“TOLGAHAN SOKAKTAN BULDUĞU ERKEKLERLE UYGUNSUZ DAVRANIŞLAR İÇİNDEYDİ”
Instagram hesabından yazılı bir açıklama yaparak Tolgahan Karataş’ın özel hayatını ifşa eden Bülent Ersoy, şu ifadeleri kullandı: “Her zaman şeffaf olmayı yeğleyen bir kişi olarak bu kez yine aynı şeffaflıkla sizleri bir konu hakkında bilgilendirmek istediğim için bu duyuru yazımı kaleme aldım efendim. Dünya Güzellerim Tatilde programında makyörüm olarak çalışan Tolgahan Karataş’ın sokaktan bulup getirdiği bazı erkeklerle uygunsuz davranış biçimleri içerisinde olduğunu duydum.”
YÖNETİM KADROSUNDAN BİRİ DE 3 KİŞİ OLARAK BU DURUMA EŞLİK ETTİ”
“Bu iş ortamı ve iş etiğine uygun olmayacak davranış biçimlerinden oradaki bazı ekip personelinin de bilgisi olduğunu öğrendim. Hatta ve hatta uygunsuz davranış biçimleri sergilenen ortamda 3. kişi olarak yönetim kadrosundan bir kişinin daha bu durumlara eşlik ettiğini biliyorum ama şu anda ismini telaffuz etmek istemiyorum.”
“GECE YARISI VİLLADAN KOVDURDUM”
“Hal böyle olduğu içim makyör Tolgahan Karataş beyefendi ile olan iş akdimi tek taraflı olarak feshettim zira bunlar benim hayat felsefem gereği, yaşam tarzıma, bulunduğum mevkiye, kişiliğime ve starıma ters düşen davranış biçimleridir. Ve bu davranış biçimleriyle karşı karşıya bırakıldığım için kendisini gece yarısı villadan kovdum ve kovdurdum. Makyör beyefendi de kendisini savunmak adına ‘Ben homoseksüelim ve bazı ihtiyaçlarım var. Bunları karşılamak için de kimseden izin almam, kimseye de hesap vermem’ gibi bir açıklama yaptı.”
“GİDER PARANIZI VERİR OTELDE KENDİNİZİ DUVARDAN DUVARA VURDURURSUNUZ”
“İçerisinde bulunduğu durumun rezaleti yetmiyormuş gibi olmayan şahsiyeti bu savunmaları ile iyice dibe vurdu. Ben de kendisine sizin hangi cinsiyete sahip olduğunuz ya da canınızın neler çekip çekmediği, kendisini nasıl tatmin edip etmeyeceğiniz ya da tatmin ettireceğiniz tarzlar beni enterese etmez. Beni enterese eden sadece sizi çok basit bir ruha ve kalitesiz bir kişiliğe sahip olup bu villaya dışarıdan, sokaktan adam bulup çekimleri yapılmış olduğunu villanın içerisine sokup iş etiğine uygun olmayan bu basit davranışları sergilemiş olmanız. Çünkü herkes her şeyi yapabilir ama bu burada efkar-ı umumiyenin huzurunda bu işler olmaz beyefendi. Dışarıya gider paranızı verir otel odanızı tutar orada bu seviyesiz davranış biçimlerinizi kendinizi duvardan duvara vurdurup yaşarsınız diyerek kendisini gecenin bir yarısı o cünüp haliyle kapının önüne koydurdum.”
11. BÖLÜMLE KENDİ FİNALİMİ VERDİM”
“Ayrıca buradaki bazı kişilerin yönetim noksanlıkları gereği ve başıboş davranış biçimleri sebebiyle daha fazla bu mahallevari avam ortamda kalamayacağımı Bloom Medya patronu sayın Uygar Ataş beyefendiye de ilettirip 11. bölümde kendi finalimi verdim ve programdan ayrıldım. Şimdi de evime dönüyorum.”
]]>Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin 22 sanığın yargılanmasında bugün ikinci duruşma yapıldı. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmaya tutuklu, tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları ile maktul Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş katıldı. Mahkeme başkanı verilen 1 saatlik öğle arasının ardından yargılamanın devam ettiğini belirterek tutuklu sanık Emre Yüksel’e söz verdi.

“OLAYIN OLDUĞU GÜN TOLGAHAN DEMİRBAŞ’LA ÇİFTLİKTE ATIŞ YAPMAK İÇİN GÖRÜŞTÜK”
Eski Ülkü Ocakları yöneticisi tutuklu sanık Emre Yüksel, “12 yıllık mimarım, Türkiye Futbol Federasyonu’nda hakemlik yaptım. Ben kanunlara uyan, vatanına milletine bağlı bir insanım. Maktul Sinan Ateş’le hiçbir tanışıklığım yok. Olaydan bir gün önce silah ruhsatım çıkmıştı. Olayın olduğu gün Tolgahan Demirbaş’la çiftlikte atış yapmak için görüştük, sonra Balgat’ta yemeğe gittik, ardından ocağa gittik işlerimizi hallettik. Ben hayatımın bütün akışına devam ediyordum. Tutuklanma gerekçemde hiç tanımadığım Aytaç Ataç ve Çağlar Zorlu’nun ifadeleri yüzünden tutuklandığım soruluyor. Ben kimseye Sinan Ateş’in avukatı Ali Yücel’in plakasını sormadım. Ben Tolgahan’a bir plaka sordum, Ali Yücel isimli şahsa ait çıkmış. İki buçuk yıl önce atılmış bir mesaj, ifademde gösterilince hatırlamıştım. Ben bir kafe açmıştım, bu araç da orada rahatsız olunmuş bir araç olabilir, o yüzden sormuşumdur. Tolgahan benim sık görüştüğüm bir arkadaş, o yüzden sordum.” dedi.
“DOĞUKAN ÇEP’İ, UFUK KÖKTÜRK ARACILIĞIYLA TANIDIM”
Sanık Doğukan Çep’le İstanbul’un Beykoz ilçesinde bulunan 1877 Alemdağ Spor Kulübü Derneğinden tanışık olan Alper Atay ise suçlamaları kabul etmediğini ifade ederek, “Sinan Ateş’i hiç tanımadım. Sabıkası olmayan birisiyim. 20 yıldan fazla profesyonel ve amatör futbol antrenörlüğü yaptım. Bütün hayatımın birçok kısmı sporla alakalı geçti. Bu doğrultuda hiçbir suçla alakam olmadığı gibi sadece kulübümle ilgili bir insanım. Doğukan Çep’i, Ufuk Köktürk aracılığıyla tanıdım. Ufuk, Doğukan’ı getirdiğinde hemşehrimiz olduğunu söyledi. Dönem dönem maçlara gelirdi, spor kulübünün kafesine gelirdi. Böyle bir tanışıklığım var. Mahkeme heyetinden tahliyemi talep ederim.” beyanına yer verdi.

“SOMUT BİR DELİL ORTAYA ÇIKSIN, TELEFON ŞİFREMİ PAYLAŞIRIM”
Ankara Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro eski Amiri Mustafa Ensar Aykal, “9 aydır cezaevinde olduğum süre zarfınca olayı gerçekleştirenlere maktul Ateş’in konumunu verdiğim medyada yazılmış, bunları okudum. Bu olayın içinde Gazi Meclis’in içinden bir vekilin de olduğunu görmüş, tüm bunları sabırla dinleyerek, başkaları gibi 40 kapının ipini çekmeden bekledim. Alınan ifademde de ‘aldatma’ usulünün tamamını anlatacağım. Tolgahan Demirbaş isimli şahıs dışında kimseyi tanımıyorum. Kendisi çok sayıda meslek büyüğümü tanıyan, onların vasıtasıyla şahsımı tanıyan, emniyet, bürokrasi camiasından çok sayıda tanıdığı olan, herhangi bir adli suça karışmadığını bildiğim, biridir. Bu şahıs, zamanla tarafımda oluşturduğu güven çerçevesinde bazen şahsımdan bilgi taleplerinde bulunmuştur. Bu fiilin suç olduğunu bilmekteyim. Ama olağanüstü durumlar gibi yaklaşılıyor. Söyleyeceklerim bu kadar, olay bundan ibaret. Tahliye talebim vardır.” derken mahkeme başkanı, Aykal’ın telefon şifresini neden açmadığını sordu. Aykal da buna karşın, “Başkanım, susma hakkım var diye biliyorum, içerde tutulduğuma dair somut bir delil ortaya çıksın, telefon şifremi paylaşırım.” ifadelerini kullandı.
DURUŞMA YARINA ERTELENDİ
Mustafa Ensar Aykal, savcılık tarafından Sinan Ateş’in yanındaki Selman Bozkurt’un müşteki, Ahmet Keçik’in müşteki şüpheli sıfatıyla dosyaya girdiğini söyledi. Öte yandan sanık ifadelerinin ardından duruşma yarın devam etmek üzere ertelendi.
]]>