsek azdır.”
Hira Sade, yürüyüşte duygulandıklarını ifade ederek, “Bizim şu anda ayaklarımız belki üşüyebilir ama şehitlerimiz diz üstünde üşümüyorlar, savaşıyorlar, vazgeçmiyorlar. Biz şimdi yürüyüp üşüyüp evimize giderken şehitlerimiz bizim için 10-11 yaşında savaştılar.” dedi.
Yasin Bakırhan, her yıl şehitleri anma programına katıldıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Bu duygular anlatılmaz, şehitlerimizi minnetle rahmetle şükranla anıyoruz. Bir nebze de olsun bu havayı teneffüs etmek ve buraya gelen insanlarla bu duyguyu kendi aralarımızda paylaşıp bir an yaşamak istiyoruz. Rabb’im o günleri bir daha yaşatmasın, devletimize güç kuvvet versin.”
]]>