Yücel, parti genel merkezinde Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında devam eden Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklama yaptı.
A Milli Futbol Takımı’nı, 2024 Avrupa Şampiyonası son 16 turunda Avusturya’ya karşı aldığı 2-1’lik galibiyetten ötürü kutlayan Yücel, Hollanda ile oynanacak çeyrek final müsabakası öncesinde milli takıma başarı dileğinde bulundu.
Yücel, Sivas’ta 1993 yılında yaşanan olaylarla ve terör örgütü DEAŞ’ın Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015’te düzenlediği saldırıyla ilgili yürütülen hukuki süreçlerde adaletin tecelli etmediğini savundu.
“Yarım bırakılmış bir iddianame, kurgulanmış sanık ifadeleri”
Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin 22 sanıklı davayla ilgili Yücel, “Sinan Ateş cinayeti davasının ilk duruşmasında sanıkların verdikleri ifadeler de göz önüne alındığında, bu cinayetin siyasi ayağını ortaya çıkaracak bağımsız ve tarafsız bir yargıya ihtiyaç olduğu ortadadır. Yarım bırakılmış bir iddianame, kurgulanmış sanık ifadeleri, bu cinayetin gerçek sorumlularının, mahkeme önüne çıkan tetikçi ve azmettiriciler tarafından hararetle korunmaya çalışıldığını açık bir şekilde göstermektedir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Asgari ücret derhal arttırılmalı ve en az 25 bin lira yapılmalıdır”
Temel gıda maddelerinin artık lüks tüketim maddesi olduğunu söyleyen Yücel, “Konut fiyatları fırladı, kira fiyatları uçtu, faturalar kabardı. İşte tam da bu noktada Bakan (Mehmet) Şimşek’in, ‘Başardık’ paylaşımı, halktan kopuk, onların yaşadıkları sıkıntıları göz ardı eden, hatta yok sayan bir anlayışın en açık biçimi olarak karşımızda duruyor. Yahu bu gri liste denilen listede, Burkina Faso, Kamerun, Kolombiya, Suriye ve Yemen gibi ülkeler var. Siz Türkiye’yi bu listeye sokarken utanmıyorsunuz da çıktığımızda ‘Başardık’ diye gururlanıyorsunuz. Ayıptır yahu, insanın biraz olsun yüzü kızarır.” diye konuştu.
TÜİK tarafından açıklanan haziran ayı enflasyon verilerine göre yıllık enflasyonun yüzde 71,60 olduğunu aktaran Yücel, “Kırpa kırpa ancak yüzde 71’lere düşürebildiğiniz enflasyona göre vereceğiniz zamlar emeklinin, memurun derdine derman olmayacak. Emeklilere ve memurlara bu oran üzerinden verilecek zam, onları yine enflasyona ezdirecek. Enflasyon karşısında sadece emekliler ve memurlar değil asgari ücretliler de mağdur. Asgari ücret derhal arttırılmalı ve en az 25 bin lira yapılmalıdır. En düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine çekilmeli, bu ülkedeki tüm emekçiler hakları olan refah payını almalıdır.” ifadesini kullandı.
Kayseri’de yaşanan olaylar
Kayseri’de yaşanan olaylara değinen Yücel, şunları kaydetti:
“Hükümetin bu soruna el atması için daha kaç musibet yaşamamız gerekiyor? Sığınmacı sorunu artık bu ülkenin beka sorunudur. Kayseri’de başlayan ve diğer illerimize de sıçrayan vahim olayların sorumlusu iktidardır. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, bir apartmanın balkonuna çıkarak vatandaşlara sadece ‘Sakin olmaları’ uyarısında bulunmakla yetiniyor ve halka sükunet çağrısı yapıyor. Bu acizlik karşısında hükümet yine çareyi muhalefeti suçlamakta buluyor. Kayseri’de yaşananların tek bir sorumlusu var, o da bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta barış, dünyada barış’ anlayışını yok sayan AKP iktidarıdır.”
Türkiye’nin acilen toplumsal huzuru önceleyen bir göç politikası geliştirmesi gerektiğini dile getiren Yücel, diplomatik yollarla, Suriye ve Türkiye arasında sığınmacıların ülkelerine geri gönderilmesine ilişkin bir anlaşma yapılmasının artık elzem olduğunu söyledi.
]]>“NORMALLEŞME TOPLUMDA OLUMLU KARŞILANDI”
Ziyareti demokrasi açısından son derece önemli bulduklarını dile getiren Yücel, “İktidarın şimdiye kadar kapattığı diyalog kanallarını Genel Başkanımız Özgür Özel başkanlığındaki CHP’nin açmış olması, Türk siyasi tarihi açısından önemli bir adımdır. Diyalog, istişare, müzakere, demokrasinin olmazsa olmaz unsurlarıdır. Toplumun faydasına olacak, toplumun ve ülkenin sorunlarının çözülmesine katkı sunacak her konuda CHP olarak katkı koymaya hazırız. Bizim normalleşme olarak ifade ettiğimiz bu sürecin toplumda da olumlu karşılandığını müşahede ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
“EKONOMİK VE SOSYAL TIKANMIŞLIĞIN ÇÖZÜLMESİ İÇİN HER ŞEYİ YAPACAĞIZ”
Ülkede hemen her kesimin etkilendiği temel sorunların çözümünün siyaset kurumunda olduğunu dile getiren Yücel, sözlerini şöyle sürdürdü; “CHP olarak ülkede yaşanan her sorunun, eğer çözülmek istenirse siyaset kurumu tarafından mutlaka çözülebileceğini biliyoruz. Ülkemizde çok uzunca bir zamandır devam eden kutuplaşma ve ayrıştırmanın olumlu sonuçlar vermediğini hep birlikte yaşadık ve tecrübe ettik. Bu nedenle toplumsal huzuru tesis edecek şekilde siyasi partilerin diyalog içerisinde olmasını önemsiyoruz. Açılan bu diyalog kanalı bizi inandığımız ilkeli muhalefetten, toplumun sesi olmaktan vazgeçirmeyecek. Sorunu olan her kesime el uzatacağımızdan ve gerektiğinde en sert muhalefeti yapacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal tıkanmışlığın çözülmesi konusunda kararlı duruşumuz devam edecek. Bugün ülkemizde ekonomik buhranın sonlandırılması, adaletin yeniden tesis edilmesi, hukukun üstünlüğünün egemen olması, temel hak ve özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırılması, ilk olarak gündeme gelmesi gereken konulardır.”
“CUMHURBAŞKANI’NA ÜLKENİN KANAYAN YARASI OLAN KONULARI İLETTİK”
CHP olarak, “çığ gibi büyüyen sorunların çözümü konusunda 31 Mart’ta halkın kendilerine verdiği sorumluluğun bilinciyle hareket ettiklerini” bildiren Yücel, siyaseti insan, toplum için yaptıklarını belirterek, “Bu nedenle bizim gündemimiz insanımızın, toplumumuzun gündemidir.” dedi. ” Türkiye’nin ihtiyacı olan, toplumun kanayan yarası haline gelmiş sorunların çözülmesidir.” ifadesini kullanan Deniz Yücel, Erdoğan ve Özel’in ülkenin sorunlarına ilişkin kendi pencerelerinden gördükleri birçok hususu birbirleriyle paylaştıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ülkenin kanayan yarası olan, tüm toplumu ilgilendiren konuları ilettiklerini dile getiren Yücel, “Hükümlü generaller meselesi, geçen görüşmede Sayın Cumhurbaşkanı’na, Genel Başkanımız tarafından iletildi. Konu gecikmeli de olsa çözüldü. Bu konuda Genel Başkanımız Özgür Özel, Cumhurbaşkanına teşekkürlerini ifade etti” diye konuştu.
Yücel, Gezi davasında kanun yararına bozma talebinin Adalet Bakanlığına iletilmesini de önemli bulduklarını söyledi. Ekonomiyle ilgili sorunları ayrı bir başlık altında ele alacağını ifade eden Deniz Yücel, şunları kaydetti; “Genel Başkanımız Özgür Özel, temmuz ayında asgari ücrete mutlaka ara zam yapılması gerektiğini, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çekilmesi gerektiğini, üretim maliyetleri altında ezilen çay ve hububat üreticilerinin mağduriyetlerinin giderecek şekilde (alım fiyatlarının) yeniden düzenlenmesi gerektiğini, atanmayan öğretmenleri, özel okul öğretmenlerinin yaşadığı sorunları, staj ve çıraklık mağdurlarını, emeklilikte kademe bekleyenlerin durumunu ve 6 Şubat’ta çok büyük bir felaketle sarsılan depremzedelerin sona erecek olan kira yardımını da görüşmede gündeme getirdi. Sayın Ömer Çelik’in ifade ettiği gibi toplumun ekonomide bir kazanımı olduğunu düşünmüyoruz. Toplumun çok küçük ve dar bir kesiminin lehine geçmişte birtakım gelişmeler oldu. Ancak bu yeterli değil. Ekonomide bir kazanım olacaksa hayat pahalılığı altında ezilen kesimlerin, yani yoksulun, emeklinin, emekçinin, asgari ücretlinin, çiftçinin, esnafın, ezilen kesimler lehine bir kazanım olması gerektiğini düşünüyoruz. Bugüne kadar kaynak transferi tersine işledi. Kaynak transferlerinin yoksula, çiftçiye, dar gelirli lehine yapılması gerektiği, Genel Başkanımız tarafından Sayın Cumhurbaşkanı’na iletildi.”
“GEZİ DAVASI, SİNAN ATEŞ DAVASI…”
Ülkedeki gelir adaletsizliğinin çözülmesi için öncelikle vergi adaletinin sağlandığı bir sistem kurulması gerektiği dile getiren Yücel, “Bu nedenle tüm siyasi partilerin, komisyonların bir araya gelerek TBMM’nin çalıştırılması gerektiği Genel Başkanımız tarafından iletildi” dedi. İktidara geldiklerinde vergi reformu yaparak az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alan bir sistemle mevcut adaletsizlikleri ortadan kaldıracaklarını belirten Yücel, “Sadece vergide adalet değil, ülkede başka adalet bekleyenler olduğu, Gezi davası, Sinan Ateş davası, Emine Şenyaşar davası ve kayyum meselesi, Genel Başkanımız tarafından gündeme getirildi” diye konuştu. Yücel, Özel’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ayşe Ateş’e randevu vermesini çok olumlu ve doğru bulduğunu ifade ettiğini bildirdi.
“Kayyum meselesinin demokrasiye ve Anayasa’ya aykırı olduğunu” savunan Yücel, şöyle devam etti; “Görevden alınan ve yerine kayyum atanan kişi beraat ederse, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse ne olacak? Velev ki suçlu, belediye meclis üyelerinin suçu ne? O siyasi partiye oy veren halkın, vatandaşın, seçmenin suçu ne? O siyasi partiye oy veren seçmen neden cezalandırılıyor? Bir belediye başkan vekili seçilir, eğer belediye başkan vekili bir suça karıştıysa yerine yenisi seçilir. Ancak mevcut düzenleme hem Anayasa’mıza hem de demokrasiye tamamen aykırı bir uygulama.”
Deniz Yücel, “Sayın Cumhurbaşkanı, Avrupa’da, yurt dışında aşırı sağın güçlenmesi, yabancılara karşı nefret söylemlerinin artmasının, oradaki Türk vatandaşları için yarattığı riski ve tehdidi ifade ederek, buna karşı hep birlikte mücadele edilmesi gerektiğini ve Genel Başkanımız Özgür Özel’in Sosyalist Enternasyonaldeki görevinin bu açıdan çok kıymetli olduğunu ifade etti.” dedi.
“BİZ SOKAKTAKİ VATANDAŞIN NE KONUŞTUĞUNU ÖNEMSİYORUZ”
Yücel, AK Parti sözcüsü Ömer Çelik’in yaptığı açıklamada, “bazı belediyelerle ilgili nefret söylemlerinden ve yaşam tarzlarına müdahaleden” bahsettiğini belirterek, “Genel Başkanımız ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın görüşmesinde böyle bir konunun konuşulduğunu teyit edemiyoruz. Sayın Ömer Çelik bu hususu dilerse, görüşmede hazır bulunan Sayın Elitaş’tan teyit edebilir.” diye konuştu. Ziyarette, anayasa meselesinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gündeme getirildiğini belirten Yücel, “Siz anayasa değişikliğini, biz sokaktaki vatandaşın ne konuştuğunu önemsiyoruz. Asgari ücret, emekli maaşı, atanmayan öğretmenler, staj ve çıraklık mağdurları. Anayasa değişikliğinin gündeme gelmesi için önce toplumun belini büken, toplumun kanayan yarası haline gelen sorunların çözümü için adım atılması gerektiği Genel Başkanımız tarafından Sayın Cumhurbaşkanı’na iletildi” ifadelerini kullandı.
Anayasa Mahkemesi’nin 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyi iptal etmesi nedeniyle iktidarın önünde Anayasaya uyma konusunda bir fırsat bulunduğunu kaydeden Yücel, bu konuda TBMM’de birlikte çalışılarak çözüm üretilmesinin doğru olacağının Özgür Özel tarafından ifade edildiğini aktardı. Özel’in, belediyelerin bekleyen projeleri, ulaşım, çevreye dair projelerin bir an önce kamu yararı çerçevesinde onaylanması hususunu da gündeme getirdiğini paylaşan Yücel, Türkiye’nin yararına olacak her konuda birlikte çalışmaya hazır olduklarını bildirdi. Yücel, belediye birlikleri konusunda bütün kaynakları kendi belediyeleri için kullanmayacağının, AK Partili ve diğer belediyelere de temsil ettikleri nüfus, ekonomi gibi kriterler doğrultusunda kaynak aktarılacağının Özel tarafından belirtildiğini anlattı. Yücel, sokak hayvanları, kadın cinayetlerinin önlenmesi ve kadın hakları gibi toplumun büyük kesimini ilgilendiren konularda birlikte çalışmaya ve çözüm üretmeye hazır olduklarını ifade etti.
“EKONOMİK SORUNLARLA İLGİLİ MEHMET ŞİMŞEK’E TALİMAT VERİLDİ”
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) kuruluşunun 50. yılı dolayısıyla düzenlenecek kutlamalara katılmalarıyla ilgili soru üzerine Yücel, şunları söyledi; “Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ilk yurt dışı gezisini KKTC’ye kasım ayında gerçekleştirdi. KKTC’nin kurtuluş gününde gerçekleşen bu ziyarette, Cumhurbaşkanıyla, Başbakanla ve Meclis Başkanıyla bir araya geldi ve Bülent Ecevit’in partisi, CHP olarak KKTC’nin kurtuluşunun 50. yıl dönümünde, Kıbrıs’ta olma konusunda bir iradelerinin olduğu kendileriyle paylaşıldı. Bu programla ilgili yaklaşık 3 aydır Genel Başkan Yardımcımız Sayın Yankı Bağcıoğlu’nun yürüttüğü bir hazırlık var. Orada sadece Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ve beraberindeki heyet değil, temsili olarak 174 Kıbrıs gazisi de Genel Başkanımıza ve heyete eşlik edecek. Tabii ki Sayın Cumhurbaşkanı’nın da bu ziyarette bulunması, bu ziyaretin birlikte gerçekleşiyor olması, ziyarete ayrı bir değer, ayrı bir önem, ayrı bir anlam katmaktadır.”
Asgari ücret, emekli maaşları, hububat fiyatları konusunda Özgür Özel’in gündeme getirdiği konulara Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cevabının ne olduğu sorulan Yücel, “En somutlaşan, çözülen sorun, emekli generallerin tahliye edilmesi olarak önümüzde duruyor. Ekonomik sorunlarla ilgili çözüm üretilmesi konusunda Sayın Cumhurbaşkanı’nın Sayın Mehmet Şimşek’e bir talimat verdiğini ancak bizim bu sorunların çözümünün yine TBMM mecrasında, diğer siyasi partilerin de katılarak, bir ortak akılla, birlikte çalışmayla çözülmesi konusunda katkı koyacağımızı ifade ettiğimizi sizlerle paylaşabilirim” yanıtını verdi.
]]>CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yarın CHP’ye gerçekleştireceği ziyarete ilişkin, “Bu görüşmelerin, ilişkinin, diyaloğun temel amaçlarından birisi ülkenin normalleşmesi, hukuk sisteminin, demokrasisinin yeniden olması gerektiği ölçüye ve ayara gelmesi” dedi.
CHP’de Parti Meclisi, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında genel merkezde toplandı. Parti sözcüsü Deniz Yücel, toplantının ardından basın toplantısı düzenledi. Yücel, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan, ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeline’ karşı çıktıklarını belirterek, “Yapay zekanın konuşulduğu günümüzde, çocuklarımız daha çok araştırmaya, soru sormaya teşvik edilmesi gerekiyor. AKP’nin uygulamaya koyduğu bu yeni sistem, özgür düşünceyi, sorgulamayı, yorumlamayı ve muhakeme yapma becerisini geliştirmeyi ortadan kaldırıyor. Biz laik, bilimsel ve çağdaş eğitim sisteminden yanayız. Biliyoruz ki bu ülkede, bizim gibi düşünen milyonlar var. AKP’nin bu ısrar ve oldubittiye getirme çabasının karşısında, dernekler, odalar, sendikalar, diğer siyasi partilerden oluşan, ‘Müfredata Hayır Platformu’ 11 Haziran’da eylem kararı aldı. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, çocuklarımızın nitelikli eğitim hakkı için çaba sarf eden tüm eğitim paydaşlarının mücadelesini değerli buluyoruz. Laiklik ve bilim karşıtı müfredatı reddediyoruz, bu çağdışı programın karşısında olan her türlü itirazın yanındayız” ifadelerini kullandı.
‘SARI KARTIN KIRMIZIYA DÖNMESİ YAKINDIR’
Yücel, Kurban Bayramı’nın toplumun her kesiminde, ‘Bayram’ olarak kutlanamadığına belirterek, “En son AKP’nin Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ konuşmuş; asgari ücrette ikinci bir zamma ihtiyaç yokmuş çünkü enflasyon düşüyormuş. Görüyoruz ki, Sayın Hamza Dağ, İzmir’deki seçim sonucundan hiç ders çıkarmamış. Bu ekonomik koşullarda, utanmadan 17 bin 2 liralık asgari ücrete zam yapılmasına gerek olmadığını söyleyebiliyorlar. Ben de İzmir’de yaşıyorum, Hamza Dağ da, ben de Türkiye’de yaşıyorum. Benim yaşadığım yerde enflasyon yüzde 124, emekli maaşı 10 bin lira, asgari ücret de 17 bin lira. Benim yaşadığım yerde hayat pahalılığı düşmüyor, emekliler ayın sonunu getiremiyor, asgari ücretlinin de yüzü gülmüyor. Hayat pahalılığı düşmüyor; ama AKP’nin oyu, hızla yüzde 30’un altına düşüyor. 31 Mart’ta gördükleri sarı kartın kırmızıya dönmesi yakındır” diye konuştu.
‘KAYYIM BELEDİYELERE ÇÖKME PROJESİDİR’
Hakkari Belediyesine kayyım atanarak halkın iradesinin gasp edildiğini savunan Yücel, yapılan işlemin darbe kanununa uygun olduğunu vurguladı. Yücel, “Elbette devam eden bir yargı süreci olabilir. Ciddi deliller olabilir. Belediye Başkanıyla ilgili hukuki süreç ayrı bir mesele, Hakkari halkının iradesinin gasp edilmesi ayrı bir mesele. Bir kere önce şunu sormak lazım, bu adam aday olduğunda, eğer yasal bir engel varsa YSK adaylığı neden kabul etti? Eğer adaylığa engel bir hali yok ise o zaman belediye başkanı seçildikten 2 ay sonra yerine neden kayyım atandı. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra çıkarılan 674 sayılı KHK ile değişik Belediye Kanunu’nun 45’nci maddesinden önce, Belediye Başkanı şayet tutuklanır ve fiilen görevini yerine getiremez ise veya görevden uzaklaştırılırsa, yerine belediye meclis üyeleri içerisinden bir belediye başkan vekili seçilirdi. Ancak AKP iktidarı ne yaptı? Belediye Kanunu’nun 45’nci maddesini OHAL döneminde değiştirerek, kendine konforlu bir alan açtı ve seçimle, sandıkla, demokrasiyle kazanamadığı belediyelere kayyım atama yöntemiyle çökmeyi tercih etti. Kayyım uygulamaları AKP’nin belediyelere çökme projesidir” değerlendirmesinde bulundu.
‘SİNAN ATEŞ DAVASI GÖRÜŞMEDE GÜNDEME GELEBİLİR’
Yücel, basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Bir gazetecinin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapacağı görüşmede Sinan Ateş konusunun gündeme gelip gelmeyeceğine ilişkin sorusu üzerine, “Sayın Cumhurbaşkanının ziyareti, genel başkanımızla yapacakları görüşme, bir iade-i ziyaret. Genel başkanımızın, ziyaret etme konusundaki teklifi ve önerisi Sayın Cumhurbaşkanınca kabul gördü ve gündemli olarak bir araya geldiler. Belli konu başlıkları üzerinde görüşmeler yaptılar. Yarın ki görüşme bir iade-i ziyaret olacağı için, şunu görüşürler bunu görüşürler gibi bir yorum yapmak istemem; ama tabii ki bu görüşmelerin, ilişkinin, diyaloğun temel amaçlarından birisi ülkenin normalleşmesi, hukuk sisteminin, demokrasisinin yeniden olması gerektiği ölçüye ve ayara gelmesi. Dolayısıyla Türkiye toplumunu, siyasetini, gündemini bu kadar yakından ilgilendiren bir davanın da konuşulması ya da görüşülmesi mümkün olabilir. Ama yarın ki ziyaret, tekrar altını çiziyorum, bir iade-i ziyaret olduğu için şu konular görüşülecektir diyemiyorum” dedi.
]]>Deniz Yücel, yaptığı yazılı açıklamada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın ’emekli destekleri’ açıklamasını değerlendirdi. CHP’li Yücel, “Emekli desteği diye açıkladıkları şey, sosyal tesislerdeki yüzde 15’lik indirim. Aklımızla dalga geçer gibi uygun olan KYK yurtlarından da emeklilerin 1 ay süreyle yararlanabileceğini söylemiş. Nedir şimdi bu? Emeklilere tatil fırsatı mı? Sayın Bakan da emeklilerin 10 bin lira ile sadece KYK yurtlarında kalabileceğini kabul etmiş anlaşılan. Emekliye, insan onuruna yaraşır yaşam koşulları sunun dedikçe, aksinde ısrarcılar” dedi.
2024 yılının “Emekli Yılı” ilan edildiğini hatırlatan Yücel, “Sayın Bakan’a açık çağrıda bulunuyoruz; Önce emekli maaşlarını asgari ücret seviyesine çekin sonra da tüm kamu sosyal tesislerinden emeklilerin ücretsiz yararlanmalarını sağlayın” ifadelerine yer verdi.
“Emeklilik bizim ülkemizde çileye dönüşüyor”
AKP iktidarının yanlış ekonomi politikalarına, bir o kadar yanlış sosyal politika kararları da eklenince 22 yıllık AKP iktidarında emeklilik döneminin adeta bir çileye dönüştüğünü belirteren Yücel, şunları kaydetti:
“Emeklilik insanın huzurla geçireceği bir dönemken, bizim ülkemizde çileye dönüşüyor. Oysa sosyal güvenlik sadece çalıştığımız döneme ilişkin bir güvenceyi ifade etmez. Emeklilik dönemini de kapsar. Anayasa’nın 60’ıncı maddesi ile ‘Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar’ düzenlemesi getirilmiştir. Bunun yanında Anayasa’nın başlangıç hükümlerinde ‘Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu..’ denilmek suretiyle, tüm vatandaşların eşit olduğuna, sosyal adalete ve onurlu bir hayat sürme haklarına vurgu yapılmıştır. Yani emeklilere insan onuruna yaraşır bir hayat sağlamak sosyal devletin gereğidir. 2008 yılında AKP’nin sözde reform adı altında Meclise sunduğu yasa ile emeklilik yaşı yükseltilmiş, emekli aylık bağlama oranları düşürülmüş, emekli aylığına hak kazanma koşulları ağırlaştırılmıştır. İktidarın yanlış ekonomi ve sosyal politikaları yüzünden, 22 yıllık AKP iktidarında emeklilik dönemi adeta bir çileye dönüşmüştür.”
Deniz Yücel, CHP’nin 26 Mayıs’ta Ankara’da yapacağı Büyük Emekli Mitingi ‘ne de değindiği açıklamasında,”Emeklileri yoksullukta eşitleyen iktidara hep birlikte seslenmek, onların haklı taleplerini bir kez daha Tandoğan’dan söylemek için 26 Mayıs Pazar günü Türkiye’nin dört bir yanından gelecek olan emeklilerimizle buluşuyoruz. Enflasyon karşısında eriyen maaşları asgari ücret seviyesine çekilinceye, emeklilerimiz hak ettiklerini alıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.
]]>(SAMSUN) – CHP MYK, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında, Samsun’da toplandı. Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Ayhan Bora Kaplan soruşturmasıyla ilgili “Bu olayların en kilit isimlerinden biri de bizim ‘suç işleri bakanı’ olarak nitelediğimiz Süleyman Soylu’dur. Süleyman Soylu’nun derhal dokunulmazlığının kaldırılarak yargılama sürecine dahil edilmesi gerekmektedir” dedi. AKP’nin ‘etki ajanlığı’ düzenlemesini de içeren ‘9. Yargı Paketi’ni eleştiren Yücel, “Bu düzenleme, ‘Hükümeti eleştireni bir kılıf bulup içeri tıkarım, istediğin kadar da ceza veririm’ demek” diye konuştu. Yücel, ” Hamas’ı Kuvayı Milliye’ye benzetmek, gaflet, dalalet ve cehalettir” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla dün Samsun’a geldi. Burada kutlama ve yürüyüşlere katılan Özel, bugün ilk olarak Atakum Belediyesi’ni ziyaret etti. Özel, Samsun programının kapanışında ise CHP MYK’yı topladı.
Parti Sözücüsü Deniz Yücel, saat 11.30’da başlayan toplantı devam ederken açıklama yaparak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran halkına başsağlığı dileyen Yücel, tasarruf tedbirleri üzerinden iktidarı eleştirdi. Yücel’in açıklamasından öne çıkanlar şöyle:
” Öncelikle Tokat’ın Erbaa ilçesinde bir evde meydana gelen patlamada yaralanan beşi jandarma personeli yedi yaralımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kendilerine acil şifalar diliyoruz. İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ile Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir, Abdullah Yanik’in vefatları nedeniyle komşumuz İran’a ve İran halkına baş sağlığı diliyoruz.
Dün, Türk milleti için umudun yeşerdiği, özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın ilk adımının atıldığı bu güzel vatanın kurtuluş mücadelesinin başladığı gündü. Bu nedenle köklerini Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’nden alan Cumhuriyet Halk Partisi Merkez Yönetim Kurulu olarak 19 Mayıs’ta ve bugün Samsun’da bu mücadelenin başladığı topraklardayız. Ordunun elinden silahı ve cephanesi alınmış, millet yorgun ve fakir bir halde dört bir yanı işgal altında emperyalist devletlerce paylaşılmasına kesin gözüyle bakılan, parçalanmakta olan bir imparatorluktan özgür ve bağımsız bir cumhuriyet kuran büyük önder Mustafa Kemal Atatürk Samsun’a çıkmadan bir yıl önce şunu diyor: “Her şeye rağmen, muhakkak bir aydınlığa doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletim hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlıkları, ahlaksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.” Mustafa Kemal Atatürk bu sözleriyle Türk gencine olan inancını ve umudunu ifade etmiştir. Bu ülkeyi gençlere emanet eden, kendisinin doğum günü olduğunu söylediği günü, gençlik ve spor bayramı yapan bir dünya lideridir Mustafa Kemal Atatürk. Yokluklar içerisinde yeşertilen umudun imkansızlıklar içerisinde büyütülen inancın ve bağımsızlığa duyulan özlemin adıdır 19 Mayıs. Bugün 105 yıl önceki inanç ve kararlılıkla Cumhuriyetimize sahip çıkıyoruz.”
Açıklanan tasarruf tedbirlerine değinen Yücel, iktidarın seçim intikamını aldığını belirterek şunları söyledi:
“Tasarruf paketine baktığımızda alınan tedbirlerin geneli üç yıllık bir program haline getirilmiş. Yani 2027 kadar tasarruf tedbirleri uygulanacak. Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri zamanında yapılırsa 2028’de. Yani tasarruflar seçimden bir yıl öncesine kadar. En başta şunu açık ve kesin bir dille ifade edelim. Kamuda israfa son verilmeli, israfı sona erdirecek her türlü tedbir alınmalıdır. Bu konuda tavrımız açık ve net. Ancak kamuda tasarruf diye emekliye, işsize, işçiye bu ülkenin dar gelirli vatandaşlarına dayatılacak adı tasarruf özü hak ve hizmet gasbı olan her türlü uygulamanın da karşısındayız. İktidar mensupları şatafat içerisinde yaşıyor, saray için günde 15 milyon lira harcama yapılıyor. Diyanet İşleri Başkanı için adeta oto galerisi kuruluyor. Uçak inmeyen havaalanlarına dolarla ödeme garantisi veriliyor. Yüzlerce araç bu konvoylarla seçim kampanyaları yürütülüyor. AKP’den devralınan belediyelerdeki korkunç israf her gün belgeleriyle ortaya çıkılıyor. Ama bir tasarruf paketi açıklanıyor. Bu saydıklarımız hiçbirinden bahsedilmez. Tasarruf adı altında memurun ulaşım hakkına, lojman hakkına göz dikiliyor, binlerce işsiz gencin umudu yok ediliyor. Bu sözde tasarruf paketi bu haliyle çalışanın hakkına göz diken bir düzenlemeden başka bir şey değildir. Sarayların lambaları ışıl ışıl yanmaya devam edecek. Uçak sayıları, makam araçları azalmayacak ama emekçi servise binmeyecek, kamuda gençlere yer açılmayacak. Bunun adı tasarruf değil. Bunun adı seçim intikamı. Ekonomideki kötü gidişatın faturası yine emekçiye çıkarıldı.”
AKP’nin amacı yargı reformu değil, yargıyı ele geçirmek
Gündemdeki ‘9. Yargı Paketi’ne ilişkin eleştirilerini sıralayan Yücel, şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan 30 Mayıs tarihinde Yargı Reformu Strateji belgesini açıkladı. Şatafatlı sözlerle süsleyip anlattığı bu strateji belgesinden hemen sonra adı yargı reform paketi olan ama içeriğinde reformun R’si dahi olmayan kanun teklifleri Meclis’e geldi. 2019’dan bugüne kadar tam 8 reformu paketini Meclis’e getirdiler. Hiçbiri gerçek anlamda yargı reformu değildi. Çünkü AKP’nin amacı aslında yargı reformu yapmak değil, yargıyı ele geçirmek. ya ülkücü, AKP’li, tarikat dalgası yüzünden 36 tur boyunca Yargıtay Başkanı’nı seçemedi. AKP bunu sistematik bir şekilde bilerek ve isteyerek yaptı. Hak ve özgürlükler korunup geliştirilecek dediler. AKP’ye muhalif olan herkesi hedef gösterip apar topar gözaltına aldılar. Savunma hakkı dediler. Sonra kalkıp baroları bölüp parçalayan, avukatları kutuplaştıran, çoklu baro denilen bir garabet teklifi tüm baroların itirazlarına rağmen Meclis’ten geçirdiler. Adalete erişim kolaylaşacak dediler. Anayasa Mahkemesi binlerce dosyada makul sürede yargılanma hakkını ihlal edildiğine karar verdi. AKP iktidarı öğrencisinden sanatçısına, esnafından işçisine herkesi susturmak ve baskı altına almak için yargıyı kullandı. Üstelik de bunu yargı reformu adı altında yaptılar. Şimdi Meclis’te bu yargı paketlerinin dokuzuncusu geliyor. Bu yargı paketinde AKP etki ajanlığı denen bir hukuk garabetini Meclis’e getirmeyi hedefliyor. Nedir bu etki ajanlığı düzenlemesi? Basında yer alan haberlere göre bu düzenlemenin gerekçesi şöyle, devletin iç ya da dış siyasal yararına yönelik olarak gerçekleştirilen bazı faaliyetlerin cezalandırılması söz konusu olacak. Bu kapsamda iktisadi, mali, askeri, milli savunma, kamu sağlığı, kamu güvenliği, kamu düzeni, teknolojik, kültürel, ulaştırma, haberleşme, siber alan, kritik altyapılar ve enerji gibi alanlar devletin iç ya da dış siyasal yararları kavramı içerisinde değerlendirilecek. Bu gibi alanlarda yapılan eleştiriler haberler, açıklamalar ya da faaliyetler suçun konusunu oluşturabilecek. Böyle bir düzenleme kanun yapma tekniğine, ceza hukukunun temel prensiplerine, Anayasa’da teminat altına alınan temel hak ve hürriyetlere aykırı ve sadece ve sadece AKP’nin keyfi uygulamalarına hukuki bir kılıf bulma çabasından başka bir şey değildir. Bu düzenleme ne demek biliyor musunuz? ‘Hükümeti eleştireni bir kılıf bulup içeri tıkarım, istediğin kadar da ceza veririm’ demek. Geçmişte buna benzer düzenlemeler Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Ancak AKP ısrarla Meclis’teki çoğunluğuna güvenerek Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı düzenlemeleri Meclis’e getirmeye devam ediyor.
“Bu olayların en kilit isimlerinden biri de İçişleri eski Bakanı”
Ayhan Bora Kaplan soruşturmasıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Yücel, şunları söyledi:
“Emniyet teşkilatımızın mensuplarıyla çetelerin üst düzey bürokratların da adının karıştığı bir darbe yapılanmasından devlet içerisinde bir hesaplaşmadan bahsediliyor. Üç-beş sene öncesine kadar sokaklarda torbacılık yapan, sonradan çete liderliğine terfi eden biri nasıl olur da devletle bu denli üst düzeyli ilişki kurar, oralara sirayet eder. Emniyet teşkilatına yıllarca FETÖ’den referans almadan polis almazsanız, liyakati değil çeşitli tarikatları ve FETÖ referansını dikkate alırsanız netice böyle olur. Ne yaparsanız yapın, dikiş tutmaz. Korkarız ki daha kötü günler bizi bekliyor. Bu olayların en kilit isimlerinden biri de İçişleri eski Bakanı. Bizim ‘suç işleri bakanı’ olarak nitelediğimiz Süleyman Soylu’dur. Yargıya, adalet mekanizmasına ve devlete hak ettiği itibar ve güven yeniden kazandırılmak istiyorsa Süleyman Soylu’nun derhal dokunulmazlığının kaldırılarak yargılama sürecine dahil edilmesi gerekmektedir.”
“Hamas’ı Kuvayı Milliye’ye benzetmek, gaflet, dalalet ve cehalettir”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ” Türkiye’de Kuvayı Milliye ne ise HAMAS da odur” açıklamasını eleştiren Yücel, şu ifadeleri kullandı:
“Geçtiğimiz günlerde Sayın Erdoğan binlerce sivilin ölümünden sorumlu olan Hamas’ı Kuvayı Milliye’ye benzetiyor ve diyor ki ‘ama Anadolu’yu savunuyor’. ya arkadaş bugün Hamas’ı Kuvayı Milliye’ye benzetmek kendi tarihini bilmemek, atalarının bu topraklarda verdiği mücadeleyi hafife almak demektir. Bugün Hamas’ı Kuvayı Milliye’ye benzetmek, gaflet, dalalet ve cehalettir. Kuvayı Milliye’nin her bir mensubuna hakarettir. Kuvayı Milliye’nin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Mustafa Kemal Atatürk öyle büyük bir liderdir ki bir taraftan vatanını ve milletinin bağımsızlığı için ordularının başında savaşmış bir komutan. Bir taraftan da “bayrak bir ulusun bağımsızlığını simgesidir. Onurudur, şerefidir. Ne olursa olsun çiğnenmez diyerek önüne serilen bayrağı yerden kaldırtan ve çiğnemeyen bir lider. Siz hiç Kuvayı Milliyecilerin sivilleri katlettiğini duydunuz mu? Anadolu’yu savunmak, biz varken Hamas’a düşmez. Biz Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık davasını hala sürdüren ve bu uğurda ölmeyi göze alanlarız. İhtiyaç olursa Anadolu’yu biz savunuruz. Net bir şekilde ifade edeyim Kuvayı Milliye, dünya siyasi tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir halk hareketidir.”
CHP MYK, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında, Samsun’da toplandı. Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Ayhan Bora Kaplan soruşturmasıyla ilgili “Bu olayların en kilit isimlerinden biri de bizim ‘suç işleri bakanı’ olarak nitelediğimiz Süleyman Soylu’dur. Yargıya, adalet mekanizmasına ve devlete hak ettiği itibar ve güven yeniden kazandırılmak istiyorsa Süleyman Soylu’nun derhal dokunulmazlığının kaldırılarak yargılama sürecine dahil edilmesi gerekmektedir” dedi. AKP’nin ‘etki ajanlığı’ düzenlemesini de içeren ‘9. Yargı Paketi’ni eleştiren Yücel, “Bu düzenleme, ‘Hükümeti eleştireni bir kılıf bulup içeri tıkarım, istediğin kadar da ceza veririm’ demek” diye konuştu. Yücel, “Hamas’ı Kuvayı Milliye’ye benzetmek, gaflet, dalalet ve cehalettir” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla dün Samsun’a geldi. Burada kutlama ve yürüyüşlere katılan Özel, bugün ilk olarak Atakum Belediyesi’ni ziyaret etti. Özel, Samsun programının kapanışında ise CHP MYK’yı topladı.
Parti Sözücüsü Deniz Yücel, saat 11.30’da başlayan toplantı devam ederken açıklama yaparak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran halkına başsağlığı dileyen Yücel, tasarruf tedbirleri üzerinden iktidarı eleştirdi. Yücel’in açıklamasından öne çıkanlar şöyle:
” Öncelikle Tokat’ın Erbaa ilçesinde bir evde meydana gelen patlamada yaralanan beşi jandarma personeli yedi yaralımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kendilerine acil şifalar diliyoruz. İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ile Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir, Abdullah Yanik’in vefatları nedeniyle komşumuz İran’a ve İran halkına baş sağlığı diliyoruz.
Dün, Türk milleti için umudun yeşerdiği, özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın ilk adımının atıldığı bu güzel vatanın kurtuluş mücadelesinin başladığı gündü. Bu nedenle köklerini Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’nden alan Cumhuriyet Halk Partisi Merkez Yönetim Kurulu olarak 19 Mayıs’ta ve bugün Samsun’da bu mücadelenin başladığı topraklardayız. Ordunun elinden silahı ve cephanesi alınmış, millet yorgun ve fakir bir halde dört bir yanı işgal altında emperyalist devletlerce paylaşılmasına kesin gözüyle bakılan, parçalanmakta olan bir imparatorluktan özgür ve bağımsız bir cumhuriyet kuran büyük önder Mustafa Kemal Atatürk Samsun’a çıkmadan bir yıl önce şunu diyor: “Her şeye rağmen, muhakkak bir aydınlığa doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletim hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlıkları, ahlaksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.” Mustafa Kemal Atatürk bu sözleriyle Türk gencine olan inancını ve umudunu ifade etmiştir. Bu ülkeyi gençlere emanet eden, kendisinin doğum günü olduğunu söylediği günü, gençlik ve spor bayramı yapan bir dünya lideridir Mustafa Kemal Atatürk. Yokluklar içerisinde yeşertilen umudun imkansızlıklar içerisinde büyütülen inancın ve bağımsızlığa duyulan özlemin adıdır 19 Mayıs. Bugün 105 yıl önceki inanç ve kararlılıkla Cumhuriyetimize sahip çıkıyoruz.”
Açıklanan tasarruf tedbirlerine değinen Yücel, iktidarın seçim intikamını aldığını belirterek şunları söyledi:
“Tasarruf paketine baktığımızda alınan tedbirlerin geneli üç yıllık bir program haline getirilmiş. Yani 2027 kadar tasarruf tedbirleri uygulanacak. Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri zamanında yapılırsa 2028’de. Yani tasarruflar seçimden bir yıl öncesine kadar. En başta şunu açık ve kesin bir dille ifade edelim. Kamuda israfa son verilmeli, israfı sona erdirecek her türlü tedbir alınmalıdır. Bu konuda tavrımız açık ve net. Ancak kamuda tasarruf diye emekliye, işsize, işçiye bu ülkenin dar gelirli vatandaşlarına dayatılacak adı tasarruf özü hak ve hizmet gasbı olan her türlü uygulamanın da karşısındayız. İktidar mensupları şatafat içerisinde yaşıyor, saray için günde 15 milyon lira harcama yapılıyor. Diyanet İşleri Başkanı için adeta oto galerisi kuruluyor. Uçak inmeyen havaalanlarına dolarla ödeme garantisi veriliyor. Yüzlerce araç bu konvoylarla seçim kampanyaları yürütülüyor. AKP’den devralınan belediyelerdeki korkunç israf her gün belgeleriyle ortaya çıkılıyor. Ama bir tasarruf paketi açıklanıyor. Bu saydıklarımız hiçbirinden bahsedilmez. Tasarruf adı altında memurun ulaşım hakkına, lojman hakkına göz dikiliyor, binlerce işsiz gencin umudu yok ediliyor. Bu sözde tasarruf paketi bu haliyle çalışanın hakkına göz diken bir düzenlemeden başka bir şey değildir. Sarayların lambaları ışıl ışıl yanmaya devam edecek. Uçak sayıları, makam araçları azalmayacak ama emekçi servise binmeyecek, kamuda gençlere yer açılmayacak. Bunun adı tasarruf değil. Bunun adı seçim intikamı. Ekonomideki kötü gidişatın faturası yine emekçiye çıkarıldı.”
AKP’nin amacı yargı reformu değil, yargıyı ele geçirmek
Gündemdeki ‘9. Yargı Paketi’ne ilişkin eleştirilerini sıralayan Yücel, şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan 30 Mayıs tarihinde Yargı Reformu Strateji belgesini açıkladı. Şatafatlı sözlerle süsleyip anlattığı bu strateji belgesinden hemen sonra adı yargı reform paketi olan ama içeriğinde reformun R’si dahi olmayan kanun teklifleri Meclis’e geldi. 2019’dan bugüne kadar tam 8 reformu paketini Meclis’e getirdiler. Hiçbiri gerçek anlamda yargı reformu değildi. Çünkü AKP’nin amacı aslında yargı reformu yapmak değil, yargıyı ele geçirmek. ya ülkücü, AKP’li, tarikat dalgası yüzünden 36 tur boyunca Yargıtay Başkanı’nı seçemedi. AKP bunu sistematik bir şekilde bilerek ve isteyerek yaptı. Hak ve özgürlükler korunup geliştirilecek dediler. AKP’ye muhalif olan herkesi hedef gösterip apar topar gözaltına aldılar. Savunma hakkı dediler. Sonra kalkıp baroları bölüp parçalayan, avukatları kutuplaştıran, çoklu baro denilen bir garabet teklifi tüm baroların itirazlarına rağmen Meclis’ten geçirdiler. Adalete erişim kolaylaşacak dediler. Anayasa Mahkemesi binlerce dosyada makul sürede yargılanma hakkını ihlal edildiğine karar verdi. AKP iktidarı öğrencisinden sanatçısına, esnafından işçisine herkesi susturmak ve baskı altına almak için yargıyı kullandı. Üstelik de bunu yargı reformu adı altında yaptılar. Şimdi Meclis’te bu yargı paketlerinin dokuzuncusu geliyor. Bu yargı paketinde AKP etki ajanlığı denen bir hukuk garabetini Meclis’e getirmeyi hedefliyor. Nedir bu etki ajanlığı düzenlemesi? Basında yer alan haberlere göre bu düzenlemenin gerekçesi şöyle, devletin iç ya da dış siyasal yararına yönelik olarak gerçekleştirilen bazı faaliyetlerin cezalandırılması söz konusu olacak. Bu kapsamda iktisadi, mali, askeri, milli savunma, kamu sağlığı, kamu güvenliği, kamu düzeni, teknolojik, kültürel, ulaştırma, haberleşme, siber alan, kritik altyapılar ve enerji gibi alanlar devletin iç ya da dış siyasal yararları kavramı içerisinde değerlendirilecek. Bu gibi alanlarda yapılan eleştiriler haberler, açıklamalar ya da faaliyetler suçun konusunu oluşturabilecek. Böyle bir düzenleme kanun yapma tekniğine, ceza hukukunun temel prensiplerine, Anayasa’da teminat altına alınan temel hak ve hürriyetlere aykırı ve sadece ve sadece AKP’nin keyfi uygulamalarına hukuki bir kılıf bulma çabasından başka bir şey değildir. Bu düzenleme ne demek biliyor musunuz? ‘Hükümeti eleştireni bir kılıf bulup içeri tıkarım, istediğin kadar da ceza veririm’ demek. Geçmişte buna benzer düzenlemeler Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Ancak AKP ısrarla Meclis’teki çoğunluğuna güvenerek Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı düzenlemeleri Meclis’e getirmeye devam ediyor.
“Bu olayların en kilit isimlerinden biri de İçişleri eski Bakanı”
Ayhan Bora Kaplan soruşturmasıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Yücel, şunları söyledi:
“Emniyet teşkilatımızın mensuplarıyla çetelerin üst düzey bürokratların da adının karıştığı bir darbe yapılanmasından devlet içerisinde bir hesaplaşmadan bahsediliyor. Üç-beş sene öncesine kadar sokaklarda torbacılık yapan, sonradan çete liderliğine terfi eden biri nasıl olur da devletle bu denli üst düzeyli ilişki kurar, oralara sirayet eder. Emniyet teşkilatına yıllarca FETÖ’den referans almadan polis almazsanız, liyakati değil çeşitli tarikatları ve FETÖ referansını dikkate alırsanız netice böyle olur. Ne yaparsanız yapın, dikiş tutmaz. Korkarız ki daha kötü günler bizi bekliyor. Bu olayların en kilit isimlerinden biri de İçişleri eski Bakanı. Bizim ‘suç işleri bakanı’ olarak nitelediğimiz Süleyman Soylu’dur. Yargıya, adalet mekanizmasına ve devlete hak ettiği itibar ve güven yeniden kazandırılmak istiyorsa Süleyman Soylu’nun derhal dokunulmazlığının kaldırılarak yargılama sürecine dahil edilmesi gerekmektedir.”
“Hamas’ı Kuvayı Milliye’ye benzetmek, gaflet, dalalet ve cehalettir”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye’de Kuvayı Milliye ne ise HAMAS da odur” açıklamasını eleştiren Yücel, şu ifadeleri kullandı:
“Geçtiğimiz günlerde Sayın Erdoğan binlerce sivilin ölümünden sorumlu olan Hamas’ı Kuvayı Milliye’ye benzetiyor ve diyor ki ‘ama Anadolu’yu savunuyor’. ya arkadaş bugün Hamas’ı Kuvayı Milliye’ye benzetmek kendi tarihini bilmemek, atalarının bu topraklarda verdiği mücadeleyi hafife almak demektir. Bugün Hamas’ı Kuvayı Milliye’ye benzetmek, gaflet, dalalet ve cehalettir. Kuvayı Milliye’nin her bir mensubuna hakarettir. Kuvayı Milliye’nin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Mustafa Kemal Atatürk öyle büyük bir liderdir ki bir taraftan vatanını ve milletinin bağımsızlığı için ordularının başında savaşmış bir komutan. Bir taraftan da “bayrak bir ulusun bağımsızlığını simgesidir. Onurudur, şerefidir. Ne olursa olsun çiğnenmez diyerek önüne serilen bayrağı yerden kaldırtan ve çiğnemeyen bir lider. Siz hiç Kuvayı Milliyecilerin sivilleri katlettiğini duydunuz mu? Anadolu’yu savunmak, biz varken Hamas’a düşmez. Biz Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık davasını hala sürdüren ve bu uğurda ölmeyi göze alanlarız. İhtiyaç olursa Anadolu’yu biz savunuruz. Net bir şekilde ifade edeyim Kuvayı Milliye, dünya siyasi tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir halk hareketidir.”
]]>Yücel, parti genel merkezinde Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Yerel seçimde 14’ü büyükşehir 35 ilde belediyeyi kazandıklarını, 314 ilçenin de CHP’li belediye başkanları tarafından yönetileceğini belirten Yücel, yüzde 38 oy oranına ulaşarak CHP’yi hep birlikte birinci parti yaptıklarını söyledi.
CHP’nin artık toplumun her kesiminden oy alabilen bir siyasi parti olduğunu ifade eden Yücel, “31 Mart 2024 Yerel Seçimlerini Türkiye ittifakı kazanmıştır, Türkiye kazanmıştır. Göreceksiniz, iktidar yolunda ilerleyen Cumhuriyet Halk Partisi ve CHP’li belediyeler, önümüzdeki 5 yıl boyunca halkımıza en güzel hizmetleri götürecek.” ifadesini kullandı.
Kazandıkları belediyelerde inanılmaz bir israf tablosuyla karşılaştıklarını savunan Yücel, hemen hemen tüm belediyelerin milyonlarca liralık borcunun yeni belediye başkanlarının sırtına yüklendiğini öne sürdü. Yücel, “Bu kadar para nerelere harcandı? Hangi vakıf, hangi dernek, hangi medya gruplarına ne kadar kaynak aktarıldı? Kaç paralık çerez, kuru yemiş alındı? Kimlere hangi ballı ihaleler verildi? Bunların hepsi yeri ve zamanı geldiğinde kamuoyuyla paylaşılacak.” diye konuştu.
Hükümetin İsrail politikasını eleştiren Deniz Yücel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“AKP iktidarı ve yönetim kadrosu, İsrail konusunda konuştukça batıyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 27 Mart’ta bir televizyon programında İsrail ile ticaret yapılmadığını savundu, bunu eleştirenleri de ‘MOSSAD ajanı’ olmakla suçladı. Aynı Ömer Bolat 28 Mart’ta, yani bir gün sonra katıldığı bir başka programda ‘Hükümet olarak kamu kurumları, devlet şirketleri asla İsrail firmaları ile ticaret yapmıyor.’ dedi. Hatta bir gazetede 8 Nisan 2024 tarihinde ‘İsrail ile ticaret koca bir yalan’ başlığıyla haber yapıldı.
Sonra ne oldu? Ticaret Bakanlığı 9 Nisan’da bir açıklama yaptı ve İsrail ile ‘olmadığını iddia ettikleri’ ticarete kısıtlama getirdi. Tarih 20 Nisan 2024’ü gösterdiğinde, AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci katıldığı bir programda, İsrail’le yapılan ticareti ‘zarar veren’ ve ‘vermeyen’ diye ayırarak yaptıklarına iki yüzlülüğe kılıf bulmaya çalıştı.
Şu sözlere bakın, İsrail’in Müslümanlara yaptığı bebek katliamını nefretle kınıyorlarmış ama İsrail serbest ticaret anlaşmasından da vazgeçemezlermiş. Neden Çünkü, 6 satıp 1 alıyorlarmış. Ayıptır, günahtır. Bir taraftan Gazze mitingi yap, bir taraftan gelsin yeşil dolarlar. Bir taraftan büyük Filistin mitingi yap, diğer taraftan 6 sat, 1 al. AKP zihniyetine göre, masum insanlar ölebilir, çocuklar, siviller ölebilir ama ticaret devam eder.”
“Komisyon çalışmalarının adaletten sapmasına izin vermeyeceğiz”
Erzincan İliç’teki maden faciasının üzerinden iki ay geçtikten sonra Meclis’te araştırma komisyonu kurulabildiğini ifade eden Yücel, AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman’ın da komisyonda yer aldığını söyledi.
Karaman’ın, 22 Temmuz 2004’te 41 yurttaşın yaşamını yitirdiği Pamukova tren kazasının yaşandığı dönemde TCDD Genel Müdürü olduğunu belirten Yücel, “AKP iktidarının bu ve benzeri facialarda izlediği bir yol var. Meclis’te kurulacak araştırma komisyonlarına, araştırılacak konuda sicili bozuk olan birini mutlaka atarlar. Kazaların gerçek nedeninin, yapılan ölümcül ihmallerin ve ihmaller silsilesinin üzerini örtecek, manipüle edecek birilerini mutlaka ama mutlaka bulurlar ve atarlar. İliç faciasını araştırmak için kurulan komisyon çalışmalarının adaletten bir gram sapmasına dahi izin vermeyeceğiz. Bu bizim İliç’te toprak altında kalan canlarımıza karşı boynumuzun borcudur, kimsenin şüphesi olmasın.” diye konuştu.
“Yerel halk değil, Türk halkı”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in adeta sömürge valisi gibi konuştuğunu savunan Deniz Yücel, “Yerel halk değil Sayın Şimşek, Türk halkı, Türk milleti. 100 yıllık Cumhuriyet ve vatansever Türk milleti bu tavrı hak etmiyor.” ifadesini kullandı.
Hükümetin ekonomi politikasını da eleştiren Yücel, şöyle devam etti:
“Mehmet Şimşek, birkaç gün önce IMF Başkan Yardımcısı ve Avrupa Direktörüyle görüştü. Görüşmenin ardından IMF Avrupa Direktörü Alfred Kammer, ‘Türkiye’de yürürlükte olan programı destekliyoruz.’ dedi. Buradan görüyoruz ve anlıyoruz ki Türkiye’de IMF’siz IMF programı uygulanıyor. AKP genel başkanından bakanlarına kadar hepsi kendileri dışında bir sorumlu bulma ve yanlış politikalarının bedelini başkalarına ödetme derdinde. Hazine Bakanı, ekonomik buhranın acı faturasını halka ödetmek istiyor. Utanmasalar, kiraların emlakçılar yüzünden, altın fiyatlarının da kuyumcular yüzünden arttığını iddia edecekler. AKP, istediği kadar hedef şaşırtmak istesin bu halk, derinleşen yoksulluğun sebebinin, ayyuka çıkan yolsuzluğun, artan işsizliğin, bir avuç yandaşı zenginleştirip, yaşadıkları şatafatlı hayatın, bu talan düzeninin sebebinin AKP olduğunu biliyor.”
“Halkın vekili, halk gibi yaşamalı”
Deniz Yücel, milli egemenlik ve bağımsızlığın sembolü olan TBMM’nin kuruluş gününün yarın kutlanacağını ifade ederek, TBMM’nin öncelikli görevinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerini korumak, Anayasa’ya sahip çıkmak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliklerini işler hale getirmek ve Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine üzerine çıkarmak olduğunu bildirdi.
Bu görevlerin, milletin seçtiği her bir milletvekilinin asli sorumluluğu ve ödevi olduğunu dile getiren Yücel, şunları söyledi:
“Meclis, saygınlığı ile Türk ulusumuza örnek olmalı. Şatafat ve görgüsüzlük parlamentonun kapısından girmemeli. Milletvekilleri yedikleri pahalı yemeklerle, kollarına taktıkları pahalı saatlerle, lüks uçaklarla yaptıkları seyahatlerle gündeme gelmemeli. Halkın vekili, halk gibi yaşamalı. Bizim çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras, saygın, her alanda temiz, eşit, özgür ve adil bir Türkiye’dir. Çocuklarımıza, saygınlığın şekil ile değil, özle kazanılacağını, bilgiyle kazanılacağını göstermeliyiz.”
Deniz Yücel, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını ve TBMM’nin 104. kuruluş yıl dönümünü kutladı.
]]>Yücel, parti genel merkezinde Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi (PM) toplantılarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
İran ve İsrail arasındaki gerilime değinen Yücel, “Türkiye’nin böylesi bir askeri, siyasi ve ekonomik batakta konumu ve stratejisi ne olacak?” diye sordu.
Böyle bir ortamda, hiç şüphesiz Büyük Önder Atatürk’ün “Yurtta barış dünyada barış” anlayışı ile hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Yücel, “Türkiye’nin Orta Doğu’da gerilimi yükseltecek tüm politikaların karşısında olduğu net bir şekilde ortaya koyulmalıdır.” görüşünü dile getirdi.
Yerel seçimin ardından yapılan bazı açıklamaları anımsatan Yücel, “Siz kabul etseniz de etmeseniz de beğenseniz de beğenmeseniz de milli irade sandığa yansıdı. Şimdi şeffaf, hesap veren ve halkçı belediyecilik yapma zamanı. Hiç merak etmeyin o belediyelere yerleştirdiğiniz böceklerin, kameraların hesabı da sorulacak. Belediyelerin kasalarını boşaltanlar, makam araçlarını çamurlu suyla dolduranlara bu millet elbette bir ceza kesecek.” diye konuştu.
“Bu ekonomik büyüme emeklilere neden yansımıyor?”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın asgari ücretle ilgili açıklamasını anımsatan Yücel, “Bu ekonomik koşullarda asgari ücrete bir güncelleme yapılması iktidar tarafından derhal gündeme alınmalıdır.” dedi.
CHP Grubunun “en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çekilmesi teklifinin” Meclis’te bekletildiğini belirten Yücel, şöyle devam etti:
“Bu ekonomik büyüme emeklilere neden yansımıyor? Her şeye para var, emekliye gelince para yok. Emeklilerimiz bu ülkede üvey evlat muamelesi görmekten bıktı usandı, sandıkta da tepkisini gösterdi, anlamak istemeyen, mesajı almayan AKP iktidarıdır. AKP iktidarı yerel seçimlerde halktan sarı kart gördü ama yetmemiş. İlla ‘kırmızı kart gösterin’ diyor.”
Anayasa değişikliği
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un, “yeni anayasa konusunda herkes mutabık” dediğini aktaran Yücel, şu değerlendirmede bulundu:
“Hukuku yok sayan, demokrasiyi benimsemeyip halkın iradesini gasbeden, yargıya müdahale edip yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını ortadan kaldıran, hak ve özgürlükleri tırpanlayıp anayasal kurumları yok sayıp Anayasa’yı ihlal edenlerle bizim, yani toplumun yüzde 38’inin oyunu alarak birinci parti olan CHP’nin hiçbir konuda mutabık olması söz konusu dahi değildir.
Anayasalar toplumsal mutabakat metinleridir. Anayasalar tabii ki değiştirilebilir ancak anayasa değişikliklerindeki en temel kriter, toplumun ihtiyaçlardır, bir siyasi partinin varlık kaygısı değil. Bu ülkenin kurucu partisi CHP olarak anayasa ile teminat altına alınan temel hak ve özgürlüklerin korunması, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti niteliklerinin kuvvetlendirilmesi ve işler hale getirilmesi konusundaki duruşumuz son derece kararlıdır ve nettir.”
“Bazı CHP’lilerin parti aleyhine çalıştığı” iddiaları
Yücel, bir gazetecinin, “seçim sürecinde bazı CHP’lilerin parti aleyhine çalıştığının tespit edildiği ve bir genelge yayınlandığı” iddialarını anımsatarak, “Bunun doğruluğu var mıdır? Genelgeyle ne amaçlanmaktadır? Tespit edilen isimler var mıdır?” soruları üzerine, şunları söyledi:
“CHP kurallarla tüzükle yönetmelikle yönetilen bir parti. CHP’nin seçim sürecindeki başarısına engel olmak ya da zayıflatmak için bir çalışma içerisine giren bir parti üyesi varsa bir yaptırım uygulanması, bir disiplin süreci işletilmesi bizim her şeyden önce görevimiz ve partimize karşı sorumluluğumuzdur. Dolayısıyla bu yönde birtakım iddialar gündeme geldiyse bunlar araştırılır, il başkanlıklarımız, ilçe başkanlıklarımız bunlarla ilgili verileri toplarlar ve gerekli disiplin süreçlerini başlatırlar.”
İddiayla ilgili benzer bir soruya ise Yücel, şu yanıtı verdi:
“Şimdi bu süreç zaten olağan bir süreçtir. Yani bunun seçim döneminde olması gerekmez. Şu an için şu tespit edilmiştir, bu tespit edilmiştir diye benim paylaşabileceğim bir durum söz konusu değil. Bu konuda il örgütlerimiz de ilçe örgütlerimiz de zaten her zaman gerekli çalışmaları yaparlar. Ancak bu konuda belli seçim çevrelerinde somut olarak birtakım şikayetler geldiyse genel merkezimiz de bu konunun ve bu iddianın üzerine eğilmiş, bu konuyu incelemiş ve bir süreç yürütüyor olabilir.”
]]>CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında parti genel merkezinde toplandı.
Yücel, toplantıya ilişkin yaptığı açıklamada, Antalya’da teleferik kabininin düşmesi sonucu hayatını kaybeden vatandaşa Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diledi.
Bu üzücü kaza ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında dün gece Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz hakkında tutuklama kararı verildiğini anımsatan Yücel, tutuklama kararının siyasi bir karar olduğunu savundu.
Kepez Belediye Başkanı’nın belediye başkanlığına adaylık başvurusu yapmak için belediye iştiraki ANET Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan ve Genel Müdürlüğü’nden 28 Kasım 2023’te istifa ettiğine dikkati çeken Yücel, şunları söyledi:
“İstifadan sonra işletmede defalarca denetim yapılmıştır. Ancak; bu acı olaydan bile siyasi rant devşirmeyi hedefleyen, partimizi karalamaya çalışanlar öncelikle şunu anlamalıdır, kazada sorumluluğu olan herkes, tarafsız ve bağımsız yargı önünde hesap vermeli ve hak ettiği cezayı almalıdır. Kuşkusuz kazada dahli olan kim varsa kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır. Bu bizim kırmızı çizgimizdir. Ancak bu soruşturmayı, siyasetle ilişkilendirmeye çalışanlar, karşılarında Cumhuriyet Halk Partisini göreceklerdir.”
“Bu hukuksuzluğun peşini bırakmayacağız”
31 Mart Mahalli İdareler Seçim sonuçlarına da değinen Yücel, CHP’li belediye başkanlarının mazbatalarını aldığını ve çalışmalarına başladığını bildirdi.
Yücel, yerel seçimlerin, CHP’deki değişimin Türkiye genelinde toplumca onaylandığını herkese gösterdiğini söyledi.
Hatay Büyükşehir Belediyesi seçim sonuçlarına ilişkin Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) yaptıkları itirazı hatırlatan Yücel, “Biz bu hukuksuzluğun peşini bırakmayacağız.” dedi.
Bugün Hatay seçimleriyle ilgili YSK’ye “Tam kanunsuzluk” başvurusunun Genel Başkan Özgür Özel tarafından yapıldığını belirten Yücel, YSK tarafından Hatay seçimlerinin derhal iptal edilerek yenilenmesine karar verilmesi gerektiğini savundu.
Yücel, Ticaret Bakanlığının İsrail’e uyguladığı ihracat sınırlamasına ilişkin, “Biz, getirilen ihracat kısıtlamasını çok geç kalınmış olsa da olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz. İsrail vahşeti karşısında aylar sonra adım atan AKP, bu kısıtlamayı genişletmeli ve İsrail ile ticaret tamamen bitirilmelidir. Türkiye’nin mazlum Filistinlilerin yanında olduğunu göstermelidir. İsrail’le ticaret Filistin’e ihanettir.” diye konuştu.
“CHP, Filistinlilerin ve tüm mazlum halkların yanında”
İran’ın İsrail’e yönelik saldırılarında iktidarı uzun süre sessiz kalmakla eleştiren Yücel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İsrail ile İran arasında karşılıklı saldırılar oluyor. AKP iktidarı, saatlerce ne diyeceğini bilemedi. Bu önemli gelişmeler karşısında başta Dışişleri Bakanı olmak üzere tek bir yetkilinin dahi bu konuda, uzun süre bir açıklama yapmaması, ülkemizin dış politika hanesine eksi puan yazılmıştır. ‘Bizden habersiz bölgede yaprak kıpırdayamaz’ diyenler ekonomide bağımsız olmazsan, dış politikada günübirlik çıkarlara göre şekillenen, tutarsız ve istikrarsız bir siyaset uygularsan, ‘tavır göstermen gereken yerde ve zamanda’ tavır gösteremezsen, uluslararası camiada seni kimse ciddiye almaz.”
Yücel, CHP’nin Filistinlilerin ve tüm mazlum halkların yanında, Orta Doğu’da gerilimi yükseltecek tüm politikaların ise karşısında olduğunu söyledi.
Son 3 yıldır enflasyonun sürekli yükseldiğini, Türk Lirasının sürekli değer kaybettiğini belirten Yücel, vatandaşın ekonomik sıkıntı içinde olduğunu söyledi.
Yücel, “Partimizde başlattığımız değişim rüzgarı artık ülkemizde de esmeye başladı. Cumhuriyet Halk Partisini yerel seçimlerde Türkiye’nin birinci partisi yapan halkımız, inanıyoruz ki ilk genel seçimlerde de bize aynı gururu yaşatacak.” dedi.
]]>CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, partisinin MYK toplantısının ardından açıklama yaptı. Yücel, “Sanmayın ki, bu milli irade gasbına sessiz kalacağız. Sanmayın ki Hatay’dan vazgeçtik. Biz bu hukuksuzluğun peşini bırakmayacağız. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘şahsi meselem’ dediği Hatay, her bir Cumhuriyet Halk Partilinin şahsi meselesidir ve Hatay halkının iradesine bu anlayışla her zaman sahip çıkılacaktır. Hatay seçimlerine şaibe bulaşmıştır. Var olan bu kanunsuzluklar nedeniyle Yüksek Seçim Kurulu tarafından Hatay seçimlerinin derhal iptal edilerek yenilenmesine karar verilmesi gerekmektedir” dedi. AKP İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın ıstakoz paylaşımı hakkında da konuşan Yücel, “Bu görgüsüzlüğün, bu eşitsizliğin ve haksızlığın akıllara getirdiği Tevfik Fikret’in şiirinde de dediği gibi ‘Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin’. Ama unutmayın ki ilk genel seçimler de ıstakoz sofralarınızın sonu olacak” diye konuştu.
CHP MYK, CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında toplandı. Toplantının ardından Parti Sözcüsü Deniz Yücel, açıklama yaptı.
12 Nisan Cuma günü teleferik kazası sonucu hayatını kaybeden yurttaşın ailesine başsağlığı dileyerek sözlerine başlayan Deniz Yücel, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’n talimatıyla Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın başkanlığında CHP heyetinin olay günü Antalya’ya hareket ettiğini hatırlatarak “Bu üzücü kaza ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında dün gece, Kepez Belediye Başkanımız Mesut Kocagöz hakkında tutuklama kararı verildi. Süreç, partimiz tarafından yakından takip ediliyor. Bu ülkede 7’si çocuk 25 kişinin öldüğü Çorlu Tren kazasında sorumlu kamu görevlileri, bırakın cezalandırılmayı ödüllendirilirken, onlarca madencimizin hayatını kaybettiği Amasra maden kazasındaki baş sorumlular hakkında aylarca soruşturma izni verilmezken, İliç’te toprak kayması sonucu meydana gelen faciada sorumlular korunurken, dün gece gelen tutuklama kararı şüphesiz, siyasi bir karardır” dedi.
“BU SORUŞTURMAYI SİYASETLE İLİŞKİLENDİRMEYE ÇALIŞANLAR KARŞILARINDA CHP’Yİ GÖRECEKTİR”
Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün 28 Kasım 2023 tarihinde belediye başkanlığına adaylık başvurusu yapmak için belediye iştiraki ANET Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan ve Genel Müdürlüğü’nden istifa ettiğini belirten Yücel, “İstifadan sonra işletmede defalarca denetim yapılmıştır. Ancak; bu acı olaydan bile siyasi rant devşirmeyi hedefleyen, partimizi karalamaya çalışanlar öncelikle şunu anlamalıdır: Kazada sorumluluğu olan herkes, tarafsız ve bağımsız yargı önünde hesap vermeli ve hak ettiği cezayı almalıdır. Kuşkusuz kazada dahli olan kim varsa kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır. Bu bizim kırmızı çizgimizdir. Ancak bu soruşturmayı, siyasetle ilişkilendirmeye çalışanlar, karşılarında Cumhuriyet Halk Partisi’ni görecektir” diye konuştu.
“BİZ BU HUKUKSUZLUĞUN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”
Hatay’daki seçimlerin iptal edilmesi çağrısında da bulunan Yücel, “Sanmayın ki, bu milli irade gasbına sessiz kalacağız. Sanmayın ki Hatay’dan vazgeçtik. Kurucu liderimizin şahsi meselesi bizim de şahsi meselemizdir. Biz bu hukuksuzluğun peşini bırakmayacağız. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘şahsi meselem’ dediği Hatay, her bir Cumhuriyet Halk Partilinin şahsi meselesidir ve Hatay halkının iradesine bu anlayışla her zaman sahip çıkılacaktır. Hatay seçimlerine şaibe bulaşmıştır. Var olan bu kanunsuzluklar nedeniyle Yüksek Seçim Kurulu tarafından Hatay seçimlerinin derhal iptal edilerek yenilenmesine karar verilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
“AKP İKTİDARI SAATLERCE NE DİYECEĞİNİ BİLEMEDİ”
İran ve İsrail arasında yaşanan son gerilime de değinen Yücel, AKP’yi eleştirerek “AKP iktidarı, saatlerce ne diyeceğini bilemedi… Bu önemli gelişmeler karşısında başta Dışişleri Bakanı olmak üzere tek bir yetkilinin dahi bu konuda, uzun süre bir açıklama yapmaması, ülkemizin dış politika hanesine eksi puan yazılmıştır. Füze ve roket atılıyor, ‘saldırı’ bile diyemiyorlar. ‘Adım’ ya da ‘hamle’ diyorlar… CHP olarak bizim tavrımız net… Biz Filistinlilerin ve tüm mazlum halkların yanındayız. Ortadoğu’da gerilimi yükseltecek tüm politikaların da karşısındayız. Tüm ülkelerin itidalli davranmasını istiyoruz. Böyle bir ortamda, hiç şüphesiz, ülkemizin ve partimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün bize gösterdiği ‘Yurtta Barış Dünyada Barış’ anlayışı ile hareket edilmelidir” şeklinde konuştu.
“AKP MİLLETVEKİLİ ŞEBNEM BURSALI’NIN YEDİĞİ ISTAKOZUN HESABIYLA 1 AY GEÇİNMEK ZORUNDA OLAN AİLELER VAR”
AKP İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın ıstakoz paylaşımı hakkında da konuşan Yücel, “AKP milletvekili Şebnem Bursalı’nın yediği ıstakozun hesabıyla 1 ay geçinmek zorunda olan aileler var bu ülkede. Önümüzde Kurban Bayramı var… Bakalım 2 ay sonra, halkı küçümsemek adına neler yapacaklar. Kibir abidesi AKP’liler bu kez hangi görgüsüz davranışlarıyla gündem olacaklar, bekliyoruz… Bu görgüsüzlüğün, bu eşitsizliğin ve haksızlığın akıllara getirdiği Tevfik Fikret’in şiirinde de dediği gibi ‘Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin’. Ama unutmayın ki ilk genel seçimler de ıstakoz sofralarınızım sonu olacak” dedi.
“İŞİMİZ GÜCÜMÜZ TÜRKİYE”
“Partimizde başlattığımız değişim rüzgarı artık ülkemizde de esmeye başladı” diyen Yücel konuşmasını şöyle sonlandırdı:
“Cumhuriyet Halk Partisi’ni, yerel seçimlerde Türkiye’nin birinci partisi yapan halkımız, inanıyoruz ki ilk genel seçimlerde de bize aynı gururu yaşatacak.
Değerli arkadaşlar, Buradan partim adına, partimin çeşitli kademelerinde görev yapan her bir ferdi adına söz veriyorum. Cumhuriyet Halk Parti’sinde kibirin en ufak bir emaresini dahi görmeyeceksiniz. Halkın verdiği oyları rahatlama sebebi olarak gören bir irade değil, aksine omuzlarımızda artan yükün farkında olarak ve fakat gururla taşıyarak doğru bildiği yolda durmaksızın ilerleyen bir irade göreceksiniz. Bu seçimlerde yaktığımız meşaleyi, hiç söndürmeden, değişim inancı ve gücü ile Türkiye İttifakı için çalışmaya devam edeceğiz. İşimiz gücümüz Türkiye” bizim için sadece bir seçim sloganı değildir.
Sadece seçimde değil her gün için “İşimiz gücümüz Türkiye!” diyorum.”
]]>
Büyükhasbahçe Mahallesi’ndeki 12 bin 700 metrekarelik yeşil alana tesis edilecek olan Şehitlik Alanı ve Anıt Projesinin temeli, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde atıldı. Temel atma töreninde konuşan Başkan Yücel, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde böyle bir projenin temelini atmaktan dolayı gurur ve onur duyduklarını söyledi. Başkan Yücel, “18 Mart Çanakkale Zaferi, topraklarımızı işgal etmek isteyen düşmana karşı verilen eşsiz bir mücadeleyi simgeler. Binlerce şehidin, kanlarıyla, canlarıyla yazılan bu destan Aziz Türk Milletimizin vatan sevgisi ve bağımsızlık tutkusunun en önemli göstergesidir. 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 109. yıl dönümünü kutluyor, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere milli mücadelenin tüm kahramanlarını, kanlarıyla bu toprakları bize vatan kılan aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Vatanımız için canlarını toprağa vermiş şehitlerimize duyduğumuz saygı ve onlara verdiğimiz değerin bir göstergesi olarak Şehitlik Anıtı Projemizi hazırladık” dedi.
“Bu kahramanlıkları nesilden nesile aktarmak istiyoruz”
Kurtuluş Savaşı’ndan bugüne kadar tüm şehitleri anmak, onların kahramanlık hikayelerini nesilden nesile aktarmak amacıyla Büyükhasbahçe Mahallesi’ndeki 12 bin 700 metrekarelik yeşil alanda Şehitlik Alanı ve Anıt Projesi’ni hayata geçirdiklerini ifade eden Başkan Yücel, “Proje kapsamında şehitlerimizin isimlerinin bulunduğu anıt taşı, şehitlik anıtı, 17 Türk devletine önderlik etmiş Türk büyüklerinin büstlerinin bulunduğu anma yolu, sosyal donatılar, seyir ve dinlenme alanları ile Şehitlik Anıtımız, Alanya’mızın manevi kimliğine vurulan bir damga olacak. Milli ve manevi değerlerimizi korumak ve yaşatmak bizim en büyük gayemiz. Bugün temelini atacağımız Şehitler Anıtı’yla ecdadımıza, atalarımıza ve şehitlerimize olan sorumluluğumuzu bir nebze yerine getiriyor ve tarihine sahip çıkan bilinçli bir nesil yetişmek için önemli bir adım atıyoruz. Böyle anlamlı bir günde Alanya’mıza manevi değeri büyük bir eser daha kazandırmaktan kıvanç duyuyorum. Şehitlik Anıtı’nın Alanya’mıza ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.
Ürkmezer’den Baskan Yücel’e teşekkür
Alanya Kaymakamı Fatih Ürkmezer de yaptığı konuşmada, böyle anlamlı bir projeyi hayata geçirdiği için Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel ve Alanya Belediyesi’ne teşekkür etti. Kaymakam Ürkmezer, “Projemiz de, temeli atıldığı 18 Mart da çok özel. Bizler şehit ve gazilerimizi yalnızca 18 Mart’ta değil, her zaman anıyor, her zaman şehit ve gazilerimizin yanında oluyoruz. Belediyemize ve Başkanımız Adem Murat Yücel’e de böyle güzel ve anlamlı bir projeyi hayata geçirdiği için teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. Konuşmaların ardından Alanya İlçe Müftüsü İhsan İlhan’ın yaptığı duanın ardından temel atma töreni gerçekleştirildi.
Şehitlik Alanı ve Anıt Projesi temel atma törenine Alanya Kaymakamı Fatih Ürkmezer, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Alanya İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Hüseyin Direk, İlçe Müftüsü İhsan İlhan, AK Parti Alanya İlçe Başkanı Mehmet Şarani Tavlı, MHP Alanya İlçe Başkanı Mustafa Sünbül, Alanya Belediyesi Meclis Üyesi adayları, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. – ANTALYA
]]>CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında parti genel merkezinde toplandı.
MYK toplantısının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Yücel, Şırnak’ta şehit olan polisler ile Konya’da şehit olan askere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır diledi.
Ramazanın hayırlı olmasını dileyen Yücel, bolluk ve bereket ayı olan ramazanda vatandaşın artık istedikleri gibi bir iftar sofrası kuramadığını, Et ve Süt Kurumu önündeki kuyrukların uzadığını, insanların gün ağarmadan sıraya girdiklerini söyledi.
Açlık sınırının 16, yoksulluk sınırının 53 bin lira olduğunu ifade eden Yücel, emekli ve asgari ücretlinin bırakın iftar sofrasını, ramazan pidesi bile alamayacak hale geldiğini öne sürdü. Yücel, “Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak yerel yönetimlerdeki gücümüzle, AKP iktidarında yoksullaşan vatandaşımıza destek olmak ve onları yoksulluktan kurtarmak için hiç durmadan çalışıyoruz.” dedi.
Bilimsellikten uzak ekonomi politikaları uygulanarak ülkenin iflasa sürüklendiğini savunan Yücel, vatandaşın alım gücünün aydan aya değil, günden güne düştüğünü söyledi.
Deniz Yücel, milyonlarca emeklinin geçinemediği için çalışmaya devam ettiğini belirterek, “Rahat edip, torun sevecekleri dönemde, AKP emeklileri ucuz et kuyruklarında saatlerce sıra bekleyecek hale getirdi. 70 yaşında insanlar, ekmeği ucuz alabilmek için saatlerce sıra bekliyor, kendilerine uzatılan mikrofonlardan, kameralardan emekliler utanıyor ama asıl utanması gereken AKP utanmıyor. Yıllarca bu ülkenin ekonomisine katkı sunan, katma değer yaratan emekliler, kendilerini yok sayan AKP’ye 31 Mart’ta hesap soracak.” değerlendirmesinde bulundu.
“Koca bir işsizler ordusu oluştu”
TÜİK’in işsizlik rakamlarının gerçeği yansıtmadığını öne süren Yücel, gerçek işsizlik oranının yüzde 26,5 olduğunu, gerçek işsiz sayısının da 11 milyona doğru ilerlediğini söyledi. Yücel, “AKP iktidarlarının yanlış istihdam politikalarının sonucu koca bir işsizler ordusu oluştu. Gençler iş bulamıyor. Liyakatin yok edildiği ülkemizde yurt dışına gitmeyi planlayan genç oranı yüzde 70’leri geçiyor.” diye konuştu.
AK Parti’nin, söylenecek yeni bir sözü, adaylarının açıklayacak projesi olmayınca “beka sorunu” söyleminden medet umduğunu, sınır ötesi operasyonları seçim malzemesi yaptığını savunan Yücel, “Neymiş, ‘Bu yaz Irak sınırımızı güven altına alacak çemberi tamamlayacak, terör meselesini sorun olmaktan çıkartacakmışlar.’ 22 yaz geçti, güven çemberini neden oluşturmadınız? Terör meselesini bugüne kadar neden sorun olmaktan çıkarmadınız?” ifadelerini kullandı.
CHP’li belediye başkanları ve başkan adaylarının mal varlıklarını açıkladığını dile getiren Yücel, diğer adayların da mal varlıklarını açıklamasını istedi.
Sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı’nı kutlayan Yücel, “Adı bayram ama kendisi maalesef artık bayram değil. Şehir hastaneleri denilen beton yığınlarının içinde, doktorların ameliyathane temizlemek, hemşirelerin hasta, teknikerlerin ise malzeme taşımak zorunda kaldığı bir dönemdeyiz.” dedi.
Sorular
Yücel, açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Deniz Yücel, partisinin seçim kampanyasına ilişkin soru üzerine, MYK toplantısında kampanya ve seçim çalışmalarının gündeme geldiğini, kampanyayı saha çalışmalarından geri dönüşler alıp sürekli revize ederek yürüttüklerini söyledi.
Seçim kampanyasının başarılı bir şekilde sürdüğünü ifade eden Yücel, bunun sandık sonuçlarına da yansıyacağını belirtti. CHP Genel Başkanı Özel’in seçim çalışmaları kapsamında Doğu, Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz bölgeleriyle diğer illerde de birtakım programlar yapacağını ifade eden Yücel, bu programların gelecek günlerde açıklanacağını belirtti.
Deniz Yücel, İstanbul’daki para sayma görüntülerine ilişkin soru üzerine, “İstanbul İl Başkanlığı binamızın satın alındığı dönemde kayıt altına alınan para sayma görüntüleriyle ilgili MYK toplantımızda herhangi bir gündem olmadı, herhangi bir tartışma geçmedi.” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bu konuda gerekli açıklamayı yaptığını bildiren Yücel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Seçimlere 20 gün kala böyle bir şeyin gündeme getirilmesi, AKP iktidarının, yandaşlarının ve onlardan medet umanların yine bir panik yaşadıklarını ve çaresizlik içerisinde olduklarını çok net bir şekilde gösteriyor. Bu tip provokatif işler, bu tip çamur atma niteliğindeki işler ve eylemler, her seçim öncesinde, her seçim arifesinde yaşanıyor Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarına, siyasetçilere ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik. Dolayısıyla bundan medet umanların avuçlarını yalayacaklarını çok büyük bir rahatlıkla söyleyebilirim.”
Yücel, hükümette görevli bakanların seçim çalışmalarına katılmasına ilişkin bir soru üzerine, “Bakanların il il gezmeleri, özellikle İstanbul’da, diğer illerde seçim çalışmaları yapmaları, AKP’nin yaşadığı çaresizliği, korkuyu, kaygıyı ve paniği bize gösteriyor.” diye konuştu.
Bakanların, kamunun tüm imkanlarını kullanarak seçim çalışması yürüttüğünü savunan Yücel, “Kimi çalıştırırsa çalıştırsınlar, Sayın Erdoğan da bilfiil çalışsa ki çalışıyor, İstanbul’da da başka yerlerde de yerel seçimlerde AKP’nin ve Cumhur İttifakı adaylarının bir hezimete uğramasını engelleyemeyecekler.” değerlendirmesinde bulundu.
Yücel, seçim güvenliğine yönelik soru üzerine, konunun MYK’da gündeme geldiğini, seçim güvenliğiyle ilgili parti örgütlerince her türlü çalışmanın yapılıp, önlemlerin alındığını söyledi.
Seçim güvenliğine ilişkin çalışmaları gelecek günlerde somut olarak paylaşacaklarını ifade eden Yücel, “Buradan şunu söylemek istiyorum, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her bir birey vatandaşlık görevini yapmalı, sandığa gitmeli ve iradesi ne olursa olsun sandığa yansıtmalı. Sandık güvenliğiyle ilgili, seçim güvenliğiyle ilgili hiçbir yurttaşımızın, hiçbir vatandaşımızın herhangi bir kaygısı olmasın.” dedi.
]]>CHP Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında toplanan Parti Meclisi (PM) toplantısında belirlenen belediye başkan adaylarını paylaştı.
Parti Meclisi toplantısının sonuçlandığını belirten Yücel, 6’sı büyükşehir belediyesi, 15’i il belediyesi olmak üzere bugün toplam 242 seçim çevresinde belediye başkan adaylarını belirlediklerini söyledi.
Bu adaylardan 23’ünün kadın olduğunu ifade eden Yücel, PM toplantısında belirlenen büyükşehir belediye başkan adaylarını paylaştı:
“Adana Büyükşehir Belediye başkan adayımız mevcut belediye başkanımız Sayın Zeydan Karalar olarak belirlenmiştir. Aydın Büyükşehir Belediye başkan adayımız yine Aydın Büyükşehir belediye başkanımız Sayın Özlem Çerçioğlu olarak karar altına alınmıştır. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Yılmaz Büyükerşen Eskişehir’e büyük hizmetler verdi. Eskişehir’e büyük katkı koydu ve Eskişehir’in bir marka şehri olması konusunda çok büyük hizmetleri oldu. Bugün Parti Meclisimizin almış olduğu kararla bu görevi, bu bayrağı belediye başkan adayımız olarak Sayın Ayşe Ünlüce’ye devrediyor. Ayşe Ünlüce’nin Eskişehir Büyükşehir Belediye başkan adayımız olduğunu sizlerle paylaşıyorum.
Hatay Büyükşehir Belediye başkan adayımız mevcut başkanımız Sayın Lütfü Savaş olarak belirlenmiştir. Yine Tekirdağ Büyükşehir Belediye başkan adayımız bir kadın arkadaşımız. Siyasette emeği olan başarılı bir arkadaşımız, geçmiş dönem milletvekilliğimizi yaptı. Sayın Candan Yüceer, Tekirdağ Büyükşehir Belediye başkan adayımız olarak belirlenmiştir. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımıza da yine hem partimize hem de Tekirdağ’a vermiş olduğu, yapmış olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum.”
15 ilin belediye başkan adayı belli oldu
İl belediye başkan adaylarını da sıralayan Yücel, şöyle devam etti:
“Afyon Belediye başkan adayımız Afyon milletvekilimiz ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Başkan Vekilimiz Sayın Burcu Köksal olarak belirlenmiştir. Afyon ilimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Artvin Belediye başkan adayımız Sayın Bilgehan Erdem. Bilecik Belediye başkan adayımız Sayın Melek Mızrak Subaşı. Çankırı Belediye başkan adayımız Sayın İlhan Tekin. Giresun Belediye başkan adayımız Sayın Fuat Köse. Kırklareli Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Siyam Kesimoğlu olarak Parti Meclisi’mizde adaylaşmışlardır.
Kilis Belediye başkan adayımız Sayın Hakan Bilecen. Niğde Belediye başkan adayımız Sayın Hulus Özen, Osmaniye Belediye başkan adayımız Sayın Serkan Karayiğit olarak Parti Meclisimizin kararıyla belirlenmiştir ve adaylaşmışlardır. Sinop Belediye başkan adayımız Sayın Mehmet Gürbüz.
Tunceli Belediye başkan adayımız Sayın Ali Mustafa Çelik. Uşak Belediye başkan adayımız yine geçmiş dönemde milletvekilliğimizi yapan Uşak Milletvekilimiz Sayın Özkan Yalım olarak Parti Meclisi’mizde karar altına alınmıştır. Yalova Belediye başkan adayımız Sayın Mehmet Gürel. Yozgat Belediye başkan adayımız Sayın Özkan Şengül ve Zonguldak Belediye başkan adayımız Sayın Tahsin Erdem Parti meclisimizin kararıyla adaylaşmışlardır.”
Yücel, Parti Meclisi ve MYK gündemiyle ilgili değerlendirmeleri yarın yapılacak basın toplantısıyla paylaşacaklarını kaydetti.
“Erdal Beşikçioğlu adaylaşmıştır”
Parti Sözcüsü Yücel, açıklamasının ardından, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Oyuncu Erdal Beşikçioğlu’nun Etimesgut Belediye başkan adaylığıyla ilgili bir krizin olup olmadığına ilişkin soruya Yücel, şu yanıtı verdi:
“Erdal Beşikçioğlu adaylaşmıştır, doğrudur. Herhangi bir kriz söz konusu değildir. Birçok ilçemizde birden fazla aday adayı, çeşitli iddialarla aday adayı olmuşlardır. Ama bu adaylar bugün belirlenen 242 adayımız ve geçmişte Parti Meclisi toplantılarında belirlediğimiz adaylarımız Merkez Yönetim Kurulumuzun Parti Meclisimizin süzgecinden geçerek, örgütlerimizin görüşleri alınarak, örgütlerde, illerde ve ilçelerde seçim çevrelerinde görevlendirilen heyetlerin yaptıkları inceleme, saha çalışmaları, kamuoyu yoklamaları sonucunda belirlenmiş ve Parti Meclisi kararıyla adaylaşmış arkadaşlarımızdır.
Dolayısıyla herhangi bir kriz söz konusu değil ama başka adaylar farklı iddialar ortaya koymuş olabilirler. Neticede bu görev bir kişiye tevdi ediliyor ve Parti Meclis’imiz kararıyla Sayın Erdal Beşikçioğlu adaylığa uygun görülmüştür.”
“Bizim herhangi bir gerginliğimiz yok”
“Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in durumunun ileri bir tarihe aktarıldığı söyleniyor. Değerlendirmeniz nedir?” sorusu üzerine Yücel, “Antalya Büyükşehir Belediye başkan adayımız Antalya’nın bir kısım merkez ilçeleriyle birlikte değerlendirilecek olduğundan bugün Parti Meclisimizde gündeme alınmadı. Önümüzdeki hafta yapacağımız Parti Meclisi toplantısında gündeme geleceğini düşünüyorum.” dedi.
“Parti Meclisi devam ederken gerginliklerin olduğu, seslerin yükseldiği anlar oldu. PM toplantısı gergin mi geçti?” sorusu üzerine Yücel, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bizim herhangi bir gerginliğimiz yok. Parti Meclisi’miz gayet keyifli, demokratik bir ortamda gerçekleşti. Kararlarımız parti tüzüğümüze, parti geleneklerine uygun bir şekilde alındı. Mersin Milletvekilimiz Parti Meclisi salonuna girerek görüşünü ifade etmek istedi. Biz de uygun bir şekilde kendisini dışarı davet ettik. Olay bundan ibaret.”
]]>ANKARA – Cumhuriyet Halk Partisi’nde 6’sı büyükşehir belediye başkan adayı olmak üzere toplam 242 seçim çevresi adayları belli oldu. Bu çerçevede Zeydan Karalar Adana’dan, Vahap Seçer Mersin’den, Özlem Çerçioğlu Aydın’dan, Lütfü Savaş Hatay’dan, Ayşe Ünlüce Eskişehir’den ve Candan Yüceer Tekirdağ’dan aday oldu.
Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu ve Parti Meclisi toplantılarının ardından partisinin Genel Merkez binasında basın açıklamasında bulundu. Yücel, PM toplantısında 6’sı büyükşehir olmak üzere 242 seçim çevresinde belediye başkan adaylarının kesinleştiğini ifade ederek, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Zeydan Karalar, Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Vahap Seçer, Aydın Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Özlem Çerçioğlu, Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Lütfü Savaş, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Ayşe Ünlüce ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Candan Yüceer olduğunu açıkladı.
15 ilin belediye başkan adayı belli oldu
Öte yandan Yücel, Burcu Köksal’ın Afyonkarahisar, Bilgehan Erdem’in Artvin, Melek Mızrak Subaşı’nın Bilecik, İlhan Tekin’in Çankırı, Fuat Köse’nin Giresun, Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun Kırklareli, Hakan Bilecen’in Kilis, Hulus Özen’in Niğde, Serkan Karayiğit’in Osmaniye, Mehmet Gürbüz’ün Sinop, Ali Mustafa Çelik’in Tunceli, Özkan Yalım’ın Uşak, Mehmet Gürel’in Yalova, Özkan Şengül’ün Yozgat ve Tahsin Erdem’in Zonguldak’tan aday olduğunu ekledi.
Ayrıca Yücel, kadının siyasetteki, toplumdaki ve hayatın her alanındaki sorumluluklarını hayata geçirecek görevler alması amacıyla 242 seçim çevresinde 23 kadın aday çıkarıldığına dikkati çekti.
Parti Sözcüsü Yücel, daha sonra ise basın mensuplarının sorularını cevapladı.
“Erdal Beşikçioğlu adaylaşmıştır, doğrudur”
Bir gazeteci tarafından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, oyuncu Erdal Beşikçioğlu’nun Etimesgut Belediye Başkan Adaylığına karşı çıktığı iddialarının sorulması üzerine Yücel, şu cevabı verdi:
“Erdal Beşikçioğlu adaylaşmıştır, doğrudur. Herhangi bir kriz söz konusu değildir. Birçok ilçemizde birden fazla aday adayı çeşitli iddialarla aday adayı olmuşlardır. Bugün belirlenen 242 adayımız ve geçmişte PM toplantılarında belirlediğimiz adaylarımız, MYK ve PM’nin süzgecinden geçerek, örgütlerimizin görüşleri alınarak, örgütlerde görevlendirilen heyetlerin yaptıkları inceleme, saha çalışmaları ve kamuoyu yoklamaları sonucunda belirlenmiş ve PM kararı ile adaylaşmış arkadaşlarımızdır. Dolayısıyla, herhangi bir kriz söz konusu değil ama başka adaylar farklı iddialar ortaya koymuş olabilirler.”
Ayrıca Yücel, Antalya’nın bir kısım merkez ilçeleriyle birlikte yapılacak olan değerlendirmeler sonucu Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayının önümüzdeki günlerde yapılacak toplantıların ardından açıklanacağını belirtti.
“Mersin Milletvekilimiz, PM salonuna girerek görüşünü ifade etmek istedi”
PM toplantısının devam ettiği esnada yaşanan gerginliğin sorulması üzerine Yücel, “Bizim herhangi bir gerginliğimiz yok. PM’miz gayet keyifli, gayet demokratik bir ortamda gerçekleşti ve kararlarımız parti geleneklerine uygun bir şekilde alındı. Mersin Milletvekilimiz, PM salonuna girerek görüşünü ifade etmek istedi. Biz de kendisini uygun bir şekilde dışarı davet ettik. Olay, bundan ibaret.” dedi.
]]>Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi (PM) toplantılarının ardından partisinin Genel Merkez binasında basın açıklamasında bulundu. Yücel, PM toplantısında 6’sı büyükşehir olmak üzere 242 seçim çevresinde belediye başkan adaylarının kesinleştiğini ifade ederek, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Zeydan Karalar, Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Vahap Seçer, Aydın Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Özlem Çerçioğlu, Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Lütfü Savaş, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Ayşe Ünlüce ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Candan Yüceer olduğunu açıkladı.
15 ilin belediye başkan adayı belli oldu
Öte yandan Yücel, Burcu Köksal’ın Afyonkarahisar, Bilgehan Erdem’in Artvin, Melek Mızrak Subaşı’nın Bilecik, İlhan Tekin’in Çankırı, Fuat Köse’nin Giresun, Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun Kırklareli, Hakan Bilecen’in Kilis, Hulus Özen’in Niğde, Serkan Karayiğit’in Osmaniye, Mehmet Gürbüz’ün Sinop, Ali Mustafa Çelik’in Tunceli, Özkan Yalım’ın Uşak, Mehmet Gürel’in Yalova, Özkan Şengül’ün Yozgat ve Tahsin Erdem’in Zonguldak’tan aday olduğunu ekledi.
Ayrıca Yücel, kadının siyasetteki, toplumdaki ve hayatın her alanındaki sorumluluklarını hayata geçirecek görevler alması amacıyla 242 seçim çevresinde 23 kadın aday çıkarıldığına dikkati çekti.
Parti Sözcüsü Yücel, daha sonra ise basın mensuplarının sorularını cevapladı.
“Erdal Beşikçioğlu adaylaşmıştır, doğrudur”
Bir gazeteci tarafından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, oyuncu Erdal Beşikçioğlu’nun Etimesgut Belediye Başkan Adaylığına karşı çıktığı iddialarının sorulması üzerine Yücel, şu cevabı verdi:
“Erdal Beşikçioğlu adaylaşmıştır, doğrudur. Herhangi bir kriz söz konusu değildir. Birçok ilçemizde birden fazla aday adayı çeşitli iddialarla aday adayı olmuşlardır. Bugün belirlenen 242 adayımız ve geçmişte PM toplantılarında belirlediğimiz adaylarımız, MYK ve PM’nin süzgecinden geçerek, örgütlerimizin görüşleri alınarak, örgütlerde görevlendirilen heyetlerin yaptıkları inceleme, saha çalışmaları ve kamuoyu yoklamaları sonucunda belirlenmiş ve PM kararı ile adaylaşmış arkadaşlarımızdır. Dolayısıyla, herhangi bir kriz söz konusu değil ama başka adaylar farklı iddialar ortaya koymuş olabilirler.”
Ayrıca Yücel, Antalya’nın bir kısım merkez ilçeleriyle birlikte yapılacak olan değerlendirmeler sonucu Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayının önümüzdeki günlerde yapılacak toplantıların ardından açıklanacağını belirtti.
“Mersin Milletvekilimiz, PM salonuna girerek görüşünü ifade etmek istedi”
PM toplantısının devam ettiği esnada yaşanan gerginliğin sorulması üzerine Yücel, “Bizim herhangi bir gerginliğimiz yok. PM’miz gayet keyifli, gayet demokratik bir ortamda gerçekleşti ve kararlarımız parti geleneklerine uygun bir şekilde alındı. Mersin Milletvekilimiz, PM salonuna girerek görüşünü ifade etmek istedi. Biz de kendisini uygun bir şekilde dışarı davet ettik. Olay, bundan ibaret.” dedi. – ANKARA
]]>