Yoksul – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 17 Jul 2024 23:21:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Sağlık Emekçileri, AKP’nin Yeni Vergi Paketine Tepki Gösterdi https://www.haber60.com.tr/saglik-emekcileri-akpnin-yeni-vergi-paketine-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/saglik-emekcileri-akpnin-yeni-vergi-paketine-tepki-gosterdi/#respond Wed, 17 Jul 2024 23:21:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40305 (İZMİR) – Sağlık emekçileri, İzmir’de AKP’nin yeni vergi paketi ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamalarına tepki gösterdi. Sağlık emekçileri adına konuşan SES Kurum Temsilcisi Selin Akgöl, zenginden az yoksuldan çok vergi alındığını belirterek “Özel sağlık kuruluşlarından yüzde 10, sağlık çalışanından yüzde 35 vergi alınıyor. Yoksuldan alıp zengine veren bu vergi düzeninin değişmesini istiyoruz” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dün TBMM Başkanlığı’na sunulan 53 maddelik vergi paketinin “çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınması’ ilkesiyle hazırlandığını, vergi paketinin dar gelirli vatandaşa yönelik hükümler içermediğini ifade etmişti.

Birlik Sağlık-Sen, Genel Sağlık-İş, HEP-SEN, SES ve Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası üyeleri, bugün “Vergide Adalet İstiyoruz” başlığıyla Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği önünde açıklama yaptı. Sendikalar adına ortak açıklamayı okuyan SES Kurum Temsilcisi Selin Akgöl, özel sağlık kuruluşlarından yüzde 10, sağlık çalışanlarından yüzde 35 vergi alındığına dikkat çekti.

“Yine yoksulluğa ve sefalete mahkum edildik”

Kamu emekçilerinin enflasyonun ve vergilerin altında ezilerek yoksulluğa mahkum edildiğini belirten Akgöl, şunları söyledi:

“Kamu emekçileri, işçileri ve emeklileri bir yanda TÜİK’in enflasyon oranları, diğer yanda vergi dilimleri, enerji, akaryakıt ve ÖTV’ye gelen zamlar nedeniyle yine yoksulluğa ve sefalete mahkum edildik. Vergi tarife dilimlerinin yeniden değerlemeye tabi tutulmaması ve asgari ücret artış oranından düşük açıklanması nedeniyle yaşadığımız kayıp bir yana ücretlerimiz yalancı TÜİK rakamlarına göre bile rekor kıran enflasyonun altında kaldı. Memur Sen’in imza attığı toplu iş sözleşmesi nedeniyle memurların maaş zammı yüzde 10 enflasyon farkı ise yüzde 8.85 oldu, toplam zam ise yüzde 19.31. İşçi toplu sözleşmelerinde yer alan enflasyon farkları da aynı şekilde TÜİK’in yalan enflasyonu altında ezildi. Bir de üzerine her ay yeni vergi dilimine giriyor, her ay daha da yoksullaşıyoruz. Yıl sonuna doğru yüzde 35’lere varan vergi dilimi kesintileriyle verdikleri üç kuruş zam da uçup gidiyor.

Bizler açlık ve yoksullukla boğuşurken, doğrudan ve dolaylı vergilerle kamu bütçesinin bütün yükü bizim üzerimize yıkılıyor. Şimdide vergiyi tabana yaymak adına yine emeğiyle geçinenlere yeni vergi uygulamaları açıklanıyor. Açıklanan paketler bu hafta TBMM’de görüşülecek. 2024 bütçesinde ‘vergi indirimi, muafiyeti, istisnası’ adı altında sermayeden 2 trilyon 210 milyar liralık vergi alacağından vazgeçen hükümet; biz emekçilerin vergide adalet talebini görmezden geliyor. Sermayedarlar, rantiyeciler ve yandaşlar en az yüzde 300 zenginleşirken, bizler daha da yoksullaşıyoruz.”

“Bizlerden ek vergi kesintileri yaptığınız oranlarda vergi aldığınız şirket var mı?”

Ülkede yoksul ve zengin sınıflar arasında vergi adaletsizliği olduğunu kaydeden Akgöl, şunları söyledi:

“Çalışanından emeklisine milyonlarca yurttaş toplanan tüm vergilerin yüzde 85’ini öderken ülkemizin gelirinin üçte biri toplumun yüzde 10’luk bir kesimine gidiyor. Kar rekorları ilan eden şirketler toplam verginin dörtte birini ödemiyor. Özel sağlık kuruluşlarından yüzde 10, sağlık çalışanından yüzde 35 vergi alınıyor. Yoksuldan alıp zengine veren bu vergi düzeninin değişmesini istiyoruz. Vergi dilimi sabitlensin, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınsın istiyoruz. Biz vergilerimizi harcarken de adalet istiyoruz.

Soruyoruz… Özel hastaneler yüzde 10, şehir hastaneleri sıfır vergi verirken hekiminden hemşiresine, güvenliğinden sekreterine tüm çalışanlardan yüzde 35 vergi kesmekten ne zaman vazgeçeceksiniz? Bizlerden ek vergi kesintileri yaptığınız oranlarda vergi aldığınız şirket var mı? Vergi kaçıranları hepimizden daha iyi biliyor ve tanıyorsunuz. Neden hiç bu şirketlerin adını ağzınıza almıyorsunuz? Vergisini sildiğiniz, yüksek vergi muafiyetleri sağlayarak kamudan beslediğiniz şirketlere desteğinizi kesecek misiniz? Sağlık çalışanlarının emeklerinin karşılığını vermeyi, haksız ve adaletsiz vergi kesintilerinden vazgeçmeyi düşünüyor musunuz? Halktan alınan adil olmayan ekonomik ve sosyal eşitsizliğe kaynaklık eden dolaylı vergileri azaltmayı düşünüyor musunuz?”

“Gece gündüz demeden yoksullaşmaktan bıktık usandık artık”

Sağlık emekçilerinin taleplerini sıralayan Akgöl, şunları kaydetti:

“TBMM’ye sunulan vergi paketiyle ilgili açıklama yapan Maliye Bakanı Şimşek, halkı ikna etmek için ‘Vergide adaleti sağlayacağız’ açıklamaları yapıyor. Madem vergide adaleti sağlayacağız diyorsunuz, bunun için yoksulluk sınırı altında kalan tüm ücretlere insanca yaşayacak oranda zam verin. Çalışanlardan alınan gelir vergisi oranını en fazla yüzde 15’te sabitleyin, zenginlere servet vergisi getirin. Açlık sınırı altında kalmış asgari ücrete zam yapın ve vergi tarife dilimi oranlarında uyguladığınız Ali Cengiz oyunundan vazgeçerek yeniden belirleme oranlarını uygulayın ve asgari ücret artış oranında yükseltin. Sıfır zamma mahkum ettiğiniz emeklilere en az asgari ücret oranında zam verin. Sermayeye uygulanan vergi indirimi ve muafiyetlerinden vazgeçin! 5510 sayılı kanun ile emekçinin kıdem tazminatlarında yarattığınız tahribatı giderin. Bizler gece gündüz demeden yoksullaşmaktan bıktık usandık artık. Krizi biz yaratmadık, sermayeyi kurtarma planınıza da ortak olmayacağız.”

]]> https://www.haber60.com.tr/saglik-emekcileri-akpnin-yeni-vergi-paketine-tepki-gosterdi/feed/ 0 DİSK’ten çarpıcı rapor! Türkiye’de son 1 yılda 190 bin kişi daha yoksullaştı https://www.haber60.com.tr/diskten-carpici-rapor-turkiyede-son-1-yilda-190-bin-kisi-daha-yoksullasti/ https://www.haber60.com.tr/diskten-carpici-rapor-turkiyede-son-1-yilda-190-bin-kisi-daha-yoksullasti/#respond Mon, 27 May 2024 23:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33460 DİSK üyesi Genel-İş Araştırma Dairesi Emek Araştırma (EMAR) tarafından hazırlanan “Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk Raporu-5” yayımlandı. Buna göre Türkiye’de son bir yılda 190 bin kişi daha yoksullaşırken, yoksulluk oranı yüzde 21,7’ye ulaştı, AB ülkeleri ortalamasının üstünde olan gelir dağılımı eşitsizliği derinleşti. Türkiye’de çalışanların yüzde 15’inin yoksul olduğu vurgulandı.

GELİR EŞİTSİZLİĞİ AB’NİN ÇOK ÜZERİNDE

Raporda, TÜİK’ten elde edilen verilere göre 2023 yılında Türkiye’de kişi başına düşen milli gelirin 13,110 dolar olduğuna işaret edildi. Gelir dağılımı eşitsizliğinin derinleştiği belirtilen raporda Eurostat verilerine göre, Türkiye’deki gelir eşitsizliği oranının AB üyesi ülkelerin ortalamasına göre oldukça yüksek seviyede bulunduğuna işaret edildi. Türkiye’deki gelir eşitsizliği oranının yüzde 0,433 iken, AB üye ülkelerinde bu oranın ortalama yüzde 0,366 olduğu belirtildi.

EN DÜŞÜK ASGARİ ÜCRETE SAHİP 3. AVRUPA ÜLKESİYİZ

Rapora göre Türkiye, en düşük asgari ücrete sahip üçüncü Avrupa ülkesi. Eurostat verilerine göre, Türkiye’de Ocak 2024’te yapılan düzenleme ile asgari ücret 450 Euro’ya denk gelmesine karşın birçok Avrupa ülkesinin oldukça gerisinde. En düşük asgari ücrete sahip beş ülke Arnavutluk, Bulgaristan, Karadağ, Sırbistan ve Türkiye iken, en yüksek asgari ücrete sahip beş ülke ise Lüksemburg, İrlanda, Hollanda, Almanya ve Belçika.

GELİR ADALETSİZLİĞİ DERİNLEŞTİ

Yıllık olarak ortalama en yüksek iş gelirine sahip grup işverenler, en düşük gelire sahip grup ise yevmiyeli çalışanlar olurken yıllık ortalama iş gelirleri sırasıyla işverenlerde 408 bin 174 TL, kendi hesabına çalışanlarda 115 bin 622 TL, ücretli maaşlılarda 102 bin 821 TL ve yevmiyelilerde 53 bin 334 TL oldu. TÜİK verilerine göre, 2022 yılında 18 milyon 30 bin olan yoksul sayısı, 2023’te 18 milyon 219 bin kişiye yükseldi; yoksulluk oranı yüzde 21,7’ye ulaştı. Bu verilere göre, sadece son bir yıl içerisinde 190 bine yakın kişi yoksullaştı.

SÜREKLİ YOKSULLUK ORANI YÜZDE 14’E ÇIKTI

TÜİK verilerine göre (2023), ciddi finansal sıkıntılarla karşı karşıya olan insanların oranı olarak tanımlanan maddi yoksunluk oranı, bir yılda yüzde 26,4’ten yüzde 28,4’e yükseldi. Ayrıca, son dört yılın en az üç yılında yoksulluk sınırının altında yaşayanları ifade eden sürekli yoksulluk oranı da, 1,7 oranında artarak yüzde 14’e yükseldi. Raporda duruma ilişkin, “Bu veriler, maddi sıkıntıların ve yoksulluğun geldiği noktayı işaret ederken ekonomik dengesizliklerin ve gelir adaletsizliğinin derinleştiğini göstermektedir” değerlendirilmesi yapıldı.

YOKSULLUK EN FAZLA ÇOCUKLARI ETKİLİYOR

TÜİK verilerine göre, 2023 yılında yoksul çocuk oranı yüzde 31,3 iken ciddi maddi yoksunluk içinde olan çocukların oranı da yüzde 33,3. Bu veriye göre, neredeyse her 10 çocuktan 3’ü yoksul. Raporda yoksulluğun en fazla çocukları etkilediği ifade edilirken “Çocuk yoksulluğu oranları ile çocukların en temel gereksinimleri olan beslenme, sağlık, eğitim ve barınma imkânlarından yoksun olma oranları arasında doğru bir orantı vardır. Bu durum, çocukların maddi, manevi ve duygusal açıdan gelişimlerini olumsuz etkilemektedir. Bu koşullar altında, zihinsel ve bedensel gelişim açısından temel gereksinimleri karşılanmayan çocuklar, erken yaşlarda çalışma hayatına katılarak işçi olmaktadır. Çocuk işçiliği, devletin çocukları koruma politikalarının yetersizliğinin bir sonucu olduğu gibi, sosyal ve ekonomik politikalardaki adaletsizliğin bir yansımasıdır” denildi.

ÇALIŞANLARIN YÜZDE 15’İ YOKSUL

Eurostat’ın 2023 verilerine göre AB ülkelerinde çalışan yoksulluğunun en yüksek olduğu ülke Türkiye. Türkiye’de çalışanların yüzde 15’i yoksul. Türkiye’yi izleyen diğer ülkeler İspanya ve Slovenya. Buna karşın, çalışan yoksulluğunun en düşük olduğu ülkeler arasında Çekya, Danimarka ve Belçika bulunmakta.

Raporda öne çıkan diğer başlıklar ise şöyle:

* Türkiye’de yoksulluk ve sosyal dışlanma riski en çok kadın ve çocukları etkiliyor

* Her 10 kadından 4’ü yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında

* Türkiye’de her iki kişiden biri borçlu

* Borçluluk düzeyi arttıkça tüketici kredilerine başvuru ve kredi kartı kullanımı artıyor

* Tüketici kredilerinin tutarı bir yılda yüzde 22 artarken; kredi kartı kullanımı yüzde 59 arttı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/diskten-carpici-rapor-turkiyede-son-1-yilda-190-bin-kisi-daha-yoksullasti/feed/ 0
Taksim’de “Kanlı 1 Mayıs” Anması… Arzu Çerkezoğlu: “Herkesi Bir Elinde Karanfil, Diğerinde Aym Kararıyla Taksim’e Yürümeye Çağırıyoruz” https://www.haber60.com.tr/taksimde-kanli-1-mayis-anmasi-arzu-cerkezoglu-herkesi-bir-elinde-karanfil-digerinde-aym-karariyla-taksime-yurumeye-cagiriyoruz/ https://www.haber60.com.tr/taksimde-kanli-1-mayis-anmasi-arzu-cerkezoglu-herkesi-bir-elinde-karanfil-digerinde-aym-karariyla-taksime-yurumeye-cagiriyoruz/#respond Sun, 28 Apr 2024 22:06:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29693 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT

(İSTANBUL) -İstanbul Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs 1977’de yaşamını yitirenler, Kazancı Yokuşu’nda anıldı. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “1 Mayıs sabahı bütün işçileri, emekçileri, kadınları, gençleri; 1 Mayıs’ta Taksim’de olmak isteyen herkesi bir elinde karanfil, bir elinde Anayasa Mahkemesi (AYM) kararıyla Taksim’e yürümeye çağırıyoruz. Engeller karşısında da bizi engellemeye çalışanlara bu kararı gösterip hukuka saygılı olmaya, emeğe saygılı olmaya çağıracağız” dedi.

DİSK, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türk Dişhekimleri Birliği (TDB), 1 Mayıs 1977’de Taksim Meydanı’ndaki İşçi Bayramı kutlamaları sırasında katledilenleri bugün Kazancı Yokuşu’nda andı. Anmada, “1 Mayıs’ta 1 Mayıs alanındayız”, “Taksim, 1 Mayıs alanıdır”, “1 Mayıs şehitleri ölümsüzdür” ve “Biji yek gulan” sloganları atıldı. 1977’de hayatını kaybeden 41 kişinin ismi okunarak hep bir ağızdan “Burada” denildi. Açıklamaya CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de katıldı.

ARZU ÇERKEZOĞLU: BÜTÜN TÜRKİYE’DE ALANLARDA OLACAĞIZ

Burada konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türkiye’nin her yerinde 1 Mayıs günü alanlarda, meydanlarda olacaklarını vurgulayarak şunları söyledi:

“1 Mayıs’ta alanlarda olmak zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapmak için dönen bu düzenin çarklarını durdurmak ve bu düzene hayır demek için irademizi ortaya koymaktır. 1 Mayıs’ta alanlarda olmak, gelirde adalet, vergide adalet mücadelemizi, irademizi büyütmektir. 1 Mayıs’ta alanlarda olmak, bugün İMF’nin alkışları arasında kemer sıkma politikalarıyla krizin bütün yükünü işçiye, emekçiye, halka yüklemeye çalışan politikalara dur demektir. 1 Mayıs’ta alanlarda olmak emeklileri açlığa mahküm eden, emekliliği bir hak olmaktan çıkartan politikalara dur demektir. 1 Mayıs’ta alanlarda olmak, işsizlikle geleceği karartılan gençlerimizin iradesini büyütmek; her gün eşitsizlikle, ayrımcılıkla, şiddetle boğuşan kadınların özgürlük mücadelesi demektir. 1 Mayıs’ta alanlarda olmak, bir kişinin ağzından çıkan sözün kanun sayıldığı, demokrasinin tüm kırıntıların ortadan kaldırılmaya çalışıldığı bu düzeni ortadan kaldırma iradesi, değiştirme iradesi demektir. O nedenle bütün Türkiye’de 1 Mayıs’ta alanlarda, meydanlarda olacağız.

“DÜNYADAKİ 1 MAYIS’IN SİMGESİ TAKSİM MEYDANI”

Bu ülkede, bu topraklarda hatta bütün dünyada 1 Mayıs’ın bir simgesi var. Emeğe saygının bir simgesi var. O da bulunduğumuz bu Taksim Meydanı. Taksim Meydanı, 1977’den beri yüreğimizdeki yaradır. Taksim Meydanı, yeniden kapatılan, yasaklanan 2013 yılından beri en büyük hasretimizdir. İşte o nedenle bu 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’nda, 1 Mayıs meydanında olmak için kararlılıkla mücadelemizi ve 1 Mayıs çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Biliyoruz ki 1 Mayıs’ta Taksim’de olmak, biraz önce burada isimlerini tek tek andığımız ve her yıl ama her yıl yüreğimizin en derin yerinden ‘yaşıyor’ diye haykırdığımız yoldaşlarımızın aziz hatırasına sahip çıkmaktır. Bu tarihsel ve güncel anlamıyla Taksim Meydanı’nda olmak ekmektir, adalettir, hürriyettir, bu ülkenin geleceğine, memlekete sahip çıkmaktır. Bu tarihsel güncel haklılığımızın yanı sıra verdiğimiz mücadeleyle, hukuksal kazanımlarımızla da birlikte, yani hem Avrupa mahkemelerinin hem Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararlarla 1 Mayıs’ta Taksim’de olma irademizi ortaya koyuyoruz. 1 Mayıs’ta işçi sınıfının Taksim’de olmasını engellemek, her şeyden önce hukuk tanımazlık olur. Bütün dünyada işçiler, 1 Mayıs’ı kendi belirledikleri meydanlarda, kentlerin en merkezi meydanlarında kutlama hakkına sahiptir.

“İRADEMİZİ ORTAYA KOYUYORUZ”

O nedenle biz de 1 Mayıs’ımızı Taksim Meydanı’nda kutlamak için bu irademizi ortaya koyuyoruz. 1 Mayıs sabahı hepimiz kalkacağız ve yola düşeceğiz. Bir elimizde karanfillerimiz, bir elimizde de Anayasa Mahkemesi kararını alacağız ve yola düşeceğiz. Bütün halkımıza bu Anayasa Mahkemesi kararını, mahkeme kararlarının da verdiği haklılığı anlatacağız. Öyle sembolik olarak falan değil, tam da bu kararda yazdığı gibi her bir işçinin bu hafızayı, bu ortak değeri gelecek kuşaklara taşımanın bir görev ve sorumluluk olduğu bilinciyle Taksim’e doğru yola çıkacağız. 1 Mayıs sabahı bütün işçileri, emekçileri, kadınları, gençleri; 1 Mayıs’ta Taksim’de olmak isteyen herkesi bir elinde karanfil, bir elinde bu mahkeme kararıyla Taksim’e yürümeye çağırıyoruz. Engeller karşısında da bizi engellemeye çalışanlara bu kararı gösterip hukuka saygılı olmaya, emeğe saygılı olmaya çağıracağız. Biliyoruz ki Anayasa Mahkemesi kararlarına sahip çıkmak, anayasaya sahip çıkmaktır, anayasal düzene sahip çıkmaktır, memlekete sahip çıkmaktır. Anayasaya sahip çıkmak, dün olduğu gibi bugün de herkesten daha fazla Türkiye işçi sınıfının görevidir. O nedenle 1 Mayıs sabahı bütün işçileri, emekçileri, bütün sınıf kardeşlerimizi göreve çağırıyoruz. 1 Mayıs günü bütün Türkiye’de en kitlesel, en coşkulu, en kararlı halimizle alanlarda, meydanlarda olacağız. Yan yana geleceğiz, omuz omuza vereceğiz ve insanca yaşama umudumuzu ve direncimizi 1 Mayıs’ta hep birlikte büyüteceğiz. İstanbul’da da iki koldan DİSK, TMMOB ve TDB olarak Saraçhane Meydanı’ndan, KESK ve TTB olarak diğer tüm dostlarımızla Beşiktaş Meydanı’ndan toplanarak Taksim Meydanı’na yürüyüşe geçeceğiz.”

AYFER KOÇAK: TAKSİM MEYDANI HAFIZADIR

KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak da halkın yoksulluğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

“Yoksulluğumuzun sebeplerini iktidar sürekli manipüle ediyor. Bugün de mülteci düşmanlığını öne çıkartıyor ama biz, yoksul emekçiler biliyoruz ki, yoksulluğumuzun sebebi yoksul mülteciler değil. Onların da bizlerin de yoksulluğunun sebebi yoksulluk, rant ve savaş politikalarıyla, savaş düzeni üzerine kurulmuş ekonomik politikalar sebebiyle bizi yoksulluğa mahküm eden siyasal iktidarlardır. Bugün bütün emekçiler, yan yana gelerek yoksulluğumuzun sebebi olan bu siyasal iktidarlardan hesap sorma vakti olduğunu söylüyor. Taksim Meydanı işçiler için, emekçiler için bir hafızadır aynı zamanda.”

EMİN KORAMAZ: KATLİAMIN SORUMLULARI, SONRAKİLERİN DE MÜSEBBİPLERİDİR

TMMOB Başkanı Emin Koramaz, o gün katledilenleri saygıyla anarak “Ülkemiz tarihi katliamlarla, acılarla yüklü. Bundan 47 yıl önce bu meydanda aramızdan onlarca arkadaşımızı aldılar. Sonraki yıllarda binlerce canımıza kıydılar. Hala canlarımızı almaya devam ediyorlar. Herkes biliyor ki, 1 Mayıs 1977 katliamının sorumluları emperyalizm ve onun yerli iş birlikçileridir. Amaçları, Türkiye’de o dönem yükselen solun, işçi sınıfı hareketinin, devrimci hareketin önünü kesmektir. 1 Mayıs 77 katliamının sorumluları, sonraki yıllarda yaşanan katliamların da müsebbipleridir” dedi.

ŞEBNEM KORUR FİNCANCI: HEPİMİZİN BU MEYDANDA ÖZGÜRCE MÜCADELESİNİ SÜRDÜRMESİ GEREKİYOR

TTB Merkez Konseyi Şebnem Korur Fincancı da “Tüm hekimler adına biz, en başından beri yaşamdan yana, yaşatmak istediğimizi haykıranlar olarak 1 Mayıs’ta da birlik için, mücadele için dayanışma içinde bir arada olmayı sürdürüyoruz. Nasıl ki 41 yoldaşımızı anıyorsak ve bu meydanda her yıl onların anısını dile getirip burada yanı başımızda olduklarını, aramızda olduklarını haykırıyorsak bu bellek mekanının da 1 Mayıs meydanı olarak tescillenmesi ve hepimizin bu meydanda özgürce emek mücadelesini sürdürmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

TARIK İŞMEN: EMEĞİ SÖMÜRÜLEN DİŞ HEKİMLERİ İÇİN BURADA OLACAĞIZ

TDB Başkanı Tarık İşmen, “Emeğin yanında olduğumuz için 1 Mayıs’ta burada olacağız. İşçileştirilen diş hekimleri için burada olacağız. Emeği sömürülen ve emeklilikte sürünmeye mahküm olan diş hekimleri için burada olacağız. Tüm Türkiye halkları için burada olacağız” diye konuştu.

NERGİS ERDOĞAN: İNSAN ANCAK DAYANIŞMAYLA KURTULACAK

Açıklamaların ardından Kazancı Yokuşu’na karanfiller bırakıldı. Şişhane’de yapılacak anma için ise polis, İstiklal Caddesi’nden yürünmesine izin vermedi. Tarlabaşı üzerinden yürüyen kalabalığın slogan atması da engellendi. 1989’un 1 Mayıs’ında öldürülen Mehmet Akif Dalcı için Şişhane’de yapılan anmada konuşan İstanbul Tabip Odası Başkanı Nergis Erdoğan, “İnsan kurşunla, roketle, topla, tüfekle değil; ancak ve ancak dayanışmayla kurtulacaktır. Daha eşit ve adil bir dünya ancak bununla mümkün olacaktır. Geçen yıldan bugüne baktığımda Kazancı Yokuşu’nun başında tek başınaydık arkadaşımla birlikte karanfil koyarken. Bugün yüzlerce kişiyiz. 1 Mayıs’ta umarım binlerce, on binlerce olacağız” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/taksimde-kanli-1-mayis-anmasi-arzu-cerkezoglu-herkesi-bir-elinde-karanfil-digerinde-aym-karariyla-taksime-yurumeye-cagiriyoruz/feed/ 0
BES Trabzon Şubesi, vergi adaletsizliği ve taleplerine ilişkin basın açıklaması yaptı https://www.haber60.com.tr/bes-trabzon-subesi-vergi-adaletsizligi-ve-taleplerine-iliskin-basin-aciklamasi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/bes-trabzon-subesi-vergi-adaletsizligi-ve-taleplerine-iliskin-basin-aciklamasi-yapti/#respond Sat, 02 Mar 2024 01:42:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13823

ESRA NUR PERVAN

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Trabzon Şubesi, Hızırbey Vergi Dairesi önünde vergi adaletsizliği ve taleplerine ilişkin basın açıklaması yaptı. Şube adına konuşan Ayhan Kanber, “Büro Emekçileri Sendikası olarak diyoruz ki; Maliye Bakanlığı bir bütün olarak yeniden yapılandırılmalı; bakanlık, maliye emekçilerini Mali Hizmetler sınıfı olarak ayrı bir iş kolu olarak tanımlamalıdır. Maliye emekçileri artık sorunlarına kalıcı çözümler beklemektedir. Bunun için, yoksulluk sınırındaki her türlü kazanç vergilerden arındırılmalı ve gelir vergisi ücret gelirlerinde yüzde 10’a sabitlenmelidir” dedi.

Büro Emekçileri Sendikası üyeleri Trabzon Hızırbey Vergi Dairesi önünde toplanarak vergi eşitsizliği hakkında basın açıklaması yaptı. Topluluk adına konuşan BES Trabzon Şube Başkanı Ayhan Kanber, “Büro Emekçileri Sendikası olarak diyoruz ki; Maliye Bakanlığı bir bütün olarak yeniden yapılandırılmalı; bakanlık, maliye emekçilerini Mali Hizmetler sınıfı olarak ayrı bir iş kolu olarak tanımlamalıdır. Maliye emekçileri artık sizden sorunlarına kalıcı çözümler beklemektedir. Bunun için, yoksulluk sınırındaki her türlü kazanç vergilerden arındırılmalı ve gelir vergisi ücret gelirlerinde yüzde 10’a sabitlenmelidir” diye konuştu.

“İKTİDAR YARATTIĞI EKONOMİK KRİZLE MAĞDUR ETMİŞTİR”

Ayhan Kanber şunları söyledi:

“Her bütçe döneminde olduğu gibi, 2024 bütçesinin tartışıldığı dönemde de, bütçe hakkının kullanılması ve ön görülen bütçe kaynaklarının toplumun refahını artıracak üretim alanlarına yatırımların yapılması ve yoksulluk sınırının altında, ağırlıkla asgari ücrete yakın, komşu haline getirilen ücret politikasından vazgeçilerek, başta kamu emekçileri ve emeklileri olmak üzere, ekonomik krizin mağduru haline getirilen yoksul kesimlere daha fazla kaynak ayrılması için eylem ve etkinlikler yaptık. Ancak iktidar önceki yıllarda olduğu gibi 2024 bütçesinin tartışıldığı süreçte taleplerimizi yine görmezden gelerek, biz kamu emekçilerini ve emeklilerini bilerek isteyerek yaratmış olduğu ekonomik krizle mağdur ettiği toplum kesimlerini yok saymıştır. Diğer taraftan harcamalar üzerinden alınan, yoksulu zenginle eşitleyen ve vergi adaletsizliğini katmerli hale getiren KDV, ÖTV gibi dolaylı vergilerin toplanması, öngörülen vergilerin en büyük dilimini oluşturmaktadır. Her tartışmada örnek gösterilen OECD ülkelerinin ortalaması yüzde 34-35 iken, bizim ülkede yüzde 70’den fazladır. Uzun yıllarıdır dolaylı vergi gelirlerinin bizim ülkede bu kadar yüksek olması biz emekçileri ve toplunun dar gelir gruplarını daha da yoksullaştırmaktadır. Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde her yıl şubat ayının son haftasında ‘vergi geleceğimizdir, vergi önemlidir’ vb. başlıklarla kutlanan vergi haftasında; üretimden uzak, emekçileri, emeklileri ve toplumun geniş yoksul kesimlerini mağdur eden, daha çok vergi gelirlerini faize, ranta, kamu, özel işliğiyle yapılan adrese teslim projelere, savaşa politikalarına yönelik harcanması tartışılmamaktadır.

“VERGİ AFLARININ YARATTIĞI HAKSIZLIKLAR TARTIŞILMAMAKTADIR”

Artık rutin hale gelen vergi aflarının yarattığı haksızlıklar tartışılmamaktadır. Ücretler üzerinden alınan gelir vergisinin düşürülmesi tartışılmamaktadır. OECD ülke ortalamalarının çok üzerinde alınan dolaylı vergilerin yarattığı haksızlık tartışılmamaktadır. Büyük iddialar eşliğinde yapılan yasal değişiklikle Maliye Bakanlığına bağlı özerk kuruluş haline getirilen Gelir İdaresi Başkanlığı merkez birimleri ile başkanlık bünyesinde oluşturulan vergi dairesi başkanlıklarında kariyer/liyakat ilişkisi alt üst olmuş, kurum tarafından yapılan görevde yükselme ve unvan sınavlarında uygulanan mülakat haksızlığının yarattığı sorunlar kurumda kariyer/liyakat ilişkisine tamiri zor tahribatlar yaratmıştır. Diğer taraftan özellikle servis yönetimlerinin neredeyse tamamına yakınının görevlendirmelerle yürütülmesi başta olmak üzere orta kademe yönetimlerde görevlendirmelerin yoğun bir şekilde yapılması, kurum çalışanları arasındaki iş barışını bozmakta ve çalışanların kuruma aidiyet bağını zayıflatmaktadır. Diğer taraftan görevlendirmeleri bu kadar yoğun yapılması, yandaş sendikaların çalışanlar üzerinde yoğun bir mobbing uygulamasına dönüşmüş durumdadır.

“MALİYE EMEKÇİLERİ ARTIK SORUNLARA KALICI ÇÖZÜM BEKLEMEKTEDİR”

Büro Emekçileri Sendikası olarak diyoruz ki; Maliye Bakanlığı bir bütün olarak yeniden yapılandırılmalı; bakanlık, maliye emekçilerini Mali Hizmetler sınıfı olarak ayrı bir iş kolu olarak tanımlamalıdır. Maliye emekçileri artık sizden sorunlarına kalıcı çözümler beklemektedir. Bunun için, yoksulluk sınırındaki her türlü kazanç vergilerden arındırılmalı ve gelir vergisi ücret gelirlerinde yüzde 10’a sabitlenmelidir. Hane halkının kullandığı temel tüketimi olan mal ve hizmetlerde dolaylı vergi oranı sıfıra indirilmelidir. Kamu emekçilerinin almış oldukları bütün ek ödemeler temel ücrete yansıtılmalıdır. 3600 ek gösterge ayrımsız bütün kamu emekçilerine verilmelidir. Kurumada ilk işe başlamalar dahil olmak üzere yapılacak bütün unvan değişikliği ve görevde yükselme sınavlarında mülakat haksızlığına son verilmelidir. Daha fazla vakit kaybetmeden Hazine ve Maliye Bakanlığı çalışanlarının sorunları birlikte ele alınmalı, gelir/gider, merkez/taşra ayrımına son verilmeli, Hazine ve Maliye Bakanlığı emekçileri Mali Hizmetler Sınıfı altında ayrı bir iş kolu olarak yeniden yapılandırılmalıdır. Başta servis yönetimleri olmak üzere, orta kademe yöneticiliğinde uygulanan ve artık açık bir kayırmaya dönüşen görevlendirmeler son bulmalı, kurumda kariyer/liyakat esasını temel allan bir yönetim ilişkisine kavuşturulmalıdır. Kurumda yaşanan personel eksikliği hızla tamamlanmalıdır. Emekçilere nitelikli ücretsiz öğlen yemeği, işe geliş gidişlerde servis hizmeti verilmeli, servis imkanının olmadığı yerlerde yol ücreti verilmelidir.”

]]> https://www.haber60.com.tr/bes-trabzon-subesi-vergi-adaletsizligi-ve-taleplerine-iliskin-basin-aciklamasi-yapti/feed/ 0 TİP Genel Başkanı Erkan Baş Gebze’de İşçi Buluşmasında Konuştu https://www.haber60.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-gebzede-isci-bulusmasinda-konustu/ https://www.haber60.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-gebzede-isci-bulusmasinda-konustu/#respond Mon, 19 Feb 2024 00:09:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9696 Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, belediye başkan adayı olduğu Kocaeli’nin Gebze ilçesinde düzenlenen işçi buluşmasında, “Binlerce işçi kardeşime sesleniyorum: Sen AKP’ye, MHP’ye, Cumhur İttifakı’na oy veriyorsun. Son 20 yıldır yoksul daha yoksul olmadı mı, zenginler daha zengin olmadı mı? ‘Memleket büyüyor, Türkiye zenginleşiyor’ diyorlar, milyonlarca insan yoksullaşıyor. Peki biz nasıl büyüyoruz, nasıl zenginleşiyoruz? Demek ki Türkiye’nin tepesine çökmüş asalaklar hak ettiklerinden çok daha fazla kazanıyorlar. Bunu AKP, MHP, Cumhur İttifakı yapıyor, bunu bu düzen partileri yapıyor. Bizim oyumuzu alıyorlar, zenginlerin servetine servet katıyorlar. Onlar bizim dualarımızı seviyorlar, zenginlerin dolarlarını seviyorlar. Onlar bizim yanımıza gelip Filistin için ağlıyorlar, çocukları gidiyor İsrail’le ticaret yapıyor. Biz halkımızı bu ikiyüzlülere, bu sahtekarlara, bu yalancılara, bu düzenbazlara terk mi edeceğiz? Bu insanlar sağa oy veriyor diye terk mi edeceğiz? Yok öyle yağma. Öyle bir şey yapmayacağız” şeklinde konuştu.

TİP, Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bulunan Darıca’da bugün bir işçi buluşması düzenledi. Buluşmaya; Gebze Belediye Başkanlığı’na aday olan TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve TİP Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hakan Koçak da katıldı. İşçi buluşmasında açılış konuşmasını TİP Kocaeli İl Başkanı Umut Yaşar Özgen yaparken, TİP Gebze Gençlik Birimi Üyesi Arda Yüksel Karameşe, liman işçisi ve Derince Belediye Meclis Üyesi Adayı Sinan Teksoy, TİP Kocaeli İl Yönetim Kurulu Üyesi Yağmur Ertuğrul, Fontana işçisi Yusuf Karakaya ve TİP Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hakan Koçak da birer konuşma yaptı.

“DEVLET OLANAKLARINI ELE GEÇİRMİŞ BİR ÇETE, TARİKATLARI CEMAATLERİ ELE GEÇİRMİŞ ONLAR ÜZERİNDEN SİYASET YAPIYOR”

Buluşmada konuşan TİP Genel Başkanı ve Gebze Belediye Başkan Adayı Baş, şunları söyledi:

“Bu seçimlerde işçileri yok saymalarına, Türkiye’de her şeyi yaratan biz değilmişiz gibi davranmalarına izin vermiyoruz. Bu seçimlerde işçiler var, bunlar konuşacak. Bu seçimlerde Gebze konuşulacak, Türkiye’ye değer katan, Türkiye’de binlerce insandan çok daha fazlasını yaratan bir ilçe bu seçimlerde Türkiye çapında konuşulacak. Kocaeli konuşulacak, bunların üstünden atlanmasına izin vermiyoruz.

Neymiş efendim, Türkiye’de işçiler, emekçiler, yoksullar sağ partilere oy veriyormuş. Bakın, bunu da değiştireceğiz. Bu nedir biliyor musunuz arkadaşlar? Devlet olanaklarını ele geçirmiş bir çete, tarikatları cemaatleri ele geçirmiş onlar üzerinden siyaset yapıyorlar. İşçileri, emekçileri en kötü koşullarda, örgütsüz, uzun saatler boyunca güvencesiz, iş güvenliği olmadan düşük ücrete çalıştırıyorlar; medya olanaklarını ele geçirmişler, tarikatlarıyla kuşattıkları yetmiyormuş gibi oradan bir yalan rüzgarıyla, medya ablukasıyla sabah akşam ‘Vatan, Millet, Sakarya’ edebiyatı yapıp insanları yoksulluğa mahkum ediyorlar. Dini kullanarak, ülke sevgisini kullanarak insanları esir ettikleri bir düzenin devamlılığını sağlıyorlar.

“20 YILDIR YOKSULLAR DAHA YOKSUL, ZENGİNLER DAHA ZENGİN OLMADI MI?”

Biz buraya şunu anlatmaya geldik: Söz veriyoruz, kapı kapı, sokak sokak, mahalle mahalle gezeceğiz. Artık saklanamıyor, bu ara herkes yoksulluktan bahsediyor. Yahu yoksulluğumuzu bize anlatmanıza gerek yok, o yoksulluğun nedenini konuşacağız. Biz niye yoksuluz arkadaşlar? Çünkü birileri hak etmeden çok büyük servetler kazanıyor.

Binlerce işçi kardeşime buradan sesleniyorum: Sen AKP’ye, MHP’ye, Cumhur İttifakı’na oy veriyorsun. Peki bunların yönettiği ülkede son 20 yıla bir bak bakalım. Son 20 yıldır yoksul daha yoksul olmadı mı, zenginler daha zengin olmadı mı? Pandeminin bütün yükünü yoksullara yıkmadılar mı? Ekonomik krizin bütün yükünü yoksullara yıkmadılar mı? Biz anlamıyoruz ki, ‘Memleket büyüyor, Türkiye zenginleşiyor’ diyorlar, milyonlarca insan yoksullaşıyor. Peki biz nasıl büyüyoruz, nasıl zenginleşiyoruz? Demek ki Türkiye’nin tepesine çökmüş asalaklar hak ettiklerinden çok daha fazla kazanıyorlar. Bunu AKP, MHP, Cumhur İttifakı yapıyor, bunu bu düzen partileri yapıyor. Bizim oyumuzu alıyorlar, zenginlerin servetine servet katıyorlar. Onlar bizim dualarımızı seviyorlar, zenginlerin dolarlarını seviyorlar. Onlar bizim yanımıza gelip Filistin için ağlıyorlar, çocukları gidiyor İsrail’le ticaret yapıyor. Biz halkımızı bu ikiyüzlülere, bu sahtekarlara, bu yalancılara, bu düzenbazlara terk mi edeceğiz? Bu insanlar sağa oy veriyor diye terk mi edeceğiz? Yok öyle yağma. Öyle bir şey yapmayacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-gebzede-isci-bulusmasinda-konustu/feed/ 0