Şikayetvar, son dönemde en çok tartışılan konulardan biri olan havayolu şirketleriyle ilgili en çok şikayet edilen konuları derledi. Verilere göre; son bir yılda şikayetler yüzde 58 arttı. Geçen yılın aynı döneminde 10 bin 511 olan şikayet sayısı 2024’te 16 bin 446’ya ulaştı. En çok şikayet edilen konularsa uzun süreli rötarlar ve iptaller, bagaj sorunları, müşteri hizmetleri ve uçak içi hizmetler olarak sıralandı.
Şikayetvar, son günlerde en çok konuşulan konulardan biri olan havayolu ulaşım firmalarıyla ilgili verilerini açıkladı. Platform tarafından yapılan açıklamaya göre, en çok şikayet edilen konuların başında rötarlar ve iptal edilen uçuşlar geliyor. Havayolu şirketlerinin bu konuyla ilgili yolcuları yeterince bilgilendirmemesi ya da eksik bilgilendirmesi tartışmaların odak noktasını oluşturuyor. Bagajların kaybolması, hasar görmesi veya geç teslim edilmesi sıkça şikayet edilen konular arasında yer alıyor. Şikayetvar’a ulaşan yolcular, bagajlarının güvenli bir şekilde taşınmasını ve zamanında teslim edilmesini talep ediyor?. Havayolu şirketlerinin müşteri hizmetleri kalitesinin yetersiz olması, uçak içi ikramların kalitesizliği veya eksikliği, koltukların konfor düzeyinin düşük olması gibi konular da şikayet konuları arasında. Havayolu şirketlerinin iptal, rötar veya bagaj sorunları gibi durumlarda yolculara yönelik politikaları ve bu politikaların uygulanma şekli de şikayet konusu olabiliyor. Yolcular, tazminat ve diğer haklarının korunmasını bekliyor.
Şikayetvar’ın açıkladığı verilere göre, havayolu ulaşım firmalarıyla ilgili 2023’ün ilk 7 ayı ile 2024’ün aynı dönemi kıyaslandığında şikayetlerin artış oranının yüzde 58 olduğu gözlemleniyor. İlgili sektörde geçen yıl 10 bin 511 olan şikayet sayısı 2024’te 16 bin 446’ya ulaşıyor.
Konuyla ilgili Şikayetvar’a ulaşan bazı şikayetlerse şöyle:
“15 YAŞINDA BİLMEDİĞİM BİR ÜLKEDE, TEK BAŞINA KALIYORUM VE BAVULUM YOK”
“15 yaşında öğrenciyim ve bavulumu kaybettiler. 28 Temmuz İstanbul Münih uçağı ile Münih’e tek başıma uçtum fakat bavulum çıkmadı. Rapor doldurdum tutanak tutturdum ama kimse bana geri dönmedi ve bilgi alamıyorum. Bilmediğim bir ülkede bilmediğim bir yerde tek başına kalıyorum ve bavulum yok. Bana yardımcı olmuyor. Acil bana yardım gerekiyor, bavulum gerekiyor.”
“AYNI BİLETE 2 GÜNDE 2 BİN LİRA FARK”
“2 günde aynı bilete 2 bin lira fark çıkarmış, bu zammın açıklaması nedir? Keyfi mi yapılmakta? Bunu kontrol eden bir kurum veya yetkili var mı? 2 günde maliyetteki artış nedir? 2 gün sonra yine 2.000 TL artış olacak mıdır? Böyle bir satış politikası olabilir mi? Mantıklı bir açıklama varsa bekliyorum”
“3 SAAT UÇAĞIN İÇERİSİNDE BEKLEDİK”
“İstanbul- Diyarbakır arası uçuş için uçağa bindik. Fakat kalkış pistinden uçak geri döndü. Bir arıza olduğu söylenerek 3 saat uçağın içerisinde bekledik. Bütün planlı işlerimizi iptal etmek zorunda kaldık. 2 saat sürecek bir uçuş için yaklaşık 6 saat mağdur edildik. ve tarafımıza ne bir bilgilendirme ne de bir özür dilendi. Yaptığım araştırmada birçok kişinin de farklı sebeplerden mağdur olduklarını öğrendim.”
“BİLGİSAYARIMIN EKRANINI KIRDILAR”
“Dün Ankara’dan Elazığ’a uçtum. Firma yetkilileri valizimdeki bulunan monitör ekranını alamayacaklarını belirtti. ‘Ancak el bagajı olarak alabilirsiniz’ dediler apar topar havaalanında bir el bagajı buldum ve monitörü koydum. Güvenlikten geçtim. Tam hostes karşılama alanının önünde bir kadın tarafından durduruldum ve elimdeki çantayı girişte bırakmam gerektiğini çıkışında aynı şekilde alacağım söylendi. Israrla kadına ‘çantamda monitör var bakın alt kısma konulmamalı, kırılabilir’ dememe rağmen ‘asla bir şey olmayacak. Endişeniz olmasın.’ denildi ve zorla elimden alındı. O an ‘Bakın bilgisayara bir şey olma ihtimali var ise inebilirim’ dememe rağmen güvence verip beni oturttular. İndiğinde ise bilgisayarım valizlerle birlikte fırlatıldı ve kırıldı. Şirket bilgisayarı hasarımın karşılanmasını talep ediyorum.”
“DAHA ÖNCE BÖYLE UÇUŞ, BÖYLE KÖTÜ BİR DURUM YAŞAMADIM”
“Uçuş esnasında 2.5 saat boyunca havada kalmış bulunmaktayız. Konu hakkında asla kimseden özür dilenmedi, bir açıklama yapılmadı. Uçuştaki tüm insanlar panik ve telaş içinde kaldılar. Bir de o kadar gecikme üstüne valizimi patlatmışlar ve bantta kıyafetlerimi topladım. Daha önce böyle uçuş böyle kötü bir durum yaşamadım. Haklarımı sonuna kadar kullanacağım. Her yere şikayette bulunacağım. Hakkımı asla helal etmiyorum.”
“HİZMET VEREMEYECEKSENİZ ÇEKİLİN BU SEKTÖRDEN”
“Saatlerdir bizleri, uçuşumuzu erteleyerek mağdur ediyorlar, bir dünya ücret ödeyip hizmet alamamak, sorunlarımızı iletebileceğimiz gerçek bir muhatap bulamamak çok büyük bir sorun. Herkes iş güç sahibi, çocuk çocuk insanlar perişan oldular. Hizmet veremeyecekseniz çekilin bu sektörden insanları mağdur etmeye hakkınız yok. Kimse sizin beceriksizliğiniz yüzünden havalimanlarında sürünmek zorunda değil. Bu yarattığınız sorunların biz özrü olur umarım. Bu şikayeti bir de web sitelerinden yapmak istedim ama orası da tam bir fiyasko olduğu için şikayetimi kaydedemedim.”
“UÇUŞUMUZ iPTAL OLDU, AÇIKLAMA YOK, SIRP YETKİLİLERLE MUHATAP KALDIK”
“28.07.2024 günü saat 18.55 de yapılacak olan Belgrad- İzmir uçuşu iptal oldu. Tüm yolcular otele yönlendirildi. Hiçbir açıklama yapmıyorlar. Bizi sadece Sırp yetkililerle muhatap ediyorlar. O kadar yolcu için sadece iki otobüs geldi. Yeni uçuş bilgisini bize iletmiyorlar. Mail ve telefon bilgimiz firmada var. Acil açıklama ve bilgilendirme bekliyoruz.”
“AÇIKLAMA YOK, 6 SAATTİR BEKLİYORUZ”
“İstanbul Havalimanı ve Sao Paulo arasındaki uçuşta birçok sıkıntı oldu. Öncelikle 6 saatlik bir rötar oluştu, o altı 6 bekledikten sonra da 19.10’da kalkacak denildikten sonra hala almaya başlamadılar çok uzun sıra var ve saat kalkış saatine yaklaştı hala almaya başlamadılar. Ayrıca hiçbir açıklama da yapılmıyor bari ne olmuş onu öğrenelim, hala bekliyoruz.”
BİZ NE ZAMAN AFRİKA ÜLKESİ GİBİ OLDUK?
“Kalite yerle bir. Bu kadar kötü bir hizmet hangi havayolunda var bilmiyorum. Sürekli rötar oluyor, uçak kalkıyor ama iniş yaparken yere çakılır gibi iniyor. Biz ne zaman Afrika ülkesi gibi olduk? Hiç mi bir yetkili duymuyor? Ayıptır, bu kadar kalitesiz ve umursamaz bir havayolu daha yok.”
“UÇUŞA 4 SAAT KALA SMS İLE 5 SAAT GECİKMELİ UÇACAĞIMIZI ÖĞRENDİK”
“18 Temmuz 2024 tarihinde İstanbul-Bangkok uçuşu, anlam verilemeyen ve açıklama bile alamadığımız sebeplerden ötürü uçuşa 4 saat kala bir SMS ile 4 saat 25 dakika tehir edilmiştir. Şoku ile 5 saatten fazla rötar yapması, tüm işlerimizi aksattığı gibi, telefon ile görüştüğümde (kayıtlar kontrol edilebilir), uçuşumun iadesini talep etmeme rağmen önce kapalı olması, sonrasında da bir çekirdek parası iade edebileceklerini dile getirmeleri tüm psikolojimizi bozduğu gibi havalimanında sadece bir yemekle geçiştirmeye çalışmaları ve daha da acısı, sanırım sistemde yapılan bu sabah kontrol ettiğim saat farkları. Uçuşun 01: 35’te gerçekleşmesi gerekirken, 06: 40’ta gerçekleşmesine rağmen sonrasında gelen mesajı da ekte paylaşayım. Neden mesajda 06: 33 olduğunu da sivil uçuş kurallarını okuduğumda anladım. Hiç yakışmadı. Yaşadığım mağduriyetin ivedi şekilde çözülmesini bekliyorum”
]]>İzmir’in Selçuk ilçesinde Efes Antik Kenti’ne çok yakın konumdaki Selçuk Efes Havalimanı, uçuş ve havacılık sporlarında ülkenin en aktif eğitim ve uygulama alanları arasında yer alıyor.
Türk Hava Kurumu bünyesindeki Selçuk Havacılık Eğitim Merkezi Koordinatörlüğü, paraşüt ve tandem atlayışları, model uçak, microlight uçuşlarının yanı sıra pilotaj eğitimleriyle de öne çıkıyor.
Merkez, pilotluğu meslek olarak seçen THK Üniversitesi Pilotaj Bölümü öğrencilerinin yanı sıra uçma tutkusunu hayata geçirmek isteyenlere Cessna C-172 tek motorlu eğitim uçağı ve Tecnam P2006T çok motorlu eğitim uçağında teorik ve pratik eğitim veriyor.
İstedikleri lisans programına göre uçuş gerçekleştiren öğrenciler başarılı olmaları halinde, 45 saatlik uçuşla PPL hususi pilot lisansı, 205 saatlik uçuşla CPL ticari pilot lisansı ve ATPL hava yolu nakliye lisanslarını alabiliyor.
Hususi pilot lisansına sahip olan kişiler kendi uçaklarıyla uçabilirken ticari pilot lisansı olanlar çalışacakları platforma göre ilave eğitimlere tabi tutuluyor.
“Hayalim tam olarak bunu yaşamaktı”
THK Uçuş Eğitmeni Mustafa Ak, AA muhabirine, merkezdeki eğitimlerin tek ve çift motor uçakların yanı sıra simülatör programlarında verildiğini, her yıl yaklaşık 200 öğrencinin yoğun bir eğitim sürecinden geçtiğini söyledi.
Uçmak isteyen insanların hayallerini gerçekleştirdiklerini kaydeden Ak, şöyle konuştu:
“Buraya gelenlerin hepsi severek geliyor. İçlerinde uçuş arzusu olduğu için geliyorlar. Burada tutkularını yerine getiriyorlar. İş adamları da geliyor. Boş zamanlarında gelip bu tutkularını gidermiş oluyorlar. Kimileri de gelecekte hava yollarında pilot olarak görev almak istiyor. Geldiklerinde ilk heyecanlarını görebiliyoruz. Uçtukça, uçağı tanıdıkça daha bir kendilerine güvenleri geliyor. Tabii bütün bunları yaparken de gerekli önlemleri alarak eğitimlerimize devam ediyoruz.”
THK Üniversitesi Pilotaj Bölümü 2. sınıf öğrencisi Berru Barın, en büyük hayalinin pilotluk olduğunu söyledi.
Çok çalışıp istediği bölümde okuduğunu aktaran Barın, “Çok çalıştım ama verilen emeklere değiyor. Çünkü gökyüzü gerçekten bir tutku haline geliyor. Hayalim tam olarak bunu yaşamaktı ve burada olmaktı. Hedefim havayollarına girmek.” ifadelerini kullandı.
Aynı üniversitenin öğrencisi Esin Şaylık da çocukluğunda uçağa ilk bindiği günden bu yana pilot olmayı hayal ettiğini belirterek, “Kokpite girmek nasip oldu, çok mutluyum. Merakla, heyecanla uçmayı bekliyoruz. Ben derslerimi tamamladıktan sonra İzmir’de uçmak istedim. Bu hafta ilk sortimizi atarız diye bekliyoruz. Çok heyecanlıyız.” dedi.
Öğrencilerden Yusuf Burakhan Türkaydın, teorik eğitimlerin ardından uçuş safhasına geldiklerini dile getirerek, duygularını şu sözlerle aktardı:
“Bana uçmak özgürlüğü, sonsuzluğu ifade ediyor. Çünkü ucu bucağı olmayan bir şey. Mesleğimiz de bize dünyanın kapılarını aralayacak, güzel bir meslek. Buraya gelirken bile heyecan var. O koltuğa oturmanın verdiği heyecan tarif edilecek bir duygu değil. Bizim için hem ilk olması hem de çabalarımızın karşılığını almamız için önemli bir andı.”
]]>Bayraktar Kalkan DİHA özellikleri neler?
Özellikleri itibariyle Bayraktar Kalkan DİHA, kendi sınıfının en gelişmişleri arasında konumlanıyor. 5 motoru ve pervanesi olan bu hava aracı, 4 elektrikli motoru ve buna bağlı olan dikey konumlanan pervaneleri sayesinde dikey iniş kalkış yapabiliyor. Daha sonra arkasında bulunan içten yanmalı düşük tüketimli benzinli motoru ve pervanesi ile alışageldiğimiz İHA’lar gibi yatay şekilde uçuşunu gerçekleştiriyor.
Türk Havacılığının Altın Çağı ??
İstihbarat ve keşif görevlerinde kilit görevler üstlenecek olan Bayraktar #KALKAN DİHA’nın uçuş testleri başarıyla devam ediyor. ??????
Flight tests of Bayraktar #KALKAN VTOL, which will assume key roles in reconnaissance and intelligence… pic.twitter.com/zIsepXUIBd
— BAYKAR (@BaykarTech) April 7, 2024
Bu sayede İHA’ların kalkış için ihtiyaç duyduğu uzun pistlere olan gereksinimi ortadan kaldırıyor. Pist olmayan savaş gemilerinden veya askeri üsler ile cephede ihtiyaç duyulan herhangi bir konumdan rahatça havalandırılabiliyor.
Bayraktar TB3, rekorları kırmaya geliyor! İşte havada kalma süresi
5 kg faydalı yük taşıma kapasitesi sayesinde de Elektro-Optik (EO) ve Kızılötesi (IR) kamera modülü takılabilen ve Lazer mesafe ölçer ile işaretleyicisi olan bu araç aslında küçük boyutlu silahsız bir TB2’ye dönüşüyor.
Bayraktar Kalkan DİHA, asli olarak keşif ve istihbarat görevlerini üstlenecek. Operasyonel irtifa tavanı 15 bin feet/ 4.5 km seviyelerinde. Yaklaşık olarak da 12 saat havada kalabiliyor. Faydalı yük ile bu süre 7+ saate kadar düşebiliyor. Uçuş sırasında elde ettiği verileri ve görüntüleri 150 km içerisindeki komuta merkezlerine aktarabiliyor.

Otomatik rota takibi, hedef takibi, çember atma ve eve dönüş modlarını gerçekleştirebilen Bayraktar Kalkan DİHA, uçuş testini yine Baykar tarafından özgün olarak geliştirilen Baykar BG-160 kamerasıyla tamamladı.
Termal görüntüleme kabiliyetine sahip olan Baykar BG-160 Elektro-Optik Sistem sayesinde geceleri de yüksek çözünürlüklü görüntü alabiliyor. Bu sayede gece ve gündüz keşif, gözetleme ve hedef tespiti görevlerini başarıyla icra edebiliyor.

Bayraktar Kalkan DİHA teknik özellikleri
Haberleşme menzili: 150 km
Seyir ve en yüksek hız: 45-50 knot ile 80 knot
Operasyonel İrtifa ve tavanı: 9 bin feet ile 15 bin feet
Havada kalma süresi: 12 saat
Kanat açıklığı ve uzunluk: 5 m – 1.5 m
Faydalı yük kapasitesi: 5 kg
Azami kalkış ağırlığı: 50 kg
Dikey iniş kalkışlı tam otomatik uçuş sistemi
Sensör füzyonu yardımlı tam otonom
Otonom kalkış ve iniş sistemi ile yarı otonom uçuş modu
Hataya dayanıklı sistem mimarisi ve dijital veri ve video Link
Üç yedekli uçuş kontrol sistemi ve servo eyleyiciler
Elektro-Optik (EO) ve Kızılötesi (IR) Kamera Modülü
Lazer mesafe ölçer – Lazer işaretleyici
]]>Türkiye’nin dört bir yanında ve gök semalarda özgürce uçan çelik kanatların arkasında büyük bir özveri ve takım çalışması yatıyor. Şavaşan Şahinlerin, Baba olarak nitelendirilen F-4 Phantomların ve Koca Yusufların göklerde saatlerce kesintisiz uçabilmesinde kahraman yer bakım personeli önemli bir rol oynuyor.
Türk Hava Kuvvetleri’nin envanterinde bulunan helikopter, uçak ve jetler; Türkiye’nin çeşitli noktalarında bulunan Ana Jet Üsleri’nde Hat Bakım Komutanlıkları tarafından titizlikle göreve hazır hale getiriliyor. Hava araçlarının fabrika seviyesi bakımları hariç diğer tüm bakımları Ana Jet Üslerinde gerçekleştiriliyor. Çelik kanatlar periyodik olarak; 200, 400 ve 600 saatlik görevleri sonrası gövde bakımları ve motor bakımları yine uçak bakım ekipleri tarafından titizlikle yapılıyor.
‘Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır’ düsturu ile çalışan uçak bakım ekipleri, her bakım çalışmasının ardından hava aracını kahraman Türk pilotlarına teslim ediyor ve uçuşa hazırlanmış hava aracı o andan itibaren her türlü göreve hazır hale getiriliyor.
“Vatanını en çok seven görevini en iyi yapar prensibiyle işimizi en iyi yapma gayreti içerisindeyiz”
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Hava Kuvvetleri Komutanlığı Bakım Personeli, “Hat Bakım Bölük Komutanlığı olarak bünyemizde bulunan kalifiye personel ve seçkin yer destek teçhizatları ile bünyemizdeki uçaklarımızın uçuş öncesi, uçuşlar arası ve uçuş sonrası bakımlarını icra etmekteyiz. Bu bakımlar neticesinde uçaklarımız en kısa sürede bir sonraki sorti için harbe hazır hale gelmektedir. Vatanını en çok seven görevini en iyi yapar prensibiyle işimizi en iyi yapma gayreti içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.
“Bizim uçar dediğimiz bütün uçaklarımız uçar”
Yapılan kontrol aşamalarına dair açıklamalarda bulunan Bakım Personeli, “Yapmış olduğumuz bakımlar kontrol güvene mani değildir prensibiyle sürekli kontrol edilmekte ve bütün aksaklıklar başlamadan giderilmektedir. Bütün bakımlarımız kayıt altında yapılmaktadır. ‘Technical Order’ dediğimiz teknik emirlerimiz var. Bunlara harfiyen uyarak, bakımlarımızı yapmaktayız ve yapılan bütün bakımlar kayıt altına alınmaktadır. Bakım teşkilatı olarak bünyemizde bulunan Hava Kuvvetleri envanterindeki bütün uçaklarımızın bakımlarını titizlikle yapmaktayız. Bakımını yaptığımız; bizim uçar dediğimiz bütün uçaklarımız uçar” diye konuştu.
“Gün sonunda bizim bütün uçaklarımız faal olarak günü kapatırız”
Uçuş öncesi gerçekleştirilen bakımla mesailerinin başladığını belirten personel, “Titizlikle uçuş öncesi bakımları yapılır. Akabinde uçaklarımız servise verilir. Pilot gelir uçağı kabul eder. Daha sonra uçuşa gider. Uçuştan dönüşünde yine biz bu uçaklarımızı karşılarız. Uçuş sonrası bakımlar ve birtakım servisi ikmal işlemlerini yaparız. Daha sonra herhangi bir arızası varsa pilotla yaptığımız brifing sonrasında uçağımızı gerek sığınakta gerekse hangarda arızaya müdahale için teslim alırız. Herhangi bir arızası varsa en kısa sürede faal ederiz. Arızası olmayan uçaklarımızın da uçuş sonrası bakımlarını yaparak hemen bir sonraki sortiye hazır hale getiririz. Gün sonunda bizim bütün uçaklarımız faal olarak günü kapatırız” şeklinde aktardı.
Bakım ekiplerinin gerçekleştirdiği bakım sonrasında güvenle uçtuğunu belirten Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı pilot, “Bakım ekibi tarafından faal edilerek uçuşa verilen tüm uçaklara emniyetli bir şekilde göksemalarımızın her alanında uçurarak emniyetli bir şekilde görevimizi icra etmekteyiz. Bu konuda tüm çalışan bakım ekibine sonuna kadar güvenmekteyiz. Özellikle kendini geliştirmiş personelle bakım ekibi bize her türlü göreve hazırlanmamızda büyük bir şekilde yardımcı olmakta. Biz kendi görevlerimizi hazırlanırken arkamızda hiçbir şekilde uçakla alakalı bir emniyetsizlik düşünmüyoruz. Bakım ekibi uçaklarımızı son derece emniyetli bir şekilde bize hazır ediyor. Özellikle uçuşlardan sonra bütün bakım faaliyetlerini kendileri bizzat dikkatli bir şekilde yerine getiriyorlar. Hiçbir şekilde gözümüzde arkada kalmıyor. Biz bu şekilde kendi görevimize daha yoğun bir şekilde odaklanarak ve görevimizi icra ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Yer bakım personeli sayesinde güvenle Türk semalarında uçan çelik kanatlar yedi gün yirmi dört saat Türkiye’nin hava sahasını titizlikle korumaya devam ediyor. – ANKARA
]]>Derin uzay roket sistemi, bir saatlik entegre uçuş testini tamamlamayı hedefliyor. Başarılı olması halinde, uzay aracı Hint Okyanusu’na iniş yapacak ve bu devasa aracı daha karmaşık test uçuşlarına ve nihayetinde NASA astronotlarını Ay’ın yüzeyine taşımaya hazırlayacak bir konuma gelecek.
Hedef kalkış zamanı, Perşembe sabahı birkaç kez ertelendi, en sonunda yakındaki güvenlik nedenleriyle bazı sapık tekneleri temizlemek için yetkililere daha fazla zaman vermek için ertelendi. Starship aracı, yani üst Starship uzay aracı ve Süper Ağır olarak bilinen roket itici kısmı, 8:25 a.m. CT (9:25 a.m. ET) ‘de Teksas’ın özel Starbase tesisinden fırlatıldı.
Roketin fırlatışı şirketin web sitesinde canlı olarak yayınlanıyor.
SpaceX, Starship sisteminin, insanları ilk kez Mars’a taşıma temel misyonu için hayati önem taşıdığını düşünüyor. Ve kritik olarak, NASA, Artemis III misyonu kapsamında astronotlarını Ay’ın yüzeyine taşıyacak iniş aracı olarak Starship’i seçti ve bu misyonun en erken Eylül 2026’da kalkması planlanıyor.
Süper Ağır roket itici kısmı – fırlatma aracının en alt kısmı veya ilk aşama – hayata geçti ve Meksika Körfezi üzerinden yükseldi.
Süper Ağır roket itici kısmı çoğu yakıtını tüketti ve Starship uzay aracından ayrıldı, yani Süper Ağır’ın üzerinde yer aldığı üst aşama.
Roketin, okyanusta otomatik, kontrollü bir şekilde iniş yapması bekleniyordu, ancak roket, canlı yayında SpaceX iletişim müdürü Dan Huot’un ifadesiyle “beklediğimiz tüm motorları ateşlemedi ve roketi kaybettik.”
SpaceX, roketin suya düşmeden önce ne olduğuna dair video elde etmeye çalışıyor. Ancak roket, daha önce hiçbir Süper Ağır roketin yapmadığı bir mesafeye kadar ulaştı. Önceki iki uçuşta, Süper Ağır roket, iniş manevralarını denemeden önce havada yok edilmişti.
Bu arada, Starship uzay aracı kendi motorlarını kullanarak kendisini kırılma hızlarına ulaştırmıştır.
SpaceX CEO’su Elon Musk, bu erken test uçuşlarının ana hedeflerinden birinin Starship’i yörünge hızlarına ulaştırmak olduğunu söyledi – uzay aracının Dünya etrafında istikrarlı bir yörüngeye girmesini sağlayacak kadar hızlı hızlar.
Genellikle, böyle bir başarı için saatte 17.500 mil (28.000 kilometre) üzerinde hızlara ihtiyaç vardır.
Ancak Starship, bu uçuşta gerçekten yörüngeye girmeyi amaçlamıyor. Bunun yerine, uzay aracı Hindistan Okyanusu’nda sert bir iniş yapacak – umarım Federal Havacılık İdaresi tarafından yayınlanan belgelere göre, en yakın karaya 230 mil (370 kilometre)den fazla mesafede.
Starship, motorunu yaklaşık altı dakika boyunca yaktıktan sonra bir süre boşa çıkma aşamasına geçti. Uzay aracı, birkaç önemli test ve teknoloji gösterisinin ardından geçti.
İlk olarak, Starship, aracın yörüngeye ulaştıktan sonra uyduları uzaya bırakmak için gerekli olan bir kapağı açmak için kritik bir mekanizma testinde açıldı ve yeniden kapatıldı.
SpaceX mühendisleri, canlı yayında, hem yük kapısı açılma hem de yakıt transferi gösterisinin verilerinin gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.
]]>Dünyada en fazla ülkeye uçan hava yolu şirketi THY, İstanbul Havalimanı’ndan Singapur aktarmalı olarak Avustralya’nın Melbourne şehrine seferlere başladı.
Seferlerin iki ülkenin turizm, yatırım ve ticaret hacmine katkı sağlaması beklenirken, THY, Melbourne Havalimanına uçan halihazırdaki tek Avrupalı şirket olarak öne çıkıyor.
Victoria Eyaleti ve Melbourne Havalimanı tarafından desteklenen yeni rota sayesinde THY, Victoria’nın en büyük ticaret merkezlerinden birine uçuş gerçekleştirerek Türkiye’yi, Avustralya’nın en büyük Türk kökenli topluluğuna ve en hızlı büyüyen eyaletine bağlayacak.
THY’nin yeni uçuşları, Melbourne’ün İstanbul üzerinden Avrupa, Orta Doğu, Balkan ve Afrika pazarlarına erişimini de artırarak turizm, uluslararası eğitim, iş ve ticaret potansiyeline katkı sağlayacak.
THY, birkaç yıl içinde İstanbul-Melbourne seferini aktarmasız gerçekleştirebilecek kapasiteye sahip yeni uçak alımlarıyla Melbourne ve ülkedeki diğer potansiyel şehirlere de direkt uçuş düzenlemeyi hedefliyor.
“Hem ticaret hem de yatırım hacminde büyüme için çok fazla alan var”
Avustralya’nın İstanbul Başkonsolosu Tony Huber, AA muhabirine, Türkiye ile Avustralya arasındaki ikili ticaret hacminin 2,1 milyar dolar civarında olduğunu anlatarak “İki ülke arasındaki ticaret bizim için önemli. Türkiye ve Avustralya arasında hem ticaret hacmi hem de yatırım hacminde büyüme için çok fazla alan var.” dedi.
İki ülke arasında ticaretin geliştiğine dikkati çeken Huber, “Daha fazlasını yapmak içinse gerekli temel var. Türkiye ve Avustralya arasında ağırlıklı olarak mal ticareti söz konusu. Türkiye’den transit olarak geçip başka ülkelere giden pek çok ürünümüz var.” ifadelerini kullandı.
Huber, Avustralya’nın hizmet ve eğitim sektörlerinde önemli bir avantaja sahip olduğunu kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Avustralya’nın güçlü olduğu eğitim alanlarından faydalanabilecek çok sayıda öğrenci olduğunu görüyoruz. Veriler, uluslararası seyahat ve eğitimin Kovid-19 öncesi seviyelere döndüğünü gösteriyor. İş dünyası, hizmetler ve turizm alanları da kesinlikle büyüme için en yakın alan olarak görülüyor. Sanırım, Türk Hava Yolları’nın Avustralya’ya sefer başlatmak için motive olmasının başlıca nedeni de bu. Böylece iki ülke arasında kısa bir süre içinde her hafta binlerce insan akışı olacak. Pek çok insan Batı Avrupa ve ötesine seyahat etmek üzere İstanbul üzerinden transit geçiş yapacak.”
Tony Huber, son 10 yılda Türkiye ve Avustralya’nın ekonomik açıdan önemli ölçüde değiştiğini belirterek, iki ülkenin birbirlerinin ekonomilerindeki değişimlerin doğası gereği yeni işbirliği alanları yaratmak istediğini vurguladı.
Türkiye ve Avustralya ekonomilerinin birbirinin tamamlayıcısı olduğunu belirten Huber, “Öngördüğüm şey, ekonomik çıkarlarını geliştiren ve dünyaya mal ve hizmet satan daha birçok ortaklığın olacağıdır. Yeni tedarik zincirlerinin geliştirilmesi ve oluşturulması için ortaklıklar kurulacaktır. İki ülke de bundan faydalanacaktır.” değerlendirmesini yaptı.
Huber, iki ülke arasındaki en büyük gücün halk bağları olduğuna işaret ederek, “Avustralya’da 100 ila 200 bin arasında Türk yaşamaktadır. Bu insanlar ailelerine bağlı ve aileleri de bu diaspora bağlantılarını kullanan işlerde çalışıyor ya da iş sahibi. Ayrıca THY’nin Avustralya’dan Batı Avrupa’ya uçuşu var. Yolcular için yepyeni bir koridor sunuyor.” diye konuştu.
“Ekonomik faaliyetlerde artış göreceğiz”
Avustralya’nın İstanbul Başkonsolosu Huber, THY’nin Melbourne uçuşunun, bu ulaşım bağlantılarını kullanarak yeni iş ilişkileri kuracak iş insanlarına kolaylık sağlayacağını söyledi.
Huber, “İki ülke arasındaki yatırım hacmi oldukça ılımlı seviyelerde. Bu uçuşlardan sonra Türkiye ve Avustralya arasında yatırım artışı da dahil olmak üzere ekonomik faaliyetlerde bir artış göreceğimizi düşünüyorum.” diye konuştu.
Ülkeler arasındaki uçuş süresinin kısalmasıyla hava hizmetlerinin daha rekabetçi olacağını dile getiren Huber, “Uluslararası havacılık analistleri bunun iki ülke arasındaki seyahat fiyatlarını yüzde 15 ila yüzde 20 arasında düşüreceğini söylüyor. THY tarafından sunulan promosyonlu uçuşlar kesinlikle büyük bir teşvik.” dedi.
Türkiye ile Avustralya’nın uzun yıllara dayanan tarihi bağlarının olduğunu kaydeden Huber, sözlerini şöyle tamamladı:
“Anzak bağlarımız ülkelerimiz arasında belki de en köklü olanıdır ve bir asırdan daha uzun bir süre önce yaşanan üzücü olaylara dayanmaktadır. THY’nin uçuşuyla birlikte Türkiye’yi ziyaret etmek ve Çanakkale Savaşları’nın yıl dönümünde hayatını kaybedenleri anmak isteyenlerin sayısı ve ailelerinin katılımı hızla artacaktır. Ülkelerimiz arasında uçan insan sayısının artmasının yeni fırsatlar, yeni deneyimler ve bağlantılar yaratacağını ve iki büyük ülke arasındaki iletişimin hızla artacağını düşünüyorum.”
]]>Kownatzki, Genel Müdür Yardımcısı Tuncay Eminoğlu’nun da katılımıyla İstanbul Havalimanı’ndaki otelde düzenlenen toplantıda, SunExpress’in 2023 yılı performansını değerlendirdi, 2024 yılına dair hedeflerini paylaştı.
Türkiye’nin bu yıl da seyahatseverlerin aklındaki ilk ülkelerden biri olmaya devam ettiğini belirten Kownatzki, 2023’te gördükleri yüksek talebin bu yılki rezervasyon rakamlarına da yansıdığını söyledi.
Kownatzki, Türkiye’nin sunduğu geniş aktivite yelpazesi, farklı deneyim olanakları ve fiyat-performans oranı ile ideal bir seyahat destinasyonu olarak fark yarattığını kaydederek, “SunExpress olarak Türkiye’ye direkt seferlerimizi daha da genişlettik. Türkiye turizm pazarı büyümeye hazırlanırken Türkiye’nin turizm elçisi olarak biz de üzerimize düşeni yapıyoruz.” diye konuştu.
Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress’in 2023 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 21 artışla 1,8 milyar avro gelir elde ettiğini dile getiren Kownatzki, şirketin doluluk oranını da yüzde 85 gibi yüksek bir seviyede tutmayı başardığını aktardı.
“2024 yaz programı kapsamında uçuş ağına 28 yeni rota ekledi”
Kownatzki, SunExpress’in 2024 yaz programı kapsamında uçuş ağına 28 yeni rota eklediğini dile getirdi.
Bu rotaların 18’inin Türkiye’nin tatil yörelerine olduğunu belirten Kownatzki, şirketin Anadolu-Avrupa uçuş ağına da 10 yeni uluslararası rota eklediğini anlattı.
Kownatzki, SunExpress’in bu yaz koltuk kapasitesini de yüzde 19 artıracağını ifade etti.
Şirketin toplamda 35 ülkede 200’den fazla noktaya tarifeli seferler sunduğunu dile getiren Kownatzki, SunExpress’in, Antalya, İzmir, Dalaman ve Bodrum-Milas havalimanlarından toplamda 67 noktaya uçuş gerçekleştirdiğini belirtti.
Kownatzki, “SunExpress Anadolu’nun 15 kentinden, Avrupa’da 18 ve Orta Doğu’da 3 noktaya direkt uçuş sunuyor. SunExpress olarak Avrupa’da yaşayan Türk kökenli misafirlerimizi ailelerine ve sevdiklerine kavuştururken, Anadolu kentlerinin yerel turizmini de desteklemeye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
SunExpress’in, bu yıl ki hedeflerine ilişkin bilgi veren Kownatzki, şunları dile getirdi:
“2023 yılında 12,6 milyon yolcu ile rekora imza attık. Bu yıl 15 milyon yolcu taşımayı hedefliyoruz. Türkiye’yi yıl boyunca ziyaret edilen bir destinasyon haline getirmeye kararlıyız. Türkiye’nin 60 milyon turist hedefine ulaşmasına katkı sağlamayı sürdürüyoruz. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı ile Türkiye turizmini yurt dışında tanıtmak ve Türkiye’yi macera, spor ve dinlenmenin yanı sıra tarih ve kültürü birleştiren çok yönlü bir seyahat rotası olarak öne çıkarmak için çabalarımızı sürdürüyoruz.”
Yeni istihdam olanakları sunacak
Kownatzki, SunExpress’in büyüme stratejisi doğrultusunda 2025 yılı sonuna kadar kokpit, kabin, hat bakım, yer hizmetleri ve genel müdürlük pozisyonları olmak üzere yaklaşık 1300 kişiyi istihdam etmeyi planladığını belirtti.
SunExpress’in geçen yıl şirket tarihindeki en büyük uçak siparişini verdiğini anlatan Kownatzki, şunları kaydetti:
“Halihazırda 77 Boeing 737 uçağı ile hizmet veren SunExpress, 2035 yılına kadar filosundaki uçak sayısını 166’ya yükseltecek. Yeni siparişler, SunExpress’in Türkiye’ye yönelik artan talebi karşılama ve turizmi destekleme konusundaki kararlılığını temsil ediyor. Türkiye ile Avrupa arasındaki uçuşlarımızla turizm için önemli bir paydaş olduğumuzu bir kez daha kanıtladık. Planladığımız büyüme, Türkiye turizmine olan bağlılığımızın bir göstergesidir.”
]]>Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olduktan sonra 2019 yılında kaymakam olarak göreve başlayan Şenoğlu, Türkiye’nin farklı ilçelerinde görev yaptı.
Yaklaşık 5 aydır Artvin Vali Yardımcılığı görevini sürdüren Şenoğlu, kaymakam olduktan sonra yükseklik korkusuna rağmen çocukluk hayali olan yamaç paraşütü sporuyla ilgilenmeye başladı.
Aldığı eğitimler sonrasında lisanslı yamaç paraşütü pilotu olan Şenoğlu, Türkiye’nin farklı yerlerinde 150 sorti ve 30 saate yakın uçuş gerçekleştirdi.
Şenoğlu, AA muhabirine, insanlara yardımcı olma ve hizmet etme düşüncesiyle kaymakamlık mesleğini seçtiğini söyledi.
Küçük yaşta memleketi Ordu’da Boztepe semalarında gördüğü rengarenk paraşütlerle tanıştığını anlatan Şenoğlu, o günden itibaren uçmak hayaliyle havacılığa olan ilgisinin her geçen gün arttığını kaydetti.
Kurduğu hayalle birlikte havacılığa dair araştırmalar yapıp, kitaplar okuyup filmler izlediğini anlatan Şenoğlu, “Benim için en büyük engel sahip olduğum yükseklik korkusuydu. Bunu aşabileceğimi hiçbir zaman düşünmüyordum.” dedi.
Gökyüzü ile ilk buluşmasının Muğla’da kaymakamlık stajı yaptığı dönemde, Fethiye’de yaptığı tandem uçuşuyla gerçekleştiğini belirten Şenoğlu, o günden itibaren yamaç paraşütünün kendisi için bir tutkuya dönüştüğünü dile getirdi.
Konya’da kaymakamlık yaptığı sürede uçuş eğitimleri aldığını ifade eden Şenoğlu, şöyle devam etti:
“Aldığım uçuş eğitimleri sonrasında lisanslarımı tamamladım. 4,5 yıldır aktif olarak uçuyorum. Dünya Hava Sporları Federasyonu lisanslı sporcusuyum. Denizli, Fethiye, Alanya, Eskişehir, Sinop, Samsun başta olmak üzere Türkiye’nin birçok yerinde uçuş gerçekleştirdim. Bunlardan benim için en anlamlısı rahmetli valimiz Recep Yazıcıoğlu’nun kurmuş olduğu ve kendisinin de aktif olarak uçmuş yaptığı Denizli Pamukkale’deki Dinamit Tepesi olmuştur. Yamaç paraşütü aktif ve profesyonel olarak gerçekleştirdiğim, kendimi geliştirmeyi, yarışmalara katılmayı ve milli sporcu olmayı hedeflediğim ana spor dalıdır.”
Şenoğlu, mülki idare amiri olarak görev yaptığı illerde kadın bir yönetici olarak hep olumlu karşılandığını, vatandaşların kendisini kız kardeşleri, evlatları olarak görüp samimi yaklaşımlarda bulunduklarını kaydetti.
Şenoğlu, “Özellikle ziyaret ettiğimiz hanelerde, ziyaret ettiğimiz yerlerde kız çocuklarının, genç kızların hayran dolu bakışları ile karşılaşıyoruz. İnsanlarla yakın temas kurup onlara hizmet etmek beni çok mutlu ediyor.” dedi.
Görev yaptığı her yerde havacılığa önem verdi
Kaymakamlığı döneminde çocuklara ve gençlere havacılığı sevdirmek adına farklı etkinliklere imza attığını belirten Şenoğlu, gençlerin havacılığa ilgisini arttırmak için yaptığı etkinliklerin kendisini en az uçmak kadar mutlu ettiğini kaydetti.
Görev yaptığı yerlerde gençlik haftası etkinlikleri kapsamında yamaç paraşütünü tanıtmayı amaçlayan organizasyonlar düzenlediğini anlatan Şenoğlu, şunları söyledi:
“Bu etkinliklere bizzat kendim katılıyorum. Çocukları kuşandırıp paraşütün nasıl havalandırıldığına dair bilgiler veriyoruz, gösteriyoruz. Bu etkinliklerde çocukların heyecanlı bakışlarını, umutlu anlarını, mutluluk çığlıklarını gördükçe aklımda kafamda birçok daha farklı fikirler oluşuyor. Görev yaptığım her yerde 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Cumhuriyet Bayramı’nda Türk bayrağı ile saygı uçuşları gerçekleştirdik. Bunları da Artvin’de de gerçekleştirmeyi umut ediyorum.”
Yamaç paraşütünün hem fiziki hem de zihinsel olarak dayanıklılık gerektiren bir spor dalı olduğuna vurgu yapan Şenoğlu, “Yeri geliyor sırtımızdaki 12-15 kiloluk o yüklerle birlikte kalkış noktasına kadar yürümek durumunda kalıyoruz. Bazen saatlerce sıcağın altında sabırla uçuşa elverişli olacak rüzgarın gelmesini bekliyoruz Ancak ne olursa olsun bu spor benim için bir tutku. Gökyüzüyle buluşup tüm o sessizliğin içinde rüzgarın sesini duymak, kuşlar gibi süzülebilmek yeri doldurulamaz bir deneyim.” diye konuştu.
Kadının toplumun ve yaşamın her alanında başarılı olabileceğine vurgu yapan Şenoğlu, “Bu vesileyle genç kızlarımızın, genç kadınlarımızın çocuklarımızın, emekçi kadınlarımızın, teyzelerimiz, annelerimiz meslek içeresindeki hemcinslerimin, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Artık dünyada her alanda varız her işlerde yer alabiliyoruz. Aslanın dişisi de erkeği de aslandır. Dolayısıyla elimizi attığınız her yeri çiçek açtırır, her alanda da başarılı bireyler olarak yer alacağınız inancım tam.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>United Havayolları incelemelerinde, bu uçaklarda bazı cıvataların gevşediğinin ve ek sıkılmaya ihtiyaç duyduğunun tespit edildiğini duyurdu. Şirket, kapı tapalarındaki “kurulum sorunları” iyileştirilene kadar bu uçakların yerde tutulacağını belirtti.
Cuma günü meydana gelen olayda uçakta bazı hava yolları tarafından ek acil çıkış kapısı olarak kullanılan ancak Alaska Havayolları’nın kullanım dışı bıraktığı kapı, yaklaşık 5 bin metre yükseklikte koparak düşmüştü.
Olayın ardından ABD Federal Havacılık Dairesi (FAA) olaya ve bu tip uçaklara yönelik inceleme başlattı. ABD’de farklı havayollarına ait toplam 171 adet Boeing 737 Max 9 uçağı hangara çekilirken yüzlerce uçuş iptal oldu.
United Havayolları Pazartesi itibarıyla 200 uçuşunu iptal ettiğini ve Salı günü de ciddi oranda uçuş iptali olacağını aktardı.
Şirket Boeing 737 Max 9’la yapılması planlanan bazı uçuşları başka tip uçaklara kaydırarak yaklaşık 30 kadar ek iptali engellediklerini de ekledi.
Alaska Havayolları da Pazar günü 170, Pazartesi de 60 uçuşunu iptal etmek zorunda kaldığını açıkladı.
Türk Hava Yolları da filosunda bulunan aynı tip 5 uçağa yönelik inceleme başlattı.
ABD’de filosunda en fazla 737 Max 9 tipi uçak bulunduran havayolu şirketleri United ve Alaska Havayolları. Dünya çapında ise Türk Hava Yolları ile Panama’nın Copa Havayolları ve Meksika havayolu şirketi Aeromexico başı çekiyor.
Alaska Havayolları’nın 1282 sefer sayılı uçuşu olayın ardından acil iniş yaptı ve uçaktaki 171 yolcu ve 6 mürettebat şans eseri olayda zarar görmedi.
ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu’nun (NTSB) açıklamasına göre uçakta şans eseri kopan bölgeye yakın yerdeki koltuklar boştu.
Kontrol listesi yayımlandı
ABD’deki hava trafiğini düzenleyen FAA, Boeing 737 Max 9’larda incelemeleri yürüten ekiplerin izlemesi gereken bir kontrol listesi de yayımladı
FAA’dan yapılan açıklamada “Operatörler uçağın sağ ve sol acil çıkış kapılarının tapaları, kapı bileşenleri ve kilitlerindeki geniş incelemeleri tamamlayana kadar tüm Boeing 737 Max 9 tipi uçaklar yerde kalacak” dendi.
Olayla ilgili soruşturma yürüten bir diğer kurum olan NTSB de, aynı uçakla olay öncesi yapılan üç uçuşta pilotların basınç uyarısı ışıklarının yandığını raporladığını ekledi.
Uyarıların ardından uçağın “acil durumda geri dönebilmesi için” su üzerinde uzun mesafe uçuşlar yapmasının yasaklandığı da eklendi.
Bu uyarılara yol açan sorunlar ile Cuma günü yaşanan olay arasında bir bağlantı olup olmadığı henüz netleşmedi.
Boeing’in yayımladığı açıklamadaysa “Güvenlik bizim önceliğimiz ve yaşanan olayın müşterilerimiz ve yolcular üzerindeki etkisinden büyük üzüntü duyuyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Şirketin 737 Max serisi havacılık tarihine “en çok incelemeye maruz kalmış” uçak serisi olarak geçti.
Daha önceki Boeing kazaları
Boeing’in 737 Max serisi 2018 ve 2019’da beş ay arayla iki büyük kaza ile gündeme gelmişti.
Endonezya ve Etiyopya’da düşen 737 Max uçaklarında toplam 346 kişi yaşamını yitirmişti.
Bu iki kaza sonrası dünya çapında 737 Max uçaklarına uçuş yasağı uygulanmıştı.
Araştırmacılar, her iki kazada da uçakların burnunu aşağı doğru çeken arızalı MCAS sistemi sensörlerin sorumlu olduğunu rapor etmişti.
]]>Hava trafiğine 1957 yılında açılan ve yılda 24 bin uçağın iniş-kalkış yaptığı Trabzon Havalimanı, Türkiye’nin en yoğun havalimanları arasında yer alıyor. Artan yağışlar sonrası yüzeyinde oluşan çatlak ve çökmeler nedeniyle pisti onarıma alınan havalimanı, bölgede olumsuz hava koşullarının da etkisiyle uçuş iptalleriyle gündeme geliyor. Kimi uzmanlar, asfaltında oluşan şişme, kabarma, çatlak ve oturmalar kaynaklı 3 yılda 6 kez onarıma alınan havalimanı pistinde oluşan deformasyonların tam olarak belirlenmesi için uydudan milimetrik olarak gece gündüz izlenmesi gerektiğini öneriyor. Kimi uzmanlar da özellikle yaz turizm sezonunda günlük 35 uçak seferiyle 4 bini aşkın yolcuyu ağırlayan havalimanı pistinde ‘kırmızı kil’ tehlikesine karşı, temel iyileştirme yapılıp, pist altının fore kazıklarla güçlendirilmesini tavsiye ediyor.
‘PİSTİN TABANINDA KİLLİ BİR ZEMİN VAR’
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, pistin alt tabanında killi zemin olduğunu belirterek, “2018 yılından beri havalimanı zaman zaman uçuşlara kapatılıyor. Pist onarımı yapılıyor. Çünkü uçuşu tehlikeye sokacak deformasyon yapıları oluştuğu için pist kapatılıyor. Onarım yapılıyor ve uçuşa açılıyor. Ama arkadan belli bir müddet sonra bu deformasyon yine başlayınca pist tekrar uçuşlara kapatılıyor. Bu 2018 yılından beri süre gelen bir olay. Neden pistte deformasyon yapıları oluşuyor? Çünkü pisttin tabanında killi bir zemin var. Bu killi zemin zaman zaman farklı oturmalardan dolayı kabarıyor çöküyor. Pisttin olduğu yapıda deformasyon gereği kıvrımlı, kırıklı yapılar oluşturuyor. Bu da uçuşu tehlikeye soktuğu için uçuşlar durduruluyor. 2020 yılında bu problemi çözmek için pisttin üst yapısını kaldırdılar ve yenilediler. Ama altyapı zemini onarılmadı. Zemin iyileştirilmesi yapılmadığı için aynı problem yeniden nüksetti” diye konuştu.
‘GÜVENLİ UÇUŞ İÇİN ŞART’
Havalimanı pistinin uydudan izlenmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Bektaş, “Muhakkak suretle uydudan havalimanının deformasyonlarının milimetre cinsinden ölçülmesi lazım. Gelecekte neresi, ne kadar oturacak? Bu oturmanın pistte vereceği zararlar uydudan sürekli izlenmesi lazım. Böyle bir yöntem İtalya’nın Roma Havalimanı’nda uygulanıyor. Sürekli olarak havalimanı uydudan gözleniyor. Bu yöntem sağlıklı güvenli uçuş için şarttır. Milimetre mertebesinde alçalmalar, yükselmeler ve deformasyon yapıları gözlenerek gerekli önlemler alınıyor. Bir an önce pistin üst yapısının kaldırılıp, altta zemin iyileştirilmesi yapılıp, üsttü tekrar onarılmalı. Bu tür zemin sorunları oturma, çökmeler teknolojik olarak uydudan izleniyor. Uydudan izlenen milimetre cinsinden oturmalar karşısında da önlemler alınıyor. Dolayısıyla Trabzon Havalimanı’ndaki oturmaların kesinlikle uydudan izlenmesi gerekir. Kırık ve çatlaklar, her türlü deformasyon uydudan izlenmeli. Bu dünyanın her tarafında geçerli bir yöntemdir. Uzaktan algılama dediğimiz, uydudan yer ve pist hareketlerini ölçebilecek, bunları değerlendirebilecek yöntemler var. Bunu da bu şekilde yaparsak, uçuşu daha güvenli hale getirir, yolcuların ve uçakların güvenliğini daha fazla artırabiliriz” dedi.
]]>