TBMM Başkanvekili ve CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, 25 Mayıs Uluslararası Kayıp Çocuklar Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Karaca, kayıp çocuklar ile ilgili verileri aktararak, “Veriler, Avrupa Birliği ülkelerinde her yıl kaybolan çocuk sayısının 250 bin olduğunu, dünya genelinde bu sayını 3 milyon olduğunu söylüyor. Öyle ki nerdeyse her iki dakikada bir bir çocuğun kaybolduğu gerçeğiyle karşı karşıyayız” dedi.
“Ülkemizde kayıp çocuklar konusu maalesef bambaşka boyutta” diyen Karaca, “2008 ile 2016 yılları arasında, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre toplamda 104,531 çocuk kayboldu” ifadelerini kullandı. Karaca, son 8 yıldır verilerin açıklanmadığını kaydederek, “2016’dan bu yana bu veriler, ne İçişleri’nde ne Emniyet Genel Müdürlüğü ne Aile Bakanlığı verilerinde artık paylaşılmıyor” ifadelerini kullandı.
Karaca’nın açıklaması şöyle:
“25 Mayıs, Uluslararası Kayıp Çocuklar Günü… Bugün; kaçırılan, suça maruz kalan, ihmal ve istismar edilen çocuklar için bir anma ve farkındalık günü. Myosotis Sylvatica veya halk dilindeki adıyla ‘unutmabeni’ çiçeği, bu anlamlı günde kaybolmuş çocukların hatırasını canlı tutmayı amaçlayan bir sembol, kullanılan bir motif.
Kayıp çocuklar, ebeveynlerden birinin kaçırması, evden ya da koruma altındaki kurumdan kaçma, refakatçisiz mülteciler, kriminal olaylar gibi çeşitli kategorilerde değerlendiriliyor.
Kayıp çocuklara toplumun dikkatinin çekilmesi, verilerin toplanması ve bu konuda titiz, şeffaf, kapsayıcı ve sürdürülebilir çalışmalar yapılması son derece önemli. Kayıp çocuklar için oluşturulmuş veriler ise korkunç bir gerçeği ortaya çıkarıyor.
Veriler sadece Avrupa Birliği ülkelerinde her yıl kaybolan çocuk sayısının 250 bin olduğunu, dünya genelinde bu sayını 3 milyon olduğunu söylüyor. Öyle ki nerdeyse her iki dakikada bir bir çocuğun kaybolduğu gerçeğiyle karşı karşıyayız.
Avrupa’da 32 kuruluş kayıp çocuklar için acil hatla hizmette. 2023’te, 21 hat 67.345 bağlantı kaydetmiş. Acil yardım hattını arayanların yüzde 42’si çocuklar. Yüzde 70 kayıp vakası, şiddet ve taciz, suistimal. Yüzde 14 çocuk sınır ötesi kayıp, yüzde 18.4 ebeveynlerden birinin kaçınmasıyla, yüzde 6.2 göç, yüzde 7.1 diğer nedenler…
Bugün Avrupa’da bu verilere ulaşmak mümkün, peki Türkiye’de durum ne? Bilmiyoruz. Çünkü böyle bir veri paylaşımı ya da çalışma yok. Veriler son 8 yıldır paylaşılmıyor.
Ülkemizde kayıp çocuklar konusu maalesef bambaşka boyutta. 2008 ile 2016 yılları arasında, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre toplamda 104,531 çocuk kayboldu. Günlük ortalama 32, yılda 10 bin çocuğun kaybolduğu bu üzücü durum, sosyal ve toplumsal boyutlarıyla ele alınması gereken bir sorunu bizlere hatırlatıyor.
Daha da vahimi 2016’dan bu yana bu veriler, ne İçişleri’nde ne Emniyet Genel Müdürlüğü ne Aile Bakanlığı verilerinde artık paylaşılmıyor. Öte yandan, Türkiye genelinde kız çocuklarının kaybolma oranının yüksek olması, cinsiyet temelli bir sorunu da gözler önüne seriyor. Bu durum, çocuk hakları ve güvenliği konusunda daha fazla hassasiyet göstermesi gerektiği anlamına geliyor.
6 Şubat depremlerinden sonra ne yazık ki kayıp çocuklarla ilgili ciddi bir ihmal ve karışıklık söz konusu oldu. İlgili bakanlık ve kurumlar ne sağlıklı çalıştı ne de tatmin edici veriler sundu. Çocukların yaş aralıkları ve illere göre dağılımlarına kadar hiçbir ayrıştılmış, sağlıklı veriye sahip değiliz.
Üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hala kayıp-kaçırılmış çocuklar olabileceği; ihmal, istismar ve zorla çalıştırma gibi sömürü amaçlı mağduriyetlerin yaşanacağı gerçeğini göz ardı etmemek gerekiyor. Bugün vesilesiyle kapsamlı çalışmalarlarla sağlılı bilgiye ulaşmak, kayıp çocuklar için özel bir komisyon kurmak, dünyadaki benzerleri gibi acil çağrı hatlarını hayata geçirmek önümüzdeki görevler olarak duruyor.
Depremlerin ardından kaybolan çocuklarla ilgili verilerin paylaşılmaması ve 2016 yılından itibaren kayıp çocuk verilerinin açıklanmamış olması, konunun ne kadar derin ve önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu durum, kayıp çocukların varlığına ve yaşadıkları potansiyel tehlikelere karşı toplumun daha duyarlı olması gerektiğini gösteriyor. İnsan ticareti, istismar ve zorla çalıştırma gibi kötü amaçlarla kullanılma riski altında olan kayıp çocukların korunması için daha etkili önlemler alınması elzem…
Uluslararası Kayıp Çocuklar Günü, sadece bir anma günü değil aynı zamanda çocuk hakları konusundaki çarpıcı ve derin sorunlara dikkat çekmek için bir fırsat. Toplumun, yetkililerin ve ilgili kurumların bu konuya daha fazla odaklanması ve çözüm üretmesi kaçınılmaz bir gerçeklik. Kaybolan ve savunmasız kalan çocukların sesi olmak, biz yetişkinlerin, her bireyin sorumluluğu. Bu sorumlulukların bilinciyle önümüzdeki hafta TBMM çatısı altında bir dizi farkındalık eylemi gerçekleştireceğiz. Unutma…”
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçimde oy kullanma işleminin tamamlanmasının ardından yaptığı ilk açıklamasında, açılan sandık sayısı açısından yüzde 40’a doğru giden bir oranda veriye sahip olduklarını belirterek, “Elde ettiğimiz veriler doğrultusunda şunu söyleyebilirim ki, vatandaşımızın teveccühü, vatandaşımızın bize olan inancı, karşılığını göstermiş durumda… Şu an görmüş olduğumuz fotoğraf bizi ziyadesiyle memnun etmekte ancak hiçbir seçim, bitmeden sonuçlanmaz” dedi.
Türkiye genelinde yerel seçimler için oy kullanma işlemi saat 17.00’de sona erdi. İBB Başkanı ve CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu da seçimi, partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nda takip ediyor. İmamoğlu, ilk basın açıklamasını saat 19.48’de yaptı. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile kürsüye çıkan İmamoğlu, Ramazan ayı nedeniyle temennilerini dile getirdi. İmamoğlu, şunları söyledi:
“Sizleri İstanbul Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığımızdan çok değerli İl Başkanımız Sayın Özgür Çelik Başkanımla selamlıyoruz. Tabii bu aşamada siz kıymetli vatandaşlarımızı ve değerli basın mensuplarımızı ama bir de sandık başında görev yapan dostlarımızı, vatandaşlarımızı da bilgilendirme ihtiyacı hissettik. Şu an itibarıyla (Açılan sandık sayısı açısından) yüzde 40’a doğru giden bir oranda veriye sahibiz. Elde ettiğimiz veriler doğrultusunda şunu söyleyebilirim ki, vatandaşımızın teveccühü, vatandaşımızın bize olan inancı, karşılığını göstermiş durumda. İyi verilerle şu anda verileri takip ediyoruz. Çok güçlü bir ekibimiz var İl Başkanlığımızda, İl Başkanımızın liderliğinde. Tabii ki aynı zamanda çok ciddi bir veri akışı sistemimiz var sandık başlarında, okullarda, ilçe başkanlığımızda, bir de tabii ki İstanbul Gönüllüleri vasıtasıyla. Dolayısıyla şu an görmüş olduğumuz fotoğraf bizi ziyadesiyle memnun etmekte ancak hiçbir seçim, bitmeden sonuçlanmaz. Dolayısıyla şu anda oy tasnif işlemleri devam ediyor. Tabii ki öncelikli olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi oyları tasnif ediliyor. Dolayısıyla bu noktada biz ilk etapta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı oylarını görebiliyoruz ve onun üzerinden konuşabiliyoruz ancak bizim için çok önemli ve en az büyükşehir belediye başkanlığı verisi kadar önemli iki doküman daha var. Bunlardan bir tanesi ilçe belediye başkanlığı, bir diğeri de ilçe meclis üyeliği verisi.
“DEMOKRASİMİZİN BİR NEVİ DÜĞÜNÜ”
Dolayısıyla bu her iki tutanak da bizim bu seçimde elde etmek istediğimiz verilerin bütüncül sonucunu oluşturmakta. Bu bağlamda şu an itibarıyla bütün vatandaşlarımıza, öncelikle oy kullanan vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum, bu kutsal görevi yerine getirdikleri için. Cumhuriyetimizin, demokrasimizin en kıymetli simgesi, bir nevi düğünü olan böylesi bir günde oy kullanma sorumluluğunu yerine getirme konusundaki hassasiyette iyi bir veriye sahip olduğumuzu düşünüyorum. Bunun yanı sıra tabii ki biz şu an itibarıyla sandık başında görev yapan bütün hemşehrilerimize, bütün görev alan arkadaşlarımıza da yine hassasiyet içerisinde, sıkıntısız, ne kadar sürerse sürsün, umuyoruz ki en hızlı şekliyle olacaktır. Gündemi hızlıca toparlayabilmek adına ilçe başkan belediye başkanlık sonuçlarının sonuçlanması ve ilçe belediye meclis üyeliklerinin sonuçlanması bizim için çok çok mühim. Bunları takip ediyoruz.
“İYİ VERİLER AKMAKTA”
Oradan da iyi sonuçlar, iyi veriler akmakta ama bütün bu sorular, cevap bulduğunda biz o zaman daha net, daha rahat açıklama yapıyor olacağız. Ben sürece göre yine kıymetli il başkanım Sayın Özgür Çelik’le birlikte sizin huzurunuza geleceğim ve açıklama yapabileceğiz ama dediğim gibi şu an itibarıyla bizim de gözümüz, kulağımız 33 binin üzerindeki sandığımızda bulunan sandık sorumlularında. Sandık görevlileri, başta partimiz adına görev yapan değerli yol arkadaşlarımız olmak üzere her birisinin hassasiyetle görevlerini olabildiğince seri bir biçimde toparlayabilmeleri, bu konuda da özenli, gayretli ve hızlı geri dönüşlerini elbette istiyoruz. Şimdiden ifade edeyim ki, sonuçların her şeyden önce şehrimize ve bütün ülkemize, milletimize hayırlı uğurlu olmasını dilerim”
]]>Dün ABD’de beklentilerin üzerinde gelen büyüme verileri sonrası pay piyasalarına yatay bir seyir hakim olurken, bugün Paskalya tatili dolayısıyla ABD, Avrupa ve Hong Kong’da piyasalar işleme kapalı olacak.
ABD ekonomisi, dünkü verilere göre, 2023’ün 4. çeyreğinde yüzde 3,4 ile beklentilerin üzerinde büyüme kaydetti. Bu dönemde büyüme verisinde yukarı yönlü revizyona gidilirken, piyasa beklentisi ekonominin son çeyrekte yüzde 3,2 büyüyeceği yönündeydi.
Analistler, Fed’in faiz indirimine ne zaman başlayacağına ilişkin belirsizliklerin devam ettiğini belirterek, bugün Fed Başkanı Powell’ın sözle yönlendirmelerinin yanı sıra kişisel tüketim harcamaları verilerinden Banka’nın gelecek dönemde atacağı adımlara dair ipuçlarının aranacağını ifade etti.
Öte yandan, dün açıklanan verilere göre, Michigan Üniversitesi’nce ölçülen tüketici güven endeksi de martta yukarı yönlü revize edilerek 79,4 oldu.
ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı ise geçen hafta 210 bine gerileyerek beklentilerin altında gerçekleşti.
Söz konusu gelişmelerin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in ilk faiz indirimine haziranda gitme ihtimali yüzde 64 oldu.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, dün dar bir bantta hareket ederek yüzde 4,2050’ye çıkarken, altının ons fiyatı yüzde 1,7 artışla 2 bin 233 dolardan günü tamamladı ve tüm zamanların en yüksek günlük kapanışını gerçekleştirdi. Böylece altının ons fiyatı, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 8,2 artış kaydetmiş oldu.
Dolar endeksi de dün yükseliş eğilimini üst üste 4. işlem gününe taşıyarak yüzde 0,1 artışla günü 104,6 seviyesinden tamamladı.
Jeopolitik gerilimlerin yanı sıra arz ve talep dengesine ilişkin belirsizliklerin de öne çıktığı yılın birinci çeyreğinde Brent petrolün varil fiyatı yüzde 12,9 değer kazandı.
Ayrıca, dün yılın ilk çeyreğini tamamlayan ABD pay piyasalarında, S&P 500 endeksi ilk 3 ayda yüzde 10,2 artışla 2019’dan bu yana en iyi ilk çeyrek kazancını kaydetti. Söz konusu dönemde Dow Jones endeksi yüzde 5,6 artışla 2021’den bu yana en güçlü ilk çeyrek performansını elde ederken, Nasdaq endeksi de yüzde 9,1 arttı.
Dün New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,12 gerilerken, S&P 500 endeksi yüzde 0,11 ve Dow Jones endeksi de yüzde 0,12 artış kaydetti.
Avrupa borsalarına dün yatay seyir hakim olurken, bugün bölge genelinde tatil dolayısıyla pay piyasalarında işlem gerçekleşmeyecek.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Konseyi Üyesi Francois Villeroy de Galhau, ECB’nin muhtemelen bu baharda “ölçülü” faiz indirimine başlayacağını ve bunun Fed’in zaman diliminden bağımsız olarak gerçekleşeceğini söyledi. Villeroy, söz konusu indirimin nisan ya da haziranda gerçekleşmesinin “varoluşsal bir önem” taşımadığını kaydetti.
Dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,26, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,03, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,08 ve Fransa’da CAC 40 endeksi ise yüzde 0,01 arttı.
Bu yılın ilk çeyrek performanslarına bakıldığında, Almanya’da DAX 40 endeksinin yüzde 10,4 artış göstermesi dikkati çekerken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 8,8 değer kazandı. İngiltere’de FTSE 100 endeksi de ilk çeyreği yüzde 2,8 yükselişle tamamladı.
Asya pay piyasalarına pozitif bir seyir hakim olurken, Hong Kong’da bugün tatil dolayısıyla işlem gerçekleşmedi.
Bugün Japonya meclisi, 2024 mali yılı için 112,5 trilyon yenlik (744 milyar dolar) bütçeyi yasalaştırırken, Maliye Bakanı Suzuki Şuniçi, açıklamasında, bütçenin “ertelenemeyecek acil zorlukların üstesinden gelmeyi” hedeflediğini bildirdi.
Öte yandan, Japonya’da bugün açıklanan verilere göre, Tokyo Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), yıllık bazda yüzde 2,6 ve çekirdek TÜFE yüzde 2,4 artış kaydetti.
Ülkede öncü verilere göre, sanayi üretimi şubatta aylık yüzde 0,1 azalışla beklentilerin altında kalırken, işsizlik oranı yüzde 2,6’ya çıktı.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,1 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6 değer kazandı.
Yurt içinde dün alıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 3,10 değer kazancıyla 9.079,97 puandan tamamladı.
Dolar/TL, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 32,3366’dan tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,3700 seviyesinden işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde dış ticaret istatistikleri, yurt dışında ise ABD’de kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi verilerinin yanı sıra Fed Başkanı Powell’ın açıklamalarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.200 ve 9.300 seviyelerinin direnç, 9.000 ve 8.900 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, şubat ayı dış ticaret istatistikleri
15.30 ABD, şubat ayı kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi
15.30 ABD, şubat ayı kişisel giderler
]]>EVLENEN ÇİFTLERİN SAYISINDA AZALMA VAR
Bakan Göktaş, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde AK Parti Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel ve ilçe belediye başkan adayları ile ‘Basınla buluşma’ etkinliğine katıldı. Yüksel’in projelerini tanıtmasının ardından konuşan Göktaş da bakanlığın kente yaptığı yatırımları anlattı. TÜİK tarafından açıklanan evlenme ve boşanma verilerini değerlendiren Göktaş, “Buna göre, geçen yıl evlenen ve boşanan çiftlerin sayısı, 2022 yılına göre biraz düşmüş durumda. Bu veriler, bizim için çok önemli. Bu veriler ışığında sosyal politikalarımızı sürekli güncelliyoruz, yeniliyoruz. Ülkemizde evlenme ve boşanma ile ilgili son istatistikler, tüm dünyadakine benzer bir seyir izliyor. Bu nüfusun yaşlanması ve nüfus artış hızının düşmesiyle ilgili son verilerle beraber değerlendirilmesi gereken bir durum. Pek çok ülkede bu konuyla ilgili çalışmalarda artış olduğunu görüyoruz. Aile ilgili politikalarımızın stratejik önemde olduğu bilinciyle hareket ediyoruz” dedi.
DESTEK FONUNA 2 BİN 914 ÇİFT BAŞVURDU
Depremin vurduğu illerimizde evlilik fonu için başvuruların başladığı ifade eden Balan Göktaş, “TÜİK’in güncel verileri, aileyi korumaya ve güçlendirmeye yönelik sosyal politikalarımızın ne kadar önemli ve kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. 15 Şubat’ta başvuruları başlayan Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerimizi evlilik yolunda destekliyoruz. 15 Şubat itibarıyla ilk etapta Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri ile Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’daki gençlerimizin başvurularını almaya başladık. Şu ana kadar gençlerimizin yoğun bir ilgisi söz konusu. Bu sabah itibarıyla 2914 çift başvurmuş durumda. İlerleyen süreçte ise programı tüm gençlerimizi kapsayacak şekilde bütün Türkiye’de yaygınlaştıracağız” ifadelerini kullandı.
“ZORLA EVLİLİKLERLE MÜCADELE EDİLECEK”
Özellikle erken yaşta ve zorla evliliklerde yapılan çalışmalarda önemli mesafeler kaydedildiğini belirten Göktaş, “Diğer yandan erken yaşta ve zorla evliliklerle ilgili son 22 yılda yaptığımız çalışmalarla çok önemli mesafe kaydettik. Erken yaşta evlilikle kararlılıkla mücadele ediyoruz. Hem hukuki alt yapısı hem meselenin sosyal boyutuna dair önemli çalışmalar yapıyoruz. Sivil toplum kuruluşları ve ilgili tüm paydaşlarla ortak çalışmalar yapıyoruz. Türkiye’de erken yaşta ve zorla evliliklerin yoğun olarak görüldüğü 28 ilde eylem planlarını uygulamaya koyduk. 8 Mart’ta Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle açıklayacağımız Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nda da erken yaşta zorla evliliklerle mücadeleye yönelik kız çocuklarının eğitim alanında güçlendirilmesine ayrıca yer alacak. Erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele, bizim en önemli çalışma alanlarımızdan biri. Burada oldukça proaktif, hızlı ve yerel dinamikleri göz önünde bulunduran çözümler üretmeyi önemsiyoruz” diye konuştu.
]]>ABD’de açıklanan makroekonomik veriler piyasaların yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor.
Buna göre, ABD’de JOLTS açık iş sayısı, 2023 Aralık’ta 9 milyon 26 bine çıkarak öngörülerin üzerinde gerçekleşirken, Conference Board tarafından açıklanan Tüketici Güven Endeksi de ocakta aylık 6,8 puan artarak 114,8’le Aralık 2021’den sonraki en yüksek seviyesine çıktı.
Analistler, ABD’de ülke ekonomisinin atılan şahin adımlara karşın beklendiği şekilde yavaşlamadığını kaydederek, bu durumun para piyasalarındaki fiyatlamalarda faiz indirimlerinin hangi ayda başlayacağına ilişkin tahminleri ötelediğini bildirdi.
Yıl başında yüzde 85 ihtimalle ilk faiz indiriminin martta yapılacağının öngörüldüğünü hatırlatan analistler, buna karşın açıklanan makroekonomik veriler ve Fed yetkililerinin sözle yönlendirmeleriyle birlikte bu fiyatlamaların yüzde 88 ihtimalle mayısa taşındığını ifade etti.
Analistler, bugün Fed’in politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakıldığını kaydederek, para politikası metni ve Fed Başkanı Powell’ın açıklamalarından alınacak sinyallerin varlık fiyatlarında oynaklığı artırabileceğini aktardı.
Bugün ülkede açıklanacak ADP özel sektör istihdam verilerinin de önemine dikkati çeken analistler, beklenti dışı gerçekleşmelerin fiyatlamaları etkileyebileceğini dile getirdi.
Piyasalarda yoğun bilanço dönemi de yakından takip edilirken, dün piyasalar kapandıktan sonra şirket finansal sonuçlarını açıklayan Microsoft ve Google’ın ana kuruluşu Alphabet’in gelirleri geçen yılın son çeyreğinde artış kaydetti. Bugün ise Boeing’in şirket finansal sonuçlarını açıklaması bekleniyor.
Fed’in para politikası kararları öncesinde tahvil piyasalarında alış ağırlıklı seyir devam ederken, düşüş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,01 seviyesinde dengelendi.
Altının ons fiyatı şu sıralarda yüzde 0,1 azalışla 2.033 dolardan, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,3 düşüşle 82,2 dolardan işlem görüyor.
Dün, New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,76 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,06 gerilerken, Dow Jones endeksi yüzde 0,35 artışla rekor kırdı. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne karışık seyirle başladı.
Avrupa borsalarında alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, bugün Almanya’da açıklanacak enflasyon verileri yatırımcıların odağına yerleşti.
Analistler, bölge genelinde enflasyon baskılarının devam ettiğine dikkati çekerek, bugün Almanya’da açıklanacak verilerin Avrupa Merkez Bankasının (ECB) gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin fiyatlamaları etkileyebileceğini bildirdi.
Dün açıklanan veriler göre, Avro Bölgesi’nde mevsimsellikten arındırılmış Gayri Safi Yurt içi Hasıla (GSYH), 2023’ün dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre sabit kalırken, Almanya’da geçen yılın son çeyreğinde GSYH bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,3 daraldı.
Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,44, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,18, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,29 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,48 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne karışık seyirle başladı.
Asya’da piyasalar Japonya hariç satış ağırlıklı bir seyir izlerken, Japonya Merkez Bankası (BoJ) bugün açıkladığı toplantı tutanaklarında ilk kez faiz artırımlarına yakında başlanabileceği sinyalini verdi.
Çin’de açıklanan makroekonomik verilerin ülkede imalat sanayisinin hala daralmaya devam ettiğini göstermesi risk iştahını törpülerken, finansal sonuçlarını açıklayan Samsung Electronics’in üst üste dördüncü çeyrekte de karı azalmaya devam etti.
Bugün Japonya’da açıklanan verilere göre perakende satışlar aralıkta yüzde 2,1 artarak beklentilerin oldukça gerisinde kalırken, sanayi üretimi de yıllık yüzde 0,7 azalarak öngörüleri karşılayamadı.
Çin’de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 49,2’ye, hizmet sektörü PMI ise 50,7’ye çıktı.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4 yükselirken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,2, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,8 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,3 geriledi.
Yurt içinde dün alış ağırlıklı seyrini üst üste beşinci işlem gününe taşıyan Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,03 değer kazancıyla 8.474,30 puandan tamamladı.
Dolar/TL, dün yatay seyirle 30,3504’ten günü tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,3640 seviyesinden işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde dış ticaret dengesi, yurt dışında ise Fed’in faiz kararı ve Powell’ın açıklamaları ile Almanya’da enflasyon ve ABD’de ADP özel sektör istihdamı başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.530 ve 8.570 seviyelerinin direnç, 8.400 ve 8.250 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, aralık ayı dış ticaret açığı
10.00 İngiltere, ocak ayı konut fiyat endeksi
10.00 Almanya, aralık ayı perakende satışlar
11.55 Almanya, ocak ayı işsizlik oranı
16.00 Almanya, ocak ayı TÜFE
16.15 ABD, ocak ayı ADP özel sektör istihdamı
22.00 ABD, Fed’in faiz kararı
22.30 Fed Başkanı Powell’ın konuşması
]]>Bir süredir enflasyonla mücadele kapsamında atılan şahin adımların marttan itibaren yerini güvercin hamlelere bırakacağı yönündeki beklentiler zayıflarken, dünya genelinde merkez bankalarının faiz indirimlerine ne zaman başlayacaklarına yönelik soru işaretleri varlığını koruyor.
Para piyasalarında ABD Merkez Bankasının (Fed) gelecek haftaki toplantıda politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, martta da yüzde 51 ihtimalle politika faizini yüzde 5,25-5,50 seviyesinde tutacağı fiyatlanmaya başladı.
Sene başından bu yana faiz indirimlerinin martta başlayacağına ilişkin öngörüler, Fed üyelerinin açıklamaları ve makroekonomik verilerden alınan sinyallerle geriledi.
Analistler, söz konusu durumun piyasalarda belirsizliği artırmasına karşın, ABD’de ekonomik aktivitenin güçlü kaldığına yönelik işaretlerin şirketlerin finansal sonuçlarını olumlu etkilemesi nedeniyle pay piyasalarında yükseliş eğiliminin devam ettiğini aktardı.
Buna göre, S&P 500 endeksi dün yükselişini üst üste beşinci iş gününe taşırken, kapanış rekorunu da 4.864,60 puana taşıdı.
Dün bilançolarını açıklayan Verizon’un hisseleri yaklaşık yüzde 7, Procter&Gamble’nin de yüzde 4’ün üzerinde artarken, Lockheed Martin yüzde 4’e yakın, Johnson&Johnson yüzde 2 ve General Electric yüzde 1 değer kaybetti.
Küresel internet televizyon ağı Netflix’in abone sayısı, 2023’ün dördüncü çeyreğinde 13,1 milyon artarak beklentileri geride bırakmasının ardından vadeli işlem piyasalarında yüzde 7’ye yakın yükseliş kaydederken, bugün gözler Tesla ile IBM’nin finansal sonuçlarına çevrildi.
Öte yandan, yarın ABD’de açıklanacak büyüme verileri öncesinde tahvil piyasalarındaki yatay seyir beşinci iş gününe taşınırken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,12 seviyesinde bulunuyor. Dolar endeksi ise 103’ün üzerinde kalmaya devam ediyor.
Emtia tarafında merkez bankalarının gelecek dönem atacakları adımlara ilişkin fiyatlama çabaları sürerken, altının ons fiyatı 2.025 dolardan alıcı buluyor. Orta Doğu’da devam eden jeopolitik risklerden destek bulan petrol fiyatları da 79 dolar üzerinde kalmayı sürdürüyor.
Merkez bankalarının faiz indirimlerine öngörülenden daha geç başlayabileceği ihtimali ve Bitcoin spot borsa yatırım fonunun (ETF) onaylanmasının ardından 49 bin dolar seviyesinden başlayan kar satışlarıyla gerileyen Bitcoin, 39 bin 700 dolar seviyesinde bulunuyor.
Bununla birlikte, ABD’de bu sene gerçekleşecek genel seçimler öncesi ön seçimler devam ederken, New Hampshire eyaletinde yapılan Cumhuriyetçi Partinin ön seçimlerini, eski ABD Başkanı Donald Trump önde tamamladı. Analistler, Trump’ın söz konusu zaferle birlikte Cumhuriyetçi partinin Başkan adayı olma yolunda önemli bir avantaj sağladığını bildirdi.
Dün, New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 0,43 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,29 değer kazanırken, Dow Jones endeksi yüzde 0,25 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne pozitif bir seyirle başladı.
Avrupa borsalarında dün satış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) yarın açıklayacağı para politikası kararları yatırımcıların odağında bulunuyor.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda ECB’nin yarın politika faizlerini sabit tutacağına kesin gözüyle bakılırken, ECB Başkanı Christine Lagarde’ın yapacağı sözle yönlendirmelerin varlık fiyatlarında oynaklığı artırması bekleniyor.
Analistler, ECB’nin ilk faiz indirimine yüzde 66 ihtimalle nisanda başlayabileceğinin öngörüldüğünü ancak söz konusu tahminlerin günden güne hazirana kaydığını aktararak, Lagarde’ın açıklamalarının piyasalardaki fiyatlamaları netleştirebileceğini bildirdi.
ECB’nin sene içinde en fazla 125 baz puan faiz indirimi yapabileceğinin tahmin edildiğini hatırlatan analistler, bu durumun İngiltere Merkez Bankası (BoE) için 100 baz puan olarak fiyatlandığını kaydetti.
Analistler, özellikle enflasyon verilerinden alınan hızlanma sinyallerinin politika yapıcıları tedirgin ettiğini belirterek, makroekonomik verilerin de yakından takip edileceğini ifade etti.
Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,03, Fransa’da CAC 40 endeksi ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,34 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,35 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne pozitif seyirle başladı.
Asya’da hafta başından bu yana devam eden seyir bugün tersine dönerken, Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Ueda Kazuo’nun açıklamaları piyasalarda oynaklığı artırdı.
Ueda, dün enflasyon hedefine ulaşma konusunda önemli yol kat ettiklerini belirtirken, piyasalarda söz konusu açıklamalar “şahin” tutum olarak algılandı.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda BoJ’un martta yüzde 31, nisanda ise yüzde 75 ihtimalle 25 baz puan faiz artıracağı öngörülüyor.
Ueda’nın açıklamalarının ardından Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 10 baz puan artarak yüzde 0,72 seviyesine çıkarken, Nikkei 225 endeksi 35 yılın en yüksek seviyesinden artan satış baskısıyla düşüş eğilimini ikinci güne taşıdı.
Analistler, gelecek dönemde atılacak olası şahin adımların ülkede risk iştahını törpülediğini kaydederek, Japonya’da pay piyasalarının olumsuz haber akışına karşı gelecek dönemde daha duyarlı olabileceğini bildirdi.
Öte yandan, Çin tarafında hükümetin destek paketi açıklayacağı yönündeki beklentiler risk iştahını artırırken, Alibaba Grup Holding’in kurucusu Jack Ma’nın hisse geri alımı yapması da söz konusu eğilimi destekledi.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,8 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,4 gerilerken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,5 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,7 artış kaydetti.
Yurt içinde dün dalgalı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,75 değer kaybıyla 7.950,06 puandan tamamladı.
Dolar/TL, dün düşüş eğiliminde bir seyir izleyerek yüzde 0,1 azalışla 30,2335’ten günü tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,2860 seviyesinden işlem görüyor.
Öte yandan, İsveç’in, Kuzey Atlantik Antlaşması’na (NATO) Katılımına İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Analistler, bugün yurt içinde finansal hizmetler güven endeksi, yurt dışında ise dünya genelinde imalat sanayi ve hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.900 ve 7.800 seviyelerinin destek, 8.060 ve 8.200 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, ocak ayı finansal hizmetler güven endeksi
11.30 Almanya, ocak ayı imalat sanayi, hizmet sektörü ve bileşik PMI
12.00 Avro Bölgesi, ocak ayı imalat sanayi, hizmet sektörü, bileşik PMI
12.30 İngiltere, ocak ayı imalat sanayi, hizmet sektörü, bileşik PMI
17.45 ABD, ocak ayı imalat sanayi, hizmet sektörü, bileşik PMI
]]>Fed’in faiz indirimlerine öngörülenden daha geç başlayabileceğine dair beklentiler sıcaklığını korurken, perşembe günü ABD’de açıklanacak enflasyon verilerinin bankanın gelecek dönemlerdeki faiz kararlarını şekillendirmeye yardımcı olması bekleniyor.
Analistler, ülkede açıklanan son verilere göre, iş gücü piyasasındaki güçlü duruşun devam ettiğini ve bu durumun da Fed’in faiz indirim döngüsüne daha geç başlayabileceği endişelerini desteklediğini anımsatarak, bu hafta açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerinin piyasalarda oynaklığı artırabileceğini vurguladı.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in ocak toplantısında politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, mart toplantısında ise yüzde 60 ihtimalle ilk faiz indirimini gerçekleştireceği öngörülüyor. Söz konusu ihtimal yılbaşında yüzde 85’te bulunuyordu.
Dün, Fed yetkililerinin açıklamaları takip edilirken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman, enflasyonun zamanla yüzde 2’ye yaklaşmaya devam etmesi durumunda, politikanın aşırı kısıtlayıcı hale gelmesini önlemek için politika faiz oranını düşürme sürecini başlatmanın uygun olacağını bildirdi.
Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic de enflasyonun beklediğinden daha çok yavaşladığına işaret ederek, yıl sonuna kadar çeyrek puanlık iki faiz indirimini uygun gördüğüne dikkati çekti.
Politikanın yıl sonunda hala kısıtlayıcı olması gerekeceğini ancak enflasyondaki ilerlemenin daha düşük oranları garanti edeceğini belirten Bostic, ilk faiz indirimini üçüncü çeyrekte öngördüğünü kaydetti.
Öte yandan, dün New York Fed’in yayımladığı Tüketici Beklentileri Anketinin sonuçlarına göre, Amerikalı tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi aralıkta yüzde 3 ile Ocak 2021’den bu yana en düşük seviyesine indi.
Gelecek 3 yıllık süreci kapsayan medyan enflasyon beklentisi aynı dönemde yüzde 2,6’ya ve 5 yıllık süreci kapsayan medyan enflasyon beklentisi yüzde 2,5’e geriledi.
Ülkede tüketici kredileri ise kasım ayında 23,7 milyar dolarla beklentilerin üzerinde artış gösterdi.
Söz konusu gelişmelerin ardından ABD 10 yıllık hazine tahvil faizi 4 baz puan azalışla dün yüzde 4,01 seviyesinden günü tamamalarken, yeni güne de yatay seyirle başladı.
Dolar endeksi yüzde 0,1 azalışla 102,1 seviyesinde bulunurken, altının ons fiyatı yüzde 0,3 artışla 2 bin 34 dolardan işlem görüyor.
Suudi Arabistan milli petrol şirketi Saudi Aramco’nun, Asya’ya yönelik amiral gemisi Arab Light da dahil olmak üzere tüm bölgelerde şubat ayı resmi satış fiyatlarını varil başına 2 ila 1,50 dolar arasında düşürmesinin ardından dün yüzde 3,1 gerileyerek 76,3 dolardan günü kapatan Brent petrolün varil fiyatı, şu sıralarda da düşüş eğiliminde hareket ederek önceki kapanışının yüzde 0,2 altında, 76,2 dolarda bulunuyor.
Uzmanlar, söz konusu fiyat indiriminin son 13 ayın en büyük indirimi olduğunu, bu kararın rafinericilerin daha rekabetçi fiyatlar talep etmesinin ardından geldiğini ifade ediyor.
Pay piyasaları tarafında, teknoloji hisseleri öncülüğünde yaşanan yükseliş dikkat çekerken, dizüstü ve masaüstü bilgisayarlar için güçlendirilmiş yapay zeka performansı sunacak yeni çiplerini duyuran ABD’li çip üreticisi Nvidia’nın hisseleri yüzde 6’dan fazla değer kazandı. Diğer çip üreticilerinden AMD’nin hisseleri yüzde 5,5 ve Intel’in hisseleri yüzde 3,3 arttı.
Geçen yıl haziranda tanıttığı “Vision Pro” başlığının 2 Şubat’tan itibaren ABD’deki mağazalarında satışa sunulacağını bildiren Apple’ın hisseleri de yaklaşık yüzde 2,5 yükseldi. Amazon’un hisseleri yüzde 3’e yakın, Alphabet’in hisseleri de yüzde 2’nin üzerinde artış gösterdi.
Öte yandan, ABD Federal Havacılık İdaresinin (FAA), bir yolcu uçağının havadayken gövdesinden bir parçanın kopması nedeniyle acil iniş yapması sonrası bazı “Boeing 737 MAX 9” tipi uçakların uçuşlarının geçici olarak durdurulmasına karar vermesinin ardından Boeing hisseleri yüzde 8 değer kaybetti.
Kripto para piyasasında da bazı şirketlerin ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonuna (SEC), spot Bitcoin Borsa Yatırım Fonları (ETF) için ücret bilgilerini içeren güncellenmiş başvurularını sunmaları, birkaç gün içinde SEC’in spot Bitcoin ETF’ye yönelik kararının çıkabileceği şeklinde yorumlandı. Söz konusu gelişmeler sonrasında Bitcoin’in fiyatı yüzde 6 artışla 47 bin doları aşarken, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,1 altında, 46 bin 740 dolardan alıcılı buluyor.
Dün, New York borsasında negatif bir seyir izlenirken, S&P 500 yüzde 1,41, Nasdaq endeksi yüzde 2,20 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,58 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de alıcılı bir seyirle başladı.
Avrupa borsalarında da dün pozitif seyir öne çıktı. Bölgede açıklanan veriler karışık sinyaller vermeye devam ederken, bugün gözler Almanya’da sanayi üretimi verilerine çevrildi.
Almanya’da dün açıklanan verilere göre, kasımda dış ticaret fazlası 20,4 milyar avro ile beklentileri aşarken, aynı dönemde fabrika siparişleri yüzde 0,3 yükselişle tahminlerin altında kaldı.
Piyasalara ilişkin araştırmalar yapan ve merkezi Frankfurt’ta bulunan Sentix’in, ocak ayına ilişkin Avro Bölgesi Yatırımcı Güven Endeksi eksi 15,8 ile beklentilerin altında kalırken, bölgenin kasımda yıllık perakende satışları yüzde 1,1 azalışla öngörülerin üzerinde gerçekleşti.
Analistler, bugün Almanya’da kasım ayına ilişkin sanayi üretimi verilerinin yatırımcıların odağında bulunduğunu belirterek, aylık bazda yüzde 0,2’lik artış beklendiğini ifade etti. Avro Bölgesi’nde işsizlik oranının ise kasımda yüzde 6,5 ile sabit kalması öngörülüyor.
Öte yandan, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings dün açıkladığı “Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Sektörler Arası Görünüm 2024” raporunda, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da, finansal sektörlerin görünümünün çoğunlukla “nötr” olduğunu bildirdi.
Fitch’ten rapora ilişkin yapılan açıklamada, yüksek net faiz gelirinin artan fonlama maliyetleriyle giderek daha fazla dengelendiği belirtilerek, net faiz marjlarının bazı Avrupa ülkelerinde halihazırda zirveye ulaştığı ve diğerlerinde de 2024’te zirveye ulaşacağı bildirildi.
Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,06, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,40 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,74 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,42 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de pozitif seyirle başladı.
Asya’da tarafında da pozitif seyir hakim oldu.
ABD’de artan risk iştahı Asya’ya da taşınırken, Çin Merkez Bankası (PBoC) yetkililerinden birinin, bankanın rezervlerini kullanarak yeni bir parasal gevşeme ihtimalini ima etmesi risk iştahını destekledi.
Öte yandan, Japonya’da açıklanan verilere göre, kasımda yüzde 2,7 olan yıllık Tokyo enflasyonu, aralıkta yüzde 2,4’e yavaşladı. Ülkede hane halkı harcamaları da kasımda aylık yüzde 1 ve yıllık yüzde 2,9 azalış kaydetti.
Söz konusu gelişmelerin ardından düşüş eğilimini sürdüren dolar/yen paritesi, yüzde 0,4 azalışla 143,6 seviyesinde bulunuyor.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,3 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,3 artış kaydederken, Güney Kore’de Kospi endeksi yatay bir seyir izliyor.
Yurt içinde dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,49 değer kazancıyla 7.818,89 puandan tamamlarken, söz konusu seyirde Bank of America’nın (BofA), yatırımcılar için Türk bankalarının yeniden radarda olduğunu duyurması etkili oldu.
Dolar/TL, dün önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 29,8771’den günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 29,9360 seviyesinden işlem görüyor.
Öte yandan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB), 11 Ocak Perşembe günü New York’ta başlayacak olan “Yatırımcı Günleri” toplantısında, TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan, büyüklüğü 50 trilyon doları bulan, dünyanın en büyük yatırım fonlarından 200’ü aşkın üst düzey temsilci ile bir araya gelecek.
Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Almanya’da sanayi üretimi, Avro Bölgesinde işsizlik oranı ve ABD’de dış ticaret açığı verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.900 ve 8.000 seviyelerinin direnç, 7.800 ve 7.700 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Almanya, kasım ayı sanayi üretimi
13.00 Avro Bölgesi, kasım ayı işsizlik oranı
16.30 ABD, kasım ayı dış ticaret açığı
]]>Ticaret Bakanlığı’ndan Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Volkan Demir, 2023 yılına ilişkin ekonomi ve ticaret değerlendirmelerini içeren yazılı açıklama yaptı. Demir’in bugün yaptığı “Ekonomi ve Ticarette 2024 Yılına Nasıl Girdik” başlıklı açıklaması şöyle:
“2023 YILINI, ÜLKEMİZ EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ İÇİN İÇ KARARTICI BİR YIL OLARAK ARKAMIZDA BIRAKIYORUZ”
“2023 yılını, ülkemiz ekonomik görünümü için iç karartıcı bir yıl olarak arkamızda bırakıyoruz. 2000’li yıllardan itibaren en yüksek enflasyon, cari açık ve Türk lirasından kaçış gibi gerçeklerin 2023 yılında yaşanmış olması gibi gerçeklerden ötürü, 2023 yılını ülkemiz ekonomik görünümü için iç karartıcı bir yıl olarak arkamızda bırakıyoruz. Enflasyonun tarihi rekorlar kırdığı 2023 yılında, halkımızın alım gücünün belirgin bir şekilde aşındığına şahitlik ettik. Çarşıya pazara çıktığımızda gördüğümüz fiyatlar, maalesef halkımızın ağır bir geçim yükünü taşımak zorunda kaldığını göstermektedir. Aralık ayı itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 64,77 olması, gıda enflasyonunun yüzde 67’ler üzerinde gerçekleşmesi, halkımızın yaşadığı sorunların sayısal ifadesi olarak değerlendirilmelidir. TÜİK’in açıkladığı gerçek hayattan kopuk bu veriler bile geçim sorunlarını örtbas edememektedir. Farklı araştırma gruplarının yayınladıkları istatistikler, gıda enflasyonunun yüzde 100’ün üzerinde olduğuna işaret etmektedir. TÜİK verileri baz alındığında dahi OECD ülkeleri arasında en yüksek enflasyonun ve gıda enflasyonunun ülkemizde bulunuyor olması, ülkemiz için hayal kırıklığıdır.
“GIDA ENFLASYONUNDA YAŞANAN MÜTHİŞ BAŞARISIZLIĞIN BİR SONUCU OLARAK ÜLKEMİZDE AÇLIK SINIRI YÜKSELMİŞTİR”
Özellikle gıda enflasyonunda yaşanan bu müthiş başarısızlığın bir sonucu olarak ülkemizde açlık sınırı yükselmiştir. Açlık sınırı, iki çocuk ve ebeveynlerden oluşan dört kişilik çekirdek bir ailenin hayatlarını idame ettirebilmeleri için tüketmeleri gereken minimum gıda ürünleri baz alınarak yapılan bir hesaplamadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) belirlediği kriterler uyarınca kalori cinsinden yapılan bu hesaplama, temel gıda maddelerini (süt ve süt ürünleri, et, tavuk, baklagiller, pirinç, sebze ve meyve gibi) içeren bir sepetin kalori cinsinden fiyatını belirlemeye elverişli olduğu için global olarak kabul görmüştür. Bu kaloriyi tüketebilmenin fiyatı, Türk-İş Kasım 2023 araştırmasına göre, 14 bin 25,85 TL’dir. Öte yandan, açlık sınırı kalemlerinin kira, yakıt, elektrik ve ulaşım gibi temel harcamalarının hesaba katılmadığının altı çizilmelidir. Bu harcamalar hesaba katılarak elde edilen yoksulluk sınırı, Türk-İş Kasım 2023 araştırmasına göre, 45 bin 686,81 TL’dir. Mevcut görünüm, vatandaşlarımızın büyük bir kesiminin maalesef yoksulluk sınırının altında hayatlarını idame ettiklerini göstermektedir.
“ÜLKEMİZ GELİR ADALETSİZLİĞİNİN EN YÜKSEK YAŞANDIĞI ÜLKELERDEN BİRİ OLARAK PARMAKLA GÖSTERİLMEKTEDİR”
Bunlara ek olarak yüksek enflasyon, gelir dağılımında da bozulmalara sebebiyet vermiştir. Gelir dağılımı adaletsizliğini gösteren Gini Katsayısı, ülkemizde 2014 yılında 0,391 iken 2022 yılında 0,415 olarak kaydedilmiştir. 2023 yılına ilişkin bir veri henüz açıklanmadığı için kesin bir şey söyleyemiyoruz, ancak bu yüksek enflasyonun Gini Katsayısı’nı artırması muhtemeldir. Ülkemizin en yüksek Gini Katsayılı OECD ülkeleri arasında olduğunun belirtilmesinde fayda görülmektedir. Diğer bir deyişle ülkemiz maalesef gelir adaletsizliğinin en yüksek yaşandığı ülkelerden biri olarak parmakla gösterilmektedir.
“VERİLER, SON 12 AYLIK DÖNEMDE HİÇ CARİ FAZLA VEREMEDİĞİMİZ GERÇEĞİNİ ORTAYA KOYMAKTADIR”
Cari açık açısından da 2023 yılı kötü bir yıl olarak arkamızda kalmaktadır. Açıklanan son veri olan ekim ayına ilişkin değerler, son 12 aylık dönemde hiç cari fazla veremediğimiz gerçeğini ortaya koymaktadır. Yıllık cari açıktaysa son 5 yılın rekoru kırılarak 2018’den beri yaşanan en yüksek cari açık değeri olan 43,5 milyar ABD dolarına ulaşılmıştır. Burada yüksek teknolojik ürünlerin dış ticaretimizdeki paylarının vurgulanmasında fayda görülmektedir. Bu ürünlerin ihracatımız içindeki payı yüzde 3’lerde ve ithalatımız içindeki payının yüzde 12’lerde olduğundan hareketle, ihracatın niteliğinin sorgulanması gerekliliği bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, cari dengenin temel unsuru, sanayi ürünleri ticaretidir. Açıklanan veriler, burada da iç karartıcı bir resim ortaya koymaktadır. Sanayi sektörünün istihdamı 3’üncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 225 bin kişiden fazla azalarak son 12 çeyreğin en düşük seviyesine inmiştir. İstihdama negatif katkı veren sanayi sektörünün cari dengeye de beklenen katkıyı veremeyecek olması muhtemeldir.
“AVM’DE YAŞANAN İNTİHAR VAKASINDA, VEFAT EDEN VATANDAŞIMIZIN SÖYLEDİĞİ ‘İKİ ÇOCUĞUM AÇ’ İFADESİ, 2023 YILINI MÜHÜRLEYEN SÖZ OLACAKTIR”
Bu ağır geçim yükü ve düşük ücretler, vatandaşlarımızı maalesef derinden sarsmıştır. Bir AVM’de yaşanan intihar vakasında, vefat eden vatandaşımızın söylediği ‘İki çocuğum aç’ ifadesi, uzun süreler boyunca hafızalardan silinmeyecek ve 2023 yılını mühürleyen bir söz olacaktır. Aynı vatandaşımızın söylediği ’15 bin TL borcum var’ ifadesi de hanelerde yaşanan sorunları ayyuka çıkarmıştır. Zira enflasyon karşısında ezilen vatandaşlarımız hayatlarını idame ettirebilmek için çareyi borçlanmakta bulmaktadır. Bir nevi cüzdandaki borç enstrümanı olarak nitelendirilebilecek kredi kartları kullanımları bu çıkarımı hemen teyit etmektedir. Bir önceki yılın kasım ayıyla kıyaslandığında bu kasımda kredi kartı sayısı yüzde 18 artış göstermiş ve kredi kartlarıyla yapılan işlem hacmi yüzde 124’lük bir sıçrama göstermiştir. Bu sayılar yorumlanıyorken kredi kartlarının kullanım yerlerinin değerlendirilmesi olmazsa olmazdır. Kredi kartlarının geleneksel kullanımı olan taksit amacının yanı sıra, vatandaşlarımızın günlük ihtiyaçlarını dahi bu finansman yöntemiyle karşılayabilmektedir.
“KOBİ’LERİN TOPLAM İHRACATTAKİ PAYLARININ 10 SENE İÇİNDE YARIYA DÜŞTÜĞÜNÜ GÖRÜYORUZ”
KOBİ’ler tarafında da işlerin pek iyiye gitmediğini söylemek mümkündür. Son 10 yıllık veriler, hiç de iç açıcı olmayan bir resim çizmektedir. KOBİ’lerin toplam ihracattaki paylarının son 10 sene içinde yaklaşık olarak yarıya düştüğünü görüyoruz. Toplam ihracatımız içindeki KOBİ payı 2013 yılında yüzde 59,2 iken yüzde 31,6’ya düşmüştür. Buna ek olarak, KOBİ’lerin toplam cirodaki paylarının son 10 sene içinde yaklaşık olarak üçte bir düştüğünü görüyoruz. Toplam ciro içindeki KOBİ payı 2013 yılında yüzde 63,8 iken 2022 yılında yüzde 42 buçuk olarak gerçekleşmiş. Bütün bunlar, küçük olarak değerlendirilebilecek kesimlerin ekonomideki paylarının azaldığını göstermekte, istihdamın halihazırda yüzde 70’ini sağlayan KOBİ’lerde çalışan kesimin kazançlarının reel olarak azaldığına işaret etmekte ve gelir adaletsizliğindeki uçurumun keskinleştiğine işaret etmektedir.
“DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞİNDEKİ AZALIŞ TRENDİ, ÜLKEMİZE DUYULAN DIŞ GÜVENİN NE KADAR AZ OLDUĞUNUN BİR GÖSTERGESİ”
Şirket sayıları perspektifinden de benzer bir tabloyla karşılaşılmaktadır. 2023’ün ilk 11 ayında kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 azalmışken kapanan şirket sayısı yüzde 7,2 kadar artmıştır. Gerçek kişi işletmeleri açısından değerlendirildiğindeyse durum daha kritik bir hal almaktadır. 2023’ün ilk 11 ayında kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24,9 azalmışken kapanan şirket sayısı yüzde 44,7 kadar artmıştır. Bu istatistikler, ülkemiz ticari hayatının gerçekleridir ve ticaret ikliminin ne kadar bozulduğunun göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Uluslararası doğrudan yabancı yatırım verileri, 2021 ve 2022 yılları boyunca gayrimenkul hariç uluslararası doğrudan yatırım girişinin sırasıyla 7,6 ve 7,1 milyar ABD doları tutarında olduğunu göstermektedir. Bu azalış trendi, 2023 yılında da devam etmiş ve 2023’ün ilk 8 ayı itibarıyla gerçekleşen giriş miktarı yüzde 16,1’lik bir azalışla 3,65 milyar ABD doları olarak kaydedilmiştir. Bu azalış trendi, ülkemize duyulan dış güvenin ne kadar az olduğunun bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir.”
]]>Fed’in bu yıl faiz indirimlerine başlaması beklense de zamanlamasına ilişkin belirsizlik sürerken, artan jeopolitik risklerinde etkisiyle pay piyasalarında risk iştahının düşmesi dikkati çekiyor.
Dün açıklanan Fed Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) geçen yılın son toplantısına ait tutanaklarında, banka yetkililerinin politika faizinin zirvede veya zirveye yakın olduğunu ve 2024’te faiz indirimlerine başlanılacağını düşündüğünü ancak enflasyon açıkça düşene kadar para politikasının bir süre daha kısıtlayıcı kalmasının uygun olacağı görüşünde olduğunu ortaya koydu.
Tutanaklarda, enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin azaldığı ancak enflasyonun hala hedefin oldukça üzerinde olduğu ve fiyat istikrarına yönelik ilerlemenin durma riskinin de devam ettiği belirtildi.
Bazı yetkililerin kısıtlayıcı para politikası duruşunun ne kadar süre devam etmesi gerektiğine ilişkin belirsizliğe ve aşırı kısıtlayıcı duruşun ekonomiye yönelik aşağı yönlü risklerine dikkati çektiği aktarılan tutanaklarda, yetkililerin görünüme ilişkin alışılmadık derecedeki yüksek belirsizliğe ve ekonominin faiz oranlarının daha da artırılmasına neden olabilecek şekilde gelişmesinin mümkün olduğuna işaret ettiği aktarıldı.
Tutanakların yanı sıra Fed yetkililerinin sözle yönlendirmeleri de takip edilirken Richmond Fed Başkanı Thomas Barkin, enflasyonda ilerleme kaydedildiğini ancak daha fazla sıkılaşma olasılığının da devam ettiğini yineledi. Barkin, ABD ekonomisinde “yumuşak inişin” daha olası göründüğünü ancak kesin olmadığını kaydetti.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in mart toplantısında faiz indirimlerine başlama ihtimali hafta başında yüzde 85 seviyesinde bulunurken, bu ihtimal tutanakların ardından yüzde 70’e geriledi.
Öte yandan, dün ABD’de açıklanan verilere göre, ülkede JOLTS açık iş sayısı, geçen yıl kasımda 8 milyon 790 bine inerek Mart 2021’den bu yana en düşük seviyesini kaydetti. İşinden ayrılanların sayısı ile iş alınan kişi sayısının düştüğünü gösteren veriler, iş gücü piyasasındaki soğumaya işaret etti.
Analistler, söz konusu verinin iş gücü piyasasındaki soğumaya işaret ettiğini belirterek, bugün açıklanacak ADP özel sektör istihdamı ve yarın yayımlanacak istihdam raporu verilerinden alınacak sinyallerin de Fed’in gelecek döneme ilişkin izleyeceği politikalara ilişkin ipucu verebileceğini söyledi.
Ülkede Tedarik Yönetim Enstitüsünün (ISM) imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ise geçen yıl aralıkta 47,4 ile beklentileri aştı. Söz konusu dönemde yaşanan yükselişe rağmen endeks, imalat sektöründeki daralmanın sürdüğünü gösterdi.
Kripto para piyasasında ise Bitcoin Spot Borsa Yatırım Fonları (ETF) ile ilgili bekleyiş sürerken, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC), Nasdaq, Chicago Opsiyon Borsası (CBOE) ve New York Menkul Kıymetler Borsası (NYSE) olmak üzere büyük borsalarla Bitcoin spot ETF’ler hakkında görüşmelerde bulunduğu bildirildi.
İlgili görüşmeye ilişkin haber Bitcoin spot ETF’nin onayının yakın olabileceğine dair olumlu bir işaret olarak görülmesine rağmen Bitcoin’in fiyatı düşüş eğilimini sürdürerek yüzde 5’e yakın değer kaybetti.
Söz konusu gelişmelerle dün yüzde 4,01’le aralık başından bu yana en yüksek seviyeye çıkan ABD 10 yıllık tahvil faizi günü yaklaşık 3 baz puan azalışla yüzde 3,91’le tamamlarken, şu sıralarda yüzde 3,94 seviyesinde bulunuyor.
Yükseliş eğilimini dün üst üste dördüncü işlem gününe taşıyarak yüzde 0,3 artışla günü 102,5 seviyesinden tamamlayan dolar endeksi, şu sıralarda yatay bir seyir izliyor.
Tutanaklardan alınan, Fed’in faizleri beklenenden daha uzun süre yüksek tutabileceği sinyalinin ardından dün düşüş eğilimini üst üste dördüncü işlem gününe çıkartarak günü yüzde 0,8 gerilemeyle 2 bin 41 dolardan tamamlayan altının ons fiyatı, bugün önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 2 bin 44 dolardan işlem görüyor.
Öte yandan, dün İran’ın, ülkede meydana gelen iki patlamanın da İsrail’e karşı takındığı tavrı cezalandırmak için yapıldığını duyurmasıyla bölge genelin artan gerilim petrol fiyatlarını yukarı yönlü destekledi. Üst üste dört günlük düşüş serisini dün yüzde 3,4 artışla sonlandırarak günü 78,5 dolardan kapatan Brent petrolün varil fiyatı, şu dakikalarda da önceki kapanışına göre yüzde 0,1 yükselişle 78,6 dolarda bulunuyor.
İsrail Ordusu Sözcüsü Daniel Hagari, düzenlediği basın toplantısında, bir gazetecinin İsrail’in İran’da meydana gelen saldırılarla alakasının bulunup bulmadığına ilişkin sorusuna, “Bu konuda yorum yapmayacağım.” şeklinde cevap verdi.
Bu gelişmelerle, New York borsasında negatif bir seyir izlenirken, S&P 500 yüzde 0,80, Nasdaq endeksi yüzde 1,18 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,76 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de negatif seyirle başladı.
Avrupa borsalarında da negatif seyir hakim oldu.
Enflasyon ve resesyon ikileminin en fazla hissedilen bölge olarak öne çıkan Avrupa’da, Orta Doğu’daki artan jeopolitik riskler ve Kızıldeniz’de yükselen gerilimin de etkisiyle pay piyasalarında risk algısı arttı.
Daimarkalı denizcilik devi Maersk’ten yapılan açıklamada, şirketin “Maersk Hangzhou” adlı gemisinin 30 Aralık’ta uğradığı saldırının ardından bir sonraki duyuruya kadar Kızıldeniz ve Aden Körfezi üzerinden tüm geçişleri durdurma kararı aldığını açıkladı.
Kızıldeniz’deki gelişmelerin enerji arzında problem çıkarabileceği endişeleriyle şubat vadeli doğal gaz kontratları dün yüzde 7’den fazla değer kazanırken, bu durumun enflasyonla mücadeleye sekte vurmasından endişe ediliyor.
Öte yandan, dün Almanya’da açıklanan verilere göre, işsizlik oranı değişim göstermeyerek yüzde 5,9’da kalırken, bugün gözler ülkede açıklanacak enflasyon verilerine çevrildi.
Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,51, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,58, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,38 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,39 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de negatif seyirle başladı.
New York borsasındaki negatif seyir yeni günde Asya’ya da taşındı.
Tatil sonrası yeni yılda ilk kez işlem gerçekleşen Japonya’da Nikkei 225 endeksi, negatif açılış yaparken, ülkede yaşanan depremlerin etkisiyle Japonya Merkez Bankasının (BoJ) ultra gevşek para politikasını sonlandırma ihtimalinin ötelendiği beklentilerinin artmasıyla dolar/yen paritesi yükseliş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyarak 143,6 seviyesine çıktı.
Öte yandan, bölgede bugün açıklanan verilere göre, Japonya’da imalat sanayi PMI 47,9 ve Çin’de hizmet sektörü PMI 52,9 ile beklentileri aştı.
Kapanışa yakın Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,6, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,9 ve Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,7 değer kaybetti.
Yurt içinde dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,78 değer kaybıyla 7.412,04 puandan tamamladı.
Dolar/TL, dün önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 29,7706’dan günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 29,7940 seviyesinden işlem görüyor.
Yurt içinde dün açıklanan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Aralık 2023’te aylık bazda yüzde 2,93, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 1,14 artış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 64,77, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 44,22 olarak gerçekleşti.
Analistler, bugün yurt içinde reel efektif döviz kuru ile haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise Almanya’da enflasyon, ABD’de ADP özel sektör istihdamının yanı sıra haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve hizmet sektörü ve bileşik PMI verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.300 ve 7.200 puanın destek, 7.500 ve 7.600 seviyelerinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
11.55 Almanya, aralık ayı hizmet sektörü ve bileşik PMI
14.30 Türkiye, aralık ayı reel efektif döviz kuru ile haftalık para ve banka istatistikleri
16.00 Almanya, aralık ayı TÜFE
16.30 ABD, aralık ayı ADP özel sektör istihdamı ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları
17.45 ABD, aralık ayı hizmet sektörü ve bileşik PMI
]]>