Yasak – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Mon, 08 Jul 2024 22:03:14 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Sakarya’da Yasaklara Rağmen Denize Giren İki Kişi Boğuldu https://www.haber60.com.tr/sakaryada-yasaklara-ragmen-denize-giren-iki-kisi-boguldu/ https://www.haber60.com.tr/sakaryada-yasaklara-ragmen-denize-giren-iki-kisi-boguldu/#respond Mon, 08 Jul 2024 22:03:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38111 Sakarya’nın Karasu Sahili’nde cankurtaranların mesai saati bitiminde yasağa rağmen denize giren iki kişi boğularak hayatını kaybetmişti. Yasaklarda uyarıları dinlemeyerek denize giren, hem kendi hem de cankurtaranların canlarını tehlikeye atan vatandaşlara uyarılarda bulunan Cankurtaran Grup Amiri Samet Karaca, “Yasak olmasına rağmen bazı vatandaşlar uyarılarımızı dinlemeyerek denize giriyor, burada bize yardımcı olmalarını istiyoruz. Hem kendi hem de biz cankurtaranların canlarını riske atıyorlar” dedi.

Dün Karasu Sahili’nde cankurtaranların mesai saatlerinin bitiminin ardından yasağa da rağmen denize giren iki kişi boğularak hayatını kaybetti. Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Cankurtaran Grup Amiri Samet Karaca, yasağı hiçe sayarak denize girmekte ısrarcı olan vatandaşları bir kez daha uyardı. Karaca, sahile gelen tatilcilerin can güvenliği için yoğun bir çaba sarf ettiklerini ancak bazen vatandaşların, uyarıları dikkate almayarak zorluk çıkardığını belirtti. 8 Haziran’da göreve başlayarak onlarca canı ölümün kıyısından alan cankurtaranlar, vatandaşların kendilerine bu konuda zorluk çıkarmamaları ve yardımcı olmalarını istedi.

“Vatandaşlar evlerine sağ salim dönsün diye kendi hayatlarımızı tehlikeye atıyoruz”

Cankurtaranların müdahale etmekte zorlanacağı zamanlarda deniz yasaklarının geldiğine dikkat çeken Cankurtaran Grup Amiri Samet Karaca, “8 Haziran’da Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Alemdar’ın talimatlarıyla görevimize başladık. Vatandaşlarımızın güvenliğini sağlayabilmek için biz çok çalışıyor ve emek harcıyoruz. Bazen yeri geliyor buraya gelen vatandaşlar evlerine sağ salim dönebilsin diye hayatlarımızı tehlikeye atıyoruz. Bunun için de yoğun bir mesai harcıyoruz. Denizin yasaklanmasının sebebi şu; burada cankurtaranların müdahale edemeyeceği veya etmekte sıkıntı yaşayacağı durumlarda yani cankurtaranların burada vatandaşları kurtaramayacağı zamanlarda hem kendi hem de vatandaşların hayatlarını riske atmamak adına Sahil Güvenlik ile birlikte görüşlerimizi Kaymakamlığa bildiriyoruz. Oradan da uygunluk durumuna göre yasak kararı alınıyor. Biz burada keyfimizden yasaklamıyoruz, vatandaşın can güvenliğini düşünerek yasaklatıyoruz”

“Uyarılarımızı dinlemeyerek denize giriyorlar. Hem kendi hem de bizim canımızı tehlikeye atıyorlar”

Yasağa rağmen bazı vatandaşların uyarılara kulak asmayarak denize girdiğini belirten Karaca, “Tabii burada bazı problemler ortaya çıkıyor. Karadeniz sahilinde dün maalesef birçok yerde boğulma vakası vardı. Biz mesai bitimine kadar herhangi bir problem yaşamadık. Ama yasak olmasına rağmen bazı vatandaşlar uyarılarımızı dinlemeyerek denize girdi ve bizi zor durumda bıraktı. Biz cankurtaranlara zorluk, sıkıntı çıkardılar. Biz ona rağmen mesai bitimine rağmen kayıp vermedik. Mesai bitiminden 1-2 saat sonra Karasu’da deniz yasağına rağmen suya giren iki arkadaşımız hayatını kaybetti” diye konuştu.

“Yoğun ve zor bir mesai harcıyoruz, bize bu konuda yardımcı olmaları gerekiyor”

Samet Karaca, “Vatandaşlarımızın tatil yapmalarını tabii ki istiyoruz ama burada hem onların hem de kendi hayatlarımızın tehlikeye girmemesi adına bu yasak kararları almak, aldırmak zorundayız. Bize bu konuda yardımcı olmaları gerekiyor. Çünkü gerçekten yoğun zor bir mesai harcıyoruz. Sabah saat 10.00’da başlıyoruz, akşam 19.00’e kadar bazen hiç oturmadan evlerimize gidiyoruz. ve burada ailemize bile vakit ayıramıyoruz. Bu sebeple vatandaşların bizlere yardımcı olmalarını temenni ediyoruz. Burada lütfen hem kendi hem de cankurtaranların hayatını tehlikeye atmayın. Onun haricinde inşallah Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Alemdar’a vermiş olduğumuz, ‘mesai saatlerinde kayıp vermeyeceğiz’ sözünü yerine getirerek sezonumuzu tamamlayacağız” şeklinde konuştu. – SAKARYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/sakaryada-yasaklara-ragmen-denize-giren-iki-kisi-boguldu/feed/ 0
Manisa’da Ormanlık Alanlara Girişler Yasaklandı https://www.haber60.com.tr/manisada-ormanlik-alanlara-girisler-yasaklandi/ https://www.haber60.com.tr/manisada-ormanlik-alanlara-girisler-yasaklandi/#respond Fri, 31 May 2024 22:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34193 Manisa Valiliği il genelindeki 1 Haziran tarihinden 31 Ekim tarihine kadar girişlerin yasaklandığı ormanlık alanları açıkladı. Yapılan açıklamada ormanlık alanların kenarındaki yollarda da mola vermenin ve piknik yapmanın yasak olduğu bildirildi.

Manisa Valiliği yazılı bir açıklama yaparak Manisa Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyonunun aldığı kararı duyurdu. Alınan kararda, “6831 sayılı Orman Kanununun 69. maddesi ve ‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Söndürülmesinde Görevlilerin Görecekleri İşler Hakkında Yönetmeliğin’ 32. maddesi gereğince alınan 2024/2 sayılı Manisa İlinde Orman Yangınlarının Önlenmesi Amacıyla Girişlerin Yasaklandığı Orman Alanları Hakkındaki Valilik Kararı ve haritası, Manisa İli Orman Parkları liste ve haritası ekte olup, Manisa İli Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyonunun 23.05.2024 tarihli ve 2024/1 sayılı kararının 30. maddesine dayanarak aşağıda sınırları ekte belirtilen ormanlara girişlerin, 01.06.2024 – 31.10.2024 tarihleri arasında yasaklanması 6831 sayılı Orman Kanununun 74. maddesi ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 9. ve 66. maddeleri uyarınca uygun görülmüştür. Ekte ilçesi, mahallesi ve sınırları belirtilen ormanlık sahalara yetkililerden başkasının girmesi kesinlikle yasaktır. Bu ormanlar çevresinde ve içinden geçen yollarda orman kenarında mola vermek ve piknik yapmak da yasaktır. Vatandaşlar yalnızca kendilerine ayrılan eko turizm ve piknik alanlarından gerekli önlemleri alarak yararlanabileceklerdir. Bu piknik alanlarında ateşli piknik yapmak yasaktır. Orman Yasasının 31 ve 32. maddesi kapsamında olan Mahalleler başta olmak üzere, orman içi, orman bitişiği ve ormanla ilişiği olmayan köyler/mahalleler de dahil olmak üzere anız, bağ-bahçe, zeytinlik ve tarla temizliğinden meydana gelen dalların ve her türlü bitki örtüsünün yakılması yasaklanmıştır. Orman alanı civarındaki tesisler ile sanayi kuruluşları; ormanı etkileyebilecek yangınlara karşı gerekli önlemleri alarak, söndürme ve koruma ekiplerini kuracaklar ve orman aralarında koruma bandı oluşturacaklardır. Enerji Nakil Hatlarının yapım ve bakımı ile ilgili kuruluşlar (GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş. – TEİAŞ) hatların özellikle ormanlık alanlardan geçen bölmelerinde gerekli bakımları gerçekleştirecekler, yetkililerce istenilmesi durumunda hattaki enerjiyi keseceklerdir. Belediyeler, orman içi, orman kenarı ve bitişiğinde bulunan çöp toplama alanları çevresinde koruma bandı oluşturacak ve yangın riskine karşı gerekli iş makinelerini (Dozer, Loder, Kepçe) hazır bulunduracaklardır. Orman İdaresi, Jandarma ve Emniyet Birimlerince oluşturulan devriye sistemi etkin bir şekilde uygulanacak, gerekirse Kaymakamların emirleri ile tüm kamu personel ve imkanlarından önleyici hizmetler (devriye, kontrol vb.) ile yangınlara karşı müdahalede yararlanılabilecektir. Yangın ihbarı ücretsiz 112 Acil Çağrı Merkezine yapılabilecektir. Manisa Valiliğince yukarıda alınmış olan düzenleme ve önlemlere tüm ilgililerin uymalarını, işbu karar ve önlemlerin uygulanmasına karşı çıkan, zorluk gösteren ya da uymayanlar hakkında 6831 sayılı Orman Kanununun ilgili maddeleri, 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 66. maddesi ve 5326 sayılı Kabahatlar Kanununun 32. maddesine göre işlem yapılacaktır” denildi.

Girişlerin yasaklandığı ormanlık alanlar

Manisa il merkezindeki Sabuncubeli – Dededağı, Yunusemre ilçesi Demirciköy Ormanı, Saruhanlı ilçesi Karatepe, Sarıçam, Manisa kent merkezi Beydere, Saruhanlı – Turgutlu ilçeleri arası Eğrigöl, Sakarkaya, Selendi ilçesi Mıdıklı Gençleştirme Sahası, Çanşa-Ayvaalan, Kula ilçesi Esenyazı Ağaçlandırma Sahası, Encekler, Demirci ilçesi Hırkalı Ağaçlandırma Sahası, İcikler, Akhisar Türkoğlu Ağaçlandırma Sahası, Kaydıran Ormanı, Alaşehir ilçesi Evrenli Ağaçlandırma Sahası, Kırkağaç Çiftlik Ormanı, Soma Eğnez Ormanı, Şifadağ Ağaçlandırma Sahası, Şantiye Ormanı – MANİSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/manisada-ormanlik-alanlara-girisler-yasaklandi/feed/ 0
Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, Tutuklananlar İçin Eylem Yaptı https://www.haber60.com.tr/ankara-emek-ve-demokrasi-gucleri-tutuklananlar-icin-eylem-yapti/ https://www.haber60.com.tr/ankara-emek-ve-demokrasi-gucleri-tutuklananlar-icin-eylem-yapti/#respond Sun, 05 May 2024 22:24:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30494 (ANKARA) – Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Mayıs’ta tutuklananlar için Sakarya Meydanı’nda toplandı. Yapılan basın açıklamasında, “1 Mayıs’ta Taksim’e yürüyenler, işçilerin, yoksulların, barınamayanların, geçinemeyenlerin, emeklilerin, kadınların, öğrencilerin iradesidir. Ankara’nın meydanlarından sesleniyoruz. Bu iradeyi ne kara propagandanız, ne hedef göstermeleriniz, ne yasaklamalarınız yenemeyecek. Direnenler, halkın öfkesini örgütleyenler kazanacak” denildi.

1 Mayıs’ı Taksim Meydanı’nda kutlamak isterken Saraçhane, Beşiktaş, Şişli ve Beyoğlu gibi semtlerde polisle karşı karşıya gelen ve gözaltına alınan 65 kişiden 38’i tutuklanmış, 27 kişi ise adli kontrol şartı uygulanarak serbest bırakılmıştı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da bugün 12 kişinin daha gözaltına alındığını açıklamıştı.

Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Mayıs’ta tutuklananlar için Sakarya Meydanı’nda eylem yaptı. Eylemde, “Taksim’i özgür bırak. Arkadaşlarımızı geri alacağız” yazılı pankart açıldı. Eyleme DEM Parti, Türkiye İşçi Partisi, Emekçi Hareket Partisi, Sosyalist Emekçiler Partisi, Emek Partisi, Halkevleri, Devrimci Gençlik Dernekleri, UMUT-SEN, Gençlik Komiteleri, Öğrenci Kolektifleri katıldı.

“TAKSİM’E YÜRÜME İRADESİ KIRILAMAMIŞTIR”

Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri adına basın açıklamasını okuyan Sevil Ulaş, “Dün gece 1 Mayıs için Taksim’e yürüyen ve bu sebeple gözaltına alınan arkadaşlarımızın tutuklanma haberini aldık. İstanbul’da 38 arkadaşımız bugün tutuklular. Bugün itibariyle ev baskınları ve gözaltılar hala devam ediyor. 1 Mayıs günü binlerce insan emekleri ve özgürlükleri için sokaklarda buluştu. Saray’ın 1 Mayıs korkusu tüm İstanbul’u sarmış 4 ilçede 49 cadde trafiğe kapatılmış, 42 bin polisle işçi-emekçilere 1 Mayıs yasaklanmak istenmiştir” dedi.

Ulaş, açıklamasının devamında, “İşçilere siyanürlü madenlerde ölmek yasak değil, kadınların sokak ortasında öldürülmeleri yasak değil, öğrencilere KYK yurtlarında ölmek yasak değil, emeklilerin açlık sınırının altında, sefalet ücretiyle yaşaması yasak değil ancak Taksim size yasak denmiştir. Bütün engellemelere, şiddete, kara propagandaya rağmen binlerin Taksim’e yürüme iradesi kırılamamıştır” diye konuştu.

“TAKSİM’DE 1 MAYIS KUTLAMAK MEŞRUDUR”

Ulaş, İstanbul Valisi Davut Gül’ün “Devlet yarına bırakır ama yanına bırakmaz” açıklamasıyla Taksim’e yürüyenleri hedef gösterdiğini belirterek, “1 Mayıs günü ve sonrasında toplam 270’i aşkın kişi için gözaltı kararı alınırken, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ikametlerinden gözaltına alınan arkadaşlarımızı ‘kaçtıkları yerden yakalandılar’ yalanıyla kriminalize etmeye çalışmış, ‘gereği yapıldı’ ifadeleriyle polis işkencesini aklamaya çalışmıştır. Taksim 1 Mayıs alanıdır. Taksim’e yürümek haktır. Taksim’de 1 Mayıs kutlamak meşrudur. Ortada olan tek suç işçi sınıfının 1 Mayıs Meydanı’nın, milyonların özgürlük alanı Taksim Meydanı’nın emekçilere yasaklanmasıdır” dedi.

“TAKSİM BİZİZ, ARKADAŞLARIMIZIN ARKASINDAYIZ”

Ulaş, iktidarın işçilerden, emekçilerden, kadınlardan ve öğrencilerden korktuğunu savunarak şöyle konuştu:

“Bu 1 Mayıs’ta dört bir yandan Taksim’e yürüyenler, işçilerin, yoksulların, barınamayanların, geçinemeyenlerin, emeklilerin, kadınların, öğrencilerin iradesidir. Ankara’nın meydanlarından sesleniyoruz. Bu iradeyi ne kara propagandanız, ne hedef göstermeleriniz, ne yasaklamalarınız yenemeyecek. Direnenler, halkın öfkesini örgütleyenler kazanacak. Saldırılara karşı insanca, onurlu bir yaşam mücadelesini büyüteceğiz. Taksim biziz, arkadaşlarımızın arkasındayız.

Bizler Ankara Emek ve Demokrasi güçleri olarak Taksim mücadelesinin tüm bu politikalara karşı mücadele olduğunun bilinciyle yan yana omuz omuza mücadele etmeye devam edeceğiz. Taksim’e yürümek istediği için gözaltına alınan arkadaşlarımız, milyonların insanca yaşam talebine sahip çıkmıştır, Taksim’e yürümek istediği için gözaltına alınan arkadaşlarımız eşit, özgür ve kardeşçe yaşanacak bir ülke talebine sahip çıkmıştır. Tutuklanan arkadaşlarımızın talepleri milyonların talepleridir. Milyonları yargılayamazsınız. Arkadaşlarımız serbest bırakılsın. Tutuklanan arkadaşlarımız serbest bırakılana, halkın emeğine, haklarına çöken yağmacılardan kurtulana kadar mücadelemiz devam edecek. Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankara-emek-ve-demokrasi-gucleri-tutuklananlar-icin-eylem-yapti/feed/ 0
İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Taksim’de Gözaltına Alınanların Serbest Bırakılmasını İstedi https://www.haber60.com.tr/istanbul-emek-baris-ve-demokrasi-gucleri-taksimde-gozaltina-alinanlarin-serbest-birakilmasini-istedi/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-emek-baris-ve-demokrasi-gucleri-taksimde-gozaltina-alinanlarin-serbest-birakilmasini-istedi/#respond Sat, 04 May 2024 22:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30397 HABER: EDDA SÖNMEZ – KAMERA: UMUT EMRE GÖKBULUT

(İSTANBUL) – İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Mayıs’ta ve sonrasında evlerinden gözaltına alınanların serbest bırakılması talebiyle “Taksim biziz” diyerek bugün Çağlayan Adliyesi önünde bir araya geldi. Yapılan açıklamada, “Taksim 1 Mayıs alanıdır. Taksim’e yürümek haktır. Taksim’de 1 Mayıs kutlamak meşrudur. Ortada olan tek suç işçi sınıfının 1 Mayıs Meydanı’nın, milyonların özgürlük alanı Taksim Meydanı’nın emekçilere yasaklanmasıdır. Gözaltına alınan arkadaşlarımızın talepleri milyonların talepleridir. Milyonları yargılayamazsınız. Arkadaşlarımız serbest bırakılsın” denildi.

İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla toplanan grup Çağlayan Adliyesi önünde açıklama yaptı. Açıklama öncesi adliye önü polis bariyerleri ile çevrelendi. “Her yer Taksim her yer direniş” ve “Taksim halka kapatılamaz” sloganlarıyla yapılan eylemde KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak bir konuşma yaptı. Ortak basın açıklamasını grup adına okuyan Seval Ekşici ise şunları söyledi:

“TAKSİM’E YÜRÜMEK HAKTIR. ARKADAŞLARIMIZIN ARKASINDAYIZ”

“Taksim’e yürümek haktır! Arkadaşlarımızın arkasındayız. 1 Mayıs günü binlerce kişi emekleri ve özgürlükleri için sokaklarda buluştu. Saray’ın 1 Mayıs korkusu tüm İstanbul’u sarmış 4 ilçede 49 cadde trafiğe kapatılmış, 42 bin polisle işçi-emekçilere 1 Mayıs yasaklanmak istenmiştir. İşçilere siyanürlü madenlerde ölmek yasak değil, kadınların sokak ortasında öldürülmeleri yasak değil, öğrencilere KYK yurtlarında ölmek yasak değil, emeklilerin açlık sınırının altında yaşaması yasak değil ancak Taksim size yasak denmiştir. Bütün engellemelere, şiddete, kara propagandaya rağmen binlerin Taksim’e yürüme iradesi kırılamamıştır. 1 Mayıs’ın hemen ardından İstanbul Valisi Davut Gül ‘Devlet yarına bırakır yarına bırakmaz’ açıklamasıyla 1 Mayıs’ta Taksim’e yürüyenleri hedef göstermiştir. 1 Mayıs günü ve sonrasında toplam 263 kişi için gözaltı kararı alınırken, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ikametlerinden gözaltına alınan arkadaşlarımızı ‘kaçtıkları yerden yakalandılar’ yalanıyla kriminalize etmeye çalışmış, “gereği yapıldı’ ifadeleriyle polis işkencesini aklamaya çalışmıştır.

“SALDIRILARA KARŞI İNSANCA, ONURLU BİR YAŞAM MÜCADELESİNİ BÜYÜTECEĞİZ”

Taksim 1 Mayıs alanıdır. Taksim’e yürümek haktır. Taksim’de 1 Mayıs kutlamak meşrudur. Ortada olan tek suç işçi sınıfının 1 Mayıs Meydanı’nın, milyonların özgürlük alanı Taksim Meydanı’nın emekçilere yasaklanmasıdır. Sürdürülen ekonomi-politikalarla her geçen gün daha da yaşanmaz kılınan hayatları için itirazını yükseltecek, öfkesini bileyecek işçilerden, emekçilerden, kadınlardan, öğrencilerden korkmaktadır iktidar. Bu 1 Mayıs’ta dört bir yandan Taksim’e yürüyenler, işçilerin, yoksulların, emeklilerin, kadınların, öğrencilerin iradesidir. Bu iradeyi ne kara propagandanız, ne hedef göstermeleriniz, ne yasaklamalarınız yenemeyecek. Direnenler, halkın öfkesini örgütleyenler kazanacak. Saldırılara karşı insanca, onurlu bir yaşam mücadelesini büyüteceğiz. Taksim biziz, arkadaşlarımızın arkasındayız.

“GÖZALTINA ALINAN ARKADAŞLARIMIZIN TALEPLERİ MİLYONLARIN TALEPLERİDİR. MİLYONLARI YARGILAYAMAZSINIZ”

Taksim’i yasaklamaya çalışanlar Orta Vadeli Programla halka kemer sıkma politikalarını dayatanlardır. Taksim’i yasaklayanlar, halkların eşitlik, özgürlük ve barış özlemlerini bastırmaya çalışanlardır. Taksim’i yasaklayanlar, kadınların gençlerin özgürlük mücadelesini baskıyla sindirmeye çalışanlardır. Bizler Emek, Barış ve Demokrasi güçleri olarak Taksim mücadelesinin tüm bu politikalara karşı mücadele olduğunun bilinciyle yan yana omuz omuza mücadele etmeye devam edeceğiz. Taksim’e yürümek istediği için gözaltına alınan arkadaşlarımız, milyonların insanca yaşam talebine sahip çıkmıştır, Taksim’e yürümek istediği için gözaltına alınan arkadaşlarımız eşit, özgür ve kardeşçe bir yaşanacak bir ülke talebine sahip çıkmıştır. Gözaltına alınan arkadaşlarımızın talepleri milyonların talepleridir. Milyonları yargılayamazsınız. Arkadaşlarımız serbest bırakılsın”

Basın açıklamasına getirdikleri damacanayla da poz veren “Taksim’de 1 Mayıs” destekçileri adliyedeki işlemlerin sonuçlanmasını bekliyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-emek-baris-ve-demokrasi-gucleri-taksimde-gozaltina-alinanlarin-serbest-birakilmasini-istedi/feed/ 0
Almanya’da Filistin Destekçileri Polis Baskısıyla Karşı Karşıya https://www.haber60.com.tr/almanyada-filistin-destekcileri-polis-baskisiyla-karsi-karsiya/ https://www.haber60.com.tr/almanyada-filistin-destekcileri-polis-baskisiyla-karsi-karsiya/#respond Thu, 25 Apr 2024 22:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29312 Almanya’da Filistin destekçisi aktivistler, polisin ifade özgürlüğünü kısıtlamaya kadar varan aşırı baskısından şikayet ediyor.

İsrail’in Gazze’ye saldırmasının ardından Almanya’da Filistin destekçilerine yönelik çeşitli yasaklar uygulanmaya başlandı.

Başkent Berlin’de Filistinli çocukların daha önce kullandıkları Filistin poşusu ve Filistin bayraklarının bulunduğu çıkartmalarla okula gitmelerine izin verilmedi, Filistin’in desteklendiği gösterilerde birçok sloganı kullanmak yasaklandı.

Polis, pek çok eylemde göstericilere sert müdahale etti, gösterilere katılan birçok aktivist gözaltına alındı ve evlerinde aramalar yapıldı.

Berlin’de nisan ortasında düzenlenen Filistin Kongresi polis müdahalesiyle sona erdirilerek yasaklandı. Kongreye konuşmacı olarak davet edilen Filistin kökenli İngiliz doktor Ghassam Ebu Sitte ve eski Yunanistan Maliye Bakanı Yannis Varoufakis’e ülkeye girme yasağı getirildi. Varoufakis, Almanya’nın kendisine siyasi faaliyet yasağı da getirdiğini duyurdu. Organizatörlerin avukatı Nadija Samour, kongrenin yasaklanmasıyla demokratik haklarının engellendiğini belirterek, bundan Alman hükümetini sorumlu tuttu.

Öte yandan, “Soykırım-Almanya yine katılıyor” ve “Silah sağlamayı durdurun” yazılı pankartlar açarak Gazze’deki katliamı duyurmak için Federal Meclisin karşısındaki çimenlikte kamp kuran aktivistler de çeşitli yaptırımlara maruz kalıyor.

Sürekli gözetim altında tutulan ve zaman zaman emniyet görevlilerinin sert müdahalesiyle karşılaşan aktivistlerin bir eyleminde polis, İrlandalı gruba kendi dillerinde şarkı söylemelerini yasakladı. Ayrıca kampta İbranice ve saat 18.00’e kadar Arapça konuşmanın yasak olduğu bildirildi.

Kampta kalan ve soyadını vermek istemeyen David ve emniyet görevlilerince evi aranan aktivist Yasemin Acar, polisin uyguladığı baskılara ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

“AB dilini yasakladılar”

Yahudi olduğunu ifade eden David, “Almanların soykırımdan ders çıkarma anlayışında boşluklar bulunduğunu ve bu nedenle Alman devletinin Gazze’deki soykırıma destek verdiğini” söyledi.

David, “Alman polisi, daha başlamadan tartışmaları engelliyor, herkes tarafından kullanılan ifadeleri yasaklıyor, insanların gösterilere katılmasını imkansız hale getiriyor, sadece devletin ağır baskısına maruz kalmayı göze alabilenler geliyor.” dedi.

Kampta İbranice ve Arapça konuşulmasına yasak getirildiğini ifade eden David, “Bu dillerde dua etmemize veya törenler düzenlememize izin verilmediğini söylediler. Bunu hukuki gözlemciye ve birkaç tanığa söylediler. Bu kamptaki Yahudiler olarak, geçmişte Krakow ve Varşova gettolarında söylenmiş Yahudi halk şarkılarını bile burada söylememiz yasak.” diye konuştu.

“Biz Yahudilere antisemitizm suçlaması yapılması mantıklı değil”

Kampta 19 Nisan’da İrlandalı grubun kendi dillerinde şarkı söylemelerine de izin verilmediğine dikkati çeken David, kendi dillerinde şarkılar seslendirmek için toplanmak istediklerini ancak polisin mikrofonu kullanamayacaklarını ve kampta kalamayacaklarını ifade ettiklerini aktardı.

Bunun üzerine grubun diğer alana giderek ses sistemi olmadan, aralarında kendi dillerinde şarkılar söylemek istediklerini belirten David, “Ancak polis onları çevreledi, müdahale edip küçük gruplara ayırdı. Tercümanları olmadığı için bu grubun kendi dillerinde şarkı söylemesini yasakladılar, bir Avrupa Birliği (AB) ülkesinin dilini yasakladılar. Açık alanda bir çadırda oturdular ancak polis üç saat boyunca onları gözetim altında tutmaya devam etti.” ifadelerini kullandı.

Almanya’da Yahudilerin de antisemitizmle suçlandığına işaret eden David, şunları dile getirdi:

“Antisemitizm suçlamaları kesinlikle saçmalık. Evet, Almanya’da ve dünyanın büyük bir kısmında antisemitizm gerçek bir sorun ancak ciddi bir konu siyasi amaçlarla sulandırılıyor. Almanya, soykırımdan dolayı kendisini suçlu hissediyor ve birisine vurmak istediklerinde hemen antisemitizm suçlaması yöneltiliyor. Tıpkı (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu’nun yaptığı gibi. Her şeyden önce biz Yahudi’yiz, bize antisemitizm suçlaması hiç mantıklı değil. Yahudi olmayanlara yöneltildiğinde bile bu suçlama anlamsız hale geldi artık.”

David, Yahudi olarak soykırıma karşı durduğunu belirterek, “Gazze’de yaşananlar, Alman hükümetinin son 130 yılda finanse ettiği soykırımların üçüncüsü. İlk soykırımda sorumlu tutulmadılar, ikincisinde kısmen sorumlu tutuldular ama görünen o ki okul çocuklarına yalnızca Yahudilerin etkilendiğini öğretiyorlar.” şeklinde konuştu.

“Kapıyı kırarak eve girdiler”

Filistin destekçisi gösterilerde gözaltına alınan ve polis tarafından evi aranan Yasemin Acar da Filistin için yollara çıktıkları gerekçesiyle baskı gördüklerini söyledi.

Acar, gözaltına alındığını, hapse atıldığını, polisin kendisine şiddet uyguladığını ve evine girdiğini ifade ederek, “Sabah saat 06.00’da kapıma dikildiler. Kapımı kırdılar, sonra yatak odama girdiler. Kapıyı ayaklarıyla vurup açtılar, sonra silahla ‘Uyanın uyanın!’ diye bağırıp durdular. Beni öyle uyandırdılar yani korku içinde uyandım. 8 kişi girdi odama.” diye konuştu.

Polisin eve geldiği sırada bir arkadaşının evinin de basıldığını anlatan Acar, daha önce sosyal medyadaki paylaşımlarından dolayı başka aktivistlerin evlerinin de arandığı bilgisini paylaştı.

“Bu demokrasi kimin için? Sadece Almanlar için mi?”

Acar, bunların Filistin için insanları korkutmak ve onların sokaklara dökülmesini engellemek amacıyla yapıldığını söyledi.

Alman’a benzemediğin ifade eden Acar, şunları kaydetti:

“Gittiğim her yerde ya da 4-5 kişi beraber bir yere gittiğimizde ‘Nereden geliyorsunuz, nereye gidiyorsunuz? Filistin için mi buradasınız?’ diye polis sorular soruyor. Sonra protestolarda Filistin bayrağı bile yasaklandı, Arapça konuşmak yasaklandı. Bunlar yanlış. Bunlar, Almanya’nın bize gösterdiği demokrasi. Demokrasiye karşı (bunlar). Kendimize soruyoruz: ‘Bu demokrasi kimin için? Sadece Almanlar için, Batı ülkelerindeki insanlar için mi, Batı ülkeleri için mi bu demokrasi?’ Bence Almanya’nın daima Filistin’e karşı, yabancılara karşı bir sorunu var ve biz bunu her zaman biliyorduk. Elbette Filistin ile birlikte herkes görmeye başladı.”

Almanya’ya gelen Ukraynalılar için büyük yardımlarda bulunduğunu ve siyasetçilerin kendisini görüşmeye çağırdığını, bunun gazetelerde yer aldığını anlatan Acar, “Ancak tabii Müslüman ülkesi olduğu zaman, hele Filistin olduğu zaman aynı özgürlüğü tanımadılar. Kimseye, ne bana ne de başkalarına.” şeklinde konuştu.

“Demokrasiyi savaş açabilmek için kullanıyorlar”

Her zaman burada baskı altında olduklarını ifade eden Acar, “Yani Batı ülkelerinde özgürlük diye bir şey yok. Batı ülkeleri, sadece bunu bir gösteriş olarak kullanıyor. Afganistan hakkında konuşuyorlar, Irak, Türkiye. ‘Bu ülkelerde demokrasi yok.’ diyorlar. ‘Demokrasiyi bu ülkelere götüreceğiz.’ diye savaş açıyorlar. Kendileri demokrasi içinde yaşamıyor, özgürlük içinde yaşamıyor. Bence demokrasiyi sadece başka ülkelerde savaş açabilmek için kullanıyorlar ve biz bunu şimdi görüyoruz. Uyandık.” görüşünü paylaştı.

Bu baskıların kendisini yıldırmayacağını vurgulayan Acar, “Filistin’e özgürlük gelmeden önce biz bu yoldan ayrılmayacağız. Fark etmez, istedikleri kadar gelsinler, evlerimizi bassınlar, istedikleri kadar hapse atsınlar, istedikleri kadar tutuklasınlar, biz bu yolda devam edeceğiz çünkü Filistin’deki işgal bir katliam, insanlığa karşı.” değerlendirmesinde bulundu.

İnsan hakları ve Filistin için yollarda olduğunu dile getiren Acar, “Ben doğru tarafı savunduğumu, hak yolunda yürüdüğümü bildiğim için korkmuyorum. Benim korkum ancak Allah’tan. Başka korkum yoktur.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/almanyada-filistin-destekcileri-polis-baskisiyla-karsi-karsiya/feed/ 0
İngiltere’de Doğanların Hayat Boyu Sigaraya Erişimi Yasaklanacak https://www.haber60.com.tr/ingilterede-doganlarin-hayat-boyu-sigaraya-erisimi-yasaklanacak-2/ https://www.haber60.com.tr/ingilterede-doganlarin-hayat-boyu-sigaraya-erisimi-yasaklanacak-2/#respond Sun, 21 Apr 2024 09:00:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28604 İngiltere’de 2009’dan sonra doğanların hayat boyu sigaraya erişimini yasaklayacak tasarı parlamentoda onaylandı.

Bu yılın sonuna kadar yürürlüğe girmesi beklenen yasa, dünyanın herhangi bir yerinde uygulamaya giren en sert sigara yasaklarından biri olacak.

150’den fazla ülkede sigara kullanımını azaltmak için farklı seviyelerde önlemler yürürlükte.

İngiltere’deki yasak neyi kapsıyor?

Salı akşamı onaylanan Tütün ve Elektronik Sigara Yasası ile bu yıl 15 yaşına giren çocuklar, hayatları boyunca sigara alamayacak.

İskoçya ve Kuzey İrlanda’nın da aynı tedbiri uygulaması bekleniyor.

Mevcut yasalarla İngiltere’de 18 yaşın üzerindeki kişilere tütün ürünleri satılıyor.

Yeni yasa bu sınırı da her yıl bir yıl artıracak, bu da bir gün geldiğinde kimsenin tütün ürünleri satın alamayacağı anlamına geliyor.

İngiltere’deki tasarı 2023’te Yeni Zelanda’da kabul edilen ve benzer şekilde 2009’dan sonra doğanlara tütün satışını yasaklayan yasadan ilham aldı.

Yeni Zelanda’daki yasanın Temmuz 2024’te yürürlüğe girmesi gerekiyordu ancak hükümet değişikliğinin ardından yasa masadan kaldırıldı.

Peki başka hangi ülkeler sigara yasağını uygulamaya koydu?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), şu anda 151 ülkede halka açık kapalı alanlarda sigara içilmesini yasaklayan yasalar olduğunu belirtiyor.

Bu yasaların dünyadaki her 10 kişiden yaklaşık 7’sini (5,6 milyar insanı) pasif içilikten koruduğu düşünülüyor.

2004 yılında İrlanda; ofisler, barlar, restoranlar gibi halka açık yerlerde ve toplu taşıma araçlarında sigara içmeyi yasaklayan dünyadaki ilk ülke oldu.

O tarihten bu yana, Avrupa Birliği’ndeki (AB) 16 ülke daha benzer yasalar çıkardı ancak üye ülkelerin yasaları uygulayış sıkılığında farklılıklar var.

Güney Amerika’daki her ülkede de sigara karşıtı yasalar var.

2006 yılında Uruguay’da tüm kapalı halka açık yerlerde ve ayrıca hastane ve okulların yakınında sigara içmek yasaklandı.

Paraguay, kıtada sigara içmeye karşı ulusal yasalar çıkaran son ülke oldu. 2020’den beri ülkedeki tiryakilere, yalnızca kalabalık olmayan mekanlarda sigara içme hakkı tanınıyor.

2023 yılında Meksika, dünyadaki en katı sigara karşıtı yasalardan birini yürürlüğe koydu. Yasak, parklar, plajlar, oteller, ofisler ve restoranlar dahil tüm halka açık yerleri kapsıyor.

Bu, Meksikalıların kendi evleri dışında hiçbir yerde sigara içemeyeceği anlamına geliyor.

Temmuz 2024’ten itibaren Kanada’daki tütün mamülü üreticilerinin, her bir sigaranın üzerine sağlık uyarıları basması zorunlu olacak.

Pan Amerikan Sağlık Örgütü, Amerika kıtasında sigara kullanımına bağlı veya pasif içicilikten dolayı yılda yaklaşık bir milyon ölümün meydana geldiğini söylüyor.

Sigara yasağı işe yarıyor mu?

İngiltere Ulusal Sağlık ve Bakım Araştırma Kurumu, 21 ülkedeki sigara yasağının etkilerini inceledi.

Kurum, sigara yasağının, kalp krizi ve felç oranlarının yanı sıra bronşit ve astım oranlarının düşüşü ile de ilişkili olduğunu belirtiyor.

İngiltere, 2007 yılında kapalı halka açık yerlerde ve işyerlerinde sigara içme yasağı ile tanıştı.

British Medical Journal’da (BMJ) yer alan bir rapora göre, yasağın yürürlüğe girmesinden sonraki yıl kalp krizi nedeniyle hastaneye kaldırılan kişi sayısı bir önceki yıla göre bin 200 azaldı.

Glasgow Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, İskoçya’da halka açık yerlerde sigara içme yasağı sonrası astım nedeniyle hastaneye giden çocukların sayısı üç yıl boyunca neredeyse beşte bir oranında azaldı.

İskoçya’da yasak uygulanmadan önce astımlı çocukların hastaneye kabul sayısı her yıl yüzde 5 artıyordu.

Sigara yasağı da pek çok kişinin bu alışkanlıktan vazgeçmesine neden oldu.

İngiltere hükümetinin verilerine göre 2006 yılında ülkedeki yetişkinlerin yüzde 22’si sigara içiyordu. 2023 yılına gelindiğinde ise sigara içen yetişkinlerin oranı yüzde 14’e geriledi.

Dünya Sağlık Örgütü’nün hesabına göre, son 15 yılda dünya çapındaki sigara yasaları sayesinde, küresel nüfusta 300 milyon daha az sigara içicisi bulunuyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ingilterede-doganlarin-hayat-boyu-sigaraya-erisimi-yasaklanacak-2/feed/ 0
İngiltere’de Doğanların Hayat Boyu Sigaraya Erişimi Yasaklanacak https://www.haber60.com.tr/ingilterede-doganlarin-hayat-boyu-sigaraya-erisimi-yasaklanacak/ https://www.haber60.com.tr/ingilterede-doganlarin-hayat-boyu-sigaraya-erisimi-yasaklanacak/#respond Sun, 21 Apr 2024 08:57:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28602 İngiltere’de 2009’dan sonra doğanların hayat boyu sigaraya erişimini yasaklayacak tasarı parlamentoda onaylandı.

Bu yılın sonuna kadar yürürlüğe girmesi beklenen yasa, dünyanın herhangi bir yerinde uygulamaya giren en sert sigara yasaklarından biri olacak.

150’den fazla ülkede sigara kullanımını azaltmak için farklı seviyelerde önlemler yürürlükte.

İngiltere’deki yasak neyi kapsıyor?

Salı akşamı onaylanan Tütün ve Elektronik Sigara Yasası ile bu yıl 15 yaşına giren çocuklar, hayatları boyunca sigara alamayacak.

İskoçya ve Kuzey İrlanda’nın da aynı tedbiri uygulaması bekleniyor.

Mevcut yasalarla İngiltere’de 18 yaşın üzerindeki kişilere tütün ürünleri satılıyor.

Yeni yasa bu sınırı da her yıl bir yıl artıracak, bu da bir gün geldiğinde kimsenin tütün ürünleri satın alamayacağı anlamına geliyor.

İngiltere’deki tasarı 2023’te Yeni Zelanda’da kabul edilen ve benzer şekilde 2009’dan sonra doğanlara tütün satışını yasaklayan yasadan ilham aldı.

Yeni Zelanda’daki yasanın Temmuz 2024’te yürürlüğe girmesi gerekiyordu ancak hükümet değişikliğinin ardından yasa masadan kaldırıldı.

Peki başka hangi ülkeler sigara yasağını uygulamaya koydu?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), şu anda 151 ülkede halka açık kapalı alanlarda sigara içilmesini yasaklayan yasalar olduğunu belirtiyor.

Bu yasaların dünyadaki her 10 kişiden yaklaşık 7’sini (5,6 milyar insanı) pasif içilikten koruduğu düşünülüyor.

2004 yılında İrlanda; ofisler, barlar, restoranlar gibi halka açık yerlerde ve toplu taşıma araçlarında sigara içmeyi yasaklayan dünyadaki ilk ülke oldu.

O tarihten bu yana, Avrupa Birliği’ndeki (AB) 16 ülke daha benzer yasalar çıkardı ancak üye ülkelerin yasaları uygulayış sıkılığında farklılıklar var.

Güney Amerika’daki her ülkede de sigara karşıtı yasalar var.

2006 yılında Uruguay’da tüm kapalı halka açık yerlerde ve ayrıca hastane ve okulların yakınında sigara içmek yasaklandı.

Paraguay, kıtada sigara içmeye karşı ulusal yasalar çıkaran son ülke oldu. 2020’den beri ülkedeki tiryakilere, yalnızca kalabalık olmayan mekanlarda sigara içme hakkı tanınıyor.

2023 yılında Meksika, dünyadaki en katı sigara karşıtı yasalardan birini yürürlüğe koydu. Yasak, parklar, plajlar, oteller, ofisler ve restoranlar dahil tüm halka açık yerleri kapsıyor.

Bu, Meksikalıların kendi evleri dışında hiçbir yerde sigara içemeyeceği anlamına geliyor.

Temmuz 2024’ten itibaren Kanada’daki tütün mamülü üreticilerinin, her bir sigaranın üzerine sağlık uyarıları basması zorunlu olacak.

Pan Amerikan Sağlık Örgütü, Amerika kıtasında sigara kullanımına bağlı veya pasif içicilikten dolayı yılda yaklaşık bir milyon ölümün meydana geldiğini söylüyor.

Sigara yasağı işe yarıyor mu?

İngiltere Ulusal Sağlık ve Bakım Araştırma Kurumu, 21 ülkedeki sigara yasağının etkilerini inceledi.

Kurum, sigara yasağının, kalp krizi ve felç oranlarının yanı sıra bronşit ve astım oranlarının düşüşü ile de ilişkili olduğunu belirtiyor.

İngiltere, 2007 yılında kapalı halka açık yerlerde ve işyerlerinde sigara içme yasağı ile tanıştı.

British Medical Journal’da (BMJ) yer alan bir rapora göre, yasağın yürürlüğe girmesinden sonraki yıl kalp krizi nedeniyle hastaneye kaldırılan kişi sayısı bir önceki yıla göre bin 200 azaldı.

Glasgow Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, İskoçya’da halka açık yerlerde sigara içme yasağı sonrası astım nedeniyle hastaneye giden çocukların sayısı üç yıl boyunca neredeyse beşte bir oranında azaldı.

İskoçya’da yasak uygulanmadan önce astımlı çocukların hastaneye kabul sayısı her yıl yüzde 5 artıyordu.

Sigara yasağı da pek çok kişinin bu alışkanlıktan vazgeçmesine neden oldu.

İngiltere hükümetinin verilerine göre 2006 yılında ülkedeki yetişkinlerin yüzde 22’si sigara içiyordu. 2023 yılına gelindiğinde ise sigara içen yetişkinlerin oranı yüzde 14’e geriledi.

Dünya Sağlık Örgütü’nün hesabına göre, son 15 yılda dünya çapındaki sigara yasaları sayesinde, küresel nüfusta 300 milyon daha az sigara içicisi bulunuyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ingilterede-doganlarin-hayat-boyu-sigaraya-erisimi-yasaklanacak/feed/ 0
ABD Kongresi TikTok için yasak getirebilecek yasa tasarısını onayladı https://www.haber60.com.tr/abd-kongresi-tiktok-icin-yasak-getirebilecek-yasa-tasarisini-onayladi/ https://www.haber60.com.tr/abd-kongresi-tiktok-icin-yasak-getirebilecek-yasa-tasarisini-onayladi/#respond Thu, 14 Mar 2024 04:06:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18768 Son birkaç aydır Amerika Birleşik Devletleri ve TikTok’un arası pek de iyi sayılmaz. Fakat son gelişmeyle birlikte aradaki ip kopacak gibi görünüyor. Öyle ki ABD Kongresi, TikTok için yasak getirebilecek yasa tasarısını onayladı.

ABD Kongresi, TikTok için yasak getirebilecek yasa tasarısını onayladı

ABD, Çin merkezli ByteDance’a ait olan TikTok’un ABD’li kullanıcılarına ait verilere Çin hükümeti tarafından erişildiğine dair bir endişe duyuyor. Bu sebepten ötürü Kongre, uygulamayı yasaklatabilecek bir yasa tasarısı üzerinde çalışıyor, üstelik Başkan Joe Biden da bu tasarıyı imzalayacağını söylüyordu. Bugün, beklenen oldu.

Temsilciler Meclisi, Amerikalıları Yabancı Düşmanların Kontrollü Uygulamaların Koruma Yasası doğrultusunda TikTok’u yasaklamak için ilgili yasa tasarısını oyladı. 435 meclis üyesinden 65’i hayır oyu kullandı. Sadece 290 kişinin kabul etmesinin yeterli olacağı bu yasa tasarısı için 352 kişi evet oyu verdi.

TikTok’tan Instagram’a rakip uygulama!

Yasa tasarısı, Meclis tarafından onay aldı ancak bu süreç henüz tamamlanmadı. Şimdi gözler, Amerika Birleşik Devletleri Kongresi’nin diğer kanadı olan Senato’ya çevrildi. Bilmeyenler için Senato, Temsilciler Meclisi ile birlikte iki yasama organından biridir.

Eğer Senato da bu tasarıyı onaylarsa, süreç son aşamaya ulaşacak ve nihai kararı Başkan Joe Biden verecek. Bu noktada Biden’ın geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada söz kendisine geldiğinde bu yasayı imzalayacağını söylediğini belirtelim.

Biden, yasa tasarısını onaylarsa ne olacak?

TikTok’un yasaklanmasına ilişkin yasa tasarısı Biden tarafından da imzalanırsa, sosyal medya platformu, uygulama mağazalarından yani App Store ve Play Store üzerinden kaldırılacak. Uygulamayı daha önceden indirenler için ne olacağı ise bilinmiyor. Bu noktada tahminler, kullanıcılar için bir daha güncelleme yayınlanmayacağı yönünde.

TikTok, yasaklanmadan kurtulabilir mi?

Yasa tasarısının detaylarına göre TikTok, ABD’de yasaklanmadan kurtulabilir. Bunun için tek bir yol var: Uygulamanın sahibi ByteDance’in TikTok’u 6 aylık bir süre içerisinde ABD’li bir şirkete satması. Ancak çeşitli kaynaklar, şirketin böyle bir planı olmadığını öne sürüyor. Bu, Çinli firma için ciddi bir karar.

Zira TikTok’un ABD’de yaşayan yüz milyonlarca kullanıcısı var. Önümüzdeki günlerde neler yaşanacağını hep birlikte göreceğiz.

ABD halkı, TikTok yasağı için ne diyor?

Peki ABD’li kullanıcılar, TikTok’un yasaklanması hakkında ne düşünüyor? Aktarılan bilgilere göre insanlar, bu konuda ikiye bölünmüş durumda. Kimisi bunun bir saçmalık olduğunu düşünüyorken, önemli bir kısım ise bunu destekliyor.

ABD’nin TikTok’a sahip olmaya çalıştığı iddia ediliyor

Bildiğiniz üzere TikTok, şu anda dünyanın en popüler sosyal medya uygulamalarından birisi. Her gün yüz milyonlarca kişinin giriş yaptığı uygulama, aynı zamanda önemli bir para kaynağı. Bu sebepten ötürü çeşitli kesimler, ABD’nin bu hamle ile TikTok’a sahip olmaya çalıştığını öne sürüyor. Tabii ByteDance, uygulamayı satma kararı almadığı sürece bu gerçekleşmeyecek.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce Senato, TikTok’u yasaklayabilecek yasa tasarısını onaylar mı? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abd-kongresi-tiktok-icin-yasak-getirebilecek-yasa-tasarisini-onayladi/feed/ 0
Doç. Dr. Merve Kavakcı: Başörtü yasağı Cumhurbaşkanımızın dirayeti sayesinde kalktı https://www.haber60.com.tr/doc-dr-merve-kavakci-basortu-yasagi-cumhurbaskanimizin-dirayeti-sayesinde-kalkti/ https://www.haber60.com.tr/doc-dr-merve-kavakci-basortu-yasagi-cumhurbaskanimizin-dirayeti-sayesinde-kalkti/#respond Fri, 01 Mar 2024 22:00:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13617 Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) konuşan Doç. Dr. Merve Kavakcı 28 Şubat dönemini değerlendirdi. Kavakcı: “Ülkemiz elbette bir sömürge olmadı ama zihinler belli uygulamalarla sömürüldü. Cumhurbaşkanımızın dirayeti, vizyoner bakış açısı, demokrasiye bağlılığı olmasaydı başörtü yasağı bugün de kalkmazdı” dedi.

Bursa Teknik Üniversitesinde öğrencileri alanında uzman isimlerle buluşturan BTÜ Konuşmaları’nın ikinci sezonu başladı. Sezonun ilk konuğu ise Büyükelçi Doç. Dr. Merve Kavakcı oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleştirilen “Değişen Jeopolitikte Değişmeyenler: Bir 28 Şubat Okuması” başlıklı programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Halide Serpil Şahin, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Gürsu Kaymakamı Naif Yavuz, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. 28 Şubat dönemine atıfta bulunan Kavakcı, üniversite kampüsünde başörtülü bir şekilde rahatça dolaşabiliyor olmanın çok kıymetli olduğunu, bu durumun önceki nesiller tarafından sıradan olarak kabul edilmediğini söyledi. Amerika’da 11 Eylül saldırılarının yaşandığı yıllarda Türkiye’nin ise 28 Şubat sürecinden geçtiğini ifade eden Kavakcı, bu olayların dünya ve Türkiye siyasetini değiştirdiğini anlattı.

“Kat sayı zulmü nedeniyle üniversitelere alınmadılar”

28 Şubat’ın en sembolik tezahürlerinden birinin başörtü yasağı diğerinin ise katsayı zulmü olduğunu dile getiren Kavakcı, “Bir önceki nesil, katsayı uygulaması nedeniyle imam hatipli oldukları için üniversitelere alınmadılar. Yine o dönem başörtüsü yasağını birlikte yaşadık. Onun içindirki; bu kampüste dolaşabilmek, ehliyet alabilmek,bugün bizim neslin sıradan kabul edeceği işlerden değil. Biz kimliğindeki başörtülü fotoğraf sebebiyle üniversite hastanesindeki acil hizmetten yararlanamayıp ruhunu teslim eden bir canı da gördük. Bunun yanında İncil ve Tevrat için yasak geçerli olmazken, yaz dönemi ve belli saatler dışında çocuklarımıza Kuran-ı Kerim eğitiminin yasakladığını yaşadık. Bizler bu dönemlerden geldik ve geçtik. Postmodern, ultramodern fark etmez, 28 Şubat darbedir, müdahaledir. 28 Şubat’ın önemli bir ölçüde başarılı olduğunu düşünenlerdenim” diye konuştu.

“Yasak tam anlamıyla 2017’de sona erdi”

Geçmiş dönemde modern insanın oluşturmak istediğini ve bu insanın üniversitede başörtülü olamayacağı fikrinin olduğunu anlatan Kavakcı, “O dönemlerde, ikna odalarında kapalı kadınlarımızın başlarını açtırmak için girişimde bulundular. Ülkemiz elbette bir sömürge olmadı ama zihinler belli uygulamalarla sömürüldü” dedi. Türkiye’de yürürlükteki Şapka Kanunu’nun pratikte yerinin olmadığını ancak başörtüsünün yasak olmamasına rağmen kadınların hayatlarına müdahale edilmek için kullanıldığını belirten Kavakcı, “Başörtüsü hiçbir zaman kanunla yasaklanmadı sadece yönetmelikle kısıtlamalar getirildi. Bu yasak, 2013 yılında kalksa da tam anlamıyla 2017 yılında başörtü yasağı uygulaması sona erdi. Cumhurbaşkanımızın dirayeti, vizyoner bakış açısı, demokrasiye bağlılığı olmasaydı bu yasak bugün de kalkmazdı” dedi.

Teknopark ve MERLAB’a ziyaret

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEI) Genel Sekreter Yardımcısı da olan Büyükelçi Merve Kavakcı, BTÜ bünyesindeki Bursateknopark ve Merkezi Araştırma Laboratuvarı’na da (MERLAB) ziyarette bulundu. Kavakcı, ilk olarak Bursateknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Ayşe Bedeloğlu ve ekibiyle bir araya geldi. Prof. Dr. Bedeloğlu Kavakcı’ya, Bursateknopark’ın işleyişi ve faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Bursateknopark’ın çalışmalarının oldukça faydalı olduğuna değinen Kavakcı, KEI olarak Bursa Teknik Üniversitesi ile ortak çalışmalar da yürütülebileceğini belirtti. Bursateknopark’ın ardından Kavakcı, MERLAB’a ziyarette bulundu. Merkez Müdürü Doç. Dr. Ahmet Aygün, TÜRKAK tarafından akredite edilen laboratuvar ve cihazlar hakkında bilgilendirmede bulundu. Kavakcı ise üniversite bünyesindeki laboratuvarların sanayi açısından önemine değindi. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/doc-dr-merve-kavakci-basortu-yasagi-cumhurbaskanimizin-dirayeti-sayesinde-kalkti/feed/ 0
Büyükelçi Merve Safa Kavakcı: Başörtüsü yasağı demokrasiye bağlılığımız sayesinde kalktı https://www.haber60.com.tr/buyukelci-merve-safa-kavakci-basortusu-yasagi-demokrasiye-bagliligimiz-sayesinde-kalkti/ https://www.haber60.com.tr/buyukelci-merve-safa-kavakci-basortusu-yasagi-demokrasiye-bagliligimiz-sayesinde-kalkti/#respond Thu, 29 Feb 2024 22:45:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13331 Büyükelçi Merve Safa Kavakcı, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın dirayeti, vizyoner bakış açısı, demokrasiye bağlılığı olmasaydı bu yasak (başörtüsü yasağı) 2013’te, 2017’ye kadar süren bir süreç sonucunda bugün de kalkmazdı. Bundan da son derece eminim.” dedi.

Kavakcı, Bursa Teknik Üniversitesince (BTÜ) Mimar Sinan Yerleşkesinde düzenlenen “BTÜ Konuşmaları” etkinlikleri kapsamında “Değişen Jeopolitikte Değişmeyenler: Bir 28 Şubat Okuması” başlıklı konferansta yaptığı konuşmada, dünya siyasetini şekillendiren olaylardan birinin 11 Eylül 2001’de ABD’de meydana gelen saldırılar olduğunu, Türkiye’de ise 28 Şubat’ın yaşandığını söyledi.

Türkiye’de 28 Şubat sürecinde milletvekiliyken yaşadıklarından sonra ABD’ye döndüğünde eğitimine devam ettiğini belirten Kavakcı, şöyle konuştu:

“Gördüm ki Türkiye’de başörtü yasağının kalkması için başka bir yerde bir şeyler yapabilirim. Zira dünya çok küçük. Benim uluslararası ilişkiler alanında bir kitabım var, ‘Küresel Köyde Uluslararası İlişkiler’ adında. Derleme, farklı hocaların makalelerinin bulunduğu bir kitap. Aslında biz küresel bir köyde yaşıyoruz. O günlerden, ben Meclis’e girdiğimden, başörtü yasağını yaşadığımız günlerden, o kitabı kaleme aldığım günlerden bugünlere çok daha fazla bir küresel köyde yaşıyoruz. O gün olanlar bugüne tesir ediyor, o tarafta olanlar burayı etkiliyor. Hiçbir zaman için ‘Biz bir yerdeyiz ve izole yaşıyoruz’ diyemiyoruz ve gördüm ki başörtüsü yasağıyla ilgili bazı çalışmalar yapmak gerekiyor. Gördüm ki Türkiye’deki başörtüsü yasağıyla ilgili veya genel olarak ülkemizdeki kadınlarla ve meseleleriyle ilgili yazılan eserler hep Batılılar tarafından kaleme alınmış. O sebeple de içimizden bir ses olarak kendi bakış açımdan görünenleri ifade etmek arzusuyla doktora çalışmamı da bu alanda yaptım. Bu işlere biraz kafa yordum.”

Kavakcı, Türkiye’de yıllardır Şapka Kanunu’nun yürürlükte olduğunu, her Türk erkek vatandaşının şapka giyme zorunluluğunun bulunduğunu anlattı.

Şapka uygulamasının pratikte yerinin olmadığını ifade eden Kavakcı, “Siz görüyor musunuz bu uygulamayı? Ama bu ülkede başörtüsü hiçbir kanunla asla yasaklanmamışken 1920’lerden beri uygulanan bir yasak vardı. Yani kadınlar üzerinden belli siyasetler yürütmek, ideolojiler şekillendirmek her zaman için daha kolay olabilmiştir. Başörtüsü yasağı da buna bir örnek teşkil eder.” ifadesini kullandı.

Konuşmasının ardından öğrencilerin sorularını yanıtlayan Kavakcı, “28 Şubat gerçek bir darbe midir?” sorusu üzerine şunları dile getirdi:

“Darbedir, postmodern ultramodern fark etmez, darbedir, müdahaledir. 28 Şubat’ın önemli bir ölçüde başarılı olduğunu düşünenlerdenim. Yasak kalkmış olmasına rağmen, başörtü yasağından bir örnek olarak bahsedersek. Yoksa tek alanı hiç şüphesiz başörtüsü yasağı değildi. Fakat Latinceden gelme İngilizce güzel bir kelime var ‘protean’, içine girdiği şeyin kalıbını alan maddeye verilen isim. Yasağın protean olduğuna inanıyorum. Farklı tezahürlerle aramızda çok yaygın bir şekilde ki bu bence Müslüman camianın üzerinde kafa yorması gereken bir şeydir, devam edebildiğini görmekteyim.”

Ayrıca Kavakcı, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın dirayeti, vizyoner bakış açısı, demokrasiye bağlılığı olmasaydı bu yasak 2013’te, 2017’ye kadar süren bir süreç sonucunda bugün de kalkmazdı. Bundan da son derece eminim.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/buyukelci-merve-safa-kavakci-basortusu-yasagi-demokrasiye-bagliligimiz-sayesinde-kalkti/feed/ 0
İSTANBUL BOĞAZI’NDA TEKNELER KIYIYA YAKLAŞTI,  “24 METRE” TARTIŞMASI ÇIKTI https://www.haber60.com.tr/istanbul-bogazinda-tekneler-kiyiya-yaklasti-24-metre-tartismasi-cikti/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-bogazinda-tekneler-kiyiya-yaklasti-24-metre-tartismasi-cikti/#respond Sun, 28 Jan 2024 07:39:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5289 İstanbul Boğazı’nda özellikle Sarıyer açıklarında kıyıya yakın ve sığ bölgelerde avlanan gırgır teknelerinin, 24 metre derinliğindeki avlanma şartını ihlal ederek; balık popülasyonunu olumsuz şekilde etkilediği yönündeki iddialar tartışmalara neden oldu.

“BALIK STOKLARINI OLUMSUZ ETKİLEYECEK”

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saadet Karakulak, konu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Karakulak, “İstanbul Boğazı’nın özellikle kuzey bölgesinde gırgır avcılığı yapılabiliyor. Yasal olarak da bu uygun çünkü 24 metreden derin sahada gırgır balıkçılığına, balıkçılık yönetiminde müsaade edilmekte. Fakat bunu bilimsel olarak değerlendirdiğimizde aslında boğazlar balıkların geçiş noktaları. Biz biyolojik koridor olarak nitelendiriyoruz. Farklı iki deniz bölgesinde göç eden balıklar, bu noktalardan geçerken boğazlarda, özellikle durarak vücut adaptasyonunu geliştirdikleri sahalardır. Bu sahalarda yoğun avcılık faaliyetinin olması balık stoklarını olumsuz etkileyecektir. Balık stoklarımıza baktığımızda her yıl av miktarımızın git gide düştüğünü görmekteyiz” diye konuştu.

“ENDÜSTRİYEL BALIKÇILAR SIĞ ALANLARDA AVCILIK YAPAMAZ”

İstanbul Boğazı’nda geçmişten günümüze her zaman balıkçılık faaliyetinin yapıldığını hatırlatan Karakulak, “Yapılan faaliyet genellikle geleneksel, küçük ölçekli balıkçılık düzeyinde kalmıştır. Fakat son yıllarda teknolojinin gelişmesi ile balıkçılık faaliyetlerinin daha da büyümesine yol açıldı. Önemli olan aşırı avcılığın yapılmaması lazım. Endüstriyel teknelerin avcılık kotası olmadığı için fazla avcılık yapabilmekte. Hem deniz çayırlarını korumak hem de küçük ölçekli balıkçıya avcılık yapabilecek alanı bırakmak için endüstriyel balıkçılar 24 metreden sığ alanlarda avcılık yapamazlar” dedi.

“BALIĞA İSTANBUL BOĞAZI’NDAN GEÇME ŞANSI TANINMALI”

Gırgır avcılarının kıyı şeridinde avlanmasının balıkçılığı olumsuz etkilediğini belirten Karakulak, “Balıklar, dar bir koridordan geçince ister istemez balıkçılarımız da kıyılarda daha fazla avlanma eğiliminde olmakta. Daha geniş alanda avcılığın yapılması lazım. Bu balığa en azından İstanbul Boğazı’ndan geçme şansı tanınmalı. Marmara Denizi’nin diğer sahalarında avcılık yapılabilir” ifadelerini kullandı.

“KOMŞUMUZDA OLMAYAN YASAK BİZDE NİYE VAR”

İstanbul Boğazı’nda balıkçılık yapan gırgır teknesi sahibi Mustafa Nursu, “Yasak için 24 metre dendiği zaman, 24 metrenin içini yasaklamak isteniyorsa bütün herkese yasak olması lazım. Küçük balıkçıya, büyük balıkçıya herkese yasak olmalı. Bize zaten yasak, endüstriyel balıkçı olarak bize yasak. Bulgaristan, Yunanistan, hiç birinde böyle bir yasak yok. Komşumuzda olmayan yasak bizde niye var” şeklinde konuştu.

“BİZ KIYIYA GELMİYORUZ, KIYI BİZE DOĞRU GELİYOR”

Sosyal medyada yayınlanan ‘Gırgır tekneleri kıyı sularında balık avlıyor’ şikayetlerini değerlendiren balıkçı Mustafa Nursu, “Kıyılarda ağ atılmıyor, kıyı şeritleri denize doğru uzadı. Biz kıyıya gelmiyoruz, kıyı bize doğru geliyor. Belediyeler yol yaptılar, arkamda kazıklı yol var. Kıyıdan 100 metre denizde, kıyı bize doğru geliyor. Kimse ağını kıyı şeridine, yani yasak olan bir yere ağ atmak ister mi? Zaten biz şu anda boğazın, Marmara Denizi’nin yüzde 30’unu kullanıyoruz. Yüzde 70’i zaten yasak edilmiş vaziyette” dedi. 24 metre kuralının denenmek için konulduğunu söyleyen Nursu, “Bize, ‘Bir yapalım, deneyelim. Eğer işimize yaramazsa kaldırırız’ dediler. Bu zamana kadar hiçbir şeyi de kaldırdıklarını görmedim” ifadelerini kullandı.

“BAŞTAN AŞAĞIYA ENDÜSTRİYEL BALIKÇILARA OYNANAN BİR OYUN”

24 metre yasağına uyulmadan yapılan avcılığın balık popülasyonunu etkilediği yönündeki açıklamalara katılmadığını belirten Nursu, “Koydukları yasağın hiçbir faydası yok. Baştan aşağıya endüstriyel balıkçılara oynanan bir oyun. Başka hiçbir şey değil. Biz de hocayız, diplomasız hocayız. Dededen babaya, babadan oğula, şimdi oğuldan toruna kaldı. Yaptıkları ayıptır” dedi. Yasağa uymayan balıkçıların tekne plakalarının iptal edildiğini hatırlatan Mustafa Nursu, “Bizim plakamızı iptal ediyorlar. Neymiş, az bir şey yasak alana girmişiz. Olabilir bu, teknelerin el freni yok ki. Ağın altını attıktan sonra biraz içeri girmiş olabiliriz veya girmemiş olabiliriz. Plaka iptal olduğu zaman benim avcılığım, balıkçılığım biter. Siz balıkçılığa bu kadar zarar verdiğimizi düşünüyorsanız, gelin buyurun. Motorlarımızı alın elimizden, verelim gönüllü olarak. Değerini verin, balıkçılığı da iptal edin olsun bitsin” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-bogazinda-tekneler-kiyiya-yaklasti-24-metre-tartismasi-cikti/feed/ 0
CHP İzmir İl Başkanlığı, İzmir Valiliği’ne tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-il-baskanligi-izmir-valiligine-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-il-baskanligi-izmir-valiligine-tepki-gosterdi/#respond Sun, 21 Jan 2024 09:24:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4437 CHP İzmir İl Başkanlığı, AKP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak duyurulmasının ardından kente gelen Hamza Dağ’ı karşılamak için havaalanında sahne kurulmasına tepki gösterdi. Açıklamada, “İzmir Valiliği devletin kurumudur. Valilik parti devleti kafasıyla, iktidar korkusuyla veya yandaşlığıyla hareket edemez” denildi.

CHP İzmir İl Başkanlığı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in genel başkan seçilmesinin ardından İzmir’e yapacağı ilk ziyaret öncesi karşılama töreni için havaalanı içinde sahne kurulmasına izin vermeyen ancak AKP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ın karşılama töreni için AKP’ye sahne kurulma izin veren İzmir Valiliği’ne tepki gösterdi.

“BİZE YASAK DENİLDİ”

CHP İzmir İl Başkanlığından bugün yapılan yazılı açıklama şöyle:

“Adaletin, eşitliğin, liyakatin ve devletin tarafsızlığının mumla arandığı AKP iktidarlarında, parti devleti zihniyetinin valilikleri ele geçirdiğine İzmir’de bir kez daha şahit olduk.7 Kasım 2023 tarihinde, Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’i genel başkanlığa seçilmesinin ardından İzmir’e ilk gelişi esnasında, örgütümüz ve İzmirliler ile birlikte İzmir Adnan Menderes Havalimanı VIP çıkışında karşılamıştık. Bu karşılamaya katılan vatandaşlarımıza, Sayın Genel Başkanımızın seslenebilmesi için de mobil bir sahne kurmak istedik. Bu sahnenin kurulması ve genel başkanımızın İzmirlilere seslenmesi, “havaalanında sahne kurulamayacağı ve İzmir Valiliğinin yasaklaması” gerekçesiyle emniyet görevlilerimizce engellendi. Sahnenin kurulma sebebinin kısa bir karşılama ve teşekkür konuşmasından ibaret olduğu tarafımızca ifade edilmiş olsa da, küçük bir sahnenin ve ses sisteminin kurulmasına “yasak” gerekçesiyle izin verilmedi.Önce havaalanı sorumlu müdürleri ile ardından da İzmir Valimize vekalet eden Sayın Vali Yardımcımızla görüşmelerimizde de aynı gerekçe ile organizasyonumuz izin verilmemiş, engellenmişti. O gün koyulan yasağa uymuş, devletin valiliğinin sözüne güvenmiş, saygı göstermiştik.

“SAATLERCE ALANI KULLANDILAR”

Ancak gördük ki, AKP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayının 20 Ocak 2024 tarihinde İzmir havaalanında karşılanması için büyük bir sahne, tamda VIP alanı çıkışına kurulmuştu.Türkiye Cumhuriyetinin Ana Muhalefet Lideri ve CHP Genel Başkanı için istenen izin, İzmir Valiliğince “yasak” denilerek verilmemiş ama aynı Valilik AKP’li bir büyükşehir belediye başkan adayına, aynı alanda saatlerce kullanılan büyük sahneye bakıldığında ” Size Yasak Yok. Sahne kurup miting yapabilirsiniz” denmiştir. Üstelik o alanda cumhur ittifakı il başkanları, milletvekilleri konuşmalar yapmış, sahne saatlerce o alanda kullanılmıştır.

“İZMİR VALİLİĞİNİ TARAFSIZLIĞA VE SORUMLULAR HAKKINDA İŞLEM YAPMAYA DAVET EDİYORUZ”

İzmir Valiliği devletin kurumudur. Valilik parti devleti kafasıyla, iktidar korkusuyla veya yandaşlığıyla hareket edemez. Yasak varsa herkese uygulanmalı, yoksa herkese aynı imkan verilmelidir. Devlet kurumuna ve yöneticilerine yakıştıramadığımız bu tavır, yaklaşan yerel seçimler içinde bizleri kaygılandırmaktadır. Seçim çalışmaları ve propaganda sürecinde iktidardan yana tavır alacak bir Valilik, İzmir’de seçim sürecinin gergin geçmesine, adaletsizliklere ve eşitsizliğe yol açacaktır.Şimdi havaalanı konusundaki bu ayrımcılığın sebebi ile ilgili açıklamayı ve Valiliğin tüm siyasi partilere eşit mesafede olup olmadığına ilişkin cevabını beklemekteyiz. Aynı tavrın devamıyla iktidar partisinin desteklendiği, İzmir’de iktidar olan partimize yasaklar koyulmaya çalışıldığı bir sürece izin vermeyeceğimizi tüm kamuoyu ile paylaşıyor, İzmir Valiliğini tarafsızlığa ve sorumlular hakkında gerekli işlemleri yapmaya davet ediyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-il-baskanligi-izmir-valiligine-tepki-gosterdi/feed/ 0