Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Doç. Dr. Barış Uzilday ve Dr. Tansel Kaygısız Aşçıoğul tarafından “Ay ve Mars Regolit Simülantlarının Ekstremofit Öncül Bitkiler Kullanılarak Tarıma Elverişli Hale Getirilmesi ve Regolit Simülantlarında Yetiştirilen Bitkilerde Stres Yanıtlarıyla İlişkili Sinyal Yolaklarının Araştırılması” isimli proje hazırlandı.
TÜBİTAK “1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” kapsamında desteklenmeye uygun bulunan çalışmayla insanlı uzay kolonilerinde bitkisel üretim yapılması amaçlanıyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday, uzay kolonilerinde sürdürülebilir bitkisel üretimin gerçekleştirilmesi için Ay ya da Mars regolitlerinin fiziki ve kimyasal özelliklerinin iyileştirilmesi gerektiğini belirtti.
Besin elementince fakir olan Ay ve Mars’taki toprak benzeri regolitlerinde ekstrem öncül bitki yetiştirilmesinin amaçlandığını aktaran Uzilday, “Bu amaçla ilgili moleküler mekanizmaların aydınlatılması hedeflendi. Son olarak regolit simülantlarında yetiştirilen domates bitkisinde, bitki besin elementi eksikliği koşullarında sinyal görevi olan mekanizmaların aydınlatılmasını içeren bütüncül bir yaklaşım ile regolitlerde bitki yetiştirme kapasitesinin arttırılması yönünde verilerin literatürde ilk defa olarak elde edilmesi planlanmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Proje ekibini tebrik eden EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday’ın bir projesinin daha önce de Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı tarafından uzayda gerçekleştirildiğini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KALP KRİZİ İÇİN ERKEN UYARI
Prof. Dr. Kervan, “Bir algoritmanın, herhangi bir rahatsızlık hissetmeden önce kalp krizi riskinizi tahmin ettiğini veya bir robotun, hayat kurtaran bir ameliyatta cerrahın elini milimetrik bir hassasiyetle yönlendirdiğini hayal edin. Bu, bilim kurgu gibi gelebilir ancak günümüzün gerçeğidir. Yapay zeka, kalp ve damar sağlığına yönelik teşhis ve tedavi yöntemlerinde doğruluk, hız ve erişilebilirlik sağlayarak köklü bir dönüşüm yaratmaktadır” dedi. Prof. Dr. Kervan, yapay zekanın artık sadece bir araç değil, kardiyavasküler (kalp-damar) tıpta bir oyun değiştirici olduğunu belirterek “Bu bir devrim. Kalp hastalıklarını her zamankinden daha erken teşhis etmekten, tedavileri kişiselleştirmeye ve ameliyatları daha güvenli hale getirmeye kadar, yapay zeka kalp sağlığına yönelik anlayışı köklü bir şekilde dönüştürüyor” dedi.

AKILLI STETOSKOPLAR DEVREDE
Görüntüleme alanında da yapay zekanın ekokardiyografi görüntüleme yöntemlerinin kullanılmaya başlanıldığını söyleyen Prof. Dr. Kervan, şöyle dedi: “Yapay zeka sistemleri bu taramaları olağanüstü bir doğrulukla analiz edebilmektedir. Halihazırda kalp yetmezliğini yüzde 90’ın üzerinde bir doğruluk oranıyla tespit edebilen yazılımlar bulunmaktadır.” Prof. Dr. Kervan, kalp hastalıklarını teşhis ederken küçük belirtilerin, hayat ve ölüm arasındaki farkı belirleyebildiğine dikkat çekerek, yapay zekanın bu ince ipuçlarını yakalamadaki üstün yeteneğiyle fark yarattığını da belirterek, şöyle dedi: “Yapay zeka sadece kalp seslerini dinlemekle kalmıyor. Aynı zamanda bu sesleri analiz eden, akıllı stetoskoplar geliştirildi.”

TÜRK CERRAHLARDAN ÖRNEK ÇALIŞMA
Prof. Dr. Kervan, TÜBİTAK ve TÜSEB desteğiyle hazırladıkları ve şu an hastanelerinde yapay kalp cihazı takılan hastalarda uyguladıkları yapay zeka takip sisteminin detaylarını şöyle anlattı: “Kalp bağışı çok az, bu nedenle de kalp nakli çok fazla yapamıyoruz. Bu dünyada da böyle. Bu hastalar yapay kalp cihazları ile hayata tutunuyor. Geliştirdiğimiz yüksek yapay zeka sistemi ile şu anda kalp bulanamadığı için yapay kalp cihazı taktığımız 70’e yakın hastamızı an be an takip ediyoruz. Herhangi bir risk anında sistem anında bizi uyarıyor ve müdahale edebiliyoruz. Bu nedenle hastalarımızın komplikasyonları uluslararası verilerden çok daha az oluyor. Bu proje ile biz dünyaya örneğiz. Bizim amacımız bu sistemle dünyada yapay kalp takılmış bütün hastaları takip edebilmek.” Bununla ülkemize hem gelir hem de prestij kazandırmak istediklerini söyleyen Prof. Dr. Kervan, “Yapay kalp cihazı takılan tüm hastaları ülkemizden bir Call Center gibi izleyebiliriz. Zaten kalp damar cerrahinde dünyada bir numarayız, bu yapay zeka programımızla da dünyanın kalbini elimizde tutabiliriz” diye konuştu.
ACİL SERVİSLERDE HAYAT KURTARICI
PROF. Dr. Kervan, kalp krizlerinde zamanın hayati öneme sahip olduğuna işaret ederek, “Yapay zeka, acil durumlarda teşhis sürelerini önemli ölçüde azaltmaktadır. Acil servislerde veya ambulanslarda EKG cihazlarına entegre edilen yapay zeka destekli yazılımlar, kalp krizine işaret eden sinyalleri anında tespit ederek hızlı müdahale olanağı sağlamaktadır” bilgisini verdi.
TIKALI DAMARI ANINDA TESPİT EDİYOR
BIR diğer çığır açan yeniliğin ise BT anjiyografide kendini gösterdiğinin altını çizen Prof. Dr. Kervan, “Algoritmalar, yapay zeka kullanarak hastanın koroner arterlerinin sanal 3D modelini oluşturuyor. Tıkanıklıkları tanımlıyor ve kan akışını hesaplıyor. Bu non-invaziv yöntemler, tanısal prosedürleri yüzde 80’e kadar azaltarak zaman ve kaynak tasarrufu sağlıyor” diye konuştu.
YETMEZLİĞi 5 YIL ÖNCEDEN TAHMİN EDİYOR
PROF. Dr. Kervan, yapay zekanın, teşhis ve tedaviyle sınırlı kalmayarak tahmin ve önlemeye de odaklandığının da altını çizdi: “The Lancet Digital Health dergisinde yayımlanan bir çalışmada, yapay zekanın hasta verilerini analiz ederek, kalp yetmezliğini 5 yıl önceden tahmin edebileceği gösterilmiştir.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ESOGÜ Mühendislik Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşen Çelen Öztürk yürütücülüğünde, hızla değişen kentleşme süreçlerinde bireylerin yaşadığı fiziksel ortamın kaybedilmemesini sağlamak ve anılarla o belleği canlandırmak adına günümüz teknolojileriyle anımsama kutusu tasarımı modeli üretmeyi amaçlayan TÜBİTAK 1001 projesinin, 65 yaş üzeri bireylerin görüşleriyle geliştirilmesi için planlanan sanal gerçeklik (VR deneyimi), Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Konukevi Porsuk Otel’de gerçekleştirildi.
Projenin önemli aşamalarından olan ve 65 yaş üstü bireylerin görüşleriyle geliştirilmesi planlanan sanal gerçeklik deneyiminde, bireylerin hafızasında Hamamyolu Çarşısı’nın bileşenlerinin mekansal olarak nasıl yer aldığı araştırıldı.
“Urban Memory Box” başlıklı çalışmada, bilimsel tarih kaynaklarına dayalı mekansal bilgiler, VR teknolojisi kullanılarak katılımcılara sunuldu. Ön test ve son test uygulamaları sayesinde, sanal gerçekliğin anımsamaya katkıları değerlendirildi ve olumlu-olumsuz deneyimlerin yanı sıra iyileştirme önerileri toplandı.
1940-1980 yılları arasında Hamamyolu Çarşısı’nın dijital ortamda modellenmesiyle, kentsel bellek aktarımında yeni teknolojilerin rolü vurgulandı. Eskişehir Teknik Üniversitesi, Harran Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, Tepebaşı Belediyesi, Pencuse Dijital ve Alzheimer Derneği gibi paydaşlarla yürütülen 30 aylık proje, tamamlandığında “Urban Memory Box” modeli Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Kent Belleği Müzesi’ne kazandırılacak.
Proje ile kent belleği canlandırılıp, teknolojinin kentsel belleğin sürdürülebilirliğindeki rolünü ortaya koymak hedefleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN – Mersin’in Erdemli ilçesinde bilim şenliğinde buluşan öğrenciler, teleskopla gözlem yapıp, uzay çadırında gezegenleri tanıyarak bir çok etkinliğe katıldı.
Erdemli Belediyesi ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliği ile TÜBİTAK tarafından desteklenen 3 gün sürecek olan Erdemli Bilim Şenliği Dr. Devlet Bahçeli Meydanı’nda başladı. Şenlik alanında, eğlenceli bilim çalışmaları, oyun atölyeleri, 3D tasarım çalışmaları, STEM etkinlikleri, sağlıklı yaşam atölyeleri, trafik eğitim atölyeleri, yenilenebilir enerji uygulamaları ve astronomi gözlemleri gibi yaklaşık 52 atölye yer aldı. 52 atölyenin yer aldığı şenlikte öğrenciler, hem eğlenceli bir öğrenme ortamı yaşadı, hem de çeşitli bilimsel deneylere katıldı.
Bu tür etkinliklerini önemsediklerini belirten Erdemli Kaymakamı Aydın Tetikoğlu, “TUBİTAK’ın koordinesinde desteğiyle yapılan 4007 kapsamında projelerin yer aldığı bir etkinlik. Burada üniversitelerimizin ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın, yerel idarelerin katkısıyla etkinlik yapıyor. Çocuklarımız özellikle bilime yönelik birçok hobilerini, etkinliklerini ve görsellerini paylaşıyor”dedi.
Bilim etkinliklerine her zaman destek vereceklerini ifade eden Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara ise “Geleceğin teminatı olan çocuklarımız bilimin ışığında yürüsün diye gayret ediyoruz. Bugün Erdemli Kaymakamlığı, Mersin Üniversitesi, Toros Üniversitesi ile birlikte düzenlemiş olduğumuz etkinlikteyiz. 52 farklı stant var. 52 farklı stantta öğrencilerimiz deneylerini yapıyorlar ve deneyerek öğreniyorlar. Biz de Erdemli Belediyesi olarak bu tarz bilim etkinliklerinin her zaman yanında olacağız” diye konuştu.
Bilim ışığında öğrencileri eğitmeyi amaçladıklarını aktaran görevlilerden Elif Çatal da,” Bizim en büyük amacımız çocukların eğlenerek bilime adım atmalarını sağlamaktır. Keşif yolculuğu atölyemizde Erdemlimizdeki minik kaşiflere yol göstermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Bu tarz etkinlikleri çok sevdiğine değinen öğrencilerden Efe Taş, ” Liseler, ilkokul, ortaokullar var. Çocuklar çok güzel şeyler öğreniyor ve burada derslerde görmediğimiz şeyleri gördük. Bizim için çok artı bir kavram. Kimyaya benim ilgim var. O yüzden buraya geldim” şeklinde konuştu.
Bilim Şenliği atmosferini çok beğendiğini dile getiren öğrencilerden Ahmet Derdiyok “Buranın atmosferi gerçekten çok güzel. Çok eğleniyoruz arkadaşımla beraber yapıyoruz. Öğretmenimiz bize ilk önce mobius şerit yaptırdı. Bize bunları kestirdi ve çıkacak şeyi ben de çok merak ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Sanayi Ar-Ge desteği kapsamında son 1 yılda 3 bin 654 projeye 4,2 milyar lira destek verdik. Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’yle 175 milyon dolarlık bir finansmanı sanayicilerimizin yeşil dönüşüm odaklı, Ar-Ge ve teknoloji odaklı projelerine tahsis ettik” dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’nun (TUBİTAK) 61’inci kuruluş yıl dönümü programında konuştu. Bakan Kacır, TÜBİTAK’ın, 2000’li yılların başına kadar kısıtlı bütçe ve imkanlarla da olsa Türkiye’nin nitelikli insan kaynağının yetişmesinde ve bilimsel araştırma kapasitesinin oluşumunda önemli rol üstlendiğini söyledi. Kacır, “Temelini inşallah önümüzdeki dönemde atacağımız yeni çip üretim tesisimizle çip tasarım ve üretiminde önce 110 nanometre, ardından da 65 nanometre teknolojisine geçiş yapacağız. Başta elektrikli araçlar olmak üzere, yenilenebilir enerji sistemlerinin ihtiyaç duyduğu tüm çipleri ve beyaz eşya gibi sektörlerde kullanılan hassas sensörleri yerli ve milli olarak üreteceğiz. TÜBİTAK bünyesindeki araştırma merkez ve enstitülerindeki her bir personelin yoğun çalışması, alın ve akıl terinin eseri tüm bu kazanımlar, tam bağımsız ve müreffeh Türkiye hedefine giden yoldaki kararlılığımızın ispatı niteliğindedir. Gayretimiz, çabalarımız, ülkemizi teknolojide kritik alanlarda lider konuma yükseltme, muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine taşıma gayesidir. Ekonomik ve teknolojik bağımsızlığımızın tesisi için kritik ve stratejik olarak addettiğimiz bu kazanımların yanında TÜBİTAK; bilim, inovasyon ve araştırma ekosistemimizin tüm unsurlarını harekete geçirmeye devam ediyor” dedi.
‘YAPAY ZEKA EKOSİSTEM ÇAĞRIMIZI AÇTIK’
Bakan Kacır, Sanayi Ar-Ge desteği kapsamında son 1 yılda 3 bin 654 projeye 4,2 milyar lira destek verdiklerini ifade ederek, “Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’yle 175 milyon dolarlık bir finansmanı sanayicilerimizin yeşil dönüşüm odaklı, Ar-Ge ve teknoloji odaklı projelerine tahsis ettik. Yapay zeka alanında, milli ürün ve çözümlerin oluşturulma sürecinde rol alan tüm aktörleri, aktif bir iş birliği modeliyle desteklediğimiz Yapay Zeka Ekosistem Çağrımızı açtık. Türkiye Yüzyılı’nda teknoloji girişimciliğinin, ekonomide hep birlikte yazacağımız yeni başarı hikayesinin de ana faktörü olduğuna inanıyoruz. Girişimcilik Destek Programımız Bigg ve fonların fonu mekanizmamız TechInvest-Tr ile kamu kaynaklarının girişimcilerimiz için çarpan etkisi oluşturmasını sağladık. Hedefimiz 2030’a dek 100 Turcorn’un, 100 bin teknoloji girişiminin bu ülkede doğması, bu ülkede büyümesi, dünyaya açılması. Bunu başarabilecek potansiyelimiz olduğunu biliyoruz. Bizim en büyük zenginliğimiz sahip olduğumuz insan kıymetimiz, beşeri sermayemizdir. Bu sermayeyi harekete geçirmeyi TÜBİTAK’ın öncelikli hedefi olarak görüyoruz” diye konuştu.
’91 BİN 438 BİLİM İNSANI VE GENCİMİZE 3,1 MİLYAR TL DESTEK VERDİK’
Akademi ve Kamu Ar-Ge Desteği kapsamında son 1 yılda 6 bin 231 projeye 6 milyar TL destek sağladıklarını da aktaran Bakan Kacır, “Eklemeli imalat, yerli ilaç ve aşı, sürdürülebilir tarım, elektrikli araç, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi, kuantum gibi stratejik alanlarda kurduğumuz yüksek teknoloji platformlarıyla Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileşmesine öncelik tanıdık. Bilim insanı ve gençlere yönelik burs ve destek programları ile yine son 1 yılda 91 bin 438 bilim insanı ve gencimize 3,1 milyar TL destek verdik. Lisans düzeyindeki 3 bin bursiyerimizi araştırma ekosistemimize erken yaşta dahil ettik. Uluslararası Lider Araştırmacılar Programımız kapsamında bilimsel çalışmalarını ülkemizde sürdüren 171 nitelikli araştırmacı programı başarıyla tamamladı. Programın 2024 çağrısı için değerlendirmelerimize devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
‘TARİHİMİZDEKİ EN YÜKSEK MADALYA SAYISINA ULAŞTIK’
Bakan Kacır, gençleri bilim ve teknoloji kültürü ile buluşturacak ve onların bu alanda yeni çalışmalar yapmasını sağlayacak hamleler gerçekleştirdiklerini kaydederek, “Gençlerimizin bilim ve teknoloji dünyasına adım atmalarında önemli bir basamak olarak gördüğümüz TÜBİTAK Ortaokul ve Lise Öğrencileri Araştırma Proje Yarışmalarına 41 bin 600’ün üzerinde proje ile 65 bin 500’e yakın öğrencimiz katıldı. Uluslararası ve Bölgesel Bilim Olimpiyatları’nda öğrencilerimiz rekorlar kırmaya devam ederek, başarılarıyla bizleri gururlandırdılar. TÜBİTAK Bilim Olimpiyatları Programı kapsamında geçtiğimiz yıl uluslararası ve bölgesel bilim olimpiyatlarında 12’si altın olmak üzere 75 madalya ve 4 mansiyon ödülü kazanarak tarihimizdeki en yüksek madalya sayısına ulaştık. Bu yıl da öğrencilerimiz benzer başarı performansını sürdürüyor. Geçtiğimiz hafta Gürcistan’ın Kutaisi şehrinde düzenlenen 8’inci Avrupa Fizik Olimpiyatı ve İngiltere’nin Bath şehrinde gerçekleştirilen 65’inci Uluslararası Matematik Olimpiyatı’nda madalya kazanan öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Başarısı ve azmiyle bizlere gurur ve mutluluk yaşatan gençlerimizi, onları her zaman destekleyen ailelerini, öğretmenlerini ve eğitimlerde görev alan tüm akademisyenlerimizi yürekten kutluyorum. Gençlerimizin her daim yanında olarak, bilime ve teknolojiye olan ilgilerini destekliyoruz. Teknoloji geliştiren bir gençliğin peşinde; bilim fuarları, bilim şenlikleri ve bilim söyleşileri ile bilimi gençlerimizle buluşturmayı sürdürüyoruz” diye konuştu.
‘4 BİN 931 OKULUMUZU 773 BİN 540 POPÜLER BİLİM KİTABI İLE BULUŞTURDUK’
Son 1 yılda 4 bin 133 bilim söyleşisiyle 620 binden fazla öğrenciyi bilim insanlarıyla bir araya getirdiklerini belirten Bakan Kacır, şunları söyledi:
“Desteklediğimiz 3 bin 284 bilim fuarı ile 250 bin öğrencimiz ve 3 milyon ziyaretçimizde bilimsel farkındalığı yeşerttik. Son bir yılda toplumla bilimi, bilimle toplumu buluşturan 11 bilim merkezini hizmete açtık. 32 bilim merkezimizde aynı dönemde 3 milyon 540 bin ziyaretçi ağırladık. 81 ilimize kazandırdığımız 145 DENEYAP Teknoloji Atölyesinde 15 bin 910 öğrencimizin eğitimleri devam ediyor. Gençlerimize hayallerinin peşinden koşma imkanı sunan dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST bünyesinde bu yıl 16 farklı kategorideki yarışmalar TÜBİTAK katkısıyla gerçekleşecek. Gençlerimizin erken yaşlardan itibaren birer bilim okuryazarı olmalarını sağlayan ‘Okullarımızı TÜBİTAK Kitaplarıyla Buluşturuyoruz Projesi’ kapsamında 3 ilimizde 4 bin 931 okulumuzu 773 bin 540 popüler bilim kitabı ile buluşturduk.”
]]>Gençlerin takım halinde çalışmalarını, toplumsal ve kültürel değerlerimizi korumalarını, bilimsel etik kurallarını göz ardı etmemelerini, hayal gücü, mühendislik, problem çözme ve entelektüel becerilerini geliştirmelerini sağlamak amacıyla 18.’si düzenlenen TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın Erzurum Bölge Finali ETÜ’de düzenlenen programla başladı.
Biyoloji, Coğrafya, Değerler Eğitimi, Fizik, Kimya, Matematik, Tarih, Teknolojik Tasarım, Türkçe ve Yazılım alanları olmak üzere 10 alanda Türkiye genelinde 16.712 proje başvurusu olurken Erzurum Bölgesi 2819 proje ile ikinci sırada yer alıyor.
Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’nde düzenlenen etkinliğin açılış programına Erzurum Vali Vekili Ahmet Özdemir, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Recep Kaplan, ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, TÜBİTAK Proje Yarışmaları Erzurum Bölge Koordinatörü Prof. Dr. İrfan Kaymaz, Erzurum İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız, akademisyenler, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Programda konuşan TÜBİTAK Bölge Koordinatörü Prof. Dr. Kaymaz, merak duygusunun bilimin gelişmesinde oynadığı rolün önemine dikkat çekerek, yarışma süreci hakkında bilgiler verdi.
Kaymaz’ın ardından kürsüye çıkan Rektör Çakmak ise TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Erzurum Bölge Yarışmalarına ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek: “Salonda gözleri ışıl ışıl parlayan gençlerimizi gördüğümüzde ülkemizin geleceğine dair ümitlerimiz daha da yeşeriyor. Sizler hiç durmadan çalışmaya ve proje üremeye devam ettiğiniz sürece eminim dünya daha güzel, daha adaletli ve daha yaşanabilir bir yer haline gelecek. Bu yaptığınız çalışmalar sizler için sadece güzel hatıralar olarak kalmayacak. Aynı zamanda güzel bir referans da olacaktır. Liseye ve ardından üniversiteye gittiğinizde bugün buradan elde ettiğiniz sinerji ve motivasyon sizleri yeni projeler yapmaya teşvik edecek ve mezun olduğunuzda önemli avantajlar sağlayacaktır. Bu vesileyle her birinize başarılar diliyor ve TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Erzurum Bölge Yarışmasının gerçekleştirilmesinde emeği geçen başta koordinatör hocalarım Prof. Dr. İrfan Kaymaz ve Prof. Dr. Birol Soysal olmak üzere herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Programda konuşan Erzurum Vali Vekili Özdemir ise kendini geliştirme gayretinde olan ülkelerin bilim ve teknolojiye ağırlık vermesi gerektiğini vurgulayarak: “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde milli teknoloji hamlesi vizyonu ışığında ülkemizin en büyük güvencesi olan gençlerimize destek vererek kendi teknolojisini geliştiren ve tüm dünyaya ihraç edebilen bir ülke olmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Küçük yaşlardan itibaren TÜBİTAK gibi bilim ve teknoloji ekosistemini her geçen gün daha da güçlendiren, milli teknoloji hamlesine destek veren projelerle öğrencilerimizi buluşturmak için çaba gösteriyoruz. Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışmaları da işte bu yaklaşımın en güzide örneklerinden biridir. Cumhuriyetimizin ikinci asrında söz sahibi olacak gençlerimizin bu süreçte gösterdikleri çabadan dolayı tebrik ediyor ve etkinliğin hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.
Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle devam eden programda Rektör Çakmak ve beraberindekiler stantları tek tek gezerek öğrencilerden geliştirdikleri projeler hakkında bilgi aldı. – ERZURUM
]]>TÜBİTAK’tan yapılan yazılı açıklamaya göre, kurum, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda deprem çalışmalarına devam ediyor.
Bu alandaki projelerini TÜBİTAK BİLGEM Afet Yönetimi Programı çatısında toplayan TÜBİTAK, programla deprem, yangın, su baskını gibi afetlerin öncesi ve sonrasında afetzede ile arama-kurtarma ekiplerine yardım amacıyla geliştirilebilecek teknolojilere yönelik çalışma yapıyor.
Programdaki “Akustik Sismik Sensör Tabanlı Enkaz Altında Canlı Tespit Sistemi”yle akustik ve sismik sensörlerle enkaz altında canlı insan olup olmadığını tespit etmekte kullanılabilecek prototip bir ürün ortaya çıkarıldı. Türkiye’de ilk kez geliştirilen bu sistemin yurt dışında ise sadece iki muadili bulunuyor.
“Enkaz Altı Canlı Tespiti Doppler Radarı” da enkaz altında canlı varlığının tespitini yapabilen bir prototip radar sistemi geliştirildi. Bu radar prototipinin çalışma performansı, enkaz ortamlarında yapılan test çalışmalarıyla da doğrulandı. Geliştirilen prototip radar sistemi, enkaz içinde bulunan canlının nefes alıp verme gibi minör hareketleri ile uzuv hareketlerini tespit edilebiliyor. Aynı zamanda canlının konumu hakkında da bilgi ediniliyor.
“Akıllı Telefon Enkaz Arama Sistemi” de enkaz altında kalan afetzedelerin akıllı telefonundaki mobil uygulamayla iletişime geçerek, afetzedelerin durumu ve konumunun belirlenmesini amaçlıyor. Sistem, GSM şebekesi çalışmasa da tespitte bulunmayı öngörüyor.
“Afet Risk İzleme ve Tahmin Sistemi” de deprem, sel, heyelan gibi afetlere ilişkin çeşitli veri kaynaklarının gerçek zamanlı işlenmesini ve yapay zeka teknikleri yardımıyla afet risklerinin tahmin edilmesini sağlıyor.
Sismik tehlike ve hasar dağılım tahmini haritaları
TÜBİTAK, sismik tehlike ve zemin sınıflaması konusunda Yalova, Kocaeli, Bursa, İstanbul ve Balıkesir belediyeleri ile hem deprem hem de heyelan tehlikesi konusunda projeler yürüttü. Gaziantep Sismik Tehlike Değerlendirme Projesi’nde ise senaryo depremlere göre sismik tehlike ve hasar dağılım tahmini haritaları oluşturuluyor.
Büyük Deprem Sonrası Acil Gözlem Araştırmaları (DEPAR) Projesi kapsamında da büyük depremlerin hemen ardından bölgeye gidilerek depremin merkez üssünü çevreleyen geçici sismolojik gözlem ağlarıyla artçı depremler kayıt altına alınıyor.
136 sismoloji istasyonu kuruldu
TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM), University of Missouri ve Georgia Tech işbirliğiyle hayata geçirdiği çalışmayla Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Kayseri, Osmaniye, Adana ve Hatay’da 136 sismoloji istasyonu kurdu. Sismolojik ağ ile toplanan veriler, yapay zeka algoritmaları kullanılarak analiz ediliyor ve depremler yüksek hassasiyetle saptanabiliyor. Yapılan çalışmalar, fay mekanizma çözümleri, gerilme dağılımları, sismik boşlukların ve enerji transferlerinin dağılımı gibi önemli bilgilerin ortaya konmasına olanak sağlıyor.
TÜBİTAK MAM ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü işbirliğiyle havalimanı sahalarında deprem tehlikesinin belirlenmesi ve zemine yönelik parametrelerin izlenmesine yönelik çalışmalar da yapılıyor.
Muğla’da Ula-Akyaka’daki diri fayların tanımlanması ve sismik tehlikenin belirlenmesine yönelik de çalışmalar sürüyor.
Arkeolojik örneklerin Karbon-14 yaş tayinini yapabilen ülkenin ilk ve tek Hızlandırılmış Kütle Spektroskopisi (AMS) Laboratuvarı da tarihsel depremlere ışık tutuyor.
Marmara Bölgesi Deprem Gözlem Ağı kapsamında 25 yıldır sismik hareketlilik izleniyor. Marmara Denizi’ndeki deprem tehlikesine yönelik sismik hareketlerin oluşum mekanizmaları ve diri fayların sismik etkinliğine yönelik bilgiler toplanıyor.
Deprem çalışmaları destekleniyor
Öte yandan, “1001-Deprem Araştırmaları” başlıklı özel bir çağrıya çıkılırken, 2021 yılından bu yana 80 proje desteklendi.
Deprem Bölgesi Üniversiteleri Özel Çağrısı’yla da 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ildeki araştırmacıların AR-GE faaliyetlerinin desteklenmesi amaçlandı. Çağrıya 1499 proje başvurusu yapıldı, 245’ine destek verildi.
Türkiye Paleosismoloji Araştırmaları Projesi’yle de diri fayların bulunduğu bölgelerde yerleşim alanlarını etkileyebilecek deprem senaryoları ortaya konacak.
Ulusal Deprem Araştırmaları Programı Ortak Çağrısı’nda da çağrı süreci devam ediyor.
Depremlerden etkilenen lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri ile doktora sonrası araştırmacıların TÜBİTAK tarafından yürütülen veya desteklenen araştırma projelerinde yer almalarını sağlamak için de Birlikte Çalışıp Birlikte Başaracağız Programı çağrısı açıldı. Bu kapsamda 1317 lisans, 648 yüksek lisans ve 419 doktora öğrencisi ile 99 doktora sonrası araştırmacısı desteklendi.
]]>12’nci sınıf öğrencisi Çakaroğlu, 2022’de TÜBİTAK’ın düzenlediği Lise Öğrencileri Arası Kutup Araştırma Projeleri Yarışması’nda arkadaşlarıyla geliştirdiği “Kutup Gözlemleri ve İklim Değişikliği Analizi için Yerli Mikro Uydu Geliştirilmesi” projesi ile Türkiye üçüncülüğü elde etti.
Aynı proje ile TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Enstitüsüne davet edilen Çakaroğlu, yaklaşık bir yıldır İstanbul Teknik Üniversitesi Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Oğuz Selbesoğlu’nun araştırma asistanı olarak çalışıyor.
Liseli genç bu sürede Güney Okyanusu, Antarktika ve okyanus tabanlarının topoğrafik ölçümlemesi (batimetri) üzerine geliştirdiği projelerle, iklim ve deniz bilimlerindeki deneyimini artırdı.
Yaman Çakaroğlu, yürüttüğü çalışmalar sayesinde Japonya’daki Okyanus Politikası Araştırma Enstitüsü (OPRI) tarafından düzenlenen Uluslararası Okyanus Bilinci Geliştirme Projesi’ne davet edildi.
8-24 Mart’ta gerçekleştirilecek proje kapsamında Çakaroğlu, dünya genelinde lise ve üniversite düzeyinden seçilen 25 kişilik ekiple Batı Pasifik Okyanusu’nda yaklaşık 20 günlük bilim seferine katılacak.
Yaman Çakaroğlu, AA muhabirine, Tokyo’da başlayarak Palau Adaları’nda son bulacak sefere katılma şansını elde ettiği için heyecanlı olduğunu söyledi.
Projenin iklim değişikliğinin okyanuslar üzerindeki etkilerini araştırmak ve anlamak amacıyla gerçekleştirileceğini anlatan Çakaroğlu, teknolojiye ilgisinin TEKNOFEST ile başladığını dile getirdi.
Çakaroğlu, söz konusu bilim seferi projesine ise TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü’nde çalışan Sinan Yirmibeşoğlu’nun paylaşımını görerek ve gerekli belgeleri yükleyerek başvurduğunu anlattı.
Projeleri Antarktika’da da uygulanıyor
Ocak ayında projeye kabul edildiğini aktaran Çakaroğlu, şunları kaydetti:
“Yaklaşık 25 kişilik bir ekip olarak gideceğiz oraya. Sefer kapsamında 3 farklı proje yapacağız. Doç. Dr. Mahmut Oğuz Selbesoğlu ile geliştirdiğimiz ‘troposferik su buharı kestirimi’ ismini verdiğimiz bir projemiz var. Aslında şu an bu proje Antarktika’daki seferde uygulanıyor. Projede geliştirdiğimiz düşük maliyetli GNSS modülü ile havaya karışan su buharı ve dolaylı olarak bundan dolayı su seviyeleri, iklim değişikliğine dair verileri elde etmiş olacağız.
Diğer projemizse meteorolojik verilerin ölçümü. Seferde bulundurduğumuz iki farklı sensörle barometrik basınç, bağıl nem ve sıcaklık gibi değerleri 20 günlük dönemde ölçeceğiz. Son projemiz ise iklim bilinci projesi. Sefer boyunca her gün 30-45 dakika olmak üzere ufak ufak vloglar çekerek aslında genç arkadaşlarımızı etkilemeyi amaçlıyoruz. Benim için çok gurur verici. Çünkü Türkiye’den daha önce katılan bir aday olmadı ve bu yaşta bizi aslında bir araştırmacı gibi görüp kabul etmeleri gerçekten gurur verici. Lisans ya da yüksek lisans seviyesinde elde edebileceğim tecrübeleri, araştırma deneyimini çok daha erken yaşta elde edebileceğim.”
Sefer sonrasında konuyla ilgili makale yazacağını vurgulayan Yaman Çakaroğlu, hep araştırmacı olmayı hedeflediğini, elektrik elektronik ve yan dal olarak jeoloji veya geometrik mühendisliği okumak istediğini ifade etti.
Çakaroğlu, bu kapıyı kendisine TEKNOFEST’in açtığına işaret ederek, “Öğrencilerin de bu yarışmaları katılması gerekiyor. Çünkü sadece bir ödül, bir derece getirmiyor bu yarışmalar. Çok daha büyük network imkanı getiriyor aslında. Orada standınızda sunum yaparken rastgele gelen biri TÜBİTAK’ta hoca olabilir.” dedi.???????
Yaman Çakaroğlu, desteklerinden dolayı TÜBİTAK MAM Başkanı ve Kutup Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, enstitü ekibindeki Sinan Yirmibeşoğlu, projenin danışmanı Doç. Dr. Mahmut Oğuz Selbesoğlu ve sponsoru ROKETSAN ile okul idarecilerine teşekkür etti.
Selbesoğlu’ndan Yaman’a övgü
Doç. Dr. Mahmut Oğuz Selbesoğlu da Yaman’ın küçük yaşına rağmen bir üniversite öğrencisi seviyesinde çalıştığını ve bu sayede dikkatleri çektiğini söyledi.
Söz konusu projenin çok değerli olduğunu ve Yaman’a çok güvendiğini belirten Selbesoğlu, “Biz kutuplarda çalışan araştırmacılar olarak Pasifik’te de araştırmaların çok kıymetli ve değerli olacağını düşündük. Şimdi kendisi gidecek ve bu çalışmaları sefer boyunca gemi üzerinden gerçekleştirecek, verileri toplayacak. Daha sonra da bunları değerlendireceğiz. Sonra da bunları rapor olarak sunacağız elbette. Hem rapor olarak hem de bir yayın olarak sunacağız.” ifadelerini kullandı.
]]>Eskişehir’e gelen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bir fabrika açılışına katıldıktan sonra ‘Eskişehir’i TÜBİTAK Yayınlarıyla Buluşturuyoruz Projesi’nin imza töreni için Milli İrade İlkokulunda düzenlenen programa katıldı. Kısa bir tanıtım filminin izletilmesiyle başlayan programda konuşmaların ardından imza törenine geçildi. Program, toplu fotoğraf çekilmesinin ardından sona erdi.
Programda konuşma yapan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Kacır, “Bilimi toplumla buluşturan proje çerçevesinde, Eskişehir’de anaokulundan liseye kadar geniş bir yelpazede 395 okulumuza on binlerce popüler bilim kitabı ve dergisi hediye etmenin heyecanını yaşıyoruz. İstanbul’da başladığımız ve Eskişehir ile devam ettiğimiz bu projenin başta TEKNOFEST kuşağı gençlerimiz olmak üzere tüm Eskişehirli öğrencilerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Cumhuriyetimizin ikinci asrında ‘tam bağımsız ve müreffeh Türkiye’ hedefine emin adımlarla ilerliyoruz. Ülkemizin en kıymetli hazinesi insan kaynağımıza yatırım yaparak ülkemizin tarihine ve talihine yeni bir yön tayin ediyoruz. Bilimde ve teknolojide akamete uğramış serüvenimizin yeniden doğuşunu gururla izliyoruz. Artık özgüven ve iddia sahibi, büyüyen ve güçlenen Türkiye’nin yükselişine hep birlikte şahitlik ediyoruz. Biliyoruz ki eğer gençlerimizi doğru yetkinliklerle buluşturursak, onlara hayallerinin peşinden gitme fırsatı sunarsak Türkiye Yüzyılı’nın mimarı gençlerimiz başarı hikayelerimize yeni sayfalar ekleyecek” dedi.
“Geniş bir yelpazede düzenlenen 44 teknoloji yarışmasına 1 milyon genç katıldı”
Havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST’i gerçekleştirerek, gençlere ‘ben de yapabilirim’ özgüvenini kazandırdıklarını belirten Bakan Kacır, “Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında, milletimize İstanbul, Ankara ve İzmir’de 3 TEKNOFEST armağan ederek, 4,5 milyon ziyaretçinin katılımıyla Milli Teknoloji Hamlesi’nin coşkusunu yaşadık. Biyoteknolojiden roket mühendisliğine, yapay zekadan iklim teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede düzenlenen 44 teknoloji yarışmasına 1 milyon genç katıldı. Hepimizin gurur duyması gereken bu tablo, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Türkiye’nin parlak geleceğini şekillendirecek TEKNOFEST kuşağının ve Türk gençliğinin muhteşem yükselişinin ispatıdır. TEKNOFEST kuşağı, yapamazsınız diyenlere inat imkansız denileni gerçeğe dönüştüren, hayallerine giden yolda alın ve akıl terini esirgemeyen, hiçbir engel tanımayan güçlü iradenin bayrak taşıyıcısıdır. Beşeri sermayemizin güçlendirilmesi için kritik adımlar atmaya devam ediyoruz. Bu doğrultuda 81 şehrimizin tümünde kurduğumuz 125 Deneyap Teknoloji Atölyesinde 16 bin ortaokul ve lise öğrencimize, geleceğin teknolojilerini şekillendirecek yenilikçi disiplinlerde 36 aylık ücretsiz eğitim imkanı sunuyoruz” ifadelerini kullandı.
“Bugüne kadar yayımladığımız bin 167 eserde, 28 milyonu aşan baskı adedine ulaştık”
Bilimin derin bir meraktan ve öğrenme arzusundan beslendiğine vurgu yapan Bakın Kacır, konuşmasının devamında şunları söyledi:
“Okumak ise bu sonsuz yolculuğun en güçlü yelkenlerinden biridir. İşte bu nedenle, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları’yla 30 yılı aşkın bir süredir her yaştan okuru kucaklıyor, bilime olan ilgiyi ve sevgiyi her geçen gün biraz daha artırıyoruz. Bugüne kadar yayımladığımız bin 167 eserde, 28 milyonu aşan baskı adedine ulaştık. Sadece geçtiğimiz yıl, 37’si yeni olmak üzere toplam 204 kitapta, 2 milyon 700 bini aşan basım adedine eriştik. Yarım asırdan fazla bir süredir yayımladığımız Bilim ve Teknik’ten Bilim Çocuk ve Meraklı Minik’e TÜBİTAK Popüler Bilim Dergilerimizle de her ay 300 bin vatandaşımıza ulaşarak merakın keşfin ateşini yakıyoruz. Basılı yayınlarımızın yanı sıra popüler bilimin dijital adresi Bilim Genç web sitesi ile her ay yaklaşık 400 bin kullanıcıya erişiyoruz. Eskişehir’de TÜBİTAK akademik Ar-Ge destekleri çerçevesinde son 22 yılda, 575 projeye 1,5 milyar liranın üzerinde kaynak sağladık. Son 22 yılda TÜBİTAK eliyle 2 bin 201 bilim insanımıza 585,5 milyar lira destek verdik. 10 Özel sektörün 399 Ar-Ge projesine 2 milyar lira kaynak aktardık. Biz Eskişehir’i başta bilim ve teknoloji olmak üzere her alanda desteklemeye devam edeceğiz. Bugün de on binlerce popüler bilim kitabını ve dergiyi Eskişehir’deki 395 okulumuza sunarak, bilim ve teknoloji kültürünün tohumlarını ekiyoruz. Ayrıca, Eskişehir’deki tüm ilçelerimizde, TÜBİTAK kitaplıkları kurarak, gençlerimizin bilgiye erişimini kolaylaştırıyor, onların ufkunu genişletiyoruz.”
“Bizler bu yolculukta gençlerin destekçisi olmaya devam edeceğiz”
Konuşmasında gençlere de seslenen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Medeniyetimiz ‘Oku. Yaradan Rabbinin adıyla oku’ emri üzerine bina edilmiştir. Elbette, bu ilahi mesajın, özünde kainatın anlamlandırılması manası taşıdığına inanıyoruz. Fakat bununla birlikte, kitapların bu mana yolculuğunda en kıymetli yol arkadaşlarımız olduğunun da bilincindeyiz. Kitaplarla kurduğumuz bağ güçlendikçe ve düşünceye olan bağlılığımızı sürdürdükçe, ülkemizin ve insanlığın yararına olacak pek çok bilimsel ve teknolojik gelişmeyi hayata geçireceğimize inancım tamdır. Düşünce kalıplarına hapsolmadan, Allah’ın en şerefli varlığı olarak, özgür düşüncenin ve insan olmanın bilinciyle kitaplar aracılığıyla hayatınıza mana katacaksınız. Bizler bu yolculukta sizlerin destekçisi olmaya devam edeceğiz. Siz yeter ki okumaktan düşünmekten, hayal etmekten vazgeçmeyin. Sözlerime son verirken, Eskişehir’i TÜBİTAK Yayınları ile Buluşturuyoruz Projesi’nin şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyor sunduğu katkı için TEİ’ye teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini bitirdi.
Programa Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, TEİ Genel Müdürü Mahmut Akşit, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal, il protokolü, eğitimciler ve öğrenciler katılım gösterdi. – ESKİŞEHİR
]]>