Ankara’da JW Marriott Hotel’de yapılan genel kurulda başkanlığa seçilen İbrahim Hacıosmanoğlu, teşekkür konuşması yaptı.
Sözlerine “Ben kazanmadım, Türk futbolu kazandı.” diyerek başlayan Hacıosmanoğlu, şunları kaydetti:
“Cenabıhak bana başarılı olmayı nasip etsin. Teşekkür edeceğim çok kişi var. TFF seçimlerinde algı yönetmeye çalışan, kraldan daha çok kralcılar var. Sayın FIFA temsilcimiz, UEFA temsilcimiz buraya gözlem için geldi. Siz iradeli olursanız insanlar iradenize saygı duyar. Kraldan çok kralcı olanlar, her zaman Türk futbolunu yönetmeye çalıştı ama iradesizliklerinden, basiretsizliklerinden, iyi iş olduğunda kendilerine yazdılar, kötü olduğu zaman da bu ülkeye çığır açan Sayın Cumhurbaşkanımıza yazdılar. Biz Türk futbolunu adil yöneteceğiz. Bundan herkes kendine düşen payı alır.”
İlk teşekkürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yapan Hacıosmanoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızla dost olmanın şerefini yaşıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız, bugün iktidarda, yarın iktidardan düşse bile benim ağabeyim olarak her zaman yanımda olacak. Böyle bir konu olsa ‘İbrahim sen ne yapıyorsun?’ derdi. Cumhurbaşkanımızın hakkını teslim edelim. Onu kullananları, zor durumda bırakanları futbol ailesinden attığımız için bu konuda bize destek veren sağduyulu üyelerimize şükranlarımızı sunuyorum.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan sayesinde Türkiye’nin modern statlara kavuştuğunu vurgulayan Hacıosmanoğlu, futbolda barışı sağlamak için ellerinden geleni yapacaklarını dile getirdi.
Federasyonun mevcut kurullarına da çağrı yapan Hacıosmanoğlu, “At sahibine göre kişner, biz oradaysak ona göre hareket edecekler ama etik olanı seçilen başkan ve yönetiminin önünü açmak. Yarından tezi yok istifalarını versinler. Çok çalıştık, çok yorulduk ama yorgunluğumuz inşallah Türk futbolunun güzel yarınlara taşınmasına vesile olur.” değerlendirmesini yaptı.
A Milli Futbol Takımı’nın başarılı bir jenerasyona sahip olduğunu da aktaran Hacıosmanoğlu, “Çok iyi bir milli takımımız var. Onlara daha çok destek olup imkan sunacağız. Daha büyük başarılar yakalayacağız. Ben kazanmadım, Türk futbolu kazandı.” diyerek sözlerini tamamladı.
Denetleme kurulu seçimi
Denetleme kurulu listesi de ayrı oylandı. Yapılan oylama sonucunda Divan Kurulu Başkanı Mehmet Baykan, İbrahim Hacıosmanoğlu’nun listesinin 65 oyla seçildiğini belirtti. Baykan, Büyükekşi’nin listesinin ise 21 oy aldığını aktardı.
İbrahim Hacıosmanoğlu’nun denetleme kurulu listesinde şu isimler yer aldı:
Asil liste:
Abdi Serdar Üstünsalih, Selami Tatkaya, Gökhan Zurnacıoğlu, Ekrem Sarısoy, Nevzat Demiröz
Yedek liste:
Ömer Faruk Kara, Vefa Yunus Taylan, Cihan Eroğlu, Furkan Altaş, Mehmet Karaca.
İbrahim Hacıosmanoğlu
İbrahim Hacıosmanoğlu, 21 Şubat 1966’da Trabzon’un Hayrat ilçesinde dünyaya geldi.
Ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşen Hacıosmanoğlu, genç yaşta ticarete atıldı. Uzun yıllar ticaret ile uğraşan Hacıosmanoğlu; organizasyon, petrol ve inşaat sektörlerinde yatırımlar yaptı.
2005-2006 ve 2006-2007 sezonlarında Nuri Albayrak’ın kulüp başkanlığı döneminde Trabzonspor’da başkan yardımcısı olarak görev alan Hacıosmanoğlu, Mayıs 2013- Aralık 2015 döneminde Trabzonspor Kulübünün 15’inci başkanlığını yapmıştı.
]]>“BU SEÇİM YOK HÜKMÜNDEDİR”
Kongreye verilen kısa arada Habertürk’e konuşan Ali Koç, “Çok fazla beklenecek bir şey yok. Bizim açımızdan bu seçim yok hükmündedir! Çünkü ortada bir seçim falan yok. Olayları hepiniz biliyorsunuz, buraya gelene kadar yaşananları. Adayların çoğalmasının önüne geçildi. Bazı yöntemler taktikler uygulandı. Bence hiç yakışmayan unsurlar. En yakışmayanı bugün burada seçtirmek için delegelere baskı yapılmaktadır” şeklinde konuştu.
“BASKI VAR, BİZİM İÇİN BU SEÇİM YOK!”
TFF seçimiyle ilgili eleştirilerde bulunan Koç “Bugün özelinde söylemiyorum ama bugüne gelen süreçte, imza toplama sürecinde, ne yazık ki siyasetçi olsun bazı devlet erkanından insanlar kulüplere telkinde bulunmuştur. Bu bir seçim değil ‘seçin’dir! Sonucu ne olursa olsun bu seçim Fenerbahçe için yok hükmündedir” dedi.
“OYUMUZU BOŞ KULLANACAĞIZ!”
Kimseyi desteklemediklerini vurgulayan Fenerbahçe Başkanı, “Bizim hakkımızda haberler yayılıyor, orayı burayı destekliyor diye, kimseyi desteklemiyoruz. Biz demokrasiye inandığımız için buradayız. Kürsüye çıkıp görüşlerimizi net bir şekilde ifade edeceğiz. Oyumuzu boş kullanacağız. Demokrasiyi savunan insanlar olarak böyle bir seçime gelmemek antidemokratik bir yaklaşım olurdu. Antidemokratik yaklaşım sergileyenleri ağır şekilde tenkit eden biri olarak buraya full kadro geldik. Bir konuşma yapacağım. Konuşmamı dikkatle dinlersiniz inşallah.” açıklamasını yaptı.
“UEFA VE FIFA’DAN 4 KİŞİ GELDİ!”
Oldukça çarpıcı açıklamalar yapan Ali Koç “Türk futbolu bu şekilde gidemez. Türk futbolu özgür olsun diyoruz, Türk futbolunun özgür olmasını hedeflediğimizi herkes söylüyor. Türk futbolu, özgür olmaktan çok daha uzak noktalara gidiyor her gün. Herkes adalet istiyor. Kendi seçimleri adil olmayan, demokratik olmayan bir kurum futbolda adaleti nasıl sağlar! Biz Fenerbahçeli olarak biliyorsunuz futbolun içinde bulunduğu durumla yegane mücadele eden kulübüz. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak mücadeleye devam edeceğiz. Her geçen gün çare bulmaktan uzaklaşıldığını gördüğümüz için arzu etmeyerek davamızı uluslararası arenaya taşıyoruz. Elimizde çok kapsamlı bir dosya var. Bu seçim süreci, dosyamızı zenginleştirmiştir. Burada uluslararası 4 kişi var. UEFA ve FIFA’dan 4 kişi var, genelde 1 kişi olurdu. UEFA ve FIFA’dan gelenler, inşallah beni dikkatle dinlerler. Biz gerçekten Türk futbolunu potansiyeline ulaştıracak herhangi bir yapıya, herhangi bir çıkara hizmet etmeyecek, liyakatli, tarafsız, cesur, iradeli ve kararlı insanlarla Türk futboluna arzuladığımız iklime ulaşabileceğimizi düşünüyoruz. Er ya da geç düzelecek, geçecek bu günler, geçecek. Bu böyle gitmeyecek. Türk futbolundaki durum içler acısı. Bu er ya da geç değişecek. Önemli olan tercihen mi değişecek, mecburen mi değiştirtecekler” ifadelerini kullandı.
“UEFA’NIN TÜRKİYE’YE BAKIŞI SIKINTILI”
Servet Yardımcı ile ilgili konuşan Başkan Koç “Servet Yardımcı aday olmak istedi ve adaylığını açıkladı. Türk olarak futbolun en üst seviyesinde Servet Yardımcı var, UEFA yönetim kurulunda. Oradaki konumunu devam ettirebilmek için burada da başkan adayı oldu. UEFA’da önümüzdeki dönem seçime girebilmek için kendi ülkende başkan ya da başkan yardımcısı olman gerekiyor. Çok kolay zannediyorlar. Birini oraya yollarız, seçtiririz. Servet Bey seneye olmayacak. İnşallah Türkiye’den birini seçtirebiliriz. Benim çevrem Avrupa futbolunda geniş. Avrupa Kulüpler Birliği’nde ikinci dönemimi yaşıyorum. Bize bakışları hiç hoş değil. Servet Bey bir açıklama yaptı, ne dedi, tehdit, şantaj dedi. Nedir bunlar? Kim tehdit etti? Bize haksız yere Türklüğün simgesi olan Bozkurt hareketinden dolayı, turnuvanın en kritik yerinde ceza veren UEFA, bu seçim sürecinde yaşananları bilse nasıl davranır? Kendi yönetim kurulu üyesi olan Servet Yardımcı’nın açıklaması UEFA’yı ilgilendirmez mi?” değerlendirmesinde bulundu.
“DELEGELERİN İRADESİ GASP EDİLDİ!”
Seçimin adil olmadığını vurgulayan Koç “Milletin iradesi hakim gelecek demeyi çok isterdim. Ne yazık ki bunu söyleyemeyeceğiz. Delegelerin iradesi gasp edilmiştir. Kaç kişi bunu söyler, bilmiyorum. Fenerbahçe’nin duruşu, inancı, mücadelesi ve inandığı yolda yapacakları çok şükür ki Fenerbahçe bunları yapacak özgürlüğe, bağımsızlığa sahiptir” açıklamasını yaptı.
“TÜRK FUTBOLU FETÖ’DEN ARINDIRILAMADI!”
15 Temmuz’a vurgu yapan Ali Koç “Üç gün evvel neydi? 15 Temmuz’un 8. yıl dönümüydü. Ülkemiz bu örgütün, devletin kılcal damarlarına sirayet ettiği bir dönemde futbola da kumpas kurmuş, Fenerbahçe’yi hedef almıştır. Aradan geçen senelerde Fenerbahçe’nin sportif ve mali açıdan tahribatı giderilememiştir. İsyan eden ilk ve tek kulüp Fenerbahçe’ydi. Fenerbahçe şampiyon olamıyorsa, burada FETÖ’nün rolünü de gözden geçirmek gerekir. Bugün Türk futbolunun bize göre FETÖ’den tamamen arındırılması sağlanamamıştır. Üç gün evvel siyasetçilerimizin yaptığı, hepimizin duygularına hitap eden 15 Temmuz açıklamalarıyla bugün futbolun içinde bulunduğu durumu bağdaşmamaktadır. Delegeler bir de bu gözle baksın” dedi.
“BASKI, TEHDİT, RÜŞVET VAR!”
Ali Koç son olarak sözlerini “Baskı var, tehdit var, vaat var, rüşvet var, her şey var!” diyerek tamamladı.
]]>Karagöl, maçın ardından stadyum çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, bu akşam Türk futbolunun ve hakemlerinin ne olduğunu bilmek, duymak, görmek isteyenlerin bu maçı izlemeleri gerektiğini belirtti.
Karşılaşmanın ilk yarısında hakemin verdiği kararların tamamen taraflı olduğunu savunan Karagöl, Rey Manaj’a yapılan pozisyonun kırmızı kart olduğunu öne sürdü.
Karagöl, auta çıkan toptan gol yediklerini savunarak, “Attığımız nizami golün iptali ve oyuncumuza verilen kırmızı kart. İkinci yarıda yine Rey Manaj’a yapılan bir pozisyonda penaltının verilmemesi. Oyun içerisindeki bütün ikili mücadelelerde rakip tarafına verilen kararlar, neresinden bakarsanız bakın bu akşam tamamen bir facia.” dedi.
“Bizi susturamazsınız”
Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kuruluna çağrıda bulunan Karagöl, şunları kaydetti:
“Bu maçtan sonra bu hakeme vereceğiniz puanları göreceğiz. Bu hakemle ilgili nasıl kararlar vereceksiniz onları da göreceğiz. Bu hakem ilk yarıda bizi Fenerbahçe maçında da katleden hakemdi. O maçtan sonrada çıktık konuştuk, bize cezayı verdiniz ama bizi susturamazsınız. Sivasspor’un hakkını hiçbir zaman hiçbir yerde yedirmeyiz. Bu işi ya doğru ve layıkıyla yapsınlar, ya da bıraksın yapmasınlar. VAR hakemleri sizin de isimleriniz belli, sizin de her maçta yaptıklarınız belli. Ligin ilk yarısındaki Başakşehir maçında da benzer kararlarla maçı döndürdünüz ve gerekli 3 puanı gerekli yerlere aldırdınız. Yeter bizimle uğraşmayın, bizimle uğraşan sonunda cezasını Allah tarafından görür. Bu işte hak var.”
“Böyle rezillik olmaz”
Karagöl, hakemlerin her takıma eşit ve adil davranması gerektiğini vurgulayarak, “Böyle rezillik olmaz, bu adamlar maçtan sonra nasıl evine gidip rahat uyuyor.” diye konuştu.
Türk futbolunun kaybettiğini dile getiren Karagöl, yabancı VAR hakemlerin geldiğini ve Türk hakemlerin kendisine çekidüzen vermesi gerektiğini ifade etti.
Bu konuşmasından dolayı kendisine ceza verilmemesi gerektiğini belirten Karagöl, ceza verilmesi gereken kurumların cezalandırılmasını istedi.
“Adil olun gördüğünüzü çalın”
Bu yıl Türk futbolunda rezillikler yaşandığını savunan Karagöl, şunları söyledi:
“Bunun da sorumluları belli. Adil olun gördüğünüzü çalın, korkmayın, başka hesaplar içerisinde olmayın. Burası Anadolu’nun göbeği, Sivasspor ile kimse oynamasın. Türk futbolunun ve Türk hakemliğinin bu sene içerisinde bulunduğu durum belli. Neyin bağlantısını kuralım, rezilliklerin hepsi ortada. Futboldan anlayan birisi şu maçı 90 dakika seyretsin benim yaptığım yorumların 100 kat fazlasını yapar. Herkes işini yapacak, hakemsen hakemliğini yapacaksın. Sarı forma giymeyeceksin, başka forma giyeceksin. Bizi maçtan düşürmek için elinden gelen her şeyi yaptı ve 10 kişi ile ikinci yarıda aslanlar gibi mücadele ettik. Kimin ne hesabı var bizi ilgilendirmiyor, bizi kulübümüzün içerisinde bulunduğu durum ilgilendiriyor. Biz öyle sesi kısık ‘yeter’ diye bağırmayız. Bizle ilgili karar verirken 10 kere değil, 100 kere düşünecekler. Vicdanlarını nerede bırakıp geliyorlar.”
Karagöl, maçların yabancı hakemler tarafından yönetilmesine karşı olmadıklarını dile getirerek, “Türk futbolunun ve Türk hakemlerin halini görüyorsunuz. Bir maç bu kadar katledilemez. Türk futbolu nasıl gelişecek, seyrettiğiniz hangi maçtan zevk alıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.
]]>Sancak, Kulüpler Birliği Vakfının Maslak’taki merkezinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
TFF’nin olağanüstü seçimli genel kurula gitmesi için başlatılan noter onaylı imza toplama sürecine destek veren Murat Sancak, “Ben başkan değilim. Mehmet Büyükekşi, beni ekranda görecek ve rahatsız olacak. Geçen gün katıldığım bir Kulüpler Birliği Vakfı toplantısından sonra bir başkanımızı arıyor ve ‘Murat Sancak Adana Demirspor Kulübü Başkanı değil. Sizin toplantınızda ne işi var? Niye alıyorsunuz toplantıya?’ diyor. Sayın Mehmet Büyükekşi. Kimin Kulüpler Birliği Vakfı toplantılarına katıldığına bakma. Tek tek arama. Kulüpleri baskı altına alma. Türk futbolu için ne gerekiyorsa yap ve hangi adımlar atılması gerekiyorsa onu at.” diye konuştu.
Büyükekşi’nin 18 Temmuz’da seçimli genel kurul yapma kararını eleştiren Sancak, şu görüşleri aktardı:
“Sen TFF Başkanı olduğunda sana tüm kulüplere istediğin kadar olanak sağla ama çöreklenmiş çeteleri temizlemekle uğraşmazsan sen de diğer federasyon başkanları gibi tarih sahnesinde yerini alacaksın demiştim. Onun için senden rica ediyorum. Öyle 18 Temmuz’a filan bırakma. Türk futbolunun geleceğini düşünüyorsan, en erken zamanda lig bitmeden bir karar al ve seçimli genel kurula git. Aday olmak istiyorsan da aday ol. Sana aday olma diyen de yok. Eğer o seçimde de delegelerin bir fazlası seni tercih ederlerse saygı duyarız. Başımızı eğer çıkarız. Ama senden ricam hiçbir kulübü baskı altına alma. İnsanları böyle tehditle terbiye etmeye de kalkmayın.”
“Çetelerle uğraşamadın, bitiremedin”
Mehmet Büyükekşi’nin Türk futboluna zarar veren yapılarla mücadele edemediğini anlatan Murat Sancak, şu ifadeleri kullandı:
“Kulüpler Birliğinin WhatsApp grubunda sana gelen bilgileri de biliyoruz. Ama yapma Sayın Başkan. O çetelerle uğraşamadın, o çeteleri bitiremedin. Ulusal medyaya da seslenmiş olayım. 10-15 gündür Varan 1, 2, 3, ve 4 diye paylaştığım herkesin bildiği ama korkusundan kimsenin dile getiremediği o bilgiler, o çete başları, elebaşları… Herkes bildiği halde gündeme getirmeyip de ben gündeme getirdiğimden dolayı tüm spor medyası korkaklık içerisinde ve bunları yayınlamaktan kendini imtina ediyor. Acaba o federasyon başkanını getiren medya kuruluş patronları mı var? Onun için mi gündeme almıyorsunuz. Kimseden korkmayın. Kimsenin adamı olmayın. Türk futbolu için çalışın. Spor yorumcularına sesleniyorum. Bağlantılarınızı bırakın. Öyle bilgiler akıyor ki aklınız hayaliniz durur. Kimin eli kimin cebinde olduğu belli değil.”
“TFF Başkanı olmayacağım”
Türkiye Futbol Federasyonuna başkan olmayı düşünmediğini belirten Sancak, “Bana federasyon başkanı olacak mısın diye soruyorlar. Hayır olmayacağım. Öyle bir derdim yok. Öyle bir amacım da yok. Şu anda hiçbir kulüp başkanının aday diye dile getirdiği hiç kimse yok. Yani bu son 6 aydır gelişen olaylara baktığınız zaman Türk futbolunda neler yaşadığını hep birlikte gördük. Hakem dövüldü, uluslararası arenaya bütün dünya futbol otoritelerine karşı rezil olduk. Dünkü oynanmayan bir Süper Kupa maçı… Bu halde mi olmamız lazım? Burada istenilen kulüp düşürülebiliyor, istenilen kulüp de şampiyon yapılabiliyor arkadaşlar. Bir talimatla VAR’daki kayıtların açıklandığı zaman oradaki rezaleti görüyorsunuz.” şeklinde konuştu.
“18 Temmuz deyip aklımızla oynama”
Bazı kulüp başkanlarının küme düşme korkusuyla TFF’yi eleştirmekten kaçındığını savunan Murat Sancak, şunları kaydetti:
“Bir futbol takımın taraftarı olan birisini siz nasıl kalkıp o maçın VAR’ına veriyorsunuz. Milleti oradan terbiye ediyorsunuz. VAR’daki çizilen çizgilerden tutun, yarı otomatik ofsayt sisteminde çizilen çizgilere bakın. 7 dakika sonra nasıl ekrana getiriliyor? Yarım dakika, 1 dakika içerisinde getirilmesi lazım. Adaleti sağlayın. İnsanların canı yanıyor. Ama korkuyorlar. Çünkü elinizde kırbaçla bekliyorsunuz, tepelerinde duruyorsunuz. Beni düşürmesinler diye sesini çıkaramayan başkanlarımız var maalesef. TFF Başkanı, sanki bütün suçlular kulüpler diye açıklamıştı ve ‘Yeter artık yeter’ demişti. Ben de Sayın Büyükekşi sana söylüyorum, ‘Yeter, yeter, yeter.’ En erken bir şekilde TFF’yi seçimli genel kurula götür. 18 Temmuz deyip aklımızla oynama.”
“Kulüpler birbirlerine düşman hale geldiler”
Türk futboluna zarar verenlerle mücadele edebilmek için Adana Demirspor başkanlığını bıraktığının altını çizen Sancak, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu adam Adana Demirspor Kulübü başkanlığını niye bıraktı? Yani bir kulüp zarar gördüğü, mağdur olduğu ve çıkıp açıklamalar yaptığı zaman siz cezalarla terbiye etmeye çalıştığınız için kaçtı. Bu kulüpler haklarını nasıl arayacak? Nasıl koruyacak? Haksızlık yapılsın. Oturun ve bekleyin diyorsunuz. Yok öyle bir dünya. Ben Adana Demirspor başkanlığını sizlerle mücadele etmek için bıraktım. Bir vatandaş olarak da sizlerle mücadele edeceğime sonuna kadar da söz veriyorum. Bunu da herkes bilsin. Sayın Mehmet Abi, seçimli genel kurula nasıl götürebiliyorsan ve hangi yetkiye sahipsen, en erken şekilde karar al. Bu futbol içindeki çatışmayı da ortadan kaldır. Şu anda kulüpler birbirlerine düşman hale geldiler. Bu ortamı siz yarattınız. Bunu da ortadan kaldıracak olan sizlersiniz.”
]]>Süper Lig kulüpleri, Kulüpler Birliği Vakfı’nın Maslak’ta bulunan ofisinde Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) Olağanüstü Seçimli Genel Kurul’a gitmesi için noter huzurunda imza toplamaya başladı.
Kulüplerin İstanbul’da bulunan temsilcilerinin Kulüpler Birliği’nde, bazı kulüp temsilcilerinin ise bulundukları şehirlerde noter onaylı imzalarını vereceği aktarıldı.
Bu bağlamda Beşiktaş Kulübü İkinci Başkanı Hüseyin Yücel ile Asbaşkanlar Mete Vardar ve Onur Göçmez de destek amacıyla Kulüpler Birliği Vakfı’na geldi. Siyah-beyazlı yöneticiler, daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Mete Vardar: “18 Temmuz kararını çok geç buluyoruz”
Çok önemli bir gündemle toplandıklarını dile getirerek sözlerine başlayan Mete Vardar, “Özellikle son zamanlarda olan olayları hepimiz izliyoruz, görüyoruz. Bugün burada olma sebebimiz Kulüpler Birliği’nde çok değerli kulüp başkanları ve yöneticileri ile beraber bir sürece girdik. Bununla ilgili de özellikle 18 Temmuz olarak ifade edilen ama resmi bir karar olmadığını gözlemlediğimiz kararla ilgili, çok daha önceden federasyon ve tüm kurulları ile beraber seçime gitmesi gerekiyor. 18 Temmuz kararını başkanımız ve tüm yönetim kurulumuzdaki arkadaşlarımızla beraber çok geç buluyoruz. Beşiktaş kulübü de pazartesi günü tüm delegeleri ile beraber 7 kişi olarak imzasını atmış olacak. Bugün bu konuştuğumuz konuda Beşiktaş belki imzayı pazartesi günü atacak ama aylardır zihinlerde bu imzayı attık. Bu konunun değişmesi gerektiğini ve çok daha önceden bu kararın verilmesi gerektiği ile ilgili Beşiktaş Kulübü olarak çok net olarak ifade ettik. Bugün geldiğimiz noktada ne yazık ki tüm olumsuzlukların yaşandığı, hiç yaşanmadığı kadar sıkıntılarla karşılaştığımız bir sezon yaşıyoruz. Bu seçimin özellikle Avrupa Şampiyonası’ndan önce yapılmasının aynı zamanda milli takımımıza da Avrupa Şampiyonası’nda daha fazla katkı sağlayabileceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
Onur Göçmez: “Türk futbolunun bir sezon daha kaybedecek durumu söz konusu değildir”
Onur Göçmez ise Türk futbolunun geleceği için bir araya geldiklerini belirterek, “Burada güzel bir şey var. Kıymetli ve değerli başkanlarımız Türk futbolu için burada. Beşiktaş da Türk futbolunun geleceği için burada. Türk futbolunun bir sezon daha kaybedecek durumu söz konusu değildir. Çok hızlı ve derhal bir değişime girmesi lazım. Sadece yönetim olarak değil, tüm kurulları olarak bu değişimin yapılması lazım. Tüm futbol şubesi başkanlarımız ve Beşiktaş, Türk futbolunun geleceği için buradadır” cümlelerine yer verdi.
TFF’nin olağanüstü seçime gitmesi konusunda herhangi bir tarih konuşulup konuşulmadığıyla alakalı da Göçmez, “En kısa zamanda. Belli bir tüzük var, belli bir toplanması gereken imza var. En kısa zamanda Türk futbolunun bir değişime ihtiyacı var. Bunun için tarih belirlemek bizim görevimiz değil. Bizim burada değerli federasyon yöneticilerimize verdiğimiz mesaj budur. Hızlı bir şekilde Türk futbolunun geleceğini kurtarmaları adına düzgün bir karar almalarını bekliyoruz. Tarih onların vereceği bir karar” değerlendirmesini yaptı.
Hüseyin Yücel: “Beşiktaş olarak ilk günkü duruşumuzu aynı şekilde sergilemeye devam ediyoruz”
İkinci Başkan Hüseyin Yücel de Beşiktaş olarak bu konudaki ilk günkü duruşlarını sergilediklerini aktardı. Yücel, “Burada Kulüpler Birliği’ne destek amacıyla toplandık. Bizler Beşiktaş Kulübü olarak, ilk gün hangi noktadaysak bugün de yine aynı noktadayız. Benim burada kulüplerimize bir çağrım olabilir, özellikle bazı kulüplerimize. Sabah başka uyanıp farklı söylemlerde bulunup, akşam yatarken farklı söylemlerde bulunan kulüplerimizi biraz daha tutarlı olmaya davet ediyorum. Biz Beşiktaş olarak ilk günkü duruşumuzu aynı şekilde sergilemeye devam ediyoruz. İnşallah hayırlısı olur” şeklinde konuştu.
TFF Genel Kurulu’nda oy kullanma hakkı bulunan delegelerin 40’ının noterden imzasının federasyona ulaşması halinde TFF Yönetim Kurulu’nun, statüye göre 1 ay içinde olağanüstü seçimli genel kurula gitmesi gerekiyor. Federasyonun seçime gitmemesi durumunda oy kullanan delegelerin konuyu FIFA’ya taşıma hakkı bulunuyor. – İSTANBUL
]]>Ali Koç’un açıklamalarında satırbaşları ise şöyle:
“GALATASARAY TÜRK FUTBOLU İÇİN BEKA SORUNU”
“Son dönemde gündem dinamik, iddialar, iftiralar yoğun. Aslında bu toplantının öznesi rakibimiz olacak. Rakibimizin başkanından yöneticilerine düşürdükleri seviye artık mezbahayı aratmayan vaziyette. Galatasaray’ın Türk futbolcu için nasıl bir beka sorunu olduğunu anlatacağım. Galatasaray başkanı ve yöneticilerinin elde etmek istediklerini kazanmak için ne tür hayali senaryolar ürettiğini istatistiklerle göstereceğim. Kazanmak için her şey mübah anlayışının bu kulüp için kültür haline geldiğini paylaşacağım.”
“BAŞKA CAMİALARI AŞAĞILAR, ALAY EDERLER”
“Türlü türlü şantaj ve itibar suikastı yaparak, özellikle hakemler ve kurulları baskı altında tutarlar ve bunun için hayali düşmanlar yaratırlar. Başka camiaların mutsuzluğundan paye çıkarır, onları aşağılar ve alay ederler. En son Beşiktaş maçında görüldüğü gibi.”
“KENDİ MAÇLARINDAKİ HATALARI ÖRTBAS ETMEK İÇİN ORTALIĞI BİRBİRİNE KATARLAR”
“İşler iyi gitmeyince ya da kendi maçlarındaki hakem hatalarını örtbas etmek için ortalığı birbirine katarlar. Ligi bitirtmeyiz tehditlerinde bulunurlar, açıklayacağız derler, en sonunda ise istedikleri olunca susarlar. İşler iyi giderken de itidalli olalım derler.”
“PROGRAMI YAPAMADAN KANALLARI KAPATILDI”
“Tüm kulüpler için adalet arayışında olduklarını söylerler. Kendi kanallarında “Futbol için adalet” programı yapacaklarını yalanını söylerler. Bir sürü pozisyon yolladık ama program yayınlanmadı. Bu arada programı yapamadan kulüp kanalları da kapatıldı. Günü kurtarma refleksiyle, samimiyetsiz, gerçek dışı söylemler. Sadece kendilerini akıllı, herkesi saf görürler.”
“TFF, GALATASARAY İÇİN NE ANLAM İFADE EDİYOR?”
“TFF ve kurulları, Galatasaray için ne anlam ifade ediyor? Bu durum ligin gidişatına göre mi değişiyor? Aralarında danışıklı dövüş mü var? TFF’ye siper oldular. “Türk futbolunun iradeye, liyakatli yönetime ihtiyacı var” dediler. Çok kısa süre sonra TFF’yi istifaya davet ettiler. İki gün önce de TFF’yi hesap vermeye çağırdılar. Hangisi gerçek?”
“ÖNCE KIYAMETİ KOPARDILAR SONRA AYNISINI YAPTILAR”
“Bir maçta kulübümüzün hakkını aramak için devre arasında paylaşım yaptık. Kıyameti kopardılar. Sonra aradan on gün geçti, birebir aynısını kendi maçlarında yaptılar. Paylaşımı yapmadan önce aranızdan bir akıllı ‘Fenerbahçe aynı şeyi yaptı, başkanımızın ağzından çok sert şeyler yazdık. Yaparsak riyakarlık olur’ demiyor mu”
“BUNLARIN TAKTİĞİ KİŞİLER ÜZERİNDE BASKI KURMAK”
“Bunların bir taktikleri var. Kişiler üzerinde baskı kurup, kamuoyun önüne atmak. Şöyle derler; ‘Koç şirketlerinde çalışıyor’, ‘Fenerbahçe’ye yakın şirketlerde çalışıyor.’ Baskı yaparak, saldırarak, köşeye sıkıştırarak hep istediklerini elde etmeye alışmışları. Onun Türk futbolunun beka sorunu diyorum”
“MERTSENİZ SİZ DE BİZİM GİBİ YABANCI HAKEM TALEBİNİ DESTEKLEYİN”
“Madem TFF Başkanı’ndan memnun değilsiniz. Her maçtan sonra hakem hakkında geveliyorsunuz. Mertseniz, dürüstseniz, kendinize güveniyorsanız siz de bizim gibi yabancı hakem talebini destekleyin. Alın size samimiyet testi.”
“SADECE TÜRK FUTBOLU DEĞİL, BELKİ DE ÜLKE İÇİN BEKA SORUNUSUNUZ”
“Türk hakemlerine güveniyorsunuz, sadece bizim maçlarımızda güvenmiyorsunuz. Riyakar oğlu riyakarsınız. Milyonlar arasında nefret tohumları ektiğiniz için sadece Türk futbolu için değil, belki de ülke için beka sorunusunuz.”
OKAN BURUK’A ‘YAKIN ARKADAŞ’ SORUSU
“Bu hocaya (Okan Buruk’tan bahsediyor) sormak lazım en yakın hakem arkadaşı kim? Bilenler bilir… Ama tabii yabancı hakemleri de istemezler çünkü Avrupa’da görüyorlar yabancı hakemlerin nasıl yönettiğini.”
“ALIN SİZE GERÇEK KOALİSYON”
“Maçlarından önce söz konusu takımların oyuncularıyla ilgili transfer haberleri çıkartırlar. Ya da oynayacakların takımların oyuncularını transfer etmek için teklif yaparlar. Kayserispor’a Mame Thiam için Pendikspor teklif yaptı. Sivasspor’a Sainz için Eyüpspor teklif yaptı. Bu üç İstanbul kulübünün yakın ilişkileri herkesin malumu. Alın size gerçek koalisyon.”
MORUTAN TRANSFERİ
“Morutan’ı 3 milyon euroya satmışlar. İşin öyle olmadığını anladık. 3 milyon euroya satılan oyuncu, belli bir maça çıkarsa o para ödeniyormuş. Kulübü de ilk 11’de oynatmıyor. Acaba 3 milyon euro, limit açmada kullanıldı mı? Bunu öğreneceğiz”
BAKAMBU TRANSFERİ
“Bir de Bakambu transferi var. Cedric Bakambu’nun Real Betis’e transferinde de yanlış bilgi verdiler. Real Betis’in 5+5 milyon euro ödeyeceğini öğrendik. Müthiş! Betis başkanı da ödediğimiz paraya bonservis dahil diyor. Bonusun gerçekleşmesi için olağanüstü şartlar olmalı diyor. 5 milyonun içinde maaş da var bonusların içinde. Buradaki olay insanların gözünün içine baka baka yalan söylemek, aldatmak.”
“ERDEN TİMUR’UN ZANİOLO SÖZLERİ İÇİN BİLİRKİŞİ RAPORU GELDİ”
“Bunların bir yöneticisi Zaniolo transferiyle ilgili teklifimizi ifşa ettileri. Bu aslında suç. Diyor ki; ‘Fenerbahçe daha çok verdi oyuncuya ama oyuncu bizi tercih etti.’ Biz de bunu mahkemeye götürdük. Bilirkişi raporu geldi. Raporda bu kulüp tarafından ödenecek toplam bedelin bonuslar dahil Fenernabahçe’nin teklifinden yüksek olduğu, dolayısıyla Erden Timur’un sözlerinin doğru olmadığı, haksız rekabetin oluştuğu belirtiliyor. Bunlar yargıda da çok güçlüler. Selahattin Baki ve Onur Göçmez’i ifadeye çağırttılar. Amaç rahatsızlık yaratmak.”
“İKİ CAMİA ARASINDAKİ KÜLTÜR FARKI”
“Belhanda maçtan önce üçlü çektiriyor. Fenerbahçe’den gidenler ise bize karşı kora kor mücadele ediyor. Doğrusu ve olması gereken bu. Aslında iki camia arasındaki kültür farkı bu.”
“BASIN MENSUPLARINI TEHDİT VE ŞİKAYET EDERLER”
“Basın toplantılarında istenilen soruları sordururlar. İstemedikleri soru geldiğinde, soru soran kişi kurumuna şikayet edilir ya da iletişim direktörleri gece yarısı mesaj atar ve tehdit eder. Yakın zamanda iki medya mensubu bunu yaşadı.”
“İKİ SEZON NETFLIX DİZİSİ ÇIKAR”
“Yabancı hakem istememelerinin sebebi aşikardır. Türk futbolunun ne hale geldiğini görmek için Galatasaray – Antalyaspor maçına bakmak, yeterli olacaktır. Sonrasında yaşananlar gayri ahlaki spor kültürünün mükemmel bir örneğidir. O kadar çok örnek verebiliriz ki, iki sezon Netflix dizisi çıkar.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında İstanbulspor evinde karşılaştığı Gaziantep FK’ya 3-1’lik skorla mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan İstanbulspor Teknik Direktörü Osman Zeki Korkmaz, “Maçın başından itibaren kendi stratejisini uygulayan takım bizdik. 10 kişi kaldıktan sonra bile topa daha çok sahip olan, hücum girişimi yapan takım İstanbulspor’du. İlk dakikadan itibaren ataklarımız rakibi ürküttü. Psikolojik olarak geri çekildiklerini hissettik. İstanbulspor oynadığı oyunla rakiplerini ürkütüyor ama bugün başkaları da paniğe kapılmıştı. Penaltı ve kırmızı karta değinmeyeceğim. Kural üzerinden bakıldığında verilebilecek kararlar. İstanbulspor daha fazla atak yapacak diye rakipten daha fazla insan veya kurum paniğe kapıldı. Bırakın pozisyonlar gol olsun. Video Yardımcı Hakem (VAR) devreye girer ve iptal eder. Ancak 1 metre geriden çıkan oyuncuya panikle ofsayt bayrağı kaldıran içgüdü, güdü veya mesaj mı var? İlk yarının sonunda Gaziantep FK’li oyuncu topa basarak düştü. Kazandığımız top tehlikeli pozisyon olacaktı ama topun yaptığı faulde aleyhimize düdük çalındı. Penaltı ve kırmızı karta takılmaya gerek yok. Oyun içinde, ‘İstanbul nasıl olsa düştü. Bari başkalarını karşımıza almayalım’ bu zihniyeti hissediyorsunuz. Bunu haftalardır hissediyoruz. Uzak ara aleyhine en fazla penaltı çalınan takım İstanbulspor. Aleyhimize 10. penaltı oldu. Bence penaltı, yoruma açık bir pozisyon. Video Yardımcı Hakem işinin ülkemizde suyu çıktı. Yoruma açık pozisyonlar hakem kararına kalmalı. Bir oyuncunun kalçasının kenarı rakibinin kramponunun kenarına değdi diye penaltı verilmemeli. Futbol bu kadar basit bir oyun değil. ya da ikinci sarı kartın bir anlamı olmalı. Adam, hakikaten ikinci sarı kartı hak etmeli. Loshaj’ın gördüğü ikinci sarı kartlık pozisyon değil. Maç genelindeki tutumdan çok rahatsızız” şeklinde konuştu.
“Türk futbolu ihtiyacı olan değişimi yaşayacak”
Altyapıdan futbolcuları A takıma çıkarmaya devam edeceğini aktaran Korkmaz, “Onlarla oynamaya devam edeceğiz. Eldeki, altyapıdan çıkaracağımız futbolcularla oynamaya çalışacağız. Türk futbolu için katma değer üretmeye, Türk futbolunu değiştirmeye, geliştirmeye devam edeceğiz. Türk futbolunun ihtiyacı olduğu değişim için tüm gücümüzle mücadele edeceğiz ve bunu yapacağız. Çok az kaldı. Bunu başaracağız. Biz kıvılcımı çakacağız, başkaları destek verecek ve Türk futbolu ihtiyacı olan değişimi yaşayacak. Harcayanlar ve tüketenler değil bizim gibi üretenler devam edecek. Maçın son 20 dakikasında 10 kişiydik. Son sıradaki takıma karşı rakipteki 4-5 oyuncu yere yatan kalkmıyor. Futbol oyununu yatarak geliştiremezsiniz. Ayakta, koşarak ve top oynayarak geliştirirsiniz. Bugün bir maç alırsınız. Yarın yerde yattığınız şey başka şekilde önünüze gelir. Yere yatarak zaman kazanmaya çalışan oyuncumu uyarırım. Futbolu böyle geliştiremezsiniz, bir adım ileri gidemezsiniz. En fazla bu kadar olur” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>