ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, 2024-YKS sonuçlarına ilişkin bilgi vermek amacıyla ÖSYM’de basın toplantısı düzenledi. YKS’ye ilişkin verileri paylaşan Ersoy, üç oturumda uygulanan testlerdeki toplam 680 sorudan iptal edilen soru bulunmadığını bildirdi.
Kadın adayların erkek adaylara göre sınava katılım oranı daha fazla
ÖSYM Başkanı Ersoy’un açıkladığı bilgilere göre, TYT’ye başvuran 3 milyon 120 bin 870 adaydan 2 milyon 819 bin 362’si sınava katıldı, 301 bin 508 aday sınava girmedi. AYT’ye başvuran 2 milyon 19 bin 699 adaydan 1 milyon 776 bin 496 aday sınava katıldı, 243 bin 203 aday sınava girmedi. Yabancı Dil Testine (YDT) ise başvuran 233 bin 384 adaydan da 171 bin 90’ı sınava katıldı, 62 bin 294 aday sınava girmedi.
TYT’ye başvuran erkek adayların yüzde 88,38’i, TYT’ye başvuran kadın adayların yüzde 92,16’sı, AYT’ye başvuran erkek adayların yüzde 84,84’ü, AYT’ye başvuran kadın adayların yüzde 90,64’ü ve YDT’ye başvuran erkek adayların yüzde 66,69’u, YDT’ye başvuran kadın adayların yüzde 78,19’u oturumlara katıldı. Tüm testlerde kadın adayların erkek adaylara göre sınava katılım oranının daha yüksek olduğu belirlendi.
YKS soru dağılımları
YKS’nin birinci oturumdaki TYT’de adaylara Türkçe testinde 40, sosyal bilimler testinde 20, temel matematik testinde 40, fen bilimleri testinde 20 soru olmak üzere toplam 120 soru soruldu ve adaylara 165 dakika süre verildi.
İkinci oturumdaki AYT’de; Türk dili ve edebiyatı-sosyal bilimler-1 testinde 40 soru, sosyal bilimler-2 testinde 40 soru, matematik testinde 40 soru, fen bilimleri testinde 40 soru soruldu ve adaylara 180 dakika süre verildi.
Üçüncü oturumda 5 dilde uygulanan YDT’de ise her bir dil testi için adaylara 80 soru soruldu ve 120 dakika süre verildi.
Testlerin ortalamaları
YKS testlerindeki ortalamalara ilişkin ÖSYM Başkanı Ersoy, şu değerlendirmede bulundu:
“2024-TYT’de ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin doğru cevap sayısı ortalamaları; Türkçe (40 soru) testinde 21,427, sosyal bilimler (20 soru) testinde 9,001, temel matematik (40 soru) testinde 7,955 ve fen bilimleri (20 soru) testinde 3,478’dir. AYT matematik (40 soru) testinin ortalaması; 5,547, AYT fen bilimleri testinin ortalamaları; fizik (14 soru) alt testinde 2,247, kimya (13 soru) alt testinde 1,457 ve biyoloji (13 soru) alt testinde 2,324 olmuştur. AYT Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testinin ortalamaları; Türk dili ve edebiyatı (24 soru) alt testinde 5,935, tarih-1 (10 soru) alt testinde 2,484, coğrafya-1 (6 soru) alt testinde 2,103, AYT sosyal bilimler-2 testinin ortalamaları; tarih-2 (11 soru) alt testinde 2,076, coğrafya-2 (11 soru) alt testinde 2,416, felsefe grubu (12 soru) alt testinde 1,964, (DKAB) din kültürü ve ahlak bilgisi/ek felsefe grubu(6 soru) alt testinde 1,275 olmuştur. YDT’nin ortalamaları ise Almanca testinde 39,393, Arapça testinde 27,939, Fransızca testinde 46,334, İngilizce testinde 35,638, Rusça testinde 52,332 olarak gerçekleşmiştir.”
ÖSYM Başkanı Ersoy, adayların cinsiyetlerine göre doğru cevap sayısı ortalamalarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“TYT’deki Türkçe ve sosyal bilgiler testlerinde kadın adayların doğru cevap sayısının ortalaması erkek adaylara göre daha yüksek, Temel matematik ve fen bilimleri testlerinde ise erkek adayların doğru cevap ortalaması kadınlara göre daha yüksek oldu. AYT’deki 11 alt testten 6’sında erkek adayların ortalaması, 5’inde ise kadın adayların ortalaması daha yüksek YDT’de ise Arapça ve Rusça dillerinde kadın adayların, Almanca, Fransızca ve İngilizce’de erkek adayların ortalaması daha yüksek sonuçlandı.”
]]>Bakanlar Kurulu’nda dün kabul edilen kanunla, 2026’dan itibaren hakim-savcılık sınavlarında yazılı testi geçenlere psikolojik yeterlilik testi de yapılması öngörülüyor.
Yasaya göre bu testler, Yüksek Hakimler Konseyi (CSM) tarafından organize edilecek. Üçte biri parlamento tarafından seçilen bir üst kurul olan CSM, testi hazırlama görevini psikoloji fakültelerinde görevli öğretim üyelerinden oluşan bir heyete verecek.
Yeni yasal düzenlemeyi açıklayan Adalet Bakanı Carlo Nordio benzer sınavların polisler için de yapıldığını belirterek, savcı ve hakimlere yapılmasının da mantıklı olduğunu savundu.
Nordio, yasanın “siyasi otoritenin veya hükümetin yargıya müdahale girişimi olmadığını” dile getirdi.
Meslek örgütleri ise psikolojik test şartına karşı çıktı.
Ulusal Hakimler Birliği (ANM) Başkanı Giuseppe Santalucia, yasanın amacının “hakimlerin psikolojik kontrole ihtiyacı var” mesajı vererek yargıyı itibarsızlaştırmak olduğunu söyledi.
Santalucia mevcut kurallar ve yönetmeliklerin psikolojik açıdan muafiyet gerektirecek durumları tespit etmeye yeterli olduğunu belirtti ve “Ama eğer psikolojik patoloji dışında herhangi bir şeyi, örneğin hoşlanmadığınız bir varoluş biçimini ya da kişiliğin ifade edilmesini kontrol altına almak istiyorsanız, bu keyfi bir uygulama olur” dedi.
Hakimler Birliği Başkanı hükümeti yetki alanını aşmakla ve propaganda yapmakla suçladı.
Santalucia, Fransa’da da daha önce benzer testlerin uygulandığını ancak birkaç yıl sonra bu uygulamanın terk edildiğini vurguladı.
Fransa’da 2009’da benzer şekilde yeterlilik ve kişilik testi uygulaması getirilmiş, meslek örgütleri ve sendikalar bu uygulamaya faydasız, keyfi ve demagojik olduğu gerekçesiyle tepki göstermişti. Uygulama 2017’de kaldırıldı.
‘Hükümete de test yapılsın’
Yüksek Hakimler Konseyi de benzer şekilde, halihazırda hakim ve savcıların staj aşamasından itibaren düzenli kontrollere tabi tutulduğunu ek testlere gerek olmadığını belirtti.
CSM, mevcut mekanizmaların “yargının bağımsızlığının korunmasını” öngördüğünü de vurguladı.
Ülkenin en tanınmış mafyayla mücadele savcılarından Nicola Gratteri de yeni yasaya tepki gösterdi.
Napoli Cumhuriyet Savcısı Gratteri, hakim-savcılara psikolojik değerlendirme testi yapılrsa hükümet de dahil kamu görevlerinde bulunanlara da bu testin yapılması gerektiğini söyledi.
Gratteri ayrıca üst düzey mevkilerde bulunanlar ve hükümette sorumlulukları olanlara ek olarak uyuşturucu ve alkol testini yapılmasının da yerinde olacağını savundu.
‘Yargı muhalefeti’ suçlaması
Yaklaşık 1,5 yıldır iktidarda olan sağ koalisyon hükümeti, göç yasalarından anayasa reformuna kadar bazı tartışmalı girişimlerinde hukukçularla karşı karşıya gelmişti.
Savunma Bakanı Guido Crosetto geçen Kasım ayında hükümete karşı bir “yargı muhalefeti” olduğunu söylemiş ve “Yargının bir kolunun, ‘Meloni’nin ülkeyi sürüklediği anti-demokratik gidişatın nasıl durdurulacağı’ hakkında toplantılar düzenlediğini duydum” demişti.
Başbakan Meloni’ye yakın isimlerden, partisi İtalya’nın Kardeşleri’nin kurucuları arasında da yer alan Crosetto, geçmişte de “yargı muhalefetinin sağ hükümetleri baltaladığını” iddia etmişti.
İtalyan basını, Bakanlar Kurulu’nda dün kabul edilen yasal düzenlemenin benzerinin daha önce de eski başbakanlardan Silvio Berlusconi tarafından hazırlandığını ancak itirazlar nedeniyle onay aşamasını geçemediğini hatırlattı.
Kariyeri boyunca çok sayıda davada yargılanan Berlusconi, “komünist hakim ve savcıların kendisine saldırdığını” iddia ediyordu.
Bugün iktidardaki sağ koalisyon hükümetinde, Başbakan Meloni’nin liderliğindeki İtalya’nın Kardeşleri ve Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini liderliğindeki Lig’in yanı sıra Berlusconi’nin partisi Haydi İtalya da yer alıyor.
Hükümetin dün kabul ettiği yasa İtalyan basınında “yargıçlara savaş ilanı”, “yargıçlara vurma takıntısı” gibi ifadelerle yer aldı.
Hakimlerin grev de dahil protesto seçeneklerini değerlendirdiği belirtiliyor.
]]>