Dizlerine kadar suyun içine girip Türkiye’nin en iyi pirincini üretmek için ter döküyorlar
ÇANKIRI – Türkiye’nin önemli çeltik üretim merkezlerinden olan Çankırı’nın Ilgaz ilçesinde, Ilgaz Dağı’nın kar suları ile beslenen tarlalarda çeltik ekimine başlandı. Dizlerine kadar suyun içinde ter döken çiftçiler, Türkiye’nin en kaliteli pirinci olduğunu iddia ettikleri sarıkılçık pirinci için yoğun mesai harcıyor.
Yılda ortalama 30 bin ton pirincin üretildiği ve Türkiye’nin önemli pirinç üretim merkezleri arasında yer alan Çankırı’da, çiftçilerin çeltik mesaisi başladı. Havaların ısınması ile birlikte Ilgaz ilçesindeki pirinç üreticileri, bölümlere ayırdıkları tarlalara Ilgaz Dağı’ndan gelen kar sularını verdi. Devrez Çayı çevresindeki köylerdeki tarlalar, su verilmesinin ardından “sarıkılçık” çeltiği ile buluşturulmaya başlandı. Çiftçiler, dizlerine kadar suyun içine girerek, Türkiye’nin en iyi pirincini yetiştirmek için ter döküyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren mesaiye başlayan çiftçiler, elleri ile tohumları çeltik tarlalarına serpiyor. Mayıs ayının sonuna kadar ekimi tamamlanacak olan çeltiğin hasadının ise Eylül ve Ekim ayları içerisinde yapılması planlanıyor.
Ilgaz ilçesinde yaşayan çiftçiler, şeker oranı diğer pirinçlere göre daha düşük olan ve lezzetinden vazgeçilmeyen sarıkılçık pirincinin ana üretim merkezinin Ilgaz ilçesi olduğunu belirterek, diğer illerde yetiştirilen sarıkılçık pirincinin daha kaliteli olamayacağını söyledi.
“Geni ile oynanmayan tek pirinç, sarıkılçık pirinci”
Ilgaz ilçesinde çocukluğundan beri pirinç üretimi yapan Hüseyin Çelik, “Doğdumdan beri bu işi yapıyorum. Bizim geçim kaynağımız çeltik. Eskiden hayvancılık yapardık, onu da bıraktılar. Biz de pirinç üretiyoruz. Bu yetiştirdiğimiz pirinç, sarıkılçık pirincidir. Biz bunun Ilgaz sarıkılçık pirinci olarak tanınmasını istiyoruz. Sarıkılçık pirinci atadan, deden gelen tohumumuz. Sürekli olarak her yıl yetiştirdiğimiz ürünle tohumluk yaparız. Geni ile oynanmayan tek pirinç, sarıkılçık pirinci. Bunun şeker oranı çok düşük. Farklı yerlerde de sarıkılçık pirinci olarak satılıyor. Ama bunu almak isteyenler üreticiden almaya çalışsınlar. Toptancılarda yüzde 100 orijinali olmuyor. Alıcılar Ilgaz sarıkılçık pirincini tercih etsin. Kastamonu’nun Ilgaz ilçesi de sarıkılçık pirincini benimsedi. Ama kesinlikle Ilgaz’ın dört köyünde yetişir. Onun haricinde hiçbir yerde yetişmez. Biz burada 21 çeşit çeltik denedik ama hiçbirinden verim alamadık. Ama bizim dededen kalan bu pirincimizin özelliği Ilgaz Dağı’ndan gelen suyla oluyor. 1 kilo sarıkılçık pirinci ile 10 kişi doyurursunuz. Diğer normal pirinçle 5 kişi doyuramazsınız. Bu pirincin bir diğer adı da tencere patlatandır. Bunun piştiği tencere geniş olacak. Artışı çok fazla” dedi.
“Biz Ilgaz’ın sarıkılçık pirincini tüm dünyaya duyuracağız”
Ilgaz sarıkılçık pirincini tüm dünyaya duyurmak istediklerini belirten Çelik, “Ilgaz Belediye Başkanımız gerekli girişimlerde bulundu. İnşallah burada bir çeltik fabrikası kuracağız. Onu kurduktan sonra bizim pazarla işimiz olmayacak. Biz Ilgaz’ın sarıkılçık pirincini tüm dünyaya duyuracağız. Biz sadece Ilgaz ile kalmasın istiyoruz. Vatandaşlar bunu Tosya pirinci olarak biliyor, çünkü biz bunu tanıtamadık. Bu pirinç sadece Ilgaz’daki dört köyde yetişir. Başka yerde yetişmez. Tosya’da yetişse dahi burası daha çok tercih ediliyor. Türkiye’nin en kaliteli sarıkılçık pirinci Ilgaz’da yetiştirilir. Diğer yerlerde sarıkılçık olarak satılan pirinç Ilgaz pirinci değildir. Alıcılarımızdan direkt üreticiden alsınlar” diye konuştu.
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankırı’da düzenlenen mitingde konuştu. Çankırı il merkezindeki Belediye Meydanı’nda gerçekleştirilen miting alanını binlerce vatandaşa seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çankırı’ya bugüne kadar mahcup olmadık, yine olmayacağız. Kentsel dönüşüm bizden, TOKİ bizden, fabrikalarda Hüseyin Bey’den. TOKİ yoğun çalışmalarla yanınızda. Fabrikalar da Başkan Hüseyin Bey’den. Sizlerin bu halini gördükten sonra Cumhurbaşkanı olarak sizlerin yanındayım. Çankırı’ya olan minnet borcumuzu daha fazla çalışarak, daha fazla ter dökerek, daha fazla eser ve proje üreterek ödeyeceğiz. Bunun için 31 Mart çok önemli. Sizlerden 31 Mart’ta bir kez daha destan yazmanızı istiyorum. Aşk ile koşan yorulmaz diyerek ülkemize ve milletimize hizmet için gece gündüz koşturuyoruz. Sadece Mart ayının başından itibaren doğudan batıya, kuzeyden güneye 23 farklı ilimizi ziyaret ettim, bu tarz mitingler yaptım. Yabancı misafirlerimizin yanı sıra, şehit ailelerinden sağlık personelimize, şoförlerimizden vakıf ve derneklerimize toplumumuzdan her kesimden insanımızla kucaklaştık, hasbihal ettik, iftar sevincini paylaştık” dedi.
“İnşallah 2028 yılında KAAN’ı Hava Kuvvetlerimize teslim edeceğiz”
Türkiye’nin hedefleri ile ilgili konuşan Erdoğan, “Mazlumlara el uzatmak, zalimlerin zulümlerine dur demek, Gazze başta olmak üzere kardeşlerimize yardımcı olmak için çalıştık, çalışıyoruz. Deprem bölgesinde inşasını tamamladığımız 76 binden fazla konutun kuralarını çekerek depremzedeleri yeni yuvalarına yerleştirdik. Bunun gibi nice hamle, nice faaliyetle Türkiye’yi büyütmenin, Türkiye yüzyılını inşa etme çabasındayız. Bizim gündemimizde deprem bölgesi var, bizim gündemimizde dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimiz var, bizim gündemimizde aziz milletimizi layıkıyla temsil etmek var, bizim gündemimizde içinde bulunduğumuz asra Türk mührünü vurmak var, bizim gündemimizde ülkemizin ekonomisini güçlendirmek, ihracatını arttırmak, tarımını, turizmini, sanayisini geliştirmek var, bizim gündemimizde Türkiye’yi dünyanın devler ligine yükseltmek var. Savunma sanayisinde her gün yeni bir başarıya imza atıyoruz. Bir dönem toplu iğne üretmezken, tabanca bile yapamıyorken, bugün kendi gemimizi, tankımızı, füzemizi, savaş uçağımızı imal eder hale geldik. KAAN’ın göğe doğru süzülüşünü izlediniz değil mi? Uçak teker keserken sizlerin de gözü doldu, göğsü kabardı mı? Bizlere bu günleri gösteren Allah’a hamd olsun. Her türlü ambargoya rağmen 5’inci nesil savaş uçağımız KAAN, ilk uçuşunu başarı ile gerçekleştirdi. ‘Yapamaz’ dediler, yaptık. ‘Uçmaz’ dediler uçurduk. Önümüze engel çıkardılar, hepsini tek tek aştık. Ülkemizdeki müzmin muhalifler ‘kalorifer peteği’ diyerek bu başarıyı küçümsemeye çalışsalar da KAAN savaş uçağımız dostlarımıza güven, düşmanlarımıza büyük korku saldı. Asya’sından Avrupa’sına ve Amerika’sına bu teknolojiye sahip olduğunun ne manaya geldiğini bilenler KAAN’ı çok yakından takip ediyor. İnşallah 2028 yılında KAAN’ı Hava Kuvvetlerimize teslim edeceğiz. Bu tarihten itibaren gök vatanımızı KAAN ile koruyacağız. İnsansız hava araçlarımızın başarılarını artık cümle alem biliyor” diye konuştu.
“Sınırlarımızın 300-350 kilometre ötesinde teröristleri tespit ediyor, hiç ummadıkları anda etkisiz hale getiriyoruz”
Teröristlere göz açtırılmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın 50’ye yakın ülkesinde TB-2’ler, Akıncılar, Ankalar, Aksungurlar kullanılıyor. SİHA’lar terörle mücadelede bize kritik kabiliyetler kazandırıyor. Bölücü terör örgütü mensupları için artık hiçbir şey güvenli değil. Sınırlarımızın 300-350 kilometre ötesinde teröristleri tespit ediyor, hiç ummadıkları anda etkisiz hale getiriyoruz. Devletimize kast etmenin, vatan evlatlarına saldırmanın bedelini bu katil sürülerine çok ağır bir şekilde, misliyle ödetiyoruz. Donanmamızın amiral gemisi Anadolu’nun ardından daha büyük bir uçak gemisi yapmanın hazırlıklarına başladık. Savunma sanayisinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmayacağız, yolumuzdan geri dönmeyeceğiz” şeklinde konuştu. – ÇANKIRI
]]>Erdoğan, Beşyol Meydanı’nda partisince düzenlenen mitingdeki konuşmasında, bu coğrafyanın büyük zorluklarla vatan yapıldığını ve böyle kalması için de büyük fedakarlıklarda bulunulduğunu söyledi.
Son asrın her döneminde “demokrasi gelişmesin, kalkınma gerçekleşmesin, kendi ayakları üzerinde durulmasın” denilerek başa musallat edilen musibetlerin önlerine çıkarıldığını ifade eden Erdoğan, “Musibet, kimi zaman darbeler kimi zaman cuntalar kimi zaman siyasi ve ekonomik krizler kimi zaman sosyal gerilimler kimi zaman terör eylemleri olarak karşımıza çıktı. Kirli iç ve dış pazarlıklar hep bunlara eşlik etti.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi de aynı tabloyla karşı karşıya olunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir yandan tarihi demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla asırlık eksikliklerini tamamlayan, 2023 hedefleriyle egemenliğini güçlendiren, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla zirveye gözünü diken bir Türkiye var. Diğer tarafta ise ülkemizi kendi güvenlik ve refah düzenlerine hizmetle mükellef gören emperyalistlerin ısrarla dayattıkları istikrarsızlık girdabı var.
Kendi ihtirasları uğruna veya aldıkları talimatlar gereği şahsımıza ve hükümetimize karşı emperyalistlerin koçbaşılığına yeltenenlerin üstünü kazırsanız, altı hep aynı adrese çıkar. Hepsinin de ipleri aynı ellerde toplanır. Son iki asırdır biz bu oyuna çok maruz kaldık ve maalesef çok da örselendik. Koskoca bir cihan devletinden geriye kalan bu vatan toprağını bile bize çok gördüler. Milletimizi parçalamak, ülkemizi bölmek için sürekli uğraştılar.”
“Artık maskelerin inme vakti gelmiştir”
Bu çabalarda içerde de maşalar bulmakta zorlanılmadığını dile getiren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Artık maskelerin inme vakti gelmiştir. Karşımızdaki muhalefetin hiçbiri kendisi değildir. ‘CHP’ dediğiniz CHP değildir, bu tabela altında toplananlar, bilhassa da şu anda bir titan zincirinin halkaları, rantiye çarkının dişlileri haline gelmişlerdir. Herkes kendi ihtirasının peşindedir.
Öte yandan DEM dediğiniz partide kimin iradesi kimin elinde belli değil. Bu yapının gerçek anlamda bir siyasi faaliyetini, ülkenin ve milletin hayatını değiştirecek bir programını, projesini, gayretini gördünüz mü? Göremezsiniz. Çünkü bu yapının tek misyonu, Türkiye’nin aleyhine olan ne varsa ona destek vermektir. Mirasyedisinden partimizin eskilerine kadar ötekileri söylemeye gerek bile duymuyorum.”
“Akıttığımız her damla ter, kadir kıymet bilene feda olsun”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’de ülkenin ve milletin güvenliği, huzuru, selameti, refahı için çalışan, çabalayan, ter döken, mücadele veren sadece biz varız. Cumhur İttifakı bunun için saldırıların hedefindedir.” dedi.
“Giderem Van’a doğru, yolum İran’a doğru/ Kes başım kanım aksın, kadir bilene doğru” dizelerinin yer aldığı türküyü anımsatan Erdoğan, “Akıttığımız her damla ter, kadir kıymet bilene feda olsun, helal olsun. Ama kadir kıymet bilmeyip de sırf ülkenin ve şehirlerin kaynaklarına göz diktikleri için milli irade işportacılığına soyunan istismarcılara da eyvallah etmeyiz.” şeklinde konuştu.
Van’ı bu mücadelede yanlarında görmek istediklerini vurgulayan Erdoğan, alandaki vatandaşlara şöyle seslendi:
“Buradan öyle bir ses verin ki Van Gölü’nün etrafında duymayan kalmasın. Van, medeniyetler kavşağı, gönlü güzel, sözü güzel, kendisi güzel Van, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız, kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar, ana kademe, kadın kolları, gençler kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Van’la birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? İnşallah Ramazan-ı Şerif’in bayramı gelmeden, 31 Mart’ı ‘milli irade bayramı’ haline getireceğiz.”
Alandaki vatandaşlardan “evet” yanıtını alan Erdoğan, seçime kadar hep birlikte gece gündüz çok çalışacaklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete verdikleri her sözün, ortaya koydukları her vizyon ve programın gerisinde ülkeye kazandırdıkları eser ve hizmetlerin bulunduğuna dikkati çekerek, her bir şehrin, vizyonun bu eser ve hizmetlerden payına düşeni aldığını anlattı.
(Sürecek)
]]>