Yurttaş – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 02 Aug 2024 21:03:44 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bursalılar, Erdoğan’ın belediyelere yönelik borç tahsil açıklamasına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/bursalilar-erdoganin-belediyelere-yonelik-borc-tahsil-aciklamasina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/bursalilar-erdoganin-belediyelere-yonelik-borc-tahsil-aciklamasina-tepki-gosterdi/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:03:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43187 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: ONUR DURSUN

(BURSA) – Yerel seçimlerde çoğunluğun CHP’ye geçmesinin ardından Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın belediyelere yönelik Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile vergi borçlarının hemen tahsil edilmesi açıklamasına yurttaşlar tepki gösterdi. 20 yıldır AKP’nin yönettiği ve 4,5 milyar lira SGK ve vergi borcunun olduğu Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin borcuna ilişkin kentte yaşayanlar ANKA’ya görüşlerini açıkladı. Yurttaşlar durumu bir “sıkboğaz” ve “yıldırma” hareketi olarak değerlendirdi. “3 ay önce göreve gelen CHP’li başkanın suçu ne” diye soran yurttaşlar, “Devletimiz nasıl büyük şirketlere vergilerinde af veriyorsa benim belediyemin her türlü borcuna, giderine af olmasa da bir indirime gidebilir” dedi.

Erdoğan’ın, geçen hafta AKP grup toplantısında CHP’yi hedef alarak “Emeklilere faydanız dokunsun istiyorsanız talimat verin, belediyeleriniz SGK’ya olan birikmiş borçlarını ödesinler. Belediyelerin borçlarıyla ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığımız, kaynağında bu borçların tahsiline başlayacaktır. Öyle 25 kuruşa simit yok” sözleriyle başlayan tartışmalar devam ediyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “mali darbe” olarak nitelendirdiği uygulamanın ardından bazı belediyelere haciz işlemleri başlatıldı. SGK ve vergi borçları konusunda Bursa Büyükşehir Belediyesi çarpıcı bir örnek oluşturuyor. Büyükşehir olduğu 1989 yılından bu yana Bursa, ilk kez 31 Mart yerel seçimlerinde CHP’ye geçti. 2004’ten itibaren de AKP’nin yönettiği Bursa’nın toplam 30 milyar lira civarında, SGK ve vergi olarak da 4,5 milyar lira borcu bulunuyor.

Belediyeyi AKP’li Alinur Aktaş’tan devralan CHP’li Mustafa Bozbey, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, “Marmara Belediye Birliği Başkanı olarak da gerçekten tüm belediyeler adına üzüldüğümü belirtmek istiyorum. Belediyelerimiz özellikle sigorta ve vergi konusunda böyle bir adım atılması sonucunda son derece zora girecektir. Belediyelerimiz, zorunlu olan çöp toplama ve genel hizmetler gibi hizmetleri dahi yerine getiremeyecektir” demişti.

“20 yılda biriktirip CHP’nin üstüne bırakırsan ayıp olur”

Bursa’da yaşayan yurttaşlar Kent Meydanı’nda konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Furkan isimli bir genç, “Bu CHP’nin üstüne bırakılan borç bence çok büyük ve kaldırılması güç olan bir borç. Yani sen şimdi 20 yılda biriktirip biriktirip bir anda CHP’nin üstüne bırakırsan bu bayağı ayıp olur. Ben doğma büyüme Bursalı olarak bu konu hakkından devletin Bursa’ya yardım etmesini istiyorum. Eğer ederse hem Bursa için hem de Bursa halkı için çok iyi olabilir. Ben öğrenciyim. Polislik kazandım. Şimdi polisliğe başvurdum. Allah’ın izniyle polis olacağım. Yani ben polis memuru olarak devletimden kendi büyükşehir belediyemin, doğduğum, büyüdüğüm şehre yardım etmesini istiyorum” dedi.

“Vergi bindirip yine bana ödetecekler”

Muhammet isimli genç de “Yarın bu arkadaşım polis olursa haciz memurlarıyla oraya nasıl gidip de diyecek ki biz burayı haczediyoruz diye. Değil mi? Allah sormaz mı ‘Bu kardeşime, sen niye kendi memleketine böyle yaptın’ diye. Devletimizin bu konuda en güzel önlemleri almasını temenni ediyorum. Gerçekten bu borçlar ödemesi zor. Bu da her türlü vatandaşa kalan bir şey. Yani mesela bugün ben gidip bir ekmeğe 10 lira veriyorsam buna mecburi olarak vergi bindirip, bana 15 lira yapıp yine bana ödetecekler. Yani devletimiz nasıl büyük şirketlere vergilerinde af veriyorsa benim belediyemin her türlü borcuna, giderine af olmasa da bir indirime gidebilir. Yani biraz olayları bizim adımıza kolaylaştırabilir. Gereğini arz ediyorum. Bizim devletimiz en büyük devlettir” ifadelerini kullandı.

“Haciz edilirse belediyemiz bizim için çalışamayacak”

Bunun üzerine Furkan da “Buradan halkımıza sesleniyorum; yok bize dokunmuyor falan demeyelim. Çünkü bizim belediyemizden alınırsa bu para veya haciz edilirse bu sefer de belediyemiz bizim için çalışamayacak. Yani bunun için duyarlı olmanızı istiyorum vatandaşlarımızdan” dedi.

“Gideceklerini anladılar, nereye saldıracaklarını şaşırdılar”

Bir yurttaş, ” AK Parti’ninkileri mi soruyorsunuz, CHP’ninkilerini mi? Gideceklerini anladılar. Nereye saldıracaklarını şaşırdılar. Millet aç geziyor” diye isyan etti.

“20 yıllık borcu üç aylık başkana yüklüyor”

Emekli Yusuf Bayraktar, “Evvelden borç yapmış. Bana şimdi, ‘O borcu öde’ diyor. Ben senden para alıyorum. Ödemiyorum. Çok saçma bir şey. Ben katılmıyorum o işe. 20 yıllık borcu şimdiki üç aylık belediye başkanına yüklüyor. Olacak iş mi bu? Dünyanın bir tarafında duyulmamıştır bu” sözleriyle tepkisini anlattı. Belediyenin icraatlarını da değerlendiren emekli, “Hep kendi menfaatine değil de vatandaşın menfaatine çalışıyor. Ben öyle görüyorum. Benim yaşım 78. Böyle bir rezillik dünyanın bir tarafında görülmemiştir. Olacak bir dava değil. Alamazlar o parayı. Avukatları var, şunlar, bunlar var” dedi.

“Çekememezlik”

“Bursa’nın borcu CHP döneminde gelmedi” diyen başka bir yurttaş da “Daha önce de vardı. Devam ediyor. Bir anda alınacak olması çekememezlik. Tek kelime. Vatandaş olarak uyanmamız lazım. İstanbul’u gördün değil mi? Her dönem su basıyor. Ben Malatyalıyım. Git gör. Herkes daha çadırda yatıyor ama televizyonda ‘teslim ettik’. İşi ehline verirsen düzelir” ifadelerini kullandı.

“AK Parti hepsini bitirdi, CHP’ye yüklüyor”

Bir yurttaş, “AK Parti hepsini bitirdi. Şimdi CHP’ye yüklüyor. Ben bir vatandaş olarak bunu anlıyorum. Başka anlayacak bir tarafı yoktur. 4 dönemdir AK Parti var. Zulümdür zulüm” diye tepki gösterdi.

“Mustafa Bozbey’in suçu ne?”

Fevzan Geyik isimli yurttaş, “Bunu kimden tahsil edeceklermiş, eski belediye başkanından mı? En fazla mal varlığına el koyabilir. Başka türlü nasıl tahsil edecek? Şu anki belediyenin suçu ne? Eski borçtan şu anki Mustafa Bozbey’in suçu ne? Alinur Aktaş’ın borcu, Mustafa Bozbey’in suçu ne? Bu mantıklı mı sizce? Bana göre değil. Burası daha yeni değişti. Değişir değişmez de her şey buraya aktarılmaz. Bence mantıklı değil. Bu halk seçiyorsa bir şeyler, bir beklentisi olması lazım. Benim hiçbir beklentim yok. Benim yaşım 65. Benim çocuklarımın ve torunlarımın beklentisi olacak” diye konuştu.

“AK Parti ellerinden almaya çalışıyor”

“Yanlış bir hareket diyen” emekli de “Önceki dönemin borçlarını şimdi almaya çalışıyorlar. Borç var mı, fazlasıyla var. Tahsil etmeye çalışıyorlar çünkü büyükşehri CHP aldı diye. Ben kendim Bozbey’e verdim. Bu zamana kadar vermiş değildim. Duruşundan, efendiliğinden ama yiyiciler çok. Çünkü AK Parti ellerinden almaya çalışıyor” diye tepki gösterdi.

“‘CHP’nin belediyeleri çalışmıyor’ deyip erken seçime gidecek”

Ali Yıldırım da 1995 yılından beri Bursa’da yaşadığını belirterek şunları dile getirdi:

“Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin borçları az miktarda değil. Yüklü bir borç bıraktı Mustafa Bozbey’e. Burada bir haksızlık, adaletsizlik var. Daha önce bütün belediyelerin yoğunluğu AKP’deydi. O zaman eğer gerçekten cumhurbaşkanlığı sistemi bunu adaletli bir şekilde yapıyorsa, doğru bir şekilde yapıyorsa AKP zamanında da aynı şeyleri yapsaydı gerçekten ben derdim ki, ‘Cumhurbaşkanım gerçekten bu işi şu an için doğru bir şekilde yapıyor’ ama şu an için gerçekten haksızlık yapıyorlar. Bu insanlar yemez bunu. Bunu bilsinler. Belediyelerde yoğunluk CHP’ye geçince farklı bir sistem yaratmaya çalıştılar. Haciz denilen şey, en son uygulanacak şeydir. Belediyeyi sıkboğaza sokmak, paralarına haciz koymak, çalıştırmamak, belediyeleri yıldırmak, halka hizmet götürmemek, daha sonra ‘İşte belediyeler iş yapmıyor. Belediyeler şöyle yapıyor’. Bunun açılımını yapıyorlar. Ben katılmıyorum, Cumhurbaşkanına da katılmıyorum. Sıkboğaz yapıp bu sefer erken seçime gideceksin, ‘Bak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediyeleri çalışmıyor. Her taraf çöp…” diyeceksin, seçime gideceksin. Onu önceden yapsaydın.”

“Göreve gelirken borcuyla hepsini almadın mı”

Borcun ödenmesi gerektiğini savunan bir yurttaş ise “Sen borcun olduğu zaman borcunu ödemiyor musun? ya taksitle ya da bir şekilde ödüyorsun. Sen bu göreve gelirken borcuyla hepsini almadın mı? Buraya hizmet için geldin. Borcu varsa borcu ödeyeceksin, hizmetin varsa hizmet edeceksin. Bu kadar basit” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursalilar-erdoganin-belediyelere-yonelik-borc-tahsil-aciklamasina-tepki-gosterdi/feed/ 0
Doğu ve Güneydoğu’da İnsan Hakları İhlalleri Raporu Açıklandı https://www.haber60.com.tr/dogu-ve-guneydoguda-insan-haklari-ihlalleri-raporu-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/dogu-ve-guneydoguda-insan-haklari-ihlalleri-raporu-aciklandi/#respond Wed, 17 Jul 2024 22:18:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40243 AHMET ÜN

(DİYARBAKIR) – İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi’nin hazırladığı ‘Doğu ve Güneydoğu İnsan Hakları İhlalleri Raporu’ açıklandı. İHD Genel Başkan Yardımcısı Rümeysa Deniz Kaya, bölgede 6 ayda 3 bin 895 hak ihlalinin yaşandığı belirterek, “Otoriter politikalar ekseninde uygulamaların sürdüğü Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 2024 yılı ilk 6 aylık döneminde insan hakları ihlalleri yoğunlaşarak ve sistematik bir şekilde devam etmiştir” dedi.

İHD Diyarbakır Şubesi’nin hazırladığı ‘Doğu ve Güneydoğu İnsan Hakları İhlalleri Raporu’ açıklandı. Şube binasında düzenlenen basın toplantısında raporla ilgili değerlendirme yapan İHD Genel Başkan Yardımcısı Rümeysa Deniz Kaya, hak ihlallerinin sistematik olarak devam ettiğini belirtti.

Bölgede özellikle kolluk görevlilerinin faili olduğu binlerce insan hakkı ihlali vakasının yaşandığının aktaran Kaya, “Otoriter politikalar ekseninde uygulamaların sürdüğü Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 2024 yılı ilk 6 aylık döneminde insan hakları ihlalleri yoğunlaşarak ve sistematik bir şekilde devam etmiştir. Şiddete dayalı bu politikalar ile ırkçı yaklaşımlar, ayrımcı uygulamalar ve cinsiyetçi politikalar derinleşmiş, bölgede özellikle kolluk görevlilerinin faili olduğu binlerce insan hakkı ihlali vakası yaşanmıştır. Kürt meselesinin demokratik yol ve yöntemlerle çözülemeyişi nedeniyle süren çatışma ortamı, Türkiye’nin iç ve dış politikadaki istikrarsızlığının devam etmesine neden olmaktadır. Siyasi iktidar tarafından geliştirilen ayrımcı dil nedeniyle çatışmaların sonlandırılmasına yönelik diyalog ve müzakere yöntemlerinden gün geçtikçe uzaklaşılmış, soruna güvenlik odaklı ve askeri yöntemlerle yaklaşımın sonucu olarak, bölgede toplumsal yaşamı tümüyle etkileyen ağır bir çatışma bilançosu ortaya çıkmıştır. Yargı mekanizmasının tarafsızlığının rafa kaldırıldığı, siyasi iktidarın söylemlerinin etkisi ile örgütlenme özgürlüğüne yönelik baskılar artmış, haksız gözaltı ve tutuklamalar artarak devam etmiştir” dedi.

‘Düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik ihlaller de ne yazık ki devam etti’

Bölgede 2024 yılı ilk 6 ayında ‘kişi güvenliği ve özgürlüğü’, ‘örgütlenme özgürlüğü’, ‘düşünce ve ifade özgürlüğü’ haklarına yönelik baskılar sonucu haksız gözaltı ve tutuklamaların da artarak devam ettiğini söyleyen Kaya, şöyle konuştu:

“Devlet ile hükümetin antidemokratik karar ve uygulamalarına itiraz eden yurttaşlar, gözaltı ve tutuklama uygulamalarıyla karşılaşmış, birçok yurttaş ise muhalif kimliğinden dolayı ekonomik ve sosyal haklarından mahrum bırakılmıştır. Bu bağlamda, bölge kentlerinde en az 88’i çocuk bin 164 yurttaş gözaltına alınarak 4’ü çocuk en az 165 yurttaş tutuklandı. En az 3 yurttaş hakkında ev hapsi kararı verilmiş olup bu süreçte bölgede en az 527 ev ve iş yeri baskına uğramıştır. Düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik ihlaller de ne yazık ki devam etti. Bölgede en az 4 etkinliğin gösterimi yasaklanmıştır. 74 soruşturma dosyasında en az 520 yurttaş hakkında soruşturma başlatıldı. 10 dava dosyasında 39 yurttaş hakkında dava açılmış olup aralarında siyasetçi, gazetecilerin bulunduğu 13 dosyada 56 yurttaş hakkında değişik hapis ve para cezaları verilmiştir. 3 siyasi parti binası, 1 gazete, 1 belediye binası saldırı veya baskına uğramıştır.”

‘İhlaller hatalı devlet politikalarının bir sonucudur’

“Hayatımızdaki ihlaller, yanlış ve hatalı devlet politikalarının bir sonucudur. Bu nedenle biz insan hakları savunucuları, hayatımızdaki ihlallerin önlenebilir olduğuna inanıyoruz” diyen Kaya, “Bir denetim mekanizmasına da dönüşen hak savunuculuğunun özneleri olarak bizler, insan hakları ihlallerinin meydana gelmesine sebebiyet veren hatalı hükümet politikalarına karşı etkili bir savunuculuk faaliyeti içerisinde olacağız. Bu gerçekle, insan hakları ihlallerinin oluşumuna yol açan politikalardan vazgeçilmesi, çatışmalı ortamın bir an önce son bulması ve çatışma çözüm araçlarıyla sürecin demokratik çözümünün yeniden müzakere edilmesi talebinde bulunuyoruz” şeklinde konuştu.

Kaya’nın ardından raporun detaylarını açıklayan İHD Bölge Temsilcisi Tahir Saçaklı, Doğu ve Güneydoğu’da 6 ayda 3 bin 895 hak ihlalinin yaşandığını bildirdi.

]]> https://www.haber60.com.tr/dogu-ve-guneydoguda-insan-haklari-ihlalleri-raporu-aciklandi/feed/ 0 CHP, 8. yargı paketinin bazı maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu https://www.haber60.com.tr/chp-8-yargi-paketinin-bazi-maddelerinin-iptali-icin-anayasa-mahkemesine-basvurdu/ https://www.haber60.com.tr/chp-8-yargi-paketinin-bazi-maddelerinin-iptali-icin-anayasa-mahkemesine-basvurdu/#respond Tue, 07 May 2024 21:00:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30661 (ANKARA) – CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “TBMM kamu yararına ve yurttaş güvenliği aleyhine yasal düzenlemelere imza attığı sürece CHP hem Meclis’te sözlerimizle muhalefet şerhimizle bu tutumu deşifre edeceğiz hem de Anayasa Mahkemesi’ne iptal ve yürürlüğünün durdurulması talebiyle başvurularımızı yapmaya devam edeceğiz. CHP yurttaşın güvenliğini, hakkını, hukukunu Anayasaya uygunluğunu koruma konusunda herhangi bir tereddüt içerisinde olmadı bundan sonra da olmayacaktır” dedi.

Gökhan Günaydın, kamuoyunda 8. yargı paketi olarak tanımlanan “7499 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu”nun bazı maddelerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Başvurunun ardından açıklama yapan Günaydın, şunları söyledi:

“Bugün kamuoyunda 8. yargı paketi olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu’nda bazı değişiklikler yapan kanun biliyorsunuz 12 Mart 2024 tarihinde resmi gazetede yayımlanmıştı. Bu kanunun gerek Adalet Komisyonu’ndaki görüşmeleri sırasında hem komisyon üyesi arkadaşlarımız hem de milletvekillerimiz gerekse, Genel Kurul’daki görüşmeleri sırasında hepimiz kanunun içeriğinde bulunan Anayasa’ya aykırı hükümlerin çıkartılması için gerekli yasal mücadeleyi yaptık. Ancak her zamanki tutumuyla AKP bir sözcüğünü bile değiştirmeden ilgili teklifi kanunlaştırdı ve Resmi Gazete’de yayımlanmasını sağladı. Biz de bugün süresi içerisinde kanunun bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle hazırladığımız dilekçeyi, Anayasa Mahkemesi’ne teslim etmiş bulunuyoruz.

“KEYFİ GÖZALTINA ALMA VE TUTUKLANMANIN İPTALİNİ İSTİYORUZ”

Kısaca ifade etmek isterim; terör örgütüne üye olmamakla birlikte terör örgütüne yardım suçu düzenlenmektedir. Bu şu anda örneğin, burada bir anayasal hakkı için protesto gösterisi yapan kişi ve grupların ‘terör örgütüne üye olmamakla birlikte’ diye başlayan keyfi üzerinden gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olabilir. Dolayısıyla bu düzenlemenin iptalini talep ediyoruz. Daha evvel Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi iptal etmişti. Ancak TBMM’de maalesef Cumhur İttifakı çoğunluğu Anayasa Mahkemesi kararına uyarlı olmayan bir yeni düzenlemeye imza attı. Dolayısıyla bunun iptalini talep ediyoruz. Bunun dışında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi öncesi kurulan Tazminat Komisyonu yurttaşın adil başvuru ve etkili başvuru hakkını elinden almaktadır. Biz bunun İhtisas Komisyonları, İhtisas Mahkemeleri üzerinden sürecin yürütülmesinin doğru olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla bunun da iptalini ve yürürlüğünün durdurulmasını talep ediyoruz. Hükmün açıklamasının geri bırakılması düzenlemesi son derece keyfidir. Avukat meslektaşlarımızı, müvekkilleri, sanıkları ve hatta hakimleri zor durumda bırakmaktadır. Dolayısıyla daha doğru bir düzenleme yapılmasına olanak sağlayabilmek açısından bunun da iptalini talep ediyoruz.

“BU DÜZENLEMEYİ CHP YAPMIŞ OLSAYDI YERİ GÖĞÜ İNLETECEKLER…”

Bunun yanında kişisel verilerin korunması ve işlenmesiyle ilgili son derece sakıncalı hükümler vardır. Kişinin rızası hilafına, rızası olmaksızın bir kanuni korumada olmaksızın sağlık verileri, siyasal parti üyelikleri, dernek üyelikleri işlenebilmektedir. Bunun izah edilebilir bir durumu asla söz konusu değildir. Yurttaş güvenliğini tümüyle ihlal eden bu tutum için biz Anayasa Mahkemesi’ne geldik. Bunun yanında yine kanuni bir koruma olmaksızın keyfiliğe varan tutumlarla kişisel verilerin yurt dışına aktarılabilmesi söz konusudur. Eğer bu düzenlemeyi CHP yapmış olsaydı yeri göğü inletecekler, bizim kişisel verilerimizi yurt dışıyla paylaşma konusunda bir sakınca görmemektedirler. Bunu bizim kabul edebilmemiz mümkün değildir. Nihayet makro verileri işleyicilerin yasada belirtilen idari para cezaları ile bu meseleden caymaları söz konusu dahi değildir. Caydırıcılıktan çok uzak para cezaları vardır. Bunun da iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. Dolayısıyla kamuoyunun önünde bir kere daha ifade etmek isterim ki; TBMM kamu yararına ve yurttaş güvenliği aleyhine yasal düzenlemelere imza attığı sürece CHP hem mecliste sözlerimizle muhalefet şerhimizle bu tutumu deşifre edeceğiz hem de Anayasa Mahkemesi’ne iptali ve yürürlüğünün durdurulması talebiyle başvurularımızı yapmaya devam edeceğiz. CHP; yurttaşın güvenliğini, hakkını, hukukunu Anayasa’ya uygunluğunu koruma konusunda herhangi bir tereddüt içerisinde olmadı, bundan sonra da olmayacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-8-yargi-paketinin-bazi-maddelerinin-iptali-icin-anayasa-mahkemesine-basvurdu/feed/ 0
Hükümetin Ücretsiz Doğal Gaz Uygulaması Sona Eriyor, Yurttaşlar Tepkili https://www.haber60.com.tr/hukumetin-ucretsiz-dogal-gaz-uygulamasi-sona-eriyor-yurttaslar-tepkili/ https://www.haber60.com.tr/hukumetin-ucretsiz-dogal-gaz-uygulamasi-sona-eriyor-yurttaslar-tepkili/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:24:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27274 HABER: MEHMET OFLAZ – KAMERA: DURSUN ALKAYA

Hükümetin, aylık 25 metreküp ücretsiz doğal gaz uygulaması 1 Mayıs’ta sona eriyor. Yurttaşlar, hem uygulamanın devam etmesini hem de doğal gaz ücretlerine indirim yapılmasını istiyor. Yaşadığı ekonomik sıkıntıyı anlatan bir emekli, tepkisini “Bunların hepsi hikaye. İç siyasete dönük, seni beni kandırmak için. Sadece oy avcılığı, başka bir şey yok.” şeklinde dile getirdi.

Ankara’da yurttaşlar, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen yılki genel seçimlerden önce duyurduğu 25 metreküp ücretsiz doğal gaz uygulamasının 1 Mayıs 2024’te sona erecek olmasına tepki gösterdi. Yurttaşlar, ücretsiz 25 metreküp doğal gaz uygulamasının hem devam etmesini hem de doğal gaz ücretlerinde indirim yapılmasını istiyor.

ANKA Haber Ajansı’na konuşan yurttaşlar, yaşadıkları ekonomik sorunları ve beklentilerini dile getirdi.

“MİLLETİ HOR GÖRÜYORLAR, KENDİLERİ KRALLAR GİBİ YAŞIYOR”

İktidarın vaatlerini yerine getirmediğini söyleyen emekli bir yurttaş, “Onların hepsi hikaye. İç siyasete dönük, seni beni kandırmak için. Sadece oy avcılığı, başka bir şey yok.” diye konuştu.

Ücretsiz doğal gaz uygulamasının devam etmesi gerektiğini belirten yurttaş, “Zaten zor geçiniyoruz. Çocuklarımızı okutuyoruz. Ekonomik olarak çok çile çekiyoruz.” dedi. AKP iktidarının 2008’de “Reform yapıyoruz” açıklamasıyla çıkardığı yasayı anımsatan emekli, “Biliyorsunuz güncelleme katsayıları yüzde 80’lerden yüzde 35’e kadar düştü. Emekli olan insanlar onların hesabına göre maaş alıyor. Maaşları katsayıya göre yaptıkları için her ay memur emeklisinin 12-13 bin lirası, işçi emeklinin ise 9-10 bin lirasını kesiyorlar. Bu kul hakkıdır, bunu yapmamaları lazım. Allah hesabını sorar.” ifadelerini kullandı.

12 bin lira emekli maaşı aldığını belirten yurttaş tepkisini “Oğlum ve kızım okuyor. Zaten maaşımın 5-6 bin lirası onlara gidiyor. Bir de evin masrafları var, doğal gaz faturası var. Sosyal yönümüz hiç yok. 22 senedir simit yediriyorlar bize. Evde ne peynir var, ne zeytin var. Hiçbir şey yok. Şimdi her şey pahalı. Yıllardan beri bunlara oy verdi millet ama bunlar hala hor görüyorlar. Kendileri krallar gibi yaşıyor.” şeklinde dile getirdi.

“PETROL METROL BULUYORLAR, İNŞALLAH ZAM GELMEZ”

ANKA’ya, yaşadığı sorunları anlatan bir başka emekli de ücretsiz doğal gaz uygulamasının devam etmesini ve doğal gaz fiyatında indirim yapılmasını istedi. Doğal gaza zam geleceği söylentilerini anımsatan emekli, “Emekli çoğu zaman faturalarını ödemekte zorlanıyor. Bakalım petrol metrol buluyorlar. İnşallah zam gelmez” şeklinde konuştu.

25 metreküp ücretsiz doğal gaz uygulamasının devam etmesini isteyen bir diğer emekli  “Milletimiz için iyi olur. Birçok emeklimiz var onlar için çok faydalı olur. Ekonomiden dolayı insanlar çöküntü içerisinde” diye konuştu.

“DOĞAL GAZ İNDİRİMİNİN DEVAM ETMESİNİ İSTİYORUZ”

4 kişilik ailesi olan Başkentli yurttaş “Vatandaş olarak doğal gaz indiriminin devam etmesini, uzatılmasını bekliyoruz” dedi.

Uygulamanın uzatılmasını isteyen bir diğer yurttaş da “Madem çıktıysa, ülkemizin yararınaysa devam etmesini isteriz.” dedi. Doğal gaza zam geleceği söylentileriyle ilgili de “Zam yapılmazsa iyi olur çünkü enflasyon bayağı yüksek. ya enflasyonu düşürecekler ya da hiçbir şeye zam yapmayacaklar.” ifadelerini kullandı.

UYGULAMA 1 MAYIS 2023’TE BAŞLAMIŞTI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimi’nden önce 20 Nisan 2023’te Karadeniz’de keşfedilen 710 milyar metreküplük doğal gazın Filyos Doğal Gaz İşleme Tesisi’nde karaya çıkarılması töreninde yaptığı açıklamada; “Vatandaşlarımızın evlerindeki mutfaklarında ve sıcak su tüketiminde kullandıkları doğal gazı bir yıl süreyle ücretsiz veriyoruz. Aylık ortalama 25 metreküpe denk gelen mutfak ve sıcak su tüketimi için gereken doğal gazın bedeli bir yıl boyunca faturalardan düşürülecektir.” açıklaması yapmıştı.

1 Mayıs 2023’te yayımlanan kararname ile konutların yanı sıra ibadethane ve cemevi abonelerinin de bu durumdan faydalanması sağlanmıştı. Bu kapsamda 19,7 milyon abone Nisan 2023’te doğal gaz faturası ödemezken, o tarihten bu yana da her ay 25 metreküp doğal gazı ücretsiz kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hukumetin-ucretsiz-dogal-gaz-uygulamasi-sona-eriyor-yurttaslar-tepkili/feed/ 0
Vahap Seçer, Karacailyas Mahallesi’nde halka seslendi https://www.haber60.com.tr/vahap-secer-karacailyas-mahallesinde-halka-seslendi/ https://www.haber60.com.tr/vahap-secer-karacailyas-mahallesinde-halka-seslendi/#respond Thu, 28 Mar 2024 22:18:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24480 Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Vahap Seçer, Akdeniz İlçesi’ne bağlı Karacailyas Mahallesi’ni ziyaret etti. Geride kalan 5 yıl boyunca hiçbir yerde hiç kimsenin kendisi hakkında ‘Ayrımcılık’ yaptığını söyleyemediğine dikkat çeken Seçer, “Biz adalet dağıtacağız. Doğru direk yıkılmaz. Yıkılmayacağız, çok çalışacağız, çalışıyoruz. İkinci dönemde çok daha güzel hizmetler olacak” dedi.

Gezi boyunca kimi yurttaş davul zurna ile kimi yurttaş alkışlarla, kimi yurttaş da ‘Büyük Başkan’ sloganlarıyla Seçer’e desteğini gösterdi.

Mahallede yaptığı konuşmada, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal politikalarının tüm Türkiye’de konuşulduğunu söyleyen Başkan Seçer, tüm yurttaşların Alo 185’i ezberlemesini veya akıllı telefonlarına Teksin uygulamasını indirmesini istedi. Kadınlara ve çocuklara pozitif ayrımcılık yaptıklarını vurgulayan Seçer, “Çocuklarınızı bizim eğitim kurumlarına gönderin. Biz eğitime önem veriyoruz. Mustafa Kemal Atatürk ‘Hayatta en hakiki mürşittir’ demiş. Bu çocuklar Türkiye’yi aydınlığa çıkarır” dedi.

“ÇALIŞAN, DİDİNEN BİR BAŞKANINIZ VAR”

Göreve geldiği günden itibaren Mersinlilerin yüzünü her zaman güldürdüklerini ve bu durumun bundan sonra da böyle devam edeceğini dile getiren Seçer, “5 yıl boyunca hep güldünüz. Çünkü; ‘Bizim başımız dik, alnımız açık. Bizim destek verdiğimiz Başkan, herkese hizmet götürüyor’ dediniz. Çalışan, didinen bir başkanınız var ve başkanınızla çalışan 11 bin insan Tarsus Yenice’den Anamur Kaledran’a kadar hizmet götürüyor” diye konuştu.

“İKİNCİ DÖNEMDE ÇOK DAHA GÜZEL HİZMETLER OLACAK”

Geride kalan 5 yıl boyunca hiçbir yerde hiç kimsenin kendisi hakkında ‘Ayrımcılık’ yaptığını söyleyemediğine dikkat çeken Seçer, “Atatürk ‘Vatanını en çok seven vazifesini en iyi yapandır’ demiş. Sizin başkanınız görevini yapıyorsa, vazifesini yapıyorsa vatansever insandır. Kadınlara da çocuklara da yaşlılarımıza da, tüm insanımıza değer verir. Duyuldu mu Başkanınızın Mersin’de ayrım yaptığı. 2019’u hatırlayın, gidip boy boy broşür dağıttılar ‘Buna oy verirseniz kendi mahallelerinin çocuğunu işe alır, diğerlerini almaz. Kendi mahallelerine hizmet yapar, diğerlerine yapmaz’ dediler. Şimdi oraya gidiyorum, beni omuzlarına alıyorlar. Biz adalet dağıtacağız. Doğru direk yıkılmaz. Yıkılmayacağız, çok çalışacağız, çalışıyoruz. İkinci dönemde çok daha güzel hizmetler olacak” ifadelerini kullandı.

“VATANDAŞA HİZMET ETMENİN SONUÇLARINI TÜM TÜRKİYE’YE GÖSTERECEĞİZ”

Büyükşehir olarak sundukları hizmetlerin tamamını yurttaşlardan alınan vergiler neticesinde belediyeye gelen ödenekler ile gerçekleştirdiklerine dikkat çeken Seçer, “Mersinliler beni o makama halkın parasını halka vermek için oturturdu” dedi. 31 Mart Pazar günü yapılacak seçimlerde Karacailyas sakinlerinin desteğini isteyen Seçer sözlerini, “31 Mart akşamı hepiniz televizyon ekranlarında göreceksiniz. Başkanınızın 5 yıldır tarlada izi var ki harmanda yüzü var. Hiç merak etmeyin vatandaşa hizmet etmenin sonuçlarını tüm Türkiye’ye göstereceğiz” diyerek tamamladı.

Karacailyas Mahallesi’nden yurttaşların alkışları ile uğurlanan Başkan Seçer daha sonra Akdeniz İlçesi’nde bulunan bir fabrikada iş insanları ve çalışanları ile iftar yaptı.

“KENTİN BELEDİYE BAŞKANI OLARAK HER BİR BİREY, HER BİR FERT BENİM AİLEM”

İftar yemeğinin ardından kısa bir konuşma yapan Başkan Seçer, kendisini davet eden iş insanı Mehmet Deniz’e ve çalışma arkadaşlarına teşekkür etti. Seçer, “Sağ olsunlar bu ortamı hazırlamışlar. Dostlarla, burada çalışan kardeşlerimizle de bizleri bir araya getirdiler. Ben de mutlu oldum. Daveti alınca da koşa koşa geldim. Çok teşekkür ediyorum. Hepinizi seviyoruz, hepinizi sayıyoruz. Kentin belediye başkanı olarak her bir birey, her bir fert benim ailem. 3 gün sonra görev sürem bitiyor, umarım 3 gün sonra da görev sürem tekrar başlayacak. Söyleyecek bir şey yok. 31 Mart’ta beni hatırlayın lütfen” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/vahap-secer-karacailyas-mahallesinde-halka-seslendi/feed/ 0
Tiyatro İzleme Alışkanlığındaki Azalma Ekonomik Krizin Etkisiyle Artıyor https://www.haber60.com.tr/tiyatro-izleme-aliskanligindaki-azalma-ekonomik-krizin-etkisiyle-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/tiyatro-izleme-aliskanligindaki-azalma-ekonomik-krizin-etkisiyle-artiyor/#respond Tue, 26 Mar 2024 22:30:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23603 HABER: MEHMET OFLAZ – KAMERA: UĞUR DEMİRCİ

27 Mart Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla yurttaşlar ANKA Haber Ajansına tiyatro ile ilgili düşüncelerini, tiyatroya gitme alışkanlıklarını, en son ne zaman tiyatroya gittiklerini anlattı. Dile getirilen sorunlar, ekonomik kriz nedeniyle tiyatronun yolunun unutulduğunu gösteriyor. Emekliler, tiyatro yerine maddi sıkıntılarını ifade ediyor.

Tiyatroseverler yarın “27 Mart Dünya Tiyatro Günü”nü kutlamaya hazırlanıyor. Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz tiyatroya gitme alışkanlığına, tiyatro izleme oranlarına da yansıyor. Yurttaşların ifade ettiği maddi sıkıntılar, tiyatronun çok geri planda kaldığını ortaya koyuyor. Nüfusu 85 milyon olan Türkiye’de 2023’te Devlet Tiyatrosu izleyicisi 1 milyon 354 bin 492 kişi…

Bilet fiyatları devlet ve özel tiyatrolar arasında değişkenlik gösteriyor. Fiyatlar Devlet Tiyatrolarında 45-50 TL, özel tiyatrolarda ise 200-1500 TL arasında değişiyor.

“DÖRT RAKAMLI FİYATLAR GÖRMEYE BAŞLADIK”

ANKA’nın sorularını yanıtlayan bir üniversite öğrencisi, “20 yıllık hayatım boyunca hiç tiyatroya gitmedim. Öğrenciyim, ekonomik şartlar bizi buna zorluyor. Tiyatroydu, konserdi, sinemaydı zorluyor ekonomik şartlar.” dedi.

Bir diğer öğrenci de “1 yıldan fazla oldu. En son gittiğim tiyatro devlet tiyatrosuydu. Devlet Tiyatrolarında biletler çok çabuk bittiği için bilet bulmak zor oluyor. Diğer tiyatrolar da açıkçası çok pahalı. Öğrenci olarak bizi zorluyor. Artık dört rakamlı fiyatlar bile görmeye başladık. Öğrenci olarak bu tarz şeylere gitmek mümkün değil.” diye konuştu.

“HAYATIM BOYUNCA HİÇ TİYATROYA GİTMEDİM”

En son tiyatroya 25 sene önce gittiğini anlatan bir yurttaş “Tiyatrolar pahalandı. En son ‘Asiye Nasıl Kurtulur’a gittim” ifadelerini kullanırken,  63 yaşındaki bir başka yurttaş, “Hayatım boyunca hiç tiyatroya gitmedim. Alışkanlığımız yok, işten başka bir şey görmüyoruz.” diye konuştu. Bir başka yurttaş da “Tiyatroya gitmeyeli yıllar oluyor. Maddi sıkıntılar çok, külfetli geliyor. Yoksa takip etmek istiyoruz.” dedi.

“EMEKLİLER PERİŞAN, CUMHURBAŞKANI DUYSUN”

Diğer yandan tiyatro ile ilgili sorular yöneltilen emekliler, tiyatro yerine ekonomik sıkıntılarını dile getirdi. Tiyatroya en son pandemiden önce gittiğini belirten emekli bir yurttaş, “Bütçemizi çok etkiliyor artık gidemiyoruz.” şeklinde konuştu.

Tiyatroya uzun zamandır gitmediğini söyleyen emekliler, “Bunu Saray’a sormak lazım. Fiyatlar sadece bizi mi etkiliyor, Türkiye’yi etkiliyor. Emekliler perişan. Cumhurbaşkanı da duysun. Belki bu şekilde sesimizi duyururuz.” karşılığını verdi.

“ESKİSİ GİBİ TİYATROLARA GİTMEK ZORLAŞTI”

73 yaşında emekli ve aynı zamanda çalıştığını belirten bir başka yurttaş da “En son tiyatroya 3 yıl önce gittim. Ekonomik koşullar herkesi etkiliyor. Ne kadar saklarsan sakla bir alt kesim var. Bunu kabul etmek lazım. Eskisi gibi tiyatrolara gitmek, yiyeceğini, içeceğini almak zorlaştı. 73 yaşında çalışıyorum. İkinci bir işin olmazsa büyük sıkıntılar çekersin. İnsanlar ne kadar saklarsa saklasın az maaş alanlar bitik vaziyette. Şu an 30 bin liranın altında alan insan geçinemez. En büyük sorunu yaşayan biziz.” dedi.

“3 KİŞİLİK BİR AİLENİN TİYATRO MALİYETİ 700 TL”

3 kişilik aile olduklarını söyleyen bir yurttaş da tiyatroya gidemediklerini belirterek, “Tiyatroya gitmememizin nedeni ülkedeki ekonomik durum. 3 kişilik bir ailenin tiyatro maliyeti 700 TL civarında. En büyük neden bence ekonomi. Bunun için de önceliklerimiz daha farklı oluyor.” yorumunda bulundu.

En son tiyatroya pandemiden önce gittiğini bir diğer yurttaş da “Daha çok Devlet Tiyatrolarını tercih ediyoruz. Onlar bir nebze daha uygun fiyatta. Özel tiyatroları pek tercih etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

DEVLET TİYATROSU İZLEYİCİSİ 1,3 MİLYON

Öte yandan, nüfusu 85 milyonun üstünde olan Türkiye’de Devlet Tiyatrolarının 2023 yılı izleyici sayısı 1 milyon 354 bin 492 kişi. TÜİK’in 2022 Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri’ne göre ise Türkiye’de 5 milyon 451 bin 627 tiyatro izleyicisi bulunuyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tiyatro-izleme-aliskanligindaki-azalma-ekonomik-krizin-etkisiyle-artiyor/feed/ 0
Pazarda Feryat Var: Ölüme Terk Edilmiş Durumdayız, Nüfus Azalsın Diye Galiba, Emeklileri Görmek İstemiyorlar. https://www.haber60.com.tr/pazarda-feryat-var-olume-terk-edilmis-durumdayiz-nufus-azalsin-diye-galiba-emeklileri-gormek-istemiyorlar/ https://www.haber60.com.tr/pazarda-feryat-var-olume-terk-edilmis-durumdayiz-nufus-azalsin-diye-galiba-emeklileri-gormek-istemiyorlar/#respond Fri, 22 Mar 2024 23:33:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22283 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT

İstanbul’un Maltepe ilçesinde kurulan bir semt pazarında yurttaşlar ANKA Muhabirine sıkıntılarını anlattı. Emekli bir öğretmen, “Ölüme terk edilmiş durumdayız. Nüfus azalsın diye galiba emeklileri görmek istemiyorlar” derken, bir başka yurttaş “Kendileri saraylarda oturuyorlar. Hiç arkayı görmüyorlar. Bu insanlar ne yapıyor, ne yiyor, ne içiyor; kendileri gelip görse” sözleriyle iktidar yöneticilerini pazara davet etti. 55 yaşındaki Gönül isimli yurttaş ise, engelli kardeşine baktığını anlatarak çaresizliğinden dert yandı. Yurttaş, “Nereye kadar dileneceğiz? Benim babadan aldığım yetim maaşı 3 bin lira. Zihinsel engellimin aldığı maaş, 2 bin 800 lira. Engellime mi, kendime mi zarar vereyim; çıkayım bir binanın üstüne, atayım mı kendimi aşağı? İkinci el eşya satıp evimi geçindirmeye çalışıyorum. Akşam şuradan tezgahtan hiçbir şey alıp gidemiyorum. Marketlerin çöpe attıklarını, buruşmuşlarını, onları ben toplayıp, evime götürüp onları yiyorum. Diyorum ki, şuna şu fiyatı verirsem ben kiramı ödeyemeyeceğim. Çöptekileri topluyorum. Onlarla idare ediyorum. Evim kira. Ödeyemiyorum” diye isyan etti.

İktidarın ekonomi politikasında sıkılaştırma ısrarı faiz kararlarına yansırken yurttaşın cebi de her geçen gün olumsuz etkilenmeye devam ediyor. Alım gücü, yüksek enflasyon karşısında erirken Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün Isparta’da düzenlenen mitingde, “Genel ekonomik göstergelerimiz gayet iyi” dedi. İstanbul’un Maltepe ilçesinde bulunan Küçükyalı semt pazarındaki yurttaşlar da sorunlarını ANKA Haber Ajansı’na anlattı.

“HAYAT BERBAT, NEFES ALAMIYORUZ”

Evinde 57 yaşında kardeşi olan engelliye baktığını söyleyen 55 yaşındaki Gönül isimli yurttaş, şöyle seslendi:

“Hayat berbat. Nefes alamıyoruz. Engellim var. Zihinsel engelli ve şu an lösemi oldu. İlaçlarının yarısı raporlu, yarısını parayla alıyorum. Esnaf, engellime don, atlet verdi. Onları götürüyorum engelli hastama. Evime götürecek ekmeğim, yemeğim yok. Geçen AK Parti’ye gittim. Yalvardım, yakardım. Sağ olsunlar, bana biraz para çıkardılar. Allah razı olsun gene. Geri çevirmediler engellimden dolayı. Sağ olsun belediyelerimiz gene yardımcı olmaya çalışıyorlar elinden geldiği kadar ama nereye kadar dileneceğiz? Daha nereye kadar isteyeceğiz? Benim babadan aldığım maaş 3 bin lira. Yetim maaşı alıyorum. Engellimin aldığı maaş, zihinsel engelli, 2 bin 800 lira. Bir de kanser hastası bu. Hadi gelin, yaşayın bu ülkede. Hani şu ülkeye canlı bomba koyuyorlar ya, hiç gerek yok. Bizler birer canlı bombayız, biz patlayacağız. Patlarken de çevremize zarar vereceğiz. Yani artık başımızdaki Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, kimse gelip bizi dinlesinler, duysunlar artık, yeter. Mülteciler kira ödemiyor. Hastanede bedavalar ama bize gelince kuyrukta ölüyoruz. Allah aşkına duysunlar sesimizi. Ben buradan sesleniyorum. İki tane kızım var. İkisi de beni terk etti gitti. Ben kirada oturuyorum ve kiramı ödeyemiyorum. Ben nasıl geçineyim? Şimdi engellime mi zarar vereyim, kendime mi zarar vereyim, çıkayım bir binanın üstüne atayım mı kendimi aşağı? Sorunlar bitecek mi, devlet için bitecek. Bir tane konuşan gitti diyecek, oh şükür. Geride bıraktıklarımız ne olacak? Ben kendimi öldürürsem engellim ne yapacak, nasıl yaşayacak? Duyurun sesimizi Allah aşkına.”

“EVİM KİRA, ÖDEYEMİYORUM”

Erdoğan’ın ekonomik göstergelerin iyi olduğu açıklamasına ise yurttaş, “Ha ha çok iyi. O yüzden yaşayamıyoruz, çok iyi. Ben pazarcıyım. İkinci el eşya satıp evimi geçindirmeye çalışıyorum. Akşam şuradan tezgahtan hiçbir şey alıp gidemiyorum. Marketlerin çöpe attıklarını, buruşmuşlarını, onları ben toplayıp, evime götürüp onları yiyorum. Alamıyorum. Çünkü diyorum ki, şuna şu fiyatı verirsem ben kiramı ödeyemeyeceğim. O yüzden ben bunu alıp evime götüremiyorum. Çöptekileri topluyorum. Onlarla idare ediyorum. Evim kira. Ödeyemiyorum işte. Allah ev sahibine gökten yağdırıp yerden toplatsın. Adam beni idare ediyor ama kimi ev sahipleri de var, kapının önüne atıyor eşyalarını insanların. Yani. Ne diyeyim, diyecek bir şeyimiz yok. Artık patlamaya hazır birer bomba biz olduk” tepkisini gösterdi.

“EMİNE HANIM TABLDOTLARI KENDİ KÜÇÜLTSÜN, NASIL KÜÇÜLTÜYORSA”

Bir emekli de “Pazarı gelsin de bir görsünler, öyle köşkte oturmayla olmaz. Emekliyim ben. Kocamdan emekliyim. 8 bin lira para alıyorum. Neye yeterse Erdoğan gelsin de görsün burayı. Eşimden aldığım için bizden kesiliyor. 10 bin lirayı da vermediler. Çocuklarım yardım ediyor. Yoksa geçinilir mi? Evim de kira değildi, dönüşüme gitti. Şimdi kiraya çıktım. Devlet ne verecek, bilmiyorum. Daha onu da almadık. Öbür eve geçtim ama 20 bin lira. Oğlum ödüyor. Ben nasıl ödeyeceğim? Fiyatlar bedava, bedava… Gelsin Erdoğan, alışveriş etsin de görsün pazarı. Emine Hanım öyle ‘Tabldotları düşürün’ demesi kolay öyle. Kendi küçültsün bakalım, nasıl küçülüyorsa. Sarayda oturmakla bu iş olmaz öyle. Çok iyi… Millet keyfinden oynuyor. Duysun bunları da azıcık utanırlar belki” diye dert yandı.

“YARDIM EDERKEN ALIR HALE GELDİK”

Bir kişi de eskiden alım güçlerinin yüksek olduğuna dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şimdi alım gücü diye bir şey kalmadı. Bitirdiler. Gençlerin umudunu, her şeyini çaldılar. Mahvolduk yani. Esnaf, esnaflığını yapamıyor; çiftçiler, tarım yapamıyor. Nedir yani, ne oluyoruz böyle? Hiç ummadığımız ülkelere döndük. Zaten mülteci dolu her taraf. Mülteciler bizlerden, emeklilerden iyi geçiniyor. Emekliler sürünüyor. Yardım ederdik, yardım alır hale geldik. Bu kadar basit. Tabii ona iyi. Her şey çok güzel. Sarayda yaşayınca her şey güzel ama bize değil. Bizim aldığımız maaşla bir ay geçinsin bakalım. Nasıl oluyor? Kirasını verebilecek mi, etini alabilecek mi? Et olmuş 400-500 lira. O kadar doluyuz ki hepimiz. Konuşacak artık o kadar çok şey var ki dilimiz varmıyor. Sinirden konuşamıyorum. Pazarda alışverişe çıkıyoruz, eskiden 100 lirayla sepeti doldururduk. Şimdi bir maydanoz olmuş 10 lira. Maydanoz ot yani. Hayvanlara verilen şeyleri millet, insanlar artık böyle çöplerin aralarından toplayarak alıyorlar. Ne diyeyim yani? Berbat. Ülkenin değişmesi lazım. Değişmesi de hemen olmayacak. Uzun yıllar alacak. Ne bileyim, eskiden dolar düşüktü, Türk lirasıyla aynı paraydı ama şimdi benzin diyorsanız 45 lira. Dolar öyle. Nasıl geçinecek bu insanlar?”

“BAŞTAKİLER UTANSIN”

Emekli bir yurttaş ise “Emekliler aç. Asgari ücretliler aç. Kirasını ödeyemeyenler var. Şu pazarı saat 17.00’den sonra gelin de görün bakalım. Bütün artık malları aşağıdan toplayanlar, yiyenler, yazık günah değil mi? Bizim Türkiye Cumhuriyeti bu vaziyete mi gelecekti? Utansınlar, o baştakiler utansın” derken ekonominin iyi olduğu söylemlerine de “Kendi kendine itiraf ediyor. Yazık günah. Haram zıkkım olsun. Bütün millet haram ediyor. Başka diyeceğim hiçbir şey yok” diye isyan etti.

“ORUCUM, KARA KARA NE YAPACAĞIMI DÜŞÜNÜYORUM”

Başka bir emekli de fiyatların yanından bakıp bakıp geçtiğini, almakta zorlandığını anlatarak şunları söyledi:

“Domates, salatalık, onun yanında limon, bir de peynir alacaktım. Zeytin bile almadan dönüp gidiyorum işte. 350 lirayla çıktım. Üç parça şey almadan dönüp eve gidiyorum. Allah’tan dolaba koymuştuk yazın. Onlarla idare etmeye çalışıyoruz. Emekliyiz. Ben eşimi kaybettim. Benim aylık da zaten yarıdan fazlası aşağıya düştü. Olduğu kadar geçinmeye çalışacağım artık. Ne yapayım? Tek başımayım. Vallahi bilmiyorum, nereye kadar? Nereye kadar giderse gidecek bu iş. Ayvayı unuttuk. Elma, ben bu kış hiç almadım. 4 tane elma 30 lira. Allah’tan torun getirmişti benim Amasya’dan. Onları soyduk, temizledik. Dolaba koydum. Onlarla idare ediyorum. Eti bir aydır almadık, 450-500 lira. Ben şimdi kızlarla beraber oturuyorum. Onlarla beraber bir kilo kıyma, bir defa köftelik. Almadık. Tavuk alıyoruz, o bile pahalı. Bugün tavuk aldım 4 tane, 90 lira verdim. Almadan da olmuyor. Aç da gezemiyoruz ki. Orucum ben. Ben şimdi eve gideceğim, ne yapacağımı kara kara düşünüyorum.”

“FİYATLARA BAKIP GEÇİYORUZ SADECE”

Öğretmen emeklisi bir kişi de süründüklerini dile getirdi. Yurttaş, “Fiyatlara bakıp geçiyoruz sadece. Alma gücü yok. Birini alsan ikinciyi alamıyorsun. Kiralar, maaşımız kadar emekli olunca. Allah yardım etsin. Bizi gören yok, duyan yok. Kredi kartı borç… Sebze alacaktım, hiçbir şey almadım. Henüz fiyatlara bakınıyorum, acaba uygun bir şey var mıdır diye. Maalesef. Salatalığın kilosu 50 lira, düşünebiliyor musunuz? Maydanoz 10 lira. Maalesef sürekli değişiyor. Fırsat güdenler de var tabii ama onlar da kendince haklı. Alamıyoruz” diye derdini anlatırken başka bir kişi de bu sırada elindeki poşeti göstererek “Şu kadar zeytin 100 lira. Nasıl geçineceğiz? Ne olacak böyle?” diye sordu.

“SARAYLARDA OTURUP ARKAYI GÖRMÜYORLAR”

Erdoğan’ın ekonomik göstergelerin iyi olduğu söylemine ilişkin emekli, “Asla katılmıyorum. O kendisi görmüyor Sarayda oturduğu için beyefendi. Nereden haberi olsun? Yanımıza gelse, görse bizimle bire bir, bizimle paylaşsa sorunlarımızı, eminim ki fark edecektir ama kendisine de iletilmiyor doğrular. O yüzden farkında değil tabii ki. Tok, açın halini anlamaz. Sürünüyor bütün insanlar. Fiyat bakıyor” dedi. Zeytin poşetini gösteren başka bir yurttaş da “Ben oruçluyum. Çok şey alacaktım ama gücüm yetmediği için hiçbir şey alamadım. Her gün bir şey değişiyor. Ne yiyeceğimizi, ne alacağımızı bilmiyoruz. Oruç tutuyoruz ama akşam iftara ne yapacağımızı bilmiyoruz. Her şeyi almış başını gidiyor. Hiçbir şey yok içinde. Bir kıvırcık var içinde. Bir kilo da pırasa var. Şu zeytini aldım. 300 lira hepsi. 400 lira ayırmıştım ama 300 lira bunlara verdim, başka da bir şey kalmadı. Hiçbir şey alamadım. Bir kıvırcık, bir kilo pırasa aldım. Mantar, domates, salata, biber alacaktım. Biberin kilosu 100 lira. Dokunamıyoruz ki hiçbir şeye. Hiçbir şey alamıyoruz. Alım gücü tamamıyla bitti. Kendileri saraylarda oturuyorlar. Hiç arkayı görmüyorlar. Bu insanlar ne yapıyor, ne yiyor, ne içiyor; kendileri gelip görse” dedi.

“ÖLÜME TERK EDİLMİŞ DURUMDAYIZ”

Yine diğer kişi de bu sırada, “Ben emekli öğretmenim. 28 yıl çalıştım. 15 bin lira kira ödüyorum. Nasıl geçineceğim? Elektrik, su, doğal gaz; dileneyim mi ya? Üstelik de çok ciddi rahatsızlığım var. Raporlu ilaçların parası 300 lira tutuyor. Kanser hastasıyım. Eşim öyle, aynı hastalıktan. Yani bu nedir? Bu sürünmek. Ölüme terk edilmiş durumdayız. Nüfus azalsın diye galiba emeklileri görmek istemiyorlar. Buna karar verdim artık. Başka yapacak hiçbir şey yok” diye dertlerini anlattı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/pazarda-feryat-var-olume-terk-edilmis-durumdayiz-nufus-azalsin-diye-galiba-emeklileri-gormek-istemiyorlar/feed/ 0
İstanbul Beylikdüzü’nde Ucuz Et İçin Uzun Kuyruklar Oluşuyor https://www.haber60.com.tr/istanbul-beylikduzunde-ucuz-et-icin-uzun-kuyruklar-olusuyor/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-beylikduzunde-ucuz-et-icin-uzun-kuyruklar-olusuyor/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:48:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19727 Haber: EDDA SÖNMEZ – Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT

İstanbul Beylikdüzü’nde bulunan Et ve Süt Kurumu satış mağazası önünde yurttaşlar, ucuz ete ulaşabilmek için her gün sıra oluşturuyor. Sabah erkence numara alabilmek için kuyruğa giren vatandaşlar daha sonra numara takibi yaparak sıra bekliyor. Zaman zaman tartışmaların da yaşandığı et sırasında bir vatandaş, “Bu hale düştüğümüz için üzülüyoruz. Sanki bedava alacakmışız gibi böyle utanıyoruz. Paramızla alacağız ama utanıyoruz” dedi. Emekli bir yurttaş da “Bizi bu duruma düşürenler utansın. Emekliyiz. Paramızla rezil oluyoruz sıralarda” diye konuştu.

İktidarın tartışmalı ekonomi politikalarının faturasının yurttaşa yansımasının bedeli her geçen gün ağırlaşıyor. Ucuz ve sağlıklı gıdaya ulaşamayanların sayısı da hızla artmaya devam ediyor. Özellikle dar gelirli ve emekliler, asgari ücretin altında maaş aldıkları için çareyi, ucuz gıdanın satıldığı yerlerde arıyor.

İstanbul’un Beylikdüzü ilçesinde bulunan Et ve Süt Kurumu’nda da piyasaya göre daha ucuz gıda satıldığı için önünde her gün sıra oluşuyor. Geceden ya da sabahın erken saatlerinden itibaren bekleyen insanlara önce bir sıra numarası fişi veriliyor. Sırası gelen de buradan et ihtiyacını alabiliyor. Bir kilogram kıyma 229 liraya satılırken kuşbaşı ise 259 liradan yurttaşa sunuluyor.

“50 YILDIR HİÇ Mİ İLERLEMEDİK”

ANKA Haber Ajansı, dün akşam saatlerinde sıranın kendisine gelmesini bekleyen yurttaşlara sıkıntılarını sordu. Bir yurttaş, “Ben 14.30’da geldim buraya. Numara aldım ve halen beklemekteyim. Tamam, o zaman ekmek, şeker, tüp kuyruğu vardı ama o zaman paramız da vardı. Şu an paramız olmadığı için bekliyoruz ucuz eti. Yani bir emekli maaşıyla ben çalışıyorum. 58 yaşındayım, hala çalışıyorum. Geçinmek mümkün değil” dedi. Bir başka vatandaş emekli maaşlarındaki dengesizlikten yakınırken, diğer bir yurttaş da “50 yıldır hiç ilerlemedik mi biz? İlerlediysek o zaman niye sıradayız hala? Millet geceden geliyor” dedi.

“İNSANLARIMIZ NİYE BU DURUMDA”

Gıda kuyrukları her geçen gün yaygınlaşırken yurttaşların ANKA muhabirine yaptığı değerlendirmeler şöyle:

“Biz güzel, kaliteli yaşamak istiyoruz. Biz geldiğimiz zaman parasıyla alıyoruz. Sen diyorsun ki, insanlar kuyruğa giriyor. Girmesinler, niye girsinler? Girmeye gerek var mı? Girmeye gerek yok. Ben 14.00’te geldim, biletimi aldım. Az önce geldim tekrardan. Evim yakın ama şimdi uzaktan gelenler var; yaşlılar, hamileler, kadınlar var. Her gün burada insanlar kavga ediyor çalışanlarla. Çalışanların da bir kabahati yok. Onlar da işlerini yapmaya çalışıyor ama planlama yok. Bu insanlara yazık günah. Burada bizler çok üzülüyoruz. ya et mi, tavuk mu bulamıyoruz? Biz ne bulamıyoruz? Neyimiz yok ki? İnsanlarımız niye bu durumda? Ben üzgünüm. Söyleyecek çok şey var ama bu şekilde olmuyor”

“BİR KİLO ET İÇİN KAVGA BİLE OLUYOR”

“2024’te kuyruğu görüyorsunuz işte. Ben çalışırken ev alıyordum. Arabamı alabiliyordum. Taksitle ödeyebiliyordum. Şimdi ay başını zor getiriyorum. 2024’teyiz. Şu kuyruğa bak, et kuyruğu. Ne oldu bizim meralarımız, hayvanlarımız? Burada saat 07.00’den beri bekliyoruz. Numara veriyorlar. Burada bir tane Beylikdüzü’nde var. Kadıköy’den, Bayrampaşa’dan, Zeytinburnu’ndan geliyor. Herkes şimdi yok ama sıra dağıttılar, herkes saatinde gelmeye çalışıyor. Devam ediyoruz bakalım. Bir kilo et alacağız. Onu da halimize bak”

Sırada bekleyen 3 kadın da dertlerini “Her zaman olsun da kuyruk olmasın. İki saattir bekliyoruz. İnsanlar böyle çile çekmesin. Mecbur kalıyor insanlar. Mecburiyetten geliniyor. Kavgalar bile oluyor arada. Bekliyoruz saatlerce bir kilo kıyma, et için. Herkes alsın diye onlar da az veriyor. Ne yapsınlar? Ona bereket versin. Vallahi ne diyeyim, üzülüyoruz. Bu hale düştüğümüz için üzülüyoruz. Sanki bedava alacakmışız gibi böyle utanıyoruz. Paramızla alacağız ama utanıyoruz. İlk defa geldim ama bana çok şey geldi. Bu civardan geliyorum” sözleriyle anlattı.

“SADECE GENÇLER İÇİN ÜZÜLÜYORUM”

Emekli ve 50 yaşında olduğunu söyleyen bir yurttaş da “Ben artık bu saatten sonra kendim için değil, sadece gençler için üzülüyorum. Niye diyeceksiniz, şuraya bakar mısınız? 70’li yıllarda mı yaşıyoruz? Şeker kuyruğu, tüp kuyruğunda mı yaşıyoruz? Hangi çağda yaşıyoruz? Yani bir ülkede cumhurbaşkanı halkı tehdit ediyorsa benim çocuğumun bu ülkede yaşaması normal değil. Doktorlarımız niye Avrupa’ya gidiyor? Avrupa’da niye insan çalışma hakkına sahip de burada değil. Bakıyorum herkese, herkes razı. Neye razısın arkadaş, bana 10 bin lira maaş veriyor. Et veriyor. Ne veriyor? Bedava mı veriyor? 10 bin lira emekliyim ben. Çalışmasam nasıl geçineceğim? 14 bin lira kira veriyorum. Nasıl geçineceksin? Sayın Cumhurbaşkanı’na, Sayın Adalet Bakanı’na soruyorum. Adalet Bakanı çıkıp oy istiyor ya… Niğde milletvekili çıkmış diyor ya, ‘Cumhurbaşkanımız yatırım yaptı’. Ne yaptı diyorum. Ben de zannediyorum ki ülkeye bir fabrika açtı. Ne, F tipi cezaevi açmış da yatırım. Ben suçlu değilim ki kardeşim. Ben bu ülkede yaşamak istiyorum. Hırsız olmak istemiyorum.

“10 BİN LİRA MAAŞLA EMEKLİYİM, ÇALIŞIYORUM. 14 BİN LİRA KİRA VERİYORUM”

Çocuğumun geleceğini düşünüyorum. Gençleri düşünüyorum. Suçlu muyuz yani? 70 yaşında insan geliyor. ‘Ben üşüyorum’. O zaman hakkını savun. Hakkını savunamıyorsun bu ülkede. Niye savunamıyorsun, biliyor musun? Hakkını savunduğun zaman biliyorsun ki başına çok şey gelecek. Ülkemizde bu kadar yabancı var mıydı? Eskiden İstanbul’un tadı vardı. Tatile gidebiliyor muyuz, gidemiyoruz ama Avrupa’da emekli olan herkes her ay, her yıl bir ülkede tatil yapıyor. Biz gidemiyoruz. Çalışmak mecburiyetindeyiz. Ülkede yüzde 120 enflasyon var. Neyi düşüreceksin sen? Her gün patates soğan, her gün eve nasıl gideceğiz; ger gün yağmurda nasıl üşümeyeceğiz, bunu düşünüyoruz. Biraz uyanalım. Bakıyorum, herkes hakkına razı. Üç gün et yemesek ölmeyiz herhalde. Ben öyle düşünüyorum şahsen. Emekliyim. 14 bin lira kira veriyorum, çalışmasam geçinemem. Bizim şu anda asgari ücretle çalışıp iki tane üniversite çocuk okutmamızın imkanı yok. Her gün cebimizden para çalınıyor. Nereye gideceğiz? ‘Gidin’ diyor Sayın Cumhurbaşkanım. Nereye gidelim? İşte gittiği zaman da veryansın etmeyecek kimse.”

“BİZİ BU DURUMA DÜŞÜRENLER UTANSIN”

Başka bir emekli de “Bizi bu duruma düşürenler utansın. Emekliyiz. Paramızla rezil oluyoruz sıralarda” dedi. Başka bir kişi, “Et kuyruğunu bekliyoruz. Yarım saat oluyor ben geleli. Gerçi saat 14.00’te geldim, fiş aldım. Halen bekliyoruz. Benimkisi 276 ama daha 83 girmiş. Çok bekleyeceğiz daha” derken 84 yaşındaki bir emekli de “Böyle bir kıtlık görülmemiş, yaşanmamış. Türkiye bir tarım ülkesidir ama tarımı bitirdiler. Bugünden sonra insanlar bunu yaşayacak olursa mutluluk diye bir şey kalmaz. İnsan hayatından bezdi. Hayatından vazgeçmek istiyor bu yaşamda. Böyle bu kalabalık olduktan sonra sıra beklemek de mümkün değil. Söylenecek çok şeyler var ama bu kadar” diye sorunlarını anlattı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-beylikduzunde-ucuz-et-icin-uzun-kuyruklar-olusuyor/feed/ 0
Engelli ve yaşlı aylıklarının artırılması gerekiyor https://www.haber60.com.tr/engelli-ve-yasli-ayliklarinin-artirilmasi-gerekiyor/ https://www.haber60.com.tr/engelli-ve-yasli-ayliklarinin-artirilmasi-gerekiyor/#respond Fri, 15 Mar 2024 23:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19379

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, artan enflasyon ve yaşam pahalılığı nedeniyle engelli ve yaşlı aylıklarının hiçbir şeyi karşılayamaz duruma geldiğini belirterek “Sosyal yaşama kazandırılması ve iyi bir yaşam için desteklenmesi gereken yurttaşlarımız, bu destekler ile eve hapsediliyor. Bakımları dahi zora giriyor. Bu yardım tutarları, artık hiçbir anlam ifade etmiyor. Destek tutarları bir an önce artırılmalı” dedi. Yazgan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Aktaş’a “Engelli ve yaşlı aylıklarının artırılması konusunda çalışma yürütülmekte midir” diye sordu.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından son olarak 2023 Ocak’ta yayınlanan Engelli İstatistik Bülteni’ne göre Türkiye’de, 775 bini ağır engelli statüsünde olmak üzere 2,5 milyonu aşkın engelli yurttaş bulunuyor. Bakanlık tarafından günlük yaşamdaki ihtiyaçlarını tek başına karşılamakta zorlanan ya da gereksinimlerini tek başına yerine getiremeyen, ekonomik durumu yetersiz olan engelli yurttaşlara engelli aylığı veriliyor. 2024 Ocak itibarıyla engel oranı yüzde 40 ile 69 arasında olan kişilere aylık 2 bin 797 lira, engel oranı yüzde 70 ve üzerinde olanlara ise 4 bin 196 lira destek sağlanıyor. 65 yaş üzerinde olan ve herhangi bir sosyal güvencesi bulunmayan, maddi durumu yetersiz yurttaşlara da 65 yaş aylığı bağlıyor. Bu desteğin tutarı ise Ocak 2024 itibarıyla 3 bin 504 lira olarak belirlendi.

“DESTEK SIFIR KALIYOR”

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, engelli ve yaşlı aylıklarının yetersizliğini soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Aktaş’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi veren Yazgan, artan enflasyonun yurttaşları gün geçtikçe yoksulluğa sürüklediğini, yaşam pahalılığının giderek arttığını vugrulayarak, engelli ve yaşlı desteklerinin artık hiçbir şeyi karşılayamaz duruma geldiğini belirtti. Yazgan, şunları kaydetti:

“Sosyal devletin görevlerinden biri, dezavantajlı yurttaşları desteklemektedir. Ancak ülkemizi ekonomik olarak çıkmaza sürükleyen iktidar, her şeyi eline, yüzüne bulaştırdı. Düşen alım gücü ve yetersiz kalan engelli ve yaşlı destekleri, bırakın kiraya yetmeyi, mutfak alışverişi için dahi bir şey ifade etmiyor. Sosyal yaşama kazandırılması ve iyi bir yaşam için desteklenmesi gereken yurttaşlarımız, bu destekler ile eve hapsediliyor. Bakımları dahi zora giriyor. Asgari ücret, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun araştırmasına göre açlık sınırının altındayken, engelli ve yurttaşlara sağlanan destek, sıfır kalıyor. Bu yardım tutarları, artık anlamsız kalıyor. Bu desteklerin tutarları bir an önce artırılmalı. Engelli ve yaşlı yurttaşlarımız yaşamlarını daha rahat idame ettirebilmeli.”

“KAÇ KİŞİ FAYDALANIYOR?”

Yazgan, Bakan Göktaş’a şu soruları yöneltti:

“Ülkemizdeki engelli yurttaşların sayısı kaçtır? Engelli ve yaşlı aylıklarından faydalanan kişi sayısı kaçtır? Engelli ve yaşlı destekleri kapsamında yapılan toplam aylık ödeme ne kadardır? Engelli ve yaşlı aylıklarının artırılması konusunda çalışma yürütülmekte midir? Engelli ve yaşlı aylıklarında herhangi bir gerekçe ile kesinti yapılmakta mıdır? Engelli ve yaşlı yurttaşlarımızın sosyal yaşama kazandırılması için ne gibi çalışmalar yapılmaktadır?”

]]> https://www.haber60.com.tr/engelli-ve-yasli-ayliklarinin-artirilmasi-gerekiyor/feed/ 0 CHP Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci: Belediye başkan adaylarının seçimi önceden belirlenmeli https://www.haber60.com.tr/chp-atakum-belediye-baskani-cemil-deveci-belediye-baskan-adaylarinin-secimi-onceden-belirlenmeli/ https://www.haber60.com.tr/chp-atakum-belediye-baskani-cemil-deveci-belediye-baskan-adaylarinin-secimi-onceden-belirlenmeli/#respond Tue, 05 Mar 2024 08:15:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15608 CHP tarafından yeniden aday gösterilmeyen Atakum Belediye Başkanı Av. Cemil Deveci, “Bir parti, belediye başkan adayının nasıl seçileceğini çok daha öncesinden belirlemeli ve o kurallara uymalı” dedi.

Samsun’da 18 belediye arasında CHP’li tek belediye başkanı olan, 31 Mart yerel seçimlerinde partisi tarafından tekrar aday gösterilmeyen Başkan Cemil Deveci, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Av. Cemil Deveci, “Siyaset böyle bir şey. Her görevin böyle bittiği bir nokta var. Bizim görevimiz de 1 ay sonra bitiyor. Kendi özel hayatımıza döneceğim. 5 yılda Atakum’da ciddi hizmetler yapıldı. Burada ilkeli, dürüst, hesap verebilir bir duruş sergiledik ve Atakum’da bugüne kadar yapılamayanlar yapıldı. Atakum bir kültür, turizm ve üniversite kendi. Hasan Ali Yücel Gençlik, Bilim ve Sanat Merkezi’nde günde 2 bin genç, köy enstitüsü modelinde hizmet aldı. Türkiye’de ilk oldu. Şimdi de atıl durumda olan bir binayı Atasanat Merkezi olarak açacağız. Katılımcı bütçe toplantıları ile vatandaşlarımızı kentin sorunlarına ortak ettik, kent yönetimine öneriler bulundurtuyoruz. Herkesi bir biçimde kent yönetimine katmaya çalıştık. Gıda Bankası’nı Karadeniz’de ilk kez biz uyguladık. Aktif istihdam modelini Karadeniz’de ilk kez uyguladık. Bunlar belediyemiz tarafından Karadeniz’de ilk kez yapılan uygulamalardı. Görevi devralacak arkadaşlara bunları bir daha anlatacağım, üzerine daha başarı eklemesini tavsiye edeceğim. Benden istekleri olursa kendilerine yardım edeceğim. Böylece kent kazanır, gençlik, kadınlar, Samsun ve Türkiye kazanır” diye konuştu.

“Türkiye siyaset kurumu kendine çekidüzen vermeli”

Partilerin belediye başkanının nasıl ve hangi kurallar ile seçileceğinin daha önceden belirlemesi gerektiğine değinen Cemil Deveci, “Belediye başkanlığım ya da seçilip, seçilmemem mevzu değil. Dün de söylüyordum bugün de söylüyorum. Sadece CHP ve AK Parti değil, tüm siyasi parti kurumunun içinde yetmezlikleri var. Türkiye siyaset kurumu kendine çekidüzen vermeli. Cemil Deveci bundan sonra geri kalan ömründe bunlarla mücadele edecek. Kendim için değil, seçilmek için değil, kendi partim için değil. Ülke için, Türkiye için siyaset kurumunun Türkiye’yi yönetebilecek çapta ve nitelikte olması gerekir. Bir belediye başkan adayının, bir milletvekili adayının nasıl seçileceğini bir parti çok daha öncesinden belirlemeli ve o kurallara uymalı. Bir yöneticinin nasıl seçileceğini, ne kadar görev yapacağını bilmeli partinin üyeleri. Artık ülkeye demokrasi gelecekse, demokratik kurumlar sistemi manzumesi olacaksa, demokrasi yaşam biçimi haline dönüşecekse demokrasiyi kuracak ve ülkeyi yönetecek olan partilerin önce bu kuralları kendilerine koyması lazım. Onun dışındakiler ayrıntı. Onlar bana uygulandı, başkasına uygulandı, hepsi birbirine benzedi. Önümüzdeki dönemde daha iyi şeyler uygulanacak” şeklinde konuştu.

“Örnek yurttaş kimliğim ile devam edeceğim”

Bundan sonraki siyasi kariyeri ile ilgili de konuşan Deveci, “Bundan sonraki kariyerim itiraz ederek devam edecek. Yanlışa yanlış diyeceğim. İtiraz eden yurttaşa, öneride bulunan yurttaşa ihtiyacımız var. Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşının görevi ve sorumluluğu Anayasa’da belirlenmiştir. Yurttaşlık görevini eksiksiz yapamayan, tam olarak yapamayan anayasal sorumluluklarını yerine getiremiyor demektir. Bir nevi Anayasa’yı uygulamaktan tembellik yapıyor demektir. Biraz daha ileri giderse Anayasa’daki görevlerini yerine getirmiyor demektir. Onun için Anayasa’da tanımlanan görevlerini aktif olarak yapacak örnek bir yurttaş kimliğim ile sağlıklı kaldığım sürece görevime devam edeceğim” ifadelerini kullandı. – SAMSUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-atakum-belediye-baskani-cemil-deveci-belediye-baskan-adaylarinin-secimi-onceden-belirlenmeli/feed/ 0