Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda düzenlenen protokol imza töreni öncesi Bakan Yumaklı ve Bakan Ersoy, ortak basın toplantısı düzenledi. Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Su Verimliliği Seferberliği kapsamında iş birliğinin temellerini atmaktan duyduğu mutluluğu belirterek, “Günümüz dünyasına baktığımızda su artık stratejik bir öneme sahip oldu. Ülkemiz, sanılanın aksine su zengini bir ülke değildir ve kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı ile su stresi çeken ülkeler konumundadır. Su sadece yaşamın devamı için değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma, tarım, enerji üretimi ve turizm gibi birçok sektörde hayati bir rol oynamaktadır. Bu açıdan değerlendirdiğimizde, su kaynaklarımızın sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi, geleceğimiz için bir ihtiyaç değil, büyük bir zorunluluktur. Bakanlıklarımız arasında kurulan bu iş birliği, su kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını sağlamaya yönelik önemli bir adım olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu protokol çerçevesinde su tasarrufu sağlayacak projeler geliştirerek, mevcut su kaynaklarının daha etkin kullanımını sağlayacak ve kamuoyunda suyun önemli konusunda farkındalık yaratmış olacağız” diye konuştu.
’10 YILDA YÜZDE 40 SU KAZANIMI HEDEFLİYORUZ’
Turizm bölgelerinde suyun verimli kullanımının teşvik edileceğini aktaran Ersoy, “Su tüketimini azaltacak uygulamaları hayata geçireceğiz. Su Verimi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’yla turizm sektöründe su kullanım verimliğinin arttırılmasını, bunun neticesi olarak da önümüzdeki 10 yıl içinde yüzde 40 oranında su kazanımı sağlanmasını hedefliyoruz. Turizm sektörü için hazırladığımız Su Verimliği Rehberi’nde, peyzaj alanlarında kurakçıl peyzaj uygulamalarına geçilmesi, bunun yanı sıra; sulama yöntemi, zamanı ve süresinin optimize edilmesi gerektiğinin altı çiziliyor. Gri su ve yağmur suyu sistemleriyle suyun yeniden kullanımının arttırılmasının önemini vurgulayacağız. Verimli su kullanımına ilişkin; konutlara, kurumlara ve personele yönelik bilgilendirme sürecini güçlü şekilde hayata geçiriyor olacağız. Aslında bu süreci Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programı’nın çerçevesinde de ele almış bulunuyoruz. Otellerin ve işletmelerin sürdürülebilirlik belgesi alabilmesi için su tasarrufu kriterleri getirmiştik. Hatta bu kriteri, programın ilk aşaması olarak da değerlendirmiştik. Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programı kapsamında Türkiye’de 1’inci Aşama Belgesi’ne sahip 17 bin 237 konaklama tesisi, 3’üncü Aşama Sertifikası’na sahip 1073 konaklama tesisi bulunuyor. Turizm alanında su tasarrufu yapabilecek bir diğer alan, atık su arıtma tesisleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Atık su arıtma tesisi yapım sorumluluğu biliyorsunuz ki belediyelerin sorumluluğunda. Ancak turizm bölgelerinde bakanlık olarak bir araya gelerek arıtma tesislerini hayata geçirdik. Su Verimliği Seferberliği kapsamında atacağımız adımların, doğal kaynaklarımızın sürdürülebilirliğini sağlayarak, ekosistemimizi koruyarak ve gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakma hedefimizi güvence altına alacağına olan inancım tam. Bu önemli iş birliğimizin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
‘SEFERBERLİĞİ ULUSLARARASI ARENAYA TAŞIYACAĞIZ’
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı ise Türkiye’nin tüm dünyadan ziyaretçi çeken bir cazibe merkezi olduğunun altını çizerek, “Turizm, ülkemiz için vazgeçilmez ve ekonomimiz için lokomotif sektörlerden birisidir. Tarımın, sanayinin ve elbette turizmin vazgeçilmez unsurlarından birisi sudur. Ancak küresel iklim değişikliğinin ülkemizi bu bağlamda tehdit etmesi sebebiyle, bizler de suyun verimli kullanımı için çok farklı eylemler oluşturuyoruz. Bugün dünyada 80 ülkenin 2,1 milyar insanın temiz suya hasret kaldığını belirtmemiz gerekir. Sayın Bakanım da söyledi; bizler su zengini bir ülke değiliz. Su stresi altında bir ülkeyiz. Eğer bugün burada, imzalayacağımız protokol de dahil olmak üzere belirlenmiş olan eylemleri hayata geçirmediğimiz takdirde 2030 yılında su fakiri olan ülkeler kategorisine girmemiz işten bile değil. Cumhurbaşkanımızın, suyun korunmasının vatanı korumakla eş değer olduğunu belirtir ifadesinden hareketle bizler de ‘suda sıfır kayıp’ ilkesiyle yola çıktık. Saygıdeğer Hanımefendi’nin (Emine Erdoğan) himayelerinde başlatılmış olan Su Verimliliği Seferberliğini tüm ülke çapında hatta uluslararası arenaya da taşıyacağız” diye konuştu.
‘162 SEKTÖREL SU VERİMLİLİĞİ REHBERİ YAYIMLANDI’
Dünyadaki tüm gelişmeleri takip ettiklerini belirten Bakan Yumaklı, “Bu hedefleri gerçekleştirmenin üst düzey bir koordinasyonla mümkün olacağını biliyoruz. Suyumuzun her damlasını değere dönüştürecek verimlilik çalışmaları da son derece önemli. 2033 yılına kadar halihazırda kişi başı 150 litre olan günlük ortalama su ücretini 120 litreye düşürme hedefindeyiz. Yine içme suyu sistemlerinde yüzde 32 olan kaybı yüzde 25’e düşürmek hedefindeyiz. Halihazırda suyu en çok kullanan tarım sektöründe yüzde 50 olan sulama randımanını, yüzde 60’a yükselterek bu alanda da önemli bir gelişme kaydetmek istiyoruz. Endüstriyel kullanımda da yüzde 30’luk yeni su tasarrufunu öngörüyoruz. Turizmde ise su verimliliğinin harekete geçirilmesiyle birlikte kullanımlarda yüzde 40’a varan oranlarda su kazanımını hedefliyoruz. Hedeflerin gerçekleşmesine yönelik 162 adet Sektörel Su Verimliği Rehberi yayınlanmış durumda. Turizm tesislerinde büyük alanları kapsayan peyzaj alanlarının kurakçıl peyzaja geçilmesiyle birlikte önemli bir su kazanımı etkisi olacaktır” dedi. Konuşmalardan sonra Ersoy ve Yumaklı, iş birliği protokolüne imza attı.
]]>Ankara Ticaret Odası (ATO) Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ATO Meclis Salonu’nda yapıldı. Toplantıda konuşan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, yönetim kurulu çalışmaları hakkında bilgi verdi, güncel ekonomik gelişmeleri ele aldı ve ATO üyelerinin sorunlarını ve çözüm önerilerini dile getirdi.
ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, konuşmasında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından açıklanan “Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi”ni de değerlendirdi. Hükümetin tasarruf tedbirlerini ortaya koymasını, enflasyonla mücadele sürecinin yükünün paylaşılması açısından faydalı bir adım olarak nitelendiren Baran, “Enflasyonla mücadeleyi temel alan ekonomik programın, harcamaları kısmaya yönelik tedbirleri reel sektörümüzü etkiledi. Programın kamu ayağının tasarruf paketiyle şekillenmesinden memnuniyet duyduk. Tasarruf Paketi’nin, uygulanan ekonomi programını güçlendirerek, enflasyon başta olmak üzere ekonomik göstergeleri çok daha iyi seviyelere getireceğine, kamu maliyesini dolayısıyla da ülke ekonomisini en kısa sürede rahatlatacağına inanıyoruz” dedi.
Baran, Türkiye ekonomisinin gelişme ve ilerlemesini sürdürmesi için potansiyelini tam olarak ortaya koyması açısından tasarruf tedbirlerinin, verimliliğe yönelik çalışmalarla güçlendirilmesi gerektiğine de dikkati çekti. Baran, “Tasarruf kadar verimliliği artırıcı çalışmalar da enflasyonla mücadele sürecini destekleyecek hatta ülkemiz ekonomisine önemli ölçüde ivme kazandıracak, refahı yükseltecek, sürdürülebilir rekabeti sağlayacaktır” diye konuştu.
Verimlilik artışının ekonomik büyümeye lokomotiflik yapabileceğini kaydeden Baran, sadece mali kaynaklar açısından değil, insan kaynağı açısından da verimlilik temelli yaklaşımın hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Baran, “Bugün reel sektörün eleman bulamama sorunu en önemli gündem maddemiz halinde. Genç nüfusumuz varken eleman bulamıyorsak, insan kaynağımızı verimli değerlendirmenin yollarını aramamız gerekiyor. Nitelikli işgücü, iş dünyası için artık bir beka meselesi haline geldi. Eğitimde planlama yaparak insan kaynağını doğru yetiştirmemiz şart. Ülkemizin bütün sektörlerinde gelecek projeksiyonları yapılarak, ihtiyaç duyulan alanlarda meslek eğitimine öncelik verilmeli” dedi.
“Avukat bulundurma zorunluluğu rekabetçiliğe zarar veriyor”
Konuşmasında reel sektörün sorunlarına ve çözüm önerilerine de yer verenBaran, sermaye tutarı 1 milyon 250 bin liranın üzerinde olan şirketlerin sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu konusuna da değindi.
Hukuk fakültelerinden her yıl binlerce gencin mezun olduğunu ve avukatlık yapmaya başladığını ve ihtiyaçtan fazla avukat mezun edildiğini anlatan Baran, “Avukat bulundurma zorunluluğunu yerine getirmeyen işletmelerin aylık 40 bin lira ceza ödemesi gerekiyor. Avukat bulundurma zorunluluğu, üyelerimizi gereksiz maliyetlerle karşı karşıya bırakıyor. Şirketler ihtiyaç duydukları konularda zaten konunun uzmanı avukatlardan hizmet alıyor. Vergi sorunu varsa vergiyle ilgili uzman avukatla çalışıyor, alacak uyuşmazlığı varsa o konuyla ilgili avukatla sözleşme yapıyor. Süreklilik arz edecek bir avukatla sözleşme yapma zorunluluğu, şirketlere katkı sağlamadığı gibi hakkaniyet dışı, verimsiz bir şekilde gelir aktarımına neden oluyor. Belli bir sermayenin üzerindeki şirketlerimize getirilen bu tip zorunluluklar, şirketlerimizin rekabetçiliklerinin yanında istihdam yapmalarını ve büyümelerini de engelliyor” diye konuştu.
Konunun çözümü için ilgili kanuni düzenlemelerdeki “zorunda” ifadesinin kaldırılarak, avukat bulundurmanın isteğe bağlı hale getirilmesini önerenBaran, alternatif olarak, yeni kurulan şirketlerin avukat bulundurma zorunluluğundan bir yıl süreyle muaf tutulması, tasfiye, terkin ve konkordato sürecindeki şirketler ile 50 kişiden az çalışanı ve 50 milyon TL’den az yıllık net satış hasılatı olan anonim şirketlerin kapsam dışı bırakılması gerektiğini bildirdi.
]]>
Gaziantep Sanayi Odası Mesleki Eğitim Merkezi’nde (GSO-MEM) gerçekleştirilen panele GSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Başar Küçükparmak, GSO Yönetim Kurulu Üyesi ve GSO-MEM Yönetim Kurulu Başkanı Ali Can Koçak, MMO Gaziantep Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Öztürkmen, GSO Genel Sekreteri Yusuf İzzettin İymen, Makine Mühendisleri Eyüp Zengin, Tolgahan Demirel, Oğuzhan Üçüncü, Endüstri Yüksek Mühendisi Özge Renklidağ ve firma temsilcileri katıldı.
Gaziantep sanayisinde yoğun olarak kullanılan buhar ve basınçlı hava sistemlerinin verimli çalışması, bu sistemlere uygulanabilecek tasarruf tedbirleri, işletmelerde enerji verimliliği, verimlilik artırıcı yöntemler ve bu sistemlerdeki yanlış uygulamalar gibi konuların ele alındığı panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren GSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Başar Küçükparmak, “Enerji konusu bugün dünyanın en önemli konu başlığı haline gelmiştir.Gerek maliyetlerin azaltılması gerekse AB Yeşil Mutabakatı çerçevesinde doğaya duyarlı üretimle sanayimizin sürdürülebilirliğini sağlayabilmemiz enerjimizi verimli kullanmamıza bağlıdır” dedi.
Gaziantep Sanayi Odası olarak 2019 yılında başlattıkları Sanayide Dönüşüm Hamlesi kapsamında, bu yıl da yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm çalışmalarını “İkiz Dönüşüm” temasıyla sürdürdüklerini belirten Başar Küçükparmak, GSO-MEM’de firmaların uluslararası standartlarda karbon ayak izi ölçümleri, raporlama ve yol haritalarını belirleyerek yeşil üretime geçişlerini sağladıklarını ifade etti.
Gaziantep Model Fabrika’nın bu sürece yaptığı katkılara da işaret eden Küçükparmak, “Yalın üretim ve öğren-dönüş çalışmalarıyla firmalarımızın enerji verimliliğini artırıyor, israfın önüne geçiyor ve bu sayede karbon salınımını azaltıyoruz. Yürütmüş olduğumuz çalışmalar ve bu güzel organizasyondaki iş birlikleri için Makina Mühendisleri Odası Gaziantep Şubesi’ne ve tüm katılımcılara teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
MMO Gaziantep Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Öztürkmen de yaptığı konuşmada, önümüzdeki dönemde de sanayinin sağlıklı büyümesi, daha güçlü bir altyapıya ve insan gücüne sahip olması için bu tür müşterek faaliyetleri gerçekleştirmeye devam edeceklerini söyledi. Enerjinin günümüzün ve geleceğimizin en önemli ihtiyaçlarından birisi olduğunu ifade eden Öztürkmen, “Artan dünya nüfusu ve çeşitlenen teknoloji, aslında enerji ihtiyacını günden güne artırıyor. Bu, bizleri yeni ve temiz enerji kaynaklarını bulmaya zorluyor. Enerji kullanımı artarken hava kirliliği ve doğaya verilen zarar da artıyor. Bu durum da iklim değişikliğine yol açıyor. Bu nedenle enerjinin temini, üretimi, verimliği yönetimi etkin kullanımı her geçen gün daha da önemli hale geliyor. Avrupa Birliğinin 2050 yılına kadar net sera gazı emisyonu, yani net olarak sıfıra indirme hedefi var. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatında dünyada ilk defa kullanılacak olan sınırda karbon ayak izi düzenlemesi var. Bunlar bizlere şu an alarm veriyor ve bu nedenle geleceğe hazırlanmamız kaçınılmaz. Mevcut yapımızda işletme verimliliğimizi ve enerji verimliliğimizi sağlamaya çalışacağız. İş birlikleri için Gaziantep Sanayi Odamıza ve toplantımıza katılan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen panelde, Makine Mühendisi Eyüp Zengin, Sanayide Buhar Kullanımı-Verim Artırıcı Uygulamalar ve Tasarruflar; Makine Mühendisleri Tolgahan Demirel ve Oğuzhan Üçüncü, Basınçlı Hava Tesisatları-Kayıp Kaçakların Önlenmesi ve Verim Artırıcı Uygulamalar; Endüstri Yüksek Mühendisi Özge Renklidağ da İşletmelerde Enerji Verimliliği ve Enerji Yönetimi başlıklarında sunum yaptılar.
Toplantı, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. – GAZİANTEP
]]>Çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Van’a gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Van Valiliğini ziyaret ederek Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı’dan kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Yumaklı, daha sonra burada yaptığı açıklamada, Türkiye yüzyılını üreticinin yüzyılı yapma vizyonuyla çıktıkları yolda kuzeyden güneye, doğudan batıya tüm illere ziyaretlerde bulunduklarını belirtti. Tarım ürünleri üretimi açısından önemli illerden biri olan Van’ı ziyaret ettiklerini ifade eden Bakan Yumaklı, “Bu serhat şehrimizde son 21 yılda uyguladığımız politikalarla güçlü bir tarımsal alt yapının oluşmasını sağladık. Yaklaşık 38,4 milyar liralık yatırım ve desteklerle bu alt yapının oluşması sağlanmış oldu. Su ve sulama alanında da 23,5 milyar liralık yatırımla 173 tesis hizmete alındı. Kırsal kalkınma desteklerimiz de devam ediyor. Ağaçlandırma anlamında da 6,6 milyon fidan ve tohumu toprakla buluşturmuş olduk. Yaklaşık 1,1 milyon dekar alana sahip 14 ovamızı da koruma altına almış olduk. Van’da üretilen 18 ürün de coğrafi işaret alarak markalaşma yolunda önemli adım attı. Van’ın potansiyelini geliştirmek adına gelecek dönemde de son 21 yılda yapılandan daha planlı, daha verimli, daha ekonomik tarımsal üretim yapılabilmesi adına desteklerimiz devam edecek” diye konuştu.
Hayvancılık destekleme ödemelerinin cuma günü üreticilerin hesaplarına aktarmış olacağını açıklayan Bakan Yumaklı, “Kullanılmayan tarım arazilerinden suya göre tarım, tarımsal üretim planlaması, TÜİK ile başlayan tarım sayımı çalışması dahil olmak üzere ülkemizdeki sektör paydaşlarını etkileyecek bütün unsurları göz önüne alarak bu düzenlemeleri hayata geçirdik. Hayvancılık yol haritasını açıklamıştık. Gençlerin, kadınların ve aile işletmelerinin desteklenmesi, hayvan hastalıklarıyla mücadele, sürü verimliliğini ve kalitesini artırmak adına sürünün değişimi, küçükbaş hayvanlara yapılacak olan aşıların ücretsiz şekilde tamamlanması gibi birçok husus yol haritamızda açıklanmış oldu. Ülkedeki bütün yetiştiricilerin daha verimli, daha kaliteli, daha üretken şekilde üretimlerini yapabilmesi adına hayvancılık desteklerini yeniden revize ettik. Küçükbaş hayvancılığın başkenti olan Van’dan bir müjde vermek istiyorum. Anaç koyun, keçi desteği ve sürü yenileme desteği başta olmak üzere birçok başlıkta toplam 3 milyar 870 milyon liralık hayvancılık destekleme ödemelerini bu cuma günü saat 18.00’den itibaren üreticilerimizin hesaplarına aktarmış olacağız. Tüm üreticilerimize hayırlı uğurlu olsun. Van özelinde iki müjdemiz daha olacak. Su, tarımsal üretim için son derece önemli. Van-Çaldıran Çubuklu Barajı ve Sulaması Projesi’nin ihalesini 2023 yılının sonunda yapmıştık. Hava şartları müsaade ettiğinde barajın inşasına başlamış olacağız. 50 bin dekar sulama alanına sahip. 11 yerleşim yerindeki verimli tarım arazilerini suyla buluşturmuş daha verimli ve daha kaliteli üretimin temelini atmış olacağız. Van merkez ve ilçelerinde 215 milyon lira maliyetli 11 taşkın koruma projemizi de 2024 yılı yatırım programımıza aldık. Güçlü Türkiye’nin yolu güçlü tarımdan geçer. Cumhurbaşkanı’mızın bu sözü bizim de düstur aldığımız bir husustur. Van’da bu manada güçlü tarımı oluşturmak adına üretim yapan, emek sarf eden bütün paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. – VAN
]]>