Verim – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 09 Jul 2024 21:03:15 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, yerli buğday çeşitlerinin hasadına katıldı https://www.haber60.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-yerli-bugday-cesitlerinin-hasadina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-yerli-bugday-cesitlerinin-hasadina-katildi/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:03:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38178 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından geliştirilen yerli ve milli buğday çeşitlerinin hasadına katıldı.

Bakan Yumaklı, TAGEM’in Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Tarla Bitkileri Üretme Çiftliği’ndeki hasat programına katıldı. Çiftlikte, ıslah çalışmaları uzun yıllar süren “Selami Bey” ve “Ayten Abla” ekmeklik buğday çeşitlerinin hasadı gerçekleştirildi.

“Verimliliğin en önemli unsurlarından bir tanesi Ar-Ge”

Hasadın ardından açıklama yapan Bakan Yumaklı, “Tarımsal üretimde verimlilik, kalite, sürdürülebilirlik, kayıtlılık, sektöre yatırım, konusunda bu beş başlıkta tarımsal üretim vizyonumuzu belirlediğimizi bir kez daha ifade edelim. Verimliliğin en önemli unsurlarından birisi de Ar-Ge çalışmaları” ifadesini kullandı.

“Soğuğa ve kuraklığa dayanıklı buğday çeşitleri”

TAGEM tarafından Türkiye’de üretilen ve kullanılan tohumların ıslahıyla ilgili Ar-Ge çalışmalarının bütün hızıyla devam ettiğini söyleyen Bakan Yumaklı, “Soğuğa ve kuraklığa dayanıklı, uyumlu, toleranslı iki tohumumuzun hasadı sebebiyle burada birlikteyiz. Tarla Bitkileri Enstitümüzün araştırma geliştirme çalışmalarının yansıması ve sonuç alabilme amacıyla yapmış olduğu ekimin hasadındayız. Bu enstitümüz çok köklü bir enstitü. 1926 yılında kuruldu. 150 tarla bitkisi çeşidi geliştirdi. Bunlardan 104’ü milli çeşit listesinde” diye konuştu.

“Sertifikalı tohumun yarısı çiftçimizin hizmetine sunuldu”

Türkiye’nin yerli tohumların ıslahı konusunda önemli aşamalar kaydettiğini ifade eden Yumaklı, “Tohumculuğun geneli için bunu söylüyoruz ama yerli ve milli tohum geliştirme konusunda çok ciddi aşamalar. Türkiye’deki sertifikalı tohumun yarısı TAGEM’in çalışmalarıyla çiftçimizin hizmetine sunulmuş oldu” dedi.

İklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı çalışmalar yapılıyor

Kamu ve özel sektörün yanı sıra üniversiteler ile yapılan iş birliğinin Ar-Ge çalışmalarını sürdürülebilir hale getirdiğini aktaran Bakan Yumaklı, “Akdeniz havzasındayız ve iklim değişikliğinden en çok etkilenecek olan ülkelerin başında geliyoruz. Dolayısıyla bundan sonraki dönemde hem kuraklığın hem de diğer iklimsel etkenlerin tarımsal üretimi etkilememesi adına bu alanda yapılan çalışmalar var” şeklinde konuştu.

“Tohumlardan kuru şartlarda 500, sulu şartlarda 725’e kilograma kadar verim alınabiliyor”

“Selami Bey” tohumunun özelliklerini anlatan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, şunları kaydetti:

“Bu çeşit kuru şartlarda 450 ila 500 kilogram arasında, sulu şartlarda ise 600 ila 725 kilogram arasında verim verebilen çok önemli bir tohum. Yine aynı şekilde buna benzer bir tohum çeşidi de “Ayten Abla” Netice itibariyle ıslah çalışmalarının çok uzun süren, sabır isteyen her seferinde bir adım daha ileriye gidebilmek için cesaret isteyen bir yönü var.”

“Selami Bey”in 14 yıl “Ayten Hanım” buğday çeşidinin ıslahının ise 6 yıllık bir sürece tekabül ettiğine dikkati çeken Bakan Yumaklı, şöyle konuştu:

“İkisinin arasındaki fark bu kullanılan yöntemlerin her seferinde gelişmesi, modern ıslah yöntemlerinin ıslah çalışmalarına katılması sebebiyle. Bu alanda ülkemizde gerçekten pırıl pırıl gençlerimiz var. Genç kardeşlerimiz var. Islahçı arkadaşlarımız var. Bütün amaçları Türkiye’deki tarımsal üretimin her türlü şartları göz önüne alarak hiç kesintisiz bir şekilde daha verimli ürünlerle, daha kaliteli ürünlerle yapılabilmesini sağlamak.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-yerli-bugday-cesitlerinin-hasadina-katildi/feed/ 0
Samsun’da Anız Yakmanın Yasak Olduğu Hatırlatıldı https://www.haber60.com.tr/samsunda-aniz-yakmanin-yasak-oldugu-hatirlatildi/ https://www.haber60.com.tr/samsunda-aniz-yakmanin-yasak-oldugu-hatirlatildi/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:48:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37324 Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, anız yakılmasının yasak olduğunu belirterek, “Anız yakanlara her dekar için 386,79 TL idari para cezası verilir. Anız yakma fiilinin orman ve sulak alanlara bitişik yerler ile meskün mahallerde işlenmesi durumunda ceza beş kat artırılır” dedi.

Anız yakılmasının tarım alanlarına ve çevreye verdiği zararlara dikkat çeken İbrahim Sağlam, “Tarımsal üretimin ana kaynağı olan toprağın biyolojik, kimyasal ve fiziksel yapısının ve çevrenin korunarak, doğal denge içerisinde toprağın verimliliğinin sürdürülebilirliği için gerekli önlemleri almak başlıca görevimiz. Hububat tarımında, hasadı takiben toprağın yapısına ve çevreye vereceği zarar göz önüne alınarak, anız yakılmasının önlenmesi için denetimlerimizi sürdürmekte ve tedbirler almaktayız. İl Müdürlüğümüz ekipleri tarafından, 2024 yılında anız yakılmasını önleme ile ilgili çalışmalarımız yıl boyunca sürdürülmekte olup, il/ilçe tarım ve orman müdürlüklerimizce çiftçi eğitimi programlarında geniş bir şekilde anız yangınlarına yer verilmekte, zararları etraflıca anlatılmaktadır. Yapılan eğitim-yayım çalışmalarında yerel yönetim imkanları ve sivil toplum örgütlerinin katkıları sağlanarak çevreye duyarlılık yaygınlaştırılmaktadır” diye konuştu.

Sağlam şöyle devam etti:

“Anız, tarımsal üretim sonucunda biçilmiş olan hububatların toprakta kalan kök ve saplarına verilen isimdir. Anız toprağa karıştırıldığında toprakta ayrışarak, ‘humus’ adı verilen ve toprağın verim gücünü artıran maddeyi meydana getirir. Ayrışma sırasında, anızın yapısında bulunan, bitkiye yarayışlı bitki besin maddeleri toprağa geçerek toprağın verim gücünü artırır. Çiftçilerimiz, bir an önce toprağın hazır hale gelmesi ve mazot tüketimini azaltmak için bilinçsizce anız yakma yoluna gitmektedir. Anız yakılması, tarım alanlarına birçok zarar vermektedir: Ekolojik denge bozulur, orman yangınlarına sebep olur, hava kirliliğini artırır, arazideki enerji iletim ve haberleşme hatları zarar görür, topraktaki organik madde miktarı azalır, toprakta su ve rüzgar erozyonuna sebep olur ve en önemlisi toprak verimliliğini azaltır.”

Anız yakanlara ceza

Anız yakmanın hukuki boyutuna değinen İl Müdürü İbrahim Sağlam, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 25.11.2023 tarih ve 32380 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2024/01 nolu Tebliğ’inin, ‘L’ bendinde ‘Anız yakanlara her dekar için 386,79 TL idari para cezası verilir. Anız yakma fiilinin orman ve sulak alanlara bitişik yerler ile meskün mahallerde işlenmesi durumunda ceza beş kat artırılır.’ İlimizde ekin ürün ekilişi yapılan yerlerde kontrollü anız yakılmasına da müsaade edilmeyecektir. Ayrıca biçerdöverlerde en az iki adet altışar kilogramlık yangın söndürme tüpü bulundurma mecburiyeti vardır. Bulundurmayanlara da 2024 yılı için 2 bin 52 TL idari para cezası uygulanmaktadır. Sürdürülebilir bir tarımsal üretim için mutlak gerekli olan tarım topraklarımızın verimliğinin korunması, kesinlikle anız yakma alışkanlığının bırakılmasına bağlıdır” şeklinde konuştu.

“Çocuklarımızın geleceğini karartmayalım”

Çiftçilere seslenen Sağlam, “Değerli çiftçilerimiz, gelecek nesillere bırakacağımız en büyük miras, iyi ve verimli bir topraktır. Anız yakarak geçim kaynağınız olan toprağı fakirleştirip çocuklarımızın geleceğini karartmayalım” ifadelerini kullandı. – SAMSUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/samsunda-aniz-yakmanin-yasak-oldugu-hatirlatildi/feed/ 0
AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Bulgaristan’dan su salınması için görüşmeler yapacak https://www.haber60.com.tr/ak-parti-edirne-milletvekili-fatma-aksal-bulgaristandan-su-salinmasi-icin-gorusmeler-yapacak/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-edirne-milletvekili-fatma-aksal-bulgaristandan-su-salinmasi-icin-gorusmeler-yapacak/#respond Fri, 05 Jul 2024 04:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36838

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Tunca Nehri’nde debinin 2 metreküp/saniyeye düşmesiyle çeltik tarlalarının sulanamaz hale geldiği bölgeye, Bulgaristan’dan su salınması için Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Bulgar mevkidaşı ile görüşeceğini söyledi. Aksal, “Bildiğim kadarıyla bu hafta Bulgaristan Tarım Bakanı ile Tarım Bakanımız görüşecekler. Sayın Cumhurbaşkanımız da daha önce devreye girmişti. Gerekirse Sayın Cumhurbaşkanımız yine devreye girer” dedi.

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinin ardından İl Genel Meclisi’nde göreve başlayan meclis üyelerini ziyaret edip, hayırlı olsun dileklerini iletti. Meclisin toplantısına da katılan Aksal, burada meclis üyelerinin sorularını da yanıtladı. Aksal gelen sorular üzerine, konuşmasının geniş bölümünü tarıma ayırdı.

‘TMO ÜRÜNÜN TAMAMINI ALACAK’

Toplantıda üreticilerin buğday fiyatlarından memnun olmadığı hatırlatılan Aksal’a, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım kapasitesinin ne kadar olacağı soruldu. Aksal, “TMO açıklama yaptı, Türkiye genelinde vatandaş ne kadar buğday vermek istiyorsa, tamamını alacağız, dedi. Vatandaşımızın en ufak bir endişesi olmasın. Vatandaş, TMO’ya ürününü vermek istiyorsa, son vatandaşımız ürününü verene kadar TMO alımlara devam edecek. Biliyorsunuz geçen sene randevu sistemine geçildi. Aslında Edirne’de çok büyük bir problem olmadan yapıldı bu uygulama, bu dönem de çok fazla olacağını sanmıyorum. Vatandaşlara bir çağrıda bulunalım, sistem küçük üreticiyi koruyor. Çünkü daha önce gelip 1000 ton, 2000 ton verebiliyordunuz, şimdi günlük verebileceğiniz miktar sınırlı. Onun için ilk önce küçük üretici versin, diye bu yapıldı. En çok şikayet de büyük üreticiden geliyor ama biz bundan memnunuz. Günlük 30 ton verebiliyorsunuz. 30 ton ve altı verecek üreticilere öncelik tanındı Edirne’de” ifadelerini kullandı.

‘VERİM FİYATTAN DAHA ÖNEMLİ’

Buğday fiyatının düşük olması konusuna katıldığını ancak önemli olanın ‘verim’ olduğunu söyleyen Aksal, “Geçen yıl üreticiye çok iyi bir fiyat verildi, hatta beklentinin bile üzerindeydi fiyat. Bu yıl üretici belki yine aynı beklentideydi. Fiyatla ilgili değişik değerlendirmeler var. Benim de gönlüm çok daha yukarıda olmasını isterdi. Ama sizi temin ederim ki; çok daha yukarıda olmasını, her şeyin en iyisinin olmasını isteyecek kişi de bu ülkenin Cumhurbaşkanı’dır. Her zaman söylüyorum, fiyat önemli ama fiyattan daha önemli olan bir şey var, o da verim. Verim olmadıktan sonra fiyatın ne kadar olduğunun hiçbir kıymeti yok. Biz dünya ile yarışmak zorundayız. Dünya fiyatlarıyla yarışmak zorundayız. Verimliliği artırarak yarışmaya çalışıyoruz. Verimliliği artırmanın yolu da sudan, sulu tarımdan geçiyor” diye konuştu.

‘SU TALEBİ PANSUMAN ÇÖZÜM’

Kentte Tunca Nehri’nde yaşanan su sıkıntısıyla ilgili çalışmalarının sürdüğünü belirten Fatma Aksal, Bulgaristan’dan su salınması için önümüzdeki günlerde Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Bulgar mevkidaşı ile görüşeceğini dile getirdi. Aksal, “Her yıl Bulgaristan’dan su talebimiz gündeme geliyor. Biz yine bakanlığımızla gerekli görüşmelerimizi yaptık, Bulgaristan’dan gerekli su talebinde bulunduk. Ama bu su talepleri tabii ki pansuman çözümlerdir. İnşallah Tunca Nehri kenarındaki üreticilerimizin sorununu çözecek olan Çömlekköy Barajı’dır. Sadece Tuna kenarındaki üreticilerimizi değil, aynı zamanda aşağıya gidip Meriç’e karıştığı için aşağıda Meriç bölgesindeki üreticilerimize de derman olacaktır, fayda sağlayacaktır. O yüzden çok hızlı bir şekilde tasarruf tedbirlerinden etkilenmeden Çömlekköy Barajı’nı hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bu aşamada üreticilerimiz için, Bulgaristan’la da su konusunda gerekli girişimlerde bulunduk. Bildiğim kadarıyla bu hafta Bulgaristan tarım bakanıyla bizim tarım bakanımız bu konuyu da görüşecekler. Sayın Cumhurbaşkanımız da daha önce devreye girmişti. Gerekirse Sayın Cumhurbaşkanımız da yine devreye girer” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-edirne-milletvekili-fatma-aksal-bulgaristandan-su-salinmasi-icin-gorusmeler-yapacak/feed/ 0
BES Katılımcıları Acil Nakit İhtiyacını Devlet Katkısı Hariç Bankalardan Kredi Kullanabilecek https://www.haber60.com.tr/bes-katilimcilari-acil-nakit-ihtiyacini-devlet-katkisi-haric-bankalardan-kredi-kullanabilecek/ https://www.haber60.com.tr/bes-katilimcilari-acil-nakit-ihtiyacini-devlet-katkisi-haric-bankalardan-kredi-kullanabilecek/#respond Wed, 05 Jun 2024 23:15:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34936 Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), 28 Eylül 2023’te yürürlüğe aldığı yönetmelikle, katılımcıların acil nakit ihtiyacı durumunda BES sözleşmelerini sonlandırmadan hesaplarındaki birikimlerini devlet katkısı hariç şekilde bankalara devrederek kredi kullanmasının önünü açtı. Bireysel emeklilik sistemindeki (BES) katılımcılar birikimlerini “alacağın devri yoluyla teminat göstererek” kredi kullanırken hem acil nakit ihtiyacını karşılayabilecek hem de hak ve birikimlerini koruyabilecek.

SEDDK 2. Başkanı Mehmet Verim, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ilk olarak Ocak 2022’de duyurulan ve 28 Eylül 2023’te işleme ilişkin usul ve esasları belirlenen uygulamanın haziran ayı itibarıyla hayata geçtiğini söyledi.
Verim, “BES’te birikimi bulunan katılımcılar, bankalardan kullanacakları krediler için ilgili BES hesaplarındaki birikimlerini kredi süresiyle sınırlı olmak üzere bankaya devredip finansmana daha rahat erişim sağlayabilecek.” dedi.

Sürecin nasıl işleyeceğine ve katkılarına ilişkin açıklamalarda bulunan verim, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bankalar, Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) tarafından geliştirilen merkezi bilgi sistemi aracılığıyla kredi kullanacak katılımcıların BES birikimlerine dair gerekli sorgulamaları yapabilecek. Alacağın devri sözleşmesinin onaylanması halinde bankalar, çekilen kredinin yüzde 20 fazlasına kadar tutarı, örneğin 100 milyar liralık kredi için 120 milyar lirayı teminat olarak isteyecek. Bu tutar kredi yükümlülükleri tamamlanana kadar Kurumumuz tarafından belirlenen ve bankaların seçeceği emeklilik yatırım fonuna (temlik fonu) devredilecek.”

“TEMİNAT OLARAK TUTULACAK BİRİKİMLER TEMLİK FONUNDA DEĞERLENECEK”

Mehmet Verim, bankaların kredi borcu ödenmemesi ihtimaline karşı teminat olarak tutacağı birikimin temlik fonunda değerlenmeye devam edeceğini, hesapta kalan tutarın ise sonradan sisteme ödenecek katkı payı tutarları ile birlikte katılımcının tercihine göre yatırıma yönlendirileceğini söyledi.

Alacağını bankaya devreden katılımcının devir sözleşmesi tamamlanana kadar birikimlerini başka şirketlere aktaramayacağına dikkati çeken Verim, şunları kaydetti:

“Kredi borcu ödendiğinde alacağın devri sözleşmesi sona erecek ve temlik fonunda yer alan tutarlar bu fondan çıkıp yine katılımcının tercih ettiği fonlara yönlendirilecek. Kredi borcu ödenmediğinde ise banka blokeli şekilde temlik fonunda değerlenen payların satışını talep ediyor. Satılan fon paylarından elde edilen tutarla banka alacağını alıyor, kalan tutar olursa yine katılımcının BES hesabına aktarılıyor”

“ALACAĞIN DEVRİ İÇİN 4 AYRI FON BELİRLENDİ”

SEDDK 2. Başkanı Verim, alacağın devri fonlarını kurmak için, alınan karara uygun olarak teklifte bulunan “Anadolu Hayat ve Emeklilik” ile “Türkiye Hayat ve Emeklilik” şirketlerini yetkilendirdiklerini söyledi.

Verim, “Alacağın devri için faizli ve faizsiz olmak üzere 4 ayrı fon belirlendi. Her iki şirket faizli ve faizsiz fon seçeneği sunacak. Anadolu Hayat ve Emeklilik şirketinin faizli fonu ile Türkiye Hayat ve Emeklilik şirketinin faizsiz fonu devreye alındı. Hacmin artacağı öngörüldüğü için kalan fonlar 1 Ocak 2025’te kullanıma açılacak.” şeklinde konuştu.

KISMEN ÖDEME UYGULAMASI

Mehmet Verim, eğitim, doğal afet, evlilik ve konut alımı gibi durumlarda BES’ten çıkmadan ve sahip olunan haklardan vazgeçmeden hesaplarda biriken tutarların, devlet katkısı dahil, yüzde 50’sini alabilme hakkı sağlayan Kısmen Ödeme Uygulaması’nın da 1 Temmuz’da devreye alınacağını hatırlattı.

EGM ve emeklilik şirketlerinin entegrasyon süreçlerinin tamamlandığını dile getiren Verim, test süreçlerinin başarılı geçtiğini anlattı. Verim, doğal afet, evlilik ve ev alacakların kısmen ödeme esaslarının belirlendiğini kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Eğitim halini düzenleyen maddeleri sektörün talebi doğrultusunda revize edeceğiz. 18 yaş altı katılımcılar sisteme 2 yıl önce dahil olmaya başladı. Kısmen ödeme uygulamasında 5 yıl şartı arandığı için bu alanda henüz bir başvuru oluşmayacak. Kısmen ödeme alanındaki çekişlerin havuzu yüzde 1 etkileyeceğini öngörüyoruz. Hem kısmen ödeme hem de alacağın devri uygulamalarıyla BES’e olan talep daha da artacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bes-katilimcilari-acil-nakit-ihtiyacini-devlet-katkisi-haric-bankalardan-kredi-kullanabilecek/feed/ 0
Bingöl Balında Verim Artışı Bekleniyor https://www.haber60.com.tr/bingol-balinda-verim-artisi-bekleniyor/ https://www.haber60.com.tr/bingol-balinda-verim-artisi-bekleniyor/#respond Wed, 01 May 2024 08:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29983 Avrupa Birliği (AB) coğrafi işaret tescili sürecinde son aşamaya gelinen Bingöl balında bu yıl hava koşullarının olumlu seyretmesinden dolayı verim artışı bekleniyor.

Geçen yıl bal üretiminde iklimsel değişiklikler nedeniyle rekoltede düşüş yaşayan Bingöl’deki üreticileri bu yıl ılıman ve yağışlı geçen hava şartları ümitlendirdi.

Hava sıcaklığının ve yağışların mayıs-haziran aylarında beklenen düzeyde seyretmesi halinde üreticiler, bu yıl rekoltenin artacağını öngörüyor.

Tescili için yapılan başvuru AB Komisyonunca 12 Mart’ta uygun bulunan Bingöl balının 3 aylık itiraz süresinin dolmasının ardından tescillenmesi bekleniyor.

“Geçen yıla göre kat kat güzel verim elde etmiş olacağız”

Bingöl Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Ali Aba, AA muhabirine, bal üretimde bitkilerden çok hava şartlarının etkili olduğunu söyledi.

Ilık ve nemli havada arının çok iyi çalıştığını anlatan Aba, mayıs ve haziran aylarında hava şartlarının olumlu geçmesi halinde güzel sonuçlar almayı beklediklerini belirtti.

Aba, şöyle devam etti:

“Geçen sene hava bir yağışlı bir soğuk derken arılar stres yaptı, rekoltede düşüş yaşamıştık, 1400 ton bal elde etmiştik. Bu yıl 2 bin tonun üzerinde ürün bekliyoruz. Hava şartları şu şekilde devam ederse geçen yıla göre kat kat güzel verim elde etmiş olacağız. Geçen yıla göre bu yıl daha umutluyuz.”

Bingöl balının AB coğrafi işaret tescili alması halinde bunun markalaşma ve Avrupa’ya ihracatta da önemli bir gelişme sağlayacağını dile getiren Aba, üniversite ve kentte çalışma yürüttükleri kurumların da arıcılığa bu yönde hep ön açıcı destek sağladıklarını kaydetti.

Arıcılardan Fatma Erdoğan, 2012 yılından bu yana üretimi sürdürdüklerini belirterek, geçen yıl iklimsel değişikliklerin bal üretimini olumsuz etkilediğini söyledi.

Erdoğan, “Bu yıl ümit varız. İnşallah beklediğimiz miktarda yağmur yağarsa bal verimimiz yükselecek. Bu hem ticaretimize hem de balımızın kalitesine yansıyacak. Bu yıl floradan çok umutluyuz.” ifadelerini kullandı.

Havanın ısınmasıyla çiçeklerin de kendisini göstermeye başladığını dile getiren Erdoğan, ne kadar çok nektar olursa arıların o kadar doğal besleneceğini belirtti.

“İklim verimin yüksek olmasında etkili”

Arı ve arı ürünleri alanında pilot üniversite olan Bingöl Üniversitesi de kentte arıcılığın gelişmesi, bal üretiminin ve ürünün ekonomik değerinin artırılması için çalışmalar yürütüyor.

Bingöl Üniversitesinin Ormanardı köyü mevkisindeki Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezinde bulunan arı kolonisinde incelemeler yapan uzman akademisyenler, iklim değişikliği gibi çeşitli etkenlerin üretime etkilerini takip ederek rapor hazırlıyor.

Bingöl Üniversitesi Gıda Tarım Hayvancılık Meslek Yüksekokulu Arıcılık Programında görevli Dr. Öğretim Üyesi Münire Turhan da arıcılarla sürekli işbirliği halinde olduklarını, bilgi alışverişinde bulunduklarını, bu sayede arıcılıkta başarının giderek artacağını düşündüklerini belirtti.

Turhan, Bingöl balının kentin kendine has doğası, florası ve yaylalarındaki bitki çeşitliliği bakımından farklı olduğuna işaret ederek, özellikle geven kekik türleri ve ballıbabagiller familyasına ait çeşitli ballı bitkilerin çok yaygın bir şekilde bulunduğunu söyledi.

Arılarda genetik yapının önemine dikkati çeken Turhan, “Genetik pay yüzde 25 ise çevre etkisi yüzde 75 olması gerekiyor. Çevrenin etkisi nedir? Arının aktif uçuş zamanlarında nektar toplayabileceği nektarlı, polenli bitkilerin olması gerekmektedir. Dolayısıyla çok yağmur yağdığında ya da iklim koşulları kötü gittiğinde çiçekli bir tarla bile olsa arılar kullanamadığı zaman çok da o nektarın bir önemi olmuyor. Onun için iklimin, hava koşullarının iyi olması da arının bal üretmesi ve verimin yüksek olmasında oldukça etkili.” diye konuştu.

Turhan, ana arı üretiminin de yavru popülasyondaki artışın da iklime bağlı olduğunu dile getirerek, her şey yolunda giderse bu yıl verim ve kalitenin, popülasyon artışının pozitif yönde olacağını belirtti.

“Bingöl’de kışın kısa sürmesi, hava sıcaklığının birden artması arılar için olumsuz bir şey teşkil etmedi ama kar uzun sürseydi, don olsaydı gündüz gece sıcaklık farkı nedeniyle arı ölümleri olabilirdi.” diyen Turhan, nisan ayında havaların ısınmasıyla arıların güzel çalıştığını kaydetti.

Turhan, şunları söyledi:

“Arıları kontrol ettiğimizde gayet güzel polen bal gelmiş. İklim bu yıl bizi olumsuz etkilemedi. Mayıs ayı da hafif yağışlı geçerse, haziran döneminde çiçekli bitkilerden arılar yoğun şekilde faydalanacaktır. Bu koşullar yaylaya da yansırsa verim güzel olacaktır. Umudumuz verimli bir yıl geçirmek, geçen seneden daha fazla bal, polen üretimi sağlamaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bingol-balinda-verim-artisi-bekleniyor/feed/ 0
Trakya’da Yağışlar Çiftçinin Rekolte Umutlarını Artırdı https://www.haber60.com.tr/trakyada-yagislar-ciftcinin-rekolte-umutlarini-artirdi/ https://www.haber60.com.tr/trakyada-yagislar-ciftcinin-rekolte-umutlarini-artirdi/#respond Thu, 25 Apr 2024 21:10:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29288 Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’da etkili olan yağışlar çiftçinin kanola ve buğdayda yüksek rekolte umudunu artırdı.

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmet Başer, AA muhabirine, son yağışların buğday ve kanolanın gelişimine katkıda bulunduğunu ve üreticileri sevindirdiğini söyledi.

Kanola ve buğday gelişimindeki olumsuzlukların yağışlarla ortadan kalktığını belirten Başer, “Buğdayın gelişimi gerçekten iyi gidiyor. Sadece son yağışlarda sık ekilen yerlerde ve rüzgarın fazla alındığı arazilerde buğdayda yatma problemi var. Orada üreticilerimiz dikkat etsin. Çok büyük bir sorun değil, buğday kendini toparlayacaktır. Şu anda buğday gelişiminde önemli bir sorun gözükmüyor, oldukça iyi gidiyor. Bu sene çıkış yapan kanolalarımızın gelişimi özellikle son yağmurlardan sonra oldukça iyi. Bundan sonra da çok büyük bir risk oluşacağını sanmıyorum.” diye konuştu.

Başer, bundan sonraki süreçte üreticilere arazilerini sık sık kontrol etmeleri tavsiyesinde bulundu.

Trakya’da geçen senelere kıyasla bu yıl daha yüksek verim elde edileceğini dile getiren Başer, “Geçen yıla kıyasla hem buğday hem kanolada ortalama verimin üstünde olacak hatta ben bazı alanlarda rekor verimler bekliyorum. Verimimiz geçen yılın üstünde olacak.” dedi.

“Çiftçi yağışa sevinir”

Tekirdağ Ziraat Odası Başkanı İmdat Saygı da bu yıl ekili arazilerin güzel yağış aldığını ifade etti.

Kanola ve buğday gelişiminin son derece güzel olduğunu anlatan Saygı, üreticilerin yüzünün son yağışlarla güldüğünü belirtti.

Saygı, “Şu an kanola, buğday, arpa gibi bitkilerin hepsi yağışlardan nasibini aldı. Nisan yağmurları üreticiler için çok önemli. Bu yağışlarla bitki taneyi besleyecek ve verimlerde artış olacak. Çiftçinin zaten olmazsa olmazı yağış. Yağış olduğu zaman çiftçi her zaman mutlu olur. Şu anda bir sıkıntı gözükmüyor.” diye konuştu.

“Uzun zamandır böyle güzel yağışları bekliyorduk”

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı ise buğday ve kanolanın gelişimine katkı sağlayacak güzel yağışlar olduğunu söyledi.

Kurak geçen kışın ardından üreticilerin endişe yaşadığını belirten Arabacı, son yağışların yüzleri güldürdüğünü dile getirdi.

Yağmurun zamanında geldiğini belirten Arabacı, “Uzun zamandır böyle güzel yağışları bekliyorduk. Yağışlar başak dönemindeki buğdayın gelişimi açısından son derece faydalı oldu. Aynı zamanda çiçek açan kanolaya da büyük katkısı olacak. Kuraklık stresi azalmış oldu. Bu yağışlar inşallah verimi artıracaktır. Üreticilerimize bol ve bereketli bir tarım sezonu diliyorum.” diye konuştu.

“Yağışlar ekili alanlarımıza çok iyi geldi”

Kırklareli Ziraat Odası Başkanı Ekrem Şaylan da son yağışların özellikle buğday, ayçiçeği, mısır ve kanola gibi ekili alanlara katkı sağladığını belirtti.

Bahar yağışlarıyla çiftçinin rahat bir nefes aldığını söyleyen Şaylan, “Allah’a şükür yağış zamanında geldi. Buğday ve kanola gelişim döneminde ayçiçeği ise topraktan çıkmaya çalışıyor. Bu yağışlar ekili alanlarımıza çok iyi geldi.” ifadelerini kullandı.

Üreticiler umutlu

Tekirdağlı kanola üreticisi Salih Can Dinçer de son yağışlarla verim kaybı korkusundan kurtulduklarını ifade etti.

Son yağışlarla derin nefes aldıklarını belirten Dinçer, geçen seneye göre daha fazla verim beklediklerini dile getirdi.

Kırklarelili buğday üreticisi Tuncay Özalatur ise bu yıl buğdayda kalite ve verimde artış beklediklerini söyledi.

Kasım ayında buğday ekimini gerçekleştirdiklerini anımsatan Özalatur, yağışların etkisiyle çimlenme sürecinin güzel olduğunu belirtti.

Haziran sonlarında hasadın gerçekleşeceğini ifade eden Özalatur, “Geçen yıla göre bu yıl daha fazla verim alacağımızı ümit ediyoruz. İlk çıkış ve çimlenme çok güzel olmuştu.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/trakyada-yagislar-ciftcinin-rekolte-umutlarini-artirdi/feed/ 0
Konya Ovası’nda Hububat Üretimi ve İlaçlama Uyarısı https://www.haber60.com.tr/konya-ovasinda-hububat-uretimi-ve-ilaclama-uyarisi/ https://www.haber60.com.tr/konya-ovasinda-hububat-uretimi-ve-ilaclama-uyarisi/#respond Sun, 14 Apr 2024 08:09:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27358 Türkiye’nin tahıl ambarı Konya Ovası’nda bu yıl beklenen yağışların düşük olması hububatta verim kaybına kapı aralarken, zaman zaman alınan yağışlar ovada umutları arttırdı. Uzmanlar, sapa kalkma olarak bilinen başaklanma döneminde tarladaki ürünlerin sık sık kontrol edilmesine ve doğru ilaçlamaya dikkat çekiyor.

Tahıl ambarı Konya Ovası’nda 2023 yılı hububat sezonunda, Nisan ayındaki yağışlarla hububat ürünlerinde verim ve kalitenin artmasıyla rekolte yaklaşık 2 milyon tonun üzerinde olarak kayıtlara geçti. Bu sezon beklenen yağışların düşük olması hububatta verim kaybına kapı aralarken, zaman zaman alınan yağışlarla beraber kıraç alanlardaki ürünlerde rekolte beklentisi arttı.

“Konya’da hububatla ilgili bir problemimiz gözükmüyor”

Sapa kalkma olarak bilinen başaklanma döneminde yağışlar devam ederse hasat sezonunda verim kaybının yaşanmayacağına dikkat çeken Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, “Konya yöresindeki hububat alanlarında şu anda yavaş yavaş sapa kalkma başladı diyebiliriz. Çiftçilerimizin artık ot ilaçlarını kullanma dönemleri başladı. Yavaş yavaş bunların yanında hastalık kontrolleri de başlamış durumda. Tabii beklediğimiz yağışları maalesef bu yıl da alamadık. Ama dönem dönem yağan yağmur yağışları hububat alanları için yeterli oldu. Şu anda Konya yöresinde hububatla ilgili bir problemimiz gözükmüyor. İnşallah Nisan ayındaki yağışlar yağmur olarak dengeli bir şekilde devam ederse hasat sezonunda verimde herhangi bir kaybımızın olmayacağını düşünüyoruz. Tabii yağışlar bu dönemlerde çok önemli. Eğer yağışlar olmazsa bitkilerin erken dönemde sapa kalkmasından dolayı birtakım verim düşüklükleri yaşanabilir. Tabii bazı çiftçilerimiz bu dönemlerde yağış alamayan yerlerde, sulama imkanı olan yerlerde sulama yapmaya başladı. Bununla beraber üre gübresinin de kullanımı yapıldı. Çiftçilerimiz üre gübrelerini attılar. Sulama imkanı olmayan çiftçilerimiz hala daha yağış beklemekte. İnşallah önümüzdeki süreçte yağışlar devam eder” dedi.

“Risk gözükürse böyle bir durumla karşılaşılmadan önce bu ilacı mutlaka kullanılması gerekiyor”

Doğru, zamanında ilaçlama ve sulama ile ilgili uyarılarda bulunan Burak Kırkgöz, “Bu süreçten sonra hastalık kontrolü çok önemli. Çiftçilerimizin özellikle sarı pas ve kök çürüğü hastalığıyla alakalı arazilerin dönem dönem bir ziraat mühendisi meslektaşımızla mutlaka kontrol etmeleri gerekiyor. Bu kontrollerde eğer hastalık tespiti yapılırsa hiç zaman kaybetmeden ilacın da bir önce kullanılması gerekiyor. Çünkü bizim tarımda kullandığımız mantar ilaçları genelde tedavi edici değil, koruma amaçlı ilaçlar. Bu koruma amaçlı ilaçları da hastalık bitkinin bünyesine girmeden önce kullanmak gerekiyor. Eğer bu risk gözükürse böyle bir durumla karşılaşılmadan önce bu ilacın mutlaka kullanılması gerekiyor. Çiftçilerimiz sapa kalkmadan sonra tarlaya bazen girmek istemiyor. İlaç atmak istemiyorlar orada mahsuller ezileceği için. Tabii hastalığın daha sonrasındaki verdiği zarar o dönemdeki ezilen yerden daha fazla olduğu için biz çiftçilerimize genelde bu ilaçları kullanmalarını kesinlikle tavsiye ediyoruz. Çünkü birim alandan alınacak verim hepimiz için ve ülkemiz için de önemli. Çiftçilerimiz artan maliyetler karşısında mücadele edebilmek için birim alandan daha yüksek verim almak zorunda. Bu verimliliği sağlayabilmek için de gerekli ilaçların gerekli gübrelerin zamanında doğru bir şekilde yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Çok sulama yapıldığı dönemlerde bazen hastalıklar da beraberinde gelebiliyor”

Yapılan sulamalarla yeraltı su kaynaklarında ciddi oranda çekilmeler olduğuna değinen Kırkgöz, “Konya yöresi kapalı bir havza. Yeraltı sularımızda da çok ciddi çekilmeler meydana geliyor. Bu yüzden sulama periyotlarına çiftçilerimizin çok dikkat etmesi gerekiyor. Çok sulama yapmak çok verim alınacak anlamına gelmiyor. Aksine çok sulama yapıldığı dönemlerde bazen hastalıklar da beraberinde gelebiliyor. Çiftçilerimizin arazilerini haftalık kontrollerin sonucunda dönemsel olarak hava sıcaklığına da bağlı olarak, yani haftalık bir sulama yapacak bir çalışma yapması gerekiyor. Bunu daha da kısaltmak verimi artırmaz. Enerji maliyetlerimiz de çok yüksek. Ekstra maliyet yapmak, bir yandan hastalık ortaya çıkması, çiftçilerimiz için ilerleyen dönemde bitkilerimizin kendilerini etkileyebilir. Kontrollü olarak sulama yapmalarını tavsiye ediyoruz” diye konuştu. – KONYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/konya-ovasinda-hububat-uretimi-ve-ilaclama-uyarisi/feed/ 0
Kars’ta Tarımsal Üretim Planlaması İstişare Edildi https://www.haber60.com.tr/karsta-tarimsal-uretim-planlamasi-istisare-edildi/ https://www.haber60.com.tr/karsta-tarimsal-uretim-planlamasi-istisare-edildi/#respond Sun, 10 Mar 2024 07:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17655 Kars’ta Tarımsal Üretim Planlamasına İlişkin tüm dinamikler ortak akılla istişare edildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Kars’ta tarımsal üretim planlama toplantısı yapıldı.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan tarımsal üretim planlaması kapsamında Kars ve Ardahan illeri tarımsal üretim planlama toplantısı, Kars İl Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirildi. Toplantıya, Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Emre Gürçay, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Nuri Yılmaz, Strateji Geliştirme Başkanlığı İdari işlerve Koordinasyon Daire Başkanı Barış Orhan, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Entegre İdare Kontrol Daire Başkanı Ahmet Turan Gürkan, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Tarım Havzaları Daire Başkanı Ergin Toprak, Kars İl Müdürü Enver Aydın, Ardahan İl Müdürü Muhammet Fatih Cineviz, DSİ 24. Bölge Müdürü Serdar Kotan, Strateji Geliştirme Başkanlığı Ziraat Mühendisi Erkan Atilla, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürü Resul Gök, Şeker Fabrikası Müdürü Hasan Ergün, Kars Orman İşletme Müdürü

Yüksel Saraç, Sarıkamış Orman İşletme Şefi Mustafa Alptekin Gelegen, Toprak Mahsulleri Ofis Müdürü Ömer Apak Kars İl Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürü Erdoğan Doğan, Kars ve Ardahan İl Müdür Yardımcıları ile İlçe ve Şube Müdürleri katıldı. Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Emre Gürçay ve Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Nuri Yılmaz yaptıkları sunumlarda; Tarımsal üretimin planlanması, gıda güvenliğinin sağlanması, verimliliğin artırılması, çevrenin korunması ve sürdürülebilirliğin sağlanması ülke genelinde tüm paydaşlarımızla istişare içinde üretim odaklı devam edeceklerini belirttiler. Bu çerçevede Bakanlık politikalarımıza bağlı olarak bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretiminde kayıtlılık, kalite, verimlilik, sektöre yatırım ve sürdürülebilirlik olmak üzere beş eksen üzerinde şekillendirilmektedir. Bu amaçla, 5488 ve 5403 sayılı kanunlarda değişiklik yaparak üretim planlaması, sözleşmeli üretim, kayıtlılık ve sürdürülebilirlikle yeni politikalar oluşturulmaktadır. Bölgesel istikrarlı bir büyüme ile tarımsal üretim planlama modeli uygulanarak stratejik ürünlerin en uygun yerde üretilmesi planlandığının önemini vurguladılar.

Kars İl Tarım ve Orman Müdürü Enver Aydın, ilin genel durumu, tarımsal potansiyeli ve planlamaya alınacak projelere ilişkin konuşmalarının ardından ilgili konularda sunum gerçekleştirdi.

Enver Aydın, Kars’ta ağırlıklı olarak mera hayvancılığı yapıldığı düşünüldüğünde, hayvan içme sulukları mera ve yayla yollarının yapılması, yaylada yaşayan göçerlerin altyapı eksikliklerini giderilmesi gerekliliği ile Birim hayvandan ve birim alandan verim artışı hedefinde, suni tohumlama ile hayvan ırkında gelişim sağlanması, meraların ıslahı ile birim mera alanından ot veriminin arttırılması, küçükbaş ve büyükbaş hayvancılığı geliştirme programları, Sulanan alanlarda modern sulama sistemleri ile birim alandaki verimliliğin ve kaba yem üretiminin arttırılması Hayvan refahının artırılması, verimliliğin yükseltilmesi ve çeşitli hayvan hastalıklarının önüne geçilmesi amacıyla modern barınakların inşa edilmesi konularına dikkat çekti

Toplantıda, üretim planlaması çerçevesinde Kars’ta yapılan çalışmalar gözden geçirilerek Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerince planlama süreci detaylı olarak anlatıldı. – KARS

]]>
https://www.haber60.com.tr/karsta-tarimsal-uretim-planlamasi-istisare-edildi/feed/ 0
Kozalak verimi yüzde 20’den yüzde 60’a çıktı ‘Dumansız fabrika’ Kozak Yaylası’nda yüzler gülüyor https://www.haber60.com.tr/kozalak-verimi-yuzde-20den-yuzde-60a-cikti-dumansiz-fabrika-kozak-yaylasinda-yuzler-guluyor/ https://www.haber60.com.tr/kozalak-verimi-yuzde-20den-yuzde-60a-cikti-dumansiz-fabrika-kozak-yaylasinda-yuzler-guluyor/#respond Sun, 03 Mar 2024 22:06:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14628 Kozalak verimi yüzde 20’den yüzde 60’a çıktı

‘Dumansız fabrika’ Kozak Yaylası’nda yüzler gülüyor

Türkiye’nin çam fıstığı deposu Kozak Yaylası’nda çalışmaları meyvelerini veriyor

İZMİR – İzmir’in Bergama ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin çam fıstığı deposu olarak bilinen Kozak Yaylası’nda verim artırmaya yönelik projeler meyvesini veriyor. Kozalak verimi yüzde 20’den yüzde 60’a çıkarken, yöre halkı önümüzdeki yıllarda verimliliğin artacağından umutlu.

Türkiye çam fıstığı üretiminin yüzde 80’ini karşılayan İzmir’in Bergama ilçesinde bulunan Kozak Yaylası’nda, son yıllarda görülen verim düşüklüğünü gidermek üzere Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü Başkanlığında yürütülen, verim arttırmaya yönelik projeler meyvesini vermeye başladı. Hasada başlayan yöre halkı önceki yıllarda yüzde 20 olan kozalak veriminin, artık yüzde 60’ı bulduğunu ve geleceğe dair umutlarının arttığını söylüyor. Bölgede incelemelerde bulunmak üzere Kozak Karaveliler Mahallesi’ndeki fıstıkçamı ormanlarına gelen İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince, burada Bergama Orman İşletme Müdürü Şahin Dönertaş ve Mahalle Muhtarı Feridun Kaya’dan çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

“Eş zamanlı olarak 11 adet proje yürüttük”

Yöre halkının adına ‘dumansız fabrika’ dedikleri Bergama Kozak bölgesinin en önemli geçim kaynaklarından olan fıstıkçamı ağaçlarında, son 10 yıldır yaşanan verim düşüklüğünün sona ermesi için her geçen gün çözüme daha da yaklaştıklarını söyleyen İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Derince, “Neredeyse ülkenin bu alanda faaliyet gösteren tüm üniversitelerini ve bilim insanlarını mücadeleye dahil ederek eş zamanlı olarak 11 adet proje yürüttük. Özellikle azalan tozlaşmayı arttırmak üzere proje kapsamında, elektrostatik basınç sistemi ile tozlaşmanın daha hızlı ve daha kalıcı olmasını sağlamaya çalıştık. Sağlıklı polenleri kullanarak doğal döllenmedeki başarı oranını arttırdık ve fıstıkçamı ağaçlarının bağışıklık sistemlerini güçlendirmeye çalıştık. Yine aynı zamanda tohumlara zarar veren Leptoglossus occidentalis isimli böceğin de olumsuz etkisini azaltmaya çalıştık ve ülker dökümlerinin de önüne geçmeye çalıştık. Bölgede sürekli yaptığımız gözlemler ve yöre halkından yaptığımız geri dönüşler gösteriyor ki kozalaklarda yüzde 20’lere kadar düşen verim son yıllarda yüzde 60’lara kadar çıkmış durumda. Bu da bizim umutlarımızı ve motivasyonumuzu arttırmaktadır” dedi.

“Tarım ve Orman Bakanlığı’na destekleri için teşekkür ediyoruz”

Fıstıkçamı ağaçlarında görülen ve verim düşüklüğüne yol açan hastalıktan önce 4-5 ton hane başına çam fıstığı topladıklarını söyleyen Karaveliler Köyü sakinlerinden Tahsin Koruculu, geçen yıl uzun bir aradan sonra 3 tona kadar ürün alabildiklerini bu yıl da 4 ton ürün beklediklerini söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığı’na desteklerinden dolayı teşekkür ettiklerini söyleyen Korucu, “30 yıldır bu bölgede çam fıstığı üretimi ile uğraşıyoruz. En önemli geçim kaynağımız. 10 yaşından beri bu işlerin içindeyim ama maalesef 2009 yılından itibaren ağaçlarımızda verim düşüklüğü başladı. Yapılan bilimsel araştırmalar buna, bir sinek benzeri böceğin ve küresel ısınma iklim değişikliği gibi nedenlerin yol açtığı söylendi. Yüzde 20’lere düşen verimin, Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından yürütülen çalışmalar ile artık yüzde 60’lara çıktığını görüyoruz ve yeniden eski bol kazançlı, verimli günlere dönmenin umudunu sevincini yaşıyoruz. Emeği geçen tüm devlet büyüklerimize teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Sofraların ve yemek endüstrisinin vazgeçilmez unsuru olan çam fıstığının kilosu kabuklu olarak 600 TL’ye, soyulmuşu ise bin 200 TL’den piyasada alıcı buluyor. Kozak Yaylasında fıstıkçamı ormanlarından yöre halkı hane başına 500 bin ile 800 bin arasında hane başına yıllık gelir elde ediyorlar.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kozalak-verimi-yuzde-20den-yuzde-60a-cikti-dumansiz-fabrika-kozak-yaylasinda-yuzler-guluyor/feed/ 0
Doğu Karadeniz Bölgesinde Fındık Üretiminde Verim Endişesi https://www.haber60.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-findik-uretiminde-verim-endisesi/ https://www.haber60.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-findik-uretiminde-verim-endisesi/#respond Sat, 02 Mar 2024 22:15:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14070 Doğu Karadeniz Bölgesinde son günlerde hava sıcaklıklarının mevsim normalleri üzerinde seyretmesi fındıkta verim endişesine neden oldu.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ziraat Mühendisler Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, son günlerde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini ve bunun da yeni sezonda fındıkta verim düşüklüğüne neden olacağını söyledi. Pehlevan, fındığın soğuklanmaya (üşümeye) ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek “Bu ihtiyacı 7 santigrat derecenin altında sıfır derecede olduğu zaman mümkün olacaktır. Fındıktaki soğuklanma ihtiyacı bitki çeşidine göre 400 saatten bin 300 saate kadar değişmektedir. Yeterli soğuklanma ihtiyacını karşılayan fındığın verimi yüksek, karşılamayanın düşük olacaktır. Son zamanlarda hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi verimde düşüşler olması kaçınılmaz olacaktır. Sıcaklardan kaynaklı erken açma olabilir. Bu erken açma ilkbahar geç donları, tomurcukların kabardığı dönemde eksi 2 dereceden itibaren zarar vermektedir. Hasar oranı donun şiddeti ve süresine bağlı olarak değişiklik gösterir. Dişi ve erkek çiçeklerin açma zamanı çok önemli. Birlikte açıp birlikte birbirini tozlaşması gerekiyor” dedi.

Fındık üreticisine düşen görev

Fındık üreticisine konuyla ilgili uyarılarda bulunan Pehlevan, “Öncelikle fındık üreticisi sonbaharda fındığının bakımını iyi yaparak güçlü kışa karşı hazırlaması gerekiyordu. Gübreleme yapılacak olan toprak ve yaprak analizleri neticesine göre uygun biçimde verilmelidir. Bu sıcalıkların arkasından geceleri yaşanabilecek bir dona karşı da üreticilerimiz dikkatli olmalıdır. Don zararını tamamen koruyan ve Tarım Orman Bakanlığınca ruhsat verilen her hangi bir ürün bulunmamaktadır. Sadece bitkinin geç uyanmasını sağlayan düzenleyiciler kullanılabilir. Fakat bilinmesi gereken bu düzenleyiciler donun etkisini yok etmez. Sadece şiddetini bir miktar azaltabilir. Çiftçilerimizin don zararından zarar görmemeleri için Meteorolojiyi takip ederek don olacak akşamalarda bahçenin değişik yerlerinde bol duman veren sap, saman, fındık zurufu gibi maddeler yakmalıdırlar. Yağmurlama sistemi sistemi ile sulama yapılabilir, toprağın üzeri hasır, plastik örtü malzemeleri ile örtülebilir, havaya su buharı püskürtülerek nem oranı artırılabilir ve bahçenin uygun noktalarına vantilatör koyularak hava sirkülasyonu yapılabilir gibi uygulamalar ile don zararını en aza indirebiliriz” diye konuştu.

Önümüzdeki yıllarda rekolte olumsuz etkilenebilir

İklimden kaynaklı olumsuzlukların sürmesi durumunda ileriki yıllarda fındıkta rekoltenin düşeceğine de dikkat çeken Pehlevan, “Fındığın çok çeşitli sorunları var. Bunları çözmemiz gerekiyor. İklimden kaynaklı sorunlar bu hızla devam ederse önümüzdeki yıllarda fındık rekoltesini olumsuz etkileyecektir. Dolayısıyla iklimsel sorunlardan dolayı sulama ihtiyacı hasıl olacaktır. Sulama için suya ihtiyacımız olacağından ek maliyetler gerekecektir. Bu tür uygulamalar ise maliyetlerin artmasına sebep olacaktır. Fındıkla ilgili sorunları ve riskleri iyi analiz ederek planlarımızı şimdiden ona göre yapmamız lazım. Tarım ve Orman Bakanlığı son dönemlerde damla sulama sistemi konusunda destek vermeye başladı. Suyun önemine binaen de Tarım ve Orman Bakanlığı su verimliği seferberliği projesini başlattı. Seferberliğin bir parçası da tarımsal suluma yöntemlerinde ekonomik su kullanımı. Suyu ne kadar az kullanırsak geleceğimize o kadar umutla bakacağımız” ifadelerini kullandı. – TRABZON

]]>
https://www.haber60.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-findik-uretiminde-verim-endisesi/feed/ 0
Üniversite mezunu genç çiftçi, Eşme koyununda verimi artırmayı hedefliyor https://www.haber60.com.tr/universite-mezunu-genc-ciftci-esme-koyununda-verimi-artirmayi-hedefliyor/ https://www.haber60.com.tr/universite-mezunu-genc-ciftci-esme-koyununda-verimi-artirmayi-hedefliyor/#respond Sun, 18 Feb 2024 08:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9501 Hayvancılık alanındaki üniversite eğitimini tamamladıktan sonra memleketi Uşak’a dönerek koyun yetiştirmeye başlayan Oğuzhan Gökköz, yöreye özgü Eşme koyununda verimi artırmayı hedefliyor.

Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü’nden 2019 yılında mezun olan 30 yaşındaki Oğuzhan Gökköz, Uşak’ta bir büyükbaş hayvan çiftliğinde görev yaptı.

Hayvanların üretimi, beslenmesi, hastalıkları ve genetik özellikleri hakkında aldığı teknik eğitimi çalışma hayatında pratiğe dönüştüren Gökköz, kendi işini kurmak için 2022 yılında Tarım ve Orman Bakanlığının “Uzman Eller Projesi”ne başvurdu.

Bakanlık tarafından başvurusu onaylanan ve 100 bin lira hibe desteği sağlanan Gökköz, 2022 yılının Ağustos ayında dedesinin memleketi olan Sarıdere köyüne giderek akrabalarına ait atıl vaziyetteki bir ev ile ahırı kiraladı.

Hibe desteğiyle 50 koyunla işe başlayan Gökköz, kısa sürede 120 koyuna ulaştı. Sabahın erken saatlerinde kuzularını besledikten sonra koyunlarını meraya otlatmaya götüren Gökköz, adak ve kurbanlık satışı yaparak geçimini sağlıyor.

Gökköz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukluğundan bu yana kendi işini yapmanın hayalini kurduğunu söyledi.

Mezuniyet sonrası köye yerleşme fikrini ortaya attığında ailesinin karşı çıktığını, kararlı olduğunu anladıklarında destek verdiklerini ifade eden Gökköz, köyde yaşam şartlarının şehre göre daha zor olmasına rağmen yaşamından keyif aldığını ve huzurlu olduğunu belirtti.

Yaptığı işi çok sevdiğini anlatan Gökköz, şöyle konuştu:

“Ben ilk başta bu işe başlayacağım zaman, ‘sen çobanlıktan ne anlarsın, üniversitede öğrendiğin teorik bilgilerle bu işi beceremezsin’ gibi söylemler çok oldu. Ben hiçbirini takmayarak inandığım yolda yürümeyi tercih ettim. Geldim burada çobanlık yaptım. Ahır da temizledim. Hayvanları yemledim. Bütün işleri yaptım. Köye ilk geldiğimde ‘3 ay sonra gidersin’ diyen kişiler artık bana bilgi sormaya başladılar. ‘Kuzulara ne vereyim, hangi yemle besliyorsun’ gibi çevreden bilgi sormaya gelenler oluyor. Onlara da yardımcı olmaya başladık. Benim düşüncem, kendinize inanıyorsanız bu işe girin. Kimse bilemez sizin yapıp, yapamayacağınızı. Ben şu an aldığım kuzularla, yaptığım üretimle bu işi sürdürülebilir olarak yapabildiğimi gördüm, millete de gösterdim.”

Bu işe girmek isteyenlerin korkmaması gerektiğini, Tarım ve Orman Bakanlığının hibe destekler sağladığını belirten Gökköz, özellikle hayvancılık üzerine eğitim alanlara başka meslek gruplarında çalışmak yerine bu işlere girmelerini önerdi.

Hedef daha yüksek verim elde etmek

Okulda aldığı eğitimler sayesinde yaptığı uygulamalarla koyunlardan elde ettiği verimin arttığına dikkati çeken Gökköz, şunları kaydetti:

“Benim hedefim, hayvanlardan yüksek verim elde edebilmek için neler yapabiliriz, üniversitede öğrendiğimiz bilgileri kullanarak günlük canlı ağırlık artışını nasıl arttırabilirim, iki yılda 3 kuzu nasıl alabilirim gibi çalışmalar yapmak. Burada, literatürde geçen, 3 ayda 30 kilo canlı ağırlık artışı rakamını yakalayabiliyoruz şu an. Ben bunun daha da üstüne çıkmak istiyorum. İthal hayvanlarla bu iş daha rahat yapılabiliyor ama ben seçtiğim Eşme ırkı olan yerli ırkla bu işi ilerletmek istiyorum. Uşak’ta bulunan Eşme ırkından daha yüksek verim elde etmek, et verimi açısından ilerlemek istiyorum. Üretim yapmak, hayvanlara verdiğim emeğin karşılığını almak beni heyecanlandırıyor. İleride hedefim, ıslah çalışması yaparak Uşak’ta güzel bir koyun ırkı elde etmek.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/universite-mezunu-genc-ciftci-esme-koyununda-verimi-artirmayi-hedefliyor/feed/ 0
Karadeniz Bölgesi’nde Gençlerin Tarıma İlgisizliği Fındık Üretimini Olumsuz Etkiliyor https://www.haber60.com.tr/karadeniz-bolgesinde-genclerin-tarima-ilgisizligi-findik-uretimini-olumsuz-etkiliyor/ https://www.haber60.com.tr/karadeniz-bolgesinde-genclerin-tarima-ilgisizligi-findik-uretimini-olumsuz-etkiliyor/#respond Tue, 13 Feb 2024 06:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7578

‘TÜRKİYE’nin fındık ambarı’ Karadeniz Bölgesi’nde, yaşlı fındık bahçeleri artıyor; gençlerin tarıma ilgisizliği işçi sorununa yol açıyor. ‘Z kuşağı’nın fındık bahçelerine inmediğini belirten Ulusal Fındık Konseyi (UFK) Yönetim Kurulu Üyesi Sebahattin Arslantürk, “Bahçelerin genel itibarıyla çok yaşlı olmasından dolayı verim, son derece düştü. Bir de miras hukukundan dolayı fındık bahçelerinde aşırı parçalanma olması, bahçeye ilgiyi azalttı” dedi.

Türkiye’de 741 bin hektarlık alanda üretimi gerçekleştirilen fındıkta, zirai don ve istilacı böcek tehditlerinin yanı sıra yaşlanan bahçelerde rekolte kayıplarının önüne geçilmesi için çalışmalar yapılıyor. Fındıkta verim ile kaliteyi artırma projeleri kapsamında sökülen ağaçların yerine yenileri dikiliyor, istilacı türlere karşı da biyolojik mücadele veriliyor. Fakat yenilenmesi gereken bahçelerin bakımsız kalması, fındıkta verimli üretim sürecine geçilmesini geciktiriyor. Dünya pazarının büyük kısmını elinde bulunduran, ‘Türkiye’nin fındık ambarı’ Karadeniz Bölgesi’nde, yaşlı fındık bahçeleri artıyor; gençlerin tarıma ilgisizliği işçi sorununa yol açıyor.

‘GENÇLERE BAHÇEYİ SEVDİRMEK LAZIM’

UFK Yönetim Kurulu Üyesi Sebahattin Arslantürk, “En büyük korkumuz, Z kuşağı dediğimiz gençlerin bahçeye inmeme ihtimaliydi; şu anda bunu yaşıyoruz. Arazi yapısının küçülmüş olması artık doğrudan geçimi sağlayamayacak düzeyde. Özellikle Trabzon bölgesinde son yılların en verimsiz fındık üretimi dönemini yaşıyoruz. Doğrudan gelirin elde edileceği yapı sağlanmadığı takdirde bu verim kaybı devam edecek. Bir de gençler artık rahat bir ortam arıyor, bahçeye inmemelerinde onun da etkisi var. Ama gençlere bahçeyi sevdirmek lazım, Avustralya’da, Yeni Zelanda’da bunun örnekleri var. Bu ülkelerde zengin kesim, üretici kesimi. Türkiye’nin de bir an önce arazilerini en verimli şekilde kullanabilecek altyapıyı oluşturması gerekiyor” diye konuştu.

‘GENÇLERE TEŞVİK VERİLSİN’ ÖNERİSİ

‘Z kuşağı’nın devlet marifetiyle teşvik edilmesi gerektiğini söyleyen Arslantürk, “Bahçelerin genel itibarıyla çok yaşlı olmasından dolayı verim, son derece düştü. Bir de miras hukukundan dolayı fındık bahçelerinde aşırı parçalanma olması, bahçeye ilgiyi azalttı. Devletin fındıkta bir an önce en az 40 dekarlık bir alanda üretim yapan bir yapıyı oluşturması lazım ki fındıktan doğrudan geçim sağlayan üreticileri de oluşturabilelim. Bu doğrultuda bir de ‘Z kuşağına’ ekstra bir teşvik vererek, onları da tarımla buluşturalım. Bunu yaparsak, hesaplarımıza göre yaklaşık 150 bin kişiyi istihdam etmiş oluruz. Fındıkta verimi artırarak, maliyetleri düşürüp, dünyadaki rekabet gücümüzü de yükseltmiş oluruz. Hedefimiz olan 5 milyar dolar ihracat gelirine de ulaşmış oluruz” dedi.

‘ZORUNLU SÖKÜMÜN GETİRİLMESİ LAZIM’

Yaşlanan fındık bahçelerinin sökülmesinin zorunlu olduğunu vurgulayan Arslantürk, “Çay tarımında yapıldığı gibi zorunlu sökümün getirilmesi lazım. Bunun miktarı yüzde 3 ya da 5 olur; ama yaşlı bahçelerin Orta ve Doğu Karadeniz bölgelerinde mutlaka yenilenmesi gerekiyor. Bu yenileme yapılırken de iklime daha uygun çeşitlerin tercih edilmesi lazım. Verim değerlendirmesi iyi yapılarak iklim değişikliğine daha kolay adapte olan türlerin belirlenmesi lazım” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/karadeniz-bolgesinde-genclerin-tarima-ilgisizligi-findik-uretimini-olumsuz-etkiliyor/feed/ 0