Tüketiciler – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 19 Mar 2024 07:03:10 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 TZOB Başkanı Bayraktar: “Gıda ürünlerinde artan taklit üreticilerimiz için ekonomik kayıplara sebep oluyor” https://www.haber60.com.tr/tzob-baskani-bayraktar-gida-urunlerinde-artan-taklit-ureticilerimiz-icin-ekonomik-kayiplara-sebep-oluyor/ https://www.haber60.com.tr/tzob-baskani-bayraktar-gida-urunlerinde-artan-taklit-ureticilerimiz-icin-ekonomik-kayiplara-sebep-oluyor/#respond Tue, 19 Mar 2024 07:03:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20802 TZOB Başkanı Bayraktar: “Gıda ürünlerinde artan taklit üreticilerimiz için ekonomik kayıplara sebep oluyor”

ANKARA – Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Gıda ürünlerinde artan taklit ve tağşiş üreticilerimiz için ekonomik kayıplara sebep oluyor ve bu durum ihracatımızı da olumsuz etkiliyor” dedi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı görüntülü basın açıklaması gıda ürünlerinde yaşanan taklit ve tağşiş konusunda uyarılarda bulundu.

“Geçtiğimiz yıl Dünya Gıda Fiyat Endeksi yaklaşık yüzde 10 gerilerken ülkemizde 2023 yılı Aralık ayında gıda fiyat endeksi yıllık bazda yüzde 72 oranında arttı” diyen Bayraktar, “2024 yılının ocak ayında aylık yüzde 5,1, artan endeks şubat ayında aylık yüzde 8,2 artarak yıllık yüzde 71,1 seviyesinde gerçekleşti. Tüketici, artan enflasyonun etkisini en fazla gıda fiyatlarında hissediyor” ifadesini kullandı.

Hızla yükselen gıda fiyatlarının mutfak harcamalarını artırdığını söyleyen Bayraktar, alım gücünün azaldığını belirterek, “Bu nedenle evdeki hesabın markete uymadığı, gıda fiyatlarının gündemden düşmediği bir dönemdeyiz. Gıda fiyatlarının artmasıyla alım gücü düşen tüketiciler daha ucuz ürünlere yöneliyor. Bu durumu fırsat bilen bazı satıcılar gıda ürünlerinde hile ve sahtekarlığa daha fazla başvuruyor. Gerek merdiven altı yapılan üretimlerle gerekse taklit ve tağşiş yöntemiyle sözde ‘uygun fiyat’ adı altında satışa sunuluyor” açıklamasında bulundu.

Ramazan ayı öncesi üretici ve market fiyat çalışmasında zeytinyağının üreticideki bir litre fiyatın 303 lirayken markette 5 litrelik fiyatın bin 710 lira olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“Buna rağmen farklı adlar altında satılan 5 litrelik zeytinyağı internette 415 liraya kadar düşük fiyatlara satılıyor. Çiçek balında 2023 yılı üretim maliyeti Üretici Birliği tarafından en az 111 lira olarak belirlendi. Bilindik markalar 300 ile 500 lira arasında 1 kilogram çiçek balını satışa sunarken internette 1 kilogram çiçek balının 140 liraya satıldığını görüyoruz.”

“İnternet yoluyla satılan ürünlerin tüketicilerimizin sağlığını tehdit eder hale geldi”

Süt ürünlerinde de benzer tablo olduğunu anlatan Bayraktar, “Üretici fiyatları ortadayken özellikle internet yoluyla satılan ürünlerin fiyatlarının bu kadar düşük olması akıllara doğrudan taklit ve tağşişi getiriyor. Maliyetleri düşürmek amacıyla yapılan taklit ve tağşiş artık tüketicilerimizin sağlığını tehdit eder hale geldi” ifadelerini kullandı.

“Gıda ürünlerinde artan taklit üreticilerimiz için ekonomik kayıplara sebep oluyor”

Artan gıda fiyatlarının üretim yapmayı zorlaştırdığına işaret eden Bayraktar, şöyle konuştu:

“Gıda ürünlerinde artan taklit ve tağşiş üreticilerimiz için ekonomik kayıplara sebep oluyor ve bu durum ihracatımızı da olumsuz etkiliyor. Üreticilerimizin bin bir emekle ürettiği ürünlerini her türlü hile ve sahtekarlığa karşı korumak zorundayız. Bu sebeple taklit ve tağşişli ürünlere karşı hem üreticilerimizin emeğini korumak hem de tüketicilerimizi bilgilendirmek adına uyarılarımızı yapmaya devam ediyoruz.”

“Sofralarda en çok tüketilen ve sağlıklı beslenmenin temelini oluşturan zeytinyağı, tereyağı, bal ve peynir taklit ve tağşiş yapılan ürünlerin başında geliyor. Tüketicilerin dengeli beslenmesinde önemli yeri olan ürünlerde taklit ve tağşişin artması sağlık sorunlarına neden olurken, güvenilir gıdaya ulaşma endişesi de artıyor” diyen Bayraktar, şu ifadelere yer verdi:

“Protein kaynağı olan peynirde, süt yağı haricinde başka yağların kullanımı, koyun ve keçi peynirlerine inek sütü karıştırılması, ürün yapısını sertleştirmek için nişasta kullanımı, küf ve maya oluşumunu engellemek amacıyla yasaklı madde kullanımı gibi yollara başvuruluyor. Tereyağında süt kremasına bazı bitkisel ve hayvansal yağların ilavesinin yanı sıra üretilen tereyağlarının gerçeğe yakın görünmesi için sarı renkli gıda boyası ilavesi yapılıyor.”

“Sahte balların üretildiği de biliniyor”

Zeytinyağında ise içeriğinin belli olmayan yağların katılması gibi birçok farklı taklit ve tağşiş olduğunu ifade eden Bayraktar, “Balda, üretim aşamasından sonra şurupların katılması, farklı özellikteki kalitesiz balların karıştırılması, düşük rutubet içeriğine sahip ballara su katılması gibi tağşişler oldukça yaygındır. Ayrıca, arının hiçbir katkısı olmadan tamamen kimyasal yolla, değişik şeker şuruplarından fabrikalarda veya merdiven altı işletmelerde içeriği belli olmayan sahte balların üretildiği de biliniyor” diye konuştu.

Taklit ve tağşişli ürün artışını engellemenin herkesin görevi olduğunu aktaran Bayraktar, “Tarım sektöründe örgütlenme özellikle üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve üreticilerimizin daha kolay ürünlerini pazarlayabilmesi bakımından oldukça önemlidir. Tüketicilerin, küçük üreticilerimizin emeklerini koruyan hakiki ürünleri sofralara ulaştıran birlikler ve kooperatiflerin ürünlerini tercih etmeleri yararlarına olacaktır” ifadesini kullandı.

“Sahtekarlık yapan firmaların kamuoyuna ifşa edilmesi”

Taklit ve tağşişli ürünlerin tüketiciler tarafından anlaşılması çoğu zaman mümkün olmadığını söyleyen Bayraktar, sahte ürünlerin ancak laboratuvarlarda analiz tespiti yapılabildiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Mübarek Ramazan ayının içinde olduğumuz bugünlerde taklit ve tağşişli gıda ürünlerine karşı denetimler sıklaşmalı ve kesilen cezalar caydırıcı olmalıdır. Sahtekarlık yapan firmaların kamuoyuna ifşa edilmesi, gerekirse kapatılması ve her türlü faaliyetten men edilmesi gerekiyor. Tüketicilerin de bu konuda daha dikkatli olması gerekiyor. Tüketicilerimiz, alışverişlerini yaparken güvenilir markaları tercih ederek anormal derecede düşük fiyatı olan ürünlerden kaçınmalı, şüpheli gördükleri ürünleri yetkili makamlara bildirmelidir. Yine internet üzerinden satışı yapılan gıda ürünlerine de ayrıca dikkat edilmesi gerekiyor. İnternet üzerinden satılan ürünlerin nerede üretildiği ve hangi koşullarda stoklandığı bilinmiyor. Bu nedenle insan sağlığı için tehdit teşkil eden bu ürünlerin daha sıkı denetlenmesi ve takip edilmesi büyük önem taşıyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tzob-baskani-bayraktar-gida-urunlerinde-artan-taklit-ureticilerimiz-icin-ekonomik-kayiplara-sebep-oluyor/feed/ 0
Tükoder: “Hayat Pahalılığı Karşısında Tüketiciler Tükenmeye Devam Ediyor” https://www.haber60.com.tr/tukoder-hayat-pahaliligi-karsisinda-tuketiciler-tukenmeye-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/tukoder-hayat-pahaliligi-karsisinda-tuketiciler-tukenmeye-devam-ediyor/#respond Sat, 16 Mar 2024 04:33:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19629 HABER: ECE AZAK – KAMERA: ÖZGÜR ŞENGÜL

İzmir Barosu ve Tüketici Koruma Derneği (TükoDer) ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada, hayat pahalılığına dikkat çekilerek, “Çift haneli enflasyon rakamları, üç haneli rakamlara çıkmış, akaryakıta gelen zamlar gıda fiyatlarına yansımış, her geçen gün tüketiciler tükenmiştir” denildi.

İzmir Barosu ve Tüketici Koruma Derneği (TükoDer) Dünya Tüketici Hakları Günü kapsamında ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Türkan Saylan Kültür Merkezi önündeki basın açıklamasına, İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz da katıldı.

Ortak açıklamayı okuyan TükoDer Yönetim Kurulu Üyesi Gürkan Kavasoğlu şunları kaydetti:

“Bugün sizlere tüketicilerin yaşam kalitesinin yükseldiğini, Evrensel Tüketici Haklarının ülkemizde karşılık bulduğunu ve bu bağlamdaki uygulamaların diğer ülkelere örnek gösterildiğini, hak ihlallerinin yapılmadığını, ekonomik ve sosyal olanaklarının zirvesinde olduğunu, yeterli sağlıklı gıdaya ulaşabildiğini, barınma sorunu yaşanmadığını, depremin kader olmadığını, çürük binaların yapılmadığını, yoksulluk ve açlık diye bir sorun yaşamadığımızı, doğayı çevreyi yeşili koruduğumuzu anlatmak isterdik. Ama anlatamıyoruz, çünkü tüketicinin sadece ismi kaldı, kendisi; enkaz altında kaldı, göçük altında kaldı, sorumlusu olmadığı ekonomik krizin altında kaldı. Kısacası derin yoksullukla yaşam mücadelesi veren tüketici tükendi yok oldu.”

“ÜLKEMİZDE DEPREMİN ADI ‘ÖLÜM’, LİYAKATSİZLİĞİN ADI DA ‘KADER’ OLDU”

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremleri hatırlatan Kavasoğlu, “Yüzyılın en büyük felaketlerini yaşayarak açlık ve yoksulluk içinde yaşam mücadelesi veren tüketici, verilen tüm vaatlere rağmen unutuldu ve sorunları ile baş başa kaldı. Her zaman olduğu gibi bilimin yerine rantın öne çıktığı ülkemizde depremin adı ‘ölüm’ olmuştur. Liyakatsizliğin, denetimsizliğin adı da ‘kader’ olmuştur. Tüketiciler sağlıklı güvenilir ekonomik gıdaya ulaşım sorunu yaşamaktadır. Bu kriz her geçen gün büyümektedir. Merdiven altı gıda üretimleri, taklit ve tağşiş ürün satışları çoğalmış olup tüketicinin sağlığı ciddi tehlike altında kalmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı gerekli denetimleri yapmamakta/yapamamakta yaptıklarının sonuçlarını da kamuoyu ile paylaşmamaktadır” dedi.

“TÜKETİCİLER TÜKENMİŞTİR”

Hayat pahalılığına ve işsizlik sorununa vurgu yapan Kavasoğlu, “Çift haneli enflasyon rakamları, üç haneli rakamlara çıkmış, akaryakıta gelen zamlar gıda fiyatlarına yansımış, her geçen gün tüketiciler tü-ken-miş-tir, enflasyon rakamları iki haneli rakamlara düşmeye başlamışsa da tüketicilerin gelirlerinde artış olmamış hayat pahalılığı karşısında tüketiciler tükenmeye devam etmektedir. TÜİK tarafından açıklanan 2024 yılı Ocak ayı verilerine göre işsizlik oranı yüzde 9,1 seviyesinde gerçekleşmiştir. İşsizlik rakamları sosyal sorunlara yol açacak boyuta ulaşmıştır. Türk-İş Şubat ayı açıklamalarına göre; açlık sınırı 16 bin 257 TL. Yoksulluk sınırı 52 bin 955 TL. Yaşanan her türlü krizin faturasının tüketiciye ödetilmesi artık alışkanlık haline gelmiştir. Marketlerde her gün etiket değişmekte, çarşı pazarda tezgahların yanından geçilememektedir. Zamlar geldikçe ÖTV ve KDV artmakta olup tüketicinin tüketimden kaynaklı yükü artmaya ve tüketici yolunacak kaz görülmeye devam edilmektedir. Tüketici tükendi, yönetenler seyretti” diye konuştu.

“AÇLIK VE YOKSULLUK İLE MÜCADELE ÇAĞRISI”

13 Şubat 2024’te Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden faciasını hatırlatan Kavasoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birçok bilim insanınca da belirtildiği üzere, telafisi mümkün olmayan çok büyük bir çevre felaketine yol açılmıştır. Bu felaketle, halkın yani tüketicilerin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı ihlal edilmiştir. Türkiye dışındaki ülkelerde bulunan tüketici örgütleri, tüketiciler için dijital çağda tüketici sorunları ile yapay zekanın tüketici üzerinde yaratacağı olumsuz sorunlara çözüm politikaları üreterek farkındalık oluşturma, çevreci projeler, dijital dolandırıcılık ve bankalara karşı tüketicilerin hakları üzerine çalışmalar yaparken, Türkiye’deki tüketici örgütü olarak bizler; evrensel hakkımız olan temel ihtiyaçlarımızın karşılanma hakkımızın karşılığını bulması için, yetkilileri harekete geçirmek, kamuoyu yaratmak için zamlar, açlık ve yoksulluk ile mücadele çağrısı yapmak zorunda kalıyoruz.”

KAVASOĞLU’NDAN DAĞ’IN TÜP GEÇİT PROJE VAADİNE TEPKİ

Cumhur İttifakı’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ın İzmir Körfezi Geçidi proje vaadine tepki gösteren Kavasoğlu, şunları söyledi:

“Barınma hakkımız yok olmuş, sağlıklı güvenilir konutlara ulaşamıyoruz. Başımızı sokacak ev kiraları asgari ücret tutarı kadar olmuş, bir aile kalabilecek konutlarda ikişer üçer aile kalmaya başlamıştır. Depreme maruz kalan bölgelerde bir yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen kalıcı konutlar yapılamamış ve yurttaşlar çadır ve konteynerlerde kalmaya devam etmektedirler. Deprem nedeniyle kentsel dönüşüm projeleri rantsal dönüşüm projelerine dönüşmüş, tüketiciler yerleşik yerlerinden uzaklaştırılarak, merkezi yerlerdeki kentsel dönüşüm rezerv alan düzenlemesi ile rantçıların önündeki uzayan mahkeme süreçlerinin önü kesilmeye çalışılmaktadır. İzmir’de sabah ve akşam saatlerinde yaşanan trafik sıkışıklığı gün geçtikçe artmaktadır. Yerel seçimler nedeniyle trafiği rahatlatacağı söylenen Mavişehir-Üçkuyular arası tünel projesinin doğal yaşam alanlarını tahrip edeceği bilim insanları tarafından dile getirilmektedir. Trafik sorununu çözecek çevreci ve uygulanabilir projelere öncelik verilmelidir.”

“MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Kavasoğlu, 15 Mart Dünya Tüketici Hakları gününde İzmir’de tüketici hakları konusunda farkındalık yaratan bir şeyler görmek isterdiklerini söyleyerek, “Giydirilmiş bir belediye otobüsü, toplu taşıma araçlarında bir afiş, yolcu vapurlarının TV ekranlarında dönen kamu spotlarına rastladık mı? Tabii ki hayır. Tüketici öncelikli projeler yerelde de mutlaka hayata geçirilmelidir. ve her yıl olduğu gibi, 2024 yılında da zamlar, yoksulluk ve açlıkla mücadele ettiğimiz için, barınma, sağlıklı ekonomik gıdaya ulaşım, sağlıklı çevrede, güvenilir konutlarda yaşam hakkımızı sağlayamadığımız için kısacası evrensel haklarımızın karşılığı olmadığı için 15 Mart Dünya Tüketici Hakları gününü kutlayamıyoruz. Bilinmelidir ki; Biz tüketici örgütleri olarak bir yandan bu mücadelemizi sürdürürken, diğer yandan da dijital çağda sınır ötesi uygulamalardan kaynaklı yaşanan/yaşanacak olan tüketici sorunları ile de gerek ulusal gerekse uluslararası mücadelemizi sürdüreceğiz. Çözüm önerilerimizin yasal düzenlemelere girmesi için örgütlülüğümüzü ve lobi çalışmalarımızı artırmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

Kavasoğlu, taleplerini şöyle sıraladı:

“BARINMA SORUNU”

“Artık bizde 15 Martlarda dünyadaki tüketici örgütleri gibi dijital çağda tüketici sorunları konusunda farkındalık oluşturacak çalışmalar yapmak, yapay zekanın tüketicilere etkilerini tartışmak istiyoruz. Bu nedenle ülkenin gündeminden yoksulluk ve açlık sorununu çıkarın, barınma sorununu çözün.

Elektrik doğalgaz vb. gibi bazı hizmetlerin kamusal hizmet olarak verilmesini sağlayın.

Yıllardır ülkeye hizmet vermiş emeklilerin, asgari ücretlilerin, kısacası yoksulluk ile mücadele eden vatandaşlarımızın alım gücünü arttıracak yaşam kalitesini yükseltecek ücret/maaş güncellemelerini acilen yapın.

Tüketici yanlısı politikalar oluşturun, tüketicilerin örgütlenmesini engellemeyin,  tüketicilerin temsil hakkını kullandırın.

AB Üyesi ülkelerde olduğu gibi tüketici örgütlerinin çoğunluğunun onaylamadığı hiçbir uygulamayı yürürlüğe koymayın.

Can kaybına ve çevre katliamlarına yol açan vahşi madencilik faaliyetlerini durdurun.

Şehirlerin, ormanların, koruların, dağların, ovaların, meraların, yaylaların talanına son verin. Betonlaştırmadan vazgeçin,

Suyumuzu özgür bırakın, suyumuzu zehirlemeyin,

Tarım arazilerine göz dikerek ranta kurban etmeyin. Küresel şirketleri, doların yeşilini değil, halkı düşünün. Çevreyi, halk sağlığını zehirleyen maden ocaklarını kapatın.

Depreme karşı can kaybını asgariye indirecek, tedbirleri derhal alın, bu konuda bilimin sesine kulak verin ve meslek odaları ile işbirliğini geliştirin.

Tüketicinin can ve mal güvenliği ile güvenli konutlarda barınmasını sağlayın.

Ayıplı bina üretenlerden tüketicinin maddi kaybının karşılanmasını sağlayın.

Kusurları nedeniyle can ve mal kaybının artmasına neden olanlardan hukuk önünde gerekli hesap sorulsun.

Yaşanan konut krizine son vermek için yabancılara konut satışını durdurun.

Gerek merkezi gerekse yerel yönetimlerce tüketici hakları bilincini oluşturmak üzere tüketici örgütleri ile müşterek çalışmalar yapılmasını sağlayın. Anayasanın 172. maddesini somut uygulamalara dönüştürün. Finansman ve lojistik yönden tüketici örgütlerini destekleyin…”

Kavasoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: ” TükoDer olarak diyoruz ki; tüketicilerin temel gereksinimlerinin karşılanması için iş istihdamı yaratmak, eğitim, sağlık ve adalet hizmetlerini ücretsiz hale getirmek, herkese sosyal yardım sağlamak yerine hizmetleri paraya bağlayan ve halkımızı dilenciliğe alıştıran anlayışa, Evrensel Haklarımızın Türkiye’de karşılığını bulması, zamlara, yoksulluğa, açlığa, hak ihlallerine karşı,  TükoDer olarak örgütlü gücümüz ile tüketicilerle birlikte yolumuza ve mücadelemize devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tukoder-hayat-pahaliligi-karsisinda-tuketiciler-tukenmeye-devam-ediyor/feed/ 0
TÜKODER Erzurum Şubesi, Tüketici Haklarına Odaklanıyor https://www.haber60.com.tr/tukoder-erzurum-subesi-tuketici-haklarina-odaklaniyor/ https://www.haber60.com.tr/tukoder-erzurum-subesi-tuketici-haklarina-odaklaniyor/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:18:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19305 TÜKODER Erzurum Şube Başkanı Gamze İspirli, 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirterek, özellikle tüketici hakları konusundaki eğitim programlarına yoğunlaştıklarını ifade etti.

TÜKODER Erzurum Şube Başkanı Gamze İspirli, 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirterek, özellikle tüketici hakları konusundaki eğitim programlarına yoğunlaştıklarını ifade etti.

Başkan İspirli, ülkemizde 1985 yılından itibaren kutlanmaya başlanan Dünya Tüketici Hakları Gününün, bütün dünyada tüketici haklarının daha da ileriye götürdüğünü belirterek şunları söyledi: “15 Mart 1962 yılında ABD’nin o dönemdeki başkanı John Fitzgerald Kennedy’nin Temsilciler Meclisi’nde yaptığı konuşmada ilk kez Tüketici Hakları diye bir kavramdan söz etmesi sebebiyle dünyada Dünya Tüketici Hakları olarak kutlanmaktadır. Birleşmiş Milletler ise 1985 yılında aldığı bir karar ile bu konuşmanın yapıldığı tarihi, yani Dünya Tüketici Hakları ilan ederek resmileştirmiştir. Ülkemizde Dünya Tüketiciler Günü adıyla kutlanmaktadır. Uluslararası tüketici örgütleri de bu günü her yıl kutlamaya devam ediyor. Uluslararası Tüketici Örgütü’nün Dünyanın 105 ülkesinde üyesi bulunmaktadır. Anayasamız, 172’nci maddesinde yer alan Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder hükmü ile tüketicinin korunması konusunu Devlet güvencesine almıştır. Gerek anılan hüküm, gerekse 1987 yılında Avrupa Topluluğu’na yapılan tam üyelik başvurusundan sonra topluluk mevzuatına uyum çerçevesinde, tüketicinin korunmasına ilişkin düzenlemeler, Avrupa Topluluğu’nun tüketici odaklı yaklaşımı, tüketiciyi koruma politikaları ve Türk tüketicisinin yaşadığı sorunlar dikkate alınarak hazırlanan 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 1995 yılında yürürlüğe girmiş ve 14 Mart 2003 tarihinde toplumsal bir mutabakat ile değişikliğe uğrayarak AB normlarına getirilmiştir. Kanun 2014 yılı mayıs ayında yeniden düzenlenerek, 6502 sayılı kanun yürürlüğe girmiştir” dedi.

İspirli, Tüketiciyi Koruma Derneği Erzurum Şubesi tarafından 2023 yılı içerisinde farklı hedef kitlelere eğitim verildiğini anımsatarak, saha çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

İspirli, “Erzurum’da tüketici bilincinin artması konusunda eğitimlerimiz devam ediyor. Erzurum’da geçmişe göre tüketici bilinci daha fazla. Bilinçli tüketim kaliteli üretimi artırır. Bu vesileyle tüm tüketicilerin dünya tüketiciler günü kutlu olsun dedi.

İspirli, Ramazan ayında alışverişlerin arttığına dikkat çekerek, tüketicilere uyarılarda bulundu.

İspirli, tüketicinin fahiş fiyatlar konusunda mağdur olmaması için piyasa araştırması yapmasının önemine değindi.

İspirli, alışverişin bilinçli yapılmasının önemine değinerek, “Öncelikle gerçek gereksinimlerinizi belirleyin. Bu gereksinimleri en önemliden en önemsize doğru sıralamalıyız. Satın alınacaklarımızın çeşit, fiyat, kalite gibi özellikleri hakkında ön araştırma yapmalı, alışveriş yapacağımız bütçemizi gözden geçirmeliyiz. İhtiyacımız olan ürünü talebin en az olduğu dönemlerde almaya dikkat etmeliyiz. Alışveriş sırasında mutlaka fiş ya da fatura almalıyız ki ayıplı çıkan mal veya hizmete karşı hakkımızı arayabilelim. Alışveriş için en uygun zamanı belirleyerek gün içinde en tenha saatleri tercih etmeli, ay başı yerine ay sonunda alışveriş yapmaya özen göstermeliyiz. Fahiş fiyatlar konusunda tüketiciler Ticaret Bakanlığının Alo 175 hattına ve Haksız Fiyat Artışı (HFA) mobil uygulaması üzerinden şikayetlerini iletmeleri gerekmektedir” dedi. – ERZURUM

]]>
https://www.haber60.com.tr/tukoder-erzurum-subesi-tuketici-haklarina-odaklaniyor/feed/ 0
Tüketicilerin En Çok Şikayet Ettiği Konular Açıklandı https://www.haber60.com.tr/tuketicilerin-en-cok-sikayet-ettigi-konular-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/tuketicilerin-en-cok-sikayet-ettigi-konular-aciklandi/#respond Thu, 14 Mar 2024 08:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18841 ERGİN GARİP – Tüketiciler en çok online alışverişlerde yaşanan sorunlar nedeniyle şikayette bulunurken, bunu GSM ve internet abonelikleri, özel okul fiyatları ve mobilya siparişlerinde yaşanan sorunlar izliyor.

Her yıl 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü’nün içinde bulunduğu hafta “Tüketiciyi Koruma Haftası” olarak kutlanıyor.

Tüketiciler Konfederasyonu (TÜKON) Genel Başkanı Aziz Koçal, Tüketiciyi Koruma Haftası kapsamında AA muhabirine yaptığı açıklamada, tüketicilerin en çok online alışverişler, GSM ve internet abonelikleri, özel okul fiyatları ve mobilya siparişleriyle ilgili sorun yaşadığını anlattı.

Koçal, online alışverişlerde genellikle ürünün teslim edilmemesi yönünde şikayetlerin öne çıktığını kaydederek, “Sosyal medya platformlarından verilen siparişlerde ürünün teslim edilmemesi, teslim edilenlerin de verilen siparişlerle alakasının bulunmaması, ödenen ücret talep edildiğinde ücretin iade edilmemesi ve muhatap bulunamaması gibi durumlarla karşılaşıyoruz. Tüm uyarılarımıza rağmen maalesef sosyal medya üzerinden sipariş verilmeye devam ediliyor.” diye konuştu.

Online satış platformlarından sipariş edilen elektronik ürünlerde ürün kalmadığı yönünde bilgi verilerek ürününün gönderilmemesi, para iadesinin ise 5-6 aylık bir süreçte gerçekleştiği yönde ciddi şikayetler olduğunu dile getiren Koçal, online alışverişlerde 14 günlük cayma süresini bazı satıcıların kabul etmediğini bildirdi.

“Özel okul fiyatlarına ilişkin şikayetler son aylarda yoğunlaştı”

Aziz Koçal, GSM ve internet aboneliklerine yönelik şikayetlere ilişkin, “Firmalar taahhüt süresi bitmeden tüketiciye aldatıcı bilgi verebiliyor. Böylece, tüketicinin 2-3 ay önceden zamlı tarifeye geçmesi sağlanıyor. Ayrıca, taahhütlü abonelikler kapsamında tüketiciye yanıltıcı bilgi verildiğini görüyoruz. Bu durumda, tüketiciler abonelikten vazgeçmek istediğinde cayma bedeli adı altında yüklü fatura ödemesi ile karşı karşıya kalıyor.” diye konuştu.

Son aylarda özel okulların fiyatlarıyla ilgili şikayetlerin de zirve yaptığını ifade eden Koçal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mobilya türü siparişlerde eksik ve kusurlu teslimatlar, ölçülere uygun olmaması, verilen özel siparişlerin taahhüt edilen sürede teslim edilmemesi, sürekli tüketicinin oyalanması gibi şikayetler yer alıyor. Bu arada finansal kuruluşlara yönelik kredi kartı aidatları, işlem komisyonları gibi şikayetler artmaya başladı. Bir başka şikayet türü ise kredisini veya kredi kartı borçlarını ödeyemeyen vatandaşların bankalar tarafından varlık şirketlerine devir olan borçları nedeniyle sürekli aranarak taciz edilmeleri, yüklü ödemelerin çıkması, bu şikayetlerin önümüzdeki aylarda yükseleceğini tahmin ediyoruz.”

“Zaman zaman çok ilginç şikayetlerle karşılaşıyoruz”

Koçal, tüketicilerden zaman zaman ilginç şikayetler aldıklarını belirterek, “Bir tüketici gece yarısı bize ulaşarak, bir paket sigara aldığını ancak sigaranın içindeki tütün miktarının az olduğunu şikayet etmişti. Bu konudaki hakları öğrenmek istedi, hatta tazminat davası açıp açamayacağını sormuştu. Bir başka ilginç bulduğum şikayeti ise İstanbul’da yaşayan evli bir kadından almıştık. Yeni evlenen kadın, şubemizi arayıp, ‘Ayıplı mallarda hakkımı öğrenmek istiyorum çünkü kocamın ayıpları çok fazla. Ne yapmalıyım, haklarım nedir?’ diye sormuştu.” ifadelerini kullandı.

“Tüketiciler e-devlet üzerinden başvuru yapabiliyor”

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz de tüketicilerin karşılaştıkları sorunların zamanla değiştiğini belirterek, “Örneğin, 25 yıl önce tüketicileri en çok kapıya gelen pazarlamacıların yol açtığı sorun mağdur ederken, günümüzde özellikle internet üzerinden yapılan alışverişlerde şikayetler öne çıkıyor.” dedi.

Türkiye’nin, mevcut tüketici hukukunun getirdiği koruma mekanizmasıyla dünyadaki birçok ülkenin yasalarından daha üst standart sağladığını vurgulayan Deniz, “Ancak bir yasa ne denli mükemmel olursa olsun, yasanın koruması ancak tüketicinin hakkını aramasıyla mümkün. Bu nedenle uğradığı mağduriyet konusunda hak arama süreçleri tüketici tarafından işletilmeli.” ifadelerini kullandı.

Deniz, tüketicilere, mağduriyet yaşadıklarında mutlaka haklarını aramaları çağrısında bulunarak, şu uyarıları yaptı:

“Mevcut hukuk düzeni tüketicilerin haklarını ararken başvuru yapacakları tüketici hakem heyeti, tüketici mahkemeleri gibi mercilerde ücretsiz ve hızlı şekilde karar çıkması ilkesine dayanıyor. Yani tüketici hakkını ararken, yapacağı hukuki girişimler için herhangi bir ücret ödemiyor. Yine illerde ve birçok ilçedeki ticaret il müdürlüklerinde bulunan tüketici hakem heyetlerine şahsen başvuru yapılabildiği gibi e-devlet üzerinden de Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru olanağı bulunuyor.”

Deniz, tüketicilerin hakkını aramaları konusunda yıllar içinde olumlu ve büyük değişimler gözlemlendiğini belirterek, bu değişimde tüketici örgütlerinin büyük payının olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tuketicilerin-en-cok-sikayet-ettigi-konular-aciklandi/feed/ 0