Tsunami – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 15 Mar 2024 22:30:32 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Büyükçekmece’ye Tsunami Hazır Kent Sertifikası Verildi https://www.haber60.com.tr/buyukcekmeceye-tsunami-hazir-kent-sertifikasi-verildi/ https://www.haber60.com.tr/buyukcekmeceye-tsunami-hazir-kent-sertifikasi-verildi/#respond Fri, 15 Mar 2024 22:30:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19354 Büyükçekmece’ye muhtemel İstanbul depremi sonrası oluşabilecek tsunami için geliştirilen uyarı ve tahliye sisteminde 12 temel göstergeyi karşılamasına yönelik çalışmaları yerine getirmesi nedeniyle, IOC/UNESCO tarafından, “Tsunami hazır kent sertifikası” verildi. Sertifika ayrıca Fransa’nın Cannes şehrinden sonra Avrupa’da ikinci kez Türkiye’den Büyükçekmece’ye verilmesi açısından önem taşıyor.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün Orta Doğu Teknik Üniversitesi işbirliğinde AFAD, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Büyükçekmece Belediyesi desteği ile CoastWAVE Projesi kapsamında tsunami riskinin azaltılmasında standart olarak tanımlanmış 12 temel göstergeyi karşılamaya yönelik çalışmaların başarıyla gerçekleşmesi Büyükçekmece’ye ödül getirdi. Proje kapsamında Büyükçekmece’de ilk tsunami tahliye tatbikatı gerçekleştirildi. Büyükçekmece, yapılan çalışmalar nedeniyle IOC/UNESCO hazır kent sertifikası almaya hak kazandı. Büyükçekmece Türkiye Tsunamiye Hazır Kent Sertifikası alan ilk kent, Avrupa’da ise ikinci kent oldu. Sertifikanın teslimi Büyükçekmece Belediyesi’nde yapılan törenle gerçekleştirildi. Törene, başta Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, IOC/UNESCO Tsunami birimi yöneticisi Bernardo Aliaga Rossel ve çok sayıda bilim insanı katıldı.

Türkiye’nin deprem kuşağında bir ülke olduğunu hatırlatan Başkan Akgün, “Özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı çevresine 7 bin 200 kilometrelik kıyı ile çevrilmiş. Büyükçekmece’nin sahili 30 kilometre, beklemekte olduğumuz büyük depreminde hemen bizim batımızdaki Silivri kentinin biraz güneyinde bin 150 metre derinlikte Marmara çukuru ile doğumuzda 950 metre derinlikte Zeytinburnu arasındaki fay hattını kırılmasıyla yaşayacağımızı dünyanın bütün yer bilimcileri ortaya koymuş durumda. Bu bir gerçek. O zaman bu gerçek üzerinden hareketle neler yapılması gerektiğini önce kentin deprem dayanıklı hale getirilmesi ama eşit zamanlı olarak tsunamiye karşı tedbirlerin alınması gerekiyor. Bugünki konu kentin tsunamiye karşı nasıl hazır hale getirebileceğini kapsamaktadır” dedi.

“Esas olan, devamlılığını sürdürebilirliğini iyi takip etmektir”

Yapılan sistemin önceden tsunami ile ilgili haber verilebilecek bir sistem olduğuna dikkat çeken Akgün, “Bu çalışmalar kapsamında en çok bizi memnun eden şey bu çalışmaların yapılıp halkın bilinçlendirilmesi toplumun topyekün bilinçlendirilmesi noktasında da yine çok değerli çalışmalar yapıldı. Okullara gidilip kitapçıklar dağıtıldı. Bilgilendirilmesi konusunda da yapılması gerekenlerin yapıldığını görmüş olmamızda çok önemliydi. 5 Kasım 2022 tarihinde Türkiye’nin ilk tsunami tahliye tatbikatı da gerçekleştirildi. Büyükçekmece’de kurulan ‘Tsunamiye Hazır Tanınma Sertifikası alan ilk Avrupa kenti Cannes kentidir, ondan sonra da Türkiye’de de ilk defa Büyükçekmece’ye verilmesi hem bizi hem de bu kadar emek veren çalışan dostlarımızı arkadaşlarımızı, bilim insanlarımızı tabii ki mutlu etmiştir. Esas olan, devamlılığını sürdürebilirliğini iyi takip etmektir” şeklinde konuştu.

Büyük İstanbul depremi ile ilgili ön görülen bilimsel tarihlerden bahseden Akgün, “2030’dan itibaren büyük deprem İstanbul’da her an olabilecekse tsunami ile karşı karşıyayız. Yüzbinlerce insanı kaybedeceğiz ama işin için tsunami de var. Büyükçekmece Belediyesi olarak kentsel yönetimi Türkiye’de çok yoğun devam ettiren örnek bir kentsel dönüşüm yapan belediye olmakla birlitke aynı zamanda kendi şehrimiz dahilinde tsunamiye hazırlık çalışmaları yapmış olmamız yapmaya gayret etmiş olmamız siz değerli bilim insanları ile işbirliği yaparak bu işi bu noktaya getirmiş olmamız da bir bakıma sevindirici bir çalışmadır. Esas olan bunun bundan sonraki süreç içerisinde süresiz olarak devam ettirilmesidir” diye konuştu. Başkan Akgün’ün konuşması sonrasında UNESCO tarafından hazırlanan sertifika teslim edildi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/buyukcekmeceye-tsunami-hazir-kent-sertifikasi-verildi/feed/ 0
DAUM’dan İzmir Körfezi’ndeki tsunami riskini hesaplayan bilimsel çalışma https://www.haber60.com.tr/daumdan-izmir-korfezindeki-tsunami-riskini-hesaplayan-bilimsel-calisma/ https://www.haber60.com.tr/daumdan-izmir-korfezindeki-tsunami-riskini-hesaplayan-bilimsel-calisma/#respond Tue, 16 Jan 2024 07:51:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3615

İZMİR Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Deprem Araştırma ve Uygulama Merkez (DAUM) Müdürü Doç. Dr. Ökmen Sümer, İzmir iç ve dış körfezindeki tüm kıyıların ve koyun geometrisini çıkartıp, depremlerin tsunami etkilerini araştırdıklarını belirtip, sonunda oluşturulacak tsunami baskın haritalarıyla, risklerin azaltılmasına imkan sağlanacağını söyledi. Doç. Dr. Sümer, “Bu proje bittikten sonra o alanların hangisinin riskli olup olmadığı ortaya çıkacak. Belki de o alanlardan bazılarını toplanma merkezleri arasından da çıkartmak zorunda kalacağız” dedi.

DEÜ DAUM tarafından Ege Denizi Seferihisar açıklarında 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremin ardından İzmir körfezindeki tüm kıyıların ve koyun geometrisi çıkartılıp, deprem kaynaklı tsunami risklerini araştırılması için harekete geçildi. Bu kapsamda iç körfezdeki çalışmalara 1 yıl önce başlandı.

Söz konusu araştırmayla ilgili bilgi veren DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve DAUM Müdürü Doç. Dr. Ökmen Sümer, İzmir Körfezi’nde bir fayın kırılması halinde nasıl bir etki yaratılacağı konusunda bir proje yürüttüklerini kaydetti. 2017’de Bodrum’da ardından 2020’deki depremden sonra meydana gelen tsunaminin Doğu Ege sahillerinde karşılaşılan en büyük tsunamilerden biri olduğunu belirten Doç. Dr. Sümer, “2020 depreminin fayı aynı alanda tekrar tsunami oluşturamaz. Bu fay da Kuşadası Körfezi’ndeki en önemli tsunami kaynaklarından biriydi. Bu alandaki faylardan kaynaklı bir tsunaminin artık alanda yaşanmayacağını söyleyebilirim. Ancak Girit’in güneyindeki dalma-batma zonundaki faylar gibi dışardaki faylarda bir kırılma gerçekleşebilir. Bu da ayrı bir senaryodur” dedi.

‘TSUNAMİ KONUSUNDA UZMANLIĞI BULUNAN KURUMLAR ARASINA GİRDİK’

Tsunami gibi önemli bir konuda ciddi olarak çalışan Türkiye’de sadece Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nde bir grup olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Sümer, “2020’de Sisam depremi nedeniyle İzmir’in Kuşadası ve Sığacık körfezlerini etkileyen bir tsunami yaşadık. Bu tsunamiden sonra DEÜ olarak üzerimize düşen sorumluluk bilinciyle sahada incelemeler başlattık. Bu kazandığımız deneyim ve sonradan yürüttüğümüz bilimsel çalışmalar DEÜ olarak Türkiye’deki tsunami konusunda uzmanlığı bulunan kurumlar arasına girmemize imkan sağladı” diye konuştu.

’17 KOYDA 3 BİNE YAKIN ÖLÇÜM İSTASYONUNDA SAYISAL VERİ ELDE ETTİK’

Yaptıkları çalışmalarda 190 kilometrelik sahil şeridinde 18 alanda, 17 koyda 3 bine yakın ölçüm istasyonunda sayısal veri elde ettiklerini vurgulayan Doç. Dr. Sümer, “Depremin oluşturduğu tsunaminin kıyıya olan etkilerini anlayabilme fırsatı bulduk. Daha sonra, ‘İzmir Körfezi’nde bir tsunami yaşanırsa ne olur’ diye bir proje başlattık. Bunun için körfezin içindeki fayların doğru bir şekilde ortaya çıkartılması gerekiyor. Bu zamana kadar İzmir’in iç ve dış körfezinin tsunami riskiyle ilgili literatürde tek bir çalışma var. O da körfezin dışındaki fayların farklı kırılma senaryolarında tsunaminin körfez içindeki dalga/su yüksekliği ile ilgili bilgiler içeren bir bilimsel çalışma. Körfez içindeki faylar kırılırsa iç ve dış körfeze etkileri nasıl yansır bilinmiyordu” dedi.

‘TSUNAMİ BASKIN HARİTALARI OLUŞTURACAK’

Ege Bölgesi’nde karadaki fayların yakından bilindiğini ancak denizdekiler ile ilgili sınırlı sayıda çalışma yapıldığını anlatan Doç. Dr. Ökmen Sümer, şöyle konuştu:

“Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’ndeki akademisyenlerin 2010’dan beri oluşturduğu veri seti var. İç ve dış körfezin faylarını, onların topladığı verilerle daha iyi çizmeye çalışıyoruz. Amacımız, o faylardan oluşabilecek depremlerin büyüklüklerini ve atım miktarlarını daha iyi hesaplayabilmek. İzmir Fayı’nın batı bölümünün denize girdiği alan ile Uzunada ve Foça faylarını, önümüzdeki 2,5-3 ayda çizdikten sonra kırılma mekanizmasıyla ilişkili yarattıkları atımdan ne kadar yükseklikte bir dalgadan oluşan tsunami yaratabileceklerini hesaplamış olacağız. Bu dalganın kıyı şeritlerine etkisi, geliş açısı, koy alanlarının genişliği ve derinliği gibi parametreler önem taşıyacak. 1 metre yükseklikteki bir dalga, Sığacık’ta 400 metre içeri girdi ve bazı yerlerde 5 metreye yaklaşan tırmanma yükseklikleri yarattı, 1 insanımız hayatını kaybetti, çok fazla ekonomik zarar oluştu. Bunları daha önceden simüle ederek, tsunami baskın haritaları oluşturmak risklerin azaltılmasına da imkan verecek.”

‘TOPLANMA ALANLARININ GÜVENLİĞİ AÇISINDAN ÖNEMİ’

Oluşturulan tsunami baskın haritalarının İl Afet Risk Azaltma Planları’nda (İRAP) altlık veriler olarak kullanılabileceğini ifade eden Doç. Dr. Sümer, “Bir deprem olduğunda hangi kıyılarımızda ne kadar içeriye su girecek, ne kadar dalga tırmanma yüksekliği olacak ve ne kadar alanı etkileyecek, onu belirlemek oldukça önemli. Biliyorsunuz İzmir’de nüfusun kalabalık olduğu alanların önlerinde denize dolgu yapılan alanlar var. Depremlerde de o alanlar belki de insanların kaçacağı boşluk alanları oluşturuyor. Ama depremle gelen bir tsunamide kıyıda insanların kaçacağı alanlar riskli mi, bunları görmüş olacağız. Bu proje bittikten sonra o alanların hangisinin riskli olup olmadığı ortaya çıkacak. Belki de o alanlardan bazılarını toplanma merkezleri arasından da çıkartmak zorunda kalacağız. Deprem olduktan sonra insanlar geniş alanlara kaçacak. Bu alanların seçiminde farklı parametrelere göre de değerlendirme yapmamız gerekiyor. Bunlar için bilimsel veriyle ortaya konmuş sayısal sonuçlara ihtiyaç var” dedi.

Tsunami nedeniyle gemicilik faaliyetlerinin sürdürüldüğü limanlarda da hasar oluşabildiğinin altını çizen Dr. Sümer, bu hasarı önleyebilmek açısından hazırladıkları çalışmanın da önemli bir altlık oluşturabileceğini kaydetti.

‘MARİNA VE TEKNELERİN HASAR GÖRMEMESİ İÇİN ÖNLEMLER ALINMALI’

1980’li yıllardan 2000’li yıllara kadar İzmir Körfezi’nde sadece 2 adet fay belirleme çalışması yapıldığını fakat bunların günümüz bilimsel verileri anlamında çok kısıtlı olduğunu belirten Sümer, “2010’dan itibaren özellikle Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesindeki Türkiye’nin çok disiplinli bilimsel deniz araştırmalarının yapılabildiği ilk gemisi olan Koca Piri Reis Araştırma Gemisi ile Deniz Bilimleri Enstitüsü’ndeki akademisyenlerimiz inanılmaz bir veri seti topladı. Dünyanın belki de deniz sismiği anlamında en yoğun çalışılan yeri, İzmir Körfezi’dir. Bu veriyi toplamak 13 sene sürdü. Gemi giderken arkasından çektiği bilimsel aletlerle ses dalgaları göndererek suyun ve altındaki fayları ortaya çıkartan sismik yansıma yöntemi kullanılıyor. Bu data setini önümüzdeki periyotta birçok bilim insanı ile beraber değerlendireceğiz. Sonrasında özellikle körfez içindeki fayları daha hassas bir şekilde haritalayacağız, mekanizmalarını anlayacağız. Sonra bu fayların kırılmaları ile oluşabilecek tsunamiler üzerinden senaryolar oluşturacağız. Deprem olduktan sonra dalganın çekilmesi ve geri gelmesini düşündüğümüzde hem kıyının içindeki baskınlar önemli hem de nereye kadar geri çekileceği. Çünkü orada gemicilik faaliyetlerini sürdürdüğümüz limanlarımız var. Sığacık’ta 185 kilometrelik kıyı şeridinde 15-20 marina ve balıkçı barınağı çok büyük hasar gördü. Oradaki teknelerde de hasar meydana geldi. Bunların önlenebilmesi adına da bizim yaptığımız bilimsel çalışmaların çıktıları önemli hale geliyor” dedi.

‘VERİLER YÖNETİMLE PAYLAŞILIYOR’

Gülbahçe ve İzmir iç körfeziyle ilgili kısımdaki bilimsel verilerin üzerinde çalışmaya devam ettiklerini ancak Uzunada ve Foça fayı gibi fayların olduğu alandaki yorumlamaların daha önce sona erdiğini ve DEÜ akademisyenleri tarafından yayınlandığını kaydeden Doç. Dr. Sümer, önümüzdeki 6 aylık periyotta iç ve dış körfezdeki fay verilerini değerlendirerek tsunami risk eylem planı için altlık veri oluşturmaya başlayacaklarını aktardı. Doç. Dr. Sümer, “Deprem bilimciler elimizdeki verilerin hepsini yerel ve merkezi yönetimle paylaşıyoruz. Sisam-İzmir depremiyle ilgili çalışmamızı birçok bilimsel toplantıda sunduk, yayınladık. O verileri ve yeni bilimsel çalışmalarımızdan elde edeceklerimizi çok iyi anlamak, özellikle afet azaltma planları içerisinde mutlaka kullanmak gerekir. Bunlar toplantılarda da gündeme sıklıkla geliyor” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/daumdan-izmir-korfezindeki-tsunami-riskini-hesaplayan-bilimsel-calisma/feed/ 0