Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovasında arpa hasadı başladı. Konya’da 38 bin 873 kilometrekare yüzölçümünün yüzde 47’si tarım arazisi olarak kullanılan Konya Ovasında kış sezonundaki yetersiz yağışlar hububat ürünlerinde verim düşürdü.
“Özellikle kıraç alanlarda beklediğimiz kaliteyi yakalayamadık”
Geçen yıla oranla ekim alanlarında artış yaşanırken, kuralık nedeniyle rekoltede yüzde 10 kadar düşüş yaşanabileceğinin altını çizen Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, “Konya ovasında arpa hasadı başladı. Bayramın üçüncü gününden itibaren Konya’da yoğun şekilde arpa hasadı yapılıyor bundan sonraki süreçte de buğday hasatlarıyla devam edecek. Bu yıl biraz daha geçen yıla göre hasatlarımızda 15 günlük bir erken başlama söz konusu. Bunun en büyük nedenlerinden bir tanesi de iklim. Bu yıl maalesef beklediğimiz yağışları, beklediğimiz dönemlerde alamadık. Özellikle on ikinci aydan sonra beklediğimiz kar yağışları maalesef Konya Ovası’nda yeterli miktarda yağmadı. Arkasından yağmur yağışları oldu lakin hububatların özellikle arpaların ihtiyaç duyduğu dönemde bu yağışlar gelmedi. Daha sonraki dönemlerde bu yağışlar geldi. Tabii iklimin de bu olumsuzluklar da üzerine eklenince bu yıl arpa rekoltesinde biraz düşüş olacak kanaatindeyiz. Geçen yıla oranla yüzde 5’lik hububat ekiliş alanlarında artış var, lakin iklimin bu şekilde olmasından kaynaklı olarak yaklaşık olarak yüzde 10’luk civarda rekoltede düşüş olacağını düşünüyoruz. Özellikle kıraç alanlarda beklediğimiz kaliteyi yakalayamadık. Bunun da etkisini borsadaki satıştaki fiyatlarda da görebiliyoruz. Kaliteli ürünlerde fiyatları iyi gidiyor. TMO fiyatlarının üzerinde gidiyor ama kalitesi düşük arpaların fiyatları biraz daha düşük fiyatlarda seyrediyor” dedi.
“Erken hasattan kesinlikle kaçınmaları gerekiyor”
Başlayan hasat döneminde çiftçilere seslenen Başkan Kırkgöz, “Çiftçilerimizin bu dönemden sonra dikkat edecekleri özellikle buğdaylarda erken hasattan kesinlikle kaçınmaları gerekiyor. Nem oranı yüksek hububat tarlalarının biçmemelerini, biraz daha beklemelerini tavsiye ediyoruz. Bu dönemler biraz riskli dönemler ara ara yağışlar gelebiliyor. Bu yağışlarda doluya çevirebiliyor arkasından felaketler de gelebiliyor. Bu tarz felaketlere çiftçilerimizin inşallah yakalanmazlar inşallah bu tarz felaketlerle karşılaşmazlar. Çok fazla acele etmemelerini arazilerini hasat ederken de biçerdöverlerini kontrol ederek verimli bir hasat geçirmelerini temenni ediyoruz” şeklinde konuştu.
“Yağışlar beklenenin altında olduğu için geçen yıla oranla rakamlar düşük kalıyor”
Konya Ovası’nda hububat üretimine büyük destek sağlayan Altınekin’de de hasat aralıksız sürüyor. Sezonun geçen yıla oranla rakamlarda düşüş yaşandığını aktaran İlçe Kaymakamı Muhammed Emin Baştürk, “Geçen yılla kıyasladığımız zaman geçen yılın Mart ve Nisan ayındaki yağışlar beklenenin altında olduğu için geçen yıla oranla rakamlar düşük kalıyor. Buğdayda geçen yıl, 74 bin ton elde etmişken bu yıl biraz daha düşük olacak maalesef. Yine arpada da 55 bin ton elde etmişken bu rakam da yine biraz daha aşağıda olacak gibi gözüküyor. Tabii malumunuz küresel iklim değişikliğiyle de mücadele ediyoruz. Bunun da etkisi var. Yağışlar artık beklenildiği zamanlarda olmuyor. Dolayısıyla tarımda da bir değişiklik meydana geliyor. Bu yüzden rakamlar biraz daha altında olacak gibi ama yine de burada mesela şu anda bir çiftçimiz ile birlikte hasada katıldık. Burası 43 dönüm bir arazi ve buradan dönüm başına bin 500 ton verim elde edeceğini bekliyoruz ve bu rakamın iyi olduğunu söylüyorlar. Tabii daha tam net rakamlara ulaşmış değiliz. Dolayısıyla inşallah hasadımızı tamamladığımız zaman geçen senenin rakamlarının da üzerine çıkarız diye umut ediyoruz” diye konuştu. – KONYA
]]>İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, geçen yıl 1 Mayıs’ta yüzde 48,71 olan barajlardaki doluluk oranı, bu yıl son dönemde artan yağışların etkisiyle yükselişe geçti.
Buna göre, barajlardaki doluluk geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 artış göstererek, bugün itibarıyla yüzde 82,81 ölçüldü.
Su miktarı Istrancalar’da yüzde 73,83, Terkos’ta yüzde 91,87, Sazlıdere’de yüzde 61,77, Alibey’de yüzde 64,13, Büyükçekmece’de yüzde 77,72, Ömerli’de yüzde 92,15, Darlık’ta yüzde 83,05, Elmalı’da yüzde 88,29, Pabuçdere’de yüzde 76,78 ve Kazandere’de yüzde 78,34 olarak ölçüldü.
Kente su sağlayan ve azami 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahip baraj ve göletlerdeki su miktarı ise 719 milyon 33 bin metreküp seviyesinde bulunuyor.
Son 9 yılın doluluk oranları
İSKİ istatistiklerine göre, 1 Mayıs tarihli baraj doluluk oranları 2016’da yüzde 84,02, 2017’de yüzde 86,58, 2018’de yüzde 88,58, 2019’da yüzde 91,07, 2020’de yüzde 68,57, 2021’de yüzde 80,64, 2022’de yüzde 87,69, 2023’te yüzde 48,71, bugünkü oran yüzde 82,81 olarak kayıtlara geçti.
Melen ve Yeşilçay’dan bu yıl 215,22 milyon metreküp su alındı. İçme suyu arıtma tesislerinden bu yıl kente verilen su miktarı ise 359 milyon 85 bin metreküp olarak hesaplandı.
“Suyumuz bol diye bol bol harcamayalım”
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz ve İçsu Kaynakları Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meriç Albay, AA muhabirine, İstanbul’un büyük bir şehir olduğunu, kentte günde 3 milyon metreküpün üzerinde su tüketildiğini söyledi.
Geçen yıl İstanbul’un su ihtiyacı bakımından büyük bir tehlike atlattığını belirten Albay, “Barajlarda yüzde 20’nin altına düşen bir su varlığımız vardı. Kuşkusuz Melen Çayı ile bunlar destekleniyor ama nüfus çok yoğun olduğu için aşırı su tüketimiyle beraber yağışların olmaması büyük bir sıkıntı yaratmıştı.” diye konuştu.
Prof. Dr. Albay, bu yıl yağışların iyi olduğunu kaydederek, “Kış aylarını iyi geçirdik, ilkbahar iyi geçiyor gibi. Nisan ayını da iyi geçirdik sayılır. Mayıs ayında da eğer yağışlar gelirse yaz aylarında hiçbir sıkıntı yaşanmayacak. Bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hatta sonbaharda bile ben büyük bir tehlike görmüyorum.” ifadelerini kullandı.
Bu duruma rağmen su kullanımına özen gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Albay, şöyle devam etti:
“İstanbul devasa bir şehir olduğu için insanlar suyu tüketirken çok dikkatli olmalılar. İstanbul’daki yağışlar şu anda barajların yüzde 82’nin üzerinde bir doluluk oranına gelmesine neden oldu. Biraz daha yağarsa bu yüzde 85’lere doğru yükselecek gibi gözüküyor. En azından 2024 yılını rahat geçireceğiz. Bu durum bizi rahatlatmasın. Suyumuz bol diye bol bol harcamayalım, her yerde tüketirken azami dikkati gösterelim. Mutfakta, banyoda, araba yıkarken, tarımda nerede kullanıyorsak suyu gerçekten dikkatlice kullanalım. Bu bizim için bir ev ödevi olmalı.”
“Havzalarımızı korumamız lazım”
Prof. Dr. Albay, geçmişte birçok bölgede üst üste kuraklık yaşandığını hatırlattı.
Böyle bir durumun olması durumunda İstanbul’un büyük sıkıntı yaşayabileceğini dile getiren Albay, bu nedenle su bütçesi ile insan popülasyonunun birlikte düşünülmesinin önemli olduğunun altını çizdi.
Albay, barajların etrafında yapılaşmaya izin verilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Zaman zaman insanlar barajların kenarına pikniğe de gidiyor, oralarda atıklar bırakıyorlar, bu doğru değil. Havzalarımızı korumamız lazım.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmet Başer, AA muhabirine, son yağışların buğday ve kanolanın gelişimine katkıda bulunduğunu ve üreticileri sevindirdiğini söyledi.
Kanola ve buğday gelişimindeki olumsuzlukların yağışlarla ortadan kalktığını belirten Başer, “Buğdayın gelişimi gerçekten iyi gidiyor. Sadece son yağışlarda sık ekilen yerlerde ve rüzgarın fazla alındığı arazilerde buğdayda yatma problemi var. Orada üreticilerimiz dikkat etsin. Çok büyük bir sorun değil, buğday kendini toparlayacaktır. Şu anda buğday gelişiminde önemli bir sorun gözükmüyor, oldukça iyi gidiyor. Bu sene çıkış yapan kanolalarımızın gelişimi özellikle son yağmurlardan sonra oldukça iyi. Bundan sonra da çok büyük bir risk oluşacağını sanmıyorum.” diye konuştu.
Başer, bundan sonraki süreçte üreticilere arazilerini sık sık kontrol etmeleri tavsiyesinde bulundu.
Trakya’da geçen senelere kıyasla bu yıl daha yüksek verim elde edileceğini dile getiren Başer, “Geçen yıla kıyasla hem buğday hem kanolada ortalama verimin üstünde olacak hatta ben bazı alanlarda rekor verimler bekliyorum. Verimimiz geçen yılın üstünde olacak.” dedi.
“Çiftçi yağışa sevinir”
Tekirdağ Ziraat Odası Başkanı İmdat Saygı da bu yıl ekili arazilerin güzel yağış aldığını ifade etti.
Kanola ve buğday gelişiminin son derece güzel olduğunu anlatan Saygı, üreticilerin yüzünün son yağışlarla güldüğünü belirtti.
Saygı, “Şu an kanola, buğday, arpa gibi bitkilerin hepsi yağışlardan nasibini aldı. Nisan yağmurları üreticiler için çok önemli. Bu yağışlarla bitki taneyi besleyecek ve verimlerde artış olacak. Çiftçinin zaten olmazsa olmazı yağış. Yağış olduğu zaman çiftçi her zaman mutlu olur. Şu anda bir sıkıntı gözükmüyor.” diye konuştu.
“Uzun zamandır böyle güzel yağışları bekliyorduk”
Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı ise buğday ve kanolanın gelişimine katkı sağlayacak güzel yağışlar olduğunu söyledi.
Kurak geçen kışın ardından üreticilerin endişe yaşadığını belirten Arabacı, son yağışların yüzleri güldürdüğünü dile getirdi.
Yağmurun zamanında geldiğini belirten Arabacı, “Uzun zamandır böyle güzel yağışları bekliyorduk. Yağışlar başak dönemindeki buğdayın gelişimi açısından son derece faydalı oldu. Aynı zamanda çiçek açan kanolaya da büyük katkısı olacak. Kuraklık stresi azalmış oldu. Bu yağışlar inşallah verimi artıracaktır. Üreticilerimize bol ve bereketli bir tarım sezonu diliyorum.” diye konuştu.
“Yağışlar ekili alanlarımıza çok iyi geldi”
Kırklareli Ziraat Odası Başkanı Ekrem Şaylan da son yağışların özellikle buğday, ayçiçeği, mısır ve kanola gibi ekili alanlara katkı sağladığını belirtti.
Bahar yağışlarıyla çiftçinin rahat bir nefes aldığını söyleyen Şaylan, “Allah’a şükür yağış zamanında geldi. Buğday ve kanola gelişim döneminde ayçiçeği ise topraktan çıkmaya çalışıyor. Bu yağışlar ekili alanlarımıza çok iyi geldi.” ifadelerini kullandı.
Üreticiler umutlu
Tekirdağlı kanola üreticisi Salih Can Dinçer de son yağışlarla verim kaybı korkusundan kurtulduklarını ifade etti.
Son yağışlarla derin nefes aldıklarını belirten Dinçer, geçen seneye göre daha fazla verim beklediklerini dile getirdi.
Kırklarelili buğday üreticisi Tuncay Özalatur ise bu yıl buğdayda kalite ve verimde artış beklediklerini söyledi.
Kasım ayında buğday ekimini gerçekleştirdiklerini anımsatan Özalatur, yağışların etkisiyle çimlenme sürecinin güzel olduğunu belirtti.
Haziran sonlarında hasadın gerçekleşeceğini ifade eden Özalatur, “Geçen yıla göre bu yıl daha fazla verim alacağımızı ümit ediyoruz. İlk çıkış ve çimlenme çok güzel olmuştu.” diye konuştu.
]]>Tahıl ambarı Konya Ovası’nda 2023 yılı hububat sezonunda, Nisan ayındaki yağışlarla hububat ürünlerinde verim ve kalitenin artmasıyla rekolte yaklaşık 2 milyon tonun üzerinde olarak kayıtlara geçti. Bu sezon beklenen yağışların düşük olması hububatta verim kaybına kapı aralarken, zaman zaman alınan yağışlarla beraber kıraç alanlardaki ürünlerde rekolte beklentisi arttı.
“Konya’da hububatla ilgili bir problemimiz gözükmüyor”
Sapa kalkma olarak bilinen başaklanma döneminde yağışlar devam ederse hasat sezonunda verim kaybının yaşanmayacağına dikkat çeken Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, “Konya yöresindeki hububat alanlarında şu anda yavaş yavaş sapa kalkma başladı diyebiliriz. Çiftçilerimizin artık ot ilaçlarını kullanma dönemleri başladı. Yavaş yavaş bunların yanında hastalık kontrolleri de başlamış durumda. Tabii beklediğimiz yağışları maalesef bu yıl da alamadık. Ama dönem dönem yağan yağmur yağışları hububat alanları için yeterli oldu. Şu anda Konya yöresinde hububatla ilgili bir problemimiz gözükmüyor. İnşallah Nisan ayındaki yağışlar yağmur olarak dengeli bir şekilde devam ederse hasat sezonunda verimde herhangi bir kaybımızın olmayacağını düşünüyoruz. Tabii yağışlar bu dönemlerde çok önemli. Eğer yağışlar olmazsa bitkilerin erken dönemde sapa kalkmasından dolayı birtakım verim düşüklükleri yaşanabilir. Tabii bazı çiftçilerimiz bu dönemlerde yağış alamayan yerlerde, sulama imkanı olan yerlerde sulama yapmaya başladı. Bununla beraber üre gübresinin de kullanımı yapıldı. Çiftçilerimiz üre gübrelerini attılar. Sulama imkanı olmayan çiftçilerimiz hala daha yağış beklemekte. İnşallah önümüzdeki süreçte yağışlar devam eder” dedi.
“Risk gözükürse böyle bir durumla karşılaşılmadan önce bu ilacı mutlaka kullanılması gerekiyor”
Doğru, zamanında ilaçlama ve sulama ile ilgili uyarılarda bulunan Burak Kırkgöz, “Bu süreçten sonra hastalık kontrolü çok önemli. Çiftçilerimizin özellikle sarı pas ve kök çürüğü hastalığıyla alakalı arazilerin dönem dönem bir ziraat mühendisi meslektaşımızla mutlaka kontrol etmeleri gerekiyor. Bu kontrollerde eğer hastalık tespiti yapılırsa hiç zaman kaybetmeden ilacın da bir önce kullanılması gerekiyor. Çünkü bizim tarımda kullandığımız mantar ilaçları genelde tedavi edici değil, koruma amaçlı ilaçlar. Bu koruma amaçlı ilaçları da hastalık bitkinin bünyesine girmeden önce kullanmak gerekiyor. Eğer bu risk gözükürse böyle bir durumla karşılaşılmadan önce bu ilacın mutlaka kullanılması gerekiyor. Çiftçilerimiz sapa kalkmadan sonra tarlaya bazen girmek istemiyor. İlaç atmak istemiyorlar orada mahsuller ezileceği için. Tabii hastalığın daha sonrasındaki verdiği zarar o dönemdeki ezilen yerden daha fazla olduğu için biz çiftçilerimize genelde bu ilaçları kullanmalarını kesinlikle tavsiye ediyoruz. Çünkü birim alandan alınacak verim hepimiz için ve ülkemiz için de önemli. Çiftçilerimiz artan maliyetler karşısında mücadele edebilmek için birim alandan daha yüksek verim almak zorunda. Bu verimliliği sağlayabilmek için de gerekli ilaçların gerekli gübrelerin zamanında doğru bir şekilde yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Çok sulama yapıldığı dönemlerde bazen hastalıklar da beraberinde gelebiliyor”
Yapılan sulamalarla yeraltı su kaynaklarında ciddi oranda çekilmeler olduğuna değinen Kırkgöz, “Konya yöresi kapalı bir havza. Yeraltı sularımızda da çok ciddi çekilmeler meydana geliyor. Bu yüzden sulama periyotlarına çiftçilerimizin çok dikkat etmesi gerekiyor. Çok sulama yapmak çok verim alınacak anlamına gelmiyor. Aksine çok sulama yapıldığı dönemlerde bazen hastalıklar da beraberinde gelebiliyor. Çiftçilerimizin arazilerini haftalık kontrollerin sonucunda dönemsel olarak hava sıcaklığına da bağlı olarak, yani haftalık bir sulama yapacak bir çalışma yapması gerekiyor. Bunu daha da kısaltmak verimi artırmaz. Enerji maliyetlerimiz de çok yüksek. Ekstra maliyet yapmak, bir yandan hastalık ortaya çıkması, çiftçilerimiz için ilerleyen dönemde bitkilerimizin kendilerini etkileyebilir. Kontrollü olarak sulama yapmalarını tavsiye ediyoruz” diye konuştu. – KONYA
]]>ZMO Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz:
“Hava sıcaklıkları bitkilerde hastalıkların ve böcek zararlılarında popülasyonunun artmasına neden oluyor”
KONYA – Türkiye’nin tahıl ambarı Konya Ovası’nda Şubat ayına kadar yağışların düşük olması kuraklığa kapı aralarken, zaman zaman etkili olan yağışlar rekolte umutlarını arttırdı. Yağışların rekolte artışına olumlu katkı sağlayacağı tahmin edildiğini belirten uzmanlar, hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi tarlada bazı olumsuzlukları karşı uyarıyor.
Konya Ovası’nda 38 bin 873 kilometrekare yüzölçümünün yüzde 47’si tarım arazisi olarak kullanılıyor. Ovada 2023 yılı hububat sezonunda, yağışlar hububat ürünlerinde verim ve kalitenin artmasıyla rekolte yaklaşık 2 milyon tonun üzerinde olarak kayıtlara geçti. Bu yıl yağış periyodik raporlarında ise geçen yıla oranla yağışlarda son 5 ayda geçen yılın aynı aylarına göre yaklaşık yüzde 50 yağışta artış yaşandı. Son günlerde zaman zaman etkili olan yağmur yağışı çiftçilerin yüzünü güldürüyor.
“Uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 15’lik bir yağış periyodunda düşüş var”
Yağışlar bu şekilde devam ederse ovada bir problem olmayacağını ifade eden Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, “Konya bölgesinde yağışlar ara ara devam ediyor. Özellikle hububat alanlarında bu yağışlar çok ciddi öneme sahip. Ekim ayından bu zamana kadar baktığımız zaman geçen yıla göre yaklaşık olarak yüzde 50 yağışta artışımız var. Tabii geçen yıla göre yüzde 50’lik bir artışımız var ama uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 15’lik bir yağış periyodunda düşüş var. Bu yıl beklediğimiz kar yağışını yine alamadık maalesef. Bu seneki kar yağışları yerini yağmur yağışlarına bıraktı. Tabii ovanın büyük bir kısmı hububat alanı kıraç alanlarda şu andaki yağan yağışların önemi çok yüksek. Özellikle bu dönemde kardeşlenme dönemindeki hububatlarda verimi etkileyen en önemli unsur bu dönemde yağacak yağışlar. Geçtiğimiz günlerdeki yağan 2 günlük yağış havzadaki ekili olan hububat alanlarında çok ciddi bir rahatlamaya neden oldu. Sulama imkanı olan çiftçilerimiz hazırlıklarını yapmıştı. Ekinlerini sulayacaktı lakin bu yağışlardan sonra sulamalarına ara verdi. Ciddi maliyet artışlarının da göz önünde bulundurulduğunda sulama maliyetleri de çok ciddi bir yer alıyor. İnşallah önümüzdeki dönemlerde bu yağışlar devam eder” dedi.
“Kış mevsiminde beklediğimiz düşük sıcaklıkları alamadık”
Havaların sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğine dikkat çeken Burak Kırkgöz, “Sadece yağışlar değil, havaların sıcaklığı da bizim hububat alanları için çok önemli. Kış mevsiminde beklediğimiz düşük sıcaklıkları alamadık. Havalar çok sıcak gitmeye devam etti. Özellikle Ekim ayından bu zamana kadar havaların bu şekilde sıcak gitmesi gelişimin devamlılığını ve gelişimin devam etmesine neden oldu. Bu da tabii sulu alanlarda özellikle hububatın suluya ekilen tarlalarında, kışa girmeden önce Ekim ayında ekimden sonra 2 kere sulama yapan çiftçilerimizin arazilerinde hububatlar gereğinden daha fazla bir gelişme seyretmeye başladı. Çiftçilerimiz müdahale edebilmek için koyunlarla otlatma yoluyla hububatları biraz daha genç bir şekilde bahara hazırlamaya çalıştılar. Önümüzdeki günlerde ki hava sıcaklıkları da oldukça önemli hububatlar şu anda çalışmaya, gelişmeye devam ediyor. Özellikle kardeşlenme döneminden sonra sapa kalkma döneminde yağacak yağmurlar çok önemli. rekolteyi etkileyecek yağışlar olacak” şeklinde konuştu.
“Havaların sıcak gitmesi, hastalıkların ve böcek zararlılarında popülasyonunun artmasına neden oluyor”
Havaların sıcak gitmesiyle ortaya çıkabilecek sıkıntılardan bahseden Kırkgöz, “Özellikle fare zararı geçtiğimiz günlerden bugüne kadar oldukça yoğun bir şekilde hissediliyor. Tabii bu şekilde kar yağmaması, havaların biraz daha sıcak gitmesi, birtakım hastalıkların ve böcek zararlılarında popülasyonunun artmasına neden oluyor. Çiftçilerimizin arazilerini devamlı bir şekilde kontrol etmeleri mutlaka bir ziraat mühendisi meslektaşımız ve arazilerine çıkıp hububat alanlarını kontrol etmeleri gerekiyor. Tabii burada yapılabilecek çok fazla bir durum söz konusu değil meyve ağaçlarında özellikle. Tamamen iklime bağlı olunduğu için bu arazilerde çiftçilerimizin sıcaklıkla doğru orantılı olarak verimleri de değişiklik gösterecek. İnşallah kötü bir senaryo yaşamayız. Önümüzdeki süreçte de yağışlar bu şekilde devam ederse hububat alanlarında herhangi bir rekolte kaybı yaşamadan ürünlerimizi hasat ederiz” diye konuştu.
]]>Konya Ovası’nda 38 bin 873 kilometrekare yüzölçümünün yüzde 47’si tarım arazisi olarak kullanılıyor. Ovada 2023 yılı hububat sezonunda, yağışlar hububat ürünlerinde verim ve kalitenin artmasıyla rekolte yaklaşık 2 milyon tonun üzerinde olarak kayıtlara geçti. Bu yıl yağış periyodik raporlarında ise geçen yıla oranla yağışlarda son 5 ayda geçen yılın aynı aylarına göre yaklaşık yüzde 50 yağışta artış yaşandı. Son günlerde zaman zaman etkili olan yağmur yağışı çiftçilerin yüzünü güldürüyor.
“Uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 15’lik bir yağış periyodunda düşüş var”
Yağışlar bu şekilde devam ederse ovada bir problem olmayacağını ifade eden Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, “Konya bölgesinde yağışlar ara ara devam ediyor. Özellikle hububat alanlarında bu yağışlar çok ciddi öneme sahip. Ekim ayından bu zamana kadar baktığımız zaman geçen yıla göre yaklaşık olarak yüzde 50 yağışta artışımız var. Tabii geçen yıla göre yüzde 50’lik bir artışımız var ama uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 15’lik bir yağış periyodunda düşüş var. Bu yıl beklediğimiz kar yağışını yine alamadık maalesef. Bu seneki kar yağışları yerini yağmur yağışlarına bıraktı. Tabii ovanın büyük bir kısmı hububat alanı kıraç alanlarda şu andaki yağan yağışların önemi çok yüksek. Özellikle bu dönemde kardeşlenme dönemindeki hububatlarda verimi etkileyen en önemli unsur bu dönemde yağacak yağışlar. Geçtiğimiz günlerdeki yağan 2 günlük yağış havzadaki ekili olan hububat alanlarında çok ciddi bir rahatlamaya neden oldu. Sulama imkanı olan çiftçilerimiz hazırlıklarını yapmıştı. Ekinlerini sulayacaktı lakin bu yağışlardan sonra sulamalarına ara verdi. Ciddi maliyet artışlarının da göz önünde bulundurulduğunda sulama maliyetleri de çok ciddi bir yer alıyor. İnşallah önümüzdeki dönemlerde bu yağışlar devam eder” dedi.
“Kış mevsiminde beklediğimiz düşük sıcaklıkları alamadık”
Havaların sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğine dikkat çeken Burak Kırkgöz, “Sadece yağışlar değil, havaların sıcaklığı da bizim hububat alanları için çok önemli. Kış mevsiminde beklediğimiz düşük sıcaklıkları alamadık. Havalar çok sıcak gitmeye devam etti. Özellikle Ekim ayından bu zamana kadar havaların bu şekilde sıcak gitmesi gelişimin devamlılığını ve gelişimin devam etmesine neden oldu. Bu da tabii sulu alanlarda özellikle hububatın suluya ekilen tarlalarında, kışa girmeden önce Ekim ayında ekimden sonra 2 kere sulama yapan çiftçilerimizin arazilerinde hububatlar gereğinden daha fazla bir gelişme seyretmeye başladı. Çiftçilerimiz müdahale edebilmek için koyunlarla otlatma yoluyla hububatları biraz daha genç bir şekilde bahara hazırlamaya çalıştılar. Önümüzdeki günlerde ki hava sıcaklıkları da oldukça önemli hububatlar şu anda çalışmaya, gelişmeye devam ediyor. Özellikle kardeşlenme döneminden sonra sapa kalkma döneminde yağacak yağmurlar çok önemli, rekolteyi etkileyecek yağışlar olacak” şeklinde konuştu.
“Havaların sıcak gitmesi, hastalıkların ve böcek zararlılarında popülasyonunun artmasına neden oluyor”
Havaların sıcak gitmesiyle ortaya çıkabilecek sıkıntılardan bahseden Kırkgöz, “Özellikle fare zararı geçtiğimiz günlerden bugüne kadar oldukça yoğun bir şekilde hissediliyor. Tabii bu şekilde kar yağmaması, havaların biraz daha sıcak gitmesi, birtakım hastalıkların ve böcek zararlılarında popülasyonunun artmasına neden oluyor. Çiftçilerimizin arazilerini devamlı bir şekilde kontrol etmeleri mutlaka bir ziraat mühendisi meslektaşımız ve arazilerine çıkıp hububat alanlarını kontrol etmeleri gerekiyor. Tabii burada yapılabilecek çok fazla bir durum söz konusu değil meyve ağaçlarında özellikle. Tamamen iklime bağlı olunduğu için bu arazilerde çiftçilerimizin sıcaklıkla doğru orantılı olarak verimleri de değişiklik gösterecek. İnşallah kötü bir senaryo yaşamayız. Önümüzdeki süreçte de yağışlar bu şekilde devam ederse hububat alanlarında herhangi bir rekolte kaybı yaşamadan ürünlerimizi hasat ederiz” diye konuştu. – KONYA
]]>