Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, İSO’nun “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2023” araştırması sonuçlarını değerlendirdi.
TÜRASAŞ’ın listede yer alan 9 kamu kuruluşundan biri olduğunu belirten Uraloğlu, “TÜRASAŞ, önceki yıla göre 64 basamak yükselerek sanayinin dev şirketleri arasındaki yerini sağlamlaştırdı. TÜRASAŞ 3 bölge müdürlüğündeki yaklaşık 4 bin personelle toplam 370 bin metrekare kapalı alanda milli ve yerli teknolojiler geliştirip üretiyor. Demir yollarımızı modern yerli araçlarımızla donatmayı sürdürüyoruz. Türkiye’nin üreten gücü olmaktan gurur duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, yeni koşullara hızla uyum sağlayan fabrikalarda yerli ve milli ürünlerin imalatını sürdürdüklerini vurgulayarak, tasarım hızı saatte 176 kilometre olan Milli Elektrikli Tren setinin uluslararası standartlarda üretildiğini bildirdi.
Setlerin, sadece Türkiye’de değil diğer ülkelerde de kullanılmak için üretildiğinin altını çizen Uraloğlu, şu bilgileri verdi:
“Avrupa Birliği Demiryollarında Karşılıklı İşletilebilirlik Sertifikasına sahip (TSI) setler, ihtiyaca göre bölgesel ve şehirlerarası çalıştırılmak üzere 3’lü, 4’lü, 5’li ve 6’lı araç sayısına sahip olarak üretiliyor. 5 araçtan oluşan her setimiz 324 yolcu taşıyor. İlk üç seti şu an yolcu taşımacılığına devam eden tren setlerimizin dördüncüsünün de montaj işlemleri ve fabrika testleri de devam ediyor. TÜRASAŞ tarafından üretilen demir yolu intermodal yük taşımacılığında en çok tercih edilen vagonlardan olan milli yük vagonu ise Avrupa’da sınıfının darası en hafif ve en fazla yük taşıyan vagondur, 3 bojili ve iki şaseli TSI sertifikasına sahip son teknoloji ürünü vagon yerlileşme ve millileşme hareketi doğrultusunda oluşturuldu.”
Milli Elektrikli Hızlı Tren 2025’te raylara iniyor
Bakan Uraloğlu, saatte 225 kilometre hıza uygun ve 8 araçlı olarak üretilecek Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti’nin tasarım çalışmalarının final aşamasında olduğunu belirtti. 584 yolcu taşıma kapasiteli trenin tasarım sürecinin yüzde 90’ını tamamlayarak prototip üretimine yönelik süreçleri de başlattıklarını aktaran Uraloğlu, şunları kaydetti:
“İlk prototip montajını 2024 sonunda bitireceğiz ve Milli Elektrikli Hızlı Trenimizi 2025 yılında raylarda göreceğiz. İlklerin ve ‘en’lerin projesi Eskişehir – 5000 kapsamında, TCDD Taşımacılık AŞ’nin ihtiyaçlarına uygun yerli ve milli yeni nesil elektrikli anahat lokomotifini geliştirdik. Montajı ve fabrika içi statik testleri tamamlanan lokomotifin dinamik testleri devam ediyor. 5 megavat gücünde, TSI sertifikasına sahip, yük ve yolcu taşımacılığı yapabilecek, saatte 140 kilometre hıza sahip TÜRASAŞ marka yeni nesil bir elektrikli anahat lokomotifini geliştirdik. Eskişehir-5000 projemizin öne çıkan birçok özelliği de bulunuyor. Örneğin cer motorlarının her biri bin 280 kilovat gücünde ve bugüne kadar ülkemizde tasarlanan en yüksek güçlü cer motoru özelliğini taşımaktadır. Cer konvertörlerinin her biri 2,5 megavat gücünde olup bir raylı sistem aracı için ülkemizde tasarlanan en yüksek güçlü yüksek gerilim cer konvertörü, ayrıca anahat lokomotifler için yerli olarak tasarlanmış ilk araç gövdesi, ilk boji ve ilk tren kontrol ve yönetim sistemi bu projemizle hayat buldu. Lokomotifte yaklaşık 115 malzeme yerli tedarikçiden temin yapılarak, ekonomiye ve cari açığın azaltılmasına büyük katkı sağlandı.”
]]>(ANKARA) – CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, 2010 yılında yaşanan yangından beri restorasyon çalışmaları devam eden Haydarpaşa Tren İstasyonu’na ilişkin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’na ” Haydarpaşa Garı, YHT seferleri ve anahat trenleri için kullanıma açılacak mıdır? Tren seferlerinin başlangıcı için bir tarih planlanmakta mıdır? Faaliyete kapanmadan öncekinden farklı olarak yeni mekansal düzenlemeler ve eklemeler yapılmış mıdır? Kentsel hafızaya zarar veren, binanın statik yük hesabını değiştiren ve kamusal kullanımı sınırlayan herhangi bir ekleme mevcut mudur” diye sordu.
CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, Haydarpaşa Tren İstasyonu’yla ilgili Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.
“Beklentimiz yeniden kullanıma açılmasıdır”
2010 yılının Kasım ayında çıkan büyük yangın sonrasında zarar gören ve sonrasında Marmaray Projesi’nin inşası sürecinde faaliyetine ara verilen tarihi Haydarpaşa Garı’nda, 2016 yılından beri süren restorasyon çalışmalarının büyük oranda bittiği ve bunun kamuoyuna yansıdığını belirten Açıkel, şunları kaydetti:
“Gar binası restorasyon sürecinde çeşitli şekillerde gündeme gelmiş, tarihi binanın otel, restoran, fuar merkezi vb. şekillerde aslına uygun olmayan bir amaç ile kullanıma açılacağı iddiaları kamuoyunda geniş yer bulmuş ve tepki çekmiştir. Bu konudaki bilgi kirliliği 2024 yılı itibariyle halen mevcudiyetini korumaktadır. İstanbul’da Söğütlüçeşme İstasyonu, Haydarpaşa Garı’nın kullanıma kapalı olduğu dönemde bir geçiş dönemi Garı olarak kullanılmış, ancak hem mekansal hem çevresel sorunlardan dolayı bu istasyon gerçek bir Gar fonksiyonu görmemiştir. Bu istasyon hem yolcular hem de istasyon çevresindeki vatandaşlarımız için çeşitli sorunlar yaratmaktadır. Kamuoyunun beklentisi, tarihine yakışır bir şekilde Haydarpaşa Garı’nın yeniden kullanıma açılması ve YHT ve anahat tren seferlerinin buradan yapılmasıdır.”
“Deprem ve yangın gibi olası afetlere karşı hangi çalışmalar yapılmıştır?”
Açıkel, Bakan Uraloğlu’na şu soruları yöneltti:
“Haydarpaşa Garı, YHT Seferleri ve Anahat trenleri için kullanıma açılacak mıdır? Tren seferlerinin başlangıcı için bir tarih planlanmakta mıdır?
Yürütülen restorasyon çalışmaları için bakanlığınız ve bakanlığınıza bağlı kurumların bünyesinde harcanan bütçe toplamı ne kadardır?
Restorasyon bütçesinin alt kırılımı ve harcama kalemleri nedir?
Haydarpaşa Tarihi Gar Binasında, faaliyete kapanmadan öncekinden farklı olarak yeni mekansal düzenlemeler ve eklemeler yapılmış mıdır? Kentsel hafızaya zarar veren, binanın statik yük hesabını değiştiren ve kamusal kullanımı sınırlayan herhangi bir ekleme mevcut mudur? Gar binasında ‘konaklama alanı’ yer alacak mıdır?
Restorasyon çalışmaları ile birlikte, AFAD tarafından hazırlanan İstanbul İl Afet Risk Azaltma Planında dikkat çekilen risklere karşı yeni tedbirler alınmış mıdır? Deprem ve yangın gibi olası afetlere karşı hangi çalışmalar yapılmıştır?
Haydarpaşa Garı YHT seferleri için hizmete açıldığında, Avrupa Yakası ilçelerine seyahat eden yolcularımızın kullandığı Halkalı İstasyonu’na, YHT Seferleri devam edecek midir? Marmaray Tüneli’ni kullanarak Avrupa yakasına geçen YHT seferlerinde bir artış planlanmakta mıdır?”
]]>
BİTLİS – Turizmin yeni rotası olması hedefiyle ilk seferine başlayan “Turistik Tatvan Treni” Tatvan’a vardı.
Dün Ankara’da düzenlenen törenle Tatvan’a uğurlanan “Turistik Tatvan Treni” Ankara-Tatvan arasındaki ilk seferi kapsamında Tatvan’da törenle karşılandı. Oda heyeti ve il ve ilçe protokolü tarafından davul, zurna ve çiçeklerle karşılanan trenin içerisinde basın mensupları, influencerlar ve özel davetlilerin de bulunduğu 140 kişilik ilk yolcu ekibi 3 gün boyunca kentin tarihi ve doğal güzelliklerini keşfedecek.
Düzenlenen karşılama töreninde konuşan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, yeni tren seferinin başlamasının, Bitlis’in doğal güzelliklerini, tarihi zenginliklerini ve kültürel mirasını tanıtmak adına önemli ve büyük bir adım olduğunu söyledi. Bitlis’in 760’ın üzerindeki tescilli yapısıyla “müzekent” özelliği taşıyan kadim bir şehir olduğunu belirten Karaömeroğlu, şöyle konuştu: “Zirvesinden 12 ay boyunca kar eksilmeyen Türkiye’nin en yüksek üçüncü dağı olan Süphan, Kubbet-ül İslam’ın üç şehrinden biri olan Sakin Şehir unvanlı Ahlat, UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’ndeki Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı, Sultan 2. Abdülhamid Han’ın gönül dostu Muhammet Küfrevi Hazretleri Türbesi, İstanbul’da Eyüp Sultan Hazretlerinin kardeşi Feyzullah El Ensari Hazretleri Türbesi, zamanın üniversitesi konumundaki İhlasiye Medresesi, kentteki tarihi hanlar ve hamamlar sizlerin ziyaretini beklemektedir.”
Bu projenin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere ve Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren’e teşekkür eden Karaömeroğlu, “Bu tür projeler ülkemizin her köşesindeki güzellikleri tanıtmak ve turizmi geliştirmek adına büyük ve önemli adımlardır. Tüm misafirlerimize bir kez daha hoş geldiniz diyorum. Keyifli bir vakit geçirmenizi diliyorum. Ankara’dan Bitlis’e uzanan büyüleyici bir yolculuğun yeni dostluklara ve güzel anılara vesile olmasını diliyorum.” dedi.
Belediye Başkanı Tanğlay ise 24 Haziran’da yola çıkan turistik trenin ilk seferini gerçekleştirdiğini vurgulayarak, yolcuların 7 bin yıllık kadim şehir Bitlis’e geldiğini belirtti.
Misafirlerin Bitlis’te güzel anılar biriktireceğini ifade eden Tanğlay, “Turizm trenini karşılamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Valimizin öncülüğünde bunun devamını sağlayacağız. Şehrimiz adına hepinize hoş geldiniz diyorum. Buradan giderken bir gönül elçisi olarak Bitlis’i, gördüğünüz bütün dostlarımıza güzel şekilde anlatacaksınız. İyi eğlenceler diliyorum.” diye konuştu.
Trenle Ankara’dan Tatvan’a gelen ve coşkuyla karşılandıklarını dile getiren Muzaffer Halbulayf ise “Özbekistanlıyım. Ankara Üniversitesinde doktora yapıyorum, üniversitemiz bize böyle bir imkan sundu, iki gündür yoldayız, yolda tarihi turistik yerleri gezdik, saat 11 olmasına rağmen coşkuyla karşılandık.”
“Çok hoşgörülü insanlarla yolculuk yaptık”
Melike Sönmez de “Ankara’dan Bitlis’e turistik treniyle geldik ve çok hoşgörülü insanlarla yolculuk yaptık. Burada davul zurna ile karşılandık. Bu yolculuğu herkese tavsiye ediyorum” dedi.
İnfluencerların da eşlik ettiği yolculukta bu tren seferlerinin bölge için büyük önemi olduğunu söyleyen Servet Doğan “Bugün Bitlis’in tanıtımı ile alakalı muhteşem bir organizasyon yapılmış, biz de bugün bunun için buradayız. İnsanların burayı görüp öğrenebilmesi için çok önemli bir program emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” dedi.
Beyzanur Çiftçi “Buraya turistik Tatvan treni ile geldik, çok heyecanlıyız yolculuğumuz çok keyifli geçti. Yarın da Bitlis’in turistik yerlerini gezeceğiz” dedi.
Program sonrası gelen misafirler konaklayacakları otellere geçti.
]]>(İSTANBUL) – İstanbul Büyükşehir Belediye Ekrem İmamoğlu, kendisinin açıklamasından sonra İçişleri Bakanlığı’nın açıkladığı düzensiz göçmen sayısını eleştirdi. İmamoğlu, “Resmi nüfusumuz 16 milyona yakın bir nüfus ama ne yazık ki arzu etmediğimiz seviyede şehrimize gelen insanlar da var. Ben 2 milyonu aşan diyorum. Birileri rakam veriyormuş bir milyon 53 bin, kendisi de inanmıyor. Çünkü ben ilçe belediyelerini ziyaret ettiğimde her ilçe belediyesi en az 100, 150, 200 binden bahsediyor. O ilçe belediyeleri, farklı siyasi partilerden insanlar. Onlara sorup toplasınlar, onların rakamları daha da yukarıya çıkıyor” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye iştiraki Metro İstanbul’un düzenlediği Tren Sürücüleri Eğitim Programı’na katılan ve başarıyla tamamlayan 101 kadın, 99 erkek olmak üzeren toplam 200 tren sürücüsü, Esenler’deki Prof. Dr. Adem Baştürk Kültür Merkezi’nde bugün düzenlenen törenle brövelerini aldı. Brövelerini Metro İstanbul ailesinin yeni üyelerine teslim eden İmamoğlu, yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Toplu taşımanın içerisinde de en önemli konu raylı sistem ağı. Raylı sistem ağı çok kritik bir yer işgal ediyor. Dünyada bizim gibi şehri yüksek seviyede olan kentlerin ne yazık ki henüz olması gerekenin yarısı seviyesindeyiz. Her ne kadar bir metro atılımı yapmış olsak da şehrimiz bugün 350 kilometrelerde bulunan bir raylı sistem ağına sahip ama olması gereken büyükşehirlere ve yoğun kentlere baktığınızda 700 kilometreleri aşan rakamlara gelmesi gerektiğini biz net olarak biliyoruz. Bu kapsamda çok etkin ve aynı zamanda kararlı bir raylı sistem yatırımı yapma mecburiyetinde olan bir şehir yönetimiyiz. Yazıktır ki biz göreve geldiğimizde kesinlikle hiçbir metro şantiyesi çalışmayan, iki tanesinde biraz idare edilen dönemi devralmış bir yönetim oldu ama büyük gayret sarf ettik. Gerçekten şehrimizin, ülkemizin ve hatta dünyanın etkilendiği bir kısım kriz ağlarında büyük bir emek sarf ettik. O kriz anlarını siz de biliyorsunuz. Yani bunlardan ilki dünyanın başına gelmiş olan bir kriz anı, Covid’le mücadele ettiğimiz bir pandemi süreci. O sürecin içerisinde dahi gümbür gümbür çalışan metro şantiyelerini var ettik bu kentte. İkincisi, ne yazık ki biz yönetime gelmeden önce başlayan ve ülkemizde hala sarsan ekonomik kriz. Biz bu krize rağmen şehrimize, hiç kimsenin beklemediği anlarda ülkemizin dahi sıkıntı çektiği birtakım ulusal ve uluslararası finans noktalarındaki problemlerin olduğu bir ortamda orta ve uzun vadeli finans kaynakları sağlayarak metroları çalışır hale getirdik. Yine bir başka kriz olarak da ifade edebileceğimiz memleketimizi ve şehrimizi etkileyen ne yazık ki Türkiye’mizde yaşanan acı deprem ve aynı zamanda bir kısım siyasi krizler, aklınıza gelmeyen engelleyici birtakım unsurlar olmasına rağmen hiçbir zaman mazeret konuşmadık, çözüm ürettik, İstanbul’umuzda tıkır tıkır çalışan metro şantiyelerini var ettik. O metro şantiyelerini kademe kademe halkımızın hizmetine açtık. Açmaya devam ediyoruz.
“1 kilometre metronun maliyeti 50 milyon avronun üzerinde”‘
Toplu taşıma ve ulaşım konforu bir şehrin yaşamında en önemli noktalarından bir tanesidir. Hatta bizim gibi büyük kentlerde birincisi diyebileceğimiz aşamada. 1 kilometrelik metroya yaklaşık 50 milyon avronun üzerinde bir para harcıyoruz. Üzerine araç alıyoruz. Üzerine işletme maliyetleriyle beraber bir süreci harekete geçiriyoruz. İstanbul’da benim diyen, güçlü bir ilçenin yıllık bütçesini biz bir kilometrelik metrede açıyoruz. Bunun hak ettiği ivmeyi yakalayabilmesi için hemşerilerimizle güçlü bir mutabakat yapmamız lazım. Bazen şikayetler dinliyorum, haklı olarak, haksız demiyorum. O şikayetler şöyle. Vatandaşlarımızın alışkın olduğu ulaşım mekanizmalarının azalmasından dolayı şikayetleri var. Diyor ki, ben apartmanından iniyordum, elimi atıyordum, minibüs duruyordu. Minibüse binip hareket ediyordum ve ulaşım sağlıyorum. Şimdi minibüsler kalktı. Kaldı ki, bazı yerlerde minibüsleri biz kaldırmıyoruz. Çünkü oralarda eğer iş azalıyorsa otomatikman minibüsler o ulaşım ağından kaldırılıyor. Kendileri istiyorlar orada hizmeti vermemeyi. Halbuki evinin önünde el atıp binmek yerine 500 metre yürüdüğünde artık tramvay var ya da 500-700 metre yürüdüğünde artık bir metronun durağına ulaşabiliyor. Dünyada bir kilometreye kadar neredeyse yürüme mesafesi metro durağına ulaşabiliyorsa bir vatandaş o standartlara göre uygun bir mesafe olarak kabul ediliyor. Yani yürümesi isteniyor vatandaşın. Yürüsün ve metro alanına katılsın. Fosil yakıtla yani mazotla, benzinle çalışan arabalara hayatımızdan azalttığımız oranda yaşam kalitesi de sağlıkla ilgili süreci de daha iyi seviyeye eriştirmiş oluyoruz.
“En icracı yönetimiz”
Çok yatırım yapıyoruz. Gerçekten milyarlarca liralık yatırım yapıyoruz. İBB tarihinin en icracı yönetimiyiz. En fazla yatırım yapan yönetimiyiz. Yatırımları yaparken şeffaf, vatandaşına hesap veren, hiçbir anını gizlemeyen, sakınmayan, yaptığı her işin insanlarıyla paylaşan bir yönetim oluyoruz. Bunu yapmak zorundayız çünkü size ait olanları biz aslında yönetiyor ve insanlarımıza anlatıyoruz. Bu kapsamda böylesi bir dönemin var olduğunu bilmenizi isterim ama ortaklaşa bu alanları ve bu sistemi desteklememiz lazım. Bu kadar metro yapıyor, mesela bazı metro hatlarımızı açıyoruz. Aradan bir sene geçiyor. Hala vatandaşlarımız oraya alışmamış. Yani oraya gitmek istemiyor. Kapısının önünden geçen otobüsü istiyor ama bu dünyada mümkün değil. Şehrimiz bugün 16 milyon diyoruz ama resmi nüfusumuz 16 milyona yakın bir nüfus ama ne yazık ki arzu etmediğimiz seviyede şehrimize gelen insanlar da var. Yani bu turistten veya öğrenciden bahsetmiyoruz. Bu, nereden baksanız 1 milyonu aşan şehrimize gelen insan sayısı var ki onunla beraber 17 milyonu zaten aşıyoruz ama bir de ne yazık ki arzu etmediğimiz derken bazı zor sebeplerden ve zor koşullardan dolayı savaşlardan, yoklukta, baskıdan veya zulümden kaçan insanların da geldiği bir ülkeyiz. Bu güneyimizdeki ülkelerde, Ortadoğu’da, daha güneydoğuda ya da hemen kuzeydeki savaştan bile kaçıp gelen insanlarla dolu. Tabii bunda bir kısım dış politikanın yanlış yönetilmesinin de sebep olduğu aşırı sayılar da var. Ben 2 milyonu aşan diyorum. Birileri rakam veriyormuş 1 milyon 53 bin, kendisi de inanmıyor. Çünkü ben ilçe belediyelerini ziyaret ettiğimde her ilçe belediyesi en az 100, 150, 200 binden bahsediyor. O ilçe belediyeleri farklı siyasi partilerden insanlar. Onlara sorup toplasınlar, onların rakamları daha da yukarıya çıkıyor.
“Eşitliği pozitif anlamda bozduk”
Yeni tren sürücülerimiz mülakatlar yapılıyor, sınavlar yapılıyor. Uygulamalı ve teknik bilgilerden oluşan bir eğitim sürecinden geçiyorlar. Tecrübeli tren sürücüsünün eşliğinde görev alıyorlar. Oralarda bir süreç geçiriyorlar ve yeni görevlerine hazırlanıyorlar. Ondan sonra tren sürücüsü olup, brövelerini alıp yola koyuluyorlar. Haziran 2019’dan bu yana yani göre ilk göreve geldiğimiz andan bugüne 236 kadın, 178’i erkek olmak üzere 414 tren sürücüsü bizim dönemimizde görev aldı. Son olarak Aralık 2023’te 311 tren sürücümüz brövelerini almıştı. Bugün de 200’ü brövelerini alacak. 101’i kadın, 99’u erkek. Eşitliği pozitif anlamda bozduk bugün. Ülkemizde bozulması gerekiyor. İBB olarak cinsiyet ayrımını yok eden uygulamalarımızı hayata geçiriyoruz. Bunu insan kaynakları yönetiminde aynı zamanda iş bulmayla ilgili müthiş bir ağ olan Bölgesel İstihdam Ofislerimizin faaliyet alanları ve özellikle örnek çalışmalarla güçlendiriyoruz. Bazı meslek kollarına sadece kadınları davet ediyoruz. Bazı meslek alanlarında hiç kadın yoksa kadın sayısını orada belli bir orana kavuşturmak adına özel çalışmalar sürdürüyoruz. Örneğin işte tren sürücüleri çok az sayıdayken, minimum orandayken bugün çok yüksek sayılara geldik. Örneğin hiç yokken otobüs sürücülerimizdeki varlığı… Göreve geldiğimizde 2 bin küsur çalışan olan İSPARK’ta bir kadın bile yoktu. Şimdi ise yüzlerce kadın çalışanı var.
“İstanbul’a hizmet, dünya ölçeğinde hizmetin parçası olmak demek”
Bugün brövelerini alacak olan tren sürücülerimizi tebrik ediyorum. İş hayatlarında başarılar diliyorum. Bir kente ve onun güzel insanlarına aldıkları eğitim çerçevesinde en iyi hizmet sunacaklarına inanıyorum. Büyükşehir belediyesinde çalışan her arkadaşımın yüzünde bir gülümsemenin bir tebessümün olmasını isterim. Çünkü İstanbul halkına hizmet etmek, dünya ölçeğinde bir hizmetin parçası olmak demektir. İstanbul, dünya güzeli bir şehir. Milletimize Fatih Sultan Mehmet’in fethiyle beraber emanet edilmiş, Atatürkümüzün işgalden kurtarıp tekrar milletine emanet ettiği bir şehir. Sorumluluğumuz bu şehre çok büyük. Yani bu şehir kutsal bir şehirdir. En iyi hizmeti sunacağınıza yürekten inanıyorum. Kamuya hizmet etmek yine büyük bir sorumluluk ve gururdur. Bu sorumluluğu bilinciyle hareket etmenizi, benim gibi İstanbul’a hizmet onurunu hissedeceğinizden eminim. Ben o onuru hissediyorum. Akşam eve gidip kafamı yastığıma koyduğumda huzurla uyuyabiliyorsam benden daha mutlu hiç kimse yok. Ben o büyük kutsallığı hissediyorum. Sizin de bunu hissedeceğinizden şüphem yok. Kazasız belasız seferler diliyorum. Sağlıklı bir yaşam diliyorum. Birlikte başaracağız. Şehrimize daha çok metrolar kazandıracağız. İstanbul’umuzu bir uçtan bir uca bağlayan HIZRAY’ı da bu şehre kazandırdığımızda şehrimizin sistem konforunu da çok yukarıya kazandıracağız. Bu arada yaklaşık 5-6 dakikalık tren sürdüm diye bana da bröve verdiler Almanya’da. Tabii ki bizimki simgesel ama sizinki gerçek. Yolumuz açık, bahtınız açık, yuvanız mutlu ve huzurlu olsun.”
]]>Osmaniye’de 2014’te ön bacakları dibinden kesilmiş ve arka ayağı yaralı halde bulunan, bir süre oyuncak araba parçaları kullanılarak hareket etmesi sağlanan Umut tedavi için Ankara’ya gönderildi. Umut, Ankara Kedi Hastanesindeki uzun tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu.
Hastanenin Veteriner Başhekimi Tarkan Özçetin’in himayesine aldığı Umut’a, her anına tanıklık eden veteriner hekimlerle birlikte 10’uncu yaş günü kutlaması yapıldı.
Umut’un yeni yaşı, artık evi olan hastanede mumların dikildiği yaş mamadan “pasta” ile kutlandı.
Özçetin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 10 yıl önce bir kedinin 2 ön bacağının kökünden kesik halde tren raylarının yakınında bulunduğu haberiyle Umut ile tanıştıklarını anlattı.
Özçetin, “Tren raylarının üstünde bir kedi, kesilen ayakları da kenara bırakılmış, oldukça dramatik ve üzücü bir haberdi. Osmaniye’deki imkanlar yeterli olmadığı için Umut’u hastanemize naklettiler. Umut’un hayata tutunması için yoğun çaba verdik. Umutsuz bir vakaydı ama yaşama azmini görünce biz de Umut ismini verdik.” dedi.
“Bunu sadist ruhlu bir varlığın yaptığından neredeyse eminiz”
Umut’un iddia edildiği gibi tren kazası sonucu 2 bacağını kaybettiğini düşünmediklerini ifade eden Özçetin, şunları söyledi:
“Bir kedinin tren raylarında kalıp sadece iki ön ayağının kesilmesi bize inandırıcı gelmedi. Biraz araştırınca olayın gerçekten öyle olmadığı ortaya çıktı. Umut’un tren kazasından dolayı bu duruma düşmediğini herkes biliyor. Bunu sadist ruhlu bir varlığın yaptığından neredeyse eminiz. Bunu yapan insanlar yarın çocuklara, güçsüzlere yapıyor. Keşke 10 yıl önce bu daha ciddiye alınsaydı da belki bugün yaşadığımız olayları daha az yaşardık.”
Özçetin, Umut’un Ankara’ya geldiğinde yaşam mücadelesi verdiğini, Osmaniye’de geçirdiği ameliyatların uygun şartlarda yapılmadığını, orada oyuncak arabadan geçici ayak takıldığını, Ankara’da geldiğinde ilk olarak o aparatı çıkardıklarını söyledi.
Umut’a yürümesi için protez bacak yapıldığını ama Umut’un bunları reddettiğini, sadece ilk adımlarını atarken kullandığını kaydeden Özçetin, Umut’un zamanla arka ayaklarını kullanarak yürümeye başladığını aktardı.
“Uyutun diyenlere en güzel cevabı 10 yıl sonra Umut veriyor”
Özçetin, 10 yıl önce bazı kişilerin Umut’un uyutulmasını önerdiğini ancak tedaviye devam ettiklerini anlatarak, “Uyutun, o engelli kedi. Yaşamasının anlamı yok dendi. ‘Uyutun’ diyenlere en güzel cevabı 10 yıl sonra yine Umut veriyor” dedi.
Hayvanların can taşıdığının unutulmaması gerektiğine dikkati çeken Özçetin, hayvanların bazı uzuvlarını kaybetmesinin uyutma nedeni olmaması gerektiğini, hekimlerin de bunu en son çare olarak gördüğünü ifade etti.
“Hiçbir problemin çözümü ölüm olmamalı”
Özçetin, “Günümüzde teknoloji gelişti. Her canlının yaşamaya hakkı olduğunu düşünüyoruz. Hiçbir problemin çözümünün ölüm olmaması lazım. Maalesef insanlar birbirlerini öldürerek, hayvan öldürerek bir takım şeylere çözüm bulacaklarını zannediyorlar. Bu geldiğimiz yüzyılda bunların olmaması en büyük dileğimiz.” ifadelerini kullandı.
Özel bakıma ihtiyaç duyan Umut’un hastanede kalmasının sağlığı için daha iyi olduğunu düşündüklerini kaydeden Özçetin, bu konuda yanılmadıklarını belirtti. Özçetin, “Umut’un 10. yılını aslanlar gibi geçiriyoruz. Umarım bir 10 yıl sonra da sizlerle buluşuruz.” dedi.
]]>Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Türkiye’nin demir yolu araçlarının üretiminde, teknolojiyi tasarlayan, üreten ve geliştiren ülke konumuna yükseldiğini bildirdi.
Ülkenin demir yolu araçlarının üretimi konusunda kendi kendine yeten bir ülke haline geldiğine dikkati çeken Uraloğlu, Türkiye’nin son 22 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hayal edilemeyen pek çok şeyi başardığını ve başarmaya devam edeceğini vurguladı.
Uraloğlu, bu amaçla tamamen yerli ve milli olarak TÜRASAŞ tarafından üretilen “Milli Elektrikli Setleri”nin 160 kilometre hız yapabildiği bilgisini verdi.
Uluslararası demir yolunda kullanılabilirlik, karşılıklı işletilebilirlik sertifikasına uygun üretilen setlerin ihtiyaca göre bölgesel ve şehirler arası çalıştırılmak üzere 3’lü, 4’lü, 5’li ve 6’lı araç sayısına sahip olarak hazırlandığını anlatan Uraloğlu, “5 araçtan oluşan her setimiz 324 yolcu taşıyor, uzun yolculuklar için restoran bulunuyor. Ayrıca, işletme hızı 225 kilometre olan Milli Hızlı Tren tasarım çalışmalarımız da devam ediyor. Kalitesiyle de yakın zamanda birçok ülkeye ihraç edilmeye başlanacak.” değerlendirmesinde bulundu.
“Tren setlerimiz her yıl milyonlarca vatandaşımızı güvenle taşıyacak”
TÜRASAŞ’ta tren setlerinin üretiminin her geçen gün artarak sürdürüldüğünü belirten Uraloğlu, demir yolu ekosisteminin gelişmesi sayesinde Türkiye’nin yakın zamanda bu araçlarda dışa bağımlılığının tamamen sona ereceğini bildirdi.
Uraloğlu, Milli Elektrikli Tren’in 2 setinin Adapazarı ile Gebze arasında başarıyla yolcu taşıdığına dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi:
“TÜRASAŞ tarafından imalatı ve testleri tamamlanan 3’üncü setimiz de 30 Mart’ta TCDD Taşımacılık Genel Müdürlüğüne teslim edilerek raylara indi ve vatandaşlarımıza hizmet vermeye başladı. 2025 yılı sonuna kadar 22 set daha yollarda olacak ve iki yıl içinde yerli ve milli tren seti sayımız 25’e ulaşacak. 2030 yılına kadar ise toplam 56 setimiz vatandaşlarımıza hizmet vermek üzere yola çıkacak.”
Uraloğlu, milli tren setlerinin TCDD Taşımacılık tarafından işletilen Adapazarı bölgesel tren seferlerinde 10 aydır hizmet verdiğini ve yolcuların ergonomik koltuklarda konforlu şekilde seyahat ettiğini belirterek, “Adapazarı ile Gebze arasında 11 durakta hizmet veren setlerimiz bugüne kadar 170 bin kilometre yol yaptı. Sadece iki setle hizmet veren yerli ve milli elektrikli tren setlerimiz 1735 sefer gerçekleştirdi ve toplam 390 bin yolcu taşıdı. Hizmete giren milli elektrikli tren setlerimizin sayısı arttıkça, tren setlerimiz her yıl milyonlarca vatandaşımızı konfor ve güvenle taşıyacak.” değerlendirmesinde bulundu.
“Kendi demir yolu ekosistemimizi oluşturuyoruz”
Türkiye’de 167 yıldır demir yolu işletmeciliği yapıldığını ve demir yolu ekosisteminin oluşmasında önemli atılımlar gerçekleştirdiklerini vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Yüksek hızlı ve hızlı demir yolu inşaatında çok önemli başarılara imza attık. Aynı zamanda demir yolu araçlarının üretiminde de ileri teknolojiyi kullanıyoruz. Milli elektrikli lokomotiflerimiz, milli hızlı trenimiz, milli elektrikli setlerimiz, milli vagonlarımız birer birer tasarımdan üretime, oradan da yollara çıkıyor. Kendi demir yolu ekosistemimizi oluşturuyoruz ve bu yolda da çok önemli mesafe kat ettik. Milli elektrikli setimiz de böyle bir çalışmanın ürünü.”
]]>ANKARA – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “2025 yılı sonuna kadar 22 set daha yollarda olacak ve 2 yıl içerisinde yerli ve milli tren seti sayımız 25’e ulaşacak. 2030 yılına kadar ise toplam 56 setimiz vatandaşlarımıza hizmet vermek üzere yola çıkmış olacak” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yerli ve milli tren setleriyle ilgili yaptığı açıklamada Türkiye’nin demiryolu araçlarının üretiminde teknolojiyi tasarlayan, üreten ve geliştiren ülke konumuna yükseldiğini ve bu alanda atılan adımların meyvelerinin alındığını söyledi. Türkiye’nin demiryolu araçlarının üretimi konusunda kendi kendine yeten bir ülke haline geldiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Son 22 yılda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye hayal edilemeyen pek çok şeyi başardı, başarmaya da devam edecek. Çünkü azmimiz büyük, hedeflerimiz ise çok daha büyük. Bu amaçla tamamen yerli ve milli olarak TÜRASAŞ tarafından üretilerek 27 Mayıs 2023 tarihinde yolculu seferlerine başlayan milli elektrikli setlerimiz, Adapazarı ile Gebze arasında 10 aydır başarıyla hizmet veriyor. Milli elektrikli tren setimiz aynı zamanda konforuyla da göz dolduruyor” ifadelerini kullandı.
“İşletme hızı 225 kilometre olan milli hızlı tren tasarım çalışmalarımızda devam ediyor”
Son teknolojinin kullanıldığı milli elektrikli setlerin 160 kilometre hız yapabildiğini belirten Bakan Uraloğlu, “Setlerimiz sadece Türkiye için değil dünyada kullanılmak için de üretildi. Uluslararası demiryolunda kullanılabilirlik, karşılıklı işletilebilirlik sertifikası olan TSI sertifikasına sahip olarak üretilen setler, ihtiyaca göre bölgesel ve şehirlerarası çalıştırılmak üzere 3’lü, 4’lü, 5’li ve 6’lı araç sayısına sahip olarak üretilebiliyor. 5 araçtan oluşan her setimiz 324 yolcu taşıyor, uzun yolculuklar için restoran bulunuyor. Ayrıca işletme hızı 225 kilometre olan milli hızlı tren tasarım çalışmalarımızda devam ediyor. Kalitesiyle de yakın zamanda birçok ülkeye de ihraç edilmeye başlayacak” diye konuştu.
“2 yıl içerisinde yerli ve milli tren seti sayımız 25’e ulaşacak”
Bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ’ta tren setlerinin üretiminin her geçen gün artarak sürdürüldüğünü belirterek, demiryolu ekosisteminin gelişmesi sayesinde Türkiye’nin yakın zamanda demiryolu araçlarında dışa bağımlılığın tamamen sona ereceğini vurguladı. 2 milli elektrikli tren setinin Adapazarı ile Gebze arasında başarıyla yolcu taşıdığını belirten Uraloğlu, şöyle devam etti:
“TÜRASAŞ tarafından imalatı ve testleri tamamlanan 3’üncü setimizde 30 Mart 2024 tarihinde TCDD Taşımacılık Genel Müdürlüğüne teslim edilerek raylara inerek vatandaşlarımıza hizmet vermeye başladı. Ancak şunu da belirtmek isterim ki 2025 yılı sonuna kadar 22 set daha yollarda olacak ve 2 yıl içerisinde yerli ve milli tren seti sayımız 25’e ulaşacak. 2030 yılına kadar ise toplam 56 setimiz vatandaşlarımıza hizmet vermek üzere yola çıkmış olacak.”
“10 ayda kadar bin 735 sefer yaptı ve toplam 390 bin yolcu taşıdı”
Bakan Uraloğlu, milli tren setlerinin TCDD Taşımacılık tarafından işletilen Adapazarı Bölgesel Tren Seferleri’nde 10 aydır hizmet verdiğini ve yolcuların ergonomik koltuklarda konforlu şekilde seyahat ettiğini söyledi. Bakan Uraloğlu, “Adapazarı ile Gebze arasında 11 durakta hizmet veren setlerimiz bugüne kadar 170 bin kilometre yol yaptı. Sadece iki set ile hizmet veren yerli ve milli elektrikli tren setlerimiz 10 ayda bugüne kadar bin 735 sefer yaptı ve toplam 390 bin yolcu taşıdı. Hizmete giren milli elektrikli tren setlerimizin sayısı arttıkça tren setlerimiz her yıl milyonlarca vatandaşımızı konforlu ve güvenle taşıyacak” dedi.
“Kendi demiryolu ekosistemimizi oluşturuyoruz”
Milli elektrikli setlerin 160 kilometre hız yapabildiğini ve son teknolojiye sahip donanımla üretildiğini belirten Bakan Uraloğlu, “167 yıldır demiryolu işletmeciliği yapılan ülkemizde demiryolu ekosisteminin oluşması alanında çok önemli atılımlar gerçekleştirdik. Yüksek hızlı ve hızlı demiryolu inşaatında çok önemli başarılara imza attık. Aynı zamanda demiryolu araçlarının üretiminde de ileri teknolojiyi kullanarak üretim yapıyoruz. Milli elektrikli lokomotiflerimiz, milli hızlı trenimiz, milli elektrikli setlerimiz, milli vagonlarımız birer birer tasarımdan üretime oradan da yollara çıkıyor. Kendi demiryolu ekosistemimizi oluşturuyoruz ve bu yolda da çok önemli mesafe katettik. Milli elektrikli setimizde böyle bir çalışmanın ürünü” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yerli ve milli tren setleriyle ilgili yaptığı açıklamada Türkiye’nin demiryolu araçlarının üretiminde teknolojiyi tasarlayan, üreten ve geliştiren ülke konumuna yükseldiğini ve bu alanda atılan adımların meyvelerinin alındığını söyledi. Türkiye’nin demiryolu araçlarının üretimi konusunda kendi kendine yeten bir ülke haline geldiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Son 22 yılda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye hayal edilemeyen pek çok şeyi başardı, başarmaya da devam edecek. Çünkü azmimiz büyük, hedeflerimiz ise çok daha büyük. Bu amaçla tamamen yerli ve milli olarak TÜRASAŞ tarafından üretilerek 27 Mayıs 2023 tarihinde yolculu seferlerine başlayan milli elektrikli setlerimiz, Adapazarı ile Gebze arasında 10 aydır başarıyla hizmet veriyor. Milli elektrikli tren setimiz aynı zamanda konforuyla da göz dolduruyor” ifadelerini kullandı.
“İşletme hızı 225 kilometre olan milli hızlı tren tasarım çalışmalarımızda devam ediyor”
Son teknolojinin kullanıldığı milli elektrikli setlerin 160 kilometre hız yapabildiğini belirten Bakan Uraloğlu, “Setlerimiz sadece Türkiye için değil dünyada kullanılmak için de üretildi. Uluslararası demiryolunda kullanılabilirlik, karşılıklı işletilebilirlik sertifikası olan TSI sertifikasına sahip olarak üretilen setler, ihtiyaca göre bölgesel ve şehirlerarası çalıştırılmak üzere 3’lü, 4’lü, 5’li ve 6’lı araç sayısına sahip olarak üretilebiliyor. 5 araçtan oluşan her setimiz 324 yolcu taşıyor, uzun yolculuklar için restoran bulunuyor. Ayrıca işletme hızı 225 kilometre olan milli hızlı tren tasarım çalışmalarımızda devam ediyor. Kalitesiyle de yakın zamanda birçok ülkeye de ihraç edilmeye başlayacak” diye konuştu.
“2 yıl içerisinde yerli ve milli tren seti sayımız 25’e ulaşacak”
Bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ’ta tren setlerinin üretiminin her geçen gün artarak sürdürüldüğünü belirterek, demiryolu ekosisteminin gelişmesi sayesinde Türkiye’nin yakın zamanda demiryolu araçlarında dışa bağımlılığın tamamen sona ereceğini vurguladı. 2 milli elektrikli tren setinin Adapazarı ile Gebze arasında başarıyla yolcu taşıdığını belirten Uraloğlu, şöyle devam etti:
“TÜRASAŞ tarafından imalatı ve testleri tamamlanan 3’üncü setimizde 30 Mart 2024 tarihinde TCDD Taşımacılık Genel Müdürlüğüne teslim edilerek raylara inerek vatandaşlarımıza hizmet vermeye başladı. Ancak şunu da belirtmek isterim ki 2025 yılı sonuna kadar 22 set daha yollarda olacak ve 2 yıl içerisinde yerli ve milli tren seti sayımız 25’e ulaşacak. 2030 yılına kadar ise toplam 56 setimiz vatandaşlarımıza hizmet vermek üzere yola çıkmış olacak.”
“10 ayda kadar bin 735 sefer yaptı ve toplam 390 bin yolcu taşıdı”
Bakan Uraloğlu, milli tren setlerinin TCDD Taşımacılık tarafından işletilen Adapazarı Bölgesel Tren Seferleri’nde 10 aydır hizmet verdiğini ve yolcuların ergonomik koltuklarda konforlu şekilde seyahat ettiğini söyledi. Bakan Uraloğlu, “Adapazarı ile Gebze arasında 11 durakta hizmet veren setlerimiz bugüne kadar 170 bin kilometre yol yaptı. Sadece iki set ile hizmet veren yerli ve milli elektrikli tren setlerimiz 10 ayda bugüne kadar bin 735 sefer yaptı ve toplam 390 bin yolcu taşıdı. Hizmete giren milli elektrikli tren setlerimizin sayısı arttıkça tren setlerimiz her yıl milyonlarca vatandaşımızı konforlu ve güvenle taşıyacak” dedi.
“Kendi demiryolu ekosistemimizi oluşturuyoruz”
Milli elektrikli setlerin 160 kilometre hız yapabildiğini ve son teknolojiye sahip donanımla üretildiğini belirten Bakan Uraloğlu, “167 yıldır demiryolu işletmeciliği yapılan ülkemizde demiryolu ekosisteminin oluşması alanında çok önemli atılımlar gerçekleştirdik. Yüksek hızlı ve hızlı demiryolu inşaatında çok önemli başarılara imza attık. Aynı zamanda demiryolu araçlarının üretiminde de ileri teknolojiyi kullanarak üretim yapıyoruz. Milli elektrikli lokomotiflerimiz, milli hızlı trenimiz, milli elektrikli setlerimiz, milli vagonlarımız birer birer tasarımdan üretime oradan da yollara çıkıyor. Kendi demiryolu ekosistemimizi oluşturuyoruz ve bu yolda da çok önemli mesafe katettik. Milli elektrikli setimizde böyle bir çalışmanın ürünü” değerlendirmesinde bulundu. – ANKARA
]]>Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, bayram tatillerinde özellikle gidiş ve dönüş tarihlerinde trafiğin yüzde 60-70 artış gösterdiğine dikkati çekti.
Ülkenin 68 bin 680 kilometrelik yol ağında vatandaşların huzur içinde seyahat etmesini sağlamak için gerekli tedbirleri aldıklarına işaret eden Uraloğlu, “Ramazan Bayramı tatilinin 9 gün sürmesi nedeniyle 30 ila 35 milyon vatandaşımızın seyahat etmesini bekliyoruz. Bu kapsamda kara, hava ve demir yollarında tüm önlemleri aldık. Kalabalık olacak yollarda vatandaşlarımızın çok daha dikkatli olmalar gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Uraloğlu, bayram coşkusunu acıya çevirmemek için vatandaşların bu konuya hassasiyetle yaklaşmasını beklediğini belirtti.
“Sürücüler aceleci davranmaktan kaçınmalı”
Tatile gidiş ve dönüş günlerinde sürücülerin aynı saatlerde yola çıkmasının belirli güzergahlarda yol kapasitesinin üzerinde trafik yoğunluğu oluşturacağına işaret eden Uraloğlu, kazalardan korunmak için sürücüleri, aceleci ve telaşlı davranışlardan kaçınmaları konusunda uyardı.
Uraloğlu, özellikle trafiğin yoğun olduğu yollarda gerçekleşen bakım ve onarım çalışmalarına bayram süresince ara verileceğine dikkati çekerek, bakım çalışmaları olan ve yolun fiziki standardının düşük olduğu kesimlerde trafik işaretlemelerinin yapıldığını aktardı.
Bir bölümü kapalı, diğer bölümü iki yönlü trafiğe açık bölünmüş yollarda, sürücülerin yanılgıya düşmemesi için trafik işaret levhalarının belirlenen standartlara uygunluğunun kontrol edildiğini bildiren Uraloğlu, “Özellikle oto yollar başta olmak üzere trafik yoğunluğu fazla olan devlet yollarında bakım, onarım gibi çeşitli nedenlerle eksilen şeritler trafiğe açıldı. Amacımız, yol kusurlu kazaların önüne geçmek. Ayrıca kazaların yoğun yaşandığı noktalarda daha sıkı tedbirler alabilmek için İçişleri Bakanlığı ile işbirliği yaptık. Vatandaşlarımızdan daha dikkatli olmalarını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, vatandaşların yola çıkmadan önce yol durumu hakkında bilgi alması gerektiğini belirterek, Karayolları Genel Müdürlüğü internet sitesinde yer alan güzergah analizi programından ve ücretsiz “Alo 159” hattından bilgi alınabileceğini aktardı.
“Trenlerde kapasite artışı yaptık”
Uraloğlu, bayram nedeniyle yüksek hızlı tren seferlerinin yanı sıra anahat ve bölgesel trenlerde de kapasite artışına yaptıklarını anımsatarak, şöyle devam etti:
“Yüksek hızlı tren hatlarında 5 Nisan’dan itibaren başlayacak ek seferlerle 18 bin 84 koltuk kapasitesi artışı sağlayacağız. Günlük sefer sayısını Ankara-İstanbul hattında 13+13’ten 14+14’e, Konya-İstanbul hattında 4+4’ten 5+5’e yükseltiyoruz. Ayrıca Ankara-Konya hattında cuma ve pazar günleri işletilen 1+1 hafta sonu seferi cumartesi günleri de işletilecek. Yüksek hızlı trenlerdeki yeni seferler tatil dönemi sonrasında da devam edecek. Bugüne kadar yüksek ve hızlı trenlerimizle yaklaşık 84 milyon 260 bin yolcu taşıdık.”
Tatil döneminde İzmir Mavi ve Doğu ekspresleri gibi önemli bölgesel trenlerine pulman ve yataklı vagonlar ilave edileceğini vurgulayan Uraloğlu, ana hat ve bölgesel trenlerde günlük karşılıklı 28 vagon ilave edilerek tatil döneminde 15 bin 200 koltuk kapasitesi artışı sağlanacağını ve bayram tatili boyunca demiryollarında 33 bin kişilik ek kapasite sağlanmış olacağını bildirdi.
“Havalimanlarında tüm önlemleri aldık”
Uraloğlu, rahat ve güvenli bir hava yolu ulaşımı için Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) tarafından gerekli tüm hazırlıkların yapıldığına da dikkati çekerek, “DHMİ’nin ilgili tüm birimleri bayram süresince 24 saat esasına göre hizmet verecek. Başta İstanbul Havalimanı olmak üzere yurt çapındaki diğer tüm havalimanlarında yoğunluktan kaynaklanan herhangi bir sorun yaşanmaması için gerekli tüm önlemleri aldık. Havalimanlarında personellerimiz vatandaşlarımızın rahat ve güvenli ulaşımını sağlamak için tüm birimlerle koordinasyon içinde olacak.” ifadelerini kullandı.
“İdari para cezası kesilecek”
Uraloğlu, otobüs firmalarına, turizm taşımacılığında kullanılan otobüsleri de kullanmalarına yönelik izin verdiklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Ramazan Bayramı tatili döneminde vatandaşlarımızın otobüs bileti bulmada herhangi bir sorunla karşı karşıya kalmamaları ve fahiş fiyat gibi durumlardan mağduriyet yaşamamaları için Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğümüz tarafından yolcu taşımacılığında denetimleri artırdık. Korsan taşımacılık yapan, sefer izni olmadan faaliyet gösteren, izinli olmayan yerlerde yolcu indiren veya bindiren, fahiş fiyatlarla otobüs bileti kesen firmalara idari para cezası kesilecek. Ayrıca, bayram dönemlerinde kara yoluyla seyahat eden yolcu sayısında önemli artış yaşanması nedeniyle de otobüs firmaları tarafından ek seferler konulmak suretiyle taleplerin karşılanması için de talepte bulunduk.”
]]>Uraloğlu, AK Parti İl Başkanlığınca Ortahisar ilçesinde düzenlenen yürüyüşün ardından yaptığı konuşmada, AK Parti ve Cumhur İttifakı belediyeciliğiyle birlikte ülkenin her tarafına hizmet ettiklerini söyledi.
Çanakkale, Yavuz Sultan Selim ve Osmangazi köprülerini, Marmaray’ı, Avrasya Tüneli’ni, Beğendik-Botan Viyadüğü’nü, Konya’da Eğiste Viyadüğü’nü yaptıklarını anlatan Uraloğlu, “Ülkenin neresinde, ne lazımsa onu yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz.” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, Trabzon’da 2005’te Tanjant Yolu’nu, devamında ise Kanuni Bulvarı’nı peyderpey trafiğe açtıklarını anlattı.
Karadeniz Sahil Yolu’nu 2007’de bitirdiklerini, geçen yıl ise Zigana Tüneli’ni trafiğe açtıklarını vurgulayan Uraloğlu, tüm ilçelerde de çalışma yaptıklarını dile getirdi.
Uraloğlu, değişen gelişen Trabzon’a yakışacak çevre yolunun temelini 1 Nisan 2023’te atarak hızla yollarına devam ettiklerini söyledi.
“2023 yılında 3,5 milyon insan Trabzon’dan seyahat etti”
Trabzon’da hafif raylı sistemin çok tartışıldığına değinen Uraloğlu, “Büyükşehir Belediyemizin başlattığı hafif raylı sistem Trabzon’da çok tartışıldı, çok su kaldırdı ama onu ete kemiğe büründürdük. Cumhurbaşkanımızın kararnamesiyle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının sorumluluğuna aldık ve detay projelerine başladık. Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun.” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, projeleri ekiple hayata geçirdiklerini anlatarak, “Adil bakanımız Trabzon Havalimanı’nı da yatırım planına aldırdı, biz de takipçisiyiz. İnşallah onun da ihalesini yapacağız. 2023 yılında 3,5 milyon insan Trabzon’dan seyahat etti. Türkiye’de beşinci, altıncı sıralarda olan bir havalimanını konuşuyoruz. Onu da yine yürütmüş olacağız.” dedi.
“Tren Maçka’dan mı gelsin, Rize’den mi aşağıya insin, Tirebolu’dan mı iner?” konusunun hep konuşulduğuna işaret eden Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Şöyle bir karar verdik. Dedik ki bütün Karadeniz sahilini kapsasın, Samsun’dan başlasın Sarp’a kadar. Onun da proje çalışmalarını başlattık, o da hayırlı uğurlu olsun. Geçen sene Ankara-Sivas hızlı tren hattını açtık. Şimdi Kırıkkale’den Çorum’a olan kesimin ihalesini de yapıyoruz. Ne demektir bu? Bu tren Kırıkkale’den yola çıktı, Trabzon’a da gelecek Allah’ın izniyle.”
Uraloğlu, vatandaşlardan yarın yapılacak seçimlerde destek isteyerek, şunları kaydetti:
“Biz sizi nereye davet ettiysek geldiniz. Ne zaman sizden güç istediysek verdiniz. İlimizin yöneticileri, sizlerin temsilcileri olarak bizi Ankara’ya öyle bir güçle yollayın ki… Ben buna inanıyorum büyükşehirde rekor oyla beraber inşallah onu garantiledik de kaç olacak? Allah’ın izniyle öyle gideceğiz. İlimizin en büyük ilçesi Ortahisar’da da o güçle, desteğinizle beraber yine en yüksek oyla beraber seçileceğimize inanıyorum. 18 ilçemiz ve büyükşehrimizle beraber inşallah pazartesi sabah Cumhurbaşkanımıza, ‘Sayın Cumhurbaşkanım siz Trabzon’a kıymet verdiniz, işte karnemiz budur.’ diyeceğiz hep beraber inşallah.”
Şehir merkezindeki yürüyüşe TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, AK Parti Trabzon milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Ayşe Sula Köseoğlu, AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkan Yardımcısı Meryem Sürmen, Ortahisar Belediye Başkanı ve AK Parti Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Metin Genç ile Ortahisar Belediye Başkan adayı Ergin Aydın, AK Parti İl Başkanı Sezgin Mumcu, MHP İl Başkanı Ömer Ayar ve partililer katıldı.
Bakan Uraloğlu, Araklı ilçesinde de vatandaşlarla bir araya geldi.
Araklı-Bayburt yolunda çalışmaların sürdüğünü ifade eden Uraloğlu, “90 kilometrelik bir yoldan bahsediyoruz. 4 kilometrenin üzerinde bir tüneli yaptık trafiğe açtık. Geri kalan 45 metreyi de bitirdik. İlk etapta Araklı’ya en yakın olan 7 kilometreyi bitirmiştik. Geri kalan 10 kilometrenin de ihalesini yaptık. 2025’te inşallah o 10 kilometreyi bitiriyoruz.” diye konuştu.
Uraloğlu, geri kalan 35 kilometrenin ihalesini yaparak çalışmalara devam edeceklerini belirterek, “Nihayetinde 90 kilometreyi Allah’ın izniyle bitireceğiz. Zorlu bir coğrafya biliyoruz. Araklı bunu hak ediyor, biz de gereğini yapacağız.” açıklamasında bulundu.
]]>Gündeme dair açıklamalarda bulunan AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emekli maaşlarıyla ilgili hassasiyet üzerinde durduğunu aktararak; “Cumhurbaşkanımızın bu konuya mitinglerde cevapları oldu. Seçimden sonraki dönemde açıklamasıyla alakalı bir bilgi oldu ama cumhurbaşkanımızın bu konuyla haberdar olmadığını zannetmek hakikaten eksik bilgi olur. Hem kendisi hem bizler hem diğer siyasiler sahada. Özellikle Mehmet Şimşek Bakanımızın göreve getirilmesinden sonraki gelişmelerde ekonomide iyi gidişatın hızlanmasıyla beraber bunun yansıyacağını cumhurbaşkanımız aşağı yukarı 17 gün önce açıkladı. Bunun yansıyacağını ama biraz daha önümüzdeki süreci görmemiz gerektiğini açıkladı cumhurbaşkanımız. cumhurbaşkanımızın bu konudan haberdar olmadığını, konudan uzak olduğunu söylemek haksızlık olur. Böyle yanlış anlaşılma olmasın. Cumhurbaşkanımızın bu konuyla alakalı ne kadar hassasiyet gösterdiğini biliyoruz” dedi.
“Çalışanlarımıza verilecek para boşa gitmez”
Son zamanlarda belediye çalışanlarının ücretlerine iyileştirme istediğinin hatırlatılması üzerine Çopuroğlu; “Çalışan kardeşlerimize de mümkün olduğu kadar verilen ücretleri hak ettikleri kanaatindeyim. Huzur içinde evinde oturup yesin. Bu insanlar parayı ne yapacak? Dışarıya çıkacak alışveriş yapacak. Adam aldığı parayı ekonomiye kazandıracak. Dolayısıyla buna duyarsız kalınmayacağını düşünüyorum. Büyükşehir ve diğer belediyelerimizin buna destek olacaklarını zannediyorum. Hem ekonomiye can olur, hem insanlar bu süreçte biraz daha rahat etmiş olurlar diye düşünüyorum. Ben de bu konuda çalışanlarımıza verilecek paranın boşa gitmeyeceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.
Kayseri’ye yapılacak yüksek hızlı tren ile ilgili şantiyede çalışmaların yoğun bir şekilde sürdüğünü aktaran Çopuroğlu; “Hızlı tren şantiyesine gittik, şuanda 700 kişi sigortalı olarak çalışıyor. Şuanda hummalı şekilde hafriyat çalışması var. Çalışan sayısı 4 bin kişiye çıkacak. İstihdam edilen insanlar da o bölgede yaşayan insanlardan oluşuyor. Artık muhalefet de hızlı trenin geleceğine karar verdi, şimdi tarihinde karar veremiyorlar. İyi ki oraya gidip görmüşüz” ifadelerini kullandı. Mersin limanına gidecek demiryoluyla ilgileneceğini de sözlerine ekleyen Çopuroğlu; “Bu konuyla alakalı Kayseri’den Mersin’e ulaşacak tren yoluyla alakalı da bu işi üzerimize alıyoruz. Mersin istikametine giden tren yolu ile alakalı konunu muhatapları OSB, sanayi odası, ticaret odası kim varsa yanlarına düşüp bakanlık bakanlık gezeceğim. Söz veriyorum” dedi.
Sanayicilerin yeşil pasaport alabilmesi için de görüşmelerin sürdüğünü dile getiren Çopuroğlu; “Yeşil pasaport ile alakalı geçtiğimiz günlerde bir girişimde bulunduk. Geldiğimiz nokta şu; 500 bin doları geçen şirkete 1 pasaport, 10 milyonu geçerse 2. yeşil pasaport. Birinci ve ikinci arasında çok fark diye şikayetler olunca ilgili yerlerle konuştuk, 5 milyon dolara indirilmesini teklif ettik. Bununla alakalı geçenlerde bakan yardımcımız ile de görüştük. Şuanda 5 milyon dolar ve üzeri ihracat yapan insanların sayısını çıkartıyorlar. Bu sayıya göre çekmek istiyorlar. Yapılan demiryolunda giden konteyneri artıracak insanlar müteşebbis insanlar. Bunlarda yeşil pasaport olursa herkes çok mutlu olacak” diye konuştu.
Milletvekili olduğu dönemlerde yapılan önemli çalışmalarla ilgili de bilgiler veren AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu; “10 ay zarfında yaptığımız önemli işler var. Kayseri’nin değil belki ama Türkiye’nin asli ihtiyacı olan yediemindeki araçların satılması konusu. 24 milyar dolar, Kayseri’nin ihracatı 3 milyar dolar. Bu yaptığımız hamle Kayseri’nin 7 katı. Birikmiş konuların üzerine gitmekle çözüm bulabilmek mümkün. Mesela bunlar içerisinde yivsiz pompalı tüfekler konusu. Belki bu işle uğraşan kardeşlerimiz bize kızıyor ama, istediğimiz yasaklanması değil kontrol altına alınması. 4 bin 500 kişi geçen yıl zarar görmüş” dedi. – KAYSERİ
]]>Uraloğlu, Yenimahalle’nin Susuz Mahallesini ziyaret etti, ardından Kayaş’tan banliyö trenine binerek Elmadağ Tren Garı’na gelerek açıklamalarda bulundu.
Buradaki konuşmasında demir yollarına 22 yılda 57 milyar dolar yatırım yaptıklarını bildiren Uraloğlu, hızlı tren hatlarının ülke nüfusunun yüzde 50’sine ulaştığını söyledi.
Uraloğlu, bu kapsamda demir yollarına talebin de her geçen gün arttığına işaret ederek, Ankara-Elmadağ bölgesel tren seferlerini her gün 6 sefer olarak başlattıklarını açıkladı.
Ankara-Elmadağ Bölgesel Treni’nin 21 Mart’ta sefere başladığını ve her gün Ankara’dan 06.10, 12.25 ve 17.40 saatlerinde hareket ettiğini, Elmadağ’dan Ankara’ya ise 07.20, 13.30 ve 18.55 saatlerinde hareket ettiğini belirten Uraloğlu, hareket saatlerinin vatandaşların ihtiyacına göre belirlendiğini vurguladı.
Uraloğlu, söz konusu hatta seyir süresinin 40 ila 45 dakika olduğuna dikkati çekerek, “Ankara-Elmadağ Bölgesel Treni’ni sadece Kayaş İstasyonu’nda bir dakikalık bekleme yapacak. Tren seferlerinde bilet fiyatlarını da en uygun düzeyde tuttuk. Elmadağ-Ankara tren ücretini 25 lira olarak belirlendik. Trenimiz bayram sonuna kadar ücretsiz hizmet verecek. İnsanımız trenle yapılan seyahatin konfor ve güvenine alıştı.” ifadelerini kullandı.
AKM-Esenboğa Havalimanı Metro Hattı yapım çalışmalarını yatırım programımıza aldık
Ankara için yeni metro hatlarının da çalışmalarını başlattıklarına dikkati çeken Uraloğlu, “34,9 kilometre olan, Atatürk Kültür Merkezi (AKM)-Esenboğa Havalimanı Metro Hattı yapım çalışmaları ve Ümitköy-Batı Merkez Metro Hattı etüt çalışmalarını 2024 yılı yatırım programımıza aldık. 23,3 kilometrelik Etlik-Forum, Kurtuluş-Siteler-Altınköy ve Siteler-Kuyubaşı metro hatlarının proje geliştirme çalışmalarını sürdürüyoruz.” diye konuştu.
Uraloğlu, demir yollarında 22 yıldır önemli atılımlar gerçekleştirdiklerini, Türkiye’nin dört bir yanını raylı sistem ağlarıyla bağladıklarını söyledi.
Demir yollarına 22 yılda yaptıkları yatırım tutarının 57 milyar doları bulduğunu belirten Uraloğlu, Türkiye’nin Avrupa’da 6’ncı dünyada 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi olduğunu aktardı.
Uraloğlu, Ankara ile Eskişehir arasında başlayan yüksek hızlı tren işletmeciliğinin, Ankara-İstanbul, Ankara-Konya, Konya-Eskişehir, İstanbul-Konya, Konya-Karaman ve Ankara-Sivas-Ankara güzergahlarında devam ettiğini hatırlatarak, “Bugüne kadar yüksek hızlı tren hatlarımızda yapılan toplam yolculuk sayısı 85 milyona ulaştı. Şu anda hızlı tren hatlarımız 11 şehre doğrudan, 9 şehre ise bölgesel ulaşıyor. Kimsenin şüphesi olmasın ki vatandaşlarımızın konforu ve güveni için Türkiye’nin dört bir yanını demir yolu ağları ile birleştirmeye, yeni tren seferleri ile vatandaşlarımızı buluşturmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
-1196 kilometre bölünmüş yol
Bakanlık olarak Ankara için durmadan, yorulmadan, yılmadan çalışmaya devam ettiklerinin altını çizen Uraloğlu, 2002’den bu yana Ankara’nın ulaşım ve iletişim altyapısına Bakanlık olarak 601 milyar 510 milyon lira yatırım gerçekleştirdiklerini bildirdi.
Uraloğlu, Ankara’da halen devam eden 31 milyar 360 milyon liralık proje bedeliyle yol yapım, kavşak, viyadük, üst yapı iyileştirmesi, alt geçit ve tarihi köprü onarımları gibi 22 kara yolu projesi gerçekleştireceklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Çok yakın bir süre önce de Nallıhan Köprüsü, Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli ve Bağlantı Yollarının açılışını gerçekleştirdik. Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolumuzun ihalesini yaptık. Toplam 120 kilometre uzunluğunda olan projemiz kapsamında 7 kavşak, 4 tünel, 8 viyadük ve 3 otoyol hizmet tesisi inşa edeceğiz. Otoyolun hayata geçmesiyle Ankara-Kırıkkale kesiminde bulunan mevcut devlet yolundaki trafik yoğunluğu azalacak.”
“276 kilometrelik Orta Anadolu Otoyolu Projesi başlıyor”
Gündemlerindeki bir diğer önemli kara yolu projesinin de Ankara-Akyazı Otoyolu, diğer adıyla ise Orta Anadolu Otoyolu olduğuna işaret eden Uraloğlu, özellikle Ankara ve Karadeniz istikametinden gelen trafiğin birleştiği İstanbul-Gerede kesiminde çok ciddi bir trafik yoğunluğunun meydana geldiğini kaydetti. Uraloğlu, “Kuzey Marmara Otoyolu ile İstanbul-Sakarya Akyazı arasındaki yoğunluğu rahatlatmıştık. Şimdi de güzergahın Akyazı ile Ankara arasında kalan kesiminde Orta Anadolu Otoyolu’nu inşa etmeyi planlıyoruz. Otoyolumuzu 225 kilometresi ana gövde, 51 kilometresi bağlantı yolu olmak üzere toplam 276 kilometre uzunluğunda tesis edeceğiz.” dedi.
Uraloğlu, Ankara-İzmir arasındaki seyahat süresini 14 saatten 3 saat 30 dakikaya düşürecek Ankara-İzmir hattında da çalışmaların hızla sürdüğünün altını çizerek, Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı projesini gündeme aldıklarını ve ön proje çalışmalarını tamamladıklarını söyledi.
“Ankara’nın raylı sistem hattını 103,6 kilometreye çıkardık”
Ankaralıların yıllarıdır beklediği Kızılay-Çayyolu, Batıkent-Sincan-Törekent ve Tandoğan-Keçiören metro hatlarını Bakanlık olarak kendilerinin yaptığını belirten Uraloğlu, “Geçen yıl da Keçiören’den Kızılay’a aktarmasız metro ulaşımı sağlayan Atatürk Kültür Merkezi-Gar-Kızılay Metrosu’nu açtık. 2018 yılında modernize ederek hizmete aldığımız Başkentray ile hem Eskişehir Yolu hem de İstanbul Yolu’ndaki trafik yoğunluğunu büyük oranda azalttık. Böylece Bakanlık olarak Ankara’nın 23,1 kilometrelik raylı sistem hattını 80,5 kilometre uzatarak Ankara’daki raylı sistem hat uzunluğunu 103,6 kilometreye çıkardık.” ifadelerini kullandı.
“Yeni metro hatları için projelendirme çalışmalarına devam ediyoruz”
Uraloğlu, mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı’nın 5 yıl önce “Ankara’ya 58 kilometre metro” sözü verdiğini anımsatarak, şöyle devam etti:
“5 yılda 5 santim yapılan metro yok. Biz yeni metro hatları için de planlama ve projelendirme çalışmalarına devam ediyoruz. 34,9 kilometre olan, Atatürk Kültür Merkezi-Esenboğa Havalimanı Metro Hattı Yapım Çalışmaları ve Ümitköy-Batı Merkez Metro Hattı Etüd Çalışmalarını 2024 yılı yatırım programımıza aldık. Yatırım programında henüz yer almayan ve toplam uzunlukları 23,3 kilometre olan, Etlik-Forum, Kurtuluş-Siteler-Altınköy ve Siteler-Kuyubaşı metro hatlarının proje geliştirme çalışmalarını sürdürüyoruz. Bunların dışında Ankara’da hiç başka açılan bir proje hatırlıyoruz musunuz? Hayır. Sizler de farkındasınız Ankara çok yavaşladı, Elmadağ çok yavaşladı. Yol yapmayan, hizmet üretmeyen bir belediyeyi, daha fazla yavaşlamayı Ankara kaldıramaz. Ankara’nın böyle bir belediyeye tahammülü kalmadı. Cumhur ittifakı Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Turgut Altınok, Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla Türkiye Yüzyılı şehirleri, gerçek belediyecilikle tekrar tanıştıracaktır. Aynı şekilde AK Parti Elmadağ Belediye Başkan adayı Eyyüp Tekiner kardeşimiz de Elmadağ’ı özlemle beklediği hizmet ve eser siyasetine kavuşturacaktır.”
Uraloğlu, konuşmasının ardından Elmadağ esnafını da ziyaret etti. Uraloğlu’na, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Ömer İleri, AK Parti Ankara Milletvekili Jülide Sarıeroğlu, AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan, Milliyetçi Hareket Partisi Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan ve Cumhur ittifakı üyeleri eşlik etti.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakan Abdulkadir Uraloğlu, demiryollarını devlet politikası olarak ele aldıklarını ve öncelikli sektörlerin en başında tuttuklarını söyleyerek, demiryollarında önemli atılımlar gerçekleştirdiklerini kaydetti. Demiryolu projeleriyle Türkiye’nin dört bir yanını raylı sistem ağlarıyla bağladıklarını belirten Uraloğlu, “Son 22 yılda ülkemizde demiryollarında ciddi yatırımlarla, iyileştirme, yenileme ve kalkınma hamleleriyle Türkiye’nin adeta çehresini değiştirdik. Ana yurdumuzu gerçekten demir ağlarla ördük” dedi.
“Vatandaşlarımız seyahatlerinde demiryollarını tercih ediyor”
Bakan Uraloğlu, mevcut tüm demiryolu hatlarının tamamen yenilendiğini, yüzde 60’tan fazlasının ise sinyalli hale getirildiğini kaydetti. Son 22 yılda demiryollarına 57 milyar dolar üstünde yatırım gerçekleştirdiklerini dile getiren Uraloğlu, 2002 yılında 10 bin 948 km olan hat uzunluğunu, şu anda 13 bin 919 kilometreye yükselttiklerini ve 2 bin 252 kilometre hızlı tren hattı inşa ettiklerini ifade etti.
Bakan Uraloğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ülkemizi, yarım asırlık hayalimiz olan Yüksek Hızlı Tren işletmeciliği ile tanıştırdık ve Avrupa’da 6’ncı, Dünya’da 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi yaptık. Demiryollarına yaptığımız yatırımların sonuçlarını da aldık. Artık vatandaşlarımız seyahatlerinde demiryollarını tercih etmeye başladı. Vatandaşlarımızın isteğiyle son dönemde birçok hatta yeni sefer başlattık. Bunların en sonuncusu da Ankara -Elmadağ arası yeni seferlerimiz oldu.”
“Ankara-Elmadağ Bölgesel Treni, 21 Mart tarihinden itibaren işletilmeye başlayacak”
Bakan Uraloğlu, TCDD Taşımacılık A.Ş Genel Müdürlüğü tarafından işletilen Ankara-Kayseri-Kars güzergahında Ankara-Elmadağ Bölgesel Tren Seferi’ni 21 Mart’ta başlatacaklarını yineleyerek, “Bölgesel Tren Seferi Ankara-Elmadağ ve Elmadağ-Ankara arasında her gün 6 sefer olarak düzenlenecek. Gelen talepler neticesinde sefere koyduğumuz Ankara-Elmadağ Bölgesel Treni, 21 Mart tarihinden itibaren işletilmeye başlayacak. Her gün aralıksız olarak 6 sefer yapacak olan trenlerimiz ile vatandaşlarımız Ankara Elmadağ arasında konforlu yolculuk etme şansı bulacak. Ankara-Elmadağ Bölgesel Trenimiz 136 koltuk kapasiteli dizel setlerden oluşacak” diye konuştu.
Ankara’dan Elmadağ’a 40 dakikada seyahat
Ankara-Elmadağ Bölgesel Treni’nin her gün Ankara’dan 06: 10, 12: 25 ve 17: 40 saatlerinde, Elmadağ’dan Ankara’ya ise 07: 20, 13: 30 ve 18: 55 saatlerinde hareket edeceğini bildiren Bakan Uraloğlu sözlerini şöyle sürdürdü;
“Hareket saatleri vatandaşların ihtiyacına göre belirlendi. Seyir süresi ise 40 ila 45 dakika olacak. Ankara-Elmadağ Bölgesel Treni sadece Kayaş İstasyonu’nda bir dakikalık bekleme yapacak. Tren seferlerinde bilet fiyatlarını da en uygun düzeyde tuttuk. Tam parkur ücretinin 55 TL, diğer istasyonlar için ise 40 TL olarak belirlendik. İnsanımız trenle yapılan seyahatin konfor ve güvenine alıştı. Bizler de vatandaşlarımızın konforu, vatandaşımızın güveni için Türkiye’nin dört bir yanını demiryolu ağları ile birleştirmeye, yeni tren seferleri ile vatandaşlarımızı buluşturmaya devam edeceğiz.” – ANKARA
]]>Ankara Kalecik’ten başlayıp Çankırı’da engin bozkırlar aşacak ekspres trenindeki yolcular, demir çelik sanayinin kalbi Karabük’ün UNESCO kenti Safranbolu’da konaklayacak. Hadrianopolis Antik Kenti’nin bulunduğu Eskipazar, ormanlarıyla ünlü Yenice, “kara elmas diyarı” Zonguldak hattı takip edilecek.
Ekspres kapsamında düzenlenecek turlarla Eskipazar’daki antik kenti görebilecek, korunması gereken 100 sıcak noktadan biri olan Yenice’de adeta orman denizinin içinden geçip Safranbolu’da tarihte yolculuk yapma imkanı bulacak ziyaretçiler, sanayinin gelişimine ev sahipliği yapan Karabük ve Zonguldak’ta bu atmosferi yaşayabilecek.
TCDD ile Kültür ve Turizm Bakanlığınca ortaklaşa düzenlenecek ekspresle, bölgenin doğa güzelliklerinin, tarihi, kültürel ve mimari zenginliklerinin tanıtılması, turizm potansiyelinin artırılması, yerel ekonomi canlandırılarak istihdama katkıda bulunulması hedefleniyor.
TCDD tarafından Ankara-Zonguldak hattında 12 Nisan’da başlatılması planlanan Karaelmas Turizm Ekspresi kapsamında bugün Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın başkanlığındaki heyet, “info turu”na katılacak.
Karabük Valisi Mustafa Yavuz, AA muhabirine, 12 Nisan’da herkesi Batı Karadeniz’in güzelliklerini görmeye davet etti. Karaelmas Turizm Ekspresi kapsamında info turu yapılacağını aktaran Yavuz, protokol üyeleri, basın mensupları ve turizmcilerin Batı Karadeniz’in güzelliklerini göreceğini belirtti.
Ekspresin, Batı Karadeniz için hayalini kurdukları proje olduğuna değinen Yavuz, “Buraya gelen misafirlerimiz öncelikle UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan tarihiyle, kültürüyle, eşsiz mimarisi olan Safranbolu ilçemizi görecekler. Bununla Avrupa’da korunması gereken 100 sıcak noktadan birisi olan Yenice ormanlarımızın içerisinden, o güzelim vadilerinden, kanyonlardan, yeşillikler içerisinden Karadeniz’e doğru yol alacaklar. Dolayısıyla vatandaşlarımızın bu güzellikleri kaçırmamalarını diliyoruz.” diye konuştu.
Yavuz, ziyaretçilerin, 5 bin 500 yıllık tarihiyle “Karadeniz’in Zeugması” olarak adlandırılan Eskipazar ilçesindeki Hadrianopolis Antik Kenti’ni de ziyaret etme imkanı bulacağına değinerek, “Projenin, konaklama sayısının artmasına, bölge ekonomisine, turizmine katkı sağlayacağını düşünüyoruz.” dedi.
Seferlerin her hafta cumadan pazara 3 günlük programlarla devam edeceğini bildiren Yavuz, Karabük olarak bütün hazırlıklarını tamamladıklarını ve herkesi beklediklerini sözlerine ekledi.
“Trenle gelecek turizm kitlesini kazanmak istiyoruz”
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Batı Karadeniz Bölge Temsil Kurulu Üyesi ve Safranbolu Turizm İşletmecileri Derneği Başkanı Şebnem Urgancıoğlu da Türkiye’de son yıllarda tren turizminin cezbedici hale geldiğini söyledi.
Doğu Ekspresi’nin ardından Karaelmas ile turizmin tren anlamında çeşitlendirildiğine işaret eden Urgancıoğlu, “Kültür ve Turizm Bakanlığı, Devlet Demiryolları, TÜRSAB ve Zonguldak ile Karabük Ticaret ve Sanayi Odaları olarak 3 yıldır üzerinde çalıştığımız proje. Üstünde çok kafa yorulmuş, pek çok kamu kurumunun da ortağı olduğu ve uğraştığı çalışmaydı. 12 Nisan’da acentelerimiz turu satışa sunmuş olacaklar.” diye konuştu.
Urgancıoğlu, turun bir gecesinin Safranbolu’da, bir gecesinin de Zonguldak’ta konaklamalı olmasının planlandığını aktararak, “Kalecik, Çankırı, Çerkeş ve Safranbolu’ya gelip konaklama. Ertesi gün buradan Yenice durağında durarak Filyos ve Zonguldak’a ulaşacak. İki gece konaklamalı paket turu olacak. Cuma günü Ankara’dan hareket ve pazar dönüş şeklinde gerçekleşecek. Gelirken Eskipazar’da durmuyorsa dönüşte duracak. Birtakım duraklarda gelirken bazılarında dönerken durulacak. Bölgemize önemli kazanım olacağını düşünüyorum çünkü trenle gelecek turizm kitlesi oldukça faklı bir kitle. Bu kitleyi de kazanmak istiyoruz. Yıllardır Yenice treni üzerine çalışırken böyle turistik ekspres kazanmış olmak bizim için çok kıymetli.” ifadelerini kullandı.
]]>