Uzun yıllar TEMA Vakfı’nda da gönüllü olarak görev alan Güner Açıksöz (74), 2000 yılında İznik ilçesine bağlı Candarlı Mahallesi’nde arazisi bulunan bir arkadaşının daveti üzerine bölgeye geldi.
Emekli olduktan sonra İznik’e yerleşen Açıksöz, TEMA Vakfı’ndaki öğrendiği bilgilerle ve tecrübesiyle ekilebilecek ürünleri araştırıp bölgeye en uygun bitkinin yaban mersini olduğunu öğrendi.
Yüksek inşaat mühendisi oğlu ve akademisyen kızının da desteğini alan kadın girişimci, yaklaşık 15 yıl önce bölgeden arazi satın alarak yaban mersini fidanlarını toprakla buluşturdu.
Bölgedeki 59 dönümde 16 bin fidanla organik üretim yapan Açıksöz, yetiştirdiği yaban mersinini ülke genelindeki zincir marketlere gönderiyor.
Açıksöz ayrıca yıllar önce Candarlı’yı yaban mersiniyle tanıştırarak, bölgedeki çok sayıda kişinin de yıllarca boş kalan arazilerinde bu meyveyi yetiştirerek kazanç sağlamasına vesile oldu.
“Sertifikalı üretim yapıyoruz”
Açıksöz, AA muhabirine, hayatını toprağın ve doğanın korunmasına adayan TEMA Vakfı Kurucusu ve Onursal Başkanı Hayrettin Karaca’nın “Doğaya bak, o sana her şeyi anlatır, ne yapacağını, ne dikeceğini” sözünden ilhamla bölgede tarıma başladıklarını söyledi.
İlk başlarda İznik’e yerleşmeyi düşünmediklerini belirten Açıksöz, “Aslında yerleşme kararı almamıştık. Öyle bir niyetimiz yoktu ama tarım sizin o işin içinde olmanızı gerektiriyor. Yani siz uzaktan uzağa tarım yapamıyorsunuz. Hafta sonu geliyorduk. Hafta içi İstanbul’a gidiyorduk ama geldiğimizde bir şeylerin ters gittiğini gördük. Ters gidince dedik bu böyle olmuyor. Burada kaldık.” diye konuştu.
Açıksöz, organik tarıma ilişkin sertifikalar aldıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Şu anda sertifikalı üretim yapıyoruz. Nasıl bir insanın pasaportu var, nüfus cüzdanı var ona baktığınızda adını, soyadını, bilgilerini öğreniyorsunuz. Benim ürünüm de öyle. Piyasada ‘Benimki de doğal. Benimki de organik’ diyenlere insanlar kanmasınlar, onun sertifikasını sorsunlar. Her satıcı eğer organik tarım sertifikalı ürün satıyorsa organik sertifikayı tüketiciye göstermek zorunda. Bu bölgeye tesadüflerle geldik, çilekle başladık. Ben de dahil yaban mersinini burada hiç kimse bilmiyordu. Daha sonra Atatürk Araştırma Enstitüsünden aldığımız bilgilerle bu bölgede yeni bir üretim modeli geliştirdik.
“Artık markamız oluştu, bu konuda da çok mutluyum”
Bahçe bakım işleri ve hasatta işçi çalıştıran Açıksöz, şu an 59 dönüm arazide 16 bin fidanla üretim yaptıklarını dile getirerek, “Bizden sonra burada 100 bin fidanla kurulmuş bahçeler var. Bu, inanılmaz güzel bir şey.” dedi.
Organik tarımla ürün yetiştirmenin zorluklarının olduğunu anlatan Açıksöz, “Bizim sattığımız yerler de belli. Artık markamız oluştu, bu konuda da çok mutluyum. Yurt dışına gittiğinizde herkesin bir markası var. Bir çiftliğe gidiyorsunuz, 500 yıllık çiftlik. Büyük dededen toruna ondan ona kalmış. İnşallah bizde de bu çiftlikler bu şekilde sürdürülür. Kurumsal firmalar markamızı biliyor. Ürün Türkiye’de mayısta başlıyor. Bizim ürünümüzün çıkmasını bekleyenler var.” dedi.
]]>Bursa’nın dağ ilçelerinden Keles ve Orhaneli’de yaban mersininde hasat başladı. Orhaneli, Keles, Büyükorhan ve Harmancık ilçelerinde yaklaşık 750 dönüm tarlada yaban mersini yetiştiriliyor. Bu yıl bölgede 200-250 ton arasında yaban mersini rekoltesi bekleniyor. Meyvenin kilogram fiyatı ise 300 liradan alıcı buluyor. Üretilen yaban mersinleri iç piyasa haricinde Hong Kong, Filipinler, Singapur, Katar gibi farklı ülkelere de ihraç ediliyor.
Birçok vitamini içinde barındırıyor
Türkiye’de son yıllarda yaygınlaşan ve içinde demir, fosfor, kalsiyum, magnezyum, manganez, çinko gibi birçok vitamin ve minareli içeren bu meyve insan sağlığı için de önemli rol oynuyor. Uzmanlar bu meyvenin, kan şekeri seviyesini dengelemesinden kalp hastalıkları riskinin azaltılması, gözlere iyi gelmesinden bağışıklığın güçlenmesine kadar birçok faydası olduğunu dile getiriyor. Meyve dondurulmuş, taze ve kuru olarak tüketilebilirken, reçelinin de yapıldığı biliniyor.
İhracatı da yapılıyor
Orhaneli’de 10 yıldır 5 dönüm arazisinde yaban mersini üreticisi Kağan Altınok, “Yaban mersini ekmeye 5 sene önce başladım. Fideleri 2 yaşında aldım. Fide çeşitliliği bol olduğu ve ticari amaçlı düşündüğüm için yaban mersini tercih ettim. Aromatik tadı yüksek ve verimi iyi olan bu meyvenin 60 çeşidi var. Çiftçimiz 6 cinsini yetiştiriyor. Rakımdan dolayı biz burada Toro, Duke, Bluecrop ve chandler cinslerine ağırlık verdik. Ürünlerimizin hasadı yaz aylarında yapılıyor. Güneşi gören, mor olan yaban mersinlerini kooperatifimizde değerlendiriyoruz. Koparıldığı zaman üzerindeki ‘flulukları’ sakın yıkamayın. Yaban mersini göz, tansiyon ve şeker gibi birçok hastalığa iyi geliyor. Kooperatifimiz olarak bunları yurtiçinde değerlendiriyoruz. İlk etapta Türk firmalarına verip daha sonra yurtdışı firmaları ile bağlantı kuruyoruz. Geçen sene Hong Kong ve Filipinlere ihracat yaptık. Yaban mersininin en önemli özelliği aromatik tadı ve lezzetidir. Dağlık bölge olduğu için kışın soğuya dayanması ve yaz sıcaklarında morarmasından dolayı lezzeti ve tat bakımından dünyadan bir numara” diye konuştu.
“Kilogram fiyatı 300 lira”
2018 yılından beri Keles’te üretim yapan Serdar Burcan, “Bu işe 2018 yılında devlet desteği ile başladım. İlk başta bir dönüme 325 tane fide diktim. Daha sonra ilerletip 800 tane daha aldım. 2021 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin getirdiği fidanlarla daha fazla diktim. Bu işi elimden geldiğince ilerletmeye çalışıyorum. Şu anda su sorunundan dolayı üretimde sıkıntı çekiyoruz. Pazar payı pek bilinmediği için satışlarda zorlanıyoruz. Domates ve biber gibi çok sık satılmadığı için alıcı bulmak zor. Yaklaşık bin 800-2 bin civarında fidanım var. Kilosu 300 liradan alıcı buluyor. Yarım kiloluk paketlerle satış yapıyoruz. Yaban mersini her toprağa uygun değil. Tahliller yapıyoruz sonucuna göre dikim yapıyoruz. Uygun değilse yaptığımız emek boşa gidiyor. Köyümüzde benim haricimde 2-3 kişi daha yapıyor. Keles’te toplamda 10 kişi yapıyor. Göz, şeker, kalp hastalıklarına iyi geliyor. Bazı vatandaşlar çok tüketiyor” ifadelerini kullandı. – BURSA
]]>ODTÜ Makine Mühendisliği bölümü mezunu olan ve kurumsal bir firmada çalışan başarılı iş kadını Pınar Ünsal Atıcı, yurt dışında tanıştığı yaban mersini sayesinde kurumsal hayatı bir tarafa bırakarak, çiftçiliğe başlaması sonucu 66 dönüm arazide 28 bin saksı içinde yetiştirdiği yaban mersini, Alaşehir’de başta kadınlar olmak üzere yeni bir iş sahası oluşturdu. Geçen yıl üretilen 55 ton yaban mersininin yarısı ihracat, yarısı yurt içinde zincir marketlere pazarlanırken, bu yıl ki hedefin ise 150 ton ve daha fazla ihracat olduğu öğrenildi. Geçen yıl ilk hasat olarak 55 ton yaban mersini elde edilirken, bunun için geçen yıl 2 bin 500 yevmiye çalıştığını anlatan girişimci iş kadını Atıcı, bu yıl 150 ton hasat yapılacağını ve 5 bin civarında bir yevmiye sağlanacağını belirtti. Girişimci kadın tarafından Alaşehir’de ilk kez yetiştirilen yaban mersini meyvelerinin budamaları da başladı. Yaban mersininin ilçede yeni bir ürün olması nedeniyle önce budama ve toplama eğitimi verildiği ve ardından da eğitim alan kadınların uygulamaya geçtikleri bildirildi.
Kadın girişimci Pınar Ünsal Atıcı, “Alaşehir bölgesi üzümüyle meşhur bir ilçemiz. Yaygın olarak burada üzüm yetiştiriciliği, biraz da zeytin yetiştiriliyor. Ancak yaban mersini hiç yoktu. Burada bu meyvenin yetiştirilmesi ile büyük bir istihdam sağladığımızı düşünüyoruz. Bu bahçe 60 dönüm bir alana yapıldı. Topraksız tarım ve saksıda yetiştiriyoruz. Geçen sene 55 ton hasadı 2 bin 500 yevmiye harcayarak yetiştirebilmiştik. Bu sene fidanlar büyüdüğü için, iki katı bir yevmiye yani 5 bin yevmiye harcayacağımızı düşünüyoruz. Alaşehir’in kadın işçileri bu işi çok beğendi. Kadın da bir dayı başımız var. İlk başlarda biraz çekinmişlerdi, bilmedikleri bir işti bu. Budama işinin erkek işi olduğuna dair yaygın bir anlayış vardı ama kadın işçilerimiz çok da güzel budama yapabiliyorlar. Bilmedikleri bir bitki olduğu için sabah ilk olarak budama eğitimi veriyoruz. Budama işinde kuru dalları çıkarma, meyve gözlerini bırakma olarak anlatıyoruz. Dolu hasarına karşı korunmak için bahçe üzerinde dolu tülü örttük. Tam otomatik bir sulama sistemimiz var. Her saksıya tek tek gübre ve su karışımı gidiyor. Yaban mersini ülkemiz için yeni bir meyve. Ben bunu ilk defa yıllar önce Amerika’da tatmıştım. Ülkemizde yetiştiriciliği çok az fakat yetiştirildiği zaman topluma çok faydalı bir meyve. Hem antioksidan hem bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Kalp damar hastalıklarına karşı koruma özelliği var. Şeker hastalığına iyi geliyor. Çocuklarımızın mutlaka tüketmesi gereken bir meyve. Umarım yetiştirenler çoğaldıkça satış fiyatları daha da aşağıya inecek ve toplumun tüketimi yaygınlaşarak artacaktır. Burada 28 bin adet saksımız ve fidanımız var. Geçen sene 55 ton hasat aldık. Bu sene hedefimiz 150 ton ton hasat elde etmek. Tek tek elle toplandığı için çok fazla bir işçilik gerektiriyor” dedi.
Kadınlara yeni bir sahası açıldı
Alaşehir’de çok yaygın olan üzüm bağlarında budama işini erkekler yaparken, yaban mersini budamasını ise aldıkları eğitim sonrası kadınlar yapmaya başladı. Kadınlar budak yaparken, erkekler de yere dökülen yaprak ve dalları süpürüp topluyor. Kadın Dayıbaşı olan Özgül Tağ, “Alaşehir’de yeni yetiştirilen yaban mersini budaması ve toplamasında ilk işçi olduk. Budama ve toplama eğitimi alarak, bu işe başladık. Erkeklerin budama işinde olmayışının tek sebebi, bayanlara iş imkanı sağlanması ve bayanların da bu işi yapabileceğini göstermek. Bizim için de güzel bir sektör açıldı. Geçtiğimiz yıl 2 bin 500 işçi kapasitesi, bu yıl iki katı olabilir” diye konuştu.
İşçiler budama işini sevdiklerini, kadınlar için yeni bir sektör ve iş sahası olduğunu belirterek, mutlu olduklarını dile getirdi.
Pınar Ünsal Atıcı ayrıca, geçen yıl ürettikleri 55 ton yaban mersini meyvesinin yarısını Avrupa, Orta Doğu ve Uzak Doğu ülkelerine ihraç ettiklerini, yarısını da yurt içinde zincir marketlere pazarladıklarını belirterek, bu yıl daha fazla ihracatı hedeflediklerini sözlerine ekledi. – MANİSA
]]>