Tekne ustaları siparişlere yetişmekte zorlanıyor
BARTIN – Osmanlı donanmalarına gemi yapılan Bartın’ın Kurucaşile ilçesindeki ahşap tekne yapımına talep yağıyor. İlçede bulunan 23 atölyede 7 ile 40 metre arasındaki uzunlukta tekne yapımını sürdüren ustalar, siparişlere yetişmekte zorlanıyor
Osmanlı donanmalarına çekme gemilerin yapıldığı Bartın’ın Kurucaşile ilçesinde 300 yılı aşkın süredir tekne yapımı devam ediyor. Yapılacak ahşap teknenin uzunluğuna göre aylarca hatta yıllarca siparişlerini yetiştirmeye çalışan tekne ustaları, pandemi döneminden sonra artan ve yaz dönemlerinde daha da katlanan taleplere yetişmekte zorlanıyor.
İlçedeki atölyelerdeki, usta ve çalışanlar tam kapasite bir şekilde çalışarak ellerindeki siparişlerini tamamlamaya çalışıyor. Avrupa ülkeleri, Amerika gibi dünyanın dört tarafından ve Türkiye’nin bir çok ilinden siparişlerin bulunduğu atölyeler, tamamlanan tekneleri teslim edecekleri Eylül ve Ocak ayına kadar yeni bir sipariş alamıyor. Balıkçı, tur tekneleri ve özel, lüks yatlar yapan ustalar, yoğun tempoda çalışarak, bir yanan daha önceden aldıkları siparişlerini tamamlamaya çalışırken, diğer yandan da yeni gelen siparişlerin yapımına başlıyor.
Taleplere yetişmekte zorlanıyorlar
Ahşap tekne ustası Dursun Gür, dünyanın ve Türkiye’nin bir çok yerinden ilgi gördüklerini anlatarak, “İşlerimiz yaz nedeniyle yoğun. Yaz döneminde talep fazla oluyor. Yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Özellikle pandemi döneminden sonra yoğunluğumuz artmaya başladı, Şuanda elimizde bir 24 metrelik tekne siparişi var. 12 metre uzunluktaki 4-5 adet tekne yapımımız sürüyor. Bu nedenle tam kapasite çalışıyoruz” dedi.
Maliyeti uygun, işçiliği iyi
Teknelerin uygun maliyetle ve beğenilen bir işçilikle üretilmesi nedeniyle yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Gür, “Biz ahşap, lamine tekne yapıyoruz. Maliyet olarak uygunuz ve işçiliğimiz de çok iyi. Bu yüzden tercih fazla oluyor” şeklinde konuştu.
3 asırdır tekne yapılıyor
Tekne Ustası Yılmaz Canbaş ise, ilçede yaklaşık 300 yıldır tekne yapıldığını ifade ederek, Kurucaşile’de üretilen teknelerde Osmanlı Dönemi’nden kalma geleneksel yöntemlerin de halen kullanıldığını ifade etti. Teknelerin günümüzdeki haline dönüştürülerek inşa edildiğini ifade eden Canbaş, “İlçemizde Osmanlı’dan beri, yaklaşık 300 seneyi aşkın süredir, tekne yapıldığını biliyorum. Ben de 3. Nesilim. İlçemizde küçük bir ilçe ama, deden toruna, babadan oğula tekne yapımı devam ettiriliyor. Teknelerin sağlam olmasının nedeni ise kestane gibi suya dayanıklı ağaçlardan yapılmasıdır. İlkel değil geleneksel yöntemler kullanıyoruz Osmanlı donanmalarından bugünkü haline dönüştürdüğümüz modellerde tekneleri yapıyoruz. Bu da sağlamlığında önemli rol oynuyor. Biz proje ile pek tekne yapmıyoruz. Denizimiz burada. Gözleyerek, geliştirerek, teknenin duruşuna göre, müşterinin isteğine göre yapıyoruz” ifadelerine yer verdi.
23 imalathanede yaklaşık 200 kişi çalışıyor
Kurucaşile Belediye Başkanı Uğur Güneş, ahşap tekne ve yat yapımında ünü dünyayı aşan ilçede 23 tekne atölyesi bulunduğunu ve buralarda ise 200 kişinin çalıştığını ifade etti. Güneş, “ilçemizin en büyük özelliği ahşap teknelerimizdir. Ahşap teknelerimizin özelliği de suya ve neme dayalı kestane ağacı olmasıdır. Osmanlı donanmalarına çektirme gemi yapılmış bir ilçeyiz. Şuanda çektirme yapılmıyor ama Türkiye’nin her tarafına, yat, balıkçı teknesi, tur teknesi gibi tekneler yapılıyor. İlçemizde toplamda 23 atölyemiz var. Yaklaşık 200 kişi atölyelerde çalışıyor. Boyacısı elektrikçi, tornacı, nakliyeci gibi toplamda en az 300 kişi bu işten ekmeğini kazanıyor” ifadelerini kullandı.
Eli boş usta bulunmuyor
Başkan Güneş, yaşanan yoğun talep nedeniyle Eylül ayına kadar ahşap ustalarının yeni siparişler alamadığını belirterek, “Şuan ilçemize gelip, sipariş vermek isteyen bir kişi, yılbaşına kadar eli boş bir usta bulabileceğini düşünmüyorum. Malumunuz balıkçılık sezonu Eylül ayında açılıyor. Şuan ilçemizdeki imalathanelerin hepsi, önceden almış olduğu balıkçı teknelerini yetiştirmeye çalışıyor. Çünkü Eylül ayında balıkçılığa başlayacaklar ama Ağustos ayında teknelerini alabilmeleri gerekiyor. Şuan tekne ustalarının en yoğun olduğu dönemlerden biri. Ayrıca bazı atölyelerde 7-8 ay önce yada 12-15 ay önce aldıkları yat ve tur teknesi gibi siparişlerinde yıl sonuna kadar teslim edilmesi planlanıyor. Bu nedenle yılbaşında biraz işleri hafifler. Yani yaz aylarında deniz kenarında dururken, sezon boyunca denize giremeyecek ustalarımız var” diye konuştu.
Öte yandan ilçede yapılan ahşap tekne ve yatlardan 6-8 metre uzunlukta olanların yapımı 4-8 ay, 12 metrelik teknelerin yapımının 8-12 ay, 24 metrelik tur teknelerinin yapımının 18-20 ay, 40 metrelik teknelerinin yapımının ise 30-40 ay arasında sürdüğü belirtildi.
]]>Osmanlı donanmalarına çekme gemilerin yapıldığı Bartın’ın Kurucaşile ilçesinde 300 yılı aşkın süredir tekne yapımı devam ediyor. Yapılacak ahşap teknenin uzunluğuna göre aylarca hatta yıllarca siparişlerini yetiştirmeye çalışan tekne ustaları, pandemi döneminden sonra artan ve yaz dönemlerinde daha da katlanan taleplere yetişmekte zorlanıyor.
İlçedeki atölyelerdeki, usta ve çalışanlar tam kapasite bir şekilde çalışarak ellerindeki siparişlerini tamamlamaya çalışıyor. Avrupa ülkeleri, Amerika gibi dünyanın dört tarafından ve Türkiye’nin bir çok ilinden siparişlerin bulunduğu atölyeler, tamamlanan tekneleri teslim edecekleri Eylül ve Ocak ayına kadar yeni bir sipariş alamıyor. Balıkçı, tur tekneleri ve özel, lüks yatlar yapan ustalar, yoğun tempoda çalışarak, bir yanan daha önceden aldıkları siparişlerini tamamlamaya çalışırken, diğer yandan da yeni gelen siparişlerin yapımına başlıyor.
Taleplere yetişmekte zorlanıyorlar
Ahşap tekne ustası Dursun Gür, dünyanın ve Türkiye’nin bir çok yerinden ilgi gördüklerini anlatarak, “İşlerimiz yaz nedeniyle yoğun. Yaz döneminde talep fazla oluyor. Yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Özellikle pandemi döneminden sonra yoğunluğumuz artmaya başladı, Şuanda elimizde bir 24 metrelik tekne siparişi var. 12 metre uzunluktaki 4-5 adet tekne yapımımız sürüyor. Bu nedenle tam kapasite çalışıyoruz” dedi.
Maliyeti uygun, işçiliği iyi
Teknelerin uygun maliyetle ve beğenilen bir işçilikle üretilmesi nedeniyle yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Gür, “Biz ahşap, lamine tekne yapıyoruz. Maliyet olarak uygunuz ve işçiliğimiz de çok iyi. Bu yüzden tercih fazla oluyor” şeklinde konuştu.
3 asırdır tekne yapılıyor
Tekne Ustası Yılmaz Canbaş ise, ilçede yaklaşık 300 yıldır tekne yapıldığını ifade ederek, Kurucaşile’de üretilen teknelerde Osmanlı Dönemi’nden kalma geleneksel yöntemlerin de halen kullanıldığını ifade etti. Teknelerin günümüzdeki haline dönüştürülerek inşa edildiğini ifade eden Canbaş, “İlçemizde Osmanlı’dan beri, yaklaşık 300 seneyi aşkın süredir, tekne yapıldığını biliyorum. Ben de 3. Nesilim. İlçemizde küçük bir ilçe ama, deden toruna, babadan oğula tekne yapımı devam ettiriliyor. Teknelerin sağlam olmasının nedeni ise kestane gibi suya dayanıklı ağaçlardan yapılmasıdır. İlkel değil geleneksel yöntemler kullanıyoruz Osmanlı donanmalarından bugünkü haline dönüştürdüğümüz modellerde tekneleri yapıyoruz. Bu da sağlamlığında önemli rol oynuyor. Biz proje ile pek tekne yapmıyoruz. Denizimiz burada. Gözleyerek, geliştirerek, teknenin duruşuna göre, müşterinin isteğine göre yapıyoruz” ifadelerine yer verdi.
23 imalathanede yaklaşık 200 kişi çalışıyor
Kurucaşile Belediye Başkanı Uğur Güneş, ahşap tekne ve yat yapımında ünü dünyayı aşan ilçede 23 tekne atölyesi bulunduğunu ve buralarda ise 200 kişinin çalıştığını ifade etti. Güneş, “ilçemizin en büyük özelliği ahşap teknelerimizdir. Ahşap teknelerimizin özelliği de suya ve neme dayalı kestane ağacı olmasıdır. Osmanlı donanmalarına çektirme gemi yapılmış bir ilçeyiz. Şuanda çektirme yapılmıyor ama Türkiye’nin her tarafına, yat, balıkçı teknesi, tur teknesi gibi tekneler yapılıyor. İlçemizde toplamda 23 atölyemiz var. Yaklaşık 200 kişi atölyelerde çalışıyor. Boyacısı elektrikçi, tornacı, nakliyeci gibi toplamda en az 300 kişi bu işten ekmeğini kazanıyor” ifadelerini kullandı.
Eli boş usta bulunmuyor
Başkan Güneş, yaşanan yoğun talep nedeniyle Eylül ayına kadar ahşap ustalarının yeni siparişler alamadığını belirterek, “Şuan ilçemize gelip, sipariş vermek isteyen bir kişi, yılbaşına kadar eli boş bir usta bulabileceğini düşünmüyorum. Malumunuz balıkçılık sezonu Eylül ayında açılıyor. Şuan ilçemizdeki imalathanelerin hepsi, önceden almış olduğu balıkçı teknelerini yetiştirmeye çalışıyor. Çünkü Eylül ayında balıkçılığa başlayacaklar ama Ağustos ayında teknelerini alabilmeleri gerekiyor. Şuan tekne ustalarının en yoğun olduğu dönemlerden biri. Ayrıca bazı atölyelerde 7-8 ay önce yada 12-15 ay önce aldıkları yat ve tur teknesi gibi siparişlerinde yıl sonuna kadar teslim edilmesi planlanıyor. Bu nedenle yılbaşında biraz işleri hafifler. Yani yaz aylarında deniz kenarında dururken, sezon boyunca denize giremeyecek ustalarımız var” diye konuştu.
Öte yandan ilçede yapılan ahşap tekne ve yatlardan 6-8 metre uzunlukta olanların yapımı 4-8 ay, 12 metrelik teknelerin yapımının 8-12 ay, 24 metrelik tur teknelerinin yapımının 18-20 ay, 40 metrelik teknelerinin yapımının ise 30-40 ay arasında sürdüğü belirtildi. – BARTIN
]]>Çoğu başkan adayının, yapacakları çalışmaları anlatmakla yetindiklerine dikkat çeken Başkan Yalçın, “Biz 5 yıldır çalışıyoruz ve bu süre zarfında yüzlerce hizmet ve yatırıma imza attık. Sadece şu geride kalan 1,5 aylık seçim sürecinde bile 28 organizasyon gerçekleştirerek önemli tesis, bina ve merkezleri Talasımıza kazandırdık. Konserler ve kültür sanat etkinlikleriyle sosyal yaşama renk kattık. Yani bizde vaatler değil, yatırımlar konuşuyor.” dedi.
12 YENİ TESİS HİZMETE GİRDİ, ARALARINDA AVŞAR KÜLTÜR EVİ DE VAR
Son dönemde açılışı yapılan tesis ve yatırımlara parantez açan Başkan Yalçın, “Espor Arena ve İnovasyon Merkezi, Mehmet Karamercan Kütüphanesi, Abdullah Bağçeci Camii, Avşar Kültür Evi ve Su Medeniyetleri Galerisi’nin yanı sıra Yamaçlı, Kuruköprü, Alaybeyli, Sosun, Örencik, Çömlekçi ve Koçcağız mahallelerimizde yapımını tamamladığımız sosyal tesisleri hizmete açtık. Yani 1,5 ay gibi kısa bir sürede 12 tesisi birden hemşehrilerimizin kullanımına sunduk.” ifadelerini kullandı.
YENİLERİNİN YAPIMINA BAŞLANDI
Bunun yanı sıra düzenledikleri temel atma törenleriyle önemli tesis ve yatırımların yapımına da start verdiklerine işaret eden Başkan Yalçın, “Yalnızca Talas için değil tüm Kayseri’nin yararına olacak Mermerciler ve Taş İmalatçıları Sanayi Sitesinin temeline ilk harcı koyduk. Bununla birlikte Menekşe Siteleri kentsel dönüşüm konutlarının temelini attık. Ayrıca yine bu dönemde Ahmet Gönen Lisesi’nin yapımına başlayarak eğitime verdiğimiz önemi bir kez daha gözler önüne serdik” diye konuştu.
KENTSEL DÖNÜŞÜM KONUTLARINDA ANAHTAR SEVİNCİ
Bunlara ilave olarak engelli araçları için temin ettikleri 59 özel aracı ihtiyaç sahibi engellilere ulaştırdıklarını hatırlatan Başkan Yalçın, Harman Mahallesinde yapımını tamamladıkları 65 kentsel dönüşüm konutunun anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettiklerine dikkat çekti.
“TALAS, ŞEHRİN KÜLTÜR SANAT MERKEZİ OLDU”
5 yıl boyunca kültür sanat alanında gerçekleştirdikleri etkinliklerle Talas’ı şehrin kültür sanat merkezine dönüştürdüklerine vurgu yapan Başkan Yalçın, “2019 bu yana tam 972 etkinliğe imza attık. Kültürel, sanatsal faaliyet denince akla Talas gelir oldu. Bunlara ilave olarak son dönemde de yine birçok sanatçıyı Kayserili hemşehrilerimizle buluşturduk. Osmanlı Kültür Sokağı’na kurduğumuz etkinlik çadırında Ahmet Özhan, Halil Necipoğlu, Resul Aydemir ve Mehmet Kemiksiz gibi tasavvuf müziğinin önemli isimlerini şehrimize getirdik ve ayrıca Prof. Dr. Yasin Pişgin konferansını gerçekleştirdik. Onun öncesinde Yücel Arzen ve İlyas Yalçıntaş konserlerine imza attık. Belediye koromuz 8 Mart Kadınlar Gününde bir konser verdi. Zincidere Göletinde amatör olta balıkçılığı yarışması düzenledik. Ramazan’a mahsus ‘Biz Pişirelim, Siz Ulaştırın’ uygulamamız devam ediyor. Yani her yönüyle dolu dolu bir dönem geçiriyoruz. ‘Mutlu mekanlar, mutlu insanlar’ mottosuyla Talas’a hizmet etmekten onur ve mutluluk duyuyoruz.” şeklinde sözlerini tamamladı. – KAYSERİ
]]>CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, ROSATOM Müdürü Aleksey Lihaçev’in Sinop’ta nükleer santral yapımı konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlü taahhüt verdiği yönündeki açıklamalarını Meclis gündemine taşıdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi veren Torun, şunları kaydetti:
“ROSATOM İLE SÖZ KESİLMESİNİN SEBEPLERİ ANLAŞILAMAMIŞTIR”
“Rusya Devlet Nükleer Enerji Kurumu(Rosatom) Genel Müdürü Aleksey Lihaçev, Devlet Duması’nda yaptığı konuşmada ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka bir sahanın bize devredilmesi için siyasi bir karar alındığını açıkça dile getirdi. Şimdi detaylar üzerinde çalışıyoruz. Büyük olasılıkla yeni inşaat sahası Sinop adını alacak’ şeklinde bir açıklama yapmıştır. Bütün itirazlara karşın 2012 yılından itibaren üzerinde çalışmalar yürütülen Sinop Nükleer Güç Santrali’nin yapımı konusunda Rosatom’a sözlü bir taahhüt verildiği anlaşılmaktadır.
Yapımına 2010 yılında başlanan ve 2023 yılında devreye gireceği açıklanan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde inşaat çalışmaları halen devam etmektedir. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin maliyeti yapım süreci boyunca sürekli artmış, 17 milyar dolar değerinde bir maliyet hesabıyla başlanılan projenin maliyeti bugün 24 milyar dolara çıkmıştır. Para yutan bir yatırıma dönüşen Akkuyu’dan ders alınmayarak bugün Sinop’ta yapılacak santral için yine Rosatom ile söz kesilmesinin sebepleri anlaşılamamıştır.
“ENERJİ İTHALATIMIZI ARTIRACAĞI AÇIKÇA GÖRÜLMEKTEDİR”
Hükümet kaynakları söz konusu nükleer santrallerin Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltacağını iddia etmektedir. Enerji üretiminin temel sorunu olan yakıt temini yapımı süren ve yapımı planlanan iki santralde de çözülmemiştir. Akkuyu ve Sinop Nükleer Santralleri ülkemiz coğrafyasında yok denecek kadar az bulunan uranyum madeninden üretilen yakıt ile çalışacak reaktörler ile donatılacaktır. Rus Rosatom tarafından inşa edilerek, ülkemizde enerji ürettiği halde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne enerji satacak olan girişimlerin enerji ithalatımızı artıracağı açıkça görülmektedir.
Nükleer enerji üretiminde kullanılması mümkün olan toryum madeni açısından zengin yataklarımızın bulunmasına rağmen toryumun enerji üretiminde kullanılmasına ilişkin çalışmalarda gözle görülür bir ilerleme bulunmamakta, merhum Prof. Dr. Engin Arık’ın şüpheli ölümünden önce dile getirdiği ve üzerine çalışmalar yürüttüğü toryumdan temiz nükleer enerji üretimini gerçekleştirecek olan proton hızlandırıcı projesi ilerlememektedir. Türkiye öz kaynaklarıyla temiz enerji üreterek enerjide dışa bağımlılığı sona erdirecek, ucuz enerji teminini sağlayacak projelere ivedilikle ihtiyaç duymaktadır.”
Seyit Torun, Bakan Bayraktar’a şu soruları yöneltti:
“ROSATOM’A SİNOP İÇİN SÖZ VERİLMESİNİN SEBEPLERİ NELERDİR?”
“Akkuyu Nükleer Güç Santrali yapımı maliyetinin 17 milyar dolardan 24 milyar dolara çıkmış olmasının sebeplerini açıklar mısınız? Akkuyu Nükleer Güç Santralinin devreye alınacağı tarihi açıklar mısınız? Aradan geçen 14 yılda 1 nükleer güç santralini devreye alamayan Rosatom’a Sinop Nükleer Güç Santrali için söz verilmesinin sebepleri nelerdir? Rusya – Ukrayna Savaşı devam ederken, Rosatom Akkuyu ve Sinop Nükleer Güç Santrallerinin optimum sürede bitirilebileceğine dair herhangi bir teminat verebilmekte midir? Sinop Nükleer Güç Santrali’nin yapımı için Rus Rosatom dışında görüşülen ülke ve şirketleri açıklar mısınız? Ülkemizde bulunmayan uranyum madeni ile enerji üretimi yapacak olan, yabancı devletlerin girişimleri ve finansmanıyla inşa edilen, Türkiye Cumhuriyeti Devletine diğer enerji kaynaklarımızın maliyetinin 3 katı fiyatına elektrik satacak olan nükleer enerji santralleri ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını nasıl azaltacaktır?”
]]>