Denizli Sanayi Odası E-İhracat ve İhracat İstihbarat Akademisi’nden sorumlu 3 İhracat İstihbarat Uzmanı ve 2 Proje Temsilcisi, İspanya/Malaga’da bulunan Malaga Sanayi ve Ticaret Odası bünyesindeki “Hub Malaga Export” İhracat İstihbarat Merkezi’ni ve Malaga’da faaliyet gösteren önemli üretim merkezlerini ziyaret etti. Çalışma ziyareti kapsamında, e-uygulamalar alanındaki yeni ve en iyi uygulamalar (know-how), e-ihracat istihbarat, teknolojik gelişmeler ve veri tabanları gibi araştırma yöntemleri hakkında bilgi ve deneyimler paylaşıldı. Ayrıca, kurumlararası gelecekteki iş birliklerinin ilk adımları atıldı. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA)’nın “İstihdam, Eğitim ve Sosyal Politikalar Sektörel Operasyonel Programı” çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği’nin desteğiyle finanse edilen, ‘DSO E-İhracat & İhracat İstihbarat Akademisi’ adlı proje ile ülkemizde ve dünyada mevcut olan e-uygulamaların takip edilerek, geliştirilmesi hedefi kapsamında; Akademi’den sorumlu 3 İhracat İstihbarat Uzmanımız ve 2 Proje Temsilcimiz, İspanya/Malaga’ya çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Ziyarete, DSO Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Tillem, DSO Sanayi ve Raporlama Müdürü Erhan Aslan, DSO İhracat İşlemleri ve Teşvikleri Uzmanları Aslı Öztürk ve Burcu Özcan Tarhan ile DSO Proje ve İş Geliştirme Uzmanı Duygu Ayhan Ekmekçi katılım sağladı. 3 gün süren çalışma ziyareti, ülkenin e-ihracat ve ihracat istihbaratı eğitimleri konusundaki köklü geçmişine dayanarak planlandı. Uzun yıllardır ihracatta e-uygulamalar üzerine çalışmalar yürüten Malaga Sanayi ve Ticaret Odası bünyesindeki “Hub Malaga Export” İhracat İstihbarat Merkezi, bölgedeki firmalarına ihracat istihbaratı hizmetleri sağlıyor.
Çalışma ziyaretinin ilk gününde; Denizli Sanayi Odası İhracat İşlemleri ve Teşvikleri Uzmanı Aslı Öztürk, Odamızın yürüttüğü çalışmaları içeren detaylı bir sunum gerçekleştirdi. Ardından Malaga Sanayi ve Ticaret Odası Temsilcileri, e-İhracat ve Uygulamaları hakkında bir sunum yaptı. Bu ziyarette, Odalar birbirini tanıma fırsatı elde ederken, bilgi ve deneyimler paylaşıldı ve kurumlararası gelecekteki iş birliklerinin ilk adımları da atılmış oldu. Günün devamında, Heyetimiz tarafından Malaga’da faaliyet gösteren Dijital Content Pole ve Malaga Techpark kurumları ziyaret edildi ve iyi uygulamalar yerinde gözlemlendi. Avrupa’daki en önemli teknoloji geliştirme bölgeleri arasında yer alan bu iki kurumda faaliyet gösteren firmaların çalışma konuları ile Malaga Ticaret ve Sanayi Odası’ndan aldıkları hizmetler, Oda ile iş birliği mekanizmaları ve ortaklaşa yürütülen projeler yerinde değerlendirildi.
Ziyaretin 2. Gününde; ‘Hub Malaga Export’ İhracat İstihbarat Merkezi’ndeki “Rekabetçi İhracat İstihbaratı” eğitimine katılım sağlandı. İspanya ve Malaga özelinde ithalat/ihracat rakamları, e-uygulamalar alanındaki yeni ve iyi uygulamalar (know-how), e-ihracat istihbaratı, teknolojik gelişmeler ve kullanılan veri tabanları gibi araştırma yöntemleri hakkında bilgiler alındı.
Ziyaretin 3. Gününde ise; Malaga’da faaliyet gösteren ve özellikle Malaga Sanayi ve Ticaret Odası’nın sunduğu ihracat istihbarat ve danışmanlık faaliyetlerinden yararlanarak ihracat kapasitesini geliştiren işletmelere ziyaretlerde bulunuldu. Bu kapsamda ziyaret edilen Fumihogar ve Snchez La Fuente firmalarında, firmaların faaliyet gösterdikleri işkolları hakkında yapılan sunumların ardından işletmelerin üretim hatlarında incelemelerde bulunuldu. Güncel projeler hakkında bilgilerin paylaşıldığı bu ziyarette, ilerleyen dönemlerde karşılıklı iş birlikleri ile ilgili görüşmeler ve fikir alışverişleri gerçekleştirildi.
Malaga Sanayi ve Ticaret Odası ile yapılan iş birliği sayesinde İspanya’ya yapılan bu ziyaretle; sadece iyi uygulamaların deneyimlenmesi değil, geleceğe yönelik kurumsal iş birliklerinin geliştirilmesi hedeflendi. Bu ziyaretle kurulan ağ sonucunda ise, birlikte yeni projeler geliştirilmesi, ekip çalışması imkanları sunulması ve gelecekte yeni bilgilerin paylaşılması planlandı. – DENİZLİ
]]>Tasarımcılar, tanıtım afişleri gibi görsel ürünleri istedikleri gibi hazırlamak için yapay zeka destekli uygulamalardan faydalanabiliyorlar. Bir sanatçı, kısa sürede bir şarkı üretebilirken, avukatlık uygulamaları dava dosyalarını anında çözebiliyor. Bu uygulamalar sadece belirli alanlarla sınırlı kalmıyor; sağlık, eğitim, finans, ticaret, ulaşım ve lojistik gibi çeşitli sektörlerde de yaygın olarak kullanılıyorlar.
Akıllı telefonlardaki sesli asistanlar, otonom sürüş sistemleri, akıllı yollar ve araç içi uygulamalar, çevrim içi alışveriş sitelerindeki algoritmalar ve tıbbi görüntüleme alanında kullanılan manyetik rezonans (MR) veya röntgen gibi görüntü analizleri de yapay zeka ile gerçekleştiriliyor.

“Artık birincil kullanıcıya doğru ilerleyen bir yapı söz konusu”
Yapay zekanın geleceği hakkında AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Marmara Üniversitesi (MÜ) İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, makine öğrenmesi, derin öğrenme ve dil işleme modellerinin bileşkesinden oluşan yapay zeka sisteminin, Türkiye’de ve dünyada giderek yaygın bir hal almaya başladığını söyledi.
Yapay zekanın Türkiye açısından son derece önemli bir noktaya doğru evrilmeye başladığını belirten Prof. Kırık,Birçok iş koluna, alana yayılmaya başladığını ifade edebiliriz. Başta medya ve eğitimde yapay zekanın çok ciddi manada kullanıldığını görüyoruz. Gerek uygulamalar aracılığıyla gerekse de yapay zeka sohbet robotları aracılığıyla artık birincil kullanıcıya doğru ilerleyen bir yapı söz konusu.dedi.
Kullanıcıların son dönemde çok daha kolay şekilde yapay zeka destekli uygulamalara ulaşma imkanına eriştiğine işaret eden Kırık, bu uygulamaların eğitim alanında başvurulan temel kaynak haline geldiğine değindi.
Prof. Dr. Kırık, bu sistemlerden alınan bilgilerin teyit ve mukayeseye muhtaç olduğuna, bu tarz bilgilerin kullanıcıların yanlış yönlendirilmesine sebebiyet verebileceğine dikkati çekerek, öğrencilerin ödevlerini ve tezlerini yapay zeka uygulamaları üzerinden hazırlayabildiklerini dile getirdi.
Buradan alınan bilgilerin kıyas yapılmadan ve mukayese edilmeden bilimsel kaynaklara eklenmesi, referans gösterilmeksizin çalışmalarda kullanılmasının ciddi problemlere mahal verebildiğinin altını çizen Kırık,
Çünkü yapay zeka her zaman doğru cevabı verecek diye bir kaide yok. Unutmamamız gereken en temel nokta, var olan parametrelerin, verilerin, girdilerin sisteme eklemlenmesi ve daha sonra sorulan sorular üzerine bunların analizi esasına dayanarak cevapların sunulması söz konusu oluyor. İşte burada yanıltıcı bilginin sunulması, ciddi problemlerin ortaya çıkmasına sebebiyet verebiliyor.diye konuştu.

Yapay zeka işsizlik ve istihdam sorununa yol açar mı
Prof. Dr. Kırık, İngiltere’de yapılan bir araştırmada, doktorların teşhis koyamadığı bir hastaya yapay zeka aracılığıyla teşhis koyulduğunu aktararak, Rusya’da yapılan bir çalışmada ise bu ülke menşeili bir yapay zeka sohbet robotunun tıpta yeterlilik sınavından yüzde 83’lük dereceyle geçtiğini, bu nedenle tıp dünyasında yapay zekanın faydalı olup olmayacağı konusunda farkı görüşlerin olduğunu söyledi.
Medya ve eğlence sektöründe de yapay zekanın kullanıldığını, uygulamalar aracılığıyla müzik bestelendiğini ve senaryo hazırlandığını aktaran Kırık, şöyle devam etti:
Bu durum bir işsizlik ve istihdam sorununu beraberinde getirebilir. Çünkü belki birçok insanın yapacağı işi sadece tek bir yapay zeka uygulaması üzerinden gerçekleştirmesinin söz konusu olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Telif davalarının artık medya aracılığıyla açılmaya başladığını da görüyoruz. Özellikle dünyanın en büyük yayın kuruluşları, yapay zeka sohbet robotlarına ciddi telif davaları açmaya başladılar. İzinsiz kullanmaları sebebiyle bu makalelerin tespiti söz konusu oldu.
Bundan sonraki süreçte, burada medya aracılığıyla var olan bilgilerin, içeriklerin yayılması söz konusu olduğu için ilgili yapay zeka sohbet robotlarına telif davaları açılmaya başlandı. Bu da gelecekte hukuki sorunlarla karşı karşıya kalmamızı sebebiyet verebilir. Avrupa Birliği (AB) Parlamentosu bu alanda çalışmalarını sıklaştırmıştı. 2025 yılından itibaren yürürlüğe girecek yapay zeka yasasını çıkarttı. Belki önümüzdeki günlerde Türkiye açısından da bu tarz yasaların çıkması kuvvetle muhtemel olabilir.
Prof. Ali Murat Kırık, yapay zekayı bir bebeğe benzeterek, gelecek yıllarda yapay zekanın büyüyeceğini, gelişeceğini ve yetişkin bir insanın sahip olduğu bütün özellikleri kendi bünyesine dahil edebileceğini anlattı.

Türkiye’de yapay zekaya yatırımlar hızla artıyor
Türkiye’nin yapay zeka konusunda geri kalır bir ülke olmadığına işaret eden Kırık, gerek devlet kurumları aracılığıyla gerekse de özel sektör girişimleriyle yapay zekaya olan yatırımların giderek artmaya başladığını, bu konuda Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’nun (TÜBİTAK) başı çektiğini ifade etti.
Prof. Dr. Kırık, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) gelecekte somut adımlar atabileceğini, yeni yapay zeka programlarının, lisans ve lisans üstü programların açılacağını, bütün eğitim programlarına yapay zekanın entegre edilip buna uygun bir eğitim sisteminin yer alacağını dile getirdi.
Türkiye’deki yapay zeka sohbet robotlarına dair çalışmaların da tüm hızıyla devam ettiğini belirten Kırık, şunları kaydetti:
ASELSAN ile HAVELSAN’ın bu alanda çalışmalarına şahit oluyoruz. Bununla birlikte özel sektörde Baykar’ın yerli ve milli sohbet robotunu geliştirmesi, bunu yaygınlaştıracak olmasının da ciddi bir avantaj olarak karşımıza çıkacağını ifade edebiliriz. Bunun sebebi şudur: Yerli ve milli teknolojilerin olması, doğru bilgiye ulaşabilme konusunda ciddi bir avantaj sağlayabilir.
Çünkü bildiğiniz üzere dezenformasyon, çağımızın en büyük sorunlarından bir tanesi. Bazen bu tarz sohbet robotlarının yanlı ve taraflı cevaplar verebildiğini görüyoruz, bilgi saklayabildiğine de şahit oluyoruz. Geçmişte nasıl arama motorlarını kullanıyorsak, bugün de yapay zeka sohbet robotlarını kullanmaya başlayacağız.
Orada en azından kıyas ve mukayese yapabilme şansımız söz konusuyken artık sadece soruları oraya sorarak cevapları oradan almaya başlayacağız.
O yüzden yerli ve milli yapay zeka sohbet robotlarının, uygulamalarının gelişim göstermesi oldukça önemlidir. Türkiye’de tabii ki TÜBİTAK’ın başını çektiği ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin de bu alanda yapacağı çalışmalar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın aynı şekilde geliştirdiği yapay zeka zirvelerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.
]]>