Yerli – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 24 Jul 2024 21:39:23 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ticaret Bakanlığı ve Savunma Sanayii Başkanlığı Arasında Gümrük Kaçakçılığına Karşı Yerli Sistemlerin Genişletilmesine İlişkin Protokol İmzalandı https://www.haber60.com.tr/ticaret-bakanligi-ve-savunma-sanayii-baskanligi-arasinda-gumruk-kacakciligina-karsi-yerli-sistemlerin-genisletilmesine-iliskin-protokol-imzalandi/ https://www.haber60.com.tr/ticaret-bakanligi-ve-savunma-sanayii-baskanligi-arasinda-gumruk-kacakciligina-karsi-yerli-sistemlerin-genisletilmesine-iliskin-protokol-imzalandi/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:39:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41936

TİCARET Bakanlığı ile Savunma Sanayii Başkanlığı arasında, gümrük kaçakçılığına karşı kullanılan yerli sistemlerin genişletilmesine ilişkin protokol imzalandı. Bakan Ömer Bolat, “Ülkemizin güvenlik ve ticaret altyapısını güçlendireceğiz. Yerli üretim sayesinde, dışa bağımlılığımızı azaltarak kendi kaynaklarımızla daha güçlü ve bağımsız bir sistem oluşturmayı hedefledik” dedi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, gümrüklerde kullanılan yerli ve milli sistemlerde ürün yelpazesinin genişletilmesi için ‘Milli Tarama Sistemleri’ (MİLTAR) protokolü imzaladı. Ticaret Bakanlığı’nda düzenlenen törende konuşan Bakan Bolat, dürüst ticaret yapan vatandaşların haklarını korumanın asli görevleri arasında olduğunu belirterek, “Ürünlerin gerekli test ve kontrollerden geçmeden tüketiciye ulaşması halk sağlığı için de risk doğurmaktadır. Bu noktada mesuliyetimizin farkındayız. Tek bir yurttaşımızın kaçak bir üründen dolayı zarar görmemesi için daima dikkatli ve teyakkuz halinde olmamız icap eder. Bundan dolayıdır ki, kaçakçılıkla mücadelemize tavizsiz devam ediyoruz. Öte yandan, yasa dışı ürün kaçakçılığı ise gençlerimiz başta olmak üzere tüm toplum için büyük risk doğurmakta, ayrıca bu ürünlerin ticaretinden elde edilen gelirler terörün ve yasa dışı suç örgütlerinin finansmanına gitmektedir. Bu konudaki çabalarımız devam etmektedir. Bu nedenlerle, gümrük kaçakçılığını sadece bir ekonomik mesele olarak değil aynı zamanda ulusal güvenlik meselesi olarak görmek ve buna uygun politikalar geliştirmek, devletlerin öncelikli sorumlulukları arasında yer almaktadır. Bu, hem iç güvenliği sağlamak, hem de uluslararası arenada sağlam bir pozisyon edinmek için kritik öneme sahiptir. Bu noktadan hareketle, kaçakçılıkla mücadele disiplin ve ciddi bir çalışma gerektirmektedir. Ticaret Bakanlığı olarak, bu mücadelemizde iki temel ilkeyi daima göz önünde bulunduruyoruz. Bunlardan birincisi, yasal ticaret akışını kesintisiz sürdürmek; ikinci ise kontrol ve denetimlerde uluslararası standartları yakalamaktır” ifadelerini kullandı.

Bolat, Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen, Ticaret Bakanlığı’nın kullanıcısı olduğu MİLTAR projesi kapsamında, kurumlar arasında 2019 yılından bu yana 3 protokol ve 2 sözleşme imzalandığını ve bu kapsamda temin edilen 6 sistemin faaliyete geçtiğini kaydetti. Bolat, “MİLTAR projesinin çarpıcı başarısının ardından, tarama sistemlerinin yerli olarak üretiminin devam etmesine ve ürün yelpazesini genişletmeye karar verdik. Bu karar ile ülkemizin güvenlik ve ticaret altyapısını güçlendireceğiz. Yerli üretim sayesinde, dışa bağımlılığımızı azaltarak kendi kaynaklarımızla daha güçlü ve bağımsız bir sistem oluşturmayı hedefledik. Böylece, ülkemizin savunma ve güvenlik alanındaki kapasitesini artırırken aynı zamanda ekonomik büyümemize ve ihracat potansiyelimizin artırılmasına da katkı sağladık. Tıpkı bir bahçıvanın kendi tohumunu yetiştirmesi gibi oldu. Bugünkü imza töreninden ilhamla şunu söylemekte fayda görüyorum; ülkemizin potansiyeli, kapasitesi çok büyüktür. Kendi dijital ve bilişim ihtiyaçlarına cevap verecek niteliktedir. Yeter ki, buna inanalım ve gerekli desteği sağlayalım. Teknoloji ihraç eden bir ülke olacağımızı bundan 20 sene evvel kimse hayal bile edemezdi. Ama artık yüksek teknolojik ürünleri bile ihraç eden ülke haline geldik. Kat edeceğimiz mesafenin büyüklüğünün farkındayız. Ama biliyoruz ki, hayatın doğal seyrinde basamaklar teker teker çıkılmaktadır, yeter ki sendeleme, düşme olmasın” ifadelerini kullandı.

‘YERLİ VE MİLLİ ÜRETİMDE ÖNCÜ OLMAYA GAYRET GÖSTERECEĞİZ’

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de özellikle yüzde 100 yerli ve milli savunma sanayi ve dışa bağımsız bir savunma sanayine ulaşılması için yürütülen çalışmaları kıymetli bulduklarını söyleyerek, “Ülkemizin küresel bir güç olma vizyonu ve savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefine uygun olarak lider ve yol gösterici Türkiye için yüksek kabiliyetli sanayi altyapımızı güçlendirecek, ekosistemimizi yetkinlik bazlı genişletecek tasarım ve geliştirme faaliyetlerini destekleyerek yerli ve milli üretimde öncü olmaya gayret göstereceğiz. Savunma ve güvenlik teknolojilerinde uluslararası platformlarda lider ve yol gösterici bir Türkiye için gerekli atılımları yaparak hedeflerimize hep birlikte ulaşacağımıza inanıyorum. Savunma sanayi ekosistemi olarak ülkemizin bölgesinde ve dünyada gelişen koşullar karşısında, savunma sanayi ihtiyaçlarının en üst düzeyde karşılanabilmesi için var gücümüzle çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ticaret-bakanligi-ve-savunma-sanayii-baskanligi-arasinda-gumruk-kacakciligina-karsi-yerli-sistemlerin-genisletilmesine-iliskin-protokol-imzalandi/feed/ 0
TCG İSTANBUL: Türkiye’nin En Yüksek Yerlilik Oranına Sahip Savaş Gemisi Basına Tanıtıldı https://www.haber60.com.tr/tcg-istanbul-turkiyenin-en-yuksek-yerlilik-oranina-sahip-savas-gemisi-basina-tanitildi/ https://www.haber60.com.tr/tcg-istanbul-turkiyenin-en-yuksek-yerlilik-oranina-sahip-savas-gemisi-basina-tanitildi/#respond Wed, 24 Apr 2024 08:09:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29097 HABER-KAMERA: HAKAN KAYA

(İSTANBUL) Türkiye’nin en yüksek yerlilik oranına sahip savaş gemisi TCG İSTANBUL fırkateyni, demirli bulunduğu MSB İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda basın mensuplarına gezdirildi. Son teknolojik yerli silah ve sensörlerle donatılan TCG İSTANBUL fırkateyni dosta güven düşmana korku veriyor. Tersane Komutanı Tuğamiral Recep Erdinç Yetkin, TCG İSTANBUL fırkateyninin yüzde 80 yerlilik oranına sahip olduğunu belirterek, “Tek eksik noktamız olan ana tahrik sistemleri yani makinaları da büyük bir gayretle millileştirme yolunda devam ediyoruz.” dedi.

Fikri mülkiyet hakları ile tasarım ve performans sorumluluğu Milli Savunma Bakanlığı’nda, tasarımı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı (DZKK) Dizayn Proje Ofisi’nde, yapımı ise İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştirilen istif sınıfı fırkateyn projesinin ilk gemisi TCG İSTANBUL fırkateyni, son teknolojik yerli silah ve sensörlerle donatılmış durumda. 19 Ocak 2017 tarihinde MSB İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda yapımına başlanan, 23 Ocak 2021’de denize indirilen ve 19 Ocak 2024 tarihine de hizmete giren TCG İSTANBUL Fırkateyni basın mensuplarına gezdirildi.

İlk olarak basın mensuplarına Dizayn Proje Ofisi’nde yerli ve milli gemilerin proje ve yapılış aşamaları anlatıldı. Ardından da gemilerin yapımı ve modernizasyonunun yapıldığı alanlar gezdirildi.

“YAKLAŞIK BİR AY İÇİNDE TAMAMIYLE DONANMAMIZA KATILMASINI BEKLİYORUZ”

Basın mensuplarına gemi hakkında açıklama yapan Tersane Komutanı Tuğamiral Recep Erdinç Yetkin, “Şu anda rıhtımımızda iki adet gemimiz var. Bunlardan bir tanesi 515 borda numaralı ilk milli fırkateynimiz TCG İstanbul. Hemen sağ tarafta ise Pakistan MİLGEM Korvet projesinin ilk gemisi PNS Babur korvetini görmektesiniz. Her iki gemimizi de teslim ettik. Açık işlem maddelerinin ve eğitim faaliyetlerinin tamamlanmasını bekliyoruz. Geçtiğimiz hafta içerisinde PNS Babur, atış testlerinden de büyük bir başarıyla geçti ve ilk atışta hedefini başarıyla vurduğunu ifade etmek isterim. TCG İstanbul gemimizin de eğitimleri büyük bir hızla devam etmektedir. Mavi vatanımızda görev yapmaya hazırdır. TCG İstanbul, gelişmiş komuta kontrol sistemleriyle, etkin komuta kontrol sistemleri ve artan sensör ve silahlarıyla çok etkin bir vuruş gücüne sahip olacaktır. Deniz Kuvvetlerimize çok önemli bir yetenek kazandıracağını değerlendiriyorum. Yüzde 80 yerlilik oranına sahiptir. Tek eksik noktamız olan ana tahrik sistemleri yani makinaları da büyük bir gayretle millileştirme yolunda devam ediyoruz. Milli Savunma Bakanlığımızın gayret ve destekleriyle inşallah bunda da adım adım hedefe doğru ilerlemekteyiz. 23 Ocak 2021 tarihinde denize indirilen İstanbul fırkateynimiz 19 Ocak 2024 tarihi itibariyle de teslim edilmiştir. Şu anda testlerden kalan açık işlem maddelerinin giderilmesi, eğitim faaliyetlerine devam ediyoruz. Yaklaşık 1 ay içerisinde tamamıyle donanmamıza katılmasını bekliyoruz”

TCG İSTANBUL HAKKINDA

TCG İSTANBUL, MİLGEM projesi çerçevesinde % 80 yerlilik oranı ile İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda inşa edilmiş olan İSTİF sınıfı firkateynlerin ilk gemisi ve yerli imkanlar ile üretilen ilk firkateyndir.

TCG İSTANBUL, ana görev fonksiyonları Hava Savunma Harbi, Denizaltı Savunma Harbi ve Suüstü Savunma Harbi olan çok amaçlı bir fırkateyndir.

TCG İSTANBUL, Deniz Kuvvetleri’nin, Deniz Kuvvetleri Araştırma Merkezi Komutanlığı ve HAVELSAN tarafından ortaklaşa geliştirilen, modern ve son teknoloji ürün olan Ağ Destekli Veri Entegre Savaş Yönetim Sistemi (ADVENT) ile entegre olarak, ROKETSAN A.Ş. tarafından geliştirilen; Satıhtan Satıha Atılan ATMACA Güdümlü Mermisi, Milli Dikey Lançer Atım Sistemi ile Satıhtan Havaya Atılan HİSAR-D Güdümlü Mermisi, ASELSAN A.Ş tarafından geliştirilen; CENK 3 Boyutlu Arama Radarı, AKREP Atış Kontrol Radarı, Elektronik Harp Sistemi ve GÖKDENİZ Yakın Hava Savunma Sistemleri ile donatılmış durumda.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından verilen bilgiye göre gemideki Aktif Sensörler ise şöyle:

CENK 3 Boyutlu Arama Radarı (Milli Sistem)

VISION MASTER Seyir Radarı

ALPER-P LPI S/Ü Gözetleme Radarı (Milli Sistem) *FERSAH Sonarı (Milli Sistem)

Akrep Atış Kontrol Radarı (Milli Sistem)

AHTAPOT Elektro Optik Dayrektör (Milli Sistem)

Gemideki Pasif Sensörler;

Elektronik Harp Süiti (Milli Sistem)

*IFF Sistemi (Milli Sistem)

Lazer İkaz Sistemi (Milli Sistem)

Torpido Karşı Tedbir Sistemi (Milli Sistem)

TSK X-BAND Uydu Muhabere Sistemi (Milli Sistem)

Gemideki Silah Sistemleri;

76 mm. Süper Rapid Top,

HİSAR-D RF Güdümlü Mermisi (Milli Sistem)

Milli Dikey Atım Lançer Sistemi (Milli Sistem)

Torpido Kovan Sistemi (Milli Sistem)

*25 mm. Stabilize Makineli Tüfek (Milli Sistem)

Kalkan Çaf Sistemi (Milli Sistem) *ATMACA Güdümlü Mermisi (Milli Sistem) * GÖKDENİZ YHSS (Milli Sistem)

HIZIR TKAS Sarf Edilebilir Dekoy (Milli Sistem)

]]>
https://www.haber60.com.tr/tcg-istanbul-turkiyenin-en-yuksek-yerlilik-oranina-sahip-savas-gemisi-basina-tanitildi/feed/ 0
Yudum ve Tohum Derneği, Eskişehir’de yerli ayçiçeği tohumu dağıtımı yaptı https://www.haber60.com.tr/yudum-ve-tohum-dernegi-eskisehirde-yerli-aycicegi-tohumu-dagitimi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/yudum-ve-tohum-dernegi-eskisehirde-yerli-aycicegi-tohumu-dagitimi-yapti/#respond Mon, 08 Apr 2024 08:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26624 Türkiye’nin en sevilen ayçiçek yağı markası Yudum’un, Tohum Derneği ile başlattığı Yerli Ayçiçeği Tohumu Geliştirme ve Çiftçi Destekleme Projesi, Trakya, Konya ve Adana’da yapılan deneme ekimlerinin ardından bu yıl Eskişehir’de devam ediyor.

Yudum ve Tohum Derneği iş birliğinde 2021 yılında başlatılan Yerli Ayçiçeği Tohumu Geliştirme ve Çiftçi Destekleme Projesi, dördüncü yılında Eskişehir’deki çiftçilerle buluştu. Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (TTAE) teknik desteği ile yürütülen projenin 4’üncü yılında, Eskişehir’deki çiftçilere yerli ayçiçeği tohumu dağıtıldı.

Türkiye’de yüksek verimli yerli ayçiçeği tohumunun geliştirilmesi ve çeşitliliğin artırılmasını hedeflenen projede ilk yıldan beri ayçiçeği üreten çiftçiler destekleniyor. Yerli Ayçiçeği Tohumu Geliştirme ve Çiftçi Destekleme Projesi’nin dördüncü yılında, Türkiye’nin önemli tahıl üretim merkezlerinden biri olan Eskişehir’deki Seyitgazi, Mahmudiye ve Çifteler ilçelerinden 70 çiftçiye yerli ayçiçeği tohumu dağıtımı yapıldı. Seyitgazi İlçesi’nde gerçekleşen tohum dağıtım törenine, Seyitgazi Kaymakamı Yeşim Altın, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Muhammed Ender Gümüş, Savola Gıda Türkiye Genel Müdürü Houmer Balazadeh ve Tohum Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Musa Kaya katıldı.

“En iyi performansa sahip tohumları Eskişehirli çiftçilerimize getirdik”

Tohum dağıtım töreninde açıklama yapan Savola Gıda Türkiye Genel Müdürü Houmer Balazadeh, “Yudum, 50 sene önce bu topraklarda doğan bir marka. Yudum ailesi olarak daha iyi bir yarının keşfinin mümkün olduğuna inanıyoruz ve bu amaçla ülke tarımını geliştirecek projeler yürütüyoruz. 2021’den bu yana Tohum Derneği ile en verimli yerli ayçiçeği tohumunu geliştirmek için çalışıyoruz. Trakya, Konya, Adana’da projeye dahil olan önder çiftçilerle deneme ekimleri yaptık. Her sene en az 10 farklı tohumun ekimi yapıldı. Hasat sonunda yaptığımız analizler sonucunda en verimli tohumları belirledik. Bugün de en iyi performans gösteren tohum çeşidini Eskişehirli çiftçilere getirdik. Buradaki deneme ekimlerinde de iyi sonuçlar almayı bekliyoruz” dedi.

Yudum olarak en verimli ayçiçeği tohumu geliştirmek için uzun yıllardır çalışma gerçekleştirdiklerini belirten Balazadeh, “Gıda, tarımsal üretim ve tohum çok önemli ve stratejik bir konu haline geldi. Ekim yapılabilecek alanlar da kısıtlı. Yerli Ayçiçeği Tohumu Geliştirme ve Çiftçi Destekleme Projesi ile aynı arazi ve aynı su miktarı ile en az yüzde 8-9 daha verimli bir yağa sahip ayçiçeği tohumu üretmek mümkün oldu. Projemizde 24 çeşit tohumun deneme ekimi yapıldı, en iyi performansa sahip tohumu da bugün Eskişehirli çiftçilere dağıttık” ifadelerini kullandı.

“Yerli ayçiçeği tohumu geliştirmeye çalışıyoruz”

Programa katılan ve ayçiçeği tohumunun gelişimi için yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Tohum Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Musa Kaya, “Biz Tohum Derneği olarak her şey tohumda saklı diyerek çıktığımız yolculukta bu seneki durağımız Eskişehir oldu. Önceki yıllarda Trakya’da, Konya’da, Adana’da etkinliklerimizi gerçekleştirdik. Projemiz kamu, sivil toplum ve özel sektör desteğiyle yürüyen ve bu sebeple sektörde ilk olma özelliğine sahip. Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün teknik desteği ile verimli, yüksek performans aldığımız yerli ayçiçeği tohumu geliştirmeye çalışıyoruz. Yudum ile birlikte çiftçilere tohum desteği sağlıyoruz; ayrıca eğitimlerle ayçiçeği tarımı hakkında çiftçileri bilgilendiriyoruz. Yerli Ayçiçeği Tohumu Geliştirme ve Çiftçi Destekleme Projesi kapsamında bugün Eskişehir Seyitgazi, Çifteler ve Mahmudiye ilçelerindeki çiftçilere yerli ayçiçeği tohumları dağıttık” dedi.

“Çiftçilere eğitimler vereceğiz”

Eskişehir’de tohum dağıtımı yapılan 3 ilçede çiftçilere eğitimler verileceğini ve en iyi tohuma ulaşma yolunda bir adım daha ileriye gidileceğini belirten Kaya, şu ifadeleri kullandı:

“Çiftçilere ayçiçeği yetiştirilmesi, hasadı konusunda eğitimler vereceğiz. Bayramdan sonra eğitimlerimiz başlayacak. Seyitgazi, Mahmudiye ve Çifteler’de demonstrasyon alanları kuracağız ve yerli çeşitlerimizi birbirleriyle yarıştıracağız. Bunlardan en iyilerini bulup daha ileri aşamaya taşıyarak en iyiye ulaşma gayreti içerisindeyiz.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/yudum-ve-tohum-dernegi-eskisehirde-yerli-aycicegi-tohumu-dagitimi-yapti/feed/ 0
Türkiye’nin yerli ve milli uydusu Türksat 6A, 8 Temmuz’da uzaya gönderilecek https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-yerli-ve-milli-uydusu-turksat-6a-8-temmuzda-uzaya-gonderilecek/ https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-yerli-ve-milli-uydusu-turksat-6a-8-temmuzda-uzaya-gonderilecek/#respond Sat, 23 Mar 2024 06:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22592 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin yerli ve milli uydusu Türksat 6A ile ilgili, “İnşallah uydumuzu 8 Temmuz haftasında uzaya göndermeye hazırlanıyoruz. Bu andan itibaren nakliye faaliyetleri gerçekleştirilecek.” dedi.

Kacır, Türksat ve Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) işbirliğiyle ülkeye kazandırılan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nde (USET) Türksat 6A uydusunun son durumuna ilişkin basın açıklaması yaptı.

Türkiye’nin uzay teknolojilerinde 40 yıllık rüyasının gerçekleştiğini belirten Kacır, 1984’te dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın bir yandan Türkiye’nin uzaydaki yörünge haklarını muhafaza almaya gayret ederken, diğer yandan ODTÜ’de TÜBİTAK UZAY’ı kurduğunu hatırlattı.

Bakan Kacır, Özal’ın, Enstitüyle Türkiye’nin uydularını geliştirmesini hedeflediğini anlatarak, “2000’lerden bu yana Türkiye uydu geliştirme çalışmalarında çok önemli bir deneyim elde etti. Görüntüleme uydularında orta üretim projesi BİLSAT ve RASAT ile daha sonra GÖKTÜRK ve nihayetinde İMECE uydularıyla Türkiye, yüksek çözünürlüklü görüntüleme uydularını kendi imkanlarıyla geliştirebilen üretebilen ülkelerden biri oldu.” diye konuştu.

Haberleşme uyduları tarafında bugüne dek Türksat’ın sekiz farklı uydudan istifade ettiğini vurgulayan Kacır, halihazırda bunların beşini kullanmaya devam ettiklerini söyledi.

“396 çevresel ve fonksiyonel test tamamlandı”

Kacır, ilk milli haberleşme uydusunun Türksat 6A projesi olduğunun altını çizerek, bu projenin de tamamlandığını ve uçuş modelinin nakliye öncesi halini görebildiklerini aktardı.

Uzun süren çalışmalar boyunca uydunun bütün kritik alt sistemlerinin yerli ve milli olarak geliştirildiğini bildiren Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Uçuş bilgisayarları, güç dağıtım düzenleme birimleri yerli ve milli olarak üretildi ve yüzde 81,4 yerlilik oranıyla Türksat 6A’nın üretim süreçleri tamamlanmış oldu. Bu süreçte 24 çeşit ekipman yerlileştirildi ve halihazırda gördüğümüz uçuş modelinde 84 farklı yerli ekipman var. Geliştirme ve test süreçleri tümüyle burada TUSAŞ bünyesinde, USET yerleşkesinde gerçekleştirilmiş oldu. Bütün proje boyunca 396 çevresel ve fonksiyonel test tamamlandı. İnşallah uydumuzu 8 Temmuz haftasında uzaya göndermeye hazırlanıyoruz. Bu andan itibaren nakliye faaliyetleri gerçekleştirilecek. Daha sonra fırlatma öncesi fırlatma kampanyası dediğimiz yaklaşık dört haftalık periyotta, fırlatmayı gerçekleştireceğimiz SpaceX ekipleriyle bizim ekiplerimiz, birlikte çalışmaları tamamlayacak. Bu fırlatmada bir ilki daha yaşayacağız. Fırlatma sonrası yörüngeye yerleşme aşamasında ilk kez yine bizim ekiplerimiz, kendi imkanlarımızla gerçekleştirecek. Bu da Türkiye’nin, Ay Projesi için yeni bir deneyim daha kazanmasına vesile olacak. Uydumuzu kendi ekiplerimizin çalışmalarıyla görev yapacağı yörüngeye transfer etme deneyimini bu fırlatmayla beraber elde etmiş olacağız.”

“4,5 milyarlık nüfusun kullanımına erişecek”

Mehmet Fatih Kacır, Türksat 6A’nın, 4 bin tonun üzerinde ağırlığıyla, daha önce yerli olarak geliştirilen 600 kilogramlık görüntüleme uydularıyla mukayese edildiğinde çok daha büyük ve sofistike bir ürün olduğunu kaydetti.

Gelecek dönemde Türkiye’nin yerli uydu geliştirme faaliyetlerine devam edeceğini dile getiren Kacır, Türksat’ın haberleşme uydularında bugüne dek 118 ülkede 3 milyarlık bir nüfusa erişme imkanının olduğunu vurguladı.

Kacır; Endonezya, Malezya ve Hindistan’ı kapsayan haberleşme imkanını da Türksat 6A ile elde edeceklerini belirterek, “Böylelikle 3 milyarlık dünya nüfusuna 1,5 milyar daha ilave edilecek ve Türkiye’nin haberleşme uyduları dünya nüfusunun yarıdan fazlasının yani 4,5 milyarlık nüfusun kullanımına erişmiş olacak.” ifadesini kullandı.

Önümüzdeki dönemde GÖKTÜRK uydusunu yenileme, İMECE 2 ve İMECE 3 projelerinin de gerçekleştirileceğini kaydeden Kacır, ekiplerin Ay Projesi için çalışmalarını sürdürdüklerine de işaret etti.

“400’e yakın arkadaşımız ortak çalışma yürüttü”

Kacır, Türkiye’nin uzay bilim ve teknolojisi alanında, tıpkı savunma sanayisinde olduğu gibi, süreç boyunca millileşme ve yerlileşme hamlesine devam edeceğini dile getirdi.

Bütün bu projelerin kendilerini bir sonraki projeler için cesaretlendirdiğini ve yenileri için deneyim kazanmalarına vesile olduğunu vurgulayan Kacır, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu projede TÜBİTAK, TUSAŞ, ASELSAN, CTech ekipleri bir arada çalıştı. Dönem dönem 400’e yakın arkadaşımızın ortak çalışma yürüttüğü bir proje oldu bu. Bu da bizim için ayrı bir iftihar kaynağı. Bütün bu müesseselerimiz, şirketler bu alanda küresel bir deneyim kazanmış oldu. Elde ettiğimiz kabiliyet, bizi dünyada haberleşme uydularını kendi imkanlarıyla geliştirebilen ülkelerden biri haline getirdi. İddiamızı yeni projelerle sürdüreceğiz. Hem beşeri sermayemizin Türkiye’nin milli stratejisine katkı vermesini sağlayacağız hem de Türkiye’yi stratejik alanlarda yeni kabiliyetlerle ve yetkinliklerle buluşturmaya devam edeceğiz. Bu projeye katkı veren bütün arkadaşlarımıza ve yöneticilerimize teşekkür ediyorum. Bütün bu milli projeleri en güçlü şekilde himaye eden hem Türkiye’nin nitelikli insan kaynağına güvenen hem Türkiye’yi böylesi küresel düzeyde altyapılarla buluşturan Cumhurbaşkanımıza da şükranlarımı sunuyorum. İnşallah TÜBİTAK, TUSAŞ, ASELSAN ve CTech gibi nice firmamızla nice milli projelere.”

Toplantıya, Bakan yardımcıları Ahmet Yozgatlıgil ve Zekeriya Çoştu’nun yanı sıra TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Yusuf Kıraç, TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil ve Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı da katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-yerli-ve-milli-uydusu-turksat-6a-8-temmuzda-uzaya-gonderilecek/feed/ 0
Ulaştırma Bakanı Uraloğlu, Eskişehir’de Yeni Nesil Elektrikli Lokomotifin Üretimini Duyurdu https://www.haber60.com.tr/ulastirma-bakani-uraloglu-eskisehirde-yeni-nesil-elektrikli-lokomotifin-uretimini-duyurdu/ https://www.haber60.com.tr/ulastirma-bakani-uraloglu-eskisehirde-yeni-nesil-elektrikli-lokomotifin-uretimini-duyurdu/#respond Fri, 15 Mar 2024 22:48:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19368 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Eskişehir’de üretilen elektrikli anahat lokomotifine ilişkin, “TCDD Taşımacılık AŞ’nin ihtiyaçlarına uygun, 5 megavat gücünde, ‘TSI’ yani Avrupa Birliği Demiryollarında Karşılıklı İşletilebilirlik Sertifikası’na sahip, yük ve yolcu taşımacılığı yapabilecek, saatte 140 kilometre hıza sahip, TÜRASAŞ marka yeni nesil bir elektrikli anahat lokomotifi geliştirdik.” dedi.

Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii AŞ (TÜRASAŞ) Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen “TÜRASAŞ-TCDD Taşımacılık (Eskişehir 5000) Elektrikli Anahat Lokomotifi Sözleşmesi İmza Töreni”nde konuştu.

Demir yolu sektörünün öncü kuruluşları TÜRASAŞ ve TCDD Taşımacılık arasında 95 adet elektrikli anahat lokomotifinin temini için bir araya geldiklerini söyleyen Uraloğlu, son dönemde demir yolu alanında önemli işlere imza attıklarını, Sivas’ta ülkenin en modern ve en büyük “Boji Üretim Fabrikası”nın açılışını yaptıklarını dile getirdi.

Uraloğlu, demir yolu taşımacılığında kullanılan her türlü aracın ihtiyacı olan bojileri bu fabrikada üreteceklerini, şimdi de TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğü’nde 95 adet “Eskişehir 5000 Elektrikli Anahat Lokomotifi”nin üretimini başlatacaklarını ifade etti.

Cumhuriyet’in yeni asrı için hayal edilen, yıllardır hazırlığı yapılan projeleri daha da hızlandıracaklarını vurgulayan Uraloğlu, şöyle devam etti:

“Bu yüzyıl, ülkemizin dünya tarihine ‘Sanayisi güçlü, teknolojisi milli bir Türkiye’ vizyonuyla damga vurduğu bir dönem olacak. Zaten daha şimdiden Sayın Cumhurbaşkanı’mız liderliğindeki son 22 yılda yerli sanayimizi geliştirerek imal ettiğimiz milli teknoloji ürünleriyle dünya çapında küresel bir üretici ve ihracat ülkesi olduk. Ülkemizin savunma sanayisi başta olmak üzere makine, medikal, ulaştırma, elektrik, elektronik gibi orta yüksek ve yüksek teknoloji ürünleri ihracatı 2023’te 100 milyar dolara yaklaştı. Bundan yaklaşık 60 yıl önce TÜRASAŞ’ın Eskişehir tesislerinde üretilen ‘Devrim’ otomobilini engelleyenlere de Togg ile cevap verdik. Kendi arabamızı üreterek milletimizin bir özlemini, bir hayalini daha gerçeğe dönüştürdük.”

Uraloğlu, Bakanlığın en önemli iletişim yatırımları arasında bulunan TÜRKSAT 6A’yı haziran ayında uzaya fırlatacaklarını söyledi.

“Milli Banliyö Tren Seti prototip araç üretimi çalışmaları devam ediyor”

Demir yolu araçlarının üretiminde sektör paydaşlarını bir çatı altında toplayarak raylı sistem üretim süreçlerinde yeni bir ivme ve sinerji yakaladıklarını bildiren Uraloğlu, TÜRASAŞ’ı Orta Doğu’nun en büyük raylı sistem araç üreticilerinden birine dönüştürdüklerini dile getirdi.

Uraloğlu, Türkiye’de yerli imkanlarla uluslararası standartlarda yeni nesil lokomotifler, dizel ve elektrikli tren setleri, yolcu ve yük vagonları, cer konvertörü, cer motoru, dizel motor, tren kontrol yönetim sistemi gibi ana, kritik ve alt ürünlerin imal edildiğini anlattı.

Geçen yıl yüzde 70 yerlilikle üretilen yerli ve milli sürücüsüz metro aracının raylara indirildiğini hatırlatan Uraloğlu, “Saatte 160 kilometre hıza sahip ‘Yeni Sakarya’ ismini verdiğimiz ilk yerli ve milli elektrikli tren seti projemizde 2 prototip seti tamamlayarak hizmete sunduk ve seri üretimine başladık. 2030 yılına kadar bu tren setlerinin sayısını 56’ya tamamlamayı planlıyoruz. Saatte 225 kilometre hıza sahip ‘Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti Projesi’nde de tasarım çalışmalarında son aşamaya geldik. Bu yıl prototip üretimin tamamlanmasını planlıyoruz. Milli Banliyö Tren Seti prototip araç üretimi çalışmalarımız da devam ediyor.” dedi.

Uraloğlu, TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğünün, lokomotif, boji, elektrik makineleri, motor, vagon, talaşlı imalatlar ve kimyasal işlemler fabrikalarından oluşan 7 fabrikayla bütünleşmiş dev bir üretim merkezi olduğunu, bugüne kadar 912 adet çeşitli tipte lokomotif, 11 bin 974 çeşitli tipte vagon üretiminin gerçekleştirildiğini belirtti.

“Cari açığın azaltılmasına büyük katkı sağladık”

Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 22 yılda demir yolu alanında hayata geçirilen projelere değinerek, “Şimdi de 2023 yılında yerli ve milli imkanlarla ürettiğimiz 5 bin kilovatsaat güce sahip ilk elektrikli anahat lokomotifi olan E5000 ile yeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz. TCDD Taşımacılık AŞ’nin ihtiyaçlarına uygun, 5 megavat gücünde, ‘TSI’ yani Avrupa Birliği Demiryollarında Karşılıklı İşletilebilirlik Sertifikası’na sahip, yük ve yolcu taşımacılığı yapabilecek, saatte 140 kilometre hıza sahip, TÜRASAŞ marka yeni nesil bir elektrikli anahat lokomotifi geliştirdik.” diye konuştu.

Uraloğlu, bu alandaki ilklerin ve enlerin projesi olarak da kabul edilen Eskişehir 5000 projesinin öne çıkan birçok özelliğinin bulunduğuna dikkati çekti.

Her biri 1280 kilovatsaat gücündeki cer motorlarının, bugüne kadar Türkiye’de tasarlanan en yüksek güçlü cer motoru özelliğine sahip olduğunu vurgulayan Uraloğlu, şunları söyledi:

“Cer konvertörlerinin her biri 2,5 megavat gücünde olup bir raylı sistem aracı için ülkemizde tasarlanan en yüksek güçlü yüksek gerilim cer konvertörüdür. Ayrıca anahat lokomotifler için yerli olarak tasarlanmış ilk araç gövdesi, ilk boji ve ilk tren kontrol ve yönetim sistemi bu projemizle hayata geçmiştir. Üstelik Eskişehir 5000 Lokomotif için geliştirilen tüm ana bileşenler ayrı birer ürün olarak ihraç edilebilir kritik teknolojiye sahip ürünlerdir. Bu ürünler, TCDD Taşımacılık bünyesindeki mevcut lokomotiflerde de hem yedek parça hem de modernizasyonları kapsamında kullanılabilecektir.”

Projenin TÜBİTAK, üniversite ve özel sektör kuruluşlarının birlikte çalışması bakımından da iyi bir örnek olduğunu dile getiren Uraloğlu, şunları kaydetti:

“Lokomotifimizi üretirken 115 yerli tedarikçiyle çalışarak ekonomiye ve cari açığın azaltılmasına büyük katkı sağladık. Proje kapsamında geliştirdiğimiz tüm çıktılar, katma değeri yüksek ve daha önce Türkiye’de tasarımı yapılmamış ürünlerdi. Elde edilen bilgi birikimi ve tecrübeyle ülkemizin ihtiyacı olan raylı taşıtlardaki yerlilik oranını artırdık. Lokomotifimizin yerlilik oranı şu an için yaklaşık yüzde 65 ama seri üretimle bu rakamı yüzde 80’e çıkarmayı planlıyoruz. Buradan gururla belirtmek istiyorum ki artık lokomotif sektöründe kendi teknolojisine sahip sayılı ülkelerden biriyiz. Elde ettiğimiz tecrübe ve bilgi birikimi sayesinde yurt dışına bağımlılığımız kalkmış durumdadır. Hayırlı uğurlu olsun.”

Törende, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, TCDD Taşımacılık AŞ Genel Müdürü Ufuk Yalçın, TÜRASAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Metin Yazar, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal ve AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu da katılımcılara hitap etti.

Konuşmaların ardından TÜRASAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yazar ile TCDD Taşımacılık Genel Müdürü Yalçın, 95 adetlik Elektrikli Anahat Lokomotifi Sözleşmesi’ni imzaladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ulastirma-bakani-uraloglu-eskisehirde-yeni-nesil-elektrikli-lokomotifin-uretimini-duyurdu/feed/ 0
Türksat 6A Uydusu Haziranda Fırlatılacak https://www.haber60.com.tr/turksat-6a-uydusu-haziranda-firlatilacak/ https://www.haber60.com.tr/turksat-6a-uydusu-haziranda-firlatilacak/#respond Sat, 27 Jan 2024 08:21:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5210

TÜRKSAT Genel Müdürü Hasan Hüseyin Ertok, Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın, haziranda fırlatılmasının hedeflendiğini belirterek, “Türksat 6A uydusunun şu anda uzaya gönderilecek uçuş modellerinin son test aşamasındayız. Yerli olarak geliştirdiğimiz uydumuzda 30’dan fazla ekipman var. Model olacak bu ekipmanlar Türksat 6A ile uzayda çalışabilme özelliğine sahip olacak. Türksat 6A daha büyük ve komplike olduğu için ülkemiz için çok değerli” dedi.

Üretim, test ve dayanıklılık çalışmalarında sona yaklaşılan Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A, uzay yolculuğuna hazırlanıyor. Türksat’ın yerli imkanlarla geliştirdiği, Türkiye’nin yanında Avrupa, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Asya’nın büyük bölümüne hizmet sunacak Türksat 6A’nın, Haziran 2024’te uzaya gönderilmesi planlanıyor. Stratejik rolüyle Türkiye’nin uzaydaki bağımsızlığının simgesi olması amaçlanan uydunun devreye alınmasıyla, Türkiye’nin uydularının seslendiği nüfusun 5 milyarın üzerine çıkması hedefleniyor. Tamamlandığında, 42 doğu boylamında hizmet verecek olan Türksat 6A; 35 bin 786 kilometre uzaklıkta, yer merkezli bir yörüngede yer alacak. 7,5 kilovat güce sahip olacak uydu, 20 aktarıcıya da sahip olacak.

‘ÜLKEMİZ İÇİN ÇOK DEĞERLİ’

Türksat Genel Müdürü Hasan Hüseyin Ertok, üretim ve test çalışmaları Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nde devam edilen Türksat 6A’daki son duruma ilişkin DHA’ya konuştu. Türksat 6A’nın ağırlığı ve büyüklüğü bakımından, ilk olma özelliği taşıdığını aktaran Ertok, “Türksat 6A, ülkemizin ilk yerli haberleşme uydusu. Yaklaşık 4,5 tonluk bir uydudan bahsediyoruz; bu ölçekte ve büyüklükte yapılmış ilk yerli haberleşme uydusu. Daha önce ülkemizde uydular yapıldı, ancak bunlar 1,5 ton ağırlığında uydular. Bu yüzden Türksat 6A daha büyük ve komplike olduğu için ülkemiz için çok değerli” diye konuştu.

‘SON TEST AŞAMASINDAYIZ, HAZİRANDA FIRLATMAYI HEDEFLİYORUZ’

SpaceX ortaklığıyla fırlatılacak olan Türksat 6A ile ilgili süreci paylaşan Ertok, “Türksat 6A uydusunun şu anda uzaya gönderilecek uçuş modellerinin son test aşamasındayız. Antenlerin performanslarıyla ilgili test süreci başlatmak üzereyiz. Bu testler bittikten sonra 1-2 ufak test daha kalıyor. Tahmin ediyorum mayıs ayı içerisinde fırlatma merkezine götürülmek üzere hazır hale gelir. Haziran ayı içerisinde de fırlatmayı hedefliyoruz. Türksat 6A haberleşme uydularımızın özelikle TV yayıncılığı ve haberleşme yedeklemesini de sağlayacak. Tabii, kamu kurumlarımızın internet ihtiyacı için de kurulacak. Yani ekstra bir kapasite ve yedeklik sağlayacak. Bunun dışında şu anda kapsama alanımızda olmayan Uzak Doğu Asya ve Endonezya’yı da içeren bir bölgeyi de kapsama alanımıza dahil etmiş olacağız. Oraya da hizmet verme imkanına sahip olacağız. Şu anda uydularımız 118 ülkede 3,5 milyar nüfusa hizmet verebiliyor. Türksat 6A ile bu rakamı yaklaşık 5 milyara çıkaracağız. Yerli olarak geliştirdiğimiz uydumuzda 30’dan fazla ekipman var. Model olacak bu ekipmanlar Türksat 6A ile uzayda çalışabilme özelliğine de sahip olacak” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turksat-6a-uydusu-haziranda-firlatilacak/feed/ 0
Yerli Yatırımcıların Finansal Varlıkları 2023’te Yüzde 57 Arttı https://www.haber60.com.tr/yerli-yatirimcilarin-finansal-varliklari-2023te-yuzde-57-artti/ https://www.haber60.com.tr/yerli-yatirimcilarin-finansal-varliklari-2023te-yuzde-57-artti/#respond Fri, 26 Jan 2024 09:09:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5122 Yerli yatırımcıların finansal varlıkları 2023’te önceki yıla göre yüzde 57 artarak 22,6 trilyon lirayı aştı.

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğinin (TSPB), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kaynaklarından derleyerek hazırladığı 2023 yılı “Finansal Piyasa Özet Verileri”ni açıkladı.

Buna göre, sermaye piyasalarına yerli yatırımcı ilgisi halka arzların da etkisiyle geçen yıl rekor düzeyde arttı. Yerli yatırımcıların pay senedi varlıkları ise enflasyonun altında büyüdü. 2022’de 1 trilyon 836 milyar lira olan yerli yatırımcıların pay senedi varlıkları yüzde 41,6 artarak 2023 sonunda 2,6 trilyon liraya ulaştı.

Bu tutarın 1 trilyon 437,8 milyar lirasını bireysel yatırımcılar, 742,5 milyar lirasını tüzel kişiler, 419,6 milyar lirasını ise kurumsal yatırımcılar oluşturdu. Yerli ve yabancı yatırımcıların toplam finansal varlıkları ise yüzde 60 artarak 25 trilyon 182 milyar liraya ulaştı.

Yerli yatırımcıların finansal varlıkları 22,6 trilyon lirayı aştı

Yerli yatırımcıların toplam finansal varlıkları 2023’te önceki yıla göre yüzde 56,7 artarak 22 trilyon 608 milyar liraya çıktı. Geçen yıl yerli yatırımcıların varlıklarında en hızlı büyüme özel eurobond varlıklarında yaşandı.

Yerli yatırımcıların özel eurobond varlıkları yüzde 95 artarak 437 milyar liraya yaklaşırken, kamu eurobond varlıkları ise yüzde 71 yükselişle 1 trilyon 470 milyar liraya ulaştı.

Eurobondların ardından en yüksek büyüme TL mevduatlarda yaşandı. Yerli yatırımcıların TL mevduat varlıkları yüzde 83,7 artışla 8 trilyon 506 milyar liraya çıktı.

Yerli yatırımcıların döviz tevdiat hesapları ise yüzde 44,3 artarak 5 trilyon 179 milyar lira oldu. Özel sektör borçlanma araçları varlıkları yüzde 38,4 artışla 231,3 milyar liraya, devlet iç borçlanma senedi varlıkları yüzde 33,3 yükselişle 4 trilyon 90 milyar liraya ulaştı.

Yerli yatırımcılara ait pay senedi, varlığa dayalı menkul kıymet, varlık teminatlı menkul kıymet, özel ve kamu eurobond, devlet iç borçlanma senetleri, varant ve sertifikadan oluşan sermaye piyasası varlıklarının toplam finansal varlıklar içerisindeki payı önceki yıl sonuna göre 3,5 puan düşerek 2023 sonu itibarıyla yüzde 39,5’e geriledi.

Yabancıların finansal varlıkları yüzde 94 büyüdü

TSPB tarafından açıklanan verilere göre, yabancı yatırımcıların finansal varlıkları 2023 sonu itibarıyla önceki yıla göre yüzde 94 artarak 2 trilyon 574 milyar lira oldu.

Yabancı yatırımcıların finansal varlıkları içerisinde en yüksek artış devlet iç borçlanma araçlarının ardından faizlerdeki artışın etkisiyle TL mevduatlarda yaşandı. Yabancı yatırımcıların TL mevduatları yüzde 159 artarak 289,2 milyar liraya, döviz tevdiat hesaplarındaki varlıkları ise yüzde 49,6 artarak 625,2 milyar liraya çıktı.

Yabancı yatırımcıların devlet iç borçlanma senetleri varlıkları ise yüzde 232,6 artarak 77,5 milyar lira oldu.

Yabancı yatırımcıların pay senedi varlıkları yüzde 104,7 yükselişle 1 trilyon 556,7 milyar lirayı aştı. Buradaki büyüme enflasyonun üzerinde gerçekleşti.

Son yıllarda düşüşe geçen yabancı yatırımcıların pay senedi portföyündeki ağırlığı, seçimler sonrası uygulanan para politikasının da etkisiyle geçen yıl yeniden artışa geçerek yüzde 37,4 oldu. 2023 sonu itibarıyla Türkiye’deki toplam 4 trilyon 157 milyar lira olan pay senedi portföy değerinin, yüzde 37,4’ü yabancı yatırımcıların (fiili dolaşımda olmayan paylar dahil), yüzde 62,6’sı ise yerli yatırımcıların oldu.

Pay senedi yerli yatırımcı sayısında rekor artış

Halka arzlar ve getiri arayışıyla yerli yatırımcıların pay senedi piyasasına olan ilgisi 2023’te rekor düzeyde arttı.

Borsa İstanbul pay senedi piyasasındaki bakiyeli yatırımcı sayısı bir yılda 3 milyon 860 bin (yüzde 102) artarak 2023 sonu itibarıyla 7 milyon 644 bine çıktı. Önceki yıl sonunda 3 milyon kişiyi bulan pay senedi piyasasında ayda en az bir kez işlem yapan (aktif) hesap sayısı ise 2023 Kasım’da 7 milyon 172 bine yükseldi.

54 şirketin halka arzı gerçekleşti

Yerli yatırımcı sayısındaki rekor artışa paralel olarak şirketlerin halka arzlara ilgisi de güçlü şekilde devam etti.

Geçen yıl 54 şirketin halka arzı gerçekleştirildi. Söz konusu şirketlerin halka arz yoluyla sermaye piyasalarından sağladıkları kaynak ise 79,3 milyar lira oldu.

Bu halka arzlarla birlikte 2023 sonu itibarıyla Borsa İstanbul’a kote şirket sayısı 539’a çıktı. Halka açık şirketlerin piyasa değeri yüzde 62 artarak 10 trilyon 43 milyar lirayı aştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yerli-yatirimcilarin-finansal-varliklari-2023te-yuzde-57-artti/feed/ 0
Orman Genel Müdürlüğü, 2023’te yerli yangın söndürme helikopterleri ve uçaklarını filoya ekleyecek https://www.haber60.com.tr/orman-genel-mudurlugu-2023te-yerli-yangin-sondurme-helikopterleri-ve-ucaklarini-filoya-ekleyecek/ https://www.haber60.com.tr/orman-genel-mudurlugu-2023te-yerli-yangin-sondurme-helikopterleri-ve-ucaklarini-filoya-ekleyecek/#respond Thu, 25 Jan 2024 21:09:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4991

ORMAN Genel Müdürü Bekir Karacabey, 2023’te yerli 2 yangın söndürme helikopteri, 4 yangın söndürme uçağı ile 1 keşif uçağının eklendiği filoya bu yıl 4 uçak ve 1 helikopterin daha geleceğini söyledi. Karacabey, İnsansız Hava Araçları (İHA) ile yerli hava gücü sayısının 2024’te toplamda 19’a ulaşacağını belirtti.

Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) yangın söndürme filosundaki yerlilik oranı artıyor. Genel Müdür Bekir Karacabey, 2023 yılında dünyada sadece 5 ülkenin kullandığı yangın yönetiminde etkili olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Otağ’ ismini verdiği insanlı keşif uçağının yanı sıra 2 Sikorsky tipi T70 yangın söndürme helikopteri ve 4 Air Tractor model yangın söndürme uçağının yerli imkanlarla üretilip, filoya dahil edildiğini hatırlattı. 2028’e kadar yerli uçakların sayısının 20’ye ulaşacağını belirten Karacabey, “2024 yılında bunlardan 4’ü daha hizmete girecek. Sadece hava araçlarımız değil, kara araçlarında da hem filomuzu sayı olarak güçlendirdik hem de yeniledik. Eski olan araçlarımızı da yenileyerek kara ekiplerimizi de güçlendirdik ki kara ekipleri çok önemlidir. Hem personellerimizin eğitimiyle niteliğini artırarak o yönden güçlendirerek hem sayı olarak artırarak hem de ekipmanla onları güçlendirerek, 2023 yılında 2022 yılına göre daha güçlü olarak girdik. 2024 yılında dahil olacak araçlarla daha güçlü olacağız” diye konuştu.

‘GÖKBEY’İN AĞABEYİ GELİYOR

Karacabey, bu yıl filoda yerli uçak sayısının toplamda 8’e ulaşacağını aktararak, “1 tane daha Sikorsky helikopterimiz, şu an TUSAŞ’ta üretim süreci devam ediyor. Mayıs ayından önce inşallah filomuza dahil olacak. Toplamda yerli olarak 11’i yangın söndürme olmak üzere 19 hava aracımız, filomuzda olmuş olacak. Bununla birlikte yerli ve milli olarak üretilecek yeni bir yangın söndürme helikopterinin de protokolünü TUSAŞ ile imzaladık. Yerli üretim ‘Gökbey’ helikopterimiz var. Onun ağabeyi diye bizim nitelendirdiğimiz 5 ton ve üzerinde su taşıma kapasitesine sahip olacak; şu an ‘hafif sınıf’ diye ifade edilen helikopterler 2,5-3 ton su atarlar. Onların taşıdığı suyun 2 katı su taşıyabilecek yeni bir helikopterin üretim aşaması başladı. TUSAŞ tarafından yürütülüyor. İnşallah 2028 yılında bunlardan bize 8 tanesini teslim edecekler” dedi.

THK’NIN 3 UÇAĞI DAHA KULLANILIR DURUMA GELECEK

Karacabey, Türk Hava Kurumu’nun (THK) envanterinde olan uçaklardan 2’sinin bakımlarının tamamlandığını ve 2023’te yangınla mücadelede kullanıldığını, bu yıl 3’ünün daha bakımlarının yapılarak kullanılır duruma getirilmesini beklediklerini söyledi. Karacabey, “2024 yılında toplamda, 105 helikopter ve 26 yangın söndürme uçağı ile orman yangınlarıyla mücadelemizi gerçekleştirmeyi planladık. Buradaki toplam rakamlara rezerv güç, kiralıklar ve envanterdeki araçlar dahildir. 2024 yılında orman yangınlarıyla mücadelede daha fazla sayıda helikopter, uçak, yer ekibiyle hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Kara araçlarımızın bakımlarını yapıyoruz. Yaz boyunca kullanıldıkları için üzerindeki malzemelerden, aletlerden yıpranmış olanların bakımlarını tekrar yaparak elden geçiriyoruz. Bir taraftan personelimizin yineleme eğitimlerini gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

‘YANGINI HABER ALMA SÜREMİZİ 2 DAKİKANIN ALTINA İNDİRECEĞİZ’

Yangınla mücadelede toplamda 8 adet yerli İHA kullandıklarını belirten Karacabey, “TUSAŞ’ın ürettiği ‘Aksungur’ ve ‘Anka’ İHA’sı, ayrıca Bayraktar firmasının ürettiği ‘Bayraktar’ İHA’larla inşallah 2024 yılında da ormanlarımızı gözetleyeceğiz. Orman içinde yangın meydana geldiğinde 2 dakika içerisinde Orman Genel Müdürlüğü olarak bizim haberimiz oluyor. Hedefimiz, bu süreyi daha da aşağıya çekmek. Bununla orman yangınlarında müdahale ettiğimiz araçlar su kullanıyor. Su kaynaklarının yoğunluğunu da ormanlar içerisinde artırıyoruz. Geçtiğimiz yıl 4 bin 630 olan orman içerisindeki su kaynağı sayısını, 4 bin 670’e çıkarmıştık. 2024 yılında da 100’den fazla yeni havuz veya su göleti orman içerisine tesis ederek, su kaynaklarının yoğunluğunu artıracağız ki, daha kısa sürede araçlar su takviyesi yapıp yangına müdahale edebilsinler” dedi.

‘2023 YILINDA 2 BİN 520 ADET YANGIN ÇIKTI’

2023 yılında 2 bin 520 adet yangın çıktığını aktaran Karacabey, “Baktığımız zaman bu yangınların yüzde 88’i maalesef insan kaynaklı. Öncelikli hedefimiz, yangın çıkmamasını sağlamak. Bu yangınların çıkmasını engelleyebilirsek, yangınla mücadele etmek zorunda kalmayız, ormanlarımız yanmaz. İnsanımıza daha fazla ulaşıp, onların hassasiyetlerini daha fazla artırıp, bu yangınların çıkmasını engelleyebilirsek, ne kadar çok engelleyebilirsek, o kadar az ormanımız zarar görmüş olacak. Bizim 2024 yılında orman yangınlarıyla mücadelede en önemli sloganımız, mottomuz ‘her şey elimizde yakmayalım, söndürmek zorunda kalmayalım’ olacak” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/orman-genel-mudurlugu-2023te-yerli-yangin-sondurme-helikopterleri-ve-ucaklarini-filoya-ekleyecek/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanlığı, yerli sığır ırklarının ıslahı için proje başlattı https://www.haber60.com.tr/tarim-ve-orman-bakanligi-yerli-sigir-irklarinin-islahi-icin-proje-baslatti/ https://www.haber60.com.tr/tarim-ve-orman-bakanligi-yerli-sigir-irklarinin-islahi-icin-proje-baslatti/#respond Fri, 12 Jan 2024 08:18:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3202 Tarım ve Orman Bakanlığı, Anadolu topraklarının iklim ve çevre şartlarına uyum sağlamış yerli sığır ırklarından olan “Güney Anadolu kırmızısı (GAK)” ve “yerli kara” ırkı sığırların hem gen kaynaklarının korunup geliştirilmesi hem de süt ve et verimlerinin artırılması için halk elinde ıslah projesi başlattı.

Hayvanların verimleri, yaşam biçimleri, dayanıklılık ve çeşitlilikleri üzerinde doğrudan etkisi bulunan küresel ısınma ve iklim değişikliğinden kaynaklanan olumsuzlukların bertaraf edilmesi amacıyla Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından “Hayvan Gen Kaynaklarının Korunması ve Geliştirilmesi Projesi” yürütülüyor. Bu çerçevede büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde küresel ısınma ve iklim değişikliğine bağlı ortaya çıkması muhtemel şartlara uyum sağlamış, hastalıklara dayanıklı ırkların geliştirilmesi ve ıslah edilmesi büyük önem taşıyor. Proje çerçevesinde ilk kez halk elinde yerli sığır ıslahı projesi başlatıldı. Söz konusu proje ile yerli genetik kaynakların sürdürülebilirliği ile bakım ve besleme avantajlarından yararlanılması amaçlanıyor.

Yeni ıslah projesi Diyarbakır, Batman ve Şanlıurfa’da GAK, Ankara’da yerli kara sığır ırkları için yürütülecek. Proje çerçevesinde anaç sığır başına 4 bin lira, doğum, 6 ay ve 1 yaş canlı ağırlık tartımları alınan yavrularına ise 3 bin 250 lira destekleme ödemesi yapılacak. Projeler 5’er yıllık süreyi kapsayacak. Her iki yerli sığır ırkında yapılacak ıslah projesi ile Türkiye’nin hem yerli genetik kaynakları korunacak hem de süt ve et gibi verim kabiliyetleri artırılarak ülke hayvancılığına katma değer sağlanacak.

İklime uyum kabiliyetleri çok yüksek

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, yayılma alanı Güney Anadolu Bölgesi olan Güney Anadolu kırmızısının (GAK) bu bölgenin iklim ve çevre şartlarına adapte olmuş bir ırk olduğu belirtildi. Sarıdan kırmızı ve kahverengiye kadar renk çeşitliliğine sahip olan GAK’ın hem et hem de süt açısından kombine verimliliğe sahip olduğu ve düşük kalitedeki yemleri iyi değerlendirebildiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“İklime uyum kabiliyeti çok yüksek bir ırk olan GAK, sıcaklık, stres ve yem değişikliklerine, her türlü olumsuz doğa şartlarına, açlığa, yetersiz beslenmeye, hastalık ve parazitlere karşı dayanıklıdır. Yavrusunu besleme ve koruma bakımından annelik içgüdüleri gelişmiş bir ırk olan GAK’ın sürü kabiliyeti de yüksektir. Halk elinde ıslah projesi Ankara’da yürütülecek yerli karalar ise Orta Anadolu Bölgesi’nin iklim ve çevre şartlarına adapte olmuş bir ırktır. Nispeten daha az gelişmiş bakım, besleme ve barındırma şartlarında yetiştirilebilen yerli kara sığır ırkının en önemli özelliklerinden birisi de çok uysal olmasıdır. Az ot ve samanla beslenen bu sığır ırkı kanaatkar bir hayvan olarak bilinmektedir” ifadelerine yer verildi.

TAGEM tarafından GAK sığır ırkının Diyarbakır, Batman, Şanlıurfa ve Hatay’da, yerli kara sığırının ise Ankara, Çankırı ve Antalya’da saf olarak yetiştirici elinde halihazırda korunduğu ve ıslah projesi için önem taşıyan koruma programı çerçevesinde hayvan başına bin 600 lira destekleme ödemesi yapıldığı belirtildi.

“Yerli hayvan ırklarımızın korunmasına ayrı bir önem veriyoruz”

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen halk elinde ıslah projeleri sayesinde hem ülkenin genetik kaynaklarının korunduğunu hem de Anadolu coğrafyasına uyum sağlamış ırklardan daha yüksek verimler elde edildiğini bildirdi. Hayvansal üretimin daha da geliştirilmesi ve ileriye taşınması için yaptıkları desteklemelerin meyvelerini aldıklarını vurgulayan Yumaklı, “Hayvansal üretimimizde yerli hayvan ırklarımızın korunmasına ayrı bir önem veriyoruz. Bu bağlamda hayvan yetiştiriciliğinde ıslah çalışmalarının uzun soluklu ve kesintiye uğramadan devam etmesi önceliklerimiz arasındadır. Çok sayıda ilimizde başlattığımız projeler ivme kazanarak sürüyor. Halk elinde ıslah projeleri kapsamında üreticilerimizi desteklemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/tarim-ve-orman-bakanligi-yerli-sigir-irklarinin-islahi-icin-proje-baslatti/feed/ 0