Yaralı – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 21 Jun 2024 21:30:11 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Diyarbakır’da çıkan yangında 500’e yakın koyun telef oldu https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-cikan-yanginda-500e-yakin-koyun-telef-oldu/ https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-cikan-yanginda-500e-yakin-koyun-telef-oldu/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:30:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35433 OGÜN AKKAYA

(ANKARA) – Diyarbakır’ın Çınar ile Mardin’in Mazıdağı ilçeleri arasındaki bölgede çıkan yangınla ilgili çalışma yürüten Diyarbakır Veteriner Hekimler Odası Başkanı Muhammed Ali Süleymanoğlu, felakette 500’e yakın koyunun can verdiğini 214 ağır yaralı olduğunu duyurdu.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği, Diyarbakır Veteriner Hekimler Odası ve Mardin Hekimler Odası’nın oda başkanları, gönüllü veteriner hekim ve veteriner sağlık teknikerleriyle yangın sahasında çalışma yürütüyor. Çalışmalar, Dicle Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi ve il tarım ve orman müdürlükleriyle birlikte sürdürülüyor.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği’nden yapılan açıklamada, “Hekim Odalarımız ile ilk saatlerden itibaren iletişim kurulmuştur. Yangından daha fazla etkilenen Diyarbakır’da Oda Başkanlığımız, Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile iletişime geçmiştir. Oda Başkanımız gönüllü veteriner hekim ve veteriner sağlık teknikeri arkadaşlarımız ile yangın sahasında yaralı hayvanlara müdahaleye devam etmektedir. Alandan gelen bilgilere göre koyunlar ağırlıkta olmak üzere 500 civarında hayvan ölmüş, çok sayıda hayvan da yaralıdır. Yaban hayvanlarının durumu konusunda ne yazık ki yeterli bilgi alınamamıştır.” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, yangın bölgesinde yaralı bulunan hayvanlar için yapılması gerekenler şu şekilde anlatıldı:

“Işık ve ses stresinden uzak tutarak en hızlı şekilde veteriner hekime ulaştırmalıdır”

“Duman ve yangın riskinden dolayı bulabilirseniz kıyafet/örtü ile sarıp bölgeden uzaklaştırılmalı Yangın bölgesinden uzaklaştırılan hayvanı sıcak bir bölgeye alınmalı. Vücut ısısı düşeceği için 25-26 derecede kalmalı. Yanık bölgesini ılık su ile yıkayın. 12-18 derece su ile yıkanması gerekmektedir. Hayvanın yanık bölgesinin üzeri imkanınız varsa steril bir bezi ıslatarak sarılabilir. Hayvanın hareketi kısıtlanmalı. Kutu yada kafes gibi bir alana koyabilirsiniz. Işık ve ses stresinden uzak tutarak en hızlı şekilde veteriner hekime ulaştırmalıdır.”

“50 gönüllü veteriner hekimle yaralı hayvanlara müdahale ettik”

Yangın bölgesinde bulunan Diyarbakır Bölgesi Veteriner Hekimler Odası Başkanı Muhammed Ali Süleymanoğlu ANKA Haber Ajansı’na yangın bölgesindeki son durumu anlattı. Bölgede ilk saatten itibaren veteriner odaları arasında iletişim kurulduğu bilgisini paylaşan Süleymanoğlu şunları söyledi:

“Köksalan Köyü’ndeyiz. Sabah dokuzdan beri üniversite, il tarım ve orman müdürlüğü ve veteriner hekimleri odasından katılan ortalama 50 gönüllü veteriner hekimlerle yaralı hayvanlara müdahale ettik. Şu anda yaralı müdahaleleri sona ermiş durumda. Ağır durumda olan hayvanlar kesime sevk edilecek. Hafif yaralı hayvanların tedavisi devam edecek. Ortalama 504 can kaybı var. 214 hayvan ağır yaralı. Şu anda veteriner hekim müdahalesi olarak yapabileceğimiz müdahale sadece tekrar. Tedavi edilen hayvanlarının doz tekrarlarının yapılması. Ulaşılmadık hayvan kalmadı. Yangın çıktığı zaman insanlar yanan bir hayvanı gördükleri zaman yapabilecekleri şey, onu güvenli bir yere taşımalı ve tedavi için veteriner hekimi beklemeli. Bunun haricinde olası bir hekim olmaması durumunda ılık suyu ile bir duş aldırılabilir. Yapılabilecek herhangi bir müdahale hayvanın canına sebep olabilir. Yangında boğazı, dili şişen hayvanlara su içirmeye çalışanlar oluyor. Bu tür davranışlarda bulunmasınlar. Gelecek olan yardım ekiplerini beklesinler.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-cikan-yanginda-500e-yakin-koyun-telef-oldu/feed/ 0
Gaziantep’te minibüsle beton mikseri çarpışması: 8 ölü, 11 yaralı https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-minibusle-beton-mikseri-carpismasi-8-olu-11-yarali-2/ https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-minibusle-beton-mikseri-carpismasi-8-olu-11-yarali-2/#respond Mon, 06 May 2024 22:30:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30573 Gaziantep’in İslahiye ilçesinde minibüsle beton mikserinin çarpışması sonucu 8 kişi hayatını kaybetti, 11 kişi yaralandı.

İslahiye-Hatay kara yolunun Ağabey mevkisinde plakaları ve sürücüleri henüz belirlenemeyen minibüsle beton mikseri çarpıştı.

Kaza ihbarının ardından bölgeye çok sayıda ambulans sevk edildi.

Kazada 8 kişi yaşamını yitirdi, 11 kişi yaralandı.

Kazaya karışan araçlar, yaklaşık 4 saatlik çalışmanın ardından çekici yardımıyla kara yolundan kaldırıldı.

Kaza nedeniyle trafiğe kapatılan İslahiye-Hatay istikameti ise yeniden trafiğe açıldı.

Vali Çeber’in açıklamaları

Olay yerinde incelemelerde bulunduktan sonra İslahiye Devlet Hastanesi’ndeki yaralıları ziyaret eden Gaziantep Valisi Kemal Çeber, gazetecilere, yaklaşık iki saat kadar önce ciddi bir kazayla karşılaştıklarını söyledi.

Kazayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak yürütüldüğüne dikkati çeken Çeber, şöyle konuştu:

“Hatay istikametinden gelen tır şeklindeki beton mikseri, trafikte sürüş kontrolünü kaybediyor, maalesef bölünmüş bir yolda karşı şeride geçiyor. İlçeden Yeşilyurt köyümüze giden köy dolmuşuna çarpıyor. Şoför dahil 19 yolcusuyla beraber köyüne giden dolmuşa çarpıyor. Maalesef 8 vefatımız var. Bunların 7’si kadın birisi erkek, 2’si ise öğrenci. Diğer dolmuş yolcularımız arasında 11 yaralı var. Şoförlerimizden ikisi hafif yaralı. Başsavcımız, kaymakamımız çok kısa süre içerisinde olay yerine gidip bizi bilgilendirdiler. Tüm ekiplerimiz trafik, jandarma, itfaiye, AFAD ekiplerimiz olay yerine çok kısa sürede ulaştı. Aynı zamanda Kilis, Hatay ve Gaziantep merkezden ambulanslarımız kısa sürede olay yerine ulaştılar.”

Sağlık çalışanlarının ciddi gayretleriyle yaralıları ambulanslarla hastanelere taşıdığını anlatan Çeber, “Yaralılarımızdan 2’sinin durumu ağır. Durumları stabil hale gelince Gaziantep’e sevkleri görünüyor. 4 normal hastamızın Gaziantep’e sevki gerçekleştirildi. Diğer yaralılarımızın bir kısmı burada. Bazılarıyla sohbet ettim, durumları iyi. Süreçle ilgili idari ve adli soruşturma başladı. Rabbim vefat edenlere rahmet eylesin, kardeşlerimizin vefatı bizi çok üzdü. Rabbim ülkemize başka acı yaşatmasın.” dedi.

Bilirkişi incelemeleri sürüyor

Kazayla ilgili şu an için gözaltı olmadığını belirten Çeber, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Gözaltı şu an için yok ama olayla ilgili herkes bizim gözetimimiz altında. Şoförler hafif yaralı ama tır şoförünün gözaltı işlemi normal olarak olacak gibi görünüyor. Şu anda tamamen sağlıkla ilgili konulara odaklandık. Tedavisi uygun hale geldiğinde gözaltı işlemi görülüyor gibi, tabii bilirkişiler incelemelerini devam ettiriyor. Arkadaşlarımız artık çok profesyonel, en uzak vefat noktası ile en yakını, yere savrulmalar, tekerlek izleri, aracın mevcut hızı hepsi beraber değerlendirilerek bu noktada çalışmalar yürütülüyor. Ama ilk kanaat mikserin oldukça hızlı ve süratli olduğu, buna bağlı kontrolünü kaybettiği yönünde. Bunun yanında yol hasarları veya kusurları gibi diğer konular üzerinde de durulacak. Hatay’dan İslahiye’ye doğru gelirken kontrolünü kaybediyor, karşı şeride geçiyor, bunların hepsinin tekerlek izleri mevcut, karşı şeritte kendi yolunda devam eden köy dolmuşumuza çarpıyor.”

Yaralı yolculardan Zeynep Gök, kazanın okuldan çıkıp eve giderken meydana geldiğini belirterek, “Yolda ilerlerken karşı şeritten tır, çok hızlı geldi ve bize çarptı. Kazanın etkisiyle de birkaç kere takla attık. Serviste kaç kişi olduğumuzu hatırlamıyorum ama koltuklar doluydu.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-minibusle-beton-mikseri-carpismasi-8-olu-11-yarali-2/feed/ 0
Gaziantep’te minibüsle beton mikseri çarpışması: 8 ölü, 11 yaralı https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-minibusle-beton-mikseri-carpismasi-8-olu-11-yarali/ https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-minibusle-beton-mikseri-carpismasi-8-olu-11-yarali/#respond Mon, 06 May 2024 22:09:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30559 Gaziantep’in İslahiye ilçesinde minibüsle beton mikserinin çarpışması sonucu 8 kişi hayatını kaybetti, 11 kişi yaralandı.

İslahiye-Hatay kara yolunun Ağabey mevkisinde plakaları ve sürücüleri henüz belirlenemeyen minibüsle beton mikseri çarpıştı.

Kaza ihbarının ardından bölgeye çok sayıda ambulans sevk edildi.

Kazada 8 kişi yaşamını yitirdi, 11 kişi yaralandı.

Olay yerinde incelemelerde bulunduktan sonra İslahiye Devlet Hastanesi’ndeki yaralıları ziyaret eden Gaziantep Valisi Kemal Çeber, gazetecilere, yaklaşık İki saat kadar önce ciddi bir kazayla karşılaştıklarını söyledi.

Kazayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak yürütüldüğüne dikkati çeken Çeber, şöyle konuştu:

“Hatay istikametinden gelen tır şeklindeki beton mikseri, trafikte sürüş kontrolünü kaybediyor, maalesef bölünmüş bir yolda karşı şeride geçiyor. İlçeden Yeşilyurt köyümüze giden köy dolmuşuna çarpıyor. Şoför dahil 19 yolcusuyla beraber köyüne giden dolmuşa çarpıyor. Maalesef 8 vefatımız var. Bunların 7’si kadın birisi erkek, 2’si ise öğrenci. Diğer dolmuş yolcularımız arasında 11 yaralı var. Şoförlerimizden ikisi hafif yaralı. Başsavcımız, kaymakamımız çok kısa süre içerisinde olay yerine gidip bizi bilgilendirdiler. Tüm ekiplerimiz trafik, jandarma, itfaiye, AFAD ekiplerimiz olay yerine çok kısa sürede ulaştı. Aynı zamanda Kilis, Hatay ve Gaziantep merkezden ambulanslarımız kısa sürede olay yerine ulaştılar.”

Sağlık çalışanlarının ciddi gayretleriyle yaralıları ambulanslarla hastanelere taşıdığını anlatan Çeber, “Yaralılarımızdan 2’sinin durumu ağır. Durumları stabil hale gelince Gaziantep’e sevkleri görünüyor. 4 normal hastamızın Gaziantep’e sevki gerçekleştirildi. Diğer yaralılarımızın bir kısmı burada. Bazılarıyla sohbet ettim, durumları iyi. Süreçle ilgili idari ve adli soruşturma başladı. Rabbim vefat edenlere rahmet eylesin, kardeşlerimizin vefatı bizi çok üzdü. Rabbim ülkemize başka acı yaşatmasın.” dedi.

Bilirkişi incelemeleri sürüyor

Kazayla ilgili şu an için gözaltı olmadığını belirten Çeber, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Gözaltı şu an için yok ama olayla ilgili herkes bizim gözetimimiz altında. Şoförler hafif yaralı ama tır şoförünün gözaltı işlemi normal olarak olacak gibi görünüyor. Şu anda tamamen sağlıkla ilgili konulara odaklandık. Tedavisi uygun hale geldiğinde gözaltı işlemi görülüyor gibi, tabii bilirkişiler incelemelerini devam ettiriyor. Arkadaşlarımız artık çok profesyonel, en uzak vefat noktası ile en yakını, yere savrulmalar, tekerlek izleri, aracın mevcut hızı hepsi beraber değerlendirilerek bu noktada çalışmalar yürütülüyor. Ama ilk kanaat mikserin oldukça hızlı ve süratli olduğu, buna bağlı kontrolünü kaybettiği yönünde. Bunun yanında yol hasarları veya kusurları gibi diğer konular üzerinde de durulacak. Hatay’dan İslahiye’ye doğru gelirken kontrolünü kaybediyor, karşı şeride geçiyor, bunların hepsinin tekerlek izleri mevcut, karşı şeritte kendi yolunda devam eden köy dolmuşumuza çarpıyor.”

Yaralı yolculardan Zeynep Gök, kazanın okuldan çıkıp eve giderken meydana geldiğini belirterek, “Yolda ilerlerken karşı şeritten tır, çok hızlı geldi ve bize çarptı. Kazanın etkisiyle de birkaç kere takla attık. Serviste kaç kişi olduğumuzu hatırlamıyorum ama koltuklar doluydu.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-minibusle-beton-mikseri-carpismasi-8-olu-11-yarali/feed/ 0
Eyüpsultan’da trafik kazasında ifadeler ortaya çıktı https://www.haber60.com.tr/eyupsultanda-trafik-kazasinda-ifadeler-ortaya-cikti/ https://www.haber60.com.tr/eyupsultanda-trafik-kazasinda-ifadeler-ortaya-cikti/#respond Sun, 10 Mar 2024 01:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17607 Eyüpsultan’da, Oğuz Murat Aci’nin hayatını kaybettiği, 4 kişinin yaralandığı trafik kazasında araç sürücüsünün arkadaşlarının emniyette verdikleri ifadelere ulaşıldı.

Kaza sırasında sürücü T.C. ile aynı araçta bulunan kişilerden 17 yaşındaki Alp K, Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliğinde verdiği ifadede, şüphelinin lüks aracıyla kendisini evden almaya geldiğini, araçta Kemal D. isimli bir arkadaşının daha olduğunu ancak bu kişiyi evine bıraktıklarını söyledi.

Devamında T.C’nin evinin önüne gittiklerini, burada Demir Ö. isimli arkadaşını beklediklerini, bu kişinin de kendi aracıyla geldiğini anlatan Alp K, “Araçta hatırladığım kadarıyla Demir, Hakkı ve Poyraz vardı. Toplamda 5 kişi olduk ve siteden çıktık. Ben T.C’nin olduğu araca bindim. Demir, Hakkı ve Poyraz diğer araçla peşimizden geldiler. Yılmaz A. ve Kerem A. isimli arkadaşlarımızı farklı bir siteden aldık. Kerem A. ve Yılmaz A. diğer araca bindiler. Toplamda 7 kişi olduk, Göktürk içinde arabalarla turladık ve site meydanına geldik.” dedi.

Burada kendilerine 3 kişinin daha katıldığını ve sohbet etmeye başladıklarını aktaran Alp K, toplam 10 kişi araçlarla meydandan ayrıldıklarını, yakıt aldıklarını ve Bahçeköy orman yoluna girdiklerini belirtti.

Alp K, orman yolunda diğer araç sürücüsünün el hareketiyle önüne geçmelerini istediğini, T.C’nin de sollayarak geçtiğini, yoldaki kasisten sonra hızlandığını anlatarak, “Daha sonra T.C. yolun sağ tarafında, gidiş istikametimizde bir şeyler olduğunu gördü ve çarpmamak için direksiyonu ani şekilde sola doğru kırdı. Aracın benim olduğum sağ tarafı ATV tarzı araçlara doğru kaymaya başladı. Aracımız ATV’lere çarptıktan sonra soldaki yamaca doğru çıktı.” ifadelerini kullandı.

Kazadan sonra diğer 3 kişiyle araçtan inerek 2 yaralıyla iletişim kurmaya çalıştıklarını öne süren Alp K, yolun uçurum tarafı ile kaza yaptıkları aracın altında da yaralı olduğunu öğrendiğini kaydetti.

Alp K, olayın devamında yoldan geçen kişilerin yaralılara yardımcı olmaya çalıştığını ve ambulansı aradıklarını öğrendiğini dile getirdi.

T.C’nin, özel şoförü ile annesini arayıp kaza yaptığını söylediğini aktaran Alp K, bir süre sonra T.C’nin annesi ile bir kadının olay yerine gelerek, T.C’yi, kendisini ve Demir Ö’yü alıp bölgeden uzaklaştıklarını anlattı.

Alp K, T.C ile annesinin, kendisi ve Demir Ö’yü sitenin girişinde araçtan indirdikten sonra buradan ayrıldığını belirterek, “Site önünde bulunduğumuz esnada yaralılardan birine ait olan cep telefonunun Zekai Hakkı isimli arkadaşımızda kaldığını gördük. Akabinde ben bu sitede oturan Kemal isimli arkadaşımın yanına gittim.” savunmasını yaptı.

Kaza sırasında diğer araçta bulunan Zekai Hakkı D. (16) ise olay günü arkadaşı Demir Ö’ye kalmaya gittiğini, akşam T.C’nin görüşmek amacıyla Demir Ö’yü aradığını, bir süre sonra Demir Ö’nün babasının aracına diğer 4 kişiyle binerek T.C’nin evinin önüne gittiklerini anlattı.

“O anki dalgınlıkla şahsın telefonunu cebime koydum”

Kendilerine T.C’nin kullandığı araçla diğer arkadaşlarının da katıldığını aktaran Zekai Hakkı D, Bahçeköy orman yoluna girdiklerini T.C’nin kendi araçlarını sollayarak hızlı gitmeye başladığını kaydetti.

Zekai Hakkı D, şöyle devam etti:

“Önümüzdeki viraja sert girince arabaları yalpalayarak kaymaya başladı. Ancak aramızda mesafe olduğu için tam göremiyordum. Biz de virajı alınca T.C’nin aracının yolun solundaki su kanalına çıktığını gördük. Hemen aracımızı durdurduk. Aşağıya indiğimizde yolun ortasında iki erkek şahsın yaralı yattığını gördük. Yaralılardan birinin yanına giderek konuşmaya çalıştım. Yaralı şahıs bana flaşını yaktı ve telefonunu vererek başına bakmamı istedi. Telefonu alarak başına ışık tuttum. O anki dalgınlıkla şahsın telefonunu cebime koydum. Daha sonra diğer yaralının yanına gittim.”

Yoldan geçen kişilerin yardıma geldiğini, etrafın kalabalıklaştığını bildiren Zekai Hakkı D, gelecek ambulans ve itfaiyeye yolu açmak amacıyla Demir Ö’nün aracını alıp Kerem A. ile olay yerinden ayrıldıklarını ve aracı siteye bıraktıklarını öne sürdü.

“T.C’nin annesi, ‘Sahibine vereceğim’ diyerek telefonu güvenlik görevlisinden almak istedi”

Yeniden olay yerine gitmek için taksi çağırdığı sırada Demir Ö’nün eski model araçla geldiğini aktaran Zekai Hakkı D, kendisine, yaralılardan birinin telefonunun elinde olduğunu ve olay yerine dönerek bırakmaları gerektiğini söylediğini iddia etti.

Zekai Hakkı D, sözlerini şöyle sürdürdü:

“O esnada Kerem taksiye bindi. Olay yerine gideceğini düşünerek telefonu Kerem’e verdim. Kerem, böyle bir sorumluluğu taşıyamayacağını söyleyerek, telefonu site girişindeki duvarın üzerine bıraktı. Daha sonra güvenlik görevlisi gelerek telefonu aldı. Ardından veliler de sitenin önüne geldi ve bizi uzaklaştırdı. T.C’nin annesi, ‘Sahibine vereceğim.’ diyerek, telefonu güvenlik görevlisinden almak istedi. Görevli de telefonu T.C’nin annesine verdi. Ardından T.C’nin annesi sitenin önünden ayrıldı.”

Ne olmuştu?

Eyüpsultan’da seyir halindeki 3 ATV aracından biri arızalanmış, yol kenarına çekilen arızalı araç tamir edilmeye çalışılırken aynı yönde ilerleyen iki araçtan birisi buradaki 3 ATV’ye çarpmıştı.

Kazada yaralanan Oğuz Murat Aci ile İbrahim Gümüş, T.A, S.K. ve H.T. hastaneye kaldırılmış, yaralılardan Aci, müdahaleye rağmen hayatını kaybetmişti.

Yapılan incelemede, kazaya neden olan 17 yaşındaki sürücü T.C’nin olay yerine gelen annesi Eylem Tok’un aracıyla buradan uzaklaştığı, anne-oğulun önce İstanbul Havalimanı’na, sonra da uçakla Mısır’a gittikleri tespit edilmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Mısır’a kaçan sürücü T.C. ve annesi yazar Eylem Tok hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı.

Başsavcılık, 18 yaşından küçük sürücü ile annesi Eylem Tok hakkında kırmızı bülten çıkarılmasına yönelik Adalet Bakanlığına yazı göndermişti.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, T.C. ile annesi Eylem Tok hakkında tutuklama kararı verildiğini, 2 Mart’ta uçakla Mısır’a giden iki şüphelinin Türkiye’ye iadesi için Mısır adli makamlarıyla temasa geçildiğini ve şüpheliler hakkında kırmızı bülten talep edildiğini kaydetmişti.

Tunç, “Mısır Interpolü tarafından şahısların Mısır’dan ABD istikametine çıkış yaptıklarının bildirilmesi üzerine, adı geçenlerin ABD’den ülkemize iadesi amacıyla hazırlanan geçici tutuklama talep evrakı hem diplomatik kanaldan hem de Interpol aracılığıyla ABD yetkili makamlarına iletilmiştir.” ifadelerini kullanmıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/eyupsultanda-trafik-kazasinda-ifadeler-ortaya-cikti/feed/ 0
İngiliz Cerrah: İsrail, Gazze’yi yaşanmaz hale getirmek istiyor https://www.haber60.com.tr/ingiliz-cerrah-israil-gazzeyi-yasanmaz-hale-getirmek-istiyor/ https://www.haber60.com.tr/ingiliz-cerrah-israil-gazzeyi-yasanmaz-hale-getirmek-istiyor/#respond Thu, 18 Jan 2024 08:54:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4003 Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) ile 9 Ekim’de Gazze’ye giderek 40 gün boyunca İsrail’in saldırıları altında hayat kurtarmak amacıyla mücadele eden Filistin asıllı İngiliz cerrah Gassan Ebu Sitte, İsrail’in özellikle hastaneleri hedef alarak Gazze’yi yaşanmaz bir yer haline getirmeyi amaçladığını belirtti.

İsrail’in saldırılarının başlamasının ardından 9 Ekim’de MSF ile Mısır üzerinden Gazze’ye giden ve 18 Kasım’a kadar Şifa Hastanesi ve El-Ehli Baptist Hastanesi’ndeki tıbbi imkansızlıklara rağmen Gazze halkına hizmet vermek için büyük çaba sarf eden Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Ebu Sitte, Gazze’nin sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılmak istendiğini söyledi.

Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve Uluslararası Adalet Divanındaki (UAD) yargı süreçlerini takip etmek üzere Hollanda’ya gelen Ebu Sitte, Gazze’deki hastanelerin durumunu, tıbbi zorlukları ve AA kameramanı Muntasır es-Savvaf’ın İsrail’in hava saldırısıyla öldürülmeden birkaç gün önce kendisiyle yaptığı fakat yayımlanamayan röportajın hikayesini AA muhabirine anlattı.

İsrail’in Gazze’deki amacı

AA’nın “Kanıt” kitabının ilk sayfasında yer alan ve El-Ehli Baptist Hastanesi bombalandığı gece çocuk naaşlarının arasında basın açıklaması yaptığı sırada çekilen fotoğrafına bakan Ebu Sitte, “Bu fotoğraf, El-Ehli Baptist katliamının olduğu gece çekildi. Yaralılardan biriyle fotoğrafın çekildiği alana gelmiştim. Hastaneye sığınan bir sürü aile vardı. Saat 18.00 sularında bu ailelerin sığındığı alana bir füze ateşlendi ve yaklaşık 480 kişi öldü.” dedi.

Ebu Sitte, katliamın hemen arkasından hastanede yararlıları kurtarmaya çalıştıklarını ve daha sonra onları Şifa Hastanesi’ne naklettiklerini dile getirdi.

İsrailli politikacılar ve askeri liderlerin, Gazze’yi yaşanmaz hale getirmek istediklerini söyleme konusunda çok açık davrandığını anlatan Ebu Sitte, “Gazze’yi, nüfusundan arındırmak istiyorlar. Bir yeri yaşanmaz hale getirmenin en etkili yollarından biri, İsraillilerin yaptığı gibi Gazze Şeridi’nde sağlık sistemini tahrip etmektir.” ifadelerini kullandı.

“En acil operasyonları yapıyorduk ve ikincil olanları bırakıyorduk”

Ebu Sitte, savaşın başından itibaren Gazze’de birçok tıbbi malzemenin eksik olduğunu söyledi.

“En sonunda ameliyatlarda acıyı azaltmak için kullandığımız morfinimiz ve anestezi malzememiz kalmadı.” diyen Ebu Sitte, şunları kaydetti:

“Maalesef, birçok hastayı ameliyathaneye gerektiği sıklıkta alamadığımız için yaraların çoğu enfekte oluyordu ve bu yaraların enfeksiyon nedeniyle hastayı öldürmesini engellemenin tek yolu, anestezi olmadan çok acı verici temizleme prosedürleri uygulamaktı.

Her gün çok fazla sayıda yaralı geldiği için bir kişiyi tekrardan ameliyathaneye almak çok zordu, özellikle de birden fazla ameliyat olması gereken kişileri. Bunun nedeni, ameliyat etmeniz gereken hasta sayısına kıyasla ameliyat kapasitesinin çok sınırlı olmasıydı. Mümkün olduğunca çok ameliyat yapmak istediğimiz için en acil operasyonları yapıyorduk ve ikincil olanları bırakıyorduk.”

Hastanelerin bombalanması ve tahliyesi sebebiyle çalışma şartlarının çok zorlaştığını anlatan Ebu Sitte, “Yaralılar, bir hastaneden diğerine naklediliyordu. Ben de bir hastaneden diğerine gidiyordum ve bu sebeple hastaların takibini kaybediyorduk.” diye konuştu.

Öldürülen AA kameramanı ile yapılan röportaj yayımlanamadı

AA kameramanı Muntasır es-Savvaf’ın Gazze’de görevi başındayken İsrail’in hava saldırısında öldürülmesinden kısa süre önce kendisiyle röportaj yaptığını belirten Ebu Sitte, bu röportajın hiç yayımlanamadığını ifade etti.

Ebu Sitte, röportajın hastanedeki koşullarla ilgili olduğunu ve Es-Savvaf’ın daha sonra hastanedeki yaralıları çektiğini kaydetti.

Es-Savvaf’ın, İsrail güçlerinin El-Ehli Baptist Hastanesi’ne düzenlediği saldırının ardından yeni saldırı tehdidine rağmen yaralıların durumunu ve oluşan yıkımı çektiğini anlatan Ebu Sitte, “O, çok ama çok cesur bir gençti. Şifa Hastanesi düştükten ve El-Ehli Baptist Gazze’de çalışan tek hastane haline geldikten sonra 500 yaralının tedavisiyle başa çıkmaya çalışıyorduk, birkaç gün dışarıdaki hayattan koptuk. Es-Savvaf yanımıza geldi, benimle ve cerrah bir meslektaşımla görüştü. Bu kadar cesur olması beni çok şaşırttı.” ifadelerini kullandı.

Ebu Sitte, Gazze’de görüştüğü ve birlikte çalıştığı kişilerin öldürüldüğü haberini almanın çok zor olduğuna dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

“Maalesef Gazze’den ayrıldıktan sonra Şifa Hastanesi’ndeki yanık ünitesinde hemşire olan bir meslektaşımın kardeşiyle öldürüldüğünü duydum. Birkaç gün sonra da Şifa Hastanesi’nin acil servis müdürü Dr. Haysam Ebu Hani’nin eşi ve çocuklarıyla öldürüldüğünü öğrendik. Her üç günde bir meslektaşlarımızın İsrailliler tarafından yaralandığını ya da öldürüldüğünü duyuyorsunuz. Bu savaş sırasında 300 doktor ve hemşire, İsrailliler tarafından öldürüldü.”

“Günde 10 ila 12 ameliyat yapıyordum”

Gazze’deki ortalama bir gününü anlatan Ebu Sitte, “Bir ebeveyn olarak tüm bu yaralı çocuklarla ilgilenmek, psikolojik açıdan son derece zordu. Günde 10 ila 12 ameliyat yapıyordum ve gece 01.00’de bitiriyordum.” diye konuştu.

El-Ehli Hastanesi’ndeki anestezi malzemelerinin tükenmesinin ardından Gazze’den ayrılma kararını aldıklarını kaydeden Ebu Sitte, “Bana kalsa ayrılmazdım. Meslektaşlarınıza ve hastalarınıza karşı, onları geride bırakmak istemeyeceğiniz bir sorumluluk hissediyorsunuz.” dedi.

Ebu Sitte, Gazze’de bulunduğu dönemin kendisi için hayatını değiştiren bir deneyim olduğunu dile getirerek, “Tüm yaşananlardan sonra ne olduğunu anlamak, bu deneyimin olumsuz yönlerinden kurtulmak ve kim olduğunuzu bulmak için kendinizi yeniden inşa etmeye çalışmak zaman alıyor.” diye konuştu.

Ebu Sitte, TRT tarafından kendisine verilecek TRT World Citizen Ödülü’nü almak üzere yakında Türkiye’ye geleceğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ingiliz-cerrah-israil-gazzeyi-yasanmaz-hale-getirmek-istiyor/feed/ 0