CHP Genel Başkanı Özgür Özel, SZC TV yayınında gazeteci Uğur Dündar’ın sorularını yanıtladı. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Özel; Joe Biden’ın adaylıktan çekilmesi, KKTC ziyareti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmeleri, Gezi Parkı davası, TFF Başkanlık seçimi, seçim anketleri ve erken seçim gündemine ilişkin konuştu.
“Biden’ın kampanyayı götürmekte zorlandığı anlaşılıyordu”
Özgür Özel, ABD Başkanı Joe Biden’ın adaylıktan çekilmesini ve yerine gelecek adayın kim olacağı tartışmalarını şöyle değerlendirdi:
“Biden’ın kampanyayı götürmekte zorlandığı anlaşılıyordu. Trump’ın karşısına daha çetin bir rakip çıkacak gibi gözüküyor. Gerçekten sağlık durumuyla, genel olarak meseleleri algılama biçimiyle partisi açısından daha iddialı bir adayla devam etmek daha doğru olacaktır diye düşünüyorum. Sonuçta Amerika’da başkanların değişimi iç siyasette çok etkili oluyor ama dış siyaset açısından hangisinin ne zaman ne yapacağı da çok belli olmuyor. O yüzden bizim kendi pozisyonumuzu takip etmemiz lazım, tabii bir yandan Amerikan seçimlerini de takip edeceğiz. Yeni adayın geçmişte Türkiye’yle olan ilişkileri, Ermeni tasarısı konusunda ne yaptığı, terör konusunda ne yaptığı önemli.”
“Seçimlerin birinci partisinin genel başkanına bu tablo yakışmaz”
Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yıl dönümü için KKTC’ye yaptığı ziyaret ve oradaki temaslarına ilişkin konuşan Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile temasları ve KKTC Büyükelçisi Metin Feyzioğlu’nun kendisini karşılamaması konusunda şunları söyledi:
“Biz oraya çok güçlü bir kadroyla gittik. Erdoğan’a bu heyetten bahsettim. 3 gün Kıbrıs’ta temaslarımız oldu. İktidarın gerginlik politikalarının ve muhalefete karşı çok sert bir dil kullanmasını unutmadık. Son genel seçimlerde ana muhalefet görevini üstlenmiş partinin genel başkanı ülkenin cumhurbaşkanıyla bayramlaşmıyor, Anıtkabir’de bile el sıkışmıyor. Ben böyle bir tablonun içinde olmayı doğru bulmam. Seçimlerin birinci partisinin genel başkanına bu tablo yakışmaz. 22 yıl boyunca Tayyip Beyin partisi birinci partiydi. 22. yılın sonunda biz birinci parti olduk. Bugün seçim olsa biz iktidarız. O yüzden ilk adımı ben attım. Biz Türkiye olarak birbirimizle istediğimiz kavgayı yapalım; Azerbaycan meselesinde, Kıbrıs meselesinde, vatanın bütünlüğünde ayrışamayız. O yüzden ben orada bulunmaktan çok mutluydum. Devlet Bey ve Tayyip Beyle çok kavga ettim, yine ederiz ama milli günlerde kavga olmaz.
” Dışişleri Bakanlığı’na Feyzioğlu’nun tavrından duyduğumuz rahatsızlığı ifade edeceğiz”
Feyzioğlu beni aramadı, özür de dilemedi. Ben protokolde üçüncü sıradayım. Beni karşılamak görevleri arasında. Dünyanın neresine gidersem gideyim, mutlaka ya büyükelçi kendi gelir ya da elçilikten biri gelir. Kıbrıs’a gittiğimizde kendisi yok. Hadi CHP ile ilgili bir geçmişin, kinin var -gerçi hiçbirimizin bir kusuru yok ama- Geldiğin görevle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni temsil ediyorsun. Kendin gelmesen de yolla birini. Kıbrıs’taki büyükelçiliğimizdeki büyükelçi dışında kimseye kızgın değilim. Çünkü o çirkin planlama büyükelçinin sorumluluğunda. ‘Özgür Özel’i görmedim’ demiş. Cumhurbaşkanı’nın iki yanındayım ben; hadi görmedin, gel yanıma elimi sık. Bu beyzade AKP masasına gidiyor, benim yanıma gelmiyor. Bu bildiğim muhalifti, sonra ne olduysa oldu 180 derece döndü. Ne garezi var bilmiyorum. Dışişleri Bakanlığı’na duyduğumuz rahatsızlığı ifade edeceğiz.”
“AİHM kararına rağmen Kavala’nın, AYM kararlarına rağmen Atalay’ın içeride tutulması anormal”
Normalleşme kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile iki defa görüşen Özel, Gezi Parkı davası başta olmak üzere görüşmelerin içeriğiyle ilgili şu bilgileri verdi:
“90 yaşında, doğrudan bir darbe girişimine katılmamış darbeci diye suçlanmış bu ülkenin kahraman komutanlarının rütbelerinin sökülüp Silivri damında tutulmaları anormal. Erdoğan’a dedim ki ‘yapmayın bunu.’ Söyledik, sonuç da aldık ama bunlar bir süreç meselesi. Gönül isterdi ki buna ihtiyaç olmasın. AİHM kararına rağmen Kavala’nın, AYM kararlarına rağmen Can Atalay’ın, Tayfun Kahraman’ın, Mine Özerden’in içeride tutulması anormal. İki sefer de Gezi’yi Cumhurbaşkanı’na ifade ettim, etmeye de devam ediyorum. 75 yıl önce kurduğumuz Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, aynı şehirdeki bir diğer yapı AİHM. Konseyin kurucu üyesi AİHM kararlarını uygulamıyor, Anayasa’da ‘uygulayacağım’ dediği halde. Bu anormal, bunun normalleşmesi lazım. Bunun için Tuğrul Türkeş de samimi gayret gösteriyor. Çok doğru ve cesur buluyorum. Bu sorunun çözülmesi Türkiye’nin lehinedir.”
CHP Genel Başkanı Özel, erken seçim tartışmaları ve seçim anketlerini şöyle değerlendirdi:
“Ben yumuşak muhalefet yapmam”
“Anketlerde keyfimiz yerinde. Anketlerde birinci parti olmayı sürdürmeyi istiyoruz ama seçim sathı mailine gelmeden hiçbir şey belli olmuyor. Önemli olan süreçleri iyi yönetmek. Normalleşmeden yüzde 80, ‘bir sonuç alınmaz’ diyor. Bu halkın umutsuzluğunu gösteriyor. ‘Yumuşama’ diyorlardı ama şimdi Erdoğan dahil herkes ‘normalleşme’ diyor. Gördüler ki bizim muhalefette yumuşama yapma gibi bir niyetimiz yok. Yapmam ben yumuşak muhalefeti. Yumuşama lafı bitti ama normalleşmenin arkasındayım. Emeklinin, emekçinin hakkını almak için mücadele etmem lazım ama CHP’nin bu ülkeyi yönetmeyi hazır görüntüsünü halka arz etmem için de bu görüntüye ihtiyacım var.
“Erdoğan kaçarsa 1 yıl kala erken seçim yapmam”
Anayasa’ya göre seçim yapmanın iki yolu var. ya Erdoğan yapacak, seçimleri yenileyecek ki bu durumda aday da olamıyor ya da Meclis seçimleri yenileyecek 360 kişiyle. Erdoğan milletvekili sayısı, küçük ittifak partilerini de katarsan MHP olmasa bile 270. Devlet Bey de erken seçim dese bugün, biz Devlet Beyi de muhalefetin yanına alsak, muhalefet de hiç fire vermese bizde 330 var. Yani erken seçimin iki tane teknik şartı var, ikisi de Erdoğan’ın elinde. Yapabilecek olsam yapmaz mıyım? Bu pazar seçim olsa biz iktidara geliyoruz, AKP muhalefete düşüyor. Neden geciktirelim bunu? Seçime girmeyi teklif ediyorum dediğimde Erdoğan kaçarsa 1 yıl kala erken seçim yapmam, bir daha aday olamazsın. Aday olmak istiyorsan gel burada ol. Bir ülkenin cumhurbaşkanı olacaksın, erken seçim olmazsa bir daha aday olamayacaksın, sana diyecekler ki ‘gel bu pazar erken yapalım’, seçimden kaçacaksın. Bunun da siyaseten çok taşınabilir bir tarafı yok bence.”
“Futbol federasyonu tam olarak özerk olmalı”
TFF seçimlerine ilişkin soruya Özel, siyasetin daima spor dışında kalmasın gerektiğini hatırlatarak şu cevabı verdi:
“Bir ülkede seçimle gelinecek yerlere atama yapılıyorsa orada demokrasiden bahsedilemez. Rektör ataması olsa da aynıdır futbol federasyonu başkan ataması olsa da aynıdır. Bu konuya siyaseten verilebilecek en büyük tepkidir. Tutup da adaylar veya çekilen adaylarla ilgili bir değerlendirme yapmak istemem çünkü spor alanı siyasetçiler için konfor alanı değildir. Ben futbol federasyonu seçimlerine karışmam, karışılmasını da istemem. Orada bu müesses futbol nizamına itiraz eden bir adaylaşma ve iktidarın manipülasyonu karşısında billurlaşan bir demokrasi iradesi olsa açık tavır koyarım ama öyle bir şey yoktu. Futbol federasyonu tam olarak özerk olmalı.”
]]>Bahçelievler Spor Kulüpleri Birliği Başkan Vekili İhsan Değer:
“Bizim önceliğimiz gençlerimiz ve ülkemiz, hizmetimiz partiler üstüdür, siyaset üstüdür”
“Buradan CHP’li meclis üyelerimize sesleniyoruz bu hatalı karardan en kısa zamanda geri dönmelerini bekliyoruz”
İSTANBUL – İstanbul Bahçelievler Amatör Spor Kulüpleri Birliği, ilçede faaliyet gösteren spor kulüplerine belediye tarafından yapılan yardımların Bahçelievler Belediyesi Meclisi’nde CHP’li meclis üyelerinin oylarıyla ret edilmesine tepki gösterdi. Spor kulüpleri, kararı kınadıklarını belirtti.
Bahçelievler Spor Kulüpleri Birliği, Bahçelievler Belediyesi Cumhuriyet Halk Partili meclis üyelerinin amatör spor kulüplerine yapılan yardımları ret oyu vermelerine tepki gösteren bir basın açıklaması yaptı. Çobançeşme’de bulunan Spor Parkı’nda yapılan basın açıklamasını Bahçelievler Spor Kulüpleri Birliği adına Başkan Vekili İhsan Değer yaptı.
Türkiye’nin son yıllarda sporun pek çok dalında önemli başarılara imza attığını söyleyen ve uluslararası arenada alınan başarıların çocukları ve gençleri motive ettiğini belirten Değer, “Ülkemizde spor yapmanın, küçük yaşlarda spora başlamanın önünü açan, olanak sağlayan amatör spor kulüplerinin önemi her geçen gün daha da anlaşılıyor, çok daha fazla kıymet veriliyor. Spor aynı zamanda sizlerin de bildiği gibi hem ülkemizde hem Türkiye’de önemli bir ekonomi. Ancak amatör kulüpleri bu dönen ekonomiden çok da faydalanamadığı için desteğe ihtiyaç duyuluyor” şeklinde konuştu.
Belediyenin her kulvarda spora destek sağladığını ve verilen imkanlar sayesinde gençlerin daha iyi şartlarda spor yapma fırsatı sunduğunu vurgulayan Değer, şunları kaydetti:
“Belediyemizin bütçesi kapsamında verdiği spor malzemeleri, ayni ve nakdi yardımlar, hedeflerimize çok daha fazla odaklanabilmemizi sağladı. Ancak üzülerek öğrendik ki, bu yıl da amatör spor kulüplerimize maddi destek olabilmek adına, Bahçelievler Belediye Meclisinden belediye başkanına yardım yapma yetkisi talep edilmiş ancak maalesef meclis, belediye başkanının spor kulüplerine yardım yapma yetkisini reddederek vermemiştir. Belediye Meclisinde çoğunlukta bulunan CHP grubu, meclis görüşmeleri sırasında talebi reddetmeden önce ret gerekçesi olarak bu yardımı meclis olarak kendilerinin yapmak istediklerini belirtmişlerdir.”
“Meclis üyelerinin aldıkları kararı kınıyoruz”
Amatör spor kulüplerine emek veren gençler için bugüne kadar yapılan yardımların siyasi bir söylemin malzemesi haline getirilmeden, bugüne kadar olduğu gibi yine şeffaf bir şekilde sürdürülmesini talep ettiklerini belirten Değer, “Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır’ın bugüne kadar bizlere sunduğu desteği de AK Partili bir belediye olarak değil, sporsever bir kurum olarak kabul ettik. Bizim önceliğimiz gençlerimiz ve ülkemiz. Hizmetimiz partiler üstüdür, siyaset üstüdür. Buradan CHP’li meclis üyelerimize sesleniyoruz ve aldıkları bu karardan dolayı kendilerini kınıyoruz. Bu hatalı karardan en kısa zamanda geri dönmelerini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Konuya ilişkin Bahçelievler Belediyesinden yazılı bir açıklama yapıldı
Sporun ve sporcunun yanında olan belediyenin özellikle amatör spor kulüplerine her zaman destek olduğu ve bu yıl da amatör spor kulüplerine maddi destek olabilmek adına, Bahçelievler Belediye Meclisinden belediye başkanı adına yardım yapma yetkisi talep edildiğini ancak meclisin spor kulüplerine yardım yetkisini reddederek vermediği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Belediye meclisinde çoğunlukta bulunan CHP grubu meclis görüşmeleri sırasında talebi reddetmeden önce ret gerekçesi olarak bu yardımı meclis olarak kendilerinin yapmak istediklerini belirtmişlerdir. Ancak 5393 sayılı Belediye Kanununda da açıkça belirtildiği üzere belediye meclisi karar alma organı olup, alınan bu kararları belediye başkanlığı yerine getirir. Bu nedenle belediye meclisinin yasal olarak fiilen spor kulüplerine yardım yetkisi bulunmamaktadır. Belediye Meclisinde sayısal çoğunlukta olan CHP’nin bu yasal durumu bilmeme ihtimali yoktur. Hal böyle olunca akıllara ‘Neden?’ sorusu gelmektedir. Neden CHP grubu Bahçelievler Belediyesinin spor kulüplerine yardım yapmasının önünü kesmiştir? Buradaki asıl gayenin Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır’ı kamuoyunda küçük düşürmek ve spor kulüpleri ile arasını açmak olduğu son derece aşikardır. Toplumların en önemli birleştirici unsurlarından olan sporun siyasete alet edilmeye çalışıldığı bu siyaset ve etik dışı durumu kınıyor ve Bahçelievler Belediye başkanlığı olarak yasaların verdiği yetki çerçevesinde spor kulüplerimizi desteklemeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygılarımızla duyuruyoruz.”
]]>Bahçelievler Spor Kulüpleri Birliği, Bahçelievler Belediyesi Cumhuriyet Halk Partili (CHP) meclis üyelerinin amatör spor kulüplerine yapılan yardımları ret oyu vermelerine tepki gösteren bir basın açıklaması yaptı. Çobançeşme’de bulunan Spor Parkı’nda yapılan basın açıklamasını Bahçelievler Spor Kulüpleri Birliği adına Başkan Vekili İhsan Değer yaptı.
Türkiye’nin son yıllarda sporun pek çok dalında önemli başarılara imza attığını söyleyen ve uluslararası arenada alınan başarıların çocukları ve gençleri motive ettiğini belirten Değer, “Ülkemizde spor yapmanın, küçük yaşlarda spora başlamanın önünü açan, imkan sağlayan amatör spor kulüplerinin önemi her geçen gün daha da anlaşılıyor, çok daha fazla kıymet veriliyor. Spor aynı zamanda sizlerin de bildiği gibi hem ülkemizde hem Türkiye’de önemli bir ekonomi. Ancak amatör kulüpleri bu dönen ekonomiden çok da faydalanamadığı için desteğe ihtiyaç duyuluyor” şeklinde konuştu.
Belediyenin her kulvarda spora destek sağladığını ve verilen imkanlar sayesinde gençlerin daha iyi şartlarda spor yapma fırsatı sunduğunu vurgulayan Değer, şunları kaydetti:
“Belediyemizin bütçesi kapsamında verdiği spor malzemeleri, ayni ve nakdi yardımlar, hedeflerimize çok daha fazla odaklanabilmemizi sağladı. Ancak üzülerek öğrendik ki, bu yıl da amatör spor kulüplerimize maddi destek olabilmek adına, Bahçelievler Belediye Meclisinden belediye başkanına yardım yapma yetkisi talep edilmiş ancak maalesef meclis, belediye başkanının spor kulüplerine yardım yapma yetkisini reddederek vermemiştir. Belediye Meclisinde çoğunlukta bulunan CHP grubu, meclis görüşmeleri sırasında talebi reddetmeden önce ret gerekçesi olarak bu yardımı meclis olarak kendilerinin yapmak istediklerini belirtmişlerdir.”
“Meclis üyelerinin aldıkları kararı kınıyoruz”
Amatör spor kulüplerine emek veren gençler için bugüne kadar yapılan yardımların siyasi bir söylemin malzemesi haline getirilmeden, bugüne kadar olduğu gibi yine şeffaf bir şekilde sürdürülmesini talep ettiklerini belirten Değer, “Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır’ın bugüne kadar bizlere sunduğu desteği de AK Partili bir belediye olarak değil, sporsever bir kurum olarak kabul ettik. Bizim önceliğimiz gençlerimiz ve ülkemiz. Hizmetimiz partiler üstüdür, siyaset üstüdür. Buradan CHP’li meclis üyelerimize sesleniyoruz ve aldıkları bu karardan dolayı kendilerini kınıyoruz. Bu hatalı karardan en kısa zamanda geri dönmelerini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Konuya ilişkin Bahçelievler Belediyesinden yazılı bir açıklama yapıldı
Sporun ve sporcunun yanında olan belediyenin özellikle amatör spor kulüplerine her zaman destek olduğu ve bu yıl da amatör spor kulüplerine maddi destek olabilmek adına, Bahçelievler Belediye Meclisinden belediye başkanı adına yardım yapma yetkisi talep edildiğini ancak meclisin spor kulüplerine yardım yetkisini reddederek vermediği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Belediye meclisinde çoğunlukta bulunan CHP grubu meclis görüşmeleri sırasında talebi reddetmeden önce ret gerekçesi olarak bu yardımı meclis olarak kendilerinin yapmak istediklerini belirtmişlerdir. Ancak 5393 sayılı Belediye Kanununda da açıkça belirtildiği üzere belediye meclisi karar alma organı olup, alınan bu kararları belediye başkanlığı yerine getirir. Bu nedenle belediye meclisinin yasal olarak fiilen spor kulüplerine yardım yetkisi bulunmamaktadır. Belediye Meclisinde sayısal çoğunlukta olan CHP’nin bu yasal durumu bilmeme ihtimali yoktur. Hal böyle olunca akıllara ‘Neden?’ sorusu gelmektedir. Neden CHP grubu Bahçelievler Belediyesinin spor kulüplerine yardım yapmasının önünü kesmiştir? Buradaki asıl gayenin Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır’ı kamuoyunda küçük düşürmek ve spor kulüpleri ile arasını açmak olduğu son derece aşikardır. Toplumların en önemli birleştirici unsurlarından olan sporun siyasete alet edilmeye çalışıldığı bu siyaset ve etik dışı durumu kınıyor ve Bahçelievler Belediye başkanlığı olarak yasaların verdiği yetki çerçevesinde spor kulüplerimizi desteklemeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygılarımızla duyuruyoruz.” – İSTANBUL
]]>Tarım ve Orman Bakanlığı TKDK Elazığ İl Koordinatörlüğü, IPARD III dönemi ikinci başvuru çağrı ilanına çıkışı sonrası bilgilendirme toplantılarını sürdürüyor. Bu çerçevede TKDK ve Elazığ Arı Yetiştiricileri Birliği tarafından bilgilendirme toplantısı düzenlendi. TKDK Elazığ İl Koordinatörü Sertaç Yılmaz ve Birlik Başkanı Fırat Canbay’ın da katıldığı toplantıda arı yetiştiricilerine yönelik çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirme tedbirleri ile ilgili bilgiler verildi. TKDK İl Koordinatörü Yılmaz, en az 50 en fazla 500 kovan arasında yatırım yapmak isteyen girişimcilere, bal yapma ve süzme makinası, balın işlenmesine ve paketlenmesine yönelik makine ekipmanları talep eden arıcılara yüzde 60 ile yüzde 70 arasında hibe desteği sağlayacaklarını ifade etti.
Destek hakkında bilgilendirme yapan TKDK Elazığ İl Koordinatörü Sertaç Yılmaz, “Geçtiğimiz günlerde onaylanan IPARD III dönemi ikinci başvuru çağrı dönemi ile ilgili bugün Arı Üreticileri Birliği’nde arıcılar ile bir araya geldik. Kendilerine kurumumuz çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirme tedbirleri kapsamında vermiş olduğumuz destekler ile ilgili bilgilendirmede bulunduk. Öncelikle ev sahipliğinden dolayı birlik başkanımız Fırat Canbay’a ve kıymetli arıcılarımıza teşekkür ediyorum. Yoğun bir ilgi ile geçen bir program oldu. Bu çerçevede en az 50 en fazla 500 kovan arasında yatırım yapmak isteyen bal yapma makinası, bal süzme makinası gibi balın işlenmesine ve paketlenmesine yönelik makina ekipmanları talep eden arıcılara yüzde 60 ile yüzde 70 arasında hibe desteği sağlayacağız. Yüzde 20 de yaptığımız yatırımlarda KDV muafiyeti imkanı getireceğiz. Yapılan yatırımlar kırsal alanda yapılması gerekli zorunlu olan yatırımlar. Burada proje hazırlığında dikkat edilmesi gereken bazı hususlar var ve onları arıcılar ile paylaştık. Projelere bir kadın yatırımcı üzerinden yapılması, projelere bir avantaj sağlayacak. Çünkü kadınlara ve 40 yaşının altında genç yatırımcılara kurumumuzun her zaman pozitif ayrımcılığı var. Bu şekilde üreticilerimizi bilgilendirdik. 29 Ağustos tarihine kadar proje kabulünü gerçekleştireceğiz” diye konuştu.
Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fırat Canbay ise “TKDK’nın ikinci çağrı başvurusu başlamıştı. Bu çağrı başvurusuna binaen bizler de Elazığ Arı Yetiştiricileri olarak TKDK İl Koordinatörü Sertaç Yılmaz ile beraber birliğimize kayıtlı birlik üyelerimizi bu noktada bilgilendirmek istedik. Buradaki destek başvurularına başvuru yapmaları için nelere dikkat edecekleri konusunda bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdik. Özellikle son yıllardaki girdi maliyetlerinin artışı sebebiyle ve bölgedeki rekoltenin düşüşü nedeniyle bölgemizdeki üreticilerin bu tür desteklere ulaşma noktasında bilgilendirme toplantısının hayırlara vesile olmasını diliyoruz” şeklinde konuştu. – ELAZIĞ
]]>Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Malatya Şubesi, eski Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen ve Genel Başkan Mustafa Karslıoğlu’nun katılımı ile açıldı.
Açılış öncesi bir düğün salonunda gerçekleşen toplantıda ilk olarak söz alan DAİMFED Malatya Şubesi Başkanı Yüksek İnşaat Mühendisi Kadircan Esen, “6 Şubat depremlerinde maalesef 21. yüzyılda şehirlerimizi inşa ederken imarı, altyapısı, yolları, donatı alanları ve can güvenliğini ön planda tutan yenilikler yapmamız gerektiğini düşünüyor, bu doğrultuda fikirler üreten, öneriler sunan, sahaya hakim, teknik oluşumlara önemli katkılar sunacağından şüphemiz yoktu. Bu minvalde alanında tecrübeli memleketini ve milletini seven, akademisyen, mimar, inşaat mühendisi, şehir plancısı, harita mühendisi, avukat, jeoloji mühendisi ve makine mühendisi arkadaşlarınızdan oluşan 44 kurucu üyemiz ile Doğu Akdeniz İnşaat müteahhit Birlikleri Federasyonu Malatya Şubesi’nin federasyon merkezimizin olurları ile yaklaşık bir ay önce aktif hale getirdik. Amacımız tamamen şehir ve inşaat paydaşlarının gelişimine katkıda bulunmak, farklılıkları bir araya getirmek, bilim, hukuk çerçevesinde çalışmalar yapıp gerekli yerlere öneriler sunmaktır. Oluşumuzun bir başka gayesi ise teknik meslek gruplarının haklarını korumak öz güven kazandırmak ve kamuoyuna doğru bilgilendirme yapmaktır” dedi.
DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, 6 Şubat depremlerinin ardından sık sık sosyal medya hesabı üzerinden paylaşım yapan yer bilimcileri eleştirdi. Esen,’ Hemen hemen her hafta sosyal medya fenomeni yer bilimcilerin fal bakar gibi senaryolar üretmesi şehrimizde sosyolojik dengesizlik oluşturmakta ve insanların enerjisini yutmaktadır’ dedi.
Şehrin menfaati doğrultusunda iş birliği yapmaya hazır olduklarını aktaran Esen, şunları kaydetti: “Bu negatif enerji silsilesi resmi kurumlarda inisiyatif alma ve hizmet işlem yapma olgusunu yok etme noktasına getirmekte ve özel sektörde de rekabet gücünü düşürüp sermayenin piyasadan çekilmesine sebep olmaktadır. Şehrimizin hafızasına sahip çıkarak yeniden ayağa kalkması, ülkemizde deprem sonrası eylem planlarına örnek modeller oluşturulması adına tüm detay ve çalışmaları gerçekleştirmekteyiz. Bizler teknik destek isteyen tüm kurumlarımıza, şehrimizin menfaati doğrultusunda iş birliği yapmaya hazır olduğumuzun altını çizmek istiyorum” şeklinde konuştu.
Programda bir konuşma yapan Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan ise 6 Şubat depremlerinden etkilenen Malatya’nın ticari olarak ayağa kalkması için yoğun çaba gösterdiklerini söyledi. Malatya’da depremde 130 binin üzerinde yapı stoku kaybının ve bunun 20 bininin de işyeri olduğunu ifade eden Özcan, “Şehir hayatının son bulduğu bir döneme girmiş olduk. Dolayısıyla şehrin yerel aktörleri, siyasi aktörleri, sivil toplum örgütleri çok da doğru kendimizi ifade edemedik. İfade edemediğimiz için Malatya maalesef hala anlamsız tartışmalar, gereksiz popülist davranışlar, çok gereksiz ve anlamsız sürdürülebilir olmayan tavır, davranış ve söylemlerle yol bulmaya çalışıyor. Malatya maalesef son zamanlarda özellikle şehrin genel anlamda hem yapı stoklarını hem yeniden planlanmasını hem de imar planlarının hızlı bir şekilde ortaya koymasında çok yetersiz kalması yerel aktörler inisiyatif almıyorlar. Hala yerinden dönüşümle ilgili 15 ayı bitirmemize rağmen netice alınmadı. Konu sadece çok fazla sayıda konut yapmak değil. Eğer şehir kendi yerinde ayağa kalkacaksa altyapısı, enerji hatları, sosyal donatıları hazır olan bir şehir kurarken işi çok zorlaştırıyoruz. İşi zorlaştırmanın bir manası yok. Şehirler ve milletler idarecileri kendilerini yönetsinler diye seçerler. O iradeyi o riski alması gerekenler bizler, belediye başkanları, milletvekilleridir. Merkezi hükümetin çok yoğun bir gayretle çalıştığına şahitlik ediyoruz. Ama burada önemli olan yerel aktörlerin merkezi hükümetin deprem bölgelerine sunmuş olduğu bütün imkanları sağlıklı bir şekilde şehre kazandırmanın peşindeyiz. Maalesef bu konuda yeteri kadar mesafe alamadığımızı her kesim ifade ediyor” diye konuştu.
DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ise federasyon olarak 3 maddeyi ele aldıklarını anlatarak, “Birincisi bir müteahhittin sorumluluğunun yılının belirlenmesi. İkincisi binaların kontrolden geçerek müteahhit değil de yönetimle orada oturanların bakım yapmak zorunda olduğunu sağlayacağız. Üçüncüsü ve en önemlisi de maalesef bu sektörün bir odası bulunmamaktadır. Biz federasyon olarak bunu araştırdık. 1971 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verilmiş bir genelge var. Elli bir yıl sonra bunu raftan çıkartıp hükümetin önüne koymayı hedefliyoruz. Üçüncü ve en büyük hedefimiz de bu. Çünkü derneklerle bir yere kadar ilerleyebildiğimizin farkına vardık. Bizler de 5 vilayette bin 100 firmadan oluşan 8 tane şubesiyle devasa bir yapıya ulaştık. Bunun dışında da biz yararlı bir meslek sürdürüyoruz. Bir tarafta ismi düzgün alınmayan bir sektörden bahsediyoruz. Bu sektörün ekonomiye çok güçlü katkıda bulunuyorsa, bu sektörün de bir sicil altına alınmasını gerektiğine inanıyoruz. Onun için birlikten kuvvet doğar diyoruz. Birlikten konfederasyon doğar diyoruz. Birlikten oda doğar diyoruz. Burada güzel projeler yapacağız. Bunların en önemlisi de biz iş birliğini geliştirmek için Adalet Bakanlığıyla federasyon olarak bir sözleşme imzaladık. Bütün illerde açık cezaevinde bulunan suçların terör ve yüz kızartıcı suçu olmayan insanlara parke ustalığı, elektrik ustalığı, sıvacı, boyacı, operatör yetiştirme adına protokollere başladık. Aşağı yukarı önümüzdeki yılın il aylarına kadar 7 bin hükümlüye bu belgeleri sertifikaları vereceğiz. Bugün açılışımızdan sonra da Malatya Cumhuriyet Başsavcılığımızla bu protokolü imzalayacağız. Burada da cezaevinde istihdama katkıda bulunmak için çaba göstereceğiz” ifadelerine yer verdi.
Toplantıda son olarak söz alan eski Dış Ticaret ve Gümrüklerden Sorumlu Bakan Kürşat Tüzmen’de Malatya’nın 2 Cumhurbaşkanı çıkarmış çok önemli bir il olduğunu belirterek şuanki görüntünün Malatya’ya yakışmadığını söyledi. Toplantı öncesi şehir merkezinde dolaştığını da hatırlatan Tüzmen, “Bir taraftan yıkım yapmak isteyenler, bir taraftan yapım yapmak isteyenler, bir taraftan ikisi arasında kararsız kalanlar var. Sıkıntılardan kaçarak sıkıntıları çözemezsiniz. Siyasetçinin ikna kabiliyeti yoksa sorunları çözmek için konuşmaktan kaçınırsa sıkıntılar çözüme kavuşmaz. Bu siyaset üstü bir iştir. İktidarıyla, milletvekilleriyle, muhalefetiyle sahada olması lazım. Beklemekle hiçbir yere varamazsınız. Bu Malatya’ya hiç yakışan bir görüntü değil. İki Cumhurbaşkanı çıkarmış bir şehre hiç yakışmıyor. İnsanı yaşatacağız ki devlet yaşasın. İnsan bugün bize serzenişlerde bulunuyorsa o zaman devletin anlamını tekrar sorgulama noktasına gelir. Bizim için devletten daha asil, devletten daha önemli bir şey yoktur. Bunun da varlığını buraya göstermemiz gerekir” dedi.
Eski Bakan Tüzmen konuşmasını şöyle sürdürdü: “Çok özel bir milletiz. Unutmayalım. Birbirimize sarılıp en güzel şekilde değerlerimizi ayakta tutarak yolumuza devam ederiz. Karar vermek çok önemlidir. Bir yönetici, bir lider, bir başkan hayatta karar verdikçe yol alabilir. Karar vermeyen, yol alamaz. Malatya’da da şimdi karar verip geçeceksiniz. Arkaya bakmayacaksınız. Şu anda Malatya’da gördüğüm nedir biliyor musunuz? Buradakiler su sabuna dokunmamaya çalışıyor. Benim gördüğüm bu. Suya sabuna dokunmazsak ne gelir biliyor musun arkasından? Sudan çıkmış balığa döneriz. Dikkatli olmak lazım. Gemiyi karaya vurdurmamak lazım. Bir de geminin su alması vardır. Gemi de fazla delik açılırsa su alır. Yani çok kafadan çok ses çıkmaması lazım. Vasatın altındakilerin yollanması, vasatin üstündeki adamlarla yola devam edilmesi gerekiyor. Yani bu değerlerle, bu imkanlarla çok daha iyisini yapmak Malatya’nın elinde”
Konuşmaların ardından Eski Bakan Tüzmen, DAİMFAD Malaya Şubesinin kurulmasıyla ilgili yetki belgesini Genel Başkan Karslıoğlu ile birlikte Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen’e verdi.
Birçok Sivil Toplum Kuruluşu temsilcisinin katıldığı toplantı sonrası DAİMFED Malatya Şubesi’nin açılışına geçildi. Kavaklıbağ Mahallesi’nde gerçekleşen açılışa Malatya Valisi Ersin Yazıcı’da katıldı. Burada açılışta konuşan Malatya Valisi Ersin Yazıcı, depremin değil yapıların öldürdüğüne dikkat çekerek, bu konuda işini layıkıyla yapan müteahhitlere çok büyük görev düştüğünü söyledi. Malatya’nın ayağa kalkacağını ifade eden Yazıcı, “Sahada bazı sorunlarımız var. Malatya’da yıkımların göreve geldikten sonra ne seviyede olduğunu biliyoruz. Bir seçim dönemi yaşadık, aksayan bazı işlerimiz oldu. Bundan sonra önümüze bakıyoruz. Allah’ın izniyle Malatya’mız eskisinden daha güzel olacak” diye konuştu.
Yazıcı’nın konuşmalarının ardından kurdele kesimi ile birlikte DAİMFED Malatya Şubesi hizmete girdi. – MALATYA
]]>(ANKARA)- TİP Genel Başkanı Erkan Baş, TBMM’de; “Asgari ücrete temmuzda ara zam yapılması bir zorunluluktur. 10 bin lira emekli maaşı olmaz. Bu memlekette memurlar yoksulluk sınırının altında ücretlere mahkum ediliyorlar, bu kabul edilemez diyoruz. Bunu yapmayan beyefendiler bir de vergi bindirmek için kırk takla atıyorlar. Vatandaşı zaten toprağa gömmüşsünüz siz” dedi.
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında; Orta Vadeli Program kapsamındaki vergi reformu hazırlığına tepki gösterdi. Baş, şunları söyledi:
“Çalışma Bakanı göstergelerin iyi gittiğini, olumlu olduğunu söylemiş. Bu nedenle de temmuzda binlerce çalışanın beklediği asgari ücrete ara zammın yapılmayacağını ifade etmiş. Gerçekten bu beyefendi hangi verilere bakıyor, hangi ülkede yaşıyor diye sormak zorunda hissediyorum kendimi. Açık söyleyeceğim ‘yalancı’ demeye bile dilim varmıyor çünkü yalanın bile en azından bir inandırıcılık iddiası olur. Şu ülkede yaşayan herhangi bir insanın bu söylenenleri ciddiye almasına imkan yok. Yalan söylemiyorlar baya vatandaşa küfrediyorlar, hakaret ediyorlar, aklıyla dalga geçiyorlar. Sokağa çıktığımızda gördüğümüz tek bir gerçek var; sokaktaki her bir vatandaşımız mevcut ekonomik gidişattan rahatsızlığını dile getiriyor. Yoksullaşmanın, fatura ödeyememenin, pazara, alışverişe çıkamamanın acısını yaşıyor. Ama iktidarın gündeminde bunların hiçbir yerinin olmadığını görüyoruz.
“Vatandaşın kursağındaki son lokmayı da alacaklar”
Günlerdir bir kanun hazırlığının sızdığı konuşuluyor, vergilerde düzenleme yapılacak. 85 milyon yurttaşı doğrudan ilgilendiren vergilerle ilgili bir düzenleme yapılacak biz bunu bir ‘sızma’ ile öğreniyoruz. Bu böyle mi olmalı? Eğer siz gerçekten vatandaşın hayrına bir şey yapmayı düşünüyorsanız bir kere konunun muhataplarını davet edersiniz. Bu bir açıdan bakarsak kamuoyunu hazırlamak olarak değerlendirilebilir ya da kamuoyuyla pazarlık yapmak olabilir ama nihayetinde akla aykırıdır. Kanun yapma yöntemine aykırıdır. 22 yıldır ülkeyi yönetiyorlar, 22 yıldır vergi reformu tartışmaları yapıyoruz, 22 yılın sonunda bu ekonomik krizden, yıkımdan bizi çıkartmak için bula bula buldukları çare vatandaşın kursağındaki son lokmayı da alacak yeni vergi düzenlemesi.
“Vatandaşı zaten toprağa gömmüşsünüz siz”
Türkiye’de bir tarafta bu iktidarın yandaşları ve zenginler var öbür tarafta hep beraber biz varız tablo bu. Ocak ayında siz bu maaşları belirlediğinizde daha ilk maaşı aldığımızda bunun açlık sınırının altında kalacağı belliydi. Her geçen gün hayatı zorlaşan milyonlarca asgari ücretli için bir çağrı yapıyoruz, bu yaşamak için zorunlu olduğumuz bir çağrı. Asgari ücrete temmuzda ara zam yapılması bir zorunluluktur. 10 bin lira emekli maaşı olmaz. Bu memlekette memurlar yoksulluk sınırının altında ücretlere mahkum ediliyorlar, bu kabul edilemez diyoruz. Bunu yapmayan beyefendiler bir de vergi bindirmek için kırk takla atıyorlar. Vatandaşı zaten toprağa gömmüşsünüz siz ya. Bir ülkede verginin kimden toplandığı, nasıl toplandığı ve nasıl harcandığı o ülkedeki iktidarın sınıfsal yapısını gösteren en net politik veridir. AKP zenginlerin partisidir, patronların partisidir.
“Zenginleri daha zengin yapalım diye ellerinden geleni yapıyorlar”
Sokağa çıkın, vatandaşın kemerinde delik kalmamış, iktidarın söylediği tek bir şey var; ‘kemer sıkmaya devam edeceğiz’. Beyefendiler aksırıncaya tıksırıncaya kadar yiyecekler, keyif sürecekler, sokaktaki yoksul vatandaş kemer sıkmak zorunda olacak. Bu ülkenin yüzde 99’unun tek bir mecburiyeti var; bu iktidardan kurtulmak zorundayız. 22 yıldır ülkeyi batırmış, biz daha çok çalışmak zorundayız. Onlar batıracak biz daha çok vergi ödemek zorunda kalacağız. ‘Ben ekonomistim’ diye sağda solda atıp tutanları unutmayacağız. Bu akıl yani ülkeyi şirket gibi yöneten akıl bugün ülkenin bu hale gelmesinin baş sorumlusudur. 17 bin lira kazanandan da 17 milyon lira kazanandan da aynı dolaylı vergileri alalım. Bu yüzde 1’i en zenginleri daha zengin yapalım diye ellerinden geleni yapıyorlar.”
]]>Başkan Seçer, düzenlenen programda kentte görev yapan ilçe belediye başkanları ve Büyükşehir Belediye Meclisi üyeleri ile bir araya geldi.
Programda Anamur Belediye Başkanı Durmuş Deniz, Akdeniz Belediyesi Eş Başkanları Hoşyar Sarıyıldız ve Nuriye Arslan, Aydıncık Belediye Başkanı Özkan Kılıçarpa, Bozyazı Belediye Başkanı Mustafa Çetinkaya, Çamlıyayla Belediye Başkanı Mehmet Fatih Sofu, Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, Gülnar Belediye Başkanı Fatih Önge, Mut Belediye Başkanı Murat Orhan, Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer ve Büyükşehir Belediye Meclisi üyeleri yer aldı.
Başkan Seçer konuşmasında, bu tarz etkinlikleri sık sık yapmak istediklerini kaydederek, şunları söyledi:
“DAHA KEYİFLİ VE DAHA GÜZEL ÇALIŞMALAR YAPACAĞIMIZI UMUT EDİYORUM”
“Bu benim gerçekten çok arzu ettiğim, samimiyetle istediğim ikinci 5 yılımızdaki uygulama. Meclis atmosferi dışında olmak insanları daha rahat hissettiriyor, duygularını daha rahat ifade ediyorlar. Bu duygu birlikteliğini önemsiyorum. Geçmiş geçmişte kaldı, çok iyi dostluklar oldu. Ekran karşısında birbirimize sert muhalefet yapabiliriz ama birbirimizle çok iyi dostluklarımız var. Geçtiğimiz toplantıda ‘Burada mikrofonu aldığınızda Meclis’e hitap ederken aynı zamanda Mersin halkına hitap ettiğinizi lütfen unutmayın. İnsanlar etkileniyor’ dedim. Meclis’in büyüklüğüne, dinginliğine, ciddiyetine uygun konuşmalar yapmak; insanların yanlış anlamasına, tahrik olmasına, heyecan yapmasına, öfkelenmesine neden olmayacak şekilde muhalefet yapma ya da eleştiri yapma gerekliliği var. Benim de Başkan olarak Meclis’e hitap ederken bu şekilde davranma gerekliliğim var. Toplumsal barış için bu gerekli. Daha keyifli ve daha güzel çalışmalar yapacağımızı umut ediyorum. Bu durum Meclis’in de değerine değer katacak diye düşünüyorum. Meclis, Mersin halkını temsil eden, Mersin halkının iradesini yansıtan insanların bir arada olduğu yer.”
Geçen 5 yılda Meclis’le önemli hizmetler yaptıklarına değinen Seçer, tüm partilerin ortak görüşünü alarak çalışmalar yapmaya özen gösterdiklerini kaydetti. Seçer, şöyle devam etti:
“BİRLİK, BERABERLİK VE SAMİMİYET İÇERİSİNDE GÖTÜRME GEREKLİLİĞİ VAR”
“Bazılarında idarenin istediği görüşler çıktı, bazılarında çıkmadı, bunu da saygıyla karşıladık. Bu yıl da aynı doğrultuda hareket etmek istediğimi bilmenizi istiyorum. Parti olarak Meclis çoğunluğuna sahip olmamız; ‘Her şeyi biz istiyoruz, demokrasi bizim açımızdan sayısal üstünlüktür. Biz olayın sayısal temsiliyetine bakarız’ gibi bir anlayış içerisinde olmayız. Demokrasi sayısal üstünlük değildir, bilakis azınlıkta olanların hakkını korumaktır. Çoğunlukta olanların ‘Ben yaptım oldu, bitti’ mantığıyla kararlar aldırması değildir. Biz tabii ki arzu ettiğimiz teklifleri getireceğiz, geçmesini sağlayacağız ama bunları sizlere nezaket çerçevesinde anlatarak, mümkünse de sizi ikna ederek yapacağız. Eğer iyi işler çıkartmak istiyorsak süreci birlik, beraberlik ve samimiyet içerisinde götürme gerekliliği var. Burada başat görev bana düşüyor. Ben bu sorumluluğu alıyorum.”
Daha önceki görev süreleri boyunca Meclis kararları alınırken Ankara’da yaşanan siyasi gerginliklerin etkili olduğunu sözlerine ekleyen Seçer, şunları dile getirdi:
“HEPİNİZLE DE İŞ BİRLİĞİ YAPMAK İSTİYORUM”
“Bu dönem bu konularda daha dikkatli olacağız, daha farkında olacağız ve 5 yılı birbirimize kırılmadan, darılmadan, anlayış içerisinde geçireceğimizi düşünüyorum. Büyükşehir olarak ilçe belediyelerinden önce elimi taşın altına koyma yükümlülüğü taşıdığımı biliyorum. Bizim burada sizlere önderlik etme zorunluluğumuz vardır. İlçe belediye başkanlarımız olarak her konuda rahatlıkla benimle görüşme hakkına sahipsiniz. Bir masa etrafında oturur ve sizlerin sorunlarını dinleriz, çözüm için gerekli samimi hamleyi de yaparız. Bundan yana da rahat olmanızı istiyorum ve kesinlikle hepinizle de iş birliği yapmak istiyorum.”
“SIRTINIZA DOKUNAN SAMİMİ EL BİZ OLACAĞIZ”
Her bölgenin sorunlarına hakim olduğunu kaydeden Seçer, özellikle yeni seçilen ilçe belediye başkanlarına da destek olacaklarının altını çizerek, “Çünkü yeni bir kurum. Geldiniz, insanları tanımıyorsunuz; kendi partiniz de olsa; işleyişi bilmiyorsunuz. Kucağınızda sorun yumağı bulmuşsunuz ve onu çözmeye çalışıyorsunuz. Samimi bir el sırtınıza dokunduğu noktada emin olun rahatlarsınız. Biz o el olacağız. Bundan yana endişeniz olmasın” diye konuştu.
Seçer, Meclis halkının huzuru ve yapılacak işlerin doğru olması açısından muhalefetin yapıcı eleştiriler yapmasını istediğini kaydederek, şunları belirtti:
“BİZİM ODAĞIMIZIN MERSİN OLMASI LAZIM”
“Yapıcı olunduğu noktada sonuç da alınır, doğru işler de yapılır. Bu, Mersin halkının huzuru, Meclis’in saygınlığı, yapacağımız işlerin bereketi ve selameti açısından da önemli. Bırakalım o yaman siyaseti Ankara’da Meclis’te yapsınlar. Emin olun oraya dikkatimizi çektiğimiz ve söylemlerimiz genel politikaya kaydığı noktada burada işlerin sarpa sardığını gördük. Bundan da kaçınılması gerektiği tecrübesini edindim. Bizim odağımızın Mersin olması lazım.”
Gelecek sürecin yeni seçilen belediye başkanları açısından kolay olmayacağını sözlerine ekleyen Seçer, Maliye ve Hazine Bakanlığı’ndan yerel yönetimlerin ödeneklerinde kısıntıya gidileceğiyle alakalı bir açıklama olduğunu söyledi. Yasa ile belirlenen gelirlere kimsenin dokunma hakkının olmadığını aktaran Seçer, ilave kaynak bulmakla ilgili sıkıntılar yaşanabileceğine değindi. Seçer, ilçe belediyelerinin bir an evvel dengeleri oturtması gerektiğinin de altını çizerek, “Bu geçiş sürecinde de bürokratik ve teknik desteği bizden her zaman alabilirsiniz. Biz size yardımcı olmaya hazırız. 5 yılımızın verimli geçeceğini umut ediyorum” dedi.
]]>31 Mart yerel seçimlerinde yüzde 48.97 oy oranı ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Cemil Tugay, devir teslim töreninden önce ilk olarak Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Atatürk Anıtına çelenk koyma törenine katıldı. Tugay’a; milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, büyükşehir bürokratları eşlik etti. Çelenk koyma töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “31 Mart seçimlerinden sonra dün mazbatamı aldım ve bugün itibariyle görev devir teslimiyle yeni dönemi resmen başlatmış olacağız. Bu dönem geçen birkaç ay içerisinde bizler için pek çok zorluklarla geliyordu. ya da belki biraz daha doğru tanımlamak gerekirse, özellikle Mayıs genel seçimlerinden sonra sanki ülkemizde artık bir şeylerin düzelme ihtimalinin kalmadığına dair üzüntünün yaygın olduğu, insanlarımızın umutsuz olduğu o aylardan sonra gelen bir seçim oldu, 31 Mart seçimi. Çok mücadele ettik, halkımıza kulak verdik, onların bizden beklediklerini doğru anlayarak onlarla kucaklaşmaya, onlarla duyguda, düşüncede, hedefte, gelecekte birlikte olduğumuzu onlara ifade etmeye çalıştık” diye konuştu.
“Bizlere kredi açtılar”
Geleceğe dair çok umutlu olduklarını kaydeden Tugay, şunları söyledi:
“Bu son yerel seçimlerde inandıklarını gösterdikleri sonuçlar armağan ettiler. Fakat aynı zamanda Genel Başkanımız Özgür Özel’in de söylediği gibi bizlere bir kredi açtılar. Bizden önümüzdeki dönemde çok çalışmamızı, hiç hata yapmamamızı ve çok doğru işler yapmamızı istiyorlar. Bunun her gün, her dakika, her an bilincinde olduğumu, arkadaşlarımızla beraber her zaman birbirimize bunu hatırlattığımızı bilmenizi istedim. Sorumluluğumuzun farkındayız, bizden beklenenin farkındayız. Ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntıların, insanlarımızın yaşadığı o ağır sorunların her birinin farkındayız. Bu nedenle halkımızın arasında onlarla birlikte olacağız. Bu nedenle sorun neredeyse orada olacağız. Bu nedenle çözüm için ne yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız. Bize güvenebilirsiniz. Bize lütfen inancınızı devam ettirin. Bizi seçtiniz, bize göre verdiniz. Seçimlerde oy kullanmaktan ibaret değildir. Bir ülkeyi sevmek, bir ülkenin demokrasisine sahip çıkmak bu mücadeleyi birlikte yapacağız. Ben öncelikle hem İzmir Bey Büyükşehir Belediyesi’nde hem de 30 ilçe belediyemizde çalışan tüm arkadaşlarımızı daha önceden yaptıklarından daha fazla sorumluluk almaya daha fazla çaba göstermeye davet etmek istiyorum. Özellikle Atatürk’ümüzün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi örgütünü tüm bireyleriyle yanımızda görmek istiyorum.”
“En çok gençlerin bize farklı sarıldığını hissettik”
Konuşmalarında gençlerin kendilerine verdiği destekten de bahseden Tugay, şunları kaydetti:
“Bu seçimde defalarca dile getirildi ama duymayan kalmasın diye bir kez de ben de ifade etmek isterim. En çok gençler bize güvendi. En çok gençlerin bize farklı sarıldığını hissettik. Bu ülkede gelecek hissettiklerini anladık. Biz de onların için o geleceği burada kurmak için zaten çalışıyoruz. O nedenle en çok gençlerimize sözümüz olsun”
Tunç Soyer’den görevi devraldı
Törenin ardından Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Egemenlik Evi’ndeki Başkanlık Makamına geçerek, orada düzenlenen devir teslim töreniyle görevi devraldı. Devir teslim töreninde konuşan ve Tunç Soyer’e hizmetleri için teşekkür eden İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay, “Unutmayın bizler sadece bütünün parçasıyız” diyen Tugay, “Bizden beklenen görevi yapmak için geçici süreyle buralardayız. İzmir benim için dünyanın en güzel şehri. Bu şehre hizmet etme fırsatı yakaladık. Bu şehre en güzel şekilde hizmet edeceğimden kimsenin şüphesi olmasın. CHP’ye, şehrimize, Atatürk’e borcumuzu ödeyeceğiz hep beraber. Büyükşehir çalışanlarımızla beraber. Tunç Başkanım 5 yıl içinde şehrimize hizmet etti” diye vurguladı.
“En iyisini yapmaya gayret ettim”
Türkiye’nin yerelden, kentler üzerinden dönüşeceği düşüncesiyle ve daima bu inançla yerelde siyaset yaptığının altını çizen Tunç Soyer, geleceğin dünyasının şehirler dünyası olacağını söyledi. 31 Mart akşamı Türkiye’nin büyük bölümünün kırmızıya boyandığını, yerelden dönüşümün ilk adımı olan tabloyu gördüğünü ve büyük bir mutlulukla kutladıklarını belirten Soyer, şu sözlere yer verdi:
“İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde canla başla çalışarak en iyisini yapmaya gayret ettim. Hakimiyetin bir kez daha sadece ve sadece millete ait olduğu Cumhuriyetimizin gücüne güç kattık. Yurttaşlarını aşağılayan, hukukun üstünlüğünü hiçe sayan, farklılıklarımızı kutuplaştıran, demokrasiyi ve Cumhuriyetimizin faziletlerini küçümseyen, insanları sürekli yoksullaştıran bir zihniyet karşısında büyük bir zafer elde ettik. Millet bu gidişe dur dedi.”
“Herkese kapım sonuna kadar açık”
Devir teslim töreninde Cemil Tugay’ı tebrik eden Tunç Soyer, “İnanıyorum ki o da görev süresinin son saatine kadar İzmirlilere hizmet etmeye, sosyal demokrat belediyeciliğin en iyi örneklerini vermeye devam edecektir. Şimdi Türkiye için yeni bir başlangıç yapma vakti. Şimdi, unvansız ve sıfatsız, partimizin yalın bir üyesi olarak çalışmak zamanı. Bu büyük başarının, zaferin getirdiği büyük sorumlulukların gereğini yapmak. Hepimiz etten kemikteniz, hepimizin kırgınlıkları, sitemleri, hayal kırıklıkları olabilir. Fakat hamlığı kendime yakıştıramam. Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılını inşa etmek için var gücümle çalışmaya devam edeceğim. Bugüne kadar biriktirdiğim tüm deneyimle, hiçbir karşılık beklemeden ülkem için hizmet etmeye hazırım. Partimizin her kademedeki yöneticilerine, tüm üyelerine ve özellikle belediye başkanlarımıza, bana ihtiyaç duyarlarsa kapım sonuna kadar açıktır. Cemil başkanımızın başarısını bir kez daha kutluyor, İzmir’e ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” açıklamalarında bulundu. – İZMİR
]]>CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, İzmir’de Mahalleler Birliği tarafından Karabağlar Türkan Şoray Nikah Sarayı’nda düzenlenen kentsel dönüşüm toplantısına katıldı. Programda konuşan Tugay, “Türkiye’ye örnek bir birliktelik içerisindesiniz. Bu çok önemli. Biz seçimden seçime değil her zaman halkımızın yanındayız. 5 yıl belediye başkanlığı deneyimim var. Pankartta, ‘Bizimle misiniz, değil misiniz’ diye sormuşsunuz. Sizinle olmama şansımız yok. Ama sapla samanı karıştırmamak lazım. Bu temiz yürekli vatandaşlarımızın kafasını karıştırmak için seçimden seçime ortaya çıkan bazı siyasiler var. Bakanlığın yetkisinde olan 540 hektarlık alanda 12 senedir çözüm üretilmedi” dedi.
“PLAN YAPMA YETKİSİ TAMAMEN BAKANLIKTA”
Mahalleler Birliği tarafından hazırlanan taahhütnamenin tüm maddelerinin altına imza atacağını da ifade eden Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Buna imza atmakta sorun yok ama belediyelerde ne kadar yetki var? O belli değil. Plan yapma yetkisi tamamen bakanlıkta. Sanki belediyelerin plan yapma yetkisi varmış gibi yansıtılıyor ama değil. Riskli alan ilan etme yetkisi bakanlıkta. Bu andan itibaren o bölgenin planlaması bakanlıkta. Belediyelerden görüş soruluyor. Belediye de eğer vatandaşın lehine değil rant için plan yapılmışsa belediye burada itiraz eder. 540 hektarlık alan içerisinde hiçbir yapı olmayan alanda 100 milyon lira harcayarak kamulaştırma yaptılar. Rant çalışması yaptılar. 9 bin konut yaparak bir kısmını sattılar. Bir kısmını da lojman yaptılar. Bir yeri riskli alan ilan ettikten sonra, oradaki plan yetkisi bakanlıkta olur. Bazı mahallelerimiz plansız yapılaşmış. Burada elbette plan çalışması belediye yetkisinde. Bununla ilgili çalışmalar yürütülüyor.”
TUGAY’DAN TAPU MÜJDESİ
Hazine arazileri üzerine yapılan evlerin tapusunun bakanlıkta olduğunu anlatan Tugay, şöyle dedi:
“Böyle yerlerde tapuyu bakanlıktan alacaksınız. Yurttaşlar kendileri adına bakanlığa başvuru yapmamızı istiyor. Tamam yapalım ama sizin direk başvurma hakkınız var. Bunun için belediyenin başvurması gerekmiyor ki. Karşıyaka’da vatandaşların tapularını verdim. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra, büyükşehir mülkiyetinde kalan ve tapu talebi olan vatandaşların tapularını vereceğim. Hazine’nin de aynısını yapması gerekiyor. Yazı mı yazalım? Tamam hemen yapalım ama bunlar samimiyetsiz işler. İnsanların gerçekten hakkına kavuşması için değil, birilerini zengin etmek için çalışanlar var. Uyanın. Hemen her söze inanmamanız lazım. Rant için çalışanlar bu ülkede sizin hakkınızı gözetmiyorlar. Sizin evlerinizin bulunduğu alanlarda bina yaparken bir taraftan müteahhitleri zengin edelim, bir taraftan da buradan bir pay çıkaralım, yandaşlara verelim. TOKİ’nin yaptığı konutlarla yandaşlar besleniyor. Bunları bilmelisiniz. Ben burada başkan olursam büyük kentsel dönüşüm hamlesi yapacağım. Bu sorunu çözmeyi kafaya koyduk.”
KİRA YARDIMINDA BULUNULACAK
Balçova arsa mağdurları için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin plan yaptığını ancak Bakanlığın onaylamadığını da anımsatan Tugay, sözlerini şöyle noktaladı:
“Planlar onaylanmadığı sürece hiçbir şey yapılamıyor. Seçim zamanı belediyeleri suçlama, sorumlu tutmaya çalışıyorlar. Türkiye’de kentsel dönüşüm yapması gereken, destek sağlaması gereken kurum bakanlıktır. Bu kadar yüksek inşaat maliyetleri ile dönüşüm yapmak çok zor. İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaşla uzlaşarak insanların hakkını teslim ederek kentsel dönüşüm yapmaya çalıştı. Ama bu rant düzeninde bunu yapmak çok kolay değil. Binaların yıkılması, hafriyatın kaldırılması konusunda belediyenin bütün imkanlarını sizin hizmetinize sunacağım. Hükümetin vermesi gereken yeterli olmayan kira yardımı konusunda ilave kira yardımı yapacağım.”
]]>Kent merkezine 87 kilometre mesafede bulunan ve Karadeniz ikliminin hakim olduğu ilçe, ekstrem sporcularını ağırladı.
Muğla Fethiye’den ilçeye gelen Babadağ Teleferik Genel Müdürü ve ekstrem sporcusu Cengiz Koçak ile ekibi, buradaki 230 metre yüksekliğindeki kayalıklara çıktı.
Metrelerce yükseklikten kendilerini boşluğa bıraktıktan sonra açtıkları paraşütle yere güvenle iniş yapan sporcuların atlayışları nefesleri kesti.
Cengiz Koçak, AA muhabirine, ilçeye ilk olarak 2016’da geldiğini ve çok etkilendiğini söyledi.
“Bölgeyi gören sporcular çok etkilendi”
Dünyadaki birçok atlayış noktasında bulunduğunu ifade eden Koçak, şöyle konuştu:
“Burayı gördüğümde, gördüğüm şeyin gerçek olup olmadığını birkaç gün düşündüm çünkü dünyada birçok ülkeyi görüp, atlayıp birçok şeyi tecrübe etmiş biri olarak Türkiye’de böyle bir yerin olması beni heyecanlandırmıştı. Daha önce 3 atlayış noktası belirledim ve bunu ‘Dünya Base Jump’ haritasına işledim. Daha sonra dünyadaki arkadaşlarım burayı gördü. Buranın çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu çok iyi biliyorum. İddialı olduğum için 2018’de 15 kişilik ekiple buraya tekrar geldim. Onların gelmesiyle atlayış noktaları 15’e çıktı. Onlar da burayı görünce çok etkilendi. Ferdi Toy Türkiye’nin önemli yamaç paraşütü pilotu, o da burada 6 tane yamaç paraşütü kalkış alanı tespit etti. Biz burada kulüplere kurslar verdik, kendilerini burada geliştirdiler.”
Tortum Gölü’nün de bu sporu yapmak için önemli bir yer olduğunu belirten Koçak, “Tortum Gölü üzerinden kalktığımız zaman 800 metre rakımda bir gölün üzerinde uçuş destinasyonu gibi bir şey ortaya çıktı. Bu sporu bilenler için akıl almaz bir şey çünkü dünyanın en önemli uçuş merkezi Ölüdeniz ki oranın bu kadar ünlü olmasının sebebi dağdan kalktıktan sonra su üstünde 1200,1300 metrelerde olmak ve akrobasi hareketlerini deneme şansının olması. Aynısını burada yapmak mümkün çünkü 800 metrede akrobasi hareketleri yapabilirsiniz. Bunu Ferdi yaptı.” diye konuştu.
“Burada her gün atlayış yapma ihtimali var”
Koçak, 3 yıl sonra yeni sporculara bölgeyi göstermek istediğini vurgulayarak, “Şu an kış ayındayız ve şelaleler buz tutmuş halde. Avrupa ve dünyada bu sporun yapıldığı yerlerde kimse atlayış yapamıyor. Kış olmasına rağmen burası Erzurum gibi bir yerde bambaşka bir nokta ve kışın buradan atlayış yapabiliyoruz. Bu yüzden 3 yıl önce buraya geldim ve 1,5 yıl yaşadım. Buranın 365 gününü biliyorum. Burada her gün atlayış yapma ihtimali var. O yüzden buranın yazı kışı yok. 12 ay ekstrem sporcularının sporlarını geliştirip proje üretmeleri için kusursuz bir yer.” dedi.
Ekstrem sporcusu Oğulcan Geldikaya, 9 yıldır hava sporlarıyla ilgilendiğini, ilk kez Erzurum Uzundere’ye geldiğini söyleyerek, “Cengiz abilerin videolarını izledim ve merak ediyordum. Birlikte gelmek için bayağı bekledim. Burası gerçekten bizim için oyun alanı. Anlatılıyordu ama bu kadarını beklemiyordum. Manzarası çok büyüleyici. Ben Ölüdeniz’de hızlı paraşütle uçuyorum burada da o paraşütle uçuş yapmak istiyorum çünkü çok fazla kalkış alanı var.” ifadelerini kullandı.
Sporculardan Mert Güngörmüş ise bölgede ilk kez yamaç paraşütü ile atlayış yaptığını ve tekrar gelmek istediğini anlattı.
]]>