Üs – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sun, 21 Jul 2024 21:09:36 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Sayın Miçotakis’in bu bakanına haddini bildirmesi lazım” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sayin-micotakisin-bu-bakanina-haddini-bildirmesi-lazim/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sayin-micotakisin-bu-bakanina-haddini-bildirmesi-lazim/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:09:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41231 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın Kıbrıs Türklerine yönelik sözlerine tepki göstererek, “Sayın Miçotakis’in bu bakanına haddini bildirmesi lazım” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan KKTC ziyareti dönüştü uçakta gazetecilerle sohbet etti.

“Kıbrıs Türk halkını azınlık olarak göstermeye kimsenin gücü yetmez”

Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki sarsılmaz bağlara vurgu yapan Erdoğan, “Bundan 50 sene önce olduğu gibi bugün de ana vatan ve garantör devlet olarak Kıbrıs Türkünün yanındayız. İktidar ve muhalefet olarak verdiğimiz birlik, beraberlik ve dayanışma tablosunu bu bakımdan kıymetli görüyorum. Kıbrıs davasının sadece bizim değil, 85 milyonun davası, kırmızı çizgisi olduğu böylece anlaşılmıştır. Şunun bir defa anlaşılması gerekir. Ada’nın asli unsuru olan Kıbrıs Türk halkını azınlık olarak görmeye ve göstermeye kimsenin gücü yetmez. Bugünkü ziyaretimizde bunu adeta perçinlemiş olduk. İki devletli modelin Kıbrıs meselesinin yegane çözüm yolu olduğu gün geçtikçe daha net ortaya çıkıyor. Türkiye ve Kıbrıs Türk halkı, çözüm yolunda bugüne kadar her türlü fedakarlığı göstermiştir. Annan Planı’na ‘evet’ diyen taraf Kuzey Kıbrıs olduğu halde, takdir edilen maalesef yine Rumlar oldu. Bu anlayışla artık bir yere varılması mümkün değildir. Kıbrıs Türklerinin müktesep hakları olan egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statüleri tescil edilmeden bir yere varılamaz. Her iki tarafın masaya eşit oturup eşit kalktığı bir denklem kurulmadan yeni bir müzakere sürecinin başlamasını açıkçası mümkün görmüyoruz. Bunu Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar da tören hitabında şüpheye mahal verilmeyecek şekilde açıkça ifade etti” diye konuştu.

“Kuzey Kıbrıs’ın uluslararası alanda maruz kaldığı haksız izolasyonun kaldırılması için de gayretlerimiz sürüyor”

Ambargolara rağmen Kıbrıs Türkleri ile birlikte devlet hizmetlerinin sürdürülebilmesi için ortak çalıştıklarını söyleyen Erdoğan, “Belediyelerimiz, devlet kurumlarımız ve şirketlerimiz tüm imkanlarıyla Kıbrıs Türk halkına destek olmaktadır. Geçen yıl Ercan Havalimanı’nın yeni terminal binasını hizmete aldık. Konut projelerinden, ulaştırma yatırımlarına, elektronik devlet hizmetlerinden sağlığa, savunmadan eğitime kadar her alanda KKTC’nin kalkınmasına katkı sağlıyoruz. 2024 Yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması ile Kıbrıs Türk halkına büyük fayda sağlayacak yeni projeleri hayata geçireceğiz. Kuzey Kıbrıs’ın uluslararası alanda maruz kaldığı haksız izolasyonun kaldırılması için de gayretlerimiz sürüyor. İslam İşbirliği Teşkilatı ve Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında Kuzey Kıbrıs’ın hak ettiği yeri alması için gerekeni yapıyoruz. Sayın Tatar’ın Şuşa’da düzenlenen Türk Devletleri Zirvesi’ne katılması bu bakımdan son derece anlamlı oldu. İnşallah önümüzdeki süreçte bunu yeni adımlar takip edecek. 1974 Barış Harekatı’yla kurduğumuz, 1983 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanıyla tahkim ettiğimiz kazanımları, tüm dünyada tanınan Kıbrıs Türk Devleti ile taçlandıracağız” şeklinde konuştu.

“Sayın Miçotakis’in bu bakanına haddini bildirmesi lazım”

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın Kıbrıs Türklerine yönelik açıklamalarına tepki gösteren Erdoğan, “Zaman zaman Yunanistan’daki popülist figürlerin bu tür söylemlerle iki ülke arasındaki ilişkileri dinamitleme gayretlerine şahit oluyoruz. Biz Yunanistan ile iyi komşuluk anlayışıyla ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz. Tabii bu durum, böylesi hezeyanlara sessiz kalmamızı gerektirmiyor. Herkesin çok iyi bildiği gibi Türkiye, Kıbrıs Barış Harekatı’nı adından da anlaşılacağı gibi barış için yapmıştır ve bu müdahale neticesinde huzur tesis edilmiştir. O tarihte Kıbrıs’ta hem Rum kesimi hem Yunanistan’daki darbeciler tarafından başlatılan soykırıma Türkiye, net ve keskin bir son vermek için bu harekatı yapmıştır. Yani uluslararası hukukun bize tanıdığı garantörlük hakkı kapsamında bu müdahale yapılmıştır. Türk askeri düşmanına bile zulmetmeyen ama mazlumun hakkını asla çiğnetmeyen şanlı bir maziye sahiptir. Aynı anlayışla bugün de gelecekte de hareket etmeye devam edecektir. Bilsinler ki Mehmetçiğin ayak bastığı topraklarda işgal kültürü değil, huzur hakim olur. Son NATO zirvesinde Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile konuştum. ‘Aynı gün ben Kuzey Kıbrıs’ta bulunacağım, orada Kuzey Kıbrıs halkına hitap edeceğim. Öğrendiğime göre siz de Güney’de olacakmışsınız, orada hitap edecekmişsiniz. Herhalde birbirimizi rahatsız edecek herhangi bir açıklama yapmayız’ dedim. O da benim gibi düşündüğünü söyledi. Fakat Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ne yazık ki; farklı bir havada, belli ki Miçotakis ile yaptığımız görüşmeden haberi yoktu, ileri geri açıklamalar yaptı. Onun bir defa kalkıp da Türklerin orada işgalci olduğunu söylemesinden daha densiz, edep dışı bir ifade olamaz. Dolayısıyla, Sayın Miçotakis’in bu bakanına haddini bildirmesi lazım. Bizim çok daha fazla konuşmamıza zaten gerek yok. Konuşacaklarımızı bugün zaten konuştuk. Yolumuza da aynen devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Onlar askeri üs yapıyor, biz siyasi üs yapıyoruz. Gerekirse Kuzey’de deniz üssü yaparız”

Güney Kıbrıs’ın Yunanistan ile birlikte Larnaka kıyılarında bir deniz üssü inşa etme girişimlerini değerlendiren Erdoğan, “Şu anda Ada’da Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı binasıyla, Kuzey Kıbrıs Parlamento binası inşaatı yapıyoruz. Onları bir göreyim, durum nedir dedim. Her ikisi de muhteşem birer bina oluyor. Allah nasip ederse en geç Kasım ayı ortalarında bitecek. Bu iki bina, başkanlık binasıyla parlamento binası bittiği zaman, yanında da oraya hizmet verecek gayet güzel bir mescit yapılıyor. Herhalde bu üslerden daha önemli bir şey yok. Onlar askeri üs yapıyor, biz siyasi üs yapıyoruz. Çalışmayı en güzel şekilde devam ettireceğiz. Bu arada, tekrar bir kontrole gidip inşaat ne durumda onu görmem lazım. Gördüğüm kadarıyla Kıbrıs taşından hakikaten muhteşem bir eser meydana geliyor. Yani Türkiye gerektiği zamanda gereken adımları atar, yapılması gerekenleri yapar. Ada’nın huzuruna asla katkı sağlamayacak, gerginlikleri artıracak ve uluslararası hukuk ihlallerine yol açacak adımlardan özenle kaçınmak gerekir. İsrail’deki katliama ortak olmak ne Rumlara ne Yunanistan’a fayda sağlar. Ayrıca gerekirse deniz üssü ve deniz yapılarını Kuzey’de yaparız. Bizim de denizimiz var. Mesela yeni bir doğal gaz gemisi alıyoruz. Sakarya Gaz Sahası’ndaki gaz üretiminde kullanılacak, yüzer gaz işletme platformu gemisi. Yaklaşık 2 ay sonra Türkiye’de olacak. 300 metre boyunda 58 metre genişliğinde. 5 milyon hane halkına yetecek kadar doğalgazı üretecek bu platform belki orada 15-20 yıl kalacak. Adeta bir üs gibi. Önümüzdeki hafta yola çıkıyor ve Türkiye’ye gelecek. Zaten o üssü gördükleri zaman yeter onlara” açıklamalarında bulundu.

“Batı ülkeleri bizden insansız hava aracı siparişi veriyor”

Türkiye’nin savunma sanayiinde geldiği noktaya dikkat çeken Erdoğan, “Biliyorsunuz, uçaklarımızın lastiklerini dahi alamıyorduk ama şu anda Petlas uçaklarımızın lastiklerini yapar hale geldi. Çok önemli bir adım. Üstelik Anadolu’nun göbeğinde. İnsansız hava araçlarından SİHA’lara kadar geldiğimiz nokta belli. Aselsan, Havelsan, Roketsan, tüm bunlar şu anda savunma sanayiinde dünyayla adeta yarış halinde. Bundan dolayı da çok çok mutluyuz. Özellikle de şu anda Batı ülkeleri bizim insansız hava araçlarımızla ilgili sipariş üstüne sipariş veriyor. Ülkelerin hangileri olduğunu söylemeyeceğim. Ama Avrupa Birliği ülkelerinin artık bizden bu tür taleplerde bulunması devranın nasıl değiştiğini gösteriyor. Bu bizi ayrıca mutlu ediyor. Kızılelma şu anda devreye giriyor. Bunların devreye girişinin o malum çevreleri çok daha çıldırtacağına eminim. Özellikle Amerika’daki seçimin de bu işte tayin edici bir rolünün olduğunu düşünüyoruz. Bu seçimin neticesiyle birlikte ne gibi adımlar atılabilir, bunları da ayrıca göreceğiz ama ibre Türkiye’nin lehine dönüyor diye düşünüyorum. Bundan dolayı da huzur içindeyim. Sizler de huzur içinde olun. Kendi uçağımızı yapıyoruz, kendi uydumuzu yapıp uzaya yolladık. Daha iyisini yapacak, daha ileri gideceğiz. Bizi en çok duygulandıran ise artık bizim gençlerimizin asla yılgınlığa kapılmadan ‘ben yaparım’ demesidir. Biz çok güçlü tohumlar attık, onlar filizleniyor ve gelecekte boy verecekler” dedi.

“Terör meselesini kökünden bitireceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milli Savunma Bakanlığı uzun süredir Kuzey Irak’a ilişkin operasyonları paylaşıyor. Siz de dönem dönem Irak’ın kuzeyinde PKK varlığının tamamen bitirileceğini belirttiniz. Bu konuda neredeyiz? Bu yaz döneminde bu iş biter mi, ne dersiniz” sorusu üzerine şunları söyledi:

“Terörle mücadele bir matematik olayı değil. İki kere iki dört diyemezsiniz. Örneğin Pençe Kilit Harekat bölgesinde Piyade Yarbay Abdullah Cem Demirkan kardeşimiz yaralandı. 15 gün yaralı olarak kaldı ve maalesef şehit oldu. Bunların hepsinin intikamını alıyoruz. Faturayı çok ağır ödüyorlar, ödemeye de devam edecekler. Ama bilsek ki terörle mücadele bir matematik olayıdır, kalkarız açıklamayı da ona göre yaparız. Dolayısıyla da terörle mücadelemiz sonuna kadar devam edecek. Önünde sonunda kazanan inşallah yine biz olacağız. Artık onları bekleyen son yakındır. Bu ülkenin insanlarına çektirdikleri acıların hesabı soruluyor. Terör meselesini kökünden bitireceğiz. Sağa sola koşturmaları, destek arama çabaları da bu yüzden. Ne yaparlarsa yapsınlar fayda göremeyecekler. Bu ülkenin insanlarına yaşattıklarının hesabını öyle ya da böyle veriyorlar. Askerimiz, polisimiz, istihbaratçılarımız sahada ve onların güçlü nefesini sürekli enselerinde hissediyorlar. Burunlarını dahi çıkartamadıkları mağaralar onları koruyamayacak.”

“İsrail durdurulmalıdır, bunu sağlamak hepimizin görevidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’i işgalci ilan etmesine yönelik değerlendirmelerde bulunarak, “Uluslararası Adalet Divanı aynı zamanda İsrail’i tazminata mahkum etti. Miktarını henüz açıklamadılar. İsrail zaten bugüne kadar Uluslararası Adalet Divanı’nın verdiği kararların hiçbirini uygulamadı. Çünkü yanında başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, Batı var. Biz şu anda Uluslararası Adalet Divanı’na karşı dünyanın değişik birçok ülkesiyle birlikte gerekli baskıyı yapıyoruz ve buna devam edeceğiz. İspanya’nın duruşu burada çok çok önemliydi. Finlandiya’nın, Norveç’in tüm bunların duruşları önemliydi. Biz bu işi takip edeceğiz, kovalayacağız ve en sonunda inşallah burada bir netice alacağız diye düşünüyorum. İsrail durdurulmalıdır. Bunu sağlamak hepimizin görevidir. İsrail’e destek olarak, mazlum Filistin halkının yıllardır yaşadığı sistematik zulmü görmezden gelerek bir yere varmak mümkün değildir. İsrail yaptıklarının cezasını çekmeli, bu ceza bir daha kimsenin böylesi bir zulmü aklından geçirememesini sağlayacak kadar ibretlik olmalıdır. Umarım bu karar ve bundan önce alınan ve İsrail tarafından uygulanmayan kararlar uluslararası toplumda bir uyanışı beraberinde getirir. Filistinlilerin acılarına alışmamalı, onların durumunu olağan görmemeliyiz. Her yeni günde daha çok artan bir tonda sesimizi zulme karşı yükseltmeliyiz. Bu bizim insani görevimiz, tarihe borcumuzdur. Bugün takınılan ya da takınılmayan her tavır tarihe geçmektedir. Herkesi tarihin doğru tarafında durmaya bir kez daha davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Bu zulmü sona erdirmek için ABD yönetiminin İsrail’e baskı yapması şart”

İsrail’in 1947 yılında yaptıklarının aynısı yapmaya devam ettiğini söyleyen Erdoğan, “Tüm mesele İsrail’in bu davranışlarına karşı haktan yana olanlar, adaletten yana olanların el ele verip bu Uluslararası Adalet Divanı’nın verdiği kararın yanında herkesin yer almasını sağlamaktır. Bu oyunu ancak, böylesi bir duruşla bozarız. Bu zulmü sona erdirmek için ABD yönetiminin İsrail’e baskı yapması, katil Netanyahu’ya ve beraberindekilere verdiği desteği çekmesi şarttır. İsrail’in coğrafyamızı kendi karanlığına çekip bölgeyi yangın yerine çevirme isteği ortadadır. Gazze’de onca zulme rağmen hedeflerine ulaşamamanın hıncı ile hareket etmektedir. Uluslararası toplumun bir ve kararlı karşı koyuşu İsrail’in en istemediği şeydir. İsrail zulmüne karşı birleşmeli ve onları uluslararası hukuka uymaya zorlamalıyız. Bu sayede sadece Gazze ya da Filistin değil, ateş çemberine dönmüş bölgemiz de büyük çatışmaların içine çekilmekten kurtulur” ifadelerini kullandı.

Amerika’daki başkanlık seçimlerine ilişkin görüşleri sorulan Erdoğan, “Bu konuya şimdi girmem pek doğru olmaz. Çünkü yapacağımız çok ilginç çalışmalar var. Geçen hafta çarşamba günü Macar Başbakanı Viktor Orban konuğumuzdu. Görüşmemizden sonra da ‘Trump’la bir akşam yemeği yiyeceğiz’ dedi. Bu arada aynı zamanda da NATO zirvesi devam ediyordu. Ertesi gün Viktor Orban’ı yoğun bir şekilde eleştirmeye başladılar. ‘Yok şöyle dedi, yok böyleler, biz Viktor’un dediklerine katılmıyoruz, söyledikleri doğru şeyler değil’ dediler. Sayın Orban malum Moskova’ya gitti, eleştirdiler. Çin’e gitti aynı şekilde eleştirdiler. Ardından Şuşa’daki toplantıya katıldı, eleştirdiler. Şimdi de Macaristan’ı AB dönem başkanlığından nasıl alırız, bunun hesabı içindeler. Bize de düşen şu anda sabır. Bu sabırla birlikte de inşallah gereğini vakti saati geldiğinde birlikte yaparız. Sayın Trump ile kendisine yapılan suikast girişimini konuştum. Kendilerini alçakça saldırı karşısında demokrasinin yanında durmaları nedeniyle tebrik ettim. Biz demokrasinin tarafındayız ve ülkelerin geleceklerine halkların özgür iradelerinin karar vermesinden yanayız” dedi.

Geçtiğimiz günlerde tüm dünyada yaşanan bilişim krizine ilişkin görüşlerini açıklayan Erdoğan, “Bu kriz nedeniyle bizde bir sıkıntı yok şu anda. Arkadaşlar, Türk Hava Yolları’nda olsun, diğer tüm birimlerde olsun tedbirleri aldılar. Şu anda işlerimiz ufak tefek aksamalarla yürüyor. Yani dünyadaki sıkıntı bizde aynen yok. Daha iyiyiz. Bu konuda ek tedbirler almak gerekiyorsa alırız. Bununla ilgili arkadaşlarımız çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Hiçbir alanı boş bırakmadığımız gibi bu alanı da boş bırakmıyor ve atılması gereken adımları hızla, vatandaşlarımızı mağdur etmeden atıyoruz” açıklamalarında bulundu.

“Emeklimizin daima yanındayız”

Emekli maaşlarında yapılan düzenleme ve vergi adımları ile ilgili sorulan soruya yanıt veren Erdoğan, “Bizler toplumumuzun her kesimi gibi emeklilerimizin de daima yanındayız. Emeklilerimizi enflasyona ezdirmemek için azami gayret gösteriyor, elimizden gelenin daha fazlasını imkanlar nispetinde yapıyoruz. Eldeki imkanlar dahilinde en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Engelleri aşmayı kendimize şiar edinmiş bir iktidar olarak sürekli tüm vatandaşlarımızın refahını artırmak için sürekli yeni yol haritaları oluşturuyoruz. Ekonomik istikrardan taviz vermeden, popülizm tuzaklarına düşmeden en rasyonel adımı nasıl atarız anlayışı içinde hareket ediyoruz. Aslında Grup Başkanımız Abdullah Güler gerekli açıklamaları yaptı. En düşük emekli maaşının 12 bin 500 lira olacağını açıkladı. Bütün bunlara rağmen muhalefet bakıyorsunuz, düşünmeden, görüşmeden, konuşmadan ‘asgari ücret 17 bin’ diyor. Bunların sırtında maalesef küfe yok. Biz ölçüyoruz, biçiyoruz. Nasıl bu işi ekonomik dengeleri bozmayacak biçimde götürürüz? Buna bakıyoruz, adımlarımızı da buna göre atıyoruz. Onun için de yeni yasama döneminde inşallah bu konuyu gündeme alacağız. O şekilde de yola devam edeceğiz. Grup başkanımız ne açıkladıysa gündemimizde o konular var, gerisi söylentiden ibaret” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sayin-micotakisin-bu-bakanina-haddini-bildirmesi-lazim/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, KKTC Başbakanı Ünal Üstel’i ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kktc-basbakani-unal-usteli-ziyaret-etti-2/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kktc-basbakani-unal-usteli-ziyaret-etti-2/#respond Fri, 19 Jul 2024 22:54:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40987

HABER: GÜLARA SUBAŞI/ KAMERA: DURSUN ALKAYA

(LEFKOŞA) – KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümü dolayısıyla geldiği KKTC’de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i kabul etti. Özel, “Biz yapılacak ilk seçimlere kadar muhalefet partisiyiz ama yurt dışında Türkiye’nin partisiyiz. Dolayısıyla KKTC’nin de partisiyiz. KKTC’nin haklı davasını anlatmakla mükellefiz. Biz tüm platformlarda, bulduğumuz her kürsüde, her fırsatta sizlerin yanında olduğumuzu ifade etmeye devam edeceğiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümü dolayısıyla 20 Temmuz’da Lefkoşa’da düzenlenecek resmi törene katılmak üzere, dün KKTC’ye geldi. Özel’ ile birlikte CHP heyetinde; CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Dışişleri Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlhan Uzgel ve Milli Savunma Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İstanbul Milletvekili Namık Tan ve Parti Meclisi Üyesi Selin Kırçiçek yer aldı.

Özel’e ayrıca önceki CHP Genel Başkanları Hikmet Çetin ve Murat Karayalçın’ın yanı sıra Özel’in davetiyle KKTC’ye gelen; Kıbrıs Barış Harekatı’nı başlatan hükümetin Çalışma Bakanı Önder Sav ile harekatın “Ayşe tatile çıksın” parolasına ilham veren, dönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in kızı Ayşe Güneş Ayata da temaslarda Özel’e eşlik etti.

CHP Lideri Özel’in KKTC temasları Başbakan Ünal Üstel ile devam etti. Başbakanlık’ta gerçekleşen görüşme öncesinde Üstel ve Özel açıklama yaptı.

“Bizim zamanında yaşadığımız zulmü bugün Filistin halkı yaşıyor”

KKTC Başbakanı Ünal Üstel şunları söyledi:

“50. yıl dönümümüzde böyle güzel bir kadroyla sizleri KKTC’de ağırlamaktan onur ve mutluluk duyuyoruz. Biz 50’lerden 74’e kadar baskı, zulüm ve ambargoların altında varoluş mücadelemizden vazgeçmeden bir Kıbrıs Türk toplumu ve nihayet 1974’te Barış Harekatı’yla birlikte en büyük şansımız Bülent Ecevit, Erbakan olmuştur. Sizler gibi cesur yüreklerin aldıkları kararlar ışığında bugün en büyük özgürlüğü yaşıyoruz. Ben bir kez daha Cumhuriyet Halk Partisi’ne, halkım ve şahsım adına yürekten teşekkür ediyorum. Bu barış yalnız Türk toplumuna gelmedi, Rum’a da aynı barış getirildi ama o zamanki zihniyet maalesef devam etti. Biz burada özgürlüğümüzün 50. yılını kutlarken, o tarafta Yunanistan ile birlikte savunma iş birliği ve Yunanistan üs vermek ve oralara savaş uçakları getirmek için hazırlık içerisindeler. Böyle bir zihniyet ile karşı karşıyayız. Meclis’te dün alınan tarihi kararda sizlerin de imza vermenize biz çok mutlu olduk. Bu tarihi karar, 50. yılımızın üzerine bizim için ikinci bir bayram havası estirdi. Bizim zamanında yaşadığımız zulmü bugün Filistin halkı yaşıyor. İsrail, Filistin’deki masum insanlarımızı çoluk çocuk, yaşlı demeden her gün bombalar yağdırıyor. Ne hastane ne sivil insan dinliyor. Avrupa Birliği sadece seyrediyor. Hani nerede Birleşik Milletler? Biz şanslıydık ki Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhuriyet Halk Partisi vardı.”

“Kıbrıs’a uygulanan ambargolar büyük bir haksızlık”

Özgür Özel ise şunları söyledi:

“Göreve geldikten sonra ilk ziyareti KKTC’ye gerçekleştirmiştim. O zaman da çok değerli bir sohbet gerçekleştirmiştik. Bugün de harekatın 50. yıl dönümü törenlerine katıldık. Biz de tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Öyle acılı günlerin ne Kıbrıs’a ne dünyadaki herhangi bir coğrafyaya bir daha gelememesini temenni ediyoruz. Filistin vurgunuza yürekten katılıyorum. Geçtiğimiz günlerde Aliya İzzetbegoviç’in mezarı başında katliamın 29. yılında Aliya İzzetbegoviç’in başında onun şu sözünü tekrar etmiştim; ‘unutulan katliamlar tekrarlanır.’ Ada’da büyük bir katliam yapıldı ve o katliamın ilk başladığı aşamalarda uluslararası toplum üzerine düşeni yapsaydı bu büyük acılar yaşanmamış olacak. Sonrasında da bir Barış Harekatına da ihtiyaç olmayacaktı. Aynı şey şimdi de Filistin’de aynı mezalim İsrail tarafından yapılıyor ve uluslararası toplum yine sessiz. Elbette ses çıkaranları çok önemsiyoruz. Ama uluslararası toplumun Filistin konusunda çok daha kararlı bir tutum sergilemesi, artık bir ‘dur’ demesi gerekiyor.

Hastanelerin vurulduğu, BM’nin gözlemcilerinin gözünün önünde ambulansların vurulduğu ve dünyanın görmezden geldiği bir sürecin içindeyiz. Bunun derhal durdurulması gerekiyor.

Biz 50 yıl önceki samimiyetle, kararlılıkla, bağlılıkla Kıbrıs’tayız tekrar. Tabii Kıbrıs Türkünün çok önemli sorunları var ve bu sorunların aşılması için hep birlikte yapmamız gerekenler var. Ben gerek Başkan Yardımcısı görevini üstlendiğim Sosyalist Enternasyonel’de, gerek başkanlık düzeyinde katıldığımı Avrupa Sosyalist Partisi ki bütün sos, sosyalistlerin çatı örgütüdür, gerek arkadaşlarımız Avrupa Konseyi’nde, ben de yaptığım bütün konuşmalarda Kıbrıs meselesine, adil bir şekilde çözülmesine vurgu yapıyoruz. Ayrıca büyük bir haksızlık, Kıbrıs’a uygulanan ambargolar, Kıbrıs’a yaşatılan tecrit, doğrudan uçuşların olmaması, gibi durumları kabul edilebilir bulmuyoruz.

“Tüm platformlarda sizlerin yanında olduğumuzu ifade edeceğiz”

Kıbrıs’ın taleplerinin çok haklı talepleri var, bunların ortak çözümlerle yerine getirilmesi gerekir. Sporcularımızdan tutun hastanelerimize kadar, uçuş zorluklarına kadar bir sürü olmadık sorunlar var. Hepsinin üzerinde titizlikle durmak gerekiyor. Biz yapılacak ilk seçimlere kadar muhalefet partisiyiz ama yurt dışında Türkiye’nin partisiyiz. Dolayısıyla KKTC’nin de partisiyiz. KKTC’nin haklı davasını anlatmakla mükellefiz. Türkiye’de konuları farklı şekilde değerlendiriyor olabiliriz ama Kıbrıs’ın arkasında tek yumruk olmak, Kıbrıs Barış Harekatında Bülent Ecevit o cesareti gösterdiğinde Necmettin Erbakan ve koalisyon hükümeti o adımı attığında Süleyman Demirel’in ‘Türkiye şimdi tek kalp gibi çarpmalıdır’ demesi çok önemlidir. İktidar- muhalefet çelişkileri bir yana, doğruları hep birlikte yapmak lazım. O yüzden dün metnin oylamasında hep birlikte poziyonumuzu bir kez daha teyit ettik. Kıbrıs’ta bir birliğin olması çok önemli. Burada ortak doğrular etrafında buluşulduğunu ve Kıbrıs’ın geleceği için beklentilerin ve geçmişte Rum tarafının masayı terk etmeleri veya anlaşmazlık çıkartıp ödüllendirilmesini ve bizlerin boşu boşuna çektiği sıkıntılardan ders çıkartılarak çok doğru bir strateji izlemek gerekiyor. Biz tüm platformlarda, bulduğumuz her kürsüde her fırsatta sizlerin yanında olduğumuzu ifade etmeye devam edeceğiz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kktc-basbakani-unal-usteli-ziyaret-etti-2/feed/ 0 Bilim İnsanları Ay Yüzeyinde Bir Mağara Keşfetti https://www.haber60.com.tr/bilim-insanlari-ay-yuzeyinde-bir-magara-kesfetti/ https://www.haber60.com.tr/bilim-insanlari-ay-yuzeyinde-bir-magara-kesfetti/#respond Tue, 16 Jul 2024 03:09:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39854 Bilim insanları Ay yüzeyinde ilk kez bir mağara keşfetti.

100 metre derinlikteki bu oyuğun, Ay’da kalıcı bir üs için uygun şartları sağlayabileceği değerlendiriliyor.

Araştırmacılara göre, Ay’ın “keşfedilmemiş bölgelerinde” yüzlerce benzer mağara olması muhtemel.

Ülkeler Ay’da kalıcı bir insan varlığı tesis etmek için yarış halinde. Ancak astronotların radyasyon, aşırı sıcaklık dereceleri ve uzay koşullarından korunması zorlu bir iş.

Uzaya çıkan ilk İngiliz astronot Helen Sharman, BBC’ye konuşarak, yeni keşfedilen mağaranın üs kurmak için iyi bir yer olabileceğini söyledi ve insanların 20-30 yıl içerisinde Ay’daki çukurlarda yaşamasının mümkün olduğunu dile getirdi.

Ancak Sharman’a göre bu çukur “çok derin” ve astronotlar buradaki üsse ulaşmak için özel ekipmanlar kullanmak zorunda kalabilir. Sırtta taşınan roketler ya da bir tür asansör, bu işi görebilir.

İtalya’daki Trento Üniversitesi’nden Lorenzo Bruzzone ve Leonardo Carrer, bu mağarayı radar kullanarak keşfetti. Mağara, Mare Tranquillitatis adı verilen ovada bulunuyor.

“Sessizlik denizi” olarak anılan bu ova, Dünya’dan da çıplak gözle görülebiliyor ve insanlığın başka bir gezegende ziyaret ettiği ilk nokta olarak önem taşıyor.

Mağaranın tabanının görülenden daha geniş olabileceği düşünülüyor.

Bu çukur, milyonlarca ya da milyarlarca yıl önce, Ay yüzeyinde lavın akışı ve kaya içerisinde bir tünel oluşturmasıyla meydana geldi.

Prof. Carrer, bu mağaraya en benzer yapının, İspanya’da Lanzarote’deki volkanik mağaralar olduğunu, araştırmacıların bu bölgeyi de incelediğini kaydetti.

Prof. Carrer, “Bu gerçekten heyecan verici. Bu keşfi yaptığınızda ve fotoğraflara baktığınızda, insanlık tarihinde bunu gören ilk kişi olduğunuzu fark ediyorsunuz” dedi.

Araştırmacılar mağaranın büyüklüğünü anladıklarında, bunun üs kurmak için iyi bir nokta olabileceğini de fark ettiler.

Carrer, “Neticede Dünya’daki yaşam da mağaralarda başladı. Ay’da da insanların mağarada hayatta kalması mantıklı” diyor.

Mağara tamamen keşfedilmiş değil, ancak araştırmacılar radarların, kameraların ve robotların buranın haritasını çıkarmak için kullanılabileceğini düşünüyor.

Bilim insanları Ay yüzeyinde buna benzer mağaraların olabileceğini yaklaşık 50 yıl önce fark etmişlerdi. 2010’da Lunar Reconnaissance Orbiter adlı uzay aracının kamerası, mağara girişi olabilecek çukurların fotoğrafını çekmeyi başardı.

O zamanlar bu mağaraların ne kadar derin olduğu ya da çökme ihtimali hakkında çok az şey biliniyordu.

Prof. Bruzzone ve Prof. Carrer’in çalışmasıyla bu sorulara daha net yanıtlar verilebiliyor.

Avrupa Uzay ajansı’ndan Francesco Sauro, “Yüzeye ait çok iyi görüntülerimiz var, Apollo’nun indiği bölgeyi görebiliyoruz, ancak yüzeyin altında ne olduğunu bilmiyoruz. Keşfetmek için büyük bir olanağa sahibiz” diyor.

Bu araştırmanın ileride Mars yüzeyindeki mağaraları anlamak için de öncü olabileceğini ekliyor. Üstelik bu çalışmalar Mars’ta yaşamın izlerini incelemek için de büyük önem taşıyabilir.

Ay’da keşfedilen mağara, insanların buraya yerleşmesine yardımcı olabileceği gibi, Ay’ın tarihini ve hangi evrelerden geçtiğini daha iyi anlamak için de işlevli olabilir. Çünkü mağaradaki kayalar uzay koşullarından daha az etkilendikleri için milyarlarca yıllık jeolojik kaydı barındırma potansiyeline sahip.

Araştırma, Nature Astronomy adlı dergide yayımlandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bilim-insanlari-ay-yuzeyinde-bir-magara-kesfetti/feed/ 0
Türkiye’nin en karanlık ve uzun gecesi! 15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 8 yıl geçti https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-en-karanlik-ve-uzun-gecesi-15-temmuz-hain-darbe-girisiminin-uzerinden-8-yil-gecti/ https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-en-karanlik-ve-uzun-gecesi-15-temmuz-hain-darbe-girisiminin-uzerinden-8-yil-gecti/#respond Mon, 15 Jul 2024 05:27:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39454 Tarih 15 Temmuz 2016 saat 14.00 sularında Kara Havacılık Komutanlığı’nda görevli bir binbaşı Yenimahalle’deki Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Yerleşkesi’ne giderek darbe girişimi olacağına ilişkin ihbarda bulundu.

İhbar üzerine MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Genelkurmay Başkanlığı’na geçti. Gerçekleştirilen kritik toplantıda, Kara Havacılık Komutanlığı’ndan 3 helikopterin izinsiz uçuş yapacağı bilgisi alındı. Bilginin araştırılmasına, şüphelilerin gözaltına alınmasına karar verildi. Kışlalardan tank ve zırhlı araçların çıkışı yasaklandı. İkinci bir emre kadar askeri uçuşlar iptal edildi.

DARBE SAATİNİ ERKENE ÇEKTİLER

Genelkurmay Karargahı’nda o gece, üniformalı sinsi düşmanlar da olan biteni takip ediyordu. Komuta Kademesi’nin etrafında üst düzey darbeci isimler de vardı. Fidan’ın gelişiyle, darbe planının deşifre olduğu anlaşılınca kritik bir karar verdiler. Darbe saatini gece 03.00’ten erkene çektiler.

AKAR DARBE BİLDİRİSİNİ İMZALAMADI

Hakan Fidan ayrıldıktan sonra darbeciler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın odasını bastı. Darbenin başladığını bildirdiler. Ancak Hulusi Akar, bu duruma sert tepki gösterdi. Önüne konan darbe bildirisini imzalamadı. Bunun üzerine kemerle boğazı sıkılarak, derdest edildi. Akıncı Üssü’ne götürüldü. Darbeciler, Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler’i de aynı şekilde rehin aldı.

WHATSAPP GRUBUNDAN ÖLÜM TALİMATI

Saat 21:14’te darbe girişiminin koordine edilmesi için ‘Yurtta Sulh’ isimli bir whatsapp grubu kuruldu. Gruptaki yazışmalarda sivil vatandaşlara yönelik; “Ezin, yakın, taviz yok” şeklinde vur emri verildi. Saatler 21:23’ü gösterdiğinde bir grup darbeci asker Kuleli Askeri Lisesi’nden çıkış yaptı. Darbeci askerler 21:52’de köprüye ulaştı. Askeri araçlarla, Avrupa Yakası’na geçiş güzergahını trafiğe kapattılar.

BAŞBAKAN’DAN İLK AÇIKLAMA

Herkes neler olduğunu sorguluyordu. İlk yanıt, canlı yayına bağlanan Başbakan Binali Yıldırım’dan geldi. Yıldırım “Doğrusu bir kalkışma ihtimali üzerinde duruyoruz. Belliki emir komuta zinciri olmadan, askerin içerisindeki bazı kişilerin kanunsuz bir eylemi söz konusu. Vatandaşlarım ve milletim bilsin ki, demokrasiye herhangi bir zarar getirecek hiçbir faaliyete izin verilmeyecek” dedi. O dakikalarda İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gelen telefonda, sıkıyönetim ilan edildiği, dönemin emniyet müdürü Mustafa Çalışkan ve ekibinin teslim olması istendi.

ANKARA’DA ALÇAK UÇUŞ

Saatler 22.00’yi gösterdiğinde ise Ankara’da savaş uçakları alçak uçuşa başladı. Darbecilerin hedefindeki en önemli yerlerin başında Milli İstihbarat Teşkilatı geliyordu. FETÖ’cü pilotlar helikopterlerle Ankara Yenimahalle’deki MİT yerleşkesini taramaya başladılar. İstanbul Atatürk Havalimanı da hareketliydi. Bir grup darbeci, tanklarla havalimanına gelerek Kontrol Kulesi’ni işgal etti. Uçuş trafiğini durdurdu. Saatler 23.00’ü gösterdiğinde bu kez hedef İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı binasıydı. İBB binasını basan darbeciler kendilerine direnen sivil halkın üzerine ateş açtı. 14 kişi darbecilerin silahından çıkan kurşunlarla şehit düştü.

TRT’YE BASKIN

Darbecilerin işgal ettiği bir başka kritik kurum ise TRT’ydi. 16 Temmuz’un ilk dakikalarında korsan bildiri okutuldu.Bunun üzerine TÜRKSAT üzerinden TRT’nin yayın akışı durduruldu.

ERDOĞAN AYRILDIKTAN SONRA OTELİ BASTILAR

Aynı dakikalarda Marmaris’te tatilde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı’na doğru hareket etti. Cumhurbaşkanı ayrıldıktan kısa bir süre sonra, darbecileri taşıyan helikopterler Marmaris’teki oteli bastı. Çıkan çatışmada, Cumhurbaşkanı’nın koruması özel harekat polislerinden bazıları şehit oldu.

UÇAKLAR BOMBA YAĞDIRDI

Bir süre sonra, onlarca kişiye ölüm yağdıran uçaklar darbenin merkezlerinden olan Akıncı Üssü’nden havalandı. Sırasıyla, TBMM, Gölbaşı Polis Özel Harekat Daire Başkanlığı, Ankara Emniyeti ve TÜRKSAT’ı bombaladılar. Onlarca sivil vatandaş ve özel harekat polisi şehit düştü. Darbecilerin hedefindeki bir diğer isim Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal’dı. Ünal dahil 17 general, Moda Deniz Kulübü’ndeki bir nikahtayken derdest edildi.

CUMHURBAŞKANI DARBECİLERE MEYDAN OKUDU

Gecenin dönüm noktası ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir televizyon programına telefonla bağlanması oldu. Erdoğan “Milletimizi illerimizin meydanlarına davet ediyorum. Havalimanlarına davet ediyorum ve milletçe meydanlarda havalimanlarında toplanalım ve bunların o azınlık grubu tanklarıyla toplarıyla gelsinler, ne yapacaklarsa halka orada yapsınlar, halkın gücünün üstünde bir güç ben tanımadım bugüne kadar” ifadelerini kullandı. Bu çağrı yüz binlerce kişinin caddelere, meydanlara akın ederek darbecilere karşı direnişini tetikledi. O direnişin en büyük sembollerinden biri köprülerde sergilendi. Darbeciler Boğaz Köprüsü’ne gelen sivillerin üzerine uzun namlulu silahlarla ateş açıyordu.

CAMİLERDEN SALA’LAR YÜKSELDİ

Diyanet İşleri Başkanlığı Türkiye’nin tüm camilerinde sala’lar okunması için talimat verdi. Gazi Meclis darbecilere karşı dik durdu. Ankara’daki milletvekilleri Meclis’e koştu. Genel Kurul salonu açıldı. Bu direnişi takip eden darbeci alçaklar Meclis’i bombaladı.

ÖMER HALİSDEMİR DARBE PLANININ SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ

En çarpıcı anlardan biri ise Özel Kuvvetler Komutanlığı Karargahı’nda yaşanıyordu. Darbenin Özel Kuvvetler Komutanı olarak seçilen Semih Terzi, 02:16’da Şırnak Silopi’den Karargah’ı ele geçirmeye geldi.Ancak astsubay Ömer Halisdemir Terzi’yi vurarak darbe planının seyrini değiştirdi. Cumhurbaşkanı’nın Marmaris’ten ayrıldığını öğrenen darbeciler harekete geçti. Bomba yüklü F-16’lar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bulunduğu uçağı vurmak için havalandı.

AKINCI ÜSSÜ’NDE SİVİLLERE ATEŞ AÇILDI

Millet, darbecilerin uçakları havalandırmasını önlemek için Akıncı üssünün etrafında toplandı. Üs çevresinde toplanan kalabalığa ateş açıldı, 5 kişi şehit düştü. Başbakan Binali Yıldırım, tüm askeri uçakların inmesi, inmeyenlerin de düşürülmesi talimatını verdi. Bu arada cuntanın uçakları, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı taşıyan ATA Uçağını arıyordu. Cuntanın F-16’ları ATA uçağının rotasını ve bulunduğu noktayı tespit edemedi. Saatler 03:20’yi gösterdiğinde Cumhurbaşkanı İstanbul Atatürk Havalimanı’na güvenli bir şekilde iniş yaptı. 1 saat sonra basın mensuplarının karşısına çıktı. Erdoğan “Milletin üzerinde hiçbir güç yoktur. Bu bir ayaklanma, vatana ihanet hareketidir. Bunun bedelini çok ağır ödeyecekler.” dedi. O esnada bir askeri helikopter ve alçak uçuş yapan F-16 savaş uçağı tarafından taciz yapıldı.

Sabahın ilerleyen saatlerine doğru darbeciler, psikolojik üstünlüğü iyice kaybetmeye başladı. Ancak hala tehlike tam olarak atlatılabilmiş değildi. Sabah 06.30 sularında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne bomba atıldı. İstanbul Boğazı’nda bir TOMA, tank atışıyla vuruldu.

Darbeci hainler, milletin ordusuna ait tankla tüfekle saldırdı. Ancak millet, Türkiye’nin 81 ilinde demokrasiyi korumak için meydanlardaydı. Kışlaların önü, tankların çıkışını engellemek için belediye kamyonlarıyla kapatıldı. Eskişehir’den kalkan dost uçaklar, Akıncı Üssü’ndeki pistleri vurdu.

DARBECİLER KAYBETTİ, MİLLET KAZANDI

Sabah 08.30 sularında Jandarma Genel Komutanlığı darbecilerden temizlendi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve derdest edilen üst düzey komutanlar kurtarıldı.

MİT yaptığı açıklamada; “Sistematik operasyon bitti, nokta operasyonuna geçtik, 1-2 saate tamamlanır” dedi. Darbenin planlayıcısı ve uygulayıcısı olan sivil ve askerlerin çoğu yakalanarak gözaltına alındı.

252 ŞEHİT

Tüm yurtta yaklaşık 21 saatte kontrol altına alınan darbe girişiminde asker ve sivil 252 kişi örgüt mensuplarınca şehit edildi. Yaklaşık 9 bin askeri personel, 35 uçak, 37 helikopter, 74’ü tank 246 zırhlı araç ve 4 bine yakın hafif silah kullanıldığı kayıtlara geçti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-en-karanlik-ve-uzun-gecesi-15-temmuz-hain-darbe-girisiminin-uzerinden-8-yil-gecti/feed/ 0
Van’da Jandarma Timleri Teknolojik İmkanlarla Huzur ve Güvenliği Sağlıyor https://www.haber60.com.tr/vanda-jandarma-timleri-teknolojik-imkanlarla-huzur-ve-guvenligi-sagliyor/ https://www.haber60.com.tr/vanda-jandarma-timleri-teknolojik-imkanlarla-huzur-ve-guvenligi-sagliyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 01:15:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15360 Van’da jandarma timleri, kar kalınlığının 3 metreyi bulduğu Van’ın Çatak ilçesindeki 2 bin 782 rakımlı üs bölgesinde teknolojik imkanları da kullanarak huzur ve güvenliği sağlamaya çalışıyor.

İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma özel harekat ve jandarma komando timleri, ilçeye 24 kilometre uzaklıktaki Belbuka Üs Bölgesi’nde zorlu arazi ve ağır kış şartlarına rağmen terörle mücadelesini sürdürüyor.

Derin vadiler, sarp dağlar ve karla kaplı arazilerde daha önce PKK’lı teröristlerin kış üslenme alanı olarak kullandığı bölgeyi terörden arındıran jandarma komandolar, insansız hava araçları, ASELSAN tarafından üretilen termal kameralar gibi teknolojik imkanları da kullanarak sorumluluk sahasını kontrol altında tutuyor.

Kar kalınlığının yer yer üç metreyi bulduğu ve hava sıcaklığının sıfırın altında 25 dereceye kadar düştüğü bölgede kar motorları ve paletli araçlarla devriye atan jandarma timleri, bugüne kadar yaptığı operasyonlarla, teröristlerin sözde karargah, depo, barınak ve sığınak olarak kullandığı Karataş Çukurları’ndaki yaşam alanlarını imha etti, çok sayıda silah ve yaşam malzemesi ele geçirdi.

“Hain terör örgütüne ağır darbe vuruluyor”

İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürü Jandarma Yarbay Ümit Tuaç, AA muhabirine, bölgede tüm hava şartlarında terörle mücadelenin “ara, bul, yok et” stratejisiyle devam ettiğini söyledi.

Bölgede icra edilen operasyonlarda geçen yıl 6 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirten Tuaç, teröristlere ait çok sayıda silah, mühimmat, yaşam malzemesi ve örgütsel dokümanın ele geçirildiğini ifade etti.

Jandarma komando timlerinin teknolojiden azami ölçüde faydalandığını, milli silahları etkin şekilde kullandığını dile getiren Tuaç, “Operasyonlarla kullanılan milli üretim silah, malzeme ve araçlarla sınır ötesinde olduğu gibi sınır içinde de hain terör örgütüne ağır darbe vuruluyor. Terör sorununu yüce Türk milletinin gündeminden çıkarmak maksadıyla jandarma özel harekat ve komando birliklerimizle terörü kaynağında yok etmek için operasyonlara inançlı ve kararlı bir şekilde devam edilecek. Üs bölgesi, kahraman jandarma komando timleri ile teknolojiden azami ölçüde faydalanarak ASELSAN tarafından üretilen silah sistemleri, radar, termal kameralar gibi cihazlar kullanılarak yaz, kış kontrol altında tutulmakta.” diye konuştu.

Üs bölgesine 6 kilometre mesafede yer alan ve başarılı operasyonlarla terörden temizlenen Karataş Çukurları bölgesinde geçici üs bölgesinin kurulduğunu hatırlatan Tuaç, şunları kaydetti:

“Üs bölgeleri marifetiyle bölgede tam anlamıyla alan hakimiyeti sağlanarak hem terörist faaliyetleri engelleniyor hem de bölgede petrol arama ve işletme faaliyetlerini sürdüren şirketin etkin ve güvenli bir şekilde çalışması sağlanarak Gabar Dağı örneğinde olduğu gibi ülke ekonomisine katkı sunulması hedefleniyor. 2023’te 3 büyük, 14 orta çaplı ve 3 bin 190 küçük olmak üzere 6 bin 979 timin katılımıyla 3 bin 207 operasyon başarıyla icra edildi. Van’da 2023’te icra edilen operasyonlarda 26 piyade tüfeği, 4 keskin nişancı tüfeği, 1 makineli tüfek, 2 tabanca, 42 el bombası, 11 telsiz, 13 dürbün, 571 tüp, 33 roketatar mühimmatı, 6 anti personel mayını ve 4 anti tank mayını ele geçirildi. Van İl Jandarma Komutanlığı, terörle mücadele öncelikli olarak üzere emniyet, asayiş ve kamu düzeninin devamlılığını sağlama konusunda istihbarata dayalı ve teknolojik cihazlardan azami düzeyde istifade ederek ilgili makamlarla koordineli şekilde bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başarılı olma azim ve kararlılığındadır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/vanda-jandarma-timleri-teknolojik-imkanlarla-huzur-ve-guvenligi-sagliyor/feed/ 0