(EDİRNE) – Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Celal Karlıkaya, “Akciğer kanseri dünya genelinde yılda 1.7 milyon insanı öldürmektedir. Ülkemizde her yıl 30- 40 bin vatandaşımız bu hastalığa yakalanmaktadır” dedi.
Karlıkaya, 1 Ağustos Dünya Akciğer Kanseri Günü dolayısıyla basın açıklamasında bulundu. Karlıkaya, “Tütün ürünleri kanser ölümlerinin yüzde 22’sinden, akciğer kanseri kaynaklı ölümlerin ise yüzde 71’inden sorumludur” ifadelerini kullandı
Karlıkaya, şunları kaydetti:
“Dünya Akciğer Kanseri Günü, akciğer kanserinin önlenmesi ve erken teşhisi konusunda farkındalığı arttırmayı ve insanları bilgilendirmeyi amaçlayan dünya genelinde kabul gören bir gündür. Akciğer kanserinin bireyler, aileleri ve tüm toplum üzerindeki yıkıcı etkilerini ve bu hastalıkla mücadeleye yönelik acil gereksinimleri anımsatmak amaçlanır. Akciğer kanseri, akciğerlerdeki hücrelerin normalden saparak hızla tümörlere dönüşmeye, nihayetinde tüm vücuda yayılarak organizmanın ölümüne kadar yol açabilen, çok sinsi ve hafif veya şiddetli çok değişik belirtiler verebilen bir hastalıktır. Türkiye’de her yıl 30- 40 bin vatandaşımız akciğer kanserine yakalanmakta ve ne yazık ki çok büyük bir oranda teşhisten sonraki yıl içinde kaybedilmektedir.Akciğer kanseri, kansere bağlı ölümlerin başlıca nedenidir ve dünya genelinde yılda 1.7 milyon insanı öldürmektedir.
“Risk 30 kata kadar daha yüksektir”
En önemli nedeni başta sigara olmak üzere tütün kullanımıdır. Tütün ürünleri kanser ölümlerinin yüzde 22’sinden, akciğer kanseri kaynaklı ölümlerin ise yüzde 71’inden sorumludur. Akciğer kanseri konusunda hekimler uyardığında ‘hiç sigara içmemiş kişilerin de akciğer kanseri olduğu’ söylemi sigarayı bırakmak istemeyen kişiler için adeta denize düşmüş kişinin sarıldığı yılandır; kendini kandırmadır. Verilere göre akciğer kanseri hastalarının sadece yüzde 10’undan azı hayatında hiç sigara içmemiştir. Bu kişiler de çoğunlukla mesleki nedenlerle veya nadir risklerle karşılaşmaya bağlı hasta olmuşlardır.
“Erken tanı çok önemli”
Başta sigara olmak üzere, her türlü tütün ürünü, elektronik sigaralar, çocuk yaşta ortaya çıkan bağımlılık salgını sonucu, esrar veya tiner vb. solunan sentetik uyuşturucu maddeler akciğer kanserine yol açabilmektedir. Sigara ve her türden bağımlıklar kişinin kendilik bilincini azaltarak sağlıklı beslenme, spor gibi yararlı eylemlerden de uzaklaşmasına yol açabilir. Sonuçta hem birey kendi vücuduna hem ruhsal durumuna hem de topluma, ülkesine ağır yıkımlara yol açma yolunda ilerlemektedir. Erken evrede tanı konulması akciğer kanserinin tedavisinde çok önemlidir. Erken evrede tanı ile sağ kalım oranı ortalama yüzde 70’tir.
“Dumansız hava sahası unutulmamalı”
Ancak, erken evrelerde belirtilerin genellikle hafif veya belirsiz olması nedeniyle, birçok hasta ileri evrede teşhis edilmektedir. Düzenli sağlık kontrolleri ve akciğer kanserine özgü tarama testleri, erken teşhis için en etkili yöntemlerdir. Özellikle sigara içen ve mesleki olarak risk altında bulunan bireylerin bu konuda bilinçlenmesi, özellikle 35- 40 yaşından sonra başta solunum işlevleri, belirti ve bulgular açısından hekim kontrolünden geçmesi gereklidir. Göğüs Hastalıkları uzmanlarının mesleki derneği olan Türk Toraks Derneği ve Tabip Odaları gibi tüm hekim ve diğer sağlık meslek örgütleri halkımızın sağlığı ve sağlamlığını önceleyen kurumlardır. Kendi üyelerinin daha yetkin, başarılı hekimler olmasına gayret ederken halkın sağlık eğitimi ve ulusal halk politikaları geliştirmeye de gayret etmektedirler.”
]]>ADANA’da oğlu İsmail Babat’ın (37) silahlı saldırısında ağır yaralan Rifat Babat (63), duruşmada ölü numarası yaparak kurtulduğunu anlattı. Saldırıda eşini kaybeden Rifat Babat, oğlundan şikayetçi oldu.
Sarıçam ilçesi Cerenli Mahallesi’nde oturan İsmail Babat, iddiaya göre 16 Ocak 2018’de emekli uzman çavuş olan bacanağı Nuri Özdemir’i (49) tabancayla öldürdü. İsmail Babat, denetimli serbestlikle geçen yıl mayıs ayında tahliye oldu. İsmail Babat’in babası Rifat ve üvey annesi Hürü arasında iddiaya göre ailevi nedenlerle husumet oluştu. İsmail Babat, 21 Kasım 2023’te yanına aldığı tabanca ve av tüfeğiyle babası ve üvey annesini evlerine giden yolda pusu kurarak beklemeye başladı. Babasının otomobilini gören İsmail Babat önce av tüfeğiyle, fişek bitince de tabancayla peş peşe ateş edip, kaçtı. Saldırıda yaralanan Rifat ve Hürü Babat çifti, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralılardan Hürü Babat, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı.
SOSYAL MEDYADAN PAYLAŞIM YAPTI
Cinayet şüphelisi İsmail Babat’ın, olaydan bir süre önce sosyal medya hesabından paylaşım yaptığı ortaya çıktı. Babat, yayınladığı görüntüde, “İhanetin bedeli, ölümdür. Kalem kırılırsa, geri yapıştırırsın” dediği görüldü.
Olaydan 2 gün sonra yakalanıp tutuklanan İsmail Babat, birlikte hereket ettiği ileri sürülen amcası Adil Babat (46) ile yeğeni A.B. (17) hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın ikinci duruşmasına katılan Rifat Babat, ilk kez ifade verdi.
‘PUSU KURDULAR’
Olay günü eşi ile birlikte dünürlerinin yemek davetine gittiklerini belirten Rifat Babat, “Yemekten sonra saat 15.00 gibi eve gitmek için yola çıktık. Eve yaklaştığımızda yol kenarında yeğenim A.B. bir aracın içinden kafasını çıkartıp sırıttı, kardeşim Adil ise yolun köşesine gizlenmişti. Onları görünce pusuya düştüğümü anlayıp gaza bastım. Bir anda silahlar patlamaya başladı. Kaç silahla kaç kişi ateş etti bilmiyorum. Araçla evin önüne kadar geldim. Arabayı durdurdum, benim ve eşimden kan akıyordu. Sanıyorum okulun oradan sıkan Adil’di, yolda sıkan ise oğlum İsmail’di. Eşim bayıldı, ben de ölmüş numarası yaptım. Öldüğümü sanıp daha fazla ateş etmediler. Bana pusu kuran oğlum İsmail, kardeşim Adil ve yeğenim A.B.’den şikayetçiyim” dedi.
OĞLU SUÇUNU İTİRAF ETTİ
Babası Rifat Babat’ın ifadesi üzerine söz hakkı verilen sanık İsmail Babat, psikolojisinin iyi olmadığını belirterek, “Babam atamdır. Evimi bastı, ölümden döndüm. Ben öksüz büyüdüm. Babam ve üvey annem hayatı bana zindan etti. Olayı yapan benim. Olay anında şuurumu kaybettim. Bana suç işlettiler, infazımı yaktılar, cinnet geçirttiler” diye konuştu. Adil Babat ise iftiraya uğradığını belirterek suçlamaları kabul etmedi.
AKIL HASTANESİNE GÖNDERİN
Sanık İsmail Babat’ın avukatı, müvekkilinin akli melekelerinin yerinde olmadığını iddia ederek tam teşekküllü bir akıl hastanesine sevk edilerek akıl sağlığı ile ilgili rapor alınmasını istedi, ayrıca, olay yerinde keşif yapılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, İsmail Babat ve A.B.’nin tutukluluğunun devamına karar verirken, duruşmayı olay yerinde keşif yapılması ve eksikliklerin giderilmesi için erteledi.
]]>28 Temmuz’daki Dünya Hepatit Günü için gönderdikleri başlıca mesaj bu.
Hepatit dünya genelinde bir milyondan fazla ölümden sorumlu ve bu sayı son yıllarda artıyor.
Hepatit ne ve neden bu kadar ölümcül?
Hepatit genelde bir viral enfeksiyonun yol açtığı karaciğerde enflamasyor.
Karaciğer kanserine, yetmezliğine ve çok sayıda başka karaciğer hastalığına neden olabiliyor.
Virüsün A’dan E’ye kadar değişen beş farklı çeşiti var.
Hepatit B ve C en çok zarar vereni. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünya genelinde her yıl 1,3 milyon kişinin bu virüsün yol açtığı hastalıklar nedeniyle öldüğünü tahmin ediyor. Bu, her 30 saniyede bir Hepatit kaynaklı bir ölüm anlamına geliyor.
Hepatit ne kadar yaygın?
WHO, dünya genelinde 250 milyon kişinin kronik Hepatit B, 50 milyon kişinin de kronik Hepatit C hastası olduğunu tahmin ediyor. Kuruluş her yıl 2 milyondan fazla yeni vakanın eklendiğini söylüyor.
WHO’ya göre Hepatit B:
WHO, Hepatit B’nin dünya genelinde her yıl 20 milyon kişiye bulaştığını ve 2015’te 44 bin ölüme yol açtığını belirtiyor. En çok da Güney ve Doğu Asya’da yaygın.
Hepatite nasıl yakalanılıyor?
Hepatit A çoğunlukla dışkıyla kirlenmiş gıda tüketmekten veya su içmekten ve enfekte biriyle doğrudan temasla geçiyor.
Hijyen koşullarının kötü olduğu düşük ve orta gelirli ülkelerde daha sık görülüyor.
Belirtileri kısa sürede ortadan kayboluyor ve neredeyse herkes iyileşiyor. Ancak ölümcül düzeyde karaciğer yetmezliğine neden olabiliyor.
Hepatit A salgını kirli su ve gıda olan yerlerde ortaya çıkıyor. Örneğin, 1998’de Çin’in Şangay kentinde 300 bin kişiye hastalık bulaşmıştı.
Hepatit B çoğunlukla :
Hepatit C ve D de iğne ve şırınga paylaşımı gibi yollarla enfekte kanla, ya da enfekte kanın nakledilmesiyle geçiyor.
Sadece Hepatit B olanlar Hepatit D’ye yakalanabiliyor ve bu, kronik Hepatit B olanların % 5’ini etkiliyor. Bu da özellikle yoğun bir enfeksiyona yol açıyor.
Hepatit E kirli su ve gıda tüketimiyle geçiyor. En çok Güney ve Doğu Asya’da görülüyor ve ayrıca özellikle hamile kadınlar için zararlı olabiliyor.
Hepatit olduğunuzu nasıl anlarsınız?
WHO’ya göre hepatit belirtileri arasında şunlar olabiliyor;
Ancak hepatit geçiren birçok kişide sadece hafif belirtiler görülüyor ya da hiç belirti göstermeyebiliyor.
WHO’nun 2022’de yayımladığı son verilere göre dünya genelindeki Hepatit B hastalarının sadece % 13’ü, kronik Hepatit C hastalarının ise sadece % 36’sına teşhis konulabildi.
Tehlike, farkında olmadan enfeksiyonu başkalarına geçirebilmeleri. WHO ve tıbbi yardım kuruluşları işte bu nedenle daha çok sayıda insanın test edilmesi çağrısı yapıyor.
Hepatit testleri nasıl yapılıyor ve tedaviler ne?
Hepatit A, B ve C testleri için aile hekiminize ve bir cinsel sağlık kliniğine başvurabilirsiniz.
Hepatit A’nın belirli bir tedavisi yok. Ancak enfekte olanların çoğu çabuk iyileşiyor ve bağışıklık geliştiriyor.
Kronik Hepatit B ve C ise antiviral ilaçlarla tedavi ediliyor ve bu da siroza evrilmesini ve karaciğer kanserine yakalanma riskini azaltıyor.
Hepatit A ve B’ye yakalanılmasını önleyen ilaçlar var. Bebekler doğar doğmaz yapılan Hepatit B aşısı, hastalığın anneden çocuğa geçmesini önlüyor ve aynı zamanda Hepatit D’ye karşı da koruyabiliyor.
Hepatit C’ye karşı geliştirilmiş bir aşı yok ve Hepatit E aşıları ise şu anda yaygın değil.
Hepatite yakalanmaktan nasıl kaçınabiliriz?
WHO’ya göre Hepatit A’dan aşağıdaki önlemlerle kaçınılmalı;
WHO’ya göre Hepatit B, C ve D’den kaçınma yolları da şöyle;
Hepatitis E’dendüzgünhijyenle korunmak mümkün aynı zamanda hayvan karaciğerini, özellikle domuz ciğerini, yemeden önce iyice pişirmek gerekiyor.
Sağlık makamları hepatiti yok etmek için neler yapıyor?
WHO, 2030 itibarıyla Hepatit B ve C’ye yakalananların sayısını % 90 ve bu hastalıklardan ölenlerin sayısını % 65 oranında azaltmak istediğini söylüyor.
Ancak kuruluşa göre hepatit virüsleri kaynaklı ölümlerin sayısı artıyor. WHO yüz milyonlarca kişinin hala hepatit testlerine erişimde zorlandığını ve dünya genelindeki ülkelerin sadece % 60 kadarının bedava ya da sübvanse edilmiş hepatit testi imkanı sağladığını belirtiyor.
Afrika ülkelerinin ise sadece üçte birinin bunu yaptığı kaydediliyor.
]]>Samsun Büyükşehir Belediyesince,19 Mayıs Stadyumu yol ve çevre düzenleme çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Nuri Asan Tesislerindeki antrenman sahasının yenilenme çalışmaları da tüm hızıyla sürürken yapılan çalışmalar vatandaşlar tarafından büyük beğeni topluyor.
Maç günleri tramvayların Stadyum Tramvay İstasyonuna kadar da gideceğini belirten Başkan Doğan, “Samsunspor’umuz için, şehrimiz için hizmet etmek bizim için onurdur. Gurur duyulan şehrin; gurur duyulan takımı ve taraftarıyla her zaman yan yanayız” ifadelerini kullandı.
Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından şehrin spor altyapısını güçlendirmek ve sporseverlere daha iyi bir deneyim sunmak amacıyla yapılan çalışmalarla stadyumun çevresi kapsamlı bir şekilde yenileniyor. Büyükşehir Belediyesince yürütülen çalışmaların kısa sürede kullanıma hazır hale getirilmesi için ekiplerin yoğun mesaisi sürüyor. Stadyum çevresindeki 6 bin 62 metrelik yol beton ile kaplanmaya başlandı. Bu yol yenileme çalışması, bölgenin ulaşım altyapısını güçlendirerek spor etkinliklerine katılımı artırmayı ve stadyum ziyaretlerini daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor. Yol boyunca yapılacak düzenlemeler hem estetik hem de fonksiyonel bir iyileştirme sunuyor.
Nuri Asan Tesisleri’nde yoğun mesai
Nuri Asan Tesislerindeki antrenman sahasının yenilenmesi de çalışmaların önemli bir parçasını oluşturuyor. Nuri Asan Tesisleri’nin eski çimleri kaldırıldı ve saha yüzeyinde detaylı bir kazı çalışması devam ediyor. Yaklaşık 65 santimetre derinliğinde gerçekleştirilen bu kazı, sahanın altyapısının ve toprağının tamamen yenilenmesini sağlayacak. Çimlerin yeniden ekilmesinin ardından, sahanın yüzeyi modern ve sağlıklı bir şekilde güncellenmiş olacak.
Stadyum yolu “kırmızı-beyazlı” kaldırımlarla donatılıyor
Yol çalışmalarının yanı sıra, şehrin kırmızı-beyaz armaya olan bağlılığı da göz önünde bulundurularak, stadyumun yan yolları “Samsunspor” yazılı kırmızı beyazlı kaldırımlarla donatılıyor. Bu detay, şehirdeki spor kültürüne katkıda bulunacak ve taraftarların stadyumla olan bağlantısını güçlendirerek şehre estetik bir dokunuş katacak.
Samsunspor’a otopark müjdesi
Ayrıca taraftarın stadyuma erişimini de kolaylaştırmak adına Stadyum Tramvay İstasyonu, maç günleri aktif hale gelecek. Ekiplerin yoğun mesaisi ile stadyumdaki trafiği rahatlatmak adına alternatif bir otopark alanı oluşturuluyor.
19 Mayıs Stadyumundaki tüm bu kapsamlı yenileme çalışmalarının ilk oynanacak olan Beşiktaş maçı öncesinde tamamlanması planlanıyor. Bu süreç, hem stadyumun kalitesini artıracak hem de Samsunspor taraftarlarına daha iyi bir maç deneyimi sunacak.
“Ligin ilk maçı öncesi tüm çalışmaların tamamlanmasını hedefliyoruz”
Samsunspor’un şehrin markası olduğunu vurgulayan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Şehrimizin onuru ve gururu, tüm Samsunluların ortak sevinci olan Samsunspor, bizim için sadece bir spor kulübü değil; aynı zamanda birlik ve beraberliğimizin, şehrimizin ruhunun en güzel yansımasıdır. Samsunspor’umuza olan bağlılığımızın bir göstergesi olarak da çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bu sürecin bir parçası olarak stadyum yolunda gerçekleştirilen yenileme çalışmalarıyla taraftarlarımızın maç günlerinde daha konforlu bir erişim sağlamaları için gereken adımları atıyoruz. Taraftarlarımızın talepleri bizler için büyük bir öneme sahiptir. Seçim kampanyamız sırasında bu talepler doğrultusunda taraftarımıza, şehrimize verdiğimiz sözleri yerine getiriyoruz. Stat yolumuzda, Samsunspor’un kırmızı-beyazlı renklerinin simgesi olan yeni kaldırımlar ile estetik bir dokunuş kazandırıyoruz. Bu renkler, sadece bir takımın değil, tüm şehrimizin ve taraftarlarımızın ortak değerinin sembolüdür. Maç günlerinde, taraftarlarımızın stadyuma kolayca ulaşabilmesi için Stadyum Tramvay İstasyonunu da aktif hale getiriyoruz. Bir yandan o alanda trafiği rahatlatmak adına bir otopark çalışmamız sürüyor. Tüm bu çalışmaların eksiksiz bir şekilde tamamlanmasını hedefliyoruz. Yeni sezona hep birlikte, coşku ve heyecan içinde adım atmayı planlıyoruz” diye konuştu. – SAMSUN
]]>SEYFİ ÇELİKKAYA
(YOZGAT) – CHP Yozgat İl Başkanı Abdullah Yaşar, beraberindeki parti yöneticileriyle birlikte şehir merkezinde yapımına başlanan projelerin yerel seçimlerden sonra yarım bırakılmasına tepki gösterdi. Yaşar, “Sayın Cumhurbaşkanı Yozgat size en çok oy veren iller arasında. Yüzde 76 oy verdi. Lütfen Yozgat’a sahip çıkın. Eğer Yozgat’ı kaderiyle baş başa bırakırsanız ilk fırsatta Yozgatlı da sizi sandıkta kaderinizle baş başa bırakacaktır” dedi.
CHP Yozgat İl Başkanı Abdullah Yaşar, yarım kalan ve çimleri kurumaya başlayan Millet Bahçesi’nde düzenlediği basın toplantısında, yerel seçimlerin ardından şehir merkezinde yarım bırakılan yatırımları sıraladı.
Yozgat Şehir Stadı’nın halen inşaatına başlanamadığını hatırlatan Yaşar, “Yaklaşık bir ay önce Yozgat Şehir Stadı’yla ilgili bir basın açıklamamız oldu. Yozgat Şehir Stadı kaderine terk edilmiş vaziyette bırakılmış. Biz o gün dedik ki; Yozgat unutulan şehir diyorduk, maalesef uyutulan şehir haline dönüşmüştür. O günden bu tarafa iktidar yöneticileri açıklamalar yaptılar, ‘Biz Yozgat’a sahibiz. Yozgat’ın sorunlarına sahibiz. Yozgat’ın sorunlarını çözeceğiz’ dediler. Bugüne kadar bir arpa boyu mesafe alamadık, şehir stadımız orada çürümeye terk edilmiş vaziyette, inşaat yarım duruyor, bekliyor” diye konuştu.
“Yozgat kaderine terk edilmiş dediğimizde arkadaşlarımızın zoruna gidiyor”
Yarım kalan diğer yatırımları sıralayan Yaşar, şu sözlerle tepki gösterdi:
“Bu memleketin kaderinden midir? Nasıl bir planlama yapılır? Hangi akla göre yapılır? Yozgat’ta bir Aqua Parkımız yapıldı, kadınlar hamamı olacak dendi, bir sürü masraflar edildi, atıl vaziyette bekliyor, sahibi yok. Yozgat meydanda, eski valiliğimizin önü Cumhuriyet Meydanı’ndaki parkımız kaderine terk edilmiş, inşaat kapalı, inşaat alanında hiçbir çalışma yok, öyle duruyor. Çapanoğlu Büyük Cami etrafındaki çevre düzenlemesi yarım şekilde bırakıldı, oraya sahiplenen yok. ‘Yozgat kaderine terk edilmiş’ dediğimizde arkadaşlarımızın zoruna gidiyor. Maalesef Yozgat kaderine terk edilmiş. Yozgat’ta bir Atatürk yolumuz var, Boğazlayan- Yozgat arasını bağlantı yapan, doksan kilometrelik bir yol. Rahmetli Onur Kumbaracıbaşı Bayındırlık Bakanı’ydı. Ben belediye başkanıydım. Orada ciddi bir emekle o yolun temeli atıldı. 1992- 1995 yıllarında bitti. Ama o yol bugün adeta ölüm yoluna döndü. Daha geçtiğimiz gün üç gün önce iki ailenin ocağına ateş düştü, bir aile yok oldu. Bir aileden üç kişi bir evladı, annesi ve babası karşı taraftaki bir araçtaki de bir gencimiz hayatını kaybetti. Yozgat’taki siyasilerimiz, Yozgat’taki milletvekillerimiz boy boy resimler çektiriyorlar, gazetelere demeçler veriyorlar. ‘Bakanları ziyaret ettik. Yozgat’ın sorunlarını çözeceğiz’ diyor ama bir arpa boyu mesafe alamıyoruz. Onların görevi tabii ki insanidir. Cenazelere gidip taziyede bulunmak bunlar insani görevlerdir. Ama gidip taziyede bulunmaktan ziyade çözüm üretmek, o yolla ilgili ne yapılabilir? O yol çalışmasıyla ilgili bir katkı sunmak, bunların asli görevi odur. Ama maalesef Yozgat’taki seçilmiş milletvekillerimiz bu konulardan bihaber.”
“TOKİ inşaatı hala bitmedi, yıllardır hala vatandaşlarımız mağdur”
Yapımı yarım kalan Millet Bahçesi ile evleri istimlak edilen vatandaşlar için yapılan konutların da yarım kaldığını kaydeden Yaşar, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Millet bahçesinin yerindeki vatandaşlarımızın, yurttaşlarımızın evleri yıkıldı. Hala evleri teslim edilmedi, vatandaşlarımız mağdur edildi. TOKİ inşaatı hala bitmedi, yıllardır hala vatandaşlarımız mağdur. Ama Millet Bahçesi de yarım bırakıldı. Şimdi çimleri gördünüz. Ağaçları gördünüz. Yapılan fıskiyeleri gördünüz. Bugün Yozgat’ta 32 derece sıcaklık, hissedilen sıcaklık belki 40 derece, ne fıskiye çalışıyor ne ağaçlar sulanıyor. Çimler kurumuş. Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘millet bahçesi yapıyoruz. Kek bedava, çay bedava, yatın yuvarlanın’ dediği bir yerde maalesef çayı keki bırak, meyveler, ağaçlar kurumuş, çayırlar kurumuş, inşaat yarım kalmış. Biz hep şunu söylüyoruz, Sayın Cumhurbaşkanı’na buradan tekrar sesleniyorum: Sayın Cumhurbaşkanı Yozgat size en çok oy veren iller arasında. Yüzde 76 oy verdi. Lütfen Yozgat’a sahip çıkın. Eğer Yozgat’ı kaderiyle baş başa bırakırsanız ilk fırsatta Yozgatlı da sizi sandıkta kaderinizle baş başa bırakacaktır. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak ilimizin sorunlarını her alanda her platformda gündeme getirmeye olmaya devam edeceğiz. Bu sorunlar çözülmezse yine bu sorunları da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kadar taşıyacağız ve takipçisi olacağız.”
]]>(ESKİŞEHİR) – Saadet Partisi Eskişehir İl Teşkilatı ve hayvanseverler, sokak hayvanlarına ötanazi yapılmasına dair kanun teklifini protesto etti. İl Başkanı Fesih Bingöl, “Bugün çözüm aradığımız, sahipsiz sokak köpekleri sorunu bugün ortaya çıkmış değildir. Bugün çözülmesi zor, yükü ağır olarak karşımızda duran bu sorun, daha küçük sorunların ihmal edilmesi sonucunda oluşmuştur” dedi.
Saadet Partisi Eskişehir İl Teşkilatı ve hayvanseverler, Hamamyolu Caddesi’nde sokak hayvanlarına ilişkin kanun teklifine tepki göstermek için basın açıklaması yaptı. Hayvanların öldürülmesini doğru bulmadıklarını belirten Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, şunları söyledi:
“Sahipsiz sokak köpekleri sorunu bugün ortaya çıkmış değildir”
“Milli Görüş hareketinin mensupları Saadet Partililer olarak bizler için siyaset; yaşanabilir şehirler, yaşanabilir bir ülke ve yaşanabilir yeni bir dünyanın kurulabilmesi için kullanılabilecek yegane araçtır. İktidar mücadelesi yolunda her şeyi araçsallaştıran anlayışı kabul etmediğimiz gibi, iktidara gelmek için her yolu mübah sayan zihniyeti de reddediyoruz. Zira böyle bir anlayışın uzun vadede yaşanabilir ortamları tesis etmesi mümkün olmaz. Bugün hem insanlar hem de diğer bütün canlılar için yaşanabilir şehirlere ihtiyaç vardır. Siyaset üstü yaklaşım; toplumun ihtiyaçlarını gözeten hem aklın hem de vicdanın gözetildiği, kişisel veya partisel hırsların ve hedeflerin bir kenara bırakıldığı, toplum yararına fedakarlıktan kaçınmayan bir tavrı ifade eder. Bu yaklaşım ortaya konduğu sürece siyaset; sorunların gerçek çözümlere kavuşturulduğu, toplumun yararına çalışarak gerçek niteliğine kavuştuğu bir merci olabilecektir. Bakınız; bugün çözüm aradığımız, sahipsiz sokak köpekleri sorunu bugün ortaya çıkmış değildir. Bugün çözülmesi zor, yükü ağır olarak karşımızda duran bu sorun, daha küçük sorunların ihmal edilmesi sonucunda oluşmuştur.”
“Ötanazi infiale yol açabilir”
Ötanazi ifadesinin infiale yol açabileceğine dikkat çeken Bingöl, “Bizler, ‘karıncayı yaşat ki, devlet yaşasın’ hassasiyetiyle hareket etmeyi inancımızın bir gereği olarak görürüz. Ancak şunu da kabul ederiz ki; belli bir aşamadan sonra sahipsiz sokak köpeklerinin uyutulması, istemesek de zorunlu hale gelebiliyor. Ancak getirdiğiniz teklifte ‘ötanazi’ olarak ifade ettiğiniz yöntem birçok infiale yol açabilecek, çerçevesi geniş tutulmuş olması nedeniyle kabul edilebilir değildir. Üstelik bunu belediyelere verdiğiniz bir imkan olarak tanımlamanız asla vicdani değildir, son derece kusurlu ifadelerdir. Bu konunun siyasi saiklerle yerel yönetimler üzerinde bir baskı unsuru haline getirebilecek düzenlemelerden kaçınmak gerekir. Merkezi yönetim sadece denetim kısmında değil, uygulama kısmında da sorumluluk almalıdır. Bunun yanında hayvan hakları kuruluşları ve veterinerlerimiz de sürece mutlaka dahil edilmelidir” diye konuştu.
“Sokaklar çocuklar ve yaşlılar için güvenli değil”
Sokakların çocuklar ve yaşlılar için güvenli olmadığını fakat hayvanlara yönelik şiddetin de kabul edilebilir olmadığını belirten Bingöl, “Kamusal alanlar olan sokaklar, parklar ve kaldırımlarda hayvanların rastgele beslenmesi birçok tartışmaya yol açıyorken aynı zamanda bu ortamlara bırakılan sağlıksız besinler hastalık yayabiliyor. Teklifinizde bu durumu düzenleyen bir hüküm konulmamış. Şunu kabul etmeliyiz ki; sahipsiz sokak köpekleri diye bir sorun var ve sokaklarımız özellikle çocuk ve yaşlılarımız gibi zayıf bireyler için güvenli değil. Bunun yanında hayvanlara kötü muamele, şiddet ile birlikte barınaklarda çok kötü şartların olduğu da kabul etmemiz gereken bir gerçektir” şeklinde konuştu.
Fesih Bingöl Saadet Partisi’nin önerilerini açıkladı
Konuya ilişkin partisinin önerilerini açıklayan Bingöl, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Biz, parti olarak ortaya koyduğumuz raporlar ve kanun teklifimizle özetle diyoruz ki; sokaklar güvenli, hayvanlar güvende olacak. Bunun için özetle önerilerimiz şunlardır: Sokak köpekleri kısırlaştırıldıktan sonra tekrar sokağa bırakılmamalıdır. Köpeklerin alındıkları ortama geri bırakılması popülasyonun kontrolünü imkansız hale getirmektedir. Barınak ve bakımevlerinin yanı sıra yaşam alanları kurulmalıdır. Uygun bulunan açık alanlar sahipsiz sokak köpekleri için yaşam alanına dönüştürülmeli, daha doğal ve özgür bir ortamda yaşamaları sağlanmalı. Gerekli görüldüğü halde yaşam alanı içerisinde de barınak kurulması sağlanmalıdır. Barınak ve bakımevlerinin şartları iyileştirilmeli, kamera sistemleri ile 7/24 izlenebilmelidir. Bağış toplayan hayvansever kuruluşlar, barınak ve bakımevleri kurmakla yükümlü olmalıdır. Böylece belediyeler ve bakanlık üzerindeki mali yük paylaştırılmalıdır. Bağış yapmak isteyen hayvanseverler hem yaptığı bağışın karşılığını görebilmeli hem de çalışmaları bizzat denetleyebilmelidir. Barınak, bakımevi ve yaşam alanlarında çalışan personellere yönelik eğitim zorunlu hale getirilmelidir. Gönüllülerin barınak ve bakımevlerini ziyaret etmesi ve aktif görev almaları kolaylaştırılmalıdır. Evcil hayvan satışı kontrol altında olmalıdır. Hayvan sahiplendirme esas alınmalı, merdiven altı üretim ve satışa izin verilmemelidir. Tüm evcil hayvanlar mikro çip ile kayıt altına alınmalıdır. Hayvanların sokağa bırakılması, kaybolması, hastalık bulaştırması gibi olumsuzlukların önüne geçilmelidir. Tehlikeli ırklara izin verilmemeli, tehlikeli ve yasak ırkların saldırılarından sahipleri sorumlu tutulmalıdır. Yasak ırk köpeğin bir insana zarar vermesi durumunda sahibine Türk Ceza Kanunu uyarınca ceza verilmelidir.”
]]>Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı, yol platformu bozuk olan gerek trafik yoğunluğu gerekse de ağır tonajlı araçların geçmesi nedeniyle sık sık bozulan ve sürekli bakım, onarıma ihtiyaç duyulan Erkilet bölgesi kırsalında önemli bir çalışma başlattı. Ekipler, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın talimatıyla, Erkilet bölgesindeki muhtar ve mahalle sakinlerinin talebi üzerine yaklaşık 10 mahalleyi yakından ilgilendiren 15 kilometrelik yolda, çalışmalarını hummalı bir şekilde sürdürüyor. Bu çerçevede Başkan Büyükkılıç, sıcak asfalt çalışmaları devam eden bölgede inceleme yaptı. Başkan Büyükkılıç’a teknik gezi esnasında Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Ali Hasdal ve Mustafa Türkmen, daire başkanları ve muhtarlar ile mahalle sakinleri eşlik etti. Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Nurettin Kocabay’dan yapılan çalışmalar ve gelinen son durum hakkında bilgiler alan Büyükkılıç, personele de çalışmalarında kolaylıklar diledi. Mahalle sakinleri tarafından sıcak ve samimi bir şekilde karşılanan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, burada yaptığı açıklamada, “Kayseri Büyükşehir Belediyesi olarak Erkilet bölgemizdeki mahallelerimizin ana arterlerinin asfaltlama çalışmasını kamuoyu ile paylaştığımız ve verdiğimiz söz üzerine, geldik, sözümüzde duruyoruz ve icraatımızı hayata geçiriyoruz” dedi. Başkan Büyükkılıç, yaklaşık 10 bölgeyi ilgilendiren 50 milyon TL’lik bir yatırıma imza attıklarını vurgulayarak, “Erkilet’imizden Emmiler, Dadağı, Kemer, Taşhan, Ebiç, Mahzemin, Yamula ve Ankara’ya doğru giden bu ana arterimizi 15 kilometrelik bir çalışmayla hayata geçiriyoruz. Yaklaşık 50 milyon TL’lik bir yatırıma imza atıyoruz” diye konuştu. Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere hizmet eden ve emeği geçen tüm ekibe teşekkür eden Büyükkılıç, konuşmasını şöyle sürdürdü;
“Bizi seven, seçen, güvenen, Kayseri’mizin, Erkilet bölgemizin güzel insanlarından Allah razı olsun. Bizler de ekibimizle birlikte onlara layık olmaya çalışıyoruz. Cenab-ı Allah helalinden bol rızık versin, hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Emeği geçen birimlerimize kırsal hizmetlerimize, fen işlerimize, tarımsal hizmetlerimize ve yüklenici firmamıza ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Cenab-ı Allah Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve ekibine daha çok fırsat ve hizmet ömrü versin diyoruz. Durmak yok, koşmaya devam.”
Taşhan Mahalle Muhtarı Yüksel Deniz de Başkan Büyükkılıç’ın verdiği sözlerin tamamını yerine getirdiğini belirterek, “Biz de mahalle olarak, muhtar olarak, yönetici olarak, teşekkür ediyoruz. Başkanımın geldiği yerde gül bitiyor, Kayseri’de en büyük yol sorunumuzu çözen başkanımızsınız. Yolumuz için Allah razı olsun, bize verilmiş olan sözlerin tamamını yerine getirdi, yollarını yaptı. Sayın başkanıma teşekkür ediyor, yolu açık olsun diyorum” ifadelerini kullandı. Emmiler Mahalle Muhtarı Ahmet Tosun da Büyükkılıç’a hem teşekkür hem de dua ederek “Biz de Emmiler ekibi olarak Allah yüz bin kere razı olsun. Hem sizden hem Kocasinan Belediye Başkanımızdan hem de Sayın Cumhurbaşkanımızdan rabbim razı olsun” şeklinde konuştu.
Büyükkılıç’ın asfaltsız yol bırakmayacağını söyleyen mahalle sakinleri ise; “Bu yol, Emmiler, Kemer, Dadağı, Taşhan, Ebiç, Mahzemin, Yemliha ve Boğazlıyan’a gidiyor. Başkanımız asfaltsız yol bırakmayacak, işi gücü rast gelsin” dediler. – KAYSERİ
]]>Mersin Büyükşehir Belediyesinin yol yapım çalışmalarının süratle devam ettiğine dikkat çeken Seçer, 2. Çevre Yolu’nun yeni yol çalışmalarına geçen yıllarda başladıklarını hatırlattı. Yapımı süren caddenin de tamamlanmasıyla yaklaşık 5 bin 400 metrelik çalışmanın tamamlanacağını kaydeden Seçer, bunun 2 bin 300 metresinin 2. Çevre Yolu’nun devamı olarak açılan yeni bulvar ve yollar olduğunu ifade etti. Seçer, “Diğer bölümlerde Kuzey-Güney aksında ve içinde bulunduğumuz Doğu-Batı aksında Davultepe’ye kadar yolu indiriyoruz. Artık sebze halinin oradan 2. Çevre Yolu’na girdiğiniz zaman Davultepe’ye kadar bu hat üzerinden neredeyse kesintisiz gelebilirsiniz. 2. Çevre Yolu üzerinde başta Saya Katlı Kavşağı olmak üzere Hal Katlı Kavşağı gibi önemli çalışmaları da bu dönem içerisinde tamamlayacağız. Mersinlileri Hal Kavşağı’ndan Davultepe’ye kadar kesintisiz bir yol ağına kavuşturacağız” diye konuştu.
“Çalışmalar, Çeşmeli otobanına kadar devam edecek”
Büyükşehir Belediyesinin 2. Çevre Yolu ile ilgili çalışmalarının bunlarla sınırlı kalmadığına işaret eden Seçer, “Çalışmalar, Çeşmeli otobanına kadar devam edecek. Yeni açtığımız 2 bin 300 metre bulvarda 7 kilometrelik bir güzergaha devam edeceğiz. Hukuki zemini oluşuyor, kamulaştırma, 18 uygulaması, örtü bedellerinin ödenmesi gibi işlemler de tamamlanıyor. 2029 sonuna kadar da 4 kilometrelik yeni güzergahın sözünü verebiliyoruz. Buradaki imar çalışmalar zaman alıyor, tamamlandıkça da devamı gelecek ve nihayetinde Çeşmeli otoban bağlantısına kadar tamamlayacağız” dedi.
“Makinalarımız 3. Çevre Yolu’nun devamı olarak Kuyuluk’a kadar gidecek”
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin olduğu bölgede Mimar Sinan Caddesi ile 3. Çevre Yolu’nun kesiştiği noktadan üniversitenin kapısına kadar bir kilometrelik güzergahı geçen mart ayında açtıkları da hatırlatan Seçer, çalışmayı Kuyuluk’a kadar devam ettireceklerini kaydetti. Bahse konu güzergahın 4 bin 200 metre olduğuna işaret eden Seçer, “Orada da doğal olarak imar ve kamulaştırma çalışmaları var, onları da son sürat devam ettiriyoruz. Zemini ve altyapısı oluştuğu andan itibaren de makinalarımız 3. Çevre Yolu’nun devamı olarak Kuyuluk’a kadar gidecek” ifadelerini kullandı.
Mersin merkezden tüm çevredeki ilçelere kadar hem yeni yollar açılması, hem mevcut yolların rehabilitasyonu konusunda geçen 5 yıl boyunca ciddi ve kaliteli işler ortaya koyduklarını dile getiren Seçer, “Geçtiğimiz 5 yıl nasıl vatandaş memnuniyetini en üst seviye çıkaracak kalitede çalışmalar yaptıysak bundan sonra da memnuniyetle devam edeceğiz” diye konuştu.
Kent trafiği rahatlayacak
Büyükşehir Belediyesinin kent trafiğini rahatlamak, yolların modern ve konforlu bir hale gelmesi için başlattığı çalışmalardan biri olan Mezitli Fatih Sultan Mehmet Caddesi Yol Genişletme çalışmasının tamamlanmasıyla Mersinliler 2. Çevre Yolu’ndan Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’na inmeye gerek kalmadan Davultepe’ye kadar ulaşım sağlayabilecek. Çalışmaların en kısa süre içerisinde tamamlanarak yolun trafiğe açılması hedefleniyor. – MERSİN
]]>ADANA’da trafikte yol verme nedeniyle çıkan tartışmada kendisine tabanca çeken dolmuş şoförü Can Yüce’yi (24) tabancayla vurarak öldüren TIR şoförü Adem Tamtalak’ın (41) müebbet hapis istemiyle tutuklu yargılandığı davada, olayın aydınlatılmasında en büyük delil olarak gösterilen ve İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilen cep telefonu ve araç kamera kayıtlarının iyileştirme işleminin yaptırılması, bu işlem gerçekleştirildikten sonra görüntü kayıtlarının bilirkişiye verilip kronolojik olarak görüntü ve konuşmalara ilişkin fotoğraf ve çözümlemeleri yapılarak rapor hazırlanmasına karar verildi.
Yüreğir ilçesi PTT Evleri Mahallesi’nde 2 Aralık 2022’de meydana gelen olayda; Can Yüce, 01 M 0712 plakalı dolmuşuyla yolcu indirdiği sırada, TIR şoförü Adem Tamtalak ile ‘yol verme’ meselesinden tartıştı. Kavgaya dönüşen olayda iki taraf da birbirine tabanca çekti. TIR şoförü Tamtalak, Yüce’ye ateş açtı. Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Yüce, hayatını kaybetti. Gözaltına alınan Tamtalak, tutuklandı.
YOLCULAR UYARMIŞ
Olay sırasında dolmuşta yaşananlar, bir yolcu tarafından cep telefonu kamerasıyla kayda alındı. Görüntülerde, Can Yüce’yi, diğer yolcuların, “Daha çok gençsin, yapma” diyerek uyardığı ve elinden tabancayı almaya çalıştığı görüldü. Yüce’nin ise yolcuları dinlemeyip, minibüsten indiği tespit edildi.
4’ÜNCÜ DURUŞMA GÖRÜLDÜ
Tutuklanan Adem Tamtalak hakkında Adana 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Kasten öldürme, ruhsatsız silah taşıma, tehdit’ suçlarından açılan davanın 4’üncü duruşmasına devam edildi. Hakkında müebbet ve 5 yıla kadar hapis cezası istenen Adem Tamtalak, bulunduğu Adana E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndaki Ses ve Görüntü Bilişim Sisteminin (SEGBİS) devamlı meşgul uyarısı vermesi nedeniyle katılamadı. Öldürülen dolmuş şoförünün babası Cuma Yüce ile tarafların avukatları duruşmada hazır bulundu.
Yüce ailesinin avukatı, görüntülerle ilgili adli tıp raporu aldırılması hususunu mahkemenin takdirine bıraktıklarını belirterek, “Kanaatimizce dosya içerisindeki çözümlemeler yeterli açıklıktadır” diyerek sanığın tutukluluk halinin devamını istedi.
Cumhuriyet savcısı da sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilip, eksikliklerin tamamlanmasını talep etti.
Sanık avukatı ise adli tıp raporunun alınması hususunu mahkemenin takdirine bıraktıklarını, önceki duruşmalarda tanıkların dinlendiğini belirterek müvekkilinin tahliyesini istedi.
SEGBİS’te yaşanan sorun nedeniyle duruşmaya katılamayan sanık Adem Tamtalak, daha önce verdiği savunmasında, olayda öldürme kastının olmadığını belirterek, “Bu olayın yaşanmaması için elimden gelen her şeyi yaptım. Uzun yol şoförü olduğum için hırsızlıktan korunma amacıyla torpidoda bulunan tabancayla aşağı doğru bir el ateş ettim. Maktulün yaralandığını dahi bilmiyordum. Maktul, TIR’ın arkasına doğru uzaklaşmaya başlayınca ben de olay yerinden ayrıldım” dedi.
BİLİRKİŞİ RAPORU BEKLENECEK
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken, olayın aydınlatılmasında en büyük delil olarak gösterilen ve İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilen cep telefonu ve araç kamera kayıtlarının iyileştirme işleminin yaptırılması, bu işlem gerçekleştirildikten sonra görüntü kayıtlarının bilirkişiye verilip kronolojik olarak görüntü ve konuşmalara ilişkin fotoğraf ve çözümlemeleri yapılarak hazırlanacak bilirkişi raporunun beklenilmesi için duruşmayı erteledi.
]]>IĞDIR Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sait Yıldırım, iki ayrı sosyal medya hesabı kullanıcılarıyla evlilik konusunda araştırma yaptı. Araştırmaya katılan erkeklerin yüzde 46’sı, kadınların ise yüzde 54’ü ‘Tekrar dünyaya gelsen eşinle evlenir miydin?’ sorusuna ‘Hayır’ cevabını verdi. Araştırmaya katılanlardan bazıları ‘Ben bir kuş olsam, bir daha eşimi köyünün üzerinden bile uçmam’ yorumunda bulundu. Yıldırım, “Aslında komik ama ciddi bir bıkmışlık, tükenmişlik görüyoruz. Başlangıçta ciddiye almadığımız sorunlar daha büyüyerek karşımıza çıkabiliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Iğdır Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sait Yıldırım, sosyal medya hesapları Facebook ve TikTok kullanıcılarıyla evlilik konusunda bir araştırma gerçekleştirdi. Yıldırım, yarısı erkek, yarısı kadınlardan oluşan 2 bin sosyal medya kullanıcısının ‘Tekrar dünyaya gelsen eşinle evlenir miydin?’ ve ‘Dünyaya bir daha gelsen yine evlenir miydin?’ sorularına verdiği cevapları inceledi.
‘Tekrar dünyaya gelsen eşinle evlenir miydin?’ sorusunu cevaplandıran erkeklerin yüzde 46’sı, kadınların ise yüzde 54’ü hayır cevabını verdi. Eşe-evliliğe karşı hissedilen duygulara da yer verilen araştırmada erkeklerin yüzde 32’si evlilikte huzurlu olduğunu, yüzde 30’u ise pişmanlık duygusunu dile getirdi. Yüzde 34’ünün evlilikten duyduğu pişmanlığını ifade ettiği kadınlarda, huzur bulduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 20’de kaldı.
‘Dünyaya bir daha gelsen yine evlenir miydin?’ sorusuna ise büyük çoğunluk tekrar evlenecekleri cevabını verdi. Araştırmaya katılanların yüzde 72’si evlenme kararını yine alacaklarını belirtirken, yüzde 28’i ise evlenmeyeceğini ifade etti.
KADINLAR DAHA ÇOK ZORLUK YAŞIYOR
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Doç. Dr. Yıldırım, “‘Tekrar dünyaya gelsen eşinle evlenir miydin?’ sorusuna katılımcıların yüzde 53’ü evet yanıtını verirken yüzde 47’si hayır cevabını vermiştir. Erkeklerin yüzde 42’si kadınların yüzde 53’ü ise hayır cevabını vermiştir. Genel olarak bakıldığında katılımcılarda kadınların tekrar evlenme isteği erkeklere göre daha azdır. Evlenme süreci ve sonrasında yaşanan zorluklara bakıldığında kadınların erkeklere göre daha çok zorluk yaşaması, tekrar evlenme konusunda kadınları isteksiz kılmıştır. Evlilik ve eşe karşı hissedilen duygular incelendiğinde erkeklerde hissedilen duyguların en yükseği yüzde 32 ile huzur; kadınlarda hissedilen en yüksek duygu yüzde 34 ile pişmanlıktır. Erkeklerde huzur ve sevgi duygusu daha yüksek iken kadınlarda pişmanlık duyguları daha yüksektir” diye konuştu.
‘AMACIMIZ EVLİLİK KURUMUNU KÖTÜLEMEK DEĞİL’
Evlenmelerin azaldığı ve boşanmaların arttığı günümüzde iki farklı sosyal medya hesabı üzerinden 2 bin kişi üzerinde araştırma yaptıklarını belirten Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yıldırım, şunları söyledi:
“Burada tabii ki evlilik kurumunun kötülüğünden bahsetmiyoruz. Ancak evlilik kurumu ile birlikte çıkılan yolun yanlış adamlarla ya da yanlış beklentilerle kurulduğunu, sürdürüldüğünü görüyoruz. Çevremizde de çoğunlukla bu problemlerin yaşandığını görüyoruz. Ben aynı zamanda aile danışmanlığı yapıyorum. Gelen çiftlerimize danışanlarımıza baktığımız zaman denklik noktasında bir sorun görüyoruz. Biz denkliği de yanlış anlıyoruz. İllaki eğitim veya meslek anlamında bir denklik söz konusu değil. Kişilik ve beklenti noktasında denkliğin olması önemli. Yani aynı duyguların paylaşılması, birbirini anlayabilmeleri çok kıymetli. Ancak biz genelde kendimiz, yani kendi duygularımız dışında sosyal çevremiz veya gösteriş unsuru olarak gördüğümüz bazı hususları evliliğimizin, hayatımızın merkezinde oturttuğumuzda çok ciddi problemlere yol açıyor. Dikkat ederseniz evliliklerde birçok basit tartışmalar yaşanıyor. Çoğunlukla bu küçük tartışmaların üzeri örtülerek veya görmezden gelinerek hareket ediliyor. Bu durum çiftlerin en ufak tartışmada geçmiş defterleri aralamalarına yol açıyor. İnsanlar geçmişe dalıyorlar. Çünkü geçmişte problemleri çözmeden hareket ettikleri için en ufak bir şeyde patlamalar yaşıyorlar. Kadın ya da erkek fark etmiyor, problem çözme kapasiteleri olmadığı durumlarda çözülemeyen problemlerin üstü örtülüyor ve devam ediyorlar. Düşünün ki bir yolda gidiyorsunuz ve yol arkadaşınız tarafından hançerleniyorsunuz. Onun yarasını sarmadan yola devam edebilirsiniz ama o her zaman sizin için bir yara olarak kalacak. O yara daha da büyütecektir. Bu noktada problemi çözerken çok ciddi bir yol izlememiz gerekiyor.”
‘HUZURSUZ BİR YUVA, ASLINDA HUZURSUZ BİR TOPLUM DEMEKTİR’
Araştırmaya katılan bir kişinin ‘Tekrar dünyaya gelsen eşinle evlenir miydiniz?’ sorusuna ‘Ben bir kuş olsam bir daha eşimi köyünün üzerinden bile uçmam’ cevabının dikkat çekici olduğunu belirten Yıldırım, “Aslında komik ama ciddi bir bıkmışlık, tükenmişlik görüyoruz. Başlangıçta ciddiye almadığımız sorunlar daha büyüyerek karşımıza çıkabiliyor. Genç olsun, yaşlı olsun, orta yaş olsun, akşam olup eve gideceği zaman ‘Acaba hangi sorunla karşılaşacağım’ ya da ‘Bugün nasıl kavga edeceğiz?’ diye onun endişesini yaşıyor. Böyle bir birey iş hayatında da başarıyı getirmediği gibi çevresinde de arkadaşlık ilişkilerinde de çok verimsiz olmasına sebep olur. Dışarıda her insanda bir gerginlik bir mutsuzluk hakim. Trafikte çok ciddi kavgalar yaşanıyor. Aslında bunların temeli bu huzursuz bir yuvanın dışa yansımış biçimi. Huzursuz bir yuva aslında huzursuz bir toplum demektir” dedi.
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, MEF Üniversitesi 2023-24 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni’ne, Sarıyer Belediye Başkanı Mustafa Oktay Aksu ile birlikte katıldı. Sarıyer Volkswagen Arena’da gerçekleştirilen mezuniyet töreninde sırasıyla; MEF Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin, Öğrenci Konsey Başkanı Doğukan Yılmaz, Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, üniversite birincisi Sudenur Bilgin ve İmamoğlu birer konuşma yaptı.
Gençlere seslenen ve bilimin ışığından ayrılmamaları gerektiğini vurgulayan İmamoğlu şunları söyledi:
“Yolunuzun ışığı akıl, bilim olsun”
İnsanların deneyimleri ve özellikle insanların kendi hayatında biriktirdiği, hele hele ilim insanı, bilim insanı olduğu zaman size sunduğu katkılar olağanüstü, yeter ki kulaklarımızla, zihnimizle, beynimizle, kalbimizle onları dinleyelim ve onların tuttuğu ışığı kendimize bir yol haritasının izi olarak hissedelim. Hayatım boyunca bilgiye dair bakışım böyle oldu. Bilginin sahibinin elbette emin olmam gereken bir kaynak olmasına da dikkat ettim. Ama bilgi ve bilginin sahibi sağlam olduğunda ve ondan faydalanıyorsanız hangi işi yaparsanız yapın gerçekten yolunuz çok açıktır. O bakımdan bütün genç arkadaşlar yolunuzun ışığı akıl olsun, bilim olsun demek isterim. Bu yoldan asla vazgeçmeyin.
“Umutsuzluğa kapılmayın”
Çağın getirdiği zorluklarla gençlerimiz mücadele ediyor. Özellikle son dört yıla bakınca zorluk dönemi, gerçekten acı bir dönem. Hem pandeminin, dünya ekseninde yaşadığımız salgın hastalığın etkisi ki yüz yılda bir bu tür hastalıklar yoğun bir biçimde kitlesel etkisi yüksek oluyor… Böylesi bir döneme denk gelmemiz, savaşlar ne yazık ki çok yakın coğrafyamızda… Ülkemiz ve bütün dünya aslında büyük bir ayrımcılıktan ve insanların kutuplaştığı bir ortamdan çok yüksek seviyede etkilendikleri bir ortam. Bunun etkisiyle büyük bir göç ve aynı zamanda bir mülteci, sığınmacı sıfatıyla dünyanın birçok yerine savrulan insanlar ve bunun büyük etkisinin var olduğu ülkemiz ve tabii büyük deprem… Her birisi acı ve hayatımıza çok sıkıntı veren, insanlarımızı umutsuzlaştıran, insanlarımızı çok derin düşünceye sevk eden olaylar… Ben hep kendi yaşamımda böylesi sıkıntıları yaşadığımda bu bazen inanın böyle ortaokul, lise çağında olmuştur. Çok erken belki sorumluluk duygusu hisseden bir çocukluk yaşadım. Daha sonra üniversite yaşamım, iş yaşamım ve her anımda aynı zamanda şu anda görevini yaptığım koca İstanbul’un, dünyanın en güzel şehrinin sorumluluğu esnasında en zor anlarda, başka zorlukları yaşayan insanların hayatlarından kesitleri okurum. Onların deneyimlerinden faydalanırım ve tarihe baktığımda aslında bu zorluklar hep var olmuştur ve var olacaktır. O bakımdan sakın kendinizi bir şanssız kitle ya da şanssız bir nesil olarak görüp umutsuzluğa kapılmayın.
“Önünüzü aydınlığa çevirin”
En yakını geçtiğimiz yüzyıla baktığımızda bu ülkenin kurtuluş mücadelesi bile başlı başına dünya çapında çok büyük bir mücadele. Milyonlarca insanını kaybeden ve özellikle birçok hanede artık yaşamın söndüğü bir ortamda bu güzel toprakları çok güzel bir sistemle geleceğe hazırlanması noktasında yine geleceği gençlere emanet eden, onların genç fikirlerine ve hür fikirlerine emanet eden bir sürecin var olmasını başaran o nesil ki onun lideri ve o nesil ki hepinizin aslında geçmişi, dedesi, ninesi, atası var onun içerisinde. Onlara baktığınızda muazzam zorlukların içerisinde müthiş bir başarıyla bir devlet ve bir ulus inşa etmişlerdir. Bu bakımdan bu zorluklara bakın ve önünüzü o şekilde aydınlığa çevirin. Aynen Mustafa Kemal Atatürk’ün önümüzü aydınlığa dönüştürdüğü gibi…
“Bu cennet vatanın insanları bizden ne bekliyor”
Elbette cumhuriyetimizin yüzüncü yılın ilk yılında konuşuyoruz. Yani aslında geçtiğimiz yıl Cumhuriyetimizin kuruluşunun yüzüncü yılını kutladık. Ama o günden itibaren biz ikinci yüz yılın ilk günlerinde, aylarında bugünleri yaşayan insanlarız. Yani ben Büyükşehir Belediye Başkanı olarak bu dönemi yaşıyorum. Sizler yeni mezun olmuş, hayata adım atan gençler olarak sürece bakıyorsunuz. Dolayısıyla hemen kendime bir sorumluluk hattı çiziyorum bugünden itibaren. Diyorum ki önümüzdeki yüzyıla baktığımızda bu güzel topraklar, bu cennet vatan, bu güzel şehir, bu cennet vatanın insanları, yurttaşları hatta insanlık hatta doğa hatta yaşayan her canlı bizden ne bekliyor ve ne istiyor? O bakımdan kendimi sorumluluk hattının içerisine koyan bir yönetici olarak önüme bakıyorum ve umutla bakıyorum.
“Kaybedeni olmayan koşunun bireylerisiniz unutmayın”
Büyük bir koşu olduğunu görüyorum ama ona hazırlandığım takdirde o koşuyu da başarıyla bitirebileceğime olan inancımla bakıyorum. Lütfen kendinize böyle bakın. Uzun bir maraton koşucusu gibi kendinizi iyi hazırlayın. Zihinsel, bedensel olarak iyi insan olmakla hazırlayın. Hoşgörülü bir insan olarak hazırlamayı unutmayın. Her insana saygı, her fikre saygılı bir birey olarak hazırlanmayı unutmayın. Bu güzel fırsatlarla dolu cennet vatanın ve güzel İstanbul’un birer ferdi olduğunuzu unutmadan önünüze bakın. Ben eminim ki o maraton koşusu boyunca başarılı olacaksınız ve maratonu bitireceksiniz. Maratonu bitirmek birinci olmak kadar önemlidir. Onun için maraton koşusunu önemserim. O bakımdan bu koşunun kaybedeni olmaz. Kaybedeni olmayan bir koşunun bireyleri olduğunuzu da unutmayın. İnşallah sizler de milletimize, devletimize aynı zamanda insanlığa faydalı birer birey olacak ve yolunuzda başarılı olacaksınız.”
“Cumhuriyetin çoçuklarıyız”
Gerçekten küllerinden doğup çağdaş bir ülke var etmeyi başarmış bu halkın cumhuriyetin çocuklarıyız” diyen İmamoğlu, şöyle devam etti:
“Hep birlikte çok çalışarak eminim ki bu güzel ülkeyi tam da bu çağın gereği olan endüstriyel kalkınmaya, aynı zamanda bu çağın gereği olan doğayı en iyi şekilde korumaya, her türlü toplumsal ve aynı zamanda insanlık adına mücadelenin en başarılı insanları olmaya dönük bir yelken açıyorsunuz. Bizlerin görevi de kesinlikle sizlerin önünü açmak yarınlara sizlerin daha iyi hazırlanacağı ortamı sağlamak. Sizleri bu anlamda bilgiyle, birikimle donatmak ve gelişiminize destek olacak ortamları ve donanımları sağlamak da bu dönemin biz yöneticilerinin en büyük sorumluluğu. İBB olarak tam da bu yöne bu şekilde hizmet etmeye gayret eden bir kurumuz. Aynı zamanda tabii ki eğitime destek veriyoruz. Tabii ki eğitimin içerisindeki öğrencisinden eğitimcisine ve toplumsal eğitimden farklı eğitim, kurum ve kuruluşlarına varıncaya kadar destek oluyoruz. Bu ülkenin her insanı iyi eğitime muhtaçtır. Ama buradaki bölümlerden mezun olan sizler gibi ama bir meslek eğitimini alarak hayata hazırlanan bir birey ya da farklı eğitimlerle beraber kendi bilgi ve becerisini en üst seviyeye taşıyan bireyler şeklinde… Bu bağlamda topyekün eğitim seferberliğine, faydalı eğitim seferberliğine hep birlikte girişirsek ve çağdaş bir eğitim sistemini bu ülkede en üst seviyeye taşıyabildiğimiz takdirde önümüzdeki yüzyılın gerçekten dünya çapında en başarılı gelir seviyesi en yüksek yaşam kalitesi en yüksek kültür seviyesi en yüksek, sosyal yaşam seviyesi en yüksek toplum oluruz. Bu yöne hep birlikte bakmak zorundayız. Ben de inanın bu yolda en büyük çalışkanlığı, en büyük sizlere hizmet etme gayreti içerisinde olmayı bir yönetici olarak kendime hedef koyuyorum. Yani aslında bir yönetici de çalışkanlığıyla aynı şekilde kendisine hedef koymalı bir öğrencilikten hayata atılan sizler de. Bu bakımdan inşallah sizlerin gayretiyle çok aydınlık bir döneme hep beraber koşacağız.
“Yolculuğunuza katkı sunmaya devam edeceğiz”
Bizler de sizlerin bu yolculuğuna katkı sunmaya devam edeceğiz. Genç nesilleri yetiştiren kıymetli MEF üniversitemizin bütün kurum, kuruluş görevlilerine, rektörümüzden, emekçilerine varıncaya kadar hepinize teşekkür ediyorum. Aynı zamanda siz sevgili velilerimiz, emeklerinizle gurur duyabilirsiniz. Ben de bu memleket adına siz kıymetli ailelere teşekkür ediyorum. Siz sevgili gençler, hepinizin yolu açık olsun. Önünüz başarılarla dolu olsun. Tam yol ileri diyerek önünüze bakın. Her şey çok güzel olacak.”
İmamoğlu, üniversite birincisi Sudenur Bilgin’e ödülünü verdi. Konuşmaların ardından MEF Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin de İmamoğlu’na plaket takdim etti.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, toplantıda yaptığı konuşmada, “Cumhurbaşkanımızın dediği gibi bizlere Erzurumlu dadaşların, yol arkadaşı ettiği için şükrediyoruz dedik. Gerçekten biz de sizlere müteşekkiriz, sağ olasınız, var olasınız. Erzurum bize her zaman güç vermiş.” diye konuştu. Daha sonra söz alan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hem kamuoyunda yapılan eleştirilere cevap verdi hem de yen “Yeni Maarif Modeli” ile ilgili açıklamalarda bulundu.
“Attığımız her adımı birlikte istişare ederek konuşarak atıyoruz”
Özellikle siyaset mekanizması içerisinde uyum ve birlikte çalışmanın çok önemli olduğunu, daha önce bakan yardımcılığı, müsteşarlık gibi görevleri yaparken gördüğünü ifade eden Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “İldeki siyaset milletvekilleri arasında, belediye başkanı, il başkanı arasında uyumlu olmadığı illerde iller gerçekten kayıplarla karşı karşıya kalıyorlar. İstedikleri şeyleri yapamıyorlar. Zaman kaybediyorlar İstenilen yatırımları, hizmetleri alamıyorlar. Böyle bir sıkıntıyla karşı karşıya kalıyordu. Ben aslında ilk bakanlığa başladığımda en büyük endişelerimden bir tanesi buydu. Fakat bakanlığa başladıktan sonra ilk toplantımızdan itibaren beni aralarında kabul ettiler. Aralarındaki uyumlu ne kadar güçlü olduğunu gördüm. Attığımız her adımı birlikte atıyoruz. Attığımız her adımı birlikte istişare ederek konuşarak atıyoruz. Nitekim buradaki toplantı başlamadan önce öğretmen evinde Erzurum’la alakalı bir konuda ortak karar almak, ortak bir karar üzerine yürümek üzerine istişaremizi yaptık. Ben bu uyumu sağlamamıza vesile olan başta il başkanımız olmak üzere Büyükşehir Belediye Başkanımıza, milletvekillerimize huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Erzurum’daki öğretmenevini bir kere farklı bir statüye kazandırmak lazım. Onu inşallah bir aksilik olmazsa büyükşehir belediye başkanımız da arsa üzerinde üreteceği formülle beraber Erzurum’a üç yüz yataklı yeni bir öğretmenin kazandırmak istiyorum” dedi.
“İstişare kültürü bizim için önemli”
13 yaşından beri siyasetin içinde olduğunu söyleyen Bakan Tekin, “13 yaşında afiş asarak başlamıştım. Siyasi mücadeleye ondan sonraki her seçim döneminde değişik şekillerde siyasetin içerisinde olacağız. O tarihlerde bizim yürüttüğümüz siyasi mücadeleyi siyaset içinde yürüttüğümüz etik mücadeleyi ve liderimize bağlılık, ölümüne bağlı düzeni yürüttüğümüz siyaseti eleştirenler görenler bugün saygı göstermek durumunda kaldılar. Çünkü biz bu duygularla bu düşüncelerle ve bu heyecanla iktidara geldik. İktidarı korumamız da aynı ahlaki ilkelere, aynı heyecana ve aynı motivasyona sahip olmakla olabilir. Fakat önemli bir nokta daha var. Yaptığımız şey istişareyle uyumla, vicdani muhasebeyle beraber yaptıysak, yola çıktıysak, çıktığımız yoldan bizi asla kimse döndüremez. Yani kınayanların kınamasından korkmadan üzerinize gelenlerin eleştirilerine aldırmadan doğru bildiğiniz yolda devam edeceksiniz. Biz de AK kadro olarak bu ülkeye, bu millete hizmet etmek Cumhurbaşkanımızın çizdiği çerçevede yürümek için hiçbir kınayıcısının kınamasından korkmadan yola devam edecek büyük bir aileyiz. Ben bu ailenin bütün fertlerine huzurlarını bir kez daha teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun” diye konuştu.
“Bugün beni eleştirenler o gün de eleştiriyorlardı”
15 Temmuz sürecinin öncesinde Türkiye’de 12-13 yılı içerisinde kendisini eleştiren kişiler ile bugün yaptığı şeylerden dolayı eleştirenlerin aynı olduğunu, sürekli kendisini hedef aldığını belirterek, “Çünkü ben diyordum ki, ülkemizin üzerine çöreklenen yurt dışından beslenen fonlanan projesi ve yol haritası çizilen bir yapı var. Beklenen yurt dışından beslenen, yurt dışından sonlanan, yurt dışından projesi ve yol haritası çizilen bir hareket var. Bir yapı var. Bu yapı bu ülkenin bağımsızlığı, bu ülkenin milli devlet olma vasfıyla problemi var. Bizi birilerinin sömürgesi yapmak isteyen birilerinin arka bahçesi yapmak isteyen bir yapı var. Bu yapıyla mücadele etmemiz gerekir diyordum ben. Bugün beni eleştirenler o gün de eleştiriyorlardı. Daha bugün buraya gelmeden ben, hafta içerisinde baktım. 17-25 Aralık sürecinden önce dershane kavgasında, benim yaptıklarımı kimler eleştirmiş ve hangi dili kullanarak eleştirmiş diye baktım. Ne tuhaf değil mi? Şu an beni eleştirenler o günde beni eleştirmişler. O gün doğru yolda olduğumuzu sonradan fark ettiler. Bugün de doğru yolda olduğumuzu fark edecekler. Çünkü biz yaptığımız bütün işleri istişare ile yapıyoruz” dedi.
“Milli eğitimde çağ atladık”
Bakan Tekin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önderliğinde Türkiye’de her alanda devrim niteliğinde işler yapıldığını ifade ederek, “Şu an Türkiye’de ortaokul düzeyindeki, ortaokul üstü düzeydeki bütün okullarımızda siber optik olanlar var. Normal ağ bağlantısı olanlar var. Bütün okullarımızda internet bağlantısı var. Bütün okullarımızdaki internet bağlantısının faturasını bakanlık olarak biz ödüyoruz. Bakın bu bedava değil. Biz bunun faturasını ödüyoruz Yüz milyonlarca lira internet faturası ödüyoruz her ay. Yetmedi yaklaşık yedi yüz bine yakın dersliğimizde akılı tahtalar var. Peki bu akıllı tahtalarda ne yapıyor çocuklar? Akıllı tahtalarla ne yapıyorlar biliyor musunuz? Büyük Türkiye değişik bölgelerindeki öğretmenlerimizin uygulamalarını dünyanın değişik ülkelerindeki iyi uygulamaları bizim bakanlıktan oluşturduğumuz elektronik içerikleri EBA dediğimiz bir yatırım eğitim portalı var. O portal üzerinden öğretmenimiz istediği zaman çocuğa görsel film, müzik ya da uygulama biçiminde oradan gösteriyor. Eğitim öğretim dışı bahsettiğim rakamı dünyanın hiçbir ülkesinde yok arkadaşlar. Anlattığımız zaman başka ülkelerdeki muadillerimiz bize bu anlamda takdir ediyorlar” dedi.
Fransız Okulları Meselesi
“Bugünlerde kamuoyunda benimle ilgili şahsım üzerinde çok fazla tartışma var” diyen Bakan Tekin, “Ben sizden daha önce de istemiştim. Bizim yapacağımız şeyler muhalefetin birilerinin bazı çevrelerin hoşuna gitmeyecek. ve beni çok eleştirecekler. Bana sahip çıkacak mısınız diye” diye sordu. Bakan Tekin salondan gelen alkışlar üzerine hemşerilerine ve teşkilat mensuplarına teşekkür etti.
Bakan tekin açıklamasını şöyle sürdürdü; “Bunlardan bir tanesi özellikle bugün sabahtan medyada görmüşsünüzdür. Saçma sapan bir eleştiri var. ve iki Fransız okuluyla ilgili, enteresan bir kitle var. Yalan yanlış şeyleri uyduruyorlar ve yazıyorlar. Mevzunun aslını burada onu bir açıklamam lazım. Çünkü benim açımdan önemli. Cumhuriyet’le beraber Lozan Anlaşması’nı imzaladık. ve Lozan Anlaşması’nda cumhuriyetimizin kurucu kadrolarımızın altına imza attığı Türkiye’de yabancı okullarımız var. On iki tane yabancı okul var. Fransız okulları var. Alman okulları var. İtalyan okulu. Bunlara bir Lozan’da davet ettiğimiz, hiçbir problem çıkartmıyoruz. Onlarla ilgili hiçbir sıkıntımız da yok. Fakat enteresan bir biçimde Fransa bu mektuplarda da olmayan sadece müstemleke ülkelerine yakışan şekilde davranarak Türkiye’de iki tane daha okul açmışlar. Okul burada söylemeyeyim. İki tane okul açmışlar ve bu okula da açarken de biz buraya Fransızları alacağız sadece demiş olmalarına rağmen. Şu an öğrenci sayısı yüzde doksan oranında Türk vatandaşı. Hangi Türk vatandaşları olduğunu tahmin ediyoruz. Yani Fransız okulunda çocuğunu gönderen Türk vatandaşı. Biz çocuklar, bir bizim sistemimizde legal ve on iki yıllık zorunlu eğitim uygulamakla mükellefiz. Dolayısıyla o çok okula giden bir Türk vatandaşı eğer bende kaydı yoksa ben o çocuğu okullaştırmadığım için görevimi yapmıyorum demektir. Ben şimdi diyorum çocuklar nerede? Okulda. Hangi okulda? Bizim kaydımızda yok. Nereye gidiyorlar? O iki Fransız okuluna. Resmi olmadığı için bu çocuklar okullaşmamış gözüküyorlar. Şimdi diyorum ki Fransızlara büyükelçiye söyledim. ya bu yaptığınız doğru değil. Ben müsteşarken yazmıştım yazıyı. Oyaladılar bizi. ya evet haklısınız. İşte okula almıyorlar. Okula müfettiş gönderiyoruz. Öğrenci var mı diye bakalım diye almıyorlar. Şimdi siz bir denetleyemezsiniz diyorlar Sonra çocuklar mezun oluyorlar, oradan mezun çocuk. Diplomasının, denkliğini bize getiriyor. Yani vatandaşla beni karşı karşıya getiriyor. Yetmedi bu çocuklar ayrıcalıklı bir pozisyonda YÖS sınavlarına giriyorlar, yabancı öğrenciler için yaptığımız yüksek öğretim kurumu sınavlarına giriyorlar. Yani bir kerede adaletsizlik var orada. Şimdi diyoruz ki bunlara, gelin konuşalım. İşte geliriz, yarın geleceğiz, öbür gün geleceğiz. İşte şöyle oldu. Büyükelçiyi davet ettik. Geldi. İlk fırsatta çözeceğiz. Ne zaman konuştuk bunu Aralık ayında? İlk fırsatta çözeceğiz demesinin üzerinden yedi sekizinci ay geçti. Hala lütfedip bizi muhatap almıyorlar. Ben de diyorum ki ya kardeşim bak biz müşterideki sömürge sömürdüğünüz ülkeler gibi değiliz. Biz bağımsız ve milli bir devletiz dolayısıyla bizim literatürümüze göre burada eğitim vermek istiyorsanız bizim şartlarımıza göre hareket edeceksiniz. Gelin bu okulları meşru hale getirelim. Bunun karşılığında da sizden biz de Fransa’daki Türk vatandaşları için bazı taleplerimiz olacak. Sen benim oradaki vatandaşlarımızın taleplerini engelle kafana göre hareket et. Ondan sonra da biz resmi yazı gönderdik. Şimdi de büyük köşe yazarlarına yazılar yazdırıyorlar. Öyle saçma sapan bir yazı yazmış ki mesela çok büyük bir gazeteci diyor ki ‘Milli Eğitim Bakanı bu okullarda din kültürü dersi veremediği için okulları kapatıyor’. Ahlaksızlık yapmayın. Gerçekten ahlaksızca bir yalan bu. Şimdi şu vesileyle ben bağımsız Türkiye Cumhuriyeti devletinin ulusal ve uluslararası hukuku korumak adına sorumlu davranan bir Milli Eğitim Bakanı olarak bu okulların biz gerekli adımları attık. Bizim şartlarımıza gelirlerse hayatlarına devam ederler. Gelmezlerse de paşa gönülleri bilir. Biz de gerekli hukuki prosedürü takip ederiz. Bunu da bu vesileyle paylaşmış olayım” diye konuştu.
“Yeni maarif modeline yapılan eleştiriler”
Yeni maarif modeli ile ilgili olarak yapılan eleştirilere de cevap veren Bakan Tekin, “Bunu ekranlarda çokça anlattım. Ne yapmaya çalıştık? Yapmaya çalıştığımız şey şu arkadaşlar. Dünya değişti. Biz çocuklarımıza bundan otuz sene, kırk sene önceki gibi mantıkla eğitim vermeye devam etmeli miyiz? Yoksa dünyanın şartlarına ayak uydurmak zorunda mıyız? Şimdi uluslararası raporlara bakıyorum. Bizim eğitim sistemimizi eleştiriyorlar. Neyle eleştiriyorlar? Diyorlar ki siz bu çocuklara çok aşırı derecede bilgi yüklüyorsunuz hatta sistemleri çok örnek gösterilen birçok batı ülkesiyle kıyaslandığında onların iki katı kadar bizim on iki yıllık eğitimde çocuklara bilgi yüklüyoruz. Şimdi bu pedagojik değil. Bu çocuklarımızın pozisyonlarına aldık Uygun değil. Ben diyorum ki biz bunu azaltalım. Bir bunu söylüyorum. İki, diyorum ki çocukların artık bilgi, çocuklara bilgi yüklemek değil. Dünyada eğitim çocuğa verdiğim bilgiyi çocuk gündelik hayatta kullanabiliyor mu? Kullanamıyor mu Buna bakmamız lazım. Dünya buna bakıyor. Ben diyorum ki biz de sistemimizi buna göre değiştirelim. Programda yaptığımız değişiklik özü bu. Buna ilave bir şey daha ekledik. Dedik ki bir de bu çocuklarımız dünyada yaygınlaşan bir sürü sapkın var. Dünyada çocuklar yoldan çıkıyor, aile hayatından tutun, vatanseverlik, ahlak, merhamet ve benzin bir sürü değerleri çocukları kaybediyorlar. Ben bu çocuklar bu ülkenin asgari müşterek milli ve manevi değerlerine sahip çıksın sahip çıkacak, içinde yetişsin istiyorum. O yüzden sisteme bir de vurmayın. Tek tek sana gelip diyorlar ki çocuklarımız işte şöyle yetişiyor. Tamam müfredata koyacağız, düzelteceğiz. Dolayısıyla bizim müfredat bir. Çağın gereklerine uygun bir, mantıkla, teknikle hazırlandı ve çağın gerektiğine uygun bir içerikle hazırlandı. İki yerli ve milli bir bakış açısıyla hazırlandı. Bu değerleri verecek şekilde hazırlanıyor. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi mensupları benimle ilgili ve programla ilgili eleştiriler var. Diyorlar ki laiklik ilkesine aykırı. Ben de diyorum ki ben siyaset bilimciyim. Laiklik ilkesine falan aykırı değil. Ama CHP’nin bana dayatmaya çalıştığı laiklik tanımıyla bağdaşmıyor. Bu doğrudur. Ben söylemler üzerine konuşmuyorum. Ben uygulamalar üzerine konuşuyorum. CHP’nin laiklikten anladığı şey şu. Bin dokuz yüz kırklı yıllarda burada annesinden, babasından dinleyen vardır. Camileri yasaklayan, Kur’an kurslarını yasaklayan kimdir? CHP. Peki neyi yargıla yasakladı? Yasakladı. Şimdi CHP’li laiklik anlayışıyla benimkinin aynı olması mümkün mü? Dolayısıyla ben diyorum ki sizin laiklik anlayışınız. Başka benim laiklik anlayışım var Bu bir. İki. Yirmi sekiz Şubat’ta başörtülü üniversite öğrencilerinin ikna odalarını alıp başlarını açmak için ikna etmeye çalışanlar bunu ne için yapıyorlardı arkadaşlar laiklik ilkesi için. Peki onların laiklik ilkesiyle benim anladığım laiklik örtüşür mü? Hayır. Dolayısıyla ben anlaşamam onlarla.”
Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen danışma Meclisi toplantısına Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanı sıra Gıda, Tarım ve Hayvancılık Eski Bakanı AK Parti Artvin milletvekili Faruk Çelik, AK Parti Erzurum Milletvekilleri Selami Altınok, Fatma Öncü, Mehmet Emin Öz, Abdurrahim Fırat, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, İlçe Belediye Başkanları ve teşkilat mensupları katıldı. – ERZURUM
]]>ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Türksat 6A sorunsuz bir şekilde uzaydaki yolculuğuna devam ediyor ve bizler de sabırsızlıkla yörüngesinde hizmete başlayacağı anı bekliyoruz. Hiç şüphesiz ülkemizin ürettiği en yüksek değere sahip teknoloji projelerinden biri olan ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’dır” dedi.
Artvin’de Çoruh Nehri üzerine inşa edilen, Türkiye’nin en yüksek barajı Yusufeli’nin sularına gömülen eski yerleşim yerinde değişen kara yolu ağı kapsamında inşa edilen 685 metre uzunluğunda ve 150 metre yüksekliğindeki, ‘Yusufeli Merkez Viyadüğü’ için resmi açılış töreni düzenlendi. Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Artvin Valisi Cengiz Ünsal, AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik ile çok sayıda kişi katıldı.
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, konuşmasında, Yusufeli Barajı köprülerinin son halkası olan Yusufeli Merkez Viyadüğü’nün açılış töreni vesilesiyle Yusufelilerle bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu söyleyerek, “Ülkemizin ilk yerli ve milli uydusu TÜRKSAT 6A’yı Space X’in, Florida’daki uzay üssünden yörüngesine fırlatıp Türkiye’ye döndükten sonra ayağımızın tozuyla Yusufeli’ye geldik. Bildiğiniz üzere 8 Temmuz’u 9 Temmuz’a bağlayan gece uydumuzu ilk yörüngesine başarıyla fırlattık ve uydumuzdan ilk sinyali planlanan şekilde 67’nci dakikada başarıyla aldık. Şu anda uydumuz 35 bin 786 km uzaklıktaki yer sabit yörüngesine varmak için kimyasal itki sistemiyle ateşlenerek aşama aşama kalıcı yörüngesine doğru ilerliyor. Yörüngesine varması için planlanan bu ateşlemelerden ilkini 10 Temmuz günü gerçekleştirmiştik. Hamdolsun dün itibarıyla Türkiye saatiyle 20.00 civarında başlayan ve 69 dakika süren 2’nci ateşleme süreci de başarıyla sonuçlandı” dedi.
Türksat 6A’nın uzaydaki yolculuğunu anlatan Bakan Uraloğlu, “Türksat 6A, sorunsuz bir şekilde uzaydaki yolculuğuna devam ediyor ve bizler de sabırsızlıkla yörüngesinde hizmete başlayacağı anı bekliyoruz. Hiç şüphesiz ülkemizin ürettiği en yüksek değere sahip teknoloji projelerinden biri olan ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’dır. Maalesef biz geçmişte ‘Siz yapamazsınız’ nidalarıyla büyüdük. Ama Rabb’imizin izniyle her geçen gün gücüne güç katan ülkemizin, her şeyin en iyisini, en güzelini hak eden milletimizin nelere imza atabileceğini, neler başarabileceğini TÜRKSAT 6A ile bir kez daha gösterdik. Tekrar hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.
‘DERİN VADİLERİNİ TÜNEL VE VİYADÜKLERLE AŞTIK’
Suyun medeniyet olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, 2,3 milyar metreküp su depolama ve yıllık 1 milyar 900 milyon kilovatsaat enerji sağlama kapasitesiyle Cumhuriyet tarihinin en gurur verici eserlerinden Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin öneminin daha da ortaya çıkmakta olduğunu söyledi. Bakan Uraloğlu, “Bir başka medeniyet göstergesi ise hiç şüphesiz yoldur. Su ile yol birleştiği zaman orada hayat binbir rengiyle ortaya çıkmakta, refah ve zenginlik artmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ‘Yol Medeniyettir’ sözünden hareketle; 2002 yılında 6 bin 101 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, yaklaşık 29 bin 434 kilometreye ulaştırdık. Ana akslarımızın tamamına yakınını bölünmüş yol haline getirdik. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. Ülkemizin yalçın kayalarını, derin vadilerini tünel ve viyadüklerle aştık” dedi.
‘TÜNEL UZUNLUĞUMUZU 50’DEN 753 KİLOMETREYE YÜKSELTTİK’
Bakanlığın ortaya koyduğu hizmetlerden bahseden Bakan Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Köprü yapım çalışmaları kapsamında; 2002 yılında 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunu 779 kilometreye çıkardık. Tünel yapım çalışmaları kapsamında da 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. Başlatmış olduğumuz otoyol seferberliği çerçevesinde 1714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık. Türkiye’nin dört bir noktasında; doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi demeden, köyü-kasabası ya da büyükşehri fark etmeden de yeni yol çalışmalarıyla, ülkemizin ulaşım altyapısını güçlendirmek, modernize etmek ve vatandaşlarımıza daha konforlu bir yaşam sunmak hedefiyle önemli adımlar atıyoruz.”
Bakan Uraloğlu, Yusufeli Barajı inşası sürecinde fedakarlıkları için Yusufeli halkına teşekkürlerini sunup, şöyle devam etti:
“Yusufeli Barajı kapsamında mevcut yerleşkesi ve kara yolunun bir bölümü sular altında kalan yeni Yusufeli ilçesinin ulaşımını sağlayacak bağlantı yollarını inşa etmenin gururunu yaşıyoruz. 69,2 kilometre uzunluğundaki Yusufeli Relokasyon Yollarını, Merkez Viyadüğü dışında 22 Kasım 2022 tarihinde Yusufeli Barajı ile birlikte hizmete açmıştık. Bu projemiz ile Artvin’i Erzurum’a, Kafkasları ve Karadeniz sahil kesimini Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya bağlayan kuzey-güney aksının standardını önemli ölçüde yükselttik. Yüksek dağların ve derin vadilerin bulunduğu bölgede, doğaya meydan okuyan yüksek teknoloji ürünü viyadüklerle ulaşım standardını arttırarak daha güvenli ve konforlu bir seyahat imkanı sunduk. Şimdi sizlerle birlikte resmi açılışını gerçekleştirdiğimiz Çoruh Nehri üzerinde bir gerdanlık gibi duran Yusufeli Merkez Viyadüğü’nü de aslında insanımız bir an evvel faydalanmaya başlasın diye 11 Haziran’da araç trafiğine açmıştık.”
‘7 BİN 100 TON ÇELİK KULLANDIK’
Yusufeli Merkez Viyadüğü’nün özelliklerini sıralayan Bakan Uraloğlu, “Viyadüğümüzün tamamlanmasıyla, Yusufeli Barajı’nın su tutması sonucunda su altında kalan Artvin-Yusufeli-İspir-Erzurum güzergahında yeniden bütünlük sağladık. Yolun büyük bölümünü tünel, köprü ve viyadüklerle geçerek Artvin’in yüksek turizm potansiyeline sahip eşsiz doğasını koruduk. ‘Çelik Ortotropik Köprü’ olarak projelendirilen Yusufeli Merkez Viyadüğü’nü de itme-sürme yöntemiyle hayata geçirdik. Tabliyelerinin yapımında yaklaşık 7 bin 100 ton çelik kullandık. Bakın, Fransa’nın simge yapılarından biri olan Paris’in ortasındaki Eyfel Kulesi’nde 7 bin 300 ton çelik kullanıldığını düşündüğümüzde, Yusufeli’de hayata geçen projemizin ne kadar büyük bir proje olduğu daha da iyi anlaşılıyor. Köprümüz 8 orta ayak, 2 de kenar ayak olmak üzere 10 ayaktan oluşuyor. 685 metre uzunluğa ve en yüksek ayağı yaklaşık 150 metre yüksekliğe sahip projemiz sayesinde kış aylarında meydana gelen buzlanma, kaya düşmesi ve heyelan gibi doğa olayları sonucunda yaşanabilecek tehlikelerin önüne geçtik. Trafiği güvenli hale getirerek, seyahat konforunu arttırdık” ifadelerini kullandı.
‘YILLIK TOPLAM 43 MİLYON LİRA TASARRUF EDECEĞİZ’
Viyadükle Yusufeli-Artvin arasında ortalama 95 dakika süren yolculuk süresini de 70 dakikaya indirdiklerini dile getiren Bakan Uraloğlu, “Yusufeli-Sarıgöl-Öğdem ile Yusufeli-İspir gibi yerel yol ağlarının da konforlu kara yolu bağlantısını sağladık. Baraj gölünün etrafından dolanan 16,2 kilometrelik yol kesimini 685 metrelik merkez viyadüğü ile geçerek, mevcutta 90,5 kilometre olan Yusufeli-Artvin merkez yolu uzunluğunu 75 kilometreye düşürdük, yolu 15,5 kilometre kısalttık. Bu kısalma sayesinde 25 dakika kazanarak Yusufeli-Artvin arasında ortalama 95 dakika süren yolculuk süresini de 70 dakikaya indirdik. Böylece viyadüğümüzle zamandan 30 milyon lira, akaryakıttan 13 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 43 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 1005 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız.”
‘DOĞAYA MEYDAN OKUYAN DEV BİR PROJEYE İMZA ATTIK’
Artvin’e son 22 yıl içerisinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak 85 milyar 889 milyon lira yatırım gerçekleştirdiklerini aktaran Bakan Uraloğlu, bölgeye kazandırılan havalimanlarının önemine dikkati çekerek, “Artvinli kardeşlerimizin hava yoluyla seyahat etmeleri için de doğaya meydan okuyan dev bir projeye imza attık. Dünyanın deniz üzerine inşa edilen sayılı, ülkemizin ise Ordu- Giresun Havalimanı’ndan sonra ikinci havalimanı olan Rize-Artvin Havalimanı’nı 2022 yılında hizmete açtık. Bu 2 havalimanımız gibi deniz üzerine inşa edilmiş bir havalimanı Avrupa’da yok ve dünyada da örnekleri çok az. Hatta, Rize-Artvin Havalimanı’mız dünyadaki 5’inci havalimanı oldu. Daha bu yılın ilk 6 ayında yaklaşık 530 bin yolcu havalimanımızı kullanarak yolcu sayısında geçen yıl aynı döneme göre yüzde 22 artış yakaladık. Rize-Artvin Havalimanı’mız açıldığı günden bu yana 15 binin üstünde uçak trafiğiyle 2 milyon 115 bin yolcuya hizmet verdi” dedi.
‘BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’Yİ İNŞA EDECEĞİZ’
Bakan Uraloğlu, Yusufeli Merkez Viyadüğü inşasında katkı sunanlara teşekkür ederek, “Biliyoruz ki güvenli, hızlı ve kolay ulaşım; ticaretin, üretimin ve ihracatın en önemli bileşenidir. Bakanlık olarak Artvin için planladığımız her bir projemizin bölgenin ticaret, üretim ve turizm faaliyetleri potansiyelini katbekat arttıracağına inanıyoruz. Geçmişte yaptıklarımızdan gelen güvenle, ‘Türkiye Yüzyılı’nın üzerinde yükseleceği büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.
Bakan Uraloğlu’nun konuşmasının ardından katılımcılar kurdele kesip, Yusufeli Merkez Viyadüğü’nü hizmete açtı.
YUSUFELİ MERKEZ VİYADÜĞÜ
Yüzlerce kişinin aralıksız çalıştığı, ‘dengeli konsol’ yöntemiyle yapılan, Karadeniz ile Doğu Anadolu Bölgesi’ni birbirine bağlayan 685 metre uzunluğundaki ‘Yusufeli Merkez Viyadüğü’nün tamamlanmasıyla iki yaka birleşti. İzolasyon, giriş, çıkış dolgu, alt ve üstyapı işlemleriyle asfaltlama çalışmaları tamamlanıp, Kurban Bayramı öncesi ulaşıma açılan viyadükle, mevcut kara yolu 15,5 kilometre kısaldı. ‘Çelik orthotropic köprü’ olarak da projelendirilen, itme-sürme yöntemiyle inşa edilen, en yüksek ayağı zeminden 150 metre yüksekte bulunan Yusufeli Merkez Viyadüğü’nde tabliyelerin yapımında yaklaşık 7 bin 100 ton çelik kullanıldı. 8 orta ayak, 2 de kenar ayak üzerine baraj suları üzerine kurulan viyadük sayesinde; Yusufeli ilçesi ve çevre köyler ile Artvin arası ulaşım süresi de 25 dakika kısaldı.
]]>İstanbul’da, Tuzla, Pendik, Kartal ve Maltepe mevkilerinde E-5 karayolunu sürekli kullanan sürücülerin yol kenarında ya da orta refüjde yürürken gördüğü vatandaş merak uyandırdı. Yolda yürürken çekilen videoları sosyal medyada ‘Pendikli Forrest Gump’ başlığıyla yayılan ve kimilerinin hakkında çeşitli rivayetlerde bulunduğu vatandaş, sosyal medyada ve basında yer aldıktan sonra daha da merak uyandırdı.
Adının Selami Salman olduğu öğrenilen vatandaşın, Pendik’te annesinin ve kardeşinin yaşadığı aile apartmanında yaşadığı öğrenildi. 50’li yaşlarda olan ve yıllardır E-5 karayolunda kilometrelerce yürüyen Selami Salman, iddiaya göre yaz, kış, yağmur, çamur fark etmeksizin sabah saatlerinde evinden çıkıyor ve E-5 karayolunun yan yolunda ya da orta refüjde saatlerce yürüyor. Kendisini yürürken gören sürücülerden kimisi Salman’a su veriyor kimisi de yiyecek veriyor, kimisi de kendisiyle konuşmaya çalışıyor.
Oğlu Selami Salman ile aynı apartmanda yaşayan annesi Medine Salman, Selami Salman’ın daha genç yaşlarında neşeli bir insan olduğunu şimdiki halinden farklı olduğunu belirtti. Oğlunun genç yaşlarında sevdiği kadın ile nişanlandığını, kız tarafının istememesi üzerine 9 yıl süren nişanın bozulduğunu söyleyen Medine Salman, yaklaşık 10 yıl önce de oğlunun düşerek kaza geçirdiğini ve kafasından yaralandığını belirtti. Anne Medine Salman, Selami Salman’ın nişanının bozulmasının ve kafasından yaralanmasının psikolojisini ve sağlığını kötü etkilediğini bu olaylardan sonra oğlunun sürekli yollarda yürümeye başladığını ifade etti.
E-5 karayolunda yürürken aynı zamanda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Selami Salman, “İki tur atıyorum. Sabah ve akşam. Sabah 8’de çıkıyorum. Söyleyecek bir şey yok. Ne diyeceğim? Sen de yürüyorsun, sen neden yürüyorsun? Yürürken bunalmıyorum. Kartal’a kadar yürüyorum, Tersane Köprüsü’nden dönüyorum. Sonra eve gidiyorum. Selami’yi arıyor millet, o benim” dedi.
Neden yürüyorsun sorusu üzerine Selami Salman, “Bekle gör” şeklinde cevap verdi.
Salman konuşmasının devamında, “Burası bana iyi geliyor. Bir istediğim yok. Su veriyorlar, arabadan veriyorlar. Söylüyorum; ‘Selami ben.” dedi.
“Güneşte soğukta kışta dolaşıyor”
Selami Salman’ın annesi Medine Salman, “Önceden çok neşeli bir çocuktu. Bir kız sevmişti, nişanladım. 9 sene nişanlı kaldı. Ondan sonra düğüne hazırlanırken nişan bozuldu, kız tarafı vermedi. Psikolojisi bozuldu bunun. Kendini oraya buraya vurdu. ‘Daha evlenmem’ dedi. Bir de kaza geçirdi, kafasını vurmuş. Ondan sonra hala yollarda dolaşıyor. Öteki çocuklarım gibi sağlıklı olmasını istiyorum ama gücüm yok. Beyim öleli 33 sene oldu. Bazen çocuklar için kızlar için ‘gelmesinler’ diyor. Ama her zaman değil. Sevdiği kız çoktan evlendi çoluk çocuğu var. Ama bu evlenmedi. Çaresizim. Kötü evde oturuyor diyorlarmış internette. Ne ilgisi var. Ben orada iki gelinle oturdum, kaç tane torunla çocukla oturdum. ‘Yolda yürüyor’ diyorlar. Aç susuz sanıyorlar. Yarı yiyor yarı yemiyor. Güneşte soğukta kışta dolaşıyor. Sağlıklı olsa demek ki dolaşmaz bu kadar. Tedavi edilmesini istiyorum” dedi.
Yıllardır E-5 karayolunda yürüyen Selami Salman, yolda yürürken dron ile görüntülendi. – İSTANBUL
]]>Bölge ziyaretleri kapsamında Muş’a kara yolu ile Bitlis’e gelen Yılmaz, partililerle bir araya gelerek 31 Mart yerel seçimlerini değerlendirdi. Yardımcıları birlikte partiye gelen Yılmaz’ı il ve ilçe Belediye Başkanları, AK Parti İl Başkanı partililer karşıladı. Partinin toplantı salonunda belediye başkanları ve partililerle basına açık olarak kısa bir toplantı düzenleyerek 31 Mart’taki yerel seçimleri değerlendiren Yılmaz, “31 Mart seçimin ardından illerimizi dolaşıyoruz. Ben de seçimde emek vermiş, gayret etmiş, büyük bir mücadele vermiş kardeşlerime gideyim elinize sağlık diyeyim dedim. Kazanan ve kaybeden arkadaşlarımı tebrik ederim. Çünkü kaybetmekte işin doğasındadır ve hayatın sonu değildir. Ama her kaybetmek yeni kazanımlar için yeni bir heyecan yeni bir hırsın oluştuğu noktadır. O bakımdan varsa kaybeden arkadaşlarım hırslanıp gayret edip daha iyi çalışıp neden seçimi kaybettiği ile ilgili konuyu daha doğrusu kendi içinde ve kendi dışında ekibiyle birlikte güzel tahlil edip önümüzdeki süreçte daha büyük gayretlerle birlikte yeni bir koşmanın yeni bir heyecanın startını vermesini kedisine tembihliyorum. 31 Mart seçimleri yorucu ve Ramazan ayını da kapsayan bir tempoydu. Üst üste olmuş olan 2023 ve 2024 seçimler serisinde teşkilatlarımızın da oldukça yorulduğu teşkilatlarımızın da enerjilerini sonuna kadar harcadığı bir seçimdi. 31 Mart seçimleri de beklediğimiz bir seçim olmadı. Daha iyi sonuçlar almayı hedefliyorduk. Birçok ilimizde beklediğimizin de altında sonuçlar aldık. Ama bunlar bizim milletimizin bizimle ilgili bizim yapmamız gereken bazı konularda bizi uyarmaları şeklinde algılıyoruz. Milletimizin sandık yoluyla bize bir talimatının olduğunu düşünüyoruz. Bu talimatı da öpüp başımızın üstüne koyuyoruz. Bunu önümüzdeki sürecin yol haritası olarak görüyoruz. Bu yol haritasını çok dikkatli bir şekilde hazırlıyoruz. Durmak yok yola devam diyoruz. Gecemizi gündüzümüze katarak hatta daha gayretle bu sonucun daha da ötesinde daha iyi bir sonuç almak için büyük bir gayretin ve çabanın içindeyiz” diye konuştu.
Muhalefetin hizmeti sadece siyasal iletişimin gerekliliği için yaptıklarını ifade eden Yılmaz, “Biz siyaseti hizmet için yapıyoruz. Peki, hizmeti ne için yapıyoruz? Burada küçük bir yol ayrımı var. Bizim siyasi muhaliflerle farkımızı içeren farkımızı ifade edebileceğimiz bir yol ayrımı var. Bizim siyasi muhaliflerimiz hizmeti siyasal iletişimin bir gerekliliği için yapıyorlar. Diyorlar ki hizmet ederseniz ancak siyasal iletişim kurabilirsiniz. Ben size şunu yaptım bunu yaptım. Bunun karşılığında da siz bana oy verin demek için yapıyorlar. Evet, bizde siyasal iletişimin vazgeçilmez bir parçası olarak hizmeti gerekli görüyoruz. Ama bizim bir farkımız var. Biz hizmeti sadece siyasal iletişim kurmak için değil. Biz hizmeti başka bir şey için daha yapıyoruz. Kulun duasını almak için yapıyoruz. Kulun duasını hizmette alamadığınız takdirde Allah’ın rızasını alamazsınız. Kulun duasını aldığınız zaman peşinden Allah’ın rızası gelir. Allah’ın rızasını da alanın sırtı yere gelmez” diyerek sözlerine son verdi.
Yılmaz, daha sonra partililerle değerlendirmeler yaparak Bitlis Belediyesini ziyaret ettikten sonra Şırnak’a gitmek üzere kentten ayrılacak. – BİTLİS
]]>ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ilk etapta Ankara, İstanbul ve Antalya’da 30 kilometrelik kesimde pilot olarak başlattıkları ‘Kooperatif ve Akıllı Ulaşım Sistemlerine Yönelik Merkezi Yazılım Platformu’ projesinin 23 Kasım 2026’da tamamlanacağını belirtti. Uraloğlu, “Proje ile yolda meydana gelen kaza, duran araç, gizli buzlanma, yola düşen nesne, yol yapım ve bakım çalışmaları, şerit veya yol kapama gibi trafik güvenliği, seyahat hızı, konfor ve zamanı etkileyen olaylar tespit edilerek yol kullanıcılarına anlık olarak bilgilendirme sağlanacak” dedi.
Bakan Uraloğlu, ‘Kooperatif ve Akıllı Ulaşım Sistemlerine Yönelik Merkezi Yazılım Platformu Geliştirilmesi’ ve ‘Uydu Destekli Ulusal Akıllı Ulaşım Sistemleri Otomasyon Projesi’nde gelinen son aşamaya ilişkin açıklama yaptı. Uraloğlu, Kooperatif ve Akıllı Ulaşım Sistemlerine Yönelik Merkezi Yazılım Platformu Geliştirilmesi Projesi’nin Karayolları Genel Müdürlüğü, Türksat ve Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi Başkanlığı (UDHAM) ile yapılan 3’lü protokol çerçevesinde bir Ar-Ge projesi olarak yürütüldüğünü hatırlattı. Uraloğlu, “Akıllı ulaşım sistemleri mimarisi standartları ile kooperatif akıllı ulaşım sistemi verilerini tek bir merkezde IoT yazılım çatısı altında toplayarak, AUS uygulamalarında koordinasyonu sağlayacağız. Bu sayede sistemler arası bütünlük ve birlikte çalışabilirliğin tesis edilmesi, karayollarındaki sistemlerin izlenebilirliğinin ve yönetilebilirliğinin sağlanması, ortaya koyulacak gereksinimler ile teknolojik gelişmelere yön vererek operasyonel kabiliyetin artırılmasını hedefliyoruz” dedi.
30 KİLOMETRE PİLOT UYGULAMA
AUS IoT Merkez Yazılımının ilk etapta Ankara, Antalya ve İstanbul Karayolları Bölge Müdürlüğündeki kontrol merkezlerinde yapılacağını kaydeden Bakan Uraloğlu, “Kooperatif ve Akıllı Ulaşım Sistemlerine Yönelik Merkezi Yazılım Platformu ile yeni nesil iletişim teknoloji ve protokollerinin kullanılarak haberleşme ve uyarı senaryolarının gerçekleştirileceği Türkiye’de ilk defa 30 kilometrelik kesimde pilot sahada bir proje başlattık. Yolda meydana gelen kaza, duran araç, gizli buzlanma, yola düşen nesne, yol yapım ve bakım çalışmaları, şerit veya yol kapama gibi trafik güvenliği, seyahat hızı, konfor ve zamanı etkileyen olaylar tespit edilerek yol kullanıcılarına anlık olarak bilgilendirme sağlanacak. Yollara; akıllı sinyalizasyon, kamera, yol sensörleri, görüntü işleme, olay algılama, değişken mesaj işaretleri, değişken trafik işaretleri, meteorolojik bilgi sistemleri gibi akıllı ulaşım sistemleri kurulacak. Ankara, İstanbul ve Antalya bölgesinde kurulan kontrol merkezlerinde sistem ve network ekipmanlarının kurulumları yapılacak. Ayrıca fiber ve enerji altyapı kurulumları da gerçekleştirilecek” diye konuştu.
Projenin 23 Kasım 2023 tarihinde başladığını anımsatan Uraloğlu, yazılımın tamamlanması ve saha kurulum süresinin 24 ay olduğunu belirtti. Uraloğlu, projenin işletme ve bakım süresinin ise 12 ay olduğunu, 23 Kasım 2026’da projenin bitirilmesini hedeflediklerini söyledi. Projenin saha keşiflerinin tamamlandığını kaydeden Uraloğlu, “Detaylı dokümantasyon hazırlıkları yapıldı, yakın zamanda saha kurulumları başlayacak. Ayrıca yazılım analiz ve tasarım kabulü sonrası da yazılım geliştirme aşaması başlayacak” dedi.
AKILLI ULAŞIM SİSTEMLERİNE UYDU DESTEĞİ
Bakan Uraloğlu, yerli ve milli uydu haberleşme teknolojilerinin akıllı ulaşım sistemleri alanında kullanımının yaygınlaştırılması amacıyla başlatılan Uydu Destekli Ulusal Akıllı Ulaşım Sistemleri Otomasyon Projesi’nde bütün süreçlerin tamamlandığını duyurdu. Uraloğlu, “Proje hizmete alındığında akıllı ulaşım sistemi mimarisi, Türksat uyduları ile desteklenerek veri akışı kesintisiz hale getirilecek. Proje hizmete alındığında karayolu ve haberleşme sektörleri başta olmak üzere, ulaşım sektörlerinin birbiriyle entegrasyonunu sağlamak amacıyla Türkiye’nin Ulusal AUS Mimarisi oluşturulmuş olacak. Böylece insansız kara araçları başta olmak üzere yeni nesil ulaşım teknolojilerinde kullanılan araçların iletişimi Türksat uyduları ile kesintisiz hale gelecek, kazaların da önüne geçilecek” ifadelerini kullandı.
Bakan Uraloğlu, projenin iki ana iş paketi kapsamında tamamlandığını söyleyerek, ilk pakette uydu üzerinden haberleşme sağlayabilen Ka Bant Sabit/Mobil IoT Terminal Antenlerin ve Ka Bant Kara SOTM Antenin üretimlerinin tamamlandığını bildirdi. Uraloğlu, “Üretimleri tamamlanmış antenlerin temel saha testlerini 9 Ocak’ta Türksat Yerleşkesinde tamamladık. Testleri başarıyla geçen antenler AUS alanında kullanım kabiliyetleriyle tam not aldı” dedi.
İkinci ana iş paketi kapsamında ise Türkiye ve dünyadaki AUS ve AUS mimarileri alanındaki mevcut durumunun detaylı analizini yaparak Ulusal AUS Mimarisi ve yazılımını geliştirdiklerini bildiren Bakan Uraloğlu, Uydu Destekli Ulusal Akıllı Ulaşım Sistemleri Otomasyon Projesi’nin bütün süreçlerinin tamamlandığını ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi Başkanlığı (UDHAM) ile Haberleşme Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanacak proje sonuç raporunun ardından hayata geçirileceğini söyledi.
]]>TÜRKİYE’nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya bölgesinde, 2 yıl önce Açık Hava Müzesi yolunun trafiğe kapatılması ile başlatılan kazı çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Kapadokya Alan Başkanı Birol İnceciköz, “Kazılarda tam da tahmin ettiğimiz gibi çeşitli bulgulara rastladık. Tokalı Kilisesi’nin hemen üzerinde bulunan Balkonlu Kilise’nin kiler, mutfak ve işlik alanlarının olduğu mekanlar ortaya çıkartıldı. Şu anda Tokalı Kilisesi’nin önünde Göreme’de ilk defa kayadan oyma mezar olmayan bir nekropol (arkeolojik şehirlerde mezarlıkların ve toplu mezar yerlerinin bulunduğu bölgeye verilen isimdir) alanına ulaştık” dedi.
Kapadokya Bölgesinde 1956 yılında yapılan Ortahisar ile Göreme Beldesini birbirine bağlayan yol 2 yıl önce yeni yolun yapılması üzerine kapatıldı. Eski yolda başlayan kazı çalışmaları devam ediyor. Yapılan çalışmalarla ilgili bilgi veren Kapadokya Alan Başkanı Birol İnceciköz, “UNESCO kesin dünya miras listesindeki bu alanda Kapadokya Alan Başkanlığı olarak yeni açmış olduğumuz Ortahisar-Göreme kara yolu bağlantı yolundan sonra üzerinde bulunduğumuz yolu trafiğe kapatmıştık. Bunun bir sebebi vardı, burada daha önce arkeolojik ve jeofizik çalışması yaptık. Burada birden fazla kaya mekanının ve kaya boşluklarının bulunduğunu tespit ettik. Bu alanı trafiğe kapattıktan sonra Müze Müdürlüğümüz başkanlığında, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Sanat Tarihi bölümünün de danışmanlığında bir kazı başlattık. Bu kazılarda tam da tahmin ettiğimiz gibi çeşitli bulgulara rastladık. Tokalı Kilisesi’nin hemen üzerinde bulunan Balkonlu Kilise’nin kiler, mutfak ve işlik alanlarının olduğu mekanlar ortaya çıkartıldı. Şu anda Tokalı Kilisesi’nin önünde Göreme’de ilk defa kayadan oyma mezar olmayan bir nekropol alanına ulaştık. En son bulunan çocuk mezarında çeşitli kalıntılarda ortaya çıktı. Bunları çalışmalar bittiğinde Nevşehir Müzemizde sergileyeceğiz” diye konuştu.
‘ARKEOLOJİK KAZILARDA YOĞUN ÇALIŞMA VAR’
Kazı alanındaki amaçlarına değinen İnceciköz, “Ziyaret edilen arkeolojik alanların daha geniş alanlarda olduğunu bilimsel olarak biz biliyoruz. Göreme Açık Hava Müzesi’nin alanını daha geniş bir alanda ortaya koyup, bir arkeopark olarak ziyaretçilerin hizmetine sunacağız. Arkeolojik kazılarda yoğun çalışma var. Biz sayın bakanımızın tensipleri ile arkeolojik alanlarda ‘geleceğe miras’ adı altında bir proje başlattık. Göreme Açık Hava Müzesi’nin önündeki kazıyı da Ürgüp’deki Sobesos Antik Kenti’ndeki kazıyı da ‘geleceğe miras’ projesi kapsamına aldık. Bunun anlamı şu; geleceğe miras kapsamında turizmden elde edilen gelirleri, kültür yatırımlarına ve arkeolojik kazılara finansman desteği sağlıyoruz. Burada ekiplerin daha geniş alanlarda kazı yapmalarını sağlayacağız. 2025 yılında daha geniş alanda kazı yapacağız. 2026 yılında bu alanı arkeopark olarak hizmete açacağız” ifadelerini kullandı.
‘600’E YAKIN KAÇAK YAPI TESPİT ETTİK’
Kapadokya’da kaçak yapılaşma ile mücadele ettiklerini kaydeden İnceciköz, “Kapadokya Alan Başkanlığı olarak bizim bir diğer görevimiz bölgedeki kaçak yapılaşmalarla mücadele. Daha önceki dönemlerde 500’e yakın kaçak yapının ortadan kaldırılmasını sağlamıştık. Bu bölge oldukça önemli. Çünkü bu alanlar kadim topraklar. Buranın doğası, morfolojisi ve jeolojisi çok önemli. Bir yandan da bu alana geri döndürülemez zararlar veren unsurlarla mücadele ediyoruz. Yaptığımız tespitlerle 600’e yakın kaçak yapı tespit ettik. Bunların tüm tebligatlarını sağladık. Belirlenen kaçak yapıların birinci etabını geçtiğimiz 15 gün içerisinde kaldırdık. Bunun içerisinde önemli turistik tesislerinde bulunduğu Ezentepe mevkiindeki derme çatma yapıların olduğu birçok alan vardı. Bundan sonraki süreçte de kaçak yapılar kaldırılacak” dedi.
]]>ZONGULDAK’ın Ereğli ilçesinde 60 dairenin bulunduğu 18 binaya giden yolun arsasından geçtiği Ergün Sever, sokak sakinleriyle yaşadığı tartışma sonrası mahkemeye başvurup davayı kazandı. Mahkeme kararı sonrası yol kazılarak ulaşıma kapatılırken, sokakta oturanlar mağdur olduklarını ve çözüm beklediklerini söyledi. Sever ise kanuni hakkını kullandığını belirterek, “Benim arsama herhangi bir tacizde bulunmasınlar. Ben adalete güvendim, adalete sığındım. Hukuki yolda işlemlerimi başlattım ve de sonuçlar bunları getirdi” dedi.
Ereğli ilçesi Ören Mahallesi Kaynarca Caddesi’nde, Kurtuluş Küme Evleri’nde oturanlar, 2 yıl önce kendi imkanlarıyla evlerine doğru giden yol yaptırdı. Yapım sırasında mahalleliyle başka yerde yaşayan, yolun bir bölümü arazisinden geçen Ergün Sever arasında tartışma çıktı. Tartışma sonrası Sever, mahkemeye başvurdu. 1,5 yıl süren hukuki süreç, mayıs ayında tamamlandı. 1 Temmuz günü ise Ereğli İcra Müdürlüğü görevlileri, polis ve zabıta ekipleri bölgeye gelerek tartışmalı yol, iş makinası ile kazılarak kapatıldı. Bu işlem sırasında gider borusu da zarar gördü, sokağı kötü koku bastı. Bölgedeki 18 bina, 60 daireye ulaşımın tek yolunun, kapatılan yol olduğunu söyleyen mahalleli, duruma tepki gösterdi. Başka ulaşım yolu bulunmayan sokakta oturan yaşlılar, ana yola çıkamazken, gençler topraktan atlayarak ulaşmaya çalışıyor.
MAHALLELİ: ‘ZOR DURUMDAYIZ’
Engelli akrabasının bakımıyla ilgilendiğini söyleyen sağlık çalışanı Serdar Turan, “Evimde şu an 90 yaşında engelli insan var. Buradan ambulansla falan hiçbir şekilde geçemiyoruz zaten. Burada engelli kişiler var. Bir de benim engelli ablam var. Burada bir yangın çıksa, hasta olsa bu yol kullanılamıyor. Yardımcı olacak kimse de yok. Bu kadar insan mağdur. Biz zamanında yapı kayıt belgesi de verdik, vergilerimizi de veriyoruz. Yolun açılmasını istiyoruz” dedi.
Engelli komşuları olduğunu ifade eden Aziz Yaman ise “Engelli ve hasta komşularımız için her zaman diyaliz arabası, ambulans geliyor. Şimdi bu şekilde buraya kim girebilecek. Acil bir durumda bu başarılmazsa arazi sahibi nasıl hesap verecek? Bu kadar halk buradan geçemezse bu nasıl bir şey olacak, herkesin yükü oluyor, poşeti oluyor, hastalar var, gereğinin yapılmasını istiyoruz” diye konuştu.
VATANDAŞLAR ÇÖZÜM BEKLİYOR
Yürüyemediğini ve yol olmadığı için zorlandığını anlatan Hatice Aydın belediyeden çözüm beklediğini belirterek, “Ne olacak bilmiyorum halimiz böyle. Ben zaten dizlerimden yürüyemiyorum, hiç kıpırdayamıyorum. Bize, ne yapacaklarsa çare bulmaları lazım. Bunca mal, dünya kadar ev yapıldı. Biz uçaktan mı düştük oraya, zamanında yaptırmasalardı. İki insanın derdine biz rezil oluyoruz burada” ifadelerini kullandı.
Mahalleliden birçoğu, acil durumlarda itfaiye veya ambulansın sokaklarına gelemeyeceğini söyleyerek yolun kapatılmasına tepki gösterdi.
ARSA SAHİBİ: ‘MAHKEME KARARI İLE KAPATILDI’
DHA muhabirinin telefonla ulaştığı asra sahibi Ergün Sever, “1,5 sene önce hukuki süreç başladı. Mahkemeyi 1,5 ay önce kazandık ve sonlandı. İcra Müdürlüğü’nden kapattırma kararı ile kapatıldı. Mahkeme kararı ile resmi olarak kapatılmıştır. O binalar oraya yapılırken benim arsamın üzerinden geçmediler. O yolu açmaya çalıştıklarında 1,5 sene oldu. O binaları hangi yoldan yaptılarsa o yoldan devam etsinler, benim arsama herhangi bir tacizde bulunmasınlar” dedi.
‘HEM ARSAMA GİRDİLER HEM HAKARET ETTİLER’
Yol yapılırken mahalleden bazı kişilerin üstüne yürüyüp hakaret ettiklerini söyleyen Sever, “Onları dava etmedim ama karakola da gittik orada hukuki işlemler başlatıldı. Orada hem arsama izinsiz bir şekilde girip yol yapmaya kalktığında, hem hakarete uğruyorum hem üzerime yürüdüler. Bana gelseler, insan gibi deseler ki ‘arkadaş bizim derdimiz var’ gelip bana hallerini insan gibi anlatsalar sıkıntı yok ama orda kasten yapılıyor. Bu dünyada da adalet var, yani ben adalete güvendim, adalete sığındım, gittim, hukuki yoldan işlemlerimi başlattım ve de sonuçlar bunları getirdi” diye konuştu.
Mahallelinin ziyaret ederek sorunlarını anlattığı Ereğli Kaymakamı Mehmet Yapıcı, konu ile ilgileneceğini ve çözüm bulacaklarını dile getirdi.
]]>Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, birlik üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının bir araya geleceği toplantı öncesinde Ukrayna ve Gazze’deki duruma ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Borrell, Rusya’nın dondurulmuş mal varlıklarını Ukrayna’ya destek için kullanma konusunda Macaristan’ın vetosunu aşmanın bir yolunu bulduklarını açıkladı. Borrell, “Dondurulmuş varlıklardan gelen bu gelirlere sahibiz ve her türlü engellemeyi önleyerek bunları kullanmak için bir yol aramalıyız. Bu işin hızlı bir şekilde yapılabilmesi için bir sürecimiz var. Paranın ilk dilimi önümüzdeki hafta, Temmuz ayında gelecek. İkincisi ise birkaç ay sonra gelecek. Bu para engellenemez. Kullanılması gerekiyor ve herhangi bir tıkanıklığı önlemek için yasal bir prosedürümüz var” dedi. Borrell, bunun nasıl mümkün olacağına ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:
“Antlaşma, bazı Üye Devletler katılmak istemese bile ilerleme kaydedilmesi için yasal yollar sağlıyor. Macaristan daha önce karara katılmadığı için, kararın uygulanmasına katılmalarının gerekli olmadığını düşünüyoruz. Karar açık: dondurulmuş varlıklardan elde edilen gelirler Ukrayna’ya verdiğimiz askeri desteği arttırmak için kullanılacak. Kararın bir parçası olmayan bazı üye devletlerden gelebilecek herhangi bir blokajdan kaçınarak ilerlemek için yasal bir prosedürümüz var.”
AB Konseyi, dondurulmuş Rus mal varlıklarının Ukrayna’nın savunması için kullanılmasına dair Mayıs ayında karar almıştı. Macaristan’ın katılmadığı karara göre Rus varlıklarından sağlanan karlar Ukrayna’nın savunmasını ve yeniden inşasını desteklemek için kullanılacak. AB ülkeleri, savaş nedeniyle Rusya Merkez Bankasının yaklaşık 200 milyar avrosunu dondurdu. Rus varlıklarını elinde tutan finansal kurumlar bunlarla yatırım yaparak kazanç sağlıyor.
“Bu savaşın Lübnan’ın güneyini etkilemesi ve yayılması riski de her geçen gün artıyor”
Borrell, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına ilişkin ise; tüm taraflara uluslararası hukuka uyma ve insani yardımı engellememe çağrısı yaptı. Borrell, İsrail saldırılarına ilişkin şöyle konuştu:
“Bu zaten akıl almaz bir durum. Bu hafta sonu en kanlı günlerden biri oldu – Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu ve diğer BM kuruluşlarının dağıtım merkezlerini de kapsayan saldırılarda 100’den fazla Filistinli öldürüldü. Ardından, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri’nin her iki tarafın da insan hakları ihlallerini açıklayan raporu geldi. Ancak Gazze’deki sivil halk için bunun sonuçları düşünülemez. Bu savaşın Lübnan’ın güneyini etkilemesi ve yayılması riski de her geçen gün artıyor. Bu konuda son derece endişeliyiz. Bakanların girişimimizi destekleyeceklerini ve ateşkes için güçlü bir uluslararası destek arayışını sürdürmek üzere ortaklarımıza ulaşmaya devam edeceklerini umuyorum.”
Gürcistan: “Üyelik kapısı açık ama hükümet böyle devam ederse kapı kapanır”
Gürcistan’da tartışmalara yol açan yabancı etki ajanlığı yasasına da değinen Borrell, “Gürcistan’daki durumu görüşeceğiz ve açık olan bir şey var: Gürcistan’ın Avrupa Birliği’ne üye olması için kapı açık. Ancak hükümet aynı yolda devam ederse, yaptıklarını yapmaya devam ederse, bu kapı kapanacaktır. ve Gürcü halkı bunun sonuçlarına katlanacak, Avrupa perspektifinin zayıflamasının ve hatta iptal edilmesinin acısını çekecektir” dedi.
Gürcistan Meclis Başkanı Shalva Papuaşvili, Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili’nin veto ettiği “yabancı etki ajanlığı” tasarısını Haziran başında imzalamıştı. Ülkedeki sivil toplum örgütleri, yurtdışından fon alan kurumların ‘fişlenmesine’ yol açan yasayı tanımayacaklarını açıklamıştı. Yasa, AB üyeliği yolundaki Gürcistan’ın Rusya’ya yakınlaşması olarak yorumlanmış ve AB’nin tepkisini çekmişti.
]]>(YALOVA) – Bayram tatili sonrası İstanbul’a dönerken İDO Topçular Arabalı Vapur İskelesi’ni kullanan sürücüler, Osmangazi Köprüsü’nün yüksek ücretinden yakındı. Sürücüler köprüyü neden kullanmadıklarını, “Osmangazi Köprüsü gidiş-dönüş 800 lira. Bir de ufacık bir yer yapmışlar, Altınova arası ufak bir yer. Oradan da 40 lira haraç kesiyor”, “Taşımacılık yapıyorum. Bizim aracımız ikinci sınıf geçtiği için bayağı bizim belimizi büküyor. Bunu da müşteriye yansıtamıyoruz”, “Yol geçiş ücretleri pahalı. Yol geçişleri yaklaşık 8 litre benzine, mazota denk geliyor” diyerek ifade etti.
Bayram tatilini fırsat bilen birçok yurttaş memleketine giderken bir kısmı da tatilini Ege ve Akdeniz’de kıyı bölgelerinde geçirdi. Dönüş yapan tatilciler, yollarda yoğunluk oluşturuyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun açıkladığı verilere göre, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen otoyol ve köprüler ile birlikte kamu-özel iş birliği ile yapılan otoyollardan ve köprülerden 14- 21 Haziran tarihleri arasında toplam 21 milyon 67 bin 377 araç geçti. Kamu-özel iş birliği projelerinden geçenlerin sayısı 7 milyon 654 bin 309 oldu.
Çoğunluğu İstanbul’a dönmekte olan sürücüler, Yalova’daki İDO Topçular Arabalı Vapur İskelesi’nde ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Tek yön 275 lira olan feribotu, 399 lira istenen Osmangazi Köprüsü tercih ettiklerini dile getiren yurttaşlar, otoyol geçiş ve akaryakıt ücretlerinin yüksekliğinden dert yandı.
“Var mı böyle bir haraç”
Bir yurttaş, “Nostaljileri kullanalım. Eski gemilerimiz. 40 yıllık hizmet var burada. Bunları kullanalım. Burada ekmek yiyen bir ton insan var. Ne varsa eskide var. 40 lira zam gelmiş. Köprü gidiş-dönüş 800 lira. Bir de ufacık bir yer yapmışlar, Altınova arası ufak bir yer. Oradan da 40 lira haraç kesiyor. Olur mu öyle şey? Bir araba 440 liraya geliyor. 275 lira burada. Düşün biraz ya. Burada yakıtta da tasarruf var. Bin-bin 500 kişi ekmek yiyor. Olur mu öyle şey? 440 lira, yazık günah ya. Şuradan şuraya gidiyorsun, 50 lira kesiyor. Var mı böyle bir haraç? Ayıptır” diye isyan etti.
“Akaryakıttan başımız dertte”
Bursa’dan gelen bir sürücü de tepkisini “Şu anda yollar güzel, otoban da açık. Aşağısı da açık. Feribotumuz da açık. Biraz zam geldi ama olacak. Ekonomi bu halde. Osmangazi bizim olmadığı için feribotu kullanıyorum ben. Osmangazi bizim Türkiye Cumhuriyeti’nin olsaydı ben de orayı kullanırdım. Akaryakıttan başımız dertte. Ben zaten normalde de servisçiyim. Her hafta 3 bin liralık mazot yakıyorum. Önceden 700-800’lük yakıyorduk. Çok kötü” şeklinde dile getirdi.
“Biz artık paralı yolları kullanmıyoruz”
İstanbul’dan Manisa’ya dönen bir aile ise “Bizim gidişimiz rahat. Yolların açık olacağını sanıyorum ama dönüşlerinki sıkıntılı olacaktır büyük ihtimal. İstanbul’a girişler çok oluyor çünkü. Hakikaten biz artık paralı yolları kullanmıyoruz. Osmangazi Köprüsü’nün fiyatı çok yüksek bizim için. Tamamen normal yoldan gideceğiz biz. Biz Manisa’dan İstanbul’a fulleyip geliyorduk. O yetiyordu bize. İstanbul’un içinde de geziyorduk. Gayet bizim için ekonomik de iyiydi ama şimdi bayramda buraya gelirken bile çok düşündük fiyatlar açısından. Mazot fiyatı çok yüksek çünkü” dedi.
“Aracımız ikinci sınıf geçtiği için bayağı belimizi büküyor”
Araç taşımacılığı ve çekiciliği yapan bir işçi, “Bursa Karacabey’den geliyorum. İki günden beri gelip gidiyorum. Hem çok kalabalık hem de yol ücretleri bayağı bir pahalı. Bizim aracımız ikinci sınıf geçtiği için bayağı bizim belimizi büküyor. Bunu da müşteriye yansıtamıyoruz. Taşımacılık yapıyorum. O yüzden biraz sıkıntılı. Birazcık iyileştirme olsa çok güzel olacak. 770 TL gidiş-dönüş bilet alıyoruz. 770 lira da bizi bayağı bir büküyor. Hem bir de 45-50 dakika sürüyor karşıya geçmemiz. Osmangazi’den geçsek işin içinden çıkamıyoruz. Birazcık fiyatlara iyileştirme olsa sevinirim” diye konuştu.
“Yol geçişleri yaklaşık 8 litre mazota denk geliyor”
Yalova’dan dönen bir sürücü, “İlk kez bu kadar boş, güzel bir yolda geldim. Yol geçiş ücretleri pahalı. Ben Balıkesir’den dönüyorum. Yol geçişleri yaklaşık 8 litre benzine, mazota denk geliyor. Ben Osmangazi’den asla geçmem” dedi. Yalova’dan dönen yurttaş, “9 günlük tatilimiz çok güzel geçti. Pazartesi günü ne yapacağız, bilmiyoruz açıkçası. Şu anda yol durumu gayet güzel. Diğer araçları, diğer köprüleri düşününce çok da kötü olduğunu düşünmüyorum. Osmangazi Köprüsü sanırım 400 lira. Yine hala daha karlı. Akaryakıt fiyatları rahatsız ediyor ve çok da mutlu değiliz. Düzeleceğini de zannetmiyoruz” diye konuştu.
“Osmangazi’yi kullanmıyoruz genel olarak”
Bursa Nilüfer’den dönen kişi, “Biraz zamlı ama ne yapalım? Osmangazi’den daha avantajlı burası. Biraz da gezmiş oluruz.” derken feribotla gidiş-dönüş 510 lira ücreti uygun bulduğunu söyleyen başka sürücü ise “Osmangazi daha pahalı, onu kullanmıyoruz genel olarak. Akaryakıt fiyatları pahalı olsa da olmasa da kullanıyoruz” şeklinde konuştu.
Arabasının arkasına bağladığı mini karavanla Ayvalık’tan dönen bir yurttaş, “Güzel tatildi. Karavanla geziyoruz. Biraz pahalı Osmangazi açıkçası, o yüzden burayı tercih ettik. Fiyatlar biraz olumsuz etkiliyor ama yapacak bir şey yok” dedi.
İskele önünde 21 yıldır sebze-meyve sattığını söyleyen bir yurttaş da şöyle konuştu:
“Buraya zam geldi 275 TL oldu. Çoğu insan köprüden gidiyor. Arasında fazla bir fark yok. 125 lira fark olduğu için herkes köprüden gidiyor. Normalde buranın böyle ana baba günü olması lazım. Hiçbir şey yok şu anda burada. İDO zam yaptığından dolayı böyle daha iyi. Millet de rahatladı. Fazla dönüş olmuyor. Giden gitti zaten. 1 Haziran’da zam geldi. 210 lirayken burada çok sıra vardı. 275 olduğundan dolayı biraz böyle oldu ama daha iyi oldu. Yoğunluk yok. 17 tane gemi çalışıyor şu anda. Çok hızlı çalışıyor. Bayramda da o kadar kalabalık olmadı. Karşıdan çok vasıta geldi. Değişen hiçbir şey olmadı.”
]]>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ikinci kez aynı göreve seçilen Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’a tebrik ziyaretinde bulundu. Çalık, CHP Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Turan Taşkın Özer’in de eşlik ettiği İmamoğlu’nu, Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’ndeki makam odasında ağırladı. “Evim” olarak nitelediği Beylikdüzü’ne gelmekten memnuniyet duyduğunu belirten İmamoğlu, “İnsan evine gelince nasıl mutlu oluyorsa, Beylikdüzü de benim için öyle bir mutluluk. Özel bir konumu var. Kurduğumuz dostluk, hemşirelik bağının nasıl hala çok taze, çok candan, çok içten, böyle birçok duygu tarifinin üstünde bir yerde olduğunu biliyorum ve yaşıyorum. Bu da beni çok mutlu ediyor” dedi.
“Öncü adımları, işbirliği içerisinde atacağız”
Yaşamının yaklaşık 35 yılını Beylikdüzü’nde geçirdiğini aktaran İmamoğlu, “Neredeyse sadece 3 köy iken ve yokken, bir şehrin var oluşunu da izlemek, özel bir parça bölümü bu duygularımızın gelişmesinde. Tüm bu yönleriyle, Beylikdüzü’nün ikinci 5 yılında da değerli yol arkadaşım, Belediye Başkanımız Mehmet Murat Çalık yönetiminde çok daha güzel işlere imza atacağına inanıyorum. Başarılı bir 5 yıl geçti. Çok yönlü bir deneyimle yaşadık bu beş yılı. Çünkü 5 yıl boyunca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ilk defa organize, sistemli bir biçimde bu ilçeyle de yan yana olduğu bir dönemi de yaşadık. Şimdi bunu daha da yukarıya taşıyacağız ve ‘Beylikdüzü’nün 10 yıllık özel serüvenini daha yukarıya nasıl taşırız’ hassasiyetiyle, buradaki hemşehrilerimin, komşularımın tüm duygularını bilen birisi olarak, işbirliği içerisinde, sahilinden genişlemesi gereken yeşil alanlarına, eğitimden kentsel dönüşüme, birçok konuda daha öncü adımları, işbirliği içerisinde atıyor olacağız” dedi.
“Yolunuz açık olsun”
“Çok inanıyorum Başkanımıza, siyasi yol arkadaşlarına” diyen İmamoğlu, “Artık Beylikdüzü ilçesinin kendi yolculuğundan güçlü bir şekilde gelen İlçe Başkanı, heyeti, değerli milletvekilimiz, buradaki birçok unsuruyla, güçlü bir siyasi altyapısı da var. Aynı zamanda buradaki siyasi mücadele her ne olursa olsun, kuruma olan komşuluk ve dostluk muhabbetinin de katkı sunacağına inanıyorum. Kaldı ki bir ilave de tabii seçilmiş meclis üyeleri, yine bürokrasideki yol arkadaşları ve bütün Beylikdüzü halkıyla umuyorum Beylikdüzü’nün gelmiş geçmiş en başarılı 5 yılını, bu beş yılda Başkanımız yaşasın ve şehrimiz, insanlarımız çok daha mutlu olsun. Temennimiz o. Bu yolculukta birlikteyiz. Yolunuz açık olsun. Ekip arkadaşlarınıza başarılar dilerim. Allah utandırmasın” ifadelerini kullandı.
Çalık: “Evinizde, yuvanızda hizmet üretmeye devam edeceğiz”
Beylikdüzü Belediye Başkanı Çalık da İmamoğlu ve beraberindeki heyetin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi:
“Evinize hoş geldiniz. Sizi burada ağırlamak, bizim için bir onur. Yaptığınız çalışmaları hem ilgiyle hem de gururla izliyoruz. İnsani değerlerimizi, ahlaki değerlerimizi sizin o bıraktığınız noktada koruyarak, Beylikdüzü’nün çehresini, Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle değiştirmek, bizim de en büyük arzumuz, isteğimiz. Birazdan gündemlerimizi konuşacağız ama bugüne kadar geçmiş dönemde vermiş olduğunuz hizmetlerden ötürü, yürekten teşekkür ediyorum. 39 belediyeye adil, eşit hizmet götürme anlayışınız, tüm ilçe belediyelerine, bizim sizle burada çalıştığımız dönemde görmediğimizi aslında diğer belediye başkanlarının tamamı deneyimliyor. Çünkü biliyorsunuz, 2014-2019 yılları arasında biz, burada Büyükşehir Belediye Başkanı’nı maalesef görememiştik. Şimdi hem hizmetlerinizle… Bilhassa altyapı hizmetleri. Bugüne kadar İSKİ marifetiyle, 160 kilometrenin üstünde bir altyapı hizmeti yapıldı. Bu, bir kentin dirençli olması adına, gerçekten çok önemli bir hizmet. Ben, Büyükşehir ailesine çok teşekkür ediyorum sizin nezdinizde. Siz zaten her zaman onu söylüyorsunuz; ‘Beylikdüzü benim evim, yuvam’ diyorsunuz. Biz de sizin evinizde, yuvanızda hizmet üretmeye devam edeceğiz Başkanım.”
Konuşmaların ardından İmamoğlu ve Çalık, kurum kurmaylarının karşılıklı katılımıyla, Beylikdüzü’nün sorunlarına ve çözüm yollarına dönük, ortak masa toplantısı gerçekleştirdi.
]]>ANKARA,’da, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nda (TCDD) kadın yol bakım çavuşu olarak görev yapan Banu Demirci (35), her gün tren raylarını kontrol edip arızaları tespit ederek, tren seferlerinin güvenli yapılmasını sağlıyor.
Ankara’da evli ve bir çocuk annesi Banu Demirci (35), 2022 yılında TCDD Ankara Marşandiz Demiryolu Bakım Müdürlüğü’nde göreve başladı. Ankara’daki tek kadın yol bakım çavuşu olan Demirci, kendi sorumluluk alanında rayları her gün kontrol ederek, arızaları tespit edip, bakım yaptırıyor. Ekibinde yer alan erkek işçilerle birlikte tren seferlerinin güvenli yapılmasını sağlayan Demirci, 7/24 esasına göre çalıştıklarını ve yaz-kış, gece-gündüz demeden mesai arkadaşları ile birlikte güvenliği sağladıklarını söyledi.
‘HEDEFİM MÜDÜRLÜK’
Demir yollarının ataerkil bir yapıya sahip olduğunu ve işe ilk başladığında bazı zorluklar yaşadığını söyleyen Demirci, “Biz işe ilk başladığımızda tabii ki ister istemez deneyimli demir yolu ustaları, ‘Bu kız çocuklarının sahada ne işleri var?’ gibi ithamlarda bulunuyorlardı. Tabii ki biz onların bu önyargılarını da anlıyoruz. İlk kez böyle bir durumla karşılaşıyorlar. Biz onlara kadınların da bu işi yapabileceğini hatta daha da iyi yapabileceğini göstermiş olduk. Şu anda da birlik, beraberlik içerisinde takım olarak çalışıyoruz. Bundan sonraki süreçlerde de ilerlemek istiyorum. İlk hedefim sürveyanlık, daha sonraki hedefim kısım şefliği ve son hedefim ise demiryolu bakım müdürlüğü” ifadelerini kullandı.
‘AMACIMIZ GÜVENLİ ULAŞIM’
Önceliklerinin ‘güvenli bir ulaşım’ olduğunu vurgulayan Demirci, “Biz şu an operatörlerimizle birlikte 8 kişilik bir ekipten oluşuyoruz. Marşandiz bir manevra sahası ve bu yüzden Ankara’ya gelen bütün trenler Marşandiz’e girer ve burada bakımları yapılır. O nedenle oldukça yoğun bir yer. Bakım çalışmaları da fazlasıyla yoğun. Biz, demir yolunun mutfağındaki kısımız. Bizim önceliğimiz güvenli ulaşım. Güvenli ulaşımın sağlanabilmesi adına da koruyucu, önleyici ve acil durum dediğimiz müdahalelerimiz var ve elbette acil durum yaşanmadan önce koruyucu ve önleyici bakımlarımızla bunların önüne geçmeye çalışıyoruz” diye konuştu.
‘BU MEŞALENİN NEFERİ OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM’
Demir yolu çalışanı olmanın bir kültür olduğunu dile getiren Demirci, “Demir yolu çalışanı olmak bir gönül işi, sevmeden yapamazsınız. Ailemde hiç demir yolu çalışanı bulunmuyor. Daha önce bana ‘demiryolcu olmak’ deyimini sorsaydınız bunun anlamını bilemezdim. Fakat sistemin içerisine girince bunun bir kültür olduğunu öğrendim ve ister istemez bu işe kalben de bağlanıyorsunuz. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, ‘Demir yolları bir ülkeyi uygarlık ve refah ışıkları ile aydınlatan kutsal bir meşaledir.’ Ben de bu meşalenin neferi olmaktan gurur duyuyorum” dedi.
Demirci, ‘yol bakım çavuşu’ isiminin nereden geldiğini ilişkin de, “TCDD’nin ilk genel müdürü Behiç Erkin, askeri kökenli olduğu için bu gibi jargonların hakim olduğu bir yapı vardı. ‘Çavuşluk’ kavramı da buradan geliyor. Bizler yol birimi olarak ustalarımız ve işçilerimizle birlikte sahada yol bakımını yaparken yolların genel güvenliği ve genel kontrolünden sorumlu olduğumuz için tıpkı askeriyedeki çavuşlarla benzer bir nitelik taşıdığı için bu ismi almış fakat yeni literatürdeki ismi ‘hat bakım onarım memuru’ oldu” diye konuştu.
]]>Kaza, 9 Nisan 2021’de saat 16.30 sıralarında Seyran Mahallesi’nde yapım çalışması devam eden yolda meydana geldi. Ermenek Devlet Hastanesi’nde görevli hemşire Seycan Alan, mesai bitiminde 41 GP 401 plakalı otomobiliyle evine gitmek için yola çıktı. Mıcırlı yolda Alan’ın kontrolünden çıkan otomobil, 15 metre yükseklikten uçtuktan sonra evin duvarına çarpıp, ters döndü. Ağır yaralanan Alan, ambulansla çalıştığı hastaneye kaldırıldı. Buradaki müdahale sonrası Konya’daki hastaneye sevk edilen Alan, yolda hayatını kaybetti. Seycan Alan’ın kazadan 1,5 ay önce eş durumundan Ermenek’e atandığı, uzman çavuş olan eşi Mahmut Alan ile Ramazan Bayramı’ndan sonra düğün yapmayı planladıkları belirtildi. Kaza anı da güvenlik kameraları tarafından kaydedildi.
SORUŞTURMADA TAKİPSİZLİK KARARI
Kazadan sonra Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma başlattı. Seycan Alan’ın ailesi ile eşi Mahmut Alan, yol kenarında bariyerlerin olmaması nedeniyle Karayolları 3’üncü Bölge Müdürlüğü’nden şikayetçi oldu. Hazırlanan dosya, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderildi. Dosyada inceleme yapan bilirkişi heyeti, düzenlediği raporda ‘araç sürücüsü Seycan Alan’ın yolun durumunu da göz önünde bulundurmak suretiyle eğimli ve virajlı mahalde aracının hızını azaltıp yavaş seyretmesi gerekirken bu hususlara özen göstermediği, uygun olmayan hızla geldiği olay yerinde sevk ve idare hatası göstererek direksiyon hakimiyetini kaybettiği, dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir’ ifadelerine yer verildi. Bunun üzerine Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığı, takipsizlik kararı vererek dosyayı kapattı.
BU KEZ TAZMİNAT DAVASI AÇTILAR
Seycan Alan’ı ailesi, bu kez Ermenek Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Karayolları Genel Müdürlüğü’ne tazminat davası açtı. Mahkemenin atadığı uzman bilirkişi heyetinin yeni yazdığı raporda, yol yapım çalışmasını gerçekleştiren yüklenici firmanın yüzde 75 asli kusurlu olduğu belirtilerek, “Yola giriş yapan sürücü Seycan Alan sevk ve idaresindeki 41 GP 401 plaka sayılı otomobil ile kontrolünü kaybederek savrulup, korkuluk bulunmayan 15 metre yükseklikten yere düşerek ağır yaralanarak vefat ettiği kazanın oluşumunda; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Karayolu trafik güvenliği 13’üncü maddesine göre, kara yolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, kara yolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür. Trafiği düzenlemede kullanılan işaret levhaları, ışıklı ve sesli işaretler, yer işaretlemeleri ile benzeri trafik işaretleri, kara yolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli kuruluşlarca temin ve tesis edilerek sürekliliği ve işlerliği sağlanır maddelerini ihlal ettiği anlaşıldığından yüzde 75 oranında asli kusurlu olduğu” ifadelerine yer verildi.
RAPOR, DAVANIN SEYRİNİ BELİRLEYECEK
Raporda ayrıca Seycan Alan’ın hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle yüzde 25 oranında tali kusurlu olduğu görüşüne varıldı. Yol yapım çalışmasını gerçekleştiren yüklenici firma ise bilirkişi heyeti raporuna itirazda bulundu. Rapor, onanması için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderildi. İhtisas Dairesi’nin kararına göre de tazminat davasının seyri belirlenecek.
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın halktan gelen talepler doğrultusunda sözünü verdiği bozuk yolların bakım ve onarımı ile ilgili çalışmalar başladı. Başkan Tugay’ın talimatı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş. bünyesinde özel ekipler kuruldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında serme asfalt, yama, sathi kaplama ve parke taşı döşeme çalışmaları ile ekipler yolları güvenli hale getiriyor ve yolculuk konforunu artırıyor. İZBETON bünyesinde 14 asfalt yama ekibi, 6 asfalt serim ekibi, 7 parke tamir ekibi ve 6 altyapı ekibi İzmir’in dört bir yanında yurttaşlardan gelen talepleri yerine getirmek için özel çalışma yürütüyor.
“Amacımız trafik konforunu ve yaya güvenliğini artırmak”
İZBETON A.Ş. bünyesinde görev yapan İnşaat Mühendisi Sare Çetin, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın göreve başlamasının ardından trafiğin ve ticaretin yoğun olduğu bölgelerde çalışmalarımızı artırdık. İZBETON olarak sokak ve cadde sağlıklaştırma çalışmalarımız kapsamında asfalt serimi, parke döşenmesi, sathi kaplama, yol düzenlemeleri, kavşak düzenlemeleri ve bisiklet yolları yapıyoruz. Bu dönemde ana hedefimiz, yaşamın, ticaretin yoğun olduğu yerlerde, ana caddelerde, ana arterlerde, vatandaşımızı rahatsız eden yollardaki olumsuzlukları gidermek ve bize ihtiyaç duyulan her yerde çalışmalarımızı tamamlayarak trafik konforunu ve yaya güvenliğini artırmak” ifadelerini kullandı.
“2024 yılında hedef 500 bin ton asfalt”
Nisan ve Mayıs aylarında İzmir genelinde 24 bin 500 ton asfalt serimini tamamladıklarını aktaran Çetin, “6 cadde, 8 sokak ve 1 köy bağlantısı olmak üzere 15 noktada çalışmalarımızı tamamladık. 2024 yılı sonuna kadar hedefimiz 500 bin ton asfalt serimi yapmak. 2024 yılı içinde 30 ilçede 294 yerleşim yerinde parke çalışması yapmayı planlıyoruz. Şu ana kadar 22 yerleşim yerinde çalışmamızı tamamladık. Bu da 81 bin metrekareye tekabül ediyor. Otogar viyadüğünde çalışıyoruz. Şehrin ana arterlerinde asfalt çalışmaları, kavşak düzenlemeleri yapıyoruz. Tarım alanlarındaki yollarda parke ve sathi kaplama çalışması yapıyoruz. Son dönemde 22 bin metrekare sathi kaplama yaptık. Bu sezon hedefimiz 1 milyon metrekare sathi kaplamayı tamamlamak. İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı’ndan gelen bildirimleri, Hemşehri İletişim Merkezi’ne (HİM) gelen şikayetleri, kurumlardan gelen talepleri baz alarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şu an 18 bin 755 yama talebi ve 110 kilometre altyapı talebi var. Talepler doğrultusunda ekiplerimizi artırarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.
” Kemeraltı’nı yaz sezonuna hazır hale getireceğiz”
Kemeraltı’nda yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgi veren Çetin, “Tarihi çarşının altyapısını, üst yapısını ve aydınlatmasını yeniliyoruz. Etap etap yürütülen altyapı çalışmaları ile yaşanabilecek su baskınlarının önüne geçmeye çalışıyoruz. 863 sokak ve Kestelli Caddesi’ndeki çalışmalarımızı Kurban Bayramı öncesi tamamlayacağız ve yaz sezonuna hazır hale getireceğiz. Sonraki çalışmalarımızı turizm sezonundan sonra yapmayı planlıyoruz” dedi.
Görüntü Dökümü
-Genel ve detay görüntüler
İZBETON ekiplerinin yol çalışmalarından görüntüler
-Röportajlar
İZBETON A.Ş. İnşaat Mühendisi Sare Çetin
-Drone görüntüleri
İZBETON ekiplerinin çalışmalarından drone görüntüleri
]]>Perşembe günü gerçekleşen görüşmede, içinde bulunduğumuz yılın iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 40. yıldönümü olduğunu hatırlatan Xi, Çin-BAE ilişkilerinin geçmişteki başarılar üzerine yenilerini inşa ederek daha da ilerlemek üzere önemli bir dönüm noktasında bulunduğunu söyledi.
Xi, Çin’in ikili ilişkilerin genel doğrultusunu stratejik bir boyut ve uzun vadeli bakış açısından kavramaya devam etmek ve ikili kapsamlı stratejik ortaklığın güçlü gelişimini güvence altına almak üzere BAE ile çalışmaya hazır olduğunu kaydetti.
Xi, Çin’in yüksek kaliteli Kuşak ve Yol işbirliğini sürekli teşvik etmek, kalkınma stratejileri arasındaki sinerjiyi güçlendirmek ve üst düzey Çin-BAE yatırım komitesinin kurulmasını ikili işbirliğinde daha fazla sonuç elde etmek için bir fırsat olarak değerlendirmek üzere BAE ile çalışmaya hazır olduğunu ifade etti.
Xi, her iki tarafı ticaret, enerji ve altyapı gibi alanlarda işbirliğini pekiştirmeye, bilişim teknolojisi, yapay zeka, dijital ekonomi ve yeni enerji gibi yüksek teknoloji alanlarında işbirliğini genişletmeye ve kolluk ve güvenlik işbirliğini güçlendirmeye çağırdı.
Günümüzde çok kutuplu dünya eğiliminin durdurulamaz olduğunu kaydeden Xi, çok kutupluluğun esas itibarıyla farklı medeniyetler, sistemler ve yollar arasında karşılıklı saygı ve barış içinde birlikte yaşama anlamına gelmesi gerektiğini söyledi.
Ortadoğu’daki ülkelerin, gelişmekte olan ülkelerin önemli bir bölümü ve dünyanın çok kutuplu hale gelmesinde önemli bir güç olduğunu belirten Xi, Çin’in bölgedeki ülkelerin kendi ulusal şartlarına uygun kalkınma yollarını takip etmeye devam etmesini, birlik ve güç, barış ve uzlaşma yolunu sıkı sıkıya izlemesini, anlaşmazlıkları iletişim ve istişare yoluyla çözmesini ve gelecek ve kaderlerini kendi ellerine almasını desteklediğini vurguladı.
Xi, Çin’in 2. Çin-Arap Ülkeleri Zirvesi’ni düzenlemek ve Çin ile Arap ülkeleri arasında ortak geleceğe sahip bir topluluk inşasını desteklemek üzere BAE ve diğer Arap ülkeleriyle çalışmaya istekli olduğunu ifade etti.
Al Nahyan ise ikinci vatanı olarak nitelediği Çin’i tekrar ziyaret etmekten ve Xi ile birlikte Çin-Arap Ülkeleri İşbirliği Forumu 10. Bakanlar Konferansı’nın açılış törenine katılmaktan son derece mutlu olduğunu söyledi.
Arap ve Körfez ülkeleri ile Çin arasındaki ilişkilerin sağlam bir temeli olduğunu kaydeden Al Nahyan, Çin’le ilişkilerin derinleştirilip geliştirilmesinin, Arap ve Körfez ülkeleri halklarının ortak arzusuna ve temel çıkarlarına uygun olduğunu belirtti.
BAE’nin Çin’le ilişkileri geliştirmeye büyük önem atfettiğini, Çin’i diplomatik öncelikleri arasında ilk sıraya koyduğunu ve Çin’i uzun dönemli ve güvenilir bir stratejik ortak olarak gördüğünü kaydeden Al Nahyan, BAE’nin diplomatik ilişkilerin kurulmasının 40. yıldönümünü bir fırsat olarak değerlendirip ekonomi, ticaret, yatırım, enerji, bilim ve teknoloji, eğitim ve kültür gibi alanlarda işbirliğini daha da derinleştirip genişletmeye istekli olduğunu ifade etti.
Al Nahyan, BAE hükümetinin tek Çin politikasını sıkı şekilde desteklediğini, her ne şekilde olursa olsun “Taiwan’ın bağımsızlığına” karşı olduğunu ve Çin’in ulusal yeniden birleşmeyi gerçekleştirme çabalarını desteklediğini vurguladı.
Devlet Başkanı, BAE’nin Çin Cumhurbaşkanı Xi tarafından önerilen Küresel Kalkınma İnisiyatifi, Küresel Güvenlik İnisiyatifi ve Küresel Medeniyet İnisiyatifi’ni son derece takdir edip aktif şekilde desteklediğini, Kuşak ve Yol’un ortaklaşa inşasına aktif katılımını sürdüreceğini ve bölgede ve dünya genelinde barış, kalkınma ve refahı teşvik etmek üzere çok taraflı iletişim ve koordinasyon içinde Çin’le yakından çalışmaya istekli olduğunu dile getirdi.
İki taraf, Filistin- İsrail çatışması hakkında da görüş alışverişinde bulundu. Birinci önceliğin insani krizi hafifletmek üzere kapsamlı bir ateşkes sağlamak ve çatışmaları durdurmak olduğunu vurgulayan Xi, Filistin meselesinin iki devletli çözüm temelinde en kısa sürede müzakere yoluyla çözülmesini, uluslararası toplumun oybirliğiyle desteklemesi gerektiğini vurguladı.
İki lider, görüşmenin ardından yatırım, Kuşak ve Yol’un ortaklaşa inşası, bilim ve teknoloji, nükleer enerjinin barışçıl kullanımı, Çince eğitimi, kültür ve turizm gibi çeşitli alanlarda bir dizi ikili işbirliği anlaşmasının imzalanmasına nezaret etti.
]]>Balıkesir’de geniş katılımın sağlandığı Balıkesir Dönüşüm Kongresi açılış konuşmaları ile başladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Dönüşüm, hayatın en temel gerçeğidir. Evrenden hiçbir şey durmaz. Her şey dönüşür. Coğrafya dönüşür. Dağlar, taşlar dönüşür. İnsanlar dönüşür. Toplumlar dönüşür. Dil dönüşür. Bakmak ve görmek bile dönüşür. Kentler de dönüşür. Ancak kentsel dönüşüm binalara kat çıkmak değil, daha fazla beton değildir. Çünkü kentsel dönüşüm aslında refah, huzurdur ve özgürlüktür. Bugün buraya asıl bunu konuşmak ve yeni bir bakış açısı ortaya koymak için bir aradayız. 1975 yıldan sonra büyük bir siyasi dönüşüm yaşayan, bana göre dünyanın en güzel şehri Balıkesir’de siyasi dönüşümü kentsel zihniyet dönüşümüne evirmek için bir aradayız. Çok değerli konuklar, Balıkesir’imiz tarihi, kültürü, doğal kaynakları, çevresi, insanı ve ekonomisiyle böylesine zengin bir kent ki, böylesi de muazzam bir kentin bugün ve geleceğine yön verecek söz söylerken, bir o kadar da büyük bir sorumluluk hissediyorum. Bir kenti geliştirmek, o kenti bilmek ve iyi analiz etmekle başlar. Varlığını, yoklarını, geçmişini ve gelecek hedeflerini, hassasiyetlerini, insanlarını ve onların hayata bakışlarını, duygusunu, duruşunu, beklentilerini iyi öğrenmek, tanı ve yol haritasını ona göre belirlemekle başlar. İşte biz de tam buradan başlıyoruz. Balıkesir’i Balıkesir yapan değerleri özümseyerek sindirerek yerelden kalkınma hedefiyle yola çıkmış bir belediye olarak rekabet gücümüz yüksek. Dünyayla entegre olmuş, sürdürülebilir bir kalkınma anlayışına sahip. Kısıtlı kaynakları. verimli şekilde kullanan yaşam kalitesi her geçen gün biraz daha artan bir Balıkesir için çalışmak için buradayız. Bu yolda ilerlerken hep ailem dediğim çok kıymetli Balıkesirli hemşehrilerimden aldığım güçle bu kenti bir dünya kenti yapma yolundaki yürüyüşümüze başlamış bulunmaktayız. Kentimizin stratejik yol haritasını ve kalkınma planını belirlemede çok önemli bir adım olacak. Ortak aklı yürüterek fikir alışverişi yapacağız. Yeni bir Balıkesir vizyonu hep birlikte ortaya koyacağız” dedi.
Başkan Akın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Belediyeler sadece yol, su, altyapı, imar ve planlama gibi klasik hizmetlerle sınırlı olmadığı, kentlerin yaşam kalitesini arttırmanın da asli görevi olduğu bir dönemin içindeyiz. Bir kent düşünün dedim, tekrar söylüyorum. Bir kent düşünün. Hem sanayi hem tarım, hem hayvancılık, hem turizm hem ticaret ve hizmet sektöründe yüksek bir potansiyele sahip. Hem de sakin ve huzurlu yaşam olanağı sunan yapısıyla tam bir yaşanacak şehir. Tam yaşanacak şehir sıfatını hak eden yer Balıkesir. İşte Balıkesir çok sayıda potansiyelimizi aynı anda taşıyan eşine çok az rastlanan bir farklı ve özgün bir şehir. Balıkesirli ailem. Bu yola çıkarken Balıkesir’in gelecek vizyonuyla ilgili hedefleri belirlemiştir. Balıkesir’in yaşamının kalitesini geliştirmek, bunlardan en önde gelenlerden bir tanesidir. Sürdürülebilir kentsel gelişmeyi sağlamak demiştir. Katılımcı, demokratik ve bir demokratik bir yerel yönetim modeli oluşturmak ve dayanışma ruhu içinde yapacağız diye bu kültürü geliştirmek için yola çıkmıştık. Gururla ve heyecanla söylemek istiyorum ki, belirlediğimiz bu hedefler doğrultusunda siyaset yapmadan, en büyük siyaseti tüm Balıkesir’i kucaklayarak 1 Nisan’dan itibaren kimseyi ayırmadan çalışmaya başladık. Demokratik ve katılımcı bir yönetim anlayışımızın belki de ilk ve en önemli adımı olarak Balıkesir Dönüşüm Kongremizde Balıkesir’imizin geleceğine yön vermek için siz kıymetli aileme diyorum ki 31 Mart’ta oyunuzu verdiniz ve bizi getirdiniz. Buyurun şimdi söz sizdedir. Balıkesir’imiz aynen şu durumda. Potansiyeliyle, çocukluğumuzdan beri söylerler. Şeker var, un var, yağ var. Şimdi helva yapma zamanı. Bunu bütün Balıkesirli hemşehrilerim birlikte yapacağız. İnsanın tek başına hedefi olduğu gibi bir kentin de tek başına bir hedefi olmalı. Bu hedefte bir insanın hayatının sınırıyla eş değer olmamalı. Bir insanın ömrünü aşmalı. Elli yılı, yüz yılı sarmalı planlanmalı ve bu hedeflenmeli. Benim. Balıkesir’e biçtiğim hedef, Balıkesir’imi bir dünya markası haline gelmesidir” dedi.
Açılış konuşmalarının ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek, Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu kısa birer konuşma gerçekleştirdi. – BALIKESİR
]]>ANKARA
Başkentte öğle saatlerinde başlayan yağış nedeniyle zor anlar yaşayan vatandaşlar, köprü altlarında ve otobüs duraklarında yağmurun durmasını bekledi.

Cadde ve sokaklarda oluşan su birikintileri nedeniyle trafikte aksaklıklar yaşandı. Çetin Emeç Caddesi ve Sokullu Caddesi kesişimindeki mazgalın zarar görmesi nedeniyle vatandaşlar, trafik kazalarını önlemek amacıyla dubayla tedbir aldı.

NEVŞEHİR
Nevşehir’de ikindi vakti başlayan kuvvetli yağış hayatı olumsuz etkiledi. Yollarda oluşan su birikintileri sürücülere zor anlar yaşattı. Nevşehir-Acıgöl kara yolu Organize Sanayi Bölgesi kavşağında yağışın ardından oluşan su birikintisi trafiği aksattı. Yol iş makinesiyle yürütülen çalışmayla ulaşıma açıldı. Trafik polisleri de ulaşımın sağlanması için yoğun çaba harcadı.

Öte yandan bu yol üzerindeki Nevşehir Çıraklık Eğitim Merkezi’nin bodrum katını da su bastı. İtfaiye ekibi ve görevliler su tahliyesi yaptı.

AKSARAY
Aksaray’da sağanak ve dolu yaşamı olumsuz etkiledi. Kent merkezi ile Güzelyurt ilçesinde yaklaşık yarım saat etkili olan yağış nedeniyle bazı cadde ve sokaklar suyla kaplandı.

İKİ GENÇ SU KANALINA DÜŞTÜ
Laleli Mahallesi’nde okuldan eve dönen Fatih Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri Zeynep (17) ile kuzeni Fatma Nur Erdem (19) sel sularıyla sürüklenerek su kanalına düştü. Çevredeki vatandaşlar kısa süre sürüklenen kuzenleri kanaldan çıkardı. Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan kuzenlerin durumunun iyi olduğu öğrenildi. Aksaray Belediyesi ve polis ekipleri, ulaşımın aksamaması için kentte çalışma yaptı.

YOZGAT
Yozgat’ta sağanak nedeniyle yamaçtan akan çamur trafikte aksamalara yol açtı. Kentte kuvvetli yağış hayatı olumsuz etkiledi. Mazgallardan sular taşarken, Sungurlu Caddesi Kırıklı mevkisinde yamaçtan akan çamur trafiğin aksamasına neden oldu.

Trafik ekipleri, sürücüleri uyarırken, Yozgat Belediyesi ve Karayolları ekipleri yollarda temizlik çalışması yaptı. Öte yandan Yerköy’ün Saray köyünde ise tarlalarda su birikintileri oluştu.

ÇORUM
Çorum’da etkili olan sağanak ve dolu ekili arazilere zarar verdi, ev ve iş yerlerini su bastı. Kentte öğleden sonra başlayan sağanak, akşam saatlerinde şiddetini artırdı. İl merkezi ve ilçelerde sağanakla birlikte bazı bölgelerde dolu yağışı etkili oldu.

Alaca ilçesine bağlı Eskiyapar, Kıcılı, Külah ve Çelebibağı köylerinde ekili araziler dolu tabakası ile kaplandı. Sağanak nedeniyle su birikintileri ve taşkınların taşıdığı kaya ve toprak nedeniyle Alaca-Sungurlu kara yolu ulaşıma kapandı. Karayolları ekiplerince yapılan temizliğin ardından yol tekrar ulaşıma açıldı.

Osmancık ilçesinde sağanak ve dolu hayatı olumsuz etkiledi. Kısa süreli etkili olan yağış nedeniyle Şenyurt Mahallesi’ndeki sel kanalında taşkın meydana geldi. İlçede 20 ev ve iş yerini de su bastı. Osmancık Belediyesi ekipleri, su basan evlerde tahliye çalışması başlattı. Dodurga ilçesinde ise ilçe merkezindeki dere yataklarının debisi yükseldi.

AMASYA
Amasya’da beklenen kuvvetli yağış akşam saatlerinde etkili oldu. Bazı caddeler ve köprü altları suyla doldu, araçlar güçlükle ilerledi.

Kent genelinde derelerin debisi yükseldi, bazı noktalarda taşkınlar meydana geldi. Yolu kaplayan su birikintisi nedeniyle sürücüler farklı güzergahlara yönlendirildi. Yağışın etkisini aralıklarla gösterdiği kentte AFAD, polis ve belediye ekipleri, tıkanan mazgalları açmak için çalışma yürüttü.

KARS
Kars’ın Arpaçay ilçesinde etkili olan sağanak, yerini dolu yağışına bıraktı. Bölgede aniden bastıran dolu nedeniyle, tarım arazileri zarar gördü.

Yalınçayır Mahallesi’ndeki tritikale, buğday, mısır ve şeker pancarı tarlaları beyaza büründü. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, tarım alanlarında hasar tespit çalışmasına başladı.

SARI KOD UYARISI NEDİR?
Sarı kod, hava durumu potansiyel tehlikelidir. Tahmin edilen meteorolojik hadise olağandışı olmamakla birlikte, meteorolojik şartlardan etkilenebilecek faaliyetler konusunda dikkatli olunmalıdır anlamına gelmektedir.
]]>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 31 Mart yerel seçimlerinden başarıyla çıkan Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin’e bugün tebrik ziyareti yaptı. Belediye girişinde çalışanların alkışlarıyla karşılanan İmamoğlu, Yeğin tarafından makam odasında ağırlandı. Yeğin’e ve ekibine başarı dileklerini ileten İmamoğlu, “Bu dönem hem yola çıktığı siyasi yol arkadaşlarıyla hem de burada bulunan bütün bürokrasisi, insan kaynaklarıyla ve Sancaktepe halkıyla çok özenli bir çalışma dönemine dönüşmesini arzu ediyorum ve bunu Alper Yeğin Başkanımızın da başaracağına yürekten inanıyorum” dedi.
“Alper başkanımız burada doğup büyümüş”
Her belediye başkanının kendine has bazı özellikleri veya bazı hikayeleri olduğunu söyleyen İmamoğlu, “Alper Yeğin Başkanımızın da özellikle Sancaktepe’ye olan tutkusu ve bağlılığı, burayı bir vatan ve yurt parçası gibi değil; aynı zamanda doğduğu, büyüdüğü bir yer olarak her anıyla, her süreciyle dertlenen bir insanın belediye başkanı seçilmesi meselesi özel bir durum. Herkes tabii ki dertleniyor ve o vesileyle belediye başkanı seçiliyor ama Alper Yeğin Başkanımız burada doğmuş, büyümüş, her anını yaşamış, köy denebilecek seviyeden, beldeler ve ardından ilçe ve şimdi de İstanbul’un en fazla nüfusu artan yeni yerleşim alanlarıyla beraber sorunları yüksek seviyede olan ama bir yanıyla da fırsatları da çok yüksek seviyede duran bir ilçenin çok iyi olması konusundaki büyük sorumluluk hissiyle belediye başkanı olduğunu biliyorum. Buna şahidim” diye konuştu.
“İş birliği içerisinde süreci okuyup destek olacağız”
“Böyle bir duyguyla belediye başkanı olan her insanın başarılı olması çok özel bir durumdur” diyen İmamoğlu, şöyle konuştu:
“Bu, aynı zamanda bir belediye başkanının başarılı olmasının altında bilgisi, becerisi, deneyimi yetmez, aynı zamanda oradaki hemşerileriyle bütünleşebilmesi, dert ortağı, çözüm ortağı ve kader ortağı olabilme duygusuyla hareket etmesine dönük bir yolculuk tarifi gibi, bir özellik gibi ön sıralara oturması gereken bir duyguyu da pekiştirmiş olur. Bu bağlamda Alper Yeğin Başkanımızın sorumluluğu büyük. Çünkü ben biliyorum ve hissediyorum ki, Sancaktepe’nin en güçlü, en başarılı dönemini bu şehre yaşatmak istiyor. Sadece yaşatmak değil, aynı zamanda bu şehrin rotasının doğru bir yöne evrilmesiyle beraber geleceğinin bir başlangıcı olarak da bu dönemi tariflemek istiyor. Onu tarifler de başarılı ise -ki buna eminim- çok çalışacak. Biz de birlikte iş birliği içerisinde o süreci okuyup destek olacağız. O zaman Sancaktepe çok doğru bir kulvara, çok doğru bir hatta oturur ve geleceğini bu şekilde yönlendirmiş olur. Başkanımıza bu yolculukta tekrar başarılar diliyorum. Değerli yol arkadaşlarına başarılar diliyorum. Allah utandırmasın.”
Yeğin: Sizin liderliğinizde İstanbul’da büyük bir değişim süreci devam ediyor
Yeğin de İmamoğlu’nun ve beraberindeki heyetin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi:
“Sizleri hem Sancaktepe’de hem belediyemizde görmekten büyük bir onur duyuyoruz. Ayaklarınıza sağlık. Çok teşekkür ediyorum. Hepimiz için bu yeni dönemin, başta İstanbul için, ülkemiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Öncelikle Allah size can sağlığı versin. Görevinizi en iyi şekilde hem kurumunuza hem İstanbul’a hem halkımıza en iyi şekilde sürdürebilmeyi nasip etsin. Birlikte, sizin liderliğinizde, İstanbul’da büyük bir değişim süreci devam ediyor. Bunu hizmetle beraber gerçekleştirdik. Tüm İstanbul halkına, Türkiye’ye örnek bir model yönetim anlayışını sunabilme noktasında önemli bir fırsat. Ben de tabii bu süreçte sizlerle beraber yol almaktan, sizlerle beraber bu sürecin misafiri olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Bu süreçte de bize göstermiş olduğunuz destekten, Sancaktepe’yi göstermiş olduğunuz destekten dolayı da hem şahsım adına hem de Sancaktepe halkı adına teşekkür ediyorum.”
Konuşmaların ardından İmamoğlu ve Yeğin, kurum kurmaylarının karşılıklı katılımıyla Sancaktepe’nin sorunlarına ve çözüm yollarına dönük ortak masa toplantısı gerçekleştirdi.
]]>İBB Ders Atölyeleri ve Teknoloji Atölyeleri Mezuniyet Şöleni, İBB Gaziosmanpaşa Halit Kıvanç Şehir Stadı’nda bugün yapıldı. Yüzlerce çocuğun ve ailelerinin katıldığı şölende konuşan İmamoğlu, şunları söyledi:
“Böyle bir etkinlikte sizlerle bulunmak benim için büyük bir kıvanç. Özellikle Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’mızın haftasında olmak ve böylesi bir Cumhuriyet’in, böylesi güzel bir memleketin emanet edileceği tek neslin gençler olduğunu, gençlik olduğunu ta 100 yıl öncesinden bize tavsiye, bize öneri olarak sunan ve hiçbir zaman bundan vazgeçmeyeceğimizi bildiğimiz ve bugünlerde en yüksek sesle anmakta bir vazife olduğunu düşündüğüm ülkemizin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle, minnetle anıyorum. Gençlik ve Spor Bayramı’mız bütün gençlerimize kutlu olsun derken bayramın özellikle gençlerimizin umutlarını, hayallerini bu ülkede gerçekleştirmeleri adına son derece yüksek seviyede çok çalışmamız gerektiğini bilen bir yöneticiyim. O pırlanta gibi gençlerimizin, kalpleri pırıl pırıl olan sevgili gençlerimizin ama sporda ama sanatta ama kültürde ama bilimde, teknolojide, üretimde, emekte, eğitimde, aklınıza gelen her alanda çok güçlü olmalarını ve onların zihin açıklığı ile hayallerini köreltecek hiçbir hususun hayatlarında olmamasını dileyerek onlara da bu bayramda çok güzel bir gelecek diliyorum. Yolunuz açık olsun sevgili gençler.
“Öğrenci yurtlarımızı ikiye üçe katlayacağız”
Toplumların gelişmesi, çağı yakalamak ancak gençlerle mümkün. Bir ülkenin nerede olacağını, hangi yolculukla nereye koşacağını, menzili en hızlı tespit edip ona yol yürüyecek olan da gelişmeleri hayatımızı en hızlı şekliyle adapte edecek olan da gençlerimiz. Tabii biliyoruz bunun olabilmesi için özellikle gençlerimizin eğitimde ve teknolojide çok üst seviyede olmaları şart. Bu manada İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak üzerimize düşen vazifeyi en üst seviyede yapma gayreti içinde olduk, olmaya devam edeceğiz. Eğitimi destekleyeceğiz. Öğrenci yurtlarımızı ikiye hatta üçe katlayacağız. Öğrenci burslarımızı vadettiğimizden daha yukarıya taşıdık. İnşallah üniversite okuyan gençlerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız. İyi eğitim almaları için burslarımızı da artıracağız. Ders atölyeleri ve teknoloji atölyelerimizin iyi bir seviyeye geldiğini biliyorum. Arkadaşlarım özellikle bu alanda gençlerimizin başarılı olmaları için onlara sunulan bu imkanı daha da büyütmek için üst seviyede gayret gösteriyorlar. Özellikle ders atölyelerimizde ortaokul ve lise son sınıf öğrencilerimizin LGS ve YKS’ye hiçbir arkadaşından aşağıda kalmayacak şekilde ailelerimizin evlatlarını kendi evladımız olacak bir biçimde sorumluluğu kabul ederek onların daha iyi eğitim alarak eşitleneceği bir şehir var etmek bizim yönetim anlayışımızdır. Onun için var olan bu seviyenin, sayının yetmediğini görüyorum. Size söz, bunun sayısını da katlayarak artıracağımızı hepinize söz veriyorum.
“Atatürk’ün ilkelerini unutmayan gençler olmanızı diliyorum”
Bugün 13 şubede, 28 derslikte, 120 eğitmen ve PDR uzmanıyla öğrencilerimize hizmet sunuyoruz. Şu ana kadar 5 bin 70 öğrencimizi sınavlara hazırladık. Hepsinin yolu bahtı açık olsun. Eğitim hayatları boyunca başarılı olsunlar. Her zaman devletini, milletini seven; bu devletin, milletin ve bu sınırların içerisinde olan hiçbir vatandaşını ayırmayan, kalplerinde, zihinlerinde hiçbir yurttaşa ön yargısı olmayan, her birimiz birbirimizi bu memleketin asil vatandaşlar olarak bilerek, görerek vatanına, bayrağına tutkulu çok seven, birbirini kabul eden, sevgiyi ve saygıyı en üst seviyede tutan, demokrasiye ve Cumhuriyet’e inanan, o yüce adaletin ışığı altında yol yürüyen cumhuriyetin ve demokrasinin bekçileri olan, Atatürk’ün ilkelerini hayatında hiç unutmayan gençler olmanızı diliyorum. Bu duygularla yolunuz açık olsun. 2021 yılında İBB Teknoloji Atölyeleri’ni Boğaziçi Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirmişti. Özellikle teknoloji üreten, geliştiren bireylerin yetişmesine, bilim ve teknolojide dışa bağımlılığı azaltan bir geleceğin varlığına imza atmak için açtığımız bu kulvarda bu yıl 9 atölyede 48 eğitmenle 940 öğrenciye hizmet sunduk. Böylece bugüne kadar teknoloji eğitimi verdiğimiz öğrenci sayımız 3 bin 615’e çıktı ama bunu arttıracağız.
“Mekanlarımız arttıkça eğitim alanlarımızı büyüteceğiz”
Bunun da İstanbul’a yetmediğini, mekanlarımız arttıkça çocuklarımıza ve gençlerimize bu eğitimin de verilmesi için alanlarımızı büyüttükçe göreceksiniz, İstanbul’un her yerine dağılan ve binlerce gencimizi aynı anda bu alanda eğiten bir mekanizmayı kurarak bu sürecin içine bu şehrin gönüllülerini, gönüllü kurum ve kuruluşlarını, teknoloji konusunda yüksek seviyede başarılara imza atmış bu şehrin güzel insanlarını, yöneticilerini de bu işin içine katarak bu seviyeyi artırmanın yolunu ve yöntemini bulacağız. Çağı yakalayan, dünya ölçeğinde üretim yapan, zihinsel açıklığıyla fikri, vicdanı, irfanı hür anlayışını temsil eden çocuklarımızın ve gençlerimizin yaratıcılıklarıyla icatlar ve buluşlar yaparak dünya ekseninde çok büyük katma değer üreten bir gelecek nesil var etme adına teknoloji atölyelerimizde bu şehrin kabiliyetli insanlarıyla artırarak İstanbullulara hediye etmenin de hepinize sözünü buradan veriyorum.
“İnşallah daha büyük başarılara imza atacağız”
Benim bu şehrin ve bu ülkenin, 86 milyon insanımızın çocuklarına ve gençlerine olan güvenim bu kadar yüksek seviyede olmasa ben bu kadar gayretli, ben bu kadar çalışkan, ben bu kadar cesaretli olamazdım. Eğer yüksek cesaretimiz varsa, asla vazgeçmeyiz diyorsak, bu memlekette demokrasiye ve cumhuriyete, özgürlüğe inanıyorsak, insanlarımızın hak ve hukuku için sonuna kadar mücadeleyi vazgeçilmez olarak görüyorsak bunun altında yatan en büyük güç kaynağımız -kalben söylüyorum- bu şehrin çocuklarıdır, kızlarıdır, oğullarımız, erkeklerimizdir. Onların varlığıyla yol yürüyoruz. İnşallah daha büyük başarılara imza atacağız. Bugün mezun ettiğimiz öğrencilerimizin arasında gelecekte çok büyük başarılara imza atacağına inandığım belediye başkanları, bu ülkeyi yöneten insanlar, bilim insanları, eğitimciler, doktorlar, mühendisler olacağına da inanıyorum. Başarıyla ülkemizi gururlandıracağınıza da inanıyorum. Öğrencilerimize yolunuz açık olsun derken tekrar öğrencilerimizin bu gelişimine katkı sunan tüm değerli eğitimcilerimize, yöneticilerimize teşekkür ediyorum. Tabii ki çocuklarımızı ve gençlerimizi bize emanet eden çok sevgili vatandaşlarımıza, yani anne babalara yürekten teşekkür ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”
İmamoğlu, atölyedeki yarışmalarda başarı elde eden takımlara ödüllerini takdim etti.
]]>UĞUR İSTANBULLU
(ARTVİN) – Artvin Sarp Sınır Kapısı’nda bazı otobüslerin güzergahlarının değiştirilmesi ve direkt otobüs seferlerinin kaldırılması yolcuların tepkisine neden oldu. Yolcular Sarp’tan Trabzon’a üç aktarma ile gidebildiklerini belirtip duruma isyan etti.
Türkiye’nin Gürcistan’a açılan Sarp Sınır Kapısı’ndan Gürcistan’a geçmek isteyen ve Gürcistan’dan da Trabzon ve Rize’ye gitmek isteyen yolcuların, her iki yönde otobüslerin Kemalpaşa’dan aktarmayla alması tepkilere yol açtı.
“Bu sorun bir an önce çözülmeli”
Kemalpaşalı Kübra Tatar, “Sarp’tan Trabzon’a araç yok ve buradan Trabzon’a ve Rize’ye gitmek için Hopa arabasına biniyoruz, Hopa’dan da Rize arabasına, Rize’den de Trabzon arabasına biniyoruz. Bir an önce bu sorunun çözülmesini istiyoruz” dedi.
Kemalpaşalı Mustafa Dumrul, “Daha önceden bizler bu sınır kapısının önünden Trabzon arabasına biniyorduk şimdi ise buradan önce Kemalpaşa sonra Hopa arabasına biniyoruz ve bir sürü rezillik çekiyoruz Trabzon’a gitmek için. Bu böyle olmaz biz eski düzenimize dönmek istiyoruz. Eskiden Sarp Sınır Kapısı’na otobüslerimiz geliyordu ve direkt Rize’ye, Trabzon’a gidebiliyorduk ama şimdi gidemiyoruz ve burada çile çekiyoruz ve her kim yetkiliyse burada çözsünler bu sorunu” diye konuştu.
İzmir’den Gürcistan’a seyahat eden vatandaş, “İzmir’de oturuyorum ve Trabzon havalimanı’nı kullanıyorum ama Sarp’a geliş ve gidişlerde bayağı bir problem yaşıyoruz. Sarp’a kadar otobüslerin gelip yolcuları alması gerekiyor ama biz Trabzon Havalimanı’na ulaşmak için sürekli aktarmayla gidiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Sarp’tan direkt otobüs olursa güzel olur”
Gürcistan’dan Trabzon’a gitmek isteyen Gürcistan vatandaşı ise, “Niye böyle yaptılar önceden Sarp’a otobüs gelirdi ve biz de otobüse biner giderdik. Sarp’a geliyoruz burada bekliyoruz sonra Kemalpaşa’ya geliyoruz sonra da buradan gidiyoruz. Oysa aslında biz Sarp’tan direkt binip gidebilsek ne güzel olacak. Bu böyle olmaz Sarp’tan direk otobüs olursa güzel olur. Yanımda eşyalarım var sürekli aktarma yapıyoruz ve bu yüzden eziyet çekiyoruz” dedi.
Trabzon’dan Sarp Sınır Kapısı’na gelen İzzet Gümüşler ise, “Ben şimdi Sarp Sınır Kapısı’na kadar gideceğim diye biniyorum otobüse ama Kemalpaşa’ya gelince bizi indiriyorlar. Burada da bir süre bekledikten sonra ancak Sarp’a gidiyoruz. Buraya getiren aracı da göndermiyorlar ve bu araç da burada beklemek zorunda kalıyor. Burada tam bir işkence yaşıyoruz yazık. Adam hem simsara para veriyor hem yazıhaneye hem de dolmuşa da para veriyor. Biz yolcu olarak mağduruz” diye konuştu.
“Yolculardan hakeret işitiyoruz”
Trabzon ile Sarp Sınır Kapısı arasında çalışan otobüs şoförü ise, “Burada yaşananın neden yaşandığını biz de bilmiyoruz. Yolcuları getiriyoruz buraya dolmuş ücretini veriyoruz gidiyorlar Sarp’a. Söyleyelim de kime söyleyelim. Yaşanan durumdan dolayı da yolculardan işittiğimiz hakaretin de haddi hesabı yok. Bütün yolcular şikayetçi. Bizler şimdi sırayla buradan kalkıyorsak geçmişte de Sarp’tan sırayla kalkıyorduk otobüsümüzle ve her söylediğimizde düzelecek düzelecek diyorlar ama ne zaman düzelecek” ifadelerini kullandı.
“Gelen yolcular bu durumdan rahatsız”
Kemalpaşalı Güven Başar, “Trabzon’a gitmek isteyen yolcular Sarp’tan Kemalpaşa’ya gelip aktarmayla Trabzon’a gitmek zorunda kalıyor ve Trabzon’dan Sarp’a gelenler de Kemalpaşa’da otobüsten inip dolmuşlarla Sarp’a gitmek durumunda. Otobüsler direkt Sarp’a gidip yolcuyu bırakıp dönseler olmaz mı? Gelen yolcular bu durumdan rahatsız. Bunlardan dolayı çoğu zaman yolcular arasında tartışma çıkıyor. Bakın burada otobüs yolcuları indiriyor ve çoğu zaman dolmuşlarda yer olmuyor ya da burada dolmuş olmuyor ve insanlar ellerinde valiz ve çantalarıyla çocuklarıyla beraber saatlerce beklemek zorunda kalıyorlar. Yağmurda bekleyen küçük çocukları da görüyoruz burada, olmaz bu şekilde” dedi.
]]>
Bursa Emniyeti hafta sonu yapılacak iki ayı organizasyon için bazı yol ve caddelerde trafikte düzenlemeye gitti.
Emniyetten yapılan yazılı bilgilendirmede Cumartesi günü Tüm Emekliler Sendikası Tarafından 12: 00 – 17: 00 saatleri arasında Bursa Osmangazi İlçesi Millet Bahçesi Önünde toplanarak Stadyum Caddesini takiben, İpekiş – Darmstad Caddesi – İlkbahar Caddesi – Osmangazi İlçesi Kent Meydanına kadar miting yürüyüş etkinliği yapılacağından Bursa Osmangazi İlçesi Millet Bahçesi Stadyum Kavşağından Merinos Kavşağı arası iniş, Nedim Sokak, İlkbahar Caddesi, Darmstad Caddesi, İpekiş Kavşağı ile Stadyum Caddesi istikametleri saat 11: 00′ den itibaren T1 (İpekböceği) hattı ve araç trafiğine kapatılacak olup, etkinlik süresince T1 (İpekböceği hattı) çalışmayacağı belirtildi.
Alternatif Güzergahlar
Sürücülerin etkinlik süresince, İstanbul Yolu, İzmir Yolu, Avrupa Konseyi Bulvarı, 11 Eylül Bulvarı, Mudanya Yolu, Ankara Yolu ve Eğitim Caddesi istikametlerini kullanmalarının, Vatandaşların mağdur olmamaları için, özellikle trafiğe çıkacak olan sürücülerin toplu taşıma araçlarını kullanmalarının uygun olacağı dile getirildi.
Pazar günü Gran Fondo Bisiklet Turu etkinliği ile ilgili olarak ise Bursa Nilüfer İlçesi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası önünde toplanıp startı verilecek yarışın Mavi Caddesini takiben Ali Osman Sönmez Bulvarı Korupark Kavşağı yan yoldan Mudanya istikametine Sanayi Caddesini takiben Bademli Köprülü Kavşağından Bademli Mahallesi Jandarma Sorumluluk Bölgesinden Trilye, Mudanya İlçesi akabinde Göynüklü ve Nilüferköy Mahallesinden Bademli Köprülü Kavşağından Sanayi Caddesini takiben Korupark, Ali Osman Sönmez Bulvarından Mavi Caddesi BTSO önünde sonlanacağı buna bağlı olarak Mavi Caddesini takiben Ali Osman Sönmez Bulvarı Korupark Kavşağı yan yoldan Mudanya İstikametine Sanayi Caddesini takiben Bademli köprülü kavşağına kadar gidiş istikameti 08.30 – 10.00 saatleri arasında tam kapama yapılarak trafik alternatif güzergahlardan sağlanacağı aktarıldı. Ayrıca Mudanya İlçesi Atatürk Caddesi, İstasyon Caddesi, Kumyaka Caddesi, Göynüklü, Altıntaş Yolu – Trilye yolu güzergahlarında gidiş ve dönüş istikametleri zaman zaman araç trafiğine kapatılacağı belirtildi.
“Etkinlik dönüş güzergahında ise saat 10: 30 itibarıyla Bademli Köprülü Kavşağından – Sanayi Caddesini takiben, Korupark Kavşağı yan yola kadar trafik sağ şeritten etkinlik sonlanıncaya kadar kontrollü olarak sağlanacaktır.
Korupark Kavşağı yan yol Ali Osman Sönmez Bulvarını takiben, Mavi Caddesi BTSO önüne kadar olan alan trafiğe kapatılacak olup, sürücüler alternatif yollara yönlendirilecektir” denildi.
Alternatif Güzergahlar
Sürücülerin etkinlik süresince, İstanbul, İzmir, Ankara Yolu, Avrupa Konseyi Bulvarı, 11 Eylül Bulvarı, istikametlerini kullanmaları Vatandaşların mağdur olmamaları için özellikle trafiğe çıkacak olan sürücülerin toplu taşıma araçlarını kullanmalarının uygun olacağı belirtildi.
Bu güzergahları kullanacak vatandaşların trafik görevlileri ile işaret ve işaretçilerin yönlendirmelerine uyması gerektiği, yürüyüş etkinliği çerçevesinde kısa süreli araç ve yaya trafiğine kapatılması durumlarında vatandaşlarımızın görevlilerimizce yapılacak olan ikaz ve uyarılarına riayet etmesi gerekmektedir” denildi. – BURSA
]]>ADANA – Bingöl’de 24 Mayıs 1993’te bölücü terör örgütü tarafından 33 askerin şehit edildiği olaydan sağ kurtulan Erkan Omay olayın 31.yıl dönümünde o anları anlattı. Otobüste silahlı koruma olmadığını, kendilerinde de silah olmadığını ve şoförün gereksiz yere molalar verdiğini belirten Omay, “31.Yılımızda 33 şehidimizi rahmetle anıyorum. Ülkemiz için de çok acı bir olaydı. Yıl dönümü, insan üzülüyor. Gencecik ve pırıl pırıl insanlar. O gün de kurban bayramına yakın bir gündü. Kurbanın çocukları olarak tarihe geçtik” dedi.
24 Mayıs 1993’te acemi birliklerini tamamlayan ve Malatya’daki toplanma merkezine geçerek usta birliklerine gitmek üzere yola çıkan sivil ve silahsız 33 er, Bingöl- Elazığ Karayolu’nda bölücü terör örgütü PKK’lı teröristler tarafından pusuya düşürülüp şehit edilmişti. Aradan geçen 31 yıla rağmen 33 şehit askerin yüreklerdeki acısı hala yerini korurken, olayda PKK’lı teröristlerin elinden kurtulan Erkan Omay yaşadıklarını İHA’ya anlattı.
“Bizi durduran PKK’lıların geleceğimizden haberi vardı”
Konvoyun silahsız, korumasız ve teçhizatsız bir şekilde yola çıkarılmasının büyük zayiata neden olduğunu kaydeden Omay, “Acemi birliğinden çıktık, usta birliğine giderken Malatya bizim toplanma bölgemizdi. Malatya’da bizi iki otobüse bindirdiler. Ben ikinci otobüsteydim. Yolda koruma, silah, hiçbir şey yoktu. ‘Neden arabada koruma yok, silah yok’ diye sorduk. 1993 yılı terör bakımından çok sıkıntılı bir dönemdi. Bize, ‘yolda sizi koruma alacak, asker eşlik edecek’ denildi. Fakat yolda kesinlikle bir asker ve polis görmedik. Otobüs 3-4 defa lüzumsuz molalar verdi. Biz 3-4 saatlik yolu 6-7 saatte gittik. Birinci otobüs kesilen yolda pusuya düştü. Şoföre, ‘PKK yol kesmiş’ dedim. ‘Onlar PKK değil, nevruz kutluyorlar’ diyerek aracı kalabalığın içerisine sürdü. Biz de pusuya düştük. Sonrasında araçtan inerken ‘bunların hepsi asker’ dedi. Bizi durduran PKK’lıların bizim geleceğimizden haberi varmış. Zaten silahların namluları hep aşağıya bakıyordu. Hakikaten olmayacak bir şeydi. Konvoyumuzun silahsız, teçhizatsız gönderilmemiz büyük bir zayiata neden oldu. Halbuki iki araca da birer tane silah olsa yine bu kadar çok kayıp vermezdik” dedi.
Arkadaşının yanına geçti, hayatta kaldı
Araçtan indirilmelerinin ardından bölücü terör örgütü mensuplarınca 3 ayrı gruba ayrıldıklarını anlatan Omay, “Gece bizi 3 gruba ayırarak sıraya dizdiler. Ben de en öndeydim. Benimle birlikte gelen devremin yanına geçeyim dedim. Allah tarafından o an öyle hissettim ve arkadaşımın yanına geçtim. Sonrasında en başta yer alan 6 kişiyi aldılar ve o arkadaşlarımızı kurşuna dizdiler. Bizi ise ellerinde tutmalarının nedeni helikopter taramasın, F-16 bombalamasın, kendilerine mermi gelmesin diye bizi hep açık alana bıraktılar. Olayı devlete yıkmak istediler ama bizim hayatta kalmamız ve bunları anlatmamız planlarını suya düşürdü” şeklinde konuştu.
Çatışmalar sonrasında uygun bir vakit bularak bir grup arkadaşıyla kaçma fırsatı elde ettiklerini kaydeden Omay, “Serbest kaldığımız vakit değneğe mendil bağladım. Cebimde duran mendili değneğe bağladıktan sonra askeriyenin üzerine gittim. Tarandık sonrasında, kafamın üzerinden izli mermi geçti. Oradaki bir taşa sığındım. Allah tarafından şartlar sanki benim için var gibiydi. Öldürmeyen Allah öldürmüyor. Biraz daha ilerlediğimde mavi bereli komandolarımızı gördüm. Tüm silahlar benim üzerime doğrultulmuştu. Tabi ben ağlıyorum. Geldiler, kimlik sordular, aradılar. Sonrasında komutan bana sarıldı. Geride rehineler olduğunu söyledim, gidip arkadaşları da aldık geldik. Böyle bir badire atlattık, Allah kimsenin başına vermesin” sözlerine yer verdi.
Kurtulduğu anda aklına ilk olarak annesinin geldiğini anımsadığını belirten Omay, “İlk kaçmayı düşünürken, ‘ölmesine öleceğim ama, annem ne düşünecek, ailem ne düşünecek’ diye düşünüyordum. Kurtulduktan sonra emin olun evin telefonuna kadar unuttum. Nasıl bir durumdan çıktıysak kendimizde değildik. Daha sonrasında usta birliğine gönüllü olarak gittim. Görevimizi yaptık, hatta fazlasını da yaptık. Ben hırsla gittim. Yeni gençlerimiz terörün ne olduğunu bilmiyorlar. Terörü bizler anlatsın. Bizlere sorsunlar. Ben elimden geldiğince gençliğe bunları anlatmaya çalışıyorum. Özellikle terör konumunda. Ben ülkemle ve vatanımla gurur duyuyorum. Bugün bir savaş, çatışma olsa her daim giderim. Biz dün askerdik bugün askeriz yarın da askeriz” ifadelerini kullandı.
]]>Ekrem İmamoğlu, 31 Mart 2024 yerel seçimlerini kazanan Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen’e tebrik ziyaretinde bulundu. Köymen’in makam odasında gerçekleşen göröşmede İmamoğlu, “Esin Köymen Başkanımıza başarılı bir dönem dilekleriyle bugün kendisini ziyaret ediyoruz. Bu, ziyaretle birlikte, onun ötesinde bir iş birliği. Bu 5 yılı nasıl geçireceğimize dair, planlı bir çalışma döneminin başlangıcı toplantısı. Bütün belediyelerimizi bu kapsamda detaylı bir şekilde ziyaret ediyoruz ve inşallah 39 belediyemizi de birkaç hafta içerisinde bitirmiş olacağız” ifadelerini kullandı.
“Güzel bir hizmet dönemi oldu”
Önceki dönemde Maltepe’ye çok başarılı bir 5 yılı yaşattıklarını belirten İmamoğlu, şunları kaydetti:
“Güzel bir hizmet dönemi oldu. Özellikle minibüs yolu üzerinde yapmış olduğumuz meydan çalışması, Maltepe için çok vizyonel bir İstanbul Büyükşehir Belediyesi hizmeti oldu. Ama bu önümüzdeki 5 yıl, bu çalışmayı bile unutturacak, çok daha güzel işleri yapmak arzusundayız. Bu kapsamda; Maltepe’nin kentsel dönüşüm, D100 karayoluyla olan ilişkileri, aynı zamanda sahili ve sahil yolu bağlantısı, aynı zamanda çok vizyonel bir ulaşım hattı çalışmamız, yani Üsküdar’dan Kadıköy’e ve Maltepe’yi de içine alıp Kartal’a uzanan minibüs yolundaki tramvay hattımız… Bunun gibi birçok çalışma, bu dönemimizin başlayacağımız, yapacağımız, bitireceğimiz işleri olmasını arzu ediyoruz.”
“Esin başkanımızla eşgüdüm içerisinde çalışacağız”
“Bugün bu kapsamda çok detaylı bir 5 yılının, bir nevi altyapısının, bir nevi stratejik planının, İBB ölçeğinde öncü bir karara bağlanacağı toplantıyı da yapmak adına buradayız” diyen İmamoğlu, “Esin Başkanımızın hem mesleki deneyimi hem İstanbul’un genelinde hem yaşadığı yer olan Maltepe’de, birçok konusuna hakim bir süreci var kendi kişisel yaşamında. Bunları eşleştirerek, birleştirerek, kentsel bütün duyguları kapsayan iyi bir belediyecilik dönemini Esin Başkanımızın liderliğinde, kendi siyasi yol arkadaşları, bürokrasideki yol arkadaşlar ve bütün Maltepe halkıyla başaracağına inanıyoruz. Biz de onun yanında, eşgüdüm içerisinde inşallah başarılı bir dönemi bütün İstanbul’a, Maltepe’den başlayarak var etmek duygusuyla buradayız” diye konuştu.
Köymen’den İmamoğlu’na: “Sizin enerjiniz bizi de çok etkiliyor”
İmamoğlu’na ziyareti için teşekkür eden Köymen de “İnşallah bundan sonraki süreçte, çok daha güzel işler için bir arada oluruz. Bir hevesle çıktık biz yola. Sizin enerjiniz bizi de çok etkiliyor. Yapılması gereken de çok fazla şey var aslında Maltepe için. Yola çıkışımızda, bir mimar olarak da sorunları fazla bilince, biraz stres de yapıyoruz. Desteğinize ihtiyacımız var. Maltepe’de, kentli olmakla ilgili, kentlinin kentte yaşadığı için bunun nimetlerinden faydalanmakla ilgili eksikleri var. Onları birlikte başarmak istiyoruz. O yüzden bu Yaşam Merkezi projesi bizim için çok kıymetli” ifadelerini kullandı.
]]>Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda önemli bir rolü olan Bandırma Vapuru, 1878’de İskoçya’da inşa edildi. Zamanla birkaç kez el değiştiren vapur, 1894’de “Panderma” adıyla Osmanlı Devleti’nin kontrolündeki denizlerinde yük ve yolcu taşımaya başladı.
Osmanlı Seyrüsefain İdaresince 28 Ekim 1910’da adı “Bandırma” olarak değiştirildi ve posta vapuru haline getirilerek hizmete alındı.
Vapur, Mondros Mütarekesinden sonra bölgedeki asayişin sağlaması için 30 Nisan 1919’da 9. Ordu Müfettişi olarak görevlendirilen Mustafa Kemal ve silah arkadaşları için de adeta kurtuluşun anahtarı oldu.
Mevcut ve onarıma muhtaç olan gemiler Almanya’ya bakım amacıyla gönderilmişti. Bu nedenle Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarını Samsun’a götürmek için eldeki olanaklara uyularak Bandırma Vapuru ayrıldı.
O dönemde 41 yaşında olan ve sadece Marmara Denizi’nde çalışabilen Bandırma Vapuru’nun, Karadeniz’in hırçın dalgalarına dayanma gücü oldukça azdı. Ancak bu Mustafa Kemal Paşa için engel değildi.
Zorlu şartlara rağmen Paşa, yanına bir ulusun kaderini değiştirecek 22 kurmay subay ve 25 erbaşı alarak 16 Mayıs 1919’da Samsun’a hareket etti.
Paşa ve silah arkadaşları, 3 günlük yolculuğun ardından puslu bir pazartesi günü Samsun sahiline demir attı ve kurtuluş yolundaki ilk adımı başlattı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda bu denli büyük rol oynayan gemi ise 1924’de hizmet dışı bırakıldı.
“5 yıl sonra ıskartaya çıkarıldı”
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nasrullah Uzman, AA muhabirine, Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarının Samsun yolculuğunu anlattı.
1908-1938’e kadar geçen süreçte ülkede “Bandırma” isimli 4 vapur olduğunu belirten Uzman, bunlardan birinin de Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarının Samsun yolunda kullandığı vapur olduğunu söyledi.
Uzman, “Vapur, 1919 yılında 41 yıllık iken Mustafa Kemal Paşa ise Samsun’a çıktığında 38 yaşındaydı, vapurdan daha gençti. Muadilleriyle ölçüldüğünde iyi koşullara sahip olmayan ve eksiklikleri bulunan vapur, o kadar eskiydi ki Samsun yolculuğundan 5 yıl sonra ıskartaya çıkarıldı.” dedi.
Vapur, Samsun’a yol almadan önce, Paşa’ya vapurun batırılacağı yönünde birkaç kaynaktan istihbarat geldiğini aktaran Uzman, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Vapurda, Mustafa Kemal Paşa’yla beraberinde 22 kurmay subay, 25 erbaş vardı. Vapurdaki 79 yolcu, 6 at ve 1 arabanın envanteri çıkarılarak İngiltere’ye bildirildi. Karadeniz İngiliz işgalinde olduğu için İstanbul’dan hareket edecek olan gemiler vize almak zorundaydı. Harbiye Nezareti, Mustafa Kemal Paşa ve beraberindekilerin yola çıkabilmeleri için 14 Mayıs’ta İngiliz İşgal Kumandanlığından vize aldı. Tarihi yolculuk İngiltere’den vize alındıktan iki gün sonra başladı. Mustafa Kemal Paşa kesinlikle bu yolculuktan taviz vermedi. Sahil şeridini kullanarak Samsun’a ulaştılar. 16 Mayıs öğlen sonra başlayan yolculuk 19 Mayıs sabahı Samsun’da son buldu.”
“Vapurdakiler oldukça önemli isimlerdi”
Mustafa Kemal Paşa’nın, Bandırma Vapuru’ndaki yol arkadaşlarına da değinen Uzman, “Vapurdakiler oldukça önemli isimlerdi. Paşayla birlikte milli mücadeleyi cephede ve Meclis’te yönettiler. Cumhuriyetin ilanından sonra ise devlet kadrolarında önemli pozisyonlarında yer aldılar.” dedi.
Cumhuriyetin ilanından sonra Sağlık Bakanı olarak görev alan, Atatürk’ün vefatının ardından da başbakanlık yapan Refik Saydam’ın da vapurda bulunduğunu aktaran Uzman, “Vapurda bulunanlardan biri de Hüsrev Gerede idi. Hem milletvekilliği hem de diplomat olarak görev yaptı. Kazım Dirik, Refet Bele gibi birçok isim Mustafa Kemal Paşa’yla Samsun’a çıkan ekibin içindeydi.” diye konuştu.
]]>GENÇAĞA KARAFAZLI
(RİZE)- Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, “kaçak bungalovlara” ilişkin açıklamalarda bulundu. Baydaş, “Şöyle bir yol haritamız var, bungalov tesislerinin olması lazım, biz bunu şu an yapan işletenlerden daha fazla istiyoruz çünkü turizm çeşitliliği ve konaklama çeşitliliği açısından gereksinim duyuyoruz. Burada kırmızı çizgilerimiz var, dere yatağının içerisinde olanlar, bugün Ardeşen, Çamlıhemşin, Ayder yolu yol güzergahı üzerinde, yol hattı üzerinde olacak olanlar var, onları da oturup tek tek tespit edeceğiz, geri çekilmesi sınırlar dahilinde gelmesi gerekenlerle ilgili oturup tebliğlerde bulunacağız” dedi.
Dünyaca bilinen Çamlıhemşin ve Fırtına vadisinde yıllardan beri imar planı yapılmamasından dolayı kaçak yapılaşmanın her geçen gün arttığını vadide kaçak olarak 1600 bungalov yapıldığı iddia edilmişti. Rize Valiliği, Doğu Karadeniz’de tatilcilerin sıklıkla tercih ettiği bungalovlarla ilgili harekete geçti.
Çoğu kaçak olarak inşa edilen ve turizm sektörü için de sorun haline gelen yapılar ile ilgili valilik koordinatörlüğünde Rize’nin Ardeşen ilçe kaymakamlığında toplantı düzenlendi.
Toplantı sonrası Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Ardeşen kaymakamlığı önünde basın mensuplarına konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.
“BUNGALOV TİPİ KONAKLAMA MUTLAKA OLMALI”
Vali Selim Baydaş, şunları söyledi:
“Rize açısından en önemli meselelerinden birisi turizm. Aezonun açılışını yaptık ve turizm sezonu beklentilerimiz çok yüksek, bu beklentilerle ilgili de ciddi hazırlıklar gerçekleştiriyoruz. Burada meselelerimizden biri de konaklama meselesidir. Bu konaklamanın ruhsatlı ve kontrol edilebilir yapılarda gerçekleşmesi meselesidir. Özellikle bölgemizde son dönemde çokça bungalov ve turizm amaçlı konukların kullanılmasıyla ilgili ciddi bir yapılaşma var, ciddi bir talep var, o talebe bağlı olarak da bir arz gelişiyor. Bunun bu defa tespitini yapmayla ilgili bir süreç çalışıyoruz. Ana hedefimiz şu; mutlaka bungalov tipi konaklamanın olması lazım, turizm çeşitliliği açısından, konaklama alternatifi açısından ciddi bir ihtiyaç ve biz bu ihtiyacın giderilmesi taraftarıyız ve bu yapıların bir bildirim kurallarına rivayet edecek şekilde olması lazım, yani kimin konakladığını burada biliniyor, tespit ediliyor olması lazım. İki; vergilendirilmiş sistemin kayıtlı olması lazım. Üç; turizm işletmeciliği belgesi açısından da turizm sistemine dahil olması lazım. Dört; hususumuz denetime tabi olması lazım ve belki de bu konular içerisinde en önemlisi çevresel etkilerinin kontrol edilebilir olması lazım. Özellikle Fırtına Vadisi ağırlıklı konuşuyoruz. Bu yapılardan Fırtına Vadisine doğrudan atılan, doğrudan Fırtına Vadisine gidilen atıkların kontrolu ve bertarafı en az bu önceki saydığımız konular kadar önemli konular. Bunların her birini oturup madde madde daha evvelde konuşmuştuk ama bugün de üzerinden geçmiş olduk.
“YAPICI BİR YAKLAŞIMLA GEREKENİ YAPACAĞIZ”
Şöyle bir yol haritamız var; bungalov tesislerinin olması lazım, biz bunu şu an yapan işletenlerden daha fazla istiyoruz çünkü turizm çeşitliliği ve konaklama çeşitliliği açısından gereksinim duyuyoruz. Burada turist sayısı arttıkça, havalimanının kullanımı arttıkça, Rize’mize olan talep arttıkça konaklama ihtiyacıyla ilgili talepte artacak ama bunları bu asgari şartları sağlayacak şekilde olmasına biz kamu olarak her türlü kolaylığı sağlayacağız, bu tesisleri işleten arkadaşlarımızda bu manada bizim attığımız bu adımda onlarda karşılık verecek. Burada kırmızı çizgilerimiz var, dere yatağının içerisinde olanlar bugün Ardeşen, Çamlıhemşin, Ayder yolu yol güzergahı üzerinde, yol hattı üzerinde olacak olanlar var. Onları da oturup tek tek tespit edeceğiz, geri çekilmesi sınırlar dahilinde gelmesi gerekenlerle ilgili oturup tebliğlerde bulunacağız yani yapıcı bir yaklaşımla karşımızda da bu manada bu işletmeleri gerçekleştiren vatandaşımızın yapıcı yaklaşımıyla biz bu sorunu ruhsatlandırma aşamasında da idare olarak elimizden gelen her türlü desteği ve kolaylığı sağlayarak çözebileceğimiz düşüncesindeyiz. Karşılıklı istişare ederek kamusal anlamda kırmızı çizgilerimizi belirleyerek vatandaşımızı bu legal alanda faaliyet göstermeye teşvik ederek çözeceğimize inanıyoruz.”
]]>
(ANKARA) – Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaret etti. Dervişoğlu görüşmeye ilişkin, “Ülkeyi, milletimizi, devletimizin geleceğini konuştuk ve Türkiye’nin içinde bulunduğu bu durumdan çıkmasının temini noktasında izlenmesi gereken yol haritalarını görüştük” dedi. Davutoğlu ise “Yerel seçim sonrasında Türkiye için seçim sonuçları yeni bir dönemi başlatmıştır. Bu yeni dönem, bir yol ayrımıdır. Türkiye ya demokratik hukuk devleti doğrultusunda demokrasiyi derinleştirerek yoluna devam edecek ya da otokratik bir yapıya doğru evrilecekti. Seçim sonuçları Türkiye’de demokrasiyi güçlendiren etkiler yaptı” diye konuştu.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, olağanüstü kurultayda seçilen İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’na tebrik ziyaretinde bulundu. Davutoğlu, partisinin genel merkezinin İYİ Parti Genel Merkezi’ne yakın olması nedeniyle görüşmeye yürüyerek geldi. Davutoğlu, İYİ Parti Siyasi İşler Başkanı Enver Yılmaz ve İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın tarafından karşılandı.
Yaklaşık olarak bir saat süren görüşme sonrası İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu kameralar karşısına geçerek açıklama yaptı.
“SİYASET HARİÇ HER ŞEYİ KONUŞTUK”
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, “Sık sık bir araya geldiğimiz, tecrübelerinden ve fikirlerinden istifade ettiğimiz, önemli devlet hizmetlerinde bulunmuş, Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığı görevlerini yapmış Sayın Ahmet Davutoğlu bizi 5. Olağanüstü Kurultay’da genel başkan seçilmemiz münasebetiyle tebrik etmek için partimize geldiler. Biz de bu ziyaretten memnuniyet ve şeref duyduk. Kendilerinin tecrübelerinden istifade ettik. Uzunca bir görüşme yaptık. ‘Ne konuştunuz’ diye sorarsanız, öncelikle söyleyeyim; siyaset hariç her şeyi konuştuk. Ülkeyi, milletimizi, devletimizin geleceğini konuştuk ve Türkiye’nin içinde bulunduğu bu durumdan çıkmasının temini noktasında izlenmesi gereken yol haritalarını görüştük” dedi.
Dervişoğlu, en kısa zamanda yine fikirlerinden istifade edebilmek, karşılıklı görüş alışverişinde bulunmak üzere Davutoğlu’na iade-i ziyarette bulunacağını da söyledi.
“AKŞENER’E MUTLULUK DİLİYORUM”
İYİ Parti’nin Türkiye’nin zor şartlarında önemli bedeller ödeyerek kurulmuş bir siyasi parti olduğunu söyleyen Davutoğlu, “İYİ Parti siyasi hayatımıza büyük katkılar yapmıştır. Bu süreç içerisinde İYİ Parti ile yakın diyalog içinde olmaya özen gösterdik. Sayın Akşener’e de yeni hayat döneminde sağlık, mutluluk, esenlik diliyorum. Mesaimiz oldu” dedi.
“GÖRÜŞMELERİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Gerçekleşen ziyarette karşılıklı görüş paylaşımının yapıldığını söyleyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye’nin son dönemde seçim sonrasında ortaya çıkan siyasi konjonktürü, son günlerde siyasi olarak tartışılan konuları ele aldık. Yerel seçim sonrasında Türkiye için seçim sonuçları yeni bir dönemi başlatmıştır. Bu yeni dönem, bir yol ayrımıdır. Türkiye ya demokratik hukuk devleti doğrultusunda demokrasiyi derinleştirerek yoluna devam edecek, devlet kurumsallaşmasını siyasi süreklilik içerisinde koruyacak ya da otokratik bir yapıya doğru evrilecekti. Seçim sonuçları Türkiye’de demokrasiyi güçlendiren etkiler yaptı. Demokrasinin güçlenmesi özellikle iktidar kadar muhalefetin de sorumluluğudur. Gruplarımızla birlikte sesimiz daha gür çıkıyor. Bundan sonra görüşmeleri sürdüreceğiz.”
]]>Konuşmasında dikkat çeken mesajlar veren Erdoğan, “Son dönemde gündeme gelen tüm hadiseyi tüm boyutlarıyla takip ediyoruz. Bürokratik vesayete izin vermeyiz. Kanunun dışına çıkan, marazı olan kim varsa hukuk zemininde mutlaka hesabını soruyoruz. Ülke ve millete karşı vazifesini yapmamasının hiçbir bahanesi olamaz. FETÖ’ye diyet borcunu ödemek için Yenikapı Ruhunu baltalamak isteyenler boş durmuyor. Kuklayı da kuklacıyı da oyunu kimin yazdığını da çok iyi biliyoruz. Ne kadar da çirkinleşirse çirkinleşsinler biz o tuzağa düşmeyeceğiz. Biz kucaklayıcı ve kuşatıcı olacağız” dedi.
Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları;
“Aşkınız sevdanız ve vefanız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Dün genişletilmiş İl toplantımızı heyecan dolu bir atmosferde icra ettik. Teşkilatımızın kararlılığı ve heyecanı karşısında büyük bir gurur duydum. Bizi örselemeye çalışanlara inat Yolumuza pekleşe pekleşe devam ediyoruz.
“YORULAN ARKADAŞLARIMIZI DİNLENMEYE ALACAĞIZ”
Partimizin kuruluşundan itibaren daima ortak akılla hareket ettik. Bunu güçlendirerek sürdüreceğiz. Son bir yılımıza damga vuran seçimler dolayısıyla istişare kamplarımızı yapamamıştık. Önümüzdeki tarihlerde bir araya geleceğiz. Kongrelerimizle ilgili takvimi de yakında ilan edeceğiz. Bu süreci de dava ve yol arkadaşlarımıza halel getirmeden yürüteceğiz. Her kongre sürecini kadrolarımız arasındaki bir bayrak yarışı olarak görüyoruz. Yorulan arkadaşlarımız, yanlışı olan arkadaşlarımız varsa onları dinlenmeye alacağız, yeni heyecanlı dinamik arkadaşlarımıza kadrolarımızı güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz.
“TBMM, 1 YIL İÇİNDE GECE-GÜNDÜZ ÇALIŞTI”
14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan genel seçimin üzerinden 1 yıl geçti. TBMM bu 1 yıl içinde gece gündüz demeden çalıştı ve milletimizin beklentilerini gerçekleştiren yasaları çıkardı. Kabine üyelerimizle ülkemizin refahı, güvenliği için ter döktük, döküyoruz. Farklı liderleri ülkemizde misafir ettik. Dış politikada yoğun bir haftayı geride bıraktık.
YENİ ANAYASA MESAJI
Gerek hayat pahalılığı, fahiş fiyat, basında yer alan öğretmenlere yönelik şiddetle mücadelede yasal zeminin güçlendirilmesine hizmet duyuyoruz. Meclis tatile girmeden yasal düzenlemeleri çıkartmamız gerekiyor. Yeni anayasa meselesinde Meclis Başkanımızın çalışmalarına destek vermemiz önemlidir. Türkiye’nin 64 yıllık sivil anayasa hasretini dindirmek olacaktır. Aceleye getirmeden çok da uzatmadan somut adımlar atılmasında fayda görüyoruz. Biz sonuna kadar yapıcı tutumumuzu koruyacağız.

“MİLLETİN VERDİĞİ MESAJI ALDIK”
Önümüzde 4 yılın her gününü ilk günkü aşkla dolu dolu geçirecek ülkemizi her alanda yeni rekorlarla buluşturacağız. 31 Mart seçimleri bir güven oylaması değildir. Seçmenin ülkenin idaresinde tercihinde bir kırılma olmamıştır. Önce 14 Mayıs’ta daha sonra 28 Mayıs’ta seçmen bize hükümeti teslim etmiş yerel seçimde. Milletin verdiği mesajı duymamaktan gelmeyiz. Biz o mesajı aldık. Yalnız milletin AK Parti’den desteğini çektiğini düşünenler fena halde yanılır.
“TEMBELLİĞE, İSTEKSİZLİĞE TAHAMMÜLÜMÜZ OLAMAZ”
Hiç sağa sola bakmadan işimize kilitlenecek, milletimizin yüklediği emanetin hakkını vereceğiz. Bu noktada içimizde yanlış değerlendirmeler yapanlar varsa tembelliğe tevessül edenler olursa onlarla hiç tereddüt etmeden yollarımızı ayırırız. AK Parti’nin çalışma usulü belli. Hemen yarın seçim olacak gibi hazırlıklıyız. Hemen milletimiz tarafından hesaba çekilecekmiş gibi çok çalışıyoruz. Aynı zamanda biz süreye bakmadan kendimizi seçim tarihleriyle kısıtlamadan çalışan kadroyuz. Ne teşkilatımızda ne diğer kadrolarda tembelliğe, isteksizliğe asla ve asla tahammülümüz olamaz.
“BÜROKRATİK VESAYETE İZİN VERMEYİZ”
Son dönemde gündeme gelen tüm hadiseyi tüm boyutlarıyla takip ediyoruz. Bürokratik vesayete izin vermeyiz. Kanunun dışına çıkan, marazı olan kim varsa hukuk zemininde mutlaka hesabını soruyoruz. Ülke ve millete karşı vazifesini yapmamasının hiçbir bahanesi olamaz.

“DİMDİK, SAPASAĞLAM AYAKTAYIZ”
Bize süre biçenler oldu, bize gazete manşetlerinden ömür biçenler oldu. Korkanlar, ürkenler hırslarına yenilenler oldu. Onlar şimdi yoklar, unutulup gittiler. Biz buradayız. Dimdik, sapasağlam ayaktayız. Dava burada, yarın da burada olacak. Mevla ömür, milletimiz de yetki verdikçe burada olmaya devam edeceğiz.
ÖZGÜR ÖZEL GÖRÜŞMESİ
Önceki hafta sayın Özgür Özel’i AK Parti Genel Merkezi’nde kabul ettikçe. Kendisiyle verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Türkiye’de siyasetin bir yumuşamaya ihtiyacı var ve biz bu konuda üzerimize düşeni yapıyoruz. Biz hiçbir zaman kutuplaşmanın tarafı olmadık. Hiçbir ayrım yapmadan 85 milyonun tamamını kucakladık. Milletimizin her bir ferdini ortak paydada bulaştırmak için mücadele verdik.
“KUKLAYI DA KUKLACIYI DA BİLİYORUZ”
FETÖ’ye diyet borcunu ödemek için Yenikapı Ruhunu baltalamak isteyenler boş durmuyor. Kuklayı da kuklacıyı da oyunu kimin yazdığını da çok iyi biliyoruz. Ne kadar da çirkinleşirse çirkinleşsinler biz o tuzağa düşmeyeceğiz. Biz kucaklayıcı ve kuşatıcı olacağız.
“KAPIMIZ HERKESE AÇIK”
Partimizin kapıları ilkeleri, bizim ilkelerimizle örtüşen herkese açıktır. Biz milletimizin, devletimizin çıkarları için kin tutarız. Siyasette kin kavramını asla kabul etmeyiz. İhanete varmayan her dostluk bizim için bakidir. Yeter ki samimiyet, hüsnü niyet olsun. Diğer her şey hal yoluna konulur. Siyasette yumuşama iklimini kara kışa çevirmeye çalışanlar olduğunu, Cumhur İttifakı’nda gedik açmak isteyenler olduğunu biliyoruz. Fitne ve nifak odaklarına göz açtırmayacağız. Cumhur İttifakı güçlenerek, saflarını sıklaştırarak yoluna devam edecek.
FİLİSTİN’E SALDIRILAR
Bugün 15 Mayıs, tüm Filistinliler için, son derece anlamlı bir gün. Bugün büyük felaket anlamındaki Nekbe’nin 76’ncı yıldönümü. Siyonistler bu toprakları adım adım işgale başladı. Filistin topraklarında ilk kitlesel katliam Osmanlının çekilmesiyle başladı. Siyonist çeteler toplu cinayetler işleyerek, Filistinlileri göç etmeye zorladı.
Filistinliler, İsrail devletinin kurulmasının ertesi günü büyük felaket olarak ilan ettiler ve her yıl 15 Mayıs’ta evlerine kavuşma umudunu tazeliyorlar. Er ya da geç Filitinliler evlerine dönecekler. Er ya da geç Filistinliler yastıklarının altında muhafaza ettikleri o anahtarlarını kullanacak ve yuvalarına kavuşacaklardır. Hitler Yahudi soykırımını yaparken unutmayın yalnız değildi. Avrupa’daki birçok ülke Hitler’i destekliyordu. Hitler katliam yaparken kendisini yenilmez zannediyordu.
“ENSELERİNDE OLACAĞIZ”
Dünyanın gözü önünde 8 bin 322 Boşnak kardeşimizi şehit ettiler. Yenileceklerini hiç düşünmüyorlardı. Ne oldu yakalandılar. Mahkemeye çıktılar ve bir zamanların kudretli politikacıları hesap verdiler, şimdi hapiste ölümü bekliyorlar. Er ya da geç Gazze kasabı Netanyahu’yu ve onunla ortak olanları aynı akıbet bekliyor. Göreceksiniz döktükleri her damla kanın hesabını mutlaka verecekler. 35 bin katlettikleri Filistinli ve yaraladıkları 85 bin halkın hesabını verecekler. Biz de enselerinde olacağız.
HİTLER BİLE BU KADAR CÜRATKAR OLMADI”
Gazze soykırımını sormadan, dünya temiz kalamaz. Kimse bizden sözümüzü yumuşatmamızı beklemesin. Bunlar barbar oldukları kadar şımarıklar. En ölümcül silahlarla, açlıkla susuzlukla insan öldürdüler. İnsanları evlerinden çıkarıp güya güvenli bölgelere yönlendirdiler. Güvenli bölgelerde sivil katlettiler. Annelerine evlatlarının parçalarını toplattılar. Tarihte bunun örneği yok. Hitler bile tarihe kara leke olarak geçerken bu kadar aleni yapmadı, bu kadar cüretkar değildi.
“BU KATLİMAIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”
Bakın şimdi uluslararası mahkemeyi baskı altına almaya çalışıyorlar. Nesin sen ya? Orada ufak kâğıt makinasının içerisinde parçalayarak bu işten kaçacağını mı sanıyorsun? Bunun bedelini ödeyeceksiniz! Ellerindeki lobi gücünü kullanarak herkesi susturmaya çalışıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar insanlık bu katillerin yakasını bırakmayacak, insanlık bıraksa dahi bu katillerin peşini bırakmayacağız.
“BUNU GÖRMEYECEK KADAR KÖR MÜSÜNÜZ?”
Şimdi Hamas’ı destekliyoruz diye dışarıda ve içeride bizi eleştiriyorlar. Siz de hiç mi vicdan yok. Sanmayın ki İsrail Gazze’de duracak. Bu azgın devlet, bu terör devleti durdurulmazsa vadedilmiş topraklar hezeyanıyla gözlerini er ya da geç gözlerini Anadolu’ya devireceklerdir. Hamas, Gazze’de Anadolu’nun ileri hat savunmasını yapıyor. Bunu göremeyecek kadar kör müsünüz? Ben Hamas’ı Kuva-i Milliye’ye benzetince rahatsız olanlar var.Bu millet her zaman mazlumun yanında durmuştur.
“MAZLUMLARIN HAKKINI SAVUNMAYA DEVAM EDİCEĞİM”
Bunlara bugüne kadar boyun eğmedik, Allah’ın izniyle bundan sonra da geri adım atmayacağız. Azimle, sabırla yürüyeceğiz. Tayyip Erdoğan olarak tek başıma kalsam da mazlumların hakkını savunmaya devam edeceğim.”
]]>DEM Parti Ankara İl Örgütü tarafından, karar beklenen Kobani Davası’nın 83’üncü duruşması öncesi Sakarya Caddesi’nde basın açıklaması yapıldı. DEM Parti milletvekilleri ve sivil toplum örgütleri de basın açıklamasına destek için geldi. Açıklama öncesi “Siyasi tutsaklar onurumuzdur”, “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” sloganları atıldı.
DEM Parti Ankara İl Eş Genel Başkanı Fatin Kara, “Kumpaslara Karşı Demokratik Siyaseti Savunuyoruz. Yargılanan değil yargılayanız. Yoldaşlarımızı rehin tuttuğunuz yeter” yazılı pankart önünde, basın açıklaması yaptı.
“Demokrasiden, haktan, hukuktan, adaletten ve özgürlüklerden yana olan herkesi, tüm duyarlı kamuoyunu, yalan ve iftiralarla içeride rehin tutulan yoldaşlarımızla dayanışmaya, bu son sürüm ağır hukuk kıyımına karşı yanımızda saf tutmaya çağırıyoruz.” ifadelerine yer verilen basın açıklamasında şöyle denildi:
“Bilinmelidir ki haksızlık, hukuksuzluk kime, hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın, olan demokrasiye, toplumsal huzur ve barışa olmaktadır. Kobani Kumpas Davası, partimizin demokratik faaliyetlerinin bastırılması, parti politikalarımızın ve çalışmalarımızın kriminalize edilmesi ve siyasi faaliyet yürüten arkadaşlarımızın rehin alınarak gücünün etkisizleştirilmesi amacıyla iktidar tarafından, 6-8 Ekim 2014’de Kobane ile dayanışma amacıyla yasal protesto hakkını kullanan halklarımıza karşı siyasi iktidar ve belirli odaklarca kışkırtılmış grupların saldırıları sonucu yaşanan, 37 yurttaşın, ki bunlardan 27’si HDP üyesi ve gönüllüsüdür, hayatını kaybettiği olaylardan tam 6 yıl sonra, demokratik protesto içeriği olan bir tweet bahane edilerek bir kumpas davası olarak açıldı. Hiçbir hukuki dayanağı olmayan bu dava üzerinden partimiz hedef gösterilerek AİHM başta olmak üzere ulusal ve uluslararası hukuk askıya alındı.
6-8 Ekim sonrası başlayan olaylar sonrasında yaşanan ölümler ve saldırılara ilişkin gerekli ve etkin soruşturma yapmayan siyasal iktidar aradan 6 yıl geçtikten sonra Kürt Siyasal Hareketinin ve HDP’nin tasfiyesi için tekrar, aslında kendi sorumluluğunda olan, Kobane olayları bahanesine sarıldı. Diğer yandan bu davayı önemli kılan bir başka unsur ise dava dosyası içerisine konulan belgeler ve yapılan suçlamalara dikkate alındığında, bu davayla ‘Çözüm Sürecinin’ de yargılanmak istendiği gerçeğidir.
“TOPLUMU SOKAK MUHALEFETİNDEN UZAK TUTMAYA ÇALIŞMAKTIR”
Bu dava, Kürt siyasal hareketi üzerinden HDP’yi dizayn etmeye, HDP üzerinden Türkiye toplumunu dizayn etmeye çalışan bir siyasal mühendislik pratiğidir. Siyasal iktidar bu dava ve özellikle sık sık ‘Kobane Olayları’ ve ‘Gezi Eylemleri’ kavramlarını kullanarak, bu iki barışçıl ve toplumsal talepli eylemleri itibarsızlaştırma ‘şeytanlaştırma’ algısı ile toplumu sokak muhalefetinden uzak tutmaya çalışmaktadır. Buradan tek çıkış yolu ise bütün baskılamalara rağmen faşizme varan iktidar pratiklerine karşı sokakta yasal, demokratik hakların kullanılmasında ısrarcı olmaktır.
“DEMİRTAŞ KARARI OLDUKÇA ÖNEMLİDİR”
2015 seçimleri döneminde HDP’nin parti olarak seçime girmeme beklentisi içinde olan AKP, HDP’nin parti olarak seçime girip AKP’nin tek başına iktidar olmasını engellemesi ile hedef olmuştur. Gelinen noktada AKP, AYM ve AİHM kararlarını da uygulamayarak HDP’den ve Kürt siyasetinden intikam almaktadır. Tepeden tırnağa yalanlarla ve uydurma ‘gizli tanık’ beyanlarıyla örülü bu dava, yargılama usulleri de dahil pek çok ihlalin iç içe geçtiği bir davadır. Bu yönüyle de bu dava sadece bir tasfiye davası değil, aynı zamanda bir intikam davasıdır. AİHM Büyük Dairesi’nin Demirtaş-Türkiye kararı, bu yargılamalarda oldukça önemlidir.
“TWEETLERİN İÇERİĞİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ”
Dosya kapsamında yargılanan siyasetçilere, HDP’nin Twitter hesabı üzerinden atılan tweetler ile suçlama yapılmaktadır. Oysa AHİM Büyük Dairesi Demirtaş-Türkiye kararında bu tweetler uzun uzun değerlendirilmiş ve sonuçta söz konusu tweetlerin içeriğinin siyasal ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, bu tweetler gerekçe gösterilerek soruşturma yapılamayacağını, dolayısıyla tutuklanma da olamayacağını ve ihlallerin ortadan kaldırılmasına, Sayın Demirtaş’ın tahliyesine karar vermiştir.
YOLDAŞIMIZI ÖZGÜRLÜKTEN ALIKOYMAYA DEVAM ETMEKTEDİR
Ancak mahkeme heyeti, bugüne kadar deyim yerindeyse ‘ihsası rey’ yaparak AİHM Demirtaş-Türkiye kararını uygulamamış ve halen başta 7 yıllık tutukluluk sınırını çoktan dolduran Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Gültan Kışanak ve Sabahat Tuncel olmak üzere pek çok yoldaşımızı özgürlüklerinden alıkoymaya devam etmektedir.
“BARIŞIN ÖNÜNÜ AÇIN”
Kobane Davası, birçok tarihi yargılamaların birebir izdüşümüdür. Özcesi, 40 yıldır sürdürülen savaş ve rant politikalarının kurtaranı Kobane, Gezi ve benzeri kumpas davaları değildir. Bu, sadece içinde bulunulan çıkmazı daha da derinleştiren, demokrasiyi işlemez kılan, özgürlükleri ayak altına alan beyhude bir yol olmaz, aynı zamanda çok yakından hissettiğimiz gibi emekçinin, yoksulun sofrasındaki ekmeğe de göz diken kötü gidişatı da perişanlıkla sonuçlandırır. Gelin yol yakınken bu çıkmazdan geri dönün, diyalog ve müzakerelerin, adil ve toplumsal bir barışın önünü açın.”
DEM Parti Ankara İl Örgütü üyeleri basın açıklamasının ardından “Kobani Davası’ndan kumpas, yalanlar ve gerçekler” başlıklı bildiri dağıttı.
]]>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 31 Mart 2024 yerel seçimlerini kazanan AKP’li Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan’a tebrik ziyaretinde bulundu. Turan’ın makam odasında gerçekleşen ziyarette konuşan İmamoğlu, “Yolunuz açık olsun. Değerli bir 5 yıl var önümüzde” dedi. Fatih’i, “İstanbul’un vitrini” sözleriyle tanımlayan İmamoğlu, “Çünkü İstanbul buradan doğdu ve var oldu. Dolayısıyla, özellikle Fatih ilçesine de özenli bir davranışa ve büyük bir sorumluluk sürecine ihtiyacımız var. Bu bağlamda karşılıklı, maksimum diyalogla bir 5 yıl geçirdik. Şimdi yine bunu daha yukarıya taşıyarak, İstanbul’a hizmet noktasında, Fatih’e hizmet noktasında iş birliğini en üst seviyeye taşıyacağız” diye konuştu.
“ÖNÜMÜZDEKİ 5 YILIN STRATEJİK ALTLIĞINI OLUŞTURMA GAYRETİ İÇERİSİNDEYİZ”
“İkinci döneme başlarken, yine büyük ekibimizle katılarak, 39 ilçemizde de bunu yaparak, önümüzdeki 5 yılın stratejik altlığını oluşturma gayreti içerisindeyiz” diyen İmamoğlu, “Ve bu altlık ne bir ilçenin kendi başına ne de Büyükşehir’in kendi başına yapmasıyla olması mümkün değil. İşbirliği içerisinde olması şart. Aslında kanun da bize böyle bir yol gösteriyor. Bizim kendi kişisel vicdanımız ve usulümüz de böyle bir yol gösteriyor. Bu bakımdan bugünkü buluşmamız değerli. İnşallah İstanbul halkının memnun olacağı, Fatih halkının mutlu ve huzurlu olacağı, aynı zamanda iyileşeceği, aynı zamanda sorunların çözüme kavuşacağı en iyi 5 yıl olsun. Tabii ki makam açısından da yolumuz açık olsun. Başarılar dileriz size, ekibinize, seçilen meclis üyelerinize. Umarım bugünkü gibi, 5 yıl boyunca her konuda müşterek karar alma becerisini hep birlikte gösteririz. Tekrar tebrik ediyorum. Hayırlı bir 5 yıl olsun” ifadelerini kullandı.
TURAN: “YENİ DÖNEMDE HALKIN İRADESİ TECELLİ ETTİ”
İmamoğlu ve ekibine, ziyaretlerinden dolayı teşekkür eden Turan da “Ben, yeni dönemin şahsınıza, İstanbul’umuza ve hepimize, İstanbul halkı için, Fatih’imiz için hayırlı olmasını diliyorum. Hayata bakışım şöyle: Bizi seçen iradeyi ne kadar saygıdeğer buluyorsak, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı’nı seçen irade de o kadar saygıdeğerdir. Dolayısıyla yeni dönemde halkın iradesi tecelli etti. İstanbul’un, metropolün en önemli ilçelerinden bir tanesi Fatih. Büyükşehir Belediyemizi de barındıran ilçe burası. Uzun yıllardır da ben de nasip oldu… Başkanım, bu dönem de seçimi tamamlarsak, Allah ömür verirse, 30’ncu yılımız doluyor. 1999 yılında başladık. 99’dan beri, İstanbul’un belediyeciliğinde varım. Dolayısıyla 5 yıl içerisinde, halkın önümüze çizdiği harita, işbirliği ve diyalog içerisinde, İstanbul merkez ilçesi olarak da geçmiş dönemde olduğu gibi, diyalog yoluyla, İstanbul’umuzun ve Fatih’imizin, merkez ilçe olarak bekleyen sorularını diyalog yoluyla, işbirliği içinde çözmektir. Böyle olacağına da kesin inancım var. Belediyemizi ziyaretiniz için teşekkür ederim, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından İmamoğlu ve Turan, kurum kurmaylarının karşılıklı katılımıyla, Fatih’in sorunlarına ve çözüm yollarına dönük, ortak masa toplantısı gerçekleştirdi.
]]>KAMERA: KERİM UĞUR, ÖZGÜR ŞENGÜL
(SOMA)- Soma Madenci Heykeli önünde düzenlenen anma töreninde, cezaevinde tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Can Atalay’ın mektubu okundu. Atalay mektubunda “Soma ile başlayan yol, Aladağ’dan, Sakarya’ Hendek’e, Çorlu’ya yalnızca ölmüşlerimiz için değil gelecek kuşaklarımız için de yurttaşın canını, hakkını en yüksele, hak ettiği mertebeye çıkarma mücadelesidir. Soma’dan Türkiye’nin geleceğine aydınlık bir yol açıldı. Bu yolun açık kalması için her hal ve şartta her birimiz ve hepimiz sorumluyuz ve sorumluluğumuzun farkındayız” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet tarihine en büyük maden felaketlerinden biri olarak geçen, 13 Mayıs 2014’te Manisa’nın Soma ilçesinde Eynez ocağında meydana gelen faciada yaşamını yitiren maden işçileri anılıyor. Facianın 10’uncu yılında Soma Madenci Heykeli önünde düzenlenen anma töreninde cezaevinde tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Can Atalay’ın mektubu okundu.
“İŞÇİNİN CANI DEĞERSİZ GÖRÜLÜYOR”
Atalay mektubunda şu ifadelere yer verdi:
“Bundan tam 10 yıl önce 301 maden işçisi Soma ‘da öldü. O günlerde ana rahmine düşen bebekler Soma’da babalarını hiç göremeden 10 yaşına geldiler. Ülkemizin diğer şehirlerinde 10 yaşında olan çocuklar ise şimdi 20’li yaşlarındalar. İçine doğdukları teknolojik gelişmeler Soma’da ya da bir başka madende 301 işçinin ölümünün engellenememiş olduğuna onları inandıramaz. İşçinin canının basit bir kontrol aletinin maliyetinden daha değersiz görüldüğü, ‘daha daha’ sistemi ile ihaleyi alan şirketin işçileri zamanla yarıştırdığı ya da ‘ısınma’ vb. işaretlere rağmen üretime ara verilmesinin imkansız kılındığını anlatarak ikna edemeyeceğimiz biliniyor.
Soma maden katliamının 10. yıldönümünde ben öncelikle bu yolun baş emektarları; o eşlere, o kardeşlere, o annelere babalara, oğullar ve kızlara seslenmek istiyorum; buradan Silivri’den bir kez daha o emektarlara, o cefakarlara teşekkür etmeyi görev biliyorum. Elmas teyzeye, Gülfidan ablaya, Gülten’e, Şaban dayıya, Şerafettin amcaya, Senem neneme, Seniha anneye, rahmetli Ali dedeye, Seher anne ve İsmail amcaya, Ergül kardeşime, Durmuş amcaya, Aliye kardeşime, Bayram dayıya, Havva anneye, Salih dedeye, Hüseyin amcaya, Davut amcaya, Menekşe anneye, Vesile kardeşime, Betül ve Furkan’a, Nermin ve Berkan’a, Umut’a, Hakan ve Efe’ye selamlarımı, sevgilerimi iletiyorum. İnadımızın ve kararlılığımızın azalmayacağının bilinmesini istiyorum.
“ADALET MÜCADELESİ HALA GÜNCEL”
Peki 2014’te Soma’da ne farklıydı da aradan geçen 10 koca yıla karşın 301 işçi için verilen adalet mücadelesi hala bu denli güncel? Soma, Gezi’nin toplumsal etkisi hala dipdiriyken oldu. İşçinin hakkı hukuku sadece bizim mahallelerde değil toplumsal formasyonun tam da merkezinde yankılandı. Tüm Türkiye’nin gözü kulağı buradaydı, nabzı burada attı. Bu toplumsal iklim içinde avukatlar atak davrandı doğrudur. Beraberinde bir avuç hak savunucusu ile birlikte emek ve demokrasi güçlerinin çabaları da önemliydi. Yokluklar içinde gecelerini gündüzlerine katarak adalet mücadelesini köy köy, gün gün örgütlediler. Soma’nın kime oy verdiği gibi anlamsız tartışmalara kulaklarını tıkayıp kendi kurtuluşlarının, memleketin feraha çıkışının ancak işçi sınıfımızın hakkının teslimi ile mümkün olduğunu bilerek ellerinden gelen her şeyi yaptılar.
“CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL DE HEP ‘ADALET’ DEDİ”
Belki bütün muhalefet partilerinin gündemine girdi Soma… Ama bu bir avuç insan içindeki bir milletvekilini ayrıca anmak isterim. Bu milletvekili sağdan soldan fısıldananlara kulağını tıkadı, elinin ucuyla tutabilecekken dört elle destek oldu adalet isteyen ailelere… Biz avukatlara yoldaş oldu ‘özel’ bir çabayla… Evet CHP Genel Başkanı Özgür Özel de hep adalet dedi. Evet ve aileler 301 işçi, eşti, kardeşti, evlattı ve babaydı… 301 işçinin eşleri, kardeşleri, anneleri, babaları, oğulları ve kızları her şeye rağmen, hiçbir şeye boyun eğmeden sadece ölmüşleri için değil gelecek kuşaklarımız için de adalet dediler. Ve eksiği ve gediği ile onca yalana dolana oyuna baskıya tehdide rağmen o ‘içtihat’ ile yeni bir yol açıldı işçi sınıfımızın ve tüm yurttaşlarımızın önünde…
“AYDINLIK YOL AÇILDI”
Soma ile başlayan yol, Aladağ’dan, Sakarya’ Hendek’e, Çorlu’ya yalnızca ölmüşlerimiz için değil gelecek kuşaklarımız için de yurttaşın canını, hakkını en yüksele, hak ettiği mertebeye çıkarma mücadelesidir. Soma’dan Türkiye’nin geleceğine aydınlık bir yol açıldı. Bu yolun açık kalması için her hal ve şartta her birimiz ve hepimiz sorumluyuz ve sorumluluğumuzun farkındayız. Bu yolu açan tüm emektarlara sonsuz teşekkürler… Silivri’den selamlar.”
]]>(İSTANBUL) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Anadolu Yakası İlçeleri Yatırımları Temel Atma Töreni’nde konuştu. İstanbul’un geleceğinin planlı, projeli, doğru yatırımlarla güvence altına alınabileceğine ve sorunların bu şekilde çözülebileceğine vurgu yapan İmamoğlu, “Aksi takdirde, kaos üretmeye devam edilir. Geçmişten bugüne üretilen bir takım kaotik ortamları düzeltme konusunda, nasıl gayretli olduğumuzu vatandaşlarımız çok iyi biliyor. Bu kapsamda biz, hep şuna dikkat ettik. İstanbul’un her kuruşuyla bilinçli, planlı, projeli işler yapıyoruz ve işini ehline teslim ederek, bir avuç insanın korunduğu alanlar, mevziler asla üretmedik, üretmeyeceğiz” dedi.
İBB köklü kuruluşu İSKİ, kentin artan su ihtiyacını karşılamak için içme suyu depolama kapasitesini artıracak, bölge halkının kesintisiz su ihtiyacını karşılarken enerji verimliliği sağlayacak yatırımlarına devam ediyor. “İSKİ Anadolu Yakası İlçeleri ( Kartal, Maltepe, Pendik, Ümraniye) Yatırımları Temel Atma Töreni”, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre ve İSKİ Genel Müdürü Dr. Şafak Başa’nın katılımlarıyla gerçekleştirildi.
“HİÇ DURMADIK”
Kartal Esentepe Mahallesi’nde “Yeni yatırımlarla tam yol ileri” başlığıyla düzenlenen törende konuşan İmamoğlu, yeni dönemde de hızlarını arttırarak çalışmalarına devam ettiklerini vurguladı. “Hiç durmadık” diyen İmamoğlu, “Seçimi, bir ‘ara gün’ olarak gördük. Öncesinde dahi, son güne yakın günlerde bile açılış yaptık. Bir hizmeti ziyaret ettik. Bugün hedeflerimizi büyüterek yola devam etmenin de gururunu yaşıyorum. ‘Tam yol ileri’, bizim adımıza bir sadece seçim sloganı değildi. Aslında bu yolculuğun ana tarifini yapan, ana karakterini sizlere hissettiren bir yolculuğun tarifiydi. Tam yol ileri, hedeflerimize ulaşana kadar durmaksızın çalışacağımızın, 16 milyon İstanbullunun hayatını güzelleştirmek için, bir dakika bile durmaksızın yol almaya kararlı bir ekibi olduğumuzu, bir yönetim olduğumuzu size hissettiren çalışma anlayışımızın tarifi. O bakımdan tekrar tekrar söylemeye devam edeceğiz. ‘Yeni yatırımlarla tam yol ileri’ deyip, motivasyonumuzu en yukarıya hep birlikte taşıyacağız” dedi.
“BAZEN MUHAFIZLIK, BAZEN İYİ MÜHENDİSLİK ŞART”
İstanbul’u güçlendirmek, güzelleştirmek ve korumak gerekliliği olduğunun altını çizen İmamoğlu, şunları söyledi:
“Bazen muhafızlık şart, bazen iyi mühendislik, iyi mimarlık, iyi plancı, iyi sosyolog, iyi psikolog… Her türlü sürecin rehabilitasyonunda bireyleri, çevreyi, toplumun her kesimini birbirine kaynaşmada, kaynaştırmada gerçekten olağanüstü bir toplum mimarisine ihtiyaç var. Bu kapsamda çok ciddi çalışıyoruz ve bu şekilde amacımız, İstanbul’un geleceğini güvence altına almak. İstanbul’un geleceği; planlı, projeli, doğru yatırımlarla güvence altına alınabilir, sorunlar çözülebilir. Aksi takdirde, kaos üretmeye devam edilir. Geçmişten bugüne üretilen bir takım kaotik ortamları düzeltme konusunda, nasıl gayretli olduğumuzu vatandaşlarımız çok iyi biliyor. Bu kapsamda biz, hep şuna dikkat ettik. İstanbul’un her kuruşuyla bilinçli, planlı, projeli işler yapıyoruz. ve işini ehline teslim ederek, bir avuç insanın korunduğu alanlar, mevziler asla üretmedik, üretmeyeceğiz.
“YENİ BİR DÖNEMİN BAŞLADIĞI BİR SÜRECİN VARLIĞI, İSTANBULLULAR İÇİN TEMİNATTIR”
İstanbul’un aleyhine olan bir devrin sona erdiği, yeni bir anlayışın, yeni bir devrin, yeni bir dönemin başladığı bir sürecin varlığı, İstanbullular için teminattır. O bakımdan vatandaşa katkı sunan yatırımların, göreceksiniz; siz diyeceksiniz ki, ‘Biz yorulduk, bu ekip yorulmadı.’ ve biz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, sadece kendi çalışanlarımıza, ekiplerimize, siyasi yol arkadaşlarımıza, meclis üyelerimize bir ekip olarak bakmıyoruz. Aynı zamanda 39 ilçeyi, belediye yöneticilerini, başkanlarını, bütün ekiplerini bir yol arkadaşı kabul ediyoruz. ve hatta bütün kamuyu, kamu disiplini içerisinde, İSKİ kurumumuz nasıl bizim kanunla tariflenmiş bir kamu kurumuysa, devletimizin her kamu kuruluşuyla da işbirliğini akılla, bilimle, teknikle, ihtiyacı gözeterek işbirliği yapma doğrultusunda bir yol arkadaşı, bir ekip arkadaşı olarak görüyoruz. Bu kapsamda iş üretiyoruz. 16 milyon sağlıklı, mutlu, üretken olursa; tasarruflu bir ortamı, 16 milyonla birlikte İstanbul’da var ettiğimiz taktirde, biliyoruz ki ülkemiz de sağlıklı, mutlu, huzurlu üretken ve gerçekten bu zor günlerin aşılmasında en etkin aktör olur ve olmaya devam edecektir.
“ÇOK DEĞERLİ ŞEYLERDEN BAHSEDİYORUZ”
Çok değerli şeylerden bahsediyoruz. Su, enerji ve aynı zamanda israfı engellemek… Yani bu şehirde ve bu ülkede, her gün elektrikten tasarruf edebildiğiniz, yenilikçi adımları atabilmek, yeni enerji üretim alanlarıyla ekstra enerji üretebilmek, aynı zamanda suyu da verimli kullanabilmek… Yani bir damla suyun bile önemli olduğunu, hepimiz biliyoruz. Hava, iklim; çok farklı bir boyuta evrildi. Bir gün bakıyorsunuz 12-13 derece ölçüyorsunuz, bir gün sonra 22-23 dereceyi ölçtük. Bugün yine 13-14 derecelere indi. Şu üç günde bile, karmakarışık, 3 mevsimi bir arada yaşadığımız bir alanı bize hissettirdi. Bu da gösteriyor ki sevgili dostlar, değerli yurttaşlarımız, kıymetli canlar; bu ülkeyi, bu dünyayı hepimiz korumakla yükümlüyüz. Çocuklarımıza güvenli bir gelecek sağlamakla yükümlüyüz. Bu konuda da özellikle su, çevre konusunda verimliliğe, tasarrufa çok önem veriyoruz ve israfın önüne geçecek her türlü yatırımı yapma konusunda da kararlıyız.
“YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ”
İstanbul’un su kaynaklarının korunup, geliştirilmesinde üzerimize düşen bütün sorumluluğu, kurumlarımız el birliği, işbirliği yaparak yerine getirecektir. Bakın ne demokrasi, ne hukuk, ne adalet, bu söylediklerimden ayrı şeyler değil. Hepsi bir bütün. Yani doğayı korumak, demokrasinin bir parçası. ve verimliliği arttırmak, sürdürülebilirliği arttırmak, adaletin bir parçası. O bakımdan sadece insanlar arasındaki duygular değil bunlar; toplumun her parçası, her paydaşı, ama aynı zamanda doğayla, yaşamla ilgili konular. Biz, meseleyi bu denli evrensel çerçevede ele alan, güçlü bir ekip olduğumuzun, ilçelerimizin, şehrimizin, ülkemizin geleceğinin inşasında her attığımız adımın, inanın sadece İstanbul’a değil, yakın coğrafyamıza ve hatta bütün dünyaya örnek uygulamalar olduğunun bilincinde bir ekibiz. Bu kapsamda yolumuza devam ediyoruz. ‘Tam yol ileri’ sloganı, tam da bu dönemde, tam da bu evrede gerçekten çok motive edici. Ben görüyorum ki, en ön safta hanımefendilerin olduğu, beyefendilerin olduğu, gençlerin olduğu muhteşem bir İstanbullu ekibiyle, hemşehri grubuyla bu yolculuğu güçlü bir biçimde sürdüreceğiz. Her birisi, o ‘tam yol ileri’ ruhunu elde etmiş ve bu koşuya hazır bir ekip. Hepimiz için bu projelerimiz hayırlı uğurlu olsun. Yeni açılışlarda, yeni hizmet tanıtımlarımızda ve yeni temel atmalarda buluşmak dileğiyle”
YÜKSEL: “25 YILLIK ALACAĞIMIZ VARDI, EKREM BAŞKAN’IMIZLA BİRLİKTE ALMAYA BAŞLADIK”
Törende konuşan Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel “Biz bunlara geçtiğimiz 5 yıldan alışığız” dedi. Yüksel, “Dolayısıyla sevgili Sancaktepe, Tuzla ve Ataşehir’deki belediye başkanlarımı da bu dönem yoğun bir çalışma temposu bekliyor. Bunları, maalesef 2019’dan önce çok sık göremiyorduk. Bir ifadem oluyordu: ’25 yıllık alacağımız vardı. Ekrem Başkan’ımızla birlikte, onun adil anlayışıyla birlikte, bunları almaya başladık’ demiştik. Hem yağmur suyu altyapı meselesinde hem atık suyu meselesinde ve bunların birbirinden ayrışması meselesinde, önce Kartal Meydan’da, Neyzen Tevfik Meydanı’nın arkasında, Savarona Caddesi’nde ve sonra Kartal’ın 20 mahallesinde, ki mahalle muhtarlarım buradalar, onların şahitliğinde birçok altyapı çalışmalarını da geçtiğimiz 5 yılda sürdürdük ve hala sürdürmeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu.
BAŞA: “DEPOLARIN ENERJİSİ GÜNEŞ PANELLERİNDEN SAĞLANACAK”
İSKİ Genel Müdürü Başa’nın verdiği bilgiye göre, temeli atılan, yaklaşık 600 milyon liraya mal olacak proje kapsamda İstanbul Ümraniye’de 1 adet Terfi Merkezi, Kartal’da 1 adet 15.000 m3 hacimli, 1 adet 10.000 m3 hacimli, 1 adet 5.000 m3 hacimli içme suyu depoları, Pendik ilçesinde 1 adet 10.000 m3, Maltepe ilçesinde ise, 1 adet 5.000 m3 hacimli içme suyu deposu, güneş enerji santralleri ile içme suyu deposu rehabilitasyonları yapılacak. Böylece; Kartal, Pendik, Maltepe ve Ümraniye bölgesinin içme suyu depolama hacmi, toplamda 42.500m3 artırılacak. İnşa edilecek içme suyu depolarıyla, bölgenin ihtiyacı olan ilave depolama hacmi kazanılmış olmakla birlikte, aynı zamanda terfi ile beslenen bölgeler, inşa edilecek içme suyu depoları sayesinde hem enerji tasarruflu şekilde beslenecek hem de kısa süreli elektrik kesintileri ve terfi arızalarında oluşabilecek su kesintisi ihtimali ortadan kaldırılacak. İçme suyu deposu alanlarında güneş enerji santrali yapılarak, yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji ile tesislerin elektrik ihtiyacı karşılanacak. Ayrıca ihtiyaç duyulması durumunda, mevcut içme suyu depolarının rehabilitasyonu yapılarak, su kayıp-kaçaklarının önüne geçilmesi sağlanacak.
]]>Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, şehrin farklı noktalarında görev yapan yaklaşık 250 basın emekçisiyle bir araya gelerek mevcut yönetim anlayışı, hizmetleri gerçekleştirmekteki yol haritası ve çalışmaları hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Konuşmasına basın mensuplarıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek başlayan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’in her noktasında yerel basının, gerçek anlamda çok güçlü ve etkin olduğunu söyledi.
‘Birlik ve beraberlik içinde olacağız’
“Memleketimizi daha çok tanıtmak için daha farklı kitlelere anlatmak için sizlere ihtiyacımız var” ifadelerine yer veren Başkan Ahmet Akın “Biz, Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman birlik, beraberlik içinde olacağız sizlerle. Bunun için de çalışmalarımızı yapıyoruz. Balıkesir üzerinde basının sorunlarıyla ilgili arkadaşlarımla defalarca görüştüm. Sorunlarınızı tek tek çözeceğiz. Yıllarca basın mensubu arkadaşlarımızla hep, iyi ilişkiler içinde oldum. Burada tüm siyasi görüşlerden gazeteci arkadaşlarımız var. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak asla ve asla particilik yapmam. Benim derdim hizmet etmek” dedi.
‘Belediye hizmetlerimiz aksamadan sürüyor’
Seçimin ardından geçen süreçte tamamen açık ve şeffaf bir sistem kurmak için çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Ahmet Akın “Çözüm konusunda bize inanın ve güvenin. Çünkü başkan olarak benim derdim; Balıkesirli hemşehrilerimin bana verdiği bu 5 yıl süreyi layıkıyla ve adabıyla hizmetlerle tamamlamak. Bunun üzerine de çalışmalarımız var. Belediye hizmetlerimizin tamamı aksamadan sürüyor” dedi.
‘Muhtarlarımızı yepyeni bir sistemle tanıştıracağız’
Önceliğinin kırsal bölgeler olduğunu söyleyen Başkan Ahmet Akın “Ulaşım konusunda yüzlerce mahallemizin yollarında sıkıntı var. Köylerimiz bomboş. Oraların yeniden canlanması, hayatın içinde olması ve büyükşehrin ne olduğunu hissetmesi için seferberlik başlattım. Bunu en basit olan yerden, tarla yollarından başlattım. Bu çiftçilerimiz için çok önemli. 4 milyon dekarlık alanın, yaklaşık 1 milyon dekarlık alanını tamamladık. Mezarlık temizliği, bakım onarımlarını yapıyoruz. Ulaşım ve yol yapımın da dahil olduğu birçok hizmeti ana hatlarıyla çalışıyoruz. Bununla ilgili izleme birimleri kurduk, muhtarlarımızı yepyeni bir sistemle tanıştıracağız. Her gün en az bir ilçenin muhtarlarıyla bir araya geliyorum, muhtarlarımızın hizmetlerinin daha kolay ulaşılabilmesi için. Teknolojinin verdiği imkanları sonuna kadar kullanacağız” dedi.
‘Cumhuriyet köyleri kuracağız’
Muhtarlarla kol kola çalıştığını belirten Başkan Ahmet Akın “Cumhuriyet köyleri kuracağız. Büyük köylerimiz var. Şamlı ve Pamukçu mesela. Pamukçu belde olabilecek bir yer fakat nüfusu az. Ovaköy, Balıklı, merkeze yakın olmalarına rağmen standart olarak çok gerideler. Buralara hız verdik. Her mahallemizde oyun parkımız, kadınlarımız için hanımevleri açacağız. Orada psikolojik destek, eğitimler ve doktor bulunacak. Hizmetler ücretsiz olacak. Kreşlerle ilgili de yerlerimizi belirledik. Mevcut imkanlarımıza bakıyoruz. Onları da hızlıca hayata geçireceğiz. Balıkesir’de sosyal hayat konusunda sıkıntı var. Merkezimiz sadece Zağnospaşa Camisi etrafına toplanmış. Orayı yaymak hedefim, bu konuda da çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Nerelerin asfaltlanacağıyla ilgili çalışmalarımızı tamamladık. Hangi köylerde nelere ihtiyaç var belirledik. Altyapıyla ilgili uzman bir ekiple beraber çalışarak projeler üretmeye başladık. Haşereyle mücadele çalışmaları devam ediyor” dedi.
Belediye şirketlerinden maaş almayacak
Belediye şirketlerinin tümünün yönetim kurulu başkanının kendisi olduğunu ve liyakatle yöneteceklerini vurgulayan Başkan Ahmet Akın, bu görevle ilgili de huzur hakkı da dahil olmak üzere hiçbir şekilde tek kuruş maaş almayacağının altını çizdi.
‘Tek Amacım, Balıkesir aileme hayırlı evlat olmak’
Basın mensuplarının dertleri ve sıkıntılarını da en kısa sürede çözüme kavuşturacaklarını söyleyen Başkan Ahmet Akın “Balıkesir benim ailem. Tek amacım, aileme hayırlı evlat olmak. Bu çok önemli görevi bana veren Balıkesir Aileme, 5 yıl boyunca hizmet etmek için yola çıktım. Allah, mahcup etmesin” diye konuştu. – BALIKESİR
]]>Kaza, 4 Kasım 2023 tarihinde akşam saatlerinde merkez Selçuklu ilçesi Yeni İstanbul Caddesi Sancak Tramvay Durağı önünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, inşaatta işçi olarak çalışan Sefa S. (19) idaresindeki 42 DU 949 plakalı otomobil, Yeni İstanbul Caddesi üzerinde sol şeritte seyir halindeyken yolun karşısına geçmeye çalışan yayalara çarptı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinde, Fadime Aslan (52), kızı Sultan Aslan (33), torunları Fadime Aslan (7), Elif Aslan (14) ve Fadime Azra Atalay’ın (9) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kazada yaralanan Emine Atalay (32), çocukları Hasan A. (11), Ali Cemal A. (8), Fadime A. ve araçta yolcu olarak bulunan C.N.Ö. (6) olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazada yaralanan ve durumu ağır olan Emine Atalay, hastanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Gözaltına alınan 19 yaşındaki sürücüye yapılan kan testinde alkol ve uyuşturucu tespit edilmedi. Emniyetteki ilk ifadesinde Sefa S.’nin “Cadde üzerinde seyir halindeyken bir anda kalabalık bir yaya grup karşıma çıktı. Direksiyonu refüje doğru kırdım, frene de bastım kurtarmaya çalıştım ancak duramadım ve çarptım. Alkol testi yaptılar testim olumsuz çıktı. Olay günü 1 buçuk litre protein tozu içtim, bir önceki gece de 1 litrelik enerji içeceği içmiştim. Daha önce hiç uyuşturucu madde kullanmadım. Kaç kilometre hızla gittiğimi de hatırlamıyorum o an” diye kendini savundu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkartıldığı mahkemece tutuklandı.
Kazaya dair iddianame hazırlandı
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kazayla ilgili tahkikat tamamlandı. Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan iddianame Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede bulunan raporda, sürücü Sefa S.’nin caddenin 82 kilometre olan hız limitinin üstünde seyrettiği tespit edildiği belirtilerek, “Kazanın meydana geldiği anda gece olması sebebiyle seyreden araçların farlarını yakarak seyretmeleri gerektiğinden ve farların etkisiyle görüş açısının yeterli olması açısından araç sürücülerinin gün durumunu da göz önüne alarak gerektiğinde seyretmiş oldukları yol için belirlenen hızın daha da altında seyrederek gün ve trafik durumuna uygun hızla seyretmesi gerekirken, dosyada bulunan tanık ifadelerinde ve kolluk görevlileri tarafından yapılan fren ölçümünde araç sürücüsünün seyretmiş olduğu yol için belirlenen hız limitinin üzerinde seyrederek kazanın oluşumuna engel olamamış ve birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermiştir” denildi. Raporda hem yayaların hem de sürücü Sefa S.’nin kusurlu olduğu belirtildi.
Sürücü Sefa S. hakkında ‘Taksirle yaralanmaya ve öldürmeye neden olma’ suçlamasıyla, 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açıldı. Sürücü Sefa S., Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Sefa S. savunmasında, “Akşam saat 18.00 sıralarıydı. Evden çıktım arkadaşımı evine bırakmak için şehir merkezi istikametinde seyir halinde olduğum sırada yol karanlıktı, sokak lambaları yanmıyordu. Bir grup bir anda karşıma çıktı. Kurtarmaya çalıştım ancak kurtaramadım, kaza meydana geldi. Pişmanım” dedi.
Kazada hayatını kaybedenlerin yakınları ise kazaya karışan sürücüden şikayetçi olduklarını söyledi.
Kaza sırasında sürücünün aracında bulunan arkadaşı ve mahkemede tanık olarak dinlenen Ceylin Naz Ö. de, “Sefa ile beni evime bırakmak için beraber araçla yola çıktık. Yol çok karanlıktı orta şeritteydik, bir anda kaza oldu. Aracın o anlık hızını bilmiyorum” şeklinde konuştu.
“Karşı taraf bana hakkını helal etsin pişmanım”
Kaza sırasında yolda aracıyla seyir halinde olan ve tanık olarak dinlenen Ayhan A. ise “Olay günü şehir merkezi istikametine seyir halinde olduğum sırada kazaya karışan araç benim sağımdan beni geçti ve o sırada bir anda gaza yüklendi ve hızlandı. Beni geçmesi ile kaza meydana geldi. Eğer Sefa S. kaza yapmasaydı büyük ihtimalle ben çarpacaktım. Yayaları görmedim, kaza sonrası aracımdan inerek hemen yardım ettim” ifadelerini kullandı.
Mahkeme başkanının ‘son sözün var mı’ sorusuna sürücü Sefa S., “Karşı taraf bana hakkını helal etsin, pişmanım” şeklinde cevap verdi. Mahkeme heyeti daha sonra tarafların savunmalarının ardından dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için davayı ileri bir tarihe erteledi. – KONYA
]]>İSHAK KARA
(Van) -Van’ın İpekyolu ilçesi Erçek Mahallesi’nde bulunan Filamingo Parkı’nın yolunun Devlet Demir Yolları (DDY) tarafından ‘kaçak’ olduğu gerekçesiyle hendek kazılarak kapatılması tepki çekti. İpekyolu Belediyesi yetkilileri, parkın yok olma tehlikesine dikkat çekerken; Van Çevre, Tarihi Eserleri Koruma ve Geliştirme Derneği (ÇEVDER) Başkanı Ali Kalçık, “İlimizde zaten yeşil alan miktarı oldukça az. Buranın da yok olup gitmesine müsaade edemeyiz” dedi.
Van’ın İpekyolu ilçesi Erçek Mahallesi’nde bulunan Filamingo Parkı’nın yolu, Devlet Demir Yolları (DDY) tarafından ‘kaçak yol’ olduğu gerekçesiyle rayların her iki tarafına hendek kazılarak kapatıldı. 8 yıldır kullanılan yolun kapatılması tepki çekti. İpekyolu Belediyesi yetkilileri, ağaçları ve çimleri sulamak için içeriye araç sokamadıklarını, dolayısıyla kısa sürede ilçenin önemli yeşil alanlarından Filamingo Parkı’nın yok olacağını belirterek, yol sorununun kısa sürede çözülmesi gerektiğini belirtti. Parkta bulunan foseptik çukurunun boşaltılamaması nedeniyle de tuvaletlerin de kullanılamaz hale geldiği belirtildi.
“ULAŞIM İLE İLGİLENEN BİR KURUMUN YOL KAPATMASI KABUL EDİLEMEZ”
Parkta incelemelerde bulunan Van ÇEVDER yöneticileri, yapılanın kabul edilebilir bir durum olmadığını, soruna belediye ve DDY’nin ortak bir çözüm üretimesi gerektiğini kaydetti. Van ÇEVDER Başkanı Ali Kalçık, şunları söyledi:
“Burada oldukça güzel ve kentimizin önemli değerlerinden bir tanesi olan Filamingo Parkı bulunmaktadır. Oldukça güzel bir yeşil alanımız mevcut. Burada yüzlerce ağaç var. Bu ağaçlar ve yeşil alan bugüne kadar büyük bir özveri ile getirilmiş. Bugünden sonra yok olmasına müsaade edemeyiz. Bundan dolayı da buradaki yol probleminin mutlaka halledilmesi gerekiyor. İlimizde zaten yeşil alan miktarı oldukça az. Buranın da yok olup gitmesine müsaade edemeyiz. İpekyolu Belediyesi ve DDY’nın ilgili teknik ekipleri bir araya gelerek çözüm konusunda birlikte çalışabilirler. En nihayetinde burası insanların nefes alabildikleri bir yer. Kentimizin önemli bir değeri ve adeta cennetten bir köşe. Bizim burayı yok olmaya terketmemiz değil, korumamız gerekiyor. Bundan dolayı buradan ilgili kurumlara çağrıda bulunuyoruz; gerekli çözüm neyse yol ve yöntemlerini geliştirin ve Filamingo Parkı’nın yok olmaması için elinizden geleni yapın.”
“OLASI KAZALARA KARŞI KAÇAK YOLLARIN TAMAMI KAPATILDI”
Konu ile alakalı görüşülen DDY yetkilisi ise sorunun İpekyolu Belediyesi ve Filamingo Parkı ile alakalı olmadığını, kaçak yolların tamamını kapattıklarını, amaçlarının da olası kazalarının önüne geçmek olduğunu belirterek, “Olası kazalarda sorumluluk almamak için kaçak yolların tamamını kapattık. Kapattığımız yolların resimlerini çekerek belgelendirdik ve bunları Van Valiliği’ne sunduk. Parka giden yolu açabilmemiz için resmiyette bulunan başka bir yolu kapatmamız gerekiyor. Yönetmeliklere göre iki yol arasında 1,5 kilometrelik mesafenin bulunması gerekiyor. Bundan dolayı biz o yolu da kapattık. Filamingo Parkı’nın bulunduğu yer hemzemin geçide uygun. Van Büyükşehir Belediyesi’nin bize müracaat etmesi durumunda, bu başvuru değerlendirmeye alınabilir. Orada hemzemin geçit yapılabilir. Fakat başvurunun olması gerekiyor” dedi.
]]>
İslahiye-Hatay kara yolunun Ağabey mevkisinde plakaları ve sürücüleri henüz belirlenemeyen minibüsle beton mikseri çarpıştı.
Kaza ihbarının ardından bölgeye çok sayıda ambulans sevk edildi.
Kazada 8 kişi yaşamını yitirdi, 11 kişi yaralandı.
Kazaya karışan araçlar, yaklaşık 4 saatlik çalışmanın ardından çekici yardımıyla kara yolundan kaldırıldı.
Kaza nedeniyle trafiğe kapatılan İslahiye-Hatay istikameti ise yeniden trafiğe açıldı.
Vali Çeber’in açıklamaları
Olay yerinde incelemelerde bulunduktan sonra İslahiye Devlet Hastanesi’ndeki yaralıları ziyaret eden Gaziantep Valisi Kemal Çeber, gazetecilere, yaklaşık iki saat kadar önce ciddi bir kazayla karşılaştıklarını söyledi.
Kazayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak yürütüldüğüne dikkati çeken Çeber, şöyle konuştu:
“Hatay istikametinden gelen tır şeklindeki beton mikseri, trafikte sürüş kontrolünü kaybediyor, maalesef bölünmüş bir yolda karşı şeride geçiyor. İlçeden Yeşilyurt köyümüze giden köy dolmuşuna çarpıyor. Şoför dahil 19 yolcusuyla beraber köyüne giden dolmuşa çarpıyor. Maalesef 8 vefatımız var. Bunların 7’si kadın birisi erkek, 2’si ise öğrenci. Diğer dolmuş yolcularımız arasında 11 yaralı var. Şoförlerimizden ikisi hafif yaralı. Başsavcımız, kaymakamımız çok kısa süre içerisinde olay yerine gidip bizi bilgilendirdiler. Tüm ekiplerimiz trafik, jandarma, itfaiye, AFAD ekiplerimiz olay yerine çok kısa sürede ulaştı. Aynı zamanda Kilis, Hatay ve Gaziantep merkezden ambulanslarımız kısa sürede olay yerine ulaştılar.”
Sağlık çalışanlarının ciddi gayretleriyle yaralıları ambulanslarla hastanelere taşıdığını anlatan Çeber, “Yaralılarımızdan 2’sinin durumu ağır. Durumları stabil hale gelince Gaziantep’e sevkleri görünüyor. 4 normal hastamızın Gaziantep’e sevki gerçekleştirildi. Diğer yaralılarımızın bir kısmı burada. Bazılarıyla sohbet ettim, durumları iyi. Süreçle ilgili idari ve adli soruşturma başladı. Rabbim vefat edenlere rahmet eylesin, kardeşlerimizin vefatı bizi çok üzdü. Rabbim ülkemize başka acı yaşatmasın.” dedi.
Bilirkişi incelemeleri sürüyor
Kazayla ilgili şu an için gözaltı olmadığını belirten Çeber, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Gözaltı şu an için yok ama olayla ilgili herkes bizim gözetimimiz altında. Şoförler hafif yaralı ama tır şoförünün gözaltı işlemi normal olarak olacak gibi görünüyor. Şu anda tamamen sağlıkla ilgili konulara odaklandık. Tedavisi uygun hale geldiğinde gözaltı işlemi görülüyor gibi, tabii bilirkişiler incelemelerini devam ettiriyor. Arkadaşlarımız artık çok profesyonel, en uzak vefat noktası ile en yakını, yere savrulmalar, tekerlek izleri, aracın mevcut hızı hepsi beraber değerlendirilerek bu noktada çalışmalar yürütülüyor. Ama ilk kanaat mikserin oldukça hızlı ve süratli olduğu, buna bağlı kontrolünü kaybettiği yönünde. Bunun yanında yol hasarları veya kusurları gibi diğer konular üzerinde de durulacak. Hatay’dan İslahiye’ye doğru gelirken kontrolünü kaybediyor, karşı şeride geçiyor, bunların hepsinin tekerlek izleri mevcut, karşı şeritte kendi yolunda devam eden köy dolmuşumuza çarpıyor.”
Yaralı yolculardan Zeynep Gök, kazanın okuldan çıkıp eve giderken meydana geldiğini belirterek, “Yolda ilerlerken karşı şeritten tır, çok hızlı geldi ve bize çarptı. Kazanın etkisiyle de birkaç kere takla attık. Serviste kaç kişi olduğumuzu hatırlamıyorum ama koltuklar doluydu.” ifadelerini kullandı.
]]>İslahiye-Hatay kara yolunun Ağabey mevkisinde plakaları ve sürücüleri henüz belirlenemeyen minibüsle beton mikseri çarpıştı.
Kaza ihbarının ardından bölgeye çok sayıda ambulans sevk edildi.
Kazada 8 kişi yaşamını yitirdi, 11 kişi yaralandı.
Olay yerinde incelemelerde bulunduktan sonra İslahiye Devlet Hastanesi’ndeki yaralıları ziyaret eden Gaziantep Valisi Kemal Çeber, gazetecilere, yaklaşık İki saat kadar önce ciddi bir kazayla karşılaştıklarını söyledi.
Kazayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak yürütüldüğüne dikkati çeken Çeber, şöyle konuştu:
“Hatay istikametinden gelen tır şeklindeki beton mikseri, trafikte sürüş kontrolünü kaybediyor, maalesef bölünmüş bir yolda karşı şeride geçiyor. İlçeden Yeşilyurt köyümüze giden köy dolmuşuna çarpıyor. Şoför dahil 19 yolcusuyla beraber köyüne giden dolmuşa çarpıyor. Maalesef 8 vefatımız var. Bunların 7’si kadın birisi erkek, 2’si ise öğrenci. Diğer dolmuş yolcularımız arasında 11 yaralı var. Şoförlerimizden ikisi hafif yaralı. Başsavcımız, kaymakamımız çok kısa süre içerisinde olay yerine gidip bizi bilgilendirdiler. Tüm ekiplerimiz trafik, jandarma, itfaiye, AFAD ekiplerimiz olay yerine çok kısa sürede ulaştı. Aynı zamanda Kilis, Hatay ve Gaziantep merkezden ambulanslarımız kısa sürede olay yerine ulaştılar.”
Sağlık çalışanlarının ciddi gayretleriyle yaralıları ambulanslarla hastanelere taşıdığını anlatan Çeber, “Yaralılarımızdan 2’sinin durumu ağır. Durumları stabil hale gelince Gaziantep’e sevkleri görünüyor. 4 normal hastamızın Gaziantep’e sevki gerçekleştirildi. Diğer yaralılarımızın bir kısmı burada. Bazılarıyla sohbet ettim, durumları iyi. Süreçle ilgili idari ve adli soruşturma başladı. Rabbim vefat edenlere rahmet eylesin, kardeşlerimizin vefatı bizi çok üzdü. Rabbim ülkemize başka acı yaşatmasın.” dedi.
Bilirkişi incelemeleri sürüyor
Kazayla ilgili şu an için gözaltı olmadığını belirten Çeber, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Gözaltı şu an için yok ama olayla ilgili herkes bizim gözetimimiz altında. Şoförler hafif yaralı ama tır şoförünün gözaltı işlemi normal olarak olacak gibi görünüyor. Şu anda tamamen sağlıkla ilgili konulara odaklandık. Tedavisi uygun hale geldiğinde gözaltı işlemi görülüyor gibi, tabii bilirkişiler incelemelerini devam ettiriyor. Arkadaşlarımız artık çok profesyonel, en uzak vefat noktası ile en yakını, yere savrulmalar, tekerlek izleri, aracın mevcut hızı hepsi beraber değerlendirilerek bu noktada çalışmalar yürütülüyor. Ama ilk kanaat mikserin oldukça hızlı ve süratli olduğu, buna bağlı kontrolünü kaybettiği yönünde. Bunun yanında yol hasarları veya kusurları gibi diğer konular üzerinde de durulacak. Hatay’dan İslahiye’ye doğru gelirken kontrolünü kaybediyor, karşı şeride geçiyor, bunların hepsinin tekerlek izleri mevcut, karşı şeritte kendi yolunda devam eden köy dolmuşumuza çarpıyor.”
Yaralı yolculardan Zeynep Gök, kazanın okuldan çıkıp eve giderken meydana geldiğini belirterek, “Yolda ilerlerken karşı şeritten tır, çok hızlı geldi ve bize çarptı. Kazanın etkisiyle de birkaç kere takla attık. Serviste kaç kişi olduğumuzu hatırlamıyorum ama koltuklar doluydu.” ifadelerini kullandı.
]]>Kuraklığın ve ilaçların etkisiyle yaylalarda bitki çeşitliliğinin azalması sonucu arıların yeteri kadar nektar alamaması, toplu arı ölümlerine ve koloni kayıplarına yol açıyor.
Hayvansal üretim (zootekni) üzerine araştırmalar yapan Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayhan Yılmaz, AA muhabirine, arıcılık açısından önemli potansiyele sahip Bitlis’in son yıllarda küresel ısınmaya bağlı kuraklıktan etkilendiğini söyledi.
Arıcılığın biyoçeşitliliğe bağlı olduğunu anlatan Yılmaz, “Arıcılık tamamen bitkiyle tanımlanan bir hayvansal üretim kolu. Bütün canlı organizmalar gibi böcekler de gezegenimizin çok önemli bir parçası. İklim değişikliği, onların da yaşam döngülerinde ciddi değişikliklere yol açabiliyor.” dedi.
“Kuraklık, arıcılıkta çok büyük bir kayba yol açar”
İklim değişikliğine ve kuraklığa bağlı olarak bitki gelişimindeki düzensizliklerin doğrudan arının nektar kaynağında düzensizliklere yol açabildiğini belirten Yılmaz, yeterli nektar kaynağı oluşmadığında arı ailesinin rekabeti bırakarak kendilerini imha ettikleri yönünde bilimsel bulguların olduğunu kaydetti.
Ekolojik sistemde bütün canlı organizmaların birbirleriyle ilişkili olduğunu vurgulayan Yılmaz, şu değerlendirmede bulundu:
“İklim değişikliği ve kuraklık gibi oluşumlar meydana geldiğinde bu durum düzenin bozulmasına yol açar ve kuraklık arıcılıkta çok büyük bir kayba yol açar. Yeterince güçlenememeleri, nektar kaynağının yeterli olmaması kolonilerin yok olmasına yol açıyor. Son yıllarda özellikle kimyasal tarım teknolojilerindeki gelişmeler de arı ekolojisinde çok büyük etkiler oluşturmakta. Özellikle yoğun ilaç kullanımı arının birçok özelliğinde aksamalara yol açıyor. Uzun vadede kuraklık veya küresel ısınma gibi başka iklimsel olaylar ile insanlardan kaynaklı nedenlerin birçok canlı organizmanın ekolojisini etkileyeceğini düşünüyoruz.”
Bu durumun kaçınılmaz bir olgu olarak karşılarında durduğunu ifade eden Yılmaz, “Kuraklığın tarımsal boyutu bitkiler açısından su kıtlığıdır. Bitkinin gelişememesi, arının bitkiye girememesi demek. Kontrolsüz ilaç kullanımının özellikle arılıklara yakın yerlerde yapılması da arıcılığımız açısından çok tehlikeli bir durum. Mutlaka bunun önüne geçilmesi gerekiyor. Bu kimyasalların arıya etkisini tespit edecek mekanizmalarımız yok ama arılıklara yakın yerlerde kullanılan bu kimyasalların yayılmasının kaçınılmaz olduğunu biliyoruz. Bu kimyasallar rüzgarla, suyla veya herhangi bir şekilde arıya geçer.” diye konuştu.
“Kimyasal ilaçlamalar 3 kilometreden daha yakın ise arılara zarar veriyor”
Hizan ilçesinde arıcılık yapan Abdurrahman Yaldız da son 3 yıldır etkili olan kuraklığın arıların sayısının ve verimin azalmasına neden olduğunu belirtti.
Kuraklık nedeniyle bitkilerin gelişmediğini aktaran Yaldız, “Bitkiler gelişmeyince arılar yeterli nektar alamıyor. Bu arıların zayıflamasına ve ölmelerine neden oluyor. Çünkü yeterince beslenemiyor. Kimyasal ilaçlamalar da 3 kilometreden daha yakın ise arılara zarar veriyor.” diye konuştu.
Arıcı Şevket Yaldız da “Kuraklık nedeniyle arılarda azalma yaşanıyor. Kuraklık olunca polen ve yavru olmuyor. Zayıflayan arılar da ölüyor ama bu yıl inşallah kuraklık görünmüyor. Polen de var. Bu yıl verim alacağımıza inanıyorum.” dedi.
]]>Gümüşhane ile Giresun illerini birbirine bağlayan Gümüşhane-Kürtün Karayolu’nda kaya düşme riski bulunan dağlar ve yamaçlar endüstriyel dağcılar tarafından çelik ağlarla örülüyor.
Özellikle ilkbahar dönemlerinde yağışların da etkisiyle sık sık heyelanların, kaya ve taş düşmelerinin meydana geldiği, ölümlü ve yaralanmalı kazalara sebep olan bölgede vatandaşların güven içerisinde seyahat edebilmesi için Karayolları tarafından çalışma başlatıldı.
Geçtiğimiz yıllarda dağcılar tarafından kaya düşürme çalışması yapılan alanda bu kez uzman ekipler tarafından belirlenen kayalar çelik ağlarla kafese alınarak risk minimuma indiriliyor.
İki ay önce başlayan ve şimdiye kadar 3 noktada gerçekleştirilen çalışmalarda her bir yamaç yaklaşık 7 bin metrekare çelik ağla örülürken, Kürtün ilçesine bağlı Özkürtün Beldesi Karaçukur Mahallesi geçişinde bulunan dağ yamacında çalışmalarını sürdüren 9 kişilik uzman ekip 50 metrelik vinç yardımıyla çelik tel ağ ve halka marifetiyle adeta dağı kafes içine alıyor.
Zorlu çalışmada karayolunda trafik kontrollü olarak tek şeritten sağlanırken özel eğitim almış uzman ekip halatlar yardımıyla kendilerini bağladıkları dağın yamacına kafesi serip 1 metreden fazla deldikleri kayaya bağlıyor.
Çalışmayı yapan ekibin şefi İpli Erişim Uzmanı Tanju Demirel alanında uzman 8 personelle birlikte yürüttükleri çalışmada yerde birleştirdikleri çelik ağları 50 metrelik vinç yardımıyla dağ yamacına sererek yolu güvenli hale getirdiklerini söyledi.
“Bu yol için her zaman bir risk söz konusu”
Bölgede çok az bir yağışta bile taş dökülmelerinin meydana geldiğini aktaran İpli Erişim Uzmanı Tanju Demirel, “Yaptığımız çalışmada karayollarının güvenliğini tehlikeye atan ve taş düşme riskli bulunan alanları güvenli hale getiriyoruz. Bunun iki yöntemi var birisi kayaların temizlenmesi birisi de tel ağlarla örtüleme. Bu riskli alanları Karayolları belirliyor ve biz de bu süreçten sonra gerekli çalışmaları yapıyoruz. Amacımız burada yol ve vatandaşın güvenliğini sağlamak bu noktada Karayolları ve emniyet birimleriyle birlikte çalışıyoruz. Yaklaşık 2 ay önce bu bölgede çalışmaya başladık ve bu çalışmalar 20 gün daha devam edecek. Haziran ve Ağustos ayları içerisinde de Karayolları’nın uygun gördüğü noktalarda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Şu ana kadar 3 noktada çalışma yaptık Kirazlık bölgesi ve Karaçukur bölgesinde. Bu bölgede şu an için başka çalışma görülmüyor Burada yaptığımız çalışmada 7 bin metrekarelik bir alanı örtülüyoruz. Arkadaşlarımız iple erişim sertifikasına sahip, bu uluslararası bir sertifika tüm dünyada geçerli. Belirli bir eğitim sürecinden geçtikten sonra burada çalışabiliyorlar. Şu anda toplamda 9 kişilik bir ekiple çalışıyoruz ve 50 metrelik bir vinç kullanıyoruz. Yamaçtan yola düşebilecek farklı ebatlardaki taşları tutacak kapasite bu teller. Burası riskli bir bölge olduğu için halka ağlar da kullanıldı. Çalışmalar bittiğinde vatandaşlarımız bu alandan güvenli bir şekilde geçebilecekler. Burada en ufak bir yağmurda çok fazla dökülme meydana geliyor bu yol için her zaman bir risk söz konusu” dedi.
“Dağ kafese alınıyor ve taş düşmeleri engelleniyor”
Gümüşhane-Kürtün karayolunu sürekli olarak kullandığını dile getiren sürücü Selçuk Çelik, “Ben diyaliz teknisyeniyim yıllardır bu yolu kullanırım. Tabi ki buradan korkuyorum başımıza sürekli küçük küçük kazalar geliyor, taş düşüyor hele ki yağmurlu havalarda. Kışın daha kötü oluyor. Bu yapılan çalışmada görüldüğü üzere dağ kafese alınıyor ve taş düşmeleri engelleniyor bu da bizim sağlığımızı koruyacaktır diye düşünüyorum” diye konuştu. – GÜMÜŞHANE
]]>Karnak, AA muhabirine, son dönemde ülke genelinde etkili olan toz taşınımının insan sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin açıklama yaptı.
Bitkilerin üremek, hayati süreçlerini devam ettirmek için birtakım tozları atmosfere saldığını ve bunların rüzgarla birlikte hareket ettiğini anlatan Karnak, “toz taşınımı” olarak adlandırılan bu doğa olayının duyarlı insanlarda bazı hastalıkları ortaya çıkarabildiğini vurguladı.
Prof. Dr. Karnak, “Tek bir çam ağacının bile atmosfere milyarlarca polen salgıladığını düşünürsek, konunun ne kadar ciddi olduğunu anlayabiliriz. Özellikle astım, KOAH hastalarında, hava yolu duyarlılığı bulunan, bağışıklığı baskılanmış kişilerde toz taşınımıyla havaya saçılan, havada asılı kalan partiküller, artan öksürük şikayetlerine ve çeşitli hastalıklara sebep olabilir. Bu nedenle durumu hassas kişilere, içinde bulunduğumuz süreç gibi toz taşınımının çok yüksek olduğu günlerde evde kalmalarını, mümkün olduğunca dışarı çıkmamalarını öneriyoruz.” ifadesini kullandı.
8 haftadan uzun süren öksürüğe dikkat
Basit bir üst solunum yolu enfeksiyonunun bile kişilerde hava yolu duyarlılığına yol açabildiğine dikkati çeken Karnak, geçmeyen öksürüğün mutlaka dikkate alınması gereken bir durum olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Karnak, “Özellikle 8 haftadan fazla süren öksürükte mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor. Basit bir akciğer filmi, birtakım ek tetkiklerle öksürüğün altta yatan sebebi kolaylıkla anlaşılabilir.” uyarısında bulundu.
“Toz taşınımı bütün organizmayı etkileyebilir”
Geçmeyen öksürüğün, sadece toz taşınımı değil, birçok farklı nedenle de ortaya çıkabildiğini belirten Karnak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Toz taşınımıyla milyarlarca ton toz havaya kalkıyor, bu tozların içinde nütrientler, demir, selenyum, zehirli sülfür dioksit gazları gibi birçok unsur var. Bunlar insanda sadece havayolunu değil, bütün organizmayı etkileyebiliyor.
Toz taşınımı, kronik öksürük haricinde, tekrarlayan inflamasyon nedeniyle kalıcı hasara, akciğer dokusunda kalınlaşmaya, hava yolunda sekresyonun artmasına sebep olabilir. Geçmeyen enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Kişinin sağlık durumu içinden çıkılmaz, karmaşık bir hal alabilir. Dolayısıyla öksürük, nefes darlığı, balgam çıkarma gibi semptomlar hafife alınmamalı, böyle durumlarda mutlaka bir uzmana başvurulmalı.”
Sanayileşmiş bölgelerde fabrika tozları, karbon partikülleri, taşıtların egzoz dumanının da atmosferi zehirlediğine, hava kirliliğine yol açtığına ve benzer sağlık risklerini ortaya çıkardığına işaret eden Karnak, Dünya Sağlık Örgütünün de bunları birinci derece kanserojen ilan ettiğini anımsattı.
“Normal, sağlıklı birey öksürmez”
Prof. Dr. Karnak, tütün ve tütün ürünleri kullanımının da akciğer sağlığı açısından önemli risk faktörü olduğuna dikkat çekerek, “Özellikle sigara kullanan hastalara ‘öksürüyor musun?’ diye sorduğumuzda ‘Normal öksürüyorum’ diye karşılık veriyor. Oysa normal, sağlıklı birey öksürmez. Öksürük ve balgam çıkarma normal bir semptom değildir. Öksürüğün sebebinin mutlaka tıbbi açıdan araştırılması gerekir.” dedi.
Kişilerin genelde kan tükürmeye başladığında doktora başvurduğunu ama bunun ilerlemiş hastalık göstergesi olduğunu anlatan Karnak, “Çöl tozları, havada asılı bakteriler, virüsler, hava kirliliği, sigara, karbon partikülleri akciğer kanserine bile neden olabiliyor. Bu nedenle öksürük deyip geçmemek, erken dönemde uzmana başvurmak önem taşıyor.” açıklamasında bulundu.
Toz taşınımı açısından bu ayların özellikle tehlikeli dönemler olduğunu, çöl tozları, polenlerin havada yoğun şekilde yer aldığını söyleyen Karnak, partikül tutucu maskelerin insanları dışarda toz taşınımından bir miktar koruyabileceğine ama çok katlı olmaları sebebiyle günlük hayatta kullanımlarının zor olduğuna değindi.
Prof. Dr. Karnak, kronik hastalığı bulunanların mümkün olduğunca toz taşınımı günlerinde dışarı çıkmamasının en iyi korunma yöntemi olduğunun altını çizdi.
]]>CAKARTA, 23 Nisan (Xinhua) — Çin Halk Cumhuriyeti’nin merhum Onursal Cumhurbaşkanı Soong Ching Ling, Endonezya’nın Bandung kentinden bahsederken, “Tarihte çok az kent Bandung kadar çok sayıda kalp ve zihinleri fethetmiştir” demişti.
Bandung Konferansı olarak da bilinen tarihi Asya-Afrika Konferansı, 18 Nisan 1955’te bu kentte düzenlendi. Küresel Güney ülkeleri bu konferansla, egemenlik haklarını ve daha eşit bir dünyayı savunmak için emperyalizm ve sömürgeciliğe karşı çıkmak üzere ilk kez bir araya geldi.
Batılı sömürgecilerin acımasızca ellerinden aldığı bağımsızlıklarını onlarca yıldan sonra kazanan 29 Asya ve Afrika ülkesinin lider ve temsilcileri, özünde “dayanışma, dostluk ve işbirliğinin” yer aldığı Bandung Ruhu’nu önererek Bağlantısızlar Hareketi’ni ve Güney-Güney işbirliğini başlattı.
Bugün, tarihi Asya-Afrika Konferansı’ndan yaklaşık 70 yıl sonra Bandung Ruhu halen canlılığını korurken, Küresel Güney ülkelerine de Kuşak ve Yol İnisiyatifi ve diğer platformlar çerçevesinde kazan-kazan işbirliği aracılığıyla yeni bir ortak kalkınma yoluna koyulmaları için ilham veriyor.
YENİ ASYA VE YENİ AFRİKA’NIN DOĞUŞU
Deniz seviyesinden 768 metre yükseklikte yer alan Bandung’da tüm yıl boyunca Endonezya’daki kentlerin çoğuna kıyasla hava daha serin oluyor. Kent, Hollandalı sömürge yönetimi döneminde “Cava’nın Paris’i” olarak biliniyordu.
Zamanın Hollanda Doğu Hint Adaları Genel Valisi Herman Willem Daendels, Cava Adası’nın savunma sistemini iyileştirmek ve asker ve malzeme sevkiyatını kolaylaştırmak amacıyla 1809 yılında Cava Adası’nın batısından doğusuna uzanan ve daha sonra Asya-Afrika Caddesi olarak adlandırılacak yaklaşık 1.000 kilometre uzunluğunda bir yol inşa edilmesi talimatını verdi.
Endonezya’nın ilk devlet başkanı Sukarno, bu caddenin kenarında bulunan 3 katlı bembeyaz bir binada gerçekleştirilen Asya-Afrika Konferansı’nın açılış töreninde Güney ülkeleri adına uyanış çağrısını başlattı.
Sukarno, “Bu konferans, insanlık tarihinde beyaz ırktan olmayan kişilerin gerçekleştirdiği ilk uluslararası konferans. Nerede, ne zaman ve ne şekilde ortaya çıkarsa çıksın, sömürgecilik kötü bir şeydir ve yeryüzünden kazınmalıdır” diye konuştu.
Sukarno, “Bu konferansın, biz Asya ve Afrika liderlerinin, Asya ve Afrika’nın ancak birleşerek refaha kavuşabileceğinin ve birleşik bir Asya ve Afrika var olmadıkça dünyanın güvenliğinin dahi sağlanamayacağının bilincinde olduğumuza kanıt teşkil etmesini umuyorum. Bu konferansın insanlığa kılavuzluk etmesini, ayrıca güvenlik ve barışa ulaşmak için seçmeleri gereken yolu göstermesini umuyorum. Bu konferansın Asya ve Afrika’nın yeniden doğuşuna, dahası, yeni Asya ve yeni Afrika’nın doğuşuna tanıklık etmesini umuyorum” ifadelerini kullandı.
Konferansa katılan Çin heyetine başkanlık eden dönemin Çin Başbakanı Zhou Enlai, Barış İçinde Bir Arada Yaşamak için Beş İlke’yi önerdi. Bandung Ruhu’nun vazgeçilmez bir unsuru haline gelen bu ilkeler daha sonra uluslararası ilişkilerin temel normları ve uluslararası hukukun temel ilkeleri olarak dünyadaki ülkelerin büyük çoğunluğu tarafından kabul gördü.
Amerikalı tarihçi Immanuel Wallerstein, “1955 tarihli Bandung Konferansı sembolik bir an olarak değerlendirilebilir. Batı dışı dünya bu tarihte, dünya siyasetinde ciddiye alınmaları gerektiğini yüksek sesle dile getirmiş oldu” diyor.
“İHANET, RÜŞVET, KATLİAM, ALÇAKLIK”
Sömürgecilik, Batı’da sermayenin ilkel birikiminin başlangıç noktasıydı. Beyazların üstünlüğüne ve orman kanunlarına inanan Avrupalı sömürgeciler, Afrika’yı, Amerika kıtasını ve Asya’yı işgal ederek vahşi katliam ve yağmalar gerçekleştirip oluk oluk kan akıttı.
Karl Marx, “Kapital” adlı eserinde, “Hollanda’nın sömürge yönetiminin tarihi, en olağanüstü ihanet, rüşvet, katliam ve alçaklık ilişkilerinin tarihidir… Nereye ayak bastılarsa, arkasından tahribat ve nüfus kırımı geldi. 1750 yılında Cava’nın Banyuwangi vilayetinin 80.000’den fazla sakini varken, 1811’de nüfus yalnızca 18.000 kişi idi” diye yazdı.
1619 yılında Cava Adası’nın ticaret merkezi Cayakarta’yı ele geçiren Hollanda, bölgenin ismini Batavya olarak değiştirdi. Bu kent, günümüzün Cakarta’sı olacaktı. Hollandalılar, Batavya’yı Hollanda Doğu Hindistan Şirketi’nin (VOC) Doğu’daki genel merkezi olarak değerlendirip, Endonezya’yı sömürgeleştirmek için bir kale olarak kullandı. 17. yüzyılın ortalarına gelindiğinde şirketin ticaret hacmi, o dönemdeki toplam küresel ticaretin neredeyse yarısını oluşturuyordu.
İngiliz yazar Elizabeth Pisani, Endonezya: Olağan Dışı Ulusu Keşfetmek (Indonesia, Etc.: Exploring the Improbable Nation) adlı kitabında, “Hollanda Doğu Hindistan Şirketi gibi bu adaları ele geçiren Hollandalı sömürge yöneticileri, yalnızca para kazanmakla ilgileniyorlardı, yerel halkın hayatlarını umursamıyorlardı. Kauçuk ağaçları ve kakao ağaçları dikmek için Sumatra ormanlarını kestiler. Kahve, çay, şeker ve tütün elde etmek için Cava, Sulawesi ve diğer adalardaki ormanları yok ettiler. Kalay madenleri, altın madenleri ve petrol için arazileri şiddetle ele geçirdiler. Hollandalılar bir dönem milli gelirinin yarısını Endonezya’dan alıyordu.” ifadelerini kullandı.
Hollandalılar, 300 yıldan uzun süren sömürge yönetiminde her zaman avcı rolü oynadı ve altın yumurtlayan kazı öldüren barbarca bir yaklaşım izledi. Bu durum Endonezya ekonomisinin anormal gelişmesine yol açarak, Hollandalılar için bu ekonomiyi tamamen bir hammadde tedarikçisine indirgedi.
KARŞILIKLI KALKINMA
Endonezya Devlet Başkanı Joko Widodo, “Hepimiz mevcut dünya ekonomik düzeninin adaletsizliğine tanıklık ettik. Ticari ayrımcılığı reddetmeliyiz. Downstream endüstriyel kalkınma engellenmemeli. Eşit ve kapsayıcı işbirliği için sesimizi yükseltmeye devam etmeliyiz” demişti.
Widodo, 2023 yılının Ağustos ayı sonunda Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde düzenlenen BRICS liderleri toplantısında, Küresel Güney ülkelerini birlik olmaya, kalkınma haklarını korumaya ve ilerlemeyi engelleyen eylemlere karşı çıkmaya çağırdı.
Bandung’daki Tegalluar demiryolu istasyonu, geçtiğimiz yıl 7 Eylül’de açıldı. Bu istasyon, Kuşak ve Yol İnisiyatifi kapsamında Endonezya ve Çin’in ortaklaşa inşa ettiği simge projelerden biri olan Cakarta-Bandung Yüksek Hızlı Demiryolu’nun dört istasyonundan biri.
Yüksek hızlı demiryolu hattı, Cakarta ile Bandung arasındaki 3 saati aşan seyahat süresini yaklaşık 40 dakikaya düşürerek, ekonomik faaliyetleri ve iş fırsatlarını güçlendirdi.
Widodo, demiryolunun ticari faaliyete başlamasından önce yaptığı konuşmada, “Son derece mutluyum. Endonezya halkı da son derece mutlu çünkü yüksek hızlı demiryolumuz Güneydoğu Asya’da tek. Bu altyapı sayesinde ilerlemenin temelini atabiliriz. En önemlisi de bu demiryolunun, Endonezya’nın ulusal rekabet gücünü artıracak olması” ifadelerini kullandı.
Cakarta merkezli düşünce kuruluşu Nanyang ASEAN Vakfı Başkanı Bambang Suryono, Batılı ülkelerin diğer ülkeleri köleleştirip sömürerek ve bu ülkelerin halklarını perişan ederek kendi modernleşmelerini gerçekleştirdiklerini vurguladı.
Suryono, “Endonezya, Çin’le dayanışma ve işbirliği yoluyla Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin ortaklaşa inşasına dahil oluyor ve karşılıklı kalkınmayı gerçekleştiriyor. Bu, Küresel Güney’deki ülkelerin yeni bir kalkınma yoluna adım atabileceğini kanıtlıyor” diye ekledi.
EL ELE, OMUZ OMUZA
Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, 22 Nisan 2015’te Endonezya’da düzenlenen Asya-Afrika Zirvesi’nde “Kazan-Kazan İşbirliği için Bandung Ruhu’nu İleri Taşımak” başlıklı bir konuşma yapmıştı.
Xi, konuşmasında, “29 Asya ve Afrika ülkesinin liderleri 60 yıl önce Bandung Konferansı’na katılarak dayanışma, dostluk ve işbirliğinden müteşekkil Bandung Ruhu’na can verdi; tüm Asya, Afrika ve Latin Amerika’yı etkisi altına alan ulusal kurtuluş hareketini tetikledi ve küresel sömürgesizleşme sürecine hız kazandırdı” dedi.
Xi, “Bandung Ruhu yeni koşullar altında da güçlü canlılığını sürdürüyor. “Bandung Ruhu’nu, değişen zamana uygun yeni unsurlarla zenginleştirmek, kazan-kazan işbirliğine dayalı yeni bir uluslararası ilişkiler modelinde ısrar etmek, daha adil ve eşit bir uluslararası düzen ve sistemi teşvik etmek”, ayrıca Asya, Afrika ve dünyanın diğer bölgelerindeki halklara daha büyük faydalar getirmek üzere insanlık için ortak geleceğe sahip bir topluluk inşa etmek suretiyle ileri taşımak gerektiğini vurguladı.
Bugün, Bandung kentinde Cakarta-Bandung Yüksek Hızlı Demiryolu’nda büyük bir hızla işleyen trenler, yeni dönemdeki “dayanışma, dostluk ve işbirliğinden” müteşekkil Bandung Ruhu’nun vücut bulmuş hali.
Endonezyalı müzisyen Andy Qui, demiryolu hakkında “Düşlerini Gerçekleştirmek için İlerle” adlı bir şarkı yazdı. Şarkının sözleri, “Ele ele, omuz omuza, her şey mümkün birlik olunca” diyor.
]]>Geçtiğimiz günlerde düzenlenen bir toplantıda konuşan Vali Kaya, hastane yolunda yaşanan çökmeyle ilgili açıklamalarda bulundu. Kaya, “Projeyi hazırlarken orada dolmuş durağı yok. Orada taksilerin durabileceği bir yer yok. Ben de gittim inceledim. En azından bu yol yapılırken onlara da cepler yaparsak hem dolmuşların durabileceği hem de vatandaşların durabileceği indi-bindi yapılabileceği güvenli bir yol ortamı oluşturmak gerekiyor. Biraz hastanenin duvarını da içeriye almak lazım. Orada 2 metre daha içeriye girilse orası vatandaşın trafiğini yönetme adına güzel olacak. Şu haliyle biz oradaki trafiği yönetemiyoruz. Proje çizilirken yanlış çizilmiş. Bunların hepsinin düşünülmesi lazımdı. Bunlar düşünülmemiş. Madem yol kaydı bu da bir fırsat oldu. Yaparken en azından orayı düzgün yapalım. Böyle bir planlama gerçekten olmaz. Taksi nereden girecek nereden çıkacak o düzenlenmemiş. Orada bir maalesef keşmekeşlik var” ifadelerine yer verdi.
Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü’ne teşekkür eden Vali Kaya, “Proje ihalesi yapılırken de mutlaka haberimiz olsun biz de planlamasını yapalım. En azından yap-boz meselesine yeniden dönmesin. Müdürlüğü de anlayışınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Burası Karayolları ağında değildi. Daha öncesinde hastane açılırken kolaylık olsun diye bu yol yapılmış. Ama bu yol kaydı. Burada da bir mağduriyet oluştu. Biz buna duyarsız kalamayız dediler ve bu işe el attılar. Yereldeki imkanlar ile Karayolları standardına uygun yol yapmak mümkün değil. Belediyenin imkanı da yoktu. Çok ciddi bir bütçe karşımıza çıkıyordu. Bakanımız talimatı verdi ve müdürlüğümüz hızlı bir şekilde çalışmaya başladı. Ben müdürlüğünüze hassasiyetinizden dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel de hastanenin arkasında bulunan duvarın da sıkıntılı olduğunu hatırlatarak, “Bunu hızlandırmamız gerekiyor. Hastane çevresiyle alakalı daha önce siyaseten de dile getirdim. Hastanenin ön tarafında sorun olduğu gibi arka tarafında da problem bulunuyor. Hastanenin arkasındaki istinat duvarının altı boş. Toprak altından kayıyor. Oraya da bakmak lazım. Bu hastane çevresindeki projelendirmelerin bir an önce bitmesi gerekiyor. Orası kentin tamamını ilgilendiren bir bölge. Kentin merkezinde de ulaşım problemini çözebilecek bir aks. Kentin merkezindeki ulaşım probleminin çözüm önerilerini de vatandaş ile paylaştığım için hastane önündeki yolun ve kavşağın bir an önce bitirilmesi gerekiyor. Çevre Yolu’nun ne zaman biteceğini bilmem gerekiyor. Ona göre şehir merkezinde bir planlama yapacağız” dedi.
Karayolları 14. Bölge Müdür Yardımcısı Alican Birincioğlu da açıklamalarında şu sözlere yer verdi: “Güney Çevre yolunda ihale süreci devam ediyor. Güney Çevre yolunun bitişi muhtemel 2026 yılı. Hastane yoluyla alakalı da belediyemizin bir proje çalışması olmuş ama Karayolları standartlarına tam uygun kriter olmadığı için projesini Karayollarına göre yapıyoruz. Proje bittikten sonra da akabinde imalatını tamamlayacağız. Hastane yolu ve Güney Çevre Yolu’nun oluşturduğu sıkıntının farkındayız. Zemin yapısından kaynaklı problemler var. Çözüme kavuşturacağız.” – YALOVA
]]>KONYA – Bayram tatilinin son gününde yola çıkacak sürücülere araç kullanımı sırasında karşılaşılabilecek yol hipnozu tehlikesine dikkat çeken uzmanlar, sağlıklı bir yolculuk için sürücülerin saat başı mola vermeleri ve araç kontrollerinin yapılması gerektiği uyarısında bulundu.
Ramazan Bayramı tatili sona ererken yollardaki araç yoğunluğu da artıyor. Sürücü Kursları ve Eğitimcileri Federasyonu Başkan Yardımcısı ve İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, tatil sonrası araçlarıyla yola çıkacak olan vatandaşlara güvenli ve konforlu bir seyahat için uyarılarda bulundu. İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, yol hipnozundan korunmak için saat başı molanın önemine dikkat çekerek, “Belli süre araç kullandığımız zaman yani mola süresini geçirirsek gözlerde dalma başlıyor. Yani yol hipnozu dediğimiz bir durumla karşı karşıya kalıyoruz. Böyle durumlarla karşılaşmamak için kesinlikle dinlenme sürelerini daha fazla yapmamız lazım. Yani dalgın bir şekilde araç kullanırsak biz yolun kenarında bulunan bir ağacı yolun ortasına gelmiş gibi görebiliriz ya da yolun ortasında olan bir engeli yolun sağında veya solundaymış gibi görebiliriz. İşte bu göz dalması, yol hipnozu dediğimiz olay meydana gelir. Beyinde bazı değişiklikler yani görüntü şeklinde değişiklikler oluyor. Bu yorgunlukla alakalıdır. Dolayısıyla bizim bu yorgunluğu en aza indirmemiz lazım. Yani eğer ki çok yorgunsak, o gün seyahat etmeyelim. Yoldaysak arabamızı çekelim müsait bir yere orada bir süre dinlenelim hatta gerekiyorsa uyuyalım. Ertesi gün gidelim yani hiçbir zaman için bir kendimizi ve diğer yol kullanıcılarını tehlikeye atmayalım” dedi.
“Öncelikli olarak hız sınırlarına uymamız en önemlisi”
Yolculuk boyunca trafik kurallarının ihmal edilmemesi gerektiğine değinen Ramazan Ceylan, “Bugünlerimizi keder ve hüzne çevirmememiz için trafik kurallarına uymamız gerekiyor. Öncelikli olarak tabii ki hız sınırlarına uymamız en önemlisi. Emniyet kemerimizi takacağız, yolcu ve sürücüler olarak. Bunun yanı sıra aracımızla ilgili yapılması gereken sezonla ilgili bakımlarımızın tam olması gerekiyor. Bu bakımların tam ise yola çıkmamız gerekiyor. Bunun içerisinde ne var dersek, yaz ve kış lastiklerimiz artık kış lastiği takma zorunluluğu bitti bundan sonraki süreçte yaz lastiği takılması gerekiyor. Yaz lastiğimizle seyahat edeceğiz. Soğutma suyumuzun, klimamızın, araçla ilgili olarak cam sileceklerimizin, cam silecek suyumuzun tam olması önemli. Bunların hepsinin tam olduğundan emin olmak gerekiyor. Yola çıktıktan sonra da trafik kurallarına kesinlikle uymalıyız. Hız sınırı, cep telefonuyla oynamamamız ve konuşulmaması ve kesinlikle mola sürelerine dikkat edilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.
“Telafisi olmayan hatalar yapmamamız gerekiyor”
Ceylan, “Yola çıktınız buradan diyelim ki İstanbul’a gideceksiniz molasız gitmemelisiniz. Neticede birkaç saatte bir, 1 saat olur, 2 saat olur bu aralarda mola vermemiz, kendi vücudumuzu dinlendirmemiz gerekiyor. Telafisi olmayan hatalar yapmamamız gerekiyor. Kurallara uyarak trafik kazalarını en aza indirmemiz gerekiyor” diye konuştu.
]]>ANKARA – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “2025 yılı sonuna kadar 22 set daha yollarda olacak ve 2 yıl içerisinde yerli ve milli tren seti sayımız 25’e ulaşacak. 2030 yılına kadar ise toplam 56 setimiz vatandaşlarımıza hizmet vermek üzere yola çıkmış olacak” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yerli ve milli tren setleriyle ilgili yaptığı açıklamada Türkiye’nin demiryolu araçlarının üretiminde teknolojiyi tasarlayan, üreten ve geliştiren ülke konumuna yükseldiğini ve bu alanda atılan adımların meyvelerinin alındığını söyledi. Türkiye’nin demiryolu araçlarının üretimi konusunda kendi kendine yeten bir ülke haline geldiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Son 22 yılda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye hayal edilemeyen pek çok şeyi başardı, başarmaya da devam edecek. Çünkü azmimiz büyük, hedeflerimiz ise çok daha büyük. Bu amaçla tamamen yerli ve milli olarak TÜRASAŞ tarafından üretilerek 27 Mayıs 2023 tarihinde yolculu seferlerine başlayan milli elektrikli setlerimiz, Adapazarı ile Gebze arasında 10 aydır başarıyla hizmet veriyor. Milli elektrikli tren setimiz aynı zamanda konforuyla da göz dolduruyor” ifadelerini kullandı.
“İşletme hızı 225 kilometre olan milli hızlı tren tasarım çalışmalarımızda devam ediyor”
Son teknolojinin kullanıldığı milli elektrikli setlerin 160 kilometre hız yapabildiğini belirten Bakan Uraloğlu, “Setlerimiz sadece Türkiye için değil dünyada kullanılmak için de üretildi. Uluslararası demiryolunda kullanılabilirlik, karşılıklı işletilebilirlik sertifikası olan TSI sertifikasına sahip olarak üretilen setler, ihtiyaca göre bölgesel ve şehirlerarası çalıştırılmak üzere 3’lü, 4’lü, 5’li ve 6’lı araç sayısına sahip olarak üretilebiliyor. 5 araçtan oluşan her setimiz 324 yolcu taşıyor, uzun yolculuklar için restoran bulunuyor. Ayrıca işletme hızı 225 kilometre olan milli hızlı tren tasarım çalışmalarımızda devam ediyor. Kalitesiyle de yakın zamanda birçok ülkeye de ihraç edilmeye başlayacak” diye konuştu.
“2 yıl içerisinde yerli ve milli tren seti sayımız 25’e ulaşacak”
Bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ’ta tren setlerinin üretiminin her geçen gün artarak sürdürüldüğünü belirterek, demiryolu ekosisteminin gelişmesi sayesinde Türkiye’nin yakın zamanda demiryolu araçlarında dışa bağımlılığın tamamen sona ereceğini vurguladı. 2 milli elektrikli tren setinin Adapazarı ile Gebze arasında başarıyla yolcu taşıdığını belirten Uraloğlu, şöyle devam etti:
“TÜRASAŞ tarafından imalatı ve testleri tamamlanan 3’üncü setimizde 30 Mart 2024 tarihinde TCDD Taşımacılık Genel Müdürlüğüne teslim edilerek raylara inerek vatandaşlarımıza hizmet vermeye başladı. Ancak şunu da belirtmek isterim ki 2025 yılı sonuna kadar 22 set daha yollarda olacak ve 2 yıl içerisinde yerli ve milli tren seti sayımız 25’e ulaşacak. 2030 yılına kadar ise toplam 56 setimiz vatandaşlarımıza hizmet vermek üzere yola çıkmış olacak.”
“10 ayda kadar bin 735 sefer yaptı ve toplam 390 bin yolcu taşıdı”
Bakan Uraloğlu, milli tren setlerinin TCDD Taşımacılık tarafından işletilen Adapazarı Bölgesel Tren Seferleri’nde 10 aydır hizmet verdiğini ve yolcuların ergonomik koltuklarda konforlu şekilde seyahat ettiğini söyledi. Bakan Uraloğlu, “Adapazarı ile Gebze arasında 11 durakta hizmet veren setlerimiz bugüne kadar 170 bin kilometre yol yaptı. Sadece iki set ile hizmet veren yerli ve milli elektrikli tren setlerimiz 10 ayda bugüne kadar bin 735 sefer yaptı ve toplam 390 bin yolcu taşıdı. Hizmete giren milli elektrikli tren setlerimizin sayısı arttıkça tren setlerimiz her yıl milyonlarca vatandaşımızı konforlu ve güvenle taşıyacak” dedi.
“Kendi demiryolu ekosistemimizi oluşturuyoruz”
Milli elektrikli setlerin 160 kilometre hız yapabildiğini ve son teknolojiye sahip donanımla üretildiğini belirten Bakan Uraloğlu, “167 yıldır demiryolu işletmeciliği yapılan ülkemizde demiryolu ekosisteminin oluşması alanında çok önemli atılımlar gerçekleştirdik. Yüksek hızlı ve hızlı demiryolu inşaatında çok önemli başarılara imza attık. Aynı zamanda demiryolu araçlarının üretiminde de ileri teknolojiyi kullanarak üretim yapıyoruz. Milli elektrikli lokomotiflerimiz, milli hızlı trenimiz, milli elektrikli setlerimiz, milli vagonlarımız birer birer tasarımdan üretime oradan da yollara çıkıyor. Kendi demiryolu ekosistemimizi oluşturuyoruz ve bu yolda da çok önemli mesafe katettik. Milli elektrikli setimizde böyle bir çalışmanın ürünü” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yerli ve milli tren setleriyle ilgili yaptığı açıklamada Türkiye’nin demiryolu araçlarının üretiminde teknolojiyi tasarlayan, üreten ve geliştiren ülke konumuna yükseldiğini ve bu alanda atılan adımların meyvelerinin alındığını söyledi. Türkiye’nin demiryolu araçlarının üretimi konusunda kendi kendine yeten bir ülke haline geldiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Son 22 yılda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye hayal edilemeyen pek çok şeyi başardı, başarmaya da devam edecek. Çünkü azmimiz büyük, hedeflerimiz ise çok daha büyük. Bu amaçla tamamen yerli ve milli olarak TÜRASAŞ tarafından üretilerek 27 Mayıs 2023 tarihinde yolculu seferlerine başlayan milli elektrikli setlerimiz, Adapazarı ile Gebze arasında 10 aydır başarıyla hizmet veriyor. Milli elektrikli tren setimiz aynı zamanda konforuyla da göz dolduruyor” ifadelerini kullandı.
“İşletme hızı 225 kilometre olan milli hızlı tren tasarım çalışmalarımızda devam ediyor”
Son teknolojinin kullanıldığı milli elektrikli setlerin 160 kilometre hız yapabildiğini belirten Bakan Uraloğlu, “Setlerimiz sadece Türkiye için değil dünyada kullanılmak için de üretildi. Uluslararası demiryolunda kullanılabilirlik, karşılıklı işletilebilirlik sertifikası olan TSI sertifikasına sahip olarak üretilen setler, ihtiyaca göre bölgesel ve şehirlerarası çalıştırılmak üzere 3’lü, 4’lü, 5’li ve 6’lı araç sayısına sahip olarak üretilebiliyor. 5 araçtan oluşan her setimiz 324 yolcu taşıyor, uzun yolculuklar için restoran bulunuyor. Ayrıca işletme hızı 225 kilometre olan milli hızlı tren tasarım çalışmalarımızda devam ediyor. Kalitesiyle de yakın zamanda birçok ülkeye de ihraç edilmeye başlayacak” diye konuştu.
“2 yıl içerisinde yerli ve milli tren seti sayımız 25’e ulaşacak”
Bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ’ta tren setlerinin üretiminin her geçen gün artarak sürdürüldüğünü belirterek, demiryolu ekosisteminin gelişmesi sayesinde Türkiye’nin yakın zamanda demiryolu araçlarında dışa bağımlılığın tamamen sona ereceğini vurguladı. 2 milli elektrikli tren setinin Adapazarı ile Gebze arasında başarıyla yolcu taşıdığını belirten Uraloğlu, şöyle devam etti:
“TÜRASAŞ tarafından imalatı ve testleri tamamlanan 3’üncü setimizde 30 Mart 2024 tarihinde TCDD Taşımacılık Genel Müdürlüğüne teslim edilerek raylara inerek vatandaşlarımıza hizmet vermeye başladı. Ancak şunu da belirtmek isterim ki 2025 yılı sonuna kadar 22 set daha yollarda olacak ve 2 yıl içerisinde yerli ve milli tren seti sayımız 25’e ulaşacak. 2030 yılına kadar ise toplam 56 setimiz vatandaşlarımıza hizmet vermek üzere yola çıkmış olacak.”
“10 ayda kadar bin 735 sefer yaptı ve toplam 390 bin yolcu taşıdı”
Bakan Uraloğlu, milli tren setlerinin TCDD Taşımacılık tarafından işletilen Adapazarı Bölgesel Tren Seferleri’nde 10 aydır hizmet verdiğini ve yolcuların ergonomik koltuklarda konforlu şekilde seyahat ettiğini söyledi. Bakan Uraloğlu, “Adapazarı ile Gebze arasında 11 durakta hizmet veren setlerimiz bugüne kadar 170 bin kilometre yol yaptı. Sadece iki set ile hizmet veren yerli ve milli elektrikli tren setlerimiz 10 ayda bugüne kadar bin 735 sefer yaptı ve toplam 390 bin yolcu taşıdı. Hizmete giren milli elektrikli tren setlerimizin sayısı arttıkça tren setlerimiz her yıl milyonlarca vatandaşımızı konforlu ve güvenle taşıyacak” dedi.
“Kendi demiryolu ekosistemimizi oluşturuyoruz”
Milli elektrikli setlerin 160 kilometre hız yapabildiğini ve son teknolojiye sahip donanımla üretildiğini belirten Bakan Uraloğlu, “167 yıldır demiryolu işletmeciliği yapılan ülkemizde demiryolu ekosisteminin oluşması alanında çok önemli atılımlar gerçekleştirdik. Yüksek hızlı ve hızlı demiryolu inşaatında çok önemli başarılara imza attık. Aynı zamanda demiryolu araçlarının üretiminde de ileri teknolojiyi kullanarak üretim yapıyoruz. Milli elektrikli lokomotiflerimiz, milli hızlı trenimiz, milli elektrikli setlerimiz, milli vagonlarımız birer birer tasarımdan üretime oradan da yollara çıkıyor. Kendi demiryolu ekosistemimizi oluşturuyoruz ve bu yolda da çok önemli mesafe katettik. Milli elektrikli setimizde böyle bir çalışmanın ürünü” değerlendirmesinde bulundu. – ANKARA
]]>Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin 68 bin 680 kilometrelik yol ağında vatandaşların huzur içerisinde seyahat edebilmelerini sağlamak için tedbirleri aldıklarını kaydederek, “Vatandaşlarımızın otobüs bileti bulmada herhangi bir sorunla karşı karşıya kalmamaları için otobüs firmalarına yönelik denetimleri artırdık” dedi.
Demiryollarında da Banliyö hatlarının yanı sıra yüksek hızlı tren hatlarında da ek seferler konulduğunu bildiren Uraloğlu, Havayollarında ise başta İstanbul Havalimanı olmak üzere tüm havalimanlarında olumsuz bir durum yaşanmaması için gereken bütün önlemlerin alındığını söyledi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılması nedeniyle yoğun araç trafiği yaşanacak şehirlerarası yollarda vatandaşların rahat ve güvenli yolculuk etmelerini sağlamak için gerekli tedbirlerin alındığını söyledi. Tatile gidiş ve dönüş günlerinde sürücülerin aynı saatlerde yola çıkmalarının belirli güzergahlarda yol kapasitesinin üzerinde trafik yoğunluğu oluşturacağına işaret eden Bakan Uraloğlu, kazalardan korunmak için sürücüleri, aceleci ve telaşlı davranışlardan kaçınmaları konusunda uyardı. Bayram tatillerinde özellikle gidiş ve dönüş tarihlerinde, trafiğin yüzde 60-70 artış gösterdiğini hatırlatan Uraloğlu, “Ramazan Bayramı tatilinin 9 gün sürmesi nedeniyle 30 ile 35 milyon vatandaşımızın seyahat etmesini bekliyoruz. Kalabalık olacak yollarda vatandaşlarımızın çok daha dikkatli olmalar gerekiyor. Bayram coşkusunu acıya çevirmemek için bu konuya özellikle hassasiyetle yaklaşmalarını bekliyoruz” dedi.
“7 gün 24 saat esasıyla vatandaşlarımızın hizmetindeyiz”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı sorumluluğundaki 68 bin 680 kilometrelik yol ağında vatandaşların huzurlu ve rahat bir şekilde seyahat edebilmelerini sağlamak için bütün önlemleri aldıklarını kaydeden Uraloğlu, “Yaşanması muhtemel olumsuzluklara karşı, ülke geneline yayılmış 18 Bölge Müdürlüğü, 122 Şube Şefliği, 15 Tünel Bakım İşletme Şefliği, 25 Otoyol Bakım İşletme Şefliği ve 16 Yap-İşlet-Devret Bakım İşletme Şefliğinde kesintisiz hizmet verilecektir. Karayollarına bağlı bütün birimler bayram boyunca teyakkuz halinde olacak. Vatandaşların güvenli yolculuğu için 7 gün 24 saat çalışma esasıyla hizmet vereceğiz” diye konuştu.
“Bayram süresince yol çalışmaları durdurulacak”
Bakan Uraloğlu, özellikle trafiğin yoğun olduğu yollarda gerçekleşen bakım ve onarım çalışmalarına bayram süresince ara verileceğinin de altını çizdi. Uraloğlu, yol bakım çalışmaları olan kesimlerde ise yolun fiziki standardının düşük olduğu kesimlerin de trafik işaretlemelerinin yapıldığını belirtti. Bir bölümü kapalı, diğer bölümü iki yönlü trafiğe açık olan bölünmüş yollarda, sürücülerin yanılgıya düşmemeleri için trafik işaret levhalarının belirlenen standartlara uygunluğunun kontrol edildiğini vurgulayan Uraloğlu, “Özellikle otoyollar başta olmak üzere trafik yoğunluğu fazla olan devlet yollarında da bakım, onarım gibi çeşitli nedenlerle eksilen şeritler trafiğe açıldı. Amacımız, yol kusurlu kazaların önüne geçmek. Ayrıca kazaların yoğun yaşandığı noktalarda daha sıkı tedbirler alabilmek için İçişleri Bakanlığı ile iş birliği yaptık. Vatandaşlarımızdan daha dikkatli olmalarını bekliyoruz” diye konuştu.
Uraloğlu, vatandaşların yola çıkmadan önce yol durumları hakkında bilgi alması gerektiğine işaret ederek, “Vatandaşlarımız, Karayolları Genel Müdürlüğü web sitesinde yer alan güzergah analizi programını kullanabilirler. Bu programla en uygun güzergah ve alternatif yolların yanı sıra kapalı ve çalışma yapılan yolları da öğrenebilecekler. Ücretsiz Alo 159 hattından da yol durumlarına ilişkin bilgi alınabilecekler” ifadelerini kullandı.
Trenlere ek vagonlar geliyor
Uraloğlu, Bayram nedeniyle uzun bir tatil dönemini kapsayan 5 -15 Nisan tarihleri arasında ek yüksek hızlı tren seferlerinin yanı sıra anahat ve bölgesel trenlerde de kapasite artışına gittiklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, Yüksek Hızlı Tren hatlarında 5 Nisan’dan itibaren başlayacak ek seferlerle 18 bin 84 koltuk kapasitesi artışı sağlayacağız. Günlük sefer sayısını Ankara-İstanbul hattında 13+13’ten 14+14’e, Konya-İstanbul hattında 4+4’ten 5+5’e yükseltiyoruz. Ayrıca Ankara-Konya hattında Cuma ve Pazar günleri işletilen 1+1 adet hafta sonu seferi Cumartesi günleri de işletilecek” dedi. Yüksek hızlı trenlerdeki yeni seferlerin tatil dönemi sonrasında da devam edeceği müjdesini veren Uraloğlu, “Bugüne kadar yüksek ve hızlı trenlerimizle yaklaşık 84 milyon 260 bin yolcu taşıdık” ifadelerini kullandı.
Anahat ve bölgesel trenlere de ilave vagon ile 15 bin 200 koltuk artışı
Bakan Uraloğlu, 5 Nisan ile 15 Nisan 2024 tarihleri arasındaki tatil döneminde ise İzmir Mavi Ekspresi, Doğu Ekspresi, gibi önemli Bölgesel Trenlerine pulman ve yataklı vagonlar ilave edileceğini kaydetti. Uraloğlu, “Buna göre anahat ve bölgesel trenlerde günlük karşılıklı 28 vagon ilave edilerek 10 günlük tatil döneminde toplam 15 bin 200 koltuk kapasitesi artışı sağlanacaktır. Bu sayede Bayram boyunca demiryollarımıza toplamda 33 bin kişilik ek kapasite sağlamış olacağız” dedi.
Havalimanları bayrama hazır
Ramazan Bayramı’nda rahat ve güvenli bir hava yolu ulaşımı için Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) tarafından gerekli tüm hazırlıkların yapıldığının altını çizen Uraloğlu, “DHMİ’nin ilgili tüm birimleri bayram süresince 24 saat esasına göre hizmet verecek. Başta İstanbul Havalimanı olmak üzere yurt çapındaki diğer tüm havalimanlarında yoğunluktan kaynaklanan herhangi bir sorun yaşanmaması için gerekli tüm önlemleri aldık. Havalimanlarında personellerimiz vatandaşlarımızın rahat ve güvenli ulaşımını sağlamak için tüm birimlerle koordinasyon içinde olacak” dedi.
Otobüs fiyatlarına sıkı denetim
Uraloğlu, Ramazan Bayramı tatili döneminde oluşabilecek yolcu yoğunluğu nedeniyle vatandaşların otobüs bileti bulmada da sorun yaşamamaları amacıyla önlem alındığını bildirdi. Bu amaçla, otobüs firmalarına turizm taşımacılığında kullanılan otobüsleri de kullanmalarına yönelik izin verdiklerini belirten Uraloğlu, “Ramazan Bayramı tatili döneminde vatandaşlarımızın otobüs bileti bulmada herhangi bir sorunla karşı karşıya kalmamaları ve fahiş fiyat gibi durumlardan mağduriyet yaşamamaları için Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğümüz tarafından yolcu taşımacılığında denetimleri artırdık. Korsan taşımacılık yapan, sefer izni olmadan faaliyet gösteren, izinli olmayan yerlerde yolcu indiren veya bindiren ve fahiş fiyatlarla otobüs bileti kesen firmalara idari para cezası kesilecek. Ayrıca, bayram dönemlerinde karayoluyla seyahat eden yolcu sayısında önemli bir artış yaşanması nedeniyle de otobüs firmaları tarafından ek seferler konulmak suretiyle taleplerin karşılanması için de talepte bulunduk” dedi. – ANKARA
]]>Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, bayram tatillerinde özellikle gidiş ve dönüş tarihlerinde trafiğin yüzde 60-70 artış gösterdiğine dikkati çekti.
Ülkenin 68 bin 680 kilometrelik yol ağında vatandaşların huzur içinde seyahat etmesini sağlamak için gerekli tedbirleri aldıklarına işaret eden Uraloğlu, “Ramazan Bayramı tatilinin 9 gün sürmesi nedeniyle 30 ila 35 milyon vatandaşımızın seyahat etmesini bekliyoruz. Bu kapsamda kara, hava ve demir yollarında tüm önlemleri aldık. Kalabalık olacak yollarda vatandaşlarımızın çok daha dikkatli olmalar gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Uraloğlu, bayram coşkusunu acıya çevirmemek için vatandaşların bu konuya hassasiyetle yaklaşmasını beklediğini belirtti.
“Sürücüler aceleci davranmaktan kaçınmalı”
Tatile gidiş ve dönüş günlerinde sürücülerin aynı saatlerde yola çıkmasının belirli güzergahlarda yol kapasitesinin üzerinde trafik yoğunluğu oluşturacağına işaret eden Uraloğlu, kazalardan korunmak için sürücüleri, aceleci ve telaşlı davranışlardan kaçınmaları konusunda uyardı.
Uraloğlu, özellikle trafiğin yoğun olduğu yollarda gerçekleşen bakım ve onarım çalışmalarına bayram süresince ara verileceğine dikkati çekerek, bakım çalışmaları olan ve yolun fiziki standardının düşük olduğu kesimlerde trafik işaretlemelerinin yapıldığını aktardı.
Bir bölümü kapalı, diğer bölümü iki yönlü trafiğe açık bölünmüş yollarda, sürücülerin yanılgıya düşmemesi için trafik işaret levhalarının belirlenen standartlara uygunluğunun kontrol edildiğini bildiren Uraloğlu, “Özellikle oto yollar başta olmak üzere trafik yoğunluğu fazla olan devlet yollarında bakım, onarım gibi çeşitli nedenlerle eksilen şeritler trafiğe açıldı. Amacımız, yol kusurlu kazaların önüne geçmek. Ayrıca kazaların yoğun yaşandığı noktalarda daha sıkı tedbirler alabilmek için İçişleri Bakanlığı ile işbirliği yaptık. Vatandaşlarımızdan daha dikkatli olmalarını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, vatandaşların yola çıkmadan önce yol durumu hakkında bilgi alması gerektiğini belirterek, Karayolları Genel Müdürlüğü internet sitesinde yer alan güzergah analizi programından ve ücretsiz “Alo 159” hattından bilgi alınabileceğini aktardı.
“Trenlerde kapasite artışı yaptık”
Uraloğlu, bayram nedeniyle yüksek hızlı tren seferlerinin yanı sıra anahat ve bölgesel trenlerde de kapasite artışına yaptıklarını anımsatarak, şöyle devam etti:
“Yüksek hızlı tren hatlarında 5 Nisan’dan itibaren başlayacak ek seferlerle 18 bin 84 koltuk kapasitesi artışı sağlayacağız. Günlük sefer sayısını Ankara-İstanbul hattında 13+13’ten 14+14’e, Konya-İstanbul hattında 4+4’ten 5+5’e yükseltiyoruz. Ayrıca Ankara-Konya hattında cuma ve pazar günleri işletilen 1+1 hafta sonu seferi cumartesi günleri de işletilecek. Yüksek hızlı trenlerdeki yeni seferler tatil dönemi sonrasında da devam edecek. Bugüne kadar yüksek ve hızlı trenlerimizle yaklaşık 84 milyon 260 bin yolcu taşıdık.”
Tatil döneminde İzmir Mavi ve Doğu ekspresleri gibi önemli bölgesel trenlerine pulman ve yataklı vagonlar ilave edileceğini vurgulayan Uraloğlu, ana hat ve bölgesel trenlerde günlük karşılıklı 28 vagon ilave edilerek tatil döneminde 15 bin 200 koltuk kapasitesi artışı sağlanacağını ve bayram tatili boyunca demiryollarında 33 bin kişilik ek kapasite sağlanmış olacağını bildirdi.
“Havalimanlarında tüm önlemleri aldık”
Uraloğlu, rahat ve güvenli bir hava yolu ulaşımı için Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) tarafından gerekli tüm hazırlıkların yapıldığına da dikkati çekerek, “DHMİ’nin ilgili tüm birimleri bayram süresince 24 saat esasına göre hizmet verecek. Başta İstanbul Havalimanı olmak üzere yurt çapındaki diğer tüm havalimanlarında yoğunluktan kaynaklanan herhangi bir sorun yaşanmaması için gerekli tüm önlemleri aldık. Havalimanlarında personellerimiz vatandaşlarımızın rahat ve güvenli ulaşımını sağlamak için tüm birimlerle koordinasyon içinde olacak.” ifadelerini kullandı.
“İdari para cezası kesilecek”
Uraloğlu, otobüs firmalarına, turizm taşımacılığında kullanılan otobüsleri de kullanmalarına yönelik izin verdiklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Ramazan Bayramı tatili döneminde vatandaşlarımızın otobüs bileti bulmada herhangi bir sorunla karşı karşıya kalmamaları ve fahiş fiyat gibi durumlardan mağduriyet yaşamamaları için Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğümüz tarafından yolcu taşımacılığında denetimleri artırdık. Korsan taşımacılık yapan, sefer izni olmadan faaliyet gösteren, izinli olmayan yerlerde yolcu indiren veya bindiren, fahiş fiyatlarla otobüs bileti kesen firmalara idari para cezası kesilecek. Ayrıca, bayram dönemlerinde kara yoluyla seyahat eden yolcu sayısında önemli artış yaşanması nedeniyle de otobüs firmaları tarafından ek seferler konulmak suretiyle taleplerin karşılanması için de talepte bulunduk.”
]]>Bayram tatilleri, sevdiklerimizle bir araya gelmek ve güzel vakit geçirmek için harika bir fırsat olarak değerlendirilir. Ancak yoğun trafik ve kalabalık, birçok insan için stres kaynağı olabildiği için kazalara da neden olabiliyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan Bayramı öncesi tatil heyecanı ve seyahat planları, yollarda uzun araç kuyruklarına sebep olabileceği gibi sürücülerin ve yolcuların sabırsızlıkla beklediği tatilin stres kaynağı olmaması adına İstanbul Esenyurt Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkan V. Dr. Öğr. Üyesi Şule Aydın Yeral önemli uyarılarda ve tavsiyelerde bulundu.
İlk koruyucu faktör: Yeterince uyumak ve dinlenmiş olmak
Dr. Öğretim Üyesi Şule Aydın Yeral, bayram tatillerinin yoğun dönemler olduğunu belirterek, bu yoğunluğun trafikte artışa neden olduğunu ve insanlarda daha fazla stres oluşturduğunu ifade etti. Yeral, “Hem bu stresi yönetmek hem de dinlenmek ve yola dikkati vermek gibi önemli faktörler var. Mesela yeterince dinlenmiş ve uyumuş olmamız gerekiyor. Bu bizim için bir koruyucu faktör çünkü strese ve zorluklara karşı baş edebilme gücümüzü arttırıyor. Aynı şekilde mental sağlığı da düzenleyen ve destekleyen bir şey iyi uyumuş olmak. Bu yüzden yola çıkacak hem şoförler hem de yolcular için öncesinde dengeli bir uyku öneriyoruz” dedi.
Stres yönetimi yapılabilmeli
Bir diğer önemli faktörün stres yönetimi olduğuna da dikkat çeken Dr. Yeral, “Kalabalık ve yoğunluk stresi arttırır. Burada stres yönetimi yapmak durumundayız. Ek olarak nefes ve gevşeme egzersizleri yapabiliriz. Dinlendirici müzikler dinlenebilir ancak özellikle şoförler bunu yaparken uyanıklık seviyelerini düşürmeyecek şeyler dinlemeliler. Bunun yanı sıra sık sık mola vermeliler. Sürecin uzunluğuna bağlı olarak molalarla dinlenmek, dikkati toplamak, dikkati azaltacak farklı faktörler varsa ekran ve telefon kullanımı gibi veya endişe verici düşüncelerden kaçınılmalı” şeklinde konuştu.
“Öfkeyi davranışa dökmemeli, sakinleşmeye çalışmalıyız”
“Yolculuğun iyi geçmesi adına bunlara ek olarak öfke yönetimini ekleyebiliriz” diyerek sözlerine devam eden Yeral, “Çünkü kalabalık ve trafik kurallarının aksaması insanların daha fazla öfkelenmesine neden oluyor. Öfke duygusunu hissettiklerinde davranışa dökmemeleri ve kendilerini sakinleştirmeleri gerekiyor. Sonuçta herkes stresli bir yolculuğa girebiliyor çünkü çok kalabalık. Dolayısıyla burada biraz empati kurmak, herkesin stresli olduğu bir bakış açısıyla durumu kişileştirmemek, hatalarımızı kabul edebilmek ve anlayışlı olarak çatışmalardan kaçınarak yola devam edebilmek, tabii ki de tüm trafik kurallarına uyarak, önerebileceğimiz şeyler” diye konuştu.
Planlama yapmak ve beslenme önemli
Son olarak yolculuk öncesi planlama yapmanın ve beslenmeye de dikkat edilmesi gerektiği konularına da vurgu yapan İstanbul Esenyurt Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkan V. Dr. Öğr. Üyesi Şule Aydın Yeral, “Gidilecek yol ve süre de çok önemli. Öncesinde biraz planlama yapmak önerilir. Planlama yaparken, rotayı belirlemek, zamanlama için paylar bırakmak mesela, şu kadar sürede varabilirim gibi bir sonucun üstüne biraz ek zaman koymak gerekiyor. Olabilecek aksilikleri de belirsizleri de hesaba katmalıyız. Belki biraz erken çıkmak ya da daha geç çıkmak daha iyi bir planlamaya yardımcı olabilir. Ayrıca dengeli beslenmek önemli. Çok açlık ya da çok tokluk, kişileri zorlayacak şeylerdir ve sindirimi güçlendirecek şeylerden kaçınırlarsa daha rahat bir yolculuk olacaktır” diyerek sözlerini sonlandırdı. – İSTANBUL
]]>Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer eski belediye binasında Esenyurt halkı ile bir araya geldi. Tebrikleri kabul eden Özer, birlik ve beraberliğe vurgu yaptı. Özer, “Yaklaşık kırk gündür sahada çalıştık. Sizlerle beraber emek verdik, ter döktük. Bu güzel ve güzide şehrimizi ev ev, cadde cadde, mahalle mahalle, fabrika fabrika dolaştık ve halkımızın yüreğindeki umuda, gözlerindeki inanca hep güvendik. Onlar bizi, biz onları sevdik. Zaten ben Esenyurt’a yabancı biri değildim. Yaklaşık on senedir İstanbul’a hizmet veren biriyim. Sayın İmamoğlu ile birlikte bir yol arkadaşlığımız vardı ve nihayet bu yol arkadaşlığı burada, Esenyurt’ta bir adaylaşma sürecine dönüştü. Bizim halkla kurduğumuz bağı gören bazıları, bizimle ilgili bir takım karalama kampanyaları başlattı. Zannettiler ki bu yalanlarla halkı kandıracaklar. Bu yalanların büyük kısmına cevap vermedim çoğu kez. İstedim ki halkım cevabını versin ve öylede oldu. Halka selam olsun. Biz zaten halkımız için varız. ve geldiğimiz günden itibaren şunu söyledik: Biz halkımızla beraber yürüyeceğiz. Adil olacağız, eşit olacağız, kapsayıcı ve ulaşılabilir olacağız. Bu sözlerimiz bizim yönümüz olacak. Asla şımarmayacağız, şaşırmayacağız. Her zaman, her daim halkımızın emrinde olacağız. Halkımızın başımızın üstünde yeri olacak.”
“Esenyurt’u barış ve kardeşlik şehrine dönüştüreceğiz”
Ayrım gözetmeksizin Esenyurt’u barış ve kardeşliğin şehrine dönüştürmeyi hedeflediğini belirten Başkan Özer; “Esenyurt küçük bir İstanbul, İstanbul küçük bir Türkiye demiştim. Esenyurt’u aldığımızda İstanbul’u alacağız. İstanbul’u aldığımızda ise Türkiye’de demokrasinin yolunu açacağız demiştim. Şimdi bu yolu hep birlikte açtınız. Meşaleyi Esenyurt’tan yaktınız. Ahmet Özer olarak bugünden itibaren Esenyurt’un belediye başkanıyım. Ayrım gözetmemek ve birbirimizi sevmek bizim düsturumuz olacak. Biz burada bir kent uzlaşısını gerçekleştirdik. Çünkü demokrasinin temeli diyalog ve uzlaşıdır. Esenyurt’u sizlerle beraber bir barış ve kardeşlik şehri haline getireceğiz. En büyük iddiam bu benim”
“Gece demeden gündüz demeden halkımızın hizmetinde olacağız”
Seçim sürecinin artık geride kaldığını ve zaman kaybetmeden çalışmalara başlayacağını vurgulayan Özer; ” Esenyurt, Türkiye’nin en büyük ilçesi. 7 büyük şehir, 57 ilden daha büyük bir kent. Sizlerle birlikte bu şehri 21. yüzyıla yakışır bir şehir haline getireceğiz. Seçim süreci artık geride kaldı. Bundan böyle biz önümüze bakacağız. Esenyurt’un çok güçlü yanları var. Önemli bir üretim gücü, genç bir nüfusu ve 81 ilden gelen insanlarımız var. Bu da bizi güçlü kılıyor. Çünkü göçle gelen insan çalışkandır, hırslıdır ve sürekli ileri gitmek ister. İleri gittiğinde de kentine, kendine, ailesine, ülkesine büyük katkı sağlar. Bu özellikler yetenekli yöneticilerin elinde nimettir, yeteneksizler ise bunu külfet olarak görür. Bu nimetle beraber Esenyurt’u sizlerle dönüştüreceğiz. Liyakat, ehliyet, çalışkanlık ve uyum en temel düsturumuz olacak” dedi.
“Bundan sonra işimiz gücümüz Esenyurt”
Bugüne kadar yaşanan olumsuzlukları her bir Esenyurtlu vatandaşın desteği ile aşacaklarını belirten Prof. Dr. Ahmet Özer; Esenyurt’ta yetişmiş yüksek bir insan gücü, köklü sivil toplum kuruluşları, halk önderleri ve kanaat önderleri var. Onlar her zaman benim doğal danışmanlarım olacak. Ben bir profesör olarak sayısız okul okudum, onlarca ülke gezdim. Ancak siz olmazsanız, sizinle beraber yürümezsek asla başaramayız. Bunun için bize el verin, güç verin bu yolu beraber yürüyelim. Birlikte toplumsal barış ve huzur içinde üreteceğiz, bölüşeceğiz. ve beş yılın sonunda her bir Esenyurtlu gururla ben Esenyurtluyum diyebilecek. Bundan sonra işimiz gücümüz Esenyurt.”
“Yolunuz, yolumuz açık olsun”
İstanbul’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçim başarısına da değinen Başkan Ahmet Özer; ‘Biz Esenyurt’u, Sayın İmamoğlu da İstanbul’u kazandı. Ayrıca 26 tane belediyeyi daha kazandık. Türkiye’de muhalefet büyük bir zafer elde etti. İstanbul gibi bir devin bizimle beraber olması, bizim yol arkadaşımız olması Esenyurt için büyük bir avantaj. Halkın belediye başkanı olarak asla böbürlenmeyeceğiz. Halkımıza üstten bakmayacak, fil dişi kulelere çekilmeyeceğiz. Bu işe halkla başladık, halkla nihayete erdireceğiz. Yolunuz, yolumuz açık olsun” dedi. – İSTANBUL
]]>Gümüşhane-Kelkit-Köse kavşağında yer alması nedeniyle işlek bir yol üzerinde bulunan Kırıklı köyünde yıllar önce yoldan geçen şoförlerin peynir zeytinle iftar yaptığını gören merhum köy muhtarı Alim Aşkın tarafından başlatılan uygulamayla köy sakinleri, misafirperverliklerini ve dayanışmalarını 20 yıldır artırarak gösteriyor. Köyde iftar için özel olarak kurulan yemekhanede köylüler ve il dışındaki hayırseverlerin desteğiyle aşçı marifetiyle hergün hazırlanan 4 çeşit yemek, vatandaşlara ücretsiz olarak sunuluyor. Zaman zaman günde 100 kişiye yemek verilen köyde bu Ramazan’da 2 bin kişinin bu hizmetten faydalanması beklenirken, vatandaşlar bu hizmetin tüm ülkeye örnek olmasını istedi.
“18 günde yaklaşık bin 600 kişiyi misafir ettik”
Köy muhtarı Fikret Bulut, gelecek nesillere örnek olacak bir dayanışma modeli olan bu hizmeti sürdürmek ve yaygınlaştırmak için çaba göstermeye devam edeceklerini belirtti. Bu hizmeti 2004 yılından bugüne kadar devam ettirdiklerini kaydeden muhtar Bulut, “Her sene katlayarak, insanların katılımı fazlalaşarak devam ettiğimiz bir program. İnşallah Ramazan bitene kadar da 2 bini geçeriz. Güzel katılımlar var. Misafirlerimizin yüzde 90’ı misafirdir. Yani köy halkından değil, köy biraz daha boş bu sene. Yani bu da bizi mutlu ediyor. Amacımız da zaten dışarıdan insanlara hizmet etmek. Elimizden geldiğince yolda tırları, taksileri, aileleri durdurup burada misafir ediyoruz. Bu bütçelerimizi sağlayan sadece köy halkı değil, dışarıdan olan insanlar da var. Bu gönül meselesi. Onlara da buradan teşekkür ediyorum. Aşçımız var, mutfağımız var. Her şeyi kendimiz seçiyoruz, kendimiz alıyoruz. Yemek türlerini de her gün kendimiz belirliyoruz. Hem daha kaliteli, daha düzgün çıksın. Yoldan geçen araçları durduruyoruz. Onlar da düzgün bir iftar yapıyor bizimle beraber. Ustamız da 8 yıldır bizle beraber çalışıyor. O da gönüllü geliyor. Hizmeti de köyden gençlerimiz var, onlar da gönüllü. Herkes gönül meselesi. Tamamen gönül meselesi. Onlarla devam ettiriyoruz. Bundan sonra da inşallah bu devam eder, bizden sonraki nesiller de bu bayrağı taşırlar diye düşünüyorum” dedi.
“Bu hizmeti kim başlattıysa Allah razı olsun”
Çaltılı köyü muhtarı Muzaffer Okumuş da, “8 kilometre ileride köyümüz var. Geç kaldık iftara. Komşu köyümüz Kırıklı’nın geleneklerini biliyoruz. Biz de onlarla beraber iftarımızı edeceğiz, Allah’ın izniyle devam edip yolumuza gideceğiz. Bu hizmeti kim başlattıysa Allah razı olsun. Ölmüşlerine rahmet olsun. Bu çok güzel bir gelenek görenek, çok güzel bir uygulama. Allah razı olsun. Alim hoca vardı bu işin başlangıcını yapan. Komşularımız da devam ettirdiler, bırakmadılar. Kendilerine Allah razı olsun diyoruz” diye konuştu.
Köyde iftarını yapan Recep Taşdelen ise, “Çok güzel bir hizmet. Kırıklı köyüne teşekkür ediyorum. Allah herkesten razı olsun. Menüde mercimek çorbası, pilav, haşlama, tatlı, salata var. Bereketi bol olsun” diye konuştu.
“Gümüşhane’nin iki güzergahında da bu olay var”
Şiran ilçesindeki halk pazarından dönerken Kırıklı köyünde iftarını yapan pazar esnafından Mahmut Dal da, “Buradaki manevi havayı solumak için dedim ki iftarımı Kırıklı’da yapacağım. O vesileyle geldik. İftarımızı da burada yapıyoruz. Yapanlardan, yaptıranlardan Allah razı olsun. Gümüşhane’nin iki güzergahında da bu olay var. Geçit köyünde de aynı hizmet var. Büyük bir gurur Gümüşhane’miz için. Bütün emeği geçenlerden Allah razı olsun. Büyük bir nimet, gururumuz yani” ifadelerini kullandı.
“Umarım bu uygulama, bu hizmet Türkiye genelinde farklı yerlere yayılır”
Trabzon’dan Erzincan’a giderken iftar yapmak için Kırıklı’da mola veren Yusuf Aslan, “Kırıklı köyü muhtarı yola atladı, biz de şaşırdık. Zaten iftara yetişemeyecektik. Geldik burada iftarımızı açtık. Teşekkürler Kırıklı halkına. Çok güzel, çok farklı bir hizmet. Umarım bu uygulama, bu hizmet Türkiye genelinde farklı yerlere yayılır. Yoldan geçenler için çok çok iyi olur” dedi.
Köyde kurulan yemekhanede 8 yıldır gönüllülük esasıyla aşçılık yapan Emsal Şahin, “İlk geldik ve biraz yardımcı olalım dedik. Buranın atmosferi çok değişik olunca gönüllü olarak da devam etmeye başladık. Katkımız olsun diye tam ücret almıyorum. Günlük 60’a hiç düşmüyor. 100 oluyor, 90 oluyor. Günden güne değişiyor” ifadelerini kullandı. – GÜMÜŞHANE
]]>GENÇAĞA KARAFAZLI
Kızıldere’de 30 Mart 1972’de Mahir Çayan ve arkadaşlarıyla birlikte yaşamını yitiren Cihan Alptekin, 52. ölüm yıl dönümünde Rize’nin Ardeşen ilçesine bağlı Yeniyol köyündeki mezarı başında anıldı.
Kızıldere’de 30 Mart 1972’de arkadaşlarıyla birlikte yaşamını yitiren Cihan Alptekin’in 52. ölüm yıl dönümü anmasına CHP, SOL parti, EMEP, ESP, DEM parti temsilcileri, CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu, İHD temsilcileri, Halkevi temsilcileri ile Hopa’dan ve Rize’den pek çok sayıda kişinin yanı sıra Cihan Alptekin’in yakınları katıldı.
Anma töreninde “Mahir Hüseyin Ulaş, kurtuluşa kadar savaş”, “Kızıldere son değil, savaş sürüyor” sloganları atıldı
“AKP ELİYLE İNŞA EDİLEN BU GERİCİ, ÇÜRÜMÜŞ DÜZENİ KÖKTEN DEĞİŞTİRMEK MÜMKÜN”
Cihan Alptekin’in anma törenine katılan sevenleri şu şekilde konuştu:
Cihan Alptekin’in köylüsü Sol Parti Ardeşen İlçe Başkanı Mehmet Altay: “Devrimci dayanışmanın tarihini kanlarıyla yazanlara saygı için, emperyalizmden yerli işbirlikçilerinden hesap sormak için, ülkenin aydınlık geleceğini idam sehpalarında katledenlere karşı Kızıldere’de katledilen Cihan Alptekin’in mezarı başındayız. Kızıldere katliamının üzerinden tam 52 yıl geçti. Yarım asırdan uzun zaman oldu. Ne Kızıldere’de katledilen yoldaşlarımız unutuldu ne de Kızıldere. ve asla unutulmayacak. 52 seneden sonra bu yol ülkemizi aydınlık günlere taşıyacak en ışıklı yol olarak solumuzda durmaktadır. Geçmiş devrimci harekete sahip çıkmak, Kızıldere’nin yolundan yürümenin anlamı da budur. AKP- MHP gerici faşist blokunun ülkemizin tüm geleceğini teslim almaya çalıştığı bir süreçteyiz. Hiç kimsenin memnun olmadığı ve içinde bir çözümü barındırmayan bu politikalar karşısında yapılması gereken ülkenin kaderine sahip çıkacak, birleşik bir gücü ve iradeyi geliştirerek AKP eliyle inşa edilen bu gerici, çürümüş düzeni kökten değiştirmek mümkün olabilecektir.
“BU KÖY BİR CİHAN BÜYÜTMÜŞ”
Cihan Alptekin’in komşusu Demet Atagün: “Öncelikle biz Cihan amcamızı duyarak bir masal gibi büyüdük. Ben de bu sabah kalktığımda böyle bir masal kaleme almak istedim. Bir Köy Masalı… Bir köy varmış deniz üstünde. Bu köy çok farklıymış. Canlı, kanlı insanların diyarıymış. Bu köyde insanlar el ele, şarkılarla dolaşır; güneş batarken salıncaktan gökyüzünü izlerlermiş. Köyün bütün tarlaları aynı kişinin gibiymiş. Hep birlikte tarla tarla dolaşır, çok çalışır, insan ayırt etmezlermiş. Meci olan kişi türküyle en önde gider, dikenleri kesermiş. Bu insanlar doğalarını çok sever, hiçbir şeye değişmezlermiş. Bu köyün insanları haksızlığa hiç gelemezmiş. Ezilenin yanında dimdik dururlar, emperyalizme karşı mücadele ederlermiş. Dil, ırk, din ayırt etmez, herkesi kardeşlik toprağında beklerlermiş. Bu köyün kadınları dünyaya kafa tutarmış. Çocuklarını adalet beşiğinde sallar, tüm dünyayı kucaklayacak kadar sevgiyle büyütürlermiş. İnandıkları şeyin ardından sonsuza kadar gider, özgür ruhlarını beslerlermiş. Bu köy bir Cihan büyütmüş, Taşıyla, toprağıyla, suyuyla… Bu köy bir Cihan büyütmüş, Cihan büyüdükçe köy büyümüş. Köy büyüdükçe Cihan.”
CHP Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu: “Cihan ve Mahirlerin izinden yürümeye çalışan bir birey olarak konuşmayı tercih ederim. Her ne kadar 52 yıl geçmiş olsa bile onların çizmiş olduğu antifaşist, antiemperyalist mücadele, devrimci mücadelenin kendisi hala çok büyük bir ihtiyaç. Bu ihtiyaçları karşılayacak argümanlar ve araçları geliştirmek gerektiğini düşünüyorum.
EMEP Rize İl Yönetim Kurulu Üyesi Aliriza Erdoğan: ” Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Arslan’ın idamlarını engellemek için NATO üssündeki 3 yabancı görevliyi kaçıran Devrimciler Kızıldere’de katledilişlerinin 52. yılında yurdun dört bir yanında anılıyor. Biz de burada Cihan Alptekin’i ziyaret ederek onları anmak için toplanmış bulunuyoruz. Onların devrimci dayanışmadaki kararlılığı ve pratiği günümüze ışık tutmaktadır. Emekten, emekçiden yanayım diyenler, emperyalistlerin ve yerli işbirlikçilerinin hizmetinde olan faşist diktatörlüğe karşı birleşmeyi ve dayanışmayı sağlama adımlarını atmalıyız.
“KARADENİZ’İN HER TOPRAĞINDA CUMHURİYET TARİHİ BOYUNCA DİRENİŞLERİN VE İSYAN TARİHLERİNİ BİRİKTİRDİK BİZ”
Hopa Halkevi Sözcüsü Kamil Ustabaş: “72 tarihi ve o çizgi bütün Karadeniz’i köylerinde şehirlerinde ve gençliğin içerisinde filizlenerek boy verdi. Karadeniz’in her toprağında cumhuriyet tarihi boyunca direnişlerin ve isyan tarihlerini biriktirdik biz. Bizler Karadeniz’in her sokağında emekçilerin üreticilerin gençliğin ve kadınların mücadelesini örgütlerken ve bu örgütlenmeyi Karadeniz yöresinde daha da genişletmeye çalışırken düşman bu cesareti nereden aldığımızı sorguluyor.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi Fındıklı İlçe Başkanı Tugay Köse: “Bizlere rehber olan bizlere yol gösterecek olan direniş ruhudur o direniş ruhu devrimci dayanışma ve yoldaşlığı birlikte mücadele etmeyi bizlere miras bırakmışlardır. Kızıldere’deki direniş bugüne kadar süre gelmiştir.”
“BU HALK İÇİN MÜCADELEYİ BECEREBİLDİ”
CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı: “Örgütlü bir biçimde bedenini feda etmiş, bir ülkede çok ender rastlanan bu köyün aydınlık yüzlerinden bir tanesiydi, bugün anma töreninde bir aradayız. Yaşam mücadelesi bu yokuşu çıkmak gibi, ben soluk alarak buralara gelebildim, çıkarken şunu düşündüm yorgunluktan nefes alamadım vücudumu dinlendirme ihtiyacı hissettim. Oysa Cihan Alptekin yaşamını kaybedeceğini bildiği halde bu devrimci ruhu ile bu halk için mücadeleyi becerebildi bu çok güzel ve kutsal bir şeydir. Hatıraları önünde saygıyla önünde eğiliyorum. Arkadaşlarını ve yol arkadaşlarını bu devrimci mücadeleyi büyütmeye davet ediyorum.”
]]>
Bakan Uraloğlu, Tonya ilçesinde düzenlenen Cumhur İttifakı mitinginde Beşikdüzü-İskenderli-Tonya yolunun, Türkiye standardında olduğunu belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.
İlçede yapılan ve yapılması planlanan yollarla ilgili bilgi veren Uraloğlu, “Yaptıklarımız ortada. Yapamadıklarımızı da inşallah kısa zamanda toparlayacağız. Vakfıkebir yolunun sıcak asfaltını yaptık. Orada bazı sıkıntılar var, bir proje çalışması başlattık. Orayı da önümüzdeki dönemde sizin gündeminizden çıkararak yapacağız inşallah.” diye konuştu.
Uraloğlu, yaşanan pandemi ve depreme rağmen kamu yatırımlarının durdurulmadığına dikkati çekerek, “Tonya’da devam eden bir işimizi durdurduk diye duydunuz mu? Duymadınız. Cumhurbaşkanı’mız, ‘Yola devam.’ dedi, biz de Allah’ın izniyle yola devam ettik. Bundan sonra da devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Siyasette takım ruhunun önemine işaret eden Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Siyaset de hizmet de moral, motivasyon, takım ve ekip işidir. Kim var bizim ekibimizde, dava ve yol arkadaşlarımızda? Öncelikle sizler varsınız. Hepinizden Allah razı olsun. Sonra kim var? Belediye başkanımız, ilçe yönetimimiz var. Burada Osman Beşel kardeşimizle güzel hizmetler yaptık. Bundan sonra da hizmet etmeye devam edeceğiz. Sonra kim var? Büyükşehir belediye başkanımız var, milletvekillerimiz var. Sonra kim var? Biz varız ama takımın kaptanı da Recep Tayyip Erdoğan var. Allah ondan razı olsun.”
Seçimde adaylarına destek isteyen Uraloğlu, “Allah’ın izniyle burada da seçimi alacağız, Büyükşehirde de alacağız. Sizin ne isteğiniz varsa onu Allah’ın izniyle yerine getireceğiz. Gücümüz buna yetiyor çok şükür. Sizden isteğimiz de 31 Mart akşamı sandıkları patlatarak bu seçimi almak.” dedi.
“Biz, size hizmet etmeye devam edeceğiz”
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, daha sonra Vakfıkebir ilçesinde düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.
Kendilerini yalnız bırakmayan herkese teşekkür eden Uraloğlu, “Bazı partilerin genel başkanlarının illerdeki mitingi bu kadar değil, Allah razı olsun, maşallah Vakfıkebir’e.” diye konuştu.
Uraloğlu, yaptıkları çalışmalara işaret ederek, “Türkiye’de hiçbir ayrım yapmaksızın 81 ilin her ilçesine ne lazımsa Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde AK Parti kadrolarımızla hizmet etmeye devam ettik. Siz, bize destek verdiğiniz müddetçe de hizmet etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Vakfıkebir’de organize sanayi bölgesi ihalesinin yapıldığını anlatan Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Biz de yolunu başlattık, bölünmüş yol olarak yapıyoruz. İnşallah bittiği zaman orası Vakfıkebir’in üretimine, ticaretine, istihdamına katkı sağlayacaktır. Aslan kendi yuvasından ayağa kalkar, yiğit kendi yerinden ayağa kalkar. Güzel bir ekibimiz, güzel bir takımımız var ve bizim çok güzel bir liderimiz var. Dünya liderimiz Recep Tayyip Erdoğan var. Biz, belediyeciliği ondan öğrendik. Biz, bir ülke nasıl yönetilir, bir coğrafyadaki mazlum insanlara nasıl dokunulur, nasıl onlara destek verilir, Cumhurbaşkanı’mızdan öğrendik. Onun için Vakfıkebir’den, Trabzon’dan vereceğimiz destek, gerçekten bizler için kıymetlidir. Biz, size hizmet etmeye devam edeceğiz.”
Akçaabat’ta da vatandaşlarla bir araya gelen Uraloğlu, ilçeye güzel hizmetler yaptıklarını söyledi.
İlçede devam eden projelere destek vereceklerini belirten Uraloğlu, Akçaabat Belediye Başkan adayı Osman Nuri Ekim’in açıkladığı tüm projelerin arkasında olduklarını vurguladı.
Mitinglere TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, AK Parti Trabzon milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Ayşe Sula Köseoğlu, AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkan Yardımcısı Meryem Sürmen, Ortahisar Belediye Başkanı ve AK Parti Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Metin Genç ile AK Parti İl Başkanı Sezgin Mumcu da katıldı.
]]>Bakan Uraloğlu, Arsin ilçesinde düzenlenen Cumhur İttifakı mitinginde, katılımcılara teşekkür ederek, pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde adaylarına destek istedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Trabzon’a ve Arsin’e ayrı bir önem verdiğine işaret eden Uraloğlu, “Cumhurbaşkanı’mız, Türkiye’deki sonuçları takip ederken Trabzon’u mutlaka ayrı bir takip eder, Trabzon’a mutlaka ayrı bir değer verir. Onun yol arkadaşları arasında birçok Trabzonlu kardeşimiz, arkadaşımız oldu. Hep beraber olduk, daha yakın olan arkadaşlarımız oldu. Biz de şimdi bu görevle beraber bütün 81 ile olduğu gibi, Trabzon’umuza da Arsin’imize de inşallah önümüzdeki süreçte çok daha hizmet edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Her zaman vatandaşın hizmetinde olduklarını belirten Uraloğlu, “Sizlerin hizmetkarıyız ve güçlenmiş şekilde de yolumuza devam edeceğiz.” diye konuştu.
Karadeniz Sahil Yolu’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde tamamlandığını hatırlatan Uraloğlu, şunları kaydetti:
” Samsun’dan Sarp’a kadar bitirdik yolları. Tertemiz oldu, en ufak bir sıkıntısı yok. Arsin’de lazım olanlar var biliyorum. Atayurt yolumuz vardı önceki görevimde de gelip bakmıştım. Orada çalışmalarımız sanki biraz yavaşladı, ikmal ihalesi yapmamız gerekiyor. İnşallah önümüzdeki ay ikmal ihalesini yaparak yolumuza devam ediyoruz. Dediler ki; ‘Yukarıya doğru da Santa yolu var, burayı da Karayolları ağına al.’ Dedim ki; ‘Büyükşehirle beraber Karayolları işbirliğiyle Santa yolunu da bitirelim.’ Bu da hayırlı uğurlu olsun. Onun haricinde grup, mahalle ve köy yollarımız var. Arsin Belediyemizle, Büyükşehir Belediyemizle karşılıklı ve yine Karayollarımızla, Ulaştırma Bakanlığımızla paslaşacağız ve yol sorununuzu Allah’ın izniyle 5 yıllık süreçte sizin gündeminizden çıkaracağız.”
Uraloğlu, her yerde vatandaşların isteklerini dinlediklerini anlatarak, “Sizin isteklerinizi dinliyoruz, elimizden gelen ne varsa da onu yapıyoruz. Bizim sizden isteğimizi de siz biliyorsunuz. Allah’ın izniyle 18 ilçemiz ve büyükşehrimizle beraber bu seçimi alacağız ama biz istiyoruz ki en yüksek oyla alalım. Gururlanalım bütün Türkiye’de, sadece Trabzon’da değil.” dedi.
Seçime az zaman kaldığını belirten Uraloğlu, “Kadın kollarımızın, gençlik kollarımızın, ana kadememizin, hepsinin, Arsin’in desteği bizim için kıymetli. Arsin 31 Mart günü ve akşamı için hazır mıyız? kararlı mıyız? sandıkları inşallah patlatıyor muyuz? Durmak yok, yola devam.” diye konuştu.
Mitinge, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, AK Parti Trabzon milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Ayşe Sula Köseoğlu, AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkan Yardımcısı Meryem Sürmen, Ortahisar Belediye Başkanı ve AK Parti Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Metin Genç, AK Parti İl Başkanı Sezgin Mumcu, MHP İl Başkanı Ömer Ayar, Arsin Belediye Başkan adayı İbrahim Küçük de katıldı.
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Gökdere Meydanı’nda düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, söyledikleri her şeyin referansının Türkiye’ye kazandırdıkları eser ve hizmetler olduğunu kaydetti.
Son 21 yılda Bursa’ya 327 milyar lira kamu yatırımı yaptıklarını aktaran Erdoğan, eğitimde 10 bin 632 yeni derslik inşa ettiklerini, ikinci devlet üniversitesi olarak Bursa Teknik Üniversitesini kurduklarını, gençlik ve sporda 10 bin 278 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtıklarını anlattı.
Erdoğan, Bursa’ya 81 spor tesisi inşa ettiklerini, bu tesisler arasında 43 bin seyirci kapasiteli Timsah Arena Stadyumu, Atıcılar Spor Kompleksi ve Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi’nin de bulunduğunu dile getirdi.
Bursalı ihtiyaç sahiplerine 11 milyar lira kaynak aktardıklarını belirten Erdoğan, sağlıkta, 1355 yataklı Bursa Şehir Hastanesi başta olmak üzere, toplamda 3 bin 994 yataklı 29 hastane dahil, 88 sağlık tesisi yaptıklarını bildirdi.
Erdoğan, şehir hastanesi standardında 1315 yataklı Çekirge Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesinin inşaatını tamamladıklarını, test ve devreye alma işlemleri bittikten sonra 3 ay içinde hasta kabulüne başlayacaklarını ifade etti.
Uludağ Üniversitesi bünyesinde 250 yataklı Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinin inşasının sürdüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Bursa’ya 1000 yataklı bir hastane daha yapmayı planladıklarını kaydetti.
“Bursa’daki 11 millet bahçesi projemizden 7’sinin yapımını tamamladık”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TOKİ eliyle Bursa’da toplam 23 bin 547 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini, 2 bin 943 konutun yapımına devam ettiklerini anlattı.
Bursa’da 54 bin 292 konut ve ticari alanı dönüştürdüklerini belirten Erdoğan, 20 bin 416 adet bağımsız bölümün dönüşüm sürecinin devam ettiğini dile getirdi.
Erdoğan, Hanlar Bölgesinin, 14 han, 1 bedesten, 13 açık çarşı, 7 üstü örtülü çarşı, 11 kapalı çarşı, 4 pazar alanı, 21 cami, 177 sivil mimarlık örneği yapı, 1 okul ve 3 türbesiyle adeta bir açık hava müzesi olduğunu kaydederek, şöyle konuştu:
“Bursa’daki Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’ni eski ihtişamına kavuşturacak bir projeyi hayata geçiriyoruz. Ulu Cami ile Hanlar Bölgesi arasındaki bağlantıyı güçlendirecek bu projeyle Bursa’ya 3 yeni meydan, 9 bin metrekare yeşil alan, 12 bin 500 metrekarelik yeraltı kapalı otoparkı kazandırıyoruz. Yeri kaybolan Sarıca Sungur Mescidi’nin duvarlarını ve hazire alanını bularak yeniden ihya edip, ibadete açtık. Bursa’daki 11 millet bahçesi projemizden 7’sinin yapımını tamamladık. Dünya Göçebe Oyunları Millet Bahçesi’nin yapımına devam ediyoruz. Üçünün proje çalışmaları sürüyor.”
“Bu ay açtığımız Yenişehir-Bilecik bölünmüş yoluyla seyahat süresi 50 dakikadan 25 dakikaya indi”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırmada 200 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu, 608 kilometreye çıkardıklarını söyledi.
İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolu’nun yanı sıra diğer yatırımlarla şehri, ilçeleriyle ve diğer illerle konforlu bir ulaşım ağına kavuşturduklarına dikkati çeken Erdoğan, “Bu ay açtığımız Yenişehir-Bilecik bölünmüş yoluyla seyahat süresi 50 dakikadan 25 dakikaya indi. Mudanya-Gemlik yolunu, Çalı yolunun ikinci etabını, Doğancı Tüneli’ni, İznik Çevre Yolu’nu bu sene bitiriyoruz. Dursunbey Tavşanlı yolunu, Gemlik-Armutlu-Çınarcık-Yalova yolunu seneye tamamlıyoruz. Şehrimizi ülkemizin hızlı tren ağına bağlayacak Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli hattının inşasına devam ediyoruz. Biten etapları hizmete açmaya başladık.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Bursa’ya 24 baraj, 3 içme suyu tesisi, 47 sulama tesisi, 5 arazi toplulaştırma projesi, 21 taşkın koruma tesisi, 17 gölet, 9 yeraltı depolama tesisi ve 12 HES kazandırdıklarını aktardı.
İznik Barajı, Karacabey Gölecik Barajı, İnegöl Hocaköy barajları ile Yeşildere Barajı sulamasının yapımına devam ettiklerini belirten Erdoğan, Bursa’da 568 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını, inşa safhasındakilerle 59 bin dekar araziyi daha sulayacaklarını kaydetti.
Bursalı çiftçilere 43 milyar lirayı aşkın tarımsal hibe desteği verdiklerini anımsatan Erdoğan, “Türkiye’nin otomobili Togg’a ev sahipliği yapan Bursa’ya 8 yeni organize sanayi bölgesi, 3 endüstri bölgesi, 3 teknokent, 132 araştırma-geliştirme merkezi, 31 tasarım merkezi kurduk. Şehrimizdeki aktif sigortalı sayısı 514 binden 1 milyon 100 bin seviyesine çıktı. İstihdamı desteklemek için Bursalı işverenlerimize 27 milyar lira tutarında prim desteği sağladık. Enerjide, abone sayısı 1 milyon 113 bin olan Bursa’nın tüm ilçelerine doğal gaz arzını sağladık.” şeklinde konuştu.
“Sizlere efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik”
Erdoğan, konuşması esnasında, Bursa’ya yaptıkları yatırımların yer aldığı videoyu alandaki katılımcılarla izledi.
Videonun sona ermesinin ardından, “Evet, biz Bursa’ya aşığız. Aşık mıyız?” sorusunu yönelttiği katılımcılardan “Evet.” yanıtını alan Erdoğan, “Öyleyse pazar günü sandıkları patlatıyor muyuz? Ben size inanıyorum. Öyleyse 2 günümüz var. Durmak yok.” dedi.
Erdoğan, “Allah’ın izniyle 31 Mart’tan sonra bunlara büyükşehir ve ilçe belediyelerimizle işbirliği içinde çok daha fazlasını ekleyeceğiz. Cumhurbaşkanınız olarak bakanlarımla yoğun bir çalışma içerisinde, sizlere efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının ardından “Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı size emanet ediyorum. Sahip çıkıyor musunuz?” diyen Erdoğan’a katılımcılar, “Evet” yanıtını verdi.
Mitingden notlar
Mitingde, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın Büyükşehir Belediye Başkan adayı Alinur Aktaş ve AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan da birer konuşma yaptı.
Programın sonunda Erdoğan, Bursa büyükşehir belediyesi ve ilçe belediye başkan adaylarını tek tek platforma davet ederek, vatandaşları selamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sahneye davet ettiği çocuklarla fotoğraf çektirdi, onlara harçlık verdi.
Cengiz Kurtoğlu’nun “Duyanlara duymayanlara” şarkısına eşlik eden Erdoğan, daha sonra alandan Cumhurbaşkanlığı otobüsü ile ayrıldı.
Erdoğan, güzergahtaki vatandaşları da selamlayarak, çocuklara oyuncak dağıttı.
(Bitti)
]]>Erdoğan, partisinin Valilik önünde düzenlenen Batman mitinginde vatandaşlara hitap etti.
Batmanlıların 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde iradelerine ipotek koyulmasına rıza göstermeyeceğini söyleyen Erdoğan, “Sadece Batman değil, İstanbul, Ankara, Mersin başta olmak üzere diğer illerimizdeki vatandaşlarımız da bunlara artık ‘yeter’ diyecektir.” şeklinde konuştu.
Miting alanındakilere “Batman, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız, kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler, hanımlar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Batman ile birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” diye soran Erdoğan, vatandaşlardan “evet” yanıtını aldı.
Batman’da gösterilen kararlı tavrın diğer illere de yayılması gerektiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Batmanlı, İstanbul’u arayacak. İstanbul’daki kardeşlerine, hemşehrilerine ne diyecek? Oylar Murat Kurum’a. Ne diyecek Ankara? Oylar Turgut Altınok’a, altı oka değil. Sizlerden diğer vilayetlerimizdeki Batmanlı kardeşlerimizi aramanızı, bu hakikatleri onlara da mutlaka anlatmanızı istiyorum. Sandıkta Cumhur İttifakı’na verilecek her oyun çok önemli olduğunu, eşe dosta, nazımızın geçtiği her bir kardeşimize izah edeceğiz.
Kırılan varsa gönlünü alacağız, kızan varsa teskin edeceğiz, yanlış anlaşılma varsa düzelteceğiz. Bir şekilde herkesin sandığa gitmesini sağlayacağız. Hiçbir iddiası, hiçbir projesi ve kazanma ihtimali olmayanlara oy vererek, oylarını ziyan etmemeleri gerektiğini anlatacağız. Önümüzdeki son 4 günü bu şekilde değerlendirdiğimizde şehirlerimizle birlikte tüm Türkiye için güzel bir netice alacağımıza inanıyorum.”
“Bölücü örgütün topraklarımızdaki varlığı bitme noktasına geldi”
Türkiye’nin, etrafı çatışmalar ve savaşlarla çevrili olmasına rağmen hedeflerine doğru kararlılıkla ilerlediğini vurgulayan Erdoğan, Türkiye’yi birçok ülkeyi saran yangından uzak tuttuklarını ve bunun yanında tüm terör örgütlerine karşı başarılı bir mücadele yürüttüklerini anlattı.
Bölgede bölücü terör örgütüne karşı yürütülen çalışmalar sonucunda, insanların huzurunun arttığını, güvenlik ortamının iyileşmesiyle bölgeye yatırımın ve barışın geldiğini, turizmin canlandığını belirten Erdoğan, “Bölücü örgütün topraklarımızdaki varlığı bitme noktasına geldi. Suriye’den ülkemize yönelen tehdit önemli ölçüde kontrol altına alındı. Bu yaz itibarıyla Irak sınırımızın güvenliğini de temin etmiş olacağız.” ifadelerini kullandı.
“Eski karanlık ve kaotik günleri kimse geri getiremeyecek”
Terör kaybederken Batman ile birlikte 85 milyon vatandaşın kazandığını kaydeden Erdoğan, “Ağır bedelleri ödeme pahasına elde ettiğimiz bu kazanımlardan asla taviz vermeyeceğiz. Hak ve özgürlükler alanında son 21 yılda sessiz devrimi gerçekleştirmiş bir kardeşiniz olarak buna kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Şunu çok iyi bilmenizi istiyorum. Biz görevde olduğumuz sürece eski karanlık ve kaotik günleri kimse geri getiremeyecek. AK Parti ve Cumhur İttifakı güçlü olduğu sürece hiç kimse Türkiye’yi terör örgütleri vasıtasıyla yönlendiremeyecek.” değerlendirmesinde bulundu.
“Ekonomi programının olumlu yansımalarını daha net göreceğiz”
Ekonomiye ilişkin de açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Ekonomide gerçekten yetkin isimlerden oluşan güçlü bir kadro kurduk. Batman’ın bir evladı olan Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’e bu konuda tam itimadım var. İnşallah yılın ikinci yarısından itibaren uyguladığımız ekonomi programının olumlu yansımalarını daha net göreceğiz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayat pahalılığından en fazla etkilenen emeklilerinin sıkıntılarının da farkında olduklarının altını çizerek, şöyle devam etti:
“Bu sıkıntıların hafifletilmesiyle ilgili samimiyetimizi bugüne kadar attığımız adımlarla ortaya koyduk. Tüm emeklilerimize bir defaya mahsus 5’er bin liralık ödeme yaptık. Yılın ilk 6 ayı için maaşlara yaklaşık yüzde 50 oranında yani enflasyonun üstünde zam yaptık. İlk defa bizim getirdiğimiz bayram ikramiyelerinde de yüzde 50 artışa gittik. Ramazan Bayramı ikramiyesini 2 Nisan’dan itibaren hesaplara yatırıyoruz.”
Toplam 87 milyar liralık doğrudan doğal gaz desteği verildi
Kamu bankalarıyla görüşerek banka promosyonlarının da güncellenmesini sağladıklarına dikkati çeken Erdoğan, “Kamu bankalarımız, emeklilerimize 8 bin lira ile 12 bin lira arasında promosyon ödemesi yapacak. İnşallah bundan sonra da emeklilerimize destek olmayı sürdüreceğiz.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Tüm hanelere sağladığımız 25 metreküplük ücretsiz doğal gaz desteğimiz geçen sene nisan ayından beri devam ediyor. Bu çerçevede toplam 87 milyar liralık doğrudan destek vermiş olduk. Enflasyon düştükçe ve depremle ilgili yükümüz azaldıkça, bütçede elimiz biraz daha rahatlayacak. Muhalefet her seçim dönemi gibi yine atıp tutarak, yine yalan yanlış söyleyerek emeklilerimizi bize karşı kışkırtmaya çalışıyor. Ama kendilerine geçen seçimdeki sözleri sorulunca ‘hatırlamıyoruz’ diyerek işi arsızlığa vuruyorlar.
Her gün haktan, hukuktan, yetim hakkından bahsediyorlar. Ancak valizler dolusu dolarlar, avrolar, paraların nereden geldiği, nereye gittiği belli değil. Gelin bunu da açıklayın, açıklayamıyorlar. Emeklilerimizin 6-7 kişinin saatlerce saymakla bitiremediği kara paranın hesabını veremeyenlerin sözlerine itibar etmeyeceğine inanıyorum.”
Batman’a 21 yılda 91 milyar lira kamu yatırımı yapıldı
Batman’a son 21 yılda 91 milyar lira kamu yatırımı yaptıkları bilgisini veren Erdoğan, 4 bin 920 yeni derslik inşa ettiklerini, kentte üniversiteyi faaliyete geçirdiklerini söyledi.
2 bin 554 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtıklarını, 39 spor tesisiyle 15 bin kişilik Batman Stadyumu’nu yaptıklarını, şehirdeki ihtiyaç sahiplerine 9 milyar liralık kaynak aktardıklarını anlatan Erdoğan, 810 yataklı eğitim ve araştırma hastanesi başta olmak üzere toplam 1220 yataklı 8 hastane dahil 43 sağlık tesisinin yapımını tamamlayıp hizmete açtıklarını bildirdi.
Erdoğan, 500 yataklı Batman Devlet Hastanesi ile 2 tesisin inşasının sürdüğünü ifade eden Erdoğan, TOKİ aracılığıyla 6 bin 352 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini, riskli yapı olarak belirlenen 10 bin 720 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdiklerini dile getirdi.
Batmanlı çiftçilere 13 milyar lira tarımsal hibe desteği
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batman’daki 3 millet bahçesi projesinden birinin bittiğini, birinin yapımının, bir diğerinin ise proje çalışmalarının devam ettiğini belirterek, Batman’da bölünmüş yol uzunluğunu 13 kilometreden 163 kilometreye çıkardıklarını, Batman-Hasankeyf yolunda Hasankeyf 1 ve 2 köprüsünü ve Hasankeyf Tüneli ile yolun 30 kilometrelik kesimini bölünmüş yol olarak tamamladıklarını bildirdi.
Yolun kalan 9 kilometrelik kesimini de bu yıl bitirdiklerini kaydeden Erdoğan, Batman-Diyarbakır yolu, Diktepe geçişi, Kozluk-Ayrım-Baykan 11’inci Bölge Hududu Yolu, Gercüş Kırkat Göleti yollarında çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Batman Havalimanı’nın terminal binasını yaparak yolcu trafiğini yıllık 2 milyon kişiye çıkardıklarına işaret eden Erdoğan, gövde uzunluğu bakımından dünyanın en büyük barajı olan Ilısu Profesör Doktor Veysel Eroğlu Barajı ve hidroelektrik santralini şehre kazandırdıklarını anlattı.
Batman’a bir içme suyu tesisi, 6 sulama tesisi, 1 arazi toplulaştırma projesi, 27 taşkın koruma tesisi ve 2 hidroelektrik santrali kazandırdıklarını kaydeden Erdoğan, Batmanlı çiftçilere 13 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdiklerini söyledi.
“Batman’daki işverenlerimize toplam 5 milyar lira prim teşviki verdik”
Sanayi ve teknolojide bir araştırma geliştirme merkezi ve bir teknopark kurduklarını belirten Erdoğan, şu ifadelere yer verdi:
“Batman Organize Sanayi Bölgesi’ni 200 hektar büyütecek altyapı inşaatını 2023 yılı sonu itibarıyla tamamladık, sanayicimizin hizmetine sunduk. Böylece yaklaşık 5 bin kişiye daha ilave istihdam imkanı getirdik. Şimdi Batman Organize Sanayi Bölgesi’ni 430 hektar daha büyütüyoruz. İstihdamı desteklemek için Batman’daki işverenlerimize toplam 5 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide, Batman’a Beşiriye ve Kozluk’a doğal gaz arzını sağladık. Önümüzdeki dönemde Gercüş, Hasankeyf ve Sason’a da doğal gaz arzı sağlamayı planlıyoruz. 8 bin metrekarelik alana sahip Batman Şehit Şenay Aybüke Yalçın Halk Kütüphanesi’ni yapıp hizmete açtık. 31 Mart’tan sonra bunlara belediyelerimizle iş birliği içerisinde, Cumhurbaşkanınız olarak, grup yönetimi olarak hep beraber sizlere çok daha güzel hizmetleri getireceğiz.”
Mitingden notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingdeki konuşmasının ardından partisinin Batman il ve ilçe belediye başkan adaylarını sahneye çağırarak vatandaşları selamladı.
Erdoğan, “Bizi bölemeyecekler, kardeşliğimizi parçalayamayacaklar. 20 yıl önce geldiğimde Batman neyse, inşallah ‘yeniden Batman’ diyeceğiz. Pazar günü sizden müjdeler bekliyorum.” dedi.
Miting alanına, “Tenzile Annemizin emaneti Türkiye’nin lideri seni asla yalnız bırakmayacağız” yazılı pankart asıldı.
Mitinge Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve milletvekilleri de katıldı.
(Bitti)
]]>TACETTİN DURMUŞ
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Kars bir konuda büyükşehir belediyeleriyle yarıştığını belirterek, “Hangi konuda yarışıyor biliyor musunuz; borcu ile yarışıyor. Kayyım Efendi, Kars halkı çok iyi biliyor. Sen de mensubu olduğun parti gibi başınız seccadede, elleriniz semada, ama aklınız hilede, hurda da ve haksızlıktadır” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Kars’ta partisinin düzenlediği mitinge katıldı. Burada konuşan Bakırhan, Kars Belediye Eş Başkan adayları Arzu Savaş Derman ve Kenan Karahancı ile birlikte ilçe belediye eş başkan adaylarına destek istedi.
“BÜYÜKŞEHİRLERLE BORCU İLE YARIŞIYOR”
Tuncer Bakırhan, şunları söyledi:
“Değerli halkımız bizleri onure ettiniz ve 2019 yılında Kars’ta yaşayan bütün halklar, inançlar partimizi yönetime getirdi. Bunun için sizlere teşekkür ediyorum. İnşallah yeniden DEM Parti’yi Kars’ın partisini, bizim partimizi 31 Mart’ta yeniden seçeceksiniz. Bakın siz belediyede oy verdiniz biz kazandık. Ne yaptılar kayyım atadılar. Kayyım efendi ne yaptı; belediyenin önünde namaz kıldı. Biz inançlı bir toplumumuz, biz namazı, niyazı, Ramazanı, orucu AKP ile birlikte öğrenmedik. Biz bin yıllardır bu topraklarda inancımızı, Karslı yurttaşlarımızla birlikte özgürce yaşadık ve yaşamaya devam edeceğiz. Sizin huzurunuzda Kayyım Efendi’ye soruyorum; belediye önünde namaz kıllarken, namazla belediyeye teslim alan bir kayyım hırsızlık yapar mı? Namaz kılacaksın ama Kars Belediyesinin bütçesini çarçur edeceksin, çetelere, 3-5 tane mafyaya, sermayeye peşkeş çekeceksin. Maşallah Kars’ta altyapı yok, yol yok, su yok ama Kars bir konuda büyükşehir belediyeleriyle yarışıyor. Hangi konuda yarışıyor biliyor musunuz; borcu ile yarışıyor. Kayyım Efendi Kars halkı çok iyi biliyor. Sen de mensubu olduğun parti gibi başınız seccadede, elleriniz semada, ama aklınız, hilede, hurda da ve haksızlıktadır.
“EMEKLİLER AKP’NİN HAKİKATİDİR”
Şimdi Erdoğan diyor ki; hakikati yüzümüze haykırın. ya Allah aşkına hangi hakikati söyleyelim; emekliler AKP’nin hakikatidir. 10 bin lira ile geçinebiliyor muzunuz? Size 10 bin lirayı reva görenler değil bir aya acaba 1 yıl lira ile geçinmeye varlar mı? Kendilerine gelince yüksek maaşlar, ihaleler yetmiyor. AKP’nin bürokratları 3 maaş birden alıyorlar ama emekliye, asgari ücretliye gelince kaynak yok. Enflasyon almış başını gidiyor. Beyefendi ne diyor; ‘Türkiye’de ekonomiyi iki kat büyüteceğiz’. Allah aşkına yerinizde durun bir zahmet iktidarı bırakın ekonomiyi siz büyütmeyin. 22 yıl önce ‘refah toplumu yaratacağız’ diyorlardı. Şimdi Beyefendi 22 yıldır yapamadığını şimdi yapacak. Kars bu yalanlara inanacak mısınız? ‘Türkiye’de kişi başına 13 bin dolar düşüyor’ diyorlar. Allah aşkına aranızda 13 bin dolar kazanan var mı? Sanırım sarayın etrafındaki siyasetçilere bakıyor. AKP’nin yöneticilerine, il başkanlarına hırsız, yolsuz kayyımlara bakıyor. Zannediyor ki Kars’ın Azerisi, Terekemesi, Yerlisi, Kürdü de 13 bin dolar kazanıyor. İşte bunları bizi görmeyecek kadar kör, duymayacak kadar kulaklarını tıkamış bizler için çalışmıyorlar kendileri için çalışıyorlar. Onun için Kars bunlara 31 Mart’ta cevabını verecek.
“SANIRSIN DÜNYANIN BARIŞINI ERDOĞAN GETİRECEK”
Şimdi çıkmış sanırsın dünyanın barışını Erdoğan getirecek. Kardeşim senin ülkende her gün Türk ve Kürt çocukları yaşamlarını yitiriyor. Her gün Türk ve Kürt gençlerinin cenazesi geliyor. Sen Ukrayna- Rusya barışını sağlayacağına niye kendi Kürt kardeşlerinle kendi toplumsal barışını sağlayış Dünyanın en güçlü ülkesi haline gelmiyorsun. Dünyada barışsever ama kendi seçiminde Kürdün başına top, tüfek ve mermi yardıracağım diyor. Bu savaş isteyenlerle, bu savaş çığırtkanlarına inşallah Türkiye’de çok yerde birçok cevap vererek ve bunlara bu halk kırmızı kartı gösterecek. Kars’tan bir kez daha bu çağrı da bulunmak istiyorum. Diyorum ki; Türkiye’nin neresinde olursanız olsun sandığa gidin ve hiç tereddüt etmeden ağacı gördüğünüz yere mührünüzü basın. Çünkü DEM Parti ezilenlerin partisidir. 3’üncü yol sözde bir yol değil, hiç kimse ama hiç kimse ama hiçbir kimse bizi 3. yoldan vazgeçiremez, bize ayar veremez, dümeni yanlış yere kıramaz. Biz buna izin vermeyiz. 3. yol faşizmle, yoksullukla, adaletsizlikle mücadele etmenin yoludur. Bunun adresi de DEM partidir. Dolayısıyla ezilenler çok iyi bilsin ki 3. yol karşısında duran her anlayışının karşısında kararlılıklar durabileceğimizi belirtmek istiyorum. Bir yol varsa o da bizim yolumuzdur, üçüncü yoldur. Dolayısıyla Kars’ın Azerinin, Terekemenin, Kürdün ve Türkiye’nin neresinde olursa olsun üçüncüyü yol altında birleşmeye ve mücadele etmeye ve oy kullanmaya davet ediyoruz.
“KARS’A KAÇAK SEÇMEN GETİRİYORLAR”
Ne yaptılar Kars’a kaçak seçmen getiriyorlar. Karslı olmayan Kars’ta yaşamayan asker, polis, kolluk kuvvetlerini buraya getiriyorlar. Ne yapacaklar Azerinin, Terekemenin, Yerlinin, Kürdün iradesine ipotek koyacaklar. Bunlar da ‘seçim diyorlar bunlar ‘demokrasi’ diyorlar. Kars büyük bir mücadele şehridir. Onurlu bir kenttir. Kaçak seçmen getirenlere dur diyecek ve DEM Parti’ye oy vererek cevabını verecek. O zaman sizden rica ediyorum. Şimdi bu saatten sonra telefon rehberinizi elinize alın ve Kars’ta oyu olan ama çeşitli sebeplerden dolayı il dışında olan Kars’a gelemeyen kardeşlerimizi, komşularımızı, arkadaşlarımızı arayın ve Kars’ta oy kullanmaya çağırın.”
]]>
Erdoğan, partisinin İstasyon Meydanı’nda düzenlenen Diyarbakır mitinginde vatandaşlara hitap etti.
Herkesle her şeyi konuşabileceklerini ancak kapılarının teröristlere de terör örgütünün güdümünde siyasetçilik oynayanlara da kapalı olduğunu dile getiren Erdoğan, “Milletvekili listesini, belediye başkan adayı listesini, meclis üyesi listesini, genel merkez yönetimi listesini terör örgütünün belirlediği parti, parti olmaz. Bunları belirleyecek olan, emekleri ve oylarıyla partiyi var eden, yaşatan tabanıdır, seçmenidir.” diye konuştu.
Vatandaşın sorunlarını çözme, dertlerine derman olma, yaralarını sarma yönünde çaba göstermeyenin siyasetinden kimseye hayır gelmeyeceğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dünyadaki tüm sapkın akımları, Kürt kardeşlerimin iradesinin üzerinden başımıza musallat etmelerinin, hiçbirimize faydası yok. Kürt kardeşlerimizi bu çarpık siyasetin mezesi haline getirmek için sahneledikleri oyunu ibretle takip ediyoruz. Son 21 yılda attığımız her demokratik adımı engellemek için karşımıza dikilen CHP’yi, utanmadan Kürt kardeşlerimize umut diye pazarlıyorlar. Bu coğrafyaya yakın zamanda gördüğü en büyük acıları yaşatan tek parti faşisti CHP’yi allayıp pullayıp size dayatıyorlar. Bunların, hangi çıkarların temsilcisi olduğunu anlatmaya, bavullar dolusu para görüntüleri herhalde yeterlidir. İstanbul’da ne kadar marjinal ideoloji mensubu varsa hepsini getirip Kürt kardeşlerimin başına patron yapanlarla artık gidilecek bir yol kalmadığına inanıyoruz. İnşallah 31 Mart, Kürt kardeşlerimizin tüm tasallutlardan kurtulup, özgür iradeleriyle kendilerinin ve şehirlerinin geleceğine karar verecekleri bir dönüm noktası olacaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Diyarbakır, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız, kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Diyarbakır’la birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Ramazan Bayramı gelmeden, 31 Mart’ta milli irade bayramını birlikte kutlamaya var mıyız?” sorularına, alandakiler hep bir ağızdan “evet” karşılığını verdi.
“21 yılda Diyarbakır’a 265 milyar lirayı aşkın yatırım yaptık”
Eser ve hizmet siyasetiyle son 21 yılda Diyarbakır’a 265 milyar lirayı aşkın yatırım yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, eğitimde şehre 6 bin 677 yeni derslik kazandırdıklarını, yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 6 bin 140’a çıkardıklarını, 62 spor tesisi inşa ettiklerini bildirdi. Bu kapsamda, 33 bin kişilik Diyarbakır Stadyumu ile Dicle Üniversitesi Kampüsü içerisinde 2 bin kişi kapasiteli kız öğrenci yurdu yaptıklarını aktaran Erdoğan, Bağlar’da 1000 kişi kapasiteli kapalı yüzme spor salonunun yapımına devam edildiğini belirtti.
Erdoğan, Diyarbakırlı ihtiyaç sahibi vatandaşlara 29 milyar lira kaynak aktardıklarını dile getirdi.
Sağlıkta 320 yataklı Diyarbakır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’yle toplam 1442 yataklı 21 hastanenin de aralarında olduğu 58 sağlık tesisini tamamlayıp hizmete sunduklarını vurgulayan Erdoğan, Kayapınar’daki 1000 yataklı şehir hastanesiyle beraber toplam 10 sağlık tesisinin inşasının sürdüğünü kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer yatırımlara ilişkin şunları paylaştı:
“TOKİ vasıtasıyla Diyarbakır’da toplam 19 bin 82 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik, 8 bin 872 konutun yapımına devam ediyoruz. Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinde yıkılan evleri süratle inşa edip hak sahiplerine teslim etmeye başladık. Diyarbakır’da yaklaşık 10 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışmaları yürütüyoruz. Sur Riskli Alan Dönüşüm Projesi kapsamında 507 konut, 137 dükkan, 9 butik otelin yapımını tamamladık. Şehrimizdeki 6 millet bahçesi projemizden 5’ini tamamladık, birinin yapımına devam ediyoruz.
Ulaştırmada 44 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 456 kilometreye çıkardık. Diyarbakır-Ergani, Diyarbakır-Mardin, Diyarbakır-Şanlıurfa yollarını, Diyarbakır Kuzeybatı ve Güneybatı Çevre yollarını, Diyarbakır Havaalanı Bağlantı Yolunu bölünmüş yol olarak tamamladık. Diyarbakır Şehir Geçişinde, Diyarbakır Çevre Yolları ve Havaalanı Bağlantı Yolu üzerinde 14 adet köprülü kavşağı yaptık. Diyarbakır-Ergani Yolunda Devegeçidi Köprüsünü tamamladık. Lojistik Köprülü kavşağını da bu sene tamamlıyoruz. Toplam 15 adet tarihi köprünün restorasyonunu tamamladık. Diyarbakır-Batman-Kurtalan ve Yolçatı-Diyarbakır arasındaki demir yolu hatlarını modernize ettik. Elazığ-Diyarbakır hızlı tren hattıyla ilgili etüt ve proje çalışmaları sürüyor.”
“Yolcu trafiği 2 milyonun üzerine çıktı”
Yıllık 5 milyon yolcu kapasiteli yeni bir terminal binası kazandırdıkları havalimanının yolcu trafiğinin 211 binden 2 milyonun üzerine çıktığını belirten Erdoğan, şehre 5 baraj, 3 içme suyu tesisi, 60 taşkın koruma tesisi ve 11 sulama tesisi yaptıklarını ifade etti.
Erdoğan, inşa ettikleri sulama projeleriyle 591 bin dekar zirai araziyi sulamaya açarak, çiftçilere yıllık 4 buçuk milyar lira zirai gelir artışı sağladıklarını, Dicle Nehri üzerindeki en büyük sulama amaçlı tesis olan Silvan Barajı ile 4 barajın inşaatının sürdüğünü aktardı.
Silvan Barajı’nın suyunu toprakla buluşturacak tünellerin inşasının devam ettiğini anlatan Erdoğan, inşaat safhasındaki 15 tesisle 896 bin dekar arazinin daha sulanacağını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’ın 4 merkez ilçesinin 2055 yılına kadar içme suyu ihtiyacını karşılayacak 32 kilometrelik isale hattı projesinin yapımının da sürdüğünü bildirdi.
Son 21 yılda Diyarbakırlı çiftçilere yaklaşık 107 milyar lira tarımsal hibe desteği verdiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Sanayide, 2 organize sanayi bölgesi ile 1 teknopark ve 3 araştırma geliştirme merkezi kurduk. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesini büyütmek için tahsis ettiğimiz 385 hektar ilave alanın altyapısını yıl sonu bitiriyor ve sanayicilerimizin hizmetine veriyoruz. Bağlar ilçesinde 188 hektar alanda Diyarbakır Tarıma Dayalı İhtisas Organize sanayi bölgesi tesis ettik. İstihdamı desteklemek için Diyarbakır’daki iş yerlerimize 6,2 milyar liralık prim teşviki verdik. Enerjide, 277 bin abonesi olan Diyarbakır’ın 13 ilçesine doğal gaz arzını sağladık. Önümüzdeki dönemde, Kocaköy ve Kulp’a da doğal gaz arzı sağlamayı planlıyoruz.”
Alanda, şehre yapılan hizmetlerin izletilmesinin ardından Erdoğan, “Allah’ın izniyle, 31 Mart’tan sonra bunlara belediyelerimizle işbirliği içinde çok daha fazlasını ekleyeceğiz. Bu kardeşiniz Cumhurbaşkanınız olarak sizin hizmetkarınız. Bütün bakan arkadaşlarımla beraber sizin hizmetkarınız olarak Diyarbakır’a yatırımlarımızla her şeyimizle bugüne kadar nasıl hizmet verdiysek, bundan sonra da aynen devam edeceğiz.” dedi.
Mitingden notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Diyarbakır Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını sahneye çağırarak vatandaşları selamladı.
Erdoğan, miting sonrası “Bizi bölemeyecekler. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, buradaki gibi kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Allah birliğimizi daim etsin.” ifadesini kullandı.
Mitingin yapıldığı alana “Gerçek belediyecilik”, “Cumhurbaşkanımız, Diyarbakır’ımıza hoş geldiniz” pankartları asıldı.
Mitinge, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Diyarbakır milletvekilleri de katıldı.
(Bitti)
]]>Yılmaz, Muş Öğretmenevi’nde sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi.
Terör örgütleri üzerinden Türkiye’ye istikamet verme, toplumu huzursuz etme ve siyaseti yönlendirme çabası içinde olan odakların hala bulunduğu belirten Yılmaz, şunları söyledi:
“Birçoğunun gerçekleşmeden önüne geçtiğimiz terör eylemleri, tahrikler ve provokasyonlar tekrar tekrar ülkemizin gündemine sokulmaya çalışılıyor. Terör ve terörün her türlüsüyle kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz. Huzur ve güven ortamımızın bozulmasına müsaade etmeyeceğiz. Huzur ve güven ortamında da demokrasimizi ve kalkınmamızı daha ileriye taşımaya devam edeceğiz.”
Demokrasinin ve kalkınmanın en büyük düşmanının terör olduğuna dikkati çeken Yılmaz, “Terörün olduğu yerde ne temel hak ve hürriyetlerinizi yaşayabilirsiniz ne de ülkenizi, yörenizi kalkındırabilirsiniz. Burada şu anda çok farklı bir ortamdayız. Huzur, güven ortamımız var. Buna da titizlikle sahip çıkmalıyız.” ifadelerini kullandı.
“Muş Ovası Sulama Projesi, Muş Ovası’nın bereketine bereket katacak”
Yılmaz, son 20 yılda Muş’a önemli hizmet ve yatırımlar yaptıklarını bildirerek, şunları kaydetti:
“73 milyar liralık harcamayı Muş’ta yapmışız. Şehrimizde 300 yataklı Muş Devlet Hastanesi, 150 yataklı Muş Kadın ve Doğum Çocuk Hastalıkları Hastanesi, 100 yataklı Bulanık Devlet Hastanesi ile birlikte toplamda 6 hastane ve 217 adet birinci basamak sağlık hizmeti birimi kazandırmışız. 500 yataklı eğitim ve araştırma hastanesinin yapımı da devam ediyor ve inşallah kısa sürede tamamlayacağız.”
AK Parti göreve geldiğinde Muş’ta 16 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun 170 kilometreye çıkartıldığını belirten Yılmaz, Muş’u diğer şehirlere bağlayan devlet yollarını 262 kilometreye, ilçe-belde-köyleri şehir merkezine ulaştıran il yollarını ise 448 kilometreye uzattıklarını bildirdi.
Yılmaz, Malazgirt Şehir Geçişi Yolu, Varto Şehir Geçişi, Varto-Bulanık Yolu ve Patnos-Malazgirt-Bulanık Yolunu da en kısa sürede hizmete açacaklarını aktararak, ihale hazırlıkları devam eden Malazgirt-Bulanık-Muş yolunun devreye gireceğini söyledi.
Sultan Alparslan Havalimanı’na yıllık 2 milyon yolcu kapasiteli bir terminal binasını da kazandırdıklarını bildiren Yılmaz, Türkiye’nin 21. büyük hidroelektrik santrali olan Alparslan 2 Barajı’nı inşa ettiklerini ve birinci kısmının yapımına bu yıl başlanacak Muş Ovası Sulama Projesi’yle Muş Ovası’nın bereketine bereket katacaklarını kaydetti.
Bir taraftan Karasu Nehri’ni ıslah ettiklerini, toplulaştırmalar yaptıklarını anlatan Yılmaz, Alparslan 2 Barajı’ndan gelen suyla drenaj ve sulamanın eş zamanlı yapılacağını ve Muş’un apayrı bir bereketi olacağını söyledi.
“Yapamayacağın şeyi söylemeyeceksin, söylediğin şeyi yapacaksın”
Yılmaz, gerek kendi öz kaynakları, gerek merkezi idarenin verdiği kaynakları etkili, verimli şekilde halkın hizmeti için kullanan belediye başkanlarının gerçek belediyecilik yaptığını belirterek, şöyle devam etti:
“Muş Belediye Başkanımız Feyat Bey, gerçek belediyecilik yapan bir kardeşimiz oldu. Çok güzel yatırımlara, hizmetlere imza attı. Muş’un tarihinde görülmemiş ölçekte altyapı yatırımlarını tamamlamak kendisine kısmet oldu. Mesire alanlarından millet bahçelerine, altyapılardan kentsel dönüşme üst yapılara birçok hizmet bu dönemde gerçekleşti. Önümüzdeki dönemde de inşallah sizlerin hayır duası ve desteğiyle bunun artarak devam edeceğine inanıyoruz. Cumhur İttifakı olarak Muş’umuza, yerelde ve merkezde hizmet etmeye devam edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Muş Belediye Başkanı Feyat Asya’nın bugüne kadar 200 projeyi hayata geçirdiğini aktararak, şöyle devam etti:
“Bizim anlayışımız şu; yapamayacağın şeyi söylemeyeceksin, söylediğin şeyi yapacaksın. Siyasete güvenin esası budur. Feyat Bey, söylediklerini ve vadettiklerini fazlasıyla yaptı. Bazı belediye başkanları, bırakın vaatlerini yerine getirmeyi ne vadettiklerini dahi hatırlamıyor. Biz onlardan değiliz. Feyat Bey vadettiklerini birer birer hayata geçirecek.”
]]>Ceylan, kente yönelik projeleriyle ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, Batman’ın genç nüfusuyla büyüyen bir kent olduğunu, hizmete ihtiyacı bulunduğunu söyledi.
Kenti AK Parti belediyeciliği ile tanıştırmak için belediye başkan adayı olduğunu ifade eden Ceylan, kentin gelişimi için vizyon projeler hazırladıklarını aktardı.
“5 bin sosyal konut yapacağız”
Ceylan, Batman’da yapılacak en önemli çalışmalardan birinin kentsel dönüşüm olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
“Batman’da belediye olarak yapmamız gereken en önemli işlerden biri kentsel dönüşümdür. Kenar mahallelerimizde 30 yıllık, 40 yıllık, 50 yıllık, deprem yönetmeliğine uygun olmayan binalar var. Çok dar sokaklarda, hiç park alanı olmayan mahallelerimizi kentsel dönüşümle yaşanabilir alanlara dönüştüreceğiz. Ayrıca burada yaşayan halkımızın mülklerine değer de katmış olacağız. Böylece kenar mahalle, zengin mahalle ayrımı da kalmayacak. Nüfusumuz artacağı için 5 bin sosyal konut yapacağız. Kenti Kantar Köprüsü ve sağlam zeminli Batı Raman mevkisine doğru genişleteceğiz. Burada 300 bin kişilik bir nüfus planlıyoruz. Böylece Batman’ın 1 milyon nüfuslu bir şehir altyapısını sağlayalım diyoruz. Bunun ikinci etabı olarak da 20 bin konutluk sosyal konut ve uydu kent projesini hayata geçireceğiz.”
İnşa edilecek sosyal konutlarla birlikte kenti Dicle Nehri ile buluşturacaklarını anlatan Ceylan, ayrıca nehir kenarındaki 36 kilometrelik hatta 350 bin nar, 350 bin kiraz ağacı dikerek bir yeşil kuşak oluşturmayı hedeflediklerini belirtti.
Ceylan, sosyal donatı alanları, spor alanları ile kente değer katacak, kentin değerini, niteliğini artıracak bir proje sunacaklarını dile getirerek, ulusal ve uluslararası festivaller düzenlemekle ilgili de hedefleri olduğunu, bu çalışmalarla kentin turizmine de katkı sağlayacaklarını aktardı.
Batman- Mardin arasındaki mesafeyi kısaltacak “Savur Yolu Projesi”
“Batman-Mardin arasındaki mesafeyi kısaltacak Savur Yolu Projesi var. Organize Sanayi Bölgesi’nden Savur ilçesi üzerinden bir köprüyle yol açılması projesi. Bu projeyi de gerçekleştirdiğimiz zaman Mardin ile aramızda 45-50 dakika gibi bir mesafe kalacak ve Mardin’e gelen turların organizatörleri ile görüşerek kentimize gelecek turistleri nehrin kenarında yapacağımız marinalardan gemilerle Hasankeyf’e götüreceğiz.” diyen Ceylan, yerli ve yabancı turistleri Hasankeyf ile de buluşturmuş olacaklarını ifade etti.
Hafif raylı sistem
Kente hafif raylı sistem kazandırmayı da düşündüğünü belirten Ceylan, şunları söyledi:
“Şehrimizin içinden geçen Devlet Demir Yollarına ait raylı sistemimiz var. Bunu şehrin dışına taşıyacağız. Yeni demir yolu burada kurduğumuz sanayi sitelerinin yanından geçecek ve Örmegözü köyü mevkisindeki sanayi sitemizden sonra Kurtalan Demir Yolu hattına bağlanacak. Bu projeyi gerçekleştirdiğimiz zaman mevcut şehir içinde kalan raylarımızı da hafif raylı sisteme dönüştüreceğiz ve projenin sonunu havaalanına bağlayarak kentin taşımacılığına da katkı sunacağız.”
Adil Sebati Ceylan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yarın kente gelerek Batmanlılarla buluşacağını anımsatarak, Cumhurbaşkanı’nın katılacağı miting için kentte hazırlıkların tamamlandığını belirtti.
Cumhurbaşkanı’nı heyecanla beklediklerini dile getiren Ceylan, “Cumhurbaşkanı’mızın Batman’a olan ilgisini, neredeyse her sene bir, iki defa kenti ziyaret etmesinden anlıyoruz. Bu ilgiyi Batman’a hizmet ve eser katacak bir belediyecilikle taçlandırmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
]]>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin mitingi için Aksaray’a geldi. 15 Temmuz Milli İrade Meydanı’nda düzenlenen Aksaray mitingine katılan Erdoğan, yaptığı konuşmasında, millete ve Aksaray’a mahcup olmamak için 21 yıldır gece gündüz çalıştıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, pek çok alanda gayet olumlu neticeler aldıklarını belirterek, “Büyümede, milli gelirde, ihracatta, savunma sanayinde, diplomaside tarihimizin en iyi seviyelerini gördük” diye konuştu.
Her dönemde olduğu gibi, bu süreçte de pek çok engelle, pek çok sıkıntıyla karşılaştıklarını ifade eden Erdoğan, “Bölgemizde yaşanan krizlerin, savaşların, gerilimlerin ülkemize olumsuz etkilerini göğüslüyoruz. Dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de can yakan enflasyonun yol açtığı hayat pahalılığıyla boğuşuyoruz. Çalışanlarımızın ve emeklilerimizin alım güçlerindeki düşüşü telafi etmek için sürekli yeni adımlar atıyoruz. Tüm emeklilerimize bir defaya mahsus 5 bin lira ödeme yaptık. Yılbaşında emeklilerimizin ve çalışanlarımızın maaşlarını yüzde 50 oranında artırdık. Emeklilerimizin ikramiyelerinde de aynı şekilde yüzde 50 artışa gittik. Son olarak, banka promosyon ödemelerini 8 ila 12 bin lira arasına yükselttik. İnşallah yılın ikinci yarısından itibaren enflasyonun düşmeye başlamasıyla elimiz biraz daha rahatlayacak. Yüksek enflasyon ortamında ne verirlerse versinler, dipsiz kuyu misali kaybolup gitti” dedi.
“Sadece biraz zamana ihtiyacımız var”
Önce enflasyonu kontrol altına almaları gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’ın izniyle bunu başaracak programa ve kararlılığa sahibiz. Sadece biraz zamana ihtiyacımız var. Hep birlikle biraz daha sabredeceğiz” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ülkemizin gücünden ve potansiyelinden rahatsız olan çevreler, muhalefeti de kullanarak, milletimizi karamsarlık bataklığına sürüklemek istiyor. Amaçları, Türkiye’yi mevcut kazanımlarından da edecekleri bir güvensizlik ve istikrarsızlık iklimine sokmaktır. Gelip geçici sıkıntıları asırlık hedeflerin önüne koyarak, milletimizle aramızı açabileceklerini sanıyorlar. Biz bu senaryoyu defalarca gördük. Vesayetin türlü tuzaklarıyla uğraşırken gördük. FETÖ’den PKK’ya terör örgütlerinin saldırılarına karşı koyarken gördük. Emperyalistlerin ülkemize yönelik kuşatmalarını kırarken gördük. Bu oyunu hep birlikte bozacağız.”
“Ekonomimizi daha da güçlendireceğiz”
“Bizim eser ve hizmet siyasetimiz de böyledir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ülkemizin yeni vizyonuna, yeni hedeflerine uygun şekilde kurduğumuz güçlü altyapının üzerinde dünya ile yarış halindeyiz. Pek çok alanda bu yarışta ön saflara geçtik. Ancak henüz istediğimiz yerde değiliz. Daha yapmamız gereken çok iş, tamamlamamız gereken çok proje, başarmamız gereken çok mücadele var. Bölgemizde yaşananları görüyorsunuz. Bir yanımızda Rusya-Ukrayna savaşı alevlenerek sürüyor. Diğer yanımızda İsrail’in kadın çocuk demeden katlettiği Gazze halkının yaşadığı vahşet giderek derinleşiyor. Balkanlar’dan Kafkasya’ya her yerde gerilim artıyor. Sözde büyük devletlerin ve onların güdümündeki uluslararası kuruluşların kimseye hayrının dokunmadığına en acı örnekleriyle şahit oluyoruz. Üstelik son 10 yıldır maruz kaldığımız sayısız saldırıyla biz de bu felaket tablosunun içine çekilmek isteniyoruz. Yaşadığımız depremlerin omuzlarımıza bindirdiği yükü bunlara ilave etmek gerekiyor. Milletçe birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimizi muhafaza ettiğimiz için karşılaştığımız badireleri birer birer atlatarak bugünlere gelebildik. Bir takım muhterislerin keyfi öyle istiyor diye şimdi pes edemeyiz. Tam tersine, mücadele bayrağını daha yukarıya taşıma vaktidir. Daha çok üreteceğiz, daha çok istihdam edeceğiz, daha çok ihraç edeceğiz, devletimizi daha da güçlendireceğiz. Ordumuzu daha da güçlendireceğiz. Ekonomimizi daha da güçlendireceğiz. Aile yapımızı daha sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Gençlerimize, çocuklarımıza daha sıkı sahip çıkacağız. Medeniyet mirasımıza daha sıkı sahip çıkacağız. İmanımızdan, inancımızdan taviz vermeyeceğiz. Hayallerimizden, hedeflerimizden taviz vermeyeceğiz. Hiçbir alanda kazanımlarımızdan taviz vermeyeceğiz. Hep ileri gideceğiz, hep büyüyeceğiz, hep beklenen olacağız. Son 21 yılda Aksaray’a yaklaşık 88 milyar liralık yatırım yaptık. Eğitimde 2 bin 98 adet yeni derslik inşa ettik. Aksaray Bilim ve Gençlik Merkezini hizmete açtık. Aksaray Üniversitemizi kurduk. Gençlik ve sporda toplam 7 bin 375 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binalarını faaliyete geçirdik. 3 bin kişilik kapalı spor salonu başta olmak üzere 28 spor tesisi yaptık. Aksaraylı ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yaklaşık 3,5 milyar lira tutarında kaynakla destek olduk. Sağlıkta, 815 yataklı Aksaray Merkez Devlet Hastanesi başta olmak üzere toplam bin 55 yataklı, on hastaneden oluşan 21 adet sağlık tesisi inşa ettik. Aksaray’da 5 bin 804 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Bin 731 konutun yapımına devam ediyoruz. Şehrimizdeki 9 millet bahçesi projemizden 7’sini tamamladık. İkisinin çalışmaları sürüyor. Ulaştırmada bölünmüş yol uzunluğunu 17 bin kilometreden, 311 kilometreye çıkardık. Konya Aksaray yolunda bala ayrımı, Aksaray Ereğli ayrımı yolunu ve Nevşehir Aksaray yolunu bölünmüş yol yaptık. Kırşehir Kesikköprü ve Aksaray Ortaköy yollarındaki çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah 2026’da onları da bitireceğiz. Kayseri, Nevşehir, Aksaray, Konya, Antalya, hızlı tren demir yolunun proje çalışmasını tamamladık. Aksaray Ulukışla, Yenice hızlı tren hattında ihale safhasına yaklaştık. Aksaray’a 2 adet baraj, 9 gölet, 11 sulama tesisi, 4 içme suyu tesisi ve 20 koruma tesisi inşa ettik. Bugüne kadar inşa ettiğimiz sulama projeleriyle 36 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Mamasın Barajı sulamasını rehabilite ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“5 yılda 125 projeyi hayata geçirmenin mutluluğu ve sevinci içerisindeyiz”
Aksaray Belediye Başkanı Evren Dinçer ise, “Mazlumların umudu, dünya lideri Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı ağırlamanın gururu ve sevinciyle hep beraber birlikteyiz. Değerli hemşehrilerim, Rabbimin izni, Cumhurbaşkanımızın takdirleri ve sizlerin teveccühleriyle yeniden Aksaray Belediye Başkanlığına aday gösterildim. 5 yıl boyunca sizlerin güvenini kazanmak ve boşa çıkarmamak için var gücümle çalıştım, çalışıyorum. Hamdolsun Cenab-ı Allah da bizleri sizlere mahcup etmedi. Bu güzel değerli hizmetleri ve sizlerin teveccühleriyle bizi müşerref kıldı. Altyapıdan üstyapıya, kültür sanat projelerinden sosyal projelere kadar 5 yılda 125 projeyi hayata geçirmenin mutluluğu ve sevinci içerisindeyiz. 2019 yılında göreve gelmeden önce yapmak için vaat etmiş olduğumuz projeleri Allah’a hamdolsun 4 katından fazla projeyi hayata geçirmiş bulunmaktayız. AK Parti Türkiye’de belediyeciliğin merkezidir, zirvesidir, ev sahibidir. Bu zirvenin üst sıralarında ise gönül, eser ve hizmet belediyeciliği, belediyeciliğiyle örnek gösterilen Aksaray Belediyesinin yer alması da bizim için ayrıca gurur verici bir gururdur” dedi. – AKSARAY
]]>Erdoğan, 15 Temmuz Milli İrade Meydanı’nda düzenlenen Aksaray mitinginde vatandaşlara hitap etti.
Siyasetlerinin eser ve hizmet siyaseti olduğunu belirten Erdoğan, konuşmasının, “En büyük başkan bizim başkan” sözleriyle kesilmesi üzerine, “Gençler, AK kadınlar bir başka, Allah nazardan saklasın. Pazar gününe kadar durmak yok, yola devam” ifadesini kullandı.
Aksaray’ın “manevi muhafızı”, Somuncu Baba’nın şiirinden, “Bizim illerde ay ü gün-Sebat üzre durur daim-Televvün erişip ona-Gehi bedr ü hilal olmaz.” bölümü söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Evet hak dostu ay ve güneş remziyle ifade ettiği zamanın sebat üzere olduğunu, ayın hilal ve dolunay hallerinin buna işaret ettiğini söylüyor. Bizim eser ve hizmet siyasetimiz de böyledir. Günler, aylar, yıllar, geçer, mevsimler mevsimleri, seçimler seçimleri kovalar ama bizim bu gayretimiz, bu mücadelemiz asla bitmez. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye her alanda asırlık ihmalleri telafi ediyor, eksikleri tamamlıyoruz. Bugün ülkemizin yeni vizyonuna, yeni hedeflerine uygun şekilde kurduğumuz güçlü altyapının üzerinde dünya ile yarış halindeyiz. Pek çok alanda bu yarışta ön saflara geçtik ancak henüz istediğimiz yerde değiliz. Daha yapmamız gereken çok iş, tamamlamamız gereken çok proje, başarmamız gereken çok mücadele var.”
Bölgede yaşananlara dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bir yanımızda Rusya-Ukrayna savaşı alevlenerek sürüyor. Diğer yanımızda İsrail’in kadın çocuk demeden katlettiği Gazze halkının yaşadığı vahşet giderek derinleşiyor. Balkanlardan Kafkasya’ya her yerde gerilim artıyor. Sözde büyük devletlerin ve onların güdümündeki uluslararası kuruluşların kimseye hayrının dokunmadığına en acı örnekleriyle şahit oluyoruz. Üstelik son 10 yıldır maruz kaldığımız sayısız saldırıyla biz de bu felaket tablosunun içine çekilmek isteniyoruz. Yaşadığımız depremlerin omuzlarımıza bindirdiği yükü bunlara ilave etmek gerekir.
Milletçe, birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimizi muhafaza ettiğimiz için karşılaştığımız badireleri birer birer atlatarak, bugünlere gelebildik. Bir takım muhterislerin keyfi öyle istiyor diye şimdi pes edemeyiz. Tam tersine mücadele bayrağını daha yukarıya taşıma vaktidir. Daha çok üreteceğiz, daha çok istihdam edeceğiz, daha çok ihraç edeceğiz. Devletimizi daha da güçlendireceğiz, ordumuzu daha da güçlendireceğiz, ekonomimizi daha da güçlendireceğiz, aile yapımızı daha sıkı sıkıya sahip çıkacağız, gençlerimize, çocuklarımıza daha sıkı sahip çıkacağız, medeniyet mirasımıza daha sıkı sahip çıkacağız, imanımızdan, inancımızdan taviz vermeyeceğiz, hayallerimizden, hedeflerimizden taviz vermeyeceğiz, hiçbir alanda kazanımlarımızdan taviz vermeyeceğiz. Hep ileri gideceğiz, hep büyüyeceğiz. Hep beklenen olacağız. Çünkü biz, Türkiye’yiz. Çünkü biz, Türk milletiyiz. Çünkü biz kendi milletimizin iftiharı, mazlumların ve mağdurların umuduyuz. Cumhuriyetimizin ilk asrında yaşadıklarımızdan aldığımız dersler ışığında önümüzdeki asrı kendi çağımız yapmakta kararlıyız.”
Bugüne kadar milletin önüne çıktıkları 17 sınamanın her birinde seçimin konusunun yanı sıra bu vizyona da destek istediklerini ifade eden Erdoğan, “İnşallah 31 Mart’ta da böyle olacak ve biz 18. defa milletimizden destek alacağız. Bunun için pazar günü hem sandığa gidip oyumuzu kullanacağız hem de sandığa sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Aksaray’ın bu konuda tüm Türkiye’ye örnek olacağına inanıyorum.” diye konuştu.
Aksaray’a yapılan yatırımlar
Aksaray’a kazandırılan eser ve hizmetlere değinen Erdoğan, son 21 yılda Aksaray’a yaklaşık 88 milyar liralık yatırım yaptıklarını söyledi.
Eğitimde 2098 yeni derslik inşa ettiklerini, Aksaray Bilim ve Gençlik Merkezi’ni hizmete verdiklerini, Aksaray Üniversitesi’ni kurduklarını kaydeden Erdoğan, gençlik ve sporda 7 bin 375 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binalarını faaliyete geçirdiklerini, 3 bin kişilik spor salonu başta olmak üzere, 28 spor tesisi yaptıklarını belirtti.
Aksaraylı ihtiyaç sahibi vatandaşlara yaklaşık 3,5 milyar lira tutarında kaynakla destek olduklarını belirten Erdoğan, sağlıkta 815 yataklı Aksaray Merkez Devlet Hastanesi başta olmak üzere 1055 yataklı 10 hastaneden oluşan 21 sağlık tesisi inşa ettiklerini anımsattı.
Erdoğan, Aksaray’da 5 bin 804 konutu tamamlayıp, hak sahiplerine teslim ettiklerini, 1731 konutun yapımına devam ettiklerini, şehirdeki 9 millet bahçesi projesinden 7’sini tamamladıklarını, 2’sinin çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.
Ulaştırmada bölünmüş yol uzunluğunu 17 kilometreden 311 kilometreye çıkardıklarına işaret eden Erdoğan, Konya – Aksaray yolunu, Bala ayrımı, Aksaray-Ereğli ayrımı yolunu ve Nevşehir – Aksaray yolunu bölünmüş yol yaptıklarını, Kırşehir, Kesik Köprü ve Aksaray-Ortaköy yollarındaki çalışmaların devam ettiğini ve 2026’da onları da bitireceklerini söyledi.
Kayseri-Nevşehir-Aksaray-Konya-Antalya hızlı treninin proje çalışmasını tamamladıklarını belirten Erdoğan, Aksaray-Ulukışla-Yenice, hızlı tren hattında ihale safhasına yaklaştıklarını kaydetti.
Erdoğan, Aksaray’a 2 baraj, 9 gölet, 11 bir sulama tesisi, 4 içme suyu tesisi ve 20 taşkın koruma tesisi inşa ettiklerini ifade ederek, bugüne kadar inşa edilen sulama projeleriyle 36 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını belirtti.
-“OSB’yi 3 defa genişlettik”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mamasın Barajı sulamasını rehabilite ettiklerini, 214 bin dekar arazinin şebekesini borulu sistemi çevirdiklerini, uzunluğu 50 kilometreyi bulan 2 ayrı isale hattı ve modern içme suyu arıtma tesisi inşa ettiklerini bildirdi.
Aksaraylı çiftçilere 11 milyar lira tarımsal hibe desteği verdiklerini aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
“Sanayi ve teknolojide Aksaray Organize Sanayi Bölgesini 3 defa genişlettik. Sultanhanı, Eskil, Tuz Gölü, Yunus Emre, Sarıyahşi ve Gülağaç Organize Sanayi Bölgelerini kurduk. Aksarayımızın ekonomisini ve sanayisi güçlendirdik. Şehrimize kazandırdığımız jeotermal kaynaklı sera organize tarım bölgesi faaliyete geçtiğinde çoğu kadın, 2 bin kişiye istihdam sağlayacak. Aksaray da 1 teknopark, 1 araştırma-geliştirme merkezi açtık. İstihdamı desteklemek için şehrimizdeki iş insanlarına toplam 2,2 milyar lira tutarında prim teşvik desteği verdik. Enerjide Aksaray’ın merkez ve ilçelerinin tamamını doğal gaza kavuşturduk. Ülkemizin en büyük doğal gaz depolama tesisini Sultanhanı-Tuz Gölü Havzasında kurduk.”
Erdoğan, Aksaray’da yapılan çalışmalara ilişkin videonun izletilmesinin ardından 31 Mart’tan sonra yapılanlara, belediyelerle işbirliği içerisinde çok daha fazlasını ekleyeceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanı olarak bu kardeşiniz yerel yönetimlerle el ele verecek ve yoğun bir şekilde hizmetlerimizi, illerimize, ilçelerimize, beldelerimize kadar ulaştıracağız. Bu duygularla merkez ve ilçe belediye başkan adaylarımızı ben, sizlere emanet ediyorum. Onlara sahip çıkıyorsunuz değil mi, sahip çıkacaksınız değil mi? Sonradan aramıza karışmak isteyenler vardı ya, onlara gerekli dersi sandıklarda vereceksiniz değil mi?” diye konuştu.
Mitingden notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti Aksaray Belediye Başkan adayı ve yeni dönem Belediye Başkan adayı Evren Dinçer ile ilçe belediye başkan adaylarını sahneye çağırarak, vatandaşları selamladı.
Miting alanında, “Hazırız, kararlıyız”, “İlk günkü heyecanla ve aşkla Aksaray sizinle” yazılı pankartlar ile AK Parti ve Türkiye Yüzyılı amblemleri yer aldı.
Mitinge, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti Aksaray İl Başkanı Hamza Aktürk ile bazı milletvekilleri katıldı.
(Bitti)
]]>Ala, İnegöl ilçesi Orhaniye Mahallesi’nde partisinin mahalle buluşması etkinliğinde yaptığı konuşmada, AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde çok iyi işler başardığını söyledi.
Başörtüsü yasağının kaldırılmasından Ayasofya’nın açılmasına kadar inanılmaz başarılar elde ettiklerini hatırlatan Ala, geleceğe baktıklarında ise alacakları çok mesafenin olduğunu ifade etti.
Ala, görevde olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediye başkanlarının 5 yılda 5 tane iş yapmadığını belirterek, şunları kaydetti:
“Biz saatlerce konuşsak hepsini anlatabiliriz. Marmaray’ı mı köprüleri mi otobanları mı bahsedelim ama bunları geçiyorum. Hedefimiz ne? Yani varmak istediğimiz hedef ne? Güçlü, müreffeh, kalkınmış ve dünyanın en gelişmiş 10 ülkesi arasına giren bir Türkiye istiyoruz. Türkiye hedefimizi koyduk. Beraber oraya götüreceğiz. Cumhur İttifakı olarak hedefimiz bu. Onun için Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılını biz Türkiye Yüzyılı olarak tanımladık. Dedik ki bu yüzyıl Türkiye Yüzyılı olacak. Ne demek? Dünyanın en güçlü 10 ülkesi arasına Türkiye’yi sokacağız. Çünkü buna mecburuz. Balkanlar bunu bekliyor, Kafkaslar bunu bekliyor, Orta Doğu bunu bekliyor.”
“Onların kavgası bizim değerlerimizle”
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank da CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Bursa’yı ziyaretinde mega proje olarak Alinur Aktaş’ı değiştirmeyi açıkladığını hatırlattı.
Alinur Aktaş’a sonuna kadar sahip çıkacaklarını ifade eden Varank, “Onların dertlerinin ne olduğunu sizler gayet iyi biliyorsunuz değil mi? Onlar sizin gibi düşünen, sizin gibi inanan, sizin gibi yaşayan, sizin aranızdan çıkmış belediye başkanlarına karşılar. Onların kavgası bizim değerlerimizle, bizim bayrağımızla, bizim inançlarımızla. Gevşeklik göstermeyeceğiz. Gönlümüzün kırıldığı, kızdığımız hususlar olabilir. Onların hepsini evelallah biz düzeltiriz. Şimdiye kadar yaptık Allah’ın izniyle bundan sonra da yaparız.” diye konuştu.
“Onlar kazanmak için yola çıkmadılar”
Daha önce AK Parti ile yol yürüyen bazı partilerin bugün farklı siyasi yollara düştüğünü vurgulayan Varank, şöyle konuştu:
“Koltuğu verince iyi, koltuk altından gidince ‘Ben oynamıyorum’ diyorlar. Makamları olunca ‘Ben Recep Tayyip Erdoğan’ın neferiyim’ diyenler koltuk altlarından gidince hemen başka yollara sapıyorlar. Biz pazara kadar değil evelallah mezara kadar Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasındayız. Onun davasının arkasındayız. Bir önceki seçimde bizimle beraber hareket edip şimdi farklı yollara sapanlar ne istiyorlar biliyor musunuz? Onların tek derdi var, kaybettirmek. Onların kazanma gibi bir şansı yok. Yüzde 10 oy alamazsanız meclis üyesi bile çıkarma şansınız yok. Onlar kazanmak için yola çıkmadılar. Onlar kaybettirmek için yola çıktılar. Siyaset kazanmak için yapılır. Kazanacaksın. İlçene, şehrine, ülkene, milletine kazandıracaksın ama onların derdi ne? ‘Biz bu AK Parti’ye, Cumhur İttifakı’na nasıl kaybettiririz?’ Sakın onlara yüz vermeyin.”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da yeni dönemde göreve gelmeleri durumunda hayata geçirecekleri projeleri anlattı.
Etkinliğe AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti ile MHP ilçe başkanları, partililer ve vatandaşlar katıldı.
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart İdareler Seçimleri öncesinde Çorum’da düzenlenen mitinge katılarak vatandaşlara seslendi. Çorum il merkezindeki Kadeş Barış Meydanında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, para sayma görüntüleri ile ilgili CHP’ye sert eleştirilerde bulundu.
“Bu ülkenin ana muhalefet partisi mi, yoksa gayri-meşru işler yapan bir ‘kartel’ mi oldukları belli değil”
CHP’ye ‘kartel’ göndermesi yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhalefetin sırtında yumurta küfesi yok, ama bizim var. Onlar meydanlarda atıp tutmayı, sonra da ‘hatırlamıyorum’ diyerek verdikleri sözlerin üstüne yatmayı çok sever. Ankara’dan İstanbul’a kadar yönettikleri belediyelerde hep bunu yaptılar. Vatandaşın aklını çelmek, oyunu almak için bol keseden vaat dağıttılar. Ama göreve gelince verdikleri sözlerin, ‘yapacağız’ dedikleri projelerin neredeyse hiçbirini hayata geçirmediler. Bunların becerebildikleri tek iş, kara paradan kule inşa etmek. Nereden geldiğini ve nereye gittiğini açıklayamadıkları para balyalarıyla 6-7 kişi bir araya gelip kule yapıyorlar. Bunun dışında gözle görünür hiçbir icraatları, eserleri yok. Bu ülkenin ana muhalefet partisi mi, yoksa gayri-meşru işler yapan bir ‘kartel’ mi oldukları belli değil. Biz ne 30 yıllık belediyecilik, ne de 21 yıllık iktidarlarımız döneminde asla böyle olmadık. Hep ‘söz namustur’, ‘ağızdan çıkan her söz senettir’ düsturuyla hareket ettik. Hesapsız, kitapsız, ülkemize ve milletimize zarar verecek, Türkiye’ye ekonomik olarak bedel ödetecek taahhütlerden uzak durduk. Zor da olsa, her zaman ülkemiz ve milletimiz için en hayırlısını yapmaya çalıştık. Bugün de bu çizgimizi koruyoruz, korumayı da sürdüreceğiz” dedi.
“Son 21 yılda Çorum’a 96,5 milyar lira yatırım yaptık”
“İnsanın aynası işidir, lafına bakılmaz” diyerek Çorum’a yapılan yatırımlarla ilgili açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlayışla son 21 yılda Çorum’a 96,5 milyar lira yatırım yaptık. Eğitimde bin 762 adet yeni derslik inşa ettik, Hitit Üniversitesini şehrimize kazandırdık. Gençlik ve sporda toplam 5 bin 972 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. İçinde 15 bin seyirci kapasiteli bir stadyumun ve 3 bin 500 kişi kapasiteli spor salonunun da olduğu 61 spor tesisi yaptık. Çorumlu ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 5 milyar liranın üzerinde kaynakla destek olduk. Sağlıkta 825 yataklı Çorum Erol Olçok Eğitim Araştırma Hastanesi başta olmak üzere toplam bin 760 yataklı 14 hastanenin de aralarında olduğu 30 adet sağlık tesisi inşa ettik. Çorum’da 3 sağlık tesisimizin yapımına devam ediyoruz. Erol Olçok Eğitim Araştırma Hastanesinin eski yerindeki C blokta güçlendirme ve nitelikli hale getirme çalışmaları devam ediyor. Ayrıca bu hastanemize 100 yataklı ek bina yapıyoruz. Böylelikle Çorum il merkezinde toplam bin 25 yatak kapasitesine ulaşmış olacağız” diye konuştu.
“Merak ettiğiniz, hızlı tren projemizin etüt-proje çalışmaları bitti, Kırıkkale-Çorum arasını 2024 yatırım programımıza aldık”
Çorum için hızlı tren hattı projesinin yatırım programına alındığını belirten Erdoğan, “Çorum’da 7 bin konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik, bin 133 konutun yapımına devam ediyoruz. İnşa ettiğimiz 13 adet atıksu arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 93,4’üne hizmet veriyoruz. Şehrimizdeki 6 millet bahçesi projemizden 2’sini bitirdik, kalanlarıyla ilgili çalışmalar sürüyor. Ulaştırmada 59 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 372 kilometreye çıkardık. Kırkdilim Geçişi tünellerindeki yapım çalışmalarımız devam ediyor. Bu önemli projeyi inşallah önümüzdeki yıl içindeki tamamlayarak, trafiğe açmayı hedefliyoruz. Çorum-Laçin-Osmancık Yolu, Çorum-Mecitözü-Amasya Yolu, Çorum-İskilip Yolu, İskilip-Laçin Yolu, Kargı-Saraydüzü Yolu ve Kastamonu Hududu-Osmancık-Merzifon Yolunun yapımına devam ediyoruz. Merak ettiğiniz, hızlı tren projemizin etüt-proje çalışmaları bitti, Kırıkkale-Çorum arasını 2024 yatırım programımıza aldık. Böylece hızlı tren projesinde en kritik aşama geçilmiş oldu. Hızlı tren hattının devreye girmesiyle Çorum, bir taraftan Karadeniz’e bir taraftan da İç Anadolu’ya hızlı tren hattıyla bağlanmış olacak” şeklinde konuştu.
“Çorum’u, temelini attığımız barut fabrikasıyla savunma sanayiinin yeni merkezlerinden biri haline getiriyoruz”
Çorum’u sanayi savunmasının yeni merkezlerinden birisi olacağını belirten Erdoğan, “Çorum’a Koçhisar ve Oğuzlar Barajları başta olmak üzere 15 adet baraj, 22 gölet, 23 sulama tesisi ve 72 taşkın koruma tesisi inşa ettik; 1 baraj ve 8 gölet daha inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle 201 bin dekar tarım arazisini sulamaya açtık. Yapımı devam eden tesislerle 100 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. Koçhisar Barajı, 75 bin dekar sulama ve yıllık 15 milyon metreküp içme suyu ile vatandaşlarımıza hizmet veriyor. Çorumlu çiftçilerimize son 21 yılda toplam 26 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği ve yatırım yaptık. Osmancık ve İskilip’e Organize Sanayii Bölgesi kurduk; 1 teknopark, 1 araştırma geliştirme merkezi açtık. Çorum’u, temelini attığımız barut fabrikasıyla savunma sanayiinin yeni merkezlerinden biri haline getiriyoruz. İstihdamı desteklemek için şehrimizdeki iş adamlarımıza 2 milyar lira tutarında prim teşvik desteği sağladık. Bu desteklerle şehrimizde 36 bin ek istihdam oluştu. Kültürde, şehrimizin en önemli tarihi simgelerinden olan yedi asırlık Ulucami’yi restore edip tekrar ibadete açtık. Enerjide Çorum, Alaca, Aştağul, Bayat, Dodurga, İskilip, Kargı, Laçin, Mecitözü, Oğuzlar, Ortaköy, Osmancık, Sungurlu ve Uğurludağ’a doğal gaz arzı sağladık. Önümüzdeki yıl Boğazkale’ye, sonraki yıl Düvenci’ye doğal gaz arzı sağlayacağız. Şimdi isterseniz, şehrimize yaptığımız yatırımları, şöyle kısaca görüntülü olarak da bir hatırlayalım” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkan adaylarını takdim ederek hatıra fotoğrafı çektirdi. Hatıra fotoğrafı çektirilmesinin ardından miting sona erdi. – ÇORUM
]]>Erdoğan, Hüseyin Akbaş Spor Salonu önünde düzenlenen mitingdeki konuşmasında, Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramının kutlanacağını belirtti.
“Son 30 yılının her günü ülkesine ve milletine hizmetle geçmiş bir kardeşiniz olarak, bana en çok neye hayıflandığımı sorarsanız, cevabım, ülkemizdeki muhalefetin haline olacaktır.” ifadesini kullanan Erdoğan, demokrasilerde muhalefetin çok önemli olduğunu dile getirdi.
Erdoğan, muhalefetin hem iktidara alternatif olması bakımından hem de iktidarı denetlemesi bakımından önemli olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin maalesef ne iktidar hazırlığı olan ne de denetleme görevini yapabilen bir muhalefete sahip olmadığını söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:
“Başbakanlığımız döneminde biz muhalefetle kayda değer bir uğraş içinde hiç olmadık. Karşımızda hep vesayeti bulduk. Vesayetin etkisiz kaldığı yerde darbe teşebbüsleriyle karşılaştık. CHP zihniyeti yerini hep vesayet ve darbe safında belirlediği için siyasal muhalefet tarafı boş kaldı. Öyle ki kendi projelerimizin alternatiflerini kendimiz gerçekleştirdik. Kendi politikalarımızın eksiklerini, yanlışlarını kendimiz belirleyip düzeltme yoluna gittik. Bundan da asla gocunmadık. Ancak bizim yaptıklarımız, ülkemiz demokrasisinin muhalefet tarafındaki eksikleri ortadan kaldırmıyor. İşte muhalefetin bugünkü halini görüyorsunuz değil mi? Acınacak halleri var. Birbirlerini yemekten, dönüp de ülkenin haline, bölgemizde yaşanan gelişmelere, küresel yükseliş ve düşüşlere bakacak halleri yok. Merkez belediye başkan adayını takdim ediyor, adayını bulamıyor. Aday ortada yok. Muhalefetin halini Tokatlı Nuri bundan 150 sene önce söylediği mısralarda ne güzel anlatıyor. ‘Ara yeri karlı dağlar alıp da. Gayri dost iline varıp gelinmez. Yahşi hüner ister rah-ı talepte. Beyhude laf ile menzil alınmaz.'”
Siyaset ve hizmet yolunda iş, eser ve proje gerektiğinin altını çizen Erdoğan, en önemlisinin de istikamet olduğunu kaydetti.
Erdoğan, “Ziya Paşa ne diyor, ‘Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ Biz eser siyaseti yaptık. CHP’nin içinde işler belki lafla yürüyordur ama ülkemizde ve dünyada böyle bir tarz yok.” dedi.
“Menfaat hesabını her şeyin üstünde tutarak ülkeye de zarar veriyorlar”
“Birileri 31 Mart seçimlerine niçin bu kadar önem verdiğimizi soruyor.” diyen Erdoğan, her seçimde olduğu gibi bu seçimde de en az 50 ilde miting yapmayı planlayarak yola çıktıklarını dile getirdi.
Yılbaşından beri iki defa gittikleri iller olduğunu hatırlatan Erdoğan, her şeyden önce siyasetlerinin merkezinde milletin bulunduğunu söyledi.
“Şehirlerimize gitmek bizi yormaz, tam tersine enerji ve moral verir.” ifadesini kullanan Erdoğan, hafta sonu Ankara ve İstanbul mitinglerini yaptıklarını, birinde 200 bin birinde 650 bin kişi bulunduğunu, Tokat’ta da sevgi ve coşku dolu bir mitingle beraber olduklarını belirtti.
İktidara geldiklerinden beri bunun 18’inci koltuk imtihanları olduğunu, hepsinden başarıyla çıktıklarını anlatan Erdoğan, hepsinde de aynı aşkla, şevkle, heyecanla çalıştıklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokat’ın kendilerini yalnız bırakmadığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İnşallah 31 Mart’ta da Tokat’ta, İstanbul’da ve Ankara’da yalnız bırakmayacağınıza inanıyorum. Tabii milleti kendine yük gören bir muhalefet zihniyetine bunları anlatmak mümkün olmuyor. Çünkü onlar oturdukları yerden ettikleri beyhude laflarla siyasetçilik oynamayı seviyor. Bırakınız ülkeyi, kendi partileri içinde birliği, beraberliği sağlayamıyorlar. Menfaat hesabını her şeyin üstünde tutarak ülkeye de zarar veriyorlar.
Sırf 3-5 belediye fazla almak uğruna DEM’le girdikleri ittifaka kimlerin koçluk ettiğini görüyorsunuz, değil mi? Talimat nereden geliyor, Kandil’den. Uygulama Ankara’da, İstanbul’da, Mersin’de ortaya çıkıyor. Zaten DEM dediğiniz yapı geçmişten beri partiymiş gibi davranan bir örgüt aparatı. Sahne önünde olanların bu partide yetkisi ve sözünün ağırlığı yok. Bu parti Ankara’daki genel merkezinden değil, İstanbul’daki sapkın ideolojik yapılar ile Kandil’deki terör baronları tarafından yönetilmektedir. Bu gerçek ortadayken kendilerini meşru muhatap yapma gayretleri beyhudedir. Parti yönetiminin önce hem ülkeye hem millete hatta hem de kendi tabanına siyasi irade sahibi olduğunu ispatlaması gerekiyor.
Bizler terör meselesini bitirmek için her yol ve yöntemi denerken, bunların çapını da gördük. Örgüt militanları tarafından tokatlanan siyasetçilerle particilik, belediyecilik yapılamaz. CHP’nin böyle bir partiyle birlikte yol yürüme, belediye başkanlığı verme, belediye bürokrasi paylaşma hesabına girmesi anlaşılır gibi değil. İnşallah 14-28 Mayıs’ın tamamlayıcısı olacak 31 Mart’tan sonra ülkemiz, bu çorak ve çarpık muhalefet anlayışının da tasfiyesine şahitlik edecektir. Bizler de gençlerimize bırakacağımız en büyük mirasımız olan Türkiye Yüzyılı’nın inşasını tamamladıktan sonra inşallah huzuru kalple yola devam edeceğiz. O gün gelene kadar gece gündüz çalışmayı sürdüreceğiz.”
(Sürecek)
]]>Kentteki temasları kapsamında AK Parti İl Başkanlığını ziyaret eden Uraloğlu, daha sonra D-100 kara yolu üzerinde yapılması planlanan Gölyüzü Kavşağı alanında incelemelerde bulundu, yetkililerden bilgi aldı.
Bakan Uraloğlu, burada düzenlediği basın toplantısında, bakanlık olarak Bolu’ya 22 yılda 54 milyar liralık yatırım yaptıklarını, bölünmüş yol uzunluğunu 303 kilometreye, bütümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu da 432 kilometreye çıkardıklarını belirtti.
Kenti, Düzce, Sakarya, Kocaeli, Bilecik, Eskişehir gibi İstanbul istikametindeki batı illerine, doğu tarafında da Ankara, Samsun ve Amasya’ya, diğer taraftan bölünmüş yollarla Zonguldak, Karabük ve Çankırı illerine bağladıklarını anlatan Uraloğlu, yine 200 kilometreye yakın tek yol iyileştirmesi yapıldığını aktardı.
Uraloğlu, kentin “yılan hikayesine dönen” en önemli projesi Bolu Dağı Tüneli’nin 2007’de açıldığını anımsatarak, “Bakın 2007 yılında bitirdiğimiz Bolu Dağı Tüneli artık 30-40-50 bin günlük trafiklere ulaşmış durumda. Artık Ankara-İstanbul arasında alternatif ulaşımları da konuştuğumuz bir döneme geldik.” diye konuştu.
Kara yolları yatırımları olarak halihazırda Bolu’da devam eden 14 proje ve yaklaşık 7,6 milyar liralık çalışmanın bulunduğunu bildiren Uraloğlu, kentin merkezi ve ilçelerinde birçok ulaştırma yapısına devam ettiklerini kaydetti.
Bakan Uraloğlu, şu anda bulundukları hem transit hem şehir içi ulaşımda kullanılan kesimde günlük trafiğin 35 bin gibi yüksek bir kapasiteye geldiğine değinerek, “Organize sanayi ile üniversite kavşakları arasında yaklaşık 14 kilometrelik bölümü konuşuyoruz. Bu bölümde halihazırda farklı tiplerde tam 12 kavşak var, 8’i sinyalize kavşak. Bunlar 14 kilometrelik bölümü zor geçilir veya uzun zaman dilimlerinde geçilir kılıyor.” şeklinde konuştu.
Bolu’ya yeni otoyol girişi kazandırılacak
Gerek kara yolları ekiplerinin tespitleri gerek siyasi yöneticilerin veya yerel yönetimlerden gelen talepler doğrultusunda gerekli incelemeleri yaptıklarından bahseden Uraloğlu, söz konusu 14 kilometrelik kesimde proje çalışmasını başlattıklarını ve en acil görülen kavşaktan çalışmalara başlayacaklarını ifade etti.
Uraloğlu, değişen ve gelişen Bolu’nun ihtiyaçlarının da değiştiğini, otoyoldan doğu ve batı olmak üzere iki girişi bulunan kente yeni giriş açmayı planladıklarını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Daha merkezi bir yerden, gelişen sanayi tesislerine de hizmet edecek alternatif bir noktadan giriş çıkış düzenlemesiyle ilgili proje çalışmasını başlattık. Yine buna paralel olarak, eşgüdüm halinde mutlaka yapmamız gereken Bolu merkezden geçen günlük 1000 civarında ağır taşıtın bir tır parkında konuşlandırılması, oradan kanalize edilmesiyle ilgili de mutlaka burada çalışma, planlama yapmamız gerekir diye düşünüyoruz. İnşallah 1 Nisan sabahından itibaren Muhammed Emin Demirkol kardeşimle beraber bunları daha kolay planlayacağız ve bütün ekibimizle peyderpey hayata geçirmiş olacağız.”
Açıklamasının ardından Gölyüzü Mahallesi’nde esnaf ziyareti yapan ve vatandaşlarla sohbet eden Uraloğlu, daha sonra Vali Erkan Kılıç eşliğinde geçen hafta açılışı yapılan Güney Çevre Yolu’nda incelemelerde bulundu.
Bakan Uraloğlu’na, inceleme ve ziyaretlerinde AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, AK Parti İl Başkanı Suat Güner, Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen ve AK Parti Belediye Başkan adayı Muhammed Emin Demirkol ile partililer eşlik etti.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu:
“Verdiğiniz destekten hiç şüphemiz olmadı”
ÇANKIRI – Çankırı’da ziyaretlerde bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Bu güzel işlerin yapılmasını talep eden sizler varsınız, bu güzel işlerin yapılmasına destek olan, teşvik eden sizler varsınız, milletimiz var. Bu destekten hiçbir şüphemiz olmadı. Biz de sizlere hizmet etmeye Allah’ın izniyle devam edeceğiz” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bir dizi programa katılmak için Çankırı’yı ziyaret etti. İlk olarak AK Parti tarafından Şabanözü ilçesinde düzenlenen mitinge katılan Bakan Oraloğlu, daha sonra Kurşunlu ilçesini ziyaret etti. AK Parti Kurşunlu ilçe teşkilatı ile bir araya gelen Bakan Uraloğlu, daha sonra Korgun ilçesinde bulunan AK Parti seçim koordinasyon merkezini ziyaret ederek partililer ve vatandaşlarla buluştu. Bakan Uraloğlu’nun bir sonraki durağı Çankırı il merkezi oldu. AK Parti Çankırı İl Başkanlığını ziyaret eden Bakan Uraloğlu, partililerle bir araya geldi. Düzenlenen toplantıda açıklamalarda bulunan Bakan Uraloğlu, Çankırı’da yapılması planlanan ve gerçekleştirilen projelerle ilgili açıklamalarda bulundu.
“Bu destekten hiçbir şüphemiz olmadı”
81 ilde de yoğun bir şekilde hizmet üretmeye devam ettiklerini belirten Uraloğlu, “Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak 81 ilimize, yol lazımsa yol, demiryolu lazımsa demir yolu, hava yolundan, limanına kadar, iletişimine kadar her alanda, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hizmet ettik, etmeye de devam ediyoruz. Her tarafta yaptığımız güzel işler var. Ama bu güzel işlerin yapılmasını talep eden sizler varsınız, bu güzel işlerin yapılmasına destek olan, teşvik eden sizler varsınız, milletimiz var. Bu destekten hiçbir şüphemiz olmadı. Biz de sizlere hizmet etmeye Allah’ın izniyle devam edeceğiz” dedi.
Çankırı’daki çalışmalarla ilgili konuşan Bakan Oraloğlu, Çankırı çevre yolundaki çalışmaların da kısa sürede bitirileceğini belirterek, “Çankırımızı bölünmüş yollarla, hem bir taraftan Kastamonu’ya, bir taraftan Ankara’ya, öbür taraftan D100 dediğimiz güzergah ile Karadeniz’den bütün doğuya kadar, öbür taraftan İstanbul’dan Ege’sine kadar bağladık. Özellikle Ankara’ya da bölünmüş yol ile bağladık. Çankırılı hemşehrilerimiz ‘sadece tek bölünmüş yolla Ankara’ya bağlanmak yetmez, Çubuk-Şabanözü yolunu da bitirmeliyiz’ dediler. Bu çalışmaları da Cumhurbaşkanımızın talimatıyla başlattık. İki ayrı bölümde çalışmalar devam ediyor. İnşallah bunları bitireceğiz. Birçok hizmetimiz var. Yine Korgun- Kurşunlu yolu aynı şekilde gerçekten güzel bir yol oldu. Birkaç tane eksik kaldı, onları da tamamlıyoruz. Hemzemin demiryolu geçişi ve Korgun’un çevreyolu var. Kurşunlu’nun doğrudan D100’e bağlanacağı yaklaşık bin 100 metrelik yolu kaldı. Onları da bu yıl bitirmiş olacağız. Kızıcahamam- Çerkeş yolu var. Onu da önümüzdeki süreçte planladık, çalışmalara devam edeceğiz. Karaelmas trenimiz önümüzdeki ay itibari ile turlarına başlıyor. Arz-talebe göre Çankırı’ya ayrı bir sefer yapılmasını da konuştuk. İlerleyen günlerde kararını vereceğiz” diye konuştu.
Çankırı’da yapılması planlanan projenin müjdesini veren Bakan Uraloğlu, “Çankırı için çok önemli olan, yıllardır gündemde olan bir konu var. Onu da huzur istişareler sonucunda ne yapabiliriz diye beraber değerlendirdik. Bayat’a kadar gidecek olan Ovacık grup yolunu inşallah bu sene Karayolları sorumluluğuna alıyoruz. Karayolları sorumluluğuna aldıktan sonra acil olan bakımlarını yapacağız, projelendirilmesini ve proje bittikten sonra da o işin yeni baştan yapılmasını, oradaki iskele şartlara getirilmesi noktasında gerekli çalışmaları başlatmış oluyoruz” şeklinde konuştu.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bir dizi programa katılmak için Çankırı’yı ziyaret etti. İlk olarak AK Parti tarafından Şabanözü ilçesinde düzenlenen mitinge katılan Bakan Oraloğlu, daha sonra Kurşunlu ilçesini ziyaret etti. AK Parti Kurşunlu ilçe teşkilatı ile bir araya gelen Bakan Uraloğlu, daha sonra Korgun ilçesinde bulunan AK Parti seçim koordinasyon merkezini ziyaret ederek partililer ve vatandaşlarla buluştu. Bakan Uraloğlu’nun bir sonraki durağı Çankırı il merkezi oldu. AK Parti Çankırı İl Başkanlığını ziyaret eden Bakan Uraloğlu, partililerle bir araya geldi. Düzenlenen toplantıda açıklamalarda bulunan Bakan Uraloğlu, Çankırı’da yapılması planlanan ve gerçekleştirilen projelerle ilgili açıklamalarda bulundu.
“Bu destekten hiçbir şüphemiz olmadı”
81 ilde de yoğun bir şekilde hizmet üretmeye devam ettiklerini belirten Uraloğlu, “Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak 81 ilimize, yol lazımsa yol, demiryolu lazımsa demir yolu, hava yolundan, limanına kadar, iletişimine kadar her alanda, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hizmet ettik, etmeye de devam ediyoruz. Her tarafta yaptığımız güzel işler var. Ama bu güzel işlerin yapılmasını talep eden sizler varsınız, bu güzel işlerin yapılmasına destek olan, teşvik eden sizler varsınız, milletimiz var. Bu destekten hiçbir şüphemiz olmadı. Biz de sizlere hizmet etmeye Allah’ın izniyle devam edeceğiz” dedi.
Çankırı’daki çalışmalarla ilgili konuşan Bakan Oraloğlu, Çankırı çevre yolundaki çalışmaların da kısa sürede bitirileceğini belirterek, “Çankırımızı bölünmüş yollarla, hem bir taraftan Kastamonu’ya, bir taraftan Ankara’ya, öbür taraftan D100 dediğimiz güzergah ile Karadeniz’den bütün doğuya kadar, öbür taraftan İstanbul’dan Ege’sine kadar bağladık. Özellikle Ankara’ya da bölünmüş yol ile bağladık. Çankırılı hemşehrilerimiz ‘sadece tek bölünmüş yolla Ankara’ya bağlanmak yetmez, Çubuk-Şabanözü yolunu da bitirmeliyiz’ dediler. Bu çalışmaları da Cumhurbaşkanımızın talimatıyla başlattık. İki ayrı bölümde çalışmalar devam ediyor. İnşallah bunları bitireceğiz. Birçok hizmetimiz var. Yine Korgun- Kurşunlu yolu aynı şekilde gerçekten güzel bir yol oldu. Birkaç tane eksik kaldı, onları da tamamlıyoruz. Hemzemin demiryolu geçişi ve Korgun’un çevreyolu var. Kurşunlu’nun doğrudan D100’e bağlanacağı yaklaşık bin 100 metrelik yolu kaldı. Onları da bu yıl bitirmiş olacağız. Kızıcahamam- Çerkeş yolu var. Onu da önümüzdeki süreçte planladık, çalışmalara devam edeceğiz. Karaelmas trenimiz önümüzdeki ay itibari ile turlarına başlıyor. Arz-talebe göre Çankırı’ya ayrı bir sefer yapılmasını da konuştuk. İlerleyen günlerde kararını vereceğiz” diye konuştu.
Çankırı’da yapılması planlanan projenin müjdesini veren Bakan Uraloğlu, “Çankırı için çok önemli olan, yıllardır gündemde olan bir konu var. Onu da huzur istişareler sonucunda ne yapabiliriz diye beraber değerlendirdik. Bayat’a kadar gidecek olan Ovacık grup yolunu inşallah bu sene Karayolları sorumluluğuna alıyoruz. Karayolları sorumluluğuna aldıktan sonra acil olan bakımlarını yapacağız, projelendirilmesini ve proje bittikten sonra da o işin yeni baştan yapılmasını, oradaki iskele şartlara getirilmesi noktasında gerekli çalışmaları başlatmış oluyoruz” şeklinde konuştu. – ÇANKIRI
]]>Cumhur İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hakan Tütüncü, Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) düzenlediği Kent Buluşmaları Toplantısı’nın konuğu oldu. Tütüncü, ATB Başkanı Ali Çandır ve borsa üyeleriyle bir araya geldi. AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin’in katıldığı toplantıda konuşan Tütüncü, Antalya’nın altın çağı projelerini anlattı. ATB meclis ve komite üyelerinin sorunlarını yanıtladı. Ulaşımdan trafiğe, tarımdan hayvancılığa kadar birçok projeyi aktardı. Tütüncü, Antalya’ya bir bakış açısı, bir vizyon çizeceklerini bunu el ele, gönül gönüle yapacaklarını söyledi. Antalya’nın sorunlarını dile getiren Tütüncü, “Antalya’da trafik günden güne can sıkıcı hale geliyor. Antalyalı trafikte çok zaman geçiriyor. Toplu ulaşımda sefer sayılarının az olması, durakta bekleme sürelerinin çok olması gibi sorunlar var. Antalya’nın altın çağında, trafikten ulaşıma kadar birçok projeyi hayata geçireceğiz. Biz projelerimizi hazırlarken rasyonel düşünceye ve bilimsel bilgiye çok kıymet verdik. Antalya’nın sorunları nedir? Vatandaşlarımız Büyükşehir Belediyesi’nden neler bekliyor? Uzunca bir süredir bunların üzerinde çalıştık” dedi.
15 yeni yol, 22 köprülü kavşak
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı hedefine 5 yıldır adım adım hazırlandıklarına değinen Tütüncü, şehrin mastır planları üzerinde çalıştıklarını söyledi. Antalya’nın ulaşım sorununu çözmek için 15 yeni yol açacaklarını dile getiren Tütüncü, “Şehir merkezini doğudan batıya, kuzeyden güneye bağlamakla ilgili bir vizyon. Geçtiğimiz 5 yıllık zaman zarfında Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Antalya’ya açılan bir tek dahi yol yok. Trafikte araç sayısının arttığı, şehir nüfusunun hızla arttığı bir ortamda eğer siz yeni yol açmazsanız toplu ulaşıma da, bireysel ulaşıma da yeni arterler açamamış olursunuz. Yeni yollar açmazsanız, kavşaklar yapmazsanız, şehir içinde trafiği rahatlatabilme imkanınız olmaz. 15 yeni yol, 22 köprülü kavşak yapacağız. Yeni açtığımız bu yolları köprülü kavşaklara bağladığımız zaman kavşaklardaki bekleme sürelerini azaltacağız. 5 yeni raylı sistem yapacağız. Yer altı raylı sistem yapmamızın iki temel nedeni var” diye konuştu.
Tütüncü, 1800’lü yıllarda inşa edilen Londra metrosunun hala hizmet verdiğini hatırlatarak, “Aslında biz geleceğimize yatırım yapıyoruz. Uzun süreli bir perspektifi ortaya koyduk” dedi.
“Toplu ulaşımda kolaylık”
Toplu ulaşım projelerine değinen Tütüncü, “Toplu ulaşımı güçlendirdiğimiz, hemşehrilerimizi toplu ulaşıma yönlendirdiğimiz, şehir dışından gelenlerin araçlarını park ederek toplu ulaşımı kullanabilecekleri yeni bir sistem kuracağız. Antalya’nın 8 noktasına ‘Park Et Bin’ noktaları kuracağız. ‘Park Et Bin’ noktaları ücretsiz olacak. Biz Antalya’nın caddelerinde otomobil taşımak istemiyoruz. İnsan taşımak istiyoruz. Toplu ulaşımı kolay hale getirirsek, konforlu hale getirirsek, ucuz hale getirirsek, toplu ulaşıma yönlendirmek daha kolay olacaktır. Biz ulaşım sorunlarını ortadan kaldırmayı vaat ediyoruz. Önümüzdeki 5 yılın sonunda trafiğin çile olmaktan çıktığı bir Antalya vaat ediyoruz” diye konuştu.
Tütüncü, Antalya merkez ve 19 ilçesinde musluklardan akan suyun geçmişte olduğu gibi içilebilir su olacağını da sözlerine ekledi.
“Altınova’yı 8 yıl önce çözdük”
Antalya’da çözülmesi gereken lokal bir çok Nazım imar problemi olduğuna da değinerek, çözülmez denilen Altınova sorununu bile 8 yıl önce çözdüklerini söyledi. Tütüncü, “Kırcami gibi, Kaş’tan Gazipaşa’ya kadar çözülmesi beklenen birçok imar probleminin olduğunu biliyoruz. Turizmle ilgili, ileri teknolojiyle ilgili şehrin potansiyellerini ortaya çıkaracak çok adımlar atacağız. Bu adımlarla birlikte aslında yerel ekonomisi güçlenen bir Antalya vaat ediyoruz. Bizim altın çağ, diye vaat ettiğimiz aslında bir ufuktur, bir vizyondur, bir bakış açısıdır. Antalya’nın potansiyelini artırarak Antalya’yı geleceğe taşımaktır” dedi.
ATB üyelerinin sorularını yanıtladı
Tütüncü, altın çağ projelerinin ardından ATB üyelerinin yönelttiği soruları yanıtladı.
Güzelyurt ve Altıntaş Mahallesi problemlerinin bir kaosa dönüştüğünün aktarılması üzerine Tütüncü: “Antalya Büyükşehir Belediyesi şu an buralara ruhsat vermiş olmasına rağmen maalesef alt yapı ile ilgili hiçbir iş yapmadı. Yollar açılmamış, açılan yollarda çamur içerisinde Bir defa şunu söylememiz lazım. Yolunu açmadığınız bir yere ruhsat veremezsiniz. Büyükşehir Belediyesi bu yasal durumu ihlal etti. Orada milyon dolarlık projeler yapıldı, bitti. Alt yapı yok, alt yapı olmayan bir yere kanalizasyon gelebilir mi? Su gelebilir mi? 2024 yılına kadar orada bütün yolları açacağız” diye konuştu.
Masa Dağı için 13 yıldır bir vizyon çizdiklerini belirterek sözlerini sürdüren Tütüncü, Antalya Şehir Hastanesi’ni Masa Dağı’na getirmek için 13 yıl uğraştıklarını, Şehir Hastanesini merkeze bağlayan konforlu yollar açtıklarını da sözlerine ekledi.
“Milli ekonominin temeli tarımdır”
Tarım topraklarının geleceğine ilişkin soru üzerine; Kirişçiler de 200 dönüm araziye Antalya Orman Çiftliği kurarak tarıma kazandırdıklarını söyledi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Milli ekonominin temeli tarımdır.’ sözlerine değinen Tütüncü, “Bu söz çok kıymetli bir sözdür. İnsan olduğumuz sürece hepimiz toprağa mecburuz ve muhtacız. Antalya’da inanılmaz bir tarım potansiyeli var. Ticaret Odası ile 1 Nisan’dan sonra el ele, gönül gönüle vererek, bunu başarmamız lazım. Antalya’yı yeniden kıymetli bir tarım kenti haline getirmemiz lazım. Tarım topraklarının korunması, tarımsal üretimin artırılması konusunda atılması lazım hangi adımlar varsa bunların hepsini atacağız. Biz yollarda kalan zeytin ağaçlarını, Konyaaltı imarında kalan portakal ağaçlarını Kepez’e taşıyarak zeytin ve portakal bahçesi oluşturduk. Bizim birinci vazifemiz tarım arazilerini korumak olmalı” dedi.
“Organize tarım bölgelerine destek”
“Antalya’da Organize Tarım Bölgelerine destek verir misiniz” sorusu, üzerine Tütüncü, “Kesinlikle destek vermeliyiz. Organize tarım bölgelerine yönelik, üretimi artırmaya, katma değeri artırmaya, tarımsal üretimimizi artırılmaya yönelik ne varsa, birinci önceliğimizin bu olması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu. Tütüncü, Antalya’da deniz trafiğinin canlandırılması ile ilgili olarak gelen bir soruya da, “Trafiğin bir kısmının denize aktarılmasını çok istedim. Ama uzmanlar bilimsel açıdan bunun mümkün olmadığını söylediler. Akdeniz bir açık deniz, hava şartları sebebiyle sadece birkaç ay taşımacılık yapılabileceğini ilettiler” dedi. – ANTALYA
]]>Başkan Seçer’e CHP Mut Belediye Başkan Adayı Gülsüm Kevser Mut ile CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış ve CHP Mersin İl Başkanı Koral Ömür eşlik etti.
İlk olarak Göksu Mahallesi’nde düzenlenen Açık Hava Toplantısı’nda konuşan Başkan Seçer, Göksu’da olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Mersin Büyükşehir olarak en önemli politikalarının başında sosyal politikalar geldiğini belirten Seçer, kadınları, çocukları, çiftçileri, yaş almışları, bakıma ihtiyacı olanları onları öncelediklerini belirtti.
“BİZİM İŞİMİZ ÇALIŞMAK VE HİZMET ETMEK”
Belediyeciliğin sadece yol yapmaktan ibaret olmadığına işaret eden Seçer, “Yol yapacağız tabi, kendi yollarımızı da yapacağız, yetişemedikleri yerde diğer kurumların yollarını da yapacağız. Vatandaş mağduriyeti ortadan kalsın diye zaman zaman bize ait olmayan ait yolları da yapıyoruz” dedi.
Seçer, bir belediye başkanının kimseyi ayırmadan, herkesi eşit birer yurttaş olarak görerek hizmet etmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bizim işimiz çalışmak ve hizmet etmek. ‘Bana oy verdin vermedin, sen bendensin, değilsin’ olmaz. Herkes hakkını alacak. Biz herkese ulaşıyoruz. 5 yılda mevcut imkanlarımızı yurttaşlarımız için en iyi şekilde kullandık ve hizmet ettik” diye konuştu.
“AÇIK VE ŞEFFAF BİR YÖNETİM ANLAYIŞI İLE MECLİS TOPLANTILARINI HALKA AÇTIK”
2019 yılında göreve başladığında yaptığı çalışmaların başında Meclis toplantılarının televizyon ve sosyal medya hesapları üzerinden yayınlanmasını sağlamak olduğunun altını çizen Seçer, açık ve şeffaf bir yönetim anlayışı benimsediklerini dile getirdi. Seçer, “Burada konuşulanları halk izleyecek ve duyacak. Açık ve şeffaf olacak. Sizin hakkınızı har vurup harman savurana, gereksiz ve haksız yere harcayana, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyene oy vermeyin. Demokrasi böyle bir şeydir” dedi.
“HİZMETLERİMDEN MEMNUN OLAN YURTTAŞLARIMIN HİZMETLERİME OY VERMELERİNİ İSTİYORUM”
Seçer, genel seçimlerde parti ideolojisi ve partizanlığın yapılabileceğini ancak yerel seçimlerde hizmet anlayışının öne çıkması gerektiğini vurgulayarak, “5 yıldır Başkanlık yapıyorum ve şahsıma oy verin demiyorum. 5 yıl boyunca hizmetlerimden memnun olan yurttaşlarımın ‘Hizmet İttifakı’ çatısı altında hizmetlerime oy vermelerini istiyorum” diye konuştu.
“MERSİN’DE, HER MAHALLEDE VE HER BÖLGEDE KURS MERKEZİMİZİ BULMAK MÜMKÜN”
Sosyal belediyecilik anlayışı ile vatandaşlara Halk kart, gıda kolisi, Ramazan kolisi gibi desteklerde bulunduklarını kaydeden Seçer, Büyükşehir olarak eğitimi de oldukça önemsediklerinin altını çizdi. Büyükşehir’in toplam 27 Eğitimi ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezi olduğunu vurgulayan Seçer, çocukların eğitimde fırsat eşitliğini yakalayabilmesi adına her bölgede bu kurs merkezlerinden olduğunu ifade etti. Bu sayede aile bütçelerine de katkı sunduklarını aktaran Seçer, şunları söyledi:
“Bugün bir dershaneye çocuklarınızı göndermeniz 40- 50 bin lira para tutar. Belediyemizin böyle bir hizmeti var, bundan yararlanın. Çocuklarımız, iyi liselere ve üniversitelere gitsinler diye sadece Mut’ta değil; Aydıncık, Bozyazı, Anamur, Erdemli, Silifke, Tarsus, her bölgede var.”
“BİZ, ÜRETİCİ ÜRETSİN, ÇALIŞSIN VE ÇOCUĞUNA RIZIK GÖTÜRSÜN İSTİYORUZ”
Eğitimin yanı sıra tarımı da oldukça önemsediklerini vurgulayan Seçer, ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi kapsamında üreticilere 25 küçükbaş hayvan verdiklerini, bu süre zarfında hayvanların 1 yıllık aşı ve yem ihtiyacının da Büyükşehir tarafından karşılandığını dile getirdi. Büyükşehir’in bu yıl Mut’taki sulama kooperatiflerine 1000 metre, 5 yıl boyunca ise 3 bin 520 metre sulama borusu desteğinde bulunduğunu söyleyen Seçer, “Çünkü biz istiyoruz ki Göksulu hemşehrilerim üretsin, çalışsın ve kazansın. Ailesinin rızkını evine rahat götürsün” diye konuştu.
“NARLIDERE-SERTAVUL YOLU 2024 YAZINDA YAPILACAK”
Göksu’ya verdikleri zeytin, badem, incir, ceviz, alıç fidanı, hayvansal yem desteği ve alet ekipman desteklerinin bilgisini paylaşan Seçer, “Çalışmak sizden, üretim bizden” dedi. Narlıdere-Sertavul yolu ile ilgili gelen asfalt talebine de yanıt veren Seçer, söz konusu yolun yakın zamanda yapılacağını belirterek, “2024 yazında yapılacak. Programa alındı” diye konuştu. Mersin genelinde dağıtılan 355 kilometre sulama borusu desteğinin 60 kilometreden fazlasını Mut’a verdiklerini kaydeden Seçer, “Buranın ihtiyacı var, geniş coğrafyası var. Biz adaletli hizmet, adaletli destek yaparız. Herkes bizim adaletimize güvensin. Bizde ayrım olmaz. Üretene destek olur” ifadelerini kullandı.
MUT: “MUT’U VE MERSİN’İ KAZANACAĞIZ”
Ayrımcılık yapmadan belediyeyi yöneteceklerini vurgulayan CHP Mut Belediye Başkan Adayı Gülsüm Kevser Mut, şöyle konuştu:
“Herkesi seven, hizmet eden bir belediye olacağız. Seçildiğimiz zaman parti rozetimizi bir kenara koyacağız ve herkesi kucaklayacağız. Mut’un halkçı belediyeciliğe yeniden kavuşma zamanı geliyor. Mut’u kazanacağız, Mersin’i kazanacağız.”
Göksu Sulama Kooperatifi Başkanı Yahya İnanıcı, “Göksu halkı olarak sizleri çok seviyoruz. Kooperatifimize sulama borusu katkılarında bulundunuz” diyerek, verdiği hizmetler için Seçer’e teşekkür etti.
Konuşmaların ardından Başkan Seçer’e 8 köşe kasket hediye edildi ve Seçer mahalledeki kahvehanede de vatandaşlarla bir araya gelerek sorunlarını dinleyip, sohbet etti. Seçer, mahalle halkından gelen tüm talepleri çalışma arkadaşlarına not aldırdı.
SEÇER, BARABANLI HALKIYLA BULUŞTU
Ardından Hamam ve Barabanlı mahallelerini ziyaret ederek yurttaşlarla buluşan Seçer, gelen talepleri dinleyerek, çalışma arkadaşlarına not aldırdı. Barabanlı Mahallesi’nde kahvehanede vatandaşlarla bir araya gelen Seçer, mahalle halkının sorularını cevapladı, taleplerini dinledi. Geçen haftalarda ‘Mut İlçesi Muhtelif Mahalleler Kanalizasyon Hattı’nın temelini attıklarını söyleyen Seçer, “Artık kanalizasyon sorunu tarihe karışacak” dedi. Seçer, Fakırca-Barabanlı yolunu da 2025 programına aldırıp yenileyeceklerini söyledi. Büyükşehir’in hizmetlerinden memnun olanların desteğini istediklerini belirten Seçer, “İstikrarımızdan memnun olan, ‘Bu başkan çalışıyor, ayrımcılık yapmıyor.’ diyen destek olsun. Bu deneyimli kadrolar da size 5 yıl daha hizmet etsin. Bu demokratik bir yarış, sonuçlara saygı duyarız. Ama ben sonuçları biliyorum; en az 20 puan fark olacak” dedi.
Seçer her 2 mahalleden de yurttaşların yoğun ilgi ve sevgisi ile uğurlandı. Başkan Seçer, Gülnar ve Mut ziyaretleri dönüşü Silifke İlçesi Kargıcak Mahallesi’nde dükkanı bulunan esnafı selamladı.
]]>
Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlenen ‘Gençlik Kolları Vefa Sahur’ programına katılarak seçim süreci boyunca yoğun bir çalışma içinde olan gençlik teşkilatlarına teşekkür etti. Tek gündemlerinin İstanbul olduğunu ve şehrin sorunlarını çözmek için büyük bir ekiple yüzlerce proje ürettiklerini dile getiren Kurum, gençlik teşkilatlarının da bu süreçte büyük fedakarlıklar yaptığını belirtti. Programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, Güngören Belediye Başkanı Bünyamin Demir, gençlik kolları üyeleri ve partililer katıldı.
Programda konuşan Murat Kurum, “Bugün AK Partimizin 22 yıllık yolculuğuna ömrünü adayan teşkilatımızın değerli üyeleriyle bir arada olmaktan ve hasret gidermekten büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade ediyor ve mübarek Ramazan ayınızı tebrik ediyorum. Allah birliğimizi beraberliğimizi daim eylesin. Siz değerli kardeşlerimle bir arada olmaktan dolayı Rabbimize ne kadar şükretsem azdır. Rabbim bu mübarek günde tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri, ettiğimiz duaları kabul etsin. Hepiniz bu kutlu davanın zorlu yolculuğunda bu bayrağı şerefle taşıyan arkadaşlarımızsınız. Bizim yolumuz gerçekten uzun ve çetin bir yol. Bu yolda çok büyük badireler atlattık. Çileyi, sefayı, mutluluğu hüznü hep birlikte bu yolda beraber çektik. Bazen yeri geldi üzüldük yeri geldi sevindik. Ama bu birliğimizi beraberliğimizi hiçbir zaman eksik etmedik. Bu davanın mayasında hem Hakkın hem de halkın rızası var. Bu davanın ruhunda milletimizin aydınlık geleceği var. Bu davanın özünde aslında ezelden ebede bir vatan sevdası var. İşte bu kutlu dava 21. yüzyıl sahnesindeki yerini alıncaya kadar da nice yılları aşıp geldi. Bu dava aslında büyük Türkiye davası. Bu davada öyle ağır bir yük var ki kemiği bile sızlatır. İşte bu dava için millete sevdalı dünya liderimizin liderliğinde 22 yıldır hepimiz farklı kademelerde hizmet ediyoruz. Bu manzaraya baktığımızda bu kutlu yolu sahiplenen arkadaşlarımızla beraber yol yürüdüğümüz arkadaşlarımız var. Ben sizlerle bir arada olmaktan büyük onur duyuyorum. Eğer ülkemiz bugün bu seviyeye geldiyse, şehirlerimize hizmet ettiysek bunu sizin gibi çalışma arkadaşlarımıza borçluyuz. Bu davada nice arkadaşımızı kaybettik, ebediyete uğurladık. Ama bu bizim için hayal ettiğimiz sanki Sultan Fatih’in 21 yaşında fethettiği ve bize emanet edilmiş bu topraklara gözümüz gibi baktık. Hepimiz ailemizden sevdiklerimizden fedakarlıklar yaptık. ve işte bugün dünya 5’ten büyük denebiliyorsa, bu ülke tüm dünyadaki mazlumlara el uzatabiliyorsa bu öncelikle liderimiz, Cumhurbaşkanımız ve ardından giden yol arkadaşlarımızın sayesindedir” şeklinde konuştu.
“İstanbul’umuzun fetret devrini bitireceğiz”
İstanbul’un son 5 yılda girdiği kötü durumun son bulması için çalışacaklarını ve İstanbul’un ve İstanbullunun sorunlarına çare aramak için hep birlikte yol yürüyeceklerini belirten Murat Kurum, “Değerli arkadaşlar biz de kutlu bir yolculuğa çıktık bu şehir için. Nice fedakarlıklar verdiğimiz ve burada birçok arkadaşımızın bugüne kadar emekleriyle ilmek ilmek işlenmiş bu aziz şehir için 82 gündür gece gündüz çalışıyoruz. Ben görev yaptığım her süreçte samimi olmaya çalıştım. İçimden geldiği gibi davrandım rol yapmadım. Başka bir kimliğe bürünme niyetim olmadı. Geriye dönüp baktığımda 2005 yılında şantiyede kontrol mühendisi olarak başladım. Şube müdürü oldum ve 2009’da emlak konut genel müdürü oldum. Orada da bize düşen vazife neyse o vazifeyi yerine getirmek için çabaladım. 2018 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı görevini aldığımda en genç bakanlardan biriydim. Aldığım görevlerde milletimiz bizden ne bekliyorsa onun bilincinde hareket ettim. Ailemizden sevdiklerimizden fedakarlık yaptık. 81 ilde milletimiz bizden ne beklediyse o eserleri yapmanın gayretiyle çalıştık. Yeri geldi depremlerde milletimizle beraber ağladık. Yeri geldi konutların teslimine sevindik. Seller oldu 2 saatte orada olduk ve verdiğimiz sözleri tuttuk. Ardından asrın felaketi olan depremde de çok büyük acılar çektik ama etrafımızda yine dava arkadaşlarımız vardı. Orada da tek yürek olduk ve hizmetlerimizi yürüttük. Girdiğimiz her mücadelede milletimize mahcup olmadık. Şimdi ‘Sadece İstanbul’ diyerek İstanbul’umuzun son 5 yılda girdiği fetret dönemini bitirecek adımları atmak istiyoruz. İnşallah 9 gün sonra İstanbul’umuzun bu kötü gidişatına son vereceğimiz bir seçime gidiyoruz. 1 Nisan itibarıyla görevi devraldığımızda da İstanbullular bize yetkiyi verdikten sonra İstanbul’daki deprem sorununu gidermek, trafik çilesini bitirmek ve İstanbul’un geleceği adına kararlı adımlar atmak üzere arkadaşlarımızla çalışıyoruz. 1 Nisan itibarıyla aldığımız bayrağı en yukarı çıkararak ve samimi, içten olacağız. Elimizden geleni yapacağız çünkü milletimizden beklentimiz bizimle birlikte yol yürümesi. Bizim yapacağımız da bu talepleri gidermek olacak. İstanbul vatandaşımız belediye başkanımızdan sorunların çözülmesi ve çözüm adına iradenin ortaya konulmasını bekler. Biz bakanlıkta böyle çalıştık. Genel müdürlüğümüz sürecinde böyle çalıştık” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin her ilinde vatandaşın derdiyle dertlendiğini ve yapılan her hizmetle alınan duaların çok kıymetli olduğunu dile getiren Kurum, “Gittiğimiz her ilde çok güzel hikayeler kurduk. Antalya’da İbrahim Amcamız bana oğlum diyor, Elazığ’da teyzelerimiz beni evladı gibi bağrına basıyor, Hataylı, Adıyamanlı abilerimiz kardeşlerimiz bizi gördüğünde ‘Allah seni yetiştiren anandan babandan razı olsun’ diyor. Bu bizim için her şeyden kıymetli. Bunları duyabilmek bu devlet için, bu millet için çalışmak ve onların duasını almak bizim için çok kıymetli. İnşallah bu anlayışla İstanbul’a hizmet edeceğiz. 31 Mart’ta İstanbullular da İstanbul’un kaynaklarını İstanbul’a harcayan ve İstanbul için dertlenen insanların arkasından gelecek. Hizmet siyaseti ve gerçek belediyecilik diyecek. Burada gerçek belediyeciliğin neferleri ile beraber yol yürüyecek. 22 yıldır bu hizmetleri yapıyoruz ve 31 Mart’ta alacağımız zafer ile de Türkiye Yüzyılı’nın vizyonunu çizeceğiz. Bu süreçteki fedakarlıklarımızın aslında karşılığını alacağız. İstanbul vefanın şehri. Vefa burada sadece bir semt ismi değil, buradaki her bir kardeşimizin bu kutlu davaya göstereceği samimiyettir. Geleceğimiz adına bu kararları hep birlikte alacağımız ve hep birlikte kazanacağımız ve birlikte çalışacağımız bir sürece 9 gün kaldı” dedi.
“Deprem milli güvenlik meselesidir”
İstanbul’un yalnızca 81 ili değil dünyayı ilgilendirdiğini ve Ahıska Türklerinden Balkanlara, Gazze’ye kadar tüm mazlumların sevineceğini belirten Murat Kurum, “İstanbul sadece 81 ili ilgilendiren bir şehir değil. İstanbul’daki deprem riskinin ortadan kaldırılması bizim milli güvenlik, beka meselemizdir. Biz bu çalışmaları yapmak zorundayız. Bu çalışmaları yaparak aslında çocuklarımıza bu kutlu şehri en güzle haliyle emanet etmek zorundayız. Bizim paylaşamayacağımız hiçbir şey yok. El birliğiyle inşallah bu sevinci yaşayacağız” ifadelerine yer verdi. – İSTANBUL
]]>Bayraktar, Hatay’ın Hassa ilçesi Bahri Gölge Caddesi’ndeki esnafı ziyaretinde bir süre sohbet etti.
Daha sonra Aktepe Seçim Bürosu önüne gelen Bayraktar, burada vatandaşlara hitap ederek doğduğu topraklara geldiğini ve kendisini evinde gibi hissettiğini söyledi.
Hatay’ın, kendileri için önemli ve Türkiye’nin enerjisine enerji katan bir yer olduğunu belirten Bayraktar, bugün buraya gelerek projeleri yerinde inceleyip takip ettiklerini anlattı.
Geçen yıl 6 Şubat depremlerinde çok büyük bir felaketi yaşadıklarını anımsatan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Birçok kardeşimizi kaybettik, akrabalarımız, birçok insan gitti. 6 Şubat depremleri hakikaten özellikle Hatay’ı, hemen hemen bütün ilçelerini çok büyük etkiledi ama biz birinci günden itibaren devletimiz bütün imkanlarıyla Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, tekrar dedik ki ‘Yiğit, düştüğü yerden kalkar’ misali inşallah biz şehirlerimizin bu düştüğü durumu tersine çevireceğiz. Şehirlerimizi tekrar inşa, ihya edeceğiz. Eskisinden çok daha güçlü, düzenli şehirler haline buraları getireceğiz diye milletimize söz verdik. İnşallah bu uğurda yolda gelirken konuştuk, gördük, TOKİ evleri hızla yükselmiş, bir kısmı teslim oldu inşallah diğer kısmı da hak sahiplerine teslim edilecek.”
AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılında, sadece 5 şehirde doğal gaz olduğunu ifade eden Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğal gazı “Türkiye’deki her hane halkına getireceğiz” sözünü hatırlatarak 2002’den bugüne 81 ilde, 860 yerleşim yerinde artık doğal gazın olduğunu söyledi.
Bayraktar, doğal gaz gelmeyen mahalle ve beldelere de en kısa zamanda doğal gazı getireceklerinin sözünü verdi.
Doğal gazı bugüne kadar hep ithal ederek vatandaşlara sunduklarını dile getiren Bayraktar, şöyle konuştu:
“Ama 2016’da bir yola çıktık, Cumhurbaşkanımız dedi ki ‘Artık bu enerjideki, doğal gazdaki dışa bağlılığımı bitirelim, kendi doğal gazımızı bulalım, kendi doğal gazımızı vatandaşımıza götürelim’ dedi. Bunun için bir yola çıktık. Bu yol uzun, ince bir yol, bu yolda dedik ki, ‘Türkiye kendi sondaj ve sismik gemileriyle, mühendisleriyle, teknisyeni ve işçisiyle doğal gazı arayacak, denizlerimizde aranmamış, didik didik edilmemiş hiçbir karış yer bırakılmayacak’. Bu yolda biz Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han sondaj gemilerimizle, Akdeniz’de ve Karadeniz’de doğal gaz arıyoruz, hamdolsun 2020’de ağustos ayında Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini yaptık. Adına Sakarya Gaz Sahası dediğimiz bu sahada şu anda 1,4 milyon hanede kullanılan doğal gazı üretir hale geldik.”
“2024’te başka keşifler bulmak için gece gündüz çalışıyoruz”
Karadeniz’deki keşif döneminde karşılaştıkları eleştirilere değinen Bayraktar, “Bize ‘arayamazsınız’ dediler, aradık, ‘bunlar arasalar bile bulamazlar’ dediler, biz doğal gazı karadan 170 kilometre mesafede bulduk. ‘Ya bulsalar bile bunu üretemezler, karaya getiremezler’ dediler, o doğal gazı geçtiğimiz yıl yine bir ramazanda, arife günü Filyos’ta Zonguldak civarında karaya çıkardık, orada yaktık, şimdi evlerinizde sizler kullanıyorsunuz. 1,4 milyon hane halkı şu an oradan ürettiğimiz gazı kullanıyor. Bu daha başlangıç. İnşallah oradaki üretimimizi artıracağız.” diye konuştu.
2024’te başka keşifler, yeni gazlar bulmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Bayraktar, Türkiye’nin kendi doğal gazını üreten ve vatandaşlarına dağıtan bir anlayışla enerji alanında ilerlediğini söyledi.
Gabar’da günlük 100 bin varil petrol üretim hedefi
Türkiye’nin kendi petrolünü üreten bir ülke olma yolunda yürüdüğünü vurgulayan Bayraktar, “Gabar’da geçmişte terörle anılan, girilemeyen, gidilemeyen topraklarda bugün Türkiye, günde 37 bin varil petrol üretiyor, Türkiye’nin en kaliteli petrolünü üretiyor. İnşallah orada 100 bin varile doğru, Türkiye’yi daha güçlü ve büyük kılmak, sizlere daha iyi imkanlar sunabilmek için çalışmaya, üretmeye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Çok daha güzel bir Hatay olacak”
Yerel seçimlere değinen Bayraktar, şunları kaydetti:
“1 Nisan’da inşallah Mehmet Öntürk başkanımız sizlere hizmet için büyük bir yola çıkacak. Çok projeler var. Bunlar için 7 gün 24 saat çalışması lazım. Onun için biz de kendisine inşallah destek olacağız. Aklı başka yerde olan, yarı zamanlı, gel-git belediyecilikle değil, 7 gün 24 saat vatandaşı ve hizmeti düşünen, bu projeleri hayata geçirmek isteyen bir belediyecilik anlayışına ihtiyaç var. Bizim anlayışımız budur. Bizim hizmet siyasetimiz bunu gerektirir. Bu uğurda biz çalışmaya söz veriyoruz. Bu şehir çok büyük bir deprem felaketi yaşadı. Buradan çıktık, çıkacağız ve çok daha güzel bir Hassa, Hatay olacak. Memleketimiz bu anlamda güzel şehirlere kavuşacak. Burada doğal gaz hizmetinin geldiği, elektrik hizmetlerinin sağlandığı, belediyenin en önemli görevi olan su hizmetlerinin sunulduğu, temiz ve toz, toprak içinde olmayan yollarımız olacak.”
Bakan Bayraktar, daha sonra Kırıkhan ilçesi Barbaros Mahallesi Şükrü Kanatlı Caddesi’nde esnafı ziyaret etti.
Kırıkhan’daki Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Karataş Yaşam Merkezi’nde konaklayan Kıbrıs Gazisi Mehmet Pekmez ve ailesine ziyarette bulunan Bayraktar, aileye Türk bayrağı ve Kur’an-ı Kerim verdi.
Yaşam merkezinde kalan aileleri de ziyaret eden Bayraktar çocuklara oyuncak dağıttı.
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankırı’da düzenlenen mitingde konuştu. Çankırı il merkezindeki Belediye Meydanı’nda gerçekleştirilen miting alanını binlerce vatandaşa seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının son bölümünde Çankırı’ya son 21 yılda yapılan yatırımlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Çankırı’ya son 21 yılda güncel rakamlarla 55 milyar lira yatırım yaptıklarını belirten Erdoğan, “Eğitimde 770 adet yeni derslik kazandırdık. Çankırı Karatekin Üniversitesi’ni kurduk. Gençlik ve sporda 5 bin 633 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. Toplam 32 spor tesisi inşa ettik. Çankırılı ihtiyaç sahiplerine toplam 1 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta şehrimize toplamda 480 yataklı 10 hastane dahil, 26 sağlık tesisi kazandırdık. Toplam 400 yataklı Çankırı Merkez Devlet Hastanemizin inşasına devam ediyoruz. Çankırı’da, ihale, proje ve arsa tedarik olan 4 sağlık tesisimiz daha var. TOKİ vasıtasıyla 4 bin 632 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Bin 584 konutun yapımı sürüyor. Şimdi yeni bir adım atıyoruz. İnşallah TOKİ ile millet bahçeleri, konutlar yapıyoruz. Belediye başkanımızla da fabrikaları yapacağız. İktidara geldiğimizde il sınırları içerisinde atık su arıtma tesisi yoktu. Bugün 9 adet tesisle Çankırı’ya hizmet veriyoruz. Çankırı’da 8 millet bahçesi projemiz var. Orta ve Eldivan millet bahçelerinin yapımına devam ediyoruz. Merkez’de Karatekin, Kızılırmak, Şabanözü’nde Yeni Mahalle, Yaylakent’te Cumhuriyet, Çerkeş’te dere ve Ilgaz’da Gölpark millet bahçelerimizin projelendirme çalışmalarına devam ediyoruz. Ulaştırmada 18 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu toplam 246 kilometreye çıkardık. Çankırı çevre yolunun da dahil olduğu Çankırı-Ankara Hududu Yolu, Ankara Hududu-Şabanözü Yolu, Orta-Şabanözü yolu, Kurşunlu-Korgun yolunun yapımına devam ediyoruz. Kastamonu-Çankırı yolundaki çalışmalarımız devam ediyor. 2 adet tek köprü, 1 adet çift köprü, 3 adet köprülü kavşak ve 15 Temmuz İstiklal Tünelini tamamladık” dedi.
“Çiftçilerimize, 2,2 milyar zirai gelir artışı sağladık”
Çankırı’ya 5 organize sanayi bölgesi, 1 araştırma, geliştirme merkezi, 1 Teknopark kurduk”
Tarım ve sanayi alanında yapılan yatırımlarla ilgili bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “12 baraj, 7 içme suyu tesisi, 19 sulama tesisi, 4 gölet, 38 taşkın koruma yer altı depolama tesisi ve 2 hidroelektrik tesisi inşa ettik. Çankırı’nın içme suyu meselesini biz çözdük. Yapraklı Sarıkaya Göleti’nin ihalesini Aralık 2023’te yaptık, inşa çalışmalarına yakında başlıyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz projelerle 293 bin dekar araziyi sulamaya açarak çiftçilerimize, 2,2 milyar zirai gelir artışı sağladık. Toplam 1 milyar 250 milyon tutarı olan Kızlaryolu Barajı gövde inşaatı bitti, yeniden yerleşim süreci devam ediyor. İnşallah bu süreci hızla sonlandırıp 3 ilimizi, 143 bin dekar toprağımızı suyla kavuşturacağız. 7 bin 280 hektar alanı suya kavuşturacak olan Koyunbaba Barajı sulamasının yapımına devam ediyoruz. Çankırılı çiftçilerimize 18 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği ve yatırım yaptık. İstihdamı desteklemek için Çankırılı işverenlerimize 1,2 milyar lirayı aşan prim teşviki verdik. Şabanözü, Çerkeş, Yakınkent, Kurşunlu, Çavundur, Orta’ya organize sanayi bölgesi kurduk. Çankırı’ya 5 organize sanayi bölgesi, 1 araştırma, geliştirme merkezi, 1 teknopark kurduk” diye konuştu.
Çankırı’nın dört bir yanını doğalgazla buluşturduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Enerjide Çankırı’da Atkaracalar, Çardaklı, Çerkeş, Dodurga, Eldivan, Ilgaz, Kızılırmak, Korgun, Kurşunlu, Orta, Saçak, Şabanözü ve Yaylakent’e doğalgaz arzını sağladık. Yaparsa AK Parti yapar” şeklinde konuştu.
Konuşmanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan Çankırı Belediye Başkan Adayı Hüseyin Filiz ve ilçe belediye başkan adaylarını takdim ederek hatıra fotoğrafı çektirdi. – ÇANKIRI
]]>Tonya ilçesinin İskenderli Mahallesi’nde vatandaşlara hitap eden Uraloğlu, ülkenin her yerine hizmet ettiklerini, nerede hizmet lazımsa öncelikle onları yapmaya gayret gösterdiklerini söyledi.
Hizmetlerin aralıksız devam ettiğini belirten Uraloğlu, “Çünkü Cumhurbaşkanımızın bize talimatı o. ‘Nereye ne lazımsa onu yapacaksınız.’ diyor Recep Tayyip Erdoğan, bize istikamet veriyor. Biz de yapmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.
Uraloğlu, ülkenin neresine gidilirse gidilsin orada yapılan hizmetlerin görüleceğine işaret ederek, her zaman olduğu gibi vatandaşın derdiyle dertlenmeye devam ettiklerini aktardı.
Tonya’da yapılan çalışmaları anlatan Uraloğlu, Beşikdüzü-İskenderli-Tonya yolunun, Türkiye standartlarında bir yol haline getirilerek halkın hizmetine sunulduğunu vurguladı.
Uraloğlu, Çayırbağı üzerinden Düzköy’den Akçaabat’a inen bir hat olduğunu dile getirerek, “Tonya’yı merkez aldığımız zaman orası Trabzon’a daha yakın. Orada da güzel bir yol yapıyoruz. Aynı zamanda o yolla Tonya’nın çevre yolundan süt fabrikasının oraya bağlanıyoruz. Güzel bir çevre yolu da olacak, ona devam ediyoruz. Yine bu işin devamı olarak bizim Fol tarafına gidecek olan yerde de bir çevre yolu yapıyoruz.” ifadesini kullandı.
Yaşanan ekonomik krize, pandemiye ve depreme rağmen çalışmaların durmadığının altını çizen Uraloğlu, “Beşikdüzü-Tonya yolunun durduğunu gördünüz mü? Görmediniz. Allah için devam etti ve devam da edeceğiz.” dedi.
Uraloğlu, yapılacak diğer yatırımlara ilişkin de bilgi vererek, “Değerli işler yaptık ve asla günü kurtarmaya yönelik işler yapmıyoruz. Sizi kandırmaya yönelik işler yapmıyoruz.” diye konuştu.
İki hafa önce Konya’yı ziyaret ettiğini belirten Uraloğlu, “Onlara, ‘değerli Konyalı kardeşlerim’ dedim. ‘Sizin büyükşehirdeki rekorunuz var ya biz onu inşallah 2024’te Trabzon’a alıyoruz.’ Şunu dediler, ‘Siz alırsanız üzülmeyeceğiz. Hayırlı olsun.’ Allah razı olsun.” dedi.
Uraloğlu, vatandaşa hizmet etmekle mükellef olduklarını vurgulayarak, “Seçime yönelik, sizi kandırmaya yönelik asla hiçbir iş yapmadık. Bundan sonra da böyle davranacağız. Çünkü bizim harcadığımız, sizin ödediğiniz vergilerdir. Kamu kaynaklarıdır. Onları doğru yere kullanmamız gerekir, biz de tam bunu yapmaya gayret ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Tonya’dan rekor oy beklediklerine dikkati çekerek, belediye başkan adaylarına destek isteyen Uraloğlu, daha sonra ilçe merkezinde esnafı ziyaret etti.
“Elimizden ne geliyorsa onu yapacağız”
Bakan Uraloğlu, Vakfıkebir ilçesinde AK Parti Seçim İrtibat Bürosunun açılışında, vatandaşların ramazan ayını tebrik ederek, “Cumhurbaşkanımız öyle bir gayret, öyle bir uğraş içerisinde ki bu ramazan-ı şerif inşallah Filistin’deki kardeşlerimizin de kurtuluşuna vesile olur.” diye konuştu.
Vakfıkebirlilerin AK Parti’ye, Cumhur İttifakı’na destek verdiğini belirten Uraloğlu, “28 Mayıs’ta Cumhurbaşkanımıza yüzde 71 destek verdi.” dedi.
Uraloğlu, Vakfıkebir Belediye Başkan adayı Muhammet Balta’ya destek isteyerek, şunları kaydetti:
“Kardeşlerim öz eleştiri yapabiliriz. Hizmet eden, görevde olan insanların elbette eksiği olur, hepimizin vardır eksiği. Muhammet kardeşimin de eksiği olabilir ya da kendisini çok iyi ifade edememiş olabilir. Bazıları hiç iş yapmadığı halde, CHP tarafı bunu çok iyi beceriyor gerçekten, hiç iş yapmadığı halde İstanbul’da sanki dünyanın işini yapmış gibi anlatıyorlar. Adamlar yapmadığı işleri anlatıyor, biz yaptığımız işleri onlar kadar anlatamıyoruz bazen.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Trabzon’da büyükşehir ve 18 ilçe belediyesini kazanma sözü verdiklerini dile getiren Uraloğlu, “Şurada bir hafta vaktimiz kaldı. O bir hafta daha gayret edelim. Burada olan kardeşlerimiz var, olmayanlar var. Ama hepsi bizim hemşehrimiz, akrabamız, komşumuz. Şu bir haftalık süreçte kime ulaşabiliyorsak ona ulaşalım. Bizim istikametimiz bellidir, Allah’ın izniyle o istikameti bozmadan devam edelim.” şeklinde konuştu.
Uraloğlu, ilçede hayata geçirilen projelere ilişkin de bilgi vererek, “Bizde Vakfıkebirimizi inşallah bu 5 yıllık süreçte daha yoğun bir şekilde desteklemeye devam edeceğiz. Elimizden ne geliyorsa onu yapacağız.” dedi.
]]>Erdoğan, partisinin Albay Karaoğlanoğlu Caddesi’nde düzenlenen mitinginde vatandaşlara hitap etti.
Eser ve hizmet siyaseti yaptıklarının altını çizen Erdoğan, “Bizim ne köken, ne mezhep, meşrep istismarıyla ne de ideolojik saplantılarla işimiz olmaz. Bizim davamız medeniyetimizden ve tarihimizden aldığımız ilhamla Türkiye Yüzyılı’nı inşa etme davasıdır.” diye konuştu.
Ülkenin her karış toprağına, her vatandaşın hayatına dokunan nice işlere imza atıklarını vurgulayan Erdoğan, “Karabük’e de 21 yılda 94 milyar lira kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 1452 yeni derslik kazandırdık. Karabük Üniversitesi’ni kurduk. Türkiye’deki ilk tıp mühendisliği, raylı sistemler mühendisliği ve ulaştırma mühendisliği bölümleri üniversitemiz bünyesinde açıldı. 11 bin 737 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık, 37 spor tesisi inşa ettik.” bilgisini verdi.
Karabüklü ihtiyaç sahiplerine toplam 1,1 milyar lira tutarında kaynak aktardıklarını bildiren Erdoğan, “Sağlıkta 686 yataklı 7 hastane dahil, 16 sağlık tesisi kazandırdık. Ovacık Entegre İlçe Hastanemizin yapımına devam ediyoruz. Eğitim ve Araştırma Hastanemizi ek hizmet binasıyla büyüteceğiz.” ifadelerini kullandı.
860 konutluk yeni ihaleye çıkılacak
TOKİ aracılığıyla 6 bin 212 konutun tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini, 280 konutun yapımının ise sürdüğünü aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
“Soğuksu’da 860 konutluk yeni TOKİ ihalesine yakında çıkılıyor. Şehrimize kazandırdığımız 2 atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 91’ine hizmet veriyoruz. Karabük’teki 4 millet bahçesi projemizden birini tamamladık, diğerlerinin yapımına devam ediyoruz. Ulaştırmada 7 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 116 kilometreye çıkardık. Safranbolu-Karabük-Gerede ayrımını Eskipazar şehir geçişini, Ovacık şehir geçişini bölünmüş yol olarak yaptık. Şehrin çeşitli bölgelerinde 15 adet tek ve 9 adet çift köprü inşa ettik. Kastamonu-Karabük yolu, Karabük-Yenice yolu, Karabük şehir geçişi, Safranbolu-Karabük ayrım yolu, Ovacık-Karabük ayrımı yolunun yapımına devam ediyoruz.”
“Bölgede 6 bin istihdam sağlanacak”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irmak-Karabük-Zonguldak demir yolu hattının modernize edildiğini belirterek, Karabük’e 2 baraj, 4 içme suyu tesisi, 3 sulama tesisi, 1 gölet, 56 taşkın koruma yer altı depolama tesisi ve 4 hidroelektrik santral tesisi inşa edildiğini aktardı.
Al Değirmen Barajı’nın yapımının devam ettiğini ifade eden Erdoğan, “Karabüklü çiftçilerimize yaklaşık 7,5 milyar lira tarımsal hibe desteği verdik. İstihdamı desteklemek için Karabüklü işverenlerimize 1,1 milyar lirayı aşan prim teşviki sağladık. Eskipazar Organize Sanayi Bölgesi’ni kurarak 76 adet sanayi parselinin tamamının yatırımcı firmalara ön tahsisini yaptık. Altyapı çalışmaları devam eden bu bölgede inşallah 6 bin istihdam sağlanacak.” dedi.
Erdoğan, Karabük Organize Sanayi Bölgesi’nin 226 hektar ilaveyle büyütüldüğüne işaret ederek, “Böylece bu organize sanayi bölgemizde yaklaşık 5 bin kişiye daha istihdam sağlayacağız. Kapanmak üzere olan Kardemir’i alıp ülkemizin en büyük demir çelik tesislerinden biri haline biz getirdik. Fabrikamızın üretimi ve istihdamıyla sürekli büyütüyoruz.” diye konuştu.
Karabük merkez, Eskipazar, Safranbolu ve Yenice’ye doğal gaz arzının sağlandığını belirten Erdoğan, “Diğer ilçelerimize doğal gaz arzı sağlamak için çalışmalarımız devam ediyor. Yer tahsisi yapılan yeni adliye binamızın inşasına yakında başlanacak. Şehir merkezindeki devlet demir yolları tesislerini de gar park olarak şehrimize yeni bir nefes alanı olarak kazandırmakta kararlıyız.” açıklamasında bulundu.
Notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingdeki konuşmasının ardından, partisinin Karabük il ve ilçe belediye başkan adaylarını sahneye çağırarak vatandaşları selamladı.
Erdoğan, miting alanına gelişinde vatandaşlarla sohbet etti, çocuklara oyuncak ve hediyeler verdi.
Miting alanına, “Senin yolunda hep olduk, sevdanla kavrulduk, biz bu gençlik aşkıyla bir tek sana vurulduk”, “Aynı yoldan geçtik, aynı sudan içtik sen dik dur Reis, Karabük için ant içtik” yazılı afişler asıldı.
Erdoğan, mitinglerde kullandığı tırın içinde yer alan haritada Karabük’ün de üzerini raptiyeyle işaretledi.
Mitinge Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, Karabük Belediye Başkan adayı Özkan Çetinkaya ve bazı milletvekilleri katıldı.
(Bitti)
]]>KARABÜK – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 yılda Türkiye’yi 3 kat büyüttüklerini, önümüzdeki dönemde de 2 kat daha büyüteceklerini söyledi. Erdoğan, “Önümüzdeki en büyük problemi olan enflasyon yılın ikinci yarısından itibaren düşmeye başladığında bunların hepsi için daha geniş bir hareket alanına sahip olacağız. Ülkenin imkanlarını milletimizin tüm kesimlerine yansıtarak son dönemde yaşanan refah kayıplarını fazlasıyla telafi edeceğiz” ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Albay Karaoğlan Caddesi üzerinde düzenlenen mitingde halka hitap etti. 9 yıl aradan sonra Karabük’e gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Osmanlı’ya nice devlet adamı yetiştiren, şairleri ve yazarlarıyla nam salmış Karabük’te sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu sefer arayı biraz açtık galiba. Karabük’ü özlemişiz. Sanki Karabük’te bizi eccük özlemiş gibi. Şu katılıma bak. Merak ettim sordum. Ne kadar. Emniyetin verdiği rakam 46 bin. Bu ne demektir? 31 Mart akşamı inşallah Karabük’te zaferi beraber kutlayacağız. Karabük, Cumhuriyetimizin yurdu demir ağlarla örme, bu hedefin ilk meyvelerinden biri olarak milletimizin gıpta ettiği bir iftihar tablosudur. Demir yollarının sadece ulaşım ağından demir çelik fabrikalarının sadece bir tesisten ibaret olmadığının aynı zamanda koskoca bir şehri doğurabildiğinin ispatı Karabük’tür. Bu şehrin 13 haneli bir köyünden bu günkü modern şehre dönüşümü Cumhuriyetimizin kazanımlarından biridir. Ekmeğini demirden çıkartan insanların şehri olan Karabük Türkiye sanayisinin de can damarları arasında yer alıyor. Fabrikalar yapan fabrikasıyla ekonomimize eşsiz katkılar sağlıyor. Karabük’e hizmet etmek Gazi Mustafa Kemal’in mirası olan bu şehri daha ileriye götürmek aynı zaman bizim için bir refah meselesidir”
Karabük’ün Mayıs ayındaki genel seçimlerde cumhur İttifakı milletvekilliğinde yüzde 62, Cumhurbaşkanlığında yüzde 64’e varan destek verdiğini ifade eden Erdoğan, “Sizlerin sevgisine, vefasına, kardeşliğine, layık olabilmek için bizler de daha çok çalışacağız. Ben Cumhurbaşkanı olarak ekibimle çok çalışacağım. ve yerel yönetimlerle el ele vereceğiz” dedi.
“Karabük’ü çok daha farklı bir yere taşıyacağız”
Karabüklülerin 31 Mart günü sandıkta daha yüksek oy oranlarıyla destek vereceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karabük hem güzel hem de merhametli bir şehir olarak ülkemiz için bir rahmettir. Geçtiğimiz Mayıs ayında yapılan seçimlerde Cumhur İttifakına milletvekilliğinde yüzde 62’yi aşan Cumhurbaşkanlığında kardeşine yüzde 64’e varan oranlarda destek verdiniz. Bunun için her birinize ayrı yar ayrı şükranlarımı sunuyorum. 31 Mart’ta sandıkta çok daha yüksek oy oranlarıyla yanımızda olacağınıza inanıyorum. Sizlerin sevgisine, vefasına, kardeşliğine, layık olabilmek için bizler de daha çok çalışacağız. Ben Cumhurbaşkanı olarak ekibimle çok çalışacağım. ve yerel yönetimlerle el ele vereceğiz. Allah’ın izniyle Karabük’ü çok daha farklı bir yere taşıyacağız. İşçi, esnaf, üretici, emekli, öğrencisiyle bu şehirde yaşayan her bir kardeşimin üzerimize hakkı var. Bunları ödemekle mükellefiz. Bilhassa çalışanlarımızın ve emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıların çözümü boynumuzun borcudur” dedi.
“Sırtlarında yumurta küfesi olmayanlar diledikleri gibi atıp tutabilirler”
Bazılarının söz verip göreve gelince unuttuğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sırtlarında yumurta küfesi olmayanlar diledikleri gibi atıp tutabilirler. Bunlar meydanlarda söz verip göreve gelince unutmayı bilirler. Biz ise bir şeyi söylediğimiz zaman yapmakla mesulüz. Önce tüm hazırlıklarımız tamamlayacağız. Ondan sonra da çıkıp sözümüzü söyleyeceğiz. Aksi halde ötekilerden farkımız kalmaz. Ülkemizin son 10 yılda yaşadığı badireleri biliyorsunuz. Hepsinin üzerine bir de asrın felaketi olan 6 Şubat depremleri yaşandı. Depremin ekonomimize getirdiği ilave fatura 104 milyar dolardır. Sadece bu yıl için deprem bölgesine 1 trilyon liradan fazla kaynak aktardık. İstanbul başta olmak üzere risk altındaki şehirlerimizin süratle depreme hazırlanmaları gerekiyor. Önümüzdeki en büyük problemi olan enflasyon yılın ikinci yarısından itibaren düşmeye başladığında bunların hepsi için daha geniş bir hareket alanına sahip olacağız. Ülkenin imkanlarını milletimizin tüm kesimlerine yansıtarak son dönemde yaşanan refah kayıplarını fazlasıyla telafi edeceğiz. Türkiye’yi 21 yılda nasıl 3 kat büyüttüysek önümüzdeki dönemde 2 kat daha büyüterek bunu başaracağız. Azimle ve sabırla çalışarak üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir mesele yoktur. Yeter ki birlik ve beraberliğimize, Kardeşliğimize sahip çıkalım. Yeter ki aramıza bozguncuları ve fitne tüccarlarını sokmayalım. Gerisi sadece vakit ve planlama meselesidir. Karabük’ün bu zorlu süreçte yanımızda yer alacağın inanıyorum. Buradan öyle bir ses verin ki duymayan kalmasın. Seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Karabük ile birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakının renkleriyle boyamaya var mıyız? Şu mübarek günlerde verilen sözler çok daha önemli. Başı rahmet ortası mağfiret sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif’inizi tekrar tebrik ediyorum. Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ı milli irade bayramı olarak beraberce kutlayacağız” ifadelerine yer verdi.
“Her seçim aynı zamanda kimin kiminle yol yürüdüğünü kimin nerede durduğunu görmemize vesile olan tarihi bir sınamadır”
Seçim dönemlerinin demokrasi şölenleri olmasının ötesinde anlamlara sahip olduğunu, her seçimde kimin kiminle yol yürüdüğünün sınaması olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:
“Ülkemizde seçim dönemleri Cumhurbaşkanından, milletvekiline ve belediye başkanına kadar her kademedeki yöneticilerin belirlendiği demokrasi şölenleri olmasının ötesinde anlamlara sahiptir. Her seçim aynı zamanda kimin kiminle yol yürüdüğünü kimin nerede durduğunu görmemize vesile olan tarihi bir sınamadır. Cumhur İttifakı olarak biz seçime ister birlikte ister ayrı adaylarla girelim hep Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet. Bir olacağız, iri olacağız. Diri olacağız. Şu karşımdaki tablo gibi kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız. Siyasetimiz milletimizin birliği, vatanımızın bütünlüğü, devletimizin bekası çevresinde şeffaf ve erdemli bir tarzda şekillendi. Geçtiğimiz Mayıs ayında karşımızda kurulan ittifakı hatırlıyorsunuz değil mi? Şimdi kerede bunlar. Altılı masa ne oldu? Parlamentoda bunlardan bir kişi yok. Hepsi gitti. Dağıldılar gittiler. Birisi de hani diyordum ya o da Ankara’da bir daire ona tutmuşlar. Kim o. Şimdi o dairede takip ediyor. Tüm suçu Bay Kemal’in sırtına yükleyip hepsi de şimdi kendi keyfine bakıyor. Altılı masa dediler, 16’lı masa dediler. Birileri de masanın altına girdi. Şimdi bizim Karadeniz’in çayını demliyorlar. Bu ucube ittifaktan geriye kala kala masanın gizli ortağı Dem ile bir türlü adını koyamadıkları, millete çıkıp ne olduğunu anlatamadıkları tuhaf bir ilişki kaldı. Sorsan ittifak yapmadık diyorlar. Ama pek çok yerde ortak belediye başkanı adayı ortak meclis üyesi listesi çıkartıyorlar. Belediye bürokrasisi pazarlığı yapıyorlar. DEM’in hiçbir söz hakkı olmayan tabanının iradesini tek parti faşizminin günümüzdeki temsilcisi CHP ile pazarlık masasına sürdüler. Bedeli hala bilinmeyen bu kirli pazarlıkların gerisinden hangi pis kokular hangi menfaat paylaşımları hangi hain taktikler çıkacak inşallah hep birlikte göreceğiz. Şu anda yargı bunları takip ediyor. Şimdiden bazı emareleri ortaya çıkmaya başladı.”
“Türk siyasetini bu kadar kirletmeye, kendilerine oy verenler başta olmak üzere insanımızı bu kadar utanmaya kimsenin hakkı yok”
Türkiye’nin gündeminin deprem, terörle mücadele olduğunu ancak muhalefetin başka tavırlar sergilediğini söyleyen Erdoğan, “Ülkenin gündemi deprem. Bunların umurunda değil. Hatta depremzedelere hakaret ederek gerçek karakterlerini sergiliyorlar. Ülkenin gündemi sınırlarımızın terörden arındırılması. Ama bunların umurunda değil. Hatta ortaklarına yaranmak için utanmasalar terör örgütüne militan yazılıp ideolojik eğitime girecekler. Ülkenin gündemi çalışanların refah kaybının telafisi. Ama bunların umurunda değil. Hatta istismarla ettikleri üç beş lafı saymazsak buradan kendilerine çıkacak siyasi rantı düşünüp el ovuşturuyorlar. Hangi meseleyi ele alırsak alalım. Karşımıza benzer manzaralar ortaya çıkıyor. Şimdi ortaya deste deste valiz valiz para görüntüleri çıktı. Dolar mı dersin Euro mu dersin. Şimdi bunlar var. Türk siyasetini bu kadar kirletmeye, kendilerine oy verenler başta olmak üzere insanımızı bu kadar utanmaya kimsenin hakkı yok. Nereden nerelere geldik. Hale bak. Bunun için kızarmasını bilen bir yüz utanmasını bilen bir yapı lazım. Allah’tan korkuları var mı bilemeyiz. Ama kuldan utanması olmayandan uzak durmak lazım. Bunun adı siyaset değil. Ortada eser ve hizmet namına en ufak bir şey yok. İstanbul’da var mı? İstanbul’un karışını bilirim. İstanbul’da doğdum, orada büyüdüm, belediye başkanlığı yaptım. İstanbullu oradan sonra aldı beni Başbakanlığa sonra da Cumhurbaşkanı oldum. Tam tersi kendilerini hiçbir iş yapmamakla hiçbir proje sahibi olmamakla övünecek kadar sefil bir duruma düşürmüş halde. Hiç değilse kabahatlerini kabul edip bir kenara çekilme erdemini gösterseler maalesef o da yok. Milletimiz her seferinde sandıkta bunlara derslerini vermesine rağmen ısrarla ve inatla iktidara gelmeyi umut ediyorlar. Birbirlerine öyle gaz veriyorlar ki Türkiye’yi bilmeyen biri baktığında ortada bir şey var sanır” dedi.
“Bu CHP, DEM’den ve maalesef duruşlarıyla onlardın değirmenlerine su taşıyanlardan hiçbir şey olmaz”
İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ‘Aramızda kalsın kazanıyoruz’ sözlerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün ekranlarda aramızda kalsın kazanıyoruz diyorlardı. Bu günde aynısını diyorlar. Meydan meydan geziyorum. Aramızda kalacak bir şey yok. Herkes bilsin. Bu CHP, DEM’den ve maalesef duruşlarıyla onlardın değirmenlerine su taşıyanlardan hiçbir şey olmaz. Bunlar daha kendi içlerinde bir insicam sağlayamamışlar ki ülkeye ve millete hayırları dokunsun. Kavga, gürültü, didişme, ayak oyunları hiçbir gün eksik olmuyor. Demokrasinin güzel tarafı, medya, sosyal medya, uluslararası medya ne derse desin son sözü sandığın söylemesi noktayı milli iradenin koymasıdır. İnşallah 31 Mart’ta Türkiye belediye başkanlarını seçme yanında muhalefetin suratına bu hakikati bir kez daha çarpacaktır. Ben Karabüklüye inanıyorum, ben halkıma inanıyorum. Karabük’ün bu milli irade şahlanışında en ön saflarda yer alacağına inanıyorum. Bunun için sizlerden söz istiyorum. 31Mart’ta derdi ülkesi, milleti, şehri olmayanları sandığa gömüyor muyuz? 31 Mart’ta milli iradenin gücünü bir kez daha dünya aleme gösteriyor muyuz?” dedi.
“Bizim davamız tarihimizden aldığımız ilhamla Türkiye Yüzyılını inşa etme davasıdır”
Tarihten alınan ilhamla Türkiye Yüzyıl’ını inşa etme davasında olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hemen bütün şehirlerimizde altını çizerek ifade ettiğim bir hususu Karabük’te de vurgulamak istiyorum. Bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Olay bu. Semer, eser. İşte karşımdaki şu topluluk eser bırakan topluluktur. Bizim ne köken, ne mezhep, meşrep istikrarıyla ne ideolojik saplantılarla işimiz olmaz. Bizim davamız tarihimizden aldığımız ilhamla Türkiye Yüzyılını inşa etme davasıdır. Ülkemizin her karış toprağına her bir vatandaşımızın hayatına dokunan nice işlere imza attık. Karabük’e de 21 yılda 94 milyar lira kamu yatırımı yaptık. Eğitimde bin 452 adet yeni derslik kazandırdık. Karabük Üniversitesi’ni kurduk. Türkiye’deki ilk tıp mühendisliği raylı sistemler mühendisliği, ulaştırma mühendisliği bölümlerini açtık. Gençlik ve sporda 11 bin 732 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. 37 spor tesisi inşa ettik. Karabüklü ihtiyaç sahiplerine 1,1 milyar tutarında kaynak aktardık. 686 yataklı yeni hastane dahil 16 sağlık tesisi kazandırdık. Eğitim araştırma hastanemizin ek hizmet binasıyla büyüteceğiz. TOKİ vasıtasıyla 6 bin 212 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 280 konutun yapımı sürüyor. Soğuksu’da 860 konutluk yeni TOKİ’lerin ihalesine yakında çıkılıyor. Şehrimize kazandırdığımız iki atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 91’ine hizmet veriyoruz. Karabük’teki 4 millet bahçesi projemizden birini tamamladık. Diğerlerinin yapımına devam ediyoruz. Ulaştırmada 7 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 116 kilometreye çıkardık. Safranbolu, Karabük, Gerede ayrımını Eskipazar, Ovacık şehir geçişini bölünmüş yol olarak yaptık. Şehrin çeşitli bölgelerinde 15 adet tek, 9 adet çift köprü inşa ettik. Karabük-Kastamonu yolu, Karabük-Yenice yolu, Karabük şehir geçişi, Safranbolu-Karabük ayrım yolu, Ovacık-Karabük ayrımı yolu yapımına devam ediyoruz. Demir yollarında Irmak-Karabük-Zonguldak hattını modernize ettik. Tarım ve ormanda Karabük’e 2 baraj, 4 içme suyu tesisi, 3 sulama tesisi, 1 gölet, 56 taşkın koruma, yeraltı depolama tesisi, 4 hidroelektrik santral tesisi inşa ettik. Aldeğirmen barajı inşaatına devam ediyoruz. Çiftçilerimize yaklaşık 7,5 milyar tarımsal hibe desteği verdik. İstihdamı desteklemek için Karabüklü işverenlerimize 1,1 milyar lirayı aşan prim teşviki sağladık. Eskipazar OSB’yi kurarak 76 adet sanayi parselinin tamamının yatırımcı firmalara ön tahsisini yaptık. Alt yapı çalışmaları devam eden bu bölgede 6 bin istihdam sağlanacak. Ayrıca Karabük OSB’yi 226 hektar ilave ile büyütüyoruz. Böylece bu OSB’de yaklaşık 5 bin kişiye daha istihdam sağlayacağız. Kapanmak üzere olan Kardemir’i alıp ülkemizin en büyük demir-çelik tesislerinden biri haline biz getirdik. Fabrikamızı üretimi ve istihdamı ile sürekli büyütüyoruz. Enerjide merkez Eskipazar, Safranbolu ve yenice doğalgaz arzını sağladık. Diğer ilçelerimize doğalgaz arız sağlamak için çalışmalarımız aynen devam ediyor. Yer tahsisi yapılan yeni adliye binamızın inşasına yakında başlanacak. Devlet demiryolları tesislerini Garpark olarak nefes alanı alarak kazandırmakta kararlıyız. Allah’ın izniyle 31 Mart’tan sonra bunları belediyelerimizle işbirliğinde Cumhurbaşkanı ve ekibim, tüm yerel yöneticilerle çok daha fazlasını ekleyeceğiz” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya ve diğer adaylarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Mitinge Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İletişim Başkanı Fahrettin Altun da katıldı.
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Albay Karaoğlan Caddesi üzerinde düzenlenen mitingde halka hitap etti. 9 yıl aradan sonra Karabük’e gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Osmanlı’ya nice devlet adamı yetiştiren, şairleri ve yazarlarıyla nam salmış Karabük’te sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu sefer arayı biraz açtık galiba. Karabük’ü özlemişiz. Sanki Karabük’te bizi eccük özlemiş gibi. Şu katılıma bak. Merak ettim sordum. Ne kadar. Emniyetin verdiği rakam 46 bin. Bu ne demektir? 31 Mart akşamı inşallah Karabük’te zaferi beraber kutlayacağız. Karabük, Cumhuriyetimizin yurdu demir ağlarla örme, bu hedefin ilk meyvelerinden biri olarak milletimizin gıpta ettiği bir iftihar tablosudur. Demir yollarının sadece ulaşım ağından demir çelik fabrikalarının sadece bir tesisten ibaret olmadığının aynı zamanda koskoca bir şehri doğurabildiğinin ispatı Karabük’tür. Bu şehrin 13 haneli bir köyünden bu günkü modern şehre dönüşümü Cumhuriyetimizin kazanımlarından biridir. Ekmeğini demirden çıkartan insanların şehri olan Karabük Türkiye sanayisinin de can damarları arasında yer alıyor. Fabrikalar yapan fabrikasıyla ekonomimize eşsiz katkılar sağlıyor. Karabük’e hizmet etmek Gazi Mustafa Kemal’in mirası olan bu şehri daha ileriye götürmek aynı zaman bizim için bir refah meselesidir”
Karabük’ün Mayıs ayındaki genel seçimlerde cumhur İttifakı milletvekilliğinde yüzde 62, Cumhurbaşkanlığında yüzde 64’e varan destek verdiğini ifade eden Erdoğan, “Sizlerin sevgisine, vefasına, kardeşliğine, layık olabilmek için bizler de daha çok çalışacağız. Ben Cumhurbaşkanı olarak ekibimle çok çalışacağım. ve yerel yönetimlerle el ele vereceğiz” dedi.
“Karabük’ü çok daha farklı bir yere taşıyacağız”
Karabüklülerin 31 Mart günü sandıkta daha yüksek oy oranlarıyla destek vereceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karabük hem güzel hem de merhametli bir şehir olarak ülkemiz için bir rahmettir. Geçtiğimiz Mayıs ayında yapılan seçimlerde Cumhur İttifakına milletvekilliğinde yüzde 62’yi aşan Cumhurbaşkanlığında kardeşine yüzde 64’e varan oranlarda destek verdiniz. Bunun için her birinize ayrı yar ayrı şükranlarımı sunuyorum. 31 Mart’ta sandıkta çok daha yüksek oy oranlarıyla yanımızda olacağınıza inanıyorum. Sizlerin sevgisine, vefasına, kardeşliğine, layık olabilmek için bizler de daha çok çalışacağız. Ben Cumhurbaşkanı olarak ekibimle çok çalışacağım. ve yerel yönetimlerle el ele vereceğiz. Allah’ın izniyle Karabük’ü çok daha farklı bir yere taşıyacağız. İşçi, esnaf, üretici, emekli, öğrencisiyle bu şehirde yaşayan her bir kardeşimin üzerimize hakkı var. Bunları ödemekle mükellefiz. Bilhassa çalışanlarımızın ve emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıların çözümü boynumuzun borcudur” dedi.
“Sırtlarında yumurta küfesi olmayanlar diledikleri gibi atıp tutabilirler”
Bazılarının söz verip göreve gelince unuttuğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sırtlarında yumurta küfesi olmayanlar diledikleri gibi atıp tutabilirler. Bunlar meydanlarda söz verip göreve gelince unutmayı bilirler. Biz ise bir şeyi söylediğimiz zaman yapmakla mesulüz. Önce tüm hazırlıklarımız tamamlayacağız. Ondan sonra da çıkıp sözümüzü söyleyeceğiz. Aksi halde ötekilerden farkımız kalmaz. Ülkemizin son 10 yılda yaşadığı badireleri biliyorsunuz. Hepsinin üzerine bir de asrın felaketi olan 6 Şubat depremleri yaşandı. Depremin ekonomimize getirdiği ilave fatura 104 milyar dolardır. Sadece bu yıl için deprem bölgesine 1 trilyon liradan fazla kaynak aktardık. İstanbul başta olmak üzere risk altındaki şehirlerimizin süratle depreme hazırlanmaları gerekiyor. Önümüzdeki en büyük problemi olan enflasyon yılın ikinci yarısından itibaren düşmeye başladığında bunların hepsi için daha geniş bir hareket alanına sahip olacağız. Ülkenin imkanlarını milletimizin tüm kesimlerine yansıtarak son dönemde yaşanan refah kayıplarını fazlasıyla telafi edeceğiz. Türkiye’yi 21 yılda nasıl 3 kat büyüttüysek önümüzdeki dönemde 2 kat daha büyüterek bunu başaracağız. Azimle ve sabırla çalışarak üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir mesele yoktur. Yeter ki birlik ve beraberliğimize, Kardeşliğimize sahip çıkalım. Yeter ki aramıza bozguncuları ve fitne tüccarlarını sokmayalım. Gerisi sadece vakit ve planlama meselesidir. Karabük’ün bu zorlu süreçte yanımızda yer alacağın inanıyorum. Buradan öyle bir ses verin ki duymayan kalmasın. Seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Karabük ile birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakının renkleriyle boyamaya var mıyız? Şu mübarek günlerde verilen sözler çok daha önemli. Başı rahmet ortası mağfiret sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif’inizi tekrar tebrik ediyorum. Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ı milli irade bayramı olarak beraberce kutlayacağız” ifadelerine yer verdi.
“Her seçim aynı zamanda kimin kiminle yol yürüdüğünü kimin nerede durduğunu görmemize vesile olan tarihi bir sınamadır”
Seçim dönemlerinin demokrasi şölenleri olmasının ötesinde anlamlara sahip olduğunu, her seçimde kimin kiminle yol yürüdüğünün sınaması olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:
“Ülkemizde seçim dönemleri Cumhurbaşkanından, milletvekiline ve belediye başkanına kadar her kademedeki yöneticilerin belirlendiği demokrasi şölenleri olmasının ötesinde anlamlara sahiptir. Her seçim aynı zamanda kimin kiminle yol yürüdüğünü kimin nerede durduğunu görmemize vesile olan tarihi bir sınamadır. Cumhur İttifakı olarak biz seçime ister birlikte ister ayrı adaylarla girelim hep Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet. Bir olacağız, iri olacağız. Diri olacağız. Şu karşımdaki tablo gibi kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız. Siyasetimiz milletimizin birliği, vatanımızın bütünlüğü, devletimizin bekası çevresinde şeffaf ve erdemli bir tarzda şekillendi. Geçtiğimiz Mayıs ayında karşımızda kurulan ittifakı hatırlıyorsunuz değil mi? Şimdi kerede bunlar. Altılı masa ne oldu? Parlamentoda bunlardan bir kişi yok. Hepsi gitti. Dağıldılar gittiler. Birisi de hani diyordum ya o da Ankara’da bir daire ona tutmuşlar. Kim o. Şimdi o dairede takip ediyor. Tüm suçu Bay Kemal’in sırtına yükleyip hepsi de şimdi kendi keyfine bakıyor. Altılı masa dediler, 16’lı masa dediler. Birileri de masanın altına girdi. Şimdi bizim Karadeniz’in çayını demliyorlar. Bu ucube ittifaktan geriye kala kala masanın gizli ortağı Dem ile bir türlü adını koyamadıkları, millete çıkıp ne olduğunu anlatamadıkları tuhaf bir ilişki kaldı. Sorsan ittifak yapmadık diyorlar. Ama pek çok yerde ortak belediye başkanı adayı ortak meclis üyesi listesi çıkartıyorlar. Belediye bürokrasisi pazarlığı yapıyorlar. DEM’in hiçbir söz hakkı olmayan tabanının iradesini tek parti faşizminin günümüzdeki temsilcisi CHP ile pazarlık masasına sürdüler. Bedeli hala bilinmeyen bu kirli pazarlıkların gerisinden hangi pis kokular hangi menfaat paylaşımları hangi hain taktikler çıkacak inşallah hep birlikte göreceğiz. Şu anda yargı bunları takip ediyor. Şimdiden bazı emareleri ortaya çıkmaya başladı.”
“Türk siyasetini bu kadar kirletmeye, kendilerine oy verenler başta olmak üzere insanımızı bu kadar utanmaya kimsenin hakkı yok”
Türkiye’nin gündeminin deprem, terörle mücadele olduğunu ancak muhalefetin başka tavırlar sergilediğini söyleyen Erdoğan, “Ülkenin gündemi deprem. Bunların umurunda değil. Hatta depremzedelere hakaret ederek gerçek karakterlerini sergiliyorlar. Ülkenin gündemi sınırlarımızın terörden arındırılması. Ama bunların umurunda değil. Hatta ortaklarına yaranmak için utanmasalar terör örgütüne militan yazılıp ideolojik eğitime girecekler. Ülkenin gündemi çalışanların refah kaybının telafisi. Ama bunların umurunda değil. Hatta istismarla ettikleri üç beş lafı saymazsak buradan kendilerine çıkacak siyasi rantı düşünüp el ovuşturuyorlar. Hangi meseleyi ele alırsak alalım. Karşımıza benzer manzaralar ortaya çıkıyor. Şimdi ortaya deste deste valiz valiz para görüntüleri çıktı. Dolar mı dersin Euro mu dersin. Şimdi bunlar var. Türk siyasetini bu kadar kirletmeye, kendilerine oy verenler başta olmak üzere insanımızı bu kadar utanmaya kimsenin hakkı yok. Nereden nerelere geldik. Hale bak. Bunun için kızarmasını bilen bir yüz utanmasını bilen bir yapı lazım. Allah’tan korkuları var mı bilemeyiz. Ama kuldan utanması olmayandan uzak durmak lazım. Bunun adı siyaset değil. Ortada eser ve hizmet namına en ufak bir şey yok. İstanbul’da var mı? İstanbul’un karışını bilirim. İstanbul’da doğdum, orada büyüdüm, belediye başkanlığı yaptım. İstanbullu oradan sonra aldı beni Başbakanlığa sonra da Cumhurbaşkanı oldum. Tam tersi kendilerini hiçbir iş yapmamakla hiçbir proje sahibi olmamakla övünecek kadar sefil bir duruma düşürmüş halde. Hiç değilse kabahatlerini kabul edip bir kenara çekilme erdemini gösterseler maalesef o da yok. Milletimiz her seferinde sandıkta bunlara derslerini vermesine rağmen ısrarla ve inatla iktidara gelmeyi umut ediyorlar. Birbirlerine öyle gaz veriyorlar ki Türkiye’yi bilmeyen biri baktığında ortada bir şey var sanır” dedi.
“Bu CHP, DEM’den ve maalesef duruşlarıyla onlardın değirmenlerine su taşıyanlardan hiçbir şey olmaz”
İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ‘Aramızda kalsın kazanıyoruz’ sözlerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün ekranlarda aramızda kalsın kazanıyoruz diyorlardı. Bu günde aynısını diyorlar. Meydan meydan geziyorum. Aramızda kalacak bir şey yok. Herkes bilsin. Bu CHP, DEM’den ve maalesef duruşlarıyla onlardın değirmenlerine su taşıyanlardan hiçbir şey olmaz. Bunlar daha kendi içlerinde bir insicam sağlayamamışlar ki ülkeye ve millete hayırları dokunsun. Kavga, gürültü, didişme, ayak oyunları hiçbir gün eksik olmuyor. Demokrasinin güzel tarafı, medya, sosyal medya, uluslararası medya ne derse desin son sözü sandığın söylemesi noktayı milli iradenin koymasıdır. İnşallah 31 Mart’ta Türkiye belediye başkanlarını seçme yanında muhalefetin suratına bu hakikati bir kez daha çarpacaktır. Ben Karabüklüye inanıyorum, ben halkıma inanıyorum. Karabük’ün bu milli irade şahlanışında en ön saflarda yer alacağına inanıyorum. Bunun için sizlerden söz istiyorum. 31Mart’ta derdi ülkesi, milleti, şehri olmayanları sandığa gömüyor muyuz? 31 Mart’ta milli iradenin gücünü bir kez daha dünya aleme gösteriyor muyuz?” dedi.
“Bizim davamız tarihimizden aldığımız ilhamla Türkiye Yüzyılını inşa etme davasıdır”
Tarihten alınan ilhamla Türkiye Yüzyıl’ını inşa etme davasında olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hemen bütün şehirlerimizde altını çizerek ifade ettiğim bir hususu Karabük’te de vurgulamak istiyorum. Bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Olay bu. Semer, eser. İşte karşımdaki şu topluluk eser bırakan topluluktur. Bizim ne köken, ne mezhep, meşrep istikrarıyla ne ideolojik saplantılarla işimiz olmaz. Bizim davamız tarihimizden aldığımız ilhamla Türkiye Yüzyılını inşa etme davasıdır. Ülkemizin her karış toprağına her bir vatandaşımızın hayatına dokunan nice işlere imza attık. Karabük’e de 21 yılda 94 milyar lira kamu yatırımı yaptık. Eğitimde bin 452 adet yeni derslik kazandırdık. Karabük Üniversitesi’ni kurduk. Türkiye’deki ilk tıp mühendisliği raylı sistemler mühendisliği, ulaştırma mühendisliği bölümlerini açtık. Gençlik ve sporda 11 bin 732 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. 37 spor tesisi inşa ettik. Karabüklü ihtiyaç sahiplerine 1,1 milyar tutarında kaynak aktardık. 686 yataklı yeni hastane dahil 16 sağlık tesisi kazandırdık. Eğitim araştırma hastanemizin ek hizmet binasıyla büyüteceğiz. TOKİ vasıtasıyla 6 bin 212 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 280 konutun yapımı sürüyor. Soğuksu’da 860 konutluk yeni TOKİ’lerin ihalesine yakında çıkılıyor. Şehrimize kazandırdığımız iki atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 91’ine hizmet veriyoruz. Karabük’teki 4 millet bahçesi projemizden birini tamamladık. Diğerlerinin yapımına devam ediyoruz. Ulaştırmada 7 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 116 kilometreye çıkardık. Safranbolu, Karabük, Gerede ayrımını Eskipazar, Ovacık şehir geçişini bölünmüş yol olarak yaptık. Şehrin çeşitli bölgelerinde 15 adet tek, 9 adet çift köprü inşa ettik. Karabük-Kastamonu yolu, Karabük-Yenice yolu, Karabük şehir geçişi, Safranbolu-Karabük ayrım yolu, Ovacık-Karabük ayrımı yolu yapımına devam ediyoruz. Demir yollarında Irmak-Karabük-Zonguldak hattını modernize ettik. Tarım ve ormanda Karabük’e 2 baraj, 4 içme suyu tesisi, 3 sulama tesisi, 1 gölet, 56 taşkın koruma, yeraltı depolama tesisi, 4 hidroelektrik santral tesisi inşa ettik. Aldeğirmen barajı inşaatına devam ediyoruz. Çiftçilerimize yaklaşık 7,5 milyar tarımsal hibe desteği verdik. İstihdamı desteklemek için Karabüklü işverenlerimize 1,1 milyar lirayı aşan prim teşviki sağladık. Eskipazar OSB’yi kurarak 76 adet sanayi parselinin tamamının yatırımcı firmalara ön tahsisini yaptık. Alt yapı çalışmaları devam eden bu bölgede 6 bin istihdam sağlanacak. Ayrıca Karabük OSB’yi 226 hektar ilave ile büyütüyoruz. Böylece bu OSB’de yaklaşık 5 bin kişiye daha istihdam sağlayacağız. Kapanmak üzere olan Kardemir’i alıp ülkemizin en büyük demir-çelik tesislerinden biri haline biz getirdik. Fabrikamızı üretimi ve istihdamı ile sürekli büyütüyoruz. Enerjide merkez Eskipazar, Safranbolu ve yenice doğalgaz arzını sağladık. Diğer ilçelerimize doğalgaz arız sağlamak için çalışmalarımız aynen devam ediyor. Yer tahsisi yapılan yeni adliye binamızın inşasına yakında başlanacak. Devlet demiryolları tesislerini Garpark olarak nefes alanı alarak kazandırmakta kararlıyız. Allah’ın izniyle 31 Mart’tan sonra bunları belediyelerimizle işbirliğinde Cumhurbaşkanı ve ekibim, tüm yerel yöneticilerle çok daha fazlasını ekleyeceğiz” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya ve diğer adaylarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Mitinge Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İletişim Başkanı Fahrettin Altun da katıldı. – KARABÜK
]]>Erdoğan, partisinin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.
Kilis’in Milli Mücadele’nin kahraman şehirlerinden biri olduğunu belirten Erdoğan, “Al atıma gümüş eğer takarım, ta ezelden vatan derdi çekerim. Kilis için ben dünyayı yakarım. Ölürüm gavura yar etmem seni. Evet müstevliler karşısında işte böyle haykırarak Kilis’i işgalcilere dar eden Kuva-yi Milliye şehit ve gazilerini rahmetle, minnetle yad ediyorum. Hani baharda Kilis’in ovalarını kızıl gelincikler sarar ya işte buralara geldiğimizde bizim gönlümüzü de sizlerin muhabbeti kaplıyor.” diye konuştu.
Alimler, arifler, şairler şehri olan Güney Türkmenlerinin adeta dağ gibi vatan sınırlarını beklediği Kilis’e ne kadar hizmet edilse az olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Çünkü bu topraklar manevi derinliği olan topraklardır.” dedi.
Şehit kanlarıyla mühürlenmiş bu muazzez topraklara minnet borcunu ödeme şuuruyla hareket ettiklerini ifade eden Erdoğan, tek gayelerinin Kilis’in kalkınması, gelişmesi ve refahının artması olduğunu söyledi.
“Paranın nereden geldiği ve nereye gittiği de belli değil”
Erdoğan, iş yapmanın, hizmet üretmenin, taş üstüne taş koymanın derdinde olduklarını belirterek, şöyle devam etti:
“Muhalefetin neler peşinde koştuğunu zaten sizler de biliyorsunuz. Biz Kilis ve diğer vilayetlerimiz için tuğla üstüne tuğla koyalım diye adeta gecemizi, gündüzümüze katıyoruz. Onlar ise siyasi ikballeri uğruna her türlü gayrimeşru, gayriahlaki yola başvurmaktan çekinmiyorlar. Kaynağı karanlık para desteleriyle kule yapmak dışında ortada icraatları yok. Dolar dolar çantalar, avrolar. Hayırdır bu parayı ne yapacaksınız? Neymiş CHP’ye bina satın alacaklarmış. Kim? İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanı.
Akıllı telefonlar çıkınca malum hayatımız çok kolaylaştı. Uygulamaya giriyorsunuz eşinizin, dostunuzun, çocuğunuzun şayet ticaretle meşgulseniz mal aldığınız tedarikçinizin hesabına parayı çantalarla saniyeler içinde zahmetsizce gönderiyorsunuz. Sıra beklemeniz, kağıt, kırtasiye işleriyle uğraşmanız gerekmiyor. Anlaşılan bu teknoloji henüz CHP’ye ulaşmamış. Çünkü ulaşmış olsa kendilerini yormaz, işin kolayı varken herhalde zoru tercih etmezlerdi. Ama bakıyorsunuz deste deste paraları çantalarla, valizlerle taşıyor. 5, 6 kişi saatlerce dolar saymaya, avro saymaya yetiştiremiyorlar. Hatta para saymak için etrafta kim varsa toplayıp, onlardan da yardım istiyorlar. Akıllı telefonla 30 saniyede yapabilecekleri basit bir işlem için neden bu kadar zahmete girdiklerini bir türlü açıklayamadılar. Paranın nereden geldiği ve nereye gittiği de belli değil.”
“Hiçbir işimizi milletimizden gizli, saklı yapmadık”
Erdoğan, eline mikrofonu alanın farklı bir senaryo yazdığını, yeni bir hikaye uydurduğunu ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Medyada ne kadar tetikçileri varsa tekmili birden uğraştılar, didindiler ama milletin zihnini kurcalayan sorulara tatmin edici cevap veremediler. Aslında kendisi hesap uzmanı olan bay Kemal bunları çok rahat izah edebilirdi. Fakat nedense skandalın başından beri onun da sesi soluğu çıkmıyor. Bunlar lafa gelince şeffaflıktan, dürüstlükten bahsetmeyi çok severler ancak ne para işlerinde ne ittifak işlerinde bu sözlerine sadık kalırlar.
Kandil’in güdümünde siyaset yapanlarla kurdukları gizli ittifakın boyutunu ve derinliğini CHP’li vatandaşlarım dahil kimse bilmiyor. Neyin karşılığında, hangi ilçelerde adaylarını çektiklerinden, belediye meclisi listelerini neye göre belirlediklerinden, devşirme adaylarla ne yapmaya çalıştıklarından, hasılı kapalı kapılar arkasında çevirdikleri dolaplardan CHP’li pek çok yöneticinin de DEM’e oy verenlerin de haberi, bilgisi yok. Kimlikler, partiler ve adaylar hercümerç olmuş durumda. Doğan görünümlü şahin misali dışı farklı, içi farklı bir muhalefet anlayışıyla karşı karşıyayız.”
“Büyükşehir Belediye Başkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı olarak 30 yıldır huzurunuzdayım.” ifadesini kullanan Erdoğan, “Hiçbir işimizi milletimizden gizli, saklı yapmadık. İttifaklarımızı da bu şekilde kurduk. Cumhur İttifakı olarak hangi illerde ittifak yaptığımız, hangi illerde seçimlere ayrı girdiğimiz belli. Ortak hareket ettiğimiz yerlerde dayanışma içinde çalışıyoruz. Seçimlere ayrı girdiğimiz yerlerde ise centilmence rekabet ediyoruz. Kimseyi kırmadan, dökmeden siyasetin bir hizmet yarışı olduğunun bilinciyle çalışmalarımızı yürütüyoruz.” diye konuştu.
“31 Mart’ı milli irade bayramına dönüştürelim istiyoruz”
Kilis’te de AK Parti olarak kendi adaylarıyla yarıştıklarını belirten Erdoğan, “9 gün kaldı. Amacımız, projelerimizle, programlarımızla Kilisli kardeşlerimin gönlüne girip, 5 sene daha şehrimize hizmet için sizlerden icazet almaktır. Sizlerin de desteğiyle bu hedefimize ulaşacağımıza inanıyorum. Cumhurbaşkanıyla, bakanlıklarıyla biz hep belediye başkanlarımızın yanında olacağız. Sizi yalnız bırakmayacağız.” dedi.
Bunun için önce güçlü bir desteğe ihtiyaçları olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Buradan öyle bir ses verin ki sınır ötesinden bile duyulsun. Serhat şehrimiz Kilis, gönlümüzün sultanı Kilis, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Kilis ile birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Ramazan Bayramı’ndan önce vereceğiniz oylarla 31 Mart’ı milli irade bayramına dönüştürelim istiyoruz. Bunun için sizlerden adaylarımıza çok güçlü destek bekliyorum.”
“Siyasetteki yegane referansımız, hizmetlerimiz ve yatırımlarımızdır”
Bugünkü Kayseri mitinginden selamlar getirdiğini, muhteşem bir miting gerçekleştirdiklerini aktaran Erdoğan, “Bizim siyasetteki yegane referansımız, hizmetlerimiz ve yatırımlarımızdır. Biz icraatlarıyla, şehirlerimize kazandırdıkları eserlerle konuşan bir kadroyuz, böyle bir hükümetiz. Meydanlarda verdiği sözleri göreve gelince unutanlardan hiçbir zaman olmadık.” diye konuştu.
Hayalleri, önce hedeflere ve programlara ardından da gerçeklere dönüştürmeye devam edeceklerinin altını çizen Erdoğan, Kilis’e son 21 yılda güncel rakamlarla toplam 26 milyar lira yatırım yaptıklarını bildirdi.
Kilis’e eğitimde 1045 yeni derslik kazandırdıklarını, Kilis 7 Aralık Üniversitesi’ni kurduklarını, 4 bin 319 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binalarını açtıklarını, ayrıca 2 bin 500 seyirci kapasiteli Kilis Spor Salonu başta olmak üzere 10 spor tesisi inşa ettiklerini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kilisli ihtiyaç sahiplerine 2 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Şehrimize toplam 300 yataklı 4 hastane dahil 21 sağlık tesisi kazandırdık. TOKİ vasıtasıyla 1929 konutu tamamlayıp teslim ettik, 1854 konutun yapımına devam ediyoruz. İktidara geldiğimizde il sınırları içerisinde atık su arıtma tesisi yoktu. Bugün kurduğumuz atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 96’sına hizmet veriyoruz. Merkezde, Karataş Millet Bahçemizin yapımına TOKİ eliyle devam ediyoruz.”
“Kilisli çiftçilerimize 7,5 milyar lira tarımsal hibe desteği verdik”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kilis’te 2 kilometreden devralınan bölünmüş yol uzunluğunu 51 kilometreye ulaştırdıklarına işaret ederek, Gaziantep-Kilis yolunu, Kilis çevre yolunu, Öncüpınar ayrım yolunu, Kilis-Hassa yolunu, Nurdağı-Hassa ayrımı, Kilis yolunda bulunan Tahta Köprü köprülerini tamamladıklarını anımsattı.
Kilis Musabeyli yolu, Gaziantep ayrımı Elbeyli, Suriye hududu yolu ile Nurdağı-Musabeyli-Akbez ayrımı yolunun yapımına devam ettiklerini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
“Gaziantep-Kilis Demiryolu etüt projesini tamamladık. Kilis’e 2 baraj, 6 sulama tesisi, 7 içme suyu tesisi, 1 arazi toplulaştırma, 12 taşkın koruma tesisi, 3 gölet ve 4 yeraltı depolama tesisi inşa ettik. Kilisli çiftçilerimize 7,5 milyar lira tarımsal hibe desteği verdik. Seve ve Afrin barajları ile Demirciler, Sapkanlı ve Üçpınar göletlerinin yapımını tamamladık. Kilis’in içme suyu problemini çözdük.
Musabeyli ve Narlıca barajları ile sulamalarının yapımı sürüyor. Polateli Şahinbey Organize Sanayi Bölgesini kurduk. Ayrıca 128 hektarlık alanı kamulaştırarak Kilis Organize Sanayi Bölgesine dahil edip sanayicimizin hizmetine verdik. İstihdamı desteklemek için Kilisli işverenlere 1 milyar lira prim teşviki verdik. Enerjide, merkeze ve Polateli’ne doğal gaz arzını sağladık.”
“Bu yatırımlara yerel yönetimlerle işbirliği içinde çok daha fazlasını ekleyeceğiz”
Bunların dışında pek çok hizmet ve eseri Kilis’e kazandırdıklarını vurgulayarak, şehre yapılan yatırımların anlatıldığı videoyu izleten Erdoğan, şunları kaydetti:
“İnşallah 31 Mart’tan sonra bunlara yerel yönetimlerle işbirliği içinde çok daha fazlasını ekleyeceğiz. İl ve ilçe belediye başkan adaylarımızı sizlere emanet ederken, Cumhurbaşkanınız olarak, sizlerin hakimi değil hizmetkarı olarak, belediye başkanlarımla, belediye meclis üyeleriyle inşallah şehirlerimizi yepyeni, yeniden ayağa kaldıracağız. Ben de Kilisli kardeşlerimin özellikle adaylarımıza güçlü destek vereceğine inanıyorum. 31 Mart’ta Kilis’ten güzel haberler bekliyorum.”
Notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti Kilis Belediye Başkan adayı Reşit Polat ve ilçe belediye başkanlarıyla vatandaşları selamladı.
Mitinge, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, AK Parti İl Başkanı Zihni Serhan Diyarbakırlı ve AK Parti Gaziantep ve Kilis milletvekilleri de katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, miting alanına gelirken yol boyunca vatandaşların sevgi gösterileriyle karşılandı, kendisini karşılayan çocuklara da harçlık verdi, oyuncak hediye etti.
(Bitti)
]]>Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, İzmir Minibüsçüler Esnaf Odası’nı ziyaret etti. Minibüsçülerin taleplerini dinleyen ve projelerinden bahseden Dağ, “Biz İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olduğumuz dönemde minibüsçüye ve taksiciye ayrı bir alan gibi değil, şehir içindeki ulaşımımızda birer partnerimiz, birer birlikte çalıştığımız kişiler olarak bakacağız. Ulaştırma Daire Başkanlığı veya başka kurullar vasıtasıyla bırakın bürokrasi çıkartmayı, biz daha kolay bir şekilde işlerinizin çözülmesini hep birlikte sağlayacağız” dedi.
“5 sene içinde inşallah bu şehirde bozuk yol kalmayacak”
“Şehrimizde gelecek dönem 11 başlıktan oluşan geniş kapsamlı projelerimizi hayata geçireceğiz” diyen Dağ, şunları söyledi:
“Ben sizlere, ‘Ulaşılabilir İzmir’ hayalimizden, bu konuda neler yapacağımızdan birkaç örnekle bahsetmek istiyorum; İzmir’in iki yakasını birbirine bağlayan bir köprü ve tüp geçit projesi olan ‘Körfez Geçişini’ hayata geçireceğiz. ‘İzmir’e yeni bir çevreyolu’ kazandıracağız. Yeni çevreyolunu şehir merkezine bağlayacak 9 önemli bağlantı yolu yapacağız. Raylı sistem projelerimizle, mevcut hatları daha verimli hale getirerek, hemşehrilerimizin daha kısa sürede konforlu bir şekilde seyahat etmelerini sağlayacağız. Şehir merkezinde trafik yoğunluğuna neden olan kavşaklarda yapacağımız düzenlemelerle trafiğe nefes aldıracağız. Şehir merkezinde yeni alternatif yollar üreteceğiz. Nereye gitsem en fazla duyduğum iki tane söz var. Biri, ‘vekilim arabaların alt takımlarını yaptırmaktan yorulduk.’ En kötülerden başlayarak 5 sene içinde inşallah bu şehirde bozuk yol kesinlikle kalmayacak.”
“Rotamızı birlikte oluşturalım”
Minibüs esnafından destek isteyen Dağ, “Bu yürüyüşümüz aslında ömrümüzün sonuna kadar koşacağımız İzmir’e hizmet maratonunun ısınma turlarıdır. 1 Nisan sabahı inşallah desteklerinizle işaret fişeği ateşlenecek ve bitiş çizgisi belli olmayan bir bayrak yarışına başlayacağız. ve ben sizlere söz veriyorum; bayrağı bu kardeşinize teslim ettiğinizde, vazifemin sonuna kadar İzmir’i lider şehir yapmaya gayret edeceğim. Bu koşuda sizin önerilerinize, taleplerinize daima kulak vereceğim. Sizden güzel bir destek almamız lazım. Gelin İzmir’i birlikte liderliğe taşıyalım, gelin koştuğumuz yolları birlikte güzelleştirelim, gelin İzmir’in direksiyonunu bize emanet edin, rotamızı birlikte oluşturalım. Gelin eşsiz İzmir’i daha eşsiz yarınlara birlikte ulaştıralım” diye konuştu.
“Hamza Başkanımızla beraber bu işlerin çözüleceğini umuyoruz”
Programda konuşan İzmir Minibüsçüler Odası Başkanı Mehmet Kayışdikici, “Geçmişte bizim minibüsler, üç ticari, iki ticari yaparken şu anda yerlerde sürünüyoruz. Bunun sebepleri belli. İnşallah önümüzdeki günlerde Hamza Başkanımızla beraber bu işlerin çözüleceğini umuyoruz. İçeri verdiğimiz 250 tane M plakalı minibüsü taksi yapmak istiyoruz. Şu anda İzmir Büyükşehir Belediyesinin 2030’a kadar 500 tane ticari taksi ihtiyacı var. Hiç olmazsa minibüslerin 250 tanesini parça parça taksiye geçirmek istiyoruz. İZTAŞ’a da geçmek istiyoruz. Hiç olmazsa bunu gönüllülük esasına dayanarak çıkmak isteyen arkadaşları yapalım. Şehir Hastanesinin bağlantı yolları açılmadı daha. Bunun yanında son durak yerlerimizin revize edilmesi gerekiyor birçok alanda. Fahrettin Altay-Narlıdere Metrosu açıldı. Ne olacağını bilmiyoruz. Oralarda da bir çalışmamız lazım” diye konuştu.
“Şu anda araçlarda çalışacak şoför bulamıyoruz” diyen Kayışdikici, şunları söyledi: “Günlük kazançlarımız çok düşük. Ben ve benim gibi 65 yaşını geçenler minibüs kullanamıyoruz. Bizim kendi çocuklarımız 21 yaşına gelmeden minibüs kullanamıyor. 26 yaşına gelmeden servis aracı kullanamıyor. Ama biliyorsunuz Türkiye’de 18 yaşındaki bir genç arkadaş milletvekili olabiliyor. Bunların önünü açmak istiyoruz.” – İZMİR
]]>Uraloğlu, Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı işbirliğinde yapımı süren Emek-Şehir Hastanesi Metro Hattı’nın ilk durağının açılışı dolayısıyla Yeni Balat İstasyonu’nda düzenlenen Bursaray Emek-Balat Raylı Sistem Hattı Tamamlanma Töreni’nde yaptığı konuşmada, güzergahın tamamlanmasıyla Bursa’nın kent içi raylı sistem ağının güçleneceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından bu yana şehirleri hızlı trenlerle birbirine bağlarken, şehir içi raylı sistemleri de birbiri ardına hayata geçirdiklerini belirten Uraloğlu, Türkiye Yüzyılı’nda adeta bir kent için raylı sistem fırtınası estirdiklerini vurguladı.
Uraloğlu, ülke genelinde inşa ettikleri kent içi raylı sistem hattı uzunluğunun 433 kilometreye ulaştığını anlatarak, “Sadece İstanbul’da bu sene 34 kilometrelik raylı sistem hattını hayata geçirdik. Kocaeli’de hafta sonu yine raylı sistem çalışmalarımızı yürüttük. Hasılı İstanbul, Kocaeli ve Bursa’da toplam 47 kilometrelik bir hattın çalışmasını devam ettiriyoruz.” diye konuştu.
Bursaray Emek-Balat Raylı Sistem Hattı’nı tamamlamanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bursa’nın ulaşım ve iletişim altyapısını güçlendirmek için Bursa’yı geleceğe taşıyacak birçok projeyi birbiri ardına hayata geçirdik ve bundan sonra da yolumuza devam edeceğiz. 2002 yılından bu tarafa Bursa’nın ulaşım ve iletişim altyapısına tam 202 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak bölünmüş yol uzunluğumuzu 609 kilometreye çıkardık. Yine bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğumuzu 787 kilometreye çıkardık. İstanbul-Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu’muzu bitirdik. Bursa Çevre Otoyolu’nu, Bursa-İnegöl-Bozüyük Yolu’muzu, Bursa-İzmir Devlet Yolu’nu bitirdik, önemli güzergahlarımızı tamamladık. Az önce de Çalı-Kayapa-Hasanağa İl Yolu’nun ikinci etabını açtık. Diğer etaplarla ilgili de yine Büyükşehir Belediyemizle gerekli işbirliği içinde çalışmalarımızı önümüzdeki dönemlerde yürüteceğiz.”
Bursa-Ankara ve Bursa-İstanbul arası YHT ile 2 saat 15 dakikaya düşecek
Bakan Uraloğlu, Bursa’yı Yüksek Hızlı Tren (YHT) ağına katacak çalışmaların sürdüğünü anımsattı.
Çalışmalarla ilgili bilgi veren Uraloğlu, “Bursa-Ankara Yüksek Hızlı Tren Hattı’mızı, Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hattı’na bağlantılı olarak saatte 200 kilometrelik hızla inşallah bitirdiğimizde işletmeye açacağız. Önümüzdeki senenin sonu inşallah bunu gerçekleştirmiş olacağız. 201 kilometrelik hattı bitiriyoruz. Çalışmalarımız halen devam ediyor. Çalışmalarımızı bitirdiğimizde biz Ankara-Bursa arasını 2 saat 15 dakikaya, yine Bursa-İstanbul arasını 2 saat 15 dakikaya indirmiş olacağız, Yüksek Hızlı Tren konforuyla.” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, Emek-Arabayatağı Metro Hattı’nın, yapacakları uzatmayla Mudanya Bulvarı’nı geçerek Yüksek Hızlı Tren Garı ve nihayetinde Bursa Şehir Hastanesine ulaşacağını aktardı.
Saatte 80 kilometre tasarım hızıyla günlük 110 bin yolcuya hizmet edecek 4 istasyonlu hattın 4,9 kilometre uzunluğunda olacağını anlatan Uraloğlu, “Yapımı devam eden Bursa-Yenişehir-Osmaneli Yüksek Hızlı Tren Hattı ile metromuzu entegre ederek Bursalılara Yüksek Hızlı Tren erişimi için konforlu ve dakik bir ulaşım tesis edeceğiz.” dedi.
Bursa’nın raylı sistem araçlarının bakım ve onarımının Bursa Uludağ Üniversitesi arazisinde inşa edilecek depoda, kendi hattında yapılacağını söyleyen Uraloğlu, “Önümüzde bir seçim var. Bu seçim bizler için kıymetli. Alinur Aktaş kardeşimizle beraber Bursa’ya güzel hizmetler yaptık. Onun ilçe belediye başkanlığı döneminde de güzel hizmetler, güzel işbirliğimiz oldu. 31 Mart akşamında tekrar Alinur Aktaş kardeşimizi seçerek, 1 Nisan sabahından itibaren ‘Durmak yok, yola devam’ diyerek hizmetlerimize inşallah devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın da katılımcılara hitap ettiği program, Bakan Uraloğlu ve protokol üyelerinin işçilerle fotoğraf çektirmesiyle sona erdi.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bursa’da Çalı- Kayapa- Hasanağa yolunun ikinci etap açılış törenine katıldı. Bakan Uraloğlu, Bursa’da altyapı ve ulaşım anlamında yapılan her projeye destek vereceklerini dile getirdi ayrıca, Yüksek Hızlı Tren hattı projesinin de önümüzdeki yıl sonunda bitirmeyi hedeflediklerinin altını çizdi. Uraloğlu, “Bizim yaptığımız hizmetlerde ‘Durmak yok yola devam’ diyerek, yolumuza çıktık. Yağmurla birlikte bu açılışımızı yapacağız. Yolumuz hayırlı uğurlu olsun diyorum. Biraz sonra raylı sistem hattımızın bir istasyonunun açılışını gerçekleştireceğiz. Bende gerçekten Bursa’da olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Bursa’nın birçok ulaşım problemini biz çözdük. Otoyolundan, devlet yolundan Bursa’yı bağlamadığımız bölünmüş yol kalmadı diyebilirim. Yüksek Hızlı Tren Hattımızda çalışmalar devam ediyor. Bazen aksamalar oldu ama şu an hepsi genel anlamda yoluna girdi. Önümüzdeki yılın sonunda bir sonraki yılın başında burayı bitirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Bursa’da ulaşımı genel anlamda çözdüklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, “Bursa’da biz ulaşım problemlerini genel anlamda çözdük diyoruz ama bir taraftan da Bursa büyüyor ve gelişiyor. İhtiyaçları da değişiyor. Bursa’nın yeni olan ihtiyaçları da biz bu anlamda çözmemiz gerekir diye düşünüyorum. Burada Çalı- Kayapa- Hasanağa yolunun ikinci etabını açıyoruz. Buranın birinci etabını bitirerek trafiğe açmıştık. Şimdi ikinci etabını bitirdik. Büyükşehir belediyesi ile bizim yapacağımız işbirliği, yol arkadaşlığı kıymetlidir. En güzel örneklerinden bir tanesi biz burada yaşıyoruz. Yüksek bir trafik hacmine sahip bu yolun Bursa’ya güzel hizmetler edeceğine ben inanıyorum” diye konuştu.
“Kuzey çevre yolunu hayata geçireceğiz”
Bakan Uraloğlu sözlerine şöyle devam etti:
“Gelişen, büyüyen şehirde yeni ihtiyaçlar var. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız 2029 vizyonunda oturdu, çalıştı. Bizde bu anlamda bakanlık olarak kendisine nasıl destek veririz diye istişareler ettik. Sonuçta da o projeleri sizlere hazırladı. Büyükşehir özellikle kamulaştırma problemini, imar sorununu hallettiği ölçüde bizde o şehrin ulaşımına, altyapısına bakanlık olarak katkı sağlıyoruz. Kuzey-Güney yolu ile ilgili çalışmalardan başkanım bahsetti. Kamulaştırmaları bitirmek üzereyiz dedi. Bunları yapınca bize de yolu yapmak düşüyor. O anlamda bizde üzerimize düşeni yapacağız. Mutlaka Kuzey çevre otoyolunu hayata geçireceğiz. Burada söylemek istiyorum. Biz Bursa’mız için şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da hizmetlerimizi sürdüreceğiz.”
“Bursa Ankara arası 2 saat 15 dakika olacak”
“Burada sadece Hızlı Tren projemizi bitirdiğimizde Bursa’dan artık sadece 2 saat 15 dakikada hem Ankara’ya hem de İstanbul’a gidebileceğiz” diyen Uraloğlu, “Bursa daha yaşanabilir, daha gelişmiş şehir haline gelecektir. Şimdiye kadar bu projelerin hayata geçirilmesinden, Valiliğimize, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne, kamu kuruluşlarına teşekkür ediyorum. Bu projenin en başından sonuna kadar çalışan Karayolları çalışanlarına, müteahhit firmamıza teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Ulaşım, şehirde öne çıkan en önemli konu”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Alinur Aktaş ise, “Bursa sanayi yoğunluğu olan bir şehir. Yerli ve milli olan ilk otomobilimiz Togg’unda üretim mekanı. Hızlı büyüyen sanayi ile beraber, hızlı büyüyen nüfus artışı ile beraber belli noktalarda ulaşımla ilgili sıkıntılar oluşuyor. Ulaşım özellikle şehirde ön plana çıkan en önemli konu. Dolayısıyla ulaşımla alakalı daha radikal işler yapılsın, çözüm noktasında insanlarda beklenti var. Bu son yıllarda bu sorun çözülmeye başladı. Onun eserlerinden bir tanesi de burasıdır. Burayı tamamen bitirdiğimiz büyük bir kolaylığı burada sağlamış olacağız. Seçim beyannamemizdeki bir projeyi burada açıklayarak sizlerin desteklerinizi bir kez daha talep etmiş olacağım” dedi.
“Bursa nüfusu 2 milyon 200 bin oldu”
Aktaş, Bursa’nın büyüdüğüne dikkat çekerek, “Bursa Kestel-Görükle aksında 30 kilometre hat üzerinde kurulmuş bir şehirdir. Bir tarafı dağ, bir tarafı çok fazla kalmayan ova. Bu şehrin nüfusu 2000’li yıllarda 1 milyonken, şu an 2 milyon 200 bin oldu. Dolayısıyla güney- kuzey koridorunu açıkladık. Buna dair önemli kamulaştırmalar yapıyoruz. Bu kamulaştırmalarla beraber önemli yollar açıyoruz. Bursalılar bunu biliyoruz. Burası da güney koridorunun bir parçasıdır. Güney koridoru ile alakalı Hasanağa çevre yolu bağlantısı ile alakalı. Biz kamulaştırmaları bitiriyoruz. Yakın bir zaman içinde size devredip, devlet yolu standardında tamamlanmış olmasını sağlayacağız” – BURSA
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Burdur Cumhuriyet Meydanı’nda 40 binin üzerinde vatandaşa hitap etti. Erdoğan, İstiklal şairi merhum Mehmet Akif’in mebusluğunu yaptığı Burdur’da bulunmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu kaydetti. Isparta’da büyük bir sevgiyle karşılandıklarını dile getiren Erdoğan, “Burdurlu kardeşlerimizle hasret gideriyoruz. Meydanda ne kadar kardeşimiz var, diye sorduk. Verdikleri rakam 40 bin Maşallah. Bu ne coşku? Bu ne aşk? Aşkınız daim olsun. Coşkunuz sandıklara dolsun. Onun için 10 gün var. 10 gün sonra sandıklardayız. Burdur’u sizlerin şu coşkusunu gerçekten çok özlemiştik. Burdurlu kardeşlerimize bir şükran borcumuz var. Önce bu borcu ödemek istiyorum. Türkiye’nin son dönemdeki en önemli seçimlerinden olan o14, 28 Mayıs seçimlerinde Burdur, Allah razı olsun. Bizi yine yalnız bırakmadı” diye konuştu.
“Türkiye istikrar adası”
Ramazanı Şerif’in gelmesiyle hanelerin şenlendiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sofralarımız bereketlendi. Nasıl olsa şimdilik saleplerle işi idare ediyoruz. Yani biz Bucak’ı unuttuk mu zannediyorsunuz? Sürekli salebimizi alıyoruz, bütün misafirlerimize ikram ediyoruz. Şu seçimi atlatalım ondan sonra gerisi kolay. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan bu mübarek ayın manevi havasını doya doya teneffüs ediyoruz. Ailelerimizle, sevdiklerimizle, çoluk çocuğumuzla birlikte Ramazan-ı Şerifi huzurla idrak ediyoruz. Gönül coğrafyamıza baktığımızda ise yüreklerimiz dağlanıyor. Gazze’den Suriye’ye, Yemen’den Afganistan’a kadar kardeşlerimiz bu Ramazanı kan içinde ateş içinde maalesef acı içinde geçiriyor. Karadeniz’den komşularımız olan Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş 2 yılı aşkın süredir devam ediyor. Savaşın kendilerine sıçrama tehlikesinden dolayı Avrupa’nın birçok ülkesinde endişe hakim. Yarın ne olacağını, krizin nerede patlak vereceğini kimse bilmiyor. Tüm bu çatışmaların ortasında Türkiye istikrar adası olarak yükseliyor. Esnafımız her sabah dükkanını gönül huzuruyla açıyor. Çiftçimiz tarlasını rahatça sürüyor. Sanayicimiz, tüccarımız, iş dünyamız, turizmcimiz, geleceğine umutla bakıyor. Fabrikalarımızda üretip, okullarımızda eğitim, hiçbir aksaklık olmadan devam ediyor” dedi.
“Enflasyon herkes gibi bizi de zorluyor”
“Sınırlarımızın hemen ötesindeki kaygıların hiçbirini bizler yaşamıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların ne kadar büyük bir nimet olduğunu, etrafımıza baktığımızda çok daha iyi anlıyoruz. Tabii ki bunları söylerken ülkemizde her şey süt liman demiyoruz. Dünyanın her ülkesi gibi bizim de sıkıntılarımız var. Zorluklarımız var. Çözmek için uğraştığımız problemlerimiz var. Bölgemizde yaşanan çatışmalardan istesek de istemesek de bizler de etkileniyoruz. Avrupa ve Amerika dahil tek pek çok yerde son 60-70 yılın zirvelerine çıkan enflasyon oranları herkes gibi bizi de zorluyor. Tüm bunlara ilave olarak biz 6 Şubat depremlerinin yol açtığı güçlüklerle de mücadele ediyoruz. Daha bir sene önce ve 53 binden fazla insanımızın vefat ettiği depremlerin yaralarını sarmaya çalışıyoruz. Ekonomik maliyeti 104 milyar dolar olan depremin ülkemiz ekonomisinde oluşturduğu baskı hala devam ediyor. Her hesabımızı buna göre yapıyoruz. Bu yılın bütçesinde deprem çalışmaları için 1 trilyon liranın üzerinde kaynak tahsis ettik. Geçen yıl da bütçeden aşağı yukarı aynı tutarda harcamamız oldu. Bu rakama belediyelerimizin, vakıflarımızın ve iş dünyamızın harcamaları dahil değil” ifadelerine yer verdi.
Üzerinden zaman geçtikçe bazı şeyler unutulsa da ülke ve millet olarak büyük bir imtihanla sınandıklarının altını çizen Erdoğan, deprem bölgesini ayağa kaldırmadan hiç kimsenin gönlünün rahat olamayacağını bildirdi.
“Depremzedelerimize sırtımızı dönemeyiz”
“Evi yıkılan, düzeni bozulan, eşini, çocuğunu, anne babasını, yakınlarını, depremde kaybeden kardeşlerimize sırt dönemeyiz” diyen Erdoğan, “Depremzedelerimizi yeni yuvalarına süratle kavuşturmamız gerekiyor. Dün 30 bin 723 deprem konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim ettik. Böylece 76 binden fazla kardeşimizi yeni yuvalarıyla buluşturmuş olduk. Bu rakamı inşallah yıl sonuna kadar 200 bine tamamlayacağız. Aynı şekilde depremin vurduğu illerimizi tekrar inşa etmemiz şart. Bizim de devlet olarak önceliğimiz deprem bölgesidir. Depremzede vatandaşlarımızı konteynerden kurtarıp evlerine yerleştirmektir. Kardeşlerim deprem bölgemize yoğunlaşırken elbette diğer şehirlerimizi ve buralarda yaşayan vatandaşlarımızı, asla ihmal etmiyoruz. Hayat pahalılığının yol açtığı sıkıntıların farkındayız. Özellikle emeklilerimizden gelen serzenişlere kulaklarımızı tıkamıyoruz. Gerek tek sefere mahsus yaptığımız 5 bin liralık ödemeyle gerekse yüzde 50’yi bulan maaş ve ikramiye artışlarıyla emeklilerimizin yükünü hafifletmeye çalıştık. Sadece bu ek ödeme için 300 milyar lira civarında kaynak kullandık. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini nisan ayının ilk haftasında hesaplarına yatırıyoruz. Çalışanımızı, memurumuzu, emeklimizi, enflasyona ezdirmeme ilkemize her şart altında bağlıyız” diye konuştu.
Erdoğan, kalıcı refah artışını sağlamak için enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmeleri gerektiğini bildirdi.
“Milyonlarca lira döviz var”
Daha önce bunu nasıl yaptıysak yine başaracaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devletimizin imkanları büyüdükçe geliri arttıkça, omuzlarındaki yük biraz daha azaldıkça ortaya çıkan kaynağı herkese adil şekilde dağıtacağız. Sizlerden biraz daha sabır, biraz daha dayanışma bekliyorum. Burdurlu kardeşlerimin, muhalefetin, laf olsun torba dolsun kabirinden sözlerine itibar etmeyeceğine inanıyorum. Burdur bunlara aldanmasın, bunların boş vaatlerine kanmasın. Bunların derdinin, ne emeklilerimiz, ne emekçilerimiz, ne de çiftçilerimiz olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Bunların tek bir derdi var. O da menfaatlerini korumaktır. Deste deste para balyalarından yapılan kuleleri inanıyorum ki siz de televizyonlarda izlediniz. Ortada nereden geldi ve nereye gittiği belli olmayan milyonlarca lira ve döviz var. Her televizyona çıkan farklı bir açıklama yapıyor. Acemi genel başkan dahil, parti yöneticilerinin hepsi ayrı telden çalıyor. Hiç merak etmeyin. Evelallah dik duracağız, eğilmeyeceğiz hiç kimse şüphe bulutlarını giderecek makul, mantıklı ve tutarlı bir cümle kurmuyor, kuramıyor. Meselenin daha vahim tarafı, tüm bu tartışmalar sürerken meşhur hesap uzmanının ortalıkta esamesi yok. Kim olduğunu biliyorsunuz. Ortalıkta hiç gözükmüyor, kayıp. Ankara’da bir apartman dairesi tutmuşlar. Vaktini orada geçiriyor. Ben ne demiştim? Bay bay Kemal demiştim. Dediğin çıktı mı? Kardeşlerim, hiç kimse böyle bir skandalı üç maymunu oynayarak yetiştiremez. Hiç kimse sağa sola saldırarak hakaret ederek, bu yetmeyince de milleti kendi suçuna ortak ederek bu rezaletten kendini kurtaramaz. Çantalar dolusu, bu paraların kimden alındığı, nereye harcandığı, belgeleriyle, kayıtlarıyla şeffaf bir şekilde açıklanmak zorundadır” ifadelerine yer verdi.
“Bıraksın darbe şakşakçılığını”
“Sadece bu kadar da değil CHP’nin demden transfer ettiği adaylarından biri çıkıyor, İstanbul’un bir ilçesiyle ilgili akla ziyan sözler ediyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir başka adaylarıyla ilgili şantaj dahil her türlü iddia ortada kol geziyor. Özgür efendinin bizzat kendisi ise akılla, mantıkla bağdaşmayacak, garip, darbe açıklamaları yapıyor. CHP Genel Başkanlarının telefon merakı ona da sirayet etmiş. Darbecilerden kendisine milli iradenin yerle yeksan edildiğine dair telefon gelecekmiş. Ee o da bunu ‘gençler yapıyor’ diye sevinecekmiş. Gerçi bunların devrik genel başkanları da, darbecilerin tanklarının arasından kaçmış, kahvesini Bakırköy Belediyesinde yudumlayarak işin sonucunu beklemişti. Hatırlıyorsunuz. Özgür efendi bıraksın bu darbe şakşakçılığını da çıksın önce içlerine kurt düşürdüğü CHP’li vatandaşlarımıza karşı görevini yerine getirsin. Özgür efendi yanına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nı da alsın. Türk siyasetine bulaştırdıkları bu lekeden dolayı milletten özür dilesin. Gerçekten Özgürce siyaset yapmak, siyasi rüştünü ispat etmek istiyorsa Özgür efendiden beklenen tavır budur. Bunun dışında söylediklerinin milletimizin nazarında hiçbir hükmü yoktur” dedi.
“Onlar ceplerini doldurmanın derdinde”
Erdoğan, muhalefetle aralarında vizyon ve gündem farkı olduğunu vurgulayarak, “Biz şehirlerimizi büyütmenin, kalkındırmanın, insanımıza, aşkla hizmet etmenin derdindeyiz. Onlar ise ceplerini doldurmanın, koltuklarını sağlama almanın peşindedir. Mevcut CHP yönetiminden ülkemize ve milletimize fayda gelmeyeceğini hep beraber görüyoruz. Bunun için biz sadece işimize bakıyoruz, işimize odaklanıyoruz hizmet ve eser siyasetimizi devam ettirmenin yollarını arıyoruz. Bu anlayışla son 21 yılda Burdur’a 60 liranın üzerinde yatırım yaptık. Eğitimde bin 362 derslik inşa ettik. 9 bin 172 kapasiteli yüksek öğrenim yurtları açtık. 31 spor tesisi yaptık. Burdurlu ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, şehit yakınlarımıza, yaşlılarımıza, engellilerimize 1.5 milyar liralık kaynak aktardık. Sağlıkta 475 Burdur Devlet Hastanesi başta olmak üzere toplamda bin 150 hastane dahil 37 sağlık tesisini hizmete açtık. 4 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. TOKİ vasıtasıyla 691 konutu tamamladık. 276 konut yapımı devam ediyor. Riskli 8 bin 175 yapıyı dönüştürdük. 3 millet bahçesinden birini yaptık, birinin yapımına birinin de proje çalışmalarına devam ediyoruz” dedi.
Hizmetler, projeler
Burdur’a yapılan yatırım ve yapılacak projeler hakkında bilgiler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrimizin 45 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu, 267 kilometreye çıkardık. Kocaelililer ve Bucak Sanayi Köprülü kavşaklarını tamamladık. Burdur, Tefenni, Çavdır, Antalya, Korkuteli, Söğüt, Burdur, Isparta, Taşkapı, Ağlasun ve Gölhisar Çameli yollarının yapımına devam ediyoruz. Bucak çevre yolunun ihalesini 28 Mart’ta yapıyoruz. Burdur- Gümüşgün arasındaki mevcut demir yolu hattını yenileyerek iyileştirdik. Hızlı tren projesi tamamlandığında Burdur ülkemiz hızlı tren ağına bağlanmış olacak. Afyon, Denizli, Isparta, Burdur demir yolunu modernize ettik. Burdur’da 17 baraj ve 2 gölet 2 içme suyu tesisi inşa ettik. 4 baraj yapımına devam ediyoruz. İnşa ettiğimiz 37 sulama tesisiyle 297 bin dekar, sanayi araziyi sulamaya açtık. Yapacağımız yeni tesislerle 29 bin dekarın üzerinde daha sulamaya açacağız. Burdurlu çiftçilerimize 19 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Burdur’a bir organize sanayi bölgesi, bir araştırma geliştirme merkezi ve bir teknopark kurduk. İstihdamı desteklemek için, Burdurlu işverenlerimize 720 milyon lira prim desteği sağladık. 32 ata yadigarı eserimizi restore ettik” ifadelerine yer verdi. – BURDUR
]]>Erdoğan, partisinin 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen mitinginde vatandaşlara hitap etti.
Isparta’nın 92 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 241 kilometreye çıkardıklarını belirten Erdoğan, Isparta şehir geçişi alt geçitli kavşağını, Isparta- Eğirdir yolunu, Isparta- Keçiborlu yolunu ve Keçiborlu- Dinar yolunu tamamladıklarını söyledi.
Isparta- Burdur yolunun yapımına devam ettiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Isparta- Konya yolunun 17 kilometrelik kısmının ihalesine 29 Mart’ta, Isparta-Eğirdir Kışla kavşağı ve Şukuf Yeni Otogar kavşağının ihalesine 26 Mart’ta çıkacaklarını duyurdu.
Erdoğan, “Antalya Dereboğazı-Isparta yolunun kalan 68 kilometrelik kısımdaki 8 çift tüp tünel ve 12 çift köprü için proje çalışmalarını tamamladık, kısımlar halinde ihalelerini yapıyoruz. Afyon, Denizli, Isparta, Burdur mevcut demiryolu hattını modernize ediyoruz. Süleyman Demirel Havalimanımızı yeniledik.” diye konuştu.
Şehre 21 baraj, 8 gölet ve 145 taşkın koruma tesisi inşa ettiklerini belirten Erdoğan, 9 baraj, 1 gölet ve 12 sulama tesisinin yapımına devam ettiklerini, hizmete verdikleri 69 sulama tesisiyle 500 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını, yapımı süren tesislerle 47 bin dekar zirai araziyi daha sulamaya açacaklarını söyledi.
Ispartalı çiftçilere 25 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdiklerini anımsatan Erdoğan, sanayide üniversitelerin ve sanayicilerin el ele vererek teknoloji üretmeleri için şehre bir teknopark kurduklarını ifade etti.
İstihdamı desteklemek için Ispartalı işverenlere 1,5 milyar lira prim teşviki verdiklerini hatırlatan Erdoğan, “Enerjide Atabey, Eğirdir, Gelendost, Gönen, Keçiborlu, Kuleönü, Sav, Senir, Senirkent, Şarkikaraağaç, Uluborlu ve Yalvaç’a doğal gaz arzını sağladık.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Isparta’ya yapılan yatırımların izletilmesinin ardından, 31 Mart’tan sonra bunlara belediyelerle işbirliği içerisinde çok daha fazlasını ekleyeceklerini söyledi.
“Deste deste dolarlarla İstanbul’da seçim kazanmak istiyorlar”
Kendileri için en büyük mükafatın insanların gönüllerinden koparak söze döktükleri “Allah razı olsun” duası olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Yaptığımız eserlerle gök kubbede hoş bir seda bırakmadıktan sonra siyasetin, hükümetin, ünvanların ne önemi var? Hep ‘medeniyet’ diyoruz, ‘medeniyet davası’ diyoruz değil mi? Medeniyet içi boş kavgalarla, kimseye faydası olmayan polemiklerle ülkenin vaktini ve enerjisini boşa harcayarak inşa edilmez, geliştirilmez. Deste deste dolarlarla, nereye gidersin? İşte şimdi CHP’nin belediye başkan adayı deste deste dolarlarla İstanbul’da seçim kazanmak istiyorlar. Ben Ispartalı kardeşlerime İstanbul’daki hemşehrilerini arayarak, onları da dikkatle uyarmalarını istiyorum.
Ecdat, gece gündüz harama uçkur çözmeden, harama eyvallah etmeden, helalinden kazandılar helalinden yediler ve böyle ter döktüler. Şimdi Selçuklunun, Osmanlı’nın, Cumhuriyet’in bu topraklarda vurduğu her mührün, miras olarak bizlere emanet ettiği her bir eserin gerisinde işte böyle zorlu mücadele var. Ne diyor o güzel Isparta türküsünde bakalım bilecek misiniz? Bahçelerde pazı olur/gül açılır yaz olur/ben yarime gül demem/ gülün ömrü… Ecdadın bize bıraktıklarıyla yetinmeye kalkarsak, milletçe bu vatan topraklarındaki ömrümüz az olur. Sürekli üzerine daha fazlasını, daha güzelini, daha iyisini koyarak devam edeceğiz ki devraldığımız emanetin hakkını verelim. Bizden sonraki nesillere daha büyümüş, daha güçlenmiş, daha zenginleşmiş bir Türkiye’ye bırakacağız ki onlar da çıtayı daha yükseğe koyabilsinler.”
Birilerinin hiçbir iş yapmadan, hiçbir eser ve hizmete imza atmadan sadece eleştirerek, sadece hata yapılmasını bekleyerek siyaset yaptığını sandığını ifade eden Erdoğan, “Bu, ‘armut piş ağzıma düş’ zihniyetini hasbelkader yönetimini ele aldıkları şehirlerimizin nasıl geriye götürdüklerinin çevrenizdeki örneklere bakarak sizlerde görüyorsunuz. Üstelik bu uğurda bölücü örgütün uzantılarıyla demlenmekten, eskiden bizimle birlikte olanları güya kurnazlık yapıp karşımıza çıkarmaktan, deste deste para görüntüleriyle siyaseti kirletmekten öte gitmedi.” dedi.
Notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından partisinin Isparta’daki belediye başkan adaylarını sahneye çağırarak vatandaşları selamladı.
Isparta Belediye Başkanı ve yeni dönem başkan adayı Şükrü Başdeğirmen’in de konuştuğu mitinge, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ile bazı milletvekilleri de katıldı.
Miting alanına, “İki laf etse biri iman, biri vatan, işte budur siz vatan hainlerine batan”, “Çöl yağmura, ağaç toprağa, bülbül güle, gül laleye, biz sana sevdalı”, “Uğrunda bir ömür verilir” yazılı afişler asıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanından miting alanına geldiği yol güzergahında çocuklara oyuncak hediye etti.
Erdoğan, mitinglerde kullandığı tırın içinde yer alan haritada Isparta’nın üzerini raptiyeyle işaretledi.
(Bitti)
]]>Tosun, ilçe için hazırladığı projelerini, 6 başlık altında ve “Bodrum’a Sözüm Var” sloganı ile tanıttı.
Bir otelde düzenlenen toplantıya, Cumhur İttifakı partilerinin yöneticileri, ilçe teşkilatları, Bodrum Belediye Meclis üyesi adayları, iş insanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, muhtarlar ve basın mensupları katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda Tosun, Bodrum için hazırladığı 41 projeyi 6 ana başlık altında tek tek anlattı.
İşe belediyeden başlayacaklarını söyleyen Tosun, Bodrum’un ortak akılla yönetilen katılımcı ve demokratik bir kent olacağını, uzun zamandır halkla irtibatı kopan ve hizmet üretemeyen belediyeyi yeniden vatandaşla buluşturacaklarını kaydetti.
Bodrum’un en öncelikli çözüm bekleyen sorunlarının su, altyapı ve ulaşım olduğuna dikkati çeken Mehmet Tosun, Su Yönetim Planı’nı hazırlayarak Bodrum Yarımadası’nın su sıkıntısına kesin çözüm getireceklerini anlattı. Tosun, bir diğer eylem planını da katı atıkların bertarafı için hazırladıklarını belirtti.
Yarımadanın kronik sorunlarından biri olan dere ıslahlarını ivedilikle tamamlayacaklarını ve her yıl 1 Nisan’da kenti altyapı eksiklikleri olmadan, sorunsuz bir şekilde turizmcilere teslim edeceklerini söyleyen Mehmet Tosun, ” Gündoğan, Ortakent, İslamhaneleri, Göltürkbükü’nde ve bazı kırsal mahallelerde çok ciddi altyapı sorunları var. Bunların projelerini gerçekleştirip yatırıma dönüşmesini sağlayacağız. Bodrum’da bozuk ve bakımsız yol kalmayacak. Afetler artık Bodrum’un kaderi olmayacak.” dedi.
Kendisinin Ulaşım ve Trafik Planlama uzmanı olduğunu hatırlatan Tosun, Bodrum’da kış aylarında bile yaşanan ulaşım ve trafik sorununu üç yıl içerisinde çözeceğini söyledi.
Bodrum’a 8 kilometresi yeraltından devam eden, yaklaşık 19 kilometrelik yeni çevre yolunu kazandıracaklarını belirten Tosun, ayrıca yeni imar yollarının açılacağını, Torba- Turgutreis yolunun düzenleneceğini ve Torba-Yalıkavak arasındaki yolun da bölünmüş yol olacağını kaydetti.
Tosun, ayrıca Halikarnas Mozolesi, Pedasa Antik Kenti, Hipodrom, Mars Mabedi gibi arkeolojik değerleri gün yüzüne çıkaracaklarını, Aya Nikola gibi kilise, şapel ve eski binaları ayağa kaldırarak Bodrum’u Bodrum yapan tüm zenginlikleri turizme kazandıracaklarını söyledi.
Bodrum’da tüm sanat etkinliklerinin yapılabileceği bin 500 kişilik bir kültür sanat merkezi planladıklarını belirten Tosun, bir yıla yayılan kültür-sanat ve etkinlik takviminden de söz etti.
Belediye bünyesinde bir “afet birimi” kuracaklarını da söyleyen Tosun, birinci derece deprem bölgesi olan Bodrum için afet acil eylem planı oluşturacaklarını kaydetti.
Mehmet Tosun’un projeleri arasında Güvercinlik’ten Turgutreis’e kadar olan yolun aydınlatılması, 400 yat kapasiteli yeni ticari limanı yapımı, Bodrum’un 50 yıllık geleceğini envanter çalışması, 3 bin konutluk uydu kent projesi, Kızılağaç Mahallesi’nde 12 bin kişilik yeni şehir stadı, her mahalleye açık ve kapalı spor kompleksleri, gençlik merkezleri, yüzme havuzu ve sosyal alanlar, Antik Tiyatro önündeki karayolunun yer altına alınarak yayalaştırılması ve tiyatro ile Bodrum kent merkezinin buluşturulması, Bodrum mutfağının dünyaya tanıtımını hedefleyen Gastronomi Merkezi, Haremtan Burnu Yel Değirmenleri Regrasyon Projesi ve seyir terası gibi projeler de yer aldı.
]]>Yenişehir-Bilecik karayolunun açılış töreninde konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ertuğrul Gazi’nin, Hayme Ana’nın, Şeyh Edebali’nin, Osman Gazi’nin emaneti olan Bilecik’te, Yenişehir-Bilecik yolunun açılışı vesilesiyle Bileciklilerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi.
“Bölünmüş yolu 29 bin 400 kilometreye çıkardık”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2002 yılından sonra yapılan çalışmalar hakkında ise şunları söyledi:
“2002 yılından bu yana ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına tam 275 milyar dolar, sadece karayolları için ise 165 milyar doların üstünde yatırım gerçekleştirdik. 2002 yılında 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuzu yaklaşık 29 bin 400 kilometreye çıkardık. Sadece 6 ilimiz bölünmüş yollar ile birbirine bağlıydı, bugün 77 ili bölünmüş yollarla birbirine bağladık. Bin 714 kilometre olan otoyol uzunluğumuzu 3 bin 726 kilometreye ulaştırdık. Geçit vermeyen dağları tünellerle, vadileri köprülerle aştık. Ülkemizi yarınlara taşıyacak yeni karayolu projelerine de devam ediyoruz.”
“Bilecik’e son 22 yılda 110 milyar 562 milyon lira yatırım gerçekleşti”
Bilecik’te yapılan yatırımlar hakkında konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, “2002 yılında 21 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 184 kilometreye yükselttik. 231 kilometre bitümlü sıcak karışım kaplama yaparak Bileciklileri yollarda konforla tanıştırdık. 137 kilometre tek yol iyileştirmesi yaptık. Şu anda da Bilecik’te 3,9 milyar liralık proje bedelli Yenişehir-Bilecik Yolu’nun açılış merasimindeyiz. 2×2 standardında bitümlü sıcak karışım kaplamalı 41,6 kilometre bölünmüş yol,1 adet köprülü kavşak, 2 adet 158 metre uzunluğunda köprü ve 22 adet hemzemin kavşak ve 9 adet tarımsal altgeçit inşa ettik”
“Uygulanan projeyle 97 viraj ortadan kaldırıldı”
Yapılan yeni proje hakkında sözlerini sürdüren Bakan Uraloğlu, “Minimum kurp yarıçapını da 40 metreden 300 metreye yükselterek çok daha güvenli ve konforlu bir yolculuk imkanı sağladık. Ulaşım süresini de 51 dakikadan 25 dakikaya düşürdük. Böylece zamandan 162 milyon lira, akaryakıttan 61 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 223 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 4 bin 356 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız” dedi.
“Ankara-İstanbul YHT ile 35 dakika daha kısalacak”
Bakan Uraloğlu, konuşmasının bir bölümünde ise demiryolunda yapılan çalışmalara değindi. Uraloğlu, “Başta Pamukova-İnönü arasındaki 96 kilometrelik hat olmak üzere Bilecik’in mevcut demiryolu altyapısının tamamını yeniledik. Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hattı ile Bilecik’i de yüksek hızlı tren konforuyla tanıştırdık. Proje kapsamında Bilecik ve Bozüyük İstasyonlarında Yükse Hızlı Tren Garları inşa ettik. T26 Tüneli, Doğançay Ripajı-1 ve 2. kesimlerdeki işlerin tamamlanmasının ardından Ankara-İstanbul YHT Hattı’ndaki seyahat süresini 35 dakika daha kısaltacağız. Bilecik Bozüyük Lojistik Merkezi ile de 1,9 milyon ton taşıma kapasitesi sağlayacağız. Ülkemize 654 bin metrekarelik lojistik alan daha kazandıracağız” diye konuştu. – BİLECİK
]]>Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, 31 Mart yerel seçimleri öncesinde Bodrum için hazırladığı projelerini, 6 başlık altında ve “Bodrum’a Sözüm Var” sloganı ile tanıttı. Azka Otel’de; Cumhur İttifakı partilerinin yöneticileri, ilçe teşkilatları, Bodrum Belediye Meclis Üyesi adayları, iş insanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, muhtarlar ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirilen proje lansmanı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
“Kurumsal, halkla iç içe belediye”
Bodrum için hazırladığı toplam 41 projeyi 6 ana başlık altında tek tek anlatan Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, işe belediyeden başlayacaklarını söyledi. Bodrum’un ortak akılla yönetilen katılımcı ve demokratik bir kent olacağını belirten Mehmet Tosun uzun zamandır halkla irtibatı kopan ve hizmet üretemeyen belediyeyi yeniden vatandaşla buluşturacaklarını kaydetti.
“Bodrum’un su sorununu kökten çözeceğiz”
Bodrum’un en öncelikli çözüm bekleyen sorunlarının su, altyapı ve ulaşım olduğuna dikkat çeken Mehmet Tosun, Su Yönetim Planı’nı hazırlayarak Bodrum Yarımadası’nın su sıkıntısına kesin çözüm getireceklerini anlattı. Bodrum’un kaynağından elde ettiği suyun yarısını yolda kaybettiğini hatırlatan Tosun, “Acilen Tarım ve Orman Bakanlığı, Büyükşehir ile işbirliği yaparak patlayan boruların değiştirilmesi ve denizden su arıtma tesisinin kurulması ile ilgili her türlü girişimde bulunacağız. Devamında da kesin çözüm olarak Milas Çamlıca yakınındaki Bodrum Barajı’nın bir an önce yatırıma dönüşmesini sağlayacağız” dedi.
Su sorunu ile ilgili kısa, orta ve uzun vadeli çözüm projelerini anlatan Tosun, “Bodrum’da verdiğimiz yapı ruhsatlarında yağmur suyu hasadına ve depolanmasına önem vereceğiz. Beraberinde, atık suları arıtarak geri kazanımına yönelik planlamalar yapacağız. Bodrum için su acil eylem planı çıkaracağız” ifadelerini kullandı.
Mehmet Tosun, bir diğer eylem planını da Katı Atıkların bertarafı için hazırladıklarını belirtti. Yarımadanın kronik sorunlarından biri olan dere ıslahlarını ivedilikle tamamlayacaklarını ve her yıl 1 Nisan’da kenti altyapı eksiklikleri olmadan, sorunsuz bir şekilde turizmcilere teslim edeceklerini söyleyen Mehmet Tosun, “Gündoğan, Ortakent, İslamhaneleri, Göltürkbükü’nde ve bazı kırsal mahallelerde çok ciddi altyapı sorunları var. Bunların projelerini gerçekleştirip yatırıma dönüşmesini sağlayacağız. Bodrum’da bozuk ve bakımsız yol kalmayacak. Afetler artık Bodrum’da olmayacak” dedi.
“Bodrum’un trafik sorununu üç yıl içinde çözmeyi vaat ediyoruz”
Kendisinin Ulaşım ve Trafik Planlama uzmanı olduğunu hatırlatan Cumhur İttifakı Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, Bodrum’da kış aylarında bile yaşanan ulaşım ve trafik sorununu üç yıl içerisinde çözeceğini söyledi. Bodrum’a 8 km’si yeraltından devam eden, yaklaşık 19 km’lik yeni çevre yolunu kazandıracaklarını belirten Tosun, ayrıca yeni imar yollarının açılacağını, Torba-Turgutreis yolunun düzenleneceğini ve Torba-Yalıkavak arasındaki yolun da bölünmüş yol olacağını kaydetti. Bodrum’un tüm yollarını turizme yakışır bir hale getirme sözü veren Tosun, “Bodrum, ilçe sınırındaki mahallesi Güvercinlik’ten Turgutreis’e kadar aydınlanacak, ışıl ışıl olacak” diye konuştu.
“Bu ekipte partinin ya da benim kontenjanım yok, Bodrum kontenjanı var”
Konuşmasının sonunda, Belediye Meclis Üyesi adaylarını sahneye davet eden Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, “Bu ekipte genel merkezin kontenjanı yok, benim kontenjanım yok. Sadece Bodrum kontenjanı var. Biz siyaseti meslek olarak yapmıyoruz. Bodrum’a hizmet edebilmek için 31 Mart tarihini iple çekiyoruz. Söz sizin, karar sizin, yetki sizin. Bize yetki ve sorumluluk vermeniz durumunda, dolu dolu beş yıl size hizmet edeceğiz.” diye konuştu.
Proje lansmanını “Bodrum’a sözümüz var” mottosu ile yapan Mehmet Tosun, “Derdimiz, davamız Bodrum. Sizlerden altı başlıkta topladığımız 41 adet projeyi gerçekleştirmek için ekibimle birlikte beş yıllığına yetki istiyorum” dedi. – MUĞLA
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium’da düzenlenen şoför esnafı ile iftarda bir araya geldi. Erdoğan, kendisinin, evinin, çocuklarının iaşesi için saatlerce direksiyon sallayan tüm şoför kardeşlerime Mevla’dan kolaylıklar dilerken, ülkedeki tüm şoför esnafının Ramazan-ı Şerif’ini tebrik etti. Erdoğan, tuttukları oruçların, yaptığı ibadetlerin Allah katında kabulünü dilerken bu mübarek günlerin en başta sizler olmak üzere ülkemize, millete ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini niyaz etti. Erdoğan, sözlerine başlarken bugün Kuzey Irak’ta yürütülen operasyonda şehit olan 1 askere Allah’tan rahmet, yaralanan 4 askerimize acil şifalar dileklerinde bulundu.
Bugün yoğun ve yorucu olduğu kadar gerçekten bereketli bir gün geçirdiklerini vurgulayan Erdoğan, “İlk olarak AFAD tarafından inşası tamamlanan 30 bini aşkın deprem konutu ve köy evinin anahtar teslim törenini gerçekleştirdik. Kura törenimizle birlikte deprem bölgesinde teslim ettiğimiz afet konutu sayısı 76 bini aştı. Ardından yine canlı bağlantıyla 14 kilometrelik Arnavutköy, İstanbul Havalimanı yeni metro hattının hizmete açılış törenine iştirak ettik. Böylece İstanbul’un toplam raylı sistem ağı uzunluğunu 362 kilometreye çıkardık. Son hattın da devreye girmesiyle birlikte İstanbul’un trafik çilesinin biraz daha azalacağı kanaatindeyim. Akabinde Mamak’ta toplu açılış törenimiz vardı. Mamak Belediyemizin ve bakanlıklarımızın ilçemize kazandırdığı toplam 62 kalem eser hizmet ve projeyi resmen hizmete açtık. Hem deprem konu hem metro hattımızın hem de Mamak’ta hizmete aldığımız yatırımların ülkemize, milletimize ve bu yatırımlardan faydalanacak kardeşlerimize bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum. Şahsımızı bu hizmetlere vesile kıldığı için Rab hamd ediyorum” diye konuştu.
“Siyasi hayatı boyunca daima sizlerle beraber yol yürümüş bir kardeşiniz olarak her gün nasıl bir mücadelenin içinde olduğunuzu çok iyi biliyorum”
Bu sofranın muhabbet sofrası olduğunu söyleyen Erdoğan sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Muhammet’ten muhabbet oldu hasıl, muhabbetsiz muhabbetten ne hasıl. Soframızı şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Allah birliğimizi, beraberliğimizi, uhuvvetimizi daim kılsın diyorum. Sevgili kardeşlerim, şoför esnaflarımızla bizim özel bir dostluğumuz, yol arkadaşlığımız vardır. Siyasete ilk atıldığımız dönemden itibaren sizlerle farklı vesilelerle bir araya geldik, dertleştik, hasbihal ettik. Kimi zaman salon toplantılarında, kimi zaman taksit olmuş duraklarında. Kimi zaman trafikte sizlerle hep yakın irtibat halinde olduk. Hangi görevde olursak olalım sizlerin kanaatlerini almaya, sizlere kulak vermeye ihtimam gösterdik. Türkiye’nin nabzını tutarken her zaman sizlerin fikirlerinden istifade ettik. Çünkü şoför esnafı bu kardeşlerimin yaptıkları iş icabı milletimizin aynasıdır. Sizlerin bu ülkeye, bu millete, bu şehre yaptığı hizmetlerin yerini hiçbir şey tutamaz. Kiminiz takside, kiminiz minibüste, kiminiz otobüste, helal rızık peşinde koşuyorsunuz. Her gün sadece Ankara’mızda yüz binlerce hemşehrimizin iş yerine evine, sevdiklerine güvenle ulaşmasına sizler vesile oluyorsunuz. Her biriniz yılın 365 günü, günün 24 saat faal olan, mesuliyeti gerçekten ağır bir mesleği icra ediyorsunuz. Siyasi hayatı boyunca daima sizlerle beraber yol yürümüş bir kardeşiniz olarak her gün nasıl bir mücadelenin içinde olduğunuzu çok iyi biliyorum.”
“Çok büyük bir grup içindeki birkaç kişinin yaptığı hatanın genele teşmil edilmesini kesinlikle doğru bulmuyoruz”
Geçen ay İzmir’de yaşanan menfur hadise taksicilerin hangi riskleri göze alarak evlerine ekmek götürmeye çalıştığını gösterdiğini hatırlatan Erdoğan, “Merhum Oğuz Ergey kardeşimizi katleden alçak işlediği cinayeti hesabını hukuk önünde vermiştir. Daha sonra şoförlerimizi hedef alan sözlü ve fiili pek çok saldırı haberi medyaya yansıdı. Dün Keçiören’de bir taksi durağına yapılan saldırıda hakeza benzer bir örnektir. burada şu hususu ifade etmek durumundayız. Bazı münferit örnekler üzerinden şoför esnafı kardeşlerimin itham edildiğini, ötekileştirildiğini, hatta kimi çevreler tarafından bir nefret objesi haline getirilmeye çalışıldığını üzülerek görüyoruz. Bu asla kabul edilemez bir durumdur. Çok büyük bir grup içindeki birkaç kişinin yaptığı hatanın genele teşmil edilmesini kesinlikle doğru bulmuyoruz” dedi.
“Görevi yol yaparak, asfalt dökerek, tünel, kavşak, alt geçit inşa ederek, metro ve tramvay hatları açarak trafiği hafifletmek olanların kendi beceriksizliklerinin veba şoförlerimize yüklemesi işgüzarlıktır”
Şoför esnafı kardeşlerine yönelik haksız ithamların, belediye başkanı gibi sorumluluk makamındaki kişilerce yapılması ise çok daha vahim olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin yetki verdiklerinin görevi, suçu başkalarına yıkmak değil, sorunları doğru bir şekilde tespit edip, bunlara çözüm üretmektir. Trafik sürekli sıkışıyor. Bir yerden bir yere gitmek sorun oluyorsa şoför kardeşlerim burada suçlu değil bilakis mağdur konumundadır. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerimizde özellikle artan trafik keşmekeşinden şoför esnafı, kardeşlerim herkesten daha çok etkileniyor. Çünkü bizler yolları sadece ihtiyaç duyduğumuz zaman kullanıyoruz. Ama şoför kardeşlerim günün 24 saati çalışıyor. Hal böyleyken görevi yol yaparak, asfalt dökerek, tünel, kavşak, alt geçit inşa ederek, metro ve tramvay hatları açarak trafiği hafifletmek olanların kendi beceriksizliklerinin veba şoförlerimize yüklemesi işgüzarlıktır. Biz siyasi hayatımızın hiçbir döneminde böyle davranmadık. Böyle kolaycı yollara tevessül etme gereği duymadık. Enerjimizi ve kapasitemizi bahane aramak için değil, sorunları çözmek için kullandık” şeklinde konuştu.
“Sizler gerek şehir içinde, gerekse şehirler arası seyahatlerimizde ülkemizi nereden nereye getirdiğimizi gayet iyi biliyorsunuz”
Yol yapmanın medeniyet olduğunu ve bu düsturla gece gündüz çalışarak ülkemizi ulaştırma alanında, dünyada parmakla gösterilen bir taşıdıklarına işaret eden Erdoğan, “Bölünmüş yol uzunluğumuzu, 6 bin 100 kilometreden 29 bin 373 üç kilometre, otoyol uzunluğumuzu bin 714 kilometreden, 3 bin 726 kilometreye, köprü ve viyadük uzunluğumuz 311 kilometreden 774 kilometreye, karayolu tünel sayımızı 83’den 495 adede çıkartarak ulaştırma alanında büyük bir dönüşüme imza attık. Daha burada saymaya kalksak saatler sürecek yatırımları milletimizle birlikte özellikle şoför esnafı kardeşlerimizin istifadesine sunduk. Sizler gerek şehir içinde, gerekse şehirler arası seyahatlerimizde ülkemizi nereden nereye getirdiğimizi gayet iyi biliyorsunuz. İnşallah bundan sonra aynı azim ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Meclisin açılmasıyla birlikte dolmuş ve minibüs esnafımızın plakalarına dair mülkiyet sorunlarıyla ilgili mağduriyetleri inşallah gidereceğiz”
Meclisin açılmasıyla birlikte dolmuş ve minibüs esnafımızın plakalarına dair mülkiyet sorunlarıyla ilgili mağduriyetleri gidereceklerini müjdesini veren Erdoğan, “Aynı düzenlemede şehir içinde faaliyet gösteren Halk otobüsü esnafımızın hak tahsis süreleriyle faaliyetlerine edebilme haklarını da korumaya alacağız. Ulaştırma ve Çevre Bakanlığımız gerekli mevzuat hazırlıklarını yaptı. Seçimlerden hemen sonra parlamentomuzun takdirine sunuyoruz” diye konuştu.
“Asfalt yol köprü yapmamakla övünenlere hak ettikleri cevabı 31 Mart’ta vereceğinize inanıyorum”
Asfalt yol köprü yapmamakla övünenlere hak ettikleri cevabı 31 Mart’ta vereceklerine inandıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ulaştırma projelerini devam ettirmek yerine dökenleri siyaset arşivini tozlu raflarına havale edeceğinizden şüphe duymuyorum. Kendi şahsi reklamlarına verdikleri önemi şehirlerimizin trafik ve deprem sorunlarına sandığa gömmenizi bekliyorum. Biz büyükşehirde Turgut Altınok kardeşim ve ilçelerdeki adaylarımızla eser ve hizmet siyaseti yolunda emin adımlarla yürümeyi sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanı olarak tüm belediye başkanlarımızla el ele verecek ve başta İstanbul olmak üzere Ankara’mızı bir başkente yakışır şekilde hal almasını inşallah sağlayacağız. Rabbim yolunuzu açık kazancınızı her daim bereketli eylesin diyorum” ifadelerine yer verdi.
Ramazan Bayramı tatilinin uzatıldığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sözlerimi bitirmeden önce kamu çalışanlarımızın 10 Nisan 2024 tarihinde başlayacak Ramazan Bayramı öncesindeki bir buçuk günlük sürede idari izinli sayılacakları kararımızı kamuoyumuzla paylaşmak istiyorum. Böylece Salı günkü yarım günü ve Pazartesi gününü bayram tatiline ekleyerek kamu çalışanlarımıza 9 günlük rahatça değerlendirebilecekleri bir vakit verdik. Genel olarak özel sektörümüzün de böyle]yaklaşıma sahip olduğunu biliyoruz. Ramazan Bayramı’nızı şimdiden tebrik ediyor ve bir buçuk günlük idari izin kararımızın hayırlı olmasını diliyorum. Hepinizi bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum” dedi. – ANKARA
]]>Erdoğan, ATO Congresium’da şoför esnafı ile iftarda bir araya geldi. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Irak’ın kuzeyinde yürüttükleri operasyonda şehit olan askere Allah’tan rahmet, yaralanan 4 askere acil şifa diledi.
Bugün, yoğun ve yorucu olduğu kadar bereketli bir gün geçirdiklerini ifade eden Erdoğan, ilk olarak inşası tamamlanan 30 bini aşkın deprem konutu ve köy evinin anahtar teslim törenini gerçekleştirdiklerini hatırlattı.
Erdoğan, kura töreniyle deprem bölgesinde teslim ettikleri afet konutu sayısının 76 bini aştığını ifade etti.
Daha sonra canlı bağlantıyla 14 kilometrelik Arnavutköy-İstanbul Havalimanı Yeni Metro Hattı’nın hizmete açılış törenine iştirak ettiklerini anımsatan Erdoğan, böylece İstanbul’un toplam raylı sistem ağı uzunluğunu 362 kilometreye çıkardıklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son hattın da devreye girmesiyle İstanbul’un trafik çilesinin biraz daha azalacağı kanaatinde olduğunu vurguladı.
Bugün yine Mamak’ta toplu açılış törenine katıldığını, Mamak Belediyesi ve bakanlıkların ilçeye kazandırdığı 62 kalem eser, hizmet ve projeyi resmen hizmete açtıklarını anlatan Erdoğan, deprem konutlarının, metro hattının ve Mamak’ta hizmete aldıkları yatırımların ülke ve millete hayırlı olmasını diledi.
“Şoför esnafı kardeşlerim, yaptıkları iş icabı milletimizin aynasıdır”
Şimdi de şoför esnafıyla kucaklaştığını, mübarek iftar sofrasının güzelliğini paylaştıklarını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu sofra biliyorsunuz muhabbet sofrası. Soframızı şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Allah, birliğimizi, beraberliğimizi, uhuvvetimizi daim kılsın. Şoför esnaflarımızla bizim özel bir dostluğumuz, yol arkadaşlığımız vardır. Siyasete ilk atıldığımız dönemden itibaren sizlerle farklı vesilelerle bir araya geldik, dertleştik, hasbihal ettik. Kimi zaman salon toplantılarında, kimi zaman taksi, dolmuş duraklarında, kimi zaman trafikte sizlerle hep yakın irtibat halinde olduk. Hangi görevde olursak olalım sizlerin kanaatlerini almaya, sizlere kulak vermeye ihtimam gösterdik. Türkiye’nin nabzını tutarken hep sizlerin fikirlerinden istifade ettik. Çünkü şoför esnafı kardeşlerim, yaptıkları iş icabı milletimizin aynasıdır. Sizlerin bu ülkeye, bu millete, bu şehre yaptığı hizmetlerin yerini hiçbir şey tutamaz.”
Şoförleri hedef alan sözlü ve fiili saldırılar
Kimi takside, kimi minibüste, kimi otobüste helal rızık peşinde koşan şoför esnafının, her gün sadece Ankara’da 100 binlerce kişinin iş yerine, evine, sevdiklerine güvenle ulaşmasına vesile olduğunu dile getiren Erdoğan, yılın 364 günü, günün 24 saati faal olan, mesuliyeti gerçekten ağır bir mesleği icra ettiklerini söyledi.
Siyasi hayatı boyunca daima şoförlerle yol yürümüş biri olarak, şoförlerin her gün nasıl bir mücadelenin içinde olduklarını çok iyi bildiğini vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Geçen ay İzmir’de yaşanan menfur hadise, taksicilerimizin hangi riskleri göze alarak ekmek götürmeye çalıştığını göstermiştir. Merhum Oğuz Erge kardeşimizi katleden alçak, işlediği cinayetin hesabını hukuk önünde verecektir. Daha sonra, şoförlerimizi hedef alan sözlü ve fiili pek çok saldırı haberi medyaya yansıdı. Dün Keçiören’de bir taksi durağına yapılan saldırı da hakeza benzer bir örnektir. Burada şu hususu ifade etmek durumundayız. Bazı münferit örnekler üzerinden şoför esnafı kardeşlerimin itham edildiğini, ötekileştirildiğini, hatta kimi çevreler tarafından bir nefret objesi haline getirilmeye çalışıldığını üzülerek görüyoruz. Bu asla kabul edilemez bir durumdur. Çok büyük bir grup içindeki birkaç kişinin yaptığı hatanın genele teşmil edilmesini kesinlikle doğru bulmuyoruz. Şoför esnafı kardeşlerime yönelik haksız ithamların belediye başkanı gibi sorumluluk makamındaki kişilerce yapılması ise çok daha vahimdir. Milletin yetki verdiklerinin görevi, suçu başkalarına yıkmak değil, sorunları doğru bir şekilde tespit edip bunlara çözüm üretmektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, trafik sürekli sıkıştığında, bir yerden bir yere gitmek sorun olduğunda şoförlerin suçlu değil, bilakis mağdur konumunda olduğunu aktardı.
Ankara ve İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde, özellikle artan trafik keşmekeşinden şoför esnafının herkesten daha çok etkilendiğine dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:
“Bizler, yolları sadece ihtiyaç duyduğumuz zaman kullanıyoruz. Ama şoför kardeşlerim günün 24 saati çalışıyor. Hal böyleyken görevi yol yaparak, asfalt dökerek, tünel kavşak, alt geçit inşa ederek metro ve tramvay hatları açarak trafiği hafifletmek olanların kendi beceriksizliklerinin vebalini şoförlerimize yüklemesi işgüzarlıktır. Biz siyasi hayatımızın hiçbir döneminde böyle davranmadık, böyle kolaycı yollara tevessül etme gereği duymadık. Enerjimizi ve kapasitemizi bahane aramak için değil, sorunları çözmek için kullandık. Yol medeniyettir düsturuyla gece gündüz çalışarak ülkemizi ulaştırma alanında dünyada parmakla gösterilen bir yere taşıdık. Bölünmüş yol uzunluğumuzu 6 bin 100 kilometreden 29 bin 373 kilometreye, otoyol uzunluğumuzu 1714 kilometreden 3 bin 726 kilometreye, köprü ve viyadük uzunluğumuzu 311 kilometreden 774 kilometreye, kara yolu tünel sayımızı 83’ten 495’e çıkartarak ulaştırma alanında büyük bir dönüşüme imza attık. Daha burada saymaya kalksak saatler sürecek yatırımları, milletimizle birlikte özellikle şoför esnafı kardeşlerimizin istifadesine sunduk.”
Ramazan Bayramı tatili
Erdoğan, şoför esnafına “Gerek şehir içinde gerekse şehirlerarası seyahatlerde ülkemizi nereden nereye getirdiğimizi gayet iyi biliyorsunuz.” diyerek, “Meclisin açılması ile dolmuş ve minibüs esnafımızın plakalarına dair mülkiyet sorunlarıyla ilgili mağduriyetleri inşallah gidereceğiz. Aynı düzenlemede şehir içinde faaliyet gösteren halk otobüsü esnafımızın hat tahsis süreleriyle faaliyetlerine devam edebilme haklarını da korumaya alacağız. Ulaştırma ve Çevre Bakanlığımız gerekli mevzuat hazırlıklarını yaptı. Seçimlerden sonra parlamentomuzun takdirine sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Asfalt dökmemekle, yol köprü yapmamakla övünenlere hak ettikleri cevabın 31 Mart’ta verileceğine inandığını belirten Erdoğan, “Ulaştırma projelerini devam ettirmek yerine üzerine hafriyat dökenleri siyaset arşivini tozlu raflarına havale edeceğinizden şüphe duymuyorum. Kendi şahsi reklamlarına verdikleri önemi şehirlerimizin trafik ve deprem sorunlarına vermeyenleri sandığa gömmenizi bekliyorum. Biz Büyükşehirde Turgut Altınok kardeşim ve ilçelerdeki adaylarımızla eser ve hizmet siyaseti yolunda emin adımlarla yürümeyi sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanı olarak tüm belediye başkanlarımızla el ele verecek ve başta İstanbul olmak üzere Ankara’mızın bir başkente yakışır şekilde hal almasını sağlayacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Ramazan Bayramı tatiline ilişkin de bilgi veren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Kamu çalışanlarımızın 10 Nisan’da başlayacak Ramazan Bayramı öncesindeki 1,5 günlük sürede idari izinli sayılacakları kararımızı kamuoyumuzla paylaşmak istiyorum. Böylece salı günkü yarım günü ve pazartesi gününü bayram tatiline ekleyerek kamu çalışanlarımıza 9 günlük rahatça değerlendirebilecekleri bir vakit verdik. Özel sektörümüzün de böyle bir yaklaşıma sahip olduğunu biliyoruz. Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik ediyor ve 1,5 günlük idari izin kararımızın hayırlı olmasını diliyorum.”
]]>Kaymakcı, Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu’nda (AP) düzenlenen “Via Carpathia’nın Geleceği- Kafkasya Yol Koridoru” başlıklı programda konuştu.
Yol koridorlarının ve bağlantıların çok önemli olduğuna işaret eden Kaymakcı, “Türkiye, Üç Deniz Girişimi ile ilgili gelişmeleri başından beri yakından takip ediyor. Adriyatik, Karadeniz ve Ege Denizi arasında bağlantı olması önemli ve elbette Üç Deniz Girişimi’nin önemli projelerinden birisi de Via Carpathia yolu.” dedi.
Kaymakcı, Türkiye’de yaklaşık 29 bin kilometrelik bölünmüş yol ağı bulunduğunu hatırlatarak, Türkiye’nin ulaştırma altyapısının çok iyi durumda olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin AB Trans-Avrupa Ulaştırma Ağı (TEN-T) onayının tek bir üye tarafından engellendiğine dikkati çeken Kaymakcı, bunun Kıbrıs meselesiyle ilgili olduğunu ve günlük hayata ilişkin konuların siyasi olarak engellenmemesi gerektiğini belirtti.
Kaymakcı, Türkiye’nin otoyolda Avrupa’nın en önemli bağlantılarından birisi olduğunu ifade ederek, “Avrupa’ya bağlıyız. Aynı zamanda Avrupa’yı Kafkasya’dan Orta Asya’ya ve Orta Doğu’ya bağlıyoruz.” diye konuştu.
Üst düzey diyalog toplantısı yapılamıyor
Türkiye’nin ulaşımda çok önemli bir noktada olduğuna işaret eden Kaymakcı, son 5 yıldır bir üyenin engellemesi nedeniyle Türkiye ile AB arasında ulaştırma konusunda üst düzey diyalog gerçekleştirilmediğini anlattı.
Kaymakcı, yolların ve bağlantıların sadece ulaşıma katkı sağlamadığını, bunların bölgesel işbirliğini de artırdığını söyledi.
Bağlantıların daha da güçlenmesi gerektiğine işaret eden Kaymakcı, Türkiye’nin Avrupa Bağlantısallık Günleri’ne, üçüncü bir ülke yerine Avrupa için iyi bir bağlayıcı olan aday bir ülke olarak davet edilmesi gerektiğini vurguladı.
Programın ev sahibi AP Milletvekili Tomasz Poreba da Avrupa ile Türkiye ve Kafkasya arasında ulaşım koridorunun geleceğini ele almaktan mutluluk duyduğunu söyledi.
Türkiye ve Kafkas bölgesinin kara yolu, demir yolu ve limanlarıyla bağlantı ve ticaret açısından hayati öneme sahip olduğunu anlatan Poreba, mevcut altyapının ve bağlantıların daha da geliştirilmesinin önemine dikkati çekti.
Poreba, ulaşım alanında atılan adımların insanları birbirlerine yakınlaştırarak siyasi ilişkileri de güçlendirdiğini ifade etti.
Ticaret yolları yeniden inşa ediliyor
AP Milletvekili Ryszard Czarnecki de “Küresel ticaretin yeniden tanımlandığı, bunun ana arterleri olan lojistik ve ticaret yollarının yeniden inşa edildiği bir çağda yaşıyoruz.” dedi.
Bu toplantının daha fazla diyalog kurulmasına ve somut adımlar atılmasına olanak sağlayacağına inandığını dile getiren Czarnecki, Kovid-19 salgını, Ukrayna-Rusya Savaşı ve Kızıldeniz’de son dönemde yaşanan gerginlik gibi önemli olayların küresel ticaret yolunun ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyduğunu kaydetti.
Czarnecki, ulaşımda seçeneklere ve alternatiflere sahip olunması gerektiğini belirterek, ticaretin korunmasının önemini vurguladı.
Via Carpathia’nın Baltık, Ege, Karadeniz ve Adriyatik denizleri arasında Kuzey-Güney ekseninde uzandığını anımsatan Czarnecki, bu koridorların projeden gerçeğe dönüştürülmesinde Türkiye ve Azerbaycan gibi ülkelerin önemli rol oynadığını söyledi.
Via Carpathia genişletilmeli
AK Parti Brüksel Temsilcisi Ruhi Açıkgöz de “Via Carpathia projesinin ülkemizi de kapsayacak şekilde genişletilmesine yönelik çalışmalar hem AB ile olan bağlantımızı artıracak hem de ülkemizdeki ulaşım faaliyetlerimize olumlu katkı sağlayacaktır.” diye konuştu.
Ulaştırma projesi ile ülkeler arası işbirliğinin de gelişeceğini belirten Açıkgöz, bunun bölge ülkelerinde refahı artıracağını ve barışa katkı sağlayacağını ifade etti.
Azerbaycan’ın Belçika Büyükelçisi Vagıf Sadıgov ve AB yetkililerinin de katıldığı programda Via Carpathia ve Kafkasya ile bağlantı konuları ele alındı.
Via Carpathia ile Avrupa’nın kuzeyinden Litvanya, Polonya, Slovakya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan ve Yunanistan üzerinden güneye doğru bir ulaşım koridoru oluşturulması planlanıyor.
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP adayı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’da yaşayan inanç grupları ile iftar sofrasında buluştu. İmamoğlu, “İnançlar üzerinden düşmanlıklar üretmeye çalışanlar, bu yolla kendilerine bir ikbal yaratma hevesine kapılanlar şunu iyi bilmelidir ki; gittikleri yol doğru değildir, Hakk’ın yolu değildir. Hakk’ın yolunun bu şekilde olması mümkün değildir. İftar sofralarına bile sirayet etmiş, zaman zaman kibir ve israf anlayışından, mutlaka kurtulmalı ve arınmalıyız” dedi.
Ekrem İmamoğlu, İstanbul’da yaşayan inanç grupları ile iftar sofrasında buluştu. Haliç Tersanesi’nde gerçekleştirilen buluşmada, din görevlisi Fuat Yıldırım, Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz, Nurtepe Cemevi Dedesi Zeynel Şahan, Süryani Ortodoks Cemaati Ruhani Lideri Yusuf Çetin, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, Fener Rum Patriği Bartholomeos da birer konuşma yaptı. Farklı inançlara mensup din insanları; Türkiye ve dünya barışına yönelik iyi niyet dileklerini dile getirdi.
“11 ayın sultanı Ramazan her yönüyle çok özel ve mübarek bir aydır” diyen İmamoğlu da konuşmasında, şu ifadeleri kullandı:
“Topluma olan sorumluluğumuzu yerine getirmenin ilk şartı, yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevebilmektir. Kendimizi nasıl görüyorsak, başkalarını da öyle görebilmeliyiz. Kendimiz için ne istiyorsak, başkaları için de aynısını isteme olgunluğuna erişebilmeliyiz. Bilhassa, kamu gücünü ve kaynağını kullanan yöneticiler bu olgunluk içerisinde davranmak zorundadır. Yönetici, herkesin halinden, dilinden anlamak, herkesi kendisiyle bir tutmak mecburiyetindedir. Hiç kimseyi ayırmadan hizmet etmeli, herkesin inanç ve ibadet özgürlüğünü rahatça yaşayabilmesi için gerekli imkanları sağlayabilmelidir. İftar sofralarının bile ‘bizimkiler ve ötekiler’ diye ayrılabildiği bir siyasi atmosfer, inancımıza da toplumumuza da zarar verir.
“İNANÇLAR ÜZERİNDEN DÜŞMANLIKLAR ÜRETMEYE ÇALIŞANLAR…”
İnançlar üzerinden düşmanlıklar üretmeye çalışanlar, bu yolla kendilerine bir ikbal yaratma hevesine kapılanlar şunu iyi bilmelidir ki; gittikleri yol doğru değildir, Hakk’ın yolu değildir. Hakk’ın yolunu bu şekilde olması mümkün değildir. İftar sofralarına bile sirayet etmiş, zaman zaman kibir ve israf anlayışından, mutlaka kurtulmalı ve arınmalıyız. İftar sofraları; inancı, kökeni, fikriyatı ne olursa olsun, herkesi ortak bir duyguda buluşturan bir gönül zenginliğinin ifadesidir. Kardeşlikle, hoşgörüyle, yardımlaşmayla kurulan sofralardan yükselen güç, bizi mutlu ve adaletli bir hayata, mutlu ve adaletli bir dünyaya taşıyacaktır. İstanbul’da başka bir yol mümkündür. Dünyada var olan hangi kötülük ve uzak olmasını istediğimiz, insana dönük hangi fena işler var ise, bunları bu şehirden uzak tutmak mümkündür. Bunu başarabiliriz.
“DÜNYAYA ÖRNEK BİR İSTANBUL VAR EDEBİLİRİZ”
Bu şehirde her inancın özgürlüğünü, eşit yurttaşlığı, her inancın ibadetini yaparken, hizmetlerini verirken eşit bir biçimde karşılandığı bir şehir mümkün kılabiliriz. Bu şehirde insanların birbirine sevgi ve saygısını, birbirini ayırt etmeden, hizmetle başlayan, sokakla biten, komşulukla devam eden bir anlayışla insanlarımızı birbirine olabildiğince yakın kılabiliriz. Bu şehrin genetiğinde, bu vardır. Bunu başarmakla kendimi yükümlü kılan bir belediye başkanı olmaya gayret ettim. Bundan sonraki yolculuğumuzda da vatandaşlarımız, hemşehrilerimiz uygun gördüğünde ama aynı anlayışla, bu şehirdeki her insanı adaletle, her insanı eşit her insanı eşit hissedarlıkla bu şehrin bir insanı kabul edip, onlara hizmet etme yolunda kararlılıkla hizmetime devam etmek istemekteyim. Bunu başarabilir ve bu yolculukla ilgili en üstün şekilde gayretimizi ortaya koyabilirsek, dünyaya örnek bir İstanbul var edebiliriz.
İstanbul, geçmişten bugüne var olan tarihiyle, dünyaya örnek olma mecburiyetindedir ayrıca. Bu kent insanları birleştiren bir şehirdir. Aynen kıtaları birleştirdiği gibi. Bu şehrin ruhani dünyası, bu şehrin manevi dünyası çok özeldir. Bu şehrin, bu şekilde bir tavrı oluşturduğunda, şehrimizin etrafında, başta ülkemiz olmak üzere, yakın coğrafyamızdaki olumsuzlukların, savaşın, insanları katleden bir takım saldırı ve husumetlerin de sona ermesine vesile olacak güce sahiptir. Bu kardeşlikle, bu şehrin bu derin felsefesiyle sizleri en içten duygularımla selamlıyor, bu umutla ve kararlılıkla mübarek Ramazan ayının ruhumuzu sevgi, sabır ve itidalle doldurmasını temenni ediyor, hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum.”
]]>Boyraz, Kuzeybatı Çevre Yolu’nun bir bölümünün ulaşıma açılması dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yol medeniyettir, yol gelişmedir, yol büyümedir.” sözünden hareketle, ülkenin ulaşım altyapısını güçlendirmek ve vatandaşlara daha konforlu bir yaşam sunmak ümidiyle önemli adımlar attıklarını söyledi.
Transit ulaşımın yoğun olduğu bölgelerde kesintisiz trafik akışını sağlayan çevre yolu projelerini sürdürdüklerini aktaran Boyraz, bu kapsamda bölgede önemli bir konumu olan Balıkesir’in ulaşım ve iletişim altyapısının gelişmesi için çok önemli yatırımlara devam ettiklerini dile getirdi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak 2002 yılından bu yana Balıkesir’in ulaşım ve iletişim altyapısına 113 milyar liralık yatırım gerçekleştirdiklerini ifade eden Boyraz, şu bilgileri verdi:
“Bölünmüş yol uzunluğunu 10 kattan fazla artırarak 70 kilometreden 702 kilometreye çıkarttık. Sıcak kaplama yol uzunluğunu 31 kilometreden 696 kilometreye, 4,4 kilometre uzunluğunda 103 köprüsü vardı, bunu 13 kilometre uzunluğunda 226 köprüye yükselttik. İzmir-İstanbul Otoyolu Projesi ile Balıkesir’i otoyol konforuyla tanıştırdık. Bursa’ya, İzmir’e, Manisa’ya, Çanakkale’ye bölünmüş yollarla bağladık. Şu anda Balıkesir-Dursunbey yolu, Balıkesir Kuzeybatı Çevre Yolu, Dursunbey-Harmancık-Tavşanlı yolu, Balya-İvrindi yolu, Bandırma Kavşağı gibi 7 milyar 550 milyon lira proje tutarı ile 15 kara yolu projesini hayata geçiriyoruz.”
“Yıllık 520 milyon lira tasarruf edeceğiz”
Boyraz, bu törenle, Kuzeybatı Çevre Yolu’nun 147 metre uzunluğundaki 3 köprünün de bulunduğu 4,2 kilometrelik kesimini hizmete açtıklarını kaydetti.
Şehir içinde kalan mevcut yol yerine kentin kuzeyinden geçecek bu yolun, bölgedeki ulaşımın standardını önemli ölçüde artıracağına dikkati çeken Boyraz, hızla artan sanayi tesislerine ve limanlara konforlu erişim imkanı da sağlayacaklarını anlattı.
Boyraz, “Yolun tamamının hizmete sunulmasıyla 13 kilometre katederek geçtiğimiz güzergahı 3 kilometre kısaltacağız, seyahat süresini ise 18 dakikadan 7 dakikaya düşüreceğiz. Böylece çevre yolumuzla zamandan 453 milyon lira, akaryakıttan 67 milyon lira olmak üzere yıllık 520 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 5 bin ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sunacağız.” dedi.
Balıkesir’in demir yolu ağını da güçlendirdiklerini, yenilediklerini bildiren Boyraz, Bandırma-Balıkesir-Manisa ve Eskişehir-Kütahya-Balıkesir güzergahında sinyalizasyon ve elektrifikasyon işlerini bitirdiklerini aktardı.
Gökköy Lojistik Merkezi’ni kente kazandırdıklarını dile getiren Boyraz, Balıkesir’i Osmaneli, Bursa, Bandırma, Balıkesir hızlı tren projesiyle hızlı tren çekirdek ağına katacak çalışmaları başlattıklarını sözlerine ekledi.
Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen de Kuzeybatı Çevre Yolu’nun Balıkesir’in ulaşım altyapısını güçlendirdiğini ve akıcı ulaşımı tesis ederek Balıkesirli vatandaşların trafikte geçirdikleri süreyi minimum seviyeye düşürdüğünü ifade etti.
Gülşen, inşa ettikleri çevre yollarıyla transit trafiğin içine girmeden hızlı ve güvenli geçişi sağladıklarını belirtti.
Açılışa, Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz ile diğer ilgililer katıldı.
]]>Mersin Büyükşehir Belediyesi, kentin yüzü olan Liman Yolu’ndaki yenileme çalışmalarını tamamladı. Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, kentin doğu girişinde bulunan ve limana giriş-çıkış yapan ağır tonajlı araçlar için önemli olan yolu kullanıma açtı.
İsmet İnönü Bulvarı Liman Yolu güzergahında, Turgut Özal Kavşağı’ndan istasyona dönen yol arası 2 bin 500 metrelik hat üzerinde gerçekleştirilen yol yenileme ve Abide Kavşağı üzerindeki kavşak düzenleme çalışması, sürücülerden tam not aldı. 56 günde tamamlanan çalışma kapsamında, 30 bin 600 ton sıcak asfalt serimi gerçekleştirildi. Ağır tonajlı araçların yoğun kullanımından kaynaklı yoldaki bozulmalardan dolayı konforlu bir sürüş gerçekleştiremeyen sürücüler, artık daha güvenli ve rahat yolculuk yapabilecek.
ABİDE KAVŞAĞI ETRAFINDA ŞERİT SAYISI 3’E ÇIKTI
Yapılan çalışmalar ile Abide Kavşağı etrafında şerit sayısı 3’e çıkarıldı. Yol düzenleme çalışmaları çerçevesinde, Liman B kapısından TIR’ların sadece çıkışı olacak. Liman B kapısından çıkan TIR’ların Turgut Özal Kavşağı’na ulaşımı, yapılan yan yoldan sağlanacak. İsmet İnönü Bulvarı’ndan doğudan gelen trafiğin istasyona dönmesi esnasında, kavşak etrafında trafik yoğunluğunun azaltması için İsmet İnönü Bulvarı’ndan istasyon yoluna da yan yol bağlantısı yapıldı.
Liman Yolu güzergahında, ağır tonajlı araçların yoğun olarak geçiş yapması nedeniyle bitümlü temel, binder ve aşınma olmak üzere 3 kat asfalt imalatı yapılarak, toplamda 30 bin 600 ton sıcak asfalt serimi gerçekleştirildi. Ekipler ayrıca 4 bin 600 metre de kaldırım imalatı çalışmasını hayata geçirdi.
AĞIR TONAJLI ARAÇLARA SAAT KISITLAMASI
Liman B kapısı karşısında bulunan ve giriş-çıkış yapılan konteyner alanından çıkan TIR’lar, Turgut Özal Kavşağı’na ulaşabilmek için Abide Kavşağı’nı kullanıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumlar ile yapılan UKOME Toplantısı’nda alınan karar doğrultusunda da kavşaktan geçecek ağır tonajlı araçlar için saat sınırlaması getirildi. TIR trafiğinin Abide Kavşağı’ndan dönüşünün can ve mal emniyeti açısından risk teşkil etmesi nedeniyle, ağır tonajlı araçlar 23.00 ila 05.00 saatleri arası kavşaktan geçebilecek.
Yolun yenilenmiş halinin “konforlu olduğunu” kaydeden sürücülerden Vedat Oruç, “Çalışma hepimizi çok rahatlattı, yol da daha güzel oldu. Yolun genişlemesi ve tırların olmaması çok iyi. Yola sürekli zarar vermeleri ayrı, panik hali yaşamamız ayrı bir sıkıntıydı. Bu iki dertten de kurtulduk. Mersin için güzel bir iş oldu” dedi.
Çay-Çilek arasında dolmuş şoförü olarak çalışan ve gün içinde defalarca Liman Yolu’nu kullanan Turgut Bayram ise “Şu yolun güzelliğine, şu çiçeklere baksanıza, şu an her şey çok güzel. Daha önceden arabamızla günde 6 sefer yaptığımızda, sanayiye gidiyorduk. Şu an hiçbir sıkıntı yok. Bu yolu bozanın çoğu TIR’lardı, onlara ayrı bir şerit yapmışlar. Yapanın eline sağlık, çok güzel olmuş” diye konuştu.
]]>Kışın başka illere ya da ilçe merkezine göç nedeniyle Güllüçimen Mahallesi’nde yalnız yaşayan Emrah ve eşi Elmas Sarı, ağır şartlara rağmen geçimlerini sağladıkları küçükbaş hayvanların bakımını yapmaya devam ediyor.
Muradiye ilçesine 30 kilometre mesafede bulunan, kar kalınlığının yer yer üç metreyi bulduğu mahallede hayvancılık yapan aileyle iletişime geçen Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri, çiftin 2 yaşındaki kızları Nisanur’un doğum günü olduğunu öğrendi.
Bunun üzerine sürpriz doğum günü kutlaması yapmak isteyen müdürlük ekipleri, sosyal sorumluluk kampanyaları yürüten gönüllülerle beraber çalışma başlattı.
“İyi ki doğdun Nisanur” yazılı pasta yaptıran ekip, kitap setleri, oyuncak ve kıyafetlerden oluşan hediye paketleri hazırladı.
Tüm hazırlıkların tamamlanmasıyla yola çıkan görevliler ve gönüllü gençler, kar ve tipi nedeniyle mahallenin yolunun kapalı olduğunu öğrenince Muradiye Belediyesinden yardım istedi.
Bölgeye yönlendirilen iş makinesiyle yaklaşık dört saat süren çalışma sonucu ailenin yaşadığı mahallenin yakınına kadar olan yol ulaşıma açıldı. Mahalle yakınındaki köprünün hasarlı olması nedeniyle ekiplerin daha fazla ilerleyememesi üzerine görevliler ve gönüllü gençler, Nisanur ve kardeşleri için hazırladıkları hediye paketlerini ve balonları alarak, 300 metrelik bölümü yürüyüp eve ulaştı.
Yolu açan iş makinesi operatörlerinin de eşlik ettiği ekip, Nisanur’un doğum gününü kutladı, aileye hediye paketlerini verdi.
“Çocuklar tüm güzellikleri hak ediyor”
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Çocuk Hakları Komitesinde görevli Neslihan Erdoğan, AA muhabirine, en ücra mahallerde yaşayan dezavantajlı aileler için çalışma yürüttüklerini söyledi.
Ailenin mutluluğu için karlı yolları aştıklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
“Yaklaşık iki hafta önce Muradiye’nin Güllüçimen Mahallesi’nde yalnız yaşayan ailenin haberini izlemiştik. Bunun üzerine aile için tespit çalışması yaptık. Bu sırada ailenin en küçük ferdi olan Nisanur’un doğum günü olduğunu öğrendik. Küçük kızımızın doğum gününü kutlamak istedik. Çocuğumuza birçok hediye alarak ona sürpriz doğum günü kutlaması yapmak istedik. Köyün yolu kapalı olunca karla mücadele ekiplerinden yardım istedik. Onlar yolu açtı, biz de onları takip ederek köye ulaştık. Yaklaşık 300 metre de karda yürüdük. Bugün Nisanur için buradayız. Umarım tüm yaşları güzel olur, çünkü çocuklar tüm güzellikleri hak ediyor.”
“Uzun bir yolculuğun ardından Nisanur’a ulaştık”
Gönüllülerden Fikriye Saça ise “Nisanur’un yaşadığı mahalleye çok zor ulaştık. Yol kapalıydı. İş makinesi yolu açtı ama yolculuğumuz zorlu geçti. Uzun bir yolculuğun ardından Nisanur’a ulaştık. Her şey çok güzeldi, çünkü onun mutluluğu her şeyden daha önemli. Burada olduğum için çok mutluyum.” diye konuştu.
Nisanur için karlı yolu açtığını anlatan iş makinesi operatörü Servet Demir de “Doğum günü olan bir çocuğumuzun olduğunu söylediler. Yolu kapalıydı. Bizden yardım istediler. Kaymakam ve Belediye Başkan Vekilimiz Melih Aydoğan’ın talimatlarıyla hemen çalışma başlattık. Dört saatte yolu açıp köye ulaştık.” ifadesini kullandı.
Baba Emrah Sarı ise “Yolun bir kısmını karda yürüyerek geldiler. Çok üşümüşlerdi. Kızımın doğum gününü kutladılar, çok mutlu olduk. Allah onlardan razı olsun.” dedi.
]]>AA muhabirinin, Karayolları Genel Müdürlüğü 2024-2028 Stratejik Planı’ndan derlediği bilgiye göre, akıllı ulaşım sistemleri, kurumun gelecek yıllara yönelik stratejik planları arasında öne çıkıyor.
Bu kapsamda yapılacak çalışmalarla seyahat sürelerinin azaltılması, trafik güvenliğinin artırılması, enerjinin ve mevcut yol kapasitelerinin verimli kullanılması hedefleniyor.
Yolların, kullanıcı, araç, altyapı ve merkez arasında çok yönlü veri alışverişiyle izlenme, ölçme, analiz ve kontrol mekanizmalarını içeren bilgi iletişim temelli sistemlerle donatılması için çalışmalar başlatıldı.
Fiber optik hatlardan değişken mesaj sistemleri ve trafik işaretlerine, sinyalizasyon cihazlarından meteorolojik bilgi istasyonlarına, kameralar ve olay algılama uygulamalarından ücret toplamada kullanılan radyo frekansıyla tanımlama sistemlerine, konum bilgisine ulaşma ve rota belirlemede kullanılan Küresel Seyrüsefer Uydu Sistemi’nden kablosuz haberleşme teknolojilerine kadar sistemler otoyolları akıllandıracak.
Karayolları Genel Müdürlüğü, araçların birbirleri ve çevreleriyle veri transferi de sağlayabildiği bu sistemlerin kurulumu için 18 merkezin tesis edilmesini planlıyor. Bugüne kadar Ana Akıllı Ulaşım Sistemleri Merkezi (AUSM) ile Antalya’daki 13. Karayolları Bölge Müdürlüğü Merkezinin kurulumu tamamlandı.
5 yılda 900 kilometrelik yol akıllanacak
Akıllı ulaşım sistemlerinin tesisi amacıyla 2028’e kadar devlet ve il yollarında 1902 yeni bileşenin kullanıma sunulması hedefleniyor. Otoyollarda akıllı ulaşım sisteminin uygulanacağı kesimin uzunluğunun 900 kilometreyi bulması öngörülüyor.
Aynı dönemde, devlet ve il yollarında 1400 kilometre haberleşme altyapısının kullanılması sağlanacak. Konuya ilişkin yasal düzenlemeler de bu süreçte çıkarılacak. Ulusal akıllı ulaşım sistemi mimarisine uyumlu uygulamaların plan süresinde yaygınlaştırılması amaçlanıyor.
Akıllı ulaşım sistemlerinin yanında var olan yolların mobil haritalama yöntemiyle envanter verisinin toplanması ve güncellemesi de yapılacak. Bu kapsamda 2028 sonuna kadar toplam 57 bin 937 kilometrelik yolun incelenmesi için çalışma gerçekleştirilecek.
Karayolları Genel Müdürlüğü, aynı dönemde 27 bilgi teknolojisi projesi ve toplam 25 kara yolları denetim istasyonunun uygulamaya alınmasını hedefliyor.
Bakan Uraloğlu akıllı ulaşım vizyonuna dikkati çekti
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Stratejik Plan’daki değerlendirmesinde, teknolojik gelişmelerin sağladığı hızlı ilerlemenin ulaşım sektöründe değişimi de beraberinde getirdiğini bildirdi.
Verimlilik, hareketlilik, erişilebilirlik ve çevre dostu uygulamaların her geçen gün arttığını, uzakların artık çok daha yakın olduğunu vurgulayan Uraloğlu, “Ülkemiz son 21 yılda, doğru ulaştırma politikalarını doğru yatırımlarla hayata geçirerek, hak ettiği gibi bölgesinde lider, dünyada söz sahibi konuma yükselmiştir.” ifadesini kullandı.
Yürütülen çalışmaların önemine dikkati çeken Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Kamu kaynaklarının yanında yap-işlet-devret projeleri ile alternatif finans kaynakları da kullanılarak kesintisiz, çevreye duyarlı, çağdaş ve insanı temel alan hizmet anlayışıyla inşa edilen ve gelişmiş yol teknolojilerini içeren eserlerimiz milletimizin kullanımına sunulmuş, günümüzde kullanılan akıllı ulaşım sistemleri teknolojisiyle uyumlu, gelecek teknolojilere de uyum sağlayabilecek bir altyapı oluşturulmuştur. Bugün artık sürücü, araç, yol ve altyapı gibi ulaşım ve ulaşıma dahil bütün bileşenlerin düzenlenebildiği, yönlendirilebildiği elektronik ve bilişim teknolojileri kullanılabilmekte ve bu uygulamaları barındıran akıllı ulaşım sistemlerinin kapsamı genişlemektedir. Otoyollarımızda kurulan teknolojik sistem altyapısı ve tam entegre veri iletişim ağı ile birlikte yapay zeka destekli büyük veri işleme kapasitesi, ülkemizin kara yolu altyapısını bugünkü seviyesine getiren vizyonun teknolojik dönüşüme ayak uydurarak yarının yollarını da tasarladığını, kara yolu altyapısına uyarladığını ve buna uygun kara yolu politikaları geliştirdiğini göstermektedir.”
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Çekmeköy-Taşdelen-Alemdağ Köprülü Kavşağı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, 118 metrelik iki köprünün yer aldığı ve bağlantı yolları ile 950 metreye ulaşan Çekmeköy-Taşdelen-Alemdağ Köprülü Kavşağı’nı bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol standardında inşa ettiklerini söyledi.
Mevcutta Yenidoğan Kavşağı’nın üzerinden sağlanan ulaşımı yeni kavşak ile çok daha verimli hale getirdiklerini ifade eden Uraloğlu, seyahat süresini 16 dakikadan bir dakikaya indirdiklerini vurguladı.
Uraloğlu, “Çekmeköy’e hizmet veren kavşak sayısını arttırarak trafik yoğunluğunun önüne geçtik. Böylece zamandan 39 milyon lira, akaryakıttan 5 milyon lira olmak üzere yıllık 44 milyon lira tasarruf sağlamış olacağız.” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, bir kavşağı yaparken sadece oraya para harcanmadığını, bunun sonucunda ciddi tasarruflar elde edildiğini dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Çevreye, araçların verdiği karbonmonoksidi de 40 ton azaltarak çevreci bir projeyi hayata geçirdik. Projemiz ile ayrıca olası bir İstanbul depreminde bölgenin tahliyesine büyük katkı sağlayacak ve trafik tıkanıklığından dolayı oluşacak olumsuz durumların önüne de şimdiden geçmiş olduk. Biliyorsunuz olası bir İstanbul depreminde yol, köprü, tünel ve viyadükler ulaşımda hizmet vermesi gereken önemli yapılardır. Bu noktada İstanbul’un diğer illerle ulaşımının sürdürülebilir olması bu anlamda çok kıymetlidir ve alternatif olarak Kuzey Marmara Otoyolu’muz da gerçekten kıymetlidir. Kuzey Marmara Otoyolu’nun yapım aşamasında kullanılan birçok sismik izolatörle 2 bin 475 yıllık deprem döngüsünde 9 büyüklüğündeki bir depreme dahi dayanabilecek yapılar yaptık. Olası bir depremde İstanbul, Kocaeli ve Sakarya’ya her türlü ulaşım Kuzey Marmara Otoyolu’ndan yapılabilecektir.”
“Demir yolu ve kent içi raylı sistem projeleriyle şehrimizin çehresini değiştirmeye devam ediyoruz”
Uraloğlu, Kuzey Marmara Otoyolu’na entegrasyonu hızlı ve güvenli şekilde sağlayacak yapım çalışmaları devam eden Sarıyer-Kilyos Tüneli projesinin de İstanbul için önemli olduğunu belirtti.
Bu tünel de tamamlandığında Levent, Maslak ve Sarıyer gibi yoğun nüfusun ve iş yerlerinin bulunduğu alanların Kuzey Marmara Otoyolu’na ve İstanbul’un kuzeyindeki, Zekeriyaköy, Uskumruköy, Kilyos, Gümüşdere ve Demirciköy gibi yerleşimlere bağlantısının kolaylıkla sağlanacağını dile getiren Uraloğlu, İstanbul’un kuzeyindeki yerleşim alanlarında yaşayan nüfusun da kent merkezlerine erişiminin oldukça kolaylaşacağını bildirdi.
Bakan Uraloğlu, son 22 yılda İstanbul’un ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 1 trilyon 177 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi.
Uraloğlu, “Bölünmüş yol uzunluğunu 794 kilometreye, bitümlü sıcak kaplama yol uzunluğunu 811 kilometreye çıkardık ama elbette, konuşmamın başında da belirttiğim üzere İstanbul’daki yatırımlarımız ulaşımın tüm modlarını kapsamaktadır.” açıklamasında bulundu.
Avrupa’da en yoğun havalimanları sıralamasında İstanbul Havalimanı’nın ilk sırada yer aldığını, dünyada da 7. sırada olduğunu anlatan Uraloğlu, 2023’ün son günlerinde İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nın hizmet kapasitesini ikiye katlayacak ikinci pistinin açılışını da gerçekleştirdiklerini söyledi.
İstanbul’un, havacılık alanında dünyanın en büyük küresel transit merkezlerinden biri haline geldiğine işaret eden Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dünyada ilk defa bir haberleşme kulesinden aynı anda 100 FM radyo yayını yapabilen Çamlıca Kulesi’ni de inşa ettik. Demir yolu ve kent içi raylı sistem projeleriyle de şehrimizin çehresini değiştirmeye devam ediyoruz. Halkalı-Kapıkule hızlı tren projemizin yapım çalışmaları devam ediyor. Ayrıca Gebze’den başlayıp Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçerek İstanbul Havalimanı’na ve son olarak Çatalca’ya ulaşacak Kuzey Marmara Hızlı Tren Hattı Projesi’ni de planlarımız arasına aldık. İstanbul’u bir baştan diğer başa modern raylı sistem ağlarıyla donatıyoruz.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, Gebze-Halkalı Banliyö Hattı yani Marmaray, Levent-Hisarüstü Metro Hattı, Tavşantepe-Sabiha Gökçen Havalimanı Hattı, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Hattı, Başakşehir-Çam Sakura Şehir Hastanesi-Kayaşehir Metro Hattı, Kazlıçeşme-Sirkeci Raylı Sistem Hattı ve Bakırköy Sahil-Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metrosu olmak üzere 7 raylı sistem projesiyle İstanbul’a 147,7 kilometre raylı sistem hattı kazandırdık. Önümüzdeki birkaç gün içerisinde Arnavutköy-İstanbul Havalimanı arasındaki 14 kilometrelik yeni metro hattını da İstanbul’umuza kazandırıyoruz. Gün geçmiyor ki İstanbul’da demir yolundan hava yoluna, kara yolundan kent içi raylı sistem hatlarına ulaşımın her modunda dev bir proje hayata geçmesin. Yaklaşık 3 ay önce Sabiha Gökçen Havalimanı’mızın hizmet kapasitesini ikiye katlayacak ikinci pistinin açılışını gerçekleştirdik.”
Uraloğlu, 29 Ocak’ta Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın son halkası olan Kağıthane-Gayrettepe kesimini, 26 Şubat’ta Kazlıçeşme-Sirkeci Raylı Sistem Hattı’nı, 10 Mart’ta Bakırköy Sahil-Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metrosu’nu hizmete açtıklarını hatırlattı.
Dün, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve İBB Başkan adayı Murat Kurum ile Atatürk Havalimanı’nın eski terminal binalarını Türkiye’nin en büyük teknoparkına dönüştürecek Terminal İstanbul’un tanıtım toplantısını gerçekleştirdiklerini anımsatan Uraloğlu, İstanbul’u dünyanın en gelişmiş ilk 20 girişimcilik şehrinden biri yapacak önemli bir adım attıklarını ifade etti.
Uraloğlu, bugün de İstanbul’un kara yolu ulaşım ağının gücüne güç katacak Çekmeköy-Taşdelen-Alemdağ Köprülü Kavşağı’nı hizmete açmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirerek, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Ramazanın bereketiyle Allah’ın izniyle devam ediyoruz. Çekmeköy hızla büyüyor. Bu sürekli gelişen yapısını destekleyen kara yolu yatırımları kapsamında, İstanbul-Şile Devlet Yolu’nun Çekmeköy geçişinde köprülü kavşak projemizi hayata geçirdik. İstanbul’a birilerinin 5 yılda kazandırdığı 8 kilometre raylı sistem uzunluğunu, biz tek projemizle bile onun üzerine geçiyoruz. 31 Mart’a 13 gün kaldı. Ben bakanlığı döneminde de nerede bir sel, nerede bir afet var, nerede bir deprem var orada bareti ve çizmesiyle olan bir Murat Kurum tanıdım. Beraberce birçok iş yaptık, gerçekten iş odaklı, çözüm odaklı oldu. Şimdi de İstanbul’a Cumhur İttifakı’mız olarak Cumhurbaşkanı’mız tarafından aday gösterildi. İstanbul’umuzun metro hattını 1000 kilometreye çıkaracağız. İnşallah hizmetlerimizle beraber devam edeceğiz.”
Törene, Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz da katıldı.
]]>Sancaktepe ve Çekmeköy’de CHP adaylarıyla birlikte ilçe turu yapan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, halk buluşmasında konuşt “Bu şehir, rantçılara bırakılamaz” diyen İmamoğlu, “Bu şehir, öyle, ‘İstanbul benim sevdamdır’ deyip sihirbazlık yapıp, çocuklarımızın, gençlerimizin geleceğini çalanlara bırakılamaz, bırakmayacağız” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Sancaktepe Belediye Başkan adayı Alper Yeğin ile ilçe turu yaptı. Vatandaşlar, İmamoğlu ve Yeğin’e sevgi gösterilerinde bulundu. CHP Çekmeköy Belediye Başkan adayı Orhan Çerkez de Sancaktepe turunda, İmamoğlu ve Yeğin’e eşlik etti. İmamoğlu, Yeğin ve Çerkez, Sarıgazi Mahallesi’ndeki Güvenç Abdal Araştırma Eğitim Kültür Derneği’nde Alevi vatandaşlarla bir araya geldi. Sancaktepe’nin ardından Çekmeköy’e geçen İmamoğlu ve Çerkez, ilçe turuna burada da devam etti. İmamoğlu ve Çerkez’in Çekmeköy ziyaretinde de Sancaktepe’ye benzer görüntüler yaşandı. İmamoğlu ve Çerkez, ilçe turunun ardından Çamlık Mahallesi’ndeki halk buluşmasında alanı, balkonları, pencereleri ve çevre dükkanları dolduran coşkulu kalabalığa hitap etti. İmamoğlu şunları söyledi:
“BU MEYDAN BÜYÜK BİR İTTİFAK MEYDANI”
“Çocukların neşesini bu meydanlarda görmek beni dünyanın en bahtiyar insanı yapıyor. Çocukların sevgisi bana şu dönemde ne kadar dua etsem Yaradan’a anlatılmaz o bambaşka bir şey. Çünkü çocuk sevgisi kolay kazanılmaz. Hep diyorum Allah’ım beni bu şehrin güzel çocuklarına mahcup etme. Onlara layık bir belediye başkanı olayım sürekli. İnşallah bu duyguyu hiç kaybetmeyiz. Onların gözlerindeki ışıltıyı hep yakalarım. Tabii ki sevgili gençler, onların o umutlu bakışı, onların heyecanı, enerjisinin bana geçişçi, o da muhteşem. Kısacası sizlerle bir aile olabilmeyi çok arzulamıştım bir aile gibiyiz. Bu meydanlarda partizanlık yok. Bu meydanlarda particilik yok. Bu meydanlarda insan sevgisi var. Bu meydanlarda size layık olmak var. Bu meydanlarda insanlarla karşılıklı iyi dilekler var, istekler var eleştiriler var. Ama bu meydan büyük bir ittifak meydanı. Bu şehrin insanlarının oluşturduğu İstanbul ittifakı meydanı
“BU MEMLEKET PARTİZANLIKTAN BIKTI USANDI”
Seçime çok az kaldı. Elbette adaylarla ilgili her vatandaşımız sorgulayacak fikir sahibi olacak. Beni tanıyorsunuz artık öyle düşünüyorum. Ama bir hatırlatma yapmak isterim o da şu. Beş yıl Beylikdüzü Belediye Başkanlığı yaptım. beş yılda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptım. Allah şahit hiçbir zaman bir kişinin çıkarı için şehrin göbeğinde bir vatandaşa ait bir parselin imarı çıksın diye bir gün ter akıtmadım. 10 yıldır hakkı, hukuku ve adaleti şehirde korumanın ne kadar kıymetli olduğunu bilen bir insanım. Zaten yerel yönetici olmaya onun için karar vermiştim. Kimsenin hakkını yemeyeceğim, kimsenin hakkını da yedirmeyeceğim demiştim,yolculuğum budur. Hiç kimseyi birbirinden üstün ya da değerli görmedim asla görmedim. Şahit olun ki hepinizi eşit seviyorum. Ben partim için şunu düşünürüm. Partimin en çalışkan insanı ben olacağım derim. Partime olan sorumluluğum. En gurur duyduğu kamu yöneticisi ben olacağım derim. Bunlar ayrı. Ama partizanlık, particilik ya da partili diye hizmet ayrımı yapmak ben yuvama, eşime, anneme, babama söz verdim. Babam dedi ki oğlum, particilik ya da partizanlık yaparsan benim oğlum değilsin, benim evladım değilsin demişti. Çünkü bu memleket partizanlıktan bıktı, usandı. Parti, hizmet için bir araçtır asla amaç değildir. Hizmet için o yolda yürünen ideolojik bir araçtır ve partinin o yolculuğu kutsallaştırılmaz. Partinin o yolculuğunda partinin lideri kutsallaştırılmaz bu yanlış bir şey. Kutsal olan bu şehrin ve bu ülkenin insanıdır. Biz bu şehrin insanlarını onun için eşit seviyoruz. Çünkü insanoğlu kutsaldır insan, insan olduğu için seçilir sevilir. Başka bir şeye ihtiyacı yok. İnsanı insan olduğu için sevmenin düsturu şudur, şiarı şudur. Biz insanı yaratandan ötürü severiz.
“‘AHMAK’ KELİMESİNDEN BİR ŞEY ÜRÜTMEYE ÇALIŞMANIN ADI DA ‘AHMAKLIK'”
İnsana hizmet bu şehrin pırlanta gibi çocuklarına o güzel kızlarımıza, oğullarımıza hizmet, şu pırlanta gibi delikanlılarına, bu şehrin hanımefendilerine, beyefendilerine hizmet, bu şehrin büyüklerine, emeklilerine hürmet ve hizmet. İşte bizim amacımız bu. Onun için bir kişiyi zengin etmek için uğraşmadık, uğraşmayacağız. Milletin parasını ona buna dağıtmayacağız. Biz şunun için görevdeyiz. Milletin parasını millete dağıtacağız. İddiayla söylüyorum bizim Allah’a şükür sicilimiz tertemiz. Kişisel iddiayla hukuki iddiayla ifade ediyorum. 10 yıldır kapımızdan müfettiş eksik olmadı. 10 yıldır kapımızdan teftiş eksik olmadı. Bunu derken teftişten endişe duymayız. Devlete görev yapıyorsanız teftiş olacak ama abartılı teftiş. Bir şey çıkmadı bir daha teftiş 10 yıldır çevirip çevirip durdular. Bir şey bulamadılar bir ahmak kelimesinden bir şey üretmeye kalktılar. Yani bu ahmak kelimesinden bir şey üretmeye çalışmanın adı da ahmaklık onu söyleyeyim. Bugün karşımızdaki iktidarın İstanbul’da yürüdüğü yol ve yolculuk yürüttüğü yol ve yolculuk ortaya koyduğu adaylık mekanizmaları, yaptığı yada yapmak istediği işler sicili bozuk işlerdir. Bakın niye sicili bozuk? İşleri güçleri bir parselin imarını çıkartmak, bir yere ekstra bir kazanç sağlamak, şehri düşünmek değil. Bu şehrin bütününde ne olacak? Rant. Doğru. Ama o rant nasıl biliyor musun? O rant, onlara rant millete değil. Biz millete rant sağlamaya geldik. Onun için bugün, onun tıkır tıkır dört seneye yakın bir zaman diliminde Çekmeköy Sancaktepe, Samandıra, altı buçuk kilometreden fazla dört duraklı metronuzu açtık. 15 gün de bedava, hayırlı uğurlu olsun. Bir yıl sonra da onun ucunu ta Sultanbeyli’ye götüreceğiz. O bölümün de yüzde 75’i bitti.
“İSTANBUL, ÇOCUKLARIMIZIN, GENÇLERİMİZİN GELECEĞİNİ ÇALANLARA BIRAKILMAZ”
Pazartesi günü karşıda Ataköy- İkitelli metrosunu açıyoruz hem de 18 Mart Çanakkale Zaferi gününde hayırlı olsun. Bu kardeşiniz, ekip arkadaşlarıyla beraber bu şehrin, bu milletin evlatlarıyla beraber 65 kilometre metroyu bitirmiş olacak. 65 kilometre 62 durak metroyu açmak her babayiğidin harcı değil. Onu için çıldırıyorlar. Onların 25 yılda yaptığını biz yarısını beş yılda yaptık. Bu beş yılda harcadığımız para, bütçe bizden önceki beş yıl yani onların 10 metroyu birden durdurduğu o dönemden tam dört milyar 200 milyon dolar daha az para harcamamıza rağmen onların misli misli iş yaptık biz. Ona buna dağıtmadık. Bunun adı bereket bereket güzeldir. Ramazan ayınız mübarek olsun. Ramazan ayında sofranız, evleriniz, işiniz, gücünüz bereket dolsun, yüreğiniz iyilik dolu olsun. Bütçemize bereket geldi niye biliyor musunuz? Bereket bizim yolculuğumuz da var. Ne var biliyor musunuz? Gayret ve adalet var. Onun için bereket var. Bu şaibeli insanlar neler yaptı söyleyeyim? Biz beş yıl boyunca İstanbul Büyükşehir Belediyesi koridorlarını kişiye özel imar çıkartmalarına kapattık, öyle eline dosyasını alan ben arsama biraz torpilli bina yapayım deyince muhatap bulamadı ya koşa koşa Ankara’ya gittiler. İstanbul çıkartmadı ama Şehircilik Bakanlığı şıkır şıkır onlara yeni imarlar verdi. Vallahi billahi onların derdi İstanbul değil. Bakın Çekmeköy’ü de çok ilgilendiriyor. Çekmeköy’de de aynısı var. Biliyorsunuz 2016 darbe girişiminden sonra dediler ki askeri alanları, şehrin dışına çıkaracağız, askeri alanları da şehrin faydasına, kamu alanları yapacağız. Ne yaptılar biliyor musunuz? 10 bin futbol sahası büyüklüğünde askeri alanların tamamını imara açtılar. Daha kötüsü, Çekmeköy’de var, bunu kentsel dönüşüm için ya da insanların uygun fiyata, sosyal konut alması için değil, yüzde 85’ini bu toplumun sadece yüzde üçünün dördünün satın alabileceği lüks konutlar yaptılar ve yapıyorlar. Bu şehir, rantçılara bırakılamaz. Bu şehir öyle İstanbul benim sevdamdır deyip sihirbazlık yapıp bu şehirde çocuklarımızın, gençlerimizin geleceğini çalanlara bırakılamaz bırakmayacağız.
“BÜTÜN ENGELLEMELERE RAĞMEN BİZ BU ŞEHİRDE YOKSULLUK İLE MÜCADELE EDİYORUZ”
Eğer işte bunlar şehri rant gibi kullanırlarsa şehri talan alanı olarak kullanırlarsa o zaman ne olur? Bu şehirde rantçı anlayış olur. O zaman bu şehirde yığın üstüne yığın binalaşma olur beton olur yoksulluk olur. O şehirde insanlar mutsuz olur. O şehirde insanların hayat kalitesi ortadan kalkar gider. Biz bu şehre beş yıldır nefes aldırdık. Bütün engellemelere rağmen biz bu şehirde yoksullukla mücadele ediyoruz. Bu şehirde beş yıldır metro rekoru kırıyoruz metro Fatih’i olduk. Biz bu şehirde beş yılda tarihinin en rekor yeşil alanını, aktif yeşil alanını İstanbul’a biz kazandırdık. Bu şehirde kreşi ilk kez biz yaptık sayısı yüzü geçti bugün bile bir tane açtık. Biz bu şehirde çocuklarımıza, gençlerimize yüz bin gencimize burs dağıtıyoruz yedi bin beş yüz lira verdik. Şimdi bu sene 15 bin lira vereceğiz. Biz bu şehirde anne kart verdik 650 bin annemizde var. Çekmeköy’de anne kart sayımız 11 bin 600. Dünya güzeli Anneciğimiz helali hoş olsun o senin. İşte biz ne yaptık? Onların bilmediğini yaptık. Onlar iktidar olunca parayı kendi parası, koltuğu kendi koltuğu zannediyor. Koltuk milletin, para milletin, onun için bu kardeşiniz milletin parasını millete dağıtıyor.Bu seçim bundan sonra nasıl bir yolculuk yapacağımıza devam edeceğimizin seçimi.
“HANİ VARYA BAZI YÖNETİCİLERİN GÖZÜ ANKARA’DA”
Bu şehir dünyanın bize bir lütfu. Biz bu şehirde yaşıyoruz, şanslıyız. Ama bir o kadar da bu şehri korumakla vazifeliyiz. Bu şehre muhafızlık yapacağız. Çekmeköy’e çok güzel işler yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Çekmeköy’de yıllardır yapılmayan nazım İmar planlarını biz çıkardık. Çekmeköy’de ilk kez Anadolu Yakası’nın Kent Ormanı’nı biz açtık Rahmi Demir Kent Ormanı. Tam iki nokta yedi milyar lira İSKİ yatırımı yaptık. Çekmeköy’de tarıma üreticiye destek olduk. Çekmeköy’de cadde düzenlemeleri yaptık. Çekmeköy’de altyapıya sunduğumuz katkının yanı sıra az önce söylediğim metroyu açtık. Çekmeköy’de Taşdelen Yenidoğan kavşağında tam gaz çalışıyoruz, bu sene bitiriyoruz orayı. Çekmeköy’de kent lokantası açacağız. Çekmeköy’de Spor ve Yaşam Merkezi açacağız. Çekmeköy’de Yenidoğan Emek Metrosu’nu başlattık. Buradan iki aktarmayla Yeni Doğan Emek, Söğütlüçeşme yani direkt Kadıköy’e inen bir metro projesini bakanlığa sunduk. Bu dönem o metroya da başlıyoruz. Çekmeköy göz bebeği bir yer. Burada birkaç kişinin ittifakı bizi enterese etmez. Bizi milletin büyük ittifakı ilgilendiriyor. Bakın ben kolay kolay kefil olmam. Kamu terbiyesine, kamu ahlakına, kamu yöneticiliğine yüzde 100 emin ve kefil olduğum Orhan Çerkez’le Çekmeköy’de yol arkadaşı olmak adına yola çıktık. Biz bir fark getiriyoruz yüzü vatandaşa dönük. Hani var ya bazı yöneticiler gözü Ankara’da, gözü orada, oradan bir talimat gelirse yapıyor. Talimat gelmezse yapmıyor. Onlar İstanbul’a diyor ki, tam gaz geri gidelim, biz de diyoruz ki İstanbul’a da Çekmeköy’e de Tam yol ileri”
]]>Erdoğan, partisinin Erzurum Miting, Etkinlik ve Gösteri Alanı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.
İnsanlara ve şehirlere olan sevgilerini bugüne kadar hep eser ve hizmet siyasetiyle göstermiş bir parti olduklarını belirten Erdoğan, bu anlayışla Erzurum’a 21 yılda 173 milyar liralık kamu yatırımı yaptıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kente 3 bin 911 yeni derslik kazandırdıklarını, ikinci bir devlet üniversitesi olarak Erzurum Teknik Üniversitesini kurduklarını anımsattı.
“Erzurum’un kış sporları merkezi hüviyetini güçlendireceğiz”
Gençlik ve sporda 19 bin kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları yaptıklarını, birçok farklı branşta 73 spor tesisi inşa ettiklerini kaydeden Erdoğan, Erzurum’a 20 bin kişi kapasiteli modern bir stat kazandırmak için de hazırlıklara başladıklarını bildirdi.
Erdoğan, “Palandöken Kayak Merkezimizle Konaklı Kayak Merkezimizi birleştirecek bir projeyle Erzurum’un kış sporları merkezi hüviyetini güçlendireceğiz.” dedi.
Erzurumlu ihtiyaç sahiplerine 10,5 milyar lira tutarında kaynak aktardıklarını ifade eden Erdoğan, sağlıkta 2 bin 32 yataklı 27 hastane dahil 107 sağlık tesisini şehre kazandırdıklarını, bunların arasında 700 yataklı Erzurum Şehir Hastanesi ve 400 yataklı Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin de bulunduğunu söyledi.
TOKİ vasıtasıyla 14 bin 919 konut uygulamasını hayata geçirdiklerini anımsatan Erdoğan, bunlardan 10 bin 17 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini, kalanların yapımına ise devam ettiklerini belirtti.
“Erzurum’u depreme dayanıklı bir şehir haline getirmekte kararlıyız”
Kentsel dönüşümde 5 bin 435 riskli bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdiklerini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
“Aziziye ilçemizdeki kentsel dönüşüm projesinde yaşanan gecikmeleri de en kısa sürede çözüme kavuşturacağız. Ülkemizin önemli deprem kuşaklarından birinin üzerinde yer alan Erzurum’u depreme dayanıklı bir şehir haline getirmekte kararlıyız. Bunun için önümüzdeki dönemde bakanlıklarımızı ve belediyelerimizi seferber edeceğiz. Daha önce hiç atık su arıtma tesisi bulunmayan şehrimizde bugün 4 atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde altmış ikisine hizmet veriyoruz. Erzurum’daki 13 millet bahçesi projemizden 10’unu tamamladık, 3’ünün yapımına devam ediyoruz.”
Ulaştırmada 49 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol mesafesini 620 kilometreye çıkardıkları bilgisini veren Erdoğan, Pirinkayalar, İspir, Özbağ 1-2, Özlüce-Arkun 1-2 ve Güllübağ tünellerini tamamlayıp hizmete aldıklarını hatırlattı.
Aksukapı, Mevlana ve Büyük Geçit köprülü kavşaklarını bitirerek trafiğe açtıklarını anımsatan Erdoğan, Horasan-Karakurt-Sarıkamış, Erzurum-Çat-Bingöl, İspir-Rize, Erzurum-Pasinler-Horasan yolları, Hınıs şehir geçişi, Oltu çevre yolu ve bağlantı yollarını bölünmüş yol olarak inşa ettiklerini kaydetti.
“Halen yapımı süren çok sayıda tüneli ve yolu bu yıldan başlayarak kademe kademe hizmete alacağız.” diyen Erdoğan, Palandöken Lojistik Merkezini şehre kazandırdıklarını belirtti.
“Erzincan-Erzurum-Kars Hızlı Tren Hattının proje çalışmalarında sona geldik”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erzurum sınırları içindeki demir yollarını komple yenilediklerini, Divriği-Erzincan, Erzurum-Kars demir yolu hattının modernizasyonu için de çalışmalara başladıklarını ifade etti.
Erdoğan, “Erzincan-Erzurum-Kars Hızlı Tren Hattının proje çalışmalarında sona geldik. İnşallah önümüzdeki dönemde inşasına da geçeceğiz. Yaptığımız yatırımlarla modernize edip büyüttüğümüz Erzurum Havalimanımızın yolcu sayısı yılda 105 binden 1 milyonun üzerine çıktı.” diye konuştu.
Tarım ve ormanda Erzurum’a 11 baraj, 1 içme suyu tesisi, 23 sulama tesisi, 3 arazi toplulaştırma projesi, 300 taşkın koruma tesisi, 15 gölet ve 28 hidroelektrik santrali kazandırdıklarını bildiren Erdoğan, inşa ettikleri sulama projeleriyle 554 bin dekar tarım arazisini sulamaya açarak çiftçilere yıllık 4 milyar lira gelir artışı sağladıklarını anlattı.
Toplam 280 bin dekar arazinin sulanmasını sağlayacak Söylemez Barajı başta olmak üzere 8 barajın yapımının sürdüğü bilgisini paylaşan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Daphan Ovası Cazibe Sulamasının ilk kısmını tamamladık. İkinci kısım ihalesine bu yıl içinde çıkıyoruz. Başköy Barajı Sulaması ve Sakalıkesik Ovası Sulaması ikinci kısmının yapımına devam ediyoruz. Çeşitli safhalardaki 13 tesisi bitirdiğimizde 425 bin dekar mümbit araziyi daha sulamaya açacağız. Erzurumlu çiftçilerimize 32 milyar lira tarımsal hibe desteği verdik. Şehrimizde bir Teknokent kurduk. Organize sanayi bölgelerimizin altyapısını güçlendirdik. Mevcut organize sanayi bölgesini büyüterek yatırım için bekleyen 250 firmamızın önünü açacağız. İstihdamı desteklemek için Erzurumlu işverenlerimize 2 milyar lira prim teşviki verdik. Enerjide Erzurum’un bütün ilçelerine doğal gaz arzını sağladık.”
Bunların yanında Büyükşehir Belediyesinde Fuar Merkezi, Kültür Yolu, Canlı Hayvan Borsası, Bilim Merkezi, Barış Pınarı Köprüsü, Bilgi Evleri, Miting ve Gösteri Alanı gibi yatırımlarla şehrin gelişmesine katkı sağladıklarını ifade eden Erdoğan, “İlçelerimizin tamamında Selçuklu mimarisini modern tasarımla buluşturan projelerin hayata geçirilmesini takdirle karşılıyorum.” dedi.
“Erzurum’a çok daha fazla yatırım yapacağız”
Erzurum’u sevdiğini, Erzurum’un da kendisini sevdiğini bildiğini belirten Erdoğan, 31 Mart’tan sonra büyükşehir ve ilçe belediyeleriyle işbirliği içinde kente çok daha fazla yatırım yapacaklarını bildirdi.
Erdoğan, hizmetlerin hız kesmeden devam etmesi için Erzurumlulardan yine çok güçlü destek beklediğini ifade ederek şöyle konuştu:
“AK Parti ve Cumhur İttifakı bu milletin kökü peygamber efendimize ve milletimizin binlerce yıllık tarihine uzanan bir medeniyet davasının bugünkü temsilcileridir. Bizim talip olduğumuz tek miras, işte bu medeniyet davası mirasıdır. Bu dava, öyle büyük bir mirastır ki onu ancak layıkıyla taşıyabilecek olanlar üstlenebilir. Milletimizin bu kutlu davasının birilerince pazarlık masalarında meze yapılmasına gönlümüz razı gelmez. Kimsenin şahsıyla meselemiz yoktur. Üzüntümüz, kazanarak davasına katkıda bulunmak yerine sırf pazarlıkta el yükseltmek için kaybettirme anlayışıyla altılı masalara oturanlaradır.”
Türkiye’nin sıkıntılı dönemlerden geçerek bugünlere geldiğini, bugün doya doya teneffüs edilen özgürlük ortamının vatandaşlara altın tepside sunulmadığını dile getiren Erdoğan, hangi kazanımın, hangi bedeller ödenerek elde edildiğini milletin gayet iyi bildiğini söyledi.
Erdoğan, şunları kaydetti:
“Darbeden terör saldırılarına, sokak olaylarından, partimizin kapatılma davasına kadar nice zorluklara göğüs gerdik, nice badireler atlattık. Son olarak 15 Temmuz darbe girişiminde 253 şehidimizin kanı pahasına istiklal ve istikbalimize sahip çıktık. Kazanımlarımızın elitler başta olmak üzere birilerini hala rahatsız ettiğini olaylara aklı selimle bakan herkes görebiliyor. Tek parti faşizmi kalıntısı zihniyet terör örgütü uzantılarıyla el ele vererek pusuda beklediğini her fırsatta ispatlıyor. Şimdi buradan siz kardeşlerime bir şey daha söyleyeceğim. İstanbul’da Erzurumlu malum çok. İstanbul’daki Erzurumlu kardeşlerimizi arayacaksınız değil mi? Onları aman ha 31 Mart’a giderken sakın bir yanlışlık olmasın diyerek uyaracaksınız değil mi? Aynı şekilde Ankara’daki Erzurumlu kardeşlerimizi de arayacaksınız değil mi? Bitmedi. İzmir’deki Erzurumlu kardeşlerimi de arayacaksınız değil mi? Hep beraber Türkiye’yi ayağa kaldıracağız. Şimdi belediye başkanlarımızı ben sizlere emanet ediyorum.”
Mitingden notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Sekmen ve Cumhur İttifakı’nın ilçe belediye başkan adaylarıyla vatandaşları selamladı.
Mitinge, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu ve MHP İl Başkanı Adem Yurdagül ile bazı Erzurum milletvekilleri katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanından miting alanına gelirken yol boyunca vatandaşların sevgi gösterileriyle karşılandı.
Halkla sohbet edip fotoğraf çektiren Erdoğan, kendisini karşılayan çocuklara da harçlık verip oyuncak hediye etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı havalimanından çıkışı sonrası yol güzergahında, Erzurum’daki atlı spor cirit kulüplerinin sporcuları, cirit atları üzerinde ellerindeki Türk bayraklarıyla karşıladı.
Öte yandan Erdoğan, miting alanındaki konuşmasının ardından AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti.
(Bitti)
]]>Cumhur ittifakının en verimli sonuç aldığı şehirlerin başında Erzurum’un geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dadaş sevgisini yine gösteriyor. Şehirler içinde ayrı alemsin. Düşmana korkusun. Erzurum’da bir kez daha siz Dadaşlarla hasret gidermekten memnuniyet duyuyorum. Ecdadımızın nakış gibi işleyerek bir sanat şaheserine dönüş Erzurum, bugün yine bir başka güzel. Her hanım kardeşimizin bir nene Hatun yüreği taşıdığı her delikanlısını dadaşlık kalesince, yiğitlik adabına yetiştiren Erzurum için öncelikle 14 – 28 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı’na, milletvekilliğinde yüzde altmış yedi. Cumhurbaşkanlığında yüzde yetmiş dört oy oranıyla Verdiğiniz destek için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Cumhur İttifakı’nın en verimli netice aldığı şehirlerimizin başında Erzurum geliyor. Seçim sonuçlarına bakarak anlıyoruz ki farkını yine gösterdi. Dadaş, bekasını yine gösterdi. Dadaş sevdasını yine gösterdi. Dadaş, dosta da, düşmana da mesajını yine verdi Bu öyle güçlü bir mesaj ki duymayan kulaklara, görmeyen gözlere nasır bağlamış yüreklere dahi kendini hissettiriyor, yerine ulaşıyor” dedi.
Acısına rağmen vatanı korumak için canını dişine takan Erzurumlunun hikayelerinin nesiller boyunca birer destan olarak anlatılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda meydan ne kadar, rakamı aldım. Evet bugün kırk bin. Cumhuriyetimizin kurucu şehirlerinden biri olan Erzurum’un Türkiye yüzyılında lokomotifliğini üstlenip şüphe duymuyorum. Öyleyse şimdi burada öyle bir ses verin ki ülkemizin ve dünyamızın neresinde olursa olsun tüm Erzurumlular duysun hazır mıyız? Erzurum. Eserleriyle medeniyetimizin harcı Erzurum. Sanatçılarıyla, gönül dünyamızın övüncü, Erzurum kahramanlarıyla, çocuklarımızın rol modeli Erzurum, 31 Mart’ta Türkiye yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye yüz yılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar, ana kademe, kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Erzurum’la birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Kardeşlerim mülkü İslam’ın kilidi Erzurum’u Mevla’ya emanet eden Alvarlı Efe Hazretleri, aynı zamanda bu şehrin Ramazan’a olan hürmetine, hayranlığını da dile getirir. Erzurum’da başı rahmet, ortası mağfiret, sulu, ebedi azap Kurtuluş olan Ramazan-ı Şerifimizi tebrik ediyorum. Ramazan-ı Şerifinizi bir kez daha tebrik ediyorum. Bu mübarek günleri manevi kazanımları yanında çalışmalarımız bakımından da çok iyi değerlendirmeliyiz. İnşallah ramazanın bayramı gelmeden 31 Mart’ı milli irade bayramı haline getirmeye hazır mıyız? Bunun için de ne yapacağız? Çok çalışacağız. Her zamankinden daha fazla koşturacağız. Gönlüne girilmedik. Kalbi fethe Gelmedik hiçbir Erzurumlu kardeşimizi bırakmayacağız. Ben karşımda işte böyle bir ruh. Böyle bir heyecan, böyle büyük bir adanmışlık görüyorum. Rabbim hepinizden razı olsun diyorum Kardeşlerim biz insanlarımıza ve şehirlerimize olan sevgimizi bugüne kadar hep eser ve hizmet siyasetiyle göstermiş bir partiyiz” diye konuştu.
Erzurum’a yirmi bin kişi kapasiteli modern stat
Erzurum’a yirmi bin kişi kapasiteli modern bir stat kazandırmak için hazırlıklara başladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Palandöken Kayak Merkezimizle Konaklı Kayak Merkezimizi birleştirecek bir projeyle Erzurum’un Kız Sporları Merkezi hüviyetini güçlendireceğiz. Erzurumlu ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza on buçuk milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta, toplamda iki bin otuz iki yataklı, yirmi yedi hastane dahil, yüz yedi adet sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Bunların arasında yedi yüz yataklı Erzurum Şehir Hastanesi ve dört yüz Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi de bulunuyor. Savaşta hançeri vurur Erzurum. 31 Mart günü gurur Erzurum. TOKİ vasıtasıyla on dört bin dokuz yüz on dokuz konut uygulamasını hayata geçirdik. Bunlardan On bin on yedi konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Kalanların yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde beş bin dört yüz otuz beş riskli bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Aziziye ilçemizdeki kentsel dönüşüm Projesinde yaşanan gecikmeleri de en kısa sürede çözüme kavuşturacağız. Ülkemizin önemli deprem kuşaklarından birinin üzerinde yer alan Erzurum’u depreme dayanıklı bir şehir haline getirmekte kararlıyız Bunun için önümüzdeki dönemde bakanlıklarımızı ve belediyelerimizi seferber edeceğiz. Daha önce hiç atık su arıtma tesisi bulunmayan şehrimizde bugün dört adet atık su, arıtma tesisiyle nüfusun yüzde altmış ikisine hizmet veriyoruz. Erzurum’daki on üç millet bahçesinin projemizden onunu tamamladık. Düşünün yapımına devam ediyoruz. Ulaştırmada kırk dokuz kilometreden devraldığımız Bölünmüş yol mesafesini altı yüz yirmi kilometreye çıkardık. Pirinkayalar, İspir, Özbağ bir iki, Özlüce Arkun bir iki ve Güllübağ tünellerini tamamlayıp hizmete aldık. Aksukapı Mevlana ve büyük geçit köprülü kavşaklarını bitirerek trafiğe açtık. Horasan Karakurt, Sarıkamış yolunu, Erzurum, Çat, Bingöl yoludur. İşbir, Rize yoludur Erzurum Pasinler, Horasan yolunu, Hınıs şehir geçişini olduğu çevre yolu ve bağlantı yollarını bölünmüş yol olarak inşa ettik. Halen yapımı süren çok sayıda tüneli, ve yolu bu yıldan başlayarak kademe kademe hizmete alacağız” dedi.
Erzincan-Erzurum-Kars hızlı tren hattı
Erzincan-Erzurum-Kars hızlı tren hattının proje çalışmalarında sona gelindiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah önümüzdeki dönemde inşasına da geçeceğiz. Yaptığımız yatırımlarla modernize edip büyüttüğümüz Erzurum Havalimanımızın yolcu sayısı yılda yüz beş binden bir milyonun üzerine çıktı. Tarım ve ormanda şehrimize on bir baraj, bir içme suyu tesisi, yirmi üç sulama tesisi, üç arazi toplulaştırma projesi, üç yüz yedi taşkın koruma tesisi, on beş gölet ve yirmi sekiz hidroelektrik santrali kazandırdık. İnşa ettiğimiz sulama projeleriyle, Erzurum’da beş yüz elli dört bin dekar tarım arazisini sulamaya açarak çiftçilerimize yıllık dört milyar lira gelir artışı sağladık. Toplam iki yüz seksen bin dekar arazinin sulanmasını sağlayacak, söylemez barajı başta olmak üzere barajının yapımı sürüyor. Daphan Ovası cazibe sulamasının ilk kısmını tamamladık. İkinci kısım ihalesine bu yıl içinde çıkıyoruz. Başköy Barajı sulaması ve Sakalıkesik Ovası sulaması ikinci kısmının yapımına devam ediyoruz. Çeşitli safhalardaki on üç tesisi bitirdiğimizde dört yüz yirmi beş bin dekar mümbit araziyi daha sulamaya açacağız. Erzurumlu çiftçilerimize Otuz iki milyar lira tarımsal hibe desteği verdik. Şehrimizde bir Teknokent kurduk. Organize sanayi bölgelerimizin altyapısını güçlendirdik. Mevcut organize sanayi bölgesini büyüterek yatırım için bekleyen iki yüz elli firma önünü açacağız. İstihdamı desteklemek için her kurumlu işverenlerimize iki milyar lira prim teşrifi verdik. Enerjide, Erzurum’un, bütün ilçelerine doğal gaz, arzını sağladık Bunların yanında büyükşehir belediyemizle, fuar merkezi, kültür yolu, canlı hayvan borsası, bilim merkezi, Barış Pınarı Köprüsü, Bilgi Evleri, miting ve gösteri alanı gibi yatırımlarıyla şehrimizi Gelişmesine katkı sağladık. İlçelerimizin tamamında Selçuklu mimarisini modern tasarımla buluşturan projelerin hayata geçirilmesini takdirle karşılıyorum” diye konuştu.
“Erzurum’a çok daha fazla yatırım yapacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü;
“Hizmetlerin, hız kesmeden devam etmesi için sizlerden yine çok güçlü destek bekliyoruz. Kardeşlerim AK Parti ve Cumhur İttifakı bu milletin kökü peygamber efendimize ve milletimizin binlerce yıllık tarihine uzanan bir medeniyet davasının bugünkü dizileridir. Bizim talip olduğumuz tek miras işte bu medeniyet davası mirasıdır. Bu dava öyle büyük bir mirastır ki onu ancak layıkıyla taşıyabilecek olanlar üstlenebilir. Milletimizin bu kutlu da Davasının birilerince pazarlık masalarında meze yapılmasına gönlümüz razı gelmez. Kimsenin şahsıyla meselemiz yoktur. Üzüntümüz, kazanarak, davasına katkıda bulunmak yerine sırf pazarlıkta el yükseltmek için kaybettirme anlayışıyla altılı masalara oturanlaradır. Türkiye bizden önceki nesillerle başlayıp bizimle devam eden, bizden sonraki nesillerin bir Sonunda yaşadığı sıkıntılı dönemlerden geçerek bugünlere geldik. Bugün doya doya teneffüs ettiğimiz özgürlük ortamı birileri tarafından bizlere altın tepside sunulmadı. Hangi kazanımın hangi bedeller ödenerek elde edildiğini milletimiz gayet iyi biliyor. Hele hele Dadaş çok daha iyi biliyor. Erzurum çok daha iyi biliyor. Darbeden terör saldırılarına, sokak olaylarından partimizin kapatılma davasına kadar nice zorluklara göğüs gerdik Nice badireler atlattık. Son olarak 15 Temmuz darbe girişiminde iki yüz elli üç şehidimizin kanı pahasına istiklal ve istikbalimize sahip çıktık. Kazanımlarımızın, elitler başta olmak üzere birilerini hala rahatsız ettiğini, olaylara aklıselimle bakan herkes görebiliyor. Tek parti faşizmi, kalıntısı, zihniyet, terör örgütü uzantılarıyla el ele vererek pusuda beklediğini her fırsatta ispatlıyor. Şimdi Buradan kardeşlerime bir şey daha söyleyeceğim. İstanbul’da Erzurumlu malum çok. İstanbul’daki ev Erzurumlu kardeşlerimizi arayacaksınız değil mi? Onları aman ha 31 Mart’a giderken sakın bir yanlışlık olmasın diyerek uyaracaksınız değil mi? Aynı şekilde Ankara’daki Erzurumlu kardeşlerimizi de arayacaksınız değil mi? Bitmedi. İzmir’deki Erzurumlu kardeşlerimi de arayacaksınız değil mi? Hep beraber Türkiye’yi ne yapacağız? Ayağa kaldıracağız. Şimdi belediye başkanlarımızı ben sizlere emanet ediyorum Hazır mıyız?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan son olarak cumhur ittifakı belediye başkanı adaylarını tek tek anons ederek sahneye çağırarak Erzurumlulardan destek istedi. – ERZURUM
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi mart ayı olağan meclis toplantısının üçüncü oturumu, Başkan Tunç Soyer idaresinde yapıldı. Başkan Soyer katıldığı son meclis toplantısında meclis üyeleriyle helalleşti.
165 projemizi yüzde 87’lik rekor bir oranda tamamladık
Yaptığı kapanış konuşmasında duygu dolu mesajlar veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Türkiye’nin her yerinde son meclis toplantıları yapılıyor ama hiçbirinde böyle bir uyum yok. Bununla gurur duyuyorum. İftihar ediyorum. 31 Mart 2019’da yüzde 58 oy oranıyla seçilen bir belediye başkanı olarak bu şehir için canla, başla, aşkla çalışmaya başladım. 5 yıllık görev sürem boyunca, şu iki sözcüğü söylemekten asla vazgeçmedim. ‘Aşkla İzmir’, 4 buçuk milyon vatandaşımız da bu söze yürek verdi. Bu şehre duyduğumuz aşkla, sec¸im beyannamemizde yer alan 165 projemizi yüzde 87’lik rekor bir oranda tamamladık. Üzerine 15 büyük proje ekledik. Bunu, hep birlikte başardık. İki hafta sonra, bu makamı bırakarak İzmirlilerin bana verdiği ömürlük gönül makamına terfi edeceğim. Her şeyden önce ekonomik krize, pandemiye, depremlere, yangına, sellere ve tsunami felaketine rağmen cesaretini ve umudunu asla kaybetmeyen tüm İzmirlilere şükranlarımı sunmak istiyorum. İzmir’in her siyasetçiye bahşetmediği bu gönül makamı, benim için en büyük ödüldür” dedi.
“Devrim niteliğindeki projeleri İzmir’e kazandırdık”
Son beş yılda İzmir belediyecilik tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşadıklarını ifade eden Başkan Soyer, “Maliyetler her geçen gün katlanarak artarken, ekonomik kriz ve yoksulluk derinleşirken ve İzmir kırk verip bir almaya devam ederken biz asla mazeret üretmedik. Yokluğu toklukla mayaladık, icraat ürettik. Bunu yaparken kısa yollara sapmadık. İzmir’i rant peşinde koşanlara peşkeş çekmedik. Uluslararası alanda sahip olduğumuz itibar ve İzmir duruşuyla, uluslararası finans kuruluşlarından 1 milyar Euro’nun üzerinde finansmanı İzmir’e getirdik. Her yıl bütçemizin yüzde 40’ını yatırımlara, İzmir’i daha da ileriye taşıyacak vizyon projelerimize ayırdık. İzmir’in 50 yıllık kangren olmuş sorunlarında çok büyük yollar kat ettik ve gelecek 50 yılını teminat altına aldık. Devrim niteliğindeki projeleri İzmir’e kazandırdık” diye konuştuk.
“Türkiye’nin en demokratik meclisi oldu”
Tüm yatırımların hız kesmeden devam etmesi gerektiğinin altını önemle çizen Başkan Tunç Soyer, “Umarım bizden sonraki yönetim, 5 yıl boyunca ilmek ilmek ördüğümüz bütün bu mirasa sahip çıkar. Çalışmalarımızı, belediyemizin kurumsal birikimini devralarak daha da ileriye taşır. Çünkü bunlar bizim projelerimiz değil. İzmir’in projeleridir. Şehrimizdeki 4 buçuk milyonun iradesidir. 5 yıllık görev sürem boyunca benim en önemli rehberlerimden biri İzmirlilerin oylarıyla seçilmiş olan bu meclis oldu. Siz değerli meclis üyelerimizle birlikte İzmir’e hizmet etmekten ve sizlerle bir arada bulunmaktan her zaman onur duydum. Duymaya da devam edeceğim. Çünkü bu çatı, İzmir’in yerel yönetim demokrasisinin çatısıdır. Bu meclis, İzmir halkının sesidir. Hepiniz tek tek o ses oldunuz. Burada elbette fikir ayrılıklarımız ve tartışmalarımız oldu. Gün geldi birbirimizi yorduk. Fakat koşullar ne olursa olsun bizi bir araya getiren temel değerlere daima sahip çıktık. Milletimizin iradesinin kayıtsız şartsız tecelli ettiği bu mecliste, hepimiz daima demokrasiden yana olduk. İşte bu yüzden gün geldi, çok zor kararları hep birlikte aldık. Omuz omuza çalıştık. Bu şehir ve onun seçilmiş vekilleri olan bizler Cumhuriyetimizin ve Cumhuriyet devrimlerinin koşulsuz şartsız bekçisi olduk. Eksiğimizi, yanlışımızı kabullenmek her zaman çok kolay olmasa da, bunu başarmanın kararlarımızı nasıl daha faydalı hale getirdiğini gördük. Tartışarak nihai şekle kavuşan kararların ortak akılla olgunlaşmasının ne kadar değerli olduğunu gördük. Kısacası, farklılıklarımızın bizi birbirimizden ayıran değil, zenginleştiren unsurlar olduğunu anladık. Vatan sevgisinin, memleket sevgisinin yalnızca kendi tekelimizde olmadığını, memleketi sevmenin farklı halleri olabileceğini ve bunu birbirimizden öğrenmenin hem barışın, hem refahın anahtarı olduğunu keşfettik. O nedenle bu meclis muhtemelen Türkiye’nin en demokratik meclisi oldu. O nedenle her birimiz bu dönem kapanırken bunu başarmış olmanın huzuru ve gururu içindeyiz. Bunu başarmamızı mümkün kılan tüm meclis üyelerimize şükranlarımı sunuyorum. Bu başarı, bu meclis üyelerinin her birinin kolektif çabasıyla ve ortak akılla şekillenmiştir. O nedenle bir ortak başarı hikayesine dönüşmüştür. Bana sorarsanız beş yıldır görev yapan meclisimizin en büyük başarısı budur” şeklinde konuştu.
“Daima Cumhuriyet, daima demokrasi, daima İzmir”
Halkın her seçimde siyasetçileri beş yılda bir yeniden sınadığını hatırlatan Başkan Soyer “Ancak o sınav seçildikten sonra da bitmez. Biz, her sabah uyandığımızda kendimizi vicdanımızla sınarız. Demokrasinin öteki adı ortak akıl, sıfatı dürüstlük, fiili ise çalışmaktır. Bunlardan biri bile eksikse, bir siyasetçinin vicdanı sızlar, sızlamalıdır. Demokrasiye ve onun değerlerine ömrünü adamış bir kardeşiniz olarak, her gün kendimi bu ilkelerle sınamaktan asla vazgeçmedim. Bundan sonra da vazgeçmeyeceğim. ve bugün, bu meclisteki son konuşmamı yaparken buradan vicdanım rahat bir şekilde ayrılıyorum. Biliyorum ki, görevimiz sona erse de, İzmir’de ektiğimiz her bir tohumun takipçisi olmaya, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bugüne kadarki hattımız İzmir Büyükşehir Belediyesi’ydi. Bundan sonra sathımız, sineyi millettir. Tüm Türkiye’dir. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında, Türkiye’yi demokrasiyle taçlandırma mücadelemize devam edeceğiz. Çünkü biz bu mecliste mensubu olduğumuz siyasi partiler kadar milletin kayıtsız şartsız egemenliğini de temsil ediyoruz. Cumhuriyet, halkımızın bize emanetidir. Demokrasi, herkesin veli nimetidir. 86 milyon el ele, omuz omuza, büyük bir coşku ve kararlılıkla yürümeye ve o emanete sahip çıkmaya devam edeceğiz. Daima Cumhuriyet, daima demokrasi, daima İzmir” dedi.
“Bu yolu alnımızın akıyla bitirdik”
CHP Grup Başkan Vekili Murat Aydın, “İnsanın içinde bulunduğu doğanın parçası olduğunu görmesi biraz zor. Sizler için herkesin söylediği söz tevazu. Sizlerin döngüsel kültür kavramı, sürdürülebilirlik kavramı oldukça önemli. Bu meclis ve siz toplumun kurtuluşunun siyasette olduğunu tekrar gösterdiniz. Siyasetçilerin değersizleştiği bu günlerde sizlerin gösterdiği bu tavır bize başka bir siyasetin olduğunu gösterdi. Daima insanca bir dille tepki göstermeye ve bu anlamda da birbirimizle yürümeye çalıştık. Yolda öğrendik, yolda birbirimize öğrettik, birbirimize kırıldık, kavga ettik, dayanışma gösterdik. Bu yolu alnımızın akıyla bitirdik. Yoldaşlarımıza omuz vererek, yorulanı kaldırarak yürümeye devam ettik, devam edeceğiz. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Korkuyla, yorgunlukla ve aşkla bu işi yapmaya çalıştık. Tüm bu süreçler başkanın tavrı ve tarzıyla gelişebilir. Tunç Soyer’e teşekkür borçluyuz” dedi.
“Hakkınızı helal edin”
Veda konuşmalarının zor olduğunu ifade eden AK Parti Grup Başkan Vekili Özgür Hızal, “5 yıl 190 meclis toplantısı ve bugün itibariyle 365 saat geride bırakıldı. Bazen kızdık, küstük ama barışmayı bildiğimiz için kapıdan çıktığımızda barıştık. Ortak noktamız İzmir. Belki farklı noktalardan baktık ama İzmir için farklı noktalardan baksak da hep beraber telaşlandık. Hep beraber güldük. Dayanışmayı birlikte gösterdik. Hepimiz birlikte enkazların başında umutla bekledik. Hepimiz birlikte gururlandık. Artık maratonun sonuna geldik ama bitti. Yeni gelecek arkadaşlar bayrağı bizden daha yukarıya taşıyacak biliyorum. Başta bizleri bu göreve seçen İzmirlilere teşekkür ediyorum. Sayın Başkanımız Tunç Soyer’e 5 yıl boyunca yapmış olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. En çok konuşan ben oldum, belki de en çok kıran ben oldum. Hakkınızı helal edin. Burası benim için ikinci bir üniversite deneyimiydi” diye konuştu.
“Siyasete olan güveni ve nezaketi siz gösterdiniz”
İYİ Parti Grup Başkan Vekili Sedat Sarı ise “Sanki dün gibi başlamış bir serüven. Geldiğimiz bu nokta 5 yılı sorgulama vakti. Bitmeyen bir yol var. Yolculuk bitti ancak her görevi saygın bulduk. Demokrasi ve uzlaşının hakim olduğu, çocuklarımıza gelecek, yaşlılarımıza güven ve huzur için bu yola çıktık. İnsanız, hatasız kul olmaz ama benden yana herkese hakkım helal. Başta 4.5 yıl grup başkan vekilliği görevi yapan Kemal Sevinç’e ve her partinin meclis üyelerine teşekkür ediyorum. Koskoca 5 yıl boyunca bir yandan kente hizmet etmek için çalışmalarını sürdüren bir yandan da defalarca sataşmalara maruz kalan Başkan Soyer’e teşekkür ediyorum. Siyasete olan güveni ve nezaketi siz gösterdiniz. Vazifenin büyüğü küçüğü olmaz” şeklinde konuştu. – İZMİR
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 2019-2024 dönemi son toplantısı, duygusal bir havada yapıldı. Başkan Soyer, tek tek helalleştiği meclis üyelerine, “Buradan vicdanım rahat bir şekilde ayrılıyorum. İzmir’de ektiğimiz her bir tohumun takipçisi olmaya, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bundan sonra sathımız, sine-i millettir. Tüm Türkiye’dir” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Mart ayı olağan meclis toplantısının üçüncü oturumu, Başkan Tunç Soyer yönetiminde yapıldı. Başkan Soyer katıldığı son meclis toplantısında meclis üyeleriyle helalleşti.
“165 PROJEMİZİ YÜZDE 87’LİK REKOR BİR ORANDA TAMAMLADIK”
Yaptığı kapanış konuşmasında duygu dolu mesajlar veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Türkiye’nin her yerinde son meclis toplantıları yapılıyor ama hiçbirinde böyle bir uyum yok. Bununla gurur duyuyorum. İftihar ediyorum. 31 Mart 2019’da yüzde 58 oy oranıyla seçilen bir Belediye Başkanı olarak bu şehir için canla, başla, aşkla çalışmaya başladım. 5 yıllık görev sürem boyunca, şu iki sözcüğü söylemekten asla vazgeçmedim. ‘Aşkla İzmir’, 4 buçuk milyon vatandaşımız da bu söze yürek verdi. Bu şehre duyduğumuz aşkla, sec¸im beyannamemizde yer alan 165 projemizi yüzde 87’lik rekor bir oranda tamamladık. Üzerine 15 büyük proje ekledik. Bunu, hep birlikte başardık. İki hafta sonra, bu makamı bırakarak İzmirlilerin bana verdiği ömürlük gönül makamına terfi edeceğim. Her şeyden önce ekonomik krize, pandemiye, depremlere, yangına, sellere ve tsunami felaketine rağmen cesaretini ve umudunu asla kaybetmeyen tüm İzmirlilere şükranlarımı sunmak istiyorum. İzmir’in her siyasetçiye bahşetmediği bu gönül makamı, benim için en büyük ödüldür” dedi.
“BİZ, YA BİR YOL BULDUK YA DA BİR YOL AÇTIK”
Son beş yılda İzmir belediyecilik tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşadıklarını ifade eden Başkan Tunç Soyer, “Maliyetler her geçen gün katlanarak artarken, ekonomik kriz ve yoksulluk derinleşirken ve İzmir kırk verip bir almaya devam ederken biz asla mazeret üretmedik. Yokluğu toklukla mayaladık, icraat ürettik. Bunu yaparken kısa yollara sapmadık. İzmir’i rant peşinde koşanlara peşkeş çekmedik. Uluslararası alanda sahip olduğumuz itibar ve İzmir duruşuyla, uluslararası finans kuruluşlarından 1 milyar Euro’nun üzerinde finansmanı İzmir’e getirdik. Her yıl bütçemizin yüzde 40’ını yatırımlara, İzmir’i daha da ileriye taşıyacak vizyon projelerimize ayırdık. İzmir’in 50 yıllık kangren olmuş sorunlarında çok büyük yollar kat ettik ve gelecek 50 yılını teminat altına aldık. Devrim niteliğindeki projeleri İzmir’e kazandırdık” diye konuştuk.
“İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ MECLİSİ TÜRKİYE’NİN EN DEMOKRATİK MECLİSİ OLDU”
Tüm yatırımların hız kesmeden devam etmesi gerektiğinin altını çizen Soyer, “Umarım bizden sonraki yönetim, 5 yıl boyunca ilmek ilmek ördüğümüz bütün bu mirasa sahip çıkar. Çalışmalarımızı, belediyemizin kurumsal birikimini devralarak daha da ileriye taşır. Çünkü bunlar bizim projelerimiz değil. İzmir’in projeleridir. Şehrimizdeki 4 buçuk milyonun iradesidir. 5 yıllık görev sürem boyunca benim en önemli rehberlerimden biri İzmirlilerin oylarıyla seçilmiş olan bu meclis oldu. Siz değerli meclis üyelerimizle birlikte İzmir’e hizmet etmekten ve sizlerle bir arada bulunmaktan her zaman onur duydum. Duymaya da devam edeceğim. Çünkü bu çatı, İzmir’in yerel yönetim demokrasisinin çatısıdır. Bu Meclis, İzmir halkının sesidir. Sizler hepiniz tek tek o ses oldunuz. Burada elbette fikir ayrılıklarımız ve tartışmalarımız oldu. Gün geldi birbirimizi yorduk. Fakat koşullar ne olursa olsun bizi bir araya getiren temel değerlere daima sahip çıktık. Milletimizin iradesinin kayıtsız şartsız tecelli ettiği bu mecliste, hepimiz daima demokrasiden yana olduk. İşte bu yüzden gün geldi, çok zor kararları hep birlikte aldık. Omuz omuza çalıştık. Bu şehir ve onun seçilmiş vekilleri olan bizler Cumhuriyetimizin ve Cumhuriyet devrimlerinin koşulsuz şartsız bekçisi olduk. Eksiğimizi, yanlışımızı kabullenmek her zaman çok kolay olmasa da, bunu başarmanın kararlarımızı nasıl daha faydalı hale getirdiğini gördük. Tartışarak nihai şekle kavuşan kararların ortak akılla olgunlaşmasının ne kadar değerli olduğunu gördük. Kısacası, farklılıklarımızın bizi birbirimizden ayıran değil, zenginleştiren unsurlar olduğunu anladık. Vatan sevgisinin, memleket sevgisinin yalnızca kendi tekelimizde olmadığını, memleketi sevmenin farklı halleri olabileceğini ve bunu birbirimizden öğrenmenin hem barışın, hem refahın anahtarı olduğunu keşfettik. O nedenle bu meclis muhtemelen Türkiye’nin en demokratik meclisi oldu. O nedenle her birimiz bu dönem kapanırken bunu başarmış olmanın huzuru ve gururu içindeyiz. Bunu başarmamızı mümkün kılan tüm meclis üyelerimize şükranlarımı sunuyorum. Bu başarı, bu meclis üyelerinin her birinin kolektif çabasıyla ve ortak akılla şekillenmiştir. O nedenle bir ortak başarı hikayesine dönüşmüştür. Bana sorarsanız beş yıldır görev yapan meclisimizin en büyük başarısı budur” diye konuştu.
“DAİMA CUMHURİYET, DAİMA DEMOKRASİ, DAİMA İZMİR”
Halkın her seçimde siyasetçileri beş yılda bir yeniden sınadığını hatırlatan Başkan Soyer “Ancak o sınav seçildikten sonra da bitmez. Biz, her sabah uyandığımızda kendimizi vicdanımızla sınarız. Demokrasinin öteki adı ortak akıl, sıfatı dürüstlük, fiili ise çalışmaktır. Bunlardan biri bile eksikse, bir siyasetçinin vicdanı sızlar, sızlamalıdır. Demokrasiye ve onun değerlerine ömrünü adamış bir kardeşiniz olarak, her gün kendimi bu ilkelerle sınamaktan asla vazgeçmedim. Bundan sonra da vazgeçmeyeceğim. ve bugün, bu meclisteki son konuşmamı yaparken buradan vicdanım rahat bir şekilde ayrılıyorum. Biliyorum ki, görevimiz sona erse de, İzmir’de ektiğimiz her bir tohumun takipçisi olmaya, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bugüne kadarki hattımız İzmir Büyükşehir Belediyesi’ydi. Bundan sonra sathımız, sineyi millettir. Tüm Türkiye’dir. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında, Türkiye’yi demokrasiyle taçlandırma mücadelemize devam edeceğiz. Çünkü biz bu mecliste mensubu olduğumuz siyasi partiler kadar milletin kayıtsız şartsız egemenliğini de temsil ediyoruz. Cumhuriyet halkımızın bize emanetidir. Demokrasi herkesin veli nimetidir. 86 milyon el ele, omuz omuza, büyük bir coşku ve kararlılıkla yürümeye ve o emanete sahip çıkmaya devam edeceğiz. Daima Cumhuriyet, daima demokrasi, daima İzmir” ifadelerini kullandı.
“BU YOLU ALNIMIZIN AKIYLA BİTİRDİK”
CHP Grup Başkan Vekili Murat Aydın da konuşmasında, “Siyasetçilerin değersizleştiği bu günlerde sizlerin gösterdiği bu tavır bize başka bir siyasetin olduğunu gösterdi. Daima insanca bir dille tepki göstermeye ve bu anlamda da birbirimizle yürümeye çalıştık. Yolda öğrendik, yolda birbirimize öğrettik, birbirimize kırıldık, kavga ettik, dayanışma gösterdik. Bu yolu alnımızın akıyla bitirdik. Yoldaşlarımıza omuz vererek, yorulanı kaldırarak yürümeye devam ettik, devam edeceğiz. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Korkuyla, yorgunlukla ve aşkla bu işi yapmaya çalıştık. Tüm bu süreçler başkanın tavrı ve tarzıyla gelişebilir. Tunç Soyer’e teşekkür borçluyuz” dedi.
“HAKKINIZI HELAL EDİN”
Veda konuşmalarının zor olduğunu ifade eden AK Parti Grup Başkan Vekili Özgür Hızal, “5 yıl 190 meclis toplantısı ve bugün itibariyle 365 saat geride bırakıldı. Bazen kızdık, küstük ama barışmayı bildiğimiz için kapıdan çıktığımızda barıştık. Ortak noktamız İzmir. Belki farklı noktalardan baktık ama İzmir için farklı noktalardan baksak da hep beraber telaşlandık. Hep beraber güldük. Dayanışmayı birlikte gösterdik. Hepimiz birlikte enkazların başında umutla bekledik. Hepimiz birlikte gururlandık. Artık maratonun sonuna geldik ama bitti. Yeni gelecek arkadaşlar bayrağı bizden daha yukarıya taşıyacak biliyorum. Başta bizleri bu göreve seçen İzmirlilere teşekkür ediyorum. Sayın Başkanımız Tunç Soyer’e 5 yıl boyunca yapmış olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. En çok konuşan ben oldum, belki de en çok kıran ben oldum. Hakkınızı helal edin” diye konuştu.
“SİYASETE OLAN GÜVENİ VE NEZAKETİ SİZ GÖSTERDİNİZ”
İYİ Parti Grup Başkan Vekili Sedat Sarı ise, “Sanki dün gibi başlamış bir serüven. Geldiğimiz bu nokta 5 yılı sorgulama vakti. Bitmeyen bir yol var. Yolculuk bitti ancak her görevi saygın bulduk. Demokrasi ve uzlaşının hakim olduğu, çocuklarımıza gelecek, yaşlılarımıza güven ve huzur için bu yola çıktık. İnsanız, hatasız kul olmaz ama benden yana herkese hakkım helal. Başta 4.5 yıl grup başkan vekilliği görevi yapan Kemal Sevinç’e ve her partinin meclis üyelerine teşekkür ediyorum. Koskoca 5 yıl boyunca bir yandan kente hizmet etmek için çalışmalarını sürdüren bir yandan da defalarca sataşmalara maruz kalan Başkan Soyer’e teşekkür ediyorum. Siyasete olan güveni ve nezaketi siz gösterdiniz. Vazifenin büyüğü küçüğü olmaz” ifadelerini kullandı.
]]>Erdoğan, Beşyol Meydanı’nda partisince düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.
Van’a 168 milyarlık kamu yatırımı yaptıklarını belirten Erdoğan, eğitimde 9 bin 974 derslik inşa ettiklerini ve üniversiteyi büyüterek fakülte sayısını 9’dan 19’a çıkardıklarını söyledi.
Gençlik ve Spor’da 8 bin 300 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtıklarını ifade eden Erdoğan, 77 spor tesisi inşa ettiklerini, sosyal yardımlarda ise Vanlı ihtiyaç sahiplerine 21 milyar liralık kaynakla destek olduklarını söyledi.
Engellilere yönelik sosyal hizmet kampüsünün yapımına devam ettiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlıkta 500 yataklı merkez ve 400 yataklı bölge hastanesi başta olmak üzere toplamda 1562 yataklı 19 hastanenin de aralarında bulunduğu 104 sağlık tesisi inşa ettik. Yapımı süren 15 sağlık tesisimiz daha var. Yatak kapasitesi 800 olan Van Şehir Hastanemizin projesini tamamladık. Yakında ihalesine çıkıyoruz.” diye konuştu.
TOKİ vasıtasıyla 25 bin 736 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini anımsatan Erdoğan, 2 bin 299 konutun yapımının devam ettiğini aktardı.
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Acısı hala yüreklerimizi yakan 2011 depremiyle yıkılan Van’daki yerleşim yerlerimizi yeni baştan inşa ettik. Erciş nasıl? Peki, Edremit nasıl? Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 13 bin 820 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Edremit zaten bambaşka bir yer oldu. İktidara geldiğimizde il sınırları içerisinde 2 atık su arıtma tesisi varken bugün 8 atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 84’üne hizmet veriyoruz.
Van’daki 10 millet bahçesi projemizden 6’sını tamamladık, üçünün yapımına devam ediyoruz. Biri de proje safhasındadır. Van Gölü Havza Koruma Eylem Planı’nı hazırladık ve hayata geçirmeye başladık. Ulaştırmada 36 kilometreden devraldığımız Van’ın bölünmüş yol uzunluğunu, 597 kilometreye çıkardık.”
“İkinci tüp tünelin proje çalışmalarına devam ediyoruz”
Van-Tatvan yolu üzerindeki 2 bin 306 metre uzunluğundaki Kuskunkıran 1 Tüp Tüneli’ni çift yönlü olarak trafiğe açtıklarını hatırlatan Erdoğan, bunun devamı olan 4 bin 18 metre uzunluğundaki ikinci tüp tünelin proje çalışmalarına devam etiklerini söyledi.
Erdoğan, şunları belirtti:
“İçinde 3 bin 150 metre uzunluğunda çift tüplü Güzel Dere Tüneli’nin de bulunduğu Van Hakkari Yüksekova Ayrımı yolunu, Van çevre yolunun Özalp Kavşağı ile Erciş Kavşağı arasını Doğu Beyazıt- Çaldıran yolunu Erciş şehir geçişini inşallah bu yıl tamamlıyoruz. Ayrıca, Van çevre yolunun kalan kısmını Erciş Muradiye Çaldıran yolunu Van Özalp Kapıköy yolunu, Edremit Gevaş ayrımı yolunu, Adilcevaz Erciş yolunu, Van Muradiye ayrımı yolunu önümüzdeki yıl. Erciş Patnos yolunu bir sonraki yıl bitirmeyi hedefliyoruz.
Şehrimize kazandırmakta kararlı olduğumuz bir diğer önemli eser de Bahçesaray Tüneli’dir. Demir yollarında Van il sınırlarındaki mevcut hatları komple yeniledik. Van Gölü kenarına gemi üretme tesisi yaptık. Sultan Alparslan ve İdris-i Bitlisi feribotlarını işletmeye aldık. Kuru havuzu da yeniliyoruz. Edremit ve Deve Boyunu iskelelerini, Edremit tekne barınağını inşa ettik. Gevaş Akdamar iskelesini, Gevaş barınağını onardık. Tatvan ve Van feribot iskelelerinin yenilenmesi ve bağlantı yollarının inşasını büyük oranda tamamladık. Van Ferit Melen Havalimanı’mızı yeniledik.”
“Yatırımlar anlatmakla bitmiyor”
Tarım ve ormanda Van’a 5 baraj, 18 sulama tesisi, 134 taşkın koruma tesisi, 5 gölet ve 4 hidroelektrik santrali inşa ettiklerini bildiren Erdoğan, 42,5 milyon metre küp su biriktirme hacmine sahip olacak 11 barajın inşaatının da sürdüğünü kaydetti.
Erdoğan, 21 yılda inşa ettikleri sulama projeleriyle 374 bin dekar zirai araziyi sulamaya açarak çiftçilere yıllık 3 milyar lira gelir artışı sağladıklarını dile getirerek, inşaat çalışmaları devam eden 7 sulama tesisiyle 165 bin dekar münbit araziyi daha sulamaya açacaklarını söyledi.
Vanlı çiftçilere, 26 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yeni organize sanayi bölgesi ve bir teknoparkı faaliyete geçirdiklerini, Van Erciş Organize Sanayi Bölgesi’nin 25 hektar alan büyüklüğündeki ikinci etabını ise bu yılın yatırım programına aldıklarını dile getirdi.
Gençlere ve kadınlara istihdam alanı açmak üzere, Muradiye ve Özalp tekstil kent projelerini tamamlayarak hizmete açtıklarını da bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“İstihdamı desteklemek için Vanlı işverenlerimize 3 milyar lira prim teşviki verdik. Enerjide Van, Çaldıran, Edremit, Erciş, Gevaş, Gürpınar, İpek yolu, Muradiye, Özalp ve Tuşba’ya doğal gaz arzını sağladık. Bu yıl içerisinde Saray’a, 2025 yılında Başkale’ye doğal gaz arzını sağlamayı planlıyoruz. İnşallah bu seçim, ülkemiz için yıllarımıza mal olan istismar siyasetinin yerini eser ve hizmet siyasetinin aldığı bir dönüm noktası olacak. Van sahip olduğu muazzam potansiyelle Türkiye yüzyılının lokomotif şehirlerinden biri olmaya aday zaten. Biz bu süreci hem hızlandırmak hem güçlendirmek için çalışıyoruz. Bu duygularla büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı sizlere emanet ediyorum. Van’ın adaylarımıza çok güçlü destek vereceğine inanıyorum.”
Notlar
Miting alanında, “Vanlıyız, şanlıyız biz Reis’e sevdalıyız” ve “Van memleketin sınır çizgisidir, Reis Vanlı gençlerin kırmızı çizgisidir” pankartları yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti Van Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdulahat Arvas ve diğer ilçe belediye başkanları ile vatandaşları selamladı.
Mitinge, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir katıldı.
(Bitti)
]]>“Sırtını örgüte dayayan siyasi temsilcilerin İstanbul’da ve başka yerlerde kirli pazarlıklarla kendi ikballerini kotarmanın peşindeler”
“İnşallah Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını yaşayacağız”
“Yine birileri çıkmış, tek parti faşizmini hortlatmak için can atan CHP’yle bir olup sizlerin iradesine ipotek koymaya çalışıyor”
“Derdi terör örgütüne payandalık etmek olanın hayali de o kadar olur”
AĞRI – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart yerel seçimleri öncesi il mitinglerini bugün Ağrı ile sürdürdü.
Ağrı Dörtyol meydanında düzenlenen mitingde katılım oldukça yüksek oldu. Binlerce vatandaşın katıldığı mitingde vatandaşlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yoğun sevgi gösterilerinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ağrı’nın 2019 yılında mahalli idareler seçimlerinde tercihini AK Parti’den yana yaptığını ve bu süreçte önemli hizmetler aldığını anlatarak, “Her ne kadar geçtiğimiz Mayıs ayındaki seçimlerde arzu ettiğimiz neticeleri alamamış olsak da Ağrı’nın 31 Mart’ta yine tercihini AK Parti’den yana yapacağını inanıyoruz. Bizim aramızda kalpten kalbe giden bir yol vardır” dedi.
“Biz hayatımızı milli iradenin üstünlüğünü savunmaya adadık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlayışla vesayetinden, darbecisine, terör örgütünden tek parti faşistine karşımıza kim çıkarsa mücadele ettik. Cumhuriyet tarihinin en köklü demokrasi ve kalkınma atılımlarını hayata geçirmekle kalmadık. Türkiye yüz yılı vizyonuyla gözümüzü geleceğe diktik. Maşallah. Şu anda karşımdaki topluluğa bakıyorum. Sordum. Ne kadar yol boyu gayet iyiydi. Burada da kırk bin kişinin olduğunu emniyetten aldık. Maşallah. Şimdi bu kırk binle beraber 31 Mart’ta yürüyor muyuz? Şimdi yine birileri çıkmış, tek parti faşizmini hortlatmak için can atan CHP’yle bir olup sizlerin iradesine ipotek koymaya çalışıyor. Dün silah zoruyla yaptıklarını bugün örtülü baskıyla, daha önemlisi tek parti faşistleriyle gizli saklı ittifak oluşturarak gerçekleştirmenin gayreti içindeler. Öyle ki bu uğurda yasakların, hukuksuzlukların ve baskıların sembolü olan CHP’ye bile yedek tekerlek yapacak duruma düştüler. Ne Dünya eski dünya ne Türkiye eski Türkiye artık demokrasisiyle yönetim biçimiyle eğitimden sağlığa tüm kalkınma altyapısıyla yepyeni bir Türkiye var. Dün Ağ Ankara’ya çok uzaktı. İstanbul’a çok uzaktı. Antalya’ya çok uzaktı. Dünyaya da çok uzaktı. Bugün ise Türkiye’nin ve dünyanın her yeri Ağrılı kardeşlerim için Gelişen iletişim ve ulaşım teknolojilerini emirlerine sunmamız sayesinde adeta bir adım, bir tık mesafede” diye konuştu.
Sırtını örgüte dayayan siyasi temsilcilerin İstanbul’da ve başka yerlerde kirli pazarlıklarla kendi ikballerini kotarmanın peşinde olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin iradesini tek parti faşizminin kalıntı CHP’nin kifayetsiz, muhtelif yöneticilerine meze edenler mi Ağrı’ya hak ettiği hizmetleri getirecek? CHP’li belediye başkan adaylarının buram buram ırkçılık, ayrımcılık, kokan, tüm söylemlerine Seslerini çıkarmayanlar mı sizin hakkınızı savunacak? Ağrı’yı ve bu bölgeyi arka bahçeleri olarak kabul edip batıya şirin gözükmek için kendi ülkesine ihanet derecesine varan saldırılar yapanlar mı? Yıllardır mecliste oldukları halde ülkenin, milletin, şehirlerimizin en küçük bir meşalesinin çözümüne öncülük etmeyenler, katkıda bulunmayanlar mı? Ağrı’ya kazandıracak. Bugüne kadar bunların bir eseri var mı? Bir eserini gördünüz mü? Bunların ne ağrı umurlarında, ne Van umurlarında, ne Diyarbakır umurlarında. Bunlar için önemli olan tek şey İstanbul’daki Brüksel’deki, Berlin’deki, Londra’daki, Washington’daki, ağababalarından aldıkları emirlerdir. Zaten, fırsatını bulan da soluğu oralarda alıyor Hiç bunların iradenizi istismar etmeyi amaçlayan turistik geziler haricinde samimiyetle, halimizi, hatırınızı sormak için Ağrı’ya geldiğini gördünüz mü? Şu ulu Ağrı Dağı’na Tendürek Dağı’na, Aladağlara teröristlere selam vermek dışında hayırlı bir nazarla bakanını gördünüz mü? Ne diyor o güzel Ağrı türküsünde? Ağlarken sen ağlamadın. Derdime dertleş olmadın. Sen bana kardeş olmadın. Evet size kardeş olmayanlara siz de kapınızı ve gönlünüzü kapatın” şeklinde konuştu.
Başka Ağrı yok. Başka Türkiye yok
“Biz kalbimizle, yüreğimizle, eserlerimizle, hizmetlerimizle, hedeflerimizle, programlarımızla işte sizin huzurunuzdayız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını söyledi sürdürdü; “Unutmayın başka ağrı Yok. Başka Türkiye yok. Önümüze çıkan fırsatları ve imkanları en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Kardeşlerim, cumhuriyet tarihi boyunca milletimizin her kesimi gibi Ağrılı kardeşlerimizin de yaşadığı sıkıntılar yok mu? Elbette var. Ama bunların hiçbiri sizin üzerinizden sahnelenmeye çalışılan kirli senaryoların bahanesi olamaz. Üstelik biz darbecilerden, vesayetçilerden, işkencecilerden hesap sorarak milletimizin bu dönemle hesaplaşmasını da gerçekleştirdik. Hükümette olduğumuz yirmi bir yılı aşkın süre boyunca bu ülkenin her eksiği gibi sizlerin hak, özgürlük, adalet altyapı, üstyapı, refah beklentilerinizi karşılamak için gece gündüz çalıştık. Ne yaparsak yapalım hepsini lütuf değil, vazife olarak gördük, asla yeter demedik. Hele hele bunları Sizin başınıza asla kalkmadık. Sizi ananızın ak sütü gibi helaliniz olan haklarınıza ve hizmetlerinize kavuşturmak için çıtayı hep daha yükseğe koyarak bugünlere geldik. Şimdi de Türkiye yüzyılıyla hep birlikte dünyanın en güçlü ve müreffeh ülkeleri arasındaki yerimizi almaya hazırlanıyoruz. Bu vizyonu da Ağrı’yla birlikte hayata geçirelim istiyoruz. Biz milletimize Türkiye yüzyılı şehirlerini depreme dayanıklı yapılarıyla, ulaşımıyla, çevresiyle, sosyal destekleriyle diğer tüm unsurlarıyla hep birlikte yükseltmeyi teklif ediyoruz.”
Derdi terör örgütüne payandalık etmek olanın hayali de o kadar olur
Muhalefet partilerinin kavga etmekten, birbirleriyle pazarlık etmekten, birbirlerine höykürmekten, birbirlerine çalım atmaktan, ülkeye ve millete dair herhangi bir meseleyi gündemlerine almaya vakit bulamadığın ifade eden Erdoğan, “Derdi kendi partisinin içindeki ayak oyunları olanın vizyonu da o kadar olur. Derdi terör örgütüne payandalık etmek olanın hayali de o kadar olur. Derdi insanların sıkıntılarını, endişelerini, duygularını istismar etmek olanın programı da o kadar olur. Bunların hepsini bir araya toplayıp sonra çarpın, bölün, çıkartın, ne yaparsanız yapın, geriye kalacak olan hep sıfır olur. Sıfır sonuçlu siyasetin de ne ülkeye, ne millete faydası dokunur. İşte bunun için biz hep eser ve hizmet siyaseti diyoruz. İşte bunun için biz hep yaptığımız eserleri, getirdiğimiz hizmetleri sayıp döküyor, onunla da kalmıyor, bundan sonra yapacaklarımızı anlatıyoruz. Bıraktım diğer çalışmalarımızı sadece son dönemde Ağrı Belediyesi’nde yaptıklarımızı şöyle alt alta sıralasak aradaki farkı çok rahat görmek mümkündür. Hizmet, ulaşım ve iş makinalarından oluşan zengin araç filosuyla, yol ve kaldırım çalışmalarıyla şehrin güzelleştirilen sayısız yatırımlarıyla sosyal belediyecilik faaliyetleriyle Ağrı önemli mesafe kat ettik Türkiye’nin de Ağrı’nın da ihtiyacı olan siyaset işte budur. Öyleyse şimdi burada Ağrı’dan öyle bir ses verin ki şu yüce dağın ardından bile duyulsun. 31 Mart’ta Türkiye yüz yılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye yüz yılı şehirleri için kararlı mıyız otuz bir Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar, ana kademe, kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Ağrı’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Biliyorsunuz başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan ayındayız. Bu vesileyle Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyorum. İnşallah Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını yaşayacağız. İnşallah. Bunun için hep beraber çok çalışacağız Biz Ağrı’ya güveniyoruz. Ağrı’nın da bize güvenmesini istiyoruz. Kardeşlerim sizden otuz bir Mart seçimleri için destek isterken bunu kuru bir laf kalabalığına dayanarak yapmıyoruz. Bu Ağrı’ya yirmi bir yılda yaptığımız seksen dört milyar liralık yatırımdan aldığımız güçle heyecanla, kararlılıkla ifade ediyoruz. Demek ki seksen dört milyar liralık yatırım yaptık. Eğitimde beş bin otuz iki adet yeni derslik inşa ettik. Çocuklarımıza ve gençlerimize hizmet eden bir bilim merkezi kurduk. İbrahim Çeçen Üniversitesi’ni şehrimize kazandırdık. Şimdi de üniversitemize tıp fakültesi binası yapıyoruz. Gençlik ve Spor’da Ağrı’ya beş bin beş yüz yirmi dokuz kişi kapasiteli yükseköğrenim yurtları açtık. Gençlik merkezleri ve çeşitli branşlarda kırk üç tesisi inşa ettik. Doğubayazıt Kapalı Spor Salonu’nun yapımına devam ediyoruz. Doğu Beyazıt Kültür Merkezi’ni, Doğubayazıt, Şafi Camii’ni, Ahmed-i Hani Türbesi’ni ve İshak Paşa Sarayı’nı restore ederek hizmete açtık. Aynı çağrıya on bir bin metrekare alana sahip kültür ve kongre merkezi yaptık” şeklinde konuştu.
Sosyal yardımlarda Ağrılı ihtiyaç sahibi vatandaşlara on bir buçuk milyar lira kaynakla destek olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlıkta dört yüz yataklı merkez ve yüz elli yataklı Patnos Hastanesi başta olmak üzere Toplamda bin yüz yirmi beş yataklı on beş hastane dahil yetmiş yedi sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Ağrı, kadın, doğum ve çocuk hastalıkları hastanemizi iki yüz yataklı bir ek bin ile büyüteceğiz. Çevre ve Şehircilikte TOKİ vasıtasıyla dört bin iki yüz kırk konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Üç yüz seksen altı konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde Toplam altı bin yüz seksen bir bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Ağrı’daki beş millet bahçemizden dördünü bitirdik. Murat Nehri, millet bahçemizin yapımına devam ediyoruz. Ulaşımda on altı devraldığımız bölünmüş yol mesafesini dört yüz beş kilometreye çıkardık. Ağrı şehir geçişi ve bağlantı yollarını Erzurum, Ağrı, Doğubayazıt, Gürbulak, sınır kapısı yolunu, Doğubayazıt çaldıran yolunu, Ağrı, Hamur, Tutak, Patnos yolunu, Erciş Patnos yolunu ve Doğubayazıt, Iğdır yolunu bölünmüş yol olarak tamamladık Bu takviye düğünü ve tüm kıran köprüsünü inşa ettik. Kağızman, Tuzluca, Cuma Çay, Ağrı yolunu, Iğdır, Doğubayazıt yolunu ve Hamur çevre Hava yolunu bu sene bitiriyoruz. Ahmed-i Hani Havalimanı’na terminal binası yaptık. Tarım ve Ormanda Ağrı’nın hasretle beklediği yazıcı barajı başta olmak üzere iki baraj bir sulama tesisi, 50 taşkın koruma tesisi inşa ettik. Yazıcı barajıyla Ağrı şehir merkezi ve on beş yerleşim yerinin iki bin kırk beş yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşıladık. Ayrıca yine Yazıcı Ağrı Ovası’nda yaklaşık iki yüz elli bin dekar zirai arazinin sulanabilmesine imkan sağladık. Yukarı Çay ve Derecek Barajları ile Yeşilhisar Göleti’nin yapımına devam ediyoruz. İnşası süren sulama tesisleri tamamlandığında Ağrı’da yüz elli bin dekar araziyi daha sulamaya açıyoruz. Ağrılı çiftçilerimize on beş milyar lira tarımsal hibe desteği verdik. Hayvancılığın önemli bir geçim kaynağı olduğu Ağrı Üç yüz on dört ahırı ve üç et entegre tesisini içeren bir proje kazandırıyoruz. İstihdamı desteklemek için, Ağrı’daki işverenlere altı yüz kırk milyon lira pirinç teşviki verdik. Ağrı’ya kurduğumuz Tekstil kent sayesinde çok sayede kardeşimize istihdam kapısı açıyoruz. Hedefimiz on yedi fabrikada, on beş bin istihdama ulaşmaktır. Peki enerjide merkez, Diyadin, Eleşkirt, Doğubayazıt, Patnos, Taşlıçay ve Tutak’ı doğal gaz arzını sağladık. Bu yıl da hamuru doğal gaza kavuşturuyoruz” dedi.
Erdoğan konuşmasının son bölümünde ise “Bu sabah Konya’da düşen askeri eğitim uçağımızdan dolayı Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve milletimize geçmiş olsun diyorum. Pilotumuzun sağ olarak kurtulduğu kazada biz iş makinası operatörü kardeşimiz vefat etti. Allah rahmet etsin. Mekanı cennet olsun inşallah” diye konuştu.
]]>Erdoğan, partisince Dörtyol Kavşağı’nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, sosyal yardımlarda Ağrılı ihtiyaç sahiplerine 11,5 milyar lira kaynakla destek olduklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 400 yataklı merkez, 150 yataklı Patnos Hastanesi başta olmak üzere bin 125 yataklı 15 hastane dahil 77 sağlık tesisini şehre kazandırdıklarını belirtti.
Ağrı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesini 200 yataklı bir ek bina ile büyüteceklerini dile getiren Erdoğan, TOKİ vasıtasıyla 4 bin 240 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini, 386 konutun yapımına devam ettiklerini söyledi.
Kentsel dönüşümde Ağrı’da 6 bin 181 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdiklerini aktaran Erdoğan, Ağrı’daki beş millet bahçesinden dördünü bitirdiklerini, Murat Nehri Millet Bahçesi’nin yapımına devam ettiklerini kaydetti.
Erdoğan, 16 kilometreden devralınan bölünmüş yol mesafesinin, 405 kilometreye çıkarıldığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ağrı, şehir geçişi ve bağlantı yollarını Erzurum-Ağrı-Doğubayazıt-Gürbulak Sınır Kapısı yolunu, Doğubayazıt-Çaldıran yolunu, Ağrı-Hamur-Tutak-Patnos yolunu, Erciş-Patnos yolunu ve Doğubayazıt-Iğdır yolunu bölünmüş yol olarak tamamladık. Tutak Viyadüğünü ve tüm Küpkıran Köprüsünü inşa ettik. Kağızman-Tuzluca-Cumaçay-Ağrı yolunu, Iğdır-Doğubayazıt yolunu ve Hamur Çevre Yolunu bu sene bitiriyoruz. Ahmed-i Hani Havalimanı’na terminal binası yaptık. Havalimanımızın 2003 yılında 8 bin olan yolcu trafiği, geçtiğimiz yıl ne oldu biliyor musunuz? 316 bin. Nereden nereye?
Ağrı’nın hasretle beklediği Yazıcı Barajı başta olmak üzere iki baraj, bir sulama tesisi, 50 taşkın koruma tesisi inşa ettik. Yazıcı Barajı’yla Ağrı şehir merkezi ve 15 yerleşim yerinin 2045 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşıladık. Yazıcı Barajı’yla Ağrı Ovası’nda yaklaşık 250 bin dekar zirai arazinin sulanabilmesine imkan sağladık. Yukarıçay ve Derecek barajları ile Yeşilhisar Göleti’nin yapımına devam ediyoruz. İnşası süren sulama tesisleri tamamlandığında Ağrı’da 150 bin dekar araziyi daha sulamaya açıyoruz.”
Ağrılı çiftçilere 15 milyar lira tarımsal hibe desteği verildiğini hatırlatan Erdoğan, “Hayvancılığın önemli bir geçim kaynağı olduğu Ağrı’ya 314 ahırı ve 3 et entegre tesisini içeren bir proje kazandırıyoruz. İstihdamı desteklemek için Ağrı’daki işverenlere 640 milyon lira prim teşviki verdik.” diye konuştu.
“Bu yıl da Hamur’u doğal gaza kavuşturuyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ağrı’ya kurduğumuz tekstil kent sayesinde çok sayıda kardeşimize istihdam kapısı açıyoruz. Hedefimiz 17 fabrikada 15 bin istihdama ulaşmaktır.” ifadesini kullandı.
Erdoğan, merkez, Diyadin, Doğubayazıt, Eleşkirt, Patnos, Taşlıçay ve Tutak’a doğal gaz arzını sağladıklarını, bu yıl da Hamur’u doğal gaza kavuşturacaklarını bildirdi.
Ağrı’ya, 31 Mart’tan sonra belediyelerle işbirliği içinde çok daha fazla hizmet ekleyeceklerini vurgulayan Erdoğan, il ve ilçe belediye başkanlarının seçilmeleri halinde cumhurbaşkanlığıyla, bakanlıklarıyla her daim başkanlarının yanında olacaklarını, belediyelerin getireceği her yatırımı, hizmeti destekleyeceklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sabah Konya’da düşen askeri eğitim uçağımızdan dolayı Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve milletimize geçmiş olsun. Pilotumuzun sağ olarak kurtulduğu kazada, bir iş makinası operatörü kardeşimiz vefat etti. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.” dedi.
Notlar
Erdoğan’ı, havaalanından miting alanına gelişinde caddelerde ellerinde Türk bayrağı olan çocuklar karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti’nin Ağrı Belediye Başkan adayı Mehmet Salih Aydın ve ilçe belediye başkan adaylarıyla vatandaşları selamladı.
Mitinge, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra AK Parti Ağrı İl Başkanlığını ziyaret etti.
(Bitti)
]]>Ağrı Dörtyol meydanında düzenlenen AK Parti mitingine katılım oldukça yüksek oldu. Binlerce vatandaşın katıldığı mitingde vatandaşlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yoğun sevgi gösterilerinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ağrı’nın 2019 yılında mahalli idareler seçimlerinde tercihini AK Parti’den yana yaptığını ve bu süreçte önemli hizmetler aldığını anlatarak, “Her ne kadar geçtiğimiz Mayıs ayındaki seçimlerde arzu ettiğimiz neticeleri alamamış olsak da Ağrı’nın 31 Mart’ta yine tercihini AK Parti’den yana yapacağını inanıyoruz. Bizim aramızda kalpten kalbe giden bir yol vardır” dedi.
“Biz hayatımızı milli iradenin üstünlüğünü savunmaya adadık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlayışla vesayetinden darbecisine, terör örgütünden tek parti faşistine karşımıza kim çıkarsa mücadele ettik. Cumhuriyet tarihinin en köklü demokrasi ve kalkınma atılımlarını hayata geçirmekle kalmadık. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla gözümüzü geleceğe diktik. Maşallah. Şu anda karşımdaki topluluğa bakıyorum. Sordum. Ne kadar yol boyu gayet iyiydi. Burada da kırk bin kişinin olduğunu emniyetten aldık. Maşallah. Şimdi bu kırk binle beraber 31 Mart’ta yürüyor muyuz? Şimdi yine birileri çıkmış, tek parti faşizmini hortlatmak için can atan CHP’yle bir olup sizlerin iradesine ipotek koymaya çalışıyor. Dün silah zoruyla yaptıklarını bugün örtülü baskıyla, daha önemlisi tek parti faşistleriyle gizli saklı ittifak oluşturarak gerçekleştirmenin gayreti içindeler. Öyle ki bu uğurda yasakların, hukuksuzlukların ve baskıların sembolü olan CHP’ye bile yedek tekerlek yapacak duruma düştüler. Ne Dünya eski dünya ne Türkiye eski Türkiye artık demokrasisiyle yönetim biçimiyle eğitimden sağlığa tüm kalkınma altyapısıyla yepyeni bir Türkiye var. Dün Ağ Ankara’ya çok uzaktı. İstanbul’a çok uzaktı. Antalya’ya çok uzaktı. Dünyaya da çok uzaktı. Bugün ise Türkiye’nin ve dünyanın her yeri Ağrılı kardeşlerim için Gelişen iletişim ve ulaşım teknolojilerini emirlerine sunmamız sayesinde adeta bir adım, bir tık mesafede” diye konuştu.
“Size kardeş olmayanlara siz de kapınızı ve gönlünüzü kapatın”
Sırtını örgüte dayayan siyasi temsilcilerin İstanbul’da ve başka yerlerde kirli pazarlıklarla kendi ikballerini kotarmanın peşinde olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin iradesini tek parti faşizminin kalıntı CHP’nin kifayetsiz, muhtelif yöneticilerine meze edenler mi Ağrı’ya hak ettiği hizmetleri getirecek? CHP’li belediye başkan adaylarının buram buram ırkçılık, ayrımcılık, kokan, tüm söylemlerine seslerini çıkarmayanlar mı sizin hakkınızı savunacak? Ağrı’yı ve bu bölgeyi arka bahçeleri olarak kabul edip batıya şirin gözükmek için kendi ülkesine ihanet derecesine varan saldırılar yapanlar mı? Yıllardır mecliste oldukları halde ülkenin, milletin, şehirlerimizin en küçük bir meşalesinin çözümüne öncülük etmeyenler, katkıda bulunmayanlar mı? Ağrı’ya kazandıracak. Bugüne kadar bunların bir eseri var mı? Bir eserini gördünüz mü? Bunların ne Ağrı umurlarında, ne Van umurlarında, ne Diyarbakır umurlarında. Bunlar için önemli olan tek şey İstanbul’daki, Brüksel’deki, Berlin’deki, Londra’daki, Washington’daki, ağababalarından aldıkları emirlerdir. Zaten, fırsatını bulan da soluğu oralarda alıyor. Hiç bunların iradenizi istismar etmeyi amaçlayan turistik geziler haricinde samimiyetle, halinizi hatırınızı sormak için Ağrı’ya geldiğini gördünüz mü? Şu ulu Ağrı Dağı’na, Tendürek Dağı’na, Aladağlar’a teröristlere selam vermek dışında hayırlı bir nazarla bakanını gördünüz mü? Ne diyor o güzel Ağrı türküsünde? ‘Ağlarken sen ağlamadın. Derdime dertleş olmadın. Sen bana kardeş olmadın’. Evet size kardeş olmayanlara siz de kapınızı ve gönlünüzü kapatın” şeklinde konuştu.
“Başka Ağrı yok, başka Türkiye yok”
“Biz kalbimizle, yüreğimizle, eserlerimizle, hizmetlerimizle, hedeflerimizle, programlarımızla işte sizin huzurunuzdayız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını söyledi sürdürdü:
“Unutmayın başka Ağrı yok, başka Türkiye yok. Önümüze çıkan fırsatları ve imkanları en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Kardeşlerim, cumhuriyet tarihi boyunca milletimizin her kesimi gibi Ağrılı kardeşlerimizin de yaşadığı sıkıntılar yok mu? Elbette var. Ama bunların hiçbiri sizin üzerinizden sahnelenmeye çalışılan kirli senaryoların bahanesi olamaz. Üstelik biz darbecilerden, vesayetçilerden, işkencecilerden hesap sorarak milletimizin bu dönemle hesaplaşmasını da gerçekleştirdik. Hükümette olduğumuz yirmi bir yılı aşkın süre boyunca bu ülkenin her eksiği gibi sizlerin hak, özgürlük, adalet, altyapı, üstyapı, refah beklentilerinizi karşılamak için gece gündüz çalıştık. Ne yaparsak yapalım hepsini lütuf değil, vazife olarak gördük, asla yeter demedik. Hele hele bunları Sizin başınıza asla kalkmadık. Sizi ananızın ak sütü gibi helaliniz olan haklarınıza ve hizmetlerinize kavuşturmak için çıtayı hep daha yükseğe koyarak bugünlere geldik. Şimdi de Türkiye Yüzyılı’yla hep birlikte dünyanın en güçlü ve müreffeh ülkeleri arasındaki yerimizi almaya hazırlanıyoruz. Bu vizyonu da Ağrı’yla birlikte hayata geçirelim istiyoruz. Biz milletimize Türkiye Yüzyılı şehirlerini depreme dayanıklı yapılarıyla, ulaşımıyla, çevresiyle, sosyal destekleriyle diğer tüm unsurlarıyla hep birlikte yükseltmeyi teklif ediyoruz.”
“Derdi terör örgütüne payandalık etmek olanın hayali de o kadar olur”
Muhalefet partilerinin kavga etmekten, birbirleriyle pazarlık etmekten, birbirlerine çalım atmaktan, ülkeye ve millete dair herhangi bir meseleyi gündemlerine almaya vakit bulamadığını ifade eden Erdoğan, “Derdi kendi partisinin içindeki ayak oyunları olanın vizyonu da o kadar olur. Derdi terör örgütüne payandalık etmek olanın hayali de o kadar olur. Derdi insanların sıkıntılarını, endişelerini, duygularını istismar etmek olanın programı da o kadar olur. Bunların hepsini bir araya toplayıp sonra çarpın, bölün, çıkartın, ne yaparsanız yapın, geriye kalacak olan hep sıfır olur. Sıfır sonuçlu siyasetin de ne ülkeye, ne millete faydası dokunur. İşte bunun için biz hep eser ve hizmet siyaseti diyoruz. İşte bunun için biz hep yaptığımız eserleri, getirdiğimiz hizmetleri sayıp döküyor, onunla da kalmıyor, bundan sonra yapacaklarımızı anlatıyoruz. Bıraktım diğer çalışmalarımızı sadece son dönemde Ağrı Belediyesi’nde yaptıklarımızı şöyle alt alta sıralasak aradaki farkı çok rahat görmek mümkündür. Hizmet, ulaşım ve iş makinalarından oluşan zengin araç filosuyla, yol ve kaldırım çalışmalarıyla şehrin güzelleştirilen sayısız yatırımlarıyla sosyal belediyecilik faaliyetleriyle Ağrı önemli mesafe kat ettik Türkiye’nin de Ağrı’nın da ihtiyacı olan siyaset işte budur. Öyleyse şimdi burada Ağrı’dan öyle bir ses verin ki şu yüce dağın ardından bile duyulsun. 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar, ana kademe, kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Ağrı’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Biliyorsunuz başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan ayındayız. Bu vesileyle Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyorum. İnşallah Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını yaşayacağız. İnşallah. Bunun için hep beraber çok çalışacağız Biz Ağrı’ya güveniyoruz. Ağrı’nın da bize güvenmesini istiyoruz. Kardeşlerim sizden otuz bir Mart seçimleri için destek isterken bunu kuru bir laf kalabalığına dayanarak yapmıyoruz. Bu Ağrı’ya yirmi bir yılda yaptığımız seksen dört milyar liralık yatırımdan aldığımız güçle heyecanla, kararlılıkla ifade ediyoruz. Demek ki seksen dört milyar liralık yatırım yaptık. Eğitimde beş bin otuz iki adet yeni derslik inşa ettik. Çocuklarımıza ve gençlerimize hizmet eden bir bilim merkezi kurduk. İbrahim Çeçen Üniversitesi’ni şehrimize kazandırdık. Şimdi de üniversitemize tıp fakültesi binası yapıyoruz. Gençlik ve Spor’da Ağrı’ya beş bin beş yüz yirmi dokuz kişi kapasiteli yükseköğrenim yurtları açtık. Gençlik merkezleri ve çeşitli branşlarda kırk üç tesisi inşa ettik. Doğubayazıt Kapalı Spor Salonu’nun yapımına devam ediyoruz. Doğu Beyazıt Kültür Merkezi’ni, Doğubayazıt, Şafi Camii’ni, Ahmed-i Hani Türbesi’ni ve İshak Paşa Sarayı’nı restore ederek hizmete açtık. Aynı çağrıya on bir bin metrekare alana sahip kültür ve kongre merkezi yaptık” şeklinde konuştu.
“400 yataklı merkez ve 150 yataklı Patnos Hastanesi başta olmak üzere toplamda bin 125 yataklı, 15 hastane dahil 77 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık”
Sosyal yardımlarda Ağrılı ihtiyaç sahibi vatandaşlara 11,5 milyar lira kaynakla destek olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlıkta 400 yataklı merkez ve 150 yataklı Patnos Hastanesi başta olmak üzere toplamda bin 125 yataklı, 15 hastane dahil 77 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Ağrı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanemizi 200 yataklı bir ek bina ile büyüteceğiz. Çevre ve Şehircilikte TOKİ vasıtasıyla 4 bin 240 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 386 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde toplam 6 bin 181 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Ağrı’daki 5 millet bahçemizden 4’ünü bitirdik. Murat Nehri, millet bahçemizin yapımına devam ediyoruz. Ulaşımda 16 devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 405 kilometreye çıkardık. Ağrı şehir geçişi ve bağlantı yollarını Erzurum, Ağrı, Doğubayazıt, Gürbulak, sınır kapısı yolunu, Doğubayazıt çaldıran yolunu, Ağrı, Hamur, Tutak, Patnos yolunu, Erciş Patnos yolunu ve Doğubayazıt, Iğdır yolunu bölünmüş yol olarak tamamladık Bu takviye düğünü ve tüm kıran köprüsünü inşa ettik. Kağızman, Tuzluca, Cuma Çay, Ağrı yolunu, Iğdır, Doğubayazıt yolunu ve Hamur çevre Hava yolunu bu sene bitiriyoruz. Ahmed-i Hani Havalimanı’na terminal binası yaptık. Tarım ve Ormanda Ağrı’nın hasretle beklediği Yazıcı Barajı başta olmak üzere 2 baraj bir sulama tesisi, 50 taşkın koruma tesisi inşa ettik. Yazıcı Barajı’yla Ağrı şehir merkezi ve 15 yerleşim yerinin 2045 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşıladık. Ayrıca yine Yazıcı Ağrı Ovası’nda yaklaşık 250 bin dekar zirai arazinin sulanabilmesine imkan sağladık. Yukarı Çay ve Derecek Barajları ile Yeşilhisar Göleti’nin yapımına devam ediyoruz. İnşası süren sulama tesisleri tamamlandığında Ağrı’da 150 bin dekar araziyi daha sulamaya açıyoruz. Ağrılı çiftçilerimize 15 milyar lira tarımsal hibe desteği verdik. Hayvancılığın önemli bir geçim kaynağı olduğu Ağrı 314 ahırı ve 3 et entegre tesisini içeren bir proje kazandırıyoruz. İstihdamı desteklemek için, Ağrı’daki işverenlere 640 milyon lira pirinç teşviki verdik. Ağrı’ya kurduğumuz Tekstil kent sayesinde çok sayede kardeşimize istihdam kapısı açıyoruz. Hedefimiz 17 fabrikada, 15 bin istihdama ulaşmaktır. Peki enerjide merkez, Diyadin, Eleşkirt, Doğubayazıt, Patnos, Taşlıçay ve Tutak’ı doğal gaz arzını sağladık. Bu yıl da Hamur’u doğal gaza kavuşturuyoruz” dedi.
Erdoğan konuşmasının son bölümünde ise, “Bu sabah Konya’da düşen askeri eğitim uçağımızdan dolayı Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve milletimize geçmiş olsun diyorum. Pilotumuzun sağ olarak kurtulduğu kazada iş makinesi operatörü kardeşimiz vefat etti. Allah rahmet etsin. Mekanı cennet olsun inşallah” diye konuştu. – AĞRI
]]>Yılmaz, Bingöl’ün Sancak beldesindeki AK Parti Seçim Koordinasyon Merkezi’nde düzenlenen “Hemşehri Buluşmaları” programında, belde halkı ile Adaklı, Kiğı ve Yayladere ilçelerinden gelen vatandaşlarla bir araya geldi.
Burada konuşan Yılmaz, depremler ve salgın gibi sıkıntılı ortamlarda dahi Türkiye’nin büyümeye, gelişmeye ve güçlenmeye devam ettiğini söyledi.
Geçen yıl yüzde 4,5 büyüme sağlandığını anımsatan Yılmaz, ilk defa trilyon dolarlık ekonomiler arasına Türkiye’nin girdiğini belirtti.
Geçen yıl 1,1 trilyon doları aşan bir gelire ulaştıklarını dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:
“İstihdamımız 32 milyonu geçti. İhracatımız 256 milyar dolara ulaştı. Bu gücümüzle geleceğe yürüyoruz. Tankımızı, topumuzu, tüfeğimizi insansız hava araçlarımızı yaptığımız gibi uçağımız KAAN da ilk defa uçtu. Bunlar kendiliğinden olmuyor. Siyasi güvenle, istikrarla oluyor. Üstüne koya koya Türkiye gelişmiş ülkeler arasına girme mücadelesini sürdürüyor. Türkiye Yüzyılı’nda da inşallah ülkemizi dünyanın sayılı ülkelerinden biri haline her alanda getirme hedefimize adım adım yürüyoruz.”
Belediyelerin bir şahsın kendi reklamı, şanı, şöhreti için kullanacağı bir yer değil, halka hizmet edeceği bir yer olduğunu ifade eden Yılmaz, belediyenin herhangi bir ideolojiye hizmet etmek üzere kurulmuş bir kurum da olmadığını kaydetti.
Türkiye güçlendikçe herkesin refahının artacağına işaret eden Yılmaz, “Çoluk çocuğumuz da geleceğe çok daha güvenle yürüyecek. İşte bunu yaparken merkezi idare ve yerel idare olarak uyum, el ele, gönül birliği içinde yapacağız. Hiç kimseye bir ayrımcılık yapmadan, en küçük bir farklılık göstermeden, bize oy versin, vermesin, böyle bir ayrımı da yapmadan bütün vatandaşlarımıza hizmet etmek bizim için bir şereftir, onurdur.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, Sancak Belediye Başkanı adayı Nusret Koçin’in işine sahip çıkarak 5 yılda görev yaptığını, ara vermeden eksik projelerini tamamlayacağını belirtti.
Bölgede ulaşım ağının genişlemesi adına çalışmaların sürdüğünü anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:
“Bingöl-Erzincan yolunu inşa ediyoruz aslında. Bu sadece bir belde yolu olmayacak. İleride Bingöl ile Erzincan arası şehirler arası yol olacak inşallah. Bu çerçevede bir taraftan da Kiğı ile Yedisu arası yol devam ediyor. Orada barajdan dolayı tüneller, viyadükler, milyarlarca para harcanıyor hakikaten. Orası da bittiğinde Erzincan ile Kiğı arası aşağı yukarı bitmiş olacak. Geriye kalacak Sancak ile Adaklı arası. Onun da projelerini çalışıyoruz. İnşallah en uygun zamanda bu projeyi de hayata geçirip bu kuzeydeki ilçelerimizi çıkmaz sokak olmaktan kurtaracağız. Şimdi Genç ilçemiz Diyarbakır, Solhan ilçemiz Muş, Karlıova ilçemiz Erzurum yolu üzerinde. Dolayısıyla gidiş geliş olunca bir bölge daha çok kalkınıyor. Erzincan bağlantılı yaptığımızda oradan da tabi Karadeniz’e kadar uzanan bir bağlantı olacak. Bu ilçelerimiz farklı bir kalkınma sürecine de girmiş olacaklar.”
Devletin teşvikleriyle bölgede tekstil tesislerinin kurulduğunu anlatan Yılmaz, mesleki eğitim yoluyla gençlere eğitim verdiklerini bildirdi.
“Yeter ki, yatırımcılar gelsin diyoruz. Bu bölgedeki insanımıza AŞ ve iş versin. Binlerce insan şu anda tekstilde çalışıyor. Geçmişte buradan İstanbul’a gidilirken şimdi İstanbul’dan, Sancak’a gelip çalışan insanlarımız, gençlerimiz var.” ifadelerini kullanan Yılmaz, bunun da kendileri için ayrı bir gurur vesilesi olduğunu aktardı.
Programda, AK Parti Bingöl Milletvekilleri Feyzi Berdibek ve Zeki Korkutata, Belediye Başkanı Erdal Arıkan, AK Parti İl Başkanı Yılmaz Seven ve Sancak Belediye Başkanı Nusret Koçin de yer aldı.
]]>BİNGÖL – Bingöl’de iftar programında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Orta vadeli programımızı hayata geçiriyoruz. Adım adım inşallah o konuda da sonuçlar alacağız. Yıllık bazda sonuçların alınması biraz zaman istiyor, bu Mayıs’tan sonra Haziran, Temmuz gibi yaz döneminde yıllık bazda belirgin bir düşüşü hep birlikte göreceğiz inşallah. 2025 yılında orta vadeli programımıza göre yüzde 15’lere düşecek, 2026’da ise Allah’ın izniyle yeniden tek rakamlı enflasyon rakamlarına ulaşacağız. Bu bir süreç. Planımızı, programımızı yapmış durumdayız. Adım adım bunu hayata geçiriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, birtakım ziyaretlerde bulunmak üzere Bingöl’e geldi. Valilik ve iş dünyası ziyaretlerinin ardından düzenlenen iftar programına katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, burada vatandaşlara hitap etti.
“20-21 yıllık bir döneme asırlık hizmetleri sığdırmamız mümkün oldu”
AK Parti’nin 21 yıllık dönemde asırlık hizmetler yaptığını belirten Yılmaz, “Sayın Cumhurbaşkanımız sürekli üzerinde durur şöyle söyler; ‘biz bu millete efendilik yapmaya değil hizmetkar olmaya geldik’ der. Biz de onunla birlikte yol arkadaşları olarak, bu millete efendilik değil hizmetkar olma anlayışıyla gece gündüz koşturuyoruz. Masa başında değil, alandayız. İnsanımızla birlikteyiz, her an milletimizle iç içeyiz. Cumhur İttifakı olarak biz, millete hizmetkar olmayı en büyük şeref olarak görüyoruz ve bu anlayışladır ki, 20-21 yıllık bir döneme asırlık hizmetleri sığdırmamız mümkün oldu. Bu anlayışla eser ve hizmet siyaseti anlayışıyla da yolumuza devam edeceğiz” dedi.
“Geçen yıl dünya ekonomisi yüzde 3 civarında büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyümeyi başardı”
Türkiye ekonomisinin geçtiğimiz yıl ciddi bir büyüme gösterdiği vurgulayan Yılmaz, “Siyasi istikrarımız var çok şükür. 21 yıldır siyasi güven ve istikrar ortamında Türkiye yoluna devam ediyor. Bu hava gibi su gibi bir şey değerli arkadaşlar, olmayınca insan kıymetini belki daha iyi anlıyor varken yeterince belki göremiyoruz şunun altını ben çizmek isterim; siyasi istikrar yoksa güven ortamı yoksa ne ekonomimiz gelişir kalkınma sağlarsınız ne huzur ve güven ortamınız olur ne de uluslararası alanda hak ettiğiniz saygınlığa kavuşursunuz. Dolayısıyla bütün bu alanlarda ülkemizi hak ettiği yerlere taşımamızın zemini en güçlü zemini güven ve istikrardır. Siyasi güven ve istikrardır. Bu da bugün var. Başımızda Cenabı Allah eksikliğini vermesin güçlü bir liderimiz var. Dünyanın, Türkiye’nin zor bir döneminden geçiyoruz. Kuzeyimizde savaş, güneyde çatışmalar, savaşlar, diğer taraftan pandemi sonrası dünya hala tam olarak toparlanabilmiş değil. Bunların üstüne bir de tarihimizin en büyük afetini yaşadık. Maalesef 11 ilimiz, 14 milyon insanımız bu afetten etkilendi. Bütün bu ağır koşullara rağmen, çok şükür Türkiye güçlü bir şekilde yoluna devam ediyor. Geçen yıl dünya ekonomisi yüzde 3 civarında büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyümeyi başardı. Dünyanın 1,5 puan üstünde. Bütün bu olumsuzluklara rağmen. Diğer taraftan ihracatımız 256 milyar doları buldu, turizm gelirimiz 54 milyar doların üzerine çıktı, istihdamımız 32 milyon seviyesini aştı. Tarihimizde ilk defa milli gelirimiz 1 trilyon dolar seviyesini geçerek 1,1 trilyonun da üstüne çıktı. Kişi başına gelirimiz 13 bin 110 dolarlara ulaştı. Bütün bunlar Türkiye’nin geçen yıl sağladığı başarı” diye konuştu.
“2026’da ise Allah’ın izniyle yeniden tek rakamlı enflasyon rakamlarına ulaşacağız”
Enflasyonda düşüşler yaşanacağın altını çizen Yılmaz, “Nerede sıkıntımız var, enflasyonda. Reel ekonomi de gerçekten çok iyiyiz. Üretim artıyor, ihracat artıyor, büyüme artıyor, turizm gelirlerimiz artıyor. Sıkıntımız fiyat istikrarında bu noktada da yeni planlarımızı, programlarımızı yapmış durumdayız. Orta vadeli programımızı hayata geçiriyoruz. Adım adım inşallah o konuda da sonuçlar alacağız. Yıllık bazda sonuçların alınması biraz zaman istiyor, bu Mayıs’tan sonra Haziran, Temmuz gibi yaz döneminde yıllık bazda belirgin bir düşüşü hep birlikte göreceğiz inşallah. 2025 yılında orta vadeli programımıza göre yüzde 15’lere düşecek, 2026’da ise Allah’ın izniyle yeniden tek rakamlı enflasyon rakamlarına ulaşacağız. Bu bir süreç. Planımızı, programımızı yapmış durumdayız. Adım adım bunu hayata geçiriyoruz” dedi.
“Ekonomik politikalarımıza gölge düşürmeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, açıklamasını şu şekilde tamamladı:
“Bazıları tezvilat yapıyorlar, efendim bu seçimlerden sonra şu alacak bu olacak, ülkede şöyle şeyler değişecek. Değerli arkadaşlar, bunlara hiçbir şekilde prim vermeyin. Spekülasyonlara, manipülasyonlara hiçbir şekilde prim vermeyin. Sayın Cumhurbaşkanımızın dediğine bakın, bizlerin söylediğine bakın, yetkili kurumların ifadelerine bakın, yetkin bilim adamlarının, analistlerin söylediklerine bakın. Sosyal medyada dedikodularla, ekonomik politikalarımıza gölge düşürmeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin. Seçim yerel seçim. Sonuçta genel bir seçim yapmıyoruz. Meclisimiz burada ve çoğunluğumuz var. Sayın Cumhurbaşkanımızı seçtik 5 yıl ve başımızda. Dolayısıyla genel politikalar itibariyle yerel seçimden sonra bir değişim beklemek, hiçbir şekilde temele sahip değil. Hiçbir şekilde gerçekçi değil. Bunun altını özellikle çizmek isterim. Biz orta vadeli programımız ilan ettik, arkasında da büyük bir siyasi irade var. Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi var. Bizzat kendisi bunu ilan etti. ve bu orta vadeli programı adım adım hayata geçirmeye devam edeceğiz. Kimseye bir sürpriz yapma niyetimiz de yok. Programımız açık ve şeffaf, orada yol haritamız var, isteyen alır orada okur, çerçevemizi görür. Genel hatlarıyla yol haritamız ortadadır, bu yol haritamızı da kararlı bir şekilde güçlü bir şekilde hayata geçirmeye devam edeceğiz. Bu anlamda seçim sonrasına ilişkin spekülasyon yapmaya çalışanlara lütfen prim vermeyelim.”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, iş dünyası toplantısının ardından iftar programına katılmadan Bingöl’den ayrıldı. Programa AK Parti Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek ile Zeki Korkutata, Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
]]>Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na girişinin 125’inci yıldönümü, Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) KHO Kültür Sitesi’nde gerçekleştirilen törenle kutlandı. “En büyük Harbiyeli” Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na giriş tarihi olan 13 Mart 1899 dolayısıyla Milli Savunma Bakanlığı tarafından düzenlenen törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu katıldı.
Geleneksel yoklama bu yıl da gerçekleştirildi
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, “Geleneksel Yoklama” ile devam etti. Numaraları okunan Kara Harp Okulu öğrencileri, teker teker ayağa kalkarak yoklamaya katıldı. Sıra Atatürk’ün Kara Harp Okulu’nda kullandığı ‘1283’ numarasına geldiğinde ise tüm Harbiyeliler ayağa kalkarak “içimizde” diye bağırdı.
Geleneksek olarak gerçekleştirilen yoklamanın ardından, Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü ve Kara Harp Okulu öğrencileri tarafından düzenlenen “Harbiye’den Günümüze” isimli tiyatro oyunu sergilendi. Tiyatro gösteriminin ardından Harbiyeli öğrenciler, Harbiye Marşı ve 100. Yıl Marşı’nı okudu.
“Mustafa Kemal’in bu kutsal ocakta edindiği askeri bilgi ona hayatı boyunca yol göstermiştir”
Törende konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “18 yaşında bir genç olarak vatan ve millet aşkıyla Harbiye üniformasını giymeyi tercih eden Mustafa Kemal’in bu kutsal ocakta edindiği askeri bilgi ve becerilerin yanı sıra kazanmış olduğu değerler ve zenginleşen fikir dünyası, ona hayatı boyunca yol göstermiştir. İşte bu değerlerle Atatürk’e dönüşen Mustafa Kemal; büyük bir komutan ve devlet adamı olarak, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinde asil milletimize liderlik etmiş; onun dahiyane politika ve stratejileri ile Milli Mücadele’de zafere ulaşılmıştır. Bu zaferin sonunda da ilelebet payidar kalacak Cumhuriyetimiz kurulmuştur” ifadelerini kullandı.
“Türkiye artık, pek çok alanda ulaştığı güçlü seviye ile uluslararası arenada gıpta ile takip edilmektedir”
Bir asır önce savaştan yeni çıkan Türkiye Cumhuriyeti’nin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine ulaşma ülküsüyle her alanda önemli gelişmeler kat ederek, dünyada etkin ve saygın bir konuma geldiğine vurgu yapan Bakan Güler, “Türkiye artık, pek çok alanda ulaştığı güçlü seviye ile uluslararası arenada gıpta ile takip edilmektedir. ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefleriyle başladığımız Cumhuriyetimizin ikinci asrında da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve uygulamaları, en önemli yol göstericimiz olacaktır. Elbette geçtiğimiz bir asırlık süreç, ülkemiz için kolay olmamıştır. Cumhuriyetimiz pek çok badireyi atlatarak bugünlere gelmiştir. Ülkemiz hala da birçok tehdit ve tehlike ile karşı karşıyadır. Bu nedenle stratejik önemi yüksek fakat bir o kadar da zorlu olan coğrafyamızda güçlü bir devlet yapısına ve güçlü bir orduya sahip olmamız zorunluluktur. Türkiye; özellikle son yıllarda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen uygulamalarla güçlü bir devlet konumuna ulaşırken, kahraman ordumuz da tarihinin en etkin ve güçlü seviyesine yükselmiştir” diye konuştu.
“Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda siber ve uzay alanlarında da kritik projeleri başlattık”
Bakan Güler konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yerli ve milli savunma sanayimizin yüksek teknoloji ürünleriyle donatılan Türk Silahlı Kuvvetleri, hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye; Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından geniş kapsamlı tatbikatların icrasına kadar pek çok görevi başarıyla yerine getirmektedir. Diğer yandan her geçen gün yenilerini envanterimize kazandırdığımız yerli ve milli savunma sanayii ürünleriyle de, şanlı ordumuzun imkan ve kabiliyetlerini daha üst seviyelere çıkartmaktayız. Bu kapsamda Fırtına Obüsleri, İHA-SİHA ve TİHA’larımız, Taarruz helikopterlerimiz, TCG Anadolu gemimiz ve hava savunma sistemleri gibi birçok kritik ürün, kahraman ordumuzun istifadesine sunuldu. Son olarak, ülkemizin göz bebeği olan yerli ve milli muharip uçağımız KAAN da, 21 Şubat’ta ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Artık ülkemiz, kendine ait 5’inci nesil savaş uçağını tasarlayıp üretebilen dünyanın sayılı ülkelerinden biri olarak savunma sanayinde sınıf atlarken, daha büyük hedeflere yürümemizin yolu da açılmış oldu. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda sadece kara, deniz ve hava platformlarında değil, siber ve uzay alanlarında da kritik projeleri başlattık.”
“Uzay yolculuğuna çıkan ilk Türk astronotunun sizler gibi bir Harbiyeli olması da ayrı bir gurur vesilesidir”
Uzay misyonu çerçevesinde, ilk kez bir Türk vatandaşının uzaya çıktığını hatırlatan Bakan Güler, “Hava Kuvvetlerimizin seçkin bir personeli olan Pilot Albay Alper Gezeravcı, uzay yolculuğuna çıktı ve görevini başarıyla tamamladı. Bu yolculuk, ülkemizin bilim ve teknoloji alanındaki ilerlemesinin yeni ve tarihi bir adımıdır. Bu uzay yolculuğuna çıkan ilk Türk astronotunun sizler gibi bir Harbiyeli olması da ayrı bir gurur vesilesidir. Sizlerin de bu gelişmelerden ilham alarak gelecekte ülkemiz adına önemli başarılara imza atacağınıza yürekten inanıyorum” şeklinde konuştu.
“Türkiye, artık sahada ve masada gösterdiği etkinlikle dünya müzakere masalarının vazgeçilmez bir üyesidir”
Türkiye’nin güvenlik alanında yaptığı atılımlarla, uluslararası barış ve istikrara sağladığı katkılarla bölgesinde ve dünyada başat aktör haline geldiğine dikkati çeken Bakan Güler, “Türkiye, artık sahada ve masada gösterdiği etkinlikle dünya güvenlik mimarisinin ve müzakere masalarının vazgeçilmez bir üyesidir. Pek çok coğrafyada ülkemizin ve kahraman ordumuzun üstlendiği kritik görevler, gücümüze güç katarken; bu misyonumuzun sürekli olabilmesi de bir o kadar önemlidir. Dolayısıyla yeni yetişen siz değerli subay adaylarımızın da ülkemizin ulaşmış olduğu bu üstün seviyeyi anlamasını, gelişmelere en iyi şekilde vakıf olmasını bekliyoruz. Bu kapsamda, tüm faaliyetlerinizi böylesine etkin, caydırıcı ve saygın bir orduda görev alacağınız bilinciyle sürdürmelisiniz” ifadelerini kullandı. – ANKARA
]]>Uraloğlu, Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesindeki YHT istasyonunun açılış töreninde, Ankara-Sivas YHT Hattı’yla, Ankara-Sivas arasındaki mesafeyi 405 kilometreye düşürdüklerini söyledi.
Açıldığı günden bu yana Ankara-Sivas YHT Hattı’nda yaklaşık 900 bin yolcuyu taşıdıklarını dile getiren Uraloğlu, “Sivas-Ankara arası seyahat süresini 2,5 saate, Ankara-Yozgat arasını 1,5 saate indirdik, Ankara-Akdağmadeni ise 2 saat olacak.” ifadesini kullandı.
Uraloğlu, 405 kilometrelik hatta 49 tünel ve viyadük inşa ettiklerini de anlattı.
Ankara-Sivas YHT Hattı’nda sekiz istasyon olduğunu bildiren Uraloğlu, şu bilgileri paylaştı:
“İlk etapta Kırıkkale, Yozgat ve Sivas hızlı tren istasyonları inşa edilerek hizmete açılmıştır. Az önce Sorgun İstasyonu’muzu hizmete açtık. Şimdi de Akdağmadeni İstasyonu’muzu hizmete almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Akdağmadeni İstasyonu, 9 bin metrekare alan üzerine 135 bin yolcu kapasiteli olarak inşa edildi, 810 metrekare kapalı bina alanı, 100 araç ve beş otobüs kapasiteli otopark, bir alt geçit, iki peron, bekleme salonu olmak üzere birçok sosyal donatısıyla hizmet verecek. Modern ve estetik tasarımıyla Ankara-Sivas Hızlı Tren Hattı’na yakışacak şekilde inşa edildi. Akdağmadeni İstasyonu’muzu da açarak Ankara-Sivas Hattı’mızdaki sekiz istasyonumuzdan beş istasyonun binalarını inşa etmiş olduk. Elmadağ, Yerköy ve Yıldızeli istasyonlarının binalarını da bu yaz içinde hizmete almayı planlıyoruz.”
Yozgat’ın ulaşım ve iletişim altyapısına 72 milyar liralık yatırım
Uraloğlu, Ankara-Sivas YHT Hattı’nın Edirne’den Kars’a uzanan doğu-batı hızlı demir yolu koridorunun önemli bir parçası olduğunu belirtti.
Söz konusu hattın ülkenin doğusu ve batısına bağlayan ana omurgalarından olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Sivas’ın devamında, Sivas-Erzincan, Erzincan-Erzurum, Erzurum-Kars hızlı tren projeleriyle Iğdır-Dilucu ile Ankara hızlı tren bağlantısı da sağlanmış olacak. Bu hatla ülkemizin en doğusundan en batısına kadar seyahat edebileceksiniz. Bu hattan Kayseri’ye gideceğiz. Yine Ankara üzerinden Konya’dan Karaman’dan Mersin’e oradan da Şanlıurfa’ya, oradan da sınır kapısına Ovaköy’e kadar gideceğiz. Cumhurbaşkanı’mızdan Allah razı olsun. Yol ve istikamet gösterdi. Biz de hep beraber çalışıyoruz. Son 22 yılda Yozgat’ın ulaşım ve iletişim altyapısına 72 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. 44 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 398 kilometreye çıkardık, 316 kilometre tek yol iyileştirmesini de, onarımlarını yaparak, hayata geçirdik. 1692 metre uzunluğunda 45 köprü inşa ettik.”
Uraloğlu, Boğazlıyan-Felahiye-Kayseri Yolu ve Yozgat Havalimanı Bağlantı Yolu’nun da aralarında bulunduğu 12 kara yolu projesinin de devam ettiğini bildirdi.
Modern terminal binası, aynı anda beş yurt içi ve dışı uçağının kullanabileceği apron sahası ve uluslararası uçuş standartlarına uygun teknik servis ve hizmetleri sağlayacak Yozgat Havalimanı’nın yapım çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Uraloğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Havalimanımız, Yozgat’ın ulaşım ağını genişleterek ilin dünyayla bağlantısını güçlendirecek. 2025 yılı içinde hizmete açmayı planlıyoruz. Yozgat’ın turizm faaliyetlerini, tarımını, sanayisini, madenciliğini geliştirecek, yatırımların önünü açacak ulaşım projelerini hayata geçirdik, yenilerine de devam ediyoruz. Cumhur İttifakı olarak Cumhurbaşkanı’mızı, Yozgat ve Akdağmadeni’nin de desteğiyle Cumhurbaşkanı seçtik, yeni hükümet kuruldu. Ne zaman ülkemizin başı dara düşmüşse Yozgatlı, Akdağmadenli orada olmuştur. Bu eserler sizlerin desteğiyle ve bize verdiği güçle yapılıyor. Biz de sizlerin hizmetkarıyız. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada biz Yozgat’ımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. İstasyonumuz hayırlı uğurlu olsun.”
]]>Bakan Bayraktar, Cebeci Mahallesi’nde esnafı ziyaret ederek taleplerini dinledi. Vatandaşlarla sohbet eden ve hatıra fotoğrafı çektiren Bayraktar, çocuklara hediye dağıttı.
15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Meydanı’nda kurulan AK Parti seçim standını da ziyaret eden Bayraktar, daha sonra “Sultangazi Belediyesi Personel İftarı”na katıldı.
Bayraktar, buradaki konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Türkiye Yüzyılı” vizyonuna dikkati çekerek, enerjide tam bağımsız Türkiye hedefini anımsattı.
Türkiye’nin dışa bağımlı olduğu alanlara değinen Bayraktar, “Biz bu alanlarla alakalı son 22 yılda Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde çok büyük adımlar attık. Savunma sanayisinden enerjiye, tarıma, diğer alanlarda Türkiye’nin kendi kendine yeten bir ülke olma yolunda önemli projeler gerçekleştirdik. Bütün dünyanın gıptayla izlediği başarılara imza attık. Ama daha gidecek çok yolumuz var. Türkiye’nin doğal gazda, petrolde, elektrikte, madenlerde dışa bağımlılığını azaltmak için gece gündüz çalışıyoruz.” dedi.
Türkiye’nin Milli Enerji ve Maden Politikası’nı da anımsatan Bayraktar, “Buradaki hedefimiz şuydu; Türkiye mutlaka kendi denizlerinde, kendi karasında, daha önce arama yapmadığı, yapamadığı coğrafyalarda petrolünü, doğal gazını, madenini arayacak. Akdeniz’de sondaj yapmaya kalktığımızda eğer kendi gemimiz olmazsa bu aramaları yaptırmayacaklarını biliyorduk. Bu nedenle önce Fatih, sonra Yavuz, Kanuni, Abdülhamid Han gemilerini filomuza kattık. Bugün dünyanın en üst seviyede deniz filosuna sahip bir ülkesi konumuna geldik. Akdeniz ve Karadeniz’de aramalara başladık.” diye konuştu.
“Önümüzde daha büyük hedefler var”
Bayraktar, 2020 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük doğal gaz keşfinin gerçekleştirildiğini ifade ederek şunları kaydetti:
“Sayın Cumhurbaşkanı’mız milletimize bu müjdeyi ilan etti ve o keşiften sadece 3 yıl sonra geçtiğimiz yıl Ramazan Bayramı’ndan önce, arife günü iftarımızı biz orada açtık. Bütün televizyonlarda yayınlandı. O gazı 170 kilometre taşıdık ve Filyos’ta karaya çıkardık. Bugün o gaz evlerimizde kullanılmaya başlandı. Artık Türkiye kendi doğal gazını üreten bir ülke haline geldi. Elbette daha yolun başı. Daha gidecek çok yol var. Türkiye’nin ihtiyaçları artıyor, ekonomisi büyüyor. Dolayısıyla tüketimlerimiz artıyor. Bu nedenle çok önemli başlangıç aşamasını geçtik. Bu yolda devam ediyoruz. Önümüzde daha büyük hedefler var. Daha büyük keşifler var. Bunları önümüzdeki dönemde hep birlikte gerçekleştirmek istiyoruz.”
Türkiye’nin petrol keşiflerini de anlatan Bayraktar, “Daha önce adı terörle anılan Gabar, Bestler, Kato Dağı, bu coğrafyalar artık avucumuzun içi gibi bildiğimiz ve büyük bir petrol keşfi gerçekleştirdiğimiz yerler oldu. Daha önce terörün kol gezdiği, yüzlerce teröristin baskın yaptığı coğrafyada Türkiye bugün günlük 37 bin varil petrol üretiyor. Günlük 100 bin varile ulaşacağız ve onu da aşacağız. Bu sayede Türkiye’nin dışarıdan ithal ettiği petrol, dışarıdan ithal ettiği doğal gazı azaltmış olacağız. Bunu yaparsak ne olur biliyor musunuz? Türkiye üretimiyle, sanayisiyle, kendi imkan ve kabiliyetleriyle cari fazla veren bir ülke olur.” ifadelerini kullandı.
Bayraktar, yerel seçimlerde Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum ve yeniden aday gösterilen Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun’a destek istedi.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kastamonu’da inşa edilen Kırık Barajı altında kalacak olan Kastamonu-Ankara karayolunun yerine inşa edilen Kırık Barajı Varyantı’nın şantiyesinde incelemelerde bulunarak çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Uraloğlu, 8,2 milyar lira bütçeli proje çerçevesinde 5 bin 330 metre uzunluğunda 1 adet çift tüp tünel, 279 metre uzunluğunda 1 adet tek tüp tünel, 686 metre uzunluğunda 2 çift viyadük, 6 adet farklı seviyeli kavşak ve 2 adet hemzemin kavşak inşa edildiğini belirtti. Proje genelinde yüzde 29, fiziksel gerçekleşme kaydettiklerini söyleyen Uraloğlu, Kastamonu’ya yapılan yatırımlarla ilgili de bilgi verdi.
“53 milyar 930 milyon lira yatırım gerçekleştirdik”
Kastamonu’ya 2022 yılından itibaren 53 milyar liradan fazla ulaşım ve altyapı yatırımı yapıldığını belirten Uraloğlu, “Ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine projelendirdiğimiz altyapı yatırımlarında Bakanlığımızın tek bir hedefi var, o da şehirlerimizin güvenli ve konforlu ulaşım ağını güçlendirerek insanımızın hayat standardını yükseltmektir. Bu çerçevede Bakanlık olarak 2002 yılından bu yana Kastamonu’nun ulaşım ve altyapısına 53 milyar 930 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. 47 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 338 kilometreye, 1 kilometre olan bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 323 kilometreye çıkardık. 2016 yılında açtığımız Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli ile Çankırı-Kastamonu arasını 2,5 saatten 1,5 saate düşürdük. 154 kilometre tek yol iyileştirmesi yaptık. 3 bin 571 metre uzunluğunda 103 köprü vardı, bunu 9 bin 348 metre uzunluğunda 219 köprüye yükselttik. Bu yıl sonuna kadar 180 metre uzunluğunda 2 köprü daha inşa etmeyi planlıyoruz. Kastamonu’nun 478 metre uzunluğunda 3 tüneli vardı, 10 bin 968 metre uzunluğunda 1 tünel daha ekledik. Bu çalışmalarla Kastamonu’yu Çankırı’ya, Kırıkkale’ye, Ankara’ya, İstanbul’a, Karabük’e, Samsun’a, Boyabat’a bölünmüş yollarla bağladık. Sel hasarlarını giderdik. Şu anda da 25 ayrı karayolu projemizin çalışmaları devam ediyor” dedi.
Kırık Barajı Varyantı ile ilgili bilgi veren Bakan Uraloğlu, “Bölgenin en önemli projelerinden biri de sizlerle bir araya geldiğimiz Kırık Barajı Varyant Yolu’dur. Bildiğiniz üzere 31 kilometre uzunluğunda, bölünmüş yol olarak hizmet veren Kastamonu-Çankırı İl Sınırı Yolu’nun yaklaşık 7 kilometrelik bölümü inşa çalışmaları devam eden Kırık Barajı’nın suları altında kalacak. Bu nedenle yolun bu kesiminde güzergahı değiştirerek 20,4 kilometrelik Kırık Baraj Varyantını, bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında projelendirdik. Proje bedeli 8,2 milyar lira ve proje çerçevesinde 5 bin 330 metre uzunluğunda 1 adet çift tüp tünel, 279 metre uzunluğunda 1 adet (aç-kapa) tek tüp tünel, 686 metre uzunluğunda 2 çift viyadük, 6 adet farklı seviyeli kavşak ve 2 adet hemzemin Kavşak bulunuyor. Proje genelinde yüzde 29, fiziksel gerçekleşme kaydettik” diye konuştu.
“2023 yılında da 60 binin üstünde vatandaşımız bu havalimanımız ile yolculuğunu gerçekleştirdi”
Kastamonu Havalimanından 2023 yılında 60 binin üzerinde vatandaşın faydalandığını belirten Bakan Uraloğlu, “Kastamonu’daki çalışmalarımızı elbette sadece karayolu yatırımları ile sınırlı tutmuyoruz. Kastamonu ulaşım altyapısını tüm ulaşım modları ile bütünleşik bir şekilde planlıyoruz. Geçmişe bir bakacak olursak Kastamonu 1959 yılından beri atıl bırakılan bir havalimanı ile yaşamaya mahkum edilmişti. Bu havalimanı araba yarışlarından düğünlere, maket uçak gösterilerinden hayvan otlatmaya kadar her türlü farklı amaç için kullanıldı. Kastamonu halkı için, bölge halkı için 54 yıllık bir hayal, bitmek bilmeyen bir hikaye oldu. Ama biz 2013 yılında 1.5 milyon yolcu kapasiteli modern bir terminal binası yaparak bu hikayeyi mutlu bir son ile bitirdik ve bir hayali gerçeğe dönüştürdük. 2023 yılında da 60 binin üstünde vatandaşımız bu havalimanımız ile yolculuğunu gerçekleştirdi. Özellikle Kastamonu ve civarındaki turistik bölgeler ile Ilgaz Kayak Tesisleri’ne ulaşım kolaylığı sunarak turizm sektörüne katkı sağladı” şeklinde konuştu.
“125 köyü mobil kapsama altına aldık”
Kastamonu’da yapılan iletişim ve balıkçılık faaliyetlerine yönelik yatırımlarla ilgili konuşan Bakan Uraloğlu, “Kastamonu balıkçılık sektörünün de önemli merkezlerinden biri. Bu nedenle denizcilik alanında da çok önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Bozkurt-İlişi, Doğanyurt, Abana, İnebolu-Gemiciler, Cide-İlyasbey, İnebolu Özlüce, İnebolu-Evrenye ile birlikte, Denizkonak, Uğurlu ve Çamaltı balıkçı barınaklarının yapım ve onarım işlerini tamamladık. Çatalzeytin Sahil Tahkimatını bitirdik. Abana Sahil Tahkimatına devam ediyoruz. Doğanyurt Sahil Tahkimatı işini de yatırım programımıza aldık. Kastamonu’nun ulaşım ağlarını imar ederken, iletişim altyapısını güçlendirmeyi de unutmuyoruz. Fiberoptik kablo uzunluğunu 954 kilometreden 3 bin 390 kilometreye çıkardık. 375 bin genişbant abonemiz var. Evrensel hizmet fonu çerçevesinde yapılan çalışmalarla da 67 baz istasyonu ile 125 köyü mobil kapsama altına aldık. 43 köyü daha kapsama almak için çalışmalara devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Biz hizmet için siyaset yapıyoruz ki, şehirlerimiz gelişsin”
“Gördüğünüz gibi Kastamonu’nun turizm faaliyetlerini, tarımını, sanayisini geliştirecek yatırımların önünü açacak ulaşım projelerini bir bir hayata geçirdik, yenilerine de devam ediyoruz” ifadelerine yer veren Uraloğlu, “Bizim medeniyetler kenti Kastamonu için daha yapacak çok işimiz, Kastamonu için harcayacak daha çok mesaimiz var. Biz hizmet için siyaset yapıyoruz ki, şehirlerimiz gelişsin, ülkemiz gelişsin, vatandaşlarımız geleceğe güvenle bakabilsin. Önümüzde 31 Mart yerel seçimleri var. Kısa bir aradan sonra Kastamonu Belediyesi önceki başkanlarımızdan biri olan Tahsin Babaş Kastamonu’ya hizmet etmek için yeniden partimizden aday oldu. Canı gönülden inanıyorum ki Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla ‘Türkiye Yüzyılı şehirleri için gerçek belediyecilik’ ilkelerinden hareket ederek, nerede kalmıştık diyerek Kastamonu’muza hizmet edecektir inşallah. AK Parti Kastamonu Belediye Başkan adayımız Tahsin Babaş kardeşimizle ve diğer tüm ilçe başkan adaylarımızla birlikte planladığımız tüm projeleri birlikte hayata geçireceğiz” dedi. – KASTAMONU
]]>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki İSTAÇ, kentte AB standartlarında kurulan ilk endüstriyel atık yakma tesisini hizmete açtı. ‘İSTAÇ Endüstriyel Atık Termal Bertaraf Tesisi’ açılışında konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “5 yıl öncesine döndüğümde, Ramazan’ın ilk günü (6 Mayıs 2019) seçimi iptal eden bir akılla mücadele etmek zorunda kaldık. Yine dün, Ramazan’ın ilk günü de olsa, bazı kötülükler rahat durmuyor. Bir bakıyorsunuz böyle bir, ‘Haydi Ekrem’i nasıl alaşağı ederiz, buradan ne çıkartırız’ diyerek, seçime 20 gün kala, CHP İstanbul İl binasının satın alınması sürecinde, bir hukukçu ofisinde yapılan bir işlem üzerinden fırtına koparmaya çalışan insanların kötülükçü akılları var. Buna, Ramazan’ın ilk gününde seçimi iptal ederek tarihe geçen, o dönemin içinde olan herkes, hani ‘çaldılar’ diyen, ‘hırsız’ diyen, işin en başındaki kişi, Sayın Cumhurbaşkanı da dahil olmak üzere, aday da dahil olmak üzere, o siyasi partinin bütün bakanları, hepsi dahil olmak üzere sebep olmuşlardır. Kumpasla seçim kazanacağını zanneden ve bu uğurda kul hakkı yemekten de imtina etmeyenler zannediyorlar ki Ekrem yılacak. Yılmaz. Sizi süründüre süründüre yıldıracak, o bir avuç insanı; göreceksiniz. Kararlılığımı tarif bile edemem bu kötü ve kötülüklerle mücadelede” dedi.
İBB iştiraki İSTAÇ, kentte AB standartlarında kurulan ilk endüstriyel atık yakma tesisini hizmete açtı. Şile Karakiraz Köyü, “İSTAÇ Entegre Atık Yönetim Tesisleri” yerleşkesinde inşa edilen “İSTAÇ Endüstriyel Atık Termal Bertaraf Tesisi”; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, CHP Şile Belediye Başkan adayı Özgür Kabadayı, CHP Sancaktepe Belediye Başkan adayı Alper Yeğin ve İSTAÇ Genel Müdürü Ziya Gökmen Togay’ın katılımlarıyla gerçekleştirilen törenle hizmete girdi. Törende konuşan İmamoğlu, Ramazan ayına girildiğini hatırlatarak, “Ben, bütün vatandaşlarımızın, insanlarımızın İslam aleminin ve bütün insanlığın Ramazan ayının güzelliklerinden faydalanmasını, bu güzel ayın bütün bolluk, bereket dualarımızdan, paylaşım dualarımızdan faydalanmasını diliyorum ve istiyorum. Herkesin aklından iyi şeyler geçmesini, kötü şeyler geçmemesinin elbette diliyorum” dedi.
İmamoğlu’nun konuşmasının satır başları şöyle:
“RAMAZANIN İLK GÜNÜ SEÇİMİ İPTAL EDEN BİR AKILLA MÜCADELE ETMEK ZORUNDA KALDIK: Ramazan ayındayız. Açıkçası Ramazan ayında insanın içinde başka bir huzur var oluyor. İyiliklerin böyle iyi düşüncelerin her insana iyi bakabilmenin güzel düşünceler üretebilmenin hatta birine bakarken acaba bir eksiğim var mı? Bunu gidip düzelteyim ya da bir ortamı gözlerken burada yapmamız gereken bir şey var mıydı? Bunu eksik bıraktık mı acaba diye sorgulayan bir kimliğe bürünüyorsunuz? Ben çocukluğumdan beri kendimi bildim bileli Ramazan ayında başka bir sabır diyeyim, başka bir erdem, başka bir bakış açısı, hücrelerime kadar işleyerek, beni etkilemiştir. Böyle bir ruh hali var. Nasıl oldu, nasıl büyüdü bilmiyorum. Herhalde önce insan ailesinden bu duyguyu alır. Ben bütün vatandaşlarımızın, insanlarımızın İslam aleminin ve hatta bütün insanlığın bu Ramazan ayının güzelliklerinden faydalanmasını bu güzel ayın bütün bolluk bereket paylaşım dualarımızdan faydalanmasını diliyorum ve istiyorum. Herkesin aklından iyi şeyler geçmesini, kötü şeyler geçmemesinin elbette diliyorum. Her şeyden önce bu duygularla her ne kadar adım atsak da canımızı sıkan, üzen şeyler olmuyor değil. Beş yıl öncesine döndüğümde dün akşam ben yanlış hatırlamıyorsam ilk günü değildi. Ramazan ayının ama annem ısrarla ilk günüydü diyor. Konuşunca hatırıma o geldi tabii. Ramazan’ın ilk günü böyle seçimi iptal eden bir akılla mücadele etmek zorunda kaldık. Yine dün Ramazan’ın ilk günüydü ve ailemle ilk iftar sofrasını paylaşmak arzusunda oldum. İyi de oldu. Böyle güzel dayanışma içerisinde büyüklerimizle, küçüklerimizle birlikte olabilmenin bir sofrada paylaşabilmenin birlikteliğini yaşadık.
BAZI KÖTÜLÜKLER RAHAT DURMUYOR: Ama tabii yine ilk günü de olsa bazı kötülükler rahat durmuyor. Bir bakıyorsunuz böyle bir Haydi Ekrem’i nasıl al aşağı ederiz, buradan ne çıkartırız diyerek seçime 20 gün kala işte İstanbul Cumhuriyet Halk Partisi il binasının satın alması sürecindeki bir hukukçu ofisinde yapılan bir işlemin ki orada benim çok değer verdiğim can bir yol arkadaşım var görüntüde. Yine o dönem siyasi yol arkadaşlarım var görüntüde. O görüntü üzerinden işte fırtına koparmaya çalışan insanların kötülükçü akılları var. Bu yaygara ile servis edilmesi, bunu tabii bir kısım birkaç meczubun ne bulduk hani buradan Ekrem’e ne sıçratırız? Nasıl bir leke bırakırız, iz bırakırız arayışıyla koca koca kanallarda ve hatta buna kısmen de alet olan devletin, hepimizin vergisiyle yayın yapan kanalları da dahil olmak üzere herkes bir yerinden böyle Ekrem’e çamur sıçratma çabası içinde oldular. Tabii bunları alıştığımız şeyler dedim ya Ramazan’ın ilk gününde seçimi iptal ederek tarihe geçen o dönemin içinde olan herkes, hani çaldılar diyen, hırsız diyen, işin en başındaki kişi Sayın Cumhurbaşkanı da dahil olmak üzere aday da dahil olmak üzere o siyasi partinin bütün bakanları hepsi dahil olmak üzere benim bu anlamda dilimin kemiği yok. Sebep olmuşlardır sonra bu kararı alanlar Türkiye Cumhuriyeti Demokrasi Tarihi’ne kara bir leke olarak kaydolmuşlardır izlerini o şekilde bırakmışlardır. Bu izi silemeyecekler. Ben de Allah’a şükür o akşam hak yemedim. hakkımı yedirmem, hak da yedirmem diyerek tarihe geçmenin onurunu ve gururunu yaşıyorum.
ZANNEDİYORLAR Kİ EKREM YILACAK. YILMAZ. SİZİ SÜRÜNDÜRE SÜRÜNDÜRE YILDIRACAK: Bunlar tabii kumpasla özellikle seçim kazanacağını zanneden ve bu uğurda kul hakkı yemekten de imtina etmeyen Allah’ım ya Rabb’i deriz ya yani Allah korusun bilerek asla bilmeyerek de bir kul hakkı yememize müsaade etme fırsat verme diye dua ederiz. Tabii bunlar imtina etmiyorlar böyle süreçlerden. İnsanlara iftira atan, bu tarz işlemle işlerine gelince de FETÖ işi oluyor, tukaka oluyor vesaire ama kendileri yapınca da bunu savunan silahşör gibi savunan, kalemini kul hakkı yemi üzerine kullanan, dilini çok affedersiniz ama izlemenin bile yanlış olduğunu düşündüğüm dün babam onlardan birinin ismini verdi ben ismini vermeyeceğim. Yabancı bir kanalın ismini taşıyan bir kanalda yayın yapan bir meczubun ifadelerinden…dedim baba Allah’ını seversen izleme dedim. Hani izleme ben izlemiyorum dedim. O bakımdan aynı o tukaka FETÖ’cü dedikleri taktikle yol yürüyen bu aklı bu memleketin tarihinden, onun izlerini bu şehrin ve bu memleketin hafızalarından milletçe sileceğiz. Bu yolculuk o yolculuktur. 15 yıllık siyasi yaşamımda ve bütün yaşamımda kimsenin hakkında bir iftirada bulunmadım, bulunmam. Kimsenin onuruna, namusuna laf getirmedim, getirmem hayatımı böyle geçirdim. İnşallah anamın güzel duası, Allah seni iyi insanlarla buluştursun duasına karşılık söyleyeyim. Allah böyle insanlardan memleketimizi de bütün insanlarımız da anamın duası gereği beni de korusun ne diyeyim? Allah yolumuzu açık etsin. Allah bunlara akıl versin. Ama zannediyorlar ki Ekrem yılacak yılmaz. Sizi süründüre süründüre yıldıracak. O bir avuç insanı göreceksiniz. Kararlılığımı tarif bile edemem. Bu kötü ve kötülüklerle mücadelede.
MİLLETİMİZ 31 MART’TAN SONRA O İMZAYI TAKIR TAKIR ATTIRACAK: Değerli dostlarım şimdi burada çok değerli bir tesis açacağız. Tesisi açarken şunu söyleyeyim. Dün ve bugün yani şu birkaç günü özetlesek iki üç gününe bile yarışamazlar. Bakınız üç gün önce ben artık o kadar açılış yapıyoruz ki yaptığım açılışları unutuyorum. Yani üç gün önce çok değerli açılışlar yaptık. Sancaktepe Belediye Başkan adayımız Alper Yeğin’de burada. Sancaktepe için önemini biliyorum. Ama Yenidoğan Emek sürecinin oradaki metro başlangıcının çok önemli olduğunu biliyorum. Onu Kadıköy’e Söğütlüçeşme’ye götüren Anadolu yakasının en etkin yoğun ve kalabalık nüfusu birbirine bağlayan muazzam bir başlangıcı yaptık. Hikayesi uzun, o gün anlattım elbet bugün anlatmayacağım. Beykoz’da Çubuklu’da bulunan petrol tanklarının kültür sanat, kütüphane, çöp çerçeve at böyle bir baraka gibi duran yerlerin nasıl bir biblo gibi bir sanata, yaşama, çocuklara, gençlere öğreten eğiten alana dönüştüğünü 65-70 bin metrekarelik alanda gidip görmenizi dilerim ve isterim. Bayrampaşa, Eyüpsultan, alanında yapmış olduğumuz tesisi görmenizi isterim. Tramvayın inşallah bittiğinde hep beraber açtığımızda Eyüpsultan -Bayrampaşa hattında o yoğun nüfusu dört beş tane metro, metrobüs, tramvaya bağladığını yaşayacağız hep birlikte. Dün İSKİ Genel Müdürümüz de bugün burada çok güzel bir tesisi alanı milletimizin kullanımına Terkos’ta karşıda aştığımızı görmenizi isterim. Bakınız sadece burada geçen hep birlikte aştığımız çöp sızıntı suyu ki bugün öğleden sonra da Tuzla’da olacağım. Tuzla’ya bile negatif etkisinin ne kadar derin olduğunu tespit ettiğimiz çöp sızıntı suyunu arıtma tesisini açmıştık. Bakın o tesis, bu tesis, bu ikisi bile bu dönemin çok önemli işleridir. Yani tek başına bu tesisler bile gurur duyulacak, övünülecek işlerdir. Yine atık, katı atık yakma tesisi, ÇED onaylarımız, her şey bitmiş, ihale sürecine gelmiş, hızlıca başlayabileceğimiz ve karşıda oda yerinde açtığımız atık yakma tesisinin aynısını burada da Kömürcü Oda’da da açtığımızda İstanbul’da katı atık yakma tesisleri noktasında güçlü bir seviyeye erişeceğimizin de altını çizmek isterim. Onun da ne yazık ki yatırım planına alınmamasından ötürü, kredisi hazır, imalatı hazır, projesi hazır, yeri hazır. Sadece bir imza hazır. Ama o imzayı da milletimiz 31 Mart’tan sonra böyle takır takır attıracak.
KİMSE, BU YOLCULUKTAN BİZİ GERİ BIRAKAMAZ: Bu eşsiz şehre tarihiyle, kültürüyle, doğasıyla bize emanet edilmiş paha biçilmez bir hazine olduğunun hepimiz farkında olmalıyız. Onun için ben İstanbul Belediye Başkanlığı’nı İstanbul’un muhafızı olmak şeklinde tarif ediyorum. Kimse, bu yolculuktan bizi geri bırakamaz. İstanbul’un adaletsiz, özgürlükten yoksun, tek renkli, tek seksli bir şehir haline getirilmesine karşı güçlü bir muhafızlık yapıyoruz. İstanbulluların iradesinin yok sayılmasına, hukukun ve demokrasinin askıya alınma girişimlerine karşı, güçlü bir muhafızlık yapıyoruz. Muhafızlık sorumluluğunu ve duygusunu en çok hissettiğim alanlardan birisi de tam da bugün hizmet ettiğimiz ve açılışını yaptığımız çevre konusudur. Rant uğruna çevreyi talan etmeye dayalı projelere asla geçit vermedik, vermeyeceğiz. Kanal İstanbul denen o büyük ihanet projesine karşı, ilk günden bu yana kararlılıkla sergilediğimiz tavır ve ortada olan o güçlü duruşu asla bırakmayacağız. O ihaneti İstanbul’a yaptırtmayacağız, yapamayacaklar.
HERKES KENDİSİNE ŞU SORUYU SORMALIDIR: İstanbul’un doğasını korumayı dert edinen çevre kirliliğinin yol açtığı büyük sağlık sorunlarının farkında olan herkes, kendisine şu soruyu sormalıdır. İstanbul’da 2019 öncesine dönmek istiyor muyum, istemiyor muyum? Yeşil alanların yapılaşmaya açılmasını isteyen, İstanbul’u kent ormanlarıyla, yaşam vadileriyle yemyeşil görmek isteyen herkes, kendisine bunu sormalıdır. Biz, bu dönemde tek bir yeşil alanı bile, tek bir kamusal alanı bile, tek bir kamuya hizmet eden alanı bile imar değişikliği için Meclis’e götürmedik. Tek bir vatandaşa ait bir yerde, imar rantı yakalamak ve yaratmak adına, İBB Meclisi’ni meşgul etmedik. Ama 5 yılda, yine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın İstanbul’a dair gündemi bu oldu. Onlarca örneğini size sunabiliriz. O bakımdan İstanbul, 2019 öncesine dönerse, rant uğruna çevre katliamları yeniden başlar. Hem de eskisinden daha acımasızca… İstanbul, 2019 öncesine dönerse, bu şehrin başına, her şeyden daha önemlisi Kanal İstanbul gibi, tarihin ve bu coğrafyanın en büyük belası açılır. Çok net.
KANAL İSTANBUL MESELESİNDE, ONLARIN SAMİMİYETSİZLİĞİNİ BİLİYORSUNUZ: 31 Mart seçiminin anlamı budur. Siz, başlarına bela olacak diye, ağızlarına kelimesini bile alamadıkları Kanal İstanbul meselesinde, onların samimiyetsizliğini biliyorsunuz. Asla inanmayın, asla. Bu kadar olmaz. Ben bir şey yapacak olsam, çıkar bunu anlatırım. ‘Yapacağım’ derim yani. ‘Yapmayacağım’ derim. Kanal İstanbul kelimesini ağızlarına alamıyorlar. Birazcık dürüstlük, birazcık mertlik varsa, çık açıkla. Çık o zaman imza ver, de ki milletin huzurunda, ‘Ben buna gidiyorum ve dava açıyorum, yokum.’ Yapamaz. Tek kişi var baktığı… İki dudağının arasından ne çıktığının, onun için hayati bir mesele olduğu, tek kişi var. Oraya bakar; ona göre hareket eder. Oraya bakar; imza atar ya da atmaz. Biz de diyoruz ki, ‘Kardeşim, bu seçim, milletin özgürleştiği seçim olmaya devam edeceği seçimdir. İstanbul, 2019 öncesine dönmeyecek.’ 2019 öncesine dönmek istemiyor musunuz? İstiyor musunuz? Buna bakacaksınız.
SANDIĞA GİTMEZSENİZ, OYLARI BÖLERSENİZ, İSTANBUL, 2019 ÖNCESİNE DÖNME RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA KALIR: Buradan çok net söylüyorum: Sandığa gitmezseniz, oyları bölerseniz, İstanbul, 2019 öncesine dönme riskiyle karşı karşıya kalır. Hem de her alanda 2019 öncesine dönme riskiyle karşı karşıya kalır. Bir avuç insan, sosyal yardımları eski seviyesine indirir. Metro yapımı yavaşlar ve hatta durur. Deprem toplanma alanları, ranta kurban gider. İmara açılmaya devam eder. Daha da kötüsü, kentsel dönüşüm mağduru yaratmaya devam ederler. Fikirtepe gibi rezil ortamlar yaratırlar. Partizanlığın, rantçılığın kirli elleri, yeniden İstanbul’un bütün kurumlarına, kreşlere, yurtlara kadar uzanmasına sebep olur. İstanbul’u tek renkli, tek sesli bir şehir yapmak için, müdahalelere başlarlar. İstanbul’un çeşitliliğini kaldıramazlar. İstanbul’un her kesimine, her grubuna, her yaşam biçimine saygıyı ortadan kaldırırlar. Onun için ben buradan herkese söylüyorum: Uyanık olun, uyanık olalım ve İstanbul’un 2019 öncesine dönmesine geçit vermeyelim. İstanbul’u çevreye duyarlı, adil, üretken, huzurlu ve mutlu bir şehir yapma hedefi doğrultusunda hep birlikte yürüyelim. Bu anlamda hızımızı düşürmeyelim. Geri dönmeden, daha büyük hedefler, daha güzel yarınlar için hep birlikte üretmeye devam edelim. Eğilmeden, bükülmeden, yalpalamadan dosdoğru yürümeyi milletimize gösterdik, hep birlikte yürümeye devam edelim. Gelin bir avuç insanın kaybetmesi, 16 milyon İstanbullunun kazanmaya devam etmesi için, hep birlikte tam yol ileri diyelim. Yolumuz, böyle bir yol olsun.”
“TESİSİN HİKAYESİ VE ÖZELLİKLERİ”
Sanayi faaliyetlerinden kaynaklanan tehlikeli atıklar ve hastanelerden kaynaklanan tıbbi atıkların yakılarak bertaraf edilmesini sağlayacak tesisin yapımına 4 Nisan 2019 tarihinde başlanıldı. Tesisin yapımında ağırlıklı olarak yerli üretim malzeme kullanıldı. İSTAÇ’a ait Endüstriyel Atık Tesisleri’nden Ara Depolama ve Elleçleme Tesisi’ne alınan atıklar, daha önce, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ait Termal Bertaraf Tesisi’ ne gönderilmekte ve bertarafı sağlanmaktaydı. Bu tesis sayesinde İstanbul’un atıkları, yine İstanbul’da bertaraf edilmeye başladı. Böylece, sevk nedeniyle oluşan yüksek nakliye maliyetlerinin, fosil yakıt tüketiminin ve atık taşıma araçlarından kaynaklı emisyonların önüne geçildi. Tesisin bir diğer olumlu katkısı ise, sera gazı emisyonu ve sera etkisi oluşturan fosil kaynaklı yakıtların kullanımı azaltacak olması. Bu şekilde, atıkların nakliyesi esnasında muhtemel çevre kazası riskleri de minimize edilmiş olacak. Tesiste işlem görecek atıkların, hacimsel olarak yüzde 80 oranında azaltımı sağlanacak. 77 bin metrekare alana inşa edilen tesis, yıllık 33.000 ton atık yakma kapasitesine sahip. 7/24 çalışma esası ile işletilecek olan tesis, “döner fırın yakma” prosesi sonrasında yer alan buhar türbini sayesinde elektrik üreterek, yılda yaklaşık 18.000 hanenin enerji ihtiyacını karşılayacak. Tesisin kurulu gücü 5,6 MWatt.
]]>Uraloğlu, Kastamonu Kırık Barajı Varyantı Şantiyesi’nde yaptığı açıklamada, Kastamonu’nun alternatif turizm potansiyelinin çok yüksek olduğunu söyledi.
Kentin büyük bölümünün ormanlarla kaplı olduğunu vurgulayan Uraloğlu, “Orman sanayisinden madenciliğe, tekstilden turizme, enerjiden sağlığa her alanda faaliyet görüyoruz. Bu nedenle şehrimizin ulaşım ve iletişim altyapısının gelişmesine ayrı bir özen gösteriyoruz. Bugün de bakanlığımızın Kastamonu’daki ulaşım yatırımlarını incelemek üzere bölgeye geldik.” diye konuştu.
Bölgedeki yatırımlar hakkında bilgi veren Uraloğlu, şöyle devam etti:
“Bakanlık olarak 2002 yılından bu yana Kastamonu’nun ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 53 milyar 930 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. 47 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 338 kilometreye, 1 kilometre olan bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 323 kilometreye çıkardık. 2016 yılında açtığımız Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli ile Çankırı-Kastamonu arasını 2,5 saatten 1,5 saate düşürdük. 154 kilometre tek yol iyileştirmesi yaptık. 3 bin 571 metre uzunluğunda 103 köprü vardı, bunu 9 bin 348 metre uzunluğunda 219 köprüye yükselttik. Bu yıl sonuna kadar 180 metre uzunluğunda 2 köprü daha inşa etmeyi planlıyoruz. Kastamonu’nun 478 metre uzunluğunda 3 tüneli vardı, 10 bin 968 metre uzunluğunda bir tünel daha ekledik. Sel hasarlarını giderdik.”
Kırık Barajı Varyant Yolu’nun bölgenin önemli projelerinden biri olduğuna işaret eden Uraloğlu, “31 kilometre uzunluğunda bölünmüş yol olarak hizmet veren Kastamonu-Çankırı il sınırı yolunun yaklaşık 7 kilometrelik bölümü, inşa çalışmaları devam eden Kırık Barajı’nın suyu altında kalacak. Bu nedenle yolun bu kesiminde güzergahı değiştirerek 20,4 kilometrelik Kırık Baraj Varyantı’nı bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında projelendirdik. Proje bedeli 8,2 milyar lira. Proje kapsamında 5 bin 330 metre uzunluğunda çift tüp tünel, 279 metre uzunluğunda tek tüp tünel, 686 metre uzunluğunda 2 çift viyadük, 6 farklı seviyeli kavşak ve 2 hemzemin kavşak bulunuyor. Proje genelinde yüzde 29,5 fiziksel gerçekleşme kaydedildi.” diye konuştu.
İnceleyecekleri Küre Uzunöz Tüneli’nin inşasının devam ettiğini dile getiren Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Kastamonu’daki çalışmalarımızı elbette sadece kara yolu yatırımları ile sınırlı tutmuyoruz. Kastamonu ulaşım altyapısını tüm ulaşım modları ile bütünleşik şekilde planlıyoruz. Geçmişe bakacak olursak, Kastamonu 1959 yılından beri atıl bırakılan bir havalimanı ile yaşamaya mahkum edilmişti. Bu havalimanı araba yarışlarından düğünlere, maket uçak gösterilerinden hayvan otlatmaya kadar her türlü farklı amaç için kullanıldı. Kastamonu halkı için, bölge halkı için 54 yıllık bir hayal, bitmek bilmeyen bir hikaye oldu ama biz, 2013 yılında 1,5 milyon yolcu kapasiteli modern bir terminal binası yaparak bu hikayeyi mutlu son ile bitirdik ve bir hayali gerçeğe dönüştürdük. 2023 yılında da 60 binin üstünde vatandaşımız bu havalimanımız ile yolculuk gerçekleştirdi.”
Uraloğlu, denizcilik alanında çok önemli yatırımlar gerçekleştirildiğinin altını çizerek, “Bozkurt-İlişi, Doğanyurt- Abana, İnebolu-Gemiciler, Cide-İlyasbey, İnebolu Özlüce, İnebolu-Evrenye ile Denizkonak, Uğurlu ve Çamaltı balıkçı barınaklarının yapım ve onarım işlerini tamamladık. Çatalzeytin sahil tahkimatını bitirdik. Abana sahil tahkimatına devam ediyoruz. Doğanyurt sahil tahkimatı işini de yatırım programımıza aldık.” dedi.
İletişim altyapısına yaptıkları yatırımlara değinen Uraloğlu, “Fiber optik kablo uzunluğunu 954 kilometreden 3 bin 390 kilometreye çıkardık. 375 bin genişbant abonemiz var. Evrensel hizmet fonu kapsamında yapılan çalışmalarla da 67 baz istasyonu ile 125 köyü mobil kapsama altına aldık. 43 köyü daha kapsama almak için çalışmalara devam ediyoruz.” diye konuştu.
Kastamonu’nun turizm faaliyetlerini, tarımını, sanayisini geliştirecek yatırımların önünü açacak ulaşım projelerini bir bir hayata geçirdiklerini belirten Uraloğlu, şunları söyledi:
“Medeniyetler kenti Kastamonu için daha yapacak çok işimiz, Kastamonu için harcayacak daha çok mesaimiz var. Biz hizmet için siyaset yapıyoruz ki şehirlerimiz gelişsin, ülkemiz gelişsin, vatandaşlarımız geleceğe güvenle bakabilsin. Kısa bir aradan sonra Kastamonu Belediyesi önceki başkanlarımızdan Tahsin Babaş, Kastamonu’ya hizmet etmek için yeniden partimizden aday oldu. Canıgönülden inanıyorum ki Sayın Cumhurbaşkanı’mızın vizyonuyla, Türkiye Yüzyılı şehirleri için gerçek belediyecilik ilkelerinden hareket ederek, ‘Nerede kalmıştık?’ diyerek Kastamonu’muza hizmet edecektir inşallah. AK Parti Kastamonu Belediye Başkan adayımız Tahsin Babaş kardeşimizle ve diğer tüm ilçe başkan adaylarımızla planladığımız tüm projeleri hayata geçireceğiz.”
Bakan Uraloğlu, daha sonra Kastamonu Valisi Meftun Dallı’yı makamında ziyaret etti.??????????????
]]>ERDOĞAN’IN “BİZİM YAPTIKLARIMIZA SAHİP ÇIKIYOR” SÖZLERİNE DE YANIT VERDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘İBB 5 yılda kaç metro yaptı, bizim yaptıklarımıza sahip çıkıyor’ açıklamasını da değerlendiren İmamoğlu, “Vallahi tabii bir imza bile atmaktan imtina ediyorsanız bir insanın yapmış olduğu 65 kilometreyi görme şansınız yok. Bu demek oluyor ki İstanbul’dan çok uzak. Umarım bir gün vatandaşın arasına karışır da o metroya binme şansı olur, bekleriz. Her birine gezdirebilir, bindirebilir, dolaştırabiliriz” şeklinde konuştu.

“MURAT KURUM ÖNCE MİLLETTEN ÖZÜR DİLEYECEK”
Cumhur İttifakı adayı Murat Kurum’un ‘Yarı zamanlı belediye başkanı’ sözlerini ve ‘Metro ve metrobüs duraklarını görmüyor, ben olsam istifa ederdim’ açıklamaları hakkında da konuşan İmamoğlu, “Açık söyleyeyim, yani kendisinin istifa edeceği hayatına dair çok şey var ama ben milletten özür dileyene kadar bu seviye düşüklüğü gösteren sözlerini asla muhatap almayacağım. Kent Lokantası ve bu süt dağıtımıyla dalga geçen bir insanın önce ağzı dolu dolu bir şekilde bu milletten özür dilemesi lazım. Dil sürçmesi ile 4 cümle kurulmaz. Dil bir kelimeyle sürçebilir yani. O normal ama öyle değil. Diş sürçmesi değil. Önce milletten özür dileyecek ondan sonra belki muhatap alabilirim kendisini” diye konuştu.
BAŞAKŞEHİR’DE BELEDİYE OTOBÜSÜNÜN BOZULMASI HAKKINDA
‘Başakşehir’de belediyeye ait bir otobüs bozuldu gibi gösterilerek çekim yapıldığı iddia ediliyor, siz gördünüz mü?’ sorusuna da yanıt veren Ekrem İmamoğlu, “Gördüm evet. Yine bir otobüsün bozukluğuyla ilgili çekim yapan aklı kıt arkadaşlar, bu aklı kıt arkadaşlara ajans denir mi bilmiyorum ama daha da aklı kıt arkadaşlar bu ajansla çalışan kim varsa, adı neyse, parti, yönetici, o, bu şu beni çok ilgilendirmiyor. Gerçekten sıradan bir durum. Ahlak dışı bir durum ama milletimiz görüyor yani. Ramazan’ın ilk gününde yaradan onlara akıl versin. Allah onları ıslah etsin. Allah herkese doğru yolu göstersin. Doğru yoldan ayırmasın. Milletimize de huzurlu bir Ramazan ayı diliyorum” dedi.
]]>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “İstanbul’da 5 yıl bitti. İBB kaç metro yaptı? Bizim yaptıklarımıza sahip çıkıyor” açıklamasına tepki göstererek “Bir imza bile atmaktan imtina ediyorsanız bir insanın yapmış olduğu 65 kilometreyi görme şansınız yok. Bu demek oluyor ki; İstanbul’dan çok uzak. Umarım bir gün vatandaşın arasına karışır da o metroya binme şansı olur.Bekleriz. Her birini de gezdirebilir, dolaştırabiliriz.” dedi.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Eyüpsultan-Bayrampaşa Tramvay Hattının sözleşme imzalama töreninin ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
“KENDİSİNE TEŞEKKÜR EDERİM YOLUMUZ AÇIKTIR“
Bir gazetecinin. “Cumhurbaşkanı ‘Tam yol ileri’ sloganınızı dile getirdi ve ‘yolu açık olsun’ dedi sizin için. Nasıl cevap verirsiniz?” sorusu üzerine İmamoğlu, “Duyunca birkaç kez izledim açıkçası. Söylemişti de sayın cumhurbaşkanı da bir gün bana oy verecek. Dinleyince de direkt o geldi aklıma tam yol ileri, yolu açık olsun cümlesi oy vereceğin insana söylenir. Muhtemelen gönlünden geçen şey, yani oyun kimin hakkı olduğu çok noktasında bu duygu dile getirilir diye düşünüyorum. Kendisine teşekkür ederim. Yolumuz açıktır. Merak etmesin. İstanbul için çok başarılı bir 5 yılı daha İstanbul’umuza yaşatacağız. Bana verdiği duygu bu. Açık söyleyeyim. Yolu açık olsun.” dedi.
“UMARIM BİR GÜN VATANDAŞIN ARASINA KARIŞIR DA O METROYA BİNME ŞANSI OLUR”
İmamoğlu, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İstanbul’da 5 yıl bitti. İBB kaç metro yaptı? Bizim yaptıklarımıza sahip çıkıyor” açıklamasının hatırlatılması üzerine şu cevabı verdi:
“Vallahi. Tabii bir imza bile atmaktan imtina ediyorsanız bir insanın yapmış olduğu 65 kilometreyi görme şansınız yok. Bu demek oluyor ki İstanbul’dan çok uzak. Umarım bir gün vatandaşın arasına karışır da o metroya binme şansı olur. Bekleriz. Her birini de gezdirebilir, dolaştırabiliriz.
“ÖZÜR DİLEYENE KADAR ASLA MUHATABA ALMAYACAĞIM”
Rakibi Murat Kurum’un kendisiyle ilgili “yarı zamanlı belediye başkanı” tabiri ve “Otobüs durakları, metrobüs duraklarıyla ilgili o görüntüleri ben görsem istifa ederdim” açıklaması hakkında da İmamoğlu şöyle konuştu:
“Bunu açık söyleyeyim. Yani kendisinin istifa edeceği, hayatına dair çok şey var ama ben milletten özür dileyene kadar bu seviye düşündüğü gösteren sözlerini asla muhataba almayacağım. Kent lokantası ve bu süt dağıtımıyla dalga geçen bir insanın önce ağzı dolu dolu bir şekilde bu milletten özür dilemesi lazım. Dil sürçmesin falan… O dil sürçmesiyle dört cümle kurulmaz. Dil bir kelimeyle sürçebilir yani o normal ama dil sürçmesi değil. Önce milletten özür dileyecek ondan sonra belki muhatap alabilirim kendisini”
“ALLAH ONLARI ISLAH ETSİN”
Sosyal medyaya yansıyan Başakşehir’de bir belediyeye ait bir otobüsün bozulduğu gibi gösterilerek yapılan çekim hakkında İmamoğlu “Yine bir otobüsün bozukluğuyla ilgili çekim yapan aklı kıt arkadaşlar, bu aklı kıt arkadaşlara ajans denir mi bilmiyorum ama daha da aklı kıt arkadaşlar, bu ajansla çalışan kim varsa, adı neyse, parti, yönetici, o, bu, şu beni çok ilgilendirmiyor. Gerçekten sıradan bir durum. Ahlak dışı bir durum ama milletimiz görüyor yani. Ramazan’ın ilk gününde Yaradan onlara akıl versin. Allah onları ıslah etsin. Allah herkese doğru yolu göstersin. Doğru yoldan ayırmasın. Milletimize de huzurlu bir Ramazan ayı diliyorum” diye konuştu.
]]>Uraloğlu, Nallıhan Köprüsü, Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli ve bağlantı yolları açılış töreninde yaptığı konuşmada, Ramazan-ı Şerif’in, ülkeye, millete ve İslam alemine hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Nallıhan’ın, ticaret yolları üstünde bulunması nedeniyle çağlar boyunca önemli bir ticaret merkezi olduğunu aktaran Uraloğlu, yeni güzergahlarla önemini yitirmesiyle Nallıhan’ın büyümesinin durduğunu söyledi.
Uraloğlu, 22 yıl öncesinde Türkiye’nin ulaşım ağının zayıf olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Demir yollarına yarım asır boyunca bir çivi dahi çakılmayan, hava yollarına sadece varlıklı insanların ulaşabildiği, denizci kimliğini ise unutulmuş bir Türkiye vardı. Böyle bir ortamda da ekonomisi büyüyen ve güçlenen bir Türkiye’den bahsetmek de mümkün değildi. Ancak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 22 yılda ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. 2002’de 6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, yaklaşık 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımızı 6’dan, 77’ye yükselttik. 2002’de 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. 10 bin 948 kilometre olan demir yolu ağımızı da 13 bin 919 kilometreye çıkardık. 2 bin 251 kilometre yüksek hızlı tren hattı inşa ettik.”
“Ankara’da 22 kara yolu projesine devam ediyoruz”
Ankara için durmadan çalıştıklarına işaret eden Uraloğlu, “Bakanlık olarak 2002’den bu yana Ankara’nın ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 601 milyar 510 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. 2002’de 466 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 1196 kilometreye, 446 kilometre olan bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 1172 kilometreye yükselttik. Yeni projelere de devam ediyoruz. Ankara’da 31 milyar 360 milyon lira proje bedeliyle 22 kara yolu projesinin yapım çalışmalarına devam ediyoruz.” diye konuştu.
Uraloğlu, bu çalışmalar arasında Nallıhan’ı doğrudan ilgilendiren 3 önemli kara yolu projesi olduğuna dikkati çekerek, bunların, Beypazarı-Nallıhan Yolu, Nallıhan-Taşkesti ve Nallıhan-Dokurcun yolları üstyapı onarım işi ve açılışını gerçekleştirdikleri Nallıhan Köprüsü, Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli ve bağlantı yolları projeleri olduğunu belirtti.
Nallıhan Köprüsü, Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli ve bağlantı yollarının, Ankara-Beypazarı-Nallıhan-İstanbul güzergahı üzerinde bulunduğunu bildiren Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Projemiz, 2×2 şeritli, bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında. Proje kapsamında, çift tüplü tünel olarak hayata geçirdiğimiz 1278 metre uzunluğundaki Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli’ni, 270 metre uzunluğundaki Nallıhan Köprüsü’nü inşa ettik. Bağlantı yollarıyla projemizin uzunluğu 5 kilometreye ulaşıyor. Ulaştırma projelerinde olduğu gibi kara yolu faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde de sürdürülebilir bir dünya için çevre dostu düzenlemeler yapmak, temel hedeflerimiz arasında. İnsan ve çevreye duyarlı yolların artırılmasına ilişkin araştırma ve geliştirme çalışmalarının sürdürülmesi, yol boyu ağaçlandırma yapılması, orman ve yeşil alanlar ile su havzalarının korunması da önceliklerimiz arasında.”
Uraloğlu, Ankara’ya günübirlik ziyaret mesafesinde, doğa fotoğrafçılığı ve kuş gözlemciliğine yönelik ziyaretler için uygun alanlardan biri olan Davutoğlan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nın Ankara’nın ve ülkenin önemli tabiat varlıklarından olduğunu da söyledi.
Bölgede hızlı, güvenli ve konforlu ulaşımı tesis ettiklerini bildiren Uraloğlu, “Böylece zamandan 6,3 milyon lira, akaryakıttan 3,3 milyon lira olmak üzere yıllık 9,6 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 394 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız.” dedi.
Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğindeki Cumhur İttifakı mensupları olarak “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturuyla millete duydukları aşkla bu yatırımları yaptıklarını aktardı. Son 22 yıldır olduğu gibi 2024’te de Nallıhan’ın, Ankara’nın ve ülkenin ulaşım altyapısını daha da güçlendireceklerini belirten Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Ankara-İstanbul yeni otoyolu ve Ankara-İstanbul Süper Hızlı Treni proje çalışmalarına başladık. Her iki projenin de Nallıhan’dan geçeceğini müjdelemek isterim. Biz hizmet etmeye devam ettik. Biz ekip ruhuyla daha iyi hizmet edebiliriz. Bütün ilçe ve büyükşehirde sizlerin Cumhur İttifakı’na vereceğiniz her oy bizim şevkimizi artıracaktır. “
Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen de İstanbul ve Ankara arasındaki alternatif güzergahlardan biri olan Nallıhan’ın, aynı zamanda başkentin yaşam alanlarına ulaşımı sağlaması açısında önem taşıdığını söyledi.
Açılışa, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay ile MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım da katıldı.
]]>İsrail ordusu Gazze’nin doğusundan batısına uzanan bir yol inşa etti.
BBC’nin uydu görüntüleriyle doğruladığı bu yol, Gazze’nin kuzeyi ile güneyini ayırıyor.
BBC’ye bilgi veren İsrail ordusu, bunu operasyonel gerekçelerle yaptıklarını, amaçlarının asker ve ekipmanları gerekli yerlere ulaştırabilmek olduğunu söyledi.
Fakat bazı uzmanlar, bunun Gazze’nin kuzeyindeki evlerini terk etmek zorunda kalan Filistinlilerin geri dönüşünü engellemek için kullanılmasından endişe ediyor.
Bunun, İsrail’in mevcut çatışma bittikten sonra Gazze’de kalıcı olma planının bir parçası olduğunu düşünenler de var.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’nin geleceğine dair açıkladığı vizyonda bölgenin güvenlik kontrolünün İsrail’de olacağını söylemişti.
Uluslararası toplumsa İsrail’i, Filistinlileri yerinden etmemesi ve Gazze’nin sınırlarını değiştirmemesi konusunda uyarıyor.
Yol hakkında neler biliniyor?
Gazze’nin kuzey ve orta kısımları arasında yer alan bu yol, denizden başlayarak İsrail’deki Nahal Oz’a kadar uzanıyor.
Gazze’nin iki ana yolu olan sahildeki al-Rashid ve merkezdeki Salah al-Din yollarıyla da kesişiyor.
Gazze’nin batısını doğusuyla bağlayan başka yollar olsa da yeni inşa edilen yol, bunu kesintisiz olarak yapan tek yol.
Uydu görüntülerine göre ordunun inşa ettiği yolun uzunluğu yaklaşık 5 kilometre.
Yolun İsrail tarafındaki kısmı Ekim sonu Kasım başı gibi inşa edilmişti.
Geri kalan büyük kısmı ise Şubat ve Mart başında tamamlandı.
Yol, Gazze’deki Salah al-Din hariç tüm yollardan daha geniş.
Uydu görüntüleri, yolun rotası üstündeki depo gibi yapıların Aralık sonu ve Ocak’ta yıkıldığını gösteriyor.
Yolun inşa edildiği bölge Gazze’nin nüfus yoğunluğu düşük olan bölgelerinden biri.
Şubat ayında yolla ilgili bir haber yayımlayan bir İsrail kanalı, buna Otoyol 749 adı verildiğini paylaşmıştı.
Channel 14 kanalından bir muhabir, İsrail ordusuyla birlikte bu yolda seyahat etmişti.
Videoda yolu inşa eden aletler de yer almıştı.
Ne amaçla kullanılabilir?
Savunma istihbaratı şirketi Janes’in analistleri, bu toprak yolun zırhlı araçlar tarafından kullanılabileceğini görüşünde.
BBC Arapça’ya konuşan Eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı, Eski Başbakanlık Güvenlik Danışmanı Emekli Tuğgeneral Jacob Nagel, yeni yolun tehditlerle karşı karşıya olan güvenlik güçlerine hızla destek gönderebilmek için yapıldığını söyledi:
“İsrail’in girip çıkmasını kolaylaştıracak. İsrail Gazze’nin savunması, güvenliği ve sorumluluğunu üzerine almak istiyor.”.
Bunu “Gazze’nin kuzeyini güneyinden ayıran bir yol” olarak tanımlayan Nagel, “Yeni bir tehdit belirene kadar oturup beklemek istemiyoruz” dedi.
Eski Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Yaakov Amidror da aynı görüşte:
“Bu yol bölgenin lojistik ve askeri kontrolüne olanak sağlayacak.”
Eski İngiliz ordusu mensubu, risk istihbaratı şirketi Sibylline’ın başındaki Justin Crump, bu yolun önemli olduğunu söylüyor:
“Bu kesinlikle Gazze’de güvenlik ve kontrol için uzun vadede bir müdahale olanağı sağlamak için yapılmış gibi duruyor.
“Bu yol Gazze kentini, Gazze Şeridi’nin geri kalanından ayırırken yol boyunca hareketi denetleme imkanı sağlıyor. Etrafında açık arazi olması da uzun bir menzilde ateş imkanı sunuyor.”
ABD Merkezli Middle East Institute’tan kıdemli araştırmacı Khaled Elgindy de bu yolun uzun vadeli bir planın parçası olduğu görüşünde:
“İsrail Gazze’de kalıcı olmak istiyor gibi gözüküyor.
“Gazze’yi ikiye bölerek İsrail yalnızca Gazze’ye giriş çıkışları değil, Gazze içindeki hareketleri de kontrol edebilecek.
“Gazze’nin kuzeyindeki evlerini terk ederek güneye sığınan 1,5 milyon kişinin evlerine dönmesini bu yol vesilesiyle engellemeleri de ihtimal dahilinde.”
Bu habere Paul Cusiac, Alex Murray ve Erwan Rivault da katkıda bulunmuştur.
]]>Erdoğan, partisinin Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, bugün ilk teravinin kılınacağını ve sahura kalkılacağını anımsatarak, ramazan ayının rahmet, mağfiret ve bereket ayı olduğunu söyledi.
Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını kutlayacaklarına inandığını dile getiren Erdoğan, “Milli irade bayramını en coşkulu kutlayacağımız yerlerden biri inşallah İzmir olacak.” ifadesini kullandı.
Boş laflarının olmadığını, icraat ve projelerle konuştuklarını ve konuşmaya devam ettiklerini vurgulayan Erdoğan, bu anlayışla İzmir’e 21 yılda 449 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptıklarını bildirdi.
Eğitim alanında İzmir’e 11 bin 687 adet yeni derslik inşa ettiklerini, şehirde üçü devlet olmak üzere dört yeni üniversite kurduklarını, 26 bin 431 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binalarını hizmete açtıklarını anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Peki, İzmir’in belediyesi acaba kaç tane yurt binası yaptı, hiç gördünüz mü, duydunuz mu? Ama yalan bol, laf ola beri gele. Halkapınar, Alsancak ve Göztepe Gürsel Aksel stadyumları başta olmak üzere 115 spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda İzmirli ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 17 milyar lira tutarında kaynak sağladık. Sağlıkta 2 bin 60 yataklı Bayraklı Şehir Hastanesi başta olmak üzere toplamda 4 bin 670 yataklı 47 hastanenin aralarında olduğu 129 sağlık tesisini şehrinize kazandırdık. TOKİ kanalıyla 21 bin konutu tamamlayarak hak sahiplerine teslim ettik, 4 bin 163 konutun yapımına devam ediyoruz. Şehrinizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 62 bin 683 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. İktidara geldiğimizde şehir sınırları içerisinde 6 adet atık su arıtma tesisi varken, bugün 70 adet atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 98’ine hizmet veriyoruz.”
“İzmir’i bu CHP zihniyetine bırakmayacağız”
Erdoğan, İzmir’de beş millet bahçesi projesinden birinin yapımının devam ettiğini, ikisinin ihale aşamasında olduğunu, diğer ikisiyle ilgili çalışmaların ise sürdürdüğü bildirdi.
Ulaştırmada 618 kilometre ilave bölünmüş yol yaparak, İzmir’in bölünmüş yol uzunluğunu 985 kilometreye çıkardıkların vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
“Osmangazi Köprüsü ve bağlantı yolları dahil olmak üzere İstanbul-İzmir Otoyolu’nu hizmete açtık. İzmir’e bin 674 metre çift tüp tünel ve bağlantı yollarıyla uzunluğu 2 bin 520 metreyi bulan Konak Tüneli’ni kazandırdık. Etaplar halinde inşa ettiğimiz 55 kilometre uzunluğundaki İzmir Çevre Yolu’nu bitirdik, yeni çevre yolu projelerini tamamladık. İnşallah, en kısa sürede yapımına başlıyoruz. Sabuncubeli Tüneli’ni 4 bin 70 metre uzunluğunda çift tüp şeklinde bitirerek trafiğe açtık. Menemen-Aliağa-Çandarlı yolunu inşa ettik. Torbalı-Kemalpaşa ayrımı köprülü kavşağını tamamladık. Halen inşası devam eden çok sayıda projeyi önümüzdeki yıl ve sonraki yıl bitirerek hizmete açıyoruz. Biz, İzmir’i bu CHP zihniyetine bırakmayacağız. Gerekenleri biz yapacağız, merkezi yönetim olarak yapacağız.”
Erdoğan, demir yollarında İzmir sınırları içindeki konvansiyonel hattı da yenilediklerinin altını çizerek, Aliağa-Selçuk arasındaki İZBAN’ı, Kemalpaşa Organize Sanayi bölgesine demir yolu bağlantı hattını bitirdiklerini bildirdi.
İzmir-Ankara Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın yapımına etaplar halinde devam ettiklerini belirten Erdoğan, Halkapınar-Otogar raylı sistem hattını ihale aşamasına getirdiklerini söyledi.
Erdoğan, Adnan Menderes Havalimanı’nı baştan aşağı yenileyerek, yolcu sayısını beş katına çıkardıklarını anımsatarak, “20 yıl önce Adnan Menderes Havalimanı’nın halini düşünün. Neydi, ama biz geldik ne oldu. Mesele bu.” dedi.
Mordoğan-Eski Foça ve Güzelbahçe Yalı balıkçı barınaklarını, Sığacık, Çeşme ve Yeni Foça yat limanlarını tamamladıklarını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
“Son 21 yılda 38 baraj, 7 içme suyu tesisi, 44 sulama tesisi, 109 taşkın koruma tesisi, 8 gölet ve 8 yer altı depolama tesisi yaptık. İzmir’de 94 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek olan 5 baraj daha inşa ediyoruz. Bitirdiğimiz sulama tesisleriyle 500 bin dekar araziyi sulamaya açtık, çiftçilerimize yıllık 3 milyar 750 milyon lira zirai gelir artışı sağladık. İnşaat safhasında yer alan 4 sulama tesisimizle 115 bin dekar araziyi daha sulayacağız. İzmirli çiftçilerimize bugüne kadar yaklaşık 64 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. 4 yeni organize sanayi bölgesi, 3 endüstri bölgesi ve 4 teknopark kurduk.”
“Yatırımın, her eserin, her hizmetin destekçisi olacağız”
Organize tarım bölgelerinin yapımına devam ettiklerini de vurgulayan Erdoğan, üç organize tarım bölgesinin faaliyete geçmesiyle çoğu kadın olmak üzere 8 bin kişiye ilave iş imkanı sağlanacağını bildirdi.
Erdoğan, istihdamı desteklemek için İzmir’deki işverenlere 30 milyar lira prim desteği verdiklerini söyledi.
Enerjide yaklaşık 1 milyon abonesi bulunan İzmir’de, nüfusun yüzde 91’ine doğal gaz imkanı sunduklarını belirten Erdoğan, bu yıl Çeşme’ye, 2026’da Karaburun’a doğal gaz arzı sağlamayı planladıklarını duyurdu.
İzmir’e yapılan hizmetlere ilişkin videonun gösteriminin ardından Erdoğan, 31 Mart’tan sonra bu hizmetlere yerel yönetimlerle işbirliği içinde çok daha fazlasını ilave edeceklerini ifade etti.
Erdoğan, konuşmasını “İzmir’in önündeki engelleri dağ gibi sağlam adayımız Hamza kardeşimle birlikte birer birer kaldıracağız. Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklarımız ile belediyelerimizin sizlere getireceği her yatırımın, her eserin, her hizmetin destekçisi olacağız.” sözleriyle tamamladı.
Mitingden notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ ve Cumhur İttifakı’nın ilçe belediye başkan adaylarıyla vatandaşları selamladı.
Mitinge, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, eski TBMM Başkanı ve Başbakanlardan Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı ve MHP İl Başkanı Veysel Şahin ile Cumhur İttifakı’nın İzmir milletvekilleri de katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanatçı Cengiz Kurtoğlu’nun seslendirdiği “Duyanlara duymayanlara” şarkısına eşlik etti.
(Bitti)
]]>Cumhuriyet’in 100. yılı için yollara düşen Yönetmen Cankut Kaan Bolat ve Görüntü Yönetmeni Emre Görücü, 1 ayda 36 bin kilometre yol katetti. Bolat ve Görücü, Türkiye’nin 81 ilinde en özel rotalardan temin ettikleri topraklarla 3 ton ağırlığında “Cumhuriyet’e Yolculuk, Asırlık Portre” isimli Türkiye Haritası oluşturdular. 2 ayda gece gündüz çalışarak büyük bir emek ortaya koyan ekip, Türkiye’nin her bölgesinden izler taşıyan “Cumhuriyet’e Yolculuk, Asırlık Portre” eserini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hediye ettiler. Dünyada bir benzeri bulunmayan eser, Erdoğan’ın isteği üzerine, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin protokol girişine yerleştirildi.
“Toprakları, Kurtuluş Savaşı’nda özellikle şehit kanı dökülen yerlerden toplayalım istedik”
Projenin detaylarını paylaşan Yönetmen Cankut Kaan Bolat, proje için manevi emek verdiklerini belirterek, “Toprakları, Kurtuluş Savaşı’nda özellikle şehit kanı dökülen yerlerden toplayalım istedik. Sınırların olduğu yerleri görmek istedik ve yola bu şekilde çıktık. Midi bir ekiple çalışabildik. Projede bir görüntü yönetmeni ve kendim olabildim. Proje koordinatörümüz Antropolog Akın Çiftçi vardı yanımızda. O da proje danışmanı olarak yer aldı. Mimarımız vardı. Asıl bu kaideyi tasarlayan, planlayan, tam ölçeklendirme yapan. Belli kiloları aşmayacak şekilde toprak toplamak için yollara çıktık. 30 gün sürdü bu süreç. 30 günde toplam 36 bin kilometre yaptık. Türkiye il sınırları aslında 36 bin kilometre yok. Sınırları geçmek için ekstra kilometre yapıyorsunuz. Dört bin kilometre daha yapsak büyük ihtimal dünya çapını dolaşmış olacaktık” dedi.
“Bunun bir yol hikayesini yaptığımız belgesel var”
Zorlu bir yolculuk sürecinden geçtiklerini ifade eden Bolat, şunları söyledi:
“Gezdiğiniz yerlerde dönem olarak da biraz farklı streslerin olduğu dönemlerde gelmek zorunda kaldık. Sınır ötesi harekatlarımız hala sürüyor ve bu bölgelere gidip ‘sınırdan dağdan bir kaya alacağız’ diyorsunuz. İnsanlar da anlamıyor. ‘Ne yapacaksınız’ diyor. Diyoruz ki tablo yapacağız. ‘Tabloysa bunu niye bu kadar taşıyorsunuz’ diyor. Böyle bir süreçte bizim için keyifli bir yolculuk oldu. Aynı zamanda bunun bir yol hikayesini yaptığımız belgesel var. İnanıyorum ki bir gün vatandaşlarımızla buluşacak. Bunu özellikle çok istiyorum. Cumhuriyet, Türk kültürünün, Osmanlı’nın artık son dönemlerinin geldiği bir dönemde ve yurdun dört yanı işgal altındayken Türk bayrağını dalgalandırabilmek adına yeni bir kurtuluş hikayesidir bu.”
“Bu siyaset üstü bir iş”
“Bu tabloyu yaptık, belgeseli yapıyoruz ama bu masayı ne yapacağız? Ofiste koyabileceğimiz bir yer yok” diye konuşan Yönetmen Bolat, “Dedim ki onu Cumhurbaşkanlığı makamına, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a hediye edeceğiz. Görüntü Yönetmenim Emre Görücü ‘Sen yıllardır muhalif bir insansın, Cumhurbaşkanı’na nasıl böyle bir hediye vereceksin?’ Dedim ki ya bu siyaset üstü bir iş. 100’üncü yıl ve Cumhuriyet’e dayalı bir iş. Görüşümüz ne kadar farklı olursa olsun Cumhurbaşkanı’nın milli duruşta çok net bir tavrı olduğunu biliyorum. Kim olduğuma bakmayacak. Ben bu ülkenin sinemacısıyım. Bu hediyeyi kabul edeceğini düşünüyorum” diye konuştu.
“Bir gün portrenin başında hep beraber buluşmak hayalimiz”
Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürlüğünün hediyenin verilmesi konusunda kendileriyle çok ilgilendiklerini söyleyen Bolat, “Bizi aradılar, teşekkür ettiler, makamlarına davet ettiler. Şansımıza ana protokol girişine indirildi bu vinç. İndirilirken gidemedik ama daha sonrasında sağ olsun Cumhurbaşkanımızın başdanışmanlarından birisi destek oldu. Portreyi onun sayesinde görebildik, yanına gittik. Orada hemen ekiple fotoğrafımızı çekindik. Şimdi ana protokol girişinde gelen ziyaretçileri ağırlayan bir sergileme duruşu oldu. Nasip olursa bir gün portrenin başında hep beraber buluşmak hayalimiz” dedi. – ANKARA
]]>Erdoğan, partisince Abide kavşağında düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Şanlıurfa’ya son 21 yılda 330 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptıklarını söyledi.
Kentte 13 bin 779 yeni derslik inşa ettiklerini kaydeden Erdoğan, yaptıkları yatırımlarla üniversiteyi büyüttüklerini ve şehir merkezinde artan yeni derslik ihtiyacını karşılamak için bu alandaki yatırımlara hız verileceğini bildirdi.
“Yurt yatak kapasitesini 948’den 5 bin 22’ye çıkarttık”
Erdoğan, yüksek öğrenimde yurt yatak kapasitesini 948’den 5 bin 22’ye çıkarttıklarını belirterek, şöyle konuştu:
“30 bin seyirci kapasiteli 11 Nisan Stadyumu başta olmak üzere 73 spor tesisi inşa ettik. Büyükşehir Belediyemizin inşa ettiği dev bilim merkezinde tüm gençlerimizi denemeye ve keşfetmeye davet ediyorum. Bu merkezin bünyesindeki atölyeler, her yaştan evladımızı bilimin cazip dünyasıyla buluşturmayı amaçlıyor. Bilim merkezimizin şimdiden hayırlı olmasını diliyor, Büyükşehir Belediyemize bu güzel hizmeti şehrimize kazandırdığı için gönülden teşekkür ediyorum.”
UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren Göbeklitepe’nin 5 yılda 2,5 milyon ziyaretçiyi ağırladığını ifade eden Erdoğan, “Medeniyetlerin doğuş yeri bölgemizdeki çalışmaları daha iyi koordine etmek için Şanlıurfa Alan Yönetimi Başkanlığını kuruyoruz.” dedi.
“15 bin 691 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik”
Erdoğan, sosyal yardımlarda Şanlıurfalı ihtiyaç sahiplerine 33 milyar lira tutarında kaynak aktarıldığını vurguladı.
Sağlıkta 500 yataklı Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi başta olmak üzere 1970 yataklı 17 hastanenin aralarında olduğu 125 sağlık tesisini tamamladıklarını aktaran Erdoğan, sağlık hizmetlerinde devrim etkisi yapacak 1700 yataklı şehir hastanesi ile bağlantı yolları ve kavşağının inşasının sürdüğünü belirtti.
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Toplamda 1000 yatağa sahip Viranşehir, Harran, Haliliye, Siverek, kadın doğum çocuk hastaneleriyle Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek binasının proje ve ihale çalışmaları sürüyor. TOKİ vasıtasıyla 15 bin 691 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 5 bin 374 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde riskli yapı olarak belirlediğimiz 6 bin 142 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönemde bakanlığımız ve belediyelerimiz işbirliğiyle şehrimizdeki kentsel dönüşüm çalışmalarını yeni bir safhaya çıkartacağız.”
Ulaştırmada 29 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 619 kilometreye çıkardıklarını ifade eden Erdoğan, “Diyarbakır-Şanlıurfa, Şanlıurfa-Mardin yolunu, Şanlıurfa-Bilecik otoyolunu şehir geçişindekiler dahil toplam 20 adet farklı seviyeli kavşak yapımını tamamladık. Doğu, güneybatı ve kuzeybatı çevreyollarını tamamlayarak hizmete açtık.” diye konuştu.
Balıkayağı Köprülü Kavşağı’nın inşasında sona gelindiğini anlatan Erdoğan, Şanlıurfa-Adıyaman yolundaki Karababa Köprüsü ve bağlantı yollarının bu yıl içerisinde tamamlanıp trafiğe açılacağı bilgisini verdi.
“Trafiğin rahatlamasına önemli katkısı olacak Urfaray’ın projesi bitti”
Atatürk Barajı üzerinde bu alanda ülkenin en önemli eserlerinden biri olan Nissibi Köprüsü’nü bölgeye kazandıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
“Şimdi de Birecik’te Fırat’ın üzerine ikinci bir köprü inşa etmeye hazırlanıyoruz. Kahta-Narince-Siverek yolu, Şanlıurfa Suruç yolu, Viranşehir çevre yolu, Suruç-Akçakale ve Suruç çevre yolu, Diyarbakır-Siverek-Hilvan yolu inşaatlarına devam ediyoruz. Gaziantep-Şanlıurfa hızlı demir yolu hattı ihale aşamasına geldi. Şanlıurfa-Mardin hızlı demir yolu hattının etüt projesini de bu yıl bitiriyoruz. Şehir içi trafiğin rahatlamasına önemli katkısı olacak Urfaray’ın projesi bitti. Yatırım için hazırlıklara başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, GAP Havalimanı’nın 2003’de 24 bin olan yolcu trafiğinin geçen yıl 900 bine ulaştığına dikkati çekti.
Şanlıurfa’ya son 21 yılda 5 baraj, 4 gölet, 4 içme suyu tesisi, 41 sulama tesisi, 34 arazi toplulaştırma projesi, 21 taşkın koruma tesisi ve 1 hidroelektrik santrali kazandırdıklarını belirten Erdoğan, “Yaptığımız projelerle Şanlıurfa’da 3,3 milyon dekar zirai araziyi sulamaya açarak çiftçilerimize yıllık 24 milyar liralık zirai gelir artışı sağladık. Yapımı devam eden 9 tesis ile 342 bin dekar araziyi daha sulayacağız.” diye konuştu.
“Şanlıurfalı iş verenlerimize 5,5 milyar lira tutarında prim teşviki verdik”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, il merkezi ile Hilvan ilçesinin içme suyu probleminin çözüldüğünü, Siverek ve Bilecik’te içme suyu projelerinin ise tamamlanmak üzere olduğunu kaydetti.
Viranşehir, Halfeti ve Suruç içme suyu projelerinin devam ettiğini, şehir merkezindeki taşkın kontrol projelerini tamamlayıp tüm derelerde inşalara başladıklarını, çiftçilere 117 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdiklerini dile getiren Erdoğan, şehre 4 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknokent ve 1 AR-GE merkezi kurduklarını ifade etti.
Bu yılki yatırım programına alınan Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesi’nin tevsi ile Gıda İhtisas ve Siverek Organize Sanayi Bölgelerindeki altyapı çalışmalarının sürdüğünü bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“İstihdamı desteklemek için Şanlıurfalı iş verenlerimize toplam 5,5 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide, Şanlıurfa’da 12 ilçemize doğal gaz arzını sağladık. Suruç’a da 2026’da doğal gaz arzını sağlamayı planlıyoruz. Şanlıurfa’da yenilenebilir enerjiyi yaygınlaştırmak için İhtisas Organize Sanayi Bölgesi dahil pek çok hazırlığımız var. Seçimlerden sonra yerel yönetimlerle işbirliği içinde çok daha fazlasını şehre kazandıracağız. Cumhurbaşkanlığıyla ve bakanlıklarla, belediyelerimizin sizlere getireceği her yatırımın, her eserin, her hizmetin destekçisi olacağız. Bu duygularla büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı ben sizlere emanet ediyorum. Sizlerin de adaylarımızı destekleyeceğinize inanıyorum. Size güveniyorum.”
Mitingden notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Zeynel Abidin Beyazgül ve ilçe belediye başkanlarıyla vatandaşları selamladı.
Mitinge, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Erkan Kandemir ve Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Ali İhsan Delioğlu ve MHP İl Başkanı Mahmut Güneş de katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesini de ziyaret etti.
(Bitti)
]]>Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Elazığ İl Özel İdaresi işbirliğiyle Elazığ’ın Arıcak ilçesi Üçocak beldesi ile Diyarbakır’ın Hani ilçesinin Çukur Mahallesi arasındaki 9 kilometrelik yolun yenilenerek hizmete girmesi dolayısıyla Üçocak beldesi Taziyeevi’nde tören düzenlendi.
Karaloğlu, törende yaptığı konuşmada, bugün mutlu olduklarını, daha önce var olan yolu uzun süre işlemez hale getiren bir zihniyetin bölgede olduğunu anlattı.
“Diyarbakır, Elazığ arasında hala kapalı yollar, köy yolları vardı. Niye? Elazığ Trafik Komisyonu karar almış, yol kapatılsın. Niye kapatılsın kardeşim? Bu yolda, bu bölgede emperyalizmin uşakları, maşaları var, buradan geçenlere zarar vermesin diye kapatılmış.” ifadelerini kullanan Karaloğlu, bu yolun da fonksiyonu böyle kaybetmiş yollardan biri olduğunu belirtti.
Karaoğlu, şöyle konuştu:
“Allah’a hamdolsun, şu anda bölgede en büyük sermayemiz, varlığımız huzur. Bunların hepsinin temelinde yakaladığımız bu huzur iklimi var. Bu huzur iklimi, bir rahmet bulutu gibi bölgeye bereket bırakıyor. Bunu görmek lazım. Diyarbakır’a, Elazığ’a bakın. Sağlıktan eğitime, tarımdan ulaşıma, turizme, sosyal hayata, sosyal hizmetlere hangi alana bakarsanız bakın. Bir mukayese edin geriye doğru, bu huzuru yakaladığımız dönemden öncekiyle bir mukayese edin, ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. İşte bu yol, bu huzur ikliminin sonucudur. Bölgede yaşayan insanlar olarak Elazığlısı, Diyarbakırlısı, Arıcaklısı, Hanilisi, Diclelisi hep birlikte bu huzur iklimini gözümüz gibi korumamız lazım. Bunun için ne yapacağız? Önümüzde 31 Mart seçimleri var. O zaman bu huzur iklimini devam ettirmenin ön koşulu belediyelerimizi, büyükşehriyle ilçesiyle iliyle tekrar inşallah AK Parti’mize vererek bu huzur ikliminin devamına katkı vermemiz lazım. Yoksa birileri gelir, yine bizi huzursuz eder. Yine yapılan bu yolları işlemez hale getirirler. Buna dikkat edelim. Yol için emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Yol medeniyet ve ticarettir. İnşallah yollarımız hep açık olsun.”
İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam, açılışını yaptıkları yolu geçmişte bildiğini aktararak, “Bu yolun yapılması benim ve köylülerimiz açısından son derece önemlidir. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Elazığ Valisi Ömer Toraman da 2 kentin birbirine komşu iki kadim vilayet olduğunu anlatarak, artık komşu ilçelerini birbirine bağlayan hizmetleri hayata geçirdiklerini söyledi. Toraman, “Bu hizmetlerin yapılmasında destek verenlere şükranlarımı arz ediyorum. Açılışını yapacağımız hizmetler hayırlı, uğurlu olsun.” dedi.
Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su ise bugün güzel bir hizmeti açmanın gururunu yaşadıklarını belirterek, asfaltlanan 9 kilometrelik yolun hayırlı olmasını diledi.
Programa, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, Elazığ İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Murat Evren ve Elazığ İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, AK Parti Elazığ İl Başkanı Şerafettin Yıldırım, Hani Belediye Başkanı İbrahim Lale, Üçocak Belde Belediye Başkanı Yılmaz Yegül ve vatandaşlar katıldı.
Daha sonra Karaloğlu, Sağlam ve beraberindekiler Arıcak ilçesinde taziyevinde vatandaşlarla bir araya geldi.
]]>Ala, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Abide Kavşağı’nda düzenlenen mitingdeki konuşmasında, AK Parti’nin kurulduğu günden bugüne reform üstüne reform yaptığını söyledi.
Şanlıurfa’nın, bu hareketin, bu başarının arkasında duracağına ve Türkiye’yi hedeflerine doğru taşıyacağına inandığını dile getiren Ala, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Şimdi reform üstüne reform yaparak Türkiye’yi aldığı yerden buralara getiren ve şimdi de dünyanın neresinde bir problem varsa Gazze’den Karabağ’a, Bosna’ya kadar nerede bir Müslüman’ın ayağına taş değiyorsa onun hakkını Birleşmiş Milletlerden diğer bütün uluslararası kuruluşlara kadar her platformda sizin verdiğiniz güçle savunan Tayyip Erdoğan, AK Parti liderliği var. Bu hareketin Türkiye’ye kazandırdıkları inanın saymakla bitmez. İşte yollardan geliyoruz. Geçtiğimiz mayıs ayında seçim yaptık, yine Cumhurbaşkanı’mıza siz yol açtınız. Aynen bu otobanlar gibi bir siyasi otoban yaptınız ‘yola devam’ dediniz. Karşı tarafta görüyorsunuz partiler önce birbirlerine düştüler. Şimdi kendi içlerinde birbirlerini hançerliyorlar, birbirlerine düştüler.”
Ülkenin içindeki ve dışındaki problemlerle mücadele etmek için işbirliğinin önemli olduğunu dile getiren Ala, “Şanlıurfalı bilir ki sandığa gittiği zaman verdiği bir oyun sesi sadece Şanlıurfa’dan ya da o ilçeden duyulmaz. Sadece orayı etkilemez. Bilir ki Şanlıurfalı, Şanlıurfa’nın tarihi yüksek seslerle inancının sesini, değerlerinin sesini bütün dünyaya duyurmayı hedefler.” diye konuştu.
Bütün darbeleri bertaraf ettiklerini, çocukların üniversitelerde önüne konulan engelleri kaldırdıklarını ifade eden Ala, seçimlere kısa bir süre kaldığını, bu sürede yapılan çalışmaların daha çok anlatılması gerektiğini vurguladı.
Ala, şöyle devam etti:
“Şimdi de 4-5 yıllık güçlü bir destek verirseniz, engelsiz otoban yaparsanız siyaseten bunu sandıktan çıkaracağınız sonuç belirleyecek. O zaman gerçekten önde Cumhurbaşkanı’mız, arkasında kadro ve sizin, milletimizin desteğiyle Türkiye’yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Türkiye’nin hedefi ne? Bir cümleyle söyleyeyim, bizim arzu ettiğimiz Türkiye, götürmek istediğimiz yer, dünyanın en gelişmiş, en kalkınmış, en müreffeh 10 ülkesi arasına girmektir. Bunu başarmaya var mıyız? Şimdi Türkiye bunu başarırken Şanlıurfa da en kalkınmış, en gelişmiş, en müreffeh en huzurlu şehir olmaya layık değil mi? Layık. Peki bunu kim başaracak? Bunu Tayyip Erdoğan’la el ele yürüyen Zeynel Abidin kardeşimizle birlikte başaracağız. Sizler de destek olacaksınız, yolda hep birlikte yürüyeceğiz. Yolda birlikte yürürsek değerli kardeşlerim inanın bu hedeflere de varırız.”
AK Parti Genel Başkanı Yardımcısı Erkan Kandemir ise Şanlıurfa’nın millete, ezana, Recep Tayyip Erdoğan’a vefanın adı olduğunu söyledi.
Toplanan kalabalığın Şanlıurfa’nın 31 Mart’a hazır olduğunu gösterdiğini ifade eden Kandemir, şunları aktardı:
“İşte bugün bu muhteşem kalabalık, ucu bucağı gözükmeyen binlerce insanın, on binlerce arkadaşımızın, hanımefendilerin, beyefendilerin, şu yağmura rağmen buraya koşması gösteriyor ki Urfa 31 Mart’a hazır. Ne zaman bu şehre gelsek yüreğinizdeki sevdayı, muhabbeti, aşkı tadıyoruz. Türkiye’nin dört bir tarafına buradan aldığımız ilhamla enerjiyle heyecanla gidiyoruz. Urfa sadece Türkiye’ye değil, İslam coğrafyasına da her defasında Tayyip Erdoğan’ın yanında durarak bir mesaj veriyor. İnanıyorum ki 31 Mart’ta da bu mesajı bir kere daha tekrarlayacak. Her bir belediye başkan adayımıza, büyükşehirde Zeynel Abidin Beyazgül başkana sahip çıkmak suretiyle Urfa bir kere daha 31 Mart’ta ‘ben buradayım’ diyecek. Buna yürekten inanıyorum.”
???????
]]>Uraloğlu, Bayramiç-Etili Çevre Yolları ve Çanakkale Merkez Sarıcaeli Kavşağı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nün 109’uncu yıl dönümüne 9 gün kaldığını anımsattı.
Çanakkale’nin şehitler diyarı, Türkiye’nin ve Türk milletinin kalbinin attığı bir yer olduğunu belirten Uraloğlu, Türkiye’nin temelinde tarifi imkansız bir destan olan Çanakkale Zaferi’nin bulunduğunu vurguladı.
Uraloğlu, Çanakkale Zaferi’nin dünyaya Çanakkale’nin geçilmez olduğunu öğrettiğini dile getirerek, şöyle konuştu:
“Şehitlerimizin düşmana geçirmedikleri Çanakkale Boğazı söz konusu dostluk olunca, kardeşlik olunca, ticaret olunca, turizm olunca sadece 6 dakikalık konforlu bir yolculuğa dönüştü. Çanakkale Deniz Zaferi’nin 107’nci yıl dönümünde Cumhuriyet tarihimizin en büyük ulaştırma projelerinden biri olan Malkara-Çanakkale Otoyolu ve 1915 Çanakkale Köprüsü’nü hizmete açtık. Açıldığı günden bu yana yaklaşık 5 milyon 536 bin araç, köprümüzden geçiş yaptı. Hamdolsun son 22 yıl içerisinde Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde bu eşsiz diyara 1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara-Çanakkale Otoyolu gibi daha nice eserler kazandırdık. Yenilerine de devam ediyoruz. 2002 yılından bu yana Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Çanakkale’nin ulaşım ve iletişim altyapısı için 163 milyar 159 milyon lira yatırım gerçekleştirdik.”
“Kaz Dağları’nı sürücülerin korkulu rüyası olmaktan çıkardık”
Bakan Uraloğlu, kentte 20 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 435 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 45 kilometreden 652 kilometreye çıkardıklarına değinerek, 319 kilometre de tek yol iyileştirmesi yaptıklarını söyledi.
Çanakkale’de 2 bin 292 metre uzunluğunda 60 köprünün bulunduğunu, bunu 23 bin 935 metre uzunluğunda 186 köprüye yükselttiklerini aktaran Uraloğlu, şöyle devam etti:
“Çanakkale’de hiç tünel yoktu, 16 bin 771 metre uzunluğunda 6 tünel inşa ettik. Özellikle 2022 yılında açılışlarını gerçekleştirdiğimiz Assos ve Troya Tünelleri, Çanakkale ve İzmir limanlarının hinterlandında bulunan lojistik kara yolu altyapısını güçlendirecek çok önemli bir atılım olmuştur. Assos ve Troya Tünelleri ile onlarca keskin virajı barındıran Kaz Dağları’nı sürücülerin korkulu rüyası olmaktan çıkardık. Ulaşım süresini 50 dakikadan 5 dakikaya indirdik. Yine geçen yılki 18 Mart etkinlikleri kapsamında Gelibolu-Eceabat Yolu bünyesinde inşa ettiğimiz Eceabat tünellerini açtık. Gelibolu-Eceabat Yolu ile Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı’na hızlı, güvenli ve konforlu bağlantı sağladık. Proje kapsamında inşa edilen tünellerle doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanları ile bölgenin dokusunun korunması sağlarken proje ile mevcut güzergahı 900 metre kısaltarak, seyahat süresini 45 dakikadan 25 dakikaya düşürdük.”
Uraloğlu, Ezine-Bayramiç-Çan Yolu’nu, 60 kilometre uzunluğunda bitümlü sıcak karışım kaplamalı tek yol standardında projelendirdiklerini değinerek, proje kapsamında 3,5 kilometre uzunluğundaki Bayramiç Çevre Yolu ile 2,5 kilometre uzunluğundaki Etili Çevre Yolu’nun da bulunduğunu anlattı.
“Projemizle güzergahı 1,5 kilometre, seyahat süresini de 24 dakika kısalttık”
Ezine-Bayramiç-Çan Yolu’nun Bayramiç Çevre Yolu’nu da kapsayan ilk 28 kilometrelik kesimini ve Etili Çevre Yolu’nu da kapsayan 6 kilometrelik kesimle toplam 34 kilometrelik bölümünü tamamlayıp hizmete açtıklarını ifade eden Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Açılışı yapılan kesimde toplam uzunluğu 91 metre olan 2 köprü de yer alıyor. Bu yolumuzla Çanakkale’nin ilçeleri arasındaki ulaşım standardını yükselttik. Çevre yollarımız ile tarım, hayvancılık faaliyetlerinin ve seramik fabrikalarının yoğun olduğu bölgedeki ağır taşıt trafiğinin şehir içine girmeksizin hızlı, güvenli ve kesintisiz geçişini sağladık. Yol üstyapısının bitümlü sıcak karışım kaplamalı hale getirerek ulaşım konforunu arttırdık. Projemizle güzergahı 1,5 kilometre, seyahat süresini de 24 dakika kısalttık. Böylece zamandan 44,4 milyon lira, akaryakıttan 7,7 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 52,1 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 964 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız.”
Uraloğlu, Sarıcaeli-Teknopark Farklı Seviyeli Kavşağı Projesi’nin günde ortalama 18 bin aracın geçtiği bölgedeki trafik yoğunluğunu rahatlattığına dikkati çekti.
Bölgedeki yerleşim yerlerinin genişlemesi, nüfusun ve taşıt trafiğinin artmasıyla mevcut altgeçidin yeterli olmadığını aktaran Uraloğlu, gelişen ihtiyacı karşılamak için bölgeye 12 metre genişliğinde 6 metre yüksekliğinde yeni bir altgeçit yaptıklarını belirtti.
Uraloğlu, 1 kilometrelik kavşak kollarını inşa ettiklerini bildirerek, şu bilgileri paylaştı:
“Devlet yolunun bu kesiminde yer alan 1 kilometreli bölümünde bitümlü sıcak karışım kaplamalı asfalt üstyapısını yeniledik. Lapseki-Çanakkale-Ezine Devlet Yolu’ndan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Teknopark Yerleşkesi’ne, Sarıcaeli köyüne, çevredeki eğitim kurumlarına ve lojmanlarına hızlı ve yüksek standartlı erişim imkanı tesis ettik. Kavşak projemizle zamandan 72 milyon lira, akaryakıttan 15 milyon lira olmak üzere yıllık 87 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 180 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Her iki projemizin de başta Çanakkaleliler olmak üzere tüm ülkemiz adına hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”
“Jülide İskenderoğlu Hanımefendi’nin güzel hizmetler yapacağına eminiz”
Bakan Uraloğlu, Çanakkale’nin diğer ulaşım türlerinde gelişmesi için yatırımlar gerçekleştirdiklerine değinerek, “Çanakkale Havalimanı’nı yeniledik. 2004 yılında 319 olan yolcu trafiği, 2023 yılında 163 binin üstüne çıktı. Çanakkale Televizyon ve Radyo Verici Kulesi’ni inşa ettik. Çanakkale’nin fiber optik kablo uzunluğunu 1383 kilometreden 6 bin 422 kilometreye çıkardık. Bugün Çanakkale’de 630 bin üstünde hızlı internet abonesi bulunuyor.” ifadesini kullandı.
Çanakkale’nin turizm faaliyetlerini, denizciliğini, tarımını, sanayisini geliştirecek yatırımların önünü açacak ulaşım ve iletişim projelerini hayata geçirdiklerini ve yenilerine de devam ettiklerini vurgulayan Uraloğlu, Çanakkale için ne gerekirse onu yapma gayretinde olduklarını söyledi.
31 Mart’ta Mahalli İdareler Seçimleri’nin olduğunu anımsatan Uraloğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu seçimlerinde de biz Türkiye Yüzyılı’nda neler yapılıyorsa mutlaka Çanakkale’de onlar yapılsın istiyoruz. Onun için biz 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde de Jülide İskenderoğlu Hanımefendi’nin Çanakkale’ye Cumhur İttifakı adayı olarak güzel hizmetler yapacağına eminiz. Onunla yapacağımız işbirliğiyle biz Çanakkale’yi daha yaşanabilir, daha refah seviyesi yüksek bir şehir haline getireceğiz. 1 Nisan sabahından itibaren bu projelerimizi, konuştuklarımızı, devam edenleri, yine belediye başkan adayımızın planladıklarını beraberce hayata geçireceğiz.”
Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, İl Emniyet Müdürü Selim Arıcı, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen, AK Parti Çanakkale Belediye Başkan adayı Jülide İskenderoğlu, AK Parti İl Başkanı Naim Makas ve MHP Çanakkale İl Başkanı Ali Tuğrul Yıldırım ile vatandaşların katıldığı törende kurdele kesilerek yolun açılışı gerçekleştirildi.
]]>Bozdağ, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Şanlıurfa’da Abide Kavşağı’nda düzenlenen mitingde, kentte etkili olan yağmura rağmen liderleriyle buluşmak isteyen vatandaşların meydanları doldurduğunu belirtti.
“Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda” şarkısında olduğu gibi Şanlıurfa’nın reisiyle aynı yolda yürümeye ve yağan yağmurda ıslanmaya kararlı olduğunu aktaran Bozdağ, “31 Mart sadece Şanlıurfa’mız için değil, Türkiye’miz için de bir kader seçimidir. Bir yandan yerel yöneticilerimizi belirlerken öte yandan seçim sonrası Türkiye’nin istikrar istikametini de tayin konusunda siyaseten büyük bir kararın altına imza atacağız. Sadece oy vermekle kalmayacağız. Şehrimizi emanet edeceğimiz kadroları, ülkemizin yönetiminde olanların arkasındaki gücü bir kez daha ortaya koymuş olacağız. Onun için Şanlıurfa yeni dönemde de yeniden, daha güçlü şekilde AK kadrolarla yola devam etmeye hazır mı? Kararlı mı? Büyükşehirde Zeynel Abidin Beyazgül kardeşimi, ilçelerde de gösterdiğimiz adayları, belediye meclis üyelerimizi en yüksek oylarla yeniden Urfa’mızın hizmetkarları olarak seçmeye var mıyız? Allah var etsin.” dedi.
Bozdağ, etkili olan yağmura rağmen vatandaşların miting alanına gelmekten vazgeçmediğini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yağan yağmurun altında kardeşlerimiz ıslandılar ama vazgeçmediler, mitingimizde Cumhurbaşkanımızla buluşmaktan vazgeçmediler. Şanlıurfalıları yağmur yolundan döndüremedi, hiçbir kirli hesap da yolundan Allah’ın izniyle döndüremeyecektir. İnşallah yeni dönemde Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki hükümetimizle yerelde de AK kadrolarla el ele veren bir Şanlıurfa daha güçlü olacaktır. Bir yandan UrfaRay’la Urfa’mız buluşurken öte yandan kentsel dönüşümle büyük bir değişimi hayata geçireceğiz. Diğer yandan hızlı trenle Şanlıurfa’mızı yeni dönemde buluşturacağız. Biz hizmetin, eserin, projenin insanlarıyız. Cumhurbaşkanımız Türkiye’nin dağlarını, taşlarını, ovalarını eserlerle donattığı gibi, Şanlıurfa’da olan eserlerin büyük bir çoğunun altında da onun ve yol arkadaşlarının mührü vardır. Yeni dönemde de yine yapılacaksa AK Parti yapacak. Yine eser kazandırılacaksa AK kadrolar kazandıracak. O yüzden biz yeni dönemde istikrarı tercih ettik. Şanlıurfa’nın ilçelerinin yapacak çok işi var dedik. Onun için de durmak yok, yola devam diyen bir adım attık. İnşallah hemşerilerimiz de buna değer verdiği takdirde Şanlıurfa daha güçlü bir şekilde yoluna koşacaktır.”
Mazeret üretmeden hizmet yapacak kadroların AK kadrolar olduğunun altını çizen Bozdağ, Şanlıurfa’ya hizmet etmeye devam edeceklerini söyledi.
Diğer konuşmacılar
Cumhur İttifakı Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Zeynel Abidin Beyazgül, 31 Mart gecesi 13 ilçedeki sandıklardan zaferle çıkacaklarını aktararak, yağan yağmurlarda beraber ıslanacaklarını ve beraber yürüyeceklerini belirtti.
Hizmetleri bugüne kadar olduğu gibi yine sürdüreceklerinin altını çizen Beyazgül, “13 ilçemizde yolumuza devam edeceğiz. Yaptığımız hizmetlerin üzerine hizmetlerimizi koya koya devam ettireceğiz Allah’ın izniyle. Döndük geçmişe baktık her zaman, 5 yıla baktığımız zaman şu şehri imar ettik, her tarafını güzel ettik. Her ilçemizde sevdamız var, elimiz var. Sizler bizim gönül kardeşlerimizsiniz. Yine 31 Mart’ta ne diyoruz? Durmak yok, yola devam Allah’ın izniyle.” dedi.
AK Parti Şanlıurfa İl Başkanı Ali İhsan Delioğlu, Şanlıurfa’nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgisini bütün Türkiye’nin bildiğini ve bu coşkunun 31 Mart’ta sandığa yansıyacağını aktardı.
MHP İl Başkanı Mahmut Güneş ise Şanlıurfa’nın her zaman milletinin, devletinin yanında yer almış bir şehir olduğunu ifade etti.
]]>Çanakkale’ye bir dizi programa katılmak için gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çan/Etili, Bayramiç çevre yolları ve Çanakkale Merkez Sarıcaeli Kavşağı’nın toplu açılış törenine katıldı. Açılış öncesi Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, açılış yapılacak olan Merkez Sarıcaeli Kavşağı’nda karşılandı. Kavşakta incelemelerde yapılan bulunan Bakan Uraloğlu açılış için tören alanına geçti. Halk oyunları gösterisi, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından açılış törenine geçildi. Açılış törenine Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, AK Parti İl Başkanı Naim Makas, AK Parti Çanakkale Belediye Başkan Adayı Jülide İskenderoğlu, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Açılış konuşmalarının ardından kürsüye gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Şehitler diyarı Çanakkale’nin ulaşım ağının gücüne güç katacak Bayramiç-Etili Çevre Yolları ve Sarıcaeli-Teknopark Farklı Seviyeli Kavşağı açılış töreni vesilesiyle sizlerle bir arada bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günümüzün 109. yıl dönümüne 9 gün kaldı. Çanakkale; şehitler diyarı, Türkiye’nin ve Türk milletinin kalbinin attığı, bir yerdir. Çünkü Türkiye’nin temelinde tarifi imkansız bir destan olan Çanakkale Zaferi var. 109 yıl önce bu milletin hemen her ailesinden en az bir erkek evladı, bir yavrusu Çanakkale’yi savunmak, Anadolu’yu düşman işgalinden kurtarmak için bu topraklarda şehadete yürüdü. Aslında Kurtuluş Savaşı’nın mayası burada çalındı. Bu vesileyle Çanakkale’yi destan şehir haline getiren aziz şehitlerimizi ve o günlerde olduğu gibi bugün de canlarını hiçe sayıp vatanı uğruna şehit ve gazi olan tüm Mehmetçiklerimizi bir kez daha hürmet ve minnetle anıyorum. Çanakkale Zaferiyle tüm dünyaya “Çanakkale’nin Geçilmez” olduğunu öğrettik. Şehitlerimizin düşmana geçirmedikleri Çanakkale Boğazı; söz konusu dostluk olunca, kardeşlik olunca, ticaret olunca, turizm olunca sadece 6 dakikalık konforlu bir yolculuğa dönüştü. Çanakkale Deniz Zaferi’nin 107’nci yıldönümünde Cumhuriyet tarihimizin en büyük ulaştırma projelerinden biri olan Malkara-Çanakkale Otoyolu ve 1915 Çanakkale Köprüsü’nü hizmete açtık. Açıldığı günden bu yana yaklaşık 5 milyon 536 bin araç Köprümüzden geçiş yaptı. Hamdolsun son 22 yıl içerisinde Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu eşsiz diyara 1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara-Çanakkale Otoyolu gibi daha nice eserler kazandırdık. Yenilerine de devam ediyoruz. 2002 yılından bu yana Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Çanakkale’nin ulaşım ve iletişim altyapısı için 163 milyar 159 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. 20 km olan bölünmüş yol uzunluğunu 435 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 45 kilometreden 652 kilometreye çıkardık. 319 km tek yol iyileştirmesi yaptık. 2.292 metre uzunluğunda 60 köprüsü vardı, bunu 23.935 metre uzunluğunda 186 köprüye yükselttik. Çanakkale’de hiç tünel yoktu, 16.771 metre uzunluğunda 6 adet tünel inşa ettik. Özellikle 2022 yılında açılışlarını gerçekleştirdiğimiz Assos ve Troya Tünelleri Çanakkale ve İzmir limanlarının hinterlandında bulunan lojistik karayolu altyapısını güçlendirecek çok önemli bir atılım olmuştur. Assos ve Troya Tünelleri ile onlarca keskin virajı barındıran Kaz Dağları’nı sürücülerin “korkulu rüyası” olmaktan çıkardık. Ulaşım süresini 50 dakikadan 5 dakikaya indirdik. Yine, geçen yılki 18 Mart etkinlikleri kapsamında Gelibolu-Eceabat Yolu bünyesinde inşa ettiğimiz Eceabat tünellerini açtık. Gelibolu-Eceabat Yolu ile Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı’na hızlı, güvenli ve konforlu bağlantı sağladık. Proje kapsamında inşa edilen tünellerle doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanları ile bölgenin dokusunun korunması sağlarken proje ile mevcut güzergahı 900 metre kısaltarak, seyahat süresini 45 dakikadan 25 dakikaya düşürdük. Ezine-Bayramiç-Çan Yolumuzu, 60 km uzunluğunda bitümlü sıcak karışım kaplamalı tek yol standardında projelendirdik. Proje kapsamında 3,5 km uzunluğundaki Bayramiç Çevre Yolu ile 2,5 km uzunluğundaki Etili Çevre Yolu da bulunuyordu. Bugün, Ezine-Bayramiç- Çan Yolu’nun Bayramiç Çevre Yolunu da kapsayan ilk 28 km’lik kesimini ve Etili Çevre Yolunu da kapsayan 6 km’lik kesimle toplam 34 km’lik bölümünü tamamlayarak hizmete açıyoruz. Açılışı yapılan kesimde toplam uzunluğu 91 metre olan 2 adet köprü de yer alıyor. Bu yolumuzla Çanakkale’nin ilçeleri arasındaki ulaşım standardını yükselttik. Çevre yollarımız ile; tarım, hayvancılık faaliyetlerinin ve seramik fabrikalarının yoğun olduğu bölgedeki ağır taşıt trafiğinin şehir içine girmeksizin hızlı, güvenli ve kesintisiz geçişini sağladık. Yol üstyapısının bitümlü sıcak karışım kaplamalı hale getirerek ulaşım konforunu arttırdık. Projemiz ile güzergahı 1,5 km, seyahat süresini de 24 dakika kısalttık. Böylece; zamandan 44,4 milyon lira, akaryakıttan 7,7 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 52,1 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 964 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Sarıcaeli-Teknopark Farklı Seviyeli Kavşağı projemiz ise günde ortalama 18 bin aracın geçiş yaptığı bölgedeki trafik yoğunluğunu rahatlatmıştır. Bölgedeki yerleşim yerlerinin genişlemesi, nüfusun ve taşıt trafiğinin artmasıyla mevcut 7×3 metrelik altgeçit artık buraya yetmiyordu. Gelişen bu ihtiyacı karşılamak için buraya 12 km genişliğinde 6 metre yüksekliğinde yeni bir alt geçit yaptık. 1 km’lik kavşak kollarını inşa ettik. Devlet yolunun bu kesiminde yer alan 1 km’lik bölümünde bitümlü sıcak karışım kaplamalı asfalt üstyapısını yeniledik. Lapseki-Çanakkale-Ezine Devlet Yolu’ndan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Teknopark Yerleşkesine, Sarıcaeli köyüne, çevredeki eğitim kurumlarına ve lojmanlarına hızlı ve yüksek standartlı erişim imkanı tesis ettik. Kavşak projemizle zamandan 72 milyon lira, akaryakıttan 15 milyon lira olmak üzere yıllık 87 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 180 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Her iki projemizin de başta Çanakkaleliler olmak üzere tüm ülkemiz adına hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Çanakkale’nin diğer ulaşım türlerinde gelişmesi için yatırımlar gerçekleştirdik. Çanakkale Havalimanını yeniledik. 2004 yılında 319 olan yolcu trafiği, 2023 yılında 163 binin üstüne çıktı. Çanakkale Televizyon ve Radyo Verici Kulesi’ni inşa ettik. Çanakkale’nin fiber optik kablo uzunluğunu 1.383 km’den 6 bin 422 km’ye çıkardık. Bugün Çanakkale’de 630 bin üstünde hızlı internet abonesi bulunuyor” dedi.
Bakan Uraloğlu konuşmasının devamında şöyle devam etti:
“Çanakkale’nin turizm faaliyetlerini, denizciliğini, tarımını, sanayisini geliştirecek yatırımların önünü açacak ulaşım ve iletişim projelerini bir bir hayata geçirdik, yenilerine de devam ediyoruz. Biz hizmet için siyaset yapıyoruz ki, şehirlerimiz gelişsin, ülkemiz gelişsin, vatandaşlarımız geleceğe güvenle bakabilsin. Aziz milletimiz son seçimlerde Cumhur İttifakını seçerek Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde istikrara, gelişmeye ve kalkınmaya devam demiştir. Şimdi aynı desteği Cumhur İttifakının Çanakkale Belediye Başkanı adayı Jülide İskenderoğlu Hanımefendi için istiyoruz. İnşallah 31 Mart Seçimlerinden sonra Çanakkalelilerin destekleriyle Çanakkale’yi Türkiye Yüzyılı hedeflerine yakışır hizmetlere Cumhur İttifakı’yla kavuşturmaya devam edeceğiz. İnşallah 1 Nisan sabahı farklı bir Çanakkale’ye uyanacağız. Bu düşüncelerle Bayramiç-Etili Çevre Yolları ve Sarıcaeli-Teknopark Farklı Seviyeli Kavşağı çalışmalarını başarıyla tamamlayan tüm yüklenici firma ve Karayolları Genel Müdürlüğü personeline teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.”
Konuşmaların ardından kurdele kesim töreniyle Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve beraberindeki protokol üyeleri tarafından Çan/Etili, Bayramiç çevre yolları ve Çanakkale Merkez Sarıcaeli Kavşağı’nın toplu açılışı gerçekleştirildi. – ÇANAKKALE
]]>Edremit ilçe merkezi ile sahil arasında Büyükşehir Belediyesince inşa edilen Ülkü Yolu’nun açılış törenine ilk olarak AK Parti Edremit Belediye Başkan Adayı Muhammet Yılmaz bir konuşma yaptı. Daha sonra Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz yapılan çalıma hakkına bilgi verdi. Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu da selamlama konuşması yaptı. Son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki de konuşma yaptı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki törende yaptığı konuşmada, Kahramanmaraş merkezli “asrın felaketi”nden sonra bölgedeki çalışmaları anlatarak, “Üzüntüyle şunu da söyleyeyim, nüfusu milyonlarca olan ve havasından geçilmeyen her gün televizyonlarda algı operasyonları çeken belediye başkanları da o bölgelere özel jetlerle geldiler. Arabalarının içi uçaklarının içi tamamıyla televizyoncu ve sosyal medya ekibiyle doluydu. İndiler, bir kişinin yanına geldiler. Hatır soruyor gibi davrandılar, selfieler çektiler, bırakıp gittiler. Bunlara da şahidiz. Bunlar da deprem turistleriydi” dedi.
İyi işler yapıldığında milletin bunu gördüğünü ifade eden Bakan Özhaseki, “Elinde envaiçeşit imkanları olduğu halde sadece artistlik yapmak için gelenleri de Allah’a havale ediyoruz. Yapacak başka bir şey yok” diye konuştu.
Bazı konuların siyaset üstü olduğunu ifade eden Özhaseki, “Birisi deprem meselesidir mesela. Birisi bu çevre meselesidir, hizmet meselesidir. Eğer insanların orada menfaati varsa iyiliği varsa orada asla siyaset yapılmaz. Deprem olduğunda Yücel Bey de Allah razı olsun, biz bölge tarif ettik gitti, aylarca çalıştı. Hatay Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nde ama baktık ki en büyük hasarı orada. Bizim AK Parti olarak en güçlü belediyelerimiz Konya, Kocaeli, Bursa, Denizli ve 100 kadar belediyemizin hepsini oraya gönderdik. Burada Cumhuriyet Halk Partisi Belediyesi var diyebilir miyiz? Asla söyleyemeyiz. Orada bizim insanımız var. Orada bizim canımız var. Orada bizim yardıma muhtaç kardeşlerimiz var” dedi.
Yolun medeniyet olduğunun altını çizen Bakan Özhaseki, “Değerli kardeşlerim, yol önemli. Çünkü yol medeniyettir. Yol kalkınmanın birinci unsurudur. Yol vasıtasıyla insanlar evlerine ulaştığı gibi ticaret de yaparlar. Sanayiciler derdine çözüm bulur, turizm de gelişir. Yol olmayan yerde turizmde gelişmez, o yüzdendir ki Türkiye’nin birçok yerinde gerçekten çok uzun mesafeli yollar yaptık. 6 bin kilometre civarında bölünmüş yol varken bu memlekette şu anda 30 bin kilometreyi geçti. Tüneller yaptık, köprüler yaptık, hepsine siz de şahitsiniz zaten. İzmir’e giden otobanın buradan geçtiğini de biliyorsunuz. O kadar çok çalışıldı ki hamdolsun yol açısından Türkiye altyapısını tamamladı da diyebiliriz. Bundan sonra da yapılmaya devam edecek. O yüzden buradaki yapılan yolun da kıymetini takdir ediyoruz. Değerli başkanımızı tebrik ediyoruz ki bu şekilde bir ıslah çalışması ile yaptığı için çok güzel bir hava verdiği için. Çünkü burası turizm beldesi sadece bir yolu dümdüz yapmak yetmez” ifadelerini kullandı.
Deprem bölgesinde binden fazla şantiye olduğunu aktaran Özhaseki, “Bakanlık olarak adeta bir ordu gibi çalışıyoruz. Tam 4 bin 333 köyümüzde ev yapıyoruz. Kiminde 50 tane yıkılmış, kiminde 30 tane, kiminde 150 tane, 200 tane hepsini yapıyoruz. 110 bin kişilik bir orduyla çalışıyoruz, binden fazla orada şu anda şantiyemiz var” dedi.
Herkese kapısının açık olduğunu ifade eden Bakan Özhaseki, “Ben bunu çok görüyorum. Hatay’a o kadar yatırım yapıyorum, 2 tane Cumhuriyet Halk Partili belediye gelip de ‘Sayın Bakanım şu işimizi yapalım’ demiyor. Hiçbir şey demeden çalışıyoruz. Onların yapacağı işleri de yapıyoruz, emin olun. Ama böyle yürümez bu işler. Ben diyorum ki Türkiye bir deprem ülkesi kentsel dönüşüm esas hangi partili olursanız olun a, b, c, d, e ne olursanız olun gelin kapı sonuna kadar açık size. Sonuna kadar beraber olalım, hizmet edelim ama gelmiyorlar. Ne yapalım? Allah onların da iyiliğini versin diyoruz. Başka da yapacak bir şey yok” şeklinde konuştu.
Dua edilmesinin ardından kurdele kesilerek yolun açılışının yapılmasıyla tören sona erdi. Törene, Vali İsmail Ustaoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, bazı milletvekilleri, kurum müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Ülkü Yolu ve çevre düzenlemesinde 6 bin 500 metre sıcak asfalt, 5 bin 400 metre bisiklet ve yaya yolu yapıldı. 6 kilometrelik yol güzergahında modern ışıklandırmalar ve peyzaj çalışmaları gerçekleştirildi. Ayrıca yolun yanında bulunan Edremit Çayı’nda da modern teknikler ile doğaya uyumlu bir ıslah çalışması yapıldı. – BALIKESİR
]]>AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete ve Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, çalışmaları yerinde inceleyerek bilgi aldı. Toplam 8.5 kilometrelik yolun üç kilometrelik bölümünün bu yaz hizmete gireceği bildirildi. 31 Mart mahalli idareler seçimlerine Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan Adayı olarak hazırlanan Mehmet Tosun, yarım kalan Ortakent-Yalıkavak güzergahı için geçtiğimiz hafta Karayolları Genel Müdürlüğü ile irtibata geçmişti. Tosun, konuyu aynı hafta Marmaris’te bir araya geldiği AK Parti Çevre, Şehir ve Kültürden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan’a da iletti. Bütün bu görüşmeler neticesinde, Ortakent-Yalıkavak Değirmenlere kadar olan bölgedeki bölünmüş yol çalışması Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun talimatıyla yeniden başlatıldı.
Daha seçilmeden Bodrum’a hizmet getirmeye başlayan Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, “Karayolları, yolun Değirmenlere kadar olan kısmını sezona kadar tamamlayacak. Yalıkavak’a kadar olan kısım da kışın yapılacak. Çalışma tamamlandığında o lokasyonun trafiğinde gözle görülür bir rahatlama olacak. Bu vesileyle, halkımızın taleplerine duyarsız kalmayan ve derhal harekete geçilmesini sağlayan Çiğdem Karaaslan’a ve Bakanımıza özellikle teşekkür etmek istiyorum. Vatandaşlarımıza hayırlı uğurlu olsun” dedi.
AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete de, “Önümüzdeki sezona inşallah Mehmet Tosun başkanlığında tüm sorunlara el atacağız ve Bodrum’da beş yıl içerisinde ne su, ne trafik, ne de altyapı sorunu kalacak” diye konuştu.
“Trafik benim işim”
Bodrum’un bir diğer sorununun da Torba’dan Turgutreis’e uzanan ve ilçenin tüm trafik sirkülasyonunu yüklenen D-330 Karayolu olduğunu hatırlatan Mehmet Tosun, bununla ilgili olarak da Karayolları tarafından hazırlanan tünel geçişli Çevre Yolu projesini 2024 yatırım programına aldırdıklarını müjdeledi.
Harita Mühendisi ve Trafik Planlama Uzmanı olan Mehmet Tosun, Bodrum’un ana ulaşım güzergahı olan D-330 Karayolu ve kaza noktaları üzerine yüksek lisans tezi hazırladığını belirterek, “Trafik benim işim, mesleğim ve uzmanlık alanım. Ben bu bilgimi, birikimimi memleketim için kullanmak zorundayım. Nitekim, son bir hafta içinde Büyükşehir Adayımız Prof. Dr. Aydın Ayaydın ile birlikte Bakanlık ve kurumlar düzeyinde çok yoğun bir görüşme trafiği gerçekleştirdik ve yarım kalan Yalıkavak yolu için devreye girdik. Bizim, 5 yıl içinde başta su ve trafik olmak üzere sorunlarının büyük bir bölümünü çözmüş, mutlu insanların yaşadığı, turizmcilerin, esnafın keyifle ve huzurla para kazandığı, doğasıyla, insanıyla, tarihi ve kültürel dokusuyla, geçmişi ve geleceğiyle barışık bir Bodrum hayalimiz var” dedi.
Tosun, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu bir yerel seçim. Bodrum’da sorunlar var ve bunlarla yüzleşmemiz gerekiyor. İttifakımızı genişlettik, Bodrum ittifakına dönüştürdük. Hangi dünya görüşünden, hangi siyasi partiden olursanız olun, bu kez bizi sandıkta seçenek olarak değerlendirin. Beğenmezseniz, beş yıl sonra bizi de gönderin. Hemşehrilerimizden önyargısız ve cesur bir destek istiyoruz.” – MUĞLA
]]>Özhaseki, Balıkesir’in Edremit ilçe merkezi ile sahil arasında Büyükşehir Belediyesince inşa edilen Ülkü Yolu’nun açılışında yaptığı konuşmada, Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz ve ekibini çalışmaları nedeniyle tebrik etti.
Bölgede arıtma tesisi sorunu olduğunu belirten Özhaseki, şöyle konuştu:
“Normalde nüfusumuz 90 bin, 100 bin ama yaz olunca birkaç misli artıyor. Ben de defalarca buraya eşimle, çocuklarla gelmiş birisiyim. Arıtma tesissiz bir bölüm olur mu? Nihayetinde dışarıya attığımız kirli suları, teknoloji öyle gelişti ki ‘ileri biyolojik arıtma’ diye tarif ediliyor, arıtıyorsunuz belli bir süreçten geçirerek, sonra tabiata veriyorsunuz. Tabiat o suyu alıyor, yine etrafı yeşillendirmeye devam ediyor. Bunun yapılması gerekirken önce bir arazi mevzusu. Biz de takip ettik onu. Ne hikmettir bilmiyorum, buradaki arkadaşlarımız izin vermediler. Hayretler içerisinde izliyoruz.”
“Eseri olmayanın yerinde yeller eser”
Bazı konuların siyaset üstü olduğunu dile getiren Özhaseki, bunlardan bazılarının deprem, çevre, hizmet olduğuna dikkati çekti.
İnsanların menfaati, iyiliği söz konusuysa bunun siyaset dışı olması gerektiğini dile getiren Özhaseki, şunları kaydetti:
“Deprem olduğunda Yücel Bey’e de Allah razı olsun, biz bölgeyi tarif ettik, gitti aylarca çalıştı. Hatay Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet Halk Partisinde ama baktık ki en büyük hasar orada. Bizim AK Parti olarak en güçlü belediyelerimiz Konya, Kocaeli, Bursa, Denizli ve 100 kadar belediyemizin hepsini oraya gönderdik. ‘Burada Cumhuriyet Halk Partisi belediyesi var.’ diyebilir miyiz? Asla söyleyemeyiz. Orada bizim insanımız var, orada bizim canımız var, orada bizim yardıma muhtaç kardeşlerimiz var ve belediye başkanlarımız aylarca çalıştılar orada. Gelmediler, memleketlerine gitmediler. Saçları sakalları birbirine karışmış, gayret ettiler orada. Şimdi altyapı yapılacak, bir kredi temin ettim ben. En büyük payı yine Hatay’a ayırdık. ‘Hatay’da şu parti var.’ diyebilir miyiz? Asla diyemeyiz. Bizim amacımız hizmet. İnsan odur ki bıraka bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser. Biz hizmet siyaseti güdüyoruz, gerek genelde gerekse yerelde.”
Yolların önemini vurgulayan Özhaseki, yolun medeniyet, kalkınmanın birinci unsuru olduğunu belirtti.
Yol vasıtasıyla insanların evlerine ulaşmasının yanında ticaret de yaptığını anlatan Özhaseki, şöyle devam etti:
“Sanayici de derdine çözüm bulur. Turizm de gelişir. Yol olmayan yerde turizm de gelişmez. O yüzdendir ki Türkiye’nin birçok yerinde gerçekten çok uzun mesafeli yollar yaptık. 6 bin kilometre civarında bölünmüş yol varken bu memlekette, şu anda 30 bin kilometreyi geçti. Tüneller yaptık, köprüler yaptık, hepsine sizler şahitsiniz zaten. İzmir’e giden otobanın buradan geçtiğini de biliyorsunuz. O kadar çok çalışıldı ki hamdolsun ‘Yol açısından Türkiye altyapısını tamamladı.’ da diyebiliriz. Bundan sonra da yapılmaya devam edecek. O yüzden buradaki yapılan yolun da kıymetini takdir ediyoruz. Değerli Başkan’ımızı tebrik ediyoruz ki bu şekilde bir iştahla yaptığı için, çok güzel bir hava verdiği için. Çünkü burası turizm beldesi, sadece bir yolu dümdüz yapmak yetmez. Etrafındaki bisiklet yollarıyla çok da güzel bir görüntü oluşmuş.”
“Deprem turistleri”
Özhaseki, AK Parti hükümetleri dönemine kadar Balıkesir’de 76 kilometre olan bölünmüş yolun, şu anda 700 kilometreyi geçtiğini söyledi.
Bakanlık olarak Balıkesir’e ayrıca önem verdiklerini vurgulayan Özhaseki, “Şu ana kadar 59 milyar lira civarında sadece bizim Bakanlığımız harcadı Balıkesir’e. 20 milyardan fazla da yatırımımız devam ediyor. TOKİ konutlarımız da devam ediyor burada. Yine de yapmaya devam edeceğiz bunları. Zaten nihayetinde sizlerin verdiği vergileri bir yerde tutup, doğru şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Onun neticesinde de hizmet dönüyor. Ben şuna inanıyorum, siz iyi niyetliyseniz, çalışıyorsanız, gayret ediyorsanız, emin olun Cenabıallah sizin elinizden tutuyor. Gören gözünüz oluyor, yürüyen ayağınız oluyor. İşte Türkiye buna örnek, işte Balıkesir buna örnek.” ifadelerini kullandı.
Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli “asrın felaketi”nin asrın dayanışmasına dönüştüğünü dile getirdi.
Bölgede çalışmaların sürdüğünü anlatan Özhaseki, “Tam 4 bin 133 köyümüzde ev yapıyoruz. Kiminde 50 tane yıkılmış, kiminde 30 tane, kiminde 150 tane, 200 tane, hepsini yapıyoruz. 110 bin kişilik bir orduyla çalışıyoruz. Orada şu anda 1000’den fazla şantiyemiz var.” diye konuştu.
Kendilerinin bölgede çalıştığını ifade eden Özhaseki, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Üzüntüyle şunu da söyleyeyim, nüfusu milyonlarca olan ve havasından geçilmeyen, her gün televizyonlarda algı operasyonları çeken belediye başkanları da o bölgelere özel jetlerle geldiler. Arabalarının içi, uçakların içi tamamıyla televizyoncu ve sosyal medya ekibiyle doluydu. İndiler, bir kişinin yanına geldiler. Hatır soruyor gibi davrandılar, selfieler çektiler, bırakıp gittiler. Bunlara da şahidiz. Bunlar da deprem turistleriydi. Biz inanıyoruz ki iyi iş yaptığınızda millet görür. Hizmet ettiğinizde bu millet görür ve karşılığını verir ama görmese bile Cenabıallah hepsini görür ve bir gün hesap sorar. Elinde envaiçeşit imkanları olduğu halde sadece artistlik yapmak için gelenleri de Allah’a havale ediyoruz. Yapacak başka bir şey yok. Bizler çalışıyoruz, gayret ediyoruz. Endişeniz olmasın Allah’ın izniyle.
Balıkesir’e senelerdir gelip gideriz. Elimde yetki olduğu ilk andan itibaren de ne kadar imkanım varsa hepsini seferber ettim. Bundan sonra da etmeye hazırım. Yeter ki sizler yetki verin. Yeter ki sizler ‘Devam edin.’ deyin. Bizler inşallah bunu yaparız. Buradaki arıtma tesislerini de yaparız, yeni yollar da yaparız. Balıkesir’in ihtiyacı neyse, sempatik başkanımız, çalışan başkanımız ne diyorsa emri başımızın üstüne. Onu size emanet ediyorum.”
Dua edilmesinin ardından kurdele kesilerek yolun açılışının yapılmasıyla sona eren törene, Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, bazı milletvekilleri, kurum müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
]]>Kacır, Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı Temel Atma Töreni’nde, baba ocağı Giresun’a bugün yeni bir hizmeti daha kazandırmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.
Karadeniz’in dünyaya açılan kapısı Karadeniz Sahil Yolu’nu rahatlatacak kavşak projesinin temelinin atılacağını belirten Kacır, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, ‘Yol medeniyettir.’ anlayışıyla 22 yıldır ülkemizin dört bir yanında ulaşım altyapımızı güçlendiriyoruz. Ulaşım altyapımızın, ülkemizin büyümesinde ve kalkınmasında çarpan unsur olmasını sağlıyoruz. Özlem çeken gönülleri kavuşturuyoruz. Vatandaşlarımızın güvenli ulaşımını teminat altına alarak trafik kazalarını en aza indiriyoruz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 22 yıl önce iş başına geldiğinde “Bütün Türkiye’yi bölünmüş yollarla donatacağız.” dediğini anımsatan Kacır, şöyle devam etti:
“Bu önemli hedefin anlamını anlayamamış birtakım çevreler, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın kararlılığını, vizyonunu hafife almış, ‘Yapamazlar.’ diye mukabele etmişlerdi. 81 şehrin tamamında gerçekleştirdiğimiz duble yol projeleriyle, ülkemizin dört bir yanını yeni yatırımlar için cazibe merkezine dönüştürdük. Üretimi, istihdamı, ihracatı yurdun tüm sathına yayarak dünyaya örnek bir başarı hikayesi yazdık. On yıllardır sürüncemede bırakılan, adeta yılan hikayesine dönen ulaştırma projelerini bir bir tamamlayarak halkımızı konforlu, hızlı ve güvenli ulaşımla buluşturduk. Bugün ülkemizde Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde yapılan yollar, tüneller, viyadükler ve köprüleri kullanarak bir yere gidip dönmek tek başına bir keyif haline geldi.”
Ulaştırma altyapısını güçlendirmek için gösterdikleri kararlılık ve iradenin en yakın şahidinin Giresunlular olduğunu anlatan Kacır, şu ifadeleri kullandı:
“Hafızalarımız taze, işte Karadeniz’i tüm dünyaya bağlayan ve bugün bölgemizde ulaştırma altyapısının bel kemiği olan Karadeniz Sahil Yolu’nun güzergahı, 1960’lı yıllardan önce tayin edilmişti. Yol için ilk kazmanın vurulduğu 1987’den AK Parti iktidarına kadar geçen 16 yılda ancak 224 kilometrelik mesafe alınabilmişti. Proje AK Parti iktidara geldiğinde aynı tempoyla devam etseydi, biz o projenin açılışını ancak 2024’te gerçekleştirebilecektik. Ancak Sayın Cumhurbaşkanı’mızın kararlılığı ve vizyonuyla 17 yıl öncesinde bu yolu tamamlayarak bölgemize kazandırmak AK Parti iktidarına nasip oldu. 16 yılda sadece yüzde 40’ı tamamlanabilen Karadeniz Sahil Yolu’nun yüzde 60’ını Recep Tayyip Erdoğan 4 yılda bitirdi, Karadeniz’in ulaşım çilesine son verdi. Yıllarca milletimizin refahını engelleyerek kalkınmasının önüne geçenlerin devreden çıkmasıyla Karadeniz bölgemizi, Giresun’umuzu ülkemizin ticarette, ekonomide, sanayide parlayan yıldızı haline getirdik. Giresun’umuzun gelişmesiyle birlikte Sahil Yolu’muzda ihtiyaca göre yeni projeleri hayata geçirmek durumundayız. Bu anlayışla Karadeniz Sahil Yolu’muzda trafiğin kesintisiz akması, şehir merkezi ve liman bölgesine ulaşımın daha rahat ve konforlu şekilde sağlanabilmesi için bugün temelini attığımız Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı’nı projelendirdik. Bölgede trafik akışını hızlandırarak daha güvenli, hızlı ve konforlu ulaşıma imkan tanıyacak bu projeyle Giresun şehir merkezine ve Giresun Limanı’na ticari ve lojistik hareketlilik kazandıracağız.”
Kacır, Giresun’un gece gündüz demeden çalışarak ortaya koydukları eser ve hizmet siyasetinden payını almayı sürdüreceğini belirterek, “Halka hizmeti Hakk’a hizmet olarak gören bir anlayışla durmadan, yılmadan, yorulmadan gayret etmeye, çalışmaya devam edeceğiz. Bizim kitabımızda rehavete kapılmak yok, durmak yok, duraksamak yok. Şehrimizi son 22 yılda aşkla, şevkle çalışarak, üretimiyle, ihracatıyla, istihdamıyla baştan başa büyüttük, kalkındırdık, kalkındırmaya da devam edeceğiz. Ulaştırma projeleriyle olduğu gibi yatırım teşvikleriyle, sanayi bölgeleriyle, KOBİ’lerimize sağladığımız imkanlarla, bölgesel kalkınma projelerimizle Giresun’umuzu Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı haline getiriyoruz.” diye konuştu.
“Birliğimiz, dirliğimiz, beraberliğimiz inşallah daim olsun”
Giresun’da son 22 yılda 23 milyar lira tutarında 443 yatırım için teşvik belgesi düzenlediklerini bildiren Kacır, 14 bin 396 istihdamın önünü açtıklarını söyledi.
Kacır, kalkınmanın sac ayaklarından KOBİ’lere can suyu olduklarını dile getirerek, “22 yıl önce KOSGEB desteklerimizden yararlanan KOBİ’lerin sayısı Giresun’umuzda 100’ü dahi bulmuyorken, bu sayıyı 762 milyon liranın üzerinde destekle 7 bin 200’e çıkardık. Giresun’a 3 yeni organize sanayi bölgesi, teknopark, AR-GE merkezi kazandırdık. Bakanlık olarak sağladığımız 1 milyar 700 milyon lira finansmanla bugüne gelen organize sanayi bölgelerimizde 5 binin üzerinde istihdam oluşturduk. Ayrıca Giresun’umuza beşinci organize sanayi bölgesini de kazandırmak üzere çalışıyoruz.” dedi.
Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) ve DOKAP Bölge Kalkınma İdaresi ile yerel potansiyeli harekete geçirmek üzere çalışmaları sürdürdüklerini vurgulayan Kacır, “Desteklediğimiz projelerle Giresun’umuzun tarihi ve doğal güzelliklerini korumanın yanında kültürel ve tarihi mirasını ekonomik değere dönüştürüyoruz. DOKAP Bölge Kalkınma İdaremiz eliyle şehrimizde 136 projeye 1 milyar 210 milyon lira destek sağladık.” ifadelerini kullandı.
Kacır, DOKA ile 164 kalkınma projesine 233 milyon lira kaynak aktardıklarına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tüm bu eser ve hizmetlerin karşısında bizler için en büyük ödül Allah’ın rızası, milletimizin takdiri, vatandaşlarımızın hayır duasıdır. Bu anlayışla 22 yılın ardından dönüp baktığımızda, artık bu ülkede hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını görmenin mutluluğu içindeyiz. İnançla, aşkla, sabırla çalışarak, verdiğimiz sözleri bir bir yerine getirerek yolumuza devam edeceğiz. Milletimize söz verdik, 60 yıllık hayalimiz yerli ve milli otomobilimizi elektrikli ve akıllı araç olarak yollara çıkardık. ‘Bilim misyonu icra etmek üzere ilk astronotumuzu uzaya göndereceğiz.’ dedik. Başardık. ‘Bu ülkeyi siyasi ve ekonomik prangalardan kurtaracağız. Savunma sanayisinde ülkemizi dünyada lider konuma taşıyacağız.’ dedik, Allah’a hamdolsun gerçekleştirdik. Eser ve hizmet siyasetiyle dört bir yanını yatırımla, istihdamla, üretimle, ihracatla büyüttüğümüz ülkemizi, Türkiye Yüzyılı’nda daha da zirveye çıkarmakta kararlıyız.”
Bu anlayışla hareket ederken Giresunluların, son 22 yıldır elde ettiği kazanımlardan artık asla geriye dönmeyeceğini çok iyi bildiklerini vurgulayan Kacır, şunları kaydetti:
“Yüreğinde ülke ve millet sevdası olan Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, yerel ve merkezi yönetim el ele şehrimizi yeni yatırımlarla, projelerle buluşturmaya devam edeceğiz. İnanıyorum ki Giresun’un kıymetli insanları, değerli hemşehrilerim, bu kutlu yürüyüşe her zaman olduğu gibi yine 31 Mart’ta da en kuvvetli şekilde desteklerini verecek. Ülkemizin, Karadeniz’imizin incisi bu şehre hizmet etmeye layık olmak her yiğidin harcı değildir. Giresun, Türkiye Yüzyılı’nda mührünü yine kalkınmaya, büyümeye, gelişmeye, gerçek belediyeciliğe vuracaktır. Giresunlu hemşehrilerim tercihini yine istikrardan, güvenden, hizmetten projeden yana kullanacak. Vatandaşın derdini kendi derdi bilenlerle beraber yürümeye devam edecek. 31 Mart’ta Giresun yine tarih yazacak. Sizler desteğinizi esirgemediğiniz sürece hiç kimse Türkiye’nin bileğini Allah’ın izniyle bükemeyecek. Birliğimiz, dirliğimiz, beraberliğimiz inşallah daim olsun.”
Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun 34 yıldır Türkiye’nin 81 şehrinde kara yollarına mührünü vurduğunu belirterek, kendisine, Giresun’un Keşap ilçesinde hayata geçirilen köprülü kavşak, rüya proje Eğribel Tüneli, Ordu-Giresun Havalimanı ve yapılacak diğer projeler için teşekkür etti.
Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde kabinede el ele, omuz omuza vererek Türkiye Yüzyılı’na Giresun’un mührünü hep birlikte vuracaklarını sözlerine ekledi.
Kavşak projesi sayesinde karbon emisyon salınımı 610 ton azalacak
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu da AK Parti hükümetleri olarak başladıkları hiçbir işi yarım bırakmadıklarını belirterek, “Daldığımız hiçbir yerden, orada kalmadık, hepsinden çıktık. Bu dal-çıktan da çıkacağız Allah’ın izniyle.” dedi.
Uraloğlu, Giresun’un eşsiz doğası, muhteşem havası ve tarihi dokusuyla her geçen gün cazibesini artırdığına işaret ederek, kentin, 2002 öncesinde ulaşım imkanlarının yetersiz kalmasından dolayı, sahip olduğu zenginlikleri yeterince değerlendiremediğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki AK Parti hükümetlerinin iş başına gelmesiyle önemli atılımlar yapıldığını aktaran Uraloğlu, son 22 yılda kentte ulaşım ve iletişim altyapısına 70 milyar 415 milyon lira yatırım gerçekleştirildiğini bildirdi.
Uraloğlu, 2002’de Giresun’da sadece 26 kilometre olan bölünmüş yolu 128 kilometreye çıkardıklarına dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“Sadece 12 kilometre bitümlü sıcak kaplamalı yol vardı, onu da 205 kilometreye yükselttik ve Giresunluları güvenle, konforla gidecekleri yere ulaştırdık. 214 kilometrelik tek platformlu yolu yeni baştan hayata geçirdik. 7 tek tüp ve 7 çift tüp tünel olmak üzere toplamda 25 bin 590 metre uzunluğunda 14 tünel, 5 bin 778 metre uzunluğunda 125 köprü inşa ettik. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla hızla Karadeniz Sahil Yolu’nu tamamladık ve 2007 yılında hizmete açtık. Sanayi ve Teknoloji Bakanı’mız da buradaki rakamları paylaştı. Gerçekten biz o iradeyi koymamış olsaydık bugün halen Karadeniz Sahil Yolu’nun bugünlerde açılışını konuşacaktık. Onun için Cumhurbaşkanı’mızdan Allah razı olsun. O ‘Durmak yok yola devam.’ dedi, biz de durmadan yolumuza devam ettik. Bu sayede Samsun’dan Sarp Sınır Kapısı’na kadar hareket geldi, bereket geldi. Sahil Yolu’nda 15 tüneli tamamlayarak halkımızın hizmetine sunduk.”
Giresunluların virajlı yollarda yaşanan çileleri unuttuğunu ifade eden Uraloğlu, “Ağın Köprüsü’nü restore ettik. Tirebolu-Kürtün-Torul yolunu bitirdik. Giresun-Dereli-Sivas yolu ile ilimizin önemli ulaşım koridoru olan Şebinkarahisar yolundaki Eğribel Tüneli’ni inşa ettik. 2 bin 200 metre rakıma ulaşan Eğribel Geçidi’nde kış mevsiminin çetin şartlarında ulaşımın ne zorluklarla sağlandığını sizler çok daha iyi biliyorsunuz. İnşa ettiğimiz çift tüplü tünelle seyahatlerinizde konfor ve kesintisiz ulaşımı tesis ettik. 30 virajı ortadan kaldırarak, güzergahta 6,5 kilometrelik kısalma sağladık. Yolun geometrisini iyileştirerek Eğribel Geçidi’ndeki seyahat süresini normal zamanlarda 25 dakikadan 5 dakikaya düşürdük.” diye konuştu.
Uraloğlu, 18 milyar 219 milyon lira proje bedeliyle Dereli yolu, Suşehri-Koyulhisar yolu, Çat köprüsü, Çaldağ-İnişdibi yolu gibi 19 projenin devam ettiğini anlatarak, şunları kaydetti:
“Yapım çalışmalarını başlatmak üzere bir araya geldiğimiz Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı, ilimizin kara yolu ağını güçlendirecek ve şehir içi trafiğini rahatlatacak çok önemli bir kara yolu projemizdir. Karadeniz Sahil Yolu, doğudaki Kafkas ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri, Orta Asya ve Rusya ile Batı arasında kara yolu bağlantısının sağlanması bakımından büyük önem arz ediyor. Tarihi İpek Yolu güzergahında yer alan Sahil Yolu’muz, aynı zamanda Karadeniz Bölgesi’nin dünyaya açılan kapısıdır da. Pek çok il, ilçe, belde ve limanı bağlayan yolumuz, bölge ekonomisine de büyük katkı sağlamaktadır. Burada yaşanan trafik yoğunluğunu dikkate alarak güzergah üzerinde ihtiyaç duyulan noktalarda ilave köprülü kavşaklar yapmaya da devam ediyoruz.”
Günlük ortalama 32 bin 500 aracın geçiş yaptığı güzergahta uygulanacak projeyle trafik yoğunluğunun ortadan kalkacağını aktaran Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu noktada Karadeniz Sahil Yolu’na, şehir merkezine ve limana hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım tesis edecek Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı’nı projelendirdik. 1,6 kilometre uzunluğundaki projemizle mevcut Sahil Yolu’nu altgeçide alarak yüksek standartlı ve konforlu bir geçiş sağlayacağız. Kavşağın kullanıma alınmasıyla, bölgedeki sinyalizasyon sistemini de devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını gerçekleştireceğiz. Böylece projemizle zamandan 322 milyon lira, yakıttan 8 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 330 milyon lira tasarruf sağlamış olacağız. Yine çevreci ve yeşil olan Giresun’umuzda karbon emisyon salınımını 610 ton azaltarak, çevreci bir projeyi hayata geçirmiş olacağız.”
Uraloğlu, Giresun’daki yatırımların sürekli devam ettiğini belirterek, “2015 yılında hizmete açtığımız Ordu-Giresun Havalimanı ile Ordulu ve Giresunlu vatandaşlarımızı layık olduğu göklere çıkardık. Bu havalimanı yılan hikayesine dönmüştü. Hatta 2002 yılında yatırım programından bile çıkarılmıştı. Ama 2002 yılından beri bu ülkede istikrar var, AK Parti hükümetleri var. Kapsamlı bir etüt ve fizibilite çalışmasını gerçekleştirdik. ‘Bu havalimanı yapılacak.’ dedik ve Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek deniz üzerine Ordu-Giresun Havalimanı’nı kurduk. Ordu-Giresun Havalimanı’ndan iç ve dış hatlarda haftalık 66 sefer gerçekleştiriyoruz. 2023 yılında da yaklaşık 1 milyon insanımızı bu havalimanından seyahat ettirdik.” diye konuştu.
“Hızlı tren Kırıkkale’den yola çıktı, Giresun’dan Trabzon’a ve Sarp’a ilerleyecek”
Yüksek hızlı tren ağını Türkiye’de daha da yaygın hale getirdiklerini anlatan Uraloğlu, “Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, Eskişehir-İstanbul ve Konya-Karaman hatlarının ardından en son Ankara-Sivas hızlı tren hattımızı açmıştık. Şimdi hızlı tren ağımızı artık Karadeniz’e ulaştıracağız. Kırıkkale-Çorum-Samsun hızlı tren hattı ile önce Kırıkkale’den Çorum’a, sonra da Samsun’a hızlı tren getireceğiz. Sonrasında 509 kilometre uzunluğundaki Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’ni hayata geçireceğiz.” dedi.
Uraloğlu, bu yıl etüt proje çalışmalarını başlatacaklarına işaret ederek, “Bu projemiz hayata geçtiğinde Giresun ile birlikte tüm Doğu Karadeniz Bölgesi illerini demir yoluyla tanıştırmış olacağız. Biz hızlı trenin bu sene inşallah Kırıkkale’den Çorum’a kadar olan kesiminin ihalesini yapıyoruz, sonra Samsun’a kadar. Dolayısıyla hızlı tren Kırıkkale’den yola çıktı, Giresun’dan Trabzon’a ve Sarp’a ilerleyecek Allah’ın izniyle.” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde 2002’den itibaren ideoloji değil, eser ve hizmet siyaseti yaptıklarını, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” düsturuyla hareket ettiklerini dile getiren Uraloğlu, 31 Mart seçimlerinde Giresun Belediye Başkanlığı için AK Parti’den tekrar aday gösterilen Aytekin Şenlikoğlu’nun sosyal projeleriyle faal ve başarılı bir süreç yürüttüğünü söyledi.
Uraloğlu, AK Parti’nin hizmet siyaseti anlayışıyla hiç kimsenin yarışamayacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Canıgönülden inanıyorum ki sizlerin desteğiyle de Giresun’un gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı için koyduğumuz hedeflere ulaşmada gerekli her türlü gayret ve kararlılığı göstermeye devam edeceğiz. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde de Giresun’umuz yüzde 61 oy oranıyla ‘Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan.’ dedi, Cumhur İttifakı’nı seçti. İnşallah 31 Mart seçimlerinden sonra da Aytekin Şenlikoğlu başkanımızla birlikte planladığımız tüm projeleri Sanayi ve Teknoloji Bakanımızın desteğiyle bir bir hayata geçireceğiz. İlmek ilmek işlediğimiz projelerimizle Giresun’u geliştirmeye, güçlendirmeye, refah seviyesini artırmaya devam edeceğiz.”
Uraloğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü de kutlayarak, “Kadınlar her birimizin ilk öğretmenidir aslında. Yaratılışımızdaki iyilikleri, güzellikleri kadınlarımızdan alırız.” dedi.
Bakan Kacır ve Uraloğlu, konuşmaların ardından, Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, AK Parti Giresun milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür, MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Belediye Başkanı Aytekin Şenlikoğlu, AK Parti İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, MHP İl Başkanı Abdullah Karaosmanoğlu ve diğer ilgililerle kavşak projesinin temelini attı.
]]>Uzmanlar, yolun Filistinlilerin Gazze’nin kuzeyindeki evlerine dönmesini önlemek için bir engel olarak kullanılacağından korkuyor.
Yeni yol, İsrail’in Gazze’yle sınır hattındaki Nahal Oz kibbutzundan başlıyor, Gazze’yi doğudan batıya tamamen geçip, batıdaki kıyı bölgesinde sona eriyor.
BBC Arapça Servisi’ne konuşan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun eski güvenlik danışmanı emekli general Jacob Nagel, yeni yolun amacının güvenlik güçlerinin yeni tehditlerle uğraşırken bölgeye hızla erişmelerini sağlamak olduğunu söyledi.
Ancak bazı uzmanlar, yolun saldırılarının ardından İsrail’in Gazze’de kalma planının bir parçası gibi görünmesinden kaygılı.
Yeni yol Gazze’yi kat ediyor ve bölgenin orta ve güney kesimleri altında kalıyor.
Bölgenin doğu ve batısını birbirine bağlayan bir yol şebekesi zaten olsa da, İsrail Ordusu’nun inşa ettiği yol Gazze boyunca hiç kesilmeden devam eden tek güzergah.
Ayrıca bölgeyi kat eden iki ana arter Selahaddin ve El Raşid yollarıyla da kesişiyor.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, geçen ay Hamas’la savaş sonrası Gazze’de İsrail’in güvenlik kontrolünü ucu açık bir şekilde elinde tutacağı vizyonunu açıklamıştı.
Birçok lider de daha önce İsrail’i, Filistinlileri kalıcı olarak yerlerinden etmemek ya da “Gazze’yi küçültmemek” konularında uyarmıştı.
Yeni yol, büyük ihtimalle İsrail’in savaş sonrasındaki stratejisi konusundaki tartışmayı yeniden başlatacak.
İsrail ordusu, BBC’nin yeni yolla ilgili sorularına, bir “operasyonel köprübaşı” elde etmeye, asker ve ekipman taşınmasını sağlamaya çalıştıkları yanıtını verdi.
Yolla ilgili başka neler biliniyor?
BBC’nin uydu fotoğrafları analizine göre İsrail ordusu, daha önce birbiriyle bağlantısı olmayan yolları birleştirmek için beş kilometrenin üzerinde yeni yol inşa etti.
Gazze’nin doğusunda, İsrail sınırı yakınlarındaki yolun ilk kısmı geçen Ekim ayının sonu ve Kasım ayının başında yapıldı.
Ancak yolun yeni kısımlarının büyük çoğunluğu Şubat ve Mart başında inşa edildi.
Yeni yol, Gazze’deki Selahaddin Yolu dışındaki tüm tipik yollardan daha geniş.
Uydu analizi, güzergahın kenarlarındaki depo gibi görünen yapılar, Aralık sonundan, Ocak sonuna dek yıkıldı.
Bunlara birkaç katlı bir bina da dahil.
Yol, Gazze’nin diğer kesimlerine göre daha az bina bulunan ve daha az nüfus yoğunluğu olan bir güzergahtan geçiyor.
Aynı zamanda İsrail ordusunun bölgenin doğusundan batısına geçmek için kullandığı derme çatma ve kavisli bir güzergahın altında.
Bir İsrail televizyon kanalı, yeni güzergahla ilgili olarak geçen ay bir haber yapmıştı yolun kod adının “Otoban 749” olduğu belirtilmişti. Kanal 14 televizyonundan bir muhabir İsrail ordusuyla birlikte yolun bazı kesimlerinde seyahat etti.
Videoda, yol inşaatı araçları ve buldozerler yolun yeni kısımlarını inşa etmek için hazırlık yaparken görülüyordu.
Potansiyel kullanımı ne olur?
Savunma istihbarat şirketi Janes’ten uzmanlar, bu tip asfaltlanmamış yol yüzeylerinin paletli zırhlı araçlara uygun olduğunu söylüyor.
İsrail ordusu açıklamasında bu tür detaylara girmedi ve açıklamasında, “İsrail ordusu kara operasyonunun bir parçası olarak operasyonel bir geçiş güzergahı kullanıyor” dedi.
Eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Jacob Nagel de, yolla ilgili olarak güvenlik değerlendirmelerine vurgu yaptı.
BBC Arapça Servisi’ne konuşan Nagel “İsrail’in girip çıkmasına yardımcı olacak. Çünkü İsrail, Gazze’de tam bir savunma ve güvenlik sorumluluğuna sahip olacak” dedi.
Nagel ayrıca yolu “Gazze’nin kuzeyini güneyinden ayıran bir yol” diye tanımladı ve “Tehdidin ortaya çıkmasını beklemek istemiyorum” diye de ekledi.
Bir diğer emekli general Yaakov Amidor da benzer bir görüşe sahip.
Amidor, yolun başlıca amacının “bölgenin lojistik ve askeri kontrolünü sağlamak” olduğunu belirtti.
Risk istihbarat şirketi Sibbyline’ın sahibi eski İngiliz subay Justin Crump da yeni yolun önemli olduğunu söyledi:
“Kesinlikle, Gazze Şeridi’nde bir tür güvenlik müdahalesi ve kontrole sahip olmayı öngören uzun vadeli bir stratejinin parçası gibi görünüyor.
“Bu bölge Gazze Şehrini bölgenin güneyinden ayırıyor ve dolaşımı gözlemlek ve kısıtlamak için etkili bir kontrol çizgisi oluşturuyor. Ayrıca görece açık bir ateş alanı var.”
ABD’deki Orta Doğu Enstitüsü’nden Khaled Elgindy de yolun, uzun vadeli bir proje olduğu görüşünde.
BBC’ye konuşan Elgindy, “İsrail ordusu Gazze’de ucu açık bir şekilde kalacak gibi görünüyor” dedi ve ekledi:
“İsrail, Gazze’yi ikiye bölerek sadece Gazze’ye ne girip çıktığını değil, Gazze’deki dolaşımı da kontrol edecek.”
“Çok büyük ihtimalle buna evlerinden edilen güneydeki 1,5 milyon Filistinlinin kuzeydeki evlerine dönmesini engellemek de dahil.”
Katkıda bulunanlar Paul Cusiac, Alex Murray & Erwan Rivault
]]>Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Adayı Muhittin Böcek, seçim çalışmaları çerçevesinde Antalyalı sanayici ve iş insanları, sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle Antalya Buluşması gerçekleştirdi. Başkan Böcek, Antalya Dayanışma Grubu, Akdeniz Sanayi Sitesi Kooperatifi yönetimi ve üyeleriyle de bir araya geldi. Antalya Buluşması’nda hizmetlerini ve yeni dönem projelerini anlatan Başkan Böcek, “Kıymetli yol arkadaşlarım, 5 yıl boyunca şehrimizi birlikte yönettik. Aldığımız her kararda sizlerin fikri, desteği ve düşüncesini aldık. Geleceğimizi şekillendirirken kentimizin ışığını daha da fazla parlatmak için yine el ele, kol kola yürümeye devam edeceğiz” dedi.
Konyaaltı-Üniversite bağlantı yolu
Antalya’da her geçen gün trafiğe çıkan araç sayısının arttığını, her iki kişiye bir araç düştüğünü hatırlatan Başkan Böcek, trafik sorununa yeni çözüm yolları getireceklerini söyledi. Başkan Böcek, ihale aşamasına gelen 4. ve 5. etap raylı sistem projelerinin yanı sıra yeni açılacak Konyaaltı-Meltem Üniversite Bağlantı Yolu Doğu Batı ulaşım aksıyla trafiği rahatlatacaklarını anlattı. Başkan Böcek, “Meltem Bulvarı’ndan 2,5 kilometre yer altı yoluyla trafiği batıya doğru akıtarak yeni bir arter açacağız. Trafik yoğunluğunun yaşandığı bölgelerdeki projelerimiz ile halkın şehir içi ulaşımını kolaylaştıracak çözümler sunacağız” ifadelerini kullandı.
“Şehir Hastanesi’ne raylı sistem”
Kepez Şehir Hastanesi’ni raylı sistem hattına bağlayacaklarını belirten Başkan Böcek, “Kepez Şehir Hastanesi ile 1. Etap Raylı Sistem arasında 1,5 kilometrelik yeni bir hat kuracağız. Döşemealtı için planladığımız raylı sistem hatlarının ilk fazını oluşturacağız. Masadağı bölgesinde şehir hastanesinin oluşturduğu ulaşım yoğunluğunu çözerek halkın bölgeye erişimini hızlı ve konforlu hale getireceğiz” diye konuştu.
“Birilerini değil şehrimizi zenginleştirmek için çalışıyoruz”
Böcek, Antalya Dayanışma Grubu buluşmasında üyelerin sorularını yanıtladı. Böcek, borç ve projelerin kaynağıyla ilgili bir soruyu şöyle yanıtladı:
“Ben göreve geldiğimde 6 milyar 108 milyon lira borcumuz vardı. 2007-2019 arası raylı sistem için ödenen borç 59 milyon euro iken, biz sadece son 5 yılda 133 milyon 600 euro borç ödedik. Belediyeyi doğru yönetince kredi ve kaynak bulmakta zorlanmıyoruz. Personelimize ve hiçbir kuruma günü geçmiş borcumuz yok. Akıllı kent ve altyapı projelerimiz için Dünya Bankası’ndan, Fransız Kalkınma Ajansı’ndan hazır kredilerimiz var. Projeleri doğru şekilde yapıyor ve finanse ediyoruz. Geçen dönem Konyaaltı Sahili, yap-işlet-devret modeliyle yapılabilecekken, bugünün parasıyla belediye kasasından 1 milyar 800 milyon lira harcanarak yapıldı. Bu para belediyeden çıkmayabilirdi. Bunlar halkın parası. Yani doğru kaynakla doğru işler yapınca para var Antalya’da. Biz, birilerini zengin etmek için değil, şehrimizi zengin etmek için çalışıyoruz. Kaynaklarımızı doğru kullanıyoruz.”
“Rantın çağına izin verilmeyecektir”
Birkaç gündür Antalya genelinde afişlerinin kesilmesine tepki gösteren Başkan Böcek, “Benim afişlerimi yırtabilirsiniz ama sandıkta yırtamayacaksınız. Antalyalı hemşehrilerim altın çağı rant çağı yapmanıza müsaade etmeyecektir” ifadelerini kullandı.
“Esnaf ve Sanatkar Daire Başkanlığı kurulacak”
Muhittin Böcek, Akdeniz Sanayi Sitesi Kooperatifi Başkanı Mehmet Öztürk, yönetimi ve üyelerle de bir araya geldi. Başkan Böcek, sanayi alanında istihdamı ve üretimi artırmak için yapacağımız çalışmaları anlattı. Esnaf ve Sanatkar Daire Başkanlığı kuracaklarını söyleyen Başkan Böcek, “Daire başkanlığımız, pandemi ve ekonomik zayıflamaların ardından, esnaf ve sanatkarlarımızın sorunlarıyla ilgili meslek birliği ile koordineli şekilde ilgilenecek ve çözümler için çalışacak” diye konuştu – ANTALYA
]]>Erdoğan, Mersin Millet Bahçesi’nde partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, ana muhalefetin Mersin’e bakmak, Mersin’i anlamak, Mersin’in beklentilerine cevap verecek hazırlıkları yapmak için iradenin yanı sıra niyet sahibi bile olmadığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada rakipleriyle değil kendi kendileriyle uğraşarak seçim kazanmaya çalışan muhalefet herhalde sadece benim ülkemde var. Siz bakmayın arada bir atıp tuttuklarına, aslı astarı olmayan sözler verdiklerine emin olun, hepsi yalan, hepsi hikaye, hepsi iki gün sonra inkar edecekleri anlık beyanlar.” değerlendirmesinde bulundu.
Alandakilerden geçtiğimiz seçimlerde çeşitli vaatlerle iş başına gelenleri hatırlamalarını isteyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Söyleyin verdikleri sözlerden hangisini hayata geçirdiler? Mersin’i bir adım ileriye taşımak şöyle dursun, gerileten bunlar değil mi? Dişe dokunur tek bir yatırım yapmadan şehrin yıllarını çalan bunlar değil mi? Kendi siyasi ihtirasları dışında şehrin hiçbir derdiyle dertlenmeden günlerini gün eden bunlar değil mi? Bakanlıklarımızın yaptıkları yatırımlar dışında Mersin’e neredeyse tek bir çivi çakmadan yeniden karşınıza çıkıp sizden destek isteyenlere hak ettikleri cevabı vermek gerekmez mi?
Bulunduğu bölgenin en büyük potansiyeline sahip olduğu halde yerel yönetim ayağının aksaması sebebiyle geriye düşen Mersin’in artık hesabını sormayacak mısınız? Mersin’e arka bahçeleri muamelesi yapanlara eser ve hizmet siyaseti tercihinizi, milli iradenin gücünü göstermeyecek misiniz? Mersin, lafa gelince mangalda kül bırakmayıp işe gelince tuğla üstüne tuğla koymayan bu zübük siyasetçi tiplerini sırtında taşımak zorunda değil. Gelin, 31 Mart’ta bu Atatürk istismarcılarının, bu dem müptelalarının, bu kifayetsiz muhterislerin devrini kapatalım. Buna hazır mıyız? Cumhur İttifakı’mızın AK Parti’li ve MHP’li adaylarını destekleyerek Türkiye Yüzyılı’nın belediyecilik güneşinin ışıklarını Mersin’in semalarına salalım.”
“Milli irade bayramını göreceğiz”
Erdoğan, pazartesi günü ramazanın ilk orucunun tutulacağını hatırlatarak Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını göreceklerine inandığını söyledi.
Mersin’in ülkenin hem demografik olarak en zengin hem de hala göç almayı sürdüren şehirlerinin başında geldiğine işaret eden Erdoğan, bir şehrin cazibe merkezi haline gelmesinin, oradaki potansiyelin yüksekliğinin işareti olduğunu kaydetti.
Erdoğan, Türkiye’nin cennet şehri Mersin’in değerlendirilmeyi bekleyen potansiyelini en iyi kendilerinin bildiğini belirterek bunun için de hükümet olarak ulaşım, enerji, sağlık ve diğer tüm alanlarda en çok yatırım getirdikleri şehirlerin başında Mersin’in geldiğini bildirdi.
21 yılda Mersin’e 210 milyar liranın üzerinde kamu yatırımı yaptıklarını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Eğitimde 5 bin 975 adet yeni derslik inşa ettik. Şehrimize ikinci devlet üniversitesi olarak Tarsus Üniversitesini kurduk. Gençlik ve sporda 14 bin 984 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. Aralarında 25 bin kapasiteli Akdeniz Stadyumu’nun da olduğu 62 spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda Mersinli ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızı 17 milyar liraya yakın kaynakla destekledik. Sağlıkta 1440 yataklı şehir hastanemiz başta olmak üzere toplam 3 bin 85 yataklı 17 hastaneyle birlikte 49 sağlık tesisi inşa ettik. TOKİ vasıtasıyla 4 bin 925 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 2 bin 251 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 3 bin 475 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. İktidara geldiğimizde şehirde sadece 3 atık su arıtma tesisi varken bugün 26 atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 98’ine hizmet veriyoruz.”
“Bölünmüş yol mesafesini 573 kilometreye çıkardık”
Mersin’de 7 millet bahçesi projesinden 3’ünü tamamladıklarını, diğerleriyle ilgili çalışmaların sürdüğünü kaydeden Erdoğan, ulaştırmada 278 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol mesafesini 573 kilometreye çıkardıklarını söyledi.
Erdoğan, Mersin-Antalya arasındaki Akdeniz sahil yolunun önemli bir kısmını tünelleri, viyadükleri, köprüleri bağlantı yollarıyla tamamladıklarını, yapımı süren kısımları da en kısa sürede bitirip hizmete açacaklarını ifade etti.
Çukurova Bölgesel Havalimanı bağlantı yolunu bu yıl içerisinde tamamlayacaklarını bildiren Erdoğan, Tarsus Turizm Merkezi yolunun büyük bölümünü bitirdiklerini dile getirdi.
Halen inşası süren çok sayıda yol projesi olduğunu da aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
“Çeşmeli, Mersin, Tarsus ve Tarsus-Pozantı Otoyolu’ndaki üst yapı yenileme çalışmalarına bu yıl başlıyoruz. Yenice Lojistik Merkezi’ni Mersin’imize kazandırdık. Adana-Mersin demir yolunun üçüncü ve dördüncü hat altyapı işlerini tamamladık. Çukurova Havalimanı bağlantısı için çalışmalarımız sürüyor. Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep hızlı tren hattında çalışmalarımız etap etap devam ediyor. Mersin, Tarsus, Organize Sanayi Bölgesi, Yenitaşkent kısmındaki iltisak hattının yapımına başlıyoruz. Mersin’e 2 yat limanı, Anamur’a bir iskele kazandırdık. Aydıncık Yat Limanı’nın yapımı devam ediyor. Tarım ve ormanda şehrimize 14 baraj, 2 içme suyu tesisi, 58 sulama tesisi, 2 arazi toplulaştırma projesi, 78 taşkın koruma tesisi, 11 gölet ve 14 hidroelektrik santral kazandırdık. İnşa ettiğimiz sulama projeleriyle Mersin’de 202 bin dekar zırai araziyi sulamaya açtık. Değirmençay Barajı ile Ala Köprü ve Pamukluk sulaması ikinci kısmının yapımına devam ediyoruz.”
(Sürecek)
]]>Genellikle erkeklerin daha sıklıkla görev aldığı tır şoförlüğü, artık azda olsa kadınlar tarafından da tercih edilmeye başlandı. O isimlerden birisi de 35 yaşındaki Leyla Elaldı. Daha önce tekstil işiyle uğraşan ve kendi iş yerini açan genç kadın, pandemi döneminin de etkisiyle işler kötüye gidince ekmek teknesine veda etti.
Babası gibi tır şoförü oldu
Bu sürede bazı sektörlere yönelen ve umduğunu bulamayan Elaldı, babası Neşat Elaldı’nın izinden gitti. Aslen Adanalı olan Leyla Elaldı, “kadınlar her şeyi yapar” dedi, “erkek mesleği” demedi ve tır şoförü olmaya karar verdi. Genç kadının bu süreçte en büyük destekçisi ise “öğretmenim” dediği, yıllardır şoförlük yapan babası oldu. Sınavlara giren ve ehliyetini alan Leyla Elaldı, kendisini yetiştirdi, ojeli parmaklarıyla direksiyon başına geçti.
Dünya Kadınlar Gününde örnek bir hikaye: “İşim benim için tutkum”
İzmirli lojistik firmasında 8 aydır şoförlük yapan ve yolların tozunu atan genç kadın, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde kendi başarı hikayesini yazdı. Yurt içinde ve yurt dışında gece-gündüz uzun yol şoförlüğü yapan “Yolların Sultanı” Leyla, 40 yıllık şoförlere ise adeta taş çıkartıyor. Manevraları ustaca alan ve direksiyona oldukça hakim olan Elaldı, bu hikayesiyle ise “erkek mesleği” olarak bilinen tır şoförlüğünü kadınlarında yapılabileceğini göstermiş oldu.
“İşim benim için tutku” diyen Elaldı, yolda kendisini görenlerin şaşırdığını, bir kadın olarak zaman zaman zorluklar yaşasa da artık zorlanmadığını söyledi.
“Bu işte kendimi buldum”
Leyla Elaldı, “Şaşıran çok oluyor. En basit örneği ise trafik polislerimiz; ‘Bu kadar yıldır trafik polisiyim, kadın şoföre hiç denk gelmedim. Kolay mı? Zor mu?’ diye muhabbetimiz oluyor. Ben zorlanmıyorum. Aksine bu işte kendimi bulduğumu düşünüyorum; çünkü tek başıma olmak inanılmaz keyif veriyor bana. ‘Yapıyorsun, helal olsun. Erkek şoförler böyle yanaşamıyor, böyle park edemiyor. Güzel yanaştın’ gibi yorumlar alıyorum. 3 günlük dünya, olumsuz tarafına takılmak istemiyorum” dedi.
8 aydır şoförlük yaptığını ifade ederek mesleğe başlayış hikayesini anlatan Leyla Elaldı, “8 aydır şoförlük yapıyorum. Evraklarımı tamamladığımda direkt işe başladım. Başladıktan sonra 5 ay Türkiye içinde, 5 aydan sonra da yurt dışına vizem alındı ve yurt dışına seferlerim oldu. Öğretmenim babam. Baktım kafama göre düzgün bir iş bulamadım. ‘Baba ben de mi tır şoförü olsam?’ dediğimde, ‘tabi ki kızım, yurt dışında zaten bu mesleği yapan kadın arkadaşlarımız var. Eğer gerçekten yapmak istersen yaparsın’ dedi. O şekilde başladım ve yola çıktım. Babam öğretmesi gereken püf noktaları öğretti. Birlikte üç sefere çıktık. İlk zamanlar geri manevramda biraz sıkıntı oldu; ama sonrasında aştım” diye konuştu.
“Türk kadınımız, mücadeleci ve gerçekten güçlü kadınlar”
Yeni yerler görmenin, yeni insanlarla tanışmanın kendisi için keyif verdiğini dile getiren Leyla Elaldı, “Her şeyden önce tırınızda tek başınasınız. Zorlukları var, yok değil; ama şuanda sıfır araçlara biniyoruz ve bu araçların bakımları ve onarımları yapıldığı için firma tarafından, bir aksaklık meydana gelmiyor. Eski araba olsa evet, bu tarz sıkıntılar yaşanabilir. Eski araçlarda sıkıntı var. Bundan dolayı da yaşadığım sıkıntılar oldu; aracım bozuldu, bazı olumsuzluklar yaşadım. Şuan bu aracımda bu sıkıntıları yaşamıyorum” ifadelerine yer verdi.
Türk kadınlarının mücadeleci yönüne vurgu yapan ve çağrıda bulunan Leyla Elaldı, son olarak şöyle devam etti:
“Türk kadınımız; mücadeleci, gerçekten güçlü kadınlar. Kesinlikle ve kesinlikle ‘bir kere yaptım olmadı’ demesinler. Sonuna kadar yapsınlar, başarsınlar, denesinler. Başarısız olduktan sonra kabul etsinler. ‘Ben bunda başarılı olamadım’ desinler. Mücadeleden vazgeçmesinler.” – İZMİR
]]>Erdoğan, partisinin, Malatya Büyükşehir Belediyesi yanındaki alanda düzenlenen mitinginde vatandaşlara hitap etti.
Söz verdikleri 8 millet bahçesinden beşini tamamladıklarını anlatan Erdoğan, ulaştırmada 36 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu, 464 kilometreye çıkardıklarını söyledi.
“Yaparsa AK Parti yapar” diyen Erdoğan, bünyesinde 23 köprü de bulunan Malatya çevre yolunun Hekimhan ayrımına kadar olan 26 kilometresini hizmete sunduklarını, bu yıl sonuna kadar Battalgazi ayrımına kadar olan kesimi trafiğe açacaklarını bildirdi.
Şehir girişindeki Beylerderesi viyadük köprüsü ve Kuzey Kuşak alternatif köprü ve yollarının yapımına devam ettiklerini söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:
“Fırat’ın gerdanlığı Kömürhan köprüsü, tüneli ve bağlantı yolunu, yeni Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü’nü hizmete açtık. Malatya ve Sivas’ı birbirine bağlayan 8 adet tünel ve 14 adet köprüsüyle seyahat süresini 35 dakika azalttık. 104 kilometrelik Malatya-Hekimhan yolunu tamamladık. Elazığ yolundaki Battalgazi Kavşağı bağlantı yolu ve Hanımın Çiftliği Köprüsü’nü bitirdik. Pütürge-Doğanyol yolunun 12,5 kilometrelik kesimini bu yıl açılışa hazır hale getiriyoruz. Kuluncak-Hekimhan yoluna başladık. Malatya Organize Sanayi Bölgesi’ne Yazlak İltisak Hattı’nı inşa ettik. Sivas-Malatya hızlı demir yolunun etüt projesini tamamladık, Malatya-Elazığ hattıyla ilgili etüt çalışmalarımız devam ediyor. Deprem dolayısıyla hasar gören Malatya-Nurdağı demir yolu kesimindeki çalışmalar sürüyor.
Modernize ettiğimiz Malatya Havalimanı’mızın 2003’te 89 bin olan yolcu trafiği, geçtiğimiz sene 730 bini geçti. Malatya’ya 15 baraj, bir gölet, 20 sulama tesisi, bir yer altı depolama tesisi, 50 taşkın koruma tesisi, 4 arazi toplulaştırması ve 10 adet HES inşa etik, 6 barajın yapımı sürüyor. İnşaat safhasında yer alan 4 sulama tesisimiz ile toplam 206 bin dekar araziyi daha sulayacağız. Malatyalı çiftçilerimize toplam yaklaşık 28 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Şehrimize bir teknopark, 4 araştırma geliştirme merkezi ve bir tasarım merkezi kurduk.”
“Bu yıl Arguvan ve Karayel, daha sonra Doğanyol ve Pütürge’ye doğal gaz arzını sağlayacağız”
Büyüklüğü 120 hektarı bulan bir alanı Battalgazi-Yeniköy Sanayi Bölgesi olarak ilan ettiklerini belirten Erdoğan, lisanslı kuru kayısı deposunu şehre kazandırdıklarını söyledi.
Çalışan ve Üreten Gençler Programı’nda başlanan ve bin kişinin çalışacağı tekstil tesislerinden üçünün tamamlandığını, birinin de yakında biteceğini açıklayan Erdoğan, istihdamı desteklemek için Malatya’daki işverenlere toplam 3,5 milyar lira tutarında prim teşviki verdiklerini dile getirdi.
Akçadağ, Arapgir, Battalgazi, Darende, Doğanşehir, Hekimhan, Kuluncak, Yazıhan ve Yeşilyurt’a doğal gaz arzını sağladıklarını anlatan Erdoğan, “Bu yıl içinde Arguvan ve Karayel, daha sonra da Doğanyol ve Pütürge’ye de doğal gaz arzını sağlayacağız.” dedi.
“Malatya’ya getirdiğimiz yatırımlar, ne kadar özetlersek özetleyelim anlatmakla bitmiyor.” diyen Erdoğan, alandaki partililere Malatya’ya yapılan hizmetlerin ve yatırımların anlatıldığı bir video izletti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yerel yönetimlerde de 31 Mart akşamı bizlere vereceğiniz destekle inşallah hükümet Cumhur İttifakında, yerel yönetimlerde de inşallah bizler el ele vereceğiz ve Malatya’mıza bugüne kadar ne destekler verdiysek çok daha fazlasını inşallah yapmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.
“Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımı sizlere emanet ediyorum. Bu emanete sahip çıkmaya var mısınız?” sorusuna Erdoğan, alandaki kalabalıktan “evet” yanıtını aldı.
Notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhur İttifakı Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Sami Er ile ilçe belediye başkan adaylarını sahneye çağırarak, vatandaşları selamladı.
Erdoğan, konuşması sırasında alandan gelen “Malatya seninle gurur duyuyor” sloganlarına “Ben de sizinle gurur duyuyorum.” karşılığını verdi.
Alandaki “Herkes vazgeçse Malatyalı vazgeçmez” pankartını okuyan Erdoğan, “Malatya’nın tabiriyle senin Allah’ına gurban.” ifadesini kullandı.
Erdoğan, “Çözerse AK Parti çözer”, “Sen uzayı fethetmeye devam et, Yeşilyurt bize emanet”, “Doğru adamla yola devam”, “Söz uçar eser kalır” pankartlarını da okudu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Sami Er, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Namık Gören’in de birer konuşma yaptığı mitinge, bazı AK Parti milletvekilleri ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da katıldı.
Erdoğan, mitinglerde kullandığı tırın içerisinde yer alan haritada, Malatya’nın üzerini raptiyeyle işaretledi.
(Bitti)
]]>Büyükşehir Belediyesi arkasında bulunan miting alanında gerçekleşen buluşmada konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Malatya’ya bir ay önce gelecektik ama nasip olmadı bugün sizlerle hasret gidererek bu gecikmeyi telafi ediyoruz” dedi. Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında yapılan seçimlerde Cumhurbaşkanlığında yüzde 72, milletvekilliğinde yüzde 69 oy oranıyla Cumhur İttifakı’na destek veren Malatyalılara teşekkür eden Erdoğan, “Sizler bize güvendiniz, üzerinize düşeni yaptınız biz de İnşallah bunun karşılığını vermek için gece gündüz çalışacağız. İnşallah 31 Mart’ta da büyükşehir ve ilçe belediyeleriyle Malatya’da Cumhur İttifakı’nı rekor bir oya taşıyacağınıza inanıyorum” dedi.
Malatya’nın bugüne kadar kendilerini hiçbir mücadelede yalnız bırakmadığını da ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu defa da Türkiye’nin hızlanan inşasında Malatya’yla birlikte yol yürümekten şeref duyuyoruz. Malatyalı kardeşlerim kimin kendisine gönül verdiğini kimin şahsi hesaplar peşinde koştuğunu çok iyi biliyor. Bizim bildiğimiz Malatya insanı karakterli olur, mert olur, sözünün eri olur. Pusulasını şaşıranları, Kandil’le demlenmeyi marifet sayanı, teröristlerle sarmaş dolaş olanı Malatya affeder mi? Eser ve hizmet siyasetiyle demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla şehrini geliştireni Malatya unutur mu. Hak ve özgürlük alanını genişleterek kendini öz yurdunda garip bırakmak isteyenlere dersini vereni Malatya terk eder mi? Dünyada başı dik şekilde dolaşmasını sağlayanın, bayrağının hep dalgalanması ve ezanların hiç susmaması için çalışanı Malatya ihmal eder mi? Depremle sarsılan nice sevdiklerini toprağa veren, evi, iş yeri hasar gören kardeşlerine yeniden hayata sarılma umudu vereni Malatya bırakır mı” ifadelerine yer verdi.
Asrın felaketinde Malatya’da 78 bine yakın konut ile 25 bini aşkın köy evi, 27 bini aşkın ahır ve ticari alanın zarar gördüğünü de anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Geçici barınma ihtiyaçlarını karşılamak için şehrimize 85 bine yakın çadır gönderdik, 36 bini aşkın konteyner kurduk. Yapılan çalışmalar sonunda Malatya’da 20 bini kırsalda kalanı şehir merkezlerinde olmak üzere yaklaşık 70 bin hak sahibi belirlendi. Geçtiğimiz ay inşası tamamlanan 6 bin 181 konutu hak sahiplerine teslim ettik. Halen şehrimizde 48 bin 837 konutun yapımı sürüyor. Yerinde dönüşüm için 32 bin 583 Malatyalı kardeşimiz başvurdu. Hatta bunlardan 500’ü konutlarını inşa etmeye başladılar. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız şehir merkezindeki meydan ve iş yeri düzenlemelerini yapıyor. Yeni camii çevresinde, buğday pazarı civarında, Akpınar meydanı, emeksiz caddesi arasında, İnönü caddesi boyunca, valilik çevresinde çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Yeşilyurt’ta da pek çok mahallede proje çalışmaları devam ediyor. İmar ve inşa çalışmaları için şehrimize 6 milyar lira ilave destek sağladık.”
Amaçlarının önümüzdeki yılın ortasına kadar tüm hak sahiplerinin konut ve ticari işyerlerini teslim etmek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine depremzede şehirleri geleceğe hazırlayacak farklı üretim tesislerini de hayata geçirdiklerini söyledi. Bu anlayışla savunma sanayi yatırımlarını deprem bölgesi şehirlere yoğunlaştırdıklarını dile getiren Erdoğan, “Aselsan firmamız Malatya’da elektronik bakım onarım ve elektronik kart dizgi tesisi kuruyor. Alt yapısı ve üst yapısıyla depremin şehrimizdeki tüm izlerini silene kadar durup dinlenmeden çalışacağız” dedi.
Deprem bölgesi genelindeki faaliyetleri binden fazla şantiyede 110 bin personelle yürütüldüğünü de kaydeden Erdoğan, bugüne kadar teslim ettikleri 46 bin konut sayısını ay sonuna kadar 75 bine çıkartacaklarının d müjdesini verdi. Yılsonuna kadar her ay 15-20 bin ilaveyle 200 bin konutu hak sahiplerine teslim etmeyi planladıklarını da aktaran Erdoğan, “Yine deprem bölgesi genelinde yerinde dönüşüm projelerine başvurular 255 bini buldu. Hibe yanında 2 yıl ödemesiz 10 yıl vadeli kredi desteğini de içeren bu projelerin ruhsatından inşasına kadar tüm safhalarını Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız vasıtasıyla denetliyoruz. Velhasıl depremle sarsılan şehirlerimizi bir an önce ayağa kaldırmak için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Türkiye’nin maruz kaldığı onca terör saldırısının, darbe girişiminin, gizli açık kuşatmanın üzerine yaşadığı deprem felaketinin elbette maddi manevi ağır bir maliyeti oldu. Bunca insan kaybının şehirlerin sizin gördüğü ağır hasarın altından kalkmak kolay değil. Dünyanın bir başka ülkesi bizim yaşadıklarımızı yaşasa emin olun tekrar toparlanması on yıllar sürer. Hamdolsun biz asrın birlikteliğiyle asrın felaketinin üstesinden geliyoruz. Allah’ın izniyle Malatya başta olmak üzere tüm deprem şehirlerimizi eskisinden daha güvenli, huzurlu, canlı, hareketli hale getirmekte kararlıyız. Vefat edenleri elbette geri getiremeyiz ama onun dışındaki tüm kayıpları daha iyisiyle yerine koyacak güce azme dirayete sahibiz Tıpkı yaşadığımız diğer sınamalar gibi depreminde bizi hedeflerimizden koparma asla izin vermeyeceğiz. Türkiye diplomasiyle, ekonomisiyle, askeri gücüyle, sosyal yapısıyla dünyanın en büyük ülkeleri arasındaki yerini alana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.
31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Malatya şahidimiz olsun ki milletimizin desteği ve duası arkamızda olduğu müddetçe de bu mücadelenin zaferle sonuçlanmasının önüne kimse geçemeyecektir. Türkiye 31 Mart’ta yapılacak mahalli seçimlerde şehirlerini yönetecek belediye başkanlarını, meclis üyelerini, mahallelerindeki veya köylerindeki muhtarlarını seçecek. Cumhur ittifakı olarak bu seçimde de büyük şehirlerde ve illerimizin bir kısmında işbirliği yapıyoruz. AK Parti’nin belediyecilik konusundaki becerisini ve tecrübesini kimseyle tartışmayız. Her görev gibi Belediye Başkanlığı da hizmet yolunda bir bayrak yarışıdır. Bayrağı devralan arkadaşlarımız emaneti haleflerine teslim edene kadar ülkesi, milleti, şehri için canla başla çalışacaktır. Malatya Büyükşehir’de ve ilçelerimizin bir kısmında işte böyle bir değişim oldu. Dün şehrimize hizmet eden kardeşlerimizi nasıl destekledik isek bugün vazifeye talip kardeşlerimizin de aynı şekilde yanlarında olacağız” İfadelerine yer verdi.
Konuşmasında üstü kapalı Yeniden Refah Partisi’ni de eleştiren Erdoğan şunları söyledi:
“Tabi bu arada ülkemizin pek çok il ve ilçesinde şöyle bir manzarayla karşı karşıya kaldık. Partimizin eski belediye başkanlarını, eski milletvekillerini, eski teşkilat mensuplarını aday göstererek kendileri kazanmak değil bize kaybettirmek için çalışan partiler ortaya çıktı. Hep söylediğimiz gibi Türkiye özgür ve demokratik bir ülkedir. İsteyen istediği yerde siyaset yapabilir, aday olabilir. Biz kendi ittifakımızdan, kendi partimizden, kendi adaylarımızdan sorumluyuz. Ancak hem bize kaybettirmek için çalışıp hem çeşitli beyan ve imalarla bizim bölgemizde yürümeye kalkanlara da müsaade etmeyiz. Bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir. Tüm hayatımızı ülkemize, insanımıza, şehirlerimize eser kazandırmaya adadık. Ülkeye hiçbir faydanız dokunmayacak, millete hiçbir hayırlı hizmetiniz olmayacak, hiçbir insanın hayatına olumlu yönde katkı yapmayacaksınız. E sonra sadece yalan yanlış konuşarak sadece haksızca eleştirerek siyaseti domine etmeye çalışacaksınız. Bunun adı siyasi şantajcılıktır. Türkiye bugüne kadar ne çektiyse emek ve heyecanla hazırlanmış vizyonu programı projesi olmayan zübük siyasetçi tiplerinden çekmiştir. Sadece ötekine veriyorsa 5 fazlası benden yalanıyla ülkede güven ve istikrar iklimini bozmaktan başka bir iş yapmayan bu kafaların elinde heder olan yıllarımıza ve imkanlarımıza acıyarak bakıyoruz. Maalesef son dönemde bu habis siyaset tarzının yeniden hortlamaya başladığını görüyoruz. Milletimizin sandıkta ne siyasi şantajlara ne zübük siyasetçilere itibar etmeyeceğine inanıyorum”
Yaklaşan Ramazan Ayı ile ilgili de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mübarek Ramazan’a sayılı günler kaldı. İnşallah önümüzdeki Pazar gecesi ilk sahurumuza kalkıyor pazartesi günü ilk iftarımızı yapıyoruz. Bu mübarek ayda tutacağımız oruçlarımızı ve yapacağımız ibadetleri Allah şimdiden kabul eylesin. Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta Milli İrade Bayramı’na da beraberce ulaşmak istiyoruz. Bunun için Ramazan’ı çok iyi değerlendirmemiz rahmetinden ve bereketinden istifade etmemiz gerekiyor. Malatya’nın ülkenin ve milletin hayrına olan her hususta yaptığı gibi bu konuda da en ön safta yer alacağına inanıyorum. Eser ve hizmet siyasetimizin gerisinde vatan toprağının her karışını ve insanımızın tamamını kuşatan bir müktesebat vardır. Bizim siyaset ahlakımız söylediğini yapma, yapmayacağını söylememe üzerine kurulu. Bunun en büyük ispatı da geçtiğimiz 21 yılda yaptıklarımızdır” şeklinde konuştu.
AK Parti iktidarları döneminde Malatya’da yapılan yatırım ve projelere de değinen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu dönemde Malatya’ya yaklaşık 149 milyar liralık yatırım yaptık. Eğitimde 5 bin 739 adet yeni derslik inşa ettik. Şehrimize ikinci bir devlet Üniversitesi olarak Turgut Özal Üniversitesi’ni açtık. Gençlik ve Sporda 9 bin 170 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları yaptık. Bir stadyum ile 60 adet spor tesisi inşa ettik. Malatyalı ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yaklaşık 7,5 milyar lira kaynak aktardık. Sağlıkta toplam bin 640 yataklı 16 hastanenin de aralarında bulunduğu 71 sağlık tesisini tamamlayıp hizmete sunduk. TOKİ vasıtasıyla 24 bin 98 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 4 bin 859 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Söz verdiğimiz 8 millet bahçesinden 5’ini tamamladık. Ulaştırmada 36 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 464 kilometreye çıkardık. Bünyesinde 23 adet köprü bulunan Malatya Çevre Yolumuzun Hekimhan yol ayrımına kadar olan 26 kilometresini hizmete sunduk. Bu yılsonuna kadar inşallah Battalgazi yol ayrımına kadar olan kesimi trafiğe açıyoruz. Ayrıca şehir girişindeki Beylerderesi viyadük köprüsünün ve kuzey kuşak alternatif köprü ve yollarının yapımına devam ediyoruz. Kömürhan köprüsü tüneli ve bağlantı yolunu yine yeni Tohma Şehit Gaffari Güneş köprüsünü hizmete açtık. Malatya ve Sivas’ın birbirine bağlayan 8 adet tünel ve 14 adet köprüsüyle seyahat süresini 35 dakika azalttık. 104 kilometrelik Malatya-Hekimhan yolunu tamamladık. Elazığ yolundaki Battalgazi kavşağı bağlantı yolu ve Hanımınçiftliği köprüsünü bitirdik. Sivas-Malatya hızlı demir yolunun etüt projesini tamamladık. Malatya Elazığ hattıyla ilgili etüt çalışmalarımız devam ediyor. Deprem dolayısıyla hasar gören Malatya-Nurdağı demiryolu kesimindeki çalışmalar sürüyor. Modernize ettiğimiz Malatya havalimanımızın 2003 yılında 89 bin olan yolcu trafiği geçtiğimiz sene ne oldu biliyor musunuz? 730 bini geçti. Malatya’ya 15 baraj bir gölet 20 sulama tesisi bir yeraltı depolama tesisi, 50 taşkın koruma tesisi, 4 arazi toplulaştırması ve 10 adet HES inşa ettik. 6 barajın yapımı sürüyor. İnşaat safhasında yer alan 4 tesisimiz ile toplam 206 bin dekar arazide sulama yapılacak. Malatyalı çiftçilerimize toplam yaklaşık 28 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Şehrimize bir teknopark 4 araştırma geliştirme merkezi ve bir tasarım merkezi kurduk. Büyüklüğü 120 hektarı bulan bir alanı Battalgazi Yeniköy Sanayi Bölgesi olarak ilan ettik. Lisanslı kuru kayısı deposunu şehrimize kazandırdık. Çalışan ve üreten gençler programında başlanan ve bin kişinin çalışacağı tekstil tesislerinden üçü tamamlandı, biri de yakında bitiyor. İstihdamı desteklemek için Malatya’daki işverenlere toplam 3,5 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide Akçadağ’da, Arapgir’de, Battalgazi, Darende, Doğanşehir, Hekimhan, Kuluncak, Yazıhan ve Yeşilyurt’a doğalgaz arzını sağladık. Bu yıl içinde Arguvan ve Kale, daha sonra da Doğanyol ve Pütürge’de doğalgaz arzını sağlayacağız. Görüldüğü gibi Malatya’ya getirdiğimiz yatırımlar ne kadar özetlersek özetleyelim anlatmakla bitmiyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından Malatya’daki belediye başkan adaylarını tek tek sahneye çağırarak tanıttı. Erdoğan, Malatyalıların 31 Mart akşamı Cumhur İttifakı’na rekor oyla destek olacaklarından emin olduğunu da söyledi. – MALATYA
]]>Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Harmancık ilçesinde sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, hemşehri dernekleri temsilcileri, muhtarlar ve teşkilat üyeleriyle buluştu. Eko Turizm Tesisleri’ndeki toplantıya Başkan Alinur Aktaş’ın yanı sıra Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, AK Parti İl Başkanvekili Kamil Bayramiç, Harmancık Belediye Başkanı Yılmaz Ataş, Harmancık Belediyesi eski başkanı Mustafa Çetinkaya, AK Parti İlçe Başkanı Hasan Hüseyin Temel, MHP İlçe Başkanı Selim Yanar ve meclis üyeleri de katıldı.
“Yol konusunu önemsiyoruz”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, birçok zorluklarla geçirilen 5 seneye rağmen Bursa’da ve ilçelerde birçok önemli projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Yollardan altyapıya, kanalizasyondan içme suyuna ve göletlere kadar kırsal bölgelerde dokunmadık yerde bırakmadıklarını belirten Başkan Aktaş, 17 ilçe, bin 606 mahalle ve 3,5 milyon nüfusa mazeret üretmeden hizmet ettiklerini ifade etti. Başkalarının ise anlatacak bir şeyi olmamasına rağmen lafügüzaf ile vakit geçirdiğini dile getiren Başkan Aktaş, “Bugün ne Harmancık’la, ne Büyükorhan’la, ne Orhaneli’yle, ne Keles’le alakaları falan yok. Yapmadıklarını yapmış gibi gösterirler, yapılmak istenen güzel işlere takoz olurlar. Bursa’nın 17 ilçesinde kırsal da dahil dokunmadık yer bırakmadık. Harmancık’ta mobilya meslek yüksekokulu var. Atıl binayı da değerlendirerek Kent Mobilyaları Üretim Tesisi’ni açtık. Şuan istihdam sağlanıyor. Kapasitesini de büyütebiliriz. Harmancık için bu tür işletmelerin önemli olduğunu biliyoruz. Şehrimizin ve ilçelerimizin dertleriyle dertleniyor, bunlarla yatıp kalkıyoruz. Doğ Yolu da milletvekillerimizle odaklandığımız konulardan bir tanesi. Bunu da halledeceğiz. Kırsal turizm, hayvancılık ve tarımla alakalı konuların gelişmesi adına yol konusunu önemsiyoruz. 4 dağ ilçesinde 43 bin nüfus olsa da şehir merkezinde 200-300 bin civarında dağ yöresinden insan yaşıyor. Sürekli köylerine, ailelerine gidip geliyorlar. Yol kalitesinin iyileşmesi insan dolaşımını daha da arttıracaktır” diye konuştu.
“İlk günkü heyecana sahibiz”
Harmancık’ta bu dönemde 6 bin 376 metre bordür, 11 bin 216 metrekare tretuvar, 21 bin ton sıcak asfalt, 116 kilometrekare sathi kaplama, 109 bin metrekare parke temini, 196 bin ton ocak malzeme temini sağladıklarını anlatan Başkan Aktaş, eksikleri de bildiklerini ve en kısa sürede halledeceklerini dile getirdi. Harmancık’a iki tane arıtma tesisi kazandırdıklarını anlatan Başkan Aktaş, “52 kilometre içme suyu hattı, 24 kilometre kanalizasyon hattı, 12 kilometre yağmur suyu hattı, 3 tane su sondajı yaptık. İtfaiye binamızın inşaatı devam ediyor. Yeni dönemde yeni altyapı yatırımlarımız olacak. Harmancık’a soğuk hava deposu gerektiğini biliyorum. Bunu halletmeliyiz. İlçemizin tarımda, kırsal turizmde ve hayvancılıkta müthiş potansiyeli var. Kamp, karavan etkinliğimizi büyüterek sürdüreceğiz. Bu potansiyeli geliştirecek desteklemeler yaptık ve yine yapacağız. 4 dağ ilçesine de doğalgazın gelmesin sağladık. Kırsal mahallelere doğalgazın yayılması için çalışmalar yapacağız. Harmancık’a ana kucağı ve gençlik merkezi de kazandıracağız. Aile destek yaşam merkezlerini 17 ilçeye yayacağız. Emeklilerimiz için her sene kültür turları düzenleyeceğiz. ‘Yaşlılara Evde Destek Projesi’ ile yaşlılara evlerindeki tamiratlarda yardımcı olacağız. Gençlerimiz, öğrencilerimiz, kadınlarımız, engellilerimiz ve evlenecek olanlar için özel projelerimiz olacak. İlk günkü heyecana sahibiz. 1 Nisan sabahından itibaren kolları sıvayıp çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, dağ yöresinin her zaman olduğu gibi yine Cumhur İttifakı’na desteğini esirgemeyeceğine inandığını söyledi. Bursa’ya ve dağ yöresine hizmetleri aktarma konusunda çalışmaları sürdürdüklerini belirten Yavuz, yörenin ihtiyaçlarını Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve Harmancık Belediye Başkanı Yılmaz Ataş ile birlikte gidereceklerini anlattı.
Harmancık Belediye Başkanı Yılmaz Ataş, 5 sene boyunca yapılan çalışmaları ve yeni dönemde yapacaklarını anlattı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın destekleriyle sıcak asfalttan doğalgaza kadar birçok hizmetin Harmancık’a getirildiğini belirten Ataş, yine Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan Kent Mobilyaları Üretim Tesisi’nin ilçeye değer kattığını dile getirdi. Destek ve katkılarından ötürü Başkan Alinur Aktaş’a teşekkür eden Ataş, hizmetlerin yeni dönemde de hız kesmeden süreceğini belirtti.
AK Parti İl Başkanvekili Kamil Bayramiç, 22 senedir Türkiye’ye ve Bursa’ya halkla iç içe hizmeti aksatmadan sürdürdüklerini söyleyerek, 1 Nisan sonra da dağ yöresine hizmetlerin devam edeceğini ifade etti.
Konuşmaların ardından Başkan Alinur Aktaş ve beraberindeki Kent Mobilyaları Üretim Tesisi’ni gezerek çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Aktaş, daha sonra pazar esnafı ve vatandaşlarla biraraya gelerek sohbet etti. – BURSA
]]>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı M. Fatih Kacır ile bir dizi etkinliğe katılmak üzere geldiği memleketi Batman’da TÜBİTAK, Batman Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde hayata geçirilen “Batman’ı TÜBİTAK Yayınlarıyla Buluşturuyoruz Projesi” imza törenine katılarak, Esentepe Külliyesi’ndeki Leyla Nasıroğlu Gençlik Merkezi ve Kütüphanesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı M. Fatih Kacır, Batman’ı TÜBİTAK Yayınlarıyla Buluşturuyoruz Projesi’nin hayırlı olması temennisinde bulundu. Bu proje ile bilimin toplumla buluşturulmasının hedeflendiğini belirten Bakan Kacır, “Batman’da anaokulundan liseye kadar 492 okulumuza 160 binin üzerinde popüler bilim kitabı ve binlerce dergi armağan etmenin heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Projemize İstanbul ile başlamış, geçtiğimiz hafta da Eskişehir’de devam etmiştik. Bugün de ülkemizin güzide şehirlerinden Batman’da devam etmenin heyecanı ve mutluluğunu yaşıyoruz. Batman merkezdeki tüm okullarımıza 75 bin kitap armağan etmiştik ama bugün sadece Batman merkezde değil, Hasankeyf’ten Gercüş’e, Beşiri ve Kozluk’tan Sason’a kadar tüm ilçelerimizde TÜBİTAK kitaplıkları kuruyor, çocuklarımız ve gençlerimizin bilime ilgisini artırıyoruz. Bilgiye erişimi kolaylaştırıp, onların ufkunu genişletmeyi amaçladığımız projemizin TEKNOFEST kuşağı gençlerimiz, tüm Batmanlı öğrencilerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.
“Gençlere yatırım geleceğe yatırım”
Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ‘tam bağımsızlık’ anlayışıyla kutlu yürüyüşe devam ettiklerini vurgulayan Bakan Kacır, Türkiye için insan kaynağına gereken yatırımı yaparak, bilim ve teknolojide güçlenen, kendinden emin, ayakları yere sağlam basan bir Türkiye’yi hep birlikte inşa ettiklerini söyledi. Konuşmasında gençlerin önemini vurgulayan Bakan Kacır, şunları kaydetti:
“Türkiye Yüzyılı’nda yediden yetmişe adeta toplumsal bir seferberlik ruhuyla hareket ediyoruz. Bu inşa ve ihya yolculuğunda en değerli yol arkadaşlarımız, elbette ki yarınlarımızın umudu gençlerimiz. Bizler imkan tanındığında, gerekli ortam sağlandığında gençlerimizin neleri başarabileceğini çok iyi biliyoruz. Bu anlayışla gençlerimizi bilim ve teknoloji kültürü ile buluşturacak ve onların bu alanda yeni çalışmalar yapmasını sağlayacak hamleleri teker teker gerçekleştiriyoruz. Bu hamlelerin başında kuşkusuz TEKNOFEST yer alıyor. Dünyanın en büyük uzay, havacılık ve teknoloji festivali TEKNOFEST’le gençlerimizi geleceğin dünyasına hazırlıyor, bilim ve teknoloji yolculuğunda onların yanında yer alıyoruz.”
Türkiye’nin farklı illerinde TEKNOFEST’in düzenlendiğine dikkati çeken Bakan Kacır, “Gençlerimizin geleceğe dair ufkunu şekillendirdiğimiz TEKNOFEST’lerde biyoteknolojiden roket mühendisliğine, yapay zekadan iklim teknolojilerine kadar 44 teknoloji yarışmasında 1 milyon gencimizin rekabetine şahit olduk. TEKNOFEST kuşağımız, akamete uğramış bilim ve teknoloji yolculuğumuzu yeniden dirilten, geleceğin Türkiye’sine giden yolun köşe taşlarını döşeyen, yarınlarımız adına ümidimizi yeşerten nesil olacaktır. Araştırma ve proje yarışmalarının yanı sıra bilim olimpiyatları ile de bilim kültürünü güçlendiriyoruz. 81 ilimizin tamamında kurduğumuz Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde 16 bin ortaokul ve lise öğrencimize robotik kodlamadan tasarımdan programlamaya, nesnelerin internetinden havacılık ve uzay teknolojilerine birçok yenilikçi teknoloji alanında 36 aylık ücretsiz eğitim imkanı sunuyoruz. Öte yandan bilim merkezlerimiz vasıtasıyla genç nesillerimizi bilimle buluşturuyor, onları denemeye ve keşfetmeye teşvik ediyoruz. Hizmet vermekte olan 10 büyük ölçekli bilim merkezimizde bugüne kadar 11 milyon ziyaretçi ağırladık” dedi.
Bilimin temelinde merak ve keşfetme arzusunun yattığını kaydeden Bakan Kacır, “İnsanoğlu merak ettikçe okur, okudukça merakı artar. Bizler de bu sebeple TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları ile 30 yılı aşkın bir süredir her yaştan okura sesleniyor, bilime yönelik ilgiyi ve merakı artırıyoruz. Bugüne kadar yayımladığımız bin 167 eserde 28 milyonu aşan baskı adedine ulaştık. Tüm arzumuz, tüm gayemiz bilimi gençlerimizle, gençlerimizi bilimle buluşturabilmek. Çünkü gençlerimiz yarınlarımızın mimarı, geleceğimizin teminatı. Geleceğin güçlü Türkiye’sini inşa ederken gençlerimizle beraber yürüyoruz. Bu sebeple gençlerimize küçük yaşlardan itibaren okuma alışkanlığı kazandırmayı ve her bir gencimizin birer bilim okuryazarı olmasını istiyoruz. Biliyorum ki biz gençlerimize yatırım yaptıkça, onların yanında durdukça, onlara güvendiğimizi hissettirdikçe, Türkiye Yüzyılı’nda da yeni başarı hikayelerinde gençlerimizin imzasının bulunacağına yürekten inanıyorum. Bizler bu yolculukta gençlerimizin destekçisi olmaya devam edeceğiz. Yeter ki gençlerimiz okumaktan, düşünmekten, hayal etmekten vazgeçmesin” diye konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından proje imza töreni gerçekleştirildi. İmza töreni sonrası Batman Valisi Ekrem Canalp, Bakan Kacır’a dijital fotoğraf hediye etti. Daha sonra Esentepe Külliyesi’ndeki Leyla Nasıroğlu Gençlik Merkezi ve Kütüphanesi’nin açılışı gerçekleştirildi. – BATMAN
]]>“Top kalededir, artık çıkmaz”
İzmir’e reva görülenin çok daha büyük boyutlarda olduğuna dikkat çeken Bilal Saygılı, şu ifadeleri kullandı:
“Yasa ve yönetmelik ortadadır. UKOME’ deki oylama uygulamanın kabul ve reddi değildir. Teknik kurulda sunum ve teknik analiz ile ilgili hiçbir bilgilendirme yapılmadığından, haklı olarak UKOME de bilgi talep edilmiş ve tekrar görüşülmek üzere teknik kurula sevk edilmiştir. Bu acelelerinin ve dayanaksız açıklamalarının tek bir nedeni vardır, o da İzmir’deki istihkaklarını doldurmuş olmaları, yolun sonuna gelmiş olmalarıdır. Özet olarak, bu uygulamayı yeniden hayata geçirmek istemelerini samimi bulmuyorum. Ne derlerse desinler; iş yapmak yerine algı yönetme taktiğinde ısrarcı olduklarını görüyoruz. Bütün İzmir bunu görüyor. Konuyla ilgili, top kalededir ve artık çıkması mümkün değildir. CHP’li Büyükşehir Belediyesi 5 yıldır bunu yapıyor. Hem de sadece bu konuda değil. Sözlerini tutamadıkları, geri adım atmak zorunda kaldıkları noktada, sığındıkları sadece bu yöntem.”
“Konuşma harekete geç; anlatma göster, söz verme yap derler”
Saygılı, CHP’li mevkidaşının yaptığı açıklamada, “Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşarlar” sözünü de eleştirerek, “Aslında sarf ettikleri söz, tümüyle kendilerini anlatıyor. Sözün iadesi çok yaptığım bir şey değildir. Ancak şunu söyleyebilirim. ‘Konuşma harekete geç, anlatma göster, söz verme yap’ derler. CHP 25 yıldır ve son 5 yıldır, ne harekete geçebilmiştir ne gösterebilmiştir ne de yapabilmiştir. Sadece konuşmuştur, anlatmıştır ve söz vermiştir. Aksi halde; körfezde yüzerlerdi, yüzemediler. Söz verdikleri battı çıktıları geçtik, bir akıllı kavşak yapamadılar. Arıtma, yağmur suyu, kanalizasyon ayrıştırması, açıklamalarındaki satırlardan ibaret kaldı. Kentsel dönüşümü, tartışmalı rantsal operasyonlarına kurban ettiler, bir arpa boyu yol alamadılar. Opera binasının akıbeti belli değil; Karşıyaka Stadı meçhul! Buca-Otogar oto yolu, viyadükleri askıda bekliyor. Buca Metrosu muamma. Koskoca İzmir’in çöpü dönüşüm için milyonlar ödenerek Manisa’ya taşınıyor, Harmandalı çöp dağları halen zehir saçıyor, heyelan tehlikesi sürüyor. 200’ün üzerinde vaatleri var; ama onlar Karşıyaka yönüne gidenlerin çilesi Altın Yol trafik sorununu duba ihalesine çıkarak çözmeye çalışıyorlar. Heykel saydırma ihaleleri, İstanbul’a servis edilen eğitim ve reklam işleri, şaşalı organizasyonları ile 5 yıl geçirdiler. Hangi birini sayalım” diye konuştu.
Açıklamasında, CHP Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay’ın vaat ve söylemlerine de değinen Bilal Saygılı, “Selef böyle, halef adayını hiç sormayın” diyerek şu ifadeleri kullandı:
“Tugay, İzmir’in ortasına paraşütle bırakılmış gibi. Sanki, 5 yıldır bu şehrin havasını suyunu solumuyor, Karşıyaka’da 5 yıl belediye başkanlığı yapmamış gibi. 5 yılda da ne yaptığı da ortada. İnsan şaşkınlıkla izliyor kendisini. ‘Ben doktorum, İzmir’i iyileştireceğim’ derken de Körfezde yüzme vaadini verirken, ben yüzmem, başkası yüzecek’ derken de ortaya çıkardığı tek hayret duygusu. İzmir’le İzmirlilerin dertleriyle ilgili işte bu kadar hakimiyetiz, donanımsız, donatılmamış bir isimle sahadalar. 25 yıldır İzmir için ne yaptıklarından, yapamadıklarından bihaber. Hasbelkader seçildi diyelim, bir 5 yıl da bu boşlukla geçecek. Yazık, günah İzmir’e. Onlarca sorun köklü çözüm beklerken, sayısız iş rafa kaldırılmışken yine içi boş, gülünç vaatlerin yerine getirilmesi beklentisiyle geçecek. Giden gün ömürdendir derler. Geçen zaman İzmir’in aleyhinedir. Yol çok yakındır ve İzmir bu girdaptan 31 Mart’ta yapacağı en doğru seçimle kurtulacaktır.” – İZMİR
]]>31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne katılabilecek siyasi partilerin adayları ve bağımsız adaylara ilişkin kesin listeler, il ve ilçe seçim kurullarınca 3 Mart’ta ilan edildi.
22 partili, 27 bağımsız aday yarışacak
İstanbul Adalet Sarayı’nda bulunan İl Seçim Kurulu da kesin aday listesini askıya çıkardı. Buna göre, 22 partili, 27 bağımsız olmak üzere 49 aday İBB başkanlığı için yarışacak.
AK Parti’den Murat Kurum, İYİ Partiden Buğra Kavuncu, Memleket Partisinden Emre Berk Hacıgüzeller, Anavatan Partisinden Umut Çınar, Demokratik Sol Partiden (DSP) Nesim Pakır, Yeniden Refah Partisinden Mehmet Altınöz, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisinden Meral Danış Beştaş, Türkiye Komünist Partisinden Orhan Gökdemir, Anadolu Birliği Partisinden Osman Tekin, Zafer Partisinden Azmi Karamahmutoğlu, Türkiye Komünist Hareketinden Ziya İncedere, Bağımsız Türkiye Partisinden Cihan Erdoğanyılmaz, Yeni Türkiye Partisinden Burhanettin Aktürk, CHP’den Ekrem İmamoğlu, Hak ve Özgürlükler Partisinden Mustafa Aytaş, Ocak Partisinden Osman Çelik, Adalet Birlik Partisinden Muharrem Mutlu, Millet Partisinden Hasan Hüsnü Güler, Milli Yol Partisinden Hüseyin Işık, Demokrasi ve Atılım Partisinden İdris Şahin, Saadet Partisinden Birol Aydın, Vatan Partisinden İbrahim Okan Özkan partili başkan adayları olarak kesin aday listesinde yer alıyor.
Bağımsız adaylar listesinde ise Vedat Taylan Yıldız, Yüksel Özden, Adem Bayraktar, Memet Ali Aydoğmuş, Burak Emre Çetin, Mirhat Tekin Brusk, Ahmet Soytürk, Orhan Çebi, Merve Karataş, Güven Akıcı, Ahmet Birikmen, Yaşar Polat, Habip Aksu, İshak Akbay, Hülya Kavuzlu Karaman, Vedat Öztürk, Galip Menteşe, Cemal Tarancı, Polat Erdoğan, Fatma Ragibe Kanıkuru Loğoğlu, Hüseyin Durmaz, Sena Elest Akıncı, Uğur Etlik, Atakan Bozyayla, Bilen Akpınar, Ömer Karvan ve Abdullah Arli isimleri bulunuyor.
Eski İYİ Partili “internetçi abi” de bağımsız aday
İYİ Partiden 19 Haziran 2023’te istifa eden, partinin eski İletişim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Taylan Yıldız da bağımsız adaylar listesinde yer buldu.
Endüstri mühendisi Yıldız, 2019-2023 tarihleri arasında İBB meclis üyeliği görevindeyken, İstanbul metrosunda ücretsiz internet hizmeti talebini dile getirmesi ve yaşanan polemik sonrası “internetçi abi” olarak anılmasıyla da biliniyor.
İBB başkanlığı için “Her kararda sen varsın” sloganıyla yola çıkan Yıldız, “Yarınını seç” uygulamasıyla kent için verilecek kararlarda İstanbullulara söz sahibi olabilmelerini vadediyor. Yıldız, deprem, gençlik, ulaşım, ekonomi, sosyal yardım ve yaşam kalitesi gibi alanlarda projeler de sunuyor.
Engelli adaydan trafik sorununa “yol üstüne yol yapma” çözümü
Kendisini “liberal demokrat” olarak tanımlayan Liberal Demokrat Parti üyesi bağımsız başkan adayı Dr. Merve Karataş, “liberal belediyecilik” anlayışıyla yarışa katılıyor. Karataş, taksi, başıboş sokak hayvanı ve çarpık kentleşme sorunlarına çözüm üretme, vergileri azaltma vaatlerinde bulunuyor.
Bir rahatsızlığından dolayı engelli olan, SIR yapım film şirketinin kurucusu bağımsız aday Güven Akıcı ise emeklilere, ihtiyaç sahiplerine, şehit ailelerine ve gaziler ile engellilere her ay para yardımı yapacağı sözünü veriyor.
Akıcı, ulaşım ve su fiyatlarında yüzde 50 indirim yapacağı, ev ve iş yerlerinden yıllık emlak vergisi almayacağı, öğrenciler için okula gidiş dönüşte ulaşım ücretini 3 lira yapacağı vaatlerinin yanı sıra, İstanbul’un trafik sorununu çözmek için “yol üstüne yol yapma” vaadiyle de dikkati çekiyor. Aday, sosyal medya platformu Youtube’a içerik üretmesi nedeniyle kendisini “Youtuber” olarak adlandırıyor.
Sahneden İBB başkanlık yarışına
Kurucularının çoğu Çerkeslerden oluşan Çoğulcu Demokrasi Partisinin desteklediği, aslen Çerkes olan Kayseri doğumlu İshak Akbay ise seçim çalışmasını, “Geleceğimiz için, tüm renklerin yaşaması, dilimiz, kültürümüz için yola koyulduk” sloganıyla yürütüyor.
Çerkesce ve Türkçe yayınlanmış profesyonel albümü bulunan, sanat hayatını aktif olarak sürdüren Akbay, yöresel kıyafetleriyle de ön plana çıkıyor.
Kadın adaylardan kimya bilimci-sistem mühendisi Hülya Kavuzlu Karaman, yola “İstanbul’a ve İstanbulluya hizmetkar olma” hedefiyle çıktığını belirterek çalışıyor.
Yerel yönetimlerin siyaset değil hizmet meydanı olduğunu vurgulayan Karaman; tarım, üretim, enerji, ulaşım, kentsel dönüşüm, deprem, sanat, altyapı, teknoloji, turizm, sosyal belediyecilik gibi alanlarda projelerini sunuyor.
Aday Karaman, 2018 yılında insanlığa sevgi, barış ve kardeşliği yaymak, ihtiyaç sahibi hanelere yardımlarda bulunmak üzere kurduğu dernekte yaptığı yardım çalışmalarıyla biliniyor.
Ekmeği 4 lira yapacağı vaadiyle meydan okuyor
Müteahhitlikle uğraşan bağımsız aday Vedat Öztürk, mevcut İBB yönetimi için kullandığı, “Buraya kadar” sloganıyla çıktığı yolda vatandaşlardan destek istiyor.
Kentliye, 8 yeni metro hattı ile 4 yeni hava ray hattı, ambulanslar için akıllı yol uygulaması, metrobüs yerine metro, Suriçi’ni yeniden orijinal haline getirme, ambulanslar için akıllı yol uygulaması, yol üzeri İSPARK’ların ücretsiz olması, inşaat projelerinde deprem izolatörü zorunluluğu gibi vaatler sunan Öztürk, ekmeği 4 lira yapacakları duyurusuyla da diğer adaylara meydan okuyor.
TFF başkanlık adaylığından, İBB başkanlık adaylığına
Daha önce Türkiye Futbol Federasyonuna (TFF) da adaylığını açıklayan Cemal Tarancı, bu kez de İBB başkan adaylığıyla seçim maratonuna katılıyor.
Aslen Sincan Uygur Özerk Bölgesi kökenli olan Tarancı, kentsel dönüşüm için verdiği vaatlerin yanı sıra Zeytinburnu’na olan tutkusuyla dikkati çekiyor.
Bağımsız aday listesine giren, serbest meslek sahibi Memet Ali Aydoğmuş’un ise 2014 yerel seçimlerinde bağımsız Kartal Belediye başkan adayı, 2019’da da bağımsız İBB başkan adayı olma geçmişi bulunuyor.
Bağımsız listenin en yaşlı kadın adayı
Kamuoyunda başından çıkarmadığı kalpağıyla “Kuvva-i Milliyeci Fatma” olarak tanınan 79 yaşındaki Fatma Rahibe Kanıkuru Loğoğlu, bağımsız aday listesinin en yaşlı İBB başkan adayı olarak dikkatleri üzerine çekiyor.
Hem milletvekilliği, hem de İBB başkanlığı için bağımsız olarak defalarca adaylığını koyan Loğoğlu, “Rüşvet almayacağım, hediye kabul etmeyeceğim.” vaatleriyle seçime hazırlanıyor.
Genç kadın adaydan “60 mega proje” vaadi
Bağımsız listede yer alan en genç adaylardan biri olarak 23 yaşındaki Sena Elest Akıncı ismi göze çarpıyor.
“Bu yarışta ben de varım” diyerek seçim yolculuğuna başlayan Akıncı, sorunlarını tespit ettiğini belirttiği İstanbul için 60 mega projeyi hayata geçirmeyi hedefliyor.
Seçim kampanyasını sosyal medya hesabından yürüten Akıncı, “afiş ve bilboardlarla halka hava atmayacağını” ifade ediyor.
Mardinli aday meydanlarda broşür dağıtarak seçime hazırlanıyor
Kazandığı hukuk fakültesini maddi imkansızlıklar nedeniyle okuyamadığı için ticarette pazarcılık dahil farklı işler yapan Mardin Midyatlı aday Bilen Akpınar, “Yaşanabilir bir İstanbul için bugün söz sende” sloganıyla destek istiyor.
Her ilçeye kampüs, topyekun kentsel dönüşüm, hakkaniyetli pay dağıtımı, sıfır işsizlik, tam istihdam, tersine göç, sıfır faizli ihtiyaç kredisiyle üreten şehir, yeşil şehir, sıfır atık ve engelsiz yaşam projelerini halka anlatan Akpınar, kentin birçok noktasında broşür dağıtarak yaptığı seçim çalışmalarıyla ilgili videoları da sosyal medya hesaplarından paylaşıyor.
Sokak röportajıyla tanınan aday
Bağımsız aday Galip Menteşe, bir sokak röportajında muhabirin “İBB başkan adayınız kim?” sorusuna, “Ben, Galip Menteşe. Bağımsız belediye başkan adayıyım.” cevabını verdiği videoyla tanınıyor.
Ekonomi alanında makaleler yazan, Cumhuriyet ve İstiklal Partisi kurucusu ve genel başkanı, Bozyayla Holding Yönetim Kurulu Başkanı Atakan Bozyayla ise 4 bildiriden oluşan seçim manifestosunda ulaşım, imar, enerji ve bütçe konularındaki taahhütlerini sıralıyor.
İş insanı Ömer Karvan, yerel enerji santralleriyle temiz ve ucuz enerji, şehir içi hızlı trenle hızlı ve alternatif ulaşım, klorsuz içilebilir musluk suyu, Boğaz’ın her adımını halka açma, sosyal statü reformu, ucuz ulaşım, önleyici hekimlik birimleri kurulması vaatleriyle ön plana çıkıyor.
Avukat, gazeteci, nörobilim uzmanı….
Adaylardan Ahmet Birikmen ve Polat Erdoğan iş insanı, Habip Aksu avukat, Hüseyin Durmaz gazeteci, Mirhat Tekin Brusk nörobilim uzmanı, Burak Emre Çetin veteriner, Orhan Çebi genel danışman olmalarıyla dikkati çekiyor.
Serbest mesleklerle uğraşan Yüksel Özden, Ahmet Soytürk, Yaşar Polat ve Cemal Tarancı ile inşaatçı Uğur Etlik’in yer aldığı aday listesinde, emekli olarak yaşamlarını sürdüren Adem Bayraktar ve Abdullah Arli de göze çarpıyor.
]]>Bir takım temaslarda bulunmak üzere sabah saatlerinde Diyarbakır’a gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, merkez Bağlar ilçesindeki Sakarya Caddesi’nde esnafı ziyaret etti. Esnafla muhabbet eden Uraloğlu’na Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, AK Parti milletvekilleri, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Halis Bilden, Bağlar Belediye Başkan Adayı Bedirhan Akyol, partililer ve vatandaşlar eşlik etti.
Ziyaret sonrası Sur ilçesindeki Dicle Üniversitesi Kültür Sanat Araştırma Merkezi’nde gençlerle bir araya gelen Bakan Uraloğlu, soru cevap şeklinde söyleşi gerçekleştirdi.
Burada konuşan Uraloğlu, “Ticaret geçmişten bugüne hep doğu batı ekseninde gelişmiştir. İpek Yolu’ndan tutun Modern İpek Yolu’na kadar burada biz Doğu-Batı koridorunun tam ortasındayız. ve Kuzey-Güney koridorları var. Bunlar da belli görevler görüyor. Kuzey koridora bakacak olursak; Rusya-Ukrayna Savaşı var. Güney koridora baktık mı Süveyş Kanalı’ndaki sıkıntılardan dolayı Ümit Burnu dolaşılıyor. Ümit Burnu’ndan 45 günde, Süveyş Kanalı’ndan 35 günde burada yapmayı planladığımız, Türkiye’yi ve bölgemizi özellikle ilgilendiren bir kalkınma koridoru var. Havalimanından başlayıp Basra Körfezi’nden Ovaköye, oradan da ülkemize ve Avrupa’ya gidecek. Bununla beraber de biz bu koridoru destekleyeceğiz. İnşallah yakın zamanda çalışmalarına başlayacağız. Ülkemizin bu anlamdaki konumunu çok daha güçlendirecektir” dedi.
Diyarbakır’da yol çalışmalarında büyük mesafe kat ettiklerini dile getiren Bakan Uraloğlu, “2053 yılına kadar yapmayı planladığımız yatırımlar var. Ulaştırma ve iletişim alanında yaklaşık 272 milyar dolarlık yatırım yapmayı planlıyoruz. AK Parti hükümetlerimiz döneminde de 275 milyar dolarlık yatırım yaptık. Bugünkü piyasayı dikkate aldığımızda sektörlere göre dağılımları var. Burada özellikle Devlet Demir Yollarına daha ağırlık vereceğimizi ifade etmek isterim. Diyarbakır’da mesela 20 küsur kilometrelik bölünmüş yolumuz varmış. Bugün 500 kilometrelere yaklaşan yollarımız var. Toplamda da 6 bin 100 kilometreden 29 bin 500 kilometrelere çıkardık” ifadelerine yer verdi.
“Sivas’tan Malatya’ya, Malatya’dan Elazığ’a, oradan da Diyarbakır’a inşallah hızlı tren demiryolunu ilk etapta getireceğiz” diye konuşmasına devam eden Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Aynı zamanda Irak’tan gelecek demiryolu hattı a Şanlıurfa üzerinden devam edecek. İlerleyen zamanda yine Mardin’den Diyarbakır’a da ayrı bir hızlı tren hattını da projelendirerek önümüzdeki süreçte onu da hayata geçireceğiz. Hızlı tren artık biz yetmiyor. Ankara-İstanbul arasında süper hızlı tren projesiyle 80 dakikada seyahat etme imkanımız olacak. 14 ilde biz bakanlığımız olarak raylı sistemlere destek veriyoruz. Diyarbakır’da da bir Diyar Ray projemizi Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Halis Bilden projelerini dillendiriyor. Projesi bitti. Onu inşallah önümüzdeki süreçte 1 Nisan’dan itibaren startı vererek Diyarbakır’ımıza kazandıracağız inşallah.”
Son olarak Uraloğlu, “TÜRKSAT 6A uydumuzu bu sene inşallah uzaya gönderiyoruz. İnternet gençlerin ihtiyacıdır. Bakın nüfusumuz 85 milyon, internet abone sayımız ise 94,3 milyona ulaşmış durumda. Fiber ağ uzunlukları, yine 5G teknolojisine geçiş sürecini yaşıyoruz. Muhtemelen 2026 yılında bu teknolojiye geçmiş olacağız” dedi. – DİYARBAKIR
]]>Erdoğan, partisinin Tarihi Kent Meydanı’nda düzenlenen Sivas mitinginde vatandaşlara hitap etti.
Ramazan ayına az kaldığına işaret eden Erdoğan, pazar gecesi ilk sahurun, pazartesi günü ise ilk iftarın yapılacağını anımsattı.
Erdoğan, ramazanda tutulacak oruçların ve ibadetlerin Allah katında kabul ve karin olmasını dileyerek, “Rabbim bizlere Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramına da beraberce erişmeyi nasip etsin inşallah. Bunun için rahmet ve bereket ayı olan ramazanı gündüzüyle ve gecesiyle çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Sivaslı kardeşlerimizin bu hususta tüm Türkiye’ye örnek olacağını inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
Ülkenin son 21 yılının Cumhuriyet döneminin en parlak yılı olduğunu vurgulayan Erdoğan, eser ve hizmet siyasetiyle ülkeyi büyütürken şehirlerin de çehresini değiştirecek yatırımlara imza attıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu çerçevede Sivas’a da son 21 yılda toplam 197 milyar lira yatırım yaptıklarını, eğitimde 3 bin 677 adet derslik inşa ettiklerini, şehre ikinci devlet üniversitesi olarak Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesini kazandırdıklarını aktardı.
Ayrıca 17 bin kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binalarının inşa edildiğine, biri stadyum olan toplam 56 spor tesisinin yapıldığına dikkati çeken Erdoğan, “Sosyal yardımlarda ilimizdeki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız için 4,5 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 600 yataklı merkez hastanesi başta olmak üzere, toplam 1415 yataklı 24 hastaneyle birlikte 61 adet sağlık tesisi inşa ettik. Yapımı süren 1071 yatak kapasiteli Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanemizi en kısa sürede hizmete vereceğiz.” diye konuştu.
11 bin 619 konut hak sahiplerine teslim edildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ aracılığıyla 11 bin 619 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini, 740 konutun yapımına da devam ettiklerini aktararak, iktidara geldiklerinde Sivas’ta atık su arıtma tesisi olmadığını, bugün 7 adet atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 87’sine hizmet verdiklerini kaydetti.
Sivas’taki 10 millet bahçesi projesinden beşini tamamladıklarını, diğerlerinin yapımının da devam ettiğini söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ulaştırmada, 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 836 kilometreye çıkardık. Sivas-Malatya yolunda bulunan 1567 metre uzunluğundaki Yağdonduran Tüneli ve bağlantı yollarını tamamladık. Numune Hastanesi farklı seviyeli kavşağını ve bağlantı yollarını bu yıl bitiriyoruz. Halen inşası süren çok sayıda yol, köprü ve tünel projesini tamamladıkça hizmete vereceğiz. Kuzey çevre yolu ve 4 Eylül Sanayi Kavşağını Sivas’a kazandırmak için çalışmalarımız sürüyor.”
“TÜRASAŞ’ta milli yük vagonlarını üretiyoruz”
Son 21 yılda Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi AŞ (TÜRASAŞ) canlandırarak gücüne güç kattıklarına işaret eden Erdoğan, “Birilerinin kapatılacağı yalanını yaymaya çalıştığı TÜRASAŞ’ta mühendislerimizin tasarımı milli yük vagonlarını üretiyoruz. Bununla kalmadık. Şimdi de ilk etapta 250 kişiyle başlayıp daha sonra 500 kişiyi istihdam edecek Boji Üretim Fabrikası ile TÜRAŞAŞ’ı büyütüyoruz.” dedi.
“Bu yatırımı gereksiz bulanların da hızlı treni kullandığını görüyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, demiryollarının modernizasyonunu özellikle yapan Sivas’ın bu çalışmalardan payına düşeni aldığını vurguladı.
Bu kapsamda Samsun-Sivas Demir Yolu Hattı’nın modernizasyonunun tamamlandığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren hattımızı hizmete alarak iki şehir arasındaki seyahat süresini yaklaşık 2 saate indirdik. Daha düne kadar bu yatırımı gereksiz bulanların da hızlı treni kullandığını görüyor, açıkçası bundan da memnuniyet duyuyoruz. Hızlı tren için ‘bu hizmet değildir’ diyenler de en azından böylece hizmet neymiş, nasıl yapılırmış öğrenmiş olur.
Bilindiği gibi bu hat, Edirne’den Kars’a uzanan, doğu-batı hızlı demir yolu koridorunun önemli bir parçasıdır. Hattın, Sivas-Erzincan arasındaki kısmının yapımına başladık. Mevcut Divriği-Kars hattını elektrikli ve sinyalli hale getiriyoruz. Sivas Lojistik Merkezimizin yapımına devam ediyoruz. Yıllık 3 milyon yolcu kapasiteli Sivas Nuri Demirağ Havalimanı’na iç ve dış hatlar terminal binasını hizmete sunduk.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivas’ta tarım ve ormanda 20 baraj, 11 içme suyu tesisi, 74 sulama tesisi, 5 arazi toplulaştırma projesi, 192 taşkın koruma tesisi, 28 gölet, 9 yer altı depolama tesisi ve 19 hidroelektrik santrali açtıklarını söyledi.
“Sivas’taki işverenlere 2,2 milyar lira prim teşviki verdik”
Geçen yıl ekim ayından itibaren uzunluğu 15 bin metreyi bulan iletim hattıyla Pusat-Özen Barajı’ndan alınan suyu, 4 Eylül Barajı’nda depolamaya başladıklarını aktaran Erdoğan, “Beydilli Barajı ile şehrimizin içme suyu ihtiyacını uzun vadede karşılamayı planlıyoruz. Bugüne kadar inşa ettiğimiz sulama projeleriyle 641 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Halen 37 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek olan 9 baraj ve göletin inşaatı devam ediyor.” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivaslı çiftçilere 36 milyar liranın üzerinde tarımsal hibe desteği verdiklerini, Sivas ve bu şehri de içine alan bölgede, sanayi ve teknolojide yeni Organize Sanayi Bölgesi, Teknokent, 4 Ar-Ge merkezi ve bir tasarım merkezi kurduklarını anlattı.
Bu yılın yatırım programında yer alan Demirağ Organize Sanayi Bölgesi projesinin altyapı inşaatını sene sonuna kadar tamamlayacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Sivas Merkez Organize Sanayi Bölgesi’ni 245 hektar büyüttük. İstihdamı desteklemek için, Sivas’taki işverenlere 2,2 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide, merkezin yanı sıra Akıncılar, Altınyayla, Divriği, Gemerek, Gülçayır, Gürün, İmrallı, Kangal, Suşehri, Şarkışla, Ulaş, Yıldızeli ve Zara’ya doğalgaz arzını sağladık. Bu yıl Hafik ve Koyunhisar’a önümüzdeki yıl Gölova’ya, sonraki yıl Doğanhisar’a doğal gaz arzı sağlamayı planlıyoruz.”
Sivas’a yapılan hizmetlere ilişkin videoyu izleten Erdoğan, Cumhurbaşkanıyla belediye başkanlarıyla el ele vererek şehirleri çok daha iyi yerlere taşıyacaklarının altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını, “Belediye başkanlarımızı, sizlere emanet ediyorum. Sizlerin de adaylarımıza çok güçlü destek vereceğinize inanıyorum. Sivas’a inanıyorum, biliyorum ki Sivas da bize inanıyor. Bu duygularla hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum.” ifadeleriyle sonlandırdı.
Notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, AK Parti’nin Sivas Belediye Başkanı ve yeni dönem Belediye Başkan adayı Hilmi Bilgin ile ilçe belediye başkan adaylarını sahneye çağırarak, vatandaşları selamladı.
Erdoğan, “Özellikle İstanbul’da demografik yapıda bir numara hangi ilimiz?” diye soran Erdoğan, alandakilerin hep bir ağızdan verdiği “Sivas” yanıtının ardından, “Peki buradan Sivaslı kardeşlerimi arıyor musunuz, onlara coşku heyecan veriyor musunuz?” diye sordu. Erdoğan, “İhmal etmeyin. Bak 31 Mart akşamı inşallah Sivaslı kardeşlerim gümbür gümbür, ihmal etmiyoruz. Ben size inanıyorum.” dedi.
Sivas Belediye Başkanı Hilmi Bilgin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, eski TBMM Başkanı İsmet Yılmaz’ın da birer konuşma yaptığı mitinge, eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler, bazı AK Parti milletvekilleri, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da katıldı.
Miting alanında, yerli ve milli savunma sanayi ürünleriyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafının bulunduğu ve “Babalar sözünü tutar” yazılı afişler asıldı.
Erdoğan, mitinglerde kullandığı tırın içerisinde yer alan haritada, Sivas’ın üzerini raptiyeyle işaretledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı şehre gelişinde karşılayanlar arasında Sivasspor Başkanı Mecnun Otyakmaz, Teknik Direktörü Bülent Uygun ve futbolcular da yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a üzerinde ismi yazılı Sivasspor forması hediye edildi.
(Bitti)
]]>Bakan Uraloğlu, ???????Diyarbakır-Bismil-Batman Yolu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, tarih, kültür ve medeniyetler beşiği, Anadolu’nun kadim şehri Diyarbakır’da bulunmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bakanlık olarak yatırımlarının yegane hedefinin 85 milyon vatandaşa daha konforlu ve güvenli bir yaşam sunabilmek olduğunu kaydeden Uraloğlu, bu çalışmalarının bir başka etkisinin de özellikle Diyarbakır gibi bölgesinde bir merkez olan şehirlerin cazibesini artırmak olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde 81 ili birbirinden ayırt etmeksizin hayata geçirdikleri projelerle, Türkiye Yüzyılı’nda şehirlerin ulaşım altyapısını daha da güçlendirmeye devam ettiklerini aktaran Uraloğlu, yük ve yolcu taşımacılığında sağladığı esneklikle kara yollarının, en dinamik ulaşım modu olduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin dört bir noktasında doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi demeden, köyü, kasabası ya da büyükşehri fark etmeden projeleri aralıksız hayata geçirdiklerini anlatan Uraloğlu, Güneydoğu Anadolu Projesi’nin faaliyete geçmesiyle Diyarbakır’ın “Bereketli Hilal” olarak anılan verimli topraklarının, tarımın ve tarıma dayalı sanayinin gelişmesine öncülük ettiğini bildirdi.
Diyarbakır’ın ticaret merkezlerine kolay ulaşılabilen coğrafi konumuna işaret ederek dinamik ve genç nüfusu, eşsiz tarihsel dokusunun sağladığı turizm potansiyeli ile gelişimini sürdürdüğünü vurgulayan Uraloğlu, bu nedenle Diyarbakır’ın ulaşım ağının güçlendirilmesinin ülke için çok önemli olduğunu dile getirdi.
Bakan Uraloğlu, şöyle konuştu:
“2002 yılından bu yana bakanlık olarak Diyarbakır’ın ulaşım ve iletişim altyapısı için 57 milyar 652 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. 44 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 456 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 2 kilometreden 285 kilometreye çıkardık. Diyarbakır-Mardin yolu, Diyarbakır-Şanlıurfa yolu, Diyarbakır-Silvan yolu, kuzeybatı ve güneybatı çevre yolları, havaalanı bağlantı yolu, Diyarbakır-Ergani yolu köprü ve köprülü kavşakları, Diyarbakır şehir geçişindeki köprülü kavşaklar gibi önemli kara yolu projelerini bitirdik. 9 bin 852 metre uzunluğunda 97 köprü inşa ettik. Malabadi, Eğil, Eğil Sancak, Dicle Ongözlü, Çüngüş, Dörtulular ve Dilaver gibi tarihi köprülerin restorasyonunu da gerçekleştirdik. Şu anda da toplam proje tutarı 15 milyar 618 milyon lira olan 12 ayrı kara yolu projesine devam ediyoruz. Bunlardan en önemlilerinden biri de açılışı için bir araya geldiğimiz Diyarbakır-Bismil-Batman yolumuzdur. Diyarbakır’ı Batman’a bağlayan 66 kilometre uzunluğundaki Bismil-Batman güzergahı Bismil Ovası’ndan geçmektedir. Günlük ortalama 11 bin aracın kullandığı yolumuzda özellikle tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu dönemlerde taşıt trafiği önemli ölçüde artmaktadır.”
Hizmete sunulan bu yolda 3 modern dönel kavşak, 3 sığınma cepli kavşak, 7 hemzemin kavşak, 7 alt geçit ve 1800 metre uzunluğunda 60 menfez inşa ettiklerini belirten Uraloğlu, yolun hayırlı olmasını diledi.
Diyarbakır’ın tüm demir yolu ağı yenilendi
Yolu bitümlü sıcak karışım kaplamalı hale getirerek, Diyarbakır-Bismil-Batman güzergahındaki trafik güvenliğini ve konforunu arttırdıklarını bildiren Uraloğlu, GAP bölgesinde üretilen tarım ürünlerinin daha hızlı, ekonomik taşınmasını tesis ettiklerine, bölgedeki lojistik operasyonların gelişmesine katkı sağladıklarına dikkati çekti.
Uraloğlu, “Yolumuz ile zamandan 33 milyon, akaryakıttan 24 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 3 bin ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Yolumuzun kalan 12,4 kilometre uzunluğundaki sathi kaplamalı kesiminin BSK ihalesini de en kısa zamanda yapmayı planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bağlar ilçesinde yapımı devam eden deprem konutlarının bağlantı ve imar yollarında altyapı dahil çalışmaların sürdüğünü kaydeden Uraloğlu, bu kapsamda, 25,9 kilometre uzunluğunda Diyarbakır-Şanlıurfa yoluna bağlantıyı sağlayacak farklı seviyeli kavşağın inşaatını da planladıklarını bildirdi.
Toplam 9 bin 500 metre yağmur suyu hattı ve 7 bin metre atık su imalatı ile 1800 metre içme suyu hattının tamamlandığını anlatan Uraloğlu, mart ayı sonuna kadar 7,3 kilometrelik kesimi bitirmeyi hedeflediklerini, geri kalan kısmı da bu yıl içerisinde bitirerek vatandaşların hizmetine sunacaklarını ifade etti.
Diyarbakır’ın hava yolu ve demir yolu gibi diğer ulaşım modlarında da gelişmesi için çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini belirten Uraloğlu, Diyarbakır-Kurtalan arası 100, Diyarbakır-Batman arası 40, Malatya-Diyarbakır 30 ve Yolçatı-Diyarbakır hattı Gezin-Sallar arası 22 kilometre olmak üzere Diyarbakır’ın tüm demir yolu ağını yenilediklerine işaret etti.
Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’ni iltisak hattı yaparak demir yolu ağına dahil ettiklerini anlatan Uraloğlu, Diyarbakır’ı saatte 200 kilometre hızla Elazığ’a bağlayacak Elazığ-Diyarbakır Hızlı Tren Projesi’nin etüt çalışmalarının sürdüğünü, bu hattın Elazığ üzerinden Malatya-Çetinkaya-Sivas hattına bağlantısı yapılarak ülkenin doğu ve batı kesimindeki demir yolu ağına entegrasyonunun sağlanacağını, böylece Diyarbakır’ın Ankara ve İstanbul hızlı tren bağlantısının gerçekleştirileceğini bildirdi.
Uraloğlu, “İlk etapta Elazığ üzerinden düşünüyoruz, ilerleyen zamanlarda da Gaziantep’ten itibaren Şanlıurfa, Diyarbakır, bunu da düşünüyoruz, planlıyoruz. Bu bölgeden biraz güneyimizden geçecek olan Irak’ın Fav Limanı’ndan başlayıp Ovaköy Sınır Kapısı’ndan girecek olan 1200 kilometrelik demir yolu ve otoyol. Ülkemizi baştan başa katederek Kapıkule’den Avrupa’ya çıkacak olan hattımızda da çalışmalarımızı çok yakından takip ediyoruz. İnşallah Irak tarafından bu sene içerisinde çalışmalara fiili olarak başlayabilirsek bir ilki gerçekleştirmiş olacağız. Dolayısıyla bu bölgenin gelişimine çok ciddi bir destek verecektir. Elazığ üzerinden bağlayacağımız hattın etüt çalışmaları devam ediyor. Oradan Sivas’a bağlayacağız ilk etapta, Sivas’tan Ankara’ya olan hattımızı biliyorsunuz, onu işletmeye açmış olduk. Böylece Diyarbakır’ın Ankara ve İstanbul hızlı tren bağlantısını da sağlayacağız.” ifadelerini kullandı.
“Diyarbakır-Erbil uçak seferlerini de bu ay içerisinde başlatmayı planlıyoruz”
Bakan Uraloğlu, 70 kilometre uzunluğa sahip Ergani-Leylek-Diyarbakır-Bozdemir kesiminde de mevcut durumda tek hat olan demir yolu hattının çift hatta çıkarılmasına yönelik projelendirme çalışmalarını sürdürdüklerini aktararak, şöyle devam etti:
“Ergani’deki mevcut istasyona bağlantısı bulunan bu projeyle birlikte Bozdemir-Diyarbakır-Ergani arasındaki konvansiyonel hat kapasitesini büyük oranda artıracağız. Tüm Türkiye’de yaşanan hava yolu taşımacılığındaki gelişme elbette Diyarbakır’da da etkisini gösterdi. Diyarbakır Havalimanı’nı da yeniledik ve yılda 5 milyon yolcuyu ağırlayacak kapasiteye çıkardık. Diyarbakır Havalimanı yeni terminal binası, ülkemizin doğusunda yolcu körüklü ilk havalimanı oldu. Yeni ve modern bir terminal binasıyla da Diyarbakır’a yakışan, Diyarbakır’a yaraşan bir havalimanına kavuştuk. Bu yatırımlar ile 2002 yılında 211 bin olan yolcu trafiğini, 2023 yılında 2 milyonun üzerine çıkardık. Diyarbakır, Sayın Cumhurbaşkanı’mız liderliğinde geçen son 22 yılda çok gelişti ve bambaşka bir şehir oldu. Güneydoğu Anadolu’nun parlayan yıldızı haline geldi. Bu gelişimde Diyarbakır’a yapılan ulaşım ve iletişim yatırımlarının payı çok büyük. Yapılan her yol ulaştığı yere yatırım çekiyor, bölgenin ticari hareketliliğini hızlandırıyor, ekonomisini güçlendiriyor. Kimsenin şüphesi olmasın ki Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde 2002 yılından bu yana olduğu gibi bundan sonrasında da Diyarbakır’ın gelişimi, Diyarbakırlıların kalkınması ve Türkiye Yüzyılı için koyduğumuz hedeflere ulaşmada gerekli her türlü gayreti göstereceğiz. İnşallah 31 Mart yerel seçimlerinde de Diyarbakır Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarına talibiz. AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Mehmet Halis Bilden ile planladığımız tüm projeleri hep birlikte hayata geçireceğiz. Diyarbakır-Erbil uçak seferlerini de bu ay içerisinde başlatmayı planlıyoruz.”
Vali Ali İhsan Su da güzel bir hizmeti açmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, kentte eğitimden sağlığa, altyapıdan üstyapıya her alanda ve sektörde çok önemli hizmetleri hep birlikte gerçekleştirdiklerini bildirdi.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu ise hükümetleri döneminde Diyarbakır’a ve bölgeye çok büyük hizmetlerin olduğunu anlatarak, GAP’ın tamamlanmasıyla bölgenin Türkiye’nin en önemli tarım merkezi haline geleceğini dile getirdi.
Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen de Diyarbakır’ın tarımsal üretimi, ticari potansiyeli ve eşsiz tarihsel dokusuyla bölgenin en önemli merkezlerinden biri olduğunu, bölgedeki sulama yatırımlarının tamamlanmasıyla şehrin tarımsal verimliliğinin daha da artacağını anlatarak, “Diyarbakır’ın kara yolu konforunu arttıracak aynı zamanda şehrin büyüyen yapısına cevap verecek yatırımlar kapsamında 66 kilometrelik Diyarbakır-Bismil-Batman yolu ulaşım standardını yükseltmektedir.” diye konuştu.
Daha sonra yolun açılışı gerçekleştirildi.
Törene, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Selçuk Yıldırım, kaymakamlar, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, kamu kurum temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
]]>Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Bismil ilçesinde, Diyarbakır-Bismil-Batman kara yolu açılışında yaptığı konuşmada, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak yatırımların yegane hedefinin 85 milyon vatandaşa daha konforlu ve daha güvenli bir yaşam sunabilmek olduğunu söyledi. Bu çalışmaların bir başka hedefinin de özellikle Diyarbakır gibi bölgesinde bir merkez olan şehirlerin cazibesini artırmak olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı liderliğinde 81 ili birbirinden ayırt etmeksizin hayata geçirdikleri projelerle, Türkiye Yüzyılı’nda şehirlerin ulaşım altyapısını daha da güçlendirmeye devam ettiklerini kaydetti.
“Diyarbakır-Bismil-Batman Yolumuzun açılışıyla ‘durmak yok, yola devam’ diyoruz” diyen Bakan Uarloğlu, şöyle konuştu:
“Güneydoğu Anadolu Projesi’nin faaliyete geçmesiyle Diyarbakır’ın “Bereketli Hilal” olarak anılan verimli toprakları, tarımın ve tarıma dayalı sanayinin gelişmesine öncülük etmektedir. Diyarbakır, coğrafi konumuyla da ticaret merkezlerine kolay ulaşılabilmesi, dinamik ve genç nüfusu ve eşsiz tarihsel dokusunun sağladığı turizm potansiyeli ile gelişimini sürdürmektedir. Bu nedenle Diyarbakır’ın ulaşım ağının güçlendirilmesi ülkemiz için çok önemli. 2002 yılından bu yana Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Diyarbakır’ın ulaşım ve iletişim altyapısı için 57 milyar 652 milyon lira yatırım gerçekleştirdik.”
“9 bin 852 metre uzunluğunda 97 adet köprü inşa ettik”
44 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 456 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 2 kilometreden 285 kilometreye çıkardıklarını belirten Bakan Uraloğlu, “Diyarbakır-Mardin Yolu, Diyarbakır-Şanlıurfa Yolu, Diyarbakır-Silvan Yolu, Kuzey Batı ve Güneybatı Çevre Yolları, Havaalanı Bağlantı Yolu, Diyarbakır-Ergani Yolu Köprü ve Köprülü Kavşakları, Diyarbakır Şehir Geçişindeki Köprülü Kavşaklar gibi önemli karayolu projelerini bitirdik. 9 bin 852 metre uzunluğunda 97 adet köprü inşa ettik. Malabadi, Eğil, Eğil Sancak, Dicle Ongözlü, Çüngüş, Dörtulular ve Dilaver gibi tarihi köprülerinin restorasyonunu da gerçekleştirdik. Şu anda da toplam proje tutarı 15 milyar 618 milyon lira olan 12 ayrı karayolu projesine devam ediyoruz. Bunlarından en önemlilerinden biri de açılışı için bir araya geldiğimiz Diyarbakır-Bismil-Batman yolumuzdur” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’ı Batman’a bağlayan 66 kilometre uzunluğundaki Bismil-Batman güzergahı Bismil Ovası’ndan geçmekte olduğuna değinen Bakan Uraloğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Günlük ortalama 11 bin aracın kullandığı yolumuzda özellikle tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu dönemlerde taşıt trafiği önemli ölçüde artmaktadır. Hizmete sunulan bu yolda 3 adet modern dönel kavşak, 3 adet sığınma cepli kavşak, 7 adet hemzemin kavşak, 7 adet altgeçit ve 1800 metre uzunluğunda 60 adet menfez inşa ettik. Yolumuzu bitümlü sıcak karışım kaplamalı hale getirerek; Diyarbakır-Bismil-Batman güzergahındaki trafik güvenliğini ve konforu arttırdık. GAP Bölgesi’nde üretilen tarım ürünlerinin daha hızlı, daha ekonomik taşınmasını tesis ettik. Bölgedeki lojistik operasyonların gelişmesine katkı sağladık.”
“Deprem Konutları’nın bağlantı ve imar yollarında altyapı dahil çalışmalarımız sürmektedir”
Yol ile zamandan 33 milyon lira, akaryakıttan 24 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf edileceğini aktaran Bakan Uraloğlu, “Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 3 bin ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Yolumuzun kalan 12,4 kilometre uzunluğundaki sathi kaplamalı kesiminin BSK ihalesini de en kısa zamanda yapmayı planlıyoruz. Bağlar ilçesinde yapımı devam eden Deprem Konutları’nın Bağlantı ve imar yollarında altyapı dahil çalışmalarımız sürmektedir. Bu çerçevede 25,9 kilometre uzunluğunda Diyarbakır-Şanlıurfa yoluna bağlantıyı sağlayacak Farklı Seviyeli Kavşak imal ediyoruz. Toplamda 9 bin 500 metre yağmur suyu hattı ve 7 bin metre atıksu imalatı ile 1800 metre içme suyu hattı tamamlanmıştır. Mart ayı sonuna kadar 7,3 kilometrelik kesimi bitirmeyi hedefliyoruz. Geri kalan kısmı da bu yıl içerisinde bitirerek vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız” diye konuştu.
“Elazığ-Diyarbakır Hızlı Tren Projesi’nin etüt çalışmalarımız devam etmektedir”
Diyarbakır’ın havayolu ve demiryolu gibi diğer ulaşım modlarında da gelişmesi için çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerine değinen Bakan Uraloğu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Diyarbakır-Kurtalan arası 100 kilometre, Diyarbakır-Batman arası 40 kilometre, Malatya – Diyarbakır 30 kilometre ve Yolçatı-Diyarbakır hattı Gezin-Sallar arası 22 kilometre olmak üzere Diyarbakır’ın tüm demiryolu ağını yeniledik. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesini iltisak hattı yaparak demiryolu ağına dahil ettik. Diyarbakır’ı saatte 200 kilometre hızla Elazığ’a bağlayacak Elazığ-Diyarbakır Hızlı Tren Projesi’nin etüt çalışmalarımız devam etmektedir. Bu bölgeden, biraz güneyimizden geçecek olan Irak’ın Faw Limanı’ndan başlayıp Ovaköy Sınır Kapısı’ndan girecek olan 1200 kilometrelik demiryolu ve otoyol, ülkemizi baştan başa kat ederek Kapıkule’den Avrupa’ya çıkartacak hattımızda da çalışmalarımızı çok yakından takip ediyoruz. İnşallah Irak tarafında bu sene içerisinde çalışmalara fiili olarak da başlayabilirsek bir ilki gerçekleştirmiş olacağız. Dolayısıyla bu bölgenin gelişimine çok ciddi bir destek verecektir. Gelecek projeksiyonunda bu hat Elazığ üzerinden Malatya -Çetinkaya-Sivas hattına bağlantısı sağlanarak ülkemizin doğu – batı kesimindeki demiryolu ağına entegrasyonu sağlanacaktır. Böylece Diyarbakır’ın Ankara ve İstanbul hızlı tren bağlantısı yapılmış olacaktır.”
“Diyarbakır Havalimanı yeni terminal binası, ülkemizin doğusunda yolcu körüklü ilk havalimanı oldu”
70 kilometre uzunluğa sahip olan Ergani-Leylek-Diyarbakır-Bozdemir kesiminde de mevcut durumda tek hat olan demiryolu hattının çift hatta çıkarılmasına yönelik projelendirme çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran Bakan Uarloğlu, Ergani’deki mevcut istasyona bağlantısı bulunan bu projeyle birlikte Bozdemir-Diyarbakır-Ergani arasındaki konvansiyonel hat kapasitesini büyük oranda artıracağız. Tüm Türkiye’de yaşanan havayolu taşımacılığındaki gelişme elbette Diyarbakır’da da etkisini gösterdi. Diyarbakır Havalimanı’nı da yeniledik ve yılda 5 milyon yolcuyu ağırlayacak kapasiteye çıkardık. Diyarbakır Havalimanı yeni terminal binası, ülkemizin doğusunda yolcu körüklü ilk havalimanı oldu. Yeni ve modern bir terminal binasıyla da Diyarbakır’a yakışan, Diyarbakır’a yaraşan bir havalimanına kavuştuk. Bu yatırımlar ile 2002 yılında 211 bin olan yolcu trafiğini, 2023 yılında 2 milyonun üzerine çıkardık” ifadelerine yer verdi.
Diyarbakır’ın cumhurbaşkanı liderlinde geçen son 22 yılda çok geliştiğini ve bambaşka bir şehir olduğuna değinen Bakan Uraloğlu, “Güneydoğu Anadolu’nun parlayan yıldızı haline geldi. Bu gelişimde Diyarbakır’a yapılan ulaşım ve iletişim yatırımlarının payı çok büyük. Yapılan her yol ulaştığı yere yatırım çekiyor, bölgenin ticari hareketliliğini hızlandırıyor, ekonomisini güçlendiriyor. İnşallah 31 Mart yerel seçimlerinde de Diyarbakır Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarına talibiz. AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Mehmet Halis Bilden kardeşimizle planladığımız tüm projeleri hep birlikte hayata geçireceğiz” dedi.
Törene Vali Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman, İl Jandarma Komutanı Tümgenaral Selçuk Yıldırım, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, kaymakamlar, kamu kurum temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. – DİYARBAKIR
]]>Erdoğan, partisinin Atatürk Bulvarı’nda düzenlenen Muğla mitinginde vatandaşlara hitap etti.
Ramazan ayının rahmetli ve bereketli iklimine yaklaşıldığını dile getiren Erdoğan, “Bu yıl inşallah Ramazan Bayramı gelmeden beraberce 31 Mart’ta milli irade bayramını ilan edeceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına yakışır yeni bir kalkınma hamlesinin startını inşallah sizlerle birlikte sandıkta vereceğiz. Ülkemize ve Muğlamıza en büyük müjdemiz bu olacaktır.” diye konuştu.
Türkiye’yi 21 yıldır eser ve hizmet siyasetiyle yönetirken, her şehirde olduğu gibi Muğla’ya verdikleri sözleri tutmak için de gece gündüz çalıştıklarını vurgulayan Erdoğan, “Şairin diliyle ifade edilecek olursa: Yollarda izimiz var, Hak’tan niyazımız var. İkrardan dönmek olmaz, Muğla’ya sözümüz var.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, iktidara geldikleri günden bugüne Muğla’ya 122 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptıklarını bildirdi.
Eğitimde 3 bin 375 yeni derslik kazandırdıklarını, gençlik ve sporda 11 bin 157 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını, 71 spor tesisi inşa ettiklerini belirten Erdoğan, şimdi de Muğla, Bodrum ve Fethiye’ye yeni spor tesisleri, Marmaris’e gençlik merkezi kazandırmak için çalıştıklarını söyledi.
Şehirdeki ihtiyaç sahiplerine, yaklaşık 4 milyar lira tutarında kaynakla destek olduklarını, toplam 1291 yataklı 15 hastanenin de aralarında olduğu 40 sağlık tesisi inşa ettiklerini aktaran Erdoğan, 150 yataklı Marmaris Hastanesi’nin de içinde yer aldığı 4 sağlık tesisinin yapımının sürdüğünü dile getirdi.
Muğla’da 3 bin 375 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini, 2 bin 303 konutun yapımına devam ettiklerini bildiren Erdoğan, Muğla’da 2021 yazında yaşanan orman yangınlarının ardından 21 köy evi yaparak, hak sahiplerine teslim ettiklerini anlattı.
Kentsel dönüşüm kapsamında, Muğla’da 4 bin 455 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, hükümete geldiklerinde şehirde 8 atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 25’ine hizmet verildiğini, bugün ise 33 atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 94’üne hizmet ulaştırıldığını bildirdi.
“Yol çalışmalarımızı peyderpey tamamlayıp hizmete açacağız”
Erdoğan, Muğla’daki 6 millet bahçesi projesinden birini tamamladıklarını, diğerleriyle ilgili çalışmaları sürdürdüklerini dile getirdi.
Ulaştırmada 90 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 463 kilometreye çıkardıklarını belirten Erdoğan, Aydın, Muğla, Ortaca, Antalya ve Milas-Bodrum ayrımı Güllük yolunu tamamladıklarını, Seydikemer, Söğüt ve Fethiye-Kalkan yollarında çalıştıklarını söyledi.
Bodrum çevre yolu ve Milas Batı çevre yolu projelerinin ön hazırlıklarını yaptıklarını dile getiren Erdoğan, “Şehrimizin pek çok yerinde devam eden yol çalışmalarımızı peyderpey tamamlayıp hizmete açacağız.” dedi.
Erdoğan, geçen yıl 5,5 milyon yolcu kapasitesine ulaşan Dalaman Havalimanı’nı ve 4 milyon yolcu kapasitesine ulaşan Milas Bodrum Havalimanı’nı yenilediklerini aktardı.
“Gemilerimiz, tarama çalışmalarına inşallah bu hafta başlıyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ören ve Turgut Reis yat limanlarını, Bodrum ve Güllük iskelelerini şehre kazandırdıklarını belirterek, “Fethiye ve Marmaris Körfezi’nin balçıktan temizlenmesi için gönderdiğimiz iki tarama ve dip temizleme gemisi dün itibarıyla bölgeye ulaştı. Gemilerimiz, tarama çalışmalarına inşallah bu hafta başlıyor.” dedi.
Erdoğan, Muğla’nın turizm ve tarım potansiyelini artırmak için hayata geçirmeyi planladıklarını, gerek kendilerinin gerek Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın’ın pek çok projesi bulunduğunu belirtti.
Muğla’ya 8 baraj, 7 içme suyu tesisi, 20 sulama tesisi, 1 arazi toplulaştırma projesi, 70 taşkın koruma tesisi, 8 gölet ve 10 hidroelektrik santrali kazandırdıklarını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
“İnşa ettiğimiz tesislerle Muğla’nın içme suyunu garanti altına aldık, kalan eksikleri de en kısa sürede tamamlıyoruz. Hizmete sunduğumuz sulama projeleriyle Muğla’da yaklaşık 145 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 13 sulama tesisimiz tamamlandığında 165 bin dekar mümbit araziyi daha suyla buluşturacağız. Muğla’da toplam 60 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 5 yeni baraj daha inşa ediyoruz. Şehrimizde 117 bin hektar alanda çalışma yaparak 510 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Arıcılığı geliştirmek ve organik bal üretimini desteklemek için 18 bal ormanı kurduk. Tesis ettiğimiz 91 şehir ormanıyla vatandaşlarımıza rahat nefes alacakları alanlar oluşturduk. Muğlalı çiftçilerimize 34 milyar liralık tarımsal hibe desteği verdik. İstihdamı desteklemek için Muğla’daki işverenlere 6,5 milyar lira tutarında prim teşviki verdik.”
9 ilçeye daha doğal gaz arzı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’ya, Menteşe’ye, Yatağan’a, Ula’ya, Kavaklıdere’ye ve Bayır’a doğal gaz arzı sağladıklarını belirterek, “Önümüzdeki dönemde Bodrum, Dalaman, Datça, Fethiye, Köyceğiz, Marmaris, Milas, Ortaca ve Seydikemer’e de doğal gaz arzını sağlamayı planlıyoruz.” dedi.
Erdoğan, Muğla’ya yapılan hizmetlere ilişkin gösterilen videonun ardından alandakilere “Muğla’ya Cumhur İttifakı belediyeciliği yakışır mı?” diye sordu.
Cumhur İttifakı belediye başkan adaylarıyla şehri gerçek belediyecilikle buluşturmak istediklerini dile getiren Erdoğan, her partinin ve her adayın kendine göre belediyecilik yapma iddiasında bulunabileceğini ancak bu konuda kimsenin kendileriyle yarışamayacağını söyledi.
Belediyecilikteki 30, hükümetteki 21 yıllık birikimleriyle Muğla’nın emrinde olduklarını söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Muğla’nın her biri diğerinden güzel körfezlerinin temizliğinden altyapı ve büyükşehir kaynaklı imar sorunlarına kadar tüm meselelerinin çözümü için projelerimiz hazır. İşte Muğla’nın körfezlerinin halini görüyorsunuz değil mi? Nasıl koktuğunu görüyorsunuz değil mi? İşte bunu giderecek olan, siz sandıkta yeter ki bize destek verin. Şu anda Cumhurbaşkanı kim, Erdoğan. Hükümet, Cumhur İttifakı. Dolayısıyla yerel yönetimlerde de 31 Mart akşamı inşallah Cumhur İttifakı güven alırsa bizi tutana aşkolsun. Biz de tüm gücümüzle Muğla’yı her bakımdan daha müreffeh, daha güzel, daha huzurlu bir geleceğe hazırlayacağız. Çeyrek asırlık basiretsiz belediyecilik dönemini kapatacağı konusunda ben Muğla’ya güveniyorum. Muğla inşallah sandıkları patlatarak gerçek belediyecilik konusunda bize güvenini ortaya koyacaktır.”
“85 milyon vatandaşımızın yastığa başını huzur içinde koyması için adımlar atıyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her şeyin başının huzur, huzurun ilk şartının da güvenlik olduğuna dikkati çekerek, Muğla’nın bir asır önce işgal yaşamış, ardından milli mücadeleyle istiklalini kazanmış şehir olarak bunun anlamını çok iyi bildiğini ifade etti.
Türkiye’nin 1970’li yıllarda maruz kaldığı ideolojik kavgaların her yer gibi Muğla’yı etkilediğini söyleyen Erdoğan, “Ardından PKK terör örgütüne karşı yürüttüğümüz mücadelede Muğlamız yüzlerce evladını şehit olarak toprağa verdi. Tarih boyunca vatan savunmasında en ön safta yer alan Muğlalı kahramanlarımız bugün de ülke içinde sınırlarımızda ve sınırlarımız ötesinde görev yapıyor. Muğla ve ülke olarak bu kadar fedakarlığı 85 milyon vatandaşımızın her birinin akşam yastığa başını huzur içinde koyması için bu adımları atıyoruz.” diye konuştu.
Türkiye’nin istikrarını bozmak isteyen emperyalistlerin ilk harekete geçirdikleri araçların terör örgütleri olduğunu belirten Erdoğan, yaklaşık 40 yıldır terörle mücadele eden ülkenin bu alandaki en önemli strateji değişikliğini kendilerinin yaptığını söyledi.
Cumhuriyet tarihinin en alçak ihanet girişimi olan 15 Temmuz’un ardından terörle mücadeleyi artık kendi topraklarında değil, terörün kaynağı olan yerlerde yürüteceklerini ilan ettiklerini hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Bunu Gabar’da yaptık mı? Bunu Tendürek’te yaptık mı? Bunu Cudi’de yaptık mı? Bütün bu teröristleri oralarda mağaralara gömdük mü? Yaparsa… Gene yapacağız. Çünkü milletimizin huzuruna kimse kastedemez. Irak ve Suriye’de bunları yaptık. Yola aynı kararlılıkla inşallah devam edeceğiz. Adaylarımızı sizlere emanet ediyorum. Takdim edeceğim, sizlere emanet edeceğim ve inşallah buradan da 31 Mart’a kadar durmadan, usanmadan yola devam edeceğiz. Karasıyla, deniziyle, havasıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Belediye başkan adaylarımızın takdimiyle ara vermeden ve buradan 31 Mart akşamına kadar… Ben size inanıyorum, size güveniyorum. 31 Mart akşamı Muğla’yı özellikle takip edeceğim.”
Mitingden notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhur İttifakı Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın ile ilçe belediye başkan adaylarını sahneye çağırarak, vatandaşları selamladı.
Mitinge, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Nihat Zeybekci, Fatma Betül Sayan Kaya ve Çiğdem Karaaslan, Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın’ın kızı AK Parti İstanbul Milletvekili Derya Ayaydın, AK Parti Muğla milletvekilleri, MHP Muğla İl Başkanı Oğuz Akarfırat ve partililer katıldı.
Miting alanında, “Bir lider var yanımızda, inandığımız yolda baş koyduk davamıza”, “Dere tepe gideriz, kapı kapı gezeriz, yorulmak nedir bilmeyiz” sloganları ile adayların tanıtım afişlerine yer verildi.
(Bitti)
]]>Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Kırşehir’e gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Ahilik Müzesi’ni ziyaret etti. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Uraloğlu, 22 yılda ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi. Türkiye’nin ticaret faaliyetlerinin büyümesi için gayret gösterdiklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, “Çok tarihi bir alandayız. Ahi Evran-ı Veli’nin, Ahilik teşkilatının geçmişine ışık tutan Kırşehir Ahilik Müzemizdeyiz. Ahilik; insanlar arasındaki ticaret ve toplumsal ilişkilerde dürüstlük, güvenilirlik, iş ve meslek ahlakına saygı, hak ve hukuka riayet etme gibi ilkeleri esas almış bir yaşam tarzıdır. Bizler de bu ilkelere göre yaşıyor ve ülkemizdeki ticaret faaliyetlerinin büyümesi için gayret ediyoruz. Çünkü dünya sahnesinde ekonomik yönden güçlü olmadan siyasi yönden güçlü olmak mümkün değildir. Ticaret ise ekonominin can damarıdır. Hiç şüphesiz ekonomik başarılarda da ulaşım ve iletişim alanında gerçekleştirilen yatırımların büyük rolü vardır. Güçlü bir ulaşım altyapısı, ekonomik büyümenin birincil şartıdır. Güvenli, hızlı ve kolay ulaşım; ticaretin, üretimin ve ihracatın en önemli bileşenidir. Yapılan her yeni yol geçtiği yerin istihdamına, üretimine, ticaret ve kültür hayatına can katmaktadır. Bu gerçekle hareket ederek, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde geçen son 22 yılda ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik” şeklinde konuştu.
“6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, yaklaşık 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık”
2002 yılında mevcut olan 6 bin 100 kilometre bölünmüş yolu 29 bin 400 kilometreye ulaştırdıklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, “2002 yılında; 6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, yaklaşık 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. 2002 yılında 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. Bin 714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık. Yavuz Sultan Selim, 1915 Çanakkale ve Osmangazi Köprüleri, Avrasya Tüneli ve Kuzey Marmara, İstanbul-İzmir, Ankara-Niğde Otoyolları gibi dev karayolu projelerini hayata geçirdik.10 bin 948 kilometre olan demiryolu ağımızı da 13 bin 919 kilometreye çıkardık. Asya ve Avrupa kıtalarını İstanbul Boğazı altından birbirine bağlayan Marmaray ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattıyla birlikte Doğu Asya’dan Batı Avrupa’ya, Pekin’den Londra’ya kesintisiz ulaşım sağladık. Bu projelerimiz Modern İpek Demiryolu’nun en önemli parçasını oluşturdu. 2002’den bu yana aktif havalimanı sayımızı 26’dan 57’ye çıkardık. 2002’de 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken, bugün 6 kıtada, 130 ülkede 346 noktaya uçuyoruz. İstanbul Havalimanımız Avrupa’da 1., dünyada 7. sırada, Antalya Havalimanımız Avrupa’da 10., dünyada 41. sırada, Sabiha Gökçen Havalimanımız ise Avrupa’da 11., dünyada 43. sırada yer aldı” ifadelerini kullandı.
“TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz”
TÜRKSAT 6A uydusunu Haziran-Temmuz ayı gibi yörüngesine göndermeyi hedeflediklerini belirten Bakan Uraloğlu, “Denizcilik alanında da 152 olan uluslararası liman sayımızı 190’a çıkardık. İletişim altyapısında da büyük hamleler yaptık. Afrika seviyelerinde bulunan iletişim altyapımıza adeta çağ atlattık. Bugün 74,8 milyonu mobil abone olmak üzere toplam 94,3 milyon genişbant internet abonemiz var. Fiber ağ uzunluğumuzu yaklaşık 550 bin kilometre ve fiber altyapı uzunluğumuzu bu yıl 600 bin kilometreye ulaştırdık, 2028 yılına kadar da 850 bin kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Uzaydaki aktif haberleşme uydu sayımızı 5’e çıkardık. Şimdi ilk milli ve yerli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz. TÜRKSAT 6A uydumuzu Haziran-Temmuz gibi yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz” dedi.
“Yolları böldük ama gönülleri birleştirdik”
İnsanların sevdikleriyle güvenli ve konforlu seyahat etmeleri için bölünmüş yollar inşa ettiklerini aktaran Uraloğlu, “Yurdumuzun dört bir yanında ulaşım ve iletişim altyapısını güçlendirmeye devam ederken, elbette Kırşehir’de de çok büyük yatırımlar yapıyoruz. Son 22 yılda Kırşehir’in ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 14,5 milyar TL yatırım gerçekleştirdik. Bozkırın Tezenesi merhum Neşet Ertaş’ın da; ‘Ne söyleyeyim şu dünyanın haline dağlar ayrı ayrı, çöl ayrı ayrı, şu insanlar bölüşmüşler dünyayı hudut ayrı ayrı, yol ayrı ayrı’ dizelerinde dile getirdiği gibi Kırşehir’in yolları artık ayrı ayrı. Biz insanımız sevdiklerine güvenle, konforla kavuşsun diye bölünmüş yollar inşa ettik. Yolları böldük ama gönülleri birleştirdik. 2002 yılında 20 kilometre olan Kırşehir’in bölünmüş yol uzunluğunu 193 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 9 kilometreden 141 kilometreye çıkardık. Ankara-Niğde Otoyolu’nu bitirdik. Bağlantı yolu ile birlikte Kırşehir’imizi Ankara’ya ve Akdeniz’e otoyol konforuyla bağladık. Ankara-Kırşehir Otoyolu, Kaman Çevre Yolu, Hirfanlı Köprüsü gibi önemli karayolu projelerini tamamladık. Kırşehir-Kırıkkale-Ankara Yolu’nu, Kırşehir-Kayseri Yolu’nu, Kırşehir-Kaman-Ankara Yolu’nu duble yol olarak bitirdik. Bazı kesimlerde bitümlü sıcak karışım çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu’ndan Kırşehir’e 2 müjde
Kırşehirlilere 2 müjde veren Bakan Uraloğlu, “Sizlere iki müjde daha vermek istiyorum. İlki; yatırım programımıza alarak projesini onayladığımız 20 kilometre uzunluğundaki Kırşehir Çevre Yolu çalışmalarımızı başlatıyoruz. Projemizde öncelikli talep edilen otoyol ayrımı kavşağı-terminal kavşağı arasındaki 10,5 kilometrelik kesimi 18 Mart’ta ihale edeceğiz. Proje bünyesinde 7 adet farklı seviyeli kavşak bulunuyor ve bunun 5’i ihale edeceğimiz kesim kapsamında inşa edilecek. İkinci müjdemiz ise Kırşehir’in Nevşehir’deki Kapadokya Havaalanına ulaşımını sağlayacak 38 kilometre uzunluğundaki Tuzköy Kesikköprü Yolu Projesi. Projeyi bakanlığımız gündemine aldık. En kısa zamanda yatırım programına alacağımız projemiz için yaklaşık 1.3 milyar liralık bir yatırım bedeli öngörüyoruz. Her iki projenin de şimdiden hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Mucur-Karahasanlı Yolu yatırım programında, önümüzdeki süreçte bu yolu da yapacağız. Zaman zaman şehrimizin gündemine gelen hızlı tren projemizden de bahsetmemek istiyorum. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayacak hızlı tren aksında Kırıkkale-Kırşehir arasının projesini bitirdik. Kırşehir-Nevşehir arası proje çalışmamız da devam ediyor” şeklinde konuştu.
Yerel seçimlere de değinen Bakan Uraloğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Biz milletimizin efendi, bizlerin ise hizmetçi olduğunu hiç aklımızdan çıkarmadık. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturunu bir an olsun unutmadık. Biliyorsunuz şimdi önümüzde 31 Mart yerel seçimleri var. 27 gün sonra bir kez daha sandık başına gideceğiz. Desteklerinizle 31 Mart seçimlerinden sonra AK Parti Kırşehir Belediye Başkan Adayımız Dr. Osman Arslan kardeşimizle birlikte Kırşehir’in gelişimi ve Kırşehirlilerin kalkınması için gerekli her türlü gayret ve kararlılığı göstermeye devam edeceğiz.” – KIRŞEHİR
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu:
“TÜRKSAT 6A uydumuzu Haziran-Temmuz gibi yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz”
Bakan Uraloğlu, Kırşehir’de Ahilik Müzesi’ni ziyaret etti
KIRŞEHİR – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kırşehir’de Ahilik Müzesi’ne yaptığı ziyarette, “Güçlü bir ulaşım altyapısı, ekonomik büyümenin birincil şartıdır. Yapılan her yeni yol geçtiği yerin istihdamına, üretimine, ticaret ve kültür hayatına can katmaktadır” dedi.
Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Kırşehir’e gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Ahilik Müzesi’ni ziyaret etti. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Uraloğlu, 22 yılda ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi. Türkiye’nin ticaret faaliyetlerinin büyümesi için gayret gösterdiklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, “Çok tarihi bir alandayız. Ahi Evran-ı Veli’nin, Ahilik teşkilatının geçmişine ışık tutan Kırşehir Ahilik Müzemizdeyiz. Ahilik; insanlar arasındaki ticaret ve toplumsal ilişkilerde dürüstlük, güvenilirlik, iş ve meslek ahlakına saygı, hak ve hukuka riayet etme gibi ilkeleri esas almış bir yaşam tarzıdır. Bizler de bu ilkelere göre yaşıyor ve ülkemizdeki ticaret faaliyetlerinin büyümesi için gayret ediyoruz. Çünkü dünya sahnesinde ekonomik yönden güçlü olmadan siyasi yönden güçlü olmak mümkün değildir. Ticaret ise ekonominin can damarıdır. Hiç şüphesiz ekonomik başarılarda da ulaşım ve iletişim alanında gerçekleştirilen yatırımların büyük rolü vardır. Güçlü bir ulaşım altyapısı, ekonomik büyümenin birincil şartıdır. Güvenli, hızlı ve kolay ulaşım; ticaretin, üretimin ve ihracatın en önemli bileşenidir. Yapılan her yeni yol geçtiği yerin istihdamına, üretimine, ticaret ve kültür hayatına can katmaktadır. Bu gerçekle hareket ederek, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde geçen son 22 yılda ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik” şeklinde konuştu.
“6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, yaklaşık 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık”
2002 yılında mevcut olan 6 bin 100 kilometre bölünmüş yolu 29 bin 400 kilometreye ulaştırdıklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, “2002 yılında; 6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, yaklaşık 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. 2002 yılında 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. Bin 714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık. Yavuz Sultan Selim, 1915 Çanakkale ve Osmangazi Köprüleri, Avrasya Tüneli ve Kuzey Marmara, İstanbul-İzmir, Ankara-Niğde Otoyolları gibi dev karayolu projelerini hayata geçirdik.10 bin 948 kilometre olan demiryolu ağımızı da 13 bin 919 kilometreye çıkardık. Asya ve Avrupa kıtalarını İstanbul Boğazı altından birbirine bağlayan Marmaray ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattıyla birlikte Doğu Asya’dan Batı Avrupa’ya, Pekin’den Londra’ya kesintisiz ulaşım sağladık. Bu projelerimiz Modern İpek Demiryolu’nun en önemli parçasını oluşturdu. 2002’den bu yana aktif havalimanı sayımızı 26’dan 57’ye çıkardık. 2002’de 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken, bugün 6 kıtada, 130 ülkede 346 noktaya uçuyoruz. İstanbul Havalimanımız Avrupa’da 1., dünyada 7. sırada, Antalya Havalimanımız Avrupa’da 10., dünyada 41. sırada, Sabiha Gökçen Havalimanımız ise Avrupa’da 11., dünyada 43. sırada yer aldı” ifadelerini kullandı.
“TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz”
TÜRKSAT 6A uydusunu Haziran-Temmuz ayı gibi yörüngesine göndermeyi hedeflediklerini belirten Bakan Uraloğlu, “Denizcilik alanında da 152 olan uluslararası liman sayımızı 190’a çıkardık. İletişim altyapısında da büyük hamleler yaptık. Afrika seviyelerinde bulunan iletişim altyapımıza adeta çağ atlattık. Bugün 74,8 milyonu mobil abone olmak üzere toplam 94,3 milyon genişbant internet abonemiz var. Fiber ağ uzunluğumuzu yaklaşık 550 bin kilometre ve fiber altyapı uzunluğumuzu bu yıl 600 bin kilometreye ulaştırdık, 2028 yılına kadar da 850 bin kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Uzaydaki aktif haberleşme uydu sayımızı 5’e çıkardık. Şimdi ilk milli ve yerli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz. TÜRKSAT 6A uydumuzu Haziran-Temmuz gibi yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz” dedi.
“Yolları böldük ama gönülleri birleştirdik”
İnsanların sevdikleriyle güvenli ve konforlu seyahat etmeleri için bölünmüş yollar inşa ettiklerini aktaran Uraloğlu, “Yurdumuzun dört bir yanında ulaşım ve iletişim altyapısını güçlendirmeye devam ederken, elbette Kırşehir’de de çok büyük yatırımlar yapıyoruz. Son 22 yılda Kırşehir’in ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 14,5 milyar TL yatırım gerçekleştirdik. Bozkırın Tezenesi merhum Neşet Ertaş’ın da; ‘Ne söyleyeyim şu dünyanın haline dağlar ayrı ayrı, çöl ayrı ayrı, şu insanlar bölüşmüşler dünyayı hudut ayrı ayrı, yol ayrı ayrı’ dizelerinde dile getirdiği gibi Kırşehir’in yolları artık ayrı ayrı. Biz insanımız sevdiklerine güvenle, konforla kavuşsun diye bölünmüş yollar inşa ettik. Yolları böldük ama gönülleri birleştirdik. 2002 yılında 20 kilometre olan Kırşehir’in bölünmüş yol uzunluğunu 193 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 9 kilometreden 141 kilometreye çıkardık. Ankara-Niğde Otoyolu’nu bitirdik. Bağlantı yolu ile birlikte Kırşehir’imizi Ankara’ya ve Akdeniz’e otoyol konforuyla bağladık. Ankara-Kırşehir Otoyolu, Kaman Çevre Yolu, Hirfanlı Köprüsü gibi önemli karayolu projelerini tamamladık. Kırşehir-Kırıkkale-Ankara Yolu’nu, Kırşehir-Kayseri Yolu’nu, Kırşehir-Kaman-Ankara Yolu’nu duble yol olarak bitirdik. Bazı kesimlerde bitümlü sıcak karışım çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu’ndan Kırşehir’e 2 müjde
Kırşehirlilere 2 müjde veren Bakan Uraloğlu, “Sizlere iki müjde daha vermek istiyorum. İlki; yatırım programımıza alarak projesini onayladığımız 20 kilometre uzunluğundaki Kırşehir Çevre Yolu çalışmalarımızı başlatıyoruz. Projemizde öncelikli talep edilen otoyol ayrımı kavşağı-terminal kavşağı arasındaki 10,5 kilometrelik kesimi 18 Mart’ta ihale edeceğiz. Proje bünyesinde 7 adet farklı seviyeli kavşak bulunuyor ve bunun 5’i ihale edeceğimiz kesim kapsamında inşa edilecek. İkinci müjdemiz ise Kırşehir’in Nevşehir’deki Kapadokya Havaalanına ulaşımını sağlayacak 38 kilometre uzunluğundaki Tuzköy Kesikköprü Yolu Projesi. Projeyi bakanlığımız gündemine aldık. En kısa zamanda yatırım programına alacağımız projemiz için yaklaşık 1.3 milyar liralık bir yatırım bedeli öngörüyoruz. Her iki projenin de şimdiden hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Mucur-Karahasanlı Yolu yatırım programında, önümüzdeki süreçte bu yolu da yapacağız. Zaman zaman şehrimizin gündemine gelen hızlı tren projemizden de bahsetmemek istiyorum. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayacak hızlı tren aksında Kırıkkale-Kırşehir arasının projesini bitirdik. Kırşehir-Nevşehir arası proje çalışmamız da devam ediyor” şeklinde konuştu.
Yerel seçimlere de değinen Bakan Uraloğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Biz milletimizin efendi, bizlerin ise hizmetçi olduğunu hiç aklımızdan çıkarmadık. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturunu bir an olsun unutmadık. Biliyorsunuz şimdi önümüzde 31 Mart yerel seçimleri var. 27 gün sonra bir kez daha sandık başına gideceğiz. Desteklerinizle 31 Mart seçimlerinden sonra AK Parti Kırşehir Belediye Başkan Adayımız Dr. Osman Arslan kardeşimizle birlikte Kırşehir’in gelişimi ve Kırşehirlilerin kalkınması için gerekli her türlü gayret ve kararlılığı göstermeye devam edeceğiz.”
(MK-TB-SO-Y)
]]>Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleşen Antalya Şehir Hastanesi ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni’nde konuştu. Uraloğlu, Türkiye’nin cennet köşesi, turizmin ve tarımın başkenti Antalya’yı her ziyaret ettiklerinde yeni bir proje ve eseri hayata geçirmekten duydukları mutluluğu ifade etti.
“Antalya’da 22 yılda ulaşım ve altyapıda 181 milyar yatırım gerçekleştirdik”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak 22 yılda Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için yapılan yatırımlara değinen Uraloğlu, “Yaklaşık 181 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. 2002 yılında 197 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 715 kilometreye çıkardık. Antalya Batı Çevre Yolu’nu açtık. Antalya Kuzey Çevre Yolunda Başköy, Korkuteli, Kirişçiler ve Isparta Köprülü Kavşaklarını inşa ettik. Akdeniz Batı Sahil Yolu’nu bölünmüş yol olarak tamamladık. Phaselis Tüneli’ni hizmete aldık. Böylelikle Antalya’nın; Demre, Finike, Kumluca, Kemer, Kaş ve Kalkan gibi turizm cenneti belgelerle ulaşımını kolaylaştırdık. Şubat ayı içerisinde hem Kızılkaya-Bozova-Korkuteli Yolu hem de Alanya – Kuşyuvası – Taşkent Yolu Kaplanhanı ve Çayarası Tünelleri projelerinin tamamlanan kesimlerini hizmete aldık” diye konuştu.
“Antalya-Alanya Otoyolu’nun en kısa zamanda inşasına başlıyoruz”
Bakan Uraloğlu, 122 kilometrelik Antalya Alanya otoyolu ihalesini de gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, “En kısa zamanda yapım çalışmalarına da başlıyoruz. Şimdi buradan Antalya Alanya ne kadar sürüyor? 2 saat sürüyor. Trafik yoğun oldu mu 3 saat sürüyor, belki 3,5 saat sürüyor. Bunu bitirdiğimiz zaman eğer siz yasal sınırlarına uyarsanız ki biz onu tavsiye ediyoruz, Antalya -Alanya arası 1 saat sürmeyecek. 45 dakikada buradan Alanya’ya gidebileceğiz. Bu sene de çalışmalarına da dediğim gibi başlıyoruz” dedi.
Antalya Şehir Hastanesi’ne 5 kilometre uzunluğunda, 2 gidiş 2 geliş olmak üzere 4 şeritli yol yaptık”
Uraloğlu, Antalya Şehir Hastanesi gibi önemli bir sağlık kompleksinin bağlantı yollarını inşa etmekten ayrı gurur duyduklarını ifade etti. Uraloğlu, “Yolumuzun uzunluğu 5 kilometre, 2 gidiş 2 geliş olmak üzere tam 4 şeritli yol yaptık. Onun kavşaklarıyla ilgili de bazı planlamalarımız var. Onu da önümüzdeki sene büyükşehir belediyemizle beraber, ilçe belediyelerimizle beraber projelendireceğiz. ve onun da çaresine bakacağız ama şimdilik ilk etapta acil olan kesimi bitirdik ve trafiğe açtık” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, hastane yollarının hayati önemine de işaret etti. Uraloğlu,”Birimiz hasta olduğu zaman, hastaneye hızlıca erişmemiz gerektiği zaman, bir hasta ziyaretine gitmemiz gerektiği zaman, yine bir sağlık çalışanımızı, bir hemşiremizi acil müdahaleye gitmesi için önce ulaşabilmesi lazım. Dolayısıyla yol da bize lazım.” dedi.
“Yoldan geçecek olan ambulansı bir an önce yetiştirmek için çalışıyoruz”
Bakan Uraloğlu, nice güzel projeleri hayata geçirmek için çalıştıklarını belirterek, “Fahrettin Koca Bakan’ım sağ olsun, böyle güzel hastaneleri yapıyor. Bizi de bunun yollarına vesile ediyor. Biz de bu yoldan hastaneye giden gerek hastalarımız, gerek onun yakınları, gerekse de sağlık çalışanlarımız, Allah razı olsun dedi mi, biz de gerçekten mutlu oluyoruz. Biz de memnun oluyoruz. Sizin dualarınız bizler için kıymetli, oradan geçecek olan bir ambulansı bir an önce yetiştirmek için biz de buna gayret ediyoruz. Güzel hizmetler yapmaya gayret ediyoruz” ifadelerine yer verdi.
“Ulaştırmacılara yakışan bir sloganımız var, ‘Durmak yok, yola devam'”
Bakan Uraloğlu, bu hizmetlerin arttırılabilmesi için büyükşehir belediyesiyle de uyum içerisinde çalışmaya ihtiyaç olduğunu söyledi. Uraloğlu, “Siz yetki verdiniz, AK Parti belediyeleri olarak büyükşehir olarak size hizmet ettik. Ama 5 yıl bir ara verdik. 31 Mart’ta Hakan Tütüncü kardeşimizle beraber 1 Nisan sabahı yeniden Antalya diyecek miyiz? İnşallah 31 Mart’ta sandıkları patlatacağız. Bizim bir sloganımız var. Tam da ulaştırmacılara yakışan bir sloganımız var. Durmak yok, yola devam” diye konuştu. – ANKARA
]]>İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları sürerken tüm dünyada da tepkiler devam ediyor. Yousef ve Matilde Najmeddin çiftinin çocukları ile yaptığı destek görenlere alkış tutturuyor. Filistin asıllı olan 40 yaşındaki Yousef, 2021 yılında Fransız asıllı eşi Matilde ile Noon (12), Jood (9), Nınawa (6) ve Jal (4) isimli çocuklarını farklı ve özgür bir şekilde eğitmek ve onları Filistin’e götürmek için eşek arabası ile yola çıktı. İsrail’in Filistin’e saldırıları artınca Najmeddin ailesi, gittikleri ülkede İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını anlatarak boykot çağırısı yaptı. En son geçtiğimiz yıl ekim ayında Bulgaristan’da Amedeo Giacomini (38) ile tanışan Najmeddin ailesi, onunla bisikletle Türkiye’ye kadar geldi. Kocaeli’ye ulaşan Najmeddin ailesi ve Amedeo Giacomini, Filistin’e kadar pedal çevirecek. Filistin’e destek için yola çıkan grup, yılın sonunda Filistin’e varacaklarını söyledi.
“Fransa’dan yolculuğumuza eşek ile başladık”
Eşiyle 14 yıl önce Filistin’de belgesel çekerken tanıştıklarını ve evlendiklerini söyleyen Yousef Najmeddin, “Eşimle Fransa’ya taşındık. Çocuklarımızı farklı ve özgür bir şekilde eğitmek istiyorduk ve onları yavaş yavaş yürüyerek Filistin’e götürmeye karar verdik. Fransa’dan önce eşek arabası ile Bulgaristan’a kadar geldik. Bulgaristan’a gelmemiz 2 senemizi aldı. Yolculuğumuzun amacı baştan beri Filistin’di. İsrail’in soykırımından önce biz yolculuğumuza başladık. Bulgaristan’dayken Filistin’de son olaylar patlak verdi ama biz, ‘Seyahatimize devam etmeliyiz, hayatımıza devam etmeli ve Filistin hakkında yapabileceğimiz her şeyi yapmalı ve konuşmalıyız’ dedik. İsrail’i boykot ettik. Çünkü bunun Filistin için en iyi mesaj olduğunu düşündük. İsrail ürünlerini boykot ediyorduk. İtalya, Hırvatistan, Bulgaristan’a kadar geldik. Bulgaristan’da eşek yolculuğumuzu bitirdik. Tanıştığımız arkadaşlar sayesinde bisiklet yolculuğuna başladık. Bulgaristan’da tanıştığımız arkadaşlar da aynı amaç doğrultusunda yolculuk yapıyordu. 6 bin kilometreye kadar eşekle yolculuk yaptık. Bulgaristan’dan Kocaeli’ye 2 bin kilometre yol yaptık. İstanbul’a geldiğimiz zaman kalabalık ve karmaşadan dolayı araba kullanmak durumunda kaldık. Daha sonra tekrar bisiklet kullanmaya devam ettik” diye konuştu.
“2021’de yolculuk yapmamızın temel amacı İsrail’in Filistin’e yaptığı zulüm ve katliam”
Konuşmasını sürdüren Yousef Najmeddin, “Fransa’da yolculuğa başladığımız zaman yavaş yavaş ilerlemek istedik çünkü çocuklarımızın bulundukları kültürü öğrenmelerini istedik. Aynı zamanda insanlara Filistin hakkında bilgi veriyor, İsrail’i boykot ettiğimizi söylüyorduk. Bu süreç zor oldu ama Filistin’deki durumu, katliamı göstermek için bu sürece girdik. 2021’de yolculuk yapmamızın temel amacı İsrail’in Filistin’e yaptığı zulüm ve katliam. Bu senenin sonunda Filistin’e yetişmeyi planlıyoruz. 2021’den beri Filistin’e hiç desteğimizi kesmedik. Hep İsrail mallarını boykot ettik. Elimizden geldiğince yolculuk esnasında Filistin’deki katliamı tüm insanlara anlattık” şeklinde konuştu.
“Filistin’de hayal edemeyecek kadar büyük katliam var”
Konuşurken duygulanan Matilde Najmeddin, “Dehşetini hayal edemediğimiz bir duyguyu ifade etmek zor. İsrail’in Filistin’e yaptı çok korkunç. Filistin’de hayal edemeyecek kadar büyük katliam var. Fransa’da başladığımız yolculuğumuz boyunca insanlara İsrail’in katliamından bahsettik. İnsanlara bu katliamı durdurmak için ürünleri boykot etmeye davet ettik” ifadelerini kullandı.
“Yousef ve ailesinin yaptığını cesurca buldum ve hayran kaldım”
Bulgaristan’da Najmeddin ailesi ile tanışan ve onlarla yolculuğa başlayan Amedeo Giacomini, “Daha önce İsrail’de çalışmıştım. İsrail halkının iyi olduğunu düşünüyorum ama hükümetin kiracılara eziyetini gördüm. İnsanların yemek yiyemediğini, aç kaldığını, banyo yapamadıklarını gördüm. Daha önce de Filistin’i destekliyordum ancak Yousef ile tanıştıktan sonra onlarla yola çıkmaya karar verdim. Yousef ve ailesinin yaptığını cesurca buldum ve hayran kaldım. Bunun üzerine Yousef ve ailesine katılma kararı aldım” dedi. – KOCAELİ
]]>Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü gazeteci Nafisa Latic’in yaptığı, “Balkanlar’da Sınamalar ve Fırsatlar” başlıklı panelde Sırbistan Dışişleri Bakanı Ivica Dacic, Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Elmedin Konakovic, Karadağ Dışişleri Bakanı Filip Ivanovic, Kuzey Makedonya Dışişleri Bakanı Bujar Osmani ile İngiltere’nin Batı Balkanlar Özel Temsilcisi Stuart Peach konuşmacı olarak yer aldı.
Sırbistan Dışişleri Bakanı Dacic, katıldıkları panellerin bölge ülkeleri arasındaki ortak anlayışın ortaya çıkarılması için kullanılması gerektiğini söyledi.
Batı Balkanlar’ın tarihi ve jeopolitik öneme sahip olduğunu dile getiren Dacic, şöyle konuştu:
“Bazı AB ülkelerinin geçtiği aşamalardan geçtik. Bölgemizdeki karma nüfus yapısını da düşünmek gerekiyor ve bu konularda uluslararası aktörlerle bir araya geliyoruz, bilgilerimizi güncelliyoruz. Balkanlar’ın dünya üzerindeki pozisyonuyla ilgili herkes net bir resim istiyor. Balkan, Türkçe kelimeler ‘bal’ ve ‘kan’ın birleşimi gibi. Bizler yeterince kan gördük ve artık bala ihtiyacımız var. AB fikri, ideası aslında Batı Balkan ülkeleri için destekleyici bir faktör, belli bir yolda yürümeleri ve birlik, beraberlik içerisinde hareket etmeleri açısından.”
Ivica Dacic, Balkan ülkeleri arasında ortak konularla ilgili adımlar atılacağını, hedeflerinin Balkanlar’ın daha da iyi duruma gelmesi olduğunu da kaydetti.
Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Konakovic ise ülkesinin acılı bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, “Soykırımı reddeden, savaş suçlarını destekleyen insanlarla bir arada yaşamaktan dolayı güçlük çekiyoruz, biz yaralarımızı bilgeliğe dönüştürdük. Şu anda yapmamız gereken şey de tüm Batı Balkanlar’ın geleceği için budur.” dedi.
Konakovic, AB üyeliği konusunda yeni yasalar yaptıklarını, ülkesinin ürettiği ürünlerin yüzde 70’inin AB ülkelerine ihraç edildiğini aktardı.
Bosna Hersek’in Avrupa piyasasına entegre olabildiğini dile getiren Bakan Konakovic, “Gençleri ülkemizde tutabilmek için AB yolunda ilerlemek ve onlara güzel bir gelecek, iyi iş olanakları sağlamamız lazım. Benim ülkem için ‘eğer AB’ye girmezsek ne olur?’ sorusu da sorulmalı. Çok büyük ülkeler siyasi etki oluşturmak istiyorlar bu bölgede.” değerlendirmesinde bulundu.
“Kuzey Makedonya, dış politikasını yüzde yüz AB dış politikasıyla hizalamış durumda”
Kuzey Makedonya Dışişleri Bakanı Osmani, Rusya’nın Ukrayna’dan sonra hedefini Batı’ya doğru çevireceğine inandığını anlattı.
Bölgenin karakteristik yapısından dolayı Rusya’nın Batı Balkanlar’a yönünü çevireceğini aktaran Osmani, şu ifadeleri kullandı:
“Çözüm, bölgedeki dirençliliği arttırmak, bunu sağlamak için de Avrupa-Atlantik entegrasyonunun arttırılması önemli. Kuzey Makedonya, AB için 22 yıldır bekliyor. Aday ülkeleri zor bir yol bekliyor ve bu yolda hiçbir fayda görmüyorlar, halklar bir yarar görmüyor ve bıkkınlık oluşuyor. Rusya, bu bıkkınlığı alıyor ve başka kanallardan daha da büyütmeye çalışıyor. Kuzey Makedonya, dış politikasını yüzde yüz AB dış politikasıyla hizalamış durumda.”
Karadağ Dışişleri Bakanı Ivanovic ise AB’nin Balkan ülkelerini bir araya getirebilmek için en iyi yöntem olduğunu vurguladı.
AB’ye entegrasyon sürecinin uzun sürdüğünü dile getiren Ivanovic, “Karadağ, 12 yıldır AB ile müzakere ediyor, çok uzun bir süre. Batı Balkanlar için ortak Avrupa geleceği, halkların ve ülkelerin çıkarına olacaktır. AB yolundaki reformlar sadece Karadağ için değil, pozitif adımlar tüm Avrupa ülkelerinde hissediliyor. AB bizim için fırsat olduğu gibi bizler de AB için bir fırsatız.” diye konuştu.
İngiltere’nin Batı Balkanlar Özel Temsilcisi Stuart Peach de tüm uluslararası partnerlerin bölgenin AB’ye kabulü için birlikte çalışması gerektiğini ifade etti.
Etnik ayrılıklar konusunda tüm ülkelerle beraber çalışarak buna karşı gelmek istediklerini aktaran Peach, bölgede güvenliğin çok önemli olduğunu, Balkanlar’da 50’den fazla ziyaret gerçekleştirdiğini, gençlerin, kadınların gelecek için daha çok umuda ihtiyaç duyduklarını belirtti.
]]>
KEPEZ’İN ARDINDAN SIRA BÜYÜKŞEHİRDE
Turizm cenneti ilçelerden biri olan Kepez’de üç dönem belediye başkanlığı yapan Hakan Tütüncü’nün çalışmaları her kesimden beğeni ve takdir topladı. Başarılı geçen Kepez Belediye Başkanlığı’nın ardından Tütüncü, bu defa Antalya Büyükşehir Belediyesi için aday gösterildi.
Seçim çalışmalarını tüm hızıyla sürdüren başkan adayının lansman toplantısına, Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Milletvekili ve Eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya Ak Parti İl Başkanı Ali Çetin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Menderes Türel, Tütüncü’nün eşi Ayşe Tütüncü ve kızı Zeynep, ilçe belediye başkan adayları ve çok sayıda partili katılım sağladı.

PROJELERİNİ 11 BAŞLIK ALTINDA AÇIKLADI
Başkan Tütüncü, Antalya’nın ulaşım sorununu çözmeyi hedeflediğini belirtti. Yeni dönemde 5 yılın sonunda ulaşım sorunlarını ortadan kaldırdığı bir Antalya olacağını ifade etti. Tütüncü, ulaşım, ekonomik kalkınma, temel belediyecilik, çevreci belediyecilik, sosyal belediyecilik, kültür, sanat, bilim-teknoloji-eğitim, sağlık-spor, imar-şehircilik, turizm, alt yapı olmak üzere 11 konu başlığı altındaki projelerini anlattı. Antalya’nın merkezine 15 yeni güzergah açmayı planladıklarını ifade etti.
“ULAŞIM SORUNUNU ORTADAN KALDIRACAĞIZ”
AK Parti Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hakan Tütüncü, “Antalya’nın öncelikli problemi olan ulaşım sorununu kökünden halletmeliyiz. Yeni dönemde 5’nci yılın sonuna vardığımızda ulaşım sorunlarını ortadan kaldırdığımız bir Antalya olacak” dedi.
Antalya’ya açmayı planladıkları ve trafiği rahatlatacağını düşündükleri 15 güzergahı anlatan Hakan Tütüncü, “Yeni dönemde ilk başlığımız hayatımıza olumsuzluklarla tesir eden ulaşım olacak. Ulaşımla ilgili çözüm önerilerimizi aktaracağız. Belediyelerin 1’nci görevi ulaşımı düzenlemektir. Bütçelerinin önemli bir kısmını buna ayırırlar. Ulaşım sorunlarını ortadan kaldırdığımız bir Antalya olacak. Ulaşım ana planı hazırlayacağız, yeni yollar açacağız, katlı kavşaklar ve kavşak düzenlemeler yapacağız, raylı ulaşım ağımızı geliştireceğiz. Antalya’nın merkezine 15 yeni güzergah açacağız. Antalya’nın öncelikli problemi olan ulaşım sorununu kökünden halletmeliyiz. Yeni dönemde 5’nci yılın sonuna vardığımızda ulaşım sorunlarını ortadan kaldırdığımız bir Antalya olacak” diye konuştu.

“EVLENECEK ÇİFTLEREAYLIK 5 BİN TL KİRA DESTEĞİ”
Antalya’daki festivallerinin önemine dikkati çeken Hakan Tütüncü, “Antalya’da yeni evlenecek olan çiftlere 1 yıl boyunca aylık 5 bin lira kira desteği vereceğiz. Üniversiteye kayıt yaptırana ilk 1 yıl ulaşım bedava olacak. Emeklilerimize de 10.00 ila 16.00 arasında ulaşım bedava olacak. Ulaşım ücretlerini biz karşılayacağız. Sinek, her yaz ayların canımızı yakan basit bir bir polemik konusu olmaktan çıkacak. Antalya bunları hak etmiyor. Antalya’nın altın çağında sinek de olmayacak, haşere de olmayacak” diye konuştu.
BAKANDAN TÜTÜNCÜ’YE ATOM KARINCA BENZETMESİ
Toplantının ardından Tütüncü ile birlikte açıklama yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Bugün 31 Mart’taki yerel seçimlere hangi projelerle hazırlandığımızın, seçimlerden sonra kenti neler beklediğinin ön habercisiydi. Hakan Tütüncü, projelerini hemşerilerimizle paylaştı. Geçmişe bakıldığında, Antalya’nın şu anına bakıldığında birçok sorunu var ama çözülemeyecek hiçbir sorunu yok. Önemli olan doğru, gerçekçi projelerle adım adım gerekli yol haritasının belirlenmesi ve sonuca varılması gerekiyor. Hakan Tütüncü’nün Kepez’de gerçekleştirdiklerini gezdim ve gördüm. Kepez’de yapılanlar Antalya’da gerçekleştirilenlerin çok üstünde. Önemli olan burada işbirliğiyle, belediye olarak, hükümet, bakanlık olarak, omuz omuza vererek hedefe ilerlemektir. Ben kendisine atom karınca diyorum. Gecesini gündüzüne katarak, Antalya’yı kucaklayarak hedeflediğimiz altın çağına Antalya’yı ulaştıracak” dedi.

Başkan adayı Hakan Tütüncü’nün sıraladığı vaatlerin bir kısmı ise şöyle;
ANTALYA MERKEZ İÇİN
İLÇELER İÇİN
ANTALYA’YA YENİ YOLLAR AÇILACAK
OTOBÜS SEFER SAYILARI VE RAYLI SİSTEM AĞI
TURİZM ALANINDAKİ VAATLER
ALTYAPI SORUNUNA ÇÖZÜM
Cumhur İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü’nün Proje Lansman Toplantısı Lara Turizm Merkezi’ndeki Nirvana Cosmopolitan Otel’de gerçekleştirildi. Tütüncü, önümüzdeki 5 yıllık süreçte; ulaşım, ekonomik kalkınma, temel belediyecilik, çevreci belediyecilik, sosyal belediyecilik, kültür, sanat, bilim-teknoloji-eğitim, sağlık-spor, imar-şehircilik, turizm, altyapı olmak üzere 11 konu başlığı altındaki projeleri hakkında bilgiler verdi.
Alkışlar eşliğinde sahneye gelen Hakan Tütüncü, uzun süre kalabalığı selamladı, vatandaşların coşkusuna ortak oldu.
“Antalya’nın Altın Çağı olmalı” diye yola çıktıklarını dile getiren Tütüncü, 1 Nisan 2024 itibariyle Antalya’da gösterime gireceğini ve 5 yıllık filmin sonunda Kepez’in yaşadığı noktayla siyah ve beyazla farklı bir görüntüye erileceğini kaydetti.
15 yılda Kepez’de yazdığı hikayeyi Antalya’da da yazacaklarını ve kenti dünyanın en güzel şehri haline getireceklerini kaydeden Tütüncü, “Kampanya süresince ilçelerde ilçe bazlı toplantılar yapacağız. Antalya’nın Altın Çağı’nın ne demek olduğunu projeler bazında inceleyeceğiz. Antalya’nın temel sorunlarını yaklaşım ve çözüm önerilerini, projelerin kurgusal arka planını felsefesini konuşacağız. Vizyon, bakış açısı, yaklaşımı Hakan Tütüncü’nün değil veya yakın çevresindeki arkadaşlarının da değil uzunca süre bilimsel bilgi ve rasyonel bilgi ışığında kent dinamikleriyle konuşulmuş, istişare edilmiş, tartışılmış, müzakerelerin sonunda ortak aklın yol göstericiliğinde ön plana çıkmış kitaplaşmış bir vizyonu anlatacağım. Bundan sonraki 5 yıl süresince yaptığımız her şeyde bilimsel bilgi ve rasyonel düşünmenim ışığında yürüyeceğiz. O yol Antalya’nın aydınlık yarınlarına çıkacak. Sevgi ve saygını diliyle düşüncelerimizi açık yüreklilikle onlarla istişare edeceğiz. Biz Antalya’nın hep birlikte yönetimine talip olalım, bu vizyonları hep birlikte gerçekleştirelim” dedi.
15 yeni koridor
Antalya’nın önceliklerinden yola çıkarak eseri ve hizmetleri önceleyen projeleri sunan Tütüncü, “Belediyelerin birinci görevi ulaşımı düzenlemektir. Ulaşım, altyapı ve nazım imardır. 3 görev büyükşehir olmanın temel gereğidir. Bir belediye hüküm sürdüğü şehirde bu üç alanda ciddi düzenlemeler yapmalıdır. Geçmişte başlatılan bu hamleler devam ettirilemediği için nazlı şehrimiz biraz küsmüş. Yeni dönemde Antalya’nın Altın Çağı’nda 5. yılın sonunda ulaşım sorunlarını ortadan kaldırdığımız bir Antalya’yı, bu kente armağan edeceğiz. Ulaşım ana planı, yeni yolar, katlı köprülü kavşak, kavşak düzenlemesi raylı sistem ağı genişleyecek, toplu ulaşım genişleteceğiz. 15 yeni yıl koridor yol güzergah açacağız kentin merkezine. Araç ve nüfus sayısı artıyorsa, toplu ulaşım yükü ve araç hareketi de artacaktır. Kent merkezini 15 yolla batı, doğu, kuzey-güney yönünde bağladığımızı düşünün, ulaşım ne kadar rahatlayacak. Antalya’nın ulaşım sorunu çok ama bizimde heybemizde projemiz çok” açıklamasını yaptı.
Tütüncü, Antalya-Alanya otoyol ihalesi yapıldı, çalışmaların başlayacağını, o yolun bağlantılarını da büyükşehir belediyesinin yapacağını bildirdi.
5 yeni hat
Antalya’ya yeni bir tematik turizm yolu kazandıracaklarının altını çizen Tütüncü, “Toplu ulaşım hatlarını rehabilite edeceğiz, rahatlatacağız. Şehir Hastanesi’nden OSB’ye uzanan ekspres hatlar ve tramvayla destekleyeceğiz. Şehir Hastanesi tam faaliyete başladığında günlük 100 bin kişi o hastaneye girip çıkacak. Otobüs ve sefer sayılarında düzenleme, gerekirse yeni hatlar açacağız, ucuz ve konforlu olursa vatandaşlarımız toplu ulaşımı tercih edecek. Metroculuğun ilk adımları atılıyor. Konyaaltı Sarısu, Antalya Stadyum- Kepez Belediyesi hatlarını yer altı raylı sistem hattına dönüştüreceğiz. Zerdalilik-Şara hattında metro projesini hafif raylı sistemle başlatacağız. Zerdalilik, Toptancı Hali, Altınova yeni raylı sistem projesini başlatıyoruz. Lara-Kırcami, Gazi Bulvatı, Konyaaltı toplama hattında yeni raylı sistem hattı başlıyor. Lara ve Kundu’da da raylı sistem hayırlı olsun. 5 yeni raylı sistem hattı ilave ediyoruz. Mevcut otobüslerin hepsini elektrikliye çevireceğiz, çalışmalarımız çoktan başladı. Toplu ulaşımı hem özendirip hem kolaylaştıracağız. İlçeler bazında ulaşım ana planlarını hazırlıyoruz. Bilimsel bilgi ve rasyonel veriler ışığında yeni yatırımları planlıyoruz. İlçe merkezini köy ve yaylalara bağlanan yol var, bu yollarında hepsinin yapıldığı dönem olacak” diye konuştu.
Sele ve taşkına önlem
Altyapıyla ilgili her ilçedeki problemleri bildiklerini ifade eden Hakan Tütüncü, “Atıksu ve su yönetimi ana planlarını yapacağız, yağmur suyu ana planlamasını yapacağız. Taşkın ve sele dayalı sıkıntıları ortadan kaldıracağız. Kanalizasyonların SOS verdiği yere el atmazsak mavi bayraklı yerlerimize zarar gelebilir. Biz buna asla müsaade edemeyiz. SOS veren turizm bölgelerindeki kanalizasyon konusunu gündeme alacağız” dedi.
“Aksu Altıntaş’ın yollarını açacağız”
İmar ve nazım imar planlamalarına değinen Tütüncü, “80 bin tapu vermiş bir başkanım. Kepez’in mülkiyet sorununu bitirdik. Ciddi bir tecrübeniz var. Bunu şimdi nazım imarlar alanlarına yansıtacağız. Dirençli şehirler için birincisi depreme dayanıksız binaları dönüştürmek için kentsel dönüşüm ana planını hazırlayacağız. Aksu Altıntaş’ın ruhsatları verildi, iş merkezi konutlar yapılıyor ve bir şehir yükseliyor. Bu konutların ruhsat verilmiş olmasına rağmen yolu yok, kanalizasyon, su, elektrik sağlıklı gelmiyor. Aksu Altıntaş’ın, bütün yollarını açmak Antalya Büyükşehir Belediye’sinin namus sözü olacaktır” ifadelerine yer verdi.
“Tematik parklar”
Yeşil şehir Antalya projesini başlatacaklarına değinen Tütüncü, “Tematik bulvar ve caddeler yapacağız. İlçelere bugüne kadar en büyük parkı çocuklara kazandıracağız ve ücretsiz olacak. Her ilçeye sosyal tesis yapılacak. 5 ayrı konseptle belediye plajları yapacağız. Falez
kavşağını Atatürk parkı ile birleştireceğiz. Kepez Düden Şelalesi ve denize döküldüğü yere kadar yepyeni bir vaha haline gelecek ve yeşil alan olacak” diye konuştu.
“Kaleiçi’nin önemi”
Antalya’yı yeni dönemde ‘turizmin başkenti’ vizyonunun daha da geliştireceğine değinen Tütüncü, “Kaleiçi yaşayan bir müze. UNESCO listesine Kaleiçi dahil edilecek. Turizm merkezlerini çarşı ile bağlayan turist hatları olacak. Turist dilediği saatte çarşıya gelebilecek ve geri dönebilecek. EXPO 2016 alanının botanik bahçe ve tarımda inovasyon çalışmalarıyla yaşayan bir alan olacak. Antalyalı çiftçiler en ucuz mazotu kullanacak. Altınova’ya çiçek merkezi kuracağız. Deniz ürünleri halini kente armağan edeceğiz, bütün mezbahaneleri yenileceğiz” dedi
“Festivalleri fuarları şehre mal edeceğiz”
TEKNOFEST’i Antalya’ya getireceklerini duyuran Tütüncü, ilçelerde de bilimfest uygulamalarının başlayacağını bildirdi.
Antalya’ya bir bilişim vadisi kazandıracaklarını dile getiren Tütüncü, “Kitap fuarını Antalya Uluslararası Kitap Fuarı haline getiriyoruz. EXPO Center’e alıp, uluslararası fuar yapmak bizim işimizdir. 2 ay antik tiyatrolarda sürecek olan Akdeniz Ülkeleri Müzik Festivali şehre kazandırmak istiyoruz. Festivalleri, fuarları şehre mal edeceğiz. Hakan Tütüncü, kendinin değil, kentin reklamını yapacak. Devlet Opera Bale binasını yapacağız” diye konuştu.
Genç ve emeklilere müjdeler
Yeni evlenecek çiftlere Antalya Büyükşehir Belediyesi imkanlarıyla bir yıl boyunca aylık 5 bin lira kira desteği vereceklerini müjdeleyen Tütüncü, “İlk kez ehliyet alacaklara bin 500 TL kurs ve sınav destek paketi vereceğiz. Üniversiteye kayıt yaptıran öğrencilere ilk 1 yıl ulaşım ücretsiz olacak. Emeklilerimize de 10.00 ila 16.00 saatleri arasında ulaşım bedava olacak. Ulaşım ücretlerini biz karşılayacağız” dedi.
Tütüncü Alanyaspor Tesisleri’ni tamamlayacaklarını, Antalyaspor’a dünya çapında bir müze kazandıracaklarını ifade etti.
Antalya’nın doğusuna bir de batısına gençlere drag drift ve off-road pisti yapacaklarının müjdesini verdi.
“Uçuk kaçık projeler değil”
“Bu güzel Antalya hepimizin bu projeler benim değil bir kentin projesidir” diyen Tütüncü, “Projelerimizi uçuk kaçık projelerle renklendirme yönünü seçmedik. Ayaklarını yere basan kentin ihtiyaçları doğrultusunda tespit eden, bilimsel, rasyonel düşünceyle ilerleyen bir anlayışa sahibiz. Yerel kalkınmada refah önemli. Biz şehrin devamında da bu projelerin kurumsal yapıya kavuşmasını istiyoruz. Biz kalpleri gönülleri birleştirelim” açıklamalarında bulundu.
Lansmanın sonunda eşi Ayşe Tütüncü ve kızı Zeynep Hatice Tütüncü ile salonu selamlayan Hakan Tütüncü, protokolle birlikte birlik beraberlik pozu verdi.
Lansmana; Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, önceki dönem Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, ilçe belediye başkan adayları, ilçe başkanları ve çok sayıda partili katıldı.
Bakandan destek
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya için çok önemli bir gün olduğunun altını çizerek, “Yerel seçime hangi projelerle hazırlandığımızın, seçimlerden sonra kenti neler beklediğin ön habercisiydi. Hakan Tütüncü, projelerini hemşehrilerimizle paylaştı. Geçmişte bakıldığında, Antalya’nın şu ana bakıldığında Antalya’nın birçok sorunu var. Ama çözülemeyecek hiçbir sorunu yok. Gerçekçi projelerle adım adım gerekli yol haritasının belirlenmesi ve sonuca varılması gerekiyor. Hakan Tütüncü’nün Kepez’de gerçekleştirdiklerini biliyorum. Tütüncü, çalışkanlığını, başarılı yönetimini, birleştirici tarzını kentin geneline yayarak Antalya içinde gerçekleştirecektir. Önemli olan burada uyumlu iş birliğiyle, belediye olarak, hükümet, bakanlık olarak omuz omuza vererek hedefe ilerlemektir. Atom karınca gecesini gündüzüne katarak, Antalya’yı hedeflediğimiz altın çağına ulaştıracak” değerlendirmesini yaptı. – ANTALYA
]]>Karayolları Genel Müdürlüğü’nden edinilen bilgilere göre, Türkiye’de tünel yapım çalışmaları kapsamında 2003-2023 yılları arasında 703 kilometre uzunluğunda 412 adet tünel yapılarak yol ağımızdaki tünellerin sayısı 495’e, toplam uzunlukları 753 kilometreye ulaştı. 2023 yılında 42,5 kilometre uzunluğunda tünelin yapımı tamamlandı.
İşte Türkiye’nin en uzun karayolu tünelleri ve özellikleri
1 – Zigana Tüneli
Trabzon’u Gümüşhane üzerinden Bayburt, Aşkale ve Erzurum’a bağlayan ve yüksek yoğunlukta trafik yükü taşıyan güzergahta inşa edilen Yeni Zigana Tüneli, 3 Mayıs 2023 tarihinde ulaşıma açıldı. 14,5 kilometre uzunluğunda çift tüpten oluşan Yeni Zigana Tüneli projesinin toplam uzunluğu bağlantı yolları ile birlikte 15,1 kilometreye ulaşıyor. Seyahat süresi otomobiller için 30 dakika, ağır tonajlı araçlar için 60 dakika kısaldı. Tünelin açılması ile kış şartlarında kesintiye uğrayan trafiğin kesintisiz ve konforlu akışı tesis edildi. Zigana Tüneli ve bağlantı yolarının yapımı, tasarımı ve kontrolünde yüzde yüz yerli ve milli kaynaklar kullanıldı ve proje Türk mühendisleri ve işçileri tarafından inşa edildi. Zigana Tüneli, sadece ülkemizin değil Avrupa’nın da en uzun tünelidir. Tünel ayrıca dünyanın 3’üncü en uzun çift tüp karayolu tünelidir. Tünel ile ayrıca mevcut yol 8 kilometre kısalmıştır.
2 – Ovit Tüneli
Ovit Tüneli, Rize’yi Erzurum’a bağlayan İkizdere-İspir Yolu’nun en önemli bölümünü oluşturan 2 bin 640 rakımlı Ovit Dağı geçişinde inşa edilerek 13 Haziran 2018 tarihinde hizmete girdi. Çift tüplü inşa edilen Ovit Tüneli 14 kilometrelik uzunluğu ile dünyada çift tüp olarak inşa edilen en uzun 3’üncü karayolu tünelidir. Ovit Tüneli, Rize – Erzurum arasındaki karayolunun İkizdere – İspir mevkinde bulunan Ovit Dağı Geçidi’nin tünel konforunda geçilmesini, kış mevsimi boyunca yoğun kar yağışı ve çığ düşmeleri nedeniyle 5 ay trafiğe kapalı olan Rize – İspir – Erzurum Yolu’nun yıl boyunca trafiğe açık kalmasını sağlandı. Tünel ile ayrıca mevcut yol 4 kilometre kısalmıştır.
3 – Levazım- Akatlar Tüneli
7 bin 720 metre uzunluğunda olacak tünel haya yapım aşamasında. Bittiğinde İstanbul trafiğini rahatlatacak.
4 – Vauk Tüneli
7 bin 480 metre uzunluğunda olacak olan Vaik Tüneli’nin yapımı hala devam ediyor. Tünel, Gümüşhane’yi Bayburt’a bağlayacak.
5 – Alacabel Tüneli
Konya-Antalya kara yolu üzerindeki, kış aylarında yaşanan olumsuzlukları bertaraf edecek Alacabel Tüneli’nin uzunluğu 7 bin 360 metre uzunluğunda olacak. Alacabel Tüneli’nde kazı ve destek imalatı tamamlandı, her iki tüpte de ışık göründü. Tünelin yakın zamanda bitirilmesi hedefleniyor.
6 – Kırık Tüneli
Kırık Tüneli, İspir-Erzurum kara yolunda yapımı devam eden Kırık Tüneli 7 bin 200 metre uzunluğunda olacak. Tünel tamamlandığında mevcut güzergahtaki yol 33 kilometre kısalacak. Hizmete alındığında Doğu Karadeniz’i Doğu Anadolu’ya bağlayacak ve transit taşımacılıkta önemli bir konuma sahip olacak tünel sayesinde, Gürbulak Sınır Kapısı’na kesintisiz ulaşım sağlanacak.
7 – Kop Dağı Tüneli
Erzurum’un Aşkale ilçesi ile Trabzon arasında bulunan akstaki mevcut yolu 32 kilometre kısaltacak yapımı hala devam eden Kop Dağı Tüneli’nin uzunluğu 6 bin 500 metre olacak.
8 – Eğribel Tüneli
Giresun’un iç kısımdaki Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk ilçeleri ile Sivas arasındaki güzergahta bulunan Eğribel Tüneli’nin uzunluğu 5 bin 905 metre. Tünel çift tüp olarak yapıldı. Tünelle yol 6,5 kilometre kısaldı. Güzergahta ayrıca 20 dakikalık zaman tasarrufu sağlandı.
9 – Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli
26 Aralık 2016 tarihinde hizmete sunulan Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli, 5 bin 488 ve 5 bin 480 metrelik çift tüpten oluşuyor. Ülke çapında hayata geçirilen en önemli tünel projelerinden Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli ile yol kotu 1850 metre rakımdan 1390 metreye indirilmiş. Tünelle kış aylarında sürücülerin korkulu rüyası olan Ilgaz Dağı geçişinde 12 ay boyunca yüksek standartlı ve güvenli bir ulaşımla seyahat imkanı sağlandı. Daha önce 34 dakika süren 17 kilometrelik Ilgaz Dağı Geçişi 5,6 kilometre kısalarak artık 8 dakikada geçiliyor. 2,5 saat süren Kastamonu-Çankırı arası 1,5 saatte kat edilebiliyor.
10 – Avrasya Tüneli
Avrasya Tüneli Asya ve Avrupa yakalarını, deniz tabanının altından geçen bir karayolu tüneli ile birbirine bağlıyor. Toplam tünel uzunluğu 5 bin 400 metre olan Avrasya’nın, Boğazın altında kalan kısmı 3 bin 340 metre. – İSTANBUL
]]>Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, ” Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda; 40 adet yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79 adet F-16’nın ise modernize edilmesi ile bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatı içeren talebimize ilişkin ABD tarafından gönderilen ‘Taslak Teklif ve Kabul Mektupları’ Bakanlığımıza ulaşmıştır” dedi.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Salonu’nda haftalık bilgilendirme toplantısı yaptı. Aktürk özetle, şöyle konuştu:
“SON BİR HAFTADA 25 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ”
“Başarıyla icra edilen operasyonlarla Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil; son bir haftada 25 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar 193’ü Irak’ın, 290’ı Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere etkisiz hale getirilen terörist sayısı 483 olmuştur.
Hudutlarımızın güvenliğini sağlayan, yeni bir göçü önleyerek büyük bir insanlık dramının yaşanmasını engelleyen Bahar Kalkanı Harekatı’nın 4’üncü yıl dönümünde aziz şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet; kahraman gazilerimize sağlıklı ve mutlu ömürler diliyoruz.
“HUDUTLARIMIZDA SON BİR HAFTADA YASA DIŞI YOLLARLA GEÇMEYE ÇALIŞAN 101 ŞAHIS YAKALANDI”
Cumhuriyet tarihimizin en yoğun tedbirleri ve tesis edilen çok katmanlı emniyet sistemi ile korunan hudutlarımızda; son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 101 şahıs yakalanmıştır. Yakalanan şahıslardan 4’ü terör örgütü mensubudur. 2 bin 384 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 448’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 30 bin 15 olmuştur.
İsrail’in, Gazze’de uluslararası hukuku ihlal etmesi, 7 Ekim’den bu yana Gazze’yi benzeri görülmemiş şekilde bombalıyor olması, yoğun sivil ölümlerine yol açması, Filistin halkını en temel haklarından mahrum bırakmayı amaçlayan kuşatma ve toplu cezalandırma yolunu tercih etmesi çok ciddi bir endişe kaynağıdır. İsrail saldırılarını sürdürdüğü müddetçe, bölgesel ve küresel barışa yönelik tehditler de artmaktadır. Hem bölgesel hem de uluslararası istikrar için, Gazze’de koşulsuz ve kalıcı ateşkes ilan edilmesi kaçınılmazdır.
Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda; 40 adet yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79 adet F-16’nın ise modernize edilmesi ile bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatı içeren talebimize ilişkin ABD tarafından gönderilen ‘Taslak Teklif ve Kabul Mektupları’ Bakanlığımıza ulaşmıştır. İlgili birimlerimiz gerekli inceleme ve değerlendirmelere başlamıştır.”
“F-16 ÜRETİM VE MODERNİZASYONUN TÜRKİYE’DE YAPILMASI İÇİN TEKLİFİMİZ ABD MAKAMLARINA İLETİLDİ”
Üst düzey bir Bakanlık yetkilisi, F-16 tedariki ve modernizasyonu sürecine ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Her iki taraf incelemelerini tamamlamayı müteakip bir araya gelecektir. Bu görüşmede ortak inceleme ve değerlendirmeler yapılacaktır. Sonrasında da anlaşma nihayetlendirilecek ve takvim işlemeye başlayacaktır. Fiyatlandırma liste ve ürünler üzerinden yapılacaktır. Nihai anlaşma safhasına gelindiğinde bu anlaşmanın toplam maliyeti ortaya çıkacaktır. Üretim ve modernizasyon faaliyetlerinin Türkiye’de yapılmasına yönelik teklifimiz ABD makamlarına iletilmiştir.”
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in İngiltere ziyaretinde Eurofighter konusunun gündeme gelip gelmediğinin sorusuna aynı yetkili, “Bu ziyaretteki gündem başlıklarından biri de Eurofighter konusu olmuştur. Eurofighter konsorsiyumu ülkelerinden Almanya’nın bu konudaki olumlu yaklaşımı beklenmektedir. İngiltere ve üretici firma temsilcileri ile teknik görüşmelere devam edilmektedir” yanıtını verdi.
]]>Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum Bağcılar’da düzenlenen Yozgatlılar Buluşması’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Kurum’un yanı sıra AK Parti Milletvekili ve Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, MHP MYK Üyesi Gökhan Türkeş Öngel, MHP Bağcılar İlçe Başkanı Onur Yeşil, AK Parti Bağcılar İlçe Başkanı Rüstem Tüysüz, Yozgat Konfederasyonu Genel Sekreteri Ferhat Karabulut ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda ilgiyle karşılanan Kurum, vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.
“Yozgat, bu vatanın en sağlam kalelerinden biridir”
Programda konuşan Kurum, “Yozgat’ımız, kültür ve medeniyetimizin çok önemli değerlerime sahip ülkemize büyük zenginlikler katmış bir şehrimizdir. Vatan için feda ettiği yiğitleriyle, göğsü iman dolu, gönlü geniş insanlarıyla Yozgat, bu vatanın en sağlam kalelerinden biridir. Yozgat, bu vatanın sağlam burçlarından biridir. Yozgat, milli ve manevi değerlerimize, ay yıldızlı bayrağımıza sıkı sıkıya sarılan 783 bin kilometre kare vatan toprağı için en ön safta yer alan, yiğit ve Mert insanlarımızın şehridir. Yozgat bu ülkenin çimentosudur. Yozgat bu ülkenin birleştirici gücüdür. Sizler hiç bir zaman bizi yalnız bırakmadınız. Biz de Yozgat’ımız için her zaman sizlerin yanında olduk. Her zaman Yozgatlı kardeşlerimize yaraşır eserler sunmanın derdinde olduk. Millet bahçeleriyle kentsel dönüşüm projeleri ile, sosyal konutlarımızla Yozgat’ın her ilçesine hizmet etmiş bir kardeşinizim” dedi.
“CHP’li İBB yönetimi ve başındaki kişi ‘650 bin konutun yapılmasına gerek yok’ dedi”
Kentsel dönüşümü ve depremin yaşandığı şehirlerde yapılan konutlar hakkında konuşan Kurum “6 Şubat’ta milletimizi yasa boğan ve 11 ilimizi etkileyen bir deprem yaşadık. 53 bin canımızı toprağa verdik. 14 milyon vatandaşımız bu da depremden etkilendi. biz yine oradaydık. Milletimize el ele verip 11 ilimizde 3 ayda 180 bin konutun inşaatını başlattık. Cumhuriyet Halk Partisi anlayışı bu konutları yapamazsınız dediler. Kaynağı bulamazsınız. Biz kaynağımızda, motivasyonumuzda aziz milletimizdir dedik. 15 gün önce Cumhurbaşkanımız bitirdiğimiz 46 bin konutun anahtarlarını depremzede kardeşlerimize teslim etti. Biz size bedava konut vereceğiz dediler. Deprem zedelerle alakalı her türlü desteği yapacağız dediler. depremzede kardeşlerimiz yine sayın Cumhurbaşkanı’mızdan yana tercihini kullandı. İstanbul’da 39 ilçede acil dönüşmesi gereken konutları dönüştüreceğiz dedik. 5 yılda 115 bin konut sözü verip 5 bin konut üretenler, sonrada ben böyle bir söz vermedim diyen, yarı zamanlı belediyecilik yapan, sosyal medya belediyeciliği yapan CHP’li İBB yönetimi ve başındaki kişi ‘650 bin konutun yapılmasına gerek yok’ dedi. Bilim insanları deprem olacak diyor. Biz dönüşüm yapmayalım insanlarımız riskli evlerde mi otursun? İşte bunların zihniyeti bu. Bunların İstanbul gibi bir derdi yok. Hatırlayın israf ettiler dediler, o arabaları Yenikapı’ya dizdiler” şeklinde konuştu.
“Ablam dediğin İYİ Parti genel başkanını yolda görsen yolunu değiştiriyorsun”
İmamoğlu’nu eleştiren Murat Kurum “Beraber yol yürüdüğün ve yoldaşım dediğin il başkanını ve genel başkanını arkasından hançerledin. Ablam dediğin İYİ Parti genel başkanını yolda görsen yolunu değiştiriyorsun. Hani yoldaşındı bunlar? Burada tamamen kötü niyet var. Kirli kirli ittifaklarla kurduğu, masa arkasında kime nereye hizmet ettiği belli olan ama sokağa çıktığında da hiç bir ittifaktan söz etmeyen bir anlayış var. Biz 31 Mart’ta geleceğiz ve bu israfın hesabını sizlerden bir bir soracağız. 31 Mart’ta İstanbul gereken cevabı sandıkta verecek. İstanbul göz ardı edilebilecek bir şehir değil. İstanbul bir çocuk gibi her zaman sevgi ve ilgi gösterilmesi, hizmet edilmesi gereken bir şehir. Bu şehirde tüm medeniyetlerimizle, kültürlerimizle, inançlarımızla birlikte huzur içerisinde yaşayacağız. 31 Mart seçimi bu kararları vereceğimiz seçim” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Kütahya’ya gelerek partisinin mitinginde 35 bin vatandaşa seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu. Son yıllarda ülkede yaşananların parti olarak belirledikleri hedeflerine engel olamadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz Gezi olaylarından beri süren, 15 Temmuz’da daha da keskinleşen 2018’den itibaren iyice alenileşen bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Hamdolsun önümüze hangi badire çıkarsa çıksın ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkartmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık. Tabii bu arada ciddi bedeller de ödedik, ödüyoruz. Milli birliğimize yönelik saldırıları bertaraf ederken yeri geldi darbecilere karşı canımız pahasına direndik. Yeri geldi sınırlarımıza dayanan teröristlerle boğuştuk, Cudi dağında onları mağaralara gömdük. Tendürek’te gömdük, Bestler Dereler’de gömdük, Gabar’da gömdük ve Türkiye’de kendilerine yer bulamadılar” dedi.
“Biz harcadığımız her kuruşu, devleti ve milletiyle birlikte çalışıp kazanmak mecburiyetindeyiz”
Ülke ekonomisinin yönetimi hakkında konuşan Erdoğan, “Hiç şüphesiz hayat pahalılığıyla da mücadele ettik. En çok etkilediği kesimlerin başında emeklilerimiz vardır. Her ne kadar emekli maaşlarını bizler önceki dönemlerle kıyas edilemeyecek seviyelere çıkartsak da gönlümüz vatandaşlarımızın hayatlarını daha iyi şartlarda sürdürmesini istiyor. Kardeşlerim, ekonomi dediğiniz olay diğer boyutlarının ötesinde hesap kitap işidir. Devletin gelirleri ve giderleri arasındaki dengeyi tutturamazsanız tıpkı 1970’lerde ve 1990’larda olduğu gibi siyasi sosyal ve ekonomik çalkantıların pençesine düşmeniz kaçınılmazdır. Türkiye kimi ülkelerin sahip olduğu gibi karşılıksız elde ettiği gelir kaynaklarına sahip değildir. Biz harcadığımız her kuruşu devleti ve milletiyle birlikte çalışıp kazanmak mecburiyetindeyiz. Mesela yaklaşık 11 trilyon giderle bağladığımız 2024 bütçemizi ele alalım. Bunun 1 trilyon liradan fazlasını deprem harcamalarına ayırdık. Devletin tüm çalışanları için yaklaşık 3 trilyon lira personel gideri var. Yatırımlar için 1,6 trilyon liraya yakın bir kaynak kullanılacak, emekli maaşları için ayrılan miktar yaklaşık 3 trilyon liraya yakın. Eğitim için 1,6 trilyon lira, sağlık için 1,6 trilyon lira, sosyal yardımlar için 500 milyar lira, mali idareler için 860 milyar lira tahsis edildi. Diğer kalemleri söylemiyorum bile” ifadelerini kullandı.
“Emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz”
Emeklilerin aldıkları maaşlarda iyileştirme yapılacağının müjdesini veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kardeşlerim, en düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı ömrünü kendisinin ve ailesinin geçimi için harcamış vatandaşlarımız için yeterli mi, elbette değil. Peki emekli maaşlarını arzu ettiğimiz düzeye nasıl yükselteceğiz? Devlet ve millet olarak daha fazla çalışacak, daha çok gelir elde edecek, ortaya çıkan kazançtan da emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz. Şimdi birileri çıkıyor, emekli maaşlarına 7 bin lira, 10 bin lira seyyanen ekleyelim diyerek kendi akıllarınca emeklilerimizi tahrik ediyor. Bakınız, bizim ülkemizde hali hazırda 16 milyon emeklimiz var. Emekli maaşlarına 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon liralık, 10 bin lira eklemek demek 1,9 trilyon liralık bir kaynağı buraya aktarmak demektir. Dikkat ediniz, mevcut maaşların tutarından söz etmiyorum. Sadece 7 bin lira veya 10 bin lira olarak ifade edilen ek artışın maliyetini anlatıyorum. Yani 2024 yılı boyunca ülkemizde tek çivi çakmasak, tüm yatırım bütçesini buraya aktarsak bile bu gideri karşılamaya yetmiyor. Aynı şekilde deprem harcamalarının tamamını bu iş için kullansak yine yeterli gelmiyor. Eğitime, sağlığa tek kuruş harcamadan her birinin tüm bütçesini buraya aktarsak ucu ucuna ya kurtarıyor ya kurtarmıyor. Askeriyle, polisiyle, eğitimcisiyle, sağlıkçısıyla, velhasıl tüm memuru ve işçisiyle devletin çalışanlarının yarısından fazlasına maaşlarını vermesek o zaman belki bu ilave gideri karşılayabiliriz” diye konuştu.
“6 Şubat depremlerinin ekonomimize maliyeti 104 milyar dolar”
Yüzyılın felaketi olarak akıllara kazanan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ülke ekonomisine 104 milyar dolar maliyet oluşturduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Altını tekrar çizerek ifade ediyorum, burada konuştuğumuz emeklilerimizin mevcut maaşlarının maliyeti değil, yapılması istenen ilave artışların tutarıdır. Ayrıca seyyanen artışların emekli maaşları arasında yol açtığı adaletsizliğin de farkındayız. Sırtında yumurta küfesi taşımayanlar tabii ki istedikleri gibi atıp tutabilirler. Sorumluluk makamında olmayanlar her aklına eseni söyleyebilirler ama milletin, ülkeyi ve devleti yönetme görevini verdiği bizim için böyle bir durum asla söz konusu değil. Biz yaptığımız her işin hesabını 85 milyonun tamamına vermekle mükellefiz. Biz attığımız her adımı en detayına kadar hesaplamak zorundayız. Küresel ekonomik kriz dünyanın her yerinde çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere büyük kitlelerin refah kaybına uğramasına yol açtı. Türkiye’mizde kendi şartları çerçevesinde bu dalgadan etkilendi. Tüm bunların üstüne biz geçen sene asrın felaketi olan çok büyük bir deprem yaşadık. Sadece 6 Şubat depremlerinin ekonomimize maliyeti 104 milyar dolar. Buna rağmen hayat pahalılığı başta olmak üzere ekonomik dengeleri yeniden yerli yerine oturtmak için güçlü bir program uyguluyoruz. Allah’ın izniyle bu yılın sonunda itibaren programın olumlu sonuçlarını görmeye başlayacağız. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyüttükçe ortaya çıkan kazançtan her kesimden insanımız gibi emeklilerimizde istifade edecektir” dedi.
“Tek dertleri kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmektir”
Türkiye’nin son 21 yılının önceki dönemlerinden çok daha iyi olduğunu belirten Erdoğan, “Siz oturdukları yerden atıp tutanlara bakmayın, onlar sadece istismar ve bozgunculuk peşinde koşuyor. Onların ne ülke, ne millet, ne de emeklilerimiz umurunda. Bu ülkenin ve bu milletin asırlık meselelerini nasıl biz çözdüysek bugünkü sıkıntıların üstesinden gelecek olan da yine biziz. Milletimizden sabır ve metanet istiyoruz. Türkiye’nin son 21 yılı ondan önceki dönemlerinden çok çok iyiydi. İnşallah yarınlarımız da bugünümüzden daha iyi olacak. İnsanımızı karamsarlık bataklığına sürüklemek isteyenlerin tek derdi buradan bir kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmektir. Kendi partilerini öyle yönetiyor olabilirler ama bu millet kendi geleceği konusunda onların sinsi oyunlarına eyvallah etmez. Ne diyor üstad; yarın elbet bizim, elbet bizimdir, gün doğmuş, gün batmış bizimdir. Allah’ın izniyle bu tekerleği tümsekte bırakmayarak Türkiye yüzyılı bayrağını kör dünyanın tepesine biz dikeceğiz” diye konuştu.
“Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık”
Kütahya’ya yapılan yatırımlar hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Değerli kardeşlerim Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin en büyük ispatı şehirlerimize yaptığımız yatırımlardır. Bu çerçevede son 21 yılda Kütahya’ya ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık. Eğitimde 2 bin 900 adet yeni derslik inşa ettik. Şehrimize 2’nci devlet üniversitesi olarak Kütahya Sağlık Üniversitesi’ni kurduk. Gençlik ve sporda yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 12 bin 493’e çıkardık. 61 adet spor tesisi inşa ettik. Kütahya’ya kendine yakışacak bir stadyum kazandırmak için çalışmalara başladık. Sosyal yardımlarda Kütahyalı ihtiyaç sahiplerine 2,6 milyar tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 320 yataklı Evliya Çelebi Devlet Hastanesi olmak üzere toplamda bin 50 yataklı 11 hastane ile 43 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 610 yataklı Kütahya Şehir Hastanemizin inşasında sona geldik. Son teknik testlerini de tamamladıktan sonra inşallah çok yakında sizlerin hizmetine vereceğiz. Şehrin ihtiyacına göre önümüzdeki dönemde 800 yataklı bir eğitim araştırma hastanesini de gündeme alabiliriz” dedi.
“Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz”
Kütahya’da yapılan yol, baraj, gölet ve kentsel dönüşüm çalışmalarının hızla devam ettiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Domaniç Entegre İlçe Hastanemizin inşası başta olmak üzere 5 sağlık tesisinin yapımına devam ediyoruz. Kütahya’da TOKİ kanalıyla 12 bin 802 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Bin 521 konutun yapımı sürüyor. Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz. Şehrimizdeki 6 Millet Bahçesi projemizden 3’ünü tamamlayıp hizmete sunduk, diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada Kütahya’da 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 359 kilometreye çıkarttık. Simav yolunun ilk 15 kilometrelik kısmını tamamladık. Kalanıyla ilgili hazırlıklara devam ediyoruz. Abide-Pazarlar ve Emet-Simav yollarını, Germiyan ve Zafertepe kavşaklarını bu sene bitiriyoruz. Çavdarhisar-Abide yolunun, Dursunbey-Tavşanlı yolunun, Hisarcık-Gediz yollarını önümüzdeki sene tamamlıyoruz. Şehrimizin hem Eskişehir hem Afyon çıkışlarındaki trafiği rahatlatacak hem de Organize Sanayi Bölgelerimiz arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak bir yol projesini hayata geçireceğiz. Ayrıca mevcut projenin yerine şehrin daha yakınından geçecek bir çevre yolu projesi üzerinde de çalışıyoruz. Kütahya il sınırları içindeki bütün demiryollarını yeniledik. Eskişehir- Kütahya-Balıkesir hattını elektrikli sinyalli hale getirip modernize ettik. Eskişehir-Antalya hızlı tren hattı hayata geçtiğinde inşallah duraklarından biri de Kütahya olacak. Kütahya’ya 21 baraj ve 8 gölet inşa ettik, 5 baraj ile 1 gölet daha inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleri ile Kütahya’da 168 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 21 sulama tesisimiz ile toplam 204 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. İnşa ettiğimiz 118 adet taşkın koruma tesisiyle Kütahya şehir merkezi 144 yerleşim yeri ve 11 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk, 8 adet dere ıslahının inşası sürüyor” diye konuştu.
“Kütahya’da doğalgaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır”
Kütahya’nın birçok ilçesine doğalgazın verildiğini, kalan ilçe ve beldeler için de doğalgaz planlamalarının yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Kütahyalı çiftçilerimize yaklaşık 16 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Kütahya’da 6 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknopark, 9 araştırma geliştirme merkezi kurduk. Biraz sonra açılışını yapacağımız seramik fabrikalarıyla, Kütahya’nın bu alandaki marka değerini küresel ölçekte güçlendiriyoruz. İstihdamı desteklemek için Kütahya’daki işverenlere toplam 3 milyar lirayı aşan prim teşviki verdik. Enerjide Kütahya’ya, Çavdarhisar’a, Çitgöl’e Demirci’ye Emet’e Gediz’e Hisarcık’a Kuruçay’a Simav’a ve Tavşanlı’ya doğalgazı getirdik. Bu yıl içinde Eski Gediz, Naşa ve Seyitömer’e, 2026 yılında Altıntaş ve Domaniç doğalgaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Hedefimiz en kısa sürede Kütahya’da doğalgaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır. Delikanlı, işaret aldığın gün atandan, yürüyeceksin millet yürüyecek arkandan” – KÜTAHYA
]]>Erdoğan, partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin son 21 yılının önceki dönemlerinden çok iyi olduğunu, yarınların da bugünden daha iyi olacağını belirtti.
İnsanları, karamsarlık bataklığına sürüklemek isteyenlerin tek derdinin buradan bir kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmek olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Kendi partilerini öyle yönetiyor olabilirler ama bu millet kendi geleceği konusunda onların sinsi oyunlarına eyvallah etmez. Ne diyor üstat? ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Allah’ın izniyle bu tekerleği tümsekte bırakmayarak Türkiye Yüzyılı bayrağını, kör dünyanın tepesine biz dikeceğiz.” diye konuştu.
Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin en büyük ispatının şehirlere yaptıkları yatırımlar olduğunu ifade etti.
Bu kapsamda son 21 yılda Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptıklarına dikkati çeken Erdoğan, eğitimde 2 bin 900 yeni derslik inşa ettiklerini, şehre ikinci devlet üniversitesi olarak Kütahya Sağlık Üniversitesini kurduklarını dile getirdi.
Gençlik ve sporda yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 12 bin 493’e çıkardıklarına, 61 spor tesisi inşa ettiklerine, Kütahya’ya kendine yakışacak bir stadyum kazandırmak için çalışmalara başladıklarına değinen Erdoğan, sosyal yardımlarda Kütahyalı ihtiyaç sahiplerine 2,6 milyar lira tutarında kaynak aktardıklarını söyledi.
Şehir hastanesinde sona gelindi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta 320 yataklı Evliya Çelebi Devlet Hastanesi başta olmak üzere toplamda 1050 yataklı 11 hastaneyle birlikte 43 sağlık tesisi inşa ettiklerini aktardı.
Toplam 610 yataklı Kütahya Şehir Hastanesinin inşasında sona geldiklerini aktaran Erdoğan, son teknik testlerini de tamamladıktan sonra hastaneyi vatandaşın hizmetine sunacaklarını bildirdi.
Şehrin ihtiyacına göre önümüzdeki dönemde 800 yataklı bir eğitim araştırma hastanesini de gündeme alabileceklerine işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:
“Ayrıca, Domaniç Entegre İlçe Hastanemizin inşası başta olmak üzere 5 sağlık tesisinin yapımına devam ediyoruz. Kütahya’da TOKİ kanalıyla 12 bin 802 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 1521 konutun yapımı sürüyor. Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz. Şehrimizdeki 6 millet bahçesi projesinden üçünü tamamlayıp hizmete sunduk, diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada, Kütahya’da 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 359 kilometreye çıkardık. Abide-Simav yolunun ilk 15 kilometrelik kısmını tamamladık, kalanıyla ilgili hazırlıklara devam ediyoruz. Abide-Pazarlar ve Emet-Simav yolları ile Germiyan ve Zafertepe kavşaklarını bu sene bitiriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çavdarhisar-Abide, Dursunbey-Tavşanlı, Hisarcık-Gediz yollarını önümüzdeki sene tamamlayacaklarını, şehrin hem Eskişehir, Afyonkarahisar çıkışlarında trafiği rahatlatacak hem de organize sanayi bölgeleri arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak bir yol projesini hayata geçireceklerini söyledi.
Ayrıca mevcut projenin yerine şehrin daha yakınından geçecek bir çevre yolu projesi üzerinde de çalıştıklarını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Kütahya il sınırları içindeki bütün demir yollarını yeniledik. Eskişehir-Kütahya-Balıkesir hattını elektrikli, sinyalli hale getirip modernize ettik. Eskişehir-Antalya Hızlı Tren Hattı hayata geçtiğinde inşallah duraklarından biri de Kütahya olacak. Kütahya’ya 21 baraj ve 8 gölet inşa ettik. 5 baraj ile 1 gölet daha inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle Kütahya’da, 168 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 21 sulama tesisimiz ile toplam 204 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. İnşa ettiğimiz 118 adet taşkın koruma tesisiyle, Kütahya şehir merkezi ile 144 yerleşim yeri ve 11 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. 8 adet dere ıslahının inşası sürüyor.”
Doğal gaz yatırımları
Erdoğan, Kütahyalı çiftçilere yaklaşık 16 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdiklerini ifade etti.
Kütahya’da 6 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknopark, 9 araştırma geliştirme merkezi kurduklarını dile getiren Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Biraz sonra açılışını yapacağımız seramik fabrikasıyla Kütahya’nın bu alandaki marka değerini küresel ölçekte güçlendiriyoruz. İstihdamı desteklemek için Kütahya’daki işverenlere toplam 3 milyar lirayı aşan prim teşviki verdik. Enerjide, Kütahya, Çavdarhisar, Çitgöl, Demirci, Emet, Gediz, Hisarcık, Kuruçay, Simav ve Tavşanlı’ya doğal gazı getirdik. Bu yıl içinde Eskigediz ve Seyitömer’e, 2026 yılında ise Altıntaş ve Domaniç’e doğal gaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Hedefimiz, en kısa sürede Kütahya’da doğal gaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır.”
Önümüzdeki dönemde Kütahya’ya yaptıkları yatırımları katlayarak artıracaklarını söyleyen Erdoğan, “Nasıl mı? Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine bizden oluşuyor, hükümet aynı şekilde, bir de yerel yönetimde inşallah 31 Mart’ta sandıklardan biz çıkarsak el ele, gönül gönüle dayanışma halinde neler olmaz ki neler…” ifadelerini kullandı.
Mitingden notlar
Konuşmasının ardından Erdoğan, Kütahya ve ilçe belediye başkan adaylarını çağırarak vatandaşları selamladı.
Mitingin yapıldığı alanda “Dava taşı gediğine konuncaya kadar durmayacağız, susmayacağız, yılmayacağız”, “KAAN-Kalktı yine semalara bir kanatlı hürriyet, adı özgür kendi figür yine aldı hezimet, aklı fikri takoz olmak siyaseti hamaset, ne yapsalar boş, gördü dünya feraset”, “Bunlar uzaya mekik gönderdiler de başörtüsünün ucuna mı takıldı?”, “Marmaray inşa ettiler de başörtüsü tüneli mi tıkadı?” ve “Hızlı tren yaptılar da başörtüsü bu treni raydan mı çıkardı?” pankartları yer aldı.
Mitinge, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş ve Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile milletvekilleri de katıldı.
(Bitti)
]]>Bakan Abdulkadir Uraloğlu, sabah saatlerinde geldiği kentte önce Samsun-Çarşamba Havalimanında ilk olarak yeni terminal binası sunumuna katıldı. Uraloğlu, daha sonra ise Samsun Valiliğini ziyaret etti. Ziyaret öncesi Valilik Anı Defterini imzalayan Uraloğlu, beraberindeki heyet ile birlikte valilik makam odasına geçti, yetkililerden bilgi aldı.
Uraloğlu’na kentteki programında Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, Cumhur İttifakı AK Parti Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Halit Doğan, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse ile MHP Samsun İl Başkanı Burhan Mucur eşlik etti.
“Çarşamba Havalimanında daha büyük değişiklikler yapacağız”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Samsun-Çarşamba Havalimanı yeni terminal binası, Samsun Şehir Hastanesi bağlantı yolları ve Yeşilkent Kavşağı inşaatları konularında Karayolları 7. Bölge Müdürlüğünde basın açıklamasında bulundu. Uraloğlu, “Ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine projelendirdiğimiz altyapı yatırımlarında bakanlığımızın tek bir hedefi var; o da şehirlerimizin güvenli ve konforlu ulaşım ağını güçlendirerek insanımızın hayat standardını yükseltmektir. İşte bu kapsamda bölgenin en önemli projelerinden biri, Çarşamba Havalimanının yeni terminal binası yapım işidir. Samsun’a gelir gelmez, Çarşamba Havalimanı’nda brifing aldık. İki yıl önce havalimanımızın mevcut terminal binasında bir revizyon yapmıştık. Mevcut iç hatlar giden yolcu salonunun kullanım alanını genişlettik. Ayrıca 25 yıllık mekanik, elektrik ve elektronik sistemlerin tamamını yeniledik. Sürekli büyüyen ekonomisi ile Samsun’un havayolu taşımacılığında ticari ve uluslararası alanda ihtiyaçlarının arttığını çok iyi biliyoruz. 22 yıl önce havayolunu kullanan yolcu sayısı 175 bindi. Bugün yaklaşık 9 kat artışla 1 milyon 400 binin üstüne çıktı. Samsunumuz kabına sığmıyor maşallah. Çarşamba Havalimanında daha büyük değişiklikler yapacağız. Yeni projemiz kapsamında; yeni iç hatlar terminal binasını 23 bin 463 metrekare alanda inşa edeceğiz ve mevcut terminal binasını dış hatlar terminal binası olarak düzenleyeceğiz. 17 bin 184 metrekare ilave ile apron sahasını genişleteceğiz. Proje kapsamında 4 bin 658 metrekare alanda yeni güç merkezi binası, 847 araç kapasiteli otopark inşa edeceğiz. Bağlantı yollarıyla birlikte yaklaşık 2 milyar liralık yapım maliyeti olan bu projenin ihalesini bir an önce yapacağız” diye konuştu.
Samsun’daki ulaşım yatırımları
Samsun’da yapılan ulaşım yatırımlarına değinen Uraloğlu, “Karadeniz Sahil Yolu’nun bölünmüş yol olarak hizmete alınmasıyla birlikte hızla gelişmeye başlayan Samsun, gerek şehir içinde gerekse transit ulaşımda trafik yoğunluğu her geçen gün artan bir cazibe merkezi oldu. Bu nedenle Samsun’un büyüme hızına ve artan trafik yoğunluğuna bağlı olarak yeni projeler üretiyor, dev yatırımlar hayata geçiriyoruz. 2002 yılından bu yana Samsun’un ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 73 milyar 391 milyon lira yatırım yaptık. 120 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 313 kilometreye, 119 kilometre olan bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 375 kilometreye çıkardık. 3 bin 752 metre uzunluğunda 55 köprüsü vardı, bunu 17 bin 200 metre uzunluğunda 123 köprüye yükselttik. Bu yıl sonuna kadar 421 metre uzunluğunda 4 köprü daha inşa etmeyi planlıyoruz. Samsun’un 553 metre uzunluğunda tek bir tüneli vardı, ona 2 bin 325 metre uzunluğunda 2 tünel daha ekledik. Samsun Şehir Hastanesi bağlantı yolları ve Yeşilkent Kavşağı yapımı sürerken, Samsun-Bafra ve Samsun Çevre Yolu BSK Onarımı, Havza-Vezirköprü Yolu, Çarşamba-Ayvacık Yolu, Ladik-Taşova Yolu gibi 10 ayrı karayolu projemizin çalışmaları da devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“Bin 103 yataklı Samsun Şehir Hastanesi’nin yapımı ile bağlantı yollarının yapımını da aynı anda yürütüyoruz”
Bakan Uraloğlu konuşmasına şöyle devam etti:
“Bildiğiniz üzere Yeşilkent Kavşağı, Samsun’u Ankara-İstanbul yoluna, oradan da Samsun Çevre Yolu’na bağlamaktadır. Bu kavşak, Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin Ankara-İstanbul bağlantısında bulunuyor ve Samsun’un merkez ilçeleri olan Atakum ve İlkadım arasında geçiş noktasında olması sebebiyle burada yoğun trafik yaşanıyor. Kavşak kollarındaki trafik yükünü de hafifletmek için kolları sıvadık. Proje kapsamında, 2 adet 172 metre uzunluğunda altgeçit köprüsü, 2 adet 318 metre uzunluğunda ilave köprü ve 1 adet 29 metre uzunluğunda üstgeçit köprüsü bulunuyor. Ayrıca 9 km uzunluğundaki kavşak kollarının onarım ve yapım işlerini de gerçekleştiriyoruz. Samsun başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi’nin sağlık alanındaki ihtiyaç duyduğu bin 103 yataklı Samsun Şehir Hastanesi’nin yapımı ile bağlantı yollarının yapımını da aynı anda yürütüyoruz. Yolumuzu Samsun Çevre Yolu’na iki noktadan bağlanacak şekilde projelendirdik. 5,3 km uzunluğundaki yolumuzu 2 x 3 şeritli, bitümlü sıcak karışım standardında bölünmüş yol olarak inşa ediyoruz. Proje bünyesinde; 1 adet farklı seviyeli kavşak ve kavşak içerisinde 204 metre uzunluğunda 1 adet köprü de bulunuyor. Bu yıl yolumuzun 2,2 kilometrelik kısmını tamamlamayı hedefliyoruz.”
Samsun-Ankara hızlı tren projesi
Samsun-Ankara hızlı tren projesi hakkında açıklamalarda bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Bildiğiniz üzere yüksek hızlı tren ağını tüm Türkiye’de daha da yaygın hale getiriyoruz. Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, Eskişehir-İstanbul ve Konya-Karaman hatlarının ardından en son Ankara-Sivas Hızlı Tren hattımızı açmıştık. Şimdi Hızlı Tren ağımızı artık Karadeniz’e ulaştıracağız. Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı ile önce Kırıkkale’den Çorum’a sonra da Samsun’a hızlı tren getireceğiz. Projenin tamamlanmasıyla Ankara-Samsun arası karayoluyla 7 saat süren seyahat süresi 2 saat 45 dakika olacak. 509 kilometre uzunluğundaki Samsun-Sarp Demiryolu projesi de gündemimizde. İnşallah bu yıl içerisinde onun da proje çalışmalarını başlatacağız. Samsunlu kardeşlerimiz bizden bir şey daha bekliyor. Samsun Batı Çevre Yolu’nu yatırım programına aldık. Hedefimiz 2024 yılı içerisinde ihalesini yapmak” açıklamasında bulundu.
“Samsun için daha yapacak çok işimiz var”
Uraloğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Gördüğünüz gibi Samsun’un turizm faaliyetlerini, tarımını, sanayisini geliştirecek yatırımların önünü açacak ulaşım projelerini bir bir hayata geçirdik, yenilerine de devam ediyoruz. Bizim Samsun için daha yapacak çok işimiz var. Biz hizmet için siyaset yapıyoruz ki, şehirlerimiz gelişsin, ülkemiz gelişsin, vatandaşlarımız geleceğe güvenle bakabilsin. Genel Başkan Yardımcımız Sayın Yusuf Ziya Yılmaz eski karayolcu. Samsun’a güzel hizmetler yaptı. Şimdi önümüzde 31 Mart yerel seçimleri var. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Demir ile Samsun’a yakışan büyük projeler hayata geçirdik. Kendisine Samsun’a kazandırdığı eserler için çok teşekkür ediyoruz. İnşallah şimdi Büyükşehir Belediye Başkanı adayımız Çarşamba Belediye Başkanımız Halit Doğan kardeşimizle de çok güzel bir seçim dönemi geçireceğimize inanıyoruz. 31 Mart yerel seçimlerinde de Samsun Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarını Cumhur İttifakına kazandıracağız. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” – SAMSUN
]]>KONYA – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Konya’da yapımı tamamlanan Beyşehir- Seydişehir bölünmüş yolunun açılışını gerçekleştirdi. Bakan Uraloğlu, “Beyşehir ile Seydişehir arasındaki seyahat süresini 24 dakikadan 17 dakikaya indirdik. Böylece bu yolumuz ile zamandan 32 milyon lira, akaryakıttan 25 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf sağlayacağız” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Konya’nın Beyşehir ilçesinde Taşıyıcılar Kooperatifi üyeleriyle buluştu, sanayi sitesinde esnaf ziyareti yaparak yapımı tamamlanan Beyşehir Seydişehir bölünmüş yolunun açılışına katıldı. Açılışta konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yapımı tamamlanan yol için memnuniyet duyduğunu ifade ederek, “Cumhurbaşkanımızın, ‘Yol medeniyettir’ sözünden hareketle; memleketin yollarını yaptık, aşılmaz denilen dağlarını aştık. Son 22 yıl içinde karayolları için 152 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. 2002 yılında 6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık. Ana akslarımızın tamamına yakınını bölünmüş yol haline getirdik. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. Ülkemizin yalçın kayalarını, derin vadilerini tünel ve viyadüklerle aştık. Köprü yapım çalışmaları kapsamında; 2002 yılında 311 km olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. Tünel yapım çalışmaları kapsamında da 50 km olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. Başlatmış olduğumuz otoyol seferberliği çerçevesinde bin 714 km olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık. Türkiye’nin dört bir noktasında; doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi demeden, köyü-kasabası ya da büyükşehri fark etmeden yeni yol çalışmalarıyla; ülkemizin ulaşım altyapısını güçlendirmek, modernize etmek ve vatandaşlarımıza daha konforlu bir yaşam sunmak hedefiyle önemli adımlar atıyoruz” şeklinde konuştu.
“Zamandan 32 milyon lira, akaryakıttan 25 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf sağlayacağız”
Yapımı tamamlanan yolun sanayi, ticaret ve turizme büyük katkısı olacağını belirten Bakan Abdulkadir Uraloğlu, “Önde gelen birer sanayi, ticaret ve turizm merkezleri olan Akdeniz’in yaylası Konya’nın denizi: Beyşehir ile Torosların parlayan yıldızı Seydişehir arasındaki ulaşım ağının gücüne güç katan Beyşehir-Seydişehir yolumuz da bunlardan biri. Bilindiği üzere İpek Yolu üzerinde yer alması bakımından tarih boyunca Anadolu’nun en önemli yerleşim yerlerinden olan Konya; Günümüzde de ülkemizin ana ulaşımını sağlayan doğu-batı ve kuzey-güney yönlerinde uzanan karayolu bağlantıları ile önemli bir kavşak noktasıdır. Beyşehir’de; hem Göller Yöresinin öne çıkan yaşam merkezlerinden biri hem de Akdeniz ve İç Anadolu Bölgelerini birbirine bağlayan önemli bir geçiş noktası ve turizm bölgesidir. Seydişehir ise; zengin tarihi, doğal güzellikleri ve sanayi potansiyeliyle bölge turizmine ve yerel ekonomiye katkı sağlamaktadır. Bu nedenle Konya ve ülkemiz ekonomisi için büyük önem taşıyan bu iki ilçemizin ulaşım ağının güçlendirilmesi büyük önem arz etmekteydi. Bu kapsamda da 2 ilçeyi birbirine bağlayan tek yol standardındaki yolumuzu bölünmüş yol standardına yükseltecek çalışmaları başlattık ve hızla tamamladık. Bugün de huzurlarınızda bu projemizi açmanın heyecan ve mutluluğunu yaşıyoruz. Mevcut haliyle sathi kaplamalı tek yol standardında hizmet veren Beyşehir-Seydişehir yolumuzu 28,3 km uzunluğunda bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yola dönüştürdük. Proje kapsamında, 28 metre uzunluğundaki Kavak ve 38 metre uzunluğundaki Çifte köprüleri inşa ettik. Güzergahtaki trafik güvenliğini arttırdık, hızlı ve konforlu ulaşım hizmeti tesis ettik. Yolumuzun geometrik ve fiziki standartlarını önemli ölçüde yükselterek Beyşehir üzerinden Antalya’nın doğusunda bulunan Manavgat, Alanya gibi turizm merkezlerine ve Akdeniz Sahil Yolu’na daha hızlı ve kolay erişim imkanı sağladık. Beyşehir ile Seydişehir arasındaki seyahat süresini 24 dakikadan 17 dakikaya indirdik. Böylece bu yolumuz ile zamandan 32 milyon lira, akaryakıttan 25 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 3 bin 087 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sunacağız” diye konuştu.
“Konya’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için 128 milyar 535 milyon lira yatırım gerçekleştirdik”
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, 2002 yılından beri Konya’ya ulaşım ve iletişim altyapısı için yapılan çalışmaları hatırlatarak, “2002 yılından bu yana Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Konya’mızın ulaşım ve iletişim altyapısı için 128 milyar 535 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. Konya’nın bölünmüş yol uzunluğunu 167 kilometreden alıp, bin 282 kilometreye ulaştırdık. 614 kilometre tek yol iyileştirmesi yaptık. Eğiste Hadimi Viyadüğü ile ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsünü Konya’da inşa ettik. Bu proje ile Akdeniz Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi’ni kesintisiz bir şekilde birbirine bağlayarak Toroslara adeta bir mühür vurduk. Çalışmalarımızı burada da bırakmadık. Şu anda devam eden Konya Çevre Yolu, Alacabel Tüneli, Konya-Ereğli-Ulukışla Yolu, Akşaehir- Yunak Yolu gibi 8 ayrı karayolu projemiz bulunmaktadır ve bunların proje bedeli yaklaşık 26,5 milyar liradır. Konya’nın demiryolu ağının güçlenmesi içinde çok önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Ankara-Konya Yüksek Hızlı Tren ve Konya- Karaman Hızlı Tren Hatlarını açtık. Kayacık Lojistik Merkezi ile Konya’yı çok önemli bir lojistik üs haline getirdik. KONYARAY Projesini başlattık. 45,9 km uzunluğundaki projemiz ile Konya Tren Garı, Kent Merkezi, OSB’ler, Havaalanı, Lojistik Merkez ve Pınarbaşı arasında hem hızlı ve ekonomik toplu taşıma hizmeti vereceğiz hem de yük taşımacılığını geliştireceğiz. Öğleden sonra Konya Büyükşehir Belediyemizin Adana Çevre Yolu üzerindeki Sedirler Kavşağında inşa ettiği köprülü kavşağımızın açılışını gerçekleştirdikten sonra, Konya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığımızla birlikte Konya’da gündeme aldığımız yeni Raylı Sistem Projelerimizin Tanıtım Programını da gerçekleştireceğiz” diye konuştu.
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, “Ülkemiz ekonomisinin Türkiye Yüzyılı hedeflerini yakalamasında gerekli olan ulaşım altyapısını tesis etmek için yılmadan, özveriyle ve ciddiyetle çalışmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2002 yılından bu yana olduğu gibi bundan sonra da Konya’nın gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı için koyduğumuz hedeflere ulaşmada gerekli her türlü gayreti göstereceğiz. Konyalılar her zaman hakkı savundu, hakkın ve haklının yanında oldu. 2023 cumhurbaşkanlığı seçiminde neredeyse yüzde 69 oy oranı ile Cumhurbaşkanımızın ve Cumhur İttifakının yanında yer aldı. İnşallah 31 Mart yerel seçimlerinde de Konya Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarını Cumhur İttifakına kazandıracağız. AK Parti’nin yeniden aday gösterdiği Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay kardeşimizle birlikte planladığımız tüm projeleri birlikte hayata geçireceğiz” dedi.
Konya Valisi Vahdettin Özkan da Konya açısından bereketli bir gün olduğunu belirterek, “Bu ulaşım altyapısını iyileştirmesiyle bir fabrikanın, üreticinin küresel düzeydeki rekabet gücünü artıracağı gibi, insanlarımızın yaşam kalitesini artıracak çok esaslı bir hizmet. Bu hizmet Anadolu’nun dört bir yanında iyi olduğu gibi Konya’mızda da geniş bir coğrafyada çok etkili bir şekilde icra edilmiş oldu. Bu hizmetlerin devamını diliyorum” şeklinde konuştu.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da “Büyükşehir Yasası çıktığında en çok bu yasa Konya’da nasıl uygulanacak diye merak ediliyordu. Çünkü Konya’nın bu büyük coğrafyasında hizmet üretmek çok zor, meşakkatli ve zahmetliydi. Ama gelinen noktada 10 yıldan sonra elhamdülillah ilçelerimizde büyük bir kalkınma oluştu, bunda kara yollarının çok büyük etkisi var. Konya neredeyse bölünmüş yol ağını tamamlamış bir şehir konumuna geldi” dedi.
Konuşmaların ardından Bakan Uraloğlu, Vali Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Altay, AK Parti İl Başkanı Hasan Angı, milletvekilleri ve protokol mensupları tarafından kurdele kesilerek yolun açılışı gerçekleştirildi.
]]>“Yol Üstü Otopark Yönetim Sistemi Uygulamasını hayata geçireceğiz”
“İstanbul’un trafiğinde direksiyon sallayan herkese eğitimler vereceğiz”
İSTANBUL – İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Şişli’de Çilesiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşma, “Başta kaza kara noktaları olmak üzere tüm yolarımızda motorcu dostu bariyerlerin sayısını ve uzunluklarını artıracağız. Buradan İstanbul’daki 250 bin motokurye emekçisine de müjdem var. Motokuryelerimizin dinlenebilmesi, ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yeni yapılacak tüm yol kenarlarına sizler için dinlenme alanları ayıracağız. İstanbul’daki 250 bin motokurye kardeşimiz için yol kenarlarında yeni cepler açacağız” dedi.
Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Şişli’de Çilesiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nı düzenledi. Kurum daha öncede açıkladığı projelerini “Uğraştıran Değil Ulaştıran İstanbul” adı altında detaylı bir şekilde anlattı. Kurum, programda toplu ulaşım başta olmak üzere birçok farklı projelerini de sunum eşliğinde aktardı.
Program’a Kurum’un yanı sıra milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti üyeleri, meclis üyeleri, STK ve muhtarlar katıldı.
“İstanbul’umuza 122,2 kilometre uzunluğunda yeni tüneller kazandırıyoruz”
Trafiği azaltmaya yönelik projeleri ile ilgili konuşan İBB Başkan Adayı Kurum “Avrupa Yakası’nda 88 Anadolu yakasında 34 kilometre olmak üzere İstanbul’umuza 122,2 kilometre uzunluğunda yeni tüneller kazandırıyoruz. İlk 5 yılımızda Çayırbaşı, Ayazağa, Levazım ve Dolmabahçe etabında 25,7 kilometrelik tünel projesini yapacağız. Büyükdere Caddesi ve sahil yoluna alternatif Dolmabahçe’den başlayıp Kilyos’a uzanan tünel zincirini hayata geçirmiş olacağız. Yine Kağıthane-Bayrampaşa hattı arasında 11,5 kilometrelik tünelimizi hizmete açacağız. Anadolu yakasında 10,2 kilometrelik Yenisahra-Bostancı tünelinde ise Kadıköy’den gelip Tuzla’ya giden kardeşlerimiz yapacağımız yan yol düzenlemesiyle Bostancı Sahili’ne gidebilecekler. Bu proje ile Göztepe’den doğuya doğru, E-5 Karayolu ile Sahil Yolu arasında kesintisiz bir bağlantı yolu oluşturacağız. E-5 Karayolunun trafik yoğunluğunu azaltacağız. İkinci 5 yılımızda ise 74,7 kilometrelik yeni tünel hedefimizin 50,9 kilometresini Avrupa Yakası’nda Bayrampaşa’dan Büyükçekmece’ye uzanan karayolu tüneliyle sağlayacağız. Sahil yolunun Anadolu Yakası’nda alternatifi olacak 23,8 kilometrelik Harem-Çengelköy-Kavacık’ta Nakkaş tünel kavşağı ile birlikte Çengelköy kavşağından Çubukluya kadar kesintisizi ulaşımı sağlayacağız. E-5 karayoluyla TEM otoyolu ve Kuzey-Güney istikametinde iki yakada da boğaz sahil yollarını trafik çilesinden kurtaracağız. Trafik yoğunluğu üst seviyelerde olan E-5, TEM ve birbirine bağlayan bağlantı yollarının yoğunluğunu azaltacağız. Sarıyer-Beşiktaş arasında vatandaşımız 12 dakika yolculuk yapacak. Beşiktaş-Beylikdüzü arası yolculuk süresi 23 dakikaya, Beşiktaş-Küçükçekmece arası 15 dakika, Harem-Kavacık arası yolculuk süresi ise da 9 dakika olacak. Avrupa ve Anadolu yakasında Altınşehir-Bahçeşehir, Tüyap-Silivri, Sultanbeyli-Kurtköy ve Göztepe-Çayırova arasında tam 260 kilometre ana yol ve yan yolumuzun düzenlemesini yapacağız. Bu da yan yollarla birlikte İstanbul’da trafik yoğunluğunu artıran sorunları çözecek 151 kavşak düzenlemesiyle birlikte 39 ilçede ve mahallelerimizde trafik yükünü azaltacak ve İstanbulluya nefes aldıracak projelerimiz olacak. Çile haline gelmiş Mahmutbey kavşağımız başta olmak üzere Kağıthane, Bayrampaşa, Eyüpsultan, Ataköy, Zeytinburnu, Bakırköy, Ataşehir gibi en acil noktalarda kavşak projelerini başlatacağız. 1 Nisan’da inşa süreçlerine başlayacak, tüm köprülü kavşak ve yollarımızı 2 yıl içerisinde vatandaşımızın hizmetine açacağız” dedi.
“Şehir içi ulaşımında seyahat süresini yüzde 20 düşüreceğiz”
Ağır vasıta trafiğini şehrin dışına alacağını aktaran Kurum sözlerine şöyle devam etti: “Şehrimizin trafiğini rahatlatacak 2 büyük hamlemiz daha olacak. Esenler Otogarı ve Harem Otogarı’nı şehrin kuzeyine birini Kurtköy’e diğerini de İhsaniye’ye taşıyoruz. İstanbul’un şehir içi trafik yükünü alırken, şehirlerarası yolcularımızı ve şoförlerimizi de rahatlatacağız. Mevcut otogarlarımızın esnafına, bu yeni otogarlarda öncelik vereceğiz. Otogarları raylı sistemlere entegre ederek; gelen hiçbir kardeşimizi mağdur etmeyeceğiz. Ağır vasıta trafiğini iki yakada kuracağımız 6 yeni lojistik merkeziyle şehir dışına alacağız. Bunların ikisi, Avrupa Yakasında Yassıören ile Anadolu Yakasında Kocaeli sınırımızda Körfez Lojistik Köyleri olacak. Diğer 4 lojistik köyümüzde ise YeşilBayır’da, Çatalca’da, Kurtköy’de ve Paşaköy’de kurularak ana lojistik sisteminin destek noktaları olarak hizmet verecekler. Lojistik Köylerimizde tüm temel hizmet birimleri, serbest bölge, antrepo tesisleri, tır parkları, teknoloji geliştirme bölgesi, organize sanayi alanları ve demiryolu entegrasyon alanı bulunacak. Bu yatırımlarımızla, kent içi trafiğinde bulunan yaklaşık 1 milyon ağır vasıta trafiğini şehrin çeperlerine taşımış olacağız. Planlı bir dağıtım modeliyle şehir içi ulaşımında seyahat süresini yüzde 20 düşüreceğiz. Ayrıca İstanbul’un kuzeyinde oluşturacağımız lojistik altyapımızın bir parçası olarak, Karadeniz’in İstanbul kıyısında Kuzey İstanbul Limanı projemizi hayata geçireceğiz. Marmara Denizi’mizdeki gemi trafiğini de azaltmış olacağız. Bunun yanında, İstanbul’un güneyindeki trafiği, ağır vasıtalardan da arındıracağız”
“Motorcu dostu bariyerlerin sayısını ve uzunluklarını artıracağız”
Motosiklet sürücüleri için yeni projelerini açıklayan Kurum “2018’den bugüne otomobil sayımız sadece yüzde 15 artarken, motosiklet sayımız yüzde 119 artış gösterdi. Buradan motosiklet kullanıcısı vatandaşımıza müjdemizi veriyorum. Tüm motosiklet kullanıcılarının can güvenliği için, trafik yoğunluğu olan önemli ana arterlerde ayrıştırılmış özel motosiklet yolları, yeni motor yollarını devreye alacağız. Öncelikle Bakırköy, Barbaros Bulvarı, Büyükdere Caddesi, Kozyatağı, Maltepe sahil yolu ve Samatya olmak üzere mümkün olan her yerde emniyetli motor yollarımızı yapacağız. Başta kaza kara noktaları olmak üzere tüm yolarımızda motorcu dostu bariyerlerin sayısını ve uzunluklarını artıracağız. Buradan İstanbul’daki 250 bin motokurye emekçisine de müjdem var. Motokuryelerimizin dinlenebilmesi, ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yeni yapılacak tüm yol kenarlarına sizler için dinlenme alanları ayıracağız. İstanbul’daki 250 bin motokurye kardeşimiz için yol kenarlarında yeni cepler açacağız. Bu ceplerde oluşturacağımız tesislerde kardeşlerimiz ihtiyaçlarını giderebilecek” şeklinde konuştu.
“Yol Üstü Otopark Yönetim Sistemi Uygulamasını hayata geçireceğiz”
Yeni otopark sistemleri ve millet yolları konseptinden bahseden Kurum “Mevcut yönetim ‘Transfer merkezlerinde 100 bin araçlık otopark imkanı, asansörlü sistemlerle kapasite artırılacak’ demişlerdi. Ama bunu da yapamadılar. Bunlar mevcut asansörlerimizi bile çalıştıramadılar. Yeni otopark asansörü yapmalarını da beklemiyorduk. Biz göreve gelir gelmez indirme bindirme cepleriyle, engellilere ait özel otoparklarıyla, mahalle sakinlerine özel park imkanlarıyla Yol Üstü Otopark Yönetim Sistemi Uygulaması’nı hayata geçireceğiz. İstanbul’umuza ilk 5 yılda; üstü park altı otopark olacak, vatandaşımızın arabasını bırakarak toplu ulaşımla bağlantı kuracağı tam 250 bin araçlık otopark kazandıracağız. İşte İSPARK’ın durumu ortada. Bu kurum neden zarar ediyor? İSPARK’ımız liyakatsiz ellerde kötü yönetildiği için zarar ediyor. Ama biz bütün mahallelerde evinin önüne park eden vatandaşımızdan ücret alınmasına rağmen İSPARK zarar ediyor. Biz mahallerimizde evinin önüne aracını bırakan vatandaşlarımızdan herhangi bir ücret almayacağız. Ücretsiz otopark yapacağız. Göreve gelir gelmez İSPARK’taki tarifede tam %25 oranında indirim yapacağız. Vatandaşımız için ilk yarım saati de ücretsiz yapacağız. Ben vatandaşımıza bir müjde daha veriyorum. Millet Yolları konseptini getiriyoruz. İstanbul’un her yerinde yayalaştırılmış cadde ve meydanlarımızı artıracağız. Millet Yolları projemizde; klasik planlamayı değil, İstanbul Medeniyet ve Tasarım Rehberini odağımıza alacağız. Yaptığımız kaldırımı, aydınlatmayı, inşaat malzemesini, yeşil alanları, parkları ortak bir dile göre yapacağız. İstanbul’un şehirciliğinin kurumsal dilini Millet Yollarımı da yaparak yansıtacağız. İstanbullular bize güvensin, biz yaya dostu bir İstanbul için gerekli bütün adımları atacağız” ifadelerine yer verdi.
“İstanbul’umuzda tüm ulaşım ağı yapay zeka ile desteklenecek”
İstanbul’da ki ulaşımla ilgili yeni uygulamaları aktaran Kurum “Ulaştıran İstanbul Strateji Planımızın dördüncü adımına geleceğim. Otobüsler yanıyor, metrolar yolda kalıyor, İstasyonları su basıyor, yürüyen merdivenler çalışmıyor. Göreve geldiğimizde Akıllı Ulaşım Sistemleri’nde öncü İstanbul’umuz için fetret dönemi hep birlikte bitireceğiz. Siz liyakatli kadroları işten çıkarırsanız akıllandırılmış, kara kutulardan izlenen, yollarda kalan müdahale edilebilen, yanan otobüslere terfi edersiniz. Göreve gelir gelmez Ulaştıran İstanbul Strateji Planımızın 4. Adımıyla, teknolojinin İstanbullu anlayışıyla Akıllı Ulaşım ve Yönetim Sistemini hemen tesis edeceğiz. İstanbul’umuzda tüm ulaşım ağı yapay zeka ile desteklenecek. Tam adaptif sinyalizasyon sistemiyle kavşaklarda beklemeyeceğiz. En gelişmiş sensör ve kameralardan kurulu elektronik denetleme sistemimizle trafiği yönlendireceğiz. Tünel işletim merkezini daha verimli hale getireceğiz. Toplu ulaşıma araçları ve İETT filo yönetim merkeziyle toplu taşımadaki her bir aracımızı anlık olarak izleyeceğiz. Metro hat kontrol merkezi işler hale getirilecek. Lojistik yönetim merkezleriyle akıllı lojistik dağıtım sistemi kurulacak. Yerli yazılımla Dijİstanbul’u hemen hayata geçireceğiz. DİJİSTANBUL ile size en yakın boş otoparkın nerde olduğunu göreceksiniz. Otoparka varmadan yerinizin rezervasyonunu yapabileceksiniz. Aracınız elektrikli bir araçsa, seyyar şarj istasyonundan randevu alıp, siz işlerinizi hallederken aracınızı otomatik şarj ettireceksiniz. Parket uygulamasıyla gittiğiniz her yerde en yakın ve müsait otoparkı bu uygulamadan öğrenecek ve yol tarifini alacaksınız. Yol-@çık uygulamasıyla bulunduğunuz konumdan gitmek istediğiniz yere kadar en verimli ulaşımı bu seçeneklerden takip edebileceksiniz” dedi.
“İstanbul’un trafiğinde direksiyon sallayan herkese eğitimler vereceğiz”
Yeni kurulacak olan Ulaşım Akademisi’nde verilen eğitimlere de değinen Kurum “Son adımımız olan Ulaşım Akademi’mizi hemen kuracağız. Mesleki teorik eğitim merkezimizde İstanbul’un trafiğinde direksiyon sallayan herkese eğitimler vereceğiz. Uygulama eğitim merkezimizde kuracağımız parkur ve simülasyonlarla şoförlerimize pratik öğrenme imkanları sunacağız. Burada psikolojik destekten test desteğine kadar her türlü desteği vereceğiz. Ölçme değerlendirme ve sertifikasyon sistemiyle uluslararası lisanslardan vatandaşımızı faydalandıracağız. Stratejik planlamamızla İstanbullu kardeşlerimin ulaşımdaki iyileşmeyi her gün hissedeceği, her anlamda tasarrufa şahit olacağı bir uygulamayı gerçekleştireceğiz. Şehrimizi ulaşımda üst lige taşırken, mevcut yönetimin 2019’da yüzde 47’den alıp bugün yüzde 64’e yükselttiği trafik yoğunluğunu 2029’da yüzde 50’ye, 2034’te yüzde 41’e düşüreceğiz. 2019’da 45 dakika olup da liyakatsiz ellerde bugün 64 dakikaya çıkan ortalama seyahat süremizi de 48 dakikaya, 2034’te 39 dakikaya indireceğiz. Bugün bizi uğraştıran İstanbul, ulaştıran bir İstanbul’a dönüşecek. ve ulaştıran İstanbul, trafikte her yıl 3 milyon ton daha az karbondioksit üretirken şehrimiz, ülkemiz, dünyamız 450 bin yetişkin ağacı kurtarmış olacak. 1 Nisan’dan itibaren İstanbul trafik çilesinden kurtulacak. İlk 5 yılın sonunda azaltacağımız İstanbul trafiğine 10 yılın sonunda, bir daha geri dönmemek üzere son vereceğiz” şeklinde konuşmasını tamamladı.
]]>Uraloğlu, Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen Konya Raylı Sistem Projeleri Tanıtım Programı ve Sedirler Köprülü Kavşağı Açılış Töreni’nde, bugün Beyşehir- Seydişehir kara yolunun açılışını gerçekleştirdiklerini anımsattı.
Bakanlık ve Büyükşehir Belediyesinin Konya’nın ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerine işaret eden Uraloğlu, “Sedirler Köprülü Kavşağı da Konya’da trafik akışını düzenleyerek hem şehrimizin çehresini değiştirecek hem de konforlu bir ulaşım sunacak. Mühendislik eseri, Konya’mıza hayırlı olsun.” diye konuştu.
Uraloğlu, Konya’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için 128,5 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerini belirterek, kentte bölünmüş yol uzunluğunu 167 kilometreden 1282 kilometreye çıkardıklarını, 614 kilometre tek yol iyileştirmesi yaptıklarını vurguladı.
Eğiste Hadimi Viyadüğü ile ülkenin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsünü Konya’da inşa ettiklerini hatırlatan Uraloğlu, bu projeyle Akdeniz ile İç Anadolu’yu birbirine bağlayarak, Toroslar’a mühür vurduklarını dile getirdi.
Uraloğlu, Konya Çevre Yolu, Alacabel Tüneli, Konya-Ereğli-Ulukışla Yolu, Akşehir- Yunak yolu gibi 8 ayrı projede çalışmaların sürdüğüne dikkati çekerek, projelerin bedelinin yaklaşık 26,5 milyar liraya ulaştığını aktardı.
Konya’nın demir yolu ağının güçlenmesi için de çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini anlatan Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Konyaray, yeni inşa edilmekte olan istasyonları, modern, hızlı ve konforlu işletim sistemi ile yüzey metro özelliğiyle Konyalıların hizmetinde olacak. 13 istasyonun bulunduğu bu sistem sanayi bölgesine de hizmet edecek. Böylece mesai giriş-çıkış saatlerinde yaşanılan trafik yoğunluğunu azaltacağız. Havaalanından şehir merkezine ve yüksek hızlı tren garına bağlantı sağlayacağız. Ayrıca zamanla sanayi bölgelerine kılçık hatlar planlayarak sanayi yüklerini lojistik merkezine daha rahat taşıyabileceğiz.”???????
Uraloğlu, Konya’nın kent içi raylı sistemlere yönelik yeni projeler geliştirdiklerinin altını çizerek, “Selçuk Üniversitesi-Alaaddin hattı ile yüksek yoğunluğa sahip koridorda, hız ve konforu arttıracak metro hattımızla hizmet vereceğiz. Proje çalışmalarını Büyükşehir Belediyesi ile koordineli olarak yürütüyoruz. Şehir merkezini ring şeklinde saran Fetih Caddesi tramvay hattı ile mevcut ve planlanan tüm raylı sistem hatlarıyla entegrasyon sağlayarak Konya raylı sistem ağının en efektif biçimde hizmet vermesini sağlayacağız.” diye konuştu.
Uraloğlu, Konya’nın gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmada gerekli her türlü gayreti göstereceklerini vurguladı.
Konyalıların her zaman hakkı savunduğunu ve haklının yanında olduğunu belirten Uraloğlu, “İnanıyorum ki; 31 Mart yerel seçimlerinde de Konya Büyükşehir Belediyesiyle bütün ilçe belediye başkanlıklarını Cumhur İttifakı olarak kazanacağız. AK Parti’nin yeniden aday gösterdiği Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay kardeşimizle planladığımız tüm projeleri hayata geçireceğiz.” dedi.
Konuşmaların ardından Sedirler Köprülü Kavşağı’nın açılışı gerçekleştirildi.
Programa, Vali Vahdettin Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaaslan, merkez ilçe belediye başkanları ve davetliler katıldı.
]]>“Yol Üstü Otopark Yönetim Sistemi Uygulamasını hayata geçireceğiz”
“İstanbul’un trafiğinde direksiyon sallayan herkese eğitimler vereceğiz”
İSTANBUL – İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Şişli’de Çilesiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşma, “Başta kaza kara noktaları olmak üzere tüm yolarımızda motorcu dostu bariyerlerin sayısını ve uzunluklarını artıracağız. Buradan İstanbul’daki 250 bin motokurye emekçisine de müjdem var. Motokuryelerimizin dinlenebilmesi, ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yeni yapılacak tüm yol kenarlarına sizler için dinlenme alanları ayıracağız. İstanbul’daki 250 bin motokurye kardeşimiz için yol kenarlarında yeni cepler açacağız” dedi.
Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Şişli’de Çilesiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nı düzenledi. Kurum daha öncede açıkladığı projelerini “Uğraştıran Değil Ulaştıran İstanbul” adı altında detaylı bir şekilde anlattı. Kurum, programda toplu ulaşım başta olmak üzere birçok farklı projelerini de sunum eşliğinde aktardı.
Program’a Kurum’un yanı sıra milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti üyeleri, meclis üyeleri, STK ve muhtarlar katıldı.
“İstanbul’umuza 122,2 kilometre uzunluğunda yeni tüneller kazandırıyoruz”
Trafiği azaltmaya yönelik projeleri ile ilgili konuşan İBB Başkan Adayı Kurum “Avrupa Yakası’nda 88 Anadolu yakasında 34 kilometre olmak üzere İstanbul’umuza 122,2 kilometre uzunluğunda yeni tüneller kazandırıyoruz. İlk 5 yılımızda Çayırbaşı, Ayazağa, Levazım ve Dolmabahçe etabında 25,7 kilometrelik tünel projesini yapacağız. Büyükdere Caddesi ve sahil yoluna alternatif Dolmabahçe’den başlayıp Kilyos’a uzanan tünel zincirini hayata geçirmiş olacağız. Yine Kağıthane-Bayrampaşa hattı arasında 11,5 kilometrelik tünelimizi hizmete açacağız. Anadolu yakasında 10,2 kilometrelik Yenisahra-Bostancı tünelinde ise Kadıköy’den gelip Tuzla’ya giden kardeşlerimiz yapacağımız yan yol düzenlemesiyle Bostancı Sahili’ne gidebilecekler. Bu proje ile Göztepe’den doğuya doğru, E-5 Karayolu ile Sahil Yolu arasında kesintisiz bir bağlantı yolu oluşturacağız. E-5 Karayolunun trafik yoğunluğunu azaltacağız. İkinci 5 yılımızda ise 74,7 kilometrelik yeni tünel hedefimizin 50,9 kilometresini Avrupa Yakası’nda Bayrampaşa’dan Büyükçekmece’ye uzanan karayolu tüneliyle sağlayacağız. Sahil yolunun Anadolu Yakası’nda alternatifi olacak 23,8 kilometrelik Harem-Çengelköy-Kavacık’ta Nakkaş tünel kavşağı ile birlikte Çengelköy kavşağından Çubukluya kadar kesintisizi ulaşımı sağlayacağız. E-5 karayoluyla TEM otoyolu ve Kuzey-Güney istikametinde iki yakada da boğaz sahil yollarını trafik çilesinden kurtaracağız. Trafik yoğunluğu üst seviyelerde olan E-5, TEM ve birbirine bağlayan bağlantı yollarının yoğunluğunu azaltacağız. Sarıyer-Beşiktaş arasında vatandaşımız 12 dakika yolculuk yapacak. Beşiktaş-Beylikdüzü arası yolculuk süresi 23 dakikaya, Beşiktaş-Küçükçekmece arası 15 dakika, Harem-Kavacık arası yolculuk süresi ise da 9 dakika olacak. Avrupa ve Anadolu yakasında Altınşehir-Bahçeşehir, Tüyap-Silivri, Sultanbeyli-Kurtköy ve Göztepe-Çayırova arasında tam 260 kilometre ana yol ve yan yolumuzun düzenlemesini yapacağız. Bu da yan yollarla birlikte İstanbul’da trafik yoğunluğunu artıran sorunları çözecek 151 kavşak düzenlemesiyle birlikte 39 ilçede ve mahallelerimizde trafik yükünü azaltacak ve İstanbulluya nefes aldıracak projelerimiz olacak. Çile haline gelmiş Mahmutbey kavşağımız başta olmak üzere Kağıthane, Bayrampaşa, Eyüpsultan, Ataköy, Zeytinburnu, Bakırköy, Ataşehir gibi en acil noktalarda kavşak projelerini başlatacağız. 1 Nisan’da inşa süreçlerine başlayacak, tüm köprülü kavşak ve yollarımızı 2 yıl içerisinde vatandaşımızın hizmetine açacağız” dedi.
“Şehir içi ulaşımında seyahat süresini yüzde 20 düşüreceğiz”
Ağır vasıta trafiğini şehrin dışına alacağını aktaran Kurum sözlerine şöyle devam etti: “Şehrimizin trafiğini rahatlatacak 2 büyük hamlemiz daha olacak. Esenler Otogarı ve Harem Otogarı’nı şehrin kuzeyine birini Kurtköy’e diğerini de İhsaniye’ye taşıyoruz. İstanbul’un şehir içi trafik yükünü alırken, şehirlerarası yolcularımızı ve şoförlerimizi de rahatlatacağız. Mevcut otogarlarımızın esnafına, bu yeni otogarlarda öncelik vereceğiz. Otogarları raylı sistemlere entegre ederek; gelen hiçbir kardeşimizi mağdur etmeyeceğiz. Ağır vasıta trafiğini iki yakada kuracağımız 6 yeni lojistik merkeziyle şehir dışına alacağız. Bunların ikisi, Avrupa Yakasında Yassıören ile Anadolu Yakasında Kocaeli sınırımızda Körfez Lojistik Köyleri olacak. Diğer 4 lojistik köyümüzde ise YeşilBayır’da, Çatalca’da, Kurtköy’de ve Paşaköy’de kurularak ana lojistik sisteminin destek noktaları olarak hizmet verecekler. Lojistik Köylerimizde tüm temel hizmet birimleri, serbest bölge, antrepo tesisleri, tır parkları, teknoloji geliştirme bölgesi, organize sanayi alanları ve demiryolu entegrasyon alanı bulunacak. Bu yatırımlarımızla, kent içi trafiğinde bulunan yaklaşık 1 milyon ağır vasıta trafiğini şehrin çeperlerine taşımış olacağız. Planlı bir dağıtım modeliyle şehir içi ulaşımında seyahat süresini yüzde 20 düşüreceğiz. Ayrıca İstanbul’un kuzeyinde oluşturacağımız lojistik altyapımızın bir parçası olarak, Karadeniz’in İstanbul kıyısında Kuzey İstanbul Limanı projemizi hayata geçireceğiz. Marmara Denizi’mizdeki gemi trafiğini de azaltmış olacağız. Bunun yanında, İstanbul’un güneyindeki trafiği, ağır vasıtalardan da arındıracağız”
“Motorcu dostu bariyerlerin sayısını ve uzunluklarını artıracağız”
Motosiklet sürücüleri için yeni projelerini açıklayan Kurum “2018’den bugüne otomobil sayımız sadece yüzde 15 artarken, motosiklet sayımız yüzde 119 artış gösterdi. Buradan motosiklet kullanıcısı vatandaşımıza müjdemizi veriyorum. Tüm motosiklet kullanıcılarının can güvenliği için, trafik yoğunluğu olan önemli ana arterlerde ayrıştırılmış özel motosiklet yolları, yeni motor yollarını devreye alacağız. Öncelikle Bakırköy, Barbaros Bulvarı, Büyükdere Caddesi, Kozyatağı, Maltepe sahil yolu ve Samatya olmak üzere mümkün olan her yerde emniyetli motor yollarımızı yapacağız. Başta kaza kara noktaları olmak üzere tüm yolarımızda motorcu dostu bariyerlerin sayısını ve uzunluklarını artıracağız. Buradan İstanbul’daki 250 bin motokurye emekçisine de müjdem var. Motokuryelerimizin dinlenebilmesi, ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yeni yapılacak tüm yol kenarlarına sizler için dinlenme alanları ayıracağız. İstanbul’daki 250 bin motokurye kardeşimiz için yol kenarlarında yeni cepler açacağız. Bu ceplerde oluşturacağımız tesislerde kardeşlerimiz ihtiyaçlarını giderebilecek” şeklinde konuştu.
“Yol Üstü Otopark Yönetim Sistemi Uygulamasını hayata geçireceğiz”
Yeni otopark sistemleri ve millet yolları konseptinden bahseden Kurum “Mevcut yönetim ‘Transfer merkezlerinde 100 bin araçlık otopark imkanı, asansörlü sistemlerle kapasite artırılacak’ demişlerdi. Ama bunu da yapamadılar. Bunlar mevcut asansörlerimizi bile çalıştıramadılar. Yeni otopark asansörü yapmalarını da beklemiyorduk. Biz göreve gelir gelmez indirme bindirme cepleriyle, engellilere ait özel otoparklarıyla, mahalle sakinlerine özel park imkanlarıyla Yol Üstü Otopark Yönetim Sistemi Uygulaması’nı hayata geçireceğiz. İstanbul’umuza ilk 5 yılda; üstü park altı otopark olacak, vatandaşımızın arabasını bırakarak toplu ulaşımla bağlantı kuracağı tam 250 bin araçlık otopark kazandıracağız. İşte İSPARK’ın durumu ortada. Bu kurum neden zarar ediyor? İSPARK’ımız liyakatsiz ellerde kötü yönetildiği için zarar ediyor. Ama biz bütün mahallelerde evinin önüne park eden vatandaşımızdan ücret alınmasına rağmen İSPARK zarar ediyor. Biz mahallerimizde evinin önüne aracını bırakan vatandaşlarımızdan herhangi bir ücret almayacağız. Ücretsiz otopark yapacağız. Göreve gelir gelmez İSPARK’taki tarifede tam %25 oranında indirim yapacağız. Vatandaşımız için ilk yarım saati de ücretsiz yapacağız. Ben vatandaşımıza bir müjde daha veriyorum. Millet Yolları konseptini getiriyoruz. İstanbul’un her yerinde yayalaştırılmış cadde ve meydanlarımızı artıracağız. Millet Yolları projemizde; klasik planlamayı değil, İstanbul Medeniyet ve Tasarım Rehberini odağımıza alacağız. Yaptığımız kaldırımı, aydınlatmayı, inşaat malzemesini, yeşil alanları, parkları ortak bir dile göre yapacağız. İstanbul’un şehirciliğinin kurumsal dilini Millet Yollarımı da yaparak yansıtacağız. İstanbullular bize güvensin, biz yaya dostu bir İstanbul için gerekli bütün adımları atacağız” ifadelerine yer verdi.
“İstanbul’umuzda tüm ulaşım ağı yapay zeka ile desteklenecek”
İstanbul’da ki ulaşımla ilgili yeni uygulamaları aktaran Kurum “Ulaştıran İstanbul Strateji Planımızın dördüncü adımına geleceğim. Otobüsler yanıyor, metrolar yolda kalıyor, İstasyonları su basıyor, yürüyen merdivenler çalışmıyor. Göreve geldiğimizde Akıllı Ulaşım Sistemleri’nde öncü İstanbul’umuz için fetret dönemi hep birlikte bitireceğiz. Siz liyakatli kadroları işten çıkarırsanız akıllandırılmış, kara kutulardan izlenen, yollarda kalan müdahale edilebilen, yanan otobüslere terfi edersiniz. Göreve gelir gelmez Ulaştıran İstanbul Strateji Planımızın 4. Adımıyla, teknolojinin İstanbullu anlayışıyla Akıllı Ulaşım ve Yönetim Sistemini hemen tesis edeceğiz. İstanbul’umuzda tüm ulaşım ağı yapay zeka ile desteklenecek. Tam adaptif sinyalizasyon sistemiyle kavşaklarda beklemeyeceğiz. En gelişmiş sensör ve kameralardan kurulu elektronik denetleme sistemimizle trafiği yönlendireceğiz. Tünel işletim merkezini daha verimli hale getireceğiz. Toplu ulaşıma araçları ve İETT filo yönetim merkeziyle toplu taşımadaki her bir aracımızı anlık olarak izleyeceğiz. Metro hat kontrol merkezi işler hale getirilecek. Lojistik yönetim merkezleriyle akıllı lojistik dağıtım sistemi kurulacak. Yerli yazılımla Dijİstanbul’u hemen hayata geçireceğiz. DİJİSTANBUL ile size en yakın boş otoparkın nerde olduğunu göreceksiniz. Otoparka varmadan yerinizin rezervasyonunu yapabileceksiniz. Aracınız elektrikli bir araçsa, seyyar şarj istasyonundan randevu alıp, siz işlerinizi hallederken aracınızı otomatik şarj ettireceksiniz. Parket uygulamasıyla gittiğiniz her yerde en yakın ve müsait otoparkı bu uygulamadan öğrenecek ve yol tarifini alacaksınız. Yol-@çık uygulamasıyla bulunduğunuz konumdan gitmek istediğiniz yere kadar en verimli ulaşımı bu seçeneklerden takip edebileceksiniz” dedi.
“İstanbul’un trafiğinde direksiyon sallayan herkese eğitimler vereceğiz”
Yeni kurulacak olan Ulaşım Akademisi’nde verilen eğitimlere de değinen Kurum “Son adımımız olan Ulaşım Akademi’mizi hemen kuracağız. Mesleki teorik eğitim merkezimizde İstanbul’un trafiğinde direksiyon sallayan herkese eğitimler vereceğiz. Uygulama eğitim merkezimizde kuracağımız parkur ve simülasyonlarla şoförlerimize pratik öğrenme imkanları sunacağız. Burada psikolojik destekten test desteğine kadar her türlü desteği vereceğiz. Ölçme değerlendirme ve sertifikasyon sistemiyle uluslararası lisanslardan vatandaşımızı faydalandıracağız. Stratejik planlamamızla İstanbullu kardeşlerimin ulaşımdaki iyileşmeyi her gün hissedeceği, her anlamda tasarrufa şahit olacağı bir uygulamayı gerçekleştireceğiz. Şehrimizi ulaşımda üst lige taşırken, mevcut yönetimin 2019’da yüzde 47’den alıp bugün yüzde 64’e yükselttiği trafik yoğunluğunu 2029’da yüzde 50’ye, 2034’te yüzde 41’e düşüreceğiz. 2019’da 45 dakika olup da liyakatsiz ellerde bugün 64 dakikaya çıkan ortalama seyahat süremizi de 48 dakikaya, 2034’te 39 dakikaya indireceğiz. Bugün bizi uğraştıran İstanbul, ulaştıran bir İstanbul’a dönüşecek. ve ulaştıran İstanbul, trafikte her yıl 3 milyon ton daha az karbondioksit üretirken şehrimiz, ülkemiz, dünyamız 450 bin yetişkin ağacı kurtarmış olacak. 1 Nisan’dan itibaren İstanbul trafik çilesinden kurtulacak. İlk 5 yılın sonunda azaltacağımız İstanbul trafiğine 10 yılın sonunda, bir daha geri dönmemek üzere son vereceğiz” şeklinde konuşmasını tamamladı.
]]>Uraloğlu, Konya’da Beyşehir-Seydişehir kara yolunun açılış töreninde, 22 yılda karayolları için 152 milyar dolar yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi.
2002 yılında 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 29 bin 400 kilometreye ulaştırdıklarını hatırlatan Uraloğlu, “Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. Ülkemizin yalçın kayalarını, derin vadilerini tünel ve viyadüklerle aştık. Köprü yapım çalışmaları kapsamında 2002 yılında 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. Tünel yapım çalışmaları kapsamında da 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. Başlatmış olduğumuz otoyol seferberliği çerçevesinde 1714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık.” ifadesini kullandı.
Uraloğlu, Türkiye’nin dört bir noktasında ulaşım altyapısını güçlendirmek, modernize etmek ve vatandaşlara daha konforlu bir yaşam sunmak hedefiyle önemli adımlar attıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Önde gelen birer sanayi, ticaret ve turizm merkezleri olan Akdeniz’in yaylası, Konya’nın denizi Beyşehir ile Toroslar’ın parlayan yıldızı Seydişehir arasındaki ulaşım ağının gücüne güç katan Beyşehir-Seydişehir yolumuz da bunlardan biri. İpek Yolu üzerinde yer alması bakımından tarih boyunca Anadolu’nun en önemli yerleşim yerlerinden olan Konya günümüzde de ülkemizin ana ulaşımını sağlayan doğu-batı ve kuzey-güney yönlerinde uzanan kara yolu bağlantıları ile önemli bir kavşak noktasıdır.”
“57 milyon lira tasarruf sağlayacağız”
Beyşehir’in Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerini birbirine bağlayan önemli bir geçiş noktası ve turizm bölgesi olduğunu belirten Uraloğlu, Seydişehir’in de tarihi, doğal güzellikleri ve sanayi potansiyeliyle bölge turizmine ve yerel ekonomiye katkı sağladığını, bu iki ilçenin ulaşım ağının güçlendirilmesinin büyük önem arz ettiğini bildirdi.
Uraloğlu, bu kapsamda da iki ilçeyi birbirine bağlayan tek yol standardındaki yolu bölünmüş yol standardına yükseltecek çalışmaları başlattıklarını ve hızla tamamladıklarını dile getirerek, “Yolumuzun geometrik ve fiziki standartlarını önemli ölçüde yükselterek Beyşehir üzerinden Antalya’nın doğusunda bulunan Manavgat, Alanya gibi turizm merkezlerine ve Akdeniz sahil yoluna daha hızlı ve kolay erişim imkanı sağladık. Beyşehir ile Seydişehir arasındaki seyahat süresini 24 dakikadan 17 dakikaya indirdik. Böylece bu yolumuz ile zamandan 32 milyon lira, akaryakıttan 25 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 3 bin 87 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sunacağız.” diye konuştu.
Bakanlık olarak 2002 yılından bu yana Konya’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için 128 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerinin altını çizen Uraloğlu, “Eğiste Hadimi Viyadüğü ile ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsünü Konya’da inşa ettik. Bu proje ile Akdeniz Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi’ni kesintisiz bir şekilde birbirine bağlayarak Toroslar’a adeta bir mühür vurduk. Şu anda devam eden Konya Çevre Yolu, Alacabel Tüneli, Konya-Ereğli-Ulukışla Yolu, Akşehir-Yunak Yolu gibi 8 ayrı kara yolu projemiz bulunmaktadır ve bunların proje bedeli yaklaşık 26,5 milyar liradır.” bilgisini paylaştı.
“Biri AK Parti Belediyeciliği görmek istiyorsa, buyursun Konya’yı görsün”
Konya’nın demir yolu ağının güçlenmesi için de önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini, KONYARAY Projesi’ni başlattıklarını hatırlatan Uraloğlu, “45,9 kilometre uzunluğundaki projemiz ile Konya Tren Garı, Kent Merkezi, OSB’ler, Havaalanı, Lojistik Merkez ve Pınarbaşı arasında hem hızlı ve ekonomik toplu taşıma hizmeti vereceğiz hem de yük taşımacılığını geliştireceğiz.” sözlerini sarf etti.
Ülkenin her bölgesinde sahada olduklarını ve çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Ülkemiz ekonomisinin Türkiye Yüzyılı hedeflerini yakalamasında gerekli olan ulaşım altyapısını tesis etmek için yılmadan, özveriyle ve ciddiyetle çalışmaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2002 yılından bu yana olduğu gibi bundan sonra da Konya’nın gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı için koyduğumuz hedeflere ulaşmada gerekli her türlü gayreti göstereceğiz.”
Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay’a hem Konya’da hem de 6 Şubat depremlerinden sonra Hatay’daki çalışmaları için teşekkür eden Uraloğlu, “Biri büyükşehir belediyeciliği, AK Parti Belediyeciliği görmek istiyorsa, buyursun Konya’yı görsün.” dedi.
Bölgeyi ilgilendiren önemli projelerden birinin de Taşkent-Ermenek ayrımı – Balcılar yolu olduğunu anlatan Uraloğlu, konuşmasının ardından Taşkent ilçesinde yol çalışmalarında hazır bulunan AK Parti’li milletvekilleri Mehmet Baykan, Selman Özboyacı ve Karayolu Genel Müdürü Ahmet Gülşen ile canlı bağlantı yaptı.
Bakan Uraloğlu, canlı bağlantıda Gülşen ile milletvekillerinden çalışmalardaki son duruma ilişkin bilgi aldı.
“Gördüğünüz üzere hamdolsun bir yerde açılış törenimizi gerçekleştirirken başka bir yerde de yapımı devam eden yol projelerimizi takip ediyoruz” diyen Uraloğlu, konuşmasının ardından protokol üyeleri ile açılış kurdelesini kesti.
Törende, Konya Valisi Vahdettin Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer de birer konuşma yaparak, yolun hayırlı olmasını diledi.
Seydişehir’de Seçim Koordinasyon Merkezi açılışı
Bakan Uraloğlu, daha sonra Seydişehir’de AK Parti Seydişehir Seçim Koordinasyon Merkezi açılışına katıldı.
Burada yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde gece gündüz demeden hizmet etmeye, AK Parti belediyeciliği ile vatandaşı buluşturmaya devam edeceklerini vurgulayan Uraloğlu, AK Parti Seydişehir Belediye Başkan adayı Abdulmuttalip Demirel’in de ilçe için en güzel şekilde çalışacağına inancının tam olduğunu belirtti.
Alacabel Tüneli yapım çalışmalarına ilişkin bilgi veren Uraloğlu, “Bundan sonra bu tünelin, ben daha yakın takipçisi olacağım, sözünü size veriyorum. En kısa sürede bu tüneli Allah’ın izniyle bitirip sizin gündeminizden çıkaracağız. İnşallah Seydişehir – Bozkır yolunun ihalesini de bu sene yapıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun.” ifadesini kullandı.
Seydişehir’deki programda Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaaslan, AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız ve Seydişehir Belediye Başkan adayı Abdulmuttalip Demirel de birer konuşma yaparak, AK Parti’nin merkez ve yerel yönetimiyle kente hizmetlerini değerlendirdi.
Açılış sonrası Uraloğlu ve beraberindeki heyet, ilçede esnaf ziyaretinde bulundu.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Konya’nın Beyşehir ilçesinde Taşıyıcılar Kooperatifi üyeleriyle buluştu, sanayi sitesinde esnaf ziyareti yaparak yapımı tamamlanan Beyşehir Seydişehir bölünmüş yolunun açılışına katıldı. Açılışta konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yapımı tamamlanan yol için memnuniyet duyduğunu ifade ederek, “Cumhurbaşkanımızın, ‘Yol medeniyettir’ sözünden hareketle; memleketin yollarını yaptık, aşılmaz denilen dağlarını aştık. Son 22 yıl içinde karayolları için 152 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. 2002 yılında 6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık. Ana akslarımızın tamamına yakınını bölünmüş yol haline getirdik. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. Ülkemizin yalçın kayalarını, derin vadilerini tünel ve viyadüklerle aştık. Köprü yapım çalışmaları kapsamında; 2002 yılında 311 km olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. Tünel yapım çalışmaları kapsamında da 50 km olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. Başlatmış olduğumuz otoyol seferberliği çerçevesinde bin 714 km olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık. Türkiye’nin dört bir noktasında; doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi demeden, köyü-kasabası ya da büyükşehri fark etmeden yeni yol çalışmalarıyla; ülkemizin ulaşım altyapısını güçlendirmek, modernize etmek ve vatandaşlarımıza daha konforlu bir yaşam sunmak hedefiyle önemli adımlar atıyoruz” şeklinde konuştu.
“Zamandan 32 milyon lira, akaryakıttan 25 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf sağlayacağız”
Yapımı tamamlanan yolun sanayi, ticaret ve turizme büyük katkısı olacağını belirten Bakan Abdulkadir Uraloğlu, “Önde gelen birer sanayi, ticaret ve turizm merkezleri olan Akdeniz’in yaylası Konya’nın denizi: Beyşehir ile Torosların parlayan yıldızı Seydişehir arasındaki ulaşım ağının gücüne güç katan Beyşehir-Seydişehir yolumuz da bunlardan biri. Bilindiği üzere İpek Yolu üzerinde yer alması bakımından tarih boyunca Anadolu’nun en önemli yerleşim yerlerinden olan Konya; Günümüzde de ülkemizin ana ulaşımını sağlayan doğu-batı ve kuzey-güney yönlerinde uzanan karayolu bağlantıları ile önemli bir kavşak noktasıdır. Beyşehir’de; hem Göller Yöresinin öne çıkan yaşam merkezlerinden biri hem de Akdeniz ve İç Anadolu Bölgelerini birbirine bağlayan önemli bir geçiş noktası ve turizm bölgesidir. Seydişehir ise; zengin tarihi, doğal güzellikleri ve sanayi potansiyeliyle bölge turizmine ve yerel ekonomiye katkı sağlamaktadır. Bu nedenle Konya ve ülkemiz ekonomisi için büyük önem taşıyan bu iki ilçemizin ulaşım ağının güçlendirilmesi büyük önem arz etmekteydi. Bu kapsamda da 2 ilçeyi birbirine bağlayan tek yol standardındaki yolumuzu bölünmüş yol standardına yükseltecek çalışmaları başlattık ve hızla tamamladık. Bugün de huzurlarınızda bu projemizi açmanın heyecan ve mutluluğunu yaşıyoruz. Mevcut haliyle sathi kaplamalı tek yol standardında hizmet veren Beyşehir-Seydişehir yolumuzu 28,3 km uzunluğunda bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yola dönüştürdük. Proje kapsamında, 28 metre uzunluğundaki Kavak ve 38 metre uzunluğundaki Çifte köprüleri inşa ettik. Güzergahtaki trafik güvenliğini arttırdık, hızlı ve konforlu ulaşım hizmeti tesis ettik. Yolumuzun geometrik ve fiziki standartlarını önemli ölçüde yükselterek Beyşehir üzerinden Antalya’nın doğusunda bulunan Manavgat, Alanya gibi turizm merkezlerine ve Akdeniz Sahil Yolu’na daha hızlı ve kolay erişim imkanı sağladık. Beyşehir ile Seydişehir arasındaki seyahat süresini 24 dakikadan 17 dakikaya indirdik. Böylece bu yolumuz ile zamandan 32 milyon lira, akaryakıttan 25 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 3 bin 087 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sunacağız” diye konuştu.
“Konya’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için 128 milyar 535 milyon lira yatırım gerçekleştirdik”
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, 2002 yılından beri Konya’ya ulaşım ve iletişim altyapısı için yapılan çalışmaları hatırlatarak, “2002 yılından bu yana Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Konya’mızın ulaşım ve iletişim altyapısı için 128 milyar 535 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. Konya’nın bölünmüş yol uzunluğunu 167 kilometreden alıp, bin 282 kilometreye ulaştırdık. 614 kilometre tek yol iyileştirmesi yaptık. Eğiste Hadimi Viyadüğü ile ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsünü Konya’da inşa ettik. Bu proje ile Akdeniz Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi’ni kesintisiz bir şekilde birbirine bağlayarak Toroslara adeta bir mühür vurduk. Çalışmalarımızı burada da bırakmadık. Şu anda devam eden Konya Çevre Yolu, Alacabel Tüneli, Konya-Ereğli-Ulukışla Yolu, Akşaehir-Yunak Yolu gibi 8 ayrı karayolu projemiz bulunmaktadır ve bunların proje bedeli yaklaşık 26,5 milyar liradır. Konya’nın demiryolu ağının güçlenmesi içinde çok önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Ankara-Konya Yüksek Hızlı Tren ve Konya-Karaman Hızlı Tren Hatlarını açtık. Kayacık Lojistik Merkezi ile Konya’yı çok önemli bir lojistik üs haline getirdik. KONYARAY Projesini başlattık. 45,9 km uzunluğundaki projemiz ile Konya Tren Garı, Kent Merkezi, OSB’ler, Havaalanı, Lojistik Merkez ve Pınarbaşı arasında hem hızlı ve ekonomik toplu taşıma hizmeti vereceğiz hem de yük taşımacılığını geliştireceğiz. Öğleden sonra Konya Büyükşehir Belediyemizin Adana Çevre Yolu üzerindeki Sedirler Kavşağında inşa ettiği köprülü kavşağımızın açılışını gerçekleştirdikten sonra, Konya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığımızla birlikte Konya’da gündeme aldığımız yeni Raylı Sistem Projelerimizin Tanıtım Programını da gerçekleştireceğiz” diye konuştu.
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, “Ülkemiz ekonomisinin Türkiye Yüzyılı hedeflerini yakalamasında gerekli olan ulaşım altyapısını tesis etmek için yılmadan, özveriyle ve ciddiyetle çalışmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2002 yılından bu yana olduğu gibi bundan sonra da Konya’nın gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı için koyduğumuz hedeflere ulaşmada gerekli her türlü gayreti göstereceğiz. Konyalılar her zaman hakkı savundu, hakkın ve haklının yanında oldu. 2023 cumhurbaşkanlığı seçiminde neredeyse yüzde 69 oy oranı ile Cumhurbaşkanımızın ve Cumhur İttifakının yanında yer aldı. İnşallah 31 Mart yerel seçimlerinde de Konya Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarını Cumhur İttifakına kazandıracağız. AK Parti’nin yeniden aday gösterdiği Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay kardeşimizle birlikte planladığımız tüm projeleri birlikte hayata geçireceğiz” dedi.
Konya Valisi Vahdettin Özkan da Konya açısından bereketli bir gün olduğunu belirterek, “Bu ulaşım altyapısını iyileştirmesiyle bir fabrikanın, üreticinin küresel düzeydeki rekabet gücünü artıracağı gibi, insanlarımızın yaşam kalitesini artıracak çok esaslı bir hizmet. Bu hizmet Anadolu’nun dört bir yanında iyi olduğu gibi Konya’mızda da geniş bir coğrafyada çok etkili bir şekilde icra edilmiş oldu. Bu hizmetlerin devamını diliyorum” şeklinde konuştu.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da “Büyükşehir Yasası çıktığında en çok bu yasa Konya’da nasıl uygulanacak diye merak ediliyordu. Çünkü Konya’nın bu büyük coğrafyasında hizmet üretmek çok zor, meşakkatli ve zahmetliydi. Ama gelinen noktada 10 yıldan sonra elhamdülillah ilçelerimizde büyük bir kalkınma oluştu, bunda kara yollarının çok büyük etkisi var. Konya neredeyse bölünmüş yol ağını tamamlamış bir şehir konumuna geldi” dedi.
Konuşmaların ardından Bakan Uraloğlu, Vali Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Altay, AK Parti İl Başkanı Hasan Angı, milletvekilleri ve protokol mensupları tarafından kurdele kesilerek yolun açılışı gerçekleştirildi. – KONYA
]]>Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Şişli’de Çilesiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nı düzenledi. Kurum daha öncede açıkladığı projelerini “Uğraştıran Değil Ulaştıran İstanbul” adı altında detaylı bir şekilde anlattı. Kurum, programda toplu ulaşım başta olmak üzere birçok farklı projelerini de sunum eşliğinde aktardı.
Program’a Kurum’un yanı sıra milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti üyeleri, meclis üyeleri, STK ve muhtarlar katıldı.
“İstanbul’umuza 122,2 kilometre uzunluğunda yeni tüneller kazandırıyoruz”
Trafiği azaltmaya yönelik projeleri ile ilgili konuşan İBB Başkan Adayı Kurum “Avrupa Yakası’nda 88 Anadolu yakasında 34 kilometre olmak üzere İstanbul’umuza 122,2 kilometre uzunluğunda yeni tüneller kazandırıyoruz. İlk 5 yılımızda Çayırbaşı, Ayazağa, Levazım ve Dolmabahçe etabında 25,7 kilometrelik tünel projesini yapacağız. Büyükdere Caddesi ve sahil yoluna alternatif Dolmabahçe’den başlayıp Kilyos’a uzanan tünel zincirini hayata geçirmiş olacağız. Yine Kağıthane-Bayrampaşa hattı arasında 11,5 kilometrelik tünelimizi hizmete açacağız. Anadolu yakasında 10,2 kilometrelik Yenisahra-Bostancı tünelinde ise Kadıköy’den gelip Tuzla’ya giden kardeşlerimiz yapacağımız yan yol düzenlemesiyle Bostancı Sahili’ne gidebilecekler. Bu proje ile Göztepe’den doğuya doğru, E-5 Karayolu ile Sahil Yolu arasında kesintisiz bir bağlantı yolu oluşturacağız. E-5 Karayolunun trafik yoğunluğunu azaltacağız. İkinci 5 yılımızda ise 74,7 kilometrelik yeni tünel hedefimizin 50,9 kilometresini Avrupa Yakası’nda Bayrampaşa’dan Büyükçekmece’ye uzanan karayolu tüneliyle sağlayacağız. Sahil yolunun Anadolu Yakası’nda alternatifi olacak 23,8 kilometrelik Harem-Çengelköy-Kavacık’ta Nakkaş tünel kavşağı ile birlikte Çengelköy kavşağından Çubukluya kadar kesintisizi ulaşımı sağlayacağız. E-5 karayoluyla TEM otoyolu ve Kuzey-Güney istikametinde iki yakada da boğaz sahil yollarını trafik çilesinden kurtaracağız. Trafik yoğunluğu üst seviyelerde olan E-5, TEM ve birbirine bağlayan bağlantı yollarının yoğunluğunu azaltacağız. Sarıyer-Beşiktaş arasında vatandaşımız 12 dakika yolculuk yapacak. Beşiktaş-Beylikdüzü arası yolculuk süresi 23 dakikaya, Beşiktaş-Küçükçekmece arası 15 dakika, Harem-Kavacık arası yolculuk süresi ise da 9 dakika olacak. Avrupa ve Anadolu yakasında Altınşehir-Bahçeşehir, Tüyap-Silivri, Sultanbeyli-Kurtköy ve Göztepe-Çayırova arasında tam 260 kilometre ana yol ve yan yolumuzun düzenlemesini yapacağız. Bu da yan yollarla birlikte İstanbul’da trafik yoğunluğunu artıran sorunları çözecek 151 kavşak düzenlemesiyle birlikte 39 ilçede ve mahallelerimizde trafik yükünü azaltacak ve İstanbulluya nefes aldıracak projelerimiz olacak. Çile haline gelmiş Mahmutbey kavşağımız başta olmak üzere Kağıthane, Bayrampaşa, Eyüpsultan, Ataköy, Zeytinburnu, Bakırköy, Ataşehir gibi en acil noktalarda kavşak projelerini başlatacağız. 1 Nisan’da inşa süreçlerine başlayacak, tüm köprülü kavşak ve yollarımızı 2 yıl içerisinde vatandaşımızın hizmetine açacağız” dedi.
“Şehir içi ulaşımında seyahat süresini yüzde 20 düşüreceğiz”
Ağır vasıta trafiğini şehrin dışına alacağını aktaran Kurum sözlerine şöyle devam etti: “Şehrimizin trafiğini rahatlatacak 2 büyük hamlemiz daha olacak. Esenler Otogarı ve Harem Otogarı’nı şehrin kuzeyine birini Kurtköy’e diğerini de İhsaniye’ye taşıyoruz. İstanbul’un şehir içi trafik yükünü alırken, şehirlerarası yolcularımızı ve şoförlerimizi de rahatlatacağız. Mevcut otogarlarımızın esnafına, bu yeni otogarlarda öncelik vereceğiz. Otogarları raylı sistemlere entegre ederek; gelen hiçbir kardeşimizi mağdur etmeyeceğiz. Ağır vasıta trafiğini iki yakada kuracağımız 6 yeni lojistik merkeziyle şehir dışına alacağız. Bunların ikisi, Avrupa Yakasında Yassıören ile Anadolu Yakasında Kocaeli sınırımızda Körfez Lojistik Köyleri olacak. Diğer 4 lojistik köyümüzde ise YeşilBayır’da, Çatalca’da, Kurtköy’de ve Paşaköy’de kurularak ana lojistik sisteminin destek noktaları olarak hizmet verecekler. Lojistik Köylerimizde tüm temel hizmet birimleri, serbest bölge, antrepo tesisleri, tır parkları, teknoloji geliştirme bölgesi, organize sanayi alanları ve demiryolu entegrasyon alanı bulunacak. Bu yatırımlarımızla, kent içi trafiğinde bulunan yaklaşık 1 milyon ağır vasıta trafiğini şehrin çeperlerine taşımış olacağız. Planlı bir dağıtım modeliyle şehir içi ulaşımında seyahat süresini yüzde 20 düşüreceğiz. Ayrıca İstanbul’un kuzeyinde oluşturacağımız lojistik altyapımızın bir parçası olarak, Karadeniz’in İstanbul kıyısında Kuzey İstanbul Limanı projemizi hayata geçireceğiz. Marmara Denizi’mizdeki gemi trafiğini de azaltmış olacağız. Bunun yanında, İstanbul’un güneyindeki trafiği, ağır vasıtalardan da arındıracağız”
“Motorcu dostu bariyerlerin sayısını ve uzunluklarını artıracağız”
Motosiklet sürücüleri için yeni projelerini açıklayan Kurum “2018’den bugüne otomobil sayımız sadece yüzde 15 artarken, motosiklet sayımız yüzde 119 artış gösterdi. Buradan motosiklet kullanıcısı vatandaşımıza müjdemizi veriyorum. Tüm motosiklet kullanıcılarının can güvenliği için, trafik yoğunluğu olan önemli ana arterlerde ayrıştırılmış özel motosiklet yolları, yeni motor yollarını devreye alacağız. Öncelikle Bakırköy, Barbaros Bulvarı, Büyükdere Caddesi, Kozyatağı, Maltepe sahil yolu ve Samatya olmak üzere mümkün olan her yerde emniyetli motor yollarımızı yapacağız. Başta kaza kara noktaları olmak üzere tüm yolarımızda motorcu dostu bariyerlerin sayısını ve uzunluklarını artıracağız. Buradan İstanbul’daki 250 bin motokurye emekçisine de müjdem var. Motokuryelerimizin dinlenebilmesi, ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yeni yapılacak tüm yol kenarlarına sizler için dinlenme alanları ayıracağız. İstanbul’daki 250 bin motokurye kardeşimiz için yol kenarlarında yeni cepler açacağız. Bu ceplerde oluşturacağımız tesislerde kardeşlerimiz ihtiyaçlarını giderebilecek” şeklinde konuştu.
“Yol Üstü Otopark Yönetim Sistemi Uygulamasını hayata geçireceğiz”
Yeni otopark sistemleri ve millet yolları konseptinden bahseden Kurum “Mevcut yönetim ‘Transfer merkezlerinde 100 bin araçlık otopark imkanı, asansörlü sistemlerle kapasite artırılacak’ demişlerdi. Ama bunu da yapamadılar. Bunlar mevcut asansörlerimizi bile çalıştıramadılar. Yeni otopark asansörü yapmalarını da beklemiyorduk. Biz göreve gelir gelmez indirme bindirme cepleriyle, engellilere ait özel otoparklarıyla, mahalle sakinlerine özel park imkanlarıyla Yol Üstü Otopark Yönetim Sistemi Uygulaması’nı hayata geçireceğiz. İstanbul’umuza ilk 5 yılda; üstü park altı otopark olacak, vatandaşımızın arabasını bırakarak toplu ulaşımla bağlantı kuracağı tam 250 bin araçlık otopark kazandıracağız. İşte İSPARK’ın durumu ortada. Bu kurum neden zarar ediyor? İSPARK’ımız liyakatsiz ellerde kötü yönetildiği için zarar ediyor. Ama biz bütün mahallelerde evinin önüne park eden vatandaşımızdan ücret alınmasına rağmen İSPARK zarar ediyor. Biz mahallerimizde evinin önüne aracını bırakan vatandaşlarımızdan herhangi bir ücret almayacağız. Ücretsiz otopark yapacağız. Göreve gelir gelmez İSPARK’taki tarifede tam %25 oranında indirim yapacağız. Vatandaşımız için ilk yarım saati de ücretsiz yapacağız. Ben vatandaşımıza bir müjde daha veriyorum. Millet Yolları konseptini getiriyoruz. İstanbul’un her yerinde yayalaştırılmış cadde ve meydanlarımızı artıracağız. Millet Yolları projemizde; klasik planlamayı değil, İstanbul Medeniyet ve Tasarım Rehberini odağımıza alacağız. Yaptığımız kaldırımı, aydınlatmayı, inşaat malzemesini, yeşil alanları, parkları ortak bir dile göre yapacağız. İstanbul’un şehirciliğinin kurumsal dilini Millet Yollarımı da yaparak yansıtacağız. İstanbullular bize güvensin, biz yaya dostu bir İstanbul için gerekli bütün adımları atacağız” ifadelerine yer verdi.
“İstanbul’umuzda tüm ulaşım ağı yapay zeka ile desteklenecek”
İstanbul’da ki ulaşımla ilgili yeni uygulamaları aktaran Kurum “Ulaştıran İstanbul Strateji Planımızın dördüncü adımına geleceğim. Otobüsler yanıyor, metrolar yolda kalıyor, İstasyonları su basıyor, yürüyen merdivenler çalışmıyor. Göreve geldiğimizde Akıllı Ulaşım Sistemleri’nde öncü İstanbul’umuz için fetret dönemi hep birlikte bitireceğiz. Siz liyakatli kadroları işten çıkarırsanız akıllandırılmış, kara kutulardan izlenen, yollarda kalan müdahale edilebilen, yanan otobüslere terfi edersiniz. Göreve gelir gelmez Ulaştıran İstanbul Strateji Planımızın 4. Adımıyla, teknolojinin İstanbullu anlayışıyla Akıllı Ulaşım ve Yönetim Sistemini hemen tesis edeceğiz. İstanbul’umuzda tüm ulaşım ağı yapay zeka ile desteklenecek. Tam adaptif sinyalizasyon sistemiyle kavşaklarda beklemeyeceğiz. En gelişmiş sensör ve kameralardan kurulu elektronik denetleme sistemimizle trafiği yönlendireceğiz. Tünel işletim merkezini daha verimli hale getireceğiz. Toplu uaşıma araçları ve İETT filo yönetim merkeziyle toplu taşımadaki her bir aracımızı anlık olarak izleyeceğiz. Metro hat kontrol merkezi işler hale getirilecek. Lojistik yönetim merkezleriyle akıllı lojistik dağıtım sistemi kurulacak. Yerli yazılımla Dijİstanbul’u hemen hayata geçireceğiz. DİJİSTANBUL ile size en yakın boş otoparkın nerde olduğunu göreceksiniz. Otoparka varmadan yerinizin rezervasyonunu yapabileceksiniz. Aracınız elektrikli bir araçsa, seyyar şarj istasyonundan randevu alıp, siz işlerinizi hallederken aracınızı otomatik şarj ettireceksiniz. Parket uygulamasıyla gittiğiniz her yerde en yakın ve müsait otoparkı bu uygulamadan öğrenecek ve yol tarifini alacaksınız. Yol-@çık uygulamasıyla bulunduğunuz konumdan gitmek istediğiniz yere kadar en verimli ulaşımı bu seçeneklerden takip edebileceksiniz” dedi.
“İstanbul’un trafiğinde direksiyon sallayan herkese eğitimler vereceğiz”
Yeni kurulacak olan Ulaşım Akademisi’nde verilen eğitimlere de değinen Kurum “Son adımımız olan Ulaşım Akademi’mizi hemen kuracağız. Mesleki teorik eğitim merkezimizde İstanbul’un trafiğinde direksiyon sallayan herkese eğitimler vereceğiz. Uygulama eğitim merkezimizde kuracağımız parkur ve simülasyonlarla şoförlerimize pratik öğrenme imkanları sunacağız. Burada psikolojik destekten test desteğine kadar her türlü desteği vereceğiz. Ölçme değerlendirme ve sertifikasyon sistemiyle uluslararası lisanslardan vatandaşımızı faydalandıracağız. Stratejik planlamamızla İstanbullu kardeşlerimin ulaşımdaki iyileşmeyi her gün hissedeceği, her anlamda tasarrufa şahit olacağı bir uygulamayı gerçekleştireceğiz. Şehrimizi ulaşımda üst lige taşırken, mevcut yönetimin 2019’da yüzde 47’den alıp bugün yüzde 64’e yükselttiği trafik yoğunluğunu 2029’da yüzde 50’ye, 2034’te yüzde 41’e düşüreceğiz. 2019’da 45 dakika olup da liyakatsiz ellerde bugün 64 dakikaya çıkan ortalama seyahat süremizi de 48 dakikaya, 2034’te 39 dakikaya indireceğiz. Bugün bizi uğraştıran İstanbul, ulaştıran bir İstanbul’a dönüşecek. ve ulaştıran İstanbul, trafikte her yıl 3 milyon ton daha az karbondioksit üretirken şehrimiz, ülkemiz, dünyamız 450 bin yetişkin ağacı kurtarmış olacak. 1 Nisan’dan itibaren İstanbul trafik çilesinden kurtulacak. İlk 5 yılın sonunda azaltacağımız İstanbul trafiğine 10 yılın sonunda, bir daha geri dönmemek üzere son vereceğiz” şeklinde konuşmasını tamamladı. – İSTANBUL
]]>Çeşme Alaçatı’da CHP Seçim Ofisi açılışı, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli ve partililerin katılımı ile gerçekleştirildi. Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) açılışı öncesi, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Çeşme Cumhuriyet Meydanı Mitingi’nde önemli açıklamalarda bulundu. Çeşme Belediyesi önünde düzenlenen halk buluşmasında yurttaşlarla bir araya gelen Tugay, konuşmasında şunları kaydetti:
“Biz İzmirlilerin yolu mutlaka Çeşme’de kesişmiştir. Çeşme’de anısı olmayan İzmirli olamaz. Dolayısıyla yüreğimizin bir bölümü her zaman Çeşme’de atmıştır. Atmaya da devam edecektir. Lal Başkanımla telefonda görüştük. Ben Çeşme’ye çok değer verdiğimi söyledim. Çeşme bir marka, Çeşme, İzmir’in en değerli markalarından biri. Çeşme deyince sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok yerinde bile insanlar biliyorlar. Buranın ne kadar güzel, ne kadar özel bir yer olduğunu. O nedenle diyorum ki; Çeşme zaten hizmetin en iyisini hak etmiyor mu? Çeşme’ye en iyi hizmeti yapacağız.
“BUGÜNE KADAR YAPILAN HİZMETİ DAHA İYİYE TAŞIYACAĞIZ”
Hiçbir endişeniz olmasın. Çeşme’ye en iyi hizmeti getireceğiz. Bugüne kadar yapılan hizmeti daha iyiye taşıyacağız. Bayrağı devralarak yapacağız. Biraz önce Ekrem Başkanım hepimizi çok mutlu eden, gururlandıran o Cumhuriyet Halk Partili duruşuyla dedi ki ben dedi bundan sonra Lal başkanımın yanındayım. Onun zaferi için çalışacağım. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bayrağının bu şehirde dalgalanmaya devam etmesi için çalışacağım dedi. Sağ olsun, var olsun. İşte biz böyle bir aileyiz. Partilileriyle, seçmenleriyle biz böyle bir aileyiz. Bayrak yarışını bilirsiniz değil mi? Bir koşucu başlar koşmaya koşunun belli bir yerinde biraz yorulmaya başlar. Tam o anda bayrağı bir başka arkadaşına verir. Bayrağı alan kişi anında depar atar. Bir sonra bayrağı teslim edeceği arkadaşına ulaşana kadar o koşu devam eder. Ama neticede şampiyon olduğunuz zaman hep beraber kürsüye çıkarsınız. Hep beraber o zaferi kutlarsınız. Cumhuriyet Halk Partisi adına bu zafer hepimizin olacaktır.
Ülkenin sıkıntılı zamanlardan geçtiğini söyleyen Başkan Tugay, şu ifadeleri kullandı:
“Bu sıkıntılı zamanlarda insanlarımızın aklını karıştırmak için bin bir türlü yalan söyleyenler var. İnsanlarımızı aldatmaya çalışanlar var. Bu milleti elbette ki aldatamayacaklar. Ben kimseyi aldatabileceklerini zannetmiyorum. Ama bazı şeyleri bazı insanların yüzüne söylemek lazım. Bazı şeyleri bazı insanların yüzüne söylemek lazım. Bu kadar yarattığınız enflasyonla yüzde yüz ellilere varan yıllık enflasyonla bu yarattığınız yoksullukla, işsizlikle insanları bu hale getirdikten sonra emeklilerimize verdiğiniz bu on bin lira nedir? ve bu kadar genç işsizimizin olmasının nedeni nedir? Bu ülkenin kaynakları mı yetmiyor? Yatırım yapmamızın önünde engel mi var? Yapacağımız onca güzel şey varken Çeşme’de turizm yatırımı varken tarım için yapabileceğimiz çalışmalar varken kendi kendine yetecek şehirlerimiz olabilecekken neden bu kadar beceriksiz bir şekilde yönetiliyoruz? Ben size şunu söylemeye çalışıyorum. İnsanlarımızın üzerindeki umutsuzluk bulutunu dağıtmamız gerekiyor. Bizim görevimiz İzmir olarak önümüzdeki dönemdeki görevimiz bu ülkenin yoksulluğuyla mücadele etmek. Bu ülkenin, yoksulluğuyla mücadele etmek, kalkınmasının önündeki engellerle mücadele etmek. Belediyenin görevi nedir? Altyapı yapmaktır. Altyapı yapacak mıyız? Elbette yapacağız. Çeşme’nin kanal problemini, Çeşme’nin arıtma sorununu, Çeşme’nin su sorununu size namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum.
YOL SORUNUNA DERHAL MÜDAHALE EDECEĞİM
En kısa zamanda halledeceğiz yollar mı? Yolları yapmak zor olabilir mi? Olamaz. Ben o sistemi kuracağım. Lal kardeşimle birlikte Çeşme’de her nerede, nasıl bir yol sorunu varsa ona anında gecikmeden, derhal müdahale edeceğim, söz veriyorum Çeşme’nin doğal güzelliklerini koruyacağız. Çeşme’nin denizinin temizliğini koruyacağız. Sahilleri pırıl pırıl olacak. Çeşme’ye gelen insanlar burada elbette ki her geldiklerinde daha öncekine göre daha temiz, daha güzel daha düzenli bir Çeşme görecekler. Bunu biz beraber başaracağız. Sizlerle beraber başaracağız. İlçe belediye başkanı arkadaşımla beraber başaracağız. Meclis üyelerimizle beraber başaracağız. Sizin aranızdaki duyarlı vatandaşlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız hep beraber başaracağız Biz burada üzerimize düşeni mutlaka yapacağız. Ama sadece altyapı, sadece üstyapı belediyeciliği değil aynı zamanda kalkınma belediyeciliğini gerçekleştireceğiz.
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE HİZMET ETMELİYİZ”
Önümüzdeki beş yıl dosta düşmana şunu göstereceğiz. Biz kimseye el açmak zorunda değiliz. Kimsenin inayetine muhtaç olmayacağız. Kendi başımızın çaresine bakarız. Kendi topraklarımızda, kendi girişimcilerimizin, kendi yatırımcılarımızın, kendi insanlarımızın, esnafımızın çalışmasıyla o kalkınmayı sağlarız. Sağlayacağız. Buna ben inanıyorum. Çünkü birileri bu ülkenin insanlarının kendine özgüvenini kaybetmesini istiyor. Kendi kendini kalkındırmasını durdursunlar istiyoruz Atatürk’ün güvendiği bu millet kendine güvenmesin istiyor. ve bu milletin malını mülkünü birbirine Araplara peşkeş çekmek istiyor. Bunu yapamayacaksınız. Bunun önünde duvar olacağız. Set olacağız. Duracağız. Bunu nasıl yapacağız? Tarihimizden aldığımız Cumhuriyetimizden aldığımız güçle yapacağız. Atatürk’e olan inancımızla, onun ilkelerine verdiğimiz o bağlılıkla, o inançla yapacağız. ve buradan İzmir’den tüm Türkiye’ye bir şehir kendi imkanlarıyla, kendi insanlarıyla nasıl kalkınırmış göstereceğiz. Söz veriyorum size. Dokuz tane üniversitesi olan bir şehirdeyiz. Binlerce üniversite hocası olan bir şehirdeyiz. Girişimci ruhu olan on binlerce genci olan bir şehirdeyiz. İnsanlar iş kurmak istiyor, insanlar bilgili, kendisini yetiştirmiş ama maalesef buralarda onların önünü açmıyorlar. O yüzden mesela geçen sene İzmir’den 107 bin kişi şehir dışına göç etti. İzmir’de de 132 bin kişi geldi. Gidenler genç, gençlerimiz, okumuş gençlerimiz. Bir kısmı da ne yazık ki yurt dışına gittiler. Biz onurlu bir millet olarak bu kaderi kabullenmemeliyiz. Biz onurlu bir millet olarak buradan çıkıp da başka milletlere hizmet etmemeliyiz. Bu topraklarda yediysek, içtiysek, beslendiysek, okuduysak, öğrendiysek bu milletin asaletini eğer damarlarımızda taşıyorsak, Türkiye Cumhuriyeti’ne hizmet etmeliyiz ve bütün kardeşlerimizi yurt dışına giden, oralara geçen, oralarda başka insanlara hizmet eden bütün kardeşlerimizi Türkiye’ye getirecek bir yönetim göstermeliyiz.
“YÜZÜ GÜLEN İNSANLARIN MUTLU OLDUĞU BİR İZMİR İÇİN YOLA ÇIKIYORUZ”
Bu siyaseti yapmalıyız. Ben bu nedenlerle bu ilkelerle bu ülkeye olan bağlılığıyla Atatürk’ün ruhunu yüreğimizde taşıdığımıza inanarak bu siyaseti sonuna kadar, ölene kadar yapmaya devam edeceğim. ve bu kardeşlerimizle beraber, bu ailemizle beraber, bunu başarana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Bu an itibariyle önümüzdeki beş yıl için 2024’ten, 2029’a kadar pırıl pırıl bir İzmir, pırıl pırıl bir Çeşme. Altyapısıyla, üst yapısıyla bütün sorunlar halledilmiş bir İzmir ve aynı zamanda kalkınmış yüzü gülen insanların mutlu olduğu bir İzmir için yola çıkıyoruz.”
DENİZLİ: “SAYIN CEMİL TUGAY’DAN ALTYAPIMIZI DÜZENLEMESİ İÇİN BİR SÖZ ALDIM”
CHP Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli de Çeşme Cumhuriyet Meydanı Mitingi’nde konuştu. Çeşme’de yapılacak projelerden bahseden Lal Denizli, “Sokakta halkımızla bir araya geldiğimizde bize en çok altyapıya dair, ulaşıma dair ve otopark sıkıntısına dair sorunlarını iletiyorlar. O nedenle de öncelikle bunu müjdelemiş olayım. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Adayımız Sayın Cemil Tugay’dan altyapımızı düzenlemesi için bir söz aldım; yol bakımlarını en üst düzeyde yapması için bir söz aldım; otopark sıkıntımızı çözerken bizlere katkı sağlaması için en büyük sözü aldım” ifadelerini kullandı.
“ÇEŞME’NİN BÜTÜN ALTYAPISINI DEĞİŞTİRECEK PROJELERİ BÜYÜKŞEHİRİMİZ İLE ORTAKLAŞA GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”
1 Mart’ta gerçekleştirilecek proje lansmanında Çeşme’ye ilişkin yol haritasının duyurulacağını söyleyen Denizli, ilçedeki foseptik sorununa da değinerek şunları kaydetti:
“Şehir planımızı ve daha da önemlisi Çeşme’yi 10-12 ay yaşayabilecek bir ilçeye dönüştürmek için nasıl bir yol haritası izleyeceğimizi bütün halkımızla paylaşacağız. Ortak bir vizyonla Çeşme’yi hak ettiği değere kavuşturacak adımları atacağız. Biz hala eski tip foseptik olan bir bölgeyiz. Bu nedenle 21. yüzyıl teknolojisi kanalizasyon sistemine taşınacak ve etap etap Çeşme’yi, Çeşme’nin bütün altyapısını değiştirecek projeleri büyükşehrimiz ile ortaklaşa olarak gerçekleştireceğiz.”
‘ZİNCİRLERİMİZİ KIRIYORUZ’
“Biz zincirlerimizi kırıyoruz ve liyakatli yöneticilerimizle Çeşme’mizi, İzmir’imize hak ettiği değere kavuşturuyoruz” diyen Çeşme Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Lal Denizli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz bu geleceği kabul etmiyoruz. Biz zincirlerimizi kırıyoruz ve liyakatli yöneticilerimizle Çeşme’mizi, İzmir’imize hak ettiği değere kavuşturuyoruz. Sizlerle uzun bir yola çıkıyoruz. Bu yol taşlı, bu yol bazen zor, bu yol bazen yağmurlu ama biz asla pes etmeyenleriz. Bu yolda yürürken ülkemiz için, ülkemizin geleceği için, geleceğe umutla bakabilmek için her birinize ihtiyacımız var. Hepimiz birlikte yürüyeceğiz.
‘DOKUZ KADIN BELEDİYE BAŞKANI ADAYIMIZLA DEĞİŞİMİN RÜZGARINI YAYACAĞIZ’
Biz değişimin en büyük mesajını İzmir’den veriyoruz. Biz İzmir’den Türkiye’ye diyoruz ki kadınlar siyasette varlar. Kadınlar belediye başkanı olabilirler. Biz dokuz ilçede, dokuz ilçe kadın belediye başkanı adayımızla değişim rüzgarını en güçlü şekilde tüm Türkiye’ye yayacağız ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara giden yolunda öncü olacağız.”
ORAN: “BİZ KAZANACAĞIZ”
Çeşme Belediye Başkanı M. Ekrem Oran ise yaptığı konuşmasında şunları söyledi:
“Benim büyük Çeşme ailem, Çeşme’de bir zaferi daha kazanmaya hazır mısınız? Mustafa Kemal’in askerleri, Cumhuriyetin evlatları, 25 senedir dalgalanan altı oklu bayrağımızı yine göndere dikecek miyiz? Lal Denizli Başkanımızı Çeşme Belediye Başkanı yapacak mıyız? Öyleyse gazamız mübarek olsun. Bizim bölünmemizi bekleyenler. Parçalanmamızı bekleyenler, avucunuzu yalarsınız. Altı ok gene kazanacak. Cumhuriyetçiler Kazanacak. Biz kazanacağız.”
]]>Dönmez, Karayolları 4. Bölge Müdürlüğü’nün sorumluluk alanındaki Seyitgazi- Kırka kara yolu güzergahında, 2 çarpı 2 bölünmüş ve Bitümlü Sıcak Karışım (BSK) kaplamalı yapılacak yol yapım çalışmalarının başlangıç noktasını ziyaret etti.
Şantiye kurulum çalışmalarının devam ettiği alanda incelemelerde bulunan Dönmez, gazetecilere yaptığı açıklamada, vatandaşlar için önemli bir projenin hayata geçirileceğini söyledi.
Dönmez, projenin bölge halkının hasretle beklediği projelerden biri olduğunu ifade ederek, “Bu çalışma kapsamında 3 adet köprümüz, 6,5 milyon metreküp hafriyat ve yaklaşık 60 bin metreküp beton dökülecek. Burası maalesef trafiğin ve kazaların yoğun olduğu bölgelerden birisi. Karayollarımız, her zaman olduğu gibi yine buraya da çözüm odaklı bakarak bu projenin hayata geçirilmesi için geçtiğimiz yıl ilk adımı attı, ihalesini yaptı. Sözleşmeye bağladı. Artık yüklenicimiz de burada. Şantiye kurulum çalışmaları başladı. Yukarıda göreceksiniz, ilk yol yarma çalışmaları da bir taraftan devam ediyor.” diye konuştu.
Projenin yaklaşık 1,8 milyar liralık bir bedeli olduğunu dile getiren Dönmez, “Ana güzergah mevcut yol geometrisini takip edecek ama zaman zaman yol konforu ve sürüş güvenliğini arttırabilmek adına güzergah dışında da bazı çalışmalarımız olacak. Ben bu çalışmada başta emeği geçen Ulaştırma Bakanımız olmak üzere Karayolları Genel Müdürümüze, Karayolları 4. Bölge Müdürümüze ve Eskişehir İşletmede görev alan tüm mühendis arkadaşlarımıza, çalışanlarımıza bölge halkı ve hemşehrilerim adına en kalbi teşekkürlerimi sunmak istiyorum. İnşallah en kısa süre içerisinde bu yol çalışmasını bitireceğiz.” dedi.
“Vatandaşımızın, hemşehrilerimizin kafasını karıştırmaya hakları yok”
Muhalefetin konuyu zaman zaman kötüye kullandığına değinen Dönmez, sözlerine şöyle devam etti:
“Buradan bir davette bulunmak istiyorum. Gelsinler çalışmayı yerinde görsünler. Vatandaşımızın, hemşehrilerimizin kafasını karıştırmaya hakları yok. AK Parti hükümetleri, bakanlığımız başladığı hiçbir çalışmayı yarıda bırakmadı. Bunu da inşallah zamanında bitireceğiz ve bölge halkının hizmetine sunmuş olacağız.”
Dönmez, bu etapla birlikte Seyitgazi-Kırka güzergahında önemli kazanımlar elde edileceğine dikkati çekerek, “Hız artışı söz konusu olacak. Yol konforunda bir artış sağlamış olacağız. Yol güvenliği artmış olacak. Tabii ki zamanımız kısalmış olacak, sürüş zamanımız. Bundan sonra da inşallah bu Kırka etabı da bittikten sonra da Afyonkarahisar’a giden ikinci etabın hazırlıklarına başlamış olacağız. Bu projenin bizim açımızdan bir başka önemli tarafı da biliyorsunuz, Eti Maden’in Kırka, Bor Madeni İşletmeleri var. Buradan yıllık 1 milyon ton civarında bir ürünü biz pazarlara naklediyoruz. Lojistik açısından son derece önemli. O lojistiğimizi de oldukça kolaylaştırmış olacak. Ben bu vesileyle buradaki yüklenici firmaya da şimdiden kolaylıklar diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Dönmez’e ziyarette, MHP Seyitgazi Belediye Başkan adayı Erhan Erden, MHP Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir ve Karayolları 4.Bölge Müdürü Mehmet Fidan ve diğer ilgililer eşlik etti.
]]>AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Seyitgazi İlçesi ile Kırka Mahallesi arasında gerçekleştirilen yol genişletme çalışmasını yerinde ziyaret etti. Ziyarete Dönmez’in yanı sıra, Karayolları 4. Bölge Müdürü Mehmet Fidan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanı İsmail Candemir, MHP Seyitgazi İlçe Belediye Başkan Adayı Erhan Erdem ile Eskişehir yüklenici firma yetkilileri katıldı. Ziyarette konuşan Dönmez, projenin yaklaşık 1.8 milyar liralık bir bedeli olduğunu ve yol konforu ile sürüş güvenliğini arttırabilmek adına güzergah dışında da bazı çalışmalarımız olacağını söyledi. Muhalefete de ‘Gelsinler çalışmayı yerinde görsünler’ diyerek seslenen Dönmez, bölge halkı adına çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.
“Uzunca bir süredir bölge halkının hasretle beklediği projelerden birisi”
Ziyarette konuşma yapan AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, “Bugün Seyitgazi’de Karayolları Bölge Müdürlüğümüzün, Dördüncü Bölge Müdürlüğümüzün sorumluluk alanında olan Seyitgazi-Kırka 2×2 bölünmüş ve BSK kalitesinde yol yapım çalışmalarının ilk başlangıcını, müteahhidimizi, yüklenicilerimizi ziyaret etmek suretiyle sahada burada bulunmuş bulunduk ve bu çalışma çerçevesinde de 3 adet köprümüz, 6 buçuk milyon metreküp hafriyat, yaklaşık 60 bin metreküp beton dökülecek. Uzunca bir süredir bölge halkının hasretle beklediği projelerden birisi. Maalesef yoğun kazaların olduğu ve trafiğin yoğun olduğu bölgelerden birisi. Ama karayollarımız her zaman olduğu gibi yine buraya da çözüm odaklı bakarak, bu projenin hayata geçirilmesi için geçtiğimiz yıl ilk adımı attı, ihalesini yaptı, sözleşmeye bağladı. Artık yüklenicimiz de burada ve şantiye kurulum çalışmaları başladı. Yukarıda göreceksiniz, ilk yol yarma çalışmaları da bir taraftan devam ediyor. Projenin yaklaşık 1.8 milyar liralık bir bedeli var. Ana güzergah mevcut yol geometrisini takip edecek ama zaman zaman yol konforu ve sürüş güvenliğini arttırabilmek adına güzergah dışında da bazı çalışmalarımız olacak” dedi.
“Muhalefet gelsin çalışmayı yerinde görsün”
Başta Ulaştırma Bakanı olmak üzere, Karayolları Genel Müdürü’ne, Dördüncü Bölge Müdürü’ne ve Eskişehir işletmede görev alan tüm mühendisler ile çalışanlara bölge halkı adına teşekkürlerini ileten Dönmez, konuşmasının devamında şunları söyledi:
“İnşallah en kısa süre içerisinde bu yol çalışmasını bitireceğiz. Muhalefet bunu maalesef zaman zaman kötüye kullanıyor. Ama onlara da buradan bir davette bulunmak istiyorum, gelsinler çalışmayı yerinde görsünler. Vatandaşımızın, hemşehrilerimizin kafasını karıştırmaya hakları yok. AK Parti hükümetleri, bakanlığımız başladığı hiçbir çalışmayı yarıda bırakmadı. Bunu da inşallah zamanında bitireceğiz ve bölge halkının hizmetine sunmuş olacağız. Bu etapla birlikte Eskişehir- Afyon güzergahında hız artışı söz konusu olacak. Yol konforunda bir artış sağlamış olacağız. Yol güvenliği artmış olacak. Tabii ki sürüş zamanımız kısalmış olacak. Bundan sonra da inşallah bu Kırka etabı bittikten sonra da Afyon’a giden ikinci etabın hazırlıklarına başlamış olacağız. Bu projenin bizim açımızdan bir başka önemli tarafı da biliyorsunuz, Eti Maden’in Kırka Bor Madeni İşletmeleri var. Buradan yıllık 1 milyon ton civarında bir ürünü biz pazarlara naklediyoruz. Tonlarca yük, lojistik açısından çok son derece önemli. Bu, lojistiğimizi de oldukça kolaylaştırmış olacak. Ben bu vesileyle buradaki yüklenici firmaya da şimdiden kolaylıklar diliyorum. Emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum, teşekkür ediyorum.” – ESKİŞEHİR
]]>18 Ocak’ta Ankara’da düzenlenen aday tanıtım toplantısında yeniden Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday gösterilen Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, yeni projelerini tanıtmak üzere basın toplantısı düzenledi. Düzenlenen toplantıya Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Şaban Çopuroğlu, Murat Cahid Cıngı ve Sayın Bayar Özsoy, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, AK Parti Kayseri Kadın Kolları Başkanı Meral Koşar, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Hayri Danacı, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, MHP Kayseri İl Başkanı Seyit Demirezen, ilçe belediye başkanları, bürokratlar, daire başkanları, genel müdürler ve gazeteciler katıldı.
Başkan Büyükkılıç, Yeni 5 Yıl Projeleri Sunum Toplantısı’nda kentte görev yapan yaygın ve yerel basın mensuplarıyla bir araya gelerek, Kayseri için hazırladıkları projelerini kamuoyu ile paylaştı. Başkan Büyükkılıç, merkez ve ilçeler için yapılacak olan çalışmaların hayırlı olmasını dileyerek, “Huzur şehri Kayseri’mizi daha iyi noktaya taşıma adına hep beraber merkezini imar ve ihya ederek, taşrasını da ihmal etmeyerek yol alma yönünde irade göstermemiz gerektiğinin bilincindeyiz. O açıdan insanı yaşat ki devlet yaşasın felsefesiyle yol alacağız” dedi.
Yapılacak seçimlerin de hayırlı, uğurlu olmasını huzur içinde sonuçlanmasını temenni eden Büyükkılıç, “Bugüne kadar gerek şahsımda gerekse diğer belediye başkanı kardeşlerime bizleri sevip, seçip, güvenen, oyları ile sahiplenen hemşehrilerimize minnet duyuyor, teşekkür ediyorum. Yine aynı şekilde Kayseri’mize bugüne kadar belediyecilik anlamında ve diğer hizmetlerle ilgili emeği geçen, katkısı olan tüm kardeşlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.
Başkan Büyükkılıç, Kayseri’yi sevdiklerini ve şehrin herkes tarafından gururla paylaşıldığını dile getirerek, “Şehrimize bir çivi çakanın başımızın tacı olduğunu buradan paylaşmak istiyorum. İnsanların hayırlısı hizmetkar olandır. Biz de bu bağlamda inşallah hizmetkar olmaya, dua almaya, şehrimizi en güzel şekliyle paylaşmaya özen göstereceğimizi ifade etmek istiyorum. Biz şehrimizi seviyoruz, şehrimizin Allah’a şükürler olsun, herkes tarafından gururla paylaşıldığının farkındayız. Büyükşehirlerin imkanları, fırsatları Kayseri’mizde mevcut, büyükşehirlerin konforu mevcut, büyükşehirlerin sıkıntısı çok şükür yok denilecek kadar da azdır” ifadelerini kullandı.
Büyükkılıç liderliğinde Büyükşehir’in yönetişim anlayışı
Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediyesi yönetişim anlayışından bahsederek, “Yönetişim anlayışımız var. İnsan odaklı, hizmet ve eser siyasetini önemseyen, yerel kalkınmayı asla göz ardı etmeyen, verdiği sözü yerine getiren, katılımcı, kapsayıcı, hesap verebilir anlayışta olan. Kayseri’mizin bugüne kadar geldiği noktayı göz ardı edecek değiliz ama hedefimizdeki Kayseri ne olmalı diye üzerinde durmamız gerektiğini paylaşmak isterim. Dijital çağdayız. Biz de bu anlayış içerisinde her alanda şehrimizi akıllı ve dijital Kayseri mantığıyla çevreye duyarlı Kayseri anlayışıyla, sıfır atıkla uyumlu Kayseri’mizi sürdürmeye devam etme kararıyla, dirençli şehir Kayseri anlayışıyla, üretken ve rekabetçi Kayseri” şeklinde konuştu.
2019 yılından bu yana Kayseri Büyükşehir Belediye olarak hayata geçirdikleri proje ve hizmetleri de anlatan Başkan Büyükkılıç, “Gerek Kayseri Büyükşehir Belediyesi gerekse ilçelerimiz, biz birlikte bir anlam ifade ederiz, 16 ilçe belediye başkanımızı da bağrıma basıyorum. Yaptıklarımız var, yapacaklarımızı da paylaşacağız. Yaptıklarımızdan sırf Büyükşehir’in 430 civarında yapmış olduğu büyük projeler var. Sırf bu sene 153 büyük projeyi hayata geçirdiğimizin farkındayım. Bir demet sunacağız, adeta çiçek gibi şehrimizi bir çiçek demeti gibi bazı projelerimizi paylaşarak devam edeceğiz” diye konuştu.
Millet Bahçesi dolup taşıyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür eden Büyükkılıç, hükümet ve belediyelerin iş birliğiyle şehre yapılan hizmetlerin yakışan cinsten olduğunu nitelendirerek, yaklaşık 5 yıllık süreçte Kayseri’ye kazandırılan marka projeleri anlattı. Başkan Büyükkılıç, Cumhuriyet’in yüzüncü yılında hizmete açılan ve vatandaşlardan yoğun ilgi gören 1 milyon 260 bin metrekare alanda 1 milyon metrekarelik yeşil alanıyla dikkat çeken Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi projesinin detaylarından söz ederek açılışını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerçekleştireceğini söyledi.
Havaalanı terminal binamız Kayseri’ye yakıştı
Başkan Büyükkılıç, geçtiğimiz günlerde hayata geçirilen Kayseri Havaalanı Yeni Terminal Binası’nın da hizmete açıldığını hatırlatarak, “Havaalanı terminal binamız Kayseri’ye yakıştı. Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum” sözleriyle, video gösterimi eşliğinde projenin detaylarını aktardı.
Kente kazandırılan İldem-Şehir Hastanesi ve Talas Anayurt-Cumhuriyet Meydanı raylı sistem hatları ile ilgili de bilgiler paylaşan Büyükkılıç, Sahabiye, Oruşreis, Cemikebir kentsel dönüşüm projelerinden de söz etti. Başkan Büyükkılıç, kente kazandırılan diğer ulaşım projelerine dikkat çekerek, 7 adet katlı kavşak, 11 adet köprü yapıldığını, 35 adet yeni bulvar ve cadde açıldığını, 971 kilometre uzunluğunda yolda 1 milyon 851 bin 500 ton sıcak asfalt serildiğini kaydetti.
Kayserililerin hizmetine sunulan eğitim tesisleri ve sosyal tesisler hakkında da bilgiler veren Büyükkılıç, 3 adet sosyal yaşam merkezi, 4 adet sosyal hizmet tesisi, 6 adet sosyal tesis, 6 adet sosyal destek projesi, 7 adet eğitim tesisi ile kent merkezi ve taşrasının zenginleştirildiğini dile getirdi.
Başkan Büyükkılıç, kültür projelerine de bir parantez açarak, kütüphaneler, sosyal tesisler, kültürel tesisler ile çalışmaları sürdüklerini ifade etti. Büyükkılıç, tarih ve turizm projeleri kapsamında da 6 adet müze, 18 adet restorasyon, 7 adet kazı desteği, 8 alanda turizm faaliyetiyle Kayseri’yi en güzel şekilde tanıtmaya özen gösterdiklerini ve göstermeye devam ettiklerinin altını çizdi.
“Gençlerimiz bizim geleceğimiz”
“Öğrencilerimiz, gençlerimiz bizim geleceğimiz” diyen Büyükkılıç, ulaşım desteklerinden eğitim desteklerine, nakdi yardımlardan su faturası ve gıda yardımlarına, Spor A.Ş. ve sosyal tesis indirimlerinden şehri tanıtma projelerine, çamaşır yıkama merkezinden gençlik meclisine kadar öğrenci ve gençlere yönelik gerçekleştirilmiş olan projeleri sıraladı.
Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin 2024 Avrupa Spor Şehri unvanı aldığını hatırlatarak, kente kazandırılan 13 adet spor tesisinin yanı sıra Kayseri Uluslararası Yarı Maratonu, Spor A.Ş. ve Erciyes A.Ş.’nin spor faaliyetleri, Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi, geleneksel spor etkinlikler, KAYMEK A.Ş. etkinlikleri gibi spor faaliyetlerinden bahsetti. Büyükkılıç, etkinlikler ve festivaller çerçevesinde ise rekorlar kıran Kayseri Kitap Fuarı, bisiklet yarışmaları gibi etkinlik ve projelere de değindi.
Çevreci projeler kapsamında GES, RES, biyogaz gibi önemli projeler de dahil toplam 17 proje ile çevreyi korumaya özen gösterdiklerini ifade eden Büyükkılıç, kalkınan Kayseri vizyonu ile TOMTAŞ, Erciyes Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili gayretlerinden de söz etti. Başkan Büyükkılıç, 6 Şubat depremleri sürecinde yaşananları da paylaşarak afetlerle mücadele konusunda merkez ve taşrada üzerlerine düşeni yapacaklarını vurgulayarak, akıllı şehircilik projeleri, 16 ilçede hayata geçirilen projeler, rekor altyapı yatırımlar, ödüller kazanan projelerden bahsetti.
Yeni hizmet döneminde Kayseri’yi ileriye taşıyacak projeleri kamuoyuna duyuran Başkan Büyükkılıç, ilk olarak olmazsa olmaz olarak nitelendirdiği ulaşım projelerini anlattı. Büyükkılıç, “Biz bu alanda bilimsel çalışmaları çok önemsiyor, vatandaşlarımızın da görüşlerini alarak yol alıyoruz” dedi.
Kartal Kavşağı projesi
Büyükkılıç, Kartal Kavşağı’nın gündemde olduğunu ifade ederek, “Bu konuda gereğini yapma mantığı içerisinde çalışacağız. Burada 5 kavşakla ilgili çalışma yapacağız. 2 tanesi Erciyes Üniversitesi’nin önünde 2 tanesi Kartal bölgesinde, 1 tane de Tacettin Bulvarı’na ayrılan. 5’i birden gerdanlık gibi ışığı hiç görmeden, bekleme olmadan herkesin yol alacağı bir proje olarak karşımıza çıkacak. Projelendirdik, her türlü zemin etüdü hazır, kaynak hazır. Sayın Mehmet Özhaseki Bakanımıza da huzurlarınızda teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Başkan Büyükkılıç, yeni hizmet döneminde hızla hayata geçirilecek olan Kartal Kavşağı Projesi’nin detaylarını ise video gösterimi ile paylaşarak, “En kısa zamanda da bitirme yönünde irade göstereceğimizi ifade etmek istiyorum, Allah mahcup etmesin diyorum” ifadelerini kullandı.
Erkilet Tramvay Hattı
Yeni hizmet dönemi projeleri içerisinde dikkat çeken Erkilet Tramvay Hattı Projesi’ni kente kazandıracaklarını belirten Büyükkılıç, Ulaştırma Bakanlığı’na sunulan proje ile Erkilet Bulvarı, Kayseri Havalimanı noktalarından 4,5 kilometrelik yer altı tüneli ile Seyyid Burhaneddin Hazretleri Türbesi’ne oradan da uzanacak Hulusi Akar Bulvarı üzerinden Talas Mevlana Raylı Sistem Hattına kavuşacağını anlattı. Başkan Büyükkılıç, projenin KUMSmall bölgesinden Erkilet Bulvarı’na kadar olan 2 kilometrelik kısmı için seçimlerin hemen ardından çalışmalara başlayacaklarını duyurdu.
Büyükkılıç, Erenköy Bulvarı’nı hizmete açtıklarını hatırlatarak Mehmet Özhaseki Bulvarı ile Erenköy Bulvarı kesişim noktasında Erenköy Bulvarı Altgeçidi projesini hizmete sunacaklarını belirtti. Mustafa Şimşek Bulvarı devamına katlı kavşak inşa edeceklerini ifade eden Başkan Büyükkılıç, Mustafa Şimşek Bulvarı Nalçik Bulvarı Katlı Kavşağı’nı hayata geçireceklerini dile getirerek, “Burada Nalçik Bulvarı ya da Malatya yoluna diyelim çıkan güzergahta yol tek yönlü çalışıyor, biz bunu rahatlatacak aynı zamanda her yöne gidecek, Sivas tarafına da Malatya tarafına da şehir merkezine de diğer mahallelere de gidecek şekilde hayata geçireceğiz” dedi.
DSİ Katlı Kavşağı’nı da önemli bir proje olarak nitelendiren Büyükkılıç, trafik yoğunluğunu azaltacak olan projenin de şehre kazandırılacağını sözlerine ekledi. Sunumundaki ulaşım yatırım ve projeleri hakkında hızlı trene de değinen Başkan Büyükkılıç, son çalışma fotoğrafları ile hızlı tren çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Büyükkılıç, hızlı tren çalışmalarının hızla devam ettiğini ve hiç bir sıkıntı yaşanmadığını belirterek, “Şehrimize şimdiden hayırlı olsun” dedi.
Büyükkılıç, Organize Sanayi Bölgesi trafiğini rahatlatma çalışmaları bağlamındaki çalışmalarından olacak 15 Temmuz Bulvarı’nın devamı niteliğindeki 30 metre genişliğe sahip 4 kilometrelik, Organize Sanayi-Erenköy Bulvarı Yeni Yol Bağlantısı ile yeni bir önemli ana arteri hayata geçireceklerini bildirdi.
Danişmentgazi Mahallesi’nden Mehmet Özhaseki Bulvarı yol bağlantılarının da inşa edileceğini belirten Büyükkılıç, bu kapsamda Prof. Dr. İhsan Ketin Caddesi 1 kilometrelik 25 metre genişliğindeki yol planından, yine aynı caddedeki 1 kilometrelik 50 metre genişliğindeki kanal yolundan ve Mehmet Özhaseki Bulvarı’na 1 kilometrelik 25 metre genişliğindeki bağlantı yolunun yapılacağından bahsetti.
Büyükkılıç, Şehir Hastanesi civarındaki Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı’nın devamı olacak ve Erkilet Bulvarı’na bağlanacak 3,1 kilometrelik 30 metre genişliğindeki ana arteri de şehre kazandıracaklarını paylaştı. İldem’de İldem-D imar yolu olarak 2,5 kilometrelik 30 metre genişliğinde yol ile 0,5 kilometre 30 metre genişliğinde yol yapacaklarını da kaydeden Büyükkılıç, burasının da gelişme bölgesi şeklinde devam edeceğini sözlerine ekledi.
Büyükkılıç’tan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a vefa
Gökkent Mahallesi’nde de onlarca metre genişliğinde ve kilometrelerce yol yapacaklarını aktaran Büyükkılıç, havalimanına bağlanacak olan 1,35 kilometrelik 30 metre genişliğindeki Prof. Dr. Aykut Özdarendeli Caddesi devamının tamamlanacağını, yeni yapılan yolun isminin Prof. Dr. Necmettin Erbakan Bulvarı olacağı müjdesini verdi.
Büyükkılıç, inşa edecekleri 1,5 kilometrelik 30 metre genişliğindeki Havalimanı-Erkilet Bulvarı bağlantısı ile Erkilet’teki vatandaşların havalimanına direkt ulaşım sağlayacağını anlattı.
Sivas Bulvarı ile Kocasinan Bulvarı arasında Uğurevler Mahallesi’nde 30 metre genişliğinde 1,5 kilometrelik yol, Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nde 30 metre genişliğinde 2,1 kilometrelik yeni yol planı yaptıklarını böylelikle Sivas Caddesi ile Hulusi akar Bulvarı arasında bir kestirme yolun şehre kazandırılacağını kaydetti.
Anadou Harikalar Diyarı’nda 25 metre genişliğinde 1,3 kilometre ve 1,2 kilometrelik 15 metre genişliğinde Cırgalan’ı Kuzey Çevre Yolu’na ve Gesi’ye bağlayacak yollar yapacaklarını ifade etti. Büyükkılıç, yaptıkları ve yapmayı planladıkları yolları anlatan kısa videoyu da kamuoyuna sundu.
Şehrin sadece taşıt trafiği, konforu ve güvenliği değil, yayalara yönelik de yeni dönemde yapmayı planladıklarını dile getiren Büyükkılıç, yeni yaya üstgeçitlerini anlattı. 7 adet yaya üst geçidi yapacaklarını belirten Büyükkılıç, terminal, Yakut, Yıldızevler, Seyyid Burhaneddin, Kartal ve Talas Bulvarı gibi noktalara talepler ve ihtiyaçlar doğrultusunda yaya üstgeçitleri yapacaklarını, ilerleyen süreçlerde yeni ihtiyaç olan yerleri de gündemlerine alacaklarını söyledi. Bisiklet yolları konusunda 31 kilometre ilave yaptıklarını, yeni dönemde ise yeni yollar yapacaklarını, mevcut yolları da iyileştireceklerini belirterek, “Bisiklet yollarımız olmazsa olmazımız” dedi.
Kayseri’de gece seferleri
Tren yaya geçitleri konusunda da 2 yeni yaya geçidi yapacaklarını söyleyen Büyükkılıç, gece seferleri noktasında Kayseri’de yoğun anahat üzerlerinde 24 saat ulaşım hizmetlerini sürdüreceklerini vurguladı.
‘Gittiğin Kadar Öde’ projesi hayata geçiyor
Büyükkılıç ayrıca akıllı şehircilik bağlamında tramvay hatlarında yeni bir uygulamayı hayata geçireceklerini vurgulayarak, akıllı kartlar ile ‘gittiğin kadar öde’ projesini gerçekleştireceklerini de söyledi. Park et-Devam et uygulamasını da gerçekleştireceklerini söyleyen Büyükkılıç, Kayseri’de kolay, konforlu, güvenli ve akıcı bir trafik hizmeti sağlayacaklarını belirtti.
Açıklamalarında yeni dönemdeki kentsel dönüşüm çalışmalarından da söz eden Büyükkılıç, İncesu Semerkent Mahallesi Toplu Konut Projesi’nden, her birisinin biner konutu içeren İncesu Saraycık Mahallesi Yeni Konutları’ndan, Argıncık Kentsel Dönüşüm Projesi’nden söz ederken, Sahabiye Kentsel Dönüşüm’ün 3 etabını ise Emlak Konut ile gerçekleştireceklerini vurguladı.
Alzheimer Merkezi Projesi
Sosyal Hizmet Projeleri’ni de kamuoyuna duyuran Büyükkılıç, yeni dönemde, bir doktor olarak Alzheimer Merkezi Projesi’ni çok önemsediğini ifade ederek, Alzheimer hasta olan vatandaşların ve yakınlarının hayatını kolaylaştırmaya çalışacaklarını paylaştı.
Çocuklara beslenme desteği
Çocukları da önemsediklerini belirten Büyükkılıç, yeni dönemde çocuklar için okullarına beslenme desteği sunacakları da ifade ederek, diğer sosyal hizmetlerini sıraladı.
Engelli vatandaşlara su ücretlerinde yüzde 50 indirim
Sıcak Yuvam Projesi sayesinde ihtiyaç sahibi vatandaşlara barınma desteği sunacaklarını ayrıca engelli vatandaşlara destek noktasında da onların temiz, sağlıklı ve bakımlı hanelerde yaşamalarını sağlama adına temizlik ve basit tamirat hizmetlerinin gerçekleştirileceğini ve ayrıca yine yüzde 40 ve üzeri oranda engeli bulunan engelli vatandaşlara su ücretlerinde yüzde 50 indirim uygulayacaklarını anlattı. Büyükkılıç, engellilerin toplu taşımaya erişimi konusunda da araçların tam erişimli olmasını sağlayacaklarını söyledi.
2024’ten itibaren 23 Nisan tarihlerinde çocuk kitapları fuarı ve şenliği düzenleyeceklerini müjdeleyen Büyükkılıç, tüm ilçelere ekmek, gıda, kömür, süt, kırtasiye, ulaşım, aile desteği, çorba, sıcak yemek ve nakdi yardımlar gibi sosyal yardımların gerçekleştirileceğini de sözlerine ekledi.
Büyükşehir, ‘Emekli Evi’ kuruyor
Emeklilerin yaşam kalitesini arttırmak, sosyal kültürel etkinliklerle emeklileri buluşturmak amacıyla Emekli Evi kuracaklarını ifade eden Büyükkılıç, Uluçınarlar Yaşam ve Dayanışma Merkezlerini yaygınlaştıracaklarını ve Emekliler Kafeteryası’nın da sayısını arttıracaklarını belirtti.
Mobil Göz Tarama ve Gezici Bilim Otobüsü
Toplum sağlığını önemsediklerini bunun için, daha önce gezici diş tarama hizmeti sunduklarını ifade eden Büyükkılıç, mobil göz tarama aracını hizmete koyacaklarını da ifade eden Büyükkılıç, Bilim Merkezi Kapınızda sloganı ile ‘Gezici Bilim Otobüsü’ hizmeti vereceklerini dile getirdi.
Müzeler ve Kütüphaneler Şehri’ne Yeni Projeler
Sunumunda “Bizim olmazsa olmazımız” diye nitelediği kültür sanat projelerinde değinen Büyükkılıç, Külte Kaniş-Karum’da 3 bin 500 metrekare büyüklüğünde kayadan oyma Türkiye’nin en büyük müzesinin hayata geçirilme sürecinde olduğunu belirterek, Develi Belediyesi’nin de destekleri ile Develi Askerlik Şubesi’nin kütüphaneye dönüşmesi noktasında destek sağladıklarını belirtti.
Kayseri’yi kütüphaneler ve müzeler şehri yapmaya devam edeceklerini ifade eden Büyükkılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Fosil Müzesi projemiz devam ediyor. Mamutlar, gergedanlar, fillerin atası 7,5 milyon yıl önce yaşamış, Kızılırmak kenarından çıkıyor, gelen giden hayran kalıyor. Bu konuda üzerimize düşeni yapacağız” dedi. Koramaz Vadimizde bir müzemiz hazır, Ticaret Müzesi Jandarma Konağı diye bilinen yerde hazır, İlçe Halk Kütüphanelerimiz devam ediyor. 7/24 kütüphaneyi gençlerimizin insanına sunacağız. Kitap Kafeleri arttıracağız, İldem Çocuk Kütüphanesi, Keykubat Semt Kütüphanesi, Yakut mahallemizde kütüphanemizi hayata geçiriyoruz.”
Çocuk kreşlerini hayata geçiriyoruz. Şehir Hastanemizin hemen yanı başında başlıyoruz, Beyazşehir’de benzer bir projemiz var. Amacımız, insanların hayatını kolaylaştırıp, onlara destek vermektir” ifadelerini kullanan Büyükkılıç, “Restorasyon projeleri de bizim için önemli” diyerek Tavukçu Mahallesi 3’üncü etap, Aziz George Kilisesi, Kızıl Köşk, Alaybeyli Camii restorasyon projeleri ile tarihe sahip çıkacaklarını anlattı.
Turizm projelerinden değişik vadilerle ilgili ıslah projeleri, turizm faktörü olarak Sarımsaklı ve Erciyes’te Karavan Park projesi ve Sağlık Turizmi Kongresi gibi çalışmalar yapacaklarını söyledi.
Büyükkılıç, Akıllı Şehircilik Projesi’ne özel parantez açarak, şunları söyledi:
“Akıllı Şehircilik artık olmazsa olmazımızdır. Zaten altyapımız hazır, şehrin tamamını kucaklayacak ve kuşatacak çalışmaya imza atacağız. Mart ayındaki meclisimizden Akıllı Şehircilik Daire Başkanlığımızı geçiriyoruz. Akıllı şehircilikte vatandaşın yaşam kalitesini arttıracağız. Genç Kayseri Kart ile gençlere yönelik olarak rahatlıkla kullanacağı hem indirimli hem bilgilendirme projemiz olacak. Çiftçi Bilgi Sistemi, Felaket Kurtarma Merkezi, Engelsiz Ulaşım Mobil Uygulaması, Alzheimer hastalarına ücretsiz Aklım Sende saati, açık veri platformu, İlaçlama Bilgi Sistemi, Kültür Rehberi, Muhtar Bilgi Sistemi, Mesire Alanı Bilgi Sistemi, Sportif Kayseri Projesi, Dijital Şehir Laboratuvarı olacak.”
“2026’da Kayseri’mizi Teknofest ile Buluşturacağız”
Bilime yeni dönemde de önem vermeye devam edeceklerini ifade eden Başkan Büyükkılıç, “2026’da Kayseri’mizi Teknofest ile buluşturacağız. Yakında Sanayi Bakanımız teşrif edecek. Aynı zamanda uzaya çıkan ilk Türk astronotumuz da Kayseri’mize gelecek. Büyük bilim şenlikleri yapmaya devam edeceğiz. Bilişim Akademisi bizim için önemli bir proje. Çocuklarımızı burada iki yıl süreyle burada eğiteceğiz. Teknoloji Hangarı da önemli bir projemizdir” dedi.
Programda, Bilgisayar Mühendisi Prof. Dr. Celal Öztürk, Endüstri Mühendisi Doç. Dr. Feyza Gürbüz, Bilgisayar Mühendisi Dr. Rifat Kurban, Çevre Mühendisi Doç. Dr. Şükrü Taner Azgın, Elektrik-Elektronik Mühendisi Prof. Dr. Mustafa Türkmen, Bilgisayar Mühendisi Dr. Murat Taşyürek’in Bilişim Akademisi’nde yer alacağını duyurduğu hazırlanan video da izletildi.
Büyükkılıç, Sosyal Tesis ve Hizmet Tesisi Projeleri kapsamında şehir için önemli olan, ekonominin can damarları nakliye başta olmak üzere bu alana hizmet edecek olan Lojistik Merkezi, Ziya Gökalp Yaşam Merkezi, Millet Bahçesi’nin içerisinde prestijli bir Nikah Salonu ve yaz dönemlerinde Matematik Köyü gibi projeleri de anlattı.
Yeni Otogar Projesi’ni hayata geçireceklerini de anımsatan Büyükkılıç, “Kumsmall AVM ve Mobilyacılar Sitesi Bölgesi’nde yeni otogarımızı, daha butik, daha günün koşullarına uyarlanmış, tramvay hattı yanı başında olacak, çevre yol kenarında olacak güzel bir projeyi hayata geçireceğiz. Seracılık Mükemmeliyet Merkezi diye bir projemiz var, seracılığı mükemmel nasıl yapılır diyerek öncü olacağız” dedi.
Konuşmasında ‘Dirençli Şehir Kayseri olmazsa olmazımız’ ifadelerini kullanan Büyükkılıç, “bu yönde yaptıklarımız çok fazla, yapmamız gerekenleri de çok önemsiyoruz. Deprem Master Planı oluşturulacak, kentsel dönüşüm ile master planımız mevcut, Afet Eğitim Merkezi’ni kuruyoruz. Deprem Bilgi Sistemi’ni hayata geçiriyoruz. Çok önemli mikrobölgeleme, şehrimizin 200 milyon metrekarelik alanında gerekli taramayı yaptıracağız, en önemli hazırlığı tamamlamış olacağız. Jeoloji Bilgi Sistemi, Bölge Faylarının Tektonizmasının İncelenmesi, Engelli Bireylere Afet Bilinci Eğitimi vereceğiz” diye konuştu.
Avrupa Spor şehrine yakışacak projelerini de kamuoyuna aktaran Başkan Büyükkılıç, konuşmasında “Spor Köyü diye projemiz var, şehrin doğusunda ulaşım sorunu olmayan bölgede olacak. Sümer Kapalı Tenis Kortu’nu hayata geçiriyoruz. Atletizm Pisti’ni Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde hayata geçireceğiz, ayrıca 4 tane daha saha ekliyoruz. Erciyes Yeni Tenis kortlarının yanı sıra gençlik oyunları ve spor, kültür festivalleri düzenleyeceğiz” ifadelerine yer verdi.
Büyükkılıç, Keykubat Millet Bahçesi, Özel Hobi Evleri, Sarımsaklı Mesire Alanı, Şahruh Köprüsü Rekreasyon Alanı, Belsin Yılanlı Dağı Mesire Alanı, Deliçay Mesire Alanı, Erkilet Mesire Alanı, Yeni Parklar, Ağaçlandırma Projeleri, Ali Dağı Ağaçlandırma Projesi, Erciyes Dağı Ağaçlandırma Projesi, Entegre Katı Atık Bertaraf Tesisi, Yeni Katı Atık Transfer İstasyonları, Gürültü Eylem Planı, Yağmur Suyu Hasadı ve Kombi Desteği gibi çevreci projelerden de bahsetti.
Başkan Büyükkılıç, 16 ilçeye yapılacak projeleri de şöyle sıraladı:
“İlçelere sosyal tesisler, tarım ve hayvancılığa kayıtsız şartsız destek sürecek, 200 ton nohutu 300 tona çıkardık. Taşramızda asfalt yollarımıza, sanat yapılarına, kilitli parke, onarım bakım desteğine, spor sahaları yapımı devam ediyoruz.”
Altyapı projelerinin devam edeceğini hatırlatan Büyükkılıç, “İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi projemiz, hibesi hazır. Planlanan kolektör hatları hazır. Doğu bölgesine su temini projemiz hazır, enerji üretim tesisleri projeleri de hazır. Çok önemli proje Arıtma, Kurutma ve Yakma projemizi de hayata geçireceğiz. Yağmur Suyu Hasadı projemizde de üzerimize düşeni yapacağız” şeklinde konuştu.
Yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuklarını söyleyen Başkan Büyükkılıç, “Sizlere layık olmaya çalışan anlayışımız var. 16 ilçe belediye, 1 Büyükşehir sizlerle, el ele, gönül gönüle sizlere layık kılsın Mevla’m diyoruz” diyerek, sözlerini sonlandırdı.
Düzenlenen toplantı, fotoğraf çekilmesinin ardından son buldu. – KAYSERİ
]]>Bakan Uraloğlu, Kızılcahamam’da bir otelde düzenlenen Mühendislik Meslek Kanunu ve Teknik Hizmetler Sınıfı Çalıştayı’na katıldı.
Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarının bir an önce sonlanması ve Filistin’in özgürleşmesi temennisinde bulundu.
Çalıştayda birçok konunun değerlendirileceğini ifade eden Uraloğlu, kamuda çalışan meslek gruplarının ücretlerindeki farklılığın arz-talep dengesiyle alakalı olduğunu söyledi.
Uraloğlu, hiçbir meslek grubunu ötekileştirmeden, bir bütünün parçaları şeklinde, doğru planlamayla, önce hangi meslek grubuna ihtiyaç varsa onun yetiştirilmesi gerektiğini bildirdi.
Liyakat sahibi çalışanlara sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Uraloğlu, “Biz, bütün elemanlarımızı, teknik personelimizi, mühendislerimizi iyi yetiştireceğiz. Onların haklarını aramada da sendikalar gerçekten kıymetli, güzel hizmetler yapıyor. Çünkü tek taraflı bakarak her şeyi göremezsiniz. Birilerinin size farklı bakış açılarını da göstermesi gerekir.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gerek başbakanlığı gerekse cumhurbaşkanlığı döneminde çalışanların birçok hakkının teslim edildiğini dile getiren Uraloğlu, “Sizin taleplerinizi, bizim taleplerimizi karşıladı. Bundan sonra da karşılayacak lider ve irade Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.” değerlendirmesinde bulundu.
Haberleşmede hedef birinci etapta 5G’ye geçmek, ikincisi 6G
Uraloğlu, Türkiye’de 660 bin civarında çalışan mühendis olduğu bilgisini verdi. Bakanlık olarak yük, yolcu ve data taşıdıklarına dikkati çeken Uraloğlu, şunları kaydetti:
“AK Parti hükümetleri döneminde 22 yılda yaklaşık 273 milyar dolarlık ulaştırma ve altyapı yatırımı yaptık. Bundan sonra da 2053’e kadar yaklaşık 200 milyar dolarlık daha yatırım yapacağız, bunu planladık. Kara yolunda 2028’e kadar 2 bin kilometreye yakın otoyol yapacağız. Demir yollarındaki 14 bin kilometre olan uzunluğumuzu yaklaşık 18 bin kilometreye çıkaracağız. Hava yolundaki 57 havalimanımızı 61’e çıkaracağız. Deniz ticaretini geliştirerek ‘mavi vatan’daki etkinliğimizi artıracağız ve haberleşmede birinci etapta 5G’ye geçmeyi, ikinci etapta da 6G’nin hazırlıklarını yapmayı planlıyoruz. Buradaki çalıştayda gündem olan kanun ve hakların savunulması için biz de gerekli mevzuat düzenlemelerini ulaştırma alanında yapmak istiyoruz. Adil erişimi, verimliliği artırmak istiyoruz. Güveni artırmak toplumun refahını yükseltmek ve ulaşım alanında dünya sıralamasındaki yerimizi yükseltmek hedeflerimiz arasında.”
Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın önemine değinen Uraloğlu, “Tarihin hangi dönemine bakarsanız bakın bu coğrafya kıymetli olmuş. Sadece 4 saatlik uçuşla 67 ülkeye gidebiliyoruz. Yaklaşık 1,5 milyarlık nüfus ve 40 dolarlık bir gayrisafi milli hasıla var ve yaklaşık 8,5 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahibiz.” dedi.
Türkiye üzerinden geçecek koridorlara yönelik çalışmaları anlatan Uraloğlu, Kalkınma Yolu koridorunun, tamamlandığında sadece bir ulaşım hattı olmayacağını, aynı zamanda bir güvenlik koridoru olacağını dile getirdi.
“Çukurova Havalimanı’nı önümüzdeki ay hizmete açmış olacağız”
Uraloğlu, kara yollarında birçok iş yaptıklarını ve çok fazla yük taşındığını belirterek, buradaki yükün demir yolları tarafına aktarılması gerektiğini söyledi.
Akıllı şehirler, yollar ve elektrikli araçlara yönelik projeler yapacaklarını aktaran Uraloğlu, bölünmüş yol ağında, teknolojik köprülere, viyadüklerden tünellere, demir yolundan havalimanlarına kadar birçok projeyi hayata geçirdiklerini bildirdi.
Uraloğlu, hizmetleri herkese yönelik yaptıklarına işaret ederek, şöyle konuştu:
“Bunun örneği İstanbul’dur, Ankara’dır, İzmir’dir, bütün Türkiye’dir. Siyasi tercihinden dolayı asla cezalandırmadık, hizmetimize devam ettik. Daha güzel hizmetler yapabilmek için büyükşehirlerle, mahalli belediyelerle işbirliği halinde gitmemizde fayda var. Onun için şu önümüzdeki 31 Mart’taki mahalli seçimler hepimiz için kıymetli. Pazartesi günü inşallah Kazlıçeşme ile Sirkeci arasındaki çevreci bir projeyi hizmete açacağız. Turgut Altınok Başkanımız ile de konuştuk, Ankara’yı Esenboğa’ya bağlamak için bir proje revizyonu yapıyoruz, Cumhurbaşkanı’mıza da bunu arz ettik. Onu da önümüzdeki süreçte hayata geçirmeyi planlıyoruz. Antalya Havalimanı’nı ciddi şekilde genişletiyoruz. Devam eden projelerden Trabzon’a yeni bir havalimanı planlıyoruz, yeterli değil. Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane devam ediyor, onları önümüzdeki süreçte bitireceğiz. Çukurova’yı da önümüzdeki ay bitirerek hizmete açmış olacağız.”
Uraloğlu, denizciliğin de kendileri için kıymetli olduğuna işaret ederek, liman sayısını 217’den 255’e çıkaracaklarını ve yeşil liman uygulamalarını başlatacaklarını sözlerine ekledi.
]]>Merkezefendi Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Şeniz Doğan, Merkezefendi Kültür Merkezi’nde bulunan Servergazi Salonunda yoğun bir katılımla, 1 Nisan tarihinden itibaren 5 yılda Merkezefendi’de hayata geçirmeyi planladığı ve projelerini açıkladı. Başkan Doğan, Tıklım tıklım dolu olan salonda 60 ayrı projesini tanıttı.
Yapılan açılış konuşmalarından projeleri tanıtmak için kürsüye çıkan Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “Merkezefendi için çok büyük hayallerinin olduğunu ve bu projeleri devam ettireceklerini belirtti ve 1 Nisan 2024’ten itibaren hayata geçirmeyi planladığı projelerini tek tek anlatmaya başladı. Bizim önümüzdeki 5 yılda en iddialı vaadimiz kendi kendine yeten, kendini ve kentini seven mutlu insanlar inşa etmek” dedi.
“Merkezefendi’ye derman belediyeciliğini kazandırarak büyük bir başarıya imza attık”
Merkezefendi’ye yeni bir renk ve yeni bir soluk kazandıran Merkezefendi Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Şeniz Doğan, “Sevgili yol arkadaşlarım, büyüklerim, kardeşlerim. 5 yıl önce yine böyle güzel bir günde hep beraberdik. El ele, omuz omuza, Merkezefendi Belediyesi’ni kazanmak için yola çıkmıştık. 31 Mart akşamı, Merkezefendi’ye derman belediyeciliğini kazandırarak büyük bir başarıya imza attık. O günden bugüne hep benimle, hep demokrasiyle, sevgiyle, bilimle ve şeffaflıkla oldunuz. 2019’da nasıl başardıysak, 1 Nisan sabahına büyük bir zaferle uyanacağımıza tüm kalbimle inanıyorum. Ben hazırım, ekibim hazır, buradan görüyorum ki siz de hazırsınız. O halde, çocuklarımızın mutlu yarınlarına, gençlerimizin umutlarına, kadınlarımızın hayallerine, büyüklerimizin huzurlu günlerine, Merkezefendi’nin geleceğine, çözümün kalbine, hepiniz hoş geldiniz, aydınlıklar getirdiniz” dedi.
“Canım ülkem acı çekerken, bize düşen ekmeğimizi paylaşmaktı, paylaştık”
Merkezefendi Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Şeniz Doğan, “Sizlere öncelikle geçtiğimiz 5 yılın hesabını vermek istiyorum. 2 yıl süren pandemi ve 50 bin 96 vatandaşımızı kaybettiğimiz Maraş depremi sebebiyle bütün önceliğimiz değişti. İnsanlar pandemide evlerinde çaresizce ölüm korkusuyla beklerken, kışın ortasında deprem felaketiyle yüzleşirken, insanlar çaresizce yardım beklerken, kimse kusura bakmasın, benim gidip de halkın parasıyla koca koca beton yığınları yapmam mümkün değildi. Canım ülkem acı çekerken, bize düşen ekmeğimizi paylaşmaktı, paylaştık. Yuvamızı açmaktı, açtık. Biz enflasyona, ekonomik krize, paranın pul olduğu döneme denk gelmemize rağmen, vaatlerimizde olmayan birçok projeyi dahi hayata geçirdik” diye konuştu.
“3 mahallemizi baştan aşağı yeniledik”
Başkan Şeniz Doğan, “Halk kaliteli ve ucuz ekmek yesin diye halk ekmek büfeleri açtık. Hiçbir çocuk süt içmeden uyumasın diye kapı kapı her çocuğumuza sütler taşıdık. Komşusu açken tok yatan bizden değildir diyor Peygamber Efendimiz. Ben, bu şehirde aç bir çocuk varken, cebinde parası olmayan bir genç varken, çocuğunu bırakacak bir yeri olmadığı için çalışamayan bir kadın varken, dışarıda bir çay içemediği için evden çıkamayan emekli büyüklerim varken, gidip de evlerinin karşısına taş bloklar dikmeyeceğim. O çocuğa bilgisayar kullanmayı, o gence hayatını kazanmayı, o kadına iş bulmayı, o emekli büyüğüme sosyalleşeceği yerler yapmayı kendime dert edindim. 5 yılın sonunda Merkezefendi, herkesin kendinde bir şey bulacağı örnek bir ilçe oldu. Bunu biz yaptık. Sizlerle yaptık. Sizin sayenizde yaptık. Şimdi yine, 5 yıl daha buradayız ve bu ilçeyi hep birlikte Denizli’nin kalbi yapacağız” ifadelerini kullandı.
“Benim yolum vatanını en çok seven görevini en iyi yapan Gazi Mustafa Atatürk’ün yolu”
Merkezefendi Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Şeniz Doğan, “Altını çizerek bir şey söylemek istiyorum. Benim yolum halktan kopanlarla değil, Benim yolum kalp kıranlarla değil, Benim yolum gerçek belediyecilik deyip ranta bulaşanlarla değil, Benim yolum kalp üstüne kalp koyanlarla, Benim yolum vicdanı olanların, Benim yolum bilime inananların, benim yolum Milli Mücadele yıllarında özgür bir ülke için hayatı feda edenlerin, benim yolum ‘vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır’ diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur. Hiç kimse hiçbir hal ve şartlarda beni bu yoldan, bu inançtan, bu uğurda çalışmaktan döndüremez, alıkoyamaz” dedi.
“vatandaşımıza Merkezefendilililer ne istiyor diye sorduk”
Başkan Doğan, “Değerli hemşerilerim, dostlarım. Biz ne yaptıysak hep sizlere sorduk. Yine geçtiğimiz eylül ayında ilçemizde bir araştırma yaptık. Vatandaşlarımıza, “Size göre Merkezefendi Belediyesi hangi alana odaklanmalı, diğer bir ifadeyle hangi alanda öne çıkacak çalışmalar yapmalıdır?” diye sorduk. Bakın, Merkezefendililer ne istiyor? İlçemizin bizlerden beklediği eğitim, kültür, sanat, ticaret, sağlık ve spor. Geçtiğimiz 5 yılda eğitime verdiğimiz desteklerimizle, her yaştan insanımıza sunduğumuz kurslarımızla, kreşlerimizle, Alzhemier Merkezimizle, Sanat Merkezimizle, Gençlik Merkezimizle, festivallerimizle Merkezefendi’yi eğitimin, sanatın, sporun, bilimin ve sağlığın merkezi yaptık. Şimdi bunu büyütme zamanı” diye konuştu.
“Merkezefendi’yi Avrupa’nın en gözde kentleriyle yarışacak”
Başkan Doğan, “Merkezefendi’yi Avrupa’nın en gözde kentleriyle yarışacak bir dinamizme kavuşturacağımız, bırakın 5-10 yılı, 100 yıl sonra bile hiç kimsenin dokusunu değiştiremeyeceği, yoksullaştıramayacağı, huzurunu bozamayacağı bir şehir inşa edeceğiz. Bu ilçenin insanları mutlu olacak. Bu ilçenin insanları doğayla, sanatla, sporla, sağlıkla yaşayacak. Bu ilçenin çocukları demokratik kültüre bağlı, insan ve hayvan haklarına saygılı büyüyecek. Bilinçli, duyarlı, bilgili ve sağlıklı bir toplum için kolları sıvıyoruz” dedi.
“projelerimizi 10 temel başlık altında birleştirdik”
Başkan Doğan, “5 yıldır yaptığımız her faaliyetin amacı, hedeflerimizin altyapısını oluşturmaktı. Şimdi altyapısı hazır olan faaliyetlerimizle önümüzdeki 5 yılda daha sistematik, kendi enerjisini kendisi üreten projeleri hayata geçiriyoruz. Kısa vadede kendimize yeteceğiz uzun vadede çok büyüyeceğiz. Projelerimizi 10 temel başlık altında birleştirdik” dedi.
Merkezefendi için 60 ayrı projeyi salonu dolduran kalabalığa anlatan Doğan’ın hayalini kurduğu Merkezefendi için yol haritasında yer alan projeleri tanıttı. – DENİZLİ
]]>
Toplantıda bir konuşma yapan Başkan Asya, 10 yıllık görev süreci içinde birçok projeye imza attıklarını kaydederek; “Şiirlere ve şairlere ilham olmuş geçmişi ve geleceği ile bu kadim memleketin hizmetkarı olmanın haklı bahtiyarlığını yaşıyorum. Bizler bir yola çıktık. Bu yola çıktığımız zaman kendimize bir yol haritası çizdik. Siyasete girmeden siyasetçileri eleştirmek çok kolaydı bizler için. Allah bir gün bize de nasip etti. Hedefimiz çok eski bir tarihe dayalıdır. O günden bugüne bu şehre hizmetkar olma hedefimiz vardı. Biz göreve gelir gelmez, Peygamber efendimizin ‘Bizi aldatan bizden değildir’ hadisini aklımızdan çıkarmadık. Vatandaşlara çokça taahhütler vererek bu yola çıktık. Bu şehrin eksik ve aksaklıklarını fazlasını yağacağımızı beyan ettik. Bizler yola çıktığımız zaman kısa, orta ve uzun vadeli projelerimizi hazırladık. Hiçbir şekilde kaynak bulma endişemiz olmadı” dedi.

BAŞKAN ASYA: ŞEHRİN İHYA VE İNŞASINI TAMAMLAMAK ÜZERE 35 TANE PROJE YAPTIK
Yeni dönem için 35 yeni proje hazırladıklarını belirten Başkan Asya; “2014 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın yanına gittiğim zaman yapılması gereken bütün projelerimizi dosyalayıp kendisine takdim ettim. İlimizin durumunu Sayın Cumhurbaşkanımıza anlattım. Sultan Alparslan’ın yadigarı olan bu şehrin yeniden inşası ve ihyası için desteklerine ihtiyacım olduğunu belirttim. O günden sonra hangi proje ile bakanlıklara gittim ise fazlası ile destek almanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Bugüne kadar yaptıklarımızı hep beraber gördük. Bizim hizmette asla kanaat olmaz inancımız var. Arkadaşlarımızla tekrardan bir araya gelerek yeni projelerimizi hazırladık. Şehrimizin daha yaşanılabilir bir yer olması için hizmetten kaçınmayacağız. Uzun bir süredir arkadaşlarımızla üzerine çalıştığımız projelerimizle bu şehrin eksik ve aksaklıklarını ihya ve inşasını tamamlamak üzere 35 tane proje yaptık. bunların yanı sıra süreç içinde tespit edilen eksiklikleri de tamamlamak üzere bu işe talip olduk” şeklinde konuştu.

MHP İL BAŞKANI YÜCE: DENEYİM VE TECRÜBESİNİ HALKIMIZA SUNMASI İÇİN GEREKLİ DESTEĞİ VERECEĞİZ
MHP İl Başkanı Osman Yüce, Cumhur İttifakı olarak destekleri ile Başkan Asya’nın yanında olduklarını ifade ederek; “Feyat Başkanın kazanabilmesi için elimizden gelen her türlü gayreti ve tüm samimiyetimizle yanında olacağımızı belirtmek isterim. Amansız fakatsız Feyat Başkanı 31 Mart’ta 3’üncü dönem belediye başkanı olarak seçip memleketimize hizmet yapmasına öncülük edeceğiz. Gecemizi gündüzümüze katarak dik duruşumuz ve fedakarlığımızla Feyat Başkanımızın yapmış olduğu hizmetleri bundan sonraki süreçte de deneyim ve tecrübesini halkımıza sunması için gerekli desteği vereceğiz. Çıkmış oldukları bu yolda muzaffer olmalarını Cenabı Allah’tan diliyorum.”

AK PARTİ İL BAŞKANI EMRE: FEYAT BAŞKAN 10 YIL İÇİNDE İRİLİ UFAKLI YAKLAŞIK 200 PROJE TAMAMLADI
AK Parti İl Başkanı Melik Emre ise, 10 yıllık süre için yaklaşık 200 projenin hayata geçirildiğini belirterek; “Değerli arkadaşlar Muş’umuz Türkiye’nin en zor yeri olarak biliniyor. Aslında en kolay yeridir. Birbirimizi çok kolay tanıyoruz. Hepimiz birbirimizi ve ailelerimizi biliyoruz. Bu gibi süreçlerde olur da bazen küçük burukluklar yapabiliyoruz. Bu gönül kırılganlıkları bizim motivasyonumuzu bozabiliyor. Bu süreci atlattıktan sonra da ülkenin en kadim şehri olmayı başarıyoruz. Çünkü en ufak bir temasta hatır ve kıymet vardır. Bu tür dokunuşlarda kendimizi ve projelerimizi ifade ettiğimiz zaman o kırgın olan dostlarımız yine bizlere büyüklük ediyorlar. Şuanda tam da o süreçten geçiyoruz. Programdan önce Feyat Başkana bugüne kadar hayata geçirilen proje sayısını sordum. Ben kafamda 20-30 tane diye tahmin ediyordum. Feyat Başkan 10 yıl içinde irili ufaklı yaklaşık 200 projenin tamamlandığını söyledi. Başkanım sana helal olsun yolun bahtın açık olsun inşallah” ifadelerini kullandı.

Muş Belediye Başkanı Feyat Asya, 2024-2029 döneminde hayata geçirmeyi planladığı projeleri şöyle sıraladı;
İzmir Büyükşehir Belediyesi, temeli 2018’de atılan Fahrettin Altay- Narlıdere Metrosu’nu, binlerce İzmirlinin katıldığı törenle hizmete açtı. Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, açılışta yaptığı konuşmada, “Bugün, pandemiye, afetlere ve ekonomik krize rağmen İzmir aşkıyla birbirine kenetlenen 4 buçuk milyonun günüdür. Bugün “Aşkla İzmir” diyerek, refahı büyütenlerin, gün doğmadan uyananların. Bu şehir için canla başla çalışanların günüdür. Bugün, kur korumalı değil, emek korumalı hizmet anlayışıyla çalıştığımız 5 yılın, taçlandığı gündür” dedi.
Törenin açılışında Narlıdere Belediye başkanı Ali Engin ve Balçova Belediye Başkanı Fatma Çalkaya, Narlıdere Metrosu için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e teşekkür ederek metronun hizmete girmesiyle bölgede trafiğin rahatlayacağını söylediler.
“BU ŞEHİRDE ULAŞTIRMA BAKANLIĞINA AİT TEK BİR “U” HARFİ YOK”
Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer, göreve geldiğinde Narlıdere Metrosu’nun yüzde 12 seviyesinde olduğuna dikkati çekerek şöyle konuştu, “İzmir’i bilenler bilir. Bu şehirde Ulaştırma Bakanlığına ait tek bir “U” harfi yok. Onun yerine, kendi metro hattını, sadece kendi imkanlarıyla yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi var. Biz, Türkiye’de son beş yılda raylı sistemlere bütçesinden en büyük oranı ayıran belediyeyiz. Sadece 5 yıllık görev sürem boyunca İzmir’de 952 milyon Euroluk raylı sistem yatırımı yaptık, yani bugünkü rayiçle 31 milyar lira.Peki bu 5 yılda merkezi hükümetin İzmir’e layık gördüğü raylı sistem yatırımı ne kadar biliyor musunuz? Yalnızca ama yalnızca 3 bin lira. Biz o metro Buca’ya gelecek dedik. Getiriyoruz.” dedi.
5 yıllık görev süreci boyunca yaptığı icraatları, adaylık sürecinde vaat ettiği ve gerçekleştirdiği projleri tek tek anlattan Soyer,”5 yıl önce, sec¸im beyannamemizde, 165 projemizi gerçekleştirmeyi vadetmiştim. Bu projeleri yu¨zde 87’lik bir oranda tamamlamıs¸ üzerine bir de 15 proje eklemiş ve bu oranı gerçekleştirmiş tek belediye başkanı olmaktan büyük gurur duyuyorum.5 yılda İzmir’in 50 yıllık kangren olmuş sorunlarını çözdük, ve gelecek 50 yılını teminat altına aldık” ifadelerini kullandı.
“CANLARI SAĞ OLSUN”
Aday gösterilmemesinden dolayı CHP Genel Merkezine sitemde bulunan Soyer, şöyle devam etti:
“Bu şehir, onlarca yıldır parti-devlet anlayışıyla üvey evlat yerine kondu.Yine de hak bildiği yolda, demokrasinin yolunda yürümekten asla vazgeçmedi.İzmir tüm baskılara rağmen, evrensel değerlerin ülkemiz siyasetindeki en güçlü savunucusu olan CHP’ye destek vermeyi sürdürdü. Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sahip çıktı.İşte bu nedenle CHP ve İzmir arasındaki güçlü ilişki bir tesadüf değildir.Her ikisinin de özünde Anadolu’dan dünyaya uzanan bir uygarlık köprüsü inşa etme gayreti vardır. Fakat ne yazık ki bugün, değişim sloganın altının boşaltılarak, hedefinden koparıldığını ve umutların sönümlendiğini üzülerek görüyoruz.Oysa bir parti-devlete karşı mücadele ediyorsanız veya bir parti sandıktan aldığı gücü suistimal edip devleti ele geçiriyorsa, o umuda çok ihtiyaç vardır ve o umudun tek gerçek öznesi halk olmalıdır.Vatandaşın talepleri tek ve en gerçek yol göstericidir. Göreceksiniz, hep birlikte o umudu yeniden yeşertip, asırlık Cumhuriyet mirasımızı daha ileriye taşıyacağız.Cumhuriyetimizin 100. yaşını, onun devrimlerinin, faziletlerinin kalesi olan Cumhuriyet Halk Partisinin değerlerini daha da yücelteceğiz. “Başka bir siyaset mümkün” çünkü siyaset yaşamı iyileştirme sanatıdır.Ve o sanat ancak toplumla birlikte yapıldığında hedeflerine ulaşır.Yani Halkla birlikte, halkçı bir dönüşümle.Şunu çok iyi biliyoruz ki hepimiz daha iyisini hak ediyoruz. Bu ülke bu cennet vatan daha iyisini hak ediyor.Yolumuz engebeli, yolumuz uzun ama hedefimiz güzel, o hedefe giden yolculuk güzel. Hep birlikte ileriye, iyiye, doğruya yürümeye devam edeceğiz. Aşığı olduğum bu güzel şehrin, güzel insanları, Elbette bu kadar emeğe partinizden ve yoldaşlarınızdan bir takdir beklersiniz.İzmir CHP il kongresinde kapalı oylamada 522 delegenin 508’inin oyuyla en yüksek örgüt desteğini alana, başarılarıyla uluslararası alanda en yüksek makama getirilene, anketlerde birinci çıkana, bu kadar çabaya, devrim niteliğindeki onlarca esere bir teşekkürü çok görenlere buradan sitem ediyorum.Canları sağolsun”
“BUGÜNE KADARKİ HATTIMIZ İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİYDİ BUNDAN SONRA SATHIMIZ, TÜM VATANDIR”
Siyasetin içerisinde olmaya devam edeceğinin işaretini veren Soyer, konuşmasını şu cümlelerle sonlandırdı:
Bu yoldaki en büyük ödül siz değerli İzmirli hemşerilerimin takdiridir.Bu makamdaki görevim bitse de sizlerin her siyasetçiye bahşetmediğiniz ama beni oturttuğunuz gönül makamı benim için en büyük ödüldür.Tüm kalbimle söylüyorum, bu gurur bana da evlatlarıma da yeter.İzmir’e, bu şehrin 4 buçuk milyon dürüst, namuslu insanına bana bu gururu yaşattıkları için teşekkür ediyorum.Dostlarım,Geçmiş olsun diyenlere asla kulak asmayın. Demokrasi bayrağını taşımanın bedelini ödemeye rıza gösteren herkese Mustafa Kemal Atatürk’e ve Cumhuriyet devrimlerine en sıkı sahip çıkan şehir olma özelliğini yaşatan ve fakat bu nedenle bedel ödeyen, o bedele rıza gösteren tüm İzmirlilere,Helal olsun! Gelecek olsun! Bu memleket için, İzmir için son nefesime kadar hizmet edeceğim.Bunu, kimsenin ekmeğine yağ sürmeden, bu toprakları rant çetelerine peşkeş çekmeden yapmaya devam edeceğim.Bu ülkede demokrasinin neferi olmayı sürdüreceğim. Bir nefer olarak birlikte başlattığımız tüm projelerin de takipçisi olacağım. Şunu çok iyi bilsinler, bugüne kadarki hattımız İzmir Büyükşehir Belediyesiydi.Bundan sonra sathımız, tüm vatandır.”
Soyer’in konuşmasının ardından açılış töreninde sanatçı Haluk Levent İzmirlilerle buluştu.
]]>CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi önündeki cadde üzerinde yaşanan yol kaymasına tepki gösterdi. Müteahhit hakkında suç duyurunda bulunduğunu belirten Becan, “Zemin etütleri nasıl yapılmış kimsenin bildiği yok. Burası hafriyatı yapıldığı zaman kolay olsun diye hastanenin hafriyatı buraya yığıldı. Daha sonrada yola ne demir kullanıldı ne kazık sistemi ne fore kazık çakıldı. Burası zaten kayma bölgesi” dedi.
CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi önündeki cadde üzerinde yaşanan yol kaymasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Açıklamada İl Başkanı Erdem Doğancı, Kadın Kolları Başkanı Meryem Ataç, Yalova Belediye Başkanı Adayı Mehmet Gürel ve parti yönetimi de bulundu.
“İHALEYİ İŞİN EHLİNE VERMEDİKLERİ ORTADA”
Tahsin Becan, şunları söyledi:
“Hepinizin bildiği gibi şu anda yolun çökme sorunu var. Bundan kısa bir süre önce Mehmet bey de bu konuda açıklama yaptı. 3-5 gün önce Gelecek Partisi’nin İstanbul vekili de yaptı. Ben de iki gün önce bununla ilgili soruşturma önergesi verdim. Biliyorsunuz buranın ihalesi 2-3 sene önce Ulaştırma Bakanlığı tarafından verildi. Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü bu konuyla ilgili fakat ihale şartnamesini okuduğunuzda ihaleye giren firmanın yeterlilik belgesi, bilançosu, bu işi ne kadar iyi yapabilirliği kesinlikle bu ihaleyi almasına müsait değildi. Bununla ilgili o tarihlerde itirazlar da vardı ihaleye giren firmalar tarafından fakat ihale komisyonu oy çokluğu ile o firmaya verdi. O firmada zaten sizlerin bildiği gibi hükümetimizin yandaş müteahhitlerinden, daha büyük işler yapmış biri. Burayı da ona verdiler. Tamam buraya kadar sorun yok. Verdiler ama işi bilene ehline vermediklerinde sonuç ortada.
“MÜTEAHHİTLE İLGİLİ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUM”
Zemin etütleri nasıl yapılmış kimsenin bildiği yok. Burası hafriyatı yapıldığı zaman kolay olsun diye hastanenin hafriyatı buraya yığıldı. Daha sonrada yola ne demir kullanıldı ne kazık sistemi ne fore kazık çakıldı. Burası zaten kayma bölgesi. Bugün hastanede bir sürü fore kazık var. Bunu da söylüyorum çünkü hastaneyle ilgili bir risk yok. Yol çöktü dendi hastane tehlikede mi diye soran halkımız var. Öyle bir şey yok. Yolla ilgili konuşuyoruz ama yolu istediğimiz şartnamede yapmadılar. Siyasi bir malzeme olarak kullanmak için burada değiliz. Bu siyaset üstü bir kavram. Niye, hepimizin, ülkenin, bizlerin, devletin parası. Bugün deprem olduğu zaman o binayı yapan müteahhit ne oluyor; soruşturma geçiriyor, belki tutuklanıyor, cezası veriliyor. İlla burada ölüm olması gerekmiyor, Allah korusun olabilirdi de ama yanlış bir imalat olmuş. Bunun sorumlusunu bulmak lazım. İhaleyle aldığınız işinde bir garantisi olması lazım. Yap, bitir, paranı al ondan sonra ne oluyorsa oluyor. Baş başa kalıyoruz. Bu doğru bir şey değil. Şu an çalışma yapılıyor. Gördüğüm kadarıyla belediye duyarlılık göstermiş. Buradan belediyeye de teşekkür ediyoruz. Elinde sonunda bu yol yapılacak ama buranın bedeli bu işi yapan müteahhite ödettirmek lazım. Ben bu anlamda müteahhitle ilgili suç duyurusunda da bulundum. Ulaştırma Bakanına da dilekçe yazdım. Konuyu da takip edeceğiz. Bir iş yapılırken işin ehline vermek lazım. İlime bilime dayalı işler yapmak lazım.”
]]>
Ala, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla partisinin Balıkesir’de Kuvayi Milliye Meydanı’nda düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, alana baktığında 21 yıldır dünyaya örnek olacak reformların hareketinin sahiplerini gördüğünü söyledi.
Sandıktan her zaman istikrar çıkaran bu kadroların Türkiye’yi ileriye taşıdığını belirten Ala, dünya ülkelerinin Türkiye’nin savunma sanayisinde aldığı mesafeyi gıpta ile seyrettiğini dile getirdi.
Ala, geçen mayısta yapılan seçimle Cumhur İttifakı’nın iş başına geçtiğini dile getirerek, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızı yeniden iş başına getirdik ve yoluna devam ediyor. Dünyanın birçok ülkesinde, birçok bölgesinde ortaya çıkan problemleri çözmeye gayret ediyor, çözerken de sizden aldığı güçle yüksek bir tonla söylenmesi gereken hakikatleri söylüyor mu? Birleşmiş Milletler’de, başka uluslararası kuruluşlarda Türkiye’nin çıkarlarını, Türk milletine, bize layık olacak biçimde savunuyor mu? Peki bölgemizde kendisine sorulmadan bir denklem kurulabiliyor mu? Hayır kurulamıyor. Bu gücü nereden alıyor? Sizden alıyor sizden.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’yi hedeflerine taşımak için çalıştıklarını anlatan Ala, “Türkiye’nin hedefleri ne? Türkiye’nin hedefi dünyanın en müreffeh, en gelişmiş, en kalkınmış, en güçlü 10 ülkesi arasına girmektir. Biz bunu başaracağız, sizlerle. Şimdi biz yerel seçimlere gidiyoruz. AK Parti deyince zaten bir belediyecilik markası akla gelir. AK Parti demek belediyecilikte ‘marka’ demektir, başarı demektir. Biz başarının devamı için uğraşıyoruz.” diye konuştu.
“Altı üstüne geldi mi şimdi?”
Efkan Ala, AK Parti’nin yaptıklarına muhalefetin hayalinin yetişmediğini belirterek, şöyle devam etti:
“Biz Türkiye’nin içerisinde birlik, düzenlik, doğru dürüst bir yönetim, istikbal peşindeyiz ama bir masa kurdular, altılı masa. Altı üstüne geldi mi şimdi? Seçimden sonra kendi aralarında birbirlerine düştüler, darmadağın oldular. Cumhur İttikafı nasıl? Dimdik, yola devam. Birbirleriyle problem yaşadılar, araları bozuldu. Sonra ne oldu? Sonra da her parti kendi içerisinde birbirine düştü ve birbirlerini hançerlemeye başladılar. Bunlarla Türkiye’nin alabileceği bir yol olabilir mi? Olamaz. Türkiye etrafı problemlerle çevrili bir ülke. Komşularımıza Allah rızası için bir bakalım, Suriye darmadağın, Irak darmadağın, çoluk çocuk perişan, gençler perişan, insanlar perişan. Irak’ın her tarafından petrol çıkıyor ama bilin ki bütün gençler işsiz ve perperişan orada yaşayan kardeşlerimiz. Niye? İşte bir istikrardır, demokrasi yok, bir lider yok, bir kadro yok.”
Yaptıkları hizmetlerin anlatmakla bitmeyeceğini vurgulayan Ala, şunları kaydetti:
“Kapı kapı dolaşalım, evlere gidelim. Kardeşlerimizle buluşalım. Hangi partiye oy vermiş olursa olsun onlarla diyalog kuralım. Onlarla hemhal olalım, anlatalım, paylaşalım ki Türkiye daha hızlı bir biçimde yoluna devam etsin ve Türkiye devam etsin, büyüsün ki etrafımızdaki kardeşlerimize de daha fazla yardım edelim. Türkiye’nin en büyük kaynağı işte burada. Biz yerin üstündeki bu insanımızın değerleriyle yolumuza devam ediyoruz. Bunu sağlayamayan ülkeler yerin altında ne olursa olsun onu kıymetlendiremiyorlar, değerlendiremiyorlar ama biz insanımızı şu anlayışla gördüğümüz için ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ dediğimiz için Gabar’daki petrolü de çıkarıyoruz, Karadeniz’deki doğal gazı da çıkarıyoruz. Bunların altında altındaki imzanın arkasında siz varsınız. Tebrik ediyorum.”
Ala, sandıktan istikrarla çıkan ülkelerin gelişip kalkındığını belirterek, “Yeni bir seçime gidiyoruz. Belediye başkanları seçeceğiz yerel yönetimlere, işbaşına getireceğiz. Burada da öyle bir şey yapalım ki bu Balıkesir meydanını hıncahınç doldurduğunuz gibi sandıktan öyle güçlü bir ses çıkaralım ki sadece bu bölgeden değil, 7 bölgeden duyulsun. Yetmez, bütün etrafımızdaki ülkelerden duyulsun. Şehirlerimizi Türkiye Yüzyılı ile birleştirelim ve yolumuza, hedefimize devam edelim. Çünkü Türkiye’nin buna ihtiyacı var.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Mahmudiye ilçesine gelen Hatipoğlu, ilçe esnafını ziyaret edip, vatandaşların yerel yönetimlere olan beklentilerini dinledi.
AK Parti Mahmudiye Seçim İrtibat Bürosu açılışına katılan Hatipoğlu, şöyle konuştu:
“Mahmudiye, Osmanlı’dan beri at yetiştirme ve atçılık konusunda Türkiye’nin merkezlerinden biri ancak idman sahasında ciddi sıkıntımız var. İdman sahasındaki çalışmalara seçimden önce hızlıca başlayacağız. İdman sahasının çok daha verimli, çok daha güzel ve Mahmudiye’ye yaraşır bir şekilde olacağı konusunda çalışmalarımızı yaptık. Mahmudiye, istediği değeri bulamıyor. Bu değeri getirmek için çalışmalarımızı lazım. Bunu yaptığımız takdirde burası da Sivrihisar gibi turizm merkezi haline gelebilir. Burada konaklanabilecek küçük butik oteller olabilir. Biz, Murat Uçarer başkanımızla bunları planlıyoruz. Bana göre denenmişi denemek yanlış. Çünkü denenmiş, yapacağını yapmış bunun haricinde yapabileceği bir şey yok, potansiyeli bu demektir. Rakiplerimizin potansiyeli belli, bir şey yapmadıkları gibi sadece ‘Yapamazlar, edemezler’ diyorlar. Bizim potansiyelimizin ne kadar fazla olduğunu biliyorsunuz. İnşallah AK Parti belediyeciliğinde bunu tüm Türkiye’ye göstereceğiz. Mahmudiye yeni dönemde Cumhur İttifakı ile bir reform yapacak.”
“Tüm sorunlarınızı AK Parti belediyeciliğiyle çözeceğiz”
Nebi Hatipoğlu, yapılan açılışın ardından Mahmudiye ilçesinde görev yapan mahalle muhtarları ile buluştu. Muhtarlardan Mahmudiye mahalleleri hakkında bilgiler alan Hatipoğlu, vatandaşların yaşadığı sorunları dinledi.
Buluşmada muhtarlara seslenen Hatipoğlu, “İlçelerimiz mahallelerinde yaşadığınız sıkıntıları biliyoruz. Ulaşım, yol, çiftçilik ve hayvancılıkla ilgili başlıca sorunlarınızı çözmek için gerekli projeleri hazırlıyoruz. İnşallah gelecek dönemde tüm sorunlarınızı AK Parti belediyeciliğiyle çözeceğiz.” dedi.
Hatipoğlu, Mahmudiye ziyareti çerçevesinde Türkiye Jokey Kulübü Mahmudiye Pansiyon Harası’nı da ziyaret etti.
Eski idman pistinde incelemelerde bulunan Hatipoğlu, bölge hakkında bilgiler aldı. Daha sonra Mahmudiye At Hastanesi’ni ziyaret eden Hatipoğlu, hastane yönetiminden yürütülen faaliyetleri dinledi.
Daha sonra Hatipoğlu, Mahmudiye Kaymakamı Semanur Kalkan’a makamında ziyarette bulundu.
“Şehirdeki yol nasılsa köylerdeki yol da öyle olacak”
Hatipoğlu, yıllardır yerel yönetimlerden hizmet alamadıklarından şikayet eden Türkmenmecidiye ile İsmetpaşa mahallelerini ziyaret etti.
Vatandaşların yaşadığı sorunları dinleyen Hatipoğlu, şunları kaydetti:
“Büyükşehir Belediyesi özellikle kent merkezine uzak mahallelerde vatandaşı unutmuş durumda. Öncelikle köyden mahalleye dönen yerlerde yollar bozuk hatta yok denilecek durumda ve ulaşım yönünden çok büyük sorunlar yaşanıyor. Belediye, muhtarları kaldırım taşına sevindirir hale getirdi. Bir kamyon taş yollayıp yatırım yaptık diyorlar. Ben bunlara yatırım değil hizmet gözüyle bakıyorum. Altyapı problemi de hat safhada ama belediye maalesef ne hizmeti yapıyor ne yatırımı. Belediye başkanının görevi mazeret bulmak değil, yatırım yapmaktır. AK Parti belediyeciliğinde köylere, uzak mahallelere, hayvancılığa ve tarıma kent merkezindeki hizmetleri vereceğiz. Şehirdeki yol nasılsa köylerdeki yol da öyle olacak. Ayrıca spor ve sosyal tesisler inşa edip, yaşadığınız yerlerde kent merkezinde bulunan imkanlara sahip olacaksınız.”
]]>İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Özlale, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olması halinde ilk 300 günde hayata geçireceği projelerini anlattı. Özlale aday tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada; “Tek hayalimiz seçimi kazanmak değil. Bizim daha büyük hayallerimiz var. Daha büyük bir İzmir vizyonumuz var. Bizler İzmir’i yeniden sanayinin, ihracatın, kalkınmanın, lokomotifi yapmak için yollara düştük. Gerisi kolay. Ben sizin çöpünüzü toplarım. Ben sizin yollarınızı tamir ederim. Ben sizin sorunlu altyapı problemlerinizi çözerim. Ama bundan daha fazlaya ihtiyacımız var. Biraz önce sayın genel başkanımızın dediği gibi İzmir’i tekrardan Atatürk’ün vizyonuna geri dönüştürmeye ihtiyacımız var. Ben bunun hayaliyle sizlerle beraber yola çıktım” dedi
İzmir İktisat Kongre Merkezi Binası’nda gerçekleştirilen proje ve aday tanıtım törenine İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale ile il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan şöyle konuştu:
“Türk milletinin iki kutup arasında sıkıştığı, iktidar ve ana muhalefetin konforlu alanlarından memnun olduğu bu sistemden kurtarılması gerekiyordu. İşte bu düsturla genel başkanımız Sayın Meral Akşener tüm Türkiye’ye nefes aldıracak bir yol, bir seçenek sundu. Hür ve müstakil siyaset. Biz de İzmir’de İYİ Parti’nin neferleri olarak tüm hemşerilerimize mecbur değilsin, üçüncü bir yolu var İzmir diyoruz. Büyükşehir’de Sayın Profesör Doktor Ümit Özlale ve otuz ilçemizde İzmir’in iyi belediyecilikle tanıştıracak halkımızın huzuruna çıkıyoruz. Hizmet görmekten mahrum, kaderine terk edilmiş İzmir’in bu maküs tarihini birlikte değiştireceğimize yürekten inanıyorum. Bu güne kadar bu ülkeyi yöneten bozuk iktidardan hesap sorduğunuz gibi elbette ki yıllardır İzmir’i yöneten, kötü yöneten, iktidarda da hesap soracağız. Çünkü bir taraftan çeyrek asırdır yönettikleri şehirde hakkettiği yere getiremeyenler, diğer taraftan gevur diyerek dışlayanlar. Bir tarafta belediyenin gücünü seçim kampanyasında kullananlar, diğer tarafta hükümet gücünün siyasi şova dönüştürenler.
“İZMİR BİR KALE OLACAKSA 9 EYLÜL’DE DÜŞMANI DENİZE DÖKEN MUSTAFA KEMAL’İN KALESİDİR”
İşte tam da bunun için iki yumruk arasına sıkışan halkımıza üçüncü bir yol olmak için mecbur değilsin İzmir diyoruz. Bozuk zihniyete de bozuk yollara da mecbur değilsin İzmir. Çürümüş adalet sistemine de çürük altyapıya da mecbur değilsin İzmir. Kokuşmuş düzene de kokan körfeze de mecbur değilsin İzmir. Şunu unutmasınlar İzmir hiç kimsenin, hiçbir partinin tapulu malı, kalesi değildir. Eğer İzmir bir kale olacaksa düşmana ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin’in kalesidir. Hükümet gönderine şanlı bayrağı çeken Yüzbaşı Şerafettin’in kalesidir ve eğer İzmir bir kale olacaksa 9 Eylül’de düşmanı denize döken Mustafa Kemal’in kalesidir. Demokrasinin, özgürlüklerin kalesidir. Kuruluşun ve kurtuluşun şehridir. Türkiye demokrasimizin göz bebeğidir. İzmir’e ve otuz ilçemizin sorunlarına hakim çözümlerine hazır, birbirinden kıymetli ve çalışkan adaylarımızla İYİ Parti bir güneş gibi doğacak. İnşallah İzmir iyi olacak. İnanıyorum ki bir nisan sabahından İzmir’in dağlarından çiçekler açacak ve İyi Parti’nin güneşi sırmalar saçacak”
“İZMİR İÇİN, İYİ PARTİ İÇİN, BÜTÜN TÜRKİYE İÇİN ÜMİT OLMAYA GELDİK”
Konuşmaların ardından projelerini anlatan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Özlale, şunları kaydetti:
“Tam 101 yıl önce 17 Şubat 3 Mart arası sizin gibi bin yüz otuz beş tane delege burada 9 Eylül coşkusunun daha tadını çıkartırken iktisat kongresini yürütmüş. Bakın iktisat kongresinde ne diyor? Her Türk dünyanın her yerinde başarılı olabilecek şekilde kendini yetiştirir ama mesuliyeti Türkiye’yedir diyor. Bizim mesuliyetimiz de buraya. İşte bu amaçla bugün buraya geldik. İzmir için, İYİ Parti için, bütün Türkiye için ümit olmaya geldik. Sizlere bizim projelerimizi sunacağız. Ama bunun öncesinde bir şey söylemek istiyorum. Bizler burada İzmir’i biraz hatırlayalım. Atamız ve bin yüz otuz beş delege iktisat kongresini, o kitapları konu olan iktisat kongresini İzmir’de yapmak istemişler çünkü İzmir tarihi boyunca sanayinin, ihracatın, kalkınmanın kalesi olmuştur. O yüzden yapmak istemişlerdir. Dolayısıyla İzmir atamızı hiç mahcup etmemiştir. Yüzyıllardan beri nasıl sanayileşmenin ihracatını, kalkınmanın kalesi olmuşsa hala atımızın, cumhuriyetin ilk yıllarında öngördüğü gibi kalesi olmuştur. Ama özellikle son çeyrek asırda baktığımız zaman İzmir o eski lokomotif konumunu maalesef yitirmek üzeredir. Biz buna itiraz ediyoruz. Bizim gönlümüz İzmir’in düştüğü bu duruma razı gelmiyor. İnanın mesele sadece belediye kazanma meselesi değil. Biz o belediyeyi kazanırız. Sizlerin de desteğiyle o belediyeyi kazanırız.
“İZMİR’İ TEKRARDAN ATATÜRK’ÜN VİZYONUNA GERİ DÖNÜŞTÜRMEYE İHTİYACIMIZ VAR BEN BUNUN HAYALİYLE SİZLERLE BERABER YOLA ÇIKTIM”
Bizim meselemiz sadece seçimi kazanmak değil. Bizim daha büyük hayallerimiz var. Daha büyük bir İzmir vizyonumuz var. Bizler İzmir’i yeniden sanayinin, ihracatın, kalkınmanın, lokomotifi yapmak için yollara düştük. Gerisi kolay. Ben sizin çöpünüzü toplarım. Ben sizin yollarınızı tamir ederim. Ben sizin sorularınızı, altyapı problemlerini çözerim. Ama bundan daha fazlasına ihtiyacımız var. Biraz önce sayın genel başkanımızın dediği gibi İzmir’i tekrardan Atatürk’ün vizyonuna geri dönüştürmeye ihtiyacımız var. Ben bunun hayaliyle sizlerle beraber yola çıktım.
İlk 300 günde geldiğim de ne değişecek? Bakın çok şey değişecek. İlk olarak açık hava ihalesinde öyle yandaş şirketlere vermek yok. Yılda bir milyar TL gelir kazanacağız. Liman bölgesi hızla dönüşecek. Artık İzmir’de ışıksız sokak cadde kalmayacak. Kadınlarımız, gençlerimiz sokaklarda rahat bir şekilde, güvenli bir şekilde yürüyecek. Türkiye’nin en büyük, en modern hayvan bakım evini Yamanlar’a inşa edeceğiz. Türkiye’nin sokak hayvanları sorununu İzmir’e yakışır şekilde, Karşıyaka’mıza yakışır şekilde çözeceğiz. Su faturalarını yüzde otuz beş düşüreceğiz. Hiç kimse kullanmadığı atık su bedelini ödemek zorunda kalmayacak. Toplu ulaşım yedi yirmi dört olacak. Neden çünkü artık sizler Alsancak’tan Karşıyaka’ya gitmek için, Karşıyaka’da eğlenip Güzelyalı’ya gitmek için dünya kadar taksi parası vermeyeceksiniz. Yedi yirmi dört ulaşım olacak. Mavi körfez Projesiyle hiçbirinizin cebinden para çıkmadan, tamamıyla belediyenin kaynağını kullanmayıp yurtdışı hibelerle, mavi körfez projesini başlatacağız ve ondan sonra körfeziyle barışık, körfezini kullanan bir İzmir’i ilk 300 günde hayata geçireceğiz. İZBAN seferlerini arttıracağız. Sizler sabahları sıkış tepiş bin bir küfür ederek işe gitmek zorunda kalmayacaksınız.
Atıl durumdaki hastaneleri güçlendireceğiz. Belediye hastaneleri kuracağız Artık sizler Bayraklı Şehir Hastanesine mecbur kalmayacaksınız. Bütün yaş almış vatandaşlarım artık Sağlık Bakanlığımız da mecbur kalmadan belediye hastanesinde tedavisini olacak. İzmir’e yakışmayan bir otogar var onu da yenileyeceğiz. Cep otogarlarla beraber bütün çevre ilçelerin de otogar sorununu çözeceğiz. Vergi levhası olmayan tüm işletmeleri kapatacağız Suriyelilerden başlayarak. Madde bağımlılığını, uyuşturucuyu, bu ilin hafızasından çıkartacağız. Artık denizler taşmayacak. Deniz taştığı zaman yüzer dalgakıranlarla artık Bostanlı sahilindeki arabalar pert olmayacak. Hiçbir eve su basmayacak.
Sözünü veriyorum. Yaş almış vatandaşlarımız İkinci Bahar Yaşam Siteleri’nde bundan sonra ömrünüzün ikinci baharını; yeşil, sağlıklı, sosyal kompleksi olan yerlerde yaşayacaksınız. Her ilçede nöbetçi ambulans sitemini başlatacağız. Bundan sonra Allah korusun. Acil bir durum olduğu zaman belediyeyi arayacaksınız. Nöbetçi ambulans sizin ilçenizde olacak. Trafiği azaltmak için ağır vasıtalara şehir içinde saat sınırlaması getireceğiz. Esnafın rahat etmesi için şehre giriş çıkışları mutlaka kontrol altına alacağız. Kıyı ilçelerde yüzen otoparklar kuracağız. Otopark problemini baştan aşağı halledeceğiz.Kamu binalarının altına yeraltı otoparkları inşa edeceğiz.
“İZMİR’İ ANKARA’YA MUHTAÇ BIRAKMAYACAĞIZ”
Peki bütün bunları nasıl başaracağız? Işte bir tane aday çıktı dedi ki ‘Ben size Ankara’dan kaynak getireceğim’. Diğer aday kaynağını bile açıklamıyor. Sadece ‘başkasına teslim olmayın’ diyor. Ben size başka bir şey yapacağım. İyi Parti’ye yakışanı yapacağız. Biz bir vaatte bulunuyorsak onu nasıl başaracağımıza söylüyoruz. Kendi gelirinize yakışırız arkadaşlar. İzmir’in bütçesinin yüzde doksanı Ankara’dan geliyor. Sadece yüzde on kendi yaratıyor. Barselona gibi şehirler kendi bütçesinin yüzde 50’sini gelir yaratan projelerle karşılıyorlar. Beş yıl içerisinde merkezi hükümetten, Ankara’dan almadığımız gelir kalemleri ilk beş yılda bütçenin yüzde, 20’sine ikinci beş yılda bütçenin yüzde 40’ına ulaştıracağız. İzmir’i Ankara’ya muhtaç bırakmayacağız. Artık mevcut belediye gibi bahane ve mazeret edebiyatına sığınmayacağız. Artık bana Ankara’dan para gelmiyor. O yüzden senin çöpünü toplamıyorum. Bana Ankara’dan para gelmiyor. O yüzden senin yolunu yapamıyorum. Bu edebiyata sizler, bizler son vereceğiz. Turizm sezonunu yıla yayacağız. Körfezimizi çok daha iyi kullanacağız. Dış fonlardan bütçemizi yüzde 10’u kadar hibe desteği sağlayacağız. Ben İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden daha fazla hibe desteğini kendim Türkiye’ye getirmiş insanım. Reklam gelirini yılda bir milyar TL üzerine çıkartacağız. Kentsel dönüşüme hız vereceğiz. Türkiye’nin yüzde altmışı gecekondu. İYİ Parti İzmir’i aldığında Belediye bütçesini ve iştiraklerini devletin firmalarından oluşan şirketleri denetleyeceğiz. Bu belediyeyi rüşvetin, yoksulluğun, merkezi haline getirmeyeceğiz. Tam tersine burada herkes bütçenin nereye gittiğini görecek. İzmir her daim bu ülkenin ümidi olmuştur. Hepimiz de biliyoruz ki bu ülkede İzmir varsa ümit vardır.”
İLK 300 GÜN PROJELERİ
ÖZLALE’NİN ÖNE ÇIKAN PROJELERİ:
.Mavi Körfez projesiyle hiçbirimizin cebinden para çıkmadan yurtdışından hibeler alarak Mavi Körfez projesini başlatacağız.
.İZBAN seferleri arttırılacak.
.Belediye hastaneleri kurularak ve kimse sağlık bakanlığına muhtaç bırakılmayacak.
. Başta Suriyeliler olmak üzere vergi levhası olmayan tüm işletmeler kapatılacak.
.Karşıyaka Spor Kulübü Stadı’na kavuşacak.
.Alsancak ve Karşıyaka arası yüzler platform inşa edilecek. Bu platformlar sayesinde iki ilçenin arası bisikletle yedi dakikaya inecek.
.Belediye bütçesi bağımsız denetçiler tarafından denetlenecek.
.Girişim ve inovasyon merkezi inşa edilecek. İzmirli gençler çalışmak için İstanbul’a gitmek zorunda kalmayacak.
.Dünyanın en büyük müzelerinden biri olacak Ege Medeniyetler Müzesi inşa edilecek.
. Bin 500 araçlık yüzer otoparklar inşa edilecek.
.İnciraltı’na botanik parkı ve kongre merkezi inşa edilecek.
. Gençlerin KYK borcu, belediyenin gösterdiği sosyal hizmetlerde çalışma karşılığında ödenecek.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Şanlıurfa’da bir dizi programa katılarak incelemelerde bulundu. Bakan Uraloğlu, katıldığı program sırasında tarihi, stratejik ve jeopolitik öneme sahip olan Şanlıurfa’nın tarımının, turizminin, ticaretinin gelişmesi için ulaşım ağının güçlü olması gerektiğini söyledi.
“Şanlıurfa’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 58 milyar lira yatırım gerçekleştirdik”
Bu çerçevede Şanlıurfa’da hayata geçirdikleri ulaşım yatırımlarını sıralayan Bakan Uraloğlu, “2002 yılından bu yana Şanlıurfa’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 58 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. Bölünmüş yol uzunluğunu 28 kilometreden 619 kilometreye çıkardık. Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Adıyaman-Kahta-Siverek yolunda Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa Doğu ve Güneybatı Çevre Yolları, Şanlıurfa-Viranşehir Yolu gibi önemli karayolu projelerini tamamladık. Diyarbakır Devlet Yolu, Kuzeybatı Çevre Yolu ve Doğu Çevre yollarının kesiştiği noktada bulunan Çevik Kuvvet Köprülü Kavşağı’nı açarak Şanlıurfa’nın şehir içi trafiğine nefes aldırdık. Günlük yaklaşık 20-25 bin aracın geçtiği bu noktada dur kalk beklemelerinin ortadan kalkmasıyla kavşaktaki geçiş süresini 5 kat azalttık. Şanlıurfa’yı Mardin’e, Gaziantep’e ve Diyarbakır’a bölünmüş yollar ile bağladık. Şu anda da 13 milyar 876 milyon lira proje bedeliyle 13 karayolu projesine devam ediyoruz” dedi.
“Demiryolu ulaşım ağını güçlendiren çalışmalar da yapıyoruz”
Demiryolu ağına da değinen Bakan Uraloğlu, “Şanlıurfa’nın demiryolu ulaşım ağını güçlendiren çalışmalar da yapıyoruz. Karkamış-Nusaybin hattı Karkamış-Zenginova arasındaki 120 kilometre demiryolu hattını yeniledik. Şanlıurfa’yı hızlı trenle tanıştıracak Gaziantep-Şanlıurfa ve Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hatları projelerini de hayata geçireceğiz. Gaziantep-Şanlıurfa hattının etüt projelerini tamamladık. Yatırım programına alır almaz ihalelerine de çıkacağız inşallah. Şanlıurfa-Mardin hattının proje çalışmalarını da bu yıl içerisinde bitireceğiz. Şanlıurfalı kardeşlerimizi göklere de taşıdık. Yıllık 2 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanını 2007 yılında hizmete açtık. 2002 yılında 23 bin olan yolcu trafiği, 2023 yılında 883 bine yükseldi” ifadelerini kullandı.
“Şanlıurfa’nın iletişim ağını da güçlendirdik”
Üst yapının yanı sıra internet alt yapısında da önemli çalışmalar yapıldığını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Şanlıurfa’nın iletişim ağını da güçlendirdik. Fiber optik kablo uzunluğunu 854 kilometreden 6 bin 722 kilometreye çıkardık. Daha önce ilde hızlı internet abonesi yok iken bugün 1 milyon 682 binin üstünde abone hızlı internet kullanmaya başladı” dedi.
Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edilecek
Şanlıurfa’ya yeni bir müjde de veren Bakan Uraloğlu, “Sizlerle bir müjde paylaşmak istiyorum. Kalkınma yolu projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceğiz. Bu proje ile Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanı’na gelecek yüklerin, bin 200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demiryolu inşa ederek Türkiye’ye ulaşmasını planlıyoruz. Irak’tan başlayıp Ovaköy’den Türkiye’ye gelen bu yeni uluslararası koridor sayesinde Güney Asya ve Orta Doğu’yu, Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Afrika’ya yeni bir güzergah üzerinden bağlayacağız. Kuzey-güney koridorunda bölgemiz için hayati bir bağlantı da tesis etmiş olacağız. Bugün, Ümit Burnu’ndan 45 gün ve Kızıldeniz’den 35 günde yapılan nakliyelerin ‘Kalkınma Yolu Projesi’ni bitirdiğimizde sadece 25 günlük bir süre içerisinde yapılabileceğini biliyoruz. Çok önemli bir proje ve hayata geçmesi için işleri çok sıkı tutuyoruz. Bu yeni otoyolumuz ve Kalkınma Yolu Projesi faaliyete geçtiğinde bölgedeki tarım, sanayi ve ticaret faaliyetlerini arttırarak Şanlıurfa ekonomisinin büyümesine ve istihdamın artmasına önemli bir katkı sağlayacak, vatandaşımıza iş ve AŞ olacaktır” şeklinde konuştu.
“Beyazgül güzel işler yapıyor”
Konuşmasında yerel seçime de değinen Uraloğlu, “31 Mart seçimlerinde Şanlıurfa Büyükşehir Belediye başkanlığı için AK Parti’den tekrar aday gösterdiğimiz başkanımız Zeynel Abidin Beyazgül, özellikle sosyal projeleri ile çok faal ve başarılı bir belediye başkanıdır. Şanlıurfa onunla birlikte her alanda değişim ve dönüşümü yaşadı. Eğitim, kültür, sağlık, spor alanında da önemli projeler üretti. ‘Daha Yeşil Bir Şanlıurfa’ hedefiyle kent merkezi ve ilçelerde parklar, meydanlar ve yeşil alanlar inşa edildi. Yaptığı kamulaştırma çalışmalarıyla ecdat yadigarı eserleri tarihi dokusuna uygun bir şekilde restore ederek Cumhurbaşkanımızın takdirini kazandı. Kale Arkası, Kültür ve Turizm Yolu, Asya ve Osmanlı Mahalleleri, Kızılay, Kızılkoyun’da betonarme yapıları şehrin göbeğinden kaldırarak bu alanları yeşile kavuşturup vatandaşlarımızın hizmetine sundu. Sizler muhalefet partilerindeki belediyelerin vatandaşına, halkına yaptığı bir hizmetle gündeme geldiğini hiç gördünüz mü? Sonuçta bu hizmeti yapanlar da bütçelerini devletten alıyorlar. Devletimiz bunlara da bütçeler aktarıyor. Ama maalesef üzülerek görüyoruz ve izliyoruz muhalefet belediyelerinde hizmet yok. Laf çok ama bir arpa boyu iş yok” diye konuştu. – ŞANLIURFA
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakan Abdulkadir Uraloğlu;
“İki yıllık bir periyot içerisinde Filyos Limanı’nı deniz ticaretinde kullanılabilir şekle getireceğiz”
“Demir yolu hattımızı da limanın içerisine kadar ulaştırmış olacağız”
KARABÜK – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Filyos Limanı’nın tamamlanmasıyla bölgesel kalkınmada yeni bir dönemin başladığını ve limanın sadece enerji sektöründe değil, genel ticaret ve lojistikte de kritik bir rol oynayacağını belirtti.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karabük’e geldi. Valilik ziyaretinin ardından Kardemir’i ziyaret eden Bakan Uraloğlu, AK Parti Karabük İl Başkanlığı’nda açıklamalarda bulundu.
Kardemir’in ürettiği ürünlerin Marmaray’da bile kullanıldığını aktaran Bakan Uraloğlu, “Bugün öncelikle Valiliğimizi bir ziyaret ettik. Orada genel ilimizin ihtiyaçlarıyla ilgili istişarelerde bulunduk. Sonra Kardemir’e uğradık ve Kardemir’deki çalışmaları yerinde gördük. Gerçekten hani bir Kardemir’in kurulmasıyla gelişmiş olan bir Karabük, büyümüş olan bir Karabük, Kardemir artık sadece Karabük’e değil, sadece Türkiye’ye değil, dünyaya mal satıyor, dünyaya hizmet ediyor. Bizim ayrı bir mutluluğumuz da bizim sektörümüzdeki demir yollarına, gerek ray üretmesi, gerek tekerlek üretmesi, gerekse de ileriye yönelik boji üretmeyle ilgili bazı çalışmaları yerinde görmüş olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Beş bin kişiye doğrudan istihdam imkanı sağlayan bir sektörden bahsediyoruz. Bu hepimiz için kıymetli. Aynı zaman sadece klasik ürünler değil bazı projeleri de geliştirerek Türkiye’ye komple katkı sağlamaya çalışan bir sektör, bir kuruluş tabii yan sanayisiyle beraber. Ondan dolayı duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Mesela öğleyin yemekte işçi kardeşlerimizle beraber oldum. Dört yıl önce giren bir kardeşimiz babasının yerine girmiş. Böyle de bir gelenek varmış orada. Babadan oğluna güzel bir gelenek. Teşvik edici bence. Onun için de bu geleneği yürütenleri ben tebrik ediyorum. Tabii ilimizde yaptıklarımız var” dedi.
Uraloğlu, Filyos Limanı’nın tamamlanması ve faaliyete geçmesiyle, Karabük başta olmak üzere bölgedeki illere büyük katkı sağlanacağına vurgu yaptı. Ayrıca, limanın demir yolu bağlantıları ve çevre illere sağlayacağı ekonomik katkılar hakkında da bilgi verdi. Uraloğlu, liman çevresindeki endişelere de değinerek, bu endişelerin yersiz olduğunu ve projenin bölge halkının refahına önemli katkılar sunacağını belirtti.
Bakan Uraloğlu şöyle devam etti:
“Sizlerin hepinizin özellikle sanayiyle ticaretle uğraşan kardeşlerimizin yakından takip ettiği Filyos Limanı. Biliyorsunuz Filyos Limanı’nı bitirdik. Hizmete açtık. ya orada Allah nasip etti bir gaz bulmayı nasip etti. ve limanda sanki ona hazırlık olarak yapılmış bir liman. ve orada korkunç bir lojistik görev gördü ve görmeye de devam ediyor. Ama oradaki esas civar illerde bu civardaki beklenti oranın ticarete de açılması. Deniz Taşımacılığına da açılması noktasında Enerji Bakanımızla birkaç hafta önce yerinde tespitleri yaptık. Bir projeksiyonda orada Türk Petrollerine bırakacağımız yeri netleştirdik. Bazı işlemlerin yapılması gerekiyor. Bazı deniz taramaların yapılması gerekiyor. İki yıllık bir periyot içerisinde inşallah orayı normal deniz ticaretine de nakliyeye de özellikle Karabük’ün yükünü vereceği ve yoğun bir şekilde kullanacağı şekle getireceğiz. Orada bazı endişeler var. O endişeleri ben buradan yersiz olduğunu söylemek isterim. Yakından takip ettiğimiz hakeza demir yolu hattımızla ilgili de ihale sürecini başlattık. Onu da demir yolu hattımızı da limanın içerisine kadar ulaştırmış olacağız. Tabii burada yapılan özellikle biraz önce Karabük’ten bahsettim. Hani gezerken gördüm. Marmaray’ı da tren setlerimizin tekerleklerine kadar orada yapılıyor. Ben de bunu gerçekten memnuniyetle gördüm. ve Kardemir’in esas büyüme döneminin de AK Parti hükümetleri döneminde olduğunun da buradan altını çizmek isterim.”
Bakanlıktan Karabük’e 18,5 milyar liralık yatırım
Karabük’te 7 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun 116 kilometreye çıkartıldığını ve bakanlık olarak 18,5 milyar liralık yatırım yapıldığına dikkat çeken Bakan Uraloğlu AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya’ya da destek isteyerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Ulaştırmak Altyapı Bakanlığı olarak ilimizde yaklaşık 18,5 milyar liralık bir yatırım yapmışız. 7 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 116 kilometreye çıkarmışız. Hiç sıcak karışım kaplamalı yol yokmuş. Onu da yaklaşık 170 çıkarmışız. Burada talepler var. Kavşaklar ve Kemikli rampalarındaki bazı problemlerdir. Yine Karabük- Yenice yolludur. Biz bazılarının projelerini yaptık. Bazılarını da proje aşamasını olanlar var. Bir kısım imalatlarını yaptık. Onları planlayarak belli bir projeksiyon içerisinde hayata geçireceğiz. Bundan şüpheniz olmasın. Hem demir yolu anlamında olsun hem karayolu anlamında olsun. Bunları yürütüyoruz. Tabii şehrin daha yaşanabilir olması için. Şimdi bakın ne dedik? Kardemir’le beraber Karabük büyüdü. E tabii o zaman en büyük ihtiyaç neydi? Nakliyeydi. Biz de geldik. O zaman boş olan şimdi şehrin ortasında kalan bir gar alanı yaptık orada. Büyük bir alan yaptık. İyi ki de yapmışız. Yani demir yolcu arkadaşlardan Allah razı olsun. Dolayısıyla bu sayede orayı bundan sonra değerlendirme noktasında bir imkana sahip olduk. Değil mi? Bu güzel bir şey. Ha şimdi oradaki garın dışarıya yaklaşık dört kilometre kadar yanlış hatırlamıyorsam. Arkadaşlarımız yerini tespit etti. Zaten belediyeyle yapılmış olan bir protokol var. Yerini tespit etti Onun yapılmasından sonra buranın da terk edilmesiyle ilgili gerekli değerlendirmeleri yaptık. ve buranın şehre kazandırılması gerektiği noktasında biz Karabük’teki bütün yöneticilerimizle mutabıkız. ve belediye başkan adayımızla da konuştuk. Özkan beyle de konuştuk. Aşağı yukarı süreci netleştirerek, fikir olarak kararını verdik zaten. Süreci bundan sonra yakından takip ederek inşallah orayı altı otopark, üstü yaşam alanları, park gibi ve o yaşam alanında olması gerektiği kadar donatı alanları oluşturacağız. Daha çok yeşil alanla orayı el birliğiyle hayata geçireceğiz. Ben şimdiden hayırlı uğurlu olsun diliyorum. Genel anlamda ihtiyaçları biliyoruz. Belediye seçimleri hepimiz için önemlidir. Biz mutlaka demokratik bir süreç içerisinde bir yarışın olması gerektiğini düşünüyoruz. Mutlaka da öyle yapmaya gayret ediyoruz. Karabük’e de yakışan budur. Türkiye’mize de yakışan budur inşallah biz, Özkan kardeşimle belediyeyi de burada sizlerin destekleriyle beraber, yoğun çalışmasıyla beraber diğer ilçe ve belde belediyeleriyle beraber inşallah gayret edeceğiz. Bizim görevimiz belli. Bir sefere çıkacağız. Zafer Allah’ın takdiridir. İnşallah bu anlamda da yolumuza devam edeceğiz. Bütün arkadaşlarımdan bu süreçte bütün emeklerini esirgememelerini biz istiyoruz. Yolumuz, yolumuz açık olsun diyorum.
]]>Erdoğan, partisince Zafer Meydanı’nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, bugün Türk savunma sanayinin gurur günlerinden birinin daha yaşandığını, Milli muharip uçağı KAAN’ın ilk uçuşunu bu sabah başarıyla gerçekleştirdiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “KAAN’ı görüyorsunuz değil mi? Daha neler gelecek neler? İnsansız uçakları yaptık mı? Akıncı’yı yaptık mı? Daha durun bakalım, neler gelecek neler? Kızılelma’yı yaptık mı? Bu Kızıl Elma var ya F16’nın taşıdığı bombayı taşıyor. Eyvallah, daha yapacağız.” ifadelerini kullandı.
KAAN’ın F16 gibi olduğunu dile getiren Erdoğan, “Böylece Türkiye, kendi 5. nesil savaş uçağını üretme yolunda çok kritik bir eşiği daha geride bıraktı. Ne demişlerdi? ‘Yapamazlar.’ Bu özgüven fukaralarına, ‘parçası kalorifer peteğine benziyor’ diyen hazımsızlara, ilk andan itibaren KAAN projesini baltalamaya çalışan işbirlikçilere rağmen milli muharip uçağımız hamdolsun bugün göklerle buluştu. Rabb’im emeği geçen herkesten razı olsun. Dosta güven düşmana korku salan KAAN’ımızın diğer testlerini de süratle tamamlamak için çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Önümüzdeki dönemde savunma sanayinde milletimize yeni müjdeler vermeyi sürdüreceğiz.” diye konuştu.
Erdoğan, daha sonra kentte, 21 yılda yapılan güncel rakamla 139 milyar lira tutarındaki yatırımları anlattı.
Eğitimde 3 bin 54 adet yeni derslik inşa edildiğini, ikinci devlet üniversitesi olarak Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesinin kurulduğunu belirten Erdoğan, 11 bin 217 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları yaptıklarını kaydetti.
Erdoğan, 59 spor tesisi yapıldığını, sosyal yardımlarda Afyonkarahisarlı ihtiyaç sahibi vatandaşlara toplam 5 milyar lira tutarında kaynak aktarıldığını ifade etti.
Sağlıkta yatak kapasitesi 1885’i bulan 23 hastane dahil 53 sağlık tesisi yapıldığını belirten Erdoğan, Bolvadin ve Emirdağ Devlet Hastaneleriyle birlikte 9 sağlık tesisinin yapımının sürdüğünü dile getirdi.
“Afyon-Uşak yolu onarımını seneye inşallah tamamlıyoruz”
TOKİ’nin 10 bin 456 konutu tamamlayıp vatandaşların hizmetine sunduğunu aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
“1820 sosyal konutun yapımına devam ediyoruz. Afyon’daki 11 millet bahçesinden üçünü bitirdik, beşinin yapımı, üçünün projelendirmesi sürüyor. Kentsel dönüşümde, şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 2 bin 159 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. İktidara geldiğimizde Afyon’da sadece bir adet atık su arıtma tesisi varken bugün 16 adet atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 86’sına hizmet veriyoruz. Fakat ulaştırmada 2002 yılına kadar Afyonkarahisar’a 54 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı. Biz bunu 592 kilometreye çıkardık. Afyon’u Denizli, Uşak, Burdur, Isparta, Kütahya ve Konya ile bölünmüş yollarla bağladık. Yapımı süren pek çok yol projemiz var. Ayrıca Afyon-Uşak yolu onarımını seneye inşallah tamamlıyoruz. Şehir sınırları içerisindeki demir yollarının tamamını yeniledik, gar binasını restore ettik. Ankara-Afyonkarahisar-İzmir yüksek hızlı tren hattının yapımı devam ediyor. Etap etap hizmete girecek bu hattın tamamı bittiğinde Afyonkarahisar-Ankara arası 1,5 saate, Afyonkarahisar-İstanbul arası 3,5 saate Afyonkarahisar-İzmir arası iki saate düşecek. Tarım ve ormanda, Afyonkarahisar’a 43 baraj, 28 gölet, 56 içme suyu tesisi, 95 sulama tesisi, 2 arazi toplulaştırma projesi, 232 taşkın koruma tesisi, 3 yer altı depolama ve 4 atık su arıtma tesisi kazandırdık.”
Son 20 yılda inşa edilen sulama projeleriyle Afyonkarahisar’da 732 bin dekar araziyi sulamaya açarak yıllık 5,5 milyar lira zirai gelir artışı sağladıklarını ifade eden Erdoğan, yapımı süren 8 barajla 25 bin dekar araziyi daha suya kavuşturacaklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afyonlu çiftçilerimize 41 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Sanayi ve teknolojide Afyon’a 3 yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, bir araştırma geliştirme merkezi kurduk. İstihdamı desteklemek için Afyon’daki işverenlere toplam 3 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide 137 bin abonesi bulunan ilimizin 19 ilçe ve beldesine doğal gaz arzını sağladık. Önümüzdeki dönemde Bayat, Kızılören ve Hocalar’ın da aralarında olduğu 14 ilçe ve beldemize doğal gaz arzını sağlayacağız.” dedi.
Daha sonra yapılan yatırımlara ve hizmetlere ilişkin video gösterildi.
Konuşmasına devam eden ve yerel seçimlere 38 gün kaldığını hatırlatan Erdoğan, “31 Mart akşamı Afyon ne diyecek? Ben size güveniyorum. Size inanıyorum.” diye konuştu.
Şehre yapılan yatırımların anlatmakla bitmediğini dile getiren Erdoğan, “Mevlana Hazretleri ne güzel söylemiş, ‘Kamil odur ki koya dünyada bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser.’ Biz de milletimizin gönlünde eserlerimizde, hizmetlerimizde, projelerimizde, hoş bir seda bırakmak için çalıştık, çalışıyoruz. Unutmayın Ziya Paşa ne diyor, ‘Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ Eser ve hizmet yarışında kimse bizimle boy ölçüşemez.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, ilerleyen yıllarda ülkenin tamamıyla birlikte, Afyonkarahisar’ı da yeni yatırımlarla güçlendirmeyi, kalkındırmayı sürdüreceklerini belirtti.
İl ve ilçe belediye başkan adaylarını belirlerken, gelecekte Afyonkarahisar’ı ulaştırmak istedikleri hedeflere en büyük katkıyı verecek isimler olmasına özellikle hassasiyet gösterdiklerini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
“Biz de her zaman adaylarımızın yanında yer alacak, belediye başkanlarımızı destekleyeceğiz. Kardeşlerim unutmayın, şu anda Cumhur İttifakı iktidar mı? Bir belediye düşünün ki kiminle hareket edecek? Cumhur İttifakı’yla. Demlenenler varsın demlensin. Biz işimize bakacağız. Sizlerin adaylarımıza merkezde ve ilçelerde, beldelerde çok güçlü destek vereceğinize inanıyorum.”
“31 Mart’ta gerçek belediyecilikle yola devam diyor muyuz? Cumhur İttifakı’na destek veriyor muyuz?” sorularına alandakilerin verdiği “evet” yanıtının ardından Erdoğan, “Rabb’im hepinizden razı olsun.” dedi.
Mitingden notlar
Miting alanında, “Hazırız, kararlıyız”, “Türkiye Yüzyılının mimarı, Afyonkarahisar sana sevdalı” yazılı pankartlar ile AK Parti ve Türkiye Yüzyılı amblemleri yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından ilçe belediye başkan adaylarını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı.
Mitinge, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Afyonkarahisar Belediye Başkan adayı Hüseyin Ceylan Uluçay, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ile milletvekilleri katıldı.
Erdoğan, mitinglerde kullandığı tırın içerisinde yer alan haritada, Afyonkarahisar’ın üzerini raptiyeyle işaretledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Afyonkarahisar Valiliğine ziyarette bulundu. Erdoğan, ziyarette Vali Kübra Güran Yiğitbaşı’ndan kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
(Bitti)
]]>Lisede uçak bakım alanında öğrenim gören ve ardından İstanbul’da bir hava yolu şirketinde teknisyen olarak çalışan 27 yaşındaki Enes Sefa Ünlü, 2020’de havacılık kariyerini sonlandırıp Bursa’ya dönmesinin ardından farklı alanlarda çalıştıktan sonra 2021’de tur bisikletçiliğiyle tanıştı.
Bisiklete olan tutkusunu bir başka merakı olan kahveyle birleştiren Ünlü, demleme ve sunum eğitimi almasının ardından geçen yıl “bisiklette kahve” konseptini hayata geçirdi.
Ünlü, yol arkadaşı olarak gördüğü 1980 model yarış bisikletini bir arkadaşının yardımıyla tamir edip adeta kahve dükkanı formatına dönüştürdü.
Kahve tezgahı bulunan, üretim için gerekli ekipmanları barındıran, iki sepetli ve bir tezgahlı bisikletiyle yollara düşen Ünlü, Bursa’da üniversite öğrencilerinin yoğun olduğu Nilüfer ilçesi Görükle Mahallesi’nin yanı sıra başka şehirlere de giderek müşterilerine hizmet veriyor.
Kağıt kahve filtreler yerine metal veya yeniden kullanılabilir pamuklu bezden ürünler tercih eden, pet şişe kullanmayan Ünlü, günün sonunda kahve posalarını kompost olarak doğayla yeniden buluşturup Sıfır Atık Projesi’ne katkıda bulunuyor.
“Bisikletle gezip dünyaya kahvemizi tanıtmayı istiyorum”
Enes Sefa Ünlü, AA muhabirine, Görükle’nin yanı sıra bireysel olarak veya bisiklet kulübü üyeleriyle Türkiye’nin farklı şehirlerine, kahve festivallerine, davet edildiği organizasyonlara gittiğini söyledi.
Sürdürülebilir ve çevreci ekipmanlarla kahve demlemenin mümkün olduğunu belirten Ünlü, Vietnam, Endonezya gibi bisikletin yaygın olduğu ülkelerdeki kültürü Türkiye’ye taşımak için iki tutkusunu birleştirip bu işe başladığını dile getirdi.
Bisiklet tutkusunun geçirdiği ağır hastalık sonucunda başladığını anlatan Ünlü, şöyle devam etti:
“Özgürlüğüne düşkün bir insanım. Ağır bir hastalık atlattıktan sonra bisikletle insanların nasıl gezdiğini, bisikletle nereye gidilebileceğini merak ettim. Bunu araştırınca insanların dünyayı gezdiğini fark ettim. Ben de bunu bu şekilde yapmayı hayal ediyorum. Yani bisikletle gezip dünyaya kahvemizi tanıtmayı, kahveleri tanıtmayı ve bu şekilde sürdürülebilir çevreci bir olaylara imza atmak istiyorum. Bu bisiklet artık gerçekten yol arkadaşım oldu. Onunla o kadar fazla şehre gittik ki bir gönül bağımız oluştu. Nihayetinde gerçekten bir el emeği var ve bir hayal ürünü aslında. Bir hayalin meydana getirdiği bir olay bu. Dolayısıyla kendisiyle bir bağımız var.”
Ünlü, bisikletin çevreye ve doğaya en az zarar veren taşıt olduğunu ifade etti.
Katıldığı etkinliklerde yaptığı sunumlarda odak noktasının çevreci üretim olduğunu aktaran Ünlü, şunları kaydetti:
“Benim bunu bisikletle yapmamın sebebi hem bu doğaya vermiş olduğu katkı yüzünden hem de bu özgürlükçü ruhu. Yolda olmanın felsefesini verdiği için bisikleti seçtim. Şimdi kahve tüketildikten sonra ortada bir posa kalıyor ve bu posa çöpe gidiyor. Halbuki bu posa yumurta kabuğuyla evde kompost yapılarak doğaya tekrar kazandırılabilir. Ortaya çıkan atığı da tekrar doğaya geri kazandırarak aslında yani bakıldığında birçok şeyi doğaya geri kazandırmış oluyorum. Umarım oluyorumdur yani bu konuyu keşke herkes yapabilse de doğaya katkımız olabilse.”
Alpaslan Zengin ise “bisiklette kahve”yi sosyal medyadan gördüğünü, Görükle’de yürüyüş yaptığı sırada tesadüfen karşılaştığını belirtti.
Ünlü’nün hazırladığı kahveleri beğendiğini belirten Zengin, “Bisiklette kahve konseptine bayıldım. Genç girişimci olması, böyle dinamik olması… Böyle insanlara ihtiyacımız var.” dedi.
]]>CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, “Biz en zor günümüzde hükümeti yanımızda görmek isterdik, devletimizden sıkıntımız yok, devletimiz her şeyi ile buradaydı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün makamında olan Sayın Cumhurbaşkanımız, bizim garip ve mahzun bırakıldığımızı ifade etti, deprem sonrası geç kaldığını ifade etti ve milletinden özür diledi. Sevgi güvendiğin insanların yanında olmaktır. Hatay mahzun kalmasın diye biz beraber yürümeye devam edeceğiz. Hatay mahzun değildir, Hatay garip değildir. Yıkıldık ama düşmeyeceğiz. Çok kaybımız var. Ama biz yürekli insanlarımızla birlikte daha sağlıklı ve daha güçlü bir yapıyla çok modern bir şehir yapacağız” dedi.
CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, EXPO alanındaki Amfi tiyatroda yurttaşlarla buluştu. Savaş, burada şöyle konuştu:
“HATAY, GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN SADECE BANA DEĞİL, TÜM HATAY HALKINA EMANETİ”
“İnsanlar için en önemli duygu sevgidir ama bundan daha önemli bir şey vardır ki sevgiyi hissetmektir. Sizi seviyorum ama sizin beni ne kadar çok sevdiğinizi son iki günde öğrendim. Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar. Biz bu yolun sadece ince, uzun olduğunu bilmiyorduk. Biliyorduk ki yollar zorlu, çetrefilli. Bu yolları biz ne kadar genişletmeye çalışsak birileri engel koydu. Ama biz sizlerle birlikte yılmadık, tükenmedik çünkü kararlıydık. Çünkü Hatay, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sadece bana değil, tüm Hatay halkına emanetiydi.
“HATAY MAHZUN DEĞİLDİR, HATAY GARİP DEĞİLDİR”
15 yıldır Hatay’da emaneti bana teslim ettiniz. Önce Antakya, sonra Büyükşehir. Emaneti kime teslim edersiniz? Güvenilir birine teslim edersiniz. Bu güvende parayla olmuyor, şöhretle hiç olmuyor, şarkı söylemekle de olmuyor, top oynamakla da olmuyor. Bu güven sizin hayattaki duruşunuzla oluyor. Hayat felsefeniz ile oluyor. Karşınızdaki insanlarla bağdaş kurup oturup kahvaltı yapmanızla, kucaklaşmanızla onunla birlikte yol yürümenizle ve Hatay’a, ülkenize hizmet etmenizle oluyor. Yani güven her şeyin başı. Bana güvendiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum.
Biz en zor günümüzde hükümeti yanımızda görmek isterdik, devletimizden sıkıntımız yok, devletimiz her şeyi ile buradaydı. Ama Sayın Cumhurbaşkanımız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün makamında olan Sayın Cumhurbaşkanımız bizim garip ve mahzun bırakıldığımızı ifade etti, deprem sonrası geç kaldığını ifade etti ve milletinden özür diledi. Sevgi güvendiğin insanların yanında olmaktır. Hatay mahzun kalmasın diye biz beraber yürümeye devam edeceğiz. Hatay mahzun değildir, Hatay garip değildir. Yıkıldık ama düşmeyeceğiz. Çok kaybımız var. Ama biz yürekli insanlarımızla birlikte daha sağlıklı ve daha güçlü bir yapıyla çok modern bir şehir yapacağız.
“ATATÜRK’ÜN EMANETİNİ BİZİ YALNIZ BIRAKANLARA TESLİM EDEMEZDİK”
Ben aday olmasaydım, iktidar yüzde 60’larla seçimi kazanıyordu. Öyle bir şey olamaz. Atatürk’ün emanetini bizi yalnız bırakanlara teslim edemezdik. O yüzden aday oldum. Ama son iki gündeki desteğiniz var ya, bütün yüreğimdeki yağları eritti. Kazanacağız, geçen seçimden daha fazlasını alacağız. Daha güzelini yapacağız. Daha iyisini yapacağız. Hatay hepimizin sevdası. Biz sevdamızdan vazgeçmiyoruz, geçme şansımız da yok. Her türlü kumpasa rağmen bana güvenip, bizleri Hatay’a, Hatay’ı da bizlere emanet eden Sayın Genel Başkanımıza yetkili kurumlarımıza bu amaç uğruna bize destek veren bütün paydaşlarımıza ve yol arkadaşlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum. 31 Mart’ta Hatay’ı tanımadan bilmeden hüküm sürenlere, söz söyleyenlere siz cevap vereceksiniz.”
]]>
Ertuğrul Sağlam ile yollarını ayıran Trendyol 1. Lig takımlarından Kocaelispor, teknik direktörlük görevine Mustafa Gürsel’i getirdi. Kocaeli Stadyumu’nda gerçekleştirilen törenle Gürsel, kendisini 1.5 yıllığına yeşil-siyah renklere bağlayan sözleşmeye imza attı. İmza törenine Kulüp Başkanı Engin Koyun da katıldı.
Engin Koyun: “Ertuğrul hocamızla şampiyon olmayı çok isterdik”
Törende açıklamalarda bulunan Kulüp Başkanı Engin Koyun, sezona Ertuğrul Sağlam ile başladıklarını hatırlatarak, “Takımın bir beklentisi vardı. Bugüne kadar Ertuğrul hocamız öncülüğünde bütün şehirde yaşayan herkesin desteğiyle beraber, yönetimsel anlamlarda da üzerimize düşeni en iyi şekilde yaparak bugünlere geldik. Tabii ki her dönem bu tür ayrılıklar olabiliyor. Yola çıktığımız hocamızla şampiyon olmayı arzu ettik. Puan ortalamasıyla ilgili de kendisine haksızlık yapmayalım. Şu anda 3. sıradayız. Ben Ertuğrul hocamıza ve ekibine, kulübümüze vermiş olduğu katkılardan ve hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. Bundan sonraki spor hayatında kendisine başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Ertuğrul Sağlam’ın takımı şampiyon yapabilmek için elinden gelen tüm gayreti gösterdiğini de belirten Başkan Koyun, bu sürece kendisinin de şahit olduğunu vurguladı.
“İyi bir kulübe geldiğinin kendisi de farkında”
Mustafa Gürsel ile yeni bir sayfa açtıklarını dile getiren Koyun, “Şehrin, taraftarın beklentisi belli. Yönetimsel anlamda bizim de hedefimiz belli. Bütün hedeflere kenetlenildiğinde, yeni bir kan değişimiyle beraber o hedefe ulaşacağımıza inancım ve güvenim sonsuz. Mustafa Gürsel hocamız aramızda. Kendisini davet ettik. Ben kendisine, ‘Aramıza hoş geldin’ diyorum. Sizin için, camiamız için hayırlı olmasını temenni ediyorum. İyi bir kulübe geldiğinin kendisi de farkında” diye konuştu.
Mustafa Gürsel: “Takımın hedeflerini biliyorum”
Kocaelispor’un hedeflerini bildiğini aktaran Mustafa Gürsel ise, “Sezon başında çıktıkları bu yolun sonunda ne istediklerini biliyorum. Bu hedefe hep birlikte ulaşırız inşallah. Bunun için de elimizden ne geliyorsa fazlasıyla yapmaya hazırız. Kocaeli camiasını tanıyorum. Futbolculuğumdan beri takımın büyüklüğünü biliyorum” şeklinde konuştu.
“Yılmadan ve moralimizi bozmadan hedefe kitlenmemiz lazım”
Teknik Direktör Gürsel, ‘Camianın beklentisi Süper Lig hasretine son vermek. Taraftara vereceğiniz mesaj ne olacak?’ sorusuna, “Hedefe giden yol, tek başına gidebileceğiniz bir yol değil. Taraftarıyla, yönetimiyle, camiayla gidilecek bir yol. Biz hep beraber yapabileceğimizin en iyisini yapacağız. Samimiyetle bir bütün olursak hedefe gideriz. Şampiyonluk tek futbolcu grubuyla ya da yönetimle olabilecek şey değil. Bu hep beraber, camiayla olacak bir şey. Bizim artık önümüzde bir hedef var. 3 aylık süremiz mevcut. En kısa sürede oyuncularımızdan alacağımız en maksimum verimi alıp, oyunumuzu buradan daha yukarıya çekmek istiyoruz. Bu hedefe nasıl ulaşırız, hep beraber yaşayıp göreceğiz. Bu lig her şeye gebe bir lig. Sonuçlara çok açık bir lig. Çok sakin kalıp, kendimizi sahanın içine odaklayarak, işimize odaklayarak, yılmadan ve moralimizi bozmadan hedefe kitlenmemiz lazım” cevabını verdi.
“Benim için en büyük hedef, Kocaelispor ile Süper Lig oynamak”
Kocaelispor ile yola devam etmek istediğini de kaydeden Mustafa Gürsel, “Hep iyi tarafından baktım. ‘Kocaelispor Süper Lig’e çıkarsa devam etmek istiyorum’ dedim. Çıktığımız takdirde devam edeceğiz. Tüm hedefimiz, arzumuz bu. Onun dışında bir şey düşünmek ya da konuşmak istiyoruz. Biz buraya bir şeyler vermek için geldik. Onun için buradayız. Benim için en büyük hedef, Kocaelispor ile Süper Lig oynamak” değerlendirmesinde bulundu. – KOCAELİ
]]>Başkan Büyükkılıç, Kayseri Sanayi Odası’nın Şubat Ayı Meclis Toplantısı’na katılarak sanayici ve iş insanları ile bir araya geldi. Kayseri Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda gerçekleşen toplantıya Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcıları Hamdi Elcuman ve Mustafa Türkmen, daire başkanları, genel müdürler, KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci ve meclis üyeleri ile sanayici iş insanları katıldı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan KAYSO Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda katılımcılara onur konuğu olarak hitap eden Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, 16 ilçe belediye başkanı ile bir ağabey anlayışı içerisinde hizmet ederken, başta Valilik olmak üzere kurum, kuruluşlar ve odalarla dayanışmayı çok önemsediklerini ifade etti.
“Kayseri’miz belediyecilik bağlamında model bir belediyecilik olarak anılıyor”
Hiçbir zaman ayrıştırmadan, ötekileştirmeden herkesi kucaklayıcı şekilde çalışmalar yaptıklarını ifade eden Başkan Büyükkılıç, “Kayseri’miz belediyecilik bağlamında model bir belediyecilik olarak anılıyor, takdir topluyor. Bu bize daha fazla sorumluluk yüklüyor. Hiçbir zaman ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, 1,5 milyon insanı kucaklayacak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yatırımlar bağlamında hiçbir zaman mazeretlere sığınmadan yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuk” dedi.
Büyükkılıç, 5 yıl içerisinde kente kazandırdıkları önemli projeleri özetledi
Büyükkılıç, ‘Bizim anlatacak çok hikayemiz var, anlatacak çok projemiz var. Dualarınızı bekliyoruz’ diyerek, 5 yıl içerisinde kente kazandırdıkları önemli projeleri özetledi.
1 milyon 260 bin metrekare alan da Türkiye’nin en büyük millet bahçesi olan Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nin bir oksijen deposu olarak takdir gördüğünü belirten Başkan Büyükkılıç, 8 milyon yolcu kapasiteli havalimanı yeni terminal binasının şehir için çok önemli ve anlamlı bir proje olduğunu söyledi. Yeni raylı sistem hatlarının hizmet verdiğini hatırlatan Büyükkılıç, Erkilet Tramvay Hattı projesini de yeni dönemde en kısa zamanda hayata geçireceklerini anlattı. Başkan Büyükkılıç, kentsel dönüşümde gerek ilçelerde gerek merkezde çalışmaların sürdüğünü, dirençli şehir bağlamında projelerin süreceğini paylaştı. Ulaşım projelerinin sürdüğünü, 7 katlı kavşak, 11 köprü, 35 yeni bulvar ve cadde, 971 kilometreyi bulan yol ağı, 1 milyon 851 bin 500 ton sıcak asfalt çalışmaları yaptıklarını anımsatan Büyükkılıç, sosyal belediyecilik ve gönül belediyeciliği projelerini de ifade etti.
Başkan Büyükkılıç, Türkiye’de alanında en büyük olan Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi, TBMM’de örnek gösterilen Hasta ve Hasta Yakınları Misafirhanesi, birincilik ödülü alan kanser hastalarına destek olacak HOSPİS projesi ile eğitim ve sosyal yaşam merkezlerini anlattı.
Millet Bahçesi içerisinde Mutfak Sanat Merkezleri ile İl Halk Kütüphanesi’nin yüzde 90’larda bitme aşamasında olduğunu söyleyen Büyükkılıç, tarihi ve turizm odaklı önemli projelerden bahsederek, 6 müze, 18 restorasyon, 7 kazı desteği, 8 alanda da turizm faaliyetlerini sürdürdüklerinden bahsetti.
Gençlere yönelik projelerin yanı sıra spor odaklı çalışmaların devam edeceği vurgusu yapan Başkan Büyükkılıç, GES ve RES gibi çevreci projelerin olduğunu, afetle mücadelenin yanı sıra akıllı şehircilik çalışmalarının zenginleştirilerek süreceğini belirtti.
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 35 alanda ödüller aldıklarını, hizmetten hizmete koşan bir 5 yılı geride bıraktıklarını belirterek, yeni dönemde Kayseri için yapacakları onlarca projeden bir kısmını da sanayicilerle paylaştı.
Büyükkılıç’tan Ulaşım Master Planı projeleri
Ulaşım ile ilgili projeleri çok önemsediklerini, Ulaşım Master Planı ile ilgili çalışmaların başladığını anlatan Başkan Büyükkılıç, Kartal Kavşağı Projesi ile 5 kavşağı ilgilendirdiğini, hiç ışık görmeden planlanan projenin hazır olduğunu ifade etti.
Büyükkılıç, Erkilet Tramvay Hattı’nın yanı sıra OSB- Erenköy yeni yol bağlantısı, Mustafa Şimşek Bulvarı devamında katlı kavşak projesi ile Devlet Su İşleri Katlı Kavşağı’nın projesinin hazır olduğunu, Yavuzlar Mahallesi alt geçidinin önemine vurgu yaptı. 15 Temmuz Bulvarı’nı Mehmet Özhaseki Bulvarı’na bağlayan yolu ve Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı’nın devamında Erkilet Bulvarı’na çıkacak yolu da tamamlayacaklarını anlatan Başkan Büyükkılıç, İldem, Gökkent Mahallesi’nde yeni yolların olacağını, ayrıca Havalimanı, Erkilet Bulvarı yol bağlantısının da çok önemli ve anlamlı olduğunu, bu dönemde hayata geçireceklerini ifade etti. Büyükkılıç, Uğurevler Mahallesi’nde Kocasinan ve Sivas Bulvarı’nı genişletecek yol ile Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nde, Anadolu Harikalar Diyarı’nda yeni yollar yapacaklarından, havalimanı terminal binası arkasında yeni bir yol açtıklarından bahsetti.
Başkan Büyükkılıç, yeni projelerden bazılarını paylaştı
Başkan Büyükkılıç, yeni yaya üst geçitleri ve yeni bisiklet yollarını, tren yolu yaya alt geçitlerini hayata geçireceklerini, ulaşıma çok önem verdiklerini ifade etti. İncesu’da toplu konut projelerinin olduğuna vurgu yapan Büyükkılıç, öte yandan seracılık mükemmeliyet projesi, akıllı şehir daire başkanlığı, gençlik projeleri, afet eğitim merkezi, lojistik merkezi, arıtma, kurutma ve yakma tesisi, yağmur suyu hasadı projesi, Alzheimer merkezi, karavan parkı, spor köyü ve bilişim akademisi gibi yeni projelerden örnekleri paylaşarak, “Şehir sizin, şehir hepimizin” dedi.
Akar’dan Kayseri belediyeciliğine övgü
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar da telefonla bağlanarak, toplantıya katıldı. Akar, “Kayseri’nin birliği, beraberliği, çok çalışması bizleri mutlu ediyor, sizleri kutluyorum, tebrik ediyorum. Kayseri’de gerçekten İstanbul’da, İzmir’de, Ankara’da konuşulan gelecek belediyeciliğin gerçeği yapılıyor. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum” diye konuştu.
Başkan Büyükkılıç da her aşamada destek veren TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar’a teşekkürlerini iletti.
AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy ise sanayi ve ticaretin merkezi Kayseri’nin turizm, tarım ve hayvancılık şehri olması için de yapılması gereken ne varsa yapmaya devam edeceklerini söyledi.
“Sayın başkanım Kayseri’mize sayısız hizmetleriniz oldu”
KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci de sanayicinin her zaman yanında olup, güç veren Başkan Büyükkılıç’a teşekkür ederek, “Sayın başkanım Kayseri’mize sayısız hizmetleriniz oldu, güzide şehrimize birçok proje kazandırdınız. Her daim sanayicimizin sorunları ile ilgilendiniz, her zaman onlara güç, destek verdiniz. Sanayi Odası olarak yürüttüğümüz tüm projelerde özellikle şehrimizin dördüncü OSB’si olan Erciyes OSB’nin kuruluş aşamasında verdiğiniz destekten dolayı bütün sanayicilerimiz adına teşekkür ediyorum” dedi. – KAYSERİ
]]>Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon’da; “Ülkemize geçtiğimiz 21 yılda yaptığımız bu yatırımlar sayesinde merkezi yönetimin temel hizmet alanlarıyla birlikte şehirlerimizde de eser ve hizmet standartları çok yükseldi. Klasik belediyecilik hizmetleri artık ayırt edici vasıf olmaktan çıktı. Gerçi hala bunu bile beceremeyen muhalefet belediyeleri mevcut. Ama artık onları yok hükmünde kabul ediyoruz. Biz Türkiye Yüzyılı şehirleriyle sizlere ileri teknoloji altyapısından, insanımızın hayat kalitesini yükseltecek hizmetlere kadar klasik belediyeciliğin çok ötesinde bir standart vaat ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Trabzon’da Meydan Parkı’nda düzenlenen mitinge katıldı. Erdoğan, özetle şöyle konuştu:
“Her iki seçimde de yaklaşık yüzde 65’erlik oy oranlarıyla bizlerin yanında yer alarak Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze tarihi bir destek verdiniz. Trabzon siyasi hayatımız boyunca daima yoldaşımız oldu. Biz de buradan aldığımız güçle ülkemiz ve milletimiz için ter döktük. Nice eserlere imza attık. Siyaset yapma tarzımızı da Karadeniz’in mertliğinden, ataklığından, çalışkanlığından ilhamla şekillendirdik. Bize göre siyaset, gölgede yürüme, sadece belirli değerlerin istismarıyla mevzi kapma, hak ettiğinden fazlasını almak için her türlü pazarlığa müsait olma yarışı değildir.
“ÜLKEMİZ ADINA ELDE ETTİĞİMİZ HER KAZANIMLA SEVİNDİK”
Allah nasip etti sergilediğimiz duruşla tüm dünyada mazlumların ümidi olduk. Birileri karamsarlığa sürüklense de biz daima umudun tarafında yer aldık. Hayalleri gerçeğe dönüştürmek için çalışırken ülkemiz için her kazanımda sevindik. Yüreğimizin kanadığı anlar oldu. Ama asla şartlara teslim olmadık. Yılgınlığa kapılmadık, geri adım atmayı düşünmedik. Hep daha ileriye gittik. Hep ya yeni bir yol bulmaya ya yeni bir yol açmaya gayret ettik. Bugün geriye baktığımızda başımızı yere eğdirecek hiçbir işimizin ve sözümüzün olmadığını görüyoruz. Bir eksiğimiz, yanlışımız varsa bunu kimsenin yüzümüze vurmasını beklemedik. Kendi öz eleştirimizi yaptık. Diklenmeden, dik duruşumuzdan taviz vermedik, ülkemiz adına elde ettiğimiz her kazanımla sevindik.
“TRABZON’A SON 21 YILDA GÜNCEL RAKAMLARLA 191 MİLYAR LİRA TUTARINDA KAMU YATIRIMI YAPTIK”
Sizlerin huzuruna gelip AK Parti ve Cumhur İttifakı için istediğimiz desteğin gerisinde böyle bir hikaye var. Her sözümüzün altında kısa sürede hayata geçirdiğimiz asırlara bedel eser ve hizmetler yatıyor. Ülkemize kazandırdığımız kalkınma yatırımlarını hatırlatıyoruz ki, Türkiye’mizin ve şehirlerimizin nereden nereye geldiği unutulmasın. Trabzon’a son 21 yılda güncel rakamlarla 191 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 3 bin 84 adet yeni derslik inşa ettik. Şehrimizin ikinci devlet üniversitesi olan Trabzon Üniversitesi’ni faaliyete geçirdik. 9 bin 610 kişi kapasiteli yurt binaları açtık. 96 spor tesisini hizmete açtık. Trabzonlu ihtiyaç sahiplerine toplam 5 milyar lira tutarında ödenek aktardık.
“TRABZON-GÜMÜŞHANE ARASINDA AVRUPA’NIN EN UZUN ÇİFT TÜP KARAYOLU TÜNELİ ZİGANA’YI HİZMETE AÇTIK”
Şehrimize 1543 yataklı 19 hastanenin de aralarında olduğu 58 sağlık tesisi kazandırdık. Yapımı süren 900 yataklı Trabzon Şehir Hastanesi’nin de içinde olduğu 6 sağlık tesisini en kısa sürede tamamlıyoruz. 8 bin 102 konutu hak sahiplerine teslim ettik. 2012 konutun yapımına devam ediyoruz. Şehrimizde 1467 bağımsız bölümünü dönüşümünü gerçekleştirdik. İktidara geldiğimizde ilimizde 6 adet atık su arıtma tesisi var iken bugün 16 tesisle belediye nüfusunun yüzde 91’ine hizmet veriyoruz. 73 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 267 kilometreye çıkardık. Trabzon-Gümüşhane arasında Avrupa’nın en uzun çift tüp karayolu tüneli Zigana’yı hizmete açtık.
“AKÇAABAT, KTÜ, OTOGAR, HAVALİMANI VE YOMRA’YI BİRBİRİNE BAĞLAYACAK OLAN RAYLI SİSTEM HATTINI ŞEHRİMİZE KAZANDIRACAĞIZ”
Maliyet bedeli 28 milyar liraya yakın olan bünyesindeki tünel, köprü ve kavşaklarıyla Trabzon’un çehresini değiştirecek Kanuni Bulvarı ve sahil bağlantı yollarının yapımında sona yaklaştık. İnşallah bu yıl içinde tamamlıyoruz. Trabzon’u Rize ve Giresun’a bağlayan sahil yolun yanı sıra çok sayıda yol inşa ettik. Şehrimizin muhtelif yerlerde çalışmaları devam eden çok sayıda yol projesi var. Akçaabat, KTÜ, Otogar, Havalimanı ve Yomra’yı birbirine bağlayacak olan raylı sistem hattını şehrimize kazandıracağız. 235 kilometre uzunluğundaki Erzincan-Trabzon hızlı demiryolu hattıyla ilgili proje çalışmaları sürüyor. Havalimanımızın kapasitesini ve konforunu artıracak 20 milyar liralık yatırımları yakında hizmetinize sunuyoruz.
“KARADENİZ AK PARTİ’Yİ KURDUĞUMUZ GÜNLERDEN BERİ HEP OLDUĞU GİBİ 31 MART’TA DA BÜKÜLMEZ ÇELİK İRADESİYLE SAHİP ÇIKTIĞINA İNŞALLAH GÖSTERECEKTİR”
Son 21 yılda Trabzon ve ilçelerinde inşa ettiğimiz dere ıslahlarıyla 242 yerleşim yeri ve 10 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. Çiftçilerimize 34 milyar lira tutarında tarımsal hibe ve yatırım desteği verdik. Şehrimizde bir yeni organize sanayi, bir endüstri bölgesi, 1 teknopark kurduk. Trabzon’daki işverenlere toplam 4 milyar lira tutarında prim teşviği verdik. Trabzon ve 11 ilçemize doğal gaz arzı sağladık. 31 Mart’tan sonra inşallah çok daha fazla hizmet ve eseri sizlere kazandıracağız. Karadeniz AK Parti’yi kurduğumuz günlerden beri hep olduğu gibi 31 Mart’ta da bükülmez çelik iradesiyle sahip çıktığına inşallah gösterecektir.
“KLASİK BELEDİYECİLİK HİZMETLERİ ARTIK AYIRT EDİCİ VASIF OLMAKTAN ÇIKTI”
Tüm Karadeniz’i ziyaret ederek sizlerden aldığımız güçle Türkiye’nin 81 vilayetini kucaklama hedefiyle yolumuza devam ediyoruz. Ülkemize geçtiğimiz 21 yılda yaptığımız bu yatırımlar sayesinde merkezi yönetimin temel hizmet alanlarıyla birlikte şehirlerimizde de eser ve hizmet standartları çok yükseldi. Klasik belediyecilik hizmetleri artık ayırt edici vasıf olmaktan çıktı. Gerçi hala bunu bile beceremeyen muhalefet belediyeleri mevcut. Ama artık onları yok hükmünde kabul ediyoruz. Biz Türkiye Yüzyılı şehirleriyle sizlere ileri teknoloji altyapısından, insanımızın hayat kalitesini yükseltecek hizmetlere kadar klasik belediyeciliğin çok ötesinde bir standart vaat ediyoruz.”
Erdoğan’ın konuşmasının ardından tanıttığı belediye başkan adayları ise şöyle:
Trabzon Büyükşehir Belediyesi adayı: Ahmet Metin Genç
Akçaabat Belediye Başkan adayı: Osman Nuri Ekim
Araklı Belediye Başkan adayı: Hüseyin Avni Coşkun Çebi
Arsin Belediye Başkan adayı: İbrahim Küçük
Beşikdüzü Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı: Barış Öztürk
Çarşıbaşı Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı: Ahmet Keleş
Çaykara Belediye Başkan adayı: Hanefi Tok
Dernekpazarı Belediye Başkan adayı: Mehmet Aşık
Düzköy Belediye Başkan adayı: Selim Çelenk
Hayrat Belediye Başkan adayı: Mehmet Nuhoğlu
Köprübaşı Belediye Başkan adayı: Ali Aydın
Maçka Belediye Başkan adayı: Koray Korcan
Of Belediye Başkan adayı: Salih Sarıalioğlu
Ortahisar Belediye Başkan adayı: Ergin Aydın
Sürmene Belediye Başkan adayı: Hüseyin Azizoğlu
Şalpazarı Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı: Refik Kurukız
Tonya Belediye Başkan adayı: Osman Beşel
Vakfıkebir Belediye Başkan adayı: Muhammet Balta
Yomra Belediye Başkan adayı: Abdülkadir Özdemir
]]>
Cumhuriyet Halk Parti (CHP) Pamukkale Belediye Başkan Adayı Ali Rıza Ertemur, İstiklal Caddesi’nde bulunan seçim koordinasyon merkezinin açılışını gerçekleştirdi. Açılışa Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, il teşkilatı, ilçe belediye başkan adayları, partililer ve vatandaşlar katıldı. Açılışta, Pamukkale’de değişim isteyen vatandaşlara seslenen Ertemur; “Kaderine terkedilmiş bir Pamukkale var. Ama artık yeter diyoruz. Bu sorumsuzluğa vurdumduymazlığa bir son vermek için yola çıkıyoruz. Pamukkale’yi hak ettiği hizmetle tanıştırmak için kolları sıvadık, biz hazırız. Şeffaf bir başkan olacağını ifade eden CHP Pamukkale Belediye Başkan Adayı Ertemur “Bugün burada emeği bir şirketin insafına bırakılmış Uzunpınar’ın kekik kokusu var! Asmalıevler’in, Hürriyet’in çamurlu ayakları var! Bugün burada kaderine terkedilmiş bir Pamukkale var. Ama artık yeter diyoruz! Bu sorumsuzluğa vurdumduymazlığa bir son vermek için yola çıkıyoruz. Pamukkale’yi bütün renkleri ile birlikte yaşayan hemşehrilerimize vermek için yola çıkıyoruz. Belediyecilik hizmet işidir, vicdan işidir, aşk işidir. Bunun çok güzel örnekleri var. Bakın bir cadde, bir meydan, bu şehri ikiye böldü. Bir taraf yeşilin, konforun ve sosyal belediyeciliğin rengine bürünürken diğer taraf çamurda, karanlıkta kaldı. Merkezefendi ve Pamukkale’yi anlatıyorum sizlere. Biz bugün karanlıktaki Pamukkale’yi aydınlatmaya geliyoruz! Pamukkale’mizi Halk Ekmeğe kavuşturacağımızın sözünü vermeye geldim! Bakın her yıl belediye bütçesini, alacağını vereceğini, çarşaf çarşaf belediye binasına asarak vatandaşı ile paylaşan bir belediye Honaz Belediyesi var. Ben de bugün size adil, şeffaf ve hesap verebilen bir belediye başkanı olacağımın sözünü vermeye geldim” şeklinde konuştu.
“Pamukkale’yi hak ettiği hizmetle tanıştırmak için kolları sıvadık”
Pamukkale’mizin 61 mahallesinde kendimizi anlatmak, projelerimizi duyurmak için sahadayız. Rant odaklarına değil, Pamukkale halkına hizmet edecek bir belediyeciliğin sözünü vermeye geldim. Milletvekilliği yaptım. Ankara’da memleketim için bir dizi çalışmalarda bulundum. Ancak içimde her daim daha fazlası vardı. Daha çok hemşerime hizmet edebilme hayalim vardı. İnşallah bu dönem de hepimizin hayalindeki Pamukkale’ye hizmet etme şansına sahip olacağım. Bugün adını dünyaya duyuran Pamukkale’mizde, sene olmuş 2024, hala yol sorunu yaşıyoruz. Peki yaşanılır bir Pamukkale’yi nasıl inşa edeceğiz? Paranın sahibi sizsiniz. Sizlerden alınan vergilerle hizmetler yapılıyor. Sizlere sormadan, tek başımıza ‘ben yaptım oldu’ anlayışına son vermek için bu yola çıktık. Bütçemizi hazırlarken sizlere soracağız. Mahalle mahalle dolaşıp, muhtarlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla, hemşehrilerimizle bir araya geleceğiz. Birlikte gönüllerimizi birleştireceğiz. Kadınlara, çocuklarımıza, gençlerimize, özel insanlarımıza, işsizlerimize, emeklilerimize, çiftçilerimize, üreticilerimize, sokaktaki canlarımıza huzurlu ve mutlu yaşayabilecekleri bir Pamukkale’yi birlikte inşa edeceğiz. Sizlerle birlikte biz Pamukkale’yi hak ettiği hizmetle tanıştırmak için kolları sıvadık. Biz hazırız, eğer siz de hazırsanız, buyurun başlayalım” dedi. – DENİZLİ
]]>Erdoğan, partisinin Trabzon Meydan Parkı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.
Konuşmasına, “Gönlümüzü titretir kemençenin gaydası. Başımızdan eksilmez Trabzon’un sevdası. Sandalım kürek ister ekinim orak ister. Trabzon’u sevmeye kor gibi yürek ister.” dizeleriyle başlayan Erdoğan, “Evet, o yürek kimde var? İşte o yürek bizde var. Trabzon’u bilip, görüp de sevmemek mümkün mü? Bu şehir ki tarih boyunca hakkın ve hakikatin sesi, nefesi olmuştur. Bıyığı terlememiş şehzadelerden dünya liderleri cihangirler çıkarmıştır.” ifadelerini kullandı.
Trabzon’un sözünü yere düşürmeyen, dostunun başını önüne eğdirmeyen, yoldaşını yarı yolda bırakmayan insanların otağı olduğunu söyleyen Erdoğan, “Kim ne der?” diye düşünmeden, hak bellediği yolda başı dik, alnı açık yürümesini bilen Trabzon ile kucaklaşmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
Trabzonlulara Mayıs 2023’te yapılan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerindeki ahde vefaları için teşekkür eden Erdoğan, “Her iki seçimde de yaklaşık yüzde 65’erlik oy oranlarıyla bizlerin yanında yer alarak Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze tarihi bir destek verdiniz. Ata toprağı Karadeniz’in lokomotif şehri Trabzon, siyasi hayatımız boyunca daima yoldaşımız oldu. Biz de buradan aldığımız güçle ülkemiz ve milletimiz için ter döktük, çabaladık, nice eserlere, nice hizmetlere imza attık.” diye konuştu.
Siyaset yapma tarzını, Karadeniz’in mertliğinden, ataklığından, çalışkanlığından, özgünlüğünden, ilhamla şekillendirdiklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Bize göre siyaset, gölgede yürüme, sadece belirli değerlerin istismarıyla mevzi kapma, hak ettiğinden fazlasını almak için her türlü pazarlığa müsait olma yarışı değildir. Karadeniz’den ilhamla yüreğimize nakşettiğimiz siyaset, davamız için hayal kurma, ülkemiz ve milletimiz için vizyon geliştirme, bu uğurda gerektiğinde canı pahasına mücadele etme işidir. Biz, 40 yılı aşkın süredir işte böyle bir siyasi mücadelenin içindeyiz. Allah nasip etti, ülkemizin en büyük şehri İstanbul’da belediye başkanlığı yaptık. Allah nasip etti, parti kurduk, iktidara geldik. Başbakan ve cumhurbaşkanı olarak hükümetimizin başında ülkemizin hizmetinde bulunduk. Allah nasip etti, yaptığımız işler ve sergilediğimiz duruşla tüm dünyada mazlumların ümidi, mağdurların hamisi olduk. Tüm bu süreç boyunca heyecanımızı, azmimizi, kararlılığımızı hatta yeri geldiğinde öfkemizi daima diri tuttuk. Birileri karamsarlığa sürüklense de biz daima umudun tarafında yer aldık. Birileri başını yere eğse de biz diklenmeden dik duruşumuzdan taviz vermedik. Hayalleri gerçeğe, programları icraata dönüştürmek için çalışırken ülkemiz adına elde ettiğimiz her kazanımla sevindik.”
Bu yolda sıkıntılarla da karşılaştıklarını dile getiren Erdoğan, “Vesayetin oyunlarıyla, terör örgütlerinin saldırılarıyla, darbe girişimleriyle, siyasi ve sosyal kaos çıkarma denemeleriyle ekonomik tuzaklarla boğuşurken yüreğimizin kanadığı anlar oldu ama asla şartlara teslim olmadık.” ifadelerini kullandı.
“Hep ya yeni bir yol bulmaya ya yeni bir yol açmaya gayret ettik”
Yılgınlığa kapılmadan, geri adım atmayı düşünmeden daha çok çalıştıklarını söyleyen Erdoğan, “Hep daha ileriye doğru gittik. Hep ya yeni bir yol bulmaya ya yeni bir yol açmaya gayret ettik. Hamdolsun bugün geriye dönüp baktığımızda yüzümüzü kızartacak, başımızı yere yedirecek hiçbir işimizin ve sözümüzün olmadığını görüyoruz. Şayet bir eksiğimiz hatta bir yanlışımız varsa bunu kimsenin yüzümüze vurmasını beklemedik. Kendi öz eleştirimizi kendimiz yaptık. Gerektiğinde eksiklerimizi tamamlama ve hatalarımızı düzeltme erdemiyle milletimizin nezdinde hasbi ve harbi yerimize halel getirmedik.” ifadelerini kullandı.
Yeni bir seçimin arifesinde Trabzonluların huzuruna gelip AK Parti ve Cumhur İttifakı için istedikleri desteğin gerisinde böyle bir hikaye olduğunu belirten Erdoğan, alandakilere şu sözlerle seslendi:
“Trabzon, Malazgirt’ten beri ebedi vatanımız olan bu topraklardaki ortak hikayemize sonuna kadar sahip çıkmaya var mıyız? Trabzon, dün ‘Durmak yok, yola devam’ diyerek 2023 hedeflerini nasıl birlikte hayata geçirdiysek bugün de Türkiye Yüzyılı hayalimizi beraberce gerçeğe dönüştürmeye var mıyız? Trabzon, Türkiye Yüzyılı şehirlerimizi inşa etme mücadelemizin önüne geçmeye, engellemeye, kalkanları, süpürüp atmaya var mıyız?” Alandakilerin, “Evet” cevabı üzerine Erdoğan, “Benim gönüldaşım, ahiretliğim Trabzon’a da zaten böylesi yakışır.” dedi.
(Sürecek)
]]>31 Mart yerel seçimleri öncesinde dün Ordu ve Giresun’da partililere seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün de Rize’nin ardından Trabzon’a geldi. Meydan Parkı’nda Trabzonlulara seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, siyasi hayatı boyunca Trabzon’un daima kendisine yoldaş olduğunu belirterek Trabzon’u ve Trabzonluları “Ahiretliğim, gönüldaşım” diye tanımladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ata toprağı Karadeniz’in lokomotif şehri Trabzon siyasi hayatımız boyunca bizim daima yoldaşımız oldu. Bizde buradan aldığımız güçle ülkemiz ve milletimiz için ter döktük, çabaladık. Nice eserlere, nice hizmetlere imza attık. Siyaset yapma tarzımızı da Karadeniz’in mertliğinden, ataklığından, çalışkanlığından, özgünlüğünden ilhamla şekillendirdik. Bize göre siyaset gölgede yürüme sadece belirli değerlerin istismarlığıyla mevzi kapma, hak ettiğinden fazlasını almak için her türlü pazarlığa müsait olma yarışı değildir. Karadeniz’den ilhamla yüreğimize nakış ettiğimiz siyaset davamız için hayal kurma ülkemiz ve milletimiz için vizyon geliştirme bu uğurda gerektiğinde canı pahasına mücadele etme işidir. Biz 40 yılı aşkın süredir işte böyle bir siyasi mücadelenin içerisindeyiz. Heyecanımızı, azmimizi, kararlığımızı hatta yeri geldiğinde öfkemizi daima diri tuttuk. Birileri karamsarlığa sürüklese de biz daima umudun tarafında yer aldık. Birileri başını yere eğse de, biz diklenmeden dik duruşumuzdan taviz vermedik. Hayalleri gerçeğe, programlara icraata dönüştürmek için çalışırken ülkemiz adına elde ettiğimiz her kazanımda sevindik” şeklinde konuştu.
“Hep yeni bir yol bulmaya yeni bir yol açmaya gayret ettik”
“Hiç şüphesiz bu uzun yolda sıkıntılarla da karşılaştık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vesayetin oyunlarıyla terör örgütlerinin saldırıyla darbe girişimleri ile siyasi ve sosyal kaos çıkarma denemeleriyle ekonomik tuzaklarla boğuşurken yüreğimizin kanadığı anlar oldu. Ama asla şartlara teslim olmadık. Yılgınlığa kapılmadık, geri adım atmayı düşünmedik hep daha çok çalıştık. Hep daha ileriye doğru gittik. Hep yeni bir yol bulmaya yeni bir yol açmaya gayret ettik. Hamd olsun bugün geriye dönüp baktığımızda yüzümüzü kızartacak, başımıza yere eğdirecek hiçbir işimizin ve sözümüzün olmadığını görüyoruz. Şayet bir eksiğimiz hatta bir yanlışımız varsa bunu kimsenin yüzümüze vurmasını beklemedik. Kendi özeleştirimizi kendimiz yaptık. Gerektiğinde eksiklerimizi tamamlama ve hatalarımızı düzeltme erdemiyle milletimizin nezdindeki hasbi ve harbi yerimize helal getirmedik” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon’a 21 yılda güncel rakamlarla 191 milyar lira kamu yatırım yaptıklarını hatırlatırken, yük ve yolcu taşımacılığının birlikte yapılabileceği 235 km uzunluğundaki Erzincan-Trabzon hızlı demiryolu hattı ile ilgili etüt ve proje çalışmalarının sürdüğünü, Trabzon Havalimanı’nın kapasitesini arttıracak 20 milyarlık bir yatırımı yaparak hizmete sunacaklarını söyledi.
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon’da Cumhur İttifakı’nın belediye başkan adaylarını tek tek tanıttı. – TRABZON
]]>Erdoğan, partisinin Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.
Tek gayelerinin ülkeye, millete, şehirlere, hizmet etmek olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu amaçla Rize’ye son 21 yılda toplam 150 milyar lira tutarında kamu yatırımının yapıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart’ta tüm Türkiye’de biz çok farklı bir tablo bekliyoruz. Bu seçimlerin ülkemizde özellikle muhalefette gerçek manada bir değişim dalgasını ortaya çıkaracağına inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Rize’de eğitimde 2 bin 11 yeni derslik inşa edildiğini, kente üniversitenin kazandırıldığını, yaklaşık 6 bin kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binalarının açıldığını anımsatan Erdoğan, ikisi stadyum olan toplam 110 spor tesisinin yapıldığını anlattı.
Sağlıkta 1063 yataklı 11’i hastane, toplam 30 sağlık tesisini şehre kazandırdıklarını vurgulayan Erdoğan, “Toplam 800 yataklı Rize Şehir Hastanemiz ve 1200 yataklı Güneysu Devlet Hastanemizin yapımına devam ediyoruz. Size söz verdim mi, şehir hastanesi dedim mi… Şu anda sahilde şehir hastanesinin fore kazıklarının nasıl çakıldığını gördünüz mü? İşte oraya 800 yataklı şehir hastanemizi yapıyoruz. Laf ola beri gele yok, söyledik mi yaparız ve yapıyoruz.” diye konuştu.
“Ayder’de 440 bin metrekare alanda, yenileme ve koruma projemizi sürdürüyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 sağlık tesisinin ihale, proje ve arsa tedarik aşamasının halen devam ettiğini belirterek, TOKİ eliyle Rize’de 3 bin 892 konutun tamamlanıp hak sahiplerine teslim edildiğini ifade etti.
Rize’de 1315 konutun yapımının devam ettiğini aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Riskli yapı olarak belirlediğimiz, 1592 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Şimdi Rize’de 5 millet bahçesi projemiz bulunuyor. Güneysu Millet Bahçemizi tamamladık, açılışa hazır hale getirdik. İyidere Millet Bahçemizin yapımına devam ediyoruz. Rize, Çayeli ve Pazar Millet Bahçelerimizin de projelendirme çalışmaları devam ediyor. Ayder Yaylamızda 440 bin metrekare alanda, yenileme ve koruma projemizi sürdürüyoruz. Ayder’de toplam 1917 araçlık yeraltı kapalı otoparkının yapımını tamamlamak üzereyiz. İcraat, icraat, laf değil, icraat… İnşallah yeni sezonda hizmete girecek.”
“Rize’ye 21 milyar lira tarımsal hibe ve yatırım desteği verdik”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 76 odalı termal tesis kaba inşaatının bittiğini, 52 adet benzer konaklama biriminin ve Gelin Tülü Şelalesi Seyir Terası’nın yapımının da tamamlandığını bildirdi.
Ulaştırmada 175 kilometre bölünmüş yol yapıldığını, Ovit Tüneli’ni ve bağlantı yollarını açtıklarını, Karadeniz sahil yolunu yaptıklarını anlatan Erdoğan, “Ayder, Güneysu-Büyükköy, Çamlıhemşin-Ayder, Rize-Ambarlı- Küçükçayır yollarını tamamlayarak, hizmete açtık. Hurmalık tünelleri ve bağlantı yollarını, Salarha Tüneli’ni tamamlayıp hizmetinize sunduk.” şeklinde konuştu.
Hurmalık Tünelleri ve bağlantı yollarını, Salarha Tüneli’ni tamamlayıp hizmete sunulduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
“İyidere-İkizdere ayrımı, Küçükçayır, Rize, Pehlivantaşı, Kalkandere, Rize İspir, İyidere ayrımı, İkizdere, İyidere Çayeli ayrımı, Güneysu yollarının yapımına devam ediyoruz. Rize-Artvin Havalimanımızın yapımını tamamladık, hizmete açtık. Havalimanımızın yolcu sayısını biliyor musunuz? Geçtiğimiz yıl 1 milyonu aştı, daha da artacak. İyidere Lojistik Limanımızın yapımı sürüyor. Rize’ye 4 içme suyu tesisi, 83 taşkın koruma tesisi ve 17 hidroelektrik santral inşa ettik. Rize’ye toplam 21 milyar lira tutarında tarımsal hibe ve yatırım desteği verdik. Şehrimize yeni bir Organize Sanayi Bölgesi ve Teknokent kurduk.”
Enerjide, Rize Güneysu, Ardeşen, Çayeli, Fındıklı, Pazar, Kalkandere, Derepazarı, İyidere, Kendirli, Salarha ve İkizdere’ye doğal gaz arzının sağlandığını anımsatan Erdoğan, bu sene de Muradiye’ye doğal gaz arzı sağlamanın planlandığını söyledi.
Notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından, AK Parti Rize ilçe belediye başkan adayları sahneye tek tek çağrılarak vatandaşlara tanıtıldı. Erdoğan, belediye başkan adaylarıyla vatandaşları selamladı.
Miting alanına, AK Parti iktidarında son yıllarda Rize’ye yapılan yatırımların yer aldığı pankartlar asıldı.
Mitinge, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Hayati Yazıcı, Ömer İleri ve Yusuf Ziya Yılmaz ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da katıldı.
(Bitti)
]]>Bak, 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde, Bakanlık olarak Rize’nin ilçelerine spor salonları, gençlik merkezleri, yüzme havuzları ve yurtlar yapmaya devam ettiklerini anlattı.
Rize’den herkese mesaj vereceklerini ifade eden Bak, “İstanbul’a da Ankara’ya da tüm dünyaya şunu söyleyeceğiz, Recep Tayyip Erdoğan seninle beraberiz, Rize seninle beraber, seninle yol yürümeye devam edecek.” diye konuştu.
Bak, Rize Belediye Başkan adayı Rahmi Metin’e destek isteyerek, “Hazır mıyız Rize? Kararlı mıyız Rize? İşte AK Parti’nin kalesi, Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi, yağmurun şehri, çayın başkenti Rize’den herkese şunu söylüyoruz, biz Recep Tayyip Erdoğan ile beraber yol yürümeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Gazze’de çocuklar katledilirken sesini yükselten tek liderin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu vurgulayan Bak, şöyle devam etti:
“Tüm dünya sessiz kalsa da mazlumların, kimsesizlerin kimsesi, bu toprakların çocuğu Recep Tayyip Erdoğan ile beraber yol yürümeye devam edeceğiz. İşte böyle bir liderin hemşehrisi olmak, onunla beraber yol yürümek hepimiz için gurur verici. 14 Mayıs’ta, 28 Mayıs’ta tüm dünyaya şunu söyledik, ne kadar oyun yaparsanız yapın, ne kadar tuzak kurarsanız kurun bütün tuzakları parçalayarak gelir Recep Tayyip Erdoğan. Arkasında Rize var, Türkiye var, İstanbul var, tüm mazlum coğrafyalar var. İşte bu nedenle onunla beraber yol yürümeye devam edeceğiz.”
Bakan Bak, vatandaşlara “Rize’de 18’de 18 yapmaya hazır mıyız?” sorusunu yönelterek, sözlerini şöyle tamamladı:
“İşte bu topraklardan yetişen Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında Kaçkar Dağları gibi dik duracağız. Yağmur da yağıyor, burada ne mitingler yaptık, yağmurun altında hep coştuk. Hep şunu söyledik, Karadeniz’in dalgaları gibi Rize coştu mu meydanlar taşar, Karadeniz taşar, her taraf ‘Recep Tayyip Erdoğan’ diye haykırır. İşte birazdan Recep Tayyip Erdoğan burada olacak. Ben şunu söyleyeyim, tasalanma yiğidim zaman bizden yanadır, dünya sana düşman olsa da Rize senden yanadır, Türkiye senden yanadır. Yolun sonuna kadar Recep Tayyip Erdoğan.”
“Bu sadece lojistik merkezi değil, büyük bir liman olacak”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da Rize’de birçok hizmete imza attıklarını söyledi.
Türkiye’nin en uzun tüneli olan Ovit Tüneli’ni yaptıklarını anımsatan Uraloğlu, “Ovit Tüneli ile kapanan Ovit geçişi gündemimizden çıktı. Bir taraftan giriyoruz, öbür taraftan çıkıyoruz. Devamında Kırık Tüneli var, 7 kilometrelik. Orada da çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. Arkasında Dallıkavak Tünelimiz var, 3 kilometre. Bu sene bitirip orayı açacağız. Karadeniz sahilinden Erzurum’a en yakın olan güzergahı bu tünelle beraber biraz daha kısaltacağız. Kırık Tüneli’ni de bitirdik mi, buradan girdik mi en kısa sürede Erzurum’dan çıkmış olacağız. Aynı zamanda Doğu ve Güneydoğu’ya giden önemli güzergahlarımızdan bir tanesi.” diye konuştu.
Uraloğlu, geçen sene Salarha Tüneli’ni hizmete açtıklarına dikkati çekerek şöyle devam etti:
“Rizelilerden Salarha Tüneli’nden geçmeyen var mı? Nasıl oldu? Cumhurbaşkanı’mızdan Allah razı olsun, o bize talimat verdi, güç verdi, destek verdi, biz de onları yaptık. Rize çevre yolumuz nasıl oldu? Ora da gayet güzel oldu. Karadeniz Sahil Yolu, Cumhurbaşkanı’mız olmasa biter miydi? Bitmezdi. Bakın bir havaalanı yaptık, sadece geçen sene 1 milyondan fazla yolcu indi havaalanımıza. Kaç uçak indi havaalanımıza biliyor musunuz? Geçen sene tam 7 bin 600 tane uçak indi. Bazıları, ‘Rize-Artvin Havaalanı çalışmaz’ diyordu. Buyurun rakam burada. Rizeli hemşehrilerimiz dedi ki ‘Buradan İzmir’e uçmak istiyoruz.’ Bu talepleri de karşıladık. Haftada iki gün Rize’ye uçuş var. Memnun muyuz? Rizeli isteyecek, biz yapacağız. Şimdi diyorlar ki ‘Antalya’ya da istiyoruz.’ Bunu da konuşacağız, inşallah onu da halledeceğiz.”
Rize’de lojistik merkezin yapımının devam ettiğini anlatan Uraloğlu, “Bu sadece lojistik merkezi değil, büyük bir liman olacak. Bunu da önümüzdeki senenin sonunda açacağız. Karadeniz’deki en büyük liman, lojistik merkezi haline gelmiş olacak. Buradan aldığımız yükleri Ovit üzerinden İç Anadolu’ya, Doğu Anadolu’ya da getirmiş olacağız.” dedi.
Uraloğlu, Şehir Hastanesi yapımının da devam ettiğini dile getirerek şu değerlendirmede bulundu:
“Buranın altyapı çalışmalarını da bizler yaptık. Rize’nin en turistik yeri olan Ayder yoluna Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla başladık. Çamlıhemşin’deki tüneli kazmaya başladık. Orayı da kısa zamanda bitireceğiz. Güneysu yolunu bitirdik. Isırlık yolu sizin mesire alanınız. Oranın yolunu da birkaç ay içinde bitirmiş olacağız. Rize’ye ne lazımsa, Rize’nin ihtiyaçları noktasında yapmaya gayret ediyoruz. Burada gidilmedik yer, yapılmamış yer bırakmayacağız. Çamlıhemşin yolunu yapıyoruz. Bir sıkıntı yok. Bütün ilçelerdeki yolu yapıyoruz. İkizdere ile Ovit arasındaki yolu da planladık. İhalesini yaparak inşallah oraya da başlamış olacağız.”
Seçimlerde Rize Belediye Başkan adayı Metin’e destek isteyen Uraloğlu, “Biz belediyelerin ne kadar kıymetli olduğunu biliyoruz. Merkezi hükümet olarak daha iyi hizmet edebilmemiz için belediyeler bizde olacak ki size güç birliğiyle, fikir birliğiyle, ekip ruhuyla daha iyi hizmet edebilelim.” ifadesini kullandı.
]]>DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, belirlenen belediye eş başkan adaylarını açıkladı. DEM Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adayları, 2016 yılından bu yana cezaevinde olan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı, eski Diyarbakır ve Siirt Milletvekili ve HDP’nin eski yöneticilerinden Gültan Kışanak ile eski İHD Başkanı Öztürk Türkdoğan oldu.
Doğan, düzenlediği basın toplantısında şöyle konuştu:
“‘BİZİ SEÇEMEZSENİZ MAĞDUR OLURSUNUZ’ DİYE TEHDİT EDENLERDEN FARKLI OLARAK ADAYLARIMIZI KENT UZLAŞISI KAPSAMINDA BELİRLEDİK”
“Şişli Kaymakamlığı tarafından bir oyun yasaklandı. Yasaklama gerekçesi bilinmiyor, açıklasınlar gerekçesini eğer gerekçesi Kürtçe değilse yalnızca. Hangi gerekçeyle yaptıklarını açıklamaya davet ediyoruz kendilerini DEM Parti olarak. Öte yandan şunu hatırlatmak istiyoruz, Kürtçe’ye yönelik tüm baskılara, engellemelere rağmen en çok mülki amirler, kolluk güçleri, mahkemeler, yargıçlar ve savcılar bu ülkede bilirler ki, Kürtçe’yi yasaklayarak hiçbir anadili yasaklayarak engelleyemezsiniz.
Kitleleri anketlerle okumaya çalışanlardan, meydanlarda açık açık artık hiç hicap duymadan ‘Bizi seçmezseniz işte böyle mağdur olursunuz’ diye tehdit edenlerden, popülizmi önceleyenlerden, genel merkezlerde sözüm ona birkaç etkili yetkili kişinin belirlediği adayları karşımıza halkın adaylarıymış gibi çıkaranlardan farklı olarak ne yaptık bu yol boyunca; adaylarımızı halk oylamasıyla, eğilim yoklamasıyla, kent uzlaşısı kapsamında belirledik.
“31 MART DEM PARTİ İÇİN YEREL DEMOKRASİNİN YENİDEN GÜÇLENECEĞİ BİR EŞİK”
2019 yerel seçimlerine göre yerel yönetimlerde kadın temsil oranı yalnızca yüzde 3. Oysa demokrasinin temel koşullarından birisi eşit temsildir. Emin olun o yüzde 3’ü bizler sağlıyoruz. Yoksa o yüzde 3 de ortaya çıkmayacaktı. Bunca yol kesilmesine, bunca haksızlığa, hukuksuzluğa rağmen 31 Mart merkeziyetçiliğe karşı yerel demokrasinin yeniden güçleneceği bir eşik DEM Parti için. Kent rantının değil kent hakkının kazanacağı bir eşik.
Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adayımızın durumu bile bir kez daha bu seçimlere hangi koşullarda, nasıl gittiğimizin aslında göstergesi. DEM Parti olarak bu seçim hazırlıklarını işte tüm bunları gözeterek, nerede, nasıl pozisyon alacağımızın yaratacağı sonuçlara aylardır, kesintisiz bir biçimde büyük bir özveri ve gayretle çalışarak ortaya çıkardık. Bugüne kadar sizlere söz verdiğimiz üzere yaptığımız her şeyi açık bir biçimde, aşama aşama olgunlaştıkça, sonuçlandıkça sizlerle paylaştık. Bu süreç böyle devam edecek.
“ADANA VE İSTANBUL’UN BAZI İLÇELERİNDE HENÜZ GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR”
Kent uzlaşısı sağlanan bazı yerleri de size açıklamak istiyorum. Kent uzlaşısı görüşmeleri devam ediyor, bazı bölgelerde bu uzlaşıya dair yol alınabildi, bazı yerlerde henüz yol kat edilemedi. Bu, yolların tıkalı olduğu, kat edilemediği anlamına gelmiyor, görüşmeler sürüyor.
Kent uzlaşısının sağlandığı bazı yerler var. Mesela Mersin, Akdeniz, Esenyurt kent uzlaşısının sağlanabildiği yerler. Adana ve İstanbul’un bazı ilçelerinde henüz görüşmeler sürüyor. Urfa’da, ki adaylarımız kent uzlaşısı kapsamında belirlenmiş, kent uzlaşısıyla ortaya çıkmış adaylar.”
Doğan, partisinin Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adaylarının Gülten Kışanak ve Öztürk Türkdoğan olduğunu açıklarken cezaevinde olan Kışanak’ın mektubunu okudu. Kışanak’ın mesajı şöyle:
KIŞANAK: ANKARA’DAN TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINA TOPLUMSAL BARIŞ KÖPRÜLERİ KURMAK İÇİN YOLA ÇIKIYORUZ
“Partimizin Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adaylığı önerisini sizlere duyduğum sorumluluğun bir gereği olarak kabul ettiğimi belirtmek istiyorum. Başta Kürt sorunu ve kadın, özgürlük sorunu olmak üzere sorunlarımızı kaynağında Ankara’da tartışmak, konuşmak gerekiyordu. Diyarbakır’dan Ankara’ya, Ankara’dan Türkiye’nin dört bir yanına toplumsal barış köprüleri kurmak için yola çıkıyoruz. Sizleri barışa, demokrasiye ve özgürlüğe inanan herkesi bu mücadelede inisiyatif almaya davet ediyor, şimdiden başarılar diliyorum.”
Doğan’ın açıkladığı belediye eş başkan adayları şöyle:
Malatya: Abdulvahab Ekim ve Sevim Şimşek Bayram
Bursa: İhsan Seylan ve Bilmez Erboğa
Konya: Gülbahar Gündüz ve Bülent Kılıç
Kocaeli: Hasan Özgüneş ve Selda İlgöz Koçyiğit
Gaziantep: Selman Tutumlu
Şanlıurfa: Celalettin Ekmen ve Gülser Yıldırım
Aydın: Suzan Koç ve Naif Kanat
Osmaniye: Ziver Gümüş ve Zilan Karagüzel
Kilis: Ahmet Üçer ve Azize Akoğlu
Elazığ: Hayrettin Kaya
Adıyaman: Meryem Ceritli ve Bahattin Bilgin
Dersim: Cevdet Konak ve Birsen Orhan
Kocaeli Dilovası: Mustafa Avcı ve Sevin Çoşkun
Ankara: Gültan Kışanak ve Öztürk Türkdoğan
]]>Erdoğan, partisinin Giresun Valiliğinin yanında düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, Ukrayna-Rusya krizinde başkaları gibi ateşe benzin dökmek yerine tüm imkanlarıyla yangını söndürmeye çalıştıklarını ifade etti.
O dönem CHP ve ortaklarının Türkiye’yi savaşa sürüklemek için çok uğraştığını, çok çaba harcadığını belirten Erdoğan, şunları söyledi:
“Eksen kayması diye bir şey uydurarak Türkiye’yi birilerinin yanında savaşa dahil etmek için pek çok yol denediler. Savaş çığırtkanlığını en son 14-28 Mayıs seçimlerinde asılsız iddialarla Rusya’yı suçlamaya varacak kadar ileri taşıdılar. Ama biz bunlara kulak asmadık. Muhalefetin savaş tellallığına asla prim vermedik. CHP ve ortakları gibi meselelere Batılıların gözünden değil, milletimizin zaviyesinden baktık. Siz ne diyorsanız o dedik. Türkiye’nin çıkarları neyi gerektiriyorsa, milletimiz için en iyisi, en doğrusu neyse onu yapmanın gayretinde olduk.”
Erdoğan, zamanın kendilerini haklı, muhalefeti yine haksız çıkardığını dile getirerek, şöyle devam etti:
“Bugün elimizi vicdanımıza koyup şöyle bir muhasebe yaptığımızda ne kadar basiretli davrandığımızı çok daha iyi anlıyoruz. Tüm kışkırtmalara, tüm kirli senaryolara rağmen Karadeniz’in huzuru bozulmadı. Bölgemizdeki yangının kıvılcımı ülkemize sıçramadı. Giresun’la birlikte Karadeniz’deki tüm illerimizi tedirgin edecek, ekonomik ve güvenlik açısından zora sokacak hiçbir hadise yaşanmadı. Ne muhalefetin gazına geldik ne de Batılı güçlerin tuzağına düştük. Usta bir satranç oyuncusu gibi yapacağımızı aynen yaptık. Çok iyi planladık ve kararlılıkla hayata geçirdik. Böylece Türkiye’yi çok tehlikeli bir süreçten tek bir vatandaşımızın kılına dahi zarar gelmeden çıkarmayı başardık.”
“Yeni düşmanlıklar, gerilimler olmasın diye çaba harcıyoruz”
Bugün de attıkları her adımı Türkiye eksenli attıklarını, millet ve devletin menfaatlerini düşündüklerini kaydeden Erdoğan, Karadeniz’den Orta Doğu’ya kadar bölge yangın yerine dönmüşken yeni düşmanlıklar, yeni gerilimler olmasın diye çaba harcadıklarını ifade etti.
Erdoğan, dış politikada tek amaçlarının, dost sayısını mümkün olduğunca çoğaltmak olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Türkiye Yüzyılı’nın aynı zamanda barışın da yüzyılı olmasını istiyorsak dost ve kardeş ülkelerle işbirliğimizi geliştirmekten başka yolumuz yok. Emperyalist güçlerin bölgemize yönelik oyunlarını bozmak istiyorsak kardeş ülkelerle birbirimize kenetlenmek mecburiyetindeyiz. Görüş ayrılıklarına takılıp kalmak yerine işbirliği alanlarına odaklanmak zorundayız. Şu hakikatin hepimiz farkındayız. Vahdet olmadan rahmet olmaz. Bilhassa Gazze’deki akan kanı durdurmak, İsrail’in katliamlarının önüne geçmek istiyorsak kardeşlerimizle saflarımızı sıklaştırmak gerekiyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ziyaretimiz bu açıdan çok başarılı geçti. Devlet başkanlarıyla ticaret ve yatırımların yanı sıra Filistin meselesini de detaylıca görüştük. Her iki ülkeyle de işbirliğimizi güçlendirmeye karar verdik.”
Erdoğan, 7 Ekim’den beri Gazze halkına insani yardım malzemesi gönderdiklerini hatırlatarak, Gazze’ye yaptıkları yatırımların ulaştırılmasında Mısır makamlarıyla hep koordinasyon içinde hareket ettiklerini belirtti.
Mısır’ın desteğiyle 34 bin tondan fazla insani yardım malzemesini bölgeye sevk ettiklerini bildiren Erdoğan, “Önümüz ramazan. İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamları giderek artıyor. Gazze halkının direniş ve mücadele azmini bombalarla kıramayan İsrail, açlıkla Gazze’lileri teslim olmaya zorluyor. Amacımız, bir an önce ateşkesin sağlanması ve Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ve ihtiyaç miktarınca ulaştırılmasıdır. Ramazanda Gazze’ye daha fazla el uzatmamız, daha fazla yardım etmemiz bizim kardeşlik görevimizdir.” dedi.
Kim sabrederse zafere onun ulaşacağını söyleyen Erdoğan, Gazze’ye yardımların gönderilmesinde ve Gazze halkının kendi topraklarından sürgün edilmesine karşı Mısır’la işbirliği içinde olacaklarını ifade etti.
“Türkiye’nin dostluğunu arayan hiç kimseye sırtımızı dönmeyeceğiz”
Erdoğan, kendilerinin bu hassasiyetlerini CHP ve şürekasının anlamadığını dile getirerek, onların gündeminde ne Gazze’deki vahşetin ne de Filistin’deki işgal ve yıkımın olduğunu kaydetti.
CHP yönetiminin, Balkanlar’la, Kafkasya’yla, Afrika’yla ve Türkiye’nin gönül coğrafyasının diğer yerlerindeki krizlerin hiçbiriyle ilgilenmediğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:
“Bunların nelerle meşgul olduklarını sizler de görüyorsunuz. CHP’nin acemi genel başkanı, sabık genel başkanı ve sütre gerisinden bu partiyi yönetenlerin tamamının öncelikli gündemi kupon belediyeleri, kimin adamının yöneteceği meselesidir. Bunun dışında inanın dünya batsa, kıyamet kopsa, üçüncü cihan harbi çıksa bunların zerre kadar umurlarında olmaz. Siyasi ikballeri haricinde hiçbir şeyi görmüyorlar, duymuyorlar. Varsın bu krizlerle ilgilenmesinler. Varsın CHP ve şürekası anlamasın. Milletimiz bizim doğru yolda olduğumuzu çok iyi biliyor ve görüyor. Bundan dolayı biz dış politikada adımlarımızı atarken daha önlerini dahi görmekten aciz muhalefete değil, size bakıyoruz, milletimize bakıyoruz. Milletimiz ne derse onu yapıyor, devletimiz neyi gerektiriyorsa devletimizde onu yapıyoruz. İnşallah bundan sonra da milletin çizdiği istikamette yürüyeceğiz. Bize uzatılan barış elini havada kesinlikle bırakmayacağız. Türkiye’nin dostluğunu arayan hiç kimseye sırtımızı dönmeyeceğiz. Fitnecilerin aramıza nifak tohumları ekmesine müsaade etmeyeceğiz. Türk ve İslam dünyası olarak birlik, beraberlik, dayanışma içinde hak ve adalet mücadelemizi sürdüreceğiz. Rabbim ülkemizin her alanda yar ve yardımcısı olsun diyorum.”
“Belediyeler meydan muharebesi”
CHP’li yöneticilerin verdiği “belediyeler meydan muharebesinin” öncelikle CHP’ye gönül veren vatandaşları ilgilendirdiğini ifade eden Erdoğan, “Tek bildikleri iş, kavga, ayak oyunu, kumpas ve dalavere olanlarla bizim boşa harcayacak tek bir saniyemiz dahi bulunmuyor.” dedi.
Kendilerinin iş yapmanın, eser üretmenin, hizmet etmenin gayretinde olduklarının en yakın şahidinin Giresunlular olduğunu belirten Erdoğan, Giresun’a son 21 yılda 110 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptıklarını, eğitimde 2010 yeni derslik inşa ettiklerini, üniversite kurduklarını anlattı.
Erdoğan, “Gençlik ve sporda yaklaşık 8 bin kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. İki stadyum dahil toplam 58 spor tesisi kazandırdık. Sosyal yardımlarda şehrimizdeki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplam 4 milyar lira tutarında kaynakla destek olduk. Sağlıkta, toplamda 1375 yataklı 17 hastane dahil 53 sağlık tesisi yaptık. Toplam 3 sağlık tesisimizin yapımı 6 sağlık tesisimizin ise plan, proje, ihale ve arsa tedarik süreci devam ediyor. Çevre ve şehircilikte, TOKİ vasıtasıyla 3 bin 788 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 751 konutun yapımına devam ediyoruz.” diye konuştu.
Kentsel dönüşümde, riskli yapı olarak belirlenen 1584 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdiklerini bildiren Erdoğan, 3 millet bahçesi projesinden Bulancak Millet Bahçesi’ni tamamladıklarını, stat yerindeki millet bahçesinin yapımına devam ettiklerini, Şebinkarahisar Millet Bahçesi’nin de projelendirme çalışmalarının sürdüğünü anlattı.
Ulaştırmada, 28 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 128 kilometreye ulaştırdıklarını hatırlatan Erdoğan, Karadeniz sahil yolunu yaparak hem yoldan hem zamandan hem de yakıttan tasarruf sağladıklarını dile getirdi.
Ordu-Giresun Havalimanı yolcu trafiği yaklaşık 1 milyona ulaştı
Toplam 5 bin 900 metre uzunluğundaki çift tüp Eğribel Tüneli’ni tamamladıklarına işaret eden Erdoğan, proje bünyesindeki yaklaşık 2 kilometrelik bağlantı yolunu da bu yıl hizmete açacakları müjdesini verdi.
Erdoğan, “Çal Dağı, İnişdibi, Yağlıdere, Alucra, Güce, Çanakçı yolları ve Çat Köprüsü ile Çamoluk, Gölova yolundaki Kelkit Köprüsü’nü bu sene tamamlıyoruz.” dedi.
Yıllık 2 milyon kapasiteli Türkiye’nin ve Avrupa’nın ilk denize dolgu yapılarak inşa edilen Ordu-Giresun Havalimanı’nı şehre kazandırdıklarını anımsatan Erdoğan, havalimanının yolcu trafiğinin geçen yıl neredeyse 1 milyona ulaştığını söyledi.
Giresun’da 7 baraj, 7 sulama tesisi, 90 taşkın koruma tesisi, 3 gölet ve 95 hidroelektrik santrali inşa ettiklerini belirten Erdoğan, son 21 yılda inşa ettikleri sulama projeleriyle Giresun’da 91 dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını kaydetti.
Taşkın koruma tesisleriyle 166 yerleşim yerini ve 18 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
“Giresunlu çiftçilerimize 3,2 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Sanayi ve teknolojide 3 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknokent kurduk. Şebinkarahisar’a kuracağımız organize sanayi bölgesiyle istihdam ve üretimi arttıracağız. Giresunlu iş yerlerimize toplam 1,6 milyar lira tutarında prim teşviki sağladık. Enerjide, merkez dahil 14 ilçemizi doğal gazla buluşturduk. Bu yıl içinde Eynes ile 2025 yılında Çanakçı’ya doğal gaz arzı sağlamayı planlıyoruz.”
Yerel yönetimlerde şehre kazandırdıkları hizmetlere ilişkin video izleten Erdoğan, bu eserlerin amaçlarını, hüsnü niyetlerini ve gayretlerini ortaya koyduğunu, 31 Mart’tan sonra çok daha fazlasını yapacaklarını vurguladı.
Diğer 80 vilayet gibi Giresun’la da yakından ilgilendiklerini aktaran Erdoğan, Belediye Başkanı Aytekin Şenlikoğlu’nun da Giresun için gece gündüz demeden çalıştığını söyledi.
Giresun’un her meselesini, her projesini bizzat takip ettiklerini belirten Erdoğan, 31 Mart’ta bu tablonun güçlenerek devam edeceğine inandığını kaydetti.
Mitingden notlar
Miting alanında, “Hazırız, kararlıyız” ve “Giresun’umuza sağladığınız dev proje ve hizmetleriniz için teşekkürler Sayın Cumhurbaşkanımız”, “Sağduyunun Birlikteliği Cumhur İttifakı Birliğin Gücüyle” yazılı pankartlar ile AK Parti ve Türkiye Yüzyılı amblemleri yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından 15 ilçe belediye başkan adayını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı.
Mitinge, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, milletvekilleri, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, MHP Giresun İl Başkanı Abdullah Karaosmanoğlu, AK Parti Giresun Belediye Başkan adayı Aytekin Şenlikoğlu katıldı.
Erzincan’ın İliç ilçesinde toprak kayması sonucu meydana gelen maden kazası nedeniyle miting alanında müzik çalınmadı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Giresun Belediyesini ziyaret etti.
(Bitti)
]]>Erdoğan, bugün Ordu’da Cumhuriyet Meydanı’nda miting düzenledi. Erdoğan özetle şöyle konuştu:
“ARAMIZA TEFRİKA SOKMAYA ÇALIŞANLARLA BUGÜNE KADAR YÜRÜMEDİK”
“Bakılmakla doyulmayın, güzelliği sayılmayan, milletine, vatanına, devletine, sevdasına gökte uçan kuşların bile gıpta ettiği medarı iftiharımız Ordu. Senin her ilçenin, her mahallenin, sesimize sesiyle, sevdamıza sevdasıyla mukabele eden kadirşinas her bir insanını hasretle selamlıyorum.
Dün Ordu ile aramıza kimseyi sokmadık, ne demek istediğimi anlıyorsunuz değil mi? Bugün de aramıza kimseyi sokmayacağız. İstismar politikası yapanlar, aramıza girmeye çalışanlar sakın ha, bunlara yer vermeyin. Biz aramıza tefrika sokmaya çalışanlarla bugüne kadar yürümedik. Tam aksine biz bizimle bir olan, beraber olan, iri olan, diri olan, kardeş olanlarla beraber yürüdük, bundan sonra da onlarla yürüyeceğiz. Her kim aksini iddia ediyorsa yalancıdır, müfteridir, hilebazdır, hepsinden önemlisi kifayetsiz bir muhteristir.
Biz sadece kendi partimizle, kendi ittifakımızla yol yürüyenlerden mesulüz. Ne diyor? ‘Ben seçimi kazanacağım sonra Ak Parti’ye geçeceğim’. Bizim onlarla işimiz yok. Biz yola çıktıklarımızla aynen yolumuza devam ederiz. Ak Parti ve Cumhur İttifakı, Ordu’yu Türkiye Yüzyılı belediyeciliğinin örnek şehri yapmak için vizyonuyla, programıyla, projesiyle 31 Mart’a hazırdır. 31 Mart akşamı Ordu, Hilmi Güler’i ile ve tüm ilçe belediyeleriyle gümbür gümbür geleceğe yürüyor mu?
Bizim ne dünün CHP’si gibi arkamızda tek parti faşizminin utancı var, ne de bugünün CHP’si gibi kendi iç kavgasından başını kaldıramayan yalan üzerine kurulu bir siyasetimiz var. Biz tüm samimiyetimizle ve gücümüzle ülkemizin önünde yeni ufuklar açmanın, şehirlerimizi de bu vizyona ayak uyduracak yönetimlere kavuşturmanın gayreti içindeyiz.
“HERHALDE MİLLETİMİZ 17 SEÇİMDİR KARA KAŞIMIZA, KARA GÖZÜMÜZE HAYRANLIĞINDAN BİZİ SANDIKTAN BİRİNCİ ÇIKARMIYOR”
Herhalde milletimiz 17 seçimdir kara kaşımıza, kara gözümüze hayranlığından her seçimde bizi sandıktan birinci çıkarmıyor, değil mi? Türkiye’nin 21 yılda nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkes zaten görüyor, kabul ediyor. Sadece bu kadar da değil bizimle vizyonda, programda, projede yarışacak bir rakip de tanımıyoruz.
“AK PARTİLİ BİR BÜYÜKŞEHİR VE İLÇE BELEDİYELERİ OLDUĞU ZAMAN ARTIK ORDU’NUN KILINA ZARAR GELMEZ”
Mesela, herkesin saç saça, baş başa kavga halinde olduğu CHP’ye bakıp da başka bir hissiyata kapılmak mümkün mü? Şu anda biz merkezi yönetimde miyiz? Bu kardeşiniz bu ülkenin Cumhurbaşkanı mı? Dolayısıyla burada Mehmet Hilmi Güler ve ilçe belediyelerimiz seçimi kazandığı anda şunu bileceksiniz; burada Cumhurbaşkanı şu anda Ak Parti’de Erdoğan, hükümet onda. Dolayısıyla yerel yönetimde de aynı şekilde burada Ak Partili bir büyükşehir ve ilçe belediyeleri olduğu zaman artık Ordu’nun kılına zarar gelmez. Bunu yapacağız. Samsun’dan Hopa’ya bu sahil yolunu kim yaptı? Var mıydı sahil yolu? Yok ama yaptık. Şimdi de yine aynı şekilde yola devam.
Ordu’ya son 21 yılda günümüz rakamlarıyla 139 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Laf ola beri gele, 139 milyar lira.
“BİZ VARSAK DOĞAL GAZ VAR. BİZ YOKSAK DOĞAL GAZ YOK”
Bizim olmadığımız bir büyükşehir belediyesi, kusura bakmayın açık konuşuyorum; doğal gazı nasıl getirecek? Biz varsak doğal gaz var. Biz yoksak doğal gaz yok.
Küresel ve bölgesel gelişmelerin etkisiyle ülke olarak içinden geçtiğimiz meşakkatli dönemin bir süredir milletimizi nasıl yorduğunu en iyi biz biliyoruz. Pazartesi Dubai’deydik, oradan Mısır’a geçtim, oradan döndüm ülkeme geldim. Durmak yola devam. Tabii bir de buna 6 Şubat depremlerinin ekonomimize çıkardığı 104 milyar dolarlık ilave maliyeti eklememiz gerekiyor. Bu kritik dönemde de önceliği yatırıma, istihdama, üretime ve cari fazla yoluyla hamdolsun güçlenmeye verdik. Böylece vatandaşlarımızın çalışacak iş bulabilmesine, evine ekmek götürecek rızık kapısını açık tutabilmesine imkan sağladık.
“ACI REÇETELER YERİNE DENGELİ POLİTİKALARI YEĞLEDİK”
İnsanımızı mağdur edecek acı reçeteler yerine tedrici düzelmeyi sağlayacak dengeli politikaları yeğledik. Bilhassa hayat pahalılığı ile mücadele hepimiz için oldukça zorlu geçiyor. Bu mücadelenin bedelini beraberce ödüyoruz. Merkezi yönetim bütçesini hazırlarken çalışanıyla, esnafıyla, emeklisiyle tüm kesimlerin satın alma güçlerini korumayı hedefledik. Buna rağmen ortaya çıkan dengesizlikleri de ek tedbirlerle düzeltmeye çalışıyoruz. Mesela, sadece emeklilerimize yaptığımız tek seferlik 5 bin liralık ödemenin, en düşük emekli maaşının sınırını 10 bin liraya çıkarmanın, maaşlarda yaptığımız yüzde 50’ye ulaşan zam oranlarının bütçeye maliyeti 300 milyar liradan fazladır. Bütçemize ek maliyet getiren bu düzenlemelerle gayemiz emeklilerimize ve çalışanlarımıza biraz nefes aldırabilmektir.
“BAYRAM İKRAMİYESİNİ 3 BİN LİRAYA YÜKSELTECEĞİZ”
Önümüz Ramazan, arkası bayram. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde de bütçe imkanlarını tekrar zorlama pahasına bir artış yapmayı planlıyoruz. Biliyorsunuz, eskiden emeklinin bayram ikramiyesi diye bir geliri yoktu. Bu uygulamayı ilk defa 2018 yılında biz getirdik. Önce bin lira olan bayram ikramiyesini evvela bin 200 liraya sonra 2 bin liraya çıkardık. Önümüzdeki bayramda bu rakamı yüzde 50 artışla 3 bin liraya yükselteceğiz. Tabii ülkemizde emekli maaşı alan vefat edenlerin hak sahipleri ile birlikte 16 milyon kişi var. Yapılan her bir iyileştirmenin bütçeye maliyetini buna göre düşündüğümüzde karşımızdaki tablo çok daha iyi anlaşılacaktır.
Bizim asıl amacımız ekonomide gerçek ve kalıcı refah artışını sağlayacak güçlü bir alt yapı kurmaktır. Hayat pahalılığı sorunu çözdüğümüzde diğer alanlarda çok daha hızlı yol alabileceğimiz bir iklime sahibiz. Biliyorsunuz, iktidarımızın ilk dönemleri büyük ölçüde geçmişin eksiklerini telafi etmekle geçti.”
Erdoğan ardından Ordu ilçe belediye başkan adaylarını açıkladı. Erdoğan’ın açıkladığı adaylar şöyle:
Akkuş: İsa Demirci
Altınordu: Aşkın Tören
Aybastı: İzzet Gündoğar
Çamaş: Mahmut Ayparçası (Cumhur İttifakı)
Çatalpınar: Ahmet Özay
Çaybaşı: İsmet Yanık
Fatsa: İbrahim Ethem Kibar
Gölköy: Fikri Uludağ
Gülyalı: Medet Sipahi (Cumhur İttifakı)
Gürgentepe: Yener Yalçınkaya
İkizdere: Osman Kaygı
Kabadüz: Yener Kaya
Kabataş: Yakup Yılmaz
Korgan: Tuncay Kiraz
Kumru: Yusuf Yalçuva
Mesudiye: Cengiz Koçyiğit
Perşembe: Cihat Albayrak
Ulubey: İsa Türkcan
Ünye: Hüseyin Tavlı
]]>Erdoğan, partisinin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.
Ordu Şehir Hastanesinin inşasının yüzde 93 oranında tamamlandığını belirten Erdoğan, “Yol sıkıntısı vardı, bugün Ulaştırma ve Altyapı Bakanıma da talimatı verdim. Dedim ki, ‘Yolu da süratle yapacaksın, bunu belediyeden bekleme. Hemen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı olarak yolu da bitir ve böylece şehir hastanesiyle birlikte yolumuzu da bitirmiş olalım.’ Şu anda Ulaştırma ve Altyapı Bakanım da burada. Süratle bu işi bitirecek.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun’dan Hopa’ya kadar uzanan sahil yolunu kendilerinin yaptığını anımsatarak, “Var mıydı sahil yolu, yok. Ama yaptık. Şimdi de yine aynı şekilde yola devam.” ifadesini kullandı.
Ülkeye ve millete herhangi bir faydası olmayan partilerin bazılarının da tüm stratejilerini kazanmak değil, kaybettirmek üzere kurmuş durumda olduklarını dile getiren Erdoğan, “Yahu senin bu ülkede tuğla üzerine tuğla koyma seviyesinde bir izin bile yoksa, milletin dertlerinden birine bile derman olacak projen veya teklifin yoksa, herhangi bir konuda geleceğe ışık tutacak fikir üretememişsen, birilerine kaybettirmekle eline ne geçecek? Bu kafanın sonu kendini siyasetin mezat pazarında açık artırmaya çıkarmaktır. Nitekim öyle de oluyor.” dedi.
“Niyet hayır, akıbet hayır” sözüne gönülden inandıklarını belirten Erdoğan, bugüne kadar hüsnüniyetle çıktıkları hiçbir yolda yaya kalmadıklarını ifade ederek, “Kafalarında ve karınlarında dolaştırdıkları kırk tilkiyle bizim önümüzü kesmek için yola çıkanların hiçbirinin sonu hayırlı bir durakta bitmedi. Varsın onlar tilkilerinin kuyruklarını birbirlerine bağlamakla uğraşsınlar. Biz ülkemiz ve şehirlerimiz için yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlatmayı sürdüreceğiz.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu’ya son 21 yılda 139 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptıklarını belirterek, şöyle devam etti:
“Eğitimde, 3 bin 909 adet yeni derslik inşa ettik. Üniversitemizi şehrimize kazandırdık. Gençlik ve sporda, 5 bin 89 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. 3’ü stadyum olmak üzere 51 adet spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, şehit yakınlarımıza, yaşlılarımıza, engellilerimize toplam 7,3 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta, yatak kapasitesi 1215’i bulan 12 hastane dahil 57 sağlık tesisi kazandırdık. Ordunun sağlıktaki amiral gemisi olacak 914 yataklı şehir hastanemizin inşası devam ediyor, yüzde 93’ü bitti. Gölköy Devlet Hastanemizle birlikte 6 sağlık tesisinin inşası, 7 sağlık tesisinin ise ihale, proje ve arsa tedarik süreci devam ediyor.”
“Fatsa millet bahçesini projelendiriyoruz”
Ordu’ya yapılan çevre ve şehircilik yatırımları çerçevesinde, TOKİ vasıtasıyla 4 bin 495 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini hatırlatan Erdoğan, “626 konutun yapımı sürüyor. Kentsel dönüşümde, şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 2 bin 33 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Ordu’daki 5 millet bahçesi projemizden Gürgentepe’yi tamamladık. Kabataş, Ünye ve Altınordu’nun yapımına başladık, Fatsa’yı projelendiriyoruz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu’ya yapılan ulaştırma yatırımları kapsamında, 50 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 150 kilometreye çıkardıklarını belirterek, şunları dile getirdi:
“Ünye Çevre Yolu’nu, Ordu-Mesudiye-Koyunhisar Yolu’nu, Ordu-Ulubey Yolu’nu ve Bolaman-Perşembe Yolu’nu yaptık. Şehrimizdeki dağları tünellerle aşarak uzakları yakın ettik. Bünyesinde 6 adet çift tip tünel, 11 adet çift köprü, 5 adet tek köprü ve 7 adet farklı seviyeli kavşağın bulunduğu Ordu Çevre Yolu’nun ilk etabını tamamladık. Kalan kesimlerini 2025 yılında bitiriyoruz. Ordu-Kabadüz, Kabadüz-Çambaşı, Ulubey-Gürgentepe-Gölköy Yolu’nu bu yıl, Korgan-Çamiçi, Terme-Ünye-Fatsa, İslamdağ-Korgan yollarını ise 2025’te tamamlıyoruz. Yıllık 2 milyon yolcu kapasiteli, Türkiye’nin ve Avrupa’nın ilk denize dolgu yapılarak inşa edilen Ordu-Giresun Havalimanı’nı şehrimize kazandırdık. Havalimanımızın yolcu trafiği geçtiğimiz yıl neredeyse 1 milyona ulaştı.”
“Ordulu çiftçiye 5 milyar lira destek verildi”
Ordu’ya tarım ve orman alanında kazandırılan yatırımlara da değinen Erdoğan, “Ordu’ya 3 baraj, 4 içme suyu tesisi, 78 taşkın koruma tesisi, 1 gölet ve 15 hidroelektrik santral inşa ettik. Korgan, Kumru ve Kırtaş barajlarının yapımı devam ediyor. Ordulu çiftçilerimize toplam 5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, sanayi ve teknoloji alanında şehre yapılan yatırımları da anlattı. Ordu’ya iki organize sanayi bölgesi ve bir araştırma geliştirme merkezi kurduklarını hatırlatan Erdoğan, Ordulu iş insanlarına da 3 milyar lirayı aşan prim teşviki verdiklerini söyledi.
Enerjide, Altınordu, Aybastı, Fatsa, Gülyalı, Korgan, Kumru, Perşembe ve Ünye’ye doğal gaz arzını sağladıklarına dikkati çeken Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde Akkuş, Çaybaşı, Gölköy, Gürgentepe, İkizce, Kabadüz ve Ulubey’i de doğal gaza kavuşturacağız. Yani bizim olmadığımız bir büyükşehir belediyesi kusura bakmayın, açık konuşuyorum, doğal gazı nasıl getirecek? Biz varsak doğal gaz var. Biz yoksak doğal gaz yok.” şeklinde konuştu.
(Sürecek)
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün İzmir Belediye Başkan Adayları Tanıtım Töreni’ne katıldı, CHP’nin seçim filmini izletti. Programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, şunları söyledi:
“İZMİR CUMHURİYET TARİHİ BOYUNCA CUMHURİYETÇİ VE SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYE BAŞKANLARIYLA GELİŞMİŞ VE KALKINMIŞTIR”
“İzmir bize geçmişin görkemli medeniyetlerinden mirastır.Bize bırakılan en değerli miras ise çağdaş bir cumhuriyet şehri olma kimliğidir. İzmir’imiz bilindiği üzere Kurtuluş Savaşı yıllarında ülkemizin işgale karşı mücadelesinde direnişin, kurtuluşun ve kuruluşun simge şehri olmuştur. 9 Eylül 1922’den beri özgürlüğün adıdır İzmir. Savaşın yıkımına uğramış, ekonomik bakımdan çökmüş olan Anadolu, siyasi bağımsızlığını, ekonomik bağımsızlıkla tamamlama felsefesiyle yola çıktığı günlerde yapılan İktisat Kongresinin de İzmir’de toplanmış olması İzmir’e biçilmiş bir başka rolün göstergesidir. İzmir cumhuriyet tarihi boyunca Cumhuriyetçi ve sosyal demokrat belediye başkanlarıyla gelişmiş ve kalkınmıştır. İzmir’i yanmış yıkılmış halinden modern bir kente dönüştüren, şehri planlayan, İzmir Fuarı’nın da kurucusu Dr. Behçet Uz, Cumhuriyet döneminin aydınlanma neferlerindendi. Kendisi bir Mustafa Kemal Atatürk fedaisiydi.
İhsan Alyanak, dürüst olduğu kadar cesurdu. Bireye değil topluma hizmete öncelik verdi. Rahmetli Bülent Ecevit kendisine ‘Halkçı Alyanak’ lakabını boşuna vermedi. Yüksel Çakmur Başkanımız, bu kentin geleceğine sahip çıktı. Halk için ucuz marketleri kentin dört bir yanına yaydı. Rahmetli Ahmet Piriştina, Büyük Kanal Projesi, Kordonboyu, İzmir Metrosu gibi büyük projelerin yanı sıra Eşrefpaşa Hastanesi’ni dar gelirlilere açtı. Aziz Kocaoğlu Başkanımız, 15 yıl örnek bir belediyecilik ortaya koydu. İzmir modelini tarifledi. Kente ve İzmirliye dokunan süt kuzusu, tarımsal kalkınma kooperatifleri gibi örnek projeleri hayata geçirdi.
Tunç Soyer başkanımız, görevi süresince sadece İzmir’e hizmet vermedi. 11 ilde yıkıma neden olan 6 Şubat Maraş depremlerinden etkilenen kentlere gitti, İzmir’in dayanışmasına öncülük etti ve oralarda İzmir’i hep var etti. Hepsine ayrı ayrı minnet duyuyor ve teşekkür ediyorum. Onların yaptıklarının üzerine yeni şeyler koyarken, miraslarını başımızın üzerinde taşıyacağımıza, bu anlayışın sürdürüleceğine, bu kentin değerlerinin korunacağına söz veriyorum. Bu aynı zamanda bizim tarihe olan borcumuz. Biz İzmir’in tarihsel kimliğine her zaman sahip çıktık ve koruduk. Bu dönemde üzerine yeni roller ekleyerek yola devam edeceğiz. Aslında İzmir’in zaten var olan potansiyelini, gücünü ortaya çıkaracağız. Sağlam sosyokültürel dokusunun yanında, çok değerli akademisyenleri, güçlü iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarıyla bu kenti mutluluk ekonomisinin başkenti yapacağız.
“ARKADAŞLARIMLA KENTİMİZİN PARLAK GELECEĞİNİ BİRLİKTE YAZMAK İÇİN HAZIRIZ”
Kıymetli yol arkadaşlarım, 2010 yılında CHP üyesi oldum. Geçen yıllarda partimizde pek çok görev üstlendim. Bir Tıp doktoru, uzman bir cerrah iken neden siyasete girdiğim hep soruldu. Cevabım hep aynı oldu; Ülkemiz böyle sıkıntılı zamanlar yaşıyorken sadece kendimi düşünüyor olamazdım. Elimden geleni yapmalı, bana düşen bir görev olursa yerine getirmeliydim. Parti üyeliğim boyunca yaşadıklarım, bana iyi ki siyasete girmişim dedirtti. Yerel yönetimde her insana el uzatan siyasetin nasıl iyileştirici ve birleştirici olduğunu yaşayarak öğrendim.
Bugün Atatürk’ümüzün emaneti Cumhuriyet Halk Partimizin İzmir Büyükşehir belediye başkan adayı olarak huzurlarınızdayım. Yaşamımla ait olduğum, sokaklarında büyüdüğüm ve yönetmeye talip olduğum bu mükemmel şehir için çalışacak olmanın kıvancını yaşıyorum. Bu şehrin geleceğe yolculuğunda imzam olacağını düşünmek bile çok heyecan verici, büyük bir onur. Beni bu onurlu temsiliyete layık gören Saygıdeğer Genel Başkanım Özgür Özel başta olmak üzere Merkez Yönetim Kurulu ve Parti Meclisi’mizin her üyesine, tüm partili yoldaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Bugün burada İzmir’e hizmet etmek için heyecan ve heves dolu, birbirinden yetenekli, pırıl pırıl 30 arkadaşımla bir yola çıkıyoruz. Bu yolda, onlarla birlikte olmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyorum. Burada gördüğünüz tablo, İzmir’in geleceğidir sevgili yoldaşlarım. Arkadaşlarımla kentimizin parlak geleceğini birlikte yazmak için hazırız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerinin izinde, İzmir’i hak ettiği yere birlikte çıkaracağız. Bayrağı bizlere devredecek olan görevdeki tüm belediye başkanlarımıza, zor şartlarda vermiş oldukları başarılı hizmetler için huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum. Şimdi hepinizden onlar için kuvvetli bir alkış rica ediyorum. Herkesin şunu bilmesini istiyorum: Cumhuriyet Halk Partisi köklerine ve kuruluş ilkelerine bağlılığından ödün vermez. Ancak gerektiğinde halkının beklentilerini karşılamak için kendini yenilemeyi, değiştirmeyi bilir. İzmir için Türkiye için partimiz değişir ama hiçbirimiz İzmir’i hiçbir şeye değişmeyiz.
“ARTIK ANLAMALARI LAZIM Kİ İZMİR’İ HİÇBİR ZAMAN ALAMAYACAKLAR”
Bugün İzmir’in çıkarlarını, İzmir’in önceliklerini, vatandaşlarımızın haklarını, adaleti korumak için mücadele etmenin zamanıdır. Gerek seçim dönemi boyunca, gerekse seçimden sonra örgütümüzle hep beraber çalışacağız ve hep beraber başaracağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte 30 ilçe belediyesini, Cumhuriyetimizin 100. yılından yeni çıkmış ülkemize, bir umut ışığı olarak armağan edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi, İzmir’de, modern, özgür, birbirine saygı ve sevgi dolu bir yaşam tarzının, demokrasinin, eşitliğin, adaletin teminatıdır. İzmir, nefret dilinden, parmak sallayan siyasetten her zaman uzak durmuştur. Şunu kimse unutmasın; İzmir’i siyasi dillerinde küçümseyen, ayrıştıran, bölen, öfkeli dile İzmirli’nin tertemiz oyları gitmez. İzmirliler, kendilerine şirin gözükmek için kılıktan kılığa girmeye çalışanları da çok kolay tanır. Özünde rant ve yağma olan, gerçekçi olmayan projelerle insanlarımızın ağzına bir parça bal çalmaya çalışanlara da gerekli cevabı her zaman vermiştir, yine verir. Artık anlamaları lazım ki İzmir’i hiçbir zaman alamayacaklar.
“GELİN, BU HİKAYEYİ BİRLİKTE YAZALIM”
Göreve geldiğimizde sevgiyi, güveni, aklı egemen kılacağız. Hesap vereceğiz, şeffaf olacağız. Kimseyi ayrıştırmadan, ‘önce insan’ diyerek kentin her mahallesinde hizmet üreteceğiz. Bitmeyecek bir hizmet aşkıyla tüm hemşehrilerimizin her sorununa ve her ihtiyacına koşacağız. Birlik, beraberlik, dostluk, kardeşlik tohumlarını daha çok ekip, daha bol sulayacağız. İzmir’i durdurmaya, istismar etmeye çalışanlara karşı, mutluluğun, özgürlüğün, kardeşliğin başkenti olacağız. Bu partinin her kademesinde alın teri döken, emek harcayan değerli yoldaşlarım! Biz, akla ve bilime dayalı, yenilikçi yöntemlerle, liyakate dayalı görevlendirmelerle, tüm sosyal demokrat değerleri sahiplenerek, aynı zamanda çevreci ve kalkınmacı belediyecilik anlayışlarımızı uygulamaya koyarak İzmir’de yeni bir hikaye yazmak istiyoruz. Sizlere şu çağrıyı yapmak istiyorum; Gelin, bu hikayeyi birlikte yazalım. Omuz omuza, kol kola, yürek yüreğe bir beş yıl yaşayalım. Daha güçlü, daha huzurlu, daha üretken, daha dirençli, daha özgür, daha mutlu bir İzmir’i birlikte kuralım.”
]]>“KIZANLAR, ÜZÜLENLER OLACAK”
CHP İstanbul ilçe adayları İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve partinin İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in katıldığı tanıtım toplantısıyla duyuruldu. İmamaoğlu, salondan protesto seslerinin yükselmesi üzerine”Duygusal tepkinizi ya da birtakım kırgınlıklarınızı dile getirin, saygıyla karşılıyorum ama burası CHP kürsüsüdür bu kürsünün size duyduğu saygı gibi burada bulunan herkesin de bu kürsüye saygı duyması gerekir.” dedi. İmamoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
“Kızanlar üzülenler olacak herkes bir şekilde bir zaman dilimi içerisinde bu partide belediye başkanı olarak atandı aday oldu kazandı kazanamadı her biri bir süreç. İçinde yüz tane hikâye çıkar, tartışmalar yapılabilir. sizi burada temin ediyorum ben hepinizin huzurunda il başkanımıza teşekkür ediyorum.
Adaylarımız partimize hayırlı olsun. il başkanım sana teşekkür ediyorum, bu kadar net. İstanbul seçimi a kişisi b kişisi seçimi değil. Bir yol arkadaşınız olarak söylüyorum sonsuz bir mücadele gücüyle sonsuz bir idealizm yolculuğunda gözünü kırpmadan her türlü mücadeleyi vereceğimden hiçbir Allah’ın kulunun kuşkusu olmasın. Bu yoldan dönmek yok. Bu sadece İstanbul’da bir seçim kazanma yolculuğu değil.
“BURASI CHP KÜRSÜSÜDÜR”
Bugün ortaya konan siyaset manzarası gereği bütün oluşumlara rağmen halkın ittifakını, kentin uzlaşmasını, farklı siyaset görüşünde olan insanların bu şehrin çıkarını son damlasına kadar koruyacak şekilde yapılacak büyük bir yolculuk. O bakımdan duygusal tepkinizi ya da birtakım kırgınlıklarınızı dile getirin saygıyla karşılıyorum ama burası CHP kürsüsüdür bu kürsünün size duyduğu saygı gibi burada bulunan herkesin de bu kürsüye saygı duyması gerekir.”
CHP İstanbul Belediye Başkan Adayları şu şekilde:
Adalar Belediye başkan adayı Ali Ercan Akpolat
Arnavutköy Belediye Başkan adayı Tekin Aras
Ataşehir Belediye Başkan adayımız Onursal Adıgüzel
Avcılar Belediye Başkan adayı Utku Caner Çaykara
Bağcılar belediye Başkan adayı Cem Kılıç
Bahçelievler Belediye Başkan adayı Emine Gülizar Emecan
Bakırköy Belediye Başkan adayı Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu
Başakşehir Belediye Başkan adayı Mesut Öksüz
Bayrampaşa Belediye Başkan adayı Hasan Mutlu
Beşiktaş Belediye Başkan adayı Rıza Akpolat
Beykoz Belediye Başkan adayı Alaattin Köseler
Beylikdüzü Belediye Başkan adayı Mehmet Murat Çalık
Beyoğlu Belediye Başkan adayı İnan Güney
Büyükçekmece Belediye Başkan adayı Hasan Akgün
Çatalca Belediye Başkan adayı Erhan Güzel
Çekmeköy Belediye Başkan adayı Orhan Çerkez
Esenler Belediye Başkan adayı Hasan Dalkıran
Esenyurt Belediye Başkan adayı Ali Gökmen
Eyüpsultan Belediye Başkan adayı Mithat Bülent Özmen
Fatih Belediye Başkan adayı Mahir Polat
Gaziosmanpaşa Belediye Başkan adayı Hakan Bahçetepe
Güngören Belediye Başkan adayı Temel Akkoç
Kadıköy Belediye Başkan adayı Mesut Kösedağı
Kağıthane Belediye Başkan adayı Tonguç Çoban
Kartal Belediye Başkan adayı Gökhan Yüksel
Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Kemal Çebi
Maltepe Belediye Başkan adayı Esin Köymen
Pendik Belediye Başkan adayı Tarık Balyalı
Sancaktepe Belediye Başkan adayı Alper Yeğin
Sarıyer Belediye Başkan adayı Mustafa Oktay Aksu
Silivri Belediye Başkan adayı Bora Balcıoğlu
Sultangazi Belediye Başkan adayı Ferhat Epözdemir
Sultanbeyli Belediye Başkan adayı Ayhan Koç
Şile Belediye Başkan adayı Özgür Kabadayı
Şişli Belediye Başkan adayı Emrah Şahan
Tuzla Belediye Başkan adayı Eren Ali Bingöl
Üsküdar Belediye Başkan adayı Sinem Dedetaş
Zeytinburnu Belediye Başkan adayı Onur Soytürk
]]>
Fatma Sevim BaltacıAK PARTİLİ BALTACI TRAFİK KAZASINDA HAYATINI KAYBETTİ
Beyoğlu İmrahor Caddesi’nde, AK Parti İstanbul İl Başkanlığının karşısındaki yolda, dün akşam saatlerinde meydana gelen trafik kazasında, 43 yaşında hayatını kaybeden AK Parti İstanbul Kadın Kolları İl Başkan Yardımcısı Fatma Sevim Baltacı için Fatih Camisi’nde ikindi namazına müteakip cenaze töreni düzenlendi. Cenazede, Baltacı’nın eşi Muharrem Baltacı ile kardeşleri taziyeleri kabul etti. Tabutun başına gelen Baltacı’nın yakınları ile arkadaşlarının ağladığı ve üzgün olduğu görüldü.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN CENAZE TÖRENİNE KATILDI
Cenaze törenine gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhumun yakınlarına baş sağlığı diledi. Erdoğan ile cemaat, Baltacı’nın yanı sıra, 95 yaşında vefat eden Sabriye isimli bir kadının da cenaze namazını kıldı.

“YOL ARKADAŞIMIZ, DAVA ARKADAŞIMIZ”
Cenaze namazlarının kılınmasının ardından konuşan Erdoğan, “Şu anda musallada bulunan, Hakk’a uğurlayacağımız Fatma Sevim Baltacı kardeşimiz, yol arkadaşımız, dava arkadaşımız. Yine musallada bulunan Sabriye Hanımefendi ki 95 yaşında Hakk’a uğurlayacağız. Her nefis ölümü tadıcıdır ve Allah’tan geldik Allah’a döneceğiz, gideceğiz. Sabriye Hanımefendi 95 yaşında bir büyüğümüz, mekanı cennet olsun inşallah. Fatma Sevim kızımız, kardeşimiz, yol ve dava arkadaşımız dün akşam bir kaza ile o da ebediyete uğurlanacak.” ifadesini kullandı.

“DAVA ARKADAŞLARININ UMULMADIK ANDA BU TÜR İMTİHANLARA TABİ OLMALARI KOLAY DEĞİL”
Erdoğan, bir dava ve yol arkadaşı olarak, haberi aldıklarında hakikaten adeta vurulmuşa döndüklerini söyleyerek, “Dava ve yol arkadaşlarının böyle birbirleriyle umulmadık anda bu tür imtihanlara tabi olmaları kolay değil. Ama biz biliyoruz ki ölüm, hayat, hepsi bizim için birer imtihan. Yine burada da böyle bir imtihanı yaşamış oluyoruz.” diye konuştu. Baltacı’nın bütün yol ve dava arkadaşlarına sabrı cemil dileyen Erdoğan, cemaatten, haklarını helal etmelerini istedi.

Erdoğan, şöyle konuştu: “Rabbim bizleri cennetiyle cemaliyle müşerref kılsın inşallah. Ben inanıyorum ki Fatma Sevim kızımız, evladımız, kardeşimiz bu yolda o ebedi aleme inşallah Rabbimin müjdesine ulaşacak şekilde gidecek. Bütün ailesine de en kalbi hislerimle sabırlar diliyorum. Allah’a uğurluyoruz, bundan daha güzel herhalde uğurlama olmayacaktır.” Daha sonra cenazeler için dua edildi.
ERDOĞAN, BALTACI’NIN TABUTUNA OMUZ VERDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, namazın ardından Baltacı’nın tabutuna omuz verdi. Baltacı’nın naaşı, cenaze namazının ardından Edirnekapı Mezarlığı’na defnedildi.

CENAZE TÖRENİNE YOĞUN KATILIM
Cenaze merasimine, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Cumhur İttifakı’nın İBB Başkan adayı Murat Kurum, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Mütevelli Heyeti Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, milletvekilleri, AK Parti genel başkan yardımcıları, belediye başkanları, kadın kolları teşkilatından çok sayıda mesai arkadaşı ve partililer katıldı.

SAKARYA’da yeni nesil akıllı demir yolu bakım araçları teslim törenine katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, son 22 yılda demir yollarına 22,1 milyar dolar yatırım yaptıklarını belirterek, “2002 yılında 10 bin 948 kilometre olan demir yolu ağımızı 14 bin 165 kilometreye çıkardık. Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı projesini gündeme aldık ve ön proje çalışmalarını tamamladık. Süper hızlı tren hattımızın güzergah uzunluğu 344 kilometre olacak” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sakarya’nın Arifiye ilçesinde bulunan Özbir Vagon tarafından üretilen yeni nesil akıllı demir yolu bakım araçlarının teslim törenine katıldı. Törene Bakan Uraloğlu’nun yanı sıra Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce ile firma yetkilileri ile işçiler yer aldı.
Törende konuşan Bakan Uraloğlu, 2 bin 251 kilometre hızlı tren ağı inşa ettiklerini belirterek, şöyle konuştu:
“Projelerimizle sadece doğu-batı hattında değil, kuzey-güney kıyılarımız arasında da demir yolu ulaşımını ekonomiye katkı sağlar hale getirmeyi planladık. Bu kapsamda son 22 yılda demir yollarına 22,1 milyar dolar yatırım yaptık. Demir yollarımızın tamamını elden geçirdik ve yeniledik. Tarihi İpek Yolu’nun canlandırılmasını amaçlayan ‘Tek Yol Tek Kuşak’ girişiminin en önemli halkasını oluşturan Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattını inşa ettik. Bu proje ile birlikte Asya ile Avrupa kıtaları arasında kesintisiz demir yolu ulaşımını mümkün hale getiren Marmaray ile Londra’dan Pekin’e kadar en güvenli, kısa ve ekonomik uluslararası demir yolu koridorunu oluşturduk. 2002 yılında 10 bin 948 kilometre olan demir yolu ağımızı 14 bin 165 kilometreye çıkardık. Ankara-Eskişehir, Eskişehir-İstanbul, Ankara-Konya, Konya-Karaman ve Ankara-Sivas hızlı tren hatlarını hizmete sunduk. Şimdi de Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı projesini gündeme aldık ve ön proje çalışmalarını tamamladık. Süper hızlı tren hattımızın güzergah uzunluğu 344 kilometre olacak. Saatte 350 kilometre hıza ulaşacak trenlerimizle seyahat süresini 80 dakikaya indirmeyi planlıyoruz. Ayrıca Gebze’den Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçerek İstanbul Havalimanı’na ve son olarak Çatalca’ya ulaşacak Kuzey Marmara Hızlı Tren hattı projesini de planlarımız arasına aldık. 2053 Ulaştırma ve Lojistik ana planı ve yol haritamızla, hızlı tren hizmeti alan il sayımızı Ankara-İzmir, Mersin-Adana-Gaziantep, Halkalı-Kapıkule gibi tüm hızlı tren projelerimizi tamamladığımızda 52’ye çıkartacağız. Demir yolu hat uzunluğumuzu da 28 bin 590 kilometreye yükselteceğiz.”
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin uluslararası alandaki en önemli projelerinden birinin de Kalkınma Yolu Projesi olduğuna dikkat çekerek, “Projeyle, Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanına gelecek yüklerin, bin 200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demir yolu inşa edilerek Türkiye’ye ulaştırılmasını planlıyoruz. Buradan da ulusal ağımıza bağlayarak limanlarımıza ve diğer ülkelerle sınır geçişlerimize ulaştıracağız. Böylece Güney Asya ve Orta Doğu’yu; Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Afrika’ya yeni bir güzergah üzerinden bağlayacağız. Bu projenin hayata geçirilmesiyle, kuzey-güney yönünde bölgemiz için hayati bir bağlantı tesis etmiş olacağız. Bu koridorun ülkemizden Avrupa’ya demir yolu geçişi 2 bin 88 kilometre olacaktır. Önemli bölümü halen işletmede olan güzergahın 130 kilometresini de yeni inşa edeceğiz” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, konuşmasının ardından yeni nesil akıllı demir yolu bakım araçlarını inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.
]]>Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) 12. Bölge 7. Dönem 1. Teşkilat Eğitim Programı’na katılan Kurum, dün AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Aziz Yeniay’ın seçim çalışması sırasında gerçekleştirilen silahlı saldırıyı şiddetle kınadı.
Kurum, “Bu menfur saldırıda yaralanan kardeşimize Rabb’imden acil şifalar diliyorum. Kendisinin güzel haberlerini teşkilatımızla birlikte bekliyoruz, Cenab-ı Allah’a dua ediyoruz. Biz, ne suretle olursa olsun seçim çalışmalarımıza kasteden bu saldırı karşısında birliğimizi, beraberliğimizi, kararlılığımızı koruyacağız. Hiç kimsenin bu süreci baltalama çalışmalarına, gölgelemesine asla ve asla müsaade etmeyeceğiz.” diye konuştu.
Trafik kazasında dün hayatını kaybeden AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Fatma Sevim Baltacı’ya da Allah’tan rahmet dileyen Kurum, şöyle devam etti:
“Hakikaten tarifsiz bir acı yaşıyoruz. Kardeşimiz şehit oldu. Çünkü kendisi, bu davaya, büyük Türkiye davasına yüreğiyle, kalbiyle, çalışmalarıyla sonuna kadar hizmet etti. Her şehidin bir mesajı vardır, bize emanetleri vardır. Emanetleri, yakınlarıdır, sevdikleridir. Onun yakınları bizim ailemizdir, kardeşimizdir. Şehidimizin mesajı ise hepimizin üzerimize yüklediği sorumluluktur. Bu sorumluluk ülkemizin, milletimizin yarınları için her zamankinden çok daha fazla çalışmaktır. Ben merhume kardeşimizin değerli eşi, yol arkadaşımız Muharrem Baltacı kardeşimize başsağlığı diliyorum. Tüm dava arkadaşlarımızın ve teşkilatımızın başı sağ olsun.”
Murat Kurum, konuşması sırasında salondaki katılımcılardan Baltacı için Fatiha suresini okumalarını istedi.
Kurum, bugün Eğitim-Bir-Sen’in Türkiye’de en etkin sivil toplum kuruluşlarından birisi olduğunu belirterek, “Hamdolsun ki bugün Türkiye’nin yüzünü ağartan başarılara imza atan bir Eğitim-Bir-Sen var. Kurulduğunuz günden bu yana kararlılıkla, sabırla ve samimiyetle sürdürdüğünüz mücadeleler için sizlere canıgönülden teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
“Verdiğiniz sözleri tutamadınız”
Kendilerinin daima memurun hak arama mücadelesine destek verdiklerine dikkati çeken Kurum, ilerledikleri tüm sarp yollarda yerli, milli ve onurlu bir duruşu öğretmenlerle birlikte gösterdiklerini, onların 15 Temmuz’da alanlara en ön safta koşmasını asla ve asla unutamadığını kaydetti.
Murat Kurum, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin şu an bir telaş içerisinde olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
“Ne yapacağını, nasıl davranacağını, ne söyleyeceğini açıkçası tam bilmiyor. Bu kaos ve karmaşa içerisinde biz belediye çalışanlarımızın ücretlerini, çalışma şartlarını iyileştireceğimizi ifade ettiğimizde onlar da alelacele bir promosyon verdiler. Kardeşlerimize, ‘Bu sizin 31 Mart’taki görüşünüzü, fikrinizi değiştirir mi?’ diye sorduğumuzda arkadaşlarımız şu cevabı verdiler, ‘Biz kurumumuzu seviyoruz ve kurumsal düşünüyoruz.’ dediler. O yüzden Büyükşehir Belediyesi promosyon da verse, tutamayacağı vaatleri de verse Eğitim-Bir-Sen’li kardeşlerim, bizim çalışan yol arkadaşlarımız öyle davasını bir promosyona değişmez. Olaya bir bütün bakar, olaya büyük bir Türkiye davası yolunda bakar. O yüzden siz ne yaparsanız yapın nafile, verdiğiniz sözleri tutamadınız.”
Göreve geldiklerinde İstanbul’da düzenlenecek özel eğitim programlarına tam destek vereceklerine dikkati çeken Kurum, “Sizler eğitim faaliyetlerinizi sürdürürken türlü sıkıntılarla karşılaşıyorsunuz. Aranızda okul müdürlerimiz var. Bugün okullarımızda, yaşanan en büyük sorunlardan birisi olan hijyen, güvenlik ve temizlik problemiyle uğraşan müdürlerimiz var. Size söz veriyorum, biz göreve geldiğimizde artık böyle bir sorununuz kalmayacak. Okullarımızın temizlik, güvenlik ve bakımında sizlerin yanında olacağız. Biz, bu yükü omuzlarınızdan alacağız ki siz geleceğimizin teminatı çocuklarımıza çok daha nitelikli faaliyetler yapabilesiniz.” dedi.
Murat Kurum, Turgut Cansever’in “Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil, imar ettiğiniz şehri tahrip eder.” sözünü hatırlatarak, Bu bakımdan hem şehri hem de nesli ihya edeceklerini vurguladı. Kurum, “Neslimizin imarı konusunda sizlerle el ele çalışacağız. İstanbul’umuzun memurları için burada yaşamayı külfet olmaktan çıkaracağız ve yaşanabilir bir şehir olması için de özel bir gayreti ortaya koyacağımızı bilmenizi isterim.” diye konuştu.
Kurum, memurların, işçilerin ve emekçilerin kuracağı kooperatiflere KİPTAŞ eliyle proje ve yapım gibi teknik destekler vereceklerinin altını çizerek, İBB’den haksız yere çıkartılanları tekrar işe alacaklarını, kendi yönetimlerinde hiç kimsenin haksızlığa uğramayacağını kaydetti.
Kendilerinin bir kardeşler topluluğu olduğuna işaret eden Kurum, “Sadece Türkiye’de değil en son Gazze’mizde olmak üzere, dünyanın neresinde bir mazlum sesini duysak hemen yanı başında sizin ellerinizi gördük. Gündemimiz ne olursa olsun Gazze’yi, Gazze’nin masum çocuklarını, zulme uğrayan annelerini, babalarını unutmayacağız, unutturmayacağız.” şeklinde konuştu.
“Bahar değil kara kış yaşadık”
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise 31 Mart 2019 seçimlerinin hafızalarında olumlu tablolar bırakmadığını dile getirdi.
Yalçın, “Geçen dönem yerel yönetim seçimlerinden sonra ‘Emek mücadelesini kucaklayacağız.’ diyenler, üzülerek ifade edeyim ki emek mücadelesini kundakladılar.” dedi.
Emekçilerin hukukunun korunmasının ve iş güvencesinin sağlanmasının gerekliliğinden bahseden Yalçın, şunları ifade etti:
“Yerel yönetim seçimlerinden sonra HDP’li, CHP’li, İYİ Partili birçok belediyede yaşadığımız bu travmatik durumları bir daha yaşamak istemiyoruz. Bize ‘Martın sonu bahar.’ demişlerdi ama bahar değil kara kış yaşadık. Biz belediyelerde sürgünler yaşadık, 1500 kilometre öteye sürgünler yaşandı. Bunların hepsinin mücadelesini örgütlü gücümüzle verdik ve bu anlamda önemli bir aşamayla, Cumhurbaşkanı’mızın sözleşmelileri kadroya almasıyla birlikte kaydetmiş olduk ve geçmişteki o kaygıları, kuşkuları geride bıraktık.”
Yalçın, Murat Kurum’un geçmiş dönem çalışmalarını hatırlatarak, çıktığı yolculukta ona başarı diledi.
Programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve çok sayıda sendika üyesi katıldı.
]]>Uraloğlu, Ankara- Kahramankazan yolu ile Veterinerlik, Bitik, İmrendi farklı seviyeli kavşaklarının açılışını gerçekleştirdi.
Bakan Uraloğlu, törende yaptığı konuşmada, 15 Temmuz 2016’da Kahramankazan’ın büyük bir vatanseverlik örneği gösterdiğini belirterek, “Sizler gözünü istikbalimize ve özgürlüğümüze göz diken hainlere geçit vermediniz. Ülkenin dört bir yanında olduğu gibi sizler de Kahramankazan’da ihanet çetesi FETÖ’nün kumpasını ters yüz ettiniz. Allah sizlerden razı olsun. Milletin adamı, Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında dik duran aziz milletimizi ne kadar övsek azdır.” diye konuştu.
Uraloğlu, Türkiye’nin dört bir yanında yatırımlara devam ettiklerine dikkati çekerek, “Ne diyor Cumhurbaşkanı’mız ‘Yol medeniyettir’. Aynı zamanda yol gelişmedir, yol büyümedir. Ülkemizin son 22 yılda gerçekleştirdiği büyük kalkınma hamlesinin temel altyapısını ulaşım yatırımları oluşturmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Güvenli, ekonomik, hızlı, konforlu ve çevreye duyarlı hizmetlerin sunulduğu bir ulaşım altyapısı oluşturmak için ülkenin ulaşım ve haberleşme ağına 250 milyar dolarlık yatırım yaptıklarına işaret eden Uraloğlu, 197 milyar dolarlık daha yatırım yapmayı planladıklarını söyledi.
Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’nin sık sık altını çizdiği “Durmak yok, yola devam” mesajını hatırlatarak, “Bu tam da bizim ulaştırmacıların, kara yolcuların sloganıdır. Biz de bu sloganla inşallah ‘Durmak yok, yola devam’ diyeceğiz ve işlerimizi devam ettireceğiz.” dedi.
“Bölünmüş yol uzunluğumuzu 29 bin 400 kilometreye çıkardık”
Bakan Uraloğlu, kara yolu taşımacılığının modasının hiç geçmediğini, aktarmasız, güvenli, esnek ve kapıdan kapıya olması dolayısıyla halen çok büyük oranda kullanıldığını anlattı.
Kara yolu taşımacılığının gelişmiş ülkeler için halen vazgeçilmeyen faaliyetlerden biri olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Kara yolu taşımacılığı lojistik sistemin de kılcal damarı olarak hayati bir öneme sahiptir. Bu gerçeklerden hareketle bölünmüş yol uzunluğumuzu 29 bin 400 kilometreye çıkardık. Yaklaşık 6 bin kilometre olan sıcak karışım kaplamalı yolumuzu da yaklaşık 30 bin kilometreye çıkardık.”
“Geçit vermeyen dağları tünellerle, vadileri de köprülerle aştık”
Uraloğlu, bölünmüş yollarla ulaşılan il sayısının 77’ye çıkarıldığı bilgisini verdi. 1700 kilometre olan otoyol uzunluğunu 3 bin 726 kilometreye ulaştırdıklarını aktaran Uraloğlu, geçit vermeyen dağları tünellerle, vadileri de köprülerle aştıklarını dile getirdi.
Akıllı ulaşım sistemleriyle Ankara- Niğde Otoyolu’nu trafiğe açtıklarını anımsatan Uraloğlu, bu yolun Kapıkule’den başlayıp Şanlıurfa’ya kadar giden otoyolun önemli bir bölümünü oluşturduğunu kaydetti.
Bakan Uraloğlu, Ankara’daki metro çalışmalarına da değinerek, şöyle konuştu:
“Ankara’da 2019’dan beri durduğumuz metro inşaatını hatırlıyor musunuz? Hatırlamıyorsunuz. Niye? Biz Ankaralıların tercihine saygı duyduk, hizmet etmeye de devam ettik, bundan sonra da devam edeceğiz. Bizim Ankara’ya daha iyi hizmet edebilmemiz için büyükşehir ile beraber çalışmamız lazım, işbirliği yapmamız, bu hizmetleri artırmamız lazım. Onun için Turgut Altınok kardeşim bu anlamda Cumhurbaşkanı’mızın takdir ettiği bir süreçte büyükşehir belediye başkan adayımız oldu. İnşallah belediye başkanımız da olacak. Biz buna inanıyoruz. Ankara’ya hizmetlerimiz bir bir ve katlanarak devam edecek. Birçok metroyu açtık. Sincan-AKM-Garı açtık. 2024 Yılı Yatırım Programı’na Kızılay-Esenboğa Hattı’nı da aldık. Onu da planlıyoruz, kısa zamanda ihalesini yapacağız.”
Uraloğlu, Ankara genelinde bölünmüş yolları açmaya devam edeceklerini, Ankara- Kırıkkale Delice Otoyolu’nun ihalesini yaptıklarını, kentin doğusuna bağlanan bütün illerle bölünmüş yol konforunu, otoyol konforuna dönüştürmeye devam edeceklerini söyledi.
Cumhur İttifakı vurgusu
“Cumhur İttifakı’nın bütün adaylarına birlik, beraberlik içinde destek vereceğiz ve Ankara’yı inşallah yeniden AK Parti belediyecilik anlamında büyükşehirlerde buluşturacağız ve hizmetlerimizi katlayacağız.” diyen Uraloğlu, şöyle devam etti:
“Bizim gücümüz Sayın Cumhurbaşkanı’mızın bize gösterdiği hedeftir. Bizim gücümüz, vatandaşımızın bize verdiği güvendir ve bizim gücümüz, bütün çalışma arkadaşlarımdır. Onun için bu projede emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”
“İnşa ettiğimiz karayolları altyapıları ile ülkemizin refahını artıran pek çok konuda katkı sağlıyoruz”
Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen de törende yaptığı konuşmada, Ankara’nın sanayi üslerinden biri haline gelen Kahramankazan’ın, İstanbul ulaşımını sağlayan devlet yolu ve TEM Otoyolu güzergahında yer alması bakımından önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi.
Ankara-Kahramankazan yolunun 28,4 kilometrelik kesiminin 2×3 şeritli olarak yeniden projelendirildiğini belirterek, şunları kaydetti:
“2021 yılında trafiğe açılan 4 kilometrelik kesim ve 3 farklı seviyeli kavşağın ardından bugün 14 kilometrelik yol kesimini daha Veterinerlik, Bitik ve İmrendi farklı seviyeli kavşakları ile birlikte hizmete alıyoruz. Trafiği açılan kesimin ana iş kalemleri kapsamında 1,4 milyon metreküp toprak işi, 33 bin 500 metreküp beton, 2 bin 754 metre fore kazık, 916 bin ton üst yapı imalatı, 4 bin 150 metre oto korkuluk imalatı yapılmıştır. Böylelikle yolun toplam 18 kilometresi ve 6 farklı seviyeli kavşak bütünlük arz edecek şekilde tamamlanmış olup 10,4 kilometrelik kesimde çalışmalar devam etmektedir.”
Kurum olarak ulaşım ihtiyaçlarını yakından takip ettiklerini belirten Gülşen, “İnşa ettiğimiz kara yolları altyapıları ile üretim ihracat ve istihdam başta olmak üzere ülkemizin refahını artıran pek çok konuda katkı sağlıyoruz.” dedi.
Yurt açılışı yaptı
Öte yandan Bakan Uraloğlu, yol ve kavşak açılış töreninin ardından Kahramankazan’da temaslarını sürdürdü. Uraloğlu, Kahramankazan Belediyesi Öğrenci Yurdu’nun da açılışını gerçekleştirdi.
]]>Bakan Uraloğlu: Ankaralının tercihine saygı duyduk
ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Bizim 2019 yılından beri durdurduğumuz bir metro inşaatını hatırlıyor musunuz? Hatırlamıyorsunuz. Niye; çünkü biz Ankaralının tercihine saygı duyduk ve hizmet etmeye de devam ettik” dedi.
Bakan Uraloğlu, Ankara-Kahramankazan yolunda inşa edilen farklı seviyeli kavşakların açılış törenine katıldı. Uraloğlu, Kahramankazan’da olup da 15 Temmuz’u anmadan geçemeyeceklerini belirterek, “Sizler, gözünü istiklalimize ve özgürlüğümüze göz diken hainlere geçit vermediniz. Ülkemizin dört bir yanında olduğu gibi sizler de Kahramankazan’da ihanet çetesi FETÖ’nün kumpasını ters yüz ettiniz. Milletin adamı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında dik duran aziz milletimizi ne kadar taltif etsek azdır. 15 Temmuz’da gözünü kırpmadan hayatını feda eden şehitlerimize bir can borcumuz var değerli kardeşlerim. Allah hepsinden razı olsun. Şehitlerimize borcumuzu daha çok çalışarak, daha çok üreterek, aziz milletimize daha çok hizmet ederek ödemek mecburiyetindeyiz. İşte bunun için gece gündüz demeden ülkemizin dört yanında yatırım yapmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
‘SADECE 6 İLİMİZ BÖLÜNMÜŞ YOLLARLA BİRBİRİNE BAĞLIYDI’
Uraloğlu, 2002 yılında 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun yaklaşık 29 bin 400 kilometreye çıkarıldığını kaydederek, “22 yıl önce sadece 6 ilimiz, bölünmüş yollar ile birbirine bağlıydı. Bugün 77 ili bölünmüş yollar ile birbirine bağladık. 1714 kilometre olan otoyol uzunluğumuzu, 3 bin 726 kilometreye ulaştırdık. Geçit vermeyen dağları tünellerle, vadileri köprülerle aştık. 50 kilometre uzunluğundaki 83 adet olan tünel sayısını, 753 kilometre uzunluğunda 495’e çıkardık. 311 kilometre uzunluğunda 5 bin 967 olan köprü ve viyadük sayımızı ise 774 kilometre uzunluğunda 9 bin 871’e yükselttik. Bunlardan biri de Ankara-Kahramankazan yolunu genişletme projesidir. Bildiğiniz üzere Kahramankazan ilçemiz, Ankara-İstanbul ulaşımını sağlayan devlet yolu ve TEM Otoyolu’nda yer alan önemli bir konuma sahiptir. Son yıllardaki sanayi yatırımları ile de gün geçtikçe büyümektedir. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii başta olmak üzere pek çok alanda sanayi kuruluşu bulunmaktadır. Özellikle Ankara Lojistik Üssü’nün de bu bölgede kurulmasından sonra; Ankara’nın ithalat, ihracat, transit ve iç lojistik ihtiyaçlarının etkin karşılanması büyük önem kazanmıştır” diye konuştu.
‘ANKARALININ TERCİHİNE SAYGI DUYDUK’
2021 yılında Aydın, Yazıbeyli ve Saray mahallelerinde 3 köprülü kavşağı ve yolun bir kesimini genişleterek hizmete açtıklarını aktaran Uraloğlu, “Şimdi de Veterinerlik kavşağı, yine devamında Bitik ve İmrendi kavşakları olmak üzere 14 kilometrelik kesimi bugün bitirerek beraberce trafiğe açıyoruz. Esasında trafiğe açmıştık, bugün de törenini yapıyoruz. Böylelikle yolumuzun 18 kilometrelik kesimini, 6 adet farklı seviyeli kavşağı bitirerek hizmete sunmuş olduk. Geri kalanları da inşallah 2024 yılı içerisinde bitirerek trafiğe açmayı planlıyoruz. Tabi biz Ankara’da sadece Kahramankazan’a mı hizmet ediyoruz? Biz Ankara’nın esasında 6 milyon nüfusuna hizmet ediyoruz. Biz, Ankara-Eskişehir-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattını hayata geçirdik. Ne diyorduk eskiden; git gel Konya 6 saat. Şimdi git gel 3 saat bile sürmüyor neredeyse. En son yine Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren hattını hayata geçirdik. Yine Ankara’da özellikle metrolar konusunda bizim 2019 yılından beri durdurduğumuz bir metro inşaatını hatırlıyor musunuz? Hatırlamıyorsunuz. Niye; çünkü biz Ankaralının tercihine saygı duyduk ve hizmet etmeye de devam ettik” dedi.
‘KIZILAY-ESENBOĞA METRO HATTINI PROGRAMA ALDIK’
Uraloğlu, Ankaralının tercihine saygı duymaya bundan sonra da devam edeceklerini bildirerek şöyle konuştu: “Ama biz şunu diyoruz; ‘Ankara’ya daha iyi hizmet edebilmemiz için Büyükşehir Belediyesi ile beraber çalışmamız lazım. İş birliği yapmamız lazım. Bu hizmetleri artırmamız lazım.’ Onun için Turgut Altınok kardeşim bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanımızın takdir ettiği bir süreçte Büyükşehir Belediyesi başkan adayımız oldu. İnşallah belediye başkanımız da olacak. Biz buna inanıyoruz. Bu düşünce ile yola çıktık ve Ankara’ya hizmetlerimizi katlayarak devam edeceğiz. Birçok metroyu açtık. Sincan’ı açtık. AKM-Gar’ı açtık. Şimdi de 2024 Yatırım Programı’na Kızılay-Esenboğa hattını aldık. Onu da planlıyoruz. Kısa zamanda inşallah ihalesini yapacağız.”
]]>ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Bizim 2019 yılından beri durdurduğumuz bir metro inşaatını hatırlıyor musunuz? Hatırlamıyorsunuz. Niye; çünkü biz Ankaralının tercihine saygı duyduk ve hizmet etmeye de devam ettik” dedi.
Bakan Uraloğlu, Ankara-Kahramankazan yolunda inşa edilen farklı seviyeli kavşakların açılış törenine katıldı. Uraloğlu, Kahramankazan’da olup da 15 Temmuz’u anmadan geçemeyeceklerini belirterek, “Sizler, gözünü istiklalimize ve özgürlüğümüze göz diken hainlere geçit vermediniz. Ülkemizin dört bir yanında olduğu gibi sizler de Kahramankazan’da ihanet çetesi FETÖ’nün kumpasını ters yüz ettiniz. Milletin adamı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında dik duran aziz milletimizi ne kadar taltif etsek azdır. 15 Temmuz’da gözünü kırpmadan hayatını feda eden şehitlerimize bir can borcumuz var değerli kardeşlerim. Allah hepsinden razı olsun. Şehitlerimize borcumuzu daha çok çalışarak, daha çok üreterek, aziz milletimize daha çok hizmet ederek ödemek mecburiyetindeyiz. İşte bunun için gece gündüz demeden ülkemizin dört yanında yatırım yapmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
‘SADECE 6 İLİMİZ BÖLÜNMÜŞ YOLLARLA BİRBİRİNE BAĞLIYDI’
Uraloğlu, 2002 yılında 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun yaklaşık 29 bin 400 kilometreye çıkarıldığını kaydederek, “22 yıl önce sadece 6 ilimiz, bölünmüş yollar ile birbirine bağlıydı. Bugün 77 ili bölünmüş yollar ile birbirine bağladık. 1714 kilometre olan otoyol uzunluğumuzu, 3 bin 726 kilometreye ulaştırdık. Geçit vermeyen dağları tünellerle, vadileri köprülerle aştık. 50 kilometre uzunluğundaki 83 adet olan tünel sayısını, 753 kilometre uzunluğunda 495’e çıkardık. 311 kilometre uzunluğunda 5 bin 967 olan köprü ve viyadük sayımızı ise 774 kilometre uzunluğunda 9 bin 871’e yükselttik. Bunlardan biri de Ankara-Kahramankazan yolunu genişletme projesidir. Bildiğiniz üzere Kahramankazan ilçemiz, Ankara-İstanbul ulaşımını sağlayan devlet yolu ve TEM Otoyolu’nda yer alan önemli bir konuma sahiptir. Son yıllardaki sanayi yatırımları ile de gün geçtikçe büyümektedir. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii başta olmak üzere pek çok alanda sanayi kuruluşu bulunmaktadır. Özellikle Ankara Lojistik Üssü’nün de bu bölgede kurulmasından sonra; Ankara’nın ithalat, ihracat, transit ve iç lojistik ihtiyaçlarının etkin karşılanması büyük önem kazanmıştır” diye konuştu.
‘ANKARALININ TERCİHİNE SAYGI DUYDUK’
2021 yılında Aydın, Yazıbeyli ve Saray mahallelerinde 3 köprülü kavşağı ve yolun bir kesimini genişleterek hizmete açtıklarını aktaran Uraloğlu, “Şimdi de Veterinerlik kavşağı, yine devamında Bitik ve İmrendi kavşakları olmak üzere 14 kilometrelik kesimi bugün bitirerek beraberce trafiğe açıyoruz. Esasında trafiğe açmıştık, bugün de törenini yapıyoruz. Böylelikle yolumuzun 18 kilometrelik kesimini, 6 adet farklı seviyeli kavşağı bitirerek hizmete sunmuş olduk. Geri kalanları da inşallah 2024 yılı içerisinde bitirerek trafiğe açmayı planlıyoruz. Tabi biz Ankara’da sadece Kahramankazan’a mı hizmet ediyoruz? Biz Ankara’nın esasında 6 milyon nüfusuna hizmet ediyoruz. Biz, Ankara-Eskişehir-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattını hayata geçirdik. Ne diyorduk eskiden; git gel Konya 6 saat. Şimdi git gel 3 saat bile sürmüyor neredeyse. En son yine Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren hattını hayata geçirdik. Yine Ankara’da özellikle metrolar konusunda bizim 2019 yılından beri durdurduğumuz bir metro inşaatını hatırlıyor musunuz? Hatırlamıyorsunuz. Niye; çünkü biz Ankaralının tercihine saygı duyduk ve hizmet etmeye de devam ettik” dedi.
‘KIZILAY-ESENBOĞA METRO HATTINI PROGRAMA ALDIK’
Uraloğlu, Ankaralının tercihine saygı duymaya bundan sonra da devam edeceklerini bildirerek şöyle konuştu:
“Ama biz şunu diyoruz; ‘Ankara’ya daha iyi hizmet edebilmemiz için Büyükşehir Belediyesi ile beraber çalışmamız lazım. İş birliği yapmamız lazım. Bu hizmetleri artırmamız lazım.’ Onun için Turgut Altınok kardeşim bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanımızın takdir ettiği bir süreçte Büyükşehir Belediyesi başkan adayımız oldu. İnşallah belediye başkanımız da olacak. Biz buna inanıyoruz. Bu düşünce ile yola çıktık ve Ankara’ya hizmetlerimizi katlayarak devam edeceğiz. Birçok metroyu açtık. Sincan’ı açtık. AKM-Gar’ı açtık. Şimdi de 2024 Yatırım Programı’na Kızılay-Esenboğa hattını aldık. Onu da planlıyoruz. Kısa zamanda inşallah ihalesini yapacağız.”
]]>Kağıthane Belediyesi, Seyrantepe Mahallesi ile Cendere Caddesi arasındaki bağlantı yolu olacak Zehra Sokağı’nın açılışını gerçekleştirdi. Açılışta konuşan Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, “Bu yolun hikayesi daha da eski. Biz göreve gelirken İBB yönetimiyle görüşüp, burayı iki gidiş bir geliş olarak planlamıştık. Ama bu dönemde taleplerimiz üzerine maalesef gereken yapılmadı. O yüzden biz yapalım dedik. Zehra Sokak güzel bağlantı yolu olan yaklaşık 500 metre uzunluğunda bir yol” dedi.
Kağıthane Belediyesi’nin ‘Tematik Caddeler’ projesiyle Seyrantepe Mahallesi’ni Cendere Caddesi’ne bağlayan Zehra Sokak’taki asfaltlama, kaldırım yapımı ve aydınlatma çalışmaları iki haftada tamamlanarak hizmete açıldı. Bağlantı yolunun açılışına Kağıthane Kaymakamı Niyazi Erten, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin ve çok sayıda vatandaş katıldı.
“BU YOL ÖNEMLİ BİR İŞLEVİ YERİNE GETİRİYOR”
Kağıthane Kaymakamı Niyazi Erten, “Kağıthane’nin yüz ölçümü 16 kilometrekare civarındadır. Bu yol da uzunca bir yol ve önemli bir işlevi yerine getiriyor. Yapılan yol estetik ve sadece yol olmaktan ziyade aydınlatmaları ve çevre düzenlemesiyle son derece güzel olmuş. Bu tür hizmetlere ihtiyacımız var. Belediye başkanımızı tebrik ediyorum. Güzel eserlerinden birini tamamlayarak, eksiksiz bir şekilde Kağıthane’ye kazandırmış oldu” şeklinde konuştu.
“HIZLI BİR ŞEKİLDE ÇALIŞMA YAPTIK”
Bağlantı yollarının önemli olduğunu aktaran Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, “Seyrantepe ve Hamidiye mahallelerimiz TEM Otoyolu’nun hemen kenarında ve yola çıkışı olmayan mahallelerimiz. Bu mahallelerimizde yaşayan komşularımız hızlı bir şekilde ulaşımdan yararlanmak istiyor. Minibüs yollarındaki, ilçemizin engebeli arazisinden kaynaklanan zorluğu da görüyorum. Seyrantepe adı üstünde bir tepe zaten. Bu yüzden tepeleri diğer yollara bağlamamız lazım. Özellikle kış aylarında binek aracın bile inmesinin zorlandığı bir yoldan, köy yolu gibi bir yoldan bahsediyorum. Özellikle bu yolun yapılması önemliydi. Çünkü insanların zorlandığını gördüm. O yüzden burayla ilgili hızlı şekilde çalışma yaptık” dedi.
“ELİMİZDEN GELEN GAYRETİ GÖSTERMEYE ÇALIŞACAĞIZ”
Çalışmalarının hızlı tamamlandığını ifade eden Öztekin, “Buranın hikayesi daha da eski. Biz göreve gelirken İBB yönetimiyle görüşüp, burayı iki gidiş bir geliş olarak planlamıştık. Ama bu dönemde taleplerimiz üzerine maalesef gereken yapılmadı. O yüzden biz yapalım dedik. Zehra Sokak güzel bağlantı yolu olan yaklaşık 500 metre uzunluğunda bir yol. Aydınlatması ve yaya yolu olmayan bir yerden bahsediyorum. Caddenin karşı tarafında kalan Huzur Mahallesi de Kağıthane’nin bir mahallesi olsa daha iyi olabilir. Ama sonuçta hep beraber aynı yerdeyiz. Caddemizdeki cami bizde kalıyor. Caminin karşı tarafı ise Sarıyer’de kalıyor. Böyle bir durum var maalesef. Bu yüzden komşu olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu mahallenin bazı yerleri de Zehra Sokak gibi İBB yönetiminde yapılması gereken yerler. Mahallemiz bu konuda ister istemez zorlanmış oluyor. Bu yüzden elimizden gelen gayreti de göstermeye çalışacağız” diye konuştu.
Açılışı gerçekleştiren Kağıthane Kaymakamı Niyazi Erten ve Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, vatandaşlarla birlikte sokağı gezdikten sonra program sona erdi.
]]>Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın teşrifiyle 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü dolayısıyla gerçekleştirilen “Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Etkinliği ve Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi Açılış Programı”na katıldı.
Bakan Kacır, burada yaptığı konuşmada, geçen hafta vefat eden mütefekkir ve yazar Alev Alatlı’yı andı.
Alatlı’nın haktan yana durduğunu, hakikatten yana olduğunu vurgulayan Kacır, “Son nefesine kadar fikirlerini sonraki kuşaklara aktarmak adına çalışan, bizlere ardında güçlü kültürel bellek ve önemli bir fikri miras bırakan kıymetli yazarımızın adıyla yaşayacak bilim merkezi projesinin gelecek nesiller adına anlamlı olacağına inanıyorum.” diye konuştu.
Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunun temelinin bilimsel çalışmalar olduğuna işaret ederek, son 22 yılda bilimde ve teknolojide büyük adımlar attıklarını söyledi.
İnsanlığı yeniden adaletle ve merhametle buluşturabilmek için güçlü Türkiye’yi, zengin düşünce ikliminde, bilimde, araştırmada, teknolojide çığır açan bilim insanlarının katkılarıyla yükselttiklerini vurgulayan Kacır, şu değerlendirmede bulundu:
“Bazılarınca sadece elitlere açık olsun istenen bilim yolculuğunun kapılarını milletimizin her bir ferdine açıyoruz. 2002’de 40 şehrimizde 76 üniversitemiz varken bugün 81 şehrimizde 208 üniversitemizde milyonlarca gencimizi yüksek öğretimle buluşturuyoruz.”
Kacır, aynı dönemde ülkedeki bilimsel yayın sayısının da yükseldiğine dikkati çekerek, bilimsel üretim konusunda nicelik olarak değil, nitelik olarak da belirgin gelişmeler kaydettiklerini dile getirdi.
“AR-GE harcamalarımızı 22 yılda 10 kat artırdık”
Araştırmacıların uluslararası ortak yayınlar içinde artık 9 kat daha fazla yer aldığını belirten Kacır, şunları kaydetti:
“AR-GE harcamalarımızı 22 yılda 10 kat artırarak 12 milyar dolara yükseltirken patent başvuru sayımızı 414’ten 8 bin 663’e çıkardık. TÜBİTAK, geçtiğimiz yıl 57 bin bilim insanına ve öğrenciye destek verdi. Bu rakamlar tesadüf değil. Bu muazzam gelişmenin ardında ülkesinin 10 yıllar boyunca vasata mahkum edilmesine itiraz eden, bu toprakların evlatlarının önlerini açarak dünyanın en iyi bilim ve teknoloji projelerine imza atmasını sağlayan sağlam irade var. Dünyanın gıptayla izlediği bu ilerlemenin arkasında, milletinin evlatlarının birini diğerinden ayırmayan, kadınıyla erkeğiyle, doğulusuyla batılısıyla taş üstüne taş koyan, alın terini akıl terine katan herkesin elinden tutan güçlü liderlik var.”
Kacır, kimseyi geride bırakmadan, milletin her bir ferdinin bilim ve teknoloji yolculuğuna katılmasını teşvik etmeye devam ettiklerini anlattı.
Bilimde kadının rolünün kalkınma yolculuğunun anahtarı olacağını vurgulayan Kacır, şunları söyledi:
“Tarih boyunca çok sayıda kadın bilim insanı, önlerine çıkan türlü engellemelere rağmen bilimsel çalışmaları ve buluşlarıyla insanlığa katkılar sundu. Hayat kurtaran ilaçlardan, keşfedilen yeni elementlere çok sayıda gelişmeyi kadın bilim insanlarına borçluyuz. Türkiye olarak, kadın bilim insanlarımızın değerini biliyor, bilim ve teknoloji yolculuğumuzda onlarla yürüyoruz. Kadınlarımız, bilimde ve teknolojide pek çok Avrupa ülkesindeki kadınlardan daha fazla temsil edilmekte ve başarılara imza atmakta.”
TÜBİTAK aracılığıyla kadın araştırmacılara destek
Kacır, kadınların çalışkanlıklarıyla Türkiye’nin insansız hava araçlarında dünya lideri olmasında, yerli ve milli otomobilini milletin hizmetine sunmasında, Antarktika’da Türk bayrağının dalgalandırılmasında büyük pay sahibi olduklarını dile getirdi.
Hayatın her alanında olduğu gibi bilim dünyasında da kadınların yetenek ve üretkenliklerinin önünü açtıklarını vurgulayan Kacır, “Son 22 yılda TÜBİTAK eliyle bilim insanlarına yönelik destek programlarımız kapsamında 143 bin kadın araştırmacıya 15,7 milyar lira destek verdik. Akademi ve kamuya yönelik programlarımızda 18 bin kadın araştırmacımızı destekledik.” dedi.
Kacır, TEKNOFEST kuşağında da kadınların güçlü yerinin, gelecek adına kendilerini umutlandırdığını belirterek, TEKNOFEST’i düzenledikleri ilk yıl olan 2018’de sadece yüzde 17 olan kadın yarışmacı oranının, 2023’te yüzde 40’a ulaştığını bildirdi.
“Bilim merkezlerimizdeki 10 milyondan fazla çocuğumuzdan umutluyuz”
Yarını beklemeden, bugün ve hemen şimdi Türkiye’nin kızlarının bilimde ve teknolojide engel tanımayan çabalarının, sınırları aşan hayallerinin yanında olmaya devam edeceklerini belirten Kacır, ülkenin küresel bir üretim üssüne dönüşürken Milli Teknoloji Hamlesi’nde gençlerle yol arkadaşı olmayı sürdürdüklerini ifade etti.
Kacır, uzaya yönelik çalışmalara da değinerek, şöyle konuştu:
“Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği ‘Uzay Bilim Misyonu’muzun bilimsel çabalara sunacağı katkıların ötesinde, en değerli etkisi ay yıldızlı bayrağımızı Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki Türk astronotun üzerinde gören gençlerimize ve çocuklarımıza kazandırdığı öz güvendir. Artık Türk çocuklarının ‘Bunları ancak başka milletler yapabilir.’ diyerek kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal yoktur. Bilimle tanışmak, keşif yolculuğuna çıkmak üzere bilim merkezlerimizde ağırladığımız 10 milyondan fazla çocuğumuzdan umutluyuz. Bilim olimpiyatlarında aldıkları madalyalarla, uluslararası proje yarışmalarında elde ettikleri derecelerle göğsümüzü kabartan gençlerimizden beklentimiz büyük. Merkez, Ankara’mızın çocuklarının bilimle tanıştıkları bir merkez olacak. Kurduğumuz merkezimiz, Alatlı’nın ‘Unutmayın ki düz akılla anlaşılmaz, pergele cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin. Batmaz, batarsa okyanuslar taşar.’ sözlerinin sırrını anlayan, anlamlandıran nice Alev’in yolculuğunda bilimle buluşma adresi olacak. Uzay, havacılık ve astronomi, teknoloji, matematik, tasarım, doğa bilimleri ve TEKNOFEST atölyelerimizle öğrencilerimiz bilim dünyasının kapılarını aralayacak.”
Kacır, Türkiye Yüzyılı hedefine gençlerle ulaşacaklarını, geleceğin Türkiye’sini TEKNOFEST kuşağıyla inşa edeceklerini sözlerine ekledi.
Bilim merkezi 5 atölyeden oluşacak
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal da Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin Kurumun 39 bilim merkezinden biri olduğunu bildirdi.
Bilim merkezinin 5 atölyeden oluştuğu bilgisini veren Mandal, “Bu atölyeler, astronomi, uzay, havacılık, matematik, doğa bilimleri, tasarım ve teknoloji olacak. Merkezimizin, başkentimiz Ankara’mızda, Millet Bahçemizde açılıyor olması çok kıymetli.” dedi.
Konuşmaların ardından Bakan Kacır, Emine Erdoğan’a hediye takdim etti.
]]>Küresel ısınma kaynaklı yağış rejimindeki ani değişkenlikle son dönemlerde doğal afetlerin arttığı Doğu Karadeniz’de, can ve mal kayıplarına neden olan, alt ve üst yapıda hasara yol açan sel, taşkın ve heyelan afetlerinin önüne geçilebilmesi için ilgili kurumların yanı sıra bilim insanlarının da akademik çalışmaları sürüyor. Kırsal alanlarda afetleri tetikleyen plansız yapılaşmanın önlenmesi için TÜBİTAK, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Konya Selçuk Üniversitesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ortaklığında ‘Koruma Odaklı Kırsal Alan Planlaması Projesi’ başlatıldı. Tamamlanan projede, dik ve engebeli arazilerdeki yapılaşma sorunu yaşanan özellikle deniz seviyesinden yüksek alanlardaki yamaçlara inşa edilen ev, bina ve yollar, mercek altına alındı. İncelemelerde, Trabzon, Rize ve Artvin’de kırsal arazilerin büyük oranda yapılaşmaya uygun olmadığı tespit edildi. Sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim açısından dezavantajlı konumda olan bölgede, arazi yapısının yapılaşmaya uygun olmadığı birçok noktadaki incelemelerde, yol ve alt yapıların ‘vahşi boşaltma’ (Plansız ve bilinçsiz bir şekilde, arazi yapısına ve afet potansiyeline bakılmaksızın iş makineleri tarafından kazı işleminin yapılması) metoduyla inşa edilmesinin, heyelanları tetiklediği de ortaya kondu.
‘YAPILAŞMA BASKISI HİSSEDİLİR DERECEDE ARTTI’
Projenin yürütücülerinden, KTÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cenap Sancar, Karadeniz kırsalındaki yapılaşmanın dağınık olması nedeniyle, altyapı hizmetlerinin götürülmesi için yapılan yolların, afetsellik açısından ciddi sorun olduğuna dikkati çekti. Prof. Dr. Sancar, ‘Planlama gereği kentsel alanlarda yüzde 35’in üzerinde eğime sahip noktalar; teknik altyapısı, maliyeti ve ekosisteme etkisi düşünülerek yapılaşmaya açılmaz. Fakat Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde dağınık yerleşmenin getirdiği yapılaşma baskısı hissedilir derecede arttı. Kırsal alanda özellikle Karadeniz’de eğimin çok yüksek olması hemen kıyıdan başlayarak da arazinin yükseliyor olması durumu var. Konuyla ilgili projemizde, Karadeniz kırsalında yerleşime uygunluk için yüzde 40-50’leri alt limit olarak kabul edip, araştırma yaptık. Trabzon ve Rize’deki eğimli arazileri dikkate aldığımızda yerleşilebilirlik açısından Trabzon’da araziler ciddi oranda olumsuz çıktı” dedi.
‘DOĞAL EĞİME MÜDAHALE HEYELANA NEDEN OLUYOR’
Doğal eğime müdahale etmenin heyelanlara yol açtığını belirten Prof. Dr. Sancar, “Bu coğrafyadaki vadi tabanlarında, yamaçlarda ve sırtlarda yapılan yolların birçoğu heyelanı tetikleyen unsurlardan. Eğimin yüzde 50’nin üzerinde olduğu kırsal alanlarda yapılaşma yapmak ciddi bir sorundur. Bizim bölgemizde kırsalda toplu bir yerleşme olmadığı için de her yerleşme kendisine bir altyapı sistemi talep ediyor. O altyapıyı götürebilmek için de mutlaka yol gerekiyor. İnsanlar da bunu bazen kamu eliyle bazen de kendi girişimleriyle yapıyor. Bunu dikkate aldığımızda da bu eğimli arazilerde yol yapmak demek, doğal eğime müdahale etmek demek. Bu da heyelan ve toprak kaymalarına neden oluyor” diye konuştu.
‘GELENEKSEL YAPILAR TEŞVİK EDİLMELİ’
Aşırı eğimli arazilerdeki yapılaşmanın, doğal döngüye zararlarını önlemek için yerele özgü yapılaşmanın teşvik edilip, geleneksel yapılara uygun yapıların inşa edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Sancar, ‘Her noktaya yapı yapılmaması, altyapı gitmemesi ve koruma altına alınması gerekiyor. Yerele özgü yapılaşmayı teşvik etmemiz gerekiyor. Bu da kırsalın malzemesini, tekniğini, yaşam tarzını, sosyal yapısını bilmekle mümkündür. Karadeniz Bölgesi’nde geleneksel yapıların altı taştır, eğime oturmuştur. Üstü de genellikle bağdadi olarak, ahşap, kerpiç ya da taş göz dolmalı yapılardan oluşur. Önümüzde böyle örnek bir geleneksel yapı modeli var. Bunu geliştirip araziye de aplike edersek hem topografyayı korumuş oluruz hem de afet risklerini en aza indirgemiş oluruz’ diye konuştu.
‘VAHŞİ BOŞALTMA İLE DOĞANIN DENGESİNİ BOZUYORUZ’
Karadeniz Bölgesi’nde arazi yapısına uygun bir yapılaşma kısıtlılığının getirilmemesi halinde heyelan afetlerinin artacağını da kaydeden Prof. Dr. Sancar, ‘Karadeniz Bölgesi’nde turizm sektörü de dahil olmak üzere yapılaşma kısıtlılığını mutlaka getirmemiz gerekiyor. Özellikle kamunun oluşturacağı grup mahalle yollarının, tekniğine uygun olacak sanat yapılarıyla birlikte gerçekleştirilmesi ve kontrol altına alınması gerekiyor. Aksi durumda sürekli yaşadığımız heyelan ve toprak kaymalarını yaşamaya devam etmemiz mümkün gözüküyor. Doğaya çok fazla müdahale ediyoruz ve vahşi boşaltma ile doğanın dengesini bozuyoruz. Coğrafyamızda su kıtlığının olduğu, toprağın ve havanın risk altında olduğu bir dönemdeyiz. Bu açıdan ekosistemi korumak için yerleşilebilirliği mutlaka denetlememiz gerekiyor’ ifadelerini kullandı. (DHA)
]]>DOĞU Karadeniz’de dik ve engebeli arazilerdeki yapılaşma sorunu yaşanan yamaçlara inşa edilen ev, bina ve yollar, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin de (KTÜ) ortağı olduğu ‘Koruma Odaklı Kırsal Alan Planlaması Projesi’ kapsamında mercek altına alındı. İncelemelerde; arazi yapısının yapılaşmaya uygun olmadığı birçok noktada, yol ve altyapıların ‘vahşi boşaltma’ metoduyla inşa edilmesinin, heyelanları tetiklediği ortaya kondu. KTÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cenap Sancar, “Vadi tabanlarında, yamaçlarda ve sırtlarda yapılan yolların pek çoğu heyelanları tetikleyen unsurlardandır. Eğimli arazilerde yol yapmak, doğal eğime müdahale etmek demektir” dedi.
Küresel ısınma kaynaklı yağış rejimindeki ani değişkenlikle son dönemlerde doğal afetlerin arttığı Doğu Karadeniz’de, can ve mal kayıplarına neden olan, alt ve üst yapıda hasara yol açan sel, taşkın ve heyelan afetlerinin önüne geçilebilmesi için ilgili kurumların yanı sıra bilim insanlarının da akademik çalışmaları sürüyor. Kırsal alanlarda afetleri tetikleyen plansız yapılaşmanın önlenmesi için TÜBİTAK, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Konya Selçuk Üniversitesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ortaklığında ‘Koruma Odaklı Kırsal Alan Planlaması Projesi’ başlatıldı. Tamamlanan projede, dik ve engebeli arazilerdeki yapılaşma sorunu yaşanan özellikle deniz seviyesinden yüksek alanlardaki yamaçlara inşa edilen ev, bina ve yollar, mercek altına alındı. İncelemelerde, Trabzon, Rize ve Artvin’de kırsal arazilerin büyük oranda yapılaşmaya uygun olmadığı tespit edildi. Sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim açısından dezavantajlı konumda olan bölgede, arazi yapısının yapılaşmaya uygun olmadığı birçok noktadaki incelemelerde, yol ve alt yapıların ‘vahşi boşaltma’ (Plansız ve bilinçsiz bir şekilde, arazi yapısına ve afet potansiyeline bakılmaksızın iş makineleri tarafından kazı işleminin yapılması) metoduyla inşa edilmesinin, heyelanları tetiklediği de ortaya kondu.
‘YAPILAŞMA BASKISI HİSSEDİLİR DERECEDE ARTTI’
Projenin yürütücülerinden, KTÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cenap Sancar, Karadeniz kırsalındaki yapılaşmanın dağınık olması nedeniyle, altyapı hizmetlerinin götürülmesi için yapılan yolların, afetsellik açısından ciddi sorun olduğuna dikkati çekti. Prof. Dr. Sancar, “Planlama gereği kentsel alanlarda yüzde 35’in üzerinde eğime sahip noktalar; teknik altyapısı, maliyeti ve ekosisteme etkisi düşünülerek yapılaşmaya açılmaz. Fakat Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde dağınık yerleşmenin getirdiği yapılaşma baskısı hissedilir derecede arttı. Kırsal alanda özellikle Karadeniz’de eğimin çok yüksek olması hemen kıyıdan başlayarak da arazinin yükseliyor olması durumu var. Konuyla ilgili projemizde, Karadeniz kırsalında yerleşime uygunluk için yüzde 40-50’leri alt limit olarak kabul edip, araştırma yaptık. Trabzon ve Rize’deki eğimli arazileri dikkate aldığımızda yerleşilebilirlik açısından Trabzon’da araziler ciddi oranda olumsuz çıktı” dedi.
‘DOĞAL EĞİME MÜDAHALE HEYELANA NEDEN OLUYOR’
Doğal eğime müdahale etmenin heyelanlara yol açtığını belirten Prof. Dr. Sancar, “Bu coğrafyadaki vadi tabanlarında, yamaçlarda ve sırtlarda yapılan yolların birçoğu heyelanı tetikleyen unsurlardan. Eğimin yüzde 50’nin üzerinde olduğu kırsal alanlarda yapılaşma yapmak ciddi bir sorundur. Bizim bölgemizde kırsalda toplu bir yerleşme olmadığı için de her yerleşme kendisine bir altyapı sistemi talep ediyor. O altyapıyı götürebilmek için de mutlaka yol gerekiyor. İnsanlar da bunu bazen kamu eliyle bazen de kendi girişimleriyle yapıyor. Bunu dikkate aldığımızda da bu eğimli arazilerde yol yapmak demek, doğal eğime müdahale etmek demek. Bu da heyelan ve toprak kaymalarına neden oluyor” diye konuştu.
‘GELENEKSEL YAPILAR TEŞVİK EDİLMELİ’
Aşırı eğimli arazilerdeki yapılaşmanın, doğal döngüye zararlarını önlemek için yerele özgü yapılaşmanın teşvik edilip, geleneksel yapılara uygun yapıların inşa edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Sancar, “Her noktaya yapı yapılmaması, altyapı gitmemesi ve koruma altına alınması gerekiyor. Yerele özgü yapılaşmayı teşvik etmemiz gerekiyor. Bu da kırsalın malzemesini, tekniğini, yaşam tarzını, sosyal yapısını bilmekle mümkündür. Karadeniz Bölgesi’nde geleneksel yapıların altı taştır, eğime oturmuştur. Üstü de genellikle bağdadi olarak, ahşap, kerpiç ya da taş göz dolmalı yapılardan oluşur. Önümüzde böyle örnek bir geleneksel yapı modeli var. Bunu geliştirip araziye de aplike edersek hem topografyayı korumuş oluruz hem de afet risklerini en aza indirgemiş oluruz” diye konuştu.
‘VAHŞİ BOŞALTMA İLE DOĞANIN DENGESİNİ BOZUYORUZ’
Karadeniz Bölgesi’nde arazi yapısına uygun bir yapılaşma kısıtlılığının getirilmemesi halinde heyelan afetlerinin artacağını da kaydeden Prof. Dr. Sancar, “Karadeniz Bölgesi’nde turizm sektörü de dahil olmak üzere yapılaşma kısıtlılığını mutlaka getirmemiz gerekiyor. Özellikle kamunun oluşturacağı grup mahalle yollarının, tekniğine uygun olacak sanat yapılarıyla birlikte gerçekleştirilmesi ve kontrol altına alınması gerekiyor. Aksi durumda sürekli yaşadığımız heyelan ve toprak kaymalarını yaşamaya devam etmemiz mümkün gözüküyor. Doğaya çok fazla müdahale ediyoruz ve vahşi boşaltma ile doğanın dengesini bozuyoruz. Coğrafyamızda su kıtlığının olduğu, toprağın ve havanın risk altında olduğu bir dönemdeyiz. Bu açıdan ekosistemi korumak için yerleşilebilirliği mutlaka denetlememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
]]>“Yüzmeyi bilmiyorum” diyordu etrafındaki adamlara, zifiri karanlıkta, tekneyi kaydırdıkları ıslak kızakta ayaklarını sürüyerek buz gibi dalgalara doğru ilerlerken.
Obada’nın 24 yaşındaki kardeşi Ayser elini tuttu.
Suriye’den dokuz ay önce çıktıkları yolda, üçüncü kez denize doğru ilerliyordu. Yüzmeyi bilmiyordu, her seferinde aynı tedirginliği ve korkuyu yaşıyodu. Bu yolculuktan emin değildi.
Obada ve Ayser, Ocak ayı ortasında Fransa’nın kuzey sahilinden birkaç metre uzakta boğulan beş kişi arasındaydı. 2024’te, küçük bir botla İngilitere’ye geçmeye çalışırken batan ilk tekneydi.
BBC, bir çocuğun nasıl böyle bir durumda kaldığını anlamaya çalışmak için Obada’nın Suriye’den yolculuğunun izini sürdü. Bunun için videolar, mesajlar, akrabalarıyla ve iki kardeşe bu yolculukta eşlik edenlerle yapılan mülakatlar kullanıldı. Amacımız yolculuğun her aşamasnda verdikleri zorlu kararları anlamaktı.
Bazı çocukların ebeveynleri, akrabaları ve yasa dışı insan kaçakçıları tarafından maruz kaldıkları olağanüstü baskıyı ortaya çıkardık. Ayrıca İngiltere’ye ulaşmak isteyenlerin amaçları ve stratejileri ile İngiliz ve diğer hükümetlerin uygulamaya koyduğu caydırıcı önlemlerin etkisi hakkında daha geniş bir hikaye bulduk.
Kıyıda bir deniz duvarı bulunuyordu
Tekneyi kaydırırken etrafında duran yaklaşık on adam, Obada’yla aynı şehirden geliyordu. Suriye’nin güneyindeki Dera’dan. Geçtiğimiz aylarda çocuğa güçlü olmasını, erkek olmasını söyleyerek onu cesaretlendirmeye çalışıyorlardı ancak bu işe yaramıyordu.
Erkeklerin bu yolculuğa çıkması normaldi. Kadınlarsa, özellikle de savaşla yıpranmış Libya’dan geçiş yapacakları göz önüne alındığında, daha savunmasızdı. Ancak o gece ergenlik çağındaki çocuklarıyla sınırı geçmeye çalışan iki anne de vardı.
Şişme bot çoktan suya indirilmişti ve bazı insanlar üzerine tırmanıyordu. Yer bulabilme umuduyla 60’tan fazla kişi etraflarını sarmıştı. Bu güvenli bir yolculuk için çok fazlaydı. İnsan kaçakçıları, tekne İngiltere’ye gidene kadar şişirilmemesini söyledikleri motosiklet iç lastiklerini dağıtmışlardı.
Dalga tekneyi hızla kızak yolundan uzaklaştırıp daha derin sulara doğru çekti. 14 Ocak Pazar günü sabahın erken saatleriydi. Kaçakçılara göre rüzgar, 2024’ün ilk geçişi için yeterli derecede azalmıştı.
Kıyı şeridinden sürüklenen tekneye binmeye çalışan insanlar denize koşarken çılgınca bir mücadele yaşandı.
Kuzey Fransa sahillerinde gördükleri tipik plajlar gibi değildi. Kaçakçılar onları Boulogne Limanı’nın kuzeyindeki küçük Wimereux kasabasına getirmişti. Burada suyun yükselmesine karşı bir deniz duvarı bulunuyordu.
Suriyelilerin çoğunluğu yasa dışı bir şekilde İngiltere’ye geliyor
Bota binebilecekleri alçak dalgalar yerine kızak yolunun kenarlarından derin suya dik bir iniş vardı.
Kurtulanlardan biri “Görmeyi beklediğimiz şey bu değildi” diyor.
Saat İngiltere’de gece 01.00’di. Batı Londra’da 25 yaşındaki diğer kardeşleri Nada, Obada ve Ayser’i bekliyordu.
Nada birkaç saat önce onları aradığında, Calais’de bir kanal köprüsünün altında ısınmak için bir kamp ateşi yakmışlardı. Çıkacakları yolculuktan emin görünüyorlardı.
Koyu renk beresi ve mavi atkısıyla Obada bile gülümsüyordu. Kameraya iki parmağıyla zafer işareti yapmıştı. Uzun, zorlu yolculukları sonunda bitmek üzereydi.
Nada aynı yolculuğu iki yıl önce yapmıştı. Suriye’deki savaşın yakında biteceğini söyleyen babası onu beklemesi için ikna edememişti.
“12 yıl bekledik, bitmedi. Güvenlik yok. Sığınma talep etmekten başka yol yok” demişti Nada babasına. Sakallı, sakin konuşan bir adamdı Nada. Tüm kardeşleri gibi uzun boyluydu.
Nada İngiltere’ye gelmeyi istedi. Bir amcası 10 yıl önce bu yolculuğu yapmış ve oturum hakkı kazanmıştı bile. Nada, ikisinin de yasa dışı şekilde İngiltere’ye gittiğini, çünkü başka bir yol olmadığını söylüyor.
Sığınmacılara hukuki danışmanlık veren hayır kurumu Asylum Aid’e göre, pratikte Suriye vatandaşları İngiltere’ye gelmeden sığınma talep edemiyor.
Sığınma talebi için başvurabilecekleri bir vize olmadığı için büyük çoğunluk sınırı yasa dışı şekilde geçiyor. Birkaç yasal yoldan biri olan aile birleşimi bile dar şekilde tanımlanıyor ve bu yolla başvurulan vizeler sıklıkla reddediliyor. İngiltere’de sığınma talep eden Suriyelilerin yüzde 90’dan fazlası kabul ediliyor, çünkü savaş hala devam ediyor.
Nada İngiltere’ye geldiğinde yetkililere, Şam’da gittiği üniversitede, hükümete bağlı olmadığı ve askere gitmediği iddiasıyla ölüm tehditleri aldığını söyledi.
“Suriye güvenli değil. Askere gidiyorsun ve 10 yıl kalıyorsun. Öldürmen gerekli, yoksa sen ölürsün. Biz bunu istemiyoruz.”
Ailesi teşvik etti
Geçtiğimiz yıl Ekim ayında, Nada mülteci statüsü ve İngiltere’de beş yıl yaşama izni aldı. Yakın zamanda Wembley’de bir depo işi buldu. Şimdi İngilizce dersler alıyor ve yakın zamanda eşini Suriye’den İngiltere’ye getirmeyi umuyor. Onun için mülteci statüsüne başvurma hakkı var. Son olarak da İngiltere’de hukuk diploması almak istiyor.
İngiltere’ye geldikten kısa süre sonra, Suriye’deki kardeşlerini kendisine katılmaları için cesaretlendirdi.
Obada’ya telefonda, “Daha gençsin, burada eğitim alabilirsin” dediğini söylüyor.
Suriye’deki iç savaş başladığından bu yana birkaç kuzeni İngiltere’ye gelmişti. Burada, Esad rejimine karşı ayaklananların doğduğu yer olarak bilinen Dera’dan gelenlerin oluşturduğu bir ağ vardı.
“Burada yeni bir hayat kurabilirsin” demişti Nada.
Obada, Dera’da okula gidiyordu. Kardeşi onun “çok iyi ve çok akıllı” olduğunu düşünüyordu. Doktor olmayı isteyebileceğini umuyordu. Futbol oyuncularını takip eden Nada’ya heyecanla, İngiltere’de Manchester City maçı izleyebileceğini anlatıyordu.
Onu Suriye’den tanıyan bir arkadaşı, “Sadece bir çocuk” diyor.
Ancak Obada’nın giderek umutsuzluğa kapılan ebeveynleri tarafından seyahate teşvik edildiğine, hatta belki de baskı altına alındığına dair belirtiler de var.
Babası Abu Ayeser’in çeşitli sağlık problemleri vardı ve artık İngiltere’de tedavi görebileceğini umuyordu.
Annesi Um Ayeser bize bir video mesajında “Küçük oğlum gelecekte bizimle br araya gelebileceği için gitti” diyerek bunu doğruladı.
Obada’nın boğulduğu gece orada olan Dera’dan bir komşu da ona arka çıktı.
“İngiltere’ye ulaşacak ve kardeşiyle buluşacak ve yakında anne ve babasını alacaktı. Buradan gitmelerindeki bütün amaç oydu, böylece babası yurt dışında tedavi görebilecekti” diyor ismini vermek istemeyen bu kişi.
Aslında, plan başından beri kusurluydu.
Londra’da yetişkin bir kardeşi varken henüz çocuk olan Obada’nın ebeveynlerinin yasal bir şekilde gelişini ayarlamak durumunda olmamalıydı.
Geçtiğimiz Mayıs ayında Obada, kardeşi Ayser ile Şam’dan Libya’daki Bingazi’ye giden uçağa bindiğinde henüz 13 yaşındaydı.
Suriye’den Libya’ya gitmek için vize gerekli değil ve Dubai’de çalışan bir amcaları onlara bilet parası konusunda yardım etti.
Ancak Körfez’de ona katılmaları bir seçenek değildi. Dubai’de sığınmacı sistemi yok. Obada orada okula gidemezdi.
Ailesi de İngiltere’ye gitmesi konusunda kararlıydı.
Libya’da milisler işkence etti
Belki de ebeveynlerinin isteği ile ağabeyinin coşkusu ve kararlılığıyla sürüklenen Obada, yolculuğun risklerini tam olarak anlamamıştı. Ama çok geçmeden fark edecekti.
Ekim 2023’te, Libya’da aylarca bekledikten sonra kardeşler, başkent Trablus’tan bir insan kaçakçısı botuyla Akdeniz’i geçmek istedi.
Ancak Tunuslu bir devriye botu tarafından yakalanıp Libya’ya geri götürüldüler ve burada yerel milislerin eline geçtiler.
Dera’dan komşuları Suriye’den yolculukları sırasında çoğunlukla yanlarındaydı. 23 yaşındaki Faris, “Bir ay alıkonulduk ve işkence gördük” diyor.
Yerde yatıyor, çoğunlukla günde bir kez küçük bir kase makarna ile besleniyorlardı. Sonunda Dubai’deki amcalarından gelen para yardımıyla iki kardeş özgürlüğünü kişi başı 900 dolara satın aldı.
Bu noktadan sonra Obada yolculuğa devam etme konusunda ciddi çekinceleri olduğunu söylemeye başladı.
“Korkuyordu. Onu güçlendirecek şekiled konuşuyor ve hiçbir konuda endişelenmemesi gerektiğini söylüyorduk. ancak ona göz kulak olacak biri gerekiyordu” diyor Faris.
Grup, onları İtalya’ya götürecek başka bir insan kaçakçısı bulduğunu duyurduğunda Obada ebeveynlerini arayarak bunun Akdeniz’i geçmek için son girişimi olacağını söyledi. Eğer işe yaramazsa eve dönecekti.
Grup Aralık ayında başka bir şişme bota binerken “Elinden tuttuk. Ona ‘Senin yanındayız, korkmana gerek yok dedik” diyor Faris.
Bu kez güç bela başardılar. Denizde geçen 22 saat sonra, Lampedusa adası açıklarında İtalyan sahil güvenliği tarafından kurtarıldılar. Yerel yöneticiler tarafından kayıtları yapıldı. Özgür kaldıklarında, İtalya ana karasındaki Bologna’dan önce Milan’a geçtiler sonra da Fransa sınırına.
Bu sırada Nada’nın şüpheleri tekrar başladı. İngiltere’de sığınmacı olma kuralları daha katıydı. Tekrar kardeşini aradı.
“Onlara Almanya’ya ya da İtalya’ya gitmelerini söyledim. Çünkü burada, sıkı kurallar var. Yeni kurallar sığınmacılar için çok zor.”
Ancak kardeşler bunu reddetti.
Teoride İngiltere’nin, geçtiğimiz Temmuz’da yürürlüğe giren yeni Yasa Dışı Göç yasası Obada’ya sığınma talebi ve oturum için hiçbir hak tanımıyordu; ancak gerçekte, ülkeye küçük botlarla ulaşanların nereye gönderileceğine dair bir anlaşma henüz yok.
Dolayısıyla Obada büyük olasılıkla, Mülteci Konseyi’nin “kalıcı bir belirsizlik durumu” olarak tanımladığı durumda, İngiltere’de yaşayan ancak net bir geleceği olmayan on binlerce diğer kişinin arasına karışacaktı.
Nada’nın kardeşleri trenle Paris’e gitti. Avrupa’da kimseyi tanımıyorlardı. Nada İngiltere’de başka pek çok akrabasıyla birlikteydi. Ayrıca, yolculuğun zor tarafı geçmişti.
Obada’nın kendisine, “Oraya gelmek istiyorum çünkü sen oradasın” dediğini hatırlıyor Nada. Orijinal plana sadık kalacaklardı.
Temmuz’un başında Obada, Ayser ve altıdan fazla Suriyeli arkadaşı, Calais’e vardı.
Bir köprünün altındaki çadırda uyudular, Fransız polisine görünmemeye çalışıyorlardı. Çünkü bazen polis çadırları toplayıp başka yere gidilmesini söyleyebiliyordu.
BBC, bölgede çalışan bir yerel STK ile konuştu ve Obada’ya yaşı küçük olduğu için kalacak bir yer önerildiğini, ancak Obada’nın kardeşini bırakmak istemediğini öğrendi.
İsminin açıklanmasını istemeyen STK, Obada’nın binmek istediği tekneyle yolculuğu göze alan başka gençlerin, “insan kaçakçıları tarafından kendi kendilerine karar vermesinin engellendiğini ve ailelerinin de baskısı altında olduğunu” aktardı.
Yaklaşık bir hafta sonra kişi başına 2 bin sterlin (2,5 bin dolar) ödemeleri takdirinde Suriyeli kaçakçıların kendilerini İngiltere’ye götüreceği haberi geldi. Hava durumu iyiydi, Cumartesi gecesi çıkacaklardı.
Sahilde rüzgar yeni dinmişti, sıcaklık ise donma seviyesinin biraz üzerindeydi, su sıcaklığı ise 7 derece civarındaydı.
Karanlıkta Obada, diğer insanları geçerek bota binmeye çalıştı, ancak bot eğimli kıyıdan uzaklaşıyordu. Ayser ile bir anda kendilerini suların derinliklerinde, soğuk suda çırpınırken buldular.
Faris, “Çığlık atıyorlar ve yardım için sesleniyorlardı” diyor. Faris o sırada eğimli kısmı geri çıkmayı başarmış, insanları sudan çıkarmaya çalışıyordu.
Ancak Obada’nın nerede olduğunu göremedi.
Yakınlarda Fransız polisi vardı. İngiltere’den gelen fazla bütçe sayesinde kıyı bölgesinde daha fazla Fransız polisi devre gezebiliyor; ancak yine de 150 km’lik alanı kontrol etmeye yetmiyor.
Bir donanma helikopteri ve devriye gezen tekne olay yerine 02:15’te vardı. Arama kurtarma ekipleri 20 göçmene hipotermi tedavisi uyguladı. Ancak aralarında Obada yoktu.
Aynı gece başka bir arama kurtarma operasyonu için suda olan Maj Maxime Menu, “Kafamın içinde halen ölümüne atılan çığlıkları duyabiliyorum” diyor.
Birkaç dakika sonra Londra’aki Nada’ya gelen telefonda “İkisi de hayatını kaybetti” sesi duyuldu.
Arayan, gruptaki Suriyelilerden biriydi. Ayser’i sudan çıkarmış ancak geç kalınmıştı.
Obada’nın cansız bedeni de sudan çıkarıldı. İkisinin de kıyıdan 10 metre içinde boğulmuş olduğu tahmin ediliyor.
Nada, bu anları anlatırken ağlıyor. Ayser ve Obada’nın başına gelecekleri bilse Suriye’de kalacağını söylüyor, “Keşke Obada da Suriye’de kalsaydı” diyor.
Suçluluk duyduğunu da ekliyor.
Bir sonraki akşam Calais’de yaşayan 100 kişi, aralarında Obada ve Ayser’in de bulunduğu ve beş kişinin hayatını kaybettiği kaza için bir anma töreni düzenledi.
Calais’de yaşayan bir Fransız kadın, “En büyük hata göçmenlerin hayatını imkansız hale getiren Avrupa’daki yasaların. Onlara hiçbir hak vermiyoruz. Burada ya da diğer sınırlarda hayatları imkansız bir hale geliyor” diyor.
Daraa’daki ailesi ise Obada’nın boş odasının videosunu gönderiyor.
Annesi Um Ayeser ağlayarak, “Çocuklarımı son bir defa görmek istiyorum. Bu son dileğim. En küçük olan 14 yaşındaydı. Gömülmeden görmek istiyorum” diyor.
Babası Abu Ayeser, “Ben hasta bir adamım, nefes almak için oksijene ihtiyacım var” diyor.
Obada’nın hikayesi nasıl yankı bulacak?
Kimileri ebeveynlerini ya da ailesini böyle riskli bir yolculuğa çıkması için teşvik ettiğinden suçlayacak. Suriye’deki gibi savaş alanlarına dair bilgisi olmayan kimileri ise bir ailenin çaresizliğinin böyle bir adım atılmasına yol açtığını belirtecek.
Obada’nın kardeşiyle beraber önümüzdeki günlerde Calais’de toprağa verilmesi bekleniyor.
Fransız yetkililer, kardeşleri İngiltere’ye göndermenin mümkün olmadığını belirtirken Nada, Suriye’ye geri göndermenin çok maliyetli olacağını düşünüyor.
Kathy Long, Feras Kawaf, Marianne Baisnee habere katkı sundu.
]]>Tavşanları bırakanlar hakkında soruşturma başlatılmasını isteyen hayvanseverler, tavşanların akıbetine yasal sürece göre karar verileceğini belirtti.
İddiaya göre, kimliği belirsiz kişiler, 19 Ocak akşamı araçla geldiği Ankara-Eskişehir yolunda köprü üstünde onlarca tavşanı yola bırakarak uzaklaştı.
Yola dağılan tavşanları gören sürücüler, hayvan koruma derneklerine ihbarda bulundu.
İhbar üzerine harekete geçen ekipler, tavşanları kurtarmak için operasyon başlattı. Günlerdir gece gündüz kurtarma çalışmalarına devam eden hayvanseverler, şu ana kadar 32 tavşanı kurtardı, 3 tavşanı da ölü buldu.
Yakalanan tavşanlar, kliniklerde tedavi altına alınırken, hamile olan bir tavşanın tedavi sırasında dünyaya gelen 6 yavrusundan 4’ü hayatını kaybetti.
Doğa Dostu ve Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Enise Gizay Taştekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yol üstüne onlarca evcil tavşan bırakıldığı yönünde gelen ihbar üzerine STK’larla birlikte alana geldiklerini söyledi.
Taştekin, geçen cuma gününden bu yana gece gündüz demeden onlarca kişiyle kurtarma operasyonu düzenlediklerini belirterek, ilk gün yolun ve köprü üstünün tavşanlarla dolu olduğunu ifade etti.
Çalışmalara 5 gündür devam ettiklerini aktaran Taştekin, “Tavşanlardan 3’ü araç çarpması sonucu hayatını kaybetmişti. Burası tam otoban kenarı, burada bir yaşam belirtisi yok.” dedi.
Tavşanların bazıları hamile
Tavşanların kim tarafından bırakıldığının bilinmediğini kaydeden Taştekin, “Bir araçla gelinmiş ve bırakılmış çünkü tavşanların sayısı çok fazla. Aldığımız tavşanların bazıları hamileydi. Tavşanları yakalamak için köpek kapanları kullandık, balıkçı filesi var, onlarla çok rahat yakalayabiliyoruz. Mağdur, yaralanmış kedileri yakaladığımız aparatları da burada kullandık, sevdikleri yiyecekleri yanımızda getirdik. Özellikle akşamları çalışma yapıyoruz, hava kararınca ortaya çıkıyorlar.” diye konuştu.
Taştekin, tavşanların yoğunlukla köprünün çevresindeki boşluklara sığındığını, oradan çıkarabilmek için köprünün etrafını balıkçı ağı ile sardıklarını, ardından yakalama çalışması yaptıklarını anlattı.
Hava karardığı için tavşanları görebilme konusunda zorluk çektiklerini ifade eden Taştekin, tüm tavşanları kurtarana kadar çalışmaları sürdüreceklerini söyledi.
“Tavşanları buraya bırakmak demek, ölüm demek”
Taştekin, tavşanların bu alana terk edilmesinin kabul edilebilir olmadığını vurgulayarak, “Bu akli olarak yapılabilecek bir şey değil, vicdani olarak da korkunç bir şey. Burada ölen tavşanlar gördük, hava çok soğuk, yağmur yağıyor, buraya atılmaları büyük bir ahlaki problem. Bu tavşanları buraya bırakmak demek, ölüm demek. Kabul edilebilir bir şey değil. Birçok dernek, kuruluş var, keşke buraya atmayıp bize ulaşsalardı.” ifadelerini kullandı.
“Soruşturma başlatılmalı”
PATİKARA Hayvan Koruma Derneği kurucu üyesi Mahir Kara, 5. gün yaptıkları çalışma sonucu 16 tavşanı daha kurtardıklarını, çalışmaların devam ettiğini söyledi.
Kara, kurtarılan tavşanlardan birinin hamile olduğunu, tedaviye alındığı klinikte doğan 6 yavru tavşandan 4’ünün öldüğünü aktardı.
Kurtarılan tavşanların 3 klinikte tedavi gördüğünü belirten Kara, “Tedaviler tamamlandıktan sonra yasal sürece bakmamız gerekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, belediye savcılık üzerinden soruşturma başlatmalı. Çünkü burada bir suç var, bu tavşanlar suçun delilleri. Hukuki sürecin işleyişine göre tavşanların geleceğini planlayacağız. Kefil olabileceğimiz dernekler sahiplendirmek için önceliğimiz ama kısırlaştırma şartıyla.” dedi.
]]>Kacır, X sosyal medya hesabından, Gezeravcı’nın uzaya fırlatılması öncesinde Kennedy Uzay Merkezi’nde yapılan bilgilendirme toplantısına ilişkin paylaşımda bulundu.
Florida Türk Uzay Bilim Misyonu için gerçekleştirilen bu yolculuğun ilk adım olduğunu belirten Kacır, “Bu yolculuk, tüm dünya için barış ve esenlik mesajlarımızı, ‘daha adil bir dünya mümkün’ iddiamızı güçlendiriyor. Alper Gezeravcı, bayrağımız ile Türk çocuklarının ve gençlerinin hayallerini uzaya götürüyor. Yolumuz açık olsun.” değerlendirmesinde bulundu.
Bakanlıktan alınan bilgiye göre, toplantıda, milyonlarca gözün bu tarihi ana şahitlik ederek ekranlara kilitlendiğini vurgulayan Bakan Kacır, “Bugün, Cumhuriyet’imizin 100. yılını kutlarken Türkiye için tarihi bir mihenk taşını da hep birlikte idrak ediyoruz. İlk kez bir Türk vatandaşı uzaya yolculuk edecek ve büyük öneme sahip bilimsel bir misyona katkıda bulunacak.” ifadesini kullandı.
Kacır, içinde bulunulan anın sadece bilinmeyene doğru gerçekleştirilen bir sıçrama değil, aynı zamanda bir mirasın sürdürülme anı olduğunu belirtti.
Ülke tarihinin Fergani, Ali Kuşçu, El Cezeri ve Uluğ Bey gibi alanında öncü, temsil ettikleri medeniyetin kültür ve değerleriyle yoğrulan isimlerle dolu olduğuna dikkati çeken Kacır, şunları ifade etti:
“Onların sahip olduğu sorgulama ve keşif ruhu, bugün bizlerin de taşıdığı bir meşaledir. Uzay bilimine olan iddialı girişimiz Alper Gezeravcı ile başlıyor. O sadece bir astronot değil aynı zamanda milli gururumuzdur. Cesareti, azmi ve vatanseverliği, Türk Hava Kuvvetlerinde jet pilotu olarak görev yaptığı süre boyunca açıkça görülmüştür. Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’na doğru yükselir ve bayrağımızı taşırken, her Türk çocuğunun ve gencinin hayallerini ve hedeflerini de taşıyor. Gençlerimizin gökyüzü kadar yüksek ve derin olan hedefleri, onun yolculuğuyla yeni kanatlar bulacak.”
“Hep birlikte yıldızlara bakalım”
Kacır, Gezeravcı’nın görevinin, aynı zamanda eğitim ve yeniliklere olan ulusal bağlılığın da göstergesi olduğunu vurguladı.
Bakan Kacır, Anadolu’nun küçük bir şehri olan Muş’taki öğretmenden, dünyanın en büyük havacılık ve teknoloji festivali TEKNOFEST’te başarı gösteren genç zihinlere kadar Türkiye’nin bilim insanları ve yenilikçi bireylerden oluşan bir nesil yetiştirdiğine işaret etti.
Kacır, NASA, SpaceX ve Axiom Space gibi uluslararası ortakların işbirliği ve desteğine duydukları minnettarlığı da ifade etti. Onların rehberlikleri ve deneyimlerinin bu misyona hazırlanırken kendilerine yol gösterdiğini belirten Kacır, İtalya, İsveç ve Avrupa Uzay Ajansını da (ESA) bu tarihi misyona katılımlarından dolayı kutladı.
Kacır, bu yolculuğun, Türkiye için sadece bir başlangıç olduğunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliği altında Türkiye’nin, ulusal uzay programında büyük adımlar attığını ifade etti.
Amaçlarının “sadece yeni sınırları keşfetmek değil, uzay bilimi ve teknolojisinde öncü bir ulus olmak” olduğunu belirten Kacır, şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuya dair öngörüsü ve bağlılığı, Türkiye’yi uzay keşfinde yenilik ve ilerleme ile eş anlamlı bir geleceğe doğru ilerletiyor. Bu yeni döneme adım atarken, koyduğumuz hedefler sadece ulusumuza değil, tüm insanlığa hizmet edecektir. Uzayda gerçekleştirilen keşifler, farklılıklarımızı aştığımız ve birlikte çalıştığımız takdirde başarabileceklerimizin bir kanıtıdır. Alper Gezeravcı, uzay yolculuğunu gerçekleştirirken, dünya barışı ve refahına dair mesajımızı da beraberinde taşımaktadır. Bu görev, umudun bir işareti olsun. Gerçekleştireceğimiz işbirliği, kurduğumuz ortak hayaller ve bilgi arayışındaki kararlılığımız sayesinde başarıya ulaşabileceğimizi bizlere hatırlatsın. Hep birlikte yıldızlara bakalım ve daha adil bir dünyanın mümkün olduğu bir gelecek için birlikte çalışalım.”
]]>Uzay yolcuğu Bursa’da heyecanla izlendi
BURSA – SpaceX’e ait uzay aracı, Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı’nın da içinde bulunduğu NASA’nın Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden başarıyla fırlatıldı. ABD yerel saatiyle 16.49’da başlayan tarihi uçuşu Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve vatandaşlar, Bursa’daki Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’ndeki dev ekranda takip etti.
Tarihi anı vatandaşlarla izleyen Bakan Tunç, “Bugünü hiç unutmayacağız. Türkiye’nin artık bilimde, uzay teknolojisinde, sanayide ve diğer alanlarda nasıl ilerlediğini hep beraber görüyoruz. Türkiye Yüzyılı bilimin de yüzyılı olacak inşallah. Bu yüzyıl çocuklarımızın, gençlerimizin omuzunda yükselecek” dedi.
GUHEM’e ilk kez geldiğini ve gurur duyduğunu ifade eden Tunç, GUHEM’in Türkiye’ye kazandırılmasında emeği geçen herkese çok teşekkür ettiğini belirterek, Alper Gezeravcı uzayda 13 tane deney yapacağını belirterek, şunları kaydetti:
“Gezeravcı 14 gün sonra inşallah aramıza dönecek. Türkiye’de onu coşkuyla karşılayacağız ve orada yaptığı deneyleri milletimize anlatacak. Bu ilk olacak ama bundan sonrası artık peşi sıra gelecek. Özellikle uzay teknolojisi alanında çok sayıda bilim insanı ülkemizden yetişecek. Bunu hep beraber göreceğiz. Bugün bu bir başlangıç. Türkiye’nin uzayda kendi ürettiği uyduları var. Haberleşme uyduları var ve sürekli geliştirdiği uyduları var. Savunma sanayi teknolojisinde belli bir noktaya geldik. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun gösterdiği hedefte hiç durmadan ilerlemeye devam ediyoruz. İşte bugün de bunun en güzel örneğini gördük. Alper’e hayırlı yolculuklar diliyoruz. 14 gün sonra aramıza inşallah sağ salim gelmesine ve orada gördüklerini, yaşadıklarını, yaptığı deneyleri anlatmasını bekliyoruz. Nice uzay yolculukları inşallah. Türkiye Yüzyılı inşallah bilimin yüzyılı olacak, teknolojinin yüzyılı olacak. Gençlerin ve çocukların yüzyılı olacak. Ben tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Ülkemizin daha nice başarılara adım atmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Bakan Tunç’a eşlik eden Vali Mahmut Demirtaş, “İnşallah Alper kardeşimiz 13 gün sonra aramıza sağ salim dönecek. Bugün bu noktaya gelmemize vesile olan Cumhurbaşkanımızın çok büyük emekleri var. Kendimize güvenmemiz lazım. Çok büyük bir şey başardık. İnşallah ülkemiz 22 yıl sonra daha güzel şeyleri başaracağına inanıyorum” diye konuştu.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise, “Hayatımdaki en özel anlardan bir tanesi. Ülkemizin geleceği çok parlak. Çocuklarımız çok çalışmalı. Hep birlikte çok güzel işler yapacağız. Kardeşimiz belki uzaya çıkan ilk isim oldu ama inanıyorum ki çok gencimiz uzaya çıkıp orada bilimsel çalışmalar yapacak” dedi.
Bursa Ticaret Sanayi Başkanı Odası İbrahim Burkay, katıldığı tarihi organizasyonda, “Özellikle Türkiye’nin 100. yılında ortaya koymuş olduğu uzay misyonu, bizim en büyük yol haritamız oldu. Biz dedik ki Türkiye’nin ilk gökbilimi Bursa’da niye olmasın, diyerek projeye başladık. Çok şükür bugün ilk astronotumuzu Uluslararası Uzay İstasyonunda bu akşam yolladık. Bu çok büyük bir hayal. Ülkemizin en büyük 10 ekonomik ülkeler seviye girmesinde bu alan olmazsa olmaz.” diye konuştu.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Büyükşehir Başkanı Alinur Aktaş ve AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan eşlik etti.
GUHEM’in Gezeravcı’nın uzay yolculuğuyla ilgili Youtube üzerinden yaptığı canlı yayını 300 bin kişi izledi.
]]>Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı’nın da içinde bulunduğu SpaceX’e ait uzay aracı, ABD yerel saatiyle 16.49’da (TSİ 00.49) NASA’nın Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden başarıyla fırlatıldı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Gezeravcı’nın uzay yolculuğunu vatandaşlarla birlikte Bursa’daki Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nde (GUHEM) takip etti.
Tarihi ana tanıklık eden Bakan Tunç ve beraberindekiler, uzay aracının fırlatılmasını ve başarılı bir şekilde yol almasını kurulan dev ekranda izledi.
Bakan Tunç, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcında Türkiye’nin uzay yolculuğuna çıkan Alper Gezeravcı’nın uzaya gidişini Bursa’da vatandaşlarla beraber izlediğini söyledi.
Türkiye için çok büyük bir an olduğunu aktaran Tunç, “Bugünü hiç unutmayacağız. Türkiye’nin artık bilimde, uzay teknolojisinde, sanayide ve diğer alanlarda nasıl ilerlediğini hep beraber görüyoruz. Türkiye Yüzyılı bilimin de yüzyılı olacak inşallah. Bu yüzyıl çocuklarımızın, gençlerimizin omuzunda yükselecek.” dedi.
GUHEM’in Bursa’nın ve Türkiye’nin bilim yolculuğunda kazandırılan çok önemli bir eser olduğunu ifade eden Tunç, GUHEM’e ilk kez geldiğini ve gurur duyduğunu belirterek buranın Türkiye’ye kazandırılmasında emeği geçen herkese çok teşekkür etti.
“Türkiye Yüzyılı inşallah bilimin yüzyılı olacak”
Bakan Tunç, Alper Gezeravcı’nın uzayda 13 deney yapacağını belirterek, şunları kaydetti:
“Gezeravcı 14 gün sonra inşallah aramıza dönecek. Türkiye’de onu coşkuyla karşılayacağız ve orada yaptığı deneyleri milletimize anlatacak. Bu ilk olacak ama bundan sonrası artık peşi sıra gelecek. Özellikle uzay teknolojisi alanında çok sayıda bilim insanı ülkemizden yetişecek. Bunu hep beraber göreceğiz. Bugün bu bir başlangıç. Türkiye’nin uzayda kendi ürettiği uyduları var. Haberleşme uyduları var ve sürekli geliştirdiği uyduları var. Savunma sanayi teknolojisinde belli bir noktaya geldik. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun gösterdiği hedefte hiç durmadan ilerlemeye devam ediyoruz. İşte bugün de bunun en güzel örneğini gördük. Alper’e hayırlı yolculuklar diliyoruz. 14 gün sonra aramıza inşallah sağ salim gelmesine ve orada gördüklerini, yaşadıklarını, yaptığı deneyleri anlatmasını bekliyoruz. Nice uzay yolculukları inşallah. Türkiye Yüzyılı inşallah bilimin yüzyılı olacak, teknolojinin yüzyılı olacak. Gençlerin ve çocukların yüzyılı olacak. Ben tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Ülkemizin daha nice başarılara adım atmasını Cenabıallah’tan niyaz ediyorum.”
Bursa Valisi Mahmut Demirtaş da bugün Türkiye olarak bir gurur yaşadıklarını vurgulayarak, “Allah kısmet ederse kardeşimiz 14 gün sonra tekrar aramıza katılacak ve orada yaşadıklarını bize anlatacak. Bugün bu noktaya gelmemizde Sayın Cumhurbaşkanımızın çok büyük katkıları var. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere bakanlarımıza, milletimize şükranlarımızı arz ediyoruz. Kendimize güvenmemiz lazım. Çok büyük bir şey başardık. Ülkemizin bundan sonra daha güzel şeyleri yapacağın yürekten inanıyorum.” diye konuştu.
Bakan Tunç’a, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Büyükşehir Başkanı Alinur Aktaş ve AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan eşlik etti.
Bakan Tunç, canlı yayın öncesi GUHEM’i gezerek merkezdeki interaktif düzenekleri inceledi, çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Bu arada GUHEM’in Gezeravcı’nın uzay yolculuğuyla ilgili Youtube üzerinden yaptığı canlı yayını 300 bin kişi izledi.
]]>İç Anadolu’yu Karadeniz Bölgesi’ne bağlayan, Sivas-Giresun güzergahında Eğribel Geçidi’nde yapılan tünel, her biri 5 bin 900 metrelik çift tüpten oluşuyor.
Tipi ve fırtına nedeniyle ulaşımın zaman zaman durduğu Eğribel Geçidi’nde, güvenli ve hızlı ulaşım imkanı sağlayan tünelle yol 6,5 kilometre kısaldı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 2021 sonunda tek tüpten çift yönlü ulaşıma açtığı tünelin, diğer tüpündeki asfalt dökümü, elektronik ve aydınlatma çalışmaları tamamlandı.
Diğer tüpün de 1 Kasım 2023’te ulaşıma açıldığı Eğribel Tüneli; kar, tipi ve fırtına nedeniyle geçmişte yolda kalan bölge halkının bu kış mevsiminde ulaşımını kolaylaştırdı.
İç kesimdeki Alucra ilçesinde yaşayan Adem Kınık, AA muhabirine, tünel inşa edilmeden önce ulaşımın kendileri için bir ızdırap olduğunu söyledi.
Kış şartlarının bölgede ağır geçtiğinin altını çizen Kınık, tünelin açılmasıyla artık ulaşım probleminin kalmadığını ve seyahatin çok kolaylaştığını belirtti.
Kınık, tünelden önce Eğribel Geçidi’ni aşamadıkları zamanlar olduğunu ifade ederek, “Dağda çok kaldık, 18 saatte gittiğimiz zamanlar oldu ama şu anda böyle bir problemimiz yok. 1,5 saatte Giresun şehir merkezine gitmek mümkün. Devletimizden Allah razı olsun, memleket için güzel bir kolaylık.” dedi.
Mahmut Gündüz ise Alucra ilçesinden Giresun merkeze gitmek için yola çıktıklarında akıllarına hep “Acaba Eğribel Geçidi açık mı?” sorusunun geldiğini vurgulayarak, “Tünel inşa edilmeden önce ‘acaba tipi var mı, kar var mı, geçebilir miyiz, çığ gelir mi?’; bunları düşünürdük. Çığda kalanlar çok oldu, ben de kaldım, tam yakınımıza çığ geldi. Şu an bu sorunlar yok.” diye konuştu.
Tünelin çok büyük bir hizmet olduğunu vurgulayan Gündüz, şunları kaydetti:
“İnsanlar rahatladı, hastamız olsa Alucra’dan çıktığımızda Giresun merkeze rahat bir şekilde korkmadan gidebiliyoruz, çok şükür, Allah yapandan razı olsun. Tünel olmasaydı bugün mesela karlı hava şartlarında belki de bu yolda olmayacaktık, korkardık, çok acil bir durumumuz olmasa gelmezdik. Şimdi bunu hiç düşünmüyoruz, çok şükür tünelimiz açık; çıkıyoruz, yolun kapanacağı aklımızdan gelmiyor. Allah devletimizden razı olsun.”
“İstediği kadar kar yağsın, hiçbir sıkıntımız yok”
İl merkezindeki hastaneden Şebinkarahisar’a dönen Burhan Şenol da “Şebinkarahisar’daki hastaneden başka hastanelere sevk edildiğimizde gitmek sıkıntıydı. Tüneli yapanlardan Allah razı olsun, gayet memnunuz. Tünel yokken, yolda kalmayı bırakın gidemiyorduk, Eğribel Geçidi’nin en başında çıkmaya zorlanıyorduk. Şu anda ise kışı görmeden geçiyoruz, şimdi istediği kadar kar yağsın, hiçbir sıkıntımız yok.” ifadelerini kullandı.
İsmail Çetin de tünelin açılmasıyla yolun kısaldığını belirterek, “Tünele giriş ile çıkışım 8 dakika ama Eğribel Geçidi’nden gitmiş olsaydım bu süre çok daha uzun olurdu, karda daha da zor olurdu. Mayıs ve haziran aylarında bile kar oluyordu, şimdi rahatız. Kar lastiğimizi takıyoruz ve durmadan gidebiliyoruz.” dedi.
]]>DÜZCE’de, ‘Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı Projesi’nin açılış programına katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Ulaşım ve iletişim yatırımlarını; kesintisiz kalkınmanın, rekabetçi bir ekonominin, sosyal etkileşimin, sürdürülebilir şehirciliğin ve refahın temeli olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 21 yıla 100 yıllık işler sığdırdık” dedi.
Düzce Belediyesi tarafından hazırlanan ‘Düzce Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı Projesi’nin açılış toplantısı Erol Güngör Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Toplantıya Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile AK Parti Düzce milletvekilleri Ayşe Keşir ve Ercan Öztürk, Düzce Valisi Selçuk Aslan, Belediye Başkanı Faruk Özlü, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bürokratları, siyasi parti il başkanları, kurum müdürleri ile davetliler katıldı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, konuşmasında, ulaşım ve altyapı alanında yaptıkları çalışmaları anlatarak, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle, ‘Siyaset demek; ülke için eser üretmek, millete hizmet etmek’ demektir. Son 21 yıldır bu anlayışla çalışıyor, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin her köşesini büyük eser ve hizmetlerle buluşturuyoruz. Birbiri ardına tamamladığımız projeleri, eser ve hizmet siyasetimizin en önemli unsuru olarak görüyor, milli kalkınma yolunda hızla ilerliyoruz. Ulaşım, haberleşme ve şehircilik alanında gerçekleştirilen yatırımlarla çehresi aydınlanan Türkiye’mizin gelecek vizyonunu; dünyanın nabzını tutarak, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ve daima entegrasyonu merkeze koyarak şekillendiriyoruz. Tesis ettiğimiz ulaşım ağlarıyla, ekonomik faaliyetlerin, kültür ve medeniyetin yurt sathına yayılması idealine tüm imkan ve gayretimizle hizmet etmekteyiz. Güçlü, modern ve sağlam altyapı ve üstyapı temelinde ‘Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edecek, milletimizin hayat kalitesini devamlı yükselteceğiz. Ulaşım ve iletişim yatırımlarını; kesintisiz kalkınmanın, rekabetçi bir ekonominin, sosyal etkileşimin, sürdürülebilir şehirciliğin ve refahın temeli olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 21 yıla 100 yıllık işler sığdırdık. Ülkemizin ulaşım ve haberleşme altyapısına yaklaşık 250 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. Marmaray, Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim, Osmangazi, 1915 Çanakkale köprüleri, İzmir-İstanbul, Ankara-Niğde ve Kuzey Marmara Otoyolları gibi dev projeleri birbiri ardına hayata geçirdik. Yüksek standartlı, bölünmüş yollarla ülkemizin her noktasını hızlı, güvenli ve konforlu bir şekilde erişim sağlar hale getirdik” diye konuştu.
‘YAVUZ SULTAN SELİM KÖPRÜSÜNDEN DEMİR YOLUNU GEÇİRMEK İÇİN ÇALIŞILIYOR’
Bakan Uraloğlu, açıklamasında, “6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı 29 bin 373 kilometreye, 1714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye yükselttik. 10 bin 948 kilometre olan demir yolu ağımızı 14 bin 165 kilometreye yükselttik. Ülkemizi sıfırdan hızlı trenle buluşturarak 2 bin 251 kilometre hızlı tren ağı inşa ettik. 2002’den bu yana aktif havalimanı sayımızı 26’dan 57’ye ve terminal kapasitemizi 55 milyon yolcudan 337,5 milyon yolcuya çıkardık. Dış hatlarda 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken, uçuş ağımıza 283 yeni nokta ekleyerek 343 noktaya yükselttik. Denizcilik alanında 152 olan uluslararası liman sayımızı 190’a, 37 olan tersane sayımızı 85’e, 8 bin 500 olan yat bağlama kapasitemizi de 25 binin üzerine çıkardık. 12’nci Kalkınma Planımız doğrultusunda 2028 yılında bölünmüş yol ağımızı 31 bin kilometrenin üzerine, 2053 hedefimiz kapsamında ise 38 bin kilometrenin üzerine çıkarmayı planlıyoruz. Avrasya Tüneli ve Marmaray ile İstanbul Boğazı’nın altından hem kara yolu hem de demir yolu geçişi tesis ettik. Kara yolu geçişini hizmete aldığımız Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden şimdi de demir yolunu geçirmek için çalışmalar yürütüyoruz. Geleceği bugünden tasarlarken; lojistik, mobilite ve dijitalleşme odağında, bilimsel temelli, çevreci, sürdürülebilir ve tarihe duyarlı bir ulaşım altyapısını ülkemize kazandırmak için çalışmaya devam ediyoruz. 2053 vizyonumuzla ülkemizin ihtiyaç duyduğu ulaştırma ve altyapı yatırımlarını önümüzdeki 30 yıl için planladık” ifadelerini kullandı.
‘ÜLKEMİZ ÖNEMLİ HAVZALARDA BULUNUYOR’
Yer altı kaynakları açısından Türkiye’nin önemli noktada olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, “Dünyanın en önemli petrol rezervlerine sahip Orta Doğu ve Hazar Havzası, önemli deniz ulaştırma yollarının kavşağı durumunda bulunan Akdeniz Havzası, tarihte her zaman önemini sürdürmüş olan Karadeniz Havzası ve Türk boğazlarının oluşturduğu coğrafyanın merkezinde etkili bir konumda bulunuyor. Konumumuzun avantajından hareketle ulaşım stratejilerimizi küresel ve bölgesel şartlar ışığında yeniden tanımlamak ve bu stratejileri her daim güncel tutmak Türkiye için vazgeçilmezdir. Bu kapsamda ülkemiz, ‘Orta Koridor’ güzergahının kısa, orta ve uzun vadede geliştirilmesinde ve iyileştirilmesinde kararlıdır. Gerek son dönemde yaşanan gelişmeler sebebiyle, kuzey koridoru yerine orta koridoru kullanma isteği gerekse giderek artan ticaret hacmi, Orta Koridor’da yük taşımacılığı hacmini arttırmak için tarihi bir fırsat ortaya koymaktadır. Bunun sağlanması için de büyük projeler üstlenerek hem Orta Doğu hem de Afrika kıtasıyla ortak projeler geliştirmeye odaklanmış durumdayız” dedi.
‘İPEK YOLU’NU AVRUPA’YA BAĞLIYORUZ’
Bakan Uraloğlu, İpek Yolu’nun Marmaray aracılığıyla Avrupa’ya bağlanacağını belirterek, “Bakü-Tiflis-Kars demir yolu ile Çin’den ülkemize ulaşan yeni İpek Yolu’nu Marmaray üzerinden Avrupa’ya bağlıyoruz. Azerbaycan ile ülkemiz arasındaki mesafeleri kısaltacak olan Zengezur Koridoru ile Bakü Limanı doğrudan ülkemize bağlanacaktır. Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi üzerinden Irak’a gelecek yükleri Avrupa’ya ulaştıracak Kalkınma Yolu projesinde çalışmalar devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
‘YATIRIMLARIMIZI ARTAN NÜFUSU KARŞILAYACAK ŞEKİLDE YAPIYORUZ’
Bakan Uraloğlu, yatırımları illerin büyümesine göre planladıklarını ifade ederek, “Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ülkemizde 2007 yılında nüfusun yüzde 70’i il ve ilçelerde yaşarken, bugün 85 milyonu aşan nüfusumuzun yaklaşık yüzde 93’ünün il ve ilçelerde yaşadığını görüyoruz. İl ve ilçe merkezlerinde yaşanan bu nüfus artışına paralel olarak şehirlerimiz de yeni konut projeleriyle büyük bir değişim içine girmiş durumda. Ancak tabii ki sadece konut yapmayla iş bitmiyor. Bu değişim yanında ulaşım ve lojistik hizmetleri, etkili sağlık hizmetleri, gelişmiş eğitim hizmetleri ve benzeri tüm konularda yeni ihtiyaçları ortaya çıkarıyor. Artan nüfus oranları da artık geleneksel yaklaşımların dışında, sürdürülebilir politika ve projelerle, ileri teknolojileri içeren çözüm arayışlarını zorunlu kılıyor. Bu noktada bugün hem ülkemizde hem de dünyada birçok şehrin dijital dönüşüm sürecinden geçtiğini ve bu değişeme adapte olmayı çalıştığını görüyoruz” dedi.
]]>Ergene ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde, 25 Haziran 2021’de sağanak nedeniyle derenin taşması ile kıyıda oyun oynayan Burak Önder, kardeşi Barış Önder ve arkadaşları Mustafa Aslan, suya kapıldı. Dere üzerindeki kanalizasyon künkleri içinde 500 metre mesafedeki dere yatağına sürüklenen Burak Önder ile Mustafa Aslan hayatını kaybetti; Barış Önder çevredekilerce kurtarıldı. Çocukların ölümünün ardından Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında; İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Dr. Murat Kuruoğlu, Dr. Fethi Kadıoğlu ve Dr. Oral Yağcı’dan oluşan bilirkişi heyeti, bölgede 10 Şubat 2022’de inceleme yaptı. 2 saat süren incelemede heyet, çocukların içinde sürüklendiği beton künkleri metre ile ölçtü. Boğulmaktan son anda kurtarılan Barış Önder de olay günü yaşadıklarını heyete anlattı.
‘İNSAN GİRİŞİNİ ENGELLEYEN ÖNLEM ALINMAMIŞ’
Bilirkişi heyeti, hazırladığı raporu Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundu. Raporda, olayda herhangi bir kasıt bulunmadığı, kaza olduğu nitelendirildi. Olayın meydana gelmesinde, hidrolik olarak açık kanalın etrafında; insan girişini engeller nitelikte tel, çit ve benzeri herhangi bir önlem alınmamış olmasının etkisine dikkat çekilen raporda, Benzer şekilde yolun kenarında zemin altında yer alan betondan yapılmış 200 metre uzunluğundaki boru menfezlerin ağzında boruya katı madde girişini engeller nitelikte koruyucu bir ızgaranın olay sarihinde bulunmuyor olması da başka bir etken olarak değerlendirilmiştir denildi.
‘KANALI USULÜNE UYGUN KAPAMAYAN İDARE ASLİ KUSURLU’
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Ergene Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nün ‘asli kusurlu’ bulunduğu raporda, şunlar kaydedildi 2016-2017 yılları arasında açık kanalı, kapalı kanal haline getiren idarenin belirlenmesi gerekmektedir. Bu idareler kapsamında ise Ergene Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nden hangisinin kanalı kapalı hale getirdiğinin belirlenmesi halinde; gerek kanal girişlerinin güvenliğinin sağlanmaması gerek yoldan gelen suyun taşkın yapmasına neden olması kapsamında, su kenarında bulunan menfezlerin ani suyla yaşamlarını yitirmesine neden olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. Bu nedenle bu işleri yapan idarenin gerekli özeni borunun yerine getirilmemiş olması karşısında, 2016-2017 arasında kapalı kanalı usule uygun yapmayan idarenin asli kusurlu olduğu takdiri savcılığınıza ait olmak üzere değerlendirilmiştir.
‘YOLDA DEFORMASYONA MÜDAHALE EDİLMEMİŞ’
Raporda ayrıca olayın meydana geldiği bölgede otoyolun menfez bölgesinde oluşan deformasyona da müdahale edilmediği kaydedildi. Otoyolun bakımından sorumlu belediyenin bu nedenle ‘tali kusurlu’ bulunduğu raporda, Bu açıdan 2016 yılında kapalı kanal yaparken bu kanalın yola etkisinin göz önüne alınmadığı yoldaki deformasyon artışı ile sabittir. Deformasyonlar olmasına rağmen yol bakımı sırasında da 2018 yılından olayın olduğu tarihe kadar da müdahale edilmediği de görülmektedir. Bu açıdan yolun bakımından sorumlu idarenin tarihleri göz önüne alarak belirlenmesi ve bu idarenin olayın oluşumunda denetim eksikliği kapsamında takdiri savcılığınıza ait olmak üzere tali kusurlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır denildi.
6 KİŞİ HAKKINDA SORUŞTURMA İZNİ
İçişleri Bakanlığı, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sürdürdüğü soruşturmada, 2,5 yıl sonra Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel, dönemin Fen İşleri Müdürlüğü’nden sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Hülya İnci, Belediye Başkan Yardımcıları Mehmet Cebeci, Gökhan Akman, Fen İşleri Müdür vekili Hilal Altun ve eski Fen İşleri Müdür Vekili tekniker Fuat Renksor, hakkında soruşturma izni verildi. İzin kararında olay anlatılarak, şöyle denildi Olayın meydana geldiği yağmur suyu tahliye şebekesininhattının kapalı şekilde olduğu, çift sıra büzden oluştuğu, büzlerin iç çapların 50 santimetrelik, yaklaşık 200 metre uzunluğunda olduğu, olayın meydana geldiği yağmur suyu tahliye şebekesininhattının 2016 yılında Ergene Belediyesi tarafından yapıldığı ve bu tahliye şebekesininhattının Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne (TESKİ) devrinin yapılmadığı, bilirkişi raporunda da ‘kapalı kanal yapılırken gerek kanal girişlerinin güvenliğinin sağlanmaması, gerekse yoldan gelen suyun taşkın yapmasına neden olması kapsamında, maktullerin ani su ile yaşamlarını yitirmesine neden olunduğu, 2016-2017 yıllarında kanalı usule uygun yapmayan Ergene Belediyesi’nin gerekli dikkat ve özeni yerine getirmemesinden dolayı asli kusurlu olduğu’ değerlendirmesi yapıldığı anlaşıldığından soruşturma izni verilmesini karar verilmiştir.
‘İZİN BİZİ MEMNUN ETTİ’
Ölen çocukların ailelerinin avukatı İbrahim Doğan, İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma izni vermesinin kendilerini memnun ettiğini belirtti. Doğan, Aradan geçen zaman içerisinde yapmış olduğumuz müracaatlarımız, başvurmuş olduğumuz hukuki yollar ulaşmış olduğumuz merciler, taleplerimize karşı duyarlı davrandılar. İçişleri Bakanlığı’ndan bizzat Bakanımız Ali Yerlikaya imzasıyla soruşturma iznimiz geldi. Bu soruşturma izninde Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel’in de aralarında bulunduğu 6 kişi için soruşturma izni verildi. Bundan sonraki süreçte bu şahıslar ile ilgili hazırlanacak iddianameyi bekleyeceğiz. Ancak daha öncesinde dosya kapsamında düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda kusurlu bulunduğu belirtilen diğer kurumlar ile ilgili soruşturma iznini verilmesini bekliyorduk. Bunlarla hali hazırda verilmiş bir soruşturma izni yok, bu hususun da takipçisi olacağız. Verilmiş olan soruşturma izni kısmen bizi memnun etmiş olsa da bize göre tam anlamıyla yeterli değil. Çünkü bu olayda kusurlu olan farklı kurumların da bulunduğu özellikle Büyükşehir Belediyesi ve ona bağlı TESKİ başta olmak üzere birden fazla sorumlu kurumun olduğu noktasında bir hukuki düşüncemiz ve kanaatimiz var. Bilirkişi raporu da bizim bu kanaatimizi destekler mahiyetteydi. Bu sebeple verilmiş olan soruşturma izni tam yeterli değil ancak daha önceki sürece göre dediğimiz gibi kısmi de olsa bir soruşturma izni gelmiş olması da bizi memnun etti diye konuştu. (DHA)
]]>Ergene ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde, 25 Haziran 2021’de sağanak nedeniyle derenin taşması ile kıyıda oyun oynayan Burak Önder, kardeşi Barış Önder ve arkadaşları Mustafa Aslan, suya kapıldı. Dere üzerindeki kanalizasyon künkleri içinde 500 metre mesafedeki dere yatağına sürüklenen Burak Önder ile Mustafa Aslan hayatını kaybetti; Barış Önder çevredekilerce kurtarıldı. Çocukların ölümünün ardından Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında; İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Dr. Murat Kuruoğlu, Dr. Fethi Kadıoğlu ve Dr. Oral Yağcı’dan oluşan bilirkişi heyeti, bölgede 10 Şubat 2022’de inceleme yaptı. 2 saat süren incelemede heyet, çocukların içinde sürüklendiği beton künkleri metre ile ölçtü. Boğulmaktan son anda kurtarılan Barış Önder de olay günü yaşadıklarını heyete anlattı.
‘İNSAN GİRİŞİNİ ENGELLEYEN ÖNLEM ALINMAMIŞ’
Bilirkişi heyeti, hazırladığı raporu Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundu. Raporda, olayda herhangi bir kasıt bulunmadığı, kaza olduğu nitelendirildi. Olayın meydana gelmesinde, hidrolik olarak açık kanalın etrafında; insan girişini engeller nitelikte tel, çit ve benzeri herhangi bir önlem alınmamış olmasının etkisine dikkat çekilen raporda, “Benzer şekilde yolun kenarında zemin altında yer alan betondan yapılmış 200 metre uzunluğundaki boru menfezlerin ağzında boruya katı madde girişini engeller nitelikte koruyucu bir ızgaranın olay sarihinde bulunmuyor olması da başka bir etken olarak değerlendirilmiştir” denildi.
‘KANALI USULÜNE UYGUN KAPAMAYAN İDARE ASLİ KUSURLU’
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Ergene Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nün ‘asli kusurlu’ bulunduğu raporda, şunlar kaydedildi:
“2016-2017 yılları arasında açık kanalı, kapalı kanal haline getiren idarenin belirlenmesi gerekmektedir. Bu idareler kapsamında ise Ergene Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nden hangisinin kanalı kapalı hale getirdiğinin belirlenmesi halinde; gerek kanal girişlerinin güvenliğinin sağlanmaması gerek yoldan gelen suyun taşkın yapmasına neden olması kapsamında, su kenarında bulunan menfezlerin ani suyla yaşamlarını yitirmesine neden olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. Bu nedenle bu işleri yapan idarenin gerekli özeni borunun yerine getirilmemiş olması karşısında, 2016-2017 arasında kapalı kanalı usule uygun yapmayan idarenin asli kusurlu olduğu takdiri savcılığınıza ait olmak üzere değerlendirilmiştir.”
‘YOLDA DEFORMASYONA MÜDAHALE EDİLMEMİŞ’
Raporda ayrıca olayın meydana geldiği bölgede otoyolun menfez bölgesinde oluşan deformasyona da müdahale edilmediği kaydedildi. Otoyolun bakımından sorumlu belediyenin bu nedenle ‘tali kusurlu’ bulunduğu raporda, “Bu açıdan 2016 yılında kapalı kanal yaparken bu kanalın yola etkisinin göz önüne alınmadığı yoldaki deformasyon artışı ile sabittir. Deformasyonlar olmasına rağmen yol bakımı sırasında da 2018 yılından olayın olduğu tarihe kadar da müdahale edilmediği de görülmektedir. Bu açıdan yolun bakımından sorumlu idarenin tarihleri göz önüne alarak belirlenmesi ve bu idarenin olayın oluşumunda denetim eksikliği kapsamında takdiri savcılığınıza ait olmak üzere tali kusurlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır” denildi.
6 KİŞİ HAKKINDA SORUŞTURMA İZNİ
İçişleri Bakanlığı, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sürdürdüğü soruşturmada, 2,5 yıl sonra Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel, dönemin Fen İşleri Müdürlüğü’nden sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Hülya İnci, Belediye Başkan Yardımcıları Mehmet Cebeci, Gökhan Akman, Fen İşleri Müdür vekili Hilal Altun ve eski Fen İşleri Müdür Vekili tekniker Fuat Renksor, hakkında soruşturma izni verildi. İzin kararında olay anlatılarak, şöyle denildi:
“Olayın meydana geldiği yağmur suyu tahliye şebekesinin/hattının kapalı şekilde olduğu, çift sıra büzden oluştuğu, büzlerin iç çapların 50 santimetrelik, yaklaşık 200 metre uzunluğunda olduğu, olayın meydana geldiği yağmur suyu tahliye şebekesinin/hattının 2016 yılında Ergene Belediyesi tarafından yapıldığı ve bu tahliye şebekesinin/hattının Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne (TESKİ) devrinin yapılmadığı, bilirkişi raporunda da ‘kapalı kanal yapılırken gerek kanal girişlerinin güvenliğinin sağlanmaması, gerekse yoldan gelen suyun taşkın yapmasına neden olması kapsamında, maktullerin ani su ile yaşamlarını yitirmesine neden olunduğu, 2016-2017 yıllarında kanalı usule uygun yapmayan Ergene Belediyesi’nin gerekli dikkat ve özeni yerine getirmemesinden dolayı asli kusurlu olduğu’ değerlendirmesi yapıldığı anlaşıldığından soruşturma izni verilmesini karar verilmiştir.”
‘İZİN BİZİ MEMNUN ETTİ’
Ölen çocukların ailelerinin avukatı İbrahim Doğan, İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma izni vermesinin kendilerini memnun ettiğini belirtti. Doğan, “Aradan geçen zaman içerisinde yapmış olduğumuz müracaatlarımız, başvurmuş olduğumuz hukuki yollar ulaşmış olduğumuz merciler, taleplerimize karşı duyarlı davrandılar. İçişleri Bakanlığı’ndan bizzat Bakanımız Ali Yerlikaya imzasıyla soruşturma iznimiz geldi. Bu soruşturma izninde Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel’in de aralarında bulunduğu 6 kişi için soruşturma izni verildi. Bundan sonraki süreçte bu şahıslar ile ilgili hazırlanacak iddianameyi bekleyeceğiz. Ancak daha öncesinde dosya kapsamında düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda kusurlu bulunduğu belirtilen diğer kurumlar ile ilgili soruşturma iznini verilmesini bekliyorduk. Bunlarla hali hazırda verilmiş bir soruşturma izni yok, bu hususun da takipçisi olacağız. Verilmiş olan soruşturma izni kısmen bizi memnun etmiş olsa da bize göre tam anlamıyla yeterli değil. Çünkü bu olayda kusurlu olan farklı kurumların da bulunduğu özellikle Büyükşehir Belediyesi ve ona bağlı TESKİ başta olmak üzere birden fazla sorumlu kurumun olduğu noktasında bir hukuki düşüncemiz ve kanaatimiz var. Bilirkişi raporu da bizim bu kanaatimizi destekler mahiyetteydi. Bu sebeple verilmiş olan soruşturma izni tam yeterli değil ancak daha önceki sürece göre dediğimiz gibi kısmi de olsa bir soruşturma izni gelmiş olması da bizi memnun etti” diye konuştu.
]]>Buzdolabı, televizyon, ısıtma soğutma sistemleri için gerekli olan elektrik enerjisini üstünde yer alan güneş panellerinden alan, yenilikçi tasarımlara sahip ‘Mobil Yaşam Otobüsü’, Makine İkmal Dairesi Başkanlığı atölyelerinde kullanımdan çıkarılan ve atıl vaziyette bulunan eski otobüslerden yapılıyor.
“Mobil Yaşam Otobüsünde ne ararsanız var. 5 yıldızlı otelden farkımız yok”
Mobil Yaşam Otobüsünün içerisinde yatak, televizyon, banyo, lavabo gibi her unsurun yer aldığını belirten Yol ve Asfalt Şube Müdürlüğünde yol asfalt formeni olarak görev yapan Burhan Erol, “Otobüste kısacası ne ararsanız var. 5 yıldızlı otelden hiçbir farkımız yok. Rahatız, sabah dinç kalkıyoruz. İşimizin aksamaması için genelde bu tür işlerde burada kalıyoruz” dedi.
“Mobil Yaşam Otobüsümüz hem ekonomik hem de rahatlık açısından çok güzel”
Büyükşehir Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığında görev yapan ekip çavuşu Aydın Güngör de “Şu anda Gülnar’da hizmet yapıyoruz. Mobil Yaşam Otobüsümüz çok güzel. Hem ekonomik hem de rahatlık açısından çok güzel. Duşu, lavabosu var. Rahatlık ve konfor konusunda da güzel. Başkanımızdan Allah razı olsun. Bize güzel bir hizmet örneği verdi” ifadelerini kullandı.
Önceden ilçeden evlere geri dönüp tekrar gelmenin zor olduğunu söyleyen Güngör, “Çalışma sisteminin içerisinde zaten yoruluyoruz. Bir de bunun üzerine yolculuk yaptığın zaman yorgunluk biraz daha artıyor. Bu hizmetin gelmesiyle beraber bu yorgunluk daha az bir seviyeye düştü. Güzel bir hizmet. Bu hizmetten faydalanmak da bizim için çok güzel” diye konuştu. Otobüste rahat, konforlu ve huzurlu bir şekilde kaldıklarını söyleyen Güngör, “Dün geceden itibaren burada kaldık. Sabah mesai saatlerinden önce ekiple beraber kahvaltımızı yaptık. Daha sonra da yol güvenliğimizi sağlayarak, günlük çalışma sistemimize başladık” şeklinde konuştu.
“Burası bir evi aratmıyor”
Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığında çalışan personel Ahmet Kadir Çalık, “Bugün programımızda Gülnar’ın Büyükeceli yolunda asfalt çalışmaları vardı. Merkezde olduğumuz için mesafe olarak bayağı bir uzağız. Bir günde tekrar gidiş-dönüş yapamıyoruz. Sağ olsun Büyükşehir Belediyemiz bize göre bir karavan ve otobüs tarzında bir araç tahsis etti. İçerisinde yatağımız, banyomuz, lavabomuz, koltuklarımız var. Buzdolabından tutun da ısıtma sistemine, televizyonumuza kadar her şeyi temin etmişler. Burası bir evi aratmıyor. İşimiz bittiği zaman burada istirahatimizi yapıyoruz. Yemeğimizi burada yapıyoruz. İhtiyaçlarımızı burada gideriyoruz. Güzel yani. Bütün işimizi görebiliyoruz. Ev gibi diyebilirim. Başkanımız Vahap Seçer’e çok teşekkür ederiz” diye konuştu.
Mobil Yaşam Otobüsü olmadan önceki süreçten de söz eden Çalık, “Önceden bu araç olmadığı zaman uzun yerlere gün içinde gelip kısa mesafeli işler yapıyorduk. Şu an bu otobüsle beraber hem burada planımızı önceden yapabiliyoruz. Asfaltımızı daha önceden serebiliyoruz, yetişebiliyoruz. Çok memnunuz, her şeyi düşünmüşler. Yatağımızdan tutun, dolabımıza, televizyonumuza, buzdolabımıza kadar her şeyimiz var” dedi, – MERSİN
]]>Kaş’ın vizyon hedeflerine ulaşması için gayretlerini sürdüreceğini ifade eden Başkan Ulutaş, pandemi, deprem ve dünyadaki konjonktürel gelişmelerde dahi faaliyetlere devam ettiklerini, vatandaşların beklentisi olan hizmetlerin bir bir hayata geçtiğini belirtti.
Projelerinden bahseden Başkan Ulutaş, Sıfır Atık Projesi, Kaş Pazar Yeri ve Otopark projesini tamamladıklarını, Kalkan Balıkçı Barınağı’nın düzenlendiğini, yine Kalkan’da Lami Bey Cami’de restorasyon yapıldığını kaydetti. Yeşilköy’de vatandaşların kullandığı çay bahçesinde de düzenlemeler yaptıklarını aktaran Ulutaş, “Orada yaşam alanı oluşturduk. Çocuk parkları yaptık. Yollarımızı parke ya da sıcak asfaltla düzenledik. Kültür merkezi ve sanayi alanının düzenlenmesiyle ilgili projelerimizin ihalesine çıkmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Başkan Ulutaş, Patara Köprüsü hizmette açıldığına da dikkati çekerek, şunları söyledi:
“Ova bölgesinde Muğla’yla Antalya’yı, Seydikemer’le Kaş’ı birbirine bağlayan aynı zamanda Letoon, Xanthos ve Patara antik kentlerini de birbirine bağlayacak Patara Köprüsü’nü,Karayolları Genel Müdürlüğü, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının destekleriyle hayata geçirdik. Tamamladığımız Kınık-Ova arası bisiklet yolunun1,5 kilometrelik etabına ilave 3,5 kilometrelik etap belirli bir aşamaya geldi, onu da 31 Mart’a kadar tamamlamayı hedefliyoruz. Ova bölgemizde Semt Polikliniği projemizi tamamladık,ihalesini planlıyoruz. Kaldırımlar, yol, parke yapımları ve Göl bölgesinde kanal sağlıklaştırma projelerimizi gerçekleştirdik. Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel döneminde başlattığımız Ova Kapalı Spor Salonunun, biz göreve geldiğimiz süreçte devam etmesini talep ettik, bu proje de Büyükşehir Belediyesi tarafından tamamlandı. Kınık bölgesinde pazaryeri ve kapalı otoparkı güzel bir meydanla beraber mahallemize kazandırdık. Kınık Millet Bahçesi projemiz hemen hemen tamamlandı, inşallah en kısa zamanda hizmete alacağız. Kınık’taki Hal inşaatı, Menderes Türel döneminde başlamıştı. Biz göreve gelince bütçe yetersizliğinden bunun durdurulması söz konusu oldu, yeni seçilen yönetimden bunun devam etmesini talep ettik, nihayetinde İller Bankası destekli bu proje devam ediyor. Kınık’ta kurulması planlanan Organize Sanayi Bölgesi’ni, o bölgede hayata geçirmek için çalışmaları başlatmış bulunmaktayız.”
Ulutaş, Patara’da deniz feneri ayağa kaldırıldığını, Çavdır Mahallesi için de büyük bir mesire alanı projelerinin olduğunu açıklayarak, diğer mahallelerde de sosyal yaşam alanları yaptıklarını hatırlattı. Kıyı şeritlere plajlar kazandırdıklarının da altını çizen Ulutaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göreve geldikten sonra taahhüt ettiğimiz hizmetlerin yapılması bizim için çok önemliydi. Biz bunları kendi programımıza almıştık. Bunun için bu projelerin hayata geçirilmesi de bizim mesuliyetimizdeydi. Hükümetimizin ve bakanlıklarımızın bu hizmetleri getirmesiyle ilgili birçok lobi faaliyeti yaptık. Özellikle ilçe merkezinde hükümet konağı, emniyet binası eksikliği vardı. Bununla ilgili çalışmaları takip ettik, yapım çalışmaları başladı ve belli bir aşamaya geldi. Yine Gömbe-Kaş yolunun başlatılmasıyla ilgili ciddi çalışmalarda bulunduk, bunun temelini attık ve yol çalışmaları başladı, devam ediyor. Kalkan-Seydikemer yolunun bizim bölgemizdeki etabının da yapılmasıyla ilgili çalışmalar başladı. Lengüme Köprüsü’nü başlattık. Karadağ’da Gül Ağacı Köprüsü’nün de yapılması çok önemli, çalışmalarımızı başlatacağız. Kasaba ve Sütleğen bölgemizde gölet ve baraj var. Bunların da sürecini takip ediyoruz. Kasaba bölgemizdeki yerleşim alanı sorunu da çözülüyor.”
Başkan Ulutaş son olarak imar planlarına sahip çıkılması gerektiğini vurgulayarak, “İmar planı konusunda Kaş olarak, çok mağduruz. Kaş’ın civarındaki 5 mahallemizde; Gökçeören-Gökseki, Yeniköy, Çukurbağ, Ağullu ve Bayındır’da imar planlarını yaptık. Dava açıldı. Kalkan-Kaş arasındaki duble yolun ÇED aşamasında mahkeme tarafından tekrar yapılması diye karar verildi. Mahkeme buradaki yolu durdurdu, imar planımızı, nüfus projeksiyonunun ele alınmasını gerekçe göstererek, iptal etti. Sadece 1000’likler iptal edilmedi, 5.000’likler, 25.000’likler ve 100.000’likler de iptal oldu, dolayısıyla bu planları tekrar yapmak gerekiyordu. Uzun uğraşlarımız sonucu gerek Çevre Bakanımız gerek Büyükşehir Belediyesiyle yapmış olduğumuz görüşmeler neticesinde önce 100.000’lik yapıldı, sonra 25.000’lik ve 5.000’likler. 1000’likler ocak ayında geçmek kaydıyla bu plan inşallah tamamlanacak ama dava açılmış olması, sürecimizi çok yavaşlattı ve buradaki vatandaşlarımız bu davalardan mağdur oldu. Bu planları yeniden yapıyoruz ancak bizim kadar burada yaşayan vatandaşlarımızın da bunlara sahip çıkması lazım, çünkü mahkeme kararlarıyla iptal edildiği zaman Kaş’a çok yazık olacaktır. Bu planlara topyekün sahip çıkmamız gerektiğini belirtmek istiyorum. Yine Kalkan’da, Kördere, Kalamar, Akbel mevkilerinde imar planları yapıldı. Kırsaldaki köy yerleşik alanlarıyla ilgili tarım görüşünü uzun süredir bekliyoruz. Önce 23 mahallemizin, sonra 17 mahallemizin köy yerleşik alanlarını yapacağız. Tarım görüşünün Tarım Bakanlığından gelmesi halinde ilk etapta 23 mahallemizin, ikinci etapta 17 mahallemizin köy yerleşik alanlarını İlçe ve Büyükşehir Belediyesinden geçirip, süreci tamamlamış olacağız” açıklamasında bulundu. – ANTALYA
]]>AK Parti İzmir İl Başkanlığında, İl Kadın Kolları Başkanlığının devir teslim töreni gerçekleştirildi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve çok sayıda teşkilat üyesinin de katıldığı devir teslim töreninde, Önceki Dönem İl Kadın Kolları Başkanı olan MKYK Üyesi Dilek Yıldız Büyükdağ, görevi Emel Dalkıran’a devretti. Devir teslim töreninde konuşan AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, “AK Parti’nin İzmir’deki kadın kollarımızın, bu şehrin ruhunu ve direncini temsil ettiğini biliyoruz. Bugün burada, görevini büyük bir özveri ve fedakarlıkla yürüten kıymetli Başkanımız, MKYK Üyemiz Sayın Dilek Yıldız Büyükdağ, bu bayrağı, aynı inançla ve heyecanla taşıyacak olan yeni başkanımız Emel Dalkıran’a devrettiği anlara şahitlik ediyoruz. İzmir, tarih boyunca birçok zorluğa göğüs geren, aziz şehitlerimizin topraklarıdır. Bugün, İzmir’in bu kutlu topraklarında, kadın kollarımızın, geleceğe yönelik vizyonu ve hedefleri için verdiği mücadeleyi görüyor, takdir ediyor ve destekliyoruz. Yeni başkanımıza, bu önemli görevi layıkıyla yerine getireceğine olan inancımız tamdır. Çünkü AK Parti, sadece bir siyasi parti değil, bir harekettir. Bu hareketin kadın kolları, yürekleriyle, aşkla, şevkle bu kutlu davaya hizmet ediyor. İzmir’in tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki, köylerindeki hanımefendilere sesleniyorum; geleceğimizi, birlikte şekillendireceğiz. Yolumuzda bize eşlik eden, her bir kardeşime, her bir teşkilat mensubumuza, kalpten teşekkür ediyorum” dedi.
Kadın Kollarımız her zaman olduğu gibi çalışmalarına hız kesmeden devam edecek
İl Kadın Kolları Başkanlığı görevini devreden AK Parti MKYK Üyesi Dilek Yıldız Büyükdağ ise “Bundan 6 yıl önce bu görevi devralmıştım. O gün bugündür bütün yol arkadaşlarımızla beraber bir yolculuğa çıktık. İzmirli kadınlarımızla birlikte bir hikaye yazdık. Partimizdeki kadınları temsil etmenin verdiği sorumlulukla gece gündüz demeden yol arkadaşlarımıza beraber çalıştık. Hedefler koyduk. Bugün İzmir’de, kadın üye sayımızı iki yüz yirmi binlere ulaştırdık. Kadınlarımızla beraber kapı kapı dolaşarak gerek AK Nokta stantlarımızda gerek ev ziyaretlerimizde birlikte başardık. Siyasette yetişmiş kadınlarımızı karar alan organizmalarında yer almasında hep birlikte öncülük ettik. İzmir’de başta eğitim ve girişimcilik alanları olmak üzere diğer tüm alanlarda kadınlarımızın önünü açmaya gayret ettik. AK Parti kadın kolları olarak bu özgüvenle inşallah yolumuza devam edeceğiz. Bundan sonra da Emel Başkanımızın öncülüğünde İzmir’de Kadın Kollarımız her zaman olduğu gibi çalışmalarına hız kesmeden devam edecek. Önümüzdeki Mahalli İdareler Seçimi’nde İzmir’e değer katacak AK Belediyeciliği kazandırmak için hep birlikte mahalle mahalle, sokak sokak dolaşarak şehrimize yapacaklarımızı hemşehrilerimize anlatacağız” açıklamasında bulundu.
İçimizdeki güçle bunu hep birlikte başaracağız
İl Kadın Kolları Başkanı Emel Dalkıran şunları söyledi: “Cumhurbaşkanımızın Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın takdirleriyle tevdi edilen görevi devralmanın onurunu gururunu yaşıyoruz. 6 yıldır birlikte yol arkadaşlığı yaptığım siz değerli teşkilat mensuplarımızla bugün bambaşka bir heyecan içindeyim. İkinci ailem olarak gördüğüm AK Parti’de 2009 yılında mahalle başkanlığı ile başladığım siyasi yolculuğuma teşkilatımızın farklı kademelerinde görev alarak sürdürdüm. Değerli MKYK Üyem Dilek Başkanımla birlikte iki dönem İl Kadın Kolları Başkanlığında özverili ve çok başarılı bir dönem geçirdik. Kıymetli başkanımdan bu görevi devralmak benim için ayrı bir kıvanç kaynağı. Yerel seçimlere kısa bir süre kaldı. Bugüne kadar yaptığımız sistemli düzenli çalışmalara hız kesmeden hep birlikte devam edeceğiz. İçimizdeki güçle bunu hep birlikte başaracağız.” – İZMİR
]]>Her yeni yılın yeni umutlar barındırdığını ifade eden Başkan Atay, “Bütün enerjimizi, emeğimizi, zamanımızı umudumuzu büyütmek, hayallerimizi gerçeğe dönüştürebilmek için harcarız. Çalıştıkça umut tohumlarının yeşerdiğini görür, daha çok motive olur, daha fazla emek harcarız. Zamanla tek başımıza çıktığımızı sandığımız yolda umudumuzu, hayalimizi paylaşan, birlikte yürümek isteyen yol arkadaşları ediniriz. Durmaksızın ilerleyen zaman; yolumuz ve yöntemimiz doğruysa bizi hayallerimize taşıma aracı haline gelir” dedi.
Göreve başladığı 2019 yılından itibaren kenti, dayanışmanın gücü ve bilimin rehberliğinde projelerle süslediğini belirten Atay konuşmasının devamında şunları söyledi,
“Yaklaşık olarak beş yıl önce, Efeler’i daha büyük bir umut haline getirmek, “Marka Kent” yapabilmek için bana eşlik eden yol arkadaşlarımla böylesi bir yolculuğa çıktık. Hayalimiz bu güzel ilçeyi, umudun kendisi yapmaktı. Fırsat eşitliği içinde geleceğe hazırlanan öğrencinin, evini geçindirme mücadelesine omuz vermek isteyen kadının, engelleri kabul etmeyen özel bireylerin, güzel doğasına sahip çıkmak için hayattaki tüm tahribata direnen çiftçinin, insanına imkan tanımak, istihdam sağlamak, üretip kazanmak ve kazancını adilce paylaşmak isteyen girişimcinin, bilimin gerçek yol gösterici ışığı altında hayatımızı kolaylaştıran eğitimcinin, bilim insanının, üzerlerine titredikleri çocukları için imkanları dahilinde her şeyin en iyisini yapmak isteyen anne-babaların, toplumun merkezinde yer alamamış, geri planda kalmış ama burada kendisine zengin dünyalar oluşturmuş ötekilerin, sanatçıların, sporcuların, canların, can dostlarımızın. Hayatı paylaştığımız herkesin umudu yapmak istedik Efeler’i. Çalışma arkadaşlarımız, çocuklar, gençler, kadınlar, üretenler, paylaşanlar, sanatçılar, bilim insanları, toprağını sevenler, ona borcunu ödemek isteyenler, kısacası herkes bu umuda sahip çıktı. 2023 yılında yaşadığımız büyük felaketten sonra Efeler halkı ile el ele verip deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın yardımına koştuk. Bilgi yuvalarımız Kitap Kafelere yenilerini ekledik. Sayılarını 8’den 14’e çıkardık. İki yeni Hanımevini daha hizmete soktuk, sayılarını 6 yaptık. Bir Çocuk-Aile-Kadın Psiko-Sosyal Destek Merkezimizin daha açılışını gerçekleştirerek sayılarını 3’e, İki Gündüz Bakımevimizin açılışını daha gerçekleştirerek sayılarını 5’e yükselttik. Efeler Gastronomi Festivali’mizin 2’ncisini düzenleyerek lezzetlerimizi tanıttık. 10 gün süren Efeler Kitap Günleri’mizin ilkini gerçekleştirerek 100’e yakın yazar, 90’a yakın yayınevini Efeler’imizde misafir ettik. Yine ilçemiz için bir ilk olan Altan Erkekli Film Günleri’mizi hayata geçirdik. Usta oyuncular ve Şehir Tiyatrosu ekibimizin katkılarıyla çektiğimiz Efeler’in Efesi filmi ile yaptığımız projeleri ölümsüzleştirdik. İmamköy Mahallemizde, eşsiz bir manzara içindeki Doğa Otel ve Restaurant’ımızı açtık. Aydın’ımızın kurtuluşunun yıl dönümü olan 7 Eylül’de ‘Efeler Tarih Evi’nin, ‘Kuva-yi Milliye Müzesi’nin ve Cumhuriyet’imizin 100. Yılına özel ‘100. Yıl Anıtı’mızın açılışını gerçekleştirdik. Prof. Dr. Aziz Sancar Matematik ve Bilim Park’ımızda binlerce öğrenciyi ve birbirinden kıymetli öğretmenlerini ağırladık. Yeni parklar ve tiyatro, konferans, sergi, panel, konser gibi sanat etkinlikleri ile kent hayatımızı daha renkli hale getirdik. Sayılar, bir ölçü, bir kıyas aracı sadece. Asıl büyüklük bu şehrin ruhuna katmak istediklerimizden, hayallerimizden, umutlarımızdan, tecrübelerimizden kaynaklanıyor. Hizmetlerimiz sadece tek bir çocuğun, kadının, öğrencinin, çalışanın, kısacası tek bir ferdin hayatına olumlu olarak dokunmuşsa eğer bunun dahi nasıl büyük bir sevinç çarpanı oluşturarak toplumun tamamına pozitif etkide bulunduğunu biliyor ve mutluluğunu yaşıyoruz. 2024 yılını da ‘marka kent Efeler’e hizmet için fırsat bilecek ve en iyi şekilde değerlendireceğiz. Önümüzdeki yılda da halkımızla birlikte çalışacak, üretecek ve paylaşacağız. Tüm güzelliklerin en iyisine layık olan insanlığın, milletimizin ve Efeler ailemizin yeni yılını kutluyor; sevgi, barış, mutluluk ve umut dolu bir yıl diliyorum.” – AYDIN
]]>ANTALYA’da usulsüz kullanılan, kazalara sebep olan skuterlerle ilgili valilik harekete geçti. Vali Hulusi Şahin, “Bu usulsüz kullanıma asla müsaade etmeyeceğiz. Usulüne uygun olmayan, protokolüne uygun olmayacak sayıda, fazlaca konuşlandırmış şirketler var. Bunlara tahammül etmeyeceğiz. Cezai işlemleri en sert şekilde yapacağız. Bu işi zapturapt altına alacağız” dedi.
Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi turizm kenti Antalya’da da elektrikli skuterler ulaşımda yoğunlukla kullanılıyor. Kent içinde çoğunlukla gençler tarafından tercih edilen skuterler, zaman zaman trafik kazalarına da neden oluyor. Ölümlü ve yaralamalı kazaların birçoğunun skuterlerin kullanılmaması gereken yollarda seyir halinde olmasından kaynaklandığı görüldü. Gençler, tek kişi skuterleri 2 ya da 3 kişi binerek kullanıyor ve tespiti halinde polis tarafından ceza yazılıyor. Kentte farklı şirketler tarafından yüzlerce skuter kullanıma sunulmuş durumda. Uygulama üzerinden kilidi açılan bu araçlar, kullanılan süreye göre ücretlendiriliyor. Ana arterlerde, bulvarlarda, kaldırımda sürülmesi yasak olan skuterler, kullanıcılarının gelişigüzel park etmesi sonucu hem görüntü kirliliği hem de trafik ve yaya açısından sorun oluşturuyor. Kaldırımda yürüyen yayalar da yanlarından geçen skuterler nedeniyle zaman zaman kaza yaşıyor. Elektrikli skuterlerden en çok taksici esnafı şikayeti. Taksici esnafı sürekli kaza riskinden ve kazançlarının düşmesinden dert yanıyor.
‘BUNLARA TAHAMMÜL ETMEYECEĞİZ’
Antalya Valisi Hulusi Şahin, skuterlerle özel bir çalışma yaptıklarını söyledi. Demirören Haber Ajansı’na açıklamada bulunan Vali Şahin, ‘Bu kadar çok sayıda olamazlar’ dediği skuterlerle ilgili geniş çaplı bir toplantı yaptıklarını ve çözüm aradıklarını söyledi. Kentin yol kapasitesinin bu yoğunluğu kaldıracak halde olmadığını anlatan Vali Şahin, “Bu usulsüz kullanıma asla müsaade etmeyeceğiz. Usulüne uygun olmayan, protokolüne uygun olmayacak sayıda, fazlaca konuşlandırmış şirketler var. Bunlara tahammül etmeyeceğiz. Cezai işlemleri en sert şekilde yapacağız. Hem güzergahında kullanmayanlar hem de usulsüz parklar var. Bunları da cezalandıracağız. Bu işi zapturapt altına alacağız” dedi.
Şahin, kaldırımda yürürken vatandaşın tedirgin olduğunu da belirterek, “Sürekli sağımı solumu kontrol edip önlem alacaksam ben kaldırımda yürümüş olmuyorum” diye konuştu. Vali Şahin, yapılacak çalışmayla ilgili tarih de verdi. 2024 yılı turizm sezonu gelmeden kentteki elektrikli skuterlerle ilgili sorunu kökten çözeceklerini ifade etti.
‘AKAN TRAFİKTE TERS YÖNDEN GELENLER VAR’
Taksi şoförü Gürhan Davutlu, “Bir sürücü yolun karşısına skuterle geçmek isterken aracın altında kalacaktı neredeyse, yere düştü kaldırımdan inerken. 3 kişi bindiklerini gördüm. Ana yola bırakıp gidiyorlar. Her an kazayla karşı karşıyayız. Benim önümdeki araç az kalsın eziyordu. Bir sürücü aracın önüne düştü, eli ve dizleri parçalandı” dedi.
Bir başka taksi şoförü Serdar Maviş de skuterlerin tehlikeli kullanımının trafikte kendilerine sorun oluşturduğunu söyledi. Ana arterlerde araçların arasından geçtiğini anlatan Maviş, “Bazen 3-4 kişi bindiklerini görüyorum. Çok büyük tehlike. Akan trafikte ters yönden gelenler var. Maddi olarak da bizi etkiliyor. Gözümün önünde kaza oldu. Sol şeritten sağa geçiyor aniden. Araçlar durdu ve bir başka araç da gelip duran araca çarptı” diye konuştu.
GENÇLER HATALARINI KABUL EDİYOR
Skuter kullanan İlayda Akıncı (18) “Sürerken çoğu kişi dikkat etmiyor. Ben de çok dikkat etmiyorum. Bir anda araçların önümüze kırdığı oluyor. 2 kişi binip ceza yazıldığı da oldu” dedi. Akıncı, gidecekleri yere daha çabuk ulaşmak için skuterleri kullandıklarını ve toplu ulaşım sorununun çözülmesi halinde skuterlere gerek kalmayacağını söyledi.
Skuter kullanan Arda Karabulut (19) da işten eve gidip dönerken günde 2 defa kullandığını söyledi. Karabulut, “Yollar düzgün olmadığı için ana yolda da kullandığım oldu. Mecburen yolda kullandığımız ve tehlike atlattığımız oluyor. Kaza yapıp yaşamını yitiren arkadaşlarımız da var. Ben de kaza yaptım” diye konuştu.
]]>