Sağ ve aşırı sağcı partilerin çoğunlukta olduğu Hollanda Senatosu, ciddi bir suçtan hüküm giyen göçmenlerin süresiz oturma izni başvurularının reddedilerek, sınır dışı edilmelerine olanak tanıyan yasayı onayladı.
Yeni düzenleme ile süresiz oturma izninin reddine ilişkin suçların kapsamı genişletildi ve en az 60 ay hapis cezası giymiş olma koşulu da kaldırıldı.
Geçen hafta iş başına gelen hükümetin aşırı sağcı Sığınma ve Göç Bakanı Marjolein Faber, önümüzdeki günlerde daha çok benzer öneriyi gündeme getireceklerini söyledi.
Hollanda’da 2000 yılında yürürlüğe giren Yabancılar Yasası uyarınca, ülkede doğan ya da büyüyen suçlu göçmenlerin sınır dışı edilmesine izin verilmiyordu.
Hollanda Senatosu, yaz tatilinden önceki son toplantısında, suçlu yabancıların sınır dışı edilmesini önleyen yasal korumaya son veren yasa değişikliğini onayladı.
Yeni yasal düzenlemeye, senatoda çoğunluğa sahip olan merkez ve aşırı sağcı bütün partiler destek verdi.
Hükümet tarafından hazırlanan tasarı, Ocak ayında Temsilciler Meclisi’ndeki sağ partilerin oylarıyla kabul edilmişti.
Hollanda’da şu ana kadar yalnızca, 60 aydan fazla hapis cezası gerektiren ciddi uyuşturucu suçlarına karışan göçmenlerin daimi oturma izni başvuruları reddediliyordu.
Senato tarafından kabul edilen yeni yasa ile artık ceza yasasında yer alan ve hapis gerektiren birçok suç, kalıcı oturma izninin reddedilmesine neden olacak.
Aşırı sağcı Doğru Cevap 2021 Partisi (JA21), Yahudi düşmanlığının (antisemitizm), kalıcı oturum hakkından mahrum bırakma için gerekçe olarak kabul edilmesini içeren bir önerge verdi.
Oturma izni iptali için 60 aydan fazla hapis cezası eşiği de kaldırılacak. Ceza süresi yerine, ciddi bir suçtan hüküm giymiş olmak, oturma izninin reddi için yeterli sayılacak.
Yeni yasal düzenleme, oturma izni başvurularının kamu politikası gerekçesiyle reddedilmesi konusunda hükümete geniş yetkiler veriyor.
Göç ve Yabancılar Dairesi (IND), aile durumunu dikkate almadan hükümlülerin süresiz oturma talebini reddedebilecek.
Dilan Yeşilgöz liderliğindeki iktidar ortağı Özgürlük ve Demokrasi Halk Partisi’nin (VVD), suçlu göçmenlerin geldikleri ülkeye iade edilmesi ve artık yeni bir oturma izni hakkına sahip olmamalarına ilişkin önergesi düzenlemeye eklendi.
Senatoda Yabancılar Yasası’nın daha katı hale getirilmesinin destekleyen sağ ve aşırı sağcı partiler, düzenlemenin, “kamu düzeninin ve ulusal güvenliğin suçlu yabancılara karşı daha fazla korunmasına yönelik bir adım olduğunu” savunuyor.
Yasa aleyhine oy kullanan sol ve sol liberal muhalefete göre, düzenleme yasal eşitsizlik yaratıyor.
Muhalefete göre, yeni yasa, hükümete ceza mahkemesinin yetkisinin çok daha ötesinde bir takdir yetkisi veriyor.
Muhalefet partisi temsilcileri, “göçmenlerin ve özellikle de farklı etnik kökenden gelen insanların ‘beyaz’ Batı kültürünün yerini aldığını” içeren Nazilerin tartışmalı “ikame teorisinin” ateşli bir savunucusu olan Bakan Faber’in yasayı uygulama biçimine yönelik kaygılarını dile getirdi.
Aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) üyesi Hollanda Sığınma ve Göç Bakanı Marjolein Faber, yasanın kabulünü memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.
Aşırı sağcı bakan, “Sınır dışı edebileceğimiz her terörist bir kazançtır. Hükümet gelecekte bu yönde daha fazla öneri sunacak” dedi.
Yeni yasanın 18 yaş ve üzeri yabancıları kapsadığını vurgulayan Faber, suçlu yabancıların cezalarını çektikten sonra Hollanda’da kalmalarının, kamu düzeni açısından tehdit oluşturduğunu savundu.
Yeni yasa resmi gazetede yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek.
]]>Gayrimenkul fiyatlarında bir tık durağanlık yaşandığını, bunun da fiyatlarda ‘düşmeden ziyade yerinde sayma’ olarak nitelendireceğini belirten Mersin Emlakçılar Odası Başkanı Mehmet Sinan Canpolat, “Hükümetimiz almış olduğu kararla; yabancılara ikamet amaçlı konut satışında 75 bin dolarlık alt sınırı 200 bin dolara çıkardı, vatandaşlık sınırını da 400 bin dolara çıkardı. İster istemez bu durum yabancılarda bir ters göçe neden oldu. Bundan kaynaklı yabancıların edindiği mülklerde bir tık fiyatlar aşağıya düştü. Yabancılar bir an önce mülklerini satıp gitmek için aşağı fiyata vermeye başladı” ifadelerini kullandı.
“Fiyat artışlarının önüne geçebilmek için ‘ucuz konut’ üretilmeli”
Mersin genelindeki kira fiyatlarına da değinen Canpolat, şöyle devam etti:
“Bugün 1+1 kiralık daireyi 10 bin liranın altında bulma durumumuz söz konusu değil. 2+1’ler ortalama 15-16 bin lira bandında. Metrekaresine göre 3+1’leri de 20 bin lira ve üzerinde değerlendirebiliriz. Gerçekten bu bizim şu an günümüzün kanayan bir yarası. Emeklilerimizi, asgari ücretli çalışanlarımızı düşündüğümüz zaman hakikaten çok zor bir durum söz konusu. Bu konunun bir an önce ivedilikle yapılacak çalışmalarla önüne geçilmesi noktasında biz hem Mersin Emlakçılar Odası, hem de genel başkan yardımcılığını yaptığım Türkiye Tüm Emlak Müşavirleri Federasyonu (TEMFED) olarak her türlü çalışmanın yanında var olduğumuzu içtenlikle belirtebilirim.”
Fiyat artışlarının önüne geçebilmek için ‘ucuz konut’ üretmenin önemine değinen Canpolat, belediyelerin bünyelerindeki arazileri uygun şekilde kat karşılığı vererek ucuz konut üretileceğini, böylelikle dar gelirli vatandaşlara ev kirası ödermiş gibi konut sahibi olma imkanı sunulabileceğini kaydetti.
Mersin’de geçmişte bunun örnekleri bulunduğunu ifade eden Canpolat, “Güneykent, Halkkent ve Çağdaşkent’teki gibi bir yol izlenebilir. Bu şekilde biz oda olarak üzerimize düşen her şeye varız. Kira artışlarının önlenmesinde ister istemez arz ve talep dengesinin bozulması ön plana çıkıyor. Bugün arz 3, talep 13 olduğu zaman uygun rakamlı kiralık konut fiyatlarından bahsetmek söz konusu olmaz. Ama dengeyi sağladığımız zaman en azından kiralık konutların artması bir nebze de olsa fiyatların aşağı çekilmese bile dengede tutulmasını sağlayacaktır” dedi.
“Hem mülk sahiplerine, hem de kiracılara çağrı”
Kira artışı konusunda hem mülk sahiplerine, hem de kiracılara çağrıda bulunan Canpolat, “2024’ün Temmuz ayında yüzde 25’lik kira artışının biraz serbestleşeceği durum söz konusu. Tabii burada iki tarafı da koruyup kollamak, teraziyi dengede tutmak lazım. Orta bir yol bulunarak evi tutan yeni kiracının da bir sonraki yılda ne olacağı kaygısını düşünmeden, o kaygıyı yaşamadan bir standart getirilip, belki bölgesel fiyatlar tespit edilebilir. Belki oranlarda bir donma yapılabilir. Hem kiracımızı, hem mülk sahibimizi bu şekilde korumuş ve kollamış oluruz” şeklinde konuştu. – MERSİN
]]>