Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmeleri TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda sürüyor.

“ÖTANAZİ” İBARESİ TASARIDAN ÇIKARILDI
Görüşmelerde AK Parti tarafından verilen değişiklik önergesiyle kanun teklifinin 5. maddesinde yer alan “ötanazi” ibaresi metinden çıkarıldı. Kanun teklifinin 13’ncü maddesinin birinci fıkrasından önce gelmek üzere, ‘Bakımevlerine alınan köpeklerden insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak olanlarına ‘Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 9’ncu maddesinin 3’ncü fıkrasında belirtilen tedbir uygulanır’ ibareleri eklendi.
Atıf yapılan kanun ise şöyle: “Hayvanlara ötenazi yapmak yasaktır. Ancak, hayvanlara acı ve ıstırap çektiren veya iyileşme durumu bulunmayan hastalık durumlarında, akut bulaşıcı bir hayvan hastalığının önlenmesi ya da eradikasyonu amacıyla veya insan sağlığı için risk oluşturan durumlarda, davranışları insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen durumlarda, veteriner hekim tarafından ötenazi yapılmasına karar verilebilir. Ötenazi işlemi veteriner hekim tarafından veya veteriner hekim gözetiminde yapılır.”

DERNEK TEMSİLCİLERİ VE HUKUKÇULARIN TOPLANTIYA ALINMASI İSTENDİ
Öte yandan görüşmenin yapıldığı Plan ve Bütçe Komisyonu salonunda gerginlik çıktı. Muhalefet milletvekilleri, bazı hayvan hakları derneklerinin temsilcileri ile bazı hukukçuların toplantıya alınmasını talep etti. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, “Özellikle Türkiye Barolar Birliği Hayvan Hakları Komisyon Başkanı, Veterinerler Birliği ve bazı gazeteciler içeri alınmıyor. Yani Barolar Birliği Hayvan Hakları Komisyon Başkanı’nın burada olmasının hiçbir sıkıntısı yok. Bir şey daha söylemek isterim; Meclis geleneklerinde komisyondaki görüşmelerin televizyonda yayınlanması gibi bir şey yok; ancak 4 milyon hayvanın katledileceği bir yasayı görüşmek de yok. O yüzden çok hassas bir konu bu ve sizlerin biraz daha hassasiyet göstermenizi diliyorum. Özellikle bazı büyük gazetelerin temsilcileri, Barolar Birliğinin Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı ve Veterinerler Birliği Başkanı’nın buraya alınmasını talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Komisyon Başkanı Vahit Kirişci, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın talebi üzerine veteriner hekimleri temsilen bir veterinerin toplantıya alındığını belirterek, “Maddelere geçtik ve şu anda kanun teklifinin maddelerini görüşüyoruz. Geneli üzerindeki görüşmelerde bu sözünü etmiş olduğunuz bütün STK’ların, odaların veyahut baroların bunların konuşmalarını sağladık. Buna birlikte karar verdik ve yaptık. Sizden istirhamım bizim yol almamız gerekir.” dedi.

“TELEVİZYONDAN YAYINLANSIN” TALEBİ TARTIŞMAYA NEDEN OLDU
Muhalefet milletvekillerinin komisyon görüşmesinin salon dışında bulunan televizyonda yayınlanması talebinin reddedilmesi üzerine tartışma çıktı. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, “Herkes bu yasayı takip etmek istiyor. Bu bir lütuf değil sayın başkan, demokratik teamülü uygulamanızı istiyoruz. Bu yasa toplumu yakından ilgilendiren bir yasa, günlerdir kamuoyunda tartışılıyor. Burada hayvan hakları savunucuları var, ilgili barolar var, avukat arkadaşlar var. Televizyon sorunu varsa ben odamdaki televizyonu indirebilirim. Bir televizyon temin edilebilir, Meclisimizin herhalde imkanları bu kadar sınırlı değildir. Şimdi mikrofon bozulunca yapılmayacak mı? Televizyon bozulmuş yapılmıyor. Orada insanlar buradaki komisyon görüşmelerini izlerlerse bu sizin açınızdan da, bu komisyonun açısından da, halk açısından da daha faydalı olur.” diye konuştu.
DIŞARIDAN SLOGANLAR YÜKSELDİ
Komisyon Başkanı Vahit Kirişci, tartışmalar arasında kanun teklifinin 4’üncü maddesini okuttu. Muhalefet milletvekilleri masalara vurarak protestoda bulundu. Tartışmaların sürmesi üzerine Vahit Kirişci, toplantının televizyonda yayınlanmayacağını ifade etti. Bir vekilin, ‘Yalan söylüyorsunuz’ demesi üzerine Kirişci, “Ben yalan söylemem, yalan söyleyen sizin gibilerdir. Siz yalan söylüyorsunuz, ben söylemiyorum” dedi. Kirişci, tartışmaların sürmesi üzerine toplantıya 5 dakika ara verdi. Öte yandan toplantıya alınmayan hayvanseverler de dışarıda ‘Direne direne kazanacağız’, ‘Yasayı geri çek’ sloganları atarak tepki gösterdi. Aranın ardından komisyon yeniden toplanarak, teklifi görüşmeye devam etti.

CHP Tarım ve Ormancılık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, TBMM Başkanlığı’na sunulan Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik öngören yasa teklifiyle ilgili yazılı açıklama yaptı. Teklifin birçok açıdan yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Adem, şunları kaydetti:
“Sahipsiz hayvan popülasyonunun kontrol altına alınması gerektiği ortadadır. Ancak, bu kontrolün ötenazi yoluyla sağlanması uygun bir yaklaşım değildir. Halk sağlığının korunması için modern veterinerlik hizmetlerinin artırılması, belediyelere bağlı veterinerlik birimlerinin güçlendirilmesi ve kapsamlı aşılama programlarının uygulanması gereklidir.
“Uzman veteriner hekimlerin görüşleri alınmalı ve karar süreçleri şeffaf olmalıdır”
Yasa teklifi, sokak hayvanlarının varlığının yarattığı psikolojik etkilerden bahsetmekte ancak, hayvanların ötenazi ile öldürülmesinin toplumda yaratacağı derin üzüntüyü göz ardı etmektedir. Bu durum, toplumsal barışı ve ruh sağlığını olumsuz etkileyecektir. Mevcut hayvan bakımevlerinin kapasiteleri göz önüne alındığında, sokak hayvanlarının tamamının bu merkezlerde barındırılması gerçekçi değildir. Belediyelerin, bakımevlerini artırma hedefi iyimser bir yaklaşımdır, ancak bu sürecin idari ve mali açıdan sürdürülebilirliği konusunda ciddi şüpheler bulunmaktadır. Ötenazi kararının verilmesi için yerel yönetimlere yetki verilmesi, bu kararın nasıl ve kimler tarafından verileceği konusunda belirsizlikler yaratmaktadır. Bu konuda, uzman veteriner hekimlerin görüşleri alınmalı ve karar süreçleri şeffaf olmalıdır.
“Gerekli altyapı ve bilinçlendirme çalışmalarının yapılması gerekmektedir”
Belediyelere hayvanlar için yeni sağlık hizmetleri kurma zorunluluğu getirilmesi yerine, mevcut veteriner klinikleri ve hastanelerinin daha etkin kullanılması sağlanmalıdır. Bu, kaynakların daha verimli kullanılması ve hayvanların daha hızlı hizmet alması açısından önemlidir. Hayvan sahiplerinin, evcil hayvanlarını dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırma zorunluluğu, hayvan sahiplenmeyi teşvik etmek ve sahipsiz hayvanların sayısını azaltmak için önemli bir adımdır. Ancak, bu sürecin etkin bir şekilde yürütülmesi için gerekli altyapı ve bilinçlendirme çalışmalarının yapılması gerekmektedir.
“Veteriner hekimlerin ve halk sağlığı uzmanlarının iş birliği önemlidir”
Yerel hayvan koruma görevlilerinin önemi göz ardı edilmemelidir. Bu kişilerin görev tanımları netleştirilmeli ve denetim mekanizmaları güçlendirilmelidir. Bu sayede, sahipsiz hayvanların korunması ve bakımı daha etkin bir şekilde sağlanabilir. Sokak hayvanları popülasyonunun kontrol altına alınması için kısırlaştırma çalışmalarının hızlı ve yaygın bir şekilde yapılması gerekmektedir. Kapsamlı bir kısırlaştırma seferberliği ile sokak hayvanlarının sayısının azaltılması hedeflenmelidir. Hayvanlardan insanlara bulaşabilecek hastalıklarla mücadele için ‘Tek Sağlık’ yaklaşımının benimsenmesi gereklidir. Bu yaklaşım, insan, hayvan ve çevre sağlığını bir bütün olarak ele almakta ve entegre çözümler sunmaktadır. Bu doğrultuda, veteriner hekimlerin ve halk sağlığı uzmanlarının iş birliği önemlidir.
Sonuç olarak, hayvan hakları ve toplum sağlığı açısından bu yasa tasarısının yeniden değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Hayvan refahı ve halk sağlığı konularında daha sürdürülebilir ve etkili çözümler üretilmesi için uzman görüşlerinin dikkate alınması önem arz etmektedir.”
]]>
Kamera: MEHMET MEHMETLİOĞLU
(ANKARA) – Türk Veteriner Hekimler Birliği, Dünya Veterinerler Günü dolayısıyla Ulus Atatürk Anıtı önünde bir araya geldi. Türk Veteriner Hekimler Birliği Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, “Gelinen noktada, insan onuruna yakışır yaşam ve görev yapma şartlarımız tamamen ortadan kalkmış, önlem alınması kaçınılmaz hale gelmiştir. Veteriner hekimler özellikle son 40 yıldır her geçen gün hak kayıpları yaşamış, sorunlar dayanılmaz noktaya gelmiştir” dedi.
Türk Veteriner Hekimler Birliği, bugün Dünya Veterinerler Günü dolayısıyla Ankara Ulus Meydanı Atatürk Anıtı önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı okuyan Türk Veteriner Hekimler Birliği Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr Murat Arslan, konuşmasında şunları söyledi:
“Her yıl tüm dünyada Nisan ayının son Cumartesi günü Dünya Veteriner Hekimler Günü olarak kutlanmaktadır. Kutlamayla, hayvan, çevre ve halk sağlığına olan katkıları ve insanlık yararına verdiği hizmetler nedeniyle veteriner hekimler onurlandırılmaktadır. Ancak üzülerek ifade etmek isteriz ki 1800’lü yıllardan itibaren, yaptıkları çalışmalarla dünya literatürüne girmiş, çığır açan araştırmalar yapmış Türk Veteriner Hekimleri aynı takdiri görmemiş, aksine 1980’li yıllardan itibaren hem çalışma alanları daralmış hem de özlük hakkı kayıpları giderek artmıştır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi olarak odalarımızla birlikte meslektaşlarımızın insan onuruna yakışır şartlarda çalışmaları ve yaşamaları için çaba harcıyoruz. Mesleğimizin uğradığı haksızlıklara karşı yıllardır sürdürdüğümüz diyalog yolları artık tükenmiş, sorunlarımızı kamuoyuna açık ifade etmekten başka bir yol kalmamıştır.
“SORUNLAR DAYANILMAZ BİR NOKTAYA GELMİŞTİR”
Bu nedenle; geçen yıldan itibaren başlayarak, mesleğimizin yıllardır yaşadığı hak kayıplarını, bunun toplum, hayvan ve çevre sağlığına muhtemel etkilerini kamuoyu ile paylaşmak ve yetkililerin dikkatini çekmek için, kutlama yerine alanlardan sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Veteriner hekimler olarak çok uzun zamandır, yaşadığımız hak kayıplarına, ötekileştirilmeye ve yok sayılmaya rağmen fedakarca ve sabırla görevimizi yapmaya çalışıyoruz. Çünkü üstlendiğimiz görevlerin ihmal edilmesi, koruyucu hekimlik, aşı üretimi, güvenilir ve yeterli gıdaya erişim, hayvan, insan ve çevre sağlığı gibi hayati alanlarda ciddi sorunlara sebep olabilecek niteliktedir. Ancak aldığımız risklere ve yıllardır süren sabırlı bekleyişimize rağmen, yaşanan haksızlık ve mesleki değersizleştirme artarak devam etmektedir. Gelinen noktada, insan onuruna yakışır yaşam ve görev yapma şartlarımız tamamen ortadan kalkmış, önlem alınması kaçınılmaz hale gelmiştir. Veteriner hekimler özellikle son 40 yıldır her geçen gün hak kayıpları yaşamış, sorunlar dayanılmaz noktaya gelmiştir.
“VETERİNER HEKİMLER İŞ VE ÜCRET GÜVENCESİZ ÇALIŞMAKTA”
Mesleğimizin hemen her alanında benzer sorunlar yaşanmaktadır; Cenevre veteriner hekimliği sözleşmesine aykırı olarak Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü ve bağlı birimleri reorganizasyon adı altında kapatılmış, mesleğimize ve hayvancılığa önemli bir darbe vurulmuştur. Zaman geçirilmeden doğrudan Bakana bağlı Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü yeniden açılmalıdır. Plansız arttırılan fakültelerle eğitimde nitelik tartışılır hale gelmiş, her yıl mezun olan 3000’in üzerinde genç veteriner istihdam sorunu yaşamaya başlamıştır. Hiçbir uygulama dersi almadan iki yıllık uzaktan eğitim bölümlerinden mezun olanların veteriner fakültelerine geçiş yapması bilime aykırı olup, hayvan ve insan sağlığı açısından da risktir. Atanamayan binlerce genç meslektaşımızın umutları kırılmış, geleceklerini yurt dışında aramaya başlamışladır. Son iki yılda yurt dışına gitmek için başvuranların sayısı 20 kat artmıştır. İnsana yapılan yatırım boşa gitmiş, nitelikli beyinler ülkeyi terk etmeye başlamışlardır. Serbest çalışan veteriner hekimler orantısız mevzuatın getirdiği ağır ceza ve baskılarla hastalarına yeterli zaman ayıramaz, işlerini yapamaz hale getirilmişlerdir. Belediyelerde çalışan veteriner hekimler, merkezi ve yerel idarecilerin inisiyatif almamaları nedeniyle hedef haline getirilmiş, mobbing, psikolojik ve fiziki şiddet altında çalışmak zorunda kalmışlardır. Veteriner hekimler sağlıkta şiddet yasası kapsamı dışında tutulduğundan çalıştıkları her alanda şiddet girişimlerine açık hale gelmişlerdir. Gıda, ilaç ve diğer alanlarda çalışan veteriner hekimler yıllardır iş ve ücret güvencesi olmadan çalıştırılmaktadırlar.
“ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE DEMOKRATİK HAKLARIMIZI KULLANACAĞIZ”
Tüm bunlara ek olarak uzun soluklu hayvancılık politikalarının uygulanmaması ve ithalat nedeniyle yetiştirici zor duruma düşmüş, sürdürülebilir bir hayvancılık maalesef her geçen gün zorlaşmıştır. Büyükbaş ve küçükbaş alanında çalışan meslektaşlarımız yıllardır çalıştıkları bu alanı bırakmak zorunda kalmaktadırlar. Bu durum önümüzdeki yıllarda bu alanda çalışan veteriner hekim yokluğu nedeniyle hayvancılığa daha çok zarar verecektir. Dünya Veteriner Hekimler Birliği her yıl bu özel gün için bir tema belirlemektedir. Bu yıl belirlenen tema ‘Veteriner hekimler temel sağlık çalışanıdır’. Ancak ülkemizde yürürlükteki mevzuata rağmen veteriner hekimler kanuna aykırı olarak sağlık sınıfı dışında değerlendirilmektedir. Kamuoyunun bilmesini isteriz ki, bu alanlarda yaşanan olumsuzluklar esasen, toplum, hayvan ve çevre sağlığı ile hayvansal gıdaya ulaşmada yaşanacak sorunlar anlamına gelmektedir. Bir dahaki Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü tüm bu sorunların çözüldüğü bir ortamda kutlamak için mücadelemizi sürdüreceğimizi, sürdürülen ayrımcılığın devam etmesi durumunda da önümüzdeki süreçte, iş bırakma dahil tüm demokratik haklarımızı kullanacağımızı meslektaşlarımıza ve kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
“HAKLARINIZIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIM”
Mitinge katılan CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel ise şunları söyledi:
“Bugün sizin konuşma gününüz ama ben milletvekili olarak değil, bir tıp doktoru olarak söz istedim. Sağlık hizmeti bir bütündür asla ayrılamaz. Yani hayvan, insan ve çevre sağlığı bir bütündür, birbirinden ayrılamaz. Sağlık hizmetinin hekimler gibi olmazsa olmaz bir diğer parçasını veteriner hekimler olduğunun bilinciyle konuşuyorum. Gıda, insan, hayvan, çevre sağlığında ve bütün bilimsel araştırmalarda heryerde olması gereken bir meslektaşlarım olarak sizleri görüyorum. Bu nedenle sosyal haklarınızı, ek ödemeler dahil özlük haklarınızın hepsinin takipçisi olacağımı buradan söylemek istiyorum. Tüm meslektaşlarımı sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”
]]>
Sağlıklı yaşam sürdürebilmeleri için doğru beslenmeye ve uygun diyetlere ihtiyaç duyan evcil hayvanlar, verilen ev yemekleri nedeniyle sağlık sorunları yaşayabiliyor.
Evcil hayvanların beslenme sorunlarına çözüm üretmek amacıyla AÜ Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi’nde kurulan “Veteriner Beslenme ve Diyetetik Birimi”nde hem sağlıklı hem de hastalıkları olan evcil hayvanların doğru beslenmesi için özel programlar hazırlanacak, sahiplerine beslenme danışmanlığı hizmeti verilecek.
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Saçaklı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Türkiye’de ilk kez” evcil hayvanlara yönelik böyle bir birim kurulduğunu söyledi.
Saçaklı, evde beslenen hayvan sayısındaki artışa paralel olarak, beslenmeye karşı bilinç ve ilginin de arttığını belirtti. Hayvan sahiplerinin herhangi bir hastalık, obezite ve yaşlılık durumunda “patili dostlarını” nasıl besleyecekleri hakkında bilgi eksikliği olduğunu dile getiren Saçaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kedi ve köpekler için böyle bir hizmetin verildiği bir bölüm bu zamana kadar kurulmamıştı. Beslenmeye ilişkin sorunlara uzman çözümü sunmak için bu bölümü kurduk. Hayvan sahipleri doğru besleme konusunda tereddüt yaşayabiliyor. Medyadan ya da birbirlerinden duydukları bilgileri sentezleyip doğrulara yönelemiyorlar. Hayvanseverlerin kafaları çok karışık. ‘Nasıl besleyeceğim, ne kadar besleyeceğim, hangi mamayı vereceğim?’ gibi o kadar çok sorun var ki normal sağlıklı hayvanlar için de biz burada bir beslenme modeli oluşturabileceğiz.”
Hayvanlardaki, böbrek hastalığı, diyabet, obezite gibi rahatsızlıklarda ilgili klinik birimlerdeki takibin yanı sıra beslenmenin de düzene sokulması gerektiğini vurgulayan Saçaklı, iyileşme süreçleri, hastalığın şiddetinin azalması, hatta hayvanların ömürlerinin uzaması için doğru beslemenin çok önemli olduğunu anlattı.
“Hayvanlar bireysel olarak değerlendirilecek”
Birime getirilen sağlıklı hayvanların öncelikle genel sağlık durumunun kontrol edileceğini, altta yatan bir hastalık yoksa günlük hayatı için gerekli enerji, mineral ve vitamin ihtiyacına göre program hazırlanacağını ifade eden Saçaklı, şöyle konuştu:
“Altta yatan başka önemli hastalıklar varsa o zaman burada mutlaka ilgili klinik birimlerde takibi yapılacak. Klinik tedavinin yanı sıra beslenme desteği de sağlayacağız. Çünkü bu tip hayvanların beslenmesinde özel olarak dikkat edilecek şeyler var. Hayvanlar bireysel olarak değerlendirecek. Örneğin bir böbrek hastası geldiğinde, onun klinik tedavi süreci devam edecek, fakat beslenmesine ilişkin o hayvanın durumuna özel program verilecek.”
Saçaklı, evcil hayvan sahiplerinin beslenme konusunda yaptıkları hatalara ilişkin de şunları kaydetti:
“Hayvanları ev yemekleriyle beslemenin doğru, hazır mamaların sakıncalı olduğu yönünde düşünceleri var, bu böyle değil. Eğer hayvanı, ihtiyacına uygun kaliteli mamayla besliyorlarsa başka hiçbir takviyeye gerek yok. Ev yemekleriyle beslediğiniz zaman o dengeyi sağlayamıyorsunuz. Sadece, hazır bir mamayı alıp vermek sahipleri için çok duygusal gelmiyor. İster istemez kendileri, çocukları gibi evde de bir şeyler vermek, beslemek istiyorlar. Bu yapılamaz değil ama mutlaka bir veteriner diyetisyen kontrolünde, uygun bir ev mama formülasyonuyla yapılmalıdır. Ondan sonra evde bunu hazırlayarak devam ederler. Ama çok sık kontrollerinin de yapılması lazım. Çünkü bizim ‘marjinal eksiklik’ dediğimiz durumlar oluşuyor. Bunu tespit edemezsek, gözden kaçarsa bu marjinal eksiklik veya fazlalık nedeniyle ileri dönemlerde çok ciddi problemlerle karşılaşabiliyoruz.”
]]>