Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, 2 tutuksuz sanık ile taraf avukatları katıldı.
Söz alan Galatasaray Mağazacılık ve Perakendecilik AŞ avukatı, celse arasında ürünlerin satışa koyulduğu internet sitesinden istenen yazı cevabının geldiğini belirterek, sanık Buğra Fatih Ünsal’ın hesap hareketlerinin incelenmesini ve ne kadar gelir elde ettiğinin tespit edilmesini talep etti.
Duruşmada, cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını sundu.
Mütalaada, çalınan ürünlerin satışa sunulduğu ikinci el satan internet sitesi ile yapılan yazışmalar sonucunda, ürünleri satışa koyan kişilerin Galatasaray Futbol Kulübü’nde şoför olarak çalışan sanık Ahmet Kör’ün eşi Ergül Kör ile sanık Buğra Fatih Ünsal olduğunun tespit edildiği kaydedildi.
Mütalaada, kulüp yetkililerince alıcı gibi hareket ettirilen Murat Kabaş isimli şahsın, sanıklardan Ünsal ile iletişime geçtiğinde, sanığın kulübe ait formaları satmaya çalıştığının anlaşıldığı bildirildi.
Antalya’da ikamet eden ve futbol kulübü ile bağı bulunmayan sanık Ünsal’ın, kullandığı GSM hattının kayıtlarının incelendiği aktarılan mütalaada, sanığın, kulüpte görev yapan diğer sanıklar Gürsel Polat, Turgut Uygun ve Sedat Peker ile irtibatının tespit edildiği aktarıldı.
Satılan ürünlerin kaybolan ürünler olduğu anlaşıldı
Mütalaada, usulüne uygun alınan arama kararı gereğince sanık Buğra Fatih Ünsal’ın evinde yapılan aramada 6 koli halinde forma, çorap, şort gibi ürünler ele geçirildiği, bunlardan 54 adedinin futbolcuların ve teknik heyetin kullanımına verilen özel ürünler olduğunun belirlendiği kaydedildi.
Sponsor firma yetkililerince bu ürünler üzerinde inceleme yapıldığı ifade edilen mütalaada, bu 54 üründen 44’ünün orijinal ve piyasada temini mümkün olmayan ürünler olduğu belirtildi.
Mütalaada, bu kapsamda sanıklar Yılmaz Yanık, Ahmet Kör, Gürsel Polat ve Turgut Uygun’un “zincirleme şekilde bina ve eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık” suçundan 6 yıl 3 aydan 17 yıldan 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Sanık Buğra Fatih Ünsal’ın da “suç eşyası satın almak” suçundan 7 ay 15 günden 5 yıl 3 ay kadar hapisle cezalandırılması istenen mütalaada, sanık Sedat Peker’in ise atılı suçu işlediğine ilişkin cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi öngörüldü.
Mütalaaya karşı diyecekleri sorulan sanıklar ile taraf avukatları, beyanda bulunmak için süre istedi.
Ara kararını açıklayan mahkeme, taraflara mütalaaya karşı beyanlarını sunmaları için bir sonraki celseye kadar süre verilmesine karar vererek, duruşmayı erteledi.
İddianameden
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Galatasaray Mağazacılık ve Perakendecilik AŞ tarafından, sponsor firmanın kulüp oyuncuları ile teknik heyeti için ürettiği orijinal yeni sezon forma, antrenman yeleği, şort, çorap gibi ürünlerin, şirketin rızası dışında üçüncü kişilerce internet ortamında satışa sunulduğu yönünde savcılığa şikayette bulunulduğu belirtiliyor.
Firmanın kulübe verdiği ürünlerin profesyonel standartlarda olduğu, özellikle antrenmanda ve müsabakada görev yapan futbolcuların performansını artırma ve terlemeyi önleme gibi birçok özelliği bulunduğu anlatılan iddianamede, bu ürünlerin piyasada satılmadığı anlatılıyor.
İddianamede, 13 Ocak 2022’deki sayımda tesiste bulunması gereken 2 bin 443 parça ürünün haksız şekilde kulüp dışına çıkarıldığının anlaşıldığı belirtilerek, bunların ikinci el eşyaların sunulduğu internetteki bir sitede satıldığı aktarılıyor.
Araştırmada, sanık Yılmaz Yanık’ın berber olduğu, bazı Galatasaraylı futbolcularla tıraş yapmak için irtibat kurduğu belirtilen iddianamede, diğer sanıklardan Sedat Peker’in kulüpte masörlük, Ahmet Kör’ün de futbol takımında şoförlük yaptığı, Turgut Uygun’un çamaşırhanede çalıştığı, Gürsel Polat’ın ise akademi sorumlusu olduğu kaydediliyor.
Kulüpte görev yapan sanıkların bir araya gelerek futbolcuların ve teknik heyetin kullanımına sunulmuş ürünleri hukuka aykırı şekilde ele geçirdiklerine işaret edilen iddianamede, Buğra Fatih Ünsal’a satışı yapılarak özel nitelikteki ürünlerin piyasaya arz edildiği ve satıcıların haksız kazanç sağladıkları ifade ediliyor.
İddianamede, 6 sanığın “iştirak halinde zincirleme şekilde bina ve eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık” suçundan 6 yıl üçer aydan 17 yıl altışar aya kadar hapsi isteniyor.
]]>ANKARA – Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Gıda ürünlerinde artan taklit ve tağşiş üreticilerimiz için ekonomik kayıplara sebep oluyor ve bu durum ihracatımızı da olumsuz etkiliyor” dedi.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı görüntülü basın açıklaması gıda ürünlerinde yaşanan taklit ve tağşiş konusunda uyarılarda bulundu.
“Geçtiğimiz yıl Dünya Gıda Fiyat Endeksi yaklaşık yüzde 10 gerilerken ülkemizde 2023 yılı Aralık ayında gıda fiyat endeksi yıllık bazda yüzde 72 oranında arttı” diyen Bayraktar, “2024 yılının ocak ayında aylık yüzde 5,1, artan endeks şubat ayında aylık yüzde 8,2 artarak yıllık yüzde 71,1 seviyesinde gerçekleşti. Tüketici, artan enflasyonun etkisini en fazla gıda fiyatlarında hissediyor” ifadesini kullandı.
Hızla yükselen gıda fiyatlarının mutfak harcamalarını artırdığını söyleyen Bayraktar, alım gücünün azaldığını belirterek, “Bu nedenle evdeki hesabın markete uymadığı, gıda fiyatlarının gündemden düşmediği bir dönemdeyiz. Gıda fiyatlarının artmasıyla alım gücü düşen tüketiciler daha ucuz ürünlere yöneliyor. Bu durumu fırsat bilen bazı satıcılar gıda ürünlerinde hile ve sahtekarlığa daha fazla başvuruyor. Gerek merdiven altı yapılan üretimlerle gerekse taklit ve tağşiş yöntemiyle sözde ‘uygun fiyat’ adı altında satışa sunuluyor” açıklamasında bulundu.
Ramazan ayı öncesi üretici ve market fiyat çalışmasında zeytinyağının üreticideki bir litre fiyatın 303 lirayken markette 5 litrelik fiyatın bin 710 lira olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:
“Buna rağmen farklı adlar altında satılan 5 litrelik zeytinyağı internette 415 liraya kadar düşük fiyatlara satılıyor. Çiçek balında 2023 yılı üretim maliyeti Üretici Birliği tarafından en az 111 lira olarak belirlendi. Bilindik markalar 300 ile 500 lira arasında 1 kilogram çiçek balını satışa sunarken internette 1 kilogram çiçek balının 140 liraya satıldığını görüyoruz.”
“İnternet yoluyla satılan ürünlerin tüketicilerimizin sağlığını tehdit eder hale geldi”
Süt ürünlerinde de benzer tablo olduğunu anlatan Bayraktar, “Üretici fiyatları ortadayken özellikle internet yoluyla satılan ürünlerin fiyatlarının bu kadar düşük olması akıllara doğrudan taklit ve tağşişi getiriyor. Maliyetleri düşürmek amacıyla yapılan taklit ve tağşiş artık tüketicilerimizin sağlığını tehdit eder hale geldi” ifadelerini kullandı.
“Gıda ürünlerinde artan taklit üreticilerimiz için ekonomik kayıplara sebep oluyor”
Artan gıda fiyatlarının üretim yapmayı zorlaştırdığına işaret eden Bayraktar, şöyle konuştu:
“Gıda ürünlerinde artan taklit ve tağşiş üreticilerimiz için ekonomik kayıplara sebep oluyor ve bu durum ihracatımızı da olumsuz etkiliyor. Üreticilerimizin bin bir emekle ürettiği ürünlerini her türlü hile ve sahtekarlığa karşı korumak zorundayız. Bu sebeple taklit ve tağşişli ürünlere karşı hem üreticilerimizin emeğini korumak hem de tüketicilerimizi bilgilendirmek adına uyarılarımızı yapmaya devam ediyoruz.”
“Sofralarda en çok tüketilen ve sağlıklı beslenmenin temelini oluşturan zeytinyağı, tereyağı, bal ve peynir taklit ve tağşiş yapılan ürünlerin başında geliyor. Tüketicilerin dengeli beslenmesinde önemli yeri olan ürünlerde taklit ve tağşişin artması sağlık sorunlarına neden olurken, güvenilir gıdaya ulaşma endişesi de artıyor” diyen Bayraktar, şu ifadelere yer verdi:
“Protein kaynağı olan peynirde, süt yağı haricinde başka yağların kullanımı, koyun ve keçi peynirlerine inek sütü karıştırılması, ürün yapısını sertleştirmek için nişasta kullanımı, küf ve maya oluşumunu engellemek amacıyla yasaklı madde kullanımı gibi yollara başvuruluyor. Tereyağında süt kremasına bazı bitkisel ve hayvansal yağların ilavesinin yanı sıra üretilen tereyağlarının gerçeğe yakın görünmesi için sarı renkli gıda boyası ilavesi yapılıyor.”
“Sahte balların üretildiği de biliniyor”
Zeytinyağında ise içeriğinin belli olmayan yağların katılması gibi birçok farklı taklit ve tağşiş olduğunu ifade eden Bayraktar, “Balda, üretim aşamasından sonra şurupların katılması, farklı özellikteki kalitesiz balların karıştırılması, düşük rutubet içeriğine sahip ballara su katılması gibi tağşişler oldukça yaygındır. Ayrıca, arının hiçbir katkısı olmadan tamamen kimyasal yolla, değişik şeker şuruplarından fabrikalarda veya merdiven altı işletmelerde içeriği belli olmayan sahte balların üretildiği de biliniyor” diye konuştu.
Taklit ve tağşişli ürün artışını engellemenin herkesin görevi olduğunu aktaran Bayraktar, “Tarım sektöründe örgütlenme özellikle üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve üreticilerimizin daha kolay ürünlerini pazarlayabilmesi bakımından oldukça önemlidir. Tüketicilerin, küçük üreticilerimizin emeklerini koruyan hakiki ürünleri sofralara ulaştıran birlikler ve kooperatiflerin ürünlerini tercih etmeleri yararlarına olacaktır” ifadesini kullandı.
“Sahtekarlık yapan firmaların kamuoyuna ifşa edilmesi”
Taklit ve tağşişli ürünlerin tüketiciler tarafından anlaşılması çoğu zaman mümkün olmadığını söyleyen Bayraktar, sahte ürünlerin ancak laboratuvarlarda analiz tespiti yapılabildiğini dile getirerek, şunları kaydetti:
“Mübarek Ramazan ayının içinde olduğumuz bugünlerde taklit ve tağşişli gıda ürünlerine karşı denetimler sıklaşmalı ve kesilen cezalar caydırıcı olmalıdır. Sahtekarlık yapan firmaların kamuoyuna ifşa edilmesi, gerekirse kapatılması ve her türlü faaliyetten men edilmesi gerekiyor. Tüketicilerin de bu konuda daha dikkatli olması gerekiyor. Tüketicilerimiz, alışverişlerini yaparken güvenilir markaları tercih ederek anormal derecede düşük fiyatı olan ürünlerden kaçınmalı, şüpheli gördükleri ürünleri yetkili makamlara bildirmelidir. Yine internet üzerinden satışı yapılan gıda ürünlerine de ayrıca dikkat edilmesi gerekiyor. İnternet üzerinden satılan ürünlerin nerede üretildiği ve hangi koşullarda stoklandığı bilinmiyor. Bu nedenle insan sağlığı için tehdit teşkil eden bu ürünlerin daha sıkı denetlenmesi ve takip edilmesi büyük önem taşıyor.”
]]>Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (TÜRK-İŞ) şubat ayı araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 16 bin 257 liraya, yoksulluk sınırı 52 bin 955 liraya yükseldi. Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 21 bin 189 liraya ulaştı.
TÜRK-İŞ, aralık ayına ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının sonuçlarını bugün açıkladı. Buna göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 16 bin 257 liraya yükseldi. Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamaları kapsayan yoksulluk sınırı da 52 bin 955 liraya çıktı. Bekar bir çalışanın yaşama maliyeti de aylık 21 bin 189 liraya ulaştı.
TÜRK-İŞ’in verilerine göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış, ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 8,03 oranında gerçekleşti. Son on iki ay itibarıyla değişim oranı yüzde 72, 49 oldu. On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı ise yüzde 77,20 olarak hesaplandı.
TÜRK-İŞ hesaplamasında temel alınan ve doğrudan piyasadan derlenen fiyatlara göre, gıda ürünlerinde ocak ayında harcama gruplarındaki değişimlere ilişkin şu değerlendirmeler yapıldı:
SÜTTE 4,50 TL, PEYNİRDE 31,50 TL VE YOĞURTTA İSE 6,50 TL ARTIŞ OLDU
“Süt, yoğurt, peynir grubunda, geçen ay çiğ süt fiyatında meydana gelen artışın yansıması bu ay raflarda kendini gösterdi. Süt, yoğurt ve peynir fiyatlarında gerçekleşen artış ortalama olarak sütte 4,50 TL, peynirde 31,50 TL ve yoğurtta ise 6,50 TL olarak hesaplandı.
ETTE EN YÜKSEK ARTIŞ KUZU KUŞBAŞINDA OLDU
Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller, ürünlerinin bulunduğu grupta; et fiyatlarında bu ay en yüksek artış yüzde 31 oranında kuzu kuşbaşı fiyatında tespit edildi. Dana kıyma ve kuşbaşı fiyatlarındaki artış oranı ise yüzde 15 olarak hesaplandı. Balık ürünlerinde mezgit fiyatında kısmi bir düşüş hamsi fiyatında da artış gözlemlendi. Hesaplamada her zaman olduğu gibi yaygın satılan balıklar esas alınması nedeniyle balık fiyatlarında ortalamada bir değişiklik tespit edilmedi.
Yumurta fiyatı bu ay sabit kaldı. Tavuk kilogram fiyatı ortalama olarak 83 TL’den marketlerde yerini aldı. Kuru baklagiller grubunda nohut, fasulye ve mercimek fiyatlarında da –diğer ürünlerde olduğu gibi artış tespit edildi. Geçen ay kilogram fiyatı ortalama 86 TL olan yeşil mercimek bu ay 98 TL’den, marketlerdeki raflarda yer aldı.
Taze sebze-meyve grubunda; Mutfak harcamalarını bu ay -az da olsa- rahatlatan taze meyve ve sebze harcama grubu oldu. Mevsim ürünlerinin fiyatlarının sabit kalması ve bazı ürünlerde gerçekleşen bir miktar düşüş ağır geçim şartlarına bir miktar katkıda bulundu. Pırasa, ıspanak gibi yeşil yapraklı mevsim sebzelerinin ve lahananın fiyatında bir değişiklik tespit edilmezken, patates ve kuru soğan gibi mutfağın vazgeçilmezi kabul edilen ürünlerde fiyatlar sabit kaldı ama patatesin kilogram fiyatı da -bazı marketlerde indirim yapılmasına rağmen- 20 TL’nin üzerinde gerçekleşti. Bu ay dikkati çeken bir husus, diğer aylardan farklı olarak baklanın da tezgahlarda yer almaya başlamasının gözlemlenmesi oldu.
Meyve fiyatlarında muz dışında diğer ürünlerin fiyatı sabit kaldı. Kış aylarında en çok tercih edilen ve pazar tezgahlarında yaygın olarak görülen portakal ve mandalina fiyatlarında kısmi bir düşüş olduğu tespit edildi.
ORTALAMA SEBZE FİYATI 32,44 TL, ORTALAMA MEYVE KG FİYATI 32,61 TL
Ortalama sebze (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dahil değil) kg fiyatı 32,44 TL, ortalama meyve kg fiyatı 32,61 TL oldu. Hesaplamada -bu ay- 26’sı sebze ve 11’i meyve olmak üzere toplam 37 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Ortalama meyve-sebze kg fiyatı 32,49 TL olarak tespit edildi (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık gibi salata yeşillikleri bu hesaplamada ‘Ortalama Meyve-Sebze Fiyatı’na dahil edilmektedir).
Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; bu ay ekmek fiyatı değişmedi. Tahıllar grubunda makarna dışında -geçen ay olduğu gibi- bu ayda sınırlı seviyede artış yaşandı. Pirinç, un, bulgur, irmik fiyatlarında ortalama olarak kilogramda 1 TL’lik artış hesaplandı.
“PİDENİN FİYATINDAKİ ARTIŞ BİR ÖNCEKİ RAMAZAN AYINA GÖRE YÜZDE 80”
Yaklaşan ramazan ayı dikkate alınarak pide fiyatı da 250 gramı 15 TL olarak tespit edildi. Böylece kilogram olarak pidenin fiyatındaki artış bir önceki ramazan ayına göre yüzde 80 oranında oldu.
Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta; temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta tüm ürünlerin fiyatında artış tespit edildi. Geçen ay kilogram fiyatı 330 TL olan zeytinyağı bu ay 338 TL’den, geçen ay kilogramı 369 TL olan tereyağı da bu ay ortalama 435 TL’den market raflarında yer aldı. Aynı şekilde zeytin fiyatları da arttı. Siyah zeytin ortalama 245 TL, yeşil zeytin ortalama 208 TL’den satılır oldu. Geçen ay ortalama 339 TL olan yağlı tohumlar ise (ceviz, fındık, yer fıstığı ve ay çekirdeği) kilogram fiyatı 53 TL’lik artışla ortalama 392 TL’den satılmaktadır.
Son grup içinde yer alan diğer gıda maddelerinden; bu grupta ise baharatlar ortalama 573 TL’den (kimyon, nane, karabiber vb.) ve çay ise ortalama 140 TL fiyatıyla raflarda yer aldı. Şeker, tuz ıhlamur fiyatı bu ay değişmedi. Salça fiyatında ise 60 kuruşluk bir azalma tespit edildi. Balın kilogram fiyatı 295 TL’den 322 TL’ye yükseldi. Aynı şekilde pekmez ve reçelin kilogram fiyatlarında ortalama olarak 15 TL’lik artış tespit edildi.”
]]>