Tunus – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 01 Jun 2024 23:27:36 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kuzey Afrika Ülkeleri AB Fonlarıyla Göçmenleri Çöllere Sürüyor https://www.haber60.com.tr/kuzey-afrika-ulkeleri-ab-fonlariyla-gocmenleri-collere-suruyor/ https://www.haber60.com.tr/kuzey-afrika-ulkeleri-ab-fonlariyla-gocmenleri-collere-suruyor/#respond Sat, 01 Jun 2024 23:27:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34405 (ANKARA) – İspanya’dan EL PAÍS ve Fransa’dan Le Monde gazeteleri, Kuzey Afrika ülkelerinin AB fonlarıyla göçmen ve mültecileri çöllere sürdüğünü, özellikle siyahların alıkonulduğunu ileri sürdüler.

Araştırmacı gazetecilik kuruluşu Lighthouse Reports, farklı ülkelerdeki medya organlarıyla iş birliği yaparak Kuzey Afrika’da göçmen ve mültecilerin alıkoyulmasını araştırdı. Lighthouse Reports’un bir yıla yakın süredir EL PAÍS, Der Spiegel, The Washington Post, Le Monde, IrpiMedia, Alman televizyon kanalı ARD, Fas gazetesi Enass ve Tunus internet gazetesi Inkyfada ile ortak yürüttüğü araştırmada; “Fas, Moritanya ve Tunus’un göçmen ve mültecileri alıkoymak ve zorla yerlerinden etmek için Avrupa finansmanını kullandığı” öne sürüldü.

EL PAÍS: “Siyahlara karşı sürdürülen bu uygulamanın sessiz bir suç ortağı var: Avrupa Birliği”

Araştırma kapsamında EL PAÍS’in bugün (1 Haziran) belgeleriyle yayınladığı haberde, “Fas, Moritanya ve Tunus; özellikle siyah göçmen ve mültecilerin Avrupa’ya ulaşmalarını engellemek için AB fonlarından faydalanandığı, her üç ülkede de güvenlik güçleri, göçmen ve mültecileri alıkoyuyor ve hayatta kalmalarının neredeyse mümkün olmadığı çöllere sürdüğü ileri sürüldü.

EL PAÍS’in ortaya çıkardığı hikayeler arasında, Fas’ta İngilizce öğretmeni olarak çalışan Timothy Hucks’ın düzinelerce başka genç erkekle birlikte Fas’ın başkentinden 300 kilometreden uzak bir şehre sürgün edilmesi yer aldı. Habere göre, “evinden bir dükkana giderken güvenlik güçleri tarafından alıkonulan Hucks’la birlikte sürülen herkes siyahtı.”

Bir başka örnek ise Moritanya’dan. Idiatou ve Bella, güvenlik güçlerine kendilerini kimsenin olmadığı bir yerde, telefonsuz ve parasız bırakmamaları için yalvardılar, çünkü nasıl geri döneceklerini ya da nasıl yardım isteyeceklerini bilmiyorlardı. Ancak kendilerini Moritanya ve Mali arasındaki bir sınır karakolunda, cihatçı grupların faaliyet gösterdiği bir bölgede terk edilmiş ve yalınayak buldular.

“Kamerunlu bir müzisyen olan ve altı yaşında bir çocuğa bakan François’nın Tunus’ta çölün ortasına bırakılmasını da yazan İspanyol gazete, on binlerce insanın çöl bölgelerine ya da uzak şehirlere sürgün edilmesini” şöyle aktardı:

“Her yıl Timothy, Idiatou, Bella ya da François (son üçü güvenlikleri için soyadlarını vermedi) gibi on binlerce insan Kuzey Afrika’daki çöl bölgelerine ya da uzak şehirlere sürgün ediliyor. Bu, göçmen ve mültecilerin tekneyle ya da bir çitten atlayarak Avrupa’ya ulaşmaya çalıştıklarında maruz kaldıkları ceza. Dünyanın en büyük sıcak çölü olan Sahra’nın bir köşesine telefonsuz, parasız, susuz ve hatta ayakkabısız bırakılan göçmenlerden hayatta kalabilenler, güvenlik güçleri tarafından kışkırtılan insan kaçırma, gasp, işkence, cinsel şiddet ya da köpek saldırılarını anlatıyor. Sistematik olarak neredeyse sadece Siyahlara karşı sürdürülen bu uygulamanın sessiz bir suç ortağı var: Avrupa Birliği.”

Le Monde: “Avrupa, Sahra altı göçmenlerin denize ulaşmasını engellemek için önemli miktarda kaynağı seferber ediyor”

Fransa’dan Le Monde’un aynı araştırma kapsamında, 21 Mayıs’ta yayınladığı haberde de benzer hikayeler aktarıldı. Le Monde’da bu hak ihlallerine AB’nin destek iddiaları şu cümlelerle yer aldı:

“Fas, Tunus ve Moritanya, izinsiz göçle mücadele politikasını yürüten Avrupa Birliği’nin yoğun ilgisine mazhar oluyor. Kamuoyunun gergin olduğu, üye devletlerin bölündüğü ve birçok ülkede aşırı sağın yükselişinin siyasi gündeme hakim olduğu bir dönemde Avrupa, Sahra altı göçmenlerin denize ulaşmasını engellemek için önemli miktarda kaynağı seferber ediyor. Buradaki risk, Kuzey Afrika ülkelerinin hükümetlerine sağlanan yardımların yasadışı uygulamalar ve tekrarlanan insan hakları ihlalleri için kullanılıyor olması.

Son 10 yıldır AB, Tunus’un güvenlik teşkilatının güçlendirilmesine, öncelikle terörle mücadelede, ikinci olarak da yasadışı göçle mücadelede yardımcı oluyor. AB, üye devletlerin doğrudan yardımlarına ek olarak 2023 yılına kadar ‘sınır yönetimi’ için 144 milyon avrodan fazla yatırım yaparak gemi, termal kamera, navigasyon radarı gibi ekipmanların satın alınmasını sağladı. Tunus Ulusal Muhafızlarından yaklaşık 3 bin 400 subay da Alman Federal Polisi’nden eğitim aldı; iki eğitim merkezi Avusturya, Danimarka ve Hollanda tarafından 8.5 milyon avro tutarında finanse edildi.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kuzey-afrika-ulkeleri-ab-fonlariyla-gocmenleri-collere-suruyor/feed/ 0
İzmir ve Tunus Arasındaki İş Birliği Fırsatları Değerlendirildi https://www.haber60.com.tr/izmir-ve-tunus-arasindaki-is-birligi-firsatlari-degerlendirildi/ https://www.haber60.com.tr/izmir-ve-tunus-arasindaki-is-birligi-firsatlari-degerlendirildi/#respond Fri, 03 May 2024 07:27:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30185 İzmir ile Tunus arasındaki iş birliği fırsatlarının değerlendirildiği toplantıda konuşan İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Avrupa Birliği tarafından yürütülen, Akdeniz limanlarında Akdeniz Dijital Inovasyon Merkezlerinin kurulmasını hedefleyen proje kapsamında, İzmir Alsancak Limanı ve Tunus Goulette Limanının yer almasının, iki ülke arasında kruvaziyer turizmi, ekonomi ve kültürel konulara ilişkin bağları daha da güçlendireceğini belirtti.

İzmir Ticaret Odasında düzenlenen Tunus Cumhuriyeti ülke tanıtım toplantısı; İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Tunus Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier ile Tunus Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosu Sabuhi Attar’ın açılış konuşmalarıyla başladı. Toplantıya, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyeleri Abdullah Salkım, Mehmet Şahin Çakan, Serdar Gökhan Arıkan, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkan Yardımcıları Mehmet Tahir Özdemir ve Nevzat Artkıy, katip üyesi Ali Yaramışlı, meclis ve komite üyeleri katıldı.

Konuşmasında Tunus’un dün olduğu gibi bugün de İzmir’in geleneksel ticaret partnerlerinin başında geldiğini ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Yabancı yatırımların, ülkemiz ve kentimiz ekonomisinin kalkınmasında büyük önem taşıdığını görüyoruz. Türkiye’de 2023 yılı itibariyle 221 adet Tunus sermayeli ‘rma faaliyet göstermekte. Ülkemiz-Tunus ticari ilişkilerinin güçlendirilmesi, kentimiz ticaretine de pozitif yansıyor. Bildiğiniz üzere İzmir, net ihracatçı bir şehir konumunda. Tunus’a 87 milyon dolar ihracat gerçekleştirirken 20 milyon dolara yakın ithalat ile 67 milyon doları aşkın bir ticaret fazlasına sahibiz. Ülkemizden Tunus’a yapılan toplam ihracatın yüzde 7’sini İzmir gerçekleştiriyor” dedi.

Özgener, Tunus ile iş birliği önerilerini sıraladı

Tunus ile ihracat kalemlerinin çeşitlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Özgener, Akdeniz havzasındaki aşırı ısınmayı önlemek ve bölgenin artan enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla Tunus ile birçok ortak projenin hayata geçirebileceği vurguladı.

Özgener sözlerini şöyle sürdürdü:

“Akdeniz’deki tüm paydaşları bir araya getirecek, yenilenebilir enerji projeleri ile çevre koruma, temiz su temini ve yeşil altyapı gibi alanlarda bilgi ve teknoloji paylaşımı sağlayacak Akdeniz’de Sürdürülebilirlik Sempozyumunu kentimizde düzenleyebiliriz. Tunus’un tarım potansiyeli ile İzmir’in ileri teknoloji uygulamalarıyla birleşen üretim deneyimini içeren ortaklıklar kurabileceğimize inanıyoruz. Yanı sıra; odamız ve Tunus Ticaret ve Sanayi Odaları Avrupa Birliği tarafından sürdürülen INTERREG NEXT MED Programı kapsamında bir projede yer alıyor. Akdeniz limanlarında Akdeniz Dijital Inovasyon Merkezlerinin kurulmasını hedefleyen proje kapsamında İzmir Alsancak Limanı ve Tunus Goulette Limanı’nın iştirakçi olarak yer almasının her iki ülke arasında kruvaziyer turizmi, ekonomi ve kültürel konulara ilişkin bağları daha da güçlendireceği kanaatindeyiz.”

Tunus Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier, toplantıda gerçekleştirdiği bilgilendirme sunumunda, Tunus’un Avrupa, Afrika ve Orta Doğu arasında köprü niteliğine sahip stratejik bir pozisyonda bulunduğunu vurguladı. Ülkede bulunan; 9 uluslararası havalimanı, 7 ticari liman, 2 bin kilometrenin üzerinde demir yolu hattının güçlü bir lojistik altyapı sunduğunu belirten Sghaier, Tunus’un Kuzey Afrika bölgesinde yetenek rekabeti, girişimcilik ekosistemi, yenilik, rekabetçi endüstriyel performans, bilgi ve iletişim teknolojileri geliştirme, e-ticarete geçiş alanlarında ilk sırada yer aldığını; ayrıca çok verimli topraklara sahip olduğunu söyledi.

Sghaier konuşmasında şunları kaydetti:

“Tunus ve Türkiye iki kardeş ülke ve halkları arasındaki tarihi bağlar, kültür ve medeniyet ortaklıkları, güçlü iş birliği ilişkilerinin kurulması için sağlam temel ve uygun zemin teşkil ediyor, özellikle de zengin ve çeşitli yasal çerçeveye dayanan ekonomik alanlarda. Kuşkusuz ülkelerimizin sahip oldukları muazzam imkanlar, her iki taraf için de kazan-kazan ortaklığı çerçevesinde bu ilişkileri güçlendirmek ve tabanını genişletmek için bizleri birlikte daha fazla çalışmaya motive ediyor.” – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-ve-tunus-arasindaki-is-birligi-firsatlari-degerlendirildi/feed/ 0
Tunus’un Geleneksel Ramazan Tatlıları Zlabiye ve Maharik https://www.haber60.com.tr/tunusun-geleneksel-ramazan-tatlilari-zlabiye-ve-maharik/ https://www.haber60.com.tr/tunusun-geleneksel-ramazan-tatlilari-zlabiye-ve-maharik/#respond Sat, 06 Apr 2024 21:57:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26495 Tunus’un geleneksel ramazan tatlısı “zlabiye” ve “maharik” yüzyıllardır iftar sofralarının vazgeçilmezi olmayı sürdürüyor.

Ülkenin birçok kentinde “zlabiye ve “maharik” tatlısının yapıldığı tatlıcılar bulunsa da en iyi yapıldığı yer olarak Tunus’un güneybatısında yer alan Beca kenti gösteriliyor.

Beca kentinde onlarca tatlıcının yer aldığı merkez çarşısında “Marsavi Tatlıcısı” adlı bir dükkan dikkati çekiyor.

“Beca’da yapılan maharik tatlısının eşsiz bir tadı var”

Zlabiye ve maharik tatlısının en yoğun şekilde satışının yapıldığı Marsavi Tatlıcısı’nın sahibi Abdurrezak el-Marsavi, AA muhabirine, bu tatlının en iyi yapıldığı yerin Beca olduğunu söyledi.

Marsavi, “Beca’da yapılan maharik tatlısının eşsiz bir tadı var. Bu tatlının bizim şehrimiz dışında dünyada eşi benzeri yok. Çünkü maharik tatlısının en önemli malzemeleri olan yağ, bal ve irmik Beca kentinde bolca üretiliyor. Bu yüzden maharik tatlısının ilk olarak Beca kentinde ortaya çıktığını düşünüyoruz.” dedi.

“Beca çarşısında dedelerimin mesleğini devam ettirmekten çok mutluyum”

Dedesinin 1860 yılında bu tatlıyı ustası Muhammed et-Taburi’den öğrendiğini aktaran Marsavi, şunları söyledi:

“Zlabiye ve maharik tatlılarının hazırlanışında kullanılan temel malzemeler irmik, un, yumurta, yağ, şeker ve bal. Bu malzemeyle zlabiye tatlısı için iyi ve akışkan bir hamur hazırlıyoruz, meharik tatlısı için ise daha katı bir hamur kullanıyoruz. Tabi ki bu ustalık isteyen bir iş, bu yüzden ustaların yanında eğitim almak gerekiyor. Beca çarşısında dedelerimin mesleğini devam ettirmekten dolayı çok mutluyum.”

Tatlıcılığın aileyle yapılan mesleklerden olduğunu dile getiren Marsavi, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Zlabiye ve maharik tatlılarının hazırlanması bir aile geleneği olarak on yıllardır devam ediyor. Baba, kardeş, yeğen, amca hepimiz beraber bu işle meşgulüz. Kadınlarımız da bu tatlıların hamurlarını hazırlamak suretiyle bize destek oluyor. Ramazan ayı boyunca yoğun tempoda ev ve iş yerimizde bu tatlıları hazırlayıp insanların iftar sofralarında yerimizi alıyoruz.”

“Zlabiye ile maharik, hem halk hem de saray tatlısı”

Zlabiye ve maharik tatlılarına ilişkin bilgi veren Becalı akademisyen ve tarihçi Züheyir bin Yusuf, bu tatlıların sadece ramazan ayına özel olmadığını yılın tüm aylarında tüketildiğini belirtti.

Maharik tatlısının Fas, Libya ve Cezayir gibi bölge ülkelerinde farklı isimlerle bilindiğini belirten Bin Yusuf, “Maharik tatlısının tarihiyle ilgili bir çok farklı tez var, bu konuda kesin bir fikir birliği yok. Sözlü anlatılar ile arşivlerde yazılanlar farklı, bu yüzden bu tatlıya ilişkin bilgiler toplumun hafızasında herkeste farklı bir yere sahip. Sözlü rivayetler arasında maharik tatlısının Beca’ya Türk askerleri aracılığıyla geldiği de yer alıyor.” dedi.

Bin Yusuf, sözlerini şu şekilde sürdürdü;

“Tunus arşiv kaynaklarında, özellikle Tunus’un beylik ile yönetildiği döneme ait saray defterlerine göre 18. yüzyıldan bu yana zlabiye ve maharik tatlısı hem halk tarafından hem de saray ahalisi tarafından tüketiliyor. Arşiv kaynaklarına göre Beca yemeklerinde Osmanlı ve Endülüs mutfağının etkisi mevcut. Ama özellikle maharik tatlısının kökeninin Tunus olduğunu düşünüyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tunusun-geleneksel-ramazan-tatlilari-zlabiye-ve-maharik/feed/ 0
Tunuslular ramazan ayında artan gıda fiyatlarından şikayetçi https://www.haber60.com.tr/tunuslular-ramazan-ayinda-artan-gida-fiyatlarindan-sikayetci/ https://www.haber60.com.tr/tunuslular-ramazan-ayinda-artan-gida-fiyatlarindan-sikayetci/#respond Wed, 13 Mar 2024 23:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18525 Tunus’ta ramazan ayının başlamasıyla birlikte vatandaşlar iftar ve sahur hazırlıkları için pazarlara akın etti.

Son yıllarda devam eden siyasi krizin körüklediği ekonomik krizden dolayı başta un, şeker ve yağ gibi bazı temel gıda maddelerinin temininde sıkıntı yaşanan Tunus’ta, halk yüksek gıda fiyatlarından şikayetçi.

AA ekibi, başkent Tunus’un en büyük pazar yeri olan Merkez Çarşısı’nda ramazan alışverişine çıkan halka mikrofon uzattı.

Merkez Çarşısı, içinde sebze ve meyve pazarlarının yanı sıra, et, balık, tavuk, hurma ve kuru gıda ürünlerinin satıldığı pazarlara da ev sahipliği yapıyor.

“Gıda fiyatları ramazan ayında çok yükseldi”

Ramazan ayında özellikle iftar sofralarında yer verilen et ve balık ürünlerindeki fiyat artışından şikayet edilen Tunus’ta, kuzu eti fiyatı 48 dinar (15,5 Dolar), büyük baş etin fiyatı ise 40 dinar (12 Dolar) civarında.

Balık fiyatlarının da ramazan ayının başlamasıyla birlikte arttığını söyleyen Tunuslu ev hanımı Mufide eş-Şebli, “Fiyatlar çok yüksek, adeta esnaf fiyatları artırmak için ramazan ayını bekliyor. Salatalığın kilosu ramazandan önce 3 dinarken bugün 5 dinar, bal kabağı 1,5 dinardı şimdi 3 dinar, balık fiyatları o kadar artmış ki almamızın imkanı yok.” diye konuştu.

Pazarda her türlü yiyecek ve içeceğin bulunduğunu ama yüksek fiyatlardan dolayı satın alamadıklarını söyleyen Şebli, hükümetin inisiyatif alarak piyasadaki gıda artışlarına müdahale etmesini ve fiyatların düşürülmesini istediğini söyledi.

“Artan talep fiyatların yükselmesine neden oluyor”

Ramazan alışverişine çıkan 78 yaşındaki Muhammed Tunisi de gıda fiyatlarının ramazan ayı ile beraber attığını gözlemlediğini ifade etti.

Pazardaki fiyatları şaşkınlıkla karşıladığını belirten Tunisi, “Ramazan ayının ilk günlerinde fiyatların yükselmesinin talebin artmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Oruçlu olarak pazara çıkan vatandaş her şeyi fazlasıyla almak istediği için talebin yükselmesine neden oluyor, bu yüzden de esnaf fiyatları arttırıyor.” diye konuştu.

Tunus’ta orta halli bir ailenin en az 2 bin 500 dinar (810 Dolar) ile geçinebileceğini belirten Tunisi, ev ihtiyaçlarının yanı sıra elektrik ve su faturalarının ödenmesi gerektiğini ayrıca çocukların masraflarının da ramazan ayında arttığını söyledi.

“Yüksek fiyatların sebebi mevsim geçişi”

Merkez Çarşısı’nın renkli esnaflarından ve aynı zamanda fotoğrafçılık yapan limon satıcısı Hamza Ayari ise fiyat artışlarının ramazan ayından dolayı değil mevsim geçişinden kaynaklandığını savundu.

Çarşının her yıl ramazan ayında yoğunluk yaşadığına dikkati çeken Ayari, “Sofraları süsleyen bütün gıdalar bu pazarda mevcut, haliyle ramazan ayında çarşının bu şekilde kalabalık olması normal. Tunuslu aileler genelde alışveriş için Merkez Çarşısı’nı tercih ediyor.” dedi.

Fiyat artışlarının ramazan ayından kaynaklı olmadığını söyleyen Ayari, “Yüksek fiyatların sebebi mevsim geçişi. Kıştan bahara geçiyoruz, bazı ürünlerin hasadı daha yapılamadığı için bazı ürünlerin fiyatı çok yükseldi. Ayrıca son yıllarda yaşanan kuraklık da fiyatların artmasına sebep oluyor.” ifadelerini kullandı.

Tunus Kentini Koruma Derneği tarafından 2007 yılında restore edilen Merkez Çarşısı, 1891 yılında Fransa sömürgesi döneminde inşa edildi. Pazartesi hariç haftanın her günü açık olan çarşıda, ülkenin birçok yerinden gelen taze ürünler satışa sunuluyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tunuslular-ramazan-ayinda-artan-gida-fiyatlarindan-sikayetci/feed/ 0
Tunus’ta binlerce düzensiz göçmen zor şartlar altında Avrupa’ya gitmek istiyor https://www.haber60.com.tr/tunusta-binlerce-duzensiz-gocmen-zor-sartlar-altinda-avrupaya-gitmek-istiyor/ https://www.haber60.com.tr/tunusta-binlerce-duzensiz-gocmen-zor-sartlar-altinda-avrupaya-gitmek-istiyor/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:54:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6874 Tunus’un güney kıyısında yer alan Sfaks kentinde bulunan binlerce Afrikalı düzensiz göçmen, zor hayat şartları altında bir an önce Avrupa’ya gitmenin yollarını arıyor.

Sfaks’ın 25 kilometre kuzeyindek Amra kasabasına bağlı Bin Ziyad Çiftliği yakınındaki zeytinlik alanda kurulan binlerce derme çatma çadırda 20 bine yakın Afrikalı düzensiz göçmen altyapısı olmayan bölgede zor şartlar altında yaşıyor.

Düzensiz göçmenlerin geçen yıl eylül ayında Sfaks şehrinin merkezinden çıkarılmasından bu yana bölgedeki kamp, kontrolsüz bir şekilde genişlemeye devam ediyor.

En yakın alışveriş merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta olan kamp alanında kurulan derme çatma bakkallardan alınan yiyecek ve içeceklerin ambalajları çevrede “çöp dağlarına” neden oluyor.

AA ekibi, mültecilerin yaşadığı sıkıntıları yerinde takip ederek kamp sakinlerine mikrofon uzattı.

“Avrupa bizi neden kabul etmiyor?”

Düzensiz göçmelerden Leo Lio, kampta birçok ülkeden kişinin bulunduğunu belirterek, “Kamerun, Liberya, Burkina Faso bunlardan bazıları. Yaşadığımız zorlu hayat şartlarından bıktık, gece gündüz bölgedeki güvenlik güçleri kamp dışına çıkmamıza engel oluyor. En ufak ihtiyaçlarımız için dahi özgürce davranamıyoruz.” dedi.

Yaşadıkları ülke yöneticileri tarafından Avrupa’ya iltica etmelerinin engellendiğini dile getiren Lio, “Avrupa bizi neden kabul etmiyor? Neden ülke yöneticilerimizi bizi durdurmaları için teşvik ediyor.” sorusunu yöneltti.

Kamerunlu Joko Guyton ise 9 aydır Tunus’ta olduğunu ve yaşam şartlarının çok zorlu olduğunu anlatarak, “Buraya ulaşmak için birçok zorluğu göğüsledim. Tunuslu güvenlik güçleri ülkeye girmemize engel oluyor, civardaki başka ülkelere gitmemizi istiyorlar. Libya’ya gitmek istediğimizde onlar da bizi Cezayir sınırına yönlendiriyor. Diğer bir zorluk sebebimiz bölge halkının bize karşı tavrı. Sokakta yürüyemiyoruz, kimse bize ihtiyaçlarımızı satmak istemiyor. Taksiciler bile bizi almıyor. Sadece fırınlardan ekmek alabiliyoruz.” diye konuştu.

“Cumhurbaşkanı Kays Said’den yardım istiyoruz”

Basın mensupları aracılığıyla seslerini Cumhurbaşkanı Kays Said’e ulaştırmaya çalıştıklarını söyleyen Guyton, şöyle devam etti:

“Tunus Cumhurbaşkanı bizim de başkanımız, o bizden sorumlu babamız gibi, ondan bize yardım etmesini talep ediyoruz. Hepimiz Afrikalıyız, buradaki çocukların yaşadıkları şartları görüp bize yardım eli uzatması için yalvarıyoruz. Doğru dürüst yiyeceğimiz bile yok, lütfen bir an önce bize yardım etsinler.”

Hedeflerinin İtalya’ya ulaşmak olduğunu vurgulayan Guyton, “Sadece hedefimize (Avrupa) ulaşana kadar bize kötü davranmasınlar başka bir şey istemiyoruz. Ufak işlerde çalışmamıza izin versinler ki yiyecek bulmak için hırsızlık yapmayayım. Bırakın sokaklarda gezebilelim, bize yiyecek satsınlar ki aç kalmayalım. Aşağılanmalardan bıktık, bizi hayvan yerine koymasınlar yeter.” ifadelerini kullandı.

“Geleceğimizi güven altına almak için buradayız.”

Sokakta gezmelerine izin verilmediği gibi “camiye dahi alınmadıklarını” bu yüzden çok üzüldüğünü dile getiren Malili Saga Jakti ise “Uyuyacak doğru düzgün yerimiz yok, yemek yemiyoruz, ilacımız yok, şehre inmek istesek güvenlik güçleri izin vermiyor. Tek derdimiz geleceğimizi güven altına alabilmek için Avrupa ülkelerine iltica etmek. Biz burada geçici olarak kalıyoruz.” dedi.

Tunus’ta 2 yıldır yaşadığını ve Avrupa’ya gidebilmek için para biriktirmeye çalıştığını söyleyen Gineli Soko Kamara da “Geleceğimizi güven altına almak için buradayız, hedefimiz bir an önce Avrupa’ya gitmek. Hepimiz Afrikalıyız, kimseyi rahatsız etmek istemiyoruz. Çok acı cektik, bizden birileri kötü bir şey yaptı diye neden hepimizi sorumlu tutuyorlar ki? Hastamız olduğuna ne yapacağımızı bilemiyoruz. Hastaneler bizi kabul etmiyor.” diye konuştu.

Tunus Hükümetinden yardım beklediklerini belirten Kamara, geride bıraktığı ailesinin ondan para beklediğini aktararak bu nedenle ülkesine dönmek istemediğini vurguladı.

Tunus’ta düzensiz göçmen sorunu

Tunus, düzensiz göçmenlerin Afrika’dan Avrupa’ya geçiş yolu olarak kullandığı uğrak noktalardan biri.

Orta Akdeniz’deki düzensiz göç rotası üzerinde yer alan İtalya’nın Kuzey Afrika’ya en yakın kara parçası Lampedusa Adası, Tunus kıyılarına yaklaşık 130 kilometre uzaklıkta bulunuyor.

Tunus’un Sfaks kenti, düzensiz göçmenlerin Lampedusa’ya ulaşma çabaları için sıklıkla geldiği noktaların arasında öne çıkıyor.

Sfaks’ta 3 Temmuz 2023’te düzensiz göçmenler ile bölge halkı arasında çıkan olaylarda 1 Tunuslu hayatını kaybetmiş, onlarca düzensiz göçmen tutuklandı.

Sfaks’ta yaşanan olayın ardından şehir merkezinde yaşayan binlerce düzensiz göçmenlerden imkanı olanlar Tunus’tan çıkmış, ülkeyi terk edemeyen göçmenler ise çeşitli bölgelerde kurdukları barakalara yerleşmişti.

Tunus ile Avrupa ülkeleri arasında düzensiz göç ile ilgili birçok görüşme yapıldı.

Geçen yıl İtalya’nın başını çektiği görüşmeler neticesinde Avrupa Komisyonu, 2023 Eylül ayında, Tunus ile Avrupa Birliği (AB) arasında imzalanan ve bir kısmı düzensiz göçmen akışının azaltılmasını amaçlayan mutabakat zaptı kapsamında Tunus’a 127 milyon avroluk yardım tahsis edildiğini duyurmuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tunusta-binlerce-duzensiz-gocmen-zor-sartlar-altinda-avrupaya-gitmek-istiyor/feed/ 0
Tunus’ta Yasemin Devrimi’nin 13. yılında iktidar karşıtı gösteri düzenlendi https://www.haber60.com.tr/tunusta-yasemin-devriminin-13-yilinda-iktidar-karsiti-gosteri-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/tunusta-yasemin-devriminin-13-yilinda-iktidar-karsiti-gosteri-duzenlendi/#respond Sun, 14 Jan 2024 16:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3409 Tunus’ta 13 yıl önce 14 Ocak’ta Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali’nin ülkeyi terk etmesine neden olan “Yasemin Devrimi”nin 13’üncü yıl dönümünde muhalefet tarafından iktidar karşıtı gösteri düzenlendi.

Muhalefetin çatı oluşumu Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin çağrısıyla başkent Tunus’un merkezinde yer alan Habib Burgiba Caddesi’nde düzenlenen gösteriye yüzlerce kişi katıldı.

Yoğun güvenlik önlemleri altında düzenlenen gösteride, Tunus bayrağı ve hükümeti protesto eden dövizler taşıyan göstericiler, “Polis devleti bitti, özgürlük.. özgürlük”, “Halk darbenin sona ermesini istiyor”, “Şehitlerin kanı özgürlük için döküldü” sloganları attı.

Gösteriye katılan Nahda Hareketi Sözcüsü İman el-Hamiri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Özellikle devrimin kazanımlarının gerilediği şu zamanda devrimin kazanımlarını kutlamanın sembolik bir önemi var. Devrimin ardından anayasal kazanımlar kapsamında örgütlenme hakkı, ifade hakkı gibi özgürlüklere yönelik engellemeler var. Halkın meşruiyetini kabul ettiği, başkanlık seçimlerinin tekrar tesisi için Tunusluları bir araya getirecek ulusal diyalogda kararlıyız.” ifadelerini kullandı.

Nahda Hareketi Genel Sekreteri el-Acmi el-Verimi ise, Tunus halkının hala devrime inancı olduğunu vurgulayarak demokratik geçiş sürecinde özgürlüklerin ve ekonomik şartların iyileştirilmesinin önemine vurgu yaptı.

Gösteride İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını da protesto eden eylemciler, Filistin bayrağı açarak İsrail aleyhine sloganlar attı.

“Özgürlüklerde kısıtlamalar var”

Demokratik Akım Partisi Genel Başkanı Hişam el-Acubi, “Ne yazık ki devrimin ardından kazandığımız özgürlüklerde kısıtlamalar yaşanıyor. Bugün birçok siyasetçi 10 ayı aşkın süredir tutuklu olarak yargılanmaya devam ediyor.” ifadelerini kulandı.

Ulusal Kurtuluş Cephesi Lideri Ahmed Necip eş-Şabi gösteride yaptığı konuşmada, “Bugün, devrimin 13’üncü yılında, devrimin başarılarıyla ve sağladığı özgürlüklerle gurur duymak için bir araya geldik. Devrimin ardından sonraki on yılda anayasal kurumlarda demokrasinin en önemli adımı olan kuvvet ayrılığı esası gereğince birçok değişiklik yapıldı. Her ne kadar on yıllık iktidar sürecinde hükümetlerde istikrar sağlanamasa da, 25 Temmuz 2021’de Cumhurbaşkanı Kays Said’in hükümeti feshetmesi ve iktidarı eline almasını meşrulaştıramaz.” ifadelerini kullandı.

İktidarın devrim kutlamalarını 14 Ocak’tan 17 Aralık’a almasına tepki gösteren Şabi, iktidarın 17 Aralık’ta da kutlamalar düzenlemediğini bu yüzden “Yasemin Devrimi”nin kazanımlarını karşı olduğu söyledi.

Tunus Devrimi’nin üzerinden 13 yıl geçti

Tunus’un orta kesiminde yer alan Sidi Buzid kentinde 17 Aralık 2010’da kendini ateşe veren Muhammed Buazizi, 23 yıl boyunca ülkeyi demir yumrukla yöneten Zeynel Abidin bin Ali’nin 14 Ocak 2011’de ailesiyle Tunus’tan kaçmasıyla sonuçlanan gösterileri başlattı.

Üniversite mezunu 26 yaşındaki seyyar satıcı Buazizi’nin zabıta tarafından tezgahına el konulması ve yetkililerce hakarete uğramasının ardından hayatını ortaya koyduğu eylem, Tunus’un “Yasemin Devrimi”, Arap dünyasının ise “Arap Baharı” olarak adlandırdığı süreç olarak biliniyor.

Cumhurbaşkanı Said’in “olağanüstü kararları”

Siyasi partileri ülkeyi yönetememek ve yolsuzlukla suçlayan Cumhurbaşkanı Kays Said, 25 Temmuz 2021’de aldığı “olağanüstü kararlar” ile parlamentonun çalışmalarını dondurdu ve milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırdı.

Yasemin Devrimi’nin 11. yılında, normalde her sene 14 Ocak’ta kutlanan Devrim Günü’nü de değiştiren Said, devrim kutlamalarının 17 Aralık’a alındığını duyurmuştu.

Tunus muhalefeti, Cumhurbaşkanı Said’in kararlarını “darbe” olarak nitelendirerek karşı çıkıyor.

Tunus’ta, 11 Şubat 2023’te başlayan operasyonlarla aralarında eski Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi lideri Gannuşi’nin de olduğu onlarca siyasetçi, gazeteci, aktivist, hakim ve iş insanı “devlet güvenliğine karşı komplo kurmak” iddiasıyla tutuklu yargılanmaya devam ediyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tunusta-yasemin-devriminin-13-yilinda-iktidar-karsiti-gosteri-duzenlendi/feed/ 0
Tunus’ta “Yasemin Devrimi”nin 13’üncü yılında sokak gösterilerine katılanlar AA muhabirine konuştu https://www.haber60.com.tr/tunusta-yasemin-devriminin-13uncu-yilinda-sokak-gosterilerine-katilanlar-aa-muhabirine-konustu/ https://www.haber60.com.tr/tunusta-yasemin-devriminin-13uncu-yilinda-sokak-gosterilerine-katilanlar-aa-muhabirine-konustu/#respond Sun, 14 Jan 2024 13:30:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3388 ADİL SABİTİ/MEHMET AKİF TURAN – Tunusluların “Yasemin Devrimi” olarak adlandırdığı 14 Ocak 2011’deki devrim sürecine aktif olarak katılanlar, Zeynel Abidin Bin Ali’nin 23 yıllık iktidarını yıkan ve Arap Baharı’nı başlatan gösterilere ilişkin tanıklıklarını AA’ya anlattı.

Ülkeyi 23 yıl demir yumrukla yöneten Zeynel Abidin Bin Ali’nin 14 Ocak’ta ülkeyi terk etmek zorunda kaldığı “Yasemin Devrimi”ne katılan aktivistlere AA ekibi, Habib Burgiba Caddesinde mikrofon uzattı.

Devrim sürecinde sokaklara çıkan Tunuslu hukukçu Fethi el-Gazvani, “14 Ocak 2011 devrimi münferit bir olay değildi, başkent ağırlıklı olmak üzere daha ziyade ülke genelinde halkın sokağa çıkmasıyla gerçekleşti. Başkentin kenar mahallelerinde Aralık 2010’da başlayan gösteriler yavaş yavaş başkentin kalbine doğru ilerledi.” ifadelerini kullandı.

14 Ocak günü gösterilere katılmak için sabah saatlerinde evden çıktığını belirten Gazvani, “Günlerdir gösterilere katılıyorduk fakat 14 Ocak diğer günlerden farklıydı. Sabah gösterilere katılmak için evden çıkarken eşime şunları söylediğimi hatırlıyorum; ‘bugün Tunus’ta tarihi bir gün yaşanacak’ ve bu unutulmaz gün için sokağa çıktım.” diye konuştu.

Gazvani, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Sokakta neler yaşandığını bilmiyordum, olayların ne kadar derinleşeceğini de kestiremiyordum ama 14 Ocak’ın tarihi bir gün olacağını hissetmiştim. Göstericilerin toplandığı Habib Burgiba Caddesi’ndeki gösteriye katılmak üzere Tunus Adalet Sarayı’nın önüne gittim. Gösteriye yoğun katılım vardı, özellikle kenar mahalle sakinleri ve avukatlar gösteride dikkat çekiyordu. Göstericiler ile beraber Habib Burgiba Caddesi’ne doğru yürüyüşe geçtik.”

“Bin Ali rejimin bize tattırdığı acı tarif edilemez”

Öğlen vaktine doğru göstericilerin Burgiba Caddesi’ni tıka basa doldurduğunu aktaran Gazvani, “Herkes hep bir ağızdan ‘İçişleri Bakanlığı… terör bakanlığı’ sloganını atıyordu. Sivil ve resmi elbiseli güvenlik güçleri korkuyla gösteriyi takip ediyordu. ‘Defol’ sloganı da en çok söylenen sloganlar arasındaydı. Her ne kadar İçişleri Bakanlığının çatısında keskin nişancılar olsa da göstericiler korkusuzca İçişleri Bakanlığı’na doğru yürüdü.” ifadelerini kullandı.

Gösterilerin akşama kadar devam ettiğini belirten Gazvani, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Akşam saatlerinde Bin Ali’nin ülkeden kaçtığı haberi yayılırken bizde anlatılması zor bir duygu oluştu. Fransa’da yaşayan bir arkadaşımla yaptığım telefon görüşmesinde Bin Ali’yi taşıyan uçağın Fransa semalarında olduğunu öğrendim. Bazıları ise Bin Ali’nin Libya’ya kaçtığını söylüyordu. Bin Ali’nin eşiyle beraber kaçtığını duymak beni inanılmaz derecede mutlu etti. Çünkü Bin Ali rejiminin bize tattırdığı acı tarif edilemez.”

Tunus Genel Öğrenci Birliği’nin lider kadrosunda yer alan Gazvani, Bin Ali rejiminin iktidarında 90’lı yıllarda, Tunus çölünde zorunlu askerlik yapmaya maruz kalmasının ardından öğrenci birliğindeki faaliyetlerinden dolayı yıllarca hapis yattığını söyledi.

“Anne Bin Ali kaçtı”

Tunuslu öğretmen Cemile Şemlali de 14 Ocak’ta yaşadığı duyguların çok karışık olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Devrimin, yoksul ve dışlanmış bölgelerde başladığına dikkat çeken Şemlali, “Ülke genlinde bir aya yakın süredir devam eden gösterilere rağmen devrik diktatör Bin Ali 13 Ocak’ta yaptığı basit bir açıklama ile yalan vaatlerini sırlamaya devam etti. Bu konuşmadan Tunus halkının etkilenip tekrar kandırılabileceği korkusuna kapıldım. Ama Allah’a şükür, diktatörlük rejiminin sahtekarlığı ortaya çıktı ve kimse ona inanmadı. Gösteriler o kaçana kadar devam etti.” ifadelerini kullandı.

Özelikle 14 Ocak gününü unutamadığını belirten Şemlali, şöyle devam etti:

“Her kesimden gösterici meydanlardaydı. Genç, erkek, kadın hep bir ağızdan slogan atıyorduk. Gösterilerin Bin Ali’nin sonu olacağını kimse hayal etmemişti. Tüm korkularımız halkın sokağa çıkmasıyla son bulmuştu. Biz daha çok Bin Ali’nin yakalanarak adalete teslim edileceğini ve yargılanacağını düşünüyorduk. Devlete, topluma ve halka karşı işlediği suçlardan mahkum olacağını hayal ediyorduk. Bin Ali’nin ülkeden kaçtığı haberini duyunca büyük bir gururla anneme haykırdım: ‘Anne Bin Ali kaçtı'”

“Bin Ali’nin açtığını bilmiyorduk”

İşçi Partisine bağlı Tunus Komünist Gençlik Birliği üyesi Hamza Bin Avn ise 10 Ocak’ta katıldığı gösteride gözaltına alındığını, bu yüzden 14 Ocak’ta İçişleri Bakanlığı binasının altında yer alan hücrede olduğunu söyledi.

Gösterilere katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınan yüzlerce kişiden biri olduğunu belirten Bin Avn, “10 Ocak’ta aralarında öğrenci, sendikacılar ve siyasetçilerin olduğu siyasiler ile beraber gözaltına alındım. Gösterilere katılmak üzere mahallemizden Burgiba Caddesine gelmek üzereyken güvenlik güçleri bizi durdurarak gözaltına almıştı.” dedi.

Gözaltında oldukları için Bin Ali’nin kaçtığını duymadıklarını belirten Avn, “14 Ocak’tan sonra güvenlik güçlerinin bize karşı tavırları olumlu olarak değişti. Bin Ali’nin kaçtığını bilmiyorduk ama bu değişiklikten bir şeylerin olduğunu hissediyorduk. Bin Ali’nin vatana ihanetten gözaltına alındığını düşünüyorduk. 17 Ocak’ta salıverildiğimde tuhaf bir manzara ile karşılaştım. Sokaklarda tanklar, dikenli teller ve güvenlik görevlerinin taşıyan çok sayıda araç vardı. Bunlar savaş bölgeleri dışında olağandışı görüntülerdi. 14 Ocak 2011, Tunus halkı için rejim liderinin kaçtığı önemli bir dönüm noktasıydı.”

Tunus’ta “Yasemin Devrimi”

Tunus’ta 17 Aralık 2010’da ülkenin orta kesiminde yer alan Sidi Buzid kentinde kendini ateşe veren seyyar satıcı Muhammed Buazizi, ülkeyi 23 yıl boyunca yöneten Zeynel Abidin bin Ali’nin 14 Ocak 2011’de ailesiyle beraber ülkeyi terk etmesiyle sonuçlanan sokak eylemlerinin fitilini ateşledi.

Tunus’un “Yasemin Devrimi”, Arap dünyasının ise “Arap Baharı” olarak adlandırdığı sürecin başlamasına neden olan 26 yaşındaki üniversite mezunu seyyar satıcı Buazizi’nin, zabıta tarafından tezgahına el konulması ve yetkililerce hakarete uğramasının ardından hayatını kaybettiği eylemi gerçekleştirmesi halkı sokaklara taşıdı.

Bin Ali’nin ailesiyle beraber Tunus’tan kaçtığı 14 Ocak tarihine kadar devam eden halk gösterilerinin ardından ülkede siyasi olarak yeni bir sayfa açıldı.

Demokrasi adına birçok adımı başarılı şekilde atan Tunus’ta, devrimin üzerinden 13 yıl geçmesine rağmen siyasi istikrar ise bir türlü sağlanamadı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tunusta-yasemin-devriminin-13uncu-yilinda-sokak-gosterilerine-katilanlar-aa-muhabirine-konustu/feed/ 0