İŞÇİLERE FIRÇA ÇEKTİ: CEVAP VERME BANA
Toplantıda adeta işçileri azarlayan Yıldırım’ın kullandığı, ‘Ben gazel dinlemeye gelmedim’, ‘Yarın herkesi kapının önüne koyarım’, ‘Bana tarih anlatma’, ‘Cevap verme bana. Ben sana söz hakkı verince konuşacaksın’, ‘Recep Tayyip Erdoğan yüzde 51 ile cumhurbaşkanlığını alıyor. Siz yüzde 51 değilsiniz’, ‘3 gün yevmiye cezası talep ediyorum’ gibi cümleler tepki çekti.
“İŞ HAKLARI FESİH, BU KADAR BASİT”
Bunun üzerine Eti Krom Yıldırım A.Ş sahibi Ali Rıza Yıldırım, “Eti Krom ailesi 1463 kişi. Şu anda azınlık. İş hakkı fesh. Bu kadar basit. Bunların hepsinin yerine adam alabiliriz. Çünkü çoğunluk devam ediyor. Bunlar devam etmeyenler, örgütlenme olmuş. Örgütünde başı belediye başkanı. Bu şirketin başkan kim. Belediye başkanı neden benim sahama girip, size hocalık ve imamlık yapıyor. Bana tarih anlatma. Sen yoktun ben burayı devletten sıfır aldım. Yarın da herkesi kapının önüne koyarım. Burası kapanır” diye konuştu.
“BEN SANA SÖZ HAKKI VERİNCE KONUŞACAKSIN”
İşçinin ‘iş sizin işiniz’ demesi üzerine cevap verme bana diyerek işçiyi azarlayan Yıldırım, “Cevap verme bana. Ben sana söz hakkı verince konuşacaksın. Ben burayı sıfır yaparım, yarında kapıya kilidi vururum. Burası devlette kilitliydi. Para da kazanmıyordu para da kaybetmiyordu. Ben burayı aldım, bu hale getirdim. Benim Eti Krom holdingin içinde küçük bir parça. Toplam ağırlığımız 1 milyon tona yakın. Eti Krom bunun içinde yüzde 15. Olmasa da olur ama siz burası kadar kıymetli bir iş yerine sahip olamayacaksınız. Belediye başkanı size birer tabanca ve kursun verdi. Hepinizi kafanıza sıkıyorsunuz” şeklinde konuştu.
İşçi, “Biz burada özlük haklarımızı istiyoruz. İkramiye ve taban maaşımıza zam istiyoruz. Bankadan alınan promosyonu istiyoruz. Haklarımız dışında bir şey istemiyoruz” ifadelerini kullandı.
“HER GELMEDİĞİ İŞ GÜNÜ İÇİN ÇARPI 3 GÜN YEVMİYE CEZASI TALEP EDİYORUM”
Yıldırım ise “Ben yüzde yüz haklıyım. Türkiye’de bir seçim oluyor. Recep Tayyip Erdoğan yüzde 51 ile cumhurbaşkanlığını alıyor. Siz yüzde 51 değilsiniz. Eylem neden çıktı? Sadece siz misiniz, başkaları da var. Onlar bunları istemiyor, sadece siz istiyorsunuz. Ben size verince herkese vereceğim. Size vermezsem hiçbirinize vermeyeceğim. Siz yasa dışı eylem nasıl yapıyorsunuz? Genel müdürlüğe haber vermeden iş başı yapmıyorsunuz. Her gelmediği iş günü için çarpı 3 gün yevmiye cezası talep ediyorum. Benim de hakkım var. Üretim kaybım var. Bu adamın yevmiyesi 500 lira veya bin lira olsun, benim kaybım 10 bin lira. Dava haklarım saklı kalmak kaydı ile yevmiye kesiyorum. Çünkü bilgi vermeden iş yerini terk ettiler. İş kanuna göre yasa dışı. Burası yasa dışı eylemlerin yeri değil. Burası propaganda yeri veya siyaset meydanı da değil. Özel bir şirkette çalışan personellersiniz. Eğer bir eylem yapmak istiyorsan yüzde 51 çoğunluk ile gelirsin önce buraya dilekçe verirsin. Ben 3 gün sona çalışmayacağım eylem yapmak istiyorum dersin. Haber vermeden eylem yapmak suçtur. Burada Eti Krom’a Yıldırım Holding’e verilen bir dilekçe var. Dilekçenin sahibi Alacakaya belediye başkanı. Alacakaya belediye başkanı önce bu sizin istediğiniz talepleri önce kendi işçilerine versin, ondan sonra gelsin benden istesin” diye kaydetti.
ETİ KROM ÜRETİMİ DURDURUP İŞÇİLERİ ÜCRETSİZ İZNE ÇIKARDI
Eylemin 11’inci gününde şirket KEF bölgesinde üretime geçici olarak ara verildiğini işçilerin de ücretsiz izne çıkarıldığını açıkladı. Şirket yetkilisinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
”Yönetim Kurulu tarafından alınan karar gereğince KEF Maden işletmesinin ekonomik gerekçelerle aksi karar alınıncaya kadar geçici süre ile kapatılmasına, çalışan işçilerin ücretsiz izne çıkartılmasına karar verilmiştir. 9 Temmuz 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere alınan kararlar, KEF Maden işletmesinde görev yapan Eti Krom AŞ, Yılkrom Maden ve Enerji Yat Tic. San. AŞ, Eti Beton ve Atık Geri Kazanım San. Tic. AŞ kadrosunda görev yapan mavi yakalı tüm çalışanlarımızı kapsamaktadır.”
]]>Elazığ’ın Alacakaya ilçesinde bulunan Eti Krom Yıldırım A.Ş’ye ait maden ocaklarında çalışan işçiler, çeşitli haklar talep ederek isteklerinin yerine getirilmesi için yönetime süre tanımasının ardından eylem başlattı. 300’ü aşkın işçinin eylemi 11inci gününe girdi. Çalışma şartlarının düzeltilmesi ve ücretlerine zam yapılmasını isteyen işçiler, isteklerinin yerine getirilinceye kadar eylemlerine devam edeceklerini vurguladı. İşçilere birçok platformdan destek gelirken Eti Krom Yıldırım A.Ş sahibi Ali Rıza Yıldırım, işçilerle bir araya gelerek taleplerini dinledi. Toplantıda adeta işçileri azarlayan Yıldırım’ın kullandığı, ‘Ben gazel dinlemeye gelmedim’, ‘Yarın herkesi kapının önüne koyarım’, ‘Bana tarih anlatma’, ‘Cevap verme bana. Ben sana söz hakkı verince konuşacaksın’, ‘Recep Tayyip Erdoğan yüzde 51 ile cumhurbaşkanlığını alıyor. Siz yüzde 51 değilsiniz’, ‘3 gün yevmiye cezası talep ediyorum’ gibi cümleler tepki çekti.
Bunun üzerine Eti Krom Yıldırım A.Ş sahibi Ali Rıza Yıldırım, “Eti Krom ailesi 1463 kişi. Şuanda azınlık. İş hakkı fes. Bu kadar basit. Bunların hepsinin yerine adam alabiliriz. Çünkü çoğunluk devam ediyor. Bunlar devam etmeyenler, örgütlenme olmuş. Örgütünde başı belediye başkanı. Bu şirketin başkan kim. Belediye başkanı neden benim sahama girip, size hocalık ve imamlık yapıyor. Bana tarih anlatma. Sen yoktun ben burayı devletten sıfır aldım. Yarın da herkesi kapının önüne koyarım. Burası kapanır” diye konuştu.
“Ben sana söz hakkı verince konuşacaksın”
İşçinin ‘iş sizin işiniz’ demesi üzerine cevap verme bana diyerek işçiyi azarlayan Yıldırım, “Cevap verme bana. Ben sana söz hakkı verince konuşacaksın. Ben burayı sıfır yaparım, yarında kapıya kilidi vururum. Burası devlette kilitliydi. Para da kazanmıyordu para da kaybetmiyordu. Ben burayı aldım, bu hale getirdim. Benim Eti Krom holdingin içinde küçük bir parça. Toplam ağırlığımız 1 milyon tona yakın. Eti Krom bunun içinde yüzde 15. Olmasa da olur ama siz burası kadar kıymetli bir iş yerine sahip olamayacaksınız. Belediye başkanı size birer tabanca ve kursun verdi. Hepinizi kafanıza sıkıyorsunuz” şeklinde konuştu.
İşçi, “Biz burada özlük haklarımızı istiyoruz. İkramiye ve taban maaşımıza zam istiyoruz. Bankadan alınan promosyonu istiyoruz. Haklarımız dışında bir şey istemiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Her gelmediği iş günü için çarpı 3 gün yevmiye cezası talep ediyorum”
Yıldırım ise “Ben yüzde yüz halkıyım. Türkiye bir seçim oluyor. Recep Tayyip Erdoğan yüzde 51 ile cumhurbaşkanlığını alıyor. Siz yüzde 51 değilsiniz. Eylem neden çıktı. Sadece siz misiniz başkaları da var. Onlar bunları istemiyor, sadece siz istiyorsunuz. Ben size verince herkese vereceğim. Size vermezsem hiçbirinize vermeyeceğim. Siz yasa dışı eylem nasıl yapıyorsunuz. Genel müdürlüğe haber vermeden iş başı yapmıyorsunuz. Her gelmediği iş günü için çarpı 3 gün yevmiye cezası talep ediyorum. Benim de hakkım var. Üretim kaybım var. Bu adamın yevmiyesi 500 lira veya bin lira olsun, benim kaybım 10 bin lira. Dava haklarım saklı kalmak kaydı ile yevmiye kesiyorum. Çünkü bilgi vermeden iş yerini terk ettiler. İş kanuna göre yasa dışı. Burası yasa dışı eylemlerin yeri değil. Burası propaganda yeri veya siyaset meydanı da değil. Özel bir şirkette çalışan personellersiniz. Eğer bir eylem yapmak istiyorsan yüzde 51 çoğunluk ile gelirsin önce buraya dilekçe verirsin. Ben 3 gün sona çalışmayacağım eylem yapmak istiyorum dersin. Haber vermeden eylem yapmak suçtur. Burada Eti Krom’a Yıldırım Holding’e verilen bir dilekçe var. Dilekçenin sahibi Alacakaya belediye başkanı. Alacakaya belediye başkanı önce bu sizin istediğiniz talepleri önce kendi işçilerine versin, ondan sonra gelsin bende istesin” diye kaydetti. – ELAZIĞ
]]>TEKİRDAĞ – Tekirdağ’a gelen Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan Tekirdağ’da düzenlediği mitingde vatandaşlara seslenerek, Tekirdağ’da depremzedelerin seçim sürecindeki il turda oy vermedi diye CHP’li Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından kapı dışarı edilmesini eleştirdi. Erdoğan, dünkü saldırıya da değinerek, “Dün Küçükçekmece’de AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan Adayı Aziz Yeniay’ın seçim çalışmalarında yaşanan menfur olayı bir kez daha lanetliyorum. Yaralanan vatandaşımıza acil şifa diliyorum. Emniyetimiz titizlikle olayı takip ediyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, aday tanıtım ve 31 Mart Yerel Seçimleri için Tekirdağ’a geldi. Cumhurbaşkanı mitinginin yapılacağı Tekirdağ Valiliği Meydanı ve Hükümet Caddesinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken vatandaşlarda alanı doldurdu.
“Rey vermedi diye depremzedelere hakaret etmek olmaz”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sahneye geldikten sonra vatandaşlara seslenerek, “Buradan sizlerin vasıtasıyla tüm Tekirdağ’a selamlarımı ve sevgilerimi iletiyorum. Coşkunuz, heyecanınız ve sevginiz için sizlere teşekkür ederim. Bugün Tekirdağ bir başka güzel. Tekirdağ bizim gözbebeğimiz. 3 Kasım 2002’den beri Tekirdağ’ı hiçbir zaman ihmal etmedik. Her fırsatta Tekirdağ’ın misafiri olduk. Şehrimize sık sık geldik, sizlerle hasret giderdik. Bunun için önümüzde 50 gün var. Bu 50 günü çok iyi değerlendirmemiz lazım. Çok daha fazla sayıda Tekirdağlı kardeşimizin gönlüne girmenin yollarını arayacağız. Milletimize asla hürmetsizlik etmeyeceğiz. Biz ayıran ve ayrıştıran değil, birleştiren bir siyaset anlayışındayız. Biz, muhalefet gibi yanlışı seçmende değil daima kendimizde arıyoruz. Oy versin veya vermesin, demokrasimizin gücüne güç katan her vatandaşımızın başımızın üzerinde yeri vardır. Hangi siyasi partiden olursa olsun seçmen bizim veli nimetimizdir. Bizi rakiplerimizden ayıran temel vasfımız budur. Bizde CHP gibi vatandaşa ‘tıpış tıpış gideceksiniz oyunuzu vereceksiniz’ kibirli bir dil olamaz. Oy tercihi sebebiyle insanımızı ‘makarnacı, kömürcü’ gibi aşağılama yaftası olmaz. Sırf kendisine rey vermedi diye depremzedelere hakaret etmek olmaz. Mağdurları kapı dışarı etmek olmaz. Bizde CHP’li belediye başkanları gibi ‘oy yoksa hizmette yok’ diye milleti açık açık tehdit etmek olmaz. Beceriksizlik, iş bilmezlik bunları öyle bir esir almış ki nereye ellerini atsalar orası kuruyor, çöküyor. CHP’nin idare ettiği yerlerde vatandaşlarımız vizyon projelerini bırakın klasik temel hizmetlere bile ulaşamıyor. 14-28 Mayıs seçim süreci ve sonrasında buna bir kez daha şahit olduk. Depremzedelerimize bugün bile hatırladıkça onlar adına hicap duyduğumuz hakaretleri savunmaktan çekinmediler. Şöyle ayna karşısına geçip ‘Biz nerede hata yapıyoruz’ deyip kendilerine sormadılar. Günah keçisi bulup pişkince yollarına devam ettiler. CHP başta olmak üzere muhalefetin mazisine baktığınızda bunun gibi sayısız skandallarla karşılaşırsınız. Son seçim yenilgisinde de tüm faturayı 13. Cumhurbaşkanımız diyerek yere göğe sığdıramadıkları ‘Bay Kemal’ kestiler. Kendi partilerini yönetmeye layık görmediler. Anadolu insanını hiçbir zaman hizmete ve hürmete layık bulmadılar. Her zaman kolaya kaçtılar. Kimi zaman vesayet odaklarından kimi zaman terör baronlarından medet umdular. Aylarca Kandil’deki terör elebaşları bunlar için açıkça oy istediler. Benim kardeşim Kandil’den oy isteyenlerin uzantılarına oy verir mi? 50 gün sonra sandıkta gereken dersi vermeye hazır mıyız? DEM’lenerek seçim kazanmanın hesabını yapıyorlar. Çay demlemiyorsunuz. Bunların millete ve milli iradeye saygıları yok. Ben AK kadınlarla 31 Mart’ta sandıkları patlatacağımıza inanıyorum” dedi.
Küçükçekmece’deki saldırıya değindi
Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasının devamında, “Dün Küçükçekmece’de AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan Adayı Aziz Yeniay’ın seçim çalışmalarında yaşanan menfur olayı bir kez daha lanetliyorum. Yaralanan vatandaşımıza acil şifa diliyorum. Emniyetimiz titizlikle olayı takip ediyor. Türkiye’nin güvensizlik ortamına sürüklenmesine izin vermeyeceğiz. Milletimizin canına kast eden tüm alçaklarla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Farklı mecralardan geçmiş olsun dileklerini ileten tüm genel başkanlara teşekkür ediyorum. Bir tanesi yakalandı, diğerlerini de yakalayacağız” diye konuştu.
“Yalan ve istismar siyaseti ile bir şekilde gemilerini yürüttüler”
Erdoğan konuşmasına devam ederek, “Bunlarda demokrasiye ve demokrasi kültürüne bağlılık yok. Bunlarda kendini vatandaşa karşı kendini sorumlu hissetme duygusu yok. Bunlarda istişare etmek, sokağa kulak vermek gibi bir alışkanlık yok. Bunlarda hatasından dolayı milletten helallik istemek gibi bir erdem yok. Bunlarda Türkiye’yi büyütmek, Türkiye’ye ufuk çekmek, ülkemizin önünü açmak, şehirlerimizi yeni yatırımlarla geliştirmek gibi bir dert yok. Peki, bunun yerine ne var? Tek parti dönemi faşizmine özlem var. Vatandaşa tepeden bakma hastalığı var. Terör örgütlerine şaşı bakma zihniyeti var. Siyasi ikballeri için her şeyi yapma omurgasızlığı var. Seçim meydanlarında tutmayacakları sözleri verme hainliği var. Çantada keklik gördükleri kupon belediyeler için meydan muharebesi verme ihtirası var. Bir de iradesine haciz koydukları vatandaşımızı korkutmak, ürkütmek, endişelerini istismar etmek var. Maşallah, bizim seçmenlerimiz burada bak. Gençler, bugüne kadar hep bunu yaptılar. Yalan ve istismar siyaseti ile bir şekilde gemilerini yürüttüler. Köken, inanç, meşrep, mezhep ve hayat tarzı üzerinden insanımıza korku salarak bir şekilde siyasi kariyerlerini garanti altına aldılar. Ama halkın nazarında tüm kredilerini bitirmiş, sıfırı tüketmişlerdir. CHP’nin istismar ve korku siyaseti inşallah 31 Mart’ta son bulacaktır. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz de bu süreci kolaylaştıracağız. Önümüzdeki 50 gün boyunca her zamankinden çok daha fazla çalışacağız. Ana kademe çok daha fazla çalışmaya var mıyız? Kadın Kolları, çok daha fazla çalışmaya var mıyız? Gençler çok daha fazla çalışmaya var mıyız? Başkalarının fitne girişimlerine karşı kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Kutuplaştırandan değil, kucaklaştıranlardan olacağız. Gerilimi körükleyenlerden değil, kardeşliği savunan kardan olacağız. Hiç bir ayrım gözetmeden milletimizin tüm fertlerini bağrımıza basacağız. Türkiye Yüzyılının inşaası için gece gündüz demeden çalışırken hiç bir engelin bizi yolumuzdan alıkoymasına izin vermeyeceğiz. Özellikle çarpık ve sağlıksız yapılaşmanın yaygın olduğu, deprem riski yüksek illerimize daha fazla yoğunlaşacağız. İnşallah, Tekirdağ’da Cüneyt kardeşimizle birlikte tüm ilçelerde el ele vermek suretiyle Tekirdağ’ı yeniden ayağa kaldıracağız. Yeniden Tekirdağ diyoruz. Genç, dinamik bir yapıyla Tekirdağ’da merkezi yönetim ve Tekirdağ Belediyemiz el ele vereceğiz ve Tekirdağ’ın ayağa kaldıracağız. Tekirdağ’ın da bu süreçte bizlere destek vereceğine, bu mücadelede bizleri yalnız bırakmayacağına inanıyoruz. Biz, Tekirdağ’ı tıpkı hükümet işlerinde olduğu gibi yerel yönetim işlerinde de hak ettiği hizmetlere ulaştırmak istiyoruz. Tekirdağ’ın, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuna acil ihtiyacı olduğu açıktır. İnşallah, 31 Mart yerel seçimleri bu noktada Tekirdağ’ımız için bir milat olacaktır. Tekirdağ ve Tekirdağlı kardeşlerimin 31 Mart’ta sandıklara gittiklerinde en doğru, en isabetli kararı vereceklerinden şüphe duymuyorum. Gençler öyle mi? Şimdi, Tekirdağ’a soruyorum. Hazır mıyız? Tekirdağ, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuza sıkı sıkıya sahip çıkmaya var mıyız? Seçim akşamı, Tekirdağ ile birlikte Türkiye Haritası’nı Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Rabbim hepinizden razı olsun. Kardeşlerim, bizim hizmet ve eser siyasetimizin en yakın şahidi Tekirdağ’dır. Son 21 yılda, Tekirdağ’a güncel rakamlarla toplamda 157 Milyar Liralık yatırım yaptık. 4 bin 149 adet yeni derslik inşa ettik. Namık Kemal Üniversitesi’ni ilimize kazandırdık. 4 bin 973 kişi kapasiteli yükseköğretim yurt binaları açtık” diye konuştu.
“780 bin metrekare nazarımızda aynıdır”
Konuşmasını sürdüren Erdoğan; “Şehrinizin eksiklerini giderme, ihtiyaçlarını karşılama, sorunlarına çözüm bulma noktasında çok daha fazlasını yaptığımızı sizler zaten biliyorsunuzdur şunu lütfen unutmayın! Bizim siyasetteki gayemiz mensubu olmaktan şeref duyduğumuz, aziz milletimize aşkla hizmettir. 81 vilayetin tamamı, 780 bin kilometrekarenin tamamı bizim nazarımızda aynıdır, eşittir. Biz Türkiye’yi bir bütün olarak kalkındırmanın, büyütmenin, yüceltmenin çabasındayız. Tüm bu mücadeleyi koltuk veya siyasi ikbal uğruna değil, evlatlarımıza daha müreffeh, daha güçlü ve itibarlı bir Türkiye bırakmak için yapıyoruz. Biz ne diyoruz ‘Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik’ elbette her fani gibi bizlerin de eksiği, hatası, gücünü aşan sebeplerle ortaya çıkan bazı eksiklikler olabilir. Gün olacak bizler de emaneti sahibine teslim edeceğiz. İşte kızımız kadın kollarında başkan yardımcısıydı. Dün emanetini sahibine teslim etti. Ben de yetişirsem cenazesine gideceğim. Yol arkadaşımız, dava arkadaşımız bu kardeşimizin cenazesine katılmak bizler için bir görev. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru, evlatlarımızın aydınlık yarınları için döktüğümüz terin tanığı 85 milyonun her bir ferdidir: 31 Mart’ta Tekirdağ’da artık bir yola ama yepyeni bir yola girelim diyorum. Öyleyse ne yapacağız. Şu 50 günde çok çalışmaya var mıyız? Tekirdağ, CHP’nin korku siyasetine kurduğu, esersizlik siyasetine mecbur değildir, mahkum değildir. Tekirdağ, gelişme ve ilerleme yerine CHP’nin beceriksiz yönetimi altında hayatta kalma mücadelesi vermeye mahkum değildir. Tekirdağ’da muhalefetin sömürdüğü sahte ve sanal kaygılar hizmetin önüne artık geçmemelidir. Tekirdağ, mevcut durumdan çok daha iyisini hak ediyor. Tekirdağ, Büyükşehir kimliğine uygun hizmetleri artık fazlasıyla hak ediyor. Gelin hep birlikte Tekirdağ’ın içine düştüğü bu dehlizden çıkaralım. Gelin Tekirdağ’ı Cumhur Ittifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturalım. Bu konuda şehrimize her açıdan çağ atlatacak güçlü bir kadro kurduk. Başka hesaplar peşinde koşmadan sadece hizmet edecek, her anınızda hep yanınızda olacak isimleri aday olarak belirledik. Geçtiğimiz günlerde tüm adaylarımızın tanıtımı yapıldı. Biz belediye başkan adaylarımızın tamamına güveniyoruz, inanıyoruz. Kararlıyız ve kazanacağız. Tekirdağ’ın tercihinin de başta büyükşehir olmak üzere inşallah bu sefer Cumhur Ittifakı’nın yanında olmasını temenni ediyorum. Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı sizlere emanet ediyorum. 31 Mart akşamı Tekirdağ’dan müjdeli haberler bekliyorum. Tekirdağ, 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? 31 Mart’ta Cumhur Ittifakı’na destek veriyor muyuz? Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Rabbim bizi utandırmasın, mahçup etmesin” diyerek konuşmasını noktaladı.
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, aday tanıtım ve 31 Mart Yerel Seçimleri için Tekirdağ’a geldi. Cumhurbaşkanı’nın miting yapacağı Tekirdağ Valiliği Meydanı ve Hükümet Caddesi’nde yoğun güvenlik önlemleri alınırken vatandaşlar da alanı doldurdu.
“Rey vermedi diye depremzedelere hakaret etmek olmaz”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sahneye geldikten sonra vatandaşlara seslenerek, “Buradan sizlerin vasıtasıyla tüm Tekirdağ’a selamlarımı ve sevgilerimi iletiyorum. Coşkunuz, heyecanınız ve sevginiz için sizlere teşekkür ederim. Bugün Tekirdağ bir başka güzel. Tekirdağ bizim gözbebeğimiz. 3 Kasım 2002’den beri Tekirdağ’ı hiçbir zaman ihmal etmedik. Her fırsatta Tekirdağ’ın misafiri olduk. Şehrimize sık sık geldik, sizlerle hasret giderdik. Bunun için önümüzde 50 gün var. Bu 50 günü çok iyi değerlendirmemiz lazım. Çok daha fazla sayıda Tekirdağlı kardeşimizin gönlüne girmenin yollarını arayacağız. Milletimize asla hürmetsizlik etmeyeceğiz. Biz ayıran ve ayrıştıran değil, birleştiren bir siyaset anlayışındayız. Biz, muhalefet gibi yanlışı seçmende değil daima kendimizde arıyoruz. Oy versin veya vermesin, demokrasimizin gücüne güç katan her vatandaşımızın başımızın üzerinde yeri vardır. Hangi siyasi partiden olursa olsun seçmen bizim veli nimetimizdir. Bizi rakiplerimizden ayıran temel vasfımız budur. Bizde CHP gibi vatandaşa ‘tıpış tıpış gideceksiniz oyunuzu vereceksiniz’ kibirli bir dil olamaz. Oy tercihi sebebiyle insanımızı ‘makarnacı, kömürcü’ gibi aşağılama yaftası olmaz. Sırf kendisine rey vermedi diye depremzedelere hakaret etmek olmaz. Mağdurları kapı dışarı etmek olmaz. Biz de CHP’li belediye başkanları gibi ‘oy yoksa hizmette yok’ diye milleti açık açık tehdit etmek olmaz. Beceriksizlik, iş bilmezlik bunları öyle bir esir almış ki nereye ellerini atsalar orası kuruyor, çöküyor. CHP’nin idare ettiği yerlerde vatandaşlarımız vizyon projelerini bırakın klasik temel hizmetlere bile ulaşamıyor. 14-28 Mayıs seçim süreci ve sonrasında buna bir kez daha şahit olduk. Depremzedelerimize bugün bile hatırladıkça onlar adına hicap duyduğumuz hakaretleri savunmaktan çekinmediler. Şöyle ayna karşısına geçip ‘Biz nerede hata yapıyoruz’ deyip kendilerine sormadılar. Günah keçisi bulup pişkince yollarına devam ettiler. CHP başta olmak üzere muhalefetin mazisine baktığınızda bunun gibi sayısız skandallarla karşılaşırsınız. Son seçim yenilgisinde de tüm faturayı 13. Cumhurbaşkanımız diyerek yere göğe sığdıramadıkları ‘Bay Kemal’e kestiler. Kendi partilerini yönetmeye layık görmediler. Anadolu insanını hiçbir zaman hizmete ve hürmete layık bulmadılar. Her zaman kolaya kaçtılar. Kimi zaman vesayet odaklarından kimi zaman terör baronlarından medet umdular. Aylarca Kandil’deki terör elebaşları bunlar için açıkça oy istediler. Benim kardeşim Kandil’den oy isteyenlerin uzantılarına oy verir mi? 50 gün sonra sandıkta gereken dersi vermeye hazır mıyız? DEM’lenerek seçim kazanmanın hesabını yapıyorlar. Çay demlemiyorsunuz. Bunların millete ve milli iradeye saygıları yok. Ben AK kadınlarla 31 Mart’ta sandıkları patlatacağımıza inanıyorum” dedi.
Küçükçekmece’deki saldırıya değindi
Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasının devamında, “Dün Küçükçekmece’de AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan Adayı Aziz Yeniay’ın seçim çalışmalarında yaşanan menfur olayı bir kez daha lanetliyorum. Yaralanan vatandaşımıza acil şifa diliyorum. Emniyetimiz titizlikle olayı takip ediyor. Türkiye’nin güvensizlik ortamına sürüklenmesine izin vermeyeceğiz. Milletimizin canına kast eden tüm alçaklarla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Farklı mecralardan geçmiş olsun dileklerini ileten tüm genel başkanlara teşekkür ediyorum. Bir tanesi yakalandı, diğerlerini de inşallah yakalayacağız” diye konuştu.
“Yalan ve istismar siyaseti ile bir şekilde gemilerini yürüttüler”
Erdoğan konuşmasına devam ederek, “Bunlarda demokrasiye ve demokrasi kültürüne bağlılık yok. Bunlarda kendini vatandaşa karşı kendini sorumlu hissetme duygusu yok. Bunlarda istişare etmek, sokağa kulak vermek gibi bir alışkanlık yok. Bunlarda hatasından dolayı milletten helallik istemek gibi bir erdem yok. Bunlarda Türkiye’yi büyütmek, Türkiye’ye ufuk çekmek, ülkemizin önünü açmak, şehirlerimizi yeni yatırımlarla geliştirmek gibi bir dert yok. Peki, bunun yerine ne var? Tek parti dönemi faşizmine özlem var. Vatandaşa tepeden bakma hastalığı var. Terör örgütlerine şaşı bakma zihniyeti var. Siyasi ikballeri için her şeyi yapma omurgasızlığı var. Seçim meydanlarında tutmayacakları sözleri verme hainliği var. Çantada keklik gördükleri kupon belediyeler için meydan muharebesi verme ihtirası var. Bir de iradesine haciz koydukları vatandaşımızı korkutmak, ürkütmek, endişelerini istismar etmek var. Maşallah, bizim seçmenlerimiz burada bak. Gençler, bugüne kadar hep bunu yaptılar. Yalan ve istismar siyaseti ile bir şekilde gemilerini yürüttüler. Köken, inanç, meşrep, mezhep ve hayat tarzı üzerinden insanımıza korku salarak bir şekilde siyasi kariyerlerini garanti altına aldılar. Ama halkın nazarında tüm kredilerini bitirmiş, sıfırı tüketmişlerdir. CHP’nin istismar ve korku siyaseti inşallah 31 Mart’ta son bulacaktır. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz de bu süreci kolaylaştıracağız. Önümüzdeki 50 gün boyunca her zamankinden çok daha fazla çalışacağız. Ana kademe çok daha fazla çalışmaya var mıyız? Kadın Kolları, çok daha fazla çalışmaya var mıyız? Gençler çok daha fazla çalışmaya var mıyız? Başkalarının fitne girişimlerine karşı kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Kutuplaştırandan değil, kucaklaştıranlardan olacağız. Gerilimi körükleyenlerden değil, kardeşliği savunan kardan olacağız. Hiçbir ayrım gözetmeden milletimizin tüm fertlerini bağrımıza basacağız. Türkiye Yüzyılı’nın inşası için gece gündüz demeden çalışırken hiçbir engelin bizi yolumuzdan alıkoymasına izin vermeyeceğiz. Özellikle çarpık ve sağlıksız yapılaşmanın yaygın olduğu, deprem riski yüksek illerimize daha fazla yoğunlaşacağız. İnşallah, Tekirdağ’da Cüneyt kardeşimizle birlikte tüm ilçelerde el ele vermek suretiyle Tekirdağ’ı yeniden ayağa kaldıracağız. Yeniden Tekirdağ diyoruz. Genç, dinamik bir yapıyla Tekirdağ’da merkezi yönetim ve Tekirdağ Belediyemiz el ele vereceğiz ve Tekirdağ’ın ayağa kaldıracağız. Tekirdağ’ın da bu süreçte bizlere destek vereceğine, bu mücadelede bizleri yalnız bırakmayacağına inanıyoruz. Biz, Tekirdağ’ı tıpkı hükümet işlerinde olduğu gibi yerel yönetim işlerinde de hak ettiği hizmetlere ulaştırmak istiyoruz. Tekirdağ’ın, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuna acil ihtiyacı olduğu açıktır. İnşallah, 31 Mart yerel seçimleri bu noktada Tekirdağ’ımız için bir milat olacaktır. Tekirdağ ve Tekirdağlı kardeşlerimin 31 Mart’ta sandıklara gittiklerinde en doğru, en isabetli kararı vereceklerinden şüphe duymuyorum. Gençler öyle mi? Şimdi, Tekirdağ’a soruyorum. Hazır mıyız? Tekirdağ, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuza sıkı sıkıya sahip çıkmaya var mıyız? Seçim akşamı, Tekirdağ ile birlikte Türkiye Haritası’nı Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Rabbim hepinizden razı olsun. Kardeşlerim, bizim hizmet ve eser siyasetimizin en yakın şahidi Tekirdağ’dır. Son 21 yılda, Tekirdağ’a güncel rakamlarla toplamda 157 milyar liralık yatırım yaptık. 4 bin 149 adet yeni derslik inşa ettik. Namık Kemal Üniversitesi’ni ilimize kazandırdık. 4 bin 973 kişi kapasiteli yükseköğretim yurt binaları açtık” diye konuştu.
“780 bin metrekare nazarımızda aynıdır”
Konuşmasını sürdüren Erdoğan, “Şehrinizin eksiklerini giderme, ihtiyaçlarını karşılama, sorunlarına çözüm bulma noktasında çok daha fazlasını yaptığımızı sizler zaten biliyorsunuzdur, şunu lütfen unutmayın: Bizim siyasetteki gayemiz mensubu olmaktan şeref duyduğumuz, aziz milletimize aşkla hizmettir. 81 vilayetin tamamı, 780 bin kilometrekarenin tamamı bizim nazarımızda aynıdır, eşittir. Biz Türkiye’yi bir bütün olarak kalkındırmanın, büyütmenin, yüceltmenin çabasındayız. Tüm bu mücadeleyi koltuk veya siyasi ikbal uğruna değil, evlatlarımıza daha müreffeh, daha güçlü ve itibarlı bir Türkiye bırakmak için yapıyoruz. Biz ne diyoruz ‘Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik’ elbette her fani gibi bizlerin de eksiği, hatası, gücünü aşan sebeplerle ortaya çıkan bazı eksiklikler olabilir. Gün olacak bizler de emaneti sahibine teslim edeceğiz. İşte kızımız kadın kollarında başkan yardımcısıydı. Dün emanetini sahibine teslim etti. Ben de yetişirsem cenazesine gideceğim. Yol arkadaşımız, dava arkadaşımız bu kardeşimizin cenazesine katılmak bizler için bir görev. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru, evlatlarımızın aydınlık yarınları için döktüğümüz terin tanığı 85 milyonun her bir ferdidir: 31 Mart’ta Tekirdağ’da artık bir yola ama yepyeni bir yola girelim diyorum. Öyleyse ne yapacağız. Şu 50 günde çok çalışmaya var mıyız? Tekirdağ, CHP’nin korku siyasetine kurduğu, esersizlik siyasetine mecbur değildir, mahkum değildir. Tekirdağ, gelişme ve ilerleme yerine CHP’nin beceriksiz yönetimi altında hayatta kalma mücadelesi vermeye mahkum değildir. Tekirdağ’da muhalefetin sömürdüğü sahte ve sanal kaygılar hizmetin önüne artık geçmemelidir. Tekirdağ, mevcut durumdan çok daha iyisini hak ediyor. Tekirdağ, Büyükşehir kimliğine uygun hizmetleri artık fazlasıyla hak ediyor. Gelin hep birlikte Tekirdağ’ın içine düştüğü bu dehlizden çıkaralım. Gelin Tekirdağ’ı Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturalım. Bu konuda şehrimize her açıdan çağ atlatacak güçlü bir kadro kurduk. Başka hesaplar peşinde koşmadan sadece hizmet edecek, her anınızda hep yanınızda olacak isimleri aday olarak belirledik. Geçtiğimiz günlerde tüm adaylarımızın tanıtımı yapıldı. Biz belediye başkan adaylarımızın tamamına güveniyoruz, inanıyoruz. Kararlıyız ve kazanacağız. Tekirdağ’ın tercihinin de başta büyükşehir olmak üzere inşallah bu sefer Cumhur İttifakı’nın yanında olmasını temenni ediyorum. Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı sizlere emanet ediyorum. 31 Mart akşamı Tekirdağ’dan müjdeli haberler bekliyorum. Tekirdağ, 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’na destek veriyor muyuz? Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Rabbim bizi utandırmasın, mahcup etmesin” diyerek konuşmasını noktaladı. – TEKİRDAĞ
]]>