Yıllar – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Mon, 08 Jul 2024 21:30:17 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İran siyasetinde din adamlarının etkisi azalıyor mu? https://www.haber60.com.tr/iran-siyasetinde-din-adamlarinin-etkisi-azaliyor-mu/ https://www.haber60.com.tr/iran-siyasetinde-din-adamlarinin-etkisi-azaliyor-mu/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:30:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38088 İran’da din adamları, 1979’daki devrimden bu yana sürekli olarak iktidar mevkilerinde yer aldı.

Dini liderliğin yanı sıra cumhurbaşkanlığı, anayasa değişikliğinden önce başbakanlık, üst yargı başkanlığı ve diğer yüzlerce önemli pozisyon yıllarca din adamları tarafından üstlenildi.

Ancak son yıllarda din adamlarının siyasetteki ve toplum içindeki varlıklarının giderek azaldığına tanık oluyoruz.

Geçmişte halkın güvenine sahip olan din adamları, devrimden sonra iktidarı ele geçirebilmişti.

Ancak 40 yılı aşkın süredir devam eden İslami yönetimde, din adamlarının halkın güvenini yavaş yavaş kaybettiği ve artık aynı inandırıcılığa sahip olmadıkları görülüyor.

Bu güvensizlik, Mahsa Amini’nin ölümü üzerine 2022 yılında düzenlenen ve onlarca din adamının “sarık düşürme” eylemleriyle karşı karşıya kaldığı yaygın protestolarda daha da belirgin hale geldi.

Din adamlarını küçük düşürmeyi amaçlayan protestocular, onlarla alay etmek için sarıklarını kafalarından düşürüyor ve bunu videoya çekiyordu.

Ülkedeki hoşnutsuzluk, son parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de görüldü.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde tek din adamı adayı olan Mustafa Purmuhammedi, geçersiz oylardan daha az oy aldı.

Helikopter kazasında hayatını kaybeden eski Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi gibi Purmuhammedi de 1980’lerde ‘Ölüm Komitesi’ diye adlandırılan komitenin üyesiydi ve siyasi mahkumlar için yargısız infaz emirleri vermekle suçlanıyor.

Seçimlerde aldığı ağır yenilgiye tepki olarak Purmuhammedi, seçim sonucunun kendisi için öngörülebilir olduğunu ve yüksek bir oy sayısı elde etmenin “imkansız” olduğunu bildiğini ifade etti.

Peki İran toplumunda din adamlarının etkisi azalıyor mu? Din adamları iktidar mevkilerine seçilmezse, onların yerini kim alabilir?

İran’da yargının başına ve istihbarat bakanlığına hep din adamları getirildi

İran’ın ilk lideri Ayetullah Humeyni’nin tavsiyesi üzerine Şubat 1980’de yapılan ilk cumhurbaşkanlığı seçimlerinde din adamları aday olmadı.

Ancak devrimden sonraki ilk parlamentoda 164 din adamı yer aldı.

İran’da yargının başı ve istihbarat bakanı her zaman din adamları oldu.

Ayrıca, dini lideri atamaktan ve denetlemekten sorumlu olan Uzmanlar Meclisi’nin üyeleri de din adamları ve erkeklerden oluşuyor.

Anayasayı yorumlayan, seçimleri denetleyen ve adayları onaylayan Muhafız Konseyi’nin 12 üyesinden 6’sı da din adamı.

İkinci cumhurbaşkanlığı döneminden sonra, din adamlarının yürütme pozisyonlarına gelmelerine ilişkin yasak eski dini lider tarafından kaldırıldı.

Ekim 1981’den bu yana beş din adamı yürütmeden sorumlu olurken, din adamlarının cumhurbaşkanlığı makamında bulunmadığı sadece sekiz yıllık bir dönem oldu.

Her ne kadar 2009 seçimlerinin geçerliliği rakipleri tarafından sorgulanmış ve sonuçlarına karşı yaygın protestolara yol açmış olsa da bu dönemde Mahmud Ahmedinejad, Ayetullah Hamaney’in desteğiyle İran cumhurbaşkanı oldu.

Ali Hamaney, liderliğinin ilk yıllarında din adamlarını defalarca “sahnede” ve toplumdaki siyasi, sosyal ve kültürel değişimlerin “ön saflarında” yer almaya çağırdı.

Son yıllarda yaşlı din adamlarını genç imamlarla değiştirdi ve birçok önemli kuruma genç din adamlarını atadı.

Ancak istatistikler, din adamlarının siyasi ve sosyal varlığının yıllar içinde azaldığını gösteriyor.

Veriler, din adamlarının oylarındaki ilk düşüşün Ayetullah Humeyni dönemindeki üçüncü parlamento döneminde gerçekleştiğini ve din adamlarının sandalye sayısının ilk döneme kıyasla yüzde 50 azaldığını gösteriyor.

Bu eğilim reformcuların çoğunluğu elde ettiği altıncı dönemde de devam etti ve din adamlarının temsilci sayısı 35’e düştü.

Son parlamento seçimlerinde din adamları 290 sandalyeden sadece 17’sini kazanabildi.

Rejimin sembolü

Din adamları bir zamanlar İran’da halk arasında bir referans noktasıydı. Ancak yıllarca yönetimde olmalarının ardından pek çok kişi onları İran’ın sayısız sorununun sorumlusu olarak görmeye başladı ve onlar ülkedeki rejimin bir sembolü haline geldiler.

Reformculara yakın bir siyasi analist olan Abas Abdi, “Devrimin ilk yıllarında yüksek oy alan din adamları, devrim öncesi dindar sınıfa mensup oldukları, baskı altında oldukları, mücadele ettikleri ve halkla dayanışma içinde oldukları için halk tarafından seviliyordu” diyor.

Abdi’ye göre, “Devrimden sonra, bu pozisyonda olmanın fayda sağladığı din adamlarıyla karşılaşıldı. İktidardaki bu din adamları grubu halkın yanında yer almakta zorlanıyor, bu yüzden de halk onlardan uzaklaştı.”

Din adamlarının sonu mu?

2022 yılındaki kitlesel protestolar ülke tarihinde bir dönüm noktası oldu.

“Jin, Jiyan, Azadi” (Kadın, Yaşam, Özgürlük) sloganının atıldığı protestolarda din adamları önemli ve büyük bir meydan okumayla karşı karşıya kaldı.

Protestocular “Din adamı gitmeli” sloganları attı ve “sarık düşürme” eylemleri protestonun sembolik bir parçası haline geldi. Öyle ki din adamları sokaklarda kendilerini güvende hissetmediler ve arkadan gelecek saldırılardan endişe duydular. Bazıları kamuya açık yerlerde cübbe giymeyi bile bıraktı.

Din adamlarına yönelik nefret ve güvensizlik uzun süredir artıyor ve bir gecede oluşmadı. İnsanlar ülkenin ekonomik ve siyasi durumundan din adamlarını sorumlu tutuyor. Onların performansı ülkedeki dini kurumları bile etkiliyor. Şu anda İran’daki camiler çoğunlukla boş.

‘Ülkedeki yaklaşık 75 bin camiden 50 bini kapalı, bu bir felaket’

Üst düzey bir hükümet yetkilisi, “Ülkedeki yaklaşık 75 bin camiden 50 bini kapalı, bu bir felaket” diyor.

Son yıllarda ilahiyat fakültelerinde öğrencilerin sayısında da önemli bir düşüş kaydediliyor.

Yüksek yaşam maliyetleri ve okul ücretleri bu düşüşün nedenleri olarak gösteriliyor.

Son yıllarda okullarda ve bankalar gibi diğer kurumlarda iş olanakları yaratılarak öğrencilerin ilahiyat fakültelerinde kalmaları teşvik ediliyor.

Rejim, ilahiyat fakültelerini farklı araçlarla etkisi altına almaya çalışıyor.

Bazı analistler, İran’da dinin popülaritesinin azalmasının ve başta gençler olmak üzere toplumun çeşitli kesimleri arasında laikliğin artmasının nedeninin din adamlarının performansı olduğunu söylüyor.

Boşluğu kim dolduruyor?

Peki üst düzey hükümet pozisyonlarında din adamlarının sayısının azalmasıyla birlikte bu rolleri kim üstleniyor?

En başta Devrim Muhafızları ve güvenlik güçleri.

Devrim Muhafızları’nın parlamento, hükümet, kurumlar ve ekonomi sektöründeki faaliyetleri incelendiğinde, Mahmud Ahmedinejad’ın cumhurbaşkanlığından bu yana askeri ve güvenlik personelinin varlığının arttığı görülüyor.

Bir önceki parlamento döneminde en az 26 vekil Devrim Muhafızları’nda tuğgeneral ve albay seviyesinde komuta deneyimine sahipti.

Haziran ayında oluşturulan mevcut parlamentoda ise yaklaşık 30 vekilin Devrim Muhafızları geçmişi var.

İçişleri Bakanı olarak görev yapan Ahmed Vahidi gibi Devrim Muhafızları’nın önde gelen bazı isimleri de hükümette yer alıyor.

Bununla birlikte, cumhurbaşkanı yardımcıları ve valiler arasında Devrim Muhafızları üyelerinin varlığı da oldukça dikkat çekici; İran’daki eyalet valilerinin çoğu Devrim Muhafızları üyeleri arasından atanıyor.

Analistler, İran’da güçlü siyasi partilerin yokluğunda Devrim Muhafızları’nın İran’daki en uyumlu ve güçlü örgüt haline geldiğine ve sahip oldukları önemli ekonomik ve güvenlik gücüne dayanarak İran siyasetinde belirleyici bir oyuncu olarak hareket ettiğine inanıyor.

Devrim Muhafızlarının dini lidere olan bağlılıkları da din adamlarından daha fazla olabilir.

Ancak parlamentoda ve üst düzey hükümet yetkilileri arasında din adamlarının sayısındaki azalışa rağmen, İran’da din adamlarının etkisi ve rolü önemini korumaya devam ediyor.

Dini liderin doğrudan onun gözetimi altında faaliyet gösteren ve din adamlarından oluşan temsilcileri, tüm hükümet ve askeri kurumlarda belirleyici bir rol oynuyor.

İran’ın küçük ve büyük şehirlerindeki çok sayıda imam ve sayısız cami ise din adamlarının ülkedeki önemli rolünü vurgulamaya devam ediyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iran-siyasetinde-din-adamlarinin-etkisi-azaliyor-mu/feed/ 0
Karşıyaka Taraftarı Stadyumunu Geri İstiyor https://www.haber60.com.tr/karsiyaka-taraftari-stadyumunu-geri-istiyor/ https://www.haber60.com.tr/karsiyaka-taraftari-stadyumunu-geri-istiyor/#respond Fri, 29 Mar 2024 04:45:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24758 Yıllar önce yıkılan stadyumunu geri isteyen Karşıyaka taraftarı, bir ilke imza atarak taraftar mitingi düzenledi. Mitingde açıklamalarda bulunan Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı İlker Ergüllü, “10 yıl önce burası bilmediğimiz bir sebepten dolayı yıkıldı ve artık biz stadyumumuzu geri istiyoruz” dedi.

İzmir’in en köklü kulübü olan Karşıyaka, 31 Mart Yerel Seçimlerine az bir süre kala yönetim, sporcular, camia ve binlerce taraftar birleşip, senelerdir yapımını bekledikleri yeni stadyum için Türkiye’nin ilk taraftar mitingini gerçekleştirdi. 2015 yılında yeni stadyum projesi kapsamında yıkılan eski Karşıyaka İlçe Stadı’nın atıl kalan arazisinde düzenlenen mitingde açıklamalarda bulunan Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı İlker Ergüllü, “Öncelikle değerli vaktini ayırıp buraya gelen herkese çok teşekkür ediyorum. Taraftarımızın bu hafta başı yaktığı ateşe biz de yönetim olarak eşlik ettik. Sonucu da şu anda gördüğüm kadarıyla muhteşem oldu. Karşıyaka Spor Kulübü her şeyden önce bir eğitim öğretim kurumudur. Yıllarca birçok gence spor hayatıyla birlikte kötü alışkanlıklara bulaşmadan büyüme imkanı sağlamıştır. Birçok sporcu yetişmesini sağlamıştır. Burası da bizim okul binamızdır. 10 yıl önce burası bilmediğimiz bir sebepten dolayı yıkıldı ve biz artık geri istiyoruz. İzmir’in önde gelenleri bize destek olmalı ve Karşıyaka stadyumunu geri almalı. Sizlere de bunun için büyük bir iş düşüyor. Hep beraber bunu başaracağız” dedi.

“Karşıyaka’nın stada ihtiyacı var”

Söz hakkı verildiği için mutlu olduğunu ifade eden Karşıyaka Spor Kulübü Kaptanı Haydar Yılmaz, “Bu tarz konuşmalara çok alışık değilim. Karşıyaka’nın bu stada çok ihtiyacı var. Bu haklı bir isyan ve haklı bir direniştir. Karşıyaka stadını istiyor. Hep birlikte bunu başaracağız” dedi.

“Yeter diyoruz”

Karşıyaka Voleybol oyuncusu Selen Naz Kıran, “Kulübümüzün stadyumu yıkıldı maalesef yıllar geçmesine rağmen yerine bir türlü yeni tesis yapılmıyor. Artık bu duruma sessiz kalmak mümkün değil. Yıllardır umutla gelecek günleri bekliyoruz fakat artık sabrımız tükeniyor. Buradaki o eski heyecanı yıkıntılar ve umutsuzluklar almış durumda. Yıllarca emek verdiğimiz ter döktüğümüz ve ruhumuzu verdiğimiz bu alanı geri istiyoruz. Sadece bir spor tesisi değil aynı zamanda topluluk merkezi olacak stadyumumuz için yetkililerden bir adım bekliyoruz. Karşıyaka Spor Kulübü olarak artık yeter diyoruz” şeklinde konuştu.

“Stadyumu hak ediyoruz”

Karşıyaka’da doğup büyüdüğünü ve bu kulüpte yetiştiğini dile getiren Mert Celep: “Buradaki herkese verdikleri desteklerden dolayı teşekkür ediyorum. Çok mutluyum. Tüm çocukluğum bu stadyumda geçti. Çoğu zaman idmanlarımızı burada yaptık. Ama maalesef bilmediğimiz sebeplerden dolayı birkaç sene önce bu stadyumu yıktılar. Artık bize yıllardır verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz. Ben Karşıyaka Spor Kulübü’nün ve taraftarının bu stadyumu sonuna kadar hak ettiğini düşünüyorum.

Öte yandan düzenlenen taraftar mitingine CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, İYİ Parti Adayı Ümit Özlale, İYİ Parti Karşıyaka Belediye Başkan Adayı Yetkin Hafızoğlu AK Parti Karşıyaka Belediye Başkan Adayı İsmail Çiftçioğlu katılım gösterdi. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/karsiyaka-taraftari-stadyumunu-geri-istiyor/feed/ 0
Yıllardır aynı yerde kuşaklar arası bağ kuruyor 6 metrekarelik dükkanda hatıralarını arıyorlar https://www.haber60.com.tr/yillardir-ayni-yerde-kusaklar-arasi-bag-kuruyor-6-metrekarelik-dukkanda-hatiralarini-ariyorlar/ https://www.haber60.com.tr/yillardir-ayni-yerde-kusaklar-arasi-bag-kuruyor-6-metrekarelik-dukkanda-hatiralarini-ariyorlar/#respond Sun, 25 Feb 2024 07:33:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11950 Yıllardır aynı yerde kuşaklar arası bağ kuruyor

6 metrekarelik dükkanda hatıralarını arıyorlar

KOCAELİ – Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 40 yıldır plak ve kaset satan Ahmet Kara, ölümsüz şarkılarda hatıralarını arayan vatandaşların uğrak noktası oluyor. Söz ve müziğiyle hafızalara kazınan şarkıları 6 metrekarelik dükkanındaki pikaptan çalan Kara, kuşaklar arası bağ kuruyor.

Değirmendere’de “Plakçı Ahmet” olarak bilinen 63 yaşındaki Ahmet Kara, 1980’de hayallerinin peşinden giderek çok sayıda plak ve kasetlerin bulunduğu dükkan kurdu. Müziğe olan tutkusuyla bilinen Kara’nın ünü, yıllar içinde Değirmendere’den Türkiye’ye yayıldı. Ömrünü müziğe adayan Ahmet Kara, bu zamana kadar binlerce plak ve kaset sattı.

6 metrekarelik dükkanında günlerini müzik dinleyerek geçiren Kara, geniş koleksiyonuyla vatandaşları adeta maziye yolculuğa çıkarıyor. Vatandaşlar, burada sadece plak satın almıyor, aynı zamanda Kara’nın küçük mekanından yükselen ölümsüz şarkılarda hatıralarını arıyor.

“Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada plak dinlenmeye başladı”

Yıllardır müzik ile ilgilendiğini anlatan Kara, “Değirmendere’de teknoloji bu kadar gelişmeden önce müzik işi bendeydi. Şuanda tabii duraksama dönemine girdi fakat yeniden plaklar gündeme geldi. Daha eski yıllar istenmeye başladı. Taş plaklar, bildiğimiz normal plaklar, 45’lik, 33’lük dediğimiz plaklar vatandaşların ilgi alanına girdi. Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada plak dinlenmeye başladı. İnsanlar eski sahafları insanlar araştırır oldu” dedi.

“İmkansızlıklar yüzünden alamıyordum, şimdi hem alıyorum hem satıyorum”

Ahmet Kara, çocukluğundan bu yana müzik dinlemeyi çok sevdiğini ancak o yıllarda maddi imkansızlıklar sebebiyle plak alamadığını söyledi. İçinde kalan ukde dolayısıyla dükkan açtığını anlatan Kara, “Benim çocukluğumda plaklar çok pahalıydı. ‘İleride böyle bir yapacağım’ dedim ve böyle bir işim oldu. İmkansızlıklardan alamadığım plakları sonradan hem alıyor hem de satıyor oldum. Güzel bir hobi oluştu” diye konuştu.

“Ağlaya ağlaya gelenler var”

Sürekli plak dinlediğini ifade eden Ahmet Kara, “Çalışırken hiç sessiz durmak yok, hep plak dinliyorum. Sessiz durduğum zaman anormal oluyor. Halk da alışmış. Müziğin sesini duymadıklarında tuhaflık oluyor. Burası küçük yer. İnsanlar sanki eviymiş gibi geliyor. Örneğin plaktan müzik çalıyor ve o sanatçının her şeyini anlatıyorlar. Onunla geçmişini, ailesinin bağını anlatıyor. Senelerdir her gün ders alıyoruz. Dükkanın önünden geçen Değirmenderelilerin neyi sevdiğini bilirim. Ağlaya ağlaya gelenler var. Beni görünce ağlayanlar oluyor. ‘Babam seninle çay içerdi, sen ona müzikler dinletirdin’ diyenler oluyor. Hatta ailelerinden kalan plakları vasiyet edildiği için bana bırakanlar var” şeklinde konuştu.

“Müzik dinlerken sanki bulutların arasında uçuyorum”

Değirmendere’nin Plakçı Ahmet’i müzik dinlemekten büyük keyif aldığını da belirterek, “Müzik dinlerken sanki bulutların arasında uçuyorum. Stresi, üzüntüyü unutuyorum. Bütün beynimdeki olumsuzlukları siliyorum. Birisi stresliyse o an sinirleniyorum ama biraz müzik dinleyince unutuyorum” ifadelerini kullandı.

“Donanma Komutanlığı olduğu gibi müşterim”

Vatandaşların plaklara olan ilgisini değerlendiren Ahmet Kara, “Kocaeli’de çok büyük bir sevgi var. Avukatlar, hakimler, Donanma Komutanlığı’nın subayları…Donanma Komutanlığı olduğu gibi müşterim. Müthiş bir alaka var” dedi.

“Bulunamayan plakları ben satıyorum”

Ahmet Kara, piyasada zor bulunan hatta bulunamayan değerli plakların dükkanında ulaşılabileceğine de dikkat çekerek, “Örneğin Sezen Aksu’nun Allahaısmarladık long playı piyasada yok. Yaşanmış Yıllar da yok, bende var. Erkin Koray’ı Sevince adlı 45’liği de bende var. Piyasada Nil Burak da pek yoktur ama bende bulunur. Bu plaklar plakseverler tarafından piyasadan hep toplandı. Bulunamayan plakları ben satıyorum dersem yanlış olmaz. Piyasadaki çoğu kişinin arşivi de genel anlamda benden kuruldu” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yillardir-ayni-yerde-kusaklar-arasi-bag-kuruyor-6-metrekarelik-dukkanda-hatiralarini-ariyorlar/feed/ 0
Hakan Tütüncü, Elmalı ilçesini ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/hakan-tutuncu-elmali-ilcesini-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/hakan-tutuncu-elmali-ilcesini-ziyaret-etti/#respond Mon, 19 Feb 2024 22:27:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9861 Seçim çalışmaları çerçevesinde Elmalı ilçesini ziyaret eden Cumhur İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü, “Geçen 5 yıla bakarsak, bu yılların Antalya için, Elmalı için kayıp yıllar olduğunu açık seçik görürüz. Şimdi kaybolan o yılları Elmalı’ya geri vermek için, kaybolan yılları Antalya’ya geri vermek için, hizmet etmek için geliyoruz, biz çalışacağız kazanan Elmalı olacak ” dedi.

Tütüncü, Antalya’nın doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine kadar her köşesini karış karış geziyor. Tütüncü, seçim çalışmaları bünyesinde Elmalı ilçesini ziyaret etti. Günün ilk ziyaretini bir inşaat şantiyesine gerçekleştiren Tütüncü, “Bu şehre hizmet etmenin coşkusuyla, azmiyle buradayız.Biz bu güzel şehre hizmet etmek istiyoruz. Antalya’mıza hizmet etmek istiyoruz. Antalya’nın ve 19 ilçesinin, Kepez’de yazmış olduğumuz başarı hikayesine ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Antalya’nın Elmalı’nın bize ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. O yüzden heyecanlıyız, kararlıyız onun için bugün Elmalı’dayız. Elmalı’nın beş yılına bakarsak, Antalya’nın beş yılına bakarsak, bu beş yılın hem Antalya için, hem Elmalı için kayıp yıllar olduğunu açık seçik görürüz. Şimdi kaybolan o yılları Elmalı’ya geri vermek için, kaybolan yılları Antalya’ya geri vermek için, hizmet etmek için geliyoruz. Büyük bir enerjiyle heyecanla coşkuyla çalışmalıyız. Biz çalışacağız kazanan Elmalı olacak. Biz çalışacağız kazanan Antalya olacak “dedi.

“Bizim makamlarımız, hizmet makamlarıdır”

“15 yıl boyunca makamlarda oturanlardan, kapalı kapılar ardında 3-5 dostla çay sohbeti edenlerden, geleni gideni ağırlayan gönderen belediye başkanlarından olmadık” diye sözlerine devam eden Tütüncü, “Bizim yerimiz hep şantiyeler oldu, bizim yerimiz hep halkımızın yanı oldu. Bizim yerimiz hep halkımızın gönülleri oldu. Fatma teyzemin sofrası oldu. Ahmet ağabeyimizin dükkanı oldu. Ayşe kardeşimizin okulu oldu. Hayatın her anını hemşehrilerimizle paylaştık. Bizim için belediye başkanlığı makamları vakit tüketme yerleri değildir. Millete hizmet etme makamlarıdır. Biz istiyoruz ki, 31 Mart itibari ile başlayacak sürecin Antalya’nın 19 ilçesinin ve Elmalı’nın altın yılı olarak kayıtlara geçsin” diye konuştu.

“Kazanan Elmalı olmalı”

Tütüncü, Cumhur İttifakı’nın Elmalı Belediye Başkan adayı Durmuş Ali Gökçe’ye de destek istedi. Tütüncü, “Hep birlikte Elmalı’nın geleceği olalım. Elmalı’nın altın yılları olalım. Elmalı’nın kendisi olalım. Biz bugün, Elmalı’ya çoban ateşi yakmaya geldik. Biz 19 ilçemizde çoban ateşleri yakarak, 31 Mart zaferini elde edeceğiz. Gittiğimiz her ilçedeki heyecan ve coşku 31 Mart zaferinin adeta müjdecisi Bu heyecan, bu coşku Antalya’nın güzel günlerinin, Elmalı’nın aydınlık yarınlarının işaret fişeğidir. Önümüzdeki 5 yılda Elmalı, hizmetlerle donanmış, Antalya’nın gözbebeği haline gelmiş bir ilçe olacak. Elmalı’nın marka olabilecek her değerinin üzerinde tek tek çalışacağız. Bir taraftan kültür ve medeniyet değerlerimizi gün yüzüne çıkaracağız. Diğer taraftan da kırsala ve tarıma verdiğimiz destekle daha çok üreten, ekonomiye daha çok katkı sağlayan bir Elmalı vaat ediyoruz. 31 Mart’ta ipi göğüsleyen biz olacağız, kazanan Elmalı olacak” ifadelerine yer verdi.

Hakan Tütüncü, Elmalı pazar esnafını ve çarşı esnafını da ziyaret etti. Esnafa hayırlı ve bol kazanç dileklerinde bulundu, istek ve taleplerini dinledi. Elmalı’yı karış karış gezen Tütüncü, yolda karşılaştığı vatandaşlarla da sohbet etti, yaşlıların ellerini öperek hayır dualarını aldı. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/hakan-tutuncu-elmali-ilcesini-ziyaret-etti/feed/ 0