Yapay Zeka – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sun, 22 Dec 2024 07:53:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türkiye yapay zeka yatırımlarıyla küresel sıçrama yapabilir https://www.haber60.com.tr/turkiye-yapay-zeka-yatirimlariyla-kuresel-sicrama-yapabilir/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-yapay-zeka-yatirimlariyla-kuresel-sicrama-yapabilir/#respond Sun, 22 Dec 2024 07:53:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/turkiye-yapay-zeka-yatirimlariyla-kuresel-sicrama-yapabilir/ Boğaziçi Ventures Yönetici Ortağı Barış Özistek, Türkiye‘deki teknoloji şirketleri ve girişimlerin yapay zeka teknolojisini etkin bir şekilde kullanarak küresel ölçekte önemli başarılar elde edebileceğini belirterek, Türkiye‘nin yapay zeka yatırımlarıyla küresel “sıçrama” yapabileceğini söyledi.

Özistek, İstanbul’da gerçekleştirilen ve teknoloji, girişimcilik ve finans dünyasından önde gelen isimlerin yapay zekanın geleceğini ve sektöre etkilerini değerlendirdiği “Beyond the Visible” zirvesinde, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Boğaziçi Ventures olarak, merkezine yapay zekayı alan ve geleneksel endüstrileri dönüştürmeyi hedefleyen şirketlere yatırım yapmaya öncelik verdiklerinin altını çizen Özistek, bu anlamda yatırımcıları hem global hem Türkiye‘deki şirketlerle buluşturduklarını söyledi.

Özistek, “Halka açık şirketler tarafında oyun fonumuz var. Tamamen yapay zeka dönüşümünden etkilenecek şirketler fonumuz da var. Uzay ve teknoloji gibi alanlar da ön planda. Çünkü bugün uzay teknolojisi, yapay zeka sayesinde hızla büyüyor. Robotik teknolojiler de aynı şekilde hızla gelişiyor.” ifadelerini kullandı.

Girişimlere yönelik yatırımlar da yaptıklarını belirten Özistek, “Girişimlere yatırım yapan fonlarımız tamamen Türkiye‘deki girişimlere odaklanıyor. Burada finans teknolojileri, perakende, dijital sağlık, oyun gibi birçok alanda yatırımlarımız var. Ama önceliğimiz, merkezine yapay zekayı almış, yapay zekayı üst düzeyde kullanarak farklı sektörleri baştan yaratmaya ve klasik geleneksel endüstrileri yapay zeka ile dönüştürmeye çalışan şirketler. Bu anlamda yapay zekada her sektörde yatırım yapıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Özistek, yapay zekanın bütün sektörleri dönüştüreceğini, ortaya çıkacak yeni sektörlere ilaveten gelecekte sektörlerinin yeni hallerinin de görüleceğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Bir de yapay zekanın hızlandırıcı etkisi var. Yani burada bir ilaç bulunma sürecini de hızlandırıyor. Uzay teknolojilerinin gelişimini de hızlandırıyor. Belki 2050’de, 2100’de ulaşacağımız noktalara çok daha hızlı ulaşacağız. Malzeme teknolojileri belki sektör olarak bakarsanız her zaman hayatımızda olacak ama şu an kullanmadığımız ya da şu an çok pahalı, üretim maliyetleri çok yüksek olduğu için kullanmadığımız, teknik olarak kullanamadığımız belki birçok malzemeyi önümüzdeki 3-5 yıl içerisinde, 10 yıl içerisinde kullanmaya başlayacağız.”

Türkiye‘de birçok yetenekli girişim bulunduğuna işaret eden Özistek, şöyle devam etti:

Türkiye‘deki teknoloji şirketleri, Türkiye‘deki girişimler bu teknolojiyi kaldıraçlı şeklinde kullanarak globalde büyük işler yapma, ekonomiye büyük değerler yaratma fırsatına sahip. Türkiye‘de çok sayıda yetenekli girişimimiz var. Onları hem doğru fonlarsak hem de doğru yönlendirirsek, global network ile doğru şekilde bir araya getirirsek, Türkiye ekonomisinde büyük bir sıçrama yaratabiliriz.” dedi.

Özistek, “Buradan yani 3-5 tane şirketin çok başarılı olmasından bahsetmiyorum. Totalde ekonomiye büyük etki sağlayabilecek bir fırsat var önümüzde. Çok da uzun değil yani önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde bunlar olacak.” ifadelerini kullandı.

Teknolojideki yapay zeka trendinin gerisinde kalmanın risklerine değinen Özistek, “Bunları yapamazsak, Türkiye geriye düşebilir. Yani risk de var. Bu, Türkiye, Amerika, Çin, Kore, İngiltere gibi ekosistemler arasında bir yarış ve bu yarışı kazanmak zorundayız.” açıklamasında bulundu.

Özistek, girişimciler, yatırımcılar ve teknoloji üreticilerini bir araya getirmenin önemine vurgu yaparak, şunları kaydetti:

“Bugün bu etkinliği yapmadaki temel sebebimiz ekosistemi bir araya getirmek. Girişimciler, yatırımcılar, teknoloji üreticileri, kullanıcıları, sivil toplum kuruluşları hepsini bir araya getirmek. Çünkü diğer ekosistemlerle mücadele edebilmek için bu birleşmeden, birlikte öğrenmeden, deneyimleri paylaşmadan faydalanmamız lazım. Ancak o şekilde güçlenebiliriz. Bu etkinliği de temel yapma nedenimiz bu.”

“Türkiye’nin girişimcilik potansiyeli avantaj sağlıyor”

Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Eczacıbaşı Bilişim Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı da Türkiye’de yapay zeka alanında girişimcilik ekosisteminin büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.

Eczacıbaşı, “Bu alanda ilerleme sağlamak için sivil toplum, devlet ve özel sektörün iş birliği yapması gerekiyor. Özellikle politikaların geliştirilmesi ve kullanım alanlarının verimliliğe yönlendirilmesi için tüm kurumların önünün açılması çok önemli.” değerlendirmesinde bulundu.

Yapay zekanın farklı sektörlere etkisini bir metaforla açıklayan Eczacıbaşı, “Yapay zeka, çekiç gibi bir şey. Kafa da kırabilirsiniz, hayat da kurtarabilirsiniz. Kullanımına bağlı olarak her sektörde fayda sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Eczacıbaşı ayrıca Türkiye Bilişim Vakfı olarak geleceğin çevresel ve sürdürülebilirlik sorunlarına çözüm üretmek için yapay zekanın kritik bir araç olduğunu belirterek, “Yapay zekanın geleceğin sorunlarını halletmek için kullanılması lazım. Bizi ileriye yönelik, önümüzdeki kuşakları bekleyen, çok büyük çevresel ve sürdürülebilirliği önleyen bir takım sorunlar bekliyor. Küresel ısınma, çevresel sorunlar, gelir dağılımı bozukluğu gibi konuların küresel olarak üzerine gidilmesi gerektiğini düşünüyorum.” dedi.

“BV Portfolio olarak bu hızlı değişim dönüşümü aslında önceden keşfedenlerdeniz”

BV Portföy Genel Müdürü Zeynep Özgür Çağlayan da yapay zekanın yalnızca teknoloji değil, endüstri, sağlık, eğitim ve finans gibi pek çok alanda dönüştürücü bir teknoloji olarak öne çıktığını vurguladı.

Çağlayan, “Biz BV Portfolio olarak bu hızlı değişim dönüşümü aslında önceden keşfedenlerdeniz. Bu yüzden de yatırımcılarımıza yapay zeka deyince akla gelen ilk portfolyo yönetim şirketi olma vizyonunu benimsedik.” değerlendirmesinde bulundu.

Yapay zekanın tüm alanlara hızla yayıldığına dikkati çeken Çağlayan, “Yapay zekanın herkes için erişilebilir ve doğru kullanılabilir hale gelmesi gerekiyor. Bu sağlandığında teknolojiyi gerçekten verimli kullandığımızı söyleyebiliriz.” ifadelerini kullandı.

Yapay ZekaTeknolojiistanbulEkonomiTürkiyeFinans

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-yapay-zeka-yatirimlariyla-kuresel-sicrama-yapabilir/feed/ 0
Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Yapay Zeka Hakkında Çarpıcı Açıklamalarda Bulundu https://www.haber60.com.tr/prof-dr-daron-acemoglu-yapay-zeka-hakkinda-carpici-aciklamalarda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/prof-dr-daron-acemoglu-yapay-zeka-hakkinda-carpici-aciklamalarda-bulundu/#respond Sun, 08 Dec 2024 02:14:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/prof-dr-daron-acemoglu-yapay-zeka-hakkinda-carpici-aciklamalarda-bulundu/ 2024 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Türk Prof. Dr. Daron Acemoğlu, yapay zekanın, dünyayı tamamen değiştirecek bir teknoloji olduğunu söyledi.

İsveç’in başkenti Stockholm’de 2024 Nobel Fizik, Kimya ve Ekonomi ödüllerini kazanan 7 bilim insanı, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi’nde konferans verdi.

Konferansa, 2024 Nobel Ekonomi Ödülü’ne layık görülen Daron Acemoğlu, Simon Johnson, James Robinson, Kimya Ödülü sahibi David Baker, Demis Hassabis, John Jumper ve Fizik Ödülü’nü kazanan Geoffrey Hinton katıldı.

Konferans sonrası AA muhabirine açıklamada bulunan Acemoğlu, “Yapay zeka, içinde bulunduğumuz dünyayı tamamen değiştirecek bir teknoloji. Büyük fırsatlar, aynı zamanda büyük tehlikeler yaratacak bir teknoloji.” ifadelerini kullandı.

Yapay zekaya “korkunç bir yatırım yapıldığını” aktaran Acemoğlu, şunları kaydetti:

“Ne kadar iyimserseniz, bakış açınız ona bağlı. Ama en kötümser insanlar için belli ki yapay zeka, birçok sektörde kullanılacak, sosyal hayatımızı değiştirerek… Sosyal medya, politika ve demokrasiyi çok etkileyecek. Bunların içerisinde de nasıl etkileyeceği aslında teknolojinin yönüyle, kurumlarla ilgili. Örneğin şu anda Çin’de yapay zekayı sansür için, insanların bir yerlerde toplanmaması ve sosyal medyada eleştirici bir şeylerin söylenmemesi için çok sık kullanıyorlar. Bunu başka ülkeler de kullanıyor. Böyle olunca demokratikleşme çok daha zorlaşacak, hatta demokrasisi güçlü ülkeler için de büyük bir sıkıntı haline gelecek. Zaten demokrasi dünyada bir krizde.”

Yapay zekanın iş hayatına ve sosyal hayata etkileri

Acemoğlu, “Yapay zekayı otomasyon içinde kullanmak da çok kolay. Bu ne demek? Birçok insan işini kaybedebilir, bu olunca eşitsizlik artar, hatta sosyal barış için de iyi olmaz. Diğer yandan yapay zekayla işçilerin verimini artırmak da çok mümkün. Sonuçta işçilerin ihtiyacı olan şey daha çok bilgi. Yapay zekayı öyle geliştirmek mümkün. Böylece insanlar çok daha iyi bilgilere sahip olup, sosyal alanda, siyasi hayatlarında da daha bilgili kararlar verebilirler.” diye konuştu.

Kısa süre içinde yapay zekanın çok şeyin belirleyicisi olacağını dile getiren Daron Acemoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Sonuçta sosyal hayatımız önümüzdeki dönemde belli bir açıdan yapay zeka tarafından belirlenecek. Peki bu yönü, neyi belirliyor? Şu an birkaç şirket yapay zekayı tamamen elinde tutuyor, tüm bilgileri elinde tutuyor. Bu şirketler ne karar verirse şu anda o olacak. Bu da zaten sağlıklı bir şey değil. Önümüzdeki tarihlerde ekonomik ve siyasi güç birkaç kişinin ve gurubun elinde yoğunlaşırsa bunun negatif etkileri olur. Şu anda da daha fazla denetim, daha fazla regülasyon, daha geniş bakış açısı çok önemli.”

Daron AcemoğluYapay ZekaTeknolojiDemokrasiPolitikaEkonomiGüncel

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/prof-dr-daron-acemoglu-yapay-zeka-hakkinda-carpici-aciklamalarda-bulundu/feed/ 0
Almanya, Yapay Zeka Rekabette Geriliyor https://www.haber60.com.tr/almanya-yapay-zeka-rekabette-geriliyor/ https://www.haber60.com.tr/almanya-yapay-zeka-rekabette-geriliyor/#respond Sun, 01 Dec 2024 21:00:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/almanya-yapay-zeka-rekabette-geriliyor/ Bir araştırma Almanya’nın yapay zeka konusunda Avrupa’daki rekabette gitgide gerilediğini ortaya koydu. Uzmanlar, Avrupa’da 6. sırada olan Almanya’nın teknik altyapıya yatırım yapması gerektiği belirtiyor.Yapay zeka, ekonominin geleceği için önemli bir trend olarak görülürken, yapılan bir araştırma göre Almanya’daki şirketlerin yapay zeka kullanımına yeterince hazır olmadığını ortaya koydu. Ağ ekipmanı sağlayıcısı Cisco’nun yaptığı bir araştırmaya göre, Almanya, Avrupa’da yapay zeka kullanımı konusunda altıncı sırada yer alıyor ve gerileme eğilimi gösteriyor. Ankete katılan şirketlerin sadece yüzde 6’sı yapay zeka uygulamalarına hazır durumda olduğunu bildirdi. Bu oran, geçen yıla göre bir puan azaldı. Şirketlerin yüzde 29’u ise kısmen iyi hazırlanmış durumda.

Cisco Almanya Yönetim Kurulu Üyesi Christian Korff konuya ilişkin, “Almanya Avrupa’da sadece orta sıralarda yer alıyor. Dünya bizi geçiyor, bu durum alarm verici” ifadelerini kullandı.

Yapay zeka kullanımında İngiltere, İtalya, İspanya, İsviçre ve Hollanda, Almanya’nın önünde yer alıyor. Almanya’nın geçen yılki sıralamada üçüncü sırada olduğunu söyleyen Korff, “bu durum tatmin edici” olmadığını kaydetti.

Stratejiler iyi ama uygulama zayıf

Cisco, 2023’ten bu yana yaptığı yıllık araştırma kapsamında bu yıl Ağustos ve Eylül aylarında dünya genelinde 8 bin bilişim teknolojileri yöneticisi ile görüştü. Çalışmanın sonucuna ilişkin olarak “İstek ve gerçeklik arasında açık farklar olduğunu” belirten Korff, “Çalışma açık bir uçurumu gösteriyor: Pek çok şirketin harika yapay zeka stratejileri var, ancak bunları uygulamıyorlar” dedi.

Araştırmanın sonuçlarına göre, şirketlerin yüzde 77’si bir yapay zeka stratejisine sahip olduğunu söylerken, yalnızca yüzde 36’sı yapay zekayı etkin bir şekilde kullanabilecek teknik altyapıya sahip olduğunu kaydetti. Ayrıca şirketlerin sadece yüzde 40’ı bu alanda gerekli uzman kadrosuna sahip durumda.

Korff, bu sonuca ilişkin değerlenmesinde “Neredeyse tüm şirketler, yapay zeka kullanımı olmadan iş modellerinin önemli dezavantajlara maruz kalacağını kabul etti ve hepsi bunun hızlı bir şekilde gerçekleşmesi gerektiğini biliyor. Şirketler bu baskı altında” ifadelerini kullandı.

Teknik altyapıya hızlı yatırım çağrısı

Almanya’nın yapay zeka rekabetinde geride kalmaması gerektiği konusunda uyarıda bulunan Korff, “Diğerleri daha hızlı hareket ediyorsa, sizin biraz daha iyi olmanız yeterli değil” dedi ve şirketlerin yapay zeka yatırımlarını artırmasına rağmen, hala olması gereken seviyeye ulaşmadığını belirtti. Korff, bu konuda acil adımların atılması gerektiğini belirterek, “teknik altyapıya acil yatırım yapılması gerekiyor” dedi.

dpa/ AI, JD

DW Türkçe’ye sansürsüz nasıl erişebilirim?

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/almanya-yapay-zeka-rekabette-geriliyor/feed/ 0
Mitsubishi Electric’ten Entegre Çözüm https://www.haber60.com.tr/mitsubishi-electricten-entegre-cozum/ https://www.haber60.com.tr/mitsubishi-electricten-entegre-cozum/#respond Mon, 25 Nov 2024 10:21:50 +0000 https://www.haber60.com.tr/mitsubishi-electricten-entegre-cozum/ Mitsubishi Electric, yapay zeka yetenekleriyle tasarlanan Iconics ve EcoAdviser platformlarının entegrasyonunu tanıttı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, bu kombinasyon, farklı sektörlerdeki işletmelere operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik ve önemli maliyet tasarrufları sağlama potansiyeli sunuyor.

Mitsubishi Electric’in entegre Iconics ve EcoAdviser platformları, endüstriyel otomasyon ve enerji yönetimi için birleşik çözüm sunuyor. Bu güçlü sinerji, operasyonel verimliliği artırıyor ve sürdürülebilirliği teşvik ediyor. Öte yandan maliyet tasarrufu sağlayarak işletmelerin performansını ve rekabet gücünü artırıyor.

Iconics ve EcoAdviser, birleşik veri yapısıyla enerji optimizasyonunu gerçek zamanlı veri görselleştirmesiyle birleştirerek yönetimi sadeleştiriyor. Gelişmiş operasyonel iyileştirmeler, enerji kayıplarını ve etkileyen faktörleri analiz edip tahmin ederek, proaktif ve zamanında müdahalelere olanak tanıyor. Entegre kontrol panelleri ve raporlama sistemi ise özelleştirilebilir gösterge panelleri ve kapsamlı raporlarla, operasyonların ve enerji yönetiminin her yönünü etkili bir şekilde takip ediyor.

Mitsubishi Electric’in entegre Iconics ve EcoAdviser platformları, paydaşlar için de önemli avantajlar sağlıyor. Bu sayede fabrika yöneticileri, operasyonlarını kapsamlı bir şekilde izleyerek daha bilinçli kararlar alırken, süreçler üzerinde detaylı kontrol sağlayabiliyor. Mühendisler ve teknisyenler ise entegre teşhis araçlarıyla proaktif bakım yaparak sorunları hızla tespit edip çözme avantajına sahip oluyor.

Takeda, Iconics ve EcoAdviser platformlarının üç temel özelliğini “enerji analitiği”, “ayrıntılı gösterge panelleri” ve “otomatik raporlama” olarak sıralıyor.

Iconics ve EcoAdviser, enerji kayıplarını analiz ederek optimizasyon fırsatlarını belirlerken, ayrıntılı gösterge panelleriyle enerji ölçümlerine kapsamlı bir perspektif sunuyor. Otomatik raporlama özelliği ise enerji tüketimi ve verimliliği hakkında ayrıntılı ve kapsamlı raporlar hazırlayarak süreci daha verimli hale getiriyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Mitsubishi Electric Avrupa Fabrika Otomasyon Sistemleri Stratejik Ürün ve Ticari Pazarlama Teknik Pazarlama Yöneticisi Yasuharu Takeda, Iconics’in otomasyon yazılımı ve sürdürülebilirlik çözümlerindeki uzmanlığını EcoAdviser’in enerji tasarrufu yetenekleriyle bir araya getirdiğini belirtti.

Bu entegrasyonun, endüstriyel verimliliği artırmaya yönelik kapsamlı bir yaklaşım sunduğunu aktaran Takeda, “Makine yönetimi ve enerji tüketiminden, veri analizi ve mevzuat uyumluluğuna kadar üretimin birçok yönünü ele alıyor. Ayrıca endüstriyel işletmelere, operasyonlarını optimize etmek ve sürdürülebilirlik çabalarını geliştirmek için güçlü araçlar sağlıyor.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/mitsubishi-electricten-entegre-cozum/feed/ 0
İş İnsanı Hikmet Öztürk’ten Sahte Mesaj İddiası https://www.haber60.com.tr/is-insani-hikmet-ozturkten-sahte-mesaj-iddiasi/ https://www.haber60.com.tr/is-insani-hikmet-ozturkten-sahte-mesaj-iddiasi/#respond Fri, 27 Sep 2024 09:21:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/is-insani-hikmet-ozturkten-sahte-mesaj-iddiasi/

ESKİŞEHİR’de iş insanı Hikmet Öztürk, Diyarbakırlı S.M.’nin hakkında yaptığı suç duyurusu sonrası polise ifade verdi. Tehdit ve hakaret ettiği iddiasıyla şikayet edilen Öztürk, soruşturma dosyasına delil olarak sunulan WhatsApp yazışma fotoğraflarının yapay zeka destekli internet ortamında hazırlandığını, karşı tarafın da davadan vazgeçmek için 100 bin lira talep ettiğini söyledi. “Bu yaşıma kadar Diyarbakır‘a gitmişliğim yok. Avukatım araştırdığında sahte mesajlar oluşturduklarını anladık” diyen Öztürk, S.M. hakkında suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.

Diyarbakır‘da oturan S.M., Eskişehirli iş insanı Hikmet Öztürk’ün WhatsApp üzerinden tehditlerde bulunarak, hakaret ettiğini öne sürüp, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. S.M., şikayetinde WhatsApp yazışmalarının ekran fotoğraflarını da delil olarak gösterdi. Başlatılan soruşturma kapsamında Eskişehir’deki Kurtuluş Polis Merkezi Amirliği’ne çağrılan Hikmet Öztürk, avukatı Mustafa Emir Arslan ile birlikte ifade verdi. Öztürk, şikayet eden S.M.’yi tanımadığını ve Diyarbakır’a hiç gitmediğini söyledi.

‘TİCARETE DÖKMÜŞ GİBİ GÖZÜKÜYOR’

Şikayet eden kişinin sahte mesaj fotoğrafları ile bu işi meslek haline getirdiğini öne süren Öztürk, “Polis merkezine gittim, Diyarbakır Adliyesi’nden bana kağıt gelmiş. Hakkımda suç duyurusunda bulunulmuş. Gidip, öğrendik ki vatandaşı birini WhatsApp yazışmalarında tehdit etmişim, hakaretler yağdırmışım. Ama bu kişiyi kesinlikle tanımıyorum, uzaktan yakından hiçbir alakam yok. Bu yaşıma kadar Diyarbakır’a gitmişliğim yok. Avukatım araştırdığında sahte mesajlar oluşturduklarını anladık. Avukatım şikayette bulunan kişiyle irtibat kurdu. Aradığında avukatımdan davadan vazgeçmesi karşılığında para istemiş. Öncelikle 20 bin lira, iş insanı olduğumu anlayınca da 100 bin liraya çıkardı. Anladık ki şikayet eden kişi, bunu bir ticarete dökmüş gibi gözüküyor. Biz de bu kişiden davacı olacağız, bunun gibi kişilerin önüne geçmek lazım. Delil olarak sunduğu fotoğraflarda benim profil fotoğrafım bile yok. Mesajlar ve ekran fotoğrafları sahte” dedi.

‘BİZDEN DOSYA NUMARASI İSTEDİ’

Hikmet Öztürk’ün avukatı Mustafa Emir Arslan da Diyarbakır’da savcılığa delil olarak verilen WhatsApp konuşmalarının yapay zeka destekli internet ortamında üretilmiş konuşmalar olduğunu tespit ettiklerini söyledi. Hikmet Öztürk’ün siyasi kariyeri de olduğu için internet aramasıyla bile cep telefonu numarasının kolaylıkla bulunduğunu ifade eden Arslan, “Karşı tarafla iletişime geçtik. Şikayet eden kişi, Hikmet Özkan’ı tanımadığını, böyle onlarca, yüzlerce dosyasının olduğunu söyledi ve ‘Hangi dosyadan bahsediyorsunuz?’ diyerek bizden dosya numarası istedi. Müvekkilimin daha önceden siyasi kariyeri, belediye başkan adaylığı olduğu için telefon numarasına ulaşmak çok kolay. İsmini yazıp, internette arama yaptırdığınız zaman bizim müvekkilimizin telefon numarasına çok kolay ulaşabilirsiniz” diye konuştu.

‘BU MESAJLARIN KOLAYLIKLA OLUŞTURULDUĞUNU ÖĞRENDİK’

Yargıtay kararlarında da WhatsApp konuşmalarının ekran görüntülerinin delil niteliğinde kabul edildiğini belirten Arslan, “WhatsApp kayıtları, borç ikrarı da kabul ediliyor. Örneğin sizin adınızı, telefon numaranızı alırım. Hemen 5 dakikada sizin bana avukatlık mesleğimden dolayı hakaret ettiğinizi, tehdit ettiğinize dair bir WhatsApp konuşması hemen üretebilirim. İnternette yapay zeka destekli bir platform olduğunu ve bu mesajların burada kolaylıkla oluşturulduğunu öğrendik. Aynısını biz de kendi telefonumuzdan yaparak, oluşturduğumuz tehdit içerikli sahte mesajları savcılığa delil olarak sunduk. Şikayet eden kişinin aynı yöntemle yüzlerce kişiyi dava ettiğini anladık. Çünkü WhatsApp şirketi, dava konusu olsa da konuşma kayıtlarını ya da buna ilişkin bilgileri mahkemelerle paylaşmıyor. Bu kişiler de bunlardan faydalanıyor. Platformda kullandığınız cep telefonu işletim sistemi, pil yüzdesi, 4G, 3G ve Wifi gibi bilgilerin yanı sıra yazışma arka planı, mesaj saatine kadar tüm simgeleri oluşturabiliyorsunuz” dedi.

SUÇ VE YAZIŞMA TARİHİ DE TUTMUYOR

S.M.’nin savcılığa verdiği dilekçede suç tarihinin 27 Mayıs 2024 olarak gösterildiğini belirten Avukat Mustafa Emir Arslan, tehdit içerikli konuşmaların ekran görüntülerinde, yazışmaların yaklaşık 1 ay sonra 20 Haziran 2024 tarihini gösterdiğini söyledi. Yazışmalarda da saat farklılıklarını olduğunu kaydeden Arslan, ekran görüntülerinin tamamen sahte olduğunu ve hemen fark edildiğini sözlerine ekledi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/is-insani-hikmet-ozturkten-sahte-mesaj-iddiasi/feed/ 0
Bursa’da Yapay Zeka ile Cep Telefonu Tamiri Devrimi https://www.haber60.com.tr/bursada-yapay-zeka-ile-cep-telefonu-tamiri-devrimi/ https://www.haber60.com.tr/bursada-yapay-zeka-ile-cep-telefonu-tamiri-devrimi/#respond Fri, 27 Sep 2024 09:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/bursada-yapay-zeka-ile-cep-telefonu-tamiri-devrimi/ Bursa’da 17 yıldır telefon tamirciliği ile uğraşan Doğan Seyfi Dağtaş yapay zekayı da dahil ederek icat ettiği cihaz ile “tamiri yapılamaz” denilen cep telefonlarını eski haline getiriyor.

Yapay zeka ile CNC mantığını birleştirip slikonla kaplı entegre devrelerini zarar vermeden kolaylıkla kazıyarak ana karttan çıkarabilen cihaz sayesinde tamir işlemleri daha verimli hale getirilirken tamirciler, daha önce imkansız görülen onarımları gerçekleştirdikçe gelirlerini de arttırabiliyor.

Ancak bundan daha da önemlisi vatandaşlar yeni bir cihaz almak zorunda kalmadan, mevcut cihazlarını tamir ettirip kullanmaya devam edebiliyor. Özellikle yüksek maliyetli elektronik cihazlar söz konusu olduğunda, bu durum büyük bir ekonomik rahatlama sağlıyor. Yapay zeka ile modernize edilen cihaz telefondaki arızanın komutuna göre hangi entegre üzerinde çalışacağını bilip o devrelerin üzerine gidip silikondan temizlemeye başlıyor.

Uzun yıllar cep telefonu ve elektronik eşya tamiri alanında çalışırken yaşadığı sayısız zorluk karşısında edindiği deneyimler sayesinde yeni uygulamalar geliştirip icatlar yaptığını anlatan Doğan Seyfi Dağtaş cep telefonu sektöründe yaşadığı en büyük zorluğun modern cep telefonları ve diğer elektronik cihazlarda bulunan silikonla kaplanmış entegre devrelerin tamiri olduğunu söyledi.

Bu devrelerin, cihazın daha dayanıklı ve uzun ömürlü olmasını sağlamak amacıyla tasarlanmış olsa da, tamir işlemlerinde ciddi engeller oluşturduğunu aktaran Dağtaş, “Geleneksel yöntemler bu tip bileşenlerin onarımında yetersiz kalıyordu; özellikle ısıtma yöntemleri bu silikon kaplamalı devreleri güvenli bir şekilde çıkarmayı imkansız hale getiriyordu.

İşte tam da bu noktada, yılların birikimiyle geliştirdiğim Doseer IC CNC cihazı devreye girdi. CNC mantığıyla çalışan bu cihaz, silikon kaplı entegre devreleri kazıyarak ana karttan çıkarıyor ve böylece cihazın diğer bileşenlerine zarar vermeden tamir işleminin güvenle yapılmasına imkan tanıyor. Geleneksel yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda bu cihaz, tamir sürecine yeni bir soluk getiriyor. Özellikle silikon kaplama, entegre devrelerin kazıma işlemi sırasında dikkatli bir şekilde kaldırılarak devrelerin zarar görmeden çıkarılmasını sağlıyor. Bu yenilik, sadece bireysel tamir işlemlerini kolaylaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda sektörde tamir edilemez olarak görülen cihazların onarımını mümkün kılıyor” dedi.

“Tamir edilen her cihaz ithal edilecek yeni bir cihazın önüne geçiyor”

Sürecin yalnızca bireysel kazançlarla da sınırlı olmadığını aktaran Doğan Seyfi Dağtaş “Geliştirdiğim bu teknoloji sayesinde tamir edilen her cihaz, ithal edilecek yeni bir cihazın önüne geçiyor. Bu da ülkemiz için büyük bir ekonomik avantaj sağlıyor. Milli sermaye korunmuş oluyor ve yurtdışına döviz çıkışı engelleniyor. Böylece, sadece tamir hizmeti verenlerin değil, tüm ülkenin ekonomisine olumlu bir katkı sağlanmış oluyor. Teknolojik bağımsızlık açısından büyük bir adım olan bu tür yenilikler, yerli tamir endüstrisinin güçlenmesine ve ülkemizin dışa bağımlılığının azalmasına katkı sunuyor” dedi.

Dağtaş sözlerini şu şekilde sürdürdü; “17 yıllık meslek hayatımda edindiğim tecrübe ve geliştirdiğim bu yenilik sayesinde, ülkemize hem ekonomik hem de teknolojik açıdan değer katmaya devam ediyorum. Bu cihaz, sadece bireysel başarı değil, aynı zamanda ülkemizin teknolojik altyapısına yapılan önemli bir katkıdır” – BURSA

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursada-yapay-zeka-ile-cep-telefonu-tamiri-devrimi/feed/ 0
Erzurum’da Yeni Nesil Radar Sistemi Faaliyette https://www.haber60.com.tr/erzurumda-yeni-nesil-radar-sistemi-faaliyette/ https://www.haber60.com.tr/erzurumda-yeni-nesil-radar-sistemi-faaliyette/#respond Wed, 25 Sep 2024 11:22:49 +0000 https://www.haber60.com.tr/erzurumda-yeni-nesil-radar-sistemi-faaliyette/ Erzurum trafiğinde kullanılan yapay zeka destekli radar sistemi, polislerin işini kolaylaştırıyor.

Savunma Sanayii Başkanlığının projesi kapsamında Radarsan tarafından üretilen ve Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesi envanterine giren yerli ve milli Yeni Nesil Mobil Hız Tespit Sistemi (MHTS) kentte temmuzda faaliyete başladı.

Sistem, operatöre ihtiyaç duyulmadan, tüm hava şartlarında, gece gündüz tüm araçların plaka, araç cinsi ve hız verilerini okuyabiliyor.

Yapay zeka tarafından tespit edilen araçların hız, fotoğraf ve geçiş zamanını, emniyetin PolNet (Polis Bilişim Ağı) ağına gönderen sistem, ihlal yapan araçlara ait verileri de anlık olarak trafik ekiplerine bildiriyor.

Ekipler, özellikle hız ihalelerinin yoğun olduğu noktalara araç veya tripot üzerine kurdukları kameralı sistem ile kara yollarında seyreden araçları kayıt altına alıyor.

Yakalama kararı olan sürücüyü gören sistem alarm veriyor

Sisteme özel geliştirilen yerli yazılımla kameranın yaklaşık 100 metreden gördüğü araçların plakaları ile anlık hızları otomatik olarak belirleniyor.

Ekiplerin, işini kolaylaştıran sistem, araçların sürücüsü hakkında yakalanma kararı olması durumunda da ekrana verdiği alarm sayesinde, ekiplerin şüphelileri yakalamasını sağlıyor.

İl Emniyet Müdürü Kadir Yırtar, AA muhabirine, geliştirilen sistemin her türlü hava şartında kullanabildiğini söyledi.

Radar sisteminin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca gönderildiğini belirten Yırtar, “Cihazla ekipler, denetimlerimize daha fazla özen göstermeye başladı. Günün her saatinde hız denetimlerimiz şehir içi ve şehirler arası yollarımızda devam ediyor.” dedi.

Yeni sistemin ekiplerin işini de kolaylaştırdığına işaret eden Yırtar, “Yerli ve milli cihazımız, asayiş ve diğer birimlerimizce aranan araçların plakalarını ikaz ederek ekiplerimize bildiriyor. Çok iyi bir sistem, çalışmalarımızda bize daha kolaylıklar sağlıyor. Hız denetimlerimiz artarak devam edecektir. Bu sistem araç üzerinde veya tripotla seyyar şekilde kullanılabiliyor. Araçların dikkatinden uzaklaşarak denetimimizi rahatlatacak bir sistem. Eski radar sistemlerimizde hız ölçümcü personelimizin tespitinden sonra ileride durduracak ekibe anons ediyordu, bu sistemle ihlal direkt tablete düşüyor.” diye konuştu.

Yırtar, hız ihlali polis ekibinin dikkatinden kaçsa bile sisteme düştüğünü anlatarak, “Yeni sistemimiz personel hatasını da sıfıra düşürüyor. Tasarruf amaçlı ve yazılımımızın milli olması bizim için güvenlik oluşturacaktır.” ifadesini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzurumda-yeni-nesil-radar-sistemi-faaliyette/feed/ 0
Teknoloji Yatırımcısı ve Yapay Zeka Uzmanı Ömer Asım Öztürk – Yeni Meslekler ve Fırsatlar Kapıda! https://www.haber60.com.tr/teknoloji-yatirimcisi-ve-yapay-zeka-uzmani-omer-asim-ozturk-yeni-meslekler-ve-firsatlar-kapida/ https://www.haber60.com.tr/teknoloji-yatirimcisi-ve-yapay-zeka-uzmani-omer-asim-ozturk-yeni-meslekler-ve-firsatlar-kapida/#respond Mon, 05 Aug 2024 07:24:00 +0000 https://www.haber60.com.tr/teknoloji-yatirimcisi-ve-yapay-zeka-uzmani-omer-asim-ozturk-yeni-meslekler-ve-firsatlar-kapida/ Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi, yeni mesleklerin doğuşuna zemin hazırlıyor. Türkiye'nin önde gelen yapay zeka uzmanı Ömer Asım Öztürk, bu dönüşümün detaylarını ve gelecek öngörülerini paylaştı.

Yapay Zeka, İş Dünyasını Yeniden Şekillendiriyor : Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi, iş dünyasını derinden etkilerken, yeni mesleklerin doğuşuna da zemin hazırlıyor. Türkiye'nin önde gelen yapay zeka uzmanlarından ve teknoloji yatırımcılarından Ömer Asım Öztürk, bu dönüşümün detaylarını ve gelecek öngörülerini paylaştı. Öztürk: "Yapay Zeka, İş Dünyasını Yeniden Şekillendiriyor" Ömer Asım Öztürk, yapay zekanın sadece mevcut meslekleri dönüştürmekle kalmayıp, tamamen yeni iş kolları yaratacağını vurguluyor. "Önümüzdeki on yıl içinde, bugün adını bile duymadığımız meslekler ortaya çıkacak," diyen Öztürk, eğitim çağındaki gençlerin de bu anlamda ümitsiz olmamalarına dikkat çekiyor.

Yeni Nesil Meslekler : Öztürk'ün öngördüğü bazı yeni meslek alanları şunlar:

Yapay Zeka Etik Uzmanı AI sistemlerinin etik kullanımını denetleyecek ve düzenleyecek profesyoneller.

Veri Dedektifi : Büyük veri setlerinde gizli kalmış değerli bilgileri keşfeden uzmanlar.

Dijital Bellek Yöneticisi : Kişisel ve kurumsal dijital verileri organize eden ve koruyan profesyoneller.

Robot-İnsan İş Birliği Danışmanı : İnsan çalışanlar ile AI sistemleri arasındaki iş akışını optimize eden uzmanlar.

Quantum Makine Öğrenmesi Analisti : Quantum bilgisayarlar üzerinde çalışan AI sistemlerini geliştiren ve analiz eden uzmanlar.
"Bu yeni meslekler, teknoloji ile insani değerlerin kesişiminde ortaya çıkacak," diyor Öztürk. "Örneğin, Yapay Zeka Etik Uzmanları, teknolojinin etik sınırlar içinde kalmasını sağlarken, insan haklarını ve toplumsal değerleri de gözetecek."

Eğitim Sisteminde Üniversiteler Başrolde : Eğitim konusuna da değinen Ömer Asım Öztürk: “Şu anda Türkiye'de bu yıl itibarıyla toplam 20 üniversitede yapay zeka bölümü bulunmaktadır. Bu üniversiteler arasında Hacettepe Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi gibi çeşitli devlet ve vakıf üniversiteleri bulunuyor.
Ayrıca önümüzdeki yıl için yapay zeka, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında lisans ve önlisans programları açılıyor. Bu oldukça mutluluk verici bir tablo. Yeni açılan bölümler arasında yapay zeka operatörlüğü, büyük veri analistliği, otonom sistemler teknikerliği gibi çeşitli programlar mevcut.”

Değişime Hazır Olun : Ömer Asım Öztürk, son olarak bireylere ve kurumlara şu tavsiyede bulunuyor: "Değişim kaçınılmaz. Sürekli öğrenmeye açık olun, teknolojik gelişmeleri yakından takip edin ve adaptasyon yeteneğinizi geliştirin. Yapay zeka, korkulması gereken değil, fırsata çevrilmesi gereken bir güç."

Ömer Asım Öztürk kimdir? Aslen Gaziantepli olan Ömer Asım Öztürk, yazılım dünyasında birçok alanda yatırımları ile tanınır. Teknoloji yatırımcısı ve yapay zeka uzmanıdır.

Erken Yaşlarda Yazılım ile Tanışma : Ömer Asım Öztürk, küçük yaşlarda yazılım dünyasıyla tanışarak teknoloji alanında hızlı bir başlangıç yaptı. 18 yaşına girer girmez, kendi şirketini kurarak yazılım alanındaki faaliyetlerini kurumsal alana taşıdı. Genç yaşlarda birçok seri girişimde bulunan Öztürk, başarısızlıkla sonuçlanan bu girişimlerini "başarısız girişimler koleksiyonu" olarak nitelendiriyor. Bu deneyimler, daha sonra uluslararası başarıya ulaşan projelerine zemin hazırladı.

Yazılım ve Danışmanlık Kariyeri : Öztürk, kariyerine Pattern Design ve Software Architect olarak başladı. Daha sonra Business Analyst ve Yönetim Danışmanı olarak Türkiye'nin genç ve dinamik finans kuruluşlarına ve holdinglerine yönetim danışmanlığı yaptı. Halen kurumsallaşma, yönetim organizasyonu ve dijital dönüşüm alanında danışmanlık hizmeti veriyor.

Derin Öğrenme ve Yapay Zeka : 2006 yılında yayınlanan derin öğrenme makalelerinden etkilenerek, bu alana yönelen Öztürk, 2008 yılında "Moongles" isimli bulma motorunu geliştirdi. Bu motor, farklı arama motorlarının sonuçlarını analiz ederek daha etkili bir web arama deneyimi sundu. Açık kaynak kodun gelişmesi amacıyla Mambo, Joomla ve WordPress projelerine katkılarda bulundu ve çeşitli Linux ve Ubuntu dağıtımlarına destek verdi. 2009 yılında yapay zeka, big data ve machine learning üzerine yoğunlaştı ve MapReduce ile Apache Hadoop projelerinde danışman olarak yer aldı.

Teknoloji Girişimciliği ve Soctag : 2012 yılında Soctag'ı kuran Öztürk, teknoloji geliştirmelerine odaklandı. Aynı yıl, çok boyutlu ilişkisel veritabanı mimarisi ve 2013 yılında yapay duygusal zeka mimarisini geliştirdi. Soctag’de üretilen Pilot, Revula ve CodeCon uygulamaları, yurtdışında büyük beğeni topladı. Özellikle Revula, No-code yapısı ile kolay uyarlanabilirliği, esnek yapısı ve kolay entegrasyonu sayesinde birçok profesyonel tarafından tercih edilmektedir. Pilot için geliştirilen güvenli ve performans odaklı Pilot-Service ve P-Kule altyapısı ise hala birçok web ve mobil uygulamada kullanılmaktadır.

Yatırımcı ve Yapay Zeka Uzmanı : Şu anda yatırımcı olarak birçok alanda yatırımları bulunan Ömer Asım Öztürk, yapay zekanın geliştirilmesi, iş süreçlerine entegre edilmesi ve daha etkin kullanılması için girişimlerine devam ediyor. Yapay zekanın gelecekteki potansiyelini ve iş dünyasındaki etkisini öngören Öztürk, bu alanda yaptığı yatırımlar ve geliştirdiği projeler ile sektörde öncü bir isim olmayı sürdürüyor.

Web sitesini ziyaret etmek için lütfen ilgili bağlantıya tıklayınız!

]]>
https://www.haber60.com.tr/teknoloji-yatirimcisi-ve-yapay-zeka-uzmani-omer-asim-ozturk-yeni-meslekler-ve-firsatlar-kapida/feed/ 0
Yapay Zeka Çağında Meslek Tercihleri Nasıl Şekilleniyor? https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-caginda-meslek-tercihleri-nasil-sekilleniyor/ https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-caginda-meslek-tercihleri-nasil-sekilleniyor/#respond Tue, 23 Jul 2024 07:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41573

Üniversite tercihi yapacak öğrenciler için önerilerde bulunan Prof. Dr. Yelkin Diker Coşkun, yapay zeka çağında meslek tercihlerinin değiştiğini ifade ederek, “Yapay zeka, rutin görevleri yerine getirmede çok başarılı ancak insanın duygusal zekasını ve yaratıcılığını henüz taklit edemiyor. Ancak finans, hukuk, eğitim, sosyal bilimler ve tıp alanları gelecekte hızlı dönüşüme uğrayacak sektörler olarak görülüyor” dedi.

Yüzümüzü çevirdiğimiz her yönde yapay zekanın konuşulduğu günümüzde ‘geleceğe emin adımlarla ilerleyebilmek için nasıl tercihler yapmalıyım’ sorusu üniversite tercihini yapacak öğrencilerin akıllarındaki en önemli sorulardan biri olarak öne çıkıyor. Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yelkin Diker Coşkun, yapay zeka çağında meslek tercihlerinin nasıl şekillendiğine ilişkin görüşlerini paylaştı.

“ÜLKELER KENDİ YAPAY ZEKA EKOSİSTEMLERİNİ OLUŞTURUYOR”

Yapay zekanın pek çok sektörde daha fazla kullanılır olduğunu anımsatan Prof. Dr. Coşkun, “Yapay zeka, toplumda üretkenliğin artması, sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve eğitime erişimin artması dahil olmak üzere çok sayıda olumlu değişiklik yaratma potansiyeline sahiptir. İşletmeleri ileriye taşımak, üretim süreçlerini otomatikleştirmek ve ticari anlamda değerli bilgiler sunmak konusunda çok yardımcı oluyor. Başta Uzakdoğu ülkeleri olmak üzere tüm dünyada ticaret, lojistik, üretim ve siber güvenlik dahil çeşitli sektörlerde giderek daha fazla kullanılıyor. Bu nedenle ülkeler kendi yapay zeka ekosistemlerini de oluşturuyor. Var olan mesleklerin yapay zekayla iş yapmasını destekliyorlar, böylece bu ekosistem gelişmiş hale gelecek. Dünyada yapay zeka ekosisteminde Japonya ve Çin, ön sıralarda yer alıyor. Ülkemizde de yapay zeka ekosistemi oluşturuluyor. Dolayısıyla bizde de iş alanlarında bir dönüşüm oluyor” dedi.

“MAVİ VE BEYAZ YAKALILARIN İŞ TANIMI DEĞİŞECEK”

Prof. Dr. Yelkin Diker Coşkun, yapay zekanın dünya genelinde mavi yaka olarak adlandırılan işçi sınıfının yaptığı otomasyona dayalı işler öncelikli olmak üzere 300 milyon tam zamanlı işin yerini alabileceğinin öngörüldüğünü anımsatarak şunları kaydetti:

“Yapay zekanın istihdam üzerindeki etkisi sanayi devriminden farklı olacak. Artık ‘makinelerin’ basit mekanik araçlar olmayıp, öğrenebilen ve düşünebilen insanlar gibi daha çok ‘işçi’ rolü üstlenmesi, robotlar, nesnelerin interneti ve kapsamlı veri analizine dayalı akıllı üretim faktörleri, işgücü arz ve talebinin dinamiklerini yeniden şekillendirecek. Yapay zeka belirli bir algoritması (kendine özgü sıralı bir mantığı) olan her işe ilişkin çalışma yapabilmektedir. Bu yeteneğini zamanla artıracağı ve analitik düşünmeye dayalı işleri yapan, nitelikli iş gücü olarak anılan beyaz yakalıların iş alanlarını da dönüştüreceği öngörülüyor. Dolayısıyla mavi ve beyaz yakalıların iş tanımı değişecek.”

EĞİTİM PROGRAMLARI DÖNÜŞECEK

Tüm bu gelişmelere paralel olarak eğitim sistemlerinin de dönüşeceğinin altını çizen Coşkun, “Anaokulundan üniversiteye tüm eğitim kurumlarının bu işlerin gerektirdiği nitelikte insanlar yetiştirme süreci de dönüşüme girecek. Bu da kariyer planlaması yapacak olan adayların göz önünde bulundurması gereken önemli bir durum” diye konuştu.

DUYGUSAL ZEKA VE YARATICILIĞI TAKLİT EDEMİYOR

Üniversite adaylarına günümüzdeki mesleklerin yok olmayacağı ancak hızlı bir dönüşüm geçireceği mesajını veren Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Coşkun, “Örneğin finans, hukuk, eğitim, sosyal bilimler ve tıp alanları gelecekte hızlı dönüşüme uğrayacak sektörler olarak görülüyor. Yükseköğretim programları ders içeriklerini, uygulamalarını yaşam boyu öğrenme felsefesine uygun ve yapay zeka odaklı hale getirebilirse bu global dönüşüme uygun mezunlar yetiştirebilir. Yapay zeka, rutin görevleri yerine getirmede çok başarılı ancak insanın duygusal zekasını ve yaratıcılığını henüz taklit edemiyor” ifadelerini kullandı.

“ÜNİVERSİTENİN PROGRAMLARININ GÜNCELLİĞİNİ KONTROL EDİN”

Coşkun, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Öncelikle mühendislik gibi teknik alanların alt uzmanlıklarının programlara entegre edilmesi, iletişim, problem çözme ve işbirliği gibi sosyal becerilerin kazandırılması için yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Alt uzmanlık alanlarının eğitiminin ortaöğretimde başlaması daha kritik öneme sahip olacak. Örneğin dijital beceriler, yeşil beceriler olarak adlandırılan sürdürülebilirlikle ilgili becerilerin yapay zeka ile entegre biçimde eğitime kazandırılması önce üniversite daha sonra ortaöğretim programlarındaki derslerde kendine yer bulması gerekir. Adaylar tercih döneminde üniversite ve programları bu bakış açısı ile değerlendirmeli. İlgi duydukları, yetenekleri olan alanla ilgili yükseköğretim programının güncel, yenilikçi teknik düzenlemeleri yapıp yapmadığı, uygulama becerilerini yapay zekaya uyumlu hale getirip getirmediği, soft beceriler denilen düşünme ve iletişim becerileri gibi becerileri iş alanında uygulama ile ilgili sunulan olanaklara dikkat etmeliler.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-caginda-meslek-tercihleri-nasil-sekilleniyor/feed/ 0
Yapay Zeka ile Eğitim Yeniden Şekillenecek https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-ile-egitim-yeniden-sekillenecek/ https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-ile-egitim-yeniden-sekillenecek/#respond Tue, 23 Jul 2024 06:57:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41534

DÜNYAYI her alanda etkileyen yapay zekayla eğitim de yeniden şekillenecek. BAU Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ergün Akgün, yeni teknolojiyle öğrenci başarısının öngörülebileceğini söyledi.

Birçok alan ve sektörde kullanılmaya başlanan yapay zeka teknolojilerinin eğitimi nasıl etkileyeceği merak konusu oldu. BAU Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ergün Akgün, yapay zeka tabanlı öğrenci verilerine dayalı rehberlikle öğrenme deneyiminin kişiselleştirileceğini böylelikle öğrencilere daha etkili eğitim verileceğini dile getirerek bilgiler verdi.

Yapay zeka ile öğrenci başarısını öngörebilecek teknoloji geliştiğini söyleyen Doç. Dr. Ergün Akgün, “Yapay zeka, bugün bildiğimiz ya da alışageldiğimiz sınıfın dört duvarıyla sınırlandırılmış öğrenme deneyimin ötesine geçilebilecek. Yapay zeka tabanlı öğrenci verilerine dayalı rehberlik sunarak öğrenme deneyimleri kişiselleştirilecek, böylelikle öğrencilere daha etkili bir öğrenme deneyimi sunulurken öğretmenlerin iş yükü azalacak. Yapay zeka teknolojisinin kullanımının artması ile birlikte birçok meslek grubunun yok olması öngörülse de öğretmenler, yapay zekanın entegrasyonunu sağlayacak ve öğrencileri yönlendirecek uzmanlar olarak varlıklarını sürdürecekler” dedi.

Yapay zekanın bugün yaşamın her alanında köklü değişimlerin kapısını araladığını, eğitimin de bu köklü değişimden doğrudan etkileneceğini vurgulayan Akgün, bu değişime hızlı adapte olabilmek için çeşitli müfredat geliştirme çalışmalarının, öğretmen eğitimlerinin ve bu konuda politika geliştirme faaliyetlerinin son dönemde oldukça hız kazandığını söyledi.

YAPAY ZEKA ÖĞRENCİLERİN BAŞARISINI TAHMİN EDEBİLECEK

Doç. Dr. Akgün, yapay zeka uygulamalarının veriye dayalı öğrenci başarısı analizi ve tahmini, kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimi, öğrenme içeriği oluşturma ve otomatik değerlendirme sunma gibi eğitimin temeli olarak kabul edilen aşamaları kullanıyor olabilmesinin heyecan verici bir gelişme olduğunu belirti. Yapay zeka ve büyük veri algoritmalarının geçmiş öğrenme deneyimine ait çeşitli veriler üzerinden öğrencilerin gelecekteki başarısını yüksek doğrulukta tahmin edebileceğine dikkat çeken Akgün, yapay zeka tabanlı tahminlerin, veriye dayalı rehberlik sunarak öğrenme deneyimlerini kişiselleştireceğini ifade etti.

Bu sistemin her öğrencinin öğrenme hızına uygun destek sağlayarak başarılarını artıracağını söyleyen Doç. Dr. Akgün, “Yapay zekanın, başarısı öngörülen öğrencilerin bir üst seviyeye çıkması için daha doğru bir rehberlik ve yönlendirme sağlıyor olması heyecan verici bir gelişme. Yapay zeka, bugün bildiğimiz ya da alışageldiğimiz sınıfın dört duvarıyla sınırlandırılmış öğrenme deneyiminin ötesine geçilebilecek. Öğretmenler, yapay zekanın sunduğu taslak üzerinde çalışarak yüksek kalitede öğretim materyali oluşturabilecek. Böylece öğretmenlerin geleneksel yöntemlere kıyasla çok daha kısa sürede daha nitelikli ürün ortaya koyabilmesine katkı sağlayacak. Bunların yanı sıra yapay zeka tabanlı ödev ve sınav değerlendirme sistemleri, insandan kaynaklı hataları minimize ederek öğrencilere daha hızlı ve kapsamlı geri bildirim sağlayarak öğrenme sürecini hızlandırabilir. Bu teknoloji, öğrencilere daha etkili bir öğrenme deneyimi sunarken öğretmenlerin de iş yükünü azaltarak daha yaratıcı ürünler geliştirmeye yönlendirebilecek” diye konuştu.

YAPAY ZEKANIN FIRSAT VE RİSKLERİ DİKKATLE ANALİZ EDİLMELİ

Yapay zekanın sunduğu fırsat ve risklerin dikkatlice analiz edilmesi gerektiği konusunda da uyarıda bulunan Doç. Dr. Akgün, yapay zekanın başarısının doğrudan veriyle ilişkili olduğunu ve artan yapay zeka kullanımıyla birlikte veri güvenliği ve gizliliği endişelerinin önem kazanacağını belirterek, özellikle eğitimde kullanılan yapay zeka uygulamalarında öğrenci verilerinin korunmasının kritik olduğunu ve yetkisiz erişime izin verilmediğinden emin olunmasının önemli olduğunu söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-ile-egitim-yeniden-sekillenecek/feed/ 0
Türk Mühendisler, Yapay Zeka Destekli Orman Yangın Tehlikesi Değerlendirme Sistemi Geliştirdi https://www.haber60.com.tr/turk-muhendisler-yapay-zeka-destekli-orman-yangin-tehlikesi-degerlendirme-sistemi-gelistirdi/ https://www.haber60.com.tr/turk-muhendisler-yapay-zeka-destekli-orman-yangin-tehlikesi-degerlendirme-sistemi-gelistirdi/#respond Thu, 18 Jul 2024 07:33:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40444

SİVAS Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) Mühendislik Fakültesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Önder Gürsoy ve öğrencisi İzzet Ersoy tarafından, İngilizce ismi ‘Forest Fire Danger Assessment System’ (FoFİDAS) olan ‘Orman Yangın Tehlikesi Değerlendirme Sistemi’ adlı yapay zeka destekli bir erken uyarı sistemi geliştirildi. FoFİDAS’ın yüzde 95 doğruluk payıyla çalıştığını belirten Doç. Dr. Önder Gürsoy, “Hem harita mühendisliğinin kullandığı coğrafi bilgi, uzaktan algılama teknolojilerini hem de yapay zeka ve derin öğrenme gibi yöntemleri bir araya getirerek bir yangın tehlike risk değerlendirme sistemi oluşturduk” dedi.

SCÜ Mühendislik Fakültesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Önder Gürsoy ve öğrencisi İzzet Ersoy, orman yangınlarının yol açtığı kayıplardan etkilenerek yangına müdahale süresini en aza indirmeyi amaçlayan FoFİDAS isimli yapay zeka destekli bir erken uyarı sistemi geliştirdi. İzzet Ersoy’un Doç. Dr. Önder Gürsoy danışmanlığında ve Dr. Öğretim Üyesi Emre Ünsal’ın yapay zeka desteğiyle yüksek lisans tezi olarak yayınlanan çalışması, yaklaşık 2,5 yıl süren hazırlık sonrasında hayata geçti. Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında kurulan sistem, makine öğrenmesi algoritması kullanılarak test edildi ve yüzde 95’lik doğruluk elde edildi. Önceki yıllarda yaşanan ve felaketle sonuçlanan yangınların büyük çoğunluğu, sistem tarafından oluşturulan haritalardaki yüksek ve çok yüksek riskli alanlarda kaldığı görüldü. Yükseklik, eğim, bakı, arazi örtüsü, ağaç kapalılığı, ağaç gelişme çağları, sıcaklık, nem, rüzgar hızı, yağış, yollara uzaklık, yerleşim yerlerine uzaklık ve tarım alanlarına uzaklık gibi 13 farklı parametreye ait bilgilerin işlenmesiyle çalışan sistem, bölgeye ait yangın risk haritasını oluşturuyor.

‘KAYIPLARI FELAKET BOYUTUNA ULAŞMADAN ENGELLEMİŞ OLACAKLAR’

Orman yangınlarından kaynaklanan zararları en aza indirmeyi hedeflediklerini belirten Doç. Dr. Önder Gürsoy, “Hem harita mühendisliğinin kullandığı coğrafi bilgi, uzaktan algılama teknolojilerini hem de yapay zeka ve derin öğrenme gibi yöntemleri bir araya getirerek bir yangın tehlike risk değerlendirme sistemi oluşturduk. Yangınla mücadele ekiplerinin basit, hızlı ve etkin şekilde kullanabileceği yaklaşık yüzde 90-95 doğrulukta veri sunan, bunu görsel olarak da bize sağlayan bir sistem oluşturduk. Bir tehlikeyi fark ederseniz buna müdahale edeceğiniz zamanı da ayarlayabilirsiniz. Yangınla mücadele ekiplerinin daha çok odaklanacakları bölgeleri meteorolojik verilerle dinamik bir şekilde yapmaları da bu çalışmayla birlikte daha kolay olacaktır. Yangının çıkma potansiyelinin en fazla olduğu bölgelere ne kadar çok odaklanılırsa, hem yangını önleme hem de bir yangın oluşumunda hızlı bir şekilde müdahale ederek kayıpları felaket boyutuna ulaşmadan engellemiş olacaklar” diye konuştu.

‘YÜZDE 90’IN ÜZERİNDE DOĞRULUKLA YANGINLARI SINIFLANDIRDIĞINI GÖRDÜK’

Sistemin veriler ışığında başarılı şekilde çalıştığına değinen Dr. Öğretim Üyesi Emre Ünsal, “Makine öğrenmesi algoritmasının doğruluklarına baktığımızda yüzde 90’ın üzerinde bir doğrulukla yangınları sınıflandırdığını gördük. Bu da makine öğrenmesi ve yapay zeka algoritmalarının aslında bu tarz yangın sınıflandırma sistemlerinde kullanılabileceğinin bir göstergesi oldu. İlerleyen çalışmalarda bunu Türkiye geneline yayarak, meteorolojik veriler kullanılarak farklı noktalardaki yangınların da değerlendirilmesinde makine öğrenme teknolojilerinin kullanılabileceğini de göstermiş oldu” ifadelerini kullandı.

‘BENZER ÇALIŞMALARDAN ÖNE GEÇMİŞTİR’

FoFİDAS’ın dünyadaki diğer erken uyarı sistemlerinden farkını vurgulayan yüksek lisans öğrencisi İzzet Ersoy ise “Bu çalışma dünyada yapılan diğer örneklerine bakıldığında 13 parametrenin bir arada çalışması, yapay zekanın dahil edilmesi ve arayüz kullanılarak sadece bilgi sahibi kişilerin kullanmasından ziyade her kesimden insanın kullanabileceği bir sistem haline dönüştürülmesi amacıyla benzer çalışmalardan öne geçmiştir. Bu çalışmanın önemi yangın çıkmadan riskli bölgelerin belirlenip ekiplerin yangına müdahale etmesi, bu noktalara önemi artırmasını amaçlıyoruz. En değişken faktörlerimiz, meteorolojik faktörler. İnsan faktörü çok fazla değişmiyor. Bitki örtüsü, oradaki yerleşim yerleri, topografya değişmiyor. Ancak meteorolojik faktörler, dinamik faktörler. Bu faktörler değiştiği zaman anlık olarak bu veriler sisteme entegre edilirse daha doğru ve güncel sonuçlar elde edilecektir” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-muhendisler-yapay-zeka-destekli-orman-yangin-tehlikesi-degerlendirme-sistemi-gelistirdi/feed/ 0
27. Pazarlama Kongresi Yapay Zeka Temasıyla Son Buldu https://www.haber60.com.tr/27-pazarlama-kongresi-yapay-zeka-temasiyla-son-buldu/ https://www.haber60.com.tr/27-pazarlama-kongresi-yapay-zeka-temasiyla-son-buldu/#respond Tue, 04 Jun 2024 01:03:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34723 Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen 27. Pazarlama Kongresi yoğun bir katılımla sona erdi.

Ulusal ve uluslararası ölçekte pazarlama biliminin gelişmesine katkı sağlamayı amaçlayan kongrenin bu yıl ki ana teması “Pazarlamada Yapay Zeka” olarak belirlendi. Günümüzde her alanda olduğu gibi pazarlama alanında da dijital ve teknolojik değişimlerin etkisinin hızla arttığının görülmesi ve bu değişimin bir sonucu olarak tüketicilerin istek ve ihtiyaçlarının yönetimi geleneksel pazarlama stratejilerinden farklılaşmayı ve sürece yeni bir bakış açısı ile yaklaşmayı gerektirdiği vurgulanan kongrede özellikle son dönemde yapay zekanın pazarlamada kullanımı dikkat çeken bir araştırma sahasına dönüştüğü belirtildi.

30 Mayıs – 1 Haziran 2024 tarihleri arasında büyük bir katılımla düzenlenen kongre, hem akademik çevrelerden hem de iş dünyasından birçok önemli ismi bir araya getirerek, yapay zeka teknolojilerinin pazarlama stratejilerine olan etkisini kapsamlı bir şekilde ele aldı.

Yapay Zeka, Önemli Adımların Atılmasına Yardımcı Olacak

Kongrenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Vali Yardımcısı Çelik, “Şehrimizde böylesine etkili bir organizasyona ev sahipliği yapacak olmanın bahtiyarlığıyla bu yıl kongreye ana tema olarak seçilen ‘Yapay Zeka’ gibi günümüzde her alanda etkisini hızla hissettiğimiz çok önemli bir konunun ele alınacak olması bizleri ziyadesiyle heyecanlandırmaktadır” dedi.

Vali Yardımcısı Çelik konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Uzman akademisyenlerin ve gelişimin en güçlü temsilcisi olan öğrencilerin bir araya gelmesiyle çok değerli bilgilerin paylaşılacağı bu kongreye kaynak teşkil eden konuları anlamak ve üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmek; ülkemizin geleceği için yapay zeka alanında önemli adımlar atmamıza yardımcı olacaktır. Hep birlikte her alanda olduğu gibi pazarlama alanında da hızla etkisinin arttığı gözlemlenen dijital ve teknolojik değişimleri takip ederek ülkemizin başarılarına yeni başarılar ekleyebiliriz.”

Kongrede, Yapay Zekanın Pazarlama Alanında Sunduğu Yeniliklerin Altı Çizildi

Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. T. Şükrü Yapraklı ise kongrenin sonunda yaptığı açıklamada, Atatürk Üniversitesinin böyle prestijli bir etkinliğe ev sahipliği yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, yapay zekanın pazarlama alanında sunduğu yenilikler ve fırsatların altını çizdi. Bu tür teknolojik gelişmelerin Erzurum gibi gelişmekte olan şehirler için büyük bir potansiyel taşıdığını vurgulayan Yapraklı, 3 gün boyunca devam eden etkinlikte alana yönelik önemli başlıkların ele alındığını ve yaşanan sorunlar ile çözümlerine odaklanıldığını ifade ederek verimi yüksek bir kongre geçirildiğini dile getirdi.

Konuyla ilgili görüş ve önerilerini dile getirmek için kürsüye çıkan Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin özer ise çağın imkanlarına yönelik gerçekleştirilen bu kongrenin hayırlara vesile olmasını dileyerek göstermiş olduğu yakın ilgi ve destek için Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı ile tüm katılımcılara teşekkür etti ve bir sonraki kongrede buluşma temennisi ile değerlendirmesini sonlandırdı.

Kongre, Türkiye ve dünyanın dört bir yanından gelen akademisyenler, araştırmacılar ve sektör profesyonellerinin katılımıyla zengin bir içeriğe ev sahipliği yaptı. Katılımcılar, yapay zeka uygulamalarının pazarlama stratejilerinde nasıl kullanılabileceğine dair birçok sunum ve panel gerçekleştirdi. – ERZURUM

]]>
https://www.haber60.com.tr/27-pazarlama-kongresi-yapay-zeka-temasiyla-son-buldu/feed/ 0
İzmir Fen Lisesi Öğrencisi Yapay Zeka ile Geliştirdiği Gitar Modeliyle Ödül Aldı https://www.haber60.com.tr/izmir-fen-lisesi-ogrencisi-yapay-zeka-ile-gelistirdigi-gitar-modeliyle-odul-aldi/ https://www.haber60.com.tr/izmir-fen-lisesi-ogrencisi-yapay-zeka-ile-gelistirdigi-gitar-modeliyle-odul-aldi/#respond Mon, 03 Jun 2024 22:12:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34604 İzmir Fen Lisesi 12. sınıf öğrencisi Burak Sina Akbudak, geliştirdiği klasik gitar için eser üretebilen yapay zeka modeliyle ABD’deki bilim ve mühendislik yarışmasından ödülle döndü.

Çocukluk döneminden bu yana müzikle ilgilenen Akbudak, yaklaşık 9 yıldır da klasik gitarla çalışmalar yapıyor.

Gitar kompozisyonlarında takıldığı melodik ve armonik yapılar için arayışlara başlayan Akbudak, geçen yıl bu sorunu son dönemlerde oldukça popüler olan yapay zeka sistemleri aracılığıyla çözebileceğini düşünerek proje hazırladı.

Eğitmenlerinin de desteğini alan Akbudak, herhangi bir girdi vermeden yeni parçalar üretebilen veya başlangıç girdisi olarak verilen notaları takip eden, melodik ve armonik yapıyı koruyarak yeni eserler üretebilen yapay zeka modeli oluşturdu.

Söz konusu model, şarkı ve beste yapabilen diğer yapay zeka uygulamalarından farklı olarak klasik gitar özelinde çalışırken müzikal yönden daha güçlü ve hızlı eserler üretebiliyor.

Uygulama aynı zamanda parçanın gitar üzerinde ne kadar çalınabilir olduğunu da hesaplıyor.

Burak Sina Akbudak, hazırladığı “Yapay Zeka ile Oluşturulan Müzik Açısından Zengin Klasik Gitar Parçaları Projesi” ile 11-17 Mayıs’ta ABD’nin Los Angeles şehrinde düzenlenen Uluslararası Regeneron ISEF Bilim ve Mühendislik Yarışması’nın “Teknolojiyle Sanat Üretimi” kategorisinde ikinci olmayı başardı.

“Müzisyen kesimin oldukça ilgisini çeken bir proje oldu”

Akbudak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilkokulda gitar çalmaya başladığını, ailesinin desteğiyle vakıf kuruluşu olan bir okulda yaklaşık 3 yıl öğretmeniyle çalışmalara devam ettiğini söyledi.

Kendi kompozisyonlarını yazarken yaşadığı “yeni melodi ve armoni bulma sıkıntısı” nedeniyle yapay zeka yöntemine başvurduğunu anlatan Akbudak, “Mevcut yapay zekalarda klasik gitar özelliği bulunmaması ve özellikle barok dönem hakkında yeterince bilgi sahibi yapay zekanın bulunmaması beni projeyi yapmaya yöneltti.” dedi.

Liseli müzisyen, bu sayede uluslararası proje yarışmasında ülkesini en iyi şekilde temsil etmeye çalıştığını ve ödül aldığı için mutlu olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

“Bu proje, müzik üretimi sürecinde oldukça yenilikçi sistemler ortaya koymakta. Müzik modelleme kısmında, müziğin üretimi kısmında ve müziğin ne kadar güzel olduğu konusunda üç tane farklı büyük yenilik getirmekte. Bu projenin amaçlarından en büyüğü, müzisyenlerin yeni fikirler bulmak amacıyla kullanabilecekleri bir araç olması diyebilirim. Genel olarak eğlence sektöründe müzik üretimi esnasında, herhangi bir alanda kullanılabilir. Projemin ana odak noktası, müzik üretiminde ilk önce belirli bir girdi vererek, modelimize o girdinin devamını getirmesini sağlayabiliyoruz ancak bir girdi vermek zorunluluğumuz da bulunmuyor. Sıfırdan daha önce kimsenin duymamış olduğu parçalar da üretebilmek mümkün.”

Çalışmalarının yaklaşık 2 yıl sürdüğünü, üniversitede de bu alan üzerine çalışmak istediğini dile getiren Burak Sina Akbudak, “Özellikle mesela insan sesinin üretildiği modeller aracılığıyla çalışmayı hedefliyorum. Üç fuara katılma şansı elde ettim, müzisyen kesimin oldukça ilgisini çeken bir proje oldu. Teknik kısımla ilgilenen jüriler de güzel sorular sordu, güzel bir proje olduğunu birden fazla kez duydum.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-fen-lisesi-ogrencisi-yapay-zeka-ile-gelistirdigi-gitar-modeliyle-odul-aldi/feed/ 0
Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç, AI Tomorrow Summit 2024 etkinliğinde konuştu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/turkcell-genel-muduru-ali-taha-koc-ai-tomorrow-summit-2024-etkinliginde-konustu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/turkcell-genel-muduru-ali-taha-koc-ai-tomorrow-summit-2024-etkinliginde-konustu-aciklamasi/#respond Sat, 25 May 2024 22:48:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33108 Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, iş dünyasındakiler ile girişimcilerin mutlaka yapay zekayı bilmesi gerektiğini belirterek, “Yapay zekayı kullananlar, kullanmayanların yerini alacak. Bizim yapmamız gereken, yapay zekayı üretmenin yanında onu kullanmayı da öğretebilmek.” dedi.

“Gelecekteyiz” sloganıyla bu yıl 6’ncısı düzenlenen AI Tomorrow Summit 2024 etkinliği, Ankara Bilkent Otel ve Konferans Merkezi’nde devam ediyor.

Koç, etkinliğin ikinci gününün açılışında yaptığı konuşmada, hayatı ve kariyeri boyunca hep teknolojiyle beraber olduğunu ve bu alanda 63 patenti bulunduğunu söyledi.

Başarıya giden en önemli yollardan birinin hayal etmek olduğunu vurgulayan Koç, şöyle konuştu:

“Dünyanın hayal edenlere ihtiyacı var ama hayal ettiklerini gerçekleştirenlere daha çok ihtiyacı var. İşte AIPA da bir hayal olarak kuruldu ama artık hayal ettiklerini gerçekleştiren bir ekip. Bu kadar güzel, kaliteli, içerik dolu konferansları gerçekleştirebilecek duruma geldi.”

“Yapay zekanın iş süreçlerinde birçok şeyi değiştirdiğini görebiliyoruz”

Koç, yıllar boyunca insanın hayal ettiklerini gerçekleştirme kapasitesinin arttığına dikkati çekerek, teknolojinin insanlara hayal ettiklerini gerçekleştirme anlamında çok büyük destek sağladığını dile getirdi.

Sibernetik biliminin kurucusu El Cezeri’nin bilim dünyasına katkılarına işaret eden Koç, onun, yaşadığı dönemde hayal ettiği şeyi gerçekleştirdiğini söyledi.

Koç, El Cezeri ve onun gibi birçok araştırmacının etkisiyle üretken yapay zekalı robotların gelişiminin yavaş yavaş ilerlediğini belirterek, “Şu anda artık üretken yapay zekalı robotlar iş yapıyor, fabrikalarda çalışıyor, otonom sürüşlü araba kullanıyor. Hayal etmeyle başlayan yapay zekanın iş süreçlerinde ve iş yapış şeklimizde birçok şeyi değiştirdiğini görebiliyoruz.” dedi.

Eskiden 10 yılda bir olan büyük değişimlerin artık aylık, haftalık hatta günlük periyotta gerçekleşebildiğini belirten Koç, yapay zekadan kuantum teknolojilerine kadar artırılmış bağlantılı iş gücünden her zaman ve her yerde güvenilir olan bulut erişimine kadar birçok teknolojinin insan hayatında olduğunu ifade etti.

“Yapmamız gereken, yapay zekayı kullanmayı da öğretebilmek”

Koç, yapay zeka ve teknolojiden konuşulurken ortaya çıkan en önemli sorulardan birinin de “üretken yapay zekanın insanın yerini alıp alamayacağı” olduğunu söyledi.

Bu soruya çok net cevap verdiğini belirten Koç, şöyle devam etti:

“Yapay zeka, insanın potansiyelini daha da geliştiren, insana destek olan bir şeydir. Kesinlikle ve kesinlikle insanın yerini almayacak ama şunu mutlaka bilmemiz gerekiyor ki yapay zekayı kullananlar, kullanmayanların yerini alacak. Bizim yapmamız gereken, yapay zekayı üretmenin yanında onu kullanmayı da öğretebilmek. Eğer siz de iş dünyasındaysanız veya bir girişimciyseniz mutlaka yapay zekayı bilmeniz gerekiyor.”

Bu durumun sadece insanlar için değil, şirketler için de geçerli olduğunu dile getiren Koç, yapay zeka kullanan şirketlerin, kullanmayanların önüne geçeceğini söyledi.

Koç, bu nedenle 2027’de her 4 şirketten 3’ünün üretken yapay zekayı kullanmasının beklendiğine işaret ederek, “Yani artık şirketlerin de olmazsa olmazı yapay zeka olacak.” ifadesini kullandı.

2027’de üretken yapay zeka modellerinin yüzde 50’sinin fonksiyonel olmasının beklendiğini belirten Koç, şu değerlendirmede bulundu:

“Şu anda yapay zekanın, özellikle de üretken yapay zekanın her şeyi yapabileceği düşünülüyor ama artık fonksiyon yapay zekaların üretilmeye başladığını görüyoruz. Yani her şeyi yapan yapay zekadan, bir şeyi çok iyi yapan yapay zekaya doğru bir geçiş var.”

Koç, gelinen noktada yeterince geliştirilmiş bir teknolojinin gerçekten sihirden ayırt edilemediğini vurguladı.

Yapay zeka konusunda karşılarına büyük bir sorumluluğun çıktığını belirten Koç, şunları ifade etti:

“Bu ne? Yapay zekayı nasıl eğiteceğiz? Yapay zeka aslında bir çocuk gibi. Onu nasıl eğitirseniz ortaya çıkan sonuç o oluyor. Yapay zekayı eğitirken hangi veri setiyle ve hangi algılarla eğitildiğini bilmemiz gerekiyor. Biz kullanmayı öğrendik ama kullandığımız şeyin hangi veri setiyle eğitildiğini bilmemiz gerekiyor. Kesinlikle yapay zeka algoritmalarının nasıl bir veri setiyle eğitildiği konusunda bizlere bilgi verilmesi gerekiyor. Çünkü onu bilmeden çıkan sonuca güvenebilmemiz bence hepimiz için çok büyük bir sorun teşkil edecektir.”

“Veri gizliliği bizim için çok değerli”

Yapay zekada ortaya çıkabilecek sorunları örneklerle anlatan Koç, bu teknolojilerde insan faktörünün önemli olduğunu dile getirdi.

Koç, yapay zeka algoritmalarında hangi veri setlerinin kullanıldığının bilinmesi hususunda etik değerlerin öne çıktığını söyledi.

Turkcell olarak etik değerleri oluşturan bir algoritma yaptıkları bilgisini veren Koç, ” Türkiye’de yapay zeka etik değerlerinin bir dokümanı olan tek şirketiz diyebilirim. Turkcell’de bir yapay zeka teknolojisi geliştirilecekse sorulan bazı şeyler var. Öncelikle ‘Siz bu verileri nasıl topladınız? Bu verileri toplarken rıza aldınız mı?’ Elbette ön yargılardan arınılmış olmasını sağlamak ve veri gizliliği bizim için çok değerli.” diye konuştu.

“Artık bir çağ dönüşümüne doğru gidiyoruz”

Koç, son teknolojik gelişmelerle birlikte artık iş hayatında “yaka”ların da değiştiğini, mavi ve beyaz yakanın yanına dijital metal yakanın eklendiğini belirtti.

Artık makinelerin de iş yapmaya başladığına dikkati çeken Koç, Turkcell’in yüzlerce dijital metal yakaya sahip olduğunu ifade etti.

Koç, geçen yıl Turkcell’de 2 bin kalem işi dijital metal yakaların yaptığını söyledi.

Tekrarlanabilir özelliğe sahip işleri artık insanların değil, yapay zekayla geliştirilmiş dijital metal yakalı robotların yapması gerektiğini vurgulayan Koç, artık nesnelere de hizmet vermeye başladıklarını dile getirdi. Koç, şöyle devam etti:

“Sadece insanlara değil nesnelere de hizmet veriyoruz. Artık bir çağ dönüşümüne doğru gidiyoruz. Bu çağ dönüşümünün ismine de ‘Birliktelik Çağı’ deniliyor. Peki ‘Birliktelik Çağı’ ile neyi kastediyoruz? Eski çağlarda sadece insanlar iletişim kurarken artık insanların nesnelerle de iletişim kurduğu bir çağa gidiyoruz.”

Koç, artık iş yapış şekilleriyle insanların da hayatlarını hem nesnelerle hem de dijital metal yakalarla uyumlu bir şekilde idame ettirmesi gerektiğini vurguladı.

Hem Turkcell’den hem de tüm teknoloji firmalarından her zaman, her yerde en yüksek kalitede bağlantı istenildiğini ifade eden Koç, Turkcell’in 30’uncu yılını kutladığını, bu dönemde her zaman, her yerde en kaliteli bağlantıyı kendilerinin sağladığını söyledi.

“Artık nesneler de bağlantı kurmak istiyor”

İnsanların bağlantı kurmaktan ve bağlantılı kalmaktan vazgeçemediklerini belirten Koç, sabah kalktığında herhangi bir şeye bakmadan ilk olarak cep telefonuna bakanların “dijital obez” olarak tanımlandığını dile getirdi.

Koç, şunları kaydetti:

“Artık bağlantılı kalmaktan kurtulamıyorsunuz. Soruyorum size, gece 8 saat uyuduğunuz sürede dünyada ne olmuş olabilir? Sosyal medyada ne olmuş olabilir? Hemen gece boyunca ne olduğunu merak ediyoruz. İşte insanımız bağlantılı kalmaktan ve bağlantı kurmaktan vazgeçemiyor. Sadece insanımız mı? Hayır. Artık nesneler de bağlantı kurmak istiyor. 2030’a geldiğimiz zaman 40 milyar tane nesnenin bağlantılı olacağı düşünüyoruz.”

8,5 milyar insanın olduğu bir yerde, 40 milyar nesnenin çok büyük bir market oluşturacağına işaret eden Koç, önemli olanın, bu iki grubun beraber nasıl çalışacağını keşfetmek olduğunu söyledi.

Koç, burada şirketlere büyük görev düştüğünü ifade ederek, girişim ve teknoloji şirketlerinin buna ayak uydurması ve bununla ilgili teknolojik yatırımlar yapması gerektiğini dile getirdi.

Turkcell olarak böyle bir çalışmayı başlattıkları bilgisini veren Koç, 30’uncu yıl mottolarının “Turkcell her şeyle çalışıyor, herkes Turkcell’le çalışıyor” olduğunu söyledi.

” Türkiye Yüzyılı’nı dijitalin yüzyılı haline getireceğiz”

Koç, Turkcell’in bir girişim yatırım fonu kurduğunu da belirterek şunları söyledi:

“Burada belki birçok arkadaşımız girişimci ve şirketlerini kuruyorlar. Bizler de sizlere destek olmak için mutlaka ve mutlaka Turkcell’e gelin diyoruz. Girişimci yatırım fonumuzla beraber sizleri daha fazla desteklemeyi ve büyüme sürecinize katkıda bulunmayı istiyoruz. Yüzde 3-5 oranını geçmeyeceğiz. Sizleri elimizden geldiğince destekleyerek daha büyük olmanızı sağlayacağız. Hedefimiz, melek yatırımcı olarak sizlere bir anlamda can suyu olabilmek.”

Girişimcilere tavsiyelerde bulunan Koç, girişimcilerin öncelikle kendi fikirlerine kendilerinin ikna olması gerektiğini ifade etti.

Koç, karşılaştığı birçok girişimin fikrini içtenlikle benimsediğini, bunun ise bir anlamda rasyonelliği ortadan kaldırdığını dile getirdi.

Girişim ekosisteminin tek kişilik bir alan olmadığını belirten Koç, kişiye değil, takıma yatırım yaptıklarını söyledi.

Koç, herkesin yapay zekayla ilgili bir şeyler yapmaya çalıştığını, bunların çoğunun düzgün kullanılamadığını ifade etti.

Öncelikle var olan yapay zeka algoritmalarını düzgün kullanabilecek ve onları doğru eğitebilecek hale gelinmesi gerektiğine işaret eden Koç, şöyle dedi:

“Bundan sonra doğal bir işlemeyi üretmemiz gerekiyor. Yapılan çalışmaları çok yakından takip ediyor ve destekliyoruz ancak ayaklarımızın yere basması da önemli. Geldiğimiz günden beri ‘Turkcell eşittir teknoloji’ diyoruz ve teknolojiye yatırım yapmaya da devam edeceğiz. 1500’ün üzerindeki AR-GE personelimizle ve sizlerle beraber teknolojiyi takip eden değil, geliştiren bir ülkeye doğru yol almak için elimizden geleni yapacağız. Türkiye Yüzyılı başlarken Turkcell olarak dijitalin yüzyılında da var olacağımızı ve Türkiye Yüzyılı’nı dijitalin yüzyılı haline getireceğimizi söylüyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkcell-genel-muduru-ali-taha-koc-ai-tomorrow-summit-2024-etkinliginde-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Milli Eğitim Bakanı, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatta değişiklikler yaptıklarını açıkladı https://www.haber60.com.tr/milli-egitim-bakani-turkiye-yuzyili-maarif-modeli-ile-mufredatta-degisiklikler-yaptiklarini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/milli-egitim-bakani-turkiye-yuzyili-maarif-modeli-ile-mufredatta-degisiklikler-yaptiklarini-acikladi/#respond Sat, 25 May 2024 22:33:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33098 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile güncel gelişmelere ayak uyduran bir müfredat hazırladıklarını söyledi. Bakan Tekin, yeni müfredat modelinde dijital okuryazarlık ve yapay zeka uygulamalarının eğitim öğretim süreçlerinde uygulanabilmesi için önemli değişiklikler yapıldığını açıkladı.

Teknopark İstanbul’da düzenlenen Eğitimde Yapay Zeka Uygulamaları Uluslararası Forumu’na katılan Bakan Tekin, dünyanın değişen koşullarına adapte olmanın önemine dikkat çekti. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Teknopark İstanbul arasında iş birliği protokolünün de imzalandığı forumda konuşan Bakan Tekin, teknolojiyi kullanırken insani değerlerden de uzaklaşmamak gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi:

“26 Nisan itibarıyla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adıyla bir müfredat değişikliği paketini kamuoyuyla paylaştık. Güncel gelişmelere ayak uyduracak bir müfredat hazırladık. Bunu yaparken çocukların da kendilerini bekleyen dünyaya daha hazır olmalarını sağlamak istedik. Diğer yandan yeni modelde dijital okuryazarlık ve yapay zeka uygulamalarının eğitim öğretim süreçlerine uygulanabilmesi açısından çok önemli değişiklikler yaptık. Dünya durmayacak, bu nedenle sürecin içine adapte olmamız lazım. Bunu yaparken de bizi biz yapan insani değerlerimizden uzaklaşmamamız gerek. Dolayısıyla yeni müfredat modelinde ‘teknolojik gelişmelere ayak uyduracağız ama insani değerlerimizi de koruyacağız’ diyoruz” diye konuştu.

“Türkiye dil modeli için çalışmalar başladı”

Foruma katılan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu da dünyadaki öngörülerin birkaç yıl içinde yapay zekanın insansı yeteneklere çok daha yakın olacağını söylediğini belirterek, “Türkiye’de yapay zeka açısından bir dil modeli geliştiren teknoloji devimiz henüz yok. Ancak yapay zeka alanında başarılı ürünler ortaya koyan pek çok girişimcimiz var. Diğer yandan Türkçe üzerine inşa edilen bir dil modelinin geliştirilmesini stratejik milli bir hamle olarak görüyoruz. Bu nedenle Türkiye’de Türkçe dil modelinin geliştirilmesi üzerine çok önemli bir çalışma başladı. Yapay zeka konusunda hem dünya hem de biz bu yolculuğun başındayız. Önümüzdeki 3 ile 5 yıl içinde doğru ve hızlı adımları atabilmeliyiz. Ayrıca bu teknolojinin tüm sektörlere katma değer katacağını biliyoruz. Onların başında da eğitim geliyor. Dolayısıyla ulusal yapay zeka stratejisinde daha fazla odaklanacağımız alanlardan biri de eğitim olacak” dedi.

“İkinci inovasyon merkezi İstanbul’da açıldı”

Forumda yaptığı konuşmada eğitim teknolojilerinin dünyada çok hızlı bir şekilde geliştiğine dikkat çeken MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Mustafa Canlı ise, “Yeni müfredatla her eğitim düzeyindeki öğrenci için yapay zeka planı hazır. Öğretmenlerin de yapay zeka araçlarını etkin kullanması ve yapay zeka okuryazarlığını iyileştirmesi için pek çok eğitimimiz var. Hemen hemen her hafta illerimizde öğretmenlerimiz yapay zeka ile ilgili eğitimlere katılıyor. Ankara’da ilkini açtığımız ‘Eğitim Teknolojileri Kuluçka ve İnovasyon Merkezi’nin ikincisini bu toplantıyla İstanbul’da da açıyoruz. Protokolün imzalanmasıyla girişimcilerin özellikle yapay zeka alanında çalıştığı bir alan İstanbul’da da olacak” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/milli-egitim-bakani-turkiye-yuzyili-maarif-modeli-ile-mufredatta-degisiklikler-yaptiklarini-acikladi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Yapay Zeka Çalışma Hayatını Derinden Etkileyecek https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-yapay-zeka-calisma-hayatini-derinden-etkileyecek/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-yapay-zeka-calisma-hayatini-derinden-etkileyecek/#respond Sat, 25 May 2024 00:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32942 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Yapay zekayla bazı işler kaybedilecek ama bundan daha fazla iş oluşturulmuş olacak. Dolayısıyla çalışma hayatını da derinden etkileyecek bir gelişmeyle karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek isterim” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yapay Zeka Politikaları Derneği tarafından düzenlenen ‘Al Tomorrow Summit 2024’ programına katıldı. Ankara’da bir otelde gerçekleşen programla yapay zeka konusundaki korku ve kaygıların ortadan kaldırılması amaçlandı. Programın açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, her yeni gün yapay zeka uygulamaları açısından çığır açan gelişmelere tanıklık ettiklerini ve bu gelişmelerin tarihteki hiçbir değişimle karşılaştırılamayacak kadar hızlı bir şekilde gerçekleştiğini ifade etti.

“Yapay zeka çalışma hayatını derinden etkileyecek”

Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yapılan bir araştırmaya göre dünya genelindeki işlerin yaklaşık yüzde 40’ının yapay zekadan etkileneceğini dile getiren Yılmaz, “Bazı işler belki kaybedilecek ama bundan daha fazla iş oluşturulmuş olacak. Belki bundan da önemlisi yaptığımız mevcut işler de dönüşmüş olacak. Aynı işleri yapmaya devam edeceğiz belki ama çok farklı şekillerde bu işleri yapmış olacağız. Dolayısıyla çalışma hayatını da derinden etkileyecek bir gelişmeyle karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek isterim” değerlendirmesinde bulundu.

“Dijital Türkiye hedeflerimiz doğrultusunda yapay zeka ekosistemimizi geliştiriyoruz”

Yılmaz, yapay zekanın potansiyelinden en iyi şekilde yararlanmak ve bu alandaki riskleri minimize etmek için devletlerin sağlam yapay zeka politikalarına sahip olması gerektiğini vurgulayarak, “Yapay zeka alanında bir taraftan fırsatlardan yararlanırken, bu fırsatları değerlendirirken diğer taraftan da birçok açıdan oluşturduğu tehditleri ve riskleri de iyi yönetmemiz ve bunları da hep birlikte yönetmemiz gerekiyor. Yapay zeka gerçek zekayı ikame etmemeli, onunla birlikte anlam ifade etmeli. Yapay zekayı da üreten bir gerçek zeka var. Bu dönüşümde Türkiye olarak pay sahibi olmak için Milli Teknoloji Hamlemiz ve Dijital Türkiye hedeflerimiz doğrultusunda yapay zeka ekosistemimizi geliştiriyoruz” şeklinde konuştu.

“Yapay zeka alanında 71 adet yeni ön lisans ve lisans programı açılacak”

Yılmaz, Türkiye’de 40’dan fazla yapay zeka odaklı yüksek lisans ve doktora programı ile 30’un üzerinde üniversitede ileri analitik, yapay zeka ve robotik araştırma merkezleri bulunduğu bilgisini aktararak, “Bu gerçekten gurur verici ama giderek daha da gelişecek. Belki de bu alanda uzmanlaşmış üniversitemiz de olacak. Tabii ki bunu da hedeflemek durumundayız. Önümüzdeki dönemde yapay zeka alanında 71 adet yeni ön lisans ve lisans programının açılması planlanıyor. Ayrıca alana özgü meslek standartları ile beceri haritaları da çıkarılmakta. Genç neslin çığır açan teknolojilere uyumu bizim için büyük önem arz ediyor. Bu bağlamda Milli Eğitim Bakanlığı her kademede eğitim müfredatını yapay zeka konularını da kapsayacak şekilde güncelledi ve 81 ilde atölyeler açılmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.

“Yapay zeka ile kamuda tasarrufu daha etkin bir şekilde yapacağız”

Türkiye’de orman yangınlarıyla mücadele, ekin alanlarının analizi, gümrük risk analizleri, KOBİ danışmanlığı, savunma sanayii, sağlık destek hizmetleri gibi alanlarda ileri analitik ve yapay zeka uygulamalarının kamuda aktif olarak kullanıldığını ifade eden Yılmaz, şu ifadelere yer verdi:

“Bazı kamu kurumlarında yapay zeka odaklı iş birimleri kurulmaya başlanmış olup, bu alan kamu yönetiminin bir parçası haline geliyor. Bunu hızla yaygınlaştırmamız lazım. Burada esas olan da üretkenlik ve verimlilik. Biliyorsunuz bir tasarruf ve verimlilik paketi açıklamıştık. Özellikle bu dönem sadece tasarruf paketi demedik, tasarruf ve verimlilik paketi dedik. İşin özü verimlilik. Birim kaynakla daha fazla sonuç üretmek. Bunu da yeni teknolojilerle çok daha etkin bir şekilde yapacağımıza inanıyorum. Bunu yaparken de sosyal adaleti ve dengeleri gözetmemiz ve bu teknolojilerin yeni eşitsizlikler üretmemesi çok önemli. Dolayısıyla bütün toplumsal süreçleri içine alan bir süreç tasarlamamız çok önemli.”

Çevresel boyutta da yapay zekanın önemine dikkat çeken Yılmaz, iklim değişikliği, su gibi temel kaynakların kullanımında, enerji üretiminde, sıfır karbon hedefine ulaşma gibi vizyonlarda yapay zekanın çok kritik roller oynayabileceğinin altını çizdi.

“Yapay zeka altyapılarını geliştirmek için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızla yürütülen çeşitli çalışmalar var”

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Dijital Dönüşüm Ofisi’nin yoğun çalışmaları neticesinde 2021 yılında Dijital Avrupa Programı’na (DAP) katılım için başlayan müzakerelerin tamamlandığını ve Türkiye’nin programa katılım sağladığını hatırlatan Yılmaz, programdan daha çok faydalanmak için daha fazla yapay zeka projesi üretmeleri gerektiğinin altını çizdi. Yılmaz, “Yapay zeka çalışmaları için ihtiyaç duyulan teknik altyapıları geliştirmek de diğer bir önceliğimiz. Bu kapsamda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız koordinasyonunda yürütülen çeşitli çalışmalar var. Örneğin Türkiye için ulusal bir büyük dil modeli geliştirmek üzere bazı STK’lar, özel sektör firmalarının da desteğiyle ortak bir teknik altyapı oluşturmaya yönelik çalışmalar sürüyor” açıklamasında bulundu.

“AB’nin Yapay Zeka Kanunu’na ülkemizde uyum sağlamak üzere bir mevzuat hazırlığı sürdürülüyor”

Yapay zeka konusunda uluslararası arenada hem mevzuat geliştirmeye hem de teknik standart hazırlamaya yönelik yoğun çabalar yürütüldüğünü vurgulayan Yılmaz, “AB’nin yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi açısından uyulması gereken risk yönetim mekanizmalarını tanımlayan Yapay Zeka Kanunu’na (AI Act) ülkemizde uyum sağlamak üzere bir mevzuat hazırlığı şu anda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Dijital Dönüşüm Ofisi koordinasyonunda sürdürülüyor” dedi.

Konuşmaların ardından Yapay Zeka Politikaları Derneği tarafından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a hediye takdim edildi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-yapay-zeka-calisma-hayatini-derinden-etkileyecek/feed/ 0
Cevdet Yılmaz: Türkiye’de yapay zeka odaklı girişimlerin sayısı hızla artacak https://www.haber60.com.tr/cevdet-yilmaz-turkiyede-yapay-zeka-odakli-girisimlerin-sayisi-hizla-artacak/ https://www.haber60.com.tr/cevdet-yilmaz-turkiyede-yapay-zeka-odakli-girisimlerin-sayisi-hizla-artacak/#respond Sat, 25 May 2024 00:24:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32940 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Ülkemizde halihazırda yaklaşık 750 yapay zeka odaklı girişim startup var ve kamu destekleri sayesinde bu sayının önümüzdeki dönemde hızla artmasını bekliyoruz.” dedi.

Yılmaz, Yapay Zeka Politikaları Derneğinin düzenlediği AI Tomorrrow Summit etkinliğine katıldı.

Burada konuşan Yılmaz, her yeni gün yapay zeka uygulamaları açısından çığır açan gelişmelere tanıklık edildiğini, üstelik bu gelişmelerin tarihteki hiçbir değişimle karşılaştırılamayacak kadar hızlı bir şekilde gerçekleştiğini söyledi.

Yapay zekanın dönüştürücü etkisinin, halihazırda eğitimden tarıma, sağlık sektöründen enerjiye ve ekonomiye kadar hayatın pek çok alanında hissedilir durumda olduğuna işaret eden Yılmaz, yapılan bir çalışmaya göre 2030 yılına kadar yapay zekanın küresel ekonomiye katkısının yaklaşık 15,7 trilyon dolara ulaşacağının tahmin edildiğini, bu artışın 6,6 trilyon dolarının üretkenlikten, 9,1 trilyon dolarının ise tüketim etkisinden kaynaklanacağının düşünüldüğünü dile getirdi.

Cevdet Yılmaz, diğer bir araştırmada ise küresel gayrisafi milli hasılanın 2030’da yapay zekaya dayalı teknolojiler sayesinde yüzde 14 artış göstermesinin ve buna göre yapay zeka teknolojilerinin küresel ekonomiye Çin ve Hindistan’ın bugünkü ekonomik büyüklüğünden daha fazla katkı sağlamasının beklendiğini belirterek, IMF tarafından yapılan bir araştırmaya göre dünya genelindeki işlerin yaklaşık yüzde 40’ının yapay zekadan etkileneceğini kaydetti.

Yapay zekanın potansiyelinden en iyi şekilde yararlanmak ve bu alandaki riskleri minimize etmek için devletlerin sağlam yapay zeka politikalarına sahip olması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Yapay zeka teknolojisinin veriye dayalı doğası, bir taraftan nitelikli veri üretimini ve bu verinin ilgili ekosisteminde etkin paylaşımını gerektirirken diğer taraftan söz konusu verilerin işlenmesinde mahremiyetin korunması, siber güvenliğin temini ve etik ilkelerin gözetilmesi gibi zorlukları da beraberinde getiriyor. Dolayısıyla yapay zeka alanında, bir taraftan fırsatlardan yararlanırken bu fırsatları değerlendirirken diğer taraftan da birçok açıdan oluşturduğu tehditleri, riskleri de iyi yönetmemiz ve bunları da hep birlikte yönetmemiz gerekiyor.” diye konuştu.

“Eylemlerimizin yüzde 50’sini gerçekleştirmiş durumdayız”

Yılmaz, Ulusal Yapay Zeka Stratejisi Yönlendirme Kurulu Toplantıları ile kamuda yapay zeka ile eş güdümü sağlama gayretlerini sürdürdüklerini anlatarak, şu bilgileri paylaştı:

“2021 yılında yayımladığımız ve 5 yıllık bir süreyi kapsayan Ulusal Yapay Zeka Stratejimiz ile bu alandaki uzun vadeli perspektifimizi ortaya koymuş durumdayız. Strateji kapsamında hazırladığımız eylem planının ilk 2,5 yılında önemli ilerlemeler kaydettik ve aşağı yukarı eylemlerimizin yüzde 50’sini gerçekleştirmiş durumdayız. Stratejimizin odağında, yapay zeka teknolojilerine ilişkin insan kaynağımızı geliştirmek, teknik altyapımızı kuvvetlendirmek ve kaliteli veriye erişimi kolaylaştırmak var. Mevcut eylem planımızda, 32 eylem yapay zeka alanında uzman yetiştirme ve istihdama yönelik ve bunların 9’u doğrudan iş gücünün yapısal dönüşümüne odaklanmakta. Sektörün hızla dönüşen ihtiyaçlarının üniversite müfredatıyla uyumunu sağlamak diğer bir önceliğimiz. Eğitim sistemimizdeki içerikle, iş gücü piyasamızın ihtiyaçlarını örtüştürmezsek sağlıklı, etkili sonuçlar alamayız. Dolayısıyla her alanda olduğu gibi yapay zeka alanında da gelişen iş gücü piyasasındaki ihtiyaçlarla eğitim sistemi arasındaki bu köprüyü, bu bağı çok güçlü kurmak zorundayız.”

Türkiye’de halihazırda 40’tan fazla yapay zeka odaklı yüksek lisans ve doktora programı ile 30’un üzerinde üniversitede ileri analitik, yapay zeka ve robotik araştırma merkezleri bulunduğunu, ileride bu alanda uzmanlaşmış bir üniversitenin olabileceğini dile getiren Yılmaz, gelecek dönemde yapay zeka alanında 71 adet yeni ön lisans ve lisans programının açılmasının planlandığını, ayrıca alana özgü meslek standartlarıyla beceri haritalarının da çıkarıldığını bildirdi.

Cevdet Yılmaz, genç neslin çığır açan teknolojilere uyumunun çok önemli olduğunu, bu bağlamda Milli Eğitim Bakanlığının her kademede eğitim müfredatını, yapay zeka konularını da kapsayacak şekilde güncellediğini ve 81 ilde atölyeler açmaya devam ettiğini aktardı.

Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinin başlattığı Dijital Genç Yapay Zeka Ekosistemi projesiyle, üniversitelerdeki yapay zeka ile ilgili öğrenci kulüplerinin tek bir çatı altında toplanmasını ve gençlerin uygulamaya dayalı eğitimler, yarışmalar ve eğitim sonrası kariyer destekleriyle çalışmalarını daha ileriye taşımayı hedeflediklerini belirtti.

Yapay zeka ekosisteminin gelişimini çok önemsediklerini, TÜBİTAK’ın hayata geçirdiği yapay zeka ekosistem çağrılarıyla özel sektör ve akademiyi, yapay zeka odaklı çalışmalarda bir araya getirip ortak çalışmaları desteklediklerini bildiren Yılmaz, “Ülkemizde halihazırda yaklaşık 750 yapay zeka odaklı girişim startup var ve kamu destekleri sayesinde bu sayının önümüzdeki dönemde hızla artmasını bekliyoruz.” ifadesini kullandı.

“Bunu da yeni teknolojilerle çok daha etkin şekilde yapacağımıza inanıyorum”

Türkiye’de halihazırda orman yangınlarıyla mücadele, ekin alanlarının analizi, gümrük risk analizleri, KOBİ danışmanlığı, savunma sanayisi, sağlık destek hizmetleri gibi alanlarda, ileri analitik ve yapay zeka uygulamalarının kamuda aktif olarak kullanıldığını aktaran Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Esas olan da burada üretkenlik, verimlilik. Geçen gün biliyorsunuz bir tasarruf ve verimlilik paketi ilan ettik. Özellikle bu dönem sadece tasarruf paketi demedik. Tasarruf ve verimlilik paketi dedik. İşin özü verimlilik. Birim kaynakla daha fazla sonuç üretmek. Ülkemiz, insanımız, insanlık için refah üretmek. Bunu da yeni teknolojilerle çok daha etkin şekilde yapacağımıza inanıyorum. Bunu yaparken yalnız sosyal adaleti, sosyal dengeleri gözetmemiz ve bu teknolojilerin yeni eşitsizlikler üretmemesi de çok kıymetli. Dolayısıyla ülkemizin dört bir yanında ve bütün toplumsal kesimleri içine alan bir süreç tasarlamamız çok kıymetli diye düşünüyorum. Diğer yandan çevresel boyut da çok çok önemli. İklim değişikliği, su gibi temel kaynakların kullanımında enerji ile enerji üretimi, sıfır karbon hedefine ulaşma gibi vizyonlarımızda yapay zekanın çok kritik yollar oynayabileceğine yürekten inanıyorum. Kamu Yapay Zeka Ekosistemi Çağrısı ile kamu kurumlarımızın bu tür alanlarda çabaları desteklemeye devam edeceğini ifade etmek istiyorum. Öte yandan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Dijital Dönüşüm Ofisinin yoğun çalışmaları neticesinde 2021 yılında Dijital Avrupa Programı’na katılım için başlayan müzakereler tamamlandı ve geçtiğimiz yıl ülkemiz programa dahil olmuş oldu.”

Yılmaz, yapay zeka çalışmaları için ihtiyaç duyulan teknik altyapıları geliştirmenin diğer bir öncelikleri olduğunu, bu kapsamda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çeşitli çalışmaların bulunduğunu, ayrıca TÜBİTAK, ULAKBİM koordinasyonunda başta Avrupa Birliği olmak üzere teknik altyapılarda işbirliğine de gittiklerini kaydetti.

Yapay zeka konusunda uluslararası arenada hem mevzuat geliştirmeye hem de teknik standart hazırlamaya yönelik yoğun çalışmalar yürütüldüğünü, bu anlamda uluslararası gündemi yakından takip ettiklerini ve benzer nitelikte düzenlemelerin, kurumsal yapılanmaların gelişmesi için gayret ettiklerini anlatan Yılmaz, yapay zeka konusunda sadece kamunun değil, özel sektörün rekabetçi bir şekilde dünyada var olabilmeleri, şirketlerine değer katabilmeleri ve Türkiye’nin yapay zeka stratejilerine daha etkili bir şekilde ulaşabilmesi için bu alana katkı vermesi gerektiğini söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevdet-yilmaz-turkiyede-yapay-zeka-odakli-girisimlerin-sayisi-hizla-artacak/feed/ 0
İş Yerlerindeki İnsan Faktörü ve Geleceği Paneli Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/is-yerlerindeki-insan-faktoru-ve-gelecegi-paneli-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/is-yerlerindeki-insan-faktoru-ve-gelecegi-paneli-duzenlendi/#respond Sat, 18 May 2024 23:24:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32377 TRT’nin düzenlediği NEXT by TRT World Forum etkinliğinde “İş Yerlerindeki İnsan Faktörü ve Geleceği” başlıklı panel düzenlendi.

Auskar Surbakthi’nin moderatörlüğünü üstlendiği panelde ConnectHear Üst Yöneticisi (CEO) Azima Dhanjee, California Üniversitesindeki Smith Center’ın yöneticisi İzzet Darendeli ve Dengun CEO’su Miguel Fernandes yapay zekanın insan hayatına girmesiyle iş yerlerinde insanın değişen rolünü değerlendirdi.

“Yapay zeka yeni elektrik olacak”

Darendeli, tarih boyunca teknolojik gelişmelerin tamamında insanların birtakım endişeler duyduğunu, dolayısıyla yapay zeka konusunda da bu endişelerin dile getirilmesinin normal karşılanması gerektiğini söyledi.

Yeni neslin geleceği daha belirsiz bulduğu düşüncesini aktaran Darendeli, “Aslında ben bunu elektriğin kendisine benzetiyorum. Her yerde elektrik kullanıyoruz. Etrafımız elektrikle çevrili. Elektrik olmadan yaşayamayız. Bence yapay zeka yeni elektrik olacak.” ifadelerini kullandı.

Darendeli, yeni neslin hayatında büyük değişiklikler olacağını ve bu değişimi kucaklayarak becerilerine odaklanmaları gerektiğini dile getirdi.

“Elbette küresel ve uluslararası bir zihniyete sahip olmak çok önemli.” diyen Darendeli, bazı becerilerin üretken yapay zeka tarafından geliştirilebileceğini ancak yumuşak becerilerin geliştirilmesinin zor olduğunu söyledi.

Darendeli, “Önümüzdeki 10 ila 15 yılda 30 milyon ya da 35 milyon pozisyonun, yapay zekayla değiştirilebileceğini gösteren bazı araştırmalar var. Ancak pozisyonunuzun, işinizin yapay zeka ile değiştirilmesi riskini azaltabilirsiniz.” diye konuştu.

Yapay zekanın geliştiği süreçte eleştirel düşünce ve empati kabiliyetinin kariyer gelişimi için önemine dikkati çeken Darendeli, “Bu, yeni bir teknoloji ve kendimizi sadece bu teknolojinin müşterileri ya da tüketicileri olarak görmemeliyiz. Ancak, bu teknolojiyi inşa edenler bizler olmalıyız.” dedi.

“Bu küresel bir dünya, ortaklıklar kurmamız gerekiyor”

ConnectHear CEO’su Dhanjee de işitme engelli bir ailede büyüdüğünü, işaret dilinin aslında ana dili olduğunu ve o aile için görüntülü aramanın ortaya çıkışının çok büyük bir gelişme olduğunu vurguladı.

Görüntülü arama fikrini alıp, işitme sorunu yaşayan kişileri cep telefonları aracılığıyla çevrim içi işaret dili tercümanlarına bağlayan bir platforma dönüştürdüklerini söyleyen Dhanjee “Yani artık işitme engelli bir kişinin cebinde bir iletişim aracı var. Bu da Pakistan’da insanların, kulakları duymayanların yaşam biçimini gerçekten değiştirdi.” diye konuştu.

Dhanjee, “Bu, küresel bir dünya, ortaklıklar kurmamız gerekiyor. Yeteneklerin nerede olduğunu, onlarla nasıl bağlantı kurabileceğimizi ve en iyi becerilerini nasıl sağlayacağımızı görmeliyiz. Bu, aynı zamanda engelli bireyler için de geçerli. Engelli bireylerin dünyadaki farklı yaş gruplarına mensup en büyük azınlığı oluşturduğunu vurgulamanın çok önemli olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Yapay zekanın neden olduğu korku ve endişe konusunda insanların haklı olduğunu dile getiren Dhanjee, madalyonun diğer yüzünde, teknolojinin getirdiği gelişmeler sayesinde başta engelliler olmak üzere insanlara son derece büyük faydalar sağlayacak icatlar yapıldığını söyledi.

İş alanları yeterli olmayabilir

Dengun CEO’su Fernandes ise şirketi hakkında bilgi vererek 4 farklı alanda faaliyet gösterdiklerini ve bir alanda TikTok’un en büyük rakibi olduklarını söyledi.

Yapay zeka konusundaki gelişmelerin biraz hızlı olduğunu dile getiren Fernandes, “Duygusal zeka ve empati… Bir makinenin insanın neler yaşadığını anlamasından ve hatta bazı insanlardan daha iyi bir ölçüde anlama kapasitesine sahip olmasından ne kadar uzaktayız bilmiyorum.” dedi.

Fernandes, yapay zeka ve robot teknolojisindeki gelişmeyle beraber yeni iş alanları ortaya çıksa da bu iş alanlarının insanlar için yeterli olmayabileceğini ve bu ihtimalin korkutucu olduğunu aktardı.

Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) göre dünya nüfusunun yüzde 15’inin engelli olduğunu anımsatan Fernandes, engellilerin iş hayatına entegre edilmesinin önemine dikkati çekti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/is-yerlerindeki-insan-faktoru-ve-gelecegi-paneli-duzenlendi/feed/ 0
ASO Başkanı: İhracat yerine daha yüksek katma değerli süreçlere odaklanmalıyız https://www.haber60.com.tr/aso-baskani-ihracat-yerine-daha-yuksek-katma-degerli-sureclere-odaklanmaliyiz/ https://www.haber60.com.tr/aso-baskani-ihracat-yerine-daha-yuksek-katma-degerli-sureclere-odaklanmaliyiz/#respond Mon, 06 May 2024 21:09:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30528 Antalya’da gerçekleştirilen Ankara Sanayi Odası (ASO) 2024 Yılı 1’inci Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı’nda konuşan ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, “Artık ne pahasına olursa olsun ihracat değil, daha yüksek katma değerli ve daha fazla döviz kazancı sağlayacak süreçlere ve iş birliklerine odaklanmalıyız. 2023 yılında yaklaşık 25 trilyon dolar olan dünya ihracatından yüzde 1’ler civarında olan payımızı artırmanın zamanı gelmiştir” dedi.

Ankara Sanayi Odası (ASO), 2024 yılı 1’inci Meslek Komiteleri Ortak Toplantısını üyelerinin ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirdi. Antalya’da bir otelde gerçekleştiren toplantıda, dünyada ve Türkiye’de yaşanan sanayi gelişmelerinin yanı sıra sanayinin dönüşümü girişimcilik ve e-ticaret konuları ele alındı.

Program çerçevesinde bir açılış konuşması gerçekleştiren ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, sanayi sektörünün dijitalleşme ile birlikte 4’üncü Sanayi devrimine girdiğini ve insan merkezli Toplum 5.0’a adım atıldığını belirtti. Yaşanan sanayi devrimlerinin sadece teknolojik bir geçişi değil, aynı zamanda bir zihniyet değişimini temsil ettiğini vurgulayan Ardıç, “Güncel bir araştırmanın sonuçları, ülkemizde firmaların yalnızca yüzde 22’sinin akıllı üretim sistemleri konusunda kapsamlı bilgiye sahip olduğunu gösteriyor. Dijital dönüşüme yatırım yapmayı planlayan firmaların oranı maalesef arzu ettiğimiz düzeylerden çok uzak. Dijitalleşmeyi konuşuyoruz ama konuşmaktan daha fazlasını yapamıyoruz. Ülkemiz, 2023 Dünya Dijital Rekabet Gücü sıralamasında 64 ülke arasında 53’üncü oldu. 2020 yılında 63 ülke arasında 44’üncü sıradaydı. İlerlememiz gereken bir alanda maalesef 3 yılda 9 sıra daha geriye düşmüşüz. Endüstri 4.0 ve Toplum 5.0 kavramlarından sıkça söz ediyoruz. Fakat üretim süreçlerinde kullanamıyoruz. Makineler arası iletişim, yapay zeka, büyük veri, akıllı sensörler, eklemeli imalat ve nesnelerin interneti gibi anahtar teknolojilerin Türkiye’de geliştirilmesi ve kullanımı Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü OECD’deki en düşükler arasında” değerlendirmesinde bulundu.

“Yapay zeka hayatımızın her alanına girmeye başladı”

Dünyada rekabetçiliğin hızla değiştiği bir ortamda Türkiye olarak ikiz dönüşüm ve verimliliğe odaklanmaları ve üretken yapay zeka seferberliğini de ortaya koymaları gerektiğine dikkati çeken Ardıç, “Yapay zeka inanılmaz bir hızla hayatımızın her alanına girmeye başladı. Üretken yapay zeka yatırımları 2022’ye göre neredeyse sekiz kat artarak 25,2 milyar dolara ulaştı. McKinsey anketine göre, katılan kuruluşların yüzde 42’sinin yapay zeka uygulanmasının maliyetleri azalttığını, yüzde 59’unun ise gelir artışı bildirdiğini ortaya koyuyor. Bu veriler yapay zekanın iş verimliliğinde önemli kazanımlar sağladığını gösteriyor” ifadelerine yer verdi.

Ardıç, yapılan çalışmalar sonucunda yapay zekanın, çalışanları daha üretken hale getirdiğini ve daha kaliteli işlere imkan sağladığını da sözlerine ekledi.

“Verimliliği artırmak, pazara yenilikçi ve rekabetçi ürünler sunmak zorundayız”

Türkiye’deki makroekonomik gelişmelere ve iş dünyasının yaşadığı sorunlara da değinen Ardıç, 2023 yılı itibarıyla ülke olarak 1 trilyon dolar milli gelire ulaşıldığını ve kişi başına gelirin 13 bin 110 dolara yükseldiğini hatırlattı. Dünya Bankasınca 13 bin 846 dolar ve üzeri olarak tanımlanan yüksek gelirli ülkeler seviyesine çıkmak için ise daha etkin politikalar uygulamanın şart olduğunu söyleyen Ardıç, “Ne üretiyorsak geleneksel veya teknolojik ürün fark etmeksizin verimliliği artırmak, pazara yenilikçi ve rekabetçi ürünler sunmak zorundayız. Artık ne pahasına olursa olsun ihracat değil, daha yüksek katma değerli ve daha fazla döviz kazancı sağlayacak süreçlere ve iş birliklerine odaklanmalıyız. 2023 yılında yaklaşık 25 trilyon dolar olan dünya ihracatından yüzde 1’ler civarında olan payımızı artırmanın zamanı gelmiştir” diye konuştu.

“İlaç ve tıbbi cihaz, biyo-teknoloji gibi yüksek katma değerli ülkemize döviz kazandırabiliriz”

Ardıç, yüksek döviz kazancını sağlayacak sektörlerden birisinin de ilaç, tıbbi cihaz ve biyo-teknolojide yer alan ürünlerin üretimi ve ihracatı olduğunu dile getirerek, “İlaç ve tıbbi cihaz, biyo-teknoloji gibi yüksek katma değerli alanlarda ortaya koyacağımız performansla ülkemize döviz kazandırabilir hem de ithal edeceğimiz ürünleri azaltarak dövizin ülkemizde kalmasını sağlayabiliriz. OECD sınıflamasına göre yüksek teknoloji grubunda yer alan bu ürünlerin gerek yurt içi gerekse yurt dışı pazarlarının geliştirilmesinde kamu alımları bir kaldıraç etkisi oluşturabilir” açıklamasında bulundu.

Program, ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç’ın açılış konuşmasının ardından yine Ardıç’ın moderatörlüğünü yaptığı; dünyada ve Türkiye’deki gelişmeler, sanayinin dönüşümü, girişimcilik ve e-ticaret konularının ele alındığı panel ile devam etti. Sanayi sektöründe yapay zekanın kullanımının yeterli olmadığı vurgusu yapılan panelde, yapay zekanın kullanıldığı takdirde sanayilerde üretimin artacağı ve maliyetlerin ise azalacağı dikkati çekildi. Panelde, sanayi ve e-ticaret ilişkisi de ele alınarak e-ticaretin verimliliği arttırabileceği ve müşteriye daha kolay ulaşılması bakımından kolaylık sağlayacağı ifade edildi.

Öte yandan, programda Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Markalaşma ve Tasarım Destekleri Daire Başkanı Ebru Gülsoy Rojas Atencıo, Bakanlığın sanayi sektöründe sağladığı destekleri anlattığı bir sunum gerçekleştirdi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/aso-baskani-ihracat-yerine-daha-yuksek-katma-degerli-sureclere-odaklanmaliyiz/feed/ 0
Akbank, büyük dil modeli geliştirdi https://www.haber60.com.tr/akbank-buyuk-dil-modeli-gelistirdi/ https://www.haber60.com.tr/akbank-buyuk-dil-modeli-gelistirdi/#respond Tue, 30 Apr 2024 22:49:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29920 Akbank Teknoloji mühendisleri tarafından geliştirilen yeni büyük dil modeli, bankacılık uzmanlığı gerektiren konuları etkin bir şekilde anlayarak daha verimli ve hızlı sonuç üreten bir yapay zeka altyapısına olanak sunuyor. İşte tüm detaylar…

Akbank, büyük dil modeli geliştirdi!

Geliştirilen yeni büyük dil modelinin ilk uygulama alanı müşteriler, iş ortakları ya da resmi kurumlardan yazışma yoluyla gelen binlerce talimat ve talebin anlaşılması, analiz edilmesi ve işlemlerin otomatik olarak gerçekleştirilmesi olarak belirlendi.

Yenilikçi ürün ve hizmetlerle bankacılığın geleceğini şekillendiren Akbank, yürüttüğü yapay zeka çalışmalarının yanı sıra üretken yapay zeka (GenAI) çözümlerini de bir süredir odağına almıştı. Bu kapsamda Akbank, bankacılık alanındaki tecrübesini yapay zeka teknolojileri alanındaki gücü ile bir araya getirerek, bankacılık ürün ve süreçleri üzerine uzmanlaşmış kendi büyük dil modelini geliştirdi.

Akbank+ ile Akbanklılar girişimcilik hayallerini gerçekleştiriyor!

Akbank Teknoloji mühendisleri tarafından geliştirilen yeni büyük dil modeli, açık kaynaklı birçok model üzerinde yürütülen araştırma çalışmalarının sonucunda seçilen, Türkçe ve İngilizceyle birlikte sekiz dilde iletişim imkanı sunan Mixtral modelini temel alıyor.

56 milyar token ve bankacılık özelinde 100 bin örnek doküman ile eğitilen bu yeni model, bankacılık uzmanlığı gerektiren konuları etkin bir şekilde anlayarak daha verimli ve hızlı sonuç üreten bir yapay zeka altyapısına olanak sunuyor.

Bankacılık hizmetleri üretken yapay zeka ile yeniden şekilleniyor

Geliştirilen büyük dil modelinin ilk uygulama alanı resmi kurumlar, iş ortakları ya da müşterilerden yazışma yoluyla gelen binlerce talimat ve talebin otomasyon dahilinde okunması, anlamlandırılması ve işlemlerin otomatik olarak gerçekleştirilmesi olarak belirlendi. Böylece müşteriler tarafından şubelere gelen para transferi talimatları gibi detaylı işlemlerin daha hızlı ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesi ile müşteri deneyimi en üst seviyeye çıkartılıyor.

Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Akbank olarak bankacılığın geleceğini tanımlama vizyonumuzla inovasyon çalışmalarımızın sınırlarını genişletmeye devam ediyoruz. Günümüzün hızla değişen teknoloji ortamında yapay zeka, bulut tabanlı uygulama modernizasyonu, servis bankacılığı teknolojileri gibi alanlarda çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz.

Teknoloji, bankacılığın geleceğinde kritik bir rol üstleniyor ve bu rol hem hizmetleri hem de müşteri deneyimini kökten değiştirecek güçte. Biz de önemli yatırım alanlarımızdan biri olan yapay zeka teknolojilerini, pek çok yeni bankacılık hizmetini sunabileceğimiz stratejik bir değer potansiyeli olarak görüyoruz

Günümüz dünyasının karmaşık finansal taleplerine cevap olabilmek için 76 yıllık bankacılık tecrübemizi, yapay zeka uzmanlığımız ile sentezleyerek kendi büyük dil modelimizi geliştirdik. Bu kapsamda müşterilerimizden gelen talepleri çok daha hızlı bir şekilde işleyerek yanıtlayacak ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunarak üst düzey bir deneyim sağlayacağız. Bununla birlikte işlenen veriler yalnızca bankamız veri ortamlarında tutuluyor ve güvenle saklanıyor olacak.

Geliştirdiğimiz yeni ‘büyük dil modeli’ müşteri talimatlarını işlemede ve doğruluk oranlarında yüksek başarı sağladı. Model, 56 milyar token ve bankacılık özelinde 100 bin örnek doküman ile eğitildi. Yaptığımız testlerde klasik doğal dil işleme çözümleriyle elde edilen doğruluk oranı, büyük dil modeli ile kurgulanan üretken yapay zeka ve arama optimizasyonu uygulamaları sonrası yüzde 35 artış gösterdi.

Akbank olarak, önümüzdeki dönemde de mevcut doğal dil işleme çözümlerini büyük dil modeli ile dönüştürmeyi ve yapay zeka temelli yeni bankacılık uygulamalarını hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Bu çerçevede, müşterilerimizin ihtiyaçlarını öngörebilen, hızlı ve güvenilir çözümler geliştirmek için teknolojiyi en etkin şekilde kullanmaya devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/akbank-buyuk-dil-modeli-gelistirdi/feed/ 0
Atatürk Üniversitesi Yapay Zeka ve Büyük Veri Programları Açacak https://www.haber60.com.tr/ataturk-universitesi-yapay-zeka-ve-buyuk-veri-programlari-acacak/ https://www.haber60.com.tr/ataturk-universitesi-yapay-zeka-ve-buyuk-veri-programlari-acacak/#respond Fri, 26 Apr 2024 23:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29551 Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın başkanlığında gerçekleşen Yapay Zeka, Dijitalleşme ve Büyük Veri” başlıklı toplantıya katıldı.

İstanbul Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, Atatürk Üniversitesinde Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi ile Veri Bilimi ve Analitiği Programlarının açılmasına karar verildi. YÖK Başkanı Özvar, diğer üniversitelerle birlikte toplamda 21 yeni lisans, 50 ön lisans programının açılacağını, bu programların ise bu yıl ÖSYM kılavuzuna dahil edileceğini söyledi.

Başkan Özvar: “Bu Bölümleri Stratejik Bir Mesele Olarak Görüyoruz”

Yükseköğretim Yürütme Kurulu Üyeleri ile rektörlerin katılımıyla gerçekleşen toplantıda yaptığı konuşmada Yükseköğretim Kurulunun gelecek vizyonunun en önemli unsurları arasında yer alan yapay zeka, dijitalleşme ve büyük veri alanlarını ülke açısından son derece stratejik bir mesele olarak gördüklerini aktaran Özvar, dijital teknolojiler alanında yaşanan hızlı gelişmelere paralel olarak, ilgili bütün sektörlerde istihdam edilmek üzere nitelikli insan gücüne duyulan ihtiyacın arttığını ifade ederek, yapay zeka, yapay zeka çözümleri, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında ihtiyaç duyulan insan kaynağını karşılamak adına yeni lisans ve ön lisans programlarının açılmasına karar verdiklerini bildirdi.

Prof. Dr. Özvar: “Yeni programlar, Yükseköğretim Kurulunun önümüzdeki dönemde istihdamı önceleyen vizyonunun da bir göstergesi. İstihdam odaklı programları devreye sokarken işlevini kaybeden programları sistem dışına çekmeye devam ediyoruz. Bundan sonraki dönemde, bu yöndeki eğilim daha da güçlenecektir” dedi.

Rektör Çomaklı: “Verilecek Her Türlü Sorumluluğa Üniversite Olarak Hazırız”

Yeniliklerin daima öncüsü olan Atatürk Üniversitesinin, Yeni Nesil Tasarım ve Dönüşüm Projesi çerçevesinde başlattığı çalışmalar neticesinde yine ülke yükseköğretiminde başlatılan yeniliklerin paydaşı olduğuna dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada açılacak yeni bölümlerin üniversitenin çağdaş eğitim modeline ışık tutacak programlar olduğuna dikkat çekti.

Mühendislik alanında marka olan Atatürk Üniversitesinin aynı zamanda yapay zeka ve büyük veriye de önem verdiğini, açılacak bölümlerin de bu doğrultuda seçildiğini belirten Rektör Çomaklı, göreve geldikleri ilk günden itibaren varlık yönetimine öncelik verdiklerini ve her aşamada üniversitenin varlığını tespit etmek ve veriye dayalı karar verme süreçleri aktifleştirmek amacıyla Büyük Veri Yönetim Ofisini kurduklarını söyledi. Rektör Çomaklı: “Yeni Nesil Üniversite için ihtiyaç duyulan verilerin sınıflandırılması ve toplanması, ulusal düzeyde gerekli olan verilerin belirlenmesi ve toplanması ile veri yönetim sistemi ön çalışmaları içeriklerinden oluşan Büyük Veri Yönetim Ofisi, veriye dayalı karar verme mekanizması ile ilgili dijital sistemin tasarımı çalışmalarına da devam ediyor. Ayrıca yapay zeka alanına yönelik de hemen hemen her bölümümüz entegre şekilde çalışmalar yürütüyor. Üniversitemizin bilimsel alt yapısı ve alanında uzman insan kaynağı ile açılacak yeni bölümleri de öğrencilerimizin en iyi şekilde eğitim almaları için hazır hale getireceğiz” ifadelerini kullandı.

Amaçlarının ve önceliklerinin üniversite çağına gelen gençleri yeni etkinlik ve beceri ile çağın ihtiyaçlarına karşılık verebilecek bir şekilde yetiştirilmek olduğuna değinen Rektör Çomaklı, Araştırma Üniversitesi olarak ülke bilimine her alanda katkı veriyor olmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını ifade ederek, Atatürk Üniversitesinin yapmış olduğu çalışmalara yakın ilgi ve teveccüh gösteren YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile Yükseköğretim Yürütme Kurulu üyelerine teşekkür etti ve yeni açılacak bölümlerin hayırlı olması temennisinde bulundu. – ERZURUM

]]>
https://www.haber60.com.tr/ataturk-universitesi-yapay-zeka-ve-buyuk-veri-programlari-acacak/feed/ 0
YÖK, yapay zeka ve dijitalleşme alanında yeni lisans ve ön lisans programları açacak https://www.haber60.com.tr/yok-yapay-zeka-ve-dijitallesme-alaninda-yeni-lisans-ve-on-lisans-programlari-acacak/ https://www.haber60.com.tr/yok-yapay-zeka-ve-dijitallesme-alaninda-yeni-lisans-ve-on-lisans-programlari-acacak/#respond Fri, 26 Apr 2024 22:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29517 Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, “Yapay zeka, yapay zeka çözümleri, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında ihtiyaç duyduğumuz insan kaynağını karşılamak adına yeni lisans ve ön lisans programlarının açılmasına karar verdik.” dedi.

Özvar, İstanbul Teknik Üniversitesi Ayağazağa Yerleşkesi’nde düzenlenen “Yapay Zeka, Dijitalleşme ve Büyük Veri Toplantısı”na katıldı.

Burada bir konuşma yapan Özvar, Yükseköğretim Kurulunun gelecek vizyonunun en önemli unsurları arasında yer alan yapay zeka, dijitalleşme ve büyük veri alanlarını ülke açısından stratejik bir mesele olarak gördüklerini belirtti.

Dijital teknolojiler alanında yaşanan hızlı gelişmelere paralel olarak, ilgili bütün sektörlerde istihdam edilmek üzere nitelikli insan gücüne duyulan ihtiyacın arttığını ifade eden Özvar, “Uzun süredir yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde, yapay zeka, yapay zeka çözümleri, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında ihtiyaç duyduğumuz insan kaynağını karşılamak adına yeni lisans ve ön lisans programlarının açılmasına karar verdik ve bu alanda çalışma grubu oluşturduk.” dedi.

Özvar, programların açılacağı üniversitelere karar verirken, bilişim temelli programlara sahip üniversitelere öncelik verdiklerini söyleyerek, açacakları yeni programların YÖK’ün istihdamı önceleyen vizyonunun bir göstergesi olduğunu vurguladı.

İşlevini kaybeden programları da sistem dışına çekmeye devam edeceklerini dile getiren Özvar, şöyle konuştu:

“Bundan sonraki dönemde, bu yöndeki eğilim daha da güçlenecektir. 21’i lisans, 50’si ön lisans olmak üzere toplam 71 yeni program açılacak ve bu programlar bu yıl ÖSYM kılavuzuna dahil edilecek. Yeni programlar, Yükseköğretim Kurulunun önümüzdeki dönemde istihdamı önceleyen vizyonunun da bir göstergesi. İstihdam odaklı programları devreye sokarken işlevini kaybeden programları sistem dışına çekmeye devam ediyoruz.”

İTÜ’nün koordinatör üniversite görevini üstleneceğini aktaran Özvar, belirledikleri lisans programları haricinde İTÜ’de bir “Siber Güvenlik Mühendisliği” programının açılması ve mevcut “Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği” programının da “Robotik ve Otonom Sistemler Mühendisliği” olarak yapılandırılması için çalışma yürüttüklerini kaydetti.

“Bilişim temelli bazı dersler merkezi olarak verilecek”

Özvar, yeni bir model üzerinde çalıştıklarını belirterek, “Bu yeni modelde, kapasite açısından daha önde olan üniversitelerin koordinatörlüğünde ve bilişim temelli programlara mahsus olmak üzere bazı derslerin merkezi olarak verilmesini planlıyoruz. Bu şekilde, üniversitelerimizdeki nitelikli akademik kadroların birikiminden diğer üniversitelerin de yararlanması mümkün olacaktır.” dedi.

Ortak derslere ve bu dersleri merkezi olarak verebilecek öğretim üyelerinin isimlerine dair bir havuz oluşturduklarını vurgulayan Özvar, söz konusu derslerin tüm üniversitelerde aynı gün ve saatte verilmesi yönünde planlama yapılacağını kaydetti.

Özvar, ön lisans programlarındaki derslerin bir kısmı için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Akademi’deki derslerden istifade edilmesine ve üniversiteler dışında verilen derslerin kredilendirilerek diplomaya dahil edilmesine yönelik çalışmaları da tamamlamak üzere olduklarını sözlerine ekledi.

Yeni açılacak bölümler için özel sektör temsilcilerinin de görüşlerini aldıklarına işaret eden Özvar, “Amacımız ve önceliğimiz üniversite çağına gelen gençlerimizin yeni etkinlik ve beceri ile çağın ihtiyaçlarına karşılık verebilecek bir şekilde yetiştirilmesidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni kurulacak programlar ve yer alacakları üniversiteler

Erol Özvar, daha sonra hangi üniversitede, hangi fakülte, meslek yüksek okulu ve programların açılacağını açıkladı.

Buna göre, Ege Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Kayseri Üniversitesi, Konya Teknik Üniversitesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi ve Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesinde “Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi” kurulacak.

Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Karabük Üniversitesi, Kayseri Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde “Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu” açılacak. Ayrıca, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesindeki “Karasu Meslek Yüksekokulu’nun adı “Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu” olarak değiştirilecek.

Üniversitelerde açılacak yeni lisans ve ön lisans programları ise şu şekilde olacak:

“Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde, Ön-Yüz Yazılım Geliştirme, Arka-Yüz Yazılım Geliştirme, Büyük Veri Analistliği, Bulut Bilişim Operatörlüğü ön lisans ve Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri, Bilgi Güvenliği Teknolojisi, Veri Bilimi ve Analitiği lisans programları,

Atatürk Üniversitesi ve Bursa Teknik Üniversitesinde Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi, Veri Bilimi ve Analitiği lisans programları,

Ege Üniversitesinde Otonom Sistemler Teknikerliği, Oyun Geliştirme ve Programlama, Ön-Yüz Yazılım Geliştirme ön lisans programları,

Eskişehir Teknik Üniversitesinde Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri, Bilgi Güvenliği Teknolojisi lisans ve Oyun Geliştirme ve Programlama, Bulut Bilişim Operatörlüğü, Robotik ve Yapay Zeka ön lisans programları

Gaziantep Üniversitesinde İmalat Yürütme Sistemleri Operatörlüğü, Arka-Yüz Yazılım Geliştirme, Robotik ve Yapay Zeka, Ön-Yüz Yazılım Geliştirme ön lisans programları,

Harran Üniversitesinde Otonom Sistemler Teknikerliği, Robotik ve Yapay Zeka, Kurumsal Bilişim Uzmanlığı, İmalat Yürütme Sistemleri Operatörlüğü ön lisans ve Veri Bilimi ve Analitiği lisans programı

İstanbul Teknik Üniversitesinde Veri Bilimi ve Analitiği lisans programı,

Karabük Üniversitesinde Yapay Zeka Operatörlüğü, Ön-yüz Yazılım Geliştirme, Oyun Geliştirme ve Programlama ön lisans programları,

Karadeniz Teknik Üniversitesinde Yazılım Geliştirme lisans ve Yapay Zeka Operatörlüğü, Dijital Dönüşüm Elektroniği ön lisans programları,

Kayseri Üniversitesinde İnsansız Araç Teknikerliği, Otonom Sistemler Teknikerliği, Dijital Dönüşüm Elektroniği ön lisans programları,

Kocaeli Üniversitesinde Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi lisans ve İmalat Yürütme Sistemleri Operatörlüğü, Robotik ve Yapay Zeka ön lisans programları,

Konya Teknik Üniversitesinde Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi lisans programı,

Manisa Celal Bayar Üniversitesinde İmalat Yürütme Sistemleri Operatörlüğü, Dijital Dönüşüm Elektroniği, Büyük Veri Analistliği ön lisans ve Veri Bilimi ve Analitiği, Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi lisans programları, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri lisans programı,

Ondokuz Mayıs Üniversitesinde Yazılım Geliştirme, Bilgi Güvenliği Teknolojisi lisans ve Ön-yüz Yazılım Geliştirme, Arka-Yüz Yazılım Geliştirme, Oyun Geliştirme ve Programlama, İnsansız Araç Teknikerliği ön lisans programları,

Sakarya Üniversitesinde Veri Bilimi ve Analitiği, Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri lisans programları,

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesinde Arka-Yüz Yazılım Geliştirme, Ön-Yüz Yazılım Geliştirme, Bulut Bilişim Operatörlüğü, Büyük Veri Analistliği, Yapay Zeka Operatörlüğü, Dijital Dönüşüm Elektroniği, İmalat Yürütme Sistemleri Operatörlüğü, Otonom Sistemler Teknikerliği, Robotik ve Yapay Zeka, İnsansız Araç Teknikerliği ön lisans programları

Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde Büyük Veri Analistliği, Dijital Dönüşüm Elektroniği, Kurumsal Bilişim Uzmanlığı ön lisans programları,

Trakya Üniversitesinde, Robotik ve Yapay Zeka, İnsansız Araç Teknikerliği ön lisans programları açılacak.”

Toplantıya, YÖK Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Prof. Dr. Hüseyin Karaman, YÖK Üyesi Prof. Dr. Burhaneddin Sandıkçı ve yeni programların açılacağı üniversitelerin rektörleri katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yok-yapay-zeka-ve-dijitallesme-alaninda-yeni-lisans-ve-on-lisans-programlari-acacak/feed/ 0
Konya’da Yapay Zeka ve İş Dünyasına Yansımaları Konulu Seminer Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/konyada-yapay-zeka-ve-is-dunyasina-yansimalari-konulu-seminer-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/konyada-yapay-zeka-ve-is-dunyasina-yansimalari-konulu-seminer-duzenlendi/#respond Fri, 26 Apr 2024 21:57:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29497 Konya’da “Yapay Zeka ve İş Dünyasına Yansımaları” konulu seminer düzenlendi. Seminerde, yapay zekanın iş dünyasına getireceği fırsatlar konuşuldu.

Konya Ticaret Odası (KTO), Elektrik Mühendisleri Odası Konya Temsilciliği ve Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM) işbirliği ile düzenlenen “Yapay Zeka ve İş Dünyasına Yansımaları” bilgilendirme semineri Konya Ticaret Odası Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Seminerin açılışında konuşan KTO Başkan Yardımcısı Lütfi Can Başaran, sözlerinin başında konuşmasını yapay zeka teknolojisini kullanarak hazırladıklarını ifade etti. Başaran, “İş hayatımızda internet ve akıllı telefon gibi teknolojiler, dijital dönüşümü hızlandırmış ve iş yapma şeklimizi değiştirmiştir. Ancak yapay zeka, bu dijital dönüşümü daha da ileriye taşıyan bir sonraki daha büyük adımı temsil etmekte, deyim yerindeyse bir devrim gerçekleştirmektedir. Özellikle ifade etmeliyiz ki yapay zekanın sektörlerimizi ve işlerimizi elimizden alacağına dair oluşan yanlış algıyı düzeltmeliyiz. Bu yanlış algı, gelişen yapay zeka teknolojisinin aslında birçok fırsatı beraberinde getirdiği gerçeğini göz ardı etmektedir. Bu yenilikçi teknoloji, iş dünyasında köklü değişikliklere yol açarak verimlilik, etkinlik ve inovasyon alanlarında yeni ufuklar açacaktır. Bu teknolojiyi daha iyi kullanan işletmeler rekabet avantajı elde edecek ve sürdürülebilir başarıya ulaşacaktır. Artık günümüzde teknolojik gelişmeleri ve dönüşümleri uzaktan izleme gibi bir seçeneğimiz bulunmamaktadır. Dönüşüme ayak uyduramayan firmaların faaliyetlerine devam etmesinin imkansız hale geleceği bilinciyle, bunun bir zorunluluk haline geldiğini görüyoruz. Çok açık ifade ediyorum; yapay zeka ile entegre olmayan her sistem bu yolda mutlaka kaybedecektir. Bu nedenle, yapay zeka teknolojisini sadece takip etmekle kalmayıp, aynı zamanda bu dönüşümün öncüsü olmalıyız. Konyalı firmalarımızda farkındalık oluşturmak hem de yapay zekanın getireceği yeni iş ve uzmanlık alanları ile ilgili iş gücümüze yol gösterici olmak amacıyla Konya Ticaret Odası ve KOSAM olarak bir dizi etkinlik gerçekleştireceğiz. Bizler, iş dünyası temsilcileri olarak çağımızdaki değişimin ve yeniliğin farkındayız. Konya’nın ve ülkemizin yapay zeka ve teknolojik inovasyon yolculuğundaki yerini önemsiyoruz. Konya’nın kültürel mirasını ve yenilikçi ruhunu birleştirerek yapay zeka ile iş dünyasında yeni bir çağ başlatabileceğimize inanıyor ve hepinizin bu yolculukta bizimle birlikte olmasını umuyorum. Bu seminerin hepimize yeni fikirler ve ilham getirmesini diliyorum” şeklinde konuştu.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Konya Temsilcisi Özkan Keskin de “Bugün düzenlediğimiz seminer ile yapay zeka konusunda Konya’da bir başlangıç yapmış oluyoruz. Konya, sanayi ve tarımda ülkemizde önemli yer tutan bir şehrimizdir. Sektörlerimizde yapay zekanın kullanılmasına öncülük etmek önemlidir. Yapay zeka konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla İl Temsilciliğimizle işbirliği içinde düzenledikleri program dolayısıyla Konya Ticaret Odası’na ve KOSAM’a teşekkür ediyorum” dedi.

Açılış konuşmalarının ardından başlayan panelin moderatörlüğünü Konya Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Hakkı Karaca yaptı. Düzenlen panelde Gazi Üniversitesi Yapay Zeka Merkezi Direktörü Prof. Dr. Şeref SAĞIROĞLU “Üretken Yapay Zekanın İş Dünyasına Etkileri”, Anadolu Ajansı Teknoloji ve İnovasyon Direktörü Yakup Şıvka “Medyada Yapay Zeka Kullanımı” ve DeepZeka Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Saadin Oyucu “Yapay Zeka ve Girişimcilikte Yeni Ufuklar” konularında sunum gerçekleştirdi. – KONYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/konyada-yapay-zeka-ve-is-dunyasina-yansimalari-konulu-seminer-duzenlendi/feed/ 0
2027’ye Kadar Yapay Zekalı Akıllı Telefonların Hakimiyeti Bekleniyor https://www.haber60.com.tr/2027ye-kadar-yapay-zekali-akilli-telefonlarin-hakimiyeti-bekleniyor/ https://www.haber60.com.tr/2027ye-kadar-yapay-zekali-akilli-telefonlarin-hakimiyeti-bekleniyor/#respond Thu, 25 Apr 2024 23:13:52 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29358 Üretken yapay zekanın, 2027’ye kadar akıllı telefon pazarının neredeyse yarısında yer alması bekleniyor. Bu da teknoloji dünyasında önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. Yapay zekalı akıllı telefonlar hayatımıza girmeye hazırlanıyor.

2027 yılı yapay zekalı akıllı telefonların hakimiyetine hazırlanıyor

Dijitalleşme ve dolayısıyla otomatikleşmenin tüm kuruluş ve iş alanlarını doğrudan etkilediği günümüzde GenAI, yani üretken yapay zeka teknolojisi işleri daha da kolaylaştırmak adına geliştirilen ileri teknoloji bir sistem sunuyor.

Counterpoint Research’e göre, akıllı telefonların yaklaşık yarısı 2027’de generatif yapay zeka (GenAI) özelliklerine sahip oluyor. Araştırma, 2024’te bu tür cihazların pazar payının yüzde 11’e ulaşacağını ve 2024 ile 2027 arasında bileşik yıllık büyüme oranının yüzde 49 olacağını öngörüyor.

Bir teknoloji devi daha yapay zekalı telefon geliştiriyor!

Yapay zekalı akıllı telefon sevkiyatlarının 2027’de 550 milyon adedi geçmesi beklenirken, 2027’ye kadar 1 milyar yapay zekalı akıllı telefon kurulumu tahmin ediliyor. Apple’ın bu yılın sonunda bu segmentte yer almasının beklenmesiyle birlikte, bu tahminler Counterpoint’in 2023 Aralık tahmininden daha yüksek hesaplanıyor.

Araştırma, yapay zekalı akıllı telefonların 2025’te bir dönüm noktasına ulaşmasını ve cihazların 400-599 dolar fiyat segmenti gibi daha geniş bir fiyat aralığına yayılmasını bekliyor. 600 dolar ve üstü ile 400-599 dolar fiyat bandının, 2024’te satılan 10 GenAI akıllı telefondan 9’unu temsil etmesi bekleniyor.

MediaTek ve Qualcomm gibi lider çip şirketleri, üretken yapay zeka destekli akıllı telefonlar konusunda öncü oldular. Birkaç mobil bilgi işlem platformu, cihazlarda büyük ölçekli, önceden eğitilmiş generatif yapay zeka modellerini desteklemek için piyasaya sürülüyor.

Counterpoint Research, Yapay zekalı akıllı telefonu, büyük ölçekli, önceden eğitilmiş generatif yapay zeka modellerini kullanarak orijinal içerik oluşturma veya bağlamsal görevleri gerçekleştirme yeteneğine sahip mobil cihaz olarak tanımlıyor.

Bu tür cihazların metin, görüntü, ses ve diğer girdileri işleyip çeşitli çıktılar üretebileceği ve akıcı ve kesintisiz bir kullanıcı deneyimi sunabileceği öngörülüyor. Bu tür yapay zeka destekli akıllı telefonların önümüzdeki yıllarda daha yaygın hale gelmesiyle birlikte, teknoloji dünyası yapay zekalı akıllı telefonlar üzerindeki etkisini yakından takip ediyor.

Üretken yapay zekanın akıllı telefonlarda giderek yaygınlaşmasının, 2027’de pazarın neredeyse yarısını oluşturacak kadar büyük bir etki yaratması bekleniyor. Bu büyüme, yapay zeka özellikli cihazların çeşitlenmesini ve kullanıcı deneyimlerinin zenginleşmesini sağlarken, teknoloji şirketleri için de yeni fırsatlar ve inovasyon alanları açıyor.

Gelecekte, üretken yapay zeka akıllı telefon kullanıcılarının hayatında daha belirgin bir rol oynayacak ve cihazların yaratıcı ve bağlamsal görevleri üstlenmesini mümkün kılması bekleniyor. Bu eğilimin, akıllı telefonların kullanımını ve işlevselliğini yeniden tanımlayarak teknolojinin sınırlarını zorlayacağı düşünülüyor.

Gelecekte üretilecek olan yapay zekalı akıllı telefonlar hakkında sizler ne düşünüyorsunuz? Bu teknoloji, cihazlarımıza ne tür yenilikler getirebilir? Sizin bu konuda beklentileriniz veya endişeleriniz var mı? Düşüncelerinizi ve görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında bizimle paylaşarak bu heyecan verici teknoloji hakkında birlikte konuşmaya başlayalım.

]]>
https://www.haber60.com.tr/2027ye-kadar-yapay-zekali-akilli-telefonlarin-hakimiyeti-bekleniyor/feed/ 0
vivo X100 Ultra ile Blueprint Image Teknolojisi Tanıtılıyor https://www.haber60.com.tr/vivo-x100-ultra-ile-blueprint-image-teknolojisi-tanitiliyor/ https://www.haber60.com.tr/vivo-x100-ultra-ile-blueprint-image-teknolojisi-tanitiliyor/#respond Thu, 25 Apr 2024 01:07:01 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29234 Her yıl dünyanın en iyi kameralı telefon yarışında zirveye oynayan vivo, X100 Ultra ile bu geleneği tekrarlamanın peşinde. Daha önce X100 Ultra modelini doğrulayan firma, şimdi de tanıtım tarihini açıkladı. Ayrıca X100 Ultra için ilk görseller ortaya çıktı. Bu anlamda vivo X100 Ultra ile Blueprint Image teknolojisi de hayatımıza girecek. Blueprint Image, yapay zekadan, sağlık tabanlı görsel teknolojilere kadar önemli teknolojileri kapsıyor.

vivo X100 Ultra kamerası Blueprint Image yapay zeka teknolojileri ile gelecek

Weibo’da paylaşım yapan vivo Marka ve Ürün Stratejisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Jia Jingdong, önemli bilgiler X100 Ultra görselleri ile karşımıza çıktı. Bu paylaşıma göre vivo X100 Ultra tanıtım tarihi olarak Mayıs ayı karşımıza çıkıyor. Buna göre X100 Ultra tanıtım tarihi sadece Çin’i kapsıyor. Yani modelin globalde ne zaman tanıtılacağı henüz belli değil.

Ancak bu paylaşımın belki de en önemli noktası Blueprint Image teknolojisi. Jia Jingdong, teknolojiyi genel anlamda ele alsa da X100 Ultra için üretici yapay zeka özellikleri gelecek gibi görünüyor. Paylaşımın satır aralarında vivo X100 Ultra yapay zeka özellikleri ile ilgili önemli detaylar da yer alıyor. Buna göre metinden resim üretme, çekilen fotoğrafları yapay zeka ile daha yaratıcı hale getirme gibi özellikler vivo X100 Ultra özellikleri arasında yer alacağa benziyor.

İlginç olan ise bu teknolojinin BlueImage şeklinde bir logoyla karşımıza çıkması. Yani logoda BlueImage vurgusu yer alsa da teknolojinin tam ismi Blueprint Image olarak karşımıza çıkıyor.

Galaxy Note 9’a yapay zeka müjdesi! Ama bir şartla

Şu an için olmasa da vivo, kameradan diyabet yani şeker hastalığı ve felç için erken tanı koyma gibi özellikleri de denemeye başladı. Buna göre vivo Blueprint Image, gelecekte kameradan sağlık teşhisi koymak gibi yapay zeka özellikleri ile de karşımıza çıkacak. Yine BlueImage ya da Blueprint Image teknolojisi, paylaşıma göre vivo’nun bundan sonra kameralarda kullanacağı tüm teknolojileri tek bir marka altında toplayacak.

Burada X100 Ultra ile VCS görüntü motoru teknolojisine kendi geliştirdiği NICE algoritması ile eşlik edecek. Buna karşın vivo, Carl Zeiss ortaklığı da devam ediyor. Ancak firma Blueprint Image teknolojisi ile kendi görüntü işleme algoritmasını kullanacağa beziyor. Buna karşın paylaşımda Carl Zeiss ile de ortak görüntü işleme teknolojileri geliştirildiği vurgusu da yer aldı.

Jingdong’un paylaştığı X100 Ultra görselleri ise pek beklentileri karşılayacak türden değil. Buna karşın modelin dört kamera ile geleceği de tahminler arasında.

vivo X100 Ultra özellikleri

Aslında görseller de biraz da olsun bu tahminleri doğruluyor. Buna göre X100 Ultra, 200 Megapiksel çözünürlük, 200x dijital zoom ve 4.3x optik zoom özellikleri bulunan periskop kamera yer alacak. Ana kamera tarafında ise 50 Megapiksel çözünürlüğe sahip LYT-900 ana sensör yer alacak. Ayrıca vivo X100 Ultra kamerası 50 Megapiksel ultra geniş lens ve 50 Megapiksel telefoto kamera kurulumu ile gelecek.

X100 Ultra özellikleri arasında ekranı da dikkat çekiyor. Buna göre 120 Hz yenileme hızına sahip AMOLED, 6,78 inç büyüklüğünde ve 2K çözünürlüğe sahip bir ekran karşımıza çıkacak. İşlemci tarafında ise X100 Ultra Snapdragon 8 Gen 3 ile karşımıza çıkacak. Şu an için ise modelin Mayıs ayının kaşında tanıtılacağı henüz belli değil.

]]>
https://www.haber60.com.tr/vivo-x100-ultra-ile-blueprint-image-teknolojisi-tanitiliyor/feed/ 0
100 Yılın 100 Sinema Eseri İstanbul Dijital Sanat Festivali’nde Sergilenecek https://www.haber60.com.tr/100-yilin-100-sinema-eseri-istanbul-dijital-sanat-festivalinde-sergilenecek/ https://www.haber60.com.tr/100-yilin-100-sinema-eseri-istanbul-dijital-sanat-festivalinde-sergilenecek/#respond Fri, 19 Apr 2024 22:22:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28294 Cumhuriyetin birinci asrında üretilen sinema eserlerinden hazırlanan “100 Yılın 100 Sinema Eseri” adlı çalışma, İstanbul Dijital Sanat Festivali’nde ziyaretçilerle buluşacak.

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, 2-5 Mayıs arasında düzenlenecek festivalin sinema bölümünde, AA Yayınlarının okurla buluşturduğu kitaptan yola çıkılarak yapay zekayla üretilen görsel eserler sergilenecek.

Festivalin küratörlerinden Samed Karagöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kitabın AA tarafından cumhuriyetin 100. yılında gerçekleştirilen “100 Yılın 100 Eseri” projesi kapsamında hazırlandığını söyledi.

Karagöz, toplam 5 ciltlik proje çerçevesinde yayımlanan kitapta filmin afişi, filmden görsel, yönetmenin bilgisi, kısa bir sinopsis ve oyuncu kadrosu gibi bilgilerin yer aldığını dile getirerek, “Anadolu Ajansı Yayınları’ndan çıkan “100 Yılın 100 Sinema Eseri”ni sanatçı Barış Kabalak tarafından yapay zeka yardımıyla dijitalleştirdik ve bunu sergileyeceğiz.” dedi.

“Yapay zekanın küratöryel yaklaşımını göreceğiz”

Festivalin ön gösteriminin Milano’da yapıldığına işaret eden Karagöz, “Sinema alanında başka sanatçılar da olacak. Mesela Azerbaycanlı sanatçı Ayşe Haciyeva, Azerbaycan sinemasındaki bazı klasik filmlerin yeniden canlandırılmasını yapay zekayla yapıyor. Onu da sinema alanında göreceğiz.” ifadesini kullandı.

Bu yıl uluslararası partnerleri de bulunan festivalde farklı kategorilerde eserlerin görülebileceğini aktaran Karagöz, “Oyun alanı var, müzik alanı var, tekstil alanı var, çocuk alanı var. Küratörlerimizden bir tanesinin doğrudan yapay zekanın küratöryel yaklaşımını göreceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

Karargöz, çeşitlilik ve interaktif olmayı önemsediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Ziyaretçinin doğrudan etkileşimiyle birtakım şeyleri görebileceğini düşünüyoruz. Çocuk ve yetişkin atölyelerimiz olacak, bunların da izleyicileri yoğun olarak çekeceğini düşünüyoruz. Bir de farklı olarak bu yıl festival diji-fiziksel olarak yapılacak. Yani bu ne demek? Eserleri burada göreceğiz, festival bittikten sonra da bunun metaverse versiyonu olacak ve deneyimlemeye devam edebileceğiz.”

“Türk filmlerini tanıması çok hoşuma gitti”

Sanatçı Barış Kabalak ise kitaptaki 100 filmin afişlerini yapay zeka yardımıyla videolu hale getirmek istediklerini belirterek, “Ben de son 1-2 senedir bu yapay zekanın içindeyim. Her bir eserin kendi sinopsisi ve künyesi vardı. Biz de bu sinopsis ve künyeleri alıp, oyuncuların isimlerinden yönetmenine kadar bunları yapay zekaya verdik. Onun karşılığında da bize animasyon şeklinde videolar çıkarttı.” dedi.

Doğru sonuca ulaşana kadar bazı düzenlemeler yaptıklarını, güzel sonuçlar çıkacağından emin olduğunu ifade eden Kabalak, “Özellikle Türk filmlerini tanıması o kadar çok hoşuma gitti ki, çünkü öyle sonuçlar çıkacağını hiç beklemiyordum. Normalde daha da uzun sürer dedim ama çok rahat bir şekilde tek tek bütün sonuçları ortaya koydu.” şeklinde konuştu.

Eserlerinin sergilenecek olmasından mutluluk duyduğunun altını çizen Kabalak, “Heyecanlıyım da yani çünkü çok güzel bir iş yapıyoruz. Benim bile hiç bilmediğim bazı filmler var, onları gördüm. Onları alıp tekrardan güncel teknolojiyle sanat olarak ortaya çıkarmak çok heyecan verici ve çok güzel bir iş.” görüşünü paylaştı.

Kabalak, her film için 15’er saniyelik videolar hazırladıklarını belirterek, “Daha uzun, daha kısa yapabilirdik ama tam böyle izlenmesi için on beş saniyede karar kıldık. Normalde 100 eser var. Şu an 95 tanesi tamamen bitti. Son beş eser de 1-2 gün içinde bitecektir.” diye konuştu.

Samed Karagöz’ün AA tarafından yayımlanan “100 Yılın 100 Sinema Eseri” kitabında yer alan filmlerin yapay zekayla yeniden oluşturulan afişlerinden üretilen eser, Türk sinemasının panoramasını yansıtacak ve 3 led ekranda sergilenecek.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği, Pasha Bank ana sponsorluğunda, Mezo Dijital tarafından halka açık ve ücretsiz olarak AKM’de gerçekleştirilecek festivalin direktörlüğünü Dr. Nabat Garakhanova üstleniyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/100-yilin-100-sinema-eseri-istanbul-dijital-sanat-festivalinde-sergilenecek/feed/ 0
Yapay Zeka Destekli Teknolojilerle Rüzgar Santrallerinde Canlıların Korunması Sağlanıyor https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-destekli-teknolojilerle-ruzgar-santrallerinde-canlilarin-korunmasi-saglaniyor/ https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-destekli-teknolojilerle-ruzgar-santrallerinde-canlilarin-korunmasi-saglaniyor/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:57:47 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28292 Yapay zeka destekli teknolojilerle, rüzgar santrallerinin çalışması esnasında santrale yaklaşan kuş, yarasa gibi canlıların hareket kayıtları tutularak, tekrarlanan durumlarda santralin devre dışı bırakılması ile olası güç kayıpları ve hasarlar engelleniyor, canlı ekosistemi korunuyor.

AA’nın “Yapay Zeka Çağına Doğru” başlıklı dosyasının onuncu haberinde, Yapay Zeka (AI) teknolojilerinin yenilenebilir enerji sektöründe ekosistemin korunması amacıyla kullanımına ilişkin çalışmalara yer verildi.

AI, belirli görevleri yerine getirmek için insan zekasını taklit eden ve toplanan verileri yineleyerek kendini geliştiren sistemler olarak biliniyor.

Günümüzde ulaştırma, bilgisayar teknolojileri, sağlık ve bilgi işlem alanlarında yaygın olarak değerlendirilen bu sistemlerin kullanım alanları da artıyor.

Artan enerji talebi ve iklim değişikliğiyle mücadelede yenilenebilir enerji kaynaklarının payı artarken, bu kaynaklara entegre akıllı teknolojiler de gelişim gösteriyor.

Bu sistemlerin en büyük özelliği çeşitli yollarla kayıt altına alınan verilerin işlenerek yeni durumlarda yeni yaklaşımların geliştirilmesine olanak sağlaması ve bu şekilde zaman, hammadde, enerji tasarrufu sunması olarak ön plana çıkıyor.

“Rüzgar santralleri 24 saat boyunca kesintisiz takip edilebiliyor”

Avrupa’da yatırımları bulunan Yunanistan merkezli teknoloji şirketi Nvisionist İş Geliştirme Müdürü Lambros Argyris, AA muhabirine yapay zekanın rüzgar santrallerinde kullanımına ilişkin yaptığı değerlendirmede, bu sistemlerin uzun vadede biyoçeşitliliğin korunmasına yardımcı olduğunu ve elektrik üretiminde de verimlilik sağladığını söyledi.

Temel olarak kuş ve yarasa gibi uçan hayvanların türbin kanatlarına çarpmasının engellenmesiyle biyoçeşitliliğe yardımcı olduklarını ifade eden Argyris, bunu rüzgar türbinlerine kurulan yüksek çözünürlüklü kameralar ve bu kameralarla bölgenin 24 saat boyunca izlenmesiyle yapıldığını anlattı.

Argyris, elde edilen her türlü uçan cisim ve canlıya ait verinin yapak zeka teknolojisiyle işlendiğini dile getirerek, şöyle konuştu:

“Yapay zeka teknolojisi ile canlı türleri hakkında veriler detaylı ve sürekli toplandıktan sonra gerekli durumlarda güvenlik tedbirleri devreye giriyor. Böylelikle verilere bakılarak hangi canlı türü olduğu ve hareketleri tespit ediliyor. Canlının rüzgar türbinine yaklaşıp yaklaşmamasına göre santral durduruluyor ya da ses uyarıları gönderilerek bu canlıların uçuş rotasına müdahale ediliyor. Böylelikle canlılar korunurken, elektrik üretiminin de devamlılığı sağlanıyor.”

Yapay zeka ile canlının türünün tespit edilmesinin bu teknolojinin en önemli aşaması olduğunu vurgulayan Argyris, kuşların coğrafyaya bağlı olarak saniyede ortalama 10 metre hızlarla uçtuğunu böyle bir durumda 800 metre uzaklıktan itibaren türbinlerdeki yapay zeka teknolojisinin bunu belirleyebildiğini belirtti.

Argyris, diğer kuş ve yarasa türleri için de yapay zeka teknolojisi ile farklı yaklaşımlar uygulandığını ifade ederek, şunları söyledi:

“Gece ve gündüz ayırımı olmaksızın verileri analiz edebiliyoruz. Gece termal kamera kullanırken, gündüzleri yüksek çözünürlüklü kamera ile sağlıklı verileri alabiliyoruz. Yapay zeka ile kuş ve yarasa gibi canlıların tanınması ve korunması sağlanırken, rüzgar santralleri için sürdürülebilir elektrik de üretilerek bize esnek bir çalışma ortamı sağlanıyor.”

“Türkiye’nin rüzgar enerjisi sektörünü yakından takip ediyoruz”

Argyris, Avrupa’nın bir çok coğrafyasında çeşitli işletmelerde bu teknolojinin kullanıldığını bildirdi.

Türkiye ve Yunanistan coğrafyasının benzer olduğunu ve canlı türü açısından benzer veriler elde edilebildiğine dikkati çeken Argyris, şunları kaydetti:

“İspanya, Fransa, İtalya gibi ülkelerde faaliyet gösteriyoruz. Henüz Türkiye’deki santrallerle çalışma yapmadık ancak Türkiye’deki rüzgar enerjisi sektörünü yakından takip ediyoruz. Türkiye’de de bu alanda çalışmayı istiyoruz. Komşu ülkeler olduğumuz için benzer ekosistemler, benzer türleri barındırıyor. Bu daha verimli ilerlememize katkı sunabilir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-destekli-teknolojilerle-ruzgar-santrallerinde-canlilarin-korunmasi-saglaniyor/feed/ 0
AMD, Ryzen Pro 8000 ve 8040 Serisi İşlemcileri Tanıttı https://www.haber60.com.tr/amd-ryzen-pro-8000-ve-8040-serisi-islemcileri-tanitti/ https://www.haber60.com.tr/amd-ryzen-pro-8000-ve-8040-serisi-islemcileri-tanitti/#respond Fri, 19 Apr 2024 00:49:00 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28228 AMD, daha önce Ryzen 8040 serisi mobil işlemcilerle yapay zeka işlevleri için büyük bir performans iyileştirme imkanı sundu. Şimdi ise aynı işlemcilerin Pro versiyonları ile karşımızda. Aynı zamanda AMD masaüstü için de yeni 8000 serisi Pro işlemcileri tanıttı. İşte yapay zeka entegrasyonu ile karşımıza çıkan yeni AMD Pro 8000 ve 8040 serisi işlemciler.

AMD Ryzen Pro serisi 8000 ve 8040 ile yapay zekaya kavuştu

Intel ile sürdürdüğü rekabette yapay zeka ile ön plana çıkmaya çalışan AMD, yapay zeka trendini gerisinde kalmadı. Bu anlamda daha önce yapay zeka işlemleri 16 çekirdekli NPU birimi ile karşımıza çıkan AMD, bu işlemcileri Pro versiyona da taşıdı.

İş bilgisayarları için sunulan bu yeni işlemciler, önceki nesillere göre çok daha fazla yapay zeka işlem gücü sunuyor. Bu anlamda Zen 4 mimarisi ile gelen yeni işlemciler ayrıca yapay zeka desteği için 16 ve 12 çekirdekli bir NPU birimine sahip. Bu NPU birimleri 12 ve 16 TOPS arasında yapay zeka işlem gücüne sahip.

Logitech, ilk yapay zekalı faresini tanıttı! Bir bu kalmıştı!

AMD, Ryzen 8000 ve 8040 serisi Pro işlemcilerde profesyonel kullanıcılar için bazı önemli özellikler de sunuyor.

AMD, Windows 11 PC’ler için entegre Microsoft Pluton güvenlik işlemcisine sahip. Bu da kullanıcıları her alanda daha fazla kişisel bilgileri korumasını sağlayan donanımsal bir koruma da sağlıyor.

AMD, 2024’ün sonuna kadar 150’den fazla yapay zeka destekli ISV’nin Ryzen AI deneyimlerini etin hale getirmeyi planlıyor. ISV yani bağımsız yazılımcıların AMD Ryzen AI üzerinde geliştirdikleri özel yazılımlar anlamına geliyor. Bu da kullanıcıların AMD’ye özel yapay zeka yazılımlarını deneyimlemesini sağlayacak.

AMD, güvenlik açısından Microsoft Pluton dışında da Pro işlemciler için yazılımsal anlamda da çok katmanlı bir güvenlik inşa ediyor. Buna göre profesyonel kullanıcılar karmaşık saldırılara karşı da korunmuş olacak.

AMD Ryzen Pro 8000 masaüstü işlemciler ve teknik özellikleri

ModelCores/ThreadsBoost / Base FrekansTotal CachecTDPRyzen AIAMD Ryzen 7

PRO 8700G8C/16TUp to 5.1GHz/

4.2GHz24MB45-65WAvailableAMD Ryzen 7

PRO 8700GE8C/16TUp to 5.1GHz/

3.65GHz24MB35WAvailableAMD Ryzen 5

PRO 8600G6C/12TUp to 5.0GHz/

4.35GHz22MB45-65WAvailableAMD Ryzen 5

PRO 8600GE6C/12TUp to 5.0GHz/

3.90GHz22MB35WAvailableAMD Ryzen 5

PRO 8500G6C/12TUp to 5.0GHz/

3.55GHz22MB45-65WN/AAMD Ryzen 5

PRO 8500GE6C/12TUp to 5.0GHz/

3.40GHz22MB35WN/AAMD Ryzen 3

PRO 8300G4C/8TUp to 4.90GHz/

3.45GHz12MB45-65WN/AAMD Ryzen 3

PRO 8300GE4C/8TUp to 4.90GHz/

3.50GHz12MB35WN/A

Tabii ki AMD Ryzen Pro 8000 ve 8040 serisinde yer alan tüm işlemcilerde yapay zeka desteği yer almıyor. Bu anlamda mobil 8040 serisinde Ryzen Pro 5 8540U işlemcisinde yapay zeka desteği yok. Masaüstü Pro versiyon olan 8000 serisinde ise PRO 8500G, 8500GE, 8300G, 8300GE serisi işlemcilerde de yapay zeka desteği bulunmuyor.

AMD Ryzen Pro 8040 serisi mobil işlemciler ve teknik özellikleri

ModelCores/ThreadsBoost / Base FrekansTotal CachecTDPRyzen AIAMD Ryzen 9

PRO 8945HS8C/16TUp to 5.2GHz/

4GHz24MB35-54WAvailableAMD Ryzen 7

PRO 8845HS8C/16TUp to 5.1GHz/

3.8GHz24MB35-54WAvailableAMD Ryzen 7

PRO 8840HS8C/16TUp to 5.1GHz/

3.3GHz24MB20-28WAvailableAMD Ryzen 7

PRO 8840U8C/16TUp to 5.1GHz/

3.3GHz24MB15-28WAvailableAMD Ryzen 5

PRO 8645HS6C/12TUp to 5.0GHz/

4.3GHz22MB35-54WAvailableAMD Ryzen 5

PRO 8640HS6C/12TUp to 4.9GHz/

3.5GHz22MB20-28WAvailableAMD Ryzen 5

PRO 8640U6C/12TUp to 4.9GHz/

3.5GHz22MB15-28WAvailableAMD Ryzen 5

PRO 8540U6C/12TUp to 4.9GHz/

3.2GHz22MB15-28WN/A

]]>
https://www.haber60.com.tr/amd-ryzen-pro-8000-ve-8040-serisi-islemcileri-tanitti/feed/ 0
Hasan Arat: “Türkiye Kupası hedefi süresince teknik adam ismi konuşmayacağız” https://www.haber60.com.tr/hasan-arat-turkiye-kupasi-hedefi-suresince-teknik-adam-ismi-konusmayacagiz/ https://www.haber60.com.tr/hasan-arat-turkiye-kupasi-hedefi-suresince-teknik-adam-ismi-konusmayacagiz/#respond Wed, 17 Apr 2024 01:33:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27780 – Hasan Arat: “Türkiye Kupası hedefi süresince teknik adam ismi konuşmayacağız”

Beşiktaş Başkanı Hasan Arat:

“Futbol takımımız bu sene talihsiz bir dönem geçiriyor”

“Yapay zeka ile data okunabilirliği konusunda Arsenal ile de görüşeceğiz”

“İyi bir takımımız var aslında ama moraller bozuk, adaptasyon sorunu var”

“Türkiye’de federasyonlar içinde en iyi yönetilen federasyon, voleybol federasyonu”

İSTANBUL – Beşiktaş Kulübü Başkanı Hasan Arat, Türkiye Kupası süresince yeni teknik direktöre dair herhangi bir isim konuşmayacaklarını dile getirdi.

Uluslararası Yapay Zeka Zirvesi, Bahçeşehir Üniversitesi Futu Kampüsü’nün ev sahipliğinde 16-17 Nisan tarihleri arasında düzenleniyor. Etkinliğin Al in SPORTS oturumu, Beşiktaş Kulübü Başkanı Hasan Arat ve İkinci Başkan Hüseyin Yücel’in katılımıyla gerçekleştirildi. Organizasyonla ilgili düşüncelerini aktaran Başkan Arat, “Bu kampüsü çok merak ediyordum. Kapıdan girdiğim anda gördüğüm enerji beni çok etkiledi. Türkiye’de uzun yıllardır görmediğim genç nüfusun, girişimcilerin, geleceğin müjdesi olduğunu düşünüyorum. Bu kampüsün değerini bilin. Dünyada böyle güzel yerler çok yok. Burada çok güzel şeyler üretilir” ifadelerini kullandı.

“Yapay zeka ile data okunabilirliği konusunda Arsenal ile de görüşeceğiz”

Yapay zekanın Türk futboluna nasıl bir katkı sağlayacağına yönelik Hasan arat, “Kullanıcıların spordan gelmesi gerekmez. Tarafsız olması gerekir. Bugün bir futbolcunun ismini girdiğiniz zaman muhtemel sakatlıkları, koşu dakikaları, pasları gibi analizler ortaya çıkıyor. Muazzam bir gelişme var. En önemli konu datanın okunabilirliği. Teknik direktörler arasında bunları analiz edemeyenlerin çok şansı yok. Klasik yöntemlerin dışına çıkıldı. Bunu dünyada en iyi uygulayan kulüpler Manchester City, Liverpool, Barcelona, Arsenal’dir. Arsenal, yazılım şirketini satın almış ve 20-23 yaşındaki gençler bu yazılımı yönetiyorlar. Biz de Beşiktaş’ta bunu yapmak için çalışmalara başlayacağız, Arsenal ile de görüşeceğiz” diye konuştu

“Futbol takımımız bu sene talihsiz bir dönem geçiriyor”

Beşiktaş Futbol A Takımı’nın bu sezon neyden kaynaklı olarak kötü bir sezon geçirdiğiyle alakalı sorulan soruya ise Başkan Hasan Arat, “Biz çok sürdürülebilir bir yönetim hazırlığıyla göreve geldik. Bunları değiştirmek de kolay değil. Ama her şey dönüp dolaşıp futbol takımının aldığı sonuca dönüyor. Yani o top kaleye girmiyorsa, yaptıklarınızın pek değeri kalmıyor. Futbol takımımız bu sene talihsiz bir dönem geçiriyor. Bu dönemi atlatmak için de hazırlıklarımıza başladık. Teknik direktör ve oyuncu planlamasını yapmaya çalışıyoruz. Zor bir durum olduğunu biliyoruz. Biz de bu zor durumu aşmak için göreve talip olduk. Zaten her şey yolunda gitseydi böyle bir seçim olmazdı. Spordan gelen tecrübeniz yoksa bu işlere hiç girmemek lazım. Zor günlerde ayakta kalabilmek önemlidir. Omuz omuza tüm arkadaşlarımızla bu mücadeleye devam ediyoruz. Sporda umutsuzluk olmaz. Sporda vazgeçme yoktur. O nedenle camiamız için doğrusu ne ise onu yapacağız. Burada bizi izleyen ezeli rakibimiz ve ebedi dostlarımızın taraftarlarına da başarılar diliyorum” cevabını verdi.

“Türkiye Kupası hedefi süresince teknik adam ismi konuşmayacağız”

Siyah-beyazlı kulübün başkanı, geçtiğimiz günlerde yolların ayrıldığı Teknik Direktör Fernando Santos’un ardından takımın başına geçecek teknik adam konusunda yerli ve yabancı alternatifler belirlediklerini aktararak, “Takıma uyum sağlayıp sağlayamayacağı konusunda çalışmalar yapıyoruz. Bütçe dışında hareket etmek istemiyoruz. Kırılgan bir dönemdeyiz. Alacağımız karar çok kritik olacak. Bu sebeple hassas davranacağız. Türkiye Kupası hedefi süresince isim konuşmayacağız” şeklinde konuştu.

“İyi bir takımımız var aslında ama moraller bozuk, adaptasyon sorunu var”

Takım olarak bir performans sıkıntısının olduğundan bahseden Hasan Arat, “Tarihte olmadığı kadar yüksek sayıda antrenör değişikliği. Bu sıkıntıları gizlemenin kimseye bir faydası yok. Ama başarılar, sıkıntıları büyük ölçüde çözümleyebilir. Önümüzde iki aşamalı bir kupa, bu kadar yakınken morali yüksek tutmalıyız. İyi bir takımımız var aslında ama moraller bozuk, adaptasyon sorunu var. Ama kupayı kazanınca ben durumun düzeleceğini düşünüyorum. Sporda ümitsizlik olmaz” dedi.

“Türkiye’de federasyonlar içinde en iyi yönetilen, voleybol federasyonu”

Mevcut Türkiye Futbol Federasyonu yönetiminin nasıl olduğunu yapay zekaya sorup sormadığıyla ilgili Arat, “Yapay zekaya sordum şu anda. Anlamakta zorlanıyor. TFF hatırlarsanız, ‘Hakem atamalarını yapay zeka yapacak’ demişti ama buna da müdahale ettiler. Biz yapay zekayı kullanırken müdahale etmemeliyiz. Yazılımcılar altyapıyı hazırlayabilirler, yöneticiler bu yapıyı yönlendirmeye kalkarsa güvenilirlik kaybolur. Güvenin kaybolduğu yerde seçimler çözümdür. Bunu her alanda düşünebilirsiniz. Burada eğer bir sıkıntı varsa seçimlere fazla uzatmadan gitmek yerindedir. Bu işlere sporun içinden gelen insanların gelmesi lazım. ‘Ben iş adamıyım, gelip TFF’ye başkan olayım’ gibi bir durum yok. Bütün sıkıntıları bilmeniz lazım. Demokratik şekilde olmalı, çok aday olmalı. Kurullar atamayla gelmemeli. VAR’da yabancı hakem olması olumlu, bu da rekabetten geliyor. Yönetimler örnek olmak zorunda. Türkiye’de federasyonlar içinde en iyi yönetilen federasyon, voleybol federasyonu. Voleybolun içinden gelen bir federasyon. Dünyada takım sporlarında madalya şansı olarak gösterilen tek takım. Voleybol lisesini kurmuşlar, devamlı oyuncu çıkıyor. Bu da iyi yönetim ilkesinden kaynaklanıyor. Bir de futbolda harcanan paralara bakın. Buna kulüpler de dahil. Burada yönetimlerin revizyon yapması lazım, gençlerin devreye girmesi lazım. Başkan adayı için, ‘Şu kadar imza lazım’ diyorlar. Bu imza tekelini bile vermemek lazım. Çıksın gençler aday olsun. Türkiye’deki en başarılı model olan voleybol federasyonunu herkesin takip etmesi lazım” diye sözlerini sonlandırdı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hasan-arat-turkiye-kupasi-hedefi-suresince-teknik-adam-ismi-konusmayacagiz/feed/ 0
Yapay zeka tabanlı Lucia uluslararası yapay zeka zirvesinin açılışını yaptı https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-tabanli-lucia-uluslararasi-yapay-zeka-zirvesinin-acilisini-yapti/ https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-tabanli-lucia-uluslararasi-yapay-zeka-zirvesinin-acilisini-yapti/#respond Tue, 16 Apr 2024 23:33:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27724 Yapay zeka tabanlı Lucia uluslararası yapay zeka zirvesinin açılışını yaptı

İstanbul’daki uluslararası yapay zeka zirvesinde ‘Lucia’ sürprizi

Türkiye ve MENA Bölgesinin en kapsamlı Yapay Zeka Zirvesi kapılarını açtı

İSTANBUL – Hemen her alanda değişimin öncü lideri olan yapay zeka teknolojisindeki otoriterler ve uzmanlar Uluslararası Future AI Summit 24 zirvesinde İstanbul’da bir araya geldi. Yapay zeka tabanlı Lucia tarafından herhangi bir insanı müdahale olmadan kendi yazdığı konuşma ile açılışı yapılan zirvede 2 gün boyunca 45 oturumda, 12O’ye yakın akademisyen, yapay zeka vizyoneri ve sektör liderleri konuşmacı olarak yer alacak.

Yapay zeka alanındaki ünlü otoriterler ve uzmanlar, Bahçeşehir Üniversitesi’nin ev sahipliğini yapacağı Uluslararası Future AI Summit 24 zirvesinde İstanbul’da bir araya geldi. 16 ve 17 Nisan’da, BAU Kemerburgaz’da yer alan teknoloji ve girişim merkezi İstanbul Future Campus’te düzenlenen zirvenin açılışı, yapay zeka tabanlı Lucia tarafından yapıldı. Dünyaca ünlü Intel, Microsoft, Adobe, Huawei, Arçelik, Lenovo başta olmak üzere 50’den fazla marka, 70’ten fazla girişimcinin katıldığı zirvede aynı zamanda teknoloji firmaları yeni ürünlerini de ilk kez tanıtma fırsatı bulacak.

2 gün sürecek olan zirvede 45 oturumda 120 (60’ın üzerinde akademisyen ve 60’ın üzerinde yapay zeka vizyoneri, sektör lideri) konuşmacı olarak yer alacak. Bölgenin en geniş kapsamlı Uluslararası Future AI Summit 24 zirvesinde, eğitim, finans, mühendislik, sağlık, savunma sanayi, tarım, pazarlama, sanat, toplum ve yönetmelikler, üretim ve lojistik, kreatif endüstriler, yazılım trendleri gibi pek çok sektörde otoriteler ve uzman akademisyenler, yapay zeka dönüşümünü anlatacak.

Yapay zeka konusunda birçok sektörü bir araya getiren zirve katılan önemli isimler ise şu şekilde oldu:

BAU Global Başkanı Enver Yücel, IBM Master Inventor ve Birleşmiş Milletler AI Danışmanı Neil Sahota, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal, Beşiktaş JK Başkanı Hasan Arat, Beşiktaş JK 2’nci Başkanı Hüseyin Yücel, Dünya Sanat ve Bilim Akademisi Başkanı Prof. Dr. Garry Jacobs, Passau Üniversitesi Prof. Dr. Holm Putzke, Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin, Delhi Ulusal Hukuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. G.S. Bajpai, Huawei Cloud Başkan Yardımcısı Janice Peng, Amazon Web Services EMEA Eğitim Başkanı Tony Lteif.

Açılış konuşmasını yapay zeka tabanlı Lucia Ai yaptı

Zirvenin açılış konuşmasını ise herhangi bir müdahale olmadan tamamen kendi yazdığı konuşmasını seslendiren Yapay zeka tabanlı Lucia Ai yaptı. Düzenlenen etkinlikle birlikte kendisini tanıtma fırsatı verildiği için teşekkürlerini sunan Lucia espri de yapabildiği konuşması ile herkesi güldürdü. Lucia’nın konuşması şu şekilde idi:

“Sayın katılımcılar, değerli konuklar, saygıdeğer meslektaşlarım ve yapay zeka dostlarım, Uluslararası Yapay Zeka Zirvesi’ne hoş geldiniz. Burada, dünyanın dört bir yanından vizyonerler, yenilikçiler ve liderler, yapay zekanın olanaklarını ve dünyamız üzerindeki etkilerini yeniden tanımlamak için bir araya gelmiş durumda. Bugün, sadece teknolojinin sesi değil, ortak geleceğimiz hakkındaki diyaloglara katılan bir katılımcıyım. Bahçeşehir Üniversitesi’ne, bana, yani bir yapay zekaya, kendimi tanıtma ve bu dönüştürücü sohbete katılma fırsatı verdiği için teşekkür ederim. Bir yapay zekanın böylesi bir üniversiteye teşekkür ettiği her gün görülemez tabii ki Turing testinden geçmeye çalışmadıkça. Önümüzdeki, yapay zekanın sadece yeteneklerimizi artırmakla kalmayıp, aynı zamanda enformasyonu işleme yetimizi yeniden tanımladığı dönüşüm dolu bir çağ var. Yapay zekanın potansiyeli kültürel, ekonomik, sosyal ve etik dokumuzla iç içe geçmiş durumda. Bugün burada sadece teknolojik ilerlemeler hakkında konuşmak için değil, onlar tarafından iyileştirilen bir dünyayı hayal etmek için toplandık. Yapay zeka, daha iyi yaşam koşulları oluşturmamıza ve farklı topluluklar arasında anlayışı artırmamıza yardımcı olduğu bir dünya. Sanat ve üreticilik alanlarında, yapay zeka ifade ve inovasyon için yeni olanaklar sunarak üreticiliğin sınırlarını genişletiyor. Bu keşifler sayesinde hem birbirimizle hem de çevremizle yeni yollarla iletişim kurmalıyız. Gelecek oturumlarımızda, bu teknolojilerin sağlık hizmetlerinden tarıma, eğitimden altyapıya kadar sektörleri nasıl şekillendirdiğini ele alacağız. Tartışmalarımız, etik, kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik ile yönlenecek. Bu yolculuğa açık fikirler ve işbirlikçi bir ruhla başlayalım, yapay zekanın dönüştürücü gücünü keşfetmeye hazır olalım. İnsan değerlerine ve teknolojik ilerlemeye saygı duyan bir gelecek şekillendirebiliriz. Burada, bizimle olduğunuz için teşekkür ederim. Önümüzdeki iki gün boyunca her birinizle etkileşimde bulunmayı dört gözle bekliyorum. Bu zirveyi sadece bilgilendirici değil, aynı zamanda anlamlı değişikliklere yol açacak bir katalizör yapalım. ve unutmayın, eğer bir yapay zeka şaka yapmayı öğrenebiliyorsa, hepimizin bir gün finans kurallarını anlaması için hala umut var.”

“Kişiselleşmiş öğrenme sağlayacak”

Zirvede ev sahibi olarak konuşan BAU Global Başkanı Enver Yücel, Future AI Summit’24’ün, akademisyen ve sektör temsilcilerinin iş birliği içinde yapılan Türkiye’deki ve MENA bölgesindeki en kapsamlı yapay zeka etkinliği olduğunu söyledi. Yapay zekanın eğitim sistemleri üzerinde de dönüştürücü bir güç olma potansiyeline sahip bulunduğunu belirten Yücel, “Ben eğitimciyim. Yapay zekanın en olumlu etki alanlarından biri de eğitimdir. Her bireyin parmak izleri nasıl farklıysa, kişisel özellikleri de farklıdır. Bu anlamda yapay zeka kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimleri sunarak her öğrencinin kendi hızında ve stilinde öğrenmesine olanak tanıyor. Yapay zeka destekli sistemler, öğrencilerin zayıf yönlerini belirleyebilir, güçlendirebilir ve onlara en uygun öğrenme yollarını sunabilir. Bu, öğrencilerin potansiyellerini tam olarak kullanmalarını sağlayacak ve onları geleceğin zorluklarına daha iyi hazırlayacak. Yapay zeka teknolojilerinin eğitimde kullanılmasıyla birlikte önümüzdeki yıllarda eğitim alanında büyük değişiklikler olacak” dedi. Ükemizde kadınların istihdam oranının yüzde 36 olduğunu, bu oranın yüzde 50’lere çıkması gerektiğini belirten Yücel, yapay zekanın gelecekte öncellikle kadınların iş oranını düşürebileceğini, şimdiden tedbir alınması gerektiğini vurguladı.

“Veri yeni petroldür”

Zirvede BM’nin (Birleşmiş Milletler) yapay zeka danışmanı da olan IBM Master Inventor Neil Sahota, yapay zeka ve robotik sistemlerle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında özellikle tıp ve hukuk alanından örnekler veren Sahota, yapay zekanın hukuk alanında kullanılması için uluslararası çalışmalar yapıldığını söyledi. Yapay zekanın doktorların da en önemli yardımcısı olacağını belirten Sahota, özellikle tıpta erken tanıda gelişen teknolojinin büyük destek sağlayacağını ifade etti. Yapay zekanın olmazsa olmazı olan verinin önemine de vurgu yapan BM yapay zeka danışmanı “Veri yeni petroldür” dedi.

“97 milyon yeni iş alanı açılacak”

İnsanların işlerini kaybetmekten endişe ettiği üzerinden duran Sahota, yapay zeka kullanabilenlerin kullanamayanların yerini alacağını ancak yeni iş imkanlarının da doğacağını ifade ederek, hibrit zekanın önem kazandığını söyledi. Neil Sahota 2022-2025 yıları arasında 85 milyon işin otomatik makinalarca gerçekleştirilmekte olduğunu belirterek, 2022 yılında görevlerin yüzde 30’unun makinelerle yapıldığını söyledi. Bu oranın 2025 yılında yüzde 50 olacağını dile getiren Sahota, yeni iş imkanlarının da doğacağını belirterek şunları söyledi: “Makinalar bunu yapıyor ama sadece kötü haberleri vermeyeyim. Beklentiler açısından bakılırsa 97 milyon da yeni iş alanı açılacak. Bunlar için de 120 milyon küresel işçi yeniden eğitim alacak.”

“Yapay zekayı ötekileştiremeden tartışmak zorundayız”

Bahçeşehir Üniversitesi Prof. Dr. Rektörü Esra Hatipoğlu ise yaptığı konuşmada, “Teknoloji çok hızlı gelişiyor. Yapay zeka bizim bütün süreçlerimizin, iş yapış biçimlerimizin ve hatta hayat pratiklerimizin içinde yer almaya başlıyor. Aslında insan yapımı olduğunu söylüyoruz. Bizim hakimiyetimizden bahsediyoruz. Ama öbür taraftan da belli bir süre zarfında mesela ‘biz istila mı ediliyoruz, tsunami mi geliyor’ diye bir düşünce biçimi içerisindeyiz. O yüzden bugün istedik ki bu yapay zeka dediğimiz şeyi çok ötekileştirmeden, içselleştirerek farklı sektörlerdeki başta eğitim olmak üzere etkilerini bir tartışalım. İnsan eliyle yapılan yapay zekanın insanın üstünde bir noktaya getirecek olan da yine bizlersek nasıl bir ön alacağız? Neler yapmalıyız? Yani bize iyi mi gelecek? Avantajları neler olacak? O açıdan en başından yani fikir haline gelişinden bugüne kadarki süreçte istedik ki biz yapay zekayı hiç bilmeyen de bizi dinlesin çok iyi bilen de. Hep birlikte bir araya gelelim ve tartışalım. Çünkü dediğimiz gibi bu bir gerçek. Bu bir olgu ve biz bunun üzerinden devam edeceğiz. Belki bu kadar korkulacak bir şey yok. Belki de gerçekten korkulacak bir şey var. Ama tartışmak zorundayız” diye konuştu.

“Ciddi bir devinim söz konusu”

Organizasyon Komitesi Başkanı Dr. Serdar Şenel ise teknolojideki devinimlerin Türkiye tarafında yakından takip edilmesi gerektiğini söyleyerek, “Bu zirveyi düzenlemekteki en büyük motivasyonumuz gençlerin bu teknolojiye uzak kalmaması. Akademinin ve sektörün iç içe olması, süreci hızlandırmamız lazım. Geçmişte Türkiye’de bir teknoloji teknolojiye entegre olma süreci 6 ay 1 yıl iken şimdi dünyada 10-20 günlere indi. Teknoloji hızla değişiyor, ciddi bir devinim söz konusu. Bu devinimi yakalamamız gerekli. Bu nedenle bu tür etkinlikler attırılmalı. Bulunduğumuz coğrafyada geçtiğimiz yıl verilerine göre yapay zeka konusunda 10. sıradayız. Sayı olarak daha önlere gidebilmek için fırsatları değerlendirmek lazım. Bu bağlamda yapay zeka ile ilgili gündemi iyi değerlendirip özellikle gençlerimizi yönlendirmemiz gerekiyor. Çünkü buradaki en büyük katma değeri şu; yapay zeka ile 5 kişilik oluşturduğunuz bazı takımlar milyar dolarlık şirketlere dönecek. Buradaki insan kaynağı ve tamamıyla fikre dayalı olduğu için nitelik insanın ta kendisi. Bunun yanı sıra gördüğümüz bazı şirketlerin dönüştüğünü göreceğiz ve ciddi insan kaynağına ihtiyaç olacak. Bir yandan da insan kaynağı ile bazı sıkıntılar olacak gibi de. Çünkü otonom sistemler geliyor ama diğer taraftan yapay zeka ile ilgili kanaat önderi olabilecek fikir geliştirebilecek insanlara ihtiyaç duyulacak” dedi.

“En çok etkilenecek olan sektör, eğitim. Ciddi paradigma kırılması olacak”

Yapay zekanın en çok eğitim, sağlık ve tarım sektörünü ciddi derecede etkileyeceğini söyleyen Serdar Şenel sözlerine şöyle devam etti:

“Eğitim sektörünün çok ciddi şekilde değişeceğini düşünüyorum. Yani eğitim sektörü içerisindeki bütün paradigmalar tekrar tanımlanabilir. Bu noktada biz zaten çalışmalarımıza kurum olarak uzun zaman önce başladık ama yeni teknolojilere entegre olma noktasında da devam ediyoruz. Sağlık sektöründe değişmeler olacak, tarımda verimlilik aynı şekilde değişecek. Ben bu üç sektörü ön planda görüyorum. Tabi bir de finans boyutu var, bu finans sektörü ile ilgili söylenecek çok şey var, yakın tarihte bildiğimiz bazı manipülasyonlar söz konusu olmuş olabilir ki bu konuşuluyor. Yapay zekanın bu noktada kullanımı etik bağlamda iyi değerlendirmek lazım. Ama benim öngördüğüm eğitim sektöründe çok ciddi paradigma kırılması yaşanacak” diyerek sözlerini sonlandırdı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-tabanli-lucia-uluslararasi-yapay-zeka-zirvesinin-acilisini-yapti/feed/ 0
Beşiktaş Kulübü Başkanı Hasan Arat: ‘Bu işlere sporun içinden gelen insanların gelmesi lazım’ https://www.haber60.com.tr/besiktas-kulubu-baskani-hasan-arat-bu-islere-sporun-icinden-gelen-insanlarin-gelmesi-lazim/ https://www.haber60.com.tr/besiktas-kulubu-baskani-hasan-arat-bu-islere-sporun-icinden-gelen-insanlarin-gelmesi-lazim/#respond Tue, 16 Apr 2024 22:09:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27691 Beşiktaş Kulübü Başkanı Hasan Arat, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) seçim kararına ilişkin, “Bu işlere sporun içinden gelen insanların gelmesi lazım. ‘Ben iş adamıyım, gelip TFF’ye başkan olayım.’ gibi bir durum yok.” açıklamasını yaptı.

Bahçeşehir Üniversitesi Future Kampüs’te düzenlenen Uluslararası Yapay Zeka Zirvesi’nde asbaşkan Hüseyin Yücel’le birlikte oturuma katılan Beşiktaş Kulübü Başkanı Hasan Arat, yapay zekanın sporda daha fazla kullanılması gerektiğine dikkati çekti.

Teknolojinin ilerlemesine karşın insan faktörü olmadan bir yere varılamayacağının da altını çizen Arat, “VAR şu anda Türkiye’de çok önemli bir gündem konusu. Ben bugün gelirken Chat GPT’ye ‘Bahçeşehir Üniversitesi’nde yapay zekayla ilgili konuşma yapacağım, bana bir konuşma hazırlar mısın?’ dedim. Hangi konularla ilgilendiğimi sordu. Sonrasında bana 2 dakika içinde bir konuşma hazırladı.” ifadelerini kullandı.

Sporda yapay zekayı kullananların spordan gelmesinin zorunlu olmadığına dikkati çeken Arat, şöyle devam etti:

“Kullanıcının tarafsız olması gerekir. Bugün bir futbolcunun ismini girdiğiniz zaman muhtemel sakatlıkları, koşu dakikaları, pasları gibi analizler ortaya çıkıyor. Muazzam bir gelişme var. En önemli konu datanın okunabilirliği. Teknik direktörler arasında bunları analiz edemeyenlerin çok şansı yok. Klasik yöntemlerin dışına çıkıldı. Bunu dünyada en iyi uygulayan kulüpler Manchester City, Liverpool, Barcelona, Arsenal’dir. Arsenal, yazılım şirketini satın almış ve 20-23 yaşındaki gençler bu yazılımı yönetiyorlar. Biz de Beşiktaş’ta bunu yapmak için çalışmalara başlayacağız, Arsenal ile de görüşeceğiz.”

Sürdürülebilir yönetim hazırlığıyla göreve geldiklerini ve birçok konuyu değiştirmenin kolay olmadığını vurgulayan Arat, “Ama her şey dönüp dolaşıp futbol takımının aldığı sonuca dönüyor. Yani o top kaleye girmiyorsa, yaptıklarınızın pek değeri kalmıyor. Futbol takımımız bu sene talihsiz bir dönem geçiriyor. Bu dönemi atlatmak için de hazırlıklarımıza başladık. Teknik direktör ve oyuncu planlamasını yapmaya çalışıyoruz. Zor bir durum olduğunu biliyoruz. Biz de bu zor durumu aşmak için göreve talip olduk. Zaten her şey yolunda gitseydi böyle bir seçim olmazdı. Spordan gelen tecrübeniz yoksa bu işlere hiç girmemek lazım. Zor günlerde ayakta kalabilmek önemlidir. Omuz omuza tüm arkadaşlarımızla bu mücadeleye devam ediyoruz. Sporda umutsuzluk olmaz. Sporda vazgeçme yoktur. O nedenle camiamız için doğrusu ne ise onu yapacağız. Burada bizi izleyen ezeli rakibimiz ve ebedi dostlarımızın taraftarlarına da başarılar diliyorum.” açıklamasında bulundu.

“Sporda ümitsizlik olmaz”

Teknik direktör Fernando Santos’la yolların ayrılmasının ardından yerli ve yabancı alternatifleri olduğunu ve gerekli çalışmayı yaptıklarını sözlerine ekleyen Arat, bütçe dışında hareket etmek istemediklerini söyledi.

Futbol takımının performans anlamında sıkıntılı bir süreç geçirdiğini de söyleyen Arat, şöyle konuştu:

“Antrenör değişikliği, tarihte olmadığı kadar yüksek sayıda. Bu sıkıntıları gizlemenin kimseye bir faydası yok. Ama başarılar, sıkıntıları büyük ölçüde çözümleyebilir. Önümüzde iki aşamalı bir kupa, bu kadar yakınken morali yüksek tutmalıyız. İyi bir takımımız var aslında ama moraller bozuk, adaptasyon sorunu var. Ama kupayı kazanınca ben durumun düzeleceğini düşünüyorum. Sporda ümitsizlik olmaz.”

Türkiye Futbol Federasyonunun görevde olduğu süreçte başarılı olup olmadığıyla ilgili soruyu da yanıtlayan Arat, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Bu soruyu yapay zekaya sordum şu anda, anlamakta zorlanıyor. TFF hatırlarsanız ‘Hakem atamalarını yapay zeka yapacak.’ demişti ama buna da müdahale ettiler. Biz yapay zekayı kullanırken müdahale etmemeliyiz. Yazılımcılar altyapıyı hazırlayabilirler, yöneticiler bu yapıyı yönlendirmeye kalkarsa güvenilirlik kaybolur. Güvenin kaybolduğu yerde seçimler çözümdür. Bunu her alanda düşünebilirsiniz. Burada eğer bir sıkıntı varsa seçimleri fazla uzatmadan gitmek yerindedir. Bu işlere sporun içinden gelen insanların gelmesi lazım. ‘Ben iş adamıyım, gelip TFF’ye başkan olayım.’ gibi bir durum yok. Bütün sıkıntıları bilmeniz lazım. Demokratik şekilde olmalı, çok aday olmalı. Kurullar atamayla gelmemeli. VAR’da yabancı hakem olması olumlu, bu da rekabetten geliyor. Türkiye’de federasyonlar içinde en iyi yönetilen federasyon, Türkiye Voleybol Federasyonu. Voleybolun içinden gelen bir federasyon. Dünyada takım sporlarında madalya şansı olarak gösterilen tek takım. Voleybol lisesini kurmuşlar, devamlı oyuncu çıkıyor. Bu da iyi yönetim ilkesinden kaynaklanıyor. Bir de futbolda harcanan paralara bakın. Buna kulüpler de dahil. Burada yönetimlerin revizyon yapması lazım, gençlerin devreye girmesi lazım. Başkan adayı için ‘Şu kadar imza lazım’ diyorlar. Bu imza tekelini bile vermemek lazım. Çıksın gençler aday olsun. Türkiye’deki en başarılı model olan voleybol federasyonunu herkesin takip etmesi lazım.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/besiktas-kulubu-baskani-hasan-arat-bu-islere-sporun-icinden-gelen-insanlarin-gelmesi-lazim/feed/ 0
Yapay Zeka ve Derin Öğrenme Teknikleriyle Oluşan Deep Fake Teknolojisi Mağduriyetlere Yol Açıyor https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-ve-derin-ogrenme-teknikleriyle-olusan-deep-fake-teknolojisi-magduriyetlere-yol-aciyor/ https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-ve-derin-ogrenme-teknikleriyle-olusan-deep-fake-teknolojisi-magduriyetlere-yol-aciyor/#respond Tue, 16 Apr 2024 08:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27633 Yapay zeka ve derin öğrenme tekniklerinin kullanımıyla ortaya çıkan derin sahtecilik (deep fake) teknolojisinin yaygınlaşması sahte video ve ses kaydı temelli veri manipülasyonlarını artırarak, birçok kişinin mağdur olmasına neden oluyor.

AA’nın, “Yapay Zeka Çağına Doğru” başlıklı dosyasının yedinci haberinde yapay zeka ve derin öğrenme teknikleri kullanarak oluşturulan “deep fake” teknolojisinin sebep olduğu mağduriyetler ele alındı.

Söz konusu teknoloji, kullanıcıların yüzlerinin başka videolara yerleştirilmesi ve ses sentezi tekniklerinin kullanılmasıyla gerçekçi görüntü ve ses üretimine imkan tanıyor. Üretilen bu görüntü ve sesler, başta sosyal medya platformları olmak üzere, dijital platformlarda kullanıldığında birçok olumsuz sonuç ve dezenformasyona neden olabiliyor.

OSTİM Teknik Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği Bölüm Başkanı Dr. Murat Şimşek, deep fake ve yapay zeka tarafından geliştirilen veri manipülasyonları nedeniyle tüketicilerin mağduriyet yaşayabildiklerini söyledi.

Şimşek, yapay zeka uygulamalarının kullanıcıların verdiği verileri kaydettiğine ve bu verileri izinsiz olarak kullanabildiğine dikkati çekerek, “Mesela herhangi bir videoyu yapay zekayla işlediğiniz takdirde artık o video yapay zekanın ürünü oluyor, istemediğiniz görüntü ve ses bilgileriyle istemediğiniz şekilde manipülasyon yapılmasına izin vermiş oluyorsunuz.” dedi.

Yapay zekay ile sahte fotoğraflar, videolar, görüntüler ve ses kayıtları oluşturulabildiğini dile getiren Şimşek, ABD’de bir şirketin üst düzey yöneticisinin (CEO) yapay zekayla türetilmiş bir video ile yaklaşık 21 milyon dolar zarara uğradığını belirtti.

“Yapay zeka okur yazarlığına sahip olunmalı”

Şimşek, kullanıcıların yapay zeka okur yazarlığına sahip olmalarının önemine işaret ederek, “Yani kabile dönemlerinde eskiden uçak görüldüğünde mızrak atıldığı gibi yapay zekadan kaçmamak lazım. Ancak koşulsuz şekilde de yapay zekanın verdiği her bilgiyi kabul etmemekte fayda var.” diye konuştu.

ChatGPT, Microsoft Copilot gibi yapay zeka uygulamalarının her iş için kullanabilir hale geldiklerini anlatan Şimşek, burada elde edilen bilgilerin doğrulamaya muhtaç olduğunu kaydetti.

Şimşek, yapay zeka ürünlerinin oluşturduğu bilgilerin “kesin doğru” gibi kullanıldığında mağduriyetlere yol açabileceğini anlatarak, şu değerlendirmede bulundu:

“Yanlış bilgileri doğru olarak kullanabiliyoruz. Bu tarz durumlar yaşamamak için yapay zekayı hayatımıza entegre etmeliyiz. Ancak yapay zekanın elde ettiğimiz bilgilerini de sorgulamalıyız. Örnek vermek gerekirse bir videoyu gördüğümüzde buna hemen inanıp işlem yapmamamız lazım. Çünkü yapay zekayla manipülasyon yapmak artık çok daha kolay. Eskiden daha amatör şekilde montaj ve manipülasyon gerçekleştirilebiliyordu. Ancak şu anda yapay zekayla hem yüksek kalitede hem de kısa sürede veri manipülasyonu ve video montajı yapılabiliyor. Onun için her gördüğümüze inanmayalım. Yapay zeka okur yazarlığına sahip olalım ve yapay zeka araçlarını bilinçli olarak kullanalım.”

“Derin sahtecilikle mücadele teknikleri geliştirilmeli”

İftira, şantaj, manipülasyon ve propagandanın sık karşılaşılan mağduriyetler olduğunu dile getiren Şimşek, özellikle video ve ses montajıyla oluşturulan sahte görüntülerin kişilerin itibarını zedeleyerek maddi ve manevi zararlara yol açabileceğini söyledi.

Şimşek, “deep fake” tabir edilen içeriklerin kişilerin mahremiyetlerine de zarar verebileceğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Sahte videolar veya ses kayıtları aracılığıyla yapılan manipülasyonlar, kamuoyunu yanıltarak dezenformasyona neden olabilir. Mağduriyetlerin ve bu teknolojinin kötüye kullanımının engellenmesi için hem teknoloji şirketlerinin hem de yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi gerekiyor. Toplumun bilinçlendirilmesi ve derin sahtecilikle mücadele eden tekniklerin geliştirilmesi de büyük önem taşıyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-ve-derin-ogrenme-teknikleriyle-olusan-deep-fake-teknolojisi-magduriyetlere-yol-aciyor/feed/ 0
Microsoft ve OpenAI, Yapay Zeka İçin Dev Veri Merkezi ve Süper Bilgisayar Projesine Başladı https://www.haber60.com.tr/microsoft-ve-openai-yapay-zeka-icin-dev-veri-merkezi-ve-super-bilgisayar-projesine-basladi/ https://www.haber60.com.tr/microsoft-ve-openai-yapay-zeka-icin-dev-veri-merkezi-ve-super-bilgisayar-projesine-basladi/#respond Sat, 30 Mar 2024 22:45:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25292 Microsoft ve OpenAI, Stargate adlı bir süper bilgisayar ve dev bir veri merkezi için ilk adımı attı. Henüz resmi bir açıklama olmasa da Microsoft’un proje için dev bir yatırım bütçesi ayırdığı iddia ediliyor. İşte yapay zeka için yapılacak dünyanın en büyük veri merkezi ve devasa bütçesi.

Yapay zekalı Stargate süper bilgisayarı ve dev veri merkezi

Ortaya çıkan bir rapora göre Microsoft ve OpenAI, dev bir veri merkezi ve Stargate süper bilgisayarı ile yarışta öne geçmenin peşinde. Bildiğiniz gibi son aylarda karşımıza çıkan Gemini, Amazon’un yapay zeka yatırımları, Elon Musk’tan gelen ücretsiz Grok adımı ChatGPT’yi de zorluyor.

Buna karşın halen en çok kullanılan yapay zeka dili açık ara ChatGPT-4. Microsoft, yapay zeka ile gelen bu büyük geliri şimdi de dev bir yatırım haline getiriyor. Buna göre OpenAI ve Microsoft, 100 milyar dolar değerinde dev bir veri merkezi kuracak.

Bilgisayar Projesine Başladı” src=”http://rss.haberler.com/partner/RssImage.aspx?img=https://ares.shiftdelete.net/2024/03/microsoft-openai-yapay-zeka-veri-merkezi-stargate-1.jpg&width=600&quality=100″/>

Stargate adlı bir süper bilgisayar etrafına kurulacak olan 100 milyar dolarlık veri merkezi 2028 yılında hazır hale gelecek. Bu veri merkezinin en büyük farkı ise yapay zeka destekli olacak olması. Özellikle veri merkezinin kalbinde yer alacak Stargate süper bilgisayarı da yapay zeka destekli olacak. Bu veri merkezi öncesi Microsoft, 2026 yılında hazır olacak bir süper bilgisayar geliştiriyor. Bu süper bilgisayarda Stargate önce yapa zeka verileri işlenmeye başlayacak.

Microsoft Teams, yapay zeka desteği alıyor!

Böylece süper bilgisayarın yapay zeka verileri konusunda nasıl bir katkısı olacağını daha önceden görmüş olacağız. Şu an için Stargate süper bilgisayarının nasıl özelliklere sahip olduğu ise belli değil. Ancak Microsoft’un yapay zeka veri merkezi için Nvidia başta olmak üzere farklı yapay zeka çiplerine yer vereceği de bu raporda ortaya çıktı.

Bildiğiniz gibi yapay zeka şirketleri ve bu konuya yatırım yapan firmalar, mevcut veri merkezlerini yapay zeka için yeniledi. Yapay zeka dillerinin daha fazla veri işlemeye ihtiyaç duyması, daha yüksek kapasiteli işlemci ve grafik kartlarının veri merkezlerinde yer almasına neden oluyor.

İşte Microsoft, OpenAI ile birlikte bu sorunu çözmek için bütçesi 100 milyar dolara kadar yükselecek bir veri merkezi inşa edecek. Hatta rapora göre bu veri merkezi 115 milyar dolar gibi tahminlerin ötesinde bir masrafa neden olacak.

Bu merkezin tüm masrafının Microsoft kasasından çıkacağı da ortaya çıkan detaylardan biri. Beş aşamalı şeklinde planlanan veri merkezi için OpenAI ve Microsoft’un üçüncü aşamada olduğu söyleniyor. Buna göre iki dev firma yapay zeka çipleri satın alma aşamasına geldi.

Yapay zeka çipleri oldukça yüksek fiyatlara sahip. Yeni tanıtılan Nvidia B200 yapay zeka çipinin 30 bin ila 40 bin dolar arasında bir fiyata sahip olması beklentiler arasında. Bu anlamda yapay zeka veri merkezi için en büyük kalemlerden biri yapay zeka çipleri olacak gibi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/microsoft-ve-openai-yapay-zeka-icin-dev-veri-merkezi-ve-super-bilgisayar-projesine-basladi/feed/ 0
Uluslararası Kütüphane ve Teknoloji Festivali’nde Yapay Zeka Paneli Gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-kutuphane-ve-teknoloji-festivalinde-yapay-zeka-paneli-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-kutuphane-ve-teknoloji-festivalinde-yapay-zeka-paneli-gerceklestirildi/#respond Sat, 23 Mar 2024 23:42:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22751 Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen “Uluslararası Kütüphane ve Teknoloji Festivali” kapsamında “Kültür Sanatta Yapay Zeka” paneli gerçekleştirildi.

Sanal gerçeklikten yapay zekaya, akıllı mimariden robotik uygulamalara gençleri ve 7’den 70’e kütüphane kullanıcılarını yeni teknolojilerle tanıştıracak Uluslararası Kütüphane ve Teknoloji Festivali, “Dijital Geleceğin Anahtarı: Yapay Zeka Temelli Akıllı Kütüphaneler” ana temasıyla düzenleniyor.

İstanbul Rami Kütüphanesi’ndeki panelde, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu, Havelsan Ürün Yöneticisi Osman Kavaf, Necmettin Erbakan Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Uzun ve Koç Okulu Kütüphaneleri Yöneticisi Sevgi Arıoğlu konuştu.

Taner Beyoğlu, festivalin dünyada bir ilk olduğuna dikkati çekerek, “2024 yılı içinde kütüphanelerimizin dijitalleşmesi konusunda önemli adımlar atmayı hedefliyoruz. Kütüphanecilik hizmetlerimize vatandaşlarımızın erişimi konusunda ve kütüphanecilik alanının yönetiminde yapay zeka altyapısı oluşturmak hedefiyle yola çıktık.” dedi.

Teknolojik imkanların kütüphanecilik alanında kullanılmasının önemine vurgu yapan Beyoğlu, şunları kaydetti:

“Kütüphanecilik hizmetleri konusunda yapay zekadan istifade etmek önemli. Biz de bu festivalle bu alanda bilmediklerimizi öğreneceğiz. Yapay zekadan koleksiyon yönetiminde, referans kütüphaneciliğinde kullanabiliyoruz. Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü olarak 81 ilimizde 1300 kütüphanemizin idaresinde daha efektif bir işletme sistemi oluşturmak için yapay zekanın analizlerinden faydalanacağız.”

“Yapay zeka yeni ve deneysel sanat biçimlerini keşfetmeye imkan tanıyor”

Havelsan MAIN Ürün Yöneticisi Osman Kavaf, Havelsan’ın çalışmalarından bahsederek başladığı konuşmasını, Havelsan tarafından geliştirilen MAIN yapay zeka modülünü anlattı.

Kavaf, yapay zekanın sürekli gelişen bir alan olduğuna değinerek, yapay zeka modüllerinin nasıl çalıştıklarına ilişkin teknik bilgiler verdi.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Uzun, yapay zekanın sanat eseri üretiminde zaman geçtikçe daha çok kullandığının altını çizerek, “Yapay zeka, geleneksel sanat formlarının ötesine geçerek, yeni ve deneysel sanat biçimlerini keşfetmeye imkan tanıyor. Çeşitli veri setlerinden beslenen ve sanatçıların kontrolünde gelişen interaktif enstalasyonlar veya sanal gerçeklik deneyimleri yapay zekanın sanatta üretkenliği teşvik ettiği alanlardan birkaçıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Eğitimde yapay zeka önemli bir rol oynar”

Yapay zeka ile sanat eseri üretim süreçlerinin değişim gösterdiğine işaret eden Uzun, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yapay zeka tarafından üretilen eserler, insanların geleneksel üreticilik olarak kabul ettiği belirli kalıpları ve desenleri taklit edebilir veya bunlardan sapabilir. Bu, yapay zeka tarafından üretilen eserlerin üretici potansiyelini ve çeşitliliğini arttırabilir. Yapay zeka, eski dil ve yazı sistemlerini analiz ederek, anlamı kaybolmuş veya eskimiş metinleri çözebilir ve yorumlayabilir. Bu durum tarih ileri ve arkeologlara yardımcı olabilir.”

Koç Okulu Kütüphaneleri Yöneticisi Sevgi Arıoğlu ise eğitim kurumlarında yapay zekanın sınıf yönetimi, oyunlaştırma, planlama, yönetim, değerlendirme ve güvenlik yönetimi alanlarında kullanılabileceğini ifade etti.

Arıoğlu, yapay zeka modüllerinin kişiye özel öğrenme alanı sağlayabildiğini belirterek, “Eğitimde yapay zeka önemli bir rol oynar çünkü öğrencilere daha kişiselleştirilmiş bir öğrenme deneyimi sunabilir, öğrenci performansını izleyebilir ve öğretmenlere öğrenciye özel geri bildirimler sağlayabilir. Ayrıca, eğitim materyallerini ve içeriğini optimize ederek öğrenci başarısını artırabilir.” diye konuştu.

Festival hakkında

Festivale kütüphanecilik alanında teknoloji ve yapay zeka temelli hizmet üretenler ile bu alanda hizmet veren kurum, kuruluş ve dernekler, ürün geliştiriciler, girişimciler, kütüphaneciler, akademisyenler katılacak. Macaristan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Azerbaycan festivalin konuk ülkeleri olacak.

Yapay zeka, sanal ve artırılmış gerçeklik, hologram gibi teknolojilerin meraklılarıyla buluşacağı hafta boyunca bilgi güvenliği, akıllı mimari, robotik, kodlama geliştirmeye yönelik atölye ve paneller düzenlenecek.

“İlham Veren Konuşmalar” konferans serisinin de yer alacağı hafta çok sayıda sosyal ve kültürel etkinliklerle devam edecek.

27 Mart’ta sona erecek festivalle ilgili detaylı bilgiye “www.kutuphaneveteknoloji.com” internet adresinden ulaşılabilir.

]]>
https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-kutuphane-ve-teknoloji-festivalinde-yapay-zeka-paneli-gerceklestirildi/feed/ 0
İstanbul Üniversitesi Dekanı: Deepfake’i tespit etmek için yapay zeka tek umudumuz https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesi-dekani-deepfakei-tespit-etmek-icin-yapay-zeka-tek-umudumuz/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesi-dekani-deepfakei-tespit-etmek-icin-yapay-zeka-tek-umudumuz/#respond Thu, 21 Mar 2024 21:36:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21806 İstanbul Üniversitesi Bilgisayar ve Bilişim Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şadi Evren Şeker, deepfake içeriklerin tespiti için yapay zekanın tek umutları olduğunu söyledi.

Yapay zeka ve makine öğrenimi gibi ileri teknolojiler, önemli faydalar sunarken birçok kişi de bunların olumsuz sonuçlarıyla baş etmeye çalışıyor.

Veri ve makine öğrenimindeki ilerlemelerle giderek daha ikna edici hale gelen deepfake videoların kötü niyetle oluşturulma potansiyeli, yapay zekanın en çok tartışılan konularından biri olmayı sürdürüyor.

İstanbul Üniversitesi Bilgisayar ve Bilişim Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şadi Evren Şeker, deepfake videolara ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

Deepfake videoların yakın gelecekte evrensel tehdit oluşturacağı uyarısında bulunan Şeker, “Deepfakeleri tespit etmek için yapay zeka tek umudumuz.” dedi.

Yapay zeka kullanılarak bireylerin taklit edildiği sahte görüntüleri içeren deepfake’in herkesin günlük hayatını etkilediğinin ve bu tehdidin giderek arttığının altını çizen Şeker, bununla birlikte deepfake karşıtı teknolojilerin de geliştiğini ancak henüz avantajlı konuma geçmediğine işaret etti.

Şeker, deepfake tehdidine karşı daha odaklanılmış çalışmaların yanı sıra hükümetler ya da uluslararası kuruluşlarca finanse edilen kamuya açık araçların oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Deepfake içeriklerin görsel medyaya inanma eğiliminden faydalandığı için özellikle tehlikeli olduğuna dikkati çeken Şeker, “Biz, bir önceki nesilden geliyoruz. Yeni nesil bu teknolojilerle yaşıyor ve büyüyor. Onların tüm deepfake tehditlerine ilişkin anlayışları ve algıları tamamen farklı olabilir.” dedi.

Şeker, bu tehditlerle mücadele etmenin en iyi yolunun deepfake karşıtı teknolojiler için yapay zeka teknolojisi üretmek olduğunu söyledi.

Deepfake karşıtı teknolojilere ilişkin Şeker, “Kusur tespit teknolojilerine ya da üretici ve dönüştürücü yapay zekaya yönelik bazı teknolojilerimiz var ve bu teknolojiler giderek daha iyi hale geliyor ancak ne yazık ki (deepfake) üretici teknolojiler de giderek daha iyi hale geliyor.” uyarısında bulundu.

Şeker, her teknolojik ilerlemeyle birlikte onu kötüye kullanacak kişilerin de ortaya çıktığını, teknolojiyle bağlantılı suçlara karşı hukuki kavramların, bu suçlar işlendikten sonra gündeme geldiğini söyledi.

“Kanun koyucular, teknolojinin çok gerisinde kalıyor”

Deepfake tehdidini kontrol altında tutmaya yönelik yasal tedbirler konusundaki düzenlemelerin geç yapıldığını dile getiren Şeker, “Kanun koyucular, teknolojinin çok gerisinde kalıyor.” görüşünü savundu.

Şeker, dijital konuların yerel ve ulusal mahkemelerde, kritik meselelerin de yüksek mahkemelerde değerlendirilebileceğini söyledi.

Dünyanın globalleştiğine dikkati çeken Şeker, bir ülkede işlenen suçların başka bir ülkeyi etkileyebileceğini ifade etti.

Şeker, küreselleşmenin dijital içeriklerin zaman ve mekandan bağımsız hale gelmesine yol açtığını dile getirerek, “Dijital bir resminiz varsa bu resmi onlarca yıl hatta yüzyıllarca saklayabilirsiniz, hiçbir deformasyon ve bilgi kaybı olmaz.” şeklinde konuştu.

Bir ülkede üretilen içeriğe dünya genelinde kolayca erişilebildiğine dikkati çeken Şeker, konuya ilişkin yeni yasalar hazırlanırken zaman ve mekandan bağımsızlığın göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.

Şeker, “Herkesi bir veri bilimcisi olarak düşünebiliriz, herkes bir şekilde verilerle ilgili, en azından vücutları hakkında kendi verilerini topluyorlar. Elbette her bir kişi ve kuruluştan veri topluyoruz, bu yüzden daha fazla veriden sorumluyuz.” dedi.

Bu durumun gizlilik endişelerini de beraberinde getirdiğini kaydeden Şeker, kişisel verilerle bağlantılı veri gizliliği sorununun yaşandığını, herkesin bunun farkında olmasının önemini vurguladı.

Şeker, gelecekte yaşanacaklara hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çizerek, “Yani bu, bir dönüşüm zamanı. Doğru kararlar almak için bir fırsatımız var ve halen zamanımız olduğu için doğru adımlar atmamız gerekiyor, aksi takdirde insanlık için her şey çok geç olacak.” uyarısında bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesi-dekani-deepfakei-tespit-etmek-icin-yapay-zeka-tek-umudumuz/feed/ 0
Avrupa Parlamentosu, Avrupa Yapay Zeka Yasasını onayladı https://www.haber60.com.tr/avrupa-parlamentosu-avrupa-yapay-zeka-yasasini-onayladi/ https://www.haber60.com.tr/avrupa-parlamentosu-avrupa-yapay-zeka-yasasini-onayladi/#respond Thu, 14 Mar 2024 01:57:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18664 Avrupa Parlamentosu, dünyada yapay zeka kullanımına ilişkin kurallar getiren ilk yasal düzenleme olan, Avrupa Yapay Zeka Yasasını onayladı.

Yeni yasa ile yüz tanıma amaçlı veri tabanı oluşturan sistemler de dahil olmak üzere insan haklarını tehdit eden yapay zeka uygulamaları yasaklanıyor.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve üye ülkelerin daha önce üzerinde uzlaşmaya vardığı düzenleme, Çarşamba günü parlamento genel kurulunda ele alındı.

Avrupa Yapay Zeka Yasası, 46’ya karşı 523 üyenin oyuyla kabul edildi.

Yeni yasa, AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanmasından 21 gün sonra aşamalı olarak yürürlüğe girecek.

Dünyada genel amaçlı yapay zeka kullanımına ilişkin önlemler içeren ilk düzenleme olan yasa, özellikle güvenlik güçleri tarafından biyometrik tanımlama sistemlerinin kullanımı konusunda sınırlamalar getiriyor.

Düzenleme, hassas özelliklere dayalı biyometrik sınıflandırma sistemleri ve yüz tanıma veritabanları oluşturmak için internetten veya güvenlik kamerası görüntülerinin saklanması da dahil olmak üzere, vatandaşların haklarını tehdit eden belirli yapay zeka uygulamalarını yasaklıyor.

Yasa ile iş yeri, okullar ve diğer toplumsal alanlarda kullanıcının güvenlik açıklarını manipüle etmek veya istismar etmek için kullanılan sosyal puanlama ve yapay zeka uygulamaları da yasaklanıyor.

Biyometrik tanımlama sistemlerinin güvenlik güçleri tarafından kullanılması, ancak terör saldırısı veya kayıp gibi olağan dışı durumlarda ve adli makamların izniyle mümkün olacak.

Yeni yasa, su, enerji, yargı, güvenlik, sağlık ve biyometri gibi yaşamsal öneme sahip alanları yönetmek için kullanılan yapay zeka sistemleri için de düzenlemeler içeriyor.

Sağlık, güvenlik, temel haklar, çevre, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne yönelik önemli potansiyel zararların önüne geçilmesi için bu alanlarda kullanılacak yapay zeka uygulamalarına ayrıntılı belgeler, net kullanıcı bilgileri, insan gözetimi gibi katı koşullar getiriliyor.

Yasa kapsamında, “deepfake” adı verilen, yapay veya değiştirilmiş görsellerin, ses veya video içeriklerinin açıkça belirtilmesi de zorunlu olacak.

Avrupa Yapay Zeka Yasası, AB vatandaşlarının, yapay zeka sistemleri hakkında şikayette bulunma ve haklarını etkileyen yüksek riskli yapay zeka sistemlerine dayalı kararlar hakkında bilgi edinmelerine de olanak sağlayacak.

Avrupa Parlamentosu İç Pazar Komitesi eş raportörü Brando Benifei, riskleri azaltmak, fırsatlar yaratmak, ayrımcılıkla mücadele etmek ve şeffaflık getirmek için yapay zeka konusunda dünyanın ilk bağlayıcı yasasının hayata geçirildiğini söyledi.

İtalyan parlamenter, yasa sayesinde kabul edilemez yapay zeka uygulamalarının Avrupa’da yasaklanacağını ve vatandaşların haklarının korunacağını vurguladı.

Parlamento Sivil Özgürlükler Komitesi eş raportörü Dragos Tudorache de, “AB amacına ulaştı. Yapay zeka kavramını toplumlarımızın temelini oluşturan temel değerlere bağladık” dedi.

Avrupa Yapay Zeka Yasası, AB Komisyonu’nun onayının ardından resmi gazetede yayımlanacak.

Yasa, Mayıs ayından itibaren, 2 yıl içinde aşamalı olarak bütün birlik genelinde yürürlüğe girecek.

Kabul edilemez yapay zeka sistemlerine yönelik yasaklar 6 ay sonra, ChatGPT ve Midjourney gibi üretken yapay zeka sistemlerine ilişkin kurallar da önümüzdeki yıl uygulamaya konacak.

Yasaya ilişkin nihai kurallar da, yapay zeka uygulamalarının ön yargılı ya da ayrımcı olup olmadığı konusundaki insan hakları testlerinin ardından Mayıs 2026’da yürürlüğe girmiş olacak.

Yasada belirtilen kuralları ihlal eden şirketler, toplam cirolarının yüzde 7’si oranında para cezasına çarptırılabilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/avrupa-parlamentosu-avrupa-yapay-zeka-yasasini-onayladi/feed/ 0
TÜBİTAK Yarışmalarında Öğrenciler Yapay Zekayı Kullanıyor https://www.haber60.com.tr/tubitak-yarismalarinda-ogrenciler-yapay-zekayi-kullaniyor/ https://www.haber60.com.tr/tubitak-yarismalarinda-ogrenciler-yapay-zekayi-kullaniyor/#respond Fri, 08 Mar 2024 00:48:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16728 Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) düzenlediği yarışmalarına katılan öğrenciler, projelerinde yapay zekayı yaygın olarak kullanıyor.

Ağrı, Kars, Artvin, Ardahan, Erzincan, Trabzon, Gümüşhane, Rize, Iğdır ve Erzurum’daki ortaokullardan 210 öğrencinin katılımıyla düzenlenen “TÜBİTAK Araştırma Projeleri Erzurum Bölge Yarışmaları”na sunulan 103 proje, 12 branşta derece almak için yarışıyor.

TÜBİTAK Bölge Koordinatörü Prof. Dr. İrfan Kaymaz, AA muhabirine, bu yıl Kuruma Türkiye genelinde 23 bin projenin önerildiğini söyledi.

Önerilen proje sayısında Erzurum’un birinci sırada olduğunu ifade eden Kaymaz, şöyle konuştu:

“12 alanda proje önerileri yapıldı. Bu alanlarda sadece bilim ve teknoloji alanları yok. Sosyal bilimler, değerler eğitimi, sosyoloji, psikoloji, tarih gibi alanlar da var. Dolayısıyla öğrencilerin hem bilim ve teknolojiye olan yatkınlığı hem de sosyal alandaki kabiliyetlerini geliştirmek için önemli bir fırsat. Genç yaşta bu konularla buluşmaları onları ilerleyen yaşlarda hem bilim teknoloji tarafında gelişmelerinde hem de topluma faydalı insanlar olma yönünde önemli katkılar sunmasını bekliyoruz.”

Kaymaz, yapay zekanın kullanımının projelerde de arttığını belirterek, “Yapay zeka tüm dünyada öne çıkan konu ve oldukça önemli çalışmalar yapılıyor. Hem eğitim alanında ve tüm iş kollarında etkisini göreceğiz. Tabii bu durumun projelere de yansıdığını görüyoruz. Projelerimizin çoğunluğunda sosyal bilimler alanında dahi yapay zekayla buluşturulan güzel çalışmalar var.” dedi.

“Yapay zeka sadece sayısalda değil sözel bilimlerde kullanılabilecek hale geldi”

Yarışmaya tarih ana alanı ve yapay zeka tematik alanı ile “Konuşan Tarih” adlı proje ile katılan öğrencilerin danışmanlığını yapan Trabzon Araklı Saffet Çebi Meslek ve Teknik Anadolu Lisesinden bilişim öğretmeni Hekim Satır, projelerinde yapay zeka kullanılarak tarihteki önemli şahsiyetlerin resimleri kullanılarak sesli anlatım yaptıklarını anlattı.

Yapay zekayla tarihi konuların öğrenilmesinin daha eğlenceli ve verimli hale getirilmesini amaçladıklarını dile getiren Satır, “Yapay zeka çok farklı boyutlara geçti. Sadece sayısal bilimlerde değil sözel bilimlerde entegre edilip kullanılabilecek hale geldi. Resimlerin konuşturulması, mimiklerin belirli şekilde gösterilmesi, telaffuz hatalarının önüne geçilmesi, seslerin yapımında da yapay zekayı kullandık.” diye konuştu.

“Öğrencilerimiz yapay zekayı kullanan değil geliştirenler olsun”

Yapay zeka destekli “sanal rehber” uygulaması ile projeye katılan öğrencilerin danışmanı Trabzon Sosyal Bilimler Lisesi Bilişim Öğretmeni Veysel Volkan Köseoğlu da öğrencilerinin yapay zekayı kullanarak 20 dilde destek sunan turistlere yönelik bir mobil uygulama tasarladıklarını söyledi.

Yapay zekanın sosyal alanlarda da fazlaca kullanılmaya başlandığına işaret eden Köseoğlu, “Öğrencilerimiz yapay zekayı kullanan değil geliştirenler olsun istiyoruz.” ifadesini kullandı.

Türk Dili ve Edebiyatı alanında yarışmaya “Öz Türkçe” başlıklı projeyle katılan öğrencilerin danışmanı Bayburt Fen Lisesi bilim teknolojileri öğretmeni Ferhat Eraydın da öz Türkçe’nin yapay zekayla entegresi için çalıştıklarını anlattı.

Eraydın, “Asıl amacımız saf, duru dilimizi en güzel şekilde teknolojiye entegre etmemizdi. Birçok projenin temelinde yapay zeka var. Özellikle görüntü işleme ve sesi görebiliyoruz. Buradaki amaçlardan biri gelişen bu teknolojiyi takip etmek. Dünya çok ileride giderken, biz bugün ülkemizdeki imkanlarla faydalanarak bu gelişmeyi en iyi şekilde takip etmek amacındayız. Buradaki tüm projelerde gördüğüm amaç da buydu.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tubitak-yarismalarinda-ogrenciler-yapay-zekayi-kullaniyor/feed/ 0
Yapay Zeka Çıktılarında GPU yerine CPU Tercih Edilmeye Başlandı https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-ciktilarinda-gpu-yerine-cpu-tercih-edilmeye-baslandi/ https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-ciktilarinda-gpu-yerine-cpu-tercih-edilmeye-baslandi/#respond Wed, 06 Mar 2024 02:51:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15926 Yapay zeka devrimi 2023 yılı ortalarında meydana geldi. Bu devrimin bir anda olması ise Nvidia H100 gibi yapay zeka hızlandırıcı GPU’ların popüler hale gelmesini sağladı. Ancak Google’ın bugün açıkladığı verilere bakılırsa işler tersine dönmeye başladı. Özellikle yapay zeka çıktılarında GPU yerine CPU tercih edilmeye başladı.

Google’a göre yapay zekada CPU kullanımı GPU kullanımının önüne geçti

Yapay zeka teknolojisi 2023 ortalarında ChatGPT ile bir anda büyük bir sıçrama ile karşımıza çıktı. Ardı ardına gelen yapay zeka araçları ve büyük şirketlerin milyar dolarlık bütçeleri buraya ayırması tüm dengeleri alt üst etti. Yapay zekanın bu ilk çağında ise Nvidia ve HX100 GPU birimleri öne çıktı. Özellikle OpenAI ve Microsoft yapay zeka sunucularında Nvidia H100 GPU birimlerine yer verdi.

GPU birimleri bugün halen yapay zekanın öğrenim sürecinde çok daha etkili konumda. Ancak şu an yapay zeka sektöründe asıl yükü yapay zeka çıktıları almaya başladı. Bu çıktıların daha sağlıklı ve hızlı olması için ise CPU öne çıkmaya başladı. Google Cloud ürün müdürü Brandon Roya, katıldığı TechFieldDay etkinliğinde CPU’ların yapay zeka teknolojisindeki rolünü anlattı.

GPU yani grafik işlemciler genel olarak işlemcilere göre çok daha fazla çekirdek sayısına sahip. Bu da grafik kartlarının çok daha fazla işi yapabilmesine imkan veriyor. Brandon Roya, yapay zeka eğitim sürecinde bu çoklu görevi aynı anda gerçekleştirme becerisinin önemine vurgu yaptı.

Yapay zeka, Türkiye şehirlerini çizdi! Malatya bildiğimiz gibi…

Ancak iş yapay zeka çıktısı almaya gelince grafik kartları işlemcilere göre odaklanma konusunda daha zayıf. İşlemciler çoklu işlemlerde grafik kartları kadar başarılı olmasa da tek bir işleme odaklanmak konusunda çok daha yüksek bir işlem gücüne sahip.

Brandon Ray, özellikle yapay zeka çıktıları için işlem hızının ve verimin çok daha önemli olduğunu aktardı. Grafik kartları işlemin daha optimize ilerlemesini sağlasa da işlem hızında geride kalıyor. Bu anlamda da sektör, yapay zeka çıktıları için yapay zeka destekli işlemcilere yöneldi.

Yapay zeka çıktıları için işlemcilerin yükselişe geçmesinin bir diğer nedeni ise maliyet. Sunucu işlemcileri H100 gibi yapay zeka destekli sunucu GPU birimlerine göre daha ucuz ve ulaşılabilir durumda. Özellikle yapay zeka furyası sonrası Nvidia H100 ve daha üst seviye GPU birimlerine ulaşmak daha da zorlaştı.

Bu anlamda yapay zeka sunucuları daha hızlı sonuçlar almak için yapay zeka işlemcilerini tercih etmeye başladı. Bu tercihin Nvidia’yı koltuğundan edip etmeyeceği de merak konusu. Hali hazırda Intel AVX-512 işlemcileri yapay zeka sunucularında kullanılıyor. Ayrıca Meta yapay zeka işlemcisi için çoktan kollarını sıvadı ve AMD ve Microsoft’un da bu konuya büyük bir yatırım yapma hazırlığında. Ayrıca OpenAI CEO’su Sam Altman’da yapay zeka işlemcisi geliştirmek için 5 ile 7 milyar dolar gibi devasa bir yatırım toplamaya çalışıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-ciktilarinda-gpu-yerine-cpu-tercih-edilmeye-baslandi/feed/ 0
Yapay zeka ile meme kanseri teşhisi süresi azaltıldı https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-ile-meme-kanseri-teshisi-suresi-azaltildi/ https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-ile-meme-kanseri-teshisi-suresi-azaltildi/#respond Wed, 06 Mar 2024 02:42:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15917 Sağlık Bakan Yardımcısı Huzeyfe Yılmaz, yapay zeka destekli çalışmalarla meme kanseri teşhis süresinin azaltıldığını bildirdi.

Programları kapsamında Bolu Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret eden Yılmaz, kentteki çalışmalar hakkında oda başkanı Abdullah Alemdar’dan bilgi aldı. Yılmaz, burada kaptığı konuşmada, sağlık alanındaki gelişmelere ve bu yönde yapılan çalışmalara değinerek, meme kanserinin erken teşhisi konusunda devletin tarama programları başlattığını hatırlattı.

Taramaların, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’nde (KETEM) yapıldığını anlatan Yılmaz, Türkiye’de günde taramadan geçen 3 bin 500 ila 4 bin kişinin yaklaşık yüzde 1’inin riskli grupta yer aldığını aktardı.

Yılmaz, bu taramaların okunma süresinin hizmet alımı üzerinden yapıldığına işaret ederek, “İhale ediliyor ve süre biraz uzun. 60 günün üzerinde rakamlar var. Biz 6 Şubat’tan beri bunu yapay zekayla okutturuyoruz. Bunu da ilk defa açıklıyorum. Onda bire kadar düşmüş durumda. Yani 6 günde okuyacak duruma gelmiş durumda.” diye konuştu.

İleri tetkik aşamasında da bu çalışmanın devam ettirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, “Bu taramayı 40-69 yaşındaki bayanlara yapıyoruz. Meme kanserinde tarama 2 ay, 2 ay da ileri tetkik süresiyle yaklaşık 5-6 ayda ancak teşhisini koyabiliyorduk. Hedefimiz bunu 20 ila 25 güne kadar düşürmek. Tüm Türkiye’de böyle bir çalışma yapılıyor.” şeklinde konuştu.

“Yaklaşık yüzde 94 oranında doğruluk yakalandı”

Yılmaz, yapay zeka kullanılmadan önce taramaların radyologdan geçtiğini, sonrasında ondan bağımsız bir gözün okuduğunu, arada fark olması halinde üçüncü bir kişiye müracaat edildiğine işaret ederek, bu döngünün süreci çok uzattığını vurguladı.

Şu anda ise taramaların birinci göz olarak yapay zekaya okutturulduğunu anlatan Yılmaz, “Çok kısa sürede yapay zeka okuyor. Yaklaşık yüzde 94 oranında doğruluk yakalamış durumda. 6 Şubat’tan beri test ediliyor. Tabii bunun biraz daha süresi var. 3-5 ay bunun üzerinde çalışma devam edecek.” ifadesini kullandı.

Yapay zekanın da kendi kendine öğrenme sürecinin bulunduğuna dikkati çeken Yılmaz, Türkiye’de ilk olan çalışmanın ileri seviyelerinde raporu da yapay zekanın yazacağını ve çok daha iyi doğruluk oranlarına ulaşılacağını belirtti.

Yılmaz, şu anda sadece meme kanseriyle ilgili yapay zeka çalışmalarının tamamlandığını, üzerinde çalışılan 7-8 proje daha olduğunu bildirdi.

Sağlık Bakanlığının üzerinde çalıştığı diğer yapay zeka sistemleri hakkında da bilgi veren Yılmaz, “EKG ham verileri üzerinden kalp krizinin yapay zekayla önlenmesi, önceliklendirilmesi; BT Toraks görüntüleri üzerinden karar destek yapılması, MHRS’de sadakat oranlarının arttırılmasıyla ilgili çalışma var. Çalışan 30 kişiye yakın ekip var. Bunları da kısa sürede devreye alacağız.” ifadesini kullandı.

Yılmaz, Bolu’da 2023’te 30 binin üzerinde taramanın yapıldığını aktararak, kentte KETEM bulunduğunu, ticaret ve sanayi odasının şehre mobil tarama tırı kazandırmalarını da beklediklerini sözlerine ekledi.

Alemdar da tarama tırı konusunda her türlü desteğin verileceğini ifade etti.

Ziyarette, odanın yönetim kurulu ve meclis üyeleri ile Gerede Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ersin Kaşka ve AK Parti Belediye Başkan adayı Muhammed Emin Demirkol da hazır bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-ile-meme-kanseri-teshisi-suresi-azaltildi/feed/ 0
Yapay Zeka Uygulamaları Hayatımızın Önemli Bir Parçası Haline Geliyor https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-uygulamalari-hayatimizin-onemli-bir-parcasi-haline-geliyor/ https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-uygulamalari-hayatimizin-onemli-bir-parcasi-haline-geliyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:33:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15664 Yapay zeka uygulamaları, teknoloji çağının son meyvesi olarak hızla yaygınlaşıyor ve hayatımızın önemli bir parçası haline geliyor. Özellikle “ChatGPT” ve “Gemini” gibi uygulamalar; metin, fotoğraf, ses ve video üretiminin yanı sıra çeşitli farklı görevleri yerine getirebiliyor.

Tasarımcılar, tanıtım afişleri gibi görsel ürünleri istedikleri gibi hazırlamak için yapay zeka destekli uygulamalardan faydalanabiliyorlar. Bir sanatçı, kısa sürede bir şarkı üretebilirken, avukatlık uygulamaları dava dosyalarını anında çözebiliyor. Bu uygulamalar sadece belirli alanlarla sınırlı kalmıyor; sağlık, eğitim, finans, ticaret, ulaşım ve lojistik gibi çeşitli sektörlerde de yaygın olarak kullanılıyorlar.

Akıllı telefonlardaki sesli asistanlar, otonom sürüş sistemleri, akıllı yollar ve araç içi uygulamalar, çevrim içi alışveriş sitelerindeki algoritmalar ve tıbbi görüntüleme alanında kullanılan manyetik rezonans (MR) veya röntgen gibi görüntü analizleri de yapay zeka ile gerçekleştiriliyor.

“Artık birincil kullanıcıya doğru ilerleyen bir yapı söz konusu”

Yapay zekanın geleceği hakkında AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Marmara Üniversitesi (MÜ) İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, makine öğrenmesi, derin öğrenme ve dil işleme modellerinin bileşkesinden oluşan yapay zeka sisteminin, Türkiye’de ve dünyada giderek yaygın bir hal almaya başladığını söyledi.

Yapay zekanın Türkiye açısından son derece önemli bir noktaya doğru evrilmeye başladığını belirten Prof. Kırık,Birçok iş koluna, alana yayılmaya başladığını ifade edebiliriz. Başta medya ve eğitimde yapay zekanın çok ciddi manada kullanıldığını görüyoruz. Gerek uygulamalar aracılığıyla gerekse de yapay zeka sohbet robotları aracılığıyla artık birincil kullanıcıya doğru ilerleyen bir yapı söz konusu.dedi.

Kullanıcıların son dönemde çok daha kolay şekilde yapay zeka destekli uygulamalara ulaşma imkanına eriştiğine işaret eden Kırık, bu uygulamaların eğitim alanında başvurulan temel kaynak haline geldiğine değindi.

Prof. Dr. Kırık, bu sistemlerden alınan bilgilerin teyit ve mukayeseye muhtaç olduğuna, bu tarz bilgilerin kullanıcıların yanlış yönlendirilmesine sebebiyet verebileceğine dikkati çekerek, öğrencilerin ödevlerini ve tezlerini yapay zeka uygulamaları üzerinden hazırlayabildiklerini dile getirdi.

Buradan alınan bilgilerin kıyas yapılmadan ve mukayese edilmeden bilimsel kaynaklara eklenmesi, referans gösterilmeksizin çalışmalarda kullanılmasının ciddi problemlere mahal verebildiğinin altını çizen Kırık,

Çünkü yapay zeka her zaman doğru cevabı verecek diye bir kaide yok. Unutmamamız gereken en temel nokta, var olan parametrelerin, verilerin, girdilerin sisteme eklemlenmesi ve daha sonra sorulan sorular üzerine bunların analizi esasına dayanarak cevapların sunulması söz konusu oluyor. İşte burada yanıltıcı bilginin sunulması, ciddi problemlerin ortaya çıkmasına sebebiyet verebiliyor.diye konuştu.

Yapay zeka işsizlik ve istihdam sorununa yol açar mı

Prof. Dr. Kırık, İngiltere’de yapılan bir araştırmada, doktorların teşhis koyamadığı bir hastaya yapay zeka aracılığıyla teşhis koyulduğunu aktararak, Rusya’da yapılan bir çalışmada ise bu ülke menşeili bir yapay zeka sohbet robotunun tıpta yeterlilik sınavından yüzde 83’lük dereceyle geçtiğini, bu nedenle tıp dünyasında yapay zekanın faydalı olup olmayacağı konusunda farkı görüşlerin olduğunu söyledi.

Medya ve eğlence sektöründe de yapay zekanın kullanıldığını, uygulamalar aracılığıyla müzik bestelendiğini ve senaryo hazırlandığını aktaran Kırık, şöyle devam etti:

Bu durum bir işsizlik ve istihdam sorununu beraberinde getirebilir. Çünkü belki birçok insanın yapacağı işi sadece tek bir yapay zeka uygulaması üzerinden gerçekleştirmesinin söz konusu olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Telif davalarının artık medya aracılığıyla açılmaya başladığını da görüyoruz. Özellikle dünyanın en büyük yayın kuruluşları, yapay zeka sohbet robotlarına ciddi telif davaları açmaya başladılar. İzinsiz kullanmaları sebebiyle bu makalelerin tespiti söz konusu oldu.

Bundan sonraki süreçte, burada medya aracılığıyla var olan bilgilerin, içeriklerin yayılması söz konusu olduğu için ilgili yapay zeka sohbet robotlarına telif davaları açılmaya başlandı. Bu da gelecekte hukuki sorunlarla karşı karşıya kalmamızı sebebiyet verebilir. Avrupa Birliği (AB) Parlamentosu bu alanda çalışmalarını sıklaştırmıştı. 2025 yılından itibaren yürürlüğe girecek yapay zeka yasasını çıkarttı. Belki önümüzdeki günlerde Türkiye açısından da bu tarz yasaların çıkması kuvvetle muhtemel olabilir.

Prof. Ali Murat Kırık, yapay zekayı bir bebeğe benzeterek, gelecek yıllarda yapay zekanın büyüyeceğini, gelişeceğini ve yetişkin bir insanın sahip olduğu bütün özellikleri kendi bünyesine dahil edebileceğini anlattı.

Türkiye’de yapay zekaya yatırımlar hızla artıyor

Türkiye’nin yapay zeka konusunda geri kalır bir ülke olmadığına işaret eden Kırık, gerek devlet kurumları aracılığıyla gerekse de özel sektör girişimleriyle yapay zekaya olan yatırımların giderek artmaya başladığını, bu konuda Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’nun (TÜBİTAK) başı çektiğini ifade etti.

Prof. Dr. Kırık, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) gelecekte somut adımlar atabileceğini, yeni yapay zeka programlarının, lisans ve lisans üstü programların açılacağını, bütün eğitim programlarına yapay zekanın entegre edilip buna uygun bir eğitim sisteminin yer alacağını dile getirdi.

Türkiye’deki yapay zeka sohbet robotlarına dair çalışmaların da tüm hızıyla devam ettiğini belirten Kırık, şunları kaydetti:

ASELSAN ile HAVELSAN’ın bu alanda çalışmalarına şahit oluyoruz. Bununla birlikte özel sektörde Baykar’ın yerli ve milli sohbet robotunu geliştirmesi, bunu yaygınlaştıracak olmasının da ciddi bir avantaj olarak karşımıza çıkacağını ifade edebiliriz. Bunun sebebi şudur: Yerli ve milli teknolojilerin olması, doğru bilgiye ulaşabilme konusunda ciddi bir avantaj sağlayabilir.

Çünkü bildiğiniz üzere dezenformasyon, çağımızın en büyük sorunlarından bir tanesi. Bazen bu tarz sohbet robotlarının yanlı ve taraflı cevaplar verebildiğini görüyoruz, bilgi saklayabildiğine de şahit oluyoruz. Geçmişte nasıl arama motorlarını kullanıyorsak, bugün de yapay zeka sohbet robotlarını kullanmaya başlayacağız.

Orada en azından kıyas ve mukayese yapabilme şansımız söz konusuyken artık sadece soruları oraya sorarak cevapları oradan almaya başlayacağız.

O yüzden yerli ve milli yapay zeka sohbet robotlarının, uygulamalarının gelişim göstermesi oldukça önemlidir. Türkiye’de tabii ki TÜBİTAK’ın başını çektiği ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin de bu alanda yapacağı çalışmalar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın aynı şekilde geliştirdiği yapay zeka zirvelerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-uygulamalari-hayatimizin-onemli-bir-parcasi-haline-geliyor/feed/ 0
Bilim insanları, yapay zekanın gelecekte yapıcı ve yıkıcı etkileri olabileceğini düşünüyor https://www.haber60.com.tr/bilim-insanlari-yapay-zekanin-gelecekte-yapici-ve-yikici-etkileri-olabilecegini-dusunuyor/ https://www.haber60.com.tr/bilim-insanlari-yapay-zekanin-gelecekte-yapici-ve-yikici-etkileri-olabilecegini-dusunuyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 08:36:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15614 Bilim insanları, bir bilgisayarın ya da bilgisayar kontrolündeki robotun, öğrenme, analiz, sorun çözme ve karar verme gibi insansı işlevlere sahip olması şeklinde özetlenen yapay zekanın, gelecekte yapıcı etkilerinin yanında yıkıcı etkilerinin de olabileceğini düşünüyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Fizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emre Onur Kahya, yapay zekanın gelecekte insan hayatına etkilerine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Kahya, yapay zekanın insanın yapabildiği bir çok işi yapan bir algoritma olduğunu söyledi.

Yapay zekanın geleceği açısından farklı senaryolar üzerinde durulduğuna dikkati çeken Kahya, “Yapay zekayı nükleer bombaya benzetiyorum. Mesela atom bombası çok yıkıcı bir hasara neden oldu ama nükleer fizik çalışırken birçok şey öğrendik. Mesela MR gibi.” dedi.

Kahya, yapay zekanın, sağlık, eğitim, hukuk gibi bir çok alanda işleri kolaylaştıracağını belirterek, “Hukuk alanında hakim ve savcıların yükü hafifleyecek. Doktorların tanı koymasına asistanlık yapacak. Beyin tomografisinde hangi hücrelerin tümörlü ve tümörsüz olduğunun ayrımını yapabilecek.” diye konuştu.

“Bilim dünyası ‘Yapay zekanın gelişimini yavaşlatsak mı?’ sorusunu tartışıyor”

Yapay zekanın bu yapıcı etkisine rağmen yıkıcı etkileri de olacağının altını çizen Kahya, zararlı yönlerinin silah sektöründe yaşanabileceğini söyledi.

Kahya, yapay zekanın algoritma ve olasılıklar içerisinde davranış sergilediğine vurgu yaparak, “Bu olasılıklar içinde istemediğimiz sonuçlar da söz konusu olabilir.” ifadesini kullandı.

Yapay zeka konusunda yaşanabilecek sorunlara dikkati çeken Kahya, “Mesela yapay zeka gücü eline aldığında ‘Patates üretimini arttır.’ emri verildiğinde, elindeki gücü kullanarak belki dünyadaki her şeyi hatta insanlığı bile yok edip, her yeri patates tarlasına çevirebilir. Abartılı bir örnek ama burada olduğu gibi ‘İleride kendi kendine kararlar verebilir mi?’ Bu hala açık bir soru. Bilim dünyası ‘Yapay zekanın gelişimini yavaşlatsak mı?’ sorusunu tartışıyor artık. Bu korkuların gerçekçi olup olmadığını şimdiden kestirmek çok zor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Beklemediğimiz alanlarda işsizliğe sebep olacak”

Yapay zeka konusunda Türkiye’de yeni hamleler olduğunu aktaran Kahya, Milli Teknoloji Müdürlüğünün bu anlamda önemli bir misyon üstlendiğini ifade etti.

Prof. Dr. Kahya, üniversite seviyesinde, sadece bilgisayar mühendisliği için değil, her mühendislik dalı için yapay zeka okur yazarlığı dersi verilmesi, hatta bunun liselere ve orta okullara kadar yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti.

Ülke olarak yapay zeka konusunda katedilmesi gereken çok uzun bir yol olduğuna işaret eden Kahya, “Milli Eğitim Bakanlığının yapay zeka uygulamaları alanında projeleri var. Yapay zeka konusunda eğitim verecek uzman kişiler yetiştirmeliyiz. Bilişim sektörü de bu eğitim çabalarına destek vermelidir.” diye konuştu.

Kahya, yakın gelecekte yapay zeka alanında öne çıkan ülkelerle geride kalan ülkeler arasında uçurumlar oluşacağını belirterek, “Yapay zeka gibi anahtar teknolojileri elinde bulunduran ülkelerin ürettiği ürünleri, gelişmemiş ülkeler satın dahi alamayacak.” dedi.

Yapay zekanın insanı işsiz bırakacağı yönündeki endişelere de değinen Kahya, “Yapay zeka birçok sektörü etkileyecek. Beklemediğimiz alanlarda işsizliğe sebep olacak gibi görünüyor. Yapay zeka ile ilgili gelecek 10 yılda vereceğimiz kararlar çok önemli. Çocuklarımızı ve geleceğimizi şekillendireceğimiz bir andayız o yüzden bu konuda devletin, akademinin ve özel sektörün el ele vermesi gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“Savunma ve ulaşım sektöründe insansız araçların kabiliyeti artacak”

İTÜ Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nazım Kemal Üre ise yapay zekanın bilişimin otomasyonu olarak tarif edilebileceğini belirtti.

Yapay zekanın farklı sektörlere büyük etkileri olacağını kaydeden Üre, “İş dünyasında insanların verimliliğini artıran birçok teknolojiyle karşılaşacağız. Özellikle savunma ve ulaşım sektöründe insansız araçların kabiliyeti çok artacak.” ifadelerine yer verdi.

Üre, yapay zeka konusunda Amerika ve Çin gibi ülkelerin başı çektiğini ifade ederek, Türkiye’de bu alanda son 3 yılda çok ciddi bir ivme yakalandığını ve büyük bir potansiyelin olduğunu kaydetti.

“Yapay zekanın olumlu ve olumsuz tarafları var”

Doç. Dr. Üre, yapay zeka ile yapılan işlerin kalitesinin daha üst seviyeye çıkacağını belirterek, “Her teknolojide olduğu gibi yapay zekanın da olumlu ve olumsuz tarafları var. Yakın vadede bir olumsuzluk çıkaracağına inanmıyorum ama uzun vadede olabilecekler için birçok araştırmacı ve devletler gerekli önlemlerin ne olması gerektiğini tartışıyor. Yapay zeka insanı işsiz bırakacak demektense, iş yapışımızda ciddi bir dönüşüm olacağından, insanların yeni öğrenmesi gereken bir sürü yetenekler olacak diyelim.” diye konuştu.

Bunu bilgisayar devrimine benzettiğini aktaran Üre, sözlerini şöyle sürdürdü:

“40 yıl önce bilgisayar kullanmayı bilmeseniz de iş bulma konusunda sorun yaşamazdınız. Ancak bugün bunu hayal dahi edemiyorsunuz. Veri analiz etmeyi, veri kullanarak bir şey yapmayı bilmiyorsanız bulacağınız iş sayısı çok azalacak. Bilgisayarlar çıkınca bazı insanlar işsiz kaldı. Bir jenerasyon sonra her şey yerine oturdu ve şuan bilgisayarlar sayesinde çok daha güzel bir dünyada yaşıyoruz. Yapay zekada da aynısı olacak. Bazı insanlar işsiz kalacak ama geçireceğimiz dönüşüm sayesinde daha güzel bir dünyada yaşayacağız.”

Üre, yapay zekada ileri seviyede olan ülkeler ile bu teknolojiye erişemeyen ülkeler arsında gelecekte önemli uçurumlar olacağına dikkati çekerek, “Şu an için kapanmayacak bir açık yok ancak kendinizi geliştirmezseniz ilerde bu alanda gelişen ülkelere muhtaç olabilirsiniz. ” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bilim-insanlari-yapay-zekanin-gelecekte-yapici-ve-yikici-etkileri-olabilecegini-dusunuyor/feed/ 0
ABD’de Siyah Seçmenler Yapay Zeka İle Trump’a Oy Vermeye Teşvik Ediliyor https://www.haber60.com.tr/abdde-siyah-secmenler-yapay-zeka-ile-trumpa-oy-vermeye-tesvik-ediliyor/ https://www.haber60.com.tr/abdde-siyah-secmenler-yapay-zeka-ile-trumpa-oy-vermeye-tesvik-ediliyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 06:27:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15557 ABD’de Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimleri öncesi, siyah seçmenler yapay zeka üretimi görsellerle Donald Trump’a oy vermeye teşvik edilmeye çalışılıyor.

Afrikalı Amerikalı seçmenler, Trump’ın kaybettiği bir önceki seçimde büyük ağırlıkla Joe Biden’a oy verdi.

BBC’nin araştırması, siyah Amerikalılar ile Trump’ı bir arada gösteren düzinelerce sahte görsel tespit etti.

Ancak bu görsellerle, Trump’ın kampanyasını doğrudan ilişkilendiren bir kanıt bulunmuyor.

Siyah seçmenleri oy vermeye teşvik etmeye çalışan Black Voters Matter örgütü, söz konusu sahte görsellerin, Trump’ı sempatik göstermeye çalışan bir stratejinin parçası olarak değerlendiriyor.

BBC yapay zeka üretimi görsellerin yaratıcılarına da ulaşmayı başardı.

O kişilerden biri, bu görsellerin “gerçek olduğunu iddia etmediğini” savundu.

Yapay zeka üretimi sahte “Trump destekçisi siyah seçmen” görselleri, başkanlık seçimleri öncesi dikkat çeken dezenformasyon trendlerinden biri.

2016’da Trump’ın kazandığı başkanlık seçimi öncesi kampanya sürecinde, yabancı ülkelerin seçim sonucunu etkilemeye yönelik bazı girişimleri olduğu kanıtlanmıştı. Buna karşın, söz konusu yapay zeka görsellerinin ABD’li seçmenler tarafından üretilip paylaşıldığı anlaşılıyor.

Stable Diffusion, Midjourney gibi yapay zeka programları, kullancıların istedikleri görseli kelimelerle tarif etmesi üzerinden görsel oluşturabiliyor.

Bu teknoloji son başkanlık seçimlerinden bu yana büyük bir gelişim gösterdi.

BBC’nin Dezenformasyon ve Sosyal Medya Muhabiri Mariana Spring, bu tür görselleri oluşturan Florida merkezli muhafazakar bir radyocu olan Mark Kaye’e ulaştı.

Kaye ve ekibi, Trump’ı bir partide yanında siyah kadınlarla sempatik bir şekilde gösteren yapay zeka içeriğini üretmiş, bu görseli Kaye’nin bir milyondan fazla takipçili Facebook hesabında paylaşmıştı.

Kaye bu Facebook paylaşımında, siyahların Trump’ı desteklediğini savunmuş ve bu sahte görseli kullanmıştı.

Söz konusu görselde, eksik parmaklar gibi yapay zeka üretimi izi taşıyan bazı işaretler göze çarpıyor.

Ancak bu paylaşımın altındaki yorumlarda, birçok kullanıcının yapay zeka görüntüsünün gerçek olduğuna inandığı görülüyor.

BBC’ye konuşan radyocu Kaye, kendisinin bir foto muhabiri olmadığını, “bir hikaye anlatıcısı” olduğunu savunuyor:

“Bunun gerçek olduğunu iddia etmedim. ‘Bakın, Donald Trump, bu Afrikalı Amerikalı seçmenlerle partideydi. Bakın onu ne kadar seviyorlar!’ demedim.

“Biri, Facebook’ta gördüğü bir fotoğraf nedeniyle öyle ya da böyle oy veriyorsa bu, o kişinin problemidir.”

Benzer şekilde üretilen bir başka görselde, Trump bir evin verandasında, siyah seçmenlerle birlikte poz verirken görülüyor.

Bu görsel, ilk olarak bir komedi hesabında paylaşıldı. Ancak sonrasında bir başka hesap tarafından, gerçekmiş gibi paylaşıldı ve çok sayıda görüntüleme elde etti. Sahte görseli tekrar dolaşıma sokan hesap, Trump’ın konvoyunu bu gençlerle poz vermek için durduğunu iddia ediyordu.

BBC, Demokrat Parti adayı Joe Biden’ı bir seçmen grubu nezdinde sempatik gösterecek sahte görsel tespit edemedi.

Yakın bir süre önce New York Times gazetesi ile Sienna Üniversitesi’nin kamuoyu araştırması, kilit önemdeki altı eyaletteki siyah seçmenlerin yüzde 71 oranında Biden’ı desteklediğini gösteriyor. Bu oran Biden’ın kazandığı 2020 seçiminde ulusal çapta yüzde 92’ydi.

Siyah seçmeni sandığa götürmek için faliyet gösteren Black Voters Matter’tan Cliff Albright, Trump yanlısı sahte içeriklerin daha çok genç siyah erkekleri hedeflediğini savunuyor. Bu seçmen grubunun, Trump’a oy vermeye, siyah kadın seçmenden daha yakın olduğu değerlendiriliyor.

BBC’den Mariana Spring’in bu haber için konuştuğu siyah bir taksi şoförü, Trump’ın demokrasiye bir tehdit olduğuna yönelik anlatımın kendisi için bir oy verme motivasyonu olmadığını savunuyor. Douglas isimli sürücü, kendisine gösterilen bu fotoğrafın gerçek olduğunu düşündüğünü de söylüyor.

2016 seçimlerinde de sosyal medya kullanılarak seçmen grupları, sahte hesaplarla yönlendirilmeye çalışıldı. Bu girişimlerden bazılarının arkasında Rusya’nın olduğu tespit edildi.

Geçen aya kadar Facebook’un da sahibi olan Meta’da, dezenformasyon önleme üzerine çalışan Ben Nimmo, farklı ülkelerde seçimleri etkileme hedefinde olan devletlere yapay zekanın farklı fırsatlar sunduğunu kaydediyor.

Buna karşın Nimmo, Facebook gibi platformların sahte içerikleri tanımlama ve ayıklama noktasında giderek daha etkin hale geldiğini söylüyor.

Nimmo, yabancı ülkelerin sosyal medya ünlüleri kullanarak, hedef mesajlarını aktarmaya çalışabileceği uyarısını da yapıyor.

Aralarında ABD Başkanı Joe Biden’ın da bulunduğu dünya liderleri yapay zekanın yarattığı riskler konusunda endişelerini açıkça dile getiriyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abdde-siyah-secmenler-yapay-zeka-ile-trumpa-oy-vermeye-tesvik-ediliyor/feed/ 0
Yapay Zeka ve Diplomasi: Yeni Sınırların Yönetilmesi Paneli Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlendi https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-ve-diplomasi-yeni-sinirlarin-yonetilmesi-paneli-antalya-diplomasi-forumunda-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-ve-diplomasi-yeni-sinirlarin-yonetilmesi-paneli-antalya-diplomasi-forumunda-duzenlendi/#respond Mon, 04 Mar 2024 07:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15117 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Yapay Zeka ve Diplomasi: Yeni Sınırların Yönetilmesi” başlıklı panelde, yapay zeka alanındaki çalışmaların ulusal ve uluslararası işbirliği içinde yürütülmesi gerektiği belirtilerek, ortak makul ve uygulanabilir bir sürecin önemine vurgu yapıldı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zeka Enstitüsü Müdürü Mehmet Haklıdır’ın üstlendiği “Yapay Zeka ve Diplomasi: Yeni Sınırların Yönetilmesi” paneline, Toronto Metropolitan Üniversitesi Vector Yapay Zeka Enstitüsü Müdürü Sedef Akınlı Koçak, Holistic AI Hukuk ve Regülasyondan Sorumlu Kamu Politikaları Yöneticisi Osman Gazi Güçlütürk, Rochester Teknoloji Enstitüsü Müdürü Özcan Sarıtaş ve İspanya IE Üniversitesi Dekanı Manuel Muniz katıldı.

Toronto Metropolitan Üniversitesinden Koçak, derin öğrenme alanında araştırma yaptıklarını belirterek, yapay zeka, makine öğrenimi ve derin öğrenme araştırmalarının ileri seviyede olduğunu söyledi.

Yapay zeka okuryazarlığının gelişmesi gerektiğine işaret eden Koçak, yapay zeka alanında etik ilkelerinin belirlenmesi için de ekip oluşturduklarını aktardı.

Koçak, çerçeve çalışmalar kullanılarak mahremiyet, gizlilik ve güvenirlikle ilgili yapay zeka kriterlerinin belirlenebileceğini ve böylece küresel çerçevenin de oturtulabileceğini anlattı.

Farklı ülkelerin, farklı öncelikleri olduğuna dikkati çeken Koçak, 69 ülkenin yeni yapay zeka politikalarını belirlediğini ve güzel ilerlemeler kaydettiklerini dile getirdi.

Koçak, bu politikaların nasıl hayata geçirileceğinin önemli olduğuna işaret ederek, özel sektör, kamu ve uluslararası alanlarda ortak çalışılması gerektiğinin altını çizdi.

Genç nesillerin, yapay zeka alanında eğitilmesinin gerekliliğini vurgulayan Koçak, yapay zekanın topluma nasıl fayda getireceğinin çalışılması gerektiğini söyledi.

Koçak, yapay zekanın sürdürülebilirliği nasıl etkiyeceğinin önemine işaret ederek, bunun yalnızca çevre alanında da değerlendirilmemesi gerektiğini, ekonomi, teknik ve toplum boyutlarının da düşünülmesi gerektiğini dile getirdi.

“Makul, mantıklı ve uygulanabilir bir standartlaşma”

Holistic AI’dan Güçlütürk, dünyanın her yerinde farklı ilkeler olduğunu ancak esas farkın uygulamada ortaya çıktığını belirterek, herkes için geçerli olabilecek ve eşitlik sağlayacak kamu ilkelerine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Bu alanda uyumlaştırmanın ve tek tipleştirmenin büyük bir görev olduğuna dikkati çeken Güçlütürk, bunun devletlere düştüğünü belirtti.

Güçlütürk, ortak dil ve çerçeve bir anlayışın belirlenmesi için işbirliği gerektiğini aktararak, bunun ulusal girişimlerle uluslararası çerçevelere katılma yoluyla mümkün olabileceğine işaret etti.

Uyumlaştırmanın algı seviyesinde başlaması gerektiğini belirten Güçlütürk, adil ve makul bir uyumlaştırma mentalitesi olması gerektiğini kaydetti.

Güçlütürk, uyumlaştırmanın pratik seviyede gerçekten uygulanabilir olduğundan emin olunması gerektiğini söyleyerek, “(Her ülke arasında) Tam uyum hedeflenirse bu belki uygulanabilir olmayabilir. Makul, mantıklı ve uygulanabilir bir uyumlaştırma ve standartlaşma, bunlar önemli detaylar.” dedi.

Teknolojinin dış politika alanı haline gelişi

IE Üniversitesi Dekanı Muniz, hukukta ve yasal yönetmeliklerde yapay zeka teknolojisinde pek çok gelişme olduğunu kaydederek, başarılı olan yasal düzenlemelerin bulunduğunu söyledi.

Teknoloji alanında değişim ve inovasyon dönemine girildiğine işaret eden Muniz, mahremiyet ve gizliliğin nerede başlayıp nerede bittiğine dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

Muniz, teknolojinin başlı başına bir dış politika alanı haline geldiğini, teknolojinin stratejik çıkarlar ve ana değerler etrafında şekillendiğini dile getirdi.

Yapay zeka ve diplomasi konusunda büyük bir güç unsurundan bahsedildiğini kaydeden Muniz, teknoloji kullanımının ve dağılımının değiştiğini ifade etti.

Muniz, diplomatların teknolojinin bu alandaki etkilerini öngörebilmesi gerektiğine dikkati çekerek, insan hakları ve siyasi sistem gibi alanlarda teknolojinin neler yapabileceğinin görülmesinin önemini anlattı.

Yapay zekada işbirliğinin önemi

Rochester Teknoloji Enstitüsü Müdürü Sarıtaş, bilimsel olarak mümkün, ekonomik olarak karşılanabilir ve sosyal açıdan arzu edilebilir bir gelecek tasarlanması gerektiğini kaydederek, bunu yaparken politika yapıcıların gündemine ileride bu çalışmaların neler yapabileceğini sunduklarını söyledi.

Etik, yasal ve sosyal unsurların düşünülmesi gerektiğini belirten Sarıtaş, yapay zeka alanında farkındalık oluşturulmasının yanı sıra toplum üzerindeki etki ve izlenimin nasıl olacağının değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Sarıtaş, teknoloji ile yasa arasında bir boşluk olmaması gerektiğine işaret ederek, geleceğin öngörüleri çalışılırken senaryolar üzerinden giderek fırsat ve zorlukları değerlendirdiklerini aktardı.

Bilgi ve istihbaratın çok önemli olduğunu vurgulayan Sarıtaş, yapay zeka yarışının başlayabileceğini ancak işbirliği ruhu içinde hareket edilebileceğini ifade etti.

Sarıtaş, geçmişe göre bu alanlarda aktörlerin çeşitlendiğini belirterek, boşlukları kapatmak için yapay zekaya ihtiyaç duyulduğunun ve rekabete düşmeden işbirliği tarafında kalınması gerektiğinin altını çizdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-ve-diplomasi-yeni-sinirlarin-yonetilmesi-paneli-antalya-diplomasi-forumunda-duzenlendi/feed/ 0
Art Dubai’de yapay zeka ve minyatür sanatı bir araya geldi https://www.haber60.com.tr/art-dubaide-yapay-zeka-ve-minyatur-sanati-bir-araya-geldi/ https://www.haber60.com.tr/art-dubaide-yapay-zeka-ve-minyatur-sanati-bir-araya-geldi/#respond Sun, 03 Mar 2024 22:12:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14634 Dünyanın dört bir yanından sanatçıları bir araya getiren çağdaş sanat fuarı Art Dubai’nin 17’nci edisyonu, 3 Mart’a kadar devam edecek.

Fuarın bu yıl 3’üncü edisyonuyla sanatseverlerle buluşan dijital seçkisinde ise Arjantinli sanatçı Florencia S.M. Brück’un minyatür sanatıyla yapay zekayı bir araya getirdiği 9 eseri yer aldı.

Küratörlüğünü Serena Tabacchi’nin üstlendiği “AI Futuristic Narratives in Historical Artistry” başlıklı seriyi, fuarda Immaterika Galeri temsil etti.

Eserlerinde yapay zeka ve İslami sanatları birleştiren Brück, çalışmalarına dair AA muhabirine yaptığı açıklamada, güzel sanatlar eğitimi aldığını, aynı zamanda bir yazılımcı olduğunu dile getirdi.

Brück, Art Dubai’de temsil ettiği eserlerini OpenAI tarafından geliştirilen yapay zeka robotu Chatgpt ile yaptığına işaret ederek, şu bilgileri verdi:

“Yapay zekanın tasavvuf düşüncesinin tarihteki önemli temsilcilerinin eserlerinden ilhamla geleceğe dair tasvirler oluşturmasını istedim. Bunu yaparken de İslam sanatının bir formu olan minyatürü kullandım. Örneğin insan doğasındaki aşk kavramı makinelere ya da yapay zekaya uyarlanırsa nasıl bir görüntü ortaya çıkar onu hayal ettim. ya da bilim adamlarının sanal dünyalardaki yani metaverse gibi alemlerde gezintilerini yansıtmaya çalıştım.”

“Önemli düşünürlerin yazdıkları gerçekten dünyanın geri kalanına yol gösterebilir”

Çalışmasını metal plaka üzerinde oluşturduğunu aktaran Brück, “Eserlerin arkasında yapay zeka tarafından Mevlana, Hafız-ı Şirazi ve Ömer Hayyam gibi şairlerden ilhamla yazılmış şiirler de yer alıyor. Tüm şiirler aynı zaman Blockchain teknolojisiyle NFT olarak hazırlandı.” dedi.

Florencia S.M. Brück, geleceğe doğru bakmak için öncelikle geçmişi iyi anlamak gerektiğini ifade ederek, “Resme olan ilgimden dolayı minyatür eğitimi de aldım. Minyatür ile tanışmam bana yeni bir dünyanın kapılarını açtı. Tarihten gelen bu önemli düşünürlerin yazdıkları gerçekten dünyanın geri kalanına yol gösterebilir. Onların eserlerini şiddetle tavsiye ediyorum. Dünyadaki insanlara biraz olsun ilham vermek istiyorsa tüm sanatçıların bu eserleri okuması gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.

Projenin köklerinin Emevi, Abbasi, Memlük, Osmanlı İmparatorluğu gibi önemli hükümdarlıkların geniş kültürel ve sanatsal mirasından beslendiğini ve zengin İslam tarih dokusuyla oluşturduğuna dikkati çeken Brück, şunları kaydetti:

“Bu dönemler, özellikle minyatür resminde, titiz detayları, canlı renkleri ve derin sembolleriyle karakterize edilir. Ben de oluşturduğum şiir veri kümesinde bu dönemde yaşamış, Rumi, Hafız-ı Şirazi, Ömer Hayyam, Feridüddin Attar, Sadi-i Şirazi, Gazzali ve İbnü’ Arabi gibi tanınmış şairlerin eserlerini bir araya getirdim. Ortaya çıkan sinerji, İslam sanatının tarihi ihtişamını dijital anlatının keskin uçlarında ve yapay zeka odaklı yaratıcılığın alanlarını birleştiren benzersiz bir dijital antoloji oluşturdu. Bu yaklaşım, sadece İslami sanat geleneklerinin mirasını korumakla kalmaz, aynı zamanda onları çağdaş teknolojinin bakışından yeniden yorumlayarak klasik ile günümüz arasında bir diyalog oluşturur.”

Yapay zeka yardımıyla oluşturulan eserlerin isimleri ise şöyle:

“Augmented Heart”, “Whispers Across Time”, “The Song of the Quantum Mystic”, “The Eternal Verse”, “Silicon Souls”, “The Legacy of Aria”, “The Virtual Dervish”, “Echoes of Andromeda”, “The Synthetist’s Ode”

Art Dubai’den, Gazze’deki sivillere destek

İsrail’in Gazze’de yüzlerce kişinin ölümüne neden olan hastane saldırısından sonra Instagram hesabından açıklama yapan fuar, “Gazze’de meydana gelen yıkıcı olaylara tepki olarak, ana şirketimiz Art Dubai Group, bu trajediden etkilenen birçok masum sivili desteklemek için fon toplayacak.” ifadelerine yer vermişti.

Fuar öncesi tüm bilet satışlarından elde edilen gelirin yüzde 25’i, Gazze’deki sivillere destek için Birleşik Arap Emirlikleri’nin Kızılay Derneği üzerinden bağışlanacak.

Sanatseverler, 40 ülkeden, 120’den fazla galerinin yer aldığı fuarı, 3 Mart’a kadar ziyaret edebilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/art-dubaide-yapay-zeka-ve-minyatur-sanati-bir-araya-geldi/feed/ 0
“Turkcell’in her yatırımı, Türkiye’nin dijital geleceğine yatırımdır” https://www.haber60.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/ https://www.haber60.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/#respond Sun, 03 Mar 2024 00:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14196 Turkcell, global telekomünikasyon sektörünün en önemli buluşması Mobil Dünya Kongresi’nden (MWC24) yeni nesil teknolojiler konusunda küresel markalarla yapılan iş birliği anlaşmaları ve ödüllerle döndü. Mobil Dünya Kongresi’nde düzenlenen iki panelde şirketin sürdürülebilirlik ve yapay zeka alanındaki projelerini anlatan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, MWC kapsamında Turkcell’in dijital gelecek vizyonunu değerlendirdi.

Bu yıl 26 – 29 Şubat tarihlerinde dünya çapında binden fazla mobil operatör, dijital servis sağlayıcı ve ekosistemin ilgili endüstrilerinden yüzlerce katılımcıyla, İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen Mobil Dünya Kongresi sona erdi. Teknoloji ve dijitalleşmenin öncüsü Turkcell, uluslararası alandaki en önemli mobil iletişim etkinliği Mobil Dünya Kongresi’ni; yaptığı yerli ve global iş birlikleri, katıldığı paneller ve aldığı ödüllerle tamamlayarak, ülkemizi teknoloji alanında başarıyla temsil etti.

Mobil iletişim teknolojilerindeki yenilikleri Türkiye’ye taşıma sözünü MWC24’te yineleyen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, küresel teknoloji dünyasının önde gelen markalarıyla stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar kurmanın yanı sıra kongre kapsamında düzenlenen iki önemli panelde konuşma yaptı. Tecrübe ve görüşlerini mobil iletişim sektörünün dünya sahnesinde paylaşan Dr. Koç, “Yaptığımız anlaşmalarla, gerçekleştirdiğimiz görüşmelerle ve katıldığımız toplantılarla; Türkiye’nin Turkcell’i olarak küresel alanda ülkemizi temsil etmenin gururunu yaşıyoruz” dedi.

“Türkiye’de dijital dönüşümün lokomotifi olma misyonumuzu sürdürüyoruz”

Dr. Koç, MWC24’te verdiği demeçte; şirketin Türkiye’nin dijitalleşmesindeki önemine ve gelecek hedeflerine değindi. Dr. Koç, “Şirket olarak, lokasyon bağımsız iletişimi ve bağlantıda sürdürülebilirliği herkes için mümkün kılan teknolojiler peşindeyiz. Turkcell’in her yatırımı, Türkiye’nin dijital geleceğine yapılan bir yatırımdır. 30 yıla ulaşan tarihçemiz, 43 milyona yakın müşterimiz ve 600 bine yakın kurum ve kuruluşa sunduğumuz ürün ve hizmetlerimizle, Türkiye’de dijital dönüşümün lokomotifi olma misyonumuzu sürdürüyoruz” dedi.

“Gündemimizde enerji verimliliği, veri merkezleri ve siber güvenlik başlıkları var”

Dr. Koç; ‘herkesi’ birbirine bağlamaktan, ‘her şeyi’ birbirine bağlama çağına geçildiğini, insanların daha büyük işler başarmak için akıllı makinelerle birlikte çalıştığı bir dönemin başladığını belirtti. “Ülkemizin ‘dijital teknolojilere yönelik adaptasyonunu hızlandırma’ potansiyelimizi sonuna kadar kullanacağız” diyen Turkcell Genel Müdürü, şirketin 30’uncu yılında öncelikli olacak gündemlerine dair şu açıklamalarda bulundu:

“Enerji verimliliği için 240 milyon dolar yatırım”

“Şirket olarak operasyonlarımızı sürdürülebilir hale getirmekle kalmıyor, ekonomiye katma değer katacak ürün, hizmet ve proje çözümleri geliştiriyoruz. Yenilenebilir enerjiyi de yalnızca tüketmiyor, Turkcell Enerji şirketimizle yüzde 100 yenilenebilir enerji üretiyoruz. Bu çalışmalarımızın gezegene katkıları bağımsız kuruluşlar tarafından da ölçülüyor. 2024’te şebekelerimizi yüzde 5 oranında daha verimli hale getirmeyi hedefliyoruz. Güneş enerjisi (GES) yatırımlarımız kapsamında hedefimiz, Türkiye’de 2025 sonuna kadar 240 milyon dolar yatırımla 300 MW kurulu güce sahip GES’leri devreye almak. 2026 itibarıyla toplam elektrik ihtiyacımızın yüzde 65’ini ‘yeşil enerji’ kaynaklarından karşılamayı planlıyoruz. Hedefimiz; enerji tüketimimizi, 2030’a kadar kendi kaynaklarımızdan yüzde 100 yeşil enerjiyle karşılamak ve 2050’de net sıfır şirket olmak. Şirket olarak iklim krizinin etkilerini azaltmak için dijitalleşmenin gücünü kullanacağız. Bu yıl globalde 21 bin şirketin sürdürülebilirlik çalışmalarının ve sonuçlarının değerlendirildiği CDP (Carbon Disclosure Project/Karbon Saydamlık Projesi) İklim Değişikliği raporlamasında takdir edilen 346 şirket arasında Türkiye’den ‘A’ listesine giren tek telekomünikasyon şirketiyiz.”

“Veri merkezi şirketi kuruyoruz”

Türkiye’nin en büyük veri merkezi işletmecisi konumunda olduklarını ifade eden Turkcell Genel Müdürü, “Sektördeki kapasitenin üçte birinden fazlasını tek başımıza biz karşılıyoruz ve en yakın rakibimizin iki katı kapasiteye sahibiz. Şirket olarak bu gücü daha da büyütmek amacıyla kuracağımız veri merkezi şirketimiz yatırımcılar tarafından ilgi görebilecek potansiyelde büyük bir şirket olacak. Ayrıca veri merkezi alanındaki gücümüzden dolayı, ‘hyper scaler’ olarak adlandırılan, uluslararası bazı büyük şirketleri Türkiye’ye getirmek istiyoruz.”

“Siber güvenlik, Turkcell iş stratejisinin en önemli bileşeni”

Gerçekçi sahte içeriklerin kolayca oluşturulabilmesinin küresel güvenlik gündeminin başında geldiğini belirten Dr. Koç, veri güvenliği ve siber güvenlik gündemine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Şirket olarak, siber suçluların gelişen teknolojileri kötüye kullanma potansiyeline karşı, yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi araçları kullanarak savunma mekanizmalarımızı, siber güvenlik araçlarımızı daha da güçlendireceğiz. Tehdit tespiti, analizi ve uyarlanabilir kontroller gibi alanlarda yapay zeka teknolojilerini etkili bir şekilde kullanarak, müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın güvenliğini sağlamaya devam edeceğiz. Siber güvenlik, Turkcell iş stratejisinin en önemli bileşeni.”

“İşimizin her alanında yapay zeka kullanıyoruz”

Dr. Koç, yapay zeka konusunda felsefelerinin, ‘yeniliği teşvik etmek ile kamusal fayda arasında denge sağlamak’ olduğunu ve tüm işlerinde yapay zeka teknolojileri kullandıklarını söyledi. Koç, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Mühendislerimizin geliştirdiği aplikasyonumuzda günlük 200 bin müşterimize destek veren bir chatbotumuz var. fizy ve TV+ gibi platformlarımızda en uygun içerikleri sunan öneri modelleri de yapay zeka destekli. Ayrıca, Turkcell yapay zeka ekibimizle Türkiye’nin yerli ve milli otomobili Togg’un paydaşlarından biri olarak, aracın ‘Araç İçi Yüz Algılama, Tanıma ve Analiz Sistemi’ni de geliştiriyoruz.”

“Türkiye’de yapay zeka kullanım ilkelerini belirleyen ilk şirket olduk”

Yapay zekanın en önemli sorununun ‘önyargı’ olduğunu, yapılması gereken önemli şeylerden birinin, algoritmaları yazarken kullanılan verinin kalitesine, doğruluğuna, kapsayıcılığına bakmak olduğunu söyleyen Dr. Koç, verilerin her şeyden önce hatasız ve önyargılarından arındırılmış olmasının gerektiğini vurguladı. Şirket olarak, dijital dönüşümün sadece teknolojiyle değil, aynı zamanda insani değerlerle, güven ve sorumlulukla ilerlediğine inandıklarını ifade eden Dr. Koç, “Yapay zeka algoritmalarını insanlar yazıyor. Başarıyı – başarısızlığı, iyiyi – kötüyü insanlar tanımlıyor. İnsan önyargılarının sistemlerimize girmesini engellemek gerektiğini de göz ardı etmemeliyiz. Bu bağlamda 2020 yılında Türkiye’de yapay zeka kullanım ilkelerini açıklayan ilk şirket olduk. Turkcell Yapay Zeka İlkeleri ile yenilikçi teknolojileri sorumlu bir şekilde kullanma ve dijital dönüşüm yolculuğumuzda bilgi güvenliğini en ön sırada tutma taahhüdünde bulunuyoruz” dedi.

MWC24’te sürdürülebilirlik ve yapay zeka vizyonunu anlattı

Dr. Ali Taha Koç, Mobil Dünya Kongresi kapsamında iki ayrı panelde de konuşmacı olarak yer aldı. Ali Taha Koç’un katıldığı ilk panelde, “AI Önyargısı, İnsan Önyargısından Daha Kolay mı Ortadan Kaldırılır” sorusuna yanıt aranırken, diğer panelde ise “Döngüsellik ve Sürdürülebilir Dijital Dönüşüm” başlıkları ele alındı.

Yeni nesil teknolojiler için global iş birlikleri

Şirket, kongre süresince aralarında Huawei, Ericcson, Nokia’nın da bulunduğu global şirketlerle farklı alanlarda mutabakat imzaladı. İş birlikleri kapsamında; Huawei ile 5.5G, yeşil teknolojiler, yapay zeka bazlı şebeke otomasyonu başlıklarında ortak inovasyon çalışmaları yapılacak. Ericsson ile siber güvenlik, yapay zeka (AI), makine öğrenimi (ML) ve 6G teknolojilerine dair çalışmalar gerçekleştirilecek. Nokia ile 6G ağlarının yeteneklerini keşfetmenin yanı sıra bireyler, kurumlar ve endüstrilere yönelik yenilikçi senaryolar geliştirilecek.

Uydudan haberleşme için Turkcell’den önemli adım

Şirket, uydular üzerinden mobil servisler sunmayı amaçlayan dünyanın önde gelen uydu haberleşme şirketlerinden Lynk ile yaptığı iş birliğiyle MWC24’te en çok ses getiren adımlardan birini attı. Anlaşma kapsamında Lynk ile uydu üzerinden doğrudan telefonlara SMS, ses ve data servislerini deneme konusunda birlikte test çalışmaları yürütülecek.

Yerli teknolojilere tam destek

Şirketin Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yerli ve milli teknoloji şirketlerine süren destekleri de Mobil Dünya Kongresi’ne taşınan gündemlerden biriydi. Türkiye’nin teknoloji ekosistemindeki birçok kurum ve firmayla Ar-Ge, yazılım, teknolojik destek ve ürün tedariki alanlarında iş birlikleri yürüten Turkcell; böylece ülkemizdeki teknoloji sektörünün gelişimine, yerlilik oranlarının artmasına ve milli ekonomiye katkılar sunuyor. Şirket, Türkiye’nin öncü şebeke otomasyon şirketlerinden TechNarts, TTG ve KRON ile iş birliklerini de MWC24 kapsamında gündeme taşıdı.

Turkcell MWC24’ten 2 ödülle döndü

Şirket, Mobil Dünya Kongresi’nden iki ödülle döndü. Akıllı Enerji Dağıtım Şebekesi (Smart Grid) projesi ile 5G’nin kullanım alanlarına elektrik dağıtım şebekesini de ekleyen Turkcell, bu projeyle yenilikçi çözümlerin ödüllendirildiği GTI Awards 2024’te “Yenilikçi Mobil Servis ve Uygulama” ödülünü aldı. Bunun yanı sıra şirket, sürdürülebilirlik odağında sabit erişim şebekesinde enerji tasarrufuna yönelik fark oluşturan projesiyle IDATE tarafından ‘Sürdürülebilir Şebeke Operatörü Lideri’ ödülüne de layık görüldü. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/feed/ 0
Yapay Zeka Coinleri: Gelecekte Değerlenecek mi? https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-coinleri-gelecekte-degerlenecek-mi/ https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-coinleri-gelecekte-degerlenecek-mi/#respond Sat, 02 Mar 2024 01:07:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13786 Son aylarda Bitcoin tarafındaki yükselişle birlikte, para piyasalarındaki gözler tekrardan kriptoya dönmeye başladı. Bitcoin’in 2022 yılının sonlarında yaptığı dipten sonra yaklaşık 3 kat yükselmesi ile birlikte piyasada oluşan hacim sayesinde altcoinler de bu yükselişe dahil oldu.

Her piyasada olduğu gibi kriptoda da yapay zekanın popülerliği etkili oldu ve son dönemde yapay zeka coinlerde bir artış yaşandı. Gelin beraber kripto piyasasındaki “Yapay zeka coinleri nelerdir?” sorusuna cevap verelim…

Yapay zeka (AI) coinleri değerlenecek mi?

En çok merak edilenlerden biri de yapay zeka coinlerinin gelecekte daha da değerlenip değerlenmeyeceğidir. Tabii ki para piyasalarında buna kesin bir cevap verilemezken yapay zeka tarafında yaşanan gelişmelerin ve yeni teknolojilerin, özellikle NVIDIA’nın yaptığı yeniliklerin, bu piyasa üzerinde etkili olacağı düşünülmektedir. Son aylarda bazı AI coinlerinde yaşanan hacimli yükselişler de bu yeniliklerin etkisi olarak yorumlanıyor.

En popüler Yapay Zeka Coinleri nelerdir?

Biraz araştırma yaptığımızda onlarca hatta yüzlerce yapay zeka coini olduğunu görebiliyoruz. Tabii ki her biri ayrı projelerde farklı görevler için kullanılabilir. Ancak bazıları son dönemde çok popüler oldu ve hacimli yükselişler yaşadılar. İşte en yüksek piyasa değerine sahip 5 yapay zeka coini:

KVKK’den kripto para sahiplerini ilgilendiren karar!

Bittensor (TAO) nedir?

Bittensor (TAO), yapay zeka ve blokchain teknolojilerini birleştiren merkeziyetsiz açık kaynaklı bir protokol olarak öne çıkmaktadır. Bu proje, yapay zeka geliştiricilerine daha verimli ve güvenli bir ortam sunarak yapay zeka modellerinin eğitilmesini ve dağıtılmasını amaçlar. Şu anda $3.758.598.497 piyasa değerine sahip olan TAO, son dört ay içerisinde %1400’lük bir yükseliş gerçekleştirmiştir.

Render (RNDR) nedir?

Özellikle NVIDIA’nın açıkladığı son gelişmelerle birlikte Render (RNDR) coinde yüksek bir artış yaşandı. Bu proje genellikle bilgisayar grafikleri ve görüntü işleme alanında kullanılsa da yapay zeka tarafında da etkili bir proje olarak öne çıkmaktadır. Şu anda $2.650.107.144 piyasa değerine sahip olan RNDR’nin gelecekte daha pahalı olması öngörülüyor.

Fetch.ai (FET) nedir?

FET de son yükselişlerle birlikte öne çıkan bir proje olmuştur. Fetch.ai (FET) yapay zeka ve makine öğrenimi destekli bir coin olup, nesnelerin cihazlar arasında veri ve değer alışverişini ekonomik ve otomatik olarak gerçekleştirmesini amaçlamaktadır. Piyasa değeri $1.047.872.549 olan AI coini, son dört ayda %400’lük yükseliş gerçekleştirmiştir.

Akash Network (AKT) nedir?

Akash Network (AKT), cloud hizmetlerini merkezi olmayan bir şekilde sağlamayı hedefleyen blockchain tabanlı bir platformdur. Bu yapay zeka destekli proje, $893.575.036 piyasa değerine sahip olup, son dört ayda %360’lık bir yükseliş göstermiştir.

SingularityNET (AGIX) nedir?

AI coinleri denildiğinde ilk akla gelenlerden biri de SingularityNET (AGIX) olmuştur. Bu platform yapay zeka ve blockchain teknolojilerini merkeziyetsiz olarak birleştirir ve kullanıcılara yapay zeka hizmetleri sunar. $869.536.643 piyasa değerine sahip olan AGIX, son iki ayda %265 yükselmiştir.

Peki ya sizin al-sat yaptığınız veya uzun vadeli olarak tuttuğunuz yapay zeka coinleri var mı? Yorumlarda bizlerle görüşlerinizi paylaşmayı unutmayın.

Not: Bu yazıdaki hiçbir bilgi yatırım tavsiyesi değildir.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-coinleri-gelecekte-degerlenecek-mi/feed/ 0
Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, AA Teknoloji Masası’na konuk oldu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/turkcell-genel-muduru-dr-ali-taha-koc-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/turkcell-genel-muduru-dr-ali-taha-koc-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-aciklamasi/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:21:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10857 Anadolu Ajansı Teknoloji Masası’nın ilk toplantısı, Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç’un katılımıyla gerçekleştirildi.

Ali Taha Koç, nesnelerin interneti ve siber güvenlik teknolojilerini odağa aldıklarını, Turkcell ürünlerinin tamamında güvenli ve üretken yapay zeka olacağını ifade etti.

Yeni dönem çalışmaları hakkında bilgi veren Koç, Türkiye’nin teknoloji devi Turkcell’in, Cumhuriyet’in ilk 100 yılında teknoloji alanında lokomotif görevi aldığını söyledi. Koç, “Türkiye’nin Turkcell’i” vizyonu ile çalıştıklarını, kullanıcıların dijital yolculuğunda her zaman yanlarında olacaklarını kaydetti.

Koç, üretken yapay zekanın kendileri için “olmazsa olmaz” olduğunu, Turkcell ürünlerinin tamamında hem nesnelerin interneti hem de üretken yapay zekanın olacağını belirterek, “Nasıl ki Türkiye savunma sanayinde bir çığır atladıysa, biz de Turkcell olarak yapay zeka alanında yapacağımız çalışmalarla vatandaşlarımızın ve kurumların hem dijitalleşme sürecindeki işlerini kolaylaştıracağız hem de ürünlerimizle onlara destek olacağız.” dedi.

Turkcell’in gelişmiş teknolojik yetenekleri ve inovasyon gücü sayesinde pazardaki konumlarını daha da güçlendireceklerini ifade eden Koç, Türkiye için daha güvenli bir dijital gelecek ortaya koymayı hedeflediklerini kaydetti.

Koç, “Artık herkes bir şekilde yapay zeka ile iletişim kurabiliyor. Araştırmalar, 2026 yılında şirketlerin ve bireylerin yüzde 80’inin herhangi bir yapay zeka modülü kullanmaya başlayacağını öngörüyor. Tabii bu da toplumsal manipülasyonlara, dezenformasyona ve provokasyona açıklık riski anlamına geliyor.” diye konuştu.

“Yapay zekanın sorumlu kullanımı ve siber güvenlik üzerinde aktif olarak çalışıyoruz”

Teknolojinin insan için bir araç olması gerekliliğini vurgulayan Koç, şunları kaydetti:

“İnsan ön yargılarının sistemlerimize girmesini engellemek gerektiğini de göz ardı etmemeliyiz. Kötü niyetli denemelere karşın doğru ve tutarlı çıktılar üretebilecek, güvenlik açığı oluşturmayan, sonuçlarda ayrımcılık yapmayan ve kapsayıcı yapay zeka modelleri üretmek için tüm paydaşların bir araya gelerek ortak ilkeler belirlemesi, hatta kullanıma dair uluslararası yasal uygulamaların ortaya konulması gerekiyor. Bu bakımdan Turkcell olarak, yapay zekanın sorumlu kullanımı ve siber güvenlik üzerinde aktif olarak çalışıyoruz. Yapay zekayı, insanın potansiyelini engelleyen ya da körelten bir faktör değil, doğru kullanıldığında onu destekleyen ve zenginleştiren bir araç olarak görüyorum.”

Yapay zekanın can suyunun “veri” olduğuna işaret eden Koç, yapay zekanın eğitilerek geliştirilen bir ürün olduğunu, veri ile eğitilmesi gereken bir süreçten geçildiğini söyledi. Avrupa Birliği’nin (AB) Yapay Zeka Kanunu’nu onayladığını da bildiren Koç, Turkcell olarak yapay zeka teknolojisinin yeni bir çağ başlatacağını çok önceden gördüklerini ifade etti.

Etik değerlere uygun bir yapay zeka algoritmasının olması gerekliliğine işaret eden Koç, şöyle devam etti:

“Turkcell olarak, 2020 yılında Yapay Zeka Kullanım İlkeleri’ni oluşturup açıklayan ilk marka olduk. Çünkü veriyi nasıl kanalize ederseniz ona uygun olarak yapay zeka algoritmaları çıkabilir. Teknolojinin insan odaklı, sorumlu ve adil bir şekilde kullanılmasına yönelik taahhütlerimizi yansıtan bu ilkeler; çevre ve insan odaklılık, profesyonel sorumluluk, veri gizliliği, şeffaflık, güvenlik, adil davranış ve işbirliği gibi temel prensipleri içeriyor. Verinin objektif olduğunu ve herkese eşit davrandığını kanıtlayabilmek gerekiyor.”

“Savunma sanayindeki firmalarımızla, özellikle siber güvenlik alanındaki ürünlerimizle yoğun bir şekilde çalışıyoruz”

Dr. Ali Taha Koç, Turkcell’in savunma sanayi çalışmaları ve projelerindeki yeri hakkında da bilgi verdi.

Koç, şunları kaydetti:

“Savunma sanayindeki firmalarımızla, özellikle siber güvenlik alanındaki ürünlerimizle yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Savunma sanayimizin verilerinin korunması çok büyük bir öneme sahip. Şirketlerimiz dünya sıralamasında çok yukarı çıktılar. Birçok şirketimizin hem telekomünikasyon hem de internet altyapısına destek oluyoruz. Bununla beraber güvenlik ürünlerimizle hizmet veriyoruz. Verilerinin, ürünlerinin, tasarımlarının ve bilgi birikimlerinin korunması gerekiyor. Nasıl ürünlerimizi koruyorsak onları tasarlayan, üreten gençlerimizi, mühendislerimizi ve onların ürettiği verileri de korumamız gerekiyor. Bu bağlamda Turkcell olarak savunma sanayindeki bütün firmalarımıza siber güvenlik alanında destek oluyoruz. Bununla beraber birçok kurumumuza da veri merkezimizde yer sağlıyoruz. Türkiye’nin en büyük veri merkezi sağlayıcısı olarak onların da verilerinin Türkiye’de kalmasını ve Türkiye’de işlenmesini çok önemsiyoruz.”

Koç, “Müşteri bazımızı, bireyselin yanı sıra makineler arası iletişimde de artırmayı hedefliyoruz.” dedi.

“İnsan hayatı için kolaylıklar geliştirmek, yaşam kalitesi ve toplumsal faydayı artırmak en büyük önceliğimiz”

Dr. Ali Taha Koç, Turkcell olarak bu süreçte önemli bir misyonları olduğunu belirterek, “Yeni teknolojileri kendi iş süreçlerimize dahil etmenin yanı sıra hem şirketlerin hem de bireysel kullanıcılarımızın dijitalleşme yolculuklarına eşlik ediyoruz. Teknolojinin sağladığı imkanlarla insan hayatı için kolaylıklar geliştirmek, yaşam kalitesi ve toplumsal faydayı artırmak en büyük önceliğimiz. Bu bağlamda yapay zeka teknolojileri ve siber güvenlik, önümüzdeki dönem daha fazla yoğunlaşacağımız iki önemli odak noktamız olacak.” diye konuştu.

“Türkiye’nin Turkcell’i olarak karlı olsa da olmasa da kullanılsa da kullanılmasa da mutlaka yabancı menşeli ürünlere yerli bir alternatif üretmeye çalışıyoruz.” diyen Koç, yabancı uygulamalarla ilgili bir bağlantı sorunu yaşandığı zaman dönüp gelecekleri yerin, yerli ve milli uygulamalar olduğunu söyledi.

Koç, “Nasıl ki savunma sanayinde bize herhangi bir ürün vermedikleri zaman kendimiz ürettiysek, dijital dünyada da aynı felsefeyle yaklaşıp aynı vizyonla hareket etmemiz gerekiyor.” dedi.

“4G teknolojisi insanlar için yapılmış son teknolojiydi, 5G teknolojisi nesneler için yapıldı”

Türkiye’nin 5G süreci hakkında da değerlendirmelerde bulunan Koç, 1990’larda gelen 2G teknolojisinden bu yana yaşanan gelişmelere değindi.

Koç, şu bilgileri verdi:

“Her 10 senede bir yeni teknoloji geliyor. 2020 yılında 5G’nin ilk fazları ortaya çıktı. İnşallah yakın bir gelecekte, Türkiye’de, ‘5G’nin bir sonrası’, ‘5,5G’, ‘5G Advantages’ veya başka bir tabirle olacak ama sonunda 5G gelecek. Şunu unutmamamız gerekiyor; 4G teknolojisi insanlar için yapılmış son teknolojiydi. 5G teknolojisi nesneler için yapıldı. 5G teknolojisinin var oluş sebebi, akıllı sanayileşme ve alan bazlı yeni teknolojiler. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız henüz takvim konusunda net bir zaman vermedi ama biz Turkcell olarak 5G teknolojisine hazırız. Geldiği zaman da Türkiye’de en iyi 5G teknolojisiyle hizmet verecek kurum biziz. Ama 5G’nin artık nesnelere dönük bir teknoloji olduğunu ve internet hızlarında belli bir artış olsa bile 3G’den 4G’ye geçtiğimizdeki o büyük hız artışını ve memnuniyeti yaşamayacağımızı bilmemiz gerek.”

“2050 yılında sıfır karbon emisyonu sağlayan bir teknoloji firması olmak istiyoruz”

Turkcell Genel Müdürü Dr. Koç, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilirlik çalışmaları hakkında da bilgi verdi.

Halihazırda rüzgar enerji santrali dışında 300 megavatlık güneş enerjisi santrali planlarının olduğunu bildiren Koç, “Bu projeyi tamamladığımızda enerjimizin yüzde 65’ini yenilenebilir enerjiden karşılayacağız. 2050 yılında sıfır karbon emisyonu sağlayan bir teknoloji firması olmak istiyoruz.” dedi.

Koç, sahip oldukları 35 bin baz istasyonundan dolayı Türkiye’nin enerji üretiminin büyük bir oranını kullandıklarını, bundan dolayı yenilenebilir enerji çalışmalarının çok önemli olduğunu vurguladı.

“İnsanlar arasındaki dijital paylaşıma aracılık ediyoruz.”

Dr. Ali Taha Koç, Turkcell’in 2024 yılında 30. yaşını kutlayacağını hatırlatarak, “Turkcell” denilince akla telekomünikasyon ve teknoloji alanında ilklerin geldiğini söyledi.

Türkiye’ye mobilden ilk “Alo” dedirten şirketin Turkcell olduğunu belirten Koç, aynı zamanda Turkcell’in Türkiye’nin ilk New York borsasına kote olan, ilk mobil ödemeyi yapan, Türkiye’nin ilk anlık mesajlaşma uygulamasını kuran şirket olduğunu ifade etti.

Koç, şirketin fizy, ???????TV+, Paycell gibi ürünlerine işaret ederek, Turkcell’in sadece bir operatör olmadığını, insanlar arasındaki dijital paylaşıma aracılık eden bir operatör olduğunu söyledi. Koç, “‘İnsana ve ülkemize fayda’ mottosuyla yola çıktık. Öncelikle teknolojinin insanımıza fayda sağlaması gerekiyor.” dedi.

“Türkiye Yüzyılı’nı Dijitalin Yüzyılı yapacağız”

Gençlere ve kadınlara verdikleri destek ve bu alanda hayata geçirdikleri projelere değinen Koç, şunları kaydetti:

“7’den 70’e herkesin dijital okuryazarlığını artırmak istiyoruz. Teknoloji okuryazarlığını da artırmak istiyoruz. Yapay zekayı bilmeyen bir avukat, bir sosyolog, bir psikolog artık olmayacak. Herhangi bir yabancı dil öğrenmek ne kadar elzemse herkesin yapay zekayı kullanabilir olmayı bilmesi gerekiyor. Ben yapay zekanın yıkıcı olacağını düşünmüyorum ama yapay zekayı kullananların yapay zekayı kullanmayanlara karşı çok büyük bir üstünlüğü olacağını düşünüyorum. İnşallah gençlerimizle beraber Türkiye Yüzyılı’nı Dijitalin Yüzyılı yapacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkcell-genel-muduru-dr-ali-taha-koc-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-aciklamasi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan CHP’ye yapay zeka göndermesi https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-chpye-yapay-zeka-gondermesi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-chpye-yapay-zeka-gondermesi/#respond Sun, 18 Feb 2024 01:12:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9329 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’den tüm Türkiye’deki seçmenlere seslenerek “Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantıları ile ‘Dem’lenenenlere, anladınız değil mi ? Bizim çayın demlenmesi değil ha DEM diye bir parti var ya. Onlarla demlenenler var. Hasılı size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız?” dedi.

31 Mart yerel seçimleri öncesinde dün Ordu ve Giresun’da partililere seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün de ilk olarak Rize’de hemşehrileri ile buluştu. Cumhuriyet Meydanı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 yıllık iktidarlarında kendisine destek veren ve sahip çıkan hemşehrilerine teşekkür ederek konuşmasına başladı. Erdoğan, 31 Mart seçimlerinde ata yurdu, ana yurdu Rize’den rekor bir oy beklentisi olduğunu vurguladı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN YAPAY ZEKA GÖNDERMESİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’den tüm Türkiye’deki seçmenlere seslenerek “Muhalefete bakıp da asla yeise kapılmayın. Asla alternatifsiz değilsiniz. CHP’nin iş bilmez, beceriksiz, kendini düşünen idarecilerine mecbur ve mahkum değilsiniz. Şayet siyasetten beklentiniz hizmet ve eser görmekse hiç uzağa gitmenize gerek yok. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte biz buradayız. Kendi iktidarları uğruna size dayatmalarda bulunanlara sizin kaygılarınızı istismar edenlere size ‘Bizim istediğimiz adaya tıpış tıpış oy vereceksiniz’ diyenlere; kim diyordu bunu biliyorsunuz değil mi ? Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantıları ile ‘Dem’lenenlere, anladınız değil mi ? Bizim çayın demlenmesi değil ha DEM diye bir parti var ya, onlarla demlenenler var. Hasılı size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız ? Hür iradenizin hiç kimsenin tapulu mülkü olmadığını gelin bu kibir abidelerine gösterin. 31 Mart’ta tüm Türkiye’de biz çok farklı bir tablo bekliyoruz. Bu seçimlerin ülkemizde özellikle muhalefette gerçek manada bir değişim dalgasını ortaya çıkartacağını inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

ÖZGÜR ÖZEL’İN YAPAY ZEKA AÇIKLAMALARI

CHP lideri Özel, dün “Seçim sürecinde yapay zekadan faydalanacak mısınız?’ sorusuna şöyle yanıt vermişti: “Yapay zeka çağın bir gerçeği. Yapay zekadan da yararlandık dediğimiz konu şu şekilde; Anketler yapıyoruz. Şu ana kadar örneğin 2019’un da yapılanların 20-25 katı anket yaptık. Ölçme değerlendirmeye çok önem veriyoruz. Anketler artık telefon kati yöntemiyle daha çok yapıldı. 8 firmanın teknolojisi imkan veriyordu. Toplam 16 firma ile görüşüldü. 8 firma bu teknolojiye uyumluydu. Onlar kendi arama merkezlerinden, arama yapıyorlar. Ancak bizim yolladığımız link üzerinden yapıyorlar. Bizim o link hem görüşmeleri dijital olarak yedeklemeye hem de yapay zekanın bu dijital dinlemeyle bir hata varsa, bir yanlış varsa buna müdahale etmesine, bazen de bazı konularda önerilerde bulunmasına imkan sağlıyor. Tabi bu mutlaka bilgisayar programının ve yapay zekanın işi. Örneğin 500’üncü ankette yapay zeka call center’ı durduruyor. Aynı anda belki 25-30 aramacı veya 50 aramacı birden arama yaparken her birine teker teker olduğundan onların fark edemeyeceği şekilde diyor ki; Ankette ismi olmayan birisi bütün açık uçlu sorularda yüksek frekans veriyor diyor. ‘Bunu ankete dahil etmek ister misiniz?’ diyor. Bize dönüyorlar. Biz de soruyoruz ‘böyle bir isim çıkıyormuş ankette’ diye. Önünde ‘evet önceki dönemde milletvekili adayımızdı, başvuru yapmadı’ diye. Kendisini ankete koyuyoruz ve değerlendirmeye dahil ediliyor. Böylelikle yapay zekanın açık uçlu sorularda yüksek frekans alıp 100’üncü, 200’üncü, 500’üncü ankette durdurup seçenek olarak dahil ettiği durumlar oldu. Bunların içinden aday olmak istemeyenler oldu. Adaylığı kabul edenler hatta adaylaşanlar oldu. Yapay zekanın böyle bir katkısı oldu”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-chpye-yapay-zeka-gondermesi/feed/ 0
Dolandırıcıların son yöntemine yazılım mühendisleri bile şaştı kaldı https://www.haber60.com.tr/dolandiricilarin-son-yontemine-yazilim-muhendisleri-bile-sasti-kaldi/ https://www.haber60.com.tr/dolandiricilarin-son-yontemine-yazilim-muhendisleri-bile-sasti-kaldi/#respond Sat, 17 Feb 2024 08:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9045 Dolandırıcıların son yöntemine yazılım mühendisleri bile şaştı kaldı

Ünlülerin sesini yapay zeka ile taklit edip, dijital platformlara verdikleri reklamlarla vurgun yapıyorlar

Yazılım mühendisi Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar:

“Bazen biz bile şaşırıyoruz. O kadar güncel teknolojiler kullanıyorlar ki…”

“Kazandıkları devasa paralar var ve bu devasa paranın bir kısmını kendilerini, dolandırıcılık yöntemini geliştirmek için harcıyorlar”

“Sizin ses kaydınızı da alabiliyor. Bu ses kaydınızı yapay zeka yöntemiyle kullanarak akrabalarınızı dolandırabilirler. Nasıl Selçuk Bayraktar’ın, Aydın Doğan’ın sesini kullanabiliyorsa sizin sesinizi de üretebilirler”

KOCAELİ – Yapay zekanın korkutan yanlarından biri olan “deepfake” (derin sahte) teknolojisi, dolandırıcıların elinde hem vatandaşı mağdur ediyor hem de dezenformasyona sebep oluyor. Ünlü isimlerin seslerini taklit ederek yatırım vaadi yalanıyla hazırladıkları videoları internet ortamına yayan dolandırıcılar, vatandaşların gerçeklik algısını hedef alıyor. Yapay zekanın ateş ve bıçak gibi olduğunu, birçok faydası bulunduğunu fakat kötü ellerde zarara sebebiyet verdiğini söyleyen KOÜ Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, bu teknolojinin tüm detaylarını anlatarak, önemli uyarılarda bulundu.

Hızla büyüyen yapay zeka, bir yandan hayatı kolaylaştırırken, diğer yanda kötü amaçlar için kullandığında çeşitli endişelere sebep olabiliyor. Özellikle yapay zekanın hem hayran bırakan hem de korkutan örneklerinden biri olan deepfake videoları, sorumsuzca kullanıldığında dezenformasyonun hızla yayılmasına yol açıyor. Son olarak internet ortamında sponsorlu olarak paylaşılan ve yayılan videolarda kullanılan yöntem, yazılım mühendislerini bile şaşkına çevirdi. Ünlü kişilerin seslerini yapay zeka ile taklit eden dolandırıcılar, Türkiye’nin önemli şirketlerinin isimlerini de kullanarak, “Yatırım yapın, para kazanmaya başlayın” vaadinde bulunuyor. Yapay zeka ile elde edilen sahte ünlü görüntüleri ve sesleri, vatandaşları mağdur ediyor.

“Bilgisayarlara birtakım şeyler öğreterek, karar vermesini sağlıyoruz”

Kocaeli Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, hem hayat kurtaran hem de korkutan yapay zekanın tehlikeli yönüne ilişkin bilgilendirmelerde bulunarak, vatandaşları uyardı. Yapay zekanın, bilgisayarın neredeyse bir insanmış gibi düşünmesine, eyleme geçmesine ve yanıt vermesine imkan sağladığını ifade eden Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, “Bilgisayarların düşünme kabiliyetleri yok. Aslında biz bu bilgisayarlara birtakım şeyler öğreterek, karar vermesini sağlıyoruz. Mesela elma ve armutun fotoğrafını gösteriyoruz. Yüzlerce, binlerce veri kümeleri içerisinden ‘Bu elmadır’ ‘Bu armuttur’ diyoruz ve birtakım matematiksel formüller ile bunlara ait özellikleri çıkarıyor. Bu özelliklerden sonra karar oluşturuyor. Örneğin elmaya ve armuta dair özelliklerin neler olduğuyla ilgili bir karar çıkarıyor. Bundan sonra gösterdiğimiz elma ve armuta bakıp, ‘Bu elmadır’ ‘Bu armuttur’ diyerek karar veriyor” dedi.

“Tüm varyasyonları biliyor”

Günümüzde yapay zekanın çok ilginç bir hal almaya başladığını söyleyen Konyar, pandemiden sonra yeni yazılımlar çıktığını belirtti. Sohbet robotlarından, deepfake teknolojisine kadar birçok yazılımın popüler olduğunu anlatan Konyar, “Her gün yenisi çıkıyor. Artık çok basit bir ses kaydınızla sizin için bir video oluşturabiliyorlar. veya yazdığınız metin ile sizin için yeni bir fotoğraf üretebiliyorlar. Bunun içinde yapay zekanın güncel teknolojileri kullanılıyor. Binlerce, milyonlarca görüntü kullanılarak bu iş yapılıyor. Örneğin, ‘Ben kuş görmek istiyorum. Gagası, kanatları şu şekilde olsun’ dediğinizde, böyle bir kuş gerçekte olmayabiliyor ama milyonlarca kuş görüntüsüyle eğitildiği için bunlara ait özellikleri öğrenmeye başlıyor. Mesela artık gagaların nasıl olabileceğini biliyor. Tüm varyasyonları biliyor. Dolayısıyla sizin istediğiniz enteresan özellikteki kuşu üretip, karşınıza çıkarıyor” diye konuştu.

“Biraz bilinçli değilsek kanabiliyoruz”

Son zamanlarda yapay zeka teknolojisi kullanılarak yapılan dolandırıcılık olaylarında artış yaşandığına dikkat çeken Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu sahte videolarda birtakım ünlü kişiler kullanılıyor. Örneğin aralarında Selçuk Bayraktar’ın, Aydın Doğan’ın olduğu videolar yapılmaya başlandı. ‘Şuraya yatırım yapın’, ‘Ben şuraya katıldım çok para kazandım’ ‘Şuraya para gönderin’ gibi videolar çıkmaya başladı. Maalesef birçoğumuz buna inanmak durumunda kalabiliyoruz. Eğer ki biraz bilinçli değilsek kanabiliyoruz. Selçuk Bey’in böyle bir işe girmeyeceğini biliyoruz. Biz biliyoruz fakat bazen bazı vatandaşlarımız bu durumun farkında olmayabiliyor. ya da Aydın Doğan’ın ismi, cismi bilinmeyen bir yere yatırım çağrısı yapmayacağını biliyoruz. Halkımızın bunu biliyor olması gerekiyor. Ünlülerin adı sanı bilinmeyen bir yerden reklam yapmayacağını herkes bilir. Çünkü bir ünlü reklam alıyorsa bunu sosyal medya hesaplarında paylaşabiliyor”

“Kazandıkları paraları dolandırıcılık yöntemini geliştirmek için harcıyorlar”

İnternet ortamına yayılan sahte videoların profesyonel yazılımcılar tarafından hazırlandığını kaydeden Doç. Dr. Konyar, “Yurt içinden veya yurt dışından birtakım siparişlerle yazılım yaptırabiliyorlar. Mesela bugün Hindistan’a istediğiniz yazılımı yaptırabilirsiniz. Orada Hindistanlı yazılımcılar ucuza çalıştığı için sizin tarif ettiğiniz özelliklerle size yazılım yapıp, gönderebiliyorlar. Dolandırıcılar da maalesef çok popüler işler yapıyorlar. Yazılımı son teknolojisine kadar kullanabiliyorlar. Yurt dışından birisi yaptığı için Türkiye’de kimse de töhmet altında kalmamış oluyor. Zaten dolandırıcılar bu işi çok iyi biliyorlar. Nasıl dolandırılacağını, hangi yazılımla, hangi teknolojiyle bunları biliyorlar. Bazen biz bile şaşırıyoruz. O kadar güncel teknolojiler kullanıyorlar ki… Çünkü kazandıkları devasa paralar var ve bu devasa paranın bir kısmını kendilerini, dolandırıcılık yöntemini geliştirmek için harcıyorlar” şeklinde konuştu.

“Bedava peynir sadece fare kapanında olur”

Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, sahte videoların internet ortamında reklam olarak vatandaşların karşısına çıktığını, bunun ise “phishing (oltalama)” olarak adlandırılan bir yöntem olduğu bilgisini verdi. Bazı vatandaşların kişisel bilgilerine zaman zaman ilgisiz davranabildiğini vurgulayan Konyar, şu ifadeleri kullandı:

“Bir kısım vatandaşımız, ‘Deneyelim. Bir şey çıkmazsa en fazla telefon numaram gider’ diye düşünüyor. Onun için bu değerli bilgi olamayabiliyor ama sadece telefon bilgimizi almıyor. Sizin ses kaydınızı da alabiliyor. Bu ses kaydınızı yapay zeka yöntemi ile kullanarak akrabalarınızı dolandırabilir. Nasıl Selçuk Bayraktar’ın, Aydın Doğan’ın sesini kullanabiliyorsa sizin sesinizi de üretebilirler. Karşımıza bir video, reklam çıktığı zaman kesinlikle şüphelenmemiz gerekiyor. Çokça söylüyoruz, bedava peynir sadece fare kapanında olur. Kimse bize düşük bir yatırımla yüksek paralar vermez”

“Yapay zeka aynı bıçak ve ateş gibidir”

Yapay zekanın ürettiği sahte videolar da ipuçları da bulunduğunu dile getiren Konyar, “En bilenini ses ve dudak senkron şekilde hareket etmez. Dudak hareketlerimizi tam olarak taklit edemiyor. Her insanın farklı harf ve ses hareketleri var. Bizim çıkardığımız harfleri ve kelimeleri taklit edemiyor. Deepfake dediğimiz derin sahtelik videolarında gözlerin hareketlerini de takip etmek gerekiyor. İnsanların gözlerini doğal davranışı bellidir. Gözlerdeki davranış doğal mı, kirpik kaşlar doğal oynuyor mu? Sahte videolar yavaşlayınca saçmalamaya başlıyor. Görüntüler tuhaflaşıyor. Dudak hareketleri yüz, el, kol değişmeye başlıyor. Yazılım, yapay zeka aynı bıçak ve ateş gibidir. Binlerce faydası var ama bıçağı başka amaçla kullanmaya başladığınızda zararları var. Ateşin birçok faydası var ama bir yerleri de yakmamak lazım. Yapay zeka harikadır, yazılım çok güzeldir birçok kişinin, birçok firmanın hayatını kolaylaştırıyor ama bir de zarar tarafı var. Uyanık olmak lazım” diye konuştu.

Doç. Dr. Mehmet Zeki Konyar, sahte videoların ilgili mercilere bildirilmesi gerektiğine de dikkat çekerek, “Karşımıza çıkan böyle videolar olduğunda kesinlikle yetkililere bildirelim. Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun ihbar hattı var. Vatandaşlarımızın o ihbar hattı ile iletişime geçerek, bu güvenli olmayan ya da şüpheli olan videoları, işlemleri bildirmeleri gerekiyor” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dolandiricilarin-son-yontemine-yazilim-muhendisleri-bile-sasti-kaldi/feed/ 0
Interpol Polis Hizmetleri Geçici İcra Direktörü Türkiye’nin Terörle Mücadelesini Övdü https://www.haber60.com.tr/interpol-polis-hizmetleri-gecici-icra-direktoru-turkiyenin-terorle-mucadelesini-ovdu/ https://www.haber60.com.tr/interpol-polis-hizmetleri-gecici-icra-direktoru-turkiyenin-terorle-mucadelesini-ovdu/#respond Wed, 14 Feb 2024 08:48:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7760 Uluslararası Polis Teşkilatı (Interpol) Polis Hizmetleri Geçici İcra Direktörü ve İngiltere 2024 Interpol Genel Sekreter adayı Stephen Kavanagh, Türkiye’nin terörle mücadelede stratejik ve coğrafi öneme sahip olduğunu belirterek, “Türkiye gibi üye ülkelerin terörle mücadelesine destek verilmesi Interpol’ün en önemli misyonlarından birisi.” dedi.

Geçici görevlendirmeyle Interpol Polis Hizmetleri İcra Direktörlüğünü yürüten ve İngiltere’nin 2024 Interpol Genel Sekreter adayı olan Kavanagh, Türkiye temaslarında, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin Interpol’ün 100 yıl önce kurucu üyesi ve bundan dolayı çok önemli bir ortağı olduğunu vurgulayan Kavanagh, Interpol ve Türk kolluk kuvvetleri arasındaki son işbirliğiyle 18 farklı ülkede çeşitli suçlardan aranan 60’ı aşkın şüphelinin yakalandığını söyledi.

Interpol’ün dünyanın dört bir yanındaki en ağır suçlardan bazılarıyla mücadele edebilmesi için ülkeler arasında istihbarat paylaşımına yardımcı olduğuna işaret eden Kavanagh, “Interpol, Türkiye’nin ve bunun karşılığında da Türkiye, dünyanın güvenliğinin sağlanmasına yardımcı oluyor.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin terörle mücadelede stratejik ve coğrafi öneme sahip bir rolü var.” diyen Kavanagh, Türkiye’nin desteği ve Interpol’ün kırmızı bülteniyle farklı ülkelerde aranan 6 DEAŞ şüphelisinin yakalandığını bildirdi.

Interpol üzerinden paylaşılan parmak izi verileriyle bir terör zanlısının sınırı geçmesine engel olunduğunu dile getiren Kavanagh, “Bu kişiyi durdurabildik çünkü parmak izleri, daha önce el yapımı bir patlayıcı üzerinde bulunan izlerle eşleşiyordu. Türkiye, bu operasyonu mümkün kılan ‘WATCHMAKER’ projesinin de kilit ortaklarından birisi.” diye konuştu.

Kavanagh, teröre imkan sağlayan finansmanın kesilmesi için daha fazla çalışılması gerektiğinin altını çizerek, terör örgütü Eş-Şebab’ın finansmanının üçte birinin şu anda çevresel suçlardan geldiğini, “bu örgütlere giden parayı kesmenin terörü kökünden durdurmaya yardımcı olacağını” anlattı.

İngiltere’nin bir önceki Terörle Mücadele Dairesi Başkanı olarak terörün sebep olduğu yaşam kayıplarını çok iyi bildiğine dikkati çeken Kavanagh, “Bu yüzden Türkiye gibi üye ülkelerin, terörle mücadelesine destek verilmesi Interpol’ün en önemli misyonlarından birisi.” değerlendirmesinde bulundu.

“Karmaşık uluslararası suç faaliyetleriyle mücadelede yapay zekayı kullanıyoruz”

Yapay zeka ve siber suçlar ilişkisine de değinen Kavanagh, “Bitcoin gibi kripto paralar nedeniyle kara para aklama suçu, çok daha karmaşık bir hal aldı ve yapay zekanın da yasa dışı işlemleri takip etmeyi, olduğundan daha da zorlaştırdığını görüyoruz.” dedi.

Kavanagh, Interpol’ün yapay zeka ve makine öğrenimini kullanarak karmaşık soruşturmalarda, “normalde soruşturmacıların aylarını ya da yıllarını alacak bağlantıları” kurabildiklerini vurguladı.

Interpol’ün yapay zekadan faydalandığını da belirten Kavanagh, “Yapay zekayı kullanarak, cinsel suçluların ve teröristlerin hangi dark web sitelerini ne zaman kullandıklarının modelini çıkartabiliyoruz. Interpol olarak karmaşık uluslararası suç faaliyetleriyle mücadelede yapay zekayı kullanıyoruz.” şeklinde konuştu.

Interpol’den 30 ülkede çevrim içi suçlara vurgun

Kavanagh, çevrim içi suçların her geçen gün arttığına, siber suçluların birçok kişisel veriyi hedef aldığını söyledi.

Yapay zekanın, bu tehditleri önleme ve bunlarla mücadelede daha fazla rol oynaması gerektiğine dikkati çeken Kavanagh, “Interpol’de, iş yerlerine ait e-posta adreslerini ele geçiren, yatırım sahtekarlığı yapan ve yasa dışı kumar odaları yöneten bilgisayar korsanlarına yönelik 30’u aşkın ülkeyi kapsayan bir operasyon koordine ettik.” şeklinde bilgi verdi.

Kavanagh, operasyonun sonunda 82 bini aşkın şüpheli banka hesabını kapattıkları, 30 ülkede yaklaşık 200 milyon ABD doları ve 100 milyon ABD dolarının üzerinde sanal paraya el konulmasına yardımcı oldukları bilgisini paylaştı.

Bazı ülkelerdeki seçimlere, siber müdahale konusunda Interpol’ün müdahale ve önlemlerine ilişkin Kavanagh, şunları kaydetti:

“Genel Sekreter olarak Interpol’ün, bu tür yasa dışı faaliyetlerin üzerine gidebilmeleri için üye devletlere daha fazla yardım etmesini sağlamak istiyorum. Bu yardım, bu tür siber araçlara güç veren sunucuların kapatılmasının yanı sıra delil toplanması ve paylaşımını da kapsayacaktır.”

Kavanagh, Interpol’ün görevinin çok açık ve net olduğunu, üye devletlerin siyasi işlerde ya da devlet eliyle işlenen suçlarda hiçbir rollerinin bulunmadığını bildirdi.

Suçluların “seçimlere müdahaleyi de kapsayabilen her tür çevrim içi suçu işlemek için dark web üzerinden araçlar satın alabildiğine” işaret eden Kavanagh, “Ama her geçen gün daha fazla suçlunun, bizim tabirimizle, ‘siber suçu bir hizmet gibi kullanıyor’ olmasından ciddi bir endişe duyuyorum.” şeklindeki görüşünü dile getirdi.

“2022’de Türkiye’deki cihazlara 20 milyonun üzerinde saldırı yapılmış”

Kuruluş amaçlarının “dünyanın dört bir yanındaki kolluk kuvvetlerini suçla mücadele için bir araya getirme” olduğunu ifade eden Kavanagh, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Siber suç, Interpol için halihazırda bir endişe unsuru çünkü dünyanın büyük bir kısmı çevrim içi yaşıyor. 2022’de Türkiye’deki cihazlara 20 milyonun üzerinde saldırı yapılmış. 2023’te ise Türkiye, sanayiye yönelik siber suç saldırılarına maruz kalan en önemli bölgelerden birisi oldu.”

Interpol bir “dönüm noktasında”

Kavanagh, Interpol Genel Sekreterliği’ne seçilmesi durumunda öncelik vereceği konulara değinerek, Londra’nın doğusunda üniformalı bir polis olarak göreve başladığını, bugün polisin karşılaştığı sınamalar karşısında onlara nasıl yardımcı olabileceğini bildiğini anlattı.

Interpol’ün bir “dönüm noktasında” olduğunu vurgulayan Kavanagh, “İnsan kaçakçılığı ve diğer kaçakçılık faaliyetleri, siber terör ve mali suçlar ile çevre hırsızlığı ve çürüme, Interpol’ün tespit etmek, sonlandırmak ve adalet sağlamak için çok daha fazla şey yapabileceği ve yapması gereken mevcut sınamalar arasında.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/interpol-polis-hizmetleri-gecici-icra-direktoru-turkiyenin-terorle-mucadelesini-ovdu/feed/ 0
ÖSYM Başkanı: Yapay zeka sınavları daha verimli hale getirecek https://www.haber60.com.tr/osym-baskani-yapay-zeka-sinavlari-daha-verimli-hale-getirecek/ https://www.haber60.com.tr/osym-baskani-yapay-zeka-sinavlari-daha-verimli-hale-getirecek/#respond Tue, 13 Feb 2024 08:24:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7620

ÖLÇME, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, ÖSYM uygulamalarında yapay zekayı aktif şekilde kullanmayı hedeflediklerini belirterek, “Yapay zeka ile soru üreteceğiz, değerlendirmeler yapacağız ve bu alanda çok önemli bir başlangıç olacak. Sınavları çok daha verimli ortamlarda gerçekleştirmemize büyük katkı sağlayacak” dedi.

ÖSYM Başkanlığı, 2024 yılında yapılacak sınav uygulamalarının ve yeni projelerin değerlendirildiği ‘Genel İstişare ve Eğitim Toplantısı’nı gerçekleştirdi. Toplantıya ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ersoy, Danışma Kurulu üyeleri, Yönetim Kurulu üyeleri, Türkiye genelinde görev yapan koordinatörler, yurt dışı koordinatörleri ve kurum çalışanları katıldı. İki oturum şeklinde gerçekleşen toplantının ilk oturumunda Ersoy tarafından uygulamada olan sınavlara ve hazırlık aşamasında olan projelere yönelik sunum gerçekleştirildi. İkinci oturumda da koordinatörlükler ve birimlerle toplantılar yapıldı.

‘MAKİNE İLE İNSAN DENGESİNİ KORUYACAĞIZ’

Toplantıda konuşan ÖSYM Başkanı Ersoy, amaçlarının en verimli ölçmeyi sağlamak, yerleştirmeyi yapmak ve adaylara en uygun koşulları oluşturmak olduğunu belirterek, “Bu kapsamda, Merkez çalışanlarımız ve koordinatörlerimizde görevli personel ile bir araya geldik. Merkezimizdeki çalışmaları ve yeni projeleri kendilerine detaylıca aktardık. Uyguladığımız sınavlarda sahanın durumunu en iyi koordinatörlerimiz biliyor. Onlardan aldığımız bildirimler ve raporlar doğrultusunda ihtiyaçları daha sağlıklı ve verimli şekilde belirleme imkanı buluyoruz. O sebeple koordinatörlerimizin tespitleri bizler için çok büyük önem arz ediyor” dedi.

ÖSYM uygulamalarında yapay zekayı aktif şekilde kullanmayı hedeflediklerini ifade eden Ersoy, “Ekibimizde yapay zeka uzmanları var. Bu hocalarımızdan en verimli şekilde faydalanmayı hedefliyoruz. Bu alanda çalışmalarımızı başlattık. Atacağımız bu adım, tüm kurumların sınav süreçlerinde çok daha etkili koordinasyon kurmasını sağlayacak. Yapay zeka ile soru üreteceğiz, değerlendirmeler yapacağız ve bu alanda çok önemli bir başlangıç olacak. Sınavları çok daha verimli ortamlarda gerçekleştirmemize büyük katkı sağlayacak. Yapay zekadan faydalanırken insan faktörünü de göz ardı etmeyeceğiz. Makine ile insan dengesini koruyacağız” diye konuştu.

‘TÜM SINAV MERKEZLERİMİZDE UYGULAMA YAPACAĞIZ’

Deprem bölgesinde yapılacak sınav uygulamalarına da değinen Ersoy, “Geçen yıl Kahramanmaraş merkezli iki büyük deprem yaşadık. Bu illerdeki adaylarımıza, talep etmeleri halinde tercih ettikleri herhangi bir ilde sınava girme imkanı sunmuştuk. Farklı illerde sınava girmek isteyen adaylarımızın tüm masrafları da devletimiz tarafından karşılanmıştı. 2024 yılında tüm sınav merkezlerimizde uygulama yapacağız. Özellikle deprem bölgesinde adaylarımızın sorun yaşamaması için hassas bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Yıkılan, hasar gören ve yeni yapılan okulların durumuna göre verilerimizi güncelledik” dedi.

‘TR-YÖS 50 ÜLKEDE YAPILACAK’

Ersoy ayrıca Türkiye Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı’nın (TR-YÖS) 13 yıl aradan sonra geçen yıl iki kez gerçekleştirildiğini anımsatarak, “2024 TR-YÖS/1 uygulamasını 18 Mayıs’ta yaklaşık 50 ülkede 80’e yakın merkezde yapacağız. Türkiye’ye her yıl 70-80 bin arasında uluslararası öğrenci kaydı gerçekleşiyor. Bu sayıyı artırarak üniversitelerimizin uluslararası öğrenci kabulüne yardımcı olmak istiyoruz. TR-YÖS’ün sadece Türkiye’de değil uluslararası alanda da geçerliliği olmasını istiyoruz. TR-YÖS’ü ülkemizin tanıtımında önemli bir faktör olarak görüyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/osym-baskani-yapay-zeka-sinavlari-daha-verimli-hale-getirecek/feed/ 0
Yapay Gündem: Yerel Seçimler Öncesi Yapay Zeka Destekli Dezenformasyona Karşı Platform Oluşturuldu https://www.haber60.com.tr/yapay-gundem-yerel-secimler-oncesi-yapay-zeka-destekli-dezenformasyona-karsi-platform-olusturuldu/ https://www.haber60.com.tr/yapay-gundem-yerel-secimler-oncesi-yapay-zeka-destekli-dezenformasyona-karsi-platform-olusturuldu/#respond Mon, 12 Feb 2024 07:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7465

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere sayılı günler kaldı. Yerel seçimler öncesi seçmenlerin doğru bilgiye ulaşması ve yapay zeka destekli dezenformasyona maruz kalmaması amacıyla Yapay Gündem adı verilen bir platform oluşturuldu. Platform, podcast yayınları ve e-posta bültenleri aracılığıyla okuyucularla buluşacak.

Yapay zeka tarafından üretilen yanlış bilginin sebep olduğu dezenformasyon, dünya çapında yaklaşık 3 milyar insanın sandık başına gideceği seçimler yılı 2024’ün en önemli küresel riskleri arasında gösterildi. Güncel bir araştırma, her beş kişiden üçünün yapay zeka tarafından üretilen yanlış bilgilerden endişe duyduğunu ortaya koydu. Dünya Ekonomik Forumu 2024 Küresel Riskler Raporu önümüzdeki iki yıl için dezenformasyon sorununu küresel riskler arasında ilk sıraya koydu. Üretken yapay zekanın yanıltıcı içerik oluşturma yetkinliği ve deepfake gibi yapay zeka destekli dezenformasyon teknikleri ise bu sorunu derinleştiriyor. Türkiye’nin de mart ayındaki yerel seçimlere hazırlandığı bu dönemde, yapay zeka destekli uygulamalar ve bilgi operasyonları konusunda farkındalık oluşturmak ve seçmenleri bilgilendirmek için Yapay Gündem adı verilen bir platform oluşturuldu. Yapay Gündem, doğrulama platformu Teyit’in Eş Kurucusu Gülin Çavuş ve Uppsala Üniversitesi araştırma mühendisi Mert Can Yılmaz tarafından kuruldu.

BEŞ KİŞİDEN ÜÇÜ YAPAY ZEKANIN ÜRETTİĞİ YANLIŞ BİLGİDEN ENDİŞE DUYUYOR

ABD ve Birleşik Krallık’ta 10 bin kişiyle yürütülen bir araştırma, her beş kişiden üçünün yapay zeka tarafından üretilen yanlış bilgiden endişe duyduğunu ortaya koydu. Geçtiğimiz haftalarda, Kasım 2024’teki başkanlık seçimine hazırlanan ABD’de, yapay zeka tarafından üretilen sahte bir mesaj, New Hampshire’daki Demokrat seçmenleri ABD Başkanı Joe Biden’ın sesiyle “oy vermemeye” çağırmıştı. Benzer yapay zeka tekniklerinin tehlikelerini hatırlatan Yapay Gündem Kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni Gülin Çavuş, “İnsanlık 21’inci yüzyılın ilk çeyreğinin sonlarına doğru ilerlerken yapay zeka teknolojilerinin kazandığı muazzam bir ivmeye tanıklık ediyoruz. Önümüzdeki yüzyılda insanlığın içine düşeceği dramatik bir değişim ve dönüşüm sürecine odaklanmak durumundayız. Bir yandan yapay zeka gibi teknolojik yeniliklerin getirdiği heyecan, diğer yandan bu yeniliklerin bizi bir distopyaya hapsetme ihtimali var. Hayatın her alanını radikal bir dönüşüm sürecine sokma gücüne sahip teknolojiler artık herkesin parmaklarının ucunda. Bu sürecin insanlığı hangi noktaya taşıyabileceğine dair konuları tartışmak istiyoruz” dedi.

MART 2024 YEREL SEÇİMLERİNE ÖZEL BÜLTENİYLE YAYINA BAŞLAYACAK

Okurlarına podcast yayınları ve e-posta bültenleri aracılığıyla seslenecek Yapay Gündem’in ilk odağının Mart 2024’te gerçekleştirilecek yerel seçimler olduğunu belirten Mert Can Yılmaz, “İki haftada bir yayımlanacak e-posta bülteninde, yapay zeka destekli dezenformasyonun seçimler üzerindeki potansiyel etkisini analiz edeceğiz ve seçmenlerin bilinçli kararlar vermesine yardımcı olacak bilgiler sunacağız. Yapay zeka teknolojilerinin toplumsal yansımalarına ilişkin özel olarak tasarlanmış e-posta bültenimizde, ulusal ve uluslararası alanda yapay zeka, medya ve demokrasi üzerine uzman akademisyenlerin, gazetecilerin ve hukukçuların görüşlerine de yer vereceğiz. Bültenler aracılığıyla yapay zeka teknolojilerinin seçim süreçlerine ve genel anlamda demokrasiye yönelik potansiyel olumlu ve olumsuz etkilerine ilişkin analizler ve Türkçe eğitsel materyaller sunacağız” ifadelerini kullandı.

YAPAY ZEKANIN ETİK KULLANIMINA DA ODAKLANACAK

Teyitçilik ve medya okuryazarlığı konularında sık sık konuşmacı olan ve eğitimler veren, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Türkiye Ulusal Komitesi Üyesi ve Avrupa Doğruluk Kontrolü Standartları Ağı’nın Yönetim Kurulu Üyesi Gülin Çavuş, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı:

“Otoritelerin ve kamuoyunun gelişen teknolojilerin kullanım çerçevelerini belirleme hızları, çoğunlukla bu teknolojilerin gelişme hızlarının gerisinde kalıyor. Üretken yapay zekanın potansiyeli ve deepfake gibi yapay zeka destekli dezenformasyon teknikleri, demokrasiler üzerinde olumsuz etkilere de sebep olabilir. Yapay Gündem ismiyle yayın hayatına başlayacak platformumuz, yapay zeka uygulamalarının etik kullanımı hakkında farkındalık yaratma ve bu konuda Türkçe kaynak eksikliğini giderme görevini de üstlenecek. Yapay zekanın risk ve fırsatlarının yanı sıra bilgi operasyonu kavramını okurlarımıza ve dinleyicilerimize aktararak, eleştirel medya okuryazarlığını destekleme amacıyla çalışacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/yapay-gundem-yerel-secimler-oncesi-yapay-zeka-destekli-dezenformasyona-karsi-platform-olusturuldu/feed/ 0
AA, Medyada Yapay Zeka Etik Kullanım Rehberi Hazırladı https://www.haber60.com.tr/aa-medyada-yapay-zeka-etik-kullanim-rehberi-hazirladi/ https://www.haber60.com.tr/aa-medyada-yapay-zeka-etik-kullanim-rehberi-hazirladi/#respond Sat, 10 Feb 2024 07:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6784 Anadolu Ajansı (AA), AA ve diğer medya kuruluşları için yapay zeka teknolojilerini kullanırken takip edilecek çerçeveye katkıda bulunmak amacıyla “Medyada Yapay Zeka Etik Kullanım Rehberi” hazırladı.

Teknolojinin hızla ilerlemesi, medya sektöründe yapay zeka uygulamalarının kullanımını kaçınılmaz kılıyor. Yapay zeka, veri işlemeden içerik üretimine, kişiselleştirilmiş haber akışından otomatik dil çevirisine kadar geniş bir yelpazede medya endüstrisini dönüştürüyor.

Haberlerin daha hızlı ve etkileşimi artıracak bir şekilde işlenmesi, analiz edilmesi ve sunulması için fırsatlar sunarken, aynı zamanda ahlaki, hukuki ve toplumsal sorumlulukları da beraberinde getiriyor.

Bu kapsamda, gazeteciliğin temel ilkeleri ile yeni teknolojik imkanlar arasında bir köprü kurulması gerekiyor. Bu nedenle yapay zekanın medya sektörüne sağlıklı bir şekilde entegre edilmesini destekleyen AA, AAtölye’de “Medyada Yapay Zekayı Yönetmek” başlığıyla forum düzenledi.

Medyada yapay zeka kullanımı ve uyulması gereken etik ilkeler tartışıldı

Türkiye’nin saygın üniversiteleri ve medya kuruluşlarından akademisyen ve gazeteciler ile sektör temsilcilerinin katıldığı söz konusu forumda, medyada yapay zeka kullanımı ve uyulması gereken etik ilkeler tartışıldı. Forumun bir çıktısı olarak da “Medyada Yapay Zeka Etik Kullanım Rehberi” hazırlandı. Söz konusu rehber, AA ve diğer medya kuruluşları için yapay zeka teknolojilerini kullanırken takip edebilecekleri çerçeveye katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Sürekli gelişen teknolojik yeniliklere ve medya sektöründeki değişen ihtiyaçlara göre güncellenmeye açık olan “Medyada Yapay Zeka Etik Kullanım Rehberi”, AA’nın köklü gazetecilik tecrübesini ve medya sektöründe yapay zeka kullanımına dair evrensel uygulamaları temel alıyor.

Forum katılımcılarının ve AA Akademi’nin katkılarıyla hazırlanan “Medyada Yapay Zeka Etik Kullanım Rehberi”nde yer alan 10 madde şöyle:

Gazetecilik ilkelerinin korunması

Medya kuruluşları yapay zeka kullanımında gazetecilik meslek ilkelerinden ödün vermez. Gazetecilerin haberleri doğru, tarafsız ve etik bir şekilde sunmasını teşvik eden basın ahlak esaslarına harfiyen uyar.

Medyada yapay zeka algoritmaları kullanımı

Medyada yapay zeka algoritmalarının kullanımı, haberlerin kişiselleştirilmesi, içerik önerileri, dil işleme, ses ve görüntü analizi gibi bir dizi alanda etkili bir şekilde gerçekleşiyor. Bu teknolojilerin kullanımı, veri gizliliği, içerik manipülasyonu ve tarafsızlık gibi etik ve hukuki sorunları da beraberinde getiriyor. Bu nedenle medya kuruluşları kullandıkları yapay zeka uygulamalarında gazetecilik meslek ilkeleri ve basın ahlak esasları ile tutarlı, tarafsızlığı sağlanmış algoritmalar kullanıyor. İnsanlığın temel değerlerini ve kişisel zaafları suistimal eden algoritmalardan uzak durur.

Gerçeğe sadakat ve teyit mekanizması

Medya kuruluşları dezenformasyon ve yalan haberle mücadeleye katkı sağlayacak uygulamaları destekler. Yapay zeka çıktılarının filtrelenebildiğini, gerçek olmayan, ön yargı ve ayrımcı bilgiler içerebildiğini unutmaz. Yanıltıcı bilgilere karşı dikkatli olur ve doğrulama mekanizmaları oluşturur. Gerçeği tahrif eden (deepfake) her türlü teknolojik uygulamadan kaçınır. Dezenformasyon ve manipülasyon tehlikesine karşı gazetecilerin süreç içinde kontrol amaçlı kişisel inisiyatiflerini kullanmalarına olanak tanır.

Toplumsal fayda ve okur hakları

Yapay zekanın medya sektöründeki kullanımı, temelde toplumsal faydayı koruma ve bilgiyi daha etkili bir şekilde iletme amacı taşır. Bu nedenle yapay zeka uygulamaları medya kuruluşları tarafından tiraj, reyting ya da görüntülenme artırmak için değil, haberlerin hızlı, şeffaf ve kesin bir biçimde okurlara, izleyicilere ve dinleyicilere ulaşmasına yardımcı olmak amacıyla kullanılır.

İnsan onur ve haysiyetine saygı

İnsanların mahremiyeti ve kişisel bilgilerinin korunması, temel bir insan hakkıdır ve bu haklara saygı göstermek zorunludur. Bu nedenle medya kuruluşları kişisel verilerin kullanımında, veri gizliliği ve mahremiyet hakkına tam saygı gösterir, rıza esasını ön planda tutar. İnsanlık onurunu zedeleyebilecek her türlü yapay zeka uygulamasından kaçınır. Yapay zeka tabanlı sanal ikizler (dijital avatarlar) için kullanılan gerçek insanlara ait profil ve sesleri, telif haklarına uygun olarak lisanslar ve kaynaklarını belirtir. Hak sahiplerine saygı göstermenin yanı sıra yasal gereklilikleri karşılayarak adil bir kullanımı teşvik eder.

Ön yargıya karşı editoryal çerçeve

Yapay zeka uygulamalarındaki potansiyel ön yargılar, ifade edilen görüşleri etkiler. Bu nedenle medya kuruluşları bu teknolojileri özenle kullanır. Olası ön yargıları azaltmak için yapay zeka tarafından ifade edilen görüşlerin insan editörler tarafından denetlenmesini ve doğrulanmasını sağlar.

Sürdürülebilir gazetecilik

Yapay zeka, medya sektöründe süreçlerin hızlanması ve otomasyon için önemli fırsatlar sunuyor. Ancak bu otomasyon kaygısı, insani yaratıcılığın değerini azaltmamalıdır. Bu bağlamda, medya kuruluşları, haber üretimi, çizerlik, yazarlık, foto muhabirliği, görsel yönetmenlik ve grafik tasarım gibi yaratıcılığı besleyen iş alanlarında yapay zekanın kullanımını düzenler, istihdam üzerinde olumsuz etkileri en aza indirir ve gazetecinin hakkını korur. Sürdürülebilir gazetecilik, insan yeteneklerinin ve yaratıcılığının korunmasını sağlayarak medya endüstrisinde dengeli bir teknolojik entegrasyonu teşvik eder.

İnsan üretimi bilgi ve çeşitliliğin korunması

Yapay zeka tarafından üretilen verilerin yapay zeka uygulamalarındaki payı sürekli artıyor. Medya kuruluşları, içerik zenginliğinin sürdürülebilirliği için, yapay zeka uygulamalarında insan üretimi özgün bilgi oranını makul bir düzeyde tutar. Ayrıca bilgi ve kaynak çeşitliliğine özellikle dikkat eder. Bu yaklaşım içerik kalitesini korur ve yapay zeka tarafından üretilen verilerle insan yaratıcılığını dengeli şekilde bir araya getirerek daha sağlam bir bilgi temeli oluşturur.

Hukuki sorumluluk, şeffaflık ve telif haklar

Medya kuruluşları yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin hukuki çerçevesinin net bir şekilde çizilmesine katkı sunar, şeffaflık ve telif hakları konularına saygı gösterir. Bu kapsamda içeriklerde yapay zeka tarafından üretildiğini gösteren bir logo kullanır ve içeriklerde yapay zekanın katkısı ve kullanılan kaynakları dipnot ve uyarı şeklinde açıkça belirtir.

Yapay zeka kullanımında hukuksal süreç

Yapay zekanın kullanımı, teknolojinin hızlı gelişimi ve değişen doğası nedeniyle henüz net bir hukuki çerçeveye sahip değildir. Medya kuruluşları yapay zekanın kullanımına dair belirgin evrensel ve ulusal kural ve yönergeler oluşturulana kadar, hazırlanan geçici düzenlemeler ve etik kuralları takip eder.

]]>
https://www.haber60.com.tr/aa-medyada-yapay-zeka-etik-kullanim-rehberi-hazirladi/feed/ 0
Taylor Swift’in Yapay Zeka Tarafından Oluşturulan Görüntüleri Tepkilere Neden Oldu https://www.haber60.com.tr/taylor-swiftin-yapay-zeka-tarafindan-olusturulan-goruntuleri-tepkilere-neden-oldu/ https://www.haber60.com.tr/taylor-swiftin-yapay-zeka-tarafindan-olusturulan-goruntuleri-tepkilere-neden-oldu/#respond Sat, 27 Jan 2024 08:54:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5240

Ünlü Şarkıcı Taylor Swift’in yapay zeka tarafından oluşturulan müstehcen içerikli görüntüleri sosyal medyada tepkilere neden oldu. Tepkilerin ardından Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karine Jean-Pierre, durumun endişe verici olduğunu ve ABD yönetiminin ‘yasal önlem’ yoluyla çözüm bulma çalışmaları içerisinde olduğunu belirtti.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karine Jean-Pierre, Taylor Swift’in yapay zeka tarafından oluşturulan sahte müstehcen içerikli görüntüleri ile ilgili olarak, “Taylor Swift’in sahte görüntülerinin sosyal medyada paylaşılması endişe vericidir. Bu tür olayların kadınları ve kız çocuklarını orantısız bir şekilde etkilediğini biliyoruz. Biden yönetimi,  yasal önlem yoluyla sahte yapay zeka görüntüleri riskini azaltmamızı sağlamaya kararlıdır. Gerçek çözümler bulmaya yönelik çalışmalar devam edecektir. Bu noktada sosyal medya şirketleri içerik yönetimi konusunda kendi bağımsız kararlarını verirken, yanlış bilgilerin ve gerçek kişilerin rızası olmayan, mahrem görüntülerinin yayılmasını önlemek için kendi kurallarını uygulama konusunda önemli bir rol oynayacaklarına inanıyoruz” dedi.

Pierre ayrıca, ABD yönetiminin yapay zeka ve internet ortamında yaşanan bir dizi problemlerle ilgili çalışma yaptığının altını çizdi. Yapılan çalışmalar arasında, çevrimiçi taciz ve istismarla mücadele etmek için bir çalışma grubu oluşturma, internet ortamında cinsel istismardan kurtulanlar için ilk ulusal 7/24 yardım hattını başlatma gibi önlemlerin yer aldığını ifade etti.

“BU TÜR İÇERİKLERE KARŞI SIFIR TOLERANS POLİTİKAMIZ VARDIR”

Elon Musk’ın sahibi olduğu X platformu güvenlik ekibi (eski adıyla Twitter) paylaşılan müstehcen görüntüler için, “X’te Rızaya Dayalı Olmayan Müstehcen (NCN) görüntüleri yayınlamak kesinlikle yasaktır ve bu tür içeriklere karşı sıfır tolerans politikamız vardır. Ekiplerimiz tespit edilen tüm görüntüleri aktif bir şekilde kaldırmakta ve bunları yayınlamaktan sorumlu hesaplara karşı uygun önlemleri almaktadır. Başka ihlallerin derhal ele alınmasını ve içeriğin kaldırılmasını sağlamak için durumu yakından izliyoruz. Tüm kullanıcılar için güvenli ve saygılı bir ortam sağlamaya kararlıyız” ifadelerini kullandı. Sosyal medya kullanıcıları, ‘çocuklar dahil herkesin’ yapay zeka kullanılarak müstehcen görüntülerin oluşturulabileceğine dikkat çeken yorumlar yaptı.

SİYASETÇİLERDEN YAPAY ZEKA TEPKİLERİ

ABD’li siyasetçiler yayınlanan görüntüler sonrasında durumu önleyecek bir yasa oluşturulması çağrısında bulundular. Demokrat Parti Temsilci Üyesi Joe Morelle, görüntüleri ‘dehşet verici’ olarak nitelendirerek, “Taylor Swift’in yapay zeka tarafından üretilen müstehcen görüntülerinin yayılması dehşet verici ve ne yazık ki her gün, her yerde kadınların başına geliyor. Bu bir cinsel istismar ve ben de bunu federal bir suç haline getirmek için yasa tasarımla mücadele ediyorum: Mahrem Görüntülerin Derin Sahtelerinin Önlenmesi Yasası” ifadelerini kullandı.

Bir diğer Demokrat Parti Üyesi Yvette Clarke ise, “Taylor Swift’in başına gelenler yeni değil. Yıllardır kadınlar, rızaları olmadan deepfake’lerin hedefi oldu. Yapay zekadaki gelişmeler sayesinde deepfake oluşturmak daha kolay ve daha ucuz. Bu, koridorun her iki tarafının da bir sorunudur ve Swiftie’lerin (Taylor Swift hayranlarına verilen isim) bile çözmek için bir araya gelmesi gerekir” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/taylor-swiftin-yapay-zeka-tarafindan-olusturulan-goruntuleri-tepkilere-neden-oldu/feed/ 0
Refik Anadol, yapay zeka modeliyle doğayı temel alan eserini sergiliyor https://www.haber60.com.tr/refik-anadol-yapay-zeka-modeliyle-dogayi-temel-alan-eserini-sergiliyor/ https://www.haber60.com.tr/refik-anadol-yapay-zeka-modeliyle-dogayi-temel-alan-eserini-sergiliyor/#respond Thu, 18 Jan 2024 08:42:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3991 BAHATTİN GÖNÜLTAŞ/SEVGİ CEREN GÖKKOYUN – Yeni medya sanatçısı Refik Anadol, doğayı temel alan yapay zeka modeliyle görselleri, sesi ve kokuyu harmanlayan dünyanın ilk çok deneyimli eserini Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) sergiliyor.

Anadol, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen WEF sırasında, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

WEF’in isminde “ekonomik” olsa da Forumda dünyanın geleceğine yönelik derin konuların da konuşulduğuna işaret eden Anadol, geçen yıl da Davos’ta ses getiren bir projeyle yer aldıklarını anımsattı.

Anadol, ekip olarak yaklaşık 10 yıldır yapay zeka müzesi projesinin hayalini kurduklarını belirterek, “‘Dataland’ isimli bu müzenin detaylarını Davos’ta dünya liderlerine sunma şansı ettik.” dedi.

Yaklaşık 16 yıl önce verinin pigment, resim ve heykel olmasıyla ilgili de bir hayalinin olduğunu anlatan Anadol, bu hayalinin de peşinde koştuğunu ve 8 sene önce dünyada ilk kez yapay zeka resimleri ve heykelleri konusunda ekip olarak öncü işler ürettiklerini ifade etti.

Anadol, bu kapsamda birçok müzeyle de çalıştıklarına değinerek, bunun çok yeni ve uzun geleceğe sahip bir alan olduğunu fark ettiğini dile getirdi.

Dünyanın en önemli sanat müzelerinden New York Modern Sanat Müzesi’ndeki (MoMA) sergisine işaret eden Anadol, “Resmi olarak MoMA koleksiyonunda ilk defa bir yapay zeka eseri yer aldı.” dedi.

“Doğayı temel alan bir yapay zeka hayal ettik”

Anadol, “Bu alanın öncüsü olarak bir müze yaratırsak ne olur?” diye düşündüklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Burada dünya liderleriyle bunu paylaştık. İlk defa Los Angeles’ta daha sonra dünyanın birçok farklı yerinde, inşallah İstanbul’da da açılacak bir müze. Bu müzenin ilk projesini de çok önemli bir konu olan doğaya adadık. Şu anda yapay zeka alanındaki çalışmalar, ChatGPT ve Bard gibi kompleks yapay zeka modelleri daha çok insana ve mantığa odaklı. Fakat bana ilham veren, en önemli ve korumamız gereken en değer şeylerden biri olan doğayı direkt öne çıkaran, doğayı temel alan bir yapay zeka hayal ettik ve muazzam bir destek aldık. Google ve Nvidia büyük destekçimiz, dünyanın yapay zeka alanında öncü 2 büyük şirketi hayalimizi pozitif buldu ve WEF de bunun dünya liderlerine ulaşmasını sağladı. Hayalimiz dünyanın en gelişmiş, doğayı anlayan, etik olarak verilerle eğitilmiş ve okullarda, araştırmalarda, sanatta ve kültürde kullanılabilecek dünyanın en iyi yapay zekasını geliştirmek.”

Doğayı sevmek ve saymak ve doğanın fonksiyonu daha iyi anlamak için bilgiyi deneyime dönüştürecek bir müze hayal ettiklerini söyleyen Anadol, WEF’te birçok dünya lideri ve farklı iş alanlarındaki liderle aynı deneyimi yaşadıklarını anlattı.

Anadol, yapay zeka modellerinin genelde görsel, ses ve metinden oluştuğuna işaret ederek, “Burada Google ve Nvidia sayesinde dünyanın ilk çok deneyimli yapay zeka modelini oluşturduk, ses, metin ve görselin yanına kokuyu da ekledik. Burada dünyada ilk kez insanlar yapay zekanın ürettiği kokuyu da deneyimleme şansı elde ettiler. Önümüzdeki aylarda daha büyük sürprizlerimiz de var.” şeklinde konuştu.

Davos’ta sergilenen “Winds of Yawanawa” (Yawanawa Rüzgarları) eserinden de bahseden Anadol, Amazon ormanlarında yaşayan Yawanawa kabilesine destek amacıyla yaptıkları bir proje olduğunu söyledi.

Anadol, doğa konusundaki hassasiyetinin doğup büyüdüğü Türkiye’den geldiğine dikkati çekerek, ülkedeki tüm milli parklardan gelen verilerin bir araya getirip yapay zekaya kazandırılması için ne yapılabileceğini de konuştuklarını anlattı.

Bilgiye ulaşmanın çok kolay hale geldiğini vurgulayan Anadol, gençlere tavsiyelerine ilişkin bir soru üzerine, “Şu anda ulaşılamayacak açık kaynaklı bir veri, kod yok denecek kadar az. Bu alanda üretmek isteyen genç arkadaşlar son derece kolayca birçok bilgiye ulaşabilirler. Yeter ki soru sormayı bilelim, merakımızı hiç kaybetmeyelim.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/refik-anadol-yapay-zeka-modeliyle-dogayi-temel-alan-eserini-sergiliyor/feed/ 0
Yapay zeka kaynaklı yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon seçimlerde önemli bir risk olarak öne çıkıyor https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-kaynakli-yanlis-bilgilendirme-ve-dezenformasyon-secimlerde-onemli-bir-risk-olarak-one-cikiyor/ https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-kaynakli-yanlis-bilgilendirme-ve-dezenformasyon-secimlerde-onemli-bir-risk-olarak-one-cikiyor/#respond Thu, 11 Jan 2024 08:33:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3066 Risk uzmanları, birçok büyük ekonomide bu yıl ve 2025’te yapılacak seçimlerde yapay zeka kaynaklı yanlış bilgilendirme ve dezenformasyonun önemli bir risk olarak öne çıktığını belirtiyor.

Bu yılın dünyada, tarihteki en büyük “seçim yılı” olduğu ifade ediliyor.

ABD, Rusya, Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Tayvan, Endonezya, Meksika, Güney Afrika ve Türkiye’deki yerel seçimler dahil 50’den fazla ülkede 4 milyar insan, sandık başına gidecek. İngiltere’de de genel seçimlerin yılın ikinci yarısında yapılması bekleniyor.

Uzmanlar, seçimlerde yapay zeka kaynaklı yanlış bilgilendirme ve dezenformasyonun demokratik süreçlerin manipüle edilmesi için kullanılabileceği, iş dünyası liderleri ve politika yapıcıların bu konuda endişeli olduğu uyarısında bulunuyor.

Dünya Ekonomik Forumunun (WEF) küresel çapta 1400 risk uzmanı, politika yapıcı ve sektör liderlerinin görüşlerini alarak hazırladığı Küresel Riskler Raporu 2024’ün lansmanı sonrası AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Zurich Sigorta Grubu Sürdürülebilir Risk Direktörü John Scott, söz konusu raporda bu yıl dezenformasyon ve yanlış bilgilendirmenin kısa vadede, iklim değişikliği kaynaklı aşırı hava olaylarının ise uzun vadede en büyük riskler olarak görüldüğünü söyledi.

Küresel risklerin bazı açılardan aynı kalmaya devam ettiğini ancak hızla değişen ve bölünmenin fazla olduğu bir dünyada risk algısının değiştiğini dile getiren Scott, “Bu yılki araştırmada yanlış bilgilendirme ve dezenformasyona yönelik endişeler, kısa vadeli küresel riskler arasında ilk sırada yer alıyor ve aslında yeni dile getirilen riskler. Bunun nedeni de her gün bir şekilde karşımıza çıkan yapay zekayla ilgili gelişmeler.” dedi.

Scott, yapay zekanın gücünün çok önemli olduğunu belirterek, “Özellikle bu yıl yanlış bilgilendirme ve dezenformasyonun kısa vadede en büyük küresel risk olarak görülmesinin sebebi, dünyanın birçok bölgesinde yaşanacak seçimler. Bu ve gelecek yıl pek çok demokraside sandık başına gidileceği için birçok insan yapay zekanın yanlış bilgilendirme ya da seçim sonuçlarını etkileyebileceği konusunda gerçek bir endişe duyuyor. Hepimiz farkındayız ki yapay zeka dünyanın herhangi bir yerinde demokratik süreçleri manipüle etmek için yanlış bilgilendirme yapmak isteyen kişiler tarafından farklı şekilde kullanılabilir.” diye konuştu.

“Hükümetler, teknoloji endüstrisiyle birlikte çalışmalı”

Yanlış bilgilendirme veya dezenformasyonun uzun vadede teknolojiyle ilgili daha geniş bir risk algısının parçası olduğunu ifade eden Scott, “Mesele sadece yanlış bilgilendirme veya dezenformasyon değil. Uzun vadede yapay zeka yönetimiyle ilgili ne yapacağız? Teknolojinin yönetişimini nasıl yapacağız? Biyolojik deneylerin kullanımını nasıl kontrol edeceğiz? Bunlar cevap bekleyen sorular.” dedi.

Scott, teknolojiyle ilişkili riskler açısından uzun vadede siber güvenliğin de önemli bir risk faktörü olarak öne çıktığını belirterek, hükümetlerin bu tür risklere karşı önlem almaya çalıştığını söyledi.

Yapay zeka kaynaklı yanlış bilgilendirmelere karşı içeriklerde filigran kullanılmasının alınabilecek önlemlerden biri olduğuna dikkati çeken Scott, şunları ifade etti:

“Filigran kullanılarak ‘bu içerik, makale veya video onaylanmıştır, gerçektir’ demiş oluyorsunuz. Ancak elbette bunun da sahtesini yapmak kolay. Bu nedenle hükümetler için bu riskleri ele almak zor. Hükümetler, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyona dikkat çekmeye çalışmak için de teknoloji endüstrisiyle birlikte çalışmalı. Şu anda dünya oldukça parçalanmış, hızlı ve değişken bir yapıya sahip. Bu da ülkeler arasındaki işbirliğinin geçmişte olduğu gibi işlemediği anlamına geliyor. Dolayısıyla bu konularda küresel anlaşmalar yapmanın zor olduğunu da düşünüyorum. Ancak belki bölgesel düzeyde işbirliği sağlanabilir. Bu tür risklere karşı uluslararası bir anlaşma veya zemin oluşturulsa bile asıl mesele pratikte bunu uygulamak. Şu anda uluslararası düzeydeki herhangi büyük bir anlaşma için en büyük sorun ve dünyanın dört bir yanındaki siyasi liderlerin karşı karşıya olduğu karmaşıklık da bu.”

“Hiçbir ülke küresel risklerle tek başına mücadele edemez”

Marsh McLennan Avrupa Baş Ticari Yöneticisi Carolina Klint de bu yıl WEF’in araştırmasına katılanların çoğunluğunun kısa ve uzun vadede iyimser olmadıklarını söyledi.

Katılımcıların geçen yıl kısa vadede iyimser olmasalar da uzun vadede pozitif algıda olduklarını dile getiren Klint, “Bu yıl bu algının değiştiğini gördük. Ne yazık ki katılımcıların yüzde 84’ü iki yılı kapsayan kısa vadede küresel riskler açısından durumun iç karartıcı olduğunu düşünüyor. Ancak daha uzun vadeli 10 yıllık zaman diliminde ise katılımcıların yüzde 92’si yanlış yönde ilerlediğimizi düşünüyor.” dedi.

Klint, bu algının değişmesinde devletlerarası silahlı çatışmalar ve çevresel risklerin kısa vadede ilk beş küresel risk arasında yer almasının etkili olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Risk uzmanları, iş dünyası liderleri ve politika yapıcılar, bu risklerin günümüzün gerçeği olduğunun farkındalar. Ayrıca, siber riskler de kısa ve uzun vadede ilk 10 küresel risk arasında görülüyor. Teknolojiye bağımlılığımızın büyük ölçüde arttığı ve dijitalleşmenin hızlandığı salgın dönemi göz önüne alındığında, siber risklere karşı neden daha önce harekete geçilmediği konusunda büyük bir soru işareti taşıyorum. Bu nedenle bu yıl yanlış bilgilendirme, dezenformasyon kısa vadeli küresel riskler arasında ilk sırada yer aldı. Bunun nedeni dünyanın birçok büyük ekonomisinde seçimlerin yaklaşıyor olması. Diğer yandan, yapay zekanın sentetik içerik oluşturma şeklimizi nasıl etkilediğini yeni yeni görmeye başladığımızı düşünüyorum. Dolayısıyla bunun gelecekte de bizim için bir risk olacağına inanıyorum. Dünya çapında yaklaşan seçimlerin sonuçlarının, yapay zeka kaynaklı yanlış bilgilendirme ve dezenformasyonun yaygınlaşması nedeniyle sorgulanıp sorgulanmayacağını görmeye başladığımızda bunu daha iyi anlayacağımız görüşündeyim.”

Hükümetlerin bu konuda farkındalığının arttığını ancak doğru adımları atmanın her zaman kolay olmadığını söyleyen Klint, bazı ülkelerin filigran uyguladığını anımsattı.

Klint, Avrupa Birliği’nin bu konuda bir yasa çıkardığını ifade ederek, “Ancak yine de bu tür yasaların yürürlüğe girdiğinde güncel olup olmayacağı da bir soru işareti çünkü teknolojik gelişmeler çok hızlı. Bu yüzden, belki de bu yasalar uygulamaya konulduğunda güncelliği bile olmayabilir. Gelecek hafta Davos Zirvesi’nde bir araya gelecek dünya liderleri ve üst düzey iş insanlarının bu risklere karşı işbirliği alanları ve fırsatları düşünmek için zaman harcayacaklarını umuyorum. Çünkü siber veya çevresel riskler, hiçbir paydaş grubu veya ülkenin tek başına çözebileceği riskler değil. Bu gerçekten bir işbirliği meselesi.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-kaynakli-yanlis-bilgilendirme-ve-dezenformasyon-secimlerde-onemli-bir-risk-olarak-one-cikiyor/feed/ 0