Türkçe – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sun, 01 Sep 2024 00:01:50 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 MEB, 30 özel okulu uyardı: İsimleriniz Türkçe olmalı https://www.haber60.com.tr/meb-30-ozel-okulu-uyardi-isimleriniz-turkce-olmali/ https://www.haber60.com.tr/meb-30-ozel-okulu-uyardi-isimleriniz-turkce-olmali/#respond Sun, 01 Sep 2024 00:01:50 +0000 https://www.haber60.com.tr/meb-30-ozel-okulu-uyardi-isimleriniz-turkce-olmali/ MEB, 30 özel okulu uyardı: İsimleriniz Türkçe olmalı

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 6 ildeki 30 okul için harekete geçti.

MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü, bu kapsamda da 6 ilin valiliğine “Türk Okulları” konulu yazı gönderildi.

Yazıda, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yer alan hükümler hatırlatıldı ve şu ifadelere yer verildi;

“YABANCI KURUM VE KURULUŞ ADI VERİLEMEZ”

Kurumlara, 1739 sayılı Milli Eğitim Kanunu’nda belirtilen Türk milli eğitiminin genel ve özel amaçları ile temel ilkeleri doğrultusunda kurumun amacına, eğitim programına ve düzeyine uygun, belli bir anlam taşıyan Türkçe ad verilir.

Ancak azınlık okulları, yabancı ve milletlerarası okullar ile sadece yabancı dil eğitimi veren kurslara yabancı ad verilebilir. Diğer kurumlara kıta, ülke, millet, tarih, rakam, yabancı kurum ve kuruluş adları verilemez.

“KURUM ADI KISALTMASI İÇİN İZİN ALINIR”

Kurumların adlarını, Türk Dil Kurumu kısaltmalar dizininde yer alan kısaltmalar hariç olmak üzere varsa kısaltmalarıyla kullanması esastır. Kurum adı kısaltma olarak kullanılacak ise kurum adı ve kısaltması kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatında yer alır.

“YENİ KURUM ADI TEKLİF EDİLMELİ”

Bakanlık, Türkçe isim verilmediği tespit edilen kurum adlarını 6 ilin valiliğine bildirerek, “Kurum adlarının anılan maddeye aykırı olduğu anlaşılmış olup yeni kurum adı teklif edilmesi gerekmektedir.” uyarısında bulundu.

Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/meb-30-ozel-okulu-uyardi-isimleriniz-turkce-olmali/feed/ 0
Türkiye’den Yunanistan’a göç edenler Anadolu kültürünü yaşatıyor https://www.haber60.com.tr/turkiyeden-yunanistana-goc-edenler-anadolu-kulturunu-yasatiyor/ https://www.haber60.com.tr/turkiyeden-yunanistana-goc-edenler-anadolu-kulturunu-yasatiyor/#respond Wed, 05 Jun 2024 23:06:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34930 Türkiye ve Yunanistan arasında yapılan nüfus mübadelesinin ardından Anadolu’dan Yunanistan’a gelenler, sahip oldukları Anadolu kültürünü nesilden nesile aktarıp yaşatmaya devam ediyor.

Türkiye ve Yunanistan arasında 1923’te imzalanan nüfus mübadelesi anlaşması her ne kadar “bir asırlık önceki mesele” gibi dursa da bıraktığı miras açısından nesilden nesile aktarılan derin kültürel etkileri bulunuyor.

Başta Karaman olmak üzere, Anadolu’dan gelen Ortodoksların bir kısmı Yunanca bile bilmiyordu ve anadilleri Türkçeydi.

Mübadiller, sevinçlerini, kederlerini, aşklarını Türkçe şarkılarla dile getiriyor, evlerinde Anadolu mutfağından yemekler yapıyorlardı.

Birçoğu baba mesleğini de Anadolu’dan getirip nesilden nesile aktardı. Bu “kültür göçü” sırasında, Anadolu’ya ait birçok gelenek, alışkanlık, lezzet ve hatta Türkçe kelimeler de Yunanistan’a taşındı. Türkçeden Yunancaya yüzlerce kelime geçti.

Mübadil bir ailenin torunu olarak dünyaya gelen Paraskevas Sariboyas, böyle bir ailenin mensubu olmasının hayatına kattıklarını AA muhabirine anlattı.

Sariboyas, Adana’dan yüzyıl önce göçen mübadil bir ailenin torunu olduğunu ve dede mesleğini sürdürdüğünü söyledi.

Ailesinden devraldığı işletmeyi büyüten Sariboyas, erkek kardeşiyle pastırma, sucuk, kavurma gibi Anadolu lezzetleri üreten büyük bir fabrikaya sahip olduğunu ve ülkenin dört bir yanına, dededen aldığı tariflerle yaptığı Anadolu lezzetlerini taşıdığını belirtti.

Babadan oğula, nesilden nesile aktarılan pastırmacılık

Sariboyas, Adana’nın, eski adı Ayas olan, Yumurtalık ilçesinden mübadele ile Yunanistan’ın Drama iline yerleşen dedelerini şu sözlerle anlattı:

“Kökleri aslında Kapadokya’dan. Karamanlı Rumlarındanlar. Kayseri, Gölcük’te yaşıyorlardı. Burada pastırmacılık yapıyorlardı.”

Dedelerinin zaman içerisinde Kayseri’den Adana’ya göçtüğünü belirten Sariboyas, “Taşındılar çünkü İpek Yolu oradan geçiyordu. Suriye’den gelen hayvanları alıyorlardı. O zamanlar develeri alıyorlardı. Hayvan alıp satıyor, ticaret yapıyorlardı.” diye konuştu.

Sariboyas, hayvan ticareti yapan, develerin etinden pastırma yapan dedelerinin, devenin değerli olan derisinin de ticaretini yaptığını aktardı.

Dedelerinin Anadolu’da yaşadığı göç ve yaptıkları ticaret bugün Sariboyas’ın fabrikasındaki ürünlerine de yansımıştı.

Fabrikadaki ürün çeşitleri arasında dana ve kuzu etinden yapılmış pastırmalar kadar, deve etinden yapılmış pastırmalar da bulunuyor.

Sucuk ürünlerinde ise çok acılı Adana barut, Gölcük, Karamanlı gibi isimlerle anılan birbirinden farklı Anadolu lezzetleri yer alıyor.

Sariboyas, dededen devraldığı mesleği için “Bize bunu öğrettiler, ekmeğimizi bundan çıkarıyoruz. Bununla yaşıyoruz. Mecburen bunu yapıyoruz. Bu işi seviyoruz da çünkü artık içimize işlemiş. Bu bizim için artık alışkanlık.” ifadelerini kullandı.

Evde Türkçe konuşuyorlardı

Büyüdüğü evi, ailesini, çocukluğundan hatırında kalanları da aktaran Sariboyas, dedesi ve büyükannesinin evde Türkçe konuştuklarını, Türkçe şarkılar söylediklerini paylaştı.

Sariboyas, “Hani ya da benim 50 dirhem pastırmam” diye sözleri olan ve büyüklerinin söylediği “Konyalım” türküsü için “Onların şarkısıydı. Güne bu şarkıyla başlar günü bu şarkıyla bitirirlerdi.” diye konuştu.

Kendisi de çocukluk yıllarında evde duyduğu Türkçeyi biraz bildiğini belirten Sariboyas gülümseyerek, “Ne oluyor? pastırmam, kör” gibi bildiği birkaç Türkçe kelimeyi sıraladı.

Sariboyas, büyükannesinin torunlarını “yavrum” diyerek sevdiğini ifade ederken, çocukluğuna döndü ve yüzünde mutlu bir gülümseme belirdi.

Dedesi ve büyükannesinin, sevinç, kızgınlık, üzüntü gibi yoğun duygusal anlarında kendilerini Türkçe ifade ettiğini kaydeden Sariboyas, “Bizi azarladıklarında Türkçe konuşurlardı. Bize güzel söz söylemek istediklerinde de Türkçe söylerlerdi.” dedi.

Sofrada Anadolu yemekleri bulgur pilavı, çılbır vardı

Kayseri kökenli Sariboyas, evde pastırma, sucuk ve kavurma dışında da birçok Anadolu lezzetinin sofralarının ayrılmaz birer parçası olduğunu kaydederek şöyle konuştu:

“Çok mantı yaparlardı. Bulgur pilavı da çok yaparlardı. Her gün bulgur olurdu. Pirinç yerine bulgur vardı. Yoğurtlu bulgur pilavı olurdu. Yufka yaparlardı. Çılbır yaparlardı. Yayla çorbası, erik köftesi, paçanga böreği yaparlardı.”

Bu yemeklerin nesilden nesile aktarılarak, hala sofralarının birer parçası olduğunu vurgulayan Sariboyas, “Kız kardeşim hala bu yemekleri yapıyor. Annem vefat etti ama kardeşim bu yemekleri yapmaya devam ediyor. Bunların hepsini hala yapıyoruz.” diye konuştu.

Sariboyas, nesilden nesile aktarılan Anadolu mutfağına ait tariflerin isimlerini yüzyıl önce dedesi ve büyükannesinin öğrettiği gibi Türkçe söyledi.

Anadolu alışkanlıkları

Anadolu’dan gelen mübadillerin, o dönem Yunanistan’daki Rumlardan farklı alışkanlıkları olduğuna dikkati çeken Sariboyas, çocukları kara sinek ve sivrisinekten korumak için, çocukların ciltlerine çemen ve sarımsak suyu sürüldüğünü belirtti.

Sariboyas, “Pastırmaya da bu yüzden çemen koyarlardı. Pastırmayı asarlardı ve kara sinek yaklaşmazdı. Güneşte olmasına rağmen sinek yaklaşmazdı, bir kilometre uzağa kaçardı.” dedi.

“Yoğurtsuz yemek yiyemeyiz, boğazımızdan geçmez”

Çocukluğunda evde yapılan komposto ve hoşafları hatırlayarak özlemle “ah” çeken Sariboyas, şöyle konuştu:

“Yazın beyaz kalın bir bez olurdu. (Büyükannem) onu dışarı sererdi. Elmaları, armutları, erikleri dilimlerdi. Onları beze sererdi ve güneşte kuruturdu. Sonra karanlık bir odada muhafaza ederdi. Kışın bir avuç çıkarıp bir tencereye koyarlardı. Suyla kaynatırlardı. Ne güzel hoşaf olurdu o!””

Sariboyas, Yunanistan’da yoğurdun Türkiye’deki gibi yemekle birlikte yenmediğine işaret ederek, kendi ailesinde ise durumun farklı olduğunu şu sözlerle ifade etti:

“Biz de yoğurtsuz yemek yenmez. Yiyemezsin, boğazından aşağı geçmez. Temel besinimizdir. Sade de yersin. Çok cacık yaparlardı. Bol bol sarımsak koyarlardı. Nane, salatalık ve dereotuyla yaparlardı.”

Bugün özel hayatında Anadolu kültüründen çok sayıda unsur bulunduran Sariboyas, ticaret hayatında da Türkiye ile işbirliğini sürdürüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyeden-yunanistana-goc-edenler-anadolu-kulturunu-yasatiyor/feed/ 0
Yunus Emre Enstitüsü, Türkiye-Mısır ilişkilerini pekiştirmek için programlar düzenliyor https://www.haber60.com.tr/yunus-emre-enstitusu-turkiye-misir-iliskilerini-pekistirmek-icin-programlar-duzenliyor/ https://www.haber60.com.tr/yunus-emre-enstitusu-turkiye-misir-iliskilerini-pekistirmek-icin-programlar-duzenliyor/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:46:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34470

Yunus Emre Enstitüsü (YEE), Türkiye ile Mısır arasındaki kültürel ve tarihi ilişkilerin pekiştirilmesine yönelik programlar düzenlemeye devam ediyor. Enstitü, Mısır’ın başkenti Kahire’de bulunan temsilciliği aracılığıyla Mısırlı Türkologlar, kültür ve sanat camiasının önemli isimlerinin yer aldığı heyeti Ankara’da ve İstanbul’da ağırladı. İki ülke arasındaki müşterek değerlere vurgu yapılması ve kültürel etkileşime zemin hazırlanması amacıyla düzenlenen program kapsamında başta Türkoloji alanına yönelik yapılan destekler ve Türkçe öğretimi olmak üzere çeşitli alanlarda iş birliklerine ortam hazırlandı.

İskenderiye Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümünde Prof. Dr. Seyyid Muhammed es-Seyyid, Türkiye ve Mısır’ın tarih sahnesinde uzun yıllar boyunca aynı şemsiye altında yaşadığını belirtti. Mısır’da pek çok üniversitede görev yaptığına değinen Seyyid, Sogah’taki bir üniversitede ve İskenderiye Üniversitesi’nde Türkçe bölümü açtığını kaydederek iki üniversitede de Türkçe bölümünün Mısırlı gençler tarafından çok rağbet gördüğünü ifade etti.

“TÜRKİYE VE MISIR ARASINDA GEÇMİŞTEN GELEN VE GELECEĞİ AYDINLATAN ORTAK BAĞLAR VAR”

Zekazik Üniversitesinde Türkoloji alanından Prof. Dr. Mahmud el-Adl ise Türkiye ve Mısır’ın müşterek tarihinin derinliğine işaret ederek iki ülke arasında geçmişten gelen ve geleceği aydınlatan ortak bağlarının olduğunu söyledi.

KAHİRE YEE’DE 14 YILDA 50 BİN KURSİYER TÜRKÇE KURSLARINA KATILDI

Kahire YEE Koordinatörü Emin Boyraz, “Kahire YEE olarak 2010 yılından itibaren aralıksız bir şekilde Mısır’da faaliyetlerimizi yürütmeye devam ediyoruz. Dünyada Türkçeye en çok ilgi gösterilen ülke olmanın motivasyonuyla faaliyetlerimize ivme kazandırmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

Mısırlı heyete eşlik eden Koordinatör Boyraz, Kahire YEE’ninTürkiye ve Mısır arasındaki kültürel ilişkileri daha da güçlendirmek amacıyla faaliyetlerini yürüttüğünün altını çizerek “Gerçekleştirmiş olduğumuz ziyaretlerle iki ülke arasında kültürel diplomasi alanındaki çalışmaların daha da hız kazanacağına inanıyoruz. Özellikle sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 2024 yılının Şubat ayında Mısır’a yaptığı ziyaretten sonra tüm çalışmalarımız daha da ivme kazandı” değerlendirmesinde bulundu.

Koordinatör Boyraz, Enstitünün Mısır’da yürüttüğü Türkçe öğretimi faaliyetlerine değinerek, “Kuruluşundan günümüze kadar Enstitümüz tarafından düzenlenen Türkçe kurslarınakayıt yaptıran kursiyer sayısı katlanarak arttı. 14 yıl boyunca yüz yüze ve çevrim içi Türkçe kurslarımıza 50 bin kursiyer katıldı” ifadesini kullandı.

Mısır Yükseköğretim Bakanlığı Müsteşarı ve Mısır-Amerikan Konseyi Başkanı Prof. Dr. Mahmud Azmi ise “Türkiye ve Mısır, Orta Doğu’daki en güçlü iki merkezdir ve Orta Doğu’nun bel kemiği olarak çalışıyorlar” diye konuştu.

Azmi, Türkiye ve Mısır’ın kültürel ilişkilerinin tarihinin yüzyılları aştığını ifade ederek Türkiye’de bulunmaktan son derece mutlu olduğunu söyledi.

Zekazik Üniversitesinde Türkoloji alanında Prof. Dr. Mahmud el-Adl, “Mısır, Türkiye’ye baktığında Osmanlı Devleti’nin içinde ne kadar büyük bir yerinin olduğunu hatırlıyor. Bu da Kahire’nin faziletlerindendir” dedi.

Gazeteci Halid eş-Şami de Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin siyasi, ticari, kültürel ve sosyolojik düzeyde gelişmeyi sürdürdüğünü belirterek “Bunu CumhurbaşkanıSayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyaretiyle de gördük. Anlaşmazlıkların giderildiğini ve karşılıklı olarak iki ülke arasında yatırımlar için yeni kapıların aralandığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

YEE’nin Türkiye-Mısır kültürel ilişkilerin güçlendirmede önemli rol oynadığını söyleyen Şami, iki ülkenin de her alanda ilişkileri güçlendirmeye yönelik çaba gösterdiğini belirtti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yunus-emre-enstitusu-turkiye-misir-iliskilerini-pekistirmek-icin-programlar-duzenliyor/feed/ 0
Türkiye Maarif Vakfı, Türkçe’nin Uluslararası Tanınırlığını Artırmayı Hedefliyor https://www.haber60.com.tr/turkiye-maarif-vakfi-turkcenin-uluslararasi-taninirligini-artirmayi-hedefliyor/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-maarif-vakfi-turkcenin-uluslararasi-taninirligini-artirmayi-hedefliyor/#respond Fri, 31 May 2024 22:54:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34214 Dünyada Türkiye’ye ilgi arttıkça Türkçe öğrenmek isteyenlerin sayısı da artıyor. Bu ihtiyacı gören Türkiye’nin oluşturduğu eğitim ve kültür diplomasisi kurumlarından olan Türkiye Maarif Vakfı (TMV), Türkçe’nin uluslararası bir dil olarak tanınması ve Türk kültürünün global olarak tanıtılması için stratejik adımlar atıyor.

Türkiye’nin 11. ve 12. Kalkınma Planları doğrultusunda şekillenen eğitim politikaları çerçevesinde TMV, Türkçe eğitimi ve Türk kültürünün yaygınlaştırılmasını hedefliyor.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanan ve çeşitli üniversitelerden akademisyenlerin ve kurumların katkısıyla oluşturulan “Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı”, çerçevesinde TMV şu ana kadar anaokulundun liseye kadar yabancıları Türkçe öğretimi için 152 kitabı hazırlayarak okullarında okutuyor.

Her Sınıfta Türkçe Dersi

Vakıf, özellikle okul öncesi, ilkokul, ortaöğretim ve lise düzeylerinde Türkçe’nin sistemli bir şekilde öğretilmesine büyük önem veriyor. Uluslararası dil öğretimi standartlarına uygun olarak, K-12 seviyeleri için hazırlanan müfredat çerçevesinde Türkçe ders kitapları ve seviyelendirilmiş yardımcı okuma kitapları geliştiriyor. Vakıf şu ana kadar Yabancılara Türkçe Öğretmeye dönük 152 kitabı hazırlamış bulunuyor.

Bu amaç doğrultusunda, K-12 seviyeleri için hazırlanan müfredat çerçevesinde Türkçe ders kitapları ve seviyelendirilmiş yardımcı okuma kitapları geliştirildi.

Vakfın hazırladığı Türkçe kitapları dört temel dil becerisinin (okuma, dinleme, konuşma, yazma) yanı sıra dil bilgisi öğretimi de kitapların sisteminin en önemli parçalarını oluşturuyor.

TMV’DEN HER DÜZEY İÇİN 152 TÜRKÇE KİTABI

Maarif Türkçe Kitap Setleri, dil öğretimine yeni bakışlar getiren yaklaşımlar ve yöntemler dikkate alınarak Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı’nın esas aldığı eylem odaklı yaklaşım çerçevesinde aşamalı kitaplarla öğrenciyi harekete geçirmek, Türkçeyi sadece bir ders olmaktan çıkarıp oyunlarla, şarkılarla, türkülerle hayatı sınıfa taşıyarak eğlenceli bir eğitim ortamı oluşturmayı hedefliyor.

Türkiye Maarif Vakfı, Türkiye’de eğitim fakültesi mezunu veya MEB’de görevli Türkçe öğretmenlerinden seçilenler aracılığıyla okullarda Türkçe öğretimini sağlıyor.

HACİVAT-KARAGÖZ-NASRETTİN HOCA VE KELOĞLAN!

TMV’nin hazırladığı kitap setlerinde kültürel duyarlılığa da ayrıcı önem veriliyor. Türkiye ve Türk kültürünü özgün bir şekilde sunmak için Hacivat ile Karagöz, Nasreddin Hoca, Keloğlan gibi kahramanlarda yer veriliyor.

Söz konusu halk kahramanları üzerinden geliştirilen içeriklerle Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde ilk kez Türkçenin söyleyiş inceliklerini sezdiren, sistemli bir şekilde olası konuşma hatalarının önüne geçen telaffuz bölümleri dikkat çekiyor.

Maarif’in Türkçe kitap setleri kendine özgü TRT bölümüyle otantik içerikler sunarak Türkiye ve Türk kültürünün tanıtımı keyifli ve eğlenceli bir hâle getiriliyor.

TÜRKİYE’NİN GÖNÜLLÜ ELÇİLERİ

Maarif Türkçe kitaplarının ünite sonunda yer alan proje bölümleri ile de öğrencilerin öğrenme sürecini okul dışına taşımak, rol ve görevlerle 21. yüzyıl becerilerine uygun yeterlikler kazanmaları ve böylece çok yönlü, hayatın her alanında etkin fertler olarak Türkçe bilen, Türkiye’ye seven Türkiye ile insanı, kültürel ve en önemlisi de ticari ilişkilerde aktif rol alacak Türkiye’nin gönüllü elçileri olarak yetişmeleri hedefleniyor.

Maarif okullarından mezun olan öğrencilerin en az B2 seviyesinde Türkçe becerisine sahip olmaları ve Türkçe konuşan öğrenciler aracılığıyla Türkçenin uluslararası alanda yaygınlaştırılması amaçlanıyor.

Vakfın en büyük hedeflerinden biri ise 53 ülkedeki okullarda anaokulundan liseye kadar Türkçe öğretmek.

TMV, ülkenin eğitim ve kültür diplomasisi gereğince dünyanın dört bir yanında Türkçe öğretmeyi ve bu alandaki çalışmaları Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırım olarak görürken, dünya genelinde 467 okulda 53 bin öğrenciye Türkçe öğretiyor.

Vakfın üzerinde durduğu önemli konulardan bir diğeri de Türkiye’nin ve Türk kültürünün doğru şekilde anlatılması ve tanıtılması.

Türkiye, dünya ülkelerinde Türkçe bilen, TMV okullarında okumuş, Türkiye’ye dost nesiller yetişmesini, ülkenin geleceğine önemli bir yatırım olarak görüyor.

Üniversitelerle iş birliği içinde Türkiye Çalışmaları Merkezleri kurarak Türkiye araştırmaları ve Türkçe öğretimi faaliyetlerini de sürdüren TMV, Arnavutluk’taki TMV Tiran New York Üniversitesinde Türkoloji bölümü açılması girişiminde bulundu.

Dünyada Türkçe Öğretmek Türkiye’nin Geleceğine Yatırım

Türkiye Maarif Vakfı, Türkiye’nin eğitim ve kültür diplomasisi gereğince dünyada Türkçe öğretmeyi, Türkçeye yapılan yatırımı, Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırım olarak görmektedir. Vakıf, dünya genelinde 467 okulda 53 bin öğrenciye Türkçe öğretmekte ve eğitim bağlarını yeni ülkelere taşımaktadır. Ayrıca, Türkiye’nin ve Türk kültürünün doğru bir şekilde anlatılması ve tanıtılması, vakfın üzerinde durduğu önemli konulardan biridir.

Bir yıllık gayrı safi milli hasılasının yarısını dünya ile kurduğu insani, kültürel ve ticari ilişkiler üzerinden sağlayan Türkiye; dünya ülkelerinde Türkçe bilen, Türkiye Maarif Vakfı okullarında okumuş, Türkiye’ye dost nesiller yetişmesini, ülkenin geleceğine önemli bir yatırım olarak görüyor.

Avrupa’da Türkiye ve Türkçe Rüzgârı

Ayrıca Türkiye Maarif Vakfı, üniversitelerle iş birliği içinde Türkiye Çalışmaları Merkezleri kurarak Türkiye araştırmaları ve Türkçe öğretimi faaliyetlerini sürdürmektedir. Arnavutluk’ta TMV Tiran New York Üniversitesi’nde Türkoloji bölümü açılması gibi girişimlerde bulunulmuştur.

Avrupa’daki Türk çocuklarına yönelik çalışmalar da yürüten TMV, iki dilli Türk çocuklarının ana dillerinin gelişimine katkı sağlamak amacıyla Avrupa Eğitim Merkezlerini açtı.

Öte yandan “TMV Türkçenin İki Dilli Çocuklara Öğretimi Modeli” ile bu çocukların ana dillerinin gelişimi destekleniyor.

Vakıf, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bütün dünyada başlattığı girişimci insani dış politikasının gereği olarak da ilgili kamu kurumlarıyla eş güdüm halinde faaliyetlerini sürdürüyor.

Bu çerçevede TMV ve Türk-Alman Üniversitesi 22-23 Mayıs tarihlerinde MEB, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ve Türk Dil Kurumunun katılımıyla “Uluslararası İki Dilli Türk Çocuklarına Türkçe Öğretimi Çalıştayı” düzenledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-maarif-vakfi-turkcenin-uluslararasi-taninirligini-artirmayi-hedefliyor/feed/ 0
Avrupa’daki İki Dillilere Türkçe Öğretimi Çalıştayı İstanbul’da Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/avrupadaki-iki-dillilere-turkce-ogretimi-calistayi-istanbulda-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/avrupadaki-iki-dillilere-turkce-ogretimi-calistayi-istanbulda-devam-ediyor/#respond Sat, 25 May 2024 01:00:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32964 İstanbul’da Türkiye Maarif Vakfı (TMV) ve Türk-Alman Üniversitesi (TAÜ) işbirliğinde ortaklaşa düzenlenen “Uluslararası İki Dillilere Türkçe Öğretimi Çalıştayı” ikinci gününde devam ediyor.

TAÜ’nün Beykoz’daki yerleşkesinde düzenlenen çalıştayın ikinci günü, Almanya Potsdam Üniversitesinden Prof. Dr. Christoph Schröder’in “Almanya’da Türkçenin Konumu ve Türkçe Dersi İçin Sonuçları” başlıklı çevrim içi oturumu ile başladı.

Sonrasında düzenlenen “Öğrenme İçerikleri” başlıklı oturumda söz alan TMV Türkçe ve Yabancı Dil Öğretimi Daire Başkanı Prof. Dr. İbrahim Gültekin, Avrupa’daki iki dilli Türk çocuklarına yönelik Avrupa Eğitim Merkezleri kurarak işe başladıklarını söyledi.

Avrupa’daki iki dilli çocukların üniversiteye ve akademiye erişim sorunları olduğunu belirten Gültekin, bunun temelinde ana dil olduğunu ifade etti.

Kendilerinin en önemli meselesinin iki dilli çocukların Türkçe seviyelerini nasıl geliştirebilecekleri olduğunu kaydeden Gültekin, şöyle konuştu:

“Şu anda 4 ülkede 7 Avrupa Eğitim Merkezimiz bulunuyor. Başta Türk nüfusu olmak üzere merkezimizin bulunduğu ülkedeki herkes hedef kitlemiz. Çünkü biz Türkçeyi yabancı dil olarak da yabancılara öğretiyoruz. Atölye çalışması yapıyoruz, sosyal ve kültürel etkinlikler, sportif faaliyetler, müsabakalar ve okul derslerini destekleyici takviye kurslar gerçekleştiriyoruz. Buradaki temel amacımız Türk çocuklarının ana dillerini kullanma becerilerini geliştirmek ve kendi kültürleriyle aidiyetlerini güçlendirmek.”

Gültekin, Avrupa’daki tüm eğitim merkezlerinde yaklaşık 25 bin kişiye ulaştıklarını, anlık olarak 7 eğitim merkezinde 1492 öğrenciye yönelik eğitimleri sürdürdüklerini dile getirdi.

Eğitim merkezlerinde kamplar, geziler, oyun grupları, seminerler, yarışmalar ve okuma grupları gibi sosyal kültürel faaliyetler düzenlediklerini belirten Gültekin, “Okul derslerini destekleyici çalışmalar, sınavlara hazırlık desteği, din dersleri, aile danışmanlığı ve kişisel gelişim gibi eğitimler veriyoruz.” diye konuştu.

Oturumun ardından katılımcılar öğrenme içeriklerine yönelik sorunların tartışılması, çözüm önerilerinin sunulması ve raporlanması için atölye çalışması gerçekleştirdi.

Yurt dışında görevlendirilen öğretmenlerin nitelikleri

“Öğretici Nitelikleri” başlıklı oturumda konuşan TAÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aysel Uzuntaş ise köken dili derslerinde kelime, cümle ve metin boyutunda alıştırmalarla dil becerisinin geliştirilmesinin elzem olduğunu söyledi.

Uzuntaş, öğrencilerin günlük Türkçe bilgilerinden yararlanılması, günlük veya akademik dil arasında karşılaştırmalar yapılarak farkındalık sağlanması gerektiğini belirtti.

Yurt dışındaki öğrencilerin ana dil seviyelerinin aynı düzeyde olmayacağını vurgulayan Uzuntaş, şöyle devam etti:

“Öğretmenler sınıf içinde farklı yöntem ve teknikler kullanabilmelidir. Ayrıca yurt dışında yaşayan Türk çocuklarında dil normu açısından farklılıklar olabilmektedir. Öğrencilerin her bir becerisinin aynı düzeyde gelişmediği yine öğretmenler tarafından fark edilmeli ve dikkate alınmalıdır. Burada eğitimi bireyselleştirme tekniği çok önemli hale gelmektedir. Araştırmalar, öğretmenlerin niteliğinin eğitimin kalitesi açısından belirleyici olduğunu göstermektedir. Öğretmen niteliklerini ortaya koyabilmek için Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gönderilen öğretmenlerin başvuru kılavuzları incelenmiş ve orada hangi nitelikler arandığına bakılmıştır.”

Türkçe ve Türk dili dersi öğretim programında beceri odaklı bir eğitimin öngörüldüğünü ifade eden Uzuntaş, dinleme, konuşma, okuma ve yazma ile kültürler arası iletişim bilgisi kazanımının hedeflendiğini söyledi.

Yurt dışında görevlendirilen öğretmenlerin niteliklerinin de ele alındığını kaydeden Uzuntaş, “Öncelikle mevcut durum ortaya konulmaya çalışılacak. ‘Görevlendiren öğretmenlerde hangi nitelikler aranmaktadır?’ sorusundan hareketle öğretmenlerin seçilmesine yönelik kuralımız var. Doküman analizi çerçevesinde incelenecek ve içerik analizi yapılacaktır.” diye konuştu.

Uzuntaş, “Türkiye ve Türk Kültürü” dersi için Türk dili ve edebiyatı, Türkçe, Almanca, Fransızca, İngilizce, İtalyanca, sınıf öğretmenliği, sosyal bilgiler ile din kültürü ve ahlak bilgisi alanlarında 367 öğretmenin Avrupa ülkelerinde görev alabileceğini sözlerine ekledi.

Oturumun ardından öğretici niteliklerinde mevcut durum ve sorunlar, ihtiyaç analizi, vizyon ile yükseköğretimde öğretici niteliklerinin geliştirilmesi alanlarında atölye çalışması gerçekleştirildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/avrupadaki-iki-dillilere-turkce-ogretimi-calistayi-istanbulda-devam-ediyor/feed/ 0
Türkçe Öğretim Merkezi Yöneticileri Koordinasyon Toplantısı Ankara’da Gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/turkce-ogretim-merkezi-yoneticileri-koordinasyon-toplantisi-ankarada-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/turkce-ogretim-merkezi-yoneticileri-koordinasyon-toplantisi-ankarada-gerceklestirildi/#respond Sat, 09 Mar 2024 22:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17490 Yunus Emre Vakfı himayelerinde Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) iş birliğinde “Türkçe Öğretim Merkezi Yöneticileri Koordinasyon Toplantısı” Ankara’da yapıldı.

Yunus Emre Vakfı himayelerinde Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) iş birliğinde “Türkçe Öğretim Merkezi Yöneticileri Koordinasyon Toplantısı” Ankara’da bir otelde gerçekleştirildi. Toplantının açış konuşmasını yapan Yunus Emre Vakfı Başkanı Şeref Ateş, sadece Balkanlarda, Arap coğrafyasında değil, Amerika kıtasından Pasifik’e kadar Türkçe dilini taşıdığını söyleyerek, “Bazı insanlar özellikle son dönemde ‘Türkçe bilim dili değildir, Türkçe, felsefeye elverişli değildir, Türkçe şuna elverişli değil, buna elverişli değildir’ diye iddialarda bulunuyorlar. Dil insan vücudundaki kas sistemi gibidir. Yani siz kendi dilinizi öz güvenle kullanmadıktan sonra o dil gelişmez. Bilim dili de olmaz. İşte tıp dili de olmaz. Doğa bilimleri ifade edecek, söylemi, şiir yazmayı ya da felsefe yapmayı mümkün kılmaz. Bir dönem nasıl dilimiz tehdit altındayken bazı insanlar öne çıkıp bunun önemini vurgulamış ise biz de bugün dilimize sahip çıkmalıyız. Sahip çıkmanın temel özelliği özgüvenle kendi ülkemizi başta olmak eğitim diliminin Türkçe olması üniversitelerde başka dilleri kendi isteğinizle seçmemiz yani eğitim dili olarak seçmemiz bu derin anlamda baktığınızda bir anlamda bir kompleksi, bir aşağılık duygusunu ifade eder. Tabii ki dilleri yabancı dil olarak öğrenmemiz gerekir. Çünkü temel amacımız başkalarıyla bağ kurmak. Dolayısıyla dili ister Türkiye’de ister yurt dışında eğitim dili olarak yaygınlaştırmakta yine akademisyenlerin, bilim insanlarının görevi. Devletimiz bu bilinçle Kültür Bakanlığımız bünyesinde Yunus Emre Enstitüsü, Türk Dil Kurumu, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Toplulukları gibi kurumlar kurarak bunu sağlamaya çalışmakta. Fakat en önemlisi halka inmeden bilim insanlarımıza, akademisyenlerimize bunu sahiplendirmeden bu dil yaşamaz. Biz de dilimizi her alanda kullanacağız ki, böylelikle gelişsin ve kainatın, dünyanın, evrenin her tarafına bu dilimiz ulaşsın” dedi.

“Türkçe kullanımla ilgili talepler giderek artmaktadır”

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı, Yunus Emre Vakfı Mütevelli Heyet Başkanvekili Serdar Çam, Türk dilinin ve Türkçe eğitim konusunun dünyada gelişen bir süreçte olduğunu söyleyerek, “Türk ekonomisi, ticareti, siyaseti, diplomasisi ve uluslararası etkinliği arttıkça, Türkçe kullanımla ilgili talepler giderek artmaktadır. Türk dizilerinin, sinema ürünlerinin kültürel faaliyetlerinin giderek yaygınlaşması, beraberinde bizim dilimizin de gelişerek bütün dünyada talep görmesine katkı sağlıyor. Bu talebe karşı da gerek Yunus Emre Enstitülerimizin merkezleri aynı zamanda TÖMER’lerin de temsilciliklerinde yaptığı merkezlerin yurt dışından gelen öğrencilerin ve diğer misafirlerin ihtiyaç duydukları Türkçe eğitimiyle alakalı süreçlerde gelişen şartlara göre, dünyadaki rekabet stratejisine göre ki, dil eğitiminin de bence bir rekabeti var, mücadele alanı var. Tarihten gelen kültürümüzün dilimizle birlikte korunması ve yaşatılması, başka dillerin etkisi altında kalmaması noktasındaki çabalar çok kıymetli” ifadelerini kullandı. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkce-ogretim-merkezi-yoneticileri-koordinasyon-toplantisi-ankarada-gerceklestirildi/feed/ 0
Türkçe Öğretim Merkezi Yöneticileri Koordinasyon Toplantısı düzenlendi https://www.haber60.com.tr/turkce-ogretim-merkezi-yoneticileri-koordinasyon-toplantisi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/turkce-ogretim-merkezi-yoneticileri-koordinasyon-toplantisi-duzenlendi/#respond Sat, 09 Mar 2024 22:24:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17472 Yunus Emre Enstitüsünün (YEE) ev sahipliğinde “Türkçe Öğretim Merkezi Yöneticileri Koordinasyon Toplantısı” düzenlendi.

Bir otelde gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmalarını Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam ile YEE Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş yaptı.

Çam, Türkçe eğitiminin giderek geliştiğini, Türk ekonomisi, ticareti, siyaseti, diplomasisi ve ülkenin uluslararası etkinliği arttıkça Türkçenin kullanımıyla ilgili taleplerin de çoğaldığını ifade etti.

Türk dizilerinin, sinema ürünlerinin, kültürel faaliyetlerinin giderek yaygınlaşmasının, Türkçenin kullanımını geliştirerek bütün dünyada talep görmesine katkı sağladığını söyleyen Çam, “Dil eğitiminin bence bir rekabeti var, bir mücadele alanı var. Tarihten gelen kültürel kodlarımızın dilimizle birlikte korunması, yaşatılması ve başka dillerin etkisi altında kalmaması noktasındaki çabalar çok kıymetli.” dedi.

Çam, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un çalışmaları kapsamında Bakanlığın bütün birimlerinin turizm faaliyetleri de dahil direkt ya da dolaylı, Türkçenin yaygınlaşmasına ve gelişmesine katkı sağladığına işaret etti.

Yeni teknolojik imkanlar, karekod ve rehberlik sistemleriyle turistlerle irtibat sağlanması, aynı zamanda Türkçenin sevdirilmesi konusundaki çabaların kıymetli olduğunu vurgulayan Çam, “YEE’nin yapmış olduğu bu çalışma, inşallah gelecekteki nesillerin, hem Türkiye’nin hem de diğer Türkiye’ye müzahir bütün ülkelerin temsilcilerinin gelişmesine katkı sağlayacaktır diye düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Çam, “Gençlik olarak dilimizin kıymetini bilelim. Yabancı dil öğrenmek, tabii ki bugünün şartlarında kıymetli şeyler ama asla kendi dilimizi kaybederek, kendi dilimizin bozulmasına, erozyonuna fırsat vererek yapmaya gerek yok. Anne ve babalar, özellikle dilimizin değerini bilerek çocuklarımızı yetiştirelim.” çağrısında bulundu.

Bakan Yardımcısı Çam, şunları kaydetti:

“Kendi kültürümüzü, tarihimizden gelen mirasımızı koruyalım. Bugün 300 milyona yaklaşan Türkçe dilini kullanan bir dünya kitlesiyle karşı karşıyayız. Orta Asya’daki, Türk dünyasındaki, Türkistan’daki bütün kardeşlerimizle irtibatlarımızı sağlayabileceğimiz farklı lehçeler olsa da ortak kelimelerle birbirimizle irtibatımızı sağlayabileceğimiz, yurt dışındaki yaklaşık 7 milyon soydaşımızla Balkanlar’dan Afrika’ya, Latin Amerika’ya kadar en az 3 asırdır Anadolu ile irtibatta olan soydaşlarımız, akrabalarımız ya da muhibbanın iletişim sağlanma noktasında kullandığı Türkçeye sahip çıkalım, geliştirelim ve yayalım diye çağrıda bulunmak istiyorum.”

“İnsanoğlunun bugün ayak basabildiği her yerde Türkçeye talep var”

Ateş de YEE ile Türkçe Öğretimi Araştırma ve Uygulama Merkezi (TÖMER) arasındaki işbirliği ve koordinasyonu güçlendirmenin, alandaki durumu görmenin, ileride yapılabilecek çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulunmanın, ortak projeler üretmenin çok önemli olduğuna dikkati çekerek, “Odak noktamızı sorunlar değil akıllı çözümler oluşturmalı diye düşünüyorum.” dedi.

Türkçeyi korumanın, geliştirmenin ve yaşatmanın asli görev, yabancı veya ikinci dil olarak Türkçe öğrenimi ve öğretiminin önemli olduğunu vurgulayan Ateş, “Mübalağalı bir söz gibi gelse de zannediyorum ki insanoğlunun bugün ayak basabildiği her yerde Türkçeye talep var.” dedi.

Bu talebin önemli bir bölümünü Türkiye’de eğitim almak isteyen gençlerin oluşturduğunu, yurt dışında YEE’ye, yurt içinde üniversitelerdeki TÖMER’lere büyük görevler düştüğünü belirten Ateş, “Öyle ki bizler sadece dil öğretmiyor, ülkemizle farklı kültürler arasında köprüler kuruyoruz. Türkiye’den mezun olup ülkesine dönen gençlerle karşılaştığımızda bir de bakıyoruz ki ülkemizi bizden daha iyi tanıyorlar.” diye konuştu.

Ateş, YEE’nin uluslararası alanda Türkçenin öğretimi ve yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar yapmak, ortak projeler geliştirmek, yurt dışında ihtiyaç duyulan alanlarda materyaller üretmek, yetişmiş insan kaynağını verimli kullanmak gibi amaçlarla, Türkçenin yabancı/ikinci dil olarak öğretimi ve öğrenimini teşvik edecek, bu alana katkı sunacak farklı içeriklere sahip projeler, farklı materyaller ve TÖMER’lerde yetişmiş kişilere verilecek değerlendirici eğitimler başlıkları altında destek sağlama kararı aldığını vurguladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkce-ogretim-merkezi-yoneticileri-koordinasyon-toplantisi-duzenlendi/feed/ 0
İstanbul Mektebi Açılış Dersi Yapıldı https://www.haber60.com.tr/istanbul-mektebi-acilis-dersi-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-mektebi-acilis-dersi-yapildi/#respond Wed, 06 Mar 2024 04:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16008 İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kenti farklı yönleriyle ele almak amacıyla organize edilen ve 5 ay boyunca çeşitli dersler, söyleşiler ve gezilerle icra edilecek İstanbul Mektebi’nin açılış dersi yapıldı.

İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Cemil Bilsel Konferans Salonu’ndaki programda yaptığı konuşmada, İstanbul’un, tarih boyunca medeniyetlere ev sahipliği yapan, kültürlerin, inançların ve insanlığın buluştuğu bir liman olduğunu söyledi.

İstanbul Mektebi projesinin, kentin zengin mirasını gelecek nesillere aktaracak, onları sadece bilgiyle değil, aynı zamanda şehrin eşsiz ruhuyla da buluşturacak bir okul olduğunu belirten Yentür, “Sizler, İstanbul’un manevi mimarlarısınız. İstanbul Mektebi, sizin rehberliğinizde, öğrencilerimize bu eşsiz şehrin tarihini, kültürünü ve hoşgörüsünü aktaracak, onları milli ve manevi değerlere sahip bireyler olarak yetiştirecek bir ilim yuvasıdır. Bu mektepte, sizlerin bilgi ve tecrübeleriyle, öğrencilerimiz İstanbul’un ruhunu taşıyan, İstanbul’da yaşama kültürünü bilen bilinçli bireyler olarak yetişecekler.” diye konuştu.

İstanbul’daki her öğrencinin şehrin zengin mirasını geleceğe taşıyacak birer umut olduğunu vurgulayan Yentür, bu tohumların yeşermesinde öğretmenlere büyük sorumluluk düştüğünü dile getirdi.

“Çocuklarımızın aksanı değişiyor”

Prof. Dr. İlber Ortaylı da İstanbul’u her kesimden insanın bilmesi, yalnız en başta öğretmenlerin olması gerektiğini ifade ederek, “Maalesef İstanbul’u, içinde doğup büyüyenlerin bile büyük çoğunluğu hakkıyla bilmez” dedi.

Kendi çocukluğundaki İstanbul manzaralarına değinen Ortaylı, en dikkat çekici şeylerden birinin, herkesin “İstanbul Türkçesi” konuşması olduğunu anlattı.

Prof. Dr. Ortaylı, kültür aktarımının en önemli ayağının dil olduğunu söyleyerek, “Maalesef bugünkü İstanbul artık Türkçenin ortadan kalktığı, yabancı ve sonradan gelen kültürel zenginliklerin de iyi kullanılmadığı bir bölge haline geldi. Çocuklarımızın aksanı değişiyor, anlaşılmıyor. Bu çok büyük bir problemdir.” şeklinde konuştu.

İstanbul Mektebi’ne katılan öğretmenlere seslenen Ortaylı, “Sizin sınıfınızdaki kız çocukları gibi sessiz harfleri yutarak konuşulan bir Türkçe olmaz. Bu Türkçe nereden geliyor bilmiyorum. Sizden gelmediğini biliyorum. Anadolu’dan ya da Rumeli’den de gelmiyor. Bu büyük bir tehlikedir ve bu, Türkçeyi konuşan insanların Türklükle bağının kopma tehlikesi de giderek artıyor.” ifadelerini kullandı.

Tarihte Türklerin öğrendikleri tüm dilleri anlaşılır bir aksanla konuştuğunu ancak bugün bunun kaybedildiğini belirten Ortaylı, “Yeni nesillerin artık dünyada Türkiye’yi ve Türklüğü temsil etme kapasitesi, ağızlarını açtıkları anda bitiyor. Sizi bu konuda uyarmak isterim.” dedi.

Ortaylı, İstanbul’un, milattan önce 10 binli yıllara kadar uzanan bir tarihi bünyesinde barındırdığını dile getirerek, şunları kaydetti:

“İstanbul’u öğrencilerinize anlatırken ‘Falanca alışveriş merkezinin olduğu yer’ şeklinde değil, doğrudan doğruya eski İstanbullular gibi ‘Falan caminin, filan hanın, falanca medresenin bulunduğu yer’ diyeceksiniz. Şehzadebaşı’ndan bahsederken Nevşehirli İbrahim Külliyesi diyeceksiniz. Bilmem ne otelin olduğu yer denmeyecek. Bunların üzerinde durulması gerekiyor. Kim yapacak bunu? Öğretmenler yapacak.”

İstanbul Mektebi’nin, önemli bir eksikliği gidermeye aday olduğuna işaret eden Ortaylı, projenin, “Beyoğlu Mektebi, Üsküdar Mektebi, Eyüp Mektebi, Dersaadet Mektebi” gibi okullarla genişleyerek devam etmesini umduğunu ifade etti.

Dersin ardından Prof. Dr. İlber Ortaylı, katılımcıların İstanbul’un tarihine ilişkin yönelttikleri soruları yanıtladı.

Programa, İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Süheyl Üçer ile İstanbul Mektebi iştirakçisi akademisyen, öğretmen ve öğrenciler katıldı.

Ayrıca programda, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki İstanbul Oda Orkestrası tarafından İstanbul şarkıları seslendirildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-mektebi-acilis-dersi-yapildi/feed/ 0
Türkçe, Romanya’da Tercih Edilen Bir Ders Haline Geliyor https://www.haber60.com.tr/turkce-romanyada-tercih-edilen-bir-ders-haline-geliyor/ https://www.haber60.com.tr/turkce-romanyada-tercih-edilen-bir-ders-haline-geliyor/#respond Thu, 29 Feb 2024 22:00:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13288 Yunus Emre Enstitüsünce (YEE) yürütülen “Tercihim Türkçe Projesi” ile Türkçe, Romanya’da seçmeli ders olarak öğretilmeye başlandı.

YEE’den yapılan açıklamaya göre, Dante Alighieri Lisesi’nde başlayan ilk Türkçe dersine, Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan, Bükreş Sektör 3 Belediye Başkanı Robert Sorin Negoita, YEE Romanya Müdürü Mustafa Yıldız, Dante Alighieri Lisesi Müdürü Maria Dan, YEE okutmanları ve öğrenciler katıldı.

Bükreş’te uygulamaya geçirilen Tercihim Türkçe Projesi’yle devlet okullarında Rumen öğrenciler, Türkçe ile buluşturuluyor.

Romanya’nın köklü okulları tarafından ilgiyle karşılanan proje, pilot uygulama aşamasında olmasına rağmen Bükreş’teki 6 okulda uygulanmaya başladı.

Dante Alighieri Lisesi, 103 Numaralı Ortaokul, Titu Maiorescu Ortaokulu, Adrian Paunescu Ortaokulu, Sfantul Andrei Ortaokulu ve Uruguay Ortaokulu Türkçe derslerinin başladığı okullar arasında yer alıyor.

İlk Türkçe dersini Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi Altan verdi

Dante Alighieri Lisesi’nde başlayan ilk Türkçe dersi, Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi Altan tarafından verildi.

Öğrencilere Türkçe tanışma diyaloğunu öğreten Altan, Bükreş YEE tarafından hazırlanan hediyeleri öğrencilere takdim etti.

Büyükelçi Altan, konuşmasında, Türkçeye Romanya’da büyük ilgi duyulduğuna işaret ederek, bunun Türkiye ile Romanya arasındaki tarihi ilişkilerle alakalı olduğunu dile getirdi.

İki ülke arasındaki dostluğun çok eskilere dayandığını belirten Altan, bundan dolayı Rumenlerin Türk kültürünü ve dilini daha yakından tanımaya çalıştığını söyledi.

Altan, Tercihim Türkçe Projesi’nin bu konuda son derece iyi hazırlanmış bir program olduğunu kaydederek, “İlk Türkçe dersini öğrencilerle yaparak onların Türkçe öğrenmeye ne kadar hevesli olduğunu ilk elden görme şansı bulduk. Türkiye ve Romanya, birbirlerine çok yakın ülkeler.” ifadesini kullandı.

Ortak tarihten de gelen bu yakın ilişkilerle köprüler kurduklarını vurgulayan Altan, “Yunus Emre Enstitüsü de adına yakışır şekilde iki ülke arasındaki bu dostluk ilişkilerini tesis ediyor. Hem Tercihim Türkçe Projesi’ne katılan okulları hem Yunus Emre Enstitüsünü hem de Sektör Üç Belediye Başkanı’nı gönülden tebrik ediyorum.” diye konuştu.

Sektör 3 Belediye Başkanı Negoit, bu projenin görev alanında yapılmasından mutluluk ve gurur duyduğunu belirterek, YEE’ye bu projeyi ücretsiz Bükreş ile buluşturduğu için teşekkür etti.

Negoit, öğrencileri Türkçe ve diğer yabancı dilleri öğrenmeleri için teşvik ettiklerini söyleyerek, “Çünkü Türkiye ile Romanya arasında uzun yıllara dayanan kültürel, ekonomik, turistik bağlar var. Biz bu bağları daha da geliştirmek istiyoruz. Ayrıca Türkçe, turistik açıdan da bize yardımcı olacaktır. Artık tatillerimizi daha güzel bir şekilde yapabileceğiz.” ifadesini kullandı.

“Proje, Romanya geneline yayılacak”

YEE Romanya Müdürü Yıldız, 10 ülkede başarıyla yürüttükleri bu projeyi Romanya’da başlattıklarını aktararak, pilot olarak Bükreş’teki 6 okulda yaklaşık 400 öğrenciyle başlattıkları bu projenin Romanya geneline yayılacağını söyledi.

Yıldız, Romanya’da Türkçe öğretilen okullarla Türkiye’deki okulları “kardeş okul” yapacaklarını ve bu öğrencilerin karşılıklı ziyaretlerde bulunacağını anlattı.

İki ülkenin birbirinin kültürünü yakından tanıma fırsatı bulacağına işaret eden Yıldız, şunları kaydetti:

“Şimdilik hazirana kadar pilot olarak uygulanacak projemiz, 2024 Eylül ayından itibaren Bükreş geneline ve ilerleyen süreçte Romanya geneline yayılacak. İşbirliği anlamında Romanya Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere okullarımıza ve Türkçeye gönül vermiş değerli öğrencilerimize teşekkür ederim. Herkese eğlenceli bir ders dönemi dilerim.”

Tercihim Türkçe Projesi’nde ilk protokol imzalanan okul olma özelliğini taşıyan Dante Alighieri Lisesi’nin Müdürü Maria Dan da YEE’nin bu fırsatı sunmasından dolayı mutlu olduğunu dile getirerek, bunun önemli bir fırsat olduğuna ve Türkçenin önemine dikkati çekti.

Dan, 1600 öğrencinin 100’den fazlasının bu dili öğrenmeyi tercih ettiğini söyleyerek, “Çünkü Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz farklı projelerde sadece İngilizce değil, Türkçe konuşma ihtiyaçları olduğunu da gördüler. Türkçe, eğlenceli bir dil ve matematikle benzer noktalar taşıyor. Matematiği seven ve matematikte iyi olan birisi Türkçeyi de kolaylıkla öğrenebilir.” diye konuştu.

Öğrencilere yabancı dil öğrenmenin ne kadar önemli olduğunu öğrettiklerini kaydeden Dan, “Kültürel ve ticari açılardan da Türkçe bilmek büyük avantaj. Türkçe bilen birisi fırsat bulduğunda bunu en iyi şekilde değerlendirebilir.” dedi.

Gelecek projelerle ülkeler birbirlerinin dilini ve kültürünü yerinde tanıyacak

Tercihim Türkçe Projesi ile okullarda Türkçe öğretiminin yanında düzenlenecek etkinlikler aracılığıyla iki ülke ve kültür arasındaki yakınlığın eğitim yoluyla da artırılması hedefleniyor.

İlerleyen süreçte Tercihim Türkçe Projesi’nin alt kolu olan Kardeş Okul Projesi de hayata geçirilerek, Romanya ve Türkiye’deki “kardeş okulların” öğrenci, öğretmen ve okul idarecileri birbirlerinin okulunu ziyaret ederek dilini ve kültürünü karşılıklı yerinde tanıma imkanı bulacak.

Bükreş’teki farklı okullarla da imzalanacak protokollerle projenin öncelikle Bükreş özelinde, sonrasında da Romanya genelinde ücretsiz yaygınlaştırılması planlanıyor.

Proje, 2011’den bu yana aldığı olumlu geri bildirimlerle 10 ülkede başarıyla uygulanmaya devam ediliyor.

Romanya genelinde Türkçe öğretim faaliyetlerine devam eden YEE, kültür merkezi bünyesindeki Türkçe kurslarının yanı sıra Kamu Çalışanlarına Türkçe Öğretimi Projesi ile Romanya’da üst düzey kamu çalışanlarına da Türkçe kursları vererek yaklaşık 5 bin kişinin Türkçe ile tanışmasını sağlamıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkce-romanyada-tercih-edilen-bir-ders-haline-geliyor/feed/ 0
Mısırlı gençler Türkçe öğrenmek için Kahire’deki Yunus Emre Enstitüsüne yoğun ilgi gösteriyor https://www.haber60.com.tr/misirli-gencler-turkce-ogrenmek-icin-kahiredeki-yunus-emre-enstitusune-yogun-ilgi-gosteriyor/ https://www.haber60.com.tr/misirli-gencler-turkce-ogrenmek-icin-kahiredeki-yunus-emre-enstitusune-yogun-ilgi-gosteriyor/#respond Sat, 17 Feb 2024 08:57:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9072 Mısır’ın başkenti Kahire’deki Yunus Emre Enstitüsüne (YEE) Mısırlı gençler yoğun ilgi gösteriyor, yılda 3 bini aşkın kursiyer Türkçe öğreniyor.

Kahire YEE Koordinatörü Emin Boyraz, enstitü binasında AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Enstitünün 2010’da kurulduğunu anımsatan Boyraz, o günden bu yana Kahire’de Türkçe eğitimi ve kültür-sanat alanlarına yönelik faaliyetlerin aralıksız sürdürüldüğünü söyledi.

Mısır’da Türkçeye ilginin fazla olduğuna işaret eden Boyraz, “Bugüne kadar 25 bin kişi internet üzerinden, 25 bin kişi de sınıflarımızda olmak üzere 50 bin kişi kurslarımıza kaydoldu.” bilgisini verdi.

Ülkede genç nüfusun çok yüksek olması nedeniyle, Kahire YEE’de eğitim alanların çoğunluğunu 18-25 yaş aralığındaki öğrencilerin oluşturduğunu belirten Boyraz, burada Türkçenin yanı sıra Türk kültürü ve gelenek göreneklerinin de öğretildiğini vurguladı.

Boyraz, “Öğrencilerimiz sadece dili değil kültürümüzü de gerçekten seviyorlar.” değerlendirmesini yaptı.

” Türkiye’ye açılan bir kapıyız”

Kahire Yunus Emre Enstitüsünün kültürel olarak, “irtibat noktası” olduğunu vurgulayan Boyraz, şöyle konuştu:

“Türkiye’ye açılan bir kapıyız. Türkiye’de eğitim görmek isteyen, çalışmak isteyen birçok Mısırlı genç kardeşimiz gelip burada Türkçe öğreniyor. Çalışmalarımızda son dönemde kariyer üzerine de yoğunlaşmaya başladık. Çünkü biz artık Mısır’da Türkçenin bir kariyer dili olduğunu düşünüyoruz ve kurslarımıza katılan 50 bin öğrencimizin iyi bir kariyere sahip olması için de işbirliklerimizi geliştiriyoruz.”

Boyraz, “Kahire Yunus Emre Enstitüsünün kapasitesi yıllık 3 bin öğrenci ve bu fazlasıyla doluyor, bunu genişletmek için çabalarımız var. İnşallah önümüzdeki dönemde bu sayıların daha da artacağını düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Geleceğini Türkçede gören çok sayıda öğrenci var”

İnternet üzerinden verilen eğitimlere ilişkin de Boyraz, şunları kaydetti:

“Mısır’ın her tarafından sadece Kahire’den değil, İskenderiye’den, Güney Mısır’dan, Mısır’ın her bölgesinden öğrencilerimiz kayıtlı olabiliyor. Çünkü Mısır’da Türkçeye ilgi o kadar geniş ki üniversitelerde 20’ye yakın Türkçe bölümü var. Orada okuyup, geleceğini Türkçede gören çok sayıda öğrenci var ve biz hepsine ulaşmaya çalışıyoruz.”

Enstitüye gelen öğrencilerin 7 dönem A’dan C seviyesine kadar eğitim aldıkları bilgisini veren Boyraz, “Kahire’deki Türkçe sevgisini şöyle ifade edebilirim. Burada çok üst düzey Türkçe öğrenmiş öğrencilerimiz dahi sonrasında yine en üst kurlara büyük talep gösteriyorlar. Onun için C1 ve C2 seviyesinde çok yoğun bir öğrenci potansiyeli var.” diye konuştu.

“İki ülke arasında köprü vazifesi göreceklerine inanıyorum”

Boyraz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kahire ziyaretinden ve buradaki konuşmasında enstitü ve öğrencilerden övgüyle söz etmesinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “Cumhurbaşkanımızın yaptığı ziyaretle birlikte kültürel ilişkilerimizin ivme kazanacağını düşünüyorum.” dedi.

Yunus Emre Enstitüsünün sadece kültürel ilişkilere değil, ekonomi, turizm, eğitim ve birçok alana katkı sunmaya devam edeceğini dile getiren Boyraz, “Öğrencilerimiz aynı zamanda dünyanın hiçbir ülkesinde olmadığı kadar vasıflı Türkçe konuşan bir iş gücü. Bu nedenle iki ülkenin yararına olacağına ve iki ülke arasında köprü vazifesi göreceklerine inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Boyraz, enstitü olarak Mısırlı ve Türk gençlerin buluştuğu faaliyetlerle iki ülke arasındaki kültürel ilişkilere katkıda bulunmayı istediklerini söyledi.

Kahire Yunus Emre Enstitüsünün eğitim kültür alanında, Mısır’daki tek Türk kurumu olduğuna dikkati çeken Boyraz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de burslu okumak, eğitim almak isteyenler için de Kahire Yunus Emre Enstitüsü ev sahipliği yapıyor. 2024 kayıtlarımız tamamlandı, öğrencilerimiz başladı. Önümüzdeki dönemde kültür, sanat ve diğer alanlarda faaliyetlerimizi artırmayı düşünüyoruz. Bu nedenle öğrencilerimizi, Mısırlı gençleri, Mısırlı dostlarımızı tüm faaliyetlerimize davet ediyoruz.”

“Türk dizilerini izliyorum. Türkçeyi çok seviyorum”

Kahire YEE’de 5. dönem Türkçe eğitimi alan Suzan Hossam Abomosa de enstitüde kendisini ” İstanbul’da gibi” hissettiğini dile getirdi.

Amira Mekkawy de Yunus Emre Enstitüsünde eğitim almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Burada İstanbul’dayım gibi, her şey, faaliyetler çok güzel.” dedi.

Daha önce Türkiye’ye hiç gitmediğini belirten Mekkawy, “Türkiye’de bir arkadaşım var. 6 yıldır konuşuyorum, onunla daha iyi konuşmak için kursa geliyorum. Ayrıca Türk dizilerini izliyorum. Türkçeyi ve Türkleri çok seviyorum.” ifadelerini kullandı.

Aynı sınıfta eğitim alan Yusuf Hamada da tercüman ya da öğretmen olmak için Türkçe öğrendiğini söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/misirli-gencler-turkce-ogrenmek-icin-kahiredeki-yunus-emre-enstitusune-yogun-ilgi-gosteriyor/feed/ 0
Senegal’de Türkçe Öğrenme Talebi Artıyor https://www.haber60.com.tr/senegalde-turkce-ogrenme-talebi-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/senegalde-turkce-ogrenme-talebi-artiyor/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:36:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7501 Senegal’de Dakar Yunus Emre Enstitüsünün (YEE) yıl boyu düzenlediği faaliyetler Türkçeye ilgiyi artırdı.

Birçok uluslararası örgütün bölge ofisine ve pek çok ülkenin de kültür merkezine ev sahipliği yapan Dakar’da Türkçe öğrenmek isteyen Senegallilerin sayısı her geçen gün artıyor.

Dakar’da 2018’den bu yana faaliyette olan YEE’de çevirim içi ve yüz yüze derslerle Türkçe öğrenen öğrenci sayısı 100’e yaklaştı.

Dakar YEE Koordinatörü Merve Işık Efe, AA muhabirine Senegal’deki faaliyetlerine ve Türkçe derslerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Efe, 2023’te düzenledikleri çok sayıda etkinliğin Türkçe öğrenimine talebi arttırdığının altını çizerek, “Geçen sene Cumhuriyetimizin 100. yılı dolayısıyla yaklaşık 19 etkinliğe imza attık. Batı Afrika’nın en önemli üniversitelerinden Cheikh Anta Diop Üniversitesinde (UCAD) düzenlediğimiz futbol turnuvası, Türk Filmleri Haftası ve konserler oldukça dikkat çekti. Bu etkinliklerin yansımalarını da ocak ayında Türkçe dersleri için ilan verdiğimizde gördük. Türkçe kurslarımıza çok yoğun bir talep vardı.” diye konuştu.

Dakar YEE’de hafta sonları düzenledikleri çömlek, cam boyama, okçuluk gibi atölyelerle de toplumun farklı kesimlerinden birçok kişiye ulaştıklarının altını çizen Efe, geçen yıllara oranla öğrenci sayısında ciddi artış olduğunu vurguladı.

Efe, “Şu an kültür merkezimizde 4 ayrı grupta 68 öğrencimizle Türkçe derslerine devam ediyoruz. Merkezimize gelme imkanı bulamayanlar için çevrim içi derslerimiz de mevcut. Bunun yanı sıra Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı ve Senegal Genelkurmay Başkanlığı arasındaki iş birliği kapsamında Cap Manuel Kışlası’nda 16 askere de Türkçe öğretiyoruz. Toplamda 100 öğrencimiz var diyebiliriz. Bu rakam Senegal için oldukça iyi ancak biz bu sayıyı daha da arttırmayı hedefliyoruz.” ifadesini kullandı.

Dakar YEE olarak “Tercihim Türkçe” projesi kapsamında liselerle görüşmeler yaptıklarını kaydeden Efe, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda Türkçeyi seçmeli kredili ders olarak müfredata dahil etmek istediklerini sözlerine ekledi.

“Türkçe bilmek istihdam sebebi”

Dakar YEE Eğitim Sorumlusu Halil İbrahim Efe de öğrencilerin büyük bir kısmının Cheikh Anta Diop Üniversitesi öğrencisi olduğunu söyledi.

Efe, üniversitenin beşeri bölümlerinde okuyan öğrencilerden çok talep olduğunun altını çizerek, “Tıp, mühendislik, eczacılık gibi bölümlerde okuyan öğrencilerden daha çok ilgi olduğunu gördük. Bunun nedeninin ise Türk girişimcilerin Senegal’deki yatırımları olduğunu fark ettik. Zira Senegal’de Türkçe bilmek başlı başına bir istihdam sebebi.” dedi.

Üniversitelerde ve okullarda yaptıkları Türkiye Bursları ve Teknofest tanıtımlarının da Türkçeye ilgiyi artırdığına vurgu yapan Efe, “Öğrencilerimiz arasında akademisyenler de var. Onlar da Türkiye’de akademik araştırmalarda bulunabilmek için Türkçe öğrenmek istiyor.” şeklinde konuştu.

“Fark yaratmak için Fransa ve İngilizce haricindeki dillere de yönelmek lazım”

Dakar YEE’de Türkçe kurslarına kayıt olan UCAD’da nükleer tıp alanında yüksek lisans yapan Çadlı Kladoum Innocent, Türkçe sayesinde Türkiye’deki üniversitelerde akademik çalışma yapma şansının artacağını söyledi.

Innocent, “Çok kutuplu bir dünyada yaşıyoruz. Fark yaratmak için Fransa ve İngilizce haricindeki dillere de yönelmek lazım. Kendi alanımda Türkçe birçok akademik makaleye rastlıyorum. Türkçe öğrenirsem hem Türkiye’deki çalışmaları takip edebilirim hem de bizzat Türkiye’de de bu alanda akademik kariyerime katkı sağlayabilirim.” dedi.

Fizik alanında yüksek lisans yapan Ndeye Aissataou Diouf da Türkçenin kendi alanında kendisine farklı kapılar açabileceğine inandığının altını çizerek, akademik hayatına Türk üniversitelerinde devam etmek için Türkçe öğrenmek istediğini kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/senegalde-turkce-ogrenme-talebi-artiyor/feed/ 0