Üzerinden – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sun, 28 Jul 2024 21:09:58 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vergi Denetim Kurulu tarafından yapılan tespitler doğrultusunda vergi incelemelerine devam ediyor https://www.haber60.com.tr/hazine-ve-maliye-bakanligi-vergi-denetim-kurulu-tarafindan-yapilan-tespitler-dogrultusunda-vergi-incelemelerine-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/hazine-ve-maliye-bakanligi-vergi-denetim-kurulu-tarafindan-yapilan-tespitler-dogrultusunda-vergi-incelemelerine-devam-ediyor/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:09:58 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42472 Sosyal medyada yapılan şirketlerin vergi ödemeleriyle ilgili paylaşımlar gündem oldu. Birçok vatandaşın sorgulama yapıp ekran görüntülerini yayınladığı paylaşımlarda, Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin vergi ödemediği öne sürüldü. Konuyla ilgili on binlerce paylaşım yapılırken, ses getiren olayla ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan açıklama geldi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vergi Denetim Kurulunun risk analiz sistemi üzerinden yaptığı tespitler neticesinde, 2 bin 815 büyük mükellefin halihazırda toplam yüzde 27’si nezdinde vergi incelemelerine devam edildiğini bildirdi. Bakanlığın X sosyal medya platformu üzerinden yapılan açıklamada, sosyal medyada bazı hesaplar üzerinden dijital vergi levhası bilgilerinin paylaşılarak vergi yükümlülükleri ile ilgili haberler yapıldığı hatırlatıldı.

“FAALİYET RAPORU KAMUOYUYLA PAYLAŞILACAK”

Bu çerçevede açıklama yapma zarureti doğduğu belirtilen açıklamada, şöyle denildi; “Mükelleflerimizin beyanlarının doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak amacıyla Vergi Denetim Kurulumuzun risk analiz sistemi üzerinden yaptığı tespitler neticesinde, 2 bin 815 büyük mükellefin halihazırda toplam yüzde 27’si nezdinde vergi incelemelerine devam edilmektedir. Bu oranın müteakip dönemde daha da artırılması planlanmaktadır. Ayrıca yine sürekli zarar beyan eden mükelleflerden büyüklüğü ve sektörüne göre beyanı riskli değerlendirilen öncelikle 735 mükellef nezdinde vergi incelemeleri yürütülmektedir. Buna ek olarak vergi inceleme istatistikleri mükellef büyüklüklerine göre tespit edilerek Vergi Denetim Kurulu yıllık faaliyet raporunda ayrıca kamuoyuyla paylaşılacaktır.”

PAKET VERGİDE ETKİNLİK VE ADALETİN GÜÇLENDİRİLMESİ SAĞLANACAK

Ekonomi yönetiminin Eylül 2023’te duyurulan Orta Vadeli Program’da vergide adaletin güçlendirilmesi ve doğrudan vergilerin payının artırılması konusundaki kararlılığının ortaya konulduğuna işaret edilen açıklamada, bu doğrultuda “az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını” hedefleyen ve kayıt dışılıkla mücadeleye katkı sağlayan vergi paketinin de dün TBMM’de kabul edildiği hatırlatıldı. Açıklamada, şu bilgilere yer verildi; “Vergide etkinlik ve adaletin güçlendirilmesini sağlayacak olan bu paketle vergi cezaları artırılacak, bazı istisna ve indirimler kaldırılacak ve kayıt dışı ekonomi ile daha güçlü bir şekilde mücadele edilecektir. Bu paket, son günlerde kamuoyunda dile getirilen eleştirilere de kritik bir düzenleme ile yanıt vermektedir. Paketle birlikte, istisnalar nedeniyle ödenecek vergisi çıkmayan mükelleflere yurt içi asgari kurumlar vergisi getirilmektedir. Buna göre, kazançlarından istisna ve indirimler düşüldüğünde ödenecek vergisi çıkmayan mükellefler, bu indirimler düşülmeden önceki kurum kazançları üzerinden artık yüzde 10 oranında asgari vergi ödeyeceklerdir.”

“TÜM YASAL İŞLEMLER İSTİSNASIZ UYGULANMAKTADIR”

Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak gerek vergi incelemeleriyle gerekse saha denetimleriyle kayıt dışılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi; “Vergi kanunlarına uymayan mükellefler hakkında tüm yasal işlemler istisnasız uygulanmaktadır. Bu mücadelemize destek vermek amacıyla vergi cezalarının artırılmasına yönelik hükümler de yeni kabul edilen kanunda yer almaktadır. Bu kapsamda, vergi mahremiyeti nedeni ile Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak mükellef bazında detaylı bilgi paylaşılması mümkün olmamakla birlikte, haberlere konu olan mükellefler arzu ederlerse kendileriyle ilgili açıklama yapabilirler. Vergide adalet, etkinlik ve kazanca göre vergileme, politikalarımızın ana unsurudur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hazine-ve-maliye-bakanligi-vergi-denetim-kurulu-tarafindan-yapilan-tespitler-dogrultusunda-vergi-incelemelerine-devam-ediyor/feed/ 0
TÜRSAB Başkanı: Tatil satın alırken web sitesinin adresini kontrol edin https://www.haber60.com.tr/tursab-baskani-tatil-satin-alirken-web-sitesinin-adresini-kontrol-edin/ https://www.haber60.com.tr/tursab-baskani-tatil-satin-alirken-web-sitesinin-adresini-kontrol-edin/#respond Mon, 22 Jul 2024 08:33:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41364 Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, tatil satın alınan web sayfasının adres çubuğundaki ismin dikkatlice kontrol edilmesi gerektiğini belirterek, “Rezervasyon yapıldığında ödeme, seyahat acentelerinin kurumsal IBAN’ına yapılır. Ancak seyahat acentesi olmayan kişiler ödemeleri şahsi IBAN’larına almak suretiyle mağduriyete yol açmaktadır.” dedi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Bağlıkaya, turizmde dolandırıcılık vakalarının çeşitli dönemlerde farklı alanlarda yoğunlaştığını anlattı.

Bağlıkaya, salgın sürecinde ve sonrasında villa kiralamalarında dolandırıcılık vakalarının daha çok yaşandığını, son zamanlarda bungalov turizminde de bu tip olayların sık yaşanmaya başladığını aktardı.

2023’te dolandırıcılık vakalarıyla ilgili 12 bin 691 ihbara ilişkin işlem gerçekleştirdiklerinin altını çizen Bağlıkaya, “TÜRSAB olarak bu tip nitelikli dolandırıcılık vakalarının önüne geçmek için özel bir dijital denetim ekibi kurduk. Ekiplerimiz, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak yoğun bir biçimde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca, internet üzerinden oluşturduğumuz ‘TÜRSAB Dijital Doğrulama Sistemi’ ile vatandaşlarımıza tatil satın aldıkları şirketin TÜRSAB üyesi seyahat acentesi olup olmadığını kontrol etme imkanı sunuyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Bağlıkaya, internet üzerinden tatil satın alan vatandaşların sayısının son yıllarda giderek arttığını belirterek, “Buna paralel olarak sahte web siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinden yapılan dolandırıcılıklarda artış gözleniyor.” dedi.

Kullanıcıların internet üzerinden tatil paketi alırken, satın alımın yapıldığı web sitesinin TÜRSAB üyesi acente olup olmadığını kontrol etmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Bağlıkaya, bunun, özel geliştirdikleri Dijital Doğrulama Sistemi üzerinden kontrol edilebildiğini ve seyahat acentelerinin sayfalarında bu sistemin logosunun bulunduğunu dile getirdi.

“Ekiplerimiz 2024 Haziran sonu itibariyle toplam 16 bin 705 işlem gerçekleştirdi”

Acente kimliğini kullanarak yapılan dolandırıcılık faaliyetlerine karşı aldıkları önlemlere değinen Bağlıkaya, şunları kaydetti:

“Birlik olarak gerek TÜRSAB Doğrulama Sistemi’miz gerek dijital denetimlerimiz gerekse de fiziki denetimlerimizle her tür sahtecilik ve dolandırıcılığa karşı büyük bir gayret ve özveriyle çalışıyoruz. Özellikle sosyal medya mecralarındaki sahte hesaplar üzerinden verilen ilanlarla vatandaşlar mağdur edilebildiğini dikkate alarak bu tip istenmeyen olayların önüne geçmek için denetim çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Dijital denetim ekiplerimiz 2024 Haziran sonu itibariyle toplam 16 bin 705 işlem gerçekleştirdi. Ekibimiz hem gelen ihbarlarla hem de internet üzerinden gerçekleştirdikleri yoğun taramalarla buldukları dolandırıcılık amaçlı sayfaları, haklarında işlem yapılması için yetkili kurumlarla paylaşıyor. Bu kapsamda Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nı ziyaret ederek sektörümüz adına bilgi paylaşımında bulunduk. Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı vasıtasıyla Cumhuriyet Başsavcılığına 581 dosya sunduk. Mağdur olan vatandaşlarımızı da bu dosyaya yönlendirdik.”

Firuz Bağlıkaya, ayrıca Google ve META şirketleriyle de yakın temas içerisinde olduklarını aktararak, nitelikli dolandırıcılık amacıyla hareket eden web sitelerini Google ile paylaştıklarını, arama motoru üzerinde özellikle üst sıralarda listelenmesinin önüne geçtiklerini bildirdi.

“META ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde de önemli bir mesafe aldık”

Gerçek seyahat acentelerinin web sayfalarını taklit eden sitelere erişimin engellenmesi için aksiyon alınmasını sağladıklarını belirten Bağlıkaya, “META ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde de önemli bir mesafe aldık. Dolandırıcılık amaçlı sosyal medya hesaplarının askıya alınması konusundaki temaslarımız ve sektörümüz adına bilgilendirmelerimiz devam ediyor.” dedi.

Bağlıkaya, TÜRSAB olarak bu tür dolandırıcılıklara maruz kalan mağdur vatandaşlara ve şirket ünvanları dolandırıcılık olaylarında kullanılan seyahat acentelerine gerekli hukuki adımları atabilmeleri noktasında da destek vermeye çalıştıklarını söyledi.

Mağdurları, şikayet dilekçe örnekleri ve başvuru şekilleri konularında bilgilendirerek savcılıklara yönlendirdiklerini belirten Bağlıkaya, “Ayrıca, bu tür dolandırıcılık olaylarında ünvanları kullanılmış acentelerimizin sosyal medya hesaplarında bu hususu dile getiren notlar düşmeleri gerektiğine yönelik önerilerde bulunuyoruz. META ya da Google benzeri internet veya sosyal medya mecralarında hizmet sağlayıcı firmalara şikayetlerin iletilmesi de ayrı bir önem arz ediyor. İlgili departmanlarımız bu konuda da mağdurları bilgilendirip yönlendiriyorlar.” ifadelerini kullandı.

Bağlıkaya, tatil satın alınan web sayfasının adres çubuğundaki isminin dikkatlice kontrol edilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Zira dolandırıcılar herhangi bir tur şirketinin sayfasını kopyalayıp adres çubuğundaki bölümde küçük bir harf değişikliği yapmak suretiyle benzer bir domain adı ve sayfa tasarımıyla sahte bir site oluşturabiliyor.” dedi.

Ayrıca dolandırıcıların, izlerinin sürülmesini kolaylaştırması nedeniyle çoğunlukla sabit telefon numarası kullanmadığı bilgisini veren Bağlıkaya, sözlerini şöyle tamamladı:

“Görüşme ve yazışmalarını genelde WhatsApp hatları üzerinden gerçekleştirerek sahte rezervasyon işlemi sürecini tamamlamaktalar. Bu noktanın tüketiciler tarafından göz önünde bulundurulması önem taşıyor. Rezervasyon yapıldığında ödeme, seyahat acentelerinin kurumsal IBAN’ına yapılır. Ancak seyahat acentesi olmayan kişiler ödemeleri şahsi IBAN’larına almak suretiyle mağduriyete yol açmaktadır. Sosyal medya hesaplarında kullanıcı adlarının sıklıkla değişmiş olması, olası dolandırıcılığa işaret eden bir diğer nokta. Vatandaşlarımızın bu hususa dikkat etmesini özellikle tavsiye ediyoruz. Ürünün fiyatının piyasa değerinin çok altında olması hali de şüphe sebebi olup vatandaşlarımızın bu hususa da dikkat etmesini özellikle öneriyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tursab-baskani-tatil-satin-alirken-web-sitesinin-adresini-kontrol-edin/feed/ 0
EŞİK Platformu, kadının soyadı düzenlemesine tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/esik-platformu-kadinin-soyadi-duzenlemesine-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/esik-platformu-kadinin-soyadi-duzenlemesine-tepki-gosterdi/#respond Wed, 17 Jul 2024 23:39:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40323 (ANKARA) – Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen kadının soyadı düzenlemesinin yer aldığı 9. Yargı Paketi’yle ilgili “Kadının kendi soyadını kullanması, ortak çocukların anne veya babanın soyadını ya da her ikisini de kullanmaları aileye zarar vermez; tam tersine ailede eşitliği pekiştireceği için güçlendirir” açıklamasını yaptı.

EŞİK Platformu, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilerek TBMM Genel Kurulu gündemine gelen “Kadın, evlenince kocasının soyadını alır” düzenlemesinin yer aldığı 9. Yargı Paketi’ne tepki gösterdi. Platform’un konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklama şöyle:

“Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 13 Temmuz Cumartesi günü basına verdiği demeçte ‘Anayasa Mahkemesi burada bir iptal kararı verdi ve iptal kararı sonrasında o boşluğun yeniden düzenlenmesi gerekti. Taslak çalışmamızı biz TBMM grubumuza ilettik ve onlar da değerlendirmelerde bulundular ve kadın evlenmekle kocasının soyadını alır, isterse kızlık soyadını da bununla beraber kullanabilir hükmü Adalet Komisyonu’nda aynı şekilde korundu ama Anayasa Mahkememizin gerekçelerine de atıf yapılarak yeni bir düzenleme gerçekleştirildi. Durum bundan ibaret’ diyerek kadınlara soyadı dayatması getiren tekliflerini savunmuştur.

“Kadının içine doğduğu kendi ailesini neden korumuyorsunuz”

Hangi aileyi koruyorsunuz? Kadının içine doğduğu kendi ailesini neden korumuyorsunuz?

Kadınlara evlendiği erkeğin soyadını dayatarak ‘aileyi koruma’ iddiası AKP’li üyeler tarafından komisyon görüşmeleri boyunca da tekrarlanmıştır. Adalet Komisyonu’nda yasa teklifini savunan AKP vekili Cahit Özkan, teklifi ‘aile yapısını zayıflatacak her türlü girişim karşısında teyakkuzda olmalıyız’ demiş ve iptal kararı nedeniyle Anayasa Mahkemesi’ni suçlamayı ihmal etmemiştir. Komisyonda söz alan diğer AKP’li üyeler de soyun sadece erkekler üzerinden gitmesinin, kadının erkeğin soyadını almaya kanunen zorlanmasının erkek egemenliğinin ilanı olduğunu hatırlatan çoğu hukukçu muhalefet vekillerinin ve TBB Başkanı Erinç Sağkan’ın itirazlarına, tekraren aile birliği, ailenin öneminden bahsederek cevap vermiştir.

Türkiye’de kadınlara, kendi öz anne ve babaları, kendi öz kardeşleri ile aynı soyadlarını taşımaları yasaklanmaktadır. Kadınlara, sanki hep yeni evlendikleri eşlerinin anne babasının, kardeşlerinin soyuna dahil imiş gibi, onların soyadı ile yaşamaları dayatılmaktadır. Evlilikle soyadını değiştirme dayatması, sadece kadınları kendi ailelerinden kopartmakla kalmamakta, çocuklarını yani torunları da kadının ailesinden kopartmaktadır.

“Soyadı, insan soyunun hangi cins üzerinden yürüyeceği tartışmasıdır”

Soyadı, basit bir isim tartışması değildir. İnsan soyunun hangi cins üzerinden yürüyeceği tartışmasıdır. Bu soruya, ‘İnsan soyu erkek cinsi üzerinden yürüyecektir’ yanıtı verildiğinde tüm hayat erkeklerin egemenliği üzerinden yürüyecektir. Bilimden sanata, siyasetten spora, hayatın tüm alanlarında erkeklerin üstünlüğü, belirleyiciliği ve denetimi esas alınacaktır. Kadınlar ve çocuklar erkeklerin mülkü olarak görülecektir. Soy erkekler üzerinden yürüyeceği için kadınların varlığı ve hayatları değersiz görülecek; kadınlar erkek çocuk doğurmaya zorlanacaktır. Kadının kendi soyadını kullanması, ortak çocukların anne veya babanın soyadını, ya da her ikisini de kullanmaları aileye zarar vermez; tam tersine ailede eşitliği pekiştireceği için güçlendirir. Nitekim birçok ülkede bunun örnekleri yaşanmaktadır.”

]]> https://www.haber60.com.tr/esik-platformu-kadinin-soyadi-duzenlemesine-tepki-gosterdi/feed/ 0 Kılıçdaroğlu: Türkiye’yi yaşam tarzı üzerinden siyasetten çıkarmak istedim https://www.haber60.com.tr/kilicdaroglu-turkiyeyi-yasam-tarzi-uzerinden-siyasetten-cikarmak-istedim/ https://www.haber60.com.tr/kilicdaroglu-turkiyeyi-yasam-tarzi-uzerinden-siyasetten-cikarmak-istedim/#respond Thu, 04 Jul 2024 22:48:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36576

CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Yaşam tarzı üzerinden siyaset; yok başı açık, yok başı kapalı dedik, bütün enerji onun üzerinden gitti. Siyaset de onun üzerinden gitti. Ülke nasıl büyür diye düşünmedik. Ülke nasıl kalkınır düşünmedik. Üniversiteler nasıl bilgi üretir düşünmedik. Bu gerçeği gören birisi olarak Türkiye’yi buradan çıkarmak istedim. Altılı masanın kuruluş nedeni, felsefesi budur. Kardeşim, bu ülkede mi yaşıyoruz? Evet. Beraber mi yaşıyoruz? Evet. Bende huzur içinde olmalıyım, sende huzur içinde ol. O zaman biz niye kavga ediyoruz” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yükselen Türkiye Enstitüsü’nün Haziran ayı toplantısına katıldı. Yükselen Türkiye’nin hedefleri başlıklı toplantıya katılan Kılıçdaroğlu’na Süheyl Batum, Teyfik Altınok, Eski Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, Eski Aydın Milletvekili Metin Lütfü Baydar ve eski İstanbul Milletvekili Metin Işık eşlik etti. Üsküdar’da bir otelde gerçekleştirilen toplantıda dernek üyelerinin konuşmalarının ardından kürsüye çıkan Kemal Kılıçdaroğlu bir konuşması yaptı. Konuşmanın ardından basına kapalı devem eden toplantı sonrası Kılıçdaroğlu soruları yanıtsız bırakarak otelden ayrıldı.

“DÜNYANIN EN ZENGİN KİMLİĞİNE SAHİP ÜLKEYDİK”

Kemal Kılıçdaroğlu, “Rahmetli İnönü’nün güzel bir sözü vardır, ‘Demokrasinin en zayıf noktası hangi koşullarda geldiysen, aynı koşullarda gitmeyi bilmemektir.’ Kalmak için yasalar değiştirilir, ‘İlla ben kalacağım.’ Bu demokrasiye yapılan en büyük darbedir. Biz hep bunu yaşadık, Türkiye de hep bunu yaşadı. Türkiye’nin hızlı gelişmesi, büyümesi, savunma sanayinde, uçakta, gemide, cam sanayinde, her alanda elbette ki bu bölgede yıldızlaşan bir Türkiye’yi emperyaller istemezler. Onlar bizim enerjimizi farklı alanlarda harcamamızın yollarını aradılar. Kimlik üzerinden siyaset; düşünün yıllarca kimlik üzerinden siyaset yaptık ve binlerce genç evladımız hayatını kaybetti. Kürt’tü, Türk’tü, Laz’dı, Çerkez’di derken. Oysa biz Osmanlıdan Türkiye Cumhuriyeti devletini kurmuştuk, dünyanın en zengin kimliğine sahip ülkeydik. Bunu zenginlik olarak değil, düşmanlık olarak bize dayattılar ve birbirimizi kırdık” ifadelerini kullandı.

“ALTILI MASANIN KURULUŞ NEDENİ, FELSEFESİ BUDUR”

Türkiye’nin inanç üzerinden devam ettirilen siyaset nedeniyle asıl hedeflerine ilerleyemediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Kimin inançlı olup olmadığını sadece yüce yaradan bilir. Ama sen inançlısın, sen inançsızsın, sen Alevisin, sen Aünnisin, sen şusun, sen busun diye insanlar kapıştı, çatıştı. Enerjiler buraya gitti ve Türkiye beklenen büyümeyi sağlayamadı. Yaşam tarzı üzerinden siyaset; yok başı açık, yok başı kapalı dedik, bütün enerji onun üzerinden gitti. Siyaset de onun üzerinden gitti. Ülke nasıl büyür diye düşünmedik. Ülke nasıl kalkınır düşünmedik. Üniversiteler nasıl bilgi üretir düşünmedik. Bu gerçeği gören birisi olarak Türkiye’yi buradan çıkarmak istedim. Altılı masanın kuruluş nedeni, felsefesi budur. Kardeşim, bu ülkede mi yaşıyoruz? Evet. Beraber mi yaşıyoruz? Evet. Bende huzur içinde olmalıyım, sende huzur içinde ol. O zaman biz niye kavga ediyoruz” dedi.

“BİZİ BARIŞTIRACAKLAR”

‘Geldiğimiz konum itibariyle göçmen ve insan deposu konumundayız’ diyen Kemal Kılıçdaroğlu, “Bir kısmı savaşlardan kaçtı geldi. Bir kısmı da zaten Türkiye’ye gelip yerleşiyor, bir süre sonra fırsat bulursa Avrupa’ya gidecek. Biz niye bu konuma geldik? Türkiye bu konuma niçin getirildi? Biz neden Suriye ile kavga ettik? Hangi gerekçe ile Suriye ile kavga ettik? Bunların hiçbirisi tartışılmadı. Milliyetçilik damarlarımıza basıldı. ‘Asarız, keseriz. 24 saat içinde gideriz, Emevi Camii’nde namazımızı kılarız ve Suriye’yi de tarihten sileriz’ böyle bir anlayışla gittik. Şimdi Suriye ile barışmak için ‘acaba ne yapmalıyız, neler yapmalıyız’ diye düşünüyoruz. Olur mu? Olacak, barışacağız. Çünkü bizi barıştıracaklar. Kavgayı da onlar kavga ettirecekler, barışsa onlar bizi barıştıracaklar. Hani biz milli kurtuluş savaşını veren bir devlettik. Hani biz bütün mazlum ülkelere örnek olan bir millettik. Neden bu konuma düştük” şeklinde konuştu.

“BU MECLİS KİMSE KUSURA BAKMASIN GAZİ MECLİS DEĞİL”

Kemal Kılıçdaroğlu, “Dünyada herhangi bir parlamentoda ister az gelişmiş ülke olsun ister gelişmiş ülke olsun. Bir yolsuzluk konusunda soruşturma ve kovuşturma yapılamaz diye bir kanun çıktı mı? Biz de çıktı. Anayasa Mahkemesi Başkanı’na bir mektup yazdım. Dedim ki ‘Parlamentonun itibarı çok kötü, sarsılıyor. Bu ayıptan parlamentoyu kurtarın. Bu kanunu bir an önce görüşün ve iptal edin. Biz sizin kararınıza saygılıyız ama parlamentoyu bu rezaletten kurtarın’ diye mektup yazmak zorunda kaldım. Aslında yolsuzluk yapan hakkında soruşturma, kovuşturma yapılamaz diye bir kanun çıkaran bir meclisin itibarı olur mu? Meclise ‘Gazi Meclis’ diyorlar. Ben söylüyorum, bu meclis kimse kusura bakmasın gazi meclis değil. Gazi Meclis, Milli Kurtuluş Savaşı’nı yöneten meclistir. Bu meclisin neresi Gazi Meclis? Yolsuzluklar konusunda duyarlı olmayan bir meclis olur mu? Olmaz değerli arkadaşlarım” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDE HALK ÖDEDİĞİ VERGİNİN HESABINI SORMUYOR”

‘En büyük sorunumuz hesap sormamaktır’ diyen Kılıçdaroğlu, “Ödediğimiz vergilerin hesabını sormadığınız sürece Türkiye’de demokrasi gelişmez. Çocuk doğduğu andan itibaren vergi ödenir, doğduğu andan itibaren. Ama biz ‘Bu kadar vergi veriyoruz, nereye gidiyor bu paralar’ sorusunu sormuyoruz. Eğer ödediği verginin hesabını bir ülkenin halkı sormuyorsa egemen güçlerin baskısı altında kalır. Egemen güçler o zaman sizi yönetirler. Kaynaklarınızı el koyarlar. Sizlere borç verir, borçlandırır. Sonra da arkadan da emir vermeye kalkarlar. Türkiye’nin geldiği nokta budur. Planlama, tabii vergi ödeyeceğiz, ödüyoruz, zor alıma dayanıyor ama bu verginin iyi kullanılması lazım. Nasıl yapılacak? Planlama ile yapılacak. Her alanı planlayacaksınız. Tarımda ne olacak? Sanayide ne olacak? Üniversitede ne olacak? Teknolojide ne olacak? Her alanı planlayacaksınız. Planlama kapatıldı. Planlama olmadığı zaman herkes kafasına göre bir yatırım yapar. Türkiye Cumhuriyeti’nde halk ödediği verginin hesabını sormuyor. ‘Beyler, bu parayı nereye harcadınız?’ sorusunu sormuyor” diye konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/kilicdaroglu-turkiyeyi-yasam-tarzi-uzerinden-siyasetten-cikarmak-istedim/feed/ 0 BBP lideri Destici: “İslam düşmanlığı yapanlara sesleniyorum, Müslüman değilseniz açıklayın, sizi azınlık statüsüne koyalım https://www.haber60.com.tr/bbp-lideri-destici-islam-dusmanligi-yapanlara-sesleniyorum-musluman-degilseniz-aciklayin-sizi-azinlik-statusune-koyalim/ https://www.haber60.com.tr/bbp-lideri-destici-islam-dusmanligi-yapanlara-sesleniyorum-musluman-degilseniz-aciklayin-sizi-azinlik-statusune-koyalim/#respond Mon, 17 Jun 2024 21:06:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35347 Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, parti genel merkezinde partililerle bayramlaştıktan sonra önemli açıklamalarda bulundu. Yeni bir 28 Şubat’ı hortlatmaya çalışanlar olduğunu söyleyen Destici, ayrıca Atatürkçülük ve milliyetçilik üzerinden de İslam’a saldırıldığını ifade etti. Destici, ülkenin yeni bir 28 Şubat sürecine girmesine izin vermeyeceklerini vurguladı.

GAZZE VE DOĞU TÜRKİSTAN’A DİKKAT ÇEKTİ: ZULÜM ALTINDALAR

Destici, konuşmasında ” Filistin, Gazze olmak üzere Doğu Türkistan’da, Myanmar’da, Afganistan’ın pek çok noktasında, Suriye’de, Irak’ta Müslüman kardeşlerimiz zulüm altında, işgal altında kan ve gözyaşı ya da esaret altında bayramı idrak ediyorlar.” diyerek 7 Ekim’den beri Gazze’ye devam eden İsrail saldırılarını hatırlatarak “Soykırımcı Siyonist İsrail’i onun başındaki katil Netanyahu’yu bir kez daha şiddetle kınıyor, lanetliyorum. Ona destek veren başta ABD olmak üzere bütün ülkeleri ve o ülkelerin başındaki yöneticileri de şiddetle kınıyoruz ve lanetliyoruz.” dedi.

“BAYRAMDA DA KATLETMEYE DEVAM ETTİ”

Destici, sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı: “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi sözde ateşkes kararı aldı. Ama İsrail bayramda da durmadı. Bayramda da çocukları, kadınları katletmeye devam etti. Netanyahu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararını tanımadığı gibi kendisinin daha önce oluşturduğu savaş kabinesinden ‘artık bu soykırım yeter, bu kadarı da fazla’ diyerek ayrılanların, istifa edenlerin olması üzerine savaş kabinesini feshettiğini açıkladı.

“SOYKIRIM KABİNESİ KURMAYI HEDEFLİYOR”

Herhalde tahmin ediyoruz ki, savaş kabinesi yerine bir soykırım kabinesi kurmayı hedefliyordur. Ama geriye dönüp tarihe baktığımızda ne kadar katil, soykırım yapan yöneticiler varsa hepsi ağır bir şekilde bu yaptıklarının bedelini ödemiş ve insan olarak değil, adeta bir hayvan olarak ölüp gitmişlerdir. Onun için İsrail’in sağduyulu siyasetçilerine, yöneticilerine ve kanaat önderlerine çağrımız; artık Netanyahu’yu bu katilleri, bu soykırımcıları durdurun ki, siz de bu suça ortak olmayın ve gelecekte ödenecek bedelleri de ödemek zorunda kalmayınız.”

“MİLLETİMİZİN ADI TÜRK’TÜR AMA BU ETNİK KÖKENLERİ YOK SAYMAK ANLAMINA GELMEZ”

Destici, Türklük ve İslam üzerinden çeşitli tartışmaların olduğunu ifade ederek “Bir kere şunu ifade etmek istiyorum ki, biz Kürdüyle, Türkmeniyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Arnavutuyla, Boşnakıyla bu Anadolu’da yaşayan herkesle birlikte Türk milletiyiz. Bizim milletimizin adı Türk’tür. Ama bu etnik kökenleri yok saymamız anlamına gelmez. Bu ülkede Kürtler de vardır, Boşnaklar da vardır, Arnavutlar da vardır, Çerkesler de vardır, Araplar da vardır. Onun için biz bunu bir zenginlik olarak görüyoruz.

“ATATÜRKÇÜLÜK VE MİLLİYETÇİLİK ÜZERİNDEN İSLAM’A SALDIRI VAR”

Buna bağlı olarak maalesef son günlerde aynen 28 Şubat süreçlerinde olduğu gibi Atatürkçülük ve milliyetçilik üzerinden İslam’a ve Müslümanlara saldırı var. Sığınmacılar üzerinden de bazen bu saldırı çok net bir şekilde ortaya çıkıyor. Burası Türk milletinin vatanıdır ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir.

“MÜSLÜMAN DEĞİLSENİZ BUNU AÇIKLAYIN, SİZİ AZINLIK STATÜSÜNE KOYALIM”

Lozan’da da bir kere daha altını çizerek söylüyorum. Burada Müslüman unsurlar kurucu unsurlar olarak kabul edilmiştir. Müslüman olmayan unsurlar, yani Ermeniler, Yahudiler, Rumlar, Süryaniler bunlar azınlık olarak kabul edilmiştir. İslam düşmanlığı yapanlara açıkça buradan sesleniyorum; eğer Müslüman değilseniz bunu açıklayın. Ve sizi azınlık statüsüne koyalım. Ve ona göre muamele yapalım. Müslümanmış gibi görünüp daha sonra İslam’a saldırırsanız ya da İslam’a saldıranların İslam’ın değerlerine hakaret edenleri korumaya çalışırsanız bu sizin zaten inancınızı ve kimliğinizi net olarak ortaya koymaktadır.

“YENİ BİR 28 ŞUBAT’I HORTLATMAYA ÇALIŞANLAR VAR”

Son dönemlerde adeta yeni bir 28 Şubat’ı hortlatmaya çalışanlar var. Bazen sığınmacılar üzerinden işte bazen kurban üzerinden efendim işte bazen açıkça İslam’a, dinimize, kutsallarımıza saldırı üzerinden bunu açık ve net olarak görüyoruz. Ama yeni 28 Şubat heveslerine de diyoruz ki, hiç heveslenmeyin, bu ülke bir kez daha 28 Şubat sürecine dönmez, döndürülemez. Buna Büyük Birlik Partisi olarak da Cumhur İttifakı olarak da müsaade etmeyiz.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-lideri-destici-islam-dusmanligi-yapanlara-sesleniyorum-musluman-degilseniz-aciklayin-sizi-azinlik-statusune-koyalim/feed/ 0
İçişleri Bakanı: Sibergöz-40 Operasyonunda 181 Şüpheli Yakalandı https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-sibergoz-40-operasyonunda-181-supheli-yakalandi/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-sibergoz-40-operasyonunda-181-supheli-yakalandi/#respond Wed, 22 May 2024 21:15:59 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32739 (ANKARA) – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 34 ilde futbol ve diğer spor müsabakalarında bahis ve şans oyunları düzenlenmesi hakkında kanuna muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık ve çevrim içi çocuk müstehcenliği suçlarına yönelik düzenlenen “Sibergöz-40” operasyonlarında 181 şüphelinin yakalandığını duyurdu.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın paylaştığı bilgilere göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince İstanbul, Bitlis, Kahramanmaraş, Gaziantep, Diyarbakır, Sinop ve Erzurum merkezli Aydın, Manisa, Balıkesir, Siirt, Van, Ordu, Isparta, İzmir, Balıkesir, Hakkari, Ankara, Adana, Eskişehir, Kocaeli, Sakarya, Yozgat, Antalya, Mersin, Hatay, Tekirdağ, Çorum, Mardin, Malatya, Kütahya, Muğla, Bursa ve Denizli olmak üzere 34 ilde “Sibergöz-40” operasyonu düzenlendi.

Yerlikaya’nın açıklaması şöyle:

“İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce; İstanbul merkezli Gaziantep, Antalya, Tekirdağ, Çorum, Mardin, Malatya, Diyarbakır ve Kütahya’da düzenlenen operasyonlarda; bankalara ait oluşturdukları oltalama (phishing) siteleri üzerinden müşteki şirketin hesap bilgilerini ele geçirdikleri, banka hesaplarında bulunan paraları, başka hesaplara havale ettikleri, yaklaşık 14 Milyon TL haksız kazanç sağlayarak nitelikli hırsızlık suçunu işledikleri tespit edilen 17 şüpheli yakalandı.

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul merkezli İzmir, Muğla, Antalya, Bursa ve Mersin’de düzenlenen operasyonlarda; Roma Bilişim olarak adlandırılan bir grubun mobil uygulamalar üzerinden haberleştikleri, kiralanan ofislerde özel yazılımlarla bahis oynayanların para transferini organize ettikleri, paranın takibinin zorlaştırılması amacıyla kripto varlık hizmet sağlayıcılarına transfer ettikleri, örgüt lideri konumundaki şahsın suçtan elde edilen gelirin aklanması için oto galeri açtığı v oto galeri üzerinden şüphelilerin akrabaları ve güvendikleri şahıslara taşınır/taşınmaz mal alım satımı yaparak para akladıkları ve hesaplarında yaklaşık 300 Milyon dolar para hareketi bulunduğu değerlendirilen 69 şüpheli yakalandı.

Bitlis İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce; Bitlis ve İstanbul’da düzenlenen operasyonlarda; 5 farklı yasa dışı bahis sitesi üzerinden bahis oynattıkları ve bu siteler üzerinden banka hesaplarının yasa dışı bahisle bağlantılı para nakline aracılık ettikleri tespit edilen 9 şüpheli yakalandı.

Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce; İstanbul, Denizli ve İzmir’de düzenlenen operasyonlarda; vatandaşlarımıza ait kimlik bilgilerini illegal faaliyet gösteren internet siteleri üzerinden satışını yaparak haksız kazanç sağladıkları ve Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık ve Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma suçlarını işledikleri tespit edilen 7 şüpheli yakalandı.

Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce; NCMEC (Ulusal Kayıp ve İstismara Uğramış Çocuklar Merkezi) raporları doğrultusunda yürütülen 2 ayrı soruşturma sonucu Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği suçunu işledikleri tespit edilen 2 şüpheli yakalandı.

Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce; bir yasa dışı bahis sitesi üzerinden bahis oynattıkları tespit edilen 8 şüpheli yakalandı.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-sibergoz-40-operasyonunda-181-supheli-yakalandi/feed/ 0
Eğitim Sen’den MEB Önünde ‘Müfredat’ Protestosu: “Laiklik ve Bilim Karşıtı Müfredatı Reddediyoruz” https://www.haber60.com.tr/egitim-senden-meb-onunde-mufredat-protestosu-laiklik-ve-bilim-karsiti-mufredati-reddediyoruz/ https://www.haber60.com.tr/egitim-senden-meb-onunde-mufredat-protestosu-laiklik-ve-bilim-karsiti-mufredati-reddediyoruz/#respond Thu, 02 May 2024 23:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30139 HABER: OGÜN AKKAYA KAMERA: EYLEM LADİN DEĞER

(ANKARA) – Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adıyla sunulan yeni müfredat taslağını Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde protesto etti. Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, “Çocukların eğitiminde telafisi güç olumsuzluklar yaratacak bu müfredat değişikliğini kabul etmiyoruz. Siyasi iktidarın siyasal, ideolojik hedeflerini gözeten, tek adam rejiminin yaratmaya çalıştığı toplum modelini temel alan, laiklik ve bilim karşıtı müfredatı reddediyoruz” dedi.

Eğitim Sen üyeleri, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adıyla sunulan yeni müfredat taslağını Milli Eğitim Bakanlığı önünde protesto etti. “Bilim dışı müfredatı reddediyoruz” yazılı pankartın açıldığı eylemde, “Irkçı, gerici eğitime hayır”, “Yusuf Tekin şaşırma, sabrımızı taşıma”, “Parasız, bilimsel, anadilde eğitim”, “Bakan Tekin istifa” sloganları atıldı.

Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, müfredat değişikliğinde okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lisede işlenecek derslerin içeriği ve bunlarla ilgili önemli ve tüm toplumu ilgilendiren düzenlemeler olduğunu vurgulayarak “Normalde müfredat değişikliklerinin içeriğinin ne olacağı, nasıl bir değişiklik önerildiğinin bütün yönleriyle, bilim insanları, eğitim bilimciler ve eğitim sendikalarının görüşleri alınarak, çeşitli yönleriyle tartışılarak belirlenmesi gerekir. Ancak MEB’in sürecin başından sonuna kadar yapmaya çalıştığı şey, ülkenin bugünü ve geleceğini yakından ilgilendiren böylesine önemli bir konuda yangından mal kaçırır gibi hareket etmesi olmuştur” dedi.

“BAŞINDAN SONUNA SİYASAL BİR NİTELİK TAŞIMAKTA”

“Eğitim sistemi açısından öğrencilere verilecek bilgiyi belirlemek ve seçmek, müfredat ve ders kitapları üzerinden öğrencilere aktarılması süreci başından sonuna siyasal bir nitelik taşımaktadır” diyen Irmak, özetle şu görüşleri dile getirdi:

“Eğitim müfredatının çocukların, gençlerin, toplumun ve ülkenin gerçek ihtiyaçlarından çok, iktidarın siyasal-ideolojik çizgisine uygun hale getirilmesinin en somut yönü okullarda hangi bilgilerin, nasıl, hangi araçlar ve örnekler üzerinden verileceğidir. Mevcut iktidar çocuğa ya da bireye nasıl yaklaşıyor, nasıl bir insan modeli yetiştirmek istiyor, yetiştirdiği bireylerde hangi özellikler olmasını istiyorsa eğitim müfredatını da ona uygun şekilde hazırlamıştır.

“BİZİM TESPİTİMİZİ DOĞRULAMAKTADIR”

Müfredat değişikliklerinde laik ve bilimsel, eğitim geri plana itilirken, bütün ders kitaplarında ‘milli ve manevi değerler’in merkeze alındığı görülmektedir. Milli ve manevi değerler vurgusu yaratılan tüm eşitsizliklerin üzerini örtmek için kullanılmaktadır. MEB’in öncelikli hedefi eğitim müfredatı ve ders kitapları üzerinden iktidarın siyasal ideolojisinin açık ve gizli olarak öğrencilere aktarılmasıdır. Müfredat taslağının başlığının ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ olarak belirlenmiş olması bu tespitimizi doğrulamaktadır.

“ÖRÜMCEK AĞI GİBİ BÜTÜN EĞİTİM SİSTEMİNİ KUŞATMIŞ DURUMDA”

MEB’in, ÇEDES ve benzeri projeler ve protokoller üzerinden eğitim sistemi içine faaliyet alanı açtığı Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yanı sıra iktidarla ekonomik ve siyasal bağları olan dini vakıf ve cemaatler tarafından okullar, yurtlar, kurslar vb. üzerinden doğrudan iktidar desteği ile tıpkı bir örümcek ağı gibi bütün eğitim sistemini kuşatmış durumdadır.

“PEDAGOJİK DEĞİL, POLİTİK NİTELİKTEDİR”

MEB’in ‘yeni müfredatı, düşünmeyen, sorgulamayan, eleştirmeyen, itiraz etmeyen nesiller yetiştirmek amacıyla hazırlanmıştır. Öğretim programlarında bilimsel eğitim ile ilgili olan pek çok nokta özenle ‘sadeleştirme’ ya da ‘ayıklamaya’ tabi tutulurken, tek adam rejiminin bütün hedeflerini açık ve gizli amaç ve değerler üzerinden ders kitaplarına yerleştirerek kendilerince ‘dini’ ve ‘milli bir müfredat oluşturulmak istendiği anlaşılmaktadır. Müfredat değişikliklerini sadece pedagojik açıdan eleştirerek, ders içeriklerinde yapılan değişiklikleri eğitim biliminin temel ilkeleri üzerinden ele alarak değerlendirme yapmıyoruz. Bugün karşımızda eğitim programlarında yapılan teknik değişikliklerden çok, iktidarın siyasal programına paralel olarak hazırlanmış bir eğitim müfredatı bulunmaktadır. Dolayısıyla yeni müfredata yönelik eleştirilerimiz sadece teknik ve pedagojik değil, aynı zamanda politik niteliktedir.

“İSTİFAYA DAVET EDİYORUZ”

Dolayısıyla çocukların eğitiminde telafisi güç olumsuzluklar yaratacak bu müfredat değişikliğini kabul etmiyoruz. Siyasi iktidarın siyasal-ideolojik hedeflerini gözeten, tek adam rejiminin yaratmaya çalıştığı toplum modelini temel alan, laiklik ve bilim karşıtı müfredatı reddediyoruz. Bu müfredatı hazırlatıp yayınlayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i de istifaya davet ediyoruz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/egitim-senden-meb-onunde-mufredat-protestosu-laiklik-ve-bilim-karsiti-mufredati-reddediyoruz/feed/ 0