Toplumu – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 05 Jun 2024 21:21:44 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP İzmir İl Başkanlığı, ‘9. Yargı Paketi’ Taslağındaki ‘Etki Ajanlığı’ Düzenlemesine Karşı Çıkıyor https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-il-baskanligi-9-yargi-paketi-taslagindaki-etki-ajanligi-duzenlemesine-karsi-cikiyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-il-baskanligi-9-yargi-paketi-taslagindaki-etki-ajanligi-duzenlemesine-karsi-cikiyor/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:21:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34863 (İZMİR)- CHP İzmir İl Başkanlığı, ‘9. Yargı Paketi’ taslağında yer alan “etki ajanlığı” düzenlemesiyle ilgili açıklama yaptı. İl Hukuk Komisyonu Başkanı Murat Aydın, Türk Ceza Kanunu’na eklenmesi öngörülen maddenin hukuki güvencelerden yoksun, muğlak, siyasi iktidarın istediği gibi eğip bükebileceği ifadeler taşıdığını belirterek, düzenlemenin tek amacının toplumu baskı altına almak olduğunu vurguladı.

CHP İzmir Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Ahmet Doğukan Gül ve İl Hukuk Komisyonu Başkanı Murat Aydın, ‘9. Yargı Paketi’ taslağında yer alan “etki ajanlığı” maddesiyle ilgili il başkanlığı binasında basın açıklaması yaptı. Murat Aydın, şunları söyledi:

“Gündemin içerisinde kaynamakta olan bir konuya dikkat çekmek istedik. Çünkü bu konu önümüzdeki süreçte özellikle basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü bakımından ve toplumsal siyasal muhalefetin baskı altına alınması bakımından önem arz edecektir. O yüzden en baştan tavrımızı göstermemiz gerekiyor. 9. Yargı Paketi olarak tartışılan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmesi istenen yasa değişiklikleri arasında bir suç düzenlemesi var. Yeni bir suç oluşturuluyor; etki ajanlığı suçu. Bu girişim ifade özgürlüğü, demokratik muhalefeti bastırmak için yapılmış bir suç uydurma girişimidir. Yapılan açıkça bir suç uydurmadır. Hukuk eliyle yargıya araç kılarak toplumu ve basını baskı altına alma girişimidir. Cumhuriyet Halk Partisi her kademesiyle bu girişime karşı çıkacak ve bu düzenlemeden vazgeçilmesi talebini toplumla birlikte yükseltecektir. Türk Ceza Kanunu’na eklenmesi ön görülen madde hukuki güvencelerden yoksun, muğlak, siyasi iktidarın istediği gibi eğip bükebileceği ifadeler taşıyor. Meclis’te kabul edilmesi istenen bu madde ceza hukukunun en temel ilkelerinden olan suç ve cezada kanunilik ilkesiyle ceza hükmü içeren hükümlerin açık ve belirli olması ilkesine de aykırı. Bu düzenlemenin tek amacı toplumu baskı altına almaktır.

“Siyasi iktidar bu amacına ulaşamayacak”

İktidarın hoşuna gitmeyen her çalışmayı, her araştırmayı, her sözü ajanlıkla suçlamaya açık bir hükümle karşı karşıyayız. Basit bir kamuoyu araştırması dahi yabancı ülkelerin çıkarına araştırma olarak tanımlanabilecek ve suç sayılabilecektir. Yapılacak seçimlerde iktidar partisinin geride olduğunu gösteren kamuoyu araştırmaları, anketler bile bu madde kapsamında soruşturma konusu yapılabilecektir. Devletin güvenliği iç ve dış yararı gibi muğlak, tümüyle iktidarın bakış açısına göre bükülebilecek kavramlar üzerinden her türlü söz ve düşünce açıklamaları, araştırma, kitap, makaleleri suç olarak görülebilecektir. Basın ve ifade özgürlüğünün elde kalan son kırıntılarını da yok etmek isteyen siyasi iktidar, iktidarını kaybetme korkusu arttıkça baskıyı arttırmaya ve bu yolda iktidarda kalmaya çalışıyor. Kişilerin ve kurumların araştırma yapması, bu araştırmaların sonuçlarını kamuoyuyla paylaşması ve fikirlerini dile getirmesi suç sayılamaz. Toplumun hiçbir temel ihtiyacına cevap veremeyen ülkeyi yoksullaştıran Avrupa’nın istikrarı için ülkeyi mülteci deposu haline getiren siyasi iktidar bu tür düzenlemelerle toplumu baskı altına almayı ve gidişini yavaşlatmayı amaçlıyor. Siyasi iktidar bu amacına ulaşamayacak. Geldiği gibi gidecektir. Tüm siyasi ve toplumsal muhalefeti, bilim insanlarını basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü savunucularını bu düzenlemeye demokratik yollardan karşı çıkmaya ve demokrasiye sahip çıkmaya çağırıyoruz.”

Gül: “İktidar yargı erkini bir nevi sopa olarak kullanmayı hedeflemektedir”

İl Seçim İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ahmet Doğukan Gül ise “Önümüzdeki süreçte TBMM Başkanlığı’ 9. Yargı Paketi sunulacaktır. Hazırlanan yargı paketi içerisinde kamuoyunda ‘etki ajanlığı’ olarak da tabir edilen bir düzenlemeye yer verilmiştir. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan taslak metinde devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda Türk vatandaşları veya kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapmak veya yaptıranların hapis cezasıyla cezalandırılacağı ifade edilmektedir. Teklifin yasalaşması halinde başta basın mensupları olmak üzere STK ve akademisyenler bir nevi düşmanlaştırılacak ve ajanlık olarak değerlendirilme riskiyle karşı karşıya kalacaklardır. Bu durum aynı zamanda insanların araştırma yapma ve bilgi toplama hakkını kısıtlamaktadır. Ceza Kanunun amacı temel hak ve özgürlükleri korumaktır, kısıtlamak değildir. Yapılacak bu düzenleme toplumu baskı altına almak ve basın özgürlüğüne darbe vurmak amacıyla kabul edilebilir bir yönü olmayan bir düzenlemedir. İktidar önceki süreçlerde nasıl yargı erkini toplumu ve kamuoyunu sindirme olarak kullandıysa aynı şekilde bu düzenlemeyi hayata geçirerek yargı erkini bir nevi sopa olarak kullanmayı hedeflemektedir. Hukuki dayanaktan yoksun olan ve ceza hukukuna da aykırılık teşkil eden bu düzenlemeye karşı il hukuk komisyonumuzla birlikte hem toplumsal farkındalık oluşturmak hem de kamuoyunu bilgilendirmek bu açıklamayı yapma zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Bundan önceki yasa dışı uygulamalara, hukuki anlamda sıkıntı teşkil eden uygulamalara nasıl karşı durduysak bundan sonra da karşı durmaya devam edeceğimizi belirtiyoruz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-il-baskanligi-9-yargi-paketi-taslagindaki-etki-ajanligi-duzenlemesine-karsi-cikiyor/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadının iş gücüne katılma oranını yükseltmeyi hedefliyor https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-kadinin-is-gucune-katilma-oranini-yukseltmeyi-hedefliyor/ https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-kadinin-is-gucune-katilma-oranini-yukseltmeyi-hedefliyor/#respond Wed, 06 Mar 2024 02:15:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15890 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Kalkınma planıyla 2028 yılı sonuna kadar kadının iş gücüne katılma oranını yüzde 40,1’e, kadın istihdam oranını ise yüzde 36,2’ye yükseltmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Göktaş, Şişli’deki bir otelde düzenlenen “Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması Ödül Töreni”nde yaptığı konuşmada, hayatın her alanında üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden kadınların, sağlıklı ve güçlü bir toplumun teminatı olduğunu söyledi.

Kadının toplumdaki yerini güçlendirmenin ve kadın-erkek eşitliğini sağlamanın, asli vazifeleri olduğunu vurgulayan Göktaş, son 22 yılda kadınların siyasal, sosyal ve ekonomik hayatta daha etkin yer almaları için büyük atılımlar gerçekleştirdiklerini anlattı.

Kadınların iş ve ev arasında tercih yapmak zorunda kalmamaları için çalıştıklarını aktaran Göktaş, “0-3 yaş grubunu kapsayacak şekilde kreş modelini, aynı zamanda sanayilerdeki kreşleri de yaygınlaştırmayı önemsiyoruz. Çünkü girişimci kadınlar, istihdam yaratma potansiyelleriyle sadece kendi hayatlarını değil, aynı zamanda çevreleri ve toplumu da olumlu yönde etkiliyorlar” diye konuştu.

Göktaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kadının güçlü bir birey olarak toplumda var olabilmesi, ancak ve ancak kadın-erkek eşitliği sağlanmış bir çalışma hayatıyla mümkündür. Bu kapsamda kadınların daha fazla ekonomik hayatta yer almaları için çalışmalarımızı büyük bir kararlılıkla sürdürüyoruz. Finansal okuryazarlık ve kadınların ekonomik güçlenmesi seminerleriyle kadınların ekonomik destekler, teşvikler ve başvuru mekanizmalarına daha kolay ulaşmalarına imkan sağlıyoruz. Bu seminerleri 2018 yılında başladık ve bugüne kadar 800 binden fazla kadına destek olduk.”

Mühendis olmak isteyen kız öğrencileri desteklemek ve mesleğin önde gelen isimleri olmalarını sağlamak amacıyla “Türkiye’nin Mühendis Kızları” projesini yürüttüklerini anlatan Göktaş, 18 Ocak’ta gerçekleştirdikleri kadın girişimciliğine yeni ufuklar toplantısıyla kadın girişimciliğinin mevcut durumunu, sorunları ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini ele aldıklarını ifade etti.

Kalkınma planıyla 2028 yılı sonuna kadar kadının iş gücüne katılma oranını yüzde 40,1’e, kadın istihdam oranını ise yüzde 36,2’ye yükseltmeyi hedeflediklerini belirten Göktaş, şunları kaydetti:

“Kadınların sözü çoğaldıkça, sesi gür çıktıkça bir parçası olduğu toplumun da sesi çoğalır, sesi gür çıkar. Kadın, aile ve toplumun temelleridir. Elinde kalemiyle sınıfta bir öğretmen, önünde bilgisayarıyla bir mühendis, yazdığı reçetelerle şifa olan bir doktor… Kadınlar toplumu ilmek ilmek işleyen birer sanatkardır. Tarihimizin her döneminde bizlere ışık tutan, yol gösteren öncü kadınlar olmuştur. Hayme Ana’dan Gevher Nesibe Hatun’a, şair Nigar Hanım’dan Fatma Aliye’ye kadar tarihimizde azimleriyle ve mücadeleleriyle iz bırakan nice kadınlar vardır. Nice Türk kadını vardır. Kadının içinde olmadığı, yer bulmadığı hiçbir ekonomik, kültürel ve siyasi hareket başarıya ulaşamaz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi Türkiye Yüzyılı’nın kadınların yüzyılı olacağına yürekten inanıyoruz. Bu güçlü vizyonla güçlü Türkiye’nin güçlü yarınına attıkları her adımı destekliyoruz. Bakanlık olarak, kadının çalışma hayatındaki hak ettiği yeri alması, iş gücüne aktif bir biçimde katılması ve üretimde söz sahibi olmasının önemine olan inancımız tamdır.”

Konuşmaların ardından, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, Göktaş’a plaket verdi.

Programa, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Valisi Davut Gül, ödül alan kadınlar ve davetliler katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-kadinin-is-gucune-katilma-oranini-yukseltmeyi-hedefliyor/feed/ 0
Özgür Çelik: “Siyasi İktidar, Medya Üzerinden Toplumu Kutuplaştırarak Toplumun Gerçek Sorunlarından Gündemi Uzak Tutma Çabası İçerisine Giriyor” https://www.haber60.com.tr/ozgur-celik-siyasi-iktidar-medya-uzerinden-toplumu-kutuplastirarak-toplumun-gercek-sorunlarindan-gundemi-uzak-tutma-cabasi-icerisine-giriyor/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-celik-siyasi-iktidar-medya-uzerinden-toplumu-kutuplastirarak-toplumun-gercek-sorunlarindan-gundemi-uzak-tutma-cabasi-icerisine-giriyor/#respond Thu, 11 Jan 2024 21:45:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3136 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 10 Ocak Gazeteciler Günü nedeniyle yerel basınla gerçekleştirdiği buluşmada; “Türkiye’deki siyasi iktidar, medyanın yüzde 95’ini bir biçimiyle baskı altına alarak, sansürleyerek, kontrol altına alarak, basın üzerinde bir tahakküm kurarak medya kuruluşları üzerinden toplumu kutuplaştırıyor, toplumu ayrıştırmaya devam ediyor ve bunu, şu amaçla yapıyor: Medya üzerinden bir biçimiyle toplumu kutuplaştırarak, toplumun gerçek sorunlarından ne yazık ki gündemi uzak tutma çabası içerisine giriyor” dedi.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 10 Ocak Gazeteciler Günü nedeniyle Zeytinburnu’ndaki 1453 Çırpıcı Sosyal Tesisleri’nde bugün yerel basınla bir araya geldi. Burada gazetecilere hitap eden Çelik, günün anlamlı ancak ocak ayının gazeteciler ve gazetecilik açısından kapkara bir ay olduğunu da dile getirdi. Çelik, şunları söyledi:

“MEDYANIN YÜZDE 95’İ İKTİDARIN KONTROLÜNDE: 24 Ocak 1983’te Uğur Mumcu hain bir saldırı sonucu katledildi. 19 Ocak 2007’de, onun ayakkabısının altındaki delik halen hafızalarımızda, Hrant Dink katledildi ve 8 Ocak 1996 yılında Metin Göktepe işkenceyle katledildi. Anıları önünde saygıyla eğiliyorum. Onlar, bu toplumun emekçi ailelerinin çocuklarıydı. Onlar bu ülkenin, bu halkın haber alma hakkını savunmak için canlarından oldular. Tekrar anıları önünde saygıyla eğiliyorum. Ne yazık ki 90’lı yıllarda çok büyük acılar yaşadık. Çok uzun yıllardır, hatta tarihin neredeyse her döneminde gazeteciler baskıya ve sansüre maruz kalıyorlar. Ne yazık ki 2024 Türkiye’sinde bugün, durum 60’lı ve 90’lı yıllardan da farklı değil. Bugün halen medyanın yüzde 95’i siyasi iktidarın kontrolünde. Yani bugün Türkiye’deki siyasi iktidar, medyanın yüzde 95’ini bir biçimiyle baskı altına alarak, sansürleyerek, kontrol altına alarak, basın üzerinde bir tahakküm kurarak medya kuruluşları üzerinden toplumu kutuplaştırıyor, toplumu ayrıştırmaya devam ediyor ve bunu, şu amaçla yapıyor: Medya üzerinden bir biçimiyle toplumu kutuplaştırarak, toplumun gerçek sorunlarından ne yazık ki gündemi uzak tutma çabası içerisine giriyor.

TÜRKİYE’DE ÇOK CİDDİ EKONOMİK KRİZ VAR: Bugün Türkiye çok ağır koşullar yaşıyor. Bugün Türkiye’de çok ciddi bir ekonomik kriz var. Bugün Türkiye’de çok ciddi bir geçim sıkıntısı var. Bugün Türkiye’nin deprem başta olmak üzere çok önemli problemleri ancak ne yazık ki medya kanallarının yüzde 95’inde Türkiye’nin ekonomik sorunlarını izleyemiyoruz, okuyamıyoruz. Türkiye’nin kentsel dönüşüm sorunlarını izleyemiyoruz, okuyamıyoruz. Bugün ne yazık ki sadece dış politika ve güvenlik konusunda bir hamaset siyasetiyle medya, toplumu yönlendirme çabası içerisine gidiyor. Aynı zamanda bunu sadece ana akım medya yoluyla gerçekleştirmiyorlar. Aynı zamanda bunu sosyal medya yoluyla da gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Önümüzde bir kritik dönem var. Üç ay sonra bir yerel seçime gidiyoruz. Biz istiyoruz ki, yerel seçimin gündemi yerel hizmetler olsun. Biz çıkalım, Büyükşehir Belediye Başkanımızın 4,5 yıllık hizmetlerini, başarılı belediyecilik uygulamalarını anlatalım. Biz bunları gerçekleştireceğiz.

İSTANBUL’UN 4,5 YILDA NASIL ADALETLİ YÖNETİLDİĞİNİ ANLATACAĞIZ: İstanbul’un 4,5 yılda nasıl eşitlikçi bir yönetimle yönetildiğini, nasıl bir adaletli yönetimle yönetildiğini toplumun tüm kesimlerini anlatacağız. Şunu biliyoruz ki siyasi rakiplerimiz, kontrol ettikleri yüzde 95’lik medya kanallarıyla, sosyal medyalarla, montaj videolarla, sahte broşürlerle yine toplumu ayrıştırmaya devam edecekler. Yine toplumu kutuplaştırmaya devam edecekler. Topluma neyi sunacaklarından çok gündemi hep dış politika üzerinde, iç güvenlik meseleleri üzerinde tutmaya çalışacaklar. Şunu ifade etmek isterim. CHP’yi bölücü örgütlerle yan yana anarak toplumda bir kutuplaşma yaratanlar şunu iyi bilsinler. CHP, Türkiye’nin kurucu partisidir, milli mücadelenin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. CHP bu ülkede iki ülke kurmuş partidir. Bunların bir tanesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan, hepimizin gözbebeği Türkiye Cumhuriyeti’dir. İkincisi de ‘Biz milliyetçiliği sokak duvarlarına değil, Kıbrıs’ın dağlarına, Batı Anadolu’nun haşhaş tarlalarına yazdık’ diyen Bülent Ecevit’in özgürleştirdiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir.

CHP’Yİ BÖLÜCÜ ODAKLARLA İŞBİRLİĞİ YAPMAKLA SUÇLAMAK TÜRKİYE’YE İHANETTİR: Ülkenin kurucu partisi CHP’dir. CHP, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü içerisinde bayrağımızın, inançlarımızın, değerlerimizin tartışılmadığı bir Türkiye’de 86 milyon yurttaşın barış ve kardeşlik içerisinde yaşamasının teminatıdır. Türkiye’de yaşayan 86 milyon yurttaşımızın kimliği, inancı, kökeni ne olursa olsun bütününün yaşamının teminatı CHP’dir. Dolayısıyla Türkiye’nin gerçek sorunlarını, ağır problemlerini örtmek için CHP’yi ya da diğer muhalefet partilerini bölücü odaklarla işbirliği yapmakla suçlamak Türkiye’ye ihanettir, haksızlıktır. Bu yönüyle bu yerel seçimde yerel gündemleri konuşmak istediğimizi çok net bir biçimde ifade etmek istiyorum. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu, 4,5 yılda İstanbul’da çok önemli çalışmalar yapmıştır. Onları, hizmetleri saatlerce anlatmak mümkün. Altyapı, üstyapı yatırımlarını uzun uzadıya anlatmak mümkün. İstanbul’un 4,5 yıl önce nasıl su taşkınlarına teslim olduğunu hepimiz biliyorduk. Bugün İstanbul’da tek bir noktada bile, çok ağır yağışlarda bile sel taşkınlarının yaşanmadığını görüyoruz.

CUMHURBAŞKANLIĞI YETKİLERİNİ KULLANARAK BELEDİYE BAŞKANIMIZIN HİZMETLERİNİ ENGELLEDİLER: İstanbul’un yeşil alanlarının imara açılmak yerine yaşam vadilerine, kent ormanlarına dönüştürüldüğünü görüyoruz ve İstanbul’da yurtlarla, burslarla, öğrenci dostu bir belediyecilik yapıldığını biliyoruz. İstanbul’da çocuk kreşleriyle, anne kartlarla, çocuk dostu, anne dostu bir şehir planlandığını biliyoruz. Bizim odak noktamızdaki konular bunlardır ve 2024 sonrası İstanbul’da daha adil, daha yeşil, daha yaratıcı bir İstanbul’u nasıl planlayacağımızı İstanbul halkına anlatacağız. Bir yönüyle de 2019’dan bu yana Büyükşehir Belediye Başkanımızın bazı projelerinin engellendiğini Türkiye kamuoyu biliyor. Bazen Meclis çoğunluğunu kullanarak Büyükşehir Belediye Başkanımızın hizmetlerini engellediler, bazen bakanlık yetkilerini kullanarak Büyükşehir Belediye Başkanımızın hizmetlerini engellediler, bazen de Cumhurbaşkanlığı yetkilerini kullanarak belediye başkanımızın hizmetlerini engellediler. Onlarca örnek sayabilirim ama sadece bir tanesini söyleyeyim. Sefaköy-Beylikdüzü Metro hattı projesi hazır, finansmanı hazır. Sadece Cumhurbaşkanlığı imzası, bir yılı aşkın zamandır bekleniyor ama o imza bir yılı aşkın zamandır Ankara’da atılmadığı için her gün insanlar Küçükçekmece, Sefaköy, Avcılar rampasında dakikalarca, saatlerce trafikte bekliyorlar.

YEREL BASIN TEMSİLCİLERİ, CUMHURİYETE GİDEN YOLDA BÜYÜK ROL OYNADI: Bunun onlarca örneği var. Yarın çıkacaklar, bizim hizmetlerimizi eleştirmeye çalışacaklar ancak bunun gibi engellenen onlarca örnek var. İmar konusunda birtakım engellemeler var. Bu engellemeleri de ortadan kaldırmak için 2024’te büyük bir başarıyı hep birlikte, yol arkadaşlarımızla birlikte elde edeceğiz. Tabii burada yerel basın temsilcileriyle bir aradayız. Yerel basın, milli mücadelenin sesi olmuştur. Cumhuriyet öncesinde baskı ve sansüre maruz kalan yerel basın temsilcileri, bir adım bile geri adım atmadan Cumhuriyet’e giden yolda çok büyük bir rol oynadılar. Bu anlamıyla yerel basın ülke tarihi açısından çok önemli ancak bugün de demokrasinin tam anlamıyla gerçekleşebilmesi için yerel basın çok önemli. Basın, demokrasilerde yasama, yürütme ve yargının yanında dördüncü kuvvet olarak nitelendirilir. Tabii ki ulusal basının özgür olması lazım ancak yerel basının da özgür, güçlü olması lazım. Yerel basın ne kadar güçlü, özgür olursa Türkiye demokrasisine o kadar büyük bir katkı sağlar. Çünkü ulusal kanallarda izlediğimiz, ulusal yayın kuruluşlarından okuduğumuz birçok haberin kaynağının aslında yerel basın olduğunu biliyoruz. Örneğin bir mahalledeki kadın cinayetine, örneğin bir ilçe belediyesinin usulsüzlükle, yolsuzlukla ilgili bazı uygulamalarını yerel basın temsilcilerinin gündeme getirdiğini biliyoruz. Yerel basın sokakta, mahallede, toplumun birinci öncelikli sesi ve kulağı. Bu yönüyle yerel basınımızın güçlendirilmesi çok önemli.”

Özgür Çelik, CHP İstanbul İl Başkanlığı İletişimden Sorumlu Başkan Yardımcılığı öncülüğünde yerel basınla çalıştay yapılması önerisinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-celik-siyasi-iktidar-medya-uzerinden-toplumu-kutuplastirarak-toplumun-gercek-sorunlarindan-gundemi-uzak-tutma-cabasi-icerisine-giriyor/feed/ 0