SERENGİL: SENİ ÜZENİ ÜZERİM, SENİN NE İŞİN VAR O ORTAMDA
Tolga Karataş, Bülent Ersoy’un iddialarının ardından Instagram hesabından bir açıklama yaparak yasal yollara başvuracağını duyurdu. Uzun zamandır Karataş ile çalışan Seren Serengil ise paylaşıma “Ben sana gitme dedim. Ne işin var senin oralarda. O programı bana teklif ettiler ameliyat olacağım dedim, reddettim. Sana da gitme dedim senin temizliğini iyi kalbini ben bilirim. Seni kim üzüyorsa onu üzerim. Kaç yıldır seninle çalışıyorum bir gün dejenere bir hareketini görmedim ama sana gitme dedim dinlemedin. Ne işin var senin o ortamda” ifadelerini kullandı.

“BANA BAK SEREN, SEN NE ZAMAN BÜYÜDÜN DE KENDİNDEN EMİN ŞEKİLDE KONUŞUYORSUN?”
Serengil’in sözlerine sinirlenen Bülent Ersoy ise Instagram hesabından zehir zemberek bir paylaşım yaparak şu sözlerle karşılık verdi: “Bana bak Seren Serengil, ‘Seni üzeni ben de üzerim’ diye bir yorumda bulunmuşsun. Sen ne zaman büyüdün de senden çok büyükleri üzecek duruma geldin? Bir de kendinden çok emin bir şekilde ‘Gerçekleri benden duyun’ diyorsun. Sen neyi gördün, neyi duydun, neyi biliyorsun da herkes senden öğrenecek bu gerçekleri? Bir de bu yaptığın yetmezmiş gibi bu söylenenler iftira diye konunun içeriğindeki şahsa sahip çıkıp beni de yalancı çıkartmaya çalışıyorsun. Zira ben hiçbir konuda emin olmadan iyi ya da kötü yorum yapmam, suçlamada da bulunmam. Vebal almam kul hakkına da girmem.”
“ŞUNU KAFANIN HER YERİNE YAZ BEN KISKANMAM, KISKANILIRIM”
“Bak kızım ben hayatımda hiç yalan söylemedim hiç kimseye de iftira atmadım. Senin o ağızların bana sökmez haa diyorsan ki ‘Bu rezilliğe ben de çanak tutup onaylıyorum’ o zaman başka. O da senin kendi hür iraden ve tercihin olur. O şahsın Selin Ciğerci ile beraber Ebru Gündeş hanımefendiyi dinlemeye gitmesi beni ne enterese eder kaldı ki sevgili Ebru’nun konser verdiği tarih bundan en az iki hafta önce idi yine ayrıca ben koskoca kadın oturup da sevgili Ebru’yu ya da sevgili Sibel’i ya da genç çocuklarımı kıskanacak konumda birisi miyim? Hepiniz evlerinizde oturuyorken çalışan en kafa isimler dükkan açamıyorken hepinizin ablası olan 73 yaşındaki ben okuduğum gazinoyu kapıların dışına kadar müşterilerle her zaman her yerde olduğu gibi yine zınga zıng dolduran ve müşteri izdihamı yaşatan yine ben. Oturup da bu bahsettiğim çocuklarımı mı kıskanacağım ha? Şunu kafanın her yerine yaz bir kere ben kıskanmam, kıskanılırım.”

“YAŞINDAN BÜYÜK LAFLAR ETME, ELİMDEKİ DELİLLERLE SEN DE ÇOK UTANIRSIN”
“Bu 50 sene boyunca hep de böyle oldu çünkü ben her devrin kadınıyım. Ayrıca mevsimler değişir ama benim popülatirem hiçbir zaman değişmez ve değişmeyecek de inşallah. Onun için böyle yaşından büyük çok bilmiş laflar etme çünkü zamanı geldiği vakit elimdeki var olan delillerle sen de çok utanırsın ve çok utanacaksın da tüm kamuoyu önünde. Kendi dişine göre kişileri bul ve onlara muhalefet edip primini yap. Ben sana 100 numara büyük gelirim çocuğum. Hadi şimdi kime sahip çıkıyorsan çık beni de nasıl üzebiliyorsan üz bakalım da bir görelim üzülmek nasıl oluyormuş. Hodri meydan.”


İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Uzsa Havacılık, sahip olduğu hassas üretim kabiliyetiyle başta havacılık olmak üzere Türk savunma sanayisi bünyesinde yürütülen çeşitli projelere katkı sağlıyor.
Uzsa Havacılık Genel Müdürü Hasan Uz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 30 yıl önce Balgat Endüstri Meslek Lisesini bitirdikten sonra Ostim dolmuşuna binerek sanayinin yolunu tuttuğunu söyledi.
O dönem bir iş arayışında olduğunu ama mesleğini de sevdiğini dile getiren Uz, ilk çalışmaya başladığı dönemde kullanılan sistemlerin daha ağır, zor ve daha az hassas olduğunu ifade etti. Uz, “O zamanlar bir universal tornası, frezesi, kaynağı olan sanayiciydi. Yolumuz, suyumuz bile doğru dürüst yoktu. İvedik kısmı da sonradan yapıldı.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteği sayesinde savunma sanayisinin farklı bir boyuta geldiğini vurgulayan Uz, “Biz bu makineleri ne hayal edebilirdik ne de düşüncemizde olabilirdi. Yaptığımız hassas işlerle dünyaya meydan okuyoruz. Ürünlerimiz dünyaya satılıyor. Biz de bu sistemin içinde küçük bir çark olmaktan çok mutluyuz.” diye konuştu.
Meslekteki 30 yıllık birikimin son 7 yılında Uzsa Havacılık firmasını hayata geçirdiklerini anlatan Uz, Baykar, TÜBİTAK SAGE, Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ), Meteksan Savunma gibi firmaların alt yüklenicisi olduklarını, hassas, sıkıntılı parçalara çözüm bulma ve üretimde bu şirketlere destek verdiklerini belirtti.
“Türk savunma sanayisi altın çağını yaşıyor”
Türk savunma sanayisinin altın çağını yaşadığını ifade eden Uz, Türkiye’nin artık milli tüfeklerini, gece görüş dürbünlerini, toplarını, tanklarını, uçaklarını yaptığını söyledi. Milli muharip uçak KAAN’ın uçuşuyla tekrar göğüslerinin kabardığını vurgulayan Uz, şunları kaydetti:
“Anlatılmaz yaşanır diyorum. Bu işin hep içindeydik, gizli neferlerdik. Bu işe destek veren büyüklerimiz elini çekerse sıkıntılı olur diye düşünüyoruz. İnşallah ellerini hiç çekmeyecekler ve daha da büyüyerek gideceğiz. O kadar çok büyüyoruz ki yüksek kalitede yurt dışına sipariş yapıyoruz, yetişemiyoruz, eleman açığı oluşuyor. Ara eleman çok büyük sıkıntı. Gençlerin özellikle Selçuk Bayraktar’dan sonra bu işlere ilgisi arttı. Kızım da makina mühendisliği okuyor. Ben mühendis değilim, çıraklıktan gelmekteyim. Kızım Selçuk Bey’i görünce “biz de yapabiliriz baba” diyor. Gençler bu hususta çok aydınlatıldı. TEKNOFEST’lerle özellikle müthiş bir bilgilendirme oldu. Gençler ne yapacağını daha çok biliyor. Mühendislikler aşırı şekilde dolu. Gençler gümbür gümbür geliyor. Bu geçiş sürecinde eleman sıkıntısı olan günler de geçecek, yeni nesil daha adapte olup ülkemize daha güzel hizmetler verecek.”
“Mehmetçik güvenerek tetiğe basmalı”
Hasan Uz, çalışmaları sırasında en yeni teknoloji makineler kullandıklarını, savunma ve havacılık sektörünün de hata kabul etmediğini belirtti. Uz, “Etmemesi de lazım çünkü o tetiğe Mehmetçik basacak. Mehmetçiğe birşey olursa bize daha kötüsü olur. Bunun bilincindeyiz. Onun için yaptığımız işlerin dünya standartlarının üzerine çıkması lazım. İHA, SİHA, top, tüfek, tank ne yaparsak yapalım Mehmetçik güvenerek o tetiğe basmalı. Bizim buradaki katkımız hassas, özel işler yapıyoruz. Butik bir firma olma yolundayız. Aşırı büyümek de istemiyoruz. Bu şekilde verdiğimiz hizmetle mutlu olmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yetiştirdikleri elemanların TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan’da çalıştığına dikkati çeken Uz, 5-10 yıl daha sektöre katkı vermek istediğini, sonrasında gençlere şirketinden hisse vermeyi planladığını, mühendislik eğitim alan kızının da katkısıyla firmanın kaliteyi koruyarak yoluna devam etmesini amaçladığını anlattı.
Uz, ilerleyen aşamada daha geniş üretim mekanlarında, eksen alanı geniş makinelerle TUSAŞ için kanat üzerine çalışmalara katkı vermek istediğini sözlerine ekledi.
]]>Gaziantep’in son zurna ustası Mesut Uz 56 yıldır tek başına sanat yapıyor
Uz, “Zurna dünyanın en zor enstrümanlarından bir tanesidir”
GAZİANTEP – Gaziantep’in son zurna ustası Mesut Uz, Türk kültürünün önemli bir parçası olan zurna yapma mesleğini yaşatmaya devam ediyor.
Gaziantep’te zurna mesleğinin son ve tek ustası olarak bilinen Mesut Uz, 7 metrekarelik iş yerinde 56 yıl önce bu mesleği yapmaya başladığını ve o zamandan beri hiçbir zaman bırakmadığını söyledi. Uz, “Zurna yapmak benim için bir tutku. Bu sanatı korumak ve gelecek nesillere aktarmak benim görevim” dedi.
“Gaziantep’te zurna yapan tek kişi benim”
Düğünlerin vazgeçilmez enstrümanı zurnayı yapan son usta olduğunu söyleyen Uz, “Bu mesleği 56 yıldır yapıyorum. Gaziantep’te zurna yapan tek kişi benim. Zurna halay zurnasıdır. Zurna enstrüman ve müzik aletidir. Atasözlerimizde de söylendiği gibi yeri gelince insanları oynatır, yeri gelince ağlatır. Zurna dünyanın en zor enstrümanlarından bir tanesidir. Yaylı sazlara veya diğer üflemeliler benzemez” dedi.
“Zurna kayısı ağacından yapılır”
Zurnanın kaliteli ve uzun ömürlü olması için ham maddesinin kayısı ağacından yapıldığını belirten Uz, “Zurna kayısı ağacı, erik ağacından yapılır. Genellikle kayısı ağacıdır. Abanoz ağacından da olur fakat o ağaç zor bulunan bir ağaçtır. Zurna yapmak bir günümüzü alır” ifadelerini kullandı.
“Halaylar bitmediği sürece zurna yapımına devam edeceğim”
Son zurna ustası Uz, teknolojiyle savaşacağını ve zurna yapmaya devam edeceğini belirterek, “Halaylar bitmediği sürece zurna yapımına devam edeceğim. Fakat teknolojinin gelişmesiyle zurna yapımı azalıyor. Eskisine nazaran talepler azaldı ama buna rağmen azda olsa talep var” ifadelerine yer verdi.
“Halay davul ister, davul zurna ister”
Davulun zurnasız, zurnanın davulsuz olmayacağını söyleyen Uz, “Hiç kimse davulsuz zurnasız düğün yapamaz. Halay davul ister, davul zurna ister. Zurna usta ister. Halay ve oyun bitmediği sürece zurnaya olan talep bitmez. Düğünlerin vazgeçilmezi olan zurna yüzyıllardır devam eden bir gelenek ve hiçbir zaman bitmeyecek” dedi.
“Tüm Türkiye’den bize gelip zurna alıyorlar”
Zurna geleneğinin tüm Türkiye’de devam ettiğini belirten Uz, “Tüm Türkiye’den bize gelip zurna alıyorlar. Az önce Kayseri’den geldiler. İstanbul’dan gelip alanlar var. İhtiyaç olduğu zaman gelip alırlar. 4 kalem zurna çeşidimiz var. İsteğe göre yaparız ve yanımızda zurnasını test edip sonra zurnasını alıp gider” ifadelerini kullandı.
“Zurna sürekli bozulan bir enstrüman değildir”
Ürettiği zurnaların uzun ömürlü olduğunu ifade eden Uz, fiyatları hakkında da, “Fiyatlarımız 3 bin TL ile 5 bin TL arasında değişir. Zaten zurna sürekli bozulan bir enstrüman değildir. Kırılmadığı sürece 20-30 yıl kullanılabilir” şeklinde konuştu.
“Mesleği öğrenmek isteyen yok”
Son zurna ustası olarak mesleğin kendisinden sonra öleceğini belirten Uz, “Mesleği öğrenmek isteyen yok. Ben son zurna ustasıyım. Benden sonra bu mesleği miras olarak bırakabileceğim kimse maalesef yok” dedi.
“Kayseri’den zurna almak için geldim”
Zurna almak için Kayseri’den Gaziantep’e geldiğini söyleyen müşteri Enver Avcı ise, “Mesut Uz ustanın yanına geldik. Burada güzel zurnalar yapıyor. Ben ve benim gibi birçok insan Kayseri ve çevre illerden buraya zurna almaya geliyor. Böyle güzel kültürümüzün parçası olan zurna ustalarının çoğalması gerekiyor” diye konuştu.
]]>