Ülkemiz – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 18 Jul 2024 00:09:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Milletvekili Aşkın Genç, Suriye hükümeti ile ilişkilerin yeniden gözden geçirilmesini ve diplomatik kanalların açılmasını istedi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-askin-genc-suriye-hukumeti-ile-iliskilerin-yeniden-gozden-gecirilmesini-ve-diplomatik-kanallarin-acilmasini-istedi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-askin-genc-suriye-hukumeti-ile-iliskilerin-yeniden-gozden-gecirilmesini-ve-diplomatik-kanallarin-acilmasini-istedi/#respond Thu, 18 Jul 2024 00:09:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40350 (TBMM) – CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu’nda; “Suriye hükümeti ile ilişkilerimiz yeniden gözden geçirmeli, diplomatik kanalları yeniden açmalıyız. Barışın ve istikrarın sağlanması, yalnızca Türkiye’nin değil, bölgenin de huzur ve güvenliği için elzemdir. Suriye hükümeti ile yeniden kurulacak sağlam ilişkiler, sığınmacıların güvenli bir şekilde ülkelerine dönmelerini kolaylaştıracaktır. Bu hem Türkiye’nin iç huzurunu hem de bölgedeki istikrarı güçlendirecektir” dedi.

CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, bugün TBMM Genel Kurulu’nda, 30 Haziran’da Kayseri’de Suriyeli sığınmacının, küçük yaştaki bir çocuğu taciz ettiği iddiası ile başlayan, ardından ülkenin dört bir yanına yayılan olaylara ilişkin konuşma yaptı. Genç, konuşmasında AKP iktidarının sığınmacı politikalarını eleştirerek, Suriye hükümeti ile ilişkilerin yeniden gözden geçirilmesi ve diplomatik kanalların açılması gerektiğini belirtti.

CHP’li Genç’in konuşması şu şekilde:

“Kayseri’de yaşananlar, ülkemizin sosyal dokusunun ne kadar hassas bir noktada olduğunu gösteriyor”

“30 Haziran Pazar günü, Kayseri’de Suriyeli bir sığınmacının küçük yaştaki kız çocuğunu taciz ettiği iddiasıyla başlayan olaylar, şehrimizi adeta bir kaos ortamına sürüklemiştir. Şehrimizde yaşananlar, ülkemizin sosyal dokusunun ne kadar hassas bir noktada olduğunu, olayın başından itibaren sahada vatandaşların arasındaki bir milletvekili olarak yerinde gözlemledim.

“Yaşanan olaylar, iktidarın göç politikalarının ne denli başarısız olduğunu ortaya koyuyor”

Yaşanan bu olaylar, iktidarın göç politikalarının ne denli başarısız olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Göç İdaresi’nin verilerine göre, Kayseri’de 84 bin Suriyeli düzensiz göçmen yaşamaktadır. Ancak sahada durumun çok daha vahim olduğunu, Kayseri’deki Suriyeli sığınmacı sayısının 150 bine ulaştığını, olayların başladığı mahallede ise yaklaşık 30 bin Suriyeli sığınmacının yaşadığını söyleyebiliriz.

Halkımızın bu denli büyük bir öfkeyle sokaklara dökülmesi, yıllardır biriken ve artık taşma noktasına gelen toplumsal huzursuzluğun bir yansımasıdır. AKP hükümetinin yıllardır süregelen yanlış politikaları, ülkemizi bu noktaya taşımış ve vatandaşlarımız, hükümetin bu sorumsuz politikalarının bedelini ödemek zorunda bırakılmıştır.

“Ülkemiz adeta barut fıçısına döndü”

AKP hükümetinin yanlış politikaları sonucu, ülkemiz adeta barut fıçısına dönmüştür. Suriyeli sığınmacılar, kendi ülkelerindeki savaştan kaçıp buraya sığınmış insanlardır. Ancak, Türkiye’nin de sınırsız bir ev sahipliği kapasitesi yoktur. Bu nedenle, Suriyeli sığınmacıların, güvenli ve insani bir şekilde geri dönmelerini sağlamalıyız. Savaşın yıkıcı etkilerinden kaçan bu insanlara insanlık dışı muamele yapılması asla kabul edilemez. Ancak, onların da ülkelerine dönerek kendi topraklarında yeni bir yaşam kurmalarını desteklemeliyiz.

Suriye hükümeti ile ilişkilerimizi yeniden gözden geçirmeli, diplomatik kanalları yeniden açmalıyız. Barışın ve istikrarın sağlanması, yalnızca Türkiye’nin değil, bölgenin de huzur ve güvenliği için elzemdir. Suriye hükümeti ile yeniden kurulacak sağlam ilişkiler, sığınmacıların güvenli ve onurlu bir şekilde ülkelerine dönmelerini kolaylaştıracaktır. Bu hem Türkiye’nin iç huzurunu hem de bölgedeki istikrarı güçlendirecektir. İktidarı, bu soruna derhal bir çözüm bulmaya ve gerekli tüm adımları atmaya davet ediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-askin-genc-suriye-hukumeti-ile-iliskilerin-yeniden-gozden-gecirilmesini-ve-diplomatik-kanallarin-acilmasini-istedi/feed/ 0
CHP Milletvekili Salıcı, Türkiye’nin silah ihracatının takip edilmesi gerektiğini vurguladı https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-salici-turkiyenin-silah-ihracatinin-takip-edilmesi-gerektigini-vurguladi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-salici-turkiyenin-silah-ihracatinin-takip-edilmesi-gerektigini-vurguladi/#respond Tue, 04 Jun 2024 21:36:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34829 (ANKARA) – CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, Türkiye’de üretilip, yurt dışına satılan silah ve askeri mühimmatın kimler tarafından kullanıldığının takip edilmesi gerektiğini vurgulayarak, aksi halde Türkiye’nin uluslararası arenada istenmeyen hukuki sonuçlarla karşılaşabileceğini söyledi. CHP’li Salıcı, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’e “Her ne koşul altında olursa olsun bedelli veya bedelsiz, geçici veya ücretsiz olarak herhangi bir üçüncü tarafa; ihraç edilen ürünün satılmayacağı, ödünç verilmeyeceği veya teslim edilmeyeceği taahhüdü alınması üzerine verilen son kullanıcı belgesindeki taahhütlerin takibi nasıl yapılmaktadır?” diye sordu.

Salıcı, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na yazılı soru önergesi sundu. Salıcı önergesinde, savunma sanayi sektörünün son 10 yılda 185 ülkeye 230 çeşit ürün ihraç ettiğini belirtti. 2023 yılının, bir önceki yıla göre döviz bazında yüzde 27’lik artışla, 5,5 milyar dolarlık ihracatla tamamlandığını kaydeden Salıcı,”Türkiye’de kilogram başına ihracat tutarı ortalamada 1,57 dolar iken, savunma sanayiimiz geçtiğimiz yıla oranla kilogram başına ihracat değerini yüzde 14 arttırarak 65 doları aşmıştır. Sektörün genel ihracat pazarındaki payı ise yüzde 2,5’e yükselmiştir” bilgini aktardı. Salıcı, şunları kaydetti:

“Sektörde yaşanan bu büyümenin, ülkemizin uluslararası sorumluluğunun da her geçen gün artmasına neden olmaktadır. Satılan silah ve sistemlerin doğru son kullanıcıların elinde olmasını sağlamak tüm ülkelerin olduğu gibi Türkiye’nin de sorumluluğudur. Bu konu şu anda bir problem yaratmasa da; ülkemiz zamanla, ithalatçı ülkelerin kullanımına bağlı olarak, uluslararası arenada istenmeyen hukuki sonuçlarla karşı karşıya kalabilir. Sektörün ekonomik, askeri ve teknolojik etkisi kadar dış politika ve siyasetle de doğrudan etkileşim içerisinde olduğu düşünüldüğünde; konunun çok yönlü bir yaklaşımla ele alınması mecburidir.”

“Son 10 yılda Milli Savunma Bakanlığı’na yapılan ihracat izni başvurularından kaçı kabul edilmiş, kaç başvuru reddedilmiştir?”

Oğuz Kaan Salıcı, Bakan Güler’e şu soruları yöneltti:

“- Türkiye menşeli askeri mühimmatın ülkemiz ve ülkemizin çıkarları aleyhine kullanılmaması için ithalatçı ülkeler herhangi bir garanti vermekte midir?

Türkiye’den ihraç edilen askeri mühimmatın ülkemizi uluslararası alanda zor durumda bırakacak bir eylemde kullanılmasının ve bunun sonucunda ülkemizin yaptırımlarla karşı karşıya kalma olasılığının önüne nasıl geçilecektir?

Her ne koşul altında olursa olsun bedelli veya bedelsiz, geçici veya ücretsiz olarak herhangi bir üçüncü tarafa; ihraç edilen ürünün satılmayacağı, ödünç verilmeyeceği veya teslim edilmeyeceği taahhüdü alınması üzerine verilen ‘son kullanıcı belgesi’ndeki taahhütlerin takibi nasıl yapılmaktadır?

Son kullanıcı belgesindeki taahhüde aykırı fiillerin tespiti halinde ithalatçı ülkeye ne gibi yaptırımlar uygulanmaktadır?

Son 10 yılda taahhüt almadan, ‘son kullanıcı belgesi’ olmadan kaç mühimmat ihraç edilmiştir?

İhracat izni işlemlerinin inceleme ve değerlendirme aşamalarında irdelenen somut ve objektif kriterler nelerdir?

İhracat izin sürecinde Dışişleri Bakanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı, Ticaret Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı gibi konuyla ilgili kurumlardan görüş alınmakta mıdır?

Son 10 yılda Milli Savunma Bakanlığı’na yapılan ihracat izni başvurularından kaçı kabul edilmiş, kaç başvuru reddedilmiştir?

Ülkemizden ihraç edilecek silahlı mühimmatta belli oranda yabancı menşeli ürünler kullanılmışsa satış için o ülkeden de izin istenmekte midir?

Satış izni için şart koşulan yabancılık oranı nedir, bu kapsamda izin istenen ülkeler hangileridir?

5201 ve 3212 sayılı kanunlar ile 7 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi söz konusu ihtiyaçları karşılamakta yeterli midir, konu ile ilgili yeni bir kanuni düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-salici-turkiyenin-silah-ihracatinin-takip-edilmesi-gerektigini-vurguladi/feed/ 0
Cudi Dağı’nda Anadolu parsı ve sırtlan karşı karşıya geldi https://www.haber60.com.tr/cudi-daginda-anadolu-parsi-ve-sirtlan-karsi-karsiya-geldi/ https://www.haber60.com.tr/cudi-daginda-anadolu-parsi-ve-sirtlan-karsi-karsiya-geldi/#respond Mon, 03 Jun 2024 22:09:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34602

ŞIRNAK’ın Silopi ilçesinde Cudi Dağı bölgesinde 1 hafta önce Anadolu parsı ile sırtlanın karşı karşıya geldiği anların, termal kameraya yansımasıyla ilgili olarak Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kılıç, “Sırtlanın ve Anadolu parsının aynı karede görülmesi iyi bir fırsat oldu. Ülkemiz büyük bir potansiyele sahip, Afrika’nın o vahşi ormanları, stepleri gibi alanlar, bölgemizde var. Cudi Dağı çok önemlidir. Bitkisel, hayvansal çeşitlilik burada zirvededir diyebiliriz. Ama maalesef yeterince araştırılmamış. Bu bölgelerin koruma altına alınması lazım. Koruma altına alındığı zaman uzun yıllar boyunca biz bu nadide türleri görme şansına sahip olacağız. Böylesine nadide türler ülkemizin pek çok yerinde var ve özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi bu bakımdan çok zengin” dedi.

Silopi ilçesi Cudi Dağı bölgesinde, 1 hafta önce Anadolu parsı ve sırtlan karşı karşıya geldi. O anlar, termal kameraya yansıdı. Silopi Kaymakamı Cihat Koç da o anları sosyal medya hesabından paylaştı. Görüntülerde Anadolu parsının yüksek bir yere çıkıp sırtlanı seyrettiği ve saldırı pozisyonu aldığı, sırtlanın da Anadolu parsına baktığı görüldü. Konu ile ilgili Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kılıç, bölgenin geniş biyoçeşitliliğe sahip olduğunu ifade ederek, “Fotokapanların son yıllarda pek çok mekana takılması bize büyük bir fırsat sundu. Çok nadide türleri, leopar gibi, sırtlan gibi türleri kayda alabildik. Son tespitlerde termal kamerayla sırtlanın ve Anadolu parsının aynı karede görülmesi iyi bir fırsat oldu. Büyük bir tesadüf. Ama bu tesadüf aslında bilim insanları tarafından detaylı biliniyor” diye konuştu.

‘BİYOÇEŞİTLİLİĞİN OLDUĞU YERDE SALGIN HASTALIKLAR OLMAZ’

Bölgenin çok zengin bir tür çeşitliliğine sahip olduğunu kaydeden Prof. Dr. Kılıç, “Bu alanların daha da araştırılmasıyla çok nadide türlerin bol miktarda olduğunu görebileceğiz. Ama buraların korunması lazım. Fotokapanlar pek çok yere yerleştirildi fakat termal kamerayla tespit olursa daha fazla türü görme şansımız olacak ve tespit edilen türlerle bölgede koruma faaliyetleri desteklenir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde pek çok bakir bölge var. Mesela Cudi Dağı çok önemlidir. Bitkisel, hayvansal çeşitlilik burada zirvededir diyebiliriz. Ama maalesef yeterince araştırılmamış. Termal kamera veya fotokapanlar ve araştırıcılar desteklenecek olursa bu alanda birçok fazla türü görebiliriz. Bu bölgelerin koruma altına alınması lazım. Koruma altına alındığı zaman uzun yıllar boyunca biz bu nadide türleri görme şansına sahip olacağız. Biyoçeşitliliğin olduğu yerde salgın hastalıklar olmaz. Bu yüzden bizim tabiatı tanıyıp korumamız lazım” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE YABAN HAYATI BAKIMINDAN AFRİKA GİBİ BİR POTANSİYELE SAHİP’

Türkiye’nin yaban hayatı bakımından Afrika ülkeleri gibi büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kılıç, “Ülkemiz büyük bir potansiyele sahip. Afrika’nın o vahşi ormanları, stepleri, o gizemli alanları bölgemizde var. Peki, ülkemiz yeterince araştırılıyor mu? Çok büyük bir ülke, çok farklı özellikleri olan bölgeler var. Buraların detaylı bir biçimde araştırılması lazım. Memeli hayvanlar, kuşlar, sürüngenler, böcek türleri, bitki türleri çok nadide dünyada olmayan endemik türler ülkemize var. Bunları korumamız lazım. O da araştırmayla, tanıtmayla olur. Son zamanlarda ters laleleri artık pek çok yerde görebiliyoruz. Böylesine nadide türler ülkemizin pek çok yerinde görülüyor. Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi bu bakımdan çok zengin. Buraların desteklenmesi lazım. Araştırıcıların donanım ve personel yönünden, asistanlar yönünden desteklenmesiyle çok daha iyi sonuçlar alınabilecektir. Vatandaşlarımız da bu çalışmalara gönüllü olarak destek veriyorlar. Bizim onları bilgilendirmemiz lazım. O zaman el birliğiyle çok daha iyi sonuçlar alma şansımız var. Maalesef biz neye sahip olduğumuzu bilmiyoruz. Biyoçeşitlilik, habitat çeşitliliği, tabiat güzelliklerimiz var. Çünkü ortaya çıkartılmamış, özellikleri belirlenmemiş pek çok bakir bölgemiz var. Bunları tanıtacak olursak hem bölge halkı hem de ülkemiz pek çok imkanlara kavuşabilecektir” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cudi-daginda-anadolu-parsi-ve-sirtlan-karsi-karsiya-geldi/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Türkiye-AB Diyalog Toplantısı’nda vize muafiyetinin önemini vurguladı https://www.haber60.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-turkiye-ab-diyalog-toplantisinda-vize-muafiyetinin-onemini-vurguladi/ https://www.haber60.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-turkiye-ab-diyalog-toplantisinda-vize-muafiyetinin-onemini-vurguladi/#respond Thu, 25 Apr 2024 23:24:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29366 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye-Avrupa Birliği, Bilim, Araştırma, Teknoloji ve Yenilik Yüksek Düzeyli Diyalog 2. Toplantısı’nda AB Komiseri Iliana Ivanova ile ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Bakan Kacır, “Avrupa’nın inovasyon ve teknoloji ekosistemine dinamizm ve ivme kazandıran genç araştırmacılarımız ve girişimcilerimiz için vize muafiyetinin kritik önemi haiz olduğunu belirtmek istiyorum” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve AB Komiseri Iliana Ivanova bilim, araştırma, teknoloji ve yenilik alanında ikincisi düzenlenen Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Diyalog Toplantısında bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde düzenlenen toplantıya Türkiye ve AB tarafından çok sayıda üst düzey temsilci katıldı. Toplantı kapsamında basın açıklamasında bulunan Bakan Kacır, Türk araştırmacıların, mühendislerin ve yenilikçi firmaların diğer Avrupalılarla birlikte çalışmalarını kolaylaştırmak adına yapay engellerin kaldırılmasının elzem olduğunu belirterek, “Avrupa’nın inovasyon ve teknoloji ekosistemine dinamizm ve ivme kazandıran genç araştırmacılarımız ve girişimcilerimiz için vize muafiyetinin kritik önemi haiz olduğunu belirtmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

“AB yapılarına katılımımızın artması yönünde önemli istişarelerde bulunduk”

AB ile ikili ilişkileri en üst seviyede ele alarak görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Kacır, “Bugün Sayın Ivanova ile birlikte bilim, araştırma, teknoloji ve yenilikçilik alanında Yüksek Düzeyli Diyalog mekanizmasının ikinci toplantısını İstanbul’da gerçekleştirdik. Yüksek Düzeyli Diyalog, ikili ilişkileri daha odaklı bir şekilde, en üst mercilerden ele almayı amaçlayan bir mekanizma. AB ile ikili ilişkilerimizi en üst seviyede ele alarak önemli ve kapsamlı bir gündem etrafında verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Bilim ve teknoloji politikalarından, sanayinin yeşil ve dijital dönüşümüne; ülkemizin AB fonlarından daha etkin yararlanmasından bilim ve Ar-Ge ile ilgili AB yapılarına katılımımızın artması yönünde önemli istişarelerde bulunduk. Ülkemizin Avrupa Araştırma Alanı’na entegrasyonunu arttırabilmek amacıyla önerilerimizi ve iyi uygulama örneklerimizi karşılıklı olarak paylaştık. Bilim, teknoloji ve inovasyon politikalarımızdaki önceliklerimizi ortaya koyduk. Yeşil ve dijital dönüşüm alanında son dönemde kaydettiğimiz ilerlemeleri paylaştık. İkiz dönüşümde ortak hedeflerimizin gerçekleştirilmesi için Ufuk Avrupa ve Dijital Avrupa başta olmak üzere Birlik programları ile Katılım Öncesi Yardım Aracı arasındaki sinerjinin arttırılması gerekliliğini ele aldık. Son olarak inovasyon eko-sistemlerimizin entegrasyonunu sağlamak amacıyla teknoloji transferi ve girişimcilik alanında işbirliği fırsatlarını değerlendirdik. Bugün gerçekleştirdiğimiz Yüksek Düzeyli Diyalog Toplantısı aynı zamanda ülkemizdeki önemli başarıların ödüllendirilmesine de vesile oldu” ifadelerini kullandı.

“2021 yılından bu yana 243,4 milyon avro hibe desteğini ülkemize kazandırdık”

Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda, ülkedeki Ar-Ge ve inovasyon altyapısını adım adım güçlendirerek teknolojide öncü Türkiye’yi inşa ettiklerini ifade eden Bakan Kacır, “Bilimde, teknolojide ve inovasyonda uluslararası iş birliklerini bu vizyonun olmazsa olmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bu bakış açısıyla; araştırmacılarımıza, girişimcilerimize, sanayicilerimize ve KOBİ’lerimize Avrupalı ortaklarıyla beraber çalışma imkanı sunan AB Programlarına katılımı ve bu programların sunduğu imkanlardan en üst düzeyde yararlanmayı stratejik öncelik olarak belirledik. 2003 yılından bu yana aktif olarak yer aldığımız AB Araştırma ve yenilik Programlarında son yıllarda elde ettiğimiz başarılar, Türkiye’nin Avrupa araştırma ve inovasyon ekosisteminin önde gelen paydaşları arasında olduğunu göstermekte. Türk araştırmacılar ve yenilikçi firmalarımız; bu programlardan etkin faydalanmamızda en fazla katkı sağlayan başat aktörler olarak öne çıkmakta. Araştırma ve inovasyon alanında, Avrupalı ortaklarımızla somut iş birliğimizin örnekleri arasında dünyanın en büyük sivil Ar-Ge programı Ufuk Avrupa’da ülkemizin başarı grafiği yer alıyor. 2021 – 2027 yıllarını kapsayan Ufuk Avrupa Programı’nda; 2021 yılından bu yana bin 107 Türk yürütücünün dahil olduğu 486 proje aracılığıyla; 243,4 Milyon Avro hibe desteğini ülkemize kazandırdık” diye konuştu.

“Türkiye; güçlü Ar-Ge ve teknoloji ekosistemi ile Avrupa’nın kalbinde yer almakta”

Avrupa ve Türk Araştırma Alanının entegrasyonunu sağlamak adına somut işbirliği mekanizmaları geliştirdiklerini aktaran Bakan Kacır, “Araştırma ve inovasyon ekosistemi, planlı endüstri alanları, girişimcilik kültürü ve nitelikli insan kaynağıyla küresel bir üretim üssü haline gelen ülkemiz sanayisi, her geçen gün Avrupa değer zincirindeki güçlü rolünü perçinlemeye devam ediyor. Güneş paneli, beyaz eşya, ticari araç, düz cam ve çimento gibi birçok alanda Avrupa’da lider konumda olan sanayimizin rekabetçiliğini korumak ve 2053 net sıfır emisyon hedefimizi hayata geçirebilmek amacıyla ikiz dönüşümü her daim ajandamızın en üst sıralarında tutuyoruz. Türkiye; güçlü Ar-Ge ve teknoloji ekosistemi, nitelikli nüfusu ve yenilikçi girişimcileri ile Avrupa’nın kalbinde yer almakta. Avrupa ve Türk Araştırma Alanının entegrasyonunu sağlamak adına somut işbirliği mekanizmaları geliştiriyoruz. Bu mekanizmaları ve programları sadece ülkemize kazandırdığımız fon ve finansal imkanlar olarak görmüyoruz. Aynı zamanda Türk ve diğer Avrupalı paydaşları bir araya getiren, birlikte çalışmaları için fırsat sağlayan yapılar olarak görüyoruz. Bu nedenle; Türk araştırmacılarımızın, mühendislerimizin ve yenilikçi firmalarımızın diğer Avrupalılarla birlikte çalışmalarını; teknoloji ve Ar-Ge transferlerini kolaylaştırmak adına yapay engelleri kaldırmamız elzem. Avrupa’nın inovasyon ve teknoloji ekosistemine dinamizm ve ivme kazandıran genç araştırmacılarımız ve girişimcilerimiz için vize muafiyetinin kritik önemi haiz olduğunu belirtmek istiyorum” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-turkiye-ab-diyalog-toplantisinda-vize-muafiyetinin-onemini-vurguladi/feed/ 0
Erdoğan: Yılın ikinci yarısından itibaren enflasyon hızlı bir düşüşe geçecek https://www.haber60.com.tr/erdogan-yilin-ikinci-yarisindan-itibaren-enflasyon-hizli-bir-dususe-gececek/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-yilin-ikinci-yarisindan-itibaren-enflasyon-hizli-bir-dususe-gececek/#respond Fri, 22 Mar 2024 01:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21964

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Kayseri’de; “Yılın ikinci yarısından itibaren enflasyon hızlı bir düşüşe geçecek. Depreme ayrılan kaynakların ve enflasyonun bütçe üzerindeki yükü hafifledikçe insanımızın refah seviyesini eskisinin de üzerine çıkartacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kayseri’de Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitinginde konuştu.. Sözlerine 21 Mart Nevruz Bayramı’nı kutlayarak başlayan Erdoğan, ” Orta Asya’dan Balkanlara çok geniş bir bölgede yeni umutlarla kutlanan Nevruz’un hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi. Erdoğan özetle şöyle konuştu:

“Mayıs seçimleri ülkemizde fırsatını bulduğunda ülkeyi karıştırmaya, milleti ötekileştirmeye hazır bir zihniyetin pusuda beklediğini gösterdi. İnşallah 31 Mart’ta bu milli irade destanını çok daha ileriye taşıyarak demokrasi safımızı biraz daha sıklaştıracağız.

31 Mart’a kadar 9 günümüz var. Bu 9 günde Kayseri’de ana kademe, durmak yok. Kadın kolları, durmak yok. Gençler, durmak yok. İnşallah Cumhur İttifakı olarak 31 Mart bize balkon konuşmamızda herhalde gereğini yapmamızı isteyeceksiniz.

“BİRAZ DAHA ÇOK ÇALIŞARAK SABIRLI OLMAMIZ GEREKİYOR”

Türkiye’yi 21 yılda 3 kat büyütmeyi başardık. Şimdi amacımız önümüzdeki dönemde ülkemizi 2 kat daha büyüterek dünyanın en güçlü ekonomileri arasında hak ettiği yere çıkarmaktır. Allah’ın izniyle bunu yapacak birikime, dirayete, azme sahibiz. Sadece, hep birlikte biraz daha çok çalışarak sabırlı olmamız gerekiyor.

Tabii hayat dikensiz bir gül bahçesi değildir. İnsanın olduğu gibi milletlerin de önüne inişler ve çıkışlar, fırsatlar ve tehditler, imkanlar ve hesapta olmayan felaketler çıkabiliyor. Son dönemde milletçe başımıza gelen felaketlerden en büyüğü 6 Şubat depremleriydi. Bu depremler Kayserimizin de bir bölümünü etkiledi.

“ÇALIŞANLARIMIZIN, EMEKLİLERİMİZİN GELİRLERİNİ ENFLASYON KARŞISINDA KORUMAKTA KARARLIYIZ”

En büyük mücadeleyi enflasyona ve hayat pahalılığını köpürten anlayışa karşı veriyoruz. Çalışanlarımızın, emeklilerimizin ve küçük esnafımızın gelirlerini yüksek enflasyon karşısında korumakta kararlıyız. Ama bu mücadeleyi mutlaka başarıya ulaştıracağız. Bunu da öyle yalan yanlış rakamlarla, kimseyi kandırarak değil, çalışarak, üreterek, pastayı daha da büyüterek yapacağız. İnşallah yılın ikinci yarısından itibaren enflasyon hızlı bir düşüşe geçecek. Depreme ayrılan kaynakların ve enflasyonun bütçe üzerindeki yükü hafifledikçe insanımızın refah seviyesini eskisinin de üzerine çıkartacağız.

“KAMU BANKALARIMIZ PROMOSYON ÖDEMELERİNİ ALINAN AYLIĞA GÖRE 8-12 BİN LİRA ARASINDA BELİRLEDİ”

Emeklilerimize güzel bir haber vermek istiyorum. Biliyorsunuz ilk kez 2017’de emeklilerimize banka promosyonu ödenmesi uygulamasını başlatmıştık. Kamu bankalarımız bu yılki promosyon ödemesi miktarlarını alınan aylığa göre 8 bin lira 12 bin lira arasında belirledi. Diğer bankaların da bu rakamların altında kalmayacak şekilde promosyon ödemeleri yapacağına inanıyorum. Banka protokolleri yürürlüğe girdikten sonra emeklilerimiz maaşlarını aldıkları yerlerden bu ödemeleri alabilecekler. Yeni banka promosyon rakamlarının emeklilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Her imkanı değerlendirerek çalışanlarımızın ve emeklilerimizin gelirlerini arttırarak refah seviyelerini yükseltmenin gayreti içinde olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyorum. Açık konuşmak gerekirse ülkemizde Cumhur İttifakı’ndan başka bunu yapabilecek bir başka siyasi irade de yoktur. Memleket, muhalefetin eline kalsa bırakınız maaşların yükselmesini mevcut maaşları bile geçmişte olduğu gibi ödeyemezler. Muhalefetin halini görüyorsunuz.

Milyonlarca insanımız yıllardır bir umutla gidip CHP’ye oy verdi. Ama sadece seçimleri değil, umutlarını da kaybetti. Vatandaş bırakın şehirlerinde yeni yatırımlar görmeyi, mevcut hizmetlerin sorunsuz işlemesine bile hasret kaldı. Çünkü CHP yönetimi, sadece beceriksizlerden, sadece kifayetsizlerden değil, aynı zamanda kendini geliştirme yönünde hiçbir çabası olmayan tembellerden oluşuyor. Onların gündemi başka. Parti içi iktidar kavgaları kendilerini ilgilendirir. Ama deste deste para sayma görüntülerinin izahını hala yapamadılar. Çıkıp olayı dürüstçe açıklamak yerine sağa sola saldırarak, çirkinleşerek, kabalaşarak skandalı örtbas edeceklerini zannediyorlar.

“BUNUN ADI ZÜBÜK SİYASETİDİR”

Türkiye eser ve hizmet siyasetinden sonra yeni bir siyaset anlayışıyla karşı karşıya. Bunun adı zübük siyasetidir. Herkese duymak istediğini söyleyen ama kendi ihtirasları dışında hiçbir şeyle ilgilenmeyen bu zihniyet ülkemizin en büyük talihsizliğidir. Biz bay Kemal’in vizyonsuzluğuna tahammül edemezken başımıza daha beterleri, daha çapsızları, daha ilkesizleri musallat oldu. Hani, ‘beterin beteri vardır’ derler ya, muhalefetin çapı ve kalitesi konusunda ülkemiz tam da böyle bir kısır döngüye girmiştir.

“RABBİMİZ KAHRI PERİŞAN EYLESİN”

Şu mübarek günlerde Gazze’de ve dünyanın başka yerlerinde zulüm altında iftarını ve sahurunu yapmaya çalışan kardeşlerimizin Allah yardımcısı olsun. Netanyahu denilen malum kişiyi kahhar ismi şerifiyle Rabbimize havale ediyoruz, Rabbimiz kahrı perişan eylesin.

31 Mart’tan sonra bunlara büyükşehir ve ilçe belediyelerimizle; Cumhurbaşkanı yanınızda, belediyeler yanınızda ve gümbür gümbür çok daha farklı ne diyeceğiz; ‘Yeniden Kayseri’.”

]]> https://www.haber60.com.tr/erdogan-yilin-ikinci-yarisindan-itibaren-enflasyon-hizli-bir-dususe-gececek/feed/ 0 CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Türkiye’nin FATF’ın izleme listesinde kalmasını eleştirdi https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-turkiyenin-fatfin-izleme-listesinde-kalmasini-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-turkiyenin-fatfin-izleme-listesinde-kalmasini-elestirdi/#respond Tue, 19 Mar 2024 00:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20540 CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamalarına atıfta bulunarak, “Türkiye’nin ‘gri listeden çıkacağı’ müjdesini verirken bu listeye ne zaman ve hangi gerekçelerle girdiğimiz konusunda kamuoyunu bilgilendirmediniz. Bugün 3 yıldan daha fazla zaman geçmesine rağmen ülkemiz kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele konusunda hala FATF’ın izleme listesinde” dedi.

Gökhan Günaydın, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlanması istemiyle soru önergesi verdi. Günayın’ın soru önergesinde şu ifadeler yer aldı:

“OECD’ye bağlı mali suçlarla mücadele etmek için ülkeleri gruplayan bir kurum olan Mali Eylem Görev Gücü (FATF)’nün 23 Şubat 2024’te gerçekleşen Genel Kurul toplantısında alınan kararı değerlendirdiğiniz konuşmanızda, ‘FATF ülkemizin, kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele sisteminin daha da güçlendirilmesi için oluşturulan Eylem Planı’nın tüm maddelerini tamamladığı kararına varmıştır. Böylece ülkemizin gri listeden çıkışı sürecinde son aşamaya gelinmiştir. Prosedür uyarınca FATF ekibi tarafından Türkiye’ye yapılacak ziyaret akabinde hazırlanacak değerlendirme raporu Haziran ayındaki Genel Kurul toplantısında ele alınacak ve bu toplantıda ülkemize yönelik gri liste kararının kaldırılması bekleniyor’ açıklamasını yaptınız. Bu açıklamayla Türkiye’nin ‘gri listeden çıkacağı’ müjdesini verirken bu listeye ne zaman ve hangi gerekçelerle girdiğimiz konusunda kamuoyunu bilgilendirmediniz.

“FAFT KARARLARININ BAĞLAYICILIĞININ EN ÖNEMLİ UNSURU ÜLKENİN İTİBARIDIR”

FATF kararlarının bağlayıcılığının en önemli unsuru ülkenin itibarıdır. FATF, 2019 yılında Türkiye’ye dair yaptığı değerlendirmede ‘terörizmle ve kitle imha silahlarının yaygınlaşmasıyla ilişkili varlıkların dondurulması’ tarafında iyileşmelerin yapılması gerektiğini vurgulamıştı. Türkiye’nin kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla ilgili kanunlarını ve düzenlemelerini güçlendirdiği; ancak kara para aklama soruşturmalarının sayısının çoğaltılması gerektiği belirtilmişti. Terörizmin finansmanı açısından ise Türkiye’deki yetkililerin sadece terör zanlılarının elindeki varlıkların tespit edilmesinde rol oynadığı aktarılmış, ne var ki bu varlıkların toplanması, mali hareketin önüne geçilmesi, fonların kullanılmasının engellenmesi açısından da önlem alınması gerektiği vurgulanmıştı.

Bakanlık, FATF tarafından hazırlanan raporun dikkate alınarak, 27 Aralık 2020 tarihinde ‘Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun’u çıkardığını aktarmış; ‘bundan sonraki süreçte FATF ve ilgili tüm kurumlarla işbirliği içerisinde gerekli adımlar atılmaya devam edilecek ve ülkemizin hak etmediği bu listeden en kısa sürede çıkması sağlanacaktır’ ifadesini kullanmıştı.

Türkiye’de 2006’da kamuoyunda Karapara Kanunu olarak da bilinen 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun çıktı. Ardından kanun kapsamı yönetmelikler ile 2008, 2011, 2012 yıllarında genişletildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2021 Temmuz ayında yayımladığı genelgede FATF tavsiyelerinin dikkate alınarak, ‘Türkiye’de Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadelede ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi (2021-2025)’nin hazırlandığını duyurmuştu.

“IMF’YE GÖRE GRİ LİSTEYE ALINAN ÜLKELER YABANCI YATIRIM ÇEKMEKTE ZORLUK YAŞIYOR”

Bugün 3 yıldan daha fazla zaman geçmesine rağmen ülkemiz kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele konusunda hala FATF’ın izleme listesinde. IMF’in yaptığı 2021 yılı araştırmasına göre gri listeye alınan ülkeler, yabancı yatırım çekmekte zoruk yaşıyor. Araştırmanın yazarlarına göre gri liste, sıcak para olarak tabir edilen bir ülkeye giren portföy akışının azalmasına neden oluyor. Araştırmaya göre sıcak paradaki bu azalma bir ülkenin GSYH’sının yüzde 3’ü oranında gerçekleşiyor, benzer bir azalma doğrudan yabancı yatırım oranında da gerçekleşiyor.”

Günaydın, önergesinde şu soruların yanıtlanmasını istedi:

“FATF tarafından Türkiye’nin ‘gri liste’ye alınmasından bugüne geçen süreçte kararın sermaye akımlarına etkisi ne olmuştur? Sıcak para akışını ve doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını azaltmış ya da engellemiş midir?

FATF, 23 Şubat 2024 Genel Kurul toplantısında ülkemizi ‘gri listeden’ çıkarma kararını almadığına göre hangi şartlar yerine getirilmemiştir ve aradan 3 yıldan daha fazla zaman geçmesine rağmen neden yerine getirilmemiştir? ya da yerine getirilen şartlar hangileridir?

FATF 23 Şubat 2024 toplantısı sonrasında Haziran 2024’te yapılacak Genel Kurul toplantısında Türkiye’nin gri listeden çıkarılacağına ilişkin beklentinizin dayanakları nelerdir?

Gri listeye alınmamızdan bu yana bakanlığınız ilgili diğer bakanlıklarla (İçişleri ve Adalet bakanlıkları) birlikte hangi önlemler için hangi somut çalışmaları yapmıştır?

Gelen fonların Türkiye üzerinden çıkışı ve vergi mevzuatı ile vergilendirme politikaları FATF’ın kriterlerine uygun ve etkin hale getirilmiş midir? Gelen fonların etkin denetimi yapılmakta mıdır?

Son dönemde Afrika ve Ortadoğu ülkeleriyle sıklıkla yapılan mali anlaşmalar ile Türkiye’nin FATF’nin gri listesinde olması ve sermaye akımları açısından ‘itibar kaybetmesi’ ile ilişkisi var mıdır? Bu ülkelerden gelen fonlar (para) ne ölçüde ve hangi amaçlarla kullanılmaktadır?

Son yıllarda yaşanan mülteci akını yasa dışı finansman risklerini artırmakta mıdır? Bu konuda etkili bir denetim yapılmakta mıdır?”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-turkiyenin-fatfin-izleme-listesinde-kalmasini-elestirdi/feed/ 0
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler: Türkiye, dünya müzakere masalarının vazgeçilmez bir üyesidir https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-turkiye-dunya-muzakere-masalarinin-vazgecilmez-bir-uyesidir/ https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-turkiye-dunya-muzakere-masalarinin-vazgecilmez-bir-uyesidir/#respond Thu, 14 Mar 2024 03:06:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18716 Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Türkiye, artık sahada ve masada gösterdiği etkinlikle dünya müzakere masalarının vazgeçilmez bir üyesidir” dedi.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na girişinin 125’inci yıldönümü, Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) KHO Kültür Sitesi’nde gerçekleştirilen törenle kutlandı. “En büyük Harbiyeli” Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na giriş tarihi olan 13 Mart 1899 dolayısıyla Milli Savunma Bakanlığı tarafından düzenlenen törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu katıldı.

Geleneksel yoklama bu yıl da gerçekleştirildi

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, “Geleneksel Yoklama” ile devam etti. Numaraları okunan Kara Harp Okulu öğrencileri, teker teker ayağa kalkarak yoklamaya katıldı. Sıra Atatürk’ün Kara Harp Okulu’nda kullandığı ‘1283’ numarasına geldiğinde ise tüm Harbiyeliler ayağa kalkarak “içimizde” diye bağırdı.

Geleneksek olarak gerçekleştirilen yoklamanın ardından, Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü ve Kara Harp Okulu öğrencileri tarafından düzenlenen “Harbiye’den Günümüze” isimli tiyatro oyunu sergilendi. Tiyatro gösteriminin ardından Harbiyeli öğrenciler, Harbiye Marşı ve 100. Yıl Marşı’nı okudu.

“Mustafa Kemal’in bu kutsal ocakta edindiği askeri bilgi ona hayatı boyunca yol göstermiştir”

Törende konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “18 yaşında bir genç olarak vatan ve millet aşkıyla Harbiye üniformasını giymeyi tercih eden Mustafa Kemal’in bu kutsal ocakta edindiği askeri bilgi ve becerilerin yanı sıra kazanmış olduğu değerler ve zenginleşen fikir dünyası, ona hayatı boyunca yol göstermiştir. İşte bu değerlerle Atatürk’e dönüşen Mustafa Kemal; büyük bir komutan ve devlet adamı olarak, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinde asil milletimize liderlik etmiş; onun dahiyane politika ve stratejileri ile Milli Mücadele’de zafere ulaşılmıştır. Bu zaferin sonunda da ilelebet payidar kalacak Cumhuriyetimiz kurulmuştur” ifadelerini kullandı.

“Türkiye artık, pek çok alanda ulaştığı güçlü seviye ile uluslararası arenada gıpta ile takip edilmektedir”

Bir asır önce savaştan yeni çıkan Türkiye Cumhuriyeti’nin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine ulaşma ülküsüyle her alanda önemli gelişmeler kat ederek, dünyada etkin ve saygın bir konuma geldiğine vurgu yapan Bakan Güler, “Türkiye artık, pek çok alanda ulaştığı güçlü seviye ile uluslararası arenada gıpta ile takip edilmektedir. ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefleriyle başladığımız Cumhuriyetimizin ikinci asrında da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve uygulamaları, en önemli yol göstericimiz olacaktır. Elbette geçtiğimiz bir asırlık süreç, ülkemiz için kolay olmamıştır. Cumhuriyetimiz pek çok badireyi atlatarak bugünlere gelmiştir. Ülkemiz hala da birçok tehdit ve tehlike ile karşı karşıyadır. Bu nedenle stratejik önemi yüksek fakat bir o kadar da zorlu olan coğrafyamızda güçlü bir devlet yapısına ve güçlü bir orduya sahip olmamız zorunluluktur. Türkiye; özellikle son yıllarda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen uygulamalarla güçlü bir devlet konumuna ulaşırken, kahraman ordumuz da tarihinin en etkin ve güçlü seviyesine yükselmiştir” diye konuştu.

“Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda siber ve uzay alanlarında da kritik projeleri başlattık”

Bakan Güler konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yerli ve milli savunma sanayimizin yüksek teknoloji ürünleriyle donatılan Türk Silahlı Kuvvetleri, hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye; Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından geniş kapsamlı tatbikatların icrasına kadar pek çok görevi başarıyla yerine getirmektedir. Diğer yandan her geçen gün yenilerini envanterimize kazandırdığımız yerli ve milli savunma sanayii ürünleriyle de, şanlı ordumuzun imkan ve kabiliyetlerini daha üst seviyelere çıkartmaktayız. Bu kapsamda Fırtına Obüsleri, İHA-SİHA ve TİHA’larımız, Taarruz helikopterlerimiz, TCG Anadolu gemimiz ve hava savunma sistemleri gibi birçok kritik ürün, kahraman ordumuzun istifadesine sunuldu. Son olarak, ülkemizin göz bebeği olan yerli ve milli muharip uçağımız KAAN da, 21 Şubat’ta ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Artık ülkemiz, kendine ait 5’inci nesil savaş uçağını tasarlayıp üretebilen dünyanın sayılı ülkelerinden biri olarak savunma sanayinde sınıf atlarken, daha büyük hedeflere yürümemizin yolu da açılmış oldu. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda sadece kara, deniz ve hava platformlarında değil, siber ve uzay alanlarında da kritik projeleri başlattık.”

“Uzay yolculuğuna çıkan ilk Türk astronotunun sizler gibi bir Harbiyeli olması da ayrı bir gurur vesilesidir”

Uzay misyonu çerçevesinde, ilk kez bir Türk vatandaşının uzaya çıktığını hatırlatan Bakan Güler, “Hava Kuvvetlerimizin seçkin bir personeli olan Pilot Albay Alper Gezeravcı, uzay yolculuğuna çıktı ve görevini başarıyla tamamladı. Bu yolculuk, ülkemizin bilim ve teknoloji alanındaki ilerlemesinin yeni ve tarihi bir adımıdır. Bu uzay yolculuğuna çıkan ilk Türk astronotunun sizler gibi bir Harbiyeli olması da ayrı bir gurur vesilesidir. Sizlerin de bu gelişmelerden ilham alarak gelecekte ülkemiz adına önemli başarılara imza atacağınıza yürekten inanıyorum” şeklinde konuştu.

“Türkiye, artık sahada ve masada gösterdiği etkinlikle dünya müzakere masalarının vazgeçilmez bir üyesidir”

Türkiye’nin güvenlik alanında yaptığı atılımlarla, uluslararası barış ve istikrara sağladığı katkılarla bölgesinde ve dünyada başat aktör haline geldiğine dikkati çeken Bakan Güler, “Türkiye, artık sahada ve masada gösterdiği etkinlikle dünya güvenlik mimarisinin ve müzakere masalarının vazgeçilmez bir üyesidir. Pek çok coğrafyada ülkemizin ve kahraman ordumuzun üstlendiği kritik görevler, gücümüze güç katarken; bu misyonumuzun sürekli olabilmesi de bir o kadar önemlidir. Dolayısıyla yeni yetişen siz değerli subay adaylarımızın da ülkemizin ulaşmış olduğu bu üstün seviyeyi anlamasını, gelişmelere en iyi şekilde vakıf olmasını bekliyoruz. Bu kapsamda, tüm faaliyetlerinizi böylesine etkin, caydırıcı ve saygın bir orduda görev alacağınız bilinciyle sürdürmelisiniz” ifadelerini kullandı. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-turkiye-dunya-muzakere-masalarinin-vazgecilmez-bir-uyesidir/feed/ 0
OSD’nin 49. Olağan Genel Kurulu’nda Cengiz Eroldu yeniden başkan seçildi https://www.haber60.com.tr/osdnin-49-olagan-genel-kurulunda-cengiz-eroldu-yeniden-baskan-secildi/ https://www.haber60.com.tr/osdnin-49-olagan-genel-kurulunda-cengiz-eroldu-yeniden-baskan-secildi/#respond Sat, 09 Mar 2024 23:54:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17530 Otomotiv Sanayii Derneğinin (OSD) 49’uncu Olağan Genel Kurulu’nda, 2022’de derneğin Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı devralan Cengiz Eroldu yeniden başkan seçildi.

Dernekten yapılan açıklamaya göre, OSD, 49’uncu Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi.

OSD’nin yeni döneminde başkanlık görevine Cengiz Eroldu yeniden seçilirken, Başkan Vekili Süer İsmail Sülün, Başkan Yardımcıları Erdoğan Şahin, İbrahim Aykut Özüner, Hüseyin Kaan Özkan ve Muhasip Üye Yusuf Tuğrul Arıkan oldu. OSD Yönetim Kurulunda yer alan diğer üyeler ise Güven Özyurt, Mehmet İzzet Kalaycı, Yavuz Barbaros Yıldırım, Okan Baş, Mehmet Şermet, Ahmet Serdar Görgüç ve Tolga Kaan Doğancıoğlu oldu.

“Otomotiv sanayisi ülkemizde teknolojik ve sosyal gelişime de öncülük ediyor”

Açıklamada Genel Kurul’da yaptığı açıklamalara yer verilen Cengiz Eroldu, OSD’nin bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de Türkiye’deki otomotiv ekosisteminin geliştirilmesi için çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.

Eroldu, “Ülkemizin ihracat lideri sanayi kolu olan otomotiv sanayi, ihracat geliri, istihdam, vergi geliri gibi birçok direkt ekonomik katkısının yanı sıra ülkemizde teknolojik ve sosyal gelişime de öncülük ediyor. Ülkemizin ekonomik gelişiminde kritik role sahip olan otomotiv sanayiinin sağladığı katkıyı geliştirilmek için var gücümüzle çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Geçmişi 1950’li yıllara dayanan otomotiv sanayisinin gerek yabancı ortaklıklar gerekse yüzde 100 yerel sermaye yatırımlarıyla zaman içerisinde gelişerek bugünkü küresel oyuncu konumuna ulaştığına dikkati çeken Eroldu, şunları kaydetti:

“Bugün geldiği noktada, 2 milyon adet üzerinde araç üretim kapasitesine ulaşan otomotiv sanayi Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında 4’üncü dünyada 13’üncü en büyük üretici konumunda. Ticari araç üretiminde ise AB ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor. Nitelikli iş gücü ile istihdama ve ülkemizin teknolojik ve toplumsal gelişimine katkı sağlıyor. Sadece ana sanayi son 10 yılda yaklaşık 10 milyar doları aşan yatırımları ile hem kapasite artışı sağladı hem de yeni model üretimlerini hayata geçirdi. Yeni yatırımlar açıklanmaya devam ediyor. Otomotiv sanayi ülkemiz ihracatının lider sanayi kolu olarak toplam ihracatımızın yüzde 16’sını oluşturan 35,7 milyar dolarlık ihracat geliri ile ekonomiye sağladığı katkıyı sürdürüyor.”

“Sanayi rekabetçiliğinin korunması için işbirlikleri çok önemli hale geldi”

Cengiz Eroldu, değişen ticaret ortamına ve otomotiv sektöründeki yeni dinamiklere vurgu yaparak, her geçen yıl çetinleşen ticaret ortamında rekabetçiliklerini korumak için kamu yönetimi başta olmak üzere tüm paydaşlar ile işbirliklerini kuvvetlendirmenin çok önemli hale geldiğini aktardı.

Eroldu, “Değişen regülatif zorunluluklar ve yenilenen dış ticaret yaklaşımları ile birlikte otomotiv sanayiinin rekabetçiliğinde artık tedarik zincirinin topyekün dönüşümü belirleyici olacak. IPA III Avrupa Yeşil Mutabakatı için Sivil Toplum Eylemi çağrısı kapsamında hibe desteği almaya hak kazandığımız ‘Türk Otomotiv Sanayiinin AB Yeşil Mutabakat Hedeflerini Gerçekleştirmesi Projesi’ kapsamında AB Yeşil Mutabakat hedeflerinin gerçekleştirilebilmesi için otomotiv eko-sisteminin ve derneğimizin yapısının kuvvetlendirilmesi yönünde çalışmalarımıza bu yıl daha da hız kazandıracağız.” açıklamalarında bulundu.

Otomotiv sanayisinin uzun dönemli stratejiler üzerine çalışmalarını inşa ettiğinin altını çizen Eroldu, mevcut yatırımların korunması ve yenilerinin çekilebilmesi için ihracat ve iç pazara yönelik üretim rekabetçiliğinin korunmasının önem taşıdığını ifade etti.

Eroldu, “Bunun için de stratejik bir bakış açısı ve uzun soluklu programlar oluşturmamız ve bu programları hayata geçirmemiz gerekiyor. Bu süreçte sektörel STK’ların en önemli görevi küresel sektörel dinamikleri yakinen takip ederek, nitelikli bilgiyi oluşturmak ve kamu yönetimine ışık tutabilmek. OSD bu alanda farkındalığı çok yüksek bir STK. Yeni dönemde de aynı bakış açısı ile çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/osdnin-49-olagan-genel-kurulunda-cengiz-eroldu-yeniden-baskan-secildi/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: “6’lı masayı oluşturanların milletten özür borcu var” https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-ve-parti-sozcusu-celik-6li-masayi-olusturanlarin-milletten-ozur-borcu-var/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-ve-parti-sozcusu-celik-6li-masayi-olusturanlarin-milletten-ozur-borcu-var/#respond Sat, 24 Feb 2024 23:42:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11825 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik: “6’lı masayı oluşturanların milletten özür borcu var”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik:

“CHP’nin yapay zeka formülü siyasi akla aykırıdır”

” Milletin aklına güvenmek demokrasinin gereğidir”

ADANA – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “6’lı ve 7’li masayı oluşturan bütün genel başkanların önce çıkıp yerel seçimler için oy istemekten önce milletten özür dilemesi ve bu özrünü de içtenlikle açıklamayla ortaya koyması gerekir. Milletin aklına güvenmek demokrasinin gereğidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yarın bir dizi açılış ve miting için Adana’ya gelecek. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin il binasına gelerek hazırlıklar hakkında bilgi aldı. Daha sonra gazetecilere konuşan Çelik, herkesi yarın 12.00’da İstasyon Meydanı’nda düzenlenecek mitinge davet etti.

Türkiye’de yapılan seçimleri, ‘Türkiye’nin en büyük gücü ve zenginliği’ olarak niteleyen Çelik, “Seçime 1 ay kalacak evreye girmiş bulunuyoruz. Türkiye’nin en büyük gücü ve zenginliği iktidar ve yerel yönetimlerin seçimler yoluyla belirlenebilmesidir. Etrafımızda ülkelere baktığımızda sandığın ne kadar uzakta olduğunu görmek mümkün. Bununla birlikte Türkiye’nin ne kadar sağlıklı seçimler yapabilen, sandık yoluyla iktidarı, yerel yönetimleri ve bütün yöneticileri seçebilecek bir kapasiteye, tarihe sahip olmasının cumhuriyetimizin demokrasiyle taçlanması bakımından ülkemizin en büyük zenginliği olduğunu ifade etmek isteriz” diye konuştu.

“Milletimiz sandıkta cevabını verdi”

28 Şubat süreci hakkında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “28 Şubat’a az bir süre kaldı. O zaman buna postmodern darbe demişlerdi. Yönetimi bir tür kuşatmayla yönetimi ele geçirmek üzere ortaya koyduğu bir teşebbüstü. Hem silahlı kuvvetler hem de yargı içerisinde ki bir takım vesayet odaklarının ülkemize çektirdiği sıkıntılar ülkemize bedeller ödetmiştir. Yapılan tartışmalara bakarsanız bunların aslında ülkemizin geleceğine yön vermek isteyen dış güçlerle bağlantılı olduğu net bir şekilde görülmüştür. O zaman ki ifadelerde seçilmiş hükumeti devirmek üzere ortaya koyulan aktivizm hem silahlı kuvvetler hem de yargı içerisinde ki vesayet odaklarında yerine getiriliyordu ama bunların dış bağlantılı olduğu açıktı. Milletimiz bütün bu süreçlere ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’ ilkesine bağlı kalarak sandıkta tecelli ederek devam etti. Bütün bu süreçlere cevabını sandıkta verdi” ifadelerini kullandı.

“Türkiye büyümekte ve güçlenmektedir”

Türkiye’de seçimlere müdahale edilmediği için her geçen gün ülkenin büyüdüğünü aktaran Çelik, “Demokratik mekanizmalar ne zaman iyi çalışmışsa, Türkiye’nin zenginleşmesi, refahı ve güvenliği garanti altında olmuştur. Sandığın iyi işlemesi sayesinde Türkiye’de seçimlere içeriden ve dışarıdan müdahalelerin engellenmesi sayesinde sandık iradesi tam olarak ortaya çıktığı için Türkiye büyümekte ve güçlenmektedir” dedi.

“Muhalefet siyasetin kalitesini düşürüyor”

Muhalefetteki gelişmeler nedeniyle siyasetin kalitesinin düştüğünü kaydeden Ömer Çelik, “Muhalefetteki gelişmelere baktığımızda siyasetin kalitesini tehdit eden ve demokrasiye zarar veren yaklaşımların her geçen gün başka bir safhada üretildiği görüyoruz. Genel seçimler sürecinde 6’lı ve 7’li masa vardı. Biz o zaman bu 6’lı ve 7’li masanın ülkenin başına büyük sıkıntılar getireceğini ifade etmiştik. Ülkemiz bu çağrılara olumlu cevap verdi ve cumhurbaşkanımızı yeniden seçerek 6’lı ve 7’li masanın Türkiye’ye bir bedel ödetmek şeklinde sonucu olacak çerçevesini siyasi gündemin dışına çıkardı” şeklinde konuştu.

“Yapay zeka formülü siyasi akıldan uzaktır”

6’lı masayı oluşturan siyasi partilerin genel başkanlarının milletten özür dilemesi gerektiğini ifade eden Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi:

“6’lı ve 7’li masayı oluşturan bütün genel başkanların önce çıkıp yerel seçimler için oy istemekten önce milletten özür dilemesi ve bu özrünü de içtenlikle açıklamayla ortaya koyması gerekir. Milletin aklına güvenmek demokrasinin gereğidir. Milletin aklına en yüksek değer olarak bakmak siyasette ve demokraside temel ilke olmalıdır. O gün 6’lı ve 7’li masa çerçevesinde çıkanların her biri diğerine saldırıyor. Aynı zaman da her birinin partisindeki bir grup hizipler diğerine saldırıyor. Bunların millete güçlü bir özür borcu vardır. Buradan çıkmak için buldukları formülün yapay zeka olması da siyasi akla ve zekaya teveccüh konusunda ne kadar uzak bir yerde durduklarını göstermektedir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-ve-parti-sozcusu-celik-6li-masayi-olusturanlarin-milletten-ozur-borcu-var/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum Bayrampaşa’da konuştu https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-bayrampasada-konustu/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-bayrampasada-konustu/#respond Sun, 18 Feb 2024 23:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9669 Bayrampaşa’da MHP’nin SKM açılışında konuşan AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Biz sırtımızı Bayrampaşa’ya, milletimize yaslandık. Hiçbir zaman kirli ittifakların içerisinde olmadık. Ay yıldızlı bayrağımız ve bu ülkemizin her bir karış toprağı için canla başla mücadele verdik. Bu uğurda şehitler verdik, gazilerimiz oldu ama bir gün olsun başımızı öne eğmedik” dedi.

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Bayrampaşa’da Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) açılışına katıldı. Programda Kurum’a TBMM Başkanvekili Celal Adan, MHP İstanbul İl Başkanı Sertel Selim, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Bayrampaşa Belediye Başkan Adayı İlknur Kovaç Bayraktar eşlik etti. Protokol konuşmalarının ardından kurdele kesimiyle SKM açılışı yapıldı. Açılışta vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılanan Kurum, hatıra fotoğrafı çektirdi.

“Bayrampaşa’nın İstanbul’un parlayan yıldızı olmasını istiyoruz”

“Biz Bayrampaşa’mız için 22 yıldır çalışıyoruz. Bayrampaşa’nın daha güzel bir geleceğe uzanması için bu mücadeleyi veriyoruz” diyen Kurum, “Bayrampaşa’nın İstanbul’un parlayan yıldızı olmasını istiyoruz. Cumhur İttifakı’mızla birlikte 15 Temmuz’da meydanlarda ay yıldızlı bayrağımız için, 780 bin kilometrekare vatan toprağı için ülkemizin 81 şehrinde hepimiz kardeşiz dedik. Memleketimizin her köşesine hizmet ettik. Deprem, sel ve heyelanlar olduğunda biz 2 saat sonra oraya gittik. 11 ilimizde 14 milyon vatandaşımızın etkilendiği ve 53 bin canımızı yitirdiğimiz 6 Şubat asrın felaketinde biz yine oradaydık. Bugün bir amcamızı ziyaret ettik. Beni televizyondan izlemiş. ‘Ben sana her gün ağladım. Oradaki milletin yanından bir saat olsun ayrılmadım ya Allah senin yetiştiren anandan babandan razı olsun’ dedi. Bizim için en büyük şeref ve onur budur. İstanbul’un meselelerine, Bayrampaşa’nın geleceğine odaklanacağız. Biz sırtımızı Bayrampaşa’ya, milletimize yaslandık. Hiçbir zaman kirli ittifakların içerisinde olmadık. Ay yıldızlı bayrağımız ve bu ülkemizin her bir karış toprağı için canla başla mücadele verdik. Bu uğurda şehitler verdik, gazilerimiz oldu ama bir gün olsun başımızı öne eğmedik. Cumhur İttifakı’mızla el ele vererek büyük ve güçlü Türkiye hedefleri için aşkla ve şevkle çalıştık” dedi.

“Biz kirli ittifaklar peşinde koşmadık”

Millet için gece gündüz koşturacağını söyleyen Murat Kurum, “İstanbul’umuzun 39 ilçesi, 964 mahallesi için biz yine sahada olacağız. Biz hiçbir zaman bahanelerin, dedikoduların, iftiraların arkasına sığınmadık. Bahanecilik belediyeciliği, mazeret belediyeciliği yapmayacağız. Biz gerçek belediyecilik yapacağız. Milletimiz ve ülkemiz için gece gündüz koşturacağız. Ülkemizi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayal ettiği muasır medeniyet seviyesine çıkaralım istiyoruz. Biz Cumhur İttifakı’mızla birlikte girdiğimiz her seçimden galip geldik. Biz kirli ittifaklar peşinde koşmadık. Bir masa etrafında oturup adam gibi ittifak kurduk. 15 Temmuz gecesi o kurduğumuz ittifakla sayın Cumhurbaşkanı’mız ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı’mız Devlet Bahçeli ve bir kardeşlik hukuku içerisinde çalıştı. Bize yakışan ülkemizin geleceği adına atılacak adımları çok daha güçlü bir şekilde atmaktır” şeklinde konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-bayrampasada-konustu/feed/ 0
Erdoğan: Siyaset, değerlerin istismarıyla mevzi kapma yarışı değildir https://www.haber60.com.tr/erdogan-siyaset-degerlerin-istismariyla-mevzi-kapma-yarisi-degildir/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-siyaset-degerlerin-istismariyla-mevzi-kapma-yarisi-degildir/#respond Sun, 18 Feb 2024 02:06:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9387 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bize göre siyaset, gölgede yürüme, sadece belirli değerlerin istismarıyla mevzi kapma, hak ettiğinden fazlasını almak için her türlü pazarlığa müsait olma yarışı değildir.” dedi.

Erdoğan, partisinin Trabzon Meydan Parkı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.

Konuşmasına, “Gönlümüzü titretir kemençenin gaydası. Başımızdan eksilmez Trabzon’un sevdası. Sandalım kürek ister ekinim orak ister. Trabzon’u sevmeye kor gibi yürek ister.” dizeleriyle başlayan Erdoğan, “Evet, o yürek kimde var? İşte o yürek bizde var. Trabzon’u bilip, görüp de sevmemek mümkün mü? Bu şehir ki tarih boyunca hakkın ve hakikatin sesi, nefesi olmuştur. Bıyığı terlememiş şehzadelerden dünya liderleri cihangirler çıkarmıştır.” ifadelerini kullandı.

Trabzon’un sözünü yere düşürmeyen, dostunun başını önüne eğdirmeyen, yoldaşını yarı yolda bırakmayan insanların otağı olduğunu söyleyen Erdoğan, “Kim ne der?” diye düşünmeden, hak bellediği yolda başı dik, alnı açık yürümesini bilen Trabzon ile kucaklaşmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.

Trabzonlulara Mayıs 2023’te yapılan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerindeki ahde vefaları için teşekkür eden Erdoğan, “Her iki seçimde de yaklaşık yüzde 65’erlik oy oranlarıyla bizlerin yanında yer alarak Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze tarihi bir destek verdiniz. Ata toprağı Karadeniz’in lokomotif şehri Trabzon, siyasi hayatımız boyunca daima yoldaşımız oldu. Biz de buradan aldığımız güçle ülkemiz ve milletimiz için ter döktük, çabaladık, nice eserlere, nice hizmetlere imza attık.” diye konuştu.

Siyaset yapma tarzını, Karadeniz’in mertliğinden, ataklığından, çalışkanlığından, özgünlüğünden, ilhamla şekillendirdiklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bize göre siyaset, gölgede yürüme, sadece belirli değerlerin istismarıyla mevzi kapma, hak ettiğinden fazlasını almak için her türlü pazarlığa müsait olma yarışı değildir. Karadeniz’den ilhamla yüreğimize nakşettiğimiz siyaset, davamız için hayal kurma, ülkemiz ve milletimiz için vizyon geliştirme, bu uğurda gerektiğinde canı pahasına mücadele etme işidir. Biz, 40 yılı aşkın süredir işte böyle bir siyasi mücadelenin içindeyiz. Allah nasip etti, ülkemizin en büyük şehri İstanbul’da belediye başkanlığı yaptık. Allah nasip etti, parti kurduk, iktidara geldik. Başbakan ve cumhurbaşkanı olarak hükümetimizin başında ülkemizin hizmetinde bulunduk. Allah nasip etti, yaptığımız işler ve sergilediğimiz duruşla tüm dünyada mazlumların ümidi, mağdurların hamisi olduk. Tüm bu süreç boyunca heyecanımızı, azmimizi, kararlılığımızı hatta yeri geldiğinde öfkemizi daima diri tuttuk. Birileri karamsarlığa sürüklense de biz daima umudun tarafında yer aldık. Birileri başını yere eğse de biz diklenmeden dik duruşumuzdan taviz vermedik. Hayalleri gerçeğe, programları icraata dönüştürmek için çalışırken ülkemiz adına elde ettiğimiz her kazanımla sevindik.”

Bu yolda sıkıntılarla da karşılaştıklarını dile getiren Erdoğan, “Vesayetin oyunlarıyla, terör örgütlerinin saldırılarıyla, darbe girişimleriyle, siyasi ve sosyal kaos çıkarma denemeleriyle ekonomik tuzaklarla boğuşurken yüreğimizin kanadığı anlar oldu ama asla şartlara teslim olmadık.” ifadelerini kullandı.

“Hep ya yeni bir yol bulmaya ya yeni bir yol açmaya gayret ettik”

Yılgınlığa kapılmadan, geri adım atmayı düşünmeden daha çok çalıştıklarını söyleyen Erdoğan, “Hep daha ileriye doğru gittik. Hep ya yeni bir yol bulmaya ya yeni bir yol açmaya gayret ettik. Hamdolsun bugün geriye dönüp baktığımızda yüzümüzü kızartacak, başımızı yere yedirecek hiçbir işimizin ve sözümüzün olmadığını görüyoruz. Şayet bir eksiğimiz hatta bir yanlışımız varsa bunu kimsenin yüzümüze vurmasını beklemedik. Kendi öz eleştirimizi kendimiz yaptık. Gerektiğinde eksiklerimizi tamamlama ve hatalarımızı düzeltme erdemiyle milletimizin nezdinde hasbi ve harbi yerimize halel getirmedik.” ifadelerini kullandı.

Yeni bir seçimin arifesinde Trabzonluların huzuruna gelip AK Parti ve Cumhur İttifakı için istedikleri desteğin gerisinde böyle bir hikaye olduğunu belirten Erdoğan, alandakilere şu sözlerle seslendi:

“Trabzon, Malazgirt’ten beri ebedi vatanımız olan bu topraklardaki ortak hikayemize sonuna kadar sahip çıkmaya var mıyız? Trabzon, dün ‘Durmak yok, yola devam’ diyerek 2023 hedeflerini nasıl birlikte hayata geçirdiysek bugün de Türkiye Yüzyılı hayalimizi beraberce gerçeğe dönüştürmeye var mıyız? Trabzon, Türkiye Yüzyılı şehirlerimizi inşa etme mücadelemizin önüne geçmeye, engellemeye, kalkanları, süpürüp atmaya var mıyız?” Alandakilerin, “Evet” cevabı üzerine Erdoğan, “Benim gönüldaşım, ahiretliğim Trabzon’a da zaten böylesi yakışır.” dedi.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-siyaset-degerlerin-istismariyla-mevzi-kapma-yarisi-degildir/feed/ 0
Saadet Partisi İBB Başkan Adayı Birol Aydın, Anadolu Gençlik Derneği’ni ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/saadet-partisi-ibb-baskan-adayi-birol-aydin-anadolu-genclik-dernegini-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/saadet-partisi-ibb-baskan-adayi-birol-aydin-anadolu-genclik-dernegini-ziyaret-etti/#respond Sun, 11 Feb 2024 21:09:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7412

Saadet Partisi İBB Başkan Adayı Birol Aydın, Anadolu Gençlik Derneği’ni ziyaret etti. Aydın, “Bir toplumun geleceği gençlere verdiği değerle ve gençlerin ülkede katma değer öğretecek bir duruma gelmesiyle mümkün olacak bir şeydir. Bu açıdan bakılınca sorumluluğumuzun farkındayız. Milli Görüş Gençliği ve  Anadolu gençliği olarak ülkemizin, insanımızın ve insanlığımızın bizden beklentilerinin ne olduğunu farkındayız. Aşkla, azimle bütün gençlerimiz ve insanımız için üzerimize düşen sorumluluğu yapma çabası içindeyiz” diye konuştu.

Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Birol Aydın, seçim çalışmaları kapsamında Anadolu Gençlik Derneği’ni ziyaret etti. Anadolu Gençlik Derneği İstanbul İl Başkanı Mehmet Yaroğlu da Birol Aydın’a eşlik etti.

MİLLİ GÖRÜŞ GENÇLİĞİ AHLAKLA VE ERDEMLE KAZANMANIN ADIDIR MÜCADELESİDİR

Aydın, “Genç olmak başka bir şey. Milli Görüş, Anadolu Gençlik olmak bambaşka bir şey. Gençlik büyük bir nimet. Ama her nimetin bir bedeli, ağırlığı ve sorumluluğu var. Gençlik nimeti çalışmak, okumak, kendini yetiştirmek, sorumluluk almak gerektirir. Ülkemiz insanının içinde bulunmuş olduğu şartlar dünden bugüne yaygınlaşarak gençlerimizin ülkemizde, şehirlerinde, sokaklarında adeta enerjisini sömüren duruma geldi. Böyle ortamda Milli Gençlik, Anadolu Gençlik, Milli Görüş gençliği haysiyetin, ahlakın, vicdanın, adaletin organize olmuş halidir. Şüphesiz başarmak önemlidir. Ama güçle ve algıyla kazanmak ayrı bir şeydir. Ahlakla, vicdanla, haysiyetle kazanmak ayrı bir şeydir. Milli Görüş Gençliği, Anadolu Gençlik ahlakla ve erdemle kazanmanın adıdır, mücadelesidir. Bu açıdan ülkemizde gençlerimizin neredeyse her 10’undan 7’si Türkiye’de yaşamak istemediğini söylüyor. Fırsat bulursa yabancı ülkeye gitmek istediğini beyan ediyor. Gençlerimiz bugün hayallerini gerçekleştirememe endişesi içinde. ya iş bulamıyor ya da bulduğu işte aldığı ücretle en tabii ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda” dedi.

ŞEHİRLERİMİZ VE SOKAKLARIMIZ GENÇLERİMİZE ENERJİ KATMIYOR

Aydın, “Şehirlerimiz ve sokaklarımız gençlerimize enerji katmıyor. Adeta enerjisini sömürüyor. Hayallerini belirsiz bir geleceğe tehir ettiriyor. Gençlerimizde çok yaygın bir şekilde uyuşturucu ve kumar bağımlılığı var. Çocuk yaştan itibaren yaygınlaşmaya başladı. Derin ahlaki çöküntü hissedilir durumda. Evlenme hayalleri belirsiz bir tarihe ertelenmiş durumda. Oysa bir toplumun geleceği gençlerine verdiği değerle gençlerinin ülkede katma değer öğretecek bir duruma gelmesiyle mümkün olacak bir şeydir. Bu açıdan bakılınca sorumluluğumuzun farkındayız. Milli Görüş gençliği olarak, Anadolu gençliği olarak ülkemizin insanımızın ve insanlığımızın bizden beklentilerinin ne olduğunu farkındayız. Aşkla ve azimle bütün gençlerimiz ve ülkemizin bütün insanımızın için üzerimize düşen sorumluluğu yapma çabası ve gayreti içindeyiz” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL İSTANBUL’DAN İBARET DEĞİLDİR

Aydın, “İstanbul İstanbul’dan ibaret değildir. İstanbul aynı zamanda Türkiye’dir. Türkiye’nin tamamını temsil eden ve Türkiye’nin lokomotifi olan ilimiz olarak büyük bir dönüşümü hak ediyor. Bizde başka bir İstanbul’un mümkün olduğunu, İstanbul’da yaşayan 16 buçuk milyon  insanımızın her birinin var olan dertlerine, sorunlarına 7’den 70’e dokunmanın bir gereklilik olduğunu farkındayız. Bu sorumluluğu da bir ahlaki ve vicdani sorumluluk olarak üstlendik. Bu sorumluluğu yerine hep beraber getireceğiz. Başka bir İstanbul’un mümkün olduğunu bütün İstanbul’a göstermiş olacağız” dedi.

Anadolu Gençlik Derneği İstanbul İl Başkanı Mehmet Yaroğlu ise “İstanbul geçen seçim belediyede bir devir teslim yaşadı. Ancak İstanbul’da yıllardır hem büyükşehirde hem ilçelerde partiler değişiyor ama hizmet anlamında bir değişim olmuyor. Bu anlamda İstanbul’un dün olduğu gibi bugün de milli görüş zihniyetine ihtiyacı var. Bu anlamda da Saadet Partisi’nin adayı olarak yola çıkan Birol Aydın’a başarılar diliyoruz. İnşallah Hadis-i Şerifte müjdelenen İstanbul’a hak ettiği hizmeti ve değeri küreselcilerin planlarını bozacak şekilde, milli görüş ruhu fikrini getireceğine temenni ediyoruz. Bu anlamda kendilerini destekliyoruz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/saadet-partisi-ibb-baskan-adayi-birol-aydin-anadolu-genclik-dernegini-ziyaret-etti/feed/ 0
Kızıldeniz’deki saldırılar Türkiye’yi alternatif rota olarak ön plana çıkarıyor https://www.haber60.com.tr/kizildenizdeki-saldirilar-turkiyeyi-alternatif-rota-olarak-on-plana-cikariyor/ https://www.haber60.com.tr/kizildenizdeki-saldirilar-turkiyeyi-alternatif-rota-olarak-on-plana-cikariyor/#respond Wed, 31 Jan 2024 08:00:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5523 Uluslararası yük taşımacılığında Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan ve Süveyş Kanalı’nı da kapsayan Kızıldeniz’de, uluslararası yük taşıyan gemilere yapılan saldırılar, uluslararası lojistik firmalarını yeni rota arayışlarına yönlendirerek alternatif rota olarak Türkiye’yi ve Doğu Karadeniz Bölgesi hinterlandında bulunan Orta Koridor rotasını ön plana çıkardı.

Konuyla ilgili konuşan Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Kızıldeniz’de yaşanan saldırıların Asya ve Avrupa arasındaki yük trafiğinde Orta Koridor’un önemini artırdığını belirtti.

Gürdoğan, Her gün yaklaşık 50’den fazla geminin geçtiği ve küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12’lik kısmının Süveyş Kanalı üzerinden Kızıldeniz rotası üzerinden kanalı geçerek yaklaşık 10 milyar dolarlık malı Asya coğrafyası ile Kuzey Avrupa, Akdeniz ve Kuzey Amerika’nın doğu kıyılarına taşınmasıyla yapıldığı rotada son aylarda taşıma yapan gemilere saldırılarının artması sonucu navlun fiyatlarının 10 kata yakın artış göstermesinin taşımacılık yapan operatörleri farklı rota arayışlarına yönelttiğini söyledi.

DKİB Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan, mevcut durumda da bu güzergaha alternatif olabilecek, yani Asya ile Avrupa arasındaki yük trafiği akışını yönetecek en kısa mesafeli ve güvenli rotanın Orta Koridor rotası olduğuna dikkat çekerek “Çin’den başlayıp, Orta Asya ve Türk Cumhuriyetleri üzerinden Hazar denizi geçişi veya Rusya Federasyonu üzerinden geçerek multimodal ulaşım sistemleri kullanılarak (denizyolu, karayolu, demiryolu) ülkemiz üzerinden geçiş yapılan bu rota, gerekli olan kısa vadeli yatırımlarla cazip hale getirilmesi halinde Ülkemize çok önemli ekonomik kazanımlar sağlayacaktır. Özellikle bu Orta Koridor’un Doğu Karadeniz Bölgesi ile bağlantılarının da kurulması halinde bu rotanın uluslararası lojistik otoriteleri tarafından tercih edilmesini daha da artıracaktır. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin demiryolu ağına bağlantısı için planlanan 2053 yılını beklemek yerine, şimdiden elimizi çok çabuk tutarak Gürcistan Batum demiryolunun yaklaşık 14 km’lik bir demiryolu aksı ile Hopa limanına bağlanması, sonrasında bu bağlantıların Rize limanı, Rize lojistik merkezi ve Trabzon limanına bağlantılarının sağlanması, uluslararası ticarette Ülkemiz ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin uluslararası ticaret ve transit ticarette önemini kat kat artırmış olacaktır. Bunun yanında yine çok kısa bir zaman diliminde Sarp Sınır Kapısındaki yoğunluğu azaltmak amacıyla, önceki yıllarda bu kapıya alternatif olarak önerdiğimiz ve sadece yük trafiğinde kullanılacak Muratlı sınır kapısının, Artvin Kemalpaşa ilçesinden yapılacak çok kısa bir tünelle sınır kapısına yolun ulaştırılarak Muratlı Sınır Kapısının da açılması Orta Koridor geçişlerinde ülkemize büyük kazanımlar sağlayacaktır. Bunun yanında halen yapım çalışmaları devam etmekte olan ülkemizin Nahcivan üzerinden Azerbaycan ve Orta Asya Bölgesi’ne bağlantısını sağlayacak Zengezur Koridoru’nun da açılması ile Orta Koridoru’nun uluslararası lojistik firmaları tarafından tercih edilmesini daha da artıracağı gibi ülkemiz ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin de önemini daha da ön plana çıkaracağı gerçeğini görmemiz gerekmektedir. Bundan dolayı, küresel ticarette ve lojistikte yaşanan bu gelişmelerden ülkemizin ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin daha fazla pay alması, dış ticaretimizin artması ve halen atıl vaziyette düşük kapasiteleri ile ayakta kalmaya çalışan bölgemiz limanlarına işlerlik kazandırılması açısından Hopa-Batum demiryolu ile Muratlı sınır kapısı yatırımlarının çok ivedi bir şekilde önceliklendirilmesi gerekmektedir” dedi. – TRABZON

]]>
https://www.haber60.com.tr/kizildenizdeki-saldirilar-turkiyeyi-alternatif-rota-olarak-on-plana-cikariyor/feed/ 0
DİSİDER Başkanı Şeyhmus Akbaş, 2023’ü değerlendirdi ve yeni asgari ücretin hayırlı olmasını temenni etti https://www.haber60.com.tr/disider-baskani-seyhmus-akbas-2023u-degerlendirdi-ve-yeni-asgari-ucretin-hayirli-olmasini-temenni-etti/ https://www.haber60.com.tr/disider-baskani-seyhmus-akbas-2023u-degerlendirdi-ve-yeni-asgari-ucretin-hayirli-olmasini-temenni-etti/#respond Sat, 13 Jan 2024 09:18:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3356 Diyarbakır’ın Bağlar ilçesindeki dernek binasında basın mensuplarıyla bir araya gelen Diyarbakır Sanayici ve İş Dünyası Derneği (DİSİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Akbaş, 2023 yılında ülkede ve bölgede yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

DİSİDER Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Akbaş, “Yeni yıl öncesi açıklanan yeni asgari ücretin çalışanlarımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Ülkemizin ve dünyanın içinde bulunduğu bu zor süreçte asgari ücrete yapılan artış çok kıymetli dolayısıyla çalışanları mağdur etmemek için gösterilen çabayı da takdir ediyoruz” dedi.

Çalışanların refah seviyelerinin yüksek olması ve kazançlarının artması yönünde işverenler olarak her daim yanlarında olacaklarını belirten Akbaş, “2023’ü acısıyla, tatlısıyla, iyisiyle, kötüsüyle geride bıraktık. Geride bıraktığımız yıl sıradan bir yıl değildi maalesef. Acı olayların, üzüntülerin yaşandığı bir yıl olarak hatırlanacak bir yıldı. Yaşadığımız pek çok sıkıntılı günler oldu. Hiç kuşkusuz hafızalardan silinmeyecek olan 11 ilde etkisini gösteren asrın felaketi 6 Şubat depremi 2023 yılının en acı olayıydı. 2023 yılında yaşadığımız sıkıntıları yaşamamak dileğiyle 2024 yılının ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ederek, herkese sağlıklı, mutlu yıllar dilerim. Bu vesile ile ülke olarak zorlu bir ekonomik süreç geçirmemize rağmen yeni yıl öncesi açıklanan yeni asgari ücretin çalışanlarımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Ülkemizin ve dünyanın içinde bulunduğu bu zor süreçte asgari ücrete yapılan artış çok kıymetli dolayısıyla çalışanları mağdur etmemek için gösterilen çabayı da takdir ediyoruz. Çalışanlarımızın refah seviyelerinin yüksek olması ve kazançlarının artması en büyük temennimizdir. Bu noktada biz işverenler olarak çalışanlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

İşveren kesimin yükünün azaltılması gerektiğini ifade eden Akbaş, “Bir diğer taraftan bakıldığı zaman asgari ücretin işveren kesiminde oluşturduğu bir maliyet söz konusu. Yaşanan artışın işverene maliyeti noktasında, işveren yükünün azaltılması gerektiğini ve bu konuda hükümetimizden destek beklediğimizi ifade etmek istiyorum. Bu destek, biz sanayici ve üreticilerimiz için çok önemlidir. 2023 yılında sıkıntıların başında gelen yükselen ham madde ve enerji fiyatlarına bağlı olarak artan maliyetler üreticilerimizi zorlamaktadır. Ancak destek politikaları ile yatırımların teşvik edilmesi, büyüme potansiyelimizin artırılması, iş dünyasının rekabet gücünün güçlendirilmesi ve finansmana erişimin kolaylaştırılması için önemli adımların atılmasıyla birlikte ekonomideki 2024 zorlu virajının aşılabileceğine inanıyoruz. Özellikle enflasyonla mücadelede istediğimiz seviyede olmadığımızı ama alınan tedbirlerin kıymetli olduğunu belirterek atılan adımların 2024 yılında artarak devam etmesi halinde istenilen seviyeye gelineceğine inanıyoruz. Bu konuda tecrübeli bir hükümetimizin iş başında olması iş dünyası ve komuoyunun güvenini artırıyor ve artırdığı gibi yaşadığımız sıkıntıları da en kısa zamanda çözeceğini inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Yerel seçimlerde oy uğruna hiçbir siyasetçinin ülke ekonomisini sıkıntıya sokacak vaatlerde bulunmaması yönünde çağrıda bulunan Akbaş, şunları kaydetti:

“Ülkemizde Mart ayında yerel seçimler olacaktır, umut ediyoruz ki, ehliyet ve liyakat sahibi, milletimizin beklentilerine cevap verebilecek adayların yarışacağı ve sağduyunun hakim olacağı bir seçim olur. Yetkinliğin, liyakatin ve demokratik bir ortamda milletin beklentilerini karşılayabilme yeteneğinin ön planda tutulduğu yerel seçimlere yönelik umudu dile getirmek övgüye değerdir. Adil ve makul bir seçim süreci duygusu, herhangi bir toplumun refahı ve ilerlemesi için esastır. Bu çerçevede tüm siyasi partilere çağrımız; popülist söylemlerden ve oy uğruna ülke ekonomisini sıkıntıya sokacak vaatlerden uzak durmalarıdır. Mart ayında gerçekleşecek olan yerel seçimlerde tüm adaylara başarılar dileyerek, seçimlerin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyoruz.” – DİYARBAKIR

]]>
https://www.haber60.com.tr/disider-baskani-seyhmus-akbas-2023u-degerlendirdi-ve-yeni-asgari-ucretin-hayirli-olmasini-temenni-etti/feed/ 0
Volkan Demir: “2023 Yılını, Ülkemiz Ekonomik Görünümü İçin İç Karartıcı Bir Yıl Olarak Arkamızda Bırakıyoruz” https://www.haber60.com.tr/volkan-demir-2023-yilini-ulkemiz-ekonomik-gorunumu-icin-ic-karartici-bir-yil-olarak-arkamizda-birakiyoruz/ https://www.haber60.com.tr/volkan-demir-2023-yilini-ulkemiz-ekonomik-gorunumu-icin-ic-karartici-bir-yil-olarak-arkamizda-birakiyoruz/#respond Sun, 07 Jan 2024 21:06:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2610 CHP Genel Başkan Yardımcısı Volkan Demir, “2000’li yıllardan itibaren en yüksek enflasyon, cari açık ve Türk lirasından kaçış gibi gerçeklerin 2023 yılında yaşanmış olması gibi gerçeklerden ötürü, 2023 yılını ülkemiz ekonomik görünümü için iç karartıcı bir yıl olarak arkamızda bırakıyoruz. TÜİK’in açıkladığı gerçek hayattan kopuk bu veriler bile geçim sorunlarını örtbas edememektedir. TÜİK verileri baz alındığında dahi OECD ülkeleri arasında en yüksek enflasyonun ve gıda enflasyonunun ülkemizde bulunuyor olması, ülkemiz için hayal kırıklığıdır” dedi.

Ticaret Bakanlığı’ndan Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Volkan Demir, 2023 yılına ilişkin ekonomi ve ticaret değerlendirmelerini içeren yazılı açıklama yaptı. Demir’in bugün yaptığı “Ekonomi ve Ticarette 2024 Yılına Nasıl Girdik” başlıklı açıklaması şöyle:

“2023 YILINI, ÜLKEMİZ EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ İÇİN İÇ KARARTICI BİR YIL OLARAK ARKAMIZDA BIRAKIYORUZ”

“2023 yılını, ülkemiz ekonomik görünümü için iç karartıcı bir yıl olarak arkamızda bırakıyoruz. 2000’li yıllardan itibaren en yüksek enflasyon, cari açık ve Türk lirasından kaçış gibi gerçeklerin 2023 yılında yaşanmış olması gibi gerçeklerden ötürü, 2023 yılını ülkemiz ekonomik görünümü için iç karartıcı bir yıl olarak arkamızda bırakıyoruz. Enflasyonun tarihi rekorlar kırdığı 2023 yılında, halkımızın alım gücünün belirgin bir şekilde aşındığına şahitlik ettik. Çarşıya pazara çıktığımızda gördüğümüz fiyatlar, maalesef halkımızın ağır bir geçim yükünü taşımak zorunda kaldığını göstermektedir. Aralık ayı itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 64,77 olması, gıda enflasyonunun yüzde 67’ler üzerinde gerçekleşmesi, halkımızın yaşadığı sorunların sayısal ifadesi olarak değerlendirilmelidir. TÜİK’in açıkladığı gerçek hayattan kopuk bu veriler bile geçim sorunlarını örtbas edememektedir. Farklı araştırma gruplarının yayınladıkları istatistikler, gıda enflasyonunun yüzde 100’ün üzerinde olduğuna işaret etmektedir. TÜİK verileri baz alındığında dahi OECD ülkeleri arasında en yüksek enflasyonun ve gıda enflasyonunun ülkemizde bulunuyor olması, ülkemiz için hayal kırıklığıdır.

“GIDA ENFLASYONUNDA YAŞANAN MÜTHİŞ BAŞARISIZLIĞIN BİR SONUCU OLARAK ÜLKEMİZDE AÇLIK SINIRI YÜKSELMİŞTİR”

Özellikle gıda enflasyonunda yaşanan bu müthiş başarısızlığın bir sonucu olarak ülkemizde açlık sınırı yükselmiştir. Açlık sınırı, iki çocuk ve ebeveynlerden oluşan dört kişilik çekirdek bir ailenin hayatlarını idame ettirebilmeleri için tüketmeleri gereken minimum gıda ürünleri baz alınarak yapılan bir hesaplamadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) belirlediği kriterler uyarınca kalori cinsinden yapılan bu hesaplama, temel gıda maddelerini (süt ve süt ürünleri, et, tavuk, baklagiller, pirinç, sebze ve meyve gibi) içeren bir sepetin kalori cinsinden fiyatını belirlemeye elverişli olduğu için global olarak kabul görmüştür. Bu kaloriyi tüketebilmenin fiyatı, Türk-İş Kasım 2023 araştırmasına göre, 14 bin 25,85 TL’dir. Öte yandan, açlık sınırı kalemlerinin kira, yakıt, elektrik ve ulaşım gibi temel harcamalarının hesaba katılmadığının altı çizilmelidir. Bu harcamalar hesaba katılarak elde edilen yoksulluk sınırı, Türk-İş Kasım 2023 araştırmasına göre, 45 bin 686,81 TL’dir. Mevcut görünüm, vatandaşlarımızın büyük bir kesiminin maalesef yoksulluk sınırının altında hayatlarını idame ettiklerini göstermektedir.

“ÜLKEMİZ GELİR ADALETSİZLİĞİNİN EN YÜKSEK YAŞANDIĞI ÜLKELERDEN BİRİ OLARAK PARMAKLA GÖSTERİLMEKTEDİR”

Bunlara ek olarak yüksek enflasyon, gelir dağılımında da bozulmalara sebebiyet vermiştir. Gelir dağılımı adaletsizliğini gösteren Gini Katsayısı, ülkemizde 2014 yılında 0,391 iken 2022 yılında 0,415 olarak kaydedilmiştir. 2023 yılına ilişkin bir veri henüz açıklanmadığı için kesin bir şey söyleyemiyoruz, ancak bu yüksek enflasyonun Gini Katsayısı’nı artırması muhtemeldir. Ülkemizin en yüksek Gini Katsayılı OECD ülkeleri arasında olduğunun belirtilmesinde fayda görülmektedir. Diğer bir deyişle ülkemiz maalesef gelir adaletsizliğinin en yüksek yaşandığı ülkelerden biri olarak parmakla gösterilmektedir.

“VERİLER, SON 12 AYLIK DÖNEMDE HİÇ CARİ FAZLA VEREMEDİĞİMİZ GERÇEĞİNİ ORTAYA KOYMAKTADIR”

Cari açık açısından da 2023 yılı kötü bir yıl olarak arkamızda kalmaktadır. Açıklanan son veri olan ekim ayına ilişkin değerler, son 12 aylık dönemde hiç cari fazla veremediğimiz gerçeğini ortaya koymaktadır. Yıllık cari açıktaysa son 5 yılın rekoru kırılarak 2018’den beri yaşanan en yüksek cari açık değeri olan 43,5 milyar ABD dolarına ulaşılmıştır. Burada yüksek teknolojik ürünlerin dış ticaretimizdeki paylarının vurgulanmasında fayda görülmektedir. Bu ürünlerin ihracatımız içindeki payı yüzde 3’lerde ve ithalatımız içindeki payının yüzde 12’lerde olduğundan hareketle, ihracatın niteliğinin sorgulanması gerekliliği bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, cari dengenin temel unsuru, sanayi ürünleri ticaretidir. Açıklanan veriler, burada da iç karartıcı bir resim ortaya koymaktadır. Sanayi sektörünün istihdamı 3’üncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 225 bin kişiden fazla azalarak son 12 çeyreğin en düşük seviyesine inmiştir. İstihdama negatif katkı veren sanayi sektörünün cari dengeye de beklenen katkıyı veremeyecek olması muhtemeldir.

“AVM’DE YAŞANAN İNTİHAR VAKASINDA, VEFAT EDEN VATANDAŞIMIZIN SÖYLEDİĞİ ‘İKİ ÇOCUĞUM AÇ’ İFADESİ, 2023 YILINI MÜHÜRLEYEN SÖZ OLACAKTIR”

Bu ağır geçim yükü ve düşük ücretler, vatandaşlarımızı maalesef derinden sarsmıştır. Bir AVM’de yaşanan intihar vakasında, vefat eden vatandaşımızın söylediği ‘İki çocuğum aç’ ifadesi, uzun süreler boyunca hafızalardan silinmeyecek ve 2023 yılını mühürleyen bir söz olacaktır. Aynı vatandaşımızın söylediği ’15 bin TL borcum var’ ifadesi de hanelerde yaşanan sorunları ayyuka çıkarmıştır. Zira enflasyon karşısında ezilen vatandaşlarımız hayatlarını idame ettirebilmek için çareyi borçlanmakta bulmaktadır. Bir nevi cüzdandaki borç enstrümanı olarak nitelendirilebilecek kredi kartları kullanımları bu çıkarımı hemen teyit etmektedir. Bir önceki yılın kasım ayıyla kıyaslandığında bu kasımda kredi kartı sayısı yüzde 18 artış göstermiş ve kredi kartlarıyla yapılan işlem hacmi yüzde 124’lük bir sıçrama göstermiştir. Bu sayılar yorumlanıyorken kredi kartlarının kullanım yerlerinin değerlendirilmesi olmazsa olmazdır. Kredi kartlarının geleneksel kullanımı olan taksit amacının yanı sıra, vatandaşlarımızın günlük ihtiyaçlarını dahi bu finansman yöntemiyle karşılayabilmektedir.

“KOBİ’LERİN TOPLAM İHRACATTAKİ PAYLARININ 10 SENE İÇİNDE YARIYA DÜŞTÜĞÜNÜ GÖRÜYORUZ”

KOBİ’ler tarafında da işlerin pek iyiye gitmediğini söylemek mümkündür. Son 10 yıllık veriler, hiç de iç açıcı olmayan bir resim çizmektedir. KOBİ’lerin toplam ihracattaki paylarının son 10 sene içinde yaklaşık olarak yarıya düştüğünü görüyoruz. Toplam ihracatımız içindeki KOBİ payı 2013 yılında yüzde 59,2 iken yüzde 31,6’ya düşmüştür. Buna ek olarak, KOBİ’lerin toplam cirodaki paylarının son 10 sene içinde yaklaşık olarak üçte bir düştüğünü görüyoruz. Toplam ciro içindeki KOBİ payı 2013 yılında yüzde 63,8 iken 2022 yılında yüzde 42 buçuk olarak gerçekleşmiş. Bütün bunlar, küçük olarak değerlendirilebilecek kesimlerin ekonomideki paylarının azaldığını göstermekte, istihdamın halihazırda yüzde 70’ini sağlayan KOBİ’lerde çalışan kesimin kazançlarının reel olarak azaldığına işaret etmekte ve gelir adaletsizliğindeki uçurumun keskinleştiğine işaret etmektedir.

“DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞİNDEKİ AZALIŞ TRENDİ, ÜLKEMİZE DUYULAN DIŞ GÜVENİN NE KADAR AZ OLDUĞUNUN BİR GÖSTERGESİ”

Şirket sayıları perspektifinden de benzer bir tabloyla karşılaşılmaktadır. 2023’ün ilk 11 ayında kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 azalmışken kapanan şirket sayısı yüzde 7,2 kadar artmıştır. Gerçek kişi işletmeleri açısından değerlendirildiğindeyse durum daha kritik bir hal almaktadır. 2023’ün ilk 11 ayında kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24,9 azalmışken kapanan şirket sayısı yüzde 44,7 kadar artmıştır. Bu istatistikler, ülkemiz ticari hayatının gerçekleridir ve ticaret ikliminin ne kadar bozulduğunun göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Uluslararası doğrudan yabancı yatırım verileri, 2021 ve 2022 yılları boyunca gayrimenkul hariç uluslararası doğrudan yatırım girişinin sırasıyla 7,6 ve 7,1 milyar ABD doları tutarında olduğunu göstermektedir. Bu azalış trendi, 2023 yılında da devam etmiş ve 2023’ün ilk 8 ayı itibarıyla gerçekleşen giriş miktarı yüzde 16,1’lik bir azalışla 3,65 milyar ABD doları olarak kaydedilmiştir. Bu azalış trendi, ülkemize duyulan dış güvenin ne kadar az olduğunun bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/volkan-demir-2023-yilini-ulkemiz-ekonomik-gorunumu-icin-ic-karartici-bir-yil-olarak-arkamizda-birakiyoruz/feed/ 0
Şahika Ercümen, 2023 hedeflerine ulaştı ve 2024’te madalya kazanmayı hedefliyor https://www.haber60.com.tr/sahika-ercumen-2023-hedeflerine-ulasti-ve-2024te-madalya-kazanmayi-hedefliyor/ https://www.haber60.com.tr/sahika-ercumen-2023-hedeflerine-ulasti-ve-2024te-madalya-kazanmayi-hedefliyor/#respond Tue, 02 Jan 2024 08:36:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1966 Dünya serbest dalış rekortmeni Şahika Ercümen, 2023 yılında hedeflerine ulaştığını, 2024’te ise Dünya Şampiyonası’nda madalya kazanıp, rekorlarını geliştirmek istediğini belirtti.

Cumhuriyet’in 100. yılına ithafen 17 Ekim’de “Paletsiz değişken ağırlık” kategorisinde Hatay’da 106 metreye dalarak dünya rekoru kıran Şahika Ercümen, AA muhabirine 2023 yılını değerlendirirken, 2024’ten beklentilerini de aktardı.

Atatürk Kültür Merkezi’nde soruları yanıtlayan Ercümen, 2023 yılını “Müthiş bir sezondu.” cümlesiyle özetledi.

“Benim hedefim Cumhuriyet’in 100. yılında 100 metreden derine dalabilmek ve ülkemize madalya kazandırmaktı.” diyerek hedefini gerçekleştirdiğinin altını çizen Ercümen, “2023 boyunca tüm sportif başarıları ülkemiz adına edinebilmeyi hedefledim. Bütün katıldığım yarışmalardan ya rekor ya madalyayla döndüm. Dolayısıyla çok başarılı bir sezondu. Bunun için 2 senedir büyük bir adanmışlıkla antrenman yapıyordum. Bunun da ötesinde önceki 23 sene bunun için çalışıyorduk. 100. yılda çalışmalarımızın karşılığını aldığımız için de çok mutluyum.” ifadelerini kullandı.

“Rüyanızda bile dalışı düşünüyorsunuz”

???????

Hatay’da kırdığı rekor için çok çalıştıklarını yineleyen Şahika Ercümen, şöyle devam etti:

“Duygular tarifsiz. Çünkü geceniz, gündüzünüz bunu düşünerek geçiyor. Rüyanızda bile dalışınızı düşünüyorsunuz. Böyle geçen 2 seneden bahsediyorum. Üzerimdeki sorumluluğu sonuna kadar yerine getirebilmenin ve ülkemiz adına böyle güzel bir başarı elde edebilmenin gururu tarifsiz.”

Sosyal sorumluluk projelerine verdiği katkıyla da bilinen rekortmen sporcu, bu anlamda çalışmaların devam edeceğini belirterek, şunları söyledi:

“Deniz benim evim ve suyun altında pek çok kötü giden şey var. Ben her gün bunlara şahit oluyorum. Plastik atıklar dünya için büyük bir sorun. Bunlarla ilgili her dünya rekoru denemesini ya da kazandığım başarıları bir sosyal sorumluluk projesine atfediyorum. Bununla ilgili neyi değiştirebileceğimizi düşünüyoruz. Suyun altından atık topluyoruz, sıfır atık projesine dikkat çekiyoruz, Birleşmiş Milletler ile projeler yapıyoruz. Suyun altında, buz dağının altında kalan yer gibi denizel atık var aslında. Çektiğimiz videolarla, fotoğraflarla ve yaptığımız sosyal sorumluluk projeleriyle bunu biraz suyun üzerine çıkarmak istiyoruz.”

Türkiye ve dünyada atık konusunda büyük bir dönüşüm yaşandığına da dikkati çeken Şahika Ercümen, “Ülkemiz çok büyük atılımlar içinde. ‘Sıfır atık’ çok önemli bir proje. Pek çok özel uygulama geldi. Depozito sistemine geçilmesi, plastik poşetlerin değişimi gibi uygulamalar olacak. Bunlar ne kadar caydırıcı olsa da aslında bir noktadan sonra biraz daha sert yaptırımlarla gidişatı değiştirmek lazım. Şimdiye kadar güzel giden projeler var ama çok hızlı kirletiyoruz. Bunun önüne geçebilmek için daha sert yaptırımlar gerekiyor.” diye konuştu.

“İnsan yaşamayan kıtada bile mikroplastikler vardı”

Antarktika’da gerçekleştirilen bilim seferine de katılan Şahika Ercümen, burada yaşadığı deneyimleri de aktardı.

Antarktika’nın insan yaşamayan bir kıta olduğunu vurgulayan Ercümen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yaklaşık 1 aydan fazla bir süre bilim seferiyle gemide kaldım. Bilim insanlarına su altından örnek toplama konusunda yardımcı oldum. Orada yaptığım dalışlar unutulmaz. Ama altını en çok çizmem gereken noktalardan birisi, insan yaşamayan kıtada bile mikroplastikler vardı. Bunu da yapılan araştırmalar sonucu öğrendik. Bu kadar vahşi bir doğada buna rastlamak çok düşündürücü. Bugün buradan attığımız bir çöp bile tüm dünyayı dolaşıp maalesef Antarktika’ya kadar gidiyor.”

Dünyada dalış yaptığı yerler arasında en çok aklında kalanın Antarktika olduğunu da ifade eden rekortmen sporcu, “Antarktika çok değişik bir yer. Buz dağının altına dalıyorsunuz bir anda karşınıza balina çıkıyor, foklar çıkıyor. Foklarla penguenler arasındaki kargaşayı izliyorsunuz. Ülkemizde de bir Çanakkaleli olarak savaş batıklarına dalmak beni çok etkiledi. Geçtiğimiz aylarda Hatay’da yaptığımız dalış, Hatay’ın bu kadar mavi berrak sulara sahip olması da beni çok etkiledi. Aslında dünyanın pek çok yerinde suyun altı çok etkileyici.” açıklamasını yaptı.

Türkiye’nin dalış turizmi anlamında su altı batıklarına yönelebileceğini de sözlerine ekleyen Ercümen, “Bence su altı batıkları oldukça kıymetli. Yaşanan bir tarih var. Ülkemiz de bir tarih diyarı. Bu noktada öne çıkabiliriz. Bizde tropik rengarenk balıklar yok. Balıklarımızı da çok koruyamıyoruz maalesef. Belki bu noktaya yönelebiliriz.” dedi.

“Bu kadar değişmesi gereken şeyler varken hala savaşlarda insan kaybediyor olunması çok acı”

Kendisinin 2024 yılı hedeflerini “Her zaman 2023’ün üzerine çıkıp en iyisini yapmak istiyorum. Bu sene yapılacak Dünya Şampiyonası’nda ülkemizi en iyi şekilde temsil edip, madalya kazanıp, rekorları geliştirmek istiyorum.” diyerek özetleyen Şahika Ercümen, dünyada yaşanan savaşlara da dikkati çekerek, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Tabii son yıllarda dünyanın durumu çok çok üzücü. Biz depremin yaralarını sarmaya çalışıyoruz, yanımızda savaş var. Gerçekten zor bir coğrafyadayız. Temennimiz bunların olmaması. Bu kadar değişmesi gereken şeyler varken hala savaşlarda insan kaybediyor olunması çok acı. Belki sporun, sanatın birleştirici gücü de bu noktada biraz olsun merhem olabilir. Ama tüm dünya için çok daha yaşanılabilir 2024 yılı dilerim.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sahika-ercumen-2023-hedeflerine-ulasti-ve-2024te-madalya-kazanmayi-hedefliyor/feed/ 0
Burdur Valisi Türker Öksüz, yılbaşında görevli personeli ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/burdur-valisi-turker-oksuz-yilbasinda-gorevli-personeli-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/burdur-valisi-turker-oksuz-yilbasinda-gorevli-personeli-ziyaret-etti/#respond Sun, 31 Dec 2023 22:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1824 Burdur Valisi Türker Öksüz, yılbaşında görevli personeli ziyaret etti.

Burdur Valisi Türker Öksüz, yılbaşında görev başında olan kamu personelini ziyaret ederek, yeni yıllarını kutladı. Polis uygulama noktasında durdurulan araçlardaki vatandaşlara baklava ikramında bulunan Vali Öksüz, Hacılar Jandarma Karakolu’nu ziyaret etti. Vali Öksüz, buradan Burdur- Fethiye karayolundaki uygulama noktasına geçti. Görevi başındaki polislerin yılbaşını tebrik eden Öksüz, Burdur Devlet Hastanesinde tedavi gören hastalarla da bir araya gelerek, geçmiş olsun dileklerini iletip yeni yıllarını kutladı. Daha sonra İl Jandarma Komutanlığı’na geçen Vali Öksüz, görevi başındaki jandarma personelinin yeni yılını kutladıktan sonra 112 Acil Çağrı Merkezi’nde görev yapan personelin yeni yılını kutladı. Vali Öksüz, buradan da Kışla uygulama noktasında İl Emniyet Müdürü Ümit Bitirik ve İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Güder’le uygulamaya katıldı. Uygulamada durdurulan araçların sürücülerine ve yolculara baklava ikram edip yılbaşını kutlayan Öksüz ve beraberindekiler, Cumhuriyet Meydanı’nda görev yapan polislerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

112 Acil Çağrı Merkezi’nde Burdurlu vatandaşların yeni yılını kutlayan Vali Öksüz, geçtiğimiz yıl yaşanan kötü olayların bir daha yaşanmaması temennisinde bulunarak, “2024 yılının Burdurlu hemşehrilerimiz için hayırlı olmasını, sağlık, mutluluk huzur getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Yeni bir yıla daha girmek üzereyiz. 2023 yılını bazı acılarla geride bıraktık. Hepiniz biliyorsunuz 6 Şubat 2023’te ülkemizi derinden etkileyen çok vatandaşımızın hayatını kaybettiği büyük bir afetle depremle karşı karşıya geldik. Öncelikle depremde hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Bir daha bu tür depremler ülkemizde yaşanmamasını Allah’tan niyaz, dua ediyorum. İnşallah böyle bir acı ile ülkemiz, milletimiz karşılaşmaz. Bir yandan da tabii bir süredir Gazze’de bütün uygar dünyanın maalesef duyarsız kaldığı, görmediği, duymadığı bir insanlık dramı yaşanıyor. ve orada da binlerce çocuk, yaşlı demeden insanlar maalesef hayatını kaybediyor. Bundan dolayı çok üzgünüz. Orada hayatını kaybeden kardeşlerimize de Allah’tan rahmet diliyorum. Bir an önce o topraklarda huzurun barışın, kardeşliğin hakim kılınmasını temenni ediyorum. Bu insanlık dramının bir an önce sona ermesini diliyorum. 2024 yılının bu anlamda inşallah yeni bir umut, yeni bir fırsat olur diye umuyorum.” dedi.

“2024’te ülkemizi Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışır şekilde geliştireceğiz”

2024 yılında ülkeyi Türkiye Yüzyılına yakışır günlerin beklediğini dile getiren Vali Öksüz, “2024 yılında inşallah ülkemiz adına, milletimiz adına daha güzel günlerin yaşandığı bir yıl olacak diye umut ediyorum. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonu ile her alanda daha gelişen, daha kalkınan, daha müreffeh bir ülke olması için 2024 yılında gayretle, azimle, hiç durmadan, yorulmadan çalışmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum. İnşallah her alanda daha gelişen, kalkınan bir ülke olmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz” şeklinde konuştu.

“2024’te Burdur’u kalkındırmak için elimizden geleni yapacağız”

Burdur’u her konuda ileri taşımak için çalışacaklarını dile getiren Vali Öksüz, “Bizlerin de Burdur’da, Burdurlu hemşehirlilerimiz adına, Burdur adına elimizden gelen gayreti göstereceğimizi buradan ifade etmek istiyorum. Her alanda, tarımdan turizme, altyapıdan sanayiye kadar her alanda inşallah 2024 Burdur adına başarıların daha da fazla olduğu, kalkınmanın, gelişmenin olduğu, şehrimize katma değer oluşturduğumuz, istihdam oluşturduğumuz, halkımızı mutlu ettiğimiz inşallah bir yıl olacak diye temenni ediyorum. Bu doğrultuda bu yılın, daha doğrusu 2024 yılının ve yılbaşı gecesinin daha huzurlu, mutlu geçmesi için bütün arkadaşlarımız ile birlikte, tüm kamu kurum ve kuruluşlarımız, emniyetimiz, jandarmamız önemli tedbirler alındı. İnşallah halkımız huzur ve güven içerisinde 2024 yılına girmiş olacak diye düşünüyorum. Tekrar tüm milletimizin yeni yılını kutluyorum. Sağlık, huzur diliyorum” açıklamasında bulundu.

Yeni yılda gazi ve şehitleri de unutmayan Vali Öksüz, “Ülkemizin bütünlüğü, istikbali, istiklali için canlarını ortaya koyan, şehit olan, tüm güvenlik güçlerimiz, kolluk güçlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize sağlıklı uzun ömürler diliyorum. Ülkemizin inşallah bahtı açık olur. 2024 yılında inşallah daha güzel başarıları hep birlikte kazanırız. Birlik, beraberlik içerisinde, kardeşlik duygularımızı daha da pekiştirerek inşallah 2024 yılında yola devem edeceğiz. Ben tekrar Burdurlu hemşehrilerimizin de, bütün çalışanlarımızın da yeni yılını kutluyorum. Sağlık ve huzur diliyorum” dedi. – BURDUR

]]>
https://www.haber60.com.tr/burdur-valisi-turker-oksuz-yilbasinda-gorevli-personeli-ziyaret-etti/feed/ 0