Yağ – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 01 Aug 2024 07:06:11 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Isparta’da Lavanta Yağı Üretimi Artıyor https://www.haber60.com.tr/ispartada-lavanta-yagi-uretimi-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/ispartada-lavanta-yagi-uretimi-artiyor/#respond Thu, 01 Aug 2024 07:06:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42949 Isparta’da mor bahçeleriyle turizm değerine sahip olan lavanta, yağıyla da başta kozmetik olmak üzere birçok sektörde kullanılıyor. Köylüler, geleneksel yöntemle lavanta yağı üretmeye başladı. 60-65 kilogram lavantanın kaynatılmasıyla elde edilen 1 kilogram lavanta yağının 500 ile 600 lira arasında olması bekleniyor.

Isparta’nın Keçiborlu ilçesine bağlı, son dönemde lavanta bahçeleri ve ürünleriyle öne çıkan Kuyucak köyünde lavanta yağı imalatı başladı. Türkiye’deki lavanta üretiminin yaklaşık yüzde 90’ının sağlandığı ‘Lavanta kokulu köy’ olarak bilinen Kuyucak’ta hummalı bir lavanta yağ üretimi yapılıyor. Kozmetik başta olmak üzere farklı sektörlerde kullanılan lavantalardan elde edilen yağlar birçok ülkeye ihraç ediliyor. Lavanta yağının kilosunun bu yıl 500 ile 600 lira arasında satılması bekleniyor.

“Yapılan hasatlar üç şekilde değerlendiriliyor”

Köyde yaklaşık 5 yıldır lavanta yağı üreticiliği yapan aynı zamanda Kuyucak köyü muhtarı İsmail Tezcan 120 dönüm alanda lavanta üretimi gerçekleştirdiğini belirterek, “Biz burada aileden kalma üretim yapıyoruz. 70 yıldır lavantamız mevcut köyümüzde. Biz de 5 yıldır yağ işletmeciliği yapıyoruz. Bu yıl mevsim normallerine göre 20 gün erken geldi lavantalarımız ve çiçeği hemen döktüler yağışlardan sonra dolayı da grileşmeye başladılar. Şu anda olgunlaşma dönemindeyiz, hasat dönemindeyiz. Biz yapılan hasatları üç şekilde değerlendiriyoruz. Kuru yapıyoruz çiçeğini alıyoruz, ikinci olarak demet olarak hazırlıyoruz çiçekçilere sunuyoruz üçüncü olarak da yağını çıkartıyoruz” dedi.

“60-65 kilogram lavantadan 1 kilogram yağ alıyoruz”

İsmail Tezcan, hasat edilen lavantaların işçiler tarafından nakliye araçlarına yüklenerek yağ işletmelerine getirildiğini, yaklaşık 120 dönüm işletmeden bu yıl bir 500 kilogramlık bir yağ rekoltesi elde etmeyi planladıklarını kaydetti. Tezcan, “Şu anda 280-300 kilogram kapasiteli kazanlarımız. Bu kazanlarda günlük yaklaşık iki buçuk üç ton lavanta işleme kapasitemiz var. İşlediğimiz üç ton lavantadan günlük 50-55 kilogram günlük bir yan çıkarıyoruz” dedi. Lavanta yağının fiyatlarına değinen üretici Tezcan, “Fiyatlarda aşırı bir yükselme yok, 550- 600 TL civarında toptan yağ satışlarımız var. Tabii ki bu net bir rakam değil, herkesin müşterisine göre veyahut yurt dışı bağlantısına göre bu fiyatlar değişiklik gösterebiliyor. Geçen yıllara göre şu anda yağ rekoltemiz düşük. Normalde 50 kilogramda 1 kilogram çıkması gerekirken bu yıl 60- 65 kilogram lavantada 1 kilogram yağ alıyoruz; bu da sıcaklıkların mevsim normallerine göre yüksek olmasından kaynaklı. Lavantalarımız olgunlaşamadı tam bir içeriğini alamadığı için oranlarımız diğer yıllara göre düşük biraz” şeklinde konuştu.

Isparta Ziraat Odası Başkanı Mustahattin Can Selçuk ise lavantanın turizmin yanı sıra ekonomiye de katkı sağladığını belirterek, “Burada ürettiğimiz lavantalarımız kazanlara basılarak yağları çıkarılıyor. Bu çıkarılan yağlar büyük illerimize ve Avrupa ülkelerine, Hollanda, Belçika, Fransa gibi parfümeri sanayide kullanılan ülkelere ihraç ediliyor. Burada üretile lavantalar Haziran-Temmuz ayında ilk önce görselliğiyle ilgi çekerek yurt içi ve yurt dışından misafirlerimizi ağırlıyoruz. Hasat yapıldıktan sonra ise ülke ekonomisine katkı sağlanıyor” açıklamalarında bulundu. – ISPARTA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ispartada-lavanta-yagi-uretimi-artiyor/feed/ 0
Yozgat’ta Lavanta Üreticileri Pazar Bulmakta Zorlanıyor https://www.haber60.com.tr/yozgatta-lavanta-ureticileri-pazar-bulmakta-zorlaniyor/ https://www.haber60.com.tr/yozgatta-lavanta-ureticileri-pazar-bulmakta-zorlaniyor/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:28:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40535

SEYFİ ÇELİKKAYA

(YOZGAT) – Yozgat’ın Sarıhacılı Mahallesi’nde 2021 yılında yurt dışından getirdiği fidelerle kurduğu lavanta bahçesinde üçüncü hasadını alan Harun Haliloğlu, pazar bulmakta zorlandıklarını söyledi. Haliloğlu, “En büyük sorunumuz çıkardığımız yağların pazar bulamaması, pazar bulamadığımız için de iç piyasada şu anda değerlendirmeye çalışıyoruz. Yurt dışı kanallarımızın gerek devlet, gerek hükümet yetkililerince ivedi bir şekilde, acil bir şekilde açılmasını talep ediyoruz” dedi.

Kozmetikten temizlik sektörüne, sağlıktan sanayiye kadar geniş bir alanda kullanılan lavantanın yetiştiriciliği konusundan önemli bir mesafe kaydedilen Yozgat’ta, üretimi yapılan lavanta bitkisi ihraç edilemeyince sıkımı yapılıp, yağ olarak iç piyasaya sürülüyor. “Yozgat lavantası memleket hatırası diye yola çıkmıştık ve yine Yozgat lavantası memleket hatırası diye markalaştırdık” diyen çiftçi Harun Haliloğlu, Bulgaristan’ın fason üretim yaparak AB ülkelerine ihraç ettiğini öne sürerek, Türkiye’nin de aynı şekilde ürettiğini ihraç edebilmesine yönelik hükümetin gerekli girişimlerde bulunmasını istedi.

“Bu seneki hasadımızda önceki yıllara nazaran yüzde 40’a yakın fire var”

Lavanta hasadına başlayan Haliloğlu, yağışların az olması nedeniyle bu yıl üründe yüzde 40 civarında bir kaybın söz konusu olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

“2021 yılı baharında ektik, daha doğrusu fideledik. İlk fidelerimizi yurt dışından getirmiştik, şimdilerde Türkiye’de yaygınlaştı. Bu sene dördüncü yıl üçüncü hasat. Bu seneki hasadımızda önceki yıllara nazaran yüzde 40’a yakın fire var. Kış yağışları özellikle kar yağışı görmediğimizden dolayı şu anda lavanta ürünümüzde böyle bir kayıp var. Ama yine de katma değerli ürün üretilmesi açısından Yozgat için tavsiye edebileceğim bir ürün. Bu ürünü doğrudan yurt dışına satmamız gerekiyor, özellikle Avrupa Birliği üzerinden dünyaya yayılması gerekiyor. Türkiye’de henüz önemi kavranmamış bir durum. Yozgat lavantası olarak yola çıktığımızda yaptığımız araştırmalar da ‘nasıl bir iklimde nasıl bir mevsimde yetiştir’ diye araştırdığımızda, yazları çok sıcak, gündüzleri çok sıcak, geceleri de çok soğuk bir mevsimin, iklim arayışındaydı lavanta. Biz de dedik ki; bunun adı Yozgat neden olmasın? Denedik oldu. 8 bin metrekare bir alan içerisinde yaklaşık 15 bin fideyle tarım yapmaya çalışıyoruz.”

“Bulgaristan seviyesinde bir satış yapmak istiyoruz”

Lavanta bitkisinin sağlık sektöründe kullanılan çok değerli, katma değeri yüksek bir bitki olduğuna vurgu yapan çiftçi Haliloğlu, şöyle dedi:

“En büyük sorunumuz çıkardığımız yağların pazar bulamaması, pazar bulamadığımız için de iç piyasada şu anda değerlendirmeye çalışıyoruz. Yurt dışı kanallarımızın gerek devlet, gerek hükümet yetkililerince ivedi bir şekilde, acil bir şekilde açılmasını talep ediyoruz. Avrupa Birliği’nde şu anda Bulgaristan söz sahibi, fason üretim yaparak. En azından biz Bulgaristan seviyesinde bir satış yapmak istiyoruz. Bu da bizi çok yoruyor. Girdi maliyetlerimiz çok yüksek, akaryakıt, işçi vesaire. Fakat üründe pazar bulamadığımızdan sebep, ekonomik sıkıntı içerisindeyiz. Ama her şeye rağmen memleket bizim, çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz.

“Tamamıyla tıbbi lavanta üretiyoruz”

Yağı çıkaracak şu an tesisimiz yok. Belli bir metrekarenin üzerine ürün çıkmayınca, tarla çıkmayınca yağ üretim tesisleri kurmak çok faydalı olmuyor, çok akıllıca olmuyor. Bizim hemen yakınımıza 24 kilometre mesafede organize sanayi bölgesindeki bir firmamız yağ çıkarma, sıcak buhar distilasyonu şeklinde yağ çıkarma sistemiyle bize yardımcı oluyorlar. O şekilde bir çalışmamız var. Yağlarımızı üretip şimdilik depoluyoruz. Eğer yurt dışı pazarı bulabilirsek ciddi katma değerli bir ürün. Çok basit bir hesap yapayım; bizim bölge tarlalar genellikle nadasla kullanılır. Bir yıl ekilir, bir yıl bekler. Ben bu aşamada küçük bir hesap yaptığımda; buraya buğday arpa cinsinden bir şey ekmiş olsaydım yıllık bana getirisi ortalama bin lira civarı olacak idi. Ama ben şimdi burada yağı çıkarttığımda eğer yağları gerçek fiyatıyla satabilirsem yaklaşık 70- 80 bin lira gibi bir rakama ulaşabilirim. Bu masrafları düştüğümüzde de nereden baksanız yüzde 50 masrafa gitmiş olsa bile yıllık 40- 50 bin lira bir getirisi olabilir, bir de her yıl bu durum. Buğdayın yaklaşık 50 katına ulaşabilme ihtimalimiz var. Fakat en büyük sıkıntımız az önce söylediğimiz gibi yurt dışı kanallarının açılması, yani uluslararası bir ürün haline gelmesi. Çünkü biz burada turistik bir amaç peşinde değiliz, tamamıyla tıbbi lavanta üretiyoruz. Üretmiş olduğumuz lavanta angusta folyo, sevtopolis ve tıbbi lavanta olarak geçer. İlaç sanayi ve kimya sanayinde şu anda yer alan bir ham maddedir.”

“Devlet desteği bu iş için ekim ve üretim noktasında çok zayıf”

Çiftçi Harun Haliloğlu, sulama imkanı olmadığından dolayı yılda bir kez ürün aldığını, sulama imkanı olan yerlerde iki defa ürün alınabildiğini kaydetti. Haliloğlu, “2021 yılı öncesinde bir üç-dört yıl şahsi olarak AR-GE çalışması yaptım, ‘Dünyada ne yapılır? Avrupa’da ne yapılır? Türkiye’de ne yapılıyor’ noktasında. Devlet desteği bu iş için ekim ve üretim noktasında çok zayıf olduğunu gördüm, destek almaya gerek görmedim. Devlet distilasyon tesisi kurulumunda şu anda TKDK ve diğer kalkınma acenteleri üzerinden destek veriyor. Böyle bir şey de şu anda yapma ihtimalim yok, en azından benim kullanım alanım dar olduğu için. Dolayısıyla devlet desteği almadım. Devletten hiçbir destek almadım. Sadece Yozgat İl Tarım Müdürlüğümüzdeki bazı değerli arkadaşlarımız ciddi danışmanlık hizmeti veriyorlar” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yozgatta-lavanta-ureticileri-pazar-bulmakta-zorlaniyor/feed/ 0
ASKİ, Ankara’da ızgara ve sel kapanı temizliği yaptı https://www.haber60.com.tr/aski-ankarada-izgara-ve-sel-kapani-temizligi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/aski-ankarada-izgara-ve-sel-kapani-temizligi-yapti/#respond Thu, 28 Mar 2024 08:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24423 Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ASKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, son 3 ayda 73 bin 602 ızgara ve 699 sel kapanını temizledi. Alt geçitlerde bin 223 temizlik kontrolü yapılırken, Coğrafi Bilgi Sistemi’nde kaydı eksik olan 60 bine yakın ızgara da sisteme kaydedildi. Bu dönemde 482 noktada, 17 yeni sel ızgarası ve bin 648 yeni ızgara imal edildi.

ASKİ Genel Müdürlüğü, eski yönetimler tarafından altyapının ihmal edilmesi nedeniyle kentte zaman zaman yaşanan ve geçmişte can ve mal kayıpları ile de sonuçlanan sel manzaralarına savaş açtı. Geçen aylarda başlattığı kapsamlı temizlik hamlesini gece gündüz ve aralıksız sürdüren ASKİ, Başkent Ankara’da yer alan 150 bin civarında ızgara, 2 bin civarında sel kapanı ve 111 alt geçidi düzenli aralıklarla temizliyor.

Ankara’nın 25 ilçesinin tamamında gerçekleştirilen rutin temizlik, bakım ve onarım çalışmaları ile Başkenti sağanak yağışa hazır hale getirmek için çalışan ASKİ, insan kaynağı ve teknik araç gücüyle 2023 Aralık–Şubat 2024 dönemini kapsayan son 3 ayda içine dolan malzemeler nedeniyle gider sorunu olduğu tespit edilen 73 bin 602 ızgara ve 699 sel kapanını temizledi.

IZGARA VE SEL KAPANLARINA SİSTEMATİK KONTROL

Geçen aralık, ocak ve şubat aylarında, 68 bin 451 ızgara ile bin 377 sel kapanı kontrol edilerek temiz kaydı alındı. Yine son 3 ayda Ankara’daki alt geçitlerde bin 223 temizlik kontrolü gerçekleştirilerek, dolu noktaların temizliği sağlandı. Ankara genelinde mevcut sel ızgaraları ve mazgalların önemli bir kısmı temizlik kontrolünden geçirilmiş oldu. Coğrafi Bilgi Sistemi’nde kaydı eksik olan 60 bine yakın ızgara da sisteme kaydedildi. Böylece düzenli izleme için çok önemli olan veri tabanındaki eksikliklerin giderilmesinde önemli bir mesafe alındı. Geçen 3 ayda ayrıca 482 noktada, 17 yeni sel ızgarası ve bin 648 yeni ızgara imalatı gerçekleştirildi.

ASKİ Genel Müdürü Memduh Aslan Akçay, kum, çakıl, yaprak, dökülen yağ ya da bebek bezi gibi maddeler ile tıkanan ızgaralar nedeniyle yaşanabilecek sel baskınları ve daha küçük su taşkınlarının önüne geçmek için yürütülen temizlik çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi:

“YAĞMUR SUYU GİDER ALTYAPISI YILDA EN AZ 3 TUR GÖZDEN GEÇİRİLECEK”

“Geçmişteki hataları yineleyip yeniden üzücü olaylar yaşamamak için Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş döneminde ASKİ olarak Türkiye’mizin göz bebeği Ankara’mızda kapsamlı bir yağmur suyu gider altyapısı temizlik programı yürütüyoruz. Izgaraların yanı sıra kentimizdeki sel kapanlarını da tıkanıklık ve temizlik açısından sürekli kontrol ediyoruz. Ankara’da sel yaşanabilecek her bir noktayı kontrol altında tutmak için takip ettiğimiz bir programımız var. Bu sayede sistemimizde kayıtlı tüm ızgaraları yılda en az 3 kez ki bu 4’te olabilir gözden geçireceğiz. Böylece altyapıda idari kaynaklı ortaya çıkabilecek sorunların önlemini almış olacağız. Burada amaç sel felaketi yaşanmadan önlem almak ve selin olumsuz etkilerini en aza indirmek. Hedefimiz Ankara’da temizlenmemiş olmaktan kaynaklanan rögar taşkınlarını ve su baskınlarını tamamen önlemek. Bunu yapabilmek için de düzenli şekilde her ay mevcut rögar ve ızgaralarımızın en az yüzde 25’ini kontrol edecek ve gerektiğinde temizleyeceğiz. Yağmur yağdığı zaman beklentimiz aldığımız bu önlemlerin olumlu sonuçlarını görmek, halkımızın şikayetlerini asgari düzeye indirmek.  İdare kaynaklı sorunları giderdikten sonra bölgede bir taşma yaşanırsa bu sefer bölgedeki fiziki altyapı kontrol edilerek ihtiyaç duyulan çözümler üretilecek.”

ANKARALILARA VE İLÇE BELEDİYELERİNE ÇAĞRI

Atık su ve yağmur suyu hatlarının zamanla kum, çakıl, yaprak ve yağ gibi çökelmiş malzeme birikimi ile dolarak çalışamaz duruma geldiğinin altını çizen Akçay, ızgaraları tıkayabilecek bebek bezi gibi malzemelerin, tekstil ürünlerinin, plastik çöplerin ızgaralara atılmaması için Ankaralılara çağrı yaptı. Akçay, “İlçe belediyelerinin de asfaltlama yaparken ızgaraların üzerini kapatmamaları ve kod farkı yaratmama hususları da altyapının verimli çalışmasında en önemli unsurlardan birisi olarak öne çıkıyor” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/aski-ankarada-izgara-ve-sel-kapani-temizligi-yapti/feed/ 0
Güneydoğu Anadolu’da Hububat ve Yağlı Tohumlar İhracatı Arttı https://www.haber60.com.tr/guneydogu-anadoluda-hububat-ve-yagli-tohumlar-ihracati-artti/ https://www.haber60.com.tr/guneydogu-anadoluda-hububat-ve-yagli-tohumlar-ihracati-artti/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:09:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10074 Geçtiğimiz yıl hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracat lideri olan Güneydoğu Anadolu’da, sektörün Ocak ayındaki ihracatı 282 milyon dolar olarak gerçekleşti. Hububatçılar başta Gaziantep olmak üzere önemli sanayi şehirlerini kapsayan bölge genelinde en fazla ihracat gerçekleştiren sektör olmayı da başardı. İhracatını geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 1,6 artırmayı başaran bölgedeki hububatçılar, küresel gıda fiyatlarındaki değişim sebebiyle yüzde 5,7 daha az gelir elde ettiler. Güneydoğu Anadolu’nun temel gıda ihracatında ilk sırada Irak, Birleşik Devletler ve Suriye geldi. En fazla makarna, buğday unu ve bisküvi ve gofretler ihraç edildi.

“Türkiye’nin ayçiçek yağı ihracatının yarısı Güneydoğu Anadolu’dan”

Yağlık ayçiçeği tohumu ve ham ayçiçeği yağı ithalatında tarife kontenjanı uygulanmasına ilişkin tebliğ ile bu ürünlerde gümrük vergisinin azaltılmasını değerlendiren Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, “Türkiye, bitkisel yağ alanındaki ileri seviyedeki özel sektör yatırımlarıyla geniş bir coğrafya için tedarik merkezi. Geçen yıl ülkemiz 963 milyon dolar ayçiçek yağı ihraç etmiş, ihracatın yarısı Güneydoğu Anadolu bölgesinden gerçekleşmişti. Şu an dünyada ayçiçeği tohumu ve yağı alanında ham madde bolluğu var. Uzmanlar geçen yıl küresel ayçiçek üretiminin 22 milyon metrik tona ulaştığı tahmin ediyor. Başta Ukrayna olmak üzere ayçiçek tohumu üreticisi ülkelerin rekolteleri bu derece artmış ve ayçiçek tohumunda küresel fiyatlar bu kadar gerilemişken, bu karar işletmelerin ham madde maliyetlerini aşağı çekecek bir adım oldu. Ticaret Bakanlığımız bu kararı alırken, yurtiçindeki hasat dönemine kadar piyasaların sağlıklı bir şekilde işlemesini gözetti. Enflasyonla mücadele için seferber olduğumuz bu dönemde, gıda alışverişlerinin zirve yapacağı Ramazan ayı öncesi alınan gümrük vergisini azaltma kararını anlamlı buluyoruz” dedi.

“Irak’taki çalışmalarımız ihracatta olumlu sonuç verdi”

Bölge ekonomisi için büyük önem taşıyan Irak’ta dış ticareti kısıtlayıcı önlemlerin sürdüğüne ve bunun bölgede ekonomisini etkilemeye devam ettiğine dikkat çeken Kadooğlu, “Irak’ta meyve suyu ve meşrubat ithalatına getirilen yasaklara, son olarak hamur işleri ve kek kısıtlamaları eklendi. Fakat biz Irak’ın bu ürün gruplarında yüksek üretim kapasitesi olmadığını biliyoruz. Irak’ta bakanlığın amacı içeride artan talebi karşılamak üzere ülkede yatırım iştahını artırmak gibi görünüyor. Bu tip uzun vadeli yatırım gerektiren kısıtlamalar hem Irak’taki arz güvenliğini etkiler hem de üretim kapasitelerimiz düşünüldüğünde bizim performansımızı… Burada bir çözüm üretmek üzere Irak yeter ki işbirliğine istekli olsun, biz her türlü desteği veririz. Niyetimizi ve isteğimizi ortaya koymak üzere, ülkedeki üst makamlara sık sık kendimizi anlatıyoruz. Son olarak Yönetim Kurulu Üyelerimizin katılımıyla TİM tarafından Erbil’de ticaret heyeti düzenlendi ve ihracatçılarımız 250 ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi. Ocak’ta Irak’a hububat ihracatımızda geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 14,5’lik artıştan, bu çalışmalarımızın sonuç verdiğini gözlemliyoruz” diye konuştu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber60.com.tr/guneydogu-anadoluda-hububat-ve-yagli-tohumlar-ihracati-artti/feed/ 0
ASKİ, Başkent’te sel ve su taşkınlarını önlemek için temizlik çalışması başlattı https://www.haber60.com.tr/aski-baskentte-sel-ve-su-taskinlarini-onlemek-icin-temizlik-calismasi-baslatti/ https://www.haber60.com.tr/aski-baskentte-sel-ve-su-taskinlarini-onlemek-icin-temizlik-calismasi-baslatti/#respond Tue, 09 Jan 2024 09:00:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2808

Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürlüğü, kum, çakıl, yaprak, dökülen yağ ya da bebek bezi gibi maddeler ile tıkanan ızgaralar nedeniyle yaşanabilecek sel ve su taşkınlarının önüne geçmek için Başkent genelinde kapsamlı bir temizlik çalışması başlattı. ASKİ Genel Müdürü Memduh Aslan Akçay, son 2 ayda 74 bin 877 ızgaranın, 871 sel kapanının ve 65 altgeçidin temizlendiğini açıkladı.

ASKİ Genel Müdürlüğü, eski yönetimler tarafından altyapının ihmal edilmesi nedeniyle Başkent’te zaman zaman yaşanan ve ne yazık ki can ve mal kayıpları ile sonuçlanabilen sel manzaralarını tarihin derinliklerine gömmek için çalışmalarını arttırdı. ASKİ, tıkanan yağmur ızgaralarının yol açtığı sel ve su taşkınlarını önlemek için bir program dahilinde ilerleyen kapsamlı bir temizlik operasyonunu devreye soktu.

Konu hakkında açıklamalarda bulunan ASKİ Genel Müdürü Memduh Aslan Akçay, son 2 ayda 74 bin 877 ızgaranın, 871 sel kapanının ve 65 altgeçidin temizlendiğini söyledi.

“AMAÇ FELAKET YAŞANMADAN ÖNLEM ALMAK”

Akçay, şunları kaydetti:

“Şehrimizin bütün yağmur suyu altyapısını zaten düzenli aralıklarla temizliyoruz. Şimdi kent genelinde çok daha planlı bir temizlik çalışması yürütüyoruz. Ankara’da sel ve su baskını yaşanabilen her bir noktanın kontrol ve temizliğini sağlamak için özenle hazırlanmış bir programı devreye alıyoruz.  Bu sayede sistemimizde kayıtlı ızgaraları yılda en az 3 kez gözden geçirip tıkalı mı diye kontrol edeceğiz. Yılda 3’ün üzerine çıkabiliriz ama altına kesinlikle düşmeyiz. Böylece bir yerler tıkanmadan ızgaraları temizlemiş olacağız. Amaç sel felaketi yaşanmadan önlem almak; selin olumsuz etkilerini minimuma indirmek. Yani ben burayı zaten temizledim ve yağmur yağdığı zaman da beklentim buranın idareden kaynaklı ihmaller nedeniyle taşmasını engellemek olacak. Temizlikten sonra da bölgede bir taşma yaşanırsa bu sefer de bölgede fiziki altyapının yetersiz olduğu ortaya çıkacak ve bu sefer de sorun yeni yatırım ile çözülecek.”

“HEDEF DOLULUKTAN KAYNAKLANAN TAŞKINLARI TAMAMEN ÖNLEMEK”

ASKİ’nin düzenli bir program ve plan dahilinde temizlik çalışmasını sürdürerek artık ızgaralarda doluluktan kaynaklanan taşkınları tamamen önleme hedefini önüne koyduğunu vurgulayan Akçay, şöyle devam etti:

“Izgara temizliği ile ilgili olarak idari nedenlerden kaynaklanan sorunlarla fiziki nedenlerden kaynaklanan sorunları birbirinden ayırt ederek bir çalışma yapıyoruz.  Burada amacımız özellikle doluluktan yani temizlenmemiş olmaktan kaynaklanan rögar taşkınlarını ve su baskınlarını engellemek. Bunu yapabilmek için de düzenli şekilde her ay mevcut rögar ve ızgaralarımızın yüzde 25 civarını temizleyeceğiz. Ayrıca farklı zemin ve eğimlerde farklı tasarımları olan ızgaralar kullanacağız. İlçe belediyelerinin de asfaltlama yaparken ızgaraların üzerini kapatmamaları ve kot farkı yaratmama hususları da altyapının verimli çalışmasında en önemli unsurlardan birisi olarak öne çıkıyor.”

ANKARALILARA ÇAĞRI

Akçay, ayrıca atık su (kanalizasyon) ve yağmur suyu hatlarının zamanla kum, çakıl, yağ gibi çökelmiş malzeme birikimi ile dolarak çalışamaz duruma geldiğine dikkati çekerek, vatandaşları ızgaraları tıkayabilecek malzemeleri ızgaralara atmamaları konusunda uyardı.

ASKİ, Ankara’nın 25 ilçesinin tamamında gerçekleştirilen rutin temizlik, bakım ve onarım çalışmaları ile Başkent’i sağanak yağışa hazır hale getirmek için var gücüyle çalışıyor. Çalışmalarda ekonomik ömrünü tamamlayan ızgaralar ise yenileriyle değiştiriliyor. Tıkalı mazgal ve kanal açma çalışmalarında kolaylık sağlayan vakumlu ekskavatör, toprağa basınçlı hava vererek toprağı gevşetme özelliğine sahip.  Araç,  içinde bulunan su jeti sayesinde basınçlı suyla çamuru yumuşatarak temizliyor.

]]> https://www.haber60.com.tr/aski-baskentte-sel-ve-su-taskinlarini-onlemek-icin-temizlik-calismasi-baslatti/feed/ 0 Yılbaşında Nasıl Beslenmeliyiz? https://www.haber60.com.tr/yilbasinda-nasil-beslenmeliyiz/ https://www.haber60.com.tr/yilbasinda-nasil-beslenmeliyiz/#respond Fri, 29 Dec 2023 07:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1470

‘Yılbaşında nasıl beslenmeliyiz’ sorusunun cevabını vermeden önce; öncelikle ‘yılbaşından önce nasıl beslenmeliyim?’ sorusunu cevaplamak ve vücudu yılbaşı sofrası ve sonrasına hazırlamak gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Güler Yenipınar, “Yılbaşı sofrası genellikle kuruyemişler, mezeler, yağlı ana yemekler ve tatlı ile dolu bir sofra oluyor. Bu gece ve sonrasında kendinizi kötü hissedip, hiçbir şey yemeden mutsuz oturmak yerine önceden önlem almak daha doğru olacaktır. Bu arada yapılan en büyük hatalardan birisi de sabahtan itibaren hiçbir şey yemeyip, gece kendinizi yılbaşı sofrasına saklamaktır” dedi.

Önerilerini yılbaşı öncesi, yılbaşı gecesi ve sonrası olmak üzere 3 başlık altında toplayan İstanbul Rumeli Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Güler Yenipınar, “Yeni yıla birkaç gün kala metabolizmanızı hızlandırmak ve avantaj elde etmek için günde mutlaka 2.5-3 litre su tüketin. Protein alımınızı yeterli ve dengeli bir şekilde sağlamanız metabolizmanızın hızlanmasına yardımcı olacaktır. Yılbaşı öncesindeki günlerde daha düşük kalorili, daha az yağ ve şeker, daha fazla taze sebze-meyve içeren bir beslenme şekli yılbaşı için güzel bir hazırlıktır. Kalori kısıtlamasına sabahtan başlamak en doğrusudur. Her gün olduğu gibi kahvaltı, öğlen yemeği ve ara öğünlerin mutlaka yapılmasına dikkat edilmeli ve öğün atlanmamalıdır. Sabah kahvaltısı süt ve yulaf ezmesi veya 2 ince dilim tam buğday ekmeği ve 1 dilim beyaz peynir ile hazırlanmış yağsız tost ve mevsim yeşilliklerinin bulunduğu bir tabak olabilir. Öğle yemeğini zeytinyağlı sebze yemeği, yoğurt veya çorba ve mevsim salata ile hafif geçirip akşam yemeğinden 2-3 saat öncesinde küçük bir ara öğün ile kan şekeri dengelenebilir” diye konuştu.

“HİNDİ DÜŞÜK KOLESTEROL BAKIMINDAN SAĞLIKLA TÜKETİLECEK BİR BESİNDİR”

Günün en önemli öğününün akşam yemeği olduğunu hatırlatan Yenipınar, uyarılarını şöyle sıraladı:

“Akşam yemeğinin mutlaka karbonhidrat-protein ve yağdan dengeli bir öğün olmasına dikkat edin. Bunun için sofranızda 4 temel besin grubuna yer vermelisiniz. -et-süt-tahıl-sebze/meyve- Kırmızı et yerine hindi-kaz-ördek-tavuk-balık tercih edin. Pişirme yöntemi olarak yağ ilave edilmeden ve ızgara-haşlama-buğulama-fırında veya yağsız tavada pişirme gibi sağlıklı yöntemler tercih edilmelidir. Yılbaşının olmazsa olmaz diye anılanı hindi dolmasıdır. Eğer bunu tercih ettiyseniz hindi düşük kolesterol bakımından sağlıkla tüketilecek bir besindir. Önerimiz pirinç yerine bulgur kullanmanız olabilir. Yine de hindinin etini daha fazla yemeyi tercih edin. Yılbaşı sofrasında mevsim sebzelerinden hazırlanmış bol yeşillikli bir salata bulunmalıdır. Hatta haşlanmış kuru baklagil veya peynir eklenmiş salata iyi bir seçenek olacaktır. Şarküteri ürünlerine sofranızda yer vermeyin. Sofranızda pilav ve makarnaya mümkün olduğunca yer vermeyin, yiyecekseniz de porsiyonu küçük tutun. Meze olarak sebze ağırlıklı, peynir ya da yoğurtla hazırlanmış az yağlı mezeleri tercih edin. Yüksek yağ içerikli cipsler, çekirdekler, çikolatalar yerine ölçülü olmak koşuluyla sağlıklı tohumlar dediğimiz kuruyemişler, taze-kuru meyveler tüketin. Tatlı yemekten 1 saat sonra tüketilmelidir. Ağır ve şerbetli tatlılar yerine meyve ve sütlü tatlılar her zaman tercihiniz olmalıdır. Yemeklerinizi çok hızlı yemeyin.”

“YILBAŞININ ERTESİ GÜNÜ, GÜNE 1 BARDAK ILIK SU İLE BAŞLAYIN”

Yılbaşının ertesi günü ise güne bir bardak ılık su ile başlamanın önemli olduğunu söyleyen Yenipınar, “1 Ocak’ta kahvaltıyı brunch şeklinde yapın. Güne ara öğünlerle devam edip, akşam yemeğini erken saatlerde yiyin. Erken uyuyun. Bütün gece yediklerinizi sindirmekle uğraşarak yorulan midenizi ve bedeninizi mutlaka dinlendirin. Midenizi rahatlatmak için rezene, anason, bedenin dinlenmesi için melisa, papatya gibi bitki çaylarını tercih edin. Ayrıca en önemli şey toksinlerden arınmak için yeterli miktarda su tüketimine dikkat edin. Yılbaşı sonrasında sabah kahvaltısı hariç diğer öğünleri sebze ağırlıklı, çorba tarzı sulu yemeklerle geçirin. Çok tuzlu, yağlı ve kırmızı et yoğunluğu içeren gıdalardan uzak durun. Yılbaşı ertesinde alınan fazla kaloriyi yakmak için açık havada yapılacak 1-1,5 saatlik bir yürüyüş de iyi olacaktır. Hem oksijen almış hem de kalori yakmış olursunuz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yilbasinda-nasil-beslenmeliyiz/feed/ 0