Ukrayna – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 19 Dec 2024 09:21:29 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Rusya’dan şoke eden açıklama: İngiliz Times gazetesi editörleri ‘meşru askeri hedef’ sayıldı https://www.haber60.com.tr/rusyadan-soke-eden-aciklama-ingiliz-times-gazetesi-editorleri-mesru-askeri-hedef-sayildi/ https://www.haber60.com.tr/rusyadan-soke-eden-aciklama-ingiliz-times-gazetesi-editorleri-mesru-askeri-hedef-sayildi/#respond Thu, 19 Dec 2024 09:21:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/rusyadan-soke-eden-aciklama-ingiliz-times-gazetesi-editorleri-mesru-askeri-hedef-sayildi/ Rusya’da salı günü, ordunun kimyasal, biyolojik ve radyolojik silahlar biriminin sorumlusu Korgeneral Igor Kirillov öldürüldü. Kirillov, Moskova’da bir binadan çıktığı sırada gerçekleşen patlama sonucu asistanıyla birlikte öldürüldü. Ukrayna saldırının sorumluluğunu üstlendi.

İngiltere merkezli The Times Gazetesi, Ukrayna’nın suikastını “meşru bir savunma eylemi” olarak niteleyen haberini manşete taşıdı.

RUSYA GAZETE ÇALIŞANLARINI UYARDI

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev çarşamba günü, Times’ın Rus general suikastını konu alan haberlerine yanıt olarak gazetenin editörlerini “meşru askeri hedefler” olarak nitelendirdi.

Sert açıklamalarda bulunan Medvedev, “Rusya’ya karşı suç işleyenlerin her zaman suç ortakları vardır. Onlar da artık meşru askeri hedeflerdir. Bu kategoriye, manşetlerinin arkasına korkakça saklanan The Times’ın zavallı çakalları da dahil olabilir.” İfadelerini kullandı.

Medvedev, ek olarak sözlerine şunları ekledi: “Londra’da her şey serbest olduğundan Times’daki gazeteciler dikkatli olmalı.”

İNGİLTERE’DEN YANIT

Medvedev’in paylaşımına yanıt veren İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy, X’te yaptığı paylaşımda, “Times gazetecilerine yönelik çete tehditleri umutsuzluğun kokusunu veriyor” yorumunda bulundu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/rusyadan-soke-eden-aciklama-ingiliz-times-gazetesi-editorleri-mesru-askeri-hedef-sayildi/feed/ 0
Alman lider Scholz Ukrayna’da: Kiev’e 650 milyon Euro’luk yeni yardım paketi https://www.haber60.com.tr/alman-lider-scholz-ukraynada-kieve-650-milyon-euroluk-yeni-yardim-paketi/ https://www.haber60.com.tr/alman-lider-scholz-ukraynada-kieve-650-milyon-euroluk-yeni-yardim-paketi/#respond Mon, 02 Dec 2024 20:34:58 +0000 https://www.haber60.com.tr/alman-lider-scholz-ukraynada-kieve-650-milyon-euroluk-yeni-yardim-paketi/ Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Kiev ziyaretinde Ukrayna‘ya 650 milyon euro değerinde yeni bir askeri yardım paketi açıklayacağını bildirdi. Yardım paketinin IRIS-T hava savunma sistemleri, Leopard 1 tankları ve SİHA’ları içereceği belirtildi.

ALMAN LİDER UKRAYNA’DA

Almanya Başbakanı Olaf Scholz Ukrayna‘ya geldi. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile görüşmek üzere Kiev’i ziyaret eden Scholz Ukrayna’ya yeni bir yardım paketi açıklayacağını bildirdi.

Alman lider Scholz Ukrayna'da: Kiev'e 650 milyon Euro'luk yeni yardım paketi

ALMANYA’DAN KİEV’E 650 MİLYON EURO’LUK YENİ YARDIM PAKETİ

Almanya Başbakanı Scholz sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ” Almanya, Ukrayna’nın Avrupa’daki en güçlü destekçisi olmaya devam edecektir. Zelenskiy ile yapacağım görüşmede, Aralık ayında teslim edilecek olan 650 milyon euro değerindeki askeri teçhizatı da açıklayacağım” ifadelerini kullandı. Almanya Savunma Bakanlığı’ndan bir yetkili, açıklanan yardım paketinin IRIS-T hava savunma sistemleri, Leopard 1 tankları ve silahlı insansız hava araçlarını (SİHA) içerdiğini aktardı.

Öte yandan Olaf Scholz’un elindeki gri çanta dikkat çekti. Scholz’un Ukrayna ziyareti boyunca çantayı hiç bırakmadığı görüldü.

Alman lider Scholz Ukrayna'da: Kiev'e 650 milyon Euro'luk yeni yardım paketi

Uluslararası İlişkilerVolodimir ZelenskiyOlaf ScholzDiplomasiPolitikaGüvenlikSavunmaUkraynaAlmanyaDünyaSİHAkiev

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/alman-lider-scholz-ukraynada-kieve-650-milyon-euroluk-yeni-yardim-paketi/feed/ 0
Ukrayna: Ülke genelindeki enerji tesislerine yönelik yoğun saldırılar yaşanıyor https://www.haber60.com.tr/ukrayna-ulke-genelindeki-enerji-tesislerine-yonelik-yogun-saldirilar-yasaniyor/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-ulke-genelindeki-enerji-tesislerine-yonelik-yogun-saldirilar-yasaniyor/#respond Thu, 28 Nov 2024 10:36:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/ukrayna-ulke-genelindeki-enerji-tesislerine-yonelik-yogun-saldirilar-yasaniyor/ Bakan Galuşçenko sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, enerji altyapısına yönelik saldırılar nedeniyle Ukrayna genelinde elektrik kesintilerinin yaşandığını duyurdu.

Galuşçenko paylaşımında, “Enerji (altyapısı) tekrar düşmanın büyük saldırısı altında. Ukrayna’nın her yerinde enerji tesislerine saldırılar yaşanıyor.” ifadelerine yer verdi.

Ukrayna elektrik iletim sistem operatörü Ukrenergo’nun ülkede acil elektrik kesintisi uygulanmasına karar verdiğini aktaran Galuşçenko, saldırılar ve elektrik kesintilerine ilişkin detayların “güvenlik durumu izin verdiğinde” açığa kavuşturulacağını kaydetti.

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Hava Kuvvetlerine ait Telegram hesabından yapılan açıklamada, Rus ordusunun başta Kiev olmak üzere ülkenin birçok bölgesine füzeleri fırlattığı bildirildi.

Ülkeye yönelik yoğun füze saldırısının devam ettiği kaydedilen açıklamada, vatandaşlara sığınaklarda kalma çağrısında bulunuldu.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-ulke-genelindeki-enerji-tesislerine-yonelik-yogun-saldirilar-yasaniyor/feed/ 0
Putin: Gerilimin tırmanması durumunda karşılık vereceğiz https://www.haber60.com.tr/putin-gerilimin-tirmanmasi-durumunda-karsilik-verecegiz/ https://www.haber60.com.tr/putin-gerilimin-tirmanmasi-durumunda-karsilik-verecegiz/#respond Thu, 21 Nov 2024 22:50:55 +0000 https://www.haber60.com.tr/putin-gerilimin-tirmanmasi-durumunda-karsilik-verecegiz/ Ukrayna’nın Amerikan ve İngiliz füzelerini Rusya topraklarına ateşlemesiyle ilgili açıklamalarda bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Düşman hedeflerine ulaşamadı. Rusya’ya batı silahlarıyla yapılan saldırılar operasyonumuzun sonucunu değiştirmeyecek” dedi. Öte yandan Ukrayna basınında geçen Rusya’nın kıtalararası balistik füze kullandığına ilişkin çıkan haberlere yönelik Putin, füzelerin kıtalararası olmadığını ifade ederek yeni orta menzilli balistik füze denemesi yaptıklarını söyledi.

Ukrayna, ABD’nin tedarik ettiği uzun menzilli ATACMS füzeleri ve İngiliz uzun menzilli Storm Shadow füzelerini Rus topraklarına ateşledi. Buna karşılık olarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz günlerde ülkesinin balistik füze saldırılarına uğraması halinde nükleer silahla yanıt verilmesine olanak tanıyan doktrini onayladı. Bugün ise Ukrayna basını, Rusya’nın Dnipro şehrini vurmak ı̇çı̇n RS-26 Rubezh kıtalararası balistik füzesı̇ kullandığını yazdı.

PUTİN: DÜŞMAN HEDEFLERİNE ULAŞAMADI

Yaşanan gelişmeler üzerine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, devlet televizyonuna açıklamalarda bulundu.

Ukrayna’nın saldırılarında başarısız olduğunu söyleyen Putin “Düşman hedeflerine ulaşamadı. Rusya’ya batı silahlarıyla yapılan saldırılar operasyonumuzun sonucunu değiştirmeyecek” ifadelerini kullandı.

Ukrayna üzerine fırlatılan füzelerin kıtalararası balistik füze olmadığını belirten Rus lider, yeni orta menzilli balistik füze denemesi yaptıklarını söyledi.

Putin, Ukrayna’ya karşı hipersonik füze kullanmaya karar verirlerse bölgedeki sivillerin önceden uyarılacağını ifade etti.

Kendilerine yönelik saldırılar hakkında konuşan Vladimir Putin, “Bize ateş açanların askeri hedeflerini vurmak en doğal hakkımız” dedi.

Bölgedeki gerilimi tırmandırmaya çalışanlara aynı şekilde yanıt verileceğini sözlerine ekledi.

NE OLMUŞTU?

Rusya, bu sabah Ukrayna’nın Dnipro kentine hava saldırısı düzenledi. Ukrayna basınında yer alan haberlerde saldırıda ilk kez RS-26 Rubezh kıtalararası balistik füzesinin kullanldığı yazılmıştı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/putin-gerilimin-tirmanmasi-durumunda-karsilik-verecegiz/feed/ 0
Rusya, olası durumda hedef alacağı NATO üssünü açıkladı https://www.haber60.com.tr/rusya-olasi-durumda-hedef-alacagi-nato-ussunu-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/rusya-olasi-durumda-hedef-alacagi-nato-ussunu-acikladi/#respond Thu, 21 Nov 2024 12:22:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/rusya-olasi-durumda-hedef-alacagi-nato-ussunu-acikladi/ Yaklaşık 3 yıldır devam eden Rusya- Ukrayna savaşı, Ukrayna’nın Rusya’ya ABD ve İngiltere füzeleriyle saldırmasının ardından yeni bir boyut kazandı.

Rusya saldırılara kıtalararası balistik füze ateşleyerek yanıt verirken; bölgedeki gerginlik her geçen dakika artıyor. Gerginlikle birlikte karşılık açıklamalar da birbirini izliyor.

RUSYA’NIN HEDEFLERİ ARASINDA POLONYA’DAKİ ÜS VAR

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova, düzenlediği basın toplantısında, NATO ve ABD’nin yaklaşık 10 yıldır Rusya’nın güvenlik endişelerini hiçe sayarak yürüttüğü inşaat projelerine dikkat çekti.

Bu süreçte Rusya’nın karşı önlemler geliştirdiğini belirten Zakharova, “Bu tür Batı askeri tesislerinin yarattığı tehditler göz önünde bulundurulduğunda, Polonya’daki füze savunma üssü, gerekirse modern silahlarla etkisiz hale getirilebilecek öncelikli hedefler arasına dahil edilmiştir” dedi.

Zakharova, üssün kurulmasını “NATO’nun askeri altyapısını Rusya sınırlarına daha da yakınlaştırmaya yönelik kışkırtıcı ve istikrar bozucu bir adım” olarak nitelendirdi. Zakharova, bu hamlenin stratejik istikrarı baltaladığını ve nükleer riskleri artırdığını vurguladı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/rusya-olasi-durumda-hedef-alacagi-nato-ussunu-acikladi/feed/ 0
Mark Rutte NATO Genel Sekreteri Oldu https://www.haber60.com.tr/mark-rutte-nato-genel-sekreteri-oldu/ https://www.haber60.com.tr/mark-rutte-nato-genel-sekreteri-oldu/#respond Tue, 01 Oct 2024 10:37:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/mark-rutte-nato-genel-sekreteri-oldu/ Mark Rutte, NATO Genel Sekreterliğini Jens Stoltenberg’den resmen devraldı.

Brüksel’deki NATO karargahında Genel Sekreterliğin Stoltenberg’den Rutte’ye devri için resmi tören düzenlendi.

Törende konuşan Rutte, görevi kendisine emanet eden tüm müttefiklere teşekkür etti.

Stoltenberg’e hitap eden Rutte, “Örnek bir Genel Sekreter oldunuz. Bugün NATO daha büyük, daha güçlü ve birleşik. Bu büyük ölçüde liderliğiniz sayesinde. Bir yandan halefiniz için çıtayı yükseltmiş oldunuz ancak diğer yandan sağlam bir İttifak devralmamı sağladınız.” diye konuştu.

“NATO’yu geleceğin zorluklarına hazırlamaya kararlıyım.” diyen Rutte, önceliklerinin NATO’yu güçlü tutmak, kolektif savunmanın tüm tehditlere karşı etkili ve güvenilir kalmasını sağlamak, daha fazla savunma harcaması ve yatırımı yapmak, Ukrayna’ya desteği artırmak ve onu NATO’ya daha da yakınlaştırarak üye olması için çalışmak, Avrupa Birliği (AB) başta olmak üzere Asya-Pasifik gibi bölgelerde de aynı değerleri paylaşan ortaklarla işbirliğini geliştirmek olduğunu bildirdi.

Ukrayna’nın NATO üyesi olması gerektiğini vurgulayan Rutte, “Güçlü ve bağımsız bir Ukrayna olmadan Avrupa’da kalıcı bir güvenlik olamaz.” ifadesini kullandı.

Rutte, AB’yi NATO’nun “Benzersiz ve temel ortağı” olarak niteledi ve işbirliğinin geliştirilerek sürdürülmesi gerektiğinin altını çizdi.

Koltuğunu devretti

Stoltenberg de Rutte’nin Hollanda’da 4 koalisyon hükümetine liderlik ettiğini anımsatarak, “Uzlaşma sağlamayı bildiğinizi gösterdiniz. Bu NATO’da çok değer verilecek bir şey. Ancak aynı zamanda temel değerlerimizden ve ilkelerimizden taviz vermediğinizi de gösterdiniz.” diye konuştu.

Daha sonra Stoltenberg, koltuğunu Rutte’ye devretti.

Stoltenberg personelle vedalaşmasının ardından uzun süre alkışlanarak karargahtan ayrıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/mark-rutte-nato-genel-sekreteri-oldu/feed/ 0
Zaporijya’da Rusya’nın Otel Saldırısında İki Kişi Hayatını Kaybetti https://www.haber60.com.tr/zaporijyada-rusyanin-otel-saldirisinda-iki-kisi-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/zaporijyada-rusyanin-otel-saldirisinda-iki-kisi-hayatini-kaybetti/#respond Tue, 03 Sep 2024 18:36:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/zaporijyada-rusyanin-otel-saldirisinda-iki-kisi-hayatini-kaybetti/

RUSYA, Ukrayna’nın güneyindeki Zaporijya kentinde bir oteli hedef aldı. Saldırıda biri çocuk 2 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi de yaralandı.

Ukrayna Acil Durumlar Servisi’nden saldırıya ilişkin yapılan açıklamada, “Kurtarma ekipleri Zaporijya’daki füze saldırısının sonuçlarını ortadan kaldırdı. 2 Eylül’de saat 23.03’te Rus birlikleri Zaporijya’da bir yerleşim bölgesini vurdu. Bir otelin vurulması sonucunda 38 yaşındaki bir kadın ve 8 yaşındaki oğlu hayatını kaybetti. Kadının 12 yaşındaki kızı enkazdan kurtarıldı ve hastaneye kaldırıldı. 43 yaşındaki bir adam da yaralandı. Kurtarma ekipleri, polis, sağlık görevlileri ve gönüllüler olay yerinde çalıştı. Kurtarma çalışmaları tamamlanmıştır” denildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/zaporijyada-rusyanin-otel-saldirisinda-iki-kisi-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Poltava’ya Balistik Füze Saldırısı: 41 Ölü, 180 Yaralı https://www.haber60.com.tr/poltavaya-balistik-fuze-saldirisi-41-olu-180-yarali/ https://www.haber60.com.tr/poltavaya-balistik-fuze-saldirisi-41-olu-180-yarali/#respond Tue, 03 Sep 2024 18:36:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/poltavaya-balistik-fuze-saldirisi-41-olu-180-yarali/ (ANKARA) – Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’nın balistik füzelerle Ukrayna’nın doğusundaki Poltava kentine yönelik saldırısında en az 41 kişinin hayatını kaybettiğini ve 180 kişinin yaralandığını bildirdi. İki adet balistik füzenin “bir eğitim kurumunun ve yakınındaki bir hastanenin” bulunduğu bölgeye isabet ettiğini belirten Zelenskiy, füze saldırılarından sonra oluşan enkazdan kurtarılan kişiler olduğunu kaydetti.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, X hesabından yaptığı açıklamada saldırıya ilişkin bilgi verdi. Rusya’nın Poltava kentine yönelik iki adet balistik füzeyle saldırdığını bildiren Zelenskiy, saldırıda en az 41 kişinin hayatını kaybettiğini, 180 kişinin yaralandığını açıkladı. Zelenskiy, iki adet balistik füzenin “bir eğitim kurumunun ve yakınındaki bir hastanenin” bulunduğu bölgeye isabet ettiğini aktararak, saldırılar sonucu oluşan enkazdan kurtarılan kişiler olduğunu kaydetti.

Ukrayna Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da Poltava şehrinin Rusya’nın “barbarca bir saldırısı” sonrasında “korkunç bir gün” geçirdiği belirtildi. Açıklamada şehrin iki balistik füze ile vurulduğu, “hava saldırısı sirenleri ile füzelerin zeminle buluşması arasında çok az zaman geçtiği” bu nedenle sığınaklara kaçmaya çalışan bazı sivillerin bu sırada yaralandığı aktarıldı. Açıklamada ayrıca, kurtarma ekiplerinin 25 kişiyi kurtardığı, kurtarılanlardan 11’nin füzelerin neden olduğu enkazdan çıkarıldığı kaydedildi.

Öte yandan, Poltava’da üç gün süreyle ulusal yas ilan edildi.

Rusya sınırından yaklaşık 140 kilometre uzaklıktaki Poltava, düzenli olarak füze saldırılarına maruz kalsa da ülkenin doğu sınırlarına daha yakın bölgeler kadar yoğun bombardımanlara uğramamıştı. Yaz başında Rusya, Poltava bölgesindeki bir havaalanını Ukrayna savaş uçaklarını yok etme amacıyla hedef aldığını belirtmişti. Ancak bugün yapılan saldırı şehir merkezine yönelik olmasıyla diğer saldırılardan ayrılıyor.

Rusya’dan henüz Poltava saldırısına ilişkin bir açıklama gelmedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/poltavaya-balistik-fuze-saldirisi-41-olu-180-yarali/feed/ 0
Ukrayna’daki Eğitim Merkezine Füze Saldırısı: Ölü Sayısı 50’ye Yaklaşıyor https://www.haber60.com.tr/ukraynadaki-egitim-merkezine-fuze-saldirisi-olu-sayisi-50ye-yaklasiyor/ https://www.haber60.com.tr/ukraynadaki-egitim-merkezine-fuze-saldirisi-olu-sayisi-50ye-yaklasiyor/#respond Tue, 03 Sep 2024 18:36:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/ukraynadaki-egitim-merkezine-fuze-saldirisi-olu-sayisi-50ye-yaklasiyor/ Ukrayna’da bir eğitim merkezini hedef alan füze saldırısında ölenlerin sayısı 50’ye yaklaştı. 200’ün üzerinde yaralı olduğu kaydediliyor.

Volodimir Zelenskiy iki füzenin Poltava kentindeki bir eğitim merkezi ile hastaneyi vurduğunu duyurdu.

Zelenskiy’nin eşi Olena Zelenska yaptığı son paylaşımda ölü sayısının 47’ye yükseldiğini duyurdu.

BBC’nin savunma muhabiri Chris Partridge, saldırıda kullanılan füzelerin 500 km menzili olan Iskender-M olduğunun düşünüldüğünü kaydetti.

Bu füze tahrip gücü çok yüksek 700 kg’a kadar savaş başlığı taşıyabiliyor. Aynı zamanda 10 ile 30 metre arasında bir sapma payı ile hedefi vurabiliyor.

İskender gibi balistik füzeleri, hızları ve yörüngeleri nedeniyle hava savunma sistemleri ile durdurmak çok güç.

BBC İzleme Servisi’nin Ruysa editörü Vitali Şevçenko, hedef alınan binalardan birinde askeri eğitim verildiğine dair haberler tespit ettiklerini duyurdu.

Telegram’da yer alan Rusya kaynaklı haberlerde, elektronik haberleşme uzmanlarının eğitim gördüğü bir merkez olduğuna ilişkin iddialar da yer aldı.

Saldırı ile ilgili açıklama yapan Ukrayna lideri Zelenskiy, zarar gören binalardan birinin İletişim Enstitüsü olduğunu söyledi.

Haber gelişiyor…

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukraynadaki-egitim-merkezine-fuze-saldirisi-olu-sayisi-50ye-yaklasiyor/feed/ 0
Ukrayna’da bankta oturduğu sırada şarapnel parçasının isabet ettiği 14 yaşındaki kız çocuğunun kafası koptu https://www.haber60.com.tr/ukraynada-bankta-oturdugu-sirada-sarapnel-parcasinin-isabet-ettigi-14-yasindaki-kiz-cocugunun-kafasi-koptu/ https://www.haber60.com.tr/ukraynada-bankta-oturdugu-sirada-sarapnel-parcasinin-isabet-ettigi-14-yasindaki-kiz-cocugunun-kafasi-koptu/#respond Mon, 02 Sep 2024 17:54:57 +0000 https://www.haber60.com.tr/ukraynada-bankta-oturdugu-sirada-sarapnel-parcasinin-isabet-ettigi-14-yasindaki-kiz-cocugunun-kafasi-koptu/ Ukrayna‘nın Harkov şehrinde yaşanan trajik bir olay, savaşın sivillere olan korkunç etkisini gözler önüne serdi. 14 yaşındaki bir kız çocuğu, bir park bankında otururken Rus füzesi saldırısında hayatını kaybetti.

Olayın ardından kızın annesi, derin bir acı içinde yaşadıklarını anlattı. Aile zaten büyük bir trajedi yaşıyordu; kızın babası daha önce Donetsk bölgesinde kaybolmuş ve muhtemelen hayatını kaybetmişti.

Görgü tanıkları tarafından kaydedilen görüntülerde, annenin kızının cansız bedeninin yanında yıkıldığı görülüyor. Kadın, “O sadece 14 yaşındaydı… önünde koskoca bir hayat vardı,” diyerek acısını dile getirdi.

Saldırı sonrası çekilen fotoğraflar, olayın vahşetini gözler önüne serdi. Genç kızın vücudu parçalanmış, etrafta kan birikintileri oluşmuştu. Polis ve sağlık görevlileri olay yerine gelerek cesedi örtüp bir morg? taşıdı.

Bu olay, Rusya‘nın Ukrayna’daki sivillere yönelik saldırılarının son örneği oldu. Binlerce çocuk okula başlamaya hazırlanırken, Rusya büyük şehirleri bombalamaya devam ediyor.

Aynı gün, Ukrayna’nın başkenti Kiev de saldırı altındaydı. Sabahın erken saatlerinde füzeler ve kamikaze droneları şehri vurdu. Kiev’in hava savunma sistemleri, mümkün olduğunca çok sayıda füzeyi düşürmeye çalıştı.

Saldırının ardından çekilen görüntülerde, konut binaları arasından yükselen büyük alev topları ve aydınlanan gece gökyüzü görülüyordu.

Bu olaylar, Ukrayna’daki savaşın sivillere olan korkunç etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Masum insanların hayatları bir anda sona ererken, geride kalanlar derin acılarla baş başa kalıyor.

Ukrayna'da bankta oturduğu sırada şarapnel parçasının isabet ettiği 14 yaşındaki kız çocuğunun kafası koptu

Ukrayna'da bankta oturduğu sırada şarapnel parçasının isabet ettiği 14 yaşındaki kız çocuğunun kafası koptu

Ukrayna'da bankta oturduğu sırada şarapnel parçasının isabet ettiği 14 yaşındaki kız çocuğunun kafası koptu

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukraynada-bankta-oturdugu-sirada-sarapnel-parcasinin-isabet-ettigi-14-yasindaki-kiz-cocugunun-kafasi-koptu/feed/ 0
Rusya’dan Harkiv’e füze saldırısı: 47 yaralı https://www.haber60.com.tr/rusyadan-harkive-fuze-saldirisi-47-yarali/ https://www.haber60.com.tr/rusyadan-harkive-fuze-saldirisi-47-yarali/#respond Mon, 02 Sep 2024 12:06:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/rusyadan-harkive-fuze-saldirisi-47-yarali/ Rusya, dün akşam saatlerinde Harkiv’e füze saldırısı başlattı. Ukrayna Acil Durumlar Servisi, saldırı sonucu büyük çaplı yıkım olduğunu ve çok sayıda da yangın çıktığını belirtti.

Saldırıda sivil altyapı tesisleri, konutlar, bir postane, mağazalar, bir spor kompleksi, bir alışveriş merkezi ve arabalar isabet aldı.

Ukrayna acil servisi, saldırı sonucu 7’si çocuk 47 kişinin yaralandığını, enkazdan da 3 kişinin kurtarıldığını belirtti. Bölgede arama kurtarma çalışmaları sürüyor.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/rusyadan-harkive-fuze-saldirisi-47-yarali/feed/ 0
BM’den nükleer felaket uyarısı: Durum ciddi https://www.haber60.com.tr/bmden-nukleer-felaket-uyarisi-durum-ciddi/ https://www.haber60.com.tr/bmden-nukleer-felaket-uyarisi-durum-ciddi/#respond Wed, 28 Aug 2024 10:00:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/bmden-nukleer-felaket-uyarisi-durum-ciddi/ Ukrayna- Rusya arasındaki savaş yeniden şiddetlendi. Rusya, Ukrayna’nın Kursk bölgesinde başlattığı işgal girişimi sonrası önceki gün Ukrayna’ya büyük bir saldırı düzenlemesinin ardından dün de 10 çeşitli füze ve 81 “Şahed” tipi insansız hava aracıyla (İHA) ile Ukrayna topraklarını vurdu. Ukrayna ise, Kursk bölgesinde dün itibarıyla bin 294 kilometrekarelik alanı ve 100 yerleşim birimini kontrol altına aldıklarını duyurdu. Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ülkesinin nükleer silahın kullanımına dair doktrinin belirlendiğini belirterek, “Amerikan yetkilileri de bunu biliyor. Bu, ateşle oynamaya benziyor. Onlar (Amerikalılar) da küçük çocuklar gibi mumlarla oynuyor” dedi. Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi ise Kursk bölgesinde “nükleer facia” yaşanma riskinin olduğunu ve durumun ciddi olduğunu belirtti.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bmden-nukleer-felaket-uyarisi-durum-ciddi/feed/ 0
Ukrayna’da Reuters Haber Ajansı Çalışanı Füze Saldırısında Hayatını Kaybetti https://www.haber60.com.tr/ukraynada-reuters-haber-ajansi-calisani-fuze-saldirisinda-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/ukraynada-reuters-haber-ajansi-calisani-fuze-saldirisinda-hayatini-kaybetti/#respond Mon, 26 Aug 2024 11:00:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/ukraynada-reuters-haber-ajansi-calisani-fuze-saldirisinda-hayatini-kaybetti/ Ukrayna’da bir otele düzenlenen füze saldırısında Reuters haber ajansı çalışanı Ryan Evans’ın hayatını kaybettiği belirtildi.

Ukrayna’daki saldırıda bir medya çalışanı daha hayatını kaybetti. İngiltere merkezli Reuters haber ajansı, Ukrayna’daki savaşı takip eden ekipte güvenlik danışmanı olarak görev yapan Ryan Evans’ın Cumartesi günü Kramatorsk kentinde kaldığı otele düzenlenen füze saldırısı sonucu hayatını kaybettiğini duyurdu. Saldırıda 6 kişilik ekipten 2 gazetecinin yaralandığı, hastaneye kaldırılan gazetecilerden birinin durumunun ağır olduğu kaydedildi. Açıklamada, “Ryan’ın ailesine ve sevdiklerine en derin taziyelerimizi gönderiyoruz. Ryan çok sayıda gazetecimizin dünya çapındaki olayları haber yapmasına yardımcı oldu. Onu çok özleyeceğiz” ifadesi kullanıldı.

Ukrayna Polisi tarafından yapılan açıklamada, Evans’ın cansız bedeninin dün yerel saatle 18.35 sıralarında saldırıdan yaklaşık 19 saat sonra enkaz altından çıkarıldığı belirtildi. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy Evans’ın ailesine ve arkadaşlarına baş sağlığı dileyerek, bunun her gün devam eden “Rus terörü” olduğunu söyledi.

Rusya’dan konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Eski asker olan İngiltere vatandaşı 38 yaşındaki Ryan Evans, 2022’den bu yana Reuters için güvenlik danışmanı olarak çalışıyordu. – KİEV

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukraynada-reuters-haber-ajansi-calisani-fuze-saldirisinda-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Ukrayna, Belarus’un Ukrayna sınırına askeri teçhizat konuşlandırdığını açıkladı https://www.haber60.com.tr/ukrayna-belarusun-ukrayna-sinirina-askeri-techizat-konuslandirdigini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-belarusun-ukrayna-sinirina-askeri-techizat-konuslandirdigini-acikladi/#respond Mon, 26 Aug 2024 11:00:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/ukrayna-belarusun-ukrayna-sinirina-askeri-techizat-konuslandirdigini-acikladi/

UkraynaDışişleri Bakanlığı, Belarus’un, Gomel bölgesindeki Ukrayna sınırına çok sayıda roketatar sistemi, hava savunma sistemleri, zırhlı araçlar ve personel konuşlandırdığını duyurdu. Bakanlık, “Belaruslu yetkilileri Moskova’nın baskısı altında ülkeleri için trajik hatalar yapmamaları konusunda uyarıyoruz” dedi.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Ukrayna istihbarat kurumlarının verilerine göre, Belarus Cumhuriyeti silahlı kuvvetleri tatbikat adı altında Ukrayna’nın kuzey sınırına yakın Gomel bölgesinde Özel Harekat Kuvvetleri de dahil olmak üzere önemli sayıda personel, silah ve tank, top, çok namlulu roketatar sistemleri (MLRS), hava savunma sistemleri ve mühendislik ekipmanları da dahil olmak üzere askeri teçhizat yoğunlaştırıyor. Eski Wagner PMC’nin paralı askerlerinin varlığı da kaydedildi. Sınır bölgesinde ve nükleer enerji tesisi olan Çernobil Nükleer Santraline yakın bir yerde tatbikat yapılması, Ukrayna’nın ulusal güvenliğine ve genel olarak küresel güvenliğe tehdit oluşturmaktadır. Belaruslu yetkilileri Moskova’nın baskısı altında ülkeleri için trajik hatalar yapmamaları konusunda uyarıyor ve silahlı kuvvetlerini dostane olmayan eylemlere son vermeye, kuvvetlerini Ukrayna’nın devlet sınırından Belarus sistemlerinin atış menzilinden daha uzak bir mesafeye çekmeye çağırıyoruz” denildi.

“İHLAL OLURSA TÜM TEDBİRLERİ ALIRIZ”

Bakanlık, Ukrayna’nın Belarus halkına dostane olmayan eylemlerde bulunmadığını ve bulunmayacağının altını çizerek, “Ukrayna’nın Belarus halkına karşı hiçbir zaman dostane olmayan eylemlerde bulunmadığını ve bulunmayacağını vurguluyoruz. Ukrayna’nın devlet sınırının Belarus tarafından ihlal edilmesi durumunda, devletimizin BM Şartı ile güvence altına alınan meşru müdafaa hakkını kullanmak için gerekli tüm tedbirleri alacağı konusunda uyarıyoruz. Sonuç olarak, Belarus’taki tüm askeri birlikler, askeri tesisler ve ikmal yolları Ukrayna Silahlı Kuvvetleri için meşru hedefler haline gelecektir” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-belarusun-ukrayna-sinirina-askeri-techizat-konuslandirdigini-acikladi/feed/ 0
Rusya, Ukrayna unsurlarını hedef aldı https://www.haber60.com.tr/rusya-ukrayna-unsurlarini-hedef-aldi/ https://www.haber60.com.tr/rusya-ukrayna-unsurlarini-hedef-aldi/#respond Mon, 26 Aug 2024 11:00:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/rusya-ukrayna-unsurlarini-hedef-aldi/

Rusya Savunma Bakanlığı, Mi-28 tipi helikopterlerle gece saatlerinde Kursk bölgesinde Ukrayna unsurlarının hedef alındığını duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Gökyüzünden vazgeçilmez destek. Mi-28 mürettebatı Kursk sınır bölgesinde düşmanı vurdu. Saldırı, düşmanın keşif hedeflerine karşı güdümlü tanksavar füzeleri ile gerçekleştirildi. Hava silahlarının kullanılmasının ardından mürettebat güvenli bir şekilde kalkış bölgesine geri döndü. İstihbarat raporlarına göre, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri (AFU) personeli, zırhlı ve araç ekipmanı imha edildi” denildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/rusya-ukrayna-unsurlarini-hedef-aldi/feed/ 0
Rusya ve Ukrayna Arasında Esir Takası Gerçekleşti https://www.haber60.com.tr/rusya-ve-ukrayna-arasinda-esir-takasi-gerceklesti/ https://www.haber60.com.tr/rusya-ve-ukrayna-arasinda-esir-takasi-gerceklesti/#respond Sat, 24 Aug 2024 19:45:52 +0000 https://www.haber60.com.tr/rusya-ve-ukrayna-arasinda-esir-takasi-gerceklesti/ Rusya Savunma Bakanlığı, Kursk bölgesinde esir düşen 115 Rus askeri ile 115 Ukrayna askerinin takas edildiğini bildirdi.

Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonucu Kursk bölgesinde esir düşen 115 Rus askerinin Ukrayna’nın kontrolündeki bölgelerden iade edildiği duyuruldu. Karşılığında 115 Ukrayna askerinin bırakıldığı belirtildi. Açıklamada, “Şu anda Rus askerleri Belarus topraklarında bulunuyor, askerlere gerekli psikolojik ve tıbbi yardımın yanı sıra aileleriyle iletişim kurma imkanı da sağlanıyor. Serbest bırakılan tüm askerler, Rusya’ya getirilecek” ifadeleri kullanıldı.

Zelenskiy’den BAE’ye teşekkür

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ise esir takasına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bugün Ulusal Muhafızların, Silahlı Kuvvetlerin, Donanmanın ve Devlet Sınır Muhafız Teşkilatının savaşçıları olan 115 askerimiz daha evine döndü. Hepsini geri getirmek için her türlü çabayı gösteriyoruz. BAE’ye teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

Ukrayna, Kursk’ta 92 yerleş yerini ele geçirmişti

Ukrayna ordusunun 6 Ağustos’ta sınırı geçerek Rusya’nın Kursk bölgesine başlattığı sürpriz saldırıların ardından şiddetli çatışmalar çıkmıştı. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Ukrayna güçlerinin Kursk bölgesindeki bin 250 kilometrekareden fazla alanı ele geçirdiğini, toplam 92 yerleşim yerinde kontrol sağladığını açıklamıştı. – MOSKOVA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/rusya-ve-ukrayna-arasinda-esir-takasi-gerceklesti/feed/ 0
Ukrayna ve Rusya Arasında 230 Savaş Esiri Takası Gerçekleşti https://www.haber60.com.tr/ukrayna-ve-rusya-arasinda-230-savas-esiri-takasi-gerceklesti/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-ve-rusya-arasinda-230-savas-esiri-takasi-gerceklesti/#respond Sat, 24 Aug 2024 19:45:49 +0000 https://www.haber60.com.tr/ukrayna-ve-rusya-arasinda-230-savas-esiri-takasi-gerceklesti/ (ANKARA) – Ukrayna ve Rusya arasında 230 savaş esiri takas edildi. Ukrayna’nın Bağımsızlık Günü’nde gerçekleşen esir takasına Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arabuluculuk etti. Takas, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Bağımsızlık Günü için yaptığı konuşmada Rusya’ya yönelik misilleme mesajları vermesinden birkaç saat sonra gerçekleşti.

Rusya ve Ukraynalı yetkililer, BAE arabuluculuğunda yapılan bir takas anlaşması çerçevesinde her iki taraftan 115’er kişi olmak üzere 230 esirin takas edildiğini duyurdu.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, esir takasını “Bugün 115 savunucumuz evlerine döndü, bunlar Ulusal Muhafız, Silahlı Kuvvetler, Deniz Kuvvetleri ve Devlet Sınır Koruma Servisi’nden askerler” sözleri ile duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı da takası doğruladı ve iade edilen Rus askerlerinin Ukrayna’nın Kursk bölgesine yönelik saldırılarında esir alındığını olduğunu aktardı. Her iki taraf da takas anlaşmasında arabuluculuk yapan BAE’ye teşekkür etti.

Ukrayna Bağımsızlık Günü’nde konuşan Zelenskiy’den Rusya’ya misilleme mesajı

Ukrayna’nın 33’üncü Bağımsızlık Günü için yayımladığı videoda Zelenskiy, Ukrayna’nın 6 Ağustos’ta Rusya’nın sınır bölgelerine (Kursk) yönelik başlattığı askeri operasyonu hatırlatarak daha fazla “misilleme” yapılacağını bildirdi.

Ukrayna Devlet Başkanı, “Bugün Ukrayna’nın 33. Bağımsızlık Günü’nü kutluyoruz ve düşmanın topraklarımıza getirdiği her şey (savaş) şimdi onların evine döndü” dedi.

Zelenskiy ayrıca Rusya ile bağlantılı olduğu şüphesi taşıyan dini grupların yasaklanmasını öngören bir yasayı imzaladı.

ABD Ukrayna’ya 125 milyon dolarlık mühimmat gönderdi

Bağımsızlık gününden bir gün önce Zelenskiy ile konuşan ABD Başkanı Joe Biden Ukrayna’ya yeni bir askeri yardım paketi açıkladı. Beyaz Saray, Biden ve Zelenskiy arasında gerçekleşen telefon görüşmesine dair açıklamasında, Biden’ın Ukrayna’nın Rusya ile savaşında Washington’ın desteğinin “sarsılmaz” olduğunu söylediğini belirtti.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Biden’ın açıkladığı yardım paketinin 125 milyon dolar tutarında olduğunu ve hava savunma füzeleri, drone karşıtı ekipman, zırh delici füzeler gibi askeri mühimmat içerdiğini duyurdu.

Çatışmalar devam ediyor: Ukrayna Donetsk’te 5 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu

Ukrayna ve Rusya arasında karşılıklı saldırılar devam ediyor. Rusya, Ukrayna sınırındaki Voronej bölgesinin bir kısmında gece gerçekleşen drone saldırısının ardından acil durum ilan ederken Ukrayna, bugün Voronej’de bir mühimmat deposuna saldırı düzenlediğini açıkladı.

Ukraynalı yetkililer, bugün Rusya’nın Donetsk bölgesindeki Kostyantynivka şehrine yönelik bir saldırı gerçekleştiğini, saldırı sonucunda 5 kişinin hayatını kaybettiğini, 5 kişinin yaralandığını bildirdi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-ve-rusya-arasinda-230-savas-esiri-takasi-gerceklesti/feed/ 0
İmamoğlu’ndan İsrail’e Tepki: “Savaşa da Teröre de Terörist Eylemi Kendi Eliyle Üreten Ülkenin Tavrına da ‘Hayır’ Diyor, Kınıyoruz” https://www.haber60.com.tr/imamoglundan-israile-tepki-savasa-da-terore-de-terorist-eylemi-kendi-eliyle-ureten-ulkenin-tavrina-da-hayir-diyor-kiniyoruz/ https://www.haber60.com.tr/imamoglundan-israile-tepki-savasa-da-terore-de-terorist-eylemi-kendi-eliyle-ureten-ulkenin-tavrina-da-hayir-diyor-kiniyoruz/#respond Fri, 02 Aug 2024 23:15:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43287 Haber: Hakan KAYA

(İSTANBUL) İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla hibe edilen 10 İETT otobüsü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskyi’nin katıldığı törenle Ukrayna’nın Odessa kentine uğurlandı. Törende konuşan İmamoğlu, Filistin ve Ukrayna’da yaşanan acılara dikkat çekti, “Biz, ‘savaşa hayır’ derken, sadece ‘savaşa hayır’ değil, ‘teröre de hayır’ diyoruz. Terörist eylemlere de hayır diyoruz. Ama terörist eylemi kendi eliyle üreten ve bir suikasta dönüştüren bir süreci yöneten ülkenin bu tavrına da ‘hayır’ diyor ve kınıyoruz. Bir ülke, bir devlet, terörist eylemle suikast düzenliyorsa, bu o devletin ve o milletin yaşamı boyunca alnından silemeyeceği bir kara lekedir” ifadelerini kullandı.

Odessa Belediye Başkanı Gennadiy Trukhanov’un, ülkede yaşanan savaş nedeniyle toplum ulaşım için Ekrem İmamoğlu’ndan talep ettiği 10 İETT otobüsü, Ukrayna’ya gönderildi.

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Odessa Belediye Başkanı Gennadiy Trukhanov ile 16 Aralık 2023 tarihinde çevrimiçi bir görüşme gerçekleştirmişti. Trukhanov görüşmede, ülkede yaşanan savaş ve olağanüstü koşullar nedeniyle şehirde birçok hizmetin verilemez hale geldiğini, koşulların gün geçtikçe ağırlaştığını belirtmiş, toplu taşıma sisteminin işlemez hale geldiğini anlatmıştı. Trukhanov’un İmamoğlu’ndan İBB tarafından kullanılmayan ve işler durumda olan 10 adet ikinci el otobüsün Odessa Belediyesi’ne hibe edilmesi talebi üzerine, İBB tarafından, insani yardım kapsamında hibe edilmesi planlanan 10 adet otobüs hazırlandı.

İBB Meclisi “Olur” verdi

İBB Meclis kararıyla 11 Temmuz 2024 tarihinde hibe edilecek otobüsler için İETT görevlendirildi. Otobüslerin nakliye, gümrük işlemleri ve Odessa Belediyesi yetkililerine teslim edilmesi ile birlikte gerekli görülecek teknik eğitim ve yedek parça hazırlıkları tamamlandı.

Odessa’ya gönderilmek üzere tüm bakımları yapılan 10 İETT otobüsü, İmamoğlu ve Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskyi’nin katıldığı törenle Ukrayna’ya uğurlandı.

İETT İkitelli Garajı’nda gerçekleştirilen uğurlama töreninde, 28 Temmuz – 3 Ağustos 2024 tarihleri arasında İBB ev sahipliğinde İstanbul’a ziyaret gerçekleştiren, yaşları 10 ile 16 arasında değişen 45 Ukraynalı çocuk da yer aldı.

“Atatürk’ün izinden gideceğiz”

İmamoğlu, başında “İstanbul Senin Yanında” yazılı şapkayla yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

“Bugün en güzel fotoğraf, elbette eşlik eden sevgili çocuklar. Dünyanın bütün çocukları, kardeştir ve bugünlerde hepimizin bilmesi ve sahip çıkması gereken gerçek budur. Bu gerçeği unutanlar, çocukların kardeşliğini yok etmeye çalışanlar olabilir. Ama biz, ülkemizde muazzam bir mirasa sahibiz. ‘Yurtta barış, dünyada barış’ diyen Atatürk’ün izinden gideceğiz. ve savaşlar son bulsun, dünyanın bütün çocukları barışa kavuşsun diye, elimizden ne geliyorsa sonuna kadar yapacağız. Yılmadan usanmadan, Ukraynalı ve Filistinli çocukların en kısa sürede barışa ve huzura kavuşmalarını talep edeceğiz. Bugün, gönlümüzün ve şehrimizin kapılarını 45 Ukraynalı çocuğumuza açıyoruz. Onları İstanbullu kardeşleriyle buluşturacak, en güzel şekilde İstanbulluların vicdanıyla birlikte ağırlayacağız, misafir edeceğiz.

“Birbirimizi yok ederek değil…”

İstanbul ve Odessa, 1997’den bu yana kardeş şehirlerdir. Biz, bu ilişkiyi, hiçbir zaman protokolden ibaret bir durum gibi görmedik. Her zaman gerçek bir kardeşlik duygusuyla yaşamak ve yaşatmak kararlılığında olduk. Bu anlayış içerisinde, savaş koşullarıyla mücadele eden kardeş şehir Odessa’ya, bugün 10 adet İETT otobüsü hibe ediyoruz. Dilerim, bu otobüsler, Odessa’daki zorlu ulaşım şartlarını biraz olsun iyileştirecek ve oradaki savaşın zorluğu altında zulüm gören insanlar, bir nebze olsun çağdaş bir hizmetle buluşacaklardır. Bundan sonra da bu desteklerimiz devam edecek. Daha önce de Odessa Belediye Başkanı’nın talebi üzerine, 41 adet jeneratör ve insani yardım malzemelerimizi içeren 5 adet TIR’ı yollamıştık. Yine aynı şekilde Polonya’ya ilk dönemde giden, Ukrayna’dan göç etmek zorunda olan Ukraynalı insanlara, komşulara, buradan Polonya’ya, Varşova’ya TIR’larımızı yollayarak, insani yardımda bulunmayı kendimize sorumluluk edindik. İhtiyaç olduğu her ortamda, saygıdeğer Başkonsolos ve ekibiyle her zaman istişare halinde oluyor ve savaş altındaki insanlara -ki başta çocuklara- destek olma konusunda özenli bir gayret gösteriyoruz. Refahımızı ve mutluluğumuzu, birbirimizi yok ederek değil, birbirimizle paylaşarak, yardımlaşarak sağlamanın mümkün olduğunu bilmeliyiz.

“Yeryüzündeki tüm çocuklar sevgi diliyle anlaşırlar”

Farklı dilleri konuşsalar da yeryüzündeki tüm çocuklar, evrensel bir dille anlaşırlar ve kaynaşırlar. Çocukların o çok iyi bildiği dil, büyüklerin ise maalesef unuttuğu dil; işte o dilin adı aslında sevgidir, dostluktur. O dil, barışın ve kardeşliğin dilidir. Dünyaya hakim olması gereken işte bu dildir, bu anlayıştır. Yeryüzünün bir an önce barışa ve huzura kavuşmasını diliyorum. Filistin’de zulüm altında bulunan çocuklar, kadınlar… Benzer bir durum Ukrayna’da. Öyle canımızı yakıyor ve acıtıyor ki. Bu konuda hep birlikte, özellikle bu coğrafyanın -kuzeyimiz olsun, güneyimiz olsun- barıştaki teminatı olma konusunda kararlı bir millet, kararlı bir devlet olmak zorundayız. Bizler, Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘yurtta barış, dünyada barış’ ilkesinin bir sulhçuluk ilkesine dönüştüğü, sulhun, barışın teminatı olmak, aynı zamanda elbette ki güçlü bir devlet ve güçlü bir millet olmak anlamına gelir. Kalkınmacı, üreten, iyi eğitim alan, çağdaş unsurlarıyla bu çağın bütün unsurlarını yakalayan bir ülke olmak demektir. Bu duyguyla biz, çevremizde olan bütün huzursuzluklara gereken tepkiyi gösteren, gösterdiği tepkinin de karşılık bulduğu bir ortamı yakalayan bir toplum, bir millet ve bir devlet olmak zorundayız. Bu bölgenin buna ihtiyacı var. Onun için sulhçuluk dediğim bakış açısı ve anlayış, en çok ihtiyaç duyulan bu bölgede, ülkemizin asla vazgeçmeyeceği, asla uzaklaşmayacağı bir anlayıştır”

“Barışın, sevginin ve hoşgörünün şehri olmaya devam edeceğiz”

“Biz, ‘savaşa hayır’ derken, sadece ‘savaşa hayır’ değil, ‘teröre de hayır’ diyoruz. Terörist eylemlere de ‘hayır’ diyoruz. Ama terörist eylemi kendi eliyle üreten ve bir suikasta dönüştüren bir süreci yöneten ülkenin bu tavrına da ‘hayır’ diyor ve kınıyoruz. Yani bir ülke, bir devlet, terörist eylemle suikast düzenliyorsa, bu o devletin ve o milletin yaşamı boyunca alnından silemeyeceği bir kara lekedir. Bu bağlamda, çevremizde oluşan bu tür suikast girişimlerine, terör eylemlerine ve savaşa, kayıtsız şartsız ‘hayır’ deme kararlılığını gösteren bir anlayışı temsil ettiğimizi, buradan, bu güzel günde, sevgili çocukların huzurunda, böylesi bir anlayış için mücadele edeceğimizi, evrensel bir dille haykırarak dile getiriyoruz. Barışın ve sevginin, hoşgörü kentinin İstanbul olduğunu ve olmaya devam edeceğini de ilan ediyoruz. Bu şehrin aynı zamanda bölge şehirleri için de barışın, huzurun ve aynı zamanda hoşgörünün teminatı olmaya devam edeceğini belirtiyor, İstanbul halkı adına Odessa’ya gönderdiğimiz otobüslerin, Odessa halkına hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.”

Başkonsolos Nedilskyi’den teşekkür

Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskyi de konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Bugün, İstanbul ve Odessa şehirleri, bu şehirlerin sakinleri ve genel anlamda Ukrayna ve Türkiye halkları için özel bir gündür. Sayın Belediye Başkanı, İBB’nin kardeş şehir Odessa’ya yardım olarak verdiği 10 otobüsün teslim törenine sizinle birlikte katılmaktan büyük bir onur duyuyorum. Ukrayna’nın ve bilhassa Odessa’nın geçirdiği bu zor günlerde, İBB’nin, yaşananlara seyirci kalmaktansa, kardeş şehrine yardım eli uzatmayı seçtiği için ziyadesiyle minnettarız. İBB’nin kendileri için bir ‘mutluluk haftası’ düzenlediği küçük Odessalıların da bu otobüs teslim töreninde bulunması sembolik bir önem arz etmektedir. Ukraynalı çocukların da Odessa’ya döndükten sonra bu otobüs hizmetinden, diğer Odessa sakinleriyle aynı düzeyde yararlanacağından şüphem yoktur. Otobüs yardımı, İBB’nin Odessa’ya verdiği desteğin ikinci adımını oluşturmaktadır. Tüm Odessa sakinleri ve Ukrayna vatandaşları, kardeş şehir İstanbul’un bağışladığı ve günümüzde Odessa’nın büyük bir ihtiyaç duyduğu güçlü jeneratörler için minnettardır. Sayın Belediye Başkanı, Odessa sakinlerine ısı, ışık ve destek verdiğiniz için şahsınıza ve ekibinize teşekkürlerimi sunarım. Çok teşekkür ederim Sayın Ekrem Bey, çok teşekkür ederim Türkiye.”

Otobüsler yola çıktı

Konuşmaların ardından İmamoğlu, Başkonsolos Nedilskyi ve Ukraynalı çocuklarla birlikte, Odessa’ya yolcu edilecek 10 İETT otobüsünün önünde anı fotoğrafı çektirdi. Uğurlama töreninde İmamoğlu’na; CHP Hatay milletvekilleri Nermin Yıldırım Kara, Mehmet Güzelmansur, Servet Mullaoğlu, CHP Hatay İl Başkanı Hakan Tiryaki, Arsuz Belediye Başkanı Sami Üstün, Dörtyol Belediye Başkanı Bahadır Amaç, Defne Belediye Başkanı Halil İbrahim Özgün, Erzin Belediye Başkanı Ökkeş Elmasoğlu ve Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi eşlik etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/imamoglundan-israile-tepki-savasa-da-terore-de-terorist-eylemi-kendi-eliyle-ureten-ulkenin-tavrina-da-hayir-diyor-kiniyoruz/feed/ 0
Ukrayna’nın F-16 Talebi: Rusya Tehdit Ediyor, ABD Yardım Edecek mi? https://www.haber60.com.tr/ukraynanin-f-16-talebi-rusya-tehdit-ediyor-abd-yardim-edecek-mi/ https://www.haber60.com.tr/ukraynanin-f-16-talebi-rusya-tehdit-ediyor-abd-yardim-edecek-mi/#respond Thu, 01 Aug 2024 22:30:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43058 Ukrayna, Rusya’nın topyekûn işgalinin başından beri ABD ve müttefiklerinden F-16 savaş jetleri talep ediyor. Kremlin ise, Rus hava kuvvetlerinin Ukrayna’ya temin edilen F-16’ları vuracağını söylüyor. Peki ABD yapımı jetler, Kiev’in askeri pozisyonunu güçlendirebilecek mi?

ABD savunma devi General Dynamics tarafından tasarlanan ve ilk kez 1974’te havalanan F-16 “Savaşan Şahin” jetleri, on yıllardır dünya çapında birçok ülke tarafından kullanılıyor.

Yıllar içinde tasarımı ve donanımları defalarca güncellenen F-16, 2015’ten bu yana dünyanın en çok kullanılan sabit kanatlı savaş uçağı kabul ediliyor.

ABD yapımı jet, Türkiye dahil 25 farklı ülkenin hava kuvvetleri envanterinde bulunuyor.

Hafifliği ve çevikliğiyle ön plana çıkan F-16 kara saldırıları, havadan keşif, karadan havaya füze rampalarını arama gibi birçok görev icra edebiliyor.

F-16, 20 milimetrelik bir topa sahip. Ayrıca kanatları ve gövdesinde bomba, roket ve füze taşıyabiliyor.

Örneğin Ukrayna’nın envanterinde bulunan 250 km. menzile sahip Fransız-İngiliz ortak yapımı Storm Shadow seyir füzeleri, F-16 tarafından fırlatılabiliyor.

Ukrayna neden F-16’ları istiyor?

Askerleri Nato müttefikleri tarafından eğitilen ve geçtiğimiz yıllarda birçok son teknoloji Batı menşeli askeri teçhizatını ordusuna katan Kiev’in hava kuvvetleri, hâlâ Sovyetler Birliği’nden kalma uçaklardan oluşuyor.

Ukrayna, sayı ve teknoloji olarak kendinden çok daha üstün olan Rus hava kuvvetlerine karşı ABD yapımı F-16’ları kullanmak istiyor.

Ancak ilk etapta sayıları kısıtlı olması beklenen F-16’ların, Ukrayna’da taarruzdan öte hava savunmasını destekleyici bir rol oynaması bekleniyor.

Reuters’a konuşan Royal United Services Enstitüsü’nden havacılık ve teknolojisi uzmanı Justin Bronk, “(F-16’lar) biraz hava savunma ve derinlik kapasitesi sağlayacak. Ayrıca potansiyel olarak (İran yapımı) Şahid (İHA’larını) ve seyir füzelerini vurma konusunda yardımcı olabilir. Ancak bu, mühimmat açısından oldukça pahalı bir yöntem” dedi.

Askeri uzmanlar ve Ukraynalı yetkililer, Ukrayna’nın F-16’ları taarruz operasyonlarında etkili bir biçimde kullanabilmesi için envanterinde bu jetlerden 60 ila 120 tane bulunması gerektiğini söylüyor.

Ukrayna, jetlerin cephede kullanılmasına hazırlık olarak Rusya’nın çatışma bölgesi ve yakınlarındaki hava savunma sistemlerini hedef alıyor.

Ukrayna Savunma ve İş Birliği Merkezi adlı araştırma grubunun başkanı Serhii Kuzan, “Cephenin şekillendirilmesi, özellikle güneyde, çoktan başladı… Ukrayna Rusya’nın önde gelen hava savunma sistemlerine sistematik olarak saldıracak kapasiteye sahip” dedi.

Belçika, Danimarka, Hollanda ve Norveç, Ukrayna’ya 80’e yakın F-16 sağlama sözü verdi. Ancak jetlerin tamamının teslim edilmesi yıllar sürecek.

Bir diğer meseleyse Ukraynalı pilotların eğitimi. Bugüne kadar Batı menşeli savaş jetlerini hiç kullanmayan Ukraynalı pilotlar, farklı NATO ülkelerinde hızlandırılmış eğitimler alıyor.

Ancak uzmanlara göre ilk etapta Ukrayna’nın elindeki F-16 sayısı, jetleri uçurabilecek pilot sayısından fazla olacak.

Ukrayna F-16’ları koruyabilecek mi?

Teknolojik üstünlüklerine karşın, F-16’lar bakım ve koruması uzmanlık gerektiren masraflı uçaklar.

Ukrayna’nın bu jetlerden olabildiğince az faydalanması için uğraşan Rusya, teslimatın aylar öncesinden ülkedeki havalimanlarını hedef almaya başaladı.

Serhii Kuzan, “Rusya tüm havalimanlarına, potansiyel F-16 üslerine, her gün saldırıyor. Pistlere ve altyapıya zarar vermeye çalışıyor. Bu saldırılar aralaksız en az iki aydır sürüyor” dedi.

Ukrayna, hava üslerini ve içindeki F-16’ları korumak için elinde sınırlı sayıda bulunan Patriot ve NASAMS gibi gelişmiş hava savunma sistemlerini bu noktalara çekmek zorunda kalabilir.

Bu da sivil yerleşim yerlerinin Rus saldırılarına daha da açık hale gelmesine yol açabilir.

Rusya ne diyor?

Ukrayna’ya ilk jetlerin teslim edileceği haberlerinin ardından Kremlin, Rus hava kuvvetlerinin tüm F-16’ları vurmaya hazır olduğunu duyurdu.

Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov, 1 Ağustos’ta yaptığı açıklamada “sayıları giderek azalacak, vurulacaklar… tabii ki teslimatın cephedeki gidişat üzerinde büyük bir etkisi olmayacak” dedi.

Peskov ayrıca, Batı tarafından Kiev’e daha önce tank ve zırhlı araçların da verildiğini hatırlatarak, F-16’ların Ukrayna ordusu için “her derde deva” bir çözüm olmayacağını ifade etti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Mart’ta yaptığı bir açıklamada Ukrayna’ya ait F-16’ların NATO ülkelerinin havalimanlarından kalkması durumunda bu hava üslerinin “meşru hedefler” kabul edileceğini söylemişti.

ABD, Ukrayna’ya teslim edilen F-16’ların Ukrayna havalimanlarında tutulacağını söylüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukraynanin-f-16-talebi-rusya-tehdit-ediyor-abd-yardim-edecek-mi/feed/ 0
İnsansız hava araçları: Ukrayna savaşında yeni bir cephe mi açılıyor? https://www.haber60.com.tr/insansiz-hava-araclari-ukrayna-savasinda-yeni-bir-cephe-mi-aciliyor/ https://www.haber60.com.tr/insansiz-hava-araclari-ukrayna-savasinda-yeni-bir-cephe-mi-aciliyor/#respond Fri, 26 Jul 2024 01:57:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42251 Ukraynalı askerlerin kullandığı aracın ön panelinde duran siyah kutu gibi cihazın küçük ekranı, bir Rus insansız hava aracı üzerimizde gezinirken uyarı için yanıyor.

Karanlığın içinde araç, Harkov’ın dışarısındaki cephe hattına uzanan köy yolunda hızla ilerliyor.

Savaşan çoğu Ukrayna askeri gibi, araçtaki askerler de “şeker” lakabıyla bilinen ve havadaki görülmesi zor tehlikelerle ilgili uyarıda bulunan bu ufak küp şeklindeki cihazdan hayranlıkla bahsediyor.

Aracın tepesine yerleştirilmiş olan mantar şeklindeki üç antenden oluşan teçhizatın amacıysa, Rus insansız hava araçlarının sinyalini bozmak.

Aracın yaydığı görünmez koruma halesi, hepsi olmasa da cephe üzerinde gökyüzünde gezinen saldırı kapasiteli bazı Rus insansız hava araçlarını durdurmayı başarıyor.

Aracın ön koltuğunda oturan 53 yaşındaki Ukraynalı yüzbaşı Yevhenii, cihazın Rus ordusunun en güçlü uzun menzilli Rus insansız hava aracı olan Zala Lancet’in yaklaştığını tespit ettiğini söylüyor.

Üzerimizdeki antenlerin Lancet hava aracı karşısında hiç bir işe yaramayacağını bildiğim için, “Bu yüzden mi bu kadar hızlı gidiyoruz?” diye soruyorum.

Ukrayna Ulusal Muhafızları’nın Khartia Tugayı’ndan Yevhenii, “Biz onlar için bir öncelik değiliz ama yine de yavaşlamak çok tehlikeli olur” diyor.

Antenler, insansız hava araçlarının operatörleri ile iletişim kurmak için kullandığı frekansların yaklaşık yüzde 75’ini bozabiliyor.

Ancak Lancet gibi hedefini belirlediğinde tamamen bağımsız çalışabilen insansız hava araçlarını engellemesi daha zor.

Ukraynalı askerler, Lancet’in güçlü olması nedeniyle silahlı araçlar ve piyade mevzileri gibi daha büyük hedeflerde kullanıldığını belirtiyor.

Ukrayna bir yıl önce bu teknolojilerin hiçbirine sahip değildi; şimdiyse bu, sıradan bir uygulamaya dönüştü.

Bir zamanlar savaşın yan unsuru olan insansız hava araçları, artık iki taraf için de merkezi öneme sahip.

Rusya her dakika Ukraynalı askerleri, hızlı giden araçları ve hendekleri doğrudan hedef alırken, Ukrayna, savaşta karanlık bir geleceğe sürükleniyor.

İnsansız hava araçları sivilleri de gözüne kestiriyor. Nitekim Ruslara ait 25 insansız hava aracı Salı gecesi Harkov’a saldırdı ve bunların çoğu imha edildi.

Ukrayna ordusu da artık kendi insansız hava araçlarıyla savunmaya geçiyor.

Konuştuğum askerlerden biri, insansız hava araçlarıyla her gün 100’e yakın Rus’u öldürdüklerini söylüyor.

İnsansız hava araçlarının kameralarına kaydettiği görüntülerde, genelde araçtan açılan ateş sonucu öldürülmeden önce panik içinde koşturan askerler görülüyor.

Tugayın insansız hava araçlarından sorumlu 37 yaşındaki komutanı, bu araçların saldırısına uğrayan Rusların da, Ukraynalı askerlerin de kapalı bir binaya sığınmadıkları sürece kurtulmalarının çok zor olduğunu söylüyor.

Aeneas kod adlı komutan, “Bu, modern savaşın yeni yolu. 2022’de sadece piyade savaşı sürdürülürken, bugün artık savaşın yarısı, Rusya ve Ukrayna’ya ait insansız hava araçları arasında” diyor.

Savaşta insansız hava araçlarına geçilmesi, hem ihtiyaçların, hem de teknolojik yenilenmenin bir sonucu.

Patlayıcı silah gücü olmasa dahi, Ukrayna’nın elinde bolca insansız hava aracı var.

Ukrayna’nın elindeki topçu mermileri sık sık tükeniyor ve müttefikleri bunları üretip gönderme konusunda yavaş kalıyor.

Öte yandan müttefiklerinin insansız hava araçları için kurduğu özel koalisyon Ukrayna’ya her yıl bu araçlardan milyonlarca göndereceği sözünü verdi.

Daha eski bir teknoloji kullanan Rusya da, cephede bu konuda yenilikler yapmaktan geri kalmadı ve Rus sınırına 10 km uzaklıktaki Lyptsi köyü yakın zamanda bunun bedelini ödedi.

Rusya’nın uydu yönlendirme sistemine sahip Sovyet dönemine ait kanatlı “güdümsüz bombalar” ile saldırdığı Lyptsi büyük bir yıkıma uğradı.

Bazıları 3 bin kilo ağırlığında olan bu bombalar savaş uçağından fırlatıldığında Ukrayna askerlerine ait mevziler ve köyler üzerinde büyük bir yıkıma neden oluyor.

Lyptsi’deki bu saldırıdan kaçan Svitlana ismindeki bir kadın, “Etraftaki her şey patlıyor, her şey yanıyordu. Çok korkunçtu. Kilerden çıkmamız dahi mümkün olmadı” diyor.

Aenas bizi Lyptsi’nin ön cephesinde konuşlanmış insansız hava araçlarından sorumlu ekibin yanına götürüyor.

Etraftaki tüm araçların insansız hava aracı sinyalini bozan “jammer”ları var ancak araçtan çıktığın an an cihaz artık seni korumuyor.

Açık alanda olmamız tehlikeli olduğu için Aeneas ile beraber koşarak nefes nefese hasar görmüş bir binanın yer altına kurulmuş insansız hava aracı timine ulaşmayı başarıyoruz.

Burada Yakut ve Petro adlı iki operatör ile tanışıyoruz.

Bu birimdekiler her ay yüzlerce insansız hava aracı kullanıyor. Bunların çoğu hedefin üzerinde patladıkları için tek kullanımlık araçlar.

Seçtikleri insansız hava aracının türü, kuş bakışı görüş sağlayan FPV (First Person View).

1kg-2kg arası patlayıcı taşıyabilen, şarapnel dolu ve kullanıma hazır FPV tipi insansız hava araçları, üzerindeki kameralar ile çektiği videoyu pilotlarına gönderebiliyor.

Aeneas, bu tür insansız hava araçlarının savaştan önce düğün ve parti gibi kutlamaları videoya almak için kullanıldığını söylüyor.

Konsantre bir şekilde insansız hava aracını ormanlık alandaki hedefine yönelttiği sırada Yakut’un yanında durup, ekrandan her şeyi gerçek zamanlı olarak izliyorum.

Petro, Yakut’un “bölgedeki her su birikintisini, her bir ağacı bildiğini” söylüyor.

FPV bir Rus askerinin saklandığı düşünülen binaya yaklaşıyor.

Açık camdan girerek burada infilak ediyor; sinyal kaybolduğu için operatörün ekranındaki görüntü sabitleşiyor.

Bu arada başka bir ekip Ruslara ait hafif silahlı Tigr aracını doğrudan hedef almayı başarıyor. Bu anları yukarıdaki ikinci insansız hava aracı kaydediyor.

Bu ekip yer altında gece gündüz, beş güne yakın hiç durmadan insansız hava araçlarını uçuruyor ve dışarıya neredeyse hiç çıkmıyor. En büyük korkuları, kanatlı bombaların hedefi olmak. Bundan birkaç gün önce bu bombalardan biri yakınımıza düştüğünde bütün bina sarsılmıştı.

“Eğer bu bombalarla doğrudan hedef alınırsak ne olur?” diye soruyorum. Petro, “Ölürüz” diye yanıt veriyor.

Aeneas, bu birime ait bir insansız hava aracının açıkta yakaladığı bir Rus askerini nasıl yakaladığını gösteren eski bir video kaydını bana izletiyor. Videoda Rus askeri kendisine doğru uçan aracı fark edip koşarak ana yolun kenarındaki bir menfezin içine saklanmaya çalışıyor ancak yavaşça menfezin seviyesine kadar alçalan araç, askeri buluyor ve infilak ediyor. Aeneas “ikiye bölündüğünü” söylediği Rus askerinin öldüğünü anlatıyor.

Operatörler, sakin ve soğukkanlı bir şekilde hedef alıp öldürüyor.

Üstünlük kimde?

Birkaç gün sonra gecenin karanlığı çöktüğünde, Rus mevzilerine yakın bir hendekte dururken bir komutan, insansız hava araçlarının savaşında Ukrayna’nın, kanatlı bombalar konusunda ise Rusya’nın üstünlüğü olduğunu söylüyor.

Rusya aynı zamanda Ukrayna’ya göre daha fazla insansız hava aracına sahip. Her bir Ukrayna aracına karşılık, altı Rus insansız hava aracı düşüyor.

Yine de Ukraynalı operatörler, kendi insansız hava araçlarının sinyal bozma ve karşı saldırıya geçme konusunda Ruslarınkine göre teknolojik üstünlüğü olduğunu öne sürüyor.

Birliğin cephaneliğindeki en büyük insansız hava aracı olan “Vampir” , altı pervanesiyle bir orta sehpa büyüklüğünde.

Aeneas, Rusların 10 kg ağırlığındaki bu insansız hava aracına ‘öcü’ lakabını taktığını söylüyor. Ukraynalı askerler, Vampir’in bir Rus komuta yerini yerle bir edecek yükü taşıyacak kadar güçlü olduğunu belirtiyor.

Onlar çalışmalarına devam ederken, üzerimizden birkaç defa Rus insansız hava aracı geçiyor. Her geçtiğinde askerler bodruma kaçıyor, tehlike geçince dönüp görevine devam ediyor.

Bu arada bir insansız hava aracının termal kamerasından, neredeyse hiçbir uyarı olmadan yaklaşan üç Rus kanatlı bombanın bir kilometre uzaklıktaki Ukrayna hedeflerinin üstünde infilak ettiğini izliyoruz. Şok dalgaları bize kadar ulaşıyor ve bulunduğumuz yer şiddetle sallanıyor.

Ukrayna’nın müttefikleri, insansız hava aracı desteği vererek sadece Ukrayna’nın mücadelesine destek vermeyi hedeflemiyor ve verilen desteğin sadece merhamet amaçlı olduğunu söyleyemeyiz.

İngiltere’nin genel kurmay başkanı Amiral Tony Radakin, Salı günü yaptığı açıklamada ordu güçlerinin geleceğin savaşlarını nasıl savaşmak gerekeceği konusunda Ukrayna’dan öğrenecekleri olduğunu ifade etti.

Aeneas ve ekibindekiler de bunun farkındalar.

Ekibin mevziisinden ayrılırken , bir başka Rus insansız hava aracının geri döndüğünü görüyoruz. Araca atlayıp hızla karanlığın içine sürerek uzaklaşıyoruz.

Araçtaki Ukraynalı askerler, “Kimse bu şekilde savaşmayı bilmiyor ve bizden öğreniyorlar. Savaşların geleceği bu olacak” diye vurguluyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/insansiz-hava-araclari-ukrayna-savasinda-yeni-bir-cephe-mi-aciliyor/feed/ 0
Kamala Harris’in muhtemel başkanlığı Amerikan dış politikasını nasıl etkileyebilir? https://www.haber60.com.tr/kamala-harrisin-muhtemel-baskanligi-amerikan-dis-politikasini-nasil-etkileyebilir/ https://www.haber60.com.tr/kamala-harrisin-muhtemel-baskanligi-amerikan-dis-politikasini-nasil-etkileyebilir/#respond Wed, 24 Jul 2024 03:39:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41843 ABD Başkanı Joe Biden, başkanlık yarışından çekilmesinden sonra yerine Başkan Yardımcısı Kamala Harris’e destek verdi.

Harris henüz resmen Demokrat Parti’nin başkan adayı seçilmedi. Ancak başkanlık yarışını kazanırsa, ABD’nin ilk kadın ve Hint ve Jamaika kökenli başkanı olacak.

Aynı zamanda, 1829’da başkan seçilen Andrew Jackson’dan sonra göçmen çocuğu ilk başkan olma unvanını alacak.

Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in uluslararası meselelerdeki sicilini ve dış politikadaki duruşunu derledik.

Ukrayna

Kamala Harris ve Cumhuriyetçi Parti’nin adayı eski başkan Donald Trump’ın seçilmeleri durumunda, büyük olasılıkla çok farklı bir tavır takınacakları önemli dış politika meselelerinden biri Ukrayna olacak.

Trump’ın bu konudaki tavrı, Ukrayna’nın Rus işgaline direnmesini destekleyenlerde rahatsızlık yaratıyor.

Ukrayna’ya destek veren Avrupa ülkelerinde, Trump’ın başkan seçilmesinin desteği zayıflatacağı ve Rusya’yı pervasızca davranmaya teşvik edeceği korkuları var.

Harris kamuoyu önünde Başkan Biden’ın, Ukrayna’nın 2022’de başlayan işgaline direnmesi için askeri malzemeler yollamasına tam destek verdi.

Harris “Kesinlikle Ukrayna’ya yardım fonunu, İsrail’e yardımı geçirmeliyiz. Tüm bu meseleler konusunda yapmamız gerekenler kritik derecede önemli” demişti.

Kamala Harris, Rus tankları Ukrayna’ya girmeden haftalar önce yapılan 2022 Münih Güvenlik Konferansına katılan Amerikan heyetine liderlik etmişti.

Haziran 2024’te de İsviçre’de yapılan Ukrayna’da Barış Zirvesi’nde ABD’yi temsil etti.

Ancak her iki seferde de, daha yoğun dış politika deneyimine sahip yetkililerin desteğini vardı. Münih’te Dışişleri Bakanı Antony Blinken, İsviçre’de de Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, başkan yardımcısına eşlik etti.

Biden ve birçok yabancı liderin tersine Harris, görevdeyken hiç Ukrayna’ya gitmedi. Ancak Ukrayna lideri Volodimir Zelenski ile altı kez görüştü.

Donald Trump’ın JD Vance’i başkan yardımcısı adayı olarak seçmesi, Avrupa’da Trump’ın “Önce Amerika” politikasının, Ukrayna’ya Rusya lideri Vladimir Putin’e taviz verme baskısı yaratabileceği kaygılarını alevlendirdi.

Avrupa yönetimlerindeki korku, gelecekteki olası bir Trump yönetiminin, bir barış anlaşmasında Ukrayna’ya toprak tavizinde bulunmasını sağlamaya çalışması.

Rusya ve NATO

Kamala Harris, ABD’nin daima NATO’ya karşı yükümlülüklerini yerine getireceği taahhüddünde bulundu.

Trump’ın NATO’ya üye ülkelerin Gayri safi Yurtiçi Hasılaları’nın en az % 2’sini savunmaya harcamamaları halinde NATO’dan çıkma tehditlerini sert bir şekilde eleştirdi.

Trump, bunu yapmamaları halinde Rusya’yı NATO ülkelerini işgal etmeye teşvik edeceğini söylemişti.

Harris “Eski bir ABD Başkanı’nın acımasız bir diktatörü müttefiklerimizi işgale teşvik etmesi ve ABD’nin de bunu oturup izleyeceğini söylemesi fikri. Hiçbir ABD başkanı, hangi partiden olursa olsun, bir Rus diktatöre boyun eğmedi” demişti.

İsrail ve Gazze

Harris, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te düzenlediği saldırıdan sonra İsrail’e büyük destek verdi ve ülkenin kendini savunma hakkı olduğunu söyledi.

Başkan Yardımcısı Kasım 2023’te “İsrail’e kendisini savunması için verdiğimiz desteğe herhangi bir koşul getirmeyeceğiz” demişti.

Ancak bir ay sonra, İsrail’e karşı Biden ve diğer yönetim yetkililerinden çok daha eleştirel bir tavır takındı ve İsrail’in Gazze’deki saldırılarında “çok fazla masum Filistinli’nin öldürüldüğünü” ifade etti. Ayrıca, “İsrail masum sivilleri korumak için daha çok şey yapmalı” diye konuştu.

Harris, ABD ve dünya genelindeki büyük İsrail karşıtı protestoların ardından, Mart ayında “İsrail yardım akışını önemli oranda artırmak için daha fazlasını yapmalı. Bahanesi yok” dedi

Ayrıca, İsrail’e sınır geçiş noktalarını açması ve insani yardım çalışanlarını koruması çağrısında bulundu.

22 Temmuz’da Gazze’deki Sağlık Bakanlığı İsrail’in saldırılarında en az 39.006 kişinin öldüğünü açıkladı.

Trump, başkanlığı döneminde İsrail’e büyük destek verdi. İsrail’e ziyaretinde tartışmalı bir şekilde Kudüs’ün İsrail’in başkenti olmasına ABD’nin destek verdiğini söyledi.

Kamala Harris, başkan yardımcılığı sırasında iki kez Orta Doğu ziyaret yaptı ama İsrail’e gitmedi.

Orta Amerika

Harris’in başkan yardımcısı olarak sorumluluklarından biri, Meksika sınırından gelen göçün nedenlerini ele almaktı.

Trump ve diğer Cumhuriyetçi Partililer, bu konuda Harris’i eleştirdi ve göç dalgasını durdurmakta başarısız olduğunu söylediler.

Mart 2021’de Guetemala’ya yaptığı bir ziyaret sırasında, NBC’nin sunucularınan Lester Holt Harris’e neden ABD-Meksika sınırına gitmediğini sormuştu ve muhalifleri verdiği yanıtla dalga geçmişti.

Harris, görevinin Orta Amerika’dan ABD’ye gelen göçün altında yatan nedenleri çözmek olduğunu ve “Avrupa’ya da gitmediğini” söylemişti.

Harris daha sonra Haziran 2021’de Teksas’a yaptığı ziyaret sırasında Meksika sınırına da gitti.

Cumhuriyetçiler Harris’e “sınır çarı” adını takarken, Biden yönetimini güneyden gelen göçün artmasına izin verdiği gerekçesiyle eleştirdi.

Meksika’dan gelen göçe engel olmak, Trump’ın başlıca amaçlarından biri. 2016’daki seçim kampanyasında da sınıra duvar inşa etme sözü vermişti.

Harris’in başkan yardımcılığı döneminde, yasadışı sınır geçişleri 2021, 2022 ve 2023’te rekor kırarken, 2024’de büyük düşüş oldu.

Başkan Biden’ın Haziran ayında çoğu göçmenin iltica başvurusu yapmasını engelleyen başkanlık emrinden sonra geçişler, son üç yılın en düşük seviyesine geriledi.

Harris ayrıca, başkan yardımcılığında Orta Amerika’ya 2021’de bir günlük ve 2022’de üç günlük olmak üzere sadece iki gezi yapması nedeniyle eleştiri aldı.

Çin

Trump gibi, Harris’de Çin’e eleştirel bir tavır takınıyor. Ancak eski başkanın tersine Harris’in odağı gümrük vergileri değil, jeopolitik güç mücadeleleri.

Harris, Çin’i Güney Çin Denizi’ndeki aidiyet anlaşmazlıklarında “zorbalık” yapmakla suçladı.

Pekin ise Washington’ı aidiyeti tartışmalı sulardaki gerilimlerin arkasındaki “gizli el” olmakla itham etti.

Harris, başkan yardımcısı olarak Güney Kore’yi dört kez ziyaret etti

Güney ve Kuzey Kore arasındaki askerden arındırılmış bölgeye gitti ve Çin’in bölgedeki nüfuzunu kırmak için yapılan girişimlerin altını çizdi.

Trump ise 2019’da askerden arındırılmış bölgeye yaptığı gezisinde Kuzey Kore’ye geçip, ülkenin lideri Kim Jong-un ile el sıkışmıştı. Ayrıca Kim ile Singapur’da bir de görüşme yapmıştı.

Trump Kim ile buluşmalarını vurgularken, Harris çok daha bilindik bir tutum takındı ve geleneksel müttefiklerine açıklamalarıyla destek verdi.

Trump yönetimi de, Biden yönetimi de Çin mallarına yönelik gümrük vergileri koydu.

Biden yönetimi, ülkedeki elektrikli araç endüstrisini geliştirmek için, Çin’den elektrikli araç ithal etmeyi daha pahalı bir hale getirdi.

Bu arada Trump da yeşil endüstrilere desteği azaltmayı veya sonlandırmayı vaat ediyor.

Afrika ve Orta Doğu

Harris, 2023’te Afrika’yı ziyaret eden çok sayıda ABD’li yetkiliden biri oldu.

Bu hamle, ABD yönetiminin, kıtada özellikle Çin ve Rusya gibi diğer küresel güçlerle artan rekabet karşısında, Afrika ülkeleryile ilişkilerini derinleştirme niyetinin göstergesi.

Harris Mayıs 2024’te Afrika halklarının internet erişimini iki katına çıkartıp, nüfusun % 80’ine çıkartma planlarına destek vereceklerini açıkladı.

Harris ayrıca Suudi Arabistan’ın operasyonlarını kısıtlamada aktif bir rol oynadı. Buna, Yemen’de yaklaşık 10 yıldır süren isyana karşı koymak için Yemen hükümetiyle ortaklık yapmak da dahil.

Harris, senatör olarak da Yemen’deki faaliyetleri ve Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki Suudi Arabistan Konsolosluğu’nda öldürülmesinde oynadığı rol nedeniyle, Suudi Arabistan’a silah satışının kısıtlanması yönünde oy kullandı.

2018 ve 2019’da, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki faaliyetlerinde ABD’nin askeri işbirliğinin sonlandırılmasını öngören yasa tasarıları hazırladı.

Ancak, Suudi Arabistan’ı tamamen dışlamamak konusunda da dikkatliydi.

ABD’li düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi’nde 2020’de yaptığı konuşmada “ABD ve Suudi Arabistan’ın, Suudilerin güçlü ortaklar olduğu terörle mücadele gibi karşılıklı çıkarları var” demişti.

İnsan hakları

Harris, Nato müttefiki Türkiye ve Ermenistan arasında 100 yıldır gerilim kaynağı olan 1915 olaylarının “soykırım” olarak tanımlanmasına destek verdi.

Harris, Tahran’ın nükleer programının kısıtlanması için 2015’te varılan Kapsamlı Ortak Hareket Planını da destekledi.

Harris ayrıca, Trump’ın başkanlığı döneminde önde gelen İranlı general Kasım Süleymani’nin öldürüldüğü saldırıyı kınadı.

Kamala Harris daha sonra İranlı liderlere ve hedeflere yönelik başka saldırıları engellemeyi öngören bir yasa tasarısı hazırladı, ancak başarısız oldu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kamala-harrisin-muhtemel-baskanligi-amerikan-dis-politikasini-nasil-etkileyebilir/feed/ 0
Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy, Trump’la çalışmanın zorlu olacağını söyledi https://www.haber60.com.tr/ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-trumpla-calismanin-zorlu-olacagini-soyledi/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-trumpla-calismanin-zorlu-olacagini-soyledi/#respond Fri, 19 Jul 2024 02:12:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40785 Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, BBC’ye verdiği özel mülakatta, ABD’de Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump’ın yeniden başkan olarak seçilmesi halinde onunla çalışmanın “zorlu bir iş olacağını” söyledi.

Zelenskiy, “Ancak biz de zorlu işlere imza atıyoruz” diyerek ABD ile her durumda işbirliği yapmaları gerektiğini vurguladı.

İngiltere’nin başkenti Londra’da yapılan özel mülakatta Zelenskiy, ABD’de göreve kim gelirse gelsin birlikte çalışma niyetinde olduğunu söyledi.

Trump’ın bu hafta başkan yardımcısı adayı olarak açıkladığı Ohio Senatörü JD Vance’ın geçmişte söylediği, “Ukrayna’da her ne yaşanıyorsa umrumda değil” sözleri, yeniden gündemde.

Trump’ın, başkanlığa seçildiği durumda yardımcılığını üstlenecek Vance’ın tutumu, gelecekte ABD’nin Ukrayna’daki dengelere nasıl yaklaşacağıyla ilgili soru işaretlerini artırmıştı.

Zelenskiy, Vance’ın sözlerinin hatırlatılması üzerine, “Belki Ukrayna’da neler olduğunu gerçekten anlamamıştır. Biz ABD ile çalışmak durumundayız” ifadelerini kullandı.

Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönmesi halinde, Rusya’ya karşı daha ılımlı bir tutumun ABD politikasında itici bir güç olması muhtemel. Bu durum, Ukrayna’daki savaşta dengeleri etkileyebilir.

Ukrayna lideri, Avrupa Siyasi Topluluğu’nun (EPC) toplantısına katılmak için İngiltere’deydi.

27 AB üyesi ülkenin yanı sıra birliğe üye olmayan 20 ülkenin dahil olduğu EPC toplantısı, gayriresmi bir işbirliği platformu olarak işlev görüyor.

Zelenskiy’nin ziyareti sırasında görüştüğü İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkeye 3 milyar Sterlin yardımda bulunma sözü verdi ve “Ukrayna’nın yanında duracaklarını” kaydetti.

Zelenskiy ise Keir Starmer döneminin “İngiliz dış politikası için özel bir dönem” olmasını beklediklerini dile getirdi.

Zelenskiy BBC mülakatında, ” Britanya’nın pozisyonunun değişeceğini düşünmüyoruz. Ancak Başbakan Starmer’ın döneminin, uluslararası siyaset, dünya güvenliği ve Ukrayna’daki savaşla ilgili özel bir dönem olmasını diliyorum” dedi.

Bugün sabah saatlerinde İngiltere’de kabine toplantısına da katılacak olan Zelenskiy, 1997’de ABD Başkanı Bill Clinton’dan sonra kabineye bilgi verecek ilk lider olacak.

Zelenskiy’nin İngiliz bakanlara, Ukrayna’daki durum hakkında bilgi vermesi bekleniyor.

İki liderin 3,5 milyar Sterlinlik savunma ihracatı anlaşması imzalaması bekleniyor.

Ülkede devam eden savaşta bahar aylarını kayıplarla geçiren Ukrayna güçleri, bu hafta Dnipro Nehri kıyısındaki kritik önemdeki bazı noktalardan geri çekildi.

Geçtiğimiz aylarda Rus güçlerinin işgal altında tuttukları bazı bölgelerde sınırlı da olsa ilerlemeler kaydettiği görüldü.

Şu anda Ukrayna topraklarının yaklaşık %20’sini kontrol eden Rus ordusu, Harkov bölgesinde başlattığı son taarruzla ilerlemeye devam ediyor.

Rusya’nın ayrıca başkent Kiev de dahil olmak üzere Ukrayna şehirlerine füze saldırıları sürüyor. Rus ordusunun sistematik olarak Ukrayna’nın tüm elektrik şebekesini de tahrip ettiği belirtiliyor.

Zelenskiy, Ukrayna’ya F-16 jetleri sağlanması üzerine yaz aylarında verilen sözlere rağmen henüz jetlerin kendilerine ulaşmadığının altını çizdi.

İki yıldan fazla süredir devam eden savaşın yakın zamanda bitmesi beklenmiyor. Ancak ülkelerin masaya oturarak bir anlaşmaya varıp varamayacağı yönünde değerlendirmeler sürüyor.

Geçen ay İsviçre’de Rusya’nın davet edilmediği bir Ukrayna barış zirvesi düzenlendi. Zelenskiy, Kasım’da ikincisi düzenlenecek zirveye Rusya’nın katılması gerektiğini vurguladı.

BBC’ye açıklamasında Zelenskiy, savaşın bitmesi için Rusya’nın masaya oturtulması yönünde dünyanın baskıyı artırması gerektiğini söyledi.

2019’dan bu yana Ukrayna lideri olan Zelenskiy, Cumhurbaşkanlığı dönemi sona ermesine rağmen ülkede uygulanan sıkıyönetim nedeniyle seçim yapılamadığı için görevini sürdürüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-trumpla-calismanin-zorlu-olacagini-soyledi/feed/ 0
MH17 Faciası: Uçağın Düşürülmesiyle İlgili Gelişmeler https://www.haber60.com.tr/mh17-faciasi-ucagin-dusurulmesiyle-ilgili-gelismeler/ https://www.haber60.com.tr/mh17-faciasi-ucagin-dusurulmesiyle-ilgili-gelismeler/#respond Wed, 17 Jul 2024 03:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40123 17 Temmuz 2014’te Malezya Havayolları’na ait Amsterdam’dan Kuala Lumpur’a giden MH17 sefer sayılı yolcu uçağı, Ukrayna semalarında bir Rus füzesi tarafından vuruldu. Taşıdığı 300’e yakın kişinin hayatını kaybetti.

O dönem bölgede Rusya kontrolündeki milis gruplar ve Ukrayna Ordusu arasında çatışmalar yaşanıyordu.

Uçakta yer alan 80’i çocuk, 15’i mürettebat olmak üzere 283 yolcunun tamamı yaşamını yitirdi.

Hollandalı yetkililer uçağın düşürülmesi hakkında soruşturma başlattı ve ilerleyen yıllarda onlarca görgü tanığını dinledi, yüzlerce delili inceledi.

Rusya, uçağın düşürülmesinde sorumluluk kabul etmedi, ancak soruşturmacılar Rus yetkililerle bağlantılar ortaya çıkardı.

Uçağın düşürülmesiyle ilgili kimler hüküm giydi?

2022’de Lahey Bölge Mahkemesi üç kişiyi yolcu uçağının düşürülmesinde rol oynamaktan suçlu buldu.

Şüphelilerin hepsi eskiden Rusya iç istihbarat kurumu Federal Güvenlik Servisi’nde (FSB) görev alan subaylardı ve Ukrayna’nın doğusunda bağımsızlığını ilan eden Rusya destekli Donetsk Halk Cumhuriyeti hükümeti mensubuydu.

Rusya, Donetsk Halk Cumhuriyeti’ni ve işgal altındaki diğer Ukrayna topraklarını Eylül 2022’de ilhak etti.

Şüphelilerden İgor Girkin Donetsk Halk Cumhuriyeti’nin eski “savunma” bakanıydı, Sergei Dubinsky eski istihbarat şefiydi, Leonid Kravchenko ise Dubinsky altında çalışıyordu.

Hollanda’da görülen davada dördüncü bir isim daha sanık olarak yer aldı, ancak mahkeme daha sonra bu zanlının suçlu bulunması için yeterli delil olmadığına hükmetti.

Hüküm giyen üç kişi de müebbet hapse mahkum edildi, ancak üçü de mahkeme salonunda değildi.

Moskova, hem Girkin hem de Dubinsky’nin Rus vatandaşı olmasına rağmen uçağın düşürülmesiyle ilgili yürütülen uluslararası soruşturmayla işbirliği yapmadı.

İgor Girkin daha sonra Rusya’da başka bir suçtan hapse girdi.

Girkin, Rus komuta kadrosunu Ukrayna’nın topyekûn işgali sürecinde yetersizlikle suçladı. Ocak 2024’te “aşırıcılık” suçlamasıyla yargılandı ve dört yıl hapis cezasına çarptırıldı. Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesinden sonra Rus ordusunu eleştirmek ülkede suç kapsamına alındı.

Füzeyi kim fırlattı?

Hollanda liderliğinde görev yapan soruşturmacılar video ve fotoğraf delillerini inceledi ve yüzlerce telefon konuşması dinledi.

Bu deliller sayesinde uçağın Rusya yanlısı ayrılıkçılar tarafından kontrol edilen bölgedeki bir Buk hava savunma sistemindedn ateşlenen füze ile düşürüldüğünü kanıtladılar. Bu savunma sistemi ayrılıkçılara Rusya tarafından verildi.

Buna karşın mahkeme, hüküm giyen üç kişinin de füzenin fırlatılması için düğmeye basmadığını belirtti.

Uluslararası araştırma grubu Bellingcat, bahsi geçen Buk sisteminin Rusya’nın 53. Hava Savunma Tugay’ının Üçüncü Taburuna ait olduğunu ortaya çıkardı. Bu da potansiyel zanlı sayısının 30’un altında olduğu anlamına geliyor. Bu isimlerden üçü ya da dördü, uçağın vurulduğu 17 Temmuz 2014’te muhtemelen Buk sistemini kullanıyordu.

Hollandalı soruşturmacılar Rus yetkililerden bu taburun komutanı Albay Sergei Muchkayev’in sorgulanmasını talep etti. Ancak Moskova, MH17 soruşturmasına erişiminin reddedilmesinden şikayetçi olmasına rağmen bu talebi karşılıksız bıraktı.

Dinlenen telefon görüşmelerinde bir isim daha ortaya çıktı; kıdemli FSB subayı Andrey Burlaka. Görüşmelerden elde edilen delillere göre Burlaka, Buk sisteminin Rusya’dan Ukrayna’nın doğusuna taşınma sürecinde yer aldı.

BBC, Burlaka’nın Ukrayna’nın doğusundaki aktif silahlı çatışma dönemine denk gelen 2014-2015 yıllarında ülkenin en prestijli “Rusya’nın Kahramanı” nişanını aldığını tespit etti.

Putin nasıl bir rol oynadı?

Üç zanlının hüküm giymesinden aylar sonra, Şubat 2023’te soruşturmacılar Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’nın doğusundaki çatışmalar ve MH17’nin düşürülmesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.

Kanıt olarak ele geçirilen iki telefon görüşmesi sundular, ikisinde de Buk hava savunma sisteminin Ukrayna’ya götürülmesi kararının “en üst isim” tarafından alındığına atıfta bulunuluyordu. Bu muhtemelen Başkan Putin’e bir atıftı.

Hollanda liderliğinde çalışan Müşterek Soruşturma Ekibi bir basın toplantısında “Putin’in Buk hakkındaki kararlara doğrudan müdahil olduğuna dair çok güçlü göstergeler var, ancak bu göstergeler tamamlanmış ve inkar edilemez delil olacak seviyede değil” dedi.

Ekip ayrıca, Putin’in Rusya devlet başkanı olduğu için Hollanda yasaları nezdinde dokunulmazlığı olduğunu ve görevde kaldığı süre boyunca herhangi bir ulusal mahkeme tarafından yargılanamayacağını da söyledi.

Putin’in sözcüsü Dimitri Peskov o dönem Rusya’nın soruşturmaya katılmasına izin verilmediğini söylemiş, bunun soruşturmanın “objektifliğine katkıda bulunmadığını” ifade etmişti.

Kurban yakınları tazminat alabilecek mi?

Hollanda hükümeti 2020’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) Rusya’nın MH17 uçuşunda hayatını kaybeden 298 yolcu ve mürettabın ölümünden ve uçağın düşürülmesini reddetmekten sorumlu tutulması çağrısında bulundu. Dava hala sürüyor.

Hollanda Hükümeti, Rusya’nın faciada kilit rol oynadığını söylüyor ve Kremlin’in uçağın düşürülmesiyle ilgili hala devam eden dezenformasyon kampanyasının kurban yakınlarının haklarının açık ihlali olduğunu savunuyor.

Moskova hala Rusya’ya yönelik tüm suçlamaları reddediyor ve MH17 davasını propagandasında aktif olarak kullanıyor. Uçağın Ukrayna ordusu tarafından düşürüldüğünü ve hatta yolcuların uçak düşürülmeden önce öldüğünü iddia ediyor.

Rusya AİHM davasını kaybederse, mahkemenin Rusya’ya kurban yakınları için tazminat ödemesi yönünde hükmetme ihtimali var. Böyle bir kararın fiilen uygulanma ihtimali düşük.

Ukrayna’nın topyekûn şgalinin hemen ardından Rusya meclisi “AİHM kararlarının uygulanmaması” üzerine bir yasa geçirdi ve yasa 15 Mart 2022’de yürürlüğe girdi.

Aynı zamanda MH17 kurbanları için tazminat zaman aşımına tâbi değil. Gelecekte farklı bir Rusya hükümetinin siyasi bir kararla böyle bir anlaşmaya varma ihtimali söz konusu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mh17-faciasi-ucagin-dusurulmesiyle-ilgili-gelismeler/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı: (1) https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-abd-ziyareti-donusu-ucakta-gazetecilerin-sorularini-yanitladi-1/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-abd-ziyareti-donusu-ucakta-gazetecilerin-sorularini-yanitladi-1/#respond Fri, 12 Jul 2024 23:54:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39029 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ” Almanya’yla bizim şu anda Akkuyu Nükleer Santrali için gelmesi gereken türbinlerin Alman gümrüğünde bekliyor olması gibi bir sıkıntımız var. Bu, bizi ciddi manada rahatsız etmiştir.” dedi.

Erdoğan, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne katılmak üzere ziyaret ettiği ABD’nin başkenti Washington’dan dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

NATO’nun 75. kuruluş yıl dönümü törenlerine katıldıklarını, zirvenin, ittifakın birlik ve insicamının sergilenmesi noktasında faydalı olduğunu aktaran Erdoğan, zirve kapsamında görüşülen konuları, alınan kararları basın toplantısında etraflıca paylaştığını hatırlattı.

Bunlara ek olarak birkaç hususa ayrıca değinmek istediğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

“Terör konusunda ödediğimiz bedelleri tüm dünya biliyor. Müttefiklerimizden teröre karşı verdiğimiz mücadelede samimi dayanışma beklediğimizi burada bir kez daha vurguladım. Ayrıca savunma sanayi ticaretinin önündeki kısıtlamaların süratle kaldırılması gerektiğini ifade ettim. Bildiğiniz gibi NATO’nun Vilnius Zirvesi’nde bütün müttefikler bu yönde taahhüt vermişlerdi. Aradan geçen sürede taahhütleri doğrultusunda gerekli adımları atan müttefiklerimiz de çoğunluktaydı. Ancak bazı NATO üyeleri verdikleri sözlere rağmen, menfi tutumlarını değiştirmedi. Bu duruma hem ilk oturumda hem de zirve esnasında gerçekleştirdiğim ikili görüşmelerde özellikle temas ederek, görüştüğüm liderlere bunları anlattım. ‘NATO müttefikleri arasında artık kısıtlamaları konuşmak istemiyoruz’ dedim.”

“Her iki ülkeyle de çok boyutlu ilişkilerimiz mevcut”

Ukrayna- Rusya savaşında ilk günden bu yana Türkiye’nin sürdürdüğü dengeli tavrın bütün liderlerce bilindiğini ifade eden Erdoğan, “Ukrayna gibi Rusya Federasyonu da bizim komşumuzdur. Güçlü bağlarımızın olduğu bir ülkedir. Her iki ülkeyle de çok boyutlu ilişkilerimiz mevcuttur. Savaşa rağmen bunların korunmasına da önem veriyoruz.” diye konuştu.

Zirvede, daha fazla kan dökülmeden diplomasiye dönülmesi ve müzakere zemini hazırlanması gerektiğine dikkati çektiğini aktaran Erdoğan, “Bu doğrultuda İstanbul sürecini devam ettirmeye hazır olduğumuzu vurguladım.” ifadesini kullandı.

Eski Hollanda Başbakanı Mark Rutte’nin, NATO’nun yeni Genel Sekreteri olarak ilan edildiğini anımsatan Erdoğan, “Adaylık sürecinde ülkemizi ziyaret eden Rutte’ye hassasiyetlerimizi ve beklentimizi ifade etmiştim. Kendisinin bu istikamette hareket edeceğine inanıyorum. 1 Ekim’de görevi devredecek olan değerli dostum Genel Sekreter Jens Stoltenberg’le de tabiatıyla bir araya geldik. Son 10 yılda yaptığı özverili çalışmalar ve ülkemizle geliştirdiği yakın işbirliği nedeniyle teşekkürlerimizi ilettim.” diye konuştu.

Erdoğan, zirve vesilesiyle birçok devlet ve hükümet başkanıyla ikili görüşmeler gerçekleştirdiğini de belirtti.

“Güçlü olanların cirit attığı bir dünya düzeni ile karşı karşıyayız”

“Dünyanın mevcut durumunda NATO’nun, iddialarına nispetle işlevini nasıl değerlendiriyorsunuz? NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ‘savunma sanayi dahilinde yeni imkan ve yeteneklerin değerlendirilmesi’ yönünde ikazlarda bulundu, siz de İstanbul’dan hareket ederken aynı şeyi söylediniz. Stoltenberg’in bahsettiği bu savunma kime karşı, neye karşı?” sorusu üzerine Erdoğan, dünyanın süratle bir değişim yaşadığını, bu hızlı değişim içerisinde güçlerin özellikle büyük rol oynadığını söyledi.

“Güçlü olanların cirit attığı bir dünya düzeni ile karşı karşıyayız” diyen Erdoğan, örneğin Rusya’nın, Çin ile dayanışma içinde olduğunu, bu durumun Batı’yı ciddi manada rahatsız ettiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Batı, Ukrayna’ya gerek parasal, gerekse ayni noktada bütün imkanlarıyla, silah, mühimmat dahil her türlü desteği veriyor. Bütün bu desteklere rağmen şu anda Ukrayna’da bekledikleri neticeyi henüz alabilmiş değiller. Bu noktada en büyük güvenceleri NATO’nun varlığı. NATO büyük bir güç ve onları biraz rahatlatıyor. Bu Batılı ülkelerin başında Amerika Birleşik Devletleri geliyor. Amerika’nın yanında Almanya, Fransa, İngiltere gibi Batı ülkeleri yer alıyor. Böylece bu güç takviye oluyor. Bu takviyeye rağmen büyük güç rekabetinde arzu ettikleri neticeyi elde edemeyişleri bu ülkeleri ister istemez belli bir noktaya taşıyor. Burada Türkiye olarak bizim konumumuz ise farklı. Biz, hem Rusya hem Ukrayna ile iletişim halindeyiz. Bunu yaparken de mümkün olduğunca adilane yaklaşmanın gayreti içerisindeyiz. Bu durum zaman zaman Rusya’yı da Ukrayna’yı da rahatsız edebiliyor. Ama biz diyoruz ki, ‘Her ikiniz hem bize komşusunuz, geçmişten bu yana aramızda ciddi münasebetlerimiz var.’ Örneğin Karadeniz Tahıl Koridoru’nda adil bir adım attık. Rusya’nın da Ukrayna’nın da taleplerini karşıladık. ‘Batı’ya bu Tahıl Koridorundan aldıklarınızdan verin ama bunun yanında Afrika’ya da verin, Türkiye olarak siz de alın’ dediler. Biz de bunu elimizden geldiğince yapmaya çalıştık. Şimdi diyoruz ki; tahıl koridorunu biz yeniden açalım. Şimdi bunun görüşmelerini hem Rusya hem Ukrayna’yla yapıyoruz. Henüz bu konuda bir netice alamadık. Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin’le son görüşmem bunun üzerindeydi. NATO Zirvesi’nde Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Zelenskiy ile yine bu konuları görüştük. Ukrayna tarafıyla da Tahıl Koridorunu çalıştırmak istiyoruz. Temenni ederim ki bu koridoru yeniden işletmeye başlarız.”

“Batı’ya bu rahatsızlığımızı hep anlattık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan “NATO içerisinde nevi şahsına münhasır bir yerimiz var. Peki NATO ile kurduğumuz münasebet ne kadar adil ve dengeli sizce? Fayda-maliyet analizi yaptığınızda, NATO’ya verdiklerimiz ve aldıklarımızı mukayese ettiğinizde bir mütekabiliyet mevzubahis mi?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:

“Bir fayda-maliyet analizinde Türkiye olarak biz mütekabiliyet ilkesine aykırı bir konuma düşmedik. Sadece terörle mücadelede NATO’yu duruma müdahale etme noktasında henüz netice alabilmiş değiliz. Bundan rahatsız olduğumuzu da Sayın Stoltenberg’e de defalarca ifade ettim. Bir NATO ülkesi olarak Batı’ya bu rahatsızlığımızı hep anlattık. Birinci derecede Almanya, Fransa, İngiltere, malum terörün belli ölçüde destek alanı buldukları yerler. Özellikle Almanya’ya bunları etraflıca anlattık. Mesela terörle mücadelede ülkemizin, dolayısıyla NATO’nun sınırlarının korunması ve tehditlerin bertaraf edilmesi noktasında çoğu zaman yalnız bırakıldık. Bununla da kalınmadı, NATO’nun sınırlarını tehdit eden teröristlere bu tehditlerini güçlendirici yardımlar yapıldı, destekler verildi. Bunlar çok olumlu bir tablo olarak karşımıza çıkmıyor. Diğer taraftan Almanya’yla bizim şu anda Akkuyu Nükleer Santrali için gelmesi gereken türbinlerin Alman gümrüğünde bekliyor olması gibi bir sıkıntımız var. Bu, bizi ciddi manada rahatsız etmiştir. Bunu Almanya Başbakanı Olaf Scholz’a ikili görüşmemde tekrar hatırlattım. Gerek Eurofighter Typhoon uçak alım talebimizin karşılanmaması, gerek türbin konusu, gerekse bizim fırkateynlerimizde kullanılan bazı makinelerin alınması hususunda ortaya çıkan sıkıntıları aşmamız gerekiyor. Gelişmeleri takip edeceğiz.”

“Türkiye’nin de böylesi bir makamda temsil edilmesi olağandır”

NATO Genel Sekreter Yardımcılığı konusunun da gündemde olduğu, 2010-2013 yılları arasında Hüseyin Diriöz’ün, 2016-2020 arasında da Tacan İldem’in Genel Sekreter Yardımcılığı yaptığı hatırlatılarak, “Yeni NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile görüşmede Türkiye’ye bir Genel Sekreter Yardımcılığı verilmesi talebiniz oldu diye biliyoruz. Bakışı nasıl, bu gerçekleşecek mi, gerçekleşirse belirlenmiş bir isim var mı?” sorularına karşılık Erdoğan, şu yanıtı verdi:

“NATO Zirvesi sonrası düzenlediğim basın toplantısında da açık bir şekilde ifade ettim. Bunun kararını ne ben veriyorum ne Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan veriyor. Bu konudaki talebimizi kendilerine ilettik. Sayın Rutte devir teslimden önce Türkiye’ye geleceğini söylemişti. Bu ziyaret gerçekleşirse orada tekrar bu konuları kendisiyle görüşeceğiz. Biz NATO’nun en önemli ülkelerinden biriyiz. İttifakın bir arada olması ve etkinliğini muhafaza etmesi için çok değerli katkılar sunuyoruz. Genel Sekreterlik yapılanmasında Türkiye’nin de böylesi bir makamda temsil edilmesi olağandır. Nitekim Sayın Rutte de böylesi bir makamın Türkiye’ye yakışacağını ifade etmişti. Biz ülkemizden bir ismin Genel Sekreter Yardımcısı olarak görevlendirilmesini sadece ülkemizin o makamda temsil edilmesi için değil, bu nazik dönemlerde NATO’ya büyük katkı sağlayacağını düşündüğümüz için de istiyoruz.”

“Bizim için bu noktada önemli olan F-16 konusudur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Basın toplantısında da değindiniz ama biz F-35 meselesinin nasıl çözüleceğini merak ediyoruz. Programa geri dönüş mü söz konusu ya da F-16’yla ilgili bir mahsuplaşma mı olacak?” sorusu üzerine de şunları kaydetti:

“Bizim burada önceliğimiz F-16 talebimizin karşılanması. Alt kümelerde farklı durumlar olabiliyor ama biz oradaki parasal ilişkileri pek gündeme almak istemiyoruz. Çünkü biz F-35 üzerinden zaten ödememizi yaptık. Hatta 5 tane F-35 hangara da alınmıştı ama ne yazık ki olay farklı gelişti ve daha sonra ABD, bizim F-16’larımızı da vermeme noktasına dahi gelmişti. Son görüşmede ABD Başkanı Biden ‘3-4 hafta içerisinde F-16 sorununu çözeceğim’ dedi. Bizim için bu noktada önemli olan F-16 konusudur. Bu uçakların ve parçalarının bize gelmesi halinde zaten bizim şu anda teknik kadrolarımız yeterlidir. Bu alanda bütün atölyelerimiz F-16 modernizasyonu konusunda çok çok başarılı. Bu süreci gerek biz, gerek ilgili bakanlarımız ve kurumlarımız yakından takip ediyor ve kısa sürede netice alabilmek için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

(Sürecek)???????

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-abd-ziyareti-donusu-ucakta-gazetecilerin-sorularini-yanitladi-1/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ABD ziyareti sonrası Suriye açıklaması https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-abd-ziyareti-sonrasi-suriye-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-abd-ziyareti-sonrasi-suriye-aciklamasi/#respond Fri, 12 Jul 2024 23:51:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39026 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’deki düzenlenen NATO Zirvesi dönüşünde uçakta basın mensuplarının sorularına yanıt verdi. Erdoğan, ” Suriye’de inşa edilecek hakkaniyetli bir barış, en çok bize fayda sağlayacak. Bu inşa sürecinin en önemli adımı da Suriye ile yeni bir dönem başlatmaktan geçtiğini söylüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne katılmak üzere ziyaret ettiği ABD’nin başkenti Washington’dan dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

“SURİYE’DEKİ BARIŞ EN ÇOK BİZE FAZLA SAĞLAYACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye ile ilişkilerin düzelmesine dair ‘Beşşar Esed’e davetimizi yapacağımızı belirtiyoruz.’ dediniz. NATO Zirvesi sonrası düzenlediğiniz basın toplantısında da ‘Daveti yaptık, cevap bekliyoruz.’ şeklinde bir yaklaşımınız oldu. Bu davetin Ankara, İstanbul gibi bir yerde mi, yoksa sınır hattında bir bölgede mi gerçekleşmesi öngörülüyor? Rusya’nın bu yakınlaşmaya nasıl baktığını biliyoruz ama ABD ve İran cephesiyle ilgili bir tavır, bir tepki söz konusu mu?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Görevi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a verdim. Dışişleri Bakanım da şu anda muhataplarıyla görüşmek suretiyle işin bütün yol haritasını belirleyecekler. Ona göre de inşallah adımı atacağız. Biz Suriye’de adil bir barışın mümkün olduğunu düşünüyoruz. Suriye’nin toprak bütünlüğünün bizim de çıkarımıza olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz. Suriye’de inşa edilecek hakkaniyetli bir barış, en çok bize fayda sağlayacak. Bu inşa sürecinin en önemli adımı da Suriye ile yeni bir dönem başlatmaktan geçtiğini söylüyoruz. Şu ana kadar bu süreç olumlu istikamette gelişti. Temenni ediyorum ki yakın bir zamanda somut adımları da atarız.

ABD ve İran’ın da bu müspet gelişmelerden memnuniyet duyması ve çekilen onca acının son bulması için süreci desteklemesi gerekir. Biz komşumuzdaki yangını söndürmek için yıllardır çaba sarf ediyoruz. Suriye’nin bir ve bütün olarak yeni bir gelecek inşa etmesi için oluşacak iklimden kimsenin rahatsızlık duymaması temel beklentimizdir. Bu süreci terör örgütleri zehirlemek için elinden geleni yapacaklardır. Provokasyonlar tertipleyip oyunlar kuracaklardır. Tüm bunların farkındayız ve hazırlıklıyız. Biz Suriye’de barış istiyoruz ve barışın yanında olan herkesi de bu tarihi çağrımıza desteğe bekliyoruz.”

NATO’nun 75. kuruluş yıl dönümü törenlerine katıldıklarını, zirvenin, ittifakın birlik ve insicamının sergilenmesi noktasında faydalı olduğunu aktaran Erdoğan, zirve kapsamında görüşülen konuları, alınan kararları basın toplantısında etraflıca paylaştığını hatırlattı.

SAVUNMA SANAYİ TİCARETİNDE KISITLAMALAR

Bunlara ek olarak birkaç hususa ayrıca değinmek istediğini belirten Erdoğan, şunları söyledi: “Terör konusunda ödediğimiz bedelleri tüm dünya biliyor. Müttefiklerimizden teröre karşı verdiğimiz mücadelede samimi dayanışma beklediğimizi burada bir kez daha vurguladım. Ayrıca savunma sanayi ticaretinin önündeki kısıtlamaların süratle kaldırılması gerektiğini ifade ettim. Bildiğiniz gibi NATO’nun Vilnius Zirvesi’nde bütün müttefikler bu yönde taahhüt vermişlerdi. Aradan geçen sürede taahhütleri doğrultusunda gerekli adımları atan müttefiklerimiz de çoğunluktaydı. Ancak bazı NATO üyeleri verdikleri sözlere rağmen, menfi tutumlarını değiştirmedi. Bu duruma hem ilk oturumda hem de zirve esnasında gerçekleştirdiğim ikili görüşmelerde özellikle temas ederek, görüştüğüm liderlere bunları anlattım. ‘NATO müttefikleri arasında artık kısıtlamaları konuşmak istemiyoruz’ dedim.”

“HER İKİ ÜLKEYLE DE ÇOK BOYUTLU İLİŞKİLERİMİZ MEVCUT”

Ukrayna-Rusya savaşında ilk günden bu yana Türkiye’nin sürdürdüğü dengeli tavrın bütün liderlerce bilindiğini ifade eden Erdoğan, “Ukrayna gibi Rusya Federasyonu da bizim komşumuzdur. Güçlü bağlarımızın olduğu bir ülkedir. Her iki ülkeyle de çok boyutlu ilişkilerimiz mevcuttur. Savaşa rağmen bunların korunmasına da önem veriyoruz.” diye konuştu. Zirvede, daha fazla kan dökülmeden diplomasiye dönülmesi ve müzakere zemini hazırlanması gerektiğine dikkati çektiğini aktaran Erdoğan, “Bu doğrultuda İstanbul sürecini devam ettirmeye hazır olduğumuzu vurguladım.” ifadesini kullandı.

Eski Hollanda Başbakanı Mark Rutte’nin, NATO’nun yeni Genel Sekreteri olarak ilan edildiğini anımsatan Erdoğan, “Adaylık sürecinde ülkemizi ziyaret eden Rutte’ye hassasiyetlerimizi ve beklentimizi ifade etmiştim. Kendisinin bu istikamette hareket edeceğine inanıyorum. 1 Ekim’de görevi devredecek olan değerli dostum Genel Sekreter Jens Stoltenberg’le de tabiatıyla bir araya geldik. Son 10 yılda yaptığı özverili çalışmalar ve ülkemizle geliştirdiği yakın işbirliği nedeniyle teşekkürlerimizi ilettim.” diye konuştu. Erdoğan, zirve vesilesiyle birçok devlet ve hükümet başkanıyla ikili görüşmeler gerçekleştirdiğini de belirtti.

“GÜÇLÜ OLANLARIN CİRİT ATTIĞI BİR DÜNYA DÜZENİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

“Dünyanın mevcut durumunda NATO’nun, iddialarına nispetle işlevini nasıl değerlendiriyorsunuz? NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ‘savunma sanayi dahilinde yeni imkan ve yeteneklerin değerlendirilmesi’ yönünde ikazlarda bulundu, siz de İstanbul’dan hareket ederken aynı şeyi söylediniz. Stoltenberg’in bahsettiği bu savunma kime karşı, neye karşı?” sorusu üzerine Erdoğan, dünyanın süratle bir değişim yaşadığını, bu hızlı değişim içerisinde güçlerin özellikle büyük rol oynadığını söyledi.

“Güçlü olanların cirit attığı bir dünya düzeni ile karşı karşıyayız” diyen Erdoğan, örneğin Rusya’nın, Çin ile dayanışma içinde olduğunu, bu durumun Batı’yı ciddi manada rahatsız ettiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Batı, Ukrayna’ya gerek parasal, gerekse ayni noktada bütün imkanlarıyla, silah, mühimmat dahil her türlü desteği veriyor. Bütün bu desteklere rağmen şu anda Ukrayna’da bekledikleri neticeyi henüz alabilmiş değiller. Bu noktada en büyük güvenceleri NATO’nun varlığı. NATO büyük bir güç ve onları biraz rahatlatıyor. Bu Batılı ülkelerin başında Amerika Birleşik Devletleri geliyor. Amerika’nın yanında Almanya, Fransa, İngiltere gibi Batı ülkeleri yer alıyor. Böylece bu güç takviye oluyor. Bu takviyeye rağmen büyük güç rekabetinde arzu ettikleri neticeyi elde edemeyişleri bu ülkeleri ister istemez belli bir noktaya taşıyor. Burada Türkiye olarak bizim konumumuz ise farklı. Biz, hem Rusya hem Ukrayna ile iletişim halindeyiz. Bunu yaparken de mümkün olduğunca adilane yaklaşmanın gayreti içerisindeyiz. Bu durum zaman zaman Rusya’yı da Ukrayna’yı da rahatsız edebiliyor. Ama biz diyoruz ki, ‘Her ikiniz hem bize komşusunuz, geçmişten bu yana aramızda ciddi münasebetlerimiz var.’ Örneğin Karadeniz Tahıl Koridoru’nda adil bir adım attık. Rusya’nın da Ukrayna’nın da taleplerini karşıladık. ‘Batı’ya bu Tahıl Koridorundan aldıklarınızdan verin ama bunun yanında Afrika’ya da verin, Türkiye olarak siz de alın’ dediler. Biz de bunu elimizden geldiğince yapmaya çalıştık. Şimdi diyoruz ki; tahıl koridorunu biz yeniden açalım. Şimdi bunun görüşmelerini hem Rusya hem Ukrayna’yla yapıyoruz. Henüz bu konuda bir netice alamadık. Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin’le son görüşmem bunun üzerindeydi. NATO Zirvesi’nde Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Zelenskiy ile yine bu konuları görüştük. Ukrayna tarafıyla da Tahıl Koridorunu çalıştırmak istiyoruz. Temenni ederim ki bu koridoru yeniden işletmeye başlarız.”

“BATI’YA BU RAHATSIZLIĞIMIZ HEP ANLATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan “NATO içerisinde nevi şahsına münhasır bir yerimiz var. Peki NATO ile kurduğumuz münasebet ne kadar adil ve dengeli sizce? Fayda-maliyet analizi yaptığınızda, NATO’ya verdiklerimiz ve aldıklarımızı mukayese ettiğinizde bir mütekabiliyet mevzubahis mi?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:

“Bir fayda-maliyet analizinde Türkiye olarak biz mütekabiliyet ilkesine aykırı bir konuma düşmedik. Sadece terörle mücadelede NATO’yu duruma müdahale etme noktasında henüz netice alabilmiş değiliz. Bundan rahatsız olduğumuzu da Sayın Stoltenberg’e de defalarca ifade ettim. Bir NATO ülkesi olarak Batı’ya bu rahatsızlığımızı hep anlattık. Birinci derecede Almanya, Fransa, İngiltere, malum terörün belli ölçüde destek alanı buldukları yerler. Özellikle Almanya’ya bunları etraflıca anlattık. Mesela terörle mücadelede ülkemizin, dolayısıyla NATO’nun sınırlarının korunması ve tehditlerin bertaraf edilmesi noktasında çoğu zaman yalnız bırakıldık. Bununla da kalınmadı, NATO’nun sınırlarını tehdit eden teröristlere bu tehditlerini güçlendirici yardımlar yapıldı, destekler verildi. Bunlar çok olumlu bir tablo olarak karşımıza çıkmıyor. Diğer taraftan Almanya’yla bizim şu anda Akkuyu Nükleer Santrali için gelmesi gereken türbinlerin Alman gümrüğünde bekliyor olması gibi bir sıkıntımız var. Bu, bizi ciddi manada rahatsız etmiştir. Bunu Almanya Başbakanı Olaf Scholz’a ikili görüşmemde tekrar hatırlattım. Gerek Eurofighter Typhoon uçak alım talebimizin karşılanmaması, gerek türbin konusu, gerekse bizim fırkateynlerimizde kullanılan bazı makinelerin alınması hususunda ortaya çıkan sıkıntıları aşmamız gerekiyor. Gelişmeleri takip edeceğiz.”

“TÜRKİYE’NİN DE BÖYLESİ BİR MAKAMDA TEMSİL EDİLMESİ OLAĞANDIR”

NATO Genel Sekreter Yardımcılığı konusunun da gündemde olduğu, 2010-2013 yılları arasında Hüseyin Diriöz’ün, 2016-2020 arasında da Tacan İldem’in Genel Sekreter Yardımcılığı yaptığı hatırlatılarak, “Yeni NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile görüşmede Türkiye’ye bir Genel Sekreter Yardımcılığı verilmesi talebiniz oldu diye biliyoruz. Bakışı nasıl, bu gerçekleşecek mi, gerçekleşirse belirlenmiş bir isim var mı?” sorularına karşılık Erdoğan, şu yanıtı verdi: “NATO Zirvesi sonrası düzenlediğim basın toplantısında da açık bir şekilde ifade ettim. Bunun kararını ne ben veriyorum ne Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan veriyor. Bu konudaki talebimizi kendilerine ilettik. Sayın Rutte devir teslimden önce Türkiye’ye geleceğini söylemişti. Bu ziyaret gerçekleşirse orada tekrar bu konuları kendisiyle görüşeceğiz. Biz NATO’nun en önemli ülkelerinden biriyiz. İttifakın bir arada olması ve etkinliğini muhafaza etmesi için çok değerli katkılar sunuyoruz. Genel Sekreterlik yapılanmasında Türkiye’nin de böylesi bir makamda temsil edilmesi olağandır. Nitekim Sayın Rutte de böylesi bir makamın Türkiye’ye yakışacağını ifade etmişti. Biz ülkemizden bir ismin Genel Sekreter Yardımcısı olarak görevlendirilmesini sadece ülkemizin o makamda temsil edilmesi için değil, bu nazik dönemlerde NATO’ya büyük katkı sağlayacağını düşündüğümüz için de istiyoruz.”

“BİZİM İÇİN BU NOKTADA ÖNEMLİ OLAN F-16 KONUSUDUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Basın toplantısında da değindiniz ama biz F-35 meselesinin nasıl çözüleceğini merak ediyoruz. Programa geri dönüş mü söz konusu ya da F-16’yla ilgili bir mahsuplaşma mı olacak?” sorusu üzerine de şunları kaydetti: “Bizim burada önceliğimiz F-16 talebimizin karşılanması. Alt kümelerde farklı durumlar olabiliyor ama biz oradaki parasal ilişkileri pek gündeme almak istemiyoruz. Çünkü biz F-35 üzerinden zaten ödememizi yaptık. Hatta 5 tane F-35 hangara da alınmıştı ama ne yazık ki olay farklı gelişti ve daha sonra ABD, bizim F-16’larımızı da vermeme noktasına dahi gelmişti. Son görüşmede ABD Başkanı Biden ‘3-4 hafta içerisinde F-16 sorununu çözeceğim’ dedi. Bizim için bu noktada önemli olan F-16 konusudur. Bu uçakların ve parçalarının bize gelmesi halinde zaten bizim şu anda teknik kadrolarımız yeterlidir. Bu alanda bütün atölyelerimiz F-16 modernizasyonu konusunda çok çok başarılı. Bu süreci gerek biz, gerek ilgili bakanlarımız ve kurumlarımız yakından takip ediyor ve kısa sürede netice alabilmek için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Ayrıntılar geliyor…

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-abd-ziyareti-sonrasi-suriye-aciklamasi/feed/ 0
Erdoğan: Karşımızda hukuk tanımayan, gözü dönmüş bir yapı var https://www.haber60.com.tr/erdogan-karsimizda-hukuk-tanimayan-gozu-donmus-bir-yapi-var/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-karsimizda-hukuk-tanimayan-gozu-donmus-bir-yapi-var/#respond Fri, 12 Jul 2024 00:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38782

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi’nin ardından ABD’nin başkenti Washington’da basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, Netanyahu yönetiminin sadece kendi halkının değil, bölgenin de güvenliğini tehlikeye attığını belirterek, “Karşımızda savaş hukuku dahil, hiçbir hukuk, nizam, değer ve sınır tanımayan gözü dönmüş bir yapı vardır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, düzenlediği basın toplantısında NATO Liderler Zirvesi’nin oturumlarını, ikili görüşmelerini, Rusya- Ukrayna savaşını ve Gazze’deki insani trajediyi değerlendirdi. Erdoğan, Gazze’de yaklaşık 40 bin sivilin hayatını kaybettiğine, 100 bine yakın sivilin de yaralandığına dikkat çekerek, “Gazze’de 7 Ekim’den bu yana büyük bir katliam yaşanıyor. Çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 40 bine yakın masum insan İsrail’in saldırıları neticesinde hayatını kaybetti. Yaklaşık 90 bin yaralı var. Tüm temaslarımda, Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında süregiden mezalime dikkat çektim. İsrail-Filistin meselesine kalıcı çözüm getirmeden küresel barış ve istikrardan bahsedilemeyeceğinin altını çizdim. İsrail, soykırım suçlamasıyla yargılandığı Uluslararası Adalet Divanı’nın ihtiyati tedbir ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarını ısrarla uygulamıyor. Netanyahu yönetimi, yayılmacı ve pervasız politikalarıyla sadece kendi vatandaşlarının değil, tüm bölgenin güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Gelinen noktada şu durumun netleştiğini görüyoruz. Karşımızda savaş hukuku dahil, hiçbir hukuk, nizam, değer ve sınır tanımayan gözü dönmüş bir yapı vardır. Küresel vicdanın Filistinli sivilleri hedef alan saldırıların durdurulması için sokaklara döküldüğü mevcut ortamda İsrail’e askeri desteğin sürdürülmesi kabul edilemez. Oturumdaki hitabımda bu konunun üzerinde hassasiyetle durdum. İttifakımızın temel değerlerini ayaklar altına alan İsrail yönetiminin, NATO ile ortaklık ilişkisini sürdürmesi mümkün değildir” dedi.

“ATEŞKES İÇİN HER TÜRLÜ İNİSİYATİFİ ALMAYA HAZIRIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de ateşkes ilanı ve barışın tesisi için Türkiye’nin inisiyatif almaya hazır olduğunu vurgulayarak, “Filistin topraklarında kapsamlı ve sürdürülebilir barış tesis edilene kadar İsrail ile NATO nezdinde iş birliği yapılması yönündeki girişimler Türkiye tarafından onaylanmayacaktır. On yıllardır işgal ve zulüm altında kendi topraklarında acı çeken Filistinlilerin, kendi bağımsız ve egemen devletlerine sahip olma hakkını teslim etmeden, kalıcı barışı tesis etmek mümkün değildir. Uluslararası toplumun, 1967 sınırları temelinde iki devletli çözüm için el ele vermesi önemlidir. Aynı şekilde tüm baskılara ve yıldırma girişimlerine rağmen Filistin’i tanıyan ülkelerin sayısının artmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Türkiye olarak önce ateşkesin ilanı, sonra da kalıcı barışın temini için garantörlük dahil her türlü inisiyatifi almaya hazır olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum. Buradan tüm müttefiklerimizi ateşkesin sağlanması ve 9 aydır açlıkla imtihan edilen Gazze halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için Netanyahu yönetimi üzerindeki baskılarını artırmaya çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE, TERÖRÜN VAHŞİ YÜZÜNÜ BİLEN BİR ÜLKEDİR”

Erdoğan, NATO müttefikleri arasında terörle mücadelede müşterek çabaların artırılması gerektiğini belirterek, “Terörle mücadele alanında müşterek çabaların artırılması önemlidir. Bu kapsamda Madrid ve Vilnius zirvelerinde aldığımız kararları da takip etme fırsatımız oldu. Biliyorsunuz NATO’nun Terörizmle Mücadele Politikası İlkeleri Belgesi’ni geçtiğimiz yıl güncellemiştik. Sayın Genel Sekreter de Vilnius’taki kararlar doğrultusunda NATO tarihinde bir ilki teşkil edecek şekilde Terörizmle Mücadele Özel Koordinatörü atamasını gerçekleştirmiştir. Terörizmle mücadelede, müttefikler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine ihtiyaç bulunduğunu görüyoruz. Türkiye, terörün vahşi ve kanlı yüzünü iyi bilen bir ülkedir. DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan ve bu örgütü bozguna uğratan tek NATO ülkesiyiz. 40 yıldır bölücü terör örgütüne ve farklı terörist yapılara karşı ağır bedeller ödeyerek mücadele ediyoruz. NATO’nun tespit ettiği iki temel tehditten biri olan terörizmle mücadelede müttefiklerimizden dayanışma bekliyoruz. Müttefiklik hukuku da zaten bunu gerektirir” diye konuştu.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşının yıkıcı etkilerinin herkes tarafından hissedildiğini, Türkiye’nin de bu savaşın sona ermesi için gayretlerini sürdürdüğünün altını çizdi. Erdoğan açıklamalarına şu şekilde devam etti:

“Yaklaşık 2,5 yıldır devam eden Rusya-Ukrayna savaşı karşısında müttefikler olarak uluslararası hukuktan yana bir duruş sergiliyoruz. Önceki zirvelerde Ukrayna bağlamında aldığımız kararları gözden geçirdik, ayrıca yeni somut adımlar üzerinde mutabık kaldık. NATO’nun Ukrayna’ya güvenlik yardımı ve eğitim desteği girişimini onayladık, Ukrayna’ya çok yıllı mali destek sağlanmasını ve Kiev’e NATO Kıdemli Temsilcisi atanmasını kararlaştırdık. Türkiye yıkıcı etkilerini hep birlikte hissettiğimiz, müşterek güvenliğimizi tehlikeye atan bu savaşın sona ermesine yönelik gayretlerini ilk günden beri yoğun bir şekilde devam ettirmektedir. İstanbul süreciyle başlattığımız, Karadeniz Girişimi ile taçlandırdığımız temaslara, yeniden başlanması ve diplomasiye şans tanınması en samimi arzumuzdur. Adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inanıyoruz. Bu değerlendirmelerimi zirve boyunca müttefiklerimizle bir kez daha paylaştım.”

“SAVUNMA SANAYİ TİCARETİNDEKİ ENGELLERİN İZAHI YOKTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma harcamalarında yüzde 2 hedef eşiğini aştığını, savunma sanayi ticaretinde hala engellerin bulunmasının izahı olmadığına dikkat çekerek, “Zirvenin ilk oturumunda ittifak savunmasını ilgilendiren konuları etraflıca istişare ettik. Krizlerin derinleştiği ve gerginliklerin arttığı bir dönemdeyiz. Mevcut uluslararası ortamda Türkiye’nin her zaman olduğu gibi müttefiklerini savunma taahhüdüne bağlı olduğunu, sorumluluklarını yerine getirdiğini vurguladım. Savunma harcamalarında yüzde 2 hedef eşiğini aştık. İttifak harekat ve misyonlarına en fazla katkı sağlayan müttefiklerden biriyiz. Tabii birlik ve dayanışma ruhunun 32 müttefikin tamamı tarafından samimiyetle benimsenmesi gerekiyor. 75 yıllık Washington Antlaşması ve geçmiş zirvelerde alınan kararlar ortadayken, müttefikler arasındaki savunma sanayi ticaretinde hala bazı engeller ve kısıtlamalar bulunmasının makul ve mantıklı bir izahı yoktur. Vilnius’ta alınan kararların tatbik edilmesi, ittifakın birlik, bütünlüğü ve caydırıcılığı bakımından önem arz ediyor. Ülkemizin bu konudaki hassasiyetini ve beklentilerinin tekrar gündeme taşıdım” dedi.

“BAZI MÜTTEFİKLERİN TERÖR ÖRGÜTLERİYLE KURDUĞU ÇARPIK İLİŞKİYİ KABUL EDEMEYİZ”

Erdoğan, bazı NATO müttefiklerinin terör örgütü PKK ve Suriye’deki uzantıları PYD ve YPG ile kurduğu ‘çarpık ilişkinin’ kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, “Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılım süreçlerinde aldığımız kararlar ve tesis ettiğimiz Daimi İstişare Mekanizmaları, PKK başta olmak üzere terör tehdidinin boyutlarının daha iyi anlaşılmasına vesile oldu. Ancak bazı müttefiklerimizin, bilhassa terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD, YGP ile kurdukları çarpık ilişkiyi kabul etmemiz mümkün değildir. İttifakın birliğine ve bütünlüğüne zarar veren bu hatalı politikalardan vazgeçilmesi çağrımı burada tekrarlıyorum” dedi.

“MÜZAKERE TESLİM OLMAK DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşında müzakerenin önemine değinerek, “Zirvenin son oturumu geçtiğimiz yıl ihdas ettiğimiz NATO-Ukrayna Konseyi formatında tertiplendi. Toplantımız ittifakın ve müttefiklerin Ukrayna’ya desteklerinin altının çizilmesi bakımından faydalı oldu. Oturumda ülkemizin Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine desteğinin tam olduğunun altını çizdim. Aynı zamanda diplomasinin dışlanmaması gerektiğini müzakerelerin teslim olmak anlamına gelmediğini vurguladım. NATO’nun Ukrayna’daki savaşın tarafı haline getirilmesine asla geçit verilmemesi gerektiğine dair görüşlerimi burada açık yüreklilikle paylaştım. İki komşumuz arasındaki çatışmalarda ilk günden beri ortaya koyduğumuz dengeli, soğukkanlı ve hakkaniyetli tavrı bundan sonra da kararlılıkla devam ettireceğiz” diye konuştu.

RUTTE’YE BAŞARILAR DİLEDİ

Erdoğan, NATO Genel Sekreteri olarak göreve başlayacak olan eski Hollanda Başbakanı Mark Rutte’ye başarılar dileyerek şu ifadelere yer verdi:

“Zirve kapsamında, Macaristan, Yunanistan, İtalya, Almanya, Ukrayna, Fransa ve Birleşik Krallık liderleriyle ikili görüşmeler gerçekleştirdim. Ayrıca İsveç, Finlandiya, Slovenya ve Slovakya devlet ve hükümet başkanlarıyla, NATO Genel Sekreteriyle ayaküstü görüştük. Amerika Birleşik Devletleri, İspanya, İzlanda, Polonya, Romanya, Estonya ve Hollanda liderleriyle, Avrupa Konseyi Başkanı ile de sohbetlerimiz oldu. Görüşmelerimizde hem müttefiklerimizle ikili ilişkilerimizi geliştirmenin yolları hem de NATO bünyesindeki iş birliğimiz üzerinde durduk. Malumunuz Hollanda eski Başbakanı Sayın Rutte bütün müttefiklerin onayıyla yeni NATO Genel Sekreteri olarak ilan edildi. Sayın Rutte’nin görevi boyunca müttefiklerin menfaatlerini ve hassasiyetlerini gözeteceğine güveniyorum. Ayrıca kendisinin ittifak dayanışmasını ve NATO’nun Avrupa-Atlantik güvenliğindeki merkezi rolünü önceleyen bir yaklaşım takip edeceğine inanıyorum. Sayın Rutte’ye bu yeni ve zorlu görevinde muvaffakiyetler diliyorum. Göreve geldiği 2014 yılından bu yana ittifakın birliğinin ve dayanışmasının korunması yolunda gayret gösteren değerli dostum Genel Sekreter Stoltenberg’e de teşekkür ediyorum. Şahsımla ve makamlarımızla yakın iş birliği sergileyen Sayın Stoltenberg, özverili çalışmaları ve başarılı hizmetleriyle bizimle birlikte herkesin takdirini kazanmıştır.”

ESED İLE GÖRÜŞME

Erdoğan, basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Esed ile görüşme çağrısını iki hafta önce yaptığına dikkat çeken Erdoğan, “Sayın Esed’e, ‘ya ülkeme gel veya üçüncü bir ülkede bu görüşmeyi yapalım’ çağrımı iki hafta önce yaptım. Bu konuyla ilgili olarak da Dışişleri Bakanımı görevlendirdim. O da muhataplarıyla görüşmek suretiyle inşallah bu dargınlığı, kırgınlığı aşmak suretiyle yeni bir süreci başlatalım istiyoruz” dedi.

Azerbaycan ve Ermenistan arasında barışın tesis edilmesini arzu ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gönlümüz arzu eder ki barış anlaşması imzalansın ve Ermenistan-Azerbaycan arasında da barış hakim olsun. Bizler Ermenistan Başbakanı ile yaptığımız görüşmelerde burada da olumlu adımların atıldığını görüyoruz. İlham gardaşımla da yaptığım görüşmelerde o da olumlu adımların atıldığından yana. Çünkü dünya barışa hasret, o bölge de barışa hasret. Bu barışı bir an önce kucaklayalım istiyoruz” ifadelerini kullandı.

ABD SEÇİMLERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD seçimleriyle ilgili soruyu, Türkiye’nin bu seçimlerde taraf olmadığını, Amerikan halkının karar vereceğini belirterek yanıtladı. Erdoğan, “Şu anda buradaki yarışın biz tarafı değiliz. Bu yarış içinde kalan 3,5-4 aylık sürede kararı Amerika’daki halk verecek, eyaletler verecek. Bu eyaletlerin vereceği karar çok çok önemli. Bizler de Türkiye olarak, Türk siyasetinin içinde olan bir insan olarak en hayırlı kararı verecek olan Amerika delegesinin vereceği bu kararı biz de izleyeceğiz. Kasım ola hayır ola” dedi.

NATO’NUN 2026 TÜRKİYE ZİRVESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca NATO sonuç bildirgesinde açıklanan, 2026 zirvesinin Türkiye’de düzenlenmesine ilişkin kararı da yorumladı. Erdoğan açıklamasında, “Henüz hangi şehir olduğu noktasında bir kararımız yok. Ancak tabii arkadaşlarımızla oturacağız, değerlendireceğiz, büyük ihtimalle bu tabii herhalde İstanbul’a yakışır. İstanbul’da böyle büyük bir organizasyonu yaparız. Daha önce de zirveyi İstanbul’da yapmıştık yine İstanbul’da inşallah böyle bir zirveyi yapar ve buradan NATO ile birlikte selamımızı çakarız” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/erdogan-karsimizda-hukuk-tanimayan-gozu-donmus-bir-yapi-var/feed/ 0 NATO Zirvesi: Üye Ülkeler Ukrayna’ya Yardım Taahhüt Etti, Türkiye’de Yapılacak Sonraki Zirve Kararlaştırıldı https://www.haber60.com.tr/nato-zirvesi-uye-ulkeler-ukraynaya-yardim-taahhut-etti-turkiyede-yapilacak-sonraki-zirve-kararlastirildi/ https://www.haber60.com.tr/nato-zirvesi-uye-ulkeler-ukraynaya-yardim-taahhut-etti-turkiyede-yapilacak-sonraki-zirve-kararlastirildi/#respond Thu, 11 Jul 2024 02:21:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38505 ABD’nin en sahipliği yaptığı NATO’nun 75. yıl zirvesinde üye ülkeler Ukrayna’ya 40 milyar doların üzerinde yardım yapmayı taahhüt ederken, gelecek yıl Hollanda’da yapılacak zirveden sonraki zirvenin Türkiye’de olması kararlaştırıldı.

Washington’da yapılan NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin sonuç bildirgesi yayımlandı.

Zirvede 32 üye ülke Ukrayna’nın gelecekte NATO üyesi olması için “geri dönülemez bir yola girildiği” üzerinde uzlaşılırken, üyelik için bir tarih belirlenmedi.

Birlik aynı zamanda Ukrayna’ya gelecek yıl için, ilk kez Amerikan F-16 savaş uçakları da dahil olmak üzere yaklaşık 43,3 milyar dolarlık askeri yardım sözü verdi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg “Ukrayna’ya desteğimiz bir hayırseverlik işi değil – bunu kendi güvenliğimiz için yapıyoruz” dedi.

Zirvenin sonuç bildirgesinde ayrıca gelecek yılki zirvenin Haziran ayında Hollanda’nın Lahey kentinde, bir sonrakininse Türkiye’de yapacağı kaydedildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı zirve bugün sona erecek.

“En büyük tehdit Rusya”

Rusya’nın Şubat 2022’de başlayan Ukrayna işgali, NATO Zirvesi’nin birinci gündem maddesi.

Tüm üye ülkelerin kabul ettiği zirve sonuç bildirgesinde, Rusya’nın birliğin güvenliğine “en büyük ve doğrudan tehdit” olduğu vurgulandı.

4 Nisan 1949’da aralarında ABD, İngiltere, Kanada ve Fransa’nın da bulunduğu 12 ülke tarafından kurulan NATO’nun kuruluş hedefi, Rusya’nın da aralarında olduğu bir grup eski komünist cumhuriyetin oluşturduğu Sovyetler Birliği’nin Avrupa’da genişlemesini engellemek amacıyla bir blok oluşturmaktı.

Birliğin 75. yıl zirvesinde de Rusya yine en büyük tehdit olarak yer aldı.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Amerikan yapımı F-16 savaş uçaklarının Danimarka ve Hollanda’dan Ukrayna’ya sevkiyat sürecinin başladığını ve uçakların “bu yaz kullanımda olacağını” açıkladı.

Ukrayna savaşın başından bu yana gelişmiş savaş uçakları talep ediyordu. F-16’lar Kiev’in bu talebine verilen ilk olumlu yanıt olacak.

Bunun yanında Ukrayna’ya hava savunma sistemleri de gönderilecek.

Üye ülkeler ayrıca Ukrayna ordusunun eğitimi ve askeri yardımların koordinasyonu için özel bir birlik kurulmasında da uzlaştı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de zirvenin davetlileri arasındaydı.

Üyelik için tarih yok

Zirvede Ukrayna’nın son aylarda “gerekli demokratik, ekonomik ve güvenlik reformları konusunda somut adımlar attığı” vurgulandı ancak resmi üyelik davetinin sadece “gerekli koşullar sağlandığında” gönderilebileceği belirtildi.

Sonuç bildirgesinde “Ukrayna bu hayati adımları atarken, ülkeyi NATO üyeliği de dahil olmak üzere Avrupa-Atlantik entegrasyonu için girdiği geri döndürülemez yolda destekleyeceğiz” ifadesi kullanıldı.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy zirvede, İngiltere’nin yeni başbakanı Keir Starmer da dahil olmak üzere birçok dünya lideri ile görüştü.

Starmer Zelenskiy’e İngiltere’deki hükümet değişikliğine rağmen Ukrayna’ya destekte bir değişim yaşanmayacağı sözü verdi.

Rusya’dan F-16’lara tepki

Ukrayna’ya Amerikan F-16 savaş uçaklarının gönderildiği açıklamasına beklendiği gibi Rusya’dan sert bir tepki geldi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova, Tass haber ajansına yaptığı açıklamada “Bu Washington’ın savaş çetesinin başını çektiğinin kanıtı” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/nato-zirvesi-uye-ulkeler-ukraynaya-yardim-taahhut-etti-turkiyede-yapilacak-sonraki-zirve-kararlastirildi/feed/ 0
Erdoğan, NATO Zirvesi’nde Ukrayna ve İsrail-Hamas savaşını gündeme getirecek https://www.haber60.com.tr/erdogan-nato-zirvesinde-ukrayna-ve-israil-hamas-savasini-gundeme-getirecek/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-nato-zirvesinde-ukrayna-ve-israil-hamas-savasini-gundeme-getirecek/#respond Tue, 09 Jul 2024 06:24:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38154 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 9-11 Temmuz günlerinde yapılacak NATO Zirvesi için bugün Washington’a gidiyor. Erdoğan’ın, ağırlıklı olarak Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ele alınacağı zirvede İsrail-Hamas savaşını gündeme getirmesi ve müttefiklerden ateşkes için devreye girmelerini istemesi bekleniyor.

NATO’nun kuruluşunun 75. yılının kutlanacağı zirvede, ittifakın caydırıcılık ve savunma kapasitesi, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasıyla değişen Avrupa güvenlik mimarisine göre yeniden şekillendirilip güçlendirilecek.

Zirvede Türkiye’yi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığında kalabalık bir heyet temsil edecek.

Washington’da 3 gün sürecek zirvenin ilk toplantısı, 9 Temmuz’da NATO’nun kuruluşunu belgeleyen Kuzey Atlantik Anlaşması’nın 75 yıl önce imzalandığı Mellon Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek. ABD Başkanı Joe Biden’ın burada bir konuşma yapması bekleniyor.

NATO Liderler Zirvesi’nin resmi görüşmeleri 10 Temmuz’da yapılacak. Aynı akşam Biden’ın liderleri Beyaz Saray’da vereceği bir yemekte ağırlaması öngörülüyor.

Zirve 11 Temmuz’da yapılacak NATO-Ukrayna Konsey toplantısı ile sona erecek. Zirvede alınan kararların aynı gün yazılı olarak duyurulması bekleniyor.

Amerikan basınına göre, ABD Başkanı Biden’ın zirve sırasında ikili görüşme yapması kesinleşen iki lider Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ve İngiltere’nin yeni başbakanı Keir Starmer.

En önemli gündem maddeleri Ukrayna’ya yardım ve ittifakın güölendirilmesi

NATO Zirvesi’nin en önemli iki gündem maddesi, ittifakın caydırıcılık ve savunmasının değişen koşullara göre gözden geçirilmesi ve buna uygun savunma planları ile komuta yapısının düzenlenmesi.

NATO, Rusya’nın Ukrayna’yı işgale başladığı Şubat 2022’den sonra yapılan Madrid Zirvesi’nde Rusya ve “terörizmi” en önemli iki tehdit unsuru olarak kayda geçirmişti.

Washington Zirvesi’nde ittifakın coğrafik olarak kuzey, güney ve orta olarak tanımladığı bölgelere ilişkin savunma planlarını yenilenecek.

İttifakın savunma ve caydırıcılık kapasitesinin daha detaylı işleneceği savunma planları kapsamında Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanlığı’nın (SACEUR) koordinasyonunda müttefiklerin hangi durumda nasıl iş birliği yapacaklarına ilişkin formüller belirlenecek.

SACEUR’ün müttefiklerden yeni askeri katkı isteminin bu zirvede karşılanması da öngörülüyor.

Bu kapsamda özellikle Doğu Avrupa ve Baltık ülkelerinin talepleri doğrultusunda NATO’nun bölgedeki askeri varlığının daha artırılması, ittifaka yeni katılan İsveç ve Finlandiya’nın da bu kapsamda kuzey savunma planlarındaki rollerin artırılması bekleniyor.

Türkiye, NATO’nun askeri olarak durumunu yeniden gözden geçirmesi ve savunma planlarını yenilemesine olumlu yaklaşıyor. Ancak Ankara bu planlama yapılırken tüm ağırlığın kuzeye verilmemesi gerektiğini, ittifakın güney ve güneydoğu kanatlarındaki yapılanmasına eşit ağırlık verilmesi gerektiğini vurguluyor.

Diplomatik kaynaklar, NATO’nun güney kanadındaki en büyük askeri güç olan Türkiye’nin ittifakın birçok görevine önemli katkılar sağladığını, bu zirve sonrasında da aynı tutumun devam edeceğini kaydediyorlar.

Türkiye, Ukrayna’da barışın da konuşulmasını istiyor

NATO Zirvesi’nde alınacak önemli bir karar da Ukrayna’ya yapılan askeri yardımların daha sistemli ve sürdürülebilir olması.

Washington Zirvesi’nde müttefiklerin Ukrayna’ya 40 milyar Euro’yu aşan yardımının NATO tarafından koordine edilmesi ve finansal yardımın daha uzun vadeli sürdürülebilir bir formata sokulması kararının alınması öngörülüyor.

Ayrıca bazı NATO ülkelerinin, Ukrayna’nın talep ettiği hava savunma sistemleri konusundaki taahhütlerini de zirvede ilan etmeleri bekleniyor.

Zirvede Ukrayna’nın NATO üyeliği açısından somut bir adım atılması ise öngörülmüyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline karşı çıktığını ve işgale karşı Ukrayna’nın kendini savunma hakkı olduğunu vurgulayan Türkiye, Ukrayna’ya yapılacak yardımları destekliyor. Ankara bu politika kapsamında Ukrayna’ya silahlı insansız hava araçları (SİHA) satmış ve savunma sanayi alanında önemli anlaşmalara imza atmıştı.

Diplomatik kaynaklara göre, Türkiye ile NATO’nun diğer müttefikleri arasındaki en önemli fark, diğer üyelerin barış gündemini ele almamaları. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesinden dönüşünde Ukrayna’daki savaşın kazananı olmayacağı görüşünü yinelemiş ve tarafların bir an önce barış masasına oturmaları gerektiğini kaydetmişti.

Erdoğan’ın NATO toplantılarında benzer görüşü dile getirmesi ve müttefiklere “savaşı cesaretlendirmek yerine barışı öncelemek” çağrısında bulunması bekleniyor.

‘Ukrayna savaşı, NATO-Rusya çatışmasına dönmemeli’

Türkiye’nin müttefiklerle yaptığı görüşmelerde üzerinde durduğu ayrı bir nokta ise Ukrayna’ya yapılan askeri desteğin NATO-Rusya çatışmasına dönmesine neden olmayacak şekilde planlanması. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bu görüşü, son dönemde bir araya geldiği Doğu Avrupa ülkelerinin dışişleri bakanlarına da ilettiği, özellikle Fransa’nın Ukrayna’ya asker gönderme tartışmasıyla gündeme gelen adımların rahatsızlık verici olduğunu kaydettiği belirtiliyor.

Türkiye’nin duyarlılık gösterdiği bir başka nokta ise Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz’deki etkileri.

Savaşın hemen ardından Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni uygulayarak bölgeye askeri gemi geçişini yasaklayan Türkiye, Karadeniz’e kıyısı olan NATO üyeleri Romanya ve Bulgaristan ile yakın ilişki içinde bulunarak süreci kontrolünde tutmaya devam ediyor.

‘Terörle mücadele de Türkiye gündeminde’

Her NATO toplantısında olduğu gibi Washington Zirvesi’nde de “terörle mücadele” konusunun gündemde olması bekleniyor. Diplomatik kaynaklara göre, NATO zirvede bu konuda yeni bir siyasi çerçeve kabul edecek, ayrıntıya girmeden genel ilkeleri ortaya koyacak.

Erdoğan’ın zirve sırasında bu konuyu gündeme getirirken Türkiye’nin duyduğu rahatsızlığı aktarması, özellikle ABD’nin Kuzey Suriye’de Halkın Savunma Birlikleri’ne (YPG) sağladığı askeri ve siyasi desteği örnek vermesi bekleniyor.

Zirve marjında Türkiye’nin gündeme getireceği diğer konular arasında Almanya ve bazı diğer müttefiklerin uyguladığı silah yaptırımı ile NATO- Avrupa Birliği ilişkilerinin düzenlenmesi çağrıları da olacak.

Erdoğan, Gazze’deki durumu ele alacak

Erdoğan’ın Washington’da hem NATO marjında hem de ikili temaslarında gündeme getireceği konular arasında İsrail ile Hamas arasında Ekim 2023’ten bu yana süren savaş da olacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail ile Hamas arasında hemen bir ateşkes sağlanması ve Filsitin sorununun iki devletli çözüm kapsamında ele alınması için Batılı liderlere çağrıda bulunması bekleniyor.

Erdoğan daha önce yaptığı açıklamalarda Batı’nın Ukrayna konusunda gösterdiği hassasiyeti Filistin için de göstermesi gerektiğini vurgulamış, Batı dünyasını “İsrail’i cesaretlendirmekle” suçlamıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-nato-zirvesinde-ukrayna-ve-israil-hamas-savasini-gundeme-getirecek/feed/ 0
Ukraynalı Askerler, Rusya’nın Tüyler Ürperten Savaş Taktiğini Anlatıyor https://www.haber60.com.tr/ukraynali-askerler-rusyanin-tuyler-urperten-savas-taktigini-anlatiyor/ https://www.haber60.com.tr/ukraynali-askerler-rusyanin-tuyler-urperten-savas-taktigini-anlatiyor/#respond Fri, 05 Jul 2024 13:36:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37263 Cephe hattındaki Ukraynalı askerler, günbegün şahit oldukları Rusya’nın savaş taktiğini anlatmak için tüyler ürperten bir tanım kullanıyor.

Mevzilerine yönelik saldırıları, “et yığını saldırıları” olarak tanımlıyorlar.

Anlattıklarına göre, Ruslar, bazen günde bir düzine saldırı düzenliyor ve bu saldırılarda asker kaybı önemsenmiyor.

Harkov’da cephe hattından sorumlu Yarbay Anton Bayev, bazen birkaç saat içinde peş peşe taarruza uğradıklarını anlatıyor.

Bayev, silah mevzilerinin konumunu öğrenmek için bile saldırı yapıldığını söylüyor:

“Askerlerimiz mevzilerinde, günde dört veya beş kez düşman taarruzuna karşılık veriyor ve gelenleri öldürüyor. Bu sadece fiziksel olarak değil psikolojik olarak da zorlayıcı”

Moskova’nın iki ay önce başlattığı harekatta uygulanan bu askeri taktik Rusya’nın büyük kayıplara uğraması ile sonuçlanıyor.

Batılı yetkililere göre, Ruslar Mayıs ve Haziran ayları içinde her gün yaklaşık 1200 kayıp verdi. Bu askerler ya da öldürüldü ya da yaralandı ki bu, savaşın başlangıcından bu yana en yüksek günlük kayıp miktarı demek.

Yarbay Bayev, saldırıların insansız hava araçları ile daha başlangıcında tespit edildiğini söylüyor ve Rusların ölü ve yaralılarını savaş alanında bıraktığını anlatıyor.

Bayev “et yığını” saldırılarında Rusya’nın amacının Ukrayna birliklerini yormak olduğunu savunuyor.

Donbas bölgesinde bulunan Pokrovsk’ta savaşan Yüzbaşı Ivan Sekaş, Rus askerlerin ölüme gönderildiği yönündeki gözlemini tanımlarken bir fabrikadaki üretim hattı benzetmesini yapıyor.

Rusya, Ukrayna’dan çok daha kalabalık bir nüfusa sahip.

Söz konusu saldırılara katılanlardan bazıları eski mahkumlardan oluşuyor. Bununla birlikte, Rusya binlerce dolarlık tek seferlik ödemelerle de cephe hattına asker gücü bulabiliyor.

Rusya tarafında yaralı askerlerin yeniden çatışmaya zorlandığına yönelik iddialar da var.

Sosyal medyada yer alan bir videodan, bazıları koltuk değnekli düzinelerce erkeğin komutanları tarafından, talepleri hastanede tedavi görmekken, cephe hattına gönderildikleri anlaşılıyor.

Batılı yetkililer, bu şekilde Moskova’nın cephe hattında gerekli sayıda askeri tutabildiğini değerlendiriyor.

Ukrayna’da bir general benzer Rus taktiklerini uyguladığı iddiası ile yakın bir zaman önce görevden alındı.

Ukrayna’da eski bir üstü düzey bir güvenlik yetkilisi olan Ivan Stupak, “İnsan gücümüz sınırlı. Askerlerimizi korumaktan başka şansımız yok” diyor.

Harkov’u çevreleyen cephe hattında Rusya ilerleyişi durduruldu.

Ancak ülkenin doğusunda Rusya’nın yıpratıcı taktiği yavaş ama istikrarlı şekilde sonuç veriyor.

‘Yenişememe durumuna doğru gidiyoruz’

Sürekli taarruz taktiğinin burada başarılı olduğunu söyleyen Stupak, “Santim santim de olsa, günde 100, 200 metre ilerlemeye çalışıyorlar” diyor.

Kiev’de Batı’nın askeri desteğinin hızı konusunda hayal kırıklığı var.

Üst düzey bir Ukraynalı yetkili, savaşı kaybetmeyecek kadar yardım aldıklarını, ancak bu yardımın kazanmaları için yeterli olmadığından şikayet ediyor.

Batılı yetkililer, geciken askeri yardımların toprak ve asker kaybına yol açtığını kabul ediyor.

ABD silahlarının Rusya topraklarını hedef alan saldırılarda da kullanılabilmesinin önünün açılması, Harkov’daki ilerleyişin durdurulmasında etkili oldu.

Ancak Ukraynalı bir yetkili, bu saldırıların Rusya’da sınırlı etki yaptığını ve savaşın seyrini değiştirecek nitelikte olmadığını aktarıyor.

Ivan Stupak, “Yenişememe durumuna doğru gidiyoruz” diyor ve cephedeki durum nedeniyle, olası bir müzakerede “acı hap” içmek zorunda kalmak zorunda kalabilecekleri endişesini dile getiriyor.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, bu hafta Kiev’e yaptığı ziyarette, müzakere ortamı için ateşkes çağrısı yaptı.

Kiev’deki yetkililer ise buna ihtiyatlı bir şekilde yaklaşıyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’nin baş danışmanı Andriy Yermak, Washington’da gazetecilere verdiği demeçte, “Çok önemli şeyleri ve değerlerimizi pazarlık konusu yapmaya hazır değiliz” dedi.

Ukraynalılar, NATO üyeliği gibi kesin güvenlik garantileri olmadan yapılacak bir ateşkes halinde, Rusya’nın gücünü toplayıp yeniden saldırabileceği endişesini dile getiriyor

Vladimir Putin, bir yandan Ukrayna’yı savaş alanında yıpratırken, diğer taraftan da Batı’nın askeri destek sağlama konusundaki kararlılığını kırmaya çalışıyor.

Kasım ayındaki ABD seçimleri de belirsizlik zincirine yeni bir halka ekliyor. Avrupa Birliği’nin bu olası boşluğu doldurup dolduramayacağı da bir başka belirsizlik.

Harkov’da cephe hattındaki Yarbay Anton Bayev, Rusların savaş alanında yeni taktikler geliştirdiğini söylüyor.

Havan saldırıları ile kayıplar yaşayan cephedeki Ukrayna kuvvetlerinin cephane sıkıntısı da devam ediyor.

Bayev, “Her zaman bir eksik var” diyor ve devam ediyor:

“Çocuklar dayanıyor. Hepimiz dayanıyoruz. Zor ama herkes bedelin ne olduğunu ve neden savaştığının farkında”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukraynali-askerler-rusyanin-tuyler-urperten-savas-taktigini-anlatiyor/feed/ 0
Hakan Fidan: Bölgemizde Barışa İhtiyaç Var. Savaşların Yayılma Riski Artıyor https://www.haber60.com.tr/hakan-fidan-bolgemizde-barisa-ihtiyac-var-savaslarin-yayilma-riski-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/hakan-fidan-bolgemizde-barisa-ihtiyac-var-savaslarin-yayilma-riski-artiyor/#respond Tue, 25 Jun 2024 21:57:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35837 (ANKARA) – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Çekya Dışişleri Bakanı Jan Lipavsky ile ortak basın toplantısı düzenledi. Fidan, “Bölgemizde gerçekten büyük bir barışa ve huzura ihtiyaç var. Aksi takdirde savaşların yayılma riski giderek daha da artıyor” dedi.

Dışişleri Bakanı Fidan, Çekya Dışişleri Bakanı Lipavksy ile Bakanlık’ta bir araya geldi. İki Bakan görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra bölgedeki gelişmelerin ele alındığını belirten Bakan Fidan, şunları söyledi:

“Türkiye-Çekya arasındaki ticaret hacmini geçen yıl itibarıyla 5 milyar dolara yükseltmeyi hedeflemiştik. Bugün ise bu hedefi yakalamış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ortaya koyduğumuz hedefle ticaret hacmimizi 10 milyar dolara yükseltmek için çalışacağız.

NATO müttefikleri olarak savunma sanayisindeki iş birliğimizi önemsiyoruz. Savunma sanayisindeki iş birliğimizin somut projeler eşliğinde üçüncü ülke pazarlarına yönelik olarak daha da geliştirmeyi hedefliyoruz.

Ülkelerimiz arasındaki diplomatik ilişkilerin 100’üncü yılı anısına Prag’da bu ay yapılan park açılışını dostluğumuzun bir nişanesi olarak görüyoruz.

“AB sürecinde verdiği destekten dolayı Çekya’ya müteşekkiriz”

Avrupa Birliği (AB) sürecinde verdiği destekten dolayı Çekya’ya müteşekkiriz. Çekya’nın katkı ve desteklerinin önümüzdeki süreçte de devam edeceğine inanıyoruz. AB ile ilişkilerimizin ilerletilmesi ve üyeliğimizin önündeki engellerin aşılması hususunda Çekya’nın katkı ve desteklerinin önümüzdeki süreçte de devam edeceğine inanıyoruz

Gazze’de her gün yeni bir savaş suçu işleniyor. İsrail’in halen topraklarını genişletme peşinde koşmasına, Filistinli kardeşlerimizin topraklarını çalmasına sessiz kalmadık, sessiz kalmayacağız. Gazze’deki trajedinin son bulması için tüm platformlarda sesimizi yükselmeye devam edeceğiz. Diplomasinin tüm imkanlarını sonuna kadar seferber edeceğiz. Bu çerçevede Gazze’de ateşkesi hedefleyen tüm girişimleri destekliyoruz. Çözümün yolu iki devletli çözümü hayata geçirmekten geçiyor.

“Aylardır herkesi uyarıyoruz”

Aylardır herkesi uyarıyoruz. Bu çatışmalar bölgesel hatta küresel bir savaşa dönüşebilir. Bunun engellenmesi için herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Ukrayna’da devam eden savaşı da ele aldık. Türkiye, Ukrayna’nın bağımsızlığını, egemenliği ve toprak bütünlüğünü desteklemektedir. Ama savaşın yol açtığı can kayıplarını ve korkunç yıkımı da görmezden gelemeyiz. 500 bini aşkın insan bu savaşta hayatını kaybetti. Bu savaş Ukrayna’nın dışına sıçrama, hatta kitle imha silahlarının kullanımına yol açma riskini bünyesinde barındırıyor. Bu nedenle Türkiye olarak tarafların barış için müzakere masasına oturmalarını görmek istiyoruz.

Avrupa Futbol Şampiyonası kapsamında milli takımımız ile Çekya arasında yarın kritik bir maç oynanacak. Bu karşılaşmada her şeyden önce sportmenliğin galip gelmesini diliyorum. Tüm futbolseverler için keyifli ve güzel bir maç olmasını temenni ediyorum.”

Lipavsky: Türkiye’nin göçle mücadeleye katkısını takdir etmek istiyorum

Türkiye-Çekya diplomatik ilişkilerinin 100’üncü yıl dönümünde Ankara’da bulunmaktan onur duyduğunu belirterek konuşmasına başlayan Çekya Dışişleri Bakanı Lipavsky, şunları kaydetti:

“Son zamanlarda tarım, çevre ve ticaret alanları da dahil olmak üzere çeşitli düzeylerde işbirliğimizi derinleştirmeye başladığımızı takdir etmek istiyorum. Türkiye önemli ticari ve yatırım ortağımızdır. Ticaretimiz geçtiğimiz yıl 6 milyar euro seviyesine ulaştı ve sürekli büyüyor.

Türkiye’nin göçle mücadeleye katkısını takdir etmek istiyorum. Bu alandaki iş birliğimizi derinleştirebileceğimizi umuyorum. Çek Cumhuriyeti, AB’de Ankara ile olumlu bir gündem geliştirilmesini uzun vadede destekleyen bir ülkedir.

“Ukrayna’ya yardım etmek aynı zamanda Çek Cumhuriyeti’ne ve Avrupa’ya yardım etmektir”

Ukrayna 2,5 yıldır acımasız Rus saldırılarından acı çekiyor ve siyasi, insani ve askeri anlamda yardımımıza ihtiyacı var. Rusya’ya yönelik yaptırımların önemli bir araç olduğunu düşünüyorum. Ukraynalılara verdiği destek için Türkiye’ye teşekkür etmek isterim. Verdiğiniz desteğe minnettarız. Ukrayna’ya yardım etmek aynı zamanda Çek Cumhuriyeti’ne ve tüm Avrupa’ya yardım etmektedir.”

Fidan: Rusya-Ukrayna savaşı daha büyük bir savaş haline dönüşmeye başladı

Ortak açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularına geçildi. Bakan Fidan, görüşmede Ukrayna savaşı ile ilgili ne konuşulduğu ve Ukrayna’daki savaşın geleceğini nasıl gördüğüne ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:

“Türkiye olarak bütün savaşların sona erdirilmesiyle ilgili bir vizyonumuz var. Gerek Orta Doğu’da gerek yanı başımızda gerek kuzeyimizde, her yerde olan savaş bölgemize yıkım getiriyor. Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü destekliyoruz. Ukrayna’nın işgal edilmesine karşıyız. Fakat şöyle bir manzarayla karşı karşıyayız. Bu savaş artık Ukrayna ve Rusya’dan daha büyük bir savaş haline dönüşmeye başladı. Çok büyük küresel riskleri bünyesinde barındırıyor. Küresel bölünmelerin buradan derinleştiğini görüyoruz. Sıcak savaş belki Ukrayna dışına ve Rusya’nın belli bir bölümü dışına çok çıkmadı ama savaştan dolayı kamplaşma ve bu kamplaşmanın derinleşmesiyle yaygınlaştığını görüyoruz. Rusya’nın giderek kendi kampını şu ana kadar hiç olmadığı bir şekilde savaştan dolayı başka bir ittifak alanına yöneldiğini, Avrupa güvenlik mimarisinin, transatlantik ilişkilerinin başka şekilde evrildiğini görüyoruz.

Savaş olduğu zaman belli risklerin hangi formatta evrileceğini önceden kestirmeniz pek mümkün olmayabiliyor. Dolayısıyla biz her zaman diyoruz: Yayılma riski, kitle imha silahlarının kullanılma riski sürekli mevcut, savaş olduğu sürece. Bu savaşın gün geçmeden, vakit kaybetmeden durması gerekiyor.

“Barış görüşmesinin başlatılmasının faydalı olacağını düşünüyoruz”

Bir barış, ateşkes görüşmesinin başlatılmasının fevkalade faydalı olacağını düşünüyoruz. Pozisyonlar her ne kadar uzlaşmaz görünse de savaş yerine, silahlar yerine konuşarak bu konunun çözülmesi için gerekli siyasi atmosferin oluştuğunu biz açıkçası gözlemliyoruz.

Sadece Ukrayna’da değil, Gazze’deki savaşta da aynı şeyi söylüyoruz ve diğer savaşlarla ilgili de aynı şeyi söylüyoruz. Bölgemizde gerçekten büyük bir barışa ve huzura ihtiyaç var. Aksi takdirde savaşların yayılma riski giderek daha da artıyor.”

“AB’deki toplam göç miktarından daha fazlasını kısa sürede aldık”

Fidan, göçle mücadeleye ilişkin soru üzerine ise şu değerlendirmeyi yaptı:

“Düzensiz göç ve mülteciler konusunda oldukça hassasız. Ülkemiz büyük miktarlarda göç alan bir ülke. Belki AB’deki toplam göç miktarından daha fazlasını biz kısa sürede aldık. Bu konuda yüksek bir farkındalığımız var. Bu konuda AB kurumlarıyla ve AB ülkeleriyle yürüyen çalışmalarımız var.

Göç gönderen ülkelerle ve rota olan ülkelerle yürüyen çalışmalarımız var. Göçü önlemede tedbir almakla beraber diğer taraftan bunun ana sebeplerine inip; yani göç veren ülkelerin sosyoekonomik, siyasal şartları nelerdir, bu konuda bizler neler yapabiliriz? Bunun üzerinde yoğunlaşmak gerekiyor.”

]]> https://www.haber60.com.tr/hakan-fidan-bolgemizde-barisa-ihtiyac-var-savaslarin-yayilma-riski-artiyor/feed/ 0 Avrupa Birliği, Ukrayna ve Moldova ile tam üyelik müzakerelerine bugün başlıyor: Süreç nasıl işleyecek? https://www.haber60.com.tr/avrupa-birligi-ukrayna-ve-moldova-ile-tam-uyelik-muzakerelerine-bugun-basliyor-surec-nasil-isleyecek/ https://www.haber60.com.tr/avrupa-birligi-ukrayna-ve-moldova-ile-tam-uyelik-muzakerelerine-bugun-basliyor-surec-nasil-isleyecek/#respond Tue, 25 Jun 2024 21:36:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35825 Avrupa Birliği (AB), Ukrayna ve Moldova ile tam üyelik müzakerelerine bugün resmen başlıyor.

Bu AB tarihinde ilkleri barındıran bir süreç. Avrupa Birliği, ilk kez bir ülke ile başvuru tarihinden 2 yıl gibi kısa bir süre sonra masaya oturuluyor.

Yine AB ilk kez fiilen savaştaki bir ülke ile tam üyelik görüşmesi yapıyor.

AB, Türkiye’nin 1987 yılında yaptığı üyelik başvurusunu 12 yıl sonra almış, başvurudan 18 yıl sonra da müzakerelere başlamıştı.

Dönem Başkanı Belçika öncülüğündeki 27 AB üyesi ülkenin dışişleri bakanları, bugün Lüksemburg’da Ukrayna ve Moldova ile resmi olarak ilk kez müzakere masasına oturuyor.

Avrupalı bakanlar, yerel saatle 15.30’da Ukrayna’yla ve 18.00’de de Moldova’yla görüşmelere başlayacak.

Müzakerelerde Ukrayna heyetine Avrupa Entegrasyonundan Sorumlu Başbakan Yardımcısı Olga Stefanishyna başkanlık ediyor.

Moldova ise, Başbakan Dorin Recean başkanlığındaki müzakere ekibi tarafından temsil ediliyor.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Lüksemburg’daki toplantıya video konferans yoluyla bağlanarak kısa bir konuşma yapacak.

Ukrayna ile müzakere süreci nasıl başladı?

Rusya’nın 24 Şubat 2022 tarihinde Ukrayna’yı işgal etmesinden 4 gün sonra, 28 Şubat 2022’de Kiev yönetimi, AB’ye tam üyelik başvurusunda bulundu.

Ukrayna’nın ardından Moldova da, 3 Mart 2022’de AB Komisyonu’na üyelik talebini iletti.

AB yönetimi, Rusya’ya karşı bu iki ülkenin yalnız olmadığı mesajını vurgulamak için, Ukrayna ve Rusya’nın başvurusuna rekor sayılabilecek kadar kısa bir sürede olumlu yanıt verdi.

AB Konseyi, Haziran 2022’de bu iki ülkenin başvurularını kabul ederek aday üye statüsü verdi.

Brüksel’de geçen 14-15 Aralık’ta yapılan AB liderler zirvesinde, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Ukrayna’nın üyeliğine şiddetle karşı çıktı.

Orban, buna gerekçe olarak Ukrayna’daki “Macar azınlığa yönelik baskılar” ve ana dillerinin engellenmesini gösterdi.

Ancak AB içindeki birçok kesim, bu itirazın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Orban arasındaki iyi ilişkilerden kaynaklandığını da düşünüyordu.

Aralık 2023 zirvesinde belirli destek karşılığı Orban ikna edildi. Kararların oybirliğiyle alındığı toplantıda, sıra Ukrayna ve Moldova konusunun ele alındığı maddeye gelince, Orban bir süreliğine salondan çıktı.

AB üyesi 26 ülkenin lideri, bu iki ülkeyle müzakerelerin başlaması için yeşil ışık yaktı.

Müzakereler neden şimdi başlıyor?

AB liderlerinin olumlu yaklaşımına rağmen, Macaristan’ın veto tehdidi devam etti.

Ukrayna, ülkesindeki Macar azınlığın ana dili ve diğer hakları konusunda bazı düzenlemeleri hayata geçirdi.

Macaristan Başbakanı Orban, Rusya ile devam eden savaş nedeniyle Ukrayna konusundaki olumsuz tavrını sürdürdü.

Orban yönetimindeki Macaristan’ın, 1 Temmuz’da AB Dönem Başkanlığı’nı devralacak olması AB yönetimini endişelendirdi.

AB Komisyonu, siyasi gündemi belirleme konusunda önemli bir etkiye sahip olacak Macaristan’ın müzakere sürecini riske atmaması için, Ukrayna ve Moldova ile görüşmelere 1 Temmuz’dan önce başlanmasına karar verdi.

AB üyesi ülkelerin büyükelçileri, 14 Haziran’da Brüksel’de yaptıkları toplantıda, Ukrayna ve Moldova ile müzakerelere 25 Haziran’da başlanmasını kararlaştırdı. Macaristan, bu karara itiraz etmedi

Süreç nasıl işleyecek?

Ukrayna ve Moldavya ile tam üyelik müzakereleri, oldukça kısa bir sürede başlamış olsa da, bu uzun yıllar alabilecek bir süreç.

Her iki ülkenin de kendi iç hukukunu ve yönetimini Avrupa yasalarına uygun hale getirmesi bekleniyor.

Bunun için uzun bir süreç gerekiyor. Ukrayna ve Moldova’daki tüm kurallar ile kurumların AB mevzuatına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerekiyor.

AB Komisyonu, bu iki ülkenin öncelikli olarak atması hereken adımları belirleyecek.

Özellikle hukuk, yargı ve güvenlik konularındaki öncelikler saptanacak.

Bu alanlardaki düzenlemelerin AB normlarına uygun hale gelmesinin ardından diğer konu başlıkları müzakere masasına gelecek.

Sosyal yaşamdan ekonomiye, tarımdan imara kadar her alanda tüm başlıklar tek tek ele alınarak müzakere edilecek.

Her müzakere sürecinde, AB üyesi ülkelerin veto hakkı bulunuyor. Bu nedenle Viktor Orban liderliğindeki Macaristan’ın sık sık veto kozunu gündeme getirmesi bekleniyor.

Daha önce Bulgaristan, Kuzey Makedonya’daki Bulgar azınlığın haklarını gerekçe göstererek, Üsküp yönetimiyle yapılan görüşmeleri veto etmişti.

Tam üyelik, uzun yıllar alan bir süreç. Bunun ne kadar hızlı sonuçlanacağı, Ukrayna ve Moldova’nın yapacağı reformlara bağlı.

Her iki ülke de, Ab tarafından verilen “ev ödevini” ne kadar kısa sürede tamamlarsa, tam üyeliğine giden yol da o kadar kısalacak.

Türkiye ve diğer aday ülkelerin durumu ne?

Ukrayna ve Moldova; Rusya ile olan ilişkileri nedeniyle başvurudan 30 ay sonra AB ile müzakere masasına otursa da, diğer aday ülkeler bu kadar şanslı değil.

AB’nin “en kıdemli aday üyelerinden biri” olan Türkiye’nin aralarında bulunduğu 8 ülke, uzun zamandır bu sürecin bitmesini bekliyor.

AB’ye 14 Nisan 1987 yılında üyelik başvurusunda bulunan Türkiye, Aralık 1999’da aday üye olarak kabul edildi.

AB Komisyonu, 3 Ekim 2005’de Türkiye ile tam üyelik müzakerelerini başlattı. Brüksel – Ankara hattındaki müzakere sürecinde 2016 yılına kadar 35 fasıldan 16’sı açıldı.

Türkiye’ye yönelik insan hakları ve hukukun üstünlüğü eleştirileri nedeniyle 2016 yılından itibaren müzakere süreci kesintiye uğradı.

Brüksel Yönetimi, “Türkiye’nin, AB’den giderek uzaklaştığını” belirterek, katılım müzakerelerinin fiilen durma noktasına geldiğini ve başka fasılların açılmasının düşünülmediğini bildirdi.

Türkiye’nin yanı sıra, Karadağ, Sırbistan, Kuzey Makedonya, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Ukrayna, Moldova ve Gürcistan aday üye sıfatıyla AB’ye tam üyelik için bekleme odasında.

Başvurusu 2005 yılında kabul edilen Kuzey Makedonya ancak 2022 yılında müzakerelere başlayabildi.

Arnavutluk’un 2009 yılında yaptığı başvuru 2014 yılında kabul edildi ve 2022 yılında müzakerelere başlandı.

Bosna-Hersek’in tam üyelik başvurusu 2022 yılında, Gürcistan’ın başvurusu da geçen yıl kabul edildi ancak bu iki ülkeyle müzakereler henüz başlamadı.

“Soğuk savaşın” 1989 yılında sona ermesinin ardından AB’nin genişleme süreci de ivme kazandı. Doğu Avrupa’daki 8 ülkenin AB’ye tam üyelik süreci 2004 yılında tamamlandı.

Hırvatistan, 2013 yılında birliğe katılan son ülke oldu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/avrupa-birligi-ukrayna-ve-moldova-ile-tam-uyelik-muzakerelerine-bugun-basliyor-surec-nasil-isleyecek/feed/ 0
AB, dondurulmuş Rus varlıklarının Ukrayna için kullanılmasında Macaristan engelini aşabilir https://www.haber60.com.tr/ab-dondurulmus-rus-varliklarinin-ukrayna-icin-kullanilmasinda-macaristan-engelini-asabilir/ https://www.haber60.com.tr/ab-dondurulmus-rus-varliklarinin-ukrayna-icin-kullanilmasinda-macaristan-engelini-asabilir/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:09:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35655 (BRÜKSEL) – AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, dondurulmuş Rus varlıklarının Ukrayna için kullanılmasına Macaristan engelini aşmanın mümkün olduğunu açıkladı. Borrell, Ukrayna’ya destek kararına katılmayan Macaristan’ın, mal varlıklarından elde edilecek gelirin nasıl kullanılacağı sürecine dahil olmasının da gerekmediğini söyledi.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, birlik üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının bir araya geleceği toplantı öncesinde Ukrayna ve Gazze’deki duruma ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Borrell, Rusya’nın dondurulmuş mal varlıklarını Ukrayna’ya destek için kullanma konusunda Macaristan’ın vetosunu aşmanın bir yolunu bulduklarını açıkladı. Borrell, “Dondurulmuş varlıklardan gelen bu gelirlere sahibiz ve her türlü engellemeyi önleyerek bunları kullanmak için bir yol aramalıyız. Bu işin hızlı bir şekilde yapılabilmesi için bir sürecimiz var. Paranın ilk dilimi önümüzdeki hafta, Temmuz ayında gelecek. İkincisi ise birkaç ay sonra gelecek. Bu para engellenemez. Kullanılması gerekiyor ve herhangi bir tıkanıklığı önlemek için yasal bir prosedürümüz var” dedi.  Borrell, bunun nasıl mümkün olacağına ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:

“Antlaşma, bazı Üye Devletler katılmak istemese bile ilerleme kaydedilmesi için yasal yollar sağlıyor. Macaristan daha önce karara katılmadığı için, kararın uygulanmasına katılmalarının gerekli olmadığını düşünüyoruz. Karar açık: dondurulmuş varlıklardan elde edilen gelirler Ukrayna’ya verdiğimiz askeri desteği arttırmak için kullanılacak. Kararın bir parçası olmayan bazı üye devletlerden gelebilecek herhangi bir blokajdan kaçınarak ilerlemek için yasal bir prosedürümüz var.”

AB Konseyi, dondurulmuş Rus mal varlıklarının Ukrayna’nın savunması için kullanılmasına dair Mayıs ayında karar almıştı. Macaristan’ın katılmadığı karara göre Rus varlıklarından sağlanan karlar Ukrayna’nın savunmasını ve yeniden inşasını desteklemek için kullanılacak. AB ülkeleri, savaş nedeniyle Rusya Merkez Bankasının yaklaşık 200 milyar avrosunu dondurdu. Rus varlıklarını elinde tutan finansal kurumlar bunlarla yatırım yaparak kazanç sağlıyor.

“Bu savaşın Lübnan’ın güneyini etkilemesi ve yayılması riski de her geçen gün artıyor”

Borrell, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına ilişkin ise; tüm taraflara uluslararası hukuka uyma ve insani yardımı engellememe çağrısı yaptı. Borrell, İsrail saldırılarına ilişkin şöyle konuştu:

“Bu zaten akıl almaz bir durum. Bu hafta sonu en kanlı günlerden biri oldu – Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu ve diğer BM kuruluşlarının dağıtım merkezlerini de kapsayan saldırılarda 100’den fazla Filistinli öldürüldü.  Ardından, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri’nin her iki tarafın da insan hakları ihlallerini açıklayan raporu geldi.  Ancak Gazze’deki sivil halk için bunun sonuçları düşünülemez. Bu savaşın Lübnan’ın güneyini etkilemesi ve yayılması riski de her geçen gün artıyor. Bu konuda son derece endişeliyiz. Bakanların girişimimizi destekleyeceklerini ve ateşkes için güçlü bir uluslararası destek arayışını sürdürmek üzere ortaklarımıza ulaşmaya devam edeceklerini umuyorum.”

Gürcistan: “Üyelik kapısı açık ama hükümet böyle devam ederse kapı kapanır”

Gürcistan’da tartışmalara yol açan yabancı etki ajanlığı yasasına da değinen Borrell, “Gürcistan’daki durumu görüşeceğiz ve açık olan bir şey var: Gürcistan’ın Avrupa Birliği’ne üye olması için kapı açık. Ancak hükümet aynı yolda devam ederse, yaptıklarını yapmaya devam ederse, bu kapı kapanacaktır. ve Gürcü halkı bunun sonuçlarına katlanacak, Avrupa perspektifinin zayıflamasının ve hatta iptal edilmesinin acısını çekecektir” dedi.

Gürcistan Meclis Başkanı Shalva Papuaşvili, Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili’nin veto ettiği “yabancı etki ajanlığı” tasarısını Haziran başında imzalamıştı. Ülkedeki sivil toplum örgütleri, yurtdışından fon alan kurumların ‘fişlenmesine’ yol açan yasayı tanımayacaklarını açıklamıştı. Yasa, AB üyeliği yolundaki Gürcistan’ın Rusya’ya yakınlaşması olarak yorumlanmış ve AB’nin tepkisini çekmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ab-dondurulmus-rus-varliklarinin-ukrayna-icin-kullanilmasinda-macaristan-engelini-asabilir/feed/ 0
Bakan Fidan Ukrayna Barış Zirvesi’nde: “Rusya’nın da Salonda Bulunması, Bu Zirveyi Daha Sonuç Odaklı Hale Getirirdi” https://www.haber60.com.tr/bakan-fidan-ukrayna-baris-zirvesinde-rusyanin-da-salonda-bulunmasi-bu-zirveyi-daha-sonuc-odakli-hale-getirirdi/ https://www.haber60.com.tr/bakan-fidan-ukrayna-baris-zirvesinde-rusyanin-da-salonda-bulunmasi-bu-zirveyi-daha-sonuc-odakli-hale-getirirdi/#respond Sat, 15 Jun 2024 21:11:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35312 İsviçre’de düzenlenen Ukrayna Barış Zirvesi’nde konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle bölgede trajedinin her geçen gün büyüdüğünü belirterek, “Ancak her iki taraf da diğer tarafın attığı adımların daha geniş kapsamlı savaş çabalarının bir uzantısı olduğunu düşünüyor. Bu konferans, köprüden önceki son çıkış olabilir.” dedi.

BAKAN FİDAN: TRAJEDİ HER GÜN DAHA KÖTÜLEŞİYOR

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsviçre’nin ev sahipliğinde Nidwalden kantonundaki Bürgenstock kasabasında düzenlenen Ukrayna Barış Zirvesi’nde konuştu. İki yılı aşkın süredir Avrupa’nın ortasında yıkıcı bir savaş yaşandığını hatırlatan Fidan, ölü ve yaralıların sayısının 500 bini aştığını ve savaşın bir yıpratma savaşına dönüştüğünü dile getirdi. Fidan, “21. yüzyılda bu trajedinin her gün daha da kötüleşebildiğini görüyoruz. Savaş devam ettikçe bir yandan da iki riskin artarak ortaya çıktığını görüyoruz. Coğrafi olarak bu savaş Ukrayna’nın da ötesine geçebilir.” dedi.

Çatışmanın fay hatlarını derinleştirdiğini ve küresel düzeyde kutuplaşmayı körüklediğini vurgulayan Fidan, Ukrayna ile Rusya arasındaki çatışmanın yakında bir savaştan daha da ötesine dönüşebileceğine dikkati çekti. Bakan Fidan, ikinci olarak söz konusu konvansiyonel savaşın kitle imha silahlarını içermesi gibi bir riskle karşı karşıya olunduğunu söyledi.

“BU KONFERANS KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ OLABİLİR”

Toplantının amacının bu iki riski önlemek ve savaşa son vermek olduğunun altını çizen Fidan, “Önümüzde Ukrayna barış planı var. Rusya da kısa bir süre önce kendi şartlarını, kendi koşullarını paylaştı. İçeriği ve öne sürülen koşullardan bağımsız bir şekilde bunların önemli adımlar olduğunu ve umut ışığı olduğunu düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı. Fidan, “Ancak her iki taraf da diğer tarafın attığı adımların daha geniş kapsamlı savaş çabalarının bir uzantısı olduğunu düşünüyor. Bu konferans, köprüden önceki son çıkış olabilir.” diye konuştu.

“RUSYA’DA SALONDA BULUNSAYDI ZİRVE DAHA SONUÇ ODAKLI OLABİLİRDİ”

“Çatışmanın diğer tarafı olan Rusya da salonda bulunsaydı, bu zirve daha sonuç odaklı olabilirdi.” diyen Fidan, diplomasi ve müzakerelere dayanan, kapsamlı ve kapsayıcı bir stratejiye giderek daha fazla ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Fidan, Türkiye’nin savaşın başlamasından bu yana diplomatik çabalara aktif olarak katıldığının altını çizerek şöyle devam etti: “Mart 2022’deki İstanbul görüşmeleri ve Karadeniz Tahıl Girişimi, diplomasi ve müzakerelerin ilerleme sağlayabileceğinin çok önemli işaretleridir. Türkiye her zaman olduğu gibi süreci kolaylaştırmaya hazırdır.”

“KARADENİZ TAHIL GİRİŞİMİNİ BENZERSİZ KILAN ŞEY KAPSAYICILIĞI”

Karadeniz Tahıl Girişimi’ni başarılı ve benzersiz kılan şeyin kapsayıcı niteliği olduğuna vurgu yapan Fidan, bu girişimin her iki taraf için de öngörülebilirlik sağladığını ve deniz ticareti için seyir güvenliğini temin ettiğini belirtti. Bakan Fidan, bu örnekten öğrenilecek çok şeyin olduğunu ve Türkiye’nin benzer bir mekanizmayı hayata geçirmeye yönelik son girişiminin de neredeyse olumlu sonuç verdiğini söyledi.

“TÜRKİYE’NİN UKRAYNA’NIN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE DESTEĞİ SÜRECEK”

Türkiye’nin barış için çaba sarf etmeye devam edeceğini dile getiren Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, Ukrayna’nın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığına olan desteğini kararlılıkla sürdürmektedir. Barış vizyonumuz gerçekçi, kapsayıcı ve uygulamaya yöneliktir, pratiktir. Bu amaçla ileriye dönük bir yol haritası oluşturmaya kararlıyız. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da belirttiği gibi ‘Adil bir barışın kaybedeni olmayacaktır’.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-fidan-ukrayna-baris-zirvesinde-rusyanin-da-salonda-bulunmasi-bu-zirveyi-daha-sonuc-odakli-hale-getirirdi/feed/ 0
Hakan Fidan: “Nato’nun Nasıl Ukrayna’da İşgale Karşı Gösterdiği Bir Duruş Var. Aynı Şekilde Filistin’de de Göstermesi Gerekiyor” https://www.haber60.com.tr/hakan-fidan-natonun-nasil-ukraynada-isgale-karsi-gosterdigi-bir-durus-var-ayni-sekilde-filistinde-de-gostermesi-gerekiyor/ https://www.haber60.com.tr/hakan-fidan-natonun-nasil-ukraynada-isgale-karsi-gosterdigi-bir-durus-var-ayni-sekilde-filistinde-de-gostermesi-gerekiyor/#respond Sat, 01 Jun 2024 00:48:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34297

(ANKARA) – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NATO Gayriresmi Dışişleri Bakanları Toplantısı sonrası değerlendirmelerde bulundu. Fidan, “NATO’nun nasıl Ukrayna’da işgale karşı gösterdiği bir duruş var. Aynı şekilde Filistin’de de işgale karşı ilkeli bir duruş göstermesi gerekiyor” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Prag’da yapılan NATO Gayriresmi Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından değerlendirmelerde bulundu. Fidan, şunları söyledi:

“Türkiye olarak biz Ukrayna konusunda yardımların devam etmesini, Ukrayna’nın caydırıcılık konusunda yeterli olmasını destekliyoruz ama NATO’nun bu savaşın bir parçası olmasını da istemiyoruz. Bu ikisi arasındaki dengenin, NATO ülkeleri tarafından gözetilmesi ve NATO’nun teşkilat olarak gözetmesi gerektiğini düşünüyoruz ve bu görüşümüz de genel kabul gören bir görüş. O hattın tutulması gerekiyor. Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü sağlamak ve topraklarını özgürlüğe kavuşturmak için desteklenmesi bir süreç ama NATO’nun bu savaşa taraf olması başka bir konu. Bu daha büyük bölgesel yaygınlaştırmayı krizleri beraberinde getirir. Türkiye’nin, Ukrayna’ya desteği tamdır. Cumhurbaşkanımız bu konuda Türkiye’nin iradesini açık seçik ortaya koymuştur.

Türkiye, Gazze sorununa dikkatçeken hemen hemen tek ülke oldu

NATO, bir güvenlik örgütü. Küresel güvenlik sorunları çıkmadan önce de ilgilenmesi gerekiyor. Gazze sorununun, İsrail-Filistin meselesinin bölgesel bir sorun olarak görülmekle beraber küresel bir güvenlik sorununa dönüşme probleminin olduğunu hatta belli açılarıyla dönüştüğünü de gündeme getirdik. Türkiye, Gazze sorununa dikkat çeken hemen hemen tek ülke oldu. Burada eğer Gazze’deki katliam, soykırım durdurulamazsa, hemen bir ateşkes anlaşması ve insani yardım hamlesi başlatılmazsa, akabinde iki devletli çözüme gidilmezse, bu sorunun giderek daha da büyüyeceğinin, evrileceğinin, başka aktörleri de içine alacağının ve küresel bir soruna dönüşeceğinin altını tekrar çizdik. NATO’nun nasıl Ukrayna’da işgale karşı gösterdiği bir duruş var. Aynı şekilde Filistin’de de işgale karşı ilkeli bir duruş göstermesi gerekiyor.

“İhtiyaç olan Filistin’e ekonomik destek değil, ihtiyaç olan Filistin’in öncelikli olarak egemenlik haklarının ve toprağının verilmesidir”

Bundan sonra ne yapılmalı konusuna geldik çünkü yaklaşık 150 ülke artık Filistin’i tanımış durumda ama Filistin’in sınırları ve egemenlik hakları inanılmaz bir şekilde ihlal ve işgal edilmiş durumda İsrail tarafından. Bu işgalin bulunduğu yerde Filistin etkili bir devlet olarak hayata geçemiyor. Özellikle geçen hafta Avrupa’da yapılan toplantılarda Brüksel’de, ‘Filistin yönetimi nasıl güçlendirilir’ mali sorunları sürekli gündeme getirildi. Filistin Başbakanı sorunlarını anlattı, başka ülkeler neler yapılmalı onu anlattı. Ama biz şunu söyledik, ‘Filistin yönetimine yardım yapmak yerine Filistin yönetiminin kendi ayakları üzerinde durmasına izin verin, kendi vergilerini toplaması, kendi gümrük yerlerini alması yani tam bir devlet gibi işlemesine izin verirseniz zaten uluslararası toplumun ekonomik olarak çok fazla Filistin’e destek vermesine gerek kalmayacak’. Ama ihtiyaç olan Filistin’e ekonomik destek değil, ihtiyaç olan Filistin’in öncelikli olarak egemenlik haklarının ve toprağının verilmesidir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hakan-fidan-natonun-nasil-ukraynada-isgale-karsi-gosterdigi-bir-durus-var-ayni-sekilde-filistinde-de-gostermesi-gerekiyor/feed/ 0
Ukrayna savaşın başlangıcından bu yana karşılaştığı en derin krizi atlatabilecek mi? https://www.haber60.com.tr/ukrayna-savasin-baslangicindan-bu-yana-karsilastigi-en-derin-krizi-atlatabilecek-mi/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-savasin-baslangicindan-bu-yana-karsilastigi-en-derin-krizi-atlatabilecek-mi/#respond Tue, 28 May 2024 22:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33544 Ukrayna’da yaz yeni başlıyor. Başlangıcı itibarıyla da tehlikeli görünüyor.

Ülkenin ikinci büyük kenti Harkov, hava saldırılarına karşı her bakımdan savunmasız durumda.

İki güdümlü bomba Cumartesi günü öğleden sonra, içerisinde çok sayıda müşteri varken bir yapı marketi ve bahçe malzemeleri satan bir bölümü yerle bir etti.

Yanan bina Harkov’da gökyüzünün siyah dumanlarla kaplanmasına neden oldu. Alışveriş merkezindeki diğer mağazalardan birinin müdürü olan Andrii Kudenov çaresizlik içinde olanları izledi.

“Ruslar her şeyi yakıp yıkmak istiyor. Ama biz vazgeçmeyeceğiz.

“Hava sıcak. Bahçe sezonu da başladı. Bu yüzden pek çok insan içerideydi. Dükkanda toprak ve bitki vardı.”

Andrii cep telefonunu çıkardı ve süpermarketin saldırıdan önceki fotoğraflarına baktı.

“Bakın burada ne güzel çiçekler vardı. Ve tek bir asker bile yoktu, herkes sivildi.”

Saldırıda çok sayıda kişi yaralandı. En az 15 kişi de öldü. Daha fazla cesedin çıkarılması olası.

Her savaşta siviller eski yaşamlarının izlerini korumaya çalışır.

Bahçe malzemeleri satan bölüm yanarken, etrafta köpeklerini gezdiren çiftler vardı. Hava saldırısı sirenlerine ve cep telefonlarındaki uyarılara aldırmaksızın Harkov’un merkezindeki şatafatlı meydanlarda kafeler açıktı.

Opera binasının merdivenlerinde gençler kaykay biniyor, kızlar da telefonlarına TikTok danslarını kaydediyordu.

Opera binasının içinde ise bir orkestra, savaşın durduramadığı müzik festivali için prova yapıyordu.

İnsanların bu metanetli tavırları, savaşın başlamasından sonraki ilk birkaç aydan bu yana en kötü krizin yaşandığı gerçeğini gizleyemiyor.

Yapı markete yönelik saldırı, ülkenin kuzeydoğu ve doğu cepheleriyle birlikte güneyindeki Herson yakınlarına düzenlenen pek çok saldırıdan biriydi.

Ukrayna’nın bin kilometreden fazla cephe hattı boyunca kendini savunma kapasitesi Batılı müttefiklerinin Harkov ve diğer şehirlerde olayları şekillendiren kararlarına bağlı.

Savaşın gidişatını değiştiren diğer stratejik faktör ise Rusya’nın savaş alanında öğrenme ve uyum sağlama becerisi.

Rus ordusu Ukrayna’nın özellikle hava savunmasındaki zayıflığından faydalanmak için saldırılarını yapılandırıyor. Rus fabrikaları ise çok daha büyük ve gelişmiş Batı ekonomilerinin Ukrayna için ürettiğinden daha fazla silah ve mühimmat üretiyor.

Savaşın ilk yılında Rusya’nın geri püskürtülebileceğine dair umutlar, Rus güçlerin ülkenin derinliklerine ilerlemesini durdurmak için verilen amansız bir mücadeleye dönüştü.

Savaşın üçüncü yılında, görünürde bir son yok.

Peki, başlangıcın sonu mu geldi? Ya da başka bir ifadeyle başlangıç aşaması sona erdi ve artık daha ileri aşamalara mı geçildi?

Başlangıcın sonu mu?

Şubat 2022’de geniş çaplı bir işgal başlatan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin o vakitlerde hızlı bir zafer bekliyordu.

ABD liderliğindeki NATO da öyle. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy tahliye tekliflerini geri çevirmişti.

Hem Kremlin hem Pentagon hem de diğer NATO savunma bakanlıkları, Rusya’nın 2014’te Kırım Yarımadası’nı işgal ve ilhak edip doğudaki Donetsk ve Luhansk şehirlerinde ayrılıkçıların zafer kazanmasını sağlayarak başladığı işi bitirmesini bekliyordu.

Ukrayna’nın silahlı kuvvetleri 2014’teki kötü performansını geliştirmişti. Ancak Suriye’deki savaşa başarılı müdahalelerde bulunan Rusya çok güçlü görünüyordu.

Rus birliklerinin Şubat 2022’de Ukrayna’ya girdiğinde yapılan tahmin, Ukrayna’nın savaşmaya devam etmek için en iyi şansının NATO tarafından silahlandırılan bir isyan örgütlemek olacağı yönündeydi.

Rusya, doğuda Donbas’ı güneyde Kırım’a bağlayan bir ‘kara köprüsü’ olan Ukrayna topraklarının bir bölümünü ele geçirdi.

Ancak Putin için Kiev’i ele geçirme girişimi küçük düşürücü bir fiyaskoyla sonuçlandı.

Mart 2022’nin sonunda başkent için verilen savaş kaybedildi ve Kremlin askerlerini geri çekti.

NATO Ukrayna’nın savaşabileceğini kabul etti. Kiev yönetimi kendisini beklenmedik bir şekilde faydalı, daha fazla desteğe layık bir müttefik olarak gösterdi ve Putin’in Rusya’sıyla büyüyen çatışmalarda yeni seçenekler sağladı.

Ukrayna’ya giderek daha güçlü silahlar gönderildi. ABD Başkanı Joe Biden’ın çekincelerinin aşılması sancılı bir süreç olmaya devam etti. Biden, ABD ve NATO’nun kendi birlikleriyle müdahale etmesi ya da Ukrayna’ya en güncel askeri teknolojiyi sağlaması halinde bile üçüncü bir dünya savaşından korkuyordu.

Biden, NATO hava kuvvetleri tarafından emekliye ayrılan Amerikan yapımı eski F-16 saldırı uçaklarının tedarikine izin vermeye ikna edildi. Bu uçaklar henüz savaşta kullanılmadı. Bu durum Rus hava kuvvetlerine saldırı için daha fazla alan sağlıyor.

Batılı analistlerin çoğu Putin’in nükleer bir kılıç sallamasının blöf olduğunu düşünüyor.

Rusya’nın en önemli müttefiki Çin, nükleer silahların kullanılmasını istemediğini açıkça ortaya koydu. Pekin’in ihtiyacı olan son şey Doğu Asya’da bir nükleer silahlanma yarışı.

Batı kampında yer alan Japonya ve Güney Kore, bir gün tutumlarını değiştirecek kadar tehdit altında hissederlerse, nükleer silah yapabilecek teknolojik kapasiteye sahip.

Joe Biden ise hala Vladimir Putin’in blöfünü görmek istemiyor.

Washington, tedarik ettiği silah sistemlerinin kullanımına sınırlamalar getirmeye devam ediyor, Ukraynalıların Rusya içindeki hedefleri vurmasını yasaklıyor.

Ukrayna lideri Zelenskiy bu kararın bir ellerini arkadan sıkıca bağladığına inanıyor ve bunun değiştirilmesi için bastırıyor.

Ancak geçen yaz itibarıyla, NATO binlerce askeri Baltık bölgesinden Yorkshire’a kadar uzanan bir alanda eğitti, modern Batı tankları ve zırhlı araçlardan oluşan etkileyici bir güç oluşturdu.

Plan, Rus cephelerini yararak Donbas ve Kırım arasındaki bağlantıyı koparacak bir saldırı tertip etmek üzerine kuruluydu.

Ama başarısız olundu.

Rus savunması çok güçlüydü ve hava desteği olmadan NATO tarzı koordine edilmiş bir ‘tüm silahların kullanıldığı’ savaş girişiminin eli mahkumdu.

Ukrayna’nın özündeki zayıflık, finansman ve silah için başkalarına bağımlı olmasından kaynaklanıyor

Kiev yönetimi kendi silahlarının çoğunu kendisi üreten ve çok daha fazla nüfusa sahip bir düşmanla karşı karşıya. Rusya’nın 140 milyonu aşan nüfusu Ukrayna’nın yaklaşık üç buçuk katı.

Ölümlerin on binlerle ifade edildiği bir savaşta bu oldukça önemli.

ABD’de ise iç politika devreye girdi.

Joe Biden’ın Ukrayna için 60 milyar dolarlık “güvenlik ödeneği” talebi, ABD Kongresi’nde aylarca bekletildi. Çoğunlukla Donald Trump’ın destekçileri bu paranın daha yakın meselelere, özellikle de Meksika ile güney sınırındaki yasadışı göçe ayrılmasını istedi.

Bu ek ödenek ancak 24 Nisan’da Biden tarafından imzalandı ve yasalaştı.

Moskova’nın uzun bir savaş için yeniden tasarlanmış bir ekonomide, olabildiğince hızlı silah ve mermi ürettiği bir dönemde, ABD ordusunun hatırı sayılır lojistik kapasitesinin bile Ukrayna’nın cephaneliğini doldurması aylar alabilir.

Belçika’daki NATO karargahından üst düzey bir yetkili bunu bir “üretim savaşı” olarak tanımlıyor ve “Rusya, Ukrayna’nın ihtiyacı olduğunu bildiğimiz şeylerde bizi geride bırakıyor” diyor.

Batı yaptırımları Rusya’nın ekonomisini çökertmeyi başaramadı. Ruslar petrol ve doğalgazı için yeni pazarlar buldu.

Rusya, İran’dan insansız hava araçları ve Kuzey Kore’den mühimmat satın alıyor. NATO’ya göre Çin doğrudan ölümcül yardımda bulunmuyor ama Rusya’ya başka şekillerde yardım ediyor.

BBC’ye konuşan üst düzey bir NATO yetkilisi, “Çin’in Rusya’nın savaş çabalarına maddi katkıda bulunduğuna şüphe yok. Çin, savunma sanayi tabanını yeniden inşa ediyor ve gerçek bir fark yaratıyor” diyor.

“Makine aksamları ve mikroelektronik Çin’den geliyor ve doğrudan savunma sanayilerini güçlendirmeye gidiyor, böylece Ruslar daha fazla tank ve füze üretiyor.”

“Çin ve Rusya arasındaki değişen ilişkinin jeostratejik açıdan en büyük sonuçlarından biri, Çin’in bir daha asla küçük ortak olmayacağı.”

Sınır bölgeleri

Proliska adlı bir grupta psikolog olarak çalışan Vika Pisna, Harkov’un kuzey doğusunda, Rusya sınırına çok yakın Yurçenkove’ye doğru toprak bir yolda arabasını sürdüğünde, bölgedeki bir anaokulunda yangın vardı.

Vika, bir yılını Rusya’nın tehdit ettiği cephe köylerine giderek sivilleri tahliye etmekle geçirmiş.

Yangın esnasında anaokulunda hiç çocuk yoktu. Tüm sınır köyleri gibi Yurçenkove’de de sadece birkaç yaşlı ya da hasta sivil vardı.

Anaokulu aylar önce terk edilmiş olmalıydı. Ön tarafa doğru uzayan bahçedeki kaydırakların üzerinde otlar büyümüştü.

Motosikletinde bir yatak ve birkaç parça eşya taşıyan ve kendisi de köyü terk ediyormuş gibi görünen bir adam, yangının nasıl çıktığını bilmediğini ama top mermisi olmadığını söyledi.

Yangın nasıl başladı, bilinse de bilinmese de, ahşap duvarları çatırdarken ıssız ve terk edilmiş köydeki hiç kimse anaokulundaki yangını söndürmeye çalışmadı.

Rusya, güçlerinin 10 Mayıs’ta sınırı geçmesinden bu yana Harkov’a saldırı halinde.

Putin, sınırın kendi tarafındaki Rus şehri Belgorod’daki sivilleri korumak için bir tampon bölge oluşturmayı planladıklarını söyledi. Ukrayna, sınırın kendi tarafında Rusya’yı sivilleri öldürmekle suçluyor.

Saldırı aktif cephe hattını genişleterek Ukrayna’yı Harkov bölgesini takviye yapmaya zorluyor ve başka yerlerde Rusya’nın yararlanmaya çalışabileceği boşluklar bırakıyor.

Vika ve minibüsünü sınır bölgesine kadar takip ettik, çatışmaların merkezinde yer alan ve enkaza dönüşen sınır kasabası Vovchansk’tan uzak durduk.

Birkaç kilometre öteden dahi o bölge, yeni patlamalardan gökyüzüne yükselen siyah dumanlarla bir cehennem çukuruna benziyordu.

Vika’nın listesindeki ilk kadın Liubov bölgeyi terk etmeye hazırdı. Vika birkaç torbaya doldurduğu eşyalarını taşımasına yardım ederken Liubov’un ön bahçeye bağladığı köpek yabancılara havlıyordu.

Ta ki Liubov onu minibüse bindirine kadar. Köpek, o vakit sakinleşti.

Vika evcil hayvanlarını da beraberlerinde getirmeleri için insanları teşvik ettiğini söylüyor.

“Her şeyinizi kaybetmişseniz, evcil hayvanınızın olması sizi rahatlatır.”

Köpeği ve bavullarıyla birlikte minibüste sıkışmış Liubov, “Yüreğim sızlıyor. Bu evde 40 yıldan fazla yaşadım” diye söze başlıyor.

Bombardıman yüzünden mi ayrılıyordu?

“Herhalde! Patlama çok yakındı, 100 metreden daha azdı belki. Bütün pencerelerim patladı.”

Vika, tahliye için çağırdığı diğer insanları ikna edemedi. Demirden bir kapıyı tıklattı. Yaşlı bir kadın kapıyı aralıkla açtı.

“İyi günler. Siz Emma mısınız?” diye sordu Vika.

Emma ve kocası, içeride gözden uzak bir yerde, orayı terk etmeyi reddeti. Vika onları ikna etmeye çalıştı.

“Dün çok yakınlarınızda bombardıman vardı. Bu çok tehlikeli. Kendinizi tehlikeye atıyorsunuz. Taşınmanıza yardımcı olacak gönüllülerimiz var, yardımlar, ilaçlar ve diğer her şey için yardımcı olacaklar. Hepsi ücretsiz olacak. Ayrıca psikolojik yardım da alacaksınız.”

“Teşekkür ederim! Her şey için teşekkür ederim ama burayı terk etmeyeceğim.”

“Bakın, insanları tahliye ediyoruz çünkü buralar çok tehlikeli. Eğer isterseniz geri dönebilirsiniz. Ama şu anda burası çok tehlikeli, her bir iki saatte bir bombardıman oluyor. Gitmek en iyisi. Daha fazla bombardıman olacak ve daha fazla yere isabet edecek. Burası çok tehlikeli.”

“Biliyorum.”

“Bedava! Bedava bir yerin olacak.”

“Gitmeyeceğim.”

Emma kapıyı kapattı.

‘Patriot hava savunma sistemi bizde yok’

Rusya 23 Mayıs günü öğleden sonra bir bombardıman başlatmıştı. Bu bombardımanın üzerinden bir saat geçmemişti. Bölgede yanan bir matbaadan, bir ceset torbası çıkarılıyordu.

Saldırıda yedi kişi hayatını kaybetti.

Ukrayna sınırlı hava savunma sistemlerini nasıl konuşlandıracağı ve kullanacağı konusunda zor seçimler yapmak zorunda. Matbaayı vuran füzelere müdahale edilmedi. Saldırıdan önce, sonra ve saldırı sırasında matbaanın üzerinde uçan Rus insansız hava aracına da müdahale edilmedi.

Bahçede, itfaiyeciler yangını söndürmek ve daha fazla ceset aramak için binaya girerken, Harkov Emniyet Müdürü Volodimir Timoşko öfkesini zorlukla kontrol edebiliyordu.

“Tüm füzeler hedeflerini vurdu. Vurulmadılar. Neden? Çünkü Belgorod bölgesinden gelen füzelerin varış süresi yaklaşık 40 saniye. Bu füzeler sadece Patriot hava savunma sistemi tarafından vurulabilir, ki bu da bizde yok.”

Günler sonra, matbaada çalışan işçilerden biri Olena Lupak yaraları nedeniyle hala hastanede tedavi görüyordu. Açıktaki derisinin çoğunda şarapnel ve patlamadan kaynaklanan yaralar vardı ve saçları yanmıştı.

Olena, patlamadan en çok etkilenen basılı kağıt paletleri sayesinde hayatının kurtulduğuna inanıyor. Duygusaldı, hıçkıra hıçkıra ağlıyor, sonra gülümsemeye çalışıyordu, başına gelen her şey onu travmatize etmişti.

“Hiçbir şeyden korkmuyordum ama şimdi Harkov’da olmaktan bile korkuyorum. Rusya’nın terörist bir devlet olmadığını ve sadece askeri hedeflere saldırdıklarını umuyordum ama sivilleri vurdular.”

“ABD’ye bize yardım ettiği için teşekkür ediyorum. Almanya’ya ve tüm dünya ülkelerine yaptıkları için minnettarım. Ama biz çaresiziz ve hiçbir şeyimiz yok. Çok acı çekiyoruz… Kendimizi savunamıyoruz.”

Uzun savaş

Ukrayna, Olena Lupak’ın korktuğu kadar kötü durumda değil, ancak bu ay Harkov’da böyle hissetmek anlaşılabilir bir durum. Yapı marketten gelen ve hastane yataklarında paramparça uzuvlarıyla yatan yaralılar da en az onlar kadar korku içindeydi.

Yapı marketin tavanı çöktüğünde bacakları ezilen Vitalii, “Dürüst olmak gerekirse ne olacağını bilmiyorum. Bir an önce bitmesini istiyorum ama nasıl biteceğini bilmiyorum” diyor.

Yangın çıkınca ikinci kattan atlayan ve kötü bir şekilde düşen Oleksandr ise karşı yatakta yatıyor. Oleksandr Ukrayna’nın Rusya ile bir anlaşma yapamayacağını söylüyor.

“Bence onları yenmeliyiz. Buraya kötü niyetle geldiler.”

Savaşın başlangıcında orduya kaydolmak için oluşan kuyruklar çoktan yok oldu. O ilk gönüllü dalgasındaki pek çok kişi öldü ya da savaşamayacak ölçüde yaralar aldı.

Ukrayna genç erkekleri askere almak için daha fazla çaba sarf ediyor. Cephedeki savaşçılarının çoğu orta yaşlı ve tükenmiş haldeler. Ukraynalı generaller Rusya’nın yaptığı gibi hayatları heba etmiyor. Ancak yine de önemli sayıda ölü ve yaralı veriyorlar.

Ukrayna’nın Avrupalı müttefikleri, farklı derecelerde de olsa, daha fazla destek sunmaya çalışıyor. Amerikan askeri yardım paketi de ulaştığında bir fark yaratacaktır. Bu sayede Ukrayna savaşmaya devam edebilecek.

Bu, savaşı kazandırmayacak ama Kasım ayındaki ABD başkanlık seçimlerinden önceki son yardım olacak. Donald Trump seçimi kazanırsa, Ukrayna’ya yardım etmek için Joe Biden kadar bastırıp bastırmayacağını kimse bilmiyor.

Ukrayna aynı zamanda insansız hava araçları konusunda kendisini geliştiriyor. Silahlı İnsansız Deniz Araçları, patlayıcılarla dolu mürettebatsız botlar, Rus savaş gemilerini batırdı ve Karadeniz’deki ihracat yollarını yeniden açtı.

Uzun savaşlarda momentum bir ileri bir geri değişebilir. Ukrayna yeni silahlarını henüz alamamışken, Rusya şimdi bunu bir fırsat olarak görüyor ve daha fazla bastırıyor.

Bu tehlikeli yazın en büyük sorularından biri, Rusya’nın büyüklüğü, ağırlığı ve azminin Ukrayna’yı bu savaşta stratejik denklemi değiştirecek bir yenilgiye uğratıp uğratamayacağı.

Ukrayna ve müttefikleri, insan ve mühimmat açısından yüksek bir maliyetle Rusya’nın sınırlı bir bölgeyi ele geçirmekten daha fazlasını yapabilecek savaş gücüne sahip olmadığına inanıyor.

Ancak bir yıl öncesine, Ukrayna’nın yaz taarruzu için umutların yüksek -çok yüksek- olduğu zamanla kıyaslarsak Rusya artık daha güçlü ve Ukrayna’nın lehine niteliksel bir değişiklik olmazsa Moskova bu savaşı daha da derinleştirmek için elinden geleni yapacaktır.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-savasin-baslangicindan-bu-yana-karsilastigi-en-derin-krizi-atlatabilecek-mi/feed/ 0
Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy’nin Beş Yıllık İktidarı https://www.haber60.com.tr/ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiynin-bes-yillik-iktidari/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiynin-bes-yillik-iktidari/#respond Tue, 21 May 2024 02:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32608 Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy tam beş yıl önce, 20 Mayıs 2019’da iktidara geldi.

Cumhurbaşkanlığı dönemi sona erse de ülkede uygulanan sıkıyönetim nedeniyle seçim yapılmayacak ve Zelenskiy görevini sürdürecek.

Komedyen ve oyuncu olan Volodimir Zelenskiy, 31 Aralık 2018 akşamı cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklayana kadar siyasetle hiç ilgilenmemişti.

Mart 2019’da yapılan seçimlerde oyların %70’ten fazlasını alarak daha önce görülmemiş düzeyde bir destek topladı.

Zelenskiy beş yıllık süre içinde popüler bir televizyon dizisinde cumhurbaşkanı karakterini canlandıran bir oyuncudan, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’daki en büyük savaşın içinde yer alan bir ülkenin liderine dönüştü.

Peki Zelenskiy nasıl bu noktaya geldi, önünde ne gibi zorluklar var ve iktidarda ne kadar kalabilir?

Dönüşüm

Volodimir Zelenskiy 1978’de Ukrayna’nın orta kesiminde bir sanayi şehri olan Krıvıy Rih’de doğdu.

Üniversitede hukuk okuyan Zelenskiy mezun olduktan sonra mesleğini yapmadı ve bunun yerine kendisini sahne sanatlarına adadı.

Cumhurbaşkanı olmadan önce 10’dan fazla uzun metraj filmin yapımcılığını üstlendi ve bu filmlerde rol aldı.

Zelenskiy’nin rol aldığı “Halkın Hizmetkarı” adlı dizi ise cumhurbaşkanı seçilen 30’lu yaşlarındaki bir lise tarih öğretmenini anlatıyor.

Ukrayna halkının önemli bir kısmı Zelenskiy’i dizideki karaktere benzeterek 2019’da yapılan seçimlerde ‘halkın adayını’ destekledi.

Zelenskiy, cumhurbaşkanlığı yarışını Ukrayna tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir farkla kazandı ve partisi o yıl yapılan parlamento seçimlerinde çoğunluğu elde etti.

Ülkeyi dönüştüreceğini, ‘yoksulluk, yalan ve açgözlülük çağı’ olarak adlandırdığı döneme son vereceğini söyleyen Zelenskiy, Ukrayna’nın doğusundaki savaşı sona erdireceğini ve Rusya tarafından işgal edilen toprakları halka geri vereceğini vadetti.

Başkanlığının ilk yıllarında oligarklara karşı savaş açtı, yolsuzlukla mücadele girişimlerinde bulundu ve altyapıyı geliştirmeye odaklandı.

Ancak 2021 yılına gelindiğinde, yakın arkadaşlarını önemli kamu görevlerine atadığı iddialarıyla kayırmacılıkla suçlandı ve desteği düşmeye başladı.

Zelenskiy uluslararası arenada genel olarak Ukrayna’da reform yapmaya başlayan, ilerici genç bir siyasetçi olarak tanınıyordu.

Uluslararası seyahatlerinde yolsuzlukla mücadele konusundaki kararlılığını tekrarlıyor, Rusya’ya karşı daha güçlü yaptırımlar uygulanması çağrısında bulunuyordu.

Zelenskiy Rusya ile barış görüşmeleri de yürüttü ve aralarında film yönetmeni Oleg Sentsov’un da bulunduğu Ukraynalı siyasi tutukluların iadesine katkıda bulundu.

Doğu Donbas bölgesindeki barış girişimlerini görüşmek üzere Aralık 2019’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelse de Zelenskiy buradaki savaşı sona erdirme hedefine ulaşamadı.

Şubat 2022’ye gelindiğinde Zelenskiy kendisini ve ülkesini geniş çaplı bir Rus işgaliyle karşı karşıya buldu.

Savaş dönemi lideri

İşgalin ilk zamanlarında Zelenskiy, çok daha büyük ve güçlü bir düşmanla savaşmak zorunda kalan ülke için birleştirici bir güç haline geldi.

Ukrayna’dan ayrılmayı reddeden ve Kiev’de kalmaya karar veren Zelenskiy’nin profili ve popülaritesi hızla arttı.

“Benim araca değil, cephaneye ihtiyacım var” sözleri özellikle dikkat çekti.

Ukraynalı lider, önemli gelişmelerle ilgili olarak ulusa seslendiği günlük videolar yayınlamaya başladı ve savaşın üçüncü yılında bunu halen yapmaya devam ediyor.

Yurt dışı ziyaretlerini Ukrayna’ya destek ve silah istemek için bir platform olarak kullanmaya başladı ve konuşmaları sırasında ayakta alkışlandı.

Artan eleştiriler

Zelenskiy askerlerin moralini yükseltmek için, aylardır şiddetli çatışmaların merkez üssü olan doğudaki Bahmut da dahil olmak üzere cephe hattına beklenmedik ziyaretler de gerçekleştirdi.

Ancak zaman geçtikçe Zelenskiy’nin meydan okunmayacak bir savaş lideri olarak sahip olduğu itibar sarsılmaya başladı.

Ordu komutanı General Valeriy Zaluzhny ile arasındaki anlaşmazlıklar sonunda Zelenskiy’nin Zaluzhny’i görevden almasıyla sonuçlandı.

Oldukça tartışmalı hale gelen bu hamlesinin ardından Zelenskiy, Zaluzhny’i askeri nedenlerden dolayı değil, hızla yükselen siyasi reytingleri nedeniyle görevden almakla suçlandı.

Zelensky’nin kadro kararları önümüzdeki süreçte de eleştirildi ve yakın ekibindeki pek çok kişi kendilerini çeşitli siyasi skandalların içinde bulduktan sonra görevden alındı.

Bunun yanı sıra Ukrayna lideri, yakın çevresindeki kişilerin oligarklarla bağlantılı olduğu veya yolsuzluğa karıştığı yönündeki uyarıları dikkate almadı.

Ayrıca güvenlik güçlerini siyasi muhalifler üzerinde baskı kurmak için kullanmak ve kayırmacılıkla suçlanan Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak’ın giderek artan etkisi konusunda da eleştiriler dile getirildi.

Zorluklar

Rusya ile savaşın hız kesmeden devam etmesi nedeniyle Zelenskiy hem yurt içinde hem de yurt dışında daha fazla zorlukla karşılaşmaya başladı.

Ukrayna’nın geçen yıl çok beklenen karşı saldırısı umduğu sonuçları getirmedi ve tam tersine Rusya savaşta yeniden üstünlük sağlamaya başladı.

Şu anda Ukrayna topraklarının yaklaşık %20’sini kontrol eden Rus ordusu, Harkov bölgesinde başlattığı son taarruzla ilerlemeye devam ediyor.

Rusya’nın ayrıca başkent Kiev de dahil olmak üzere Ukrayna şehirlerine füze saldırıları sürüyor. Rus ordusunun sistematik olarak Ukrayna’nın tüm elektrik şebekesini de tahrip ettiği belirtiliyor.

Rusya sayıca ve silahça üstün olduğu için Ukrayna’nın daha fazla insan gücüne, mühimmata ve hava savunmasına ihtiyacı olduğu bildiriliyor.

Zelenskiy bu durum karşısında seferberlik çabalarını artırmaya zorlandı. Bu, ülkedeki savaş yorgunluğu ve pek çok Ukraynalı erkeğin ordu saflarına katılma konusundaki isteksizliği nedeniyle zor bir görev.

Zelenskiy’nin dünya liderleriyle ilişkileri de Batı’nın desteğinin azalması ve Gazze’deki savaş ve diğer çatışmaların dikkat ve kaynakları çekmesiyle daha karmaşık hale geldi.

ABD’nin 61 milyar dolarlık askeri yardım paketi Nisan ayında onaylandı. Ancak Kasım ayında yapılacak seçimlerden sonra ABD’nin siyasi rotasının değişeceğine dair belirsizlik devam ediyor.

Eski ABD başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönmesi halinde, Rusya’ya karşı daha ılımlı bir tutumun ABD politikasında itici bir güç olması muhtemel.

Bundan sonra ne olabilir?

Zelenskiy’nin beş yıllık görev süresinin sona ermesiyle birlikte, bazıları onun bir lider olarak meşruiyetini sorgulamaya başladı

Ukrayna parlamentosu seçimlerinin Ekim 2023’te, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ise Mart 2024’te yapılması gerekiyordu.

Ancak Şubat 2022’de sıkıyönetim ilan edilmesiyle Ukrayna’da cumhurbaşkanlığı, parlamento ve yerel seçimlerin yapılması yasaklandı.

Sıkıyönetimin yakın zamanda kaldırılacağına dair hiçbir işaret yok.

Peki Zelenskiy daha ne kadar iktidarda kalabilir?

Siyasi reytingleri düşmeye devam ettikçe, bazıları desteğini sağlamlaştırmak için sıkıyönetime rağmen seçimlere gitmeyi tercih edebileceği görüşündeydi.

Ancak anketler, birçok Ukraynalının devam eden bir savaş sırasında seçimlerin yapılmasını istemediğini gösteriyor.

Ukraynalı milletvekili Yaroslav Zheleznyak daha önce BBC’ye verdiği demeçte, “Bir Ukrayna vatandaşı olarak, Başkomutanımın [Zelensky’nin] zamanının bir dakikasını bile savaşın ve Ukrayna’ya uluslararası desteğin yerine seçimleri ve seçimleri nasıl kazanacağını düşünerek geçirmesini istemiyorum” demişti.

Zelenskiy de geçtiğimiz Kasım ayında seçimlerin yapılması fikrini reddederken aynı fikirdeydi.

Seçimleri değil savaşı kazanmak Ukraynalı liderin hala en büyük önceliği gibi görünüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiynin-bes-yillik-iktidari/feed/ 0
Gürcistan’da Yabancı Etki Yasası Protestoları: Ukrayna Senaryosu Tehlikesi https://www.haber60.com.tr/gurcistanda-yabanci-etki-yasasi-protestolari-ukrayna-senaryosu-tehlikesi/ https://www.haber60.com.tr/gurcistanda-yabanci-etki-yasasi-protestolari-ukrayna-senaryosu-tehlikesi/#respond Sun, 19 May 2024 21:09:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32396 Gürcistan’da, ” Rusya yasası” olarak da adlandırılan yeni “yabancı etki yasası”na karşı kitlesel protestolar devam ederken, ülkenin Rusya’dan uzaklaşıp, Avrupa’ya yaklaşma girişimlerinin, ülkeyi Ukrayna gibi savaş ve işgale sürükleyeceğine yönelik endişeler artıyor.

Güney Kafkasya’da yer alan 3,7 milyon nüfuslu Gürcistan, Rusya’nın uzun süredir etki alanı içinde gördüğü eski Sovyet ülkelerinden biri.

Sovyetler Birliği’nin 1991’deki çöküşü, birçok Sovyet ülkesine hangi siyasi sistemi seçecekleri ve hangi uluslararası ittifaklara katılacakları konusunda kendi kararlarını vermeleri için tarihi bir fırsat sundu.

Rusya, üç Baltık ülkesi – Estonya, Litvanya ve Letonya – gibi bazı ülkelerin AB ve NATO’ya katılmasını kabul etti.

Ancak çok daha büyük bir ülke olan ve Rusya’nın uzun süredir etki alanı içinde gördüğü Ukrayna ile ilgili sorunlar, 2014 yılında Avrupa yanlısı kitlesel protestoların ardından Rusya ile yakın ekonomik ilişkilerini soğutma kararı almasıyla doruğa ulaştı.

Bu, Moskova’nın Kırım’ı ve Ukrayna’nın doğusundaki bazı bölgeleri işgal etmesine yol açtı. Aradan geçen on yılın ardından bugün, daha fazla Ukrayna bölgesinin Rus işgali altında olduğu geniş çaplı bir savaş tüm şiddetiyle sürüyor. Gürcistan’ı da benzer bir son bekliyor olabilir mi?

Gürcistan’daki protestolar ne ile ilgili?

Hafta başında Gürcistan parlamentosu, fonlarının yüzde 20’sinden fazlasını yurt dışından alan bazı kuruluşların “yabancı etki ajanı” olarak kaydolmalarını zorunlu kılan bir yasayı kabul etti.

Yasayı ihlâl edenler para cezalarıyla karşı karşıya kalacaklar.

BBC’nin Gürcistan’ın başkenti Tiflis’teki muhabiri Nina Akhmeteli, Gürcistan’da STK’ların ve bağımsız medya kuruluşlarının yaygın olarak yurt dışına hibe ve fon başvurusunda bulunduklarını söylüyor.

Bu kuruluşlar, ülkedeki sivil toplum çalışmalarının ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor.

Tasarıyı parlamentoya getiren iktidardaki Gürcü Rüyası Partisi, yasanın hükümete yönelik eleştirileri bastırmayı değil, şeffaflığı sağlamayı ve çeşitli örgütlerin arkasında kimlerin olabileceği konusunda kamuoyunu bilgilendirmeyi amaçladığını söylüyor.

Ancak Tiflis’teki Ilia Üniversitesi’nde kamu politikası profesörü Hans Gutbrod, yasanın şeffaflıkla ilgili olmadığını savunuyor.

1990’lardan bu yana Kafkasya’yı takip eden ve bu hafta başlarında düşünce kuruluşu Chatham House’da konuşan siyaset uzmanı, “Bu, Gürcistan’da bir süredir devam eden sivil topluma yönelik çok yönlü saldırının bir parçası. Bu yasa, ‘istediğin herkesi bastır’ yasasıdır. Hoşunuza gitmeyen herhangi bir sivil toplum örgütünün baskı altına alınmasına izin verecek şekilde yapılandırılmıştır” diyor.

Tasarı parlamentoda kabul edilmeden önce Avrupa Birliği ve ABD uyarılarda bulundu.

AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell yaptığı açıklamada, “Bu yasanın kabul edilmesi Gürcistan’ın AB üyeliğini olumsuz etkiliyor” dedi.

Otoriter buldukları ve Rusya’dan esinlendiğini düşündükleri için tasarıya karşı çıkan on binlerce protestocu Tiflis sokaklarına döküldü ve polisle çatıştı.

Bir protestocu BBC’ye, Gürcistan’ın otoriter Sovyet geçmişine atıfta bulunarak, “Bizi daha yeni çıkmayı başardığımız bir çukura geri itmemelerini sağlamak için buradayız” dedi.

Protestoların Rusya ile ilgisi ne?

Gürcistan’daki, Rusya’nın muhaliflerini bastırmak için kullandığı yasaya benzeyen “yabancı etki yasası”, genel seçimlere altı aydan kısa bir süre kala kabul edildi.

Gürcü Rüyası Partisi, 2012’den bu yana ülkeyi yönetiyor ve birçok kişi, iktidarı tek bir siyasi grubun elinde toplaması açısından, partinin Kremlin’in politikalarını takip ettiğini düşünüyor. Ekim ayındaki seçimler böyle düşünenlere, partiyi iktidardan uzaklaştırmak için bir şans sunuyor.

Gürcü Rüyası Partisi’nin onursal başkanı, tahmini 4,9 milyar dolarlık serveti devletin bütçesinden daha fazla olan ve GSYİH’nın %20’sine eşit olan milyarder Bidzina Ivanişvili. Şirketlerinin çoğu ya Rusya’da ya da Rusya’yla yakından bağlantılı.

Basın kuruluşu Politico’nun Güney Kafkasya muhabiri Gabriel Gavin, “Gürcistan hükümetinin giderek otokratikleştiğini ve sivil toplumu bastırma yöntemleri konusunda Rusya’yı örnek aldığını düşünüyorum” diyor.

“(Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’in Ivanişvili’yi ikna etmek zorunda kaldığını da düşünmüyorum. Ivanişvili’nin teşvik edilmeye ihtiyacı yoktu çünkü yabancı etki tehdidi konusunda Putin’in yaşadığı paranoyanın aynısını yaşıyor.”

Gürcistan Rusya ve diğer küresel güçler için ne kadar önemli?

Gürcistan, genellikle Avrupa ile Asya arasında bir geçit olarak tanımlanan Güney Kafkasya’da yer alıyor. Günümüzde önemli bir yere sahip olmaya devam eden eski ticaret yollarına ev sahipliği yapıyor.

Geçmişte İran, Türkiye ve Rusya gibi güçler bu bölge için savaştı ve burada nüfuz yarışına devam ediyor. Son zamanlarda Çin ve Batılı güçler de bölgeye daha fazla önem vermeye başladı.

Gürcistan 19. yüzyılda Rusya İmparatorluğu’nun bir parçası oldu. Moskova ile Tiflis arasındaki ilişki her zaman karmaşık oldu. Gürcistan bazı dönemlerde Rusya ile yakınlık arayışındayken, bazı dönemlerinde ise kendine başka müttefikler aradı.

1918’de kısa bir süre bağımsızlığını yeniden kazansa da, 1991’e kadar Rus hakimiyetindeki Sovyetler Birliği’nde kaldı.

Gürcistan, 1980’lerde ulusal kimliğin yeniden canlandığı ilk Sovyet cumhuriyetlerinden biriydi. Bunu da içeren bir dizi olay, Sovyetler Birliği’nin çöküşüne yol açtı.

Aynı zamanda ülkenin otoriter Sovyet geçmişinden kurtulmaya çalıştığı 2003 yılındaki Gül Devrimi ile, demokratik bir dönüşüm geçiren ilk eski Sovyet ülkesi oldu.

Moskova ile aynı çizgide olmayan ve ülkeyi AB ve NATO’ya katmak için çalışan bir hükümeti iktidara getirdi. Rusya 2008’de Gürcistan’ın bazı kısımlarını işgal etti ve birlikleri Tiflis’ten yaklaşık 130 km uzaklıkta konuşlanmış durumda.

Ukrayna ile paralellik kurulması ne kadar doğru?

Bölgeyi takip eden uzmanlar, tarihin tekerrür edebileceğini düşündüklerini dile getiriyor:

Giderek otokratikleşen bir hükümetin ülkeyi demokrasiden uzaklaştırması, buna karşı protestoların patlak vermesi ve buna yanıt olarak Rusya’nın askerlerini göndermesi. 2013-2014’te Ukrayna’da olan da buydu.

Sonrasında 2022’de Avrupa’da 1945’ten bu yana yaşanan en büyük savaş patlak verdi.

Ancak iki ülke arasında büyük farklar da var.

Her şeyden önce Gürcistan, 2003 ile 2008 yılları arasında Ukrayna benzeri bir dizi olay yaşadı; önce protestolar, ardından Rus işgali.

Gürcistan topraklarının yaklaşık %20’si hâlâ Rus işgali altında ve asıl soru şu: Gürcistan’da gerilim tırmanırsa ve Moskova dostu hükümet kontrolü kaybederse Rusya daha fazla alanı işgal eder mi?

Bu seçenek göz ardı edilemez, ancak Gürcü Rüyası Partisi’nin kontrolü kaybetme ihtimali büyük bir soru işareti.

BBC muhabiri Nina Akhmeteli’nin de vurguladığı gibi Gürcistan, nüfusun önemli bir kısmının gerilimin daha da artmasından korktuğu, kutuplaşmış bir toplum.

Bazıları gerçekten iktidar partisini destekliyor; bazıları, ekonomisi büyük komşusuyla ticarete dayanan ve ordusu, Ukrayna işgali nedeniyle ne kadar zayıflamış olursa olsun, Rusya’ya karşı savaşmayı düşünemeyecek kadar küçük olan Gürcistan için Moskova’ya bağlı kalmanın mantıklı bir seçim olduğuna inanıyor.

Ivanişvili, tartışmalı “yabancı etki yasası”nın kabul edilmesi öncesinde nadir bir şekilde halka seslendi, Batı’nın Rusya ile çatışmada Gürcüleri “yem” olarak kullanmaya çalışmasını durdurmak için yasanın gerekli olduğunu söyledi.

Tiflis sokakları, çoğu 35 yaşın altındaki protestocularla dolup taşarken, Gürcistan’ın geleceği belirsiz. Birçoğu, siyaseti Rusya’nınkine benzeyen bir ülkede yaşama ihtimalinden korkuyor, ancak birçoğunu da Ukrayna’nın karşı karşıya olduğu yıkım ve can kaybına uzaktan da olsa benzer bir acı olasılığı dehşete düşürüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gurcistanda-yabanci-etki-yasasi-protestolari-ukrayna-senaryosu-tehlikesi/feed/ 0
Ukrayna Parlamentosu Başkanı Türkiye ile İlişkileri Övdü https://www.haber60.com.tr/ukrayna-parlamentosu-baskani-turkiye-ile-iliskileri-ovdu/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-parlamentosu-baskani-turkiye-ile-iliskileri-ovdu/#respond Wed, 15 May 2024 08:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31772 Ukrayna Parlamentosu Başkanı Ruslan Stefançuk, Türkiye ile Ukrayna arasındaki iyi ilişkilere dikkati çekerek “Türkiye hem tarihi dostumuz hem tarihi bölge lideri hem de tarih bize şunu gösterdi; bizim aramızdaki sıcak temas kopmadı.” dedi.

Stefançuk, AA muhabirine, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliğinde, Türkiye-Ukrayna ilişkileri, Rusya-Ukrayna Savaşı gibi konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ziyaretinin “çok önemli” olduğunu belirten Stefançuk, söz konusu ziyaretin “hem halkların hem de devletlerin işbirliğinin” gelişmesi açısından önemine işaret etti.

Stefançuk, iki ülke arasında “yüksek seviyede” diplomatik ilişkiler olduğunu vurgulayarak bunun temelinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasındaki “samimi diyaloğun” yer aldığına dikkati çekti.

Türkiye ile Ukrayna arasında parlamentolar konusunda da “sıkı işbirliği” olduğunu dile getiren Stefançuk, “Bütün bu parçalar, ülkelerimiz arasındaki güzel ilişki durumunu oluşturmakta.” ifadesini kullandı.

Stefançuk, Rusya-Ukrayna Savaşı sürecindeki tutumu nedeniyle Türk halkına ve devletine teşekkür ederek bu tutumun Ukrayna’da her zaman hissedildiğini söyledi.

Savaşın başından itibaren Türkiye’nin, “doğru politik mesajlar vererek” ülkesinin yanında olduğu değerlendirmesini yapan Stefançuk, Türkiye’nin çeşitli alanlarda ve boyutlarda Ukrayna’ya yardım ettiğine dikkati çekti.

Türkiye’yi “tarihi bir dost” olarak nitelendirdi

Stefançuk, Türkiye’nin, Kırım’ın Rusya tarafından yasa dışı ilhak edilmesi ve Rusya-Ukrayna Savaşı sürecinde, her zaman Ukrayna’nın “toprak bütünlüğü ve egemenliğine açık destek verdiğini” vurgulayarak bunun, ülkesi için çok değerli olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin “Karadeniz Tahıl Girişimi” gibi konulardaki rolünün kıymetli olduğuna işaret eden Stefançuk, Türkiye’ye minnettar olduklarını bildirdi.

Stefançuk, “Türkiye hem tarihi dostumuz hem tarihi bölge lideri hem de tarih bize şunu gösterdi; bizim aramızdaki sıcak temas kopmadı.” diye konuştu.

İki ülke ilişkilerinin savaş sonrasında da ilerleyeceğinin altını çizen Stefançuk, Türkiye ile Ukrayna’yı tarihsel alanda birleştiren noktalardan birinin Kırım Tatarları olduğunu aktardı.

Stefançuk, savaşın Kırım’ın yasa dışı ilhakı ve Kırım Tatarlarına yapılan “zulümle “başladığını söyleyerek Türkiye ile Ukrayna’nın Kırım Tatarları konusunda ortak görüşe sahip olduğunu belirtti.

Ukrayna’nın yeniden inşasında Türkiye’nin rolü

İki ülkenin “ortak gelecekte” birleştiğini vurgulayan Stefançuk, “Kara günümüzde yanımızda olan Türkiye’nin, adil barış sağlandığında, Ukrayna’da barış geldiğinde ve yeniden yapılanmaya başladığında da Türk dostlarımızın istediği yeri alacağına inancım tam.” değerlendirmesini yaptı.

Stefançuk, 15-16 Haziran tarihlerinde İsviçre’de düzenlenmesi planlanan Ukrayna Barış Zirvesi’ne de değinerek Türkiye’ye geliş amaçlarından birinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı zirveye davet etmek olduğunun altını çizdi.

Barışın “adil ve kalıcı olması” gerektiğini söyleyen Stefançuk, “Bu bir savaş ve her savaşta olduğu gibi bir saldırgan var ve bir kurban var. Bizim hikayemizde saldırgan olan Rusya, maalesef kurban olan biziz ve uluslararası hukuk açısından sadece kurbanlar nasıl bir barış olacağını karar verme hakkına sahip.” ifadelerini kullandı.

Stefançuk, barış zirvesinde Zelenskiy’nin “barış formülünün” değerlendirileceğini ve “ortak görüş çıkacağını” belirterek “Bu ortak görüş ile Rusya’nın karşısına çıkılacak.” dedi.

Türkiye’nin bu süreçteki rolüne ilişkin Stefançuk, “Barışın sağlanması sürecinde ve sonrasında Türkiye’nin rolü paha biçilemez olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Stefançuk, Türkiye’nin, bu yıl Cumhuriyet’in 100. yılını kutladığını hatırlatarak “Kocaman bir tarihe sahip bir devletsiniz.” diye konuştu.

Türkiye’nin “barışın değerini ve vatan için can vermeyi” bildiğini vurgulayan Stefançuk, bu konuda Türkiye’nin Ukrayna’yı anladığı tespitini yaptı.

Stefançuk, Anıtkabir’i de ziyaret ettiğini belirterek “Orada Sayın (Gazi Mustafa Kemal) Atatürk’ü andık. Kendisi 100 yıl önce silah arkadaşlarıyla beraber, sayıca üstün ve güçlü bir düşmana karşı mücadele vererek Türkiye’yi kurmuştu.” ifadelerini kullandı.

Bu durumun Ukrayna’ya “ilham” verdiğinin altını çizen Stefançuk, sözlerini şöyle bitirdi:

“Kendi varoluş mücadelemizi veriyoruz. Bizim mücadelemizin sonucu sadece Ukrayna’yı değil, bütün dünyayı ilgilendirecek bir konu. Çünkü adil zafer ve adil barış olmadan kalıcı barış mümkün değil.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-parlamentosu-baskani-turkiye-ile-iliskileri-ovdu/feed/ 0
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ukrayna’nın Odessa Belediye Başkanı Gennadiy Trukhano’yu ağırladı https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-ukraynanin-odessa-belediye-baskani-gennadiy-trukhanoyu-agirladi/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-ukraynanin-odessa-belediye-baskani-gennadiy-trukhanoyu-agirladi/#respond Tue, 07 May 2024 22:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30703 (İSTANBUL) –

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, aylardır savaşı ve yıkımı yaşayan Ukrayna’nın Odessa kentinin Belediye Başkanı Gennadiy Trukhano’yu makamında ağırladı. Savaşın bir an önce son bulması dileğinde bulunan ve savaşın yaşandığı bölgelere yaptıkları insani yardımların devam edeceklerini vurgulayan İmamoğlu, “23 Nisan, bizim çocuk bayramımızdır ve buraya farklı ülkelerden çocuklar geldi. O çocukların arasında bulunan, Ukraynalı çocuklar ve Filistinli çocukların gözlerindeki korkuyu, endişeyi gördüm. ve her şeyden önce kendimi o çocuklara çok borçlu hissediyorum” dedi.

Ekrem İmamoğlu, 24 Şubat 2022’den bu yana savaşı ve yıkımı yaşayan Ukrayna’nın Odessa kentinin Belediye Başkanı Gennadiy Trukhano ile Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskyi’yi Saraçhane’deki makam odasında ağırladı. Trukhano’yu İstanbul’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren İmamoğlu, “Telefonda görüşmek ve bu zor zamanda duygularımızı sizinle paylaşmak durumunda kalmıştık. Ama yüz yüze görüşmemiz tabii ki beni mutlu etti” dedi.

ATATÜRK’ÜN ‘YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ’  PRENSİBİ HER ZAMAN REHBERİMİZ OLMUŞTUR”

Yaşanan savaşı, üzüntüyle ve büyük bir endişeyle takip ettiklerini belirten İmamoğlu, “Hayatını kaybedenlere elbette taziyelerimi sunuyorum. 100 yıldır kurucu liderimiz Atatürk’ün ‘Yurtta barış, dünyada barış’ prensibi, bizim hem ülkedeki sürece hem bütün dünyaya bakışımızda her zaman rehberimiz olmuştur. Bu konuda Mustafa Kemal Atatürk’ün, bence bütün dünyaya, bütün dünya liderlerine örnek olacak bir sözünü de hatırlatmak isterim. Mustafa Kemal Atatürk, ‘Savaş, zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye girmedikçe savaş; savaş değil, cinayettir. Dolayısıyla bu ortamda elbette ki Ukrayna halkının bu zor zamanlarında yanında olduğumuzu belirtmek istiyorum ve bu konuda sizinle kurmuş olduğumuz diyaloğu da önemsiyorum. Sayın Başkonsolosumuzun çok özenli diyaloglarıyla ortaya koyduğumuz çabalar, bugüne kadar karşılığını buldu. Bundan sonra da elimizden geldiği kadarıyla hem Odessa’nın hem farklı ortamlarda ihtiyacı olan Ukraynalı dostlarımızın yanında olacağımızı belirtmek isterim” şeklinde konuştu.

“10 YARDIM OTOBÜSÜMÜZ DAHA YOLDA”

“Daha önce ulaştırdığımız desteğin sonrasında, 10 otobüsün de gönderilmesiyle ilgili işlemler de başlatıldı” diyen İmamoğlu, “Bu ay sonu elinizde olacağını düşünüyoruz. Tabii bazen ulaşımla ilgili zorluklar yaşanıyor ama hem Başkonsolosumuzun çabası hem bizim arkadaşlarımız, süreyi öne çekmek için de uğraşıyorlar. Gönderdiğiniz ‘kalp çıpa’yı da İstanbul’un en özel, en güzel noktalarından birisine, İstanbul Boğazı’nda sergilemek üzere Sayın Başkonsolosla yerleştirdik. Çok teşekkür ediyorum. Hızlı inşa edilebilen sığınaklar, aynı zamanda buz hokeyi takımının İstanbul’da kamp yapması, antrenman yapması yine Odessalı çocukların İstanbul’a gelmesi konusunda talepleri aldık. Ben, bu konuda da özellikle İstanbul’da misafir edeceğimiz bu tür sporcular, çocuklar kısmında olabildiğince arkadaşlarıma, ‘İmkanlarınızı en üst seviyede tutun ve onları misafir edin’ dedim” ifadelerini kullandı.

“BİR AN ÖNCE SAVAŞIN BİTMESİNİ DİLİYORUM”

“Özellikle çocuklarımızı burada misafir etmekten çok onur duyduğumu belirtmek isterim” diyen İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“23 Nisan, bizim çocuk bayramımızdır ve buraya farklı ülkelerden çocuklar geldi. O gelen çocukların arasında bulunan, Ukraynalı çocuklar ve Filistinli çocukların gözlerindeki korkuyu, endişeyi gördüm. ve her şeyden önce kendimi o çocuklara çok borçlu hissediyorum. Hafta sonu Paris’te, yine belediye başkanlarıyla Avrupa’da demokrasinin daha üst seviyeye taşınmasını tartıştığımız toplantıda, Kiev Belediye Başkanı’yla da bir arada olduk. Bu duygularımı kendisiyle de paylaştım. Bir an önce savaşın bitmesini diliyorum ve bunu yürekten istiyorum. Daha önce iki kez bulunduğum ve hem mimarisine hem aynı denizin çocukları olarak büyüyen bir insan olarak, Karadeniz’in kuzeyindeki güzel Odessa’nın da barış dolu günlerinde, insanların mutlu olduğu bir ortamda buluşmayı, sizlerle bir arada olmayı çok arzu ediyorum.”

TRUKHANO’DAN İMAMOĞLU’NA: “SONSUZA KADAR MİNNETTARIM SİZE”

Odessa Belediye Başkanı Trukhano da duygularını şu sözlerle dile getirdi:

“Sözlerimi bile zorla buluyorum şu anda. O kadar duygulandım ki… Sayın Başkanım, özellikle size teşekkür etmek istiyorum. Çünkü, her zaman özellikle bu zor zamanda yanımızda oluyorsunuz, destek oluyorsunuz. Sonsuza kadar minnettarım size. Sayın Atatürk’e atıfta bulundunuz; aslında bu bir savaş değil, bu bir katliam. Çünkü, öbür taraftan gelen askerler, sadece ve sadece katliam yapmaktadır. Bunu özellikle vurguluyorum. İki dost, iki kardeş şehirlerimiz arasında ilişkiler, daha yüksek bir seviyede bulunmakta. Odessa’da İstanbul Park’ı açtık. Bunu memnuniyetle yaptık. Özellikle jeneratör konusunda size ve tüm ekibinize teşekkür etmek istiyorum. Tam zamanında geldi. Bu gerçekten püf noktası bizim için. Tıbbi malzemeler de bizim için çok önemli. Eminim ki, hep beraber ilişkilerimizde yepyeni bir sayfa açacağız. Daha çok şeyleri var. Umarım onları muvaffakla yapacağız. İzninizle ufacık bir videoyu göstermek istiyorum. Öncelikle Odessa’nın savaşa başlamadan önce nasıl görüldüğünü göstermek istiyoruz ve o vahşi olayların bizim şehirlerimizi nasıl değiştirdiğini göstermek istiyoruz”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-ukraynanin-odessa-belediye-baskani-gennadiy-trukhanoyu-agirladi/feed/ 0
Ukrayna Büyükelçisi: Rusya ile müzakere masasına oturmanın şu an için mümkün değil https://www.haber60.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-rusya-ile-muzakere-masasina-oturmanin-su-an-icin-mumkun-degil/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-rusya-ile-muzakere-masasina-oturmanin-su-an-icin-mumkun-degil/#respond Fri, 26 Apr 2024 07:42:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29450 MELİS YILDIRIM

(ANKARA) – Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, Rusya ile mevcut şartlarda müzakere masasına oturmanın mümkün olmadığını belirterek, “Tünelin ucunda gördüğümüz ışık Ukrayna zaferidir. Rusya Ukrayna topraklarını terk ettiği saniyede biz müzakereye hazırız. İşgal ettikleri toprakları terk etmeyi bırakın, daha fazla ele geçirmeyi arzulayan bir düşmanla masada neyi konuşabiliriz? Savaşın en zor zamanlarında pes etmediysek bunca mücadeleden sonra niye pes edelim?” dedi.

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, Büyükelçilik’te bir grup gazeteciyle bir araya geldi. Bodnar, 24 Şubat 2022 tarihinde Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısıyla başlayan ve hala devam eden savaş, müzakereler, Türkiye-Ukrayna ilişkileri gibi birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Savaşın tüm zorluklarıyla sürdüğünü ve cephe hattının karmaşık olduğunu belirten Bodnar, “Taktik çatışmalara geçildiği için dünyanın ilgisi giderek azaldı. Sivil alt yapıya yönelik saldırılar devam ediyor, böylece Ukrayna halkının gözünü korkutarak bastırmaya çalışıyorlar” dedi. Harkiv, Odessa gibi şehirlerin aralıksız bombardıman altında olduğuna dikkat çekerek en fazla çocuklar, kadınlar ve yaşlıların mağdur olduğunu kaydeden Büyükelçi, “Bazı bölgeler ekstra güvensiz ve hassas olduğu için insanların tahliye edilme şansı da yok. İnsanlar bu şartlarda yaşam mücadelesini sürdürüyor” diye konuştu.

“BARIŞ ZİRVESİ’NE YAKLAŞIK 140 ÜLKEYİ DAVET EDECEĞİZ”

Ukrayna’nın mücadelesi devam ederken barış girişimlerinin de sürdüğüne değinen Bodnar, 15-16 Haziran’da İsviçre’nin ev sahipliğinde düzenlenecek Barış Zirvesi hakkında bilgi verdi. Bodnar, “Rusya ile birebir müzakere edebileceğimiz bir olanak görmüyoruz. Bu nedenle uluslararası bir tavır ve pozisyon geliştirerek Ukrayna’nın adil barış isteklerinin göz ardı edilmediği, dünya barışına katkı sağlayacak düzenin kurulacağı bir altyapı oluşturmak istiyoruz” dedi. Bodnar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımını beklediklerini kaydetti. Rusya’nın Zirve’yi baltalamaya çalıştığını söyleyen Büyükelçi, “Açıklamaları ne olursa olsun bu Zirve gerçekleştirilecek. Zirve’ye yaklaşık 140 ülkeyi davet edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“BAYRAKTARLAR SAYESİNDE İLK DARBEYİ GÖĞÜSLEDİK”

Bodnar, Ukrayna’ya yönelik yardımlar konusunda da değerlendirmede bulundu. Savaş başladığında Ukrayna’nın elindeki en ileri teknoloji silahların Türk yapımı olduğuna dikkat çeken Büyükelçi, “Bayraktarlar sayesinde biz ilk darbeyi göğüsleyerek Rusları durdurduk. Batı 2022’nin yarısından itibaren aktif bir şekilde bizi desteklemeye başladı. Bizim kendi başımıza hayatta kaldığımızı gördüklerinde bizi desteklemeye başladı” dedi.

Türkiye-Ukrayna ilişkilerine değinen Bodnar, ilişkilerin temelinde “iki ülke Cumhurbaşkanları arasındaki samimi ve güvene dayalı dostluğun” yer aldığını söyledi. Devamında, “Bu, 8 Mart’taki görüşmede bir kez daha tescillendi. Ukrayna ve Türkiye arasındaki iş birliği hem içerik hem kapsam anlamında gelişiyor. Öncül olan alan savunma sanayi” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile yaptığı görüşmenin Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması’nın sonuçlanmasına hız kazandırdığını kaydeden Bodnar, yılın ikinci yarısında Ukrayna Başbakanı’nın Türkiye’yi ziyaret etmesinin planlandığını söyledi.

Büyükelçi, Rus Kızıl Ordu Korosu’nun Mayıs ayındaki Türkiye’deki konserlerine ilişkin, “18 Mayıs Kızıl Ordu tarafından gerçekleştirilen Kırım Tatarları’nın sürgün ve soykırımının 80’inci yıl dönümü ve bu tarihte Kızıl Ordu Türkiye’de konser verecek” dedi.

“SİVİL HALKA KARŞI HERHANGİ TERÖRİST BİR EYLEME KALKIŞMADIK”

22 Mart 2024 tarihinde Moskova’daki Crocus Hall City konser salonunda sivillere yönelik saldırıya dair Bodnar, “Rus yanlısı söylem bu katliamda sözde Ukrayna izini arayarak kendilerini belli etti. İki yıldır savunma savaşı veriyoruz ve sivil halka karşı herhangi bir terörist eyleme kalkışmadık, bu bizim ilkelerimize aykırıdır” ifadelerini kullandı.

22 Temmuz 2022 tarihinde Türkiye ve Birleşmiş Milletler girişimiyle Rusya ve Ukrayna ile imzalanan ayrı ayrı anlaşmalar ile başlatılan ve Rusya’nın 17 Temmuz 2023 tarihinde çekildiği Karadeniz Tahıl Koridoru’nun ardından Ukrayna tahılının sevkiyatı için Ukrayna’nın farklı bir koridor geliştirdiğini söyleyen Bodnar, “Ukrayna kendi koridorunu geliştirdi, hem tahıl hem gıda ürünleri sevkiyatı sürüyor. Yarım yılda 30 milyon ton ürün sevk ettik. Ukrayna alternatif koridor bulmak zorundaydı. Çünkü Rusya, Tahıl Koridoru kapsamında görüşmelerde herhangi bir taviz vermeden kendi çıkarlarını diretti ve müzakere yapsak bile herhangi bir ilerleme yaşanmadı” dedi.

“OMBUDSMANLAR KANALIYLA TÜRKİYE İLE SÜRECİ CANLANDIRMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Rusya ve Ukrayna arasındaki esir takasının son durumuna ilişkin de bilgi veren Büyükelçi, sürecin üç dört farklı arabulucu ile devam ettiğini söyledi. “Rusya ile bile iletişim kanalı söz konusu diyebiliriz” diyen Bodnar, “Örneğin Katar, kaçırılan Ukraynalı çocukların geri getirilmesine ilişkin bir arabuluculuk üstlendi ve bir grup çocuk geri getirildi. Orta Doğu’daki bazı ülkelerin girişimiyle de esir değişimi söz konusu olmuştu. Bunun öncesinde Türk diplomasisinin bariz zaferleri söz konusuydu. Ombudsmanlar kanalıyla Türkiye ile bu süreci canlandırmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, son olarak Rusya ile müzakere kapısının tamamen kapalı olup olmadığına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Tünelin ucunda gördüğümüz ışık Ukrayna zaferidir. Rusya Ukrayna topraklarını terk ettiği saniyede biz müzakereye hazırız. İşgal ettikleri toprakları terk etmeyi bırakın, daha fazla ele geçirmeyi arzulayan bir düşmanla masada neyi konuşabiliriz? Savaşın en zor zamanlarında pes etmediysek bunca mücadeleden sonra niye pes edelim?” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-rusya-ile-muzakere-masasina-oturmanin-su-an-icin-mumkun-degil/feed/ 0
Ukrayna’ya ABD Askeri Yardımı: Hangi Silahlar Olabilir? https://www.haber60.com.tr/ukraynaya-abd-askeri-yardimi-hangi-silahlar-olabilir/ https://www.haber60.com.tr/ukraynaya-abd-askeri-yardimi-hangi-silahlar-olabilir/#respond Tue, 23 Apr 2024 03:57:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28893 Ukrayna’nın büyük beklenti içinde olduğu 61 milyar dolarlık ABD askeri yardım paketi birkaç gün içinde Senato’dan geçerek resmiyet kazanabilir.

Peki bu askeri yardım paketinde hangi silahlar yer alabilir ve bunlar Rus ilerleyişi önüne set çekebilir mi?

Hava savunma sistemleri, orta ve uzun menzilli füzeler ve topçu mühimmatı Ukrayna ordusunun en fazla ihtiyacı olan silahlar arasında.

Bu üç başlıkta yardım paketinin hangi silahları içerebileceğini inceledik.

Hava savunması

Rusya’nın Ukrayna’ya yapacağı her hava saldırısı sivillerle birlikte ve enerji santralleri gibi kritik altyapının korunması açısından hayati önem taşıyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ülkesine yalnızca bu yıl yaklaşık 1.200 Rus füzesi,1.500’den fazla insansız hava aracı ve 8.500 güdümlü bomba saldırısı yapıldığını söyledi.

Ukrayna, omuzdan fırlatılan kısa menzilli Stinger gibi füzelerden, gelişmiş ve son derece pahalı Patriotlara kadar Batı’nın sağladığı hava savunma sistemlerine sahip

Ancak Zelenskiy, Patriot veya eşdeğerde yedi tane daha hava savunma sistemine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Rusya’nın elinde dönüştürülmüş S-300 ve S-400’ler, balistik ve seyir füzeleri ile İran yapımı yüzlerce Şahed-136 silahlı hava aracı bulunuyor. Bunların çoklu olarak atıldığı saldırılara karşı savunma yapabilmek çok zor.

Saldıran ülkeler için hava savunmasını aşabilmenin en klasik taktiği, çok sayıda mühimmatı aynı anda fırlatarak, radar sistemlerini boğmak ve savunma füzesi stoklarını tüketmek.

Orta ve uzun menzilli füzeler

Hava saldırıları bir yana, karada süren savaşın gidişatı da hayati önemde.

Ekim ayından bu yana Ukrayna, büyük ölçüde topçu eksikliği nedeniyle doğudaki topraklarının yaklaşık 583 kilometre karesini Rus güçlerine kaptırdı.

Yüksek Hareket Kabiliyetli Topçu Roket Sistemi (HIMARS), mobil platformlardan güdümlü mühimmat fırlatma kabiliyeti ile Ukrayna ordusuna avantaj sağlamıştı.

Bu sistemler hızlı şekilde kurulup, ateşlenip, Rus ordusu yerini belirlemeden konum değiştirebiliyor. Bu askeri yardım paketinde Ukrayna’ya daha fazla HIMARS sistemi yanında tank ve Bradley tipi mayına dayanıklı piyade araçlarının sağlanmasını bekleyebiliriz.

ABD, ATACMS füze sisteminin uzun menzilli versiyonunu da Ukrayna ordusuna vermeye hazır olduğunu kaydediyor.

Bir önceki ATACMS füze sistemi versiyonu, 2023 sonlarında Ukrayna’ya sağlanmıştı. Ancak yeni versiyonda bu füze sisteminin menzili ikiye katlanıyor ve 300 kilometreye çıkıyor.

ATACMS füzelerinin sağladığı kabiliyet, Kiev’in Kırım’da bulunan ve hava unsurları ile korunan deniz üssüne saldırı imkanı veriyor.

Top mermileri

Savaşın olmazsa olmazı mermilerin önemini es geçmeyelim.

Ukrayna’ya sağlanan M777 obüsleri 155 mm’lik top mermileri ateşliyor.

ABD, işgalin başladığı Şubat 2022’den bu yana Ukrayna’ya 2 milyon obüs mermisi gönderdi. Muhtemelen bu son pakette daha fazlası sayıda 155 mm’lik mermi gönderilecek.

Washington, silahların oraya hızlı bir şekilde ulaşmasını sağlayacak “güçlü bir tedarik ağına” sahip.

Pentagon Sözcüsü Tümgeneral Pat Ryder geçen hafta gazetecilere “Geçmişte olduğu gibi birkaç gün içinde harekete geçebiliriz” dedi.

Silahlar muhtemelen Ukrayna sınırına yakın bir yere nakledilecek. Ordunun sınırda teslim alınan silahları gerekli noktalara sevk etmesi gerek.

Ancak Rus kuvvetleri doğuda saldırılarını sürdürürken bu sevkiyatın, özellikle de topçu teçhizatının cephe hattına ulaştırılması günler, hatta haftalar sürebilir.

F-16 savaş uçakları

Bu yardım paketinden önce anlaşmaları yapılmış olsa da bahsedilmesi gerekiyor çünkü hizmete girmeleri yakın

Ukraynalı savaş uçağı pilotlarına, Romanya’da verilen F-16 eğitimi sürüyor.

F-16 savaş uçakları, gelişmiş havadan havaya ve havadan karaya saldırı kabiliyetleri ile Ukrayna hava savunmasını güçlendirecek.

Danimarka, Hollanda ve ABD, “Engerek” adı verilen bu uçakların bir düzineden oluşan ilk partisini birkaç ay içinde Ukrayna’ya teslim edebilir.

Bu jetler, sahadaki durumu Ukrayna lehine değiştirmeyebilir ama Kiev’in savunma hattına büyük güç katacakları kesin.

Moskova, F-16’ların sahada fark yaratmayacağını ve Rus kuvvetleri tarafından vurulacaklarını söyleyerek bu teslimatı hafife alan açıklamalar yapıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukraynaya-abd-askeri-yardimi-hangi-silahlar-olabilir/feed/ 0
Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy, ABD’ye Minnettarlık Duydu https://www.haber60.com.tr/ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-abdye-minnettarlik-duydu/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-abdye-minnettarlik-duydu/#respond Mon, 22 Apr 2024 00:24:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28736 Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, aylar süren gecikmenin ardından 61 milyar dolarlık askeri yardım paketinin onaylanması nedeniyle ABD Temsilciler Meclisine minnetlerini sundu. Zelenskiy, yardımın binlerce yaşam kurtarabileceğini söyledi.

Bir ülkenin geleceğine siyasetçilerin karar vermesi sık görülen bir durum, ancak bir ulusun varlığının binlerce kilometre öteye bağlı olması sıra dışı.

Ukrayna için, bu askeri yardımı altı ay beklemek, hem maliyetli hem de can sıkıcı oldu.

Azalan cephane, yaşamlara ve toprağa mal oldu.

Kiev’in nadiren gördüğü bu moral, büyük bir şeydi. Amerikan silahlarının gelişimi, zor durumdaki Ukrayna güçlerinin sadece dayanmaktan fazlasını yapmalarını sağlayacak.

Peki, bu paket ne işe yarayacak?

Pakette büyük ihtimalle, hava savunma sistemleri, orta ve uzun menzilli füzeler ve top mermileri bulunacak.

Ukrayna’nın bu alanlarda sıkıntı çekmesi., Rus güçlerinin yüzlerce kilometrekarelik toprak ele geçirmesine neden oldu.

Yardımın ulaşmasıyla, büyük ihtimalle Ukrayna Rusya’nın hava üstünlüğüne meydan okuyabilecek, ikmal hatlarını hedef alıp, ilerleyen birlikleri durdurabilecek.

Kiev’de karşılaştığımız, Ukrayna Ordusu’nda görev yapan Vitaliy, pozitif yanlara odaklanmanın önemli olduğunu söylüyor. “Her sentin önemi var” diyor.

“Çok gerekliydi. Her şeye ihtiyacımız var. Her mermiye, her sente, her olumlu düşünceye. Hepsine ihtiyacımız var.”

Geçen ay Donetsk bölgesindeyken, askerler topçu gürültüsünün çoğunun Rus tarafından geldiğini söylüyordu. Kostyantinivka ve Kramatorsk gibi kentler artık muhtemel kaderini bekliyordu. Bu yardım, bu kentleri kurtarabilir.

Yardımla, Ukrayna hemen Rus güçlerinden toprak kazanma araçlarına sahip olmayacak. Ancak gelecekte bunun olabilmesi için bir fırsat penceresi sunacak.

Kiev ve Washington’daki ortak kanı, Amerikan yardımı olmadan Ukrayna’nın kaybedeceği yönünde.

‘Geç olsun güç olmasın’

Soğuk bir Pazar sabahı, Kiev Metrosu’nun sıcak havası hep yukarıdaki ıslak sokaklardan iyi olur. ABD yardımının nihayet onaylanmasından memnun olan Maxim ile de burada tanıştım.

“Çok mutluyum” diyor. “Bu kadar uzun sürmesi hayal kırıklığı oldu ama geç olsun, güç olmasın.”

Maxim ayrıca, Ukrayna’nın toprak vererek Rusya ile bir barış anlaşması yapması konusunda giderek büyüyen tartışmalardan da rahatsız.

“Rusya müzakere etmek istemiyor. Avrupa ve ABD’nin savaşı sona erdirebileceğini düşündüğü gibi ortada bir yer istemiyorlar. Her şeyi istiyorlar”

Oğlunun elinden tutmuş trenden inen Vita adlı bir kadınla da tanışıyoruz.

“Ukrayna, bunlar olmadan nasıl hayatta kalabilir?” diye soruyor.

“Kalamaz, böyle bir ordumuz ve silahlarımız yok.”

Sonra duygusallaşıyor. “İmkansız. Gerçekten yardım istiyoruz, çocuklarımızın yaşayabilmesi için bekliyoruz” derken, oğluna bakıyor.

Son altı ayda sadece Rusya’nın hakimiyeti değil, Avrupa’nın ABD’yle aynı düzeyde yardım vermekteki başarısızlığı da gözler önüne serildi.

Ukrayna Stratejik Araştırmalar Ulusal Enstitüsü’nden araştırmacı Mikola Bieleskov “Bir sonraki ABD yardımının geçmeme olasılığı hakkında düşünmeye başlamalıyız. Dolayısıyla, Ukrayna’ya gerekenleri sağlamak için silah üretiminin artırılması İngiltere ve kıta Avrupasına bağlı” diyor.

Kiev için bu yıl gerçekçi amacın ne olabileceği konusunda, Mikola Amerikan yardımının cepheye istikrar getirmesini umuyor.

Batı’nın arkasındaki birleşmiş tutumuna karşın, Ukrayna’nın sorunu hep yardım gelmesi için gereken süre oldu.

Rusya lideri Vladimir Putin’in askeri harcama konusunda bu kadar çok siyasi engeli geçmesi gerekmiyor.

Demokratik gecikmeler sadece ülke dışındaki müttefiklerine has değil. Ukrayna’nın da yeterli adam askere alma konusunda sorunları var. Aylar süren tartışmalar ve değişikliklerden sonra, tartışmalı bir askere alma yasası kabul edildi.

Zelenskiy’nin karşılaştığı zorluk, siyasetle savaşı ayrı tutmak. Bu son Amerikan yardımının işe yaraması için baskı altında.

Katkıda bulunanlar Hanna Chornous ve Thanyarat Doksone

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-abdye-minnettarlik-duydu/feed/ 0
BBC, Rusya’nın Ukrayna’daki kayıplarının 50 bini aştığını tespit etti https://www.haber60.com.tr/bbc-rusyanin-ukraynadaki-kayiplarinin-50-bini-astigini-tespit-etti/ https://www.haber60.com.tr/bbc-rusyanin-ukraynadaki-kayiplarinin-50-bini-astigini-tespit-etti/#respond Thu, 18 Apr 2024 02:36:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27992 Ukrayna’da görev yaparken hayatını kaybeden Rusların sayısı 50 bini aştı.

BBC, savaşın ikinci yılında ölenlerin sayısında ilk yıla göre yaklaşık yüzde 25’lik artış tespit etti.

BBC Rusça, bağımsız medya grubu Mediazona ve bir grup gönüllü ile birlikte Şubat 2022’den bu yana ölümleri teyit edip olabildiğince kayda geçiriyor.

En son 16 Haziran 2023’te ölü sayısının 25 bini aştığı .

BBC ekipleri Ukrayna’da ölen Rus askerlerin sayısını öğrenmek için resmi raporları, gazeteleri ve sosyal medyadaki açık kaynak bilgileri taradı.

Rusya’daki mezarlıklardaki yeni mezarlar ise birçok askerin isminin öğrenilmesine yardımcı oldu.

Yapılan incelemelerde savaşın ikinci yılında 27 bin 300’den fazla Rus askerinin öldüğü tespit edildi.

Rusya bu bulgulara ilişkin yorum yapmayı reddetti.

Rusya’nın Ukrayna’da uyguladığı ve Ukrayna güçlerini yıpratmak ve bulundukları bölgeleri açığa çıkarmak için durmaksızın asker gönderme stratejisine “kıyma makinesi” deniyor.

Moskova savaşın başlangıcından bu yana sadece Eylül 2022’de ölü sayısına ilişkin bir açıklama yapmıştı.

BBC’nin 50 bin tespiti bu sayıdan 8 kat fazla.

Gerçek ölü sayısının bundan daha yüksek de olabilir.

BBC verileri, Ukrayna’nın doğusunda Rus işgali altındaki Donetsk ve Luhansk’taki milis gruplar arasındaki ölümleri kapsamıyor.

Bunlar da eklenseydi Rus kayıpları çok daha yüksek olurdu.

Öte yandan Ukrayna da ölü sayısına ilişkin çok fazla bilgi paylaşmıyor.

Şubat ayında Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy 31 bin Ukraynalı askerin öldürüldüğünü söylemişti.

Ancak ABD istihbaratına dayanan tahminler daha fazla kayıp olduğuna işaret ediyor.

‘Kıyma makinesi’ stratejisi

BBC ve Mediazona’nın hazırladığı, ölümü doğrulanan Rus askerlerin listesi, Rusya’nın savaş stratejisinde uyguladığı değişikliklerin insani maliyetini gözler önüne seriyor.

Aşağıdaki grafik, Ocak 2023’te Ukrayna’nın Donetsk bölgesinde geniş çaplı bir saldırı başlatan Rus ordusunun kayıplarında keskin bir artış yaşandığını gösteriyor.

Savaş Çalışmaları Enstitüsü (ISW) adlı kuruluşa göre Rusya, Vuhledar şehrini almaya çalışırken “insan dalgasıyla cephe saldırıları” stratejisini uyguladı ancak bu etkisiz oldu.

Kuruluşa göre “Zorlu arazi koşulları, muharebe gücü eksikliği ve Ukrayna güçlerini şaşırtamaması” nedeniyle Rus tarafı ciddi kayıplar yaşadı.

Grafikteki bir diğer önemli artış, 2023 yılının ilkbahar aylarında Bahmut savaşı sırasında paralı asker grubu Wagner’in Rusya’ya şehri ele geçirmek için yardım ettiği zamanda görülebiliyor.

Wagner’in lideri Yevgeni Prigojin, grubun o dönemdeki kaybının 22 bine yakın olduğunu söylemişti.

Öte yandan Rusya’nın geçtiğimiz yılın sonbahar aylarında Ukrayna’nın doğusundaki Avdiivka kentini ele geçirdiği dönemde de ölü sayısında artış olmuştu.

Mezarların sayımı

BBC ve Mediazona ile birlikte çalışan gönüllüler, savaşın başlangıcından bu yana Rusya’daki 70 mezarlıkta yeni askeri mezarları sayıyor.

Havadan çekilen görüntüler, mezarlıkların önemli ölçüde genişletildiğini gösteriyor.

Örneğin Ryazan kentindeki Bogorodskoye mezarlığının üzerinden çekilen bu görüntülerde yepyeni bir alan oluşturulduğunu görebiliyoruz.

Bu yeni mezarların çoğunun Ukrayna’da öldürülen asker ve subaylara ait olduğu düşünülüyor.

BBC, savaşın başlangıcından bu yana ölen Rusların en az beşte ikisinin savaştan önce ülkenin ordusuyla hiçbir ilgisi olmayan kişiler olduğunu tahmin ediyor.

Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü’nden (RUSI) Samuel Cranny-Evans, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin başlangıcında oldukça karmaşık askeri operasyonları yürütmek için profesyonel birliklerini kullandığını söylüyor.

Evans, bu askerlerin çoğunun artık ölmüş ya da yaralanmış olabileceğini ve yerlerini gönüllüler, siviller ve mahkumlar gibi az eğitimli ve deneyimsiz kişilerin aldığını belirtiyor.

Bu kişilerin profesyonel askerler kadar etkili olamadığını söyleyen Evans, “Bu yüzden stratejik olarak çok daha basit şeyler yapmaları gerekiyor. Bu da birlikleri genellikle topçu desteğiyle Ukrayna mevzilerine sürmek anlamına geliyor” diyor.

Wagner ve Savunma Bakanlığı’nın görevlendirdiği mahkumlar

Asker olarak görevlendirilmek üzere cezaevinden çıkarılan mahkumlar, “kıyma makinesi” stratejisinin başarısı için hayati önem taşıyor.

Moskova, Wagner lideri Yevgeni Prigojin’in Haziran 2022’den itibaren cezaevlerinde mahkum toplamaya başlamasına izin vermişti.

Bu kişiler daha sonra Rus hükümeti adına özel bir ordunun parçası olarak savaştı.

Wagner, oldukça acımasız ve otoriter bir grup olmakla tanınıyor. Gruba bağlı savaşçıların bazı durumlarda emir almadan geri çekildikleri için öldürüldükleri bile bildiriliyor.

Grup, Moskova ile ilişkilerinin bozulmaya başladığı Şubat 2023’e kadar mahkum alımlarını sürdürdü.

O tarihten bu yana ise Rusya Savunma Bakanlığı aynı politikayı yürütüyor.

BBC son analizinde cephede öldürüldüğünü bilinen 9 bin Rus mahkuma odaklandı.

Bunların binden fazlasının ne zaman askere alındığı ve ne zaman öldüğü teyit edildi.

Wagner yönetiminde bu kişilerin ortalama üç ay hayatta kalabildiği tespit edildi.

Ancak yukarıdaki grafikten de anlaşılacağı üzere, Savunma Bakanlığı tarafından daha sonra askere alınanlar ortalama iki ay hayatta kalabildi.

Bakanlık, ‘Fırtına’ adı verilen ve neredeyse tamamı mahkumlardan oluşan birlikler kurdu.

Wagner’in birliklerine benzer şekilde, bunların da genellikle savaşta harcanabilir bir güç muamelesi gördüğü bildiriliyor.

Geçen yıl Reuters’a konuşan ve Fırtına birliğinden bir kişiyle birlikte savaşan bir asker, “Fırtına savaşçıları sadece birer et parçası” ifadelerini kullanmıştı.

Yakın zamanda Fırtına savaşçıları Avdiivka’yı ele geçirmek için aylar süren savaşta etkili oldular.

Şehir 8 hafta önce Rusya’nın eline geçti ve Putin için Bahmut’tan bu yana en büyük stratejik ve sembolik savaş zaferi haline geldi.

Mahkumlar doğrudan cepheye gönderildi

Wagner yönetiminde askere alınan mahkumlara savaşa gitmeden önce iki haftalık bir askeri eğitim veriliyordu.

Savunma Bakanlığı tarafından görevlendirilen bazı askerlerin ise sözleşmelerinin ilk iki haftasında cephede öldürüldüğü tespit edildi.

BBC’nin görüştüğü savaşçıların aileleri ve halen hayatta olan kişiler, Savunma Bakanlığı’nın mahkumlara verdiği askeri eğitimin yetersiz olduğunu söyledi.

Bir kadın kocasının 8 Nisan’da hapishanede askere alınmak üzere sözleşmesini imzaladığını, üç gün sonra cephede savaştığını ve 21 Nisan’da öldüğünü söyledi.

Bir başka kadın ise cezaevinden doğrudan cepheye gönderilen eşinin ölümünü, oğullarının savaşırken öldüğünü söylemek için iletişime geçmeye çalıştığında öğrendiğini paylaştı.

Kadın, iki çocuğu olan 25 yaşındaki oğlu Vadim’in daha önce eline hiç silah almadığını söyledi.

‘Ölmeye hazır olun’

Wagner tarafından askere alınan mahkumlar genellikle 6 ay savaşmak üzere görevlendiriliyordu.

Hayatta kalanlar bu sürenin sonunda özgürlüklerine kavuşuyordu.

Ancak geçtiğimiz Eylül ayından bu yana Savunma Bakanlığı tarafından askere alınanlara ölene ya da savaş bitene kadar savaşmak zorunda oldukları söyleniyor.

BBC’ye konuşanlar, mahkumların akrabalarından üniforma ve bot almak için maddi yardım istediğini paylaştı.

Mahkumların gerekli malzemeler ve uygun silahlar olmadan savaşa gönderildiklerine dair haberler de var.

Rus savaş destekçisi ve blog yazarı Vladimir Grubnik Telegram kanalında “Birçok askerin silahları savaşa uygun değildi” ifadelerini kullandı.

Eski mahkumlar, beraber savaştıkları kişilerin ödediği ağır bedeli anlattı.

Fırtına savaşçıları ve yakınları için bilgilerin paylaşıldığı bir internet sitesinde Sergei adlı bir kişi, “Şimdi kayıt yaparsanız ölmeye hazır olun dostum” diyor.

Sergei, Ekim ayından bu yana Fırtına birlikleriyle savaşan eski bir mahkum olduğunu iddia ediyor.

İnternet sitesinin bir başka üyesi, beş ay önce 100 askerden oluşan bir Fırtına birliğine katıldığını ve şu anda hayatta olan sadece 38 askerden biri olduğunu söylüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbc-rusyanin-ukraynadaki-kayiplarinin-50-bini-astigini-tespit-etti/feed/ 0
Antalya, Rusya-Ukrayna savaşı sebebiyle yaşanan ihracat kaybını doğu ülkeleriyle kapatmaya çalışıyor https://www.haber60.com.tr/antalya-rusya-ukrayna-savasi-sebebiyle-yasanan-ihracat-kaybini-dogu-ulkeleriyle-kapatmaya-calisiyor/ https://www.haber60.com.tr/antalya-rusya-ukrayna-savasi-sebebiyle-yasanan-ihracat-kaybini-dogu-ulkeleriyle-kapatmaya-calisiyor/#respond Wed, 17 Apr 2024 01:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27778 Antalya Rusya- Ukrayna savaşı sebebiyle yaşanan ihracat kaybını doğu ülkeleriyle kapatmaya çalışıyor

Antalya’da ihracatçılar, yeni pazar arayışında

ANTALYA – Türkiye’nin en önemli domates üretim merkezi Antalya’yı ihracatta Rusya-Ukrayna savaşı etkiledi.

İhracatın yüzde 90’ını Ukrayna’ya yaptıklarını açıklayan İhracatçı Bülent Özdemir, kaybı Doğu Avrupa ülkeleriyle kapatmaya çalıştıklarını açıkladı.

Pazardaki satış oranı yüzde 70 düştü

Yaş meyve ve sebze sektörü içinde geçtiğimiz Ocak ayında en fazla ihracatın domates ürünü ile yapıldığı Antalya’da, Rusya-Ukrayna savaşının yansıması ihracatı düşürdü. İhracatçı Bülent Özdemir, ihracatın olumsuz etkilenmemesi için çözüm arayışına girdiklerini belirterek, “Ramazan Bayramı öncesine kadar özellikle yurtdışında ki çalıştığımız ülkelerde özellikle hava durumundan kaynaklı ciddi bir talep vardı. Şu an çalıştığımız ülkelerde havanın sıcaklığı arttığı için, her ülkenin üretimi pazarlara girmeye başladı. Bu nedenle tabii ki ihracatımız düşmeye başladı. Doğu Avrupa ülkeleri ile beraber Ukrayna ağırlıklı ihracat yapıyoruz. Rusya-Ukrayna arasındaki kriz, pazardaki satış oranını yüzde 70 düşürdü. Ukrayna nüfusu, 45-50 milyon civarındayken, Nüfusun büyük bir bölümü etkilendi.25 milyon kişinin, savaş bölgesinde oldukları için tüketim gücü de zayıf. Biz de ihracatımızın yüzde 90’ını Ukrayna’ya yapıyorduk, günde 3-4 tır çıkış yapıyordu, şimdi günlük ihracat çıkışımız 1 tırı ancak buluyor. Savaşın etkisi bu.”

Bülent Özdemir, üretimde de sorun yaşanıldığına değinerek çiftçiye destek verilmesini talep etti. Özdemir, “Üretim maliyetleri yüksek olunca, dışarıda ki pazarlarla rekabet etme gücümüz sınırlı oluyor, rekabet etmekte sorun yaşıyoruz. Girdi maliyetleri yüksek olunca çiftçimiz de mutlu olamıyor. Çiftçiyi destekleme konusunda bir çalışma yapılırsa çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Bütün dünyada yaşanan maddi sıkıntılar bizim ülkemizi de etkiliyor. Yurt dışından gelen ithal bitki koruma ürünleri, beraberinde petrol fiyatları, domatesin maliyetini yükseltiyor. Şu an ihracat fiyatları, 20-22 TL bandında, piyasada 18 TL Ürünün kalitesine göre fiyatlar artabiliyor ya da azalabiliyor. Tamamen kaliteye odaklı” ifadelerine yer verdi.

Tüm dünyada kriz var

Tüm dünya ülkelerinde ekonomik sıkıntılar yaşandığında dikkat çeken Bülent Özdemir, diğer ülkelerdeki krizlerin de ihracata zarar verdiğini açıkladı. Özdemir, şöyle devam etti: “Yılbaşından beri dikkatimi çeken bir şey var, yurtdışında iş yaptığımız insanların alım gücünün biraz düştüğünü görüyorum. Geçtiğimiz yıllarda günlük 5 tır ihracatımız varken, şimdi 1 tıra düştü. Tahminimce yurt dışında ki müşterilerimizin satın alma gücü ile ilgili. Her gün farklı bir ülkede sıkıntı olduğunu duyuyoruz, siyasi ya da ekonomik sorunlar var. Bu sıkıntılar, insanın alım gücünü düşürüyor.”

“Doğu Avrupa’ya ürün gönderiyoruz”

Ukrayna’nın yerine Doğu Avrupa ülkeleriyle çalışmaya başladıklarının altını çizen Bülent Özdemir, sınır kapısındaki yoğunluk çözülmeden ihracatı gerçekleştirmenin zor olduğunu söyledi. Özdemir, “Ukrayna’nın yerine Doğu Avrupa ülkelerini koyduk, onların da en büyük sıkıntısı ulaşım. Özellikle yılbaşı öncesi ve sonrası ülkemizden çıkan araçlar, sınır kapısındaki yoğunluk nedeniyle, üç gün önce çıkış yapamadı. Üç gün de Bulgaristan’da analize takılıyoruz. Avrupa Birliği girişinde, bitki koruma laboratuvarları kontrollerini yapıyor. Üç gün de oradan kaybımız oluyor. Aracımız 6 gün içinde Bulgaristan’a giriş yapabiliyor. İhracat yaptığımız ülkeye ulaşması 10-12 günü buluyor. 10 gün sonra bizim gönderdiğimiz mal, 3 günde Avrupa’nın kendi ürettiği pazarlardan gelen mallarla rekabet edecek. Ürünlerin belli bir raf ömrü var, bu ömrü biz yılbaşından önce yollarda tükettik. Başka pazarları hedef aldık ama diğer pazarlardan mutlu olan bir ihracatçı göremedim” diye konuştu.

Kapıkule Sınır Kapısı’ndan ayrı bir güzergah oluşturulmalı

Bülent Özdemir, üretici maliyetlerinden önce ihracatçının en büyük sorununun, ulaşım problemi olduğunun altını çizerek, konuşmasını şu şekilde sonlandırdı: “En büyük sorun, bizim maliyetlerimizden önce yollarda kaybettiğimiz süre. Bir ürünün %1 fireyle yetişmesinden ziyade %50 çürüklerle karşılaştık. Tüm ihracatçılar aynı şeyden şikayetçi. Sınır kapılarındaki yoğunluğu biraz azaltabilirsek, 3-4 gün beklediğimiz süreyi bir güne indirebilirsek, kapılar açıldığında da mallarımızı temin edecek olan ülkeye 5-6 gün içinde ulaşabilirsek, tüm sıkıntıları aşarız. Kapıkule Sınır Kapısı’nda sağlam bir iyileştirme yapılması lazım, soğutucu cihazlı araçlara, yaş meyve sebze ve gıda taşıyan araçlara ayrı bir güzergah oluşturulması gerekiyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalya-rusya-ukrayna-savasi-sebebiyle-yasanan-ihracat-kaybini-dogu-ulkeleriyle-kapatmaya-calisiyor/feed/ 0
Antalya’nın domates ihracatı Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle düştü https://www.haber60.com.tr/antalyanin-domates-ihracati-rusya-ukrayna-savasi-nedeniyle-dustu/ https://www.haber60.com.tr/antalyanin-domates-ihracati-rusya-ukrayna-savasi-nedeniyle-dustu/#respond Tue, 16 Apr 2024 22:24:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27699 Türkiye’nin en önemli domates üretim merkezi Antalya’yı ihracatta Rusya-Ukrayna savaşı etkiledi.

İhracatın yüzde 90’ını Ukrayna’ya yaptıklarını açıklayan ihracatçı Bülent Özdemir, kaybı Doğu Avrupa ülkeleriyle kapatmaya çalıştıklarını açıkladı.

Yaş meyve ve sebze sektörü içinde geçtiğimiz Ocak ayında en fazla ihracatın domates ürünü ile yapıldığı Antalya’da, Rusya-Ukrayna savaşının yansıması ihracatı düşürdü. İhracatçı Bülent Özdemir, ihracatın olumsuz etkilenmemesi için çözüm arayışına girdiklerini belirterek, “Ramazan Bayramı öncesine kadar özellikle yurt dışındaki çalıştığımız ülkelerde özellikle hava durumundan kaynaklı ciddi bir talep vardı. Şu an çalıştığımız ülkelerde havanın sıcaklığı arttığı için her ülkenin üretimi pazarlara girmeye başladı. Bu nedenle tabii ki ihracatımız düşmeye başladı. Doğu Avrupa ülkeleri ile beraber Ukrayna ağırlıklı ihracat yapıyoruz. Rusya-Ukrayna arasındaki kriz, pazardaki satış oranını yüzde 70 düşürdü. Ukrayna nüfusu, 45-50 milyon civarındayken, son dönemlerde savaşın etkisiyle 25 milyon kişiye kadar geriledi. 25 milyon kişinin, savaş bölgesinde oldukları için tüketim gücü de zayıf. Biz de ihracatımızın yüzde 90’ını Ukrayna’ya yapıyorduk, günde 3-4 tır çıkış yapıyordu, şimdi günlük ihracat çıkışımız 1 tırı ancak buluyor. Savaşın etkisi bu” dedi.

Bülent Özdemir, üretimde de sorun yaşandığına değinerek çiftçiye destek verilmesini talep etti. Özdemir, “Üretim maliyetleri yüksek olunca, dışarıdaki pazarlarla rekabet etme gücümüz sınırlı oluyor, rekabet etmekte sorun yaşıyoruz. Girdi maliyetleri yüksek olunca çiftçimiz de mutlu olamıyor. Çiftçiyi destekleme konusunda bir çalışma yapılırsa çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Bütün dünyada yaşanan maddi sıkıntılar bizim ülkemizi de etkiliyor. Yurt dışından gelen ithal bitki koruma ürünleri, beraberinde petrol fiyatları, domatesin maliyetini yükseltiyor. Şu an ihracat fiyatları 20-22 TL bandında, piyasada 18 TL. Ürünün kalitesine göre fiyatlar artabiliyor ya da azalabiliyor. Tamamen kaliteye odaklı” ifadelerine yer verdi.

Tüm dünyada kriz var

Tüm dünya ülkelerinde ekonomik sıkıntılar yaşandığında dikkat çeken Bülent Özdemir, diğer ülkelerdeki krizlerin de ihracata zarar verdiğini açıkladı. Özdemir, şöyle devam etti:

“Yılbaşından beri dikkatimi çeken bir şey var, yurtdışında iş yaptığımız insanların alım gücünün biraz düştüğünü görüyorum. Geçtiğimiz yıllarda günlük 5 tır ihracatımız varken, şimdi 1 tıra düştü. Tahminimce yurt dışındaki müşterilerimizin satın alma gücü ile ilgili. Her gün farklı bir ülkede sıkıntı olduğunu duyuyoruz, siyasi ya da ekonomik sorunlar var. Bu sıkıntılar, insanın alım gücünü düşürüyor.”

“Doğu Avrupa’ya ürün gönderiyoruz”

Ukrayna’nın yerine Doğu Avrupa ülkeleriyle çalışmaya başladıklarının altını çizen Bülent Özdemir, sınır kapısındaki yoğunluk çözülmeden ihracatı gerçekleştirmenin zor olduğunu söyledi. Özdemir, “Ukrayna’nın yerine Doğu Avrupa ülkelerini koyduk, onların da en büyük sıkıntısı ulaşım. Özellikle yılbaşı öncesi ve sonrası ülkemizden çıkan araçlar, sınır kapısındaki yoğunluk nedeniyle, üç gün önce çıkış yapamadı. Üç gün de Bulgaristan’da analize takılıyoruz. Avrupa Birliği girişinde, bitki koruma laboratuvarları kontrollerini yapıyor. Üç gün de oradan kaybımız oluyor. Aracımız 6 gün içinde Bulgaristan’a giriş yapabiliyor. İhracat yaptığımız ülkeye ulaşması 10-12 günü buluyor. 10 gün sonra bizim gönderdiğimiz mal, 3 günde Avrupa’nın kendi ürettiği pazarlardan gelen mallarla rekabet edecek. Ürünlerin belli bir raf ömrü var, bu ömrü biz yılbaşından önce yollarda tükettik. Başka pazarları hedef aldık ama diğer pazarlardan mutlu olan bir ihracatçı göremedim” diye konuştu.

Kapıkule Sınır Kapısı’ndan ayrı bir güzergah oluşturulmalı

Bülent Özdemir, üretici maliyetlerinden önce ihracatçının en büyük sorununun, ulaşım problemi olduğunun altını çizerek, konuşmasını şu şekilde sonlandırdı:

“En büyük sorun, bizim maliyetlerimizden önce yollarda kaybettiğimiz süre. Bir ürünün yüzde 1 fireyle yetişmesinden ziyade yüzde 50 çürüklerle karşılaştık. Tüm ihracatçılar aynı şeyden şikayetçi. Sınır kapılarındaki yoğunluğu biraz azaltabilirsek, 3-4 gün beklediğimiz süreyi bir güne indirebilirsek, kapılar açıldığında da mallarımızı temin edecek olan ülkeye 5-6 gün içinde ulaşabilirsek, tüm sıkıntıları aşarız. Kapıkule Sınır Kapısı’nda sağlam bir iyileştirme yapılması lazım, soğutucu cihazlı araçlara, yaş meyve sebze ve gıda taşıyan araçlara ayrı bir güzergah oluşturulması gerekiyor.” – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalyanin-domates-ihracati-rusya-ukrayna-savasi-nedeniyle-dustu/feed/ 0
Belçika, Rusya’nın Avrupa Parlamentosu seçimlerine müdahale iddialarını soruşturuyor https://www.haber60.com.tr/belcika-rusyanin-avrupa-parlamentosu-secimlerine-mudahale-iddialarini-sorusturuyor/ https://www.haber60.com.tr/belcika-rusyanin-avrupa-parlamentosu-secimlerine-mudahale-iddialarini-sorusturuyor/#respond Fri, 12 Apr 2024 22:51:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27200 Belçika Federal Savcılığı, Rusya’nın “Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerine müdahale etmeye çalıştığı” iddialarıyla ilgili cezai soruşturma başlattı.

Belçika Başbakanı Alexander De Croo, Rusya’nın, Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkede Haziran ayında yapılacak seçimlerde daha fazla Kremlin yanlısı parlamenterin seçilmesini hedeflediğini söyledi.

De Croo, Belçika istihbarat servislerinin, Rusya’nın AP seçimlerine müdahale etmeye çalıştığını doğruladığını belirtti.

Belçika istihbaratına göre Putin yönetimi, AP’de Rusya yanlısı daha fazla üye görmek sağlamak istiyor ve Ukrayna’daki savaşa ilişkin Avrupa’da daha fazla destek bulmayı amaçlıyor.

Belçika Federal Savcılığı’nın soruşturma başlattığını açıklayan De Croo, “İçimizdeki Rus tehdidine tahammül edemeyiz” dedi.

Belçika, Avrupa Birliği Yargı Kurumu’ndan (Eurojust) acil istişare talebinde bulundu.

Başbakan De Croo, soruşturmanın AB üyesi ülkelerin savcılıklarının birlikte çalıştığı Eurojust tarafından tüm Avrupa genelinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Brüksel’deki kaynaklara göre soruşturma, AB karşıtı görüşlere sahip aşırı sağ ya da muhafazakar milletvekilleri ile onların birlikte çalıştığı personeli kapsıyor.

Yargı kaynakları soruşturmanın kaç kişiyi kapsadığı ve hangi isimlerin ye aldığı konusunda bilgi vermedi.

AP’nin yeni üyeleri, AB üyesi 27 ülkede 6-9 Haziran tarihinde yapılacak seçimlerle belirlenecek.

Kamuoyu yoklamalarına göre seçimlerde, AB’nin Ukrayna politikasını eleştiren ve Rusya ile daha iyi ilişkileri savunan Avrupa’daki aşırı sağcı partilerin önemli bir kazanım elde etmesi bekleniyor.

Çek Cumhuriyeti: Rusya yanlısı propaganda yapmaları için Avrupalı politikacılara para ödeyen şebekeyi çökerttik

Çek Cumhuriyeti makamları 2 hafta önce, “Avrupa’dan ve dünyadan sansürsüz haberler” sloganıyla yayın yapan sağcı “Avrupa’nın Sesi” adlı haber sitesinin çökertildiğini açıklamıştı.

Çek yetkililere göre, haber sitesi, Rusya yanlısı dezenformasyon kampanyasına öncülük ediyordu.

Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’na göre, bazı Avrupa ülkelerindeki Rus yanlısı politikacıların yardımıyla Ukrayna’nın “toprak bütünlüğü, egemenliği ve özgürlüğü” sorgulanmaya çalışıldı.

Çek istihbaratına dayandırılan haberlerde de Almanya, Fransa, Polonya, Belçika, Macaristan ve Hollanda’dan politikacılarla iletişime geçildiği ve bazılarına ödeme yapıldığı belirtildi.

Çek medyasına göre, Rusya yanlısı kampanya, AP seçimlerini etkilemeyi amaçlıyordu.

Çek Cumhuriyeti, “Avrupa’nın Sesi” adlı haber sitesine parasal destek sağladıkları gerekçesiyle bir şirket ile Rusya yanlısı iki Ukrayna vatandaşına yaptırım kararı aldı.

Bu kişilerin, Rusya yanlısı Ukraynalı siyasetçi Viktor Medvedchuk ile Medvedchuk, Ukrayna kökenli İsrail vatandaşı Artem Marchevsky olduğu bildirildi.

Rusya’nın Sadece Avrupa’da değil, ABD’deki seçimleri de etkilemek için propaganda çalışmaları yaptığı belirtiliyor.

ABD makamları, Mart ayı sonunda internet üzerinden yürütülen kampanyalar yoluyla Batı’nın Ukrayna’ya verdiği desteği engellemeye çalışan iki Rus şirketine yaptırım kararı aldı.

Amerikan New York Times gazetesine göre, Rusya, Batı’nın Ukrayna’ya desteğine ilişkin tartışmaları, sadece sosyal medyada sahte hesaplar açarak değil, aynı zamanda yerleşik medyanın normal web sitelerine çok benzeyen web siteleri aracılığıyla gündeme getiriyor.

Hollanda Temsilciler Meclisi, geçen hafta Rusya’nın Avrupalı parlamenterlere müdahalesi konusunda bir genel görüşme yaptı.

Temsilciler Meclisi, Rusya’nın Hollandalı politikacılara rüşvet verip vermediğini ve eğer öyleyse hangi Hollandalı politikacılara ödeme yapıldığının mümkün olan en kısa sürede ortaya çıkarılmasını istiyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/belcika-rusyanin-avrupa-parlamentosu-secimlerine-mudahale-iddialarini-sorusturuyor/feed/ 0
ABD, Japonya ve Filipinler liderleri Çin’in Güney Çin Denizi politikalarından endişe duyduklarını vurguladı https://www.haber60.com.tr/abd-japonya-ve-filipinler-liderleri-cinin-guney-cin-denizi-politikalarindan-endise-duyduklarini-vurguladi/ https://www.haber60.com.tr/abd-japonya-ve-filipinler-liderleri-cinin-guney-cin-denizi-politikalarindan-endise-duyduklarini-vurguladi/#respond Fri, 12 Apr 2024 03:27:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27123 ABD Başkanı Joe Biden, Japonya Başbakanı Fumio Kishida ve Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr Beyaz Saray’da üçlü bir zirve gerçekleştirdi. Liderler tarafından yayınlanan ortak bildiride Çin’in Güney Çin Denizi’ndeki tehlikeli ve saldırgan tutumundan ve hukuka aykırı hak iddialarından “ciddi endişe duyulduğu” vurgulandı.

ABD Başkanı Joe Biden, Japonya Başbakanı Fumio Kishida ve Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr Beyaz Saray’da üçlü bir zirve gerçekleştirdi. Biden ilk niteliğindeki zirvenin başlangıcında yaptığı açıklamada Hint-Pasifik stratejisini yeni bir boyuta taşımak istediğini belirterek, “Birlik olduğumuzda herkes için daha iyi bir gelecek kurabiliriz” dedi. Kishida üç ülkenin Pasifik Okyanusu ile birbirine bağlı “doğal ortaklar” olduğunu vurgularken, Marcos ise, “Çağımızın karmaşık sorunlarıyla yüzleşmek herkesin ortak çaba göstermesini, ortak bir amaca adanmışlığı ve kurallara dayalı uluslararası düzene sarsılmaz bir bağlılığı gerektirmektedir” ifadelerini kullanıldı.

Ortak bildiri yayınlandı

Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmenin ardından Beyaz Saray tarafından “Japonya, Filipinler ve Amerika Birleşik Devletleri Liderlerinin Ortak Vizyon Bildirisi” yayınlandı. Ülke liderlerinin “eşit ortaklar ve güvenilir dostlar” olarak bir araya geldiği belirtilen bildiride, “Özgür ve açık bir Hint-Pasifik ve uluslararası hukuka dayalı bir uluslararası düzen vizyonuyla birleştik. Bu vizyonu önümüzdeki on yıllar boyunca birlikte geliştireceğimize söz veriyoruz. Temelde, birlikte çalışarak kendi uluslarımızın, Hint-Pasifik bölgesinin ve dünyanın güvenlik ve refahını geliştirebileceğimize inanıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Bildiride Çin vurgusu dikkat çekti

Çin’in Güney Çin Denizi’ndeki tehlikeli ve saldırgan tutumundan ve hukuka aykırı hak iddialarından “ciddi endişe duyulduğu” vurgulanan bildiride, “Sahil Güvenlik ve deniz milisi gemilerinin Güney Çin Denizi’nde tehlikeli ve zorbaca kullanılmasına ve diğer ülkelerin açık deniz kaynaklarından faydalanmasını engelleme çabalarına kararlılıkla karşı çıkıyoruz. Çin’in Filipin gemilerinin açık denizlerde seyrüsefer özgürlüğünü kullanmasını tekrar tekrar engellemesi ve İkinci Thomas Sığlığı’na giden ikmal hatlarını kesintiye uğratması gibi tehlikeli ve istikrarı bozucu davranışlarından duyduğumuz ciddi endişeyi yineliyoruz” denildi. Çin’in Doğu Çin Denizi’nde statükoyu güç veya baskı yoluyla tek taraflı olarak değiştirme girişimlerine “şiddetle karşı çıkıldığı” aktarılırken, Tayvan Boğazı’nda barış ve istikrarın küresel güvenlik ve refahın vazgeçilmez bir unsuru olduğu vurgulandı. Bildiride, “Tayvan konusundaki temel duruşumuzda herhangi bir değişiklik olmadığını belirtiyor ve meselelerin barışçıl yollarla çözülmesi çağrısında bulunuyoruz” ifadelerine yer verildi.

Kuzey Kore’ye kınama, Ukrayna’ya destek

Tarafların Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan tamamen arındırılması yönündeki kararlılığı bir kez daha yinelenirken, Kuzey Kore’nin barış ve güvenliğe yönelik ciddi tehdit oluşturan balistik füze denemelerinin “şiddetle kınandığı” vurgulandı. Bildiride, “Kuzey Kore’yi ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarına uymaya ve füzelerini Ukrayna’ya karşı kullanan Rusya dahil herhangi bir ülkeye sağlamaktan kaçınmaya çağırıyoruz” denildi. Tarafların Ukrayna’nın egemenliğine, bağımsızlığına ve uluslararası alanda tanınan toprak bütünlüğüne yönelik sarsılmaz desteğini yinelediği kaydedilirken, “Rusya’nın Ukrayna işgali bağlamındaki nükleer silah kullanma tehditleri kabul edilemez . Rusya’nın Ukrayna’da herhangi bir nükleer silaha başvurmasının tamamen hukuksuz olacağını kesin bir dille ifade ediyoruz” denildi. Ayrıca tarafların demokrasi, insan hakları, çevre, iklim değişikliği ile mücadele ve ekonomi gibi farklı alanlarda üçlü işbirliğini geliştirme konusunda da mutabık kaldığı ifade edildi. – WASHINGTON

]]>
https://www.haber60.com.tr/abd-japonya-ve-filipinler-liderleri-cinin-guney-cin-denizi-politikalarindan-endise-duyduklarini-vurguladi/feed/ 0
Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç: Esir takası için ‘insani koridor’ canlandırılmalı https://www.haber60.com.tr/kamu-basdenetcisi-seref-malkoc-esir-takasi-icin-insani-koridor-canlandirilmali/ https://www.haber60.com.tr/kamu-basdenetcisi-seref-malkoc-esir-takasi-icin-insani-koridor-canlandirilmali/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:15:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26347 Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta esir takasının herkesi mutlu edeceğini belirterek, “insani koridor”un yeniden canlandırılması gerektiğini dile getirdi.

Malkoç, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta geride kalan 2 yılın ardından geçtiğimiz hafta Ukrayna’ya giderek savaş bölgesinde incelemelerde bulundu, Ukrayna’daki Rus savaş esirleri ile Rusya’da tutulan Ukraynalı savaş esirlerinin aileleriyle görüştü.

Ukrayna’daki incelemelerine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Malkoç, “Savaş demek yıkım demek, ölüm demek, çaresizlik demek, huzursuzluk demek, kaynakların israfı demek.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uzun zamandan beri iki ülke arasında barışın temin edilmesi ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün sağlanması için çaba sarf ettiğini anımsatan Malkoç, bir insan hakları kurumu olan Kamu Denetçiliği Kurumu adına Ukrayna’ya giderek incelemeler yaptığını bildirdi.

İlk olarak Odessa şehrinde, ardından başkent Kiev’de bulunduğunu aktaran Malkoç, burada Ukraynalı esirlerin aileleri ve çocuklarıyla görüşme yaptığını, daha sonra Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile de bir araya gelme imkanı yakaladığını dile getirdi.

Ukrayna’nın Lviv kentindeki Rus askerlerin tutulduğu esir kampında da incelemelerde bulunduğunu belirten Malkoç, bazılarının uzuvlarını kaybetmiş olduğunu, fiziken ve ruhen çökmüş durumda olduklarını söyledi.

Malkoç, “Esir askerler ne durumda, yatma yerleri nasıl, tedavi oluyorlar mı, yeme içmeleri nasıl? Bunları görme imkanımız oldu. Günlük hayatları nasıl gidiyor, bunu görme imkanımız oldu ve esirlerle birebir konuşma imkanımız oldu.” dedi.

Savaşın acı yansımalarını ve dehşetini, görüştüğü esir askerlerin ailelerinde gördüğünü anlatan Malkoç, “Bir kısmının kocasının veya çocuklarının ölüm haberi gelmiş ama cenazelerini alamamışlar. Çok acı bir durum tabii.” diye konuştu.

Rusya’daki Ukraynalı esirler de ziyaret edilecek

Şeref Malkoç, Ukrayna ziyaretinin amacına ilişkin, “Şimdi biz bu ziyareti yapıp ardından da rapor hazırlayacağız. Türkiye’nin ilgili ve yetkili makamlarına göndereceğiz. Yalnız raporumuzun tam olması için aynı ziyareti Rusya’ya da yapmak istiyoruz.” dedi.

Ukraynalı esirlerin ailelerinin ve Ukrayna ombudsmanının da bu konuda taleplerinin bulunduğuna işaret eden Malkoç, Ukrayna ziyareti öncesi de Rus ombudsman ile görüşerek incelemesini istediği hususları sorduğunu dile getirdi.

Rusya’nın elindeki Ukraynalı esir askerleri ziyaret etmek istediğini Rus ombudsmana ilettiğini aktaran Malkoç, “Kendisi ilgililerle görüşüp bize dönüş yapacak.” ifadelerini kullandı.

“Barış yolunda atılacak her adım önemli ve değerlidir”

Karşılıklı esir değişimi konusunda başarı elde edilmesinden mutluluk duyacağını kaydeden Malkoç, Rusya’nın elindeki Ukraynalı esir askerleri de görmek istediğini, bunun ardından asker değiş tokuşunda başarı elde edilebileceğini dile getirdi.

Malkoç, şöyle konuştu:

“Geçen yıl, Ukrayna ve Rusya ombudsmanını Türkiye’de bir araya getirdik ve Sayın Cumhurbaşkanı’mızla görüşmüştük. Tahıl koridoru gibi bir insani koridor açılmasını talep etmiştik. Araya tabii Gazze’de yaşanan İsrail’in o vahşeti girince bunlar aksadı. Ama yeniden bunun canlanması gerekir.

Barış yolunda, insanların esaretten kurtulması veya ailelerine kavuşması yolunda atılacak her adım önemli ve değerlidir. Ne kadar zor olduğunu zaten biliyorduk, Ukrayna’da da gidip gördük ve yaşadık. Ama umutsuzluk yok. Sabırla fakat ısrarla biz bu işin takipçisi olacağız.”

Kamu Başdenetçisi Malkoç, en büyük özleminin de aynı faaliyetlerini Filistin’de yapabilmek olduğunu dile getirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kamu-basdenetcisi-seref-malkoc-esir-takasi-icin-insani-koridor-canlandirilmali/feed/ 0
Ukrayna Orusu, Rusya’ya karşı siber saldırılar düzenleyen bilgisayar korsanlarına takdir ödülü verdi https://www.haber60.com.tr/ukrayna-orusu-rusyaya-karsi-siber-saldirilar-duzenleyen-bilgisayar-korsanlarina-takdir-odulu-verdi/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-orusu-rusyaya-karsi-siber-saldirilar-duzenleyen-bilgisayar-korsanlarina-takdir-odulu-verdi/#respond Thu, 04 Apr 2024 04:24:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26052 Ukrayna Orusu, Rusya’ya karşı siber saldırılar düzenleyen bir bilgisayar korsanları ekibine takdir ödülü verdi.

One Fist (Tek Yumruk) adlı bilgisayar korsanı grubu Rus askeri şirketlerinden bilgi çaldı ve Rus birliklerinin hareketlerini izleyebilmek için kameralara sızdı.

Sertifikalar, modern savaşın ansıl değiştiğini gösteren tartışmalı bir işaret.

Devletlerin sivil bilgisiyar korsanlarını teşvik etmesi konusunda kaygılar gündeme getirildi.

Bu bilgisayar korsanlarından birinin kod adı “Voltage” ve ABD’deki evinden korsan saldırılarını koordine ediyor.

Asıl adı Kristopher Kortright ve Michigan eyaletinden bir bilişim sektörü çalışanı.

53 yaşındaki Kortright, Ukrayna adına sarf ettiği çabanın bir takdir belgesiyle resmen tanınmasından çok mutlu olduğunu söylüyor.

One Fist, sekiz ayrı ülkeden bilgisayar korsanlarından oluşuyor. Bu ülkeler arasında İngiltere, ABD ve Polonya da yer alıyor. Ortaklaşa onlarca siber saldırı düzenlediler ve her birini sosyal medyada kutladılar.

Takdirname “ordunun içim yaşamsal önemdekifaaliyetlerinin gelişimi ve muhafazasına önemli katkıları” için verildi. Ukrayna Hava Saldırı Güçleri Komutanı tarafından da imzalandı.

Ukrayna Savunma Bakanlığı, BBC’nin yorum talebine yanıt vermedi.

Savaşın başlamasından bu yana, Ukrayna gönüllü bilgisayar korsanlarını Rus hedeflerine saldırmaları için tartışmalı bir şekilde teşvik ediyor. Ancak yabancı sivillere resmi takdirnameler göndermek, tartışmalı bir hamle ve zamanın emarelerinden biri olarak görülüyor.

Aralarında İngiltere ve ABD’nin de bulunduğu birçok ülkede etik bilgisayar korsanlığı için resmi ödül sistemleri var. Ancak bir ülke ilk kez kötücül ve büyük olasılıkla suç oluşturan bilgisayar korsanlıklarını ödüllendirdi.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Ukrayna’da ve Gazze Savaşı’nda sivil bilgisayar korsanlarının kullanımı ve teşvik edilmesi konusunda bir uyarı yayımlamıştı. Kuruluş, Cenevre Sözleşmesi’nde belirlenen savaş kurallarının ruhunu güçlendirmek için bir rehber yayımlamıştı.

Siber Güvenliğin Felsefesi adlı kitabın yazarı Dr. Lukasz Olejnik Ukrayna’nın yabancı bilgisayar korsanlarına verdiği ödülün potansiyel anlamda sorunlu olduğunu söyledi.

Olejnik “Ödüller vermek, asker ve sivil arasındaki çizgileri daha da bulanıklaştırabilir ve hatta ICRC’nin sivillerin çatışma operasyonlarına katılmasının kısıtlanması ve sona erdirilmesi çağrısının altını oyabilir. Uzun vadede böyle bir erozyon tehlikeli” diye konuştu.

Dr. Olejnik ayrıca, siber dünyanın bir operasyon alanı olarak değerlendirilmesinin ve internet üzerinden savaşa herkesin katılabilmesinin “dönemimizin göstergelerinden” biri olduğunu söylüyor.

Takdirnamelerde hangi siber saldırıların en faydalıları olduğu söylenmiyor, ancak Voltage’ın aklında üç muhtemel aday var.

2022’deki işgalin başlangıcında One Fist, aylarca Ukrayna’daki yüzlerce en faydalı güvenlik kamerasının fiziksel ve siber anlamda haritasını çıkarttı. Daha sonra Rus güçlerinin bu kameraları askeri birlikleri gözlemlemek için kullandığı anlaşıldı. Ardından Voltage’ın ekibinin yardımıyla kameralar kapatıldı.

One Fist ayrıca, işgal altındaki Kırım’da bulunan Kerç Köprüsü’nden geçirilen tankları ve ekipmanı buradaki kameralara sızarak listeledi.

Son olarak da Kristopher ve diğer bilgisayar korsanları önde gelen bir Rus silah imalatçısının sistemlerine sızdı ve 100 gigabaytlık özel veriyi çaldı. Ukrayna makamları bu saldırı açıkça kutladı.

Duyuruda “Ukrayna Savunma Bakanlığı’na sevk edilen bilgiler, hem mevcut hem de umut vaat eden askeri gelişmelerin çizimlerini, ölçülerini, patentlerini ve yazılımlarını içeriyor” denildi.

Ukrayna yönetimi ayrıca çalınan verilerin Moskova’ya “büyük bir darbe” olduğunu ve 1,5 mliyar dolarlık bir maliyet anlamına geldiğini söyledi. Ancak bu hesabı nasıl yaptıklarını açıklamadılar.

Ukrayna Savaşı, siber faaliyetlerde bir artışı beraberinde getirdi. Özellikle de Ukrayna’ya destek verenler arasında. Anonymous gibi gruplar Rusya’yı rahatsız edici ve düşük düzeyli siber saldırılarla hedef aldı. Rusya büyük ölçüde bunları savuşturmayı başardı.

Bazı vakalarda, televizyon ve radyo kanalları ele geçirildi, internet siteleri bozuldu.

Rus makamları da, Ukrayna’ya saldırmak için Killnet gibi gönüllü korsan gruplarıyla birlikte çalışmakla suçlandı.

Savaş uzarken, her iki taraftaki gönüllü korsanlık faaliyetleri azaldı. Ancak One Fist Rusya’ya saldırmaya devam etti ve hedef seçiminde giderek artan bir oranda Ukrayna güçleriyle yakın bir işbirliği yaptı.

Oxford Enformasyon Laboratuvarları’nın Genel Müdürü ve düşünce kuruluşu Chatham House’un Siber Politika Günlüğü’nün yazarı Emily Taylor, korsanlara takdirname verilmesinin bir dönüm noktası olduğunu söylüyor. Taylor’a göre bu durum, siber gönüllülerin çatışmalarda nasıl kullanılacağı konusundaki düşünceleri değiştirebilir.

“Hükümetler gerilimin büyümesi ve öngörülemeyen sonuçlar alınması korkusuyla, devlet dışı aktörlerin siber alanda doğrudan hamle yapmasını teşvik etmiyor. Ancak savaş dönemleri sıklıkla olağanüstü teknolojik inovasyon dönemleridir ve Ukrayna Savaşı da bir istisna değil.

“Bazen bu olaylar daha önce tabu görülen meselelerin yeniden değerlendirilmesini beraberinde getirebilir”

Kristopher, ekibinin Ukrayna Ordusu ile güçlü bir ilişki geliştirdiğini söylüyor.

“Onlar bize fikirler yolluyor ve biz de onlar seçenekleri gönderiyoruz. Ancak bize asla herhangi bir yardımda ya da fonlamada bulunmuyorlar. Bence bu bir çikginin aşılması olur” diyor.

Kristopher, askeri bir ödül almanın tartışmalı olduğunu kabul ediyor, ancak Ukrayna adına korsanlık yapmaya kararlı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-orusu-rusyaya-karsi-siber-saldirilar-duzenleyen-bilgisayar-korsanlarina-takdir-odulu-verdi/feed/ 0
Hindistan’dan Rusya’ya göçmen kaçakçılığı: İki Hint erkek savaşmaya zorlandı https://www.haber60.com.tr/hindistandan-rusyaya-gocmen-kacakciligi-iki-hint-erkek-savasmaya-zorlandi/ https://www.haber60.com.tr/hindistandan-rusyaya-gocmen-kacakciligi-iki-hint-erkek-savasmaya-zorlandi/#respond Tue, 02 Apr 2024 06:39:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25731 Muhammed Asfan, Hindistan’ın güneyindeki Haydarabad kentinden Rusya’ya giderken, ailesinin umutlarını ve düşlerini de taşıyordu.

Bir giyecek mağazasının müdürlüğünü yapan Asfan, “askeri yardımcı” olarak çalışacağını düşünüyordu.

YouTube’da ayda 100 bin Rupi (1207 ABD Doları) veren yüksek maaşlı bir iş ilanı görmüştü. Altı ay sonra sürekli oturma izni de alacaktı.

Ağabeyi İmran BBC Pencapça’da yaptığı açıklamada “Ukrayna cephesine gönderilmeyecekti ve sadece ordu karargahında yardımcı olarak çalışacaktı” dedi.

Asfan’ın daha sonra Ukrayna sınırından kendilerini aradığını, pasaportuna el konulduğunu ve savaşmaya zorlandığını anlattığını söyledi.

İmran, kardeşinden iki ay boyunca haber alamadı. Bilgi almak için Rusya’daki Hint Büyükelçiliğini aradığında kardeşinin öldüğünü söylediler.

İmran “Kardeşim ölmüşse, cenazesi derhal buraya getirilmeli. Babam ve eşi gerçekten kaygılı” diyor.

Asfan geride eşini ve iki yaşından küçük iki çocuğunu bıraktı.

Aileleri, son günlerde orduda “yardımcı” olarak çalışmak üzere Rusya’ya giden en az iki Hint erkeğin öldüğünü söyledi.

Benzer bir YouTube videosu 23 yaşındaki nakışçı Hemil Manguyika’nın Aralık’ta Rusya’ya gitmesine neden oldu.

Hindistan’ın batısındaki Gujarat eyaletinde yaşayan babası Ashwin “Hemil’e orduda yardımcı olarak çalışacağı ve üç ay eğitim alacağı söylendi. Ama Rusya’ya gittikten sonra savaşmak üzere eğitildiğini anladı” diyor.

‘Büyük insan kaçakçılığı şebekesi’

Hindistan geçtiğimiz günlerde gençleri iş vaadiyle Rusya’ya götürüp, Ukrayna’da savaşmaya zorlayan “büyük bir insan kaçakçılığı şebekesini” ortaya çıkardığını açıkladı.

Merkezi Soruşturma Bürosu şu ana dek 35 dolayında erkeğin Rusya’ya gönderildiğini belirtti.

Dışişleri Bakanlığı, savaşmaya zorlanan her bir Hint vakasının Moskova’yla “güçlü bir şekilde ele alındığını” söyledi.

Rusya’ya gidenlerin çektiklerini anlattığı videolar da sosyal medyada görülmeye başlandı.

Bu ay paylaşılan bir videoda yedi Hint erkek, hükümetlerinden dönüşlerine yardımcı olmalarını istiyor. Turist vizesiyle Rusya’ya gittiklerini ama şimdi Rus ordusunda savaşmalarının istendiğini anlatıyorlar.

Yardım isteyenlerden biri Gagandeep Singh.

Annesi Balwinder Kaur’a göre, Rus Ordusu’nda savaşmazsa 10 yıl hapis cezası alacağı söylendi.

BBC Pencapça’ya konuşan Kaur “Her gece oğlumuzdan bir mesaj ya da telefon gelir diye bekliyoruz. Ukrayna Savaşı’nda çarpışmak üzere cepheye gönderildiklerini söylüyor. Hepimiz çok kötü durumdayız” diyor.

BBC’ye konuşan diğer Pencaplı aileler de dolandırılan çocuklarının Rusya’ya gitmeden önce turist vizesiyle ya Dubai’ye ya da Belarus’a gittiklerini anlatıyor.

Kurbanlar ve aileleri aracıların yolculuk için 300 bin rupi (3621 ABD Doları) istediklerini ve birkaç ay orduda geçirdikten sonra Rus pasaportları vaat ettiklerini söylüyor.

En az 254 yabancı öldü

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Ukrayna Savaşı’nın Rusya açısından 350 bin ölü ve yaralıya mal olduğunu söyledi, ancak net rakamlar vermedi.

BBC Rusça, 46.678 askerin öldüğünü teyit etti. Bu durum, Rus silahlı güçlerinin neden artan oranda yabancıları orduya katmak istediklerin açıklıyor.

2022’de Rusya Savunma Bakanlığı ile en az bir yıllık sözleşme imzalayıp, altı ay boyunca savaşanlar, oturum ya da son beş yıl Rusya’da yaşamak gerekmeksizin Rus vatandaşlığına başvurma hakkı kazanıyordu.

Ocak ayında, Rusya lideri Vladimir Putin, süreci daha da basitleştiren bir yönerge imzaladı.

Çoğu yabancı savaşçı, başta Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan gibi Orta Asya cumhuriyetlerinden gelen ekonomik göçmenler.

Rusya için savaşanlar arasında Küba, Nepal, Hindistan, Suriye, Irak, Sırbistan, Afganistan, Somali, Sri Lanka ve Malezya vatandaşları da bulunuyor. Toplam sayılarının binlerce olduğu söyleniyor.

BBC Rusça’nın verilerine göre Aralık 2023 itibarıyla Rus Ordusu için savaşan en az 254 yabancı öldü.

Aralık ayında Nepal, altı vatandaşı Ukrayna’da savaşırken öldükten sonra, Nepalli paralı askerlerin geri dönmesini istedi.

Katmandu Polisi, insan kaçakçılarının Rusya’ya turist vizesiyle sokmak için kişi başına 9 bin dolar aldıklarını söyledi.

BBC Rusça ayrıca, Rusya’da vize kurallarını ihlalden tutulan yabancıların da risk altında olduğunu belirledi.

Geçen Kasım’da, Rusya-Finlandiya sınırında vize ihlali yüzünden gözaltına alınan yabancılar Ukrayna sınırı yakınlarındaki bir askeri kampa gönderildi.

40’lı yaşlarındaki Somalili Awad (gerçek adı değil) Kasım ortalarında gözaltına alındı, 2 bin ruble (20 euro) para cezası aldı ve sınır dışı edilmek üzere tutuklandı. Bu, vize ihlallerindeki standart uygulamaydı.

Gözetim merkezinde sınır dışı edilmeyi beklerken kendisine ve en az 10 yabancıya askeri temsilcilerin yaklaştığını ve “devlet işi” teklif edildiğini söyledi.

Awad, kandırılıp Rus Ordusuna yazıldığını iddia ediyor. Yapılan öneriyi tamamen anlayamadığını söylüyor.

“Hayır dedim, çünkü imzaladığım kağıt benim dilimde değildi. Ben bir mülteciyim, asker değil.

“Bir yıllık sözleşme ile eğitim ve iyi bir maaş verileceği söylendi. Ukrayna sınırına ya da savaşa gönderilmeyeceğim söylendi. Bize söylenen her şey yalandı.”

Otobüslerle Ukrayna sınırı yakınlarındaki bir kampa götürüldüler. İtirazlarından sonra tehdit azaldı. En az bir göçmen sınır dışı edildi ve Awad şimdi Rusya’da iltica başvurusunda bulundu. Hala gözetim altında ve başvurusunun görüşüleceği tarih belli değil.

BBC, Rusya İçişleri Bakanlığı’ndan yorum talebine yanıt alamadı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hindistandan-rusyaya-gocmen-kacakciligi-iki-hint-erkek-savasmaya-zorlandi/feed/ 0
Ukrayna Dışişleri Bakanı Kuleba, barış formülü zirvesine odaklandıklarını söyledi https://www.haber60.com.tr/ukrayna-disisleri-bakani-kuleba-baris-formulu-zirvesine-odaklandiklarini-soyledi/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-disisleri-bakani-kuleba-baris-formulu-zirvesine-odaklandiklarini-soyledi/#respond Thu, 28 Mar 2024 02:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24235 Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, “Herkesi bir araya getirecek, kimsenin karşı çıkamayacağı nükleer güvenlik, seyrüsefer serbestisi, ticari seyrüsefer ve esir takası gibi konuların ele alınacağı barış formülü zirvesini gerçekleştirmeye odaklanmış durumdayız.” dedi

Kuleba, Polonya’nın başkenti Varşova’daki çevrim içi basın toplantısında kısaca konuştuktan sonra gazetecilerin sorularını cevapladı.

Hindistan’ı ziyaret edeceğini anımsatan Kuleba, Ukrayna ile Hindistan ilişkilerini güçlendirmeyi hedeflediklerini ve Hindistan’ı önemli bir küresel güç olarak gördüklerini söyledi.

Kuleba, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik hava saldırılarını artırdığını ve 18 Mart’tan 24 Mart’a kadar ülkesine 190 füze atıldığını aktardı.

Ukrayna’nın neredeyse her gün balistik füze saldırılarına maruz kaldığına dikkati çeken Kuleba, ülkesinin güçlü hava savunma sistemlerine ihtiyacının altını çizdi.

Kuleba, “Rusya’nın propaganda söylemlerinin” ne kadar etkili olduğuna yönelik soru üzerine “Rus propagandasının” büyük ölçüde başarısız olduğunu ve Batı ülkelerinin Ukrayna’yı desteklemeye devam ettiğini kaydetti.

“Moskova’daki saldırıyı Ukrayna ile ilişkilendirmek yanlış ve absürt”

Kuleba, Rusya’nın başkenti Moskova’da “Crocus City Hall” adlı konser salonuna 22 Mart akşamı silahlı kişilerce düzenlenen terör saldırısının Ukrayna ile ilişkilendirilmesinin “yanlış ve absürt” olduğuna işaret ederek, Rusya’nın Ukrayna’yı kötülemek için her şeyi yaptığını öne sürdü.

Güney Kore’nin, Ukrayna’ya sadece “öldürücü olmayan güvenlik yardımı” sağlama kararını sürdürmesiyle ilgili Kuleba, Kuzey Kore’nin Rusya’ya silah göndererek destek olduğunu belirtti.

Kuleba, Seul hükümetine çağrıda bulunarak, ülkesine hava savunma sistemleri sağlanmasını talep etti.

Rusya’nın, Moldova’da düzenlenecek seçimlere medya yoluyla müdahale edeceğini iddia eden Kuleba, Moldova halkının yanında olduklarını dile getirdi.

Kuleba, Ukrayna ve Polonya arasındaki sorunların ekonomik kaygılardan kaynaklandığını belirterek, halkların arasındaki ilişkilerin oldukça iyi olduğunu dile getirdi.

Ukrayna’nın teslim alacağı F-16 savaş uçakları

Ukrayna’nın bir uluslararası barış konferansına katılmayı nasıl karşılayacağına yönelik Kuleba, 2014-2022 döneminde Rusya ile çeşitli formatlarda yaklaşık 200 kere görüşme yaptıklarını, Rusya’nın bu görüşmelerde anlaşmaya varılmasının önüne geçtiğini belirtti.

Kuleba, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin İsviçre’de yapılmasını kabul ettiği barış zirvesine işaret ederek, Moskova yönetiminin zirveye katılımının öngörülmediğini söyledi.

Zirvede, BM Şartı’nın hedeflerini paylaşan ülkelerin bir araya geleceğini aktaran Kuleba, Avrupa, Asya, Afrika ve Amerika’dan temsilcilerin zirvede yer almasını istediklerinin altını çizdi.

Kuleba, Ukrayna’nın yaz ortasında F-16 savaş uçaklarını teslim almasının planladığını aktararak, pilotların eğitimlerinin oldukça iyi geçtiğini söyledi.

Sovyet tipi uçaklardan Batı tipi uçaklara geçtiklerini kaydeden Kuleba, pilotlar ve teknik ekibin F-16’lar konusunda daha fazla eğitime ihtiyacı olduğunun altını çizdi.

“Erdoğan büyük bir aktör”

Kuleba, “Ukrayna ve Rusya, müzakere masasına dönerse bu süreç, Mart 2022’deki gibi İstanbul’da yürütülebilir mi?” sorusu üzerine şunları kaydetti:

“Şu ana kadar sadece Türkiye, Rus ve Ukraynalı tarafların konuşmasını organize edebildi. Savaşın ilk safhasında gerçekleştirildi. Artık herkesi bir araya getirecek, kimsenin karşı çıkamayacağı nükleer güvenlik, seyrüsefer serbestisi, ticari seyrüsefer ve esir takası gibi konuların ele alınacağı barış formülü zirvesini gerçekleştirmeye odaklanmış durumdayız.”

Ukrayna’da barışı sağlamak için bu meselelerin ele alınması gerektiğini vurgulayan Kuleba, “Bundan dolayı Çin, Türkiye ve diğer ülkeler de dahil herkesin katılmasını istiyoruz.” dedi.

Kuleba, savaşın sona ermesine yardım etmek isteyen hiçbir ülkeyi reddetmediklerine dikkati çekerek, “Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan, büyük bir aktör. Sadece bölgemizde değil dünya da saygı görüyor.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-disisleri-bakani-kuleba-baris-formulu-zirvesine-odaklandiklarini-soyledi/feed/ 0
Kremlin, Ukrayna’yı saldırıyı işaret etmeye devam ediyor https://www.haber60.com.tr/kremlin-ukraynayi-saldiriyi-isaret-etmeye-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/kremlin-ukraynayi-saldiriyi-isaret-etmeye-devam-ediyor/#respond Tue, 26 Mar 2024 03:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23492 Kremlin, konser salonu saldırısını IŞİD üstlenmesine karşın, Ukrayna’yı işaret etmeyi sürdürüyor.

Moskova’daki saldırıdan çok kısa bir süre sonra Kiev’i sorumlu tutan ilk açıklamalar gelmeye başladı.

Rus yetkililerin açıklamaları, basında çıkan haberler ve sosyal medyada yazılanlarla bir kampanyaya dönüştü.

BBC’nin doğrulama servisi BBC Verify, Kiev’i suçlama kampanyasının nasıl geliştiğini inceledi.

İlk suçlamalar

İlk suçlamalar, saldırıyla ilişkili haberlerin, sosyal medyada ortaya çıkmasının hemen ardından gelmeye başladı.

Kremlin yanlısı bazı bloggerlar, Cuma akşamı yapılan saldırıdan bir saat sonra Telegram’da Ukrayna’yı suçlayan paylaşımlar yapmaya başladı.

Sergey Markov isimli uzman, saldırganların “İslamcı radikallere” benzediğini ifade ettiği mesajında, delil göstermeksizin saldırının “muhtemelen Kiev’den organize edildiğini” iddia etti.

Yaklaşık 40 dakika sonra ulusal yayın yapan bir tabloid gazete olan Moskovsky Komsomolets’te askeri uzman Roman Şkurlatov, Ukrayna güvenlik servislerini işaret eden açıklaması yer aldı.

Saldırının duyulmasından yaklaşık iki saat sonra Rusya’nın eski Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, Ukrayna izinin tespit edilmesi halinde intikam sözü verdi.

Sahte üstlenme açıklaması

Birkaç saat sonra, Rusya’nın bilinen televizyon kanallarından biri olan NTV’de, üst düzey bir Ukraynalı yetkilinin montajlı açıklaması yayınlandı.

Oleksiy Danilov isimli yetkili söz konusu montajlı videoda, “Bugün Moskova’da olanlar çok eğlenceli. Onlar için bu tür eğlenceleri daha sık düzenleyeceğimize inanıyorum” diyordu.

BBC Verify, videonun iki farklı televizyon röportajından kesilerek hazırlandığını tespit etti. Bu iki röportaj da YouTube’da bulunuyor.

Bunlardan ilki Danilov’la 19 Mart tarihinde yapılan bir röportaja ait. Üç gün önce yayınlanan ikinci röportajda ise Ukrayna’nın askeri istihbarat şefi Kirlo Budanov da yer alıyor.

Ancak Danilov’un NTV videosunda yer alan bazı sözleri orijinal röportajlarda duyulmuyor.

Liverpool John Moores Üniversitesi’nde, BBC Verify için yapılan analiz, NTV videosunda sesin manipüle edildiğini gösterdi.

Ancak araştırmacılar, Danilov’un sesinin yapay zeka tarafından mı üretildiğinden emin değil.

BBC Verify ekibi, ayrıca ses dosyasında, bir montaj programında işlendiğini gösteren izlere rastladı.

Vladimir Putin saldırıya ilişkin ilk açıklamasında resmi bir suçlamada da bulunuldu.

Rusya Devlet Başkanı, saldırganların Ukrayna’ya kaçmaya çalışırken yakalandıklarını, ve orada kendilerine bir sınır geçiş alanı yaratıldığını iddia etti. Ancak buna bir kanıt göstermedi.

BBC Verify şüphelilerin nereye doğru kaçtıklarını bağımsız kaynaklardan doğrulayamasa da, yakalandıkları anlara dair çok sayıda video ve fotoğrafı doğruladık.

Bu videolar, Putin’in iddiasına karşın, zanlıların Ukrayna sınırının çok uzağında yakalandığını gösteriyor.

Şüphelilerden ikisinin yakalandıktan sonra çekilen videosunun, Ukrayna sınırından yaklaşık 140 km mesafeye konumlandığını coğrafi eşleştirme yoluyla tespit ettik.

Ukrayna, sorumluluk iddiası için “saçmalık” diyor. IŞİD ise yayın organı üzerinden saldırıyı üstlendi.

Örgüt bununla birlikte, dört saldırganın yüzleri bulanık bir fotoğrafını ve aralarından birinin saldırı anında çektiği videoyu paylaştı.

Bu videodaki görüntülerle, konser salonunun mimari özellikleri eşleşiyor.

Ancak bu delillere rağmen Rusya, Ukrayna’yı suçlamaya devam ediyor.

Rusya’nın bilinen kanallarından RT’nin genel yayın yönetmeni Margarita Simonyan, X’teki hesabından saldırganların IŞİD üyesi olmadıklarını, çünkü intihar yeleği giymediklerini ve “ölme niyetleri olmadığını” savundu.

IŞİD’in katliamcılarına canlı yakalanmamaları talimatı vermiş olduğu doğru olsa da , örgüt üyeleri daha önce de benzer saldırılardan kaçmayı başarmıştı.

BBC İzleme Servisi, 2022’nin sonlarında Kabil’deki bir otele düzenlenen saldırıya katılan militanlardan birinin kaçtığını ve daha sonra bir intihar saldırısı gerçekleştirdiğini bildiriyor.

Şüpheliler hakkında ne biliyoruz?

Saldırganlar, yakalanmadan önce beyaz bir Renault ile kaçarken videoya alınmıştı.

Rus milletvekili Alexander Khinshtein’e, şüphelilerden birinin aracın yakınında, diğer üçünün ise kaçtıkları ormanda yakalandıklarını öne sürdü.

Khinshtein, söz konusu araçta silahlar ve Tacikistan pasaportlarının ele geçirildiğini de kaydetti.

Pazar günü, Dalerdzhon Mirzoyev, Saidakrami Murodali Rachabalizoda, Shamsidin Fariduni ve Muhammadsobir Fayzov isimli kişiler mahkemeye çıkarıldı.

IŞİD’in yayınladığı fotoğrafta şüphelilerden üçünün açık farklı renkte tişörtler giydiği görülüyor. Bunlar aynı şüphelilerin tutuklandıkları sırada giydikleri tişörtlerle uyuşuyor.

IŞİD’in sorumluluk iddiası ne kadar güvenilir?

Saldırganların katliam sırasında çektiği sansürsüz bir videonun yayınlanmış olması, videodaki sloganlar ve videonun IŞİD medya kanalları aracılığıyla yayınlanmış olması örgütün çalışma tarzıyla tutarlılık gösteriyor.

Saldırganlardan birinin saldırıdan iki hafta kadar önce Crocus Belediye Binası’nda çekilmiş bir fotoğrafı da Rus medyasında yayınlandı. Bu da olayın önceden planlandığına işaret ediyor.

IŞİD böyle saldırıları üstlenmeden önce saldırganların yaşayıp yaşamadığını beklemeyi tercih ediyor. Saldırganın ölmesi, bilgi verecek şekilde sorgulanamaması anlamına geliyor. Bu nedenle IŞİD’in, şüphelilerin akibeti henüz belli değilken saldırıyı üstlenmesinin alışılmadık bir durum olduğu kaydediliyor.

Bu durum aynı zamanda IŞİD’in saldırının sorumlusu olduğunu kanıtlamaya ne denli istekli olduğunu da gösteriyor.

Bu, IŞİD’in Rusya’yı hedef aldığı ilk saldırı değil. Örgüt 2015 ve 2018’de iki büyük saldırı daha gerçekleştirmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kremlin-ukraynayi-saldiriyi-isaret-etmeye-devam-ediyor/feed/ 0
Moskova’da düzenlenen saldırı sonrası Rusya yas tutuyor https://www.haber60.com.tr/moskovada-duzenlenen-saldiri-sonrasi-rusya-yas-tutuyor/ https://www.haber60.com.tr/moskovada-duzenlenen-saldiri-sonrasi-rusya-yas-tutuyor/#respond Mon, 25 Mar 2024 12:30:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23253 Rusya’nın en büyük açık hava ekranları Moskova’nın Yeni Arbat Bulvarı’nda. Bugün hepsinde aynı video gösteriliyor: Yanan bir muma Rusça “Skorbim” (Yastayız) mesajı eşlik ediyor.

Rusya, Crocus Belediye Binası’ndaki tiyatrıo salonunda düzenlenen saldırıda hayatını kaybedenlerin yasını tutuyor.

En az 137 kişinin hayatını kaybettiği saldırı sonrası ülke çapında Rus bayrakları yarıya indirildi.

Eğlence ve spor etkinlikleri iptal edildi, TV sunucuları siyah giyiniyor.

Crocus Belediye Binası, Moskova’nın tam merkezinde değil ama Rusya’nın en önemli konser mekanlarından biri.

Cuma günkü katliam, konser mekanını cehenemme dönüştürdü. Saldırganlar heö çevreye ateş açtılar hem de binayı ateşe verdiler.

Rus İstihbarat Komitesi tarafından yayımlanan videoda, çatının ve metal kirişlerin çöktüğü görülüyor.

Binanın dışındaki güvenlik şeridi hala duruyor. Durduğum yerden eğlence merkezinin yanmış bölümünün tek parçasını görebiliyorum. Bu, içerideki dehşete dair ipucu veriyor.

‘Sizi asla affetmeyeceğiz’

İnsanlar saldırının kurbanları için kurulan derme çatma mihraba çiçek bırakmak için sıraya giriyor. Anma için bırakılan eşyaların oluşturduğu dağ giderek büyüyor. Ziyaretçiler buraya gül ve karanfilin yanı sıra oyuncak bebekler ve pelüş oyuncaklar da koyuyor. Bunun nedeni ölenler arasında çocukların da olması.

Bırakılan mesajlardan biri saldırganlara ithafen, “Pisliksiniz. Sizi asla affetmeyeceğiz.”

Kalabalıklar arasında yas ve öfke hakim.

Buraya çiçek getiren Tatyana, “Ülkenin kalbi sızlıyor. Ruhum ağlıyor. Rusya ağlıyor. Bir sürü genç insan öldürüldü. Sanki kendi çocuklarım ölmüş gibi” diyor.

Roman, “Büyük bir şoktu. Yakında yaşıyorum, penceremden olanları gördüm. Korkunç ve büyük bir trajedi” diyor.

Yevgeny adlı bir emekli, “Bunu yapan insan olamaz. Onlar bizim düşmanlarımız. Moratoryumu kaldırıp ölüm cezasını uygulamaya koymalıyız. En azından teröristler için” diye konuşuyor.

4 sanık saldırıda rol aldıkları gerekçesiyle “terörizmle” suçlandı. Moskova’da Basmanny Bölge Mahkemesi onların yargılanırken 2 ay tutuklu kalmalarına karar verildi.

Mahkemenin resmi Telegram kanalından sanıkların kimlikleri Dalerdzhon Mirzoyev, Saidakrami Murodali Raçabalizod, Muhammadsobir Fayzov ve Şamsidin Fariduni olarak açıkladı.

Tacikistan vatandaşı olan Mirzoyev’in tüm suçlamaları kabul ettiği bildirildi.

Saldırıyı üstlenen İŞİD, saldırganların olay sırasındaki görüntülerini yayımladı. ABD yetkilileri bu iddiayla ilgili şüpheye yer olmadığını açıkladı.

‘Kiev rejimini yıkmanın zamanı geldi’

Buradaki tepki ise oldukça farklıydı.

Rus yetkililer, Ukrayna’nın bu vahşi saldırıyla bağlantısı olduğu fikrini destekliyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumartesi gecesi TV’de yayımlanan ulusa sesleniş konuşmasında 4 saldırganın Ukrayna’ya kaçmaya çalışırken yakalandığını açıkladı.

Rus yetkililere göre saldırının arkasında Ukrayna var.

Ukrayna ise bu iddiayı reddetti ancak Kremlin yanlısı yorumcuların “Kiev bağlantısı” iddialarını yinelemesinin önüne geçmedi.

Rusça yayın yapan iktidar yanlısı Moskovsky Komsomolets gazetesi, şiddetli bir biçimde Ukrayna karşıtı bir makale yayımladı.

“Ukrayna terör devleti ilan edilmeli” başlıklı yazıda, “Kiev rejimini yıkmanın zamanı geldi… tüm bu çete ölmeli. Rusya’nın bunu yapabilecek kaynakları var” yorumu yapıldı.

Bu da kilit bir soruyu akla getiriyor.

Kremlin bu sarsıcı saldırıya nasıl tepki verecek?

Rusya yönetimi, Crocus Belediye Binası’nda yaşananları, ülkenin Ukrayna’daki savaşını daha da ilerletmesini meşrulaştırmak için kullanmayı mı planlıyor?

]]>
https://www.haber60.com.tr/moskovada-duzenlenen-saldiri-sonrasi-rusya-yas-tutuyor/feed/ 0
3 SORUDA-Moskova’daki terör saldırısının arka planı https://www.haber60.com.tr/3-soruda-moskovadaki-teror-saldirisinin-arka-plani/ https://www.haber60.com.tr/3-soruda-moskovadaki-teror-saldirisinin-arka-plani/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:51:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22984 Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Yılmaz, Rusya’da gerçekleşen terör saldırısının arka planını AA Analiz için 3 soruda kaleme aldı.

Crocus Belediye binasında ne oldu?22 Mart 2024 Cuma günü Rusya’nın başkenti Moskova, tarihinin en büyük terör saldırılarından birini yaşadı. Çok sayıda masum insanın hayatına mal olan Crocus Belediye binasına düzenlenen terör saldırısı, Beslan trajedisinden sonra yaşanan 2’nci büyük saldırı oldu. Crocus City Holl-Belediye Kültür Merkezi konser salonunda, 4 kişi silahlı saldırıda bulundu. Binada saldırı sonrası yangın çıktı. Rus medyası, saldırganların “otomatik silahlarla ateş açtığını” ve “el bombası veya yangın bombası atarak yangına yol açtığını” bildirdi. Saldırıda şimdiye kadar 135 kişinin öldüğü açıklandı. Ayrıca olayda 100’den fazla kişi de yaralandı. Saldırıyı gerçekleştirdiğinden şüphelenilen 4 kişi, cuma gecesi Rusya’nın Ukrayna sınırı yakınında Bryansk bölgesinde gözaltına alındı. Federal Güvenlik Servisi (FSB), saldırıdan sonra suçluların “Rusya Federasyonu ve Ukrayna sınırını geçme niyetinde olduklarını ve Ukrayna tarafıyla ilgili temaslarda bulunduklarını” iddia etti. Belarus’un Rusya büyükelçisi ise Belarus özel servislerinin cuma gecesi Rusya’ya teröristlerin sınırdan kaçmasının engellemesinde yardımcı olduğunu söyledi.

Rus devlet medyası gözaltına alınanların tamamının yabancı uyruklu olduğunu bildirdi. Saldırgan olduğu iddia edilenlerden biri saldırıyı gerçekleştirmesi için kendisine yarım milyon ruble (yaklaşık 5 bin dolar) sözü verildiğini söyledi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, toplam 11 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Bu saldırıyı gerçekleştirenlerin Moskova’nın kuzeyinde bir pansiyonda buluştukları ve 4 failden en az 2’sinin yalnızca “10-12 gün önce” görüştüğü belirtildi. Crocus Belediye binasına gittikleri ve kaçmak için kullandıkları arabanın bir akraba bağlantısı aracılığıyla satın alındığı tespit edildi. Saldırının yapıldığı Picnic grubunun konseri için yaklaşık 6 bin 500 biletin satıldığı bildirildi.

Terör saldırısının amacı neydi?Terör saldırısının ardından DEAŞ’a bağlı Amaq haber ajansı Telegram’da yayınladığı kısa bir açıklamayla saldırının sorumluluğunu üstlendi. Bu noktada, DEAŞ’ın kendisinin düzenlemediği saldırıların sorumluluğunu üstlendiği bir geçmişe sahip olduğunu da belirtmekte fayda var. Saldırının sorumluluğunu üstlenen DEAŞ’ın silahlı grubuna bağlı, Afganistan ve İran’da faaliyet gösteren DEAŞ-Horasan Eyaleti (ISKP), aslında 2017 yılından beri Rusya ile savaş halinde olduğunu ilan ediyor. DEAŞ-K olarak da adlandırılan bu grup, terör örgütünün Afganistan ve çevre bölgelerde faaliyet gösteren kolu olan DEAŞ-Horasan olarak anılıyor. Bu grup 2014 sonlarında doğu Afganistan’da ortaya çıktı. DEAŞ-Horasan grubunun 2014 yılından beri Rusya’yı tehdit ettiğini biliyoruz. Hatta bir hafta önce Rus güvenlik güçleri Kaluga’da bir sinagoga yapılacak saldırıyı engellediklerini açıkladılar.

Genel olarak bakıldığında bu saldırıda amacın Rusya’yı Müslümanlarla karşı karşıya getirerek “Asıl savaşınız Ukrayna’da Hristiyanlarla, İsrail’de Yahudilerle değil Müslümanlarladır.” anlayışına geri dönmesi için uyarmak olduğu düşünülebilir. Rusya, uzun süredir bu tehdidin ve kurgunun farkında olduğu için saldırıyı her ne kadar DEAŞ üstlense de arkasındaki gücün ABD, İsrail veya Ukrayna’ya destek olan Batılı ülkeler olduğunu düşünüyor. Bu militanların çoğu birbirini önceden tanımıyorlar. Çok profesyonel değiller. Teröristlerin hepsinin Rusça’yı son derece kötü konuştuğu ya da kötü konuşuyormuş gibi yaptığı ve birinin bir tercüman aracılığıyla Tacikçe iletişim kurduğu bildirildi. Terör saldırısının sanki para için gerçekleştirildiği algısı verildi. Saldırıda kullanılan kalaşnikofları Rusya’daki organizatörlerin temin ettiği anlaşılıyor. Bu silahları elde etmek Rusya’da artık hiç de zor değil. Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rus paralı askerler kendi silahlarını kolayca ülkenin her yerinde satabiliyor.

Teröristlerin Moskova’nın kuzeyindeki bir pansiyonda buluşmaları ve birbirlerini pek tanımıyor olmaları ise profesyonelce bir kurguyu andırıyor. Bu kurgu genelde İsrail’in İkinci Dünya Savaşında görev almış ve kaçak olarak başka ülkelerde yaşayan eski Nazileri avlamakta kullandığı gönüllü birliklerin stratejisine benziyor. Mossad’ın sıkça kullandığı bu taktik sayesinde kayıp ve yakalanma olması halinde organizasyonun liderlerine ulaşılamıyor. Bu saldırıya katılan 4 militandan en az 2’sinin yalnızca “10-12 gün önce” tanışması bir örgütten çok bir devlet istihbarat organizasyonu izlenimini veriyor. Zaten militanların saldırı anında yayınlanan görüntülerinde silah kullanmalarına bakacak olursak profesyonel olmadıkları, bazılarının savaşta veya çatışmada bulunmadığı da anlaşılabilir. Genel olarak saldırı, planlanmasına ve kurgusuna bakıldığında bazı ülkelerin dış istihbaratları tarafından kullanılan örgütsel bir eylem gibi duruyor.

Teröristlerin yakalandıktan sonra canlı ifadelerine bakılacak olursa onları bu saldırıya iten ana sebebin ne olduğu belli olmuyor. Sadece para için böyle bir saldırı yapmaları ise tutarlı değil. Bu insanları tam olarak neyin birbirine bağladığı, onlara hangi güdülerin rehberlik ettiği belki ileriki zamanlarda ortaya çıkabilir. Rusya’nın Moskova saldırısı ile Suriye’de Rusya’ya karşı mücadele eden ve şu anda Ukrayna’da bulunan Abdulhakim Şişani ve ekibiyle bağlantı kurması muhtemeldir. Ancak Çeçenlerin bu tür saldırılar gerçekleştirmediği göz önüne alındığında Şişani ile bir bağlantı şüpheli olacaktır. Çünkü onlar genelde bu tür saldırılar yerine cephede savaşmayı tercih ediyorlar.

Kim ne tepki verdi?Moskova’daki terör saldırısının dünya liderleri tarafından kınanması hızlı oldu. Belarus Dışişleri Bakanlığı ve Türkiye Dışişleri Bakanlığı saldırıdan hemen sonra kınama mesajı yayınladılar. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Putin’i arayarak başsağlığı diledi ve terörle mücadelede destek açıklaması yaptı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Beyaz Saray sözcüsü John Kirby, saldırıyı kınadılar. Birleşik Krallık adına İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron, ülkesinin “düşüncelerinin tüm kurbanların ve yaralıların aileleriyle birlikte olduğunu” ifade etti. Almanya Başbakanı Olaf Scholz da benzer duygular dile getirdi.

Bunun dışında Çin, Polonya Fransa, Hindistan, Suudi Arabistan, Afganistan, Küba, İtalya, Venezuela, Japonya, İsrail, Filistin, Malezya, İspanya, Suriye, Norveç, İsveç, Danimarka, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır, Yunanistan, Güney Afrika, İzlanda, Belçika gibi ülkeler de diplomatik misyonlar üzerinden saldırıyı kınadıklarını duyurdular. Birleşimiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi bunu “iğrenç ve korkakça” bir saldırı olarak nitelendirirken, Genel Sekreter Antonio Guterres olayı “mümkün olan en güçlü ifadelerle” diyerek kınadı. NATO Sözcüsü Farah Dakhlallah, askeri ittifakın saldırıyı “kesinlikle” kınadığını söyledi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de saldırıyı kınayanlar arasındaydı. Hamas da Moskova’daki terör saldırısını kınadı ve Rusya halkına başsağlığı diledi.

Putin, televizyondan ulusa hitaben yaptığı konuşmada, Pazar günü ulusal yas ilan ederek saldırıyı “barbarca bir terör eylemi” olarak nitelendirdi. Putin, teröristlerin ön verilere göre sınırı geçmeleri için bir “pencere/kaçış kapısı” hazırlanmış olan Ukrayna’ya doğru hareket ederek kaçmaya çalıştıklarını açıklayarak Ukrayna’yı teröristlere yardım etmekle suçladı. Putin, Rusya’nın en zor zamanlarda her zaman daha da güçlü olduğunu, şimdi de öyle olacağını ilan etti. Rus İç Güvenlik Servisi FSB, saldırının dikkatlice planlandığını ifade ederek saldırganların Ukrayna tarafında bağlantılarının olduğunu öne sürdü.

Ukrayna ise Rusya’nın saldırıyı Ukrayna ile bağdaştırmaya yönelik açıklamalarını reddetti. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mykhailo Podolyak cuma günü yaptığı açıklamada, Kiev’in saldırıyla hiçbir ilgisi olmadığını ifade etti. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı iddianın Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığını körüklemek için kullanılabileceğini öne sürdü. Rusya’nın bu saldırıyı her ne şartta olursa olsun Ukrayna ile ilişkilendirmesi mümkündür. Hatta saldırganların Ukrayna’ya kaçma girişimleri daha çok geri teslim edilmeyecekleri düşüncesi veya onları bu saldırıya itenlerin yönlendirmesiyle de olabilir. Terör saldırısının Ukrayna ile ilişkilendirilmesi Rus toplumunu duygusal ve belki de askeri açıdan Ukrayna’daki savaşa katılım ve destek açısından da etkileyebilir.

[Prof. Dr. Salih Yılmaz: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesidir.]

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.haber60.com.tr/3-soruda-moskovadaki-teror-saldirisinin-arka-plani/feed/ 0
Rusya, Ukrayna’nın enerji endüstrisine saldırdı https://www.haber60.com.tr/rusya-ukraynanin-enerji-endustrisine-saldirdi/ https://www.haber60.com.tr/rusya-ukraynanin-enerji-endustrisine-saldirdi/#respond Fri, 22 Mar 2024 22:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22249 Rus ordusu, Ukrayna’nın en büyük hidroelektrik santrali Dnipro HES dahil olmak üzere ülkenin enerji endüstrisine geniş çaplı saldırı düzenledi.

Rusya, Ukrayna’da enerji sistemlerine yönelik geniş çaplı saldırılar düzenledi. Ukrayna Enerji Bakanı German Galuşenko yaptığı açıklamada, Rus birliklerinin gece saatlerinde Ukrayna’nın enerji sistemine son zamanların en büyük saldırısını gerçekleştirdiğini duyurdu. Galuşenko, “Amaç sadece zarar vermek değil, aynı zamanda geçtiğimiz yıl olduğu gibi ülkenin enerji sisteminde büyük çaplı hasar bırakmak. Maalesef farklı bölgelerdeki üretim tesisleri, iletim ve dağıtım sistemlerinde hasar meydana geldi” ifadelerini kullandı.

Galuşenko, saldırılar nedeniyle Zaporijya Nükleer Santrali’ni (ZNPP) besleyen bir enerji hattında hasar oluştuğunu belirterek, “Ayrıca bombardıman nedeniyle nükleer santrali besleyen enerji tedarik hatlarından biri kesildi. Bazı bölgelerde elektrik kesintisi yaşanıyor. Enerji şirketleri elektriği yeniden sağlamak için çalışıyor” dedi.

Zaporijya’daki Dnipro HES’te saldırı sonrası yangın

Ukrayna devlet hidroelektrik santralleri kuruluşu Ukrhidroenergo tarafından yapılan açıklamada ise, ülkenin en büyük hidroelektrik santrali olan ve Zaporijya Nükleer Santrali’ne elektrik sağlayan Dnipro Hidroelektrik Santrali’ne saldırı gerçekleştirildiği ifade edildi. Saldırı sonrası yangın çıktığı belirtilen açıklamada, “Şu anda yangın devam ediyor. Acil durum hizmetleri ve enerji çalışanları, hava saldırılarının sonuçlarının üstesinden gelmek için sahada çalışıyor. Barajın yıkılma tehlikesi yok, durum kontrol altında” ifadeleri kullanıldı.

Barajın üzerinden geçen içerisinde sivillerin bulunduğu bir troleybüse de füze isabet ettiği öğrenildi.

Harkov Belediye Başkanı Ihor Terekhov ise sabah saatlerinde Harkov kentinde patlama sesleri duyulduğunu, Rus füzelerinin şehrin elektrik tesisine isabet etmesi sonucu elektrik kesintileri yaşandığını aktardı.

Rusya’nın saldırılarında 3 can kaybı

Zaporijya Bölge Valisi Ivan Fedorov, saldırılarda 1 kişinin hayatını kaybettiğini, en az 8 kişinin de yaralandığını belirtti. Ukrayna İçişleri Bakanlığı ise Khmelnytskyi bölgesine yönelik saldırıda 2 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

“Rusya insanların günlük yaşamlarıyla savaş halinde”

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rusya’nın geniş çaplı saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu gece Rusya, Ukrayna’ya 60’tan fazla Shaded insansız hava aracı ve 90’a yakın farklı tipte füze fırlattı. Dünya, Rus teröristlerin hedeflerini olabildiğince açık bir şekilde görüyor: Enerji santralleri ve enerji tedarik hatları, hidroelektrik barajı, sıradan konutlar ve hatta bir troleybüs. Rusya insanların günlük yaşamlarıyla savaş halinde. Bu terör saldırılarında hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diliyorum. Kimse yardımsız kalmayacak. Elektrik yeniden sağlanıyor. Harkov ve bölgesi, Zaporijya, Sumy, Poltava, Dnipro, Odessa, Khmelnytskyi ve bölgesi, Vinnytsia ve Ivano-Frankivsk’te gece saatlerinden itibaren çalışmalar başladı” ifadelerini kullandı.

“Daha fazla hava savunma sistemlerine ihtiyacımız var”

Ukrayna Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada da, “Rusya, gece 60’tan fazla Shaded İHA ve hemen hemen 90 füzeyle Ukrayna’ya saldırdı. Rus teröristlerin ana hedefleri arasında Ukrayna’nın en büyük hidroelektrik santrali de dahil olmak üzere enerji tesisleri ve apartmanlar yer alıyor. Ukrayna’nın halkımızı ve altyapımızı füze saldırılarından korumak için daha fazla hava savunma sistemine ihtiyacı var. Dünyanın Rus kötülüğünü yenmesi gerekiyor” ifadeleri kullanıldı. – KİEV

]]>
https://www.haber60.com.tr/rusya-ukraynanin-enerji-endustrisine-saldirdi/feed/ 0
UNDP Başkanı: Gazze’de insanların açlıktan öldüğüne tanık oluyoruz https://www.haber60.com.tr/undp-baskani-gazzede-insanlarin-acliktan-oldugune-tanik-oluyoruz/ https://www.haber60.com.tr/undp-baskani-gazzede-insanlarin-acliktan-oldugune-tanik-oluyoruz/#respond Fri, 22 Mar 2024 08:57:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22181 Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Achim Steiner, Gazze’de artık çocukların ve insanların açlıktan öldüğünü belirterek “Ek tedarik ve işleyen bir altyapının olmaması nedeniyle, kelimenin tam anlamıyla insanların hayatta kalabileceği koşulların çöküşüne tanık oluyoruz.” dedi.

Temaslarda bulunmak üzere İstanbul’a gelen Steiner, İnsani Gelişme Raporu, Gazze ve Ukrayna’ya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

UNDP’nin İstanbul’da Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesindeki çalışmalarını destekleyen “büyük bir bölgesel merkez” kurduğunu kaydeden Steiner, buradaki varlıklarının önemli olduğunu vurguladı.

Steiner, Türkiye’deki temaslarında, atılacak adımları ve bölgede yaşanan gelişmeleri değerlendireceklerine işaret ederek zor bir dönemden geçildiğini, kalkınmanın sekteye uğradığını, daha fazla çatışma ve baskının mevcut olduğunu kaydetti.

UNDP’nin İnsani Gelişme Raporuna değinen Steiner, UNDP’nin İnsani Gelişme Endeksi’nin Kovid-19 salgınından sonra toparlandığını belirtti.

Steiner, öte yandan düşük gelirli, en az gelişmiş ülkelerin aslında toparlanamadığını söyleyerek “(Bu ülkeler) Sıkışmış durumdalar. Ekonomik anlamda toparlanamıyorlar. İnsanlar halen gelirlerinin 2019’daki seviyelerin altında olduğu bir durumda.” ifadelerini kullandı.

Söz konusu ülkelerin çoğunun ağır borçlu olduğunu kaydeden Steiner, salgının ardından oluşan yüksek enflasyon ve yüksek faiz oranları nedeniyle borçlarını ödeyebilme konusunda zorluk çektiklerini dile getirdi.

Steiner, bu ülkelerin yenilenebilir enerji ve dijital kamu altyapısına yatırım yapamadıklarını belirterek “Bu nedenle çok endişeliyiz. Çünkü daha fakir ve daha zengin ülkeler arasında onlarca yıldır süren yakınlaşmanın ardından, şu anda potansiyel olarak yön değiştiren durumla karşı karşıyayız.” değerlendirmesini yaptı.

“Türkiye’nin çok güçlü bir ortağı olduk”

6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından UNDP’nin çalışmalarına ilişkin de Steiner, depremde yakınlarını kaybedenlere başsağlığı diledi.

Steiner, UNDP’nin deprem sürecinde Türkiye’nin yanında olduğunu belirterek, “Depremden bu yana ülkeleri desteklemek, aileleri, küçük işletmeleri desteklemek için hayata geçirilen programlarla Türkiye’nin çok güçlü bir ortağı olduk.” dedi.

Öte yandan kültürel mirasın sadece deprem sırasında hasar gören bir şey olmadığını, aslında korunması gereken bir şey olduğunu da fark ettiklerini aktaran Steiner, “Kültürel mirasa olan bu sevgiyi ve tutkuyu harekete geçirerek gerektiğinde korunmasına ve rehabilitasyonuna da destek olabileceğimizi göstermenin bir yolu olduğunu kanıtlamak istiyoruz.” diye konuştu.

“(Gazze’de) Çocuklar, insanlar artık açlıktan ölüyor”

UNDP’nin Gazze’deki yardımlarına da değinen Steiner, BM’nin ve BM kurumlarının neredeyse her gün ateşkes ve Gazze’ye insani yardım ulaştırılması yönünde çağrılarda bulunduğunu dile getirdi.

Steiner, Gazze’deki mevcut duruma ilişkin şunları kaydetti:

“Bugün karşılaştığımız durum giderek daha umutsuz hale geliyor. Bu hafta da kıtlık koşullarıyla ilgili son derece endişe verici istatistiklere tanık olduk. Çocuklar, insanlar artık açlıktan ölüyor. Açıkça görülüyor ki, bu, Genel Sekreter’in de belirttiği gibi, insan yapımı bir felakettir. Yani çözüm de aynı şekilde insan yapımı, yani yeterli insani yardım malzemesinin Gazze’deki insanlara ulaşması anlamına geliyor.”

Gazze’de altyapının yüzde 70’inin tahrip edildiğini ve çoğu insanın yerinden edildiğini kaydeden Steiner, bu insanların bombardıman ve çatışmalardan kaçmak zorunda kaldıklarını söyledi.

Steiner, Gazze’de öte yandan kanalizasyon arıtma tesisleri, elektrik ve su kaynaklarının gelecekte yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.

“Siyasi müzakere ve siyasi çözüm tartışılırken erken toparlanma açısından çok şey yapabiliriz” diyen Steiner, bunların enkazları kaldırmak, küçük işletmelerin yeniden başlatılmasına yardımcı olmak, 100 bin kişiye temiz içme suyu sağlayan güneş enerjili kanalizasyon arıtma tesisleri kurmak gibi şeyler olduğunu ifade etti.

“Gerçekten gidecek hiçbir yer kalmadı”

UNDP’nin Gazze’deki yerleşkesinde de, 30 yılı aşkın süredir UNDP’de çalışan bir meslektaşlarını kaybettiklerini aktaran Steiner, aynı saldırıda çoğu akraba olan 50 ila 70 kişinin öldürüldüğünü söyledi.

Steiner, savaşın “büyük bir sefalete yol açtığına” işaret ederek “Trajik bir şekilde, çoğu zaman kadınları, çocukları, olaya seyirci kalan insanları öldürüyorlar. Onlar masum kurbanlar, siviller.” dedi.

BM olarak şu anda “Gazze’de yerlerinden edilen ve neredeyse her gün çatışmalardan kaçmak zorunda kalan insanlara nasıl yardım edebilecekleri” konusuna odaklandıklarını ifade eden Steiner, “Burada açıkça büyük bir gerilim var çünkü gerçekten gidecek hiçbir yer kalmadı. Ek tedarik ve işleyen bir altyapının olmaması nedeniyle, kelimenin tam anlamıyla insanların hayatta kalabileceği koşulların çöküşüne tanık oluyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Steiner, kasım ayında Gazze’deki UNDP yerleşkesinin bombalanmasına ilişkin de “Yerleşkemize dönemedik. (Yerleşkenin) Ağır hasar gördüğüne dair ikinci el raporlara sahibiz.” ifadesini kullandı.

“Ukrayna’nın olağanüstü sayıda mayınlı alanı var”

UNDP’nin Ukrayna’daki çalışmalarının sorulması üzerine Steiner, UNDP’nin Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan önce Ukrayna’da oldukça aktif olduğunu, bu nedenle Ukraynalı yetkililerle ulusal ve yerel düzeyde hükümetin işlevselliğini sürdürmesine yardımcı olmak için kapasitesini ve altyapısını hemen harekete geçirebildiğini belirtti.

Steiner, Ukrayna’da savaş alanları dışında, hem ulusal hükümetin hem de belediye yönetiminin hizmetlerinin sürdürülmesinin çok önemli olduğunu kaydetti.

Ukraynalılarla birlikte mayın temizleme konusunda yaptıkları çalışmalara da değinen Steiner, “Ukrayna’nın olağanüstü sayıda mayınlı alanı var. Bunlar, bildiğimiz gibi, erken müdahale edilmezse savaşın sona ermesinden yıllar sonra bile insanları öldürmeye devam edebilen trajik savaş silahlarıdır. Bu nedenle, aynı zamanda ülkenin önemli kısımlarını kara mayınlarından temizleme kapasitesini artırmak amacıyla Birleşmiş Milletlerdeki lider kuruluş olarak Ukrayna ulusal mayın temizleme servisiyle birlikte çalışmak üzere yatırım yapıyoruz ve çalışıyoruz.” diye konuştu.

“Afrika’da yenilenebilir enerji için yatırımı ve sermayeyi nasıl harekete geçireceğimize odaklanmalıyız”

İklim değişikliğinin savaşlar nedeniyle arka planda kalıp kalmadığına ilişkin soruya da Steiner, 2023’te dünya genelinde yenilenebilir enerji altyapısına 1,8 milyar dolar yatırım yapıldığını kaydederek “Bu, petrol, gaz, kömür ve nükleerin birleşiminden oluşan yeni altyapıdan daha fazlasıdır. Temiz enerji devrimi ilerlemeye devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Steiner, ancak bunun yoksul ülkeler ve dünyanın belirli bölgeleri için endişe verici bir alan olduğuna işaret ederek bu yatırımın onlara ulaşmadığını, çünkü bunların çoğunun özel sektör yatırımı olduğunu dile getirdi.

Afrika’nın, dünya çapında yenilenebilir enerji altyapısına yapılan 1,8 milyar dolar yatırımın yalnızca yüzde 2-3’üne sahip olduğunu söyleyen Steiner, “Dolayısıyla artık Afrika gibi yenilenebilir enerjiye yönelik muazzam bir talebin ve potansiyelin olduğu bir kıta için yatırımı ve sermayeyi nasıl harekete geçireceğimize odaklanmalıyız.” diye konuştu.

Steiner, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik eylem finansmanının hala ülkelerin taahhüt ettiği seviyenin altında olmasından endişe duyduklarını dile getirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/undp-baskani-gazzede-insanlarin-acliktan-oldugune-tanik-oluyoruz/feed/ 0
AB Liderler Zirvesi’nde Gazze, Ukrayna ve Bosna Hersek konularında tarihi kararlar https://www.haber60.com.tr/ab-liderler-zirvesinde-gazze-ukrayna-ve-bosna-hersek-konularinda-tarihi-kararlar/ https://www.haber60.com.tr/ab-liderler-zirvesinde-gazze-ukrayna-ve-bosna-hersek-konularinda-tarihi-kararlar/#respond Fri, 22 Mar 2024 05:06:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22124 – AB Liderler Zirvesi’nde Gazze, Ukrayna ve Bosna Hersek konularında tarihi kararlar

BRÜKSEL – Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin liderleri, Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenen AB Liderler Zirvesi’nde Gazze, Ukrayna ve Bosna Hersek’in AB’ye üyelik sürecine ilişkin tarihi kararlar aldı. AB liderleri, Gazze’de yaşanan insani trajediye rağmen aylardır devam eden anlaşmazlıkların ardından bugün ilk defa “savaşa ateşkesle sonuçlanacak bir insani ara” çağrısı yaptı. Daha önce ” İsrail’in kendini savunma hakkı olduğu” gerekçesiyle ortak kararı veto eden Macaristan ve Çekya gibi ülkelerin de muhalefetlerini askıya almalarıyla birlikte ilk defa Gazze için nihai ateşkese yönelik bir çağrı yapıldı.

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, zirvenin ilk gününün ardından gerçekleştirilen basın toplantısında Gazze’ye ilişkin kararı “güçlü ve birlik içerisinde yapılan bir çağrı” olarak nitelendirdi.

Gazze’de bir insani trajedi yaşandığını ve Gazze’ye insani yardım ulaşması için mümkün olan tüm çabaları destekleme konusunda kararlı olduklarını vurgulayan Michel, “Biz uluslararası hukuka, uluslararası insani hukuka inanıyoruz. Bu nedenle de (İsrail’i) ikna etmek için her şeyin yapılması gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.

Gazze’de durumun bölgesel düzeyde bir krize dönüşmesinden kaçınmak istediklerini de vurgulayan Michel, “İsrail hükümetine, Refah’ta bir insansız hava aracı operasyonu başlatmama çağrısı yapıyoruz zira böyle bir operasyonun sonuçlarının ne olacağını tahayyül edebiliyoruz” dedi.

Basın toplantısında konuşan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise Gazze’nin bir kıtlık ve bir felaket durumuyla karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Von der Leyen, “Gazze’ye, tüm yollar kanalıyla tam, hızlı, güvenli ve engelsiz insani erişim şarttır. Günde 500 kamyon veya eşdeğeri insani yardım malzemesinin karayolu, havayolu ve deniz yoluyla Gazze’ye girmesi gerekiyor. Avrupa Konseyi, ilave yardımların teslim edilmesi için Kıbrıs’tan Gazze’ye bir deniz koridorunu özellikle onayladı. İsrail hükümetine Refah’ta bir kara operasyonu başlatmaması çağrısında bulunuyoruz. Son olarak, Avrupa Konseyi olarak, iki devletli çözüme dayanan kalıcı ve sürdürülebilir bir barışa sıkı sıkıya bağlı olduğumuzu yineledik” diye konuştu.

Dondurulan Rus varlıklarını Ukrayna’ya askeri destek için kullanma kararı

Avrupa Konseyi Başkanı Michel, dondurulan Rus varlıklarından elde edilen karların büyük bir kısmına el konulması ve bunların Ukrayna’ya verilmesi üzerinde prensipte anlaşma sağladıklarını duyurdu.

AB üyelerinin bugün alınan kararlarla AB içerisindeki birliği bir kez daha ortaya koyduklarını söyleyen Michel, “Hızlı hareket etme konusunda kararlıyız. Bu paraların bir kısmını askeri teçhizat dahil Ukrayna’yı desteklemek için kullanmak istiyoruz. Bu, masadaki 27 liderin durumun ciddiyetini anladığını ve Ukrayna’ya daha fazla destek sağlama hususundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor” dedi.

Senelik yaklaşık 3 milyar Euro kaynak

Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen ise Ukrayna’nın savaş alanında Rusya’ya karşı verdiği mücadeleyi desteklemek zorunda oldukları konusunda hemfikir olduklarını söyledi. Bu çerçevede AB liderlerinin dondurulan Rus varlıklarından elde edilen gelirler ile Ukrayna’nın desteklenmesi yönündeki kararı desteklediklerini vurgulayan Von der Leyen, “Bu Ukrayna’ya askeri teçhizat için fon sağlayacak. Buradan 2024 yılı için yaklaşık 3 milyar Euro, önümüzdeki yıllarda da benzer meblağlarda kaynak gelmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Bosna Hersek ile müzakerelere başlama kararı

Michel, Avrupa Konseyi’nin bugün ayrıca Bosna Hersek ile üyelik müzakerelerine başlama kararına da onay verdiğini duyurdu.

Gelişme nedeniyle Bosna Hersek Bakanlar Konseyi Başkanı Borjana Kristo’yu tebrik eden Michel, ülkenin AB üyeliği yolunda atması gereken birçok adım olacağına dikkat çekti.

Haberi sosyal medya üzerinden de paylaşan Michel, “Avrupa Konseyi, Bosna Hersek ile katılım müzakerelerini başlatma kararı aldı. Tebrikler! Yeriniz, Avrupa ailesidir. Bugünkü karar, AB yolunda önemli bir ileri adım teşkil ediyor. Şimdi, Bosna Hersek halkının da istediği üzere istikrarlı bir şekilde ilerleme sağlanabilmesi için zorlu çalışmaların devam etmesi gerekiyor” diye yazdı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen de Bosna Hersek ile müzakerelere başlama kararını tarihi bir karar olarak nitelendirdi.

Bosna Hersek basını, Liderler Zirvesinde Bosna Hersek’in AB’ye üyelik müzakerelerine başlamasına en çok destek veren ülkelerin Avusturya, Hırvatistan, Çekya, Yunanistan, İtalya, Slovakya ve Slovenya olduğunu duyurdu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ab-liderler-zirvesinde-gazze-ukrayna-ve-bosna-hersek-konularinda-tarihi-kararlar/feed/ 0
Rusya Federasyonu’nun İstanbul Başkonsolosu Türkiye ile İlişkilerin Gelişmesine Önem Veriyor https://www.haber60.com.tr/rusya-federasyonunun-istanbul-baskonsolosu-turkiye-ile-iliskilerin-gelismesine-onem-veriyor/ https://www.haber60.com.tr/rusya-federasyonunun-istanbul-baskonsolosu-turkiye-ile-iliskilerin-gelismesine-onem-veriyor/#respond Tue, 19 Mar 2024 00:57:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20574 Rusya Federasyonu’nun İstanbul Başkonsolosu Andrey Buravov, “Çeşitli konuları, çeşitli seviyelerde açık şekilde görüşebilme imkanlarımız var. Türkiye ile ilişkilerin gelişmesine büyük önem veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesinin 10. yılı dolayısıyla basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Buravov, Rusya ve ABD seçimleri ile Rusya-Batı ilişkileri ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları hakkındaki soruları yanıtladı.

Buravov, Rusya’daki seçimlere katılım oranının yüzde 74 olduğunu, seçime katılanların yüzde 87’sinin mevcut devlet başkanı Vladimir Putin için oy kullandığı ve oy sayımının hemen hemen bittiğini dile getirdi.

Rusya’nın geleceği ve Rus-Türk ilişkileri açısından seçim sonuçlarının önemli olduğunu kaydeden Buravov, “Çünkü ülkelerimizin liderlerinin arasında mevcut olan, kurulmuş olan samimi diyalog çok önemlidir ve ikili ilişkilerimizin geliştirilmesine büyük ölçüde katkıda bulunmaktadır.” dedi.

Seçimlerin ardından Rusya’nın politikasında herhangi bir değişiklik olup olmayacağı sorusuna ilişkin, Putin’in gereken yanıtı vereceğini söyleyen Buravov, “Bizimle iyi ve yapıcı ilişkileri geliştirmek isteyen ülkelerle ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Türkiye ile halihazırda ilişkilerin aktif şekilde devam ettiğini vurgulayan Buravov, “Yoğun diyalogumuz söz konusudur. Çeşitli konuları, çeşitli seviyelerde açık şekilde görüşebilme imkanlarımız var. Türkiye ile ilişkilerin gelişmesine büyük önem veriyoruz.” ifadesini kullandı.

“ABD halkının özgürce seçeceği yönetimle çalışmaya hazırız”

Buravov, ABD’de yapılacak başkanlık seçimine ilişkin de Rusya’nın mevcut ABD Başkanı Joe Biden’ın yeniden başkan seçilmesini tercih edeceğini belirterek, “Açıklamalar yapıldı bizim devlet başkanımız tarafından. ABD halkının özgürce seçeceği yönetimle çalışmaya hazırız. Eğer diğer taraf da hazır olursa.” dedi.

Batı Rusya’nın çıkarlarını hiçe saydı

Buravov, Şubat 1954’te Kırım’ın Ukrayna’ya devrine rıza gösteren kararların 1991’de dağılan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) yürütme ve yasama organları tarafından kabul edilmesinin, Rusya Federasyonu anayasasına aykırı olduğunu öne sürdü.

Yaşananların “ABD’nin başını çektiği Batı’nın kendi hegemonyalarını ve yaklaşımlarını dayatmayı bir kural haline getirmesinin sonucu” olduğunu kaydeden Buravov, “Rusya’nın tüm itirazlarına rağmen Bükreş’te Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’ya girişine giden yolun açıldığı NATO zirvesi düzenlendi. 2008’de Batı, Rusya’nın ulusal çıkarlarını hiçe sayarak fiilen bize savaş ilan etti.” ifadelerini kullandı.

Buravov, Batı’nın takındığı tavrın, Güney Osetya’daki askeri tırmanmayı kışkırttığını ve Ukrayna’da 2014’te bir darbeye yol açtığını savundu.

Kırım halkının Rusya’dan yana tercihte bulunduğunu öne süren Buravov, “Ukrayna’dan ayrılıp Rusya’ya katılmak için 16 Mart 2016 tarihinde yapılan halk oylamasında, Kırım Özerk Cumhuriyeti sakinlerinin yüzde 90’ının ve Sivastopol sakinlerinin de yüzde 95’inin onay verdiğini söyleyebilirim.” dedi.

Rusya-Ukrayna arasında barış için masaya oturulursa “Kırım’ın müzakereye açık olmadığını” belirten Buravov, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un açıklama yaparak bunu kesin olarak vurguladığını aktardı.

Buravov, savaşın Batı ülkelerinin istediği şekilde gitmediğini ve Ukrayna’ya yardım gönderme konusunda tereddütlerin arttığını, bu sebeple Batı ülkelerinin Ukrayna’yı desteklemek için asker göndermek gibi söylemlerle ortalığı kızıştırmaya çalıştığını ifade etti.

Gazze konusunda Rusya’nın tutumu

Gazze’deki duruma da değinen Buravov, Rusya’nın Filistin’de iki devletli çözümü savunduğunu ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması gerektiğini belirtti.

Buravov, Birleşmiş Milletlerde Gazze’ye insani yardımların ulaştırılması ve ateşkes konusundaki adımların ABD tarafından engellendiğini de sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/rusya-federasyonunun-istanbul-baskonsolosu-turkiye-ile-iliskilerin-gelismesine-onem-veriyor/feed/ 0
Almanya, Polonya ve Fransa Ukrayna’ya Desteklerini Sürdürüyor https://www.haber60.com.tr/almanya-polonya-ve-fransa-ukraynaya-desteklerini-surduruyor/ https://www.haber60.com.tr/almanya-polonya-ve-fransa-ukraynaya-desteklerini-surduruyor/#respond Sat, 16 Mar 2024 03:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19574 Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Weimar Üçlüsünü oluşturan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Polonya Başbakanı Donald Tusk ile Almanya’da düzenlenen basın toplantısında, “Birliğimiz her zamankinden daha fazla gücümüzdür. Özellikle Almanya, Polonya ve Fransa’nın özel bir sorumluluğu var. Ukrayna’yı destekliyoruz fakat Rusya ile de savaş içerisinde değiliz” dedi.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Weimar Üçlüsünü oluşturan Polonya Başbakanı Donald Tusk ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u Almanya’nın başkenti Berlin’de ağırladı. Üç lider yaklaşık 2 saat süren toplantının ardından basına açıklamalarda bulundu. Almanya Başbakanı Scholz yaptığı açıklamada, “Artık Ukrayna’ya tüm küresel pazarda daha da fazla silah temin edeceğiz. Bu iyi bir gelişme” şeklinde konuştu.

Askeri teçhizat üretiminin de Ukrayna’daki ortaklarla işbirliği içinde genişletilmesi gerektiğini dile getiren Scholz, “Gördüğünüz gibi üçümüz de Ukrayna’ya verdiğimiz destek konusunda ciddiyiz” ifadelerini kullandı. Uzun menzilli roket topçusu sağlamak için Ramstein formatında bir koalisyonun kurulacağına değinen Scholz, Avrupa’da dondurulan Rus varlıklarını da gelecekte silah satın almak için kullanabileceklerini söyledi.

Avrupa’da barış ve özgürlüğü savunmak için dayanışma ve ortak eylemin şart olduğunu belirten Scholz, “Birliğimiz her zamankinden daha fazla gücümüzdür. ve üç devlet, özellikle Almanya, Polonya ve Fransa’nın özel bir sorumluluğu var. Ukrayna’yı destekliyoruz fakat Rusya ile de savaş içerisinde değiliz” diye konuştu.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Perşembe günü telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini söyleyen Scholz, “Zelenskiy bize güvenebileceğini biliyor” dedi. Üç ülkenin liderlerinin bir araya gelmesinden oluşan Weimar Üçgeninin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için bir sinyal olduğu dile getiren Scholz, “Rusya Devlet Başkanı şunu bilmeli: Ukrayna’ya desteğimizden vazgeçmeyeceğiz. Biz tereddütsüz bir şekilde Ukraynalıların yanında duruyoruz ve birlik içindeyiz” ifadelerini kullandı.

“Rusya’nın kazanmasına izin vermemeye kararlı olmamız Avrupa’mız için bir güçtür”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da ciddi bir anda olduklarını ifade ederek, “Yeni bir önem başlıyor ve biz de orada olacağız. Üçümüzün bugün bir arada olması, Ukrayna’daki durum konusunda aynı kararlılıkta olmamız, Rusya’nın kazanmasına asla izin vermemeye ve Ukrayna halkını sonuna kadar desteklemeye kararlı olmamız halkımız, güvenliğimiz ve Avrupa’mız için bir güçtür” şeklinde konuştu.

“Avrupa ne kadar güçlü olursa Ukrayna için şans da o kadar fazla olur”

Polonya Başbakanı Donald Tusk ise, Avrupa’da iyi meselelere hız kazandırabilecek Weimar Üçlüsü’nün bir format haline gelmiş olmasının kendisi için çok önemli olduğunu belirtti. Avrupa başkentlerinin önemli konularda fikir ayrılıkları yaşandığı söylentileri abartıldığını ifade eden Donald Tusk, Macron ve Scholz ile bugün savaş konusunda yaptıkları konuşmalarda hemfikir olduklarını söyledi. Tusk, “Saldırganın kim olduğu, kimin bizlerin yardımını hak ettiği hususunda aynı görüşteyiz. Ukrayna’ya yardım hemen yapılmalı. Ukrayna’daki durum önümüzdeki birkaç hafta veya ay içerisinde kötüleşmeyip düzelsin diye şimdi paramızı harcamak istiyoruz. Avrupa ve Weimar Üçlüsü olarak bizler sorumluluğumuzun farkındayız. Avrupa ne kadar güçlü olursa Ukrayna için şans da o kadar fazla olur” şeklinde konuştu.

Hafta başında ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığı görüşmeye ilişkin intibalarını da Almanya Başbakanı Scholz ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile paylaştığını ifade eden Donald Tusk, “Farklı siyasi senaryolar ne olursa olsun, güçlü ve birleşmiş bir Avrupa’nın dünyada herkes için en çok arzulanan bir ortak olduğuna ilişkin inancımız tam” dedi. – BERLİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/almanya-polonya-ve-fransa-ukraynaya-desteklerini-surduruyor/feed/ 0
Papa’nın Ukrayna’yı işgaliyle ilgili sözleri tepki topladı https://www.haber60.com.tr/papanin-ukraynayi-isgaliyle-ilgili-sozleri-tepki-topladi/ https://www.haber60.com.tr/papanin-ukraynayi-isgaliyle-ilgili-sozleri-tepki-topladi/#respond Mon, 11 Mar 2024 00:12:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17817 Katolik Kilisesi lideri Papa Francesco, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle ilgili bir soruyu yanıtlarken ‘beyaz bayrak’ tavsiyesinde bulununca tepki topladı. Ukrayna Dışişleri Bakanı “Bizim bayrağımız sarı ve mavi. Asla başka bayrak çekmeyeceğiz” dedi.

Papa’nın, İsviçre Radyo-Televizyonu’na (RSI) verdiği söyleşinin bir kısmı dün yayımlandı.

Tamamı 20 Mart’ta yayımlanacak olan söyleşiden alıntılanan bölümde, Papa, Ukrayna’ya barış görüşmelerinde bulunma çağrısı yaptı ve Türkiye de dahil uluslararası aktörlerin müzakerelerde arabuluculuğa hazır olduğunu söyledi.

Papa’nın tartışma yaratan sözleri neler?

Papa’nın tepkilere neden olan sözleri, RSI muhabirinin “Ukrayna konusunda bir yanda teslim olma cesareti talep edenler, beyaz bayrak isteyenler var. Diğer yanda ise bunun daha güçlü olan tarafı meşru kılmak anlamına geleceğini söyleyenler var. Siz ne düşünüyorsunuz?” sorusunun ardından geldi. Bu soruya Papa’nın yanıtı şöyle oldu:

“Bu bir yorumdan ibaret ama esas güçlü olanın, vaziyeti görenler, halkını düşünenler, beyaz bayrak çekme ve müzakere etme cesaretini gösterenler olduğuna inanıyorum.

“Bugün uluslararası güçlerin yardımıyla müzakere edilebilir. Müzakere kelimesi cesur bir kelimedir. Yenildiğinizi, işlerin yolunda gitmediğini gördüğünüzde müzakere etme cesaretine sahip olmanız gerekir.”

Türkiye’den nasıl söz etti?

“Bitmesi için kaç ölüm gerek?” diye soran Papa, “Zamanı geldiğinde müzakere yapılmalı, arabuluculuk yapan bir ülke aranmalı” diye devam etti.

Ukrayna’daki savaşta arabuluculuk yapmak isteyen çok sayıda ülke olduğunu da vurguladıktan sonra “Türkiye bunun için öneride bulundu. Ve başkaları da var. İşler daha da kötüye gitmeden müzakere etmekten utanmayın” dedi.

Tepkiler ne oldu?

Papa’nın dün yayımlanan bu sözleri Avrupa çapında tepkilere neden oldu.

Letonya Devlet Başkanı Edgars Rinkevics, “Kötülüğün karşısında teslim olunmamalı, onunla savaşılmalı ve onu yenmeli ki, şeytan beyaz bayrak çeksin ve teslim olsun” yorumu yaptı.

Almanya’dan Hıristiyan Demokrat milletvekili Dennis Radtke de, Papa’nın sözlerinin “utanç verici” olduğunu söyledi.

Ukrayna’dan ise bugün üst düzey ve sert bir karşılık geldi. Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, sosyal medyada yayımladığı mesajında “En güçlü olan, iyiyle kötü arasındaki savaşta, onları aynı kefeye koymaya çalışmak ve buna “müzakere” demek yerine, iyinin yanında yer alandır” diye tepki gösterdi.

Kuleba, Vatikan’ın İkinci Dünya Savaşı dönemindeki eleştirilere neden olan pozisyonunu ima eder biçimde şöyle devam etti:

“Beyaz bayrağa gelince, bunu Vatikan’ın 20. yüzyılın ilk yarısındaki stratejisinden biliyoruz. Geçmişteki hataların tekrarlanmasından kaçınma ve Ukrayna’yı ve halkını yaşamları için verdikleri haklı mücadelede destekleme çağrısı yapıyorum.”

Ukraynalı Bakan, “Bizim bayrağımız sarı ve mavi. Uğruna yaşadığımız, öldüğümüz ve galip geldiğimiz bayrak bu. Asla başka bayrak çekmeyeceğiz” dedi.

Rusya nasıl yorumladı?

İtalyan haber ajansı ANSA’ya konuşan Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, Papa’nın müzakere çağrısında Kiev’e değil, Ukrayna’yı “hırsları” için “araç” olarak kullanan Batı’ya seslendiğini iddia etti.

Maria Zakharova, “Anladığım kadarıyla Papa Batı’dan hırslarını bir kenara bırakmasını ve hata yaptığını kabul etmesini istiyor” dedi.

Zakharova, Rusya’nın “müzakereleri hiçbir zaman engellemediğini” de söyledi ve Ukrayna’daki durumun “çıkmazda” olduğunu, bu nedenle birçok diplomat ve ülkenin müzakerelerden yana olduğunu savundu.

Vatikan ne dedi?

Papa’nın sözlerinin teslim olma çağrısı olarak yorumlanması ve buna gelen tepkiler üzerine Vatikan dün bir açıklama yaptı.

Vatikan Basın Sözcüsü Matteo Bruni, Papa’nın amacının çatışmaların son bulması ve müzakere çağrısı yapmak olduğunu belirtti.

Vatikan’ın açıklamasında “Papa beyaz bayrak terimini, söyleşiyi yapan kişinin kullandığı ifadeden alıntıyla kullandı ve bu ifadeyle düşmanlıkların sona ermesini, müzakere cesaretiyle ulaşılan ateşkesi kast etti” denildi.

Vatikan sözcüsü, Papa’nın söyleşinin başka bir yerinde, “Müzakere asla teslim olmak demek değildir” dediğini de vurguladı.

Papa Ukrayna savaşında nasıl tutum aldı?

Papa Francesco’nun Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından ilk aylardaki tutumu da polemiklere neden olmuştu. Moskova yönetimine net bir kınamada bulunmaması, ayrıca NATO’yu da suçlar sözleri tartışma yaratmıştı.

Vatikan’a yakın kaynaklar Papa’nın müzakerelere olanak tanımak amacıyla diplomatik girişimlere kapıları kapamamak için bu tavrı benimsediğini savunuyordu. Ancak işgalin ilerleyen aşamalarında Papa Rusya’yı daha net biçimde eleştirmişti.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de geçen Mayıs ayında Vatikan’ı ziyaretinde Papa’dan Rusya’nın “Ukrayna’daki suçlarını” kınamasını istediğini, “mağdur ile saldırganın eşit olamayacağını” söylemişti.

Papa geçen yıl, Vatikan’ın Ukrayna’da bir barış misyonu için çalıştığını söylemiş ancak bu misyonla ilgili detaylı bilgi vermemişti. Zelenskiy ise Mayıs’ta İtalya’da yaptığı bir açıklamada “(Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin ile arabuluculuk yapılamaz” demişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/papanin-ukraynayi-isgaliyle-ilgili-sozleri-tepki-topladi/feed/ 0
Zelenskiy’nin Türkiye ziyaretinde öne çıkan konular https://www.haber60.com.tr/zelenskiynin-turkiye-ziyaretinde-one-cikan-konular/ https://www.haber60.com.tr/zelenskiynin-turkiye-ziyaretinde-one-cikan-konular/#respond Sat, 09 Mar 2024 22:09:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17462 Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Yılmaz, Zelenskiy’nin Türkiye ziyaretinde öne çıkan konuları AA Analiz için kaleme aldı.

***

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, İstanbul’da bir araya geldi. Gündemde özellikle tahıl koridorunun yeniden işlevsel hale getirilmesi, savunma sanayisi alanında işbirliği, Rusya ile esir değişimi, Rusların Kırım’da tutukladığı Tatar Türklerine dair girişim, barış forumu düzenlenmesi gibi ana konular yer aldı.

Ukrayna’nın savunma sanayisi yeniden canlanabilir mi?

Ukrayna’nın Sovyetlerden gelen ağır savunma sanayisi işletmelerinin çoğu Rusya tarafından yok edildi. Ukrayna her ne kadar savunma sanayisine dair fabrikaları yok edilse de, teknoloji transferi ve yetişmiş insan gücünün Türkiye ile ortak kurulacak şirketlerle yeniden canlanabileceğine inanıyor. Zelenskiy, açıklamasında “Türk savunma şirketleriyle ikili işbirliğini ve ortak üretimi güçlendirmek istiyoruz.” ifadesine yer verdi. Ukrayna’nın böyle bir teklifte bulunmasının nedeni ise Batı ülkelerinde Ukrayna’nın kullanabileceği cephanenin tükenmesi ve siyasi engellerden dolayı Batı’nın silah yardımlarının gecikmesidir. Batılı ülkeler, Ukrayna’ya silah vermek yerine para verme noktasında daha hızlı karar alabiliyorlar. Ukrayna ise var olan bütçesine bağlı olarak Türkiye’deki silah sanayisi şirketleriyle ortaklık kurarak üretim yapmayı istiyor. Ukrayna’nın en çok ihtiyaç duyduğu top mermisini hızlı biçimde üretebilecek en güvenli ülke Türkiye gibi gözüküyor. Ancak bu silahları Türkiye’nin doğrudan Ukrayna’ya satmasındansa diğer NATO ülkelerinin Türkiye’den satın alması daha uygun bir yol olabilir.

Ukrayna, Rusya ile savaşın daha da uzun sürebileceği, Batı’nın silah yardımlarının aniden kesilebileceği ihtimaline karşı ortak üretimle çare bulmaya çalışıyor ve savaştan önce başlatılan savunma sanayisindeki işbirliğini daha da ileriye taşıyacak tekliflerle geliyor. Zelenskiy heyetinde, Kırım Tatar Türklerinden Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov’un bulunması iki ülke arasındaki savunma sanayisi işbirliğini artırma potansiyelini de güçlendiriyor. Karadeniz’de Ukrayna donanmasının yeniden oluşturulmasında Türk şirketlerine büyük iş düşüyor. Zelenskiy, Türkiye’nin Ukrayna donanması için inşasına devam ettiği Ada tipi 2’nci korveti de yerinde inceleyerek Türkiye ile işbirliğine dair yeni adımların sinyalini verdi.

-Ukrayna’ya göre Karadeniz’de ticaret Türkiye isterse yeniden gerçekleşebilir

Ukrayna, Karadeniz’de koşulsuz seyir güvenliğinin sağlanmasını istiyor. Seyir güvenliğini de ancak Türkiye’nin sağlayabileceğini görüşmelerde ifade ettiler. Rusya-Ukrayna arasında tahıl koridoru anlaşmasının süresi sona erdikten sonra henüz yeni bir anlaşma söz konusu olmadı. Türkiye, arabulucu rolüyle bu anlaşmanın yeniden işlevsel hale getirilmesini istiyor. Bu talep Antalya Diplomasi Forumu’na katılan Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’a da iletildi. Türkiye hem Ukrayna hem de Rusya’dan tahıl ihtiyacının büyük çoğunluğunu karşılayan ülke olarak bu koridorun açılmasını istiyor. Rusya, bu anlaşmada Rus tahılının da olmasını talep ediyor. Türkiye ise bu koridorun sadece tahıl için değil diğer emtialar için de artık geçerli olmasını düzenleyen bir plan ortaya koyuyor.

Zelenskiy’nin “Karadeniz’de koşulsuz seyir güvenliği sağlanmalıdır. Bunu da ancak Türkiye sağlayabilir.” ifadesinin içeriği zaten bu koridorun sadece tahıl için değil diğer ticaret ürünleri için de gerçekleşmesini istediğini gösteriyor. Peki böyle bir seyir güvenliği mümkün müdür? Türkiye eğer böyle bir seyir güvenliği olan plan isterse mümkün olabilir. Çünkü Rusya’nın böyle bir planı reddetmesi, Türkiye’nin de Karadeniz’de Rusya’ya karşı yeni önlemler almasına neden olacaktır. Türkiye, sadece Karadeniz’de değil karayoluyla Gürcistan-Azerbaycan üzerinden Rusya ticaretine de ek önlemler alabilir. Rusya’nın şu anda en son istediği, Türkiye’yi karşısına almaktır. Rusya’ya göre Türkiye sadece Karadeniz’den çıkış için değil İslam Dünyası ile orantılı işbirliği için de önemli bir ülkedir. Türkiye’nin, Ukrayna ile serbest ticaret anlaşmasının bir an önce yürürlüğe girmesi ticaret alanında önemli gelişmelere işaret ediyor. Bu gelişmeler bize Karadeniz’de Ukrayna ile seyir güvenliğini sağlayacak bir anlaşmanın görüşüldüğüne dair ip uçları veriyor.

-Ukrayna, Rusya ile savaş esiri anlaşması istiyor

Ukrayna’nın savaş esirlerinin değişimi konusundaki talebi, Antalya Diplomasi Forumu’nda Lavrov ile görüşmelerde de gündeme geldi. Rusya’nın buna olumlu bakması sonrası Zelenskiy İstanbul ziyaretine listeyle geldi. Savaş esirlerinin serbest bırakılması hususunda Zelenskiy, “Rusya’nın esir tuttuğu Kırım Tatarları dahil savaş esirlerimizin ve vatandaşlarımızın serbest bırakılması konusunda da Türkiye’nin yardımına ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı. Burada özellikle Kırım’da tutuklanan Tatar Türklerinin serbest bırakılması da gündeme geldi.

-Rusya’sız “Barış Forumu” neden ihtiyaç?

Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede “Rusya’nın da bulunacağı bir barış zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırız” teklifini yinelerken Ukrayna tarafı şimdilik Rusya’nın katılımı olmadan Batılı ülkelerin de katıldığı bir barış forumuna sıcak baktıklarını ifade ettiler. Ukrayna’nın Rusya olmadan Batılı ülkelerin de katıldığı bir forum düzenlemeyi önermesinin nedeni barışın bedelini tek başına ödemek istememesinden kaynaklanıyor. Ukrayna’ya göre şu anda savaş her ne kadar Rusya-Ukrayna arasında gözükse de, Ukrayna’nın aslında Avrupa’nın güvenliği için savaştığına inanıyor. Bu nedenle de Ukrayna, eğer bir bedel varsa bunu Batılı ülkelerin de ödemesini ve bu forumda sadece barışın değil savaşın da gelecekte ne gibi sonuçlar doğuracağına dair detaylı tartışmalar yapılmasını istiyor. Bu şekilde, barış olacaksa hangi şartlarda olacağı ve sonuçlarının Avrupa’ya etkisinin ne olacağı da tartışılabilecek. Ayrıca savaş devam edecekse de Ukrayna’nın ihtiyaçlarının görmezden gelinmemesine dair garantiler verilmesinin de yolu aranıyor. Şu anda Ukrayna’daki savaşta barıştan uzak bir durum söz konusu olsa da Rusya’nın üstün durumda olması barışın da yolunu açabilir. Çünkü Rusya, ancak üstün olduğu bir durumda masaya oturmayı tercih eder.

[Prof. Dr. Salih Yılmaz, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesidir.]

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.haber60.com.tr/zelenskiynin-turkiye-ziyaretinde-one-cikan-konular/feed/ 0
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy: Tüm topraklarımıza adil bir barış getirmek istiyoruz https://www.haber60.com.tr/ukrayna-devlet-baskani-zelenskiy-tum-topraklarimiza-adil-bir-baris-getirmek-istiyoruz/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-devlet-baskani-zelenskiy-tum-topraklarimiza-adil-bir-baris-getirmek-istiyoruz/#respond Sat, 09 Mar 2024 05:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17373 Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin, “Tüm topraklarımıza adil bir barış getirmek istiyoruz.” dedi.

Zelenskiy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İstanbul’da, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Önceliklerinin Ukrayna’nın güvenliğini güçlendirmek olduğunu belirten Zelenskiy, “Tüm topraklarımıza adil bir barış getirmek istiyoruz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aracılığıyla “ciddi insani sonuçlar elde ettiklerini” kaydeden Zelenskiy, özellikle Rusya tarafından baskı gören Kırım Tatarların olduğu bir listeyi ilettiğini dile getirdi.

Zelenskiy, söz konusu kişilerin “işgal altında olan Ukrayna topraklarında” bulunduğunu aktararak, “(Bu kişiler) Rus hapishanelerinde, çok sert ve insanlık dışı şartlarda bulunuyorlar.” ifadelerini kullandı.

Asker ya da sivil fark etmeksizin herkesin “serbest bırakılması” gerektiğini vurgulayan Zelenskiy, bu kişilerin “kendi evinde” yaşamayı hak ettiğinin altını çizdi.

Zelenskiy, bugün yapılan toplantıda “barış görüşmelerinin” üzerinde de durulduğunu, liderler düzeyindeki küresel zirve hazırlıklarıyla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bilgi verdiğini söyledi.

Söz konusu zirvenin İsviçre’de yapılacağını kaydeden Zelenskiy, “Türkiye, barış zirvesinde de bu barış planının gerçekleştirilmesinde de yer almalı.” dedi.

Bu zirvede Rusya’yı “görmediklerini” ifade eden Zelenskiy, Ukrayna için “adil bir barış” istediklerini belirtti.

“30 milyondan fazla tahıl o koridordan geçti”

Zelenskiy, görüşmede, Türkiye ile Ukrayna arasındaki işbirliğine de zaman ayrıldığını, savunma sanayisi, hükümet düzeyi ilişkiler ve şirketlere ilişkin belirli anlaşmalar konusunda mutabık kalındığını vurguladı.

Türk iş dünyası temsilcileriyle görüşmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Zelenskiy, elde edilecek sonuçların güçlü olacağını vurguladı.

Zelenskiy, Ukrayna’nın yeniden inşası ve iki ülke arasındaki anlaşmaların ilerletilmesi konusunda da tüm konuların çözülmesine açık olduklarına dikkati çekti.

İstanbul’da Ukrayna donanması korvetlerinin inşa edildiği tersane ziyaretini hatırlatan Zelenskiy, ziyaretiyle ilgili detaylara yer verdi.

Zelenskiy, iki ülkenin “ortak silah ve mühimmat” üretimi için çalıştığını, bu durumun “stratejik” yöne sahip olduğunu ifade etti.

Görüşmede gıda güvenliğinin de konuşulduğunu aktaran Zelenskiy, “Karadeniz Bölgesi de çok önemli bu açıdan. Bizim koridorumuz hızlı bir şekilde çalışıyor. Çok fazla gemi de oradan geçti. Eminim ki biz daha fazla yapabiliriz. Şimdiden 30 milyondan fazla tahıl o koridordan geçti.” değerlendirmesinde bulundu.

Zelenskiy, ramazan arifesinde herkese “sakinlik ve mutluluk” diledi.

“Mübarek ramazan ayı sırasında barışın bize biraz daha yakın olmasını diliyorum”

Ukrayna’daki duruma değinen ve sağlanan destekler için minnettar olduğunu kaydeden Zelenskiy, “Mübarek ramazan ayı sırasında barışın bize biraz daha yakın olmasını diliyorum.” dedi.

Zelenskiy, “ülkesinin kendi topraklarını savunduğunu” söyleyerek, barış için önerdikleri tekliflerin “pratik sonuçlara” dayandığını kaydetti.

Gıda güvenliğinin önemine dikkati çeken Zelesnkiy, “Karadeniz’e kıyısı olan tüm ülkeler de zaten bu Tahıl Koridoru’nun çalışmasını istiyor.” diye konuştu.

“Liman sayısını genişletmek istiyoruz”

Zelenskiy, “tüm limanlarının” çalışmasını istediklerini belirterek, “Odessa’daki büyük limanların yanı sıra biz bu liman sayısını genişletmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Zelenskiy, bugüne kadar kimsenin Kırım Tatarlarını geri getiremediğini, bunun onların aileleri için büyük bir acı olduğunu vurguladı.

Rusya-Ukrayna Savaşı başlamadan Kırım Tatarlarının bir kısmını geri getirebildiklerini ancak çoğunun esarette olduğunu belirten Zelenskiy, bugün bir liste ilettiğini, listenin güncellendiğini ve listeye daha fazla Kırım Tatarının eklendiğini dile getirdi.

Zelenskiy, “Ben bu konuda Sayın Erdoğan’a inanıyorum. Bence o bunu yapabilir. En azından bunu deneyecek. Bunu bana söyledi.” ifadelerini kullandı.

Ukrayna’nın zor şartlar altında olduğu zaman Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sayesinde Karadeniz Tahıl Girişimi’nin çalışmaya başladığını hatırlatan Zelenskiy, bu dönem için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti.

Zelenskiy, Türkiye’deki temasları ve basın toplantısının ardından ülkeden ayrıldı.

(Bitti)

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-devlet-baskani-zelenskiy-tum-topraklarimiza-adil-bir-baris-getirmek-istiyoruz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin barış zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırız https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-rusya-ukrayna-savasina-iliskin-baris-zirvesine-ev-sahipligi-yapmaya-haziriz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-rusya-ukrayna-savasina-iliskin-baris-zirvesine-ev-sahipligi-yapmaya-haziriz/#respond Sat, 09 Mar 2024 05:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17361 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin, “Başından beri savaşın müzakereler temelinde sonlandırılması için elimizden gelen katkıyı verdik, veriyoruz. Rusya’nın da dahil olacağı bir barış zirvesine ev sahipliği yapmaya da hazırız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile gerçekleşen görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Zelenskiy’i geçen sene temmuz ayından sonra yeniden misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çarşamba günü Sayın Zelenskiy ve Sayın Miçotakis’in de bulunduğu bölgeye yakın bir yere düzenlenen füze saldırısı sebebiyle her iki ülkeye de ‘geçmiş olsun’ dileklerimizi iletiyorum. İki yılı geride bırakan savaş nedeniyle hayatlarını kaybeden Ukrayna vatandaşları için de taziyelerimi sunuyorum. Kıymetli dostumla bugünkü görüşmelerimizde savaşla ilgili gelişmeleri ayrıntılı şekilde ele aldık. Kendisine tespitlerimizi bir dost olarak tüm samimiyetimle ifade ettim.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede stratejik ortakları Ukrayna’nın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığına yönelik desteklerini vurguladıklarını belirterek, savaşın başta Ukrayna olmak üzere bölgesel ve küresel plandaki olumsuz yansımalarının giderek arttığını dile getirdi.

Barışın tesisi için Mart 2022’de İstanbul’da kurulan müzakere masasının yanından geçebilecek nitelikte diplomatik bir adım atılamadığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Başından beri savaşın müzakereler temelinde sonlandırılması için elimizden gelen katkıyı verdik, veriyoruz. Rusya’nın da dahil olacağı bir barış zirvesine ev sahipliği yapmaya da hazırız. İstişarelerimizde ihraç koridorları ve seyrüsefer emniyeti gibi Karadeniz’in istikrarını ilgilendiren meseleler hakkında da görüş alışverişinde bulunduk. Biliyorsunuz, Karadeniz girişimi 33 milyon tona yakın tahılın ihtiyaç sahiplerine ulaşmasına imkan vererek küresel bir gıda krizinin önüne geçmişti, o anlaşma da yine bu salonda yapılmıştı. Taraflar arasında yeni bir mutabakat sağlanması için bir niyet ortaya konulduğu takdirde daha önce olduğu gibi elimizden gelen desteği vermeye hazırız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek dönemde Ukrayna’nın ekonomik açıdan ayakları üzerinde duran ve kalıcı güvenliğini tesis etmiş konuma gelmesinin de büyük önem taşıdığını vurguladı.

Bu çerçevede Ukrayna’nın Avrupa Atlantik Kurumları’yla bütünleşmesi hedefine desteklerinin baki olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bugünkü görüşmelerimizde ikili ilişkilerimizin gündeminde yer alan konuları da etraflıca ele aldık. Savaşa rağmen ikili ticaretimizin istikrarlı bir seyir izlemesinden memnuniyet duyuyoruz. 10 milyar dolar hedefimize ulaşmak için gayretlerimizi arttırma noktasında mutabık kaldık. Serbest Ticaret Anlaşması’nın bir an önce yürürlüğe girmesi, kuşkusuz bu ilişkilerimize yeni bir ivme katacaktır. Pek çok firmamız savaşın getirdiği tüm riskleri göğüsleyerek arazideki çalışmalarına devam etti, devam ediyor. Ukrayna’nın yeniden imarı çalışmalarına da güçlü şekilde destek vereceğiz. Bu çerçevede Ukrayna’nın yeniden inşası forumunu da geçtiğimiz ocak ayında İstanbul’da gerçekleştirdik. Firmalarımızın ilerleyen dönemde daha fazla sorumluluk üstlenme noktasında Ukrayna hükümetinin de tercihine mazhar olacaklarından şüphe duymuyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırım Tatarları’nın Ukrayna’daki varlığının iki ülke arasındaki dostluğu pekiştiren önemli unsurlardan biri olduğunu, Ukrayna’nın vazgeçilmez bir parçası olan Kırım Tatarları’nın ülkenin toprak bütünlüğünün yeniden tesisi için de canla başla mücadele ettiklerini söyledi.

Soydaşlarının haklarının garanti altına alınması ve özerklik statülerinin güçlendirilmesindeki emekleri için Zelenskiy’e teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de Kırım Tatar soydaşlarını her zaman desteklediklerini ve desteklemeye devam edeceklerini ifade etti.

Erdoğan, gelecek dönemde bir yandan Ukrayna ile dayanışmayı sürdürürken, diğer yandan savaşın müzakereler temelinde adil bir barışla sona erdirilmesi için çalışmalara devam edeceklerini belirterek, bugünkü istişarelerin başta Türkiye ve Ukrayna olmak üzere tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

“Rusya’nın Türkiye’nin duruşuna saygı duyacağına inanıyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, Türkiye’nin barış sürecine ilişkin teklifini hatırlatıp, “Rusya’nın askerlerini Ukrayna topraklarından çıkarmasını kim sağlayabilir?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Özellikle burada Rus askerlerinin Ukrayna tarafında bulunması, o tarafta bulunurken böyle bir teminat, böyle bir garanti olur olmaz, bütün bunların hepsi barışı bu denli savunan bir Türkiye olarak biz bu savımızda, bu tezimizde Rusya’nın da Türkiye’nin duruşuna ister istemez saygı duyacağına inanıyoruz. Zaten bu olmadığı zaman böyle bir barışı da temin edebilmek ve bunu sağlayabilmek mümkün olmayacaktır. Ama en azından dünya kamuoyunda, uluslararası kamuoyunda Türkiye olarak görevimizi yapmış addedeceğiz kendimizi. Olay budur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ukrayna-Rusya krizinin akıbetini nasıl görüyorsunuz?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Tabii burada üç başlık önemli. Bunlardan bir tanesi gıda güvenliği, bir diğeri esir takası, bir diğeri ise seyrüsefer garantisi. Tüm bunların dışında aslında ramazan ayı sebebiyle bir sükunetin teminini Sayın Başkan’ın istemesi ve limanların güvenliğinin teminini istemesi, bunlar büyük önem arz ediyor. Bunlarla beraber biz de Türkiye’nin duruşu itibarıyla sağlayabileceği bazı imkanlar olduğuna inanıyoruz ki Sayın Başkan’ın gıda güvenliği, esir takası, seyrüsefer garantisi konularında aynı düşüncedeyiz. Bunları sağlamamız lazım. Bu konularda adımlar atmamız lazım. Bu konuda diyoruz ki biz Türkiye olarak, gerek şahsım gerek bakan arkadaşlarım, muhataplarıyla yaptıkları görüşmelerde, buralarda olumlu bazı yaklaşımlar gördüğümüz için bu adımları atıyoruz. Bunlardan da netice alacağımızı ümit ediyoruz. Ümitsiz değiliz çünkü şu salon çok şeylere şahit oldu ve yine bu salonda kaldığımız yerden yola devam edeceğimizi zannederek bu yola çıktık. Sizler de medya olarak yazılı, görsel bu konuda gerekli çalışmayı yaparsanız netice alacağımızı ben ümit ediyorum.”

İşbirliği protokolü imzalandı

Toplantıda, iki ülke arasında ticaret alanında işbirliği protokolü imzalandı.

“Eşya ve Taşıtlar için Elektronik Ön Bilgi Değişimi Sistemi Kurulması”na ilişkin hazırlanan işbirliği protokolüne, Türkiye adına Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ukrayna adına da Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov imza attı.

Basın toplantısında, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Türkiye’nin Kiev Büyükelçisi Levent Bilgen, Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak ve Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar da yer aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-rusya-ukrayna-savasina-iliskin-baris-zirvesine-ev-sahipligi-yapmaya-haziriz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy İstanbul’da kritik bir zirve gerçekleştirdi https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ve-ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-istanbulda-kritik-bir-zirve-gerceklestirdi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ve-ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-istanbulda-kritik-bir-zirve-gerceklestirdi/#respond Sat, 09 Mar 2024 04:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17355 Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy İstanbul’da kritik bir zirve gerçekleştirdi. Görüşme sonrası açıklama yapan Erdoğan “Rusya’nın da bulunacağı bir barış zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırız” dedi. Karadeniz Tahıl Koridoru ile ilgili de konuşan Erdoğan, yeni bir mutabakat sağlanması için gereken desteği vermeye hazır olduklarını da söyledi. Zelenski ise yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin çabaları sayesinde ciddi insani sonuçlar elde ettik” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında öğle saatlerinde Türkiye’ye gelen Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski ile görüştü. Erdoğan gün içinde katıldığı programların ardından Zelenski ile görüşmek için akşam saat 18.45 sıralarında Dolmabahçe Çalışma Ofisi’ne geldi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sonra çalışma ofisine giriş yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Zelenski görüşmesi saat 19.15 sıralarında başladı. Görüşme 20.45 sıralarında sona erdi. Tahıl Koridoru Anlaşması’nın devam etmesine ilişkin temaslardaki son durumun ve bölgede kalıcı barış arayışlarının ayrıntılı bir şekilde masaya yatırıldığı görüşmede, gündem maddelerinden biri de Türkiye-Ukrayna ilişkileri oldu. Görüşmelerin ardından Erdoğan ve Zelenski açıklamalarda bulundu.

“Daha önce olduğu gibi elimizden gelen desteği vermeye hazırız”

Açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Temmuz ayından sonra yeniden misafir etmekten memnuniyet duyuyorum. Bu vesile ile Çarşamba günü Miçotakis ve Zelensky bulunduğu yakın bir bölgeye düzenlenen Füze saldırısı sebebiyle her iki ülkeye de geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. 2 yılı geride bırakan savaş nedeniyle hayatlarını kaybeden Ukrayna vatandaşları için de taziyelerimi sunuyorum. Kıymetli dostum ile bugünkü görüşmelerimizde savaşla ilgili gelişmeleri ayrıntılı şekilde ele aldık. Stratejik ortağımız Ukrayna’nın toprak bütünlüğü egemenliği ve bağımsızlığına yönelik desteğimizi vurguladım. Maalesef savaşın başta Ukrayna olmak üzere bölgesel ve küresel plandaki menfi yansımaları giderek artıyor. Barışın tesisi için Mart 2022’de İstanbul’da kurduğumuz müzakere masasının yanından geçebilecek nitelikte diplomatik bir adım atılamadı. Başından beri savaşın müzakereler temelinde sonlandırılması için elimizden gelen katkıyı verdik. Rusya’nın da dahil olacağı bir barış zirvesine ev sahipliği yapmaya da hazırız. İstişarelerimizde ihraç koridorları ve seyrü sefer emniyeti gibi Karadeniz’in istikrarını ilgilendiren meseleler hakkında da görüş alışverişinde bulunduk. Karadeniz girişimi 33 Milyon tona yakın tahılın ihtiyaç sahiplerine ulaşmasına imkan vererek küresel bir gıda krizinin önüne geçmişti. O anlaşma da yine bu salonda yapılmıştı. Taraflar arasında yeni bir mutabakat sağlanması için bir niyet ortaya konulduğu takdirde daha önce olduğu gibi elimizden gelen desteği vermeye hazırız” dedi.

“Savaşa rağmen ikili ticaretimizin istikrarlı bir seyir izlemesinden memnuniyet duyuyoruz”

“Savaşa rağmen ikili ticaretimizin istikrarlı bir seyir izlemesinden memnuniyet duyuyoruz” diyen Erdoğan konuşmalarını şu şekilde sürdürdü: “Önümüzdeki dönemde Ukrayna’nın ekonomik açıdan ayakları üzerinde duran ve kalıcı güvenliğini tesis etmiş konuma gelmesi de büyük önem taşıyor. Bu çerçevede Ukrayna’nın Avrupa Atlantik kurumlarıyla bütünleşmesi hedefine desteğimiz bakidir. Bugünkü görüşmelerimizde ikili ilişkilerimiz gündeminde yer alan konuları da etraflıca ele aldık. Savaşa rağmen ikili ticaretimizin istikrarlı bir seyir izlemesinden memnuniyet duyuyoruz. 10 Milyar Dolar hedefimize ulaşmak için gayretlerimizi arttırma noktasında mutabık kaldık. Serbest ticaret anlaşmasının bir an önce yürürlüğe girmesi kuşkusuz bu ilişkilerimize yeni bir ivme katacaktır. Pek çok firmamız savaşın getirdiği tüm riskleri göğüsleyerek arazideki çalışmalarına devam etti ve ediyor. Ukrayna’nın yeniden imarı çalışmalarına da güçlü şekilde destek vereceğiz. Bu çerçevede Ukrayna’nın yeniden inşası formuna da geçtiğimiz Ocak ayında İstanbul’da gerçekleştirdik. Firmalarımızın ilerleyen dönemlerde daha fazla sorumluluk üstlenmesi noktasında Ukrayna hükümetinin de tercihine mazhar olacaklarından şüphe duymuyorum. Kırım tatarlarının Ukrayna’daki varlığı iki ülke arasındaki dostluğu pekiştiren önemli unsurlardan biridir. Kırım tatarları ülkenin toprak bütünlüğünün yeniden tesisi için de canla başla mücadele ediyorlar. Soydaşlarımızın haklarının garanti altına alınması ve özerklik statülerinin güçlendirilmesindeki emekleri için Zelensky’e bir kez daha teşekkür ediyorum. Biz de Kırım Tatar soydaşlarımızı her zaman destekledik destekleyeceğiz. Önümüzdeki dönemde bir yandan Ukrayna ile dayanışmamızı sürdürürken diğer yandan savaşın müzakereler temelinde adil bir barışla sona erdirilmesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bugünkü

istişarelerimizin başta ülkelerimiz olmak üzere tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum”.

“Cumhurbaşkanı ve Türk halkına Ukrayna’nın egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne olan desteği için teşekkür ederim”

Erdoğan ve Trük halkına teşekkürlerini ileten Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, “Cumhurbaşkanı ve Türk halkına Ukrayna’nın egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne olan desteği için teşekkür ederim. Bugün her zamanki gibi verimli bir müzakere gerçekleştirdik. Türkiye’nin aracılığı sayesinde ciddi sonuçlar elde ettik. Bundan sonraki çabaları bekliyoruz. Bugün ben Kırım Tatarları başta olmak üzere ilgili liste ilettim. Bu insanlar işgal altında olan Ukrayna topraklarında bulunuyor. Bugün barış planımıza dikkat çektik. Özellikle liderler düzeyindeki küresel zirve hazırlıklarıyla ilgili Cumhurbaşkanı’na bilgi verdim. Adil bir barış elde etmek istiyoruz. Ukrayna için acil bir barış. Ben savunma sanayi şirketleriyle bugün bir araya geldim. Savunma sanayi şirketleriyle görüşmekten memnuniyet duydum. Ekonomik iş birliğimiz açısından bu konuları çözmeye hazırız. Bugün burada bir anlaşma imzaladık. Bizim ticaretimizi kolaylaştıracak. Karadeniz bölgesi de çok önemli. Çok fazla gemi oradan geçti. Şimdiden 30 milyon tondan fazla tahıl o koridordan geçti. Ramazan ayı arifesinde herkese bir sakinlik dilemek istiyorum. Mübarek Ramazan ayı sırasında barışın biraz daha bize yakın olmasını diliyorum. Ukrayna zor şartlarda olduğu zamanlar, ihracat Ukrayna için kritik öneme sahip olduğu zaman tahıl koridoru çalışmaya başladı. Cumhurbaşkanı’na teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ve-ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-istanbulda-kritik-bir-zirve-gerceklestirdi/feed/ 0
Fransa, Ukrayna ve Baltık Devletleri Ukrayna’ya Yardım İçin Bir Araya Geldi https://www.haber60.com.tr/fransa-ukrayna-ve-baltik-devletleri-ukraynaya-yardim-icin-bir-araya-geldi/ https://www.haber60.com.tr/fransa-ukrayna-ve-baltik-devletleri-ukraynaya-yardim-icin-bir-araya-geldi/#respond Sat, 09 Mar 2024 04:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17347 Fransa, Ukrayna ve Baltık devletlerinin dışişleri bakanları, Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta Ukrayna’ya daha fazla yardım gündemiyle bir araya geldi.

Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne, Letonya Dışişleri Bakanı Arturs Krisjanis Karis, Litvanya Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis, Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba bugün Vilnius’ta Rusya ve Ukrayna’daki son durumu ele aldı. Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında ilk sözü Fransa Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne aldı. Sejourne, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un inisiyatifiyle 26 Şubat’ta Paris’te düzenlenen Ukrayna’ya destek konferansının ardından Fransa’nın Rusya’nın emperyalist projesinin başarısız olması yönündeki çabalarının devam ettiğini söyledi.

“Rusya’nın kazanması riskini göze alamayız”

Sejourne, “Rusya’ya sınır komşusu olan ülkeler, Rusya’nın ne denli saldırgan olduğunu ve koordinasyonumuzun ne kadar güçlü olması gerektiğini biliyor. İlerleyebilmemiz adına yeni görüşme ve temaslar olacak. Hep birlikte kabul ettiğimiz bir şey var; Ukrayna’da Rusya’nın kazanması riskini göze alamayız. Bunun bedeli hepimiz için ağır olur. Hepimiz, Rusya’nın o noktada durmayacağını da biliyoruz” dedi.

Rusya’nın galip gelmemesinden emin olmak istediklerini vurgulayan Sejourne, Fransa’nın 24 Şubat 2022’den bu yana Ukrayna’ya 3,8 milyar euroluk askeri yardım sağladığını ve 16 Şubat’ta Ukrayna’ya askeri destek için 3 milyar euroya kadar kredi taahhüt ettiklerini ifade etti.

“Yardımların artırılması ve hızlandırılması gerek”

Basın toplantısında konuşan Litvanya Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis ise, Rusya’nın Ukrayna’yı ele geçirmek için cepheye giderek daha fazla asker ve araç sürdüğünü, Ukrayna’nın güçlü bir mücadele ortaya koyduğunu fakat Batı’nın desteğinin yetersiz olduğunu söyledi. Landsbergis, “Ukrayna’ya desteğin artırılması ve hızlandırılması gerekiyor. Bugün burada bir araya gelme amacımız da bu. Bu hususta Fransa’nın öncülük rolünü destekliyoruz” şeklinde konuştu.

Avrupa savunma endüstrisinin üretiminin Ukrayna’nın ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyeceğini ve ilave çözümler bulunması gerektiğini söyleyen Landsbergis, “Rusya’nın eylemlerinin uluslararası hukukun temellerini imha ettiği görüşünü paylaşıyorsak, o halde uluslararası hukukun korunması için adım atmamız gerekiyor. Çek Cumhuriyeti’nin üçüncü ülkelerden mühimmat alımına ilişkin inisiyatifinin yakında sonuç getirmesini umuyoruz. Cephede her gün muazzam öneme sahip. Litvanya, bu inisiyatife de destek veriyor” ifadelerini kullandı.

“Ukrayna’ya askeri yardım ulaştırmanın hızlı yollarını bulmamız gerekiyor”

Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Rusya ile sınır komşusu olan Estonya için Rusya’nın bir tehdit olduğunu ve olmaya devam ettiğini vurguladı. Ukrayna’yı zaten desteklediklerini fakat yardımın günümüzdeki durumda yetersiz kaldığını ifade eden Tsahkna, “Yardımların miktarını ve hızını artırmamız, daha önce verdiğimiz taahhütleri de yerine getirmemiz gerekiyor. Ukrayna’ya askeri yardım ve mühimmatları ulaştırmanın daha hızlı yollarını bulmamız gerekiyor” dedi.

Tsahkna, Estonya hükümetinin önümüzdeki hafta Ukrayna’ya yeni askeri yardım paketini kabul edeceğini ve Estonya’nın gayrisafi milli hasılasının yüzde 0,25’ini Ukrayna’ya askeri yardım için ayırma taahhüdünde bulunacağını söyledi.

“Ukrayna’daki savaş kritik bir döneme girdi”

Letonya Dışişleri Bakanı Arturs Krisjanis Karis toplantıda sözlerine “Bu savaşta Ukrayna’nın galip gelmesi ve Rusya’nın kazanması gerekiyor” mesajıyla başladı. Ukrayna’daki savaşın kritik bir döneme girdiğini ve Putin’in dünyayı Ukrayna’da Rusya’nın avantaj elde ettiği, Rus ekonomisinin iyi olduğu ve Rusya için her şeyin yolunda olduğu konusunda ikna etmeye çalıştığını söyleyen Karis, “Bunların doğru olmadığını biliyoruz. Putin, başlangıçta ele geçirdiği toprakların yüzde 50’sini kaybetmiş durumda. Kendisi, Karadeniz’de donanma mücadelesini de kaybediyor” diye konuştu.

Ukrayna’nın Rusya’ya karşı silah, mühimmat ve askeri personelinin eğitimine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Karis, 5 dışişleri bakanı olarak Ukrayna’ya daha hızlı nasıl yardım edebileceklerini görüştüklerini ifade etti.

“Avrupa’da barış dönemi sona erdi”

Avrupa’da barış döneminin sona erdiğini düşündüğünü söyleyen Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ise savaşı sona erdirmek için güçlü kararlar alınması gerektiğini ifade etti. Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu her şeye sahip olduğunda Rus uçaklarını düşürdüğünü, Rus gemilerini batırdığını ve Rusya’ya karşı başarılar elde ettiğini söyleyen Kuleba, “Ukrayna’ya damla damla yardım sağlama stratejisi, artık işe yaramıyor. Eğer işler halihazırdaki şekliyle devam ederse, bu işin sonucu hiçbirimiz için iyi olmayacak. İhtiyaç duyulan şey, sınırsız ve zamanında yapılacak silah ve mühimmat desteğiyle, Ukrayna’nın Rusya’ya galip gelmesini ve savaşın Avrupa’ya yayılmasını engellemektir” şeklinde konuştu.

Savaşın Ukrayna’nın dışına yayılacağına inanmayanlara seslenen Kuleba, “Lütfen uyanın, tarih kitapları okuyun, Putin’in söylediklerini dinleyin ve tarihle günümüz arasında 10 fark bulun. Bulamayacaksınız” diye konuştu. Kuleba, savaşın Ukrayna’da durdurulmaması halinde Avrupa’nın çok daha farklı boyutlarda bir trajedi ile karşı karşıya kalacağını ve Avrupalıların kendi köy, şehir ve topraklarını korumak durumunda kalacağını söyledi. – VILNIUS

]]>
https://www.haber60.com.tr/fransa-ukrayna-ve-baltik-devletleri-ukraynaya-yardim-icin-bir-araya-geldi/feed/ 0
Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştirecek https://www.haber60.com.tr/ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-turkiyeye-resmi-ziyaret-gerceklestirecek/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-turkiyeye-resmi-ziyaret-gerceklestirecek/#respond Fri, 08 Mar 2024 23:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17123 Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy bugün Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirecek ve İstanbul’daki Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelecek. İki liderin görüşmesinde Rusya-Ukrayna Savaşı ve Tahıl Koridoru Anlaşması dahil, Türkiye ve Ukrayna ilişkilerinin önemli gündem maddelerini ele almaları bekleniyor.

Erdoğan ve Zelenskiy’nin görüşmesinin TSİ 19.00’da başlaması planlanıyor.

Liderlerin ortak basın toplantısı yapıp yapmayacakları henüz net değil.

İngiltere merkezli Reuters haber ajansına konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir Türk diplomatik kaynak, Tahıl Koridoru Anlaşması’nın sonra ermesinin ardından Rusya ve Ukrayna arasındaki ticari gemilerin güvenliğinin sağlanması için yeni bir anlaşmayla ilgili gelişmelerin gündem maddeleri arasında olduğunu söyledi.

Rusya geçen Temmuz’da yaklaşık bir yıldır devam eden Tahıl Koridoru Anlaşması’ndan, kendi gıda ürünlerinin satışı önündeki engellerin kalkmaması nedeniyle çekildiğini açıklamıştı.

Anlaşmayı yöneten Türkiye ve Birleşmiş Milletler (BM) ile uzun süredir müzakerelerde bulunan Rusya, öne sürdüğü temel koşulların hiçbirinde ilerleme sağlanamadığını kaydetmişti.

Ancak en az gelişmiş Afrika ülkelerinin mağduriyetinin önlenmesi için Rusya’nın 1 milyon ton tahılı işlenip una dönüştürülmek üzere Türkiye’ye göndermesi ve buradan ücretsiz şekilde en az gelişmiş 6 Afrika ülkesine ulaştırılması planı gündeme gelmişti.

Türk şirketlerinin aktif olarak yer alacağı öngörülen planda Katar’ın da finansal destekte bulunan taraf olarak ismi geçiyordu. Katar bu konuda net bir tutum sergilemedi.

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Majid el-Ansari, 6 Eylül 2023’te yaptığı açıklamada, ülkesinin ek bir tahıl anlaşmasında rolü olduğu iddialarını reddetmişti.

Ancak Katar’da hükümet yanlısı El-Şark gazetesi 5 Eylül’de önerinin Körfez ülkesinin insani girişimlerinin parçası olduğunu anlatan bir başyazı yayınlamıştı.

Plan kapsamında Rusya 200 bin ton tahılın Karadeniz üzerinden sevkiyatına Kasım 2023’te başladığını açıklamıştı.

Ukrayna ise tahıl sevkiyatı için Romanya ve Bulgaristan kara sularını takip eden “insani yardım koridorunu” kullanmaya başlamıştı. Kiev yönetimi Kasım 2023’te bu güzergah üzerinden 3.2 milyon ton tahıl taşıdığını açıklamıştı.

Ukrayna’da barış sonrası yeniden inşa çalışmaları

Erdoğan-Zelenskiy görüşmesinde Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili gelişmelerin de ele alınması bekleniyor.

Türkiye’nin “savaşın müzakereler ışığında ivedilikle bitirilmesi için çabalarının devam ettiği” mesajının iletilmesi planlanıyor.

Bunun yanında savaşın sona ermesi durumunda Türkiye’nin Ukrayna’daki yeniden inşa çalışmalarını “desteklemek” istediği de vurgulanıyor.

Reuters’a konuşan Türk diplomatik kaynak, “Ukrayna’ya barış geri döndüğünde, stratejik ortaklığımıza dayalı olarak ülkenin yeniden yapım çalışmalarının güçlü bir destekçisi olmayı sürdürmeyi amaçlıyoruz” dedi.

NATO üyesi Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşının başlangıcından bu yana iki tarafla diyaloğunu sürdüren az sayıdaki ülkeden biri olmuştu.

Türkiye, Batılı ülkelerin Rusya’ya uyguladığı mali yaptırımlara katılmazken, Ukrayna’ya askeri destek vermeye devam ediyor.

İngiltere ve ABD gibi ülkeler Türkiye menşeli bazı şirketlere, “Rusya’nın askeri teçhizata erişimini engellemek için” zaman zaman yaptırım uyguladıklarını açıklamışlardı.

Zelenskiy, Rusya’nın Ukrayna’yı işgale başladığı 24 Şubat 2022’den sonra Türkiye’ye ilk ziyaretini Temmuz 2023’te gerçekleştirmişti.

Bu görüşmenin en dikkat çekici yanlarından biri, Erdoğan’ın “Ukrayna’nın NATO üyeliğini hak ettiğine” ilişkin açıklaması olmuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiy-turkiyeye-resmi-ziyaret-gerceklestirecek/feed/ 0
Ukrayna’nın yeniden inşası için 500 milyar dolara ihtiyaç var https://www.haber60.com.tr/ukraynanin-yeniden-insasi-icin-500-milyar-dolara-ihtiyac-var/ https://www.haber60.com.tr/ukraynanin-yeniden-insasi-icin-500-milyar-dolara-ihtiyac-var/#respond Wed, 06 Mar 2024 23:51:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16243 Rusya’nın 24 Şubat 2022 tarihinde Ukrayna topraklarına başlattığı saldırılar devam ederken Ukrayna’daki ekonomik ve sosyal hasarın boyutları artmaya devam ederken ülkenin yeniden inşası için 500 milyar dolara yakın bir bütçe gerekiyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un geçtiğimiz günlerde Ukrayna’ya asker gönderilmesine ilişkin açıklaması Ukrayna- Rusya Savaşı’nın yeni bir boyuta taşınması ihtimalini gözler önüne getirmişti. Macron’un açıklamalarının ardından hem NATO hem de pek çok NATO ülkesi böyle bir niyetlerinin olmadığını ifade etmişti. Macron’un açıklamaları büyük yankı uyandırırken Ukrayna’ya asker göndermeyen Batı, Rusya’nın Ukrayna işgalinin üzerinden 2 yıl geçse de Ukrayna’ya yönelik ekonomik yardımlarını arttırarak devam ettiriyor.

Savaştan sonra ülke yerle bir oldu

Rusya’nın Ukrayna’ya 24 Şubat 2022 tarihinde başlattığı saldırılar ülkede büyük bir yıkıma neden oldu. İç savaşta büyük hasar alan Donbass Bölgesi, Rusya’nın doğrudan saldırılarıyla da enkaza döndü. Dünya Bankası, Rusya’nın saldırıları başlattığı ilk günden 31 Aralık 2023 tarihine kadar ülkedeki toplam zararın sonuçlarını açıkladı. Birleşmiş Milletler (BM), şu anda Ukrayna’da yeniden inşa ve iyileştirmenin toplam maliyetinin 31 Aralık 2023 itibarıyla önümüzdeki 10 yıl içinde 486 milyar dolar olacağını tahmin ediyor. Ukrayna’daki doğrudan hasarın konut, ulaşım ve ticaretle birlikte toplamda 152 milyar dolara ulaştığı tahmin edilirken hasarın en çok görüldüğü bölgelerin Donetsk, Harkov, Luhansk, Zaporijya, Herson ve Kiev bölgeleri olduğu ifade edildi. Ukrayna yaşanan ekonomik yıkıma karşı da ABD, İngiltere, AB ülkeleri, IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlardan hibe ve mali destek almaya devam ederek ayakta kalmaya çalışıyor.

Ülke altyapısı da büyük hasar gördü

Ukrayna’da savaş sonrasında 2 milyon civarında konut yani ülkedeki konut sayısının yüzde 10’u yıkıldı veya büyük hasar gördü. Kakhovka Barajı ve hidroelektrik santraline geçtiğimiz Haziran ayında yapılan saldırıdan sonra barajın yıkılması da bölgede büyük barınma, su, gıda ve tarımsal üretim sorunlarını da beraberinde getirdi. Ayrıca bölgede altyapı neredeyse tamamen yok oldu. Çatışma bölgelerinde konut ve ticaretin yanı sıra ulaşım, sanayi, tarım ve enerji altyapıları da büyük zarar gördü. Ukrayna hükümeti ise Dünya Bankası’nın açıkladığı rapora ilave yaparak savaş bölgelerindeki acil konut ihtiyacı ve enerji için sadece bu yıl içerisinde 15 milyar dolar bir desteğe ihtiyaç duyduklarını açıkladı.

Ukrayna dışında yaklaşık 6 milyon kişi yaşıyor

Savaşta en çok siviller zarar gördü. Ülkedeki seferberlik yasasına göre Ukrayna’daki erkekler ülkeden çıkamazken kadınlar, yaşlılar ve çocuklar ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Dünya Bankası’nın son raporuna göre 43.79 milyon nüfusu bulunan Ukrayna’da, Rus işgalinden bu yana 10 binden fazla sivil hayatını kaybetti, binlerce sivil yaralandı. Ayrıca, milyonlarda sivilin evsiz kaldığı ülkede 5.9 milyon Ukraynalı şuan kendi ülkesi dışında bulunuyor. Geçtiğimiz yılın başında bu sayı 8.1 milyon olarak açıklandı.

BM Mülteci Örgütü ise Ukraynalılara dair başka bir araştırma yaptı. Araştırma sonuçlarına göre Ukrayna dışında bulunan kişilerin yüzde 65’i ülkesine geri dönmek istiyor. Kendi ülkeleri dışında yaşayan Ukraynalılar en çok komşu ülkeler olan Polonya, Slovakya, Slovenya, Estonya gibi ülkelerde yaşarken Almanya, Fransa, Türkiye, Macaristan, Moldova ve Romanya gibi ülkelerde de savaştan kaçan Ukraynalıların sayısı oldukça fazla. – KİEV

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukraynanin-yeniden-insasi-icin-500-milyar-dolara-ihtiyac-var/feed/ 0
ICC, Rus komutanlar hakkında uluslararası yakalama emri çıkardı https://www.haber60.com.tr/icc-rus-komutanlar-hakkinda-uluslararasi-yakalama-emri-cikardi/ https://www.haber60.com.tr/icc-rus-komutanlar-hakkinda-uluslararasi-yakalama-emri-cikardi/#respond Wed, 06 Mar 2024 04:03:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16002 Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC), Ukrayna’da savaş suçu işledikleri gerekçesiyle Rusya Hava Kuvvetleri Uzun Menzilli Havacılık Komutanı Korgeneral Sergei İvanoviç Kobylash ve eski Karadeniz Filosu Komutanı Amiral Viktor Nikolayevich Sokolov hakkında uluslararası yakalama emri çıkardı.

Rus komutanlar, Ukrayna’daki savaşta sivil hedeflere yönelik roket saldırılarından sorumlu tutuluyor.

Uluslararası mahkeme, daha önce de Ukraynalı çocukların yasa dışı bir şekilde Rusya’ya götürülmesi nedeniyle Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanlığı Çocuk Hakları Komiseri Maria Alekseyevna Lvova – Belova hakkında uluslararası yakalama kararı çıkarmıştı.

Yakalama emri çıkarılan Rus komutanlar kim ve neyle suçlanıyorlar?

Hollanda’nın Lahey kentinde savaş suçlarını araştırmak amacıyla oluşturulan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin, Salı günü yakalanmaları için haklarında uluslararası arama emri çıkarıldığını açıkladığı iki Rus komutan şunlar:

Kobylash ve Sokolov; 10 Ekim 2022 ile en az 9 Mart 2023 tarihleri arasında Ukrayna’da sivil hedeflere yönelik saldırılar nedeniye savaş ve insanlığa karşı suç işlemekle itham ediliyor.

Uluslararası Ceza Mahkemesi 2. Ön Yargılama Dairesi, Ukrayna’nın çeşitli bölgelerinde çok sayıda elektrik santrali ve trafo merkezine yönelik saldırılardan, iki Rus komutanı sorumlu tuttu.

Mahkemeye göre Kobylash ve Sokolov’un emriyle gerçekleştirilen saldırılar, sivil halka önemli ölçüde zarar verdi.

İki Rus komutanın, uluslarası savaş suçlarını düzenleyen Roma Tüzüğü’nü ihlal ettiğini belirten mahkemeye göre, Rus devlet politikası uyarınca sivil nüfusa karşı birden fazla saldırı gerçekleştirildi.

Mahkemeden yapılan açıklamada, iki Rus komutanın, “kasıtlı olarak büyük acıya; bedensel, zihinsel veya fiziksel sağlığa ciddi zarar verilmesine neden olan diğer insanlık dışı eylemlerden ve insanlığa karşı suçtan da sorumlu olduklarına inanmak için makul gerekçeler bulunduğu” belirtildi.

Rusya’ya yönelik soruşturma nasıl gündeme geldi?

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Devlet Başkanı Vlodomir Zelenskiy, ülkesindeki savaş suçlarının yargılanması amacıyla eski Yugoslavya ve Ruanda benzeri bir özel mahkeme kurulmasını önerdi.

Ancak Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi daimi üyesi Rusya’nın veto olasılığı nedeniyle bu öneri kabul görmedi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, mahkeme yerine Ukrayna’daki savaş suçlarının araştırılması için, geçen yıl Hollanda’nın Lahey kentinde “Uluslararası Ukrayna Soruşturma Merkezi”ni açtı.

AB makamlarının yanı sıra Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi ile de  işbirliği içinde çalışan merkez, Rusya’nın sivil hedeflere yönelik saldırılarına ilişkin kanıt toplamaya başladı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi de geçen Eylül ayında savaş suçlarının araştırılması için Kiev’de araştırma ofisi kurdu.

Rusya ve Ukrayna, Roma Statüsü’ne taraf devletler değil.

Ancak Ukrayna, Roma Statüsü uyarınca, kendi topraklarında meydana gelen savaş suçlarının araştırılması için Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yargı yetkisini kabul ettiğini iki kez açıkladı.

Kiev yönetimi, 21 Kasım 2013 ile 22 Şubat 2014 arası ve 20 Şubat 2014 sonrası Ukrayna topraklarında işlenen suçlara ilişkin uluslararası mahkemenin soruşturma yapmasını istedi.

Putin ve Lvova-Belova hakkında hangi kararlar verildi?

Uluslararası Ceza Mahkemesi, Ukrayna’nın yargı yetkisini tanıma kararının ardından, 17 Mart 2023’te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanlığı Çocuk Hakları Komiseri Maria Alekseyevna Lvova – Belova hakkında uluslararası yakalama kararı çıkardı.

Uluslararası mahkeme, Putin ve Maria Alekseyevna Lvova-Belova hakkındaki yakalama kararına gerekçe olarak, Ukraynalı çocukların yasalara aykırı biçimde Rusya’ya kaçırılmasını gösterdi.

Mahkemeye göre, Ukraynalı çocukların kanuna aykırı nakledilmesi nedeniyle savaş suçu işledikleri konusunda makul gerekçeler bulunuyor.

Ukrayna, ICC’nin kararını nasıl değerlendirdi?

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, iki Rus komutan hakkında verilen tutuklama emrini memnuniyetle karşıladığını söyledi.

Zelenskiy, “Ukraynalı sivillere ve kritik altyapıya yönelik saldırı emrini veren her Rus komutan, adaletin yerini bulacağını bilmelidir. Bu tür suçların faillerinin her birinin hesap vereceklerini bilmesi gerekiyor” dedi.

Ukrayna Başsavcısı Andriy Kostin de, kararı bir “dönüm noktası” olarak değerlendirdi.

Kostin, uluslararası mahkemeye binlerce kanıt ve bilgi sağlayan savcıların, Ukrayna müfettişlerinin ve farklı Ukrayna kurumlarının aylarca süren özverili çalışmalar yaptığını belirtti.

Rusya suçlamalara ne tepki veriyor?

Rusya Federasyonu, Ukrayna’daki sivil altyapıya kasten saldırdığını reddediyor. Moskova, askeri faaliyetlerinin tamamının Kiev’in savaşma kabiliyetini azaltmayı amaçladığını, sivil nüfusu hedef almadığını öne sürüyor.

Moskova yönetimi, uluslararası mahkemenin savaş suçu ithamını, “Batı’nın Rusya’yı itibarsızlaştırmaya yönelik taraflı kampanyasının bir parçası” olarak değerlendiriyor.

Rusya, uluslararası mahkemenin Putin hakkındaki tutuklama emrine misilleme olarak ICC Başsavcısı Karim Khan ve diğer mahkeme yetkilileri hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı.

Sanıklar Lahey’e getirilebilecek mi?

Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından haklarında tutuklama emri çıkarılan Putin ve diğer üç Rus yetkilinin Lahey’e getirilmesi şimdilik pek mümkün görünmüyor.

Çünkü uluslararası mahkemenin tutuklama emrini uygulayacak kendi kolluk kuvveti bulunmuyor.

Bu nedenle, Putin ve diğer üç zanlının Roma Tüzüğü’ne taraf olan, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 123 üye ülkeden birine seyahat etmesi durumunda, haklarındaki yakalama emrinin uygulanması istenecek.

Seyahat sırasında taraf devletin yargı organlarının tutuklama kararı alması durumunda, Putin veya diğer isimlerin Lahey’e iadesi gündeme gelebilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/icc-rus-komutanlar-hakkinda-uluslararasi-yakalama-emri-cikardi/feed/ 0
Moldova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mihai Popşoi: Türkiye ile ilişkiler harika https://www.haber60.com.tr/moldova-basbakan-yardimcisi-ve-disisleri-bakani-mihai-popsoi-turkiye-ile-iliskiler-harika/ https://www.haber60.com.tr/moldova-basbakan-yardimcisi-ve-disisleri-bakani-mihai-popsoi-turkiye-ile-iliskiler-harika/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:21:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15653 Moldova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mihai Popşoi, Türkiye ile Moldova arasındaki ilişkilerin harika olduğunu belirterek, “Türkiye’nin daha görünür olmasını istiyoruz. Türkiye’yi, vizyonunu ve bölgede istikrar ve etkileşimi artıran barış aktörü olarak rolünü takdir ediyoruz.” dedi.

Popşoi, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Zorlu zamanlarda ADF gibi platformlara bölgenin ve dünyanın ihtiyaç duyduğunu belirten Popşoi, “Birçok ülkeden liderleri ve bakanlarını bir araya getirerek tartışmasını, çözüm bulmasını ve umut ediyorum ki halklarına ve bölgeye fayda sağlayacak bu çözümleri uygulamasını sağlıyor.” diye konuştu.

Popşoi, Gazze’de yaşanan acının kabul edilemeyeceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Uluslararası hukuka güçlü bir bağlılığımız var. Bölgemizde barış ve istikrar görmek istiyoruz. Uluslararası hukuka saygı duyulmalı. Bu acıya son verilmeli, tüm mağdurlar artık acı çekmemeli. Aynı zamanda tüm kaçırılanlar serbest bırakılmalı. Tüm bunların hepsi uluslararası hukuka göre olmalı.”

“Türkiye’yle harika ilişkilerimiz var”

Türkiye ile Moldova arasındaki ilişkilere dair Popşoi, “Türkiye’yle harika ikili ilişkilerimiz var. En üst düzeyde mükemmel temaslarımız var.” ifadelerini kullandı.

Popşoi ayrıca Moldova Başbakanı Dorin Recean’ın da ülkesi adına ADF’ye katıldığını anımsattı.

Kendisinin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüştüğünü aktaran Popşoi, çok güçlü temele dayanan ikili bir gündem oluşturduklarını anlattı.

Popşoi, iki ülke arasında siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarında ilişkileri geliştirdiklerini ve bunun çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’nin daha görünür olmasını istiyoruz. Türkiye’yi, vizyonunu ve bölgede istikrar ve etkileşimi artıran barış aktörü olarak katılımını takdir ediyoruz. Türkiye’yle daha fazla işbirliği yapmak için sabırsızlanıyoruz.” dedi.

Dışişleri Bakanı Fidan’ı Moldova’ya davet ettiğini kaydeden Popşoi, böylece Moldova ve Türkiye halklarının yararına olacak şekilde ilişkileri daha güçlü ilerletmeye devam edebileceklerini söyledi.

“Ukrayna sayesinde güvendeyiz”

Popşoi, Ukrayna-Rusya Savaşı konusunda, bölgede hala stresin devam ettiğine işaret ederek, “Şükürler olsun ki Ukrayna halkının ve ordusunun cesareti, fedakarlığı ve kararlılığı sayesinde güvendeyiz. Ukrayna kuvvetli olduğu ve Ukrayna için dayanışma güçlü kaldığı sürece, Ukrayna halkının cesareti ve fedakarlığı sayesinde güvendeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Ukrayna’yı, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini yapabilecekleri en iyi şekilde desteklemeyi sürdüreceklerini vurgulayan Popşoi, ADF’de Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Moldova’ya karşı “temelsiz saldırıları” olduğunu söyledi.

Popşoi, Lavrov’un söylemlerine ilişkin şu görüşlerini paylaştı:

“Demokrasi hakkında bize ders vermesi ironik çünkü Rusya gibi bir ülke kesinlikle Moldova dahil, hiç kimseye demokrasi hakkında ders veremez. Moldova’da siyasi tutuklular yok, vatandaşlarımız tüm demokratik haklarına, demokratik seçimlere sahipler ve maalesef Rusya’da her gün kendi hükümetlerinden memnuniyetsizliğini dile getiremeyen vatandaşların acısını görüyoruz ve bu kişilerin sonu ya hapis ya da hapiste öldürülme oluyor.”

Bu tür “sözlü saldırıların” yardımcı olmadığını kaydeden Popşoi, “Bu, önemli uluslararası aktörlerin sorumluluk sahibi bir davranışı değil. Bu tür saldırının devam etmemesini şiddetli tavsiye ediyoruz. Kremlin’in iç politikamıza müdahale etme girişimleri de durmalı. Bu bizim güçlü duruşumuz.” diye konuştu.

Moldova AB üyeliği müzakereleri için hazırlanıyor

Popşoi, Moldova’nın Avrupa Birliği (AB) üyeliği sürecine dair, ülkesinin hızla aşama katettiğini belirterek, ülkesinde demokratik standartları güçlendirecek reformlar yaptıklarını ve kurumlar inşa ettiklerini anlattı.

Müzakerelere başlamadan önce değerlendirme sürecinde olduklarını aktaran Popşoi, yapılan düzenlemelerin süreçte etkili olmasını ve sonraki aşamaya geçebilmeyi umduklarını dile getirdi.

Popşoi, bu yıl ayrıca referandum yapılacağını hatırlatarak, çoğunluğun Moldova’nın barışçıl ve demokratik Avrupa geleceğini desteklediğinden emin olmak için çok çalışacaklarının altını çizdi.

“Transdinyester ve Gagavuz’da durum istikrarlı”

Moldova’daki ayrılıkçı Transdinyester bölgesi ve Moldova’ya bağlı Gagavuz Özerk Yeri’nde şu anda çok istikrarlı bir durumun olduğunu belirten Popşoi, uluslararası medyada çıkan farklı haberlerin bazen kontrol edilmeden ve yetkililerden bilgi alınmadan yayıldığını söyledi.

Popşoi, “asılsız meseleler” nedeniyle biraz gerginliğin olduğunu kaydederek, “Moldova’nın Transdinyester bölgesinde olan olaylar endişeleri boşa çıkardı ve her şey gerginlik olmadan barışçıl şekilde çözüldü. İstikrar korunmaya devam edecek.” ifadelerini kullandı.

Gagavuz Özerk Yeri’nin Moldova’nın özerk bölgesi olduğunu anımsatan Popşoi, orada da durumun istikrarlı olduğuna ve bir endişe bulunmadığına işaret etti.

Popşoi, “Rusya, Moldova’daki belli bölgeleri, grupları ve siyasi partileri durumu istikrarsızlaştırmak için kullanarak durumu meşrulaştırmaya çalışıyor. Ancak vatandaşlarıma ve kurumlarımıza, Moldova demokrasisini dış müdahaleye karşı güçlü bir şekilde savunma konusunda güveniyoruz.” dedi.

Uluslararası ortaklara da barış ve istikrar aktörü olmaları konusunda güvendiklerini aktaran Popşoi, “Türkiye dahil uluslararası ortaklarımız, söylediğim gibi, bölgedeki güvenliğe katkı verenlerden. Antalya Diplomasi Forumu’nda konuştuklarımız çok önemli ve değerli. Ortaklarımıza, Moldova’da istikrarın sürdürülmesi için bize yardım sağlayacaklarına güveniyoruz.” diye konuştu.

Ayrıca AA’nın ADF’de bulunan standını ziyaret eden Popşoi, ajansın “Kanıt” kitabını da inceleyerek bilgi aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/moldova-basbakan-yardimcisi-ve-disisleri-bakani-mihai-popsoi-turkiye-ile-iliskiler-harika/feed/ 0
Erzurum’da düzenlenen 20. İşitme Engelliler Kış Olimpiyat Oyunları’nda ilk madalyalar verildi https://www.haber60.com.tr/erzurumda-duzenlenen-20-isitme-engelliler-kis-olimpiyat-oyunlarinda-ilk-madalyalar-verildi/ https://www.haber60.com.tr/erzurumda-duzenlenen-20-isitme-engelliler-kis-olimpiyat-oyunlarinda-ilk-madalyalar-verildi/#respond Mon, 04 Mar 2024 23:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15287 Erzurum’da düzenlenen 20. İşitme Engelliler Kış Olimpiyat Oyunları’nda (Deaflympics) ilk madalyalar verildi.

Alp disiplini, kros kaya ve satrançta ilk müsabakalar yapıldı ve bu branşlarda madalyalar sahiplerini buldu. Futsal ve curlingte ise grup müsabakaları devam etti.

Alp disiplini Super Giant kategorisinde erkeklerde altın madalyayı Fransız sporcu Niccolas Sarremejane, 53.30’luk derecesiyle aldı. Gümüş madalya Polonya’da 53.36’yla Bruno Lukaszyk’e, bronz madalya ise Fransa’dan 53.38’le Thomas Luxcey’e gitti.

Bu kategoride piste çıkan Türk sporculardan İdris Şişmek 1.00.52’yle 16’ıncı, Hamdi Yağcı 1.01.01’le 17’nci, Ali Çat ise 1.08.44’le 18’inci olarak yarışı tamamladı.

Kadınlar Super Giant’ta ise altın madalyayı Avusturyalı sporcu Melissa Koeck 55.18’le, gümüş madalyayı Japonya’dan Yuki Tanae 56.85’le, bronz madalyayı ise Almanya’dan Nele Schutzbach 57.55’lik derecesiyle aldı.

Alp disiplini Super Giant kategorisinde madalyalar:

Erkekler:

1- Niccolas Sarremejane (Fransa) 53.30

2- Bruno Lukaszyk (Polonya) 53.36

3- Thomas Luxcey (Fransa) 53.38

Kadınlar:

1- Melissa Koeck (Avusturya) 55.18

2- Yuki Tanae (Japonya) 56.85

3- Nele Schutzbach (Almanya) 57.55

Kros kayak

Kros kayakta erkeklerde 10 km, kadınlarda ise 5 km bireysel yarışlarda madalyalar verildi.

Kadınlar 5 kilometrede madalya alan sporcular şöyle:

1- (Yelizaveta Noprienko (Ukrayna) 14.40.7

2- Weiqin Zhang (Çin) 15.19.9

3- Xiangxxiang Mao (Çin) 15.36.8

Erkekler 10 kilometre madalya alanlar:

1-Ruslan Denysenko (Ukrayna) 26.09.1

2-Andriy Andriyishyn (Ukrayna) 27.44.4

3-Dmytro Mazhaiev (Ukrayna) 28.14.4

Futsal kadınlarda ikinci maçlar oynandı

Futsalda kadınlarda ikinci karşılaşmalar yapıldı.

Türkiye, organizasyona gelmeyen Kenya’nın sahaya çıkmamasıyla rakibini hükmen 5-0 yenerek ilk galibiyetini elde etti.

Futsalda günün sonuçları şöyle:

A Grubu:

Kenya-Türkiye: 0-5 (Hükmen)

Almanya-Polonya: 6-3

B Grubu:

İtalya- Brezilya: 0-5

Japonya-İrlanda: 3-0

Curling karışık takımlarda grup maçlarına devam edildi

Türkiye, organizasyona katılmayan Kenya’yı hükmen 2-0 yenerek ilk galibiyetini aldı. Günün ikinci maçında ise milli takımımız Ukrayna’ya 14-1 yenildi.

Curlingte günün sonuçları:

Polonya-Ukrayna 3-9

Kenya-Türkiye: 0-2 (Hükmen)

Macaristan- İsviçre: 7-3

Japonya-Çin 6-8

İsviçre-Kenya: 2-0 (Hükmen)

Japonya- Güney Kore: 1-9

Ukrayna-Türkiye: 14-1

Polonya-Macaristan: 6-7

Satrançta bltiz kategorisinde şampiyonlar belli oldu

Satrançta blitz (Yıldırım) kategorisinde madalyalar sahiplerini buldu.

Erkeklerde 61 sporcunun katıldığı müsabakalarda Türk sporculardan Ahmet Taha İnal 29’uncu, Oktay Kılıç. 53’üncü, Ahmet Oğuz Coşar 55’inci, Onur Üzülgü 56’ncı, Mahfuz Ateş 57’nci, Alpasla Coşar 59’uncu oldu.

Kadınlarda ise 33 sporcu arasından Türk sporculardan Fatma Çapaklı 26’ncı, Ayşe Uyanık 27’nci, Gülçin Sungul 28’inci, Nazlı Malkoç Tandıverdi 30’uncu oldu.

Madalya kazanan sporcular şöyle:

Erkekler:

1-Pawel Piekielny (Polonya)

2- Bogdan Bozinovic(Hırvatistan)

3- Dragan Zivil (Sırbistan)

Kadınlar:

1- Anastasija Parhomenko (Letonya)

2- Zuzazanna Lukasik (Polonya)

3- Viktoria Cseke (Macaristan)

Madalya sıralaması:

Madalya sıralamasında Ukrayna 2 altın, 1 gümüş ve 1 bronz madalyayla zirvede yer aldı. Sıralama şöyle:

Takım Altın Gümüş Bronz Toplam

1- Ukrayna 2 1 1 4

2- Polonya 1 2 – 3

3- Fransa 1 – 1 2

4- Letonya 1 – – 1

4- Avusturya 1 – – 1

6- Çin – 1 1 2

7- Japonya – 1 – 1

7- Hırvatistan – 1 – 1

9 -Almanya – – 1 1

9- Sırbistan – – 1 1

9- Macaristan – – 1 1 – ERZURUM

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzurumda-duzenlenen-20-isitme-engelliler-kis-olimpiyat-oyunlarinda-ilk-madalyalar-verildi/feed/ 0
Rusya, Alman askeri yetkililerin Ukrayna’ya Taurus füzeleri verilmesini ele aldığı toplantı kaydını yayınladı https://www.haber60.com.tr/rusya-alman-askeri-yetkililerin-ukraynaya-taurus-fuzeleri-verilmesini-ele-aldigi-toplanti-kaydini-yayinladi/ https://www.haber60.com.tr/rusya-alman-askeri-yetkililerin-ukraynaya-taurus-fuzeleri-verilmesini-ele-aldigi-toplanti-kaydini-yayinladi/#respond Mon, 04 Mar 2024 07:24:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15112 Alman askeri yetkililerin, Taurus füzelerinin Ukrayna’ya verilmesini ele aldıkları toplantının ses kaydının Ruslar tarafından basına sızdırılmasının yankıları sürüyor.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, “son derece ciddi bir mesele” olarak nitelendirdiği dinleme skandalının “büyük bir dikkatle, derinlemesine ve hızlı bir şekilde soruşturulacağını” duyurdu.

Peki Rusya’nın sızdırdığı kayıt gerçek mi? İddia edildiği gibi gerçekten de Alman yetkililer Kırım köprüsüne saldırı planlarını mı konuştular? Kremlin’in hamlesinin gerisinde ne yatıyor olabilir? Gelişmeler Alman siyasetinde ve basınında nasıl yankılandı?

Merak edilen soruların yanıtlarını derledik.

Toplantı kaydı nasıl sızdı?

Alman Hava Kuvvetleri Komutanı Ingo Gerhartz ile üst düzey üç askerin videokonferans görüşmelerinin ses kaydı, ilk olarak 1 Mart’ta Russia Today Genel Yayın Yönetmeni Margarita Simonyan tarafından sosyal medyada paylaşıldı.

Alman medyasına göre, basına 38 dakikalık bölümü sızdırılan bu görüşme 19 Şubat’ta yapıldı. Almanya Savunma Bakanlığı, böyle bir videokonferansın yapıldığını doğruladı, kaydın bir dinleme faaliyeti sonucunda elde edildiğini tahmin ettiklerini kaydetti.

“Değerlendirmemize göre hava kuvvetleri mensuplarının yaptığı bir görüşme dinlendi” açıklamasını yapan bakanlık bununla birlikte sosyal medyada dolaşan kayıt ve deşifre edilmiş versiyonunun içeriği ve doğruluğu konusunda yorum yapmadı.

Toplantıda neler konuşuluyor?

Videokonferans, Ukrayna’nın talep ettiği Taurus adlı uzun menzilli füzeler konusunda Alman Savunma Bakanı Pistorious’a verilecek brifing öncesinde düzenleniyor. Hava Kuvvetleri Komutanı Ingo Gerhartz ve üç üst düzey hava kuvvetleri mensubu, Pistorious’a yapılacak sunumu gözden geçiriyor.

Alman hükümetinin, Taurus’ları gönderme yönünde siyasi bir karar alması durumunda Alman askerlerinin bir görev üstlenmek zorunda kalıp kalmayacağı, Almanya’nın savaşa müdahil bir ülke konumuna gelmeden bu desteği sağlayıp sağlayamayacağı teorik olarak tartışılıyor.

Görüşmede, “Taurus’lar tabii ki tek başına savaşın seyrini değiştirmeyecek” görüşünü dile getiren Gerhartz, İngiliz ve Fransızların Ukrayna’ya verdiği SCALP ve Storm-Shadow füzelerinin bitmek üzere olduğu, bu nedenle Almanya’dan artık Taurus’ları göndermesini istemelerinin olası olduğunu kaydediyor. Siyasi karar alınması halinde ilk aşamada 50 adet bir sonraki aşamada bir 50 adet daha uzun menzilli füze verilebileceğini söylüyor.

Bir diğer üst düzey asker, sivil kayıplara yol açmamak için Ukraynalı askerlere Taurus’lar konusunda verilmesi gerekecek eğitimin büyük önem taşıdığını vurguluyor. Bu eğitimin ne kadar süreceğini, Ukrayna’ya Taurus füzelerinin ne zaman sevk edilebileceğini ele alıyorlar.

Ukrayna ordusunun Almanya’nın teknik desteği olmadan bu füzeleri kullanıp kullanamayacağı, misyon planlama ve hedef belirleme aşamalarının Alman ordusunun uydu görüntüleri, veri paylaşımı olmaksızın gerçekleşip gerçekleşemeyeceği farklı senaryolar üzerinden tartışılıyor. Almanya’nın doğrudan müdahil olmaması için nasıl bir yol izlenebileceği, İngiltere ya da Amerikalıların bu teknik desteği üstlenip üstlenmeyeceği konuşuluyor.

Kırım Köprüsü’ne saldırı mı planlanıyordu?

Videokonferans kaydı, Rusların gündeme taşıdıkları, “Alman askerler Kırım Köprüsü’ne saldırı planlıyor” iddiasını doğrulamıyor.

Hava kuvvetleri mensupları, Almanya’nın Taurus füzelerini Ukrayna’ya vermesi durumunda, bunların hangi amaçla kullanılabileceğini konuşuyor. Ancak bu görüşme, doğrudan saldırı planlarının yapıldığı bir toplantı değil, olası senaryoların, alternatiflerin genel olarak tartışıldığı bir görüşme.

Ukrayna’nın Taurus seyir füzelerini, Rusya’nın mühimmat depoları ile Kırım Köprüsü’nü hedef almak için kullanmak isteyebileceği değerlendirmesini aktaran Alman komutanlar, bu füzelerin teknik olarak köprüyü imha edip edemeyeceğini tartışıyor.

Askerler, Ukrayna ordusunun Kırım Köprüsü’nü vurabilmek için uydu görüntüsüne, istihbarat, teknik desteğe, bazı verilere ihtiyacı olabileceğine, hedef sapması olmaması için bunun önem taşıdığına dikkat çekiyorlar.

Ukrayna’nın bu verileri ne şekilde tedarik edebileceğini konuşan askerler, yine teorik olarak üç farklı senaryodan söz ediyor.

Almanya’nın vurulacak hedeflere dair gerekli uydu görüntülerini Büchel’deki askeri üsten “güvenli hatlar” oluşturarak doğrudan Ukrayna’ya iletebileceği, bunun uygun görülmemesi halinde kara yoluyla Polonya’ya götürülecek verilerin buradan Ukrayna’ya gönderilebileceği konuşuluyor.

Ancak Alman hükümetinin, ülkeyi savaşa taraf hale getirebilecek adımlar atmaması konusundaki hassasiyetine işaret eden komutanlar, bir başka alternatifin, Ukrayna’nın uydu görüntüler konusunda, ABD ve İngiltere gibi diğer müttefiklerden destek alması olabileceğini dile getiriyorlar.

Yayınlanan kayıt müttefikleri kızdırabilir mi?

Dinleme kaydının skandala yol açan bir diğer yönü de Alman ordusunun üst düzey mensuplarının müttefikleri açısından hassas bazı bilgileri konuşuyor olmaları.

Örneğin Alman komutanlar İngiltere’nin Ukrayna’ya verdiği füzelerin kullanımına teknik destek için, bu ülkede askeri personel bulundurduğu ve İngilizlerin Taurus’un kullanımı için de Ukrayna ordusuna gerekli teknik desteği vermeyi Almanlara teklif ettiklerinden söz ediyorlar.

Ayrıca Alman askerleri, Taurus misyonlarının belirlenmesinde ve hedeflerin vurulmasında uydu görüntülerinin önem taşıdığını konuştukları esnada, Ukrayna’da “sivil kıyafetle gezen Amerikalı aksanlı kişiler bulunduğuna” işaret ederek, onların da uydu görüntülerine sahip olduklarından yola çıktıklarını kaydediyorlar.

Alman siyasetinde nasıl yankılandı?

Skandal, Rusların aslında Alman ordusu Bundeswehr’de çok daha fazla görüşmeyi dinlemiş olabileceği şüphelerine yol açtı. Milletvekilleri, bunun münferit bir olay mı, yoksa ciddi güvenlik zaafiyeti mi olduğu konusunda kapsamlı soruşturma istiyor. Hatta Federal Meclis’te bir soruşturma komisyonu kurulması talep ediliyor.

Ana muhalefetteki Hristiyan Demokratların (CDU) savunma ve dış politika uzmanı Roderich Kiesewetter, Rusya’nın Almanya’ya karşı yürüttüğü “hibrit saldırı sonucu elde ettiği” ses kaydının Rusya Devlet Başkanı Putin’in elini güçlendirdiği görüşünde.

Kiesewetter sosyal medya paylaşımında, Rusya’nın bu ses kaydını sızdırarak, müttefik ülkelerin Almanya’ya güvenini zayıflatmayı, Avrupa’yı parçalamayı amaçladığını, Alman kamuoyunu manipüle ettiğini söyledi.

“Buna izin vermemeliyiz” diyen CDU’lu siyasetçi, Scholz’un artık Taurus’ların Ukrayna’ya verilmesine yeşil ışık yakması gerektiğini savundu.

İktidar ortaklarından Hür Demokrat Partisi’nin (FDP) milletvekili Marie-Agnes Strack-Zimmermann ise yaptığı açıklamada “Casuslukla ilgili saflığımıza artık son vermek zorundayız” dedi.

Yeşiller Partili Agnieszka Brugger Spiegel dergisine yaptığı açıklamada Rusya’nın dezenformasyon yoluyla Alman toplumuna nüfuz etmeye çalıştığını, önümüzdeki aylarda sabotaj girişimlerinin olabileceği uyarısında bulunarak, “Siyasette, medyada ve toplumda buna çok daha iyi hazırlanmamız gerekiyor. Toplum olarak daha dirençli, daha sağlam ve daha dayanıklı olmamız gerekiyor” diye konuştu.

Başbakan Scholz Taurus füzelerinin gönderilmesine neden karşı?

Ukrayna hükümeti, Rusya’nın saldırılarına karşı koyabilmek ve askeri etkinliğini artırabilmek amacıyla Taurus füzelerine ivedilikle ihtiyacı olduğunu vurguluyor. Bu füzelerin, cephenin ilerisindeki Rus mühimmat depolarını, kritik yapıları vurabilecek olması, savaşın gidişatını etkileyebilecek bir adım olarak görülüyor.

Bu konuda aylardır girişimlerde bulunan Ukrayna hükümeti, bugüne kadar Almanya Başbakanı Olaf Scholz’dan olumlu bir yanıt alabilmiş değil. Scholz, muhalefetten ve kendi koalisyon ortaklarından gelen eleştirilere rağmen bu konuda geri adım atmıyor.

Başbakan Scholz geçen hafta yaptığı açıklamada, Taurus’ların Ukrayna’ya verilmesi durumunda, Almanya’nın da savaşa dahil olabileceği konusunda endişesini dile getirerek, “Alman askerlerinin herhangi aşamada ve herhangi bir yerde, bu sistemin ulaşabileceği hedeflerle hiçbir ilişkisi olmamalıdır” demişti.

Scholz bu kararını, şu sözlerle açıklamıştı: “Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşın Rusya ile NATO arasında bir savaşa dönüşmesini engellememiz gerek. Ukrayna topraklarında hiçbir Alman askerinin bulunmayacağı çok açıktır. Benim savunduğum da budur: Ülkemizin ve ülkemizin askeri unsurlarının bu savaşa katılması söz konusu olmayacaktır. Bu, hükümetin ve Şansölye olarak benim vatandaşlara karşı bir sorumluluğumuzdur.”

Alman basını: ‘Müttefikler Almanya’dan şüphe duyacaklar’

Rusya tarafından sızdırılan dinleme kaydı Alman basınında “Dinleme skandalı” ve “Hükümet için büyük utanç” gibi başlıklarla yer aldı. Haberler konusunda, herhangi bir erişim kısıtlaması söz konusu olmazken, basın organlarının görüşmenin içeriğini ayrıntılı olarak okurlarına aktarmaları da dikkat çekti.

Die Zeit gazetesi “Almanya için yüz kızartıcı, hava kuvvetleri için bir felaket” başlıklı haber-yorumunda yaşanan dinleme skandalını “tam bir fiyasko” olarak nitelendiriyor.

Bunun Almanya için NATO’da olumsuz sonuçlar doğurabileceği, müttefik ülkelerin bundan sonra Almanya ile bilgi paylaşırken Rusların dinlemediğinden emin olmak isteyebileceklerine dikkat çekiliyor.

Der Tagesspiegel gazetesi ise “Hava Kuvvetleri Komutanı Gerhartz’ın görevde kalmaya devam edip etmeyeceği belirsizliğini koruyor” bilgisini veriyor.

Frankfurter Allgemeinen Zeitung gazetesindeki yazıda, “Moskova, Scholz’un Ukrayna’ya Taurus vermeme kararına sadık kalmasını sağlıyor. Müttefikler bir kez daha Almanya’dan şüphe duyacaklardır” ifadeleri yer alıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/rusya-alman-askeri-yetkililerin-ukraynaya-taurus-fuzeleri-verilmesini-ele-aldigi-toplanti-kaydini-yayinladi/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu 2024 https://www.haber60.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-4/ https://www.haber60.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-4/#respond Mon, 04 Mar 2024 03:51:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14931 Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) düzenlenen “Karadeniz: Bölgesel Sahiplenme Versiyon 2.0?” başlıklı panelde özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından Karadeniz bölgesinde güvenliğin nasıl sürdürülebileceği ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde devam eden forum kapsamında moderatörlüğünü gazeteci Maria Ramos’un üstlendiği panele Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Romanya Dışişleri Bakanı Luminita Odobescu, Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikola Toçitskiy ile Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) Genel Sekreteri Büyükelçi Lazar Comanescu katıldı.

Panelde konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Bozay, Karadeniz bölgesinin güvenliğinin önemine işaret ederek, “Karadeniz, tarihten beri İpek Yolu’nun parçasıydı biliyorsunuz.” dedi.

Bozay, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlaması nedeniyle Afrika ülkelerinde ekmek üretiminde ciddi sorunların yaşandığını belirterek, “Savaş başladıktan sonra 7 dolarlık bir ürün (tahıl), 12 dolara kadar çıktı ve Mısır’da, Afrika’da ekmek üretiminde ciddi sorunlar ortaya çıktı.” ifadesini kullandı.

Karadeniz’in, dünya genelindeki tahıl ürünleri taşımacılığı alanında büyük öneme sahip olduğuna dikkati çeken Bozay, bölgenin güvenliği açısından Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin öneminin altını çizdi.

Bozay, Karadeniz bölgesinde güvenliğin sağlanması ve güçlendirilmesi yönünde Türkiye olarak adil diplomasi yürüttüklerine dikkati çekti.

Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne önem verdiklerini vurgulayan Bozay, zamanında Kırım’ın ilhak edilmesine de en büyük tepki veren ülkelerden birisinin Türkiye olduğunu, Ukrayna’daki savaşın sona ermesi için çözüm yollarının bulunması gerektiğini kaydetti.

Bozay, Karadeniz’de iklim değişikliği ve gıda güvenliği gibi diğer sorunların çözümünün de ele alınması gerektiğini dile getirerek, “Bütün bu (Karadeniz’deki) sorunların ortasında Türkiye oluyor yani Karadeniz’de olan her şeyin doğrudan bize (Türkiye) etkisi oluyor. Bizler, en iyisini yapmaya çalışıyoruz.” dedi.

Ukrayna’da devam eden savaşın Karadeniz’deki ticaret akışını engellediğine dikkati çeken Bozay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ticaret çok önemlidir. Elbette savaş (Rusya-Ukrayna Savaşı) ticaretin yapılması önünde bir engel ama bu bölgede daha çok iyi bir işbirliğine sahip olunması gerekiyor. Bölge, elbette tarihten bu yana birtakım sorunlarla karşı karşıya kaldı ama iyi bir operasyon yürüterek bunu daha iyi hale getirebiliriz. Tüm bakış açımızı yenilememiz gerekiyor. Bu savaşı bitirmek adına birçok şey yapmamız ve emin olmamız gerekiyor. Türkiye’nin pozisyonu zaten belli, güvenliğin ne pahasına olursa olsun sağlanması gerekir.”

Bozay, Karadeniz’deki sorunların çözülmesi için gerekli çalışmaları yapmaya devam ettiklerinin altını çizdi.

Karadeniz’in güvenliği ön plana çıktı

Romanya Dışişleri Bakanı Luminita Odobescu, Karadeniz bölgesinin güvenliğinin, Ukrayna’daki savaşın başlamasından sonra özelikle ön plana çıktığını belirterek, “Çünkü Karadeniz, korozyon mekanı olmaya başladı.” dedi.

Karadeniz bölgesinin güvenliğini güçlendirmek için bölge ülkelerini ortak çaba sarf etmeye çağıran Odobescu, “Bölgedeki tüm ülkelerin işbirliği içinde olmaları ve net projelerin üzerinde çalışmaları gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Odobescu, Rusya’nın 2008’de Gürcistan, 2014 ve 2022’de Ukrayna’ya düzenlediği saldırıların ardından bölge güvenliğinin artırılmasının daha büyük önem taşıdığına dikkati çekerek, NATO ülkeleri Türkiye, Romanya ve Bulgaristan olarak bu yönde Gürcistan, Moldova ve Ukrayna ile ortak çalışılması gerektiğini vurguladı.

Rusya-Ukrayna Savaşı başladıktan sonra Karadeniz’deki mayın tehlikesinin bugüne kadar devam ettiğini, bu yönde Türkiye ve diğer ortaklarla çalışmaları sürdürdüklerini kaydeden Odobescu, “Öncelikle bu mayınları tespit etmemiz, sonra da Karadeniz’i mayınlardan temizlememiz gerekiyor.” dedi.

Odobescu, Rusya’yı bölgedeki ülkelere saldırı politikası uygulamakla suçlayarak, “Çok açık olmamız lazım, dürüst olalım. Biz, Rusya’nın davranışını caydırıcı kılmak konusunda başarısız kaldık.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye ile her zaman işbirliğimiz oldu”

Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikola Toçitskiy, forumda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Antalya Diplomasi Forumu 2024’ün gerçekleştirilmesinden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerini iletti.

Toçitskiy, yıllar öncesine kadar Karadeniz’in Ukrayna için serbest dolaşımın ve ticaretin yapıldığı bir yer olduğunu belirterek, artık bunların hepsinin imkansız hale geldiğini söyledi.

Rusya’nın 2014’te yasa dışı olarak Kırım’ı ilhak etmesinden ötürü bölgede krizin ortaya çıktığına dikkati çeken Toçitskiy, “Kırım meselesi (Karadeniz’de), böyle bir krizin başlangıcı oldu. Eskiden bu bölgede barış içinde yaşayan insanlar aniden siyasi, silahlı, nükleer tehditlerin olduğu bir döneme girdi.” dedi.

Toçitskiy, Rusya’yı geçen yıl Ukrayna’daki Kahovka Barajı’na saldırı düzenlemekle suçlayarak, barajın yıkılmasının Karadeniz için ekolojik sorunlara yol açtığını dile getirdi.

Karadeniz’de hem güvenliğin güçlendirilmesi hem de ekolojik sorunların önlenmesi yönünde bölgedeki ülkelerin işbirliği içinde olması gerektiğinin altını çizen Toçitskiy, “Son 10 yıldır müzakereler veya başka konular olsun, Türkiye ile her zaman işbirliğimiz oldu. Özelikle de Türkiye, Karadeniz’de (Ukrayna için) en önemli ihracat ülkesidir.” diye konuştu.

Toçitskiy, Ukrayna’da savaşın devam ettiğini, ülkesinin ordusunun demokrasi, küresel güvenlik ve toprak bütünlüğü için mücadele verdiğini kaydetti ve “Savaş devam ediyor. Emin olun ki hiçbir ülke, Ukrayna kadar barış isteyemez.” dedi.

Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Toçitskiy, ülkesine gönderilen insani yardımlar, Karadeniz’in mayınlardan temizlemesi gibi desteklerden dolayı başta Türkiye olmak üzere bölgedeki ülkelere teşekkürlerini iletti.

“Savaş, sadece Ukrayna’yı ilgilendiren bir husus değil”

ABD’nin silah yardımı konusundaki soru üzerine Toçitskiy, bu ülkede düzenlenecek başkanlık seçimlerinden çıkan herhangi bir sonuca rağmen Ukrayna’ya desteğin ortadan kalkmasını beklemediklerini ve seçim sonuçlarını destekleyeceklerini belirterek, “Çünkü bu savaş, sadece Ukrayna’yı ilgilendiren bir husus değil. Bu konu (savaş) demokrasinin geleceğini belirleyecektir.” dedi.

Toçitskiy, Rusya’nın Ukrayna topraklarından tüm askeri birliklerini geri çekmesi ve Ukrayna genelinde savaş nedeniyle meydana gelen yıkımın maddi olarak karşılanması gerektiğini söyledi.

“Bizim için en önemli konulardan biri, Karadeniz bölgesi için güvenliktir”

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) Genel Sekreteri Büyükelçi Lazar Comanescu, forumun önemine işaret ederek, “Elbette birçok foruma katıldım ama 3. Antalya Diplomasi Forumu’nun, katılım ve içerik açısından birçok foruma göre daha geniş kapsamlı olduğunu biliyorum.” ifadesini kullandı.

Ukrayna’da devam eden savaşın, Karadeniz bölgesinin önemini daha net şekilde ortaya çıkardığını savunan Comanescu, “Bizim için en önemli konulardan biri, tabii ki Karadeniz bölgesi için güvenliktir. Burada ciddi bir güvenlikten bahsetmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Comanescu, savaş nedeniyle bölgedeki krizden çıkış yolu bulunmasının şart olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu savaşın (Rusya-Ukrayna Savaşı) sona erdirilmesi, bu krizin sona erdirilmesi için tam bir uyumluluk içerisinde bulunulması gerekiyor. Bunun uluslararası kurallar çerçevesinde yapılması gerekiyor. Bu güvenlik orta ve uzun vadeli olmalıdır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-4/feed/ 0
Bölgesel Mekanizmaların Rolü: Dijital Dünyada İşbirliği ve Sahiplenme https://www.haber60.com.tr/bolgesel-mekanizmalarin-rolu-dijital-dunyada-isbirligi-ve-sahiplenme/ https://www.haber60.com.tr/bolgesel-mekanizmalarin-rolu-dijital-dunyada-isbirligi-ve-sahiplenme/#respond Mon, 04 Mar 2024 02:27:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14854 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Bölgesel mekanizmaların rolü ne olmalı?” başlıklı panelde, dijital olarak bağlı ancak bir o kadar da ayrışmış bir dünyada bölgesel sahiplenme ve işbirliği ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024 ikinci gününde devam ediyor.

Forum kapsamında moderatörlüğünü TRT World muhabiri Melinda Nucifora’nın üstlendiği “Bölgesel mekanizmaların rolü ne olmalı?” başlıklı panele, Asya İşbirliği Diyaloğu (ACD) Genel Sekreteri Dr. Pornchai Danvivathana, Güvenlik İşbirliği Merkezi (RACVIAC) Direktörü Constantin-Mihail Grigorie, Büyük Göller Bölgesi Uluslararası Konferansı (ICGLR) Genel Sekreteri Joao Samuel Caholo ve Avrupa Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Bjorn Berge katıldı.

Caholo, kritik doğal kaynaklara sahip 12 Afrika ülkesini bünyesinde bir araya getiren ICGLR’nin bölgenin barış ve istikrara ulaşması için politik ve ekonomik araçlar kullandığını söyledi.

Birleşmiş Milletlerin (BM), “biz ve onlar” anlayışını yıkmak için 1945’te kurulduğunu belirten Caholo, kuruluşun yaklaşık 70 yıl boyunca misyonunu büyük ölçekte gerçekleştirmesiyle “bir başka dünya savaşı yaşanmadığını” savundu.

Caholo, büyük ülkelerin BM Güvenlik Konseyinde veto hakkını suistimal ederek, küçük ülkeleri işgal etmesini izlediğine işaret etti.

Ruanda ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) arasındaki anlaşmazlığın, ABD’nin müdahalesiyle çözüldüğünü hatırlatan Caholo, küresel güçler ve bölgesel mekanizmaların birlikte işlemesi halinde sınırdaki silahlı grupların diyalog kurabileceği bir alan yaratılabileceği ve bu durumun bölgesel kalkınma için büyük bir adım olabileceğini ifade etti.

ICGLR Genel Sekreteri Caholo, savaş ve çatışmaların önlenmesinde en önemli adımın, bölgesel mekanizmalarda oy birliğiyle alınan kararların üye devletler tarafından uygulanması olduğunu söyleyerek, “İnsanlık asla Gazze ve Ukrayna’da gördüklerimizin yaşanmasına izin vermemeli.” dedi.

Bölgesel kalkınma

ACD Genel Sekreteri Dr. Danvivathana, ACD’nin Asya ve Avrupa’dan 35 üyeleri arasında anlaşmazlıklar olduğunu ancak Birliğin, anlaşmazlık konularından ziyade mutabık kalınan hususlar üzerine inşa edilerek çözüm ürettiğini kaydetti.

Uluslararası aktörlerin birbirine bağımlı olduğunu ve özellikle sınır ötesi meselelerde hiç kimsenin tek başına hareket edemeyeceğini belirten Danvivathana, bölgesel mekanizmanın uluslararası işleyişe de katkı sunacağının altını çizdi.

Danvivathana, devletlerin, küresel rekabete giremeyecekleri alanlar yerine ulusal çaptaki ekonomik avantajlarına odaklanarak atılım yapmasının bölgesel kalkınmayı ileri taşıyabileceğini söyledi.

“Barış istiyorsan barışa hazırlan”

RACVIAC Direktörü Grigorie, RACVIAC üyesi 9 Güneydoğu Avrupa ülkesinin geçmişteki anlaşmazlıklar ve güncel çekişmelere rağmen, bölgesel bir kuruluş çatısı altında buluşarak güvenlik diyalogu kurduğunu aktardı.

Kuruluşa üye bazı devletlerin Kosova’yı halen tanımadığına dikkati çeken Grigorie, askeri konuların ele alındığı buluşmalar haricinde RACVIAC üyelerinin oy birliğiyle Kosova’nın da toplantılara davet edilmesine karar vermesini bu duruma örnek gösterdi.

Ukrayna- Rusya Savaşı gibi uluslararası çatışmalarda diplomasinin önemine dikkati çeken Grigorie, “Romalıların ‘Barış istiyorsan savaşa hazırlan’ diye bir sözü vardır. Bugün dünyada bunu görebiliyoruz, belki takılıp kaldık. Bu durumda yapmamız gereken, ‘Barış istiyorsak barışa hazırlanmak’ olacaktır.” ifadesini kullandı.

“Küresel çatışmaların ele alınacağı etkili oluşuma ihtiyaç var”

Avrupa Konseyinin İsrail- Filistin sorunu yerine kıtadaki çatışmalara odaklandığını belirten Avrupa Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Berge, Ukrayna-Rusya Savaşı’nda insan hakları ihlallerinin kayıt altına alınması için Ukrayna, Avrupa Birliği ve G7 ülkelerinin işbirliğiyle işlevsel bir kayıt mekanizması oluşturduğunu ve mekanizmanın merkezinin Hollanda’nın Lahey kentinde olacağını bildirdi.

Berge, ABD’nin bazı çatışmaların çözümünde yapıcı rol oynayabileceğini kaydederek, Rusya ile savaşının bitmesi için Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin ortaya koyduğu barış planının uygulanması gerektiğini ifade etti.

BM Güvenlik Konseyinin 2. Dünya Savaşı sonrasında küresel barışı korumak için kurulduğunu fakat “tekrar tekrar başarısız olduğunu” belirten Berge, küresel çapta savaş ve çatışmaların ele alınacağı daha etkili bir oluşuma ihtiyaç duyulduğunu savundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bolgesel-mekanizmalarin-rolu-dijital-dunyada-isbirligi-ve-sahiplenme/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda Gıda Güvenliği Paneli Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-gida-guvenligi-paneli-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-gida-guvenligi-paneli-duzenlendi/#respond Mon, 04 Mar 2024 00:54:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14779 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Gıda Güvenliği: Büyüyen Bir Sınama” başlıklı panelde, gıda güvenliğinin sağlanabilmesi çerçevesinde bölgesel ve küresel çatışmalar ile iklim krizine vurgu yapıldı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü TRT World Sunucusu Elif Bereketli’nin üstlendiği “Gıda Güvenliği: Büyüyen Bir Sınama” paneline Moldova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mihai Popşoi, Malavi Dışişleri Bakanı Nancy Tembo, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) Komisyonu Başkanı Omar Alieu Touray, Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) Başkanı Kate Forbes ve Dünya Gıda Programı (WFP) İcra Direktörü Yardımcısı Carl Skau katıldı.

“Çok daha kuvvetli önlemlere ihtiyacımız var”

Moldova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Popşoi, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ikinci yılının dolduğunu hatırlatarak ülkesinde 2014’ten bu yana çok sayıda göçmenin bulunduğunu ve uluslararası toplumun desteğiyle onlara ev sahipliği yapmayı sürdüreceklerini söyledi.

Moldova’nın Ukrayna’dan gelen gıda için çok önemli bir ülke olduğuna dikkati çeken Popşoi, “Türkiye’ye de burada teşekkür etmek istiyorum. Türkiye, Ukrayna tahılının güvenli bir şekilde dünyaya açılması için mükemmel bir koridor oluşturdu.” dedi.

Popşoi, Rusya’nın tahıl koridoru anlaşmasını askıya almasının ardından alternatif arayışlarına yöneldiklerini, bu çerçevede bazı koridorlar oluşturduklarını ve bu çerçevede Moldova’dan Ukrayna’ya ve Ukrayna’dan Moldova’ya 2 milyon tonluk gıda akışı sağlandığını kaydetti.

Ukrayna’nın ihtiyacı olan altyapıyı sağlamaya devam ettiklerini aktaran Popşoi, göçmenler konusunun yanı sıra gıda güvenliğinin de öncelikli meselelerden biri olduğunu ifade etti.

Popşoi, “Aslında şoke edici bir durum ortaya çıktı. Aslında bu devasa kriz ile karşı karşıya kalmamız bizi de şaşırttı. Fakat uluslararası toplum ile Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslararası kurumların bize yardımcı olması ve vatandaşların harekete geçmesiyle büyük bir iş çıkardık. Ukrayna’ya komşu olan ülkeler bir araya gelerek kaynakları bir araya getirdiler.” ifadelerini kullandı.

Gıda güvenliğinin sağlanması açısından Ukrayna’dan gelen tahıl konusunun önemli olduğunu vurgulayan Popşoi şunları söyledi:

“Uluslararası toplumun desteğini sürdürmesi gerekiyor. Gıda güvenliğinden bahsedip bundan bahsetmezsek olmaz. Temel güvenliğin sağlanması lazım, bunun için belirli yatırımlara ihtiyaç var. Aynı zamanda da yine bu çatışmaların etkisini azaltabilmek için çok daha sağlam, çok daha kuvvetli önlemlere ihtiyacımız var. Evet hukukun üstünlüğünden bahsediyoruz, ancak hukukun üstünlüğüne dayalı olarak biz bunları yaparsak istikrar sağlanabilir ve değer zincirlerinin kırılmadığından emin olabiliriz. Aksi takdirde özellikle de ihtiyacı olan ülkelerin gıdaya olan erişimi maalesef sekteye uğrayacak.”

“(İklim değişikliği) sürdürülebilir kalkınma hedeflerini de etkileyecektir”

Malavi Dışişleri Bakanı Tembo, Malavi için tarım ürünlerine bağımlı bir ülke olarak iklim değişikliği konusunun en önemli zorluklardan biri haline geldiğini söyledi.

Malavi’nin ekonomik faaliyetlerinin yüzde 80’ini tarımın oluşturduğunu kaydeden Tembo, “2015’ten bu yana olağanüstü bazı koşullarla karşı karşıya kaldık. Örnek olarak da kasımda normalde yağmur yağar, o dönemde ekim yapılır. Fakat öyle durumlar ortaya çıktı ki ocak ayına kadar yağmur yağmadı.” ifadelerini kullandı.

Madagaskar, Malavi ve Zimbabve’nin bazı kesimlerinde 2015’ten itibaren büyük kasırgaların yaşandığını belirten Tembo, özellikle geçen seneki kasırgada, yüzlerce insanın hayatını kaybettiğini, binlerce hanenin yıkıldığını ve tarım ürünlerinin büyük zarar gördüğünü aktardı.

Tembo, gıda güvenliğinin ülkelerinin kalkınması açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.

İklim değişikliği konusunun doğru ele alınması gerektiğine dikkati çeken Tembo şunları kaydetti:

“Bu, sürdürülebilir kalkınma hedeflerini de etkileyecektir. Bu kasırgalar bütün altyapıyı etkiledi, hastane ve eğitim altyapısını etkiledi, bu kasırgalardan dolayı okullar mahvoldu. Birçok insan artık eğitim erişimine sahip değil.”

Tembo, Malavi’nin kendi kendine yetmek konusunda sorun yaşayan bir ülke olduğunu ve kasırgalar sebebiyle uluslararası kurumlardan yardım aldıklarını, çiftçileri tekrar ekim yapmaları için teşvik ettiklerini ve tarım konusunda da bilgiye ihtiyaçları olduğunu ifade etti.

Gübrenin büyük kısmının Rusya ve Ukrayna’dan geldiğini belirten Tembo, “Avrupa Birliği’nden çok uzağız ama savaş gerçekten bizi de etkiledi, özellikle de tarım ürünlerinin üretimi konusunda. Çünkü birçok çiftçinin maliyet artışından dolayı gübreye erişimi yok. Aslında bu, tüm sistemin nasıl birbiriyle bağlantılı olduğunun da mükemmel bir örneği.” diye konuştu.

Tembo, az gelişmiş ülkelerin finansmana erişimi konusunda yeni adımlar atılması gerektiğini aktardı.

“Batı Afrika’da 40 milyondan fazla insan gıda güvensizliği ile karşı karşıya”

ECOWAS Komisyonu Başkanı Touray, gıda güvenliğinin insanların sağlıklı bir hayat yaşayabilmesi için çok önemli bir konu olduğunu ifade etti.

Batı Afrika’da 413 milyonluk bir nüfusun bulunduğunu kaydeden Touray, “Bu nüfusun yüzde 10’u yani Batı Afrika’da 40 milyondan fazla insan gıda güvensizliği ile karşı karşıya.” dedi.

Touray, Nijer’de 3,2 milyon, Nijerya’da 36 milyon, Burkina Faso ve Mali’de 3 milyon insanın gıda güvensizliği ile karşı karşıya olduğunu kaydetti.

Batı Afrika’da gıda güvensizliğine sebep olan 4 unsurun varlığına dikkati çeken Touray, bunların güvensizlik, yapısal sorunlar, jeopolitik sorunlar ve iklim değişikliği olduğunu söyledi.

Touray, ECOWAS olarak bölgedeki unsurlar arasında koordinasyon sağlamak istediklerini, barış ve istikrar için gerekli finansman sağlanmazsa kötü sonuçların devam edeceğini belirtti.

Göç konusuna da değinen Touray şunları kaydetti:

“Göç de aslında bu güvensizliğin bir sonucu ve şunu da unutmamak gerekiyor, göç aslında genelde Afrika içerisinde gerçekleşiyor. Yani Afrikalı göçmenlerin yüzde 90’ı genelde Afrika içerisinde yer değiştiriyor ve genelde yoksul topluluklar içerisinde gerçekleşiyor.”

“Kısa vadeli ve uzun vadeli çözümlere odaklanmamız lazım”

IFRC Başkanı Forbes, milyonları ilgilendiren bir sorunun konuşulduğunu ve bu sorunun, içerisinde birçok unsuru barındırdığını söyledi.

Gıda güvenliği konusunda siyasi çözümlere ihtiyaç olduğunu vurgulayan Forbes, “Artık çiftçilerin işlerini yapamıyor olmasına da bir çözüm bulmak lazım. Yani biz yemek bıraktık gıda emanet ettik ve gittik gibi tek seferlik çözümler bizim için uygun değil. Hem siyasi olarak hem de kuruluşlarımız içerisinde kısa vadeli ve uzun vadeli çözümlere odaklanmamız lazım.” ifadelerini kullandı.

Forbes, iklim değişikliği gibi sorunların artık içerisinde olunduğunu ve bu sebeple ayak uydurulması gerektiği, çözüm bulunmazsa şiddet ve ihtilaflarla karşı karşıya kalınacağı ve bunun için de uzun bir süreye sahip olunmadığı değerlendirmesinde bulundu.

“Karşımızda daha önce hiç görülmemiş bir ihtiyaç düzeyi var”

WFP İcra Direktörü Yardımcısı Skau, halihazırda çok büyük bir gıda krizinin içerisinde olunduğunu, bu sebeple de fonları ve finansmanı artıracak çalışmaları yapmanın öncelik arz ettiğini söyledi.

Kaynakların yetersizliğinden bahseden Skau, “Karşımızda daha önce hiç görülmemiş bir ihtiyaç düzeyi var ve bu, 3 yıl içinde dramatik bir yükseliş gösterdi. Dolayısıyla eşi benzeri görülmemiş, kapatılması gereken bir boşluk var.” ifadelerini kullandı.

Skau, istikrarsızlığın belirsizliğin yolunu açtığını dolayısıyla bilgi akışının sağlanmasının, çözüm odaklı hareket etmenin ve doğrudan gıda sağlamak yerine gıda sistemlerine yatırım yapmanın önemine dikkati çekti.

Gıdaya erişimin sağlanması için alınan inisiyatiflerin teşvik edilmesi gerektiğini ifade eden Skau, “Karadeniz inisiyatifini düşünün, burada Türkiye’den ve birkaç başka yerden gelen diplomatik adımlar sayesinde bir kazan kazan senaryosu ve fırsatı oluşturuldu.” dedi.

Skau, Gazze’de ve Sudan’da yaşananlara bakıldığında durumun sürdürülebilir olmadığını, finansman sıkıntısının değil finansmanın ulaştırılması sıkıntısının bulunduğunu ve diplomatik çözümlere ihtiyacın olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-gida-guvenligi-paneli-duzenlendi/feed/ 0
Arnavutluk ve Ukrayna, Güneydoğu Avrupa Zirvesi’nde Ukrayna’ya Desteklerini Yineledi https://www.haber60.com.tr/arnavutluk-ve-ukrayna-guneydogu-avrupa-zirvesinde-ukraynaya-desteklerini-yineledi/ https://www.haber60.com.tr/arnavutluk-ve-ukrayna-guneydogu-avrupa-zirvesinde-ukraynaya-desteklerini-yineledi/#respond Fri, 01 Mar 2024 00:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13433 Arnavutluk’ta, Güneydoğu Avrupa ve Batı Balkan ülkelerinin liderlerinin katılımıyla düzenlenen Ukrayna-Güneydoğu Avrupa Zirvesi sona erdi.

Zirvenin sonunda Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ortak basın toplantısı düzenledi.

Rama, burada yaptığı açıklamada, sadece Arnavutluk olarak değil Güneydoğu Avrupa’da aynı tutumu sergileyen ülkeler topluluğu olarak Ukrayna’nın yanında olduklarını ifade etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Tüm Arnavutluk halkının Ukrayna’nın yanında olduğunu vurgulayan Rama, “İhtiyaç olduğu süre boyunca ve kalıcı barış sağlanıncaya kadar Ukrayna’nın yanında olmaya ve desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.

Ukrayna’nın direnmek ve adil bir barış için gerekli tüm araçlarla desteklenmeyi ve yardım edilmeyi hak ettiğini ifade eden Rama, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu iki şeyi birlikte çok etkileyici bir şekilde yapan Başkan Zelenskiy’e ve Ukrayna halkına hayranlıktan başka bir şeyim yok. Bir yandan acımasız bir saldırgana karşı savaşıyorlar, diğer yandan ise reform için, Avrupa Birliği’ne entegrasyon sürecinde ilerlemek için çalışıyorlar.”

Ukrayna’daki Rus saldırganlığı nedeniyle Batı Balkanlar’da net ve gerçek bir tehlike bulunduğuna işaret eden Rama, Ukrayna’da meydana gelenlerin farklı şekillerde tekrarlanabilme gerçeğinin herkes tarafından görülmesi gerektiğini belirtti.

Ortak açıklama yayımlandı

Öte yandan, zirvenin sonunda katılımcı ülkelerce ortak açıklama yayımlandı.

Arnavutluk Başbakanlığının yayımladığı ortak açıklamada, Rusya’nın Ukrayna’ya sebepsiz gerçekleştirdiği askeri saldırganlığının Avrupa’nın güvenliğine ve uluslararası barışa yönelik en büyük tehdit olmaya devam ettiği kaydedildi.

Açıklamada, “Bu saldırganlık eylemi kabul edilemez. Bu, BM (Birleşmiş Milletler) Antlaşması da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalidir ve Ukrayna halkına yönelik işlenen bir suçtur.” denildi.

Ukrayna’ya yönelik dayanışma ve desteğin yeniden teyit edildiği, zirveye katılımcı ülkelerin savaştan sonra Ukrayna’nın yeniden ayağa kaldırılması ve inşasında yer alma kararlılıklarının vurgulandığı ortak açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Ukrayna’nın 1991 yılından bu yana uluslararası tanınmış sınırları kapsamındaki bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz desteğimizi yineledik. BM Antlaşması ve Ukrayna Barış Formülü uyarınca kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışa ulaşmada Rusya’nın saldırganlığının üstesinden gelmek için her ne kadar süre gerekirse Ukrayna’ya ihtiyaç duyduğu desteği sağlama kararlılığımızı sürdüreceğiz.”

Açıklamada, Ukrayna’ya özgürlük, bağımsızlık ve toprak bütünlüğü için verdiği mücadelede, tüm uluslararası topluma desteğini güçlü bir şekilde artırması çağrısında bulunuldu.

Rusya Federasyonu’nun Ukrayna’nın geçici olarak işgal edilen topraklarında başkanlık seçimleri düzenleme niyetinin uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu ve güçlü bir şekilde kınandığı vurgulanan açıklamada, Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Sivastopol şehri ile Ukrayna’nın Rus işgali altındaki Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgelerinde yapılacak seçimlerin yasa dışı nitelikte olduğu kaydedildi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in BM Antlaşması hedef ve ilkeleriyle uyumlu olan Ukrayna Barış Formülü uygulamasına katılımları konusundaki isteklerine yer verilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

“NATO müttefikleri ve aday ülkeler, Ukrayna’nın gelecekteki NATO üyeliğine yönelik atılan adımları takdir ediyor ve Ukrayna’nın güvenlik koşulları izin verdiği anda İttifak’a üye olmasını destekliyor. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığının neden olduğu saldırganlık suçu, insanlığa karşı suçlar ve diğer korkunç suçlardan sorumlu olan şahısların adalet önüne çıkarılması yönündeki kesin kararlılığımızın altını çizdik.”

Batı Balkanlar, Ukrayna, Moldova ve Gürcistan’ın Avrupa Birliği’ne (AB) üyeliği yönünde daha fazla ilerleme ve karşılıklı desteğin sağlanmasına yönelik ortak çabaların yoğunlaştırılması yönündeki kararlılığın teyit edildiği açıklamada, “İnsanların güvenli bir şekilde geri dönüşüne ve ekonomik ile tarımsal faaliyetlerin yeniden başlamasına yönelik önemli bir ilk adım olarak, Ukrayna’nın toparlanmasının daha geniş bağlamında mayın temizlemenin öneminin altını çiziyoruz. Biz, Ukrayna’nın dostları, Avrupa kıtasında barışı, istikrarı ve adil refahı ancak bir araya gelerek yeniden tesis edebileceğimize dair güçlü inancımızı teyit ediyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Arnavutluk Başbakanlığına göre ortak açıklamada, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Stevo Pendarovski, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Karadağ Cumhurbaşkanı Jakov Milatovic, Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu, Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic, Bosna Hersek Bakanlar Konseyi Başkanı Borjana Kristo, Romanya Başbakanı Marcel Ciolacu ve Bulgaristan Başbakanı Nikolay Denkov’un imzası yer aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/arnavutluk-ve-ukrayna-guneydogu-avrupa-zirvesinde-ukraynaya-desteklerini-yineledi/feed/ 0
Zelenskiy: Savaş tek bir kişi tarafından başlatıldı, ama biz hep birlikte hareket etmeliyiz https://www.haber60.com.tr/zelenskiy-savas-tek-bir-kisi-tarafindan-baslatildi-ama-biz-hep-birlikte-hareket-etmeliyiz/ https://www.haber60.com.tr/zelenskiy-savas-tek-bir-kisi-tarafindan-baslatildi-ama-biz-hep-birlikte-hareket-etmeliyiz/#respond Thu, 29 Feb 2024 23:48:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13389 – Zelenskiy: “Savaş tek bir kişi tarafından başlatıldı, ama biz hep birlikte hareket etmeliyiz”

TİRAN – Arnavutluk’taki Ukrayna-Güneydoğu Avrupa Zirvesi’nin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, “Savaş tek bir kişi tarafından başlatıldı, ama biz hep birlikte hareket etmeliyiz” dedi.

Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen Ukrayna-Güneydoğu Avrupa Zirvesi sona erdi. Zirvenin ardından tüm katılımcıların yer aldığı aile fotoğrafı çekilirken, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ortak basın toplantısı düzenledi. Başbakan Rama yaptığı açıklamada, Zelenskiy’nin sadece bir ülkenin devlet başkanı değil, aynı zamanda bir direnişin lideri olduğunu vurgulayarak, bu zirvenin “neo-emperyalist güce karşı bir araya gelme” amacı taşıdığını ifade etti. Arnavutluk olarak Ukrayna’yı kararlılıkla desteklediğini ifade eden Rama, kalıcı bir barış sağlanana dek bu desteğin devam edeceğini açıkladı.

“Ukrayna’ya yönelik desteğin bazen bir ülkenin iç siyasetine dönüştüğüne şahit oluyoruz”

Ukrayna’nın sahip olduğu ihtiyaçların farkında olmasına rağmen kapasitelerinin yeterli olmaması sebebiyle gerekli yardımları sağlayamadıklarını dile getiren Rama, Ukrayna’da Rus saldırganlığının iki yıla aşkın bir süredir devam ettiğini hatırlattı. Rama, Ukrayna’ya yönelik desteğin bazen bir ülkenin iç siyasetine dönüştüğüne, bu desteğin bazen duraksadığına veya bürokratik gecikmelerin yaşandığına şahit olduklarını üzülerek ifade etti. Rama, dolayısıyla vakit kaybetmeden Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü sağlamak için gerekenlerin yapılması gerektiğini vurguladı.

“Bu savaşı, ülkeleri ilhak edilen halkın elinden silahları alarak durduramayız”

Son zamanlarda bazı ülkelerde farklı kesimlerin Ukrayna’ya yönelik yardımların kesilmesi yönündeki çağrılarına değinen Rama, “bu savaşın, ülkeleri ilhak edilen halkın elinden silahları alarak durdurmanın mümkün olmadığını” vurguladı.

“Ukrayna barışı ancak Zelenskiy’in 10 maddelik barış planına göre hareket edildiği takdirde sağlanabilir”

Rama, Putin’in Ukrayna’yı işgal etme planında başarısız olduğunu ifade ederek, Ukrayna ve Ukraynalılar bu işgal girişimine karşı güçlü bir direniş sergilediğini belirtti. “Zelenskiy ve Ukraynalılara karşı ancak hayranlık duyarım” ifadelerini kullanan Rama, Ukrayna’da barışın tesis edilmesi için her türlü işbirliğine açık olduklarını vurgulayarak, bu barışın ancak Zelenskiy’nin Barış Formülü’yle tesis edilebileceğini açıkladı.

“Ukrayna’ya mühimmat teminatını devam ettirmek için elimizden geleni yapmalıyız”

Zelenskiy ise, işbirliği ve ülkesine karşı sağladığı yardımlardan ötürü Başbakan Rama’ya teşekkür ederek, Ukrayna’ya mühimmat göndermeye devam etmek için her şeyin yapılması gerektiğini, Kiev’in de Batı Balkanlarda yer alan tüm ülkelerin AB’ye entegrasyonunu desteklediğini, bunun karşılığında Batı Balkan ülkelerin de Ukrayna’nın AB’ye entegrasyonunu desteklemesi gerektiğini söyledi.

“Bir araya gelip silah üretelim”

Zelenskiy, “Bir araya gelip silah üretmeliyiz. Bu hususta gecikmelerin yaşanmaması için elimizden geleni yapmalıyız” ifadelerini kullanarak, Ukrayna’nın Avrupa’ya ve ortak değerlerine sunabileceği istikrarına güvenilmesi gerektiğini vurguladı. Zelenskiy, “Ukrayna ve Güneydoğu Avrupa olarak işbirliği halinde olmalı ve hep birlikte İsviçre’de düzenlenecek küresel barış zirvesine katılmalıyız” dedi.

Batı Balkan ülke liderlerinden kendisinin geliştirdiği Barış Formülü’ne destek vermelerini talep eden Zeleneskiy, “Savaş tek bir kişi tarafından başlatıldı, ama biz hep birlikte hareket etmeliyiz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/zelenskiy-savas-tek-bir-kisi-tarafindan-baslatildi-ama-biz-hep-birlikte-hareket-etmeliyiz/feed/ 0
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy: ‘Savaş tek bir kişi tarafından başlatıldı, ama biz hep birlikte hareket etmeliyiz’ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-devlet-baskani-zelenskiy-savas-tek-bir-kisi-tarafindan-baslatildi-ama-biz-hep-birlikte-hareket-etmeliyiz/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-devlet-baskani-zelenskiy-savas-tek-bir-kisi-tarafindan-baslatildi-ama-biz-hep-birlikte-hareket-etmeliyiz/#respond Thu, 29 Feb 2024 23:36:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13378 Arnavutluk’taki Ukrayna-Güneydoğu Avrupa Zirvesi’nin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, “Savaş tek bir kişi tarafından başlatıldı, ama biz hep birlikte hareket etmeliyiz” dedi.

Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen Ukrayna-Güneydoğu Avrupa Zirvesi sona erdi. Zirvenin ardından tüm katılımcıların yer aldığı aile fotoğrafı çekilirken, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ortak basın toplantısı düzenledi. Başbakan Rama yaptığı açıklamada, Zelenskiy’nin sadece bir ülkenin devlet başkanı değil, aynı zamanda bir direnişin lideri olduğunu vurgulayarak, bu zirvenin “neo-emperyalist güce karşı bir araya gelme” amacı taşıdığını ifade etti. Arnavutluk olarak Ukrayna’yı kararlılıkla desteklediğini ifade eden Rama, kalıcı bir barış sağlanana dek bu desteğin devam edeceğini açıkladı.

“Ukrayna’ya yönelik desteğin bazen bir ülkenin iç siyasetine dönüştüğüne şahit oluyoruz”

Ukrayna’nın sahip olduğu ihtiyaçların farkında olmasına rağmen kapasitelerinin yeterli olmaması sebebiyle gerekli yardımları sağlayamadıklarını dile getiren Rama, Ukrayna’da Rus saldırganlığının iki yıla aşkın bir süredir devam ettiğini hatırlattı. Rama, Ukrayna’ya yönelik desteğin bazen bir ülkenin iç siyasetine dönüştüğüne, bu desteğin bazen duraksadığına veya bürokratik gecikmelerin yaşandığına şahit olduklarını üzülerek ifade etti. Rama, dolayısıyla vakit kaybetmeden Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü sağlamak için gerekenlerin yapılması gerektiğini vurguladı.

“Bu savaşı, ülkeleri ilhak edilen halkın elinden silahları alarak durduramayız”

Son zamanlarda bazı ülkelerde farklı kesimlerin Ukrayna’ya yönelik yardımların kesilmesi yönündeki çağrılarına değinen Rama, “bu savaşın, ülkeleri ilhak edilen halkın elinden silahları alarak durdurmanın mümkün olmadığını” vurguladı.

“Ukrayna barışı ancak Zelenskiy’in 10 maddelik barış planına göre hareket edildiği takdirde sağlanabilir”

Rama, Putin’in Ukrayna’yı işgal etme planında başarısız olduğunu ifade ederek, Ukrayna ve Ukraynalılar bu işgal girişimine karşı güçlü bir direniş sergilediğini belirtti. “Zelenskiy ve Ukraynalılara karşı ancak hayranlık duyarım” ifadelerini kullanan Rama, Ukrayna’da barışın tesis edilmesi için her türlü işbirliğine açık olduklarını vurgulayarak, bu barışın ancak Zelenskiy’nin Barış Formülü’yle tesis edilebileceğini açıkladı.

“Ukrayna’ya mühimmat teminatını devam ettirmek için elimizden geleni yapmalıyız”

Zelenskiy ise, işbirliği ve ülkesine karşı sağladığı yardımlardan ötürü Başbakan Rama’ya teşekkür ederek, Ukrayna’ya mühimmat göndermeye devam etmek için her şeyin yapılması gerektiğini, Kiev’in de Batı Balkanlarda yer alan tüm ülkelerin AB’ye entegrasyonunu desteklediğini, bunun karşılığında Batı Balkan ülkelerin de Ukrayna’nın AB’ye entegrasyonunu desteklemesi gerektiğini söyledi.

“Bir araya gelip silah üretelim”

Zelenskiy, “Bir araya gelip silah üretmeliyiz. Bu hususta gecikmelerin yaşanmaması için elimizden geleni yapmalıyız” ifadelerini kullanarak, Ukrayna’nın Avrupa’ya ve ortak değerlerine sunabileceği istikrarına güvenilmesi gerektiğini vurguladı. Zelenskiy, “Ukrayna ve Güneydoğu Avrupa olarak işbirliği halinde olmalı ve hep birlikte İsviçre’de düzenlenecek küresel barış zirvesine katılmalıyız” dedi.

Batı Balkan ülke liderlerinden kendisinin geliştirdiği Barış Formülü’ne destek vermelerini talep eden Zeleneskiy, “Savaş tek bir kişi tarafından başlatıldı, ama biz hep birlikte hareket etmeliyiz” dedi. – TİRAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-devlet-baskani-zelenskiy-savas-tek-bir-kisi-tarafindan-baslatildi-ama-biz-hep-birlikte-hareket-etmeliyiz/feed/ 0
Tiran’da Ukrayna Zirvesi gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/tiranda-ukrayna-zirvesi-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/tiranda-ukrayna-zirvesi-gerceklestirildi/#respond Thu, 29 Feb 2024 23:15:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13358 Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Tiran ev sahipliğinde gerçekleştirilen Ukrayna Zirvesi’ne katılmak üzere Arnavutluk’a geldi. Zirvede, Ukrayna’ya destek arayışını sürdüren Zelenskiy’in Arnavutluk’a ilk ziyareti yabancı basında da geniş yer buldu.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Tiran’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Ukrayna Zirvesi’ne katılmak üzere dün akşam saatlerinde Tiran’a geldi. Arnavutluk Dışişleri Bakanı İgli Hasani, Meclisle İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Elisa Spiropali ve Ukrayna’nın Arnavutluk Büyükelçisi Vladimir Shkurov tarafından karşılanan Zelenskiy’e, Rinas Havalimanı’ndan Tiran merkezine 35 araçlık bir konvoy eşlik etti. İlk kez Arnavutluk’a gelen Zelenskiy, sabah saatlerinde ise Başbakan Rama tarafından Başbakanlık’ta kabul edildi. Zelenskiy’i kendi ofisinde ağırlayan Rama, resim çalışmalarının yer aldığı kitabını baş harflerinin yazıldığı ahşap bir kutu içinde Zelenskiy’e hediye etti. Daha sonra iki lider ikili görüşmeye geçti. Rama ve Zelenskiy’nin yaklaşık 1 saat süren görüşmenin ardından nişan takdim merasimine geçilirken, iki ülke arasında Dostluk ve İşbirliği Antlaşması imzalandı.

Devlet Başkanı Zelenskiy, Başbakan Rama’ya “Devletlerarası iş birliğinin güçlendirilmesine, Ukrayna’nın devlet egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün desteklenmesine, Ukrayna devletinin dünyada popülerleşmesine önemli kişisel katkıda bulunması” ve “olağanüstü kişisel katkıları” nedeniyle Ukrayna’nın en yüksek devlet nişanı olarak kabul edilen Bilge Yaroslav Nişanı’nı takdim etti.

“Bu, ne Ukrayna’nın ne de uluslararası topluluğunun seçtiği bir savaş”

İki ülke arasındaki Dostluk ve İşbirliği Antlaşması’nı imzalayan Rama ve Zelenskiy, daha sonra Ukrayna Zirvesi’nin düzenleneceği Kongreler Sarayı’na geçti. Zirveye, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Stevo Pendarovski, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksander Vuçiç, Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu, Karadağ Cumhurbaşkanı Jakov Milatoviç, Hırvatistan Cumhurbaşkanı Andrej Plenkoviç ve Bosna-Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Borjana Kristo katıldı. Zirvenin açılış konuşmasını yapan Başbakan Rama, “Özellikle onur konuğumuz ve kıymetli dostum Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e özel olarak Tiran’a hoş geldiniz diyorum. Demokratik dünyamıza acımasızca meydan okuyan savaşa karşı direnişte yalnızca kendi ulusunuza ve halkınıza değil tüm demokratik dünyaya liderlik etmenin olağanüstü sorumluluğunun ortasında Tiran’da düzenlediğiniz bu ziyaretinizden dolayı büyük onur duyuyoruz. Bu, ne Ukrayna’nın ne de uluslararası topluluğunun seçtiği bir savaş. Bu, imparatorluk geçmişine dair eski bir rüyanın rehberliğinde tek bir adamın verdiği kararın neden olduğu bir felakettir. Sizin buradaki varlığınız, kendisinin başarılı olamadığının ve neo-emperyalist Rusya’nın askeri gücüne ve zehirli propagandasına rağmen Ukrayna halkının bağımsız ve demokratik bir vatanda yaşama iradesini ve hakikatleri bastırmayı başaramadığının bir göstergesidir. Vladimir Putin, Ukrayna’yı birkaç gün içinde haritadan silmek istiyordu ama bugün Ukrayna, Avrupa’da her zamankinden daha aktif ve kendi geleceğine her zamankinden daha fazla inanıyor. Bu masaya bakıyorum, uzun savaşlar, çatışmalar, donmuş ilişkiler geçmişinden sonra tanıdık yüzler, dost yüzler görüyorum. Batı Balkanlar’da hepimiz karşılaştığımız zorluklar hakkında konuşmak ve geleceğimizi planlamak için en az 10 yıldır bir araya geliyoruz. Hala hangi konuda anlaşamıyor olursak olalım, kanlı ayrılıkların acımasız tarihine bakmak yerine ileriye bakmak gerekiyor. Arnavutluk’ta gördüğümüz gelecek; komşularımızla barış içinde yaşadığımız, ortaklarımızla iş birliği içinde çalıştığımız ve dünyayla dost kaldığımız ortak bir gelecektir” ifadelerini kullandı.

“Yıllardır bizi bir araya getiren aynı umut, şimdi de bizi Ukrayna halkıyla birleştiriyor”

Zelenskiy’in Tiran’da bulunmasının önemini dile getiren Edi Rama, “Yıllardır bizi bir araya getiren aynı umut, şimdi de bizi Ukrayna halkıyla birleştiriyor. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısının 2. yıl dönümünü daha yeni geride bıraktık. Ukrayna ve halkına, Ukrayna’da bugün acı çeken herkese yönelik dayanışma ve desteğimizi yenilemek için buradayız. Biz de Rusya’ya bu savaşı durdurma çağrımızı yinelemek istiyoruz. BM Uluslararası Hukuk Sözleşmesi ve BM Genel Kurulu kararıyla desteklenen barışa olan bağlılığımızı da yinelemek istiyoruz. Ukrayna’ya ve haklarına saygı duyan bir barıştır bu. Tepkimizde birlik içinde kaldığımızı, Avrupa’nın güvenliğine ve küresel düzene yönelik çok gerçek bir tehdit karşısında Ukrayna’ya bağlı kaldığımızı bir kez daha teyit etmek için burada toplanmış bulunuyoruz. Ama bir yandan sınırlarımızın da farkındayız. Ukrayna’nın kendisini ve halkını gerektiği gibi koruyabilmesi için ihtiyaç duyduğu mali ve askeri destek modellerini sağlama kapasitemiz yok. Ukrayna’nın özgür, bağımsız ve demokratik bir devlet ve bir bütün olarak Avrupa’nın özgürlüğünün kalesi olarak hayatta kalması, her şeyden önce sundukları mali ve askeri desteğe bağlıdır. Bu destek, dar görüşlü iç politikaların veya bürokratik gecikmelerin esiri olmamalıdır” açıklamasını yaptı.

“Rusya’nın kazanmasına ve Ukrayna’nın kaybetmesine izin veremeyiz ve vermemeliyiz”

“Ukrayna sadece kendisi için değil inandığımız, savunduğumuz ve uğruna çalıştığımız her şey için mücadele ediyor” diyen Rama, konuşmasını şu şekilde tamamladı:

“İşgalci orduya karşı Ukrayna’ya yardım etmenin barış davasına engel olduğuna inanan bazı alaycı fırsatçılar var. Bu yüzden bugün onlara savaşı bitirmenin yolunun savaş mağdurlarını silahsızlandırmak değil, saldırganlığı durdurmak olduğunu söylemek istiyorum. Egemen bir ülkenin topraklarını ilhak eden bir saldırganı, mağduru silahsızlandırarak ödüllendirmek barış getirmez, tam tersi daha fazla savaşın önünü açar. Vladimir Putin’i durdurmak yerine Ukrayna’yı durdurmak, saldırganlığın ödüllendirilmesiyle desteklenen barışı, daha fazla saldırganlığın meşrulaştırılmasına ve dünyamızı haklarla değil, güçle yönetilen bir dünyaya dönüştürür. Bölgemizin ve kıtamızın savaşlara ve onların yıkıcı sonuçlarına yabancı olmadığını çok iyi biliyoruz. Ortak Avrupa’mızın son diktatörlüğü olan eski Yugoslavya’nın şiddet yoluyla dağılmasının bıraktığı derin yaralar, çeyrek asırdan fazla bir sürenin ardından bölgemizde hala kapanmayı ve iyileşmeyi bekliyor. Ancak, barış inşasının her şeyden önce AB’nin kurulmasına ve gelişmesine yol açan benzersiz bilgelik ve cesaret vizyonuna ve büyük çalışmaya yansıdığını da gördük. AB’nin oluşmasına yol açan vizyon, bugün Batı Balkanlar’da gelecek nesiller adına ancak barış içinde birlikte kalarak, birlikte çalışarak, farklılıklarımızı barışçıl, yapıcı bir şekilde çözerek elde edebileceğimiz bir geleceğe olan yolculuğumuzda bize rehberlik ediyor. Ne yazık ki, tüm bunlar artık risk altında. Çünkü güç ilişkileri güç mücadelesine dönüştüğü için kurallara dayalı uluslararası düzene meydan okunuyor. Çünkü eski hakimiyet iştahları daha da açılıyor. Bütün bunlar korku ve keskin bir istikrarsızlık hissine neden oluyor. Bu duruma düşemeyiz ve düşmemeliyiz. Elimizdeki tek seçenek, emek vererek inşa ettiğimiz şeyleri yok etmeye çalışan güçlere karşı direnmektir. Saf ve dikkatsiz olup geleceğimizi dizginsiz arzuların esiri olarak bırakamayız. Batı Balkanlar’da hepimiz birlik duruş sergilemeye devam etmeli, tüm kapasitemizi ve kaynaklarımızı seferber etmeli, bağlarımızı güçlendirmeliyiz. Bizi bir araya getiren kurumlarımız, demokrasimizi güçlendiren örgütlerimiz, saldırganlığın ödüllendirilmemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Rusya’nın kazanmasına ve Ukrayna’nın kaybetmesine izin veremeyiz ve vermemeliyiz. Böyle bir sonuç kabul edilemez. AB’nin varlığı da dahil tüm Avrupa risk altında olacaktır. Barışla, refahla dolu bir geleceğe dair ortak hayalimiz, çok karanlık, hayal edilmesi çok acı veren bir geleceğin eşiğine getirilir. Bu nedenle Ukrayna’nın özgürlüğü ve onuru için verilen mücadeleyi desteklemeliyiz. Bu savaş aynı zamanda özgürlüğümüz ve onurumuz için verilen bir savaştır ve barışı, Ukrayna ve halkı için adil bir barışı savunmaya devam etmeliyiz. Arnavutluk elinden geleni yaptı ve yapmaya devam edecek. Avrupa-Atlantik entegrasyonunu desteklemek amacıyla bugün imzaladığımız ortak deklarasyon, ilişkilerimizi ve Ukrayna’ya yakın durma kararlılığımızı daha da güçlendirecektir. Son olarak, Rusya’nın emperyalist iştahına yem olmak istemeyen bizim gibi birçok küçük ulus için Ukrayna konusunda mutlak netliğe, Ukrayna ile sarsılmaz bir dayanışmaya ve Ukrayna’yı desteklemek için ortak kararlılığa ihtiyacımız var. Slava Ukraina!”

“Putin’in başarısızlığı bizim güvenliğimiz anlamına geliyor”

Konuşmasına teşekkür ederek başlayan Zelenskiy ise, “Bu zirveyi düzenleyip bizleri ağırladığınız için teşekkür ediyorum. Bu formatta ikinci kez buluşuyoruz, ilki Atina’da düzenlenmişti ve şimdi de Tiran’da bir araya geldik. Burada hep birlikte Avrupa’yı nasıl güçlendirebileceğimizi tartışma fırsatını buluyoruz ve bunu takdir ediyorum. Avrupa’nın her devletin, her ulusun kendi geleceğini belirlediği bir alan olmasını istiyoruz. Biz de geçmişte ulusların geleceğini belirlemeye çabalayan insanların var olduğunu gördük. Bu durum Balkan’da, Doğu Avrupa’da ve Avrupa’nın diğer tüm ülkelerinde yaşandı. Şimdi Putin’in yapmak istediği tam da budur” dedi.

“Putin rejiminin kaybetmesi ve mağlup olması tüm özgür devletlerimiz ve uluslarımız için önemli” diyen Zelenskiy, “Putin’in başarısızlığı bizim güvenliğimiz anlamına geliyor. Sevgili mevkidaşlarım, bizim Avrupa ve yaşama dair vizyonumuz eşit onur ilkesine dayanıyor. Bazılarının daha fazla güvenlik ve barış hak ettiği ve diğer yandan barış için acı çeken ulusların bulunduğu farklı onurların olduğu bir Avrupa olmamalı. Her millete saygının ve güvenlik hakkının evrensel ilkeler olması gerektiğine inanıyoruz. Bütün bunlar bizim işbirliğimiz sayesinde gerçekleşebilir. Avrupa topluluğu ilkelerini koruyan ve topluluklara üye olmak isteyen AB’deki her ülkenin tam üyeliği hak ettiğine inanıyoruz. Ukrayna, Avrupa entegrasyonuna yönelik çabalarınızı destekliyor ve Avrupa entegrasyonuna yönelik bize verdiğiniz destek için hepinize minnettarız. AB ve NATO Avrupa’ya en uzun ve güçlü güvenlik, barış ve ekonomik kalkınma sürecini sundu ve biz hepimiz, eşit bir şekilde Avrupa ve Avrupa-Atlantik topluluklarının bir parçası olmayı hak ediyoruz. İkincisi bizim Barış Formülü’ne önem veren ve bunu dile getirmek için küresel çabalara katılan tüm uluslara karşı minnettarlığımızı ifade etmek istiyorum. Bu formül tam ve kapsayıcı bir formüldür. Bu da demek ki Rus savaşının her yönü bu formülde belirlenen maddelere göre çözülebilir. Her lider, her devlet bu barış sürecinde kendini gösterebilir. Yani bu sadece ‘büyük güçler’ olarak bilinen devletlere veya Avrupa diplomasisinde aktif olan devletlere mahsus değildir. Yani nasıl ki hepimiz barışı hak ediyorsak barışın tesisi için de hepimiz katkıda bulunabiliriz. Bu yüzden hepinizi İsviçre’de düzenlenecek ilk küresel barış zirvesine katılmaya davet ediyorum. Tüm bu savaş sırasında dünyanın en güçlü düşmanlarından biri gibi görünen bir düşmanla yüzleşmenin ve ona karşı kazanmanın mümkün olduğunu kanıtlamış olduk. Yani her ulus farklı ülkeler arasında işbirliği sağlandığı takdirde zafer elde edebilir. Tam da bu çabalarımızın güçlenmesini öneriyoruz. Ukrayna’da 500’e yakın savunma şirketinin faaliyet göstermesinden gurur duyuyoruz ancak bu Putin’e karşı kazanmak için yeterli değil. Mühimmat tedarikinde sıkıntılar yaşıyoruz, bu nedenle mühimmatın ortak üretilmesiyle ilgileniyoruz. Ukrayna ile Balkanlar arasında savunma sanayisine yönelik Kiev’de veya sizin şehirlerinizden herhangi birinde özel bir forum düzenlenmesini öneriyoruz. Gıda güvenliğine gelince bizim iyi komşuluk ilişkileri geliştirmeye devam etmemiz gerekiyor. Bu ilişkiler lojistik, altyapı, ticaret, enerji, siyaset, Rusya’dan gelen dezenformasyona karşı direnişimiz ve Rusya’nın bölgelerimizi istikrarsızlaştırmaya yönelik çabalarına karşı geliştirilmelidir” ifadelerini kullandı.

Zelenskiy’in ilk Arnavutluk ziyareti yabancı basında

Zelenskiy’in ilk Arnavutluk ziyareti yabancı basında geniş yer aldı. İngiliz haber ajansı Reuters, ziyareti “Ukrayna’nın Devlet Başkanı Zelenskiy, Arnavutluk’a ulaştı” başlığıyla paylaştı. Haberde, Arnavutluk’un NATO üyesi olarak Rusya’ya karşı uygulanan Batı yaptırımlarına katılmasıyla verdiği destek vurgulandı. Diğer yandan Associated Press, haberi “Zelenskiy’in Rusya’yı mağlup etmesi için daha fazla destek sağlamak amacıyla Arnavutluk’a vardığı” ifadeleriyle yayınladı. Haberde “Son 2 yıldır BM Güvenlik Konseyi’nin daimi olmayan üyesi Arnavutluk, Rus işgaline karşı karar alma süreçlerinde ABD’ye katıldı” ifadelerine yer verildi. Daily Mail ise konuyla ilgili paylaştığı haberde, “Bu, Rusya’nın 2 yıldan fazla bir süre önce Ukrayna’yı işgal etmesinden bu yana Zelenskiy’nin Balkan ülkesine yaptığı ilk ziyaret” ifadelerini kullandı. The Guardian ise, “Rusya’nın işgali 3.yılına girerken ve Ukrayna birlikleri Rus saldırılarına karşı topraklarını güvence altına almak için çabalarken; Kiev, Zelenskiy’in barış planı için uluslararası destek arıyor” sözleriyle paylaştı. – TİRAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/tiranda-ukrayna-zirvesi-gerceklestirildi/feed/ 0
NATO Ülkeleri Ukrayna’ya Asker Göndermeyi Düşünmüyor https://www.haber60.com.tr/nato-ulkeleri-ukraynaya-asker-gondermeyi-dusunmuyor/ https://www.haber60.com.tr/nato-ulkeleri-ukraynaya-asker-gondermeyi-dusunmuyor/#respond Wed, 28 Feb 2024 04:00:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12979 ABD, Almanya ve İngiltere’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda NATO ülkesi, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “hiçbir şeyin dışlanmaması gerektiğini” söylemesinin ardından, Ukrayna’ya asker göndermeyi düşünmediklerini açıkladı.

Paris’te Avrupalı liderleri ağırlayan Macron görüşmelerin ardından, Batı’da askerlerin Ukrayna’ya gönderilmesi konusunda “fikir birliği” olmadığını söylemişti.

Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov, NATO birliklerinin Ukrayna’ya konuşlanması halinde Rusya ile doğrudan çatışma yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Rus kuvvetleri son dönemde Ukrayna’da yeni kazanımlar elde etti. Kiev Batı’dan acilen daha fazla silah ve mühimmat talebinde bulunuyor.

Macron Pazartesi akşamı düzenlediği basın toplantısında şöyle konuşmuştu:

“Bazı unsurların konuşlandırılmasını haklı çıkaracak bir güvenlik ihtiyacının olabileceğini göz ardı etmemeliyiz.”

Fransa lideri hafta başında Ukrayna’ya yapılacak yardımları görüşmek amacıyla Avrupa ülkelerinin yanı sıra ABD ve Kanada’dan da temsilcilerin katıldığı sürpriz bir toplantı düzenledi.

Rusya’nın Ukrayna işgali bu hafta üçüncü yılına girdi ve Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en büyük savaşın yakın bir tarihte sona ereceğine dair bir işaret görünmüyor.

NATO ülkeleri öneriye hangi yanıtı verdi?

Macron’un yorumları Rusya’nın yanı sıra bazı Avrupa ve NATO üyesi ülkelerden de tepki aldı.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ABD Başkanı Joe Biden’ın “zafere giden yolun” askeri yardım sağlamaktan geçtiğine inandığı, “böylece Ukraynalı askerlerin kendilerini savunmak için ihtiyaç duydukları silah ve mühimmata kavuşabilecekleri” belirtildi.

Açıklamada, “Başkan Biden, ABD’nin Ukrayna’ya asker göndermeyeceğini açıkça ifade etti” denildi.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, hiçbir Avrupa ülkesinin veya NATO üyesi devletin Ukrayna’ya asker göndermeyeceği yönünde varılan mutabakatta bir değişiklik olmadığını söyledi.

İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın sözcüsü, Ukrayna güçlerini eğiten az sayıdaki personelin dışında, ülkenin Ukrayna’ya büyük ölçekli asker konuşlandırma planının olmadığını belirtti.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin ofisi, İtalya’nın “desteğinin, Ukrayna topraklarında Avrupa veya NATO ülkelerinden birliklerin varlığını içermediğini” kaydetti.

Kremlin adına Peskov, Macron’un önerisini “önemli” ve “yeni” olarak nitelendirdi ve bunun kesinlikle NATO üyelerinin çıkarına olmadığını belirtti.

Peskov, “Bu durumda, olasılık hakkında değil, (doğrudan çatışmanın) kaçınılmazlığı hakkında konuşmamız gerekir” dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg daha önce Ukrayna’ya asker gönderilmesi fikrini gözden geçirdiği iddiasını reddetmiş, ancak ittifakın NATO üyesi olmayan Ukrayna’yı desteklemeye devam edeceğini vurgulamıştı.

Aralarında Polonya, İspanya ve Çek Cumhuriyeti’nin de bulunduğu bir dizi NATO üyesi ülke de aynı tutumu benimsediklerini dile getirdi.

Rusya, Batılı müttefiklerin sağladığı modern silahlara önemli derecede bağımlı olan Ukrayna’dan çok daha büyük bir askeri güce sahip.

Batı’nın Ukrayna’ya yardımları hangi boyutta?

Almanya merkezli Kiel Enstitüsü verilerine göre ABD, Ukrayna’ya en fazla askeri yardımda bulunan ülke ve 15 Ocak itibarıyla 42,2 milyar euroluk (45 milyar dolar) taahhütte bulundu.

Almanya aynı dönemde 17,7 milyar euroluk taahhütle ikinci sırada yer alırken, onu 9,1 milyar euro askeri yardım sağlayan İngiltere takip ediyor.

Salı günü Biden, Beyaz Saray’da yapılan bir toplantı sırasında ABD Kongresi liderlerini Ukrayna için 60 milyar doları içeren 95 milyar dolarlık ABD yardım paketini onaylamaya çağırdı.

Paket, ABD Temsilciler Meclisi’ne takılmış durumda.

Avrupa Birliği de Mart ayına kadar Ukrayna’ya 1 milyon top mermisi gönderme hedefine ulaşamıyor.

Paris’teki toplantıda, üçüncü ülkelerden yüz binlerce mühimmatın satın alınmasına yönelik girişimde ilerleme kaydedildiği bildirildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/nato-ulkeleri-ukraynaya-asker-gondermeyi-dusunmuyor/feed/ 0
Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi: Kırım Tatarları ve Ukrayna birbirlerine kuvvet veriyor https://www.haber60.com.tr/ukraynanin-ankara-buyukelcisi-kirim-tatarlari-ve-ukrayna-birbirlerine-kuvvet-veriyor/ https://www.haber60.com.tr/ukraynanin-ankara-buyukelcisi-kirim-tatarlari-ve-ukrayna-birbirlerine-kuvvet-veriyor/#respond Wed, 28 Feb 2024 02:12:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12888 Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, Kırım Tatarlarının ve Ukrayna’nın dayanışma içinde birbirlerine kuvvet verdiğini söyledi.

Ukrayna Derneği ve Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneğince düzenlenen “Ukrayna-Kırım’ın işgalinin 10. Yılında geçmiş ve geleceğin analizi” başlıklı panelin açılış konuşmalarını, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Bodnar ve Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin yaptı.

Gazeteci Gönül Şamilkızı’nın moderatörlüğünü yaptığı panelde, Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kırımlı, Çankırı Karatekin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezai Özçelik ve Ukrayna Derneği Başkanı ve Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Yuliya Biletksa konuşmacı olarak yer aldı.

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Bodnar, bugün bir araya gelerek savaşın yıl dönümünü anma fırsatı bulmaktan memnuniyet duyduğunu dile getirerek, “Tam 10 yıl önce gerçek bir savaş başladı. Vatanını savunmaya ilk yeltenen halk da Kırım Tatarları oldu, kendi evleri ve vatanları için.” dedi.

Bodnar, 10 yıl önce Kırım Tatarlarının kendi evlerinde “işgal altında yaşadıklarını” kaydederek, “Ancak hiçbir baskı politikası, hiçbir baskı rejimi Kırım Tatarlarının özgürlüğe yönelik iradesini etkilemiyor. Buradaki hem Kırım Tatarları hem de Ukraynalılar dayanışmaya kuvvet veriyor ve Ukrayna’nın da dayanmasını sağlıyor.” ifadelerini kullandı.

Kırım Tatarlarını, kimliğini ve Kırım Yarımadası’nı “yeniden özgür kılma” fikrini destekleyenlere teşekkür eden Bodnar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türk hükümetine Rusya’nın 2014’te Kırım’ı yasa dışı ilhakını tanımama konusundaki net politikasından dolayı da teşekkürlerini dile getirdi.

Bodnar, Ukrayna devletinin adımlarıyla Kırım Tatarlarının yerli halk statüsüne kavuştuğunu anlatarak, Kırım Tatar dilinin de ayrı bir dil olarak değerlendirilip gelişimine yönelik büyük adımlar atıldığını söyledi.

“Kırım ya da Ukrayna meselesi değil, dünya güvenliği”

Kırım Derneği Genel Başkanı Şahin ise Rusya’nın 2014’te Kırım’ı yasa dışı ilhakına ilişkin, “Bu işgal yalanla başladı.” dedi.

Şahin, bütün dünyanın da bunu seyrettiğini anımsatarak, bunun yalnızca Kırım ya da Ukrayna meselesi olmadığını belirtti.

Meselenin dünya güvenliğini ilgilendirdiğini aktaran Şahin, “Eğer Kırım’da Rusya’nın dedikleri kabul edilirse siz Pasifik’te kimseyi durduramazsanız, dünyanın başka sorunlu bölgelerinde de kimseyi durduramazsınız.” ifadelerini kullandı.

Şahin, Ukrayna halkının yüzyıllardır bağımsızlıkları ve o topraklarda hür yaşamak için mücadele verdiğini dile getirerek, Ukraynalıların savaşma iradesi ve bir organizasyon becerisi gösterdiklerini belirtti.

Şahin, Doğu Avrupa’da ve Karadeniz’de güvenlik, barış ve demokrasi açısından Türkiye ve Ukrayna ittifakını stratejik bir mesele olarak gördüğünü ifade etti.

Prof. Dr. Kırımlı da Rusya’nın “tahrik veya meşru gerekçe olmaksızın Ukrayna’ya saldırdığını” aktararak, savaşın insani, kültürel ve ekonomik tahribatla korkunç araçlarla sürdürüldüğünü ifade etti.

Kırımlı, savaşın başlangıcından bu yana propagandanın kullanıldığını kaydederek, ekonomi ve enerjinin de Rusya tarafından kullanıldığını savundu.

Kırım Tatarlarının durumuna ilişkin de Kırımlı, “Kırım tatarlarının kaderi bu savaşın sonucuna bağlıdır.” dedi.

“Savaş 2014’te başladı”

Prof. Dr. Özçelik ise Rusya’nın hibrit savaş yürüttüğünü kaydederek, “Savaş, 2014’te başladı, 2022’de farklı bir hale geldi ve 2024’te hala devam ediyor.” dedi.

Özçelik, Batı’nın 2014’te olanlara sessiz kaldığını aktararak, Ukrayna’nın bu savaştan galip çıkacağına inandığını ve Kırım’ın bağımsızlığının da önemli olduğunu ifade etti.

Dr. Biletska da Kırımlı olduğunu ve “ana vatanını kaybettiğini” belirterek, “Kırım’ın işgalinden sonra onların (Rusların) ana amacı, hem Ukrayna hem de Kırım Tatarlarının kimliğini yok etmektir.” dedi.

Biletska, kullanılan yöntemlerin farklı boyutlarının olduğunu ve ilkinin demografik alanda yapıldığını söyledi.

Kırım’daki duruma ilişkin Biletska, “Rusya’ya karşı çıkan insanları fiziksel yok etmeye ya da dışlamaya çalışıyorlar. Bu politika yüzünden birçok kişi Kırım’dan kaçmak zorunda kaldı.” ifadesini kullandı.

Biletska, birçok kişinin Kırım’ı terk etmek zorunda kaldığını kaydederek, birçok insan hakları ihlali olduğunu ve siyasi temelli davalar da açıldığını söyledi.

Kırım’da “demografik yapının değiştirildiğini” ve zorunlu seferberlik listelerinde de Kırım Tatarlarının isimlerinin yoğunlukta olduğunu aktaran Biletska, zorunlu vatandaşlık aldırıldığını ve bölgede eğitimin de Rusya’nın kontrolünde olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukraynanin-ankara-buyukelcisi-kirim-tatarlari-ve-ukrayna-birbirlerine-kuvvet-veriyor/feed/ 0
Vişegrad Grubu Zirvesi’nde Ukrayna konusunda görüş ayrılıkları https://www.haber60.com.tr/visegrad-grubu-zirvesinde-ukrayna-konusunda-gorus-ayriliklari/ https://www.haber60.com.tr/visegrad-grubu-zirvesinde-ukrayna-konusunda-gorus-ayriliklari/#respond Wed, 28 Feb 2024 02:00:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12876 Çekya, Macaristan, Slovakya ve Polonya başbakanları, enerji güvenliği, Avrupa Birliği (AB) stratejik gündemi ve düzensiz göç gündemiyle Çekya’nın başkenti Prag’da düzenlenen Vişegrad Grubu Zirvesi’nde bir araya geldi. Vişegrad Grubu (V4) başbakanlarının zirve sonrasında gerçekleştirdiği basın toplantısına Ukrayna konusundaki görüş ayrılıkları damga vurdu.

Çekya’nın başkenti Prag’da, Çekya, Macaristan, Slovakya ve Polonya’nın oluşturduğu Vişegrad Grubu Zirvesi düzenlendi. Zirveye, Çekya Başbakanı Petr Fiala, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Slovakya Başbakanı Robert Fico ve Polonya Başbakanı Donald Tusk katıldı.

Fiala ve Tusk’tan Ukrayna’ya destek mesajı

Fiala, Orban ve Fico ile görüşme öncesinde Polonya Başbakanı Tusk ile ikili bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenleyen iki lider, Çekya ve Polonya’nın Ukrayna konusunda aynı görüşleri paylaştıklarını vurguladı. Basın toplantısında Fiala, “Saldırganın da kurbanın da kim olduğunu biliyoruz. Net olarak, Ukrayna’yı güçlü bir şekilde desteklemeye hazırız ve desteğimizi artırmanın mümkün olan her yolunun arayışı içerisindeyiz” dedi.

Vişegrad Grubu Ukrayna konusunda hem fikir değil

Vişegrad Grubu (V4) başbakanlarının zirve sonrasında gerçekleştirdiği basın toplantısına ise Ukrayna konusundaki görüş ayrılıkları damga vurdu. Çekya Başbakanı Fiala, basın toplantısında V4 ülkelerinin Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının uluslararası hukukun ağır bir ihlali olduğu ve Ukrayna’ya yardım edilmesi gerektiği konusunda hemfikir olduklarını söyledi. Fiala, diğer yandan V4 ülkeleri hükümet başkanlarının Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırının nedeni ve Ukrayna’ya yardımın şekli konularında görüş ayrılıklarına sahip olduklarını ifade ederek, “Macaristan ve Slovakya, askeri yardım sağlanmasına karşı fakat insani yardım ve finansal yardım gibi diğer şekillerde desteğe açıklar” dedi.

Polonya Başbakanı Tusk, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i bir savaş suçlusu şeklinde nitelendirdi. Tusk, “Rusya ne kadar güçlü bir ülke olursa olsun, bugün Ukrayna’da olup bitenlere ilişkin siyasi, ahlaki ve tarihi değerlendirmenin net olması gerekiyor” dedi.

“Ben savaşa her zaman Macaristan penceresinden bakacağım”

Macaristan Başbakanı Orban ise ülkesinin bir kez daha Rusya ile sınır komşusu olmak istemediğini söyledi. Bunun tarihte olduğunu ve buna ilişkin hatıralarının iyi olmadığını söyleyen Orban, yine de savaşa sadece Ukrayna’nın penceresinden bakılmaması gerektiğini vurguladı. Orban, “Ben savaşa her zaman Macaristan penceresinden bakacağım” ifadelerini kullandı. Savaşın ancak müzakerelerle sona erdirilebileceğini savunan Orban, barış görüşmelerinin bir an önce başlatılması gerektiğini söyledi.

“Ukrayna, dünyanın tüm silahlarını da edinse, bu savaşı kazanamaz”

Slovakya Başbakanı Fico, Batı’nın Ukrayna’daki savaşa yaklaşımının tam bir başarısızlık olduğunu ileri sürerek AB’nin bir barış planı olması gerektiğini söyledi. Savaşın iki yıl daha sürmesi halinde yine bugünkü durumda olunacağını savunan Fico, “Ukrayna, dünyanın tüm silahlarını da edinse, bu savaşı kazanamaz” diye konuştu.

Fico ve Orban protestolarla karşılandı

Slovak lider Fico ve Macar lider Orban, Prag’da Ukrayna yanlısı göstericiler tarafından gerçekleştirilen protestolarla karşılandı.

Vişegrad Grubu zirvesinin gerçekleştiği Liechtenstein Sarayı önünde toplanan bir grup protestocu, Rusya yanlısı olmakla suçladıkları Fico ve Orban’ı protesto etti. Avrupa Birliği ve Ukrayna bayrakları taşıyan protestocuların, “Fico, evin Rusya’ya dön” ve “Fico ve Orban: Putin’in korkak destekçileri” gibi pankartlar açtıkları görüldü. Fico ve Orban, binaya girişleri sırasında kalabalık tarafından ıslıklandı.

Vişegrad Grubu en son geçen sene toplanmıştı

Vişegrad Grubu başbakanları, daha önce 2023 yılı haziran ayında Slovakya’nın başkenti Bratislava’da bir araya gelmişti. Grubun dönem başkanlığını üstlenen Çekya Başbakanı Fiala, başbakanların bir araya gelmesi için Slovakya ve Polonya’da hükümetlerin kurulmasını beklediğini açıklamıştı. – PRAG

]]>
https://www.haber60.com.tr/visegrad-grubu-zirvesinde-ukrayna-konusunda-gorus-ayriliklari/feed/ 0
Macron: Ukrayna’ya asker gönderme konusunda fikir birliği yok https://www.haber60.com.tr/macron-ukraynaya-asker-gonderme-konusunda-fikir-birligi-yok/ https://www.haber60.com.tr/macron-ukraynaya-asker-gonderme-konusunda-fikir-birligi-yok/#respond Tue, 27 Feb 2024 06:27:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12612 Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna’ya daha fazla askeri yardım konusunu görüşmek için bir araya topladığı Avrupalı liderlerle Ukrayna’ya asker gönderilmesi konusunda fikir birliğine varılamadığını ancak bu seçeneğin yok sayılamayacağını söyledi.

Macron, Ukrayna’nın müttefiki 20 kadar ülkeye ev sahipliği yaptıktan sonra yaptığı açıklamada, “Bu aşamada asker gönderme konusunda bir fikir birliği yok” dedi.

“Hiçbir şey göz ardı edilmemeli. Rusya’nın kazanmaması için yapmamız gereken her şeyi yapacağız.”

20 kadar Avrupalı lider Pazartesi günü Ukrayna’nın yanında oldukları mesajını vermek için Paris’te toplandı.

Bir Beyaz Saray yetkilisi Reuters’a, ABD’nin ya da NATO’nun Ukrayna’ya asker gönderme planının olmadığını söyledi.

Macron, Ukrayna’ya mühimmat tedarikini hızlandırma konusunu görüşmek üzere ani bir kararla Avrupalı mevkidaşlarını Elysee Sarayı’na davet etti.

Fransa Cumhurbaşkanı’nın danışmanlarına göre, Rusya son haftalarda Ukrayna’daki askeri faaliyetlerini yeniden artırmaya başladı.

Rus ordusunu geri püskürtmedeki ilk başta başarı elde etse de Kiev, son haftalarda ülkenin doğusunda toprak kaybetti.

Ukraynalı liderler ve generaller, silah ve asker sıkıntısından şikayetçi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Pazar günü Rusya’nın Ukrayna işgalinin ikinci yıl dönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, savaşın başından beri 31.000 Ukraynalı askerin hayatını kaybettiğini söyledi.

Zelenskiy’nin açıklamasından önce, Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov, Batı’nın Ukrayna’ya yaptığı yardımların yarısını ertelediğini, bunun da can ve toprak kaybına mâl olduğunu söyledi.

Geçen hafta Ukrayna, birliklerinin kilit doğu kasabası Avdiivka’dan çekildiğini açıkladı. Bu, Moskova’nın son aylardaki en büyük galibiyeti.

Zelenskiy, Batı’dan gelecek mühimmatın gecikmesinin kısmen bunda payı olduğunu söyledi.

Ukrayna’ya askeri yardım yapılmasına karşı çıkan Slovakya Başbakanı Robert Fico, çok sayıda NATO ve AB üyesinin Ukrayna’ya ikili anlaşma kapsamında asker göndermeyi düşündüğünü söyledi.

Ülkesine geri dönmeden önce yaptığı açıklamada Robert Fico, liderler arasında üç farklı anlayış olduğunu belirtti:

“Ukrayna’ya askeri birliklerini göndermeye hazır olan ülkeler olduğunu doğrulayabilirim. Asla göndermeyeceklerini söyleyen ülkeler var, Slovakya da bunların arasında. Bu teklifin düşünülmesini isteyen ülkeler de var.”

NATO’nun bir sonraki genel sekreteri olma yolunda olan Hollanda Başbakanı Mark Rutte ise Pazartesi günkü görüşmelerin odak noktasının asker gönderme olmadığını söyledi.

?Macron “Bugün ‘Asla, asla’ diyen pek çok kişi, iki yıl önce ‘Asla tank, asla uçak, asla uzun menzilli füze’ diyenlerle aynı kişiler” dedi.

“Sık sık altı ila on iki ay arasında geciktiğimizi kabullenecek kadar alçakgönüllü olalım. Bu akşamki tartışmanın amacı buydu: Hedefimize ulaşmamıza yarayacak her şey ihtimal dahilinde.”

Macron, Avrupa’nın Ukrayna’da savaşmak için ABD’ye bağlı olmaması gerektiğini de belirtti.

Üçüncü ülkelerden mühimmat tedariğinde anlaşıldı

Çekya liderliğindeki, üçüncü ülkelerden yüz binlerce mühimmatın satın alınmasına yönelik girişimde ilerleme kaydedildi.

Fransa, Avrupa’nın kendi sanayisini geliştirmeye öncelik vermesini istediği için bu girişime ihtiyatlı yaklaşıyor.

Mühimmat tedariki Kiev’in savaşta kazananım elde etmesi için kritik.

Avrupa Birliği ise Mart ayına kadar Ukrayna’ya bir milyon top mermisi gönderme hedefine ulaşamıyor.

Çekya Başbakanı Petr Fiala yaklaşık 15 ülkenin girişime katkı sunmayı kabul ettiğini söyledi.

Macron, Paris’in de girişime katılacağını belirtti ve uzun menzilli füze teslimatını hızlandırma konusunda anlaşmaya varıldığını kaydetti.

Fiala gazetecilere, “Nispeten kısa sürede tedarik etmemiz gereken ve tedarik edebileceğimiz yüz binlerce parça mühimmattan bahsediyoruz” dedi.

Portekiz Başbakanı Antonio Costa, savunma bakanlarına gelecek 10 gün içinde bir plan hazırlama görevi verildiğini açıkladı.

Rutte, yurt dışından mühimmat satın alımı için Hollanda’nın 100 milyon euro katkı sağlayacağını söyledi.

Ayrıca mühimmat sağlayacak ülkelerin gizli kalma talebinde bulunduklarını kaydetti.

Almanya Başbaşkanı Olaf Scholz, İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron’un yanı sıra İskandinav ve Baltık ülkelerinden liderler de toplantıya katılanlar arasındaydı.

Ukrayna’ya son askeri yardım paketi Kongre’de takılı kalan ABD’yi, Avrupa ve Avrasya’dan sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Jim O’Brien temsil etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/macron-ukraynaya-asker-gonderme-konusunda-fikir-birligi-yok/feed/ 0
İsveç, Macaristan Parlamentosu’nun onayıyla NATO’ya katılmaya hazırlanıyor https://www.haber60.com.tr/isvec-macaristan-parlamentosunun-onayiyla-natoya-katilmaya-hazirlaniyor/ https://www.haber60.com.tr/isvec-macaristan-parlamentosunun-onayiyla-natoya-katilmaya-hazirlaniyor/#respond Tue, 27 Feb 2024 01:39:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12550 İsveç, üyelik başvurusuna Macaristan Parlamentosu’nun da onay vermesiyle Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) katılmanın eşiğine geldi.

Rusya’nın iki yıl önce Ukrayna’yı işgal etmesinden bu yana NATO yeni üyeler kabul ediyor ve savunmasını güçlendiriyor.

Peki NATO nedir, hangi ülkeler üye, bundan sonraki adımları ne olabilir?

NATO nedir ve ne zaman kuruldu?

NATO, 1949 yılında aralarında ABD, İngiltere, Kanada ve Fransa’nın da bulunduğu 12 ülke tarafından kuruldu.

Hedefi Sovyetler Birliği’ne karşı bir blok oluşturmaktı.

NATO, üye ülkelerden birinin saldırıya uğraması halinde diğerlerinin ona savunması için yardım etmesi ilkesine dayanıyordu.

NATO’nun kendine ait bir ordusu bulunmuyor, ancak üye ülkeler krizlere yanıt olarak toplu askeri eylemler gerçekleştirebiliyor.

Üye ülkeler aynı zamanda askeri planlar koordine ediyor ve ortak askeri tatbikatlar düzenliyor.

NATO, Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgalinin, “müttefiklerin güvenliğine yönelik en kayda değer ve doğrudan tehdit” olduğunu söyledi.

Hangi ülkeler NATO üyesi?

NATO’nun Avrupa ve Kuzey Amerika’da 31 üyesi bulunuyor. İsveç’in de resmen katılmasıyla bu sayı 32’ye çıkacak.

Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağılmasından sonra Doğu Avrupa’da Arnavutluk, Bulgaristan, Macaristan, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Romanya, Litvanya, Letonya ve Estonya da ittifaka katıldı.

Alfabetik sıraya göre NATO üyesi ülkeler:

ABD, Almanya, Arnavutluk, Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İspanya, İtalya, İzlanda, Kanada, Karadağ, Kuzey Makedonya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Slovenya, Türkiye, Yunanistan.

İsveç ve Finlandiya, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Mayıs 2022’de katılmak için başvuruda bulundu.

İki ülke bundan önce tarafsızlık politikası uyguluyordu.

Rusya ile 1340 kilometrelik kara sınırı olan Finlandiya, NATO’ya Nisan 2023’te katıldı.

İsveç’in üyeliği, Türkiye ve Macaristan’ın karşı çıkması nedeniyle ertelenmişti.

Türkiye, İsveç’in PKK ile mücadelede yeterli adım atmadığı gerekçesiyle başvurusunu onaylamamıştı. Ancak bir süre devam eden müzakerelerin ardından Ocak 2024’te başvuruyu kabul etti.

Macaristan da İsveç’in kendisine yönelik hukuk devleti eksikliklerini gerekçe göstererek gündeme getirdiği eleştirileriyle içişlerine müdahale ettiği gerekçesiyle üyeliğine onayı uzun süre geciktirdikten sonra desteklediğini açıkladı.

Şimdi İsveç’in NATO üyesi olması için resmi adımlar atılacak.

İsveç ve Finlandiya’nın katılımıyla NATO, 1990’lı yıllardan bu yana en büyük genişlemesini yaşıyor.

NATO’nun saflarına yaklaşık 300 bin aktif ve yedek asker eklenecek.

Ukrayna, Bosna Hersek ve Gürcistan da NATO’ya katılma talebinde bulundu.

Ukrayna katılacak mı?

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Ukrayna’nın üye olmasının “kaçınılmaz” olduğunu, ancak bunun savaş sona erene kadar gerçekleşmeyeceğini söyledi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna’nın mümkün olan en kısa sürede kabul edilmesini istedi.

Temmuz 2023’ten bu yana NATO-Ukrayna Konseyi, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı kendini savunmasına yardımcı olacak çabaları koordine ediyor.

Rusya, ittifak güçlerini kendi topraklarına çok yaklaştıracağı endişesiyle Ukrayna’nın NATO’ya katılması fikrine karşı çıkıyor.

NATO üyeleri savunma için ne kadar harcama yapıyor?

NATO, üye ülkelerden milli gelirlerinin en az yüzde 2’sini savunmaya harcamalarını talep ediyor.

ABD yaklaşık yüzde 3,5 oranında harcama yaparken, Polonya ve Baltık ülkeleri gibi Rusya’ya sınırı olan ülkeler ordularına yüzde 2’den fazla harcama yapıyor.

Ancak Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya gibi ülkeler 2023 yılında asgari seviyenin altında harcama yaptı.

Türkiye’nin 2023 yılında savunmaya yönelik harcaması gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) yüzde 1,31 oranındaydı.

ABD’de bu yıl yapılacak başkanlık seçimlerinde yeniden aday olmak için kampanya yürüten eski başkan Donald Trump’ın, Rusya’yı GSYH’sinin yüzde 2’den fazlasını savunmaya ayırmayan NATO ülkelerine saldırmaya teşvik edeceğini söylemesi tartışma yarattı.

NATO yönetimi, 2023 yılında birçok üyenin savunma harcamalarında “benzeri görülmemiş bir artış” olduğunu ve 18 ülkenin 2024 yılında yüzde 2’lik seviyeyi karşılamasının ya da aşmasının beklendiğini söyledi.

NATO üyeleri Ukrayna’ya ne tür silahlar veriyor?

NATO ittifak örgütü olarak Ukrayna’ya silah göndermedi, ancak bazı üye ülkeler bireysel olarak bunu yaptı.

ABD, İngiltere, Almanya ve Türkiye Ukrayna’ya tanksavar silahlar, füze savunma sistemleri, topçu silahlar, tanklar ve askeri insansız hava araçları (SİHA) gönderdi.

ABD ve İngiltere ayrıca uzun menzilli füzeler de tedarik etti.

ABD, NATO ülkelerinin F-16 gibi savaş uçaklarını Ukrayna’ya vermesine ve pilotları eğitmesine izin verdi.

Hollanda yakında 18 adet F-16 jeti gönderebileceğini duyurdu.

Ancak NATO ülkeleri, Rusya ile doğrudan bir çatışmaya neden olabileceği için Ukrayna’ya asker göndermiyor ya da bölge üzerinde uçuşa yasak bölge uygulamak için hava kuvvetlerini kullanmıyor.

NATO, Rusya’ya karşı savunmasını nasıl artırıyor?

NATO komutanları 2023 yılında Kuzey Kutbu ve Kuzey Atlantik’te, Orta Avrupa’da ya da Akdeniz bölgesinde olası Rus saldırılarına karşı ayrıntılı planlar üzerinde anlaştı.

NATO ayrıca Avrupa’da yüksek alarmda bulunan birliklerinin sayısını 40 binden 300 binin üzerine çıkarmayı planladığını duyurdu.

Buna ek olarak, Rusya sınırındaki doğu kanadındaki savunmasını sekiz muharebe grubuyla güçlendirdi.

Mayıs ayı sonuna kadar NATO, 31 ülkenin yanı sıra İsveç’ten 90 bin personelin katılımıyla bugüne kadarki en büyük askeri tatbikatlarından biri olan Steadfast Defender’ı düzenliyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/isvec-macaristan-parlamentosunun-onayiyla-natoya-katilmaya-hazirlaniyor/feed/ 0
İtalya Başbakanı: Rusya Ukrayna’yı işgal etmeseydi Hamas İsrail’e saldırmazdı https://www.haber60.com.tr/italya-basbakani-rusya-ukraynayi-isgal-etmeseydi-hamas-israile-saldirmazdi/ https://www.haber60.com.tr/italya-basbakani-rusya-ukraynayi-isgal-etmeseydi-hamas-israile-saldirmazdi/#respond Sun, 25 Feb 2024 21:54:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12039 Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin yıldönümü için dün Kiev’e giden İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, “Rusya Ukrayna’yı işgal etmeseydi Hamas İsrail’e saldırmazdı” dedi.

Meloni, İtalya’nın dönem başkanlığını yaptığı G7’nin ilk liderler zirvesine Ukrayna’dan katıldı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin 2. yıldönümünde Meloni ile birlikte Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Kiev’de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya geldi.

Meloni, işgalin 2. yıldönümü ve bu ziyaret vesilesiyle İtalya’da yayımlanan Il Giornale gazetesine bir söyleşi verdi. Burada, “Rus işgalinin, Putin’in uzun yıllardan beri çeşitli cephelerde kendini gösteren neo-emperyalist vizyonunun doğal ve öngörülebilir bir sonucu” olduğunu söyledi.

Gazetenin “ Papa Francesco, parçalar halinde bir Üçüncü Dünya Savaşı yaşandığını söylüyor.

Ukrayna ve Orta Doğu’dan sonra üçüncü “parça” Uzak Doğu’da patlayabilir. Böyle bir senaryodan korkuyor musunuz?” sorusuna Meloni şöyle yanıt verdi:

“Bence Rusya Ukrayna’yı işgal etmeseydi, Hamas büyük olasılıkla (7 Ekim’de) İsrail’e böyle bir saldırı düzenlemezdi. Hukuka dayalı uluslararası sistemin, üstelik BM Güvenlik Konseyi’nin daimi bir üyesi tarafından bu kadar ciddi bir şekilde çiğnenmesinin, Orta Doğu’dan Balkanlar’a ve Afrika’ya kadar dünyanın diğer bölge ve coğrafyalarında da peş peşe sonuçlar doğurması kaçınılmazdı… Eğer Ukrayna’da uluslararası hukuk yeniden tesis edilmezse, çatışmalar artarak patlak vermeye devam edecek.”

İtalya Başbakanı, “Hamas’ın vahşi saldırısının İsrail’i çok sert bir tepki vermeye ittiğini”, ancak bu tepkinin boyutları nedeniyle bugün İsrail’in hem Ortadoğu’da hem de Batı’da kamuoyu nezdinde “izole edildiğini” söyledi.

Meloni, “iki halk-iki devlet” hedefinin gerçekleştirilebilmesi için uzun süreli bir ateşkes ve rehineler için çözüm bulunması gerektiğini belirtti.

Polis göstericileri copladı

Başbakan Meloni’nin sözünü ettiği kamuoyu görüşü İtalya’da son günlerde düzenlenen çok sayıda gösteriyle yansıtılıyor. Kamu yayıncısı Rai’nin İsrail tezlerine yakın yayın yaptığı iddiasıyla çok sayıda protesto eylemi düzenleniyor.

Geçen Cuma günü de Floransa ve Pisa kentlerinde Filistin’e destek amacıyla gösteriler düzenlendi. Öğrencilerin, sendika temsilcilerinin ve Filistin toplumu üyelerinin de aralarında yer aldığı göstericilere sert müdahalede bulunulması ise ülkede infial yarattı.

Polisin aralarında reşit olmayan öğrencilerin de yer aldığı ve barışçıl şekilde protesto eylemi yaptıkları görülen göstericilere coplarla saldırması hükümete yönelik tepkilere yol açtı.

Muhalefet, sağcı hükümeti karşıt görüşleri susturmaya çalışmakla suçladı. Merkez soldaki Demokratik Parti’nin lideri Elly Schlein, ara sokaklarda mahsur kalan öğrencilerin polis tarafından dövülmesinin kabul edilemeyeceğini, hükümetin bir “baskı ortamı” yarattığını söyledi.

Hükümet kanadından ise polisi savunan ve göstericilerin hassas bölgelere girişinin önlenmesi amacıyla müdahale edildiğini belirten açıklamalar geldi. İktidar partisi İtalya’nın Kardeşleri, sol muhalefeti ‘şiddete destek vermekle’ suçladı. Muhalefete yönelik bu sözler de demokratik diyaloğa aykırı olduğu gerekçesiyle eleştiri aldı.

Cumhurbaşkanı ‘polisi azarladı’

Tartışmalara, genel olarak ihtiyatlı duruşu ve sert çıkışlardan uzak durmasıyla bilinen Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella da müdahil oldu.

Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella dün yayımladığı mesajında, İçişleri Bakanı’yla görüştüğünü, “güvenlik güçlerinin otoritesinin coplarla sağlanamayacağını” bildirdiğini açıkladı. Mattarella, insanların görüşlerini açıklama özgürlüğünün korunması gerektiğini vurguladı ve “Gençlerin coplanması iflasın göstergesidir” dedi.

Cumhurbaşkanının açıklaması sıra dışı biçimde sert bulundu ve bugünkü ulusal gazetelerin hemen hepsinin baş sayfalarında yer aldı.

Corriere della Sera Cumhurbaşkanı Mattarella’nın “Gençlerin coplanması iflastır” sözlerini manşetine taşıdı. La Repubblica, “Mattarella’nın öfkesi” manşetiyle çıktı. Il Giornale “Mattarella polisi azarladı” derken, Il Manifesto ise Cumhurbaşkanının fotoğrafı üzerine “Ellerinizi indirin” manşetini attı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/italya-basbakani-rusya-ukraynayi-isgal-etmeseydi-hamas-israile-saldirmazdi/feed/ 0
Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Tiran’da Rusya protesto edildi https://www.haber60.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-tiranda-rusya-protesto-edildi/ https://www.haber60.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-tiranda-rusya-protesto-edildi/#respond Sun, 25 Feb 2024 00:18:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11857 Rusya- Ukrayna Savaşı’nda üçüncü yıla girilirken Rusya’nın Tiran Büyükelçiliği binasının önünde Rusya protesto edildi.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nda üçüncü yıla girilirken Arnavutluk’un başkenti Tiran’da Rusya protesto edildi. Rusya’nın Tiran Büyükelçiliği binasının önünde başlayıp Tiran Belediyesi’nin önündeki meydanda devam eden ve Ukrayna halkına dayanışma göstermek amacıyla gerçekleştirilen Rusya karşı protestoda Tiran Belediye Başkanı Erion Veliaj başta olmak üzere çok sayıda ülkenin büyükelçileri ve diplomatları hazır bulundu. Başbakan Edi Rama, Tiran Belediyesi önünde düzenlenen protestoya dair görüntüleri “Ukrayna için, Barış için, Özgürlük için” başlığıyla sosyal medya hesabından yayınladı.

Protesto gösterisine katılan Ukrayna’nın Arnavutluk Büyükelçisi Volodymyr Shkurov, AB’nin Arnavutluk Büyükelçisi Silvio Gonzato, ABD’nin Arnavutluk Büyükelçiliği Müsteşarı David Wisner, Arnavutluk Meclis ile İlişkiler Bakanı Elisa Spiropali ve Tiran Belediye Başkanı Erion Veliaj konuşma gerçekleştirdi. Ukrayna Büyükelçisi Shkurov, Arnavutluk’un Rus saldırganlığını kınama noktasında gösterdiği destek ve dayanışma için teşekkür ederek 2 yıl önce başlayan savaşın sabah saatlerini hiçbir zaman unutamayacaklarını, bu 2 yıllık süreç içerisinde ise kimlerin dost ve kimlerin düşman olduklarını anladıklarını ifade etti. Günümüzde Ukrayna topraklarının yüzde 20’sinin işgal altında olduğunu belirten Shkurov, ülkelerinden kaçmak zorunda kalan Ukraynalılara kapılarını açan Arnavut hükümetine minnettarlığını dile getirdi. Büyükelçi Shkurov, “Biz burada Ukrayna’ya karşı devam eden Rus saldırganlığını kınamak üzere bir arada bulunuyoruz. Ukrayna halkıyla dayanışma gösteren Cumhurbaşkanı Bajram Begaj, Başbakan Edi Rama ve Meclis Başkanı Lindita Nikolla’ya teşekkürlerimi sunuyorum. Sürekli devam eden yardımları için Tiran Belediyesi’ne ve burada bulunan tüm Arnavut siyasetçilerine ve büyükelçilik temsilcilerine teşekkürlerimi ve selamlarımı sunuyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Büyükelçi Gonzato yaptığı konuşmada Ukrayna’nın daha önce provoke edilmeyen işgalinden bu yana tam 2 yılın geçtiğini, savaşın başladığı ilk günden itibaren Arnavutluk ve AB’nin Rus saldırganlığına karşı konuşma yaparak ve Ukrayna’nın kendini müdafaa etmesine imkan sağlayarak yan yana durduklarını kaydetti. Gonzato, son 2 yılda AB’nin Ukrayna devletini ve halkını desteklemek amacıyla 88 milyar euro değerinde destek sağladığını, AB’ye üye ülkelerin yanı sıra Arnavutluk’un da hem siyasi, hem maddi olarak ve daha önce görülmemiş şekilde destek sağladığını ifade etti. Gonzato, Arnavutluk’un BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak uluslararası arenayı Ukrayna’ya karşı dayanışma göstermek amacıyla harekete geçirdiğini ve bu süreçte AB ile yan yana hareket ettiğini belirtti.

ABD’nin Arnavutluk Büyükelçiliği Müsteşarı Wisner, Arnavutluk’un BM Güvenlik Konseyi’nde savaştan dolayı Rusya’yı sorumlu tutarak bu 2 yıllık süreçte olağanüstü bir destek sağladığını diyerek Arnavutluk’un ABD’nin ortağı olmaya devam ettiğini ve her ikisi de Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün korunması için ellerinden geleni yaptıklarını dile getirdi.

Bakan Spiropali bugün dünyanın daha önce eşi benzeri görülmemiş bir savaşla tanıştığını diyerek Arnavutluk’un Rus saldırganlığına karşı yaptırım uygulamasına katılan ilk ülkeler arasında yer aldığını kaydetti. Rusya’nın Ukrayna’da yeni, adil olmayan ve zalim bir savaş yürüttüğünü belirten Spiropali, Batı’ya dönük ve geçmişine sırt dönerek yaşamayı tercih ettikleri için Ukrayna halkının bu savaşa maruz kaldığını ifade etti. Spiropali, “Biz Ukrayna’nın bu fedakarlığını yakinen tanırız, onun karşısında saygıyla eğiliriz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Tiran Belediye Başkanı Veliaj yaptığı konuşmada protestoya katılan Tirana halkına teşekkür ederek, bu protestonun aslında her bir Avrupa vatandaşı için ahlaki bir yükümlülük olduğunu, Arnavutluk’un da bir zamanlar benzer durumlardan geçtiğini hatırlayan, komünizm dönemini ve Kosova Savaşını unutmayan herkes için bir ahlaki yükümlülük olduğunu ifade etti. Veliaj, Tiran’da “Özgür Ukrayna” adlı caddenin yanı sıra Ukrayna’ya yönelik destek ve dayanışmanın devam edeceğini söyledi. Önümüzdeki hafta 28 Şubat’ta düzenlenecek Ukrayna Zirvesi’ne Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin de katılacağını hatırlatan Veliaj, zirve vesilesiyle tüm Tiran’ın kendini “Özgür Ukrayna” hissetmesini umut ettiğini dile getirdi. – TİRAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-tiranda-rusya-protesto-edildi/feed/ 0
Batılı Liderler Ukrayna’ya Dayanışma İçin Kiev’e Geldi https://www.haber60.com.tr/batili-liderler-ukraynaya-dayanisma-icin-kieve-geldi/ https://www.haber60.com.tr/batili-liderler-ukraynaya-dayanisma-icin-kieve-geldi/#respond Sun, 25 Feb 2024 00:00:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11840 Belçika Başbakanı Alexander de Croo, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya- Ukrayna Savaşı’nın ikinci yılı geride kalırken Ukrayna’ya dayanışma için Kiev’e gelerek Gostomel Havalimanı’nda Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile basın toplantısı düzenledi. Ukrayna’ya destek açıklaması yapan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltengberg ise, “Ukrayna NATO’ya katılacaktır” dedi.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ikinci yılı geride kalırken batılı liderler dayanışma göstermek amacıyla Ukrayna’nın başkenti Kiev’e geldi. Belçika Başbakanı Alexander de Croo, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen Polonya’dan gece treniyle Ukrayna’yı ziyaret etti. Ukrayna’ya destek gösteren liderler, İtalya’nın dönem başkanlığındaki G7 Devlet ve Hükümet Başkanları toplantısı öncesinde Gostomel Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile basın toplantısında konuşan İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, bulundukları havalimanının Moskova’nın başarısızlığının ve Ukrayna’ın gururunun bir sembolü olduğunu ifade ederek, “Birkaç kişinin kahramanlığı tarihin akışını değiştirdi. Bunlardan biri de 2 yıl önce 24 Şubat’ta burada gerçekleşti” dedi.

“Ülkenizi kurtardınız, tüm Avrupa’yı kurtardınız”

Kanada Başbakanı Justin Trudeau da “Putin bu havaalanı gibi stratejik hedefleri kolayca ele geçirebileceğinden emindi. Rus kuvvetleri Gostomel Havaalanı’nı hızlıca ele geçirmeye çalıştı. Bugün buradaki barlığımız yanıldığını görebilirsiniz. Ukraynalılar ortak geleceğimiz için savaşıyor” dedi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise saldırıların başladığı günden itibaren Ukrayna’yı savunan birlikleri överek “”Kiev güçlü durdu. Cesaretiniz Putin’in durdurdu. Kaçmadınız ya da ürkmediniz. Ukraynalı kahramanlardan oluşan küçük bir birlik, son nefesinize kadar savaşarak işgalcileri geri püskürttü. Rusya’nın Ukrayna’nın kalbine yönelik saldırısını durdurmayı başardınız. Ülkenizi kurtardınız, tüm Avrupa’yı kurtardınız” ifadelerini kullandı.

Belçika Başbakanı Alexander de Croo, son 2 yılın yıkım, can kaybı ve travma ve acıyı kabul ederek, “Ukrayna’nın müttefikleri Ukrayna hükümetiyle omuz omuza” dedi.

“İlk ve esaslı yenilgisini de burada yaşadı”

Holtomel’de sembolik bir alanda olduklarını dile getiren Zelenskiy ise, “Putin burada savaşı kazanmak istiyordu. İlk ve esaslı yenilgisini de burada yaşadı. Askerlerimiz Rus katillerin inişini yok ettiğinde dünya da en önemli noktayı gördü. Her kötülüğün yenilebileceğini ve Rus saldırganlığının bir istisna olmadığını gördü. Dünya henüz Ukrayna’ya inanmazken, Ukraynalılar savaşabileceklerini, direnebileceklerini devam edeceklerini kanıtladılar” ifadelerini kullandı. Zelenskiy, Ukrayna’yı destekleyen tüm arkadaşlarına teşekkür ederek, “Tüm zorluklara ve şüphelere rağmen dünyanın dikkati hala Ukrayna’da. Geleceğimiz kendi ellerimizde” dedi.

“Ukrayna NATO’ya katılacaktır”

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltengberg, “Rus tanklarının Ukrayna’ya girmesinin üzerinden 2 yıl geçti. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da yaşanan en büyük savaşın başlangıcı” dedi. Savaşta ölen Ukraynalı askerleri nana Stoltenberg, “Savaş alanındaki durum son derece ciddi olmaya devam ediyor. Putin’in Ukrayna’ya hakim olma hedefi değişmedi ve barışa hazırlandığına dair hiçbir belirti yok. Çoğunun korktuğu gibi Ukrayna haftalar içinde çökmedi. Rusya tarafından ele geçirilen toprakların yarısını geri aldınız, Rusya’yı Karadeniz’in büyük bölümünden geri püskürttünüz ve Rus kuvvetlerine ağır kayıplar verdirdiniz” ifadelerini kullandı. NATO müttefiklerinin Ukrayna’ya maddi ve manevi desteğinden bahseden Stoltenberg, “Bu savaşı Putin başlattı çünkü NATO’nun kapısını kapatmak ve Ukrayna’nın kendi yolunu seçme hakkını elinden almak istiyordu. Ancak tam tersini başardı, Ukrayna artık NATO’ya her zamankinden daha yakın” dedi.

Stoltenberg, konuşmasını “Ukrayna NATO’ya katılacaktır. Bu bir ‘eğer’ sorusu değil, ‘ne zaman’ sorusudur. Sizi o güne hazırlarken, NATO Ukrayna’nın yanında olmaya devam edecek” diyerek tamamladı. – GOSTOMEL

]]>
https://www.haber60.com.tr/batili-liderler-ukraynaya-dayanisma-icin-kieve-geldi/feed/ 0
Rusya-Ukrayna Savaşı’nda 2 yıl geride kaldı https://www.haber60.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-2-yil-geride-kaldi/ https://www.haber60.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-2-yil-geride-kaldi/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:12:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11706 Rusya’nın, Batı ile NATO’nun kendi sınırlarına yaklaşacağı ve Rusça konuşanları koruma gerekçesiyle başlattığı Ukrayna’daki savaşın ikinci yılı tamamlandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, 2 yıl önce 24 Şubat’ın sabahında duyurduğu “özel operasyon”nun başlamasıyla Rus ordusu, Ukrayna topraklarına girdi.

Rus askeri birlikleri, Ukrayna’nın Donetsk ve Luhansk bölgelerinden Kiev yönetiminin kontrolündeki yerlere, aynı anda Rusya sınırından Harkiv, Sumi ve Çernigiv ile Belarus üzerinden Çernobil bölgesine giriş yaptı.

Kırım üzerinden de Herson ve Melitopol bölgelerine doğru asker çıkaran Rus ordusu, hava ve karadan asker sevk ettiği Kiev’i kuşattı.

Rus ordusu, Kiev çevresinde beklerken iki taraf İstanbul’da müzakere masasına oturdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın arabuluculuk girişimlerinin neticesi olarak İstanbul’da 29 Mart 2022’de yapılan müzakereler sonucunda Ukrayna tarafı, Rus tarafına gelecekteki olası yazılı anlaşmanın ilkelerini teslim etti, anlaşmaya çok yaklaşıldı.

Kiev yönetimi birkaç gün sonra Rus silahlı güçlerinin boşalttığı Buça ve İrpin şehirlerinde toplu mezarlar açtı, Rusya’yı katliam yapmakla suçladı. Ukrayna, İstanbul’daki anlaşmadan çekildiğini bildirdi.

İki tarafın İstanbul’daki görüşmelerde ön şatlarda anlaştığı ileri sürülürken, Ukrayna heyetinin Kiev’e döndükten sonra anlaşmadan vazgeçmesinin nedeni aylar sonra ortaya çıktı.

Bazı Ukraynalı yetkililer, dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson’un Kiev yönetimine baskı yaptığını, anlaşmayı bozduğunu söyledi. Bunu Putin de dile getirdi.

Rus ordusu, Kiev’den çekildikten sonra tahkimatını Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson hattında güçlendirdi. Böylece Rusya, Kiev’in Azak Denizi ile bağlantısını kesti, ayrıca 2014’te yasa dışı ilhak ettiği Kırım ile kara yolu bağlantısı kurmuş oldu.

Rusya, liman şehirleri Odessa ve Mıkolayiv bölgelerini de hedef alarak Karadeniz’de stratejik konuma sahip Yılan Adası’nı ele geçirdi. Aynı yılın haziran sonunda Rusya, adadan çekildiğini açıkladı.

Ukrayna’nın kuzeyindeki Sumi ve çevresi, haziranda yeniden Kiev yönetiminin kontrolüne girdi.

Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson’da eylül sonunda Rusya’ya katılım için sözde referandumlar yapıldı. Yasa dışı referandumlara katılanların çoğunluğu ilhak kararına “evet” dedi. Böylece Rusya, Kırım’dan sonra Ukrayna topraklarının yüzde 15’ini daha yasa dışı ilhak etmiş oldu.

Ukrayna, 29 Ağustos 2022’de Herson’u kurtarmak için karşı saldırı başlattığını duyurdu.

Yasa dışı ilhak ettiği Herson’daki vatandaşların büyük çoğunluğunu başka bölgelere tahliye eden Rusya, 9 Kasım’da bu şehirdeki savunma hattının Dnipro Nehri’nin sol yakasına çekileceği kararını açıkladı. Böylece Rus askerleri, Herson şehir merkezinden çıkmış oldu.

Savaş devam ederken Rusya ve Ukrayna heyetleri, ateşkes sağlanması için 3’ü Belarus, 1’i Türkiye’de olmak üzere 4 kez yüz yüze müzakere yaptı. Bu görüşmelerde iki taraf, sadece çatışma bölgelerinden sivillerin tahliyesi için insani yardım koridorları açılması konusunda anlaşabildi.

Tarafların aynı metne imza attığı bir diğer anlaşma ise tahıl anlaşması oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girişimleriyle 22 Temmuz 2022’de Türkiye, Rusya, Ukrayna ve Birleşmiş Milletler (BM) arasında, dünyadaki olası gıda krizini önleyecek “Tahıl ve Yiyecek Maddelerinin Ukrayna Limanlarından Emniyetli Sevki Girişimi Belgesi” imzalandı. Bu anlaşma da Rusların bazı taleplerinin yerine getirilmemesi gerekçesiyle 1 yıl sürdürülebildi.

Savaşın ikinci yılında haritayı değiştirmek kolay olmadı

Savaşın ikinci yılında özellikle Donetsk ve Zaporijya bölgelerinde şiddetli çatışmalar yaşandı. Rus güçleri, Ukrayna’nın başkenti Kiev dahil büyük şehirlerini İskender, S-300 gibi füzelerle vururken Ukrayna ordusu, Rusya’nın sınır şehirlerindeki stratejik hedeflerine saldırılara yoğunluk verdi.

Ukrayna’nın geçen yıl haziranda Donetsk ve Zaporijya bölgelerinde karşı taarruz başlatması 2023’e damga vurdu.

Ukrayna ordusu, yaklaşık 6 ay süren taarruz sırasında Donetsk bölgesindeki Staromayorske, Urojayne, Andriyivka, Klişiyivka, Blagodatne köylerini kurtardığını duyurdu.

Ukrayna makamlarına göre, savaşın başlamasından bu yana ülke topraklarının yaklaşık yüzde 74’ü kurtarıldı, yüzde 26’sı hala Rusya’nın kontrolünde bulunuyor.

Rusya, Bahmut’u ve Avdiyivka’yı ele geçirdi

Donetsk bölgesinin Bahmut ve Avdiyivka istikametlerinde savaşın en yoğun çatışmaları yaşandı. Her iki taraf önemli kayıplar verirken Rusya, 21 Mayıs 2023’te Bahmut şehrini ele geçirdiklerini duyurdu.

Rus ordusu, daha sonra Avdiyivka istkametinde saldırılarını yoğunlaştırdı. Ukraynalı yetkililere göre, bu saldırılar, 2014’ten beri yapılan en büyük saldırılardı.

Ukrayna, yaklaşık 5 ay süren şiddetli çatışmaların ardından 17 Şubat’ta, daha fazla kayıp vermemek için askerlerini Avdiyivka’dan çektiğini açıkladı. Bu, Rusların yaklaşık 9 ay aradan sonra ilk ilerleyişiydi.

Ukrayna Devlet Başkanı Vlodimir Zelenskiy, geri çekilmelerini ortaklarından yeterince destek alamadıklarına bağladı.

Savaşın ikinci yılına, Ukrayna ordusunun ABD ve Avrupa Birliği’nden (AB) yeterince destek alıp alamayacağı tartışmaları damgasını vurdu.

Ukrayna’ya savaş döneminde sağlanan destek 170 milyar avroya ulaştı

Ukrayna 2 yıldır savunmasını tamamen İngiltere, ABD ve AB’nin destekleriyle sağladı. Ancak Ukrayna’ya vadedilen insani, askeri ve finansal desteklerin sağlanması konusu, ABD Kongresi’ndeki Demokratlar ile Cumhuriyetçileri, AB ile bazı üyelerini karşı karşıya getirdi.

Ukrayna Geçici İşgal Altındaki Toprakların Yeniden Entegrasyonu Bakanlığına göre, savaşın başlamasından bu yana ülkeye yapılan uluslararası yardım 170 milyar avroya ulaştı.

Ukrayna’ya ortaklarının destek vaadinin toplamı, verilen katkının yaklaşık 2 katını oluşturuyor. Ukrayna, ortaklarından bir yandan yaptırım paketlerini genişletmelerini diğer yandan savaş uçağı ve daha fazla cephane istiyor.

ABD’li bir üst düzey yetkili, geçen günlerde, savaşın Rusya’ya maliyetinin 211 milyar dolar olduğunu öne sürdü.

Aynı zamanda Rusya’nın, silah satış anlaşmalarının iptal edilmesi ya da ertelenmesi nedeniyle 10 milyar dolardan fazla zarara uğradığı iddia ediliyor. Savaşın ikinci yılının sonlarında, Batı ülkelerinde dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna için kullanılması da tartışılmaya başlandı.

Batı, Rusya’ya her alanı kapsayan yaptırımlar uyguladı

Savaşın siyasi ve sosyal etkileriyle birlikte ekonomik alanda alınan Rusya’ya yönelik yaptırım kararları, tüm dünyada doğrudan veya dolaylı olarak etkisini gösterdi.

AB üyesi ülkeler, ABD ve diğer Batılı ülkeler, Ukrayna’ya askeri müdahalede bulunan Rusya’ya karşı finans, enerji, ulaşım, ihracatın kontrolü ve finansmanı ile vize politikası gibi çeşitli alanlarda onlarca yaptırım paketi belirledi.

Rusya’ya karşı 2022’den bu yana 12 yaptırım paketi yürürlüğe koyan AB, 13. yaptırım paketini savaşın ikinci yılı tamamlandığında açıkladı. AB, yeni yaptırım listesine 200’e yakın kişi ve kuruluş eklerken, ABD son yaptırım listesine 500 isim kattı.

AB’nin Ukrayna dolayısıyla Rusya’ya uyguladığı yaptırım listesindeki kişi ve kuruluş sayısı 2 bini buldu. Yaptırım paketlerinde Rusya’nın askeri üretim malzemelerine ulaşması da zorlaştırıldı.

AB, siyasi anlamda da Ukrayna’ya destek verdi

Rusya’nın savaşı başlatma nedenlerinden biri de Ukrayna’nın AB ve NATO’ya yakınlaşma isteğiydi. Savaşa rağmen AB’ye üyelik sürecinden vazgeçmeyen Ukrayna, bu yönde ilerleme kaydetti. AB üyesi ülkelerin liderleri, 14 Aralık 2023’te Ukrayna ve Moldova ile AB üyelik müzakerelerini başlatma kararı aldı.

Ukrayna’nın başka bir hedefi de NATO üyesi olmak ancak bu konuda ittifak liderleri henüz fikir birliğine sahip değil.

Zelenskiy, Ukrayna’nın “NATO üyeliğini hak ettiği ve ülkesini ittifaka yakınlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını” belirtiyor.

Savaştaki can kayıpları tam bilinmiyor

Ukrayna, savaş boyunca ölen Rus asker sayısının 407 binden fazla olduğunu ileri sürüyor. Rusya da savaşta hayatını kaybeden toplam Ukraynalı asker sayısını açıklamazken, günde ortalama 400-500 Ukrayna askerinin öldürüldüğünü iddia ediyor.

Ancak her iki taraf da kendi kayıplarına ilişkin net ve yeni açıklama yapmadı. Savaştaki sivil kayıplara ilişkin her iki taraf da net rakam veremiyor.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana 10 bin 65 sivil hayatını kaybetti, 18 bin 679 sivil yaralandı.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin verilerine göre, 6 milyon 479 bin 700 Ukraynalı, savaş nedeniyle hala yurt dışında bulunuyor.

Avrupa İstatistik Ofisi, Ekim 2023 sonu itibarıyla AB ülkelerinde 4 milyon 24 bin Ukraynalıya geçici koruma statüsü verildiğini bildirdi.

Rusya’nın tam 2 yıl önce “özel operasyon” adıyla başlattığı savaşta, bugün gelinen noktada ne Moskova’nın hedefleri ne de Kiev’in toprak bütünlüğünü sağlama isteği değişti.

Savaşın ne zaman biteceği ise belirsizliğini koruyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-2-yil-geride-kaldi/feed/ 0
Türkiye’deki Ukraynalılar evlerine dönmenin hayalini kuruyor https://www.haber60.com.tr/turkiyedeki-ukraynalilar-evlerine-donmenin-hayalini-kuruyor/ https://www.haber60.com.tr/turkiyedeki-ukraynalilar-evlerine-donmenin-hayalini-kuruyor/#respond Sat, 24 Feb 2024 08:39:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11676 Savaşın acı yüzüyle iki yıldır mücadele eden Ukraynalılar, Türkiye’de yaşamlarını sürdürse de savaşın bir an önce bitmesini umut ettikleri ülkelerine dönmeyi hayal ediyor.

Rusya’nın, Ukrayna’ya 24 Şubat 2022’de askeri operasyon başlattığını ilan etmesinin üzerinden 2 yıl geçti.

Zaman zaman şiddetini artırarak süren savaş nedeniyle kimi Ukraynalılar ailelerinden, evlerinden ve memleketlerinden ayrılmak zorunda kaldı.

Yaşadıkları kentleri, okulları ve iş yerlerini bırakarak, dünyanın farklı ülkelerine göç eden Ukraynalıların, savaşın bitmesine dair bekleyişleri ve umutları devam ediyor.

Eşini geride bırakmanın hüznünü yaşıyor

Ailecek yaşadıkları Mikolayiv şehrini 12 yaşındaki oğlu Rostislav Shistirikov ile terk etmek zorunda kalan 33 yaşındaki ilkokul öğretmeni Olha Shistirikova, 9 yıl öğretmenlik yaptığını, mühendis olan eşi ve oğluyla ülkesinde mutlu bir hayat yaşadığını anlattı.

Shistirikova, 8 Mart 2022’de evi, eşi, ailesi başta olmak üzere sevdiği ülkesini terk etmek zorunda kaldığını vurgulayarak, 3 kadın ve 5 çocukla bindikleri araçla Moldova’ya gittiğini, oradan da oğluyla birlikte uçakla Romanya’ya geçtiğini, bir süre sonra da İstanbul’a geldiğini kaydetti.

Mühendis olan eşinin teknik konularda orduya destek vermesi için ülkesinde kaldığını belirten Shistirikova, “En büyük üzüntüm eşimi ve babamı savaşın ortasında bırakmak zorunda kalmak oldu. Savaşın başladığı süreçte zaten hasta olan annem yaşadığı acıya daha fazla katlanamadı ve hayatını kaybetti. Annemin dışında çok yakın dostlarımı da kaybettim. Geride bıraktığım akrabalarımla ancak telefonla görüşebiliyorum. En son yaptığım görüşmede bizim şehirde bombardımanın yine şiddetlendiğini öğrendim.” diye konuştu.

Shistirikova, Türkiye’de, oğluyla yaşadığını, eski okuluna online olarak ders vermeye devam ettiğini, ayrıca Ukrayna Kültür Derneği’nin etkinlilerine yardımcı olduğunu, Ukraynalı çocuklara kendi dillerini öğretmeye çalıştığını aktardı.

“Türkiye bizim ikinci memleketimiz, evimiz oldu”

Türkiye’de yaşamaktan çok mutlu olduğunu dile getiren Shistirikova, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de güvende olmak çok güzel ama yine de ülkemizi, toprağımızı özlüyoruz. Burada misafiriz bir an önce savaşın bitmesini ve ülkemize dönmeyi istiyoruz. Ukraynalılar bu yaşadıklarını hak etmiyor. Kimseye bir zararımız yoktu. Kimsenin bizim ülkemizi elimizden almaya hakkı yok. Savaşın bir gün biteceğine ve adaletin yerini bulacağına inanıyorum. Ukrayna’nın zaferini sabırsızlıkla beliyoruz. Benim gibi oğlumun da kendi topraklarımda büyümesini istiyorum. Oğlum her gün, ‘Anne ne zaman evimize döneceğiz? diye soruyor. Türkiye’ye gerçekten çok minnettarız, burası bizim ikinci memleketimiz, evimiz oldu. Savaş bittikten sonra da Türkiye’ye her zaman geleceğiz.”

“Her Ukraynalı gibi ben de evime dönmek istiyorum”

Savaştan yaklaşık iki ay sonra Ukrayna’dan Türkiye’ye gelen İryna Kuşnir, ülkesine dönmenin hayaliyle yaşıyor. Ülkesinde Harkiv vN Karazin Üniversitesi’nde Ukrayna Dili ve Edebiyatı üzerine dersler verirken Türkiye’ye gelen Kuşnir’in, yakınları ise Harkiv’de kaldı.

Türkiye’de bir yıldır İstanbul Üniversitesi (İÜ) Edebiyat Fakültesi Ukrayna Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda öğretim görevlisi olarak görev yapan Kuşnir, Ukrayna’daki ailesiyle her gün telefonda görüşüp, güvende olup olmadıklarını öğreniyor.

Ülkesindeki savaşın bir an önce bitmesini isteyen Kuşnir, 24 Şubat 2022’de saat 05.00’te yaşadıkları şehirde savaşın başladığını anlatarak, “Her yerden füze geliyordu ve patlamalar oluyordu. Çok korkunç bir durum vardı.” dedi.

Kuşnir, savaş başladığında Türk Hükümetinin çalıştığı üniversitedeki Türk öğrencileri Ukrayna’dan tahliye etmek için çalışmalara başladığını belirterek, Türklerin sadece kendi vatandaşları için değil, Ukraynalıların tahliyesi için de çaba gösterdiğini söyledi.

Türkiye’ye geldiğinde de her aşamada yardım gördüğünü ifade eden Kuşnir, İstanbul’da Ukrayna Dayanışma Derneği’nin de Türk halkıyla birlikte yardımına koştuğunu söyledi.

Kuşnir, “Türkiye çok güzel bir ülke ve bizi çok güzel karşıladı. Ancak her Ukraynalı gibi ben de evime dönmek istiyorum. Siz bize kapılarınızı açtınız ve bizi çok hoş karşıladınız. Türkiye’ye çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

“Her gün onları merak ediyorum ve onların hayatını düşünüyorum”

Ukrayna Dayanışma Derneği Başkanı Tetiana Fetsan, 7 yıl önce Türklere Ukrayna kültürünü tanıtmak amacıyla kurulan derneğin, savaştan sonra Türk halkıyla dayanışma içinde savaş mağdurlarının yardımına koştuğunu anlattı.

Göç İdaresine göre Temmuz 2023’te Türkiye’de 44 bin Ukraynalı yaşadığını, ancak geri dönüşler nedeniyle bu sayının düştüğünü belirten Fetsan, “İş olmadan, gelir olmadan burada, her yerde yaşamak zor. O yüzden çoğu Ukraynalı, bombalar altında olan ülkesine dönmeyi tercih ediyor. Çünkü en azından orası kendi evi. Bir şekilde her gün bombalar, füzeler, sirenler altında hayatlarını devam ettirmeye çalışıyorlar.” diye konuştu.

Mariupol şehri gibi savaşın tamamen yok ettiği kentlerde yaşayan Ukraynalıların ise geri dönemediğini dile getiren Fetsan, Türkiye’deki savaş mağdurlarına yardımlarının devam ettiğini dile getirdi.

Annesi, babası ve kardeşinin Ternopil’de yaşadığını aktaran Fetsan, her gün annesiyle telefonda konuştuğunu anlattı.

Ukrayna’da devam eden savaş nedeniyle çok zor şartlar yaşandığını ifade eden Fetsan, “Her gün siren çalıyor. Çocuklar normal eğitim görmüyor. Çünkü ders başlayınca siren çalmaya başlıyor. Herkes sığınağa giriyor, bomba patlıyor. Mesela iki hafta önce Lviv’de bir sivil binaya bomba düştü ve tabii ki yaralı ve ölü var. Her gün nereye bomba düşer belli değil. Her gün onları merak ediyorum ve onların hayatını düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

“Biz Türk halkından büyük bir destek gördük”

Tetiana Fetsan, İstanbul’da 80 yaşlarındaki Türk bir kadınının pazar arabasıyla yaptığı alışverişi, savaş mağdurlarına vermesini hiç unutamadığını söyledi.

Türk halkına teşekkür etmek istediğini kaydeden Fetsan, şunları dile getirdi:

“Çünkü onlar olmadan biz hiçbir şey yapamazdık. Buraya gelenler ilk zamanlar hiçbir şey bilmiyordu. Türkçe bilmiyorlar, hastaneye gidemiyorlardı. Biz Türklerden, Türk halkından büyük bir destek gördük. Türk kurumları, uluslararası kurumlar bize yardım etti. Biz de gıda, hijyen malzemeleri, kıyafet, ayakkabı, iletişim gibi temel ihtiyaçlarını karşılama konusunda hemşehrilerimize yardıma başladık. Buraya yardım malzemeleri getirenlerden kuyruk oluyordu. Mesela Türkler bize Ramazan kolisi veriyordu, biz dağıtıyorduk. Biz tabii ki bunu hiç unutmayacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyedeki-ukraynalilar-evlerine-donmenin-hayalini-kuruyor/feed/ 0
İsrail’in Gazze’deki saldırılarında kadın ve çocuk ölümleri Rusya-Ukrayna Savaşı’ndakinin 6 katı https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-saldirilarinda-kadin-ve-cocuk-olumleri-rusya-ukrayna-savasindakinin-6-kati/ https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-saldirilarinda-kadin-ve-cocuk-olumleri-rusya-ukrayna-savasindakinin-6-kati/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:13:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11257 Uluslararası Adalet Divanında soykırımla yargılanan İsrail’in 7 Ekim 2023’ten beri saldırı düzenlediği Gazze Şeridi’nde kadın ve çocuk ölümlerinin, 2 yıldır süren Rusya-Ukrayna Savaşı’ndakinin 6 katından fazla olması, burada yaşanan vahşeti gözler önüne seriyor.

AA muhabiri, 24 Şubat 2022’den beri süren Rusya-Ukrayna Savaşı ile İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda ölen sivillerin sayısını derledi.

İsrail, yaklaşık 2,3 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi’ni havadan, karadan ve denizden aralıksız bombalıyor.

Filistinli kaynaklara göre, İsrail, bu saldırılarında 66 bin tondan fazla patlayıcı kullandı. Bu da Gazze’de kilometrekareye 183 ton patlayıcının atıldığı anlamına geliyor.

Saldırılar nedeniyle Gazze harabeye dönerken, bölgede 1,9 milyon Filistinli yerinden oldu.

İsrail’in saldırılarında, 29 bin 410 Filistinli öldürüldü, 69 bin 465 kişi yaralandı. Saldırılarda öldürülenlerin en az 12 bin 660’ını çocuklar, 8 bin 570’ini kadınlar oluşturuyor.

Yaralıların, yüzde 70’inden fazlası da kadın ve çocuklardan oluşuyor. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

Bir yandan İsrail’in saldırılarından kaçarak hayatta kalma mücadelesi veren Filistinliler, Tel Aviv yönetiminin bölgeye yardım girişlerine çıkardığı engellemeler nedeniyle de açlıkla mücadele ediyor.

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail’in yoğun saldırısı altındaki Gazze Şeridi’nde 2,2 milyon kişinin kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

BM’ye göre, Gazze’de 378 bin kişi Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) ölçeğine göre “felaket” olarak adlandırılan 5. seviye, 939 bin kişi de “acil durum” olarak bilinen 4. seviye açlıkla karşı karşıya bulunuyor.

Gazze Şeridi’ndeki akut gıda güvensizliği Dünya Sağlık Örgütünün “kritik” olarak nitelediği yüzde 15 çıtasını aşarak yüzde 16,2’ye ulaştı.

BM Dünya Gıda Programı (WFP), İsrail’in saldırılarına işaret ederek, emniyetli dağıtıma izin veren koşullar oluşana dek Gazze’nin kuzeyine hayat kurtaran gıda yardımı dağıtımını durdurma kararı aldı.

BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) da İsrail’in zorla aç ve susuz bırakarak insanlık felaketine yol açtığı Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Filistinlilerin kıtlığın eşiğinde olduğunu duyurdu.

Özellikle Gazze’nin kuzeyinde yaşayan Filistinlilerin un bulamadıkları için hayvan yemlerini öğüterek tüketmek zorunda kaldığı bildiriliyor.

Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki sivil ölümleri

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının üzerinden 2 sene geçerken, Ukrayna’daki BM İnsan Hakları İzleme Misyonunun (HRMMU) 7 Şubat’ta yayımladığı verilere göre, savaşın başından beri ülkede 579’u çocuk, 2 bin 992’si kadın olmak üzere 10 bin 378 sivil öldürüldü, 19 bin 632 sivil yaralandı.

Ölümlerin 8 bin 95’i Ukrayna topraklarında, 2 bin 283’ü Rusya’nın yasa dışı ilhak ettiği topraklarda gerçekleşti.

Raporda, sayıların daha yüksek olabileceği belirtiliyor.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de öldürdüğü kadın ve çocukların sayısı, 2 yılda Rusya-Ukrayna Savaşı’nda hayatını kaybeden kadın ve çocukların sayısının 6 katından fazlasına tekabül ediyor.

Gazzelilerin sığınabileceği güvenli bir yer yok

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasıyla kadın ve çocuklardan oluşan milyonlarca Ukraynalı, saldırılar nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalmış ve komşu ülkelere sığınmıştı.

Savaşın başından bu yana Ukrayna’ya destek veren Avrupa ülkeleri, Ukraynalı kadın ve çocukların oluşturduğu sivillere kucak açmıştı.

Öte yandan, 2007’den beri İsrail’in karadan, havadan ve denizden ablukası altında bulunan Gazze’deki 2,3 milyon Filistinli, yaklaşık 360 kilometrekarelik bölgede sıkışmış vaziyette.

İsrail saldırıları nedeniyle Filistinlilerin Gazze’de sığınabilecekleri güvenli bir yer bulunmuyor.

Gazze’nin kuzeyi, orta kesimleri ve güneyde yer alan Han Yunus bölgesine düzenlenen saldırılar nedeniyle yaklaşık 1,5 milyon Filistinli, 64 kilometrekarelik alana sahip Refah kentine sığındı.

BM verilerine göre, 7 Ekim’den önce 280 bin olan Refah’ın nüfusu, yerinden edilmiş Filistinlilerin göçüyle 5 kattan fazla arttı. Bu da Gazze’deki nüfusun yarısından fazlasının bu daracık kara parçasına sığındığı gözler önüne seriyor.

Yeteri kadar konut olmaması nedeniyle, Refah’a sığınan Filistinlilerin büyük bir bölümü, derme çatma çadırlardan oluşan kamplarda hayat mücadelesi veriyor.

İsrail yönetimi, son günlerde Filistinlilerin sığındığı Refah’a kara saldırısı başlatma yönünde sinyaller veriyor.

Refah’a saldırılması halinde, buraya sığınan Filistinlileri daha da zor günler beklediği belirtiliyor.

İsrail’in çıkardığı zorluklar nedeniyle bölgeye yeteri kadar yardım da ulaştırılamıyor.

AA, Gazze ve Ukrayna’daki sivillerin durumunu görüntülüyor

Anadolu Ajansı (AA), savaşın ilk günlerinden beri hem Gazze hem Ukrayna’da sivillerin durumunu fotoğraflıyor.

Ukrayna’daki savaşın boyutlarını anlatan ve hafızalarda yer eden fotoğraf karelerinin benzerlerine, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında da rastlanıyor.

Ukrayna’nın Harkiv kentinde Rusya’nın düzenlediği hava saldırısı sonrası yaralanan Olena Kurilo ile İsrail’in saldırıları sonucu Gazze’de yaralanan kadının objektife umutsuzca ve dehşet içindeki bakışları birbirini anımsatıyor.

İnsanların gönlünde kutsal yere sahip olan ibadethaneler, Gazze’de ve Ukrayna’daki savaşta hasar görüyor. Rusya’nın Zaporijya kentindeki Şevçenko Mahallesi’ne düzenlendiği saldırı sonucunda harabeye dönüşen kilise ile Gazzeli siviller için sığınak görevi gören ve hasar alan Rum Ortodoks Aziz Porphyrius Kilisesi’nin benzer durumları AA tarafından fotoğraflandı.

Ukrayna’nın Kiev kentinde Rusya’nın saldırıları sırasında doğum hastanesinin bodrum katında kucakta tutulan bebek ile Gazze’deki Şifa Hastanesine yaralı halde götürülen bebeğin fotoğrafı, sivillerin durumunu gözler önüne seriyor.

Ukrayna’nın Posad-Pokrovske köyünde, kullanılamaz hale gelen evinin önünde oturan yaşlı kadın ile Gazze’nin Refah kentinde yıkılan evlerin önünde duran kadının fotoğrafları, yaşanan vahşeti hafızalara kazıyor.

Savaş nedeniyle ülkeden ayrıldıktan sonra Polonya’ya giden Ukraynalı sivillerin Medyka bölgesindeki sınır kapısından geçişinin ve İsrail’in yoğun bombardımanı nedeniyle Gazze’nin orta ve güney kesimlerine göç etmek zorunda kalan sivillerin fotoğrafı, savaşların “değişmeyen kareleri” olarak adlandırılabilir.

Ukrayna’da ve Gazze’de enkaz altında kalan eşyalarını kurtarmaya çalışan sivillerin benzer durumlarda olduğu, AA’nın karelerine bakıldığında net şekilde görülüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-saldirilarinda-kadin-ve-cocuk-olumleri-rusya-ukrayna-savasindakinin-6-kati/feed/ 0
Beş soruda Ukrayna savaşının ikinci yılı https://www.haber60.com.tr/bes-soruda-ukrayna-savasinin-ikinci-yili/ https://www.haber60.com.tr/bes-soruda-ukrayna-savasinin-ikinci-yili/#respond Wed, 21 Feb 2024 03:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10398 Rusya’nın işgaliyle başlayan Ukrayna’daki savaşın üzerinden iki yıl geçti. Bugün, savaşın yakın zamanda biteceğini söylemek bir hayli güç.

Ne Ukrayna ne Rusya, ne de her iki tarafın da önemli müttefikleri için barış anlaşması zemini oluşmuş görünmüyor.

Kiev yönetimi, uluslararası alanda tanınan sınırlarının yeniden tesis edilmesi ve Rus birliklerinin ülkeden çıkarılması konusunda kararlı bir tutum sergiliyor. Moskova yönetimi ise Ukrayna’nın gerçek bir ülke olmadığını ve Rus güçlerinin amaçlarına ulaşana kadar savaşa devam edeceğini savunuyor.

Şu ana kadar neler olduğuna, çatışmaların gelecekte nereye doğru gidebileceğine baktık.

Kim kazanıyor?

Kış boyunca devam eden şiddetli çatışmalar nedeniyle her iki tarafta da çok sayıda can kaybı yaşandı.

Bin kilometre boyunca uzanan cephe hattının şekli 2022 sonbaharından bu yana çok az değişti.

İki yıl önceki geniş çaplı işgalden sonraki birkaç ay içinde Ukrayna, Rus güçlerini kuzeyden ve başkent Kiev çevresinden geri püskürttü. Aynı yılın sonlarında doğu ve güneydeki geniş toprak parçalarını da geri aldı.

Ancak şimdi Rus güçleri güçlü tahkimatlarla bölgeye yerleşmiş durumda. Ukraynalılar ise cephanelerinin azaldığını söylüyor.

Kısa süre önce ve Kremlin yanlısı bazı Rus askeri blog yazarları da dahil olmak üzere pek çok kişi askeri bir çıkmazdan söz ediyor.

Ukrayna birlikleri Şubat ortasında uzun süredir mücadele verdikleri ülkenin doğusundaki Avdiivka kasabasından çekildi.

Rus güçleri, potansiyel olarak daha derin bir işgalin önünü açabileceğinden dolayı bunu büyük bir zafer olarak gördü. Çünkü Avdiivka stratejik bir konuma sahip.

Kiev, geri çekilmenin askerlerinin hayatını korumayı amaçladığını, kuvvetlerinin sayıca ve silahça üstün olduğunu söyledi.

Bu, Rusya’nın geçtiğimiz Mayıs ayında Bahmut’u ele geçirmesinden bu yana elde ettiği en büyük kazanım olarak kayıtlara geçti. Ancak Avdiivka, 2014’ten beri Rus işgali altında olan Ukrayna şehri Donetsk’in sadece 20 km kuzeybatısında yer alıyor.

Bu denli küçük bir ilerleme, işgalin başında devlet propagandası olarak da yinelenen, askeri blog yazarlarının dile getirdiği başkent Kiev’i “üç gün içinde alma” hedefinden oldukça uzak.

Şu anda, Mart 2014’te ilhak edilen Kırım ve Rusya’nın kısa süre sonra ele geçirdiği doğudaki Donetsk ve Luhansk bölgelerinin büyük bir kısmı da dahil olmak üzere Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 18’i Rus işgali altında bulunuyor.

Ukrayna’ya destek azalıyor mu?

Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü’ne göre son iki yılda, Ukrayna’ya Avrupa Birliği kurumlarından yaklaşık 92 milyar dolar ve ABD’den Ocak 2024’e kadar 73 milyar dolar olmak üzere Ukrayna’ya büyük miktarlarda askeri, finansal ve insani yardım gönderildi.

Batı tarafından tedarik edilen tanklar, hava savunma sistemleri ve uzun menzilli toplar Ukrayna’ya önemli ölçüde yardımcı oldu.

Ancak müttefiklerin Ukrayna’yı ne kadar süreyle gerçekçi olarak destekleyebileceği tartışma konusuydu. Bu süre zarfında da yardım akışı azaldı.

ABD Kongresi’nde Ukrayna’ya yönelik 60 milyar dolarlık yeni bir yardım paketi iç siyasi çekişmelere takıldı.

Ukrayna destekçileri, Donald Trump’ın Kasım ayındaki başkanlık seçimlerinde Beyaz Saray’a geri dönmesi halinde ABD’nin desteğinin kesilmesinden endişe ediyor.

AB’de ise Putin müttefiki Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Ukrayna’yı desteklemeye açıkça karşı çıkıyor. Orban ile yapılan uzun tartışma ve pazarlıkların ardından AB, Şubat ayında .

Öte yandan AB, Mart 2024 sonuna kadar Kiev’e vermeyi hedeflediği bir milyon top mermisinin sadece yarısını teslim edebilecek gibi duruyor.

Rusya’yı destekleyenler arasında Ukrayna’nın komşusu Belarus da var. Minsk yönetimi Rus birliklerinin Ukrayna’ya erişmesi için topraklarını ve hava sahasını kullanmasına izin veriyor.

ABD ve AB, İran’ın Rusya’ya “Şahit” İnsansız hava araçları (İHA) tedarik ettiğini söylüyor. Tahran ise Rusya’ya savaştan önce az sayıda İHA tedarik ettiğini kabul ediyor.

İHA’ların Ukrayna’daki hedefleri vurmada etkili olduğu kanıtlandı. Savaşta, hava savunma sistemlerinden kaçma yetenekleri nedeniyle İHA’lar, her iki taraftan da talep görüyor.

Yaptırımlar Batılı ülkelerin umduğu kadar işe yaramadı ve Rusya hala hem petrolünü satmayı hem de askeri sanayisi için parça ve bileşen tedarik etmeyi başarıyor.

Çin’in her iki tarafa da silah sağladığı düşünülmüyor. Pekin, bu savaşta genel olarak dikkatli bir diplomatik çizgi izledi, Rus işgalini kınamadı ama Moskova’yı askeri olarak da desteklemedi. Ancak Pekin ve Hindistan, Rus petrolünü satın almaya devam etti.

Hem Rusya hem de Ukrayna, Afrika ve Latin Amerika’ya yaptıkları çok sayıda diplomatik ziyaretle gelişmekte olan ülkelere iyi ilişkiler geliştirmek için de büyük çaba sarf etti.

Rusya’nın hedefleri değişti mi?

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in hala Ukrayna’nın tamamını istediğine dair yaygın bir inanış söz konusu.

Rusya Devlet Başkanı, ABD’li talk şov sunucusu Tucker Carlson’a verdiği son , tarih ve çatışma hakkındaki görüşlerini bir kez daha dile getirdi.

Putin, uzun zamandır, güçlü kanıtlar sunmadan, Ukrayna’daki sivillerin (özellikle de doğu Donbas bölgesindeki) Rusya’nın korumasına ihtiyaç duyduğunu savunuyor.

Rus lider, savaştan önce Ukrayna’nın egemen bir devlet olarak varlığını reddeden uzun bir makale yazdı ve Ruslar ile Ukraynalıların “tek bir halk” olduğunu söyledi.

Putin, Aralık 2023’te Rusya’nın “özel askeri operasyon” olarak adlandırdığı operasyona ilişkin hedeflerinin değişmediğini söyledi. Rusya Devlet Başkanı, bu hedefler arasında aşırı sağın etkisini işaret eden ve asılsız iddialara dayanan “denazifikasyon” fikrinin ya da başka bir deyimle “Nazilerden arındırmanın” da dahil olduğunu ifade etti.

Putin ayrıca “askerden arındırılmış tarafsız” bir Ukrayna istediğini söylüyor, NATO’nun nüfuz alanını doğuya doğru genişletmesine karşı çıkmaya devam ediyor.

Bağımsız bir devlet olarak Ukrayna hiçbir zaman herhangi bir askeri ittifaka dahil olmadı. Avrupa Birliği’ne katılmak siyasi hedefleri arasındaydı ve NATO ile daha yakın bir ittifak kurmak için görüşmeler yapıyordu. Kiev’in bu iki hedefi de şimdi, savaşın başlangıcına oranla daha yakın ihtimaller gibi görünüyor.

Kiev yönetiminin bu hedefleri ülkenin devlet yapısını güçlendirme ve Sovyetler Birliği’ni bir şekilde yeniden kurmaya yönelik jeopolitik projelerin içine çekilmesini engelleme amaçları taşıyordu.

Savaş nasıl sona erebilir?

Siyasi ve askeri analistler, iki tarafın da teslim olmaya niyetli görünmediği ve Putin’in iktidarda kalmayı sürdüreceği göz önüne alındığında, savaşın uzun süre devam edeceğini tahmin ediyor.

Küresel güvenlik düşünce kuruluşu Globsec, farklı sonuçların olasılığını değerlendirmek için çok sayıda uzmanın görüşlerini bir araya getirdiği bir çalışmaya imza attı.

Bu çalışmada ortaya çıkan en olası senaryo, 2025 sonrasına uzanan bir yıpratma savaşında, her iki tarafın da ağır kayıplar vereceği ve Ukrayna’nın müttefiklerinin silah tedarikine bağımlı kalmaya devam edeceği yönünde.

İkinci en olası senaryo ise Orta Doğu, Çin- Tayvan ve Balkanlar gibi dünyanın diğer bölgelerinde çatışmaların yaşanmasıyla birlikte Rusya’nın gerilimi tırmandırmak istemesi oldu.

Her ikisi de eşit derecede olası görülen diğer iki senaryo ise ya Ukrayna’nın bazı askeri ilerlemeler kaydetmesi ancak savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya varılamaması; ya da Ukrayna’nın müttefiklerinin Kiev’e verdiği desteği azaltarak ve müzakere edilmiş bir çözüme ulaşması için baskı yapmaları yönünde oldu.

Ancak hem ABD başkanlık seçimlerinin potansiyel etkisi hem de İsrail-Hamas çatışması başta olmak üzere diğer savaşların Ukrayna ve Rusya’nın destekçilerinin önceliklerini ve bağlılıklarını nasıl etkileyeceği konusunda belirsizlik devam ediyor.

Çatışma daha da yayılabilir mi?

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Şubat ortasında yaptığı konuşmada “yapay” olarak tanımladığı ülkesinin silah açığının Putin’e yaradığını öne sürdü.

Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşan Zelenskiy, Batı’nın Putin’e karşı durmaması halinde Moskova yönetiminin önümüzdeki birkaç yılı daha pek çok ülke için “felaket” haline getireceğini savundu.

İngiltere’nin savunma konularında önde gelen düşünce kuruluşu Royal United Services Institute (RUSI), Rusya’nın ekonomisini ve savunma sanayisini başarılı bir şekilde askeri üretime geçirdiğini ve uzun bir savaşa hazırlandığını söylüyor. RUSI, Avrupa’nın ise buna ayak uyduramadığı görüşünde. Polonya Dışişleri Bakanı da aynı endişeyi dile getirdi.

Avrupa ülkeleri (Almanya Dışişleri Bakanı ve Estonya İstihbarat Servisi’nin uyarıları da dahil) son zamanlarda Rusya’nın önümüzdeki on yıl içinde bir NATO ülkesine saldırabileceğine dair korkularını dile getirdi.

Bu durum NATO ve AB’yi hem askeri kabiliyetler hem de toplumların çok farklı bir dünyada yaşamaya hazır olmaları açısından gelecek planlamalarını hızlandırmaya itti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bes-soruda-ukrayna-savasinin-ikinci-yili/feed/ 0
Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu: Montrö Sözleşmesi’nin yerine getirilmesi önemli https://www.haber60.com.tr/rusya-federasyonu-istanbul-baskonsolosu-montro-sozlesmesinin-yerine-getirilmesi-onemli/ https://www.haber60.com.tr/rusya-federasyonu-istanbul-baskonsolosu-montro-sozlesmesinin-yerine-getirilmesi-onemli/#respond Mon, 19 Feb 2024 22:39:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9873 Rusya Federasyonu’nun İstanbul Başkonsolosu Andrey Buravov, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin hükümlerinin yerine getirilmesinin bölgede sükunetin sağlanması açısından çok önemli olduğunu söyledi.

Buravov, Rusya ile Ukrayna arasında 24 Şubat 2022’de başlayan savaşın 2’nci ve 2013-2014 yıllarında yaşanan Maidan olaylarının 10’ncu yılı vesilesiyle basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Rusya’nın Beyoğlu’ndaki İstanbul Başkonsolosluğu’nda yapılan basın açıklaması öncesi, Ukrayna’da 2013 ve 2014’te yaşanan olayların anlatıldığı “Maidan” isimli belgesel gösterildi.

Buravov, “?ubat 2014’te yaşanan ve sadece kan dökülmesiyle kalmayan, aynı zamanda bu ülkede kanlı bir iç savaşın da başlamasına sebep olan devlet darbesinden bahsediyoruz. Bunun sonuçlarını hala görüyoruz, 2 yıl önce yine şubatta Rusya’nın Ukrayna’da başladığı özel harekatı kastediyorum.” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği’nin o zaman konuya “Ya bizimlesiniz ya da Ruslarla” şeklinde yaklaştığını kaydeden Buravov, “Ukrayna ile ülkemiz arasındaki yakın ekonomik ve diğer bağlar çerçevesinde Ukraynalı yetkililer, bu sürecin tüm artılarını ve eksilerini tartmaya karar verdiler ancak daha sonra hükümet karşıtı ayaklanmaya dönüşen bu protestolar, Batı’nın aktif teşvikiyle milliyetçi ve Rus karşıtı çevrelerin hükümete baskı aracı haline geldi.” dedi.

Buravov, 16 Mart 2014’te Kırım halkının “demokratik bir referandum” ile Rusya’ya katıldığını ve eski Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in görevi devretmesinden sonra yeni Kiev yönetiminin kendi halkına karşı kanlı bir savaş başlattığını öne sürdü.

Yaşananların sebebi olarak Batı ülkelerinin politikalarına işaret eden Buravov, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu, Batı’nın farklı ülke ve halkları birbirine düşüren, devletler arası çatışmaları kışkırtan ‘böl ve yönet’ politikasının bir başka sonucudur. Bağımsızlığını kazandığı andan itibaren Ukrayna, Batı tarafından, Kiev yetkililerinin Nazi ve Rus düşmanı ideolojisini ve uygulamalarını teşvik eden Rusya karşıtı bir sıçrama tahtası olarak görüldü.”

Buravov, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı zorunlu bir “harekat” başlattığını, “harekat”ın Rusya’nın güvenliği sağlanmadan, Rus ve Rusça konuşan nüfusun meşru çıkarları güvence altına alınmadan sona ermeyeceğini belirtti.

Ukrayna’ya silah sevkiyatı devam ettiği sürece çatışmaların süreceğini kaydeden Buravov, Rusya’nın amacının “Ukrayna’yı askersizleştirmek” olduğunu ve Rusya’nın NATO ülkelerinden birine saldırı gerçekleştirebileceği yönündeki iddiaları reddettiklerini kaydetti.

“(Batı ülkelerinin savaş gemilerinin Karadeniz’e girmesi) Çok ciddi sonuçlarının olacağını düşünüyorum”

Buravov, Montrö Sözleşmesi’nin 1936’de imzalanmasına karşın bugün de sükunetin sağlanması açısından güncelliğini ve önemini aynen koruduğunu dile getirdi.

Türkiye ile Rusya’nın bu konuda aynı fikirde olduklarına dikkati çeken Buravov, “Montrö Sözleşmesi’nin hükümlerinin yerine getirilmesi çok önemli ve bunun devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz.” dedi.

Buravov, “Karadeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin askeri güçlerinin, mayın arama faaliyeti kisvesi altında Karadeniz’e girmeye çalışmasını güçlü şekilde reddediyoruz. Bunun çok ciddi sonuçlarının olacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

“Sorunun çözümü bağımsız Filistin devletinin kurulmasında yatıyor”

Gazze konusunda Rusya’nın tutumunun bilindiğini dile getiren Buravov, sorunun temelinde Filistin devleti konusundaki çözümsüzlüğün yattığını söyledi.

Buravov, Rusya’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde çözüm konusunda birçok kez adım attığını ve ABD’nin tutumu sebebiyle ülkesinin başta yardımların Gazze’ye ulaştırılması olmak üzere çözüm tekliflerinin hayata geçirilmesinin mümkün olmadığını belirtti.

Gazze’de sivillerin hayatını kaybettiğinin altını çizen Buravov, “Bu sorunun çözümü bağımsız Filistin devletinin kurulmasında yatıyor. Bunu gerçekleştirmek için Rusya, çeşitli seviyelerde girişimlerde bulunuyor, elinden geleni yapmaya çalışıyor.” dedi.

Buravov, Türkiye’nin “garantörlük” teklifine ilişkin, çeşitli fikirlerin ortaya çıktığını ve Rusya’nın da bu konuda girişimlerde bulunmaya hazır olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/rusya-federasyonu-istanbul-baskonsolosu-montro-sozlesmesinin-yerine-getirilmesi-onemli/feed/ 0
Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Ukrayna’ya yardımların arttırılması çağrısında bulundu https://www.haber60.com.tr/almanya-basbakani-olaf-scholz-ukraynaya-yardimlarin-arttirilmasi-cagrisinda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/almanya-basbakani-olaf-scholz-ukraynaya-yardimlarin-arttirilmasi-cagrisinda-bulundu/#respond Sun, 18 Feb 2024 01:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9320 Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Münih kentinde devam eden 60. Münih Güvenlik Konferansında yaptığı konuşmada, Rusya’nın savaşta zafer ilan etmesi durumunda gelecekte ağır bedeller ödeyeceklerini vurgulayarak Ukrayna’ya yardımların arttırılması çağrısında bulundu.

Almanya’da düzenlenen 60. Münih Güvenlik Konferansı devam ediyor. Ev sahibi Almanya Başbakanı Olaf Scholz, konferansta yaptığı konuşmanın tamamını Ukrayna’daki savaşa ayırdı. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’daki en büyük savaşın iki yıldır devam ettiğini belirten Scholz, “Rusya’nın saldırganlığı her gün masum hayatlara mal oluyor. Ukrayna’da insanlar her gün ağlıyor, yas tutuyor ve ölüyor. İşte bu yüzden bugünkü konuşmamı yanı başımızdaki bu savaşa ayırmak istiyorum. Rusya Silahlı Kuvvetlerinin önemli bir kısmı sağlam durumda. Rusya, uzun yıllardır ordusunu bu savaşa hazırlıyor ve her düzeyde yeni tehlikeli silah sistemleri geliştirdi. Rusya ekonomisi uzun süredir savaş modunda. Özgürlük ve demokrasiyi savunan herkes hayatından korkmalıdır. Alexei Navalny’nin Rusya’da cezaevinde öldüğüne ilişkin şok edici haber bunun ne anlama geldiğini bize gösteriyor. Son olarak Putin, cepheye giderek daha fazla asker gönderiyor. Savaşın başlamasından 2 yıl sonra hepimiz kendimize şu soruyu sormalıyız, Putin’e ‘uzun vadede varız’ sinyalini verecek kadar çabalıyor muyuz? Rusya’nın Ukrayna’daki zaferinin ne anlama geleceğini tam olarak bildiğimiz halde yeterince çabalıyor muyuz? O zaman ödemek zorunda kalacağımız siyasi ve mali bedel, bugün ve gelecekte Ukrayna’ya verdiğimiz desteğin tüm maliyetlerinden kat kat daha yüksek olacaktır” diye konuştu.

“Dünyanın en güçlü askeri ittifakı olarak ittifak topraklarımızın her metrekaresini savunabilecek kapasiteye sahibiz”

Scholz, “Rusya’dan gelen tehdit gerçek. Bu nedenle caydırıcılık ve savunma kabiliyetimiz inandırıcı olmalı ve inandırıcı kalmalıdır. Biz Rusya ile NATO arasında bir çatışma istemiyoruz. Bu nedenle savaşın başından beri Ukrayna’nın tüm destekçileri hemfikirdi, Ukrayna’ya kendi askerlerimizi göndermeyeceğiz. Aynı zamanda Putin ve Rus ordusunun da şunu anlaması gerekiyor. Biz dünyanın en güçlü askeri ittifakı olarak, ittifak topraklarımızın her metrekaresini savunabilecek kapasiteye sahibiz. Bunu başarmak için caydırıcılık alanı da dahil olmak üzere NATO’nun Avrupa ayağını güçlendirmeye devam etmemiz önemli” ifadelerini kullandı. Almanya’nın bu yıl ve önümüzdeki yıllarda gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 2’sini savunmaya ayırdığını hatırlatan Scholz, “Caydırıcılığımızın modern ihtiyaçları karşıladığından her zamankinden daha fazla emin olmalıyız” dedi.

“NATO’nun yardım garantisinin göreceli hale getirilmesi sadece Putin gibi bizi zayıflatmak isteyenlerin işine yarar”

Scholz, “Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, Atlantik’in her iki yakasında yaklaşan seçimlerin sonucu ne olursa olsun, şu nettir, biz Avrupalılar, şimdi ve gelecekte kendi güvenliğimize çok daha fazla dikkat etmeliyiz. Bunu yapmak için çok istekliyiz” dedi. Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden başkan olması durumunda “yeterince harcama yapmayan NATO ülkelerine yönelik Rusya’nın herhangi bir saldırısını engellemeyeceği” şeklindeki tepki çeken ifadelerini işaret eden Scholz, “NATO’nun yardım garantisinin göreceli hale getirilmesi sadece Putin gibi bizi zayıflatmak isteyenlerin işine yarar” şeklinde konuştu.

“Güvenlik olmadan geriye kalan her şey, bir hiçtir”

Güvenlik için yapılacak harcamaların farklı yerlere yapılacak yatırımları geciktirebileceğine değinen Başbakan Scholz, “Aynı zamanda güvenlik olmadan geriye kalan her şey, bir hiçtir. Ancak hepimiz dayanışma içinde ve uzun vadeli olarak gerekli fonları sağlarsak savunma sanayimiz güvenilir bir şekilde üretimini arttıracak ve böylece güvenliğimize de katkıda bulunacaktır. Sonuçta kıtamızdaki en büyük güvenlik tehdidinden, Avrupa’daki bir savaştan bahsediyoruz. Ancak burada inandırıcı olursak Putin de şunu anlayacaktır, Moskova’nın dikte ettiği bir barış olmayacak, çünkü buna izin vermeyeceğiz” dedi.

Scholz, “Rusya savaş hedeflerinin hiçbirine ulaşamadı. Putin, Kiev’i iki hafta içinde almak istiyordu. İki yıl sonra Ukrayna, Rus işgali altındaki toprakların yarısından fazlasını kurtardı. Rusya, Karadeniz’in batısında kontrolünü kaybetti. Tüm bunlar her şeyden önce Ukrayna Silahlı Kuvvetleri sayesinde oldu. Cesaretlerine ve zorlukla kazandıkları başarılarına büyük saygı duyuyorum. Ancak hepimizin desteği de buna katkıda bulunmuştur. Bu, şimdi vazgeçmememiz ve bu yolda kararlılıkla devam etmemiz için bir teşvik olmalıdır. Almanya tam da bu konuda kararlı ve aynı zamanda üzerine düşeni yapmaya kararlı” ifadelerini kullanarak konuşmasını tamamladı. – MÜNİH

]]>
https://www.haber60.com.tr/almanya-basbakani-olaf-scholz-ukraynaya-yardimlarin-arttirilmasi-cagrisinda-bulundu/feed/ 0
NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’den Ukrayna’ya daha fazla silah tedariki çağrısı https://www.haber60.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenbergden-ukraynaya-daha-fazla-silah-tedariki-cagrisi/ https://www.haber60.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenbergden-ukraynaya-daha-fazla-silah-tedariki-cagrisi/#respond Sat, 17 Feb 2024 01:21:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8899 – NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’den Ukrayna’ya daha fazla silah tedariki çağrısı

MÜNİH – NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, kalıcı bir barışa ulaşılabilmesi için NATO müttefiklerini Ukrayna’ya daha fazla silah tedarik etmeye çağırdı. Stoltenberg, Avrupa Konseyi’nin Ukrayna’ya 50 milyar euroluk yeni yardım paketini onaylamasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, “ABD’nin de aynını yapmasını bekliyorum” dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Bavyera Başbakanı Markus Söder, Münih Güvenlik Konferansı’nda ortak basın toplantısı düzenledi. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın 2’nci yılını dolduracağını kaydeden Stoltenberg, Avrupa Konseyi’nin Ukrayna’ya 50 milyar euroluk yeni yardım paketini onaylamasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, “ABD’nin de aynını yapmasını bekliyorum. Bu hayati bir mesele” diye konuştu. Stoltenberg, Putin’in istediklerini savaş alanında elde edemeyeceğini anlaması gerektiğini ve kalıcı bir barış sağlanması için Ukrayna’ya silah tedarikine devam etmeleri gerektiğini söyledi.

Ukrayna’ya daha fazla silah tedariki ve NATO ülkelerinin silah stoklarını artırması çağrısında bulunan Stoltenberg, “Bu Ukrayna’ya yardım edecek, NATO’yu daha güçlü kılacak ve aynı zamanda yüksek kalifiye üretimde istihdamı artıracaktır. Buna Patriot füzelerinin yeni bir tesiste üretileceği Bavyera da dahildir. Bu, Avrupalı ve Kuzey Amerikalı savunma firmalarının ortak güvenliğimiz için işbirliğinin örneklerinden biridir” ifadelerini kullandı.

NATO üyelerinin hiçbiri aleyhinde yakın bir tehdit bulunmadığını ifade eden Stoltenberg, “NATO, daha fazla askeri güç, daha yüksek düzey askeri hazırlık ve artırılan savunma harcamaları ile Moskova’da bizim tüm müttefiklerimizi korumaya hazır olduğumuz konusunda herhangi bir yanlış hesaba alan bırakmamaya devam etmektedir. Geçtiğimiz yıl Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın savunma harcamaları, eşi görülmemiş bir artışla yüzde 11’e yükseldi. Bu sene 18 müttefikin gayri safi milli hasılanın yüzde 2’sini savunmaya harcamasını bekliyorum” diye konuştu.

Von der Leyen: “Ukrayna’daki savaş, sadece Ukrayna ile sınırlı değil”

Von der Leyen ise, Ukrayna’daki savaşın yanı sıra Orta Doğu’daki istikrarsızlık ve Çin’in artan etkinliğinin sonuçlarını Avrupa’da hissettiklerini söyledi. Ukrayna’daki savaşın sadece Ukrayna ile sınırlı olmadığını vurgulayan Von der Leyen, “Rusya, sadece Ukrayna’yı yok etmeyi değil aynı zamanda artık demokrasinin de olmadığından emin olmaya çalışıyor. Burada Rusya’nın doğalgazı bir tehdit aracı olarak kullanmasını, göçmenleri enstrüman olarak kullanabilmek için her şeyi yaptığını ve bu şekilde Polonya’da Avrupa Birliği sınırlarını güvensiz hale getirmeye çalıştığını, sürekli gerçekleştirilen siber saldırıları ve dört bir yandaki dezenformasyonu hatırlatmak isterim. Bunların tamamı Avrupa’da bizi olduğu gibi Amerikalı dostlarımızı da etkiliyor” dedi.

Bu nedenlerle ABD ve Avrupa’nın Ukrayna’ya destek sağlanmasında transatlantik ortak menfaatler olduğunu vurgulayan Von der Leyen, Avrupa’nın Ukrayna’ya 50 milyar Euro yeni yardım paketini onaylamış olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Yaşananları göz önüne alarak savunmaya daha fazla yatırım yapmak istediklerini ve Avrupa’nın savunma sanayisini güçlendirmek istediklerini vurgulayan Von der Leyen, bu nedenle önümüzdeki ay Avrupa savunma sanayisi için bir strateji sunacaklarını duyurdu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenbergden-ukraynaya-daha-fazla-silah-tedariki-cagrisi/feed/ 0
NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: Türkiye Montrö Anlaşması’na saygı göstermeye devam etmeli https://www.haber60.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenberg-turkiye-montro-anlasmasina-saygi-gostermeye-devam-etmeli/ https://www.haber60.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenberg-turkiye-montro-anlasmasina-saygi-gostermeye-devam-etmeli/#respond Fri, 16 Feb 2024 02:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8514 NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye’nin bazı müttefikler tarafından Ukrayna’ya hibe edilen gemilerin Karadeniz’e girmesine izin vermediğine dair gelen soruya cevap vererek, “Montrö Anlaşmasına saygı göstermeye devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum” dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Belçika’nın başkenti Brüksel’deki NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu. Stoltenberg, NATO savunma bakanlarının temmuz ayındaki Washington Zirvesi’ne hazırlanmak üzere bugün bir araya geldiğini ifade ederek, “Yeni savunma planlarımıza kaynak sağlama ve transatlantik savunma sanayi tabanımızı güçlendirme çalışmalarına hız verdik” dedi.

Bu yıl 18 NATO üyesinin GSYİH’lerinin yüzde 2’sini savunmaya harcamasını beklediğini ifade eden Stoltenberg, “2024 yılında Avrupa’daki NATO müttefikleri savunmaya toplam 380 milyar dolar yatırım yapacaklar” dedi.

Toplantıda mühimmat üretiminin arttırılması konusunu ele aldıklarını belirten Stoltenberg, “Stoklarımızı doldurmak ve Ukrayna’yı desteklemeye devam etmek için barış zamanının yavaş temposundan çatışmanın gerektirdiği yüksek tempolu üretime geçmemiz gerekiyor” dedi.

Kötüleşen güvenlik ortamını da ele aldıklarını ifade eden Stoltenberg, “İttifak’a karşı yakın bir askeri tehdit görmüyoruz” dedi.

Bugün ayrıca NATO-Ukrayna Konseyi’nde Ukrayna ile bir araya geldiklerini aktaran Stoltenberg, “Savunma Bakanı Umerov sahadaki son gelişmeler hakkında müttefiklere bilgi verdi” dedi.

Polonya’nın Bydgoszcz kentinde yeni bir NATO-Ukrayna Ortak Analiz, Eğitim ve Öğretim Merkezi kurmaya karar verdiklerini aktaran Stoltenberg, “Bu merkez Ukrayna’nın Rusya ile olan savaşında çıkardığı derslerin paylaşılmasına imkan tanıyacak. Ayrıca Ukrayna kuvvetlerinin müttefiklerle birlikte öğrenip eğitim alabilecekleri bir yapı oluşturacak. Ukrayna’nın ve bizim güvenliğimiz için Ukrayna’nın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.,

“İttifak var olduğu sürece NATO Müttefikleri arasında da NATO hakkında farklı görüşler ve tartışmalar olmuştur”

ABD tarafından NATO’ya yapılan eleştiriler hakkında bir soruya cevap veren Stoltenberg, “İttifak var olduğu sürece NATO Müttefikleri arasında da NATO hakkında farklı görüşler ve tartışmalar olmuştur. Kamuoyu yoklamalarına baktığımızda, hem Kuzey Amerika’da, ABD’de, Kanada’da hem de Avrupa’da NATO’ya rekor düzeyde destek olduğunu görüyoruz. NATO’nun tarihteki en güçlü ve en başarılı İttifak olmaya devam edeceğinden eminim. En az üç nedenden ötürü ABD’nin sadık bir müttefik olmaya devam etmesini bekliyorum. Birincisi, güçlü bir NATO’ya sahip olmak ABD’nin ulusal güvenlik çıkarlarına uygundur. İkincisi, ABD’de NATO’ya iki partiden de geniş bir destek var. Üçüncüsü, ABD’deki eleştiriler öncelikle NATO’ya karşı değildir. NATO müttefiklerinin NATO için yeterince para harcamamasına karşıdır” dedi.

“Montrö Anlaşmasına saygı göstermeye devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum”

Türkiye’nin bazı müttefikler tarafından Ukrayna’ya hibe edilen gemilerin Karadeniz’e girmesine izin vermediğine dair gelen soruya cevap veren Stoltenberg, “Montrö Anlaşması, Karadeniz’e açılan boğazların artık donanma gemilerine kapalı olduğu anlamına geliyor. Bu aynı zamanda Rusya’nın Karadeniz’e daha fazla donanma gemisi sokamayacağı anlamına geliyor. Ukrayna aslında Romanya, Bulgaristan ve Türkiye ile birlikte bir rota, bir deniz yolu açmayı başardı. Bu sayede Karadeniz üzerinden önemli miktarda tahıl ve diğer ürünleri ihraç edebildiler. Dolayısıyla NATO Müttefikleri arasındaki yakın işbirliğini sürdürmemiz, Ukrayna’nın Rus Karadeniz Filosunu geri püskürtme çabalarını desteklemeye ve Montrö Anlaşmasına saygı göstermeye devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum” dedi. – BRÜKSEL

]]>
https://www.haber60.com.tr/nato-genel-sekreteri-stoltenberg-turkiye-montro-anlasmasina-saygi-gostermeye-devam-etmeli/feed/ 0
NATO Savunma Bakanları Toplantısı Brüksel’de başladı https://www.haber60.com.tr/nato-savunma-bakanlari-toplantisi-brukselde-basladi/ https://www.haber60.com.tr/nato-savunma-bakanlari-toplantisi-brukselde-basladi/#respond Thu, 15 Feb 2024 22:06:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8309 – NATO Savunma Bakanları Toplantısı Brüksel’de başladı

Stoltenberg: “NATO Savunma Bakanları, savunmamızı nasıl daha da güçlendirebileceğimizi ele almak üzere bir araya gelecek”

BRÜKSEL – NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Brüksel’de bugün başlayan NATO Savunma Bakanları toplantısı öncesi yaptığı kapı önü açıklamasında, “NATO Savunma Bakanları, Ukrayna’ya verdiğimiz desteği ve caydırıcılığımız ile savunmamızı nasıl daha da güçlendirebileceğimizi ele almak üzere bir araya gelecek” dedi.

NATO Savunma Bakanları bugün Belçika’da bir araya geliyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg başkent Brüksel’deki NATO karargahında gerçekleştirilen toplantı öncesi kapı önünde basına açıklamalarda bulundu. Stoltenberg, “NATO Savunma Bakanları Ukrayna’ya verdiğimiz desteği ve caydırıcılığımız ile savunmamızı nasıl daha da güçlendirebileceğimizi ele almak üzere bir araya geldi” dedi.

“Müttefikler savunmaya 280 milyar ABD dolar harcamakta”

Savunma planlarını gerçekleştirebilmek için daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirten Stoltenberg, “Doğru yoldayız. Çünkü savunma yatırımları söz konusu olduğunda artık tarihi rakamlara sahibiz. Geçen yıl Avrupa ve Kanada genelinde savunma harcamalarında yüzde 11’lik reel bir artış gördük. Bu yıl 18 müttefikin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’sı yüzde 2’sini savunmaya harcama hedefine ulaşmasını bekliyoruz. Avrupalı müttefikler birlikte savunmaya 280 milyar ABD doları harcamakta. Bu da toplam GSYİH’lerin yüzde 2’sine tekabül ediyor” ifadelerini kullandı.

Hala kat etmeleri gereken bir yolun olduğunu söyleyen Stoltenberg, “Geçen yıl Vilnius’taki zirvemizde tüm müttefikler GSYİH’nin yüzde 2’sini savunmaya harcama sözü verdiler ve yüzde 2 asgari orandır” şeklinde konuştu.

NATO Ukrayna Konseyi toplantısına başkanlık edeceğini ifade eden Stoltenberg, “Ukrayna’ya verdiğimiz desteği nasıl sürdürebileceğimizi ele alacağız. Desteğimizin savaş alanına her geçen gün fark getirdiğini görüyoruz. Daha dün Ukraynalılar bir Rus donanma gemisini vurmayı başardılar ve bu da Ukrayna silahlı kuvvetlerinin Rus hatlarının gerisinde derin saldırılar gerçekleştirme konusundaki beceri ve yetkinliğini ortaya koyuyor” dedi.

“AB’nin Ukrayna’ya 50 milyar euro tahsis etme kararını memnuniyetle karşılıyorum”

Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu silah, malzeme ve mühimmatı almasını sağlamak için üretimi arttırmaları gerektiğini vurgulayan Stoltenberg, “NATO Müttefikleri savunma yatırım planını kabul etmemizden bu yana geçen ay içinde transatlantik savunma sanayinin farklı bölümlerinden daha fazla sipariş için 10 milyar euroluk sözleşmeler üzerinde anlaştılar ve imzaladılar” diye konuştu.

NATO Müttefiklerinin daha fazla destek, daha fazla hava savunması ve daha fazla mühimmat sağlamasını memnuniyetle karşıladığını aktaran Stoltenberg, “Avrupa Birliği’nin Ukrayna’ya 50 milyar euro tahsis etme kararını memnuniyetle karşılıyorum. ABD Kongresi’nin Ukrayna’ya desteğin devamını öngören bir paketi kabul etmesini bekliyorum. Çünkü Ukrayna’yı desteklemek hayırseverlik değildir. Ukrayna’yı desteklemek kendi güvenliğimize yaptığımız bir yatırımdır” ifadelerini kullandı.

“Geçtiğimiz yıl savunma harcamalarında eşi benzeri görülmemiş bir artış gördük”

Basına yaptığı açıklamaların ardından toplantıya geçen NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg açılış konuşmasında, “Bugün, yeni planlar, iyileştirilmiş komuta ve kontrol, modernize edilmiş lojistik ve güçlendirilmiş hava ve füze savunması ile caydırıcılığımızı ve savunmamızı daha da güçlendirmek üzere geçtiğimiz Temmuz ayında Vilnius Zirvesi’nde alınan kararları ileriye taşıyacağız” dedi.

Savunma sanayi kapasitesini de ele alacaklarını söyleyen Stoltenberg, “Ukrayna’nın ve bizim güvenliğimiz için ihtiyaç duyulan silah ve mühimmat üretimini arttırıyoruz. Tüm bunlar daha fazla yatırım yapmamızı gerektirdi ve iyi bir ilerleme kaydediyoruz. Geçtiğimiz yıl Avrupalı müttefiklerde ve Kanada’da savunma harcamalarında eşi benzeri görülmemiş bir artış gördük. Bu yıl ise rekor sayıda müttefikimiz savunmaya yüzde 2 veya daha fazla harcama yapıyor” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/nato-savunma-bakanlari-toplantisi-brukselde-basladi/feed/ 0
Ukrayna’da savaş yorgunu gençler cepheye gitmek istemiyor https://www.haber60.com.tr/ukraynada-savas-yorgunu-gencler-cepheye-gitmek-istemiyor/ https://www.haber60.com.tr/ukraynada-savas-yorgunu-gencler-cepheye-gitmek-istemiyor/#respond Tue, 13 Feb 2024 04:57:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7572 Pavlo Zhilin Çerkasi sokaklarına devriyeye çıktığında, bu bölgedeki genç erkekler onunla karşılaşmamaya çalışıyor.

Çünkü Pavlo, bu devriyelerde Ukrayna ordusuna asker bulmak için dolaşıyor.

Rusya’nın ülkeyi işgalinin üzerinden neredeyse iki yıl geçti ve yetkililer cepheye gidecek gönüllü bulmakta artık zorlanıyor.

Savaşmaya istekli olanların çoğu ya öldü, ya yaralandı ya da hâlâ cephede bulunuyor. Halen ön hatta olanlar da yerlerini yenilerinin almasını bekliyor.

Çerkasi’de de tıpkı Ukrayna’nın diğer kentleri gibi, işgalin ilk zamanlarındaki heyecanı bulmak mümkün değil.

Çünkü Ukrayna savaş yorgunu.

Pavlo’nun hikayesi

Pavlo sokaklardaki görüntüye tepki gösteriyor ve “Anlamıyorum. İnsanlar, sanki savaş çok uzakta bir ülkedeymiş gibi ortalıkta dolaşıyor. Bu tam bir işgal ancak sanki insanlar umursamıyor” diyor.

24 yaşındaki asker yaşadığı hayal kırıklığını, “İlk günkü gibi herkesin bir araya gelmesi lazım. O zamanlar herkes birlik içindeydi.” sözleriyle ifade ediyor.

Çerkasi’de sık sık sosyal medya kısıtlamaları yapılıyor. Çünkü zorunlu askerlik yaşı gelen gençler, sosyal medyayı kullanarak, devriyelerin istikametinden kaçmaya çalışıyor.

24 yaşındaki Pavlo, ülkesi için büyük bir fedakarlık yaptı.

Askere gitmenin hayalini kurarak büyüdüğünü anlatırken gözleri parlıyor. Pavlo, işgalin başladığı 2022 Şubat ayında da orduda görev yapıyordu.

Sonrasında Kiev yakınlarında ve Donbas’ın batısındaki Soledar’da savaştı. Büyük kayıpların yaşandığı Bahmut savaşında ağır yaralandı.

O anı, “Ağır ateş altında kaldık. Yanıma bir top mermisi düştü. Dirseğimin tamamını kaybettim. Hiçbir şey kalmadı” diye anlatıyor.

Bir çalılığın altına sürünmeyi başaran ve burada dua etmeye başlayan asker, hastaneye ulaştırılabildi.

Pavlo bunun büyük bir rahatlama olduğunu itiraf ediyor. Sadece hayatta kaldığı için değil, nihayet cephe hattından çıktığı için de nefes aldığını söylüyor: “Orası çok zordu. Bunu kelimelere bile dökemiyorum.”

Pavlo yaşadıklarını hatırlarken önüne bakıyor ve sessizleşiyor.

Genç askerin yaraları ağırdı. Sağ kolu omzunun altından kesildi. Uzvunun kesildiği yerde hala ağrı hissediyor, bacağında da halen bir şarapnel bulunuyor. Protezi ona sınırlı hareket olanağı sağlıyor.

Ancak terhis olmayı kabul edemediği için askerlik memuru oldu.

Onun başına gelenlerden sonra, askere gitmek istemeyen Ukraynalı gençleri anlayıp anlamadığını merak ediyorum.

Pavlo kararlı bir şekilde yanıt veriyor: “Bir gün onların çocukları, savaş sırasında onlara ne yaptıklarını soracaklar. ‘Saklanıyordum’ diye cevap verdiklerinde, çocuklarının gözlerinde yerle bir olacaklar”

Ukrayna’nın kendisini savunmak için ödediği bedel çok büyük oldu.

Pavlo’ya çatışmalarda arkadaşlarını kaybedip kaybetmediğini sorduğumda, birliğinden “neredeyse hiç kimsenin kalmadığını” itiraf ediyor ve “Sadece benim gibi yaralılar kaldı. Diğerleri öldü.” diyor.

Serhiy’nin hikayesi

Doğudaki cephe hattına uzak Irpin kentinde yıkıntılar arasında bir çalışma var.

Kiev yakınlarındaki Irpin, savaşın ilk zamanlarında Rus kuvvetleri tarafından işgal edilmişti.

Kentin her yerinde paramparça olmuş binalar var ama aynı zamanda inşaat çalışmalarının sesi de duyuluyor.

Evlerini kaybedenler, her birinde iki oda ve bir duş odası bulunan prefabrik kabinlerden oluşan küçük “kasabalara” yerleştirilmiş.

Buraya cephe hattından tahliye edilen siviller de yerleştirildi.

Lilia Saviuk ve kocası, Rus işgali altındaki Kakhovka’dan buraya taşınmak zorunda kaldı.

Savaşın başında oğulları Serhiy bir bodruma kapatıldı. Lilia, Ukrayna yanlısı sloganlar attığı için oğluna işkence yapıldığını söylüyor.

Serhiy buradan kurtulunca çıkınca hemen Ukrayna adına savaşa katıldı.

Lilia, oğlunun resimlerini göstermek için telefonuna göz attığında, korkunç bir yaralanmanın görüntüleri ortaya çıkıyor.

Oğlunun bacaklarından biri paramparça olmuştu.

Serhiy geçen sonbaharda şiddetli çatışmaların yaşandığı Avdiivka’da yaralandı.

Bu çatışmalarda Ukraynalı yetkililer bile askerlerinin durumuna ilişkin itirafta bulundu. Bir kaynağa göre cephede, Rusya’nın sekiz askerine karşı yalnızca bir Ukrayna askeri vardı.

Lilia ve kocası, oğulları yaralanana dek şehirlerini terk etmedi.

“Onları arayıp ‘Ortalık sessiz mi?’ diye soruyoruz” diye anlatıyor. Bu bombardıman devam ediyor mu anlamına geliyor.

Lilia kentteki yakınlarının durumu kadar oğlu için de ağlıyor.

Bana oğlunun tekerlekli sandalyedeki videosunu gösteriyor.

Lilia’nın doktorların “bir mucize gerçekleştirdiğini” söylerken oğlunun bacağına yapılan deri naklini gösteriyor.

Ancak oğulları Serhiy, ayağa kalkar kalkmaz cepheye geri dönmek niyetinde.

Anne ve babasına, arkadaşlarının ona ihtiyacı olduğunu, cephede yeterli askerin bulunmadığını söyledi.

Lilia savaşın oğlu iyileşene kadar bitmesi için dua ediyor.

“Vatani görevini yaptığını düşünüyorum” derken gözleri yaşlarla doluyor:

“Bir anne olarak bunu söylemek belki günah ama o hastanedeyken ben rahat uyuyabiliyorum. Cephe hattındayken gözüme uyku girmiyordu. Bunu gerçekten söylememem gerekiyor ama oğlumun şu anda hastanede olmasına seviniyorum.”

Vladislav’ın hikayesi

Çerkasi’nin dışında yeni düzenlenmiş bir mezarlık var. Sıra sıra mezarlarda, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in işgal emrini vermesinden bu yana savaşırken ölen her yaştan erkek yatıyor.

Ukrayna ölenleri kahraman olarak onurlandırıyor, aileler ise yastalar.

Her mezar ülke bayrağıyla süslenmiş, çelenkler ve çiçeklerle dolmuş. Çoğu mezarda üniformalı asker resmi var.

Inna henüz oğlunun fotoğrafını mezarına koymaya hazır değil. Cenazesinde taşınan fotoğraf hâlâ evde duruyor.

Bu fotoğraftan ayrılmaya hazır olmadığını söylüyor.

Vladislav Bikanov, geçen Haziran ayında Bahmut yakınlarında mayın patlamasında öldü.

23 yaşına girmek üzereydi ve genç yaşına karşın komutan yardımcısıydı.

Inna, yanı başında kızı sessizce ağlarken, “Oğlumun doğru şeyi yaparken öldüğüne inanıyorum” diyor:

“Ben bir öğretmenim ve çocuklara her zaman şunu söylüyorum: Haklıyız, ülkemizi ve çocuklarımızı savunuyoruz. Oğlum bizi savunuyordu. Bu davaya inandı. Ben de inanıyorum”

Onun bir süredir gitmediği mezarlıkta bu sürede yeni mezar yerleri açıldı.

Savaştan kaçınanlar hakkında ne düşündüğünü merak ettiğimde, “Sizce oğlum korkmadı mı? O gittiğinde ben de korktum. Herkes ölmekten korkuyor” diye yanıtlıyor:

“Ama belki de Rusya’nın kölesi olmak daha korkutucudur? Şimdi ölümü görüyoruz. Çok zor. Çok zor. Ama geri dönüş yok. Vazgeçemeyiz.”

?

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukraynada-savas-yorgunu-gencler-cepheye-gitmek-istemiyor/feed/ 0
Rusya’nın Ekonomik Direnci: Dondurulan Malvarlığı Kullanılabilir mi? https://www.haber60.com.tr/rusyanin-ekonomik-direnci-dondurulan-malvarligi-kullanilabilir-mi/ https://www.haber60.com.tr/rusyanin-ekonomik-direnci-dondurulan-malvarligi-kullanilabilir-mi/#respond Tue, 13 Feb 2024 02:15:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7569 2022 yılının Mart ayında Rus rublesi çöktü. Gazprom ve Sberbank gibi dev şirketlerin Londra’daki değeri yüzde 97 düştü. Moskova’daki bankamatiklerde kuyruklar oluşmaya başladı. Oligarkların yatlarına, futbol takımlarına, malikanelerine ve hatta kredi kartlarına el konuldu.

Rusya büyük bir resesyona girdi.

Bu, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra Batı’nın bu ülkeyi mali olarak kontrol altına alma girişiminin sonucuydu.

Bu girişiminin merkezinde Rus devletinin resmi döviz varlıklarına el konulması ve özellikle de merkez bankasının 300 milyar dolarlık rezervinin dondurulması vardı.

Batılı hükümetler “ekonomik savaş” gibi ifadeler kullanmaktan özenle kaçındılar, ancak Kremlin’le finansal bir savaş ortamı olduğu görünüyordu. Bu, nükleer silahlara sahip devletler arasında doğrudan çatışma alternatifinden daha iyiydi.

Aradan yaklaşık iki yıl geçti ve bu ekonomik arka planda büyük bir değişiklik var.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin geçen hafta verdiği röportajda Rusya’nın Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi olduğunu sevinçle dile getirdi.

Geçtiğimiz hafta Uluslararası Para Fonu (IMF) 2024 büyüme tahminini %1,1’den %2,6’ya yükselterek Rus ekonomisinin dayanıklılığının altını çizdi.

IMF rakamlarına göre Rus ekonomisi geçen yıl G7 ülkelerinin hepsinden daha hızlı büyüdü ve 2024’te de böyle devam edecek.

Bu sadece rakamlardan ibaret de değil. Geçen yıl Ukrayna savaşındaki üstünlük kuramama hali bu yıl boyunca da devam edecek görünüyor.

Rusya, ekonomisini, ordu için üretime, özellikle de Ukrayna’nın doğu ve güneyindeki savunma hatlarının inşasına yöneltiyor.

Batılı liderler bu modelin orta vadede sürdürülemez olduğunu savunuyor. Ancak asıl soru şu: Bu model ne kadar süre devam edebilir?

Rusya, ekonomisini mobilize bir savaş ekonomisine dönüştürdü. Devlet, Sovyet sonrası dönemde rekor düzeyde harcama yapıyor.

Bütçenin %40’ına varan askeri ve güvenlik harcamaları, Sovyetler Birliği’nin son dönemindeki seviyelere karşılık geliyor.

Tank, füze sistemleri ve Ukrayna’da işgal edilen bölgelerin savunması için yapılan harcamaları finanse edebilmek için kamu hizmetleri daraltıldı.

Ayrıca Batı’nın Rus petrol ve doğalgazına getirdiği kısıtlamalara rağmen, hidrokarbon gelirleri devlet kasasına girmeye devam etti.

Tankerler artık Hindistan ve Çin’e gidiyor ve ödemelerin çoğu ABD Doları yerine Çin Yuanı ile yapılıyor.

Rusya’nın petrol üretimi günde 9,5 milyon varil ile neredeyse savaş öncesi düzeye yakın seyrediyor.

Rus devleti, yüzlerce tankerden oluşan bir “gölge filo” satın alıp konuşlandırarak yaptırımlardan kaçındı.

Geçtiğimiz hafta maliye bakanlığı Ocak ayında hidrokarbon vergilerinin Ocak 2022 seviyesini aştığını bildirdi.

Rus petrol, gaz ve elmasları ile devam eden döviz akışı da rublenin değeri üzerindeki baskının hafiflemesine yardımcı oldu.

Batılı liderler bu durumun uzun sürmeyeceği kanısında ancak etkisinin de farkındalar.

Bir dünya lideri yakın zamanda özel bir konuşmada şunları söyledi: “2024 Putin için düşündüğümüzden çok daha olumlu olacak. Kendi endüstrisini düşündüğümüzden daha verimli bir şekilde yeniden organize etmeyi başardı.”

Rusya’nın dondurulan malvarlığı kullanılabilir mi?

Ancak bu ekonomik büyüme biçimi Moskova’nın petrol gelirlerine, Çin’e ve üretken olmayan savaş harcamalarına olan bağımlılığını büyük ölçüde arttırdı.

Petrol ve doğalgaza olan talep zirve yaparken, önümüzdeki yıl Körfez’deki rakip üretimin devreye girmesi Rusya’yı açığa düşürebilir.

Ukrayna’nın doğusundaki Donbas’ta havaya uçurulan tank ve mermilerin üretiminden elde edilen gayrisafi yurtiçi hasıladaki (GSYH) istatistiki artışlar da üretkenlikten uzak.

Bu arada Rusya’dan önemli bir beyin göçü de var.

Batı’nın stratejisi, Rusya’nın teknolojiye erişimini kısıtlamak, maliyetlerini yükseltmek, gelirlerini sınırlamak ve çatışmayı uzun vadede sürdürülemez hale getirmeye odaklı bir kedi-fare oyunu olarak tanımlanabilir.

ABD’li bir yetkili, “Rusya’nın parasını tank yerine tanker (petrol tankeri) almak için kullanmasını tercih ederiz” dedi.

Petrol piyasasındaki politikanın amacı, örneğin Hindistan’ın Rus petrolü almasını engellemeye çalışmak değil, bu ticaretten elde edilen kârın Kremlin’in savaş makinesine geri dönmesini sınırlamak.

Ancak bu direnç ve çıkmaz en azından bu yılın geri kalanında sürebilir. Bu durum Kremlin’in ABD’de olası bir başkan değişikliğini ve Ukrayna’nın savunmasına yönelik Batı fonlarının azalmasını bekleme stratejisini besliyor.

İşte bu nedenle dikkatler yeniden Rusya’nın dondurulan yüz milyarlarca dolarlık mali varlığının oynadığı merkezi role çevrilmiş durumda.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy geçen ay şunları söyledi: “Eğer dünyanın 300 milyar doları varsa neden kullanmayalım? Bu dondurulmuş fonların tamamı Ukrayna’nın yeniden inşa çabalarını finanse etmek için kullanılmalı.”

İngiltere Maliye Bakanı Jeremy Hunt ve Dışişleri Bakanı David Cameron bu öneriyi destekliyor.

Cameron, “Bu varlıkları dondurduk. Asıl soru bunları kullanacak mıyız?” diye soruyor ve şöyle devam ediyor:

“Bu paranın bir kısmını şimdi kullanmak, Rusya’nın Ukrayna’yı yasa dışı işgali nedeniyle ödemesi gereken tazminatların avans ödemesi gibi bir şey. Ukrayna’ya yardım etmek ve aynı zamanda Batılı vergi mükelleflerinin parasını kurtarmak için kullanılabilir.”

G7, üye ülkelerin merkez bankalarından teknik ve hukuki bir analiz yapmalarını istedi.

Merkez bankası temsilcileri tedirgin görünüyor.

Üst düzey bir finansçı “doları silah olarak kullanmak” adını verdiği yöntemin riskleri olacağını söylüyor. Geleneksel olarak merkez bankaları bu tür eylemlere karşı bağımsız ve dokunulmazlığa sahip.

Ukrayna için on milyarlarca dolar toplamak üzere fonları ya da yatırımlardan elde edilen kârları kullanacak bir plan da geliştiriliyor.

Ancak burada denge önemli. Eğer Rus varlıklarına bu şekilde el konulursa, bu durum Körfez, Orta Asya ya da Afrika’daki diğer ülkelere Batılı merkez bankalarındaki rezervlerinin güvenliği konusunda nasıl bir mesaj veriyor?

Bu ilişkiler küresel finansın ana arterlerinden bazıları ve enerji için kullanılan yüz milyarlarca doların dünya çapında geri dönüşümünü sağlıyor. Putin Çin’in artık Batı için olmasa da gelişmekte olan ekonomiler için bir alternatif olduğu mesajını vermek istedi.

Rusya ayrıca herhangi bir el koyma işlemi için mahkemeye başvuracağını ve karşılığında Rus bankalarında dondurulan Batılı şirketlerin benzer varlıklarına el koyacağını belirtti.

Yani, Rusya ekonomisi üzerindeki gölge savaş, bu çatışmanın ve dünya ekonomisinin nereye gittiğini anlamak için çok önemli.

Rusya’nın savaş ekonomisi uzun vadede sürdürülemez, ama ülkeye biraz daha zaman kazandırdı.

Rusya’nın bu beklenmedik direncini göstermesinin ardından Batı çıtayı yükseltmek üzere.

Finansal tedbirlerdeki bu tırmanışın nihai biçimi, Rusya ve Ukrayna’nın çok ötesinde sonuçlar doğuracaktır.

]]>
https://www.haber60.com.tr/rusyanin-ekonomik-direnci-dondurulan-malvarligi-kullanilabilir-mi/feed/ 0
Ukrayna’nın yeniden imarı için Türkiye ile iş birliği sağlayacak anlaşma https://www.haber60.com.tr/ukraynanin-yeniden-imari-icin-turkiye-ile-is-birligi-saglayacak-anlasma/ https://www.haber60.com.tr/ukraynanin-yeniden-imari-icin-turkiye-ile-is-birligi-saglayacak-anlasma/#respond Sat, 10 Feb 2024 11:24:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6910

Bodnar: Anlaşma, Ukrayna’nın yeniden imarında Türkiye ile iş birliği sağlayacak

UKRAYNA’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, Türkiye ve Ukrayna arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinin savaş nedeniyle aksadığını söyleyerek, “Finale yaklaşıyoruz. 2024’ün ortalarına kadar anlaşmanın iki ülke tarafından onaylanmasını bekliyoruz. Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Türk ürünleri Ukrayna pazarında daha kolay ve hızlı yer alacak. Aynı zamanda Ukrayna’nın yeniden imar ve inşasında da daha pratik bir iş birliği sağlayacak” dedi.

Ukrayna Büyükelçisi Bodnar, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın 2’nci yıl dönümüne yaklaşılırken Rusya’nın saldırganlığının sürdüğünü ve Ukrayna’nın da kendini savunmaya devam ettiğini belirtti. Bodnar, “Cephedeki durumlar karmaşık ve zor diyebiliriz; çünkü Ruslar karşı atağa geçmeye çalışıyor, biz de savunma hattını korumaya çalışıyoruz. Elimizden geldiğince direniyoruz. Barışa giden yol Rus ordusunun Ukrayna topraklarını terk etmesi ve adil şartlarda barışın sağlanmasından geçiyor. Bu savaş bizim için bir var olma mücadelesi, kazanmak dışında bir alternatifimiz yok. Adil olmayan barış maalesef saldırganlığın tekrarlanmasına yol açıyor” dedi.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in eski Ukrayna Genelkurmay Başkanı Zalujnıy’ı görevden alıp, yerine Kara Kuvvetleri Komutanı Aleksandr Sırskiy’i atamasıyla ilgili Bodnar, “Birkaç askeri yönetici değişti. Genelkurmay’da değişiklikler oldu, yeni kararları bekliyoruz. Savaşın geldiğimiz noktasında yeni yaklaşım ve stratejilere ihtiyaç var. Değişiklikler bunu sağlamak için yapıldı. Bölgedeki askeri tehdidi azaltmak ve düşmanın askeri potansiyelini zayıflatmak için mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.

‘SAVAŞ İKİ HALK ARASINDA KOPMAYA SEBEP OLDU’

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ABD’li gazeteciye verdiği röportaja değinen Bodnar, Putin’in söylediği her şeyin bir propaganda amacı güttüğünün hatırlanması gerektiğini ifade etti. Bodnar, 1991’de Ukrayna’nın bağımsızlığını kazanmasıyla birlikte içerisinde Rusya’nın da olduğu uluslararası toplumun bu sınırları resmi olarak tanıdığını anımsatarak, “Onların anlayışıyla barış demek Ukraynalıların kendi ulusal bilincini ve kimliğini kaybettiği, kendilerini Rus hissettiği bir barış. Bu savaştaki tek amacımız başkasının toprağına göz dikmek değil, kendi topraklarımızı işgalden kurtarıp insanlarımızı kurtarmak. Putin yönetimindeki Rusya’nın başlattığı bu savaşı ve sonuçlarını inceleyecek olursak Ukrayna ve Rusya halkları arasında onlarca yıl sürecek bir kopmaya neden oldu. Önümüzdeki yıllarda halklar arasında yakın bir ilişkiden söz edemeyiz” ifadelerini kullandı.

‘BAYKAR’IN KİEV’DEKİ FABRİKASINDA ORTAK ÜRETİMLER YAPILACAK’

BAYKAR Teknoloji CEO’u Haluk Bayraktar’ın Türkiye’nin Ukrayna’nın başkenti Kiev yakınlarında 500 kişiye istihdam sağlayacak ve TB2 ya da TB3 modelli insansız hava araçlarının da üretileceği fabrikanın inşasına başlandığını duyurmasıyla ilgili konuşan Bodnar, “BAYKAR makine bizim için stratejik bir partner, kendileriyle sadece satın alma değil, aynı zamanda bazı ortak üretimler de gündeme geliyor. Bu fabrikanın kurulması ve orada üretilecek ürünler ilk başta Ukrayna ve Türkiye’nin savunmasına destek olacak. Sonrasında alınacak kararla burada üretilen ürünler 3’üncü ülkelere sevk edilecek” dedi.

‘SERBEST TİCARET ANLAŞMASI AKSADI’

Türkiye ve Ukrayna arasında savaştan önce imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nı hatırlatan Bodnar, “Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi uzun bir süreç, savaş da etkili oldu; ancak finale yaklaşıyoruz. 2024’ün ortalarına kadar anlaşmanın iki ülke tarafından onaylanacağını bekliyoruz. Resmi belge teslim törenini bile yapmış olacağız. Bu anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Türk ürünleri Ukrayna pazarında daha kolay ve hızlı yer alacak. Aynı zamanda Ukrayna’nın yeniden imar ve inşasında da daha pratik bir iş birliğine kolaylık sağlayacak. Ortak ürünlerin üçüncü pazarlara ulaşmasında da kolaylık sağlayacak” ifadelerini kullandı.Bodnar, ayrıca şu an Türkiye ve Ukrayna ilişkilerinin çok iyi olduğunu ve eğer Ukrayna NATO’ya üye olursa da ilişkilerin ittifak partneri seviyesine çıkmasıyla ‘zirve’ noktasına ulaşılacağını söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukraynanin-yeniden-imari-icin-turkiye-ile-is-birligi-saglayacak-anlasma/feed/ 0
Ukrayna Büyükelçisi: Serbest Ticaret Anlaşması savaş nedeniyle aksadı https://www.haber60.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-serbest-ticaret-anlasmasi-savas-nedeniyle-aksadi/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-serbest-ticaret-anlasmasi-savas-nedeniyle-aksadi/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:06:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6856

UKRAYNA’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, Türkiye ve Ukrayna arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinin savaş nedeniyle aksadığını söyleyerek, “Finale yaklaşıyoruz. 2024’ün ortalarına kadar anlaşmanın iki ülke tarafından onaylanmasını bekliyoruz. Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Türk ürünleri Ukrayna pazarında daha kolay ve hızlı yer alacak. Aynı zamanda Ukrayna’nın yeniden imar ve inşasında da daha pratik bir iş birliği sağlayacak” dedi.

Ukrayna Büyükelçisi Bodnar, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın 2’nci yıl dönümüne yaklaşılırken Rusya’nın saldırganlığının sürdüğünü ve Ukrayna’nın da kendini savunmaya devam ettiğini belirtti. Bodnar, “Cephedeki durumlar karmaşık ve zor diyebiliriz; çünkü Ruslar karşı atağa geçmeye çalışıyor, biz de savunma hattını korumaya çalışıyoruz. Elimizden geldiğince direniyoruz. Barışa giden yol Rus ordusunun Ukrayna topraklarını terk etmesi ve adil şartlarda barışın sağlanmasından geçiyor. Bu savaş bizim için bir var olma mücadelesi, kazanmak dışında bir alternatifimiz yok. Adil olmayan barış maalesef saldırganlığın tekrarlanmasına yol açıyor” dedi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in eski Ukrayna Genelkurmay Başkanı Zalujnıy’ı görevden alıp, yerine Kara Kuvvetleri Komutanı Aleksandr Sırskiy’i atamasıyla ilgili Bodnar, “Birkaç askeri yönetici değişti. Genelkurmay’da değişiklikler oldu, yeni kararları bekliyoruz. Savaşın geldiğimiz noktasında yeni yaklaşım ve stratejilere ihtiyaç var. Değişiklikler bunu sağlamak için yapıldı. Bölgedeki askeri tehdidi azaltmak ve düşmanın askeri potansiyelini zayıflatmak için mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.

‘SAVAŞ İKİ HALK ARASINDA KOPMAYA SEBEP OLDU’

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ABD’li gazeteciye verdiği röportaja değinen Bodnar, Putin’in söylediği her şeyin bir propaganda amacı güttüğünün hatırlanması gerektiğini ifade etti. Bodnar, 1991’de Ukrayna’nın bağımsızlığını kazanmasıyla birlikte içerisinde Rusya’nın da olduğu uluslararası toplumun bu sınırları resmi olarak tanıdığını anımsatarak, “Onların anlayışıyla barış demek Ukraynalıların kendi ulusal bilincini ve kimliğini kaybettiği, kendilerini Rus hissettiği bir barış. Bu savaştaki tek amacımız başkasının toprağına göz dikmek değil, kendi topraklarımızı işgalden kurtarıp insanlarımızı kurtarmak. Putin yönetimindeki Rusya’nın başlattığı bu savaşı ve sonuçlarını inceleyecek olursak Ukrayna ve Rusya halkları arasında onlarca yıl sürecek bir kopmaya neden oldu. Önümüzdeki yıllarda halklar arasında yakın bir ilişkiden söz edemeyiz” ifadelerini kullandı.

‘BAYKAR’IN KİEV’DEKİ FABRİKASINDA ORTAK ÜRETİMLER YAPILACAK’

BAYKAR Teknoloji CEO’u Haluk Bayraktar’ın Türkiye’nin Ukrayna’nın başkenti Kiev yakınlarında 500 kişiye istihdam sağlayacak ve TB2 ya da TB3 modelli insansız hava araçlarının da üretileceği fabrikanın inşasına başlandığını duyurmasıyla ilgili konuşan Bodnar, “BAYKAR makine bizim için stratejik bir partner, kendileriyle sadece satın alma değil, aynı zamanda bazı ortak üretimler de gündeme geliyor. Bu fabrikanın kurulması ve orada üretilecek ürünler ilk başta Ukrayna ve Türkiye’nin savunmasına destek olacak. Sonrasında alınacak kararla burada üretilen ürünler 3’üncü ülkelere sevk edilecek” dedi.

‘SERBEST TİCARET ANLAŞMASI AKSADI’

Türkiye ve Ukrayna arasında savaştan önce imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nı hatırlatan Bodnar, “Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi uzun bir süreç, savaş da etkili oldu; ancak finale yaklaşıyoruz. 2024’ün ortalarına kadar anlaşmanın iki ülke tarafından onaylanacağını bekliyoruz. Resmi belge teslim törenini bile yapmış olacağız. Bu anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Türk ürünleri Ukrayna pazarında daha kolay ve hızlı yer alacak. Aynı zamanda Ukrayna’nın yeniden imar ve inşasında da daha pratik bir iş birliğine kolaylık sağlayacak. Ortak ürünlerin üçüncü pazarlara ulaşmasında da kolaylık sağlayacak” ifadelerini kullandı.

Bodnar, ayrıca şu an Türkiye ve Ukrayna ilişkilerinin çok iyi olduğunu ve eğer Ukrayna NATO’ya üye olursa da ilişkilerin ittifak partneri seviyesine çıkmasıyla ‘zirve’ noktasına ulaşılacağını söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-serbest-ticaret-anlasmasi-savas-nedeniyle-aksadi/feed/ 0
Putin’in Türkiye ziyareti uluslararası gündemin odağı haline geldi https://www.haber60.com.tr/putinin-turkiye-ziyareti-uluslararasi-gundemin-odagi-haline-geldi/ https://www.haber60.com.tr/putinin-turkiye-ziyareti-uluslararasi-gundemin-odagi-haline-geldi/#respond Wed, 07 Feb 2024 05:42:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6360 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 12 Şubat’ta gerçekleştirmesi beklenen Türkiye ziyareti daha şimdiden uluslararası gündemin önemli başlıklarından biri haline geldi.

Türkiye’nin, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişiminin başladığı Şubat 2022’den bu yana Putin’in gideceği ilk Batı ve NATO ülkesi olması bu ziyaretin önemini daha da artırıyor.

Başta ABD, Ukrayna ve Batı ülkeleri, ziyarete eleştirel baksalar da tahıl koridorunun yeniden canlanması ve müzakere masasına dönülmesi açısından olası sonuçlara odaklanıyorlar.

Putin’in Türkiye ziyaretinin 12 Şubat’ta gerçekleşmesi öngörülüyor.

Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Putin’in ziyaretinin aslında daha öncesi için planlandığını ancak bölgesel gelişmelerden dolayı geciktiğini kaydetti.

Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov da Putin’in ziyaretinin hem ikili hem de bölgesel konuların görüşülmesi açısından önemli olacağını belirtti.

Ukrayna’yı işgal girişimini başlattıktan sonra geçen iki senede pek yurt dışı ziyareti geçekleştirmeyen Putin, savaşın başladığı 24 Şubat 2022’den sonra ilk kez Türkiye’ye gelecek.

Savaşın ikinci yıldönümünden günler önce NATO’nun önde gelen ülkelerinden birini ziyaret edecek olması Putin’in Erdoğan ile görüşmesini daha da dikkat çekici hale getiren unsurlardan biri.

Batı yakından takip edecek

Henüz resmen ilan edilmemiş olmasına karşın Putin’in ziyaretine ilişkin hem Birleşmiş Milletler (BM) hem de ABD’den değerlendirme yapılmış olması Batı’nın ilgisini somutlayan bir durum.

BM Sözcüsü Stephane Dujarric, hafta başında düzenlediği basın toplantısında bir soru üzerine, Putin’in Türkiye ziyaretini yakından takip edeceklerini kaydetti.

Dujarric, tahıl koridorunun yeniden canlandırılmasına ilişkin bir soru üzerine ise BM’nin Türkiye-Rusya görüşmelerine dahil olmadığını anımsattı.

2022 Temmuz’unda oluşturulan Karadeniz Tahıl Girişimi, Türkiye ve BM’nin Rusya ve Ukrayna ile ayrı ayrı imzaladığı mutabakat muhtıraları ile yaşama geçmişti.

Rusya, kendi tahıl ürünleri ve gübresini satamadığı gerekçesiyle Temmuz 2023’te girişimi askıya aldığını açıklamıştı.

Dışişleri Bakanı Fidan da, 4 Şubat’ta verdiği bir demeçte, Putin’in ziyareti sırasında konunun mutlaka gündeme geleceğini, inisiyatifin yeni bir formülle canlandırılması için Türkiye’nin çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetmişti.

Ukrayna’nın tahıl taşıyan bazı gemilerini hâlâ Karadeniz’den geçirebildiğini ancak güvenliğin büyük sorun olmaya devam ettiğini, Rusya’nın ise sattığı tahılın parasını alamadığı için sıkıntıları olduğunu anımsatan Fidan, “Her iki tarafı da tatmin edecek bir çözüm için çalışıyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Dışişleri Bakanı, bir formülün bulunması durumunda bunu kamuoyuyla paylaşacaklarını da açıklamıştı.

Diplomatik kaynaklar ise mevcut durumda tahıl koridorunun yeniden canlandırılmasının güçlüğüne işaret ediyorlar.

Rusya’nın Ukrayna limanlarını kuşatmayı sürdürdüğü, uluslararası toplumun da bankacılık, sigorta gibi alanlarda Rusya’nın beklentilerine yanıt vermediği bir ortamda tahıl koridoru girişiminin canlanmasının zor olacağı yapılan değerlendirmeler arasında.

ABD’den ‘anlamlı rol’ vurgusu

Putin’in ziyaretini yakından izleyecek bir başka başkent ise Washington olacak. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel, 5 Şubat’ta düzenlediği basın toplantısında, Putin’in Türkiye ziyareti ile ilgili bir soruya da yanıt verdi.

“Eğer herhangi bir ülke Rusya’nın bazı kötü niyetli davranışlarından vazgeçme konusunda anlamlı bir rol oynayabilecekse bunu kesinlikle memnuniyetle karşılarız,” değerlendirmesini yapan Patel, Karadeniz tahıl koridoru girişimini anımsattı.

Sözcü Yardımcısı, “Ukrayna tahılının gitmesi gereken yere ulaşmasının ve bu alanda güvenilir bir ilerleme kaydedilmesinin kritik önemini hissetmeye devam ediyoruz. Bu kesinlikle hoş karşılanacak bir şey” dedi.

Diplomatik kaynaklara göre, ABD’nin Putin’in ziyaretine bakışı tahıl koridoru ile sınırlı değil.

Rus Devlet Başkanı’nın NATO ülkesi Türkiye’yi ziyaretini ittifak içinde yeni kırılmalar yaratmak amacıyla kullanmasından kaygı duyan Washington, ziyaret sırasında Türk yetkililerin verecekleri mesajların önemine dikkat çekiyorlar.

Kaynaklara göre, ABD’nin bu yöndeki çekinceleri geçen hafta Ankara’da temaslarda bulunan ABD Dışişleri Bakan Vekili Victoria Nuland tarafından Türk yetkililere aktarıldı.

Ukrayna’nın toprak bütünlüğü vurgusu

Ankara, ABD ve Batı’nın bu yöndeki söyleminin savaşın başladığı günden bu yana sürdüğü ancak Türkiye’nin izlediği politikanın temel ilkelerinin değişmediği yanıtı veriyor.

Ukrayna’nın siyasi ve toprak bütünlüğünün korunmasından yana olduğunu kaydeden Ankara, taraflar arasında olası bir barış anlaşmasının sağlanması için her iki tarafla da konuşabilen aktörlerin olması gerektiğini, Türkiye’nin tam da bu rolü oynadığını kaydediyor.

Türkiye, savaşın başladığı Şubat 2022’den sadece haftalar sonra Rus ve Ukraynalı dışişleri bakanlarını Antalya’da bir araya getirmiş ancak anlaşma sağlanamamıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’e barış görüşmeleri için Türkiye’nin ev sahipliği yapabileceği önerisini dile getirmişti.

Dışişleri Bakanı Fidan, bu unsurların yanı sıra Türkiye ile Rusya’nın birçok çatışma noktasında varlık gösterdiklerini, başta Suriye, Kafkaslar ve Orta Doğu’da şiddetin daha da yayılmaması için Ankara- Moskova arasında kurulan diyaloğun önemli olduğunun altını çiziyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/putinin-turkiye-ziyareti-uluslararasi-gundemin-odagi-haline-geldi/feed/ 0
ABD Dışişleri Bakanı Blinken: Orta Doğu’da dönüm noktasına gelindi https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-orta-doguda-donum-noktasina-gelindi/ https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-orta-doguda-donum-noktasina-gelindi/#respond Wed, 17 Jan 2024 15:48:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3810 ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Orta Doğu’da “dönüm noktasına” gelindiğini ve zor kararların alınması gerektiğini söyledi.

Bakan Blinken, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında katıldığı oturumda, güncel siyasi gelişmelere yönelik soruları yanıtladı. Orta Doğu’da yeni bir “denklemin” oluştuğunu ve “dönüm noktasına” gelindiğini dile getiren Blinken, bölgede İsrail ile ilişki kurmaya hazır Arap ve İslam ülkeleri bulunduğunu, Filistinlilere de zor kararlar alabilmeleri için yollar ve araçların sunulması gerektiğini savundu.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken

“GAZZE’DE HER GÜN GÖRDÜKLERİMİZ İÇ BURKUCU”

Blinken, “Filistin halkının, isteklerini gerçekten yerine getirme kabiliyetini en üst düzeye çıkaran bir yönetime ihtiyaç duyduğunu; bu yönetimin, İsrail’in de desteğiyle faaliyet gösterebilmesi gerektiğini” öne sürdü. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları konusunda Blinken, “Benim için, bence birçoğumuz için, Gazze’de her gün gördüklerimiz iç burkucu. Masum erkekler, kadınlar ve çocukların yaşadığı acılar yüreğimi parçalıyor.” ifadesini kullandı.

ABD Dışişleri Bakanı, Gazze konusunda ne yapılması gerektiğine karar verilmesi gerektiğini belirterek, bölgedeki insanlara daha iyi koruma sağlamak ve sivil kayıpları en aza indirmek amacıyla daha fazla insani yardım sağlama konusunda kararlar alındığını kaydetti. Blinken, konuşmasında bilgi teknolojilerinin suistimal edildiğini, bu nedenle de dünyada birçok kişinin 7 Ekim’de yaşananlara inanmadığını savundu.

“İRAN İLE NÜKLEER ANLAŞMAYI BOZMAK HATAYDI”

Blinken, eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, İran ile varılan nükleer anlaşmadan çekilmesine yönelik soruya “İran ile nükleer anlaşmayı bozmak hataydı.” cevabını verdi. Anlaşmadan tek taraflı çekildiği için ABD’nin istemediği bir konumda olduğuna dikkati çeken Blinken, “İran’ın nükleer programı bir kutudaydı. Anlaşma bozulunca bu kutudan çıkmış oldu.” ifadesini kullandı. Blinken, bu durumu “son derece talihsiz” şeklinde nitelendirdi.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI

Bakan Blinken, Ukrayna halkının Batı ile yakın ilişkiler istediğine işaret ederek, “Ukraynalılar, Avrupa’ya yakınlaşarak daha iyi, müreffeh ve fırsatlarla dolu bir yaşam ile gelecek nesillerin ebeveynlerinden daha iyi bir hayat sürebileceklerini gördüler.” diye konuştu.

ABD Dışişleri Bakanı, Ukrayna’daki durumun, “Rusya için derin bir stratejik başarısızlık” olduğunu; Rusya’nın askeri, ekonomik ve diplomatik açılardan zayıfladığını savundu. Blinken, Ukrayna halkının ateşkesi istediğini, bunun için Rusya’nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığı gibi konularda müzakere etmeye istekli olması gerektiğini kaydetti. Şu an için ateşkes ortamı görmediğini belirten Blinken, şartların oluşması halinde ABD’nin ateşkesi destekleyeceğini söyledi.

ÇİN VE HİNDİSTAN İLE İLİŞKİLER

Blinken, ABD-Çin ilişkilerini, “en karmaşık ve en önemli ilişkiler arasında” göstererek, iki ülkenin üst düzey yetkilileri arasındaki görüşmelerin önemli olduğuna ayrıca farklılıkların doğrudan ve net şekilde ele alınmasının önemine dikkati çekti. Tayvan konusunda da yorum yapan Blinken, bölgede barış ve istikrarın korunması ve sorunların barışçıl şekilde çözülmesinin önemini vurguladı. Blinken, Hindistan’ın “olağanüstü bir başarı hikayesi”ne sahip olduğunu belirterek, ülkenin, Başbakan Narendra Modi döneminde maddi açıdan olumlu yönde ilerlediğini ayrıca ABD ile Hindistan arasında “yeni seviyede” bir ilişki olduğunu bildirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-orta-doguda-donum-noktasina-gelindi/feed/ 0
Ukrayna ve İngiltere Güvenlik İşbirliği Anlaşması İmzaladı https://www.haber60.com.tr/ukrayna-ve-ingiltere-guvenlik-isbirligi-anlasmasi-imzaladi/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-ve-ingiltere-guvenlik-isbirligi-anlasmasi-imzaladi/#respond Fri, 12 Jan 2024 21:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3267 Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, iki ülke arasında güvenlik alanında işbirliği anlaşmasına imza attı.

Zelenskiy, temaslarda bulunmak üzere Ukrayna’nın başkenti Kiev’e gelen Başbakan Sunak ile görüştü. Görüşmenin ardından taraflar ortak basın toplantısı düzenledi.

Devlet Başkanı Zelenskiy, bugün Ukrayna ile İngiltere arasında benzeri görülmemiş bir güvenlik anlaşması imzaladıklarını belirterek, “Bu sadece bir deklarasyon değil. Bu, işbirliğimiz ve özellikle büyük bir küresel güç olan Birleşik Krallık’ın güvenlik garantileri sayesinde gerçekleşecek bir gerçekliktir. Ukrayna’ya yıllık destek sağlamayı, savunma ve güvenlik kuvvetlerimizin, savunma sanayimizin, devlet kurumlarımızın ve sosyal sistemlerimizin yeterli kapasiteye sahip olmasını sağlamak için kapsamlı bir işbirliği yapmayı kabul ettik.” dedi.

Zelenskiy, ayrıca Kızıldeniz’deki durumun Ukrayna vatandaşlarının güvenliğini etkilediğine dikkati çekerek, “Şu anda 4 denizcimiz Husiler tarafından esir tutuluyor. Onların geri dönmesi için çalışacağız.” diye konuştu.

İngiltere, Ukrayna’ya 2,5 milyar sterlin değerinde yeni askeri yardım paketi sağlayacak

Sunak da özellikle askeri yardım konusunda Ukrayna’nın önemli destekçilerinden biri olduklarının altını çizerek, “Bugün burada bulunmaktan ve sağladığımız yardımın arttığını duyurmaktan memnuniyet duyuyorum.” şeklinde konuştu.

Ukrayna’ya 2,5 milyar sterlin değerinde yeni askeri yardım paketi sağlayacaklarını duyuran Sunak, bunun önceki yıllarda sağladıkları yardım miktarından fazla olduğunu vurguladı.

Sunak, askeri yardımın artırılmasının durumun ciddiyetini ve İngiltere’nin Ukrayna’yı destekleme kararlılığını gösterdiğini kaydederek, “Bu yüzden ilk yurt dışı ziyaretimde buradayım, bu yıl Ukrayna’yı ziyaret eden ilk yabancı liderim.” ifadesini kullandı.

Başbakan Sunak, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda da “Ukrayna’da basit bir mesaj vermek için bulunuyorum. Desteğimiz azalamaz ve azalmayacak. Ne kadar sürerse sürsün İngiltere tüm Ukraynalıların yanında olacak.” ifadesine yer verdi.

Ukrayna ve İngiltere güvenlik alanında işbirliği anlaşması imzaladı

Zelenskiy ve Sunak, görüşme çerçevesinde Ukrayna ile İngiltere arasında güvenlik işbirliği anlaşmasına imza attı.

Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi internet sitesinde yayımlanan anlaşma metninde, bu anlaşmanın İngiltere ve diğer G7 üyeleri tarafından 12 Temmuz 2023 tarihinde Vilnius’ta kabul edilen ve daha sonra 24 devletin daha katıldığı Ortak Deklarasyonun devamı niteliğinde olduğu belirtildi.

Anlaşmada, İngiltere tarafından Ukrayna’ya verilen güvenlik taahhütlerinin ana bileşenlerinin, Ukrayna’ya uluslararası tanınmış sınırları dahilinde toprak bütünlüğünü korumak ve yeniden tesis etmek, ekonomisini yeniden inşa etmek ve vatandaşlarını korumak için kapsamlı yardım sağlanması, Rusya’nın herhangi bir askeri tırmanışını veya yeni saldırganlığını önlemek ve aktif bir şekilde caydırmak ve karşı koymak, Ukrayna’nın reform planlarını ve NATO uyumluluğunu desteklemek suretiyle Ukrayna’nın gelecekte Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşmesini desteklemek olduğu aktarıldı.

İngiltere’nin Ukrayna Savunma Bakanlığını güçlendirmek için savunma yönetimi ve politikası konusunda uzun vadeli tavsiye ve destek sağlayacağı aktarılan anlaşmada, “Birleşik Krallık, diğer uluslararası ortaklarla birlikte çalışarak Ukrayna’nın NATO ile daha fazla birlikte çalışabilen ve NATO’nun büyüyen gücüne katkıda bulunan modern bir silahlı kuvvetler geliştirerek dış saldırganlara karşı caydırıcılığını güçlendirmesine yardımcı olacak. Bu, Ukrayna’da modern bir savunma sektörünün geliştirilmesini ve NATO’da bir geleceğe giden yolun açılmasını da içeriyor.” ifadesi kullanıldı.

Anlaşmada, 2022’de İngiltere’nin Ukrayna’ya 2,3 milyar sterlin değerinde askeri yardım sağladığı hatırlatılarak, 2023 yılında 2,3 milyar sterlin daha askeri yardım sağladığı, 2024 yılında 2,5 milyar sterlin daha destek sağlayacağı aktarıldı.

Anlaşmada ayrıca, İngiltere’nin Deniz Güvenliği Kabiliyet Koalisyonu’na eş liderlik ve Ukrayna’nın deniz filosunun gelişimine önemli bir katkıda bulunacağı, bu anlaşmanın yürürlükte olduğu 10 yıl boyunca Ukrayna’ya destek sağlamaya devam edeceği belirtildi.

Söz konusu anlaşma, Ukrayna ile İngiltere arasında siber güvenlik, enformasyon güvenliği, bilgi propagandası ile mücadele, organize suçlarla mücadele, siyasi ve diğer alanlarda işbirliğinin yapılmasını öngörüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-ve-ingiltere-guvenlik-isbirligi-anlasmasi-imzaladi/feed/ 0
İsveç’te savaşa hazır olun uyarıları endişe yaratıyor https://www.haber60.com.tr/isvecte-savasa-hazir-olun-uyarilari-endise-yaratiyor/ https://www.haber60.com.tr/isvecte-savasa-hazir-olun-uyarilari-endise-yaratiyor/#respond Thu, 11 Jan 2024 02:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3012 İsveç’te önce Sivil Savunma Bakanı, ardından Genelkurmay Başkanı’nın yaptığı “savaşa hazır olun” uyarıları endişeye ve “panik yaratma” eleştirilerine neden oldu.

İsveç Sivil Savunma Bakanı Carl-Oskar Bohlin, Pazar günü katıldığı bir konferansta “İsveç’te savaş olabilir” ifadesini kullanmıştı.

Ardından Genelkurmay Başkanı Micael Byden de tüm İsveçlileri zihinsel olarak savaşa hazır olmaya çağırdı.

Üst düzey yetkililerden art arda yapılan bu açıklamaların tonuysa, İsveç muhalefetinin tepkisini çekti.

Eski başbakan Magdalena Andersson İsveç televizyonuna yaptığı açıklamada, güvenlik durumunun ciddi olduğunu kabul etse de, “savaş hemen yanıbaşımızda da değil” dedi.

Çocuk hakları derneği Bris de normalde çağrı merkezlerine savaş ihtimaliyle ilgili çok az arama aldıklarını, ancak bu haftaki haberlerden ve TikTok’ta yapılan paylaşımlardan sonra birçok “endişeli” gencin kendilerini aradığını belirtti.

Bris sözcüsü Maja Dahl “Belli ki bu iyi planlanmış bir uyarıydı, ağızdan kaçırılmış gibi değildi” diyerek, yetişkinler için bu tarz açıklamalar yapılırken çocuklara durumun nasıl anlatılacağının da düşünülmüş olması gerektiğine dikkat çekti.

Sivil Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı’nın açıklamaları çok net olsa da, bu sözler ülkede “uyarı” düzeyinde algılanıyor.

200 yıldır savaş görmeyen ülke

Yaklaşık ikiyüz yıldır savaş görmeyen İsveç, NATO üyeliği için Türkiye ve Macaristan’ın onayını bekliyor.

İsveç’in NATO hamlesine neden olan Rusya- Ukrayna savaşı, 24 Şubat’ta ikinci yılını dolduracak.

Genelkurmay Başkanı Byden açıklamalarında “yeni bir şey olmadığını” söylüyor.

Byden bir ay önce Ukrayna’nın doğu cephesini ziyaret etmişti. Ayrıca İsveç, Ukraynalı pilotları eğiten ülkeler arasında. Stockholm Ukrayna’ya gelişmiş Gripen savaş uçakları göndermeyi de düşünüyor.

Aftonbladet gazetesine konuşan Byden, “Amacım insanları endişelendirmek değil, sadece daha çok kişinin içinde bulundukları durumu ve sorumluluklarını düşünmelerini sağlamak” dedi.

Sivil Savunma Bakanı Bohlin de insanların uykusunu kaçırmak istemediğini ancak olabileceklere dair farkındalıklarını artırmayı hedeflediğini belirtti. Bakan ayrıca yerel idareler ve acil durum ekiplerine hazırlık yapmaları çağrısında da bulundu.

Bohlin “Geceleri uykumu kaçıran bir şey varsa o da hazırlıkların çok yavaş ilerlemesi” dedi.

Rusya-Ukrayna savaşının başlamasının ardından Finlandiya da NATO’ya katıldı ve Rus yetkililer NATO ile tansiyonun yükselmesi halinde “bunun ceremesini çekecek ilk ülkenin” Finlandiya olacağı tehditlerinde bulundu.

Türkiye’nin şartlarını yerine getirene kadar İsveç’in NATO üyeliğine onay vermeyeceğini duyuran Ankara, geçen yıl Temmuz ayındaki NATO zirvesi öncesi İsveç’in üyeliğine yeşil ışık yakmıştı.

İsveç’in NATO’ya üyeliğine ilişkin katılım protokolü, Aralık ayında TBMM Dış İlişkiler Komisyonu’nda kabul edildi. Protokolün Meclis Genel Kurulu’nda görüşülüp oylanması bekleniyor, ne zaman görüşüleceğiyse henüz bilinmiyor.

Askeri harcamaları artıyor

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, 2024 yılında NATO’nun üyeleri için koyduğu askeri harcama hedefi olan gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 2’si oranında harcamaya ulaşacaklarını açıkladı. Bu İsveç’in 2020’deki askeri harcamalarının iki katına denk geliyor.

İsveç Savunma Üniversitesi’nden savunma uzmanı Oscar Jonsson ise üst düzey yetkililerin açıklamalarının tonunun “bir bardak suda fırtına koparmaya” benzediğini, söylenenlerin yüzde 90’ının sivil ve askeri savunma alanındaki hazırlıkların yavaş olmasının yarattığı rahatsızlıktan kaynaklandığını düşünüyor.

“Zaman kısıtlı ve açıklamalarla yetkililer, sorumlu departmanlar ve bireyler ‘uyandırılmak’ istendi” diyen Jonsson; “İsveç ordusu çok muktedir ama ölçeği çok küçük. En son savunma yasa tasarısında 3,5 tugay kurmamız gerektiği belirtiliyor. Savaş başlandığında Ukrayna’nınsa 25 tugayı vardı”.

Jonsson savaş ihtimali olsa da, bunun için birkaç faktörün bir araya gelmesi gerektiğini ekliyor: Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının sona ermesi, ordusunun yeniden yapılanma ve silahlanma için zamanının olması, ve Avrupa’nın da ABD’nin askeri desteğini kaybetmesi.

Ancak Jonsson’a göre bu üç durumun bir araya gelmesi “ihtimal dahilinde”.

]]>
https://www.haber60.com.tr/isvecte-savasa-hazir-olun-uyarilari-endise-yaratiyor/feed/ 0
Ukrayna Büyükelçisi: Rusya, ordusunu Ukrayna’dan çekmeden barış müzakereleri yapılamaz https://www.haber60.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-rusya-ordusunu-ukraynadan-cekmeden-baris-muzakereleri-yapilamaz/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-rusya-ordusunu-ukraynadan-cekmeden-baris-muzakereleri-yapilamaz/#respond Wed, 10 Jan 2024 07:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2918 MELİS YILDIRIM

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, Rusya ile barış müzakereleri için Rus ordusunun Ukrayna topraklarından çekilmesi gerektiğini belirterek, “Rusya, ordusunu Ukrayna topraklarından çıkarmadan biz Rusya ile herhangi bir konu konuşamayız. Bu şartlarda Rusya ile barışın sağlanması Ukrayna’da ihanet kabul edilir” dedi. Bodnar, ayrıca “ANKA-3 için yeni motor siparişleri var. Ukrayna şirketlerinden biri şu anda KAAN için de motor üretme ihalesine girdi” diye konuştu.

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, dün Büyükelçilik’te bir grup gazeteci ile bir araya geldi. Rusya-Ukrayna savaşı, savunma sanayi ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Bodnar, savaşın ilk yılında İstanbul’da yapılan müzakerelerin, Rusya’nın Ukrayna’nın doğusuna düzenlediği saldırılar ile bittiğini kaydetti. Savaşın devam etmesinde Rusya’nın bu yöndeki isteğinin de rol oynadığına değinen Bodnar, “Rusya hala Ukrayna ile değil, NATO ile ve Batı ile savaştığını düşünüyor” dedi.

Bodnar, Ukrayna ve Türkiye arasındaki iş birliğinin önemine değinerek, Türkiye’nin istatistiklerinin büyüme dinamiklerini gösterdiğini söyledi. Bodnar, “Bu sene yaklaşık 8 milyar dolar ticaret hacmimiz artış gösterecektir. Geçen seneye göre bu rakam yüzde 30 daha büyüktür” dedi. Serbest ticaret anlaşmasının henüz onaylanmadığını da anımsatan Bodnar, “Serbest ticaret anlaşması onaylandıktan sonra bu rakamın katbekat artacağından eminim. Farklı alanlardaki artışı takip ediyoruz. Hem enerji hem genel olarak ticaret anlamında hem de savunma sanayi alanında da bu artışı fark ediyoruz” diye konuştu.

“TÜRK İŞ DÜNYASI ÇOK CESUR”

İki ülke ticaretinde savunma sanayide kullanılan motorların önemli rol oynadığını kaydeden Bodnar, bunların özellikle Türkiye’de üretilen insansız hava araçları (İHA) için önemine dikkat çekti. Büyükelçi Bodnar devamında, “Savaş tabii ki de bu tedariklerin hızını etkiledi ancak tedarik devam ediyor hala. Türkiye’nin de Ukrayna’daki savunma sanayi faaliyetleri devam ediyor ve gelişiyor. Türk iş dünyasına gelince, çok cesur olduğunu söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.

“AMERİKA’DAN GELEN SİLAH TEDARİKİ DOĞRUDAN GAZZE’DEKİ DURUM İLE İLGİLİ”

Bodnar ABD’nin İsrail’e verdiği desteğin, Ukrayna’ya olan silah tedariğini etkilediğini belirterek, “Amerika’dan gelen silah tedariki doğrudan Gazze’deki durum ile ilgili. Konu sadece bize verilecek olan silahın İsrail’e gitmesi değil, aynı zamanda da iç siyasetle de ilgili” dedi. Bodnar devamında şu değerlendirmeyi yaptı:

“Avrupa’daki duruma bakılırsa, örneğin Macaristan gibi ülkelerin kendi çıkarları için bazı durumları engellediğini görüyoruz. Komşu ülkelerin de örneğin Polonya gibi ülkelerdeki durumlar da etkiliyor bizim durumumuzu. Yolları kapatması, yollar boyunca sürekli boykotların yapılması da çok etkiliyor. Slovakya’da hükümetin değişimi de durumu etkiledi. Yani, sadece Gazze ile ilişkili olduğunu söyleyemeyiz. Birçok faktör Ukrayna’daki durumu etkiliyor. Silah tedarikinin hacmini sadece ABD’deki ya da Batı’daki siyasi durum değil, aynı zamanda diğer ülkelerin de iç siyasetiyle ve diğer durumlarla ilgili durumlar etkiliyor. Tedarik tamamen durdurulmadı, sadece azaldı.”

“ANKA-3 İÇİN YENİ MOTOR SİPARİŞLERİ VAR”

Bodnar, Baykar’ın Ukrayna’da kuracağı fabrikanın 2 yıla yakın sürede tamamlanmasının beklendiğini söyleyerek, “ANKA-3 için yeni motor siparişleri var. Ukrayna şirketlerinden biri şu anda KAAN için motor üretme ihalesine girdi” dedi. Fabrikanın açılışının savaştan önce de konuşulduğunu, sözleşmenin 3 Şubat 2022 tarihinde imzalandığını da hatırlatan Büyükelçi Bodnar, “Projenin hayata geçmesi savaştan dolayı biraz gecikti. Ama şu anda plana göre ilerliyor” dedi.

Temmuz 2022’de Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in (BM) arabuluculuğu ile imzalanan Tahıl Koridoru’nun sona ermesinin ardından işletilen ikinci girişim hakkında da konuşan Bodnar, “Eylül ayından itibaren limanlardan 500’den fazla gemi çıktı. 14 milyon ton tahıldan bahsediyoruz” bilgisini verdi.

“BUĞDAYIMIZIN EN BÜYÜK TÜKETİCİSİ ÇİN”

Bodnar, ilk Tahıl Koridoru Girişimi kapsamında 3 milyon tondan fazla ürünün Türkiye’ye geldiğini belirtti. Bodnar devamında, “İstatistiklere bakılırsa BM Tahıl Koridoru’nda bizim buğdayımızın en büyük tüketicisi Çin olmuştur, çünkü en büyük piyasaya sahiptir. İkinci olarak İspanya ve üçüncü olarak Türkiye. Daha sonra da Mısır ve diğer ülkeler geliyor” dedi.

Ukrayna’nın birinci girişime dönmek isteyip istemediğine üzerine ise Bodnar, “Uygun şartlar sağlanırsa tabii ki de bu sözleşmeye dönmek isterdik. Taleplerimizden biri gemilerin serbestçe geçmesi yani kısa yollardan geçmesi. Karadeniz’de her taraf için güvenli bir şekilde bu gemilerin A noktasından B noktasına ulaşması” ifadelerini kullandı.

“BU ŞARTLARDA RUSYA İLE BARIŞIN SAĞLANMASI UKRAYNA’DA İHANET KABUL EDİLİR”

Bodnar, İstanbul müzakere sürecinin yeniden başlatılması için bir teklif olup olmadığına dair şunları söyledi:

“Teklif olmadı çünkü Rusya bu savaşa devam etmek istiyor. Daha çok toprağı işgal ederek bu savaşta kendilerini haklı çıkarmayı hedefliyorlar. Rusya’nın barış müzakereleri teklifleri aslında Ukrayna’nın pes etmesiyle ilgilidir. Bizim teklifimiz basit: Ordunuzu ülkemizden çıkarın, daha sonra konuşuruz, sonra da müzakerelere başlarız. Rusya ordusunu Ukrayna topraklarından çıkarmadan biz Rusya ile herhangi bir konu konuşamayız, konuşacak konumuz da yok.

Elde ettiğimiz bilgilere göre Rusya savunma sanayisini savaş daha da devam etsin diye yeniledi. Bu şartlarda Rusya ile barışın sağlanması Ukrayna’da ihanet kabul edilir.”

“BUNA BARDAĞIN İÇİNDEKİ FIRTINA DERLER”

İngiltere’nin Ukrayna’ya hibe ettiği mayın tarama gemilerinin Türk boğazlarından Karadeniz’e geçişine Montrö kapsamında izin verildiği iddiasına ilişkin Büyükelçi Bodnar, “Buna bardağın içindeki fırtına derler. Çünkü bilgi İngiltere medyasında çıktı ve bu da İletişim Başkanlığı’nın böyle bir açıklama yapması için neden oldu. Herhangi bir talep olmadı ve daha fazlasını da söyleyeyim, şu anda böyle bir ihtiyaç da yok. Her şeyden önce bu askeri gemiler Rusya’nın hedefi olabilir” ifadelerini kullandı.

“GÜVENEBİLECEĞİMİZ TEK ŞEY ŞANS”

Büyükelçi Bodnar esir takası üzerine, “Burada çok dezavantajlı bir durumdayız. Çünkü bizde sadece savaş esirleri var, Ukrayna topraklarında sadece savaş esirleri var. Rusya’da ise hem savaş esirleri hem siyasi tutsaklar hem çocuklar var. Her grup için farklı yöntemler uygulamalıyız. Bu da zor bir şey. Burada da güvenebileceğimiz tek şey şans oluyor” dedi.

Savaşın başından bu yana 12 milyon Ukraynalı’nın Ukrayna’yı terk ettiği bilgisini paylaşan Bodnar, “Yarısından fazlası 6,5 milyondan bahsediyoruz Ukrayna’ya geri döndüler. Türkiye de bunun parlak örneğidir çünkü savaşın başında 850 bin kişi Türkiye’ye gelmişti ve şu anda 25 bin Ukraynalı var” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-rusya-ordusunu-ukraynadan-cekmeden-baris-muzakereleri-yapilamaz/feed/ 0
Ukrayna Büyükelçisi: İsrail’in Gazze saldırıları Ukrayna’ya silah yardımını etkiliyor https://www.haber60.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-israilin-gazze-saldirilari-ukraynaya-silah-yardimini-etkiliyor/ https://www.haber60.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-israilin-gazze-saldirilari-ukraynaya-silah-yardimini-etkiliyor/#respond Wed, 10 Jan 2024 07:36:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2906 Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, İsrail’in Gazze’ye saldırılarının, Batılı ülkelerin Ukrayna’ya silah yardımını etkilediğini, uluslararası kamuoyunda Ukrayna- Rusya savaşının sona erdiği algısının oluştuğunu söyledi.

Bodnar, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliğinde bir grup gazeteciye, Ukrayna-Rusya savaşı, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması, Türkiye ile savunma sanayide işbirliği ve esir değişimi konularında değerlendirmelerde bulundu.

Gazze’deki durumun, Batılı ülkelerin Ukrayna’ya yaptığı silah yardımını etkilediğini belirten Bodnar, “Uluslararası medya dikkatini bu yöne (Gazze’ye) çevirdi, dolayısıyla Ukrayna’da savaşın sona erdiğini düşünenler var.” dedi.

Büyükelçi Bodnar, Ukrayna’ya verilmesi planlanan silahların İsrail’e gitmesinin yanı sıra Batılı ülkelerdeki iç siyaset dinamiklerinin de yardımları etkileyen bir unsur olduğunu belirtti.

Ukrayna Büyükelçisi, ABD’de yaklaşan başkanlık seçimi, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin tutumu ile Polonya’da çiftçilerin sınır kapılarında Ukrayna tırlarına uyguladığı ablukaları, bu dinamikler arasında gösterdi.

Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması’nın uzatılmamasının ardından Ukrayna yük gemilerinin kullandığı yeni rotaya ilişkin de değerlendirmede bulunan Bodnar, bu koridordan eylül ayından bu yana 500’den fazla geminin geçtiğini aktardı. Ukrayna Büyükelçisi, sadece Odessa’dan yola çıkan gemilerin, bu süre içinde 14 milyon ton gıda taşıdığını söyledi.

Bodnar, Ukrayna’nın girişimi olan yeni koridordan sadece gıda değil diğer materyallerin taşınmasının, avantajlı bir durum olduğuna dikkati çekerek, koridorun oluşturulması için bölgenin mayınlardan temizlendiğini ve gemiler için bir İngiliz firmasından sigorta alındığını belirtti.

Nakliyatın Tuna Nehri’nde de hiç durmadan devam ettiğini anlatan Bodnar, buradaki 3 limandan hareket eden gemilerin yıllık taşıdığı yük hacminin 6 milyon ton olduğunu kaydetti. Ukrayna Büyükelçisi, Avrupa’ya da ürünlerin çoğunlukla demir yolu aracılığıyla ulaştırıldığını aktardı.

Uygun şartlarla Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması yeniden canlandırılabilir

Yeni koridorun işletilmesinde Türkiye’nin önemine işaret eden Bodnar, uygun şartların sağlanması halinde Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması’nın yeniden hayata geçirilebileceğini de kaydetti.

Büyükelçi, bu şartları, Ukrayna gemilerinin serbest geçişine ve gıda dışındaki materyali taşımalarına izin verilmesi olarak sıraladı.

Bodnar, Ukrayna buğdayının en büyük tedarikçilerinden biri olan Dünya Gıda Programı’nın Türkiye’nin yanı sıra İspanya ve Mısır gibi ülkelerde depolarının bulunduğuna işaret ederek, “Buğday fiyatının sabitlenmesi, Türkiye ve Ukrayna’nın başarısıdır.” yorumunu yaptı.

“Boğazlar kapalı olduğu için Odessa’yı koruyabiliyoruz”

Ukrayna-Rusya savaşının nedenlerine de değinen Bodnar, Rusya’nın Sovyetler Birliği dönemine dönmeyi arzuladığını, savaştan önce Moldova, Çeçenistan ve Suriye gibi ülkelerde işlediği savaş suçlarının cezasız kaldığını, Slav nüfusunun gittikçe azalması nedeniyle Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ederek, Slav nüfus dengesini yeniden sağlamayı amaçladığını savundu.

Son dönemde Rusya’nın Ukrayna’ya füze saldırılarının arttığını belirten Bodnar, Rusya ile olası ateşkes ve barış için “Ordusunu Ukrayna topraklarından çıkarmadıkça Rusya ile herhangi bir konuyu görüşmeyiz.” dedi.

Bodnar, 2014’teki Maidan olaylarını hatırlatarak, “Rusya ile barışıyoruz” demenin, Ukrayna toplumunda büyük bir bölünmeye ve sorunlara yol açabileceğini vurguladı.

Ukrayna Büyükelçisi, Rusya’nın savaşı devam ettirmek için savunma sanayisini yenilediğini savundu. Bodnar, son olarak Rusya’nın insansız deniz araçları ürettiği bilgisini edindiklerini ve bu bilgiyi Türk yetkililerle paylaştıklarını kaydetti.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne de değinen Bodnar, “Rus gemilerinin Karadeniz’e girip çıkamaması bizim için büyük bir yardım. Boğazlar kapalı olduğu için Odessa’yı koruyabiliyoruz.” ifadesini kullandı.

“Ukrayna, diğer ülkelere ders olmalı”

Bodnar, Rusya’nın, Ukrayna ile değil Batı ve NATO ile savaştığını düşündüğü; Batılı ortaklarının da en çok Ukrayna-Rusya savaşından korktuğu değerlendirmesini yaparak, Batı’da “Kendimiz savaşmaktansa Ukrayna’ya yardım etmek daha ucuz” söyleminin gözlendiğini kaydetti.

Batılı ülkelerde Ukrayna’ya yardım konusunda farklı fikirlerin varlığından haberdar olduklarına vurgu yapan Bodnar, bu nedenle silah üretme kapasitelerini genişletmeye başladıklarını bildirdi.

Bodnar, bir ülkenin kendi silahlarını üretmesinin önemine dikkati çekerek, “Ukrayna, diğer ülkelere ders olmalı.” dedi.

Türkiye ile Ukrayna arasındaki işbirliğine de değinen Bodnar, dış ticaret hacminin yıllık 8 milyar dolara yaklaşmasını, serbest ticaret anlaşmasının onaylanmasının ardından ise bu rakamın katbekat üstüne çıkılmasını beklediklerini kaydetti.

Ukrayna’nın Türkiye’nin insansız hava aracı ve helikopter projeleri için motor temin ettiğini hatırlatan Bodnar, Baykar’ın Ukrayna’da açmayı planladığı fabrikanın ise nerede yapılacağına ve ne zaman açılacağına ilişkin güvenlik nedeniyle bilgi veremeyeceğini söyledi.

“(Esir değişimi) Burada dezavantajlı durumdayız”

Bodnar, Türkiye’nin Azov komutanlarının Ukrayna’ya iadesinde önemli rol oynadığına işaret ederek, esir takasıyla ilgili yeni bir anlaşma için liderler düzeyinde görüşmelerin sürdüğünü, ombudsmanların da konuyla ilgilendiğini söyledi.

Ukrayna Büyükelçisi, “Burada dezavantajlı durumdayız. Bizde sadece savaş esirleri var. Rusya’da ise hem savaş esirleri hem siyasi tutsaklar hem de çocuklar var.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-israilin-gazze-saldirilari-ukraynaya-silah-yardimini-etkiliyor/feed/ 0
Ukrayna’da Kupyansk cephesindeki piyadeler ön cephede görev yapıyor https://www.haber60.com.tr/ukraynada-kupyansk-cephesindeki-piyadeler-on-cephede-gorev-yapiyor/ https://www.haber60.com.tr/ukraynada-kupyansk-cephesindeki-piyadeler-on-cephede-gorev-yapiyor/#respond Tue, 09 Jan 2024 09:03:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2810 Ukrayna’da çatışmaların yaşandığı Kupyansk yönünde ön cephede görevli Ukraynalı piyadeler, savunma hattını ayakta tutarak ordu için önemli bir güç oluşturuyor.

Ukrayna’daki Bahmut, Avdiyivka ve diğer sıcak noktalardaki gibi Kupyansk cephesinde de Ukrayna ile Rusya orduları arasında çatışmalar devam ediyor.

Ön cephe hattında siperdeki Ukraynalı piyadeler

Ukrayna ordusundan özel izin alarak askeri yetkililer eşliğinde Kupyansk yönünde ön cephe hattına ulaşan AA ekibi, askerlerin zorlu görevini görüntüledi.

Cepheye giden yol, topçu ve hava saldırıları nedeniyle ağır hasar almış yerleşim yerlerinden geçerken Kupyansk ilçesindeki bazı sivil altyapının Rus saldırıları nedeniyle alevler içinde kaldığı görülüyor.

Araçların, topçu ve dron saldırılarının hedefi olmaması için belli mesafeyi yürüyerek geçmek gerektiğinden cephenin ön hattına ulaşmak oldukça zor oluyor.

Kupyansk cephesinde geçen yılın sonundan itibaren giderek artan Rus saldırılarını püskürten Ukraynalı askerlerin elleri, 24 saat tetikte.

Özelikle, “sıfır” olarak değerlendirilen ön cephe hattındaki siperlerde görev yapan askerlerin pürdikkat nöbet tuttukları görülüyor.

Son günlerde hava sıcaklığının gündüz sıfırın altında 15, gece saatlerinde ise sıfırın altında 25 dereceye kadar düştüğü bölgede siperlerde kalan askerler, olabildiğince kamufle olmuş durumda.

Rus mevzilerine yaklaşık 600 metre uzaklıkta görev yapıyorlar

Kupyansk’ta ön cephede konuşlanan Ukraynalı askerler, AA muhabirine, görevleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Orduda “Boder” kod adıyla görev yapan 27 yaşındaki asker, “Harkiv bölgesindeki Kupyansk cephesinde görevdeyiz. Ülkemizi düşmana karşı savunuyoruz. Savaşın kısa sürede bitmesini, kısa sürede zafer kazanmayı istiyoruz.” dedi.

Bulundukları siperler ile Rus mevzileri arasında sadece 600-700 metrelik mesafe bulunduğuna işaret eden Boder, “Biz burada sıfır noktasındayız. Bizimle Rus mevzileri arasında kimse yok. Savunma hattını biz tutuyoruz.” diye konuştu.

İki ordu arasında sık sık çatışmaların yaşandığını anlatan Boder, “Siperdeki piyadeler için tank, topçu sistemleri, havan topu gibi silahların atışı en büyük tehdit.” ifadesini kullandı.

Kupyansk ön cephe hattında “Browning” tipi makineli tüfekten sorumlu 37 yaşındaki “Maska” kod adlı asker, bu silahı oldukça sık kullandıklarını söyledi.

Maska, ön cephede olduklarından Rus piyadelerine karşı çatışmalarda makineli tüfeklerin etkili kullanılmasının son derece önemli olduğunu belirtti.

Kış döneminde siperde kalmanın kolay olmadığını kaydeden Maska, “Biz artık soğuk havalarda siperde görev yapmaya alıştık. Burada hava sıcaklığı sıfırın altında 24 ila 26 dereceye kadar düşüyor.” değerlendirmesini yaptı.

Maska, çatışmaların ne zaman çıkacağını önceden bilmek mümkün olmadığından sürekli tetikte olduklarını dile getirerek “24 saat görevdeyiz.” dedi.

Rus askerleri ile aralarında sadece, “gri bölge” olarak değerlendirilen bir alan olduğunu ve siperdeki herkesin son derece dikkatli olması gerektiğini belirten Maska, olası saldırıları önlemek için karanlıkta gece görüş ekipmanı kullandıklarını söyledi.

Cephedeki “Mini Grad” sistemleri Rus mevzilerine yoğun atış yapıyor

AA ekibi, Kupyansk cephesindeki haber çalışmaları kapsamında, Ukrayna ordusuna ait “Mini Grad” çok namlulu roketatar sistemlerinin atış faaliyetlerini görüntüledi.

Ukrayna’da çatışmaların yaşandığı diğer bölgelerde olduğu gibi Kupyansk cephesinde de topçu sistemleri oldukça fazla kullanılıyor.

Orduya ait “Mini Grad” sistemlerinin, Rus mevzilerine doğru gece saatlerinde de atış yaptığı görülüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukraynada-kupyansk-cephesindeki-piyadeler-on-cephede-gorev-yapiyor/feed/ 0
Ukrayna’da Yılbaşında Rus Ordusu ile Çatışmalar Devam Etti https://www.haber60.com.tr/ukraynada-yilbasinda-rus-ordusu-ile-catismalar-devam-etti/ https://www.haber60.com.tr/ukraynada-yilbasinda-rus-ordusu-ile-catismalar-devam-etti/#respond Mon, 01 Jan 2024 21:21:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1907 Ukrayna’da cephe hattında yılbaşında Rus ordusu ile çatışmalar yoğun bir şekilde devam etti.

Ukrayna ordusundan özel izin alarak Donetsk bölgesindeki Avdiyivka cephesine ulaşan Anadolu Ajansı (AA) ekibi, yaklaşık 24 saat boyunca bu yöndeki gelişmeleri takip etti.

Ülke genelinde en şiddetli çatışmaların yaşandığı yer olarak bilinen Avdiyivka tarafında Ukrayna ordusunun yoğun hareketliliği görüldü.

Dünya genelinde birçok ülkede yılbaşı kutlamak amacıyla havai fişekler atılırken, Avdiyivka cephesinde gece boyunca ateşlenen top mermileri ve füzeler gökyüzünü aydınlattı.

Avdiyivka, Marinka, diğer şehir ve yerleşim yerlerinde gece yarısında sık sık ateş rengine bürünen gökyüzü, bölgedeki çatışmaların şiddetini yansıtıyor.

Ukrayna tank birlikleri 31 Aralık’ta da yoğun mesai yaptı

Cephe hattında yapılan haber çalışması esnasında da Ukrayna ordusuna ait tank birlikleri savaş faaliyetlerini sürdürdü.

Ordunun 59. mekanize tugayına bağlı tank taburlarının, 2023 yılın son gününde, Rus mevzilerini yoğun atış altına alarak defalarca atış yapmaya çıktıkları görüldü.

Savaş sebebi ile yakınlarıyla birlikte evlerinde olmak yerine yılbaşını cephede geçirmek zorunda kalan Ukraynalı askerler, ailelerini sadece telefondan arayarak hasret giderebildi.

Komutanlık yaptığı T-64 tankına mermileri dolduran 50 yaşındaki tankçı “Marek” AA muhabirine cephedeki son durumu anlattı.

Güvenlik gerekçesiyle sadece kod adını belirten Marek, “Ben cephede ülkemi savunuyorum. Bu benim asıl amacımdır.” dedi.

Savaş başlamadan önce müzik öğretmeni olarak çalıştığını aktaran Marek, birkaç aylık savaş eğitimini aldıktan sonra cephede tankçı olarak görevine devam ettiğini aktardı.

Yaklaşık 7 aydır cephede olduğuna dikkati çeken Marek, yılbaşı gibi özel günlerinde evden uzak kalmanın kolay olmadığını kaydederek şu ifadeleri kullandı:

“Yılbaşında evden uzak olmak elbette kolay değil ama ailelerimiz güvende olsun diye biz cephede görevimizi yerine getiriyoruz. Bizim işimiz böyle.”

Marek, “Yılbaşı veya başka bayram günlerine rağmen burada çatışmalar devam ediyor. Burada savaş var. Dinlemek yok.” ifadelerini kullandı.

Üç torunu olan Marek, 2024’te savaşın bitmesini hayal ettiğini aktararak şunları kaydetti:

“Savaşın bitmesini ve barışın olmasını istiyorum. Torunlarımızın, tüm çocukların, insanların artık savaşın ne olduğunu görmesini istemiyorum.”

Aynı tugayda bir tank mürettebatında görevli 53 yaşında Grigoriy ise ekibinin 24 saat boyunca savaş faaliyetlerini sürdürdüğünü aktardı.

Grigoriy, son baharda yaralandığını kaydederek, hastaneden taburcu olunca birkaç gün önce doğrudan görevine geri döndüğünü ifade etti.

Rus birliklerinin son günlerde Avdiyivka yönünde yeniden saldırıları artırmaya başladığını belirten Grigoriy, “Avdiyivka yönündeki savaş faaliyetleri tekrar artmaya başladı.” ifadesini kullandı.

Yoğun saldırılara rağmen, Avdiyivka şehrinin Ukrayna ordusunun kontrolünde kaldığını ifade eden Grigoriy, “Biz cephe hattını ayakta tutuyoruz ve tankların buradaki rolü çok önemli.” değerlendirmesini yaptı.

Yaralı askerlerin tahliyesi gece yarısında da sürdü

Yılbaşı gecesinde Avdiyivka yönünde haber çalışmalarını sürdüren AA ekibi, cephede yaralanan Ukraynalı askerlerinin tahliye sürecini de görüntüledi.

Cephe hattında siperlerde kalan sağlık ekipleri, yaralı askerleri en yakın sağlık merkezine ulaştırmak için gece boyunca görev yaptı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukraynada-yilbasinda-rus-ordusu-ile-catismalar-devam-etti/feed/ 0
Ukrayna’daki savaşın geleceği: 2024’te neler olabilir? https://www.haber60.com.tr/ukraynadaki-savasin-gelecegi-2024te-neler-olabilir/ https://www.haber60.com.tr/ukraynadaki-savasin-gelecegi-2024te-neler-olabilir/#respond Sun, 31 Dec 2023 23:42:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1835 Ukrayna’daki savaş üçüncü yılına giriyor. Son birkaç ayda cephe hattı pek değişmedi. Peki, 2024’te savaşın gidişatı değişebilir mi?

Ukrayna lideri Volodimir Zelenskiy, ülkesinin bahar aylarındaki taarruzunun umduğu kadar başarılı olmadığını kabul etti. Rusya hâlâ Ukrayna topraklarının % 18’ini kontrol ediyor.

Üç askeri uzmana, gelecek 12 ay içinde neler olabileceğini sorduk.

Savaş devam edecek ama sonsuza kadar değil

Barbara Zanchetta, Savaş Çalışmaları Enstitüsü, King’s College Londra

Ukrayna’daki savaşın sona erme ihtimali pek iç açıcı görünmüyor. Geçen yılın bu dönemine kıyasla Vladimir Putin siyasi ve askeri anlamda daha güçlü.

Cephedeki durum hâlâ belirsiz. Son dönemde Ukrayna’nın kış taarruzu durmuş gibi görünüyor. Ancak Rusların da ilerlemesi yok. Her zamankinden daha çok, savaşın sonucu çatışmadan binlerce kilometre uzaklıkta, Brüksel’de ve Washington’da alınan kararlara bağlı olacak.

Batı’nın 2022’de ortaya koyduğu ve 2023’te de sürdürdüğü etkileyici birlik gösterisi yalpalamaya başlıyor.

ABD’nin savunma yardım paketi, Başkan Joe Biden’ın doğru bir şekilde işaret ettiği gibi Washington’daki “ucuz siyaset” tarafından rehin tutuluyor. AB’nin ekonomik yardımının geleceği de, Macaristan’ın uyumsuz tutumuna bağlı görünüyor.

Batı başkentlerindeki tereddüt, Putin’i cesaretlendirdi. Kamuoyu önündeki son davranışları ve cüretkar açıklamaları, Putin’in bu savaşa uzun vadeli baktığını gösteriyor.

Peki, Batı’nın Putin’e ve temsil ettiği her şeye karşı çıkmaya devam edecek gücü var mı?

AB’nin Ukrayna ve Moldova’yla üyelik müzakerelerini başlatma kararı sembolik olmaktan öte. Bu, dolaylı olarak Kiev’e desteğin süreceği anlamını da taşıyor. Çünkü Rusya’nın tam bir zaferiyle Ukrayna’nın AB’de bir geleceği olmasının imkanı yok.

Washington’da ise Ukrayna politikasının tam tersine çevrilmesi çok olası değil.

Kamuoyu yoklamalarında eski Başkan Trump’a desteğin artmasıyla, ABD yardımıyla ilgili kıyamet senaryoları yazmak çekici olabilir. Ancak Trump, tüm o teatral gösterilerine karşın, 2016’da NATO’dan çıkmadı. Ayrıca, Amerika’nın 75 yıllık transatlantik ortaklığını tek başına değiştiremez.

Bu tabii ki, Batı cephesindeki çatlakların anlamsız olduğu anlamına gelmiyor. Bu yüzden, Batı ve dolayısıyla Ukrayna için 2024 daha zor olacak.

Demokrasiler için, bir savaşa destek vermekteki uzun vadeli uzlaşma, hesap verme zorunluluğu olmayan otokrat yönetimlere kıyasla hep daha zorlu olmuştur.

Büyük olasılıkla, savaş 2024 boyunca devam edecek ama sonsuza kadar sürüp gidemez.

Batı’nın isteksizliği Rusya’yı cesaretlendirirken, bir darbe ya da sağlık sorunu Putin’in düşüşünü beraberinde getirmezse, tek öngörülebilir sonuç müzakereler yoluyla varılacak bir uzlaşma. Şimdilik iki taraf da bunu reddetmeye devam ediyor.

Bir yıllık konsolidasyon dönemi

Michael Clarke, Eski Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü Genel Direktörü

Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesiyle, büyük bir savaş Avrupa kıtasına geri geldi. 2023’te savaşta yaşanan gelişmeler de sanayi çağına özgü savaşın da geri döndüğünü gösteriyor.

Sanayi çağındaki savaşlar, ekonomileri kısmen ya da bazı durumlarda tamamen, savaş malzemelerinin üretimine yönlendiriyor. Rusya’nın savunma bütçesi 2021’den bu yana üç katına çıktı ve gelecek yıl kamu harcamalarının % 30’unu oluşturacak.

Bu durum da, Ukrayna’daki savaşı Avrupa’da geçen yüzyılın ortasından bu yana görülen en uzun ve travmatik gelişme haline getiriyor.

Gelecek yıl, Rusya ile Kuzey Kore ya da İran’daki tedarikçileriyle, Ukrayna ile Batılı destekçilerinin, sanayi çağındaki bir savaşın bitmek bilmez gerekliliklerini karşılamaya muktedir ve hazır olup olmadıklarını gösterecek.

Rus güçleri tüm cephe hattında yeniden bastırmaya çalışabilir. En azından Donbas bölgesinin tamamını ele geçirmek için. Ukrayna da büyük ihtimalle Karadeniz’in batısı ve Boğazlara açılan hayati önemdeki ticaret koridorunda kontrolü ele geçirmiş olmasından faydalanacak.

Kiev ayrıca, bazı bölgelerde Rus işgalcilerin dengesini bozmak için daha fazla askeri sürpriz yapmaya çalışacak.

Ancak asıl olarak, 2024 hem Kiev hem de Moskova için konsolidasyon yılı olacak gibi görünüyor.

Rusya’nın stratejik bir taarruz düzenleyebilmesi için gereken eğitimli personel ve malzemesi en azından 2025 baharına dek yok.

Bu arada, Ukrayna’nın da savaşı sürdürebilmek için Batı’nın mali ve askeri desteğine ihtiyacı var. Gelecekte bir dizi taarruz düzenleyebilecek koşulları yaratabilmesi için yapısal güçlerini toplamak zorundalar.

Sanayi çağı savaşları, toplumlar arasındaki bir mücadele. Cephede neler olduğu, bu mücadelenin sadece bir göstergesi.

2024’te savaşın yönü, Avdiivka, Tokmak, Kramatorsk ya da cephe hattındaki yıkıma uğramış yerlerden çok, Moskova, Kiev, Washington, Pekin, Tahran ve Pyongyang’ta belirlenecek.

Ukrayna, Kırım civarında Rusya’ya bastıracak

Ben Hodges, ABD Ordusu’ndan emekli general

Rusya, Ukrayna’yı tamamen ele geçirebilecek kabiliyetten yoksun ve şu anda elinde olan bölgelere tutunmak için elinden geleni yapacak. Zamanı da, bir yandan Batı’nın Ukrayna’ya yardım etme iradesini kaybedeceğini umarken, bir yandan savunma hatlarını güçlendirmekte kullanacak.

Ancak Ukrayna durmayacak. Bu bir ölüm kalım savaşı ve dururlarsa, Rusya’nın ne yapacağını biliyorlar. ABD’nin kararlılığındaki azalma konusundaki kaygılar ışığında, daha çok Avrupa ülkesi yardımları artırmaktan bahsediyor.

Ancak ben gelecek yılın başlarında ABD’nin stratejik omurgasını yeniden bulmasını ve geciktirilen yardım paketinin Kongre’den geçmesini bekliyorum.

Bu nedenle, Ukrayna’nın insiyatifi yeniden ele geçirmek için şunları yapacağını öngörüyorum;

Yaz başında Ukrayna ilk kez, Rus uçaklarıyla mücadelesini geliştireceğini ve kendi hava savunma sistemlerini güçlendirmesini umduğu ABD yapımı F-16 savaş uçaklarını kullanabilecek.

Ukrayna’nın Rus işgali altındaki stratejik önemi en büyük toprağı Kırım. Biz buna “belirleyici alan” diyoruz.

Ukrayna, Sivastopol’daki Rus donanmasının, hava üslerinin ve Dizankoy’daki lojistik üssünün buralarda barınmasına engel olmak adına baskıyı artırmak için elinden geleni yapacak.

Bu konseptin işe yaradığını zaten kanıtladılar. İngiltere’nin verdiği sadece üç Storm Shadow güdümlü füzesiyle, Karadeniz Filosu’nun komutanını filonun üçte birini Sivastopol’dan çekmeye zorladılar.

Tabii ki Ukraynalıların sınırsız kaynakları yok. Özellikle de top mermileri ve uzun menzilli silahlarda.

Ancak Rus askerleri daha kötü durumda. Savaş bir irade ve lojistik sınavı. Rus lojistik sistemi kırılgan ve Ukrayna’nın sürekli baskısı altında.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ukraynadaki-savasin-gelecegi-2024te-neler-olabilir/feed/ 0
Rusya için Ukrayna’daki savaşın yanı sıra Wagner’in isyanı yılın olayı oldu https://www.haber60.com.tr/rusya-icin-ukraynadaki-savasin-yani-sira-wagnerin-isyani-yilin-olayi-oldu/ https://www.haber60.com.tr/rusya-icin-ukraynadaki-savasin-yani-sira-wagnerin-isyani-yilin-olayi-oldu/#respond Thu, 28 Dec 2023 08:45:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1375 Rusya için Ukrayna’daki savaş ile Wagner grubuna bağlı Rus paralı savaşçıların Moskova yönetimine isyan etmesi ve Wagner’in kurucusu Yevgeniy Prigojin’in bir süre sonra uçak kazasında ölmesi 2023’ün en önemli olaylarından oldu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in talimatıyla 24 Şubat 2022’de başlayan savaş, Donbas bölgesi başta olmak üzere Harkiv, Zaporijya ve Herson yönlerindeki cephelerde devam ediyor.

Rus askeri birlikleri, savaşın başında Ukrayna’nın Donetsk ve Luhansk bölgelerinden Kiev yönetiminin kontrolündeki bölgelere, aynı anda Rusya sınırından Harkiv, Sumi ve Çernigiv bölgelerine, Belarus üzerinden Çernobil bölgesine girdi.

Kırım üzerinden de Herson ve Melitopol bölgelerine doğru asker çıkaran Rus ordusu, hava ve karadan asker sevk ettiği Kiev’i de kuşatma altına aldı.

Ancak savaşın ikinci ayında Kiev ve Çernigiv bölgesinden Rus askerleri geri çekildi. Ruslar, ilk aylarda Berdyansk, ardından Mariupol şehirlerini kontrolü altına alarak Ukrayna’nın Azak Denizi ile bağlantısını tamamen kesti.

Daha sonra Ukrayna’nın doğusunda çatışmaları yoğunlaştıran Ruslar, “Donbas’ı özgürleştirmek” amacıyla Donetsk ve Luhansk bölgesindeki bazı yerleşim yerlerini ele geçirdi.

Ukrayna güçleri de Rus ordusunun kontrolüne giren şehir merkezlerine saldırılar düzenlemeye devam etti. Rus ve Ukrayna ordusunun karşılıklı saldırılarında sivil kayıplar yaşandı.

Liman şehirleri Odessa ve Mıkolayiv bölgelerini hedef alan Rusya, Karadeniz’de stratejik konuma sahip Yılan Adası’nı ele geçirdi. Rusya, Ada’dan çekildiğini bildirdi. Ukrayna ise Rus askerlerini Ada’dan çıkardıklarını duyurdu.

Ukrayna’nın kuzeyindeki Sumi ve çevresi, haziranda yeniden Kiev yönetiminin kontrolüne girdi. Ukrayna ordusu, geçen yıl eylülde ülkenin ikinci büyük şehri Harkiv’de saldırı düzenine geçtiğini duyurdu. İzyum, Balakliya ve Kupyansk gibi büyük şehirlerin yanı sıra 300’den fazla yerleşim biriminin kontrolü Kiev yönetimine geçti. Rusya, bu bölgelerden çekildiğini açıkladı.

Ukrayna, Avrupa ve ABD’nin silah desteğiyle 29 Ağustos 2022’de Herson’u kurtarmak için karşı saldırı başlattığını duyurdu.

Yasa dışı ilhak ettiği Herson’daki vatandaşların büyük çoğunluğunu başka bölgelere tahliye eden Rusya, 9 Kasım’da Herson şehrindeki savunma hattının Dnipro Nehri’nin sol yakasına çekileceği kararını açıkladı. Bu şekilde Rus askerleri, Herson şehir merkezinden de çekilmiş oldu.

Putin, 21 Eylül 2022’de kısmi seferberlik ilan etti. Seferberlik yoluyla 300 bin Rus vatandaşı, Ukrayna’da savaşmak üzere askerlik hizmetine girerken bazı kesimler ülkeyi terk etti.

Donbas, Zaporijya ve Herson’da referandum ve ilhak

Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson’da eylül sonunda Rusya’ya katılım için sözde referandumlar yapıldı. Yasa dışı referandumlara katılanların çoğunluğu ilhak kararına “evet” dedi.

Referandumların hemen ardından 30 Eylül 2022’de Putin, Ukrayna’nın Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya bölgelerinin Rusya tarafından ilhak edilmesine yönelik anlaşmaları imzaladı. Böylece Rusya, Kırım’dan sonra Ukrayna topraklarının yüzde 15’ini daha yasa dışı ilhak etmiş oldu.

Kerç Boğazı’ndaki Kırım Köprüsü’ne saldırılar

Rusya ile Kırım arasında yer alan köprüdeki kamyonda 8 Ekim 2022’de meydana gelen patlama sonucu 3 kişi hayatını kaybetti ve köprüde büyük hasar meydana geldi. Patlamanın Ukrayna istihbaratınca organize edildiği belirtildi.

Ukrayna, insansız deniz araçlarıyla bu yıl 17 Temmuz’da da saldırı düzenledi. Köprünün tam altında meydana gelen patlamada 2 kişi hayatını kaybederken, köprüde hasar meydana geldi.

Putin’in 2018’de resmi açılışını yaptığı ve “Kırım” ismiyle de anılan köprü, Kırım ile kara yolu bağlantısını sağlaması dolayısıyla Rusya için stratejik öneme sahip.

Rus savaş gemilerine Ukrayna saldırıları

Ukrayna, 13 Nisan 2022’de Karadeniz’de Rus Karadeniz Filosu’na ait “Moskova” isimli amiral gemisini vurduğunu açıkladı. Rus tarafı, geminin çıkan yangın sırasında gövdesinde mühimmat patlaması sonucu hasar aldığını ve battığını duyurdu.

Karadeniz’deki Rus savaş gemilerini hedefine koyan Ukrayna bu yıl 26 Aralık’ta Kırım’daki Feodosiya Üssü’ne düzenlediği güdümlü füze saldırısında Rus çıkarma gemisi “Novoçerkassk”ı vurdu. Ruslar da güdümlü füzeleri fırlatan Ukrayna’ya ait 2 Su-24 taktik uçağını imha etti. Saldırının İngiliz-Fransız uzun menzilli “Storm Shadow” adlı havadan karaya füzeleriyle gerçekleştirildiği öne sürüldü.

Sivastopol’de Rus donanmasına saldırı

Ukrayna, Sivastopol’da 29 Ekim 2022’de Rus donanmasına yönelik saldırı düzenledi. Rusya, saldırıda zarar gören gemilerin tahıl anlaşması kapsamında oluşturulan koridorun güvenliğinin sağlanması sürecinde yer aldığını belirtti.

Batı’nın Ukrayna’ya daha uzun menzilli füzeler vermesiyle Kiev, Kırım’daki Rus donanmasına yönelik saldırılarını arttırdı.

Bu yıl 22 Eylül’de de Ukrayna, Sivastopol’de Rus Karadeniz Donanmasının karargahına yönelik füze saldırısı yaptı. Moskova, donanmanın karargah binasının hasar aldığını duyururken, tadilatta olan limandaki bazı savaş gemilerinin büyük hasar aldığı iddia edildi. Rus yetkililer, Ukrayna’nın “Storm Shadow” adlı havadan karaya füzeleri kullanarak saldırıyı gerçekleştirdiğini duyurdu.

Kremlin’e İHA saldırıları yapıldı

Kremlin, 3 Mayıs’ta Ukrayna’nın, Rusya Devlet Başkanı Putin’in Kremlin Sarayı’ndaki konutuna gece İHA’larla saldırı girişiminde bulunduğunu bildirdi. Ukrayna yönetimi ise saldırılara ilişkin bilgileri bulunmadığını duyurdu.

Uzun süre kuşatılan Bahmut, Wagner tarafından ele geçirildi

Donetsk bölgesinde Kiev yönetiminin kontrolünde bulunan Bahmut şehrini geçen seneden beri kuşatan Rus paralı savaşçı grubu Wagner, 21 Mayıs’ta şehri tamamen kontrolü altına aldı. Şehrin kontrolü Rus ordusuna devredildi.

Bahmut’taki çatışmalar esnasında Rus güvenlik şirketi Wagner’in kurucusu Yevgeniy Prigojin, Rus ordusunu ve Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’yu mühimmat vermediği gerekçesiyle hakarete varan sözlerle eleştirdi.

Ukrayna büyük çaplı karşı saldırılara geçti, ancak başarı elde edemedi

4 Haziran’dan itibaren Ukrayna ordusu büyük çaplı karşı saldırılara geçti. Ancak Rusya ve bazı Batı ülkelerinin askeri yetkilileri karşı saldırıların başarısız olduğunu duyurdu. Söz konusu “başarısızlık” Batı’nın mühimmat ve silah sözünü yerine getirememesine bağlandı.

Rusya, karşı saldırının 6 ayı boyunca Ukrayna’nın 125 binden fazla asker, 16 bin silah kaybettiğini açıkladı.

Kahovka Barajı patladı, Herson bölgesi sel altında kaldı

Herson bölgesinde yer alan ancak Rusların kontrolündeki Kahovka Hidroelektrik Santrali (HES) 6 Haziran’da patlayarak yıkıldı. Ukrayna ve Rusya, barajın patlamasından birbirlerini sorumlu tuttu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise uluslararası soruşturma komisyonu kurulmasını önerdi. Barajın yıkılmasından sonra Herson bölgesindeki bazı yerleşim yerleri sular altında kaldı, onlarca kişi hayatını kaybetti.

Wagner Rus yönetimine isyan etti, kanlı iç çatışmadan dönüldü

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’ya meydan okuyan Wagner’in kurucusu Yevgeniy Prigojin’in idaresindeki paralı savaşçılar, Rostov-na-Donu şehrini kontrolü altına alarak Rus Güney Askeri Bölge Karargah binasını ele geçirdi. Bir grup Wagner savaşçısı da askeri araçlarla Moskova’ya yöneldi.

FSB, Wagner’e “silahlı isyan” suçlamasıyla ceza davası açarken, devreye Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko’nun girmesiyle isyan sona erdi. Prigojin ve savaşçılarının eylemlerine son verip Belarus’a gitmesine izin verildi ve kriz çözüldü. Moskova yönetimi, Wagner’in isyanı karşısında zor duruma düşerken, ülkede kanlı bir iç çatışmanın eşiğinden dönüldüğü ifade edildi.

Wagner’in isyanının üzerinden tam iki ay geçtikten sonra içinde Wagner’in kurucusu Yevgeniy Prigojin’in de içinde bulunduğu belirtilen özel jet Tver’de düştü. Prigojin’in yanı sıra yardımcısı ve Wagner’in kurucularından Dmitriy Utkin ile Sergey Propustin, Yevgeniy Makaryan, Aleksandr Totmin, Valeriy Çekalov, Nikolay Matuseyev’in isimlerinin yer aldığı olayda mürettebat ile toplam 10 kişi hayatını kaybetti.

Uçağın içinde bomba patlaması sonucu hadisenin meydana geldiği ifade edilse de olayın sabotaj olup olmadığına yönelik şüpheler açıklığa kavuşmadı.

Rusya ile Ukrayna arasındaki esir değişimi ve Türkiye’nin rolü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ve Zelenskiy ile yürüttüğü diplomasi trafiği sonucunda 22 Eylül 2022’de Rusya ile Ukrayna arasında 200 savaş esirinin mübadelesinin yapıldığını bildirdi. En kapsamlı değişim, Türkiye’nin yürüttüğü diplomasi trafiğiyle gerçekleşti ve değişimler arttı.

Bu kapsamda, Putin’e yakınlığıyla bilinen Ukrayna ana muhalefet partisi lideri Viktor Medvedçuk da Rusya’ya teslim edildi.

Ruslar, ilgili şartların yerine getirilmemesi gerekçesiyle tahıl anlaşmasına son verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde 22 Temmuz 2022’de Türkiye, Rusya, Ukrayna ve Birleşmiş Milletler (BM) arasında dünyadaki olası bir gıda krizini önleyecek “Tahıl ve Yiyecek Maddelerinin Ukrayna Limanlarından Emniyetli Sevki Girişimi Belgesi” imzalandı.

Rusya, “Kırım Köprüsü ve Sivastopol deniz üssüne Ukrayna’nın saldırısını” gerekçe göstererek tahıl anlaşmasını askıya almak istedi ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girişimiyle sorun çözüldü. Anlaşmalar 120 günlük periyotlarla yinelendi. Son olarak yine Erdoğan’ın girişimiyle 17 Mayıs’tan itibaren 60 gün daha uzatıldı.

Rusya, anlaşmada kendisi ile ilgili kısmın uygulanmamasını gerekçe göstererek 17 Temmuz’da Tahıl Koridoru Anlaşması’nın fiilen son bulduğunu ve ilgili şartların uygulanması halinde tahıl anlaşmasına döneceğini duyurdu.

Koridordan 33 milyon tona yakın tahıl çıkarıldı

Türkiye’nin çabası uluslararası kamuoyunda övgüyle karşılandı. Anlaşma sayesinde 1000’den fazla gemiyle 33 milyon tona yakın tahıl ihtiyaç sahiplerine ulaştı. Koridordan geçen tahılın yüzde 40’ı Avrupa’ya, yüzde 30’u Asya’ya, yüzde 13’ü Türkiye’ye, yüzde 12’si Afrika’ya ve yüzde 5’i Orta Doğu’ya taşındı.

Ayrıca Erdoğan ve Putin, yoksul ülkelere gübre ve tahıl gönderilmesi konusunda anlaştı.

BM’ye göre Ukrayna’da 11 milyondan fazla kişi yerinden edildi

BM verilerine göre, Ukrayna’dan yaklaşık 11,3 milyon kişi yerinden edildi. Bunlardan 5,1 milyonu ülke içerisinde yerinden olurken 6,2 milyonu ise ülkeden gitmek zorunda kaldı. 17,6 milyon insan da insani yardıma muhtaç hale geldi.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğine göre ise savaşta 24 Şubat 2022’den bu yana 560’tan fazlası çocuk olmak üzere en az 10 bin sivil yaşamını yitirdi, 18 bin 500’den fazla sivil yaralandı.

Ateşkes müzakereleri kesildi

Savaş devam ederken Rusya ve Ukrayna heyetleri, ateşkes sağlanması için 3’ü Belarus, biri Türkiye’de olmak üzere 4 defa yüz yüze müzakere yaptı.

Belarus’ta her iki taraf sadece çatışma bölgelerinden sivillerin tahliyesi için insani yardım koridorları konusunda anlaşabildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arabuluculuk girişimlerinin neticesi olarak İstanbul’da 29 Mart’ta yapılan müzakereler sonucunda Ukrayna tarafı, Rus tarafına gelecekteki olası yazılı anlaşmanın ilkelerini teslim etti, anlaşmaya çok yaklaşıldı.

Ancak Buça’daki iddialardan sonra görüşmeler kesildi. 17 Mayıs’ta Ukrayna tarafı, ülkedeki durumun çok değiştiğini ve Rusya ile müzakereleri askıya aldıklarını duyurdu.

Daha sonra müzakerelerin askıya alınmasını dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson’un istediğini Ukraynalı yetkililer de dile getirdi.

Türkiye’nin arabulucu olarak barışı sağlama yönündeki bu ve bundan sonraki çabaları, dünya kamuoyunda takdirle karşılandı.

Batı, savaş nedeniyle Rusya’ya 12 yaptırım paketi uyguladı

Savaşın siyasi ve sosyal etkileriyle ekonomik alanda alınan Rusya’ya yönelik yaptırım kararları, tüm dünyada doğrudan veya dolaylı olarak etkisini gösterdi.

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, ABD ve diğer Batılı ülkeler, Ukrayna’ya askeri müdahalede bulunan Rusya’ya karşı finans, enerji, ulaşım, ihracatın kontrolü ve finansmanı ile vize politikası gibi çeşitli alanlarda yeni yaptırımlar belirledi.

AB, savaş boyunca Rusya’ya karşı 12 yaptırım paketi kabul ederek 1000’in üzerinde kişi ve 200’den fazla kuruluşa yaptırım kararı aldı.

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısıyla pek çok sektörde dünyada önde gelen 1000’in üzerindeki uluslararası şirket, boykot amacıyla Rusya’yı terk etti veya faaliyetlerini kısıtladı.

AB, Rus petrol ve doğal gazına yönelik tavan fiyat uygulaması kararı aldı, karara bazı diğer Batı ülkeleri de katıldı. Rusya da bu kararlara karşı yaptırımlarla yanıt verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/rusya-icin-ukraynadaki-savasin-yani-sira-wagnerin-isyani-yilin-olayi-oldu/feed/ 0