Ücret – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sun, 01 Sep 2024 00:02:00 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Güncel servis tarifesi 2024: İstanbul ve Ankara 2024-2025 okul servis ücretleri https://www.haber60.com.tr/guncel-servis-tarifesi-2024-istanbul-ve-ankara-2024-2025-okul-servis-ucretleri/ https://www.haber60.com.tr/guncel-servis-tarifesi-2024-istanbul-ve-ankara-2024-2025-okul-servis-ucretleri/#respond Sun, 01 Sep 2024 00:02:00 +0000 https://www.haber60.com.tr/guncel-servis-tarifesi-2024-istanbul-ve-ankara-2024-2025-okul-servis-ucretleri/ Güncel servis tarifesi 2024: İstanbul ve Ankara 2024-2025 okul servis ücretleri

Yeni eğitim öğretim yılı, 9 Eylül Pazartesi itibarıyla başlıyor.

Binlerce öğrenci ise okullarına servisle gitmeye devam edecek.

UKOME toplantısı ile İstanbul’da toplu ulaşım araçları, servisler, taksi ücretleri yeniden belirlendi. Okula servis ile giden öğrencilerin ailesi ise konu hakkında meraklandı.

Güncel servis ücreti İstanbul ve Ankara için belli oldu.

Peki, okul servis ücreti ne kadar, kaç TL oldu? İşte 2024-2025 eğitim yılında okul servis ücretleri…

OKUL SERVİS ÜCRETLERİ 2024-2025

UKOME, 2024-2025 eğitim yılı için servis ücretlerine %16 zam yapıldığını açıkladı. Buna göre:

Kısa mesafe: Yıllık 23 bin TL

Uzun mesafe: Yıllık 55 bin TL

Ankara’da okul servis ücretlerine yüzde 40 zam yapıldı. En kısa mesafe servis ücreti yıllık 16 bin 745 liraya çıktı.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/guncel-servis-tarifesi-2024-istanbul-ve-ankara-2024-2025-okul-servis-ucretleri/feed/ 0
Samsun Büyükşehir Belediyesi Toplu Ulaşımda Yüzde 50 Destek Sağlıyor https://www.haber60.com.tr/samsun-buyuksehir-belediyesi-toplu-ulasimda-yuzde-50-destek-sagliyor/ https://www.haber60.com.tr/samsun-buyuksehir-belediyesi-toplu-ulasimda-yuzde-50-destek-sagliyor/#respond Tue, 30 Jul 2024 22:12:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42693 Samsun Büyükşehir Belediyesi(SBB), abonman kart ile yapılan yolculuklarda öğrencilere ve vatandaşlara yüzde 50 destek sağladı, 1 saat içerisindeki aktarmaları da ücretsiz hale getirdi.

Samsun Büyükşehir Belediyesi UKOME toplu ulaşımda bir dizi karar aldı. UKOME kararlarıyla toplu taşıma hizmetlerini düzenli kullanan vatandaşlara destek olması adına abonman kartlar daha avantajlı hale getirildi. Abonman kart ile yapılan yolculuklarda öğrenci ücreti 11,50 TL yerine 5,50 TL’ye düşürüldü. Abonman kart sahibi vatandaşlar ise 19 TL yerine 9,70 TL’ye seyahat edebilecekler.

1 saat içerisindeki aktarmalar artık ücretsiz

Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, seçim öncesi gelen talepler sonrası aktarma ücretleriyle ilgili çalışma yapacağının da sözünü vermişti. UKOME kararıyla o söz de yerine getirildi. SAMKART ile yapılan yolculuklarda ilk 1 saat içindeki aktarma ücretsiz olacak.

Servis ücretlerinde mesafe bazlı on-line hesaplama dönemi

Öğrenci servis ücretlerinin hesaplanmasında hem veliler hem de taşımacılar için daha adil ve şeffaf bir sistem UKOME kurulunda alınan kararla hayata geçirildi. Yeni alınan kararla mesafeye göre belirlenecek servis ücretleri belediyenin web sitesi üzerinden ev adresi ve okul adresi girilerek otomatik olarak hesaplanacak.

18 yaşın altıdakilere toplu taşıma desteği

UKOME kurulunda alınan kararla 18 yaşın altındakilere tüm toplu taşıma araçlarından indirimli olarak faydalanabilmesini sağlamak için yürürlükteki tüm paso ve benzeri belge düzenlemeleri kaldırıldı. Gençlerin indirimli yolculuk yapabilmeleri için 18 yaşın altında olmaları yeterli sayılacak.

Turizm odaklı toplu taşıma hatları hayata geçiyor

Büyükşehir Belediyesi “Odak Samsun” projesi kapsamında turizm odaklı toplu taşıma hatlarını da hayata geçiriyor. Samsun- Vezirköprü Şahinkaya Kanyonu, Samsun-Kuş Cenneti ve Samsun-Ayvacık Barajı’na otobüslerle hizmet sağlanacak. Turizme yeni bir ivme kazandırmak adına yapılan çalışmayla Samsun’a yaşayan herkesin de şehrin güzelliklerini görmesine imkan tanınıyor.

Turizm otobüs hatlarının güzergah ve ücret tarifeleri UKOME kurulunda alınan kararla belirlendi. Şehirler arası yolculuk konforu sağlayacak yeni nesil otobüslerle yapılacak turizm seferlerinde seyahat süresinin 150 dakika olacağı 138 km’lik Samsun-Vezirköprü Şahinkaya Kanyonu Hattı’nın ücreti 100 TL, indirimli kullanıcılar için ise 80 TL, seyahat süresinin 90 dakika olacağı 57 km’lik Samsun-Kuş Cenneti Hattı’nın ücreti 55 TL, indirimli kullanıcılar için ise 45 TL, seyahat süresinin 90 dakika olacağı 74 km’lik Samsun-Ayvacık Barajı Hattı’nın ücreti 75 TL, indirimli kullanıcılar için ise 60 TL olarak belirlendi.

“Hemşehrilerimiz her şeyin en iyisini hak ediyor”

UKOME kararlarını değerlendiren Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Samsun’umuz, hemşehrilerimiz her şeyin en iyisini hak ediyor diyerek hizmet yolculuğumuza devam ediyoruz. UKOME kararları da bunun bir parçası. Uygulama ile toplu taşımayı daha fazla cazip hale getirmiş olacağız. Bu trafiğe de olumlu yansıyacak. Öğrencilerimizin, hemşehrilerimizin her zaman yanlarında olmak bizlerin birer vazifesi. Bu sorumlulukla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bir yandan da ‘Odak Samsun’ projemize katkı sağlayacak, turizm destinasyonlarımızı herkese tanıtacak toplu taşıma hatlarını hayata geçiriyoruz. Samsun bizim evimiz, yuvamız. İnsanımızın mutluluğunu öncelemek, şehrimizi tanıtmak bizim en büyük görevimiz” dedi. – SAMSUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/samsun-buyuksehir-belediyesi-toplu-ulasimda-yuzde-50-destek-sagliyor/feed/ 0
İzmir’deki Gazeteciler Açlık Sınırının Altında Kalan Maaşları Protesto Etti https://www.haber60.com.tr/izmirdeki-gazeteciler-aclik-sinirinin-altinda-kalan-maaslari-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/izmirdeki-gazeteciler-aclik-sinirinin-altinda-kalan-maaslari-protesto-etti/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:36:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41397 (İZMİR) – Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İzmir Şubesi üyeleri, açlık sınırının altında kalan maaşları protesto etti. “Geçinemiyoruz haberiniz olsun” diyen gazeteciler, medya patronlarına “Bir an önce ücretlerin insanca yaşanabilecek bir seviyeye gelmesi için adımlar atın. İzmir’de çalışan gazeteciler olarak bir kez daha söylemek isteriz ki, geçinemiyoruz” çağrısında bulundu.

Artan yoksulluk ve hayat pahalılığı milyonlarca vatandaşı açlık sınırının altında yaşamaya mecbur bırakırken, İzmirli gazeteciler de ‘Geçinemiyoruz’ eylemi yaptı. Türkiye Gazeteciler Sendikası(TGS) İzmir Şubesi’nin düzenlediği eylemde gazeteciler, açlık sınırının da altında kalan maaşları protesto etti.

Eyleme, TGS İzmir Şube Başkanı Nil Kahramanoğlu’nun yanı sıra eski CHP İzmir Milletvekili ve eski İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atila Sertel, eski CHP Milletvekili Musa Çam ve sendika temsilcileri de katılarak gazetecilere destek verdi.

Konak ilçesi ÖSYM Binası önünden Türkan Saylan Kültür Merkezi’ne yürüyen gazeteciler, “İş, ekmek yoksa haber de yok”, “Herkesin sesi basın emekçisi”, “Mesleğimiz için yürüyoruz” ve “Emek özgürse basın özgürdür” sloganları attı.

Gazeteciler adına konuşan TGS İzmir Şube Başkanı Kahramanoğlu, enflasyonist ortamda sene başında alınan zamlı maaşların karın tokluğuna dahi yetmediğini belirterek, şunları söyledi:

“Karın tokluğuna bile çalışmıyoruz”

“Türkiye ağır bir ekonomik kriz yaşıyor. İktidar her ne kadar bu krizi kabul etmese de özellikle son iki yıldır ciddi bir yoksullaşma yaşanmakta. Elbette bu yoksullaşmadan gazeteciler de nasibini alıyor. Biz gazetecilerin ortalama ücretleri, açlık sınırına hatta onun da altına geriledi. Türk-İş’in haziran verilerine göre Türkiye’de açık sınırı 18 bin 978 lira. Son yıllarda TÜİK, gerçek enflasyonun yarısının da altında oranlar açıkladığı için, ücretlerimize yapılan zamlar da gerçekçi olmadı. TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 71.06, bağımsız akademisyenlerin oluşturduğu ENAG’ın yüzde 113.08, İstanbul Ticaret Odası’nın enflasyonu ise yüzde 82.14. Peki temmuzda bizlerin ücretlerine ne kadar zam yapıldı? Yüzde 0. Yazıyla da rakamla da sıfır. Yılın başında asgari ücret seviyesine getirilen maaşlarımızla ayakta kalmaya çalışıyoruz. Aldığımız yemek ücretleriyle 10 gün yemek yiyemiyoruz. Yani karın tokluğuna bile çalışmıyoruz. Tüm bu kötü tabloya rağmen üç kuruşa, kalemimizi satmadan, mesleğimizin ilkelerini yerine getirmeye mücadele ediyoruz.”

“Haber yapmak için değil haber olmak için toplandık”

Geçim derdine düşmüş gazetecilerin işlerinde verimli olamayacağını hatırlatan Kahramanoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Hemen her gün yurdun dört bir yanında açlık, yoksulluk haberleri yapan, işçinin, memurun, emeklinin ‘Geçinemiyoruz’ çığlıklarını iktidara, patronlara duyurmaya çalışan bizler de bu çığlığa ses katıyoruz. Geçinemiyoruz! Burada haber yapmak için değil haber olmak, gazete patronlarına sesimizi duyurmak için toplandık. Evine girecek ekmeğin derdine düşmüş bir gazeteciden iyi haber bekleyemezsiniz. Ev sahibinden gelecek telefondan, elektrik-su faturasına bakmaktan korkan gazeteciden özverili çalışma bekleyemezsiniz. Çocuğunun oyuncak istemesinden korkan gazeteciden basın özgürlüğünü savunmasını bekleyemezsiniz. Kitap alamayan, sinemaya, tiyatroya, konsere gidemeyen gazeteciden yaratıcılık bekleyemezsiniz.”

“Bıçak kemikte!”

Medya patronlarına çağrıda bulunan Kahramanoğlu, şunları kaydetti:

“Gazetecilik, tarihin hiçbir döneminde çok para kazanılan bir meslek olmadı ancak bu dönemki kadar da yoksullaşmamıştık. Gazeteciler bu kadar yoksulken, İzmir’de açlık sınırında, Anadolu’nun birçok ilinde açlık sınırının altında ücretlerle çalışırken, bu toplumun gerçeklere ulaşma şansı olamaz. Yoksullaşmamızın tek sorumlusu medya patronları değil hiç şüphesiz. Yıllardır iktidarın bu alanda uyguladığı politikaların da büyük katkısı var. Kağıt fiyatları her gün artarken gazetelerin ana gelir kaynaklarından biri olan resmi ilan fiyatları aynı oranda artmadı. Gazetecilik mesleği hedef göstermeler, gözaltılar, tutuklamalar, yargılamalar ile iktidar eliyle itibarsızlaştırıldı. Gazeteciye duyulan güven yok edildi. Patronlar baskı altına alındı, medya kurumlarına el kondu. Türkiye Gazeteciler Sendikası olarak defalarca çağrı yapmamıza rağmen uyarılarımız dikkate alınmadı ve bugün ülkenin dört yanında bu tabloyu yaşıyoruz. Türkiye Gazeteciler Sendikası İzmir Şubesi olarak İzmir’deki tüm medya patronlarına, işverenlere çağrımızdır. Bir an önce ücretlerin insanca yaşanabilecek bir seviyeye gelmesi için adımlar atın. İzmir’de çalışan gazeteciler olarak bir kez daha söylemek isteriz ki, geçinemiyoruz! Artık bıçak kemikte. Bu kentte gazeteciliğin devam edebilmesi için, basın özgürlüğü için, okuyucunuzun haber alma hakkı için adım atmak zorundasınız. Çünkü bizim artık daha fazla sıkacak kemerimiz, yapacak fedakarlığımız, daha fazla küçültecek bir hayatımız kalmadı.”

“Çünkü haberci olmazsa haberiniz olmaz”

Sektördeki baskılara da değinen Kahramanoğlu, ‘Gazeteci olmazsa haber olmaz’ diyerek şunları söyledi:

“Biz gazetecilerin haklarının gasp edilmesine sessiz kalmayın. Sesimizin ve sözümüzün özgürlüğü tüm toplumun özgürlüğüdür. Çünkü haberci olmazsa haberiniz olmaz. Bugün aynı zamanda bizimle ses çıkarmak isteyen ama sendikaya yürüdüğü için işten çıkarılma korkusuyla yüz yüze olduğundan yanımızda olamayan meslektaşlarımızdan haberdarız. TGS İzmir olarak bunun da takipçisi olacağız Haklarımızı alamadığımız yerde eylemlerimizi çeşitlendirecek ve sürekli hale getireceğiz. Biz gazeteciyiz ve buradayız. Haberiniz olsun.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirdeki-gazeteciler-aclik-sinirinin-altinda-kalan-maaslari-protesto-etti/feed/ 0
Mücadeleci Sendikalar, Asgari Ücrete ve Emekli Maaşlarına Zam İstedi https://www.haber60.com.tr/mucadeleci-sendikalar-asgari-ucrete-ve-emekli-maaslarina-zam-istedi/ https://www.haber60.com.tr/mucadeleci-sendikalar-asgari-ucrete-ve-emekli-maaslarina-zam-istedi/#respond Sun, 14 Jul 2024 22:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39418 Haber: Hakan KAYA- Kamera: Mehmet ÇALPAR

(İSTANBUL) – Kadıköy Süreyya Operası önünde toplanan Mücadeleci Sendikalar, hükümet yetkililerine seslenerek, Temmuzda asgari ücrete ve emekli maaşlarına zam istedi, 10 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdi. Yapılan ortak açıklamada, “Açlık sınırının altında asgari ücreti kabul etmiyoruz. İnsanca yaşamaya yetecek ücret istiyoruz” denildi.

“Mücadeleci Sendikalar” çatısı altında bir araya gelen Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, İnşaat İşçileri Sendikası (İnşaat-İş), Tüm Otomotiv ve Metal İşçileri Sendikası (TOMİS), DİSK/Enerji-Sen, Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası (DEV TEKSTİL), Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN), Karayolu Taşımacılık Emekçileri Sendikası (KATAŞ-SEN) ile Mağaza ve Market İşçileri Sendikası (MAĞAZA MARKET-SEN) üyeleri, “İnsanca yaşamaya yetecek ücret istiyoruz” sloganıyla Kadıköy Sürra Operası önünde toplandı. “Enflasyon altında ezilmemek, yoksulluğa ve hayat pahalılığına teslim olmamak için ücretlere Temmuzda zam” pankartı açan sendikalar, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Asgari değil, insanca yaşam” sloganları atarak Temmuzda asgari ücrete ve emekli maaşlarına zam istedi.

Tasarruf paketi eleştirisi

Mücadeleci Sendikalar adına ortak basın açıklamasını okuyan Tahsin Mert Saygın, iktidarın tasarruf paketini eleştirerek, ” Hükümet, Mehmet Şimşek’in ‘Orta Vadeli Ekonomi Programı’ ile patronların karını koruyup, krizin acı reçetesini emekçilere yutturmaya çalışıyor. Binlerce taşeron işçi kadro, öğretmenler atama beklerken hükümet kamuda tasarruf paketi ile emekli olanların yerine yapılacak alımlar dışındaki personel alımlarını durdurduğunu açıkladı. Sarayın harcamalarında tasarrufa gidilmezken, sermayeye peşkeş çekilen köprü ve otoyollara yapılacak fahiş ödemelerle ilgili bir tasarrufa gidilmezken, kamunun ‘tasarruf’ yaptığı söylemi ile işçi ve emekçilerden fedakarlık isteniyor. Mehmet Şimşek’in açıkladığı tasarruf paketiyle güya önce kamu sonra emekçiler tasarruf edecek. Fakat emekçilerden edeceği tasarruf ile kamuda açıklanan tasarruf miktarı arasında dağlar kadar fark var. Kamudaki tasarruf miktarı yılda 1 milyar dolar iken, emekçiler edeceği tasarruf ile refahtan payını alamayacak ve ağır vergi yükleri ile karşı karşıya kalacak. Zamlar emekçilerin her alandaki harcamalarına yansıyacak” diye konuştu.

“Açlık sınırının altında asgari ücreti kabul etmiyoruz”

Açıklamada insanca yaşamaya yetecek ücret taleplerini yineleyen Saygın, şöyle devam etti:

“Asgari ücrete ‘Temmuzda zam şart’ dedik. ‘İnsanca yaşamaya yetecek ücret istiyoruz’ dedik. Bakanlar kalktı kendi maaşlarına zam yaptı. Elektriğe yüzde 38 zam geldi. Kiralardaki yüzde 25 zam sınırı kalktı. Barınma ve diğer tüm ihtiyaçlarımızı daha da pahalı hale getiriyorlar. Bakan Şimşek vergi planlarını açıklamaya ve hazırlamaya devam ediyor. Emekçilerin üzerine bu zam ve vergi planlarıyla çullanıyorlar. Enerji, özel eğitim kurumları, inşaat, market, taşımacılık, tekstil, depo, metal sektöründe sendikalarımızla her işyerinde ‘Temmuzda Zam Şart’ mücadelemizi, emeğimizi sömüren patronlara, vergi yükleri ve zamlarla hayatımızı dahada zorlaştıran hükümetin ekonomi programına karşı sürdürmeye devam edeceğiz. Açlık sınırının altında asgari ücreti kabul etmiyoruz. Temmuzda Zam Şart demeyi sürdürüyoruz. Büyük zenginliği var edenler emekçiler, bu zenginlikten payını alan patronlar olamaz. Tüm toplumsal zenginlikleri üretenler işçi, emekçiler olurken, servetleri bizden çaldıkları olan patronların sömürü düzenine dur diyoruz. Emekçilerin ücretlerine zam talebinin yerine getirilmesini yineliyoruz. İnsanca yaşamaya yetecek ücret istiyoruz.”

Açıklamanın ardından sendika üyeleri 10 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mucadeleci-sendikalar-asgari-ucrete-ve-emekli-maaslarina-zam-istedi/feed/ 0
Ege Üniversitesi Öğrenci Yurdu Ücretlerine Zam Geldi https://www.haber60.com.tr/ege-universitesi-ogrenci-yurdu-ucretlerine-zam-geldi/ https://www.haber60.com.tr/ege-universitesi-ogrenci-yurdu-ucretlerine-zam-geldi/#respond Thu, 11 Jul 2024 22:33:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38641

EGE Üniversitesi öğrencileri tarafından kullanılan ve Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü olarak da bilinen Ege Üniversitesi Öğrenci Yurdu ücretlerine zam geldi. Yeni öğretim yılında, daha önce çift kişilik odada kişi başı 1480 TL olan ücret 6 bin TL’ye yükseltilirken, üç kişilik odada ise kişi başı 1250 TL olan ücret 5 bin TL olarak belirlendi.

Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü’nde, 2024-2025 öğretim yılı için yurt ücretlerine zam yapıldı. Daha önce 1480 TL olan çift kişilik oda ücreti, yeni dönemde kişi başı 6 bin TL’ye yükseltildi. Üç kişilik odalar için ise kişi başı 1250 TL olan ücret, 5 bin TL’ye çıktı. Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü’nün resmi web sitesinde yapılan duyuruya göre, çift kişilik oda için depozito kişi başı 6 bin TL, üç kişilik oda için ise kişi başı 5 bin TL oldu.

‘İŞE GİRİP ÇALIŞMAK ZORUNDAYIM’

Yurt fiyatlarındaki artışa tepki gösteren Gazetecilik Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Tuana Nehir Arıcı, çift kişilik bir odada kaldığını söyleyerek, “Geçen yıl ücret kişi başı 1480 liraydı. Bu dönem 6 bin liraya çıktı. Hepimiz şok geçirdik. Çünkü zam bekliyorduk ama bu kadar fazla artmasını beklemiyorduk” dedi.

Yurt masrafını karşılayabilmek için hem çalışıp hem öğrenimine devam etmeyi düşündüğünü dile getiren Arıcı, “İşe girmeyi düşünüyorum. Çünkü başka seçeneğim yok. Mecburen çalışmak zorundayım. Özel yurda gidemem. Son bir yıldır burada kalıyordum. Ayın 17’sine kadar 10 bin 500 lira ödememizi istediler. Ne yapacağımızı şaşırdık. Bu da kayıt yenileme için depozito ücreti olarak isteniyor. Zaten odalarda imkanlarımız çok kötü. Sıcaktan nefes alamıyoruz. Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarında bile klima var. Ben yatay geçişle geldim. Mersin’de KYK’da kalıyordum. Ama burada o imkanım olmadı” diye konuştu.

‘EVE ÇIKMAM ÇOK ZOR’

Elektrik ve Elektronik Mühendisliği 2’nci sınıf öğrencisi Deniz Çinko da “Öğrenci Köyü’nde kalıyorum. Kiramız 1480 liraydı. 6 bin liraya çıktı. Yüzde 300 zam var. Bursla okuyan öğrenciler vardı. Onlar nasıl yapacaklar? Ailem Aydın’da yaşıyor. Eve çıkmam çok zor. Ev kiralarında yüzde 25 zam oranı da değişti. Şu an eve çıkmam için 3 katı kira ödemem gerekiyor. Üzerine her yıl ev sahibinin yapacağı zam eklenecek. İki yıl sonra, çıkın dese çıkmak zorundayız. Ne yapacağımı bilmiyorum. Okulun bitmesine normalde 3 yıl var. Zor bir durumdayım” dedi.

KYK KAPASİTESİ 14 BİNE ÇIKARILDI

Ege Üniversitesi’nden konuyla ilgili bir açıklama yapılmazken, üniversite içindeki KYK yurtlarında barınabilen öğrenci sayısı yani kapasitenin bu yıl, bin öğrenciden 14 bine çıkarıldığı öğrenildi. Yaklaşık 2 bin kapasiteli Öğrenci Köyü’nün KYK’ya alternatif olarak hizmet verdiği bildirildi.

‘ARTIŞ YÜZDE 305’

CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Ege Üniversitesi 2023-2024 yılı öğrenci köyü aidatı, 2 kişilik oda 1480 lira, 3 kişilik oda 1250 lira. 2024-2025 yılı öğrenci köyü aidatı 2 kişilik oda 6 bin lira, 3 kişilik oda 5 bin lira. Artış yüzde 305. İçerisinde yemek yok, odalarda klima yok. Çamaşır yıkama ücretli. Bu çocuklar size ne etti eyyy Ege Üniversitesi! Bu öğrenciye zulümdür. Bu fahiş artışı bir an önce geri alın. Hesabı keşke TÜİK’e göre yapsanız. TÜİK’e göre yurt ücreti 457 lira, ev kirası 5845 lira.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ege-universitesi-ogrenci-yurdu-ucretlerine-zam-geldi/feed/ 0
Sendikalar, asgari ücret ve emekli maaşı taleplerini açıkladı https://www.haber60.com.tr/sendikalar-asgari-ucret-ve-emekli-maasi-taleplerini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/sendikalar-asgari-ucret-ve-emekli-maasi-taleplerini-acikladi/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:36:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38208

TÜRKİYE İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Hak-İş) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) bir araya gelerek, asgari ücret, emekli maaşı, çalışan ücretleri ve vergi adaletsizliğine ilişkin talepleri içeren 10 maddelik bildiri açıkladı.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş’te bir araya gelerek ortak açıklama yaptı. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, ülke olarak bir ekonomik krizden geçildiğini belirterek, “Bundan 14 ay evvel kamuda Hak-İş’le beraber bir toplu iş sözleşmesi yaptık. Kamuoyunun tamamına yakınının memnun olduğu yüzde 90 oranında zammın bulunduğu bir ücret alındı. Zaman zaman ‘Odacının maaşı müdürü geçti, çöpçü öğretmeni geçti’ gibi meselelerle 1 ay boyunca muhatap olduk. Aradan 14 ay geçti, ekonomik yönden darmadağın olduk. Baktığınız zaman o dönemde bizim fazla aldığımızı söyleyen kesimler, şu anda kamuda öyle ücret dengesizlikleri var ki iki misline yakın ücret alıyorlar. 17 bin lirayla bırakın bir ayı bir hafta geçinme şansınız yok. Hala ‘ülkemizde asgari ücret fazladır, asgari ücret 10 sene önce şöyleydi’ gibi konuşmalar var. Bunları konuşmak anlamsız, ayıp ve günahtır. Tablo ortada, alınan paralar ortada ve marketlerde, raflarda olan fiyatlar da ortada” dedi.

‘BİZİM ÜZERİMİZDEN ELLERİNİ ÇEKSİNLER’

Depremin, savaşın, pandeminin maliyetini bildiklerini vurgulayan Atalay, “Fakat kötü bir ekonomik yönetimde bu maliyetleri de biz ödüyoruz. Düşünün enerji sektöründe 20 yıldır çalışan bir işçi 25 bin ile 30 bin arasında bir ücret alıyor. Patronuna sorduğunuz zaman ‘bu ücret yüksek bir ücret, bu ülkede çok rahat geçinilebilecek bir ücret’ diyor. ‘Allah size nasip etsin’ demek istiyorum; ama beddua etmek istemiyorum. Ülkemizde yüzde 20’lik bir kesim refah içinde yaşıyor, bedelini ise yüzde 80’lik bir kesim ödüyor. Özel sektördeki patronlar, kazandıkları para ve karları ortada. Ona rağmen 10 yıllık, 20 yıllık bir işçiye 10-15-20 bin lira parayı çok görüyorlar. Bunlar bizi köle zannediyorlar. Bu meseleyle ilgili üzerimize ne düşüyorsa noksansız yapmak zorundayız. Bu meseleyi emekçinin üstüne, dar ve sabit gelirlinin üstüne yıkmanın anlamı yok. Kemeri sık, faizi arttır, vergiyi yükselt, ‘bahşişten vergi nasıl alırım’ onun yoluna bak. Böyle bir yetkiyi bundan önceki Maliye Bakanı’na versen o da yapardı. Bizim üzerimizden ellerini çeksinler. 17 bin liranın ekonomiyi düzeltmeyle ilgili bir alakası yok. Bir yerde ekonomik kriz varsa orada huzur yoktur.”

‘ÜCRETLİLERİN PAYI AZALIYOR’

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, makroekonomik göstergelere bakıldığı zaman büyüyen bir Türkiye’nin görüldüğüne dikkat çekerek, “Kişi başına düşen milli gelirler 13 bin dolara çıktı TÜİK’in rakamlarına göre. Üretim çarkları devam ediyor. Özel sektörde pek çok şirket 3 vardiya çalışıyor. Büyüme de devam ediyor, ihracat artıyor, işsizlik azalıyor. Bütün bu makroekonomik veriler ışığında çalışanların, emek hareketinin, dar gelirlinin, asgari ücretlinin tablosuna bakıldığında ise büyümeye rağmen, Gayrisafi Milli Hasıladaki artışa rağmen ücretlilerin aldığı pay artmıyor, azalıyor. Bu çerçevede bakıldığı zaman asgari ücretle çalışanların oranı da artıyor. Türkiye’de refahın adil paylaşımıyla ilgili tersine bir gidiş söz konusu. Seçim sonrası sadece bizim konfederasyonda 5 bin işçi işini kaybetti. Bunlar hiçbir suçları yokken, hiçbir cezai işlem uygulanmadan tamamen belediye başkanlarının inisiyatifiyle çıkarılıyor. Bu işten çıkarmalar bizi son derece üzüyor. Muhalefet partilerinin söyledikleri ve yaptıkları arasında ciddi fark var. Ekonomik kriz varsa işçiyi çıkartmak çözüm değildir, yeni istihdam üretmek çözüm olur. İşten çıkarmalara son verilmesini istiyoruz” dedi.

10 MADELİK BİLDİRİ

DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 3 konfederasyonun imzası bulunan 10 maddelik taleplerinin yer aldığı bildiriyi okuyarak, şöyle dedi:

“Ücretlerin vergilendirilmesinde mevcut sistem ve tarife çalışanları mağdur ediyor. Vergi sistemi yeniden yapılandırılmalı. Çalışanlar üzerindeki doğrudan ve dolaylı vergiler azaltılmalıdır. Ücretleri düşük tutarak bunu sağlayamazsınız. İşçi, memur ve emekli maaşları TÜİK’in hesaplamalarına göre artırılıyor. Yaşanan enflasyonla açıklanan enflasyon arasında büyük bir fark var. Henüz zamlar ücretlere yansımadan elektriğe yüzde 38 zam yapıldı. Asgari ücret acilen artırılmalıdır. Çalışanların neredeyse yarısı asgari ücret seviyesinde ücret almaktadır. İstisnai olması gereken asgari ücret artık ortalama ücret haline geldi. Ülkedeki yüksek enflasyon sebebi, sermayenin bitmek bilmeyen kar hırsıdır, dar gelirli işçiler değildir. Enflasyonu düşürmek için işçilerden fedakarlık beklenemez. İşçiler enflasyonun sebebi değil mağdurudur. Kamuda ücret dengesizliğine son verilmeli. En düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesinde olmalı. Milyonlarca emekli, asgari ücretin çok altında aylık alıyor. Emekli aylıkları hesaplanırken büyüme tümüyle hesaba katılmalıdır. Sendikal örgütlenmenin önündeki haklar kaldırılmalı. 696 KHK’nin kapsamı dışındaki taşeron işçiler kadroya alınmalıdır. Bu işçiler sürekli kadroya geçirilmeli ve kamuda taşeron işçi statüsüne son verilmelidir. Tasarruf tedbirleri gerekçesiyle çalışanların hakları aşındırılmamalı. Tasarruf adı altında işçinin emeğinin karşılığı olarak hak ettiği ücretten kesintiye gidilmesi ve sosyal haklarının azaltılması kabul edilemez. İnsan onuruna yakışan bir çalışma için mesleki hastalıkları azaltan ve çalışma şartlarını iyileştiren bir sistem oluşturulmalıdır. Çalışma hayatında ayrımcılık son bulmalıdır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sendikalar-asgari-ucret-ve-emekli-maasi-taleplerini-acikladi/feed/ 0
TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK ortak basın toplantısı düzenledi https://www.haber60.com.tr/turk-is-hak-is-ve-disk-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/turk-is-hak-is-ve-disk-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:12:57 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38187 TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu çalışma hayatı gündemine ilişkin ortak basın toplantısı düzenleyerek, asgari ücret zammı başta olmak üzere 10 maddelik talepte bulundu.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ücretler üzerindeki vergi yükü ve enflasyonla mücadele başta olmak üzere çalışma hayatının gündemindeki konulara ilişkin ortak basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, ülke olarak bir ekonomik krizden geçtiklerini belirterek, “Bundan 14 ay evvel kamuda HAK-İŞ’le beraber bir toplu iş sözleşmesi yaptık. Kamuoyunun tamamına yakının memnun olduğu yüzde 90 oranında zammın bulunduğu bir ücret alındı. Zaman zaman sizlerin bir hafta sonra televizyonlarda ve gazetelerde ‘odacının maaşı müdürü geçti, çöpçü öğretmeni geçti” gibi meselelerle 1 ay boyunca muhatap olduk. Aradan 14 ay geçti, ekonomik yönden darmadağın olduk. Baktığınız zaman o dönemde bizim fazla aldığımızı söyleyen kesimler, şu anda kamuda öyle ücret dengesizlikleri var ki iki misline yakın ücret alıyorlar” açıklamasında bulundu.

Çalışma hayatında birçok sıkıntının olduğunu bunlardan birinin de asgari ücret olduğunu dile getirerek, “17 bin lirayla bırakın bir ayı bir hafta geçinme şansınız yok. Hala ülkemizde asgari ‘ücret fazladır, asgari ücret 10 sene önce şöyleydi’ gibi konuşmalar var. Bunları konuşmak anlamsız, ayıp ve günahtır. Tablo ortada, alınan paralar ortada ve marketlerde, raflarda olan fiyatlarda ortada bu meselede 3 sendika başkanı olarak depremin maliyetini biliyoruz, savaşın maliyetini biliyoruz, Covid’in maliyetini biliyoruz. Fakat kötü bir ekonomik yönetimde bu maliyetleri de biz ödüyoruz.

Kamuda ve özel sektörde verilen ücretlerin yeterli olmadığını dile getiren Atalay, “Düşünün enerji sektöründe 20 yıldır çalışan bir işçi 25 bin ile 30 arasında bir ücret alıyor. Patronuna sorduğunuz zaman ‘bu ücret yüksek bir ücret, bu ülkede çok rahat geçinilebilecek bir ücret’ diyor. ‘Allah size nasip etsin’ demek istiyorum ama beddua etmek istemiyorum. Ülkemizde yüzde 20’lik bir kesim refah içinde yaşıyor bedelini ise yüzde 80’lik bir kesim ödüyor” ifadelerini kullandı.

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, yaptığı konuşmada ise makroekonomik göstergelere bakıldığı zaman büyüye bir Türkiye’nin görüldüğünü dile getirerek, “Kişi başına düşen milli gelirlere 13 dolara çıktı TÜİK’in rakamlarına göre. Üretim çarkları devam ediyor. Özel sektöre pek çok şirket 3 vardiya çalışıyor. Büyüme de devam ediyor, ihracat artıyor, işsizlik azalıyor. Bütün bu makroekonomik veriler ışığında çalışanların, emek hareketinin, dar gelirlinin, asgari ücretlinin tablosuna bakıldığında ise büyümeye rağmen, Gayrisafi Milli Hasıladaki artışa rağmen ücretlilerin aldığı pay artmıyor azalıyor. Bu çerçevede bakıldığı zaman asgari ücretle çalışanların oranı da artıyor. Türkiye’de refahın adil paylaşımıyla ilgili tersine bir gidiş söz konusu” şeklinde konuştu.

Arslan, Belediye işçilerinin de sorunlarına değinerek, “Seçim sonrası sadece bizim konfederasyonda 5 bin işçi işini kaybetti. Bunlar hiçbir suçları yokken, hiçbir cezai işlem uygulanmadan tamamen belediye başkanlarının inisiyatifiyle çıkarılıyor. Bu işten çıkarmalar bizi son derece üzüyor. Muhalefet partilerinin söyledikleri ve yaptıkları arasında ciddi fark var. Ekonomik kriz varsa işçiyi çıkartmak çözüm değildir yeni istihdam üretmek çözüm olur. İşten çıkarmalara son verilmesini istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise enflasyonunun sebebinin sabit gelirli olmadığını, asgari ücrette artış yapılması gerektiğini ifade etti. Çerkezoğlu, üç konfederasyonun taleplerinin yer aldığı ortak bildirisindeki 10 maddeyi de şu şekilde özetledi:

“Ücretlerin vergilendirilmesinde mevcut sistem ücretleri mağdur ediyor. Vergi sistemi yeniden yapılandırılmalı. Çalışanlar üzerindeki doğrudan ve dolaylı vergiler azaltılmalıdır.

Ücretleri düşük tutarak bunu sağlayamazsınız. İşçi, memur ve emekli maaşları TÜİK’in hesaplamalarına göre artırılıyor. Yaşanan enflasyonla açıklanan enflasyon arasında büyük bir fark var. Henüz zamlar ücretlere yansımadan elektriğe yüzde 38 zam yapıldı.

Asgari ücret acilen artırılmalıdır. Çalışanların neredeyse yarısı asgari ücret seviyesinde ücret almaktadır. İstisnai olması gereken asgari ücret artık ortalama ücret haline geldi. Ülkedeki yüksek enflasyon sebebi sermayenin bitmek bilmeyen kar hırsıdır, dar gelirli işçiler değildir. Enflasyonu düşürmek için işçilerden fedakarlık beklenemez. İşçiler enflasyonun sebebi değil mağdurudur.

Kamuda ücret dengesizliğine son verilmeli. Kamuda ücret farkı hat safhada. Buradaki ücret dengesizliği sona erdirilmeli.

En düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesinde olmalı. Milyonlarca emekli, asgari ücretin çok altında aylık alıyor. Emekli aylıkları hesaplanırken büyüme tümüyle hesaba katılmalıdır.

Sendikal örgütlenmenin önündeki hakların kaldırılması: Mevzuatımızda yer alan düzenlemelere rağmen sendika üyesi olan işçilerin topluca işten çıkarılmasının önüne geçilmelidir.

696 KHK’nin kapsamı dışındaki taşeron işçiler derhal kadroya alınmalıdır. Bu işçilerin sürekli kadroya geçirilmesi ve kamuda taşeron işçi statüsüne son verilmelidir.

Tasarruf tedbirleri gerekçesiyle çalışanların hakları aşındırılmamalı. Tasarruf adı altında işçinin emeğinin karşılığı olarak hak ettiği ücretten kesintiye gidilmesi ve sosyal haklarının azaltılması kabul edilemez.

İnsan onuruna yakışan bir çalışma için mesleki hastalıkları azaltan ve çalışma şartlarını iyileştiren bir sistem oluşturulmalıdır.

Çalışma hayatında ayrımcılık son bulmalıdır.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-is-hak-is-ve-disk-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/feed/ 0
Türk-İş Başkanı Ergün Atalay’dan hükümete tehdit: Ülkeyi yönetenler aklını başına alsın https://www.haber60.com.tr/turk-is-baskani-ergun-atalaydan-hukumete-tehdit-ulkeyi-yonetenler-aklini-basina-alsin/ https://www.haber60.com.tr/turk-is-baskani-ergun-atalaydan-hukumete-tehdit-ulkeyi-yonetenler-aklini-basina-alsin/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:09:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38184 Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) ve Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ), bugün Türk-İş Genel Merkezi’nde ortak basın toplantısı gerçekleştirdi.

Toplantıya DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay ve HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan katıldı.

TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay, asgari ücrete zam yapılmamasını eleştirerek geçim şartlarının iyileştirilmesini istedi.

Üç konfederasyon, 10 maddelik ortak bildiriyi de kamuoyuyla paylaştı.

“10 bin TL’yle bir hafta geçinme şansımız yok”

Toplantıda söz alan TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay, kamuda ücret dengesizliği olduğunu, emeklilerin ve asgari ücretlilerin sıkıntı yaşadığını belirterek “10 bin TL’yle bir hafta geçinme şansımız yok. Tablo ortada.” dedi.

Atalay, özel sektördeki karların ortak olduğunu belirterek “Bunlar bizi yani işçiyi maraba zannediyor. Bizim üzerimizden ekonominin düzelmesinin şansı yok. Bizim üzerimizden ellerini çeksinler.” dedi.

“Ekonomik krizin sebebi biz değiliz”

Atalay, “Ülkeyi yönetenler bizim taleplerimize olumlu bir cevap vermek zorundalar. Bu ekonomik krizin bedelini, sonucunu bizim ödeme şansımız yok. İşsiz, emekli, asgari ücretli, işçi bu ekonomik krizin sebebi değildir.” diye konuştu.

“Akıllarını başlarına alsınlar”

Konuşmasının devamında açıklamalarını sertleştiren Atalay, hükümete yönelik “Akıllarını başlarına alsınlar.” ifadelerini kullandı.

“Bakanları tren olarak görüyorlar”

Atalay, “Yıllardır bakanlar gidip geliyor, bazı işini yapan bürokratlar harici diğer bürokratlar kendilerini istasyon, bakanları ise tren olarak görüyorlar. Sonra bu trene binip hepsini yolluyorlar. Onun için ülkeyi yönetenler de aklını başını alsın. Bizim bu haklı taleplerimize makul cevap versinler.” dedi.

“Almazlarsa ne olacak?” sorusuna yanıt verdi

Daha sonra bir gazetecinin “Almazlarsa ne olacak?” sorusuna da yanıt veren Atalay, “Bizim arkadaşlarımız bu süreçle ilgili çalışıyorlar, bölgelerde ve ilçelerde beraber bir çalışma yapıyorlar onu da oturup konuşuruz. Bir önümüzü görelim, ona göre ne yapacağımıza karar veririz.” ifadelerini kullandı.

TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay, açıklamalarında şunları söyledi:

TÜİK’in açıkladığı rakamları gerçekçi bulmuyoruz. Dayanacak gücümüz kalmadı. Geçmişte kamuda ücretler yüksekti, normal bir ücret alıyordu. Şimdi kamu en düşük duruma düştü. Ama maalesef özel sektördeki patronlar, kazandıkları para ve kârları ortada. Ona rağmen 10 yıllık 20 yıllık bir işçiye 10-15-20 bin lira parayı çok görüyorlar. Bunlar bizi köle zannediyorlar. Bu meseleyle ilgili üzerimize ne düşüyorsa noksansız yapmak zorundayız.

“Kemeri sık, faizi artır, vergiyi yükselt”

Bizim üçümüzün de sık sık işçi meselesinde, emekçi meselesinde bir araya gelme mecburiyetimiz var. Şimdi ülkede seçim oldu toplum kanaatini belli etti, bir sene sonra başka belli edecek. Türk toplumu akıllı bir toplumdur, nerede ne yapacağını iyi bilir. Bu meseleyi emekçinin üstüne, dar ve sabit gelirlinin üstüne yıkmanın anlamı yok. Kemeri sık, faizi arttır, vergiyi yükselt, bahşişten vergi nasıl alırım onun yoluna bak. Böyle bir yetkiyi bundan önceki Maliye Bakanı’na versen o da yapardı. Bizim üzerimizden ellerini çeksinler. 17 bin liranın ekonomiyi düzeltmeyle ilgili bir alakası yok. Bir yerde ekonomik kriz varsa orada huzur yoktur.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-is-baskani-ergun-atalaydan-hukumete-tehdit-ulkeyi-yonetenler-aklini-basina-alsin/feed/ 0
Türk-İş, DİSK ve HAK-İŞ’ten 10 maddelik manifesto: Ülkemizde yüzde 20’lik kesim refah içinde yaşıyor, bedelini yüzde 80 ödüyor. https://www.haber60.com.tr/turk-is-disk-ve-hak-isten-10-maddelik-manifesto-ulkemizde-yuzde-20lik-kesim-refah-icinde-yasiyor-bedelini-yuzde-80-oduyor/ https://www.haber60.com.tr/turk-is-disk-ve-hak-isten-10-maddelik-manifesto-ulkemizde-yuzde-20lik-kesim-refah-icinde-yasiyor-bedelini-yuzde-80-oduyor/#respond Tue, 09 Jul 2024 08:54:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38172 Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) ve Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Türk-İş Genel Merkezi’nde ortak basın toplantısı gerçekleştirdi. Basın toplantısına DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay ve HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan katıldı. 3 konfederasyon tarafından yayımlanan ortak bildiride “Ülkemizde yüzde 20’lik kesim refah içinde yaşıyor, bedelini yüzde 80 ödüyor. Dayanma gücümüz kalmadı” ifadeleri yer aldı.

“BUNLAR BİZİ KÖLE SANIYOR”

Basın toplantısında ilk konuşmayı yapan TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle; “Şu an bir ekonomik kriz yaşıyoruz. Bu kriz ne 94 krizine, ne 2001 krizine, ne de 2008 krizine benzemiyor. Yaşanan ekonomik kriz öncekilere benzemiyor, asgari ücretle 1 ay değil 1 hafta geçinme şansınız yok, dayanma gücümüz kalmadı.

TÜİK’in açıkladığı rakamları kamuoyu gerçekci bulmuyor ve rakamlar piyasayla özdeşmiyor. Ülkemizde yüzde 20’lik kesim refah içinde yaşıyor, bedelini yüzde 80 ödüyor. Geçmişte kamuda ücretler yüksekti, normal bir ücret alıyordu. Şimdi kamu en düşük duruma düştü. Ama maalesef özel sektördeki patronlar, kazandıkları para ve kârları ortada. Ona rağmen 10 yıllık 20 yıllık bir işçiye 10-15-20 bin lira parayı çok görüyorlar. Bunlar bizi köle sanıyorlar. İşçiyi maraba zannediyor. Bizim üzerimizden ekonominin düzelmesinin şansı yok. Bizim üzerimizden ellerini çeksinler.”

CHP VE DEM PARTİLİ BELEDİYELERE ELEŞTİRİ

Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Başkanı Mahmut Arslan’ın açıklamaları ise şöyle: “Biz rekabet ediyoruz ama temel sorunlarda bir araya gelme mecburiyetimiz var. Belli konularda birleşmiş olmamız çok kıymetli. Makro ekonomi göstergelerine bakarsak olumlu bir seyir var. Üretim çarkları devam ediyor. Özel sektörde pek çok şirket üç vardiya çalışıyor. İşsizlik azalıyor. Peki emek hareketinin tablosu ne? Büyümeye rağmen emekçilerin milli gelirden aldığı pay azalıyor.

Maalesef en kolay iş, işten çıkarmalar. Muhalefet partilerindeki belediyelerden işten çıkarmalara son vermelerini istiyoruz. Refahın adil dağılımını gerçekleştirmek için yapılacak ilk iş sendikal örgütlenme önündeki engellerin kaldırılmasıdır.”

“GELİR VE VERGİ DAĞILIMI ADALETLİ OLSUN”

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da şunları kaydetti; “Hepimizin yarattığı değer bu ülkede yaşayan 85 milyon rahatça yaşamasına yeter. Yeter ki kaynaklar adil dağıtılsın, gelir ve vergi dağılımı adaletli olsun. Demokrasinin olmadığı yerde emeğin hakkı olmaz. İşçi sınıfı başta olmak üzere bütün toplumsal kesimlerin seçimden seçime değil hayatın her alanında söz hakkına sahip olduğu bir ülkede bu sorunu çözebiliriz.

Emekten yana bütün siyasi partileri omuz omuza mücadeleye davet ediyoruz ve insan onuruna yakışan bir zam istiyoruz. Ortak açıklama metninde, asgari ücretten vergiye çalışmaya hayatına dair 10 başlık altında topladığımız konular yer alıyor. Yaşadığımız bu tablo tesadüfen ortaya çıkmış değil. Ülkeyi yöneten siyasi iktidarın siyasal ve sınıfsal tercihlerinin bir sonucudur.

Gerçek bir demokrasiyle bu sorunların üstesinden gelinebilir. Emeğine ekmeğine sahip çıkan herkesin, bütün sendikaları, emeğin yanında olan bütün siyasi partileri memlekete sahip çıkmak için herkesi yan yana omuz omuza mücadeleye davet ediyoruz.”

Çerkezoğlu, üç konfederasyonun ortak bildirisinde yer alan 10 maddeyi şöyle anlattı:

1- Vergide adalet: Ücretliler için gelir vergisi tarifesinin ilk dilimi 110 bin TL olarak belirlenmiştir. 2002 yılında brüt asgari ücret asgari ücretin 17 katıydı. Günümüzde 5 katına kadar gerilemiştir. Yılda 1,5 aylık ücretini vergi olarak ödemektedir. İşçinin eline geçen net tutar azalmaktadır ve refahının düşmesine neden olmaktadır. Vergi sistemi gelir adaleti göz önünde bulundurularak yeniden tasarlanmalıdır.

Ayrıntılar geliyor…

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-is-disk-ve-hak-isten-10-maddelik-manifesto-ulkemizde-yuzde-20lik-kesim-refah-icinde-yasiyor-bedelini-yuzde-80-oduyor/feed/ 0
Araç muayene ücretlerinde kredi kartı komisyonu ortalığı karıştırmıştı! TÜVTÜRK iddialara yanıt verdi https://www.haber60.com.tr/arac-muayene-ucretlerinde-kredi-karti-komisyonu-ortaligi-karistirmisti-tuvturk-iddialara-yanit-verdi/ https://www.haber60.com.tr/arac-muayene-ucretlerinde-kredi-karti-komisyonu-ortaligi-karistirmisti-tuvturk-iddialara-yanit-verdi/#respond Fri, 07 Jun 2024 08:39:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35001 Yılbaşında araç muayene ücretlerine yapılan yüzde 58 zammın vatandaşların tepkisini çekmişti. Zammın ardından araç muayene istasyonlarında kredi kartı ile yapılan ödemelerde alınan ek ücrette büyük tepki çekti. TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken “Zaten muayene ücretlerine yüzde 58,46 oranında zam yapıldı. Haksız ve yasal olmadan ortalama en düşük komisyon ücreti olarak 50 TL alınıyor. Vatandaşlarımızın yaşadığı bu mağduriyet giderilmeli” demişti. TÜVTÜRK ise artan şikayetlere “Komisyon almıyoruz. Onun adı hizmet bedeli” cevabını verdi.

Konuyla ilgili itirazlar yükselince Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, açıklama yaparak mağduriyetin giderilmesini istedi.

“İADE EDİLMELİ”

Palandöken “Otobüs, kamyon, çekici ve tankerden 2 bin 462 TL ücret alınıyor. Yine aynı şekilde bu araçların egzoz muayene fiyatı 180 TL’den 256 TL’ye çıktı. Bu parayı nakit ödediğiniz zaman ek bir masraf yok ancak vatandaşlarımız ödemelerini kredi kart ile yaptıklarında araç muayene ücretine göre kart komisyonu kesiliyor. Haksız ve yasal olmadan ortalama en düşük komisyon ücreti olarak 50 TL alınıyor. Bu ek ücretler iade edilmeli ve denetimler artırılmalı” çağrısında bulundu.

TÜVTÜRK, araç muayene ücret bedellerinin ödenmesinde banka kartı ve kredi kartıyla yapılan ödemelerde, muayene ücreti haricinde herhangi bir ek ücret alınmadığını belirterek, komisyon alındığına dair haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

TÜVTÜRK BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

TÜVTÜRK, basında yer alan “TÜVTÜRK’ün kredi kartı komisyonu aldığına” dair haberlere ilişkin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla basın açıklaması yaptı.

Açıklamaya göre, araç muayene ücretleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 35’inci maddesine göre 2004’te belirlenmiş olup, o tarihten itibaren her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan Yeniden Değerleme Oranı’nda artırılmak suretiyle düzenleniyor.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve TÜVTÜRK arasında 2007’de imzalanan imtiyaz sözleşmesi uyarınca, TÜVTÜRK tarafından verilen araç muayene hizmetlerine ilişkin ücret, nakit olarak tahsil edilirken, elde edilen gelirlerin yüzde 50’si doğrudan hazineye, ödenen diğer vergi ve harçlarla birlikte toplam cironun yüzde 69’u ilgili kamu idarelerine aktarılıyor.

Öte yandan, gelen yoğun talep üzerine, araç muayene istasyonlarında nakit ödemeye alternatif olarak kredi kartıyla ödeme imkanı 2021 itibarıyla hizmete sunuldu.

KOMİSYON DEĞİL HİZMET BEDELİ

TÜVTÜRK, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kredi kartı veya banka kartı ile yapılan ödemeler, 6493 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, müşterilerimize tek seferlik ödeme hizmeti sunan bir hizmet sağlayıcı firma üzerinden gerçekleştirilmekte ve sunulan tek seferlik ödeme hizmeti karşılığında, hizmet sağlayıcı firma tarafından müşterilerimizden bir ‘hizmet bedeli’ tahsil edilmektedir. TÜVTÜRK olarak tarafımızca araç muayene ücret bedellerinin ödenmesinde alternatif ödeme aracı olarak sunulan banka kartı ve kredi kartı ile yapılan ödemelerde, muayene ücreti haricinde herhangi bir ek ücret alınmamaktadır. Basında yer alan ‘TÜVTÜRK’ün kredi kartı ile yapılan ödemelerde komisyon aldığına’ dair haberler gerçeği yansıtmamaktadır, kamuoyunun bilgilerine sunulur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/arac-muayene-ucretlerinde-kredi-karti-komisyonu-ortaligi-karistirmisti-tuvturk-iddialara-yanit-verdi/feed/ 0
Avukatlar, Adalet Bakanlığı’nın ücret zam talebine tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/avukatlar-adalet-bakanliginin-ucret-zam-talebine-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/avukatlar-adalet-bakanliginin-ucret-zam-talebine-tepki-gosterdi/#respond Wed, 29 May 2024 21:27:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33671 HABER: MEHMET OFLAZ

(ANKARA) – Avukatlar, 2024 yılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ücret tarifesiyle ilgili Adalet Bakanlığı’nın yüzde 90 zam talebinin Hazine ve Maliye Bakanlığının “uygun görülmemesine” tepki gösterdi. ANKA Haber Ajansı’na konuşan avukatlar, kemer sıkma politikasının genç avukatları vurduğunu belirterek, “Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın CMK ücret tarifesine yapmış olduğu bu müdahale yurttaşın savunma hakkına açık bir saldırıdır. Bakan Şimşek bilmelidir ki adaletten tasarruf olmaz” dedi.

Avukatın Sesi İnisiyatifi adına Kerim Bütün, 2024 yılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ücret tarifesiyle ilgili Adalet Bakanlığı’nın yüzde 90 zam talebinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından “uygun görülmemesi” kararının kendilerine verilmesine ilişkin bilgi edinme başvurusunda bulunmuştu.

Bakanlıktan itiraf gibi yanıt

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verdiği cevapta, “Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife”nin 13 Ocak’ta Resmi Gazete’de yayımlandığı hatırlatılarak, şöyle denildi:

“Zorunlu Müdafilik Tarifesinde; 2019 yılında yüzde 24, 2020 yılında yüzde 20, 2021 yılında yüzde 20, 2022 yılında yüzde 30, 2023 yılında yüzde 123 oranında artış yapılmıştır. 2024 yılı tarifesinde ise yüzde 58.4’lük bir artış oranı söz konusudur.”

“Kemer sıkma politikası genç avukatları vurdu”

Avukat Kerim Bütün ve Avukat Muhammed Said İlhan, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın kararını ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi.

2024 CMK ücret tarifesine karşı eylemler gerçekleştirdiklerini hatırlatan Bütün, “Hazine ve Maliye Bakanlığı başvurumuza vermiş olduğu cevapta ücret hakkımıza menfi bir müdahalede bulunduğunu kabul etmiş oldu. Kemer sıkma politikası yine dar gelirli olarak sayılabilecek bir kesimi, genç avukatları vurdu” dedi.

“Adaletten tasarruf olmaz”

“Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın CMK ücret tarifesine yapmış olduğu bu müdahale yurttaşın savunma hakkına açık bir saldırı niteliği de taşımaktadır” diyen Bütün, “Bakan Mehmet Şimşek bilmelidir ki adaletten tasarruf olmaz. Bu yanlışın sürdürülmesi halinde geri dönüşü mümkün olmayan hak ihlalleri yaşanacaktır. Değindiğimiz gibi yurttaşın savunma hakkını etkilemek pahasına açlık sınırının altındaki ücretleri bizlere reva görenlerle mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

Avukat Muhammed Said İlhan ise “Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verdiği cevap, meslek örgütümüzün müzakere dışında tutulduğunu, asgari ücretin dahi altında çalışıp her sene onlarcası intihara sürüklenen avukatların sorunlarının bu sene de görmezden gelineceğini ifade etmekten başka bir anlam taşımamaktadır” diye konuştu.

“CMK Tarifesi’ni bu haliyle kabul etmiyoruz”

İlhan, şu ifadelere yer verdi:

“Takibi belki on seneyi aşacak bir dosyada avukatın neredeyse ücretsiz çalıştırılması, yurttaşın hakkını savunmayı fiilen imkansızlaştırmakta, hukuk mekanizmasının içini boşaltmaktadır. Üstelik CMK Tarifesi ile hak kazanılan ‘ücret’, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile belirlenen tutarın dahi katlarca altındadır. Haliyle bu, avukatın daha aşağısında kabul edemeyeceği bir işi, aynı nitelikle ve çok daha düşük bir ücrete icra etmesi gerektiği gibi çelişik bir durum ortaya çıkarmaktadır.

Bu konuda Avukatın Sesi İnisiyatifi olarak tavrımız nettir. Hukuk, bakanlığın kemer sıkarak ya da başka türlü saiklerle daraltabileceği bir alan değildir. CMK Tarifesi’ni bu haliyle kabul etmiyor ve artırılmasına yönelik mücadeleye devam edeceğimizi kamuoyuna sunuyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/avukatlar-adalet-bakanliginin-ucret-zam-talebine-tepki-gosterdi/feed/ 0
Sosyal Medyada Ev Hanımlarına İş Verilir Paylaşımları Dolandırıcılık Ağına Dikkat Çekiyor https://www.haber60.com.tr/sosyal-medyada-ev-hanimlarina-is-verilir-paylasimlari-dolandiricilik-agina-dikkat-cekiyor/ https://www.haber60.com.tr/sosyal-medyada-ev-hanimlarina-is-verilir-paylasimlari-dolandiricilik-agina-dikkat-cekiyor/#respond Tue, 28 May 2024 21:06:57 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33512 Son dönemde sosyal medyada ‘Ev hanımlarına iş verilir’ paylaşımları çoğalıyor. Yapılan bu paylaşımla oltalama ağına düşen vatandaşların kargo ücreti adı altında paraları alınıyor, daha sonra ise bilgileri alınarak kredi kullandırılıyor. Uzmanlar, yapılan bilgi paylaşımı ile dolandırıcıların mağdur kişiyi kara para aklama işlemine dahil ettiği uyarısında bulundu.

İnternet siteleri ve uygulamalar üzerinden dolandırıcılık faaliyetleri her geçen gün artıyor. Sosyal medya platformları ile oltalama yöntemiyle vatandaşları kandırmak isteyen dolandırıcılar, ‘Ev hanımlarına iş verilir, 36 bin lira maaş’ paylaşımları ile özellikle ev hanımlarının ilgisini çekmeye çalışıyor. Dolandırıcılık ağına düşen birçok vatandaş kara para aklama işlemine dahi karışarak hakkında suç dosyası açılıyor.

“İşi büyütürüz’ vaadiyle kredi çektirilip kendilerine para yatırılıyor”

Dolandırıcıların ağına düşürdüğü vatandaşlardan ilk olarak kargo ücreti talep ettiğini anlatan Adli Bilişim Uzmanı Avukat Emre Akman, “Evde sabun yapımı, boncuk, tespih çizimi, yapımı gibi belli dolandırıcılık yöntemlerini kullanarak reklamlar çıkıyorlar. Özellikle ev hanımları ev gelirlerine destek çıkmak için gelir sağlamak adına iyi bir niyetle bu reklamlardaki iletişim numaralarını arıyor ve bu iletişim numaraları arandıktan sonra vatandaşlardan kapora adı altında bir ücret istiyorlar ve daha sonra bu ücretin ardından bir çok ürün gönderileceği vaadi ile kargo ücreti talep ediliyor. Kargo ücretleri normal bir şekilde değil, 5 bin ile 10 bin lira arasında bir ücret talebi oluyor. Bu ücret de verildiğinde üstüne kargo sigorta teminatı isteniyor. Bu teminat istendiğinde ‘işi büyütürüz, siz iyisiniz’ şeklindeki ibarelerle kredi çektirilip kendilerine para yatırılıyor” dedi.

“Reklamlara inanıp hiç kimse para vermesin”

Evde iş imkanı vaadiyle kandırılan kişilerin kara para yöntemine dahil olduklarının altını çizen Adli Bilişim Uzmanı Akman, “Ev hanımı vatandaşlarımız bu işler nedeniyle para gönderdikleri hesaplarda zaten daha önceden bilinen kara para aklama yöntemine dahil ediliyor. Bu kullanılan hesaplara giriş yapıldığında para, anında kripto paraya dönüyor ve mağdurun bu parayı geri alma şansı imkansız oluyor. Kiralık hesapta kullanıldığı için bu dolandırıcıların kim olduğunu da bulmak çok zor. Sosyal medya mecraları üzerinden verilen evde paketleme işlerinde verilen reklamlara kimse inanıp para vermesin. Çünkü daha önceden var olan bu işler dolandırıcılık yöntemine dönmüş olup direkt ev hanımlarını hedef almaktadır. Bu nedenle büyük mağduriyet oluşturmaktadır” şeklide konuştu.

“Kesinlikle suç duyurusunda bulunması gerekmektedir”

Sosyal medya mecralarında paylaşılan iş vaadi şeklindeki ilanlarla ilgili dolandırıcıların ağına düşen kişinin ilk yapması gerekeni anlatan Emre Akman, “Bir vatandaşımız dolandırıldığını anladığı an ilk yapması gereken savcılığa veya kendisine en yakın karakola giderek suç duyurusunda bulunması gerekiyor. Çünkü parayı gönderdiği hesap veya her ne şekilde para gönderildi ise bu hesap akışı, takibi daha sonra dolandırıcıların kim olduğunun bulunması maksadıyla savcılık soruşturma başlatıyor. Bu durum başına gelen ev hanımları kesinlikle suç duyurusunda bulunması gerekmektedir. Zaten sosyal medya mecralarında verilen bu ilanların ömrü maksimum 1 hafta olmakta. Sosyal medya mecraları spam adı verilen bu gönderileri, yani bir diğer adı da oltalama yöntemini gördükleri an bunu ortadan kaldırıyor. Sosyal medya temsilcileri ile iletişime geçilerek çok büyük mağduriyet olduğu zaman gönderilerin kaldırılması söz konusu oluyor” diye konuştu. – KONYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/sosyal-medyada-ev-hanimlarina-is-verilir-paylasimlari-dolandiricilik-agina-dikkat-cekiyor/feed/ 0
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, Kartlı Sayaç Uygulamasını Kaldırdı https://www.haber60.com.tr/manisa-buyuksehir-belediye-baskani-ferdi-zeyrek-kartli-sayac-uygulamasini-kaldirdi/ https://www.haber60.com.tr/manisa-buyuksehir-belediye-baskani-ferdi-zeyrek-kartli-sayac-uygulamasini-kaldirdi/#respond Sun, 26 May 2024 23:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33245 Manisalılara verdiği sözleri tutmaya devam eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, zorunlu kartlı sayaç uygulamasını kaldırması da vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı.

Kartlı sayaçtan mekanik sayaca geçişle ilgili müjdeleri de Manisalılarla paylaşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, sayaç sökme, takma ücreti, abone sözleşme ücreti ve mekanik sayaca dönüşüm işlemleri gibi işlemlerin ücretsiz olacağı açıklamıştı. Kendilerine sorulmadan takılan kartlı sayaçlar nedeniyle yaşadıkları zorlukları anlatan Manisalılar, hem zorunluluğun kaldırılması hem de işlemlerin ücretsiz yapılması dolayısıyla Başkan Zeyrek’e teşekkür etti.

“Bize resmen işkence çektirdiler”

Kendilerine sorulmadan takılan ve ücretleri de yine Manisalılardan alınan kartlı sayaç nedeniyle yaşadıkları zorlukları anlatan vatandaşlar Başkan Zeyrek’e teşekkür etti. Kartlı sayacın kendileri için eziyet olduğunu ifade eden Ramazan Soğancı, “Kartlı sayaçtan hiç memnun değiliz. Değiştirmeyi düşünüyoruz. 1 Haziran’da biz de başvurumuzu yapacağız. Değiştirebilme seçeneğimizin olması çok doğru bir karar. Yıllardır bu konuda mağdurduk. Yakın bölgelerde karta su yükleme noktaları yok. Su aniden bittiğinde de sorunlar yaşıyoruz. Mesela geçtiğimiz günlerde yedek krediyi kullanmışız, farkında değiliz. Unutmuşuz su yüklemeyi. Gecenin bir yarısında su yükleme noktası bulmaya çalıştık. Daha önce benim normal sayacım vardı, habersiz bir şekilde değiştirilmişti. İstemememize rağmen yüklü miktarda para ödemek zorunda kalmıştık. Sayacın tarihi geçti denilerek değiştirildi. Normal sayaca çevirmek için birkaç kere de başvuruda bulundum. Önümüze türlü türlü engeller çıktı. Ama şu an gördük ki yapılabiliyor. Geç kalmış bir uygulama. Bize resmen işkence çektirdiler. Yaşlı insanlarımız da çok zorlanıyor. Seçimlerden sonra ilk yüklemem oldu ve ücret fark ediyor. Gerçekten 2 ton suyu 1 liradan aldım. Daha önce 700 lira yaptığım yüklemede şimdi 200 liralık yükleme yaptım. Gördüğümüz kadarıyla hizmet yapılıyor. Belediyecilik anlamında daha da güzel işler yapılacağına inanıyorum. Zaten Ferdi Başkanı da destekledik. İnşallah daha iyi şeyler olacak. Kartlı sayaç eziyetinden milleti kurtardığı ve sözünde durduğu için Ferdi Başkana teşekkür ediyorum” dedi.

“Demek ki isteyince yapılabiliyormuş”

Kartlı sayaç nedeniyle yaşanan zorlukları anlatan İlhan Öncü, “Kartlı sayaçtan çok şikayetçiyiz. Oğlum işten geliyor su bitiyor koşup su yüklemek zorunda kalıyor. İstemediğimiz halde haberimiz olmadan sayacımızı değiştirdiler. Çok müracaat ettik ama yine de değiştirmediler. Demek ki isteyince yapılabiliyormuş. Ferdi başkanımız verdiği sözü tutuyor. Kendisine çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Kartlı sayaçtan herkesin şikayetçi olduğunu ifade eden Reşit Akbaş, zorunluluğun kaldırılmasının çok iyi olduğunu belirtirken, kartlı sayaç nedeniyle büyük sorunlar yaşandığını ifade eden Meral Akbaş ise şunları söyledi: “Ben kartlı sayaç kullanmıyorum ama bir arkadaşım var, ayağından ameliyat olmuştu. Ben sürekli su soldurmaya gidemiyorum diyordu. Hatta valiliğe kadar gitti değiştirmek için ama olmadı. Büyük sorunlar yaşanıyor. Zorunluluğun kalkması çok iyi oldu. Ferdi Başkanın önü açık olsun çok memnun olduk. Biz kendisinden çok memnunuz. Halka mikrofonu uzatmanız bile çok güzel bir şey. Şuan için iyi gidiyor daha da iyi olacak her şey. Biz ona inanıyoruz.”

“Ferdi Başkanımız sözünü tuttu”

Ferdi Başkan’ın sözünü tuttuğunu dile getiren Hasan Hüseyin Kozdere, “Daha önce her seferinde saat değiştirip bir de saat parası alıyorlardı bizden. Mekanik sayacı kendim almıştım. Söküp götürdüler kartlı taktılar onu da kendi paramızla aldık. O zaman öyleydi şimdi değişmiş. Bu değişim bizim için güzel olur. Mekanik sayaca ücretsiz geçmek de bizler için güzel olur. Bazen bitiyor aniden unutuyoruz yükleme yapmayı susuz kalıyoruz zorluğu bu. Ferdi Başkana teşekkür ederim. Yapamaz diye bir şey yok başkan yapar. Ferdi Başkanımız sözünü tuttu. Teşekkür ederiz” dedi.

Kartlı sayaçtan memnun olmadığını anlatan Nihal İnce memnun olmamalarına rağmen mecbur kaldıklarını anlatırken, kartlı sayaç takılırken kimseye sorulmadığını ifade eden Sevinç Talukan zorunluluğun kaldırılmasının iyi olduğunu belirtti.

Kısa sürede sözlerin tutulduğuna değinen Mustafa Güder, Manisa’nın değişeceğine inandığını anlatırken, kartlı sayaçların başlarına bela olduğunu vurgulayan Niyazi Şahin ücretsiz olarak sayaçların değiştirilecek olmasından memnun olduklarını söyledi. Vatandaşlardan, Necdet Özkavsal, Ali Yardımcı ve Havva Düzyol da kartlı sayaç kullanımında yaşadıkları sorunların artık sona erecek olmasından dolayı mutlu olduklarını belirterek sözünü tutan Başkan Zeyrek’e teşekkür etti. – MANİSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/manisa-buyuksehir-belediye-baskani-ferdi-zeyrek-kartli-sayac-uygulamasini-kaldirdi/feed/ 0
Manisa’da Kartlı Sayaçtan Mekanik Sayaca Geçiş Süreci Başlıyor https://www.haber60.com.tr/manisada-kartli-sayactan-mekanik-sayaca-gecis-sureci-basliyor/ https://www.haber60.com.tr/manisada-kartli-sayactan-mekanik-sayaca-gecis-sureci-basliyor/#respond Mon, 20 May 2024 22:24:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32551 Manisalılara verdiği sözleri tutmaya devam eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek, kartlı sayaç zorunluluğun kaldırılmasının ardından sürecin nasıl işleyeceğine yönelik detayları paylaştı. Başkan Zeyrek, “İşlemleri yaparken abonelerimizi düşünerek sayaç sökme, takma ücreti, abone sözleşme ücreti ve mekanik sayaç ücreti gibi işlemleri, abonelerimize ücretsiz yapmayı planladık” ifadelerini kullandı.

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek, merak edilen kartlı sayaçtan mekanik sayaca geçiş süreci ile ilgili bilgileri Manisalılarla paylaştı.

“Yasal izinlerimizi aldık. Ekonomiye katkı sağladık”

Başkan Zeyrek, “Bilindiği gibi kartlı sayaç kullanma zorunluluğunu kaldırmış ve isteyen abonemiz mekanik sayaç aboneliğine geçebilecek, isteyende kartlı sayaç aboneliğinde kalabilecek bunun tercihini sizlere bıraktık. Bu kararımız sonucu abone sahiplerinin kartlı sayaç değişimine dair talep dilekçelerini ilçelerimiz dahil kurumumuz evrak kayıt servislerinde işlem sıra numarası vererek kabul etmeye başlamıştık. Aldığımız karar gereği kartlı sayaçların değişim planlamasını yaparken, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartları ve aynı zamanda kurumumuzu ve abonelerimizi ekonomik açıdan toplamda 150-200 milyon TL tutarındaki mekanik sayaç ücreti yükünden kurtarmak için takılı bulunan mevcut elektronik kartlı sayaçların yerinde mekanik sayaca dönüşümünün sağlanabilmesi için Bakanlık nezdinde ve sayaç üreticisi firmalarla yürüttüğümüz görüşmeler sonucu teknik olarak ve mevzuata uygun mevcut kartlı sayaçların elektronik aparatının iptal edilerek, faturalı okumalı mekanik sayaç olarak kullanılabilmesinin önünü açan yasal izinlerimizi aldık. Bu sayede henüz on yıllık damga kullanım ömrünü doldurmayan kartlı sayaçların kamu kaynağı olarak ziyan edilmesinin önüne geçerek hem ülke ekonomimize, hem de kurumumuz ve abonelerimizin bütçesine olumlu bir katkı sağlamış olduk.” dedi.

“İşlemler ücretsiz”

Kartlı sayaçtan mekanik sayaca dönüşümün nasıl yapılacağını anlatan Başkan Zeyrek;

“Kartlı sayaçların mekanik sayaca dönüşüm işlemi, mevcut kartlı sayaçlar yerinden hiç sökülmeden üç beş dakikalık kısa bir sürede kurumumuzun teknik ekiplerince yerinde yapılacaktır. Bu işlemleri yaparken abonelerimizi düşünerek sayaç sökme, takma ücreti, abone sözleşme ücreti ve mekanik sayaç ücreti gibi işlemleri, abonelerimize ücretsiz yapmayı planladık.” şeklinde konuştu.

Sayaç değişim işlemleri 1 Haziran itibariyle başlıyor

Sayaç değişim işlemlerinin başlayacağı tarihi de açıklayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek; “1 Haziran itibariyle başlayacağımız sayaç değişim işlemlerinde abonelerimiz, sadece 45 metreküp güncel su ücreti karşılığı depozito ücreti ödeyerek kartlı sayaçtan mekanik sayaca geçebilecek. Bu 45 metreküplük depozito ücreti Haziran ayı için damga vergisiyle birlikte 784 lira 15 kuruş olarak hesaplanmıştır” dedi.

“Depozito ücretleri 45 metreküplük güncel su ücret tarifesine göre geri iade edilecek”

Başkan Zeyrek, depozito ücretlerinin geri ödenmesi konusunda yapılan düzenlemeyi de şöyle anlattı: “Depozito adı altında abonelerimizden alınan bu bedel yasal olarak alınmak zorunda olup, kurumumuzun kasasında emanet olarak duracak bir bedeldir. Abonelerimiz bu ücreti aboneliklerini sonlandırmaları halinde idaremizden geri almak üzere güvence bedeli olarak ödemektedirler. Aboneliğini sonlandıran abone sahibi, aboneliğini hangi tarihte sonlandırmış ise o dönemdeki 45 metreküplük güncel su ücret tarifesine göre geri iade edilecektir.” – MANİSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/manisada-kartli-sayactan-mekanik-sayaca-gecis-sureci-basliyor/feed/ 0
CHP’nin “büyük Eğitim Mitingi”… Atanmayan Öğretmen Hilal Başkapan: “Bizler Mesleğimizi İnsanca Şartlarda Yerine Getirmek İstiyoruz” https://www.haber60.com.tr/chpnin-buyuk-egitim-mitingi-atanmayan-ogretmen-hilal-baskapan-bizler-meslegimizi-insanca-sartlarda-yerine-getirmek-istiyoruz/ https://www.haber60.com.tr/chpnin-buyuk-egitim-mitingi-atanmayan-ogretmen-hilal-baskapan-bizler-meslegimizi-insanca-sartlarda-yerine-getirmek-istiyoruz/#respond Sat, 18 May 2024 22:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32358 (İSTANBUL)- CHP, atanmayan öğretmenler başta olmak üzere öğretmenlerin ve eğitimin sorunlarını gündeme getirmek için İstanbul Saraçhane’de Büyük Eğitim Mitingi düzenledi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, “Mülakata hayır, liyakate evet demek için, hak, hukuk, adalet demek için buradayız” dedi. 4 kez KPSS’ye girmesine rağmen atanmayan okul öncesi öğretmeni Hilal Başkapan da “Ataması yapılmayan öğretmenler ya düşük ücretlerle okullarda çalışmaya ya da asgari ücretin neredeyse yarı fiyatına ücretli öğretmenlik yapmaya mecburlar. Bizler mesleğimizi insanca şartlarda yerine getirmek istiyoruz” diye konuştu.

CHP, bugün İstanbul Saraçhane’de öğretmenlerin ve eğitimin sorunlarına dikkat çekmek için Büyük Eğitim Mitingi düzenledi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından mitingin açış konuşmasını CHP Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş yaptı. Mitingde, eğitim sendikalarının temsilcileri ve atanmayan öğretmenler de konuştu.

SUAT ÖZÇAĞDAŞ: “MÜLAKATA HAYIR LİYAKATE EVET DEMEK İÇİN BURADAYIZ”

Yoksulluk sınırı altında gelire mahkum edilmiş, hakları elinden alınmak istenen öğretmenler için alanda olduklarını söyleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Özçağdaş, “Mülakata hayır, liyakata evet demek için, hak, hukuk, adalet demek için buradayız. Depremde sevdiklerini, yaşam alanlarını kaybetmiş, çifte mağduriyet yaşayan atanmayan öğretmenler için buradayız. 2022 KPSS’de ek atama sözü verilen ancak verilen sözler yokmuş gibi davranılan öğretmenler için buradayız. Üniversitelerin özerkliği ve nitelikli bilimsel eğitim için mücadele veren tüm demokrat öğretim üyeleri ve öğrenciler için buradayız. Getirilen çağ dışı eğitim müfredatına karşı çıkmak için buradayız. Düşünen, üreten, yurttaşlar yerine itaatkar ve kanaatkar yurttaşlar isteyen iktidara hayır demek için bıuradayız. Laik, nitelikli, kamusal eğitim talebi için buradayız” dedi.

Özçağdaş’ın ardından 4 yıldır KPSS’ye giren buna karşın atanmayan okul öncesi öğretmeni Hilal Başkapan konuştu. Başkapan, şunları ifade etti:

“BİZLER MESLEĞİMİZİ İNSANCA ŞARTLARDA YERİNE GETİRMEK İSTİYORUZ”

“Ataması yapılmayan öğretmenler ya düşük ücretlerle okullarda çalışmaya ya da asgari ücretin neredeyse yarı fiyatına ücretli öğretmenlik yapmaya mecburlar. Bizler mesleğimizi insanca şartlarda yerine getirmek istiyoruz. Bizler üniversite hocalarımızdan sözlü yapılan sınavların en güvenilmez sınavlar olduğunu defalarca öğrendik ama şimdi onların büyük bir bölümünün de sessizliğini anlayabilmiş değiliz. Suriyeli öğretmenlerin sınavsız bir şekilde göreve başlaması bizleri derinden üzmektedir.”

KADEM ÖZBAY: “ATANMAYAN ÖĞRETMENLER VARSA, İKTİDARI ATMAK DA YURTTAŞLARIN SORUMLULUĞUDUR

Mitingde Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay da bir konuşma yaptı. Özbay konuşmasında CHP’nin düzenlediği miting için “Bugün bir tarihe tanıklık ediyoruz” ifadelerini kullandı. Yıllardır sendikal mücadelesi içerisinde olduklarını belirten Özbay, “Hep şunu söyledik; siyasi iktidar kim olursa olsun bizim tarafımız hep eğitim emekçilerinin, çocukların tarafı olacak. Ancak bu ülkede fındık mitingi yapıldı, patates mitingi yapıldı, hepsi çok doğruydu ama ilk defa bir eğitim mitingi yapılıyor. Sayın Başkana ve tüm örgütüne teşekkür ediyorum. Buradan bazıları da der ki ‘CHP’nin mitinginde Eğitim İş Genel Başkanı konuştu.’ Bir kere öğretmenin fikrini aldınız mı? Bir kere okullarda aç susuz bıraktığınız çocukların derdini dinlediniz mi? Bir kere atanmayan öğretmenin derdini dert edindiniz mi? Eğitimde yarattığınız tahribatın sorumlusu sizsiniz. Atanmayan öğretmenler varsa iktidarı atmakta bence bu ülkenin yurttaşlarının sorumluluğudur” diye konuştu.

KEMAL IRMAK: “O MÜFREDATI HAYATA GEÇİRMEMEK DİRENİŞİMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak da şunları söyledi:

“Biz liyakat dedikçe onlar ‘biat ve mülakat’ dediler. Biz eşit işe eşit ücret dedikçe onlar ‘öğretmene apolet’ dediler. Biz laik, demokratik, kamusal ve karma eğitim dedikçe onlar ‘eğitimi dincileştireceğiz’ dediler. Biz güvenceli iş, gelecek dedikçe onlar asgari ücretin bile çok altında köle gibi öğretmen çalıştırmaya devam ettiler. Biz çocuklara 1 öğün yemek, ulaşılabilir su dedikçe onlar bizim cebimiz yeşil dolar demeye devam ettiler. Ama biz ‘öğretmen ders verir, öğretmen biat etmez, öğretmen diz çökmez’ diyen Fakir Baykurtların yolundan ve izinden giden eğitim bilimcileriyiz. Bu ülkenin aydınlanması için hiçbir koşulda hiç kimseye biat etmeyen ve diz çökmeyen bir eğitim ordusunun temsilcileriyiz. Bu son müfredata ve bu karanlık gidişe karşı biz toplumsal aydınlanma diyoruz, onlar ‘hayır toplumu bir bütün olarak karanlığa sürükleyeceğiz’ diyorlar. O müfredatı hayata geçirmemek için okullar kapanana kardar da eylül ayında da direnişimize devam edeceğiz.”

MERAL GÜLER: “BU MÜFREDAT PROGRAMINDA KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ YOK”

EŞİK Platformu adına Türkiye Üniversiteli Kadınlar Derneği Genel Başkanı Meral Güler de hazırlanan yeni müfredat programında kadının adının olmadığını, kadın erkek eşitliğinin bulunmadığını söyledi. Güler, “Biz en az 3 kadının kadın cinayetleri ile katledildiğini biliyoruz. Kadın erkek eşitliğinin hiçbir zaman eğitim sisteminde olmadığını biliyoruz. Ama artık olmalı derken tam tersi müfredatla karşı karşıya kaldık. Biz kadın erkek eşitliğinin eğitim modelinde geçmesini istiyoruz. Kız çocuklarının da erkek çocukları kadar eğitime katılmasını istiyoruz. Yeni müfredat bizim kabul edebileceğimiz bir eğitim modeli değildir. Eşitlik sağlanana kadar mücadelemiz devam edecek” diye konuştu.

Konuşmaların ardından CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu sahneye çıkarak mitinge gelenleri selamladı.

]]> https://www.haber60.com.tr/chpnin-buyuk-egitim-mitingi-atanmayan-ogretmen-hilal-baskapan-bizler-meslegimizi-insanca-sartlarda-yerine-getirmek-istiyoruz/feed/ 0 Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı: Bu ülkede ne Anayasa uygulanmakta ne de Anayasa Mahkemesi kararları https://www.haber60.com.tr/turkiye-barolar-birligi-baskan-yardimcisi-bu-ulkede-ne-anayasa-uygulanmakta-ne-de-anayasa-mahkemesi-kararlari/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-barolar-birligi-baskan-yardimcisi-bu-ulkede-ne-anayasa-uygulanmakta-ne-de-anayasa-mahkemesi-kararlari/#respond Fri, 17 May 2024 22:39:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32242 (ANKARA) – Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Gürkan Altun, daha özgürlükçü, daha toplumsal bir anayasa yönündeki açıklamalara dikkati çekerek, “Bu söylemlere rağmen bu ülkede ne Anayasa uygulanmakta ne de Anayasa Mahkemesi kararları…” dedi.

Ankara’da düzenlenen Emeğin Hukuku Kurtultayı’na Türkiye Barolar Birliği, Hak-İş, DİSK ve TÜRK-İŞ’ten temsilciler katıldı.

“ÇARKLAR YOKSUDAN ALIP ZENGİNE VERMEK ÜZERE KURULU”

Kultayın açılışında konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Anayasa Mahkemesi kararlarının bile işletilmediği, hukuka uyulmayan bir süreçte bu mücadelenin önemine işaret etti.

“1 Mayıs Taksim kararında Türkiye’nin bütün emek gelirlerinin belirlendiği, Türkiye İstatistik Kurumu’nun neye göre açıkladığı belli olmayan, artık güvenilirliğini bütünüyle yitirdiği enflasyon rakamlarına kaynaklık eden enflasyon sepeti diye bilinen madde fiyatı endeksini iki yıldır açıklamamaktadır” diyen Çerkezoğlu, şunları söyledi:

“DİSK olarak bizim verdiğimiz hukuk mücadeleleri sonucunda davaları kazanmış olmamıza ve bu kararlar kesinleşmiş olmasına rağmen hala mahkeme kararlarına bile uymayan ve bu ülkenin doksan yıllık en köklü kamu kurumlarından bir tanesi olan Türkiye İstatistik Kurumu yönetimi var. Böylesi bir süreçte iş hukuku ve bu alandaki iş birliğimiz çok önemli. İş hukukunun amacı işçinin korunması konusu da işçinin nasıl korunacağı. Ücret bütün dünyadaki sendikal temel hareket. Bütün dünyada ücretin baskılandığı bir dönemin içerisindeyiz. Türkiye’de öyle bir düzen kuruldu ki, düzenin bütün çarkları zengini daha zengin yoksulu daha yoksul yapmak üzere kurulu. Çarklar yoksuldan alıp zengine vermek üzere kurulu. Ücret, bu düzenin devamı açısından son derece önemli. Türkiye’de ücretlerin alabildiğine baskılandığı bir süreci yaşıyoruz. İşçileri, kamu çalışanlarını ve emeklileri yoksullukta eşitleyen bir ücret politikası izleniyor.”

Çerkezoğlu, emeğin milli gelirden aldığı payın iktidarın sınıfsal ve siyasal tercihlerini göstermesi açısından önemli olduğunu, tüm adaletsizlikleri ve eşitsizlikleri çalışma hayatından ortadan kaldırmak için sendikalaşmanın ve sendikal hakların kullanımının önündeki engellerin kalkmasının önemini vurguladı.

HAK-İŞ TEMSİLCİSİNİN SÖZLERİ

Hak-İş Genel Başkanı Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı  da dünyadaki gıda fiyatlarına göre Türkiye’de yüzde 200’ün üzerinde artış olduğunu hatırlatarak, “Bizim dönemsel olarak toplu iş sözleşmeleriyle atıf yapmış olduğumuz tüketici fiyat endeksi yüzde yetmişlerde kalıyor. Aynı şekilde kira fiyatları 3 katı artarken işçi arkadaşlarımızın ücrete bağlı alacaklarının yüzde 70 seviyesinde artırılmasının işçiye çok büyük zararları oldu” diye konuştu.

Son 2 yıllık dönemde olumsuz ekonomik koşulların işçiye en büyük yansımasının hayat pahalılığı olduğunu ifade eden Kayabaşı, “Ülkenin 2 yıldır yaşamış olduğu olağanüstü dönemlerin bir tezahürü olarak sabit ücretliler içerisinde belki de en dezavantajlı grup olan işçi arkadaşlarımızı maalesef fakirleştirmekte. Bizler az kazanıyoruz, az kazandığımız için bizden az vergi alınması lazım.” dedi.

GREV HAKKI YOKSA…

Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Gürkan Altun da  sendika kurma ve toplu iş sözleşmesinin ancak ancak grev hakkıyla tamamlanırsa anlam kazanacağını, ancak OHAL döneminde toplam 7 grevin ertelendiğini hatırlattı. Altun, şöyle konuştu:

“Elbette sendikal örgütlenme, grevlerin ertelenmesi, yaptırılmaması, grev hakkının kullandırılmamasında 1 Mayıs gibi işçilerin ve sendikaların bir araya gelip bayram şeklinde kutladığı bir alanın da işçilere kapatılmaya çalışıldığı, işçilerin bu bayramdan uzak tutulmaya çalışıldığı da bir gerçek. En somut göstergesi bu yıl 1 Mayıs’ta Taksim’de Anayasa Mahkemesi kararına rağmen işçilerin kutlama yapmasının engellenmesidir.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü dolayısıyla 55 ilimizde 103 başvuru yapılmış ve tamamına izin verilmiş. İstanbul için ise 40 ayrı güzergah düzenlenmiş ve Taksim bunun dışında tutulmuştur. Bir yandan anayasa çalışmalarının yapıldığı, daha özgürlükçü daha toplumsal bir anayasa yapılmaya çalışıldığı yönünde söylemler olmasına rağmen, bu ükede ne Anayasa uygulanmakta ne de Anayasa Mahkemesi kararları uygulanabilmektedir. Bunu hem Taksim’de gördük hem de Can Atalay kararında… Anayasa’yı değiştirmeye, darbe anayasasını ortadan kaldırmaya çalışan Meclis’in kendi üyesine milletvekilli hakkını vermemesine yönelik Yargıtay kararında da görmüş olduk. Oysa 1 Mayıs’ın 2010, 2011 ve 2012 yıllarında barışçıl bir şekilde kutlandığına hepimiz şahit olmuştuk. Ama ne olduysa 2013 yılında oldu ve o günden itibaren Taksim yasaklı alan haline getirildi.”

Kurultay’da “ücret, sosyal güvenlik sorunları ve çözüm önerileri ve sendikal örgütlenmenin önündeki engeller” tartışılacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-barolar-birligi-baskan-yardimcisi-bu-ulkede-ne-anayasa-uygulanmakta-ne-de-anayasa-mahkemesi-kararlari/feed/ 0
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, TED Aliağa Koleji’nde düşük ücretlere karşı protesto düzenledi https://www.haber60.com.tr/ozel-sektor-ogretmenleri-sendikasi-ted-aliaga-kolejinde-dusuk-ucretlere-karsi-protesto-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/ozel-sektor-ogretmenleri-sendikasi-ted-aliaga-kolejinde-dusuk-ucretlere-karsi-protesto-duzenledi/#respond Wed, 08 May 2024 22:51:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30863 (ANKARA) – Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, TED Aliağa Koleji’nde öğretmenlere düşük ücret verilmesini bugün Ankara’da bulunan TED Genel Merkezi önünde protesto etti. Sendika Ankara Temsilcisi  İnci Gürkan, “TED gibi tarihsel öneme sahip bir eğitim kurumunun düşük ücret politikaları, antidemokratiklik ve bunlara karşı gelişen protestolar ile kamuoyunda yankı uyandırması isteyeceğimiz son şey dahi olamaz ancak özlük hakları budanan, insanca yaşanacak ücretlerin yanına bile yaklaşamayan ücretlerle geçinmeye çalışan öğretmenlerin sendikal mücadelesi, bu istenmeyen sonuçları kaçınılmaz şekilde doğuracaktır” dedi.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, TED Aliağa Koleji’nde öğretmenlere dayatılan düşük ücretlere karşı bugün Ankara’da bulunan TED Genel Merkezi önünde basıl açıklaması yaptı. Sendikalı eğitimciler, “TED’in meşalesi öğretmeni yakıyor” sloganı attı.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Ankara Temsilcisi İnci Gürkan, Türk Eğitim Derneği’nin yetkilileriyle görüşme talebinde bulunduklarını ancak herhangi bir yanıt alamadıklarını söyledi. Gürkan, “Sendikamız, TED Genel Merkezi ile Aliağa’daki öğretmenlerin talepleri için görüşmek istemektedir. Bu basın açıklaması için buraya, TED Genel Merkezi önüne gelmeden günler önce, görüşme isteğini Genel Merkez yöneticilerine arama ve resmi yazışma yoluyla iki kez bildirdik. Ne yazık ki Genel Merkez’den de umduğumuz yanıtı alamadık” dedi.

“DÜŞÜK ÜCRET POLİTİKALARI, ANTİDEMOKRATİKLİK, PROTESTOLAR…”

TED Aliağa Koleji ve TED Genel Merkezi yönetimlerinin sadece öğretmenlerin değil velilerin de taleplerini görmezden geldiğini söyleyen Gürkan, “TED gibi tarihsel öneme sahip bir eğitim kurumunun düşük ücret politikaları, antidemokratiklik ve bunlara karşı gelişen protestolar ile kamuoyunda yankı uyandırması isteyeceğimiz son şey dahi olamaz ancak özlük hakları budanan, insanca yaşanacak ücretlerin yanına bile yaklaşamayan ücretlerle geçinmeye çalışan öğretmenlerin sendikal mücadelesi, bu istenmeyen sonuçları kaçınılmaz şekilde doğuracaktır” diye konuştu.

“PROTOKOL SÖZLEŞME İMZALANMASI TALEP EDİLMEKTEDİR”

Basın açıklamasıyla birlikte TED Genel Merkezi yöneticileriyle görüşme taleplerini bir kez ilettiklerini söyleyen Gürkan, öğretmenlerin ve sendikanın taleplerini şu şekilde sıraladı.

“2024-2025 eğitim öğretim yılı sözleşmelerinde, kamuda çalışan öğretmenlerin aldığı en düşük ücretten daha düşük ücret olmayacak şekilde, TED Genel Merkezi tarafından yapılacak bir taban maaş düzenlemesi. Bunun yanı sıra 2023-2024 eğitim öğretim yılı sözleşmelerinin Ocak 2024 başı ile Ağustos 2024 sonuna kadar ödenecek ücretlerinde, bu ‘taban maaş’ın baz alınması ve TED Aliağa Koleji’nde asgari ücretin 1500 lira kadar üzerindeki ücretlere yeni düzenlemeye göre artış yapılması.

Kurumda çalıştıkları yıla göre öğretmenlerin kıdem farklarının belirlenmesi ve kamuda çalışan öğretmenler ile TED Aliağa Koleji öğretmenlerinin kıdem farklarının eşit hale getirilmesi, kamuda çalışan öğretmenlerin ücretlerine zam yapıldığında TED Aliağa Koleji öğretmenlerine de aynı oranda zam yapılması, ara zam yapılan dönemlerde, bu zamların yeni hazırlanacak sözleşme metinlerine eklenmesi, sözleşmelerin bu şekilde güncellenmesi, ek ders ücretlerine, enflasyon artış oranına göre artış yapılması, nöbet ücretlerinin kamuda çalışan öğretmenlerde olduğu gibi nöbet günü başına üç ek ders ücreti olarak eşitlikçi bir şekilde ödenmesi, mesai saatleri dışında yapılan ŞÖK ve veli toplantıları için fazla mesai ücretlerinin; bire bir yapılan etüt çalışmaları için ek ders ücretlerinin ödenmesi, banka promosyon ücretlerinin öğretmenlere ve kurumdaki tüm personele kesintisiz şekilde ödenmesi, işten haksız şekilde çıkarılan okul öncesi öğretmenimiz Tuğçe öğretmenin işe iadesi.”

“BİZ YOK SAYILABİLECEK İNSANLAR DEĞİLİZ”

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Umut Erkurt da isteklerinin öğretmenler adına TED yetkilileriyle bir görüşme yapmak olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Derdimiz, isteğimiz, öğretmenler adına sendikanın öğretmenleri temsiliyeti doğrultusunda bir görüşme yapmak. Öğretmenlerin taleplerini duydunuz. Öğretmenlerin banka promosyonu bile gasp edilmektedir. Merdiven altı birçok kurumda bu yapılmaktadır. Peki biz bunu bugün tarihsel öneme sahip TED’in içinde de mi görmeliyiz. Bizim en çok canımızı acıtan şey, öncelikli olarak Milli Eğitim Bakanlığı’nın özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenleri kendi öğretmenleri olarak görmemesi. Biz yok sayılabilecek insanlar değiliz. Öğretmenlerin taban maaş talebi var. TED, onlarca ilde hem merkeze bağlı hem de ismini satarak okullar açmaktadır. Her okulda 300, 400, 500 bin liralara varan kayıt ücretleriyle öğretmen almaktadır. TED Aliağa Koleji’nin içerisindeki velilerin neredeyse tamamı, öğretmenlerle birlikte dayanışma gösterdi.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozel-sektor-ogretmenleri-sendikasi-ted-aliaga-kolejinde-dusuk-ucretlere-karsi-protesto-duzenledi/feed/ 0
DEVA Partisi Milletvekili Ekmen, TPAO İşçilerinin Sorunlarını Gündeme Getirdi https://www.haber60.com.tr/deva-partisi-milletvekili-ekmen-tpao-iscilerinin-sorunlarini-gundeme-getirdi/ https://www.haber60.com.tr/deva-partisi-milletvekili-ekmen-tpao-iscilerinin-sorunlarini-gundeme-getirdi/#respond Mon, 06 May 2024 23:37:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30617 DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM’deki basın toplantısında TPAO işçileriyle ilgili sıkıntıları gündeme getirdi: Ekmen, basın toplantısına 1 Mayıs’ı şu sözlerle anarak başladı: “Geçen gün andığımız 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü buradan bir kez daha kutlamak istiyorum. Sosyo-ekonomik varlığımızın vazgeçilmez unsuru olan üreten, emek veren, alın teri döken herkesin bayramını kutluyorum. Emekçinin alın terinin kurumadan karşılığını aldığı, emeğin sömürülmediği, ülkemizdeki gelir adaletsizliğinin ve uçurumunun kapandığı güzel bir Türkiye diliyorum.”

“GABAR’DA ÇIKARILAN PETROL’DE TPAO İŞÇİSİNİN EMEĞİ VAR”

Milletvekili Ekmen, TPAO’nun ve emektar işçisinin önemini şu sözlerle ifade etti: “1954 yılında kurulan Türkiye Petrolleri, 70 yıl boyunca ürettiği katma değerle ülkenin kalkınmasında önemli bir rol oynamıştır. Doğduğum şehrin önemli ve köklü kurumu, babamın da emekli olduğu milli şirketimiz Türkiye Petrollerinin çıkardığı petrol ve doğalgaz, canla başla çalışan işçinin alın teriyle değere dönüşmektedir. Karadeniz’de keşfedilen doğalgazda, Gabar’da çıkarılan kaliteli petrolde Türkiye Petrolleri işçisinin emeği vardır.

“AĞIR VE RİSKLİ KOŞULLARDA ÇALIŞIYORLAR”

Şırnak bölgesinde/Gabar’da günlük üretimin 40 bin varile, Batman’da 45 bin varil günlük üretime çıkılmasında en büyük pay TPAO işçisinindir. Şırnak bölgesinde Üretimde günlük 100 bin varil hedefine de yine işçinin emeği ve fedakarlığı ile ulaşılacağı bilinmelidir. Enerjide keşif ve üretim atılımı; Türkiye Petrolleri işçisinin gecesini gündüzüne katarak, ağır ve riskli koşullarda yaptığı çalışma ile sağlanmaktadır.

“EMEĞİNİN DAHİ KARŞILIĞINI ALAMIYORLAR”

“Türkiye Petrolleri emekçisinin değil ödül ve teşekkür, emeğinin dahi karşılığını alamaması enerji politikalarında büyük bir çelişkiye işaret etmektedir.” diyen Ekmen, işçilerin kök ücret seviyeleri, yapılan iş ve çalışma koşulları göz önüne alındığında, emsal kamu kuruluşlarındaki düzeyin altında kaldığını ifade etti. Ekmen, enflasyon artarken ve alım gücü hızla gerilerken, işçilerin bu durumunun artık sürdürülebilir olmaktan çıktığına dikkat çekti.

“İŞÇİLERİN BİRİNCİ SORUNU KÖK ÜCRET”

İşçilerin birinci sorununun kök ücret sorunu olduğuna dikkat çeken Ekmen, TPAO işçilerinin kök ücretinin enflasyon karşısında eridiğini ve emsal kuruluş olarak TPAO’dan ayrılma BOTAŞ’a göre %40 geride kaldığını ifade etti. “Ekonomik sıkıntıların faturası, enerjide bağımsızlık ateşini yakan Türkiye Petrolleri işçisine çıkarılmaktadır.” diyen Ekmen, bu yetmezmiş gibi kamuda uygulamaya konulan tasarruf tedbirleri bahanesiyle (fazla) işçilerin mesai ücretlerinin 10 aydır ödenmediğini söyledi. Ekmen, rekor petrol üretimi ile övünenlerin üretenlere 10 aydır yaptırdıkları fazla çalışma karşılığını ödemediklerini ifade etti. Milletvekili Ekmen, düşürüldüğü belirtilen mesai kotaları gerekçesiyle, yapılan mesainin, dökülen alın terinin karşılığının Ağustos 2023’ten beri verilmediğine dikkat çekti.

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen

“TASARRUF İŞÇİDEN BAŞLAMAZ”

Mehmet Emin Ekmen, yetkili mercilere şu sözlerle seslendi: “Sn. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sn. Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Sn. TPAO Genel Müdürü Ahmet Türkoğlu tasarruf işçiden başlamaz. Tasarruf işçinin emeğinden başlamaz. Tam aksine işçinin emeği fazlasıyla memnun edici bir şekilde verilir ki üretim daha da artsın. İşçilerimizin üniversite öğrencilerini işçilerimizin mutfak giderlerini kısarak Türkiye petrolleri zengin olmaz, Türkiye Cumhuriyeti zengin olmaz. Lütfen tasarruf kalemlerinin değil israftan, yolsuzluktan, gösterişten tasarruf edin. Makam arabalarına tasarruf edin. Yüzlerce arabalık konvoylardan tasarruf edin. Özel uçaklarla seyahat etmekten tasarruf edin. İşçilerimizin fazla mesai ücretlerinden tasarrufa hiçbir vicdan onay vermez.”

“PETROL İŞÇİSİNİN HAK ETTİĞİ ÜCRETİ ENFLASYONA EZDİRMEYELİM”

Yaşanan mağduriyetlere şu sözlerle dikkat çeken Ekmen, yetkilileri sorun çözmeye davet etti: “2023 Aralık ayında Sn. Genel Müdür bunların ödeneceğini ifade etmişti, ama 2024 Mayıs ayındayız ve hala ödenen bir şey yok. İntibak çalışması da beklentileri karşılamamıştır. Yapılan çalışmalar geçmişten bu yana sektörde faaliyet yürüten kuruluşların çok gerisinde kalmıştır. THY yöneticilerinin aldığı yüksek ücreti, dünyada bu sektördekilerle kıyaslayarak savunan zihniyete sesleniyorum: Dünya genelinde petrol işçilerin aldığı ücretle Türkiye petrol işçilerin aldığı ücreti kıyaslayalım ve bu petrol işçisinin hak ettiği ücreti hiç olmazsa enflasyona ezdirmeyelim. Bırakın dünya seviyelerini çıkartmayı. Asıl işçilerin yanında birçok iş de maalesef bugün taşeron eliyle ve servis şirketler aracılığıyla yürütülmektedir. Buna da son verilmelidir. Tüm taşeron emekçilerine ayrımsız bir şekilde TPAO işçisi gibi hak ettiği ücret ödenmelidir. Aynı şekilde kadro verilmelidir. Verimliliği artırmanın en önemli yolu budur. Servis şirketler üzerinden yapılan işlerdeki ölümlü iş kazaları ortadadır.”

Milletvekili Ekmen, TPAO’nun yıllardır ortaya koyduğu güçlü kurumsal yapıya ve sağlam kurum kültürüne değinerek yetkililere çağrısını şu sözlerle bitirdi: “TPAO, Türkiye’de kurumsal kültürü en güçlü olan şirketlerden biridir. Bu kurumsal kültüre sahip çıkılması ve taşeron ve servis şirketler aracılığıyla da bu kültürün zayıflatılmasının önüne geçilmesi gerekmektedir. Gerekli çalışmalar gündeme alınmalıdır ve ücretler iyileştirilmelidir. Taşeron sistemine son verilmelidir.İçeride biriken alacaklar ödenmelidir. Bir kere daha Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Sn. Alparslan Bayraktar, TPAO Genel Müdürü Sn. Ahmet Türkoğlu, hemşerimiz, Maliye Bakanı Sn. Mehmet Şimşek’e çağrıda bulunmak istiyorum: Enerji, keşif ve üretim atımında fedakârca çalışan işçinin sesine kulak verelim. Sendikaların sesine kulak verelim ve bu sorunları çözelim. İşçiyi ailelerini mağdur etmeyelim.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/deva-partisi-milletvekili-ekmen-tpao-iscilerinin-sorunlarini-gundeme-getirdi/feed/ 0
İzmir’de binlerce emekçi 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutladı https://www.haber60.com.tr/izmirde-binlerce-emekci-1-mayis-isci-bayramini-kutladi/ https://www.haber60.com.tr/izmirde-binlerce-emekci-1-mayis-isci-bayramini-kutladi/#respond Wed, 01 May 2024 22:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30029 HABER: FATİH ÖZKILINÇ-ECE AZAK KAMERA: KERİM UĞUR-ÖZGÜR ŞENGÜL

(İZMİR) –1 Mayıs İşçi Bayramı’nda İzmir’de binlerce emekçi sabahın erken saatlerinden itibaren Basmane, liman, Kıbrıs Şehitleri Caddesi ve Cumhuriyet Meydanı’nda toplanarak Gündoğdu Meydanı’na yürüdü. Meydanda düzenlenen mitingde taleplerini dile getiren emekçiler “Her yer Taksim, her yer direniş”, “Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Hak, hukuk, özgürlük” sloganları attı.

Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenen mitingde konuşan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, Taksim’e selam gönderdi. Memiş, bu düzen böyle gitmez diyenlerin alanları hınca hınç doldurduklarını belirterek, şöyle konuştu:

“Bugün Gündoğdu Meydanı’ndan Taksim’e selam gönderiyoruz. Taksim’de düşene, dövüşene bin selam olsun. Yılın 365 günü ezilen, sömürülen, horlanan ve yok sayılan milyonlar 1 Mayıs alanlarında, kendilerini ifade etmek için yan yana geldiler. Umutlarımızı ve tepkilerimizi dile getiriyoruz. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında 1 Mayıs ülkemiz için önemli bir dönemeçte kutlanacak. Bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üreten işçilerin, emeklilerin, gençlerin, kadınların hesap sorma ve değiştirme iradesini güçlü bir şekilde ortaya koyduğu siyasi iktidarın yoksullaştırıcı ekonomik politikalarına, hukuksuzluklarına ‘dur’ dediği bir ortamda 1 Mayıs’ta alanlardayız. Ekmeğimizin her gün ama her gün küçüldüğü; gelirde, vergide ve ülkede adaletsizliklerin arttığı; hak ve özgürlüklerimizin alabildiğine kısıtlandığı bu süreçte, hükümetin yoksullaştırıcı ekonomi programına seçimden sonra uygulayacağını söylediği kemer sıkma politikalarına karşı 1 Mayıs’ta alanlardayız. Ülke için, barış için, adalet için 1 Mayıs’ta alanlardayız. Ülkemizde güçlü bir tarihi olan 1 Mayıs, iş yeri iş yeri, sokak sokak, meydan meydan yaşasın 1 Mayıs. Emek, dayanışma, mücadele günü.”

“ÜLKENİN DÖRT BİR YANINDAN TAKSİM’ E ÇIKANLARA ‘SELAM OLSUN'”

Mitingde Türk-İş Bölge Temsilcisi Hayrettin Çakmak ortak basın açıklamasını okudu. Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Ekmek, adalet, hürriyet için emek bizim, gelecek bizim. 1 Mayıs, İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma günü. 1 Mayıs emeğin, alın terinin, barışın, demokrasinin ve güvenli bir gelecek için dayanışmanın günüdür. Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü’müz 1 Mayıs kutlu olsun. 2024 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı coşkuyla kutlarken, işçi sınıfının ve tüm ezilenlerin haklarını savunmak için canlarını ortaya koyanlar; emek ve demokrasi mücadelesinde yitirdiğimiz, 1977 1 Mayısı’nda Taksim’ de katledilen canlarımızı bir kez daha saygı ile anıyoruz ve buradan 1 Mayıs’ ı kutlamak için ülkenin dört bir yanından Taksim’ e çıkanlara selam olsun diyoruz.

Ücretli çalışanların geçim ve yaşama şartları her geçen gün zorlaşırken, daha yılın ilk aylarında vergi oranları yükselmekte, ücretli çalışanlar ağır vergi yüküyle karşı karşıya kalmaktadır. Asgari ücret artışları enflasyon karşısında kısa bir sürede etkisini kaybetmekte, ülkedeki çalışanların ücretleri asgari ücret seviyesinde yoğunlaştırılmaktadır ve asgari ücret ortalama ücret haline gelmektedir. Kayıt dışı istihdam sorunu devam ederken başta kadın emekçiler olmak üzere, tüm emekçilere daha güvencesiz bir çalışma yaşamı dayatılmaktadır. Ülkemiz her alanda güvencesizler cumhuriyeti haline gelmiştir. Kadın işsizliği ve güvencesiz, kayıt dışı çalışma ortamlarında taciz, şiddet ve mobbing her geçen gün artmaktadır.”

Anayasa’da tanımlanan demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinin işler hale gelmesi için, eşitlik, demokrasi ve adalet için mücadelenin inatla,  ısrarla ve kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanan açıklamada, şöyle devam edildi:

“Gelecek, işçi sınıfının ve tüm emekçilerin ellerinde yükselecektir. Bizler sadece işçilerin değil, tüm emekçilerin, kadınların, çocukların ve ötekileştirilen tüm kesimlerin, doğanın ve tüm canlıların haklarını sonuna kadar savunacağız. ve insan onuruna yaraşır koşullarda yaşayabilmek için azim ve kararlılıkla kavgamızı sürdüreceğiz.

Bizler emeğin sömürülmediği, sendikal hak ve özgürlüklerin engellenmediği, grev hakkının yasaklanmadığı, herkesin güvenceli, kadrolu çalıştığı, bir işinin ve insanca yaşamaya yetecek bir ücretinin olduğu, KHK ve fiili OHAL rejimine son verildiği, ekonomik krizlerin, salgınların, depremlerin, afetlerin faturasının halkımıza ve emekçilere kesilmediği, emperyalist güçlerin yarattığı savaşların hiç olmadığı, kimsenin kimliğinden, inancından, cinsiyetinden dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği, barış ve kardeşliğin hakim olduğu kadınlara yönelik şiddet, taciz ve tecavüzün son bulduğu, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırıldığı, çocuk istismarının ve çocuk işçiliğinin olmadığı, düşünce ve ifade özgürlüğünün suç olarak sayılmadığı, gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan, emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hakim olduğu bir gelecek ve ülke için mücadeleye devam edeceğiz.1 Mayıs mücadeledir, 1 Mayıs birliktir, 1 Mayıs umuttur, 1 Mayıs gelecektir. 2024 1 Mayısı’ndan yeni bir başlangıç için ‘bu düzen böyle gitmez’ diyerek umutla ayağa kalkıyoruz. Yaşasın 1 Mayıs.”

1.VİDEO

SENDİKALARIN ALANA GELİŞLERİNDEN DETAY GÖRÜNTÜLER

2.VİDEO

İZMİR GÜNDOĞDU MEYDANINDAKİ 1 MAYIS KUTLAMALARINDAN DETAY

İZMİR GÜNDOĞDU MEYDANINDAKİ TERTİP KOMİTESİNİN KONUŞMALARI

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirde-binlerce-emekci-1-mayis-isci-bayramini-kutladi/feed/ 0
Antalya’da Türk müşterilerden “milliyet farkı” ücreti alan lüks otele 54.694 TL ceza kesildi https://www.haber60.com.tr/antalyada-turk-musterilerden-milliyet-farki-ucreti-alan-luks-otele-54-694-tl-ceza-kesildi/ https://www.haber60.com.tr/antalyada-turk-musterilerden-milliyet-farki-ucreti-alan-luks-otele-54-694-tl-ceza-kesildi/#respond Tue, 30 Apr 2024 07:59:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29854 Antalya’da yabancı web sitesi üzerinden rezervasyon yaptıran Türk vatandaşından 120 euro (4 bin 152 lira) “milliyet farkı” ücreti alan lüks otel gündemden düşmüyor.

“ALINAN ÜCRET MİSAFİRE İADE EDİLDİ”

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın inceleme başlattığı otelle ilgili açıklama yapan Bakan Osman Nuri Ersoy, “Milliyet farkı ile haksız gerekçeyle ücret alınması nedeniyle firmaya 54 bin lira ceza verildi, alınan ücret farkı misafire iade edildi” ifadelerini kullandı.

OTELE KESİLEN CEZA TEPKİ ÇEKTİ

Antalya’daki lüks otele verilen 54 bin 694 TL’lik cezanın otelin bir haftalık konaklama ücretinden bile daha az olması sosyal medyada tartışma konusu oldu. Otelin rezervasyon sayfasına girildiğinde 6 gecelik standart bir oda için 92 bin 400 TL istendiği görülüyor.

BAKAN ERSOY’DAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR

Türkiye’de 2024 yılının ilk çeyreğine ilişkin turizm verileri açıklayan Kültür ve Turizm Bakanı Osman Nuri Ersoy’un sözlerinden satır başları şu şekilde; “Turizm geliri Ocak, Şubat ve Mart aylarından oluşan I. çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %5,4 artarak 8 milyar 784 milyon 800 bin dolar oldu. Turizm gelirinin %21’i ülkemizi ziyaret eden yurt dışı ikametli vatandaşlardan elde edildi. Ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket tur ile organize etmektedirler. Bu çeyrekte yapılan harcamaların 7 milyar 775 milyon 627 bin dolarını kişisel harcamalar, 1 milyar 9 milyon 174 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

ZİYARETÇİ SAYISI GEÇEN YILIN AYNI ÇEYREĞİNE GÖRE %10,1 ARTTI

Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2024 yılı I. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %10,1 artarak 9 milyon 10 bin 90 kişi oldu. Ziyaretçilerin %21,6’sını 1 milyon 942 bin 94 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu. Bu çeyrekte ülkemizden çıkış yapan ziyaretçilerin gecelik ortalama harcaması 93 dolar oldu. Yurt dışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması ise 64 dolar oldu. Bu çeyrekte turizm geliri içerisindeki yeme içme harcamalarının payı %22,6, uluslararası ulaştırma harcamalarının payı %16,7, paket tur harcamalarının payı ise %11,5 oldu. Bir önceki yılın aynı dönemine göre yeme içme harcamaları %2,8, uluslararası ulaştırma harcamaları %11,8 ve paket tur harcamaları %19,4 arttı. İkinci sırada %31,3 ile “akraba ve arkadaş ziyareti”, üçüncü sırada ise %9,6 ile “alışveriş” yer aldı. Yurt dışı ikametli vatandaşlar ise ülkemize %73,6 ile en çok “akraba ve arkadaş ziyareti” amacıyla geldi.

TURİZM GİDERİ GEÇEN YILIN AYNI ÇEYREĞİNE GÖRE %11,3 ARTTI

Yurt içinde ikamet edip başka ülkeleri ziyaret eden vatandaşlarımızın harcamalarından oluşan turizm gideri, geçen yılın aynı çeyreğine göre %11,3 artarak 1 milyar 779 milyon 649 bin dolar oldu. Bunun 1 milyar 444 milyon 620 bin dolarını kişisel harcamalar, 335 milyon 30 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Kültür ve Turizm Bakanı Osman Nuri Ersoy.

YURT DIŞINI ZİYARET EDEN VATANDAŞLAR 2023 YILI I. ÇEYREĞİNE GÖRE %18,4 ARTTI

Bu çeyrekte yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %18,4 artarak 2 milyon 449 bin 225 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 727 dolar olarak gerçekleşti.

BAKAN ERSOY: REKOR TURİZM GELİRİ ELDE ETTİK

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy “Tarihimizdeki en yüksek ilk çeyrek turizm gelirini elde ettik. 2024 yılı ilk çeyreğinde ziyaretçi sayısı geçen seneye göre yüzde 16,7 artarak 9 milyon 68 bin oldu. Yılsonu hedefi olan 60 milyon ziyaretçi hedefine uyumlu şekilde ilerliyoruz” dedi.

MİLLİYET FARKI ÜCRETİ

Milliyet farkı ile haksız gerekçeyle ücret alınması nedeniyle firmaya 54 bin lira ceza verildi, alınan ücret farkı misafire iade edildi.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalyada-turk-musterilerden-milliyet-farki-ucreti-alan-luks-otele-54-694-tl-ceza-kesildi/feed/ 0
Tokat’ta ücretli öğretmenlik yapan İlker Aydın, emeklilik hakkını alamıyor https://www.haber60.com.tr/tokatta-ucretli-ogretmenlik-yapan-ilker-aydin-emeklilik-hakkini-alamiyor/ https://www.haber60.com.tr/tokatta-ucretli-ogretmenlik-yapan-ilker-aydin-emeklilik-hakkini-alamiyor/#respond Mon, 29 Apr 2024 21:21:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29760 1998-1999 eğitim-öğretim döneminde Tokat’ta ücretli öğretmenlik yapan İlker Aydın, sigorta başlangıcı olmadığı için Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) statüsüne geçemedi. Erbaa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü o dönemde Aydın’ın ücretli öğretmen olarak çalıştığını kabul etse de maaş ve ücret bordrosunu vermediği için emekli olamıyor.

Tokat’ta yaşayan 50 yaşındaki İlker Aydın, 1998-1999 eğitim-öğretim döneminde Erbaa Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı Hacı Fatma Uslu İlköğretim Okulu’nda ücretli öğretmenlik yaptı. İddiaya göre bu süre zarfında sigorta girişi yapılmayan Aydın, bu nedenle EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) statüsüne geçemedi. Durumu araştıran Aydın, aynı dönemde ücretli öğretmenlik yapan arkadaşı Yeliz Ünal Özlü’nün ilçe milli eğitim müdürlüğünden aldığı ücret bordrolarını SGK’ya bildirerek emekli olduğunu öğrenince, kendisi de benzer belgeyi almak için başvuruda bulundu. İlçe milli eğitim müdürlüğü, Aydın’ın o dönemde çalıştığını kabul ettiğini belirterek öğrencilere verdiği ders notlarını vermesine rağmen bilinmeyen bir sebeple ücret bordrosunu vermedi. Bu durumu hukuki mücadeleyle çözmeye karar veren Aydın, banka dekontunu alması halinde emeklilik hakkı kazanabileceğini iddia ediyor.

“Çalıştığımı kabul ediyor ama ücret bordromu vermiyor”

İhlas Haber Ajansına özel açıklamalarda bulunan EYT mağduru İlker Aydın (50), “1998-99 eğitim-öğretim yılında Erbaa ilçesi Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Hacı Fatma Uslu İlköğretim Okulu’nda ücretli öğretmenlik yaptım. Aynı yıl benim gibi ücretli öğretmenlik yapan Erbaa Tapu Müdür Yardımcısı Yeliz Ünal Özlü, ilçe milli eğitim müdürlüğünden ücretli öğretmenlik yaptığına ilişkin ücret bordrolarını alarak SGK’ya verdiği için emekli oldu. Aynı yöntemi ben izlemek istediğimde de Erbaa Milli Eğitim Müdürlüğü o dönemde çalıştığımı kabul ediyor, hatta öğrencilere vermiş olduğum ders notlarını bana gönderiyor. Ancak ücret bordrosunu bana göndermiyor. Arşiv yönetmeliğinin 43. Maddesinde maaş ve ücret bordroları ilgili kurumda süresiz saklanır der. Bunu süresiz saklaması gerekiyor. Öğrendiğim kadarıyla da zaten maaş bordrolarım duruyor. Ama bana vermiyorlar” dedi.

“1998 yılında devlet bizi sigortasız çalıştırmış”

Her vatandaşın kanun önünde eşit olduğunu hatırlatan Aydın, “1998-99 eğitim-öğretim yılında ücretli öğretmenlik yaptığıma ilişkin Erbaa Milli Eğitim Müdürlüğü ücret bordrolarımı verirse ben de SGK’ya vereceğim. SGK’da bordroları inceleyecek ve beni emekli edecek. Mağduriyetim de giderilmiş olacak. Belli ki devlet bizi 1998-99 eğitim-öğretim yılında sigortasız çalıştırmış. Ama arkadaşımı da sigortasız çalıştırmış. Arkadaşım Yeliz Ünal Özlü ücret bordrolarını aldığı için SGK’da ona hakkını verdi. Ben de hakkımı istiyorum. Anayasanın 10. Maddesinde her vatandaş kanun önünde eşittir der. Ben de anayasanın bana vermiş olduğu o hakkı talep ediyorum. Devlet kurumları arkadaşım Özlü’ye nasıl hizmet ettiyse ben de devletimden aynı hizmeti istiyorum. Erbaa Milli Eğitim Müdürlüğünden maaş ve ücret bordromu alırsam ben de EYT’li olacağım. Şunu da belirtmek istiyorum ki arşiv yönetmeliğiyle ilgili durumu da belirterek CİMER’e ilçe milli eğitim müdürlüğünü şikayet ettim. Müdürlükte cevabında ücret bordrolarını ekte gönderdik diyor ama yine bakıyorum ki öğrencilerime vermiş olduğum ders notlarını gönderiyor. Devletin kurumu devleti kandırıyor” diye konuştu. – TOKAT

]]>
https://www.haber60.com.tr/tokatta-ucretli-ogretmenlik-yapan-ilker-aydin-emeklilik-hakkini-alamiyor/feed/ 0
CHP Milletvekili Gizem Özcan, Turist Rehberliği Meslek Kanunu’nu eleştirdi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gizem-ozcan-turist-rehberligi-meslek-kanununu-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gizem-ozcan-turist-rehberligi-meslek-kanununu-elestirdi/#respond Sat, 20 Apr 2024 22:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28484 (ANKARA) – CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, TBMM’de kabul edilen Turist Rehberliği Meslek Kanunu ile Seyahat Acentaları Birliği Kanunu’nda yapılan değişiklikleri eleştirerek, “Sarayın dehlizlerinde yandaşların çıkarlarına kanun yapmaktan vazgeçin. Turizmi büyütmek için gecesini gündüzüne çalışanları dinlemeniz yeter” dedi.

CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, TBMM’de kabul edilerek yasalaşan Turist Rehberliği Meslek Kanunu ile Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile getirilen düzenlemeleri eleştirdi.

“ÜZERİNİZE DÜŞENİ YAPIN”

Özcan, Türkiye’nin turizmim potansiyelinin var olanın çok üstünde olduğunu belirterek, “Ülkemiz küresel turizmin amiral gemilerinden olabilir” dedi. Turizm sektörünün taleplerini ciddiye almayan iktidar anlayışı yüzünden turizmdeki potansiyelin hayata geçirilmediğini söyleyen Özcan, şunları ifade etti:

“İktidar sektörün taleplerini ciddiye almıyor ama sektörün başarıları ile övünmesini biliyor. 2023’te turizm gelirimiz yüzde 17 artarak 54.3 milyar dolar oldu. Ziyaretçi sayısı ise yüzde 11 artarak 57 milyon kişi oldu. Ortalama kişi başı gecelik turizm geliri 89 dolardan 99 dolara çıktı. İktidara bir çağrı yapıyorum: Kültür ve Turizm Bakanlığı diyor ki hedefimiz 2024 yılında turizm gelirini 60 milyar dolara, turist sayısını 60 milyona, gecelik harcamayı da 99 dolardan 109 dolara çıkarmak. Bu hedefi, sözünü kaale almadığınız bir sektörün sırtına sorumsuzca yüklemekten vazgeçin. Çok zor değil. Sarayın dehlizlerinde yandaşların çıkarlarına kanun yapmak yerine, turizmi büyütmek için gecesini gündüzüne çalışanları dinlemeniz yeter. Biz hazırız. Sektör bileşenlerinin taleplerini dikkate alan, sorunlarını çözen, nitelikli bir turizm dünyasına sahip olmamız için gerekli desteklemeleri hayata geçirecek bir düzenlemeyi hep beraber yapalım. Unutmayın, yönettiğiniz kamu kaynakları size miras kalmadı, bu halkın alın teri o kaynaklar. Bu kaynakları turizme yatırmak ve böylece ülkemizin turizmle zenginleşmesi için üzerinize düşeni yapın.”

“TURİZMLE İLGİLİ BİR KANUNA CUMHURBAŞKANINA HAKARETİ KARIŞTIRMAK NASIL BİR AKLIN ÜRÜNÜDÜR?”

Özcan, kanun ile Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin yetkilerinin budandığını ve bu yetkilerin bakanlığa transfer edildiğini de savundu. Özcan, “Yeni düzenleme deyince iktidarın aklına kendisine yetki transferi geliyor. Soruyorum: Neden? Hangi ihtiyaca bir cevap bu? Kim talep etti bunu? Tam tersine, sektörün işleyişine Turizm Fakültesi bulunan üniversiteleri dahil etmek gerekmiyor mu? Yetmemiş, kanuna göre, ‘milli güvenlik, kamu düzeni, suçun işlenmesinin önlenmesi’ gibi soyut gerekçelerle turizm birlikleri ve rehber odalarının faaliyetlerine yargı kararı beklenmeksizin, son verilebilecek. Neresinden tutalım? Bu düzenleme, sadece Anayasa’nın adil yargılanma hakkına değil; dernek kurma ve örgütlenme özgürlüğüne de aykırı. Bakıyoruz, Turist rehberi olmayı engelleyen hükümler arasına Cumhurbaşkanına hakaret suçu da eklenmiş. Neden? Kendisi muğlak ve iktidarın çokça sopa olarak kullandığı bir suçun, turizmle ilgili bir düzenlemede yer almasının maksatı ne? Turizmle ilgili bir kanuna Cumhurbaşkanına hakareti karıştırmak nasıl bir aklın ürünüdür? Bunun devlet ciddiyeti ile bağdaşır yanı var mı?”

“NEDEN REHBERLERİMİZİN ÜCRETİNİ DÜŞÜRÜYORSUNUZ?”

“Türkçe rehber” adı altında yeni bir uygulama getirildiğini belirten Özcan, “Neden? Kokartlı rehberlikte yabancı dil şartı kaldırarak 14 bin civarında rehberin daha ucuza çalıştırılmasının önü açılıyor” diye sordu. Özcan, “Taban ücret o mesleği icra edenler için asgari ücrettir.  Türkçe rehberlik yapanlar için bu taban ücretin yüzde 70’ine kadar ücret ödenebilmesi sosyal hukuk devleti ile bağdaşır mı? Güvencesizlik, geçim sıkıntısı, yoksulluk bir kangren gibi toplumu sarmışken, neden rehberlerimizin ücretini düşürüyorsunuz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gizem-ozcan-turist-rehberligi-meslek-kanununu-elestirdi/feed/ 0
Prof. Dr. Hüseyin Özel: Asgari ücrete zam yapılmalı, servet vergisi konuşulmalı https://www.haber60.com.tr/prof-dr-huseyin-ozel-asgari-ucrete-zam-yapilmali-servet-vergisi-konusulmali/ https://www.haber60.com.tr/prof-dr-huseyin-ozel-asgari-ucrete-zam-yapilmali-servet-vergisi-konusulmali/#respond Thu, 18 Apr 2024 00:57:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27956

HABER: NİSANUR YILDIRIM/ KAMERA: UĞUR DEMİRCİ

Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü’nden emekli Prof. Dr. Hüseyin Özel, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın “asgari ücrete ara zam yok” açıklamasına ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Özel, “Sermaye kesimine yönelik herhangi bir önerecekleri şey yok, olması gereken o. Servet vergisinin ciddi ciddi konuşulmaya başlanması gerekiyor. Bütün şeyi ücret yüksekliğine bağlıyorlar. Bu standart, liberal bakış açısı. 70’lerden beri ısıtılıp ısıtılıp öne sürülen bir bakış açısı. O günden bu yana da çok fazla şey değişmiş gözükmüyor. Tümüyle siyasi hatta sınıfsal bir tercih” dedi.

Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü’nden emekli Prof. Dr. Hüseyin Özel, ekonomide yaşanan son gelişmeleri ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi.

Özel, Merkez Bankası’nın hükümete gönderdiği açık mektupta asgari ücrete yılda bir kez zam yapılması uyarısı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın “asgari ücrete ara zam yok” açıklamasına ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:

“Her şeyden önce siyasi bir tercih. Sonuçta enflasyonun bütün nedenini ücretlere özellikle de asgari ücrete bağlarsanız sonuçta geleceğiniz yer burasıdır. O iş o kadar basit değil. Aslında o işin böyle olmadığını onlar da biliyorlar. Bu tümüyle siyasi bir tercih. Sermaye kesimine yönelik herhangi bir önerecekleri şey yok. Daha doğrusu olması gereken o. Vergilemenin doğru dürüst yapılması gerekiyor. Servet vergisinin ciddi ciddi konuşulmaya başlanması gerekiyor. Bütün bunları konuşmak işlerine gelmediği için bütün şeyi ücret yüksekliğine bağlıyorlar. Bu standart liberal bakış açısı hala 70’lerden beri ısıtılıp ısıtılıp öne sürülen bir bakış açısı. O günden bu yana da çok fazla şey değişmiş gözükmüyor. Tümüyle siyasi hatta sınıfsal bir tercih.”

Özel, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın lokanta ve kafelerdeki KDV oranlarına ilişkin tebliğ tasarısı ve KDV’lerin artırılacağını ilişkin haberlerin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in KDV oranlarına “zam gelmediği” açıklamasını ise şöyle değerlendirdi:

“SERVET ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLERİN GÜNDEME GETİRİLMESİ GİBİ SEÇENEKLER BU İNSANLARIN KAFASINDA YOK”

“Doğrudan vergileri yani gelir ve kurumlar vergilerini doğru düzgün toplayamıyorsanız ya da öyle bir niyetiniz yoksa dolaylı vergilere yüklenmek öteden beri, son 20 yıldır yapılan en büyük tercihlerden bir tanesi. Verginin tabanı denen şeyi neredeyse artık dolaylı vergiler oluşturuyor. Çünkü sermayeden vergi almak bir yana onlara sürekli vergi indirimi, teşviği veriyorsunuz. Böyle olunca da KDV’nin, dolaylı vergilerin nasıl arttırılacağı sizin için en önemli sorunlardan bir tanesi haline geliyor. ‘KDV’nin arttırılması mümkün müdür, değil midir?’ Çok zorda kalırlarsa bunu da kesin olarak yapacaklardır. O konuda çok endişe etmeye gerek yok. Sorunun özü doğrudan vergilerin toplanması, servet üzerinden alınan vergilerin gündeme getirilmesi gibi seçenekler ne yazık ki bu insanların kafasında yok. Tıpkı Merkez Bankası’nın bakış açısında olduğu gibi. Burada da standart, neoliberal bir bakış açısını, sınıfsal bir tercihi görmek mümkün.”

Özel, Türkiye ile Dünya Bankası arasında imzalanan proje bazlı 18 milyar dolarlık ek finansman anlaşmasına ilişkin soruyu ise şöyle cevapladı:

“ENİNDE SONUNDA BELKİ IMF’NİN KAPISI ÇALINMAK ZORUNDA KALINACAK”

“Proje bazlı bir kredi olduğu için onu almak o kadar da kolay değil. Her ne kadar büyük bir zafermiş gibi sunuluyorsa da belli projelere bağlı olarak kullanabileceğiniz bir şey. Türkiye’nin dertlerine de ilaç olacak biçimde değil. Eninde sonunda belki IMF’nin kapısı çalınmak zorunda kalınacak. Çünkü çok fazla yapılacak bir şey yok. Çünkü beklediğiniz portföy yatırımları sıcak para denen sermaye pek de gelmiş gözükmüyor. Körfez ülkelerinden gelen giden bir şey yok. Sonuçta yine Batı’nın sermayesine, portföy yatırımlarına muhtaçsınız. Zaten Mehmet Şimşek de neredeyse finansal sermayenin sözcüsü gibi davranıyor. İnsan ister istemez Düyun-u Umumiye dönemini hatırlıyor. Bu iş siyasal ve sınıfsal bir tercih. IMF özelinde politik olarak onun riski çok fazla gözüküyor. Seçime daha çok süre olduğunu varsayarsak böyle bir adım da atılabilir. Hatta belki de Dünya Bankası’ndan alınan bu kredi bir prova niteliğinde de olabilir. Ama bu biraz komplo teorisine kaçıyor. Hükümetin bu konuda çok da fazla seçeneği kalmış gözükmüyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/prof-dr-huseyin-ozel-asgari-ucrete-zam-yapilmali-servet-vergisi-konusulmali/feed/ 0
İstanbul’da silahlı ‘tost ücreti’ kavgası kamerada: Büfeci müşteriyi kovalayıp bacağından vurdu https://www.haber60.com.tr/istanbulda-silahli-tost-ucreti-kavgasi-kamerada-bufeci-musteriyi-kovalayip-bacagindan-vurdu/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-silahli-tost-ucreti-kavgasi-kamerada-bufeci-musteriyi-kovalayip-bacagindan-vurdu/#respond Sun, 14 Apr 2024 07:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27350 İstanbul’da silahlı “tost ücreti” kavgası kamerada: Büfeci müşteriyi kovalayıp bacağından vurdu

Beşiktaş’ta bir büfede tost yiyen adam ücret konusunda çıkan tartışmada çalışan tarafından bacağından silahlı vuruldu

Polis tarafından silahla birlikte yakalanan saldırgan tutuklandı

İSTANBUL – Beşiktaş’ta bir büfede tost yiyen adam ücret konusunda çıkan tartışmada çalışan tarafından silahla bacağından vuruldu. Silahlı kavga anları kameralara anbean yansırken, Beşiktaş Asayiş Büro Amirliği polisleri tarafından yakalanan saldırgan tutuklandı. Saldırgan hem ücreti vermediği hem de küfür ettiği için adamı vurduğunu söyledi.

Beşiktaş Dikilitaş Mahallesi’nde geçtiğimiz aylarda meydana gelen olayda Barış A. hastanenin yanında bulunan bir büfeye gelerek tost siparişi verdi. Tostu gelen adam yedikten sonra kasaya ücreti ödemeye yöneldi. O esnada adam ile çalışan arasında ücreti ödeme tartışması çıktı. İddiaya göre Barış A., tost ücreti için olan parayı veremeyince çalışan da “paran yoksa sonra verirsin” diye karşılık verdi. Bu kelimelere sinirlenen Barış A. “Paramız var. Parasız gezmiyoruz herhalde. Sen bana ne demek istiyorsun” diye cevap verdi.

Tost ücreti tartışmasında müşterisini vurdu

İkili arasında başlayan tartışma, çalışanın dışarıya çıkmasıyla daha da büyüdü. Taraflar önce birbirlerine vurmaya başladı. Daha sonra çalışan sakladığı tabanca ile Barış A.’yı kovalamaya başladı. Dışarıya taşan olayda çalışan silahını çekerek Barış A.’yı bacağının 5 yerinden vurdu. Ortalığın karıştığı silahlı kavga kameralara anbean yansıdı. Olayın ardından ihbar üzerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralı Barış A.’yı yaptıkları ilk müdahalenin ardından ambulansla Şişli’deki Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırarak tedavi altına aldı. Ameliyata alınan adamın hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi.

Beşiktaş Asayiş polisi kıskıvrak yakaladı

Öte yandan olayın ardından çalışma başlatan Beşiktaş Asayiş Büro Amirliği polisleri, görgü şahitlerinin ifadesine başvurarak çevredeki güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı. Yapılan inceleme sonucunda şüphelinin büfe çalışanı Ufuk Ç. olduğu tespit edildi. Saldırgan şahıs Ihlamurdere Caddesi üzerinde olayda kullandığı silahla birlikte kayıplara karışamadan yakalandı. Gözaltına alınan şahıs emniyete götürüldü.

“Sinirlenen büfe sahibi müşteriye bir kaç el silah sıkıyor”

Olayla ilgili konuşan bir vatandaş, “Beşiktaş’ta arkadaşlarımızla yürürken bir anda bir kaç el silah sesi duyduk ve kalabalıkla beraber kaçışmaya başladık. Sonradan öğrendiğimize göre olay tost yiyen müşteri ile büfe sahibi arasında geçiyor. Tost yiyen müşterinin o an parası çıkışmayınca büfe sahibi ile arasında karışıklık çıkıyor. Sonrasında sinirlenen büfe sahibi müşteriye bir kaç el silah sıkıyor” dedi.

Ücret için adam vuran saldırgan tutuklandı

Emniyette ifadesi alınan şahıs, hesap ödeme konusunda müşteri ile aralarında tartışma çıktığını, müşterinin küfür ettiğini ve bu sebeple silahını çekip vurduğunu söylediği öğrenildi. İşlemleri tamamlanan saldırgan Ufuk Ç., sevk edildiği adliyede çıkartıldığı mahkemece “ateşli silahlar kanuna muhalefet”, “kasten yaralama” ve “silahla gasp” suçlarından tutuklandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-silahli-tost-ucreti-kavgasi-kamerada-bufeci-musteriyi-kovalayip-bacagindan-vurdu/feed/ 0
Taşeron Şoförler Sağlık Bakanlığı’na Seslendi https://www.haber60.com.tr/taseron-soforler-saglik-bakanligina-seslendi/ https://www.haber60.com.tr/taseron-soforler-saglik-bakanligina-seslendi/#respond Mon, 18 Mar 2024 23:09:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20491 Sağlık Bakanlığı hizmetlerinde görev yapan taşeron şoförler, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. Önce Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya seslenen şoförler, “Bizleri pandemide unuttuğunuz gibi şimdi de kadroya almayarak bizlere ihanet ediyorsunuz. Bu da yetmezmiş gibi elimizde bulunan kalifiye personel varken KPSS ile şoför alımı yapıyorsunuz. Bizlerin açığını mı gördünüz, sizlere yanlış mı yaptık? Neden üvey evlat muamelesi görüyoruz? Hak ettiğimiz kadroyu istiyoruz. Bu ayıbınızdan acilen dönmelisiniz” dedi. “Biz taşeron şoförler sizlerin seçim yatırımı değiliz. Bizleri sakız çiğner gibi ağzınıza alamazsınız. Siz öncelikle verdiğiniz sözleri yerine getirin” sözleri ile dertlerini anlatan şoförler Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’a da “Sayın Cumhurbaşkanımız bizlere söz verdi. Hani babalar sözünü tutardı?” diye sordu.

PANDEMİ GÜNLERİNDE YAŞADIKLARINI ANIMSATTILAR

“Bizler, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nde en yenimiz 2 yıl, en eskimiz 14 yıldır şoförlük hizmeti veren fedakar ve cefakar insanlarız. İstanbul’un her yerindeyiz. 39 ilçede varız. Silivri’den selam göndersek Tuzla’dan selam alan emekçi insanlarız. İstanbul genelinde İlçe Sağlık Müdürlükleri, Toplum Sağlığı Merkezleri, Evde Sağlık Hizmetleri, Devlet Hastaneleri, Şehir Hastaneleri, Halk Sağlık Müdürlükleri ile kocaman bir aileyiz” sözleri ile basın açıklamalarına başlayan taşeron şoförler, pandemi günlerini anımsattı:

“Bizler bu işe girdiğimizde birlik, beraberlik içinde çalıştık. Şartlarımız iyi olmasa da, beraber ağlayıp beraber gülebiliyorduk. Zaman geçti, Pandemi döneminde yeri geldi evimize gitmedik. Gece gündüz demeden çalıştık, “Önce insan sağlığı” dedik.  Sağlık Bakanlığı bu süreçte doktorlara ve hemşirelere pandemi desteği verdi. Ancak bizler 7/24 çalıştık yine de bizlere ödeme verilmedi. ve biz devletimize küsmedik, aynı şekilde çalışmaya devam ettik. Pandemi döneminde yeri geldi çalışan emekçi şoför kardeşlerimizi kaybettik. Biz “devletimiz, devletimiz” dereken bir baktık kimse arkamızda olmadı”

“HAKKIMIZ OLANI ALMAYA GELDİK” DEDİLER, TALEPLERİNİ SIRALADILAR

Sendikalı oldukları için tehdit edildiklerini, üvey evlat muamelesi gördüklerini belirten şoförler, “Sesimizi duyurmaya, hakkımız olanı almaya geldik” dedi. Şoförler taleplerini ise şöyle sıraladı:

“Asgari Ücret + % 100 zam, Yemek Ücreti, Yol Ücreti, Mesai Ücreti, Araçları Yıkamak İçin Ücret veya Uygun Bir Mekan, Şoför Odası (İlçelerde odamız yok ve kışın araçlarda donuyoruz.), Çocuk Parası, Yakacak ve Ramazan Yardımı, İSPARK ve park mekanlarına ait ücretlerin karşılanması (Bunları cebimizden ödemek zorunda kalıyoruz.), Saygınlık, Sendikalı olma hakkımıza saygı duyulması, İşten çıkarmalara son verilmesi, İşten çıkarılan arkadaşlarımızın geri alınması, EYT’li arkadaşlarımızın emekli olduktan sonra, şu an hali hazırda çalışmakta olan emekli arkadaşlarımız gibi işlerine son verilmeden çalışmaya devam etmesi, Yapılan ve yapılacak olan ihale şartlarını öğrenmek…”

“BİZLERİ SAKIZ ÇİĞNER GİBİ AĞZINIZA ALAMAZSANIZ”

Taşeron şoförler Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ye şu sözlerle seslendi:

“Bizleri görmezden gelmeyin. Bizleri pandemide unuttuğunuz gibi şimdi de kadroya almayarak bizlere ihanet ediyorsunuz. Bu da yetmezmiş gibi elimizde bulunan kalifiye personeller varken KPSS ile şoför alımı yapıyorsunuz. Bizlerin açığını mı gördünüz, sizlere yanlış mı yaptık? Neden üvey evlat muamelesi görüyoruz? Bizler HAK ETTİĞİMİZ KADROYU istiyoruz. Bu ayıbınızdan acilen dönmelisiniz. Biz taşeron şoförler sizlerin seçim yatırımı değiliz. Bizleri sakız çiğner gibi ağzınıza alamazsınız. Siz öncelikle verdiğiniz sözleri yerine getirin”

ERDOĞAN’A: HANİ BABALAR SÖZÜNÜ TUTARDI

Şoförler Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’la ilgili de şu ifadelere yer verdi:

“Sayın Cumhurbaşkanımız bizlere söz verdi. Hani babalar sözünü tutardı? Artık İstanbul gibi bir metropol şehirde 17.000 lira alıp, yol ve yemeği cebimizden veri 12.500 liraya yaşamaya çalışıyoruz. Bu ayıptan bir an önce dönmeniz lazım”

]]>
https://www.haber60.com.tr/taseron-soforler-saglik-bakanligina-seslendi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Emeklilerin bayram ikramiyelerinde yüzde 50 artış yapıldı https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-emeklilerin-bayram-ikramiyelerinde-yuzde-50-artis-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-emeklilerin-bayram-ikramiyelerinde-yuzde-50-artis-yapildi/#respond Sun, 17 Mar 2024 02:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19929 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu yıl emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde de yüzde 50 artışa gittik. Ramazan bayramı ikramiyelerini 2-5 Nisan tarihleri arasında emeklilerimizin hesaplarına yatırmış olacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nın Emekçileri İftar Programı’na katıldı. Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen programda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışanları enflasyona ezdirmediklerini belirterek, “Çalışmak kadar emeğinin karşılığını da hakkıyla almanın öneminin hepimiz şuurundayız. İşçinin ücretini teri kurumadan önce ödeyiniz’ buyuran bir inancın mensupları olarak zaten başka türlü hareket etmemiz beklenemez. İzinden gittiğimiz atalarımızda işçinin hakkının verilmesi hususunda hep itinayla davranmışlardır. Kanuni Sultan Süleyman Süleymaniye Camii’nin inşaatında çalışan işçilerin ücretinin günlük olarak verilmesini emretmiş bunun için inşaatın ortasına bir hesap çadırı kurdurmuştur. Cami inşaatının tamamlanmasından sonra bu güzel hatırayı yaşatmak adına 1792 yılında Çadır Çeşmesi yaptırılmıştır. İBB Başkanlığımızdan itibaren biz de görev aldığımız her yerde çalışanların haklarının teslimi için çaba harcadık. Ülkemizde 1 Mayıs tarihi uzun yıllar gerginliğin, çatışmanın ve 1977 yılındaki menfur olayın sembolü olarak anıldı. Bu tarihi 2008 yılında resmen Emek ve Dayanışma günü 2009 yılından itibaren de remi tatil ilan ederek işçilerimiz ile dayanışmamızı gösterdik. Enflasyona karşı çalışanlarımızı ezdirmeme bir diğer prensibimizdi. Özellikle son yıllarda üst üste yaşadığımız salgından bölgesel savaşlara küresel ekonomik krizlerden asrın felaketi olan 6 Şubat depremlerine rağmen duruşumuzdan taviz vermedik. 2024 yılında da bu hassasiyetimizi muhafaza ediyoruz” dedi.

“Bu yıl emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde de yüzde 50 artışa gittik”

“Bölgesel krizlerin ve istikrarsızlıkların yol açtığı mali yükü en az şekilde insanımıza yansıtmanın derdindeyiz” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Bu anlayışla bir sosyal koruma ücreti olan ve çalışma hayatındaki ücret politikaların en alt sınırını temsil eden asgari ücret 17 bin liraya çıktı. Böylece asgari ücrette bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 100 oranında artış oldu. Asgari ücret desteğini 700 liraya çıkararak ödemeyi sürdürüyoruz. Memurlarımızın aylıklarında ise 2024 yılı Ocak ayında enflasyon farkıyla birlikte yüzde 50’ye yakın bir artış sağladık. Bu rakamlarla en düşük memur maaşı 2002 yılına göre reel olarak yüzde 300 oranında nominal olarak ise 84 kat artış gösterdi. Aynı şekilde katlanarak artan emekli sayımıza rağmen emeklilerimizin ücretlerinde de çok önemli iyileştirmeler yaptık. Daha önce olmayan bayram ikramiyesi bu uygulamayı getirerek emeklilerimize bayram sevinci yaşattık. Geçen sene emeklilerimizden gelen talepler doğrultusunda her bir emeklimize tek seferlik 5’er bin liralık ödeme gerçekleştirdik. Bu yıl emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde de yüzde 50 artışa gittik. Ramazan bayramı ikramiyelerini 2-5 Nisan tarihleri arasında emeklilerimizin hesaplarına yatırmış olacağız. Devletimizin deprem bölgesiyle ilgili yükümlülükleri azaldıkça artan kaynağı emeklilerimiz ve çalışanlarımız başta olmak üzere milletimizin istifadesine sunmaya devam edeceğiz. Bunun yanında enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara düşürerek tüm toplum kesimlerinde daha kalıcı refah artışı sağlayacağız.”

“Memurlarımızın haklarını genişletmek için gayret ederken muhalefet bunları Anayasa Mahkemesine götürerek budamaya çalışıyor”

“Emeğin karşılığı kadar önemli bir diğer konu emeğin müdafaasıdır” diyen Erdoğan, “Çok kritik rol üstlenen sendikalarımız ve konfederasyonlarımız yine bizim dönemimizde rahat bir nefes alabilmiştir. Sendikacılık ile işçi işveren ilişkilerinin düzenleyen ve adil temsilini sağlayan sosyal diyalog mekanizmalarımız geçmişte hak ettiği değeri ve ilgiyi görememiş ihmal edilmişti. Son 21 yılda her alanda olduğu gibi sosyal diyalog konusunda da ciddi ilerlemeler kaydettik. İşçilerde sendikalaşma oranı 2024 Ocak istatistiklerinde yüzde 15’i geçti. Memurlarda sendikalaşma oranı ise yüzde 74 oranına yükseldi. Her toplu görüşmemizde yeni imkanlar getirerek memurlarımızın haklarını iyileştirmeyi sürdürüyoruz. Ülkemiz ve milletimiz yararına attığımız her müspet adımda olduğu gibi burada da muhalefetin engellemeleriyle karşılaşıyoruz. Toplu sözleşme ikramiyesi bu kazanımlardan birisidir. 7. dönem kamu toplu sözleşmesiyle üye sayısı yüzde 2’yi geçen sendikaların mensuplarına aylık 538 lira ödeme yapıyorduk. Bu düzenleme ana muhalefet partisinin başvurusundan dolayı Anayasa Mahkemesi tarafından geçenlerde iptal etti. Bu iptal kararıyla ikramiyeden yararlanan 2 milyona aşkın kamu görevlimiz maalesef 345 lira daha az aylık alacak. Bu da 2 yıllık toplu sözleşme sürecinde memurumuzun 8 bin 280 lira kaybı anlamına geliyor. Biz memurlarımızın haklarını genişletmek için gayret ederken muhalefet ise bunları Anayasa Mahkemesine götürerek budamaya çalışıyor. Çalışanlarımızı ve emeklilerimizi bize karşı kışkırtmak için meydanlarda atıp tutuyorlar ama mahkeme kapılarını aşındırmaktan da maalesef geri durmuyorlar. Bize göre yanlış olan bu kararla ilgili olarak üzerimize düşeni mutlaka yapacağız. Geçtiğimiz yıl yaptığımız 3 bin 600 ek gösterge düzenlemesiyle ek göstergelerini yeniden belirlenmesini sağlamıştık. 3 bin 600 ek gösterge düzenlemesini genişleteceğimizi duyurmuştuk. Bu sözümüzü de önümüzdeki dönemde hayata geçireceğiz. Çalışma Meclisimizin çalışma hayatının gelecek yüzyılı temalı 13. toplantısını önümüzdeki aylarda gerçekleştirmeyi planlıyoruz” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-emeklilerin-bayram-ikramiyelerinde-yuzde-50-artis-yapildi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Emeklilere bayram ikramiyesinde yüzde 50 artış https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-emeklilere-bayram-ikramiyesinde-yuzde-50-artis/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-emeklilere-bayram-ikramiyesinde-yuzde-50-artis/#respond Sun, 17 Mar 2024 01:54:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19918 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Emeklilerimizin ücretlerinde çok önemli iyileştirmeler yaptık. Daha önce olmayan bayram ikramiyesi uygulamasını getirerek emeklilerimize bayram sevinci yaşattık. Bu yıl emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde yüzde 50 artışa gittik. Ramazan bayramı ikramiyelerini inşallah 2-5 Nisan arasında emeklilerimizin hesaplarına yatıracağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’daki Türkiye Yüzyılı Emekçileri İftar Buluşması’nda yurttaşlarla bir araya geldi. İftar yemeğinden sonra konuşan Erdoğan, şunları söyledi:

“Yakın çevremizde savaşların, insani trajedilerin, krizlerin kol gezdiği sancılı bir dönemde bu mübarek günleri idrak ediyoruz. Bizler iftar sevincini paylaşabiliyoruz ancak Gazze’de büyük bir insani dram yaşanıyor. Bir kap sıcak yemeği, bir bardak temiz suyu bulmanın lüks olduğu insanlık adına utanç verici günlere şahitlik ediyoruz. Yemen, Suriye, Sudan, Türkistan, Afganistan başta olmak üzere gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde kardeşlerimiz bu mübarek günlerde ağır imtihanlardan geçiyor. Ramazan’ın gelmesiyle birlikte milletimizin Gazze’ye ve mazlum coğrafyalara yardımlarını artırdığını görmekten memnuniyet duyuyorum.

“ASGARİ ÜCRET DESTEĞİNİ 700 LİRAYA ÇIKARARAK ÖDEMEYİ SÜRDÜRÜYORUZ”

Özellikle son yıllarda üst üste yaşadığımız salgınlardan bölgesel savaşlara, küresel ekonomik krizden asrın felaketi olan 6 Şubat depremlerine rağmen bu duruşumuzdan taviz vermedik. 2024 yılında da hassasiyetimizi muhafaza ediyoruz. Bölgesel krizlerin ve istikrarsızlıkların yol açtığı mali yükü en az yansıtmanın derdindeyiz. Bir sosyal koruma ücreti olan ve çalışma hayatındaki ücret politikalarının en alt sınırını temsil eden asgari ücret 17 bin liraya çıktı. Böylece asgari ücrette bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 100 oranında artış oldu. Asgari ücret desteğini 700 liraya çıkararak ödemeyi sürdürüyoruz.

“MEMURLARIMIZIN AYLIKLARI 2002 YILINA GÖRE REEL OLARAK YÜZDE 300 ARTIŞ GÖSTERDİ”

Memurlarımızın aylıklarında ise enflasyon farkı ile birlikte yüzde 50’ye yakın artış sağladık. 2002 yılına göre reel olarak yüzde 300, nominal olarak 84 kat artış gösterdi. Emeklilerimizin ücretlerinde de çok önemli iyileştirmeler yaptık. Daha önce olmayan bayram ikramiyesi uygulamasını getirerek emeklilerimize bayram sevinci yaşattık. Geçen sene talepler doğrultusunda her bir emeklimize tek seferde 5 bin lira ödeme gerçekleştirdik. Bu yıl emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde yüzde 50 artışa gittik. Ramazan bayramı ikramiyelerini inşallah 2-5 Nisan arasında emeklilerimizin hesaplarına yatıracağız.

“İŞÇİLERDE SENDİKALAŞMA ORANI, 2024 YILINDA YÜZDE 15’İ GEÇTİ”

Enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara düşürerek tüm toplum kesimlerinde daha kalıcı refah artışı sağlayacağız. Emeğin karşılığı kadar önemli konu, emeğin müdafaasıdır. Bu süreçte çok kritik rol üstlenen sendikalarımız ve konfederasyonlarımız yine bizim dönemimizde rahat bir nefes alabilmiştir. Sendikacılık ile işçi işveren ilişkilerini düzenleyen sosyal diyalog mekanizmaları geçmişte hak ettiği değeri ve ilgiyi görememiş, ihmal edilmişti. Sosyal diyalog konusunda da ciddi ilerlemeler kaydettik. İşçilerde sendikalaşma oranı, 2024 yılında yüzde 15’i geçti. Memurlarda ise yüzde 74 oranına yükseldi. Memurlarımızın haklarını iyileştirmeyi sürdürüyoruz. Ülke ve milletimiz yararına attığımız her müspet adımda olduğu gibi burada da muhalefetin engellemeleriyle karşılaşıyoruz.

“BİZ MEMURLARIMIZIN HAKLARI İÇİN GAYRET EDERKEN MUHALEFET İSE BUNLARI BUDAMAYA ÇALIŞIYOR”

Biz memurlarımızın hakları için gayret sarf ederken muhalefet ise bunları Anayasa Mahkemesi’ne giderek budamaya çalışıyor. Bize göre yanlış olan bu kararla ilgili olarak üzerimize düşeni mutlaka yapacağız. Bu yanlışın müsebbiplerine sizler de gereken cevabı vermelisiniz. Çalışma hayatının en önemli istişare mekanizmalarından olan Çalışma Meclisi Toplantısı’nı en son 2019 yılında emek dünyamızın temsilcileriyle bir araya gelerek gerçekleştirmiştik. Çalışma hayatının 13. toplantısını önümüzdeki aylarda gerçekleştirmeyi planlıyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-emeklilere-bayram-ikramiyesinde-yuzde-50-artis/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ramazan Bayramı ikramiyelerini 2-5 Nisan tarihleri arasında emeklilerimizin hesabına yatıracağız. https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ramazan-bayrami-ikramiyelerini-2-5-nisan-tarihleri-arasinda-emeklilerimizin-hesabina-yatiracagiz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ramazan-bayrami-ikramiyelerini-2-5-nisan-tarihleri-arasinda-emeklilerimizin-hesabina-yatiracagiz/#respond Sun, 17 Mar 2024 01:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19902 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Haliç Kongre Merkezi’nde ” Türkiye Yüzyılı’nın Emekçileri İftar Programı”nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Ramazan ikramiyelerini 2 ila 5 nisan tarihleri arasında emeklilerimizin hesaplarına yatırmış olacağız.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle;

“GAZZE’DE İNSANİ DRAM YAŞANIYOR”

Bugün 6. orucunu tuttuğumuz 11 ayın sultanı olan mübarek Ramazan-ı Şerif’i hüzünlü karşıladık, hüzünlü yaşıyoruz. Yakın çevremizde savaşların, insani trajedilerin, krizlerin kol gezdiği sancılı günlerde bu mübarek günleri idrak ediyoruz. Bizler iftar sevincini hamdolsun paylaşabiliyoruz; ancak şu an Gazze’de kelimelerin kifayetsiz kaldığı büyük bir insani dram yaşanıyor. Bir kap sıcak yemeği bulmanın lüks olduğu son derece acı verici insanlık adına utanç verici günlere şahitlik ediyoruz.

Adalete, barışa, dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz dönemdeyiz. Rabbim tüm kardeşlerimizin yardımcısı olsun diyorum. Milletimizin Gazze’ye ve diğer mazlum coğrafyalara yardımlarını artığını görmekten memnuniyet duyuyorum.

“ÇALIŞMA HAYATINA ÇOK GENÇ YAŞLARDA İŞÇİ OLARAK BAŞLAMIŞ BİR KARDEŞİNİZİM”

Çalışma hayatını henüz çok genç yaşlarında İETT’de işçi olarak başlamış bir kardeşinizim. Çalışmak kadar emeğinin karşılığının hakkıyla almanın öneminin farkındayız. Kanuni Sultan Süleyman, işçilerin ücretinin günlük olarak verilmesini emretmiş bunun için inşaatın ortasına bir hesap çadırı kurdurmuştu. 1792 yılında çadır çeşmesi yaptırılmıştır. Süleymaniye meydan çeşmesi bu hassasiyetin günümüze kadar uzanan simgelerindendir.

“EMEKLİ İKRAMYELERİ 2-5 NİSAN’DA YATACAK”

Tarihimize ve köklü geleneğimize baktığımız zaman bu tarz pek çok örnek uygulamayı görmek mümkündür. Biz görev aldığımız her yerde çalışanların haklarının teslimi için çaba harcadık. Bölgesel krizlerin ve istikrarsızlıkların yol açtığı mali yükü en az şekilde insanımıza yansıtmanın derdindeyiz. Sosyal koruma ücreti olan asgari ücret 17 bin liraya çıktı. Böylece asgari ücrette bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 100 oranında artış oldu.

Memurlarımızın aylıklarında ise yüzde 50’ye yakın artış sağladık. Aynı şekilde katlanarak artan emekli sayımıza rağmen emeklilerimizin ücretlerinde de çok önemli iyileştirmeler yaptık. Bayram ikramiyesi uygulamasını getirerek emeklilerimize bayram sevinci yaşattık.

Her bir emeklimize tek seferlik 5’er bin liralık ödeme gerçekleştirdik. Bu yıl emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde yüzde 50 artışa gittik. Ramazan ikramiyelerini 2 ila 5 nisan tarihleri arasında emeklilerimizin hesaplarına yatırmış olacağız.

“KALICI REFAH ARTIŞI SAĞLAYACAĞIZ”

Enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara düşürerek daha kalıcı refah artışı sağlayacağız. Emeğin karşılığı kadar bir diğer önemli konu emeğin müdafaasıdır. Sendikacılık ile işçi işveren ilişkilerini düzenleyen sosyal diyalog mekanizmalarımız geçmişte hak ettiği ilgiyi görememişti. Son 21 yılda her alanda olduğu gibi sosyal diyalog konusunda da ciddi ilerlemeler kaydettik. Sendikalaşma oranı yüzde 15’i geçti. Her toplu görüşmemizde yeni imkanlar getirerek memurlarımızın haklarını iyileştirmeyi sürdürüyoruz.

Biz memurlarımızın haklarını geliştirmek için gayret ederken muhalefet ise Anayasa mahkemesine götürerek budamaya çalışıyor. Bize göre yanlış olan bu kararla ilgili olarak üzerimize düşeni mutlaka yapacağız. Geçtiğimiz yıl yaptğımız 3600 ek gösterge düzenlemesiyle ek göstergelerini yeniden belirlenmesini sağlamıştık. 3600 ek gösterge düzenlemesini genişleteceğimizi duyurmuştuk. Bu sözümüzü de önümüzdeki dönemde hayata geçireceğiz.

TOPLU SÖZLEŞME İKRAMİYESİ

Memurlarımızın haklarını genişletmek için gayret ederken muhalefetse bunları Anayasa Mahkemesine götürerek budamaya çalışıyor. Bize göre yanlış olan bu kararla ilgili olarak üzerimize düşeni mutlaka yapacağız. Geçtiğimiz yıl yaptığımız 3600 ek gösterge düzenlemesiyle ek göstergelerini yeniden belirlenmesini sağlamıştık. 3600 ek gösterge düzenlemesini genişleteceğimizi duyurmuştuk. Bu sözümüzü de önümüzdeki dönemde hayata geçireceğiz.

Ayrıntılar geliyor…

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ramazan-bayrami-ikramiyelerini-2-5-nisan-tarihleri-arasinda-emeklilerimizin-hesabina-yatiracagiz/feed/ 0
Şişli Belediyesi ve Bağlı İştiraklerde İşçi Maaşlarına Yüzde 94 Artış https://www.haber60.com.tr/sisli-belediyesi-ve-bagli-istiraklerde-isci-maaslarina-yuzde-94-artis/ https://www.haber60.com.tr/sisli-belediyesi-ve-bagli-istiraklerde-isci-maaslarina-yuzde-94-artis/#respond Fri, 15 Mar 2024 02:21:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19095 Şişli Belediyesi ve bağlı iştiraklerde çalışan toplam 2 bin 367 personelin maaş ve sosyal haklarında iyileştirme yapıldı. İmzalanan sözleşme ile birlikte 17 bin 2 TL olan işçi maaşları yüzde 94 oranında artış ile 33 bin TL’ye yükseldi. Bununla birlikte, en düşük ücret alan işçinin aylık geliri; ikramiye, yol ücreti ve yemek ücreti ile birlikte 46 bin 378 TL oldu.

Şişli Belediyesi ve GENEL-İŞ 1 Mart ile 28 Şubat 2026 tarihleri arasını kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerini başarı ile sonuçlandırdı. 2 bin 300’ü Belediye iştiraklerinden Kentyol Kent Hizmetleri A.Ş’de, 67’si de Belediye kadrosunda olmak üzere toplam 2 bin 367 işçi için toplu iş sözleşmesi imzaları, Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde düzenlenen tören ile atıldı.

Maaşlarda yüzde 94 artış

Yeni toplu iş sözleşmesi ile birlikte 17 bin 2 TL olan işçi maaşları yüzde 94 oranında artış ile 33 bin TL’ye yükseldi. Bununla birlikte, en düşük ücret alan işçinin aylık geliri; aylık 8 bin 250 TL’si ikramiye, bin 388 TL’si yol ücreti ve 3 bin 740 TL’si yemek ücreti olmak üzere 46 bin 378 TL oldu.

Sosyal haklar da genişletildi

Toplu iş sözleşmesinde ücret artışının yanı sıra var olan sosyal haklar da genişletildi. Önceki dönemlerde sözleşmede yer alan, doğum yapan kadınlara devletin verdiği 16 haftalık doğum iznine ek olarak 16 haftalık doğum izni, eşi doğum yapan erkeklere verilen 1 aylık babalık izni bu sözleşmede de devam etti. Yeni sözleşmede, kadınlara her ay 1 gün regl izni, bütün personele yılda 5 gün mazeret izni tanındı. Kıdem tazminatları da yeniden düzenlendi. Önceki dönemlerde 30 gün üzerinden hesaplanan kıdem tazminatları, yeni sözleşme gereği 40 gün üzerinden hesaplanacak.

“Şişli Belediyesi sizin sevgili emekçi kardeşlerim”

Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin yaptığı konuşmada, “Sevgili emekçi kardeşlerim, Şişli’de çalışmak bir ayrıcalık. Az önce İl Başkan Yardımcım yukarda dedi ki, ‘Başkanım bize torpil isteğiyle geliyorlar, lütfen bizleri Şişli Belediyesi’ne alın diye’. Bazılarınız memnun değilsiniz biliyorum. Keşke imkanlarımız olsa bu ücretlerden daha yükseğini vermemiz gerekir. Ama burası bir fabrika değil. Ben ya da benden sonra Emrah bir patron değil, bizler sizlerin arasından birileriyiz. Hatta hatırlarsanız geldiğimde sizlere bir şey söylemiştim. Burası benim değil. Ben Belediye Başkanınızım 5 yıllığına kiraladım. 5 yıl sonra ben giderim, başkası gelir ama siz hep burada olacaksınız. Şişli Belediyesi sizin sevgili emekçi kardeşlerim. Her kademede nerede çalışıyorsanız çalışın sizin bizden daha çok korumamız gerekiyor. Birbirimizle kavga etmeyelim. Kol kola girelim. Yarınlarımızı beraber planlayalım” ifadelerini kullandı.

Sözleşme imzalamadan önce Belediye Başkan Adayı Emrah Şahan’ın da fikrini aldığını belirten Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin, “Emrah kardeşimle şöyle bir strateji izledik. Ben 5 yıl omuzlarında sıkıntı yaşayacak bir arkadaşıma, bir yol arkadaşıma onun onayı olmadan bir toplu sözleşmeyi imzalamayı doğru görmem. Haksızlık olur. Ben kendi adıma bu sözleşmeye imza atardım. Emrah da bir şey demezdi. Daha fazlasını da versem bir şey demezdi. Ama o benim etik anlayışıma aykırı. Ben 5 yıldır verdiğiniz destekten dolayı iyisiyle, kötüsüyle beni çektiğiniz için hepinize sonsuz teşekkürlerimi bir borç biliyorum. Emeğinize ve katkınıza çok teşekkür ediyorum” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/sisli-belediyesi-ve-bagli-istiraklerde-isci-maaslarina-yuzde-94-artis/feed/ 0
Başkan Başdeğirmen: “15 yılda yapılamayanı 2,5 yılda yaptık” https://www.haber60.com.tr/baskan-basdegirmen-15-yilda-yapilamayani-25-yilda-yaptik/ https://www.haber60.com.tr/baskan-basdegirmen-15-yilda-yapilamayani-25-yilda-yaptik/#respond Fri, 08 Mar 2024 00:36:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16719 Isparta Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, Ayazmana Mahallesi’nde bazı sitelerin sakinleriyle bir araya geldi. Başkan Başdeğirmen, göreve geldikten sonra pandemi salgını yaşandığını hatırlatarak, “15 yılda yapılamayanı 2,5 yılda yaptık. Önümüzde size sunabileceğimiz hizmetler var” dedi.

Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, esnaf ve vatandaşlarla buluşmaya devam ediyor. Başkan Başdeğirmen, Ayazmana Mahallesi’ndeki bazı site sakinlerinin misafiri oldu, yaptıkları proje ve yatırımları anlattı, yeni dönem projelerine ilişkin bilgi verdi. Ayazmana Sosyal Tesisler’de gerçekleşen buluşmada Başkan Başdeğirmen, meşalelerle coşkulu bir şekilde karşılandı. Site sakinlerinin oldukça yoğun ilgi gösterdiği Başkan Başdeğirmen, vatandaşlarla sohbet ederek sorularını yanıtladı.

Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, kendilerini coşkulu şekilde karşılayan kalabalığa teşekkür etti. Başkan Başdeğirmen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde bakanlar, milletvekilleri, AK Parti il teşkilatı ve belediye meclis üyelerinin destekleriyle şehre güzel hizmetler kazandırdıklarını söyledi. Herkesin “15 yılda yapılamayanı 5 yılda yaptınız” dediğini aktaran Başkan Başdeğirmen, “15 yılda yapılamayanı 2,5 yılda yaptık. Yeni dönem geldi. Yeni 5 yıllık dönemin başlangıcı. Önümüzde size sunabileceğimiz hizmetler var. Kendisini ispat etmiş bir belediye başkanı olarak sizlere daha güzel hizmetler getirebilmek için çalışıyoruz. Biz belediye başkanını neden seçiyoruz? Belediye başkanını gönüllere dokunsun diye seçiyoruz. Önemli olan belediye başkanının ihtiyaç sahibi olanların, hastası, engellisi, yaşlısı, çocuğu her şeyiyle vatandaşının yanında olmasıdır. Biz gönül belediyeciliği yapıyoruz. Gönül belediyeciliği içerisinde 105 yanan, çatısında branda olan, penceresinde karton çakılı evleri yaptık. Sadece şehir merkezinde değil Şarkikaraağaç’ın ve diğer ilçelerin en ücra köylerine kadar gittik. Evi olmayana ev, yolu olmayana yol yaptık. Bizden önceki dönemde 35 tane akülü engelli aracı verilmiş. Biz 2,5 yıl içerisinde 363 tane engelli aracı vermişiz. Engelleri kaldırdık. Evdeki hastalara kumandalı yatak gönderiyoruz. Yaşlılarımızın evlerini temizleyen ekibimiz var. Yaşlı ve engellilerimizin kişisel bakımlarını yapıyoruz. Yaklaşık bin eve sıcak her gün sıcak yemek bırakıyoruz. Kurban Bayramı’nda kurbanını alan ancak kestiremeyen engelli ve yaşlılarımızın kurbanlarını kesip, teslim ediyoruz” dedi.

Şehir merkezinde bulunan 136 caminin 105 tanesinin tuvaletlerini yeniden yaptıklarına değinen Başkan Başdeğirmen, “Çarşıdaki tuvaletler kullanılabiliyor muydu? Bizden önce neden yapılmadı, ihtiyaç değil miydi? Çarşıda tuvaletlere kokudan girilmiyordu ayrıca ücret ödeniyordu. Bir arkadaşım İstanbul’dan fotoğraf gönderdi tuvaletin kapısına 15 lira yazmışlar. Bizde ücretsiz” şeklinde konuştu.

Başkan Başdeğirmen, yıllardır 65 yaş ve üstü vatandaşların halk otobüslerinden ücretsiz yararlandığını, Halk Otobüsleri Kooperatifinin ülke genelinde ücretsiz taşıma kararını değiştirdiğini bu konuda Isparta Belediyesi olarak devreye girdiklerini ve yeniden ücretsiz taşıma yapılmasını sağladıklarını bildirdi. Başkan Başdeğirmen, “Biz gönüllere girmek için geldik. Onun dışında belediyenin rutin hizmetleri yapılıyor. Cenazesi olup da farklı illere göndermek isteyenlerin cenazelerini ücretsiz olarak götürüyoruz. Çok uzak yerlere uçakla gönderiyoruz. 400 kilometreye kadar olan yerlere araçla götürüyoruz. Cenaze Isparta’da ise tüm hizmeti veriyoruz. Hastamız var Ankara’ya tedaviye gidilmesi gerekiyor. Onu da biz götürüyoruz. Göreve geldiğimizde 1 ambulansımız vardı, şimdi 5 ambulansımız var. Göreve geldiğimizde sağlık biriminin 9 çalışanı vardı, şimdi 39 çalışanı var. Göreve geldiğimize 150 metrekare yerde küçük hizmetler yapılıyordu, şimdi 1150 metrekare yerde sağlık ocağı belgesini almış, bir doktorumuzla beraber ekibimizle sağlık sorunlarınızla ilgileniyoruz. Rabbim devletimize zeval vermesin. Devletimiz güçlü bir devlet. Devletimizin imkanlarını köprü vazifesi görerek sizlere iletiyoruz” görüşlerinde bulundu. – ISPARTA

]]>
https://www.haber60.com.tr/baskan-basdegirmen-15-yilda-yapilamayani-25-yilda-yaptik/feed/ 0
Emekliler İstanbul Kartal Meydanı’nda Taleplerini Sıraladı https://www.haber60.com.tr/emekliler-istanbul-kartal-meydaninda-taleplerini-siraladi/ https://www.haber60.com.tr/emekliler-istanbul-kartal-meydaninda-taleplerini-siraladi/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:15:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15199 GAYE ŞEYMA CAN

Birleşik Emekliler Sendikası bugün İstanbul Kartal Meydanı’nda bir araya gelerek taleplerini sıraladı. Açıklamayı yapan sendika Genel Sekretesi Aysel Lüle, “Bugünkü emeklilerin yoksulluğunun tek sebebi emeklileri oy deposu olarak gören AKP iktidarıdır” dedi.

Birleşik Emekliler Sendikası bugün İstanbul Kartal Meydanı’nda bir araya gelerek basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı okuyan Sendika Genel Sekretesi Aysel Lüle taleplerini sıraladı. Lüle’nin okuduğu açıklama ve talepler şöyle:

“YOKSULLUĞUN TEK SEBEBİ EMEKLİLERİ OY DEPOSU OLARAK GÖREN AKP İKTİDARIDIR”

“Ülkemizde 16 milyon emeklinin kaderi sadece bir kişinin iki dudağı arasındadır. Oysa ki olması gereken emeklilerin sosyal ve ekonomik haklarının emekli örgütleriyle yani emekli sendikalarıyla toplu sözleşmelerle belirlenmesidir. Resmi verilere göre 4 kişilik bir ailenin milli gelirden hanesine giren pay 2024 yılı itibarı ile aylık 135 bin TL iken son açıklanan açlık sınırı 18 bin 973 TL. Emeklinin yaşamını idame ettirmesi için verilen emekli maaşı hazine yardımı ile birlikte sadaka gibi bir zamla 10 bin TL’ dir. Değerli emekli dostlar bizlere layık görülen hazine yardımı ile birlikte

10 bin TL maaş emekliye maaş değil ölüm ücretidir. Değerli emekli dostları bizler AKP’den önce orta derecede bir yaşam standardına sahipken bugün emekliler olarak ülkenin dilencileri durumuna getirildi. Emekliler eskiden yaşam koşulu olarak asgari ücretlilerin çok üzerinde maaş alırken AKP döneminde emeklilerin eline geçen ücret asgari ücretin yarısı oranına düşürülmüştür. Bu da gösteriyor ki 16 milyon emeklinin açlığının ve yoksulluğunun sebebi olanların emekliye vereceği boş vaatlerden başka bir şeyi kalmamıştır. Emeklileri açlığa ve sefalete teslim eden sonrada bizim aklımızla alay ederek ‘Emeklilere en iyi maaşı biz verdik’ diyerek 16 milyon emekliden oy isteyen AKP’nin ve Genel Başkanı Recep

Tayyip Erdoğan’ın oy deposu olmayacağız. 16 milyon emekli adına Erdoğan’a hatırlatıyoruz. Sizin başında olduğunuz AKP iktidarından önce en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde 40 fazlasıydı sizin iktidarınızdan önce en düşük emekli aylığı ile 13 adet çeyrek altın alınırken sizin döneminizde 3 adet çeyrek bile alınamıyor.  Sizden önce emekli tazminatımızla bir ev alabilirken bugün kiralık bir ev tutmaya bile gücümüz yetmiyor. Bugünkü emeklilerin yoksulluğunun tek sebebi emeklileri oy deposu olarak gören AKP iktidarıdır.”

“KRİZİ BİZ YARATMADIK, FATURASINI BİZ ÖDEMEYECEĞİZ”

Emeklilerin talepleri şöyle:

-En düşük emekli aylığının taban ücretinin (kök maaşının) 17 bin 2 TL’ye yükseltilmesi. Cumhurbaşkanı bütçesine yapılan yüzde 85’lik artışın aynı oranda ayrımsız bütün emeklilere yapılması,

-Sağlıkta katkı payının kaldırılması,

-İki bayram verilen ikramiyenin asgari ücret oranına yükseltilmesi

-Emekli sendikaları ile görüşülerek emekli ücretlerinin toplu sözleşmeyle belirlenmesi,

-Eğer bu ülkede ekonomik kriz varsa bunun sebebi biz emekliler değiliz. Tasarrufa önce cumhurbaşkanlığı bütçesi, milletvekili maaşları, kamu harcamaları, yandaşlara getirilen vergi afları, köprülere, hastanelere, havaalanlarına verilen garantilerden ve en az 3-5 maaş alanların maaşlarının kesilmesinden tasarrufa başlanmalı.

Sonuç olarak bireysel zenginleşen seçtiklerimizin toplumsal yoksullaşan emeklileri olmayacağız. İktidarın yanlış politikalarının bedelini biz emekliler ödemeyeceğiz. Krizi biz yaratmadık, faturasını biz ödemeyeceğiz”

]]>
https://www.haber60.com.tr/emekliler-istanbul-kartal-meydaninda-taleplerini-siraladi/feed/ 0
CHP Milletvekili Umut Akdoğan, Emeklilere İndirim ve İkramiye Öngören Kanun Teklifi Sundu https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-umut-akdogan-emeklilere-indirim-ve-ikramiye-ongoren-kanun-teklifi-sundu/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-umut-akdogan-emeklilere-indirim-ve-ikramiye-ongoren-kanun-teklifi-sundu/#respond Mon, 04 Mar 2024 03:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14925 CHP Ankara Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Umut Akdoğan, emeklilere elektrik, su ve doğal hizmetlerinin en az yüzde 40 indirimli olmasını, emeklilerin kamu hizmetlerinden ücretsiz faydalanmasını ve bayramlarda asgari ücret kadar ikramiye verilmesini öngören kanun teklifini TBMM’ye sunduklarını açıkladı.

Akdoğan, yaptığı açıklamada, TBMM’ye sundukları kanun teklifine ilişkin bilgi verdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kamuoyuyla paylaştığı “Birleşik Emekli Kart” ile ilgili Emeklilere Emekli Kart Verilmesi ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi hazırladıklarını  belirten Akdoğan, Meclis’in teklifi hemen yasalaştırması çağrısında bulundu.

5 maddelik kanun teklifinde emeklilere banka kartı niteliğine haiz “Emekli Kart” verilmesini öngörülüyor. Teklifte, “Emekli Kart” sahiplerinin ikametgahlarında kullandıkları elektrik, doğalgaz ve belediyelerce tahakkuk ettirilecek su ücretlerinin yüzde 40’tan az indirim içermemek üzere belirlenecek tarife üzerinden alınması, bayramlarda emeklilere bir aylık net asgari ücret kadar ikramiye ödenmesi ve emeklilerin kamu hizmetleden tamamen ücretsiz yararlanması hükümleri yer alıyor.

Teklifin gerekçesinde gelir eşitsizliğinin giderek büyüdüğünün altı çizilerek, Türkiye’nin AB’de gelir eşitsizliği en yüksek ülke olduğu kaydedildi. Asgari ücret ile en düşük emekli maaşı arasındaki farkın son 21 yılın en üst seviyesine ulaştığına işaret edilen gerekçede, emeklilerin enflasyon nedeniyle artan maliyet karşısında alım güçlerinin her geçen gün azaldığına vurgu yapılarak, bu konuda sosyal hukuk devleti anlayışı kapsamında yasal düzenleme yapılmasının amaçlandığı belirtildi.

Akdoğan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti:

“Benim Ayşe Teyzem, Fatma Ablam, Ahmet Dedem, Ali Amcam çarşıya pazara gidince 3 kuruşun hesabını yapmasın, üşüdüğünde doğalgazın faturasını düşünüp kombiyi kısmasın diyoruz. Dedeler, nineler bayramda torunu gelecek de ona ne harçlık verecek diye üzülmesin, kaygılanmasın diyoruz. AK Partililer hep gelenekten, yerlilikten, millilikten söz ediyorlar ama işin gerçeğine gelince gözleri kör, kulakları sağır, dilleri lal oluyor. Artık bayramlar bayram olmaktan çıktı. İkram için tutacağın şekerin fiyatı almış başını gitmiş. Ramazanlarda iftarlık fiyatları cep yakıyor, emekli bayramda karalar bağlıyor. Bunlar da çıkmış 2 bin TL olarak verdikleri emekli ikramiyesini 3 bin TL’ye çıkarmakla övünüyor. İnsan hiç değilse yaşlıya hürmetten bu miktara bayram ikramiyesi demekten biraz ar eder.”

“KAYNAKLARI YURT DIŞINA AKTARIYORLAR”

Türkiye’de yaklaşık 15 milyon emeklinin 10 milyonunun açlık sınırının altında emekli aylığı aldığına işaret eden Akdoğan, iktidarın çarşıdan, pazardan ve vatandaştan haberinin olmadığını vurguladı. Vatandaşın her geçen gün yoksullaştığını, emeklinin halinin perişan olduğunu vurguayan Akdoğan, “Çocuğunun eline bakan var, hasta haliyle çalışan, konudan komşudan yardım alan var. İktidarın varı yoğu semirttiği müteahhitler, bildiği uluslararası faiz lobileri ve tefeciler. Onların keyfi yerindeyse iktidarın da keyfi yerinde. Eğer gerçekten yerli ve milli iktidarsan keseceksin müteahhitlere, uluslararası faiz lobilerine ve tefecilere akıttığın hortumun musluğunu, aktaracaksın vatandaşına, emekline. İnsanları ömürlerinin ikinci baharında, emekliliğin tadını çıkaracağı dönemde, yoksulluğa, açlığa, sefalete mahkum etmeyeceksin. Emeklilerimiz için ne kaybedecek bir zaman ne de duracak bir zaman var” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-umut-akdogan-emeklilere-indirim-ve-ikramiye-ongoren-kanun-teklifi-sundu/feed/ 0
BES Trabzon Şubesi, vergi adaletsizliği ve taleplerine ilişkin basın açıklaması yaptı https://www.haber60.com.tr/bes-trabzon-subesi-vergi-adaletsizligi-ve-taleplerine-iliskin-basin-aciklamasi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/bes-trabzon-subesi-vergi-adaletsizligi-ve-taleplerine-iliskin-basin-aciklamasi-yapti/#respond Sat, 02 Mar 2024 01:42:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13823

ESRA NUR PERVAN

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Trabzon Şubesi, Hızırbey Vergi Dairesi önünde vergi adaletsizliği ve taleplerine ilişkin basın açıklaması yaptı. Şube adına konuşan Ayhan Kanber, “Büro Emekçileri Sendikası olarak diyoruz ki; Maliye Bakanlığı bir bütün olarak yeniden yapılandırılmalı; bakanlık, maliye emekçilerini Mali Hizmetler sınıfı olarak ayrı bir iş kolu olarak tanımlamalıdır. Maliye emekçileri artık sorunlarına kalıcı çözümler beklemektedir. Bunun için, yoksulluk sınırındaki her türlü kazanç vergilerden arındırılmalı ve gelir vergisi ücret gelirlerinde yüzde 10’a sabitlenmelidir” dedi.

Büro Emekçileri Sendikası üyeleri Trabzon Hızırbey Vergi Dairesi önünde toplanarak vergi eşitsizliği hakkında basın açıklaması yaptı. Topluluk adına konuşan BES Trabzon Şube Başkanı Ayhan Kanber, “Büro Emekçileri Sendikası olarak diyoruz ki; Maliye Bakanlığı bir bütün olarak yeniden yapılandırılmalı; bakanlık, maliye emekçilerini Mali Hizmetler sınıfı olarak ayrı bir iş kolu olarak tanımlamalıdır. Maliye emekçileri artık sizden sorunlarına kalıcı çözümler beklemektedir. Bunun için, yoksulluk sınırındaki her türlü kazanç vergilerden arındırılmalı ve gelir vergisi ücret gelirlerinde yüzde 10’a sabitlenmelidir” diye konuştu.

“İKTİDAR YARATTIĞI EKONOMİK KRİZLE MAĞDUR ETMİŞTİR”

Ayhan Kanber şunları söyledi:

“Her bütçe döneminde olduğu gibi, 2024 bütçesinin tartışıldığı dönemde de, bütçe hakkının kullanılması ve ön görülen bütçe kaynaklarının toplumun refahını artıracak üretim alanlarına yatırımların yapılması ve yoksulluk sınırının altında, ağırlıkla asgari ücrete yakın, komşu haline getirilen ücret politikasından vazgeçilerek, başta kamu emekçileri ve emeklileri olmak üzere, ekonomik krizin mağduru haline getirilen yoksul kesimlere daha fazla kaynak ayrılması için eylem ve etkinlikler yaptık. Ancak iktidar önceki yıllarda olduğu gibi 2024 bütçesinin tartışıldığı süreçte taleplerimizi yine görmezden gelerek, biz kamu emekçilerini ve emeklilerini bilerek isteyerek yaratmış olduğu ekonomik krizle mağdur ettiği toplum kesimlerini yok saymıştır. Diğer taraftan harcamalar üzerinden alınan, yoksulu zenginle eşitleyen ve vergi adaletsizliğini katmerli hale getiren KDV, ÖTV gibi dolaylı vergilerin toplanması, öngörülen vergilerin en büyük dilimini oluşturmaktadır. Her tartışmada örnek gösterilen OECD ülkelerinin ortalaması yüzde 34-35 iken, bizim ülkede yüzde 70’den fazladır. Uzun yıllarıdır dolaylı vergi gelirlerinin bizim ülkede bu kadar yüksek olması biz emekçileri ve toplunun dar gelir gruplarını daha da yoksullaştırmaktadır. Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde her yıl şubat ayının son haftasında ‘vergi geleceğimizdir, vergi önemlidir’ vb. başlıklarla kutlanan vergi haftasında; üretimden uzak, emekçileri, emeklileri ve toplumun geniş yoksul kesimlerini mağdur eden, daha çok vergi gelirlerini faize, ranta, kamu, özel işliğiyle yapılan adrese teslim projelere, savaşa politikalarına yönelik harcanması tartışılmamaktadır.

“VERGİ AFLARININ YARATTIĞI HAKSIZLIKLAR TARTIŞILMAMAKTADIR”

Artık rutin hale gelen vergi aflarının yarattığı haksızlıklar tartışılmamaktadır. Ücretler üzerinden alınan gelir vergisinin düşürülmesi tartışılmamaktadır. OECD ülke ortalamalarının çok üzerinde alınan dolaylı vergilerin yarattığı haksızlık tartışılmamaktadır. Büyük iddialar eşliğinde yapılan yasal değişiklikle Maliye Bakanlığına bağlı özerk kuruluş haline getirilen Gelir İdaresi Başkanlığı merkez birimleri ile başkanlık bünyesinde oluşturulan vergi dairesi başkanlıklarında kariyer/liyakat ilişkisi alt üst olmuş, kurum tarafından yapılan görevde yükselme ve unvan sınavlarında uygulanan mülakat haksızlığının yarattığı sorunlar kurumda kariyer/liyakat ilişkisine tamiri zor tahribatlar yaratmıştır. Diğer taraftan özellikle servis yönetimlerinin neredeyse tamamına yakınının görevlendirmelerle yürütülmesi başta olmak üzere orta kademe yönetimlerde görevlendirmelerin yoğun bir şekilde yapılması, kurum çalışanları arasındaki iş barışını bozmakta ve çalışanların kuruma aidiyet bağını zayıflatmaktadır. Diğer taraftan görevlendirmeleri bu kadar yoğun yapılması, yandaş sendikaların çalışanlar üzerinde yoğun bir mobbing uygulamasına dönüşmüş durumdadır.

“MALİYE EMEKÇİLERİ ARTIK SORUNLARA KALICI ÇÖZÜM BEKLEMEKTEDİR”

Büro Emekçileri Sendikası olarak diyoruz ki; Maliye Bakanlığı bir bütün olarak yeniden yapılandırılmalı; bakanlık, maliye emekçilerini Mali Hizmetler sınıfı olarak ayrı bir iş kolu olarak tanımlamalıdır. Maliye emekçileri artık sizden sorunlarına kalıcı çözümler beklemektedir. Bunun için, yoksulluk sınırındaki her türlü kazanç vergilerden arındırılmalı ve gelir vergisi ücret gelirlerinde yüzde 10’a sabitlenmelidir. Hane halkının kullandığı temel tüketimi olan mal ve hizmetlerde dolaylı vergi oranı sıfıra indirilmelidir. Kamu emekçilerinin almış oldukları bütün ek ödemeler temel ücrete yansıtılmalıdır. 3600 ek gösterge ayrımsız bütün kamu emekçilerine verilmelidir. Kurumada ilk işe başlamalar dahil olmak üzere yapılacak bütün unvan değişikliği ve görevde yükselme sınavlarında mülakat haksızlığına son verilmelidir. Daha fazla vakit kaybetmeden Hazine ve Maliye Bakanlığı çalışanlarının sorunları birlikte ele alınmalı, gelir/gider, merkez/taşra ayrımına son verilmeli, Hazine ve Maliye Bakanlığı emekçileri Mali Hizmetler Sınıfı altında ayrı bir iş kolu olarak yeniden yapılandırılmalıdır. Başta servis yönetimleri olmak üzere, orta kademe yöneticiliğinde uygulanan ve artık açık bir kayırmaya dönüşen görevlendirmeler son bulmalı, kurumda kariyer/liyakat esasını temel allan bir yönetim ilişkisine kavuşturulmalıdır. Kurumda yaşanan personel eksikliği hızla tamamlanmalıdır. Emekçilere nitelikli ücretsiz öğlen yemeği, işe geliş gidişlerde servis hizmeti verilmeli, servis imkanının olmadığı yerlerde yol ücreti verilmelidir.”

]]> https://www.haber60.com.tr/bes-trabzon-subesi-vergi-adaletsizligi-ve-taleplerine-iliskin-basin-aciklamasi-yapti/feed/ 0 CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş: Özel okullarda fahiş zamlar söz konusu https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-suat-ozcagdas-ozel-okullarda-fahis-zamlar-soz-konusu/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-suat-ozcagdas-ozel-okullarda-fahis-zamlar-soz-konusu/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:03:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13071

CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, özel okulların kayıt ücretleriyle ilgili “Yaklaşık 1,6 milyon öğrencinin eğitim aldığı özel okullarda son yapılan zam oranları ile Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nce belirlenen yüzde 56,89’luk tavan zammı birçok kurumda aşılmıştır. Özel okullarda yüzde 150’den, yüzde 300’e varan fahiş zamlar söz konusudur” dedi.

CHP Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, özel eğitim kurumlarında artan kayıt ücretlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Özçağdaş, şunları kaydetti:

“EKONOMİK BUNALIM, AİLELERİN ÖZEL OKULLARDAN ALDIKLARI HİZMETİ KARŞILAYAMAYACAKLARI BİR NOKTAYA GETİRDİ”

“Son günlerde özel öğretim kurumlarında uygulanan okul ücretleri ve öğretmenlerimizin çalışma koşullarına yönelik kamuoyuna yansıyan çok önemli sorunlar gündeme gelmektedir. Özellikle 1, 5, ve 9. sınıflara yönelik kayıtlar esnasında, yüzde 300-400’lere varan ücret artışların talep edilmesi, velilerin çocuklarının okullara devam ettirebilmesini neredeyse imkansız hale getirmektedir.

Nitelikli eğitim, insanın geleceğini belirleyen en önemli güç ve temel bir insan hakkıdır. Her düzeyde nitelikli eğitime erişim ve öğrenme fırsatlarını genişletme, eğitimde fırsat eşitliğinin temelidir. CHP’nin eğitim alanındaki öncelikleri, her yurttaşın nitelikli eğitime erişimini sağlamak ve Türkiye’nin bilimsel, ekonomik, sosyal ve kültürel ilerlemesine katkıda bulunmak üzerine kuruludur.

22 yıllık AKP iktidarında eğitim, bilimsel, çağdaş ve laik yapısından uzaklaşmıştır. Kamusal eğitimin kalitesi yok edilmiş, özel öğretim nitelikli eğitim almak isteyen aileler için her geçen gün daha fazla mecbur kalınan bir seçenek haline gelmiştir. Devlet okullarında verilen eğitimin niteliğine yönelik sorunlar, çeşitli tarikat ve cemaatler ile yapılan protokoller çerçevesinde eğitimin dinselleştirilmesine yönelik adımlar, iktidarın eğitimi kendi ideolojik saplantıları doğrultusunda bir yazboz tahtasına çevirmesi gibi nedenlerle, nitelikli eğitim aileler tarafından satın alınmak zorunda kalınan bir hizmete dönüşmüştür. Oysa eğitimde aslolan nitelikli, bilimsel, laik ve ücretsiz kamusal eğitimin tüm ülke sathında erişilebilir kılınmasıdır. Son dönemde, AKP iktidarının yanlış ekonomi politikaları ile ülkemizin içine girdiği ekonomik bunalım, ailelerin özel okullardan almak zorunda kaldıkları hizmeti de karşılayamayacakları bir noktaya getirmiştir. Aileler büyük bir kaos ve sorun ile karşı karşıyadır.

“2012’YE KADAR 4 BİN 664 ÖZEL OKUL BULUNMAKTAYKEN, BU SAYI 14 BİN 179’A ULAŞTI”

Bu sürece gelinen yol, AKP iktidarının eğitimi metalaştıran, satın alınan bir hizmet haline dönüştürmesi ile hız kazanmıştır. 2012 yılına kadar 4 bin 664 özel okul bulunmaktayken, bu sayı şimdilerde 14 bin 179’a ulaşmıştır. Özel okullarda eğitim gören öğrenci sayısı ise yaklaşık 2,5 kat artarak 535 bin 788’den 1 milyon 578 bin 233’e yükselmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2022-2023 verilerine göre Türkiye’deki toplam 70 bin 383 eğitim kurumunun 56 bin 200’ü yani yüzde 80’i kamuya aittir. Özel okullar ise 14 bin 179 sayısı ile mevcut okulların yüzde 20’sini oluşturmaktadır.

Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin ilgili maddesinde ‘Okulların ara sınıflarının eğitim ücreti belirlenirken bir önceki eğitim öğretim yılında ilan edilen ücret, okulda devam eden öğrencilerin eğitim ücreti belirlenirken ise öğrenci kayıt sözleşmesinde belirlenen ücret dikkate alınır ve bu ücretlere [(bir önceki yılın ortalama Yurt içi ÜFE artı bir önceki yılın ortalama TÜFE)/2] artı 5 oranından fazla artış yapılamaz. (Ek cümle: RG3/7/2016-29761) (Değişik cümle: RG-13/1/2017-29947) Ders yılı içerisinde kayıt yaptıran öğrencilerin bir sonraki yılın eğitim ücretleri kayıt yaptırdığı yıl için ilan edilen eğitim ücreti üzerinden; öğrenim gördüğü yıla ilişkin indirim şartları ortadan kalkan öğrencilerin bir sonraki yılın eğitim ücretleri ise (Değişik ibare: RG-19/2/2020-31044) öğrencinin okula kayıt olduğu yıldaki indirimsiz ücrete öğrenim gördüğü her yıl için bu fıkrada belirtilen oranda artış yapılarak belirlenir’ denmektedir.

Başka bir ifade ile ara sınıf öğrencilerine bir önceki yılın ortalama yurt içi ÜFE artı bir önceki yılın ortalama TÜFE artı 5 oranından fazla artış yapılamazken, 1, 5 ve 9 uncu sınıflara fahiş tutarlarda ücret artışı yapılmaktadır. Bu tutarlar 400-500 bin liraya dayanmıştır.

“ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ’NCE BELİRLENEN YÜZDE 56,89’LUK TAVAN ZAMMI BİRÇOK KURUMDA AŞILDI”

Özel okullarda gelecek yıl için öğrenci kayıtları alınmaya başlanmıştır. Yaklaşık 1,6 milyon öğrencinin eğitim aldığı özel okullarda son yapılan zam oranları ile Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğince belirlenen yüzde 56,89’luk tavan zammı birçok kurumda aşılmıştır. Özel okullarda yüzde 150’den, yüzde 300’e varan fahiş zamlar söz konusudur. Yönetmeliğe göre, özel okullarda ara sınıfların eğitim ücreti belirlenirken geçmiş yıl ilan edilen ücrete bir önceki yılın ortalama yurt içi ÜFE artı bir önceki yılın ortalama TÜFE/ 2 artı 5 oranından fazla artış yapılamaz denmektedir. Bakanlık bu sınıflar için belirleme yetkisi bulunmadığı gerekçesi ile inisiyatifi tamamen özel okullara bırakmış durumdadır. Oysa bu konu gerekli tedbirler alınarak süratle çözülebilir.

Özel Öğretim Kurumlarına ilişkin bir başka önemli nokta, bu kurumlarda çalışan öğretmenlerimizin önemli bir kısmının asgari ücrete mahküm edilmiş olmasıdır. Devlet okullarında çalışan öğretmenlerle eş değer ücret alması gereken öğretmenlerimiz, Milli Eğitim Bakanının Müsteşarlığı döneminde yapılan bir kanun değişikliği ile asgari ücretle çalışır hale getirilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı faaliyet sürdüren özel eğitim kurumlarında çalışan yüzbinlerce öğretmenin düşük ücretlerle, güvencesiz koşullarda çalıştırılmasının önüne geçilebilmesi için 5580 sayılı Kanun’un ilgili maddesi yeniden yürürlüğe girmeli ve ‘Taban Maaş’ uygulaması geri getirilmelidir. Eşit işe eşit ücret ilkesi kapsamında CHP olarak bu sorunun düzeltilmesine yönelik vermiş olduğumuz kanun teklifi TBMM gündemine alınarak süratle çözülmelidir.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın temel görevi nitelikli, bilimsel, laik eğitimin tüm çocuklarımız için erişilebilir kılınması ve eğitim emekçilerinin insanca koşullarda çalışması ve yaşaması için gereken tedbirleri almasıdır. Başta ilk kayıt esnasında ortaya çıkan fahiş fiyatlara müdahil olup kalıcı çözüm bulunması, ara sınıflara yönelik velilere çıkarılan ek maliyetlerin denetlenmesi, özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin haklarının verilmesi konularına yönelik olarak, Milli Eğitim Bakanını daha önce çok kez yapmak zorunda kaldığımız gibi bir kez daha anayasal görevini yapmaya davet ediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-suat-ozcagdas-ozel-okullarda-fahis-zamlar-soz-konusu/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, işverenlere yeni teşvik modelleri üzerinde çalıştıklarını açıkladı https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakan-yardimcisi-faruk-ozcelik-isverenlere-yeni-tesvik-modelleri-uzerinde-calistiklarini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakan-yardimcisi-faruk-ozcelik-isverenlere-yeni-tesvik-modelleri-uzerinde-calistiklarini-acikladi/#respond Thu, 22 Feb 2024 23:00:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10933 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, “Sosyal örgütlenme imkanlarının geniş, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz alındığı ve çalışma ortamını insana yaraşır hale getirmiş olan işverenlerimize yönelik yeni teşvik modelleri üzerinde çalışıyoruz.” dedi.

Özçelik, Öz Orman-İş Sendikasının Kızılcahamam’da bir oteldeki 55. Temsilciler Eğitim Toplantısı’nda, Öz Orman-İş’in kurulduğu 2008’den beri duruşundan ve mücadelesinde taviz vermediğini belirterek, sendikanın 27 bin üyesiyle çalışma hayatının önemli bir parçası olduğunu söyledi.

Bakanlık olarak çalışma hayatının tüm paydaşlarıyla sosyal diyaloğu esas alıp, hareket ettiklerini vurgulayan Özçelik, “Sosyal devleti bir bütün olarak işçi, işveren ve devlet üçlüsünün mutabakatı olarak görüyoruz. Ülkenin refahının ve topyekun yükselişi, bu mutabakatın sağlıklı bir zeminde kurulmasına bağlı. Bu çerçevede sendikalarımız, Bakanlığımızın en fazla önem verdiği paydaşlardır.” ifadelerini kullandı.

Sendikal örgütlenmenin önünde hiçbir engelin bulunmadığını dile getiren Özçelik, sendikalı işçi sayısının yaklaşık 2,5 milyona, sendikalaşma oranın ise yüzde 15 düzeyine yükseldiğini bildirdi.

“İstihdam tüm zamların en yüksek seviyesine ulaştı”

Bazı işverenlerin, sendikaların örgütlenmesine yönelik olumsuz bakış açısını ortadan kaldırmak istediklerini ifade eden Özçelik, şöyle konuştu:

“Büyüyen, kalkınan Türkiye’nin son 20 yılında, istihdamın artırılması en temel ilkemiz, en önemli politika eksenimiz oldu. İş gücümüz bugün 35 milyonu aştı. İstihdam edilenlerin sayısı 2002 yılında bu yana yüzde 50’den fazla artarak tüm zamların en yüksek seviyesi olan 32,5 milyona ulaştı. Dezavantajlı gruplara yönelik uyguladığımız destek, teşvik ve düzenlemelerle kadın, genç ve engellilerin istihdamını önemli ölçüde artırdık. Sosyal örgütlenme imkanlarının geniş, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz alındığı ve çalışma ortamını insana yaraşır hale getirmiş olan işverenlerimize yönelik yeni teşvik modelleri üzerinde çalışıyoruz.”

Özçelik, enflasyonun tahribatını emekçilere hissettirmemek için gayretle çalıştıklarını belirterek, Bakanlık olarak, çalışma hayatının tüm taraflarıyla dayanışma içerisinde, üzerlerine düşen tüm görevleri yerine getirmeye hazır olduklarını söyledi.

Özçelik, “Bu kapsamda Sayın Settar Başkan’ın, işçilerimizin hem kamu çerçeve protokolüyle getirilen şartları hem ücretlerdeki basamak sistemiyle ilgili taleplerine, inşallah önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğimiz danışma kurulları toplantılarımızda dile getirip, hep birlikte çözüm arayacağız.” dedi.

“İşçiler arasındaki ücret merdiveni yeniden kurulmalı”

Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan da üyelerinin kadro hakkına kavuşması ve özlük haklarının iyileştirmesi için büyük bir mücadele yürüttüklerini belirterek, son olarak 14 bin geçici orman işçisinin çalışma sürelerini 10 aydan 12 aya yükseltilmesi kazanımını elde ettiklerini söyledi.

Kamu işçinin 2023-2024 dönemindeki mali ve sosyal haklarının belirlendiği Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü’nü geçen yıl mayıs ayında imzaladıklarını anımsatan Aslan, bu sözleşmeyle en düşük kamu işçisi ücretinin önce 15 bin liraya yükseltildiğini, ardından 2023 yılının ilk altı ayında refah payı dahil ücretlere yüzde 45’lik artış yapıldığını vurguladı.

Bu sözleşmenin kazanımlarının enflasyon karşısında zamanla erimesi üzerine TÜHİS ile 29 Ocak’ta ek protokol imzalandığını hatırlatan Aslan, şöyle konuştu:

“Ek protokolle sözleşme başlangıç tarihi 1 Ocak olanların aldığı yüzde 32,57 oranındaki zam, sözleşme başlangıcı 1 Mart ve sonraki aylarda olanlara da uygulandı. Bunda emeği olanlara teşekkür ediyorum. Fakat arkadaşlarımızın hala 49,25 zamda yeknesaklığın sağlanması konusunda beklentileri var. Bu beklentiye yetkililerin duyarlılık göstereceğine inanıyorum. Hükümetimizden, memurlarımıza ve emeklilerimize verilen yüzde 49,25’lik zam oranın kamu işçisine de verilmesini istemiştik, bunu yine talep ediyoruz.”

Aslan, geçen yıl imzalanan sözleşmeyle en düşük kamu işçisi ücretinin önce 15 bin liraya yükseltilmesi ve ardından yapılan yüzde 45’lik artışla kıdemli işçi ile yeni işçi arasındaki ücret makasının daraldığına dikkati çekerek, “Bu durum işyerlerinde rahatsızlığa neden oldu. Bu sorunu TÜHİS ile aşamadık. Önümüzdeki sözleşme döneminde eski işçi ile yeni işçi arasındaki ücret merdiveni sisteminin yeniden kurulmasını istiyoruz.” dedi.

Toplantıya, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Kadir Çokçetin, Orman Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yüzer ve sendikanın temsilcileri katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakan-yardimcisi-faruk-ozcelik-isverenlere-yeni-tesvik-modelleri-uzerinde-calistiklarini-acikladi/feed/ 0
Sağlık-Sen Genel Başkanı: Hemşirelerin iş yükü azaltılmalı, atamalar hızlandırılmalı https://www.haber60.com.tr/saglik-sen-genel-baskani-hemsirelerin-is-yuku-azaltilmali-atamalar-hizlandirilmali/ https://www.haber60.com.tr/saglik-sen-genel-baskani-hemsirelerin-is-yuku-azaltilmali-atamalar-hizlandirilmali/#respond Thu, 15 Feb 2024 00:57:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8073 Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, hemşirelerin sağlık sisteminde iş yükünün çok fazla olduğunu belirterek, “Bu iş yükünün azaltılması gerekiyor. Bunun da çözümü; şu anda 35 bin sağlık personeli ataması var. Fakat bu sayı yeterli gelmiyor. Çözüm için atama bekleyen hemşire arkadaşlarımızın bir an önce atanmasını bekliyoruz” dedi.

Sağlık-Sen tarafından, Memur-Sen Genel Merkezi’nde ‘Hemşirelik Mesleğine İnovatif Yaklaşımlar Çalıştayı’ düzenlendi. Çalıştayda, ‘Hemşirelikte Eğitim’, ‘Yetkinlik ve Yeterlilik’, ‘Hemşirelik Mevzuatının Günümüz Hemşirelik Hizmetleri Sunumuna Uygunluğu’, ‘Hemşirelik Hizmetlerinde Saha Uygulamaları ve Eksiklikler’, ‘Hemşirelikte Kariyer Basamakları’, ‘Hemşirelik Hizmetlerinde Performansa Dayalı Ücret Politikaları’, ‘Hemşirelikte Mesleki İletişim ve Saygınlık’, ‘Hemşirelikte İstihdam İhtiyacı ve Sendikal Beklentiler’ konuları olmak üzere 7 başlık üzerinde duruldu.

‘HEMŞİRELİK YILLARDIR GERİDEN GELİYOR’

Çalıştayda konuşan Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, dünyadaki en tecrübeli hemşirelerin Türkiye’de bulunduğunu söyledi. Doğan, hemşirelik mesleğinin hak ettiği değeri en üst seviyede alması için gayret gösterdiklerini belirterek, “Sağlıkta 39 ayrı branş var. Her bir meslek kendine özgü meslekler. Hemşirelik mesleğini ön planda tutmadığımız için yıllardır hemşirelik mesleği geriden geliyor, özlük hakları geriden geliyor. Yoğun bakımda bir hastaya, hasta yakını dokunamazken hemşire arkadaşlarımız 7 gün 24 saat ilgileniyor. Çocuk servisinde yeni doğmuş bir bebeğe annesi bile dokunmaktan korkarken hemşire arkadaşımız damar yolu açıyor. Gerçekten zor şartlarda görev yapıyoruz. Bu çalıştaydan çıkan sonucu tüm yetkililerle paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

‘NÖBET ÜCRETLERİ ALT SEVİYELERDE’

Doğan, toplu sözleşme sürecinde hemşirelerin temel sorunlarını masaya yatırdıklarını ifade etti. Toplu sözleşmede elde edilen iyileştirmelerin gerekli tüm meslek gruplarına yapılması için çaba sarf ettiklerinin altını çizen Doğan, “En azından ‘Yoğun bakımda çalışan veya Aile Sağlığı Merkezi’nde çalışan hemşire arkadaşımızın, hakkının burada verilmesi gerekiyor’ dedik ve taban ek ödeme katsayısının 5 puan artışını sağladık. Nöbet ücretlerinde de 10 puan artış sağladık, fakat bunlar kesinlikle yeterli değil. Yoğun bakımda yanımızda çalışan bir işçi arkadaşımızın nöbet ücreti yüksek seviyelerde. Hemşire arkadaşımızın nöbet ücreti ise alt seviyelerde. Bu kesinlikle adil bir durum değildir” açıklamasında bulundu.

‘ALIN TERİ DÖKÜYORUZ AMA KARŞILIĞINI ALAMIYORUZ’

Daha önce nöbet ücretlerindeki sorunları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a ilettiklerini aktaran Doğan, “Sayın Bakanımızdan bu konuda destek istiyoruz. Hemşirelerin gece nöbet ücretlerinin arttırılması gerekiyor. Biz ailemizi bırakarak nöbetlere geliyoruz. Nöbetlerde alın teri döküp emek harcıyoruz ama karşılığını alamıyoruz. Biz nöbet ücretinin artırılması için gece çalışma tazminatının verilmesi için çalışıyoruz” dedi.

Hemşirelik mesleğinde ücrette adaletin sağlanması gerektiğini kaydeden Doğan, “Hakkaniyeti ve adaleti sağlamak için yoğun bakımda çalışan hemşireyle hemşirelik yapmayan hemşire aynı maaşı almamalı. Hemşirelik mesleğini icra etmeyen birine hemşirelik maaşı verilmemesi gerekiyor” dedi.

Doğan, sağlık alanında yapılacak 35 bin atamanın hemşirelerin iş yükü dikkate alınarak yapılması gerektiğini de dile getirerek, “İş yükümüz gerçekten çok fazla. Bu iş yükünün azaltılması gerekiyor. Bunun da çözümü; şu anda 35 bin sağlık personeli ataması var. Fakat bu sayı yeterli gelmiyor. Çözüm için atama bekleyen hemşire arkadaşlarımızın bir an önce atanmasını bekliyoruz” diye konuştu. (DHA)

]]>
https://www.haber60.com.tr/saglik-sen-genel-baskani-hemsirelerin-is-yuku-azaltilmali-atamalar-hizlandirilmali/feed/ 0
Sağlık-Sen Genel Başkanı: Hemşirelerin iş yükü azaltılmalı, atama bekleyenler atanmalı https://www.haber60.com.tr/saglik-sen-genel-baskani-hemsirelerin-is-yuku-azaltilmali-atama-bekleyenler-atanmali/ https://www.haber60.com.tr/saglik-sen-genel-baskani-hemsirelerin-is-yuku-azaltilmali-atama-bekleyenler-atanmali/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:51:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7884

Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, hemşirelerin sağlık sisteminde iş yükünün çok fazla olduğunu belirterek, “Bu iş yükünün azaltılması gerekiyor. Bunun da çözümü; şu anda 35 bin sağlık personeli ataması var. Fakat bu sayı yeterli gelmiyor. Çözüm için atama bekleyen hemşire arkadaşlarımızın bir an önce atanmasını bekliyoruz” dedi.

Sağlık-Sen tarafından, Memur-Sen Genel Merkezi’nde ‘Hemşirelik Mesleğine İnovatif Yaklaşımlar Çalıştayı’ düzenlendi. Çalıştayda, ‘Hemşirelikte Eğitim’, ‘Yetkinlik ve Yeterlilik’, ‘Hemşirelik Mevzuatının Günümüz Hemşirelik Hizmetleri Sunumuna Uygunluğu’, ‘Hemşirelik Hizmetlerinde Saha Uygulamaları ve Eksiklikler’, ‘Hemşirelikte Kariyer Basamakları’, ‘Hemşirelik Hizmetlerinde Performansa Dayalı Ücret Politikaları’, ‘Hemşirelikte Mesleki İletişim ve Saygınlık’, ‘Hemşirelikte İstihdam İhtiyacı ve Sendikal Beklentiler’ konuları olmak üzere 7 başlık üzerinde duruldu.

‘HEMŞİRELİK YILLARDIR GERİDEN GELİYOR’

Çalıştayda konuşan Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, dünyadaki en tecrübeli hemşirelerin Türkiye’de bulunduğunu söyledi. Doğan, hemşirelik mesleğinin hak ettiği değeri en üst seviyede alması için gayret gösterdiklerini belirterek, “Sağlıkta 39 ayrı branş var. Her bir meslek kendine özgü meslekler. Hemşirelik mesleğini ön planda tutmadığımız için yıllardır hemşirelik mesleği geriden geliyor, özlük hakları geriden geliyor. Yoğun bakımda bir hastaya, hasta yakını dokunamazken hemşire arkadaşlarımız 7 gün 24 saat ilgileniyor. Çocuk servisinde yeni doğmuş bir bebeğe annesi bile dokunmaktan korkarken hemşire arkadaşımız damar yolu açıyor. Gerçekten zor şartlarda görev yapıyoruz. Bu çalıştaydan çıkan sonucu tüm yetkililerle paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

‘NÖBET ÜCRETLERİ ALT SEVİYELERDE’

Doğan, toplu sözleşme sürecinde hemşirelerin temel sorunlarını masaya yatırdıklarını ifade etti. Toplu sözleşmede elde edilen iyileştirmelerin gerekli tüm meslek gruplarına yapılması için çaba sarf ettiklerinin altını çizen Doğan, “En azından ‘Yoğun bakımda çalışan veya Aile Sağlığı Merkezi’nde çalışan hemşire arkadaşımızın, hakkının burada verilmesi gerekiyor’ dedik ve taban ek ödeme katsayısının 5 puan artışını sağladık. Nöbet ücretlerinde de 10 puan artış sağladık, fakat bunlar kesinlikle yeterli değil. Yoğun bakımda yanımızda çalışan bir işçi arkadaşımızın nöbet ücreti yüksek seviyelerde. Hemşire arkadaşımızın nöbet ücreti ise alt seviyelerde. Bu kesinlikle adil bir durum değildir” açıklamasında bulundu.

‘ALIN TERİ DÖKÜYORUZ AMA KARŞILIĞINI ALAMIYORUZ’

Daha önce nöbet ücretlerindeki sorunları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a ilettiklerini aktaran Doğan, “Sayın Bakanımızdan bu konuda destek istiyoruz. Hemşirelerin gece nöbet ücretlerinin arttırılması gerekiyor. Biz ailemizi bırakarak nöbetlere geliyoruz. Nöbetlerde alın teri döküp emek harcıyoruz ama karşılığını alamıyoruz. Biz nöbet ücretinin artırılması için gece çalışma tazminatının verilmesi için çalışıyoruz” dedi.

Hemşirelik mesleğinde ücrette adaletin sağlanması gerektiğini kaydeden Doğan, “Hakkaniyeti ve adaleti sağlamak için yoğun bakımda çalışan hemşireyle hemşirelik yapmayan hemşire aynı maaşı almamalı. Hemşirelik mesleğini icra etmeyen birine hemşirelik maaşı verilmemesi gerekiyor” dedi.

Doğan, sağlık alanında yapılacak 35 bin atamanın hemşirelerin iş yükü dikkate alınarak yapılması gerektiğini de dile getirerek, “İş yükümüz gerçekten çok fazla. Bu iş yükünün azaltılması gerekiyor. Bunun da çözümü; şu anda 35 bin sağlık personeli ataması var. Fakat bu sayı yeterli gelmiyor. Çözüm için atama bekleyen hemşire arkadaşlarımızın bir an önce atanmasını bekliyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/saglik-sen-genel-baskani-hemsirelerin-is-yuku-azaltilmali-atama-bekleyenler-atanmali/feed/ 0
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu: Emekliler Açlığa ve Yoksulluğa Mahkum Edildi https://www.haber60.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-emekliler-acliga-ve-yoksulluga-mahkum-edildi/ https://www.haber60.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-emekliler-acliga-ve-yoksulluga-mahkum-edildi/#respond Wed, 17 Jan 2024 14:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3786

CEYLAN SAĞLAM

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, emekli aylıklarına ek yüzde 5’lik artışla birlikte yapılacak yüzde 42,6’lık zamma ilişkin “Bir kez daha emekliler bu hayat pahalılığı, bu yüksek enflasyon karşısında açıkça açlığa ve yoksulluğa mahkum edilmiştir. Resmi enflasyonun bile altında emekli aylıklarına artış yapmak açıkça bir zulümdür. Yapılması gereken en düşük emekli aylığının en azından asgari ücret düzeyine yükseltilmesi, bütün aylıkların da bu oranda arttırılması ve bir İntibak Yasası ile geriye dönük bütün kayıpların da giderilmesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yapılan kabine toplantısının ardından SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine yılın ilk yarısı için yapılacak 37,56 zam oranına ek olarak yüzde 5 daha artış yapılacağını açıkladı. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, emekli aylıklarına yapılacak zamma tepki gösterdi. Açıklanan zamların emeklileri açlığa ve yoksulluğa sürüklediğini belirten Çerkezoğlu, ANKA Haber Ajansı’na şunları söyledi:

“CUMHURBAŞKANI TARAFINDAN YAPILAN AÇIKLAMAYLA EMEKLİLER BİR KEZ DAHA ENFLASYONA EZDİRİLMİŞ DURUMDA”

“Türkiye’de emekli aylıkları 2008 yılında AKP tarafından yapılan düzenlemeyle birlikte sistematik bir biçimde geriledi. Hem aylık bağlama oranları hem katsayılar düştüğü için emekli aylıklarında ciddi bir gerileme yaşandı. Türkiye’de asgari ücretin neredeyse yarısına kadar gerileyen emekli aylıkları var. Bunun karşısında da bir ucube sistem olan, iktidar tarafından gündeme getirilen, Hazine’den tamamlama yöntemiyle aylardır en düşük emekli aylığı olarak belirlenen 7 bin 500 lirayla milyonlarca emekli hayatını sürdürmeye çalışıyor. Ancak emeklilerin kök aylıkları olduğu yerde duruyor. Yapılan artışlar kök aylıklar üzerinden olduğu için örneğin temmuz ayında milyonlarca emekli bir lira bile ücret artışı görmedi. Bu süreçte ’emeklileri enflasyona ezdirmeyeceğiz’ diyen ve sürekli olarak bunu dillendiren iktidar, dün Cumhurbaşkanı tarafından yapılan açıklamayla emekliler bir kez daha enflasyona ezdirilmiş durumda.

“YAPILMASI GEREKEN, EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞININ EN AZINDAN ASGARİ ÜCRET DÜZEYİNE YÜKSELTİLMESİDİR”

Bir kısım emekli resmi enflasyonun bile çok altında bir oranda artış aldı. 7 bin liranın altında kök maaşı olan emekliler sadece yüzde 33’lük bir artış alabildiler. Onların aylıkları yine Hazine’den tamamlama yöntemiyle 10 bin lira olarak belirlendi. Diğer emeklilerde hiç kimsenin inanmadığı ve hiçbir güvenilirliği kalmayan TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranında verilen ücret artışlarıyla açıkça gerçek enflasyon, hayat pahalılığı karşısında ezdirilmiş oldu. Bu süreçte bir taraftan SSK ve BAĞ-KUR emeklileri ile memur emeklileri arasındaki ayrım da devam ederken bütün emekliler Türkiye’de açlığa, yoksulluğa mahkum edilmiş oldu. Oysa yapılması gereken, yıllarca çalışmış, bu ülkede değer üretmiş olan ve bu ülkenin başının üstünde taşıması gereken emekliler bir kez daha enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında açlıkla, yoksullukla yüz yüze bırakılırken yapılması gereken en düşük emekli aylığının en azından asgari ücret düzeyine yükseltilmesi, bütün aylıkların da bu oranda arttırılması ve bir İntibak Yasası ile geriye dönük bütün kayıpların da giderilmesidir.

“RESMİ ENFLASYONUN BİLE ALTINDA EMEKLİ AYLIKLARINA ARTIŞ YAPMAK AÇIKÇA BİR ZULÜMDÜR”

Belli bir süre çalıştıktan sonra emekli olmak ve emekli olduktan sonra da son nefesimize kadar insanca yaşayabileceğimiz bir ücret ve başta sağlık hakkı olmak üzere sosyal haklara sahip olmak bu ülkede yaşayan herkes açısından temel bir yurttaşlık hakkıdır. Devletin ve devleti yöneten siyasi iktidarın da bunu sağlamak görevidir, sorumluluğudur. Bir kez daha emekliler bu hayat pahalılığı, bu yüksek enflasyon karşısında açıkça açlığa ve yoksulluğa mahkum edilmiştir. Resmi enflasyonun bile altında emekli aylıklarına artış yapmak açıkça bir zulümdür. Emeklilik hakkı için emeklilikte insanca yaşamanın bir hak olduğu bilinciyle bu mücadeleye omuz omuza devam edeceğiz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-emekliler-acliga-ve-yoksulluga-mahkum-edildi/feed/ 0 DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit: 2024 emeklilerin açlık ve sefalet yılı olabilir https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulustan-kilic-kocyigit-2024-emeklilerin-aclik-ve-sefalet-yili-olabilir/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulustan-kilic-kocyigit-2024-emeklilerin-aclik-ve-sefalet-yili-olabilir/#respond Wed, 17 Jan 2024 14:24:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3756 DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, “2024 yılı emekliler yılı değil emeklilerin açlık ve sefalet yılı olabilir. Emeklilerin canını okuma yılı ya da emeklilerin kırım yılı olarak söylense hiç de yanlış olmaz… Bir kilo etin 400 lira, yumurtanın 10 TL, bir kilo elmanın 40 TL olduğu ülkede Erdoğan 10 bin TL ile emeklilerin hayat kalitesini artırmaktan bahsediyor. Ne diyelim emeklileri gözden çıkardınız ama en azından onlarla dalga geçmeyin. İnsan onuruna yaraşır bir ücret vermiyorsunuz ama gerçekten insanların gururlarını ve onurlarını rencide etmeyin. Bütün hayatlarını çalışarak geçirmiş emeklileri, rahat etmesi gereken insanlarımızı böyle rencide etmeye hakkınız yok” dedi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, bugün TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Kılıç Koçyiğit, şunları söyledi:

“2024 yılındaki bütçe hedefinin tutmayacağını buradan ilan ediyoruz. Bu yılın ortasına gelindiğinde yeniden bu hükümet ek bütçeyi Meclis’e getirmek zorunda kalacak. Şimdi bütün bu bütçe açığı ve artan enflasyon içerisinde en önemli gündem maddelerinden biri de emeklilere yönelik zam açıklaması. SSK ve BAĞ-KUR emeklisine 5 puan artışla yüzde 42,6 oldu emekli maaşları. En düşük emekli maaşı 10 bin TL oldu. Enflasyonun yüzde 136 olduğu bir ülkede, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 10 bin TL’lik bir maaşı kalkıp milyonlarca emekliye müjde diye duyurabiliyor. Bu 10 bin TL neye tekabül ediyor? Bakın, açlık sınırının bile çok çok altında olan bir sefalet ücretini konuşuyoruz ama bunu bir müjde gidip topluma ilan ettiler.

Yetmedi bir de 2024 yılını emekliler yılı ilan ettiler. Biz de bir isim öneriyoruz. 2024 yılı emekliler yılı değil emeklilerin açlık ve sefalet yılı olabilir. Emeklilerin canını okuma yılı ya da emeklilerin kırım yılı olarak söylense hiç de yanlış olmaz.

Çünkü bütün bunlar hakikate tekabül ediyor. AKP 21 yıllık performansı ile emekçi ve emekli karşıtı olduğunu göstermiştir. AKP emeklileri bir yük olarak görüyor, onları gözden çıkarmış. Gündeminde emekli yok. Bu açlık ücretleriyle bu ülkede yaşayan milyonlarca emeklinin ayakta kalmasını beklemek gerçeklikten kopmaktır. O nedenle olsa olsa burada bir yok saymadan, ne halleri varsa görsün deme politikasından bahsedebiliriz. AKP ilk iktidara geldiği dönemlerde emekli ücreti asgari ücretin yüzde 20’inin üzerindeydi. Bugün yüzde 25 asgari ücretin altında kalmış durumda. Bu oranların nasıl korkunç olduğunu ifade edelim. Yani toplamda yüzde 45 gibi bir oranı emekliler geçen bütün süre boyunca kaybetmişler, maaşları erimiş artan enflasyon karşısında.

Yine Erdoğan şöyle diyor: ‘Amacımız emeklilerimizin hayat kalitesini artırmaktır.’ Bir kilo etin 400 lira, yumurtanın 10 TL, bir kilo elmanın 40 TL olduğu ülkede Erdoğan 10 bin TL ile emeklilerin hayat kalitesini artırmaktan bahsediyor. Ne diyelim emeklileri gözden çıkardınız ama en azından onlarla dalga geçmeyin. İnsan onuruna yaraşır bir ücret vermiyorsunuz ama gerçekten insanların gururlarını ve onurlarını rencide etmeyin. Bütün hayatlarını çalışarak geçirmiş emeklileri, rahat etmesi gereken insanlarımızı böyle rencide etmeye hakkınız yok.

“EN DÜŞÜK EMEKLİ ÜCRETİNİN ASGARİ ÜCRET TUTARINDA OLMASI İÇİN KANUN TEKLİFİ VERECEĞİZ”

Türk-İş’in açıkladığı açlık verisi 14 bin 431 TL ve emekli ücretleri 10 bin TL yapılıyor. Bunun kök ücret artışı olmadığının da altını çizmek gerekiyor. Biz ne öneriyoruz? Biz asgari ücretin yoksulluk sınırının yarısı ve en düşük emekli ücretinin de en az asgari ücret seviyesinde olması gerektiğini ifade ediyoruz. Plan Bütçe Komisyonunda da önergeler vererek bu teklifin yasallaşması için elimizden gelen çabayı hem Komisyon hem de Genel Kurul aşamasında ortaya koyduk. Emeği ve emeklileri konuşuyor bu ülke ve yok sayılan bir kesimin de sorunlarını dile getirmek istiyorum. Çocuk işçiler ve maruz kaldıkları sömürünün kendisi artık çok boyutlu hale geldi. Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Eğitim Bakanlığı çocuk işçiliğini resmi bir şekilde uyguluyor. Bundan dolayı yaralanmalar var. Bunun dışında stajyerlik yapanların emekliliğe o çalıştıkları günlerin sayılmaması gibi bir durum söz konusu. Ben de meslek liseliyim. Biz haftanın 4 gününü hastanede geçirirdik, gece nöbet tutardık ve orada çalışan herhangi bir hemşire kadar çalışırdık, her işi yapardık, bütün risklere maruz kalırdık ama bakın emekli olduğumuz zaman o stajyerliğimiz emekliliğimize esas teşkil edilmedi. Şimdi de 1 milyon 785 bin kişi bu mağduriyeti yaşıyor, EYT’de bir düzenleme yapılması için bekliyorlar. 86 yılında bir yasa çıkarılmış, 3308 Sayılı Meslek Kanunu. Böylece stajyerlik bir yasal zemine kavuşturulmuş ama ne yazık ki çocuk işçiliği resmileşmiş olmasına rağmen onun emeklilik hakları da çalışma yaşamındaki hakları da gözetilmemiş, kanuna konulmamış. Bu mağduriyet, bu hak gaspı devam ettiriliyor. Bu konuda çağrı yapıyoruz, hızlı bir şekilde yasal düzenleme yapılması gerekiyor. Biz de bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yakın dönemde Meclis’e yine yeniden kanun teklifleri vereceğiz ama bu sorunu gidermek gerekir. Artık çocuk işçiliğinin bakanlıklar eliyle yürütülmesine, okula gitmesi gereken çocukların haftanın dört günü sanayide, atölyelerde çalışmasına daha fazla göz yumulmamalı. Yoksul ailelerin çocukları, oradan asgari ücretin 3’te biri oranında aldıkları geliri aile bütçesine bir katkı olarak görüyorlar ve mecburen bu alanlara yöneliyorlar. Bunun büyük bir sömürü olduğunun tekrar altını çizmek istiyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulustan-kilic-kocyigit-2024-emeklilerin-aclik-ve-sefalet-yili-olabilir/feed/ 0
İstanbul’da taksi ücretlerine yüzde 28.09 zam geldi https://www.haber60.com.tr/istanbulda-taksi-ucretlerine-yuzde-28-09-zam-geldi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-taksi-ucretlerine-yuzde-28-09-zam-geldi/#respond Wed, 10 Jan 2024 21:33:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2989

İSTANBUL’da toplu ulaşım ücret tarifelerinin değişimiyle, taksi ücretlerine yüzde 28.09 oranında zam geldi. 13 Ocak’tan itibaren geçerli olacak yeni tarife için taksiciler taksimetrelerini güncellemeye başladı. Kimi taksiciler zam oranından memnun olurken, kimi taksiciler ise, yeni zammın müşterilerde azalmaya neden olacağı görüşünde.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) toplantısından toplu ulaşıma zam kararı çıktı. Kararla, İstanbul’da taksi ve servis ücretlerine yüzde 28.09, toplu ulaşıma ise yüzde 18 oranında zam yapıldı. Buna göre taksilerin açılış ücreti yüzde 19.17 liradan, 24.55 liraya, kilometre başına ücret ise 12.89 liradan, 17.61 liraya, indi-bindi ücreti ise, 70 liradan, 90 liraya yükseldi. Taksi ücretlerine 13 Ocak’tan itibaren yansıyacak yeni tarife için taksiciler taksimetrelerini güncellemeye başladı.

Dün akşam saatlerinde başlayan güncellemeler için firma yetkilileri, işlemlerin maksimum yarım saatte biteceğini ve güncelleme ücretinin 2 bin 950 lira olduğunu vurguladı. Taksi şoförleri ise güncelleme ücretini pahalı bulurken; kimi yeni tarifenin müşterileri azaltacağından kimi de zam oranın yetersiz olduğundan şikayet etti.

“GÜNCELLEME ÜCRETİ 2 BİN 950 LİRA; MAKSİMUM YARIM SAAT SÜRÜYOR”

Firma yetkilisi Servet Özdemir, “Güncellemeler dün akşam 20.00’den itibaren başladı, hala devam ediyoruz. Cuma akşamına kadar kademeli olarak çalışacağız. Şu an hala eski tarifeden çalışacak. İstanbullular Cuma akşamı eski tarifeden taksi kullanmaya devam edecek. Cumartesi’den itibaren yeni fiyatlardan çalışmaya başlayacaklar. Şu an tarifeler güncelleniyor ama kademeli olduğu için eski fiyatla çalışmaya devam ediyor. Akşam daha bir yoğunluk vardı, şu an bir sakinlik var iş durumuna göre bir an yoğunlaşıyor bir an durgunlaşıyor. Geldikleri zaman genelde taksicileri bekletmeden çıkartıyoruz. 2 bin 950 lira güncelleme bedeli. Genelde müsait olan gelip güncellemeyi yaptırıyor, son güne pek araç kalacağını sanmıyorum. Geçici mühür sistemine geçtik, 20 gün içerisinde yaptırabiliyor. O yüzden eskisi gibi taksiciler sıra mağduriyeti yaşamıyorlar. Maksimum yarım saat içinde çıkabilirler” diye konuştu.

KİMİ TARİFEDEN MEMNUN, KİMİ MÜŞTERİ BULAMAYACAĞINI DÜŞÜNÜYOR

Taksici Eyüp Yılmaz, ” Erken geldim. Cuma günü yapılıyor.  Hemen işleme alacaklar; 5 dakikalık bir işi var. Bu tarafa doğru bir iş almıştım, müsait olunca geldik. Çalışanlara birşey düşmüyor bundan emin olabilirsiniz. “dedi. Taksi şoförü Kazım Ceylan ise, “Biz şoför olarak memnun değiliz, zam istemiyorduk. Araç sahipleri istiyor, onlar da kendilerince haklı. Zaten işler düşük, bu da işe yansıyor. Yarın bir gün yolcu bulamayacağız taşımak için. Piyasa gerçekten çok durgun. Şoförlerin yevmiyeleri yükselecek, burada zorluk çeken vatandaşlar şoförler olacak. Vatandaş da binemeyecek. Güncelleme otomatik olarak ayın 13’ünde geçecek. İnsanlar gerçekten mağdur durumda ama yapacak bir şey de yok. 2 bin 950 lira yüksek bir fiyat”  ifadelerini kullandı.

“MÜŞTERİDE AZALMA OLUR”

Taksi şoförü Şeyhmus Altınkaynak da, “Zamdan hiç memnun değilim, indi bindi 2 litre mazot yakıyoruz, nasıl memnun olacağız? Mazota zam gelmesin, bize de zam gelmesin. Yüzde 50 bekliyorduk. Bence 4-5 ay sonra zam olmalı. Müşteri azaldı, bir de 8+1’ler de çıktıktan sonra işimiz daha da azaldı” diye konuştu. Taksi şoförü Fuat Arslan da, “Güncellemeyi yaptırdım bitirdim, 5 dakikada halloldu, 3 bin liramızı aldılar. Cuma günü 24.00’den itibaren sistem otomatik olarak yeni tarifeye geçecek. Yeni tarife kesinlikle karşılamıyor. Bu arabada üç şoför çalışıyor. Arabanın sahibini boş verdik, 90 bin lira kazanmıyor. Bunun en az iki katı olmalıydı. Bizim müşteri bulmakta bir sıkıntımız yok, müşteri zaten çok ucuz olduğu için tercih ediyor. Eskiden insanlar ihtiyacı olduğu zaman günde 10-15 müşteriye giderdik, bundan çok para kazanıyorduk. 32 yıldır bu işi yapıyorum” dedi.Taksi şoförü Cengiz Akyol da, “İnsanlar hep kendini düşünüyor. Bugün vatandaşın yerine de kendini koysan, bence normal, az değil. Müşteride azalma olur, insanların geçim derdi sıkıntısı büyük. Bugün taksiye herkes mecbur kalmadıkça binmiyor. Ekmeğimiz için mecbur mücadele edeceğiz. Bence zam ideal, ne fazla, ne az” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-taksi-ucretlerine-yuzde-28-09-zam-geldi/feed/ 0
ÖSYM Başkanlığı: Sınav başvuru ücretleri kurumu kar ettirecek seviyede değil https://www.haber60.com.tr/osym-baskanligi-sinav-basvuru-ucretleri-kurumu-kar-ettirecek-seviyede-degil/ https://www.haber60.com.tr/osym-baskanligi-sinav-basvuru-ucretleri-kurumu-kar-ettirecek-seviyede-degil/#respond Tue, 09 Jan 2024 09:21:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2819 Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, sınav başvuru ücretlerinin kurumu kar ettirecek seviyede olmadığını açıkladı.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bazı milletvekillerinin ÖSYM’nin yaptığı sınavlara ilişkin ücret ve hizmet bedelleriyle ilgili yazılı soru önergelerini cevapladı. Tekin, ÖSYM’nin konuya ilişkin yanıtını sundu.

Soru önergelerine verilen yanıtta, ÖSYM tarafından yapılan sınavlara ilişkin soruların hazırlanması, sınav evrakının basımı, sınav evrakının sınav merkezlerine ulaştırılması, sınav güvenliği organizasyonu için yapılan harcamalar, soruların hazırlama ve denetleme süreçlerinde görev alanlara yapılan ödemeler, sınavda görevli Milli Eğitim Bakanlığı ile üniversite personeline, güvenlik görevlilerine yapılan ödemeler, bilişim altyapı sistemi ile ilgili yatırım harcamalarının ve diğer cari giderlerin adaylardan tahsil edilen sınav başvuru ücretlerinden karşılandığı bildirildi.

ÖSYM’nin yurt içinde ve yurt dışında yılda yaklaşık 50 sınav yaptığı aktarılan yanıtta, bu sınavların ÖSYM’nin kendi personeli haricinde diğer kamu görevlileri ve emniyet teşkilatı personelinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 2 milyon görevli ile gerçekleştirildiği belirtildi.

“Kar amaçlı bir yaklaşım içerisinde bulunmadığını göstermektedir”

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ve Kamu Personel Seçme Sınavı’nın (KPSS) aday sayısı, başvuru süreci, sınavın gerçekleştirilmesi, değerlendirilmesi ve sonuçlarının duyurulması hizmetinin, diğer sınavlara göre Başkanlığın yatırım ve diğer cari giderleri açısından maliyeti en yüksek sınavları olduğuna işaret edilen yanıtta, “Bu iki sınavın başvuru işlemleri yılın ilk altı ayı içerisinde tamamlandığından Başkanlığımızın yıl boyunca elde ettiği gelirin büyük kısmı ilk altı ayda gerçekleşmekle birlikte sınavlarda görev alanların ücret ödemeleri ve diğer hak ediş harcamaları yılın ikinci altı ayında yapılmaktadır. Yıl bazında değerlendirme yapıldığında; gelir ile gider arasındaki fark, kurumumuzun kar amaçlı bir yaklaşım içerisinde bulunmadığını göstermektedir.” ifadelerine yer verildi.

Adaylardan tahsil edilen sınav ücretlerinin Başkanlığın bütçesini oluşturduğuna işaret edilen yanıtta, sınavlarla ilgili giderlerin başvuru ücretlerinden karşılandığı vurgulandı.

Yanıtta, Kovid-19 sürecinde salonlara seyrek aday ataması yapıldığı hatırlatılarak, bu süreçte görevli sayısı ve bunlara yapılan ödemelerin, nakliye giderlerinin ve sağlık gereçleri için yapılan harcamaların arttığı belirtildi.

“Başkanlığımız sınırlı kaynaklarla işi yürütmektedir”

İptal edilerek tekrar uygulanan 2022-Kamu Personel Seçme Sınavı Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür ve Eğitim Bilimleri Oturumları için adaylardan ücret alınmadığı kaydedilen ÖSYM’nin yanıtında, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerden etkilenen illerde ÖSYM Yönetim Kurulu kararı gereğince 2023 yılı Yükseköğretim Kurumları Sınavı, Dikey Geçiş Sınavı (DGS) ve Kamu Personel Seçme Sınavı’na başvuran adaylardan da başvuru ücreti talep edilmediği aktarıldı.

ÖSYM’nin yanıtında, şunlar kaydedildi:

“Belirlenen sınav başvuru ücretleri kurumumuza kar ettirecek seviyede olmayıp Başkanlığımızın adaylardan elde ettiği hizmet gelirleri, giderleri karşılamadığı için 2022 ve 2023 yıllarında hazine yardımı alınmıştır. Başkanlığımız, adaylara sınavlarda sadece hak ettiğinin verilmesi, haksız kazanımların önüne geçilmesi için her türlü güvenlik tedbirinin alınması kapsamında büyük bir özveri ile çalışmaktadır. Ancak Türkiye genelinde büyük bir organizasyonu sorunsuz şekilde yerine getirebilmek için ihtiyaç duyduğu finansmanı adaylardan topladığı sınav başvuru ücretleri ile sağlayan Başkanlığımız sınırlı kaynaklarla bu işi yürütmektedir. Sınav başvuru ücretlerinin daha düşük belirlenmesi, sınav güvenliği, görevli sayısı, soru oluşturma ve bilişim teknolojileri kapsamında kısıtlamayı gerektirecektir ki bu durum, sınavların sıhhatini ve güvenliğini ciddi anlamda olumsuz etkileyecektir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/osym-baskanligi-sinav-basvuru-ucretleri-kurumu-kar-ettirecek-seviyede-degil/feed/ 0
İstanbul Taksicileri Zam Talebinde Bulundu https://www.haber60.com.tr/istanbul-taksicileri-zam-talebinde-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-taksicileri-zam-talebinde-bulundu/#respond Thu, 04 Jan 2024 08:15:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2209

İSTANBUL Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Aksu, 8 Ocak’ta gerçekleştirilmesi planlanan UKOME Toplantısı öncesinde İstanbul’da taksicilerin zam talebi hakkında açıklamalarda bulundu. İBB Ulaşım Daire Başkanlığı’na yüzde 65’lik zam talebi iletildiğini ifade eden Aksu, “Bu mesleği sürdürebilmek, İstanbul halkına ve turistlerimize konforlu, güvenli bir seyahat sunmamız için en az yüzde 65 oranında bir zam istedik. Tabii biz de vatandaşımızı düşünüyoruz, kaliteyi artırmamız lazım. Onun için en az yüzde 65 oranında zam almamız lazım” dedi. Aksu, ‘İndi-bindi ücreti en az 120 lira olmalı’ ifadelerini kullandı.

İBB Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) Toplantısı’nın 8 Ocak’ta gerçekleştirilmesi planlanıyor. İstanbul’da ulaşım ücretlerine zam talepleri ve tekliflerinin de görüşülmesinin öngörüldüğü toplantı öncesinde İstanbul Taksiciler Esnaf Odası (İTEO) Başkanı Eyüp Aksu, taksi ve taksi dolmuş esnafının zam beklentileri hakkında açıklamalarda bulundu. Taksicilerin giderlerinin arttığını belirten Aksu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı’na yüzde 65 oranında zam talebi iletildiğini ifade etti.

“YÜZDE 65 ORANINDA ZAM YAPILMASINI TALEP ETTİK”

İTEO Başkanı Eyüp Aksu, “Haftaya Pazartesi yani Ocak ayının 8’inde UKOME toplantısı var. Biz İstanbul Taksiciler Esnaf Odası olarak İstanbul Büyükşehir Belediyemizin Ulaşım Daire Başkanlığı’na en az yüzde 65 oranında taksi ve taksi dolmuş ücret tarifelerine zam yapılmasını talep ettik” dedi.

“GİDERLERİMİZE YÜZDE 100’ÜN ÜZERİNDE ARTIŞLAR YAPILDI”

Taksicilerin giderlerinin arttığını ifade eden Aksu, “Birincisi, yıllık enflasyon yüzde 65 civarında, yıllık değerleme oranı yüzde 65 oranında, asgari ücrete yüzde 49 oranında zam yapıldı. En önemlisi, araçlarımızın demirbaş giderlerine, parça, işçilik, yakıt gibi sürekli giderimiz olan fiyatlara yüzde 100’ün üzerinde artışlar yapıldı. Biz de bu mesleği sürdürebilmek, İstanbul halkına ve turistlerimize konforlu, güvenli bir seyahat sunmamız için en az yüzde 65 oranında bir zam istedik. Tabii biz de vatandaşımızı düşünüyoruz, kaliteyi artırmamız lazım. Onun için en az yüzde 65 oranında zam almamız lazım” şeklinde konuştu.

“İNDİ-BİNDİ ÜCRETİ EN AZ 120 LİRA OLMALI”

Aksu, “İndi-bindi ücreti en az 120 lira olmalı. Şu anda 70 lira, 120 lira olursa bizim için çok iyi olur. Şu anki fiyatlarla gerçekten maliyeti karşılayamıyoruz; araç fiyatı, işçilik ve yedek parçaya yüzde 100’ün üzeri zamlar yapıldı. Bizler de tüketiciyiz, evimizde gıda tüketiyoruz, harcamalarımız var. Bütün harcamalarımıza yüzde 100’ün üzerinde zamlar yapıldı, biz de vatandaşlarımızı düşünerek, aradaki payı bırakarak en az yüzde 65 zam talep ediyoruz. Bu da bizim zaruri bir ihtiyacımız, mecbur zam yapılmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“BİZ İSTERSEK, MARKET DE İSTER KASAP DA”

Taksici Okan Turan, “Şu an bence zam yapılırsa işler daha düşük olur, zaten işler oldukça düşük. Bence zamma gerek yok şu an için, böyle gitmesi daha iyi” dedi. Başka bir taksici, “Zam talebimiz var tabii ki, aldığımız bize yetmiyor. İndi-bindi 100 lira, açılış ücretinin 30 lira olması lazım” diye konuştu. Bir diğer taksi şoförü ise, “Zam talebimiz yok, her işte artık zam talebine ‘dur’ diyelim. Biz istersek, market de ister kasap da ister, buna bir dur diyelim” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-taksicileri-zam-talebinde-bulundu/feed/ 0