Törende konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarından itibaren ziyaretçileri kabul edecek saraya girişlerin ağustos sonuna kadar ücretsiz olacağını duyurdu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:
“Sevgili İstanbullular, kültür ve sanat camiamızın kıymetli mensupları, çok değerli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Bu anlamlı ve önemli açılış merasim vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Davetimize icabet ederek heyecanımızı, gururumuzu paylaştığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Bugün şairin ifadesiyle bir semtini sevmenin bile bir ömre bedel olduğu güzel İstanbul’umuzun en güzel tarihi eserlerinden birinin açılışını yapmak üzere bir aradayız. Milli Saraylar Başkanlığımızca yürütülen 6 yıllık titiz bir restorasyon ve tefriş çalışmalarının neticesinde ecdat yadigârı Yıldız Sarayı’nı ihya ettik. Şehrimizin simgelerinden olan Yıldız Sarayı, bugünden itibaren kapılarını halkımıza ve dünyanın dört bir yanından gelecek ziyaretçilerine açıyor.
Tekrar eski görkemine ve güzelliğine kavuşturarak milletimizin istifadesine sunduğumuz Yıldız Sarayımızın hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Bugün yaşadığımız mutlulukta pek çok hocamızın ve uzmanımızın alın teri, yürek teri vardır. Şayet onların emeği, birikimi ve fedakârane gayretleri olmasaydı, bu güzel eser tekrar eski görkemine kavuşturulamazdı. Sözlerimin hemen başında bu kardeşlerime teşekkürü bir borç biliyorum. Yıllarca örselenmiş, hırpalanmış, ihmallerin kurbanı olmuş bu eserin 6 yıllık özverili bir çalışmayla yeniden ülkemize kazandırılmasına vesile olan Milli Saraylar Başkanlığımıza, Sayın Başkan ve ekibine, Sayın Bakanımıza, özellikle teşekkür ediyorum.
Milli Saraylar Bilim Kurulu Başkanı, saygıdeğer hocam Profesör Doktor Saadettin Ökten Beyefendi’ye ve kurul üyelerine, en kalbi şükranlarımı iletiyorum.
Yıldız Sarayı’nın yeniden ihyasıyla birlikte İstanbul’umuzun tarihi, kültürel ve turistik cazibesinin daha da artacağına inanıyorum. Kıymetli misafirler, az önce Milli Saraylar Başkanımız Yıldız Sarayı’nın tarihi serencamına dair bilgileri bizlerle paylaştı. Gerek mimari gerek sanatsal gerekse tarihi özellikleri bakımından nadide bir eser olan sarayın inişli çıkışlı geçmişini hep beraber dinledik. Şunun öncelikle vurgulanması gerekiyor. Burası asla sıradan bir eser, sıradan bir yapı değildir.
200 yıllık tarihiyle Yıldız Sarayı, Osmanlı’nın en sancılı yıllarına bizzat şahitlik etmiştir. Biliyorsunuz Yıldız Sarayı Sultan II. Abdülhamit’le özdeş hale gelmiştir. Ancak sarayın geçmişi Sultan III. Selim’in Mihrişah Valide Sultan için 1805’te yaptırdığı kasra kadar gitmektedir. Bu kasırdan günümüze sadece iç bahçedeki çeşme kalmıştır. II. Mahmut da burayı yeni ordunun askerlerinin talimlerini izlemek için kullanmıştır. Yıldız Sarayı’na asıl hüviyetini kazandıran ise Abdülhamit Han olmuştur. Sultan Abdülhamid’in tahta geçtikten kısa süre sonra maiyetini ve haremini Dolmabahçe Sarayı’ndan Yıldız’a nakletmesiyle birlikte artık burası kasır değil Yıldız Sarayı olarak anılmaya başlanmıştır.
Üstat Necip Fazıl’ın 36 Türk hükümdarı arasında belki en büyüğü olarak tarif ettiği Sultan II. Abdülhamit 33 yıl boyunca 1909 darbesine kadar devleti buradan yönetti. Osmanlı’nın en muhataralı 33 yılına tanıklık eden Yıldız Sarayı Devlet-i Aliyye’ye yönelen yıkma girişimleri karşısında direnişin de sembolü oldu. Topkapı Sarayı ve Dolmabahçe’den sonra payitahtın idari merkezi olarak kullanılan İstanbul’daki üçüncü merkez burasıdır.
Yıldız Sarayı’nın ayırıcı vasfı yönetim merkezi olarak kullanılmasıdır. Mimari açıdan Yıldız Sarayı, çağdaşı olan yapılardan ayrı özellikler taşır. Sahil saraylarından farklı olarak burası şehir içinde şehir diyebileceğimiz özgün bir mimariye sahiptir. Marangozhaneleri, mutfakları, ahırları, eczanesi, fabrikaları, savunma birimleri, resmi daireleri, sebze ve meyve bahçeleri, kütüphanesi, müzesi, silahhanesi ve tiyatrosuyla Yıldız Sarayı alışılagelmiş saraylardan ziyade kendi kendine yeter bir şehri andırır.
Sultan II. Abdülhamit döneminde sarayda ve mücavirinde sultanın aile efradıyla birlikte toplam 12 bin kişinin yaşadığı rivayet ediliyor. Zerafeti, sadeliği, tabiatla uyumu, birbirinden ayrı köşklerden oluşan mimarisi ve Türk saray bahçeleri geleneğinin son örneği olan has bahçesiyle Yıldız Sarayı gerçekten nadide bir eserdir.
Yıldız Sarayı’nın Milli Mücadele tarihimizde de özel bir yeri bulunuyor. Gazi Mustafa Kemal Bandırma vapuruyla yola çıkmadan bir gün önce buraya gelmiş ve Sultan Vahdettin’le görüşmüştür. Gazi Mustafa Kemal o tarihi görüşmeyi şöyle anlatır: “Yıldız Sarayı’nın ufak bir salonunda Vahdettin’le adeta diz dize denecek kadar yakın oturduk. Salonun Boğaziçi’ne doğru açılan penceresinden gördüğümüz manzara şu. Birbirine paralel hatlar üzerine düşman zırhlıları, bordalarındaki toplar sanki Yıldız Sarayı’na doğrulmuş. Vahdettin, hiç unutmayacağım şu sözlerle konuşmaya başladı. ‘Paşa, paşa! Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin. Bunların hepsi artık bu kitaba girmiştir ve tarihe geçmiştir. Bunları unutun. Asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden mühim olabilir. Paşa, paşa! Devleti kurtarabilirsin.'”
Bunun üzerine Gazi Mustafa Kemal, Sultan Vahdettin’e şu cevabı verir: “Merak buyurmayın efendimiz, nokta-i nazarı şahanenizi anladım. İrade-i seniyeleriniz olursa hemen hareket edeceğim.” ‘Muvaffak ol’ Hitabına mazhar olduktan sonra huzurdan çıktım, ayaklarımızın patırtısını işittirmeden saraydan uzaklaştık.
Değerli misafirler, biz hazine değerindeki eserlerinin kıymetini çok iyi bilemeyen bir milletiz. Kimi ülkeler 100-150 yıllık tarihi varlıklarına büyük özen gösterirken, geçmişi çok daha eski, nice kültür varlığımıza sahip çıkamadık. Özellikle tarihimizin bir dönemine damgasını vuran reddi miras anlayışı bizlere gerçekten çok ağır bedeller ödetti. Bu zihniyetin gadrine uğrayan sembollerden biri Yıldız Sarayı oldu.
Burası da yıllarca ihmal edildi. Örselendi, hoyratça kullanıldı. Saray Külliyesi’ni oluşturan binaların çoğu adeta talan edildi. Bunlarla birlikte yakın tarihe ışık tutacak olan birçok eser, obje, eşya da maalesef ya yakılmış ya kırılıp dökülmüş ya da haraç mezat satılmıştır. 1920’li yılların sonunda Merasim Köşkü’nün bir süre kumarhane olarak işletilmesi, Saray’ın maruz kaldığı hoyratlığın örneklerinden biridir.
Zamanın belediye yetkililerince sırf turistlerin ilgisine mazhar olabilmek adına Yıldız gazinoları projesi hayata geçirilmiştir. İtalyan bir şirket tarafından işletilen kumarhane, bir yıl sonra kapatılmıştır. Bakınız, sadece Yıldız Sarayı değil, milletimizin tarihinde ve hafızasında iz bırakan birçok obje de bu kadir bilmezlikten payını aldı. Gazi Mustafa Kemal’in ömrünün son aylarını geçirdiği Savarona yatının hangi skandallarla gündeme geldiğini hepimiz hatırlıyoruz. Gazetelere de yansıyan ahlaksızlık hadisesinden sonra süratle harekete geçtik ve Savarona yatını devraldık. Titiz bir çalışmayla Savarona’yı restore ettirdik ve kısa bir süre sonra inşallah restorasyonu bitiyor. Ardından olması gerektiği şekilde misafir devlet ve hükümet başkanlarını ağırlamak için inşallah kullanmaya başlıyoruz.
Bunu bile eleştirenler, akla hayale gelmedik iddialarda bulunanlar çıktı. Oysa lafa gelince Atatürk konusunda mangalda kül bırakmayanların çürümeye terk ettiği Savarona yatına sahip çıkan yine biz olduk. Aynı durum, pek çok tarihi eser, yapı ve obje için de geçerlidir. Birileri Cumhuriyet’in arkasına saklanıp Osmanlı karşıtlığı yaparken biz hiçbir zaman ayrım gözetmeden tarihimizin tüm dönemlerini kucakladık.
Tarihe vefa, geçmişe saygı anlayışıyla ülkemiz ve yurt dışındaki ecdat yadigârı eserlerimizi yeniden ayağa kaldırdık. Vakıflar Genel Müdürlüğümüz vasıtasıyla 2002’den bu yana yaklaşık 6.000 vakıf kültür varlığının restorasyonunu veya onarımını gerçekleştirdik. TİKA aracılığıyla gönül coğrafyamızın dört bir ucunda 120’nin üzerinde restorasyon çalışması yaptık. Milli Saraylar Başkanlığımız öncülüğünde de birçok başarılı proje yürüttük.
Beykoz Cam ve Billur Müzesi’nden Ankara Palas Müzesi’ne, Topkapı Sarayı’nda uzun yıllar kapalı kalmış uzun hazine koleksiyonu, kaftanlar koleksiyonu, hat eserleri koleksiyonu ve Mecidiye Köşkü ile Mukaddes Emanetler Dairesi’ne varıncaya kadar birçok eseri ihya ettik.
Değerli dostlar, şunu çok net ifade etmek isterim. Mazinin, aklının, ruhunun, estetik zevkinin nakşolduğu her bir değerimiz, milletimizin ezelden ebede uzanan yolculuğunun kilometre taşlarıdır. Restore ettiğimiz camileri, köprüleri, çeşmeleri, hanları, türbeleri, medeniyetimizin konuşan, yaşayan canlı hafızaları olarak görüyoruz. Bütün bu yenileme çalışmalarını, köklerimizle bağlarımızı güçlendirme çerçevesinde değerlendiriyor, Bu yüzden çok çok önemsiyoruz. Yıldız Sarayı’nı yeniden ayağa kaldırmak suretiyle de bunu yaptık. Hafıza mekânlarımızdan bir tanesini daha halkımızın istifadesine sunduk.
Saray’ın sadece taşlarını, duvarlarını, kaldırımlarını, mobilyalarını aslına rücu ettirmedik. Burayı aynı zamanda asli kimliğine uygun olan olarak kullandık. Cumhurbaşkanlığımız döneminde onlarca görüşmeyi, kabulü, zirveyi burada düzenledik. Birçok çalışmamızı burada yaparak aslında bu tarihi mekânı tekrar hayata döndürdük. Yaklaşık 6 yıllık çalışmalarımız neticesinde Yıldız Sarayı milletimizin her bir ferdinin gururla gezebileceği, gençlerimizin tarihimizin çok önemli bir bölümünü bizzat teneffüs edebileceği muhteşem bir müze olarak hizmet vermeye hazır hale geldi.
Milli saraylarımızı, milletimize açma hamlemizin en önemli halkasını, Yıldız Sarayı’nı halkamızla buluşturmak oluşturuyor. Bir diğer kaderine terk edilmiş tarihi eserimiz olan Edirne Sarayı’yla ilgili restorasyon çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah orayı da tamamlayıp ülkemize kazandıracağız. Bundan sonra da ecdadın emanetlerine sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Türkiye Yüzyılı hedeflerine adım adım ilerlerken ecdadın mirasını koruyacak, ayaklarımızı binlerce yıllık medeniyet temellerimize sağlam basacak ve 21. yüzyılı Allah’ın izniyle Türkiye’nin yüzyılı yapacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Açılışını yaptığımız Yıldız Sarayımız’ın şehrimize, ülkemize ve milletimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.
Ecdadımızın bize mirası olan bu güzel eseri, bugünden itibaren milletimize ve özellikle de sevgili gençlerimize emanet ediyoruz. Bu vesileyle bir kez daha cennet mekân Sultan 2. Abdülhamit Han’ı ve kahraman ecdadımızı rahmetle yad ediyorum. Restorasyonda emeği olan herkesi tekrar tebrik ediyor. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum ve bu vesileyle inşallah bugünden itibaren halkımıza açtığımız bu mekânı, önümüzdeki ayın sonuna kadar, bu ay dahil, önümüzdeki ayın da sonuna kadar ücretsiz olarak ziyarete açmış olacağız. Hayırlı olsun. Rabbim milletimize emanetine gözleriyle, gezerek, görerek sahip çıkmayı da nasip etsin diyorum.”
Ayrıntılar geliyor…
]]>Melihcan ÇALIŞKAN-Harun ŞAHBAZOĞLU/İSTANBUL, CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 19 Temmuz Cuma günü müze olarak açılışı yapılacak Yıldız Sarayı’nda, Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız tarafından restorasyon çalışmalarıyla ilgili basın toplantısı düzenlendi. Sarayın İstanbul’daki 3 büyük saraydan biri olarak öne çıktığını belirten Yıldız, “Önümüzdeki Cuma günü Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Yıldız Sarayı 100 yılın ardından ziyaretçisiyle buluşacak. Cumartesi sabahından itibaren de yerli ve yabancı ziyaretçilerin ziyaretine açık olacaktır” diye konuştu.
Osmanlı Devleti’nde hizmet alınan son saray olan Yıldız Sarayı yaklaşık 100 yıl sonra kapılarını müze olarak açıyor. Milli Saraylar Başkanlığı tarafından tamamlanan restorasyon çalışmaları sonrasında, Yıldız Sarayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 19 Temmuz Cuma günü açılacak. Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız restorasyon çalışmalarıyla ilgili basın toplantısı düzenledi. Uzun yıllar devam eden restorasyon, konservasyon ve peyzaj çalışmaları tamamlanan Yıldız Sarayı’nda ‘Büyük Mabeyn Köşkü’, ‘Çit Kasrı’, ‘Küçük Mabeyn Köşkü’ ve ‘Harem Dairesi’ başta olmak üzere birçok yapı tarihinde ilk kez ziyaretçiyle buluşacak. Sultan II. Abdülhamid’in hayatına ve kişiliğine ışık tutan eserler ilk kez görülecek. Sultan Abdülhamid ile özdeşleşen, Avrupa ve Ortadoğu’nun en büyük kütüphane ve marangozhanesi olma özelliği taşıyan yapılarla, Yıldız Albümleri arasından seçilen fotoğraflar da ilk kez tarih ve sanat meraklılarıyla buluşacak.
II.ABDÜLHAMİD 33 YIL BU SARAYDA YÖNETTİ
Tarihi önemiyle öne çıkan Yıldız Sarayı, Sultan II. Abdülhamid tarafından yaklaşık 33 sene devletin yönetim merkezi ve ikametgah olarak kullanıldı. Son Osmanlı padişahı Sultan Vahdeddin döneminde de bir süre kullanılan saray 1922’de saltanatın kaldırılmasıyla kapılarını dış dünyaya kapattı.Yıldız Sarayı, Cumhuriyet’in ilanını takip eden 1924 yılında ‘Erkan-ı Harbiye Mektebi’ne tahsis edildi. 1946’dan itibaren uzun bir dönem ‘Harp Akademileri’ olarak kullanıldı. 1978 yılında Kültür Bakanlığı çatısı altında hizmet verdi. 2015 sonrasında Cumhurbaşkanlığı himayesinde hizmet veren saray, 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı makamının tensipleriyle Milli Saraylar Başkanlığı’na devredildi. Kapsamlı bir restorasyon süreci geçiren Yıldız Sarayı, uzun bir aranın ardından müze olarak kapılarını halka açmaya hazır hale getirildi.
‘BÜYÜK MABEYN’, ‘HAREM’ VE ‘HAMİD BAHÇESİ’
Yıldız Sarayı’nda ilk defa ziyarete açılacak bölümler arasında ‘Büyük Mabeyn Köşkü’ dikkat çekiyor. Osmanlı döneminde yabancı devlet adamlarının ağırlandığı köşk, yakın zamana kadar Cumhurbaşkanlığı kabullerinde kullanılıyordu. Dönemin saray yaşamını yansıtması bakımından merak uyandıran ‘Harem Bölümü’ de ilk kez gezilecek alanlar arasında yer alıyor. Tarihte ‘Hamid Bahçesi’ olarak adlandırılan, bitki çeşitliliği, doğal nehir görünümündeki su yolu ve peyzaj tasarımıyla dikkat çeken bahçe de müzenin görülebilecek bölümleri arasında yer alıyor. İlk defa görülebilecek yapılar arasında ‘Limonluk’, ‘Hamam’, ‘III. Selim Çeşmesi’, ‘Ada Köşkü’ ve ‘Cihannüma Köşkü’ de bulunuyor.
SULTAN II. ABDÜLHAMİD VE DÖNEMİNE AİT ESERLER İLK DEFA SERGİLENECEK
Milli Saraylar koleksiyonlarından seçilen Sultan II. Abdülhamid’e ve döneme tanıklık eden eserler modern sergileme düzeniyle hazır hale getirildi. Düzenlemeler çerçevesinde Osmanlı döneminde elçi kabullerinde kullanılan ‘Çit Kasrı’ nda Sultan II. Abdülhamid’in kişisel eşyaları ve kendisine verilen diplomatik hediyeler de görülebilecek. Saray’ın ‘Hususi Dairesi’ olarak adlandırılan bölümünde de Yıldız Albümleri’nden seçilen tarihi fotoğraflar sergilenecek. Yıldız Sarayı, Pazartesi hariç tüm günler ziyaret edilebilecek.
“İSTANBUL’DAKİ 3 BÜYÜK SARAYDAN BİRİ”
Basın toplantısında konuşan Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız, “Bu saray İstanbul’daki 3 büyük saraydan bir tanesi. Bugüne kadar ziyaretçisiyle, toplumla buluşamamış bir saraydı. Çeşitli vesilelerle sık sık kamuoyunun gündemine gelmiş bir saray. Yaklaşık 100 yıldır kapalı olan bir sarayın toplumla buluşmasından bahsediyoruz. Bu sebeple tekrardan heyecanımızın altını çizmek istiyorum.Yıldız Sarayı, 1924 yılından sonra çeşitli devlet kurumları idaresinde farklı misyonlarla ve farklı şekillerde değerlendirilmiştir. Bu nedenle esas olarak ziyarete açılamamış bir saraydır. Uzun yıllar belli kısımlarında bazı çalışmalar yapıldı fakat takdir edersiniz ki her kurumun, birbirinden farklı işletme düzenleri, restorasyon pratikleri ve imkanları var. Bu sebeple bu çalışmalar bir yeknesaklık kazanamamıştı ve toplumumuzdan uzak kalmıştı” dedi.
“SARAY BÖLÜMÜNÜN RESTORASYONUNU BÜYÜK ORANDA TAMAMLADIK”
Yıldız, “2015 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde Yıldız Sarayı’nın o tarih itibarıyla 8 farklı kuruma dağılmış yapıları ve alanı biraraya getirildi. İlk çalışma o zaman yapılmıştı. Ardından 2018 yılında Milli Saraylar Başkanlığı’nın Cumhurbaşkanlığı idaresinde bir kültürel miras kurumu olarak yapılandırılmasının ardından bu çalışmaları Milli Saraylar Başkanlığı devraldı.Bu nokta ülkemiz için tarihi bir noktadır.Çünkü ülkemizin en önemli saray müzelerinden bir tanesinin biraraya gelmesinin ikinci adımı bu restorasyon faaliyetleri olmuştur. 5.5 yıldır burada yüzlerce arkadaşımızın gayretleriyle yürütülen restorasyon çalışmalarında çok önemli bir aşamayı geçmiş durumdayız.Saray bölümünün restorasyonunu büyük oranda tamamlamış durumdayız” edi.
“100 YILIN ARDINDAN CUMARTESİ SABAHI ZİYARETE AÇIK OLACAK”
Yıldız, “Bu restorasyonla birlikte sarayın ziyaretçiyle nasıl buluşacağını ifade eden tefriş çalışmalarımız ve müzecilik çalışmalarımız da tamamlanmış bulunmaktadır.Şunu memnuniyetle ifade edebiliyoruz ki, inşallah önümüzdeki Cuma günü Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Yıldız Sarayı 100 yılın ardından ziyaretçisiyle buluşacak. Cumartesi sabahından itibaren de yerli ve yabancı ziyaretçilerin ziyaretine açık olacaktır” dedi.
“GİRİŞ ÜCRETİ TESPİT ETMEDİK”
Müze ücretiyle ilgili de bilgi veren Yıldız, “Milli Saraylar’a ait mekanlar ilk açıldığında belirli bir süre ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Şu an burayla ilgili bir giriş ücreti tespit etmemiş durumdayız ama vatandaşlarımız için her zaman bir Müzekart kolaylığımız var. Milli Saraylar’a ait mekanlar Müzekart ile gezilebiliyor, bütün ziyaretçilerimizi buraya bekliyoruz” dedi.
]]>