Murat Kurum, Şanlıurfa’da Koordinasyon Toplantısı öncesinde açıklama yaptı. Kurum, şöyle konuştu:
“6 Şubat’tan geçen bugüne 16 ay boyunca deprem bölgesi için anbean bölgeyi takip ediyor, bölgenin ihtiyaçları, talepleri ne ise valimiz, milletvekillerimiz, kaymakamlarımız, belediye başkanlarımızla birlikte bir seferberlik şuuruyla çalışmaya gayret gösteriyoruz. Bizim işimizin merkezinde hep söylüyoruz insanımızın ihtiyaçları, insanımız var. ve yapmış olduğumuz işler de örnek olsun istiyoruz. Dün deprem konutlarını incelediğimizde de bunu yerinde bizzat görmüş olduk. Şanlıurfa’nın ihtiyaçlarına, mimarisine, iklim koşullarına uygun olacak şekliyle arkadaşlarımız inşa çalışmalarını süratli bir şekilde yürütüyor.
“İnşallah her ay 20-25 bin konutumuzun teslimiyle birlikte etap etap konutlarımızı tamamlayacağız”
Yağmur suyu hasadıyla yine sıcak su ihtiyaçlarını karşılayacak tasarruf yöntemleriyle, yapmış olduğumuz güneş panelleriyle birlikte hem sokak aydınlatmalarının hem de binalardaki enerji ihtiyacını giderecek adımları atıyor, su tüketimini azaltacak yine çalışmalarla bahçelerimizi donatıyoruz. Tabii bu manada iklim değişikliğiyle mücadele ki Şanlıurfa’mız d aslında bu seli yaşadı. Bu selin etkilerini azaltabilmek için hem alt yapıda hem de üst yapıda gerekli her türlü adımı atmaya gayret gösteriyoruz. Yeni kurulan şehirlerimiz güzel olsun, güçlü olsun istiyoruz. ve şu ana kadar 11 ilimizde 283 bin yeni yuvamızın inşasını başlattık. Süratle inşaatlarımızı devam ettiriyoruz. 4 bin 500’e yakın köyümüzde çalışıyoruz ve istiyoruz ki köylerimizde de üretim devam etsin, istihdam, kırsal kalkınma devam etsin ki ovasıyla, tarlasıyla, çiftçisiyle, turizmiyle, tarımıyla bütüncül bir bakış açısıyla bu süreçleri yürütmeye çalışıyoruz. Şu ana kadar 76 bin konutumuzun teslimini gerçekleştirdik. İnşallah yıl sonuna kadar 200 bin konutu yine vatandaşlarımıza teslim etmiş olacağız. 10 gün sonra yani temmuz ayının sonunda 15 bin, ağustosta 20 bin kontumuzu süratle tamamlayıp vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle depremzede kardeşlerimize anahtar teslimlerini yapacağız. Onların mutluluklarına hep birlikte şahitlik edeceğiz. İnşallah her ay 20-25 bin konutumuzun teslimiyle birlikte etap etap konutlarımızı tamamlayacağız ve bu projelerimizi vatandaşlarımıza sözlerimizi tutmak suretiyle gerçekleştirmiş olacağız.
“2025 yılında deprem bölgesinde 11 ilimizde evine girmeyen hiçbir depremzede kardeşimiz kalmasın istiyoruz”
Yine Şanlıurfa özelinde şu kararımızı da sizlerle paylaşmak istiyorum; inşallah Haliliye’de yeni yerleşim yeriyle alakalı çalışmalarımızı yaptık ve Osmanbey mahallemiz üniversitemizin çeperinde kalan, otobana hemen dibinde ve burada yine Şanlıurfalı vatandaşlarımızın Haliliye’li kardeşlerimizin ihtiyaçlarını giderecek 25-30 bin konutluk bir uydu kent planlıyoruz. ve bu uydu kentle birlikte burada alt-üst yapısıyla, sosyal donatılarıyla birlikte hem Haliliye’nin hem Şanlıurfa’mızın ihtiyaçlarını giderecek adımı da inşallah burada atıyor olacağız.
Yine 2025 yılı sonuna geldiğimizde depremzede kardeşlerimizin kendi yuvasında, kendi komşularıyla yan yana orada aynı komşuluk ilişkilerinin yaşatıldığı mutlu, huzurlu bir hayatın sürmesini istiyoruz ve 2025 yılında deprem bölgesinde 11 ilimizde evine girmeyen hiçbir depremzede kardeşimiz kalmasın istiyoruz.
“Siyasi polemik deprem bölgesinde yapılacak en son şeydir”
Son bir kez daha ifade etmek gerekirse deprem bölgesinde siyasi polemiğe yer yoktur. Siyasi polemik deprem bölgesinde yapılacak en son şeydir. Deprem bölgesinde kardeşlik ve dayanışma vardır. Altını çizmek istiyorum ve burada herkesten de ricam budur. Yarınlar için bir milli mutabakat çerçevesinde başlattığımız ve şehirlerimiz için, milletimiz için, milletimizin bizden beklentilerini karşılamak için yürüttüğümüz çalışmalarda hiçbir arkadaşımızın da siyasi polemik içerisine girmemesini önemle ifade etmek istiyorum.”
]]>‘DEPREM BÖLGESİNDE TASARRUF SÖZ KONUSU DEĞİLDİR’
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, depremin en çok etkilediği bölgelerden olan Gaziantep’in Nurdağı ilçesini ziyaret etti. Nurdağı’nda deprem konutlarının yapıldığı TOKİ inşaatı şantiyesini ziyaret eden Kurum, ardından basın açıklaması yaptı. Bakan Kurum, yıl sonuna kadar 200 bin konutu afetzedelere teslim edeceklerini ifade ederek, “Göreve geldiğimiz andan bu yana tüm ekiplerimiz, vatandaşlara evlerini bir an önce teslim etmek için çalışmaktadır. 11 ilimizde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını giderecek ve o sağlam yuvalarına kavuşacak, ailelerimizin o deprem acılarını unutacağı yeni yerleşim yerleri için tüm arkadaşlarımızla gece gündüz çalışıyoruz. Annelerimizin yüzü gülene kadar buradan asla ayrılmayacağız. Biz de görevi tekrar devralmamızın ardından deprem bölgemize hareket ettik. Buradaki çalışmaları yerinde görmek için ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Burası bizim için özel anlamlar ifade ediyor. İslahiye ve Nurdağı benim artık yuvam oldu. 11 ile yardım elini Gaziantep’ten gönderdik. Hep birlikte afetzede kardeşlerimiz için bir söz verdik. ‘Deprem bölgesini asla kaderine teslim etmeyeceğiz’ dedik. Her yerde, hiçbir vatandaşımızı ayırmadan bu çalışmaları yaptık. Bu çalışmaları yapmak kolay değil. Cumhurbaşkanımızın gösterdiği liderlik ve vizyon ile gerçekleşti. Dünyada benzeri görülmemiş bir anlayışla konutlarımızın temelini atmıştık. Bugün o konutlarda oturan vatandaşlarımızı görüyoruz. İnşallah bu işler bitene kadar bu bölgeden ayrılmayacağız. Vatandaşlarımıza sözlerimizi tutmaya gayret gösteriyoruz. Bir yandan yerin üstünde işte şu anda içinde bulunduğumuz o gün için yıkılmış, ağır hasar görmüş yerlerimizde dükkanlarımızı, ticari alanları, kreşlerimizi yapıyor, konutlarımızı vatandaşımızın ihtiyaçları doğrusunda inşa etmeye gayret gösteriyoruz. Şu ana kadar 11 ilimizde 276 bin konutun inşasına başladık ve bu çerçevede 76 bin konutumuzun teslimini gerçekleştirdik. İnşallah bundan sonraki süreçte her ay 25-30 bin konutun teslimini gerçekleştirecek ve yıl sonuna kadar 200 bin konutu afetzede kardeşlerimize 11 ilde teslim etmiş olacağız” dedi.
Bakan Kurum, gelecek yıla dair hedefleri de anlatarak, “2025 yılına geldiğimizde 11 ildeki deprem bölgesinde evine girmeyen depremzede kardeşimiz kalmayacak ve 2025 yılında tüm deprem bölgesi artık afet bölgesi olarak anılmayacak. Bölgenin Anadolu’nun parlayan yıldızı olarak, bölgenin cazibe merkezi olarak, yine burada turizmin, ticaretin devam ettiği şehirler, ilçeler olarak alınacak. Bunun için de Cumhurbaşkanımızın talimatları çerçevesinde yapılması gereken tüm yatırımlar yapılmaktadır. Deprem bölgesinde herhangi bir tasarruf söz konusu değildir. Burada vatandaşımızın ihtiyacı neyse, şehrin bizden beklentisi neyse o ihtiyaçlarını giderecek adımlar kararlı bir şekilde atılmaktadır. Bunu, Hazine ve Maliye Bakanımız da geçtiğimiz hafta açıkladı. Ben kendisine de teşekkür ediyorum. İnşallah tüm bakanlıklarımızla birlikte bu konutların yapımını gerçekleştireceğiz. Bir yuvamızı 1 saat daha erken verebilmek için gece gündüz tüm arkadaşlarımız çalışacak, uğraşacak ve inşallah her ay dediğim gibi bu teslimleri yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
‘KAHRAMANMARAŞ BOĞAZİÇİ’NDE ÖNEMLİ KAYMA OLMADIĞI TESPİT EDİLDİ’
Bakan Kurum, Kahramanmaraşlılara önemli bir müjde vereceğini belirterek, halihazırda üzerinde yapılaşma bulunmayan alanda izlemelerin 6 ay daha devam etmesine karar verildiğini ve yine bu alanın rekreasyon alanı olarak kullanılabileceği sonucuna varıldığını söyledi. Boğaziçi bölgesindeki yapılaşmanın olduğu alanlarda incelemelerin tamamlandığını ifade eden Bakan Kurum, alanda risk oluşturacak önemli kaymaların olmadığı tespit edildiğini aktararak, “Buradan, Kahramanmaraşlı hemşehrilerimize verdiğimiz bir sözü yerine getirdiğimizin müjdesini de vermek istiyorum. Kahramanmaraş Onikişubat ilçesi Boğaziçi bölgesinde heyelan riski nedeniyle ‘uygun olmayan alan’ olarak belirlenmiş bir bölgemiz vardı. Bilim insanlarımız, 6 ay boyunca bölgeyi tüm detaylarıyla çalıştılar. Biz de bilimsel raporun sonucunu bu hafta açıklayacağımızın sözünü vermiştik. Bilimsel raporun sonucuna göre, söz konusu alan üzerinde, heyelan topuğunun da içinde yer aldığı eğimin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Halihazırda üzerinde yapılaşma bulunmayan alanda izlemelerin 6 ay daha devam etmesine karar verilmiştir. ve yine bu alanın rekreasyon alanı olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan Boğaziçi bölgesindeki yapılaşmanın bulunduğu alanlarda tüm inceleme ve izlemeler de tamamlandı. ve alanda risk oluşturacak önemli kaymaların olmadığı tespit edildi. Bilim insanlarımızca bu alan içinde iksa, iyileştirme, heyelan kazığı gibi önlemler alınmak suretiyle yapılaşmaya gidilebileceği sonucuna varılmıştır. Kahramanmaraş’ımıza, afetzede kardeşlerimize hayırlı olsun diyorum” diye konuştu.
Bakan Kurum’a ziyaretlerinde, Gaziantep Valisi Kemal Çeber ve Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile kurum müdürleri de eşlik etti.
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum Adıyaman’ı ziyaret ederek yapımı devam eden deprem konutlarında incelemelerde bulundu.
Kurum, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“Adıyaman’ın iklim şartlarına uygun olacak şekilde projelerimizi yürütüyoruz. Burası adıyaman İndere ve 16 bin konut inşa ediliyor. Burada 50 bin vatandaş yaşayacak. Yaptığımız çalışmalarla örnek bir şehir istiyoruz. 11 ilimizde, 276 bin konutun şantiyesi devam ediyor. 441 bin hak sahibi vatandaşımız için projelerimizi hızla yürütüyoruz. 4 bin 500 köyümüzde ekiplerimiz çalışıyor. Şu ana kadar 76 bin konut teslim ettik. Yıl sonuna kadar 200 bin konut teslimi gerçekleştiriyor olacağız. 11 ilde önemli mesafeler kat ettik ve çabalarımızın meyvelerini aldık. Her ay 25-30 bin konut teslim edeceğiz. Hedefimiz 2025 yılı sonuna kadar evine girmeyen depremzedenin kalmaması. Adıyaman’da 8 bin 174 evi vatandaşlarımıza teslim ettik. Yıkımın yoğun olduğu yerlerde belirlediğimiz rezerv alanlarımız var. Rezerv alanlarımızda da 7 bölgede süratle çalışmalarımız devam ediyor.
“Deprem bölgesinin ayağa kalkması bizlerin derdi ve davasıdır”
Adıyaman Merkezi’nde kale etrafında turizmi canlandıracak ve Adıyaman’ın kadim kültürünü bu alandan yaşatmak için bir proje yaptık. Vatandaşların talebi üzerine bu projemizi gerçekleştirmek istiyoruz. Ulucami restorasyon projemiz devam ediyor. Tushan’ın restorasyonunu başlatacağız ve Cendere köprüsü için bir doğa projesi yapmak istiyoruz. Deprem bölgesinin ayağa kalkması bizlerin derdi ve davasıdır. Buradaki her bir vatandaş depremde kaybettiğimiz şehitlerimizin bize emanetidir. Şehitlerimizin emanetine sahip çıkacağız. 11 ilimizin hiçbirinde vatandaşımız kendisini yalnız hissetmeyecek. Devletimizin eli, her zaman buradaki kardeşlerimizin omzunda olacak. 25 de 11 ilimiz deprem bölgesi olarak anılmayacak. güçlü altyapı, güçlü konutlar ve güçlü sanayiyle bölgenin lider şehirleri konumuna gelecek. Bu bölge Anadolu’nun yükselen yıldızı olarak anılacak. Asrın felaketini birlikte yaşadık kalkınmasını da hep birlikte gerçekleştireceğiz.
“Deprem bölgesi için herhangi bir tasarruf söz konusu değil”
Vatandaşımızın çoğunluğu bizden ne talep ediyorsa onun için gayret göstereceğiz. Ağustos’ta, burada 1 bin 500 konutu teslim edeceğiz. Yıl sonuna kadar burada 10 bin konutu hedefliyoruz. Adıyaman genelinde ise 20 bin konutu hedefliyoruz. Rezerve alanlar için süreç devam ediyor. Vatandaşlarımıza deprem süresi boyunca yapılması gereken her türlü hizmeti yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Nerede fakir, nerede ihtiyaç sahibi varsa o vatandaşımıza yardıma koşacağız. Deprem bölgesi için Hazine ve Maliye Bakanımız da ifade etti, herhangi bir tasarruf söz konusu değil. Cumhurbaşkanı talimatı da bu yönde. Vatandaşın ve şehrin ne ihtiyacı varsa o ihtiyaç giderilecektir.Hiçbir vatandaşımız burada ya da başka bir alanda aidatını ödemedi diye icra edilmemiştir ve edilemez. Edilmesine müsade etmeyiz. İhtiyacı varsa, o ihtiyaç doğrultusunda arkadaşlarımız gerekli desteği yapacaktır. “
]]>Bakan Kurum: “2025 yılı sonuna kadar 11 il ve ilçelerimizde evine girmeyen depremzede kalmayacak”
Murat Kurum Deprem bölgesi Adıyaman’da
ADIYAMAN – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, depremden en çok etkilenen Adıyaman’da açıklamalarda bulundu. Bakan Kurum, her ay 25-30 bin konutu teslim edeceklerini belirterek, 2025 yılı sonuna kadar 11 il ve ilçede evine girmeyen depremzedenin kalmayacağını söyledi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, depremden en çok etkilenen 11 ilden biri olan Adıyaman’a geldi. Bakan Kurum depremzedeler için yapılan TOKİ konutlarında incelemelerde bulunarak projelerle ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Kurum, her ay 25-30 bin konutun hak sahiplerine teslim edileceğini belirterek 2025 yılı sonuna kadar 11 il ve ilçede evine girmeyen depremzedenin kalmayacağını söyledi. Bakan Kurum, depremden etkilenen 11 ilin Türkiye’nin kalkınma ve refah kapısı olarak anılacağını ifade etti.
“21. Yüzyılın en büyük deprem dönüşüm seferberliğimizi 11 ilimizde yürütüyoruz”
Bakan Kurum, 21. Yüzyılın en büyük deprem dönüşüm seferberliğini 11 ilde yürüttüklerini açıklayarak, “Bugün bizim için değerli olan aşıkların şehri, bizim yanımızda dimdik durmuş Adıyaman’dayız. Siyaset üstü bir bakışla Adıyaman’ımızın neye ihtiyacı varsa Belediye Başkanımız, Milletvekillerimiz, Valimizle hep birlikte istişare ediyoruz. Bunun sonucunda ne adım atılması gerekiyorsa hızlı bir şekilde atıyoruz. 6 Şubatta Anadolu coğrafyasının yaşadığı bugüne kadarki en büyük felaketi yaşadık. Bugün 11 ilde 14 milyon vatandaşı etkileyen deprem sebebiyle 21. Yüzyılın en büyük deprem dönüşüm seferberliğimizi 11 ilimizde yürütüyoruz” dedi.
“Projelerimizi hızlı bir şekilde yürütüyoruz”
Bakan Kurum projelerin hızlı bir şekilde yürütüldüğünü belirterek, “Bu kapsamda Cumhuriyet tarihinin en büyük konut dönüşüm seferberliği içinde arkadaşlarımızla bu süreci yürütüyoruz. Adıyaman’ın iklim şartlarına uyumlu şeklinde gerek iklim değişikliğine uyum, gerek burada güneş panellerinin kullanılması gerek atık suların yeniden kullanılması anlayışıyla projelerimizin, konutlarımızın inşaatını yürütüyoruz. Burada yaklaşık 16 bin konutumuz inşaatı yürütülüyor. Burada 50 bin Adıyamanlı yaşayacak. Burası okulu, camisi, yeşil alanıyla, meydanıyla örnek bir şehir olmasını istiyoruz. Örnek bir şehircilik modeli olması amacıyla yerin altında da binlerce kilometrelik altyapı kanalizasyon, yağmur suyu gibi hatlarımızı şehrimizin ihtiyaçları doğrultusunda yapmaya gayret ediyoruz. 11 ilimizde 276 bin konutun inşaatı hızla ilerlemektedir. 441 bin hak sahibi vatandaşlarımız için yerinde gidip tespitleri yapmak suretiyle gerek şehrin çeperindeki belirlediğimiz alanlarda gerekse şehrin içindeki rezerv alanlarda projelerimizi hızlı bir şekilde yürütüyoruz” şeklinde konuştu.
“Her ay 25-30 bin konutu teslim edeceğiz”
Her ay 25-30 bin konutu teslim edeceklerini belirterek, “Burada köylerimizde hasarlar gördük. 4 bin 500 köyümüzde ekiplerimiz çalışmaktadır. Şuana kadar 76 bin konutumuzu tüm deprem bölgesinde teslimlerini gerçekleştirdik. Yıl sonuna kadar inşallah 200 bin konutun teslimini gerçekleştiriyor olacağız. 11 ilimizde çok önemli mesafeler kat ettik. Çabalarımızın meyvelerini konut teslimiyle almaya başladık. Çok daha hızlı çalışacağız hızlı mesafe kat edeceğiz. İnşallah hedefimiz her ay 25-30 bin konutu teslim etmektir. 2025 yılı sonuna kadar 11 il ve ilçelerimizde evine girmeyen depremzede kalmayacak. Bu anlayışla gece gündüz çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Projelerle Adıyaman’ın ticaretini, turizmini canlandırmak istiyoruz”
Bakan Kurum, “Adıyaman özeline baktığımızda bugüne kadar 8 bin 174 yuvamızı teslim ettik. Bugün merkez il ve ilçelerde 45 bin 444 konutun inşaatı devam ediyor. Adıyaman merkezde belirlediğimiz yıkımın yoğun olduğu yerlerde belirlediğimiz rezerv alanlarımız var. Bu alanlarda da 7 bölgede çalışmalar fiilen devam ediyor. Bu projelerle şehrin yeniden ticaretini, turizmini canlandıracak adımları atmak istiyoruz. Meydan projemiz, Adıyaman merkezinde kale altında buradaki tarihi, turizmi canlandıracak burada esnafın vatandaşımızın ihtiyaçlarını giderecek bir proje tasarladık. İstiyoruz ki geniş bir meydan olsun. Adıyaman’ın kadim kimliğini bu projede yaşatmak istiyoruz. Bu kapsamda bu projeyi yaptık. Bugün sivil toplum örgütümüz esnafımız muhtarlarımızla bir araya geldik. Ay sonunda proje tamamlanacak. Vatandaşlarımızla görüşmeleri yapacağız. Vatandaşlarımızın çoğunluğunun kabul etmesi durumunda meydan projemizi gerçekleştireceğiz. Adıyaman’a güzel bir meydan kazandırmak istiyoruz. Burada ulu camimiz yıkılmıştı. Buradaki restorasyon devam ediyor. Ulu cami etrafında da Adıyaman’a yakışacak bir eser yapmak istiyoruz. Burada da vatandaşlarımızın çoğunluğu isterse bir proje yapmak istiyoruz. Cendere köprüsü etrafında bir düzenleme yapmak istiyoruz. Bu düzenleme çerçevesinde orada tabiat parkını koruyacak bir doğa projesi yapmak istiyoruz” dedi.
“11 ilimiz Türkiye’nin kalkınma ve refah kapısı olarak anılacak”
Bakan Kurum son olarak, “Deprem bölgesinin ayağa kalkması hepimizin derdidir. Depremde kaybettiğimiz Şehitlerimizin emanetine sahip çıkacağız. 11 ilimizin hiçbir yerinde hiç kimse kendisini yalnız hissetmeyecek. Çünkü hepimiz kardeşiz. Devletimizin eli her zaman buradaki kardeşlerimizin omzunda olacak. 11 ilimizi Türkiye’nin kalkınma ve refah kapısı olarak anılacak. Asrın kalkınmasını herkesle birlikte geçireceğiz” diye konuştu.
Açıklamanın ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum deprem konutlarının örnek dairesini gezdi.
]]>ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, geçen yıl meydana gelen 6 Şubat depremlerinin ardından 11 kentte 276 bin konut ve iş yerinde inşa çalışmalarını yürüttüklerini belirterek, “Şu ana kadar 76 bin yuvamızı, vatandaşlara teslim ettik. Amacımız, yıl sonuna kadar 200 bin konutun teslimini sağlamak olacak. 2025 yılı sonuna geldiğimizde deprem bölgelerinde evine girmeyen hiçbir vatandaşımız kalmasın istiyoruz” dedi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bir dizi incelemede bulunmak ve toplantılara katılmak için deprem bölgesi Hatay’a geldi. İlk olarak, AFAD İl Müdürlüğü’nde katıldığı Koordinasyon Toplantısı’nda yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi alan Bakan Kurum, daha sonra rezerv alanlardaki kentsel dönüşüm inşaat alanlarını ziyaret etti. Kurum, tarihi Ulu Cami şantiyesi ve çevresinde de inceleme yaptı.
‘TÜM ŞANTİYELERDE 200 BİN KİŞİ ÇALIŞIYOR’
İncelemelerinin ardından basın açıklaması yapan Bakan Kurum, göreve geldiği andan itibaren deprem bölgesine öncelik verip, proje alanlarını gezerek incelediklerini belirtti. Kurum, “Vatandaşımızdan gelen hiçbir soruna kulak tıkamadan, onların taleplerini ve ihtiyaçlarını çözecek adımları da yerinde kararları almak suretiyle atmadan, o masadan kalkmıyoruz. Deprem bölgesinde kaybedecek tek bir saniyemiz yok. Bu anlayış ve bilinçle, tüm şantiyelerde çalışan 200 bin ekip arkadaşımla birlikte vatandaşımız için yapılması gereken çalışmaların, gece gündüz sürdüreceğimizin sözünü bir kez daha ifade ediyorum. Bu manada yüksek bir motivasyon içerisindeyiz. Kararlıyız ve vatandaşlarımızın evlerine bir an önce kavuşması için gereken her türlü adımı atmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
‘BÖLGEDE 76 BİN KONUT HAK SAHİPLERİNE TESLİM EDİLDİ’
Malatya’da başlayan ziyaretleri, Kahramanmaraş ve Hatay’da sürdürdüklerini söyleyen Bakan Murat Kurum, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emaneti olan Hatay’da, gün boyunca zarar görmüş alanlar olan Antakya, Defne, Samandağ ve Kırıkhan’da bilfiil incelemeleri yapacak, vatandaşlarımızla görüşecek, istişare edecek ve inşallah süreci de hızlı bir şekilde yürüteceğiz. 11 ilde 276 bin konut ve iş yerinde faaliyetlerimizi yürütüyoruz. 4 bin 500’e yakın köyümüzde de kalkınmayı sağlamak, vatandaşlarımıza evlerini teslim etmek için adımları atıyoruz. Çelik veya betonarme olacak şekilde köy konutlarımızı yerel mimariye uygun şekilde inşasını gerçekleştirmeye gayret gösteriyoruz. Şu ana kadar 76 bin yuvamızı, vatandaşlara teslim ettik. Amacımız, yıl sonuna kadar 200 bin konutun teslimini sağlamak olacak. 2025 yılı sonuna geldiğimizde deprem bölgelerinde evine girmeyen hiçbir vatandaşımız kalmasın istiyoruz. Dolayısıyla Hatay’ımızda, Kahramanmaraş’ımızda yine Adıyaman’ımızda, 11 ilimizde vatandaşlarımız evine girene kadar biz ekibimizle birlikte sahada olacağız” ifadelerini kullandı.
‘HATAY’DA 10 BİN 889 KONUT SAHİPLERİNE TESLİM EDİLDİ’
Bakan Kurum, Ulu Cami’den ezanlar yükselene kadar, Habib-i Neccar Camisi’nde vatandaşlar huşu içinde namaz kılana kadar, Asi Nehri kenarında yürüyüş yollarında, bisiklet yollarında Hataylılar huzur içinde gezene kadar sahada olacaklarını belirterek, “İşte burası bize tarihin emaneti. Burası bize ecdadımızın emaneti. Tüm saydığım bu tescilli eserleri de ilgili bakanlıklarımızla birlikte ayağa kaldıracağız. Kurtuluş Caddesi’nde yeniden o tescilli eserlerin içerisinde inşallah yürüyeceğiz ki, onun da kararını aldık. O karar çerçevesinde inşallah Toplu Konut İdaresi Başkanlığımız orada aslında uygun bir şekilde inşaat sürecini yine Hatay’da Kurtuluş Caddesi’nde yapıyor olacak ve bu kapsamda baktığınızda Hatay’ımızda şu ana kadar 10 bin 889 konutumuzu bitirip hak sahibi vatandaşlarımıza teslim ettik ve halen Antakya, Defne, İskenderun, Altınözü, Kırıkhan, Reyhanlı ve Samandağ’daki birçok mahallemizde 156 bin konutumuzun, iş yerimizin yapım ve inşa faaliyetleri de devam etmektedir. Amacımız afetlere karşı dirençli şehirler kurmak” dedi.
Hatay’ın sıradan bir şehir değil, bir medeniyet hazinesi ve insanlık tarihi olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, “Ne yazık ki, işte bugüne geldiğimizde bu tarihi eserlerimizin, tescilli binalarımızın 6 Şubat depremi sebebiyle yıkıldığını görüyoruz. İnşallah bu tarihi eserlerle birlikte ayağa kaldıracağız. Birlikte inşa edeceğiz ve amacımız, önceliğimiz önümüzdeki yıl şubat ayında inşallah Atatürk Caddesi’nde, Fatih Caddesi’nde burada dükkanlarımızın, oradaki hak sahiplerine teslim edildiği, burada konutlarımızın yine yükseldiği, orada vatandaşlarımıza teslim süreçlerinin başlatıldığı ve depremin yıl dönümünü orada vatandaşlarımızla birlikte inşallah onların gülen yüzünü görerek, onların duasını alarak yine yad etmek istiyoruz. Asi Nehri kenarında inşallah Büyükşehir Belediye Başkanlığımızla da birlikte burada yürüyüş yollarıyla, bisiklet yollarıyla tarihi meclis binamıza bakacağımız, arkada Ulu Cami’yi seyredeceğimiz ve burada bu caddelerde gezerken inşallah vatandaşımızın huzur bulacağı Hatay’ı hep birlikte inşa edeceğiz. Tabii burada bunları yaparken etrafta bulunan tüm camilerimizi, Ulu Cami’mizi, Habib-i Neccar Cami’mizi buradaki kiliselerimizi, havralarımızı da inşallah Kültür Bakanlığımızla, hayırseverlerimizle birlikte inşa etmek ve aslında uygun bir şekilde ayağa kaldırmak önceliğimizdir” ifadelerini kullandı.
‘REZERV ALANLARA DIŞARIDAN KİMSE ALINMAYACAK’
Bakan Murat Kurum, rezerv alanlarla ilgili de bilgi vererek, “Şunun altını özellikle çizmek istiyorum, rezerv alanda yaptığımız, şehrin merkezinde yaptığımız projelerde, burada oturan vatandaşımızın dışında hiçbir vatandaşımızı bu alanlara almayacağız. Burada kim yaşıyorsa, burada kim komşuysa yine komşuluk ilişkilerini aynı mahallesinde sürdürsün, istiyoruz. Dolayısıyla rezerv alanda herhangi bir ilçeden, herhangi bir mahalleden bu alanlara hiçbir vatandaşımız gelmeyecek. Herkes oturduğu yere en yakın yerde, oturduğu şerefiyeye en yakın şerefiyede dairesini alacak. İstiyoruz ki, burada eski demografik yapı devam etsin. Burada, Kürt’üyle, Türk’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Alevi’siyle vatandaşlarımız Hataylı kardeşlerimiz o kardeşlik hukukunu yine devam ettirsinler, istiyoruz. Dolayısıyla bunun dışındaki hiçbir söze, hiçbir söyleme vatandaş itibar etmesinler ve burada yaşayan, rezerv alanda yaşayan vatandaşlarımız kimse yine onlar yaşayacak. Yine Ayşe teyzemiz, Mehmet amcamız sahada çıktığında karşılaşacak. Apartmandan çıktığında orada aynı esnafımızla yine karşı karşıya gelecek. Bu anlayışla yapacağız. Bu anlayışla ne il dışından, ne ilçe dışından hiçbir vatandaşlarımız bu bölgelere gelme durumu söz konusu değildir” diye konuştu.
Değer tespit çalışmalarına da değinen Bakan Kurum, sözlerini şöyle tamamladı:
“Konutları verirken de zaten yerindeki değer tespitleri çerçevesinde, vatandaşların evi yıkılmışsa arsa değeri, eğer evi yıkılmamış, az hasar almışsa, evinin değerini de dahil etmek suretiyle, bugünkü hakları neyse bu hakları koruyacak, yeni projelerde yapacağımız yine projelerin değerlemelerinden düşmüş olacağız. Burada işte AFAD’da hak sahibi olan vatandaşlarımıza ne yapıyorsak kentsel dönüşüm alanlarında da rezerv dönüşüm alanlarında da aynısını vatandaşlarımıza sunacağız. Hiçbir fark olmayacak. Burada aslolan milletimizin burada mağdur olmaması adına, atılmış adımlar, alınmış kararlardır. Dolayısıyla AFAD’dan hak sahibi olanla rezerv alanda hak sahibi olan vatandaşımız arasında inşallah hiçbir ayrım olmayacaktır. Bunun da altını özellikle ifade etmek istiyorum. Biz millet olarak yüzyıllardır bu coğrafyada büyük sıkıntılar çektik. Allah’ın izniyle bu zorluğun sürecin de üstesinden hep birlikte geleceğiz.”
]]>Hatay Depremzede Derneği ve Deprem Dayanışma Derneği üyeleri ortak bir basın açıklaması yaparak depremin üzerinden 470 geçtiğine, konut teslimi bir yana konutların nasıl ve ne şikilde yapılıp teslim edileceğine ilişkin vatandaşların kaygılı bir yaşam sürdürdüğü söyledi.
“Rezerv alan gibi kavramlarla meşgul ederek zaman kazanmaya çalışıyorlar”
Basın açıklamasını okuyan Hatay Depremzede Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ece Doğru, “Hatay’da konut ihtiyacı 250 bini aşkınken şu ana kadar teslim edilen konutlar, ihtiyacın yüzde 10’una bile ulaşamamıştır. Depremden 1 ay sonra bizlere ‘1 yıl içinde konutlarınız hazır’ diyerek bizleri oyalayanlar, yaşadığımız acıyı ve öfkeyi dizginlemeye çalışanlar depremin ardından 1 buçuk yıl geçmiş olmasına rağmen bizi riskli alan, rezerv alan, yerinde dönüşüm gibi kavramlarla meşgul ederek, tartıştırarak zaman kazanmaya çalışıyor. Rezerv alanın ne demek olduğu anlaşılmaya çalışılırken mülksüzleştirilme, demografik yapının bozulması gibi birçok endişe geziniyor kentin sokaklarında” dedi.
“Tüm bu sorular aylar geçmiş olmasına rağmen öylece cevapsız duruyorken toplumdaki kafa karışıklığını gidermek, iktidarın sorumluluğundadır” denilen basın açıklamada, öne çıkan başlıklar şöyle:
“Belirsizlikleri gidermekle yükümlü olan iktidardır”
Depremin ardından 15 ay geçmiş olmasına rağmen evi, işyeri, tüm mahallesi yıkılmış vatandaşlar, bırakın mahallesine işyerine kavuşmayı; konutlarına kavuşamadığı için birçok yaşamsal sorunla baş etmeye çalışıyor. Yaratılan bu belirsizlikten kaynaklı toplumda rezerv alana dair farklı yönelimlerin ortaya çıkması, toplumun rezerv alanlarla ilgili bütünlüklü bir berraklaşma yaşamasının önünde büyük engel teşkil ediyor. Bu berraklaşmanın yaşanmamasının temel sorumlusu, belirsizlikleri gidermekle yükümlü olan iktidardır.
“Şeffaf bir süreç olması gerekmekte”
Hatay’ın yeniden inşa sürecinin; Hatay halkıyla müzakere edilerek bu kentin tarihsel hafızasının mihenk noktası olarak belirlendiği, rantın ve talanın olmadığı, mülksüzleştirme kaygısının giderildiği, şeffaf bir süreç olması gerekmektedir. Bizler söylemler üzerinden bir yaşam kurgulayamayacağımızı defalarca olduğu gibi bir kez daha deneyimledik.
“Kentin inşa sürecini sokak sokak bilmek istiyoruz”
Kentin inşa sürecini sokak sokak, mahalle mahalle bilmek, buna dair söz söylemek istiyoruz. Bu kapsamda bizler, muğlak tanımlamalarla hayatımıza soktuğunuz rezerv ve riskli alanların halkın dahil edilmediği bir süreçle yönetilmesini kabul etmiyoruz. Verdiğiniz sözleri tutmadığınızı da görerek söz ve söylemlerle değil yasalarla teminat istiyoruz. Tümüyle yıkılmış mahallelerde rezerv alan sürecinin nasıl işleyeceğinin, konutların ne zaman teslim edileceğinin, rezerv alan sonrası kaç konut teslim edileceğinin, bu konutların kimlere hangi koşullarda teslim edileceğinin, daha önce kirada olanların haklarının korunup korunmayacağının, bunların netleşmesiyle demografik yapının korunacağının, yapılan anahtar teslimli ihalelerle konut başına düşen maliyetlerin ne kadar olacağının, konut başı maliyetlerin tespiti yapıldıktan sonra bedelsiz verilmesi gereken konut maliyetlerinin ne kadarını halka yükleyeceğinizin sözlü değil yazılı teminatını istiyoruz.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Hatay’a geldi. İlk olarak Antakya ilçesi EXPO yerleşkesinde bulunan Hatay Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret eden Bakan Özhaseki, şehrin farklı noktalarındaki şantiye alanlarını da ziyaret etti. Çalışmalar hakkında bilgi alan Bakan Özhaseki, ardından Mustafa Kemal Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Hatay İl Koordinasyon Toplantısı’na katıldı. Türkiye genelinde bin 240 şantiye alanının olduğunu belirten Bakan Özhaseki, bu zamana kadar yapımı tamamlanan 76 bin konutun da teslim edildiğini söyledi.
“Depremden doğrudan ve dolaylı olarak 14 milyon insan etkilendi”
Türkiye’nin 15 ay önce büyük bir felaketle karşı karşıya geldiğini hatırlatan Bakan Özhaseki, Hatay’da 9 saat arayla uzun süren iki tane şiddetli deprem olduğuna değinerek, “Bundan dolaylı veya doğrudan etkilenen insan sayısı 14 milyonu buldu. 18 tane şehrimizde de hasar var. Yapılan tespitlerde ara ara bu sayılar düşebilir ama ortalama 850 bin bağımsız birimin zarar gördüğünü biz de tescil etmiş olduk. Ülke olarak çok şükür büyük bir milletiz. Böyle bir milletin ferdi olmak ve üyesi olmak hepimiz için şereftir” dedi.
“Türkiye genelinde bin 240 yerde şantiye alanımız var”
Türkiye genelinde bin 240 yerde şantiye olduğunu ifade eden Bakan Özhaseki, AFAD’ın deprem bölgelerinde bildirmiş olduğu hak sahipliği sayısının 400 bin civarında konut ve 40 bin civarında da iş yeri olduğunu belirterek, “Mahkemelik durumlar nedeniyle arada sayılar değişiyor veya süreler uzatılıp yeni müracaatlar alınıyor. Bu sayının 500 bine doğru yaklaşacağını kabul ediyoruz. Biz bakanlık olarak 500 bin civarında konut ve iş yeri yapma planlamalarımızı sürdürüyoruz. Ülke genelinde şu anda bin 240 yerde şantiyemiz var. 110 bin kişilik bir çalışan ordusuyla bu işleri sürdürmeye gayret ediyoruz. Genel olarak bin 240 yerde şantiyemiz var. Hatay merkezde bugün arkadaşlarımız 68 yerde şantiyemizin olduğunu söylediler” diye konuştu.
“Depremden bu zamana kadar 76 bin kadar konutu teslim ettik”
Köylerde de hasar olduğunu dile getiren Bakan Özhaseki, “Bu köylerde önce normal inşaatlarımız devam ederken, deprem konusundaki uzman hocalarımızın tavsiyesiyle çelik evlere başladık. O çelik evlerimiz de çok hızlı bir şekilde devam ediyor. Şu ana kadar 76 bin kadar konut teslim ettik. Önümüzdeki aydan itibaren her ay 10 bin, 15 bin ve 20 bin civarında bitirebildiğimiz evlerin kuralarını çekip, onları da hak sahiplerine teslim edeceğiz. Bu yılsonunda 200 bini bulmuş olacağız. 400 bin civarında hak sahibinin 395 bin konut için bir ay içerisinde ihalesini yapacağız. Bunlara da en fazla bir yıl gibi bir süre veriyoruz. Ufak tefek aksamalar olabilir ama büyük ihtimalle gelecek sene ortası veya güz ayları gibi bütün konut ve iş yerleri için hak sahiplerinin tamamının haklarını inşallah bitirmiş ve teslim etmiş olacağız” ifadelerini kullandı. – HATAY
]]>YALOVA – Yalova İl Özel İdaresi tarafından düzenlenen Makine Parkı Araç Teslim Töreni’nde 4 araç Özel İdare, 1 araç ise İl Sağlık Müdürlüğü’ne teslim edildi.
Araç teslim töreni Yalova’nın Çiftlikköy ilçesinde bağlı Taşköprü beldesinde bulunan ve önümüzdeki haftalarda resmi açılışı yapılacak İl Özel İdaresi Asfalt Plent Şantiyesi’nde gerçekleştirildi. Törende yeni 30 tonluk ekskavatör ile vidanjörün yanı sıra modernizasyon edilen mobil vinç ve arazöz İl Özel İdaresi araç filosuna katıldı. Modernize edilen 1 mobil komuta aracı ise İl Sağlık Müdürlüğü’ne verildi.
Törende konuşan Vali Hülya Kaya, İl Özel İdaresi’nin bütçesi ve bütçe yönetimiyle diğer yerel yönetimlere örnek teşkil edebilecek bir noktada olduğunu ifade etti. İl Özel İdare’nin borcu olmadığına dikkati çeken Kaya, “Gördüğünüz gibi makine ekipmanımıza her geçen gün yeni araçlar ekliyoruz. Dolayısıyla diğer belediyelerimize de örnek teşkil edecek güzel yatırımlar yapıyoruz. Yolların yapılmasından tutun da köy konaklarının yapılması, kültürel değerlerimizin ortaya çıkarılması, yani yaptığımız her bir eser aslında geride iz bıraktığımız güzel işler olarak yer alıyor. Kamu kaynaklarının etkin kullanılması bu dar zamanda o kadar büyük önem arz ediyor ki, yaptığımız her harcamada, her adımda buna daha çok dikkat etmeliyiz. Bugün yapmış olduğumuz yatırımlar inşallah hizmet olarak geri dönecek. Bu makine ve ekipmanı da kullanabilecek, profesyonel, işinin ehli inşalarımızı da en kısa zamanda alımlarını da gerçekleştireceğiz. Sahada 7 gün 24 saat bu ekipmanları çalıştıracağız. Kesinlikle yatmak yok. Bütün yaz boyunca bunun takipçisi olacağız. Bunların her birisi sahada tek tek çalışacak” dedi.
AK Parti Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş ise ekipmanların modernizasyonunda desteğinden dolayı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na teşekkür etti. İçinde bulundukları tesisin önemine de değinen Büyükgümüş, “Burada hem asfalt noktasında hem de beton hususunda şehrimizde önemli bir hizmeti inşallah birkaç hafta içinde devreye almış olacağız” ifadesini kullandı.
AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol ise Ankara ayağında büyüyen ve gelişen Yalova için çalışacaklarını belirtti. İl Genel Meclis Başkanı Hasan Soygüzel ise İl Özel İdaresi’nin araç parkurunun modernizasyonu anlamında çok ciddi adımlar attıklarını söyledi. Yeni araçları İl Özel İdaresi hizmet gücüne güç katacağını belirten Soygüzel, “Bu güne kadar 2 noktada gerçekleştirebildiğimiz hizmetleri artık 3 noktada gerçekleştirebiliyor olacağız. Artık Yalova İl Özel İdaresi’nin ekiplerine daha fazla sahada görebileceğiz. 2024 yılını dolayısıyla yol yılı ilan ediyoruz.2024 yılında yaklaşık 55 kilometre sathi kaplama,12 kilometre sıcak asfalt, 250 kilometre de arazi yolu yapacak bu araçlar” diye konuştu.
İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ümit Yılmaz ise proje çerçevesinde geçtiğimiz yıl 2 kez düzenlenen anahtar teslim töreninde 11 aracı teslim aldıklarını anlattı. Yılmaz, bu zamana kadar gerçekleştirilen araç alımlarıyla beraber yaklaşık 63 milyon lira değerinde bir yatırımı hayata geçireceklerini belirterek, “Önümüzdeki haftalarda şuan tedarik sürecinde devam ettiğimiz 7 tane daha aracımız mevcut. Bugünkülerle beraber yaklaşık 23 milyon lira idaremiz bütçesinden, 9 milyon lirası da Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’mızdan hibe olmak üzere araçlarımızı kazandırdık” dedi.
Yılmaz, 4,5 milyon lira da KDV muafiyetinden yararlandıklarını sözlerine ekledi.
Konuşmaların ardından araçların anahtarları teslim edildi. Törene Çiftlikköy Kaymakamı Ömer Bilgin, İl Sağlık Müdürü Osman Karakuş ve İl Genel Meclis üyeleri de katıldı. Anahtar teslimin ardından tesis gezildi.
]]>Araç teslim töreni Yalova’nın Çiftlikköy ilçesinde bağlı Taşköprü beldesinde bulunan ve önümüzdeki haftalarda resmi açılışı yapılacak İl Özel İdaresi Asfalt Plent Şantiyesi’nde gerçekleştirildi. Törende yeni 30 tonluk ekskavatör ile vidanjörün yanı sıra modernizasyon edilen mobil vinç ve arazöz İl Özel İdaresi araç filosuna katıldı. Modernize edilen 1 mobil komuta aracı ise İl Sağlık Müdürlüğü’ne verildi.
Törende konuşan Vali Hülya Kaya, İl Özel İdaresi’nin bütçesi ve bütçe yönetimiyle diğer yerel yönetimlere örnek teşkil edebilecek bir noktada olduğunu ifade etti. İl Özel İdare’nin borcu olmadığına dikkati çeken Kaya, “Gördüğünüz gibi makine ekipmanımıza her geçen gün yeni araçlar ekliyoruz. Dolayısıyla diğer belediyelerimize de örnek teşkil edecek güzel yatırımlar yapıyoruz. Yolların yapılmasından tutun da köy konaklarının yapılması, kültürel değerlerimizin ortaya çıkarılması, yani yaptığımız her bir eser aslında geride iz bıraktığımız güzel işler olarak yer alıyor. Kamu kaynaklarının etkin kullanılması bu dar zamanda o kadar büyük önem arz ediyor ki, yaptığımız her harcamada, her adımda buna daha çok dikkat etmeliyiz. Bugün yapmış olduğumuz yatırımlar inşallah hizmet olarak geri dönecek. Bu makine ve ekipmanı da kullanabilecek, profesyonel, işinin ehli inşalarımızı da en kısa zamanda alımlarını da gerçekleştireceğiz. Sahada 7 gün 24 saat bu ekipmanları çalıştıracağız. Kesinlikle yatmak yok. Bütün yaz boyunca bunun takipçisi olacağız. Bunların her birisi sahada tek tek çalışacak” dedi.
AK Parti Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş ise ekipmanların modernizasyonunda desteğinden dolayı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na teşekkür etti. İçinde bulundukları tesisin önemine de değinen Büyükgümüş, “Burada hem asfalt noktasında hem de beton hususunda şehrimizde önemli bir hizmeti inşallah birkaç hafta içinde devreye almış olacağız” ifadesini kullandı.
AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol ise Ankara ayağında büyüyen ve gelişen Yalova için çalışacaklarını belirtti. İl Genel Meclis Başkanı Hasan Soygüzel ise İl Özel İdaresi’nin araç parkurunun modernizasyonu anlamında çok ciddi adımlar attıklarını söyledi. Yeni araçları İl Özel İdaresi hizmet gücüne güç katacağını belirten Soygüzel, “Bu güne kadar 2 noktada gerçekleştirebildiğimiz hizmetleri artık 3 noktada gerçekleştirebiliyor olacağız. Artık Yalova İl Özel İdaresi’nin ekiplerine daha fazla sahada görebileceğiz. 2024 yılını dolayısıyla yol yılı ilan ediyoruz.2024 yılında yaklaşık 55 kilometre sathi kaplama,12 kilometre sıcak asfalt, 250 kilometre de arazi yolu yapacak bu araçlar” diye konuştu.
İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ümit Yılmaz ise proje çerçevesinde geçtiğimiz yıl 2 kez düzenlenen anahtar teslim töreninde 11 aracı teslim aldıklarını anlattı. Yılmaz, bu zamana kadar gerçekleştirilen araç alımlarıyla beraber yaklaşık 63 milyon lira değerinde bir yatırımı hayata geçireceklerini belirterek, “Önümüzdeki haftalarda şuan tedarik sürecinde devam ettiğimiz 7 tane daha aracımız mevcut. Bugünkülerle beraber yaklaşık 23 milyon lira idaremiz bütçesinden, 9 milyon lirası da Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’mızdan hibe olmak üzere araçlarımızı kazandırdık” dedi.
Yılmaz, 4,5 milyon lira da KDV muafiyetinden yararlandıklarını sözlerine ekledi.
Konuşmaların ardından araçların anahtarları teslim edildi. Törene Çiftlikköy Kaymakamı Ömer Bilgin, İl Sağlık Müdürü Osman Karakuş ve İl Genel Meclis üyeleri de katıldı. Anahtar teslimin ardından tesis gezildi. – YALOVA
]]>Esenyurt’ta yüzde 49.05 oy alarak seçimi kazanan Prof. Dr. Ahmet Özer, devir teslim töreni ile görevi Kemal Deniz Bozkurt’tan devraldı. 31 Mart yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nden Esenyurt Belediye Başkanlığı’na seçilen Prof. Dr. Ahmet Özer, İlçe Seçim Kurulundan mazbatasını teslim aldı. Ardından Esenyurt eski belediye binasına gelen Başkan Özer, burada düzenlenen tören ile belediye başkanlığı mührünü Bozkurt’tan teslim alarak görevine başladı. Törende yaptığı konuşmada Esenyurt’u bir barış ve kardeşlik kenti haline getireceklerini söyleyen Başkan Özer, “Kemal Bey’e bugüne kadar yapmış olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. Kendisine bundan sonraki hayatında başarılar diliyorum. Biz de kendisinin bırakmış olduğu yerden Esenyurt’umuzu daha ileriye götürebilmek daha huzurlu daha yaşanılabilir bir kent haline getirebilmek için gece gündüz demeden çalışacağız. Halkımıza sözümüz var. Şimdi çalışma sırası bizde. Birlikte çalıştık, birlikte başardık. Bu seçimin sonucunun önce Esenyurt halkına sonra İstanbul’a ve tüm Türkiye’ye hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
“Ulaşılabilir bir belediye başkanı olacağım”
İlçeyi yönetirken asla adaletten ayrılmayacağını ve ulaşılabilir bir belediye başkanı olacağını belirten Başkan Özer, “Biz geldikten sonra halkımızla kucaklaştık, hemhal olduk. Ben söz verdiğim günden itibaren artık Esenyurt’un Belediye Başkanı olacağım Allah’ın izniyle. Kapsayıcı olacağız, herkesi kapsayacağız. Kimseyi dışarda bırakmayacağız. Herkese eşit davranacağız. En önemlisi şu ki; ulaşılabilir bir belediye ve belediye başkanı olacağız demiştik. Bu sözlerimizin arkasında duracağız. Asıl işimiz şimdi başlıyor. Seçimi kazanmak önemli ama ondan daha önemlisi seçimi kazandıktan sonraki süreci kazanmak. O nedenle 5 yıl boyunca yaptığımız hizmetlerle halkımızın gönlünde yer edinmemiz lazım. Ne demiştik; halkımızın gönlünün profesörü olmaya geliyoruz. Allah’ın izni ile bunu yapacağız” şeklinde konuştu.
“Halkına danışmayan bir yöneticinin başarılı olma şansı yok”
Halkla iç içe bir yönetim anlayışını benimsediklerini ifade eden Başkan Özer, “Muhtarlardan belediyeye kadar, sivil toplum kuruluşları, kent konseyi, hemşehri dernekleri, il dernekleri ve kanaat önderleriyle diyalog içinde olacağız. Çünkü biliyorum ki halkla beraber yürümeyen, halka karşı mütevazı olmayan, halkına danışmayan bir yöneticinin başarılı olma şansı yok. Biz başarıya mahkümuz. Çünkü Esenyurt buna layık. Bir hayalim var; Esenyurt’u huzurlu, güvenli, temiz ve yaşanabilir bir şehir haline getirmek. Bir hayalim var; Esenyurt’u 21. yüzyıla yakışır, herkesin ben gururla Esenyurtluyum diyebileceği bir kent haline getirmek. Sizinle birlikte bunu inşa etme hayalim var. Bunları başaracağımıza inanıyorum. Çünkü arkamızda halkımız var. Siz varsınız. Halk varsa her şey var demektir. Halkımıza en derin saygılarımı sunuyorum. Bu destekleri içinde kendilerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“Bütün emekçi kardeşlerimize teşekkür ediyorum”
Seçimlerde kendisini destekleyen herkese teşekkür eden Başkan Özer, “Değerli kardeşlerim, ben CHP Esenyurt Belediye Başkanıyım ve öyle seçildim. Ama rozetimi çıkarıyorum. Masaya bırakıyorum. Bundan sonra herkesin belediye başkanı olacağım. Hepimiz çok çalıştık, ter döktük. Parti gençlik kollarımız, kadın kollarımız, örgütümüz gece gündüz demeden ter döktü. Bütün bu emekçi kardeşlerimize huzurunuzda teşekkür ediyorum. Yaptığımız analizlere göre başka partilerden de oy aldık. Özellikle Ak Parti seçmeninden de makul sayıda oy aldık. Biz artık yükselişteyiz, kimse bunu düşüremez. Sizden bir isteğim var; artık bu yolda yürürken sevgiyi temel düstur eyleyelim. Doğulusuyla, batılısıyla, kuzeylisiyle, güneylisiyle bu sevgiyi burada harmanlayacağım” dedi.
“Seçimi halk kazandı”
Esenyurt’un sorunlarını halkla birlikte çözeceklerini ifade eden Prof. Özer şöyle konuştu: “Bundan sonraki süreçte bana ve arkadaşlarıma yardımcı olun ve kamusal alanı öne alan problemleri, sorunları birlikte çözelim. Sizden bir isteğim daha var. Biz elbette ki hedefi koyduk. Hedef Esenyurt’u almak, aldık sayenizde. Bu seçimi siz kazandınız, halk kazandı. Şimdi projelerimiz var ve onları toplumsal barış içinde gerçekleştireceğiz. Dolayısıyla mahalleden belediyeye kadar bütün sorunları aciliyetine, kaynağına, geri dönüşüne, kente değer katkısına göre bir proje havuzunda toplayacağız ve imkanlarımız ölçüsünde hayata geçireceğiz. Ben ve çalışma arkadaşlarımın bu konuda motivasyonu, heyecanı yüksek, bir an önce işe koyulmayı bekliyoruz. Biz elbette ki halkımız adına öne çıktık. Sizin adınıza bu işleri yapacağız. Onun için el birliğiyle, gönül birliğiyle, sevgiyle ve saygıyla birbirimize yaklaşmalıyız.”
İBB ile uyum içerisinde çalışacaklarına dikkat çeken Başkan Özer son olarak şunları ekledi: “İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu bizim yol arkadaşımız, benim dostum. İBB Başkanı olması, bizimle uyum içinde olması, bizim onunla uyum içinde olmamız aynı zamanda hizmetlerin Esenyurt’umuza gelmesi demek. Bu bizim en büyük avantajlarımızdan biridir. O nedenle Sayın İmamoğlu’nu da buradan yürekten selamlıyorum.”
“Esenyurt’u bir devlet adamına, bir görev insanına teslim ediyoruz”
Devir teslim töreninde konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, “Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in Esenyurtlulara teşekkürlerini iletiyorum. Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Özer Bey’i tebrik ediyorum. Bundan sonra kazanan barış ve kardeşlik olacak. Esenyurt bundan sonra bir kültür başkenti olacak. Prof. Dr. Ahmet Özer, çocuklarımızın daha güvenli geleceği için, daha sosyal bir belediye için çalışacak. Önceki dönemden zor şartlarda görevi devralan ve bugün bize devreden sevgili Kemal Deniz Bozkurt’a da bir kez daha teşekkür ediyoruz. Esenyurt’ta bizim kazanmamız için çalışan herkese tek tek teşekkür ediyorum. Esenyurt’u ranta teslim etmediniz. Esenyurt’u bir devlet adamına, liyakatli bir adama, görev insanına teslim ediyoruz. Onu hep sokaklarda, hep aranızda göreceğiz” ifadelerini kullandı.
“Başarılar diliyorum”
Görevi Başkan Özer’e devreden Kemal Deniz Bozkurt ise şöyle konuştu: “Sorunların birçok bölümü çözüldü. Ama büyük bir belediyeyi devralıyorsunuz. Onurlu insanların yaşadığı, Anadolu’nun her bir coğrafyasının rengini taşıyan bir topluluğu yöneteceksiniz. Türkiye’nin GSMH’nın yüzde 6’sını karşılayan bir sanayiye sahip ilçeyi yöneteceksiniz. İşiniz zor. Başarılar diliyorum. Ben ve arkadaşlarım ihtiyaç duyduğunuzda her zaman yanınızda olacağız. Hayırlı uğurlu olsun.” – İSTANBUL
]]>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Muş ziyaretinin ardından Bingöl’ün Solhan ilçesine gelerek vatandaşlara hitap etti. Yerel seçimlerde hizmetin ön plana çıktığını aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Mayıs ayında bir masa kurmuşlardı hatırlarsanız, 6’lı masa. Ne oldu masaya şimdi? Dağıldı, gitti. Çünkü sağlam temeller üzerinde oluşturulan bir masa değildi bu. Karşıtlık üzerinden oluşturulan, yıkma üzerine oluşturulan bir masaydı. Cumhur İttifakı ise öyle değil, geniş bir mutabakata sahip, temel değerlerde bir araya gelmiş mutabakat. Yerel seçimler, siyasetten ziyade hizmetin ön plana çıktığı seçimlerdir. Genel politikalar artık belirlendi, meclisimiz seçildi, hükümetimiz seçildi. Hemen sonrasında hükümet kuruldu, yeni hükümet sistemimizin de avantajıyla hiç vakit kaybetmeden işlerimizi yapmaya başladık. Güçlü bir kabinemiz var. Bütün meselelerde elimizden gelen tüm gayreti sarf ediyoruz. Kolay bir dönemde değiliz, dünyanın ekonomi olarak, ticari olarak, tarihi ortalamalarının altında seyrettiği bir dönemdeyiz. Bir taraftan da çatışmalar, kavgalar var bölgemizde. Kuzey tarafta Ukrayna, Rusya savaşı çok yıkıcı bir savaş olarak devam ediyor. Güneyimizde hepimizin içini burkan, hepimizin içine büyük acılar salan Gazze’deki hadiseleri izliyoruz. Tam olarak istediğimiz istikrar hiçbir şekilde oluşmuş değil. Bütün bunlara rağmen, Türkiye yoluna devam ediyor” dedi.
“104 milyar dolar ilk hesaplarımıza göre bir maliyetle karşı karşıya kaldık”
6 Şubat depremlerinin ardından ilk hesaplamalara göre 104 milyar dolarlık bir maliyet olduğunun altını çizen Yılmaz, “Geçen sene bir de tarihimizin en büyük deprem afetini yaşadık. 11 vilayetimiz, 14 milyon nüfusumuz bu büyük afetten etkilendi. 104 milyar dolar ilk hesaplarımıza göre bir maliyetle karşı karşıya kaldık. Allah’tan böyle güçlü bir devletimiz var, güçlü liderimiz var ve bu yükün altından Türkiye olarak kalkıyoruz. En gelişmiş dediğimiz ülkeler bile böyle bir durumla karşılaştıklarında sıkıntı yaşarlar. Biz çok şükür bu yükü de kaldırıyoruz, depremzede kardeşlerimizin yaralarını sarıyoruz. Şuana kadar 80 bine yakın konut, hak sahiplerine teslim edildi. Daha üzerinden bir yıl geçti bu hadisenin, bu yılın sonuna kadar 200 bin konutu teslim edeceğiz ve inşallah önümüzdeki yıldan itibaren daha da hafifleyerek bu yükü kaldıracağız” diye konuştu.
Savunma sanayinde ihracat hedefi 7 milyar dolar
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, açıklamasını şu şekilde tamamladı:
“Bütün bunlara rağmen, dünyadaki ekonomik krizlere rağmen, bölgemizdeki savaşlara rağmen, depreme rağmen Türkiye geçen sene yüzde 4,5 büyüdü. Dünya yüzde 3 büyüdü, Türkiye yüzde 4,5 büyüdü. Geçen istihdam rakamları açıklandı 9.4, işsizlikte bir puan geçen yıla göre düşüş oldu. İhracatımız artıyor, turizm gelirimiz artıyor, savunmaya sanayinde yeni yeni başarılar ortaya çıkıyor. En son KAAN da uçtu. Mavi göklerle buluştu. Geçen sene sadece savunma sanayinde 5,5 milyar dolar Türkiye ihracat yaptı. Geçmişte paramızı vererek alamazdık bu takım ürünleri, şimdi Türkiye artık dünyaya teknolojik ürünler satıyor. Bu sene inşallah, 7 milyar dolar bekliyoruz. Bu yıl savunma sanayi ihracatından sadece. Dolayısıyla Türkiye yoluna devam ediyor.”
Programa, AK Parti Bingöl milletvekilleri Feyzi Berdibek ve Zeki Korkutata, Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan, AK Parti İl Başkanı Yılmaz Seven, Solhan Belediye Başkanı Abdulhakim Yıldız, AK Parti İlçe Başkanı Nazmi Çalışan, Arokonak Belediye Başkanı Mustafa Döner ve vatandaşlar katıldı. – BİNGÖL
]]>Sosyal medyada Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı’nda çekildiği öne sürülen ‘para sayma’ görüntülerine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, suç ve suç unsuru bulunup bulunmadığının tespiti için re’sen soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma çerçevesinde CHP eski İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, CHP eski İstanbul İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın eski basın danışmanı Can Poyraz, söz konusu binayı sattığı öne sürülen Ali Rıza Braka, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ve Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Onur Öksel ‘şüpheli’ sıfatıyla Savcılığa ifade vermişti. 7 şüphelinin yanı sıra ayrıca, Braka’nın avukatı Gökhan Taşkapan’ın da bilgi sahibi olarak ifade verdiği öğrenilmişti.
Soruşturma çerçevesinde Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın Danışmanı Melih Morsümbül ile iş adamı Hüseyin Köksal’ın şoförü Servet Yıldırım da ‘şüpheli’ olarak Savcılığa ifade verdi.
Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın Danışmanı Melih Morsümbül ‘şüpheli’ olarak verdiği ifadesinde, “Olay tarihinde Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç beni aradı, bulunduğu yere gitmemi istedi. Gittiğimde tanımadığım kişilerle yemek yiyordu, o sırada bana küçük bir çanta içerisinde bir miktar para teslim etti. Çanta içerisinde, kendisinin ve arkadaşlarının CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınması sürecinde başlatılan bağış kampanyası kapsamında yaptıkları, bağış paraları olduğunu söyledi. Çantayı açıp içerisinde ne kadar para olduğunu saymadım, sadece bana verdiği talimat üzerine çantayı alarak verilen adrese götürdüm. Tam hatırlayamamakla birlikte para çantasını il başkan yardımcısı Özgür Nas’a teslim ettim. Orada bana bu paranın il binasının satın alma sürecinde kullanılacağını söylediler. Paranın sayılması için tek başıma ofisten ayrıldım, paralar sayılırken konuşmalardan 200 bin lira civarı olduğunu duydum. Parayı teslim ettiğimi kanıtlayabilecek herhangi bir makbuz, belge veya senet vermediler. Zaten parayı benimle gönderen Belediye Başkanımız da benden bu şekilde bir talepte bulunmadı. Sadece verilen talimatı yerine getirdim. Paraların kaynağıyla ilgili herhangi bir bilgim ve dahilim yoktur. Belediye Başkan yardımcısı olmam nedeniyle verilen talimat üzerine sadece verilen para çantasını ofise götürdüm” şeklinde konuştu.
“İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın’ı da tanımam. Hiçbir zaman bu kişiden çanta içerisinde veya başka bir suretle para teslim almadım”
Şüphelilerden Servet Yıldırım ise ifadesinde, yaklaşık 12 yıldır iş adamı Hüseyin Köksal’ın şoförlüğünü yaptığını söyleyerek, “Dosyada ‘tanık’ olarak ifadesi bulunan Hasan Hüseyin Şenyurt’u Bahçeşehir’den ortak arkadaşlarımız vesilesiyle yaklaşım 3-4 aydır tanıyorum. Kendisiyle samimiyetim yoktur. Fatih Keleş, Tuncay Yılmaz isimli şahısları tanımam. Aynı zamanda İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın’ı da tanımam. Hiçbir zaman bu kişiden çanta içerisinde veya başka bir suretle para teslim almadım ve bu paraları Yılmaz ve Keleş’e teslim etmedim. Şenyurt ifadesinde, benim konuşmalarımı kaydettiğini söylemiştir. Böyle bir ses kaydı varsa rızam dışında alınmıştır ve bir suçtur. Bu kayıtlarda para taşıdığımı söylemişim, beni töhmet altında bırakan bu ifadeler iftiradır. Hakkımda asılsız iddialarda bulunan Şenyurt hakkında ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘cinsel istismar’ ve ‘cinsel taciz’ suçlarından açılmış davalar varken bu kişinin televizyona çıkarılarak itibar görmesini ve kendisini iş adamı olarak tanıtmasını anlamıyorum. Ben suçsuzum, kimseden para alıp başka yere teslim etmedim” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki KİPTAŞ’ın Genel Müdürü Ali Kurt, AKP’nin İBB Başkan adayı Murat Kurum’un seçime yönelik vadettiği 650 bin sosyal konut projesini eleştirdi. Kurt, “Artık son dönemde TOKİ mağdurları diye bir kavram gelişti Türkiye’de. Biz Türkiye’de KİPTAŞ olarak sabit taksitle sosyal konut üretilebileceğini gösterdik. Başka biri bu vaatte bulunsaydı karşılığı olabilirdi ama Sayın Bakan’ın bu işin en başında bulunduğu kurumdayken, ki karnesi ortada, performansı ortada. Çok gerçekçi değil” dedi. Kurt teslim edilen konut sayıları hakkında ise şu bilgiyi verdi: “TOKİ’nin 2019’dan 2024’e kadar İstanbul’da teslim ettiği konut sayısı 8 bin 500. Biz KİPTAŞ olarak 10 bin 39 tane teslim ettik. Bu hafta sonu 550, önümüzdeki hafta içi de 850 konutu daha teslim edeceğiz. Yani 11 bin 200 rakamını bulacağız”
AKP’nin İBB Başkan adayı Murat Kurum’un yerel seçime yönelik çalışmaları kapsamında vadettiği 650 bin sosyal konut projesine karşı eleştiriler sürüyor. İBB iştiraki KİPTAŞ’ın Genel Müdürü Ali Kurt da dün Kadıköy’de katıldığı bir projenin temelinin atılması sonrasında konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na değerlendirme yaptı. Kurt, şunları dile getirdi:
“Murat Bey bu vaatlerini yerine getirebilir mi, bence getiremez. Çünkü bu yapının, yani konut üretiminin başında olan Toplu Konut’un da bağlı olduğu Çevre Şehircilik Bakanlığı yaptığı 5 yılda bu kadar konut üretememiş bir kişinin bir büyükşehir belediye başkanıyken bunu yapması gerçekçi değil. Artı, İstanbul’da 650 bin konut yapmak için gerekli imarlı arsa hiçbir kamu kurumunda yok. Milli Emlak’ta da yok, TOKİ’de de yok, büyükşehirde de yok. Yani gerçekçi vaatler değil ama maalesef biz seçim dönemlerinde hep 50, 100, 250 bin konut kampanyaları, gerçekçi olmayan konut kampanyaları duyuyoruz. Bu da üzücü bir şey. Çünkü vatandaşın kafasını karıştırıyor ve zaman kaybediyoruz. Şu anda TOKİ’nin 2019’dan 2024’e kadar İstanbul’da teslim ettiği konut sayısı 8 bin 500. Biz KİPTAŞ olarak 10 bin 39 tane teslim ettik. Bu hafta sonu 550, önümüzdeki hafta içi de 850 konutu daha teslim edeceğiz. Yani 11 bin 200 rakamını bulacağız. Yani iki kurumu topladığınızda yapan sayı 20 bin 5 yılda. Şimdi siz tüm Türkiye’de ürettiğiniz konut sayısını masaya yatırdığınızda Sayın Eski Çevre Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un, bu sayılara ulaşamamışken büyükşehir belediye başkanı olunca nasıl ulaşacak? Bu gerçekçi değil.
“TAMAMEN SEÇİM YATIRIMI”
Büyükşehrin bütçesi açısından da gerçekçi değil. Tamamen bir seçim yatırımı. Biz hep söylüyoruz. Kurumları hiçbir zaman kötülemiyoruz. Toplu Konut kurumu, önemli bir kurumdur ama son dönemde kötü yönetilen bir kurumdur. Artık son dönemde TOKİ mağdurları diye bir kavram gelişti Türkiye’de. Biz Türkiye’de KİPTAŞ olarak sabit taksitle sosyal konut üretilebileceğini gösterdik ve bu dönemde dört tane projenin temelini atıp tamamladık. Sosyal konut kapsamında dört proje, normalde 50 farklı noktada şantiyemiz vardı. Bunların 34 tanesine yakınını tamamladık ama Toplu Konut İdaresi, sabit taksitle sosyal konut üretemiyorken Türkiye’de, gelip İstanbul’da 650 bin konut yapacağım, 100 bin depo konut yapacağım gibi vaatler maalesef gerçekçi değil. Umarım bizim yaptığımız modellerden örnek alırlar ve merkezi yönetim de sabit taksitle vatandaşa sosyal konut edinme imkanı sunar. Bizim tek beklentimiz budur. Bu da iş birliğiyle ancak olabilecek bir şey. Şu anda aslında İstanbul’daki riskli yapıların çözümü noktasında şöyle bir avantajımız var.
“BİRLİKTE ÇALIŞALIM ÇAĞRIMIZA KARŞILIK BULAMADIK”
Merkezi yönetim farklı bir siyasi yapı, yerel yönetim farklı bir siyasi yapı; bu iki siyasi yapı yan yana gelip tek sesli bir söylemde bulunursa vatandaşı ikna etme konusunda çok daha hızlı yol alırız ama maalesef biz bir türlü bir araya gelemedik. Bunun da bu dönemi aslında seçim propagandası olarak kullanılmasından kaynaklı olduğunu görüyoruz. Çünkü biz her dönem dedik ki merkez yönetime, ‘Gelin, riskli yapıda oturanlara uygun kredi imkanları sunalım’. İstanbul Yenileniyor’da 1,7 milyon insanı kapsayan bir başvurumuz var ve insanlar bu borç yükünün altından kalkamıyorlar. O yüzden kamu bankalarının bu insanlara destek olması lazım ama bir türlü bu birlikte yapalım, çalışalım çağrımıza karşılık bulamadık. Demek ki sebebi de seçimmiş. İnsan canını etkileyen konularda böyle davranılması tabii ki üzücü ama tekrar söylüyorum. Başka biri bu vaatte bulunsaydı karşılığı olabilirdi ama Sayın Bakan’ın bu işin en başında bulunduğu kurumdayken, ki karnesi ortada, performansı ortada. Çok gerçekçi değil.”
]]>Bakan Yerlikaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da telekonferans yöntemi ile katıldığı ‘Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’nde Dulkadiroğlu ilçesi Akyar mevkiinde TOKİ tarafından yapımı devam eden kalıcı konutları hak sahiplerine teslim etti.
Kura çekimi öncesinde konuşan Yerlikaya, “Kıymetli depremzedelerimize vermiş olduğumuz sözü yerine getirmek için gayret gösteriyoruz ve böyle bir durumda en büyük yardımcımız Rabbül Alemin. Devam eden inşaatlarımız ile bu yıl sonu ve önümüzdeki yıl itibarıyla Kahramanmaraş’ta tüm konutlar teslim oluyor” diye konuştu.
“Bu yılın sonuna kadar 200 bin konut ve ev sayısına ulaşacağız”
2025 yılına kadar tüm depremzedelere evlerini teslim edeceklerini ifade eden Bakan Yerlikaya, “11 il ile ilgili 30 bin aynı bu şekilde bitmiş deprem konut ve kırsaldaki evleri kuraları yapılacak, anahtarları siz kıymetli depremzedelerimize teslim edilecek. Depremin birinci yılında 46 bin, 13’üncü ayında yani Mart ayında birazdan 30 bin ile beraber 76 bine ulaşıyoruz. Cumhurbaşkanımızın ifadesi ile bu yılın sonuna kadar 200 bin konut ve ev sayısına ulaşacağız. Toplam 389 bin hak sahibimiz var, 2024’te 200 bin 2025 yılında kalan konutların kura ve anahtar teslimlerini yapacağız” dedi.
“Kahramanmaraş’ta tüm konutlar teslim oluyor”
Depremin yaralarını sarmak için gece gündüz çalıştıklarını söyleyen Yerlikaya, “Biz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sizin destek ve dualarınızla, inancınızla, sabrınızla bunu başarıyoruz ve tamamına erdireceğiz. Kahramanmaraş’ta 6 Şubat tarihinde çekilen konut ve ev sayısı 9 bin 286’ydı, birazdan 8 bin 303 kura çekeceğiz. Toplamda 17 bin 600’ü geçtik, hak sahibimiz 69 bin devam eden inşaatlarımız gece gündüz şantiyelerimiz gayret gösteriyorlar. Kendi güçlerinin de üzerinde gayret gösteriyorlar ki, size verilen söz yere düşmesin. Kıymetli depremzedelerimize vermiş olduğumuz sözü yerine getirmek için gayret gösteriyoruz ve böyle bir durumda en büyük yardımcımız Rabbül Alemin. Devam eden inşaatlarımız ile bu yıl sonu ve önümüzdeki yıl itibarıyla Kahramanmaraş’ta tüm konutlar teslim oluyor” diye konuştu.
“Kahramanmaraş’ı Allah’ın izniyle yüz akı ile yapmaya kararlıyız”
Kahramanmaraş’ı modern bir şehir haline getireceklerini söyleyen Bakan Yerlikaya, “Yakın zaman içerisinde Kahramanmaraş’ımıza mükemmel bir valilik binasının yapımının ihalesine çıkıyoruz. Çok güzel olacak inşallah, tıpkı yapımı başlanmış devam eden veya ihalesi yapılacak olan diğer binalar gibi. Yeniden Kahramanmaraş, modern bir şehir, tarihi kadim dokusuna uygun şehri ile bütünleşik ve şehri ile hemhal olan Kahramanmaraş’ı Allah’ın izniyle yüz akı ile yapmaya kararlıyız” şeklinde konuştu.
“Güçlü desteğinizi talep ediyoruz”
Yaklaşan yerel seçimler öncesinde Kahramanmaraş halkının Cumhur İttifakı adaylarına büyük destek vereceklerinden emin olduklarını söyleyen Yerlikaya, “Yerel seçimler geldi çattı. Kahramanmaraş 22 yıldan beri Recep Tayyip Erdoğan dedi, onunla birlikte yürüdü çünkü ona inandı. Hep en fazla destek ve oy oranında hep en önde oldu Kahramanmaraş. Biz Kahramanmaraş Büyükşehir’de ve tüm ilçelerinde Cumhur İttifakı adaylarımızla birlikte sizlere arzıendam ediyoruz. Her zaman olduğu gibi güçlü desteğinizi talep ediyoruz. Bizim belediye başkan adaylarımızın her biri şehrinin emini olan arkadaşlarımız. Bizim adaylarımızın özelliği sizin sorunlarını çözmekte cesaretli, sabırlı ve yorulmaz kişilerdir” ifadelerini kullandı. – KAHRAMANMARAŞ
]]>Bakan Yerlikaya, Akyar TOKİ alanında düzenlenen Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ndeki konuşmasında, depremzedelerin yaralarının sarılması ve şehirlerin eskisinden daha mükemmel olması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde devletin tüm kurum ve kuruluşlarının bölgede olmaya devam ettiğini söyledi.
Depremlerin yaşandığı ilk andan itibaren devletin bütün imkanlarını seferber ettiğini aktaran Yerlikaya, şöyle konuştu:
“6 Şubat’ın sene-i devriyesinde 46 bin, 19 Mart’ta ise 30 bin olmak üzere toplamda 76 bin konutun kurasını çektik. Sayın Cumhurbaşkanımız hemen depremin ikinci günden itibaren hem geçmiş olsun hem başsağlığı hem de arama kurtarma çalışmalarıyla ilgili gelip şehirlerimizi gördüğü zaman şunu söyledi. Dedi ki ‘Hiçbir vatandaşımızı, hiçbir depremzedemizi acılarıyla baş başa bırakacak değiliz. Şu yıkılan evlerin daha iyisini, daha sağlamını Allah’ın izniyle en kısa zamanda yapacak ve siz kıymetli hak sahiplerine Allah’ın izniyle teslim edeceğiz.’ Allah onun sözünü yerde koymadı. Daha birinci yılında 46 bin konutu, birazdan 30 bin konutu sahiplerine kavuşturacağız. 13 ayda 76 bin konut. Bakın yine Cumhurbaşkanımızın ifadesi, ‘Allah’ın izniyle bu yılın sonuna kadar değerli kardeşlerim 200 yüz bin konut ve ev sayısına ulaşacağız’. Bunların kurasını çekip anahtarını teslim etmekle ilgili hedefimiz var. Toplam 389 bin hak sahibimiz var. Demek ki 2024’te 200 bin, 2025 yılında da kalan konutlarında kura ve anahtar teslimlerini yapacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sizin destek ve dualarınızla inancınızla, sabrınızla bunu başarıyoruz ve Allah’ın izniyle de göreceksiniz tamamına erdireceğiz. Kahramanmaraş’ta 6 Şubat’ta çekilen konut ve ev sayısı 9 bin 286 idi. Şimdi de 8 bin 303 kura çekeceğiz. Toplam 17 bin 600’ü geçtik. Hak sahibimiz 69 bin.”
Konutların inşasının gece gündüz devam ettiğini, çalışanların kendi güçlerinin üzerinde gayret gösterdiğini aktaran Yerlikaya, depremzedelere verilen sözlerin yerine getirilmesi için daha da fazla çalışacaklarını dile getirdi.
Bakan Yerlikaya, 2025 yılı sonu itibariyle Kahramanmaraş’taki tüm hak sahiplerinin evlerine kavuşacağının altını çizerek, şöyle devam etti:
“Valilik binamızı, kaymakamlık, diğer bölge müdürlüğü, il müdürlüğü yani artık size hadim olan devlet görevlilerimizin içinde bulunduğu bağışlayın beni devletin de size hizmet için hizmet sunduğu, devletin evlerini de yapmakta kararlıyız. Şimdi yakın zaman içerisinde Kahramanmaraş’ımıza mükemmel bir valilik binasının ihalesini çıkıyoruz. Çok güzel olacak inşallah. Tıpkı yapımı başlamış, devam eden veya ihalesi yeni yapılacak olan diğer binalar gibi. Yeniden Kahramanmaraş, yeniden modern bir şehir, tarihi kadim dokusuna uygun, şehriyle bütünleşip ve şehriyle hemhal olan Kahramanmaraş’ımızı Allah’ın izniyle yüz akıyla yapmakta kararlıyız.”
Konuşmanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın online olarak katıldığı törende kuralar çekildi, anahtar teslimi yapıldı.
Programa, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Vahit Kirişci, Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt, Tuba Köksal, Mehmet Şahin ile Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör ve ilgililer katıldı.
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ne Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden canlı bağlantıyla katıldı.
Erdoğan, depremin sadece deprem bölgelerinin değil tüm Türkiye’nin gerçeği olarak karşılarında durduğuna işaret ederek, İstanbul’dan İzmir’e, Van’dan Bolu’ya kadar Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşların tarihin bilinen en tehlikeli fay hatlarına yakın yerlerde yaşadığını belirtti.
Türkiye’nin 1999 depreminin ardından bu felakete karşı adımlar attığını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Hükümetlerimiz döneminde hem inşaat kalitesini yükseltmek hem şehirlerimizi dönüştürmek için pek çok projeyi hayata geçirdik. TOKİ’nin öncülüğünde ülkemizin konut stokunun kayda değer bir bölümünü yeniledik. Sadece TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 314 bin depreme dayanıklı, kaliteli, ekonomik konutu vatandaşlarımızın emrine sunduk. Özel sektörümüz ve vatandaşlarımız da bu sürece dahil oldular. Aynı şekilde, depremde ayakta kalmaları hayati önem taşıyan kamu binalarının büyük kısmını da güçlü bir şekilde tekrar inşa ettik. Katettiğimiz mesafe önemli olmakla birlikte hala dönüştürmemiz gereken pek çok bina var.”
“Şehirlerimizi dayanıklı hale getirmek için acele etmeliyiz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depremlerinde yıkılan binaların yüzde 90’ından fazlasının 1999’dan önce yapılanlar olduğunu belirterek, yıkıma uğrayan nispeten az sayıdaki yeni binanın ise teknik eksikler ve sonradan müdahaleler sebebiyle bu akıbete maruz kaldığını dile getirdi.
“Deprem maalesef bizi beklemiyor. Bizim hazırlıklarımızı bitirmemizi hiç beklemiyor.” ifadesini kullanan Erdoğan, dolayısıyla şehirleri depreme dayanıklı hale getirmek için acele etmeleri gerektiğini söyledi.
Erdoğan, “Bilhassa İstanbul gibi yoğun nüfusa sahip yerlerde Allah göstermesin, böyle bir afetin altından kalkmak gerçekten çok zor olacaktır. Şehirlerimizi yeniden inşa etmek için harcayacağımız kaynak, yıkımları telafi etmekten çok daha az maliyetlidir. En önemlisi ise bu şekilde kurtaracağımız canların bedeli olmayacaktır. Devlet ve millet el ele vererek bu tehdide karşı bir an önce gereken dönüşümleri gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz.” dedi.
“Zübük siyasetiyle göz boyamak mümkün olabilir”
Hükümet olarak “Yarısı Bizden Kampanyası” ile dönüşümler için önemli bir adım attıklarını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Deprem bölgesindeki çalışmalarımızın bitmesiyle diğer şehirlerimizin dönüşümüne daha çok kaynak ayırma imkanına kavuşacağız. Her kim deprem tehdidini küçümseyerek buraya harcanması gereken kaynağı başka yere yönlendiriyorsa bu milletin en büyük düşmanıdır. Zübük siyasetiyle başka alanlarda insanların gözlerini boyamak belki mümkün olabilir ama bu anlayışın deprem karşısında zerre kadar önemi yoktur.
Bunun için milletimden, kendi evinden başlayarak mahallesini, ilçesini, şehrini, ülkesini depreme karşı hazırlayacak olanlara destek vermesini istiyorum. En iyi sizler biliyorsunuz. Deprem, siyaset üstü bir konudur. Deprem, ihmale gelmeyecek bir konudur. Geçtiğimiz günlerde Çanakkale’de yaşanan ve Marmara Bölge’mizde de hissedilen şiddetli sarsıntı, bu gerçeği bize bir kez daha hatırlatmıştır.”
“Seferberlik ruhuyla çalışmayı sürdüreceğiz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem riski ve deprem sonrası yaşayacağı kayıp oranı en yüksek şehir olan İstanbul’da Murat Kurum’u aday gösterdiklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Ülkemizde son 5 yılda yaşanmış tüm afetler sonrasındaki çalışmaları başarıyla yürüten Murat Kurum kardeşimizin İstanbul’u da depreme en iyi şekilde hazırlayacağından asla şüphe duymuyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde hem deprem şehirlerimizi hem ülkemizin aynı tehditle yüz yüze olan diğer şehirlerini dayanıklı hale getirmek için seferberlik ruhuyla çalışmayı sürdüreceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kura töreniyle anahtarlarını teslim alacak vatandaşlara hayırlı olmasını diledi.
Notlar
Erdoğan’ın konuşmasının ardından, canlı bağlantıyla Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni gerçekleştirildi.
İlk olarak İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın bulunduğu Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesindeki Ağyar TOKİ evlerinin teslim törenine bağlanan Erdoğan, anahtarların kadınlara teslim edilmesini istedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ardından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin bulunduğu, 6 Şubat depremlerinde en büyük yıkımın yaşandığı Hatay’a bağlandı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un bulunduğu Malatya’nın Yeşilyurt ilçesi İkizce Mahallesi’ndeki evlerin teslim törenine de bağlanan Erdoğan, hak sahiplerine konutlarının hayırlı olması temennisinde bulundu. Erdoğan, Malatya Valisi Ersin Yazıcı’dan evlerin çevre ve peyzaj düzenlemesini hızla devam ettirmelerini istedi.
Son bağlantıyı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın bulunduğu Adıyaman’a gerçekleştiren Erdoğan, Adıyaman Valisi Osman Varol’a, evlerin çevre ve peyzaj düzenlemesinin AFAD tarafından hızlıca tamamlanması gerektiğini söyledi.
Törenin ardından Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş dua etti.
(Bitti)
]]>MALATYA – Malatya’da, Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ” Deprem bölgelerinde şuana kadar 46 bin civarında konutu teslim ettik her ay 15-20 bin konut teslim ederek yıl sonunda inşallah 200 bin konutu hak sahiplerine teslim etmiş olacağız.” dedi
Malatya’da yapımı tamamlanan Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nin açılışı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak’ın katılımlarıyla gerçekleştirildi.
Açılışta konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, merkezi idare ile yerel yönetimlerin bir arada uyum içerisinde çalışması neticesinde önemli işler başarıldığını belirterek, “Bundan sonrada aynı anlayışla inşallah el ele gönül gönüle Türkiye Yüzyılında gerçek belediyeciliği uygulamaya devam edeceğiz. “dedi
Deprem bölgesine 2024 yılı için bir trilyon 28 milyar lira ödenek
Konuşmasında deprem bölgelerinde devam eden çalışmalara ilişkin bilgilerde paylaşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “11 ilimizi 14 milyon nüfusumuzu etkileyen bir deprem yaşadık bazı ülkelerden daha büyük bir yüz ölçümü ve nüfusu ifade ediyor. Malatya’da ve diğer illerimizde hayatlarını kaybeden canlarımıza Allah’tan rahmet geriye kalanlara sabırlar diliyorum. Bizlere düşen depremin yaralarını sarmak depremlerde etkilenen illerimizi eskisinden de daha iyi bir noktaya taşımaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde ilk anda itibaren bu gayret içerisinde olduk ve buna da devam ediyoruz. Geçen yıl merkez idareden deprem bölgelerine 930 milyar Türk lirası harcama yaptık. Bu yılın bütçesinde ise sadece merkezi idareden bir trilyon 28 milyar lira ödenek ayırdık. Bu kapsamda neler yapıyoruz öncelikle kalıcı konutlar inşa ediyoruz. Hak sahiplikleri belirlendi şimdi kalıcı konutları bitirip hak sahiplerine teslim ediyoruz. Şuana kadar 46 bin civarında konutu teslim ettik her ay 15 -20 bin konut teslim ederek yıl sonunda inşallah 200 bin konutu hak sahiplerine teslim etmiş olacağız. Malatya’da, 17 Şubat’ta 6 bin 181 konutun kurası çekildi 18 bin konutun yapımı ise devam ediyor. Ayrıca Malatya’da 54 bin haneye 3 milyar liraya yakın kaynağı aktarmış durumdayız. Çok sayıda vatandaşlarımızda konteynerler de çeşitli hizmetlerden istifade ediyorlar. İnşallah en kısa sürede kalıcı konutlarına kavuşacaklar. ” şeklinde konuştu
“Deprem bölgelerine ciddi manada yatırım yapıyoruz”
Malatya’nın deprem öncesinden daha güzel bir şehre dönüştürüleceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Yakın bir gelecekte cumhurbaşkanımız bir kez daha kura çekimi gerçekleştirecek Malatya’mız da bin civarında hak sahibi çekilecek kura ile konutlarına kavuşacak. Konutlarla yetinmiyoruz bir taraftan da altyapıyı ihya ve imar ediyoruz. Deprem bölgesinde altyapıya ciddi manada yatırım yapıyoruz. Bununla da sınırlı değil üçüncü bir başlık olarak ekonomik ve sosyal hayatını canlandırıcı her türlü projeye destek veriyoruz. Ekonomik olarak Malatya eskisinden daha iyi bir hale gelecektir. Bir süre sonra deprem öncesinde daha fazla nüfus daha fazla güçlü ekonomik bir yapıya deprem bölgeleri kavuşacaktır. Bir taraftanda geleceğe çok fazla dirençli hazırlanmış olacaklar. Türkiye’nin diğer bölgelerinden çok daha güvenli bir şekilde yaşama ve çalışma ortamının olduğu şehirler haline dönüştürüyoruz.”diye konuştu
Yapılan konuşmaların ardında ise Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi.
]]>Malatya’da yapımı tamamlanan Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nin açılışı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın katılımı ile gerçekleştirildi. Açılışta konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, merkezi idare ile yerel yönetimlerin bir arada uyum içerisinde çalışması neticesinde önemli işler başarıldığını belirterek, “Bundan sonra da aynı anlayışla inşallah el ele, gönül gönüle Türkiye yüzyılında gerçek belediyeciliği uygulamaya devam edeceğiz” dedi.
Deprem bölgesine bu yıl 1 trilyon 28 milyar lira ödenek
Konuşmasında deprem bölgelerinde devam eden çalışmalara ilişkin bilgiler de paylaşan Yılmaz, “11 ilimizi, 14 milyon nüfusumuzu etkileyen bir deprem yaşadık. Bazı ülkelerden daha büyük bir yüzölçümü ve nüfusu ifade ediyor. Malatya’da ve diğer illerimizde hayatlarını kaybeden canlarımıza Allah’tan rahmet, geriye kalanlara sabırlar diliyorum. Bizlere düşen depremin yaralarını sarmak, depremlerden etkilenen illerimizi eskisinden de daha iyi bir noktaya taşımaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde ilk andan itibaren bu gayret içerisinde olduk ve buna da devam ediyoruz. Geçen yıl merkez idareden deprem bölgelerine 930 milyar Türk lirası harcama yaptık. Bu yılın bütçesinde ise sadece merkezi idareden 1 trilyon 28 milyar lira ödenek ayırdık. Bu kapsamda neler yapıyoruz; öncelikle kalıcı konutlar inşa ediyoruz. Hak sahiplikleri belirlendi. Şimdi kalıcı konutları bitirip hak sahiplerine teslim ediyoruz. Şu ana kadar 46 bin civarında konutu teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut teslim ederek yıl sonunda inşallah 200 bin konutu hak sahiplerine teslim etmiş olacağız. Malatya’da 17 Şubat’ta 6 bin 181 konutun kurası çekildi, 18 bin konutun yapımı ise devam ediyor. Ayrıca Malatya’da 54 bin haneye 3 milyar liraya yakın kaynağı aktarmış durumdayız. Çok sayıda vatandaşımız da konteynerlerde çeşitli hizmetlerden istifade ediyorlar. İnşallah en kısa sürede kalıcı konutlarına kavuşacaklar” şeklinde konuştu.
“Deprem bölgelerine ciddi manada yatırım yapıyoruz”
Malatya’nın deprem öncesinden daha güzel bir şehre dönüştürüleceğini kaydeden Yılmaz, “Yakın bir gelecekte cumhurbaşkanımız bir kez daha kura çekimi gerçekleştirecek, Malatya’mızda bin civarında hak sahibi çekilecek kura ile konutlarına kavuşacak. Konutlarla yetinmiyoruz, bir taraftan da altyapıyı ihya ve imar ediyoruz. Deprem bölgesinde altyapıya ciddi manada yatırım yapıyoruz. Bununla da sınırlı değil. Üçüncü bir başlık olarak ekonomik ve sosyal hayatı canlandırıcı her türlü projeye destek veriyoruz. Ekonomik olarak Malatya eskisinden daha iyi bir hale gelecektir. Bir süre sonra deprem öncesinde daha fazla nüfus, daha fazla güçlü ekonomik yapıya deprem bölgeleri kavuşacaktır. Bir taraftan da geleceğe çok fazla dirençli hazırlanmış olacaklar. Türkiye’nin diğer bölgelerinden çok daha güvenli bir şekilde yaşama ve çalışma ortamının olduğu şehirler haline dönüştürüyoruz” diye konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi. – MALATYA
]]>Esma Hatun Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen törene AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy, Talas Kaymakamı Yaşar Dönmez, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, MHP İl Başkanı Seyit Demirezen, AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Kiraz, MHP İlçe Başkanı Kayhan Saraç ve Anadolu Ortopedik Engelliler Derneği Genel Başkanı Efdal Özkartal’ın yanı sıra engelli vatandaşlar ile aileleri katıldı. Törende hayırsever Murat Aydın adına konuşan Sertaç Aydın, “Biz bu hayrı gerçekleştirirken alan el ile veren el arasında köprü olmayı başardık. Sayın başkanımızın destekleriyle hayırseverimiz Murat Aydın’ın hibe ettiği araçları başkanımıza teslim ederek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağladık. Bu yıl ikincisini gerçekleştirdik. Allah nasip ederse de her sene bunu yapmak istiyoruz” dedi. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, hem duygusal hem de sevinçli bir günde olduklarını belirterek; “4 yıl önce engelli araç kullanan, bilhassa akülü araç dediğimiz aracı kullanan kardeşlerimizin, çok mağdur oldukları bir konuyu tespit ettik. Bu araç sonuçta bir yerde arıza yapabiliyor. En lüks dediğimiz araçlar da arıza verebiliyor. Ancak onun sürücüsü bir taksiye atlayarak, gideceği yere gidebiliyor ama engelli kardeşim, olduğu yerde kalıyor. Bilhassa hanımefendiler. Bu bir eksiklik. Kayseri’de tamir yapan yok. Bir tane özel sektör vardı, o kardeşimizde olay yerine gitmiyordu. Atölyemizin bir bölümünü çevirdik. ‘Burası engellilerin kullandığı akülü araçların tamirat yeri’ dedik. Buraya 2 usta aldık. Birde ticari araç temin ettik. Ticari aracımız sadece bu iş ile ilgili görevlendirildi. Şimdi aracı bozulan engelli kardeşim, telefon ediyor. Bizim ekibimiz anında gidiyor. Orada tamir yapılırsa yapılıyor. Yapılmıyorsa engelli kardeşimin arabasını alıyor, kendisini de alıyor. Kendisini evine, aracıda atölyeye getirip, yapıyor. Yaptıktan sonrada yeniden araçla engelli kardeşimizi buluşturuyor. Bu Kayseri’de hem ilk oldu hem de çok güzel bir hizmet oldu” şeklinde konuştu.
“59 engelli aracını teslim ediyoruz”
Başkan Yalçın, araç teslimine ev sahipliği yapmaktan mutlu olduklarını ifade ederek; “İhtiyaç sahiplerine ulaştırmak üzere, 29 manuel, 30 tane de akülü aracı bugün bize burada teslime ettiler ama bizim şahsımızda ve ev sahipliğimizde size teslim edecekler. Bizde buna ev sahipliği yapmaktan çok mutluyuz. Bu güzelliği artırmak adına çalışarak kardeşlerimizin sevincine ortak olduk.” diye konuştu. Talas Kaymakamı Yaşar Dönmez de herkesin bir engelli adayı olduğunu anlatarak, “Başkanımız konuşmasında bana göre eksik söyledi. Kayseri’de ilk ve tek değil, Türkiye’de tek. Ben ülkemizde hiç bir belediyenin böyle bir uygulaması olduğunu duymadım. Belediyemiz bünyesinde kurulan engelli araçlar atölyesi Türkiye’ye örnek.” ifadelerini kullandı. AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy ise, Talas Belediyesi’nin engelliler ile ilgili yaptığı çalışmanın Türkiye’ye örnek olması gerektiğini vurgulayarak, “Biz dün Bünyan’ımızda böyle bir güzelliğe eşlik ettik. Bünyan’da da hayırsever kardeşlerimiz, 30 tane engelli aracını engelli kardeşlerimiz için getirmişlerdi. Onların dağıtım törenine katıldık. Bugünde Talas’tayız. Mustafa Yalçın başkanımız Kayseri’de birçok ilkleri yaptı. Engelli kardeşlerimize daha rahat bir hayat sürdürebilmek için büyükşehir ve ilçe belediyelerimiz Kayseri’de çok yoğun çaba içerisindeler. Engelsiz Yaşam Merkezleri açıldı. Orada birçok aktiviteler var. İnşallah bu tüm Türkiye’ye örnek olur.” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından, protokol tarafından hayırseverlere plaketleri verilirken, engelli vatandaşlara da araçları teslim edildi. – KAYSERİ
]]>Yazar Eylem Tok’un 17 yaşındaki oğlu T.C’nin kullandığı otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden Oğuz Murat Acı’nın sevenleri, kazanın ardından olay gecesi annenin oğluyla yurt dışına kaçmasına tepki gösterdi.
Kaza günü otomobili kullanan T.C’nin Göktürk’teki evinin önünden off-road araçlarıyla korna çalarak geçen Oğuz Murat Acı’nın yakınları ve sevenlerinin yer aldığı kalabalık bir grup, kazanın yaşandığı yere de çiçek bıraktı.
Burada gazetecilere konuşan Oğuz Murat Acı’nın yakını Burak Yıldırım, “Çok sevilen, sayılan bir ağabeyimizdi. Öz ağabeyimiz gibiydi. Bir haftadır ne yaşıyoruz bilmiyoruz. İsteğimiz gelip teslim olmaları. Hiçbir şekilde kötü bir düşüncemiz yok. Gelsinler, adalete teslim olsunlar. ” dedi.
“Oğuz için adalet istiyoruz”
Grup adına basın açıklaması yapan Acı’nın arkadaşlarından Selahattin Çobanoğlu ise adaletin, toplumdaki her bireye gerekli olan en önemli yapı taşı olduğunu belirterek, “Yaşanan bu olayda taksirle ölüme sebebiyet, cinayet, gasp, delil karartma, firara kadar uzanan bir suç zinciri bulunmaktadır. Kaza demeye dilimizin varmadığı, ölüm ve ağır yaralanma var. Kameralar ve şahitlikler ile ispatlı ve delilli, reşit olmayan, alkollü olduğu söylenen bir kişinin net bir şekilde işlediği bir cinayet suçu var. Olay yerine gelerek yardım çağırıp, müdahale etmeyen ve üstelik yardım çağrılmasını cep telefonlarını dahi gasp ederek engelleyen bir ebeveyn suçu var.” ifadelerini kullandı.
Kazanın ardından oğlunu yurt dışına kaçıran Eylem Tok’un duygu sömürüsü yaptığını dile getiren Çobanoğlu, şöyle devam etti:
“Oğuz kardeşimizin de bir annesi ve bir babası, dünya güzeli bir evladı ve kendisini bekleyen bir eşi vardı. Adaletini arayacağız. Oğuz kardeşimiz, devletimizin ihtiyacı olan deprem, sel, yangın gibi afetlerde her zaman gönüllü olarak görev yapmıştır. İyi bir insan, iyi bir dost ve iyi bir gönül insanı olmuştur. Şimdi vakit bizim Oğuz için adaleti arama vaktimizdir. Bizler tüm off-road camiası olarak devletin onurlu hakim ve savcılarından, İçişleri Bakanlığımızdan, Dışişleri Bakanlığımızdan Oğuz için adalet istiyoruz. Bu şahıs ve suç ortakları olan ebeveynleri hak ettikleri cezayı alana kadar, sesimizi en yüksek perdeden duyurmaya devam edeceğiz. Gözü yaşlı eşi ve Pars bebek için adalet istiyoruz. Tüm sanıklar yüce Türk adaletine teslim olana dek susmayacağız.”
Mezarına çiçekler dikildi
Açıklamaların ardından yakınları ve arkadaşları Acı’nın defnedildiği Sarıyer’deki Gümüşdere Mezarlığı’na geldi.
Mezarlığa girmeyen Oğuz Murat Acı’nın annesi Pervin Acı, Eylem Tok’a seslenerek, “Buradaki anne ve çocuklar ne kadar güzel değil mi? O da alsaydı yavrusunu, bizim konvoyumuza karışsaydı, hiçkimse bir şey demezdi. Yavrusunu alsın, buyursun gelsin. Türkiye Cumhuriyeti’ne teslim olsun. Ben hala mezarına gidemedim. Gelirlerse gideceğim, oğluma müjdeleyeceğim. ‘Yavrucuğum sana vuran geldi, teslim oldu.’ diyeceğim.” diye konuştu.
Açıklamaların ardından kalabalık Acı’nın mezarının başında dua etti. Acı’nın yakınları tarafından mezara çiçekler dikilirken, arkadaşları da en sevdiği krakeri bıraktı.
Ne olmuştu?
Eyüpsultan’da 1 Mart’ta seyir halindeki 3 ATV aracından biri arızalanmış, yol kenarına çekilen arızalı araç tamir edilmeye çalışıldığı sırada aynı yönde ilerleyen iki araçtan birisi buradaki 3 ATV’ye çarpmıştı.
Kaza sonucu yaralanan Oğuz Murat Acı, İ.G., T.A., S.K. ve H.T. hastaneye kaldırılmış, Acı, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamamıştı.
Yapılan incelemede, kazaya neden olan 17 yaşındaki sürücü T.C’nin, olay yerine gelen annesi Eylem Tok’un aracıyla buradan uzaklaşıp saat 02.00 sıralarında İstanbul Havalimanına gittikleri, 04.30 sıralarında da Mısır’a uçtukları tespit edilmişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Mısır’a kaçan sürücü T.C. ve Eylem Tok hakkında yakalama kararı çıkarılmış, sonrasında da kırmızı bülten çıkarılması talebiyle Adalet Bakanlığına yazı yazılmıştı.
]]>Bakan Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Elazığ’da Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen miting öncesi yaptığı konuşmada, 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremleri anımsatarak, binlerce insanın yaşamını yitirdiğini, binlerce binanın yıkıldığını belirtti.
“Manevi hasarı mı soruyorsunuz? Onu ölçecek bir alet daha icat olmadı. Evini teslim ettiğimiz kardeşlerimizin evine misafir olduğumuzda onlara, ‘Nasılsınız, iyi misiniz?’ diye hatır sorduğumuzda, kaybettiklerini anmaya başlıyor ve hep birlikte ağlamaya başlıyoruz. Kimi evini teslim edeceğimiz kardeşim de diyor ki ‘Bana şu mezarlığın karşısından verin, her gün çocuklarımı ziyaret etmek istiyorum.’ Böyle bir acı. Allah bir daha yaşatmasın, ölenlerimize rahmet etsin, kalanlara, sizlere de uzun ömürler versin.” ifadelerini kullanan Özhaseki, devlet olarak ilk andan itibaren çalışmalara başlandığını belirtti.
Cumhurbaşkanının liderliğinde bakanların, valililerin, kaymakamların, tüm birimlerin deprem bölgelerine görevlendirildiğini anlatan Özhaseki, milletin de depremzedeler için seferber olduğunu aktardı.
Özhaseki, şöyle devam etti:
“Evet bizler ayaktaydık, olaya vakıf olduk, çalıştık, hizmet ettik ama bir de deprem turistleri vardı. Nüfusu milyonları bulan şehirlerin belediye başkanları özel jetlerle bu bölgelere geldiler, yanlarında 10, 20 medya mensubu, kameralar, sosyal medyacılar, poz verdiler, resim verdiler bırakıp gittiler. Allah onların da iyiliklerini versin ne diyebiliriz ki?”
“Herkes hakkını alıncaya kadar buralarda olacağız”
O günden bugüne çalışmaları sürdürdüklerini belirten Özhaseki, tamamlanan evlerin, hak sahiplerine peyderpey teslim edildiğini söyledi.
Özhaseki, şunları kaydetti:
“AFAD bize diyor ki ‘Bir an önce 400 bin ev yapıp hak sahiplerine vermeliyiz. 307 bine başladık zaten, bu ayın sonuna kadar 75 bin evinizi teslim ediyoruz. Çok kısa süre içerisinde herkesin hakkını vereceğiz. Kura çekimindeki kardeşlerimize diyorum ki hiç endişelenmeyin, ‘Bu sefer bana çıkmadı.’ diye üzülmeyin, bir ay sonrasında çıkar, olmazsa iki ay sonrasında çıkar ama şuna emin olun herkes hakkını alıncaya kadar buralarda olacağız. Sizler ‘Hakkımız size helal olsun deyinceye kadar buralarda olacağız, sonuna kadar çalışacağız, evleri teslim edeceğiz, hiç endişeniz olmasın. Sayın Cumhurbaşkanımız eğer söz vermişse yapar. Biz de onların yol arkadaşı olarak elimizden geleni yapıyoruz. Şimdi köylerimizde çelik evler yapıyoruz. Tam 4 bin 333 köyde hasar var. Hepsinde de işe başladık, yapıyoruz, devam ediyoruz. Şehirlerimizin merkezinde çalışıyoruz, yerinde dönüşüm için projelerimizi açıklıyoruz.”
Elazığ’ın altyapısı için de ciddi bir bedel ayırdıklarını dile getiren Özhaseki, belediyeden bir kuruş almadan tüm hasar gören altyapı için çalışma yapacaklarını aktardı.
Özhaseki, Elazığ’da 13 bin civarında hak sahibi olduğunu, şu anda 9 bine yakın konutun inşasının sürdüğünü, evini kendi inşa etmek isteyen hak sahiplerine de nakdi yardımda bulunduklarını bildirdi.
“1000 şantiyemiz var, her birinde gece gündüz çalışıyoruz. Türkiye’ye gelen büyükelçiler diyorlar ki ‘Bu depremin eğer dörtte biri bizde olsaydı, biz bunun altından kalkamazdık.’ Hakikaten Amerika’da, Avrupa’da değişik tufanlar, seller oluyor. Aylar geçiyor, hükümetler gitmiyor oraya. Biz bir sene içerisinde evleri bitirip teslim ediyoruz Allah’a hamdolsun.” diyen Özhaseki, Elazığ’a özel ilgileri olduğunu belirtti.
Özhaseki, seçimde Elazığ Belediye Başkan adayı Şahin Şerifoğulları için destek istedi.
“Binlerce konut yapacağız”
Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğunu dile getiren Özhaseki, bütün belediyelere yapılacak en güzel işin “kentsel dönüşüm” olduğunu söylediğini belirtti.
Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hangi partili olursanız olun kapı açık, söz veriyorum, gelin size yardım edeceğim. Fakat sadece bizim arkadaşlar geliyor, öbür arkadaşlardan ses yok. Öğrenmişler, ‘Efendim biz kentsel dönüşüme karşı değiliz, rantsal dönüşüme karşıyız.’ Rantsal dönüşüm yapan yok, kentsel dönüşüm yapacağız. Hadi bir tane yapın da göreyim. Bir tane bile yapan CHP’li belediye daha görmedim. Zamanında Hatay’a gittim, kentsel dönüşüm yapacağız, mani oldular, gösteriler yaptılar. Koca koca mahallelerde yapacağımız işlere mani oldular. Burada Şahin kardeşime vereceğimiz destekle eksiklerimizi tamamlayacağız, elimizden geleni inşallah yapacağız. İnşallah konteyner kentlerde bekleyen, kirada olan kardeşlerimizin evlerini yapalım, sonra da dışarıda olan kardeşlerimiz için sosyal konut projelerine başlıyoruz. Binlerce konut yapacağız. Bizim buna gücümüz yeter. 22 yıl boyunca Sayın Cumhurbaşkanımız ne söz vermişse hepsi yerine geldi. Ufak tefek sıkıntılarımız var mı, var. Onları çözecek kadro Sayın Cumhurbaşkanımız ve yol arkadaşlarında var.”
]]>Kepez Santral Mahallesi’ndeki proje alanında düzenlenen törende konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Muhittin Böcek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Antalya’ya gelişinin 94. yıl dönümünü kutlayarak, dün Kumluca ve Demre’de yaşanan hortum afeti nedeniyle bütün üretici ve vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. 5 yıllık süreçte Antalya halkı için çalıştıklarını kaydeden Böcek, 7’den 77’ye proje hedefleri bünyesinde 182 projeyi tamamladıklarını belirtti.
“Antalyalılar size müsaade etmeyecek”
Milletin parasını millete harcayarak tasarrufa edip projeleri tamamladıklarının altını çizen Böcek, “Bizden önceki arkadaşlarımıza da çivi çeken herkesten Allah razı olsun ister muhalefet ister iktidar, ‘Muhittin Böcek seçilirse yardımlar kesilebilir’ dediler. Biz yaptığımız yardımları göstermedik. Türkiye’nin en ucuz suyunu yapacağız, dedik. 1 milyon 201 bin abone 5 ton suyu bir ekmek parasına kullanacak demiştik. Ekmek 10 liraya suyun tonu ise 5 liraya devam ediyor. Bizden yardım alan vatandaşlarımızın 10 ton suyunu ücretsiz yaptık. Yerelden kalkınmayı Türkiye’de ilk sıraya getirdik. Hayvancılıkla abone alanlar 50 ton suyu da 50 lira yaptık. Abone sayısını 8 bine çıkardık. Çünkü üretmemiz lazım. Turizmi de tarımı da yaşatacağız. Mazot 46 lira oldu, tarımı bitirdiniz, Altın çağ gibi sözle duyuyoruz. Altın çağı başlatamayacaksınız, rantın çağını başlatacaksınız. Ama Antalyalılar buna müsaade etmeyecek” diye konuştu.
“Dünden bugüne”
Böcek, 27 yıldır Kemer’de atık su gelirini kendilerinin verdiğini kaydetti. Konuşmasının devamında Kepez Santral Mahallesi Kentsel Dönüşüm çalışmalarıyla ilgili bilgiler veren Böcek, “Kepez Santral Mahallesi içerisinde yer alan bin 327 dönüm alan, kentsel dönüşüm alanı ilan edilerek 2017 yılında yapılan sözleşme ile yapımına başlandı. 3 bin 265 hak sahibine 5 bin 73 dairenin teslimini içeren sözleşme gereğince 31 Mart 2019 ön teslim, 30 Eylül 2019’da anahtar teslimi olarak belirlenmişti. Ancak 31 Mart 2019’da göreve geldiğimizde inşaat seviyesi yüzde 50 civarındaydı. Ülkemizdeki ekonomik belirsizlikler, kur artışları, pandemi gibi gerekçeler nedeniyle yüklenici firmanın talebi üzerine, belediye meclisimizce süre uzatımları verildi. Hak sahipleri için verildi. Kira yardımları yapılmış belirli aralıklarla da arttırılmıştı. bugüne kadar ödenmemiş kira yardımı yoktur. Mart kirası yatırıldı” ifadelerine yer verdi.
“570 hak sahibine anahtar”
“Göreve geldiğimiz tarihten bugüne kadar, bugün teslim edeceğimiz 570 daire ile birlikte toplam 4 bin 26 daire tamamlandı” diyen Böcek, “Ayrıca 3 bin 900 metrekare arsa üzerine 2 katlı olarak planlanan pazar yeri ve otopark inşaatını seçimden önce bitiriyoruz. 15 gün içinde bitiriyoruz. Buna ilave olarak 27 bin 275 metrekare alan üzerinde park alanı, basketbol sahası, koşu parkuru, bisiklet yolu, çocuk oyun alanları, sokak fitness alanı, kafeterya ve oturma alanlarını içeren projeyi de yine bu ay içerisinde tamamlıyoruz. Bu süreçte biten bloklar etrafındaki yaklaşık 3,5 km uzunluğundaki yol imalatını, kaldırım ve kavşak düzenlemeleri ile yol çizgi çalışmalarını bitirdik. Kanalizasyon, yağmur suyu ve içme suyu, doğalgaz, elektrik ve iletişim altyapı çalışmalarını da tamamladık” dedi.
“Cazibe merkezi olacak”
Yeni dönemle ilgili birde müjde veren Başkan Böcek, “İçerisinde anaokulu, ilkokul, ortaokul, lisenin de bulunacağı eğitim yerleşkesi, sosyal tesisler, muhtarlık binası, halk ekmek büfeleri, olimpik yüzme havuzu, bin kişilik cami, aile sağlık merkezi gibi birçok sosyal, kültürel ve spor tesislerini hayata geçireceğiz. Kepez Santral Mahallesini bir cazibe merkezi haline getireceğiz. Mübarek Ramazan ayından önce anahtarlarını teslim alan hak sahiplerine yuva olacak, modern bir yaşam alanı haline getirecek olan kentsel dönüşüm projesinin hayırlı olmasını diliyorum. Yaşayacağınız evlerinizi nasıl inşa ediyorsak inşallah refah ve huzur içinde yaşayacağınız geleceğinizi, umutlarınızı da inşa edeceğiz” ifadelerine yer verdi.
Başkan Böcek, 7’inci ilçe olarak Elmalı’da 3 bin konuta doğalgaz geldiğini belirterek, “Sırasıyla tüm ilçelere doğalgaz gelecek. Yeter ki siz milletin parasını millete harcayın, çalmadan çaldırmadan 5 yılı tamamladık. 5 yıl daha sizlerin emrinde olmaya devam edeceğim” diye konuştu.
“Yoksulluğu yönetmek değil, yoketmeye geliyoruz”
Kepez Belediye Başkan adayı Mesut Kocagöz ise tek dileğinin en kısa sürede bu anahtarların hepsinin teslimini sağlamak olduğunu bildirdi. Kepez’in 650 bin nüfusu ile 55 ilden büyük olduğunu aktaran Kocagöz, “Antalya Kepez mi tartışılır. Muratpaşa deyince akla ne gelir, Lara gelir, zenginlik gelir, Kaleiçi gelir. Konyaaltı denince ne gelir, turizm gelir, deniz gelir, zenginlik gelir. Kepez deyince yalın ayaklı çocuklar gelir, bir su bastımı sular altında kalan Kepez gelir. Uyuşturucuya bulaşmış gençler gelir, yoksulluk, yokluk gelir. Bu yokluk ve yoksullukla mücadele edebilmek, 650 bin vatandaşımıza eşit hizmet götürebilmek için aday oldum. Yoksulluğu yönetmeye değil, yok etmeye geliyoruz. Ötekileştirmeye değil birleştirmeye, kavgaya değil kardeşliğe geliyoruz. Biz bu seçimi kazanırız, 10 bin lira maaş alan emekli ağabeyimle, 17 bin lira asgari ücret alan ve 3 çocuk büyütmeye çalışan kardeşimle, CHP’li yol arkadaşlarımın yanında ortak paydası, Atatürk, bayrak, vatan millet olan yüreğinde sevgi merhamet taşıyan sizlerle kazanacağız” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Başkan Böcek ve protokol sembolik olarak 21 hak sahibine anahtarlarının teslimini gerçekleştirdi. Törene; CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Muratpaşa Belediye Başkanı ve adayı Ümit Uysal, Konyaaltı Belediye Başkan adamı Cem Kotan, ilçe başkanları, hak sahipleri ve vatandaşlar katıldı. – ANTALYA
]]>Eyüpsultan’da 1 Mart 2024 günü meydana gelen trafik kazasında
arkadaşları ile ATV ile gittiği esnada arızalanması sonrası yol kenarında bekleyen Oğuz Murat Acı’ya lüks bir araç çarptı. Çarpma sonrası lüks araç sürücüsü Timur C. olay yerine gelen annesi Yazar Eylem Tok ile birlikte Mısır’a kaçmıştı. Kaza sonrası oğlunu kaybeden baba Özer Acı kazadan sonra yaşadıklarını anlattı.
Olayı duyduktan sonra hastaneye koştuğunu ifade eden acılı baba Özer Acı, ” Gece oğlumun dayısının eşi beni aradı oğlun trafik kazası geçirdi diye. Ben Oğuz’u Seyrantepe’deki hastaneye götürmüşler. Öteki 2 yaralıyı Okmeydanı’ndaki hastaneye gönderiyorlar. Ben tabi fırlayarak hastaneye gittim. Oğlumun ölü olarak geldiklerini söylediler. Sonradan görgü tanığından öğrendiğime göre Oğuz abime yardım ettim. Ambulansa ben taşıdım. 112’yi benim arkadaş aradı. Görgü tanığının aracını 500 metre geride geçtiklerini ve kaza anına ilk ulaştığını söyledi. Görgü tanığının söylemesine göre Oğuz abim biraz aşağıdaydı. Ben sadece araçta 7 ya 8 da çocuğun araca bindiğini gördüm. Orada bir bayan sesi duydum. Ama ben aşağıda olduğu için görmedim. Çocuklar 10 kişiymiş. 5’i bir arabada 5’i diğer arabada. Çocuğunu gelmiş almış oradan. Bizim çocuklarımızı orada bırakmış. Kendisi kamuoyuna bir duyuru yapmış işte biz yardım ettik ambulansı aradık şeklinde. Ama görgü tanığı arkadaş bizim yanımızda bir bayan olmadığını söyledi. İlk Oğuz abimi ambulansa koyduk. Sonra diğer yaralıları ambulanslara sevk ettik. Sonra ben olay yerinden ayrıldım. Eğer yardım etmişse bu görgü tanığı o bayanı orada neden görmemiş. Bir feryadını, sızlamasını, bir ağlayışını. Sadece oğlunu aramış. 112’yi oğlum aradı gibi bir şey kullanıyor. Oğlunun 112’yi aradığını paylaşsın. Gerçekler gün yüzüne çıksın. Bizde bilelim, kendileri de bilsin” şeklinde konuştu.
Yazar Eylem Tok’a çağrıda bulunan acılı baba Özer Acı, ” Yaralı evlatlarımızın 2 telefonu kayıp. Bir tanesinin cebindeymiş. Benim oğlumun telefonu kaza yerinden 15 metre ötede bulunmuş. Zaten oğlumda 7-8 metre aşağıdaymış. Olay yerine ben gitmedim, bilmiyorum. Bu kayıp olan 2 telefonların bir tanesi güvenliğe bırakılıyor. 3-5 dakika sonra gelip alınıyor. Çocuğun teyzesi telefonla arayıp siz kimsiniz diyor. Ben teyzesiyim deyince telefon kapanıyor ve o telefondan da başka bir haber alamıyoruz. Gerçek bir anne evladını kaçırarak korumaya çalışmaz. Benim evladım ölünce demesi lazım ki, keşke benim evladımda ölseydi. Ben asla ölmesini istemem. Ama içgüdülerle hareket etmek değil, korkuyla evladımı döverler. Kim döver. Adalete güvenmiyor mu? Bizim kolluk kuvvetlerine güvenmiyor mu, güvensin. Ben nasıl güveniyorsam o da güvensin. Onlara güvenmiyorsa koruma tutsun, korutsun. Hani zengin ya. Onun yaptığı beyanların çoğu ben teslim olacağım diyor. Bugün yakalama kararı çıktı. Bu çıkmadan teslim olsaydı daha iyi değil miydi? O da bir yavrumuz, yavrumuzu adalete teslim olmasını istiyorum. Buradan sesleniyorum. Bir an önce gel, teslim ol. Şuan anne olarak hem kendine hem eski eşine hem de evladına zarar veriyor. Adaletten kaçılmaz. Muhakkak adalet tecelli edecektir” ifadelerine yer verdi.
Şuana kadar aileye ya da bana ulaşan kimsenin olmadığını ve ilerleyen süreçte kırmızı bülten çıkacağını belirten Avukat Burak Erden, “Eylem hanım yazılı bir açıklama yapmış. İkisi hakkında da yakalama kararı çıkartıldı. Geleceklerini ümit ediyoruz. Açıklamayı da çok vicdansızca buluyoruz. Açıklamada bir anne olduğundan bahsediyor. Anne refleksi ile götürdüğünden bahsediyor. Bizim müvekkilimizin 1,5 yaşında bir çocuğu var. Götürmesinin dışında bir de telefonların alındığına dair iddialar var. Bunları Eylem hanımın alıp almadığı yargılama aşamasında belli olacak. Şuan iddianamede net değil. Şuan konu bu durumda. Hukuk süreci ile ilgili biz hem annesi hem de çocuk hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Annesinin delilleri karartmak suçunun olduğunu düşünüyoruz. Bunun yanında yardım ve yataklık. Çünkü çocuğunu alıyor 3-4 saat içerisinde yurt dışına kaçırıyor. Bu tabi ki ileri ki günlerde belli olacak. Yakalama kararının olduğuna dair savcılık bir açıklama yaptı. İlerde kırmızı bülten göreceğiz. Aile eğer samimiyse zaten gelecek ve yargılanacak” açıklamasında bulundu. – İSTANBUL
]]>Olay, Ağustos 2019’da Muratpaşa ilçesi Çağlayan Mahallesi’nde yaşandı. Mahallede yaşayan Havva A.G., sağlık sorunlarından dolayı pomerian cinsi 2 yaşındaki Lui isimli köpeğini bakması için Antalya Devlet Opera ve Balesi Sanatçısı Aslı Ayan’a teslim etti. Yaklaşık 2 ay sonra Ayan’a yeniden ulaşan kadın, bu kez köpeğe bakamayacağını belirterek sahiplenmesini istedi. Ayan da bu istediği kabul ederek köpeği sahiplenip, köpeğin tüm bakımlarını yaptırarak çip taktırıp kimlik çıkardı. Aradan geçen 1-5 yıl sonra ise Havva A.G., Ayan ile tekrar iletişim kurarak bir süreliğine köpeği sevmek için geri istedi. Ayan da gelen bu teklifi geri çevirmeyerek köpeği 15 günlüğüne sevmesi için teslim etti. Uzayan süre sonunda kadın, köpeğin kendisine ait olduğunu öne sürerek geri vermedi. Aslı Ayan ise köpeği geri nasıl alabileceğini yollarını aramaya başladı. Ayan, Avukat Cengizhan Gököz’e ulaşarak yardım istedi. Avukat Cengizhan Gököz tarafından 29 Nisan 2021 tarihinde savcılığa suç duyurusunda bulunarak 2’nci Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldı. Yaklaşık 1 yılı aşkın süren davanın ardından 2’nci Asliye Hukuk Mahkemesi 21 Haziran 2021 tarihinde köpeğin Antalya Devlet Opera ve Balesi Sanatçısı Aslı Ayan’a ait olduğunu, sahibine teslim edilmesini yönünde karar verdi. Karşı taraf ise köpeğin bu süreç içerisinde kaybolduğunu öne sürerek vermedi.
“Köpeğe çok alıştıklarını belirterek veremeyeceğini söyledi”
Yaşananları anlatan Aslı Ayan, “Lui’nin bir bakıma ihtiyacı olduğunu öğrendim. Köpeğin sahibi yoğun çalışıyordu ve ameliyat olması gerektiği için köpeği bana teslim etti. Bana ulaşarak bakabileceğimi sordular. Ben de seve seve kabul ettim, kısa bir süre önce köpeğimi kaybetmiştim. Biz de köpeği alarak ona bir yuva sağlamaya çalıştık. Daha sonra köpeğin sahibi gelerek köpeğe bakamayacağını belirterek sahiplenmemi istedi. Ben de kabul ettim ve sahiplendim. Tüm bakımlarını yaptırdım, 1,5 yıl sonra köpeğin sahibi bana tekrar ulaşarak bu kez çalışmalarının rahatladığını belirterek zaman geçirmek için benden istedi. Ben de kabul ederek verdim. Aklıma kötü bir şey gelmedi, 1 hafta sonra teslim edeceğini belirterek geri aldı. 1 hafta sonra süreci uzattı. Ben daha sonra köpeği geri istedim, bana bunun mümkün olmadığını, köpeğe çok alıştıklarını belirterek veremeyeceğini söyledi. Bu sözleri üzerine çok üzüldüm, çok canım sıkıldı” dedi.
“Bize köpeğin kayıp olduğu söylendi”
Karşı tarafla konuşmaya çalıştığını belirten Aslı Ayan, “Bunun üzerine bana ‘Lui zaten benim köpeğim, size bakın diye verdim, size değil bana ait, size vermeyeceğim’ dedi. Ben de dava yoluna gittim. Avukatımla konuşarak durumu anlattım. Bu tür durumlarda vatandaşlarımız çok fazla mücadele etmek istemiyor. Vazgeçerler diye düşünülüyor. Ben dava açarak kazandım. Umarım en kısa sürede köpeğime kavuşurum. Bize köpeğin kayıp olduğu söylendi. Şu anda ne durumdadır bilmiyorum” sözlerine yer verdi.
“Bulunamaması gibi bir durumu düşünemiyoruz”
Avukat Cengizhan Gököz ise şu ifadelere yer verdi:
“Mahkeme köpeğin sahibinin kim olacağı yönünde bir bilirkişi incelemesi yaptırdı. Mahkeme tarafından çip taktıran, onun bütün bakımlarını yaptıran müvekkilim haklı bulundu. Mahkeme köpeğin müvekkilime ait olduğunu tespit etti. Teslimine karar verdi, köpeğin kayıp olduğunu söylediler ama biz bulacağız. Bulunamaması gibi bir durumu düşünemiyoruz. Bu durumda müvekkilim çok üzülecektir. Bu durumda manevi bir tazminat ödeyebilirler, karar emsal teşkil ediyor” dedi. – ANTALYA
]]>Diyarbakır’da Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”ne katılan Bakan Yerlikaya, butona basarak Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından hak sahibi afetzedeler için inşa edilen 1423 konut için kura çekimini başlattı.
Yerlikaya, törende yaptığı konuşmada, “asrın felaketi”nin yıl dönümünde depremlerden etkilenen illerde tamamlanan konutların kura ile anahtarlarını teslim ettiklerini, bu kura töreninin sonuncusu olan 11’incisinin bugün Diyarbakır’ın ev sahipliğinde yapıldığını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını iletti.
Erzincan’ın İliç ilçesinde maden ocağındaki toprak kaymasına değinen Yerlikaya, arama çalışmalarının yapıldığı bölgeden geldiklerini belirterek, “Rabb’im tekrarlarından hepimizi korusun. Sayın Cumhurbaşkanı’mıza Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ile bilgi arz ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Depremzede kardeşlerimizi yeni yuvalarına kavuşturmaya devam ediyoruz”
Bakan Yerlikaya, Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel önemine işaret ederek, Kahramanmaraş merkezli depremlerden Diyarbakır’ın da olumsuz etkilendiğini, gözyaşı döktüğünü, hüzne boğulduğunu anımsatarak, şöyle dedi:
“El ele verip ayağa kalkmasını hamdolsun bildik. Dünyanın en büyük arama kurtarma ve iyileştirme operasyonunu gerçekleştirdik. Diyarbakırlı kardeşlerimiz bizim en büyük dert ortağımız, yoldaşımız oldu. 7’den 70’e bir olduk. Asrın felaketini hep birlikte asrın dayanışmasına ve birlikteliğine dönüştürdük. Sarsılmaz ve sağlam iradenizi ortaya koydunuz. Nice badireleri böyle atlattık. Allah hepinizden razı olsun. Bugün de bu zorluklardan birini daha aşıyoruz. Diyarbakır’ımızda deprem konutlarımızın kura ve anahtar teslim törenini hep beraber gerçekleştiriyoruz. Depremzede kardeşlerimizi yeni yuvalarına kavuşturmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz.”
Yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi veren Yerlikaya, Diyarbakır’da ev sahibi ve kiracı 20 bin haneye bugüne kadar 795 milyon lirayı aşkın kira yardımı yapıldığını, kent merkezlerinde ve kırsalda olmak üzere toplam 988 konteynerde 3 bin 762 depremzedenin misafir edildiğini, ihtiyaç sahibi 678 aileye “Esenkart” dağıtıldığını, depremlerden sonra Diyarbakır’a 3 milyar lirayı aşkın kaynak aktarıldığını dile getirdi. Yerlikaya, giden canların geri gelmeyeceğini ancak Diyarbakır’ı eskisinden çok daha güzel ve güvenli şekilde tekrar imar ve ihya etmeye kararlı olduklarını belirtti.
“Büyük bir onur duyarak ifade etmek istiyorum ki; asrın felaketinden sadece 19 gün sonra yeni sıcak yuvaların temelini atabilecek dünyada başka bir ülke, başka bir devlet yoktur” ifadesini kullanan Yerlikaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştirdiklerini bildirdi.
Hedeflerinin bu 2 ay içinde deprem bölgesi genelindeki 11 ilde 75 bin konutun teslimini yapmak olduğunu belirten Yerlikaya, ardından da her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacaklarını aktardı.
Yerlikaya, şunları kaydetti:
“Bu yılın sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Peki ne zaman tamama erecek bu güzel, hayır yolundaki hizmet? İşte şimdi söylüyorum, 200 bini söyledik ya yıl sonuna kadar, ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız. Önümüzdeki yıl bu işi Allah’ın izniyle tamama erdireceğiz. Diyarbakır’da 14 bin 273 konut, 1006 iş yeri olmak üzere toplam 15 bin 864 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün 1374’ü il ve ilçe merkezlerimizde, 49’u kırsalda olmak üzere toplam 1423 konutumuzun kuralarını çekip, siz kıymetli hak sahiplerimize anahtarlarını teslim edeceğiz. Yaklaşık 6 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz. Biz 22 yıldır olduğu gibi 6 Şubat 2023’ten sonra da Diyarbakır’ın, Diyarbakırlı kardeşlerimizin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Kalbimizle, aklımızla, fikrimizle, gönlümüzle buradayız. Sizleri yeni yuvanıza kavuşturana, hayatı yeniden normale döndürünceye dek buradan ayrılmayacağız.”
Depremlerde yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı dileyen Yerlikaya, anahtarlarını teslim edecekleri konutların “hayırlı olması” temennisinde bulundu.
Yerlikaya, “Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine liderlik eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza, kabinedeki tüm bakanlarımıza, İçişleri ailemizin medarı iftiharı AFAD’ımıza teşekkür ediyorum. Rabb’im ülkemizi, şehirlerimizi, bildiğimiz, bilmediğimiz her türlü afetlerden muhafaza eylesin. Yeni evlerine kavuşan tüm vatandaşlarımıza Diyarbakırlı kardeşlerimize, yuvalarında huzurla oturacakları günler diliyorum. İnşallah yeni yuvalarınızda şen, mesut ve bahtiyar olasınız.” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su da depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı diledi.
Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla depremlerin hemen ardından ilde zemin etüdü yaparak, zemini sağlam olduğu tespit edilen Bağlar ilçesi Oğlaklı Mahallesi’nde, ilçelerde ve kırsal mahallelerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TOKİ, AFAD ve diğer paydaşlarla yoğun bir gayret göstererek deprem konutlarının yapımına hızlı bir şekilde başlandığını belirten Vali Su, bugün kura ile hak sahiplerine teslim edilecek konutların hayırlı olmasını diledi.
Kalan konutların da inşasının hızla sürdüğünü ifade eden Su, “Devletimiz ve hükümetimiz her zaman milletimizin yanında olmuştur. Yaşanan her türlü afet ve felakette yaraların sarılması için gece gündüz çalışmıştır. Diyarbakır’da da aynı şekilde, depremden etkilenen tüm hemşehrilerimize gerekli yardımlar yapılmış, mağduriyetleri giderilmiştir, giderilmeye de devam etmektedir. Cumhurbaşkanı’mız, İçişleri Bakanımız, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız, diğer bakanlarımız bizlere talimatlarıyla her zaman yol gösterdiler, destekler verdiler. Vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının karşılanması için tüm çalışmaları yakından takip ettiler.” dedi.
Konuşmaların ardından Bakan Yerlikaya, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman ve Mehmet Sait Yaz, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan, eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mehdi Eker, kura sonucu konut sahibi olan ilk ailelere anahtarlarını teslim etti.
Geçen yıl 6 Şubat’taki depremlere ilişkin sinevizyon gösteriminin yapıldığı programda, İl Müftüsü Celal Büyük, dua etti.
Törene, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Selçuk Yıldırım, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, kurum ve kuruluşların temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
]]>6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen Osmaniye’de asrın felaketinin yaraları sarılıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Osmaniye’de deprem konutları kura ve anahtar teslim törenine katıldı. Çekilen kurayla yapımı tamamlanan bin 976 konutun hak sahipleri belirlendi.
Törende konuşan Bakan Özhaseki, “Cennet gibi bir vatana sahibiz. Her güzelin kusuru olduğu gibi ülkemizin de iki kusuru var. İkisi de yerin altında. Birisi fitne odakları hiç bitmek bilmiyor. Özellikle yurt dışından destekli bazen dost gibi gözüken ülkelerin para verdiği, lojistik destek sağladığı, bizim iyiliğimizi istemeyenlerin teşvikiyle, tahrikiyle bir türlü fitne odakları bitmek bilmiyor. Birisi de depremsellik” dedi.
Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çeken Bakan Özhaseki, “Bu güzel ülke ne yazık ki bir deprem ülkesi. Son yüzyıl içerisinde anakaramızda ve denizlerimizde meydana gelen 6 ve üzerinde yıkıcı diye tarif ettiğimiz deprem sayısı 231; hem denizde hem karada meydana gelen yıkıcı deprem sayısı artı küçükleri saymıyorum. Kaybettiğimiz insan sayısı 130 bin, maddi hasar milyarlarca dolar. İşin manevi tarafını ölçecek bir alet daha icat olmadı. Bu kadar acı bir tabloyla karşı karşıyayız. Yapmamız gereken Cenab-ı Hakk’ın yarattığı bu güzel doğanın kendi içindeki kanunlarını bilip, ona göre hareket edeceğiz. Her ne yapıyorsak deprem gerçeğini bilerek o binaları yapmak, evlerimizi yapmak, iş yerlerimizi yapmak, küçücük bir kulübe bile yapıyorsak buna uygun yapmak zorundayız” ifadelerini kullandı.
Bakan Özhaseki, “6 Şubat’ta 9 saat arayla çok uzun süre, neredeyse 3 dakika var, 7.6 ve 7.7 gibi bir şiddetle sarsıldık. Yüzeye çok yakın, evlerimizin altından gidiyor. Öyle bir hasar bıraktı ki unutulacak gibi değil. Evet bin yıldır bu Anadolu medeniyetimizde başımıza gelen en büyük felaket. Kardeşlerim o günden bu güne ne yaptık; ilk saatlerde arama kurtarma faaliyeti, arkasından çadır kurulumu, sonra konteyner kentler yaptık. Bunları en kısa sürede tamamlayınca bizler bakanlık olarak en uygun zeminlerde yerler tespit edip, inşaatlara başladık. 307 bin konutumuzun inşaatı hızla devam ediyor. Dile kolay arkadaşlar bu sayı. TOKİ’nin yıllık kabiliyeti 60 bindi, Emlak Konutumuzun 10 bin civarındaydı, Yapı İşleri de öyle diyelim. Ama şu anda başlayıp devam eden, bitme aşamasına gelen, şimdi teslim edeceğimiz veya birkaç ay içerisinde vereceğimiz tam 75 bin konut var. Bunların içerisinde 50 bin köy evine başladık, bir kısmında da ihaleler devam ediyor. Çelikten yapıyoruz, 5 tona yakın çelik. Aralarında taş yünü, dışında betonpan, içinde alçıpanlarını koyarak sağlam, 9 şiddetinde bile deprem olsa yıkılmayacak konutlar yapıyoruz. Allah izin verirse önümüzdeki günlerde her birini yavaş yavaş, her ay 10-15 binini, 20 binini teslim etmeye devam edeceğiz” dedi.
“Depremzede vatandaşlarımızın tamamı evlerine oturana kadar buradayız”
Bakan Özhaseki, Osmaniye’de 11 bin 236 hak sahibi olduğunu belirterek, “Bir taraftan da hepinizin hatırlayacağı üzere yerinde dönüşüm için çalışmalara başladık. Komşularımızdan ayrılmak istemiyoruz, kuramız başka yere çıkarsa diye tedirginlik duyuyoruz diyen kardeşlerimize ‘biz destekleyelim siz yapın’ kampanyasını başlatmıştık. Yerinde dönüşüm projesine de 256 bin kişi müracaat etti. Bir kısmı işe başladı, yapıyorlar, yapıları da gelip görüyoruz. Onlara da çok uygun şekilde hibe ve kredi desteği vermeye başladık. Köy evlerine başladık. Şehirlerin merkezine başladık, ana caddelere başladık. Her bir tarafta hummalı bir çalışma sürüyor. Bu arada 60 milyar kadar bir kaynak temin ettik. Onun 4 milyar lirasını Osmaniye’miz için ayırdık. Osmaniye’nin başından sonuna su şebekeleri, kanallarını, arıtma sistemini yeniden sıfırdan inşa edeceğiz. Osmaniye üzerinde de 11 bin 236 hak sahibi var. Bugün burada bin 600 konutu teslim ediyoruz. Önümüzdeki ay biraz daha devam edeceğiz. Sonraki aylarda devam edeceğiz. Yeni başlananlara Allah izin verirse inşaat süresi olarak bir sene diyoruz. Temel attık, en geç bir sene içerisinde teslim etmek üzere diyoruz. Burada da bütün konutlarımızı sizlere teslim edene kadar, bütün hak sahipleri evlerinde oturuncaya kadar ve hak sahibi kardeşlerimiz ‘Allah sizden razı olsun, hakkımız helal olsun’ deyince kadar buradayız inşallah” şeklinde konuştu.
Bakan Özhaseki, törenin ardından depremlerden etkilenen esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. – OSMANİYE
]]>Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen İstasyon Caddesi’nde inceleme yaptı, Vali Erdinç Yılmaz’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Sonrasında Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”ne katılan Özhaseki, yapımı tamamlanan 1976 konutun hak sahiplerinin belirlenmesi için butona bastı.
Özhaseki, 6 Şubat depremlerinin büyük bir felaket olduğunu belirterek, afette hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diledi.
Deprem konutları için gece gündüz çalıştıklarını dile getiren Özhaseki, şöyle konuştu:
“Evlerine kavuşan hak sahibi vatandaşlarımızın yüzündeki mutluluk dünyaya değer. Bundan dolayı Allah’a hamdediyoruz ve işimize bakıyoruz. Bazı kardeşlerimiz evlerinin çıktığını görecek. Çıkmayan kardeşlerim lütfen üzülmesinler. Emin olun bütün hızımızla onları da yapmaya çalışıyoruz. En geç 1 yıl veya 1,5 yıla kalmadan bütün hak sahiplerimizin evlerini teslim etmiş oluruz. Şunu bilin; sizler huzurla, güvenle o güzel evlerinizde oturup bizlere ‘kardeşim Allah sizlerden razı olsun, hakkımız helal olsun’ deyinceye kadar buradayız, gitmeyeceğiz. Hiç endişeniz olmasın.”
Özhaseki, terörle mücadele çalışmalarının hızla devam ettiğini vurgulayarak, “Allah’a hamdolsun ülkemizin güneydoğusunda, doğusunda, başka bölgelerinde şehirler tertemiz oldu. Köyler, dağlar temizlendi. Sınır ötesinde bunları inşallah toprağa gömmeye uğraşıyoruz. Bunlarla mücadele ediyoruz. Bir daha da çıkamayacaklar. Ne FETÖ denen şizofren yapı ne PKK denen ahlaksızlar, bölücüler ordusu ne de DEAŞ denilen sapıklar grubu bir daha bu ülkede asla neşvünema bulamayacaklar.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkati çeken Özhaseki, binaların bu gerçeğe uygun şekilde yapılması gerektiğini anlattı.
“Biz üzerimize düşeni yapıyoruz”
Afet döneminde, milyonlarca nüfusa hitap eden bazı illerin büyükşehir belediye başkanlarının özel uçaklarla gelip “deprem turisti” olarak bölgede fotoğraf çektirdiğini belirten Özhaseki, “Onları da bu milletin elbette ki vicdanına havale ediyoruz. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz, onlar da tıynetinin gerektirdiği işleri yapıyorlar.” dedi.
Özhaseki, Bakanlık olarak en uygun zeminlerde yerler tespit edip inşaatlara başladıklarının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şu anda işe başladığımız, devam eden 307 bin konutumuz var, dile kolay arkadaşlar bu sayı. TOKİ’nin yıllık kabiliyeti 60 bindi, Emlak Konutumuzun 10 bin civarındaydı, Yapı İşleri de öyle diyelim ama şu anda başlayıp devam eden, bitme aşamasına gelen, şimdi teslim edeceğimiz veya birkaç ay içerisinde vereceğimiz tam 307 bin konut var. Bunların içerisinde 50 bin köy evine başladık, bir kısmında da ihaleler devam ediyor. Çelikten yapıyoruz, 5 tona yakın çelik, aralarında taş yünü, dışında betopan, içinde alçıpanlarını koyarak; sağlam, 9 şiddetinde bile deprem olsa yıkılmayacak konutlar yapıyoruz. Allah izin verirse önümüzdeki günlerde her birini yavaş yavaş, her ay 10-15 beş binini, 20 binini teslim etmeye devam edeceğiz.”
Yerinde dönüşüm projesine de 256 bin kişinin müracaat ettiğini belirten Özhaseki, projenin imkanları hakkında bilgi verdi.
Toplam 41 bin konutu bitirdiklerini anlatan Özhaseki, önlerindeki bir ay içerisinde bu sayının 75 bine çıkacağını, sene sonuna kadar da her ay bitirdikleri ve teslim aşamasına gelen 15-20 bin konutu teslime devam edeceklerini bildirdi.
Özhaseki, bütün hak sahipleri evlerine oturuncaya kadar ekip olarak gece gündüz çalışacaklarını vurguladı.
Zaman zaman üzücü şeyler de olduğunu belirten Özhaseki, konuşmasına şöyle devam etti:
“Düşünün şimdi deprem olmuş bizim anlı şanlı muhalefetteki partilerimizin genel başkan yardımcıları konuşuyorlar, televizyonlara yansıdı, ‘Hükümet bunun altında kalır, bunun hesabını veremezler, bu millet bunları siler atar’. Allah sizin iyiliğinizi versin ya. Millet can derdinde, siz hesap peşindesiniz. Ne biçim insansınız ya? Nasıl bir insanlıktır bu böyle? O günlerde bir ay içerisinde sert zeminleri arkadaşlarımız tespit ettiler, 2 ay içerisinde o konutların temellerini attık. ‘Niye acele ediyorsunuz ya? Durun bakalım, daha sallanıyor, görmüyor musunuz?’ falan filan… Onu söyleyenler bugün çıkıyorlar diyorlar ki ‘Aradan bir sene geçti, niye evleri teslim etmiyorsunuz?’. Yahu kardeşim bu akşam sabaha kadar boya kutusuna sokup da çıkarılan bir şey değil ki.”
“Ne olur deprem üzerinden siyaset yapmayın”
Dün “Niye erken başlıyorsunuz?” diyenlerin bugün “Hiç kimseye bir şey vermedi.” dediğini belirten Özhaseki, eleştirilere karşı şöyle konuştu:
“Aynı adamlar sonra çıkıyor diyor ki ‘İçinizde alan var mı?’, demek ki bunlar akrabalarına dağıtıyorlar, bunlar demek ki AK Partili’lere dağıtıyorlar’. Ne diyeyim ya arkadaşlar? Allah ıslah etsin demekten başka emin olun söz bulamıyorum. Ne olur deprem üzerinden siyaset yapmayın. Hiç değilse şu kirli dilinizi, insanlara acıları üzerinden yapmayın. Arayın beni telefonunuza çıkayım, nerede kaç konuta başladık anlatayım, görmek istiyorsanız yanınıza düşeyim tek tek gezdireyim ben sizi ama lütfen insanların acıları üzerinden, deprem üzerinden hiç değilse siyaset yapmayın. Kimisi kıskançlıktan kimisi zamanında beraber olmuşuz, dışarıya çıkmış haset duygusundan ne yapacağını şaşırmış vaziyette. O kirli dilleriyle, ortalığı hakikaten velveleye verirken onlar da üzüntü sebebi.”
“Köy evleri ve deprem konutlarımızın yapımları devam etmektedir”
Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz da kentte yıkıma yol açan depremlerin, en büyük felaketlerden biri olarak tarihteki yerini aldığını belirtti.
Kentte, depremler nedeniyle 1010 kişinin hayatını kaybettiğini ve 2 bin 584 kişinin yaralandığını anımsatan Yılmaz, şunları kaydetti:
“Depremin ilk anından itibaren çadır kentlerimiz hızlı bir şekilde kurulmuş ve vatandaşlarımızın temel ihtiyaçları karşılanmıştır. Türkiye’nin en büyük ve en rahat konteyner kenti, ilimizde hemşehrilerimizin hizmetine sunulmuştur. Ayrıca köy evlerimizin ve deprem konutlarımızın yapımları da hızlı bir şekilde devam etmektedir. Bir an evvel bitmesi için yoğun bir gayret içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bütün mücadelemiz, benzer acıların tekrar etmemesi ümidiyle, vatandaşlarımızın daha sağlıklı ve daha güvenli binalarda yaşamaları yönündedir. En büyük temennimiz ve duamız böyle acıların felaketlerin bir daha yaşanmamasıdır.”
Konuşmaların ardından Bakan Özhaseki, Vali Yılmaz, AK Parti Osmaniye Milletvekilleri Seydi Gülsoy ve Derya Yanık, Osmaniye Belediye Başkanı Kadir Kara ile diğer protokol üyeleri, hak sahiplerine evlerinin anahtarını teslim etti.
Bakan Özhaseki’nin çocuklara çeşitli hediyeler verdiği tören, İl Müftüsü Ali Çakmak’ın duasıyla tamamlandı.
]]>Yerlikaya, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ndeki konuşmasında, kentte olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Bakan Yerlikaya, 6 Şubat’taki acı günlerden sonra dünyanın en büyük arama kurtarma ve iyileştirme operasyonunu gerçekleştirdiklerini belirtti.
“Asrın felaketi”ni hep birlikte asrın dayanışmasına ve birlikteliğine dönüştürdüklerini vurgulayan Yerlikaya, “Devletimiz, aziz milletimiz ve Malatya’mız el ele verdik. Her zorluğu birlikte aştık. Hamdolsun işte bugün de bu zorluklardan birini daha aşıyoruz. Malatya’da, siz kardeşlerimizle birlikte deprem konutlarımızın kura ve anahtar teslim törenini şükürler olsun gerçekleştiriyoruz. Sizleri, depremzede kardeşlerimizi yeni yuvalarına kavuşturmaya hiç şüpheniz olmasın devam ediyoruz.” diye konuştu.
Her zaman depremzedelerin yanında olduklarını aktaran Yerlikaya, depremde kaybettikleri vatandaşları ve enkazda kalan hayalleri hiç unutmadıklarını ifade etti.
Yerlikaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Vefat eden kardeşlerimizi geri getiremeyiz ancak diğer tüm kayıplarımızı telafi etmekte Allah’ın izniyle kararlıyız. Yıkılan evlerin daha modern ve güvenlisini yeniden yapacağız demiştik. Yıkılan iş yerlerinin daha ferah, daha modernini yeniden inşa edeceğiz demiştik. Şehirlerimizi en güzel haliyle yeniden ayağa kaldıracağız demiştik. Hamdolsun bugün Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde bakın tüm dünya bunu söylüyor ve her gittiğimiz yerde tüm kabine üyesi arkadaşlarımıza, vekillerimize bunu söylüyoruz. Tüm dünya diyor ki ‘Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyorsunuz.’ Gerçekleştiriyoruz tabii ki. Hedefimiz 2 ay içerisinde deprem bölgesi genelinde, bu 11 ilimizde tam 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini Allah’ın izniyle hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Toplam hak sahibimiz 389 bin. Bunun tamamını Allah’ın izniyle önümüzdeki yıl sizlere teslim edeceğiz.”
Malatya’yı daha güçlü bir şekilde ayağa kaldıracaklarını anlatan Yerlikaya, şöyle devam etti:
“Malatya’da 69 bin 471 konut, 8 bin 163 iş yeri, 2 bin 587 ahır olmak üzere toplam 80 bin 221 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün, 5 bin 140’ı il ve ilçe merkezlerimizde, 1041’i kırsalda olmak üzere toplam 6 bin 181 konutumuzun kuralarını çekip siz kıymetli hak sahiplerine anahtarlarını teslim ediyoruz. Yine yaklaşık 18 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor. Bir yandan da ihalelerimizi yapıyoruz. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz. Biz kararlıyız burada ve diğer 10 ilimizde hayat yeniden normale dönene kadar ellerimiz sizlerin ellerinden bir an olsun ayrılmayacak. Siz gönlünüzü ferah tutun. Malatya’mızı çok daha güçlü bir şekilde yeniden ayağa kaldıracağız. Yeniden aziz milletimizin gözbebeği yapacağız. Güzel Malatya’mız için gece gündüz, kar kış demeden çalışmalarımıza devam edeceğiz.”
Bakan Yerlikaya, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı dileyerek, anahtarlarını alanların yeni yuvasının hayırlı olması temennisinde bulundu.
Yerlikaya, asrın birlikteliğine liderlik eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve emeği geçenlere teşekkür etti.
Törene, Malatya Valisi Ersin Yazıcı, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, AK Parti Malatya Milletvekilleri Bülent Tüfenkci, İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak ve İhsan Koca ile AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Sami Er ile hak sahipleri katıldı.
İçişleri Bakanı Yerlikaya, daha sonra kurada ismi çıkan hak sahiplerine anahtarlarını teslim etti.
]]>Bakan Yerlikaya, Kilis 7 Aralık Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ndeki konuşmasında, Kilis’te olmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.
Depremlerde 14 milyon vatandaşın doğrudan etkilendiğini aktaran Yerlikaya, afette binlerce insanın hayatını kaybettiğini ve yaralandığını hatırlattı.
Depremlerin yaşandığı ilk andan itibaren devletin bütün imkanlarını seferber ettiğini aktaran Yerlikaya, şöyle konuştu:
“6 Şubat depremlerinde Kilis’te 33 canımızı yitirdik, 457 binamız yıkıldı. Yaşadığımız felaket ne kadar büyük ise bizim de dayanışmamız o kadar güçlü oldu. Depremin yaşandığı ilk andan itibaren devletimiz bütün imkanlarını seferber etti. Barınma hizmetlerine yönelik Kilis’imizde 2 bin 66 çadır, 406 konteyner kurduk. İhtiyaç sahibi 265 depremzedemize Esenkart dağıttık, 475’i ev sahibi, 903’ü kiracı olmak üzere toplam 1378 hanemize 53 milyon lirayı aşkın kira yardımı yaptık. Depremden sonra Kilis’e aktarılan toplam kaynak, devletimizin ödenek miktarı bugüne kadar yaklaşık 469 milyon lirayı aştı.”
Yıkılan şehirleri yeniden ayağa kaldırmak için gece gündüz demeden çalıştıklarını belirten Yerlikaya, “Kar kış, gece gündüz demeden asrın dayanışmasını ve birlikteliğini ortaya koyduk, koymaya da devam edeceğiz. Devletimiz tüm kurumlarıyla, kuruluşlarıyla deprem bölgesindedir. Yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmadan bize durmak yok. Bir tek vatandaşımızın dahi mağdur olmasına, evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz.” dedi.
Yıl sonuna kadar 200 bin konut hedefi
Deprem konutlarını yaptıkça teslim etmeye devam edeceklerine işaret eden Yerlikaya, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleriyle buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız.” diye konuştu.
Kilis’te kuraların çekilerek konutların hak sahiplerine teslim edileceğini dile getiren Yerlikaya, şunları kaydetti:
“Kilis’te 1555 konut, 38 iş yeri, 148 ahır olmak üzere toplam 1741 hak sahibi bulunuyor. Bugün il ve ilçe merkezlerimizde 967 kırsalda 136 olmak üzere toplam 1103 konutumuzun kuralarını çekip siz kıymetli hak sahiplerine anahtarlarını teslim edeceğiz. Yine 1237 konutumuzun yapımı da olağanca hızıyla devam ediyor. Bu konutların da fiziki gerçekleşme oranı yüzde 60’a yaklaştı. Demek ki tamam olmasına fazla bir zaman kalmamış. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere Allah’ın izniyle teslim edeceğiz.”
Depremzedelere konutlarının hayırlı olması temennisinde bulunan Yerlikaya, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere rahmet diledi.
Törene, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Vali Tahir Şahin, AK Parti Kilis Milletvekili Ahmet Salih Dal, MHP Kilis Milletvekili Mustafa Demir de katıldı.
Konuşmaların ardından kura çekimi gerçekleştirildi.
]]>Türkiye Posta Sektörü Pazar Verileri Raporu
BTK raporuna göre 2023’ün ilk yarısında, iletişim amacı dışında gönderilen posta kolisi ve kargo sayısında önemli bir artış yaşandı. Buna göre gönderi sayısı, önceki yılın ilk yarısına kıyasla yüzde 19 artarak 598,1 milyon adede ulaştı.

Verilere baktığımızda yurt içinde göndericiden teslim alınan kargoların yüzde 2.5’inin aynı gün teslim edildiğini görüyoruz. Yüzde 42’si ertesi gün, yüzde 35’i iki gün sonra, yüzde 13’ü ise üç gün sonra teslim edildi.
Neredeyse şehir değiştiriyor! DJI, ilk kargo drone’unu tanıttı
Rapora göre geçtiğimiz yılın ilk yarısında en çok kargo taşımacılığı yapan firma, yüzde 25,3 pay ile Trendyol Express oldu. Hemen ardından onu yüzde 15,1 ile Aras Kargo, yüzde 14,7 ile Yurtiçi Kargo ve yüzde 13,6 pay ile Sürat Kargo takip etti.
Listenin devamında ise yüzde 7,6 pay ile PTT, yüzde 5,8’le Hepsijet ve yüzde 1,9 oranla UPS Kargo olduğunu görüyoruz. Geriye kalan yüzde 7,9’luk payı ise diğer firmalar üstlendi. Tüm sıralamaya aşağıdan ulaşabilirsiniz.
2023’ün ilk yarısında en çok kargo taşıyan firmalar şu şekilde sıralandı;
25,3 milyar TL gelir elde edildi
Raporun devamında tüm kargo firmalarının 25,3 milyar TL’lik gelir elde ettiğini görüyoruz. Bu, bir önceki dönemde 12,7 milyar TL seviyesindeydi. Yani iki katından biraz fazla artış mevcut. Bu gelirin dağılımı görülüyor.
Buna göre bu gelirde en fazla pay, yüzde 17,8 ile PTT’ye ait. Hemen ardından yüzde 17,3 ile Yurtiçi Kargo bulunuyorken, sıralamanın devamında yüzde 13,4 ile Trendyol Express ve yüzde 12,8’le Aras Kargo bulunuyor. Tüm listeye aşağıdan ulaşabilirsiniz.
2023’ün ilk yarısında kargo sektöründeki toplam gelirde (25,3 milyar TL) pay dağılımı şu şekilde;
7 bin 600 şikayet iletildi
Raporda, CİMER veya bireysel dilekçe yoluyla yapılan şikayetler ile ilgili detaylar da yer aldı. Buna göre kuruma toplamda 7 bin 600 şikayet iletildi. Bu şikayetlerin yüzde 53,3’lük kısmı şube, acente ve personel ile ilgili oldu.

Şikayetlerin yüzde 16’sı geç teslim, yüzde 9,6’sı kayıp/ çalıntı, yüzde 2,9’u yanlış adrese/ kişiye teslim, yüzde 2,4’ü ise ücretlendirmeden kaynaklandı.
2023’ün ilk yarısında kargo firmaları ile ilgili şikayetler şu şekilde sıralandı;
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Kargo firmaları ile sorun yaşadınız mı? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz?
]]>ZONGULDAK’ta 12 çifte ait kına ve düğün videoları, ani elektrik kesintisi sonrası hard disk bozulunca silindi. Mutlu günlerine ait videoları alamayan çiftler mağdur olurken, fotoğrafçı Nejat Kaskun (36), hard diskteki görüntüleri kurtarmak için belleklerin Rusya’da bir firmaya gönderildiğini söyledi.
Kozlu ilçesinde fotoğrafçılık yapan Nejat Kaskun 20 Temmuz akşamı düğün çekiminden gelip, görüntüleri aktardığı sırada iddiaya göre, ani bir elektrik kesintisi yaşandı. Elektrik kesintisi sonrası hard diskte arıza meydana gelince, 12 çiftin düğününün videolarına tekrar ulaşamadı. Çiftler ‘en mutlu günleri’ni hatırlatacak videolara erişemezken, fotoğrafları teslim edildi. Fotoğrafçı Kaskun, ardından hard diskteki verileri kurtarabilmek için İstanbul’da firmalarla görüştü. 3 firmadan ret cevabı alan Kaskun, daha sonra yurt dışı menşeili bir firmayla anlaşarak hard diski Rusya’ya gönderdi. Diskte ‘okuyucu kafa arızası’ ve ‘plakalarında metal tozlaşması’ tespit edildi. 5 aydır görüntüler için çaba harcanırken, şikayetçi olmayan çiftler için yine de güzel haber bekliyor.
‘EN MUTLU GÜNÜMÜZÜN VİDEOSUNU İZLEYEMEDİK’
Temmuzun 2’sinde kına, 3’ünde de düğün yapan madenci Yusuf ve eşi Yonca Akbıyık (26), ellerinde sadece yakınlarının cep telefonu ile çektiği dans videosu olduğunu söyledi. 6 aydır mağdur olduklarını belirten Yusuf Akbıyık, “Çok mağduruz, 6 aydan beri bekliyoruz. ‘Yurt dışına yolladık’ dediler, hala bekliyoruz. Fotoğrafçı, ‘Hard disk çizildi, yandı’ dedi. Hard disk arızası olmuş, şu an o yüzden de bekliyoruz Fotoğraflarımız var ama videolarımız yok. Çok kötü bir şey. Ailemiz de bekliyor, aşırı derecede mutsuzuz. En mutlu günümüz zaten ilk ve son oluyor. Mağduruz, sadece bekliyoruz. En mutlu günümüzün videosunu izleyemedik” dedi. GÖRÜNTÜLERİ KURTARMAK İÇİN 50 BİN LİRA HARCAMIŞ
12 düğün çekiminin görüntülerine henüz ulaşamayan ve kurtarmak için şimdiye kadar 50 bin lira harcadığını belirten fotoğrafçı Nejat Kaskun, “Önemli bir hard disk olduğu için bunu işin ehli olan veri kurtarma merkezine götürdük. İstanbul’da 3 farklı yere götürdük ama istediğimiz yanıtı alamadık. Çünkü Türkiye’de olmayan bir teknoloji ile bunun halledilmesi gerektiği söylendi. Yurt dışı menşeili çalışan bir firmaya teslim ettik. ‘Okuyucu kafa arızası’ olduğunu, ‘plakaların metal tozlaşması’ nedeniyle verileri bize göstermediğini, ani elektrik kesintisi nedeniyle ‘devresel problemi2 olduğunu söylediler. Veri kurtarma süreci normalde 36 saatte halledilebilen bir işlem olmasına rağmen bu durumun donanımsal olarak uzun sürebileceği söylendi” diye konuştu.
Başvurduğu 3 firmanın ‘veri kurtaramazsınız’ dediğini ancak çözüm aramayı bırakmadıklarını söyleyen Kaskun, “Çözüm bulmak için elimizden gelen her şeyi yaptık. Hard disk çok önemli olduğu için aynı üretim bandından çıkmış, ‘donör’ disklerle çözüm bulunabiliyor. Bu da ancak yurt dışından temin edilebilen bir markanın malzemeleri lazım. Bu yüzden de firma bize belli bir süre veremiyor. Şu an donanımsal problemleri çözüldü, yazılımsal problemleri kaldı. Bunu da çözebilmek için müdahaleler yapılıyor” dedi.
’12 ÇİFTİMİZ MAĞDUR OLDU’
Bir an önce düğün görüntülerini sahiplerine teslim etmek istediklerini belirten Kaskun, şöyle konuştu:
“12 çiftimiz mağdur oldu. Bu konuyla ilgili sürekli irtibat halindeyiz. Bize ne zaman soru sorduklarında, biz de hangi cevapları alıyorsak, onlara ilettik. Konuyla alakalı problem yaşadığımız bir çift yok. Fotoğrafların hepsini teslim ettik. Dış çekim ve düğün hikayelerini teslim ettik. Şu an bir tek düğün akşamına ait videolar veri kurtarma merkezinde düzeltilmeye çalışılıyor. Şu an için herhangi bir şikayet ve adli durum olmadı. Parasını isteyen çiftlere iade yaptık. Şimdilik 2 kişiye iade yaptık ama videolar geldiğinde kendilerine teslim edeceğiz. Beklemek isteyenler de oldu. ‘Her halükarda videoyu alınca parasını ödeyeceğiz. Sen hazır olduğunda bize haber ver’ diyerek flash belleklerini bırakan çiftlerimiz de var. Videolar bize teslim edilir edilmez, belleklere aktarıp kendilerine müjdeli haberi vereceğiz inşallah.”
]]>