Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkmenistan doğal gazının Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırılması konusunda gelinen son aşamayı anlattı. Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’da üst düzey temaslarda bulunan Bakan Bayraktar, “Önümüzdeki 20 yıl boyunca her yıl 15 milyar metreküpten yaklaşık 300 milyar metreküplük bir gaz hacmine ulaşmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Bakan Bayraktar, 2 günlük Türkmenistan ziyaretini tamamladı. Aşkabat programı kapsamında Türkmengeologiya Başkanı Gurbangeldi Garlyev ve Türkmenistan Enerji Bakanı Annageldi Saparov ile görüşen Bakan Bayraktar, Türkmengaz Başkanı Maksat Babayev ile de bir araya geldi. Bakan Bayraktar, Türkmenistan Petrol ve Doğal Gazdan Sorumlu Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Batır Amanov ve Türkmen Petrol Başkanı Guvanç Agacanov ile de ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi.
Programın ardından temaslarına ilişkin bir değerlendirmede bulunan Bakan Bayraktar, ‘Ata Yurdu’nda olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek iki ülke arasında enerji bağlamında en önemli iş birliği alanının doğal gaz olduğunu söyledi. Bayraktar, Türkmen gazının, Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya intikaliyle alakalı bir proje üzerinde çalıştıklarını kaydederek “Elbette birkaç alternatifimiz var. Nihai ve en olması gereken aslında Hazar geçişli bir boru hattıyla çok daha büyük miktarlarda ve uzun süreli bir anlaşmayla bu doğal gazın batıdaki piyasalara Türkiye ve Batı’ya, Avrupa’ya ulaşması. Ama kademe kademe, aşama aşama biz oraya geleceğimize inanıyoruz. Ama hızlı bir şekilde de Türkiye’nin bu doğal gaza erişimi ve bunun belki bir miktarının özellikle Güneydoğu Avrupa’daki ihtiyacı karşılamak üzere Avrupa’ya intikalini konuştuk” dedi.
1998’DEN BERİ SÜRÜYOR
Bu konuda devlet başkanları düzeyinde ciddi bir irade olduğunun altını çizen Bayraktar, “Çok ciddi yapıcı bir katkı var. İnşallah bunu gerçeğe dönüştüreceğiz ve açıkçası 1998’den beri devam eden bu görüşmeler ve anlaşmaları bir anlamda fiiliyata geçirmiş olacağız” diye konuştu.
MADENLER ALANINDA MUTABAKAT
Bayraktar, madenler alanında da Türkmenistan’ın ciddi bir potansiyeli olduğunu ifade ederek “Madenlerle ilgili de bir anlaşma belki bir ilk olacak anlaşmayla madencilik alanında da iş birliğimizi, şirketlerimizin buradaki varlıklarını arama tarafında ondan sonra üretim tarafında yer alması noktasında bir mutabakatımız oldu” değerlendirmesini yaptı.
Elektrik konusunun da ciddi bir potansiyel olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Türkmenistan’ın da bu potansiyelini yine farklı yollarla Türkiye’ye getirebilmek için de ciddi bir çalışmanın içerisindeyiz. Bu ziyaretimiz sadece doğal gaz, petrol odaklı olmadı. Ama bunun yanına madeni ve elektriği de yoğun bir şekilde gündemimize almış durumdayız” dedi.
ORTAK ÜRETİM VE DEPOLAMA
Bayraktar, Türkmenistan’ın doğal gaz sahalarında ortak üretim konusunu ele aldıklarını anlatarak, “Bir diğeri doğal gaz depolamayla alakalı Türkmenistan’ın bir yatırım düşüncesi var. Bu konuda da BOTAŞ’ın çok ciddi bir yetkinliği, altyapısı var. Türkiye’de yaklaşık 6 milyar metreküplük doğal gaz depomuz var. Bunu 2028’e kadar 12 milyar metreküpe çıkarmak istiyoruz. Bu yetkinliği de buraya aktarmak istiyoruz Doğal gazın dağıtımında akıllı sayaç, akıllı şebeke ve Scada sistemlerinde de yine BOTAŞ ve Türk şirketleriyle Türkmenistan’ın ilgili kurumlarının iş birliğini de görüştük” diye konuştu.
Bakan Bayraktar, ne kadarlık bir doğal gazın hangi yöntemle gönderileceği ile ilgili bir soru üzerine şu cevabı verdi:
“Önümüzdeki 20 yıl boyunca her yıl 15 milyar metreküpten yaklaşık 300 milyar metreküplük bir gaz hacmine ulaşmayı hedefliyoruz. Tabii buna nihai anlamda ulaşabilmemiz için mutlaka boru hattına ihtiyacımız var. Ama mevcut altyapıyı kullanarak da takas yöntemiyle, swap yöntemiyle de mutlaka biz hızlı bir şekilde ilk etapta 2 milyar metreküplük bir gaz hacmiyle beraber de çalışmaya başlamak istiyoruz.”
1 MART’TA ÖNEMLİ BİR ADIM ATILMIŞTI
1 Mart’ta Antalya Diplomasi Forumu marjında iki ülke arasında doğal gaz ve petrolde iş birliğini arttıracak anlaşmalar imzalanmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Türkmen Devlet Başkanı Serdar Berdimuhammedov’un huzurunda atılan imzalarla Türkmenistan’ın zengin doğal gaz kaynaklarının batıya ulaştırılması konusunda niyet beyanında bulunulmuştu.
]]>Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, TRT World sunucularından Elif Bereketli’nin moderatörlüğünde yapılan “ADF ADDRESS” etkinliğinde, Türkmenistan Milli Lideri ve Halk Maslahatı Başkanı Berdimuhamedov konuştu.
Berdimuhamedov, foruma davetinden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ederek, forumun, uluslararası ilişkilerin mevcut durumu ve birçok temel soruyu gündeme getirdiğini kaydetti.
Forumun, yalnızca siyasi, ekonomik ve hukuki soruları gündeme getirmediğine dikkati çeken Berdimuhamedov, foruma ülkelerin nüfusu, askeri kapasitesi veya teknolojik düzeyine bakılmaksızın dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
Berdimuhamedov, Türkmenistan’ın, Eylül 2023’te BM Genel Kurulunun 78. oturumunda, BM himayesinde kapsamlı bir güvenlik stratejisi oluşturulması önerisinde bulunduğunu hatırlatarak, “Bunu, 21. yüzyılda devletlerarası ve uluslararası ilişkilerin yapısına ve bunu başarmaya yönelik araçlara ilişkin bir tutum ve normlar sistemi olarak görüyoruz.” dedi.
Türkmenistan’ın, küresel güvenliğin sağlanmasında bölgesel kuruluşlar ve hükümetler arası birlikler aracılığıyla sadece siyasi değil, aynı zamanda ekonomik ve insani faaliyetlerin de güçlendirilmesini gerekli ve yerinde gördüğünü belirten Berdimuhamedov, şöyle devam etti:
“Bu konuda diğer uzmanlaşmış yapı ve kurumların görüşlerini dinleyerek, dünya siyasetinin temel sorunlarının çözümüne yön vermeliyiz. BM’nin, belirlenen ana misyona ulaşmasına yardımcı olunmalıdır. Bu, sadece ahlaki görevimiz değil, aynı zamanda sorumluluğumuzdur. Benzer şekilde diğer uluslararası kurum ve kuruluşların BM ile işbirliği güçlendirilmelidir. Yeryüzünde barışın ve dünya yapısının sağlanması açısından bölgesel heyet ve kuruluşlarının konum ve misyonunun artırılması gerektiğini düşünüyorum.”
Berdimuhamedov, Türkmenistan’ın BM’de bir Tarafsızlık Dostları grubu oluşturma girişiminde bulunduğunu, birçok ülkenin bu fikre katıldığını aktararak, bunun mantıklı bir çözüm olduğuna inandığını söyledi.
Sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Berdimuhamedov, geleceğin ekonomisinin bir modeli olarak değerlerin dağıtımına, bunların ulaştırılmasına, araç ve kanallarının kullanımına büyük önem verilmesi gerektiğini vurguladı.
Berdimuhamedov, şu ifadeleri kullandı:
“Yeni yaklaşımlar ayırt edilmeden siyasallaşmaya ve ayrımcılığa tolerans gösterilmemelidir. Ana odak noktası iki öncelikli alan üzerinedir, enerji koordinasyonu ve ulaşım bağlantısı. Türkmenistan, düşük karbonlu enerjiye geçerek enerji entegrasyonuna ulaşma yönünde stratejik bir yön aldı. Bu çalışmada da bu tür yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bu, bu yolu takip etmek isteyen ülkeler için eşit şartlara sahip olmayı garanti edecektir. Bu, ülkelerin enerji tasarrufu sağlayan teknolojilere sahip olmalarını sağlayacaktır. Yenilenebilir enerji kaynaklarından tam anlamıyla yararlanabilmeleri için iklimsel ve coğrafi avantajlardan yararlanmalarını sağlayacak.”
Geleneksel enerji kaynaklarının “yeşil” gündeme dayalı yeni kaynaklarla birleştirilip uyumlaştırıldığını dile getiren Berdimuhamedov, Türkmenistan’ın dünyada “yeşil diplomasiye” ve böyle bir işbirliği modeline öncelik verdiğini vurguladı.
???????Berdimuhamedov, “Türkmenistan, Hazar ve Karadeniz bölgelerini geçen, Avrupa, Orta Doğu, Asya-Pasifik bölgelerini mutabakata varılan standart ve kriterlere göre çalışan tek bir ulaşım sistemine bağlayan Avrasya multimodal ulaşım ve transit projelerinin uygulanması üzerinde çalışıyor.” dedi.
İklim gündeminin, artık küresel güvenliğin ve barış içinde bir arada yaşamanın tanımlayıcı bir sembolü olarak tanıtıldığına değinen Berdimuhamedov, Türkmenistan’ın, güvenliğin sağlanmasına yönelik yaklaşımın temeli olarak, iklim meselesine sistematik bir yaklaşımı, çok taraflı kontrol yönteminin oluşturulmasını, iklimin, ekolojik ve insan kaynaklı tahribatların etkisinin azaltılmasını savunduğunu aktardı.
]]>